<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>soruna | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/soruna/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/soruna</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 10:09:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>soruna | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/soruna</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hemoroid Sandığınız Şikayetler Ciddi Bir Soruna İşaret Edebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hemoroid-sandiginiz-sikayetler-ciddi-bir-soruna-isaret-edebilir-615902</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 10:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[edebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hemoroid]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Rektum]]></category>
		<category><![CDATA[sandığınız]]></category>
		<category><![CDATA[şaret]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetler]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[soruna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınların ve erkeklerin büyük bir bölümünde yaygın bir sorun olan ve halk arasında basur olarak bilinen hemoroid, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemoroid-sandiginiz-sikayetler-ciddi-bir-soruna-isaret-edebilir-615902">Hemoroid Sandığınız Şikayetler Ciddi Bir Soruna İşaret Edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların ve erkeklerin büyük bir bölümünde yaygın bir sorun olan ve halk arasında basur olarak bilinen hemoroid, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Hemoroid belirtileri, kolon ve rektum kanseri gibi ciddi sorunların belirtilerine benzediği için uzman hekimler tarafından fiziki muayene ve bazı tetkiklerin yapılması hayatı önem taşıyor. Vakaların % 80’inde hastaların kanser ile hemoroidi karıştırdığı biliniyor. Hafif dereceli hemoroidler için ameliyat seçeneğinden önce yaşam tarzı değişiklikleri şikayetlerin hafiflemesini sağlayabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Ali Can Yalı, hemoroid ile ilgili önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Hemoroid toplumda bir tabu gibi görülüyor</strong></p>
<p>Hemoroidler, anal kanalda doğal bulunan damarlı yapılardır. Vücutta dışkı kontrolüne yardımcı olan yastıkçıklardır. Bu damarlı yapılar şiştiğinde veya iltihaplandığında, ortaya çıkan duruma hemoroid ya da basur denilmektedir. Basur toplumda bir tabudur. Utanma duygusu nedeniyle vakaların büyük bir bölümünde erken teşhis mümkün olmamaktadır. Kaşıntı ve rektal kanama belirtileriyle başlayan hemoroidi hastalar çoğu zaman tuvalette fark etmektedir. Rahatsızlığa neden olan şişmiş damarlar ağrıya de neden olmaktadır.</p>
<p>Hemoroidin iki çeşidi bulanmaktadır; </p>
<ul>
<li>Dış hemoroidler. Anüs çevresindeki derinin altında oluşan dış kistler, dışarı doğru çıkıntı yapmaktadır. Dış hemoroidler genellikle şişmiş kan damarları veya sert yumrular şeklinde görüldüğü için daha belirgindir.</li>
<li>İç hemoroidler. Adından da anlaşılacağı gibi rektumun içindedir. Rektumun içinde oluşan iç hücrelerdir. Hastalar genellikle dışkıda kan gördüklerinde veya hemoroidler anüsün dışına doğru şişecek kadar büyüdüğünde iç hemoroidleri olduğunu fark eder.</li>
</ul>
<p><strong>7 yaygın belirtisi</strong></p>
<p>Hemoroidin birçok farklı nedeni vardır, en yaygın olanları şunlardır:</p>
<ol>
<li>Kronik kabızlık veya ishal.</li>
<li>Dışkılama sırasında zorlanma.</li>
<li>Aşırı derecede kilolu olmak.</li>
<li>Tuvalette uzun süre oturma.</li>
<li>Gebelik hali.</li>
<li>Lif oranı düşük beslenme alışkanlığı.</li>
<li>Düzenli olarak ağır kaldırmak.</li>
</ol>
<p>Bu nedenler anüs çevresindeki damarların basınç altında gerilmesine neden olmakta hatta damarların şişmesine ve kabarmasına yol açmaktadır. Alt rektumdaki bu artan basınç, hemoroid oluşumundan sorumlu tutulmaktadır.</p>
<p><strong>Hemoroidle karıştırılan 4 sorun </strong></p>
<p>Hemoroid ile benzer semptomlara sahip diğer sorunları ayırt etmek önemlidir. </p>
<ul>
<li>Anüs, rektum ve kolon kanserleri: Bu kanserler rektum yakınlarında ortaya çıkabilmekte ve belirtileri hemoroide benzemektedir. 40 yaş sonrasında çok yaygın olarak görülen rektum ve kolon kanseri erken evrede tespit edilmesi hayati önem taşımaktadır. Düzenli olarak yapılan taramalarla kolorektal kanserlerle mücadelede edilebilmektedir. Bazen bu tümörler iyi huylu olurken, bazen de kötü huylu olabilirler. Bu nedenle, doğru teşhis çok önemlidir.</li>
<li>Anal fissürler: Anal kanalın iç yüzeyinde oluşan yırtıklar, dışkılama sırasındaki travma nedeniyle oluşur. Ağrının eşlik ettiği yırtıklarda hemoroid belirtisi olan kanama görülebilir. Anal fissürdeki doku yırtılmasıyken, hemoroidlerin ise alt rektumdaki doku yastıklarının zayıflamasından kaynaklandığını söylemek gerekir. Fissürler için yeterli su alımı ve lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi gerekir.</li>
<li>Kolon polipleri: Bu polipler kanserli olmayan, çoğunlukla yaş ilerledikçe kolon veya rektumun iç yüzeyinde oluşan büyümelerdir. Bunlar ailesel ya da kalıtsal faktörlere bağlı olabilmektedir. Kolon polipleri olan hastalar, hemoroid semptomlarına benzer ağrı veya rektal kanamayla yüzleşebilirler.  </li>
<li>Divertiküloz ve divertikülit: Gastrointestinal sistemin iç yüzeyinin küçük bölgelerinin zayıflaması ve bağırsakta dışa doğru bir kese oluşmasına neden olan bir durumdur. Bu dışa doğru küçük bir kese gibi görünür. Divertiküller en sık kolonda görülmektedir. Gastrointestinal sistemin herhangi bir yerinde de ortaya çıkabilmektedir. Bağırsak perforasyonu, kanama, apse veya darlık gibi bir komplikasyon olmadığı sürece herhangi bir belirti vermez. Bu nedenle hemoroidle karıştırılmaktadır.  </li>
</ul>
<p>Makat bölgesinde herhangi bir problem yaşandığında öncelikle bir cerraha muayene olmak önemlidir. Muayene olmak daha sonrasında çıkabilecek sorunların ve gecikmiş teşhisin önüne geçecektir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemoroid-sandiginiz-sikayetler-ciddi-bir-soruna-isaret-edebilir-615902">Hemoroid Sandığınız Şikayetler Ciddi Bir Soruna İşaret Edebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den 30 yıllık soruna çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-30-yillik-soruna-cozum-558723</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:13:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[soruna]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizli Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerde yürüttüğü ulaşım yatırımları kapsamında Kale ilçesinde bulunan İnceğiz ile Yenidere mahalleleri arasındaki bağlantı yolunu tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-30-yillik-soruna-cozum-558723">Büyükşehir&#8217;den 30 yıllık soruna çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yıllardır beklenen ve önemli bir turizm noktası olan İnceğiz Kanyonu güzerg&acirc;hındaki yol, yapılan 1. kat sathi kaplama çalışmalarıyla daha konforlu ve güvenli hale getirildi.</p>
<p>Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından projesi tamamlanan İnceğiz ile Yenidere mahalleleri arasındaki 12 kilometrelik yol, yapılan sathi kaplama çalışmalarıyla yıllar sonra konforlu ve güvenli bir hale getirildi. Vatandaşların uzun süredir beklediği yolun tamamlanması, bölge halkı tarafından sevinçle karşılandı. Genişliği ortalama 7,5 metre olan yeni yol, çiftçilerin ürünlerini daha rahat taşımasına olanak sağlarken turizm açısından önemli bir güzerg&acirc;hı da modern hale getirdi.</p>
<p>İnceğiz Kanyonu’na ulaşımı da sağlayan bu yol, sadece bir ulaşım hattı değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir bağlantı köprüsü niteliği taşıyor. Yenidere Mahallesi’nde üretim yapan çiftçiler, ürünlerini İnceğiz’deki işleme tesislerine ulaştırırken artık daha kısa sürede ve daha az maliyetle hareket edebilecek. Eski haliyle ulaşım süresi yaklaşık 40 dakikayı bulan güzerg&acirc;h, yeni yol sayesinde ciddi oranda kısaldı.</p>
<p><strong>&ldquo;BU YOL SAYESİNDE VATANDAŞ VARMAK İSTEDİ&#286;İ YERE KIRK DAKİKA ÖNCE VARABİLECEK&rdquo;</strong></p>
<p>Yol ile ilgili açıklamalarda bulunan Yenidere Mahalle Muhtarı Ahmet Vire, yapılan yeni yol sayesinde vatandaşların ulaşım sürelerinin kısaldığının altını çizdi. Muhtar Vire, &ldquo;Bu yol dar ve kum olduğu için kimse kullanmıyordu. Bu yol sayesinde vatandaş varmak istediği yere yarım saat, kırk dakika önce varabilecek. Allah Bülent Nuri Çavuşoğlu Başkanımızdan razı olsun&rdquo; ifadelerini kullandı. Yenidere sakinlerinden Mustafa İlçi, yol yapılmadan önceki dönemde yaşadıkları zorlukları belirterek yeni yapılan yol sayesinde ulaşımda konfora kavuştuklarının altını çizdi. İlçi, &ldquo;Biz o yolu kullandığımız zaman lastiğimiz kesiliyordu. Yenidere’de bulunan zeytinyağı fabrikasına zeytin götürmek için yolu uzatmak zorunda kalıyorduk&rdquo; dedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-30-yillik-soruna-cozum-558723">Büyükşehir&#8217;den 30 yıllık soruna çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenlerden Antep fıstığı kabuğundan diyabet soruna yönelik önemli proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenlerden-antep-fistigi-kabugundan-diyabet-soruna-yonelik-onemli-proje-442188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenlerden]]></category>
		<category><![CDATA[antep]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[fıstığı]]></category>
		<category><![CDATA[kabuğundan]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[soruna]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seher Kumcuoğlu’nun “Üç boyutlu Kriyojenik Baskı Tekniği ile α-amilaz ve α-glukozidaz İnhibitör Özelliği Olan Aerojel Üretimi ve Glisemik İndeksi Azaltma Etkisinin Belirlenmesi” projesi “TÜBİTAK 1001– Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenlerden-antep-fistigi-kabugundan-diyabet-soruna-yonelik-onemli-proje-442188">Egeli akademisyenlerden Antep fıstığı kabuğundan diyabet soruna yönelik önemli proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seher Kumcuoğlu’nun “Üç boyutlu Kriyojenik Baskı Tekniği ile α-amilaz ve α-glukozidaz İnhibitör Özelliği Olan Aerojel Üretimi ve Glisemik İndeksi Azaltma Etkisinin Belirlenmesi” projesi “TÜBİTAK 1001– Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı” kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Proje kapsamında Antep fıstığı kabuklarından elde edilecek bileşenler kullanılarak üç boyutlu kriyojenik baskı tekniği ile aerojel oluşturularak gıdalarda glisemik indeksi düşürmeye yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek.  </p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Kumcuoğlu, “Proje kapsamında, kullanıldığı gıdalarda glisemik indeksi düşürmeye yönelik, ‘α-amilaz ve α-glukozidaz’ enzim inhibitörü özelliği gösteren Antep fıstığı kabukları kaynaklı fenolik bileşikleri içeren aerojellerin üretilmesini hedefledik” dedi.</p>
<p>Diyabet dünya çapında en yaygın kronik hastalık</p>
<p>Doç. Dr. Kumcuoğlu, “Yaşam standartlarının ve beslenme alışkanlıklarının değişimi ile diyabet, dünya çapında en yaygın kronik hastalıklardan biri haline gelmiştir. Tip II diyabet ve obezite gibi metabolik sendromların artışının nedeni ise yüksek glisemik indeksli gıdaların tüketilmesindeki artıştır. Antep fıstığının dış kırmızı kabuğunda bulunan fenolik maddelerin, kan şekerinin yükselmesine neden olan ‘α-amilaz ve α-glukozidaz’ enzimlerine karşı inhibitor etkisi gösterdiği çalışmalarla kanıtlanmıştır” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Kumcuoğlu, “Üç boyutlu baskı teknolojileri, üretim adımlarının sayısını azaltarak, küçük ölçekli üretime izin vererek, ilaç ve dozaj kombinasyonları oluşturabilmekle birlikte, karmaşık geometriler ile yüzey oranı artışı oluşturarak etken madde salımını doğru bir şekilde kontrol edip yan etkileri azaltarak ilaç ve gıda takviyesi endüstrisi için birçok fırsat sunmaktadır” diye konuştu.</p>
<p>Yürütücülüğünü Doç. Dr. Seher Kumcuoğlu’nun üstlendiği projede Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şebnem Tavman, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İsmail Eren, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Gıda Teknolojisi Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Ayça Aydoğdu Emir araştırmacı olarak yer alıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenlerden-antep-fistigi-kabugundan-diyabet-soruna-yonelik-onemli-proje-442188">Egeli akademisyenlerden Antep fıstığı kabuğundan diyabet soruna yönelik önemli proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bel ve Sırtı Rahatlatmak İçin Yapılan Ani Dönme Hareketleri Bu Soruna Neden Olabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bel-ve-sirti-rahatlatmak-icin-yapilan-ani-donme-hareketleri-bu-soruna-neden-olabiliyor-381506</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jun 2023 11:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[dönme]]></category>
		<category><![CDATA[hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[rahatlatmak]]></category>
		<category><![CDATA[sırtı]]></category>
		<category><![CDATA[soruna]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381506</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bel ağrısı toplumda en sık görülen ağrıların başında yer alır. Dolayısıyla bel, sırt hatta kalça bölgesinde yaşanan çoğu ağrıların doğal olarak bel kaynaklı olduğu düşünülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bel-ve-sirti-rahatlatmak-icin-yapilan-ani-donme-hareketleri-bu-soruna-neden-olabiliyor-381506">Bel ve Sırtı Rahatlatmak İçin Yapılan Ani Dönme Hareketleri Bu Soruna Neden Olabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bel ağrısı toplumda en sık görülen ağrıların başında yer alır. Dolayısıyla bel, sırt hatta kalça bölgesinde yaşanan çoğu ağrıların doğal olarak bel kaynaklı olduğu düşünülüyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Neslihan Kurt Oktay, az bilinen ancak çok yaygın görülen Maigne Sendromunun bel ağrısı ile başvuran hastaların yaklaşık yüzde 40’ının nedeni olduğunu söyledi. Bel ağrısının sıklıkla bel fıtığına, geçmeyen kasık ve testis ağrılarının ise iç organ hastalıklarına yaygın olarak bağlanmasının hastaların yanlış tanı almasına ve doğal olarak da uygun olmayan zaman alıcı yöntemlerle tedavi edilmesine neden olabildiğine dikkat çekti.</em></p>
<p> </p>
<p><strong>BEL AĞRILARININ ÇOK YAYGIN GÖRÜLEN AMA AZ BİLİNEN NEDENİ</strong></p>
<p> </p>
<p>Omurganın “alt sırt-üst bel omurlarının birleşme yerindeki fonksiyon bozukluğu sonucu görülen tüm ağrılı durumların Torakolomber Geçiş Sendromu (TLGS) diğer bir ismi ile Maigne Sendromu olarak tanımlandığı bilgisini veren Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Neslihan Kurt Oktay şunları anlattı: “Bel ağrılarının sık görülen ama az bilinen bu önemli nedenini şöyle açıkladı: “Bu sendrom en sık 11. ve 12. sırt omuru ile 1.bel omuru seviyeleri arasında görülür. Etkilenen bölgedeki omurların birbiri ile arasındaki bağlantıyı sağlayan ve kaymasını engelleyen eklem olan ‘faset eklemde’ tek taraflı bir hassasiyet, ağrıya neden olur. Bu bölgeden çıkan sinirlerin vücutta dağılarak beslediği ilgili kas, kemik ve deri bölgelerinde anormal belirtilerle seyredebilir. Hastalar özellikle bu alt sırt-üst beldeki geçiş bölgesinde değil de daha çok bel, leğen kemiği, popo, kasık ve testis bölgesindeki ağrıdan veya his azalmasından şikayet eder.”</p>
<p>İç organ sorunları dışlanmış ve sebep bulunamamış alt karın ağrısı, yan ağrısı (böğür ağrısı), kasık ve testis ağrısı olan hastaların yanı sıra nedeni bulunamayan bel ağrısı yaşayan kişilerin Maigne Sendromu şüphesiyle fizik tedavi hekimine başvurmaları gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi K. Neslihan Kurt Oktay böylelikle yanlış tanıya bağlı oluşabilecek zaman kayıplarının önüne geçilmesinin mümkün olabildiğini söyledi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“GÖVDEYİ ANİ DÖNDÜRME HAREKETİ SONRASINDA AĞRI ORTAYA ÇIKIYOR”</strong></p>
<p> </p>
<p>Bu sendromun genellikle rotasyonel gövde döndürme hareketleri sonrası başladığını ve ayakta dururken karşı tarafa yana eğilme ile ağrının arttığını söyleyen Dr. Öğr. Ü. Kurt, “Sırt omurlarımızın rotasyon hareketi kaburgalarımız nedeni ile kısıtlıdır. Belimizin yana eğilme (fleksiyon) ve dönme hareketi (rotasyon) en büyük oranda alt sırt-üst bel geçiş bölgesi seviyesinde gerçekleşir. Bu nedenle ani yana eğilme ve dönme hareketi ile gerçekleşen zorlanmalar bu sendromun oluşmasındaki en önemli sebeptir” dedi. Bel ve sırt bölgesinde ani dönme hareketi yapan oyuncular ya da omurgalarına esneme, germeyle birlikte dönme hareketini yapan sporcularda sıkça görülmekle birlikte toplumun her kesimindeki kişilerde bu sorunun ortaya çıkabileceğine işaret etti. TLGS gençlerde de ortaya çıkabildiği gibi sıklıkla 50 yaş üzeri popülasyonda görülebildiğini belirten Dr. Öğr. Ü. Kurt Oktay bunun temel nedeninin yaşlanma ile birlikte omurga yanlarındaki kas kuvvetlerinde azalmanın yanı sıra, o bölgedeki yaşlanmaya bağlı dejenerasyona bağlı gelişen fonksiyon bozukluğu olabileceğine dikkat çekti.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>BEL FITIĞININ YANI SIRA İÇ ORGAN HASTALIKLARINI TAKLİT EDEBİLİR!</strong></p>
<p> </p>
<p>‘’Hastalar genellikle sırtta yer alan ağrıyı tarif edemez, bununla birlikte en sık görülen yakınma ise bel ağrısıdır’’ diyen Dr. Öğr. Ü. Kurt Oktay, sözlerine şöyle devam etti: “Ağrı alt bel bölgesi, leğen kemiğinin yanı, gluteal bölge (popo ve kaba ette), omurga ve leğen kemiğinin arasında bulunan sakroiliak eklem üzerinde yoğunlaşır bu nedenle bel fıtığında yaygınca görülen siyatik ağrısı ile sıklıkla karışır. Klinik olarak önemi olmayan ama bel MR’ında tesadüfen görülebilecek bel fıtıkları veya bu bölgedeki radyolojik anormallikler bel ağrısının asıl nedeni olarak görülüp de doğru tanının karışmasına neden olup hastalar yanlış tanı alabilmektedir. Uyluğun yan tarafında hissedilen yalancı kalça ağrısı, pubik &#038; kasıkta hassasiyet, testis ağrısı, alt karın ağrısı ve huzursuz barsak semptomları görülebilir. Şikayetler genellikle tek taraflıdır, çok nadiren iki taraflı olabilir. Yalancı kalça ağrısı kalça hastalıklarını taklit edebilir, kasık ve testislere kadar uzanabilir. Ağrı derin, keskin karakterde, hafif veya şiddetli olabilir ve genellikle tekrarlayı karakterdedir. Bu özelliklerinden dolayı organlara bağlı farklı sorunları taklit edebilen bu ağrılar bel ağrısıyla birlikte görülebildiği gibi tek başına da ortaya çıkabilir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> “FARKLI HASTALIKLARLA KARIŞTIRILABİLİYOR”</strong></p>
<p> “Özellikle hastaların bel, leğen kemiği, popo kısmında hissettikleri ağrılarının kaynağının yanlışlıkla bel fıtığı gibi nedenlere bağlanabildiği ve gereksiz yanıt vermeyen cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelerine neden olabilmektedir. Hastaların alt karın, kasık ve testis bölgesinde hissetikleri ağrılarının ise kasık fıtığı ve varikosel (testis damarlarının varisi) hastalıklarının yol açtığı ağrıları ile karışabildiğini, bu yüzden tanı ve tedavi süreçlerinin uzayabildiğini” ifade eden Dr. Öğr. Ü. Kurt Oktay, “Kasık fıtığı ve varikosel ameliyatı geçirdikten sonrasında kasık ve testis ağrıları geçmeyen hastaların oldukça yaygın olduğunu” da belirtiyor. “Nedeni net bulunamayan bel, alt karın, kasık ve testis ağrılarında<strong> </strong>gereksiz operasyonlara kadar giden bir süreci önlemek için fizik tedavi hekimi tarafından hastaların ayrıntılı bir fizik muayene ile değerlendirilmelerinin doğru tanı açısından çok önemli olduğunun” altını çizdi. </p>
<p><strong>“OMURGADAKİ FONKSİYON BOZUKLUĞUNA GÖRE FARKLI TEDAVİ YAKLAŞIMLARI UYGULANIR”</strong></p>
<p>Öncelikle tanıyı koyduktan sonra hastanın günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi özellikle de rotasyonel (dönme) hareketlerden kaçınılmasının çok önemli olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Kurt Oktay, tedavi yaklaşımı konusunda şu bilgileri verdi: “Fonksiyonel bir restorasyon programı, bel esnekliğini artırıcı ve uyluk kaslarını germeye yönelik egzersizler yanında gövde kaslarını kuvvetlendiren egzersizler, denge ve proprioseptif egzersizler uygulanmalıdır. Fizik tedavi kliniğimizde omurgada fonksiyon bozukluğu görülen seviyedeki faset ekleme ultrason eşliğinde uyguladığımız lokal anestetik ve steroid enjeksiyonları hem tanıyı kesinleştirmede hem de tedavide oldukça etkilidir. Aynı zamanda etkilenmiş alt sırt-üst beldeki bu geçiş bölgesine uygulanan mobilizasyon ve manipülasyon teknikleri ile iyileşme sağlanabilmektedir. Manipülasyon ve enjeksiyon uygulanamadığı durumlarda fizik tedavi programında uygulanan fizik tedavi ajanları etkilidir. İnatçı vakalarda ise radyofrekans ile faset eklemin denervasonu da uygulanabilmektedir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bel-ve-sirti-rahatlatmak-icin-yapilan-ani-donme-hareketleri-bu-soruna-neden-olabiliyor-381506">Bel ve Sırtı Rahatlatmak İçin Yapılan Ani Dönme Hareketleri Bu Soruna Neden Olabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sessiz evlilikler, toplumsal soruna mı evriliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sessiz-evlilikler-toplumsal-soruna-mi-evriliyor-363242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Apr 2023 13:42:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikler]]></category>
		<category><![CDATA[evriliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[soruna]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiftlerin birbiriyle iletişim kurmadığı, eşlerin birbirlerine karşı güçlü bağlar hissetmediği, sıkılma hissi ve duygu yitiminin söz konusu olduğu, sadece dış ve iç baskılar nedeniyle sürdürülen “sessiz evliliklere” dikkat çeken uzmanlar, mikro çevrede bireysel temellere dayalı böylesi sessiz evlilikler olması ve örneklerinin git gide çoğalmasının artık makro bir sorun alanına doğru evrildiği uyarısında bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-evlilikler-toplumsal-soruna-mi-evriliyor-363242">Sessiz evlilikler, toplumsal soruna mı evriliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çiftlerin birbiriyle iletişim kurmadığı, eşlerin birbirlerine karşı güçlü bağlar hissetmediği, sıkılma hissi ve duygu yitiminin söz konusu olduğu, sadece dış ve iç baskılar nedeniyle sürdürülen “sessiz evliliklere” dikkat çeken uzmanlar, mikro çevrede bireysel temellere dayalı böylesi sessiz evlilikler olması ve örneklerinin git gide çoğalmasının artık makro bir sorun alanına doğru evrildiği uyarısında bulunuyor. Dr. Nihan Kalkandeler, “Bu evrim bir bulaşma edasıyla bir haneden diğer haneye sıçrıyor. </strong></p>
<p><strong>‘Biz’ olma ihtiyacını yitirmek, çocukların aile içinde yaş almak yerine ‘tek ebeveynli’ olarak yeni normallerine alışmaya başlamaları, ciddi sapma ve toplumsal anomileri beraberinde getiriyor.” diye konuştu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Nihan Kalkandeler, çiftlerin hiçbir iletişim kurmadığı, sözel ya da duygusal hiçbir bağlantının olmadığı evliliklere ve sosyal etkisine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Ailenin yeni kuşaklara kültürel kimliğin ve değerlerin kazandırılması, toplumsal bilincin aktarılmasında birey ve toplum arasında bir köprü görevi üstlendiğini belirten Dr. Nihan Kalkandeler, aile bireyleri için toplumsal bilincin ne ölçüde hayatın merkezinde yer aldığının önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Değişimden çiftlerin ilişkileri de payını alıyor</strong></p>
<p>Kişilerin gittikçe bireyselleştiği yeni dünya düzeninde toplum üzerindeki yansımaların da dönüşüme uğradığını ifade eden Dr. Nihan Kalkandeler, “Bazı değerlerimizi kaybediyoruz. Hayatımızın değişim, gelişim ve dönüşümlere gebe olduğunu biliyoruz. Bu değişimden aile düzeni ve çiftlerin ilişkileri de nasibini alıyor elbet. Evli çiftin arasındaki sevgi duygusunun da değişime uğraması kaçınılmaz bir durum haline geliyor. Arzu edilen değişim, çiftlerin sevgi dolu, olgun, birlikte büyüyen ve gelişen bir ilişki içerisinde olmalarıdır ve bu ancak karşılıklı çaba ile mümkündür. Eşlerin birlikte kurdukları yuvada aile bağları kuvvetlendikçe, beraberlik duyguları güven ve huzur ortamıyla desteklendikçe aralarındaki sevgi paylaşımı ve ilişkilerinin değeri de artmaktadır. Buradaki sihirli kelime ‘paylaşımdır’. Bu kelimenin sihrini korumak ise zor zanaat. Çünkü paylaşım demek ortaklık demektir oysa ki sonu bireyselliğe çıkan bir paradoksun içinde kaybolan ‘ben merkezli’ bireyler, paylaşım kelimesinin gerekliliklerinden uzaklaşmış durumdalar.” dedi.</p>
<p><strong>Biz olma gayreti tükenme eğilimine girdi</strong></p>
<p>Günümüzde çiftler arasındaki etkileşimin de farklılığa uğradığını kaydeden Dr. Nihan Kalkandeler, “Bir zamanların etkileşim düzeninde kadın ve erkek paylaşım içinde birbirlerinin yerini, konumunu anlamlandırırken örneğin benliğin sunumunda kadın ve erkek kendinden ziyade birbirini öne çıkarmayı seçerken; bugünün etkileşim düzeninde kadın ve erkek sadece kendi kimliklerini korumanın çabası içindeler. Başka bir ifadeyle ‘biz’ olma gayret ve girişimi gün geçtikçe tükenme eğiliminde diyebiliriz. Hal böyle olunca ‘sen’in ve  ‘ben&#8217;in birleşip &#8216;biz&#8217;i oluşturamaması öne çıkıyor ve aile kalabilme gayreti de zarar görüyor. Yeni pratiklerimizde rol aldığımız sahnelerin adı ise ‘sessiz evlilik’ veya ‘boş kabuk evlilik’ oluyor.” dedi.</p>
<p><strong>Dış ve iç baskılar nedeniyle devam eden evliliklere rastlanıyor</strong></p>
<p>Zaman zaman eşlerin birbirlerine karşı güçlü bağlar hissetmediği, sıkılma hissi ve duygu yitiminin söz konusu olduğu, sadece dış ve iç baskılar nedeniyle sürdürülen evlilikler görüldüğünü kaydeden Dr. Nihan Kalkandeler, “Toplumsal kabul açısından sürdürülen evlilikler, başka bir deyişle boşanmaları yakın çevreleri tarafından hoş karşılanmayacağı için evli kalmayı tercih eden, birbirine yabancılaşmış ve ‘evliymiş gibi’ yaşayan çiftler, daha doğrusu ayrı ayrı bireyler ve bireyselleşmiş hayatlardan söz ediyoruz. Eğer çocukları varsa, onların zarar göreceğini düşünerek sürdürülen evlilikler da diğer bir örneğimiz.  Peki bu örnekler, toplumsal normları düşündüğümüzde model olacak nitelikte mi? Emsali olan durumlara eğilim göstermemiz ve farklı tecrübelerden feyz almamız her birimizin kaçınılmaz gerçeğidir.” dedi.</p>
<p><strong>Sessiz evlilikler haneden haneye sıçrıyor</strong></p>
<p>Mikro çevremizde bireysel temellere dayalı böylesi sessiz evlilikler olması ve örneklerinin git gide çoğalmasının artık makro bir sorun alanına doğru evrildiğini ifade eden Dr. Nihan Kalkandeler, “Bu evrim bir bulaşma edasıyla bir haneden diğer haneye sıçrıyor. ‘Biz’ olma ihtiyacını yitirmek, çocukların aile içinde yaş almak yerine ‘tek ebeveynli’ olarak yeni normallerine alışmaya başlamaları, ciddi sapma ve toplumsal anomileri beraberinde getiriyor. Toplumu kucaklayan normları kaybetmeye başladıkça toplum üzerinde de olumlu yansımalara rastlamak zorlaşıyor. Sırf toplumsal normları korumak için anlaşamayan iki insanı bir arada tutmak da değil mesele. Ama eğer bir anlaşmazlık varsa, aile içindeki iletişim pamuk ipliğine tutunuyorsa, oradaki krizi çözebilecek zamanı doğru kullanabilmek gerekiyor.” dedi. </p>
<p><strong>Bu tavsiyelere kulak verilmeli</strong></p>
<p>Bu toplumsal sorunla mücadelede yapılabileceklere değinen Dr. Nihan Kalkandeler, sözlerini şöyle tamamladı: “Eşlerin birbirlerine zaman ayırmaları, birbirleriyle iyi arkadaş olabilmeleri, serbest zamanları beraber paylaşma konusunda istekli olmaları, aralarındaki bağlılığın korunması konusunda istekli ve gayretli olmaları önemli etkenlerdir. Her bireyin kendi biricikliğini, kendi öyküsünün ve bakış açısının olacağını düşünürsek, hayat arkadaşımız dahi olsa eşimizi kendi öyküsüyle kabul etmeye çalışmak, onu şekillendirmemek, empati kurabilmek, kelime ve davranışlarımızda müteşekkir olduğumuzu hissettirmek, destek olabilmek önem arz ediyor. Sona bırakmış oldum ama ‘biz’ olabilmenin yolu sevgi, şefkat, takdir ve saygıdan geçiyor.   Çiftler birbirlerine nasıl saygı göstereceklerini öğrendiği ve birbirlerinin haklarını gözettikleri, birbirlerini dinledikleri ve hayatın müşterekliğini unutmadıkları sürece sessiz evlilikleri normalleştirmeyeceğimize inanıyorum.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-evlilikler-toplumsal-soruna-mi-evriliyor-363242">Sessiz evlilikler, toplumsal soruna mı evriliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
