<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sonrası | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sonrasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sonrasi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 07:53:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>sonrası | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sonrasi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Oryantalizm tartışmaları &#8220;Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek&#8221; ile yeniden masaya yatırılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oryantalizm-tartismalari-edward-said-sonrasi-oryantalizmi-yeniden-dusunmek-ile-yeniden-masaya-yatiriliyor-625619</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[edward]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[oryantalizm]]></category>
		<category><![CDATA[oryantalizmi]]></category>
		<category><![CDATA[said]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tartışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625619</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek” adlı derlemeyi okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oryantalizm-tartismalari-edward-said-sonrasi-oryantalizmi-yeniden-dusunmek-ile-yeniden-masaya-yatiriliyor-625619">Oryantalizm tartışmaları &#8220;Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek&#8221; ile yeniden masaya yatırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), <em>“Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek”</em> adlı derlemeyi okurlarla buluşturuyor. Edward Said, yarım yüzyıldır Doğu ile Batı arasındaki bilgi, iktidar ve temsil ilişkilerine dair tartışmaların merkezinde yer alan <em>Oryantalizm</em> isimli eserinde Avrupa’nın siyasi, iktisadi ve kültürel çıkarlarıyla şekillenen düşünce geleneğini çözümlemiş, mesleki uzmanlığın ötesinde oryantalizmin çeşitli toplumsal ve siyasal bağlamlarda nasıl yürürlükte olduğunu gösteriyor. Fuat Aydın, Mehmet Murat Şahin, Yücel Bulut ve Feyza Betül Aydın’ın yayına hazırladığı bu kapsamlı çalışma Said’in mirasının bugün neye dönüştüğünü ve hangi açılardan sorgulanabileceğini ele alıyor.</strong></p>
<p><em><strong> </strong></em>VBKY&#8217;nin insan ve toplum kitaplığı, modern düşünce tarihinin en etkili figürlerinden biri olan Edward Said’in mirasını ve oryantalizm kavramını yeni bir solukla ele alan <em>&#8220;Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek&#8221;</em> adlı kitapla genişlemeye devam ediyor. Yalova Üniversitesi tarafından 1-3 Kasım 2023 tarihlerinde düzenlenen “Edward W. Said’in Vefatının 20. Yılında Oryantalizmi Yeniden Düşünmek” başlıklı sempozyumda sunulan ve gözden geçirilen tebliğlerden süzülerek Fuat Aydın, Mehmet Murat Şahin, Yücel Bulut ve Feyza Betül Aydın editörlüğünde yayına hazırlanan eser, oryantalizmi yeni bir dünyanın eşiğinde, disiplinler arası bir perspektifle yeniden tartışmaya açıyor. Elinizdeki derleme, verimli sonuçlarını göz ardı etmeden Said’in mirasının bugün neye dönüştüğünü ve hangi açılardan sorgulanabileceğini gözler önüne seriyor. Oryantalizm, Sömürgecilik ve Sonrası, Oryantalizmin Akademik Görünümleri ve İslam Çalışmaları, Sanat, Edebiyat ve Popüler Kültürde Oryantalizm ve Oryantalizmden Self-Oryantalizme olmak üzere dört bölümde geniş bir perspektifle ele alınıyor. Eserin temel odağını, Edward Said’in 1978’de yayımlanan ve &#8220;paradigma kurucu&#8221; olarak kabul edilen &#8220;Orientalism&#8221; kitabı oluşturuyor. Kitapta, Said’in oryantalizmi sadece akademik bir disiplin değil, aynı zamanda bir &#8220;kültürel iktidar uygulaması&#8221; ve Doğu üzerinde tahakküm kurma aracı olarak tanımlayan görüşleri derinlemesine analiz ediliyor. Said sonrası dönemde gelişen postkolonyal teorinin izleri sürülürken, oryantalizmin sanat, edebiyat ve popüler kültürdeki yansımaları ele alınıyor. Geniş bir yelpazede oryantalizm tartışmalarına bütüncül ve eleştirel bir katkı sunuyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Oryantalist söylemin en ciddi eleştirmeni hiç şüphesiz Edward W. Said olmuştur. Said, “paradigma kurucu bir eser” olarak değerlendirilen kitabı Orientalism’de<strong> </strong>(1978) Avrupa’nın Doğu ile bağlantılı kültürel, siyasi, iktisadi çıkarlarından kaynaklanan, kökü çok eskilere uzanan bir düşünce geleneğini incelemişti. Said’in “oryantalizm” sözcüğünü meslekî bir uzmanlıkla sınırlandırmayışı ve sözcüğün genel kültür, edebiyat, ideoloji ve hem toplumsal hem de siyasal tavırlar bağlamında yürürlükte olduğunu göstermeye çalışması eseri önemli kılan bir diğer unsurdur. Said, Michel Foucault ve Jacques Derrida’nın kuramsal çerçevelerinden de yararlanarak, bilginin siyasal niteliğini vurgulamakta ve oryantalist bilginin İngiltere, Fransa ve daha sonra da ABD’de gelişen oryantalist çalışmalarla bu ülkelerin Orta Doğu’daki emperyalist çıkarları arasındaki bağlantıyı göstermeye çalışır. Bu geleneği, Avrupa’nın çok daha kapsamlı iktidar ve egemenlik/tahakküm yapılarının harekete geçirdiği “bir kültürel iktidar uygulaması olarak” değerlendiren Said’in eseri, post-kolonyal teorinin de kurucu metinlerinden biri olarak kabul görür. Şarkiyatçılık, yayınlanışından bugüne 40 yılı aşkın bir süre içinde, hakkında yazılmış sayısız tanıtım ve eleştiri yazısına ve üzerine yapılmış pek çok sempozyuma konu olmuştur. Kitap kimilerince bir “polemik” olarak değerlendirilmiş, kimilerince ise dünyanın çok farklı milletleri için bir tarih bilinci uyandırmıştır. Kimileriyse Şarkiyatçılık’ın açtığı yeni ufukların bir sonucu olarak kendi çalışmalarını gözden geçirme zorunluluğu duymuştur.”</em></p>
<p><strong> KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: İnsan ve Toplum    </strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek</strong></p>
<p><strong>Yayına Hazırlayanlar: Fuat Aydın, Mehmet Murat Şahin, Yücel Bulut, Feyza Betül Aydın</strong></p>
<p><strong>Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya</strong></p>
<p><strong>Kapak: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Ali Adem Yörük</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 416</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oryantalizm-tartismalari-edward-said-sonrasi-oryantalizmi-yeniden-dusunmek-ile-yeniden-masaya-yatiriliyor-625619">Oryantalizm tartışmaları &#8220;Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek&#8221; ile yeniden masaya yatırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Selçuk Yıldız&#8217;dan Bayram Sonrası Pazar Ziyareti: &#8216;Hemşehrilerimizle Gönül Gönüleyiz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-selcuk-yildizdan-bayram-sonrasi-pazar-ziyareti-hemsehrilerimizle-gonul-gonuleyiz-623253</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 09:19:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[esnaf]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan Bayramı’nın ardından ilçede kurulan ilk halk pazarında yoğunluk dikkat çekerken, Belediye Başkanı Selçuk Yıldız da belediye başkan yardımcıları ve meclis üyelerinin katılımıyla pazarı ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-selcuk-yildizdan-bayram-sonrasi-pazar-ziyareti-hemsehrilerimizle-gonul-gonuleyiz-623253">Başkan Selçuk Yıldız&#8217;dan Bayram Sonrası Pazar Ziyareti: &#8216;Hemşehrilerimizle Gönül Gönüleyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Bayramı’nın ardından ilçede kurulan ilk halk pazarında yoğunluk dikkat çekerken, Belediye Başkanı Selçuk Yıldız da belediye başkan yardımcıları ve meclis üyelerinin katılımıyla pazarı ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Sıcak ve samimi görüntülerin yaşandığı ziyarette Başkan Yıldız, tezgâhları tek tek gezerek hem hayırlı işler temennisinde bulundu hem de vatandaşların talep ve önerilerini dinledi.</p>
<p>Pazar esnafıyla sohbet eden Başkan Yıldız, Ramazan ayının ardından alışveriş hareketliliğinin artmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Rabbim tüm esnafımıza bol ve bereketli kazançlar nasip etsin. Ramazan’ın manevi ikliminden sonra birlik ve beraberliğimizi aynı şekilde sürdürmeye devam ediyoruz” dedi.</p>
<p>Vatandaşlarla da yakından ilgilenen Yıldız, özellikle fiyatlar, ürün çeşitliliği ve pazar alanındaki düzenlemeler hakkında gelen görüşleri not aldı. Pazar yerinde gerçekleştirecekleri yeni çalışmalar ve iyileştirmeler hakkında bilgiler verdi.</p>
<p>Ziyaret sırasında kısa bir değerlendirmede bulunan Başkan Yıldız, belediye olarak her zaman sahada olduklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bizler makamda oturan değil, vatandaşının arasında olan bir anlayışla hizmet ediyoruz. Ramazan ayında paylaştık, bayramda kucaklaştık. Bugün de pazarda hemşehrilerimizle bir aradayız. Onların memnuniyeti bizim en büyük motivasyon kaynağımız.”</p>
<p>Pazar esnafı ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek, Başkan Yıldız’a teşekkür etti. Esnaflar, bu tür ziyaretlerin kendilerine moral verdiğini belirtirken, vatandaşlar da taleplerini doğrudan iletebilmenin önemli olduğunu ifade etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-selcuk-yildizdan-bayram-sonrasi-pazar-ziyareti-hemsehrilerimizle-gonul-gonuleyiz-623253">Başkan Selçuk Yıldız&#8217;dan Bayram Sonrası Pazar Ziyareti: &#8216;Hemşehrilerimizle Gönül Gönüleyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay Ramazanın Son Teravih Namazı Sonrası Esnafla ve Vatandaşla Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-ramazanin-son-teravih-namazi-sonrasi-esnafla-ve-vatandasla-bulustu-621658</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 08:19:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[namazı]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanın]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[teravih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Ramazan aynının son teravih namazı sonrası Türbeönü Çarşıları ve Tarihi Bedesten’de esnaf ziyaretlerinde bulunarak bayram alışverişi yapan vatandaşlarla sohbet etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-ramazanin-son-teravih-namazi-sonrasi-esnafla-ve-vatandasla-bulustu-621658">Başkan Altay Ramazanın Son Teravih Namazı Sonrası Esnafla ve Vatandaşla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Ramazan aynının son teravih namazı sonrası Türbeönü Çarşıları ve Tarihi Bedesten’de esnaf ziyaretlerinde bulunarak bayram alışverişi yapan vatandaşlarla sohbet etti. Başkan Altay tüm Konyalıların ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Ramazan ayının son teravih namazı sonrası şehir merkezinde esnafla ve vatandaşlarla bir araya geldi. </p>
<p>Türbeönü Çarşıları ve Tarihi Bedesten’de esnafı ziyaret ederek hayırlı işler dileyen, bayram alışverişi yapan Konyalılarla hasbihal eden Başkan Altay, “Elhamdüllilah Ramazan’ı çok verimli bir şekilde geçirdik. Konya Ramazan’ın en güzel şekilde yaşandığı şehirlerden birisi. Bir taraftan teravihlerde camilerimiz doldu bir taraftan da sabahleyin mukabeleye giden ablalarımız şehrimize bereket kattı. Özellikle okullarımızda bu yıl Ramazan’ın coşkulu şekilde kutlanmasına çok mutlu olduk. Bugün de bayram dolayısıyla esnafımızı ziyaret ettik. Konya bayram hazırlıklarını tamamladı. Tüm hemşehrilerimize hayırlı bayramlar diliyorum. Rabbim nice Ramazanlara ve bayramlara bizleri kavuştursun. Tüm Konyalıların ve İslam aleminin bayramı mübarek olsun” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-ramazanin-son-teravih-namazi-sonrasi-esnafla-ve-vatandasla-bulustu-621658">Başkan Altay Ramazanın Son Teravih Namazı Sonrası Esnafla ve Vatandaşla Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan sonrası sindirim sistemine dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazan-sonrasi-sindirim-sistemine-dikkat-2-621038</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hafif]]></category>
		<category><![CDATA[hamur]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sistemine]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621038</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’ın bitmesine sayılı günler kaldı. Ramazan sonrasında normal beslenme düzenine geçişte sindirim sisteminin uyumunun sağlanması, önemli sağlık sorunlarının önlenmesinde etkili oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-sonrasi-sindirim-sistemine-dikkat-2-621038">Ramazan sonrası sindirim sistemine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Ramazan’ın bitmesine sayılı günler kaldı. </span></span></span></b><b><span><span><span>Ramazan sonrasında normal beslenme düzenine geçişte sindirim sisteminin uyumunun sağlanması, önemli sağlık sorunlarının önlenmesinde etkili oluyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, iki öğün gibi özel bir beslenmenin uygulandığı bu dönemden normal yemek düzenine geçerken dikkat edilmesi gereken noktalara değindi. Bayramlarda çok çeşitli ve yoğun enerji içeren beslenme düzeninin etkili olduğunu Prof. Dr. M. Emel Alphan, bayram geleneğinin bir sembolü olan kahvaltı ve yemek sofralarında ağır yemeklerden uzak durulması uyarısında bulunarak tatlı ve şeker tüketiminden kaçınılmasını tavsiye etti.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, Ramazan sonrası normal beslenme düzenine geçişle ilgili değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bayramda ağır ikramlara dikkat!</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ramazan ayının, oruç tutanlar için, günde iki öğün gibi özel bir beslenme uygulanan ve alışılmışın dışındaki saatlerde yemek yemeyi gerektiren bir dönem olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, bu dönemden normal yemek düzenine geçişte, sindirim sisteminin de uyumunu sağlamanın önemli olduğunu vurguladı. Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Oysa bir aylık oruç döneminden sonraki bayram günlerinde bireyler, genellikle psikolojik olarak aşırı yemek yeme eğilimindedirler. Bunun yanı sıra, geleneklerimize bağlı olarak, bayram yemeklerinin, günlük beslenme düzeninin dışında, çeşit olarak fazla ve içeriğinin ağır olması, bayram ziyaretlerindeki hamur tatlısı ağırlıklı ikramlar ve bu ikramların geleneklerimiz nedeniyle ısrarla yedirilmesi, sindirim sistemindeki adaptasyonu güçleştirir. Bu adaptasyonu sağlamak için bayramda hafif yiyecekler yenilmesi gerekir. Güne hafif bir kahvaltı ile başlamak, gün içinde aşırı yağlı, çok tuzlu, kalori açısından yoğun hamur işlerinin ve hamur tatlılarının yenilmemesi gerekir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Güne hafif kahvaltı ile başlanmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sindirim sisteminde adaptasyonun sağlanması için bayramda hafif yiyecekler yenilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Güne hafif bir kahvaltı ile başlamak, gün içinde aşırı yağlı, çok tuzlu, enerji açısından yoğun hamur işlerinin ve hamur tatlılarının yenilmemesi gerekir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sağlıklı bir bayram için bu önerilere kulak verin</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. M. Emel Alphan, bayramda uygulanması gereken beslenme kurallarının aşağıdaki gibi olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span>Güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalıdır.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Öğüne çorba ve salata ile başlanmalı, çorba ile ekmek yenilmemelidir. Bu, o öğünde aşırı miktarda yemek yemeyi önler.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Yemekler çok yağlı ve çok tuzlu yapılmamalıdır. Et ve tavuk yemeklerine pişerken yağ ilave edilmemeli, kızartılmış besinlerden kaçınılmalıdır.</span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Börek ve sarma varsa ekmek tüketilmemeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span>Bayram yemeğinde, börek, pilav, makarna, dolma, sarma gibi besinler bulunduğu takdirde ekmek yenilmemelidir.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Enerjisinin düşük olmasından dolayı, öğünde mutlaka sebze ve salata bulunmalıdır.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Ağır hamur tatlıları yerine sütlü ve meyveli tatlılar ya da en iyisi meyve tercih edilmelidir.</span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Meyve seçeneği sunulmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span>Bayram ziyaretleri sırasında, ikram edilen tatlıların, porsiyon ölçülerinin az olması, misafirlerin de az yemesine neden olur. Mümkünse misafirlere seçenek olarak meyve de sunulmalıdır.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Geleneksel Türk misafirperverliğinin bir sonucu olarak gelişen ikram edilen yiyeceklerin yenilmesi konusundaki ısrardan kaçınılmalıdır.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Bayram günlerinde, çikolata, şeker, şekerlemeler ve tatlı gibi kalorisi yüksek olan yiyecekleri, herkesin, özellikle çocukların aşırı yemeleri önlenmelidir.</span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kafeinli içecekler aşırı tüketilmemeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span>İkram edilen çay, kahve gibi kafeinli içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınılması, açık ve limonlu çay, ıhlamur ve bitki çaylarının tercih edilmesi gerekir.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Ramazan boyunca, su tüketiminin az olmasından dolayı oluşabilen su kaybının, yerine konulması için su ve sulu gıdaların tüketimine önem verilmesi gerekir.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Diyabetlilerin (şeker hastalarının), kalp hastalarının, hipertansiyonu (yüksek tansiyon) olan kişilerin, diyetisyenleri tarafından önerilmiş olan diyetlerini bozmamaya özen göstermeleri ve aile çevresindekilerin de hastalara bu konuda yardımcı olmaları gerekir.</span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sindirim zorluklarıyla karşılaşılabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. M. Emel Alphan</span></span></span><span><span><span>, belirtilen hususlara dikkat edilmediği takdirde sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon ve şeker yükselmesi gibi hastalıkların ortaya çıkabileceği, hastalarda ve yaşlılarda ise daha ağır sorunlar oluşabileceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Bayramınızı sağlıklı geçirmek ve kendinizi iyi hissetmek istiyorsanız bu hususlara dikkat etmeniz gerekir” diyerek sözlerini tamamladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-sonrasi-sindirim-sistemine-dikkat-2-621038">Ramazan sonrası sindirim sistemine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güncelleme sonrası MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guncelleme-sonrasi-mhrs-sikayetleri-1-haftada-yuzde-545-artti-615673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[545]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[E-Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[giriş]]></category>
		<category><![CDATA[güncelleme]]></category>
		<category><![CDATA[haftada]]></category>
		<category><![CDATA[mhrs]]></category>
		<category><![CDATA[randevu]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinden]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde yapılan uygulama güncellemesiyle birlikte e-Devlet ve e-Nabız entegrasyonlarının zorunlu hale gelmesi, kullanıcıların randevu alma sürecini zorlaştırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guncelleme-sonrasi-mhrs-sikayetleri-1-haftada-yuzde-545-artti-615673">Güncelleme sonrası MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde yapılan uygulama güncellemesiyle birlikte e-Devlet ve e-Nabız entegrasyonlarının zorunlu hale gelmesi, kullanıcıların randevu alma sürecini zorlaştırdı. Bu değişiklik erişim ve yönlendirme sorunlarını artırırken, MHRS şikayetlerinde de sert bir yükselişe yol açtı.</strong> <strong>Şikayetvar verilerine göre MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 oranında artış gösterdi. </strong></p>
<p><strong> </strong>Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde (MHRS) son güncelleme sonrası yaşanan teknik aksaklıklar, kimlik doğrulama adımlarının uzaması ve uygulama içi yönlendirme problemleri kullanıcı deneyimini doğrudan etkiledi. Veriler, randevu bulma güçlüğüne ek olarak sisteme erişim sürecinin zorlaşmasının da şikayet artışında belirleyici olduğunu gösteriyor. Böylece erişim sorunları ve kontenjan yetersizliği yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Çözüm platformu Şikayetvar verilerine göre. 2025 yılı boyunca haftalık ortalama 15–35 bandında seyreden şikayet sayısı, 2026 Şubat ayının ilk haftasında 245’e çıkarak bir önceki haftaya kıyasla yüzde 545 yükseldi. Aylık bazda incelendiğinde yükselişin geçici olmadığı görülüyor. Ocak ayında 153 olan MHRS şikayet sayısı Şubat ayının ilk haftasında 321’e ulaşarak yüzde 110’luk artış gösterdi. Bu tablo, güncelleme sonrası ortaya çıkan kullanıcı deneyimi sorunlarının yaygınlaştığına işaret ediyor.</p>
<p> <strong>Platformda yer alan MHRS şikayetlerinden bazılarıysa şöyle: </strong></p>
<ul>
<li>MHRS sistemine yapılan son güncellemeden sonra randevu alma süreci benim için çok zorlaştı. Özellikle e-Devlet üzerinden iki aşamalı giriş ve e-Nabız zorunluluğu getirilmesi, hem benim hem de dijital işlemlere hâkim olmayan yakınlarım için ciddi mağduriyet oluşturuyor. MHRS üzerinden randevu alırken e-Devlet ve e-Nabız zorunluluğunun kaldırılmasını, eskiye benzer daha pratik ve herkesin kullanabileceği bir sistemin yeniden düzenlenmesini talep ediyorum.</li>
<li>MHRS Android uygulaması üzerinden hastane randevusu almaya çalışırken, sistem sürekli olarak beni e-Nabız ve e-Devlet’e yönlendiriyor ve bu yönlendirmelerden sonra bir türlü tekrar MHRS ekranına dönüp randevu oluşturamıyorum. Bu nedenle şu an hiçbir şekilde randevu alamıyorum. Geçen hafta aynı cihaz ve uygulama üzerinden sorunsuz şekilde randevu alabiliyordum, sorun sanıyorum bu hafta yapılan güncellemeden sonra başladı. Önceden gayet iyi işleyen bir sistemi, e-Devlet ve e-Nabız zorunluluğu ekleyerek kullanılamaz hale getirmiş olmanızdan dolayı ciddi anlamda mağdur oldum.</li>
<li>Kasım 2025’ten beri Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları için MHRS üzerinden defalarca randevu almaya çalışıyorum ancak sistem yalnızca talep oluşturuyor, hiç uygun saat göstermiyor. Aylarca denememe rağmen randevu alamadım ve bu süreçte gözümdeki bulanıklık artarak görme kaybına dönüşmeye başladı.</li>
<li>MHRS sisteminin son güncellemesiyle birlikte e-Devlet girişlerinde getirilen iki aşamalı doğrulama sebebiyle ciddi mağduriyet yaşıyorum. Anneme kardiyoloji randevusu almaya çalıştığımda, annemin e-Devlet hesabına bağlı telefon numarasına SMS onayı gidiyor. Annem benden uzakta oturduğu ve telefon da onda olduğu için bu onayı veremiyor, dolayısıyla ben de onun adına sisteme giriş yapamıyor ve randevu alamıyorum. Yaklaşık iki haftadır bu durum devam ediyor ve bu sebeple annemin randevu işlemlerini takip edemiyorum. Özellikle yaşlı, dijital okuryazarlığı sınırlı olan veya çocukları tarafından işlemleri takip edilen hastalar için bu yeni sistem işleri kolaylaştırmak yerine ciddi biçimde zorlaştırıyor.</li>
<li>MHRS’deki iki aşamalı doğrulama nedeniyle hem kendi telefonumdan hem de 70 yaş üzerindeki annem ve babamın telefonlarından giriş yapmak zorlaştı. Daha önce sorunsuz alınan randevular yaklaşık bir haftadır aksıyor. Yeni sistem özellikle yaşlı ve teknolojiye hâkim olmayan kişiler için ciddi engel oluşturdu. Randevu alma sürecinin sadeleştirilmesi veya daha kolay bir giriş yöntemi sunulmasını talep ediyorum.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guncelleme-sonrasi-mhrs-sikayetleri-1-haftada-yuzde-545-artti-615673">Güncelleme sonrası MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazanda sahur ve iftar sonrası diş fırçalamak önemli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-sahur-ve-iftar-sonrasi-dis-fircalamak-onemli-614066</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 09:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[fırçalamak]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yeterli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614066</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, Ramazan ayında değişen beslenme düzeninin ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-sahur-ve-iftar-sonrasi-dis-fircalamak-onemli-614066">Ramazanda sahur ve iftar sonrası diş fırçalamak önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, Ramazan ayında değişen beslenme düzeninin ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Tükürük azaldığında diş yüzeyleri savunmasız hale geliyor!</strong></p>
<p>Ramazan ayında ağız ve diş sağlığını etkileyebilecek bazı özel durumlar ortaya çıkabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Gün boyunca yemek ve su tüketiminin olmaması, ağız içindeki tükürük miktarını azaltabilir.” dedi.</p>
<p>Tükürüğün ağız için doğal bir koruyucu olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Dişleri temizler, asitleri dengeler ve bakterilerin çoğalmasını sınırlar. Tükürük azaldığında diş yüzeyleri daha savunmasız hale gelir. Bu durum çürük oluşumunu kolaylaştırabilir, diş etlerinde hassasiyet ve iltihap riskini artırabilir. Bu nedenle Ramazan ayında ağız kuruluğu, ağız kokusu ve diş eti problemleri biraz daha sık görülebilir. Ancak doğru bakım alışkanlıklarıyla bu riskleri büyük ölçüde azaltmak mümkündür.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ağız bakımının zamanlamasını doğru yapmak önemli! </strong></p>
<p>Oruç tutan kişilerin gün boyunca ağızda oluşabilecek bakteri ve tartar birikimini azaltmak için alabileceği önlemlere değinen<strong> </strong>Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, şunları söyledi:</p>
<p>“En önemli nokta, ağız bakımının zamanlamasını doğru yapmaktır. Sahurdan sonra ve iftardan sonra dişlerin mutlaka fırçalanmasını öneriyoruz. Diş ipi kullanımı da ihmal edilmemeli. Gün içinde fırçalama yapılamasa bile, ağız hijyeninin bu iki ana zamanda iyi sağlanması bakteri birikimini önemli ölçüde azaltır. Ayrıca sahurda çok şekerli ve yapışkan gıdalardan kaçınmak dişler için koruyucu bir önlemdir. İftar ve sahurda yeterli su tüketimi de ağız sağlığını korumak açısından çok önemlidir.”</p>
<p><strong>İftar ve sahurda asitli içeceklerden uzak durulmalı!</strong></p>
<p>Uzun süre aç kalındığında mide asidinin artabileceği ve bu asidin ağız ortamını da etkileyebileceği bilgisini veren Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Asidik ortam diş minesini zayıflatabilir.” Dedi.</p>
<p>Bunun önüne geçmek için yapılabilecekleri sıralayan Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “İftar ve sahurda gazlı içecekler, çok ekşi meyve suları gibi aşırı asitli içeceklerden uzak durmak gerekir. Yemekten hemen sonra diş fırçalamak yerine, ağız suyla çalkalanıp yaklaşık 30 dakika sonra fırçalama yapmak diş minesini korumaya yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Doğru zamanda yapılan ağız bakımı ve yeterli su tüketimiyle sağlıklı bir ağız yapısı korunabilir!</strong></p>
<p>Ağız kokusunun, Ramazan ayında en sık şikâyet edilen durumlardan biri olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Bu sorun genellikle tükürük azalmasına bağlıdır.” dedi.</p>
<p>Gün içinde ağız kokusunu azaltmak için sahurda soğan, sarımsak gibi kokusu yoğun gıdaların fazla tüketilmemesini öneren Dr. Öğr. Üyesi Bahar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sahurdan sonra dişlerin ve özellikle dilin nazikçe temizlenmesi çok etkilidir. İftar ve sahur arasında yeterli su içmek, hem ağız kuruluğunu hem de ağız kokusunu belirgin şekilde azaltır. İftar sonrası şekersiz sakızlar tükürük akışını artırarak destekleyici olabilir.</p>
<p>Ramazan ayında ağız ve diş sağlığını korumak zor değildir; sadece biraz daha bilinçli olmak yeterlidir. Doğru zamanda yapılan ağız bakımı, dengeli beslenme ve yeterli su tüketimiyle hem sağlıklı bir ağız yapısı korunabilir hem de Ramazan süreci daha konforlu geçirilebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-sahur-ve-iftar-sonrasi-dis-fircalamak-onemli-614066">Ramazanda sahur ve iftar sonrası diş fırçalamak önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TSM Global, Antalya Satış Sonrası Hizmetler Bayi ve Bölge Satış Müdürlüğü&#8217;nün Açılışını Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tsm-global-antalya-satis-sonrasi-hizmetler-bayi-ve-bolge-satis-mudurlugunun-acilisini-yapti-2-613737</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 09:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Açılış]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[bayi]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[müdürlük]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tsm]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613737</guid>

					<description><![CDATA[<p>TSM GLOBAL, Bölge Satış Sonrası Hizmetler bayisi Antalya Anadolu İş Manikalarının yaklaşık 2.000 metrekare alana sahip servis, yedek parça depo ve hizmet birimleri ile bölgesel rekabette konumunu güçlendirdi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tsm-global-antalya-satis-sonrasi-hizmetler-bayi-ve-bolge-satis-mudurlugunun-acilisini-yapti-2-613737">TSM Global, Antalya Satış Sonrası Hizmetler Bayi ve Bölge Satış Müdürlüğü&#8217;nün Açılışını Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TSM GLOBAL, Bölge Satış Sonrası Hizmetler bayisi Antalya Anadolu İş Manikalarının yaklaşık 2.000 metrekare alana sahip servis, yedek parça depo ve hizmet birimleri ile bölgesel rekabette konumunu güçlendirdi.  TSM GLOBAL yatırımları devam ediyor; Ankara’da 9.000 metrekarelik bölge müdürlük, İstanbul’da ise21.000 metrekarelik yeni genel müdürlük binası hizmete açılmak üzere inşa ediliyor.  </p>
<p>İş ve istif makineleri ile liman ekipmanları alanında müşterilerin ilk tercihi olma vizyonuyla kurulan TSM GLOBAL, Antalya ekonomisine ve bölgeye değer katacak yeni Bölge Satış Sonrası Hizmetler Bayisi ve Bölge Satış Müdürlüğü’nü düzenlenen törenle hizmete açtı. Çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı açılış etkinliğinde kamu ve özel sektörden temsilciler yer aldı. </p>
<p>Açılışta konuşan TSM GLOBAL Genel Müdürü Burak Ertuğrul, Antalya’nın stratejik önemine dikkat çekerek “2014 yılında Türkiye’nin ve bölgenin en verimli, kaliteli, değer katan ve en iyi çözümleri üreten iş, istif, liman ve maden makineleri şirketi olmak misyonu ve yine konusunda müşterilerin ilk tercihi olan en güvenilir ve çevreci şirketi olurken bölgesel güç oluşturmak vizyonuyla kurulmuş olan şirketimiz bugün doğu Avrupa’da 13 ülke, Türki Cumhuriyetler ve Ukrayna ile birlikte 21 ülkede faaliyet gösteren, yurt içi ve yurt dışında 50’nin üzerinde yetkili bayisi bulunan global bir şirket haline gelmiştir.</p>
<p>Bünyesinde bulundurduğu Japon Sumitomo paletli ekskavatörleri , İsviçre merkezli Ammann yol ve asfalt ekipmanları, Amerikan forklift, istif ve liman ekipmanları üreticisi Hyster ve Yale, Japon mini iş makinesi markası Yanmar gibi daha bir çok dünya lideri marka ile Türkiye’de; İstanbul,  Ankara, Adana ve İzmir Bölge Müdürlükleri; Bursa, Diyarbakır, Konya, Trabzon ve Antalya Bölge Satış Müdürlükleri ile yaygın ve etkin bir satış ve satış sonrası hizmetler ağı ve maksimum müşteri memnuniyet ilkesiyle sizlere 7/24 hizmet vermekteyiz” dedi. </p>
<p><strong>“Anadolu İş Makinaları ile Daha Güçlüyüz”</strong></p>
<p>Bölgede devam eden çalışmalarını güçlü bir partner ile daha da ileri taşımayı hedeflediklerini kaydeden Burak Ertuğrul, Antalya’nın gelişen ve büyüyen ekonomisine dikkat çekti. “Ülkemizin en önemli turizm merkezi ve şehirlerinden biri; aynı zamanda tarım, maden, inşaat ve teknoloji yatırımlarının merkezi olan Antalya’da, TSM Global olarak Antalya Anadolu İş Makinaları gibi güçlü bir bayi ile mevcut yapımızı daha da güçlendiriyor olmak, bölgenin gücüne ve potansiyeline ve sizlerin güvenine duyduğumuz inancın bir yansımasıdır” diye konuşan Burak Ertuğrul, bu yeni iş birliğinin bölgeye ve müşterilerin aldığı hizmete olumlu katkı sağlayacağının altını çizdi.</p>
<p><strong>“Yatırımlara Devam Ediyoruz”</strong></p>
<p>TSM GLOBAL olarak geniş bir bölgede global markaların dağıtımını yaptıklarını ifade eden Burak Ertuğrul, yatırım faaliyetlerine hız kesmeden devam ettiklerini söyleyerek “Aynı Antalya’ya olan inancımız gibi ülkemizin gelişimine ve potansiyeline olan inancımızla; yatırımlarımıza devam ettiğimizin altını çizmek isterim. Bugün, şirketimizin mevcut tesislerine ilave olarak Ankara sanayisinin kalbindeki lokasyonu ile 9.000 m2 alana sahip yeni Ankara Bölge binamızın inşaatı hızla devam etmektedir. 2026 yılı içinde buranın açılışını hep birlikte yapacağız. Diğer yandan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yanı başında, 15.000 m2’si kapalı olmak üzere toplam 21.000 m2 alana sahip yeni genel müdürlük inşaat projemiz de başlamış ve en kısa zaman da sizlerin hizmetine sunulmak için hızla devam edecektir.</p>
<p>Ülkemize ve siz değerli müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek adına bu modern tesislerimizi en kısa zamanda hizmete açmanın gayreti içerisindeyiz.  Birlikte çok daha güçlüyüz” şeklinde konuştu.</p>
<p>Açılışta ayrıca SUMITOMO Construction Machinery Company Avrupa Satış Müdürü Kenji Kanno da söz alarak katılımcılara teşekkür ederken, Antalya Anadolu İş Makinalarının bölgede önemli bir hizmet sunacağına olan inancını dile getirip tebrik etti. Kanno, “Yağmurdan dolayı şu anda hava kapalı ancak bu iş birliğinin bir güneş gibi parlayacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyorum” dedi. </p>
<p>Antalya Anadolu İş Makinaları kurucu ortaklarından İbrahim Şener ise bu yeni başlangıçtan duyduğu memnuniyeti dile getirerek bölgeye ve müşterilerine hayırlı olmasını temenni ederek tüm katılımcılara teşekkür etti.</p>
<p>Yoğun yağmur ve fırtınaya karşın oldukça geniş bir katılımın olduğu açılış töreninde konuşma sonrası katılımcılarla birlikte kurdele kesim töreni yapıldı. Kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, dernekler ve bölgenin önde gelen iş insanlarının katıldığı açılışta, davetliler özel olarak hazırlanan makine sergi alanını gezme fırsatı da buldu. Canlı müzik eşliğinde devam eden açılışta ayrıca çekiliş heyecanı da yaşadılar. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tsm-global-antalya-satis-sonrasi-hizmetler-bayi-ve-bolge-satis-mudurlugunun-acilisini-yapti-2-613737">TSM Global, Antalya Satış Sonrası Hizmetler Bayi ve Bölge Satış Müdürlüğü&#8217;nün Açılışını Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TSM Global, Antalya Satış Sonrası Hizmetler Bayi ve Bölge Satış Müdürlüğünün Açılışını Yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tsm-global-antalya-satis-sonrasi-hizmetler-bayi-ve-bolge-satis-mudurlugunun-acilisini-yapti-613505</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 11:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Açılış]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[bayi]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[müdürlük]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tsm]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613505</guid>

					<description><![CDATA[<p>TSM GLOBAL, Bölge Satış Sonrası Hizmetler bayisi Antalya Anadolu İş Manikalarının yaklaşık 2.000 metrekare alana sahip servis, yedek parça depo ve hizmet birimleri ile bölgesel rekabette konumunu güçlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tsm-global-antalya-satis-sonrasi-hizmetler-bayi-ve-bolge-satis-mudurlugunun-acilisini-yapti-613505">TSM Global, Antalya Satış Sonrası Hizmetler Bayi ve Bölge Satış Müdürlüğünün Açılışını Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TSM GLOBAL, Bölge Satış Sonrası Hizmetler bayisi Antalya Anadolu İş Manikalarının yaklaşık 2.000 metrekare alana sahip servis, yedek parça depo ve hizmet birimleri ile bölgesel rekabette konumunu güçlendirdi.  TSM GLOBAL yatırımları devam ediyor; Ankara’da 9.000 metrekarelik bölge müdürlük, İstanbul’da ise21.000 metrekarelik yeni genel müdürlük binası hizmete açılmak üzere inşa ediliyor.  </p>
<p>İş ve istif makineleri ile liman ekipmanları alanında müşterilerin ilk tercihi olma vizyonuyla kurulan TSM GLOBAL, Antalya ekonomisine ve bölgeye değer katacak yeni Bölge Satış Sonrası Hizmetler Bayisi ve Bölge Satış Müdürlüğü’nü düzenlenen törenle hizmete açtı. Çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı açılış etkinliğinde kamu ve özel sektörden temsilciler yer aldı. </p>
<p>Açılışta konuşan TSM GLOBAL Genel Müdürü Burak Ertuğrul, Antalya’nın stratejik önemine dikkat çekerek “2014 yılında Türkiye’nin ve bölgenin en verimli, kaliteli, değer katan ve en iyi çözümleri üreten iş, istif, liman ve maden makineleri şirketi olmak misyonu ve yine konusunda müşterilerin ilk tercihi olan en güvenilir ve çevreci şirketi olurken bölgesel güç oluşturmak vizyonuyla kurulmuş olan şirketimiz bugün doğu Avrupa’da 13 ülke, Türki Cumhuriyetler ve Ukrayna ile birlikte 21 ülkede faaliyet gösteren, yurt içi ve yurt dışında 50’nin üzerinde yetkili bayisi bulunan global bir şirket haline gelmiştir.</p>
<p>Bünyesinde bulundurduğu Japon Sumitomo paletli ekskavatörleri , İsviçre merkezli Ammann yol ve asfalt ekipmanları, Amerikan forklift, istif ve liman ekipmanları üreticisi Hyster ve Yale, Japon mini iş makinesi markası Yanmar gibi daha bir çok dünya lideri marka ile Türkiye’de; İstanbul,  Ankara, Adana ve İzmir Bölge Müdürlükleri; Bursa, Diyarbakır, Konya, Trabzon ve Antalya Bölge Satış Müdürlükleri ile yaygın ve etkin bir satış ve satış sonrası hizmetler ağı ve maksimum müşteri memnuniyet ilkesiyle sizlere 7/24 hizmet vermekteyiz” dedi. </p>
<p><strong>“Anadolu İş Makinaları ile Daha Güçlüyüz”</strong></p>
<p>Bölgede devam eden çalışmalarını güçlü bir partner ile daha da ileri taşımayı hedeflediklerini kaydeden Burak Ertuğrul, Antalya’nın gelişen ve büyüyen ekonomisine dikkat çekti. “Ülkemizin en önemli turizm merkezi ve şehirlerinden biri; aynı zamanda tarım, maden, inşaat ve teknoloji yatırımlarının merkezi olan Antalya’da, TSM Global olarak Antalya Anadolu İş Makinaları gibi güçlü bir bayi ile mevcut yapımızı daha da güçlendiriyor olmak, bölgenin gücüne ve potansiyeline ve sizlerin güvenine duyduğumuz inancın bir yansımasıdır” diye konuşan Burak Ertuğrul, bu yeni iş birliğinin bölgeye ve müşterilerin aldığı hizmete olumlu katkı sağlayacağının altını çizdi.</p>
<p><strong>“Yatırımlara Devam Ediyoruz”</strong></p>
<p>TSM GLOBAL olarak geniş bir bölgede global markaların dağıtımını yaptıklarını ifade eden Burak Ertuğrul, yatırım faaliyetlerine hız kesmeden devam ettiklerini söyleyerek “Aynı Antalya’ya olan inancımız gibi ülkemizin gelişimine ve potansiyeline olan inancımızla; yatırımlarımıza devam ettiğimizin altını çizmek isterim. Bugün, şirketimizin mevcut tesislerine ilave olarak Ankara sanayisinin kalbindeki lokasyonu ile 9.000 m2 alana sahip yeni Ankara Bölge binamızın inşaatı hızla devam etmektedir. 2026 yılı içinde buranın açılışını hep birlikte yapacağız. Diğer yandan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yanı başında, 15.000 m2’si kapalı olmak üzere toplam 21.000 m2 alana sahip yeni genel müdürlük inşaat projemiz de başlamış ve en kısa zaman da sizlerin hizmetine sunulmak için hızla devam edecektir.</p>
<p>Ülkemize ve siz değerli müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek adına bu modern tesislerimizi en kısa zamanda hizmete açmanın gayreti içerisindeyiz.  Birlikte çok daha güçlüyüz” şeklinde konuştu.</p>
<p>Açılışta ayrıca SUMITOMO Construction Machinery Company Avrupa Satış Müdürü Kenji Kanno da söz alarak katılımcılara teşekkür ederken, Antalya Anadolu İş Makinalarının bölgede önemli bir hizmet sunacağına olan inancını dile getirip tebrik etti. Kanno, “Yağmurdan dolayı şu anda hava kapalı ancak bu iş birliğinin bir güneş gibi parlayacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyorum” dedi. </p>
<p>Antalya Anadolu İş Makinaları kurucu ortaklarından İbrahim Şener ise bu yeni başlangıçtan duyduğu memnuniyeti dile getirerek bölgeye ve müşterilerine hayırlı olmasını temenni ederek tüm katılımcılara teşekkür etti.</p>
<p>Yoğun yağmur ve fırtınaya karşın oldukça geniş bir katılımın olduğu açılış töreninde konuşma sonrası katılımcılarla birlikte kurdele kesim töreni yapıldı. Kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, dernekler ve bölgenin önde gelen iş insanlarının katıldığı açılışta, davetliler özel olarak hazırlanan makine sergi alanını gezme fırsatı da buldu. Canlı müzik eşliğinde devam eden açılışta ayrıca çekiliş heyecanı da yaşadılar. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tsm-global-antalya-satis-sonrasi-hizmetler-bayi-ve-bolge-satis-mudurlugunun-acilisini-yapti-613505">TSM Global, Antalya Satış Sonrası Hizmetler Bayi ve Bölge Satış Müdürlüğünün Açılışını Yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aliağa Belediyesi Yağmur Sonrası Sahada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aliaga-belediyesi-yagmur-sonrasi-sahada-613011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 17:32:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aliağa]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[cadde]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[sahada]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aliağa Belediyesi ekipleri yoğun yağış sonrası taşkın yaşanan bölgelerde hızlı müdahaleyle çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaga-belediyesi-yagmur-sonrasi-sahada-613011">Aliağa Belediyesi Yağmur Sonrası Sahada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aliağa Belediyesi ekipleri yoğun yağış sonrası taşkın yaşanan bölgelerde hızlı müdahaleyle çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Aliağa’da etkili olan yoğun sağanak yağışların ardından Aliağa Belediyesi; Fen İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü ve Muhtarlık İşleri Müdürlüğü ekipleriyle koordineli şekilde sahada çalışmalarını başlattı. Yağış öncesinde alınan tedbirler ve yağış sonrasında gerçekleştirilen hızlı müdahalelerle, ilçe genelinde oluşan olumsuzlukların giderilmesi için çalışmalar aralıksız sürdürülüyor.</p>
<p><b>EKİPLER İLÇE GENELİNDE SEFERBER OLDU</b></p>
<p>Aliağa Belediyesi’ne bağlı 12 ekip; kepçe, kamyon ve vidanjörlerle ihtiyaç duyulan noktalara kısa sürede ulaşarak müdahalelerde bulundu. Mazgallar açıldı, yol kontrolleri gerçekleştirildi ve giderleri tıkayan büyük parçalar temizlendi. Siteler Mahallesi’nden geçen derenin taşması sonucu bazı bölgelerde taşkın meydana gelirken, olası risklere karşı taşkın öncesinde gerekli önlemler alınarak bazı yollar geçici olarak trafiğe kapatıldı. Tıkanıklığın giderilmesi ve suyun tahliye edilmesinin ardından yollar yeniden araç trafiğine açıldı. İlçe genelinde ilk etapta tıkanıklıklar giderilirken çamur temizleme çalışmalarının gün sonuna kadar tamamlanması planlandı. Su tahliye çalışmaları devam ederken taşan dereden gelen atıkların toplanmasına yönelik temizlik faaliyetleri de eş zamanlı olarak yürütüldü.</p>
<p>Aliağa Belediyesi Fen İşleri Müdürü Engin Memiş çalışmalar sırasında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Siteler Mahallesi’nden geçen derede yaşanan taşkın nedeniyle 9 Eylül Caddesi, Lozan Caddesi, Necmettin Giritlioğlu Caddesi ve İnönü Caddesi ile bazı sokaklarda su baskınları meydana geldi. Suların çekilmesiyle birlikte ekiplerimiz hızla sahaya indi. Cadde ve sokaklardaki çalışmalar kısa sürede tamamlanarak vatandaşlarımızın güvenli kullanımına sunulacaktır.”</p>
<p><b>GÜZELHİSAR BARAJI’NDA ARTAN SU SEVİYESİ SONRASI KONTROLLÜ MÜDAHALE</b></p>
<p>Yoğun yağışlar nedeniyle Güzelhisar Barajında su seviyesinin hızla yükselmesi üzerine dere yatağına kontrollü su salımı gerçekleştirildi. Su salımı öncesinde ekipler 4 araçla bölgede sesli uyarılar yaparak vatandaşları bilgilendirdi. Baraj çevresinde riskli noktalar süreç boyunca gözlem altında tutulurken ve kontrollü tahliye işlemleri güvenli şekilde devam ediyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaga-belediyesi-yagmur-sonrasi-sahada-613011">Aliağa Belediyesi Yağmur Sonrası Sahada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/covid-19-sonrasi-beyin-sisi-sikayetleri-artti-612855</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 10:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Sisi]]></category>
		<category><![CDATA[covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sisi]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612855</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zihin bazen sisli bir sabaha uyanmış gibi ağırlaşır, düşünceler netliğini kaybeder, odaklanmak zorlaşır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/covid-19-sonrasi-beyin-sisi-sikayetleri-artti-612855">COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zihin bazen sisli bir sabaha uyanmış gibi ağırlaşır, düşünceler netliğini kaybeder, odaklanmak zorlaşır. Günlük hayatın temposunda birçok kişi bu tabloyu “beyin sisi” olarak tarif eder. Beyin sisinin bir hastalık değil semptomlar grubu olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Beyin sisi, tıbbi bir tanıdan çok, düşünme hızı ve bellekle ilgili zorlanmaları anlatan bir ifade. Tek başına hastalık olarak kabul edilmez ancak bazı hastalıkların belirtisi şeklinde ortaya çıkabilir. Belirtiler de zaman zaman artıp azalarak günlük hayatı etkileyecek kadar rahatsız edici olabilir” dedi.</strong></p>
<p>En sık görülen yakınmaların isim, tarih ya da kelime unutma, konuşurken doğru kelimeyi bulmakta zorlanma, odaklanma güçlüğü ve yeni bilgileri eskisi kadar hızlı kavrayamama olduğunu ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nihal Işık, “Bazı kişiler için en zorlayıcı kısım aynı anda birkaç işi yönetememektir. Daha önce rahatça yapılan bir işin adım adım planlanması gerekebilir ve bu durum iş performansını, okul başarısını, öz güveni ve sosyal ilişkileri etkileyebilir. Beyin sisinin tek bir nedeni yoktur bununla birlikte uyku kalitesinin bozulması, uykusuzluk ve yüksek stres tetikleyiciler arasında yer alır. Menopoz dönemi ve hormonal değişiklikler de bu tabloyu belirginleştirebilir. Özellikle COVID-19 sonrası uzayan iyileşme süreçleriyle birlikte bu yakınmalar daha sık dile getirilmeye başlandı” dedi.</p>
<p><strong>Jet lag da beyin sisine yol açabilir</strong></p>
<p>Yaşam tarzı faktörlerinin de beyin sisi üzerinde etkili olabileceğini vurgulayan Işık, “Yetersiz egzersiz, dengesiz beslenme, az su içmek, uzun süre ekrana bakmak, jet lag ve alkol kullanımı zihni sisli hale getirebilir. Bazı kişilerde depresyon ve anksiyete bu şikayetlere eşlik edebilir. Ayrıca diyabet, kansızlık, migren, otoimmün hastalıklar, MS ve kanser tedavisi sürecinde de benzer şikayetler görülebilir. Bu nedenle yakınmalar sıklaşıyor ve günlük hayatı etkiliyorsa durumu netleştirmek için tıbbi değerlendirme gerekir” dedi.</p>
<p><strong>Bulmaca, sudoku, yapboz beyni aktif tutuyor</strong></p>
<p>Tedavide önceliğin altta yatan nedeni saptamak olduğunu açıklayan Işık, “Eğer altta yatan bir neden varsa asıl çözüm o nedeni tedavi etmektir. Bunun yanında uyku düzenini toparlamak, dengeli beslenmek, yeterli su içmek, alkolü sınırlamak, stres yönetimi tekniklerinden yararlanmak ve düzenli egzersiz yapmak yakınmaları hafifletebilir. Günlük bir rutin oluşturmak, aynı anda çok iş yapmaktan kaçınmak, işleri küçük parçalara bölmek ve dikkat dağıtıcıları azaltmak da zihni toparlamaya yardımcı olur. Ayrıca bulmaca, sudoku, yapboz gibi aktiviteler ya da yeni bir beceri öğrenmek beyni aktif tutar” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/covid-19-sonrasi-beyin-sisi-sikayetleri-artti-612855">COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seferihisar&#8217;da sel ve fırtına sonrası yoğun mesai; Tüm ihbarlara anında müdahale</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-sel-ve-firtina-sonrasi-yogun-mesai-tum-ihbarlara-aninda-mudahale-611828</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 09:13:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[mesai]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611828</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seferihisar’da etkili olan yoğun yağış ve fırtınanın ardından, Seferihisar Belediyesi ekipleri ilçenin tamamında kapsamlı bir temizlik ve müdahale çalışması yürüttü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-sel-ve-firtina-sonrasi-yogun-mesai-tum-ihbarlara-aninda-mudahale-611828">Seferihisar&#8217;da sel ve fırtına sonrası yoğun mesai; Tüm ihbarlara anında müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seferihisar’da etkili olan yoğun yağış ve fırtınanın ardından, Seferihisar Belediyesi ekipleri ilçenin tamamında kapsamlı bir temizlik ve müdahale çalışması yürüttü.</p>
<p>Afetin ilk anından itibaren sahaya çıkan belediye ekipleri, vatandaşlardan gelen tüm ihbarlara eksiksiz şekilde yanıt verdi.</p>
<p>Yürütülen çalışmalar kapsamında 45 evin temizliği tamamlanırken, 30 evde ise temizlik ve müdahale çalışmaları devam ediyor. Sel ve fırtınadan etkilenen Ürkmez, Doğanbey, Bengiler, Mersinalanı ve Payamlı mahalleleri başta olmak üzere ilçenin tüm noktalarında eş zamanlı çalışmalar gerçekleştirildi.</p>
<p>Selin etkili olduğu alanlardan biri olan Mercan Sitesinde temizlik çalışmaları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin desteğiyle kısa sürede tamamlandı. Büyükşehir ekiplerinin sahaya hızlı müdahalesi, çalışmaların etkin ve koordineli şekilde yürütülmesini sağladı.</p>
<p>Ayrıca sel sonrası oluşan su baskınlarına karşı İZSU ekipleriyle tam koordinasyon içinde çalışıldı. Su tahliyesi, altyapı kontrolü ve rögar temizliği gibi kritik müdahaleler eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.</p>
<p>Seferihisar Belediyesi’nin Park ve Bahçeler, Temizlik İşleri ve Evde Destek Birimleri, afet süresince 7 gün 24 saat esasına göre sahada görev yaptı. Ev temizliği, çevre düzenlemesi ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara birebir destek çalışmaları aralıksız sürdürüldü.</p>
<p><strong>Başkan Yetişkin&#8217;den Büyükşehir&#8217;e ve İZSU&#8217;ya teşekkür</strong></p>
<p>Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, sel ve fırtına sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada dayanışma vurgusu yaparak şunları söyledi:</p>
<p>“Yaşadığımız bu zorlu süreçte Seferihisar’ı yalnız bırakmayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay’a ve Büyükşehir Belediyesi ekiplerine yürekten teşekkür ediyorum. Mercan Sitesi başta olmak üzere birçok noktada verdikleri destek, çalışmalarımızı hızlandırdı.</p>
<p>Aynı zamanda İZSU ekipleriyle tam koordinasyon içinde çalışarak su tahliyesi ve altyapı müdahalelerini eş zamanlı gerçekleştirdik. Vatandaşlarımızdan gelen hiçbir ihbarı cevapsız bırakmadık. Bugüne kadar 45 evin temizliği tamamlandı, kalan evler için de ekiplerimiz sahada. Seferihisar’da dayanışmanın en güçlü örneğini sergiledik.”</p>
<p>Seferihisar Belediyesi, olası yeni yağışlara karşı teyakkuz halini sürdürürken, selden etkilenen tüm alanlarda çalışmaların tamamlanana kadar devam edeceğini bildirdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seferihisarda-sel-ve-firtina-sonrasi-yogun-mesai-tum-ihbarlara-aninda-mudahale-611828">Seferihisar&#8217;da sel ve fırtına sonrası yoğun mesai; Tüm ihbarlara anında müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir, aşırı yağış sonrası kapanan yolları bir bir açıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-asiri-yagis-sonrasi-kapanan-yollari-bir-bir-aciyor-611647</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2026 16:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[kapanan]]></category>
		<category><![CDATA[mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611647</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir genelinde etkili olan aşırı yağışların ardından, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri kent genelinde yoğun bir çalışma yürüttü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-asiri-yagis-sonrasi-kapanan-yollari-bir-bir-aciyor-611647">Büyükşehir, aşırı yağış sonrası kapanan yolları bir bir açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir genelinde etkili olan aşırı yağışların ardından, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri kent genelinde yoğun bir çalışma yürüttü. Sel, heyelan ve toprak kaymaları nedeniyle kapanan çok sayıda yol kısa sürede ulaşıma açılırken, riskli bölgelerde çalışmalar devam ediyor.</p>
<p>İzmir’de etkili olan aşırı yağışlar nedeniyle kapanan yollar, Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin çalışmalarıyla kısa sürede ulaşıma açılıyor; riskli bölgelerde müdahaleler devam ediyor. Ekipler; Kiraz, Beydağ, Bayındır, Menemen, Bergama, Kınık, Aliağa, Urla, Karaburun, Seferihisar, Ödemiş, Kemalpaşa ve Çeşme başta olmak üzere birçok ilçede sahada görev aldı. Şarampol temizliği, menfez onarımı, taş tahkimatı, dolgu ve yol düzenleme çalışmalarıyla ulaşım güvenliği sağlandı.</p>
<p><strong>Birçok ilçede çalışmalar tamamlandı</strong></p>
<p>Kiraz ilçesinde Emenler, Başaran ve Karaman mahallelerinde yağışlar nedeniyle oluşan göçükler temizlenerek yollar ulaşıma açıldı. Beydağ Beyköy Mahallesi Kuvayi Milliye Yolu’nda toprak kaymaları giderildi. Bayındır’da Zeytinova, Gaziler, Hisarlık-Ovacık bağlantı yolu ve Karahayıt yol ayrımında meydana gelen göçükler temizlendi, yollar yeniden trafiğe açıldı. Menemen’de Çukurköy-Turgutlar ile Turgutlar-Bozalan arasındaki ulaşım yollarında temizlik çalışmaları tamamlandı. Bergama’nın Çobanlar, Tepeköy ve Yukarıcuma mahallelerinde kapanan yol ve şarampoller açıldı. Kınık Kalemköy-Yaylaköy yolunda moloz temizliği yapılarak ulaşım sağlandı. Aliağa Bozköy Mahallesi Adalı Sokak’ta dolgu ve onarım çalışmaları gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>Riskli bölgelerde çalışmalar sürüyor</strong></p>
<p>Seferihisar Orhanlı Köyü’nde sel nedeniyle tıkanan şarampol ve su geçişlerinde, Karaburun Küçükbahçe–Yayla Mahallesi arasında afet sonrası bozulan yolda çalışmalar devam ediyor. Urla Balıklıova–Karaburun Küçükbahçe güzergâhında ise toprak kayması ve su taşkınlarına karşı temizlik ve güvenlik çalışmaları yürütülüyor. Menemen Görece Mahallesi’nde selden bozulan menfez kenarlarında taş tahkimatına başlanırken, Kemalpaşa Ovacık Mahallesi Damlar Küme Evleri mevkisinde heyelan oluşan kesimde yol onarımı sürüyor. Ödemiş Suçıktı ve Tosunlar mahalleleri arasındaki yolda ise tamamen kapanan noktaların büyük bölümü açıldı, derin vadi oluşan bölgede çalışmalar devam ediyor.</p>
<p><strong>Ekipler sahada</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, sahada çalışmalarını sürdürüyor. Ulaşım güvenliği sağlanan bölgelerde gerekli önlemler alınırken, olası yeni yağışlara karşı riskli alanlarda çalışmaların süreceği bildirildi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-asiri-yagis-sonrasi-kapanan-yollari-bir-bir-aciyor-611647">Büyükşehir, aşırı yağış sonrası kapanan yolları bir bir açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Deprem Sonrası Devlet-Millet İş Birliğiyle Ortaya Konan İrade Birlik Olduğumuzda Neleri Başarabileceğimizi Göstermiştir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-deprem-sonrasi-devlet-millet-is-birligiyle-ortaya-konan-irade-birlik-oldugumuzda-neleri-basarabilecegimizi-gostermistir-610930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 13:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[birliğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[devlet-millet]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü vesilesiyle bir mesaj yayımlayarak, “Deprem sonrası devlet-millet iş birliğiyle başta konut olmak üzere sorunların çözümü için ortaya konan irade bizlere birlik olduğumuzda neleri başarabileceğimizi bir kez daha göstermiştir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-deprem-sonrasi-devlet-millet-is-birligiyle-ortaya-konan-irade-birlik-oldugumuzda-neleri-basarabilecegimizi-gostermistir-610930">Başkan Altay: &#8220;Deprem Sonrası Devlet-Millet İş Birliğiyle Ortaya Konan İrade Birlik Olduğumuzda Neleri Başarabileceğimizi Göstermiştir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü vesilesiyle bir mesaj yayımlayarak, “Deprem sonrası devlet-millet iş birliğiyle başta konut olmak üzere sorunların çözümü için ortaya konan irade bizlere birlik olduğumuzda neleri başarabileceğimizi bir kez daha göstermiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere tüm bakanlarımızın sahadaki özverili çalışmalarıyla bu zorlu sürecin aşılmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. </p>
<p>Başkan Altay’ın mesajı şöyle: </p>
<p>“6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve 11 ilimizi derinden sarsan depremler, milletimizin hafızasına “asrın felaketi” olarak kazınmıştır. Aradan üç yıl geçmiş olsa da o gecenin karanlığı, o sabahın ayazı ve yaşanan acılar hâlâ ilk günkü tazeliğiyle içimizdedir. </p>
<p>Konya olarak bizlere düşen ise bu zorlu süreci en sağlam şekilde tahkim etmek, acıyı dayanışmayla hafifletmekti. Depremin ilk anından itibaren bölgede tek bir canımız dahi yalnız kalmasın diye tüm imkânlarımızı seferber ettik; her bir kadromuzla, her bir gönlümüzle sahada olduk.</p>
<p>Depremde acıyı yaşayan kardeşlerimizin yanında durmaya, yüklerini paylaşmaya gayret ettik. Her hane ayakta kalsın, her ocak tütsün, her yürek yeniden umutla dolsun istedik. En ağır yaralardan birini alan Hatay’da, felaketin ardından şehri ve insanlarımızı yeniden ayağa kaldırmak için büyük bir gayret gösterdik. Arama kurtarma çalışmalarından altyapı hizmetlerine, konteyner kentlerden mobil sağlık hizmetlerine kadar Konyalı hemşehrilerimizin desteğiyle yaraya merhem olduk. İslam âleminin en mukaddes mabetlerinden biri olan Habib-i Neccar Camii’nin restorasyonunu tamamlayarak yeniden ibadete açmanın manevi huzurunu yaşadık.</p>
<p>Deprem sonrası devlet-millet iş birliğiyle başta konut olmak üzere sorunların çözümü için ortaya konan irade bizlere birlik olduğumuzda neleri başarabileceğimizi bir kez daha göstermiştir. Bizler her zorluğu birlikte aştık, birlikte güçlendik. </p>
<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere tüm bakanlarımızın sahadaki özverili çalışmalarıyla bu zorlu sürecin aşılmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>Bu vesileyle, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle yâd ediyor; geride kalan yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.<br /> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-deprem-sonrasi-devlet-millet-is-birligiyle-ortaya-konan-irade-birlik-oldugumuzda-neleri-basarabilecegimizi-gostermistir-610930">Başkan Altay: &#8220;Deprem Sonrası Devlet-Millet İş Birliğiyle Ortaya Konan İrade Birlik Olduğumuzda Neleri Başarabileceğimizi Göstermiştir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddetli yağış sonrası 50 traktör balçık ve kum temizlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddetli-yagis-sonrasi-50-traktor-balcik-ve-kum-temizlendi-610453</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 13:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[50]]></category>
		<category><![CDATA[balçık]]></category>
		<category><![CDATA[kum]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[traktör]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610453</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemer Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, geçen haftalarda yaşanan şiddetli sağanak nedeniyle dağlardan yollara inen kum ve balçıkların temizliğine devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddetli-yagis-sonrasi-50-traktor-balcik-ve-kum-temizlendi-610453">Şiddetli yağış sonrası 50 traktör balçık ve kum temizlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, geçen haftalarda yaşanan şiddetli sağanak nedeniyle dağlardan yollara inen kum ve balçıkların temizliğine devam ediyor. </p>
<p>Kemer genelinde temizlik ve yıkama çalışmalarını aralıksız sürdüren belediye ekipleri, son olarak Tekirova Mahallesi Şehit Er Hasan Yılmaz Caddesi’nde biriken kum ve balçıkları temizledi. </p>
<p>Bugüne kadar yapılan temizlik çalışmaları kapsamında toplam 50 traktör kum ve balçık temizlendiği belirtildi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddetli-yagis-sonrasi-50-traktor-balcik-ve-kum-temizlendi-610453">Şiddetli yağış sonrası 50 traktör balçık ve kum temizlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yamanlar&#8217;da sağanak sonrası kurtarma operasyonu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yamanlarda-saganak-sonrasi-kurtarma-operasyonu-609945</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 08:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[mahsur]]></category>
		<category><![CDATA[operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[sağanak]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[yamanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609945</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de etkili olan sağanak yağışların yol açtığı sel ve su baskınlarıyla mücadele kapsamında sahada görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, Karşıyaka Yamanlar Mesire Alanı’nda mahsur kalan 3 kişiyi AFAD ekipleriyle koordineli şekilde kurtardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yamanlarda-saganak-sonrasi-kurtarma-operasyonu-609945">Yamanlar&#8217;da sağanak sonrası kurtarma operasyonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de etkili olan sağanak yağışların yol açtığı sel ve su baskınlarıyla mücadele kapsamında sahada görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, Karşıyaka Yamanlar Mesire Alanı’nda mahsur kalan 3 kişiyi AFAD ekipleriyle koordineli şekilde kurtardı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, olumsuz hava koşullarının yol açtığı risklere karşı sahadaki müdahale ve önlem çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Akşam 19.40 sıralarında Karşıyaka Yamanlar Mesire Alanı’nda, arazide mahsur kalan bir vatandaş olduğu yönünde ihbar alındı. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri ile AFAD hızla bölgeye sevk edildi. Kurtarma aracı ve 4 personel ile olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, mahsur kalan vatandaşla iletişim kurarak arazideki konumunu belirledi. Arazi yapısının yoğun çamur ve balçık olması nedeniyle arama ve kurtarma çalışmaları yaya olarak sürdürüldü. Yaklaşık 2 kilometrelik zorlu yürüyüşün ardından, off-road yaptığı sırada aniden bastıran yağışın dere yatağındaki su seviyesini yükseltmesi sonucu aracı çamura saplanan kadın sürücüye ulaşıldı. Ekipler tarafından güvenli alana çıkarılan vatandaşın sağlık durumunun iyi olduğu belirlendi.</p>
<p><strong>İkinci araçtaki anne ve çocuk da kurtarıldı</strong><br />Kurtarılan vatandaşın verdiği bilgi doğrultusunda, yaklaşık 1,5 kilometre ileride başka bir aracın daha mahsur kaldığı belirlendi. Bunun üzerine ekipler ikinci noktaya da yaya olarak intikal etti. Araç içerisinde mahsur kalan anne ve çocuğu sağlıklı şekilde kurtarıldı. </p>
<p><strong>Güvenli alana alındı</strong><br />Yaklaşık 1,5 saat süren kurtarma çalışmaları, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ile AFAD ekiplerinin koordineli müdahalesiyle başarıyla tamamlandı. Kurtarılan vatandaşlar, sağlık durumlarının iyi olması nedeniyle herhangi bir tıbbi müdahaleye gerek duyulmadan güvenli alana alındı ve yakınlarına teslim edildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yamanlarda-saganak-sonrasi-kurtarma-operasyonu-609945">Yamanlar&#8217;da sağanak sonrası kurtarma operasyonu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Galatasaray maçı sonrası Osman Şenher&#8217;den Osimhen ve Sallai&#8217;ye büyük övgü!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/galatasaray-maci-sonrasi-osman-senherden-osimhen-ve-sallaiye-buyuk-ovgu-609847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 04:50:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[maçı]]></category>
		<category><![CDATA[osimhen]]></category>
		<category><![CDATA[osman]]></category>
		<category><![CDATA[şenher]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Süper Lig'in 20. haftasında Galatasaray, sahasında konuk ettiği Kayserispor'u 4-0 mağlup etti. Mücadele sonrası sarı-kırmızılı ekibi Milliyet Gazetesi yazarı Osman Şenher değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galatasaray-maci-sonrasi-osman-senherden-osimhen-ve-sallaiye-buyuk-ovgu-609847">Galatasaray maçı sonrası Osman Şenher&#8217;den Osimhen ve Sallai&#8217;ye büyük övgü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray, Süper Lig’in 20’nci haftasında sahasında Kayserispor’u 4-0 mağlup etti. Bu sonucun ardından Galatasaray puanını 49 yaptı. Kayserispor ise 15 puanda kaldı.</p>
<div class="medyanet-outstream-mobile adRenderer" data-pagetype="article"></div>
<p>Mücadele sonrası sarı-kırmızılı ekibi Milliyet Gazetesi yazarı Osman Şenher değerlendirdi.</p>
<div class="section-container-content">
<div class="related-content__desc-link"><span class="related-content__title">Galatasaray-Kayserispor maçının tartışmalı pozisyonlarını eski hakemler değerlendirdi! &#8216;Bariz ikinci sarı kart&#8217;</span><span class="related-content__bottom-link">Haberi Görüntüle<i class="fas fa-arrow-right"></i></span></div>
</div>
<p><strong>Galatasaray rahat kazandı / Osman Şenher</strong></p>
<p>Çarşamba gecesi zorlu Manchester City maçından sonra yorgun Galatasaray’ın, Kayseri karşısında bu kadar rahat kazanacağını düşünmüyordum. Evet Kayserispor tabii ki kalite olarak Cim Bom’un dengi değil; ama bu noktada ev sahibi ekibin futbolcularının ortaya koyduğu enerji, kazanma hırsı, futbolcuların birbirleriyle bağlantıları ve saha içindeki uyumları iyi olunca maçı da zorlanmadan kazandılar.</p>
<p><strong>&#8216;FARKLI BİR FUTBOLCU&#8217;</strong></p>
<p>Victor Osimhen her topa koşuyor, farklı bir futbolcu. City karşısında Haaland’ı seyrettim, hücuma çıkıyor en az beş arkadaşı sağında solunda&#8230; Top da kendisine gelince rahatlıkla gol atıyor.</p>
<p>Osimhen öyle değil ki. Topu kazanmak için sağ çizgiye, sol çizgiye gidiyor; orta sahaya geliyor, devamlı hareket halinde. Dilerim bu futbolcu hiç sakatlanmaz. Bir sakatlansa, takımı çok zorlanır.</p>
<div class="section-container-content">
<div class="related-content__desc-link"><span class="related-content__title">Galatasaray&#8217;da evinde hata yapmadı! Osimhen maça damga vurdu</span><span class="related-content__bottom-link">Haberi Görüntüle<i class="fas fa-arrow-right"></i></span></div>
</div>
<p><strong>&#8216;TAKIMIN OLMAZSA OLMASI OLUR&#8217;</strong></p>
<p>Yeni transfer Noa Lang, Barış Alper’in yerine oynadı. Ayakları mükemmel, çok rahat çalım atıyor, vücudunu iyi kullanıyor ve şutları çok sert. Dün ilk maçıydı. Bir kaç maç sonra o da Sane gibi bu ekibin olmazsa olmazı olur. Lang geldi diye Barış’ın kadrodan kesilecek hali yok. Hollandalı futbolcu rahatlıkla forvet arkası da oynayabilir. Okan Buruk bunu mutlaka değerlendirecektir.</p>
<p>Gabriel Sara son haftalarda epey istekli ve hareketli, son vuruşlarda da başarılı. Nitekim dün golünü de attı. Orta sahada Lemina ile Torreira yan yana oynayınca fazla sorun da yaşanmıyor. Ama Lemina cezası nedeniyle haftaya Rize deplasmanında oynamayacak. Juventus ile oynanacak ilk maçta da olmayacak. Bilmiyorum yönetim ne düşünüyor. Şampiyonlar Ligi’ni gözden çıkarmadıysa mutlaka kalan dört günde Lemina ayarında bir orta saha oyuncusu alınması lazım. Lemina’nın olmadığı maçlarda İlkay ve Sara ile Okan hoca çok zorlanır.</p>
<p>Takımda alternatifi olmayan diğer futbolcu Roland Sallai&#8230; Adam turbo takmış gibi, bir saniye durmuyor. Takımının en çok koşan futbolcusu. Bu tempoya maçı seyredenlerin yüreği ağzına geliyor. Bu çocuğa bir şey olsa, üç maç oynamasa ne yapacağız diyorlar. Singo bir türlü gelemedi. Sağ bekte ya da stoperde bir sorun olsa, o mevkileri tamamlayacak futbolcu şu an kadroda yok.</p>
<p>Sonuçta bu hesapları en iyi Okan Buruk yapıyor. Biz akıl vermiyoruz, gördüğümüzü söylüyoruz. Dün geceki maçta da gördük ki, Kayserispor’un bu futbolla maç kazanması çok zor. Tamam hocalarının futbol mentalitesi doğru ama son vuruşları yapacak isimleri yok, defansları hem ağır hem de çok hata yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galatasaray-maci-sonrasi-osman-senherden-osimhen-ve-sallaiye-buyuk-ovgu-609847">Galatasaray maçı sonrası Osman Şenher&#8217;den Osimhen ve Sallai&#8217;ye büyük övgü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir ekipleri yağış sonrası bozulan yolları onarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-ekipleri-yagis-sonrasi-bozulan-yollari-onariyor-609496</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[asfalt]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bozulan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[dolgu]]></category>
		<category><![CDATA[ekipleri]]></category>
		<category><![CDATA[İçme Suyu]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[onarım]]></category>
		<category><![CDATA[onarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609496</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Fen İşleri Daire Başkanlığı ile Yol Yapım, Bakım ve Onarım ekipleri kent genelinde aşırı yağışlar nedeniyle bozulan yollarda bakım ve onarım çalışması yürütüyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-ekipleri-yagis-sonrasi-bozulan-yollari-onariyor-609496">Büyükşehir ekipleri yağış sonrası bozulan yolları onarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Fen İşleri Daire Başkanlığı ile Yol Yapım, Bakım ve Onarım ekipleri kent genelinde aşırı yağışlar nedeniyle bozulan yollarda bakım ve onarım çalışması yürütüyor.  Ekipler, içme suyu altyapı çalışmaları kapsamında açılan hatlarda, yoğun yağışların ardından oluşan bozulmalara hızla müdahale ederken, vatandaşların günlük yaşamının olumsuz etkilenmemesi amacıyla öncelikle geçici dolgu çalışmaları yapılırken, uygun teknik şartların oluşmasının ardından kalıcı asfalt kaplamalar yapılacak.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü İçme Suyu Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; içme suyu hatlarının yenilenmesi ve bakım-onarım faaliyetleri sonrasında açılan yol kesimlerinde, yağışların etkisiyle meydana gelen bozulmalar tespit edilerek hızla onarılıyor. Ekipler, asfalt öncesi zeminin oturması ve gerekli teknik koşulların sağlanması amacıyla öncelikle geçici dolgu uygulamalarını titizlikle gerçekleştiriyor; dolgu sürecinin tamamlanmasının ardından ise program dahilinde kalıcı asfalt çalışmaları hayata geçirilecek.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>KONYAALTI’NDA AŞAMALI YOL ONARIMI</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Konyaaltı ilçesinde başlatılan içme suyu altyapı çalışmalarının ardından, içme suyu hatlarının geçtiği güzergâhlarda dolgu işlemleri tamamlandı. Belediye Caddesi, Atatürk Caddesi, Gazi Mustafa Kemal Caddesi ile Gürsu 304 Sokak’ta yürütülen çalışmalar kapsamında, açılan hatlar geçici dolgu ile kapatılarak ulaşım güvenliği sağlandı. Teknik şartların oluşmasının ardından bu bölgelerde program dâhilinde kalıcı asfalt çalışmaları gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>KARDEŞ KENTLER CADDESİ &#8211; HAVAALANI GÜZERGÂHINA SICAK ASFALT</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Aksu ilçesinde bulunan Lara Caddesi ile Kardeş Kentler Caddesi’nin havaalanı gidiş güzergâhı, olumsuz hava koşullarından etkilendi. Lara Caddesi’nde bakım ve onarım çalışmaları kapsamında Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri tarafından asfalt yenilemesi yapılırken, turizm açısından büyük önem taşıyan havaalanı güzergâhına ise sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>GÜMÜŞKAVAK VE BELDİBİ YOLLARI AÇILDI</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Alanya ve çevresinde etkili olan şiddetli yağış beraberinde heyelan ve toprak kaymalarını da yol açtı. Ulaşımda herhangi bir sorun yaşanmaması için teyakkuz halinde olan Büyükşehir ekipleri, sorunların yaşandığı bölgelerde çalışma yaparak yolları güvenli hale getiriyor. Gümüşkavak ve Beldibi Mahallesi grup yollarında yaşanan toprak kayması ve heyelan sonrası Antalya Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Alanya ekipleri bölgeye gönderdiği iş makineleriyle kısa sürede yolları açtı. Gümüşkavak’da taş ve toprakla tıkanan şarampol ve yol temizliği gerçekleştirildi. </span>Dim Grup Yolu ve Bucak Mahallesi yolunda heyelan nedeniyle yola düşen kaya, taş ve toprak iş makineleriyle temizlenerek yol trafiğe açıldı. Diğer yandan toprakla dolan şarampoller ise kepçe yardımıyla temizlenerek yol güvenli hale getirildi.</span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-ekipleri-yagis-sonrasi-bozulan-yollari-onariyor-609496">Büyükşehir ekipleri yağış sonrası bozulan yolları onarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de yağış sonrası hasar tespit ve müdahale çalışmaları devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-yagis-sonrasi-hasar-tespit-ve-mudahale-calismalari-devam-ediyor-609328</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 13:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[genelinde]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[ihbar]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kilogram]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[sahada]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609328</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, dün gece etkili olan sağanak yağışın ardından Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü’nde (AKOM) kriz masasını oluşturarak kent genelindeki çalışmaları koordine etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-yagis-sonrasi-hasar-tespit-ve-mudahale-calismalari-devam-ediyor-609328">İzmir&#8217;de yağış sonrası hasar tespit ve müdahale çalışmaları devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, dün gece etkili olan sağanak yağışın ardından Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü’nde (AKOM) kriz masasını oluşturarak kent genelindeki çalışmaları koordine etti. Belediye ekipleri, yağışın neden olduğu olumsuzlukları gidermek amacıyla kentin farklı noktalarında sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Meteoroloji verilerine göre hafta sonu için de yağış uyarısı bulunurken, İzmir Büyükşehir Belediyesi olası risklere karşı tüm birimleriyle teyakkuz halinde çalışmalarına devam ediyor.</p>
<p>İzmir’de dün gece etkisini artıran sağanak yağış, kent genelinde yaşamı olumsuz etkiledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, son 24 saatte il genelinde metrekareye ortalama 45,2 kilogram yağış ölçüldü. Bazı ilçelerde yağış miktarı mevsim normallerinin üzerine çıktı. En yüksek yağış Buca’da metrekareye 81,8 kilogram, Konak’ta 71,6 kilogram, Bornova Çiçekliköy’de 49,9 kilogram ve Kemalpaşa’da 40,8 kilogram olarak kaydedildi.</p>
<p><strong>İZSU ve HİM hatlarına 557 ihbar</strong></p>
<p>İZSU (185) ve HİM (153) hatlarına, yağışlara bağlı olarak toplam 557 ihbar ulaştı. İhbarların 214’ü yol ve kavşaklarda, 343’ü ise konut ve iş yerlerinde yaşanan su baskınlarına ilişkin oldu. İZSU Genel Müdürlüğü, tüm ihbarlara müdahale ederken bugün saat 11.00 itibarıyla bekleyen ihbar bulunmadığı bildirildi. İlçelere göre dağılımda Bornova 283, Buca ise 142 ihbarla ilk sıralarda yer aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kente ulaşan ihbarları titizlikle değerlendirirken temizlik, yol bakım ve altyapı çalışmaları kent genelinde 55 araç ve 750 personel ile yürütülüyor. Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri 103 iş makinesiyle sahada görev yaparken, dere ve köprülerdeki kontrol çalışmaları 25 ayrı noktada gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>Tüm birimler teyakkuzda</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü’nde (AKOM) kriz masasını toplayarak yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Belediye birimleri, sorumluluk alanları kapsamında yürüttükleri ve planladıkları çalışmalara ilişkin bilgi paylaştı. Hafta sonu için beklenen yağışların kenti olumsuz etkileme olasılığına karşı alınacak önlemler gözden geçirilerek gerekli koordinasyon sağlandı.</p>
<p><strong>Hasar tespit çalışmaları sürüyor</strong></p>
<p>Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, dün saat 18.00’den itibaren etkili olan yağışların ardından kent genelinde sel ve su baskınlarının meydana geldiğini belirterek, “Özellikle Bornova ve Buca ilçelerinde yağışlar yoğun şekilde etkili oldu. Bu süreçte yaklaşık 1.500 ihbar aldık. İtfaiye Dairesi Başkanlığı ile İZSU Genel Müdürlüğü ekiplerimiz sahada görev yaptı. Şu anda itfaiye ekiplerimiz hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmaların ardından vatandaşlarımızın mağduriyetlerini gidermek, gerekli bakım-onarım çalışmalarını yapmak ve kent temizliğini sağlamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Kriz masasında ve sahada yoğun mesai</strong></p>
<p>İklim değişikliği nedeniyle yağışların artık olağan akışının dışında seyrettiğine dikkat çeken Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, “Böyle kritik dönemlerde yaşanan olumsuzluklara hızlı ve etkili müdahale edebilmek için kriz masamızı topluyoruz. Bu süreçte Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) devreye giriyor ve çalışmaları AKOM üzerinden koordine ediyoruz” dedi. Hafta sonu yağışların devam edeceğini belirten Ayatar, Meteoroloji’den alınan verilere göre yarın Menderes ve Seferihisar ilçelerinde geçiş yağışlarının, pazar günü ise Aliağa çevresinde yağış beklendiğini ifade etti. Ayatar, “Bu süreçte ekiplerimiz sahada olacak. Sadece saha birimlerimiz değil, destek birimlerimiz de dâhil olmak üzere tüm birimlerimiz olası olumsuzluklara karşı teyakkuz halinde görev yapacak” diye konuştu.</p>
<p><strong>İhbarlar çağrı merkezleri üzerinden anında değerlendiriliyor</strong></p>
<p>Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, yurttaşlardan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uyarılarını dikkatle takip etmelerini isteyerek, “İzmirliler, ihbarlarını 112 Acil Çağrı Merkezi ile 153 Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) üzerinden iletebilir. İhbarlar doğrudan bize ulaşıyor ve ilgili birimlere yönlendiriliyor. Can ve mal güvenliği açısından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uyarılarının dikkate alınmasını önemle rica ediyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-yagis-sonrasi-hasar-tespit-ve-mudahale-calismalari-devam-ediyor-609328">İzmir&#8217;de yağış sonrası hasar tespit ve müdahale çalışmaları devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, BlockFi iflası sonrası kripto oltalama saldırılarına karşı uyardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-blockfi-iflasi-sonrasi-kripto-oltalama-saldirilarina-karsi-uyardi-606333</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 08:35:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[blockfi]]></category>
		<category><![CDATA[cüzdan]]></category>
		<category><![CDATA[E-Posta]]></category>
		<category><![CDATA[iflası]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kripto]]></category>
		<category><![CDATA[oltalama]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılarına]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606333</guid>

					<description><![CDATA[<p>Saldırganlar, kripto kredi platformunun sözde müşteri ödemelerini kullanarak cüzdan kurtarma ifadelerini ele geçirmeyi hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-blockfi-iflasi-sonrasi-kripto-oltalama-saldirilarina-karsi-uyardi-606333">Kaspersky, BlockFi iflası sonrası kripto oltalama saldırılarına karşı uyardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Saldırganlar, kripto kredi platformunun sözde müşteri ödemelerini kullanarak cüzdan kurtarma ifadelerini ele geçirmeyi hedefliyor.</em></p>
<p>Kaspersky, iflas eden kripto kredi platformu BlockFi’nin eski müşterilerini hedef alan yeni bir oltalama (phishing) saldırı dalgası tespit etti. Bu dolandırıcılık girişimleri, BlockFi’nin 2022’deki iflasının ardından devam eden müşteri varlık dağıtım sürecini fırsata çevirerek, kullanıcıları kripto para cüzdanlarına ait kurtarma (seed) ifadelerini paylaşmaya ikna etmeyi amaçlıyor. Bu tür saldırılar, mağdurlar için ciddi finansal kayıplara yol açabiliyor.</p>
<p>Bir dönem yüksek getirili faiz hesapları ve kripto teminatlı kredileriyle öne çıkan BlockFi, Kasım 2022’de iflasını açıklamıştı. Şirket, yeniden yapılandırma planı kapsamında etkilenen müşterilere yönelik geri ödemelere 2024 yılında başladı. Kaspersky’nin tespitlerine göre saldırganlar, BlockFi’nin kurumsal kimliğini taklit eden sahte e-postalar göndererek alıcıları, “hak kazandıkları ödemeyi talep etmeye” davet ediyor. Bağlantıya tıklayan kullanıcılar, bir oltalama sayfasına yönlendiriliyor ve burada “cüzdanlarını bağlamaları” isteniyor.</p>
<p>Saldırganlar, kullanıcılardan mevcut kripto cüzdanlarını kurtarma ifadesini (secret/seed phrase) girerek içe aktarmalarını talep ediyor. Bu bilginin paylaşılması ise saldırganlara, mağdurun cüzdanındaki varlıklara doğrudan erişim imkânı tanıyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Anti-Spam Uzmanı Roman Dedenok</strong> konuyla ilgili şunları söylüyor: “<em>Bu tür oltalama saldırıları oldukça yaygın ve gerçek hayattaki gelişmeleri kullanarak güven ve aciliyet duygusu yaratmayı hedefliyor. Bu tuzaklara düşen kullanıcılar, kripto cüzdanlarını tamamen kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Her türlü bildirimin mutlaka resmi kanallar üzerinden doğrulanması ve e-postanın gönderildiği adresin dikkatle kontrol edilmesi büyük önem taşıyor.”</em></p>
<p>Oltalama e-postalarında kullanılan logo, renk paleti ve dil oldukça ikna edici olduğu için, bu tür tehditleri ilk bakışta ayırt etmek zor olabiliyor. Kaspersky, benzer dolandırıcılık girişimlerinden korunmak için şu adımların atılmasını öneriyor:</p>
<ul>
<li>Tanımadığınız veya beklemediğiniz e-postalardaki bağlantılara tıklamayın ve bu mesajlara yanıt vermeyin.</li>
<li>Hassas bilgilerinizi koruyun: Bankacılık bilgileri, kripto cüzdan kurtarma ifadeleri veya özel anahtarlar hiçbir koşulda e-posta ya da çevrimiçi formlar üzerinden paylaşılmamalıdır.</li>
<li>Güvenlik araçlarını kullanın: Tüm finansal hesaplar için iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirin, Kaspersky Premium gibi güvenilir güvenlik çözümlerinden yararlanın ve kimlik bilgilerinizi korumak için parola yöneticisi kullanmayı değerlendirin.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-blockfi-iflasi-sonrasi-kripto-oltalama-saldirilarina-karsi-uyardi-606333">Kaspersky, BlockFi iflası sonrası kripto oltalama saldırılarına karşı uyardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den fırtına sonrası büyük temizlik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-firtina-sonrasi-buyuk-temizlik-604115</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 12:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[ekipler]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604115</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, fırtınanın verdiği zararın etkilerini ortadan kaldırmak için hummalı bir çalışma yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-firtina-sonrasi-buyuk-temizlik-604115">Büyükşehir&#8217;den fırtına sonrası büyük temizlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, fırtınanın verdiği zararın etkilerini ortadan kaldırmak için hummalı bir çalışma yürütüyor. Sahada olan ekipler, özellikle Gebze bölgesinde yaşanan olumsuzluklara anında müdahale etti. Yola savrulan çatı parçaları ile devrilen ağaçları kısa sürede kaldıran ekipler, trafik ve çevre güvenliğini sağlayarak olası can ve mal kayıplarının önüne geçti.</p>
<p><b>BÜYÜKŞEHİR EKİPLERİNDEN ANINDA MÜDAHALE</b></p>
<p>Geçtiğimiz günlerde özellikle Gebze bölgesinde etkili olan kuvvetli fırtına günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgâr nedeniyle bazı evlerin çatılarının uçtuğu, kopan çatı parçalarının ise yollara savrulduğu bildirildi. Olası can ve mal kayıplarının önüne geçmek amacıyla ekipler hızla müdahalede bulundu. Yola devrilen çatı parçaları ekipler tarafından kısa sürede kaldırılırken, trafik akışı kontrollü şekilde yeniden sağlandı. Yapılan çalışmalarla birlikte bölgede çevre ve vatandaş güvenliği güvence altına alındı. Ayrıca fırtına nedeniyle yola devrilen bazı ağaç ve ağaç dallarının da ekipler tarafından kaldırıldığı, trafiğin olumsuz etkilenmesine izin verilmediği bildirildi.</p>
<p><b>SU BASKINLARINA KARŞI ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi, etkili olan yağışlar nedeniyle su baskınlarının önüne geçmek amacıyla Kocaeli genelinde mazgal, menfez ve yağmur suyu hatlarında kapsamlı temizlik çalışması yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım Timi, A Takımı, Park ve Bahçeler Dairesi ile İSU ekiplerinin iş birliği gerçekleştirdiği çalışmalarda, cadde ve sokaklardaki V kanalları, mazgal ve menfezlerde biriken atıklar temizlenerek suyun sağlıklı şekilde tahliye edilmesi sağlanıyor. Ekipler, su geçişini engelleyen çöp, yaprak, kuru dal, toprak ve benzeri materyalleri mazgallardan çıkararak tıkanıklıkları gideriyor.</p>
<p><b>YOL GÜVENLİĞİ BÜYÜKŞEHİR’LE SAĞLAM</b></p>
<p>Su baskınlarına karşı alınan önlemler kapsamında mazgal ve menfezlerde biriken atıklar ile yağmur suları, motopom ve vidanjör yardımıyla vakumlanarak tahliye ediliyor. Bu sayede hem yolların güvenliği artırılıyor hem de yağmur suyu drenaj sistemlerinin sorunsuz çalışması sağlanıyor. Yetkililer, kent genelinde yağışlar nedeniyle şu ana kadar ciddi bir olumsuzluk yaşanmadığını belirterek, temizlik ve kontrol çalışmalarının aralıksız devam edeceğini ifade etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-firtina-sonrasi-buyuk-temizlik-604115">Büyükşehir&#8217;den fırtına sonrası büyük temizlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gemlik Sahilleri Fırtına Sonrası Temizlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gemlik-sahilleri-firtina-sonrasi-temizlendi-603826</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 00:21:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[gemlik]]></category>
		<category><![CDATA[sahilleri]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[temizlendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603826</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa’nın Gemlik ilçesinde etkili olan kuvvetli yağış ve fırtına, Karacaali ve Narlı mahallelerinde deniz seviyesinin yükselmesine neden oldu. Deniz suyunun yola kadar ulaştığı bölgelerde kısa süreli tedirginlik yaşanırken, suların çekilmesiyle birlikte Gemlik Belediyesi ekipleri hızla sahaya indi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gemlik-sahilleri-firtina-sonrasi-temizlendi-603826">Gemlik Sahilleri Fırtına Sonrası Temizlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gemlik Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, deniz seviyesinin normale dönmesinin ardından sahil şeridinde kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Çamur, yosun ve çeşitli atıkların temizlenmesi için yoğun mesai harcanırken, sahil alanları kısa sürede yeniden vatandaşların kullanımına hazır hale getirildi.</p>
<p>Çalışmaları yerinde inceleyen Belediye Başkan Yardımcıları Emrecan Uzunkaya ve Durmuş Uslu, belediye meclis üyeleriyle birlikte Karacaali ve Narlı mahallelerinde yürütülen çalışmaları takip etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/gemlik-sahilleri-firtina-sonrasi-temizlendi-0-41Y85kGY.jpeg"></p>
<p>Konuya ilişkin açıklama yapan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, olumsuz hava koşullarının ardından belediyenin tüm birimleriyle sahada olduğunu belirterek, “Fırtına sonrası sahillerimizden mahalle aralarına kadar ilçemizin dört bir yanında hızlı bir şekilde harekete geçtik. Karacaali ve Narlı’da deniz seviyesinin yükselmesiyle oluşan kum ve yosun birikintilerini kısa sürede temizledik. Hemşehrilerimizin güvenliği, sağlığı ve yaşam konforu için tüm ihbarlara anında müdahale etmeye devam ediyoruz,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gemlik-sahilleri-firtina-sonrasi-temizlendi-603826">Gemlik Sahilleri Fırtına Sonrası Temizlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sezaryen Sonrası Normal Doğumun 7 Önemli Avantajı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sezaryen-sonrasi-normal-dogumun-7-onemli-avantaji-603571</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 07:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[avantajı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğumla]]></category>
		<category><![CDATA[doğumun]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[kesi]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinal Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sezaryen sonrası normal doğumla (SSVD) bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına alan kadınların sayısı giderek artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sezaryen-sonrasi-normal-dogumun-7-onemli-avantaji-603571">Sezaryen Sonrası Normal Doğumun 7 Önemli Avantajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sezaryen sonrası normal doğumla (SSVD) bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına alan kadınların sayısı giderek artıyor. SSVD’ye uygun anne adayları, gebelik sürecinin düzenli takibiyle sorunsuz doğum yapabiliyor. Sezaryene göre birçok avantajı olan SSVD konusunda anne adaylarının bilgilendirilmesi önem taşıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Ak, sezaryen sonrası normal doğum ile ilgili önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>Sezaryen doğum bir kural değil</strong></p>
<p>Sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD), daha önce sezaryenle doğum yapmış olan kadınların vajinal doğum yapması anlamına gelir. Kadınların geçmişte sezaryen doğum yapmış olmaları, tekrar hamile kaldıklarında doğumlarını yeniden sezaryen yöntemiyle yapmak zorunda oldukları anlamına gelmez. Sezaryen yöntemiyle yapılan doğumdan sonra, anne adaylarının bir sonraki çocuğunu normal doğumla dünyaya getirmesi, yakın zamana kadar bazı riskler barındırdığı düşünülerek tercih edilmiyordu. Ancak yapılan araştırmalarda SSVD’yi deneyen gebelerde %60-80 oranında başarı elde edildiği görüldü. Bir kez sezaryen doğum yapan her 4 anne adayından 3’ü SSVD için uygundur. SSVD genellikle güvenli bir uygulamadır. Daha önce ilk doğumu vajinal yapıp daha sonraki doğumları sezaryen olanlarda SSVD başarı oranı daha yüksektir. Günümüzde ilk bebeğini sezaryen yöntemiyle dünyaya getiren pek çok kadın, ikinci veya sonraki doğumlarında vajinal doğum yapmayı tercih etmektedir. Sezaryen sonrası normal doğun tüm dünyada teşvik edilmektedir. </p>
<p><strong>Avantajları ile öne çıkıyor</strong></p>
<p>Tekrar sezaryen doğum yapmakla karşılaştırıldığında, vajinal doğumun birçok avantajı bulunmaktadır.</p>
<ul>
<li>Ameliyat izi olmayacaktır.</li>
<li>Enfeksiyon ve ciddi kan kaybı riskinin daha düşüktür.</li>
<li>Bebeğin doğumdan sonra solunum problemi yaşama riski düşüktür.</li>
<li>Bebekle ten teması kurma şansınız daha yüksektir</li>
<li>Başarılı bir şekilde emzirme şansı daha yüksektir. Anne sütü daha kısa sürede gelir. </li>
<li>Hastanede kalış süresi daha kısadır.</li>
<li>Normal hayata dönüş daha hızlıdır. </li>
</ul>
<p><strong>Kadınların bilgi sahibi olması önemli</strong></p>
<p>Daha fazla gebelik planlayan kadınlar için sezaryen sonrası vajinal doğum, risklerin azalması anlamına gelir. Plasenta yapışma anomalileri (akreata gibi) ve sezaryan skar gebelik riskleri azalır. Sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD), tekrarlayan sezaryenleri ve ilişkili potansiyel kısa ve uzun vadeli riskleri önler. SSVD oranlarını artırmak için, kadınların risk ve faydaları hakkında bilgi sahibi olması önemlidir.  </p>
<p><strong>Hangi gebeler SSVD’ye uygun</strong>?</p>
<p>Gebelerin SSVD’ye uygun olup olmadığı birçok faktöre bağlıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Önceki sezaryen kesisi türü:</strong> Rahimde transvers kesi adı verilen alçak, yanal bir kesi kullanır. Alçak transvers kesi geçiren kişiler genellikle SSVD yapabilir. Ancak klasik kesi olarak da adlandırılan yüksek dikey kesi geçirenler genellikle SSVD’ye uygun değillerdir. Çünkü yüksek dikey kesi, rahim yırtılması riskini artırır.</li>
<li><strong>Rahim yırtılması öyküsü:</strong> Daha önce rahim yırtılması geçirmiş kişiler genellikle SSVD’ye uygun değildir.</li>
<li><strong>Geçmişte rahim ile ilgili ameliyat geçirilmiş olması:</strong> Miyom aldırma ameliyatı gibi başka rahim ameliyatları geçirmiş kişilere SSVD önerilmez. Bu ameliyatlardan kalan izler rahim yırtılması riskini artırır.</li>
<li><strong>Diğer sezaryen sayısı:</strong> İki veya daha fazla sezaryen doğum yapmak, SSVD bağlantılı bazı sağlık sorunları riskini artırabilir. </li>
<li><strong>Gebelik aralığı</strong>: Daha erken bir gebelikte doğum yaptıktan sonra 18 aydan kısa bir süre içinde SSVD yapılan kadınlarda rahim yırtılması riski daha yüksektir.</li>
</ul>
<p>Ayrıca sağlık sorunları nedeniyle vajinal doğumu etkileyebilecek sağlık sorunları olan kişilere SSVD denemesi önerilmez. Bu durumlar şöyle sıralanabilir: </p>
<ul>
<li>Plasenta ile ilgili sorunlar olması</li>
<li>Fetüsün vajinal doğumu zorlaştıracak bir pozisyonda bulunması</li>
<li>Üçüz veya daha fazla sayıda gebelik söz konusu olması</li>
<li>Doğumun tetiklenmesine ihtiyaç duyulması</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sezaryen-sonrasi-normal-dogumun-7-onemli-avantaji-603571">Sezaryen Sonrası Normal Doğumun 7 Önemli Avantajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yangın Sonrası Ahi Evran Parkı Kısa Sürede Yenilendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yangin-sonrasi-ahi-evran-parki-kisa-surede-yenilendi-601554</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 16:20:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Ahi]]></category>
		<category><![CDATA[evran]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[parkı]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[sürede]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601554</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Yakuplu Mahallesi’nde bulunan Ahi Evran Parkı’nda meydana gelen ve ciddi hasara yol açan yangının ardından failler tespit edilerek gerekli yasal işlemler başlatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yangin-sonrasi-ahi-evran-parki-kisa-surede-yenilendi-601554">Yangın Sonrası Ahi Evran Parkı Kısa Sürede Yenilendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü Yakuplu Mahallesi’nde bulunan Ahi Evran Parkı’nda meydana gelen ve ciddi hasara yol açan yangının ardından failler tespit edilerek gerekli yasal işlemler başlatıldı. Beylikdüzü Belediyesi, hasar tespit çalışmalarının hemen ardından parkta yenileme çalışmalarını tamamlayarak yeni oyun gruplarını vatandaşların kullanımına sundu.<br />Beylikdüzü Yakuplu Mahallesi’ndeki Ahi Evran Parkı’nda 21 Aralık Pazar günü saat 19.30 sıralarında meydana gelen ve ciddi tahribata yol açan yangının failleri bulundu. Yapılan incelemeler ve güvenlik kamerası görüntüleri sonucunda yangına sebebiyet veren kişiler yakalandı. Yetkililer, olayın ciddi bir zarara yol açtığını vurgularken bu kişiler hakkında yasal işlem başlatıldığını duyurdu. Olayın ardından vakit kaybetmeden harekete geçen Beylikdüzü Belediyesi ekipleri, hasar tespitinin ardından yeni oyun gruplarını parka yerleştirdi. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yangin-sonrasi-ahi-evran-parki-kisa-surede-yenilendi-601554">Yangın Sonrası Ahi Evran Parkı Kısa Sürede Yenilendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Travma Sonrası Zihnimiz De Bedenimiz De Yeni Bir Hikaye Yazabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-zihnimiz-de-bedenimiz-de-yeni-bir-hikaye-yazabilir-600605</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 09:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[bedenimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[yazabilir]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zihnimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçmişte yaşanan travmalar, tehdit geçtikten çok uzun süre sonra bile “tehlike halen varmış gibi” fizyolojik tepkilerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-zihnimiz-de-bedenimiz-de-yeni-bir-hikaye-yazabilir-600605">Travma Sonrası Zihnimiz De Bedenimiz De Yeni Bir Hikaye Yazabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçmişte yaşanan travmalar, tehdit geçtikten çok uzun süre sonra bile “tehlike halen varmış gibi” fizyolojik tepkilerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Ortada belirgin bir tehdit yokken kalbin hızlanması, nefes darlığı ve avuç içlerinin terlemesi, omuz-gövde gerginliği, mide-bağırsak hassasiyetleri ya da hızlı irkilme tepkileri gibi bulgular, psikolojide “travma sonrası fizyolojik yeniden etkinleşme” olarak tanımlanıyor. Fiziksel bir hastalık tanısı olmasa da bedende sürekli bir hazırlıklı olma hali söz konusu olabiliyor. Oysa bunların hiçbiri “kişisel zayıflık” değil; otonom sinir sisteminin tehdit kalıbını kapatamamasının bir sonucu. </p>
<p><strong>Bedenimizin de Hafızası Var</strong></p>
<p>Beynimizin tehdit algılama merkezi olarak bilinen “amigdala” alarm verdiğinde; sempatik sinir sisteminin devreye girmesiyle, adrenalin ve kortizolun artması, kaslardaki gerginliğin yükselmesi ve dolaşım hızının değişmesi gibi bazı bedensel etkiler görülebiliyor. Bu da bize şunu söylüyor: Travmanın izleri yalnızca düşüncelerde değil, sinir sistemi devrelerinde ve bedensel duyumlarda saklanıyor. Literatürde bu durum “Somatik Depolama” veya “Bedensel Hafıza” olarak bilinmekte.  </p>
<p><strong>Sakinleşmek ve Güvende Hissetmek Her Zaman Mümkün mü? </strong></p>
<p>Bedenimizin “sakinleşme ve güvenlik” durumuna geçmesinden sorumlu olan vagus sinirinin, travma sonrasında bu görevinde bir aksama olması (vagal tonusun düşmesi) sık görülen bir durum. Bu süreçte bedenin sakinleşme kapasitesi azalırken, tetiklenme kolaylaşır, dinlenme hali sürdürülemez ve duygu düzenleme mekanizmaları zorlanabilir. Dolayısıyla travma sonrası iyileşme sadece bilişsel bir süreç değil; aynı zamanda bedenin yeniden güvenli bir ritme dönmesini de içeren kapsamlı bir süreç. Peki bu her zaman mümkün mü? Travma sonrası terapilerle bedene yeni bir ritim kazandırmak, yeni bir hikaye yazmak mümkün mü?</p>
<p><strong>Hem Zihnimiz Hem de Bedenimiz Yeniden Öğreniyor </strong></p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Uzm. Kln. Psikolog M. Yasin Çakıroğlu</strong>, travma sonrası terapi ihtiyacının önemine değinirken: “<em>Zihin unutsa da beden unutmaz. Ancak beden de zamanla yeni, güvenli bir hikayeyi öğrenebilir. Dolayısıyla terapi sürecinde beden odaklı çalışmaların pek çok olumlu nörobiyolojik etkileri olduğunu görmek mümkün” </em>diyor. Buna göre, derin nefes egzersizleri; diyafram ile vagus sinirini uyarırken, ritmik hareket sinir sistemine düzen sinyali gönderiyor ve bedensel farkındalığımız tehdit algısını azaltıyor. Ayrıca güvenli ilişki deneyimleri, beynimizin mantıksal karar verme mekanizması (Prefrontal Korteks) ile tehdit algılama merkezi arasındaki (Amigdala) bağlantıyı güçlendiriyor. <strong>Uzm. Kln. Psikolog Çakıroğlu</strong>, böylece anlamlı değişimlerle bedenimizin alarm sistemini yeniden düzenlemeyi öğrenebildiğimize dikkat çekiyor. Elbette bu, travmanın etkilerinin tümüyle yok olduğu anlamına gelmiyor ancak bedenin artık tehdit yerine güveni referans almaya başladığını gösteriyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-zihnimiz-de-bedenimiz-de-yeni-bir-hikaye-yazabilir-600605">Travma Sonrası Zihnimiz De Bedenimiz De Yeni Bir Hikaye Yazabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalkınma Yatırım Bankası ile Asya Kalkınma Bankası&#8217;ndan Deprem Sonrası Toparlanma ve Yenilenebilir Enerjiye 325 Milyon Dolar Eşdeğerinde Finansman</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalkinma-yatirim-bankasi-ile-asya-kalkinma-bankasindan-deprem-sonrasi-toparlanma-ve-yenilenebilir-enerjiye-325-milyon-dolar-esdegerinde-finansman-599820</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 13:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[asya]]></category>
		<category><![CDATA[bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[finansman]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[ndan]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599820</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yarım asrı aşkın süredir Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması ve ekonomik büyümesine katkı sunmaya devam eden Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), uluslararası finansman anlaşmaları kapsamında önemli bir iş birliğine imza atarak Asya Kalkınma Bankası (ADB) ile ilk kredi anlaşmasını hayata geçirdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalkinma-yatirim-bankasi-ile-asya-kalkinma-bankasindan-deprem-sonrasi-toparlanma-ve-yenilenebilir-enerjiye-325-milyon-dolar-esdegerinde-finansman-599820">Kalkınma Yatırım Bankası ile Asya Kalkınma Bankası&#8217;ndan Deprem Sonrası Toparlanma ve Yenilenebilir Enerjiye 325 Milyon Dolar Eşdeğerinde Finansman</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yarım asrı aşkın süredir Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması ve ekonomik büyümesine katkı sunmaya devam eden Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), uluslararası finansman anlaşmaları kapsamında önemli bir iş birliğine imza atarak Asya Kalkınma Bankası (ADB) ile ilk kredi anlaşmasını hayata geçirdi. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği başta olmak üzere altyapı, iklim finansmanı, gıda güvenliği, emisyon azaltımı ve batarya depolama gibi pek çok alanda sağladığı finansmanlarla Türkiye’nin kalkınması sürecinde etkin rol üstlenen TKYB, 6 Şubat depreminden etkilenen bölgelerdeki ekonomik kalkınmayı desteklemek amacıyla projelere finansman sağlama çalışmalarına devam ediyor. TKYB ile ADB arasında imzalanan ilk finansman niteliği taşıyan bu anlaşmayla, depremden etkilenen bölgelerde yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması ve imalat sektörünün rekabet gücünün güçlendirilmesi amacıyla 150 milyon ABD doları ve 150 milyon avro olmak üzere toplam 325 milyon ABD doları eşdeğerinde ve 25 yıl vadeli finansman desteği sağlanacak.</p>
<p>T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın geri ödeme garantisi altında temin edilen bu kredinin en az yüzde 50’sinin, doğrudan depremden etkilenen illerde yürütülecek projelere tahsis edilmesi planlanıyor.</p>
<p>Banka olarak ilk günden bu yana deprem bölgesinin kalkınması amacıyla desteklerini kararlılıkla sürdürüldüklerini belirten TKYB Genel Müdürü İbrahim Öztop, “6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerin yeniden kalkınmasını stratejik önceliklerimiz arasında konumlandırıyor; uzun vadeli, kapsayıcı ve sürdürülebilir finansman çözümlerimizle bölgenin ekonomik ve sosyal toparlanmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda Asya Kalkınma Bankası ile ilk iş birliğimizi gerçekleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu kredi birçok açıdan kalkınma bankacılığı hedeflerimizi destekliyor olacak. ADB ile imzaladığımız bu kredi anlaşması ile hem deprem bölgesinde hem de Türkiye’nin deprem riski taşıyan diğer bölgelerinde yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyeceğiz. Türkiye’nin ihracat gücünün sembolü olan imalat sektörünün rekabet gücünü artırılması için orta ve uzun vadeli finansman sağlamaya devam edeceğiz’’ ifadelerine yer verdi. </p>
<p>Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan Asya Kalkınma Bankası (ADB) Orta ve Batı Asya Genel Direktörü Leah Gutierrez, “Türkiye’nin toparlanması, yalnızca mevcut kapasitenin yeniden tesis edilmesini değil, aynı zamanda üretken kapasitenin geliştirilmesini, nitelikli istihdam yaratılmasını ve gelecekteki şoklara karşı dayanıklılığın güçlendirilmesini sağlayacak sürekli yatırımları gerektirmektedir. Türkiye’nin önde gelen kalkınma ve ihracat kredi bankalarıyla gerçekleştirilen iş birliği sayesinde bu projeler, yenilenebilir enerji, imalat ve KOBİ’ler için daha uzun vadeli finansmana erişimi genişletirken, finansal sistemde afetlere ve toplumsal cinsiyete duyarlı risk yönetiminin güçlendirilmesine de katkı sağlayacaktır” açıklamasında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalkinma-yatirim-bankasi-ile-asya-kalkinma-bankasindan-deprem-sonrasi-toparlanma-ve-yenilenebilir-enerjiye-325-milyon-dolar-esdegerinde-finansman-599820">Kalkınma Yatırım Bankası ile Asya Kalkınma Bankası&#8217;ndan Deprem Sonrası Toparlanma ve Yenilenebilir Enerjiye 325 Milyon Dolar Eşdeğerinde Finansman</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Didim Belediyesi Ekiplerinden Yağış Sonrası Anında Müdahale</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/didim-belediyesi-ekiplerinden-yagis-sonrasi-aninda-mudahale-597073</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2025 07:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anında]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[didim]]></category>
		<category><![CDATA[ekiplerinden]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Didim’de etkisini gösteren yoğun yağışın ardından kent genelinde oluşan su birikintileri ve baskınlara karşı Didim Belediyesi ekipleri harekete geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didim-belediyesi-ekiplerinden-yagis-sonrasi-aninda-mudahale-597073">Didim Belediyesi Ekiplerinden Yağış Sonrası Anında Müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Didim’de etkisini gösteren yoğun yağışın ardından kent genelinde oluşan su birikintileri ve baskınlara karşı Didim Belediyesi ekipleri harekete geçti. Yetki ve bütçe sınırları dışında kalan altyapı eksikliklerinin neden olduğu olumsuzluklara rağmen ekipler, tüm birimlerin koordinasyonuyla yoğun bir çalışma yürüttü.</p>
<p>Ana Güzergâhlarda ve Apartmanlarda Müdahale</p>
<p>Yağışın ilk anlarından itibaren bölgede görev alan belediye ekipleri, ana yol güzergâhlarında yaşanan aksamalara müdahale ederek trafik akışını kısa sürede normale döndürdü. Apartman boşluklarında biriken sular tahliye edilirken, mazgallar ve yağmur suyu hatlarında yapılan temizlikle tıkanıklık riski giderildi.</p>
<p>Başkan Halkla Beraber Çalışmaları Yerinde İnceledi</p>
<p>Başkan Hatice Gençay, etkilenen bölgelerde halkla bir araya gelerek sorunları yerinde inceledi. Tahliye ve temizlik çalışmalarını takip eden Başkan, ekiplerden sürece ilişkin bilgi aldı. Başkan, ilçede yağmur suyu hatları ve altyapı çalışmaları konusunda belediyenin yetkisinin bulunmadığını hatırlatarak, “Halkımızın yaşadığı sıkıntıları yakından takip ediyor ve mevcut imkânlarımızla destek sağlamaya devam ediyoruz” dedi.</p>
<p>Ekipler 7/24 Görev Başında</p>
<p>Belediye ekipleri 7/24 görev başında bulunuyor ve su baskını ihbarlarına anında müdahale edildiğini söyleyen Başkan, halkın yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>
<p>Halkımızın Yanındayız</p>
<p>Didim halkı hiçbir zaman yalnız değildir. Başkan sahada ekiplerle birlikte halkın yanında bulunuyor ve sorunların hep birlikte aşılacağını ifade etti.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didim-belediyesi-ekiplerinden-yagis-sonrasi-aninda-mudahale-597073">Didim Belediyesi Ekiplerinden Yağış Sonrası Anında Müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[gelişen]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[önal]]></category>
		<category><![CDATA[onur]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[travmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umman]]></category>
		<category><![CDATA[yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Travmalar, kas dokusundaki yıkımla birlikte böbrekleri susturabiliyor. Yaşanan bir kaza farkına bile varmadan hayatı diyaliz makinelerine bağlı hale getirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698">Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Travmalar, kas dokusundaki yıkımla birlikte böbrekleri susturabiliyor. Yaşanan bir kaza farkına bile varmadan hayatı diyaliz makinelerine bağlı hale getirebiliyor. Tıpkı 41 yaşındaki aksiyon sahneleri yönetmeni Onur Ozan Önal’ın yaşadıkları gibi… Altı yıl önce geçirdiği trafik kazası ve akabinde yaşadığı düşme sonrasında böbrek fonksiyonlarını kaybeden Önal, bir yıl boyunca diyaliz tedavisiyle yaşamını sürdürdü. Önal, böbreklerini hiç düşünmeden bağışlayan ablası Nalan Önal sayesinde yeniden hayata tutundu. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı nakil operasyonunun ardından sağlığına kavuşan Onur, “Hayatın gerçek anlamını, sevdiklerim sayesinde yeniden öğrendim” dedi. </em></p>
<p>İstanbul’da yaşayan evli ve iki çocuk babası 41 yaşındaki Onur Ozan Önal’ın şikayetleri 2019 yılında yaşadığı trafik kazası sonrasında gelişmeye başladı. Ancak onu böbrek yetmezliğine götüren sebep yüksekten düştüğü o kaza oldu. Bu olay sonrasında böbrek fonksiyonlarını tamamen kaybeden Önal bir yıl boyunca diyaliz tedavisi gördü. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Veysel Umman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen nakil ameliyatı drensiz şekilde tamamlanan Onur ameliyatın üçüncü, ablası Nalan ise ikinci gününde taburcu edildi.</p>
<p><strong>‘BÜYÜK TRAVMALAR VE BAZI İLAÇ TEDAVİLERİ DE BÖBREK HASARINA NEDEN OLABİLİYOR’</strong></p>
<p>Trafik kazaları, ağır travmalar veya kas ezilmeleri gibi durumlar böbreklerde ciddi hasara yol açabiliyor. Bu tür travmalar sonrası gelişen böbrek yetmezliğinin çoğu zaman geç fark edildiğine işaret eden Doç. Dr. Veysel Umman, bu nedenle travma, halsizlik veya ödem gibi belirtiler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gerektiğini vurguları. Türkiye’de her yıl binlerce kişi böbrek yetmezliğiyle mücadele ederken, Onur’un hikayesinin bir kez daha organ bağışının ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu hatırlattı. </p>
<p><strong>“BÖBREK FONKSİYONLARIMI TAMAMEN KAYBETTİM”</strong></p>
<p>Hastalığını ilk kez 2019 yılında trafik kazası sonrasında öğrendiğini söyleyen Onur Ozan Önal, yaşadığı süreci şöyle anlattı: “Kaza sonrasında halsizlik ve bitkinlik hissetmeye başladım. Yapılan muayenelerde ödemler nedeniyle nefrolojiye yönlendirildim. Tetkikler sonucunda vücudumda protein kaçağı olduğu, yani nefrotik sendrom teşhisi konuldu. Yaklaşık beş yıl boyunca tedaviler devam etti. Ancak çalışırken yaşadığım yüksekten düşme travması nedeniyle böbrek fonksiyonlarımı tamamen kaybettim ve diyaliz tedavisine başlamak zorunda kaldım. Diyaliz süreci oldukça zorluydu çünkü dört saat boyunca makineye bağlı kalıyorsunuz. Sürekli hareket halinde olmam gereken bir işim var, ancak bu süreç işime devam etmemi güçleştirdi. Bazen diyalize beş kilo fazla gidiyordum ve bayılacak kadar halsiz düşüyordum. Bu durum hem iş hem aile yaşamımı olumsuz etkiledi.”</p>
<p><strong> “BÜYÜK TRAVMALAR BÖBREKLERİ SUSTURABİLİYOR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Veysel Umman, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda genellikle enerji düşüklüğü, halsizlik, bitkinlik ve iştah kaybı görüldüğünü belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Hastamız da benzer şekilde yorgunluk ve enerji düşüklüğü şikayetleriyle başvurdu. Günlük yaşamına devam edebiliyordu ancak sürekli bir halsizlik hali vardı. Vericisi kız kardeşiydi. Kardeşler arasında genetik uyum genellikle daha yüksektir. Bu hastada da üç bölü altı uyum dediğimiz, risk açısından avantajlı bir eşleşme vardı.”</p>
<p>Doç. Dr. Umman, Önal’ın altı yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından hastanede tedavi gördüğünü, o dönemde ödem ve benzeri şikayetlerin başladığını belirtti. “Uzun dönem takiplerinde kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulmuş. Böbrek fonksiyonları zamanla azalmış ve son bir yıldır diyaliz tedavisi alıyordu. Bu hasta özelinde, trafik kazası sonrasında ortaya çıkan bir böbrek yetmezliği söz konusu. Ancak genel olarak, büyük travmalar, deprem gibi kas ezilmesine yol açan durumlar veya bazı ilaç tedavileri de böbrek hasarına neden olabiliyor. Bu nedenle halsizlik, ödem, şişlik gibi belirtiler yaşayan kişilerin mutlaka böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>“KAS DOKUSU PARÇALANDIĞINDA BÖBREK SÜZME FONKSİYONUNU YİTİRİYOR”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Umman, Onur Ozan Önal’ın yüksekten düşme travmasının da tabloyu ağırlaştırdığını belirterek, “Olay sonrasında yapılan tetkiklerde böbrek enzimlerinin çok yüksek olduğu ve böbreklerin artık çalışmadığı tespit edilerek diyaliz tedavisine başlanmış. Bu tablo, deprem gibi kas hasarı ve dokusal yıkıma neden olan durumlarda görülen böbrek hasarıyla benzerlik gösteriyor. Kas dokusu parçalandığında böbrek süzme fonksiyonunu yitiriyor ve tıkanma meydana geliyor” dedi.</p>
<p><strong>AMELİYAT ÖNCESİNDE 10 KİLO VERDİ</strong></p>
<p>Hastanın aynı zamanda obeziteyle de mücadele ettiğini belirten Umman, “Kilo fazlalığı nedeniyle operasyon öncesi yaklaşık üç buçuk aylık bir hazırlık süreci planladık. Hastamız bu süreçte 10 kilo vererek ameliyata hazır hale geldi. Obez hastalarda karın bölgesindeki yağlanma, böbreğin yerleştirileceği alana ulaşmayı ve damar bağlantılarını yapmayı zorlaştırabiliyor. Ayrıca kilo vermek diyabet riski açısından da büyük önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“TAM KAPALI BÖBREK NAKLİ İYİLEŞME SÜRECİNİ HIZLANDIRDI”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Umman, başarılı geçen operasyonun ardından alıcı ve vericinin kısa sürede taburcu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Her iki hastamız da şu anda iyi durumda, böbrek fonksiyonları sağlıklı şekilde çalışıyor. Böbrek nakillerinde iyileşmeyi etkileyen en önemli faktörlerden biri kapalı ameliyat yöntemidir. Bu yöntem sayesinde vericide ağrı çok daha az görülür, yara iyileşmesi hızlı olur ve kişiler kısa sürede işine ve günlük yaşamına dönebilir. Bu hastamızda da benzer şekilde sorunsuz bir iyileşme süreci yaşandı. Organ yetmezlikleri ister böbrek ister karaciğer olsun, ülkemizde giderek artıyor. Bu nedenle organ bağışı bilincinin yaygınlaşması çok önemli. Canlı vericiler dışında kadavradan yapılan organ bağışlarının da artması, bu hastalar için hayat kurtarıcı olacaktır.”</p>
<p><strong>‘NAKİLDEN SONRA DAHA ÇOK AİLEME VE KENDİME YÖNELDİM’</strong></p>
<p>Geçirdiği başarılı ameliyatın ardından sağlığına kavuşan Önal bu süreçle birlikte hayata bakışının tamamen değiştiğini söyleyerek,  şunları anlattı: “Nakil sonrasında ise hayatım tamamen değişti. Nakilden önce daha çok iş ve dış dünya odaklıydım; nakilden sonra ise daha çok aileme ve kendime yöneldim. Bu süreçte elimden geldiğince bedensel olarak da daha sağlıklı, daha formda bir yapıya kavuşmaya çalıştım. Beslenmeme dikkat ediyorum, hareket ediyorum.”</p>
<p><strong>“HAYAT, SEVDİKLERİMİZLE BİRLİKTEYKEN GÜZEL”</strong></p>
<p>Kardeşine böbreğini bağışlayan Nalan Önal ise, “Kazadan sonra Onur aynı gün diyalize bağlandı. O an kardeşimi makineye bağlı görünce kararımı verdim. Çünkü hayat, sevdiklerimizle birlikteyken güzel. Diyalizin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyordum. Daha önce çevremde böbrek nakli olmuş kişiler vardı, bu nedenle ilk günden itibaren böbreğimi vermeye kararlıydım. Ameliyattan iki gün sonra taburcu oldum, kısa sürede normal hayatıma döndüm. İnsanlar korkmasın, bu süreç sanıldığı kadar zor değil. Zaten birçok kişi farkında olmadan tek böbrekle hayatına devam ediyor. Benim de hayatımda hiçbir değişiklik olmadı; yeme içmem, yürüyüşüm, iş performansım aynı şekilde sürüyor. En önemlisi, artık sevdiklerimle daha sağlıklı ve uzun bir ömür geçireceğim” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/travma-sonrasi-bobrek-yetmezligi-gelisen-yonetmen-onurun-hayatini-ablasinin-bagisi-kurtardi-595698">Travma Sonrası Böbrek Yetmezliği Gelişen Yönetmen Onur&#8217;un Hayatını Ablasının Bağışı Kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karaburun&#8217;da şiddetli yağış sonrası İZSU&#8217;dan hızlı müdahale</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karaburunda-siddetli-yagis-sonrasi-izsudan-hizli-mudahale-595550</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 11:37:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dere]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[izsu]]></category>
		<category><![CDATA[karaburun]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[zsu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595550</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri, kısa sürede metrekareye 165 kilogramın üzerinde yağış düşen Karaburun'da yağışın ilk dakikalarından itibaren riskli noktalarda konuşlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karaburunda-siddetli-yagis-sonrasi-izsudan-hizli-mudahale-595550">Karaburun&#8217;da şiddetli yağış sonrası İZSU&#8217;dan hızlı müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri, kısa sürede metrekareye 165 kilogramın üzerinde yağış düşen Karaburun&#8217;da yağışın ilk dakikalarından itibaren riskli noktalarda konuşlandı. Çalışmaları yakından takip eden İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Dere tabanlarında biriken malzemeyi, kökleri, ağaç parçalarını ve akışa engel olabilecek tüm unsurları yağış öncesi temizledik. Bu hazırlık yapılmamış olsaydı dünkü yağışta çok daha ciddi taşkınlar yaşanabilirdi” dedi.</p>
<p>İZSU’nun yağış sezonu başlamadan önce Karaburun’da yürüttüğü kapsamlı dere temizlikleri, mazgal–ızgara bakımları ve hat kontrolleri, taşkın riskini azaltarak suyun kontrollü şekilde tahliyesini sağladı. Dün Karaburun da yoğun yağış alan ilçelerden biri oldu. İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ve  Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan yoğun yağış alan mahalleleri tek tek ziyaret etti. </p>
<p><strong>Yağış öncesi kapsamlı temizlik</strong></p>
<p>Son yıllarda yağış rejimi düzensizleştiği için özellikle kıyı ilçelerdeki önleyici bakım çalışmalarını çok daha erken döneme çektiklerini ifade eden İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Karaburun’da dere tabanlarında biriken malzemeyi, kökleri, ağaç parçalarını ve akışa engel olabilecek tüm unsurları yağış öncesinde temizledik. Bu hazırlık yapılmamış olsaydı dünkü yağışta çok daha ciddi taşkınlar yaşanabilirdi. Tüm ekiplerimiz sahadaydı. Yağış etkisini kaybedene kadar Karaburun ve çevre mahallelerde teyakkuzda olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Tam zamanında müdahale</strong></p>
<p>Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, yağışların ardından bazı evlerde su baskını yaşandığını belirterek, “Yağış başladığı andan itibaren Karaburun Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri sahada koordineli biçimde çalıştı. Bazı mahallelerimizde evleri su alan vatandaşlarımız oldu. İlk andan itibaren müdahale ettik, gerekli tahliye ve temizlik işlemleri yapıldı. Zarar gören vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek için çalışmalarımız sürüyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Büyükşehir&#8217;e teşekkür</strong></p>
<p>Karaburun’un Tepeboz Mahallesi Muhtarı Mihriban Vatansever ise yaşanan afetin boyutunun çok büyük olduğunu dile getirerek, “Çok büyük bir felaket yaşadık ama İZSU ekipleri derelerimizi önceden temizlemeseydi bugün çok daha ağır sonuçlarla karşılaşırdık. Başkanlarımıza ve sahada çalışan tüm ekiplere teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu. </p>
<p>Bu yağışta yapılan çalışmaların etkisini  gördüklerini ifade eden Küçükbahçe Mahallesi Muhtarı Gizem Dağdelen, “Özellikle dere yataklarında yapılan temizlik çalışmaları olmasaydı bu yağışta çok daha büyük bir afet yaşanabilirdi. Bazı evlerde su baskını oldu ama ekipler hızlıca müdahale etti. Sahadaki koordinasyon sayesinde mahallemiz büyük bir zarardan kurtuldu” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Büyükşehir ekipleri 210 noktaya müdahale etti</strong></p>
<p>Yağışın etkili olduğu saatlerden itibaren 155&#8217;i ev, 41&#8217;i iş yeri, 5&#8217;i araç, 9&#8217;u diğer alanlar olmak üzere 210 olaya müdahale eden ekipler, su tahliye işlemleri ve güvenlik önlemleriyle kent genelinde yaşamın normale dönmesi için yoğun çaba harcadı.  İtfaiye ekipleri, yurttaşları güvenli alanlara tahliye ederek gerekli yardım ve yönlendirmeleri sağladı. İZSU, yüksek kotlardan gelen yüzeysel akışların yoğunlaştığı güzergâhlarda mazgal ve hat temizliklerini tekrarlarken, riskli noktalar için mobil ekiplerin hazır bekletildiğini duyurdu. Çalışmaların yağış rejimine bağlı olarak devam edeceği belirtildi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karaburunda-siddetli-yagis-sonrasi-izsudan-hizli-mudahale-595550">Karaburun&#8217;da şiddetli yağış sonrası İZSU&#8217;dan hızlı müdahale</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Papa 14. Leo, Göreve Sonrası İlk Yurt Dışı Ziyaretini Türkiye’ye Gerçekleştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/papa-14-leo-goreve-sonrasi-ilk-yurt-disi-ziyaretini-turkiyeye-gerceklestirdi-595478</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 04:29:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[14]]></category>
		<category><![CDATA[göreve]]></category>
		<category><![CDATA[leo]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[papa]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595478</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, göreve geldikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirerek Ankara’ya geldi. Papa, Anıtkabir’i ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşılandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/papa-14-leo-goreve-sonrasi-ilk-yurt-disi-ziyaretini-turkiyeye-gerceklestirdi-595478">Papa 14. Leo, Göreve Sonrası İlk Yurt Dışı Ziyaretini Türkiye’ye Gerçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo, 27-30 Kasım tarihlerini kapsayan Türkiye ziyaretine bugün başladı.</p>
<p>Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, göreve geldikten sonraki ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yaparak Ankara’ya indi. Papa, Anıtkabir ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#8217;nde resmi karşılama töreniyle karşılandı. 14. Leo&#8217;nun ziyareti, Türkiye’yi ziyaret eden 5. Papa olarak tarihe geçti.</p>
</p>
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter">
<div class="wp-block-embed__wrapper">https://twitter.com/VaticanNews/status/1993991675073483244</div>
</figure>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/papa-14-leo-goreve-sonrasi-ilk-yurt-disi-ziyaretini-turkiyeye-gerceklestirdi-595478">Papa 14. Leo, Göreve Sonrası İlk Yurt Dışı Ziyaretini Türkiye’ye Gerçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yakın Mesafeden Okuma Sonrası Baş Ağrısına Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yakin-mesafeden-okuma-sonrasi-bas-agrisina-dikkat-594819</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:31:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısına]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[mesafe]]></category>
		<category><![CDATA[mesafeden]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[Presbiyopi]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594819</guid>

					<description><![CDATA[<p>Görme kayıplarının önde gelen nedenleri arasında yer alan ve genellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkan presbiyopi, 2015 yılında 1.8 milyar kişide görülürken 2030 yılında bu sayının 2,1 milyara kadar çıkacağı tahmin ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yakin-mesafeden-okuma-sonrasi-bas-agrisina-dikkat-594819">Yakın Mesafeden Okuma Sonrası Baş Ağrısına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Görme kayıplarının önde gelen nedenleri arasında yer alan ve genellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkan presbiyopi, 2015 yılında 1.8 milyar kişide görülürken 2030 yılında bu sayının 2,1 milyara kadar çıkacağı tahmin ediliyor. Yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak gelişen, önlem alınmadığı takdirde 65 yaşına kadar da ilerlemesini sürdürebilen presbiyopi, okumayı, telefon ve bilgisayar gibi dijital materyalleri veya yakın mesafedeki nesneleri görmeyi de zorlaştırarak bireyin sosyal ve mesleki yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Görme bozukluğunun yanında genel göz sağlığını da etkileyebilen bu rahatsızlık, göz yorgunluğu ve baş ağrılarına da neden olabiliyor. Erken teşhis ve uygun tedavilerle yakını görme rahatsızlığı olan presbiyopinin ilerlemesi yavaşlatılabiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Aytek Coşar, presbiyopinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p><strong>Yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak gelişiyor</strong></p>
<p>Presbiyopi, göz merceğinin yaşla birlikte esnekliğini kaybetmesiyle ortaya çıkar. Genç yaşlarda mercek şekil değiştirerek yakına odaklanabilirken, 40’lı yaşlardan itibaren bu esneklik azalır. Diyabet, kalp hastalıkları gibi sistemik rahatsızlıklar veya bazı ilaçların (antihistaminikler, antidepresanlar) uzun süreli kullanımı presbiyopiyi erken tetikleyebilir. Ayrıca, hipermetropi gibi mevcut görme kusurları da riski artıran faktörlerdendir. Presbiyopi belirtileri sürekli hale gelmişse, bu durum altta yatan başka sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Bu nedenle, yalnızca gözlük kullanmak yerine kapsamlı bir göz muayenesi yapılması gerekir. Erken teşhis ve doğru tedavi, hem görme kalitesini artırır hem de genel göz sağlığının korunmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Yakın mesafe okumadan sonra başınız ağrıyorsa </strong></p>
<p>40’lı yaşların başlarında ortaya çıkan ve 65 yaşına kadarda ilerleme şiddetini artıran presbiyopi, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir görme bozukluğudur. Presbiyopinin en önemli belirtileri şunlardır; </p>
<ul>
<li>Okurken harfleri daha net hale getirmeme</li>
<li>Normal mesafede yazıları bulanık görme</li>
<li>Yakın mesafeden okuma sonrası göz yorgunluğu veya baş ağrısı </li>
</ul>
<p><strong>Düzenli göz muayenelerinizi ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Presbiyopi tedavisi, kişinin yaşam tarzına ve görme ihtiyaçlarına göre planlanır. Gözlük veya kontakt lens en yaygın çözümlerdir; ancak son yıllarda çok odaklı mercek ameliyatları (multifokal IOL implantları) öne çıkmaktadır. Bu yöntemle, doğal mercek yerine yerleştirilen özel lensler sayesinde yakın, orta ve uzak mesafeler netleştirilir, böylece gözlük bağımlılığı önemli ölçüde azalır. Yılda en az bir kez yapılan göz muayenesi, presbiyopinin ilerlemesini önlemede büyük önem taşır.</p>
<p><strong>Önlem alınmayan presbiyopi ciddi görme kaybına neden olabilir</strong></p>
<p>Belirtiler geçmiyorsa, bir göz hastalıkları uzmanına başvurmak gerekir. Bazı durumlarda presbiyopi, katarakt veya başka göz hastalıklarıyla bağlantılı olabilir. Bu hastalıkların tedavi edilmesiyle birlikte presbiyopi belirtileri de gerileyebilir.</p>
<p> <strong>Presbiyopi yavaşlatmak için bu 10 öneriye kulak verin!</strong></p>
<p>1. Yılda en az bir kez göz muayenesi yaptırın.</p>
<p>2. Okuma sırasında yeterli aydınlatma kullanın.</p>
<p>3. Dijital ekranlarda yazı boyutunu büyütün.</p>
<p>4. Göz yorgunluğunu önlemek için 20-20-20 kuralını uygulayın (her 20 dakikada 20 saniye boyunca 20 metre uzağa bakın).</p>
<p>5. Meyve, sebze ve omega-3 açısından zengin beslenin.</p>
<p>6. Sigara içmeyin, alkol tüketimini sınırlayın.</p>
<p>7. Güneş gözlüğü kullanarak UV ışınlarından korunun.</p>
<p>8. Göz kuruluğu için doktor tavsiyesiyle nemlendirici damlalar kullanın.</p>
<p>9. Gözlük bağımlılığını azaltmak için çok odaklı mercek ameliyatlarını değerlendirin.</p>
<p>10. Şikayetleriniz artarsa hemen uzmana danışın.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yakin-mesafeden-okuma-sonrasi-bas-agrisina-dikkat-594819">Yakın Mesafeden Okuma Sonrası Baş Ağrısına Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böbrek Nakli Sonrası Konforlu Bir Yaşam Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bobrek-nakli-sonrasi-konforlu-bir-yasam-mumkun-594581</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 21:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Nakli]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[konforlu]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[nakli]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594581</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdrar üreterek kandaki atıklar, mineraller ve sıvıyı filtreleyip vücuttan uzaklaştıran böbrekler bu filtreleme yeteneğini kaybettiğinde, vücutta zararlı seviyelerde sıvı ve atık birikebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bobrek-nakli-sonrasi-konforlu-bir-yasam-mumkun-594581">Böbrek Nakli Sonrası Konforlu Bir Yaşam Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İdrar üreterek kandaki atıklar, mineraller ve sıvıyı filtreleyip vücuttan uzaklaştıran böbrekler bu filtreleme yeteneğini kaybettiğinde, vücutta zararlı seviyelerde sıvı ve atık birikebiliyor. Bu durum da kan basıncını yükseltebiliyor ve son dönemde böbrek yetmezliği gelişebiliyor. İşlev görme yeteneklerinin %90&#8217;ını kaybeden böbrek vücuda fayda sağlayamadığı için de böbrek nakil ihtiyacı doğabiliyor. Böbrek nakli sonrasında yaşam kalitesi ve süresi artıyor, hastalar günlük hayatlarına sağlıklı bir şekilde devam edebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Nefroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ümit Çakmak, böbrek nakli ve nakil sonrasında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çalışmayan böbrekler alınmıyor</strong></p>
<p>“Son dönem böbrek yetmezliği”, böbreklerin görevini yapamadığı ve bu durumun en az üç ay süreyle devam ettiği durumlar olarak tanımlanmaktadır. Bir başka deyişle Glomerüler Filtrasyon Hızı (GFH)≤ 15 ml/dk, dakikada böbrek süzme hızının 15ml’nin altında olduğu durumlar olarak ifade edilir. Bu durumda böbrek nakline başvurulur. Nakil, son dönem böbrek yetmezliği tanısı kesinleştikten sonra canlı vericinden veya kadavradan yapılır. Canlı vericilerden yapılan böbrek nakillerinde hasta ve vericiler ayrıntılı olarak değerlendirilip hazırlanır ve nakil en uygun şartlarda yapılır. Nakil ameliyatı öncesinde çoğu zaman hastanın kendi böbrekleri yerinde bırakılır ve yeni böbrek kasığın hemen üzerinde sağ ve sol tarafa yerleştirilir. Özetle böbrek nakilli hastada kendine ait çalışmayan 2 böbrek ve nakledilmiş 1 böbrek olmak üzere üç böbrek bulunur. </p>
<p><strong>Nakil sonrası ilaç kullanımına dikkat!</strong></p>
<p>Böbrek nakli ameliyatından sonra her şeyin normal geliştiği koşullarda hastanede kalma süresi 1-2 haftadır. Ameliyatın üzerinden yaklaşık 3 ay geçtikten sonra ise hasta iş ve sosyal yaşantısına dönebilir. Nakil ameliyatından sonra uzun süreli genellikle ömür boyu hastalar bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanmaktadırlar. Bu ilaçlar nakil olan böbreğin reddedilmesini engelleyici ilaçlardır ve hastaların ilaçlarını doktorlarının söylediği şekilde ve aynı saatlerde alması önerilmektedir. Kendi kendilerine ilaç dozunu ve miktarını değiştirmemeleri ve doktorunun bilgisi dışında hiçbir ilaç almamaları önemle vurgulanmalıdır.</p>
<p><strong>Nakil sonrası bu şikayetleri önemseyin</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasında nakledilmiş böbreğin çalışmasını ve genel sağlık durumunu gözden geçirmek üzere düzenli aralıklarla poliklinik kontrollerine gidilmesi gerekmektedir. Poliklinik kontrolleri birinci yılın sonuna kadar sıklıkla yapılırken sonrasında sıklık azalmaktadır. Ancak hastada yüksek ateş, nefes darlığı, öksürük, balgam, bulantı, kusma, ishal, idrar yaparken yanma ve sızlama, idrar miktarında azalma, bacaklarda ödem, kilo alma, idrarın kanlı gelmesi gibi belirtiler görülmesi durumunda doktora başvurulmalıdır.</p>
<p><strong>Dengeli beslenme ve spor ile sağlıklı bir yaşama adım atın</strong></p>
<p>Nakil sonrası dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de beslenmedir. Böbrek nakli sonrasında sağlığın geri gelmesi, kullanılan ilaçlardan biri olan kortizonun su ve tuz tutucu etkisi ve iştahı artırması gibi nedenlerle kilo artışı sık görülür. Yemeklerin az tuzlu olmasına ve mümkün olduğu kadar iştahı azaltacak öğünler hazırlamaya ve basitçe kalori hesabı yapmaya özen gösterilmelidir.</p>
<p>Böbrek nakilli hastalar için ilk dönemde hareketli bir yaşam önemlidir. Bunun için yürüyüş en iyi ve güvenilir egzersizdir. Haftada en az 3 kez 30-40 dakikalık tempolu yürüyüşlerle hastalar kalp, kemik ve psikolojik sağlıkları üzerinde faydalı olur. Böbrek naklinin üzerinden 3 ay geçtikten sonra tenis, bisiklete binmek ve yüzmek gibi sporlara başlanabilir. Vücuda ani darbeler getirebilecek veya düşmeye sebep olabilecek futbol, voleybol, basketbol ve judo benzeri sporlardan ve ağırlık kaldırmalı egzersizlerden kaçınmaları uygun olacaktır.</p>
<p><strong>Nakil sonrası böbreğin reddetmesi sizi korkutmasın</strong></p>
<p>Böbrek nakilli hastalarda gözlemlenen ve hastalar için endişe kaynağı olan bir diğer durum da nakledilen böbreğin reddidir. Ancak uygulanan yeni tedavi yöntemleri ile ret atakları daha nadir gelişmekte ve ortaya çıktığı anda da etkin olarak tedavi edilebilmektedir. Ret geliştiği için tekrar diyaliz tedavisine dönen hastalarda da ikinci, üçüncü veya daha fazla böbrek nakilleri yapılabilmektedir. Son dönem böbrek yetersizliği farklı tedavi yöntemleri ile artık hayatı tehdit eden bir problem olmaktan çıkmıştır. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bobrek-nakli-sonrasi-konforlu-bir-yasam-mumkun-594581">Böbrek Nakli Sonrası Konforlu Bir Yaşam Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Foça&#8217;da rekor yağış sonrası dere temizliği ve alt yapı çalışmaları hız kazandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/focada-rekor-yagis-sonrasi-dere-temizligi-ve-alt-yapi-calismalari-hiz-kazandi-591876</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 07:31:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alt]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dere]]></category>
		<category><![CDATA[foça]]></category>
		<category><![CDATA[geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[izsu]]></category>
		<category><![CDATA[malzeme]]></category>
		<category><![CDATA[rekor]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[ton]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591876</guid>

					<description><![CDATA[<p>İZSU Genel Müdürlüğü, son günlerde aşırı yağışların sel ve su baskınlarına neden olduğu Foça’da dere yataklarını temizleyerek yaklaşık 6 bin ton malzeme çıkardı.  İZSU, bölgede altyapı çalışmalarını sürdürecek. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/focada-rekor-yagis-sonrasi-dere-temizligi-ve-alt-yapi-calismalari-hiz-kazandi-591876">Foça&#8217;da rekor yağış sonrası dere temizliği ve alt yapı çalışmaları hız kazandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İZSU Genel Müdürlüğü, son günlerde aşırı yağışların sel ve su baskınlarına neden olduğu Foça’da dere yataklarını temizleyerek yaklaşık 6 bin ton malzeme çıkardı.  İZSU, bölgede altyapı çalışmalarını sürdürecek. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Foça’da dere yataklarını tıkayan malzemeler ve altyapı hasarlarına karşı kapsamlı bir çalışma başlattı. Yıl boyunca dereleri kışa hazırlamak için yoğun bir şekilde dere temizlik çalışmalarını sürdüren ekipler, 23 Ekim ve 11 Kasım’da rekor düzeyde yağış alan ilçede yağışların yarattığı etkilerin giderilmesi için de seferber oldu. Dağlık kesimlerden selle birlikte sürüklenerek dere yataklarını tıkayan ağaç dalları ve kaya parçaları hızla temizlenerek taşkının etkileri azaltılmaya çalışıldı. Dere yataklarından yaklaşık 6 bin ton malzeme çıkarıldı. Düzenli dere temizlikleri sürerken afet sonrası gerekli altyapı güçlendirme çalışmaları için de harekete geçildi. </p>
<p><strong>Neler yapılacak?</strong><br />Şiddetli yağışların ardından bazı dere duvarlarında hasar oluştuğu, üst havzalardan sürüklenerek gelen tomruk, ağaç parçaları ve yoğun malzemenin bazı dere üzeri yol geçiş menfezlerinde kesit yetersizliğine yol açtığı tespit edildi. İZSU, Foça Belediyesi ile koordineli bir şekilde hasar gören dere duvarlarının onarılması, dere üzeri yol geçiş menfezlerinin genişletilmesi için çalışmalara başladı. Ali Stair Caddesi’ndeki tarihi köprünün yanına ilave bir geçiş yapısının yapılması ve Mersinaki Caddesi’nin Karayolları Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında kalan kısmında da dere üzeri yol geçiş menfezlerinin yenilenmesi için Karayolları Bölge Müdürlüğü ile koordineli olarak teknik süreç başlatıldı. </p>
<p><strong>Neler yapıldı? </strong><br />İZSU ekipleri, Ocak–Eylül 2025 döneminde Foça genelindeki dere güzergâhlarında toplam 23 bin 100 metre uzunluğundaki hatta temizlik yaparak 4 bin 310 ton rüsubat malzemesini dere yataklarından çıkardı. Bu çalışmalarla dere kesitleri genişletildi, su akış kapasitesi artırıldı ve olası taşkın riskleri azaltılmaya çalışıldı. Aşırı yağışlarda ise İZSU ekipleri 8 iş makinesi, 6 kamyon, 3 kombine kanal temizleme aracı, 3 kuka, 3 kanal ve 3 su ekibi ile hızla sahaya intikal etti. Yapılan temizliklerde Foça’da bin 850 ton, Bağarası’nda 550 ton, Yeni Foça’da 3 bin 450 ton olmak üzere toplam 5 bin 850 ton tomruk, ağaç parçası ve rüsubat malzemesi dere yataklarından çıkarıldı. Bu çalışmalar, su akışının yeniden sağlanmasını ve riskli bölgelerin taşkınlara karşı yeniden dirençli hale getirilmesine katkı sağladı.</p>
<p><strong>Rekor yağışlar</strong><br />Foça, 23 Ekim 2025’te metrekareye düşen 154,6 kilogram yağışla, son yılların en yüksek yağış değerlerinden biriyle karşı karşıya kaldı. Aynı dönemde bölgedeki orman yangınları nedeniyle üst havzalarda biriken tomruk ve ağaç parçaları, şiddetli yağışla birlikte hızla dere yataklarına sürüklendi. Bu durum geçiş yapılarında tıkanmalara yol açarak sel ve su baskınlarına neden oldu. 11 Kasım 2025’te kısa sürede düşen metrekareye düşen 57 kilogramlık yoğun yağışla yeniden üst havzalardan taşınan tomruk ve ağaç parçaları, Yeni Foça merkezindeki derenin denizle buluştuğu noktada, Ali Stair Caddesi’ndeki tarihi kemer köprü çıkışında birikerek kısmi tıkanmaya ve bu bölgede taşkına neden oldu. Ekipler hızla müdahale ederek su akışını engelleyen malzemeyi temizledi. Ardından güzergâh boyunca risk oluşturabilecek tüm birikintiler kaldırıldı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/focada-rekor-yagis-sonrasi-dere-temizligi-ve-alt-yapi-calismalari-hiz-kazandi-591876">Foça&#8217;da rekor yağış sonrası dere temizliği ve alt yapı çalışmaları hız kazandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir İtfaiyesi deprem sonrası destek için Sındırgı&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-deprem-sonrasi-destek-icin-sindirgida-587313</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 16:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[sındırgı]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tfaiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587313</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, dün akşam saatlerinde merkez üssü Balıkesir’in Sındırgı ilçesi olan 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından bölgeye yönlendirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-deprem-sonrasi-destek-icin-sindirgida-587313">İzmir İtfaiyesi deprem sonrası destek için Sındırgı&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, dün akşam saatlerinde merkez üssü Balıkesir’in Sındırgı ilçesi olan 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından bölgeye yönlendirildi. İzmir İtfaiye Dairesi Başkanlığı arama-kurtarma ve sağlık ekipleri bölgede olası bir acil duruma karşı hazır bekletiliyor.</p>
<p>Balıkesir’in Sındırgı ilçesini etkileyen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, olası bir ihtiyaç durumuna karşı hızla harekete geçerek Sındırgı’ya ulaştı. Arama-kurtarma personeliyle birlikte sağlık ekipleri de bölgeye gönderildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri AFAD ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hareket ediyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, depremin merkez üssü Sındırgı ilçesine, İtfaiye Dairesi Başkanlığı Arama Kurtarma Birimi’nden 1 kurtarma aracı ve 1 AKS aracı olmak üzere toplam 2 aracı keşif ve destek amacıyla gönderdi. Deprem sonrası olası ihtiyaç durumlarına karşı Eşrefpaşa Hastanesi, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Makine İkmal Bakım Onarım ve Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri de hazır bekletiliyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-deprem-sonrasi-destek-icin-sindirgida-587313">İzmir İtfaiyesi deprem sonrası destek için Sındırgı&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem sonrası eve kapanma, psikolojik acının sessiz çığlığı olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-eve-kapanma-psikolojik-acinin-sessiz-cigligi-olabilir-584837</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 14:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[eve]]></category>
		<category><![CDATA[kapanma]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584837</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Serdar Nurmedov, özellikle deprem gibi travmalar sonrası evine kapanan gençlerin yaşadığı psikolojik sorunlar, bu durumun nedenleri, belirtileri ve ailelerin nasıl yaklaşması gerektiği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-eve-kapanma-psikolojik-acinin-sessiz-cigligi-olabilir-584837">Deprem sonrası eve kapanma, psikolojik acının sessiz çığlığı olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Serdar Nurmedov, özellikle deprem gibi travmalar sonrası evine kapanan gençlerin yaşadığı psikolojik sorunlar, bu durumun nedenleri, belirtileri ve ailelerin nasıl yaklaşması gerektiği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Evden çıkmamak, hayatta kalma stratejisi olarak devreye giren bir savunma düzeneği…</strong></p>
<p>Türkiye’de son yıllarda peş peşe yaşanan irili ufaklı depremlerin binlerce insanın hayatını olumsuz yönde etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Serdar Nurmedov, “Fiziki, sosyal ve maddi yıkımların yanı sıra sarsılan psikolojik dengeler de uzun yıllar toplum üzerinde etkisini sürdürmeye devam ediyor.” dedi.</p>
<p>Son günlerde medyada yer yer deprem sonrası evden çıkamayan, sosyal hayata dönemeyen, kendini odasına kapatan gençlerin hikayelerine rastlandığını hatırlatan Prof. Dr. Nurmedov, “Bu durum basit bir isteksizlik ve ilgi azalmasından ziyade buzdağının görünen kısmı misali, ciddi bir ruhsal sorunun yalnızca görünen yüzü olabilir. Deprem gibi ağır bir travmadan sonra bazı insanlar dış dünyayı tehlikeli olarak algılar. Ev, onlar için tek güvenli alan haline gelir. Bu sebeple evden çıkmamak bir tercih değil, beynin hayatta kalma stratejisi olarak devreye giren bir savunma düzeneğidir. Bu duruma psikolojide kaçınma davranışı (avoidance) denir ve çoğu zaman Akut Stres Reaksiyonu ve/veya Travma Sonrası Stres Bozukluğu ile ilişkilidir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Uzun süre evden çıkmamak ruhsal bir bozukluğun gelişmesi için önemli bir risk faktörü!</strong></p>
<p>Uzun süre evden çıkmamanın her zaman için ruhsal bir bozukluğun belirtisi olmayabileceğini fakat bu durumun, ruhsal bir bozukluğun gelişmesi için önemli bir risk faktörü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Serdar Nurmedov, “Uzun süre dışarı çıkmamak, okula ya da işe gitmemek, insanlarla görüşmeyi bırakmak; depresyon, kaygı bozukluğu, agorafobi veya sosyal fobi gibi ruhsal sorunların habercisi olabilir.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Nurmedov, bunlara ek olarak ‘hayat anlamsız’ ya da ‘artık hiçbir şey yapmak istemiyorum’ gibi umutsuzluk da eşlik ediyorsa artık bu durumun ciddiye alınması gerektiğini aktardı.</p>
<p><strong>Aileler ya da kişinin yakın çevresi ne çok zorlayıcı ne de çok izin verici olmalı! </strong></p>
<p>Normal şartlarda bile dijital dünyaya olan eğilimin artmasına ek olarak travma sonrası bazı gençlerin gerçek hayattan iyice çekilip dijital dünyaya sığındıklarını kaydeden Prof. Dr. Serdar Nurmedov, “Saatlerce telefonla oynamak, oyunlara bağımlı hale gelmek aslında duygusal acıdan kaçma yöntemidir. Zamanla bu durum gerçeklikten kopma, sosyal becerilerin körelmesi, yalnızlaşmanın artması gibi ciddi sonuçlar doğurur ve Hikikomori benzeri sosyal izolasyon sürecine evrilir.” dedi.</p>
<p>Bu tür durumla karşılaşan ailelerin ya da kişinin yakın çevresinin ne çok zorlayıcı ne de çok izin verici olması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Nurmedov, şunları söyledi:</p>
<p>“Zorlamak direnci arttırır ve kişi daha çok içine kapanır. Öte yandan ‘bırakalım kendisi toparlasın’ yaklaşımı da sürecin uzamasına ve sorunun büyümesine vesile olur. Bu bağlamda aileler ya da kişinin yakın çevresi yargılamadan dinleyebilmeli, his ve duygularını önemsemeli, birlikte günlük küçük hedeflerle hayata dönüş planları yapmalı, uzman desteği için teşvik etmeliler. Öte yandan azarlamak, suçlamak, kıyaslamak ya da zorla dışarıya çıkarmaya çalışmak asla yapılmaması gereken davranışlardır.” </p>
<p><strong>Kişi iki haftadan daha uzun süredir içe kapanmışsa durum ciddidir!</strong></p>
<p>Uzun süre evde kalmanın ve sosyal hayattan uzaklaşmanın yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda fiziksel sağlık üzerinde de olumsuz etkiler bıraktığına işaret eden Prof. Dr. Serdar Nurmedov, “Bu süreçte uyku düzeni bozulabilir, kişi geç kalkmaya ya da uykuya dalamamaya başlayabilir. Yeme alışkanlıkları değişir, iştahsızlık ya da tam tersi aşırı yeme davranışı sonucu kilo artışı ya da kaybı görülebilir. Zaman içinde kaygı ve depresyon belirtileri derinleşir, kişi özgüveninin kaybedebilir ve umutsuzluk gelişebilir. Tüm bunların sonucunda kişi sosyal hayattan tamamen koparak daha derin bir izolasyon sürecine sürüklenebilir.” dedi.</p>
<p>Bu tür vakalarda gecikmeden müdahale edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Nurmedov, “Aksi halde süreç kronikleşerek tedavi sürecini güçleştirir. Bu süreçte bazı belirtiler ciddi bir riskin habercisi olabilir ve acil uzman desteği gerektirir. Eğer kişi iki haftadan daha uzun süredir içe kapanmış, günlük yaşam işlevlerini yerine getiremeyecek hale gelip okuldan ya da işten uzaklaşmışsa, sosyal ilişkilerini tamamen kesmişse ya da gerçeklikten kopuşu çağrıştıran ifadeler kullanmaya başlamışsa durum ciddidir. Hele sosyal medya hesaplarını kapatmaya başlamışsa bir genç, durum çok daha ciddidir. Böyle durumlarda günler değil, saatler içerisinde önlem almak gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Evine kapanan biri travmanın görünmeyen enkazı altında nefes almaya çalışıyor olabilir! </strong></p>
<p>Benzer bir durum yaşayan kişilere doğru yaklaşım ve destekle içinde bulundukları sürecin tamamen aşılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Nurmedov, “İlk adım genellikle ruhsal durum muayenesidir. Kişinin ruhsal durumu, travmanın etkileri ve işlevsellik düzeyi açısından ayrıntılı olarak değerlendirilmeli.” dedi.</p>
<p>Gerek görüldüğünde ilaç tedavisi ile yoğun kaygı, uyku bozukluğu veya depresif belirtilerin de kontrol altına alınması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Nurmedov, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Travma odaklı psikoterapiler travmaya bağlı duygusal yükün işlenmesinde etkili yöntemlerdir. Kişinin günlük hayata yeniden katılımını desteklemek için kademeli sosyal aktivasyon planı uygulanabilir. Bu süreçte aile desteğinin doğru şekilde organize edilmesi önemlidir. Bu amaçla aileye psikoeğitim verilerek hem kişinin zorlandığı noktalar hem de ona nasıl destek olunacağı öğretilir. </p>
<p>Sonuç olarak evine kapanan bir insan sadece tembel, sorumsuz ya da isteksiz olmayabilir. O kişi aslında travmanın görünmeyen enkazı altında nefes almaya çalışıyordur. Görmezden gelmek değil, anlamak ve destek olmak gerekir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-eve-kapanma-psikolojik-acinin-sessiz-cigligi-olabilir-584837">Deprem sonrası eve kapanma, psikolojik acının sessiz çığlığı olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepe&#8217;de Her Pazar Sonrası Hijyen Seferberliği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepede-her-pazar-sonrasi-hijyen-seferberligi-583718</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 13:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[kartepe]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[seferberliği]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi, vatandaşların sağlıklı ve hijyenik ortamlarda alışveriş yapabilmesi için rutin olarak gerçekleştirdiği pazar yeri temizlik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-her-pazar-sonrasi-hijyen-seferberligi-583718">Kartepe&#8217;de Her Pazar Sonrası Hijyen Seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kartepe Belediyesi, vatandaşların sağlıklı ve hijyenik ortamlarda alışveriş yapabilmesi için rutin olarak gerçekleştirdiği pazar yeri temizlik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</strong></p>
<p><strong>Pazar Sonrası Yoğun Temizlik Mesaisi</strong></p>
<p>Farklı mahallelerde kurulan, semt pazarlarının sona ermesinin ardından Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, pazar alanlarında genel temizlik, yıkama ve dezenfekte çalışmalarını düzenli olarak gerçekleştiriyor. Ekipler, tezgâhların kaldırılmasının ardından alanı süpürerek, basınçlı su araçlarıyla detaylı yıkama işlemi yapıyor.</p>
<p><strong>Düzenli Hijyen Uygulaması</strong></p>
<p>Kartepe genelinde kurulan semt pazarlarının ardından düzenli olarak temizlik çalışması yapıldığı belirten Kartepe Belediyesi Temilik İşleri Müdürlüğü ekipleri “Vatandaşlarımızın daha temiz, sağlıklı ve hijyenik ortamlarda alışveriş yapabilmeleri için pazar yerlerinde temizlik çalışmalarımız rutin olarak devam etmektedir. Çevre sağlığı ve halkımızın güvenliği önceliğimizdir” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-her-pazar-sonrasi-hijyen-seferberligi-583718">Kartepe&#8217;de Her Pazar Sonrası Hijyen Seferberliği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem bölgesinde doğum sonrası depresyonu azaltacak biyopsikososyal destek modeli geliştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-dogum-sonrasi-depresyonu-azaltacak-biyopsikososyal-destek-modeli-gelistirildi-582746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 09:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[biyopsikososyal]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582746</guid>

					<description><![CDATA[<p>2000–2025 arasında Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 90 afet, milyonlarca kişiyi etkilerken ciddi ekonomik kayıplara yol açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-dogum-sonrasi-depresyonu-azaltacak-biyopsikososyal-destek-modeli-gelistirildi-582746">Deprem bölgesinde doğum sonrası depresyonu azaltacak biyopsikososyal destek modeli geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2000–2025 arasında Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 90 afet, milyonlarca kişiyi etkilerken ciddi ekonomik kayıplara yol açtı. Afetler, kayıplar, güven ve kontrol duygusunun kaybı ve belirsizlik gibi psikososyal riskleri artırarak doğum sonrası kadın ve çocuk sağlığını tehdit ediyor.</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde, Antakya ve Gaziantep’te doğum yapan kadınlarla gerçekleştirilen “Deprem Bölgesinde Travma Bilgili Doğum Sonu Depresyonu Önleme Programı”nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>TÜBİTAK ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Fonu tarafından desteklenen programa 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 100’den fazla yeni doğum yapmış kadın katıldı. Program kapsamında afet bölgelerinde doğum yapan kadınların ruh sağlığını koruyacak ve doğum sonrası depresyon riskini azaltacak bir model geliştirildi.</p>
<p><strong>Kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü</strong></p>
<p>Program kapsamında, rutin doğum sonrası izlemler yapılarak kadınlara travma farkındalığı eğitimi verilirken, depresyona neden olan biyopsikososyal tehlikeler saptanıp uygun müdahale araçları uygulandı. Kadınlar arasında yapılan değerlendirmeler, travma bilgili müdahalelerin doğum sonrası depresyon semptomlarını anlamlı şekilde azalttığını gösterdi. Program ile kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü, stres düzeylerinde ise yarı yarıya düşüş gözlendi. Ayrıca doğum yapan kadınların sorunlarla baş etme becerileri ve profesyonel sosyal destek algısının ise güçlendiği gözlemlendi.</p>
<p>2023 yılında Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen depremlerin etkilediği bölgede yaklaşık 4.1 milyon üreme çağında kadın bulunduğunu ve her ay ortalama 25.000 doğumun gerçekleştiğini belirten Şimşek, “Bu tür travmatik olaylar, annenin fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığına zarar veren, anne-bebek etkileşimini olumsuz etkileyen ve kadınların doğum sonrası depresyon riskini artıran önemli bir faktör olarak tanımlanmaktadır. Depremler sonrası Türkiye’de yapılan araştırmalar doğum sonu depresyonun yaklaşık yüzde 12’den yüzde 35’e yükseldiğini gösteriyor. Bu artış,  afetin neden olduğu çoklu kayıplarla doğrudan ilişkili.  Geçici barınma alanlarında yaşayan, sağlık hizmetine ve sosyal destek mekanizmalarına erişemeyen ve ilk annelik deneyimini yaşayan kadınlar daha fazla risk altında” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Zeynep Şimşek, “Geliştirdiğimiz model, birinci basamak sağlık sistemimizin mevcut altyapısına uyumlu, biyopsikososyal riskleri kapsayıcı ve afetlere karşı toplumsal dayanıklılığı artıran bir çözüm sunuyor. Bu nedenle programın Sağlık Bakanlığı Doğum Sonu Bakım Yönetim Rehberi’ne entegre edilmesini, afet bölgelerinde yaygınlaştırılmasını ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde multidisipliner ekiplerce uygulanmasını öneriyoruz.” dedi.</p>
<p>2000–2025 arasında Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 90 afet, milyonlarca kişiyi etkilerken ciddi ekonomik kayıplara yol açtı. Afetler, kayıplar, güven ve kontrol duygusunun kaybı ve belirsizlik gibi psikososyal riskleri artırarak doğum sonrası kadın ve çocuk sağlığını tehdit ediyor.</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde, Antakya ve Gaziantep’te doğum yapan kadınlarla gerçekleştirilen “Deprem Bölgesinde Travma Bilgili Doğum Sonu Depresyonu Önleme Programı”nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>TÜBİTAK ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Fonu tarafından desteklenen programa 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 100’den fazla yeni doğum yapmış kadın katıldı. Program kapsamında afet bölgelerinde doğum yapan kadınların ruh sağlığını koruyacak ve doğum sonrası depresyon riskini azaltacak bir model geliştirildi</p>
<p><strong>Kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü</strong></p>
<p>Program kapsamında, rutin doğum sonrası izlemler yapılarak kadınlara travma farkındalığı eğitimi verilirken, depresyona neden olan biyopsikososyal tehlikeler saptanıp uygun müdahale araçları uygulandı. Kadınlar arasında yapılan değerlendirmeler, travma bilgili müdahalelerin doğum sonrası depresyon semptomlarını anlamlı şekilde azalttığını gösterdi. Program ile kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü, stres düzeylerinde ise yarı yarıya düşüş gözlendi. Ayrıca doğum yapan kadınların sorunlarla baş etme becerileri ve profesyonel sosyal destek algısının ise güçlendiği gözlemlendi.</p>
<p>2023 yılında Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen depremlerin etkilediği bölgede yaklaşık 4.1 milyon üreme çağında kadın bulunduğunu ve her ay ortalama 25.000 doğumun gerçekleştiğini belirten Şimşek, “Bu tür travmatik olaylar, annenin fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığına zarar veren, anne-bebek etkileşimini olumsuz etkileyen ve kadınların doğum sonrası depresyon riskini artıran önemli bir faktör olarak tanımlanmaktadır. Depremler sonrası Türkiye’de yapılan araştırmalar doğum sonu depresyonun yaklaşık yüzde 12’den yüzde 35’e yükseldiğini gösteriyor. Bu artış,  afetin neden olduğu çoklu kayıplarla doğrudan ilişkili.  Geçici barınma alanlarında yaşayan, sağlık hizmetine ve sosyal destek mekanizmalarına erişemeyen ve ilk annelik deneyimini yaşayan kadınlar daha fazla risk altında” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Zeynep Şimşek, “Geliştirdiğimiz model, birinci basamak sağlık sistemimizin mevcut altyapısına uyumlu, biyopsikososyal riskleri kapsayıcı ve afetlere karşı toplumsal dayanıklılığı artıran bir çözüm sunuyor. Bu nedenle programın Sağlık Bakanlığı Doğum Sonu Bakım Yönetim Rehberi’ne entegre edilmesini, afet bölgelerinde yaygınlaştırılmasını ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde multidisipliner ekiplerce uygulanmasını öneriyoruz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-dogum-sonrasi-depresyonu-azaltacak-biyopsikososyal-destek-modeli-gelistirildi-582746">Deprem bölgesinde doğum sonrası depresyonu azaltacak biyopsikososyal destek modeli geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir İtfaiyesi kaza sonrası viyadükte asılı kalan tır şoförünü kurtardı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-kaza-sonrasi-viyadukte-asili-kalan-tir-soforunu-kurtardi-580358</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 11:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[asılı]]></category>
		<category><![CDATA[kalan]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tfaiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[viyadükte]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580358</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, yağmurun yağmasıyla kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybederek 12 metrelik viyadükte asılı kalan sürücüyü başarılı bir operasyonla kurtardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-kaza-sonrasi-viyadukte-asili-kalan-tir-soforunu-kurtardi-580358">İzmir İtfaiyesi kaza sonrası viyadükte asılı kalan tır şoförünü kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, yağmurun yağmasıyla kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybederek 12 metrelik viyadükte asılı kalan sürücüyü başarılı bir operasyonla kurtardı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, bugün ölümle burun buruna gelen tır sürücüsünü kurtardı. Ankara Caddesi 4. Sanayi Sitesi girişindeki yolda kontrolden çıkan tır, yaklaşık 12 metrelik viyadükte asılı kaldı. Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi karşısında bulunan viyadük üzerinde, kupası sarkar vaziyette yan yatan tırın sürücüsü, araçta mahsur kaldı. İrfan Öngen isimli yurttaşın yardımına koşan itfaiye ekipleri, başarılı bir çalışma ile şoförü bulunduğu yerden kurtardı. Bilincinin açık olduğu öğrenilen sürücü tedavi altına alındı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-kaza-sonrasi-viyadukte-asili-kalan-tir-soforunu-kurtardi-580358">İzmir İtfaiyesi kaza sonrası viyadükte asılı kalan tır şoförünü kurtardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güllü’nün ölümü sonrası inceleme raporundaki detaylara ulaşıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gullunun-olumu-sonrasi-inceleme-raporundaki-detaylara-ulasildi-580064</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 09:30:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[detaylara]]></category>
		<category><![CDATA[güllü]]></category>
		<category><![CDATA[inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[nün]]></category>
		<category><![CDATA[ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[raporundaki]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yalova'daki evinin terasından düşerek hayatını kaybeden Güllü adıyla tanınan Gül Tut, dün son yolculuğuna uğurlandı. Olay yeri inceleme ekipleri, sanatçının düştüğü camın alçak ve yere yakın olduğunu ayrıca odadaki parkelerin çok kaygan olduğunu belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gullunun-olumu-sonrasi-inceleme-raporundaki-detaylara-ulasildi-580064">Güllü’nün ölümü sonrası inceleme raporundaki detaylara ulaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Yalova&#8217;daki evinin terasından düşerek hayatını kaybeden ve &#8220;<strong>Güllü</strong>&#8221; adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut&#8217;un (52) evinde <strong>olay yeri inceleme</strong> ekipleri, incelmesini tamamladı. </p>
</div>
<div>
<p>Olay yeri inceleme ekipleri, Güllü&#8217;nün düştüğü camın bulunduğu odadaki yerin parkelerinin çok kaygan olduğunu fark etti. Sanatçının, kısa süre önce evine bakım yaptırdığı ve parkelerin cilalandığı, daire giriş kapısına da şifreli kilit taktırdığı ifade edildi. </p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/gullunun-olumu-sonrasi-inceleme-raporundaki-detaylara-ulasildi-0-QpYIIYRY.jpg"/></div>
</div>
<div>Güllü’nün ölümü sonrası inceleme raporundaki detaylara ulaşıldı</div>
<div>
<div>© AA / Murat Şener</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p>Güllü&#8217;nün<strong> düştüğü odadaki pencerenin</strong> insan boyuna göre daha alçak ve yere yakın olduğu tespit edildi. </p>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Kaygan parke&#8217; detayı tutanaklara eklendi</b></p>
</div>
<div>
<p>Basına yansıyan haberlere göre ekipler, kaymamak için tutunarak ilerledi ve odadaki incelemeyi güçlükle tamamladı. Parkelerin kısa süre önce cilalandığı, evde bakım ve onarım yapıldığı düşünülüyor. Kaygan parke detayı soruşturma tutanaklarına da eklendi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gullunun-olumu-sonrasi-inceleme-raporundaki-detaylara-ulasildi-580064">Güllü’nün ölümü sonrası inceleme raporundaki detaylara ulaşıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran: Zenginleştirilmiş uranyum stokları ABD saldırıları sonrası gömülü durumda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iran-zenginlestirilmis-uranyum-stoklari-abd-saldirilari-sonrasi-gomulu-durumda-575127</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 22:53:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[ran]]></category>
		<category><![CDATA[saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[stokları]]></category>
		<category><![CDATA[uranyum]]></category>
		<category><![CDATA[zenginleştirilmiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575127</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in Haziran ayında ülkenin nükleer tesislerine yönelik düzenlediği saldırıların ardından, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının enkaz altında gömülü durumda olduğunu açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iran-zenginlestirilmis-uranyum-stoklari-abd-saldirilari-sonrasi-gomulu-durumda-575127">İran: Zenginleştirilmiş uranyum stokları ABD saldırıları sonrası gömülü durumda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İran, ABD saldırılarının ardından zenginleştirilmiş uranyum stokunun enkaz altında gömülü kaldığını doğruladı.</p>
</div>
<div>
<p>Devlet televizyonunda konuşan <strong>Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi,</strong><em> &#8221;Zenginleştirilmiş uranyumumuz bombalanan tesislerin enkazının altında gömülü durumda&#8221;&#8217; </em>dedi. Açıklama, saldırı sonrası stokların hala yerinde olduğunu resmi olarak doğrulayan ilk beyan olarak dikkat çekti.</p>
</div>
<div>
<p>Arakçi, Almanya, Fransa ve İngiltere’nin BM yaptırımlarını yeniden uygulamak için<strong> &#8216;snapback&#8217; </strong>mekanizmasını harekete geçirmesi durumunda, &#8216;nükleer müzakerelerden dışlanacaklarını&#8217; belirtti.</p>
</div>
<div>
<p>Bakan, <em>“Snapback mekanizması İran’a karşı uygulanırsa, yanıtın ne olacağına Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi karar verecek” </em>açıklamasında bulundu.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iran-zenginlestirilmis-uranyum-stoklari-abd-saldirilari-sonrasi-gomulu-durumda-575127">İran: Zenginleştirilmiş uranyum stokları ABD saldırıları sonrası gömülü durumda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mourinho sonrası ilk sınav: Fenerbahçe, Gençlerbirliği deplasmanında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mourinho-sonrasi-ilk-sinav-fenerbahce-genclerbirligi-deplasmaninda-570260</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Aug 2025 17:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[deplasmanında]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerbirliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[mourinho]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570260</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fenerbahçe, Jose Mourinho ile yollarını ayırmasının ardından Süper Lig’de ilk kez sahaya çıkıyor. Gençlerbirliği deplasmanında takımın başında Zeki Murat Göle olacak. Sarı-lacivertlilerde yeni transfer Edson Alvarez ilk kez forma giyebilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mourinho-sonrasi-ilk-sinav-fenerbahce-genclerbirligi-deplasmaninda-570260">Mourinho sonrası ilk sınav: Fenerbahçe, Gençlerbirliği deplasmanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Fenerbahçe</strong>, Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında yarın deplasmanda Gençlerbirliği ile karşılaşacak. <strong>Eryaman Stadı’nda </strong>saat <strong>19.00’da </strong>başlayacak mücadeleyi hakem Çağdaş Altay yönetecek.</p>
</div>
<div>
<h3><b>Sarı-lacivertlilerin başında Zeki Murat Göle olacak</b></h3>
</div>
<div>
<p>Sarı-lacivertliler için bu karşılaşma, dün yolları ayrılan teknik direktör <strong>Jose Mourinho sonrası ilk maç</strong> olacak. Yönetimin yeni teknik direktör için çalışmaları devam ederken, takımın başında <strong>Zeki Murat Göle</strong> sahaya çıkacak.</p>
</div>
<div>
<p>Fenerbahçe, ligde ilk hafta maçını Avrupa kupası nedeniyle ertelemiş, 2. haftada Göztepe deplasmanında golsüz berabere kalmıştı. Geçtiğimiz hafta ise taraftarı önünde Kocaelispor’u 3-1 mağlup ederek sezonun ilk galibiyetini elde etmişti.</p>
</div>
<div>
<h3><b>Duran ve Semedo da forma giyemeyecek</b></h3>
</div>
<div>
<p>Takımda sakatlıklar dikkat çekiyor. Rodrigo Becao, Cenk Tosun ve Mert Hakan Yandaş’ın yanı sıra Benfica maçında sakatlanan Jhon Duran ve Nelson Semedo da Gençlerbirliği karşısında forma giyemeyecek.</p>
</div>
<div>
<p>Öte yandan yeni transfer <strong>Edson Alvarez</strong>, teknik heyetin görev vermesi halinde ilk kez sarı-lacivertli formayı giyecek. Kocaelispor karşılaşmasında kadroya giren ancak süre alamayan <strong>Dorgeles Nene</strong> de şans bulursa Fenerbahçe formasıyla ilk maçına çıkacak.</p>
</div>
<div>
<p>Gençlerbirliği cephesinde ise Başkan Osman Sungur, karşılaşmayı <strong>“İstanbul’un ışıltısı ile Ankara’nın mücadelesi” </strong>olarak nitelendirdi. Futbolda eşitsizliklere rağmen sahada mücadelenin belirleyici olacağını vurgulayan Sungur, taraftarlara sabır çağrısı yaptı.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mourinho-sonrasi-ilk-sinav-fenerbahce-genclerbirligi-deplasmaninda-570260">Mourinho sonrası ilk sınav: Fenerbahçe, Gençlerbirliği deplasmanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Motor kazası sonrası yatağa bağımlı kalır dendi, yürüyerek taburcu oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/motor-kazasi-sonrasi-yataga-bagimli-kalir-dendi-yuruyerek-taburcu-oldu-565367</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 08:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[dendi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kalır]]></category>
		<category><![CDATA[kazası]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[taburcu]]></category>
		<category><![CDATA[yatağa]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyerek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565367</guid>

					<description><![CDATA[<p>28 Mart 2025 tarihinde, İstanbul’da motosiklet kullanırken bir aracın çarpması sonucu ağır yaralanan M. Göktuğ Eşki, 28 gün boyunca hiç gözlerini açmadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/motor-kazasi-sonrasi-yataga-bagimli-kalir-dendi-yuruyerek-taburcu-oldu-565367">Motor kazası sonrası yatağa bağımlı kalır dendi, yürüyerek taburcu oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>28 Mart 2025 tarihinde, İstanbul’da motosiklet kullanırken bir aracın çarpması sonucu ağır yaralanan M. Göktuğ Eşki, 28 gün boyunca hiç gözlerini açmadı. Kaldırıldığı hastanenin yoğun bakım ünitesinde 28 gün boyunca bilinci tamamen kapalı olarak yatan genç, boğazındaki delik (trakeostomi) nedeniyle karından besleniyordu. Beyninde oluşan ödem için bir süre ilaç tedavisi uygulanan hastanın ailesine, çocuklarının artık yürüyemeyeceği, yatağa bağımlı olacağı söylendi. Ancak Göktuğ, bu mücadeleyi verirken ailesi de umutlarından bir an olsun vazgeçmedi ve İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Palyatif Bakım Merkezi’ne başvurdular. O an oğulları ve ailesi için her şeyin değişmeye başladığını söyleyen anne Senem Eşki, yaşadığı zorlu süreci gözleri dolarak şu sözlerle dile getirdi: <em>“Kaza sonrası yaşadıklarımız çok ağırdı. Bir anne olarak evladımın yeniden sağlığına kavuşmasını, konuşmasını, yürümesini istiyordum. Özel bakım için iyi bir merkez arayışındaydık ve mayıs ayında İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nin palyatif bakım merkezine başvurduk. Beynindeki ödem ameliyatla temizlendikten sonra oğlum kendine gelmeye başladı. Ağızdan yemek yiyordu ve kilo almaya, konuşmaya başladı yeniden.”  </em></p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı, aynı zamanda Yoğun Bakım Ünitesi’nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Umut Caner</strong> <strong>Canoğlu</strong>, bu süreci şöyle anlattı: “Göktuğ hastanemize geldiğinde, yaklaşık 2 ay yoğun bakımda takip edildi. Solunum sıkıntısı devam ettiği için trakeostomi açıldı ve yapay solunum cihazıyla takip edildi. Beslenmesi ise PEG (Perkütan Endoskopik Gastrostomi) dediğimiz mideye konan bir katater yardımıyla yapılırken, yoğun bakım süreci bittikten sonra palyatif bakım merkezimize aldık. Öncelikle beynindeki ödem için yapılan ameliyat sonucunda ödem giderildi. Devam eden süreçte önce PEG kataterini çekip hastamızı ağızdan beslemeye başladık, daha sonra solunum cihazından ayırarak oda havasında takip edip trakeostomisini kapattık. Hastamız yürüyemediği için yoğun bir fizik tedavi programına başladık. Bu sayede, pek çok kırığı olan hastamızın önce kas gücünü yeterli seviyeye getirdik ve yürümesini sağladık. Şu an itibariyle hastamız tamamen iyileşti ve artık günlük hayatına dönmeye hazır.”</p>
<p><b> İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nde farklı alanların multidisipliner çalışmasıyla yeniden hayata tutunan M. Göktuğ Eşki, İstanbul’da bir spor ayakkabı mağazasında çalışıyor ve aynı zamanda İş Sağlığı &amp; Güvenliği bölümü öğrencisi. Yeni hayatında aynı işine devam edeceğini söyleyen Eşki, <em>“Yeniden işe ve gündelik hayatıma döneceğimi için çok mutluyum. Bir süredir dondurduğum okuluma da yeniden başlamak istiyorum.”</em> dedi. </b></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/motor-kazasi-sonrasi-yataga-bagimli-kalir-dendi-yuruyerek-taburcu-oldu-565367">Motor kazası sonrası yatağa bağımlı kalır dendi, yürüyerek taburcu oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem sonrası beyin &#8216;sürekli tehlike&#8217; modunda kalabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-beyin-surekli-tehlike-modunda-kalabilir-562909</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2025 14:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[kalabilir]]></category>
		<category><![CDATA[modunda]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562909</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, deprem korkusu konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-beyin-surekli-tehlike-modunda-kalabilir-562909">Deprem sonrası beyin &#8216;sürekli tehlike&#8217; modunda kalabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, deprem korkusu konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Anlamlı bir korku faydalıdır</strong></p>
<p>Korkunun aslında faydalı bir duygu olduğunu ve hayatta kalmamızı sağladığını belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Korku, tehlikelerden korunmamızı, doğru ve sağlıklı kararlar vermemizi ve kendimizi geliştirmemizi sağlar. Tanımlanmış ve anlamlı bir korku faydalıdır.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sağlıksız korkuların ise genellikle rasyonel olmayan, orantısız ve ölçüsüz korkular olduğunu dile getirerek, &#8220;Anlam arayışı, özgürlük arayışı, yalnızlığı giderme ihtiyacı ve ölümü açıklayamama korkusu varoluşsal korkuları oluşturur. Belirsizlik ise bunların temel nedenidir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Korkuyu yönetmenin hiç de zor olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, kişinin kendi kendine başa çıkamadığı durumlarda profesyonel yardım alabileceğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Olayları doğru analiz edersek, ön yargılarımızı ve zihinsel şartlanmalarımızı değiştirebilirsek, birçok korkunun temelsiz olduğu ortaya çıkar. Karar verirken korkuyu yönetebilmek çok önemlidir.&#8221; Diyen Prof. Dr. Tarhan, beynin belirsizliği gidermesi durumunda korkunun yönetilebileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>Beyin sisi uzun süreli stresle ilişkili</strong></p>
<p>Günümüzde sıkça duyulan &#8220;beyin sisi&#8221; kavramının uzun süreli stresle ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Uzun süreli stres, beyinde stres hormonu olan kortizol salgılanmasına neden oluyor. Bu durum, beyindeki anlama, kavrama, algılama ve karar mekanizmalarının yavaşlamasına yol açıyor. Kişinin beyni adeta yavaş çekimde çalışıyor. Başka bir psikiyatrik problemi olmasa da sadece zihinsel yavaşlama görülüyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, tükenmişlik sendromu gibi durumlarda kişinin kronik stresi yönetemediğini ve çaresizlik hissettiğini ifade ederek, &#8220;Hayattaki iş yükünü, çocuklarla ilgili sorumlulukları yönetemeyen ve sağlıklı çözümler üretemeyen kişilerde bu durum ortaya çıkıyor. Çözüm üreten kişi ise beyindeki belirsizliği gideriyor. Belirsizliği gidermek, insanın temel ihtiyaçlarından birisidir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Doğum anı bebek için ilk korku deneyimi</strong></p>
<p>Doğum anının bebek için ilk korku deneyimi olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Anne karnında bebek nefes almaya bile ihtiyaç duymaz, her şey hazırdır. Ancak vücuttaki mekanizma doğum sonrasına göre planlanmıştır. Doğduktan sonra çocuğun ilk duyduğu his korku, ilk verdiği tepki ise ağlamaktır. Hemen annesine sığınıp rahatlar. Bu, temel güven duygusunun geliştiği andır. 0-3 yaş arası anne veya anne yerine geçen kişinin sıcaklığının yerini hiçbir şey tutamaz.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, perinatal psikoloji alanındaki çalışmalara da değinerek, normal doğumla dünyaya gelen bebeklerin, sezaryenle doğanlara göre stres testlerinde daha az stres hormonu salgıladığını ifade ederek, &#8220;Normal doğum, hayatın ilk meşakkatidir ve çocukları psikolojik olarak daha dayanıklı kılar. Sezaryenle doğan çocuklarda daha çok stres hormonu oluyor.&#8221; diye ekledi.</p>
<p><strong>Korku, insan için bir kamçıdır</strong></p>
<p>Yaşanan olumsuz hayat olaylarının &#8220;geliştiren travma&#8221; olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Travma sonrası büyüme ölçekleriyle bunu ölçüyoruz. Kişi bu travmadan bir şeyler öğrenerek çıktı mı? Travma sonrası büyümede yeni ihtimaller ortaya çıkar, kişi insan ilişkilerini gözden geçirir, kişisel güçlerini fark eder. Gücünün yetmediği şeylerde radikal kabullenme yöntemini kullanır. Bu, korkunun bir kazanıma dönüşmesidir. Korku, insan için bir kamçıdır, insanı harekete geçiren ve yeni keşif alanları sunan bir duygudur. Korkudan korkmak yerine korkuyu yönetmek önemlidir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocukluk çağı travmaları bugünkü korkuların önemli bir nedeni</strong></p>
<p>Çocukluk çağı travmalarının bugünkü korkularımızda önemli bir etken olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çocukluk çağı travmaları bugünkü korkularımızın önemli bir nedenidir. Tüylü nesnelerden korkan bir kişiyi incelediğimizde, bu korkunun kökeninin genellikle çocukluk döneminde tüylü bir varlıkla (veya nesneyle) ilgili yaşadığı olumsuz bir deneyime dayandığını görürüz. Kişi bu olayı bilinçli olarak unutmuş olabilir, ancak bu deneyim genel bir tüy veya tüylü nesne korkusu olarak devam edebilir. Bu tür korkuların ve altında yatan travmaların ele alınması, kişinin ruhsal sağlığı ve gelişimi açısından büyük önem taşır. Ancak unutulmamalıdır ki, çocuklukta yaşanan travmaların &#8216;ömür boyu bende kalacak&#8217; şeklinde bir kader olduğu düşünülmemelidir. Çünkü bu tür etkiler genetik değil, epigenetiktir; yani çevresel faktörlerle değişebilir ve iyileştirilebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Deprem korkusu (sismofobi) yönetilemediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, deprem korkusunun (sismofobi) ve sonrasında gelişebilen akut stres bozukluğunun doğal tepkiler olduğunu ancak yönetilemediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü kaydederek, &#8220;Kişi zihinsel olarak kendisini bu konuda eğitirse, tıpkı yangın eğitimi almış birinin ne yapacağını bilmesi gibi, panik minimize olur. Çoğu kayıp, afetten değil panikten kaynaklanır.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Japonya&#8217;da 4-6 yaş arası çocuklara verilen afet eğitimlerinin etkinliğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bu eğitimler sonraki yaşlarda daha zor öğreniliyor. Deprem çantası hazırlamak önemli ama asıl mesele o anda ne yapılacağını bilmek. &#8216;Aman deprem konuşmayalım, çocuğun ruh sağlığı bozulur&#8217; demek yerine, okul öncesi dahil çocuklarla &#8216;Deprem olursa ne yapacağız?&#8217; senaryoları konuşulmalı, evde pratik yapılmalı. Kişi ne olacağını bildiğinde korkusu orantısız olmaktan çıkar. Korku doğal bir duygu. Tabii ki korkacağız. Ama zihinsel hazırlık çok önemli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bazı kişiler devamlı tehdit var, tehlike var diye yaşıyor</strong></p>
<p>Deprem anında beyinde sempatik sinir sisteminin aşırı aktive olduğunu (göz bebeklerinde büyüme, kas gerilmesi, tansiyon yükselmesi), ancak tehlike geçtikten sonra parasempatik sistemin devreye girerek rahatlama sağlaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bazı kişilerde parasempatik sinir sistemi devreye girmiyor. Devamlı tehdit var, tehlike var diye yaşıyor. Travmatik bir olay karşısında, eğer korkunun kaynağı belirsizse, kişide ilk tepki genellikle inkar veya reddetme şeklinde ortaya çıkıyor. Ancak korku, deprem gibi somut ve inkar edilemeyecek bir kaynağa dayanıyorsa, ikinci bir tepki olarak kişi olayla ilgili depresif bir ruh haline girebiliyor. Bu durum, bazı kişilerde öfke patlamaları, bazılarında ise içe kapanma şeklinde kendini gösterebiliyor. Ardından, bazı bireylerde &#8216;savaş, kaç ya da donakal&#8217; tepkileri gözlemlenebiliyor. Bazı kişilerde geçici olarak dil tutulması görülebiliyor veya panikle pencereden atlama gibi davranışlar sergilenebiliyor. Tüm bunlar, akut stres durumunda ortaya çıkan tipik tepkilerdir ve bu tepkilerin birkaç saat veya birkaç gün içinde düzelmesi beklenir. Ancak, bu durum kişinin uyku düzenini bozuyor, kişi vaktinin büyük çoğunu (örneğin, bir saatin 50 dakikasını) depremi düşünerek geçiriyorsa veya &#8216;flashback&#8217; olarak adlandırılan, olayı yeniden yaşantılama durumları sıkça görülüyorsa (yani olayın her an yeniden olacağı hissine kapılıyorsa), eve girememek, sürekli diken üstünde oturmak, &#8216;hipervijilans&#8217; denilen aşırı tetikte olma hali gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa, hatta kişi uyumaktan korkar hale geliyorsa, durum ciddiyet kazanmış demektir.&#8221;</p>
<p><strong>Bazı kişiler korkuyu &#8216;mumyalaştırarak&#8217; hayatlarında sürekli canlı tutar</strong></p>
<p>Yoğun korkunun, adeta beyindeki &#8216;programı&#8217; bozabildiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Eğer bu durum günlük yaşam aktivitelerini etkilemiyorsa, özellikle ilk bir ay içinde (bazı görüşlere göre ise 8 haftaya kadar) hastalık olarak kabul edilmez. Bu süreçte genellikle ilaç tedavisi gerekmez; aksine, bu stresin bir ölçüde yaşanması ve işlenmesi beklenir. Hatta bu stres, kişinin yeni bakış açıları kazanması, farklı düşünmesi, olaylara yeni anlamlar yüklemesi, derin analizler yapması ve küçük ayrıntıları fark ederek kendini geliştirmesi için bir fırsata dönüşebilir. Kişinin olaya olumlu ya da olumsuz yaklaşımı ve anlamlandırma biçimi, bu sürecin seyrini belirler. Genellikle bu durum, 6-8 hafta içinde çözülür ve kişi normal hayatına döner. Bu süreçte sağlıklı olan, korkuyu &#8216;minyatürize etmek&#8217;, yani küçülterek yönetmektir. Ancak bazı kişiler korkuyu minyatürize edemez, aksine &#8216;mumyalaştırarak&#8217; hayatlarında sürekli canlı tutarlar. Bu kişilerde durum, nesnesi belirsiz bir obsesyondan ziyade, kaynağı belli bir korkuya işaret eder ve bu da genellikle kaçınma davranışlarına yol açar. Sürekli düşünce tekrarları görülür; bu durum daha çok &#8216;rüminasyon&#8217; şeklinde, negatif veya bazen pozitif içerikli olabilir. Kişi sürekli aynı konuyu düşünür. Obsesyonda kişi düşüncelerinin saçma olduğunun farkındadır, ancak rüminasyonda düşüncelerine inanarak onları sürekli zihninde döndürür. O beyni çok yoran bir şeydir. Bu tür tepkilerin 6-8 hafta kadar sürmesi doğaldır. Bu sürenin sonunda kişinin travma sonrası büyüme kazanımlarıyla hayatına devam etmesi beklenir. Eğer bu başarılamazsa, uzman yardımı almak gerekir.&#8221;</p>
<p><strong>İstanbul&#8217;un &#8220;çılgın projesi&#8221; kentsel dönüşüm olmalı</strong></p>
<p>İstanbul&#8217;un &#8220;çılgın projesinin&#8221; öncelikle kentsel dönüşüm olması gerektiğini savunan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Şu an binaların yaklaşık yüzde 70&#8217;i 2000 öncesi yapılar ve yüksek risk taşıma potansiyeline sahip. Bu konuda liderlik ve ciddi bir gelecek projeksiyonu şart.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, deprem konusunda farklı uzman görüşlerinin &#8220;felaketleştirenler&#8221; ve &#8220;tehlike atlatıldı diyenler&#8221; şeklinde insanları şaşırttığını ve bilgi kirliliğine yol açtığını belirterek, &#8220;Uzmanların kendi aralarında oturup çözüm üretmesi gerekirken, herkes farklı bir şey söylüyor. Rasyonel hareket etmek ve düşünmek gerekiyor.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Depremi her an olacak gibi yaşamaya insan alışamaz</strong></p>
<p>Toplumun zamanla travmaları unutma eğiliminde olduğunu (6 Şubat depremleri gibi) ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Korkuyu yok saymak yerine &#8216;minyatürize edip&#8217; toplumun devamlılığını sağlamak gerekiyor. &#8216;Yarın 7.4 olabilir&#8217; gibi söylemler korkuyu &#8216;mumyalaştırmaktır&#8217; ve bu korkuyla yaşanmaz. Bir odada yılan varken onunla yaşamaya alışılmaz. Depremi her an olacak gibi yaşamaya insan alışamaz. Yöneticilerin işi ciddiye alıp plan yaptıklarını görmek, örneğin Şehircilik Bakanlığı&#8217;nın bina tespit çalışmaları gibi adımlar, insanlarda güven duygusunu artırır, panik davranışını minimize eder ve gelecekle ilgili belirsizliği giderir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Deprem korkusu adli ve psikiyatrik vakalarda artışa neden olabiliyor</strong></p>
<p>Deprem korkusunun adli ve psikiyatrik vakalarda artışa neden olabileceğini, toplumdaki temel güven duygusunu zedeleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Güven duygusu olursa, insan &#8216;bunun çözümü vardır&#8217; diyerek sorunları daha rahat aşar.&#8221; dedi.</p>
<p>Başa çıkma yöntemlerinden ilkinin pozitif psikoloji olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bu yaklaşım, olayları olumlamak ve onlara anlam yükleyebilmek üzerine kuruludur. Her olayın bir tehdit, bir de fırsat boyutu vardır. Tehdit boyutunu görüp fırsat boyutuna odaklanmak, gerçekleri kabul edip hedef belirlemek ve strateji geliştirmek korkuyu en güzel yönetme biçimidir. Buna ‘radikal kabullenme’ diyoruz; kabullenip onu bir fırsata dönüştürmek.&#8221; diye açıkladı.</p>
<p><strong>Hepimizin gücünün yettiği ve yetmediği şeyler var</strong></p>
<p>İkinci önemli yöntemin dini başa çıkma olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Hepimizin gücünün yettiği ve yetmediği şeyler var. Böyle durumlarda kişinin zihinsel bir sığınağa ihtiyacı olur: Büyük bir anlamın, bir değerin, bir yaratıcının parçası olmak. Evrendeki olayların tesadüfen olmadığını, bir geminin kaptanı olduğu gibi dünyanın da bir sahibi olduğuna inanmak, insanın gücünün yetmediği yerde bu yöntemleri kullanarak rahatlamasını sağlar. Empati, vicdan duygusunun bir ürünüdür. Vicdan duygusu olmayan kimse empati yapamaz. Bencil kişilerde vicdan duygusu körelir. Deprem gibi olaylarda dini başa çıkma yöntemini kullanan kişiler bu konuda bazen aşırı fedakar olabiliyorlar. Aşırı orantısız tepkiler de olabiliyor. Stres altında soğukkanlı kalma konusunda kendini eğitmiş kişiler bu olaylarda liderlik yapıyorlar. Aileyi de yatıştırıyorlar, çevreyi de yatıştırıyorlar. Biraz zihinsel olarak, emek vermek gerekiyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-beyin-surekli-tehlike-modunda-kalabilir-562909">Deprem sonrası beyin &#8216;sürekli tehlike&#8217; modunda kalabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;den Sındırgı&#8217;ya deprem sonrası hızlı destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangaziden-sindirgiya-deprem-sonrasi-hizli-destek-562885</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2025 14:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[osmangaziden]]></category>
		<category><![CDATA[sındırgıya]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem sonrası Osmangazi Belediyesi, arama kurtarma ekibini hızla bölgeye göndererek çalışmalara destek verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangaziden-sindirgiya-deprem-sonrasi-hizli-destek-562885">Osmangazi&#8217;den Sındırgı&#8217;ya deprem sonrası hızlı destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem sonrası Osmangazi Belediyesi, arama kurtarma ekibini hızla bölgeye göndererek çalışmalara destek verdi.</p>
<p>Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde dün meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem, geniş bir alanda hissedildi. Depremin ardından çok sayıda artçı sarsıntı yaşanırken, bölgedeki arama kurtarma çalışmalarına Osmangazi Belediyesi de hızla destek verdi.</p>
<p>Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, depremin hemen ardından yapılan çalışmaları ve kriz yönetim sürecini bizzat takip etti. Başkan Erkan Aydın, yaptığı açıklamada, “Acil çağrı aldığımız anda ekip ve ekipmanlarımızı hazır hale getirdik. Teyakkuz halindeyiz. Depremden etkilenen başta Sındırgı olmak üzere tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.</p>
<p>Osmangazi Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (OSAD), 1 köpekli arama timi, 1 arama kurtarma timi ve 3 araç ile Sındırgı’ya hareket etti. Köpekli arama timinde görevli Daisy ve Alfa, enkaz alanlarında titiz bir şekilde çalışarak arama faaliyetlerine önemli katkı sağladı.</p>
<p>Bölgedeki çalışmalara katılan OSAD ekipleri, AFAD ve diğer arama kurtarma birimleriyle koordineli şekilde afetzedelere yardım ulaştırmak, arama faaliyetleri yürütmek için yoğun mesai harcadı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangaziden-sindirgiya-deprem-sonrasi-hizli-destek-562885">Osmangazi&#8217;den Sındırgı&#8217;ya deprem sonrası hızlı destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mezuniyet sonrası hızla iş dünyasına giriyorlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mezuniyet-sonrasi-hizla-is-dunyasina-giriyorlar-562416</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 10:23:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasına]]></category>
		<category><![CDATA[giriyorlar]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[mezuniyet]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite tercih döneminde sağlık alanında kariyer hedefleyen binlerce adaya seslenen Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Prof. Dr. Mesut Karahan, Türkiye’nin en kapsamlı okullarından biri olduklarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mezuniyet-sonrasi-hizla-is-dunyasina-giriyorlar-562416">Mezuniyet sonrası hızla iş dünyasına giriyorlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite tercih döneminde sağlık alanında kariyer hedefleyen binlerce adaya seslenen Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Prof. Dr. Mesut Karahan, Türkiye’nin en kapsamlı okullarından biri olduklarını anlattı.</p>
<p><strong>Öğrenciler mezuniyet sonrası sektöre hazır bireyler oluyor</strong></p>
<p>Türkiye’nin ilk ve tek sağlık ve davranış bilimleri alanında tematik üniversitesi olarak, sağlık alanında uzmanlaşmış ve nitelikli bir eğitim sunduklarını ifade eden Prof. Dr. Mesut Karahan, “Bu sayede öğrencilerimizi sağlık hizmetleri alanında sağlam bir temel ve güçlü bir donanımla geleceğe hazırlıyoruz. Üniversitemizin sahip olduğu güçlü uygulama laboratuvar altyapısı ve anlaşmalı kurum ve kuruluşlardaki uygulama olanakları, öğrencilerimizin mezuniyet sonrası sektöre hazır bireyler olarak adım atmalarını sağlamaktadır. Donanımlı laboratuvarlarımız, alanında deneyimli ve dinamik akademik kadromuz, kalite ve akreditasyon süreçlerindeki titiz yaklaşımımız, sektörle kurulan güçlü iş birliklerimiz, çift anadal (ÇAP) imkânlarımız ve mezunlara sunulan kariyer ve istihdam desteğimiz; Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nu farklılaştıran temel unsurlar arasında yer almaktadır. Ayrıca, İstanbul’un merkezinde, ulaşım açısından son derece avantajlı bir konumda yer almamız da öğrencilerimiz için önemli bir tercih sebebi oluşturmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Teknoloji destekli eğitim sunuluyor</strong></p>
<p>Yüksekokulun, teknoloji destekli eğitim, dijital sağlık sistemleriyle entegrasyon ve sektör iş birlikleri konularında Türkiye’nin öncü okullarından biri olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Karahan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Öğrencilerimizin mezuniyet sonrası hızla iş dünyasına entegre olmasını sağlayan güçlü yönler bulunmaktadır. Örneğin; İlk ve Acil Yardım, Anestezi, Ameliyathane Hizmetleri gibi programlara ait laboratuvarlarımızda hasta simülatörleri, entübasyon maketleri, acil müdahale setleriyle donatılmış teknolojik altyapıya sahip laboratuvarlarımız mevcuttur. Dolayısıyla öğrencilerimiz, gerçeğe yakın vaka senaryoları üzerinde pratik uygulamalar gerçekleştirerek deneyim kazanmaktadır.</p>
<p>Eğitimlerde sınıflarımızda ve laboratuvarlarımızda akıllı tahta sistemleri ve bu sistemlerde kullanılan dijital içerikler yer almaktadır. Özellikle Sağlık Bilgi Sistemleri Teknikerliği, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik gibi programlarımızda; hastane bilgi yönetim sistemleri, veri tabanı yönetimi, sağlık bilgi sistemleri gibi derslerimizle, teknolojik gelişmelerin sağladığı olanaklar öğrencilerimize sunulmaktadır. Aynı zamanda Meslek Etiği derslerimizle tüm öğrencilerimiz, dijital sağlık sistemlerinde veri gizliliği, etik ilkeler ve güvenlik protokolleri konularında bilinçlendirilmektedir. Tüm bu olanaklar sayesinde, ilgili programlardaki mezunlarımız yalnızca cihaz ve süreç bilgisine değil, aynı zamanda dijital sağlık okuryazarlığına ve teknolojiye dayalı sistemlerde karar verme yetkinliğine sahip bireyler olarak sektöre adım atmaktadır.”</p>
<p><strong>Yapay zekâ uygulamaları eğitim-öğretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası</strong></p>
<p>“Üsküdar Üniversitesi olarak, sağlık teknolojileri, yapay zekâ uygulamaları ve dijital sağlık sistemlerini eğitim-öğretim süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirmiş bulunmaktayız. Bu kapsamda, müfredatlarımızı sürekli olarak güncelleyerek öğrencilerimize hem mevcut teknolojilere hâkim olma hem de geleceğin sağlık sistemlerine yön verme becerisi kazandırmayı hedefliyoruz.” diyen Prof. Dr. Karahan, şunları da söyledi:</p>
<p>“Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bünyesindeki birçok programda, tıbbi cihaz teknolojileri, biyomedikal sensörler, veri toplama ve dijital hasta takip sistemleri gibi konular ders içeriklerine entegre edilmiştir. Özellikle Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği Programı’na eklenen ‘Nükleer Teknolojide Programlama ve Simülasyon’ dersi, öğrencilerin nükleer teknolojilerde kullanılan yazılımlar ve simülasyon tabanlı analiz yöntemleriyle tanışmalarını sağlamaktadır. Bu sayede öğrenciler hem teori hem uygulama bazlı bir dijital yeterlilik kazanmakta, mesleki pratiklerini geleceğe taşımaktadır.</p>
<p><strong>Etik değerleri yüksek sağlık profesyonelleri olarak yetiştiriliyor</strong></p>
<p>Ayrıca, Araştırma Yöntemleri ve Proje Hazırlama gibi derslerimizde, yapay zekâ araçlarının literatür tarama, veri analizi ve etik çerçevede doğru kullanımı konularında öğrencilere rehberlik edilmekte; bu beceriler özellikle güncel akademik araştırmalarda teknolojiyle donanımlı bir yaklaşımı desteklemektedir. Öğrencilerimiz; sağlıkta yapay zekâ uygulamaları, medikal görüntü işleme, uzaktan hasta izleme sistemleri ve akıllı sağlık teknolojileri gibi alanlarda da proje geliştirme fırsatı bulmaktadır. Bu alanlardaki çalışmalar, üniversitemiz bünyesindeki multidisipliner laboratuvarlar ve sektörel iş birlikleriyle desteklenmektedir.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi olarak, öğrencilerimizi dijital dönüşüme uyumlu, etik değerleri yüksek ve donanımlı sağlık profesyonelleri olarak yetiştirmeye devam ediyoruz.”</p>
<p><strong>38 sağlık programı yer alıyor</strong></p>
<p>Sağlık alanında nitelikli teknik eleman ihtiyacının; artan nüfus, yaşlanan toplum yapısı, sağlık teknolojilerindeki gelişmeler ve sağlık hizmetlerine erişimin yaygınlaşmasıyla birlikte hem ülkemizde hem de dünyada her geçen gün daha da önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Mesut Karahan, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Bu ihtiyaçlar doğrultusunda, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu mezunları, uygulama ağırlıklı bir eğitim aldıkları için uygulamada yetkin, müdahale ve gözlem becerileri gelişmiş bireyler olarak sağlık sistemine kazandırılmaktadır. Örneğin, İlk ve Acil Yardım mezunu öğrencilerimiz acil müdahalelerde, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri mezunu öğrencilerimiz radyolojik tetkiklerde, Tıbbi Laboratuvar Teknikleri mezunu öğrencilerimiz ise laboratuvar analizlerinde doğrudan görev alabilmektedir. Bu örneklerle birlikte, bünyesinde yer alan 38 sağlık programı ile ülkemizin en kapsamlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu olduğumuzu ifade edebiliriz. Tüm programlarımızda, sağlık teknolojilerindeki son gelişmelere uyumlu bir eğitim sunulmaktadır. Bu sayede mezunlarımız, görev aldıkları sağlık kurumlarında, sorumluluk bilincine ve mesleki yetkinliğe sahip bireyler olarak ülkemizin sağlık hizmetlerine etkin bir şekilde katkı sağlamaktadır.”</p>
<p><strong>Staj imkânı da var</strong></p>
<p>Yüksekokul bünyesinde teorik eğitimlerin yanı sıra uygulamalı laboratuvar dersleri, işletmede mesleki eğitim ve/veya yaz stajı imkânları bulunduğunu da belirten Prof. Dr. Mesut Karahan, şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p>“Pratik eğitimi destekleyen bu uygulamalı derslerimiz sayesinde öğrencilerimiz; her türlü vaka, olgu, uygulama ve deneysel analiz süreçlerini gerek yerleşkemizdeki teknolojik laboratuvarlarımızda, gerekse gönderildikleri anlaşmalı kurum ve kuruluşlardaki eğitim süreçlerinde gerçekleştirebilmektedir. Derslerimizin teorik kısımları sınıflarımızda, uygulama kısımları ise yerleşkemizde bulunan donanımlı laboratuvarlarımızda işlenmektedir. İşletmede mesleki eğitim ve yaz stajları ise rutin işlemlerin yürütüldüğü ilgili sağlık kurumlarında yapılmaktadır. Bu kurumlarda öğrencilerimiz, görev tanımlarını bizzat yerinde gözlemleyip uygulama fırsatı bularak sahaya hazır hale gelmektedir.”</p>
<p><strong>Öğrenciler uygulamalı eğitim için hastanelere gidiyor</strong></p>
<p>Anlaşmalı birçok hastane, sağlık kuruluşu ve teknoloji şirketi ile iş birliği ve protokol süreçlerinin yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Mesut Karahan, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Bu kapsamda çok sayıda kurumla protokol anlaşmalarımız bulunmaktadır. Özellikle İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ile yapılan protokol gereği, öğrencilerimiz uygulamalı eğitim için hastanelere gönderilmektedir. Bu hastanelerde dijital sağlık sistemleri, hasta kayıt sistemleri ve benzeri süreçleri doğrudan deneyimleme imkânı bulmaktadırlar. Eğitim amacıyla gönderdiğimiz anlaşmalı kurumlarda öğrencilerimiz kapsamlı süreçlerin içine aktif olarak dâhil edilmekte; böylece teoride öğrendikleri bilgilerin sahada uygulanması sağlanarak, güncel teknolojilere erişimleri artırılmakta ve tam donanımlı meslek profesyonelleri olarak yetişmeleri desteklenmektedir.”</p>
<p><strong>ÖSYM bursları dışında da burslar var</strong></p>
<p>Aday öğrencilerin öncelikle ÖSYM bursları kapsamında %50 veya %25 burslu programlara yerleşme imkânına sahip olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karahan, “Bunun yanı sıra Üniversitemiz, tercih bursu, kardeş bursu, spor bursu gibi farklı alanlarda çeşitli burs olanakları da sunmaktadır. Burslar ile ilgili detaylı bilgilere web sitemiz üzerinden ulaşabilecekleri gibi, tercih ve tanıtım dönemlerinde Meslek Yüksekokulumuzu ziyaret ederek danışman akademik kadromuzdan birebir bilgi alabilirler.” dedi.</p>
<p><strong>2 yılda mezun olmanın avantajları neler?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Mesut Karahan, aday öğrencilere iki yıllık Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu mezunu olmanın çeşitli avantajlar sunduğunu da kaydederek, “Özellikle eğitimin iki yıl gibi bir kısa sürede tamamlanıyor olması ve gereken mesleki bilgi ve becerilerin temel alt yapısını kuran mezun olmanızın ardından iş dünyasına hızlı bir şekilde giriş yapabilme imkânı kazandırmaktadır. Nitelikli teknik eleman ihtiyacı sağlık alanı içerisinde her zaman tüm dünyada mevcuttur. Bu durum sağlık sektörü içerisinde istihdam imkanının devamlılığını bize açıkça göstermektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mezuniyet-sonrasi-hizla-is-dunyasina-giriyorlar-562416">Mezuniyet sonrası hızla iş dünyasına giriyorlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>8.8’lik Rusya depremi sonrası uzmanlardan uyarı: Akdeniz çanağı etkilenecek mi? &#8216;Deprem dalgası dünyayı 5 kez dolaşacak&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/88lik-rusya-depremi-sonrasi-uzmanlardan-uyari-akdeniz-canagi-etkilenecek-mi-deprem-dalgasi-dunyayi-5-kez-dolasacak-559480</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 10:39:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[çanağı]]></category>
		<category><![CDATA[dalgası]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depremi]]></category>
		<category><![CDATA[dolaşacak]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayı]]></category>
		<category><![CDATA[etkilenecek]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[lik]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kamçatka Yarımadası'nda meydana gelen 8.8'lik deprem sonrası Pasifik’te tsunami alarmı verildi. Rusya, ABD ve Japonya kıyılarında tahliyeler başladı. Uzmanlar, bu dev depremin Türkiye'yi etkilemesinin mümkün olmadığını belirtti. Ancak, dünyanın çeşitli bölgelerinde kırılmaya yüz tutmuş bazı fayların kırılması için tetikleyici etki yapabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/88lik-rusya-depremi-sonrasi-uzmanlardan-uyari-akdeniz-canagi-etkilenecek-mi-deprem-dalgasi-dunyayi-5-kez-dolasacak-559480">8.8’lik Rusya depremi sonrası uzmanlardan uyarı: Akdeniz çanağı etkilenecek mi? &#8216;Deprem dalgası dünyayı 5 kez dolaşacak&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Kamçatka Yarımadası</strong>, <strong>8,8 büyüklüğündeki büyük bir depremle</strong> sarsıldı. <strong>ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS)</strong>, merkez üssünün Petropavlovsk-Kamçatskiy kentinin 119 kilometre güneydoğusu olduğunu, depremin ise <strong>20 kilometre derinlikte</strong> meydana geldiğini bildirdi. Ardından <strong>6,9 ve 6,3 büyüklüklerinde artçı sarsıntılar</strong> kaydedildi.</p>
</div>
<div>
<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong>, Truth Social platformundan yaptığı açıklamada, &#8216;<strong>Pasifik Okyanusu&#8217;nda meydana gelen büyük deprem nedeniyle Hawaii&#8217;de yaşayanlar için Tsunami Uyarısı&#8217;nın yürürlüğe girdiğini&#8217;</strong> duyurdu. <strong>Alaska ve ABD Pasifik kıyısı</strong> için ise &#8220;Tsunami İzleme&#8221; durumunun geçerli olduğunu belirtti ve <strong>“Japonya&#8217;nın da tehlike altında olduğunu”</strong> ifade etti.</p>
</div>
<div>
<p><b>Japonya&#8217;da 3 metreye kadar tsunami uyarısı</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Japonya</strong>, <strong>Hokkaido Adası&#8217;ndan Wakayama eyaletine kadar</strong> olan kıyılar için <strong>3 metreye kadar tsunami dalgaları uyarısı</strong> yaptı. Vatandaşlara <strong>&#8220;tüm uyarılar kaldırılana kadar bölgeyi tahliye edin&#8221;</strong> çağrısı yapıldı. İlk dalgalar İşinomaki Limanı’nda 50 santimetre, Tokaçi’de 40 santimetre, Erimo’da ise 30 santimetre olarak ölçüldü.</p>
</div>
<div>
<p><b>Severo-Kurilsk’in bir kısmı sular altında</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Rusya Acil Durumlar Bakanlığı</strong>, tsunami nedeniyle <strong>Severo-Kurilsk şehrinin bir bölümünün sular altında kaldığını</strong> duyurdu. Şu ana kadar can kaybına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Deprem Pasifik Ateş Çemberi üzerinde</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Prof. Dr. Okan Tüysüz</strong>, depremin meydana geldiği bölgenin <strong>Pasifik Ateş Çemberi</strong> üzerinde olduğunu hatırlatarak, <strong>“Birkaç yıldır 8&#8217;in üzerinde deprem olmuyordu dünyada. Ortalama yılda 1 defa olurdu. Bu açık kapanmış oldu”</strong> dedi. <strong>“Aşağı yukarı 20 kilometre derinlikteki bir fayın kırılmasıyla meydana geldi deprem. Okyanus tabanını hareket ettiren bu tarz depremler tsunamiye neden olur”</strong> diye konuştu. Tüysüz, artçı sarsıntıların uzun süre sürebileceğine de dikkat çekti.</p>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;7.7&#8217;ye varan artçılar meydana gelebilir&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>YTÜ&#8217;den Prof. Dr. Şükrü Ersoy</strong>, “<strong>Bu büyüklükteki bir deprem Türkiye&#8217;de meydana gelmez ama Kamçatka bölgesi buna çok da yabancı değil.</strong>” dedi. Mekanizması henüz netleşmeyen bu depremin, <strong>binlerce kilometre uzağa ulaşabilecek tsunami dalgaları</strong> oluşturabileceğini vurgulayan Ersoy, “<strong>Ana şok çok büyük olduğu için artçıları da büyük olacaktır. 7.7&#8217;ye varan artçılar meydana gelebilir. Şu anda o tür artçılar meydana geliyor. Artçılar haftalar hatta yıl boyunca devam edebilir.</strong>” ifadelerini kullandı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Moriwaki: Daha büyük dalgalar gelebilir</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki</strong>, şu anda dalga boyunun 30 santimetre civarında olduğunu, ancak <strong>ikinci ve üçüncü dalgaların daha büyük olabileceğini</strong> söyledi. Moriwaki, “<strong>Bu deprem, 2011’de Japonya’da yaşanan 9 büyüklüğündeki depremi hatırlatıyor</strong>” diyerek, <strong>“8,8 büyüklüğündeki bu deprem, 6 Şubat’ta Türkiye’de yaşanan Kahramanmaraş depremlerinden yaklaşık 32 kat daha güçlü”</strong> ifadesini kullandı. </p>
</div>
<div>
<p>Ayrıca, bölgede <strong>bir ay boyunca 7,5’e kadar artçı sarsıntılar</strong> yaşanabileceğini, ancak daha büyük bir ana depremin tetiklenme ihtimalinin şu an için düşük olduğunu ekledi.</p>
</div>
<div>
<p><b>Prof. Dr. Şerif Barış: 6 Şubat’ın 45, 17 Ağustos’un 145 katı enerji açığa çıktı</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Prof. Dr. Şerif Barış</strong>, depremin büyüklüğüne dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:</p>
</div>
<div>
<p>“Bu 10 ila 20 yılda olan depremlerden biri. Pasifik levhasının etrafında bizim Ateş Çemberi dediğimiz dünyanın en büyük depremlerinin olduğu ve yoğun volkanik aktivitenin olduğu bölgede depreme gelen bir deprem. Tabii kıyıdan 10 kilometre açıkta olması, orada yoğun bir nüfus bulunmaması nedeniyle yüksek can kaybı yaşanmaması sevindirici.</p>
</div>
<div>
<p><b>&#8216;Deprem dalgası dünyanın çevresini 4-5 kere turlayacak&#8217;</b></p>
</div>
<div>
<p>Çok güçlü bir deprem. 6 Şubat Depremi&#8217;nin yaklaşık 45 katı enerji açığa çıktı. 17 Ağustos Depremi&#8217;nin de 145 katı kadar enerji açığa çıktı. 7,4 büyüklüğünde 145 depremi toplayın, 8,8 büyüklüğündeki depremde açığa çıkan enerjiye eşittir. Dolayısıyla sarsıntı gücü çok güçlüdür.<br />Yer hareketi düşey yönde kırılma olduğu için de tsunami ihtimali çok güçlüdür. Nitekim ABD ve Japonya&#8217;da hemen tsunami uyarısı verdiler ve tahliyelere başladılar. Bir deprem şehre ne kadar yakınsa o kadar ölümcül oluyor. İnsanların bunu öğrenmesi lazım. Bizde her depremden sonra panik oluşuyor. Bu çok da doğru değil.</p>
<p>Deprem dalgaları bu depremde günlerce kaydediliyor. Bu depremin oluşturduğu deprem dalgası dünyanın çevresini 4-5 kere turlayacak. Türkiye&#8217;nin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamamız lazım. Biz depremler olunca konuşuyoruz ancak deprem öncesi hazırlık çalışmalarını hayatımızın odağına koymak zorundayız.&#8221;</p>
</div>
<div>
<p><b>Akdeniz çanağını etkiler mi?</b></p>
</div>
<div>
<p>Prof. Dr. Süleyman Pampal, <em>&#8220;Bizim üzerinde bulunduğumuz Akdeniz çevresi deprem kuşağı farklı bir sistem. Baykal Gölü vardır, o da bir risktir. Birbiriyle somut ve organik bir bağlantısı olmadığı için bizi etkilemesi söz konusu olmaz. 8.8&#8217;lik çok büyük bir deprem dünyanın çeşitli bölgelerinde kırılmaya yüz tutmuş bazı fayların kırılması için tetikleyici etki yapabilir. Bu bizim için söz konusu değil&#8221;</em> uyarısında bulundu.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/88lik-rusya-depremi-sonrasi-uzmanlardan-uyari-akdeniz-canagi-etkilenecek-mi-deprem-dalgasi-dunyayi-5-kez-dolasacak-559480">8.8’lik Rusya depremi sonrası uzmanlardan uyarı: Akdeniz çanağı etkilenecek mi? &#8216;Deprem dalgası dünyayı 5 kez dolaşacak&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2025 Yılı İstifa Sonrası Yeniden (Açıktan) Atama Kurası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2025-yili-istifa-sonrasi-yeniden-aciktan-atama-kurasi-559087</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 11:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[atama]]></category>
		<category><![CDATA[istifa]]></category>
		<category><![CDATA[kurası]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559087</guid>

					<description><![CDATA[<p>2025 Yılı İstifa Sonrası Yeniden (Açıktan) Atama Kurası yayımlandı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025-yili-istifa-sonrasi-yeniden-aciktan-atama-kurasi-559087">2025 Yılı İstifa Sonrası Yeniden (Açıktan) Atama Kurası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>2025 Yılı İstifa Sonrası Yeniden (Açıktan) Atama Kurası yayımlandı.</p>
</div>
<div>
<p>Sağlık Bakanlığı konu hakkında şu açıklamayı yaptı, “İlan Metni ve Münhal Kadrolar Yayınlanmıştır.  Başvurular  31 Temmuz  2025 Tarihi Saat:18.00’e Kadar EKİP  Üzerinden Alınacaktır. Kura sonucuna göre  atanıp göreve başlayanların eş mazereti nedeniyle atanma talepleri, Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 30’uncu maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Sağlık ve can güvenliği mazereti hariç olmak üzere; görev yapılan yere atanmadan önce var olan bir mazerete dayalı olarak ilgilinin nakil talebinde bulunabilmesi için bulunduğu yerde fiilen en az bir yıl görev yapmış olması şarttır.” hükmü çerçevesinde değerlendirilecek olup, adayların bu hususu kura tercih aşamasında özellikle göz önünde bulundurarak müracaat etmesi önemle rica olunur” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025-yili-istifa-sonrasi-yeniden-aciktan-atama-kurasi-559087">2025 Yılı İstifa Sonrası Yeniden (Açıktan) Atama Kurası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya ve Trump İthamları Sonrası ABD Başkanı’ndan Obama’ya Eleştiri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rusya-ve-trump-ithamlari-sonrasi-abd-baskanindan-obamaya-elestiri-555816</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 13:25:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[başkanından]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[ithamları]]></category>
		<category><![CDATA[obamaya]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[trump]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555816</guid>

					<description><![CDATA[<p>2016 yılındaki başkanlık seçimlerini kaybeden Demokratların Rusya ve Trump'a karşı yürüttüğü kampanyanın 'tezgah' olduğunun ortaya çıkması sonrası ABD Başkanı'ndan salvo geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusya-ve-trump-ithamlari-sonrasi-abd-baskanindan-obamaya-elestiri-555816">Rusya ve Trump İthamları Sonrası ABD Başkanı’ndan Obama’ya Eleştiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>, eski Başkan <strong>Barack Obama&#8217;nın</strong> 2016 yılındaki seçimlerde yolsuzluk yaptığını savundu.</p>
<p>ABD Ulusal İstihbarat Direktörü <strong>Tulsi Gabbard&#8217;ın</strong> Obama ile onun döneminden bazı yetkilileri 2016&#8217;daki başkanlık seçimleri hakkında <strong>Rusya aleyhine algı yaratmakla suçlayarak </strong>yargılanmalarını talep etmesinin ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p>
<p>Hiçbir kanıt ortaya koyulmadan Rusya&#8217;nın seçimlere müdahaleyle,<strong> kendisinin de Moskova&#8217;yla işbirliği yapmakla </strong>suçlandığı 2016 başkanlık seçimleri hakkında önemli bir açıklama yapan Trump, <em>&#8220;Soruşturma grubu, Obama&#8217;nın ve en üst düzeyde seçim yolsuzluğu yaptıkları açıkça ortaya çıkan &#8216;haydutların&#8217; yargılanması gerektiği konusunda harika bir iş çıkardı&#8221;</em> dedi.</p>
<p>2016 seçimlerine dair gizliliği kaldırılmış raporu kamuoyuyla paylaşan Gabbard, Obama&#8217;nın çevresindeki bazı yetkililerin Rusya ve Trump aleyhinde suçlamalar yönelterek<strong> ihanete varan komplo kurduklarını </strong>vurgulamıştı.</p>
<p>Soruşturma sürecinde bulunan delillerin Adalet Bakanlığı&#8217;na teslim edildiğini söyleyen Ulusal İstihbarat Direktörü, söz konusu kişiler hakkında <strong>cezai soruşturma açılması için adım attıklarını </strong>bildirmişti.</p>
</div>
<div>
<p><b>Rusya soruşturması</b></p>
</div>
<div>
<p>Demokratlar, Trump&#8217;ın 2016 seçimlerini kazanması sonrası Rusya ve Cumhuriyetçi lider hakkında karalama kampanyası başlatırken, 2017&#8217;de <strong>Özel Yetkili Savcı Robert Mueller </strong>tarafından 2.5 yıl süren bir soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma sonucunda <strong>Trump&#8217;ın suçlu olduğunu gösteren kanıt bulunamamış</strong> ve dosya kapatılmıştı.</p>
<p>Trump&#8217;ın 2. dönemiyle birlikte ise <strong>Özel Yetkili Savcı John Durham&#8217;ın </strong>başkanlığında bir soruşturma açılmış ve 2 kişinin <strong>delilleri Trump aleyhinde değiştirdiği</strong> tespit edilmiş, söz konusu kişiler suçunu<strong> itiraf etmişti.</strong></p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusya-ve-trump-ithamlari-sonrasi-abd-baskanindan-obamaya-elestiri-555816">Rusya ve Trump İthamları Sonrası ABD Başkanı’ndan Obama’ya Eleştiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların Yeni Talebi: Tatil Sonrası Evden Çalışma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yeni-talebi-tatil-sonrasi-evden-calisma-549831</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 12:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[evden]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[talebi]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549831</guid>

					<description><![CDATA[<p>2024 yılı ve bu yılın ilk yarısında, şirketlerin ofise dönüş eğilimlerine rağmen, çalışanların en çok talep ettiği izin türleri arasında uzaktan çalışma izni ikinci sıraya yerleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yeni-talebi-tatil-sonrasi-evden-calisma-549831">Çalışanların Yeni Talebi: Tatil Sonrası Evden Çalışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan araştırmalara göre, 2024’ün ilk altı ayında yapılan her 10 izin talebinden biri uzaktan çalışmak için yapıldı. Pandemi öncesinde yok denecek kadar az olan bu talep, her yıl artış göstererek sağlık ve eğitim gibi klasik izin türlerini geride bıraktı.</p>
<p><b>PANDEMİDEN BERİ HER GEÇEN YIL ARTIYOR</b></p>
<p>Kolay İK’nın verilerine göre 2019 yılında yani pandemiden önce çalışanların talep ettiği izinler arasında uzaktan izin talebinin oranı yalnızca yüzde 0,62 iken bu oran 2020’de yüzde 1,76, 2021’de yüzde 2,2, 2022’de yüzde 3,29, 2023’te yüzde 4,4 olarak gerçekleşti. Ofise dönüşlerin artmaya başladığı 2024 yılında ise hızlı bir sıçrama yaşandı ve bu oran yüzde 9,6’ya yükseldi. Böylece uzaktan çalışma izni ilk kez, hastalık, eğitim gibi izinlerin önüne geçerek yıllık izinden sonra en çok talep edilen ikinci izin türü oldu. Bu yılın ilk yarısında da bu yükselme trendi değişmedi ve izinlerin yüzde 10,51’i uzaktan çalışmak için alındı. Bu da geçtiğimiz yıldan beri yaklaşık her 10 izin talebinden birinin şirket dışında çalışmak için istendiğini gösteriyor.</p>
<p><b>ÖZEL İZİN TÜRLERİ ARTIYOR</b></p>
<p>Son yıllarda şirketlerin işveren markası olma yönünde attığı adımlar; yıllık, haftalık, hastalık, doğum gibi ücretli izin türlerine ek olarak özel izin türlerini de beraberinde getiriyor. Kolay İK’nın verilerine göre en çok talep edilen bu özel izin türlerinin başında ise doğum günü, karne günü, sigara içmeme ve regl izni geliyor.</p>
<p><strong>TUNCA ÜÇER: &ldquo;HAYATI DENGELEME İHTİYACI KALICI HALE GELDİ&rdquo;</strong></p>
<p>Kolay İK COO’su Tunca Üçer, pandemiyle hayatımıza giren uzaktan çalışma modelinin artık çalışanlar için temel bir beklentiye dönüştüğünü belirtti. &ldquo;Çalışanlar yalnızca işlerini yürütmek değil, yaşamlarını da dengelemek istiyor&rdquo; diyen Üçer, doğum günü ve regl gibi özel izinlere yönelik taleplerin de arttığını vurguladı. Şirketlerin bu taleplere duyarlı yaklaşarak, karşılıklı güvene dayalı bir kültür inşa etmelerinin önemine dikkat çekti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yeni-talebi-tatil-sonrasi-evden-calisma-549831">Çalışanların Yeni Talebi: Tatil Sonrası Evden Çalışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:21:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturma]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanserine bağlı olarak memenin alınmasından sonra plastik cerrahlar tarafından uygulanan yeniden meme oluşturma (meme onarımı/meme rekonstrüksiyonu) ameliyatları, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik yönden yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758">Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Meme kanserine bağlı olarak memenin alınmasından sonra plastik cerrahlar tarafından uygulanan yeniden meme oluşturma (meme onarımı/meme rekonstrüksiyonu) ameliyatları, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik yönden yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, bu ameliyatların tercihe bağlı olarak yapılmasına rağmen, kadınların sosyal yaşamlarını sürdürmelerine büyük katkı sağladığını belirtti. Meme kanseri sıklığının artması ve tedavideki başarılı sonuçların bu konunun önemini daha da artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Aysal, “Kadının özgüvenini yeniden kazanmasına da katkı sağlayan meme rekonstrüksiyonu ameliyatları, plastik cerrahinin en yüz güldürücü işlemlerinden biri” dedi.</em></p>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri tedavisinde bir memenin veya iki memenin birden alınması gerekliliği hastaları hem fiziksel hem de ruhsal açıdan derinden etkileyebiliyor. Bu süreçte, doğru zamanlama ve yöntemle yapılan yeniden meme oluşturma ameliyatlarının kadının yaşam kalitesine büyük katkı sağladığını vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Uzmanı Doç. Dr. Bilge Kağan Aysal, plastik cerrahi desteğinin kadınların sosyal yaşantısında ve özgüveninde fark edilir bir iyileşme sağladığını ifade etti. Doç. Dr. Aysal, “Amacımız, hastalarımızı yeni bir memeyle taburcu etmek ve onları çok daha mutlu bir şekilde kıyafet giyebilir hale getirmek” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘KADININ SOSYAL YAŞAMINI SÜRDÜRMESİNE KATKI SAĞLIYOR’</strong></p>
<p>Meme kaybının kadınlar için yalnızca fiziksel değil, duygusal olarak da çok yıkıcı olabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Aysal, “Meme kanseri günümüzde oldukça yaygın. Kanser hastalığının getirdiği olumsuz hislere ek olarak memesinin bir kısmını veya tamamını kaybetmek durumunda kalan kadın sayısı az değil. Estetik cerrahiyle yeniden meme oluşturmak, hem psikolojik destek hem de yaşam kalitesini artıran önemli bir adım. Bu ameliyatlar, plastik cerrahinin en tatmin edici uygulamalarından biri” dedi.</p>
<p><strong>‘MEMESİ ALINMIŞ HER HASTAYA YENİDEN MEME OLUŞTURMAK MÜMKÜN’</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavisi amacıyla meme alınması ameliyatı sonrasında yeniden meme oluşturmanın mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Aysal, sözlerine şöyle devam etti: “Genel cerrahlar, kanseri tamamen ortadan kaldırmak amacıyla memenin bir kısmını ya da tamamını almak zorunda kalabiliyor. Bu noktada plastik cerrahlar olarak biz devreye giriyoruz. Memenin alınmasından hemen sonra, eş zamanlı olarak yeni bir meme oluşturmak mümkün. Ya da hastalarımız ilerleyen dönemlerde yeniden meme oluşturma ameliyatı için bize başvurabilir.”</p>
<p><strong>“BU AMELİYATLAR KANSER TEDAVİSİYLE ÇELİŞMEZ”</strong></p>
<p>Meme kanseri ameliyatından sonra yeni memenin ne zaman yapılacağına ve var olan meme kanseri riskiyle bir ilişkisi olup olmadığına değinen Doç. Dr. Aysal, şu bilgileri verdi: “Yeniden meme oluşturma, kanser tedavisiyle çelişmez. Kanserin tekrarlamaması için tüm önlemler alındıktan sonra, estetik cerrahlar yeni meme yapımına geçer. Ne Türkiye’de ne de yurt dışında, estetik kaygılarla eksik kanser ameliyatı yapılmaz. Bu işlemin, mevcut meme kanserinin tekrarlama riskini artırdığına dair herhangi bir bulgu bulunmamaktadır.”</p>
<p><strong>“FARKLI YÖNTEMLER KULLANILIYOR”</strong></p>
<p>Yeniden meme oluşturmak için iki farklı yöntem uygulandığını belirten Doç. Dr. Aysal, cerrahi seçeneklerle ilgili şu bilgileri verdi: “Yöntemlerden biri silikon implantlarla yeniden meme oluşturma ameliyatlarıdır. Diğer yöntemde ise hastanın kendi var olan dokuları yani hastanın öz dokuları kullanılarak yeniden meme oluşturulur. Silikon implantlarla yapılan ameliyatlarda, meme kanseri ameliyatında derinin bir kısmı korunur, içerisine silikon implantlar yerleştirilir ve dıştaki deriyle meme şekli verilir. Bu yöntemle hasta, kanser ameliyatından sonra memesini kaybetmediği için yaşayabileceği psikolojik etkiden de korunmuş olur. Öz doku tekniğinde ise karın veya sırt dokusu kullanılarak yeni bir meme oluşturulur. Örneğin, hafif göbeği olan bir kadına göbek dokusuyla meme yapılırken aynı anda karın germe işlemi de gerçekleştirilmiş olur. Hangi yöntemin tercih edileceği; hastanın genel durumu, cerrahın deneyimi ve hasta ile yapılan görüşmelere göre belirlenir.”</p>
<p><strong>“YENİDEN MEME OLUŞTURMA AMELİYATLARI, KANSER TANISI ALMIŞ HER HASTAYA YAPILABİLİR”</strong></p>
<p>Her yaştan kadına meme oluşturma ameliyatı yapılabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Aysal şöyle konuştu: “Yeniden meme oluşturma ameliyatları, kanser tanısı almış her hastaya uygulanabilir. Yaş fark etmemektedir. Örneğin, 20 yaşında meme kanseri çok nadirdir ama yapılmaz mı? Elbette yapılır. Farklı bir hastada gen pozitifliği dediğimiz bir durum söz konusu olabilir. Ailesinde meme kanseri bulunan bir hastaya genetik analizlerle meme kanseri riski belirlenmiş olabilir. Risk analizlerini genel cerrahi yapar. Bu hastalara genel cerrahi uzmanları tarafından memelerin alınıp içleri boşaltılırsa kanserden korunabileceği söylenebilir. Bu durumda dahi plastik cerrahi tarafından yeniden meme yapılabilir. 40 ve 50 yaşındaki hastalara da meme oluşturma ameliyatı yapılabilir. Teknikler farklılık gösterebilir, hangi tekniğin uygun olacağı hastaya özel olarak değerlendirilir. Geçmişte memesi alınmış, göğsünde meme bulunmayan bir hastaya da yıllar sonra meme yapılması mümkündür. Böyle hastalar varsa başvurabilirler.”</p>
<p><strong>“HASTA-HEKİM UYUMU ÇOK ÖNEMLİ”</strong></p>
<p>Meme oluşturma ameliyatlarının bazı riskler barındırabileceğini belirten Doç. Dr. Aysal, şunları söyledi: “Her ameliyat gibi bu operasyon da bazı komplikasyonlar içerebilir. Enfeksiyon, doku ayrışması gibi durumlar oluşabilir. Ancak bu riskler yönetilebilir. Cerrah ve hasta uyum içinde çalıştığında bu süreç başarıyla yönetilir. Biz hastalarımızın yanında oluyor ve sürecin sonuna kadar destek veriyoruz.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-sonrasi-yeniden-meme-olusturma-kadinin-yasam-kalitesini-artiriyor-549758">Meme Kanseri Sonrası Yeniden Meme Oluşturma, Kadının Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir, Fırtına Sonrası Yaraları Sarıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-firtina-sonrasi-yaralari-sariyor-549439</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 08:57:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[sarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yaraları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde etkili olan kuvvetli rüzgarın neden olduğu hasarları gidermek ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla sahadaki çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-firtina-sonrasi-yaralari-sariyor-549439">Büyükşehir, Fırtına Sonrası Yaraları Sarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şiddetli rüzgar nedeniyle şehrin farklı noktalarında devrilen ağaçlar, Büyükşehir Belediyesi ekiplerince bulundukları yerlerden kaldırılıyor. Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, vatandaşlar fırtınaya karşı dikkatli ve tedbirli olmaları noktasında uyarılırken, ağaç devrilmeleri ve diğer olası aksaklıklarda ALO 153 hattından ilgili ekiplere ulaşabilecekleri belirtildi.</p>
<p><strong>Rüzgar Hızı 112 Kilometreyi Aştı</strong></p>
<p>Meteoroloji’den alınan verilere göre sabah saatlerinden itibaren etkisini gösteren şiddetli rüzgar saatte 112 kilometre hızı aştı. Yapılan ölçümlerde rüzgarın hızı en yüksek Nurhak’ta saatte 112.3 kilometre, Çağlayancerit’te saate 92.5 kilometre, Andırın’da saatte 67.3 kilometre, şehir merkezinde saatte 62.6 kilometre, Göksun’da saatte 58.3 kilometre, Türkoğlu’nda saatte 52.2 kilometre, Pazarcık’ta saatte 42.5 kilometre, Ekinözü’nde saatte 41.8 kilometre, Afşin’nde saatte 39.2 kilometre, Pazarcık’ta 38.9 kilometre ve Elbistan’da saatte 32 kilometre olarak ölçüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-firtina-sonrasi-yaralari-sariyor-549439">Büyükşehir, Fırtına Sonrası Yaraları Sarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dev indirim sonrası tabelalar bir kez daha değişiyor: Motorine zam geliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dev-indirim-sonrasi-tabelalar-bir-kez-daha-degisiyor-motorine-zam-geliyor-548752</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 11:56:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[değişiyor]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[indirim]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[motorine]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tabelalar]]></category>
		<category><![CDATA[zam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akaryakıt ürünlerinden motorinin litre fiyatına zam yapılması bekleniyor. Fiyatları 1.14 lira artacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-indirim-sonrasi-tabelalar-bir-kez-daha-degisiyor-motorine-zam-geliyor-548752">Dev indirim sonrası tabelalar bir kez daha değişiyor: Motorine zam geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Petrol fiyatlarındaki </strong>dalgalanmalar <strong>akaryakıt</strong> ürünlerini etkiliyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>Motorine zam geliyor</b></p>
</div>
<div>
<p>28 Haziran cumartesi gününden itibaren <strong>motorinde</strong> 1,14 TL fiyat artışı bekleniyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>Güncel Akaryakıt Fiyatları</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>İstanbul Avrupa Yakası</strong></p>
<p>Benzin: 48.88 TL<br />Motorin: 49.06 TL<br />LPG: 25.09 TL</p>
<p><strong>İstanbul Anadolu Yakası</strong></p>
<p>Benzin: 48.73 TL<br />Motorin: 48.94 TL<br />LPG: 24.49 TL</p>
<p><strong>Ankara</strong></p>
</div>
<div>
<p>Benzin: 49.55 TL<br />Motorin: 49.89 TL<br />LPG: 24.99 TL</p>
<p><strong>İzmir</strong></p>
<p>Benzin: 49.88 TL<br />Motorin: 50.24 TL<br />LPG: 24.94 TL</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dev-indirim-sonrasi-tabelalar-bir-kez-daha-degisiyor-motorine-zam-geliyor-548752">Dev indirim sonrası tabelalar bir kez daha değişiyor: Motorine zam geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erdoğan’dan NATO Zirvesi Sonrası Mesajlar: Savunma Güçlenecek, Gazze Unutulmadı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erdogandan-nato-zirvesi-sonrasi-mesajlar-savunma-guclenecek-gazze-unutulmadi-548306</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2025 16:46:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğandan]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[güçlenecek]]></category>
		<category><![CDATA[mesajlar]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[savunma]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[unutulmadı]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lahey’de düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından gerçekleştirdiği basın toplantısında, savunma harcamalarının artırılacağını açıkladı. Türkiye’nin bölgesel krizlerden uzak tutulmaya çalışıldığını vurgulayan Erdoğan, Gazze’de yaşanan insani felakete de dikkat çekti. Ayrıca Eurofighter alımı konusunda İngiltere ve Almanya ile olumlu gelişmelerin yaşandığını ifade etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erdogandan-nato-zirvesi-sonrasi-mesajlar-savunma-guclenecek-gazze-unutulmadi-548306">Erdoğan’dan NATO Zirvesi Sonrası Mesajlar: Savunma Güçlenecek, Gazze Unutulmadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin uluslararası ve bölgesel meselelerdeki tutumunu ve zirvedeki görüşmeleri değerlendirdi.</p>
<p><strong>SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 5’E YÜKSELTİLECEK</strong></p>
<p>Erdoğan, NATO Konsey oturumunda Türkiye’nin savunma harcamalarını 10 yıl içinde gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’ine çıkarmayı kararlaştırdıklarını açıkladı. Müttefikler arasındaki savunma sanayi ürünlerinin ticaretinde engellerin kaldırılmasına öncülük ettiklerini vurgulayan Erdoğan, bu anlayışın ittifak belgelerine yansıtıldığını belirtti.</p>
<p><strong>UKRAYNA VE GAZZE’DE BARIŞ ÇAĞRISI</strong></p>
<p>Ukrayna’daki savaşın bölgesel ve küresel etkilerine değinen Erdoğan, “Türkiye olarak savaşın adil ve sürdürülebilir bir barışla sonlandırılması için çabalarımızı sürdürüyoruz. Ateşkes ve kalıcı barış için bir fırsat penceresi aralandı,” dedi. Gazze’deki insani krizin felakete dönüştüğünü ifade eden Erdoğan, “İsrail’i bu vahşetten vazgeçmeye davet ediyoruz. Vicdan sahibi hiçbir insan bu duruma sessiz kalamaz” diyerek kalıcı ateşkese vurgu yaptı.</p>
<p><strong>İSRAİL-İRAN GERİLİMİ VE DİPLOMASİ</strong></p>
<p>İsrail-İran arasındaki son askeri tırmanışın bölgeyi ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını belirten Erdoğan, krizin başından itibaren yoğun diplomasi trafiği yürüttüklerini söyledi. “İran’la sorunların kalıcı çözümü diplomasi ve müzakereyle mümkündür,” diyen Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın çabalarıyla sağlanan ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını ve tarafların buna koşulsuz uymasını beklediklerini ifade etti. “Orta Doğu’da barış için herkes elini taşın altına koymalı” dedi.</p>
</p>
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter">
<div class="wp-block-embed__wrapper">https://twitter.com/RTErdogan/status/1937891070509023493</div>
</figure>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erdogandan-nato-zirvesi-sonrasi-mesajlar-savunma-guclenecek-gazze-unutulmadi-548306">Erdoğan’dan NATO Zirvesi Sonrası Mesajlar: Savunma Güçlenecek, Gazze Unutulmadı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>karne sonrası öğrencilere teknoloji dolu eğlence</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karne-sonrasi-ogrencilere-teknoloji-dolu-eglence-547025</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Jun 2025 08:06:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dolu]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[karne]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı’nın sona ermesiyle birlikte karne heyecanı yaşayan öğrenciler için özel bir etkinlik düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karne-sonrasi-ogrencilere-teknoloji-dolu-eglence-547025">karne sonrası öğrencilere teknoloji dolu eğlence</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Keçiören Belediyesi, 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı’nın sona ermesiyle birlikte karne heyecanı yaşayan öğrenciler için özel bir etkinlik düzenledi. Yaz tatiline giren öğrenciler, Antares AVM’de kurulan teknoloji alanında gerçekleştirilen etkinliklerde birbirinden renkli, eğitici ve öğretici aktiviteleri deneyimleme fırsatı buldu. Uçak simülasyonundan robotik kodlamaya, üç boyutlu model tasarımından araç sürüş simülasyonuna kadar birçok teknolojik içerikle buluşan çocuklar, okul döneminin yorgunluğunu atarak yaz tatiline keyifli bir başlangıç yaptı. Etkinlik alanında sergilenen 3 boyutlu modeller çocukların ilgisini çekerken sanal gerçeklik gözlüğüyle uçak kullanma deneyimi sunan simülasyon ise çocuklara heyecan dolu bir deneyim yaşattı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>Verimli bir yaz tatili öğrencileri bekliyor</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, “Keçiören Belediyesi olarak öğrencilerimizin yaz tatiline keyifli bir başlangıç yapmaları için eğlenceli bir etkinlik alanı oluşturduk. Karne heyecanı yaşayan çocuklarımız, kurduğumuz teknoloji alanında bilim ve teknoloji ile iç içe, birbirinden eğlenceli aktivitelerle okul yorgunluğunu attılar. Keçiören’de dolu dolu bir yaz tatili geçirmeleri için yaz okullarımız ve yaz spor okullarımızla da çocuklarımızın yanında olmaya, onlara destek vermeye devam edeceğiz. Tüm çocuklarımıza sağlıklı, mutlu ve keyifli bir yaz tatili diliyorum” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karne-sonrasi-ogrencilere-teknoloji-dolu-eglence-547025">karne sonrası öğrencilere teknoloji dolu eğlence</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çanakkale Boğazı’nda Yangın Paniği Sonrası Trafik Normalleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/canakkale-bogazinda-yangin-panigi-sonrasi-trafik-normallesti-545559</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 09:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[boğazında]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[normalleşti]]></category>
		<category><![CDATA[paniği]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545559</guid>

					<description><![CDATA[<p>Marmaris’ten Yalova’ya seyir halinde olan 120 metrelik INDUSTRIAL CHALLENGER adlı yük gemisinde, Çanakkale Boğazı’nda makine dairesinde çıkan yangın nedeniyle sürüklenme yaşandı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün başarılı müdahalesiyle gemi Karanlık Liman’a demirletilirken, boğaz trafiği yeniden normale döndü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canakkale-bogazinda-yangin-panigi-sonrasi-trafik-normallesti-545559">Çanakkale Boğazı’nda Yangın Paniği Sonrası Trafik Normalleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alınan bilgiye göre, Marmaris’ten Yalova’ya giden 120 metre boyundaki INDUSTRIAL CHALLENGER adlı yük/konteyner gemisi, Çanakkale Boğazı Kumkale önlerinde makine dairesinde çıkan yangın nedeniyle makinesi stop etti ve sürüklenmeye başladı.</p>
<p>Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (KEGM) Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri (GTH) Merkezi’nin koordinasyonunda hızla harekete geçildi.</p>
<p>TÜRKELİ römorkörü ve KIYEM-1 botu gemiye refakat ederken, KURTARMA-13 römorkörü gemiyi çekerek Karanlık Liman’a güvenli bir şekilde demirletmeyi başardı.</p>
<p>Operasyonun tamamlanmasıyla, yangın nedeniyle askıya alınan Çanakkale Boğazı gemi trafiği çift yönlü olarak yeniden açıldı.</p>
</p>
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter">
<div class="wp-block-embed__wrapper">https://twitter.com/kiyiemniyet/status/1934687810553860358</div>
</figure>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/canakkale-bogazinda-yangin-panigi-sonrasi-trafik-normallesti-545559">Çanakkale Boğazı’nda Yangın Paniği Sonrası Trafik Normalleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tugay’dan Yangın Sonrası Çağrı: Tesisler Tekrar İncelenmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tugaydan-yangin-sonrasi-cagri-tesisler-tekrar-incelenmeli-544987</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 07:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[incelenmeli]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar]]></category>
		<category><![CDATA[tesisler]]></category>
		<category><![CDATA[tugaydan]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544987</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir'de Medicana Hastanesi yakınındaki plastik deposunda çıkan yangın, ekiplerin hızlı müdahalesiyle kısa sürede kontrol altına alındı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, şehir merkezinde bulunan tesislerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugaydan-yangin-sonrasi-cagri-tesisler-tekrar-incelenmeli-544987">Tugay’dan Yangın Sonrası Çağrı: Tesisler Tekrar İncelenmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Medicana Hastanesi&#8217;nin yakınında plastik deposunda çıkan yangın nedeniyle yangın bölgesine gitti</p>
<p>Medicana Hastanesi&#8217;nin yakınındaki plastik deposunda çıkan yangın kontrol altına alınırken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da yangın bölgesinde incelemelerde bulundu. Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Mutaf ve İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Yaşar Korkmaz’dan bilgi aldı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/06/16/15-06-2025-f17e594a-3068-4cee-9179-846e9ce10f16-1750052655-599-x750.jpeg"></p>
</p>
<p>Şehir merkezinde yaşanan büyük yangına dikkat çeken Başkan Tugay, şehir merkezindeki tesislerin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi ekiplerinin ihbarın ardından 4 dakikada müdahalede bulunmaya başladığını, zabıta ekiplerinin de hastanede yatan 75 hastanın başarıyla gerçekleşen tahliyesinde görev aldığını belirten Başkan Tugay, &ldquo;Bizi rahatsız eden şey, şehrin merkezinde böyle bir alanda bu kadar büyük bir yangının çıkabiliyor olması. Bununla ilgili hepimizin mutlaka araştırma yapması lazım. Benzer riskler açısından şehrin merkezindeki bu tür tesisleri tekrar gözden geçirmemiz lazım. Önümüzdeki günlerde böyle bir ödevimiz var&rdquo; dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/06/16/15-06-2025-9f37e795-bebc-49b8-9663-9a3e1e10a228-1750052719-822-x750.jpeg"></p>
<p><strong>&ldquo;YARALI YO</strong><strong>K&rdquo;</strong></p>
<p>Yangının çıkış nedeninin henüz bilinmediğini ifade eden Başkan Tugay, &ldquo;Hastanenin dışından depoya komşu bir alandan çıkmış gibi görünüyor. Bulgular bu yönde ama nedeni belli değil. Bununla ilgili savcılık, ilgili bilirkişiyi atamış ve o incelemeye başlamış. Bu yangın bir plastik boru deposunda çıkıyor ya da kısa sürede ona sıçrayacak şekilde çıkıyor. Plastik olduğu için yangın kuvvetli ve koyu bir duman çıkararak oluyor. O nedenle hastanenin özellikle dumandan etkilenme riski de yüksek oldu. Hastanenin içine duman girmesine rağmen hızlıca boşaltıldığı için hiçbir hasta etkilenmedi. Hiçbir yaralı insan yok. Yangın mümkün olan en kısa sürede müdahale gördü. İtfaiyemize ve zabıtalarımıza teşekkür ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Bölgede yaşanan elektrik kesintisine ilişkin soruya da yanıt veren Başkan Tugay, depo ve depodaki malzemelerin yandığına dikkati çekerek, &#8220;İtfaiyeci arkadaşlarımızda dumandan etkilenme, yaralanma yok. Hastanede kalan 75 hasta çok hızlıca tahliye edildi. Çoğu İzmir Şehir Hastanesi’ne nakledildi. Eşrefpaşa Hastanemizin Başhekimi de burada. Herhangi bir ihtiyaç olması durumunda devreye girecektik ama hastaların İzmir Şehir Hastanesi’nde gözlemleri devam ediyor. Bebeklerde de yaşlılarda da hiçbir sorun yok&rdquo; diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/06/16/15-06-2025-a46c3032-310f-4c64-8c38-19e87f88d4de-1750052693-535-x750.jpeg"></p>
<p>Hatırlanacağı gibi İzmir İtfaiyesi’nin yangın söndürme çalışması sırasında zabıta ekipleri de bölgeye intikal ederek polis ekipleri ve hastane çalışanları ile birlikte yangın merdivenlerini kullanarak yoğun bakım alanında bulunan çoğu bebek ve yaşlı hastaların tahliyesini sağlamıştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nden 2 ambulans ve 4 AKS aracı hastaların nakilleri sırasında görev almıştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tugaydan-yangin-sonrasi-cagri-tesisler-tekrar-incelenmeli-544987">Tugay’dan Yangın Sonrası Çağrı: Tesisler Tekrar İncelenmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Sonrası Öğrenme Kayıplarına EBA Destekli Çözüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-ogrenme-kayiplarina-eba-destekli-cozum-544630</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 15:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[eba]]></category>
		<category><![CDATA[kayıplarına]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544630</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Temel Eğitim Genel Müdürlüğü, "Temel Eğitimde Öğrenme Kayıplarını Giderme ve Öğretimi Güçlendirme" projesiyle, deprem bölgesi ve göç alan illerdeki öğrencilerin öğrenme kayılarını telafi etmeyi hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-ogrenme-kayiplarina-eba-destekli-cozum-544630">Deprem Sonrası Öğrenme Kayıplarına EBA Destekli Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Proje, Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler ve hayat bilgisi derslerinde öğrenme kayıplarını tespit ve giderme amacıyla başlatıldı.</p>
<p>Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan habere göre Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun olarak tasarlanan projede, farklılaştırılmış öğretim tekniklerine dayalı müdahale programları ve materyaller geliştirildi.</p>
<p>Bu kapsamda, 59 değerlendirme bataryası ve etkinlik içeren kitaplar hazırlanarak dijital formatta EBA platformunda erişime açıldı.</p>
<p>Öğretmenlerin projeyi etkin uygulaması için MEB stüdyolarında 59 ders videosu, tanıtım ve strateji videoları hazırlandı ve EBA’ya yüklendi. Müdahale planlarındaki 240 etkinlik, etkileşimli tahta ve tabletlerde kullanılmak üzere dijital içeriklere dönüştürülerek EBA’da yayımlanacak.</p>
<p>UNICEF iş birliğiyle yürütülen projede, 500 öğretmen ve idareciye yüz yüze eğitim, bin 200 öğretmene mahalli eğitim ve toplamda 35 bin öğretmene proje bilgilendirmesi yapıldı.</p>
<p>Projenin yeni aşamasında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda &#8220;Sosyal-Duygusal Öğrenme Beceri&#8221; modülünün de programa ekleneceği bildirildi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-ogrenme-kayiplarina-eba-destekli-cozum-544630">Deprem Sonrası Öğrenme Kayıplarına EBA Destekli Çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de Kurban Bayramı sonrası temizlik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-kurban-bayrami-sonrasi-temizlik-543493</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 10:11:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[nilüferde]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, vatandaşların Kurban Bayramı’nı hijyenik ve huzurlu bir ortamda geçirmesi için yürüttüğü çalışmaları, bayram sonrası gerçekleştirdiği dezenfeksiyon ve temizlik faaliyetleriyle tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-kurban-bayrami-sonrasi-temizlik-543493">Nilüfer&#8217;de Kurban Bayramı sonrası temizlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, vatandaşların Kurban Bayramı’nı hijyenik ve huzurlu bir ortamda geçirmesi için yürüttüğü çalışmaları, bayram sonrası gerçekleştirdiği dezenfeksiyon ve temizlik faaliyetleriyle tamamladı. Belirlenen kurban kesim alanları, atıklardan arındırılarak temizlenirken halk sağlığını tehdit edebilecek riskler ortadan kaldırıldı.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi, Kurban Bayramı sonrasında gerçekleştirdiği dezenfeksiyon ve temizlik çalışmalarını tamamladı. Bayram öncesinden başlayarak alınan önlemler sayesinde, vatandaşların kurban ibadetlerini hijyenik koşullarda gerçekleştirdi.</p>
<p>Bayramın dört günü boyunca ilçe genelinde belirlenen kurban kesim noktalarında hizmet veren Nilüfer Belediyesi ekipleri, bu alanlarda hijyen koşullarının sağlanması ve kurban kesim işlemlerinin mevzuata uygunluğunu denetleyerek, sorunsuz bir bayram süreci yaşanmasını sağladı.</p>
<p>Kurban ibadetinin tamamlanmasının ardından ekipler, kesim noktalarında belirlenen kesim noktalarında oluşan atıkları bertaraf etti. Belediye ekipleri tarafından gerçekleştirilen hijyen ve dezenfeksiyon çalışmaları ile halk sağlığını etkileyecek olası risklerin de önüne geçildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-kurban-bayrami-sonrasi-temizlik-543493">Nilüfer&#8217;de Kurban Bayramı sonrası temizlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİLGİ&#8217;de afet sürecinde doğum sonrası depresyon ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilgide-afet-surecinde-dogum-sonrasi-depresyon-ele-alindi-532712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 12:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[alındı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgide]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[sürecinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=532712</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Afetler ve Ruhsal Travma Mükemmeliyet Alanı, Uluslararası Aile Günü kapsamında “Afetlerden Sonra Doğum Sonrası Depresyona Yaklaşım” başlıklı bir seminer düzenledi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgide-afet-surecinde-dogum-sonrasi-depresyon-ele-alindi-532712">BİLGİ&#8217;de afet sürecinde doğum sonrası depresyon ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Afetler ve Ruhsal Travma Mükemmeliyet Alanı, Uluslararası Aile Günü kapsamında “Afetlerden Sonra Doğum Sonrası Depresyona Yaklaşım” başlıklı bir seminer düzenledi. BİLGİ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek’in moderatörlüğünü yaptığı seminerde, afet sonrası dönemde doğum yapan annelerde görülebilecek depresyon riskine dikkat çekilirken, bu süreçte tarama uygulamalarının, toplumsal farkındalığın ve farklı uzmanlık alanları arasındaki işbirliğinin önemi vurgulandı.</p>
<p>Prof. Dr. Şimşek, “Afetler, ailelerin ve özellikle annelerin ruh sağlığını daha da kırılgan hale getiriyor. Bu süreçte doğum sonrası depresyonun fark edilmesi, aile hekimleri tarafından taranması ve annelere yalnız olmadıklarının hissettirilmesi büyük önem taşıyor. Gerekli durumlarda annelerin Sağlıklı Hayat Merkezleri, Sosyal Hizmet Merkezleri gibi kurumlara yönlendirilmesi; hekim, hemşire, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarının iş birliğiyle olguların bütüncül bir şekilde yönetilmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p>‘Yardım istemek güçsüzlük değil, güç kazanmaktır’</p>
<p>Uzmanlar, doğum sonrası dönemin kadınlar için fiziksel olduğu kadar duygusal anlamda da hassas bir süreç olduğuna dikkat çekti. Washington DC’de Çocuk Hastanesi Erken ÇocuklukKliniği’nden Psikiyatrist Hanife Nur Akal, afet sonrası sürecin özellikle yeni doğum yapmış anneler için zorlu bir süreç olduğunu belirterek doğum sonrası depresyonun erken müdahale edilmediğinde hem anne hem bebek için uzun vadeli olumsuz sonuçlara neden olabileceğini dile getirdi. Akal, “Yakın çevrenizde doğum yapmış bir kadın varsa, ona gerçekten nasıl olduğunu sorun. Tavsiye vermeden, yargılamadan onu sadece dinleyin. Eğer kendini sürekli üzgün ya da boşlukta hissettiğini, uykusuzluk yaşadığını ya da tam tersi aşırı uyumak istediğini, bebeğine karşı ilgisizlik veya aşırı kaygı duyduğunu söylüyorsa; hatta kendine ya da bebeğine zarar verme düşüncelerinden bahsediyorsa, bunlar doğum sonrası depresyon belirtileri olabilir. Böyle bir durumda, mutlaka bir aile hekimine başvurması gerektiğini söyleyin. Unutmayın, yardım istemek güçsüzlük değil; aksine güç kazanmaktır” dedi.</p>
<p>Annenin iyileşmesi zaman alırken, bebeğin bekleyecek zamanı yoktur</p>
<p>Bebek, çocuk ve yetişkin psikiyatristi ve travma psikanalisti Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Alexandra M. Harrison ise depresyon yaşayan annelerin bebekleriyle kurduğu etkileşimde bozulmalar olduğunu ve bu durumun bebeğin duygusal, sosyal ve sinirsel gelişimini olumsuz etkilediğini vaka örnekleriyle açıkladı. Harrison, “Doğum sonrası depresyon yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda psikososyal nedenlere de dayanır. Stresli yaşam olayları, aile içi şiddet, istenmeyen gebelikler, sosyal destek eksikliği ve geçmiş travmalar en önemli risk faktörleri arasında yer alır. Depresyon yaşayan anneler bazen bebeklerine karşı ilgisiz ya da aşırı müdahaleci olabilir. Bu tür etkileşimler, bebekte kaygı ve gelişimsel sorunlara yol açabilir. Özellikle 20 yaş altı annelerde depresyon gelişme riski çok daha yüksektir. ‘Dur, Bak ve Dinle’ yaklaşımıyla anne-bebek bağı güçlendirilebilir. Annenin iyileşme süreci zaman alabilir ancak bebeğin beklemeye tahammülü yoktur. Bu nedenle bakımın sürdürülebilirliği için ‘genişletilmiş bakım çemberi’ (annenin çevresindeki baba, büyükanne, sağlık çalışanları gibi diğer bakım verenlerin) aktif rol alması büyük önem taşır” dedi.</p>
<p>Aile hekimi Dr. Ali Kanatlı, 15-49 yaş aralığındaki kadınların, gebe ve lohusa sürecindeki kadınların, bebeklerin biyopsikososyal bütünlük içinde izlemlerinin aile hekiminin görevi olduğunu belirtti. Kanatlı, artan psikososyal risklere ve ruhsal sorunlara dikkat çekerek hekim, hemşire, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve çocuk gelişimcilerin birlikte çalışmasının önemini örnek vakalarla açıkladı.</p>
<p>Seminerde BİLGİ Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı öğrencisi Psikolog Büşra Uğur, Prof. Dr. Zeynep Şimşek’in yürütücü olduğu saha uygulamalarında travma bilgili bakımın temel boyutlarını ve ilkelerini açıklayarak bu yaklaşımın doğum sonu depresyonu önlediğini, depresyonu olanların ise iyileşme sürelerini kısalttığını söyledi.  Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği üyesi Psikolog Zehra Kobu ise konteyner kentte yaşayan annelere ulaşılarak yapılan empatik ve güven temelli görüşmelerin önemini vurguladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgide-afet-surecinde-dogum-sonrasi-depresyon-ele-alindi-532712">BİLGİ&#8217;de afet sürecinde doğum sonrası depresyon ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in afet sonrası toplanma alanlarının analizi yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-afet-sonrasi-toplanma-alanlarinin-analizi-yapildi-524541</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 May 2025 06:56:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[alanlarının]]></category>
		<category><![CDATA[analizi]]></category>
		<category><![CDATA[izmirin]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[toplanma]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=524541</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, olası bir afet sonrasına yönelik stratejilerini belirledi. İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından “İzmir’de Afet Toplanma Alanlarının Erişilebilirliğinin Mekânsal Analizi” yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-afet-sonrasi-toplanma-alanlarinin-analizi-yapildi-524541">İzmir&#8217;in afet sonrası toplanma alanlarının analizi yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, olası bir afet sonrasına yönelik stratejilerini belirledi. İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından “İzmir’de Afet Toplanma Alanlarının Erişilebilirliğinin Mekânsal Analizi” yapıldı. İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, “Esas olan kentte geniş, çok sayıda, birbiri ile bağlantılı ve kolay erişilebilir açık alanlar oluşturulması. Bunlar küçük mahalle parkı, çocuk oyun alanları, kent parkları olabilir. Atıl alanların tekrar hayata döndürülmesi, az kullanılan alanların verimli hale getirilerek, eldeki stokun iyileştirilmesi yönünde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ciddi çalışmaları var” dedi. </p>
<p>İzmir’de sağlıklı, güvenli ve yaşanılabilir alanlar yaratmak için çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Afete Dirençli İzmir” hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.  İZPA, olası afetlerin ardından İzmir’de yurttaşların toplanacağı alanlar hakkında detaylı bir çalışma hazırladı. “İzmir’de Afet Toplanma Alanlarının Erişilebilirliğinin Mekânsal Analizi” yapıldı. 2 bin 425 afet ve acil durum toplanma alanı bulunan İzmir, 71 geçici barınma alanına sahip. İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, afetlerin ardından yurttaşların toplanabileceği, acil destek alabileceği alanların durumu hakkında bir analiz yaptıklarını söyledi. Burada temel amacın bir deprem anında ve sonrasında kent sakinlerinin deprem toplanma alanlarına rahatlıkla erişebilmesini sağlamak olduğunu belirten Koray Velibeyoğlu, “İstanbul da dâhil pek çok yerde yeterli deprem toplanma alanlarının olduğunu görüyoruz. Bunda büyük bir sorun yok. Asıl sorun mekânsal olarak yani ilçeler, mahalleler, şehirler bazında bu alanların eşitsiz dağılımı. Çünkü bir deprem, bir kriz anında rahatlıkla yürüme mesafesinde deprem toplanma alanına erişebilmek gerekiyor” dedi. </p>
<p><strong>“Eşit ve erişebilir mesafede olması önemli”</strong><br />İzmir’in körfezin çevresinde sıkışık bir yapılanmasını olduğunu söyleyen İZPA Başkanı Koray Velibeyoğlu, “Körfez ve çevresi zaman içerisinde büyük bir nüfusu barındırır duruma geldi. Yüksek deprem riski bulunan alanlarda nüfus yığılmış durumda. 4 buçuk milyonun 1 buçuk milyonu ise daha çeper ve kırsal alanlarda. Kırsalda, çeperlerde daha rahat deprem toplanma alanları ve açık alanlar var. Bu alanların deprem toplanma alanı olarak belirlenmesi çok da şart değil. Önemli olan açık alan olması” dedi. <br />Velibeyoğlu, afet sonrası toplanma alanlarının taşıması gereken kriterleri de şu sözlerle açıkladı: “Deprem toplanma alanları acil durumlarda ulaştığımız yerler. Esas olan kentte geniş, çok sayıda, birbiri ile bağlantılı ve kolay erişilebilir açık alanlar oluşturulması. Bunlar küçük mahalle parkı, çocuk oyun alanları, kent parkları olabilir. Atıl alanların tekrar hayata döndürülmesi, az kullanılan alanların verimli hale getirilerek, eldeki stokun iyileştirilmesi yönünde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ciddi çalışmaları var. Kültürpark, Hasanağa Bahçesi, İnciraltı Kent Ormanı’ndaki yenileme çalışmaları bu nedenle kritik öneme sahip. Bunlara yenilerinin eklenmesi de çok önemli. Yaya olarak, bisiklet veya toplu taşıma araçları ile bu bölgelerin aralarındaki ilişkinin güçlendirilmesi de anahtar rol oynuyor.”</p>
<p><strong>“İzmir’de nazım imar planları revize ediliyor”</strong><br />Afetlerden önce yapılacak çalışmaların hayati önem taşıdığını söyleyen Velibeyoğlu, “Önemli olan deprem olmadan önce yapılacak çalışmalar. İzmir Büyükşehir Belediyesi bunun için çok farklı alanlarda, çok yönlü çalışmalarını sürdürüyor. Kentin nazım imar planları revize ediliyor. Sosyal konut hamleleri yapılıyor. Kentsel dönüşüm çalışmaları yapılıyor. Sadece deprem riskine yönelik olarak çalışamayız. Esas amacımız hem depreme dayanıklı hem de yaşanılabilir alanlar yaratmak olmalı. Bu ön koşul. Yapacağımız planlama ve dönüşüm çalışmalarının temelinde, insanların daha iyi ve güvenli çevrelerde nasıl yaşayacağına yönelik stratejiler ortaya koymak” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-afet-sonrasi-toplanma-alanlarinin-analizi-yapildi-524541">İzmir&#8217;in afet sonrası toplanma alanlarının analizi yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Depremi Sonrası DASK ve Konut Sigortası&#8217;na Talep Yüzde 30 Arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbul-depremi-sonrasi-dask-ve-konut-sigortasina-talep-yuzde-30-artti-523201</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2025 09:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[dask]]></category>
		<category><![CDATA[depremi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[sigortasına]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=523201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijital sigorta platformu sigortaladım.com, İstanbul’da 23 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından, ülke genelinde sigortaladım.com sistemine düşen Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) ve Konut Sigortası taleplerinin, yüzde 30 oranında arttığını belirtti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-depremi-sonrasi-dask-ve-konut-sigortasina-talep-yuzde-30-artti-523201">İstanbul Depremi Sonrası DASK ve Konut Sigortası&#8217;na Talep Yüzde 30 Arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijital sigorta platformu <strong>sigortaladım.com</strong>, İstanbul’da 23 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından, ülke genelinde sigortaladım.com sistemine düşen Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) ve Konut Sigortası taleplerinin, yüzde 30 oranında arttığını belirtti. </p>
<p>Zorunlu Deprem Sigortası yalnızca deprem değil; deprem kaynaklı yangın, infilak, tsunami ve yer kayması gibi doğal afetler sonucu oluşabilecek maddi zararları da karşılıyor. Konut Sigortası ise hem deprem hem de yangın, hırsızlık, su baskını, fırtına gibi risklere karşı evin tüm yapısal unsurlarını ve isteğe bağlı olarak içindeki eşyaları da güvence altına alıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>“DASK ve Konut Poliçesi birlikte yaptırılmalı”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan <strong>sigortaladım.com Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıltepe</strong>, “Deprem sonrasında olası hasar durumlarında maddi zorluk yaşanmaması için, hem DASK hem de Konut Sigortası yaptırmak çok önemli. Her iki sigortayı birlikte yaptırmak ev sahiplerinin riskleri daha kapsamlı şekilde yönetmesini sağlıyor ve olası hasar durumlarında maddi kayıpları en aza indiriyor. Üstelik birçok sigorta şirketi DASK ve Konut poliçesini birlikte alan kullanıcılara özel indirimler sunuyor. Bu avantajlı poliçeleri sigortaladım.com üzerinden karşılaştırmalı olarak kolayca incelemek mümkün” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kızıltepe, “Türkiye Sigorta Birliği’nin verilerine göre, 2024 yılı sonunda Türkiye’de DASK penetrasyonu yüzde 56 oranında olup, Konut Sigortası poliçelerinde bu oranın yüzde 25 civarında olduğunu görüyoruz. Bu veriler her ne kadar geçtiğimiz yıllara nazaran sigorta bilincinin arttığını gösterse de henüz yeterli seviyelerde değil. Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinden sonra ciddi bir farkındalık söz konusu olmuştu. 23 Nisan’da yaşadığımız depremin ardından da vatandaşlarımız aynı farkındalıkla DASK ve Konut Sigortası’na yöneldi. Talep Türkiye genelinde yüzde 30 oranında arttı” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Sigorta ürünlerine kolay erişilebilirlik, kişileri sigorta yaptırmaya teşvik ediyor”</strong></p>
<p> </p>
<p>Kızıltepe, “Sigortaladım.com olarak müşterilerimizin zamanına büyük kıymet veriyoruz. Tüm süreçlerimizi de zamanlarını onlara bırakmak ve hizmetlerimize daha hızlı erişim sağlamaları için tasarlıyoruz. Yapay zeka entegrasyonu ile teklif süreçlerimizi hem daha da hızlandırdık hem de daha şeffaf hale getirdik. Karşılaştırmalı fiyat teklifleri sunarak, müşterilerimizin en doğru kararı kolayca verebilmelerine olanak tanıyoruz. Kısacası kullanıcılarımıza erişilebilir ve şeffaf bir deneyim sunuyoruz. Bu pratiklik ve erişilebilirlik, kişileri sigorta yaptırmaya teşvik ediyor, etmeli de. Sigortayı sadece bir evrak değil, yaşanan sarsıntılara karşı kurulan güçlü bir gelecek planı olarak görmek gerekiyor. Doğru zamanda yapılan bir sigorta seçimi, deprem sonrası oluşabilecek maddi kayıpları telafi etmekle kalmaz, bireylerin yaşamlarına kaldıkları yerden güvenle devam etmelerini mümkün kılar. Bu vesileyle, yaşanan son deprem sonrası tüm vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-depremi-sonrasi-dask-ve-konut-sigortasina-talep-yuzde-30-artti-523201">İstanbul Depremi Sonrası DASK ve Konut Sigortası&#8217;na Talep Yüzde 30 Arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem sonrası Küçükçekmece Belediyesi tüm imkânlarını seferber etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-kucukcekmece-belediyesi-tum-imkanlarini-seferber-etti-522794</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2025 12:27:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[imknlarını]]></category>
		<category><![CDATA[küçükçekmece]]></category>
		<category><![CDATA[seferber]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522794</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi, İstanbul’da meydana gelen depremlerin ardından vatandaşa destek olmak amacıyla ilgili birimleriyle teyakkuza geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-kucukcekmece-belediyesi-tum-imkanlarini-seferber-etti-522794">Deprem sonrası Küçükçekmece Belediyesi tüm imkânlarını seferber etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükçekmece Belediyesi, İstanbul’da meydana gelen depremlerin ardından vatandaşa destek olmak amacıyla ilgili birimleriyle teyakkuza geçti. 7/24 açık olan hizmet binalarından 10 bin 27 vatandaş faydalandı.</p>
<p>Yaşanan depremler sonrası Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde kriz masası kuruldu, Afet İşleri Müdürlüğü’nde toplanan Küçükçekmece Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi çalışmalarına başladı ve belediye ekipleri vatandaşlar tarafından gelen ihbarlara hızla müdahale etti.</p>
<p> <b>Hizmet binaları vatandaşlara açıldı, sıcak yemek ikram edildi</b></p>
<p>Küçükçekmece Belediyesi depremlerin ardından ilçede bulunan; kültür merkezleri, taziye evi, çok amaçlı salonlar, Kemalpaşa ve İstasyon Mahallesi Semt Konağı, Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi, Kemal Aktaş Stadı ve Küçükçekmece Nikâh Sarayı gibi tüm hizmet binalarını vatandaşların kullanımına açtı. Bu kapsamda 7/24 hizmet veren binalardan 10 bin 27 vatandaş faydalandı. Merkezlerde, okullarda, spor salonlarında, camiler ve parklarda 35 bin porsiyon yemek dağıtıldı. Ayrıca ilçede belirlenen noktalarda sıcak yemek dağıtımı da gerçekleştirildi.</p>
<p>Hizmet binalarında kalan vatandaşları ziyaret eden Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Küçükçekmecelilerin her daim yanlarında olduklarını ifade ederek, çalışmaların kararlılıkla devam edeceğine dikkat çekti.</p>
<p><b>İhbarlar doğrultusunda binalarda teknik inceleme gerçekleştirildi</b></p>
<p>Küçükçekmece Belediyesi İletişim Merkezi, sosyal medya ve saha çözüm ekipleri 7/24 Küçükçekmecelilerden gelen taleplere yanıt verdi. Deprem sonrası belediyeye riskli yapı başvurusunda bulunan vatandaşların binalarında, teknik personeller tarafından ön inceleme yapıldı ve bu incelemeler doğrultusunda 184 hane ve 40 dükkân mühürlenerek boşaltıldı. Ayrıca vatandaşlara 6306 sayılı kanun kapsamındaki kentsel dönüşüm süreci hakkında bilgilendirme yapıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-kucukcekmece-belediyesi-tum-imkanlarini-seferber-etti-522794">Deprem sonrası Küçükçekmece Belediyesi tüm imkânlarını seferber etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avcılar Belediyesi&#8217;nden Deprem Sonrası Hızlı Tespit Çalışması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/avcilar-belediyesinden-deprem-sonrasi-hizli-tespit-calismasi-522004</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 09:08:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avcılar]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesinden]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tespit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522004</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından Avcılar Belediyesi, Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın talimatıyla hızla harekete geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avcilar-belediyesinden-deprem-sonrasi-hizli-tespit-calismasi-522004">Avcılar Belediyesi&#8217;nden Deprem Sonrası Hızlı Tespit Çalışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından Avcılar Belediyesi, Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın talimatıyla hızla harekete geçti. Kent genelinde hasar tespit çalışmaları başlatılırken, Belediye bünyesinde oluşturulan hızlı tespit ekipleri sahaya indi.</p>
<p><b>AVCILAR BELEDİYESİ’NE 652 İHBAR</b></p>
<p>Silivri merkezli depremin Avcılar’daki etkilerini inceleyen ekipler, genel taramalarda herhangi bir yıkım tespit etmedi.  Avcılar Belediyesi&#8217;ne vatandaşlardan toplam 652 ihbar ulaştı. Teknik ekipler, gelen her başvuru için yerinde ön inceleme gerçekleştiriyor. İncelemelerde, özellikle binaların taşıyıcı sistemlerinde, kolon, kiriş ve döşemelerde, depremin oluşturmuş olabileceği yapısal hasarlar değerlendiriliyor.</p>
<p>Hızlı tarama yöntemiyle yapılan ön hasar tespit çalışmalarında, binaların genel durumu hakkında ilk teknik veriler toplanıyor. Ekipler, taşıyıcı sistem elemanlarında gözle görülür çatlak, ayrılma veya deformasyon tespit edilmesi durumunda detaylı incelemeye yönlendiriyor.</p>
<p><strong>HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR</strong></p>
<p>Can ve mal güvenliğini önceleyen bir yaklaşımla çalışmaların ivedilikle sürdürüldüğünü ve vatandaşların başvurularının titizlikle değerlendirildiğini belirten Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Nilgün Evcil, çalışmalarla ilgili detaylı bilgi verdi.</p>
<p>Vatandaşların olası risklere karşı duyarlı olmalarını ve binalarında gözlemledikleri hasarları belediyeye bildirmelerini önemle vurgulayan Evcil; “Öncelikle teknik ekiplerimiz ön hasar tespitten sorumlu. Eski binalarımızın kritik kat olarak belirlediğimiz bodrum katları oluyor, bu katlardan başlayarak olası deformasyonları, taşıyıcı sistemde deprem kaynaklı bir hasar oluşup oluşmadığını öncelikle tespit ediyorlar. Yapılan ihbarlar üzerine depremin ilk anlarında 4 binayı ihtiyati tedbir kapsamında tahliye etmiştik, daha sonra yapılan taşıyıcı sistem incelemesinde ikisinin riski görülmediğinden mühürleri açıldı. Onun dışında yapılan tespitlerde ilçemizde şuana kadar ağır ve orta hasarlı binaya rastlanmadı.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avcilar-belediyesinden-deprem-sonrasi-hizli-tespit-calismasi-522004">Avcılar Belediyesi&#8217;nden Deprem Sonrası Hızlı Tespit Çalışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl Organize Sanayi Bölgesi 4. Cadde üzerinde bulunan bir sandalye üretim fabrikasında sabah saatlerine başlayan yangın sonrası İnegöl ve Bursa&#8217;daki tüm ekipler teyakkuza geçti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegol-organize-sanayi-bolgesi-4-cadde-uzerinde-bulunan-bir-sandalye-uretim-fabrikasinda-sabah-saatlerine-baslayan-yangin-sonrasi-inegol-ve-bursadaki-tum-ekipler-teyakkuza-gecti-452295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Apr 2024 10:55:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başlayan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[bulunan]]></category>
		<category><![CDATA[bursadaki]]></category>
		<category><![CDATA[cadde]]></category>
		<category><![CDATA[ekipler]]></category>
		<category><![CDATA[fabrikasında]]></category>
		<category><![CDATA[geçti]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[organize]]></category>
		<category><![CDATA[saatlerine]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[sandalye]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[teyakkuza]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Organize Sanayi Bölgesi 4. Cadde üzerinde sandalye imalathanesinde yaşanan yangını olay yerinden takip eden İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, herhangi bir can kaybı veya yaralanma olmadığını açıkladı. Taban, yangının kontrol altına alındığını ve soğutma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-organize-sanayi-bolgesi-4-cadde-uzerinde-bulunan-bir-sandalye-uretim-fabrikasinda-sabah-saatlerine-baslayan-yangin-sonrasi-inegol-ve-bursadaki-tum-ekipler-teyakkuza-gecti-452295">İnegöl Organize Sanayi Bölgesi 4. Cadde üzerinde bulunan bir sandalye üretim fabrikasında sabah saatlerine başlayan yangın sonrası İnegöl ve Bursa&#8217;daki tüm ekipler teyakkuza geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Organize Sanayi Bölgesi 4. Cadde üzerinde sandalye imalathanesinde yaşanan yangını olay yerinden takip eden İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, herhangi bir can kaybı veya yaralanma olmadığını açıkladı. Taban, yangının kontrol altına alındığını ve soğutma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.</b></p>
<p>İnegöl Organize Sanayi Bölgesi 4. Cadde üzerinde bulunan bir sandalye üretim fabrikasında sabah saatlerine başlayan yangın sonrası İnegöl ve Bursa’daki tüm ekipler teyakkuza geçti. Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, BUSKİ ekipleri, İnegöl Belediyesi ekipleri ve çevre ilçelerden gelen ekipler yangına anında müdahale etti. Herhangi bir yaralanma ve can kaybı yaşanmazken, Belediye Başkanı Alper Taban da yangının kontrol altına alındığını duyurdu.</p>
<p>YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI, SOĞUTMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR</p>
<p>Yangın haberini alır almaz bölgeye ulaşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, olay yerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Organize Sanayi Bölgemizde 4. Cadde üzerinde bir sandalye firmamızdan sabah saatlerinde bir yangın ihbarı alınıyor. Yangını söndürmeyle ilgili de Bursa Büyükşehir ve İnegöl Belediyesi ekiplerimiz olay yerine gelerek hemen müdahale ediyorlar. Şu anda yangın büyük oranda kontrol altına alınmış durumda. Arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor. Soğutma ve toparlama süreci devam ediyor. Çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Sevindirici tarafı bir can kaybı yaşanmamış olması. Yaralanma yok. Yangının söndürülmesiyle birlikte de hasar tespiti ve yangının başlamasıyla ilgili tespitler yapılacak.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-organize-sanayi-bolgesi-4-cadde-uzerinde-bulunan-bir-sandalye-uretim-fabrikasinda-sabah-saatlerine-baslayan-yangin-sonrasi-inegol-ve-bursadaki-tum-ekipler-teyakkuza-gecti-452295">İnegöl Organize Sanayi Bölgesi 4. Cadde üzerinde bulunan bir sandalye üretim fabrikasında sabah saatlerine başlayan yangın sonrası İnegöl ve Bursa&#8217;daki tüm ekipler teyakkuza geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, bayram namazını Kurşunlu Camii&#8217;nde kılarak, namaz sonrası vatandaşlarla bayramlaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediye-baskani-rasim-ari-bayram-namazini-kursunlu-camiinde-kilarak-namaz-sonrasi-vatandaslarla-bayramlasti-450264</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Apr 2024 11:24:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arı]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramlaştı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[camiinde]]></category>
		<category><![CDATA[kılarak]]></category>
		<category><![CDATA[kurşunlu]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namazını]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[rasim]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşlarla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm Türkiye’de olduğu gibi Nevşehir’de de vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti. Belediye Başkanı Rasim Arı’da beraberinde oğlu Muhammed Arı ile birlikte bayram namazını Kurşunlu Camii’nde kıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediye-baskani-rasim-ari-bayram-namazini-kursunlu-camiinde-kilarak-namaz-sonrasi-vatandaslarla-bayramlasti-450264">Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, bayram namazını Kurşunlu Camii&#8217;nde kılarak, namaz sonrası vatandaşlarla bayramlaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm Türkiye’de olduğu gibi Nevşehir’de de vatandaşlar bayram namazı için camilere akın etti. Belediye Başkanı Rasim Arı’da beraberinde oğlu Muhammed Arı ile birlikte bayram namazını Kurşunlu Camii’nde kıldı.</p>
<p>Arı, namaz sonrası İYİ Parti İl Başkanı Ali İhsan Parlatan ve bazı belediye meclis üyeleri ile birlikte vatandaşlarla sohbet ederek bayramlarını kutladı. Arı, camiye gelen çocuklara ise bayram harçlığı dağıttı.</p>
<p>Arı: “11 ayın sultanı mübarek Ramazan’ın ardından, bayrama kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bizleri bayrama ulaştıran Rabbimize sonsuz şükürler olsun. Tüm hemşehrilerimin, Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyor, hayırlı bayramlar diliyorum” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nevsehir-belediye-baskani-rasim-ari-bayram-namazini-kursunlu-camiinde-kilarak-namaz-sonrasi-vatandaslarla-bayramlasti-450264">Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, bayram namazını Kurşunlu Camii&#8217;nde kılarak, namaz sonrası vatandaşlarla bayramlaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram sonrası eski beslenme düzenine adım adım geçin! Bayram ziyaretlerinde hamur işi ve yağlı yiyeceklerden uzak durun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayram-sonrasi-eski-beslenme-duzenine-adim-adim-gecin-bayram-ziyaretlerinde-hamur-isi-ve-yagli-yiyeceklerden-uzak-durun-449583</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 10:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[durun]]></category>
		<category><![CDATA[düzenine]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[geçin]]></category>
		<category><![CDATA[hamur]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yağlı]]></category>
		<category><![CDATA[yiyeceklerden]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretlerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449583</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan süresince 2 öğün beslenmeye 1 ay boyunca adapte olmuş, susuzluğa, daha az kalori almaya, daha az atıştırmaya alışmış olan vücudu eski beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçerek yormamak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sindirim sisteminin ani değişikliklerden olumsuz etkilenebileceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sonrasi-eski-beslenme-duzenine-adim-adim-gecin-bayram-ziyaretlerinde-hamur-isi-ve-yagli-yiyeceklerden-uzak-durun-449583">Bayram sonrası eski beslenme düzenine adım adım geçin! Bayram ziyaretlerinde hamur işi ve yağlı yiyeceklerden uzak durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan süresince 2 öğün beslenmeye 1 ay boyunca adapte olmuş, susuzluğa, daha az kalori almaya, daha az atıştırmaya alışmış olan vücudu eski beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçerek yormamak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sindirim sisteminin ani değişikliklerden olumsuz etkilenebileceğini söylüyor. “Bayram sonrası normal beslenmemize hızlı bir geçiş yapmak yerine adım adım ilerlemek gerekli.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit,</strong> <strong>ana öğünleri yatmadan 4-5 saat öncesinde tüketmenin, ana öğünlerde çorba, salata ve yoğurt üçlüsünü bulundurmanın daha az kalori alınması ve daha sağlıklı hissedilmesini sağlayacağı bilgisini verdi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, oruç sonrası nasıl beslenmek gerektiğini anlattı.</p>
<p><strong>“Ramazandan sonra önceki beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçmemek gerekli”</strong></p>
<p>Ramazan Bayramı ile birlikte eski beslenme düzenine dönülmek istenildiğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Ancak 2 öğün beslenmeye 1 ay boyunca adapte olmuş, susuzluğa, daha az kalori almaya, daha az atıştırmaya alışmış olan vücudu, önceki beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçerek yormamak gerekli. Sindirim sisteminin ani değişikliklerden olumsuz etkilenebileceği unutulmamalı.” dedi.</p>
<p><strong>Adım adım ilerlemeli…</strong></p>
<p>“Bayram sonrası normal beslenmemize hızlı bir geçiş yapmak yerine adım adım ilerlemek gerekli.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, sindirim sorunları en az düzeye indirmek, kilo kontrolünü kolaylaştırmak ve en önemlisi psikolojik olarak çok daha sağlıklı hissetmek için bayramdan itibaren yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Güne proteinli bir kahvaltı ile başlayın. Reçel, bal, tüketiminizi olabildiğince sınırlandırın. Masaya mümkünse küçük porsiyonlarda koymaya çalışın. Bayramlarda çoğu birey çalışmadığı veya tatilde olduğu için geç bir kahvaltı ve akşam yemeği tercih edilir. Bu 2 öğüne yoğurt, çiğ kuruyemiş ve taze meyve gibi bir ara öğün eklemek, geceleri şeker ihtiyacınızın azalmasına yardımcı olacaktır. Su tüketmeyi unutmayınız. Özellikle bayramlarda şeker tüketimiyle birlikte iştah kontrolü zorlaşmaktadır. Ancak yeterli miktarda su tüketildiğinde (kilo başına 35 ml) iştah kontrolü çok daha kolay olacaktır.” </p>
<p><strong>Bayram ziyaretlerinde ikramları tadım porsiyonunda tüketin…</strong></p>
<p>Bayram ziyaretlerinde kültürel olarak çeşit çeşit yemekler ikram edildiğini de dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu ikramların, genellikle hamur işi ve yağlı besinler oluyor. Bu besinler kan şekeri dengesini bozarak çoğunlukla karın çevresinde yağlanmaya sebep oluyor. Karın çevresinin yağlanması da kalp damar hastalıkları için risk faktörü… Bu nedenle misafirliklerde olabildiğince bu besinlerden kaçınmak gerekli. Eğer karşımızdaki kişiyi kıramıyorsak en azından ikramlar tadım porsiyonunda tüketilmeli.” dedi.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, ana öğünleri yatmadan 4-5 saat öncesinde tüketmenin, ana öğünlerde çorba, salata ve yoğurt üçlüsünü bulundurmanın daha az kalori alınması ve daha sağlıklı hissedilmesini sağlayacağını sözlerini ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sonrasi-eski-beslenme-duzenine-adim-adim-gecin-bayram-ziyaretlerinde-hamur-isi-ve-yagli-yiyeceklerden-uzak-durun-449583">Bayram sonrası eski beslenme düzenine adım adım geçin! Bayram ziyaretlerinde hamur işi ve yağlı yiyeceklerden uzak durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan sonrası sindirim sistemine dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazan-sonrasi-sindirim-sistemine-dikkat-449270</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 10:08:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sistemine]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449270</guid>

					<description><![CDATA[<p>amazan’ın bitmesine sayılı günler kaldı. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, iki öğün gibi özel bir beslenmenin uygulandığı bu dönemden normal yemek düzenine geçerken ...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-sonrasi-sindirim-sistemine-dikkat-449270">Ramazan sonrası sindirim sistemine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>amazan’ın bitmesine sayılı günler kaldı. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, iki öğün gibi özel bir beslenmenin uygulandığı bu dönemden normal yemek düzenine geçerken dikkat edilmesi gereken noktalara değindi. Sindirim sisteminin uyumunun sağlanmasının önemli olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, bayram geleneğinin bir sembolü olan kahvaltı ve yemek sofralarında ağır yemeklerden uzak durulmasını, tatlı ve şeker tüketiminden kaçınılmasını tavsiye etti.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, Ramazan sonrası normal beslenme düzenine geçişle ilgili değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Sindirim sisteminin uyumunu sağlamak önemli</p>
<p>Ramazan ayının, oruç tutanlar için, günde iki öğün gibi özel bir beslenme uygulanan ve alışılmışın dışındaki saatlerde yemek yemeyi gerektiren bir dönem olduğunu belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Bu dönemden normal yemek düzenine geçişte, sindirim sisteminin de uyumunu sağlamak önemlidir. Oysa bir aylık oruç döneminden sonraki bayram günlerinde bireyler, genellikle psikolojik olarak aşırı yemek yeme eğilimindedirler. Bunun yanı sıra, geleneklerimize bağlı olarak, bayram yemeklerinin, günlük beslenme düzeninin dışında, çeşit olarak fazla ve içeriğinin ağır olması, bayram ziyaretlerindeki hamur tatlısı ağırlıklı ikramlar ve bu ikramların geleneklerimiz nedeniyle ısrarla yedirilmesi, sindirim sistemindeki adaptasyonu güçleştirir” uyarısında bulundu.</p>
<p>Güne hafif kahvaltı ile başlanmalı</p>
<p>Sindirim sisteminde adaptasyonun sağlanması için bayramda hafif yiyecekler yenilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Güne hafif bir kahvaltı ile başlamak, gün içinde aşırı yağlı, çok tuzlu, enerji açısından yoğun hamur işlerinin ve hamur tatlılarının yenilmemesi gerekir” dedi.</p>
<p>Sağlıklı bir bayram için bu önerilere kulak verin</p>
<p>Prof. Dr. M. Emel Alphan, bayramda uygulanması gereken beslenme kurallarının aşağıdaki gibi olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p>    •    Güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalıdır.<br />    •    Öğüne çorba ve salata ile başlanmalı, çorba ile ekmek yenilmemelidir. Bu, o öğünde aşırı miktarda yemek yemeyi önler.<br />    •    Yemekler çok yağlı ve çok tuzlu yapılmamalıdır. Et ve tavuk yemeklerine pişerken yağ ilave edilmemeli, kızartılmış besinlerden kaçınılmalıdır.<br />Börek ve sarma varsa ekmek tüketilmemeli<br />    •    Bayram yemeğinde, börek, pilav, makarna, dolma, sarma gibi besinler bulunduğu takdirde ekmek yenilmemelidir.<br />    •    Enerjisinin düşük olmasından dolayı, öğünde mutlaka sebze ve salata bulunmalıdır.<br />    •    Ağır hamur tatlıları yerine sütlü ve meyveli tatlılar ya da en iyisi meyve tercih edilmelidir.<br />Meyve seçeneği sunulmalı<br />    •    Bayram ziyaretleri sırasında, ikram edilen tatlıların, porsiyon ölçülerinin az olması, misafirlerin de az yemesine neden olur. Mümkünse misafirlere seçenek olarak meyve de sunulmalıdır.<br />    •    Geleneksel Türk misafirperverliğinin bir sonucu olarak gelişen ikram edilen yiyeceklerin yenilmesi konusundaki ısrardan kaçınılmalıdır.<br />    •    Bayram günlerinde, çikolata, şeker, şekerlemeler ve tatlı gibi kalorisi yüksek olan yiyecekleri, herkesin, özellikle çocukların aşırı yemeleri önlenmelidir.<br />Kafeinli içecekler aşırı tüketilmemeli<br />    •    İkram edilen çay, kahve gibi kafeinli içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınılması, açık ve limonlu çay, ıhlamur ve bitki çaylarının tercih edilmesi gerekir.<br />    •    Ramazan boyunca, su tüketiminin az olmasından dolayı oluşabilen su kaybının, yerine konulması için su ve sulu gıdaların tüketimine önem verilmesi gerekir.<br />    •    Diyabetlilerin (şeker hastalarının), kalp hastalarının, hipertansiyonu (yüksek tansiyon) olan kişilerin, diyetisyenleri tarafından önerilmiş olan diyetlerini bozmamaya özen göstermeleri ve aile çevresindekilerin de hastalara bu konuda yardımcı olmaları gerekir.<br />Prof. Dr. M. Emel Alphan, belirtilen hususlara dikkat edilmediği takdirde sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon ve şeker yükselmesi gibi durumların ortaya çıkabileceğini, hastalarda ve yaşlılarda ise daha ağır sorunlar oluşabileceğini vurguladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-sonrasi-sindirim-sistemine-dikkat-449270">Ramazan sonrası sindirim sistemine dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kahramanmaraş Depremi Sonrası Akademik Değerlendirme Sempozyumu yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kahramanmaras-depremi-sonrasi-akademik-degerlendirme-sempozyumu-yapildi-439343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 19:10:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademik]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[depremi]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumu]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kentsel dönüşümün sağlanması gerektiğine dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, “Gelişmiş toplumlar sorunları önceden görüp, ortaya çıkmadan çözüyor. Gelişme sürecini tamamlayamamış toplumlar problemlerin peşinden koşuyor.” Dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahramanmaras-depremi-sonrasi-akademik-degerlendirme-sempozyumu-yapildi-439343">Kahramanmaraş Depremi Sonrası Akademik Değerlendirme Sempozyumu yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>6 Şubat depremleri yıldönümünde önlemlere dikkat çekildi!</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Haydar Sur: “Sığınaklarımız var ama içi ucuz deterjanlarla dolu”</strong></p>
<p><strong>Kentsel dönüşümün sağlanması gerektiğine dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, “Gelişmiş toplumlar sorunları önceden görüp, ortaya çıkmadan çözüyor. Gelişme sürecini tamamlayamamış toplumlar problemlerin peşinden koşuyor.” Dedi. </strong></p>
<p><strong>Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, “Sağlıkta bir kural vardır. Bir sorun varsa tedavi edersiniz, tekrar olmasını engellemeye çalışırsınız, yol açan sebepleri ortadan kaldırırsınız.” dedi.</strong> </p>
<p><strong>İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, 1999 depreminin ardından alınacak önlemlerin konuşulduğunu ama tespit edilen toplanma alanlarına AVM’ler, büyük siteler yapıldığını, sahillere de yüksek katlı binalar yapılmaya devam ettiğini söyledi.</strong></p>
<p> <strong>Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur: “Her apartman depremle ilgili organize olabilmeli. Sığınaklarımız var ama içi ucuz deterjanlarla dolu… Sağlıkta ilk 6 saat ‘Altın saat’ olarak ilan edilir.” </strong></p>
<p><strong>1999 depreminde Gölcük Belediye Başkanı da olan Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış, “Kimine göre 7.6 şiddetinde, 7.7 şiddetinde deprem ‘afet bile değildir’. Kimine göre 5, 6 şiddetinde deprem en büyük afetlerdendir. Kâinatın afeti olarak bile adlandırılabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Maraş depreminin 1’inci yılında Üsküdar Üniversitesi tarafından Çarşı Yerleşke Emirnebi 1 Konferans Salonu’nda “Kahramanmaraş Depremi Sonrası Akademik Değerlendirme Sempozyumu” yapıldı.</p>
<p> </p>
<p>Sempozyumun açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan yaptı. </p>
<p> </p>
<p>Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur &#8220;Depremde Güvenlik Kültürü&#8221; ile Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış &#8220;Deprem ve Sivil Toplum&#8221; başlıklı konuşma gerçekleştirdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Prof. Dr. Nazife Güngör: “Gelişmiş toplumlar sorunları önceden görüp, ortaya çıkmadan çözüyor”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, toplumların gelişme sürecinin yalnız ekonomik olmadığını dile getirerek, gelişme sürecini tamamlamış toplumların vizyoner toplumlar olduğunu ve sorun ortaya çıkmadan çözüm yollarını hazırlanmış toplumlar olduğunu söyledi.</p>
<p>“Gelişmiş toplumlar sorunları önceden görüp, ortaya çıkmadan çözüyor. Gelişme sürecini tamamlayamamış toplumlar problemlerin peşinden koşuyor.” diyen Prof. Dr. Nazife Güngör, olası İstanbul depremi sürecinde ne olacağının konuşulduğunu ancak yapılması gerekenler konusunda henüz bir uzlaşının sağlanamadığını ve önlemlerin de alınamadığını söyledi.</p>
<p><strong>Sorunlara ilişkin çözümlerin akademik anlamda, bilimsel anlamda ne olacağı konuşulmalı</strong></p>
<p>Hala gerekli kentsel dönüşümün sağlanamadığını da dikkat çeken Prof. Dr. Nazife Güngör, Kahramanmaraş merkezli depremlerin acılarının hala sarılamadığını, kayıpların var olduğunu dile getirerek, “Biz Hükümet politikalarını bir kenara bırakalım, onlar üst politika işi ama biz buralarda bu konuları konuşurken durumumuzun ne olduğunu, sorunun ne olduğunu ve bu sorunlara ilişkin çözümlerin akademik anlamda, bilimsel anlamda ne olacağı ne gibi katkılar yapacağımızı konuşmamız gerekiyor.” dedi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Ertekin: “Sağlıkta bir kural vardır. Bir sorun varsa tedavi edersiniz…”</strong></p>
<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçtiğini, 50 binden fazla ölüm, yüz binden fazla yaralanın hatırlatarak, “Sağlıkta bir kural vardır. Bir sorun varsa tedavi edersiniz, tekrar olmasını engellemeye çalışırsınız, yol açan sebepleri ortadan kaldırırsınız.” dedi.</p>
<p>Geçmişte sıtma hastalığının var olduğunu, gereken işlem yapılarak bataklıkların kurutulduğunu ve artık hastalığın görülmediğini ifade eden Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, “Bizim ülkemiz fayların olduğu bir ülke, deprem ülkesi, fayları ortadan kaldıramayacağımıza göre o zaman biz onlarla yaşamayı öğrenmek zorundayız. Öğrendik mi? Tartışılır. Üzerinden bir yıl geçti. Çok bir şeyler yaptık mı? Yine tartışılır.” diye konuştu. </p>
<p>Beynin acıları unutmak istediğini de dile getiren Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, “Umarım bundan sonra daha akılcı, daha bilimle uyumlu yapılması gerekenlerin yerine getirileceği bir sürecin başlangıcına vesile olsun bu toplantı.” dedi.</p>
<p><strong>Rüştü Uçan: “1999 depreminde ne yapacağımızı bilmiyorduk.”</strong></p>
<p>İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, 1999 depremi olduğunda Kocaeli’nin sahil beldesi Bayramoğlu’nda olduğunu ve depremden sonra haftalarca evlere girilemediğini anlatarak, “Hayatımızda o zamana kadar depremi hissetmemiştik. Ne yapacağımızı bilmiyorduk.” dedi.</p>
<p>O depremin ardından alınacak önlemlerin konuşulduğunu ama tespit edilen toplanma alanlarına AVM’ler, büyük siteler yapıldığını, sahillere yüksek katlı binalar yapılmaya devam ettiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “2023 depreminin hemen bir hafta sonra Antakya&#8217;ya toz ölçümü için ekip olarak gittik. Depremi daha yakinen inceleme fırsatım oldu.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Haydar Sur, “Sığınaklarımız var ama içi ucuz deterjanlarla dolu”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur &#8220;Depremde Güvenlik Kültürü&#8221; başlıklı konuşmasında, güvenlik kültürünü ele alarak, sivil toplum örgütlenmesinin önemine işaret etti.</p>
<p>“Deprem konusunda sadece devlet görevlilerini suçlayan vatandaşları da ben suçluyorum.” diyen Prof. Dr. Haydar Sur, “Sen ne yaptın? Mahalleni kurtarmak için bir dernek kurdun mu? Her apartman depremle ilgili organize olabilmeli. Sığınaklarımız var ama içi ucuz deterjanlarla dolu…” dedi.</p>
<p>Depremde ilk 72 saatin çok önemli olduğunun söylendiğini ifade eden Prof. Dr. Haydar Sur, “Sağlıkta ilk 6 saat ‘Altın saat’ olarak ilan edilir. 6 saat içinde göçük altından kurtaramadığınız insanlar ya böbreği hasta olarak yaşayacak ya kolu sakat kalacak…” diye konuştu.</p>
<p>Her mahallenin, her apartmanın örgütlenmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Haydar Sur, “Kişi olarak sen hazır değilsin, devletini niye suçluyorsun? Bizler de eğitimciler olarak toplumu eğitme görevimizi es geçmişiz.” dedi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Sur: “Hatalardan ders almak önemli.”</strong></p>
<p>Güvenlik kültürü oluşturulmasının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Haydar Sur, toplum güvenli binaları istiyor mu, istemiyor mu, bunun bilinmediğini, vatandaşın cehaletinin topyekün kalkınmayla yok edilmesi gerektiğini anlattı.</p>
<p>Hatalardan ders almanın önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Haydar Sur, iyi insanların daha güvenli toplumlar için şehir planlaması yapması gerektiğini de söyledi.</p>
<p>Güvenlik kültürünün temelinde zihin süreçleri, inançlar, bilgi ve değerlerin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Sur, toplumsal olmayan hareketlerin cılız etkiler yaratacağını da belirtti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. İsmail Barış: “Kimine göre 7.7 şiddetinde deprem ‘afet bile değildir’.”</strong></p>
<p>1999 depreminde Gölcük Belediye Başkanı da olan Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış &#8220;Deprem ve Sivil Toplum&#8221; başlıklı konuşmasında, Gölcük depremine asrın depremi dendiğini ifade ederek, şunları dile getirdi:</p>
<p>“6 Şubat’ta yeni bir asrın depremi olduğu söyleniyor, doğru değil bunlar. Yarının ne getireceğini bilemiyoruz. Her dönemin kendine göre depremleri var. Kimine göre 7.6 şiddetinde, 7.7 şiddetinde deprem ‘afet bile değildir’. Kimine göre 5, 6 şiddetinde deprem en büyük afetlerdendir. Kainatın afeti olarak bile adlandırılabilir. Olayları çözüm yolları bulma adına büyütmeliyiz. Yoksa mazeretin arkasına sığınmak adına büyütmemeliyiz.”</p>
<p><strong>Depreme hazırlık eğitimi askere giden herkese verilmeli</strong></p>
<p>Depremle alakalı en önemli kavramlardan birinin afetin yönetilebilmesi olduğunu anlatan Prof. Dr. İsmail Barış, afete öncelikle hazırlıklı olmak gerektiğini dile getirdi.</p>
<p>Hazırlıklı olma evresinde halkın eğitiminin önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Barış, “Askeriyede eğitim yapacaksınız. Arama, kurtarma, depreme karşı hazırlıklı olma eğitimi yapacaksınız. Herkes kendisi için, kendi depremi için eğitilmeli” dedi.</p>
<p>Sadece arama kurtarma değil depremle ilgili her türlü hazırlıkla ilgili eğitimin şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Barış, deprem anında zararların azaltılması için merkezi idare ve yerel yönetimlerin temel unsur olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Barış: “Hazırlıklı olma evresinde Türkiye Cumhuriyeti devleti, hükümetlerden bahsetmiyorum sınıfta kalmıştır.”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Barış, şöyle devam etti:</p>
<p>“Devlet üstüne düşen görevi yaptı, yapacak ve yapıyor da… Müdahale evresi için söylüyorum. Öncesinde hazırlıklı olma evresinde Türkiye Cumhuriyeti devleti, hükümetlerden bahsetmiyorum sınıfta kalmıştır. Ne zaman?  Şimdi mi? Yok, öncesinde de… Daha öncesinde de. Hangi açıdan? Alınması gereken tedbirler açısından.”</p>
<p>1999 depremi öncesinde imar yönetmeliğinin değiştiğini hatırlatan Prof. Dr. Barış, “Binasını yaptıracak olan vatandaş eksik yapmış suçluluk içerisinde, belediyesi suçluluk içerisinde, vatandaş fazla kat istiyor, müteahhit daha fazla para kazanmak için, o günkü yönetmelik şartlarına göre bile davranmıyor, hükümet ise zamanında alması gereken tedbirleri almadığı için felaket bir hale getiriyor. Sonuçta bir toplumsal cinayet var…” dedi. Prof. Dr. İsmail Barış, herkesin o toplumsal cinayete katkı verdiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. İsmail Barış. “1999 depremi Türkiye için depremle alakalı bir milat oldu.”</strong></p>
<p>Prof. Dr. İsmail Barış, 1999 depreminin Türkiye için depremle alakalı bir milat olduğunu kaydederek, önceden pasif durumda olan STK’ların aktifleştiklerini kaydetti.</p>
<p>Deprem ve diğer afetlere yönelik yeni STK’ların da ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. İsmail Barış, 6 Şubat depreminde de arama kurtarma ve diğer insani yardım hizmetlerinde daha da işlevsel hale geldiğini, ancak koordinasyon eksikliği yaşandığını söyledi.</p>
<p>6 Şubat depreminde 4. seviye alarm verildiğini hatırlatan Prof. Dr. İsmail Barış, 5 Şubat’ta AFAD’ın temel düzey afet eğitimi verdiği 600 bin gönüllüsü varken, 6 Şubat’ta 110 bin yeni gönüllünün kayıt olduğunu ve 7 Şubat’ta 8 bin civarı gönüllünün illere taşındığını anlattı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. İsmail Barış: “Deprem, bu ülkede kıyamete kadar baki kalacak bir devlette yaşayacak insanlar olarak hepimizin sorunudur.”</strong></p>
<p>6 Şubat’ta bölgeye giden ‘kendiliğinden gönüllü’lerin de pek çok alanda görev aldığını dile getiren Prof. Dr. İsmail Barış, Türkiye’nin tamamının deprem bölgesi olduğunu ve tüm havaalanlarında araç ve gereç depo alanlarının oluşturulması gerektiğini söyledi.</p>
<p>“Deprem, 5 yıl için seçilmiş belediye başkanının, deprem 5 yıl için seçilmiş bir cumhurbaşkanının ve parlamentonun işi değil. Deprem, bu ülkede kıyamete kadar baki kalacak bir devlette yaşayacak insanlar olarak hepimizin, her zaman sorunudur.” diyen Prof. Dr. İsmail Barış, alınan tedbirlerin doğru olduğunu ve kentsel dönüşümün de sağlanması gerektiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Aile fotoğrafı çekildi</strong></p>
<p>Sempozyumda konuşmaların ardından katılımcılarla aile fotoğrafı çektirildi.</p>
<p><strong>Sempozyumda afetler iş sağlığı ve güvenliği bağlamında ele alındı</strong></p>
<p>Sempozyumda daha sonra Meslek Hastalıkları-İş Kazaları Araştırma ve Önleme Vakfı Başkanı da olan<strong> </strong>Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan &#8220;Deprem Bölgesinde Yüksek Katlı Binaların Değerlendirilmesi&#8221;, Doç. Dr. Müge Ensari Özay &#8220;Deprem Sonrası Müdahalelerde İş Sağlığı ve Güvenliği&#8221;, Dr. Öğr. Üyesi Mert Akcanbaş &#8220;Depremlerde Psikolojik Kayıp ve Zararlar&#8221;, Dr. Kaan Özkan Karadağ &#8220;Afetlere Müdahale Çalışmalarında İş Sağlığı Güvenliği&#8221;, Arş. Gör. Tuğçe Oral &#8220;6 Şubat Depremi Arama Kurtarma ve Enkaz Kaldırma İşlemlerinde Solunabilir ve Toplam Toz Konsantrasyonu Maruziyeti: Hatay ili”, Öğr. Gör. Akbey Elçi Akay &#8220;Deprem Erken Uyarı Sistemlerinin Acil Durum Planlarına Entegrasyonu”, Batuhan Canbolat da &#8220;Depreme Hazırlık ve ilk Saatlerde Yapılması Gerekenler&#8221; başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kahramanmaras-depremi-sonrasi-akademik-degerlendirme-sempozyumu-yapildi-439343">Kahramanmaraş Depremi Sonrası Akademik Değerlendirme Sempozyumu yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Eğitim Vakfı, Deprem Sonrası Gençlerin Yanında: Geri Döneceğiz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-egitim-vakfi-deprem-sonrasi-genclerin-yaninda-geri-donecegiz-438498</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 09:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[döneceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yanında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438498</guid>

					<description><![CDATA[<p>56 yıldır eğitimde fırsat eşitliği için çalışan Türk Eğitim Vakfı (TEV), 11 ilimizi etkileyen ve ülkemizi derinden sarsan depremin birinci yılında yayınladığı Geri Döneceğiz filmi ile en zorlu zamanlarda bile geleceğe umutla bakmayı seçen gençlerin azmi ve kararlılığına vurgu yapıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-egitim-vakfi-deprem-sonrasi-genclerin-yaninda-geri-donecegiz-438498">Türk Eğitim Vakfı, Deprem Sonrası Gençlerin Yanında: Geri Döneceğiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>56 yıldır eğitimde fırsat eşitliği için çalışan Türk Eğitim Vakfı (TEV), 11 ilimizi etkileyen ve ülkemizi derinden sarsan depremin birinci yılında yayınladığı <em>Geri Döneceğiz</em> filmi ile en zorlu zamanlarda bile geleceğe umutla bakmayı seçen gençlerin azmi ve kararlılığına vurgu yapıyor. 2023-2024 eğitim öğretim döneminde TEV ailesine katılan yeni bursiyerlerinin %44,5’inin afetten etkilenen öğrenciler olduğunu söyleyen TEV, afetten etkilenen öğrencilerin eğitimi için sürdürülebilir desteğin önemine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Kurulduğu günden bu yana eğitimde fırsat eşitliği için çalışan Türkiye’nin en köklü vakıflarından Türk Eğitim Vakfı (TEV), ülkemizi sarsan deprem felaketinin ardından yaraları sarmak için çalışmalarını sürdürüyor.TEV eğitimlerini yarıda bırakma riskiyle karşı karşıya kalan afetten etkilenen öğrencilere dikkat çekmek amacıyla Geri Döneceğiz Burs Fonu’nu hayata geçirdi. Afetten etkilenen gençlere uzun soluklu ve sürdürülebilir destek sağlanmasının önemine dikkat çeken TEV, <strong>Geri Döneceğiz</strong> afet fonuna yönelik çağrıda da bulunarak daha fazla öğrenciye destek olmayı amaçlıyor. </p>
<p><strong><u>TEV Türkiye’nin dört bir yanından 100 bini aşkın burs başvurusu aldı</u></strong></p>
<p>Deprem bölgesinde, temel eğitim seviyesinde her <strong>5 </strong>öğrenciden <strong>1</strong>’inin afetten etkilendiğinin altını çizen Türk Eğitim Vakfı Genel Müdürü Banu Taşkın: <em>“Türkiye’nin dört bir yanından <strong>100 bini</strong> aşkın burs başvurusu aldık, bu durum da afet sonrasında eğitime erişim ihtiyacının ne kadar artmış olduğunu gözler önüne seriyor. 2023-2024 akademik yılında, önceki yıla göre burs tutarlarımızı <strong>%100’e</strong> yakın bir oranda arttırdık.  Bu dönem burs alan toplam <strong>17.600</strong> bursiyerimizin <strong>4000</strong>’i afetten etkilenen öğrencilerdir. 6 Şubat depremi sonrasında dört ay boyunca burs desteği sağladığımız afetten etkilenen öğrencilerimizin burslarını, bu eğitim-öğretim dönemin de sürdürerek gençlere destek olmaya devam ettik. Her biri kendi içinde bir umut ve kararlılık örneği olan gençlerimizin, en zorlu zamanlarında bile geleceğe umutla bakmayı seçtiklerine şahit oluyoruz. Onlar, geleceğe dair kaybettikleri her şeyi geri kazanacaklarına, yarını yeniden inşa edeceklerine inanıyorlar. Bizler de her birinin bir gün doktor, mimar, mühendis ve öğretmen olarak geri döneceklerine yürekten inanıyoruz.</em><strong> </strong><em><strong>Geri Döneceğiz</strong> Burs Fonumuz ile öğrencilerin ayrılmak durumunda kaldıkları yuvalarına daha güçlü bir şekilde geri dönebilmelerini hedefliyoruz.” dedi.</em><strong><u> </u></strong></p>
<p><strong><u>“Bundan aylar sonra diplomamı alacağım ve mimar olarak geri döneceğim.”</u></strong></p>
<p><strong><u> </u></strong>Türk Eğitim Vakfı, Geri Döneceğiz kapsamında afetten etkilenen öğrencilerin mesajlarını da paylaşarak öğrencilerin sesi oluyor. TEV bursiyeri Tuğba, depremin ardından yaşadığı zorluklara rağmen eğitimine devam etme kararlılığını şu sözlerle ifade ediyor: “<em>Bütün anılarımı sokaklarına sakladığım bir mahallem, medeniyetlerin beşiği bir şehrim vardı. Ben o gün çocukluk anılarımı, gelecek planlarımı ve hayata dair birçok umudumu kaybetmiştim. Sonra, kendi karanlığına hapsolmuş şehrimde bir umut ışığı yandı. En kötü günümde bana elinizi uzattınız. Kendi imkânlarımızla yaptığımız 10 metre karelik çadırın içindeki soğuğa rağmen içim sıcacık olmuştu. Bundan aylar sonra diplomamı alacağım ve mimar olarak geri döneceğim.” </em> Bir başka TEV bursiyeri ise<strong> “</strong><em>Yalnız değilim, bu ülkenin benim gibi daha yüz binlerce cevheri var. Belki bir kıvılcımım, bir gün gür alevler halinde dönmek için elimden geleni yapacağım. Ben diş hekimi olarak geri döneceğim.” </em>şeklinde konuşarak afetzede öğrencilerin azmini ve kararlılığını gözler önüne serdi. </p>
<p><strong> </strong>Afetzede gençler için uzun soluklu, sürdürülebilir desteğin çok önemli olduğuna dikkat çeken TEV, Geri Döneceğiz Burs Fonu’na destek olma çağrısı yapıyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-egitim-vakfi-deprem-sonrasi-genclerin-yaninda-geri-donecegiz-438498">Türk Eğitim Vakfı, Deprem Sonrası Gençlerin Yanında: Geri Döneceğiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatil sonrası okula uyum için bir hafta gerekebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-okula-uyum-icin-bir-hafta-gerekebilir-437662</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Feb 2024 11:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[gerekebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=437662</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yarıyıl tatili bitti ve eğitim döneminin ikinci yarısı pazartesi günü itibariyle başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-okula-uyum-icin-bir-hafta-gerekebilir-437662">Tatil sonrası okula uyum için bir hafta gerekebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yarıyıl tatili bitti ve eğitim döneminin ikinci yarısı pazartesi günü itibariyle başlıyor. Yarıyıl tatili yaz tatili kadar uzun olmasa da, tatilde düzenin, uyku ve ders çalışma saatlerinin değişmesi nedeniyle yine de bir okula uyum sürecinin yaşanabileceğini hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, “Sömestir sonrası ilk hafta bazı güçlükler yaşanabilir. Bu süreçte ebeveynlerin çocuklarına karşı anlayışlı olmaları çok önemli. Ailelerin anlayışına rağmen uyum süreci uzarsa ve çocukla olan iletişim bozulursa psikolojik destek almaktan kaçınılmamalı” önerisinde bulundu.</strong></p>
<p><strong> </strong>Çocuklara açık olunması ve sürecin net bir şekilde çocuklara anlatılması gerektiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, “Yarıyıl tatili süresince kış mevsiminin de etkisiyle evde daha çok zaman geçirmeye ve ev düzenine alışmış olan çocuklar için yeniden okul dönemindeki uyku düzenine dönmek biraz zorlayıcı olabilir. Okul açılmadan günler önce her zamanki yatış saatinden 1 veya 1 buçuk saat erken uyku rutine geçiş yapılmalı” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Tatilde tablet ve telefonla vakit geçirme süresi uzamış olabilir</strong></p>
<p>2 haftalık tatilin ekran, tablet ve telefon kullanım süresinde artışa neden olabildiğini söyleyen Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, “Okulun başlamasını beklemeden ekran süresi sınırlandırılmalı. Daha büyük yaştaki çocuklar gece geç saatlere kadar bilgisayar veya telefonda vakit geçirmek isteyebilir. Mutlaka her öğrencinin yaş düzeyine uygun biçimde ve günlük sorumluluklarını aksatmayacak şekilde ebeveynlerle planlanmış bir ekran süresi olmalı” dedi.</p>
<p><strong>Ödül ve ceza uzun vadede çocuğa zarar verebilir </strong></p>
<p>Okula adaptasyon sürecinin çocuktan çocuğa değişebildiğini ve ebeveynlerin çocukların endişe ve alışma süreçlerine saygı duyması gerektiğinin altını çizen Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, “Ödül ve cezadan kaçınılmalı. ‘Okul çıkışında dondurma yeriz, ‘Ağlarsan okulda kalırsın, seni almam’ gibi cümlelerden ebeveynlerin kesinlikle kaçınması gerekiyor. Çocuğun zaten uyması gereken kurallar ödüle veya cezaya bağlanmamalı. Tehdit içeren, çocuğu korkutan cümleler veya ödülle ikna etmeye çalışırken gerçekleştirilen çaba çocuğun psikolojik ve akademik gelişimine katkısından çok uzun vadeli zarara yol açabilir” uyarısında bulundu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-okula-uyum-icin-bir-hafta-gerekebilir-437662">Tatil sonrası okula uyum için bir hafta gerekebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatil sonrası depresyonu ile başa çıkma yolları: Mutlu bir yeni yıl için, siber güvenlik ipuçları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-depresyonu-ile-basa-cikma-yollari-mutlu-bir-yeni-yil-icin-siber-guvenlik-ipuclari-436407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 09:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[başa]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mavi Pazartesi yılın en üzücü günü olarak kabul ediliyor. Ocak ayının üçüncü Pazartesi gününe denk gelen Mavi Pazartesi; hava durumu, mevcut borçlar ve işteki düşük motivasyon gibi çeşitli faktörlerin birleşiminin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-depresyonu-ile-basa-cikma-yollari-mutlu-bir-yeni-yil-icin-siber-guvenlik-ipuclari-436407">Tatil sonrası depresyonu ile başa çıkma yolları: Mutlu bir yeni yıl için, siber güvenlik ipuçları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mavi Pazartesi yılın en üzücü günü olarak kabul ediliyor. Ocak ayının üçüncü Pazartesi gününe denk gelen Mavi Pazartesi; hava durumu, mevcut borçlar ve işteki düşük motivasyon gibi çeşitli faktörlerin birleşiminin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.</strong></p>
<p>Beklenen yeni yıl gerçekten yeni bir şey getirmediğinde, tatilden sonra yapılmasına karar verilenlerin tatil öncesinden daha kolay olmadığı gerçeği insanın yüzüne çarptığında, bazıları kendilerini kötü hissedebiliyor. Böyle durumlarda basit ve gerçekçi şeylere odaklanmak, mesela yeni yılda şifrelerinizi güvende tutmak gibi faydalı alışkanlıklar edinmek fayda sağlayabiliyor. Bu olumlu yöndeki ufak değişiklik, yeni yılın para veya kişisel veri kaybı gibi zararlara neden olmasının önüne geçebiliyor.</p>
<p>Bu nedenle Kaspersky uzmanları, kullanıcıların parolalarla olan ilişkilerini nasıl yönetebilecekleri ve benimseyebilecekleri konusunda birkaç basit ipucunu bir araya getirdi:</p>
<ol>
<li><strong>Paroladaki &#8220;1234&#8221; ve &#8220;admin&#8221; gibi kombinasyonları ortadan kaldırın</strong></li>
</ol>
<p>Bu tür parolalar kullanım açısından kullanışlı ve basit olsa da, ne yazık ki saldırganlar tarafından kolayca tahmin edilmeye de uygundur. Bu tarz şifreler olası karakter kombinasyonlarını sıralayan algoritmalar tarafından kolayca tahmin edilebilir. Kişisel bilgilerinizi korumak için hem büyük hem küçük harflerin yanı sıra çeşitli semboller, sayılar ve harflerden oluşan daha karmaşık ve benzersiz parolalar kullanmak daha güvenlidir.</p>
<ol>
<li><strong>Kişisel bilgilerinizi parolaların dışında tutun</strong></li>
</ol>
<p>Doğum tarihinin, evlilik yıldönümü, evin olduğu sokağın veya ikamet edilen şehir adının parolalarda kullanılması, saldırganlar açısından parolayı daha kolay bir hedef haline getirir. Parola hesap sahibi hakkında, özellikle de herkese açık olan kişisel bilgileri içermemelidir. Bunun yerine anlamlı kelime ve ifadeler içermeyen rastgele kelime ve harf kombinasyonları kullanmak daha iyidir. Güçlü parolaların nasıl oluşturulacağına dair çeşitli yöntemler vardır. Örneğin, kullanıcılar çağrışımsal yöntemleri veya emoji gibi yaklaşımları seçebilirler.</p>
<ol>
<li><strong>En güvenli uygulama, her bir hesap için benzersiz parolalar kullanmaktır</strong></li>
</ol>
<p>Bundan önceki ipuçlarını takip etmek bir hesabı ele geçirilmeye karşı korumasa dahi, bu kuralı uygulamak en azından talihsizliğin büyümesinin önüne geçecektir. Parolalarda kullanılacak harflerin, sayıların ve sembollerin sıralaması her hesap için benzersiz olmalıdır. Böylece en kötü durumda bile kullanıcının tüm bilgileri bilgisayar korsanlarının eline geçmeyecektir.</p>
<ol>
<li><strong>Şifreler için ilişkilendirme yöntemi, faydalı ve güvenli bir uygulama olabilir</strong></li>
</ol>
<p>Bu yöntem, parola belirlerken kişisel olarak önemli olan olaylar, yerler veya kişilerle ilişkili birkaç kelime veya kelime öbeği seçmeyi içerir. Daha sonra bu kelimeler veya ifadeler bir araya getirilerek hatırlanması kolay ancak seçilmesi zor benzersiz bir şifre oluşturulur. İfadenin yalnızca kullanıcı için anlamlı olması, &#8220;Iloveyou&#8221; gibi yaygın ifadeler içermemesi önemlidir.</p>
<ol>
<li><strong>Şifre yöneticisi kurmaktan çekinmeyin</strong></li>
</ol>
<p>Tüm hesaplar için yalnızca &#8220;password123&#8221; gibi bir parola kullanmak ve bunu yıllarca değiştirmemek göze çok cazip görünebilir. Gerçekten de düzinelerce hesap için benzersiz ve karmaşık bir parola bulmak göz korkutucu bir süreçtir. Bu işi güvenilir bir parola yöneticisine devredilebilirsiniz. Bu tür uygulamalar yalnızca güçlü parolalar oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda bunları ve tıbbi bilgiler, finansal veriler gibi diğer hassas verileri her bir cihazınızda güvenli bir şekilde saklamanıza yardımcı olur.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-depresyonu-ile-basa-cikma-yollari-mutlu-bir-yeni-yil-icin-siber-guvenlik-ipuclari-436407">Tatil sonrası depresyonu ile başa çıkma yolları: Mutlu bir yeni yıl için, siber güvenlik ipuçları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme mastektomisi sonrası psikoterapi önerisi… Kanserli memenin alınması kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-mastektomisi-sonrasi-psikoterapi-onerisi-kanserli-memenin-alinmasi-kadinlarda-ruhsal-dengeyi-derinden-sarsabiliyor-429972</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Dec 2023 09:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınması]]></category>
		<category><![CDATA[dengeyi]]></category>
		<category><![CDATA[derinden]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kanserli]]></category>
		<category><![CDATA[mastektomisi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[memenin]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[sarsabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser başlı başına varoluşsal kaygıları gündeme getiren bir hastalık iken meme kanseri söz konusu olduğunda fiziksel görünümdeki değişimler kadın ruh sağlığını derinden etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-mastektomisi-sonrasi-psikoterapi-onerisi-kanserli-memenin-alinmasi-kadinlarda-ruhsal-dengeyi-derinden-sarsabiliyor-429972">Meme mastektomisi sonrası psikoterapi önerisi… Kanserli memenin alınması kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanser başlı başına varoluşsal kaygıları gündeme getiren bir hastalık iken meme kanseri söz konusu olduğunda fiziksel görünümdeki değişimler kadın ruh sağlığını derinden etkiliyor. Kanserli memenin alınması anlamına gelen mastektominin yalnızca bir uzuv kaybı değil, kadınlığı temsil eden bir organın yitimi anlamına geldiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Yaşamda varlığını sürdürmeye dair kaygıların yönetildiği, depresif yakınmaların ele alındığı, iç motivasyonun yüksek tutulmaya çalışıldığı ve sosyal desteğin yapılandırıldığı bir psikoterapi süreci planlanabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, meme mastektomisinin kadınların ruhunda yarattığı etkiye ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Yalnızca bir uzuv kaybı değil</strong></p>
<p>Kanserin başlı başına varoluşsal kaygıları gündeme getiren bir hastalık iken meme kanseri söz konusu olduğunda fiziksel görünümdeki değişimlerin kadın ruhsallığını etkilediğini söyleyen Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Meme kanserinin tedavisindeki müdahalelerden biri olan mastektomi, en anlaşılabilir haliyle kanserli memenin alınması anlamına gelir. Bu cerrahi uygulama yalnızca bir uzuv kaybı değil, kadınlığı temsil eden bir organın yitimi ile kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Beden imajına dair algısını olumsuz etkiliyor</strong></p>
<p>Hastalığın kendisi her ne kadar yaşamı tehdit etse ve yaşamın devamlılığı için mastektominin gerekli görüldüğü durumlar olsa da bu yöntemin de zorlayıcı yanlarının olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Mastektomi ile birlikte bireyin cinsel hayatı, beden imajına dair algısı, işlevselliği, özgüveni ve yakın ilişkileri üzerinde olumsuz etkilere neden olması mümkün.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kadınların duygusal açıdan sürece hazır olmasını beklemek gerçekçi değildir</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, fizyolojik açıdan birtakım değişiklikler yaşayan bireyin ruhsal açıdan da aynı kalmamasının beklenen bir durum olduğunu da söyleyerek, “Ancak birey süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olsa da duygusal açıdan sürece hazır olmasını beklemek gerçekçi değildir. Tedavi süreci, bir yandan hayatta kalmaya yönelik arzuların daha belirgin olduğu, diğer yandan hayatın sonlanabileceğine dair korkuların yaşandığı dalgalı seyredebilen bir dönemdir.” dedi.</p>
<p><strong>Psikolojik iyi oluşun da sağlanması bu tedavide kritik öneme sahip</strong></p>
<p>Bu süreçte en iyi gelebilecek destek bireyin yakınlarıyla sağlanabildiğini de ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, şunları anlattı:</p>
<p>“Hem bireyin hem de yakınlarının psikolojik destek almaları bu sürecin iyi yönetilmesi açısından sıklıkla önerilir. Fizyolojik iyi oluşu hedeflerken, psikolojik iyi oluşun da sağlanması bu tedavide kritik öneme sahiptir. Yaşamda varlığını sürdürmeye dair kaygıların yönetildiği, depresif yakınmaların ele alındığı, iç motivasyonun yüksek tutulmaya çalışıldığı ve sosyal desteğin yapılandırıldığı bir psikoterapi süreci planlanabilir. Psikolojik dayanıklılığın desteklenmesiyle birlikte bireyin işlevselliğinin de korunması oldukça önemlidir. Tıbbi tedaviyi aksatmadan, özellikle bireye iyi gelen günlük rutinlerinin devam ettirilmesi uygun olacaktır.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-mastektomisi-sonrasi-psikoterapi-onerisi-kanserli-memenin-alinmasi-kadinlarda-ruhsal-dengeyi-derinden-sarsabiliyor-429972">Meme mastektomisi sonrası psikoterapi önerisi… Kanserli memenin alınması kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yat Limanı&#8217;nda fırtına sonrası onarım çalışmaları devam ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yat-limaninda-firtina-sonrasi-onarim-calismalari-devam-ediyor-427150</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 10:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[limanında]]></category>
		<category><![CDATA[onarım]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi 25-26 Kasım tarihlerinde yaşanan şiddetli fırtına sonrasında zarar gören Kaleçi Yat Limanı'nda onarım çalışması yapıyor. Büyükşehir ekipleri Yat Limanı’nda öncelikli olarak can güvenliğini sağlamak için emniyet şeridi çitlerini ve teknelerin iskeledeki bağlama noktalarını onarıyor. Çalışmalar sırasında hafriyat altına sıkışan bir kedi de büyükşehir ekipleri tarafından kurtarıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yat-limaninda-firtina-sonrasi-onarim-calismalari-devam-ediyor-427150">Yat Limanı&#8217;nda fırtına sonrası onarım çalışmaları devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yat Limanı&#8217;nda fırtına sonrası onarım çalışmaları devam ediyor</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sıkışan kedi hayata döndürüldü</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi 25-26 Kasım tarihlerinde yaşanan şiddetli fırtına sonrasında zarar gören Kaleçi Yat Limanı&#8217;nda onarım çalışması yapıyor. Büyükşehir ekipleri Yat Limanı’nda öncelikli olarak can güvenliğini sağlamak için emniyet şeridi çitlerini ve teknelerin iskeledeki bağlama noktalarını onarıyor. Çalışmalar sırasında hafriyat altına sıkışan bir kedi de büyükşehir ekipleri tarafından kurtarıldı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span><span><span>Antalya’da geçtiğimiz hafta sonu yaşanan şiddetli yağış ve fırtına Kaleiçi Yat Limanı’nda bulunan teknelere büyük oranda zarar vermiş, alanda da hasarlar oluşmuştu. Büyükşehir Belediyesi ekipleri Kaleçi Yat Limanı’nda fırtınanın hemen ardından batan tekneleri çıkarıp temizlik çalışması yapmıştı. Ekipler şimdi de Kaleiçi Yat Limanı’nda hasar gören bölgelerde onarım çalışmasına başladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>HASARLAR GİDERİLİYOR</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı&#8217;na bağlı Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekipleri, fırtınanın neden olduğu hasarları gidermek ve limanı tekrar denizcilere hazır hale getirmek amacıyla yoğun çaba harcıyor. Çalışma kapsamında, fırtına nedeniyle zarar gören teknelerin iskeledeki bağlama noktaları onarılıyor. Ekipler aynı zamanda emniyet şeridi çitleri ve altyapıdaki hasarları giderirken parke çalışması da yapıyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>KURTARILAN KEDİ HAYATA DÖNDÜ</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Öte yandan ekipler, onarım çalışmaları sırasında, hafriyat altında kalmış bir kediyi de sağ salim kurtardı. Büyükşehir Belediyesi personeli, hafriyat altına sıkışan kediyi çıkardıktan sonra kalp masajı uygulayarak tekrar hayata döndürdü. Kedinin sağlık kontrolü tamamlandıktan sonra hayvan barınağına teslim edileceği bildirildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yat-limaninda-firtina-sonrasi-onarim-calismalari-devam-ediyor-427150">Yat Limanı&#8217;nda fırtına sonrası onarım çalışmaları devam ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye&#8217;de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı&#8221; araştırması açıklandı: Mülteci ve göçmenler Türkiye toplumunun bir parçası haline geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gocmen-mahallerinde-yasam-turkiyede-2010-sonrasi-gocler-ve-gocmenlerin-toplumsal-katilimi-arastirmasi-aciklandi-multeci-ve-gocmenler-turkiye-toplumunun-bir-parcasi-haline-geldi-426374</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Nov 2023 11:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[göçler]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[göçmenler]]></category>
		<category><![CDATA[göçmenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[mahallerinde]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[parçası]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[toplumunun]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426374</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye’de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı” araştırmasının sonuçları açıklandı. Nicel ve nitel verilerden oluşan, karma yöntem ile 2022 yılının Haziran-Ekim aylarında gerçekleştirilen araştırma, mülteci ve göçmen toplulukların içinde yaşadıkları olumsuz koşullara rağmen, Türkiye toplumunun bir parçası haline geldiklerini ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gocmen-mahallerinde-yasam-turkiyede-2010-sonrasi-gocler-ve-gocmenlerin-toplumsal-katilimi-arastirmasi-aciklandi-multeci-ve-gocmenler-turkiye-toplumunun-bir-parcasi-haline-geldi-426374">&#8220;Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye&#8217;de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı&#8221; araştırması açıklandı: Mülteci ve göçmenler Türkiye toplumunun bir parçası haline geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye’de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı” araştırması açıklandı:</strong></p>
<p><strong>Mülteci ve göçmenler Türkiye toplumunun bir parçası haline geldi</strong></p>
<p><strong>“Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye’de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı” araştırmasının sonuçları açıklandı. Nicel ve nitel verilerden oluşan, karma yöntem ile 2022 yılının Haziran-Ekim aylarında gerçekleştirilen araştırma, mülteci ve göçmen toplulukların içinde yaşadıkları olumsuz koşullara rağmen, Türkiye toplumunun bir parçası haline geldiklerini ortaya koydu. Diğer taraftan araştırma, göçmenlerin toplumsal katılımının niteliğini ve seviyesini olumsuz yönde etkileyen en önemli olgunun ise ‘ayrımcılık’ olduğunu vurguluyor.</strong></p>
<p><strong>“Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye’de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı” araştırmasında göçmenlerin istihdama yoğun olarak katıldıklarını ancak çoğunlukla kayıtdışı çalıştıklarını da ortaya koyuyor. </strong></p>
<p><strong>Araştırma, göçmenler ve mültecilerin işgücüne yoğun şekilde katıldıklarını, eğer yasal olarak ikamet ediyorlarsa sağlık hizmetlerinden yararlanabildiklerini ve çocuklarının temel eğitime katılma haklarının olduğunu gösterdi. Araştırma, benzer sosyo-ekonomik yapıdaki yerli ve göçmenlerin bir arada yaşadığı mahallelerde yapıldı. Araştırma; göçmenlerle benzer sosyoekonomik özellikleri paylaşan yerlilerin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.</strong></p>
<p><em><strong>Araştırma; Türkiye&#8217;nin dünyada en çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğu ve toplamda muhtemelen altı milyona yakın mülteci ve göçmenin yaşadığı bilgisi ile başlıyor.</strong></em></p>
<p>Türkiye’de yaşayan göçmen ve mültecilerin toplumsal katılımının detaylı fotoğrafını çeken “Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye’de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı” araştırması açıklandı. Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin gerçekleştirdiği araştırma, Türkiye’de bu kapsamda yapılan ilk araştırma olarak toplumsal katılıma ilişkin dikkat çeken bulgulara dikkat çekiliyor.</p>
<p>Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği Proje Koordinatörü Cem Bico ile araştırma ekibini oluşturan Prof. Dr. Deniz Yükseker, Prof. Dr. Hatice Kurtuluş, Prof. Dr. Uğur Tekin ve Dr. Esra Kaya Erdoğan’ın katılımıyla 29 Kasım 2023 Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısında açıklanan araştırma; mülteci ve göçmen topluluklarının içinde bulundukları tüm olumsuz koşullara rağmen, Türkiye toplumunun bir parçası haline geldiklerini ortaya koydu.</p>
<p>Nicel ve nitel saha verisinden oluşan araştırma, göçmenler ve mültecilerin işgücüne yoğun şekilde katıldıklarını, yasal olarak ikamet ediyorlarsa, hukuki statülerinin türüne bağlı olarak sağlık hizmetlerinden yararlanabildiklerini ve çocuklarının temel eğitime katılma haklarının olduğunu gösterdi. Yerli katılımcılarda Türkiye’de yaşamaya devam etme isteğinin göçmenlere göre daha düşük olduğunu ortaya koyan araştırma; toplumdaki yaygın algının tersine göçmenler ve mültecilerin büyük bir bölümünün sosyal yardımlara muhtaç bireyler olmadıklarını, çalışma yaşamına girmelerindeki engelleri aşabildikleri ölçüde sahip oldukları farklı sermayelere bağlı olarak geçimlerini sağlayabildiklerini ortaya koyuyor. Araştırma, göçmenler, mülteciler ve Türkiyelilerin çalışma ve gündelik yaşama katılımlarına dair kapsamlı veriler sunuyor.</p>
<p><strong>Araştırma nicel ve nitelden oluşan karma yöntemle gerçekleştirildi</strong></p>
<p>Türkiye’de göçmenlerin sosyal uyumu, entegrasyonu veya toplumsal katılımı hakkında bütüncül bir veri oluşturma amacıyla gerçekleştirilen ve tam adıyla “Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye’de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı” araştırması, Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği Proje Koordinatörü Cem Bico koordinatörlüğünde, Prof. Dr. Deniz Yükseker, Prof. Dr. Hatice Kurtuluş, Prof. Dr. Uğur Tekin ve Dr. Esra Kaya Erdoğan’ın akademik liderliğinde nicel ve nitelden oluşan karma araştırma yöntemi kullanılarak yapıldı. Araştırma, 2010 yılı sonrasında Türkiye’ye gelen Suriyeli ve diğer göçmenler odağında yürütüldü. Ayrıca toplumsal katılım hem göçmen ve mültecileri hem de ev sahibi toplumu içerdiği için verilerin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını da kapsaması durumunda sağlıklı bir şekilde oluşacağı anlayışıyla araştırmaya göçmenlerin yaşadıkları mahallelerdeki Türkiyeliler de dâhil edildi. Nicel araştırma, Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı 16 il ile Van’da, 18-49 yaş arasında kadın ve erkek Türkiyeli, Suriyeli ve diğer göçmenlerden oluşan toplam 3.866 haneden birer kişiyle yüz yüze yapılan görüşmelerle gerçekleştirildi. Nicel ve nitel araştırmanın saha çalışmaları 2022 yılı Haziran-Ekim döneminde gerçekleştirildi. Nicel araştırmaya katılan Türkiyeli katılımcılar, Türkiye nüfusunu temsilden ziyade göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerdeki örneklemle oluşturuldu. Nitel araştırma ise nicel araştırma içerisinde de yer alan İzmir, Gaziantep, Konya, Mardin ve İstanbul’dan oluşan 5 ilde gerçekleştirildi. Bu illerde, sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışanları, yerel yöneticiler, muhtarlar, sağlık çalışanları, öğretmenler, sendikalar ile işveren ve meslek örgütlerinin temsilcileri gibi yetkililerle toplam 72 mülakat yapıldı.</p>
<p><strong>Dünyada en yüksek sayıda mülteci Türkiye’de yaşıyor</strong></p>
<p>Araştırmada, Türkiye’nin dünyada en yüksek sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülke durumunda olduğu vurgulanıyor. Araştırmada derlenen verilere göre, 3,3 milyondan fazla geçici koruma statüsünde Suriyeli, başka ülkelerden 300 binden fazla mülteci ve sığınmacının yanı sıra 1,3 milyondan fazla ikamet izinli yabancı ve birkaç yüz bin kişi oldukları tahmin edilen düzensiz göçmenler Türkiye’de yaşıyor. Vatandaşlık almış 230 binden fazla Suriyeli de dâhil edildiğinde Türkiye’de 5.5-6 milyon civarında göçmen ve mülteci bulunuyor. 85 milyon civarındaki Türkiye nüfusunun tahminen yüzde 6,5-7’sini göçmenler ve mülteciler oluşturuyor. Bu veriler de Türkiye’nin bir göç ülkesi, özellikle de bir zorunlu göç ülkesi olduğunu net bir şekilde gösteriyor.</p>
<p><strong>10 Suriyeli göçmenden sadece 3’ü lise veya yüksekokul mezunu</strong></p>
<p>Nicel araştırmada katılımcılara; işgücüne katılımları ve ekonomik durumları, eğitimleri, sosyal hayata katılımları, temel ihtiyaçlara erişimleri ve gündelik hayatta bağımsız olarak hareket edebilme imkânlarına ilişkin durumlarını ortaya koyacak sorular soruldu. Ankete katılan 3.866 kişinin yüzde 49,6’sı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak doğmuş, yüzde 36,9’u Suriye vatandaşı, yüzde 13,1’i son 13 yıl içinde diğer ülkelerden gelen göçmenler ve yüzde 0,4’ü ise sonradan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı edinenlerden oluşuyor. Araştırma, aynı mahallede yaşayan göçmen nüfusla yerli nüfus arasında eğitim düzeyi açısından önemli farklılıklar olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya katılan Suriyeli göçmenlerin yüzde 75,3’ü liseden az eğitime sahip, yerli nüfusta bu oran yüzde 36 civarında. Araştırmaya göre, Suriyeli göçmenlerin yüzde 8’i, diğer göçmenlerin yüzde 5,5’i yükseköğrenim mezunu ya da yükseköğrenimine devam ederken yerli nüfusta bu oran yüzde 25,8’e yükselmektedir. Başka bir ifadeyle yerli nüfusta 10 katılımcıdan en az 6’sı, Suriyeli 10 katılımcıdan ise 2’si lise ve üzerindeki öğrenim kurumundan mezun. Bununla birlikte, katılımcıların hanelerinde yaşayan çocukların okullaşma düzeyi kayda değer. Katılımcılardan hanelerinde yaşayan bireylerle ilgili bilgi de toplanan nicel araştırma bulgularına göre Suriyeliler, yüzde 38,4 ile eğitimine devam eden hanehalkı üyesi oranı en yüksek olan grup. Bu oran Türkiyelilerde yüzde 32,8, diğer göçmenlerde ise yüzde 18,2. Devam edilen eğitim düzeyi sorgulandığında, okullaşan Suriyeli çocukların yüzde 66,3’ünün ilk veya ortaokula devam ettikleri, yüzde 29,8’inin ise lise veya üniversiteye devam ettikleri görülüyor. Yerlilerde ise bu oranlar sırasıyla yüzde 47,4 ve yüzde 49,2. Suriyeli katılımcıların hanehalkı üyelerinin daha yüksek bir oranının ilk ve ortaöğretimde olması, hanelerde 0-18 yaş arasındaki üye oranının daha yüksek olmasından kaynaklanıyor.</p>
<p><strong>Göçmen ve mülteci çocukların temel eğitime katılımı düşük</strong></p>
<p>Resmî açıklamalar Suriyeli çocukların üçte birinin okula kayıtlı olmadığını gösterirken, nitel araştırma, göçmen ve mülteci çocukların bir bölümünün neden temel eğitime katılamadıklarını, katılsalar bile tamamlayamadıklarını ortaya koydu. Araştırmada, mülteci ve göçmen çocukların eğitim sisteminde yaşadığı sorunların; bir kısmının aile dili Türkçe olmayan çocuklar için destek mekanizmalarının yetersiz olması ve öğretmenlerin yabancı öğrencilerin eğitimi konusunda yeterli eğitim almamış olmaları gibi Türk eğitim sisteminin yapısal sorunlarından kaynaklandığı belirtiliyor. Araştırma, bazı sorunların ise çocukların gündelik yaşamlarındaki koşullardan kaynaklandığını ortaya koyuyor. Araştırmada, erkek çocukların ailelerinin yaşadığı ekonomik zorluklar nedeniyle erken yaşta çalışmak zorunda kalmaları ve bazı kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmelerinin okul terkine yol açan önemli sorunlar olduğu vurgulanıyor. Pandeminin çocukların okulla ilişkisinin zayıflamasına neden olduğu da belirtiliyor. Araştırmada ayrıca, artan göçmen karşıtı siyasi söylemlerden beslenen bir ortamda, okullarda Suriyeli çocuklara yönelen akran zorbalığı, kimi zaman öğretmenler ve okul idarecilerinden de kaynaklanan ayrımcılığın kaygı verici boyutlarda olduğunun altı çiziliyor. Araştırmada; eğitim sistemindeki yapısal sorunlarla mülteci ve göçmen öğrencilerin gündelik yaşamlarının kesiştiği noktalara yönelik şu noktaların altı çiziliyor: “Yoksul mahallelerde sınıfların kalabalık olması, bu nedenle okul yöneticilerinin kimi zaman Suriyelileri kaydetmek istememesi, kalabalık sınıflarda öğretmenlerin Türkçeyi iyi bilmeyen öğrencilerle ilgilen(e)memesi, devamsızlık takibinin düzenli yapılmaması, çocukların okulu erken terk etmelerine yol açmaktadır. Dil sorunu, öğrencilerle öğretmenler arasında olduğu gibi, mülteci velilerle öğretmenler arasında da iletişim sorununa neden olmaktadır. Bir diğer sorun, geçici koruma kaydı başka bir ilde olan ailelerin çocuklarını bulundukları ilde okula kaydettirememeleridir.”</p>
<p><strong>Suriye’den Türkiye’ye olan göç, 2019’dan itibaren düşüşe geçiyor</strong></p>
<p>2010 yılından itibaren Türkiye’ye yönelen göç dalgalarını örneklem olarak ele alan “Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye’de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı” araştırması, Türkiye’ye gelişlerin en yoğun olduğu yılların 2014-2018 dönemi olduğunu ve 2019’dan itibaren göç hızının düştüğünü gösteriyor. Araştırmaya göre, Suriyelilerin yüzde 71,6’sı 4-8 yıl, yüzde 7,1’i ise üç yıl veya daha az bir süredir Türkiye’de yaşıyor. Dokuz yıldan uzun süredir Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin oranı ise yüzde 21,2. Diğer göçmenlerin Türkiye’de yaşama sürelerinin ise ağırlıkla beş yıldan az olduğu görülüyor.</p>
<p><strong>Suriyeli kadınların iş hayatına katılımı düşük kalıyor</strong></p>
<p>Araştırmaya katılan Türkiyelilerin yüzde 63,9’u, Suriyeli göçmenlerin yüzde 58’i, diğer göçmenlerin ise yüzde 68’i çalışıyor. Çalışma durumunun cinsiyete bağlı dağılımına bakıldığında ise Türkiyeli erkek katılımcıların yüzde 85’i, kadın katılımcıların yüzde 43,7’si çalışıyor. Suriyelilerde erkek katılımcıların yüzde 87,3’ü çalışırken, kadın katılımcıların sadece yüzde 16,7’si çalışıyor. Ankete katılan diğer göçmenlerde ise erkekler yüzde 89,5 ile oldukça yüksek bir oranda çalışma hayatının içindeyken, kadınlar ise yüzde 37,9 oranıyla yerli nüfustaki kadınların çalışma oranına daha fazla yaklaşıyor. Araştırma, Suriyeli kadınların çalışma yaşamına katılımının düşük kalmasının, Suriyeli ailelerdeki toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derin olması ve çocukların, yaşlıların ve engellilerin bakımının yerli nüfusun görece sahip olduğu sosyal destek mekanizmalarına göçmen kadınların sahip olmaması nedeniyle kadınların omuzlarına binmesinden kaynaklandığına işaret ediyor.</p>
<p><strong>Çocuk işçiliği Suriyeli göçmenlerde daha yaygın</strong></p>
<p>Kiraların görece düşük olduğu, emek yoğun sektörlerde çalışan emekçilerin yaşadığı 39 mahallede gerçekleştirilen araştırmada katılımcıların yüzde 86,6’sının ücretli olarak çalıştığı, yüzde 13,4’ünün ise ağırlıkla küçük esnaf veya zanaatkâr olduğu görülüyor. Araştırma, Suriyeli katılımcıların yüzde 88,8’inin, Türkiyeli katılımcıların ise yüzde 83,2’sinin ücretli bir şekilde çalıştığını ortaya koydu. Hane halkının işgücüne katılımıyla ilgili sorgulamada ise, Suriyeli hane halkının yüzde 27,7’si çalışırken, yerliler arasında bu oran yüzde 36,3’e, diğer göçmenlerde ise yüzde 47’ye yükseliyor. Katılımcıların hane halkı bireylerinin çalışma durumu yaş kırılımı incelendiğinde, 7-17 yaş arasındaki Suriyeli hane halkının çalışma oranı yüzde 4, diğer göçmenlerde bu oran yüzde 3, Türkiyelilerdeyse yüzde 1,7’dir. Yaş kırılımındaki istihdam verileri, çocuk işçilik olgusuna işaret etmenin yanı sıra, göçmenlerin daha genç bir işgücü oluşturduğunu da gösteriyor. STK’lar ve mahalle muhtarlarının tanıklıkları da çocuk işçiliğinin, Türkiye’ye aile bireyleriyle birlikte gelen Suriyeliler arasında diğer göçmen gruplarına göre daha yaygın olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Suriyeliler ve Afganlar işgücü olarak üretimin yapısal unsuru haline geldi</strong></p>
<p>Araştırma, toplumdaki yaygın algının tersine göçmenler ve mültecilerin büyük bir bölümünün sosyal yardımlara muhtaç bireyler değil, çalışma yaşamına girmelerindeki engelleri aşabildikleri ölçüde sahip oldukları farklı sermayelere bağlı olarak geçimlerini sağlayabildiklerini ortaya koyuyor. Nitel araştırma, göçmenlerin ve mültecilerin çalışma yaşamına, çalışma rejimindeki bazı engellere rağmen yüksek oranda katılabilmelerini sağlayan en önemli unsurun Türkiye ekonomisindeki vasıfsız ve yarı vasıflı işgücü/ara eleman eksikliği olduğunu gösterdi. Araştırma kapsamında görüşme yapılan işveren örgütleri, işçi örgütleri ve meslek odaları temsilcileri, özellikle sanayi üretimi ve tarımda Suriyelilerin ve Afganların işgücü olarak üretimin yapısal unsurlarından biri haline geldiği bilgisini veriyor. Araştırmaya göre göçmenler istihdama yoğun olarak katılıyor ancak çoğunlukla kayıtdışı çalışıyor.</p>
<p><strong>Dört Suriyeli aileden ancak birinin evinde bulaşık makinesi bulunuyor</strong></p>
<p>Türkiyeli ve göçmen katılımcıların konutlarındaki sahip oldukları temel ev eşyalarına dair sorgulamada ankete katılan yerlilerin ve göçmenlerin neredeyse tamamı evlerinde buzdolabı olduğunu belirtiyor. Evde fırını ve ocağı olan Türkiyeli katılımcıların oranı yüzde 96 iken Suriyelilerde fırın sahipliği yüzde 71,4, diğer göçmen katılımcılarda ise yüzde 76,1 düzeyine düşüyor. Suriyeli katılımcılar arasında evinde ocak bulunanların oranı yüzde 70,3. Ev eşyalarına sahiplik açısından yerli katılımcılarla göçmenler arasındaki daha büyük farklılık ise bulaşık makinesi, klima gibi eşyalarda ortaya çıkıyor. Ankete katılan Türkiyelilerin yüzde 84,1’inin evinde bulaşık makinesi varken, bu oran Suriyelilerde yüzde 25,5’e, diğer göçmenlerde yüzde 39,3’e düşüyor. Aynı şekilde yerli katılımcılar içinde evinde klima olanların oranı yüzde 29,1, Suriyelilerde yüzde 4,9 ve diğer göçmenlerde yüzde 3,8. Otomobil sahipliği yerli haneler içinde yüzde 44,1, Suriyelilerde yüzde 4,3 ve diğer göçmenlerde yüzde 5,5 düzeyinde kalıyor.</p>
<p>Ankete katılan Türkiyelilerin yüzde 51,1’i, Suriyeli göçmenlerin yüzde 0,8’i, diğer göçmenlerin ise yüzde 3’ü yaşadığı evin sahibi olduğunu belirtiyor. Araştırmada, diğer göçmenlerde ev sahipliğinin Suriyelilere göre yüksek çıkmasının nedenleri arasında, Türkiye’de uzman mesleklerde çalışarak veya kendi ülkelerindeki birikimlerini Türkiye’ye aktararak ev sahibi olanların varlığına dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>Göçmen ailelerinin hane halkı geliri aylık ortalama 5 bin liranın altında</strong></p>
<p>“Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye’de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı” araştırması, göçmen ailelerin büyük bir çoğunluğunun, Türkiyelilerin ise üçte birinin hane halkı aylık gelirinin 6.000 TL’nin altında olduğunu ortaya koydu. Hatırlanacağı gibi, araştırmanın yapıldığı 2022 yılının ilk yarısında aylık net asgari ücret 4.253 TL, ikinci yarısında ise 5.500 TL’ydi. Araştırmaya katılan ve hane halkı gelirine yönelik soruyu cevaplayan Suriyelilerin yüzde 85,5’i, diğer göçmenlerin yüzde 77,2’si aylık hane halkı gelirinin 6 bin liranın altında olduğunu belirtti. Suriyelilerin yüzde 44,1’i ise aylık hane halkı gelirlerinin 4 bin liranın altında olduğu bilgisini verdi. Türkiyeli katılımcıların yüzde 34,2’si hane halkı gelirinin aylık 6.000 TL’nin altında olduğunu, yüzde 31,7’si 6.000-7.999 TL arasında olduğunu, yüzde 14,3’ü ise 8.000-9.999 TL arasında olduğunu belirtirken, yüzde 19,8’i hane halkı gelirinin 10 bin liranın üzerinde olduğu bilgisini verdi. Araştırma, Türkiyelilerin aylık 7.586 TL, Suriyeli göçmenlerin 4.329 TL, diğer göçmenlerin ise 4.994 TL ortalama hane halkı gelirine sahip olduklarını ortaya koydu. Nicel verilerin 17 Haziran-10 Ağustos 2022 tarihleri arasında toplandığı dikkate alındığında Suriyeli ve diğer göçmenlerin hane gelir ortalamalarının asgari ücretin altında ya da asgari ücret bandında olduğu görülüyor. Araştırmada, Türkiyeli hanelerde eğitim düzeyi arttıkça hane halkı gelirinin arttığı görülürken, eğitim düzeyi daha yüksek olan Suriyeli katılımcıların hane halkı gelirlerinin ise genel olarak daha yüksek olmadığı ortaya çıktı. Diğer göçmenlerde ise küçük oranlarda da olsa eğitim düzeyindeki artışa paralel hane halkı gelirinin de arttığı görülüyor. Bu durum çalışma izni alma koşullarının zor olması nedeniyle Suriyeliler açısından vasıfsızlaşmaya işaret ediyor.</p>
<p><strong>Beklenmedik masrafları karşılama gücü yok</strong></p>
<p>Araştırmada katılımcılara sorulan “Yaşamınızda beklenmedik zorunlu bir masraf (kaza, hastalık, evde hasar vb. gibi) çıksa bu masraf ne kadar olursa ödeyebilirsiniz?” sorusuna Türkiyeli katılımcıların dörtte biri, Suriyelilerin ve diğer göçmenlerin de yaklaşık üçte biri beklenmedik bir masrafı ödeyemeyecekleri cevabını verdi. Türkiyelilerin yüzde 45,5’i ya hiçbir zorunlu masrafı ödeyemeyeceklerini ya da ancak 500 TL’ye kadar olan bir masrafı ödeyebileceklerini belirtirken, diğer göçmenlerin yüzde 63,6’sı, Suriyelilerin ise yüzde 78,5’i bu cevabı veriyor. Bu soruya verilen cevaplar aynı zamanda katılımcıların tasarruf imkânı olmadığını da ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Türkiyelilerin yüzde 58,6’sı, Suriyelilerin ise yüzde 35,1’i ekonomik durumlarından memnun değil</strong></p>
<p>Türkiyeli katılımcıların yüzde 58,6’sı, Suriyelilerin yüzde 35,1, diğer göçmenlerin ise yüzde 38,1’i ekonomik durumlarından memnun olmadıklarını belirtiyor. “Şu andaki ekonomik durumunuzdan memnun musunuz?” sorusuna cevaben Türkiyelilerin yüzde 16,7’si, Suriyelilerin yüzde 25,7’si, diğer göçmenlerin ise yüzde 36,4’ü memnun oldukları cevabını verdi. Türkiyelilerin yüzde 24,7’si, Suriyelilerin yüzde 39,2’si, diğer göçmenlerin yüzde 25,5’i ise olumlu veya olumsuz bir cevap vermedi.</p>
<p><strong>Türkiyeli gençlerin yarıya yakını Türkiye’de yaşamaktan memnun değil</strong></p>
<p>Nicel araştırma kapsamında katılımcılara yaşamdan duyulan memnuniyet ve yaşanılan yerde kendini güvende hissedip etmeme durumuna ilişkin de sorular yöneltildi. “Türkiye’de yaşamaktan ne kadar memnunsunuz?” sorusuna Türkiyeli katılımcıların yüzde 35,7’si “memnun değilim” cevabını veriyor. Suriyelilerde bu oran yüzde 14,2, diğer göçmenlerde ise yüzde 18,8. “Türkiye’de yaşamaktan ne kadar memnunsunuz?” sorusuna Suriyeli göçmenlerin yüzde 52’si, diğer göçmenlerin yüzde 64’ü, Türkiyeli katılımcıların ise yüzde 42’si “memnunum” cevabı veriyor. Nicel ve nitel saha çalışmaları, Suriyelilerin ev sahibi ülke hakkında olumlu konuşma yönünde bir eğilimi olduğunu ortaya koyuyor. Yaş grupları ile Türkiye’de yaşamaktan duyulan memnuniyet arasındaki dağılıma bakıldığında ise “Memnun değilim” diyenler arasında en büyük grubu 18-24 yaş arasındaki Türkiyeli genç katılımcılar oluşturuyor. Araştırma, Türkiyeli gençlerin yüzde 48,8’inin Türkiye’de yaşamaktan memnun olmadığını ortaya koydu. Araştırma bulguları, genç mülteci ve göçmenlerin ise Türkiye’deki yaşama daha olumlu baktıkları ve Türkiye’de olmaktan memnun oldukları bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Türkiyeli gençlerin yüzde 62,2’si başka bir ülkede yaşamak isterken Suriyeli ve diğer göçmen gençlerin yüzde 61,4’ü Türkiye’de yaşamaya devam etmeyi düşünüyor</strong></p>
<p>“Oturduğunuz mahallede kendinizi ne kadar güvende hissediyorsunuz?” sorusuna Türkiyeli katılımcıların yüzde 43,8’i güvende hissetmediklerini, yüzde 56,2’si ise güvende hissettikleri cevabını veriyor. Suriyelilerin yüzde 71,6’sı, diğer göçmenlerin ise yüzde 65,8’i “güvende hissediyorum” cevabını veriyor.</p>
<p>“Geleceğinizi düşündüğünüzde Türkiye’de yaşamaya devam etme isteğiniz konusunda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Türkiyelilerin yüzde 48,1’i, Suriyelilerin yüzde 50,7 diğer göçmenlerin ise yüzde 55,2’si “Türkiye’de yaşamaya devam edebilirim” ya da “Türkiye’de kesinlikle yaşamak istiyorum” cevabı veriyor. Araştırma 18-24 yaş arasındaki katılımcılarda özellikle Türkiyeli gençlerin yüzde 43,8’inin başka bir ülkede yaşamayı istediğini ortaya koydu. Suriyeli ve diğer göçmen gençlerin ise yüzde 61’den fazlası gelecekte Türkiye’de yaşamaya devam edebileceğini belirtiyor.</p>
<p><strong>Haksızlığı en fazla işyerlerinde yaşıyorlar</strong></p>
<p>“Türkiye’de yaşadığınız dönem boyunca herhangi bir haksızlığa uğradınız mı?” sorusuna Türkiyeli katılımcıların yüzde 88’i, Suriyelilerin yüzde 79,9’u, diğer göçmenlerin ise yüzde 83,6’sı “hayır” cevabı veriyor. Haksızlığa uğradığını belirten katılımcıların “Hangi sebeplerden dolayı haksızlığa uğradıkları” sorusuna verdikleri cevaplarda, Türkiyeliler en çok ekonomik durum, cinsiyet ve etnik kimlik nedeniyle haksızlığa uğradıklarını beyan ederlerken, Suriyelilerin yanıtlarında dil, milliyet ve ekonomik durum, diğer göçmenlerde ise yabancı olmak, milliyet, etnik kimlik ve dil yanıtlarını öne çıkıyor. “Hangi durumlarda haksızlığa uğradınız?” sorusuna cevaben üç gruptaki katılımcıların verdiği yanıtlar arasında, işyerinde haksızlığa uğrama öne çıkıyor. Türkiyeliler en çok sokakta/toplu taşımada, okulda ve işyerinde cevaplarını verirken, Suriyelilerin en çok belirttiği seçenekler arasında ilk üç sırada sağlık hizmeti alırken, ev ararken ve işyerinde seçenekleri yer alıyor. Diğer göçmenler ise işyerinde, işe başvuru yaparken ve sokakta/toplu taşımada şeklinde sıralıyor.</p>
<p><strong>Suriyelilerin yüzde 40’ı idare edecek düzeyde Türkçe biliyor</strong></p>
<p>Araştırmada Türkiye’ye 2010 yılından itibaren çeşitli biçimlerde ve statülerde giriş yapmış, bir konutta ikamet eden 1.427 Suriyelinin ve 506 diğer göçmenin Türkçeyi kullanma becerileri de yer alıyor. Buna göre, Suriyelilerin yaklaşık yüzde 40’ı Türkçe bir evrakı okuyup içeriğini anlama, konuşma ve medya içeriklerini anlama konularında, Türkçe kullanma becerisi açısından, idare edecek düzeyde olduklarını ifade ediyor. Anlama, konuşma, okuma ve yazmada Türkçeyi kullanma becerilerinin iyi düzeyde olduğunu ifade edenlerin oranıysa yüzde 20’nin üzerinde. Diğer göçmenlerinse yüzde 30,8’i Türkçe bir evrakı okuyup içeriğini anlama açısından iyi, konuşma ve medya içeriklerini anlama konularındaysa yüzde 41-44 düzeyinde idare edecek seviyede oldukları bilgisini paylaşıyor. Türkçe konuşma becerilerinin iyi düzeyde olduğunu ifade edenlerin oranıysa yüzde 23 düzeyinde.</p>
<p><strong>Gündelik yaşamda yardımlaşma yok denecek kadar düşük düzeyde</strong></p>
<p>Araştırma, Türkiyeliler, Suriyeli ve diğer göçmenlerin kendileriyle aynı uyruktan olmayan komşuları ya da tanıdıklarının evine gitme sıklıklarının son derece düşük olduğunu gösterdi. Araştırma, yerli katılımcıların yüzde 67’si, Suriyeli göçmenlerin yüzde 37,6’sı ve diğer göçmenlerin yüzde 52,8’i hiçbir zaman kendisiyle aynı uyruktan olmayan komşu ya da tanıdıklarının evlerine gitmediklerini ortaya koydu. Araştırma, Türkiyeliler ve göçmen grupları arasında ve göçmen gruplarının kendi aralarında gündelik yaşamda yardımlaşmanın son derece düşük düzeyde kaldığını da ortaya koydu. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gocmen-mahallerinde-yasam-turkiyede-2010-sonrasi-gocler-ve-gocmenlerin-toplumsal-katilimi-arastirmasi-aciklandi-multeci-ve-gocmenler-turkiye-toplumunun-bir-parcasi-haline-geldi-426374">&#8220;Göçmen Mahallerinde Yaşam: Türkiye&#8217;de 2010 Sonrası Göçler ve Göçmenlerin Toplumsal Katılımı&#8221; araştırması açıklandı: Mülteci ve göçmenler Türkiye toplumunun bir parçası haline geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tsunami etkisi yaratan afet sonrası mağdurlara yardım eli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tsunami-etkisi-yaratan-afet-sonrasi-magdurlara-yardim-eli-425765</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 14:10:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[eli]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[mağdurlara]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tsunami]]></category>
		<category><![CDATA[yaratan]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425765</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kentteki deniz kabarmasının afet boyutuna erişmesinin ardından yaraları sarmak için 50’nin üzerinde ekiple gece gündüz çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde mağdurlara maddi destek sunulması için hazırlık başlatıldı. Hasarların tespiti ve ilgili prosedürlerin tamamlanmasının ardından Aralık ayı meclis toplantısında gündeme alınacak çalışmayla birlikte afetten etkilenenlere 15, 20 ve 25’er bin TL’lik destek sağlanacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tsunami-etkisi-yaratan-afet-sonrasi-magdurlara-yardim-eli-425765">Tsunami etkisi yaratan afet sonrası mağdurlara yardım eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tsunami etkisi yaratan afet sonrası mağdurlara yardım eli</strong></p>
<p>Kentteki deniz kabarmasının afet boyutuna erişmesinin ardından yaraları sarmak için 50’nin üzerinde ekiple gece gündüz çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde mağdurlara maddi destek sunulması için hazırlık başlatıldı. Hasarların tespiti ve ilgili prosedürlerin tamamlanmasının ardından Aralık ayı meclis toplantısında gündeme alınacak çalışmayla birlikte afetten etkilenenlere 15, 20 ve 25’er bin TL’lik destek sağlanacak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, hafta sonu deniz kabarması nedeniyle sahil kesimlerindeki yerleşim alanlarının sular altında kalması sonrasında ekipleriyle birlikte sahadaki mesaisini kesintisiz bir şekilde sürdürüyor. Konak ve Karşıyaka’da yaşanan tahribatın ardından Hemşehri İletişim Merkezi (HİM), İZSU, İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki 50’den fazla ekip her gelen talebi dikkate alarak başladığı incelemeleri devam ettiriyor. </p>
<p><strong>Hafif, orta ve ağır hasarlılara maddi destek için hazırlık</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in afet gecesinde saatlerce Kordon’daki birimleri yönlendirmesinin ardından haftaya başlayan kentte esnaf ve vatandaşlardan gelen talepleri yerine getiren ekipler durmadan çalışıyor. İş yerleri ve konutlarda su tahliye işlemlerini gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi ekipleri bir yandan da zarar tespit çalışmalarına hız verdi. Hafif, orta ve ağır hasara uğrayan vatandaşlar için 15 bin, 20 bin ve 25 bin TL’lik katkı sunulması planlanıyor. Komisyonda incelenecek çalışmanın Büyükşehir Belediyesi’nin Aralık ayı meclis gündemine alınması hedefleniyor. Ödemeler, gerekli prosedürün tamamlanmasıyla birlikte ve Aralık ayı bitmeden mağduriyet yaşayan vatandaşlara aktarılacak.</p>
<p><strong>400’ün üzerinde başvuru var</strong></p>
<p>Tsunami etkisi yaratan afetten Kordon, Alsancak, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Karşıyaka en çok etkilenen bölgeler oldu. Sahaya tespit için çıkan ekiplere 400’ün üzerinde başvuru yapıldı. 300’den fazla talep ise Konak bölgesinden geldi. Metropolün Cumhuriyet Meydanı ve Liman kısımları da tahribat gördü.</p>
<p><strong>Çalışmalar sürüyor, talepler alınıyor, ikram aracı hazırda bekliyor</strong></p>
<p>Çalışmalar devam ederken Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne konuşlanan HİM’in mobil hizmet aracı vasıtasıyla talepler alınacak. Ayrıca vatandaşların ihtiyaçları halinde yararlanması amacıyla ikram aracı da hazırda bekletiliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tsunami-etkisi-yaratan-afet-sonrasi-magdurlara-yardim-eli-425765">Tsunami etkisi yaratan afet sonrası mağdurlara yardım eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemer&#8217;de fırtına sonrası temizlik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemerde-firtina-sonrasi-temizlik-425449</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 02:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[kemerde]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425449</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemer Belediyesi Fen İşleri, Park ve Bahçeler ile Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, Kemer’de yaşanan etkili fırtına nedeniyle ilçe genelinde başlattıkları çalışmayı aralıksız olarak sürdürüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerde-firtina-sonrasi-temizlik-425449">Kemer&#8217;de fırtına sonrası temizlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer Belediyesi Fen İşleri, Park ve Bahçeler ile Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, Kemer’de yaşanan etkili fırtına nedeniyle ilçe genelinde başlattıkları çalışmayı aralıksız olarak sürdürüyor.</p>
<p>Fırtına nedeniyle yolları kapayan ağaç dallarını temizleyen belediye ekipleri, yıkılan reklam tabelalarını ve ağaçları da vinç yardımıyla kaldırıyor.</p>
<p>Gece saatlerinden itibaren sahada olan belediye ekipleri, fırtınanın zarar verdiği park, refüj ve yeşil alanlardaki ağaçları bulunduğu yerden kaldırarak temizliğini gerçekleştiriyor. Belediye ekipleri, çevreye herhangi bir zarar vermemesi ve yeniden kullanılması için ağaçların tepe taçlarının küçültülmesi ve kesim çalışmalarını da yapıyor.</p>
<p>Dere ağızlarında arazözlerle çalışma yapan belediye ekipleri, herhangi bir sel oluşmaması için mazgalların da temizliğini sağlıyor. Öte yandan fırtına nedeniyle kopan elektrik tellerinin, yetkililere sağlanan araç ve ekip desteğiyle onarımı gerçekleştiriliyor.</p>
<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamada, “Yaşanan fırtına hayatı olumsuz etkiledi. Çok sayıda ağaç devrildi ve dalları kırıldı. Bazı bölgelerde yollar trafiğe kapandı. Belediye ekiplerimiz gece saatlerinden itibaren teyakkuz halindeydi. Ekiplerimiz, ilçemizde hummalı bir temizlik çalışması başlattı. Devrilen ağaçları yerinden kaldırıyoruz ve kopan dalları temizliyoruz. Mazgalların temizliğinin yanı sıra dere ağızlarında da genişletme çalışmaları yapıyoruz. Vatandaşlarımızın olumsuz hava koşullarına karşı tedbirli davranmalarını rica ediyorum.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerde-firtina-sonrasi-temizlik-425449">Kemer&#8217;de fırtına sonrası temizlik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli akademisyenlerden deprem sonrası ergen sağlığına yönelik proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenlerden-deprem-sonrasi-ergen-sagligina-yonelik-proje-423364</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 07:40:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenlerden]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[ergen]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığına]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423364</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Kahraman’ın yürütücülüğünde, Doktora Öğrencisi Emine Çubukçu’nun araştırma ekibinde yer aldığı “Depremi Yaşamış Ergenlerde Deprem Kaygısı ve Uyku Kalitesi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” başlıklı çalışma TÜBİTAK 1002-B Acil Destek Modülü ile desteklenmeye hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenlerden-deprem-sonrasi-ergen-sagligina-yonelik-proje-423364">Egeli akademisyenlerden deprem sonrası ergen sağlığına yönelik proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenlerde deprem kaygısı ve uyku kalitesi arasındaki ilişkiyi incelediler</p>
<p>Egeli akademisyenlerden deprem sonrası ergen sağlığına</p>
<p>yönelik proje</p>
<p> Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Çocuk</p>
<p>Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe</p>
<p>Kahraman’ın yürütücülüğünde, Doktora Öğrencisi Emine Çubukçu’nun</p>
<p>araştırma ekibinde yer aldığı “Depremi Yaşamış Ergenlerde Deprem Kaygısı ve</p>
<p>Uyku Kalitesi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” başlıklı çalışma TÜBİTAK</p>
<p>1002-B Acil Destek Modülü ile desteklenmeye hak kazandı.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.</p>
<p>Necdet Budak, “Doç. Dr. Ayşe Kahraman hocamız ve ekibinin Hatay’da ardışık</p>
<p>afetleri yaşayan gençlerimizin deprem kaygısı ve uyku kaliteleri arasındaki</p>
<p>ilişkinin incelenmesini amaçlayan projeleri TÜBİTAK 1002-B Acil Destek</p>
<p>modülü kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Ergen sağlığının</p>
<p>korunmasında literatüre önemli katkılar sağlayacağına inandığım bu projeden</p>
<p>dolayı kendilerini tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.</p>
<p>“Kesintiye uğramış uyku, ergenlerin ruh sağlığını olumsuz etkiliyor”</p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Ayşe Kahraman, “Ülkemizde 6 Şubat</p>
<p>2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremler çocuk sağlığını</p>
<p>olumsuz yönde etkiledi. Deprem her yaş ve kesimden bireyi etkilese de özellikle</p>
<p>çocukları ve ergenleri daha fazla etkiledi. Yaptığımız literatür incelemesinde</p>
<p>depremin çocukluk çağındaki en yaygın etkilerinden birinin uykunun bozulması</p>
<p>olduğunu belirledik. Uyku ergenlerin stresle başa çıkmalarında, depremin</p>
<p>yarattığı psikolojik belirtilerin azaltılmasında ve büyüme ve gelişmede kritik bir</p>
<p>rol oynamaktadır. Ayrıca, uzun süreli kesintiye uğramış uyku, travmaya maruz</p>
<p>kalmış ergenlerin ruh sağlığı sonuçları üzerine olumsuz etki edebilmektedir. Bu</p>
<p>nedenle depremi yaşamış ergenlerde uyku bozukluklarının etkili bir şekilde ele</p>
<p>alınması ihtiyacı çok önemli” dedi.</p>
<p>“Ergen sağlığı için önemli bir proje”</p>
<p>Doç. Dr. Ayşe Kahraman, “Bu çalışmada Hatay ilindeki depremi yaşamış</p>
<p>12-18 yaş arasındaki ergenlerin deprem sonrası deprem kaygısı ve uyku</p>
<p>kaliteleri arasındaki ilişkinin incelemeyi amaçlıyoruz. Araştırmamızın sonunda</p>
<p>elde edilecek çıktılar ile literatüre önemli bir katkı sağlanacak, aynı zamanda,</p>
<p>ergen sağlığının korunması ve geliştirilmesi, ergenlerin deprem kaygılarının</p>
<p>azaltılması, ergenlerin uyku problemlerinin giderilmesi için acil planlamaların</p>
<p>yapılması konusunda adımlar atılacaktır” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-akademisyenlerden-deprem-sonrasi-ergen-sagligina-yonelik-proje-423364">Egeli akademisyenlerden deprem sonrası ergen sağlığına yönelik proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemer&#8217;de alt yapı sonrası asfalt çalışması başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemerde-alt-yapi-sonrasi-asfalt-calismasi-basladi-418021</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 10:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alt]]></category>
		<category><![CDATA[asfalt]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[kemerde]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418021</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü Kemer ilçesinde alt yapı çalışmasını tamamladığı caddelerde sıcak asfalt çalışması gerçekleştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerde-alt-yapi-sonrasi-asfalt-calismasi-basladi-418021">Kemer&#8217;de alt yapı sonrası asfalt çalışması başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer’de alt yapı sonrası asfalt çalışması başladı<br />Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü Kemer ilçesinde alt yapı çalışmasını<br />tamamladığı caddelerde sıcak asfalt çalışması gerçekleştiriyor.<br />Antalya’nın en önemli turizm bölgelerinden biri olan Kemer’de Antalya Büyükşehir<br />Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan Kuzdere, Çamyuva ve Kiriş<br />mahallelerini kapsayan “Kemer İlçesi Muhtelif Mahalleleri İçme Suyu ve Kanalizasyon<br />Yapım İşi” tamamlandı. 50 milyon liralık proje çerçevesinde ilçede 65 kilometre içme suyu,<br />20 kilometre kanalizasyon alt yapısı yapıldı. ASAT tarafından alt yapısı biten caddelerde<br />asfalt çalışmasına başlandı.<br />SANAYİ CADDESİ’NE SICAK ASFALT<br />Çalışma hakkında bilgi veren ASAT Kemer Şube Müdürü Nuri Kocadağ, Kuzdere’nin büyük<br />bölümünün imara yeni açılan bir bölge olduğunu belirterek, “Burada artan ihtiyaca cevap<br />verecek şekilde içme suyu ve kanalizasyon hattı imalatı gerçekleştirdik. Ana imalatlarımız şu<br />an tamamlanmış durumda. Şu anda Kuzdere-Çamyuva arasında ana cadde görevi gören<br />Sanayi Caddesi olarak bilinen caddenin asfalt yapım işini gerçekleştiriyoruz. Kuzdere’nin ana<br />hattı bu cadde üzerinden geçiyor” dedi.<br />MUHTAR GÜNAY’DAN TEŞEKKÜR<br />Kuzdere Mahalle Muhtarı Serkan Günay da Kuzdere’nin imara açılmasından sonra en büyük<br />eksiğin alt yapı olduğuna değindi. Muhtar Günay, “Alt yapı talebimizi Muhittin Başkanımızla<br />paylaştık hemen talimatlarını verdi. Yaklaşık bir yıl önce Kuzdere’nin ihtiyacı olan içme suyu<br />kanalizasyon alt yapılarının çalışmalarına başlandı. Bugün itibariyle büyük oranda<br />tamamlandı. Sanayi Caddesi’nde alt yapının biter bitmez asfalt çalışması başladı. Muhittin<br />Başkanıma mahallem adına çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.<br />YOL KONFORLU HALE GELDİ<br />Çalışmalardan büyük memnuniyet duyan mahalle halkı Kuzdere’yi Çamyuva’ya bağlayan ve<br />sanayi sitesinin ulaşımını sağlayan yolda gerçekleştirilen asfalt çalışmasının önemli bir eksiği<br />gidereceğini söyledi. Kemer Yeni Sanayi Sitesi Kooperatif Başkanı Seçkin Durusoy da alt<br />yapı nedeniyle bozulan yolun asfaltlanarak eskisinden çok daha güzel ve konforlu hale<br />geldiğini belirtti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemerde-alt-yapi-sonrasi-asfalt-calismasi-basladi-418021">Kemer&#8217;de alt yapı sonrası asfalt çalışması başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSU sağanak yağış uyarısı sonrası tüm ekipleri ile teyakkuza geçti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isu-saganak-yagis-uyarisi-sonrasi-tum-ekipleri-ile-teyakkuza-gecti-409079</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 12:53:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ekipleri]]></category>
		<category><![CDATA[geçti]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[isu]]></category>
		<category><![CDATA[sağanak]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[teyakkuza]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[uyarısı]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409079</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü ekipleri Marmara Bölgesi ile birlikte ilimizi de etkisi altına alması beklenen sağanak yağış öncesi 12 ilçede yağmursuyu hatları, mazgal ve ızgara temizlikleri gerçekleştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-saganak-yagis-uyarisi-sonrasi-tum-ekipleri-ile-teyakkuza-gecti-409079">İSU sağanak yağış uyarısı sonrası tüm ekipleri ile teyakkuza geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü ekipleri Marmara Bölgesi ile birlikte ilimizi de etkisi altına alması beklenen sağanak yağış öncesi 12 ilçede yağmursuyu hatları, mazgal ve ızgara temizlikleri gerçekleştiriyor.</p>
<p><strong>“KENT GENELİNDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR”</strong><br />Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son verilere göre yarından itibaren yağışlı bir havanın etkisine girecek. Yağışlı havanın hafta sonuna kadar sürmesi bekleniyor. Beklenen yağışlar öncesi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü ilçe şube müdürlüğü ekipleri, İşletmeler Bakım Onarım Dairesi Başkanlığı ile birlikte Park ve Bahçeler ekipleri kent genelinde olası su baskınlarının önüne geçebilmek için çalışma yürütüyor.</p>
<p><strong>“SAĞANAK YAĞIŞLARA KARŞI SAHADA”</strong><br />Yağmur öncesi yağmursuyu hatları, mazgal ve ızgaralarda biriken teressübat temizliklerini yapan İSU ekipleri düzenli akışlarını sağlayarak yaşanabilecek olası su baskınlarının önüne geçiyor. Çıkan malzemeler araçlara yüklenerek depo alanlarına götürülüyor. Aynı zamanda İSU Genel Müdürlüğü, ani sağanak yağışlara karşı sahada su birikintisi olma ihtimali olan bölgelerde motopomp araçlarını hazır olarak bekletiyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isu-saganak-yagis-uyarisi-sonrasi-tum-ekipleri-ile-teyakkuza-gecti-409079">İSU sağanak yağış uyarısı sonrası tüm ekipleri ile teyakkuza geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir ekipleri yangın sonrası da sahada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-ekipleri-yangin-sonrasi-da-sahada-406258</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 00:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[ekipleri]]></category>
		<category><![CDATA[sahada]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alanya ilçesi Uzunöz Mahallesi Dim Barajı yakınındaki ormanlık alanda çıkan yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları sürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-ekipleri-yangin-sonrasi-da-sahada-406258">Antalya Büyükşehir ekipleri yangın sonrası da sahada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Alanya ilçesi Uzunöz Mahallesi Dim Barajı yakınındaki ormanlık alanda çıkan yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları sürüyor. Yangın çıktığı ilk andan itibaren bölgede görev yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri soğutma çalışmalarına da destek veriyor. </b></p>
<p>30 araç ve 70 personel ile Alanya yangınını söndürme çalışmalarına katılan Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Kırsal Hizmetler <b>D</b>airesi Başkanlığı ve ASAT Genel Müdürlüğü ekipleri söndürme çalışmalarının ardından bölgede soğutma çalışmalarına da katılıyor. Yangının kontrol altına alınmasının ardından bölgedeki çalışmalarına devam eden Büyükşehir Belediyesi ekipleri personel ve araç desteğini sürdürüyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>YANAN EVDE İNCELEME</strong></p>
<p>Öte yandan Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler de sahada çalışmalarını sürdürüyor. Yangında evi yanan Baki Aydın isimli vatandaşa yardım elini uzatan ekipler, yanan evde inceleme yaparak ihtiyaçları belirledi. Sosyal Hizmet uzmanlarının yangın bölgesindeki incelemeleri sürüyor.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-ekipleri-yangin-sonrasi-da-sahada-406258">Antalya Büyükşehir ekipleri yangın sonrası da sahada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatil sonrası okula uyum süreci</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-okula-uyum-sureci-401080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Sep 2023 18:55:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hem ebeveynler hem de çocuklar için tatil dönemi artık bitti. Okul alışverişi yapıldı, eşyalar tamamlandı ama peki ya çocuğunuz yeni eğitim-öğretim dönemine hazır mı?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-okula-uyum-sureci-401080">Tatil sonrası okula uyum süreci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hem ebeveynler hem de çocuklar için tatil dönemi artık bitti. Okul alışverişi yapıldı, eşyalar tamamlandı ama peki ya çocuğunuz yeni eğitim-öğretim dönemine hazır mı? Tatil havasından çıkması için neler yapmalısınız? Sorularının cevabı veren Liv Hospital, Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş aynı zamanda birinci sınıfa başlayacak çocuklar için de önerilerde bulundu.</strong></p>
<p><strong>“Okula dönüş” fikrine psikolojik olarak hazırlanması önemli</strong><br />Uzun süren yaz tatilinin sonlanmasıyla birlikte yeniden okula dönmek her çocuk için çok kolay olmayabilir. Kimi çocuk okulun açılmasını özlemle beklerken kimi huzursuzluk duyabilir. Bu sebeple çocukları “okula dönüş” fikrine psikolojik olarak hazırlamak çok önemli.</p>
<p>Çocuklarınıza; yakın zamanda okulların açılacağını, tekrar okula dönüp arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle birlikte olacağını anlatmalısınız. Öğretmenleri ve arkadaşlarıyla eğlenceli ve öğretici zamanlar geçireceğini hatırlatmanız, okulda oynamayı en sevdiği oyunları ve en keyif aldığı dersleri sormanız konuyla ilgili olumlu bir zihinsel hazırlık yapmanız açısından size ve çocuğunuza fayda sağlayacaktır. </p>
<p><strong>Birinci sınıfa başlıyorsa…</strong><br />Okula ilk kez başlayacak olan birinci sınıf öğrencisi çocuğunuza detaylı bilgi vermeniz çocuğunuzun kontrol duygusunu güçlendirir.</p>
<p>Okulda yapılanlar hakkında bilgi verebilirsiniz. Okul yolunda karşılaşabileceklerini, okul bahçesinde ve okulun içinde neler olduğunu anlatarak ve olumlu düşüncelerinizden bahsederek sohbet oluşturabilirsiniz. Çocuğunuzun duygusunu anlamanız, düşüncelerini ifade edebileceği ortam oluşturmanız, okul ile ilgili kaygısı veya sıkıntısıyla ilgili konuşmanız çocuğunuzun kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır.</p>
<p><strong>Ev ortamınızı tekrar düzenleyin</strong><br />Zihinsel hazırlık yapıldıktan sonra yaz tatilinde rutinlerin ve kuralların değiştiği ev ortamının tekrar düzenlenmesi çok önemlidir. Tatil boyunca çocuklar daha rahat, esnek ve daha düzensiz bir günlük akış içindedirler. Fakat artık okul dönemindeki uyku saatlerinin, kahvaltı ve yemek saatlerinin tekrar oluşturulması, okul dönemindeki düzen ve davranışların tekrar kazandırılması gerekmektedir. Okul dönemine hemen uyum sağlamak bazı çocuklar için zorlayıcı olmakla birlikte bunu sağlayabilmek ebeveynin kararlı ve pozitif disipliniyle mümkündür. Çocuğunuzla birlikte günlük akışınızı organize etmeniz onun daha hızlı uyum sağlamasını kolaylaştırabilir. </p>
<p><strong>Teknolojik aletlerle ilgili kuralları tekrar oluşturun</strong><br />Çocuğunuzla birlikte tüm aile üyelerinin kullandığı teknolojik aletlerle ilgili kuralları tekrar oluşturmalısınız. 3T dediğimiz telefon, tablet, televizyon ile geçirilen süreyi kısıtlıyor olmanız olası dikkat sorunlarının önüne geçilmesinde ve akademik başarı için olumlu etki yaratılmasında önemli rol oynar.</p>
<p><strong>Evin bir köşesini okuma alanı olarak birlikte hazırlayın</strong><br />Çocuğunuzun ders çalışma, kitap okuma alanlarını, çocuğunuzla birlikte oluşturarak, bir köşe hazırlayabilirsiniz. Hangi saatler arasında ders çalışılmalı, ödev yapılmalı soruları üzerinde sohbet ederek onun fikrini alabilirsiniz. </p>
<p><strong>Okul alışverişini çocuğunuzla beraber yapın</strong><br />Yeni okul malzemelerini çocuğunuzla beraber seçmeniz; fikrine ve zevkine önem verdiğinizi hissettirmeniz, okuluyla ilgili iş birliği yaptığınızı düşünmesi açısından faydalı olacaktır. </p>
<p><strong>Zorlanmasını normal karşılayın</strong><br />İlk zamanlar ödev ve uyku ile ilgili zorlanması ve kuralları esnetmeye çalışması normal bir tepkidir. Bu tepkiler karşısında çocuğunuza baskı yapmamanız, katı ve sert bir dil kullanmamanız, anlayışlı ve kararlı olmanız çok önemli. </p>
<p>Yeni dönem için çocuğunuzu sürece dahil etmeniz ve ebeveyn olarak destekleyici bir yaklaşım sergilemeniz hem çocuğunuzun sizinle olan ilişkisini hem de çocuğunuzun okulu ile kuracağı ilişkiyi olumlu etkileyecektir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-okula-uyum-sureci-401080">Tatil sonrası okula uyum süreci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yahyalı&#8217;da sel felaketi sonrası yaralar sarılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yahyalida-sel-felaketi-sonrasi-yaralar-sariliyor-400218</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Aug 2023 14:10:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[felaketi]]></category>
		<category><![CDATA[sarılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yahyalıda]]></category>
		<category><![CDATA[yaralar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=400218</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kayseri’nin Yahyalı İlçesi’nde etkili olan sağanak sonrası oluşan sel yağış hayatı olumsuz etkiledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yahyalida-sel-felaketi-sonrasi-yaralar-sariliyor-400218">Yahyalı&#8217;da sel felaketi sonrası yaralar sarılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri’nin Yahyalı İlçesi’nde etkili olan sağanak sonrası oluşan sel yağış hayatı olumsuz etkiledi.</p>
<p>Dün öğleden sonra başlayan sağanak yağış ilçe merkezinde sel ve taşkınlara sebep oldu. Ulaşımda aksamalara neden olan sel ve taşkınlarda bazı evler sular altında kaldı. Ekili dikili araziler büyük ölçüde zarar gördü.</p>
<p>Sel sonrası Yahyalı Kaymakamı Mehmet Kaya, Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan, KASKİ İlçe Hizmetleri Daire Başkanı Ufuk Sekmen ilçede incelemelerde bulundular.</p>
<p>İncelemeler sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Esat Öztürk; “ İlçemize büyük geçmiş olsun. Yaklaşık 45-50 dk. süren sağanak yağış sonrası ilçemizin bazı bölgelerinde sel meydana getirdi. Şuan selin en çok etkilediği Yenice Mahallesi’ndeyiz. Alt yapımız hasar gördü. En kısa zamanda altyapımızın tadilatını yapacağız. Evlerini su basan vatandaşlarımıza geçmiş dileklerimi iletiyor ve yanlarında olduğumuzu bilmelerini istiyorum. Hem onların hem de Zirai ürünleri zarar gören dostlarımızın yaralarını saracağız. Biz sel sonrası gönülleri ve sokaklarımızı tamir edeceğiz. Hiçbir belediyeci hiçbir belediye başkanı vatandaşın sıkıntı çekmesini istemez. Bizleri geçmiş olsun diye arayan vekillerimize, büyükşehir belediye başkanımıza ve belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca bizlere araç desteği sağlayan Dr. Memduh Büyükkılıç Başkanımıza, Yeşilhisar ve Develi Belediye Başkanlarımıza şükranlarımızı sunuyorum.” diye konuştu.</p>
<p>KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan’ da konuşmasında Başkan Esat Öztürk’e ve ilçe halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek; “ Memduh Başkanımızın talimatlarıyla yağış sonrası bölgeye intikal ettik. KASKİ’mizin tüm imkânlarını seferber ediyoruz. Buradaki sorunları başkanımızın talimatı gereği el birliği ile çözeceğiz. Büyük geçmiş olsun.” İfadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yahyalida-sel-felaketi-sonrasi-yaralar-sariliyor-400218">Yahyalı&#8217;da sel felaketi sonrası yaralar sarılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEV Afet Sonrası Öğretmen Destek Programı ile Eğitimcileri Destekliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sev-afet-sonrasi-ogretmen-destek-programi-ile-egitimcileri-destekliyor-399821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Aug 2023 13:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[destekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimcileri]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[sev]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremin etkilediği bölgelerde eğitimciler arasındaki topluluk dayanışmasının güçlendirilmesi, duyarlılık ve iş birliğinin önemi uzmanlarca vurgulanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sev-afet-sonrasi-ogretmen-destek-programi-ile-egitimcileri-destekliyor-399821">SEV Afet Sonrası Öğretmen Destek Programı ile Eğitimcileri Destekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Depremin etkilediği bölgelerde eğitimciler arasındaki topluluk dayanışmasının güçlendirilmesi, duyarlılık ve iş birliğinin önemi uzmanlarca vurgulanıyor. Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV) bu konuda önemli bir adım attı ve depremden etkilenen bölgelerde görev yapan eğitimciler için Afet Sonrası Öğretmen Destek Programı’nı hayata geçirdi. 21-25 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen programın ilk uygulamasında, bölge okullarında görev yapan her branştan ve seviyeden 93 öğretmen ve yöneticiye afet sonrası destek eğitimi verildi.</strong></p>
<p>Depremden etkilenen illerde görev yapan öğretmenlerin yanında olmanın ve onların duygusal ve profesyonel ihtiyaçlarını karşılamanın önemini bilen SEV, eğitimcilerin mesleki gelişim ve değişime uyum sağlayabilmesi amacıyla Afet Sonrası Öğretmen Eğitim Destek Programı’nı düzenledi. Program, 21-25 Ağustos tarihleri arasında SEV Okulları Tarsus Kampüsü’nde gerçekleşti. </p>
<p> </p>
<p><strong>Programa 586 öğretmen başvurdu</strong></p>
<p>586 öğretmenin başvurduğu eğitim ve sosyal etkinlik programı; SEV Araştırma ve Etki Departmanı, Tarsus Amerikan Koleji ve Tarsus SEV İlköğretim Kurumları ile Porta Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık iş birliğinde gerçekleştirildi. Eğitim programına; Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Osmaniye, Gaziantep, Adana, Kilis, Malatya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Elazığ ve Mersin’de devlet okulları ve özel okullarda görev yapan, her branştan ve seviyeden öğretmenler ve yöneticiler katıldı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Eğitimcilere 5 gün boyunca yüz yüze eğitim verildi</strong></p>
<p>Program kapsamında, Porta Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık eğitmenleri tarafından katılımcılara eğitimler verildi. </p>
<p>5 günlük yüz yüze eğitimde katılımcılara;</p>
<ul>
<li>Travma-afet-depremin psiko-sosyal etkileri,</li>
<li>Öğretmenin travma sonrası ruh hali ve psikolojik sağlamlığı,</li>
<li>Farklı yaş dönemlerinin travmadan etkilenmesi ve uygun müdahaleler,</li>
<li>Travma sonrası eğitim ortamında müdahaleler,</li>
<li>Travma sonrası sınıf ve okul yönetiminde dayanışma, paylaşım ve ekip çalışması,</li>
<li>Okul yöneticilerine yönelik destek çalışmaları başlıkları altında eğitimler verildi. </li>
</ul>
<p><strong>“İhtiyaçlara daha doğru yanıt verebilmek adına öğretmenlerimizin yanındayız.” </strong></p>
<p>Programla ilgili görüşlerini paylaşan<strong> SEV Genel Müdürü Prof. Dr. Güray Erkol,</strong> “Afetler yaşandıktan sonra zaman içinde ihtiyaçların değiştiğini biliyoruz. SEV olarak bölgede eğitimin nitelikli bir şekilde devam etmesini sağlamaya katkı sunmak için sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Programın ilk uygulaması olan bu eğitim, bölgede canla başla çalışan 93 öğretmenimizi bir araya getirdi. Nicelerine ulaşmayı hedefliyoruz. Öğretmen iyi olursa, öğrenci iyi olur. Öğretmen ve öğrenci iyi olursa; sınıf, okul, toplum, ülke ve dünya iyi olur. Daha güzel bir yaşam ve dünya için öğretmenlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi. </p>
<p><strong>93 öğretmen, ayda bir kez çevrim içi süpervizyon ve destek seminerleriyle desteklenecek </strong></p>
<p>93 öğretmenin katılımıyla devam eden programda; Ekim ayından itibaren, 2023-24 eğitim öğretim yılı boyunca ayda bir kez çevrim içi süpervizyon ve destek seminerleri de düzenlenecek. Gerçekleşecek seminerlerde katılımcılara sınıf uygulamalarına yönelik eğitimler verilecek.</p>
<p> </p>
<p><strong>Program Türk Filantropi Vakfı (TPF) tarafından fon sağlanıyor</strong></p>
<p><strong> </strong>SEV Afet Hesabı Fonu ile hazırlanan Afet Sonrası Öğretmen Destek Programı’na TPF de fon desteği sağlıyor. Sağlanan fon ile program kapsamında daha fazla projenin hayata geçirilmesi planlanıyor. Afet Sonrası Öğretmen Destek Programı’na Teknosa, Pegasus, Hayat Su, Yapı Kredi Kültür Yayınları gibi kurumsal firmalar ürün desteği ile sponsor olurken, bireysel bağışlar da alındı. </p>
<p><strong>Programa katılan öğretmenler, kendi okullarına döndüklerinde travmaya duyarlı bir okul ortamı sağlayacak</strong></p>
<p>SEV, proje ile bölgedeki öğretmenlerin, öğrenme ortamını çocukların iyi olma halini destekleyecek ve eğitimi nitelikli olarak sürdürecek şekilde düzenlemelerini sağlamayı amaçlıyor. Eğitimi alan öğretmenlerin kendi okullarına döndüklerinde travmaya duyarlı bir okul ortamı sağlama ve eğitim-öğretimi çocukların iyi olma halini gözeterek sürdürme konusunda farkındalık yaratmaları ve bu bakış açısını kendi kurumlarında yaygınlaştırmaları hedefleniyor.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sev-afet-sonrasi-ogretmen-destek-programi-ile-egitimcileri-destekliyor-399821">SEV Afet Sonrası Öğretmen Destek Programı ile Eğitimcileri Destekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Logitech&#8217;ten tatil sonrası çalışma masalarına dönüşü kolaylaştıran ürünler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/logitechten-tatil-sonrasi-calisma-masalarina-donusu-kolaylastiran-urunler-399123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 17:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşü]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylaştıran]]></category>
		<category><![CDATA[logitechten]]></category>
		<category><![CDATA[masalarına]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Logitech, ‘’Çalışma Masasına Dönüş’’ kapsamında, her zaman olduğu gibi öğrencilerden öğretmenlere, yöneticilerden masa başı çalışanlara kadar herkesin çalışma rutinini daha verimli hale getirmek için farklı ihtiyaçlara yönelik teknolojik ürünler sunmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/logitechten-tatil-sonrasi-calisma-masalarina-donusu-kolaylastiran-urunler-399123">Logitech&#8217;ten tatil sonrası çalışma masalarına dönüşü kolaylaştıran ürünler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Logitech, ‘’Çalışma Masasına Dönüş’’ kapsamında, her zaman olduğu gibi öğrencilerden öğretmenlere, yöneticilerden masa başı çalışanlara kadar herkesin çalışma rutinini daha verimli hale getirmek için farklı ihtiyaçlara yönelik teknolojik ürünler sunmaya devam ediyor. </p>
<p>Tatil sezonu biterken şehre dönüş için hazırlıklar başladı. Eğitim veya iş hayatına dönüş yapmaya hazırlananlar çalışma masalarının başına geçmek için gün sayarken, ihtiyaçları olan tüm mouse, klavye, kulaklık ve kamera gibi tüm teknolojik ürünü Logitech’in ‘’Çalışma Masasına Dönüş’’ konsepti altında karşılayabilecekler. Logitech, pek çok öğrencinin ev, okul ve sosyal yaşamla harmanlanmış öğrenme deneyimine katkı sunarken, masa başında çalışanların hayatlarını kolaylaştıran ürünleriyle daha verimli ve kolay bir çalışma deneyimi sağlıyor. </p>
<p>Öğrenci dostu ürünler</p>
<p>MK295 Sessiz Kablosuz Klavye &#038; Mouse Setindeki ‘’sessiz tıklama teknolojisi’’ öğrencilerin odağını çalışmalarına çevirmesini sağlıyor. Öğrenciler için bütçe dostu bir kamera olan BRIO 300 ise online olarak yürütülen derslere katılmak veya okul dönüşü aramaları için önemli bir aksesuar olarak öne çıkıyor. Yeni Full HD kamera 1080p çözünürlükte, adeta gerçek hayattaymış gibi video kaydı yapabiliyor. Böylece en ufak yüz mimikleri dahi net bir şekilde videolara aktarılıyor. Tüm cihazlar ile kullanılabilen Zone Vibe 100 Kablosuz Kulaklık, gürültü önleyici mikrofon özelliği sayesinde arka plan seslerini yok ediyor ve ders sırasında daha iyi odaklanmayı sağlıyor. Ders sonrasında müzik dinlemek, oyun oynamak, aile üyeleri veya arkadaşlar ile görüntülü aramalar dâhil günlük işler için de güvenilir olan kulaklık, bilgisayar, akıllı telefon ve tablet ile kullanılabiliyor. </p>
<p>Üniversite öğrencileri için verimliliği artıran öneriler</p>
<p>K380 ve Pebble M350 üniversite öğrencileri için hem tak&#038;çalıştır özelliğiyle hem de minimal ve renkli görüntüsüyle her ortama uyum sağlıyor. Evde, kafede veya akla gelebilecek herhangi bir yerde kullanıcıların dilediği gibi çalışabilmesini sağlayıp verimliliği artırırken, renk seçenekleri ve tasarımıyla da hayata keyif katıyor. Ortamdaki seslerin daha kaliteli şekilde duyulmasını sağlayan Zone Vibe 100’ün kulaklık yastıkları, yumuşak örgü kumaşı ve hafızalı köpüğüyle rahatlıktan ödün vermiyor.  </p>
<p>Çalışma hayatında üretkenliği artırmak için doğru seçimler</p>
<p>Verimliliğe katkıda bulunan MX Keys, yoğun çalışanlara üretken ve üst düzey bir çalışma ortamı sunuyor. Rahat, hızlı, akıcı yazma için tasarlanan, akıllı aydınlatma ve programlanabilir tuşlara sahip yüksek performansıyla çalışanlara hız kazandırıyor. Cam dahil çoğu yüzeyde kullanılabilen MX Master 3S kullanıcılara daha hızlı iş akışı oluşturuyor. MX Master 3S Mouse, saniyede 1000 satırı kaydırmaya yarayan MagSpeed Electromagnetic<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> tekerleğe, daha hızlı yatay gezinme için yan kaydırma tekerleğine ve kullanıcıların uzun saatler boyunca konforlu çalışmaları için tasarlanan benzersiz bir ergonomik şekle sahip. MX Anywhere 3S çalışma hayatında performans, sessizlik ve konfor arayanların hayatını kolaylaştırıyor.  İki mouse modeli de sessiz tıklama teknolojisiyle huzurlu, üstün performans sunan 8.000 DPI sensörüyle her yüzeyde çalışabilme imkanı veriyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/logitechten-tatil-sonrasi-calisma-masalarina-donusu-kolaylastiran-urunler-399123">Logitech&#8217;ten tatil sonrası çalışma masalarına dönüşü kolaylaştıran ürünler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınav Sonrası Aileler Çocuklara Nasıl Davranmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinav-sonrasi-aileler-cocuklara-nasil-davranmali-387889</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Jun 2023 11:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aileler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[davranmalı]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387889</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sınav sonuçlarının açıklanması ve tercih dönemleri, çocuğun sadece akademik yaşantısı için değil, psikolojik yaşantısı içinde kritik bir önem arz etmektedir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinav-sonrasi-aileler-cocuklara-nasil-davranmali-387889">Sınav Sonrası Aileler Çocuklara Nasıl Davranmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sınav sonuçlarının açıklanması ve tercih dönemleri, çocuğun sadece akademik yaşantısı için değil, psikolojik yaşantısı içinde kritik bir önem arz etmektedir. Özellikle bu dönemde çocuğun akademik performansına yönelik katı ve baskıcı bir tutum sergileyen, ötesiyle kıyaslayan, duygularını düzenlemede güçlük yaşayan, yüksek stres tepkisi gösteren ve çocuğun duygusal sürecini görmezden gelen aile tutumları, çocuğun benlik saygısı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. </p>
<p><strong>Yargılayacı dilden uzak destekleyici ve motive edici bir rol üstlenin</strong></p>
<p>Çocuğunuzun sayısal değerlerini değil gösterdiği çabasını taktir edin. Ona inandığınızı ve güvendiğinizi sözel ve davranışsal yolla gösterin. “Ben zaten biliyordum. Senden bir şey olmaz. Çalışmadın böyle gidersen bir şey olamayacaksın“ gibi olumsuz ve cesaret kırıcı yıkıcı dilden uzak durun. Bu dil çocuğunuzu motive etmek değil hem kişisel hem sosyal hemde akademik kimliğini olumsuz yönde etkileyecektir.  Tam tersi olumlu ve gerçekçi yaklaşımlarla ileriki akademik yaşantısına yönelik kendisini cesaretlendirin. </p>
<p><strong>Empati kurun</strong></p>
<p>Çocuğunuz yıl boyunca kendi potansiyeli içerisinde bugüne kadar geldi. Bu sürecin kendisi içinde sancılı olabileceğini unutmayın. </p>
<p><strong>Okul seçiminde zorlayacı ve tercihi kendi yapan bir ebeveyn rolünde değil, bilgilendirici ve destekleyici ebeveyn rolünde olun</strong></p>
<p>Çocuğunuzla tercih edebileceği okulları gezin onunla birlikte bilgi alın. Fikirlerine ve tercihlerine önem verin. Seçimlerde ölçü ebeveyn değil gencin kendisi olmalıdır. </p>
<p><strong>Kıyaslayıcı dilden uzak durum:</strong></p>
<p>Kıyaslayıcı tutumlar çocuğun hem sosyal ilişkilerini hemde benlik saygısını olumsuz yönde etkiler. Her çocuk biriciktir. Çocuğunuzu mevcut potansiyeli üzerinden değerlendirin.</p>
<p><strong>Baskıdan uzak gerçekçi beklentiler oluşturun</strong></p>
<p>Tüm bu süreçte çocuğunuzla kurduğunuz iletişimin onda yüksek beklenti oluşturmamasına dikkat edin. Aksi taktirde olumlu etki yaratmak amacıyla yaptığınız konuşmalar çocuğunuzda baskı hissettirerek kaygı seviyesinde artışa neden olacaktır.</p>
<p><strong>Bu sınav sonucunun sadece bir parça olduğunu ona hatırlatın</strong></p>
<p>Sınavın hayatlarının tek belirleyecisi olmadığını ve sadece küçük bir parça olduğunu ifade edin. Bu değerlendirme onun kimlik değerlendirmesi olmadığını sadece o sınavın bir değerlendirmesi olduğunu ona hissettirin. Sonuçtan bağımsız her zaman istediği sürece kendisine destek olacağınızı belirtin.</p>
<p><strong>Duygular bulaşıcıdır. Çift yönlü stresi azaltmaya yardımcı olun</strong></p>
<p>Ebeveyn stresli ve stresi yönetmede zorluk yaşıyorsa çocuk için bu süreci yönetmek daha zor olacaktır. O yüzden önce ebeveyn olarak kendi stres seviyenizi azaltmaya yönelik becerileri uygulama konusunda harekete geçin. Zorlandığınız durumlarda uzmandan destek alın. Bununla birlikte çocuğunuza nefes egzersizi, gevşeme egzersizi ve meditasyon gibi stresle başa çıkma tekniklerini öğrenmeleri konusunda yardımcı olabilirsiniz. </p>
<p><strong>Sonuç odaklı dil yerine duygu odaklı dili kullanmaya özen gösterin</strong></p>
<p>Özellikle sınav haftasına girilen dönemde alınan puanlardan ziyade sınav öncesi ve sonrası çocuğunuzun hislerine odaklanın ve duygusal ihtiyaçlarını gözlemleyin. Örneğin, çocuğunuza ‘Nasılsın?’ ‘Kendini nasıl hissediyorsun?’ ya da “Sınav sonucun hakkında ne düşünüyorsun” şeklinde sorular sorarak onun duygularını ifade etmesine yardımcı olun. </p>
<p><strong>Tercihler konusunda uzmanlardan destek alın.</strong></p>
<p><strong>Çocuğunuzun duygu ifadelerini dinleyin</strong></p>
<p>Sınav sonucu hakkında iletişimde olun. Duygularını ifade etmesine izin verin. Sorularını cevaplayın ve onları rahatlatmaya çalışın. Gerekli gördüğünüz durumlarda bir uzmandan destek alması için çocuğunuzu destekleyin. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinav-sonrasi-aileler-cocuklara-nasil-davranmali-387889">Sınav Sonrası Aileler Çocuklara Nasıl Davranmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Undawn ile kıyamet sonrası bir dünyada maceraya atılın &#8211; Şimdi tüm dünyada yayında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/undawn-ile-kiyamet-sonrasi-bir-dunyada-maceraya-atilin-simdi-tum-dunyada-yayinda-384581</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 07:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[atılın]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[maceraya]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[undawn]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384581</guid>

					<description><![CDATA[<p>Will Smith ile omuz omuza vererek hayatta kalmaya çalışacağınız yepyeni bir açık dünya hayatta kalma oyunu olan Undawn şimdi PC, iOS ve Android için yayınlandı!!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/undawn-ile-kiyamet-sonrasi-bir-dunyada-maceraya-atilin-simdi-tum-dunyada-yayinda-384581">Undawn ile kıyamet sonrası bir dünyada maceraya atılın &#8211; Şimdi tüm dünyada yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Will Smith ile omuz omuza vererek hayatta kalmaya çalışacağınız yepyeni bir açık dünya hayatta kalma oyunu olan Undawn şimdi PC, iOS ve Android için yayınlandı!!</p>
<p> </p>
<p>15 Haziran 2023 &#8211; Bugün, global bir kitleye yüksek kaliteli oyunlar sunmaya adanmış bir oyun markası olan Level Infinite ile dünyanın en başarılı ve yenilikçi oyun geliştiricilerinden LightSpeed Studios, herkesi Undawn&#8217;da hayatta kalmaya davet ediyor. Tamamen Türkçe ve oynaması ücretsiz bu hayatta kalma RYO’su (Rol Yapma Oyunu), şimdi iOS ve Android cihazlarda, ayrıca Steam ve resmi internet sitesi üzerinden PC’de oyuncularla buluşuyor.</p>
<p>Undawn&#8217;da oyuncular, zombilerin istila ettiği bir dünyada hayatta kalan diğerleriyle birlikte hareket etmek zorunda. PvP ve PvE deneyimlerini bir araya getiren oyunda, oyuncular kıyamet sonrası çorak topraklarda hem zombi sürülerinin hem de düşman grupların saldırılarını savuşturarak hayatta kalma mücadelesi verecek. Unreal Engine kullanılarak geliştirilen Undawn, felaketzedeleri farklı arazi ve ekosistemlerle dolu devasa ve sürükleyici bir evrene taşıyor. Oyuncular, 1.000&#8217;den fazla mobilya, eşya ve yapı türü içeren kapsamlı bir serbest inşa sistemi kullanarak evlerini inşa edecek ve hep birlikte yeni bir medeniyet kuracaklar.</p>
<p> </p>
<p>“Undawn ile ekip, hayatta kalma türünü yeniden tanımlayacak bir açık dünya RYO’su geliştirmek gibi iddialı bir görev üstlendi,&#8221; diyor Level Infinite Pazarlama Direktörü Anthony Crouts. &#8220;Oyuncuların hayata geçen bu vizyonu deneyimlemeleri ve devasa kıyamet sonrası bu maceraya kendilerini gerçekten kaptırmaları için sabırsızlanıyoruz.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Atıldıkları bu nefes kesen macerada oyuncular ünlü yıldız Will Smith tarafından canlandırılan efsanevi felaketzede Trey Jones ile karşılaşacak. Trey, global bir felaketten dört yıl sonra, hayatta kalan diğer insanlara dünyada yollarını bulmalarına yardımcı olmak için bir rehber görevi görecek. Zombilere karşı ayakta kalmaya çalışan felaketzedeler, her biri kendi kurallarına sahip olan farklı gruplar hâlinde yaşayacak. Oyuncular, ünlü Kuzgunlar Sığınağı’nın birer üyesi olarak Palyaçolar, Kartallar, Baykuşlar ve Yağmacılar gibi zorlu ekiplerle bölgeleri için karşı karşıya gelecek ve güneş doğana dek en karanlık gecelerden bazılarını birlikte atlatacaklar.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/undawn-ile-kiyamet-sonrasi-bir-dunyada-maceraya-atilin-simdi-tum-dunyada-yayinda-384581">Undawn ile kıyamet sonrası bir dünyada maceraya atılın &#8211; Şimdi tüm dünyada yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite Ameliyatı Sonrası Doğru Beslenme Şart</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezite-ameliyati-sonrasi-dogru-beslenme-sart-384103</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 09:26:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyetisyen Mısra Aydın, obezite cerrahisi sonrasında beslenme programına uymaları gerektiğinin altını çizerek, “Obezite cerrahisi kilo verme ve sağlık durumunu iyileştirmede çok önemli bir araç ama sihirli değnek değildir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-ameliyati-sonrasi-dogru-beslenme-sart-384103">Obezite Ameliyatı Sonrası Doğru Beslenme Şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Obezite tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artarken, kişinin sağlığı tehdit eder boyuta ulaştığında ve normal yollarla kilo veremediğinde obezite ameliyatı, daha çok tercih edilen bir seçenek haline geldi. Ancak kişi, ameliyatın ardından doğru beslenmezse kilo artışı ve midenin eski büyüklüğe ulaşması mümkün. <b>Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Mısra Aydın, obezite ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken kuralları anlatarak, önerilerde bulundu.</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Diyetisyen Mısra Aydın, obezite cerrahisi sonrasında beslenme programına uymaları gerektiğinin altını çizerek, <b>“Obezite cerrahisi kilo verme ve sağlık durumunu iyileştirmede çok önemli bir araç ama sihirli değnek değildir. Ameliyat sonrası doğru beslenme yapılması şart” dedi.</b> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ameliyat ile hızlı kilo vermenin sağlandığını ancak bazı obezite hastalarında, ameliyat sonrası eski beslenme alışkanlıklarına devam edebileceği gibi bir algının oluştuğunu söyleyen Aydın, “Ameliyat sonrası geri kilo alma durumunu az da olsa görüyoruz. Bunun nedeni ise ameliyat sonrasında yeme miktarını azaltılmaması ve yeterli egzersiz yapılmaması.  Kişi ameliyatı sadece bir mekanizma olarak görüp, her şeyi ona bırakırsa verdiği kiloları yeniden alabilir” dedi. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><b><span><span><span><span>Katı-sıvı besin ayrımı önemli</span></span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Aydın, tüp mide ameliyatından sonra ömür boyu uygulanması gereken en önemli kuralın katı-sıvı besin ayrımı yapmak olduğunun altını çizerek, “Yemeklerden yarım saat önce ve sonrasında sıvı almamak mide genişlemesini önler. Böylece mide hacmi artmaz ve porsiyon kontrolü uzun süre sağlanır. Kalorisi yüksek, besin değeri düşük besinlerin sıklıkla tüketilmesi de kilo artışına sebep olur. Protein, sebze ve kaliteli karbonhidrat içeren 150 gr bir öğün ile doygunluk sağlanabilirken cips, tatlı, çikolata gibi küçük hacimli yüksek kalorili yiyecekler veya şekerli içecekler tercih edilirse hem kalori miktarı ve kilo artışı gerçekleşir hem de gerekli besinler alınamaz. Dengeli beslenmek çok önemli” dedi. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Obezite ameliyatı sonrasında ilk 6 ay alkol alımının yasak olduğunu dile getiren Aydın, ancak altıncı aydan sonra alkol tüketmeye başlayanların kilo alımının yavaşladığını belirterek, şu bilgileri verdi: “Obezite ameliyatlarında midenin yaklaşık  yüzde 80’i alınır. Porsiyonlar ciddi ölçüde azalır. Küçük bir porsiyonla bile doygunluk sağlanır ancak; katı sıvı ayrımı yapmayanlarda, gazlı içecek tüketenlerde  ve doyduktan sonra besin alımına devam edenlerde mide genişlemesi görülür. Böylece porsiyonlarda artış meydana gelir. Bu da tekrar kilo alımlarının sebeplerinden bir  tanesidir. Ayrıca dışarıda yenilen yemeklerin karbonhidrat ve yağ içeriği evde hazırlanan yemeklerle bir tutulmayacağı için öğünlerini genellikle dışarda yiyenler evde yiyenlere göre daha fazla kilo alıyor. Obezite ameliyatından sonra az az ve sık sık beslenenler düzenli şekilde kilo vermeye devam ediyor. Ancak uzun süre aç kalan kişilerin tek seferde fazla yemek yemesi mide genişlemesine ve kilo alımına sebep olabiliyor.”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-ameliyati-sonrasi-dogru-beslenme-sart-384103">Obezite Ameliyatı Sonrası Doğru Beslenme Şart</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Sonrası Acil Servislerde Vertigo Şikâyeti Artış Gösterdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-acil-servislerde-vertigo-sikayeti-artis-gosterdi-380303</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 12:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[gösterdi]]></category>
		<category><![CDATA[servislerde]]></category>
		<category><![CDATA[şikyeti]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[vertigo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380303</guid>

					<description><![CDATA[<p>6 Şubat'taki depremlerin ardından acil servislere en sık başvurulan sebeplerden biri Vertigo şikayetleri oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-acil-servislerde-vertigo-sikayeti-artis-gosterdi-380303">Deprem Sonrası Acil Servislerde Vertigo Şikâyeti Artış Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şubat&#8217;taki depremlerin ardından acil servislere en sık başvurulan sebeplerden biri Vertigo şikayetleri oldu. Konya Kızılay Hastanesi Nöroloji bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. İlker Bebek, yaşanan depremden sonra Vertigo şikâyetlerinin arttığını belirterek uykusuzluk ve stres bozukluklarının Vertigoyu tetiklediğini söyledi.</strong></p>
<p>Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin ardından deprem bölgesinde acile başvuran hastalarda psikojen ve anksiyeteye bağlı olarak Vertigo şikâyetlerinin arttığı görüldü. Konya Kızılay Hastanesi Nöroloji Uzm. Dr. İlker Bebek, kişilerde görülen Vertigo hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Vertigo Görülme Sıklığı Artış Gösterdi</strong></p>
<p>Uzm. Dr. Bebek, “Depremden sonra olan psikojen ve anksiyeteye bağlı vertigo hastalarımızın sayısı oldukça arttı. Bu sebeple psikojen hastalıklara, anksiyeteye yönelik tedavileri diğer vertigo tedavilerimize ilave olarak tercih ediyoruz. Hastalar acil servislere, dururken hareket ediyormuş hissi, çevrenin dönmesi hissi ya da ayağının altından yer kayıyormuş hissi gibi hastadan hastaya değişen şikâyetlerle geliyor” dedi. Vertigonun hayat kalitesini düşüren önemli bir sorun olarak karşımıza çıktığını söyleyen Uzm. Dr. Bebek, “Dünya nüfusunun hemen hemen %10’unun etkilendiği bu hastalıktan erkeklere göre kadınlar daha çok etkilenmektedir. En sık başvuru sebeplerinden olan vertigo genelde beynin kan dolaşımında bir yetersizlik olduğu durumlarda görülen baş dönmesi (Santral Vertigo) ve kulaktaki denge merkezinin etkilenmesine bağlı olarak dengenin bozulması (Periferik Vertigo) olarak ikiye ayrılır. Bunun yanında Kalp ve Damar sistemi hastalıkları, Metabolizma hastalıkları da nedenler arasındadır. İnme, Migren, Beyin tümörleri gibi beyinle ilgili nedenler yanında iyi huylu pozisyonel baş dönmesi (Benign pozisyonel Vertigo) ve iç kulaktaki aşırı basınç (Meniere) gibi nedenler arasındadır” dedi.</p>
<p><strong>Vertigoyu İlaca İhtiyaç Duymadan Tedavi Etmek Mümkün</strong></p>
<p>Vertigonun nedenini araştırmak ve patolojinin ortaya konması için multidisipliner bir yaklaşım ve kapsamlı tetkikler gerektirdiğini belirten Uzm. Dr. Bebek, “İyi huylu pozisyonel baş dönmesinin (Benign pozisyonel Vertigo) en sık görülen vertigo nedeni olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Bebek, “İç kulaktaki denge organından beyne sinyal taşıyan denge sinirinin iltihaplanması ile karakterize olan iç kulak enfeksiyonu (vestibüler nörit) iç kulak su basıncının artmasıyla (Meniere) kulak kaynaklı vertigo nedenleri arasındadır.<strong> </strong>Gerekli muayeneleri tamamlanan ve iyi huylu pozisyonel baş dönmesi teşhisi konan hastalara baş dönmesi için bazı manevra tedavileri yapılır ve genelde ilaç tedavisinde ihtiyaç duymadan tedavisi tamamlanmış olur” dedi.<strong> </strong><br /><strong> Sağlıklı Beslenme Çok Önemli</strong></p>
<p>Vertigo nedenleri dışında uyku düzensizliği, başa alınan darbe ve stres bozukluklarının da nedenler arasında sıralanabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Bebek, “Şubat ayında yaşadığımız büyük deprem felaketinden sonra hastanelere Vertigo şikâyetleri ile gidenlerin sayısında gözle görünür oranda artış gözlendi. Bu hastaların bazısı önceden Vertigo atakları geçirenler olmakta, büyük kısmı depreme bağlı anksiyete, stres bozukluğu ve kaygılı ruh hali gelişen hastalardan oluşmaktadır. Bu tür hastalara nörolojik ve KBB muayeneleri yapılıp müdahale edilmesi gereken bir şey var mı diye inceleriz. Sağlıklı bir beslenme çok önemlidir. Bol su içmek, çay, kahve, sigara, tuz tüketiminin azaltılması Vertigo hastalıkları için önemli önerilerdendir. Stres seviyesini düşüren önerilerde bulunup gerekirse ilaç tedavileri eklemeyi öneriyoruz” dedi.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-acil-servislerde-vertigo-sikayeti-artis-gosterdi-380303">Deprem Sonrası Acil Servislerde Vertigo Şikâyeti Artış Gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40 yaş sonrası meme kanseri taramaları ihmal edilmemeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/40-yas-sonrasi-meme-kanseri-taramalari-ihmal-edilmemeli-379131</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:25:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilmemeli]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[taramaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medical Park Çanakkale Hastanesi Radyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Orhan Kaya, meme kanserinde tarama programlarından ultrasonografi ve mamografi ile ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yas-sonrasi-meme-kanseri-taramalari-ihmal-edilmemeli-379131">40 yaş sonrası meme kanseri taramaları ihmal edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin erken teşhisinde meme kanseri tarama programlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Medical Park Çanakkale Hastanesi Radyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Orhan Kaya, “Menopoz öncesi genç kadınlarda meme kanseri oranı ülkemizde daha fazla olduğundan, mamografik taramaya erken başlanmaktadır. Türk Radyoloji Derneği meme ile ilgili şikâyeti ve yüksek riski olmayan kadınlarda 40 yaşından itibaren yılda bir kere mamografi taramasını önermektedir. Meme kanseri açısından yüksek riskli olan kişilere mamografi taramasına 40 yaşından önce başlanmaktadır” dedi.</strong></p>
<p>Medical Park Çanakkale Hastanesi Radyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Orhan Kaya, meme kanserinde tarama programlarından ultrasonografi ve mamografi ile ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanserler arasında ilk sırada yer alan meme kanserinin erken teşhisinde meme kanseri tarama programlarının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Kaya, “Menopoz öncesi genç kadınlarda meme kanseri oranı ülkemizde daha fazla olduğundan, mamografik taramaya erken başlanmaktadır. Türk Radyoloji Derneği meme ile ilgili şikâyeti ve yüksek riski olmayan kadınlarda 40 yaşından itibaren yılda bir kere mamografi taramasını önermektedir. Meme kanseri açısından yüksek riskli olan kişilere mamografi taramasına 40 yaşından önce başlanmaktadır” ifadelerini kullandı.</p>
<p> <strong>TÜM SONUÇLAR HEKİMLE PAYLAŞILMALI</strong></p>
<p>Hastaların tüm sonuçlarını hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Kaya, “Mamografi incelemesine gelirken varsa önceki mamografi sonuçlarını ve filmlerini de yanlarında getirmeleri, eski sonuçlarla yeni sonucu karşılaştırmak açısından çok önemlidir. Meme dokusu yoğun olan hastalarda mamografik duyarlılık azalmakta ve mamografiye ek ultrasonografi incelemesi de taramaya eklenmektedir” diye konuştu.</p>
<p><strong>ÖNCELİK ULTRASONOGRAFİ</strong></p>
<p>Memeyle ilgili şikâyet ve muayene bulguları olan 40 yaşından genç kadınlara öncelikle ultrasonografi çekimi öneren Uzm. Dr. Orhan Kaya, “Meme ile ilgili şikâyet ve klinik muayene bulgularında ilk başvurulan görüntüleme yöntemi ultrasonografidir. Ultrasonografiden sonra kanseri işaret eden bulgular varsa, mutlaka mamografik incelemece için bir uzman hekime başvurmaları gereklidir” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/40-yas-sonrasi-meme-kanseri-taramalari-ihmal-edilmemeli-379131">40 yaş sonrası meme kanseri taramaları ihmal edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emlakjet, mart ayına yönelik emlak verilerini yayınladı: &#8220;Deprem sonrası gayrimenkul talebi Diyarbakır ve Ankara&#8217;ya yönelirken, satın almada beklenti kredi desteği oldu&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emlakjet-mart-ayina-yonelik-emlak-verilerini-yayinladi-deprem-sonrasi-gayrimenkul-talebi-diyarbakir-ve-ankaraya-yonelirken-satin-almada-beklenti-kredi-destegi-oldu-371114</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 12:28:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[almada]]></category>
		<category><![CDATA[ankaraya]]></category>
		<category><![CDATA[ayına]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[emlak]]></category>
		<category><![CDATA[emlakjet]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[satın]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[talebi]]></category>
		<category><![CDATA[verilerini]]></category>
		<category><![CDATA[yayınladı]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[yönelirken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371114</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevrimiçi gayrimenkul platformu Emlakjet, 400 bine ulaşan satılık ve kiralık emlak ilanından oluşan veri tabanında gerçekleşen hareketler doğrultusunda mart ayı emlak verilerini yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emlakjet-mart-ayina-yonelik-emlak-verilerini-yayinladi-deprem-sonrasi-gayrimenkul-talebi-diyarbakir-ve-ankaraya-yonelirken-satin-almada-beklenti-kredi-destegi-oldu-371114">Emlakjet, mart ayına yönelik emlak verilerini yayınladı: &#8220;Deprem sonrası gayrimenkul talebi Diyarbakır ve Ankara&#8217;ya yönelirken, satın almada beklenti kredi desteği oldu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çevrimiçi gayrimenkul platformu Emlakjet, 400 bine ulaşan satılık ve kiralık emlak ilanından oluşan veri tabanında gerçekleşen hareketler doğrultusunda mart ayı emlak verilerini yayınladı. Deprem felaketinin yaşandığı 6 Şubat sonrası ve devamında gözlemlenen emlak verileri kapsamında, en çok konut aranan illerde önceki dönemlere göre önemli değişimler tespit edildi. Mart ayında yüzde 800’e yakın artışla Diyarbakır en çok konut aranan il olurken, Diyarbakır’ı konut arayışındaki yüzde 700’e yakın artışla Ankara takip etti.</strong></p>
<p><strong>Özel araştırma dosyasında konut satın alma trendlerini inceleyen Emlakjet’in verilerine göre, konut satın almayı düşünenler işlemlerini 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek seçimler öncesinde yapmayı planlıyor. Araştırmaya katılanlar arasında ev alma planı olduğunu belirtenlerin yarısı, satın almayı planladıkları evin ödemesini kredi desteği ile yapmak istiyor.  </strong></p>
<p>Ayda 80 milyon sayfa görüntülenme sayısı ve 20 milyon ziyaretçisi ile emlak seri ilan sektörünün öncü platformu Emlakjet, 400 bine ulaşan satılık ve kiralık emlak ilanından oluşan bir veri tabanında gerçekleşen hareketler doğrultusunda hazırladığı mart ayı emlak verilerini yayınladı. </p>
<p>Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve 10 ili etkileyen deprem felaketinin ardından Emlakjet mart ayı verilerine göre en çok konut aranan illerde önceki dönemlere göre önemli değişimler tespit edildi. Şubat ayında konut arama hacimleri değerlendirildiğinde Kayseri en çok aranan il olmuştu. Mart ayı verilerine göre ise yüzde 800’e yakın artışla Diyarbakır en çok konut aranan il oldu. Diyarbakır’ı konut arayışındaki yüzde 700’e yakın artışla Ankara ve yüzde 600’e yakın artışla Adana ve Gaziantep takip etti. En çok arama yapılan üçüncü il olan Adana kiralık konut aylık fiyat değişiminde gözlemlenen artışın yanı sıra satılık arsa aylık fiyat değişimindeki önemli yükseliş ile öne çıktı. Kiralık konutlara talepte artış gözlemlenirken, konut arayanların yüzde 51’i kiralık yüzde 49’u ise satılık konut aradı. Ev tipine göre konut aramalarında deprem felaketinin ardından artan müstakil konut arayışı, konut aramaları içerisinde mart ayında yüzde 960 artış ile devam etti.</p>
<p>TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,4 azalarak 105 bin 476 olurken, ipotekli konut satışları mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16,5 azalış göstererek 25 bin 262 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 24 olarak gerçekleşti. Bununla birlikte Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,2 azalarak 32 bin 899 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,2 oldu. </p>
<p>Araştırma verilerini değerlendiren <strong>Emlakjet CEO’su Tolga İdikat, </strong>&#8220;2023 yılının ilk çeyreğinde, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre konut satışları yüzde 21 azaldı. Mart ayında 100 bin adet bandında oldu. Emlakjet verilerine baktığımızda, mart ayında gayrimenkul aramaları içerisinde kiralık konut aramalarının geçtiğimiz dönemlere göre artarak yüzde 51, satılık konut aramalarının ise geçtiğimiz dönemlere göre azalarak yüzde 49 olduğunu görüyoruz. Artan satılık konut fiyatları ve yaşanılan deprem sonrasında kullanıcıların yönlerini satılık konutlardan kiralık konutlara yönelttiğini söyleyebiliriz. Yaşanılan deprem sonrasında kullanıcıların müstakil yaşam arayışı da devam etti. Konut aramaları içerisinde müstakil konut hacminin yüzde 900’den fazla olması talebin bir süre daha yüksek seyredeceğinin göstergesi oluyor.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Fiyat değişimlerinde Diyarbakır ve Ankara dikkat çekiyor</strong></p>
<p>Bu dört ildeki fiyat değişimlerine bakıldığında ise kiralık konut fiyat değişiminde Diyarbakır yüzde 50 artışla ilk sırada yer alırken, onu yüzde 22 artışla Adana takip etti. Satılık konut fiyat değişiminde ise Ankara yüzde 10’luk artışla birinci sırada yer aldı. Kiralık konut fiyat değişiminde ise Gaziantep yüzde 5 ve İstanbul yüzde 4’lük düşüş ile dikkat çekti. Emlakjet verilerine göre satılık arsa aylık fiyat değişiminde ise Adana yüzde 58 ve Gaziantep yüzde 33’lük artış ile öne çıktı.</p>
<p>Emlak aranan ilçeler bazında ise Ankara’nın Çankaya, Etimesgut ve Mamak ilçelerine yönelik aramalar ortalama yüzde 720 artış ile tüm Türkiye’deki ilçelere yönelik aramalar arasında dikkat çekerken, mart ayında yaşanan satılık konut fiyat değişiminde Ankara-Etimesgut yüzde 14, kiralık fiyat değişiminde Adana’nın Seyhan ilçesi yüzde 73 ve arsa fiyatlarındaki değişimde ise Gaziantep’in Şahinbey ilçesi yüzde 75’lik artış ile dikkat çekti. Öte yandan Konya’nın Selçuklu ilçesinde kiralık konut fiyat değişiminde yüzde 83’lük düşüş dikkat çekti. Bununla birlikte İstanbul Beylikdüzü’nde de kiralık konut fiyat değişiminde yüzde 4 ve arsa fiyat değişiminde ise yüzde 17’lik düşüş dikkatlerden kaçmadı. </p>
<p><strong>Müstakil ev trendi sürüyor</strong></p>
<p>Emlakjet’in düzenli olarak gerçekleştirdiği ev tiplerine göre konut aramaları verilerinde ise, müstakil konut aramalarındaki yükseliş devam ediyor. Deprem felaketi sonrasında şubat ayında müstakil konut aramalarında yüzde 1521’lik artış gözlemlenmişti. Mart ayında da bu trend devam ederken, mart ayında müstakil konut aramaları gayrimenkul aramaları içerisinde geçen aya göre yüzde 960 arttı. Konut tipine göre aramalarda ikinci sırada ise yüzde 540’lık artış ile havuzlu konut yer alıyor.  </p>
<p><strong>Konut satın almak isteyenler “kredi desteği”ne güveniyor</strong></p>
<p>Emlakjet’in her ay gerçekleştirdiği özel araştırma dosyaları kapsamında mart ayında “Satılık Konutta Kullanıcıların Planları” değerlendirildi. Anket sonuçlarına göre Emlakjet kullanıcılarının yüzde 80’in ev satın almayı düşündüğünü belirtirken; satılık konut arama sebepleri arasında “yatırım” cevabı yüzde 23 ile en yüksek, “evlilik” ise yüzde 20 ile ikinci seçenek oldu. </p>
<p>Konut satın almayı planlayanlar bu işlemi yüzde 62 oranında seçim öncesinde yapmayı planlarken, satın almayı planladıkları evin ödemesini ise yüzde 52 oranında “kredi desteğiyle” yapmayı planlıyor. Birikimleri ile ödemeyi planlayanların oranı yüzde 24 olurken, “mevcut evini satarak” ödemeyi planlayanlar ise yüzde 10 oranında tespit edildi. </p>
<p>Emlakjet kullanıcılarının katıldığı anket sonuçlarını yorumlayan <strong>İdikat,</strong> “Gayrimenkul her dönemde güvenli bir yatırım olarak görülüyor. Bu yüzden yine satılık konut arama sebepleri arasında en yüksek oranı “yatırım” cevabında görüyoruz. Seçim döneminde belirsizlikler ve endişeler olsa da satın alma planı devam ediyor ve planı olanların yüzde 62’si seçimden önce evini almayı hedefliyor. Burada ödeme planlarındaki yüzde 52 ile en yüksek orana sahip “kredi desteği”, satın almada belirleyici olması ile dikkat çekiyor.” dedi.<strong> </strong></p>
<p><strong>Emlakjet Prestige Plus Üyesi Buğra Özyurt</strong> yaptığı değerlendirmede, “Satılık ve kiralık konut taleplerinde artış yaşanıyor. Bunun birincil sebebinin yaşadığımız büyük depremden sonra evlerini kaybeden vatandaşların kiralık ve satılık konut talebindeki artış olduğunu söyleyebiliriz. Bunula birlikte; yaz dönemi ile turizm bölgelerinde satılık ve kiralık konutlara talebin artması, ev stoklarındaki azalış da talebi tetikliyor. Müstakil evde oturmak isteyenler yaz sezonunun da başlamasıyla yazlık bölgelere yöneliyor. Böylece konut fiyatlarında artış beklentisi oluşuyor. Seçim sonrasında belirsizlik ortamının azalması ile vatandaşların daha rahat konut/arsa satın alabilme imkanı bulunsa da seçim, konut fiyatlarını doğrudan olmasa da dolaylı olarak etkiliyor diyebiliriz. Ayrıca, deprem riski yüksek illerdeki vatandaşlar konutların depreme dayanıklılığından endişelendiği için konut dışı satışa yönelmiş durumda. Yatırım amacıyla arsa talepleri artıyor.” şeklinde konuştu.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emlakjet-mart-ayina-yonelik-emlak-verilerini-yayinladi-deprem-sonrasi-gayrimenkul-talebi-diyarbakir-ve-ankaraya-yonelirken-satin-almada-beklenti-kredi-destegi-oldu-371114">Emlakjet, mart ayına yönelik emlak verilerini yayınladı: &#8220;Deprem sonrası gayrimenkul talebi Diyarbakır ve Ankara&#8217;ya yönelirken, satın almada beklenti kredi desteği oldu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÜSOD Başkanı Murat KÖSEREİSOĞLU: &#8220;EYT yasası sonrası kayıt dışılığın önüne geçmek için işverene destek şart&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gusod-baskani-murat-kosereisoglu-eyt-yasasi-sonrasi-kayit-disiligin-onune-gecmek-icin-isverene-destek-sart-366020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Apr 2023 11:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dışılığın]]></category>
		<category><![CDATA[eyt]]></category>
		<category><![CDATA[geçmek]]></category>
		<category><![CDATA[güsod]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[işverene]]></category>
		<category><![CDATA[kayıt]]></category>
		<category><![CDATA[kösereisoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[murat]]></category>
		<category><![CDATA[önüne]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yasası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366020</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel güvenlik sektörünün en köklü ve önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri olan Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkanı Murat KÖSEREİSOĞLU, yürürlüğe giren EYT yasasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gusod-baskani-murat-kosereisoglu-eyt-yasasi-sonrasi-kayit-disiligin-onune-gecmek-icin-isverene-destek-sart-366020">GÜSOD Başkanı Murat KÖSEREİSOĞLU: &#8220;EYT yasası sonrası kayıt dışılığın önüne geçmek için işverene destek şart&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özel güvenlik sektörünün en köklü ve önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri olan Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkanı Murat KÖSEREİSOĞLU, yürürlüğe giren EYT yasasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. GÜSOD üyesi güvenlik şirketlerinden 6 bin 500 çalışanın EYT’den faydalanarak emekliliğe hak kazandığı bilgisini veren KÖSEREİSOĞLU, </strong> <strong>EYT’lilerin emekli oldukları kurumlarda istihdam edilmesi durumunda işverene maliyetinin yüzde 2 daha arttığını söyledi. KÖSEREİSOĞLU, “Emekli olan birey eğer başka bir kurumda çalışmak isterse bunun işverene maliyetindeki artış oranı ise yüzde 7. İşverenler emekliler yerine gençleri istihdam etmeyi tercih edebilir ya da kayıt dışı çalışmanın önü açılabilir. Bu negatif etkiyi ortadan kaldırmak adına devlet tarafından işveren teşvik edilerek kolaylıklar sunulması gerekiyor” dedi.</strong></p>
<p>Emeklilikte Yaşa Takılanları (EYT) ilgilendiren düzenleme, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Yapılan bu yasal düzenlemeyle birlikte emekliliğe hak kazanmasına karşın gerekli yaş sınırını karşılamayan yüzbinlerce çalışana emeklilik yolu açıldı. Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Başkanı Murat KÖSEREİSOĞLU, GÜSOD üyesi güvenlik sektöründe şirketlerinin tamamında çalışanların yüzde 12&#8217;sinin bu yasadan faydalanarak emekli olduğunu söyledi. EYT’li olması durumunda aynı şirkette çalışmak isteyen bir bireyin, işverene maliyetinin yüzde 2 arttığı bilgisini de veren KÖSEREİSOĞLU, konuyla ilgili önerilerde bulunarak oluşabilecek olumsuz durumlar ve çözüm önerileri hakkında bilgiler verdi.</p>
<p><strong>İŞ GÜCÜ KAYBININ TELAFİSİ 2 YIL</strong></p>
<p>EYT yasasından faydalanarak güvenlik sektöründen emekli olanlar nedeniyle Marmara ve Batı bölgelerinin istihdam açısından olumsuz etkileneceklerinin altını çizen KÖSEREİSOĞLU, “Özel güvenlik şirketleri EYT’lilerin işe devam etmemeleri durumda yerlerine yeni personel bulmak konusunda güçlük çekecektir. Bu da nitelikli (tecrübeli) iş gücü kaybını beraberinde getirecek. Sektör özelinde değişiklik göstermekle birlikte bu kaybın telafisi ortalama olarak iki yılı bulabilir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İSTİHDAM AÇIĞININ KAPANMASI İÇİN EYLEM PLANI OLUŞTURMAK ÇOK ÖNEMLİ”</strong></p>
<p>EYT nedeniyle işten ayrılanların çalışma hayatına başka sektörlerde devam etmesi veya çalışmaması nedeniyle oluşacak istihdam açığının zamanında kapanması için eylem planı oluşturulmasının ve uygulanmasının çok önemli olduğunun altını çizen KÖSEREİSOĞLU, “Emekli olanların istihdamı her ne kadar yüzde 5 işveren payında indirim olduğu şeklinde ifade edilse de emekli istihdamının maliyeti aslında yüzde 2 daha arttı. Emekli olan kişinin kendi şirketinde değil de başka bir kurumda işe başlaması durumunda işverene maliyeti ise yüzde 7 daha fazla oluyor. Bunun da işverenin emekli çalışan yerine gençleri istihdam etmesine ya da kayıt dışı çalışmanın yolunun açılmasına neden olabileceğini düşünüyoruz. Ortaya çıkabilecek bu negatif etkiyi azaltmak için hükümet tarafından haklarını alıp ayrılacaklar için çok uygun geri ödeme koşullarıyla işverene kolaylık sağlanmasını öneriyoruz” dedi.</p>
<p><strong>GÜSOD ÜYESİ GÜVENLİK ŞİRKETLERİNDE GÖREV YAPAN 6.500 KİŞİ EYT’Lİ OLACAK</strong></p>
<p>Düzenlemeyle birlikte ilk etapta 2 milyon 500 bin kişinin EYT yasasından yararlanacağını söyleyen KÖSEREİSOĞLU, “GÜSOD üyesi güvenlik şirketlerinde görev yapan 6 bin 500 kişi, EYT ile emekli olacak. Özel güvenlik şirketlerinin hizmet verdiği müşteriler EYT’ten doğacak yükü henüz nasıl karşılayacağını bilemiyor ve tüm yükü özel güvenlik şirketinin sırtlamasını bekliyor. Ancak asıl işveren, özel güvenlik hizmetini alanlar. EYT işlemleriyle ilgili maruz kalınacak sonuç, uygulama ve prosedür gibi işlemler, özel güvenlik şirketi tarafından hizmet alanların da asli sorumlulukları arasında yer alıyor. Hizmet satın alanlar kendilerine yansıyacak yüzde 2 ya da 7’lik maliyet artışına maruz kalmamak için bunu kabul etmiyor. Ama buradaki hassas nokta, EYT kapsamındaki özel güvenlik görevlisi çalıştığı yerin güvenliğini sağladığı ve uzun yıllardır orada çalıştığı için deneyimli ve tecrübe sahibi. Sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesini sağlamak için atılacak en büyük adım, özel güvenlik şirketleri ve hizmet alanların, çalışanları olan özel güvenlik görevlilerinin lehine olacak şekilde ortak bir karar almaları. Aksi halde özel güvenlik sektörü büyük bir iş gücü kaybına uğrayacaktır” diye konuştu. </p>
<p><strong>“NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ KAYBININ ÖNÜNE GEÇİLMESİ İÇİN MALİYETLER EŞİTLENMELİ”</strong></p>
<p>Emekli olan çalışanın bilgi birikiminin ve deneyiminin istihdam edilen genç bir bireyle eşit olmayacağının da altını çizen KÖSEREİSOĞLU, “İşverenler, tamamen maliyet odaklı düşünerek genç istihdamını destekleyerek orta vadeli kazancı göz önünde tutabilir, nitelikli iş gücünde yaşanabilecek olan kayıpları göz ardı edebilir. Nitelikli istihdamı kaybetmemek adına koşulların daha uygun bir hale getirilmesi gerekiyor. İki yıllık iş gücü kaybını telafi edebilmek için sürecin daha yumuşak olması faydalı olacaktır. GÜSOD olarak, burada en büyük sorumluluğun devlete düştüğünü düşünüyoruz. Emekli olup da çalışmaya devam etmek deneyimli kişilerle yeni istihdam edileceklerin maliyetleri eşitlenerek yaşanabilecek iş gücü kaybının önüne geçilebilir” dedi.</p>
<p><strong>“İŞVERENE UYGUN FAİZLİ KREDİ VERİLEREK YARDIM ELİ UZATMALI”</strong></p>
<p>GÜSOD olarak EYT kapsamında emekli olacak çalışanlar için şu an yaklaşık olarak 100 milyon TL tutarında kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirecekleri bilgisini de veren KÖSEREİSOĞLU, son olarak şunları söyledi:</p>
<p>“Hem emekli olanları mağdur etmemek hem de şirketlerin EYT’lilere yapacakları ödemelerin kolay bir şekilde gerçekleşebilmesi kapsamında devletin düşük faizli kredi vererek işverene bir yardım eli uzatması gerekiyor. Aksi halde emekli olanlar ya istihdam edilmek istenmeyecek ya da sistem dışı çalıştırılmak zorunda bırakılacak. Uzun vadeye yayılmış uygun faizli krediler verilerek, işveren pozitif teşvik edilerek, özel bir tedbir alınması gerekiyor. Eğer uygun faizli kredi ya da teşvik uygulamaları hayata geçirilemezse kayıt dışı istihdam doğacaktır. Devlet tarafından yapılacak bir açıklamayla işverenlerin sürece dâhil olmaları, her türlü sorunun çözümünü daha da kolaylaştıracaktır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gusod-baskani-murat-kosereisoglu-eyt-yasasi-sonrasi-kayit-disiligin-onune-gecmek-icin-isverene-destek-sart-366020">GÜSOD Başkanı Murat KÖSEREİSOĞLU: &#8220;EYT yasası sonrası kayıt dışılığın önüne geçmek için işverene destek şart&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem sonrası turizm sektörünü ne bekliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-turizm-sektorunu-ne-bekliyor-363383</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 08:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[sektörünü]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363383</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremden etkilenen 11 ile geçen yıl 500 bine yakın yabancı turist gelmişti. Bu şehirlerden en fazla turist ağırlayanlar Adana, Hatay ve Gaziantep olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-turizm-sektorunu-ne-bekliyor-363383">Deprem sonrası turizm sektörünü ne bekliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Depremden etkilenen 11 ile geçen yıl 500 bine yakın yabancı turist gelmişti. Bu şehirlerden en fazla turist ağırlayanlar Adana, Hatay ve Gaziantep olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Peki yaşanan deprem felaketi Türkiye’nin turizm rakamlarına nasıl etki edecek? Aynı zamanda bir turizmci olan TÜGİAD Başkan Yardımcısı Dr. Şebnem Akman Balta, depremin 2023 yılı rakamlarına önemli bir negatif etki yapmayacağı hatta 2023 yılının turizmin altın çağını yaşayacağı bir yıl olacağı görüşünde.</p>
<p>“60 milyar dolar gelir 55-60 milyon turist bekliyoruz”</p>
<p>Turizm rakamlarının yıl başında hedeflenen rakamlardan çok fazla uzaklaşmayacağını söyleyen Şebnem Akman Balta sözlerine şöyle devam etti;</p>
<p>“Herhangi bir kötü spekülasyon yapılmaz ise turizm altın çağını yaşar. 75 milyar dolar gelir hedefleniyordu ancak yaşanan deprem felaketi sonrası bu rakam en fazla 60 milyar dolara düşebilir aşağısına düşmesini beklemiyorum. Turist sayısında da 55-60 milyon turist bekliyoruz. Turizm sektöründe çalışacak personel anlamında zorluk yaşanıyor deprem korkusu çalışacak personeli etkiledi. Ancak rezervasyonlar açısından büyük bir sıkıntı olmayacak. Deprem korkusu yaşayan yüzde 5’lik bir kitle turizmde rotayı Antalya ‘ya Bodrum ‘a çevirebilir. Ayrıca Nevşehir Kapadokya’da deprem konusunda sıkıntı yaşatmayacak noktalar bulunmaktadır.”</p>
<p>2022’de rekor kırılmıştı</p>
<p>2022 yılında 46 milyar dolar gelir elde edildi. 2022 yılında Türkiye’nin yüzde 71 artışla 51 milyon ziyaretçi ağırladığına dikkat çekilen haberde, “Bu durum doğrudan gelirlere de yansıdı. 2022’de bir önceki yıla kıyasla yüzde 53’lük bir artışla 46 milyar dolar turizm geliri elde edildi</p>
<p>“Öce sağlık önce güvenlik vizyonu ile dünyaya açılmalıyız”</p>
<p>Deprem sağlık turizmini de etkiledi. Sağlık turizmi ve kongre turizminin depremle birlikte büyük darbe aldı, özellikle İstanbul otellerinde dolulukların yüzde 30 geriledi.</p>
<p>Türkiye sağlık turizminden yıllık 4 milyar dolar gelir elde ediyor. Depremden dolayı yaklaşık 250 milyon dolarlık kayıp yaşandığı tahmin ediliyor. Sağlık turizmi son iki ayda yüzde 40 düştü. Özellikle estetik amaçlı ya da acil olmayan sağlık sorunu yaşayanlar gelişlerini iptal ettiği belirtiliyor.</p>
<p>Sağlık turizmi açısından bölgede çok değişiklik olmayacağına dikkat çeken Şebnem Akman Balta, sağlık turizmi için tercih edilen şehirlerin öncelikli olarak Antalya ve İstanbul olduğunun altını çizdi. Balta, “Deprem ülkesi olarak algıyı düzeltmemiz lazım ayrıca güvenli alan güvenli ülke ana tema olmalı. Önce sağlık önce güvenlik vizyonuyla Dünyaya açılmalıyız” diye konuştu.</p>
<p>İstanbul depremi söylentisi turistleri etkiledi</p>
<p>Türkiye’ye gelen sağlık turisti sayısının yüzde 80’i İstanbul’a geliyor. Sağlık Bakanlığı güvencesiz olan kamu ve üniversite hastanelerini boşaltıyor. Bakanlık, şimdi özel hastanelerden de depreme dayanıklılık raporlarını istemeye başladı. Özel hastanelerde de taşınmalar olacak.</p>
<p>Depremin turizm tesislerine zararı 2,2 milyar TL</p>
<p>Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin bölgedeki turizm tesislerine hasarının yaklaşık 2,2 milyar lira olduğu tespit edildi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan raporda bu tesislerin yeniden inşası için ihtiyaç duyulan finansmana erişimin kolaylaştırılması önerildi.</p>
<p>Rapora göre depremlerin etkilediği bölge illerde Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgeli toplam 74 bin 352 yatak kapasiteli 1030 tesis ile yapım aşamasında olan toplam 10 bin 686 yatak kapasiteli 39 tesisin bulunduğu tespit edildi.</p>
<p>Söz konusu 11 ilde konaklama tesislerinde 2022&#8217;de 7 milyon 185 bin 814 geceleme yapıldığı, bunun ülkeye gelen ziyaretçilerin yaptığı gecelemenin yüzde 3,9&#8217;una denk geldiği görüldü. 2022&#8217;de ülkeye gelen yabancıların yüzde 1,1&#8217;inin depremden etkilenen illerde gecelediği belirlendi. Bölgede, 63 turizm işletme belgeli, 179 basit konaklama turizm işletme belgeli olmak üzere toplam 242 tesise ilişkin hasar tespit çalışması devam ediyor.</p>
<p>Hasar tespit çalışmaları sürüyor</p>
<p>Mart ayı başına kadar yapılan hasar tespitlerine göre, yıkılan ve ağır hasarlı turizm tesislerinin tahmini toplam maliyetinin 1 milyar 413 milyon 285 bin 418 lira, orta hasarlı turizm tesislerinin toplam maliyetinin 199 milyon 82 bin 617 lira ve az hasarlı turizm tesislerinin toplam maliyetinin ise 544 milyon 622 bin 448 lira olmak üzere turizm tesislerine ilişkin toplam maliyetin 2 milyar 156 milyon 990 bin 483 lira olduğu hesaplandı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-turizm-sektorunu-ne-bekliyor-363383">Deprem sonrası turizm sektörünü ne bekliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akbank Olağan Genel Kurulu Sonrası Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer&#8217;den Açıklamalar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akbank-olagan-genel-kurulu-sonrasi-yonetim-kurulu-baskani-suzan-sabanci-dincerden-aciklamalar-360785</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:06:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akbank]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dinçerden]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[olağan]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[suzan]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360785</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Olağan Genel Kurul sonrasında yaptığı açıklamalarda, “2023 Cumhuriyetimizin 100’üncü Akbank’ın 75’inci yılı. Çok az şirketin erişmeyi başardığı bu önemli dönüm noktasının, bu kadar anlamlı bir yıla denk gelmesinden dolayı büyük bir heyecan duyuyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akbank-olagan-genel-kurulu-sonrasi-yonetim-kurulu-baskani-suzan-sabanci-dincerden-aciklamalar-360785">Akbank Olağan Genel Kurulu Sonrası Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer&#8217;den Açıklamalar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Olağan Genel Kurul sonrasında yaptığı açıklamalarda, “2023 Cumhuriyetimizin 100’üncü Akbank’ın 75’inci yılı. Çok az şirketin erişmeyi başardığı bu önemli dönüm noktasının, bu kadar anlamlı bir yıla denk gelmesinden dolayı büyük bir heyecan duyuyoruz.</p>
<p>Bu özel yıl vesilesiyle bankamızın bugünlere gelmesinde emeği geçmiş tüm Akbanklılara şükranlarımı sunar, ebediyete intikal eden değerli büyüklerimizi sevgi, saygı ve rahmetle anmak isterim. Bunun yanı sıra, bize her zaman güvenen ve geleceğe hazırlayan hissedarlarımıza, çalışanlarımıza, müşterilerimize ve tüm diğer paydaşlarımıza çok teşekkür ederim” dedi.</p>
<p><strong>“Türk ekonomisine ve bankacılık sektörüne yaptığımız katkılardan gurur duyuyoruz”</strong></p>
<p>“Geriye dönüp son 75 yıla baktığımızda, Akbank’ın müşterilerinin değişen ihtiyaçlarını karşılayabilen ve inovasyona verdiği önemle sektöründe liderliğini koruyan bir kurum haline geldiğini görüyoruz. Türk ekonomisine ve bankacılık sektörüne yaptığımız katkılardan gurur duyuyoruz”</p>
<p><strong>“Akbank başarılarını ve büyümesini sürdürmek için gereken temele sahip” </strong></p>
<p>Genel Kurul sonrasında Suzan Sabancı Dinçer, Akbank’ın aşağıdaki verilerini de basınla paylaştı (<em>2022 yılsonu itibarıyla)</em>:</p>
<ul>
<li><strong>Aktif Büyüklük:</strong> 1 trilyon 147 milyar TL</li>
<li><strong>Aktif Karlılığı:</strong> %6,2</li>
<li><strong>Özkaynak: </strong>153,6 milyar TL</li>
<li><strong>Özkaynak Karlılığı: </strong>%54,7</li>
<li><strong>Sermaye Yeterlilik Oranı: </strong>%23,2</li>
<li><strong>Aktif Müşteri Sayısı:</strong> 10,8 milyon</li>
<li><strong>Yıllık Aktif Müşteri Sayısı Artışı: </strong>2,3 milyon</li>
<li><strong>Çalışan Sayısı:</strong> > 12 bin</li>
<li><strong>Şube Sayısı:</strong> 711 </li>
</ul>
<p>Sabancı Dinçer, açıklamalarına şöyle devam etti, “Bankamıza dair paylaştığımız verilerin de gösterdiği gibi Akbank geçmiş 75 yılda edindiği başarıları ve büyümeyi gelecekte de sürdürmek için gerekli temele fazlasıyla sahiptir”</p>
<p><strong>“Uluslararası Danışma Kurulumuz zengin bir bilgi ve tecrübeyi Akbank’ta buluşturuyor”</strong></p>
<p>“Akbank’ın en büyük güçlerinden biri de Uluslararası Danışma Kurulu. Kurulumuz her biri kendi alanının son derece deneyimli üyeleriyle bankamızın güçlü performansına önemli katkılarda bulunmakta, dünyanın farklı yerlerinden zengin bir bilgi ve tecrübeyi Akbank’ta buluşturmaktadır. Bu yıl 14.yılına giren Kurulumuz, müşterilerimize en iyi hizmeti sunma taahhüdümüzün de bir kanıtı niteliğindedir. Her zaman bir adım önde olmamıza ve değişen ortama uyum sağlamamıza imkân veren Uluslararası Danışma Kurulumuza katkıları ve özverileri için şükranlarımı sunmak isterim. Akbank’ı daha da güçlendirmek için birlikte çalışmaya devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum”</p>
<p><strong>“Kurul, Suzan Sabancı Dinçer’in ev sahipliğinde Türkiye’de bir araya gelecek”</strong></p>
<p>Bu yıl Suzan Sabancı Dinçer’in ev sahipliğinde Türkiye’de bir araya gelecek olan Akbank Uluslararası Danışma Kurulu (IAB) 2009 yılında Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer’in liderliğinde küresel ve yerel gelişmeleri değerlendirmek ve bunların Akbank için stratejik çıkarımlarını tartışmak için kuruldu. </p>
<p>Sabancı Dinçer başkanlığında toplanan IAB şu isimlerden oluşuyor: TGG Group Yönetici Ortağı <strong>Hamid Biglari</strong>; JP Morgan Ltd. Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Sir</strong><strong> Winfried Bischoff</strong>; Lordlar Kamarası Yaşam Boyu Üyesi, Birleşik Krallık eski Ticaret ve Yatırım&#8217;dan Sorumlu Devlet Bakanı ve HSBC Holdings plc eski Grup Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Stephen Green</strong>;<strong> </strong>Olayan Financing Company Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü <strong>Lubna Olayan;</strong> Harvard Business School Öğretim Üyesi <strong>Dante Roscini</strong>; Zurich Insurance Group Ltd. ve Zurich Insurance Company Ltd Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Tom de Swaan</strong>; Societe Generale Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Lorenzo Bini Smaghi</strong>; Akbank Genel Müdürü <strong>Hakan Binbaşgil</strong>; Akbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Murahhas Üye <strong>Eyüp Engin</strong>; Akbank Kredilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi <strong>Ahmet Fuat Ayla</strong>.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akbank-olagan-genel-kurulu-sonrasi-yonetim-kurulu-baskani-suzan-sabanci-dincerden-aciklamalar-360785">Akbank Olağan Genel Kurulu Sonrası Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer&#8217;den Açıklamalar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kartepe&#8217;de Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma Semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kartepede-afet-sonrasi-korku-ve-travmayla-basa-cikma-semineri-360746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:05:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[başa]]></category>
		<category><![CDATA[çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[kartepede]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travmayla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizde etkili olan deprem sonrasında ortaya çıkan “Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma” konusunda seminer düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-afet-sonrasi-korku-ve-travmayla-basa-cikma-semineri-360746">Kartepe&#8217;de Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kartepe Belediyesi Kahramanmaraş merkezli 11 ilimizde etkili olan deprem sonrasında ortaya çıkan “Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma” konusunda seminer düzenlendi.</b></p>
<p>Asrın felaketinde Kahramanmaraş Merkezli 11 ilimizde etkili olan deprem sonrasında insanların yaşadıkları afet/deprem korkusuyla ilgili olarak Kartepe Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından belediye salonunda seminer verildi.</p>
<p><b>“YAŞANANLARIN AĞIRLIĞINI HİSSETMEK NORMAL”</b></p>
<p>Medar Hastanesi işbirliği ile gerçekleşen seminerde Klinik Psikolog Nida Koyun, “Travmatik bir olaydan sonra, beynin bu durumla baş edebilme çabalarının bir sonucu olarak bazı psikolojik tepkiler yaşanmaktadır. Depremin ardından görülen psikolojik tepkiler, aşırı korku, çaresizlik, şok, duygularınızı hissedememe, tepkisizlik ve ağlayamama, üzüntü, isteksizlik, gerginlik, huzursuzluk, çabuk öfkelenme, konsantre olamama, deprem anını tekrar tekrar yaşıyor olma, geleceğe dönük olumsuz düşünceler, suçlu hissetme, uyku ve iştah sorunları, insanlarla konuşmaktan kaçınma, sürekli sosyal medyadan haberleri takip etme isteği ortaya çıkmaktadır” dedi.</p>
<p><b>ANLATMAKTAN KAÇINMAYIN</b></p>
<p>Koyun “Deprem sonrasında hızlı nefes almak, kalbin düzensiz çarpması, nefes alıp vermede güçlük, el-bacak titremesi, mide bulantısı, baş dönmesi gibi olumsuz durumlar ortaya çıkabilir. Bu durumlar normaldir. Durumu yatıştırmaya çalışmak için sakinleştirici nesnelere başvurmak doğru değildir. Böyle bir durumda sizi dinleyecek, anlayacak, destekleyecek yakınlarınıza anlatmaktan kaçmayın” ifadelerini kullandı.<br />Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kartepede-afet-sonrasi-korku-ve-travmayla-basa-cikma-semineri-360746">Kartepe&#8217;de Afet Sonrası Korku ve Travmayla Başa Çıkma Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SKD Türkiye &#8220;Afet Sonrası Kalkınmada Sürdürülebilir Kalkınma Araöları Merkeze Alınmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/skd-turkiye-afet-sonrasi-kalkinmada-surdurulebilir-kalkinma-araolari-merkeze-alinmali-360011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 11:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[alınmalı]]></category>
		<category><![CDATA[araöları]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınmada]]></category>
		<category><![CDATA[merkeze]]></category>
		<category><![CDATA[skd]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360011</guid>

					<description><![CDATA[<p>SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin anılacağı Dünya Saati etkinliği vesilesiyle yaptığı açıklamada bölgenin sürdürülebilirlik odağında ayağa kaldırılmasının güvenli barınma, doğal yaşam kaynaklarının sürdürülebilirliği, temiz çevre, iş güvencesi ve dolayısıyla toplum refahı için kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/skd-turkiye-afet-sonrasi-kalkinmada-surdurulebilir-kalkinma-araolari-merkeze-alinmali-360011">SKD Türkiye &#8220;Afet Sonrası Kalkınmada Sürdürülebilir Kalkınma Araöları Merkeze Alınmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin anılacağı Dünya Saati etkinliği vesilesiyle yaptığı açıklamada bölgenin sürdürülebilirlik odağında ayağa kaldırılmasının güvenli barınma, doğal yaşam kaynaklarının sürdürülebilirliği, temiz çevre, iş güvencesi ve dolayısıyla toplum refahı için kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.</strong></em></p>
<p>2007&#8217;den beri tüm dünyada düzenlenen &#8220;Dünya Saati&#8221; etkinliğinde iklim krizi ve doğa kayıplarına dikkat çekiliyor. Bu yıl Türkiye&#8217;deki Dünya Saati etkinliğinde 6 Şubat&#8217;taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenler için ışıklar kapatılıyor. <strong>SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin</strong>, bu anlamlı günde yaptığı açıklamada afet bölgesinin sürdürülebilirlik temelinde yeniden yapılanmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. </p>
<p>Ebru Dildar Edin açıklamasında, “Afet bölgesindeki insanlarımıza güvenilir bir gelecek tahsis etmek bundan sonraki tek önceliğimiz. Burada da tek şansımız Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını merkeze alan yol haritası ile ekonomik, sosyal ve çevresel alanda iyileştirici aksiyonları hayata geçirmek. Afetten etkilenen 11 ilin, bölge insanına en iyi faydayı sağlayacak şekilde, sürdürülebilir temelli planlama ile yapılanmasında rehber ve yol gösterici olmaya kararlıyız” dedi. Bölgedeki sürdürülebilirlik konularını tek tek ele alan Edin, açıklamasında şu konulara değindi:</p>
<p><strong>Atık Yönetimi</strong></p>
<ul>
<li>Öncelikle ve ivedilikle, mevcut enkaz kaldırma çalışmalarının mevzuatlarda yer alan bertaraf yöntemlerine uygun olarak yönetilmesinin çevresel riskler taşıdığına dikkat çekmek isteriz.</li>
<li>Tasnifi çok zor miktarda bir atığın ortaya çıktığının farkındayız.</li>
<li>Diğer yandan bu tür yıkıntı atıklarının, geri dönüştürülerek döngüsel ekonomiye katkı sağlanmasını sağlayacak metotlar da mevcut.</li>
<li>Bu metotların uygulanabilmesi için öncelikle yıkıntı atıklarının çevrede felakete neden olmadan, geçici depolama alanlarının atık miktarına ve türüne göre belirlenerek kurulması gerekiyor.</li>
<li>Aksi takdirde bölgedeki atıkların orta ve uzun vadede tarımsal alanların kirlenmesine, asbest başta olmak üzere zararlı kimyasalların yer altı sularına ve toprağa karışmasına ileri safhalarda farklı salgın hastalıkların yayılmasına ve kanser riski oluşumuna neden olabileceği tahmin ediliyor.</li>
</ul>
<p><strong>Temiz Suya ve Güvenilir Gıdaya Erişim</strong></p>
<ul>
<li>Depremin yıkıcı etkisinin ardından bölgenin karşı karşıya kaldığı kuraklık da ciddi bir sorun olarak karşımızda.</li>
<li>Bununla birlikte alt yapıda meydana gelen hasarlar nedeniyle temiz suya erişimde de problemler bulunuyor.</li>
<li>Depremin etkilediği 11 il, Türkiye&#8217;nin toplam tarım üretiminin yüzde 15,5&#8217;ini üretiyor.</li>
<li>Su tasarrufu sağlayan uygulamalar ve güvenilir tarım metotları ile yeni bir yapılanmanın bir an evvel bölgede uygulanması hayati önem taşıyor. Tarım faaliyetlerinin devam edebilmesi için su ve toprak güvenliğine ilişkin analizlerin yürütülmesi de ayrıca önemli.</li>
<li>Aksi taktirde salgın hastalık vakalarının artması ve yayılması kaçınılmaz.</li>
<li>Tarım mahsullerinde yaşanacak sıkıntıların da gıda fiyatlarını artıracağını ön görüyoruz.</li>
</ul>
<p><strong>OSB’lerde Yeşil Dönüşüm</strong></p>
<ul>
<li>İstihdam kaynağı ve ticaret hacmi nedeniyle bölge ekonomisinin bel kemiği olan organize sanayi bölgelerinin yeşil dönüşüm prensipleri doğrultusunda yapılandırılması; böylece sürdürülebilir istihdam ve yeşil ticaret konularında bölgeye ve Türkiye ekonomisine katkının artırılması önem taşıyor.</li>
<li>Yenilenebilir enerji kaynaklarında bölgenin tüm potansiyelinin değerlendirilmesi de ülkemizin enerji arz güvenliğine büyük katkı sağlayacaktır.</li>
</ul>
<p><strong>Sosyal İçerme ve Kapsayıcılık</strong></p>
<ul>
<li>Bölgede sosyal ve ekonomik anlamda güçlendirilmiş toplum refahı sağlamak bizlerin en büyük sorumluluğu.</li>
<li>Çok büyük bir nüfus, afetin sarsıcı etkilerini yaşıyor, yaşamaya devam edecek. </li>
<li>Bölgede kamu, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları tüm imkânlarımızla çalışmak zorundayız.</li>
<li>Kadınlarla birlikte bölgede yaşayan herkesin psikolojik rehabilitasyonu; tekrar iş ortamına, eğitime, sosyal yaşama ve günlük rutine dâhil olabilmeleri anlamında acil ihtiyaçlar arasında yer almalı.</li>
<li>Bunun için tüm kırılgan gruplara istihdam güvencesi yaratmamız gerekiyor</li>
<li>Eğitimde fırsat eşitliğini koruyarak bir tek çocuğumuzun dahi eğitimden geri kalmaması için seferber olmalıyız.</li>
<li>Bilime her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. </li>
<li>Tüm süreçlerde kadınlarımızın masada ve sahada aktif olarak görev almasını sağlamalıyız.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/skd-turkiye-afet-sonrasi-kalkinmada-surdurulebilir-kalkinma-araolari-merkeze-alinmali-360011">SKD Türkiye &#8220;Afet Sonrası Kalkınmada Sürdürülebilir Kalkınma Araöları Merkeze Alınmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telekomünikasyon Sektörü Seçim Sonrası Ne Bekliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/telekomunikasyon-sektoru-secim-sonrasi-ne-bekliyor-358631</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 10:03:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[telekomünikasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), 14 Mayıs günü yapılacak seçimler sonrası karar vericilerin dikkate alması bakış açısıyla elektronik haberleşme sektörü için acil yapılması gerekenleri değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/telekomunikasyon-sektoru-secim-sonrasi-ne-bekliyor-358631">Telekomünikasyon Sektörü Seçim Sonrası Ne Bekliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), 14 Mayıs günü yapılacak seçimler sonrası karar vericilerin dikkate alması bakış açısıyla elektronik haberleşme sektörü için acil yapılması gerekenleri değerlendirdi. TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci, daha güçlü bir Türkiye için en kritik alanların başında olan telekomünikasyon sektörünün son yıllarda daha fazla atılım yapması beklenirken adeta yerinde saydığına dikkat çekerek, “Ülkemiz yeni bir seçimle yeni bir döneme giriyor ve bu yeni dönemde elektronik haberleşme sektörünü daha fazla rekabete taşıyacak, daha bilinçli ve uzman politikalar güdülmesi gerekiyor.” dedi.</strong></p>
<p>Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), 14 Mayıs günü yapılacak seçimler sonrası karar vericilerin dikkate alması bakış açısıyla elektronik haberleşme sektörü için acil yapılması gerekenleri değerlendirdi. </p>
<p><strong>Düzenleyici kurumlar yetkin ve daha şeffaf olmalı</strong></p>
<p>TELKODER tarafından ilk aşamada; BTK, Rekabet Kurulu gibi düzenleyici ve denetleyici kurumların daha bağımsız ve sektörün gelişmesi adına daha etkin hareket etmesi, bu kurumların atamalarında liyakatin ön planda tutularak ilgili yöneticilerin düzenlenen sektörlerdeki şirketlerin yönetim kurullarında ek bir göreve getirilmemesi, lisans gibi süreçlerin daha şeffaf işletilmesi adına internet üzerinden takip edilebilir olması ve kamuoyunun düzenli bilgilendirilmesi gerektiği gibi hususlar vurgulandı. Özellikle kurumların idari ve mali bağımsızlıklarının sağlanmasının kritik olacağına dikkat çekilerek bu kurumlardaki yönetici ve personellerin göreve getirilirken ilgili sektörlerdeki geçmişlerinin daha fazla önemsenmesi gerektiği ifade edildi.</p>
<p><strong>Güçlü Türkiye İçin Güçlü Altyapı</strong></p>
<p>Telekomünikasyon sektörünün, rekabeti net biçimde belirleyen bir gelişim stratejisi ve eylem planıyla geleceğe adapte olabileceği ve bunun da güçlü bir fiber altyapısıyla mümkün olacağından hareketle; öncelikle altyapının büyütülmesi için gerekli yatırımların yapılmasının önünün açılması, geçmiş yıllarda sektör oyuncularının da mutabık kaldığı ortak altyapının hayata geçirilmesinin ivedilik taşıdığı belirtildi.</p>
<p><strong>TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci, </strong>daha güçlü bir Türkiye için en kritik alanların başında olan telekomünikasyon sektörünün son yıllarda daha fazla atılım yapması beklenirken adeta yerinde saydığına dikkat çekerek, “Ülkemiz yeni bir seçimle yeni bir döneme giriyor ve bu yeni dönemde elektronik haberleşme sektörünü daha fazla rekabete taşıyacak, daha bilinçli ve uzman politikalar güdülmesi gerekiyor.” dedi.</p>
<p><strong>Halil Nadir Teberci </strong>açıklamasını şöyle sürdürdü:<strong> </strong>“Sektörlerin gelişmesi için daha bağımsız kurumların varlığı, bu yapılarda daha uzman kişilerin etkin olması ve rekabeti sağlayan daha inançlı politikaların yürütülmesi elzem. Telekomünikasyon sektörü büyük bir potansiyel taşıyor ve dijitalleşen dünyada tüm bireysel yaşamı ve iş dünyasını ve dolayısıyla da ekonomiyi sırtlanıyor. Seçimler sonrası ülkemizi yönetecek politikacıların telekomünikasyon sektörünün gerçek manada artık önünü açması gerekiyor. Fiber altyapının büyütülmesi, sektörel rekabetin sağlanması, vergilerin indirilmesi, sabit geniş bant yaygınlığında en az OECD seviyesine ulaşılması, internet hızlarının daha fazla artırılması, internet değişim merkezi olmak adına yürütülecek çalışmaların hızlandırılması, bulut, uydu ve veri merkezleri hizmetleri alanında yatırımların önünün açılması ve bu alanlarda teşviklerin artırılması, KVKK’nın Avrupa ile uyumlu hale getirilmesi ve Evrensel Hizmet Fonu kapsamında ayrılan kaynakların kırsal bölgelerde gerekli yatırımlara dönüştürülmesi hususlarında uygulamaya geçilmesi ve bu hedeflerin nasıl bir takvimle sonuca ulaştırılacağının şeffaf biçimde ilan edilmesini de bekliyoruz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/telekomunikasyon-sektoru-secim-sonrasi-ne-bekliyor-358631">Telekomünikasyon Sektörü Seçim Sonrası Ne Bekliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Kazandağ: Deprem sonrası diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının görülme sıklığı arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kazandag-deprem-sonrasi-dis-kaynakli-olmayan-dis-agrilarinin-gorulme-sikligi-artti-358550</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 08:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrılarının]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[görülme]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[kazandağ]]></category>
		<category><![CDATA[olmayan]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[şıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremin insanlardaki ağız ve diş sağlığını da etkileyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Meriç Karapınar Kazandağ, “Gerek deprem bölgesinden gelen hastalarımızda gerekse genel popülasyonda, diş kaynaklı olmayan, başka nedenlere bağlı olan diş ağrılarının görülme sıklığının arttığını gözlemliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kazandag-deprem-sonrasi-dis-kaynakli-olmayan-dis-agrilarinin-gorulme-sikligi-artti-358550">Prof. Dr. Kazandağ: Deprem sonrası diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının görülme sıklığı arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Depremin insanlardaki ağız ve diş sağlığını da etkileyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Meriç Karapınar Kazandağ, “Gerek deprem bölgesinden gelen hastalarımızda gerekse genel popülasyonda, diş kaynaklı olmayan, başka nedenlere bağlı olan diş ağrılarının görülme sıklığının arttığını gözlemliyoruz. Diş hastalıklarından kaynaklanmayan diş ağrıları nedeniyle dişlerini çektiren birçok hastaya rastlıyoruz” dedi.  </p>
<p>Deprem felaketinin her alanda olduğu gibi ağız ve diş sağlığı konusunda da etkilerinin olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Meriç Karapınar Kazandağ, 20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Haftası’na özel bilgilendirmelerde bulundu. </p>
<p><strong>“Ağrının Kaynağını Doğru Teşhis Etmek Çok Önemlidir” </strong></p>
<p>Ağız ve diş sağlığının Türkiye’deki durumuyla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kazandağ, “Türkiye özelinde değerlendirecek olursak, insanlarımız genellikle dişlerini fırçalıyor; ancak arayüz temizliği henüz yaygınlaşmadı. Bu nedenle dişlerin arayüzlerinden başlayan çürükleri ve diş eti hastalıklarını halen sıklıkla gözlemliyoruz. Dişlerin birbirine bakan yüzeylerini normal diş fırçası ile temizlemek oldukça güçtür. Bu amaçla üretilmiş diş ipleri ve arayüz fırçaları bulunuyor. Bunları kullanarak ilave bir temizlik yapılmalı. 6 ayda bir diş hekimine giderek diş taşı temizliği yaptırmayan herkes ağız ve diş sağlığı sorunu yaşayabilir” dedi. </p>
<p>Yapılan çalışmaların, insanların yüzde 66&#8217;sının son 6 ay içerisinde ağrı hissettiklerini gösterdiğini belirten Kazandağ, “Bu ağrıların yüzde 12&#8217;si diş ağrısı olarak karşımıza çıkıyor. Ağrının kaynağını doğru teşhis etmek çok önemlidir” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Detaylı Muayeneyi Endodonti Uzmanı Yapar”</strong></p>
<p>Diş ağrısına dişlerden kaynaklanan ve kaynaklanmayan durumların sebep olabileceğine işaret eden Prof. Dr. Meriç Karapınar Kazandağ, “Hastalar diş ağrılarının yanı sıra diş kaynaklı olmayan ağrılar, en çok da çene eklemi ve çiğneme kaslarından kaynaklanan ağrılarla da diş hekimine başvuruyor. Diş ağrısına birçok etken neden olabileceği için diş hekimlerinin tedaviye başlamadan önce hastayı çok dikkatli dinlemeleri ve detaylı bir muayene yapmaları gerekir. Çeşitli uzmanların çalıştığı merkezlerde diş ağrısına dair bu detaylı muayeneyi genellikle endodonti uzmanları yaparlar” dedi.  </p>
<p><strong>“100 Diş Ağrısından 3’ünün Sebebi Diş Değil” </strong></p>
<p>Diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının deprem felaketinden sonra artabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Kazandağ, konuyla ilgili şöyle konuştu: </p>
<p>“Endodonti bölümlerine yönlendirilen 100 hastadan yaklaşık 3 tanesi dişten kaynaklanmayan nedenle ağrı çekiyor. Ancak son günlerde, ülkemizin yaşadığı deprem felaketi sonrasında, gerek deprem bölgesinden gelen hastalarımızda gerekse genel popülasyonda, diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının görülme sıklığının arttığını gözlemliyoruz. Bu konuda yapılmış bir çalışma henüz yayınlanmadı; ancak, endodonti uzmanı bir diş hekimi olarak  deprem sırasında ortaya çıkan fiziksel ve psikolojik yaralanmaların bu artışa olabileceğini düşünüyorum. Deprem felaketi hepimizi çok üzdü, çok fazla canımızı yitirdik, çok sayıda yaralımız var. Baş-boyun yaralanmaları yaşayan, uzuvlarını kaybeden, iç organları zarar gören hastalarımız oldu. Bu fiziksel yaralanmalar sinir zedelenmelerine yol açıyor. Sinirler de merkezi sinir sisteminde bazı verileri karıştırabiliyor. Bazen periferik sinirlerde karıştırmalar, bazen de merkezi sinir sisteminde yanılsamalar olabiliyor. Bunların neticesinde hastalar gerçekte dişlerden kaynaklanmayan ağrıları sanki diş ağrıları gibi algılayabiliyor.” </p>
<p><strong>“Kaygı Bozuklukları da Diş Ağrısı Yanılsamasını Ortaya Çıkarır” </strong></p>
<p>Prof. Dr. Kazandağ, detaylı muayene yapıldıktan sonra ağrının diş kaynaklı olmadığı ortaya çıkarsa ‘ne yapılmalı’ sorusuna ise şu cevabı verdi: </p>
<p>“Çiğneme kaslarının yaralanmasından veya diş sıkma alışkanlığından kaynaklandığını düşünüyorsak bu konuda uzmanlaşmış diş hekimlerine yönlendiriyoruz. Sinirlerin travma veya enfeksiyon sonucu zarar gördüğünü ve nedenin diş ile ilgili olduğunu düşünüyorsak diş hekimleri olarak biz tedavi ediyoruz, aksi takdirde ‘Nöroloji uzmanına’ yönlendiriyoruz. Sinüslerin enfeksiyonu veya alerjik nedenlerle ortaya çıkan diş ağrılarını, ‘KBB uzmanına’ yönlendiriyoruz. Daha nadir olarak kalp, göğüs, boğaz, boyun, kafa ve yüzdeki yapılardan kaynaklanan ağrılar da dişlere yansıyor olabilir. Böyle bir olasılık düşündüğümüzde, gerekli değerlendirmelerin ve varsa yönlendirmelerin yapılması için öncelikle ‘Ağrı uzmanına’ yönlendiriyoruz. Bazı kişiler de ise ‘Somatoform bozukluklar’ veya ‘kaygı bozuklukları’ gibi nedenlerle bozulmuş algılarının bir yansıması olarak ‘psikojenik diş ağrısı’ hissedebiliyorlar. Psikolojik travma sonrası da ortaya çıkabilen bu tip durumlarda hastalarımızı bir ‘Psikiyatri uzmanına’ yönlendiriyoruz.” </p>
<p><strong>“Bu Şekilde Dişlerini Kaybeden Birçok Hastaya Rastlıyoruz” </strong></p>
<p>Diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının doğru teşhis edilmesinin çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Kazandağ, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Diş kaynaklı olmayan diş ağrıları doğru teşhis edilemediğinde hastalar, kanal tedavisi veya ağrı geçmeyince diş çekimi gibi gereksiz müdahalelere maruz kalmış oluyor. Bu yüzden hastalara, diş hekimlerine gidip muayene olmalarını, dişlerinin çekilmesi için ısrar etmek yerine başka uzmanlardan da yardım istemelerini önerebilirim. Hastalar, diş ağrısı olduğunda ısrarcı oluyor. Yapılan muayeneler sonucunda diş ağrısı olduğu kesinleşmese bile hasta büyük ısrarlar neticesinde kanal tedavisi yaptırıyor. Kanal tedavisinden sonra bir hafta 10 güne arası ağrılar genellikle geçiyor. Fakat bir süre sonra tekrar başlıyor. Bu durumda hasta, ben bu ağrıya dayanamıyorum, dişimin çekilmesini istiyorum gibi bir taleple gelebiliyor. Israrlar devam edince diş çekiliyor ve bir süre sonra bu bir kısır döngüye giriyor. Ağrı, bir sonraki dişe atlamış oluyor; o dişe kanal tedavisi yapılıyor ve diş çekiliyor. Bu bir döngü şeklinde devam ediyor. Bu şekilde dişlerini kaybeden birçok hastaya rastlıyoruz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-kazandag-deprem-sonrasi-dis-kaynakli-olmayan-dis-agrilarinin-gorulme-sikligi-artti-358550">Prof. Dr. Kazandağ: Deprem sonrası diş kaynaklı olmayan diş ağrılarının görülme sıklığı arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emlakjet, deprem felaketi sonrası konut trendlerini araştırdı: &#8220;Deprem felaketi sonrası konut taleplerindeki değişim dikkat çekiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/emlakjet-deprem-felaketi-sonrasi-konut-trendlerini-arastirdi-deprem-felaketi-sonrasi-konut-taleplerindeki-degisim-dikkat-cekiyor-357847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 11:30:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırdı]]></category>
		<category><![CDATA[çekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[emlakjet]]></category>
		<category><![CDATA[felaketi]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[taleplerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[trendlerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=357847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevrimiçi gayrimenkul platformu Emlakjet, 400 bine ulaşan satılık ve kiralık emlak ilanından oluşan veri tabanında gerçekleşen hareketler doğrultusunda şubat ayı emlak verilerini yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emlakjet-deprem-felaketi-sonrasi-konut-trendlerini-arastirdi-deprem-felaketi-sonrasi-konut-taleplerindeki-degisim-dikkat-cekiyor-357847">Emlakjet, deprem felaketi sonrası konut trendlerini araştırdı: &#8220;Deprem felaketi sonrası konut taleplerindeki değişim dikkat çekiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çevrimiçi gayrimenkul platformu Emlakjet, 400 bine ulaşan satılık ve kiralık emlak ilanından oluşan veri tabanında gerçekleşen hareketler doğrultusunda şubat ayı emlak verilerini yayınladı. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen deprem felaketi sonrasında gözlemlenen emlak verileri doğrultusunda yayınlanan veriler, en çok konut aranan illerde önceki dönemlere göre önemli değişimleri ortaya çıkardı. 6 Şubat sonrasında en çok konut aranan il Kayseri olurken, kiralık ve satılık konut fiyat değişiminde ise Mersin öne çıktı. Ev tipine göre konut aramalarında ise deprem felaketinin ardından müstakil konut aramalarında yüzde 1541 artış gözlemlendi. </strong></p>
<p><strong>Özel araştırma dosyasında ise deprem felaketi sonrasında konut tercihleri incelendi. Emlakjet’in araştırmasına katılanların 3’te 2’si aradıkları konutun yüksek yapılı olmamasını tercih ederken, yaşamak için en çok Ege Bölge’sinin tercih edildiği görüldü. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Ayda 80 milyon sayfa görüntülenme sayısı ve 20 milyon ziyaretçisi ile emlak seri ilan sektörünün öncü platformu Emlakjet, 400 bine ulaşan satılık ve kiralık emlak ilanından oluşan bir veri tabanında gerçekleşen hareketler doğrultusunda hazırladığı şubat ayı emlak verilerini yayınladı. </p>
<p>TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,0 azalarak 80 bin 31 olurken, ipotekli konut satışları yüzde 12,7 azalış göstererek 17 bin 357 oldu. Bununla birlikte Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yü 18,8 azalarak 23 bin 476 olurken, toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 29,3 oranında gerçekleşti. </p>
<p><strong>Deprem felaketi sonrası en çok konut aranan il Kayseri oldu</strong></p>
<p>Emlakjet verilerine göre 6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve 10 ili etkileyen deprem felaketinin ardından şubat ayında arama hacmindeki değişim bazında en çok konut aranan illerde önemli değişimler görüldü. 6-28 Şubat tarihleri arasında konut arama hacimleri değerlendirildiğinde Kayseri yüzde 512’lik artış ile dikkat çekerken, onu Diyarbakır yüzde 475, Mersin ise yüzde 447 artış ile takip etti. Bu üç ili sırasıyla Antalya, Adana, Ankara ve Eskişehir takip etti. </p>
<p><strong>Fiyat değişimlerinde Mersin dikkat çekiyor</strong></p>
<p>6 Şubat sonrasında en çok konut aranan illerdeki fiyat değişimlerine bakıldığında ise kiralık konut fiyat değişiminde Ankara yüzde 36 artışla ilk sırada yer alırken, onu yüzde 25 artışla Mersin takip etti. Mersin satılık konut fiyat değişiminde de yüzde 5’lik artışla birinci sırada yer aldı. Kiralık konut fiyat değişiminde Diyarbakır yüzde 36’lık düşüş ile dikkat çekerken, Adana’da da yüzde 18’lik düşüş meydana geldi. En çok konut aranan Kayseri’de ise kiralık fiyatlarında bir değişim yaşanmazken, katılık konut fiyatlarında ise yüzde 2’lik artış gözlemlendi. </p>
<p><strong>Müstakil ev ve kiralık aramalarında dikkat çeken yükseliş</strong></p>
<p>Emlakjet’in düzenli olarak gerçekleştirdiği ev tiplerine göre konut aramaları verilerinde ise, müstakil konut aramalarındaki keskin yükseliş dikkat çekti. Deprem felaketi sonrasında müstakil konut aramalarında yüzde 1521’lik artış gözlemlenirken, toplam konut aramalarında kiralık/satılık ayırımında da önemli değişiklikler yaşandı. Toplam konut aramaları içinde kiralık aramaların oranı artarak yüzde 75’e ulaşırken, kullanıcıların yüzde 25’i ise satılık konut aradı. </p>
<p><strong>Deprem sonrası en çok yaşamak istenilen yer “Ege Bölgesi”</strong></p>
<p>Emlakjet’in deprem felaketi sonrasında özel olarak gerçekleştirdiği özel araştırma dosyasında ise “Deprem Sonrası Konut Tercihleri” değerlendirildi. Anket sonuçlarına göre Emlakjet kullanıcılarının yüzde 69’u “deprem anında evinde yapılması gerekenleri biliyorum” seçeneğini işaretlerken, yaşadığı binaya güvenenlerin oranı yüzde 54 oldu. Yüksek yapılı konut arama tercihine yüzde 62 oranında “Hayır” cevabı verilirken, katılımcıların yüzde 43’ü yaşadığı ilden ayrılmayı düşündüğünü belirtti. Katılımcılara hangi ilde yaşamayı düşündükleri sorusuna ise en çok, yüzde 42 oranında Ege Bölgesi cevabı verildi. Katılımcıların yüzde 31’i büyük şehirlerde yaşamayı düşündüklerini belirtirken, İç Anadolu Bölgesi yüzde 20, Karadeniz Bölgesi ise yüzde 7 oranında cevaplandı. </p>
<p><strong>Tolga İdikat: “Müstakil konut arama hacmi deprem felaketi sonrasında yüzde 1541 arttı”</strong></p>
<p>Araştırma verilerini değerlendiren <strong>Emlakjet CEO’su Tolga İdikat</strong>, “Yaşanılan deprem felaketinin ardından konut arama hacimlerini incelediğimiz zaman Kayseri’de 512%, Diyarbakır’da 475% ve Mersin’de 447% oranında arama hacminde artışın meydana geldiği gözlemliyoruz. Emlakjet.com fiyat verilerine göre aramaların bu denli arttığı illerde kiralık konut fiyatlarında ise Diyarbakır’da -36% ve Adana’da -18% düşüş gerçekleşti. Yaptığımız kullanıcı anketimize göre kullanıcılar yüksek katlı binalardan müstakil yapılara geçiş yapmayı düşünürken, konut tipine göre aramalarda ise müstakil konutların arama hacmi deprem felaketi sonrasında yüzde 1541 artış gösterdi. Bu artışlarda 6 Şubat’ta yaşadığımız deprem felaketinin büyük etkisi var. Deprem felaketinden etkilenen vatandaşlarımızın öncelikli sorunlarından biri barınma ve bu nedenle deprem bölgesinden Türkiye’nin farklı illerine giden vatandaşlarımız var. Biz de Emlakjet olarak İçişleri Bakanlığı ile birlikte yürüttüğümüz “Evim Yuvan Olsun” kampanyamız ile depremzede vatandaşlarımızın barınma sorunlarını Bakanlık ile koordinasyon içerisinde ve iletişimi sürdürerek daha çok vatandaşımıza ulaşmaya devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p><strong>Emlakjet Prestige Plus Üyesi Dialog Fsm Gayrimenkul yöneticisi Erol Şeker</strong> ise yaptığı değerlendirmede “Kahramanmaraş merkez üssü olan yaşanılan deprem felaketinden sonra konut arayan kullanıcılarda bina sıfır olsa bile bir tedirginlik söz konusu. Kullanıcılar oturacağı yapılar hakkında daha fazla araştırma yaparak güven ile oturabilecekler konut arayışında. Bu nedenle müstakil yapılara talep artmış durumda. Talebin artması ile fiyatlarda da yükseliş olduğunu gözlemliyoruz.” şeklinde konuştu.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/emlakjet-deprem-felaketi-sonrasi-konut-trendlerini-arastirdi-deprem-felaketi-sonrasi-konut-taleplerindeki-degisim-dikkat-cekiyor-357847">Emlakjet, deprem felaketi sonrası konut trendlerini araştırdı: &#8220;Deprem felaketi sonrası konut taleplerindeki değişim dikkat çekiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabancı Üniversitesi Bünyesindeki BAGEM&#8217;den Deprem Sonrası Psikolojik Yardım Rehberi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sabanci-universitesi-bunyesindeki-bagemden-deprem-sonrasi-psikolojik-yardim-rehberi-355597</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 11:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bagemden]]></category>
		<category><![CDATA[bünyesindeki]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355597</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi Bireysel Akademik Gelişim Merkezi (BAGEM) tarafından hazırlanan iki ayrı doküman, deprem felaketinin ortaya çıkardığı olumsuz psikolojik etkiyle baş edebilmenin yollarını anlatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabanci-universitesi-bunyesindeki-bagemden-deprem-sonrasi-psikolojik-yardim-rehberi-355597">Sabancı Üniversitesi Bünyesindeki BAGEM&#8217;den Deprem Sonrası Psikolojik Yardım Rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabancı Üniversitesi Bireysel Akademik Gelişim Merkezi (BAGEM) tarafından hazırlanan iki ayrı doküman, deprem felaketinin ortaya çıkardığı olumsuz psikolojik etkiyle baş edebilmenin yollarını anlatıyor. </strong></p>
<p><strong>BAGEM tarafından hazırlanan “Afet Sonrası Psikososyal Yardım Rehberi” ve “Psikolojik İlkyardım ve Süreç Yönetimi” başlıklı dokümanlarda iyileşme süreciyle ilgili faydalı birçok konuya dikkat çekiliyor.</strong></p>
<p>Sabancı Üniversitesi Bireysel Akademik Gelişim Merkezi (BAGEM) tarafından hazırlanan <strong>“Afet Sonrası Psikososyal Yardım Rehberi”</strong> ve <strong>“Psikolojik İlkyardım ve Süreç Yönetimi”</strong> başlıklı iki ayrı doküman, deprem felaketinin toplum psikolojisinde yarattığı olumsuzluklara karşı çözüm yollarını bir araya getirdi.</p>
<p>Farklı destek hizmetlerinin bütünleştirici bir ortamda iş birliği içinde çalışmasına destek olmak amacıyla Sabancı Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Bireysel ve Akademik Gelişim Merkezi <em>Direktörü</em> <strong>Prof. Dr. Alpay Filiztekin, “</strong>Bu dokümanlarla deprem felaketi sonrasında ortaya çıkan psikolojik sorunların doğru anlaşılmasını ve sürecin doğru yönetilmesini sağlamak için bir rehber oluşturmayı amaçladık.  </p>
<p>Bu zor günlerde her iki kitapçığın da toplumun tüm kesimlerine içinde bulundukları durumu anlamaları ve buna göre bir yol izlemeleri konusunda fayda sağlamasını ümit ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.<strong> </strong></p>
<p>Yaşanan son deprem felaketinin ardından BAGEM Ekibinden <strong>Klinik Psikolog Tuğçe Küpeli</strong> tarafından hazırlanan <strong>“Afet Sonrası Psikososyal Yardım Rehberi”</strong>nde, doğal afetlerin; bireylerin fiziksel, sosyal, duygusal işlevselliğini ya da ruhsal açıdan iyi hissetmesini olumsuz etkileyen koşulları barındırması nedeniyle travmatik etkiler doğurabildiğine dikkat çekiliyor. Afet sonrasında yaşanan geçici bir şok, korku, öfke, suçluluk, utanç, çaresizlik ve/ya umutsuzluk duygularının bireylerde yaratacağı olumsuz etkiler şöyle sıralanıyor: Yer- mekan- zamana dair kafa karışıklığı, uykusuzluk ve uyku sorunları, İştah kaybı ya da iştahta artış, kararsızlık, dikkati toplayamama, unutkanlık, genel ilgisizlik, bağışıklık sisteminde bozulma, huzursuzluk, güvensizlik, insanlardan uzaklaşma, ani öfke patlamaları, kendini reddedilmiş ya da terk edilmiş hissetme, aşırı yargılayıcı ve suçlayıcı olma, bedensel ağrı ve acılar, kalp atışlarında düzensizlik, bulantı, iştah değişimi, ani irkilmeler yaşama.</p>
<p>Bu olumsuz etkilerle başa çıkılabilmesi için önerilerin sıralandığı dokümanda, psikolojik travma ile başa çıkılamadığının düşünülmesi durumunda bir ruh sağlığı uzmanından destek alınması öneriliyor. </p>
<p>BAGEM’de görev alan<strong> Klinik Psikolog Kaan Kabukçu</strong> tarafından hazırlanan <strong>“Psikolojik İlkyardım ve Süreç Yönetimi” </strong>başlıklı dokümanda ise psikolojik ilk yardım gerektiren durumlar sıralanıyor ve psikolojik ilk yardımın önemli adımları anlatılıyor. Buna göre psikolojik ilk yardımda yer alan adımlar şu şekilde sıralanıyor:  </p>
<ul>
<li>Tanışma ve bağ kurma,</li>
<li>Temel psikolojik ve fiziksel ihtiyaçların tespit edilmesi,</li>
<li>İhtiyaçların karşılanmasına yardımcı olmak,</li>
<li>Psikiyatrik acil durumlar için yönlendirmeleri gerçekleştirmek,</li>
<li>Olayın uzun dönemli etkilerinden korumak,</li>
<li>Normalleşmeyi kolaylaştırmak,</li>
<li>Stabilizasyona destek olmak,</li>
<li>Akut travmatik stres tepkileri konusunda rehberlik etmek,</li>
<li>Baş etme mekanizmalarını desteklemek,</li>
<li>Dirençliliği artırmak.</li>
</ul>
<p>Psikolojik ilk yardımın bir tedavi yöntemi olmadığının; “bakmayı, dinlemeyi, bağ kurmayı ve yönlendirmeyi amaçlayan bir prensip olduğunun vurgulandığı dokümanda akut dönemde ortaya çıkan yan etkilerin geçmemesi ve günlük hayatı kişi için zor kılması durumunda uzman desteğine başvurulması gerektiği vurgulanıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabanci-universitesi-bunyesindeki-bagemden-deprem-sonrasi-psikolojik-yardim-rehberi-355597">Sabancı Üniversitesi Bünyesindeki BAGEM&#8217;den Deprem Sonrası Psikolojik Yardım Rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung Electronics Türkiye &#8211; Deprem Sonrası Destek Çalışmaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-electronics-turkiye-deprem-sonrasi-destek-calismalari-355090</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Mar 2023 09:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[electronics]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355090</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizi derinden etkileyen deprem felaketinin yaralarını sarmak için başlattığımız uzun yolculukta, yeni adımlar attık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-electronics-turkiye-deprem-sonrasi-destek-calismalari-355090">Samsung Electronics Türkiye &#8211; Deprem Sonrası Destek Çalışmaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizi derinden etkileyen deprem felaketinin yaralarını sarmak için başlattığımız uzun yolculukta, yeni adımlar attık. </p>
<p>Kahramanmaraş ve Hatay’daki ihtiyaç sahibi depremzedelerin kullanımı için beyaz eşyalarımızı teslim ettik. Samsung buzdolabı, çamaşır makinesi ve kurutma makinelerimiz ilgili kurumların yönlendirmesiyle depremzedelerin kullanımına sunuldu. </p>
<p>“Mobil Servis Onarım Merkezimizi” İskenderun geçici barınma alanı yakınındaki AFAD binası önünde konumlandırdık. Burada ücretsiz cihaz onarımının yanı sıra mobil ürünlerimizi depremzedelerin ücretsiz ve sınırsız kullanımına sunuyoruz. Mobil servis merkezimiz belli aralıklarla deprem bölgesindeki farklı noktalarda hizmetine devam ediyor. </p>
<p>Portatif ultrason cihazlarımız, ilgili kurumların yönlendirmesiyle deprem bölgesindeki hastanelere teslim edildi. Şu anda Malatya, Adıyaman, Şanlıurfa, Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay ve Adana’daki çeşitli hastanelerde portatif ultrason cihazlarımızla yaralıların tedavisine destek olmaya çalışıyoruz.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘Samsung Global Goals’ bağış uygulaması aracılığıyla tüm dünyadaki Samsung Galaxy kullanıcılarını Türkiye&#8217;deki depremin yaralarını sarmak için ortak bir platformda buluşturduk.</p>
<p>Deprem felaketinin ardından ortaya çıkan farklı ihtiyaçlara çözüm bulmak amacıyla tüm gayretimizle çalışmaya devam ediyoruz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-electronics-turkiye-deprem-sonrasi-destek-calismalari-355090">Samsung Electronics Türkiye &#8211; Deprem Sonrası Destek Çalışmaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEMA Vakfı: Deprem Sonrası Yapılacak Planlama Çalışmaları, Bütüncül Bakışla ve Ekosistem Dikkate Alınarak Yapılmalıdır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tema-vakfi-deprem-sonrasi-yapilacak-planlama-calismalari-butuncul-bakisla-ve-ekosistem-dikkate-alinarak-yapilmalidir-354191</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Mar 2023 11:45:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alınarak]]></category>
		<category><![CDATA[bakışla]]></category>
		<category><![CDATA[bütüncül]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dikkate]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[planlama]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tema]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yapılacak]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalıdır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354191</guid>

					<description><![CDATA[<p>6 Şubat’ta meydana gelen ve Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini etkileyen depremler on binlerce yurttaşımızın canının, yüz binlerce yurttaşımızın malının ve geçmişinin yok olmasına neden oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tema-vakfi-deprem-sonrasi-yapilacak-planlama-calismalari-butuncul-bakisla-ve-ekosistem-dikkate-alinarak-yapilmalidir-354191">TEMA Vakfı: Deprem Sonrası Yapılacak Planlama Çalışmaları, Bütüncül Bakışla ve Ekosistem Dikkate Alınarak Yapılmalıdır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>6 Şubat’ta meydana gelen ve Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini etkileyen depremler on binlerce yurttaşımızın canının, yüz binlerce yurttaşımızın malının ve geçmişinin yok olmasına neden oldu. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, deprem sonrası yapılacak planlama çalışmalarının anlık ihtiyaçlara göre değil, bütüncül bakışla ve ekosistem dikkate alınarak yapılması gerektiğine vurgu yaparak, “Yıkım yaşamış bu geniş coğrafya için hem bölge insanının hem de doğanın haklarına aykırı kararlar, tarihsel ve kültürel bağlamından kopuk yeni yerleşim alanlarının oluşmasına ve geri dönüşü mümkün olmayacak yeni sorunlara neden olacaktır” dedi. </strong></p>
<p>Afetten derin bir biçimde etkilenmiş yurttaşlarımızın barınma ihtiyaçları acilen giderildikten sonra şehirlerin sürdürülebilir bir şekilde yeniden kurgulanmasının çok ciddi bir ihtiyaç olduğunun altını çizen Deniz Ataç, “126 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesini değerlendirdiğimizde ise meraların ve ormanların korunacağından, yıkıntı atıklarının çevre ve insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde bertaraf edileceğinden ve depremden etkilenen illerin  bütüncül bir yaklaşımla planlanarak inşa edileceğinden endişe duyuyoruz. Yıkım yaşamış bu geniş coğrafya için hem insan hem de doğanın haklarına aykırı kararlar, tarihsel ve kültürel bağlamından kopuk yeni yerleşim alanlarının oluşmasına ve geri dönüşü mümkün olmayacak yeni sorunlara neden olacaktır” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Öncelikle afetzedelere, en kısa sürede nitelikli geçici yaşam alanları sağlanmalıdır”</strong></p>
<p>“Kentlerin yeniden inşası uzun vadeye yayılan, etaplar halinde uygulanabilecek ve çok aktörlü katılımla gerçekleştirilebilecek bir konudur” diyen Ataç, “Bu süreç yürütülürken kısa ve orta vadede, insanların yaşam alanlarını kalıcı şekilde terk etmek zorunda kalmadan şehirlerine, kültürlerine ve doğal varlıklarına sahip çıkabilmelerini sağlayacak nitelikli geçici barınma koşulları sağlanmalıdır. İnsanların var olan toplumsal ve mekânsal ilişkilerini sürdürmelerini sağlayacak ve doğal alanlara zarar vermeyecek, çevreye uyumlu çözümler ortak akılla, hiçbir grup dışlanmadan geliştirilmelidir. Kentsel ve kırsal toplumların ihtiyaçları farklıdır. Bu farklılığın gözetildiği ve ihtiyaç çeşitliliğine uygun çözümlerin sağlanabildiği geçici barınma türleri, uygun yerlerde ve biçimlerde sunulmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Ekolojik gerçeklerle uyumlu güvenli yaşam alanları planlanmalıdır”</strong></p>
<p>Ataç, yıkımın ardından kentsel ve kırsal alanlarda kaybedilenin sadece konut alanları olmadığını hatırlatarak, “Tarımıyla, sanayisiyle, kültür varlıklarıyla ve eşsiz coğrafyasıyla çok değerli bir sistem çökmüştür. Bu çöküşün giderilmesinin tek yöntemi, bütüncül ve ekosistem tabanlı kalkınma planları, bölge planları, çevre düzeni planları ve devamında bunlara bağlı olarak yapılacak imar planlarıdır. </p>
<p>Salgın hastalıklar, yangınlar, seller, depremler, kuraklık gibi art arda yaşanan afetler artık toplum olarak çok riskli koşullarda yaşadığımızı bize sürekli hatırlatmaktadır. Dolayısıyla deprem, iklim krizi gibi üst üste binen risk unsurlarına karşı dirençli bir yaşamı kurgulamak için şehir ve bölge planlama elimizde bulunan en güçlü araçtır” şeklinde konuştu.  </p>
<p><strong>“Toplum demokratik yöntemlerle planlama ve tasarım süreçlerine mutlaka dahil edilmelidir”</strong></p>
<p>Planlama konusunda bir diğer önemli konunun da halkı bölgeden koparan, karar süreçlerinin dışında tutan yaklaşımlardan uzak durulması gerektiği olduğunu belirten Deniz Ataç, afet sonrası yeniden toparlanma süreci ne kadar şeffaf ve katılımcı yürütülürse kayıpların onarılmasının ve bölgede yeni bir yaşam kurulmasının o kadar sağlıklı olacağını söyledi. Ataç, “Güvenli kentlerde uzun vadede barış, huzur ve refah içinde yaşanacak şehirler ancak planlama yoluyla yeniden üretilebilir” diyerek, “Planlama; tüm bu süreçlerdeki eylem ve programları bütüncül şekilde kurgulamayı, toplumsal ve mekânsal olarak kültürel, sosyal ve iktisadi hayatı bir bütün olarak üretmeyi hedefler. Bu denli önemli bir aracı devre dışı bırakıp afet sonrası kentlerin yeniden var edilmesini sadece yer-yapı analizleri sonrasında verilecek mühendislik hizmetleri yoluyla konut üretimi olarak anlamak ve uygulamak yeterli ve doğru olmayacaktır. Ayrıca insanların kendi yaşam alanlarının kurgulanması sırasında sürece katılımının da tamamen önünün kapatılmasına sebep olacaktır” ifadelerini kullandı. </p>
<p>“Olağanüstü bir durum içerisinde olduğumuzun farkındayız” vurgusunda bulunan Ataç, “Bu denli büyük bir yıkımın ardından birlikte yaraları sarmaya, acıları paylaşarak azaltmaya çalıştığımız bugünlerde insan onuruna, değerlerine, gereksinimlerine uygun ve doğayla barışık bir sürecin örgütlenmesinin önemle altını çiziyoruz. Kadim kentlerimizin, yüzyıllar boyunca kentsel ve kırsal yaşama ev sahipliği yaptığı bilinciyle anlık kararlarla değil; uzun vadeli, her bir aşaması hesaplanmış ve öngörülmüş, bütüncül ve ekosistem tabanlı planlama süreçleri işletilerek kalıcı, etkin, başka sorunlara yol açmayacak çözümlerle planlanması için tüm karar vericilere çağrıda bulunuyor, sürece katkıda bulunacak herkese peşinen teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tema-vakfi-deprem-sonrasi-yapilacak-planlama-calismalari-butuncul-bakisla-ve-ekosistem-dikkate-alinarak-yapilmalidir-354191">TEMA Vakfı: Deprem Sonrası Yapılacak Planlama Çalışmaları, Bütüncül Bakışla ve Ekosistem Dikkate Alınarak Yapılmalıdır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bariatrik Cerrahi Sonrası Beslenmeye Dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bariatrik-cerrahi-sonrasi-beslenmeye-dikkat-353527</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2023 10:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bariatrik]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353527</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bariatrik cerrahi düşünen bireylerde ameliyat öncesi ve sonrası doğru beslenmenin ameliyat kadar önemli olduğunu belirten Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Uzm. Dyt. Hatice Sultan Kirişci, “Ameliyat olmuş fakat hiçbir beslenme desteği almamış hastalarda zaman zaman zorluklarla karşı karşıya kalınmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bariatrik-cerrahi-sonrasi-beslenmeye-dikkat-353527">Bariatrik Cerrahi Sonrası Beslenmeye Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bariatrik cerrahi düşünen bireylerde ameliyat öncesi ve sonrası doğru beslenmenin  ameliyat kadar önemli olduğunu belirten Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Uzm. Dyt. Hatice Sultan Kirişci, “Ameliyat olmuş fakat hiçbir beslenme desteği almamış hastalarda zaman zaman zorluklarla karşı karşıya kalınmaktadır. Hatalı diyet sonucu sağlıksız ve bilinçsiz bir şekilde kilo vermiş hastalarda ciddi kas kayıpları, saç dökülmesi, tırnak kırılması gibi vitamin eksiklikleri,  bazen de yanlış besin alımı sonucu bulantı kusmalar gözlenebiliyor. Bu yüzden hastaların ameliyat sonrası bariatrik cerrahi diyetisyeninden destek almaları son derece önemlidir” dedi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Uzm. Dyt. Hatice Sultan Kirişci, bariatrik cerrahi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Obezitenin tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu dile getiren Uzm. Dyt. Kirişci, “Günümüzde obezite çok hızlı derecede ilerliyor ve insanlar bir çözüm yolu arıyor. Bariatrik cerrahi düşünen bireylerde ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası beslenmenin düzenlenmesi, ameliyat kadar önemlidir” diye konuştu.</p>
<p><strong>DOĞRU EK TAKVİYELER BERLİRLENMELİ</strong></p>
<p>Diyetisyen desteğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Kirişci, “Ameliyat sonrası ideal kilo hedefi olan kişilerin sağlıklı ve bilinçli kilo kayıplarını sağlamalarında,  yanlış beslenme sonucu oluşabilecek komplikasyonları minimuma indirebilmek için, ameliyat sonrası alınması gereken doğru ek takviyeleri belirlemek amacıyla ameliyat sonrası diyetisyenden destek alınması son derece önemlidir. Şöyle ki, ameliyattan çıkan hastaların ilk soruları ‘Ne zaman ve ne kadar su içeceğiz? Ne zaman bir besin alabileceğiz?’ oluyor. Bu süreçte hastalar aslında diyetisyenin onlarla olması gerektiğini kendi sorularıyla belirtiyorlar. Hastalar ‘Bu besini yiyebilecek miyim, bunu yersem midem genişleyecek ve eski haline geri gelecek mi?’ gibi bir sürü soru yöneltiyorlar. İşte ameliyat süreci bittikten sonra yöneltilen tüm bu sorular diyetisyenleri ilgilendiren sorulardır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>KİMLERE UYGULANABİLİR?</strong></p>
<p>Uzm. Dyt. Hatice Sultan Kirişci, bariatrik cerrahinin kimlere uygulanabileceğini şöyle sıraladı:</p>
<p>Boy Kilo İndeksi (BKİ) ( boy/  ( kg *kg)= sonucu 35 ve üstü olan kişiler.</p>
<p>BKİ 35 üstü olup daha önce sadece diyet tedavisi denemiş kişiler. </p>
<p>BKİ 35 üstü olup daha önce endokrinoloji eşliğinde farmakolojik ilaç desteği ile kilo vermeye çabalamış ama başarılı olamamış kişiler.</p>
<p><strong>HASTALAR KURALLARA UYUM SAĞLAMALI</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası ilk andan itibaren doktor ve diyetisyen kontrollerine uyum sağlayan hastaların hayatlarında daha kolay uyum yakalayabildiklerini ifade eden Uzm. Dyt. Kirişci, “Ameliyat olmadan önce hastalara yaşayacaklarını, uygulamaları gereken prosedürleri çok detaylı bir şekilde anlatılması gerekiyor. Hasta aslında ameliyata girmeden, nelerle karşılaşacağını bilerek karar verme aşamasına geçiyor. Bu süreçte zorlanmamaları için hastanın uyumu en kilit noktalardan biri haline geliyor. Doktor kontrollerini, ilaçlarını, diyetlerini, düzeni, sporunu aksatmayan hastalarda; ameliyat öncesi hastanın uyması gereken kurallara anlatılan şekilde uyduğu takdirde sıkıntı gözlenmiyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>CERRAHİ DİYETİSYENDEN DESTEK ALMAK OLDUKÇA ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Ameliyat olmuş fakat hiçbir beslenme desteği almamış hastalarda zaman zaman zorluklarla karşı karşıya kalınabildiğini söyleyen Uzm. Dyt. Kirişci, “Hatalı diyet sonucu sağlıksız ve bilinçsiz bir şekilde kilo vermiş hastalarda ciddi kas kayıpları, saç dökülmesi, tırnak kırılması gibi vitamin eksiklikleri,  bazen de yanlış besin alımı sonucu bulantı kusmalar gözlenebiliyor. O yüzden hastaların ameliyat sonrası bariatrik cerrahi diyetisyeninden destek almaları son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>AMELİYAT SONRASI BESLENME</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası beslenme tarzının nasıl olması gerektiğinden bahseden Uzm. Dyt. Kirişci, “Artık yeni doğmuş bir bebek gibi her şeyi aşama aşama, tolere edildikçe ilerlemeliyiz. Bebek doğduğunda katı gıda hemen veremediğimiz gibi, yeni ameliyattan çıkmış hastaya katı gıda veremiyoruz. İlk 2 hafta sıvı, sonraki 2 hafta püre ve birinci aydan itibaren katı gıdaya geçiş şeklinde mide kapasitesine göre diyet listeleri düzenlenmeli. Kas kaybı yaşamamaları adı protein desteği önemli, vitamin eksikliği yaşanmaması için multivitamin desteği şarttır. Ameliyat dikişlerinin daha hızlı iyileşebilmesi ve deri saklamaları olmaması için kolojen desteği önemlidir. Unutmamalıyız ki, ameliyat sonrası amaç sadece kilo kaybı değil, sağlıklı bir şekilde vitamin eksikliği yaşamadan yağdan kayıp sağlanmasıdır” diyerek sözlerini sonlandırdı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bariatrik-cerrahi-sonrasi-beslenmeye-dikkat-353527">Bariatrik Cerrahi Sonrası Beslenmeye Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Sonrası Depresyon ve Anksiyete Bozukluğuna Dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-depresyon-ve-anksiyete-bozukluguna-dikkat-353236</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 09:33:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluğuna]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353236</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye bilindiği gibi konumu itibariyle deprem bölgesinde yer alıyor. Bu gerçeği bilmek bile endişe ve kaygıya yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-depresyon-ve-anksiyete-bozukluguna-dikkat-353236">Deprem Sonrası Depresyon ve Anksiyete Bozukluğuna Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye bilindiği gibi konumu itibariyle deprem bölgesinde yer alıyor. Bu gerçeği bilmek bile endişe ve kaygıya yol açabiliyor. Ülkemizde son dönemlerde art arda yaşanan depremler yıkıcı etkileri ile çok sayıda insanın psikolojisini olumsuz etkilerken, depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi sonuçları da dikkat çekiyor. </p>
<p>Memorial Ataşehir Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uz. Psi. Hande Taştekin, deprem sonrası depresyon ve anksiyete bozukluğu hakkında bilgi verdi. </p>
<p>İnsanın en büyük endişelerinden biri bilinmemezlik üzerine kodludur. Henüz yaşanmamış fakat yaşanma ihtimalinin olması üzerine kurulan düşünceler insanda büyük kaygılara, korkulara ve endişelere neden olur. Doğal afetler, kişilerin bildiği, yaşanması ihtimaline karşı önlem planlarının düşünüldüğü fakat yaşandığında ne yapılacağının bilinemediği korku bütündür. Bunlar doğal afetler öncesinde yaşanan endişelerdir.</p>
<p><strong>Deprem sonrası; panik, stres bozukluğu, anksiyete gelişebilir</strong></p>
<p>Türkiye’nin travması olan deprem ise; yaşandığı zaman olumsuz etkilere neden olmaktadır. Bunların başında ruhsal olarak yaşanılan etkenler gelmektedir. Kişiler bir tehlikenin ya da tehlike olasılığının yarattığı aşırı panik, üzüntü, korku halinde olabilir. Bunların yanında; ne yaptığını bilememe, duygularını adlandıramama, algı durumunun ortadan kalkması gibi belirtiler gösterebilir. Bu belirtiler kişilerde depresif duygu durumlarına, anksiyeteye, panik belirtilere, travma sonrası stres bozukluklarına neden olabilir. Deprem sırasında ortaya çıkan tepkilerin bütünü anormal bir duruma karşı verilen normal tepkilerdir. Bu tepkilere hızlı müdahaleler yapmak her zaman işe yaramayabilir. Şokuyla, inkarıyla, yasıyla, öfkesiyle, acısıyla, üzüntüsüyle ilk evre yaşanmalıdır. Fakat zaman geçtikten sonra hala belirtiler devam ediyor ve özellikle günlük yaşam işlevselliğimizi bozuyorsa o zaman psikolojik yardıma ihtiyaç var demektir.</p>
<p><strong>Deprem sonrası her yaş grubuna farklı yaklaşılmalıdır</strong></p>
<p>Korku ve endişeleri ele alış şeklimiz herkese göre farklılık gösterir. Böyle durumlara maruz kalmış kişilere karşı sabırlı ve anlayışlı olmalıyız. Özellikle yaşlılara ve çocuklara kaşı, depremi anlatmak özellikle çocuklara anlatmak daha zordur ve yaş gruplarına göre nasıl anlatacağımız farklılık gösterir. </p>
<p>Eğer çocuk depremi biliyorsa veya yaşadıysa anlatılmalıdır. Küçük yaş grupları oyun yoluyla kendini ifade ettikleri için o yaş grupları ile oyun kurarak, oyun oynayarak duygularının anlatılması sağlanabilir ve deprem genel hatlarıyla ifade edilebilir. Yaşlılarımız için ise deprem; korku, kaygı ve depresif duyguları daha yoğun hale getirebilir. </p>
<p>Yaşlılarımız için duygusal destek ve güvence sağlamak onları rahatlatacaktır. Yalnız olmadıklarını hissetmek ve onların kaygılarını, endişelerini dinlemek ve cesaretlendirmek çok önemlidir. </p>
<p><strong>Deprem sonrası günlük rutinlere başlanılması gerekiyor</strong></p>
<p>Deprem yaşandıktan sonra mümkün olduğunca günlük rutinlerin başlatılması ve sürdürülmesi önemlidir. Kişilerin hayatında depremi konuşacağı, duygularını paylaşacağı bir alanın olması aynı zamanda yardımlarını yaptığı, sevdiği şeyleri devam ettirdiği, yaşamını devam ettirdiği alanı da oluşturması gerekmektedir. </p>
<p>Deprem sonrası yetişkinlerin yaşadığı psikolojik sorunlar genel olarak şu şekilde sıralanabilir; </p>
<ul>
<li>Uyku sorunları </li>
<li>Gelecekle ilgili korku ve kaygı </li>
<li>Sinirlilik ve öfke</li>
<li>Yeme alışkanlıklarında değişiklik</li>
<li>Ağlama krizleri</li>
<li>İnançsızlık ve şok</li>
<li>Üzüntü, depresyon, hiper aktivite, sinirlilik veya öfke </li>
<li>Depremle ilgili kabuslar ve tekrarlayan düşünceler</li>
<li>Hiçbir duyguya sahip olmamak </li>
<li>Enerji eksikliği veya her zaman bitkin hissetme</li>
<li>İştahsızlık ya da tam tersi sürekli yemek yeme isteği</li>
<li>Karar vermede veya konsantre olmada zorluk</li>
<li>Sosyal izolasyon, azaltılmış veya kısıtlanmış faaliyetler</li>
<li>Kimsenin seninle aynı tepkileri vermediğini düşünmek</li>
<li>Baş ağrısı, mide ağrısı veya diğer vücut ağrıları</li>
<li>Alkol ve uyuşturucu kullanımının artması</li>
</ul>
<p>Yaşanan psikolojik sorunlarla başa çıkabilmek için; </p>
<ul>
<li>Yaşanılan deprem ya da doğal afetle ilgili başkalarıyla konuşarak başkalarının da duygularınızı paylaştığını fark edebilirsiniz.</li>
<li>Arkadaşlarınız ve ailenizle zaman geçirmek yaşanılan zor zamanda size yardımcı olabilir.</li>
<li>Düzenli beslenmek, sıvı tüketimi ve egzersiz stresin olumsuz etkilerini azaltabilir. </li>
<li>Depremle ilgili haberleri tekrar tekrar izlemek veya okumak yaşanılan depresyon ve anksiyete bozukluğunu artırabilir. Bununla beraber yeni gelişmelerden de haberdar olun. Spekülasyon ve söylentilerden kaçınmak için güvenilir bilgi kaynakları kullanın.</li>
<li>Depremden etkilenen başka insanlara yardımcı olun. Diğer insanlara yardım etmek, &#8216;kontrolünüzün dışında&#8217; hissettiren bir durumda size bir amaç duygusu verebilir.</li>
<li>Uyuşturucu ve alkol geçici olarak stresi ortadan kaldırıyor gibi görünebilir, ancak uzun vadede genellikle zaten hissettiğiniz stresi artıran ek sorunlar yaratırlar. Bu nedenle uyuşturucu ve alkolden uzak durun. </li>
<li>Yaşadığınız depresyon ya da anksiyete zaman geçmesine rağmen düzelmiyorsa profesyonel anlamda psikolojik destek alın. </li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-depresyon-ve-anksiyete-bozukluguna-dikkat-353236">Deprem Sonrası Depresyon ve Anksiyete Bozukluğuna Dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Sonrası Uyku Sorunları Çözümü İçin 7 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-uyku-sorunlari-cozumu-icin-7-oneri-352936</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 10:39:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352936</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm ülkeyi derinden sarsan ve yüzyılın felaketleri arasında yer alan Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremler sonrasında hem depreme maruz kalanlarda hem de dolaylı yoldan etkilenenlerde bazı psikolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-uyku-sorunlari-cozumu-icin-7-oneri-352936">Deprem Sonrası Uyku Sorunları Çözümü İçin 7 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm ülkeyi derinden sarsan ve yüzyılın felaketleri arasında yer alan Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremler sonrasında hem depreme maruz kalanlarda hem de dolaylı yoldan etkilenenlerde bazı psikolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu sorunlardan birini de uyku problemleri oluşturuyor. Deprem sonrasında görülen belirtiler arasında yer alan uyku bozuklukları; kişilerde uykuya dalma güçlükleri, uykuyu sürdürme güçlükleri, erken uyanma, dingin uyumama şeklinde görülebiliyor. Depremden sonra kişilerde ruhsal bir rahatsızlık olup olmadığından bağımsız olarak görülen bu belirtiler, aslında bireyi ruhsal olarak korumaya ve kurtarmaya yönelik olarak ortaya çıkıyor. Ancak depremden sonra görülen belirtilerin kişilerin günlük işlevselliğini bozması ve bir aydan daha uzun sürmesi gibi durumlarda mutlaka bir profesyonel yardım alması öneriliyor. Memorial Ankara Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Esengül Ekici, deprem sonrası görülen uyku problemleri ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Deprem sonrası akut stres bozukluğu görülebilir</strong></p>
<p>Doğal bir afet olarak deprem pek çok psikolojik tepkiye yol açabilen bir travmadır. Bu psikolojik belirtilerin işlevsellik kaybına yol açtığı ve travmadan sonraki bir ayda görülmesi durumu “Akut Stres Bozukluğu” ya da ICD-11’e göre ise “Akut Stres Tepkisi” olarak isimlendirilir. Bu psikolojik belirtiler arasında, depremin istemsiz bir biçimde sıkıntı veren anılarının akla gelmesi, tekrarlayıcı düşler, depremin yeniden oluyormuş gibi hissedilmesi, sürekli bir biçimde olumlu duygular yaşayamama ve sürekli olumsuz duygusal durum, kendi, çevre ve dünyaya karşı olumsuz düşünceler, kişinin kendini yabancı gibi hissetmesi, zamanın hızlanması, yavaşlaması, deprem anını hatırlatan içsel olarak anı, duygu ve düşüncelerden ve dışsal olarak durum ve faaliyetlerden kaçınılması, uyku bozuklukları, kızgın davranışlar, her an tetikte olma, irkilme tepkisi ve odaklanma güçlüğü gibi durumlar yer alır.</p>
<p><strong>Deprem sonrası görülen psikolojik belirtiler bireyi korur</strong></p>
<p>Depremden sonra bu belirtilerin ruhsal bir rahatsızlık olsun olmasın görülmesi normaldir ve ruhsal olarak bireyi korumaya, kurtarmaya yönelik tepkilerdir. Hayat boyu bir travmayla karşılaşma sıklığı yüzde 50-60 oranındayken travma sonrası stres bozukluğu gibi bir psikiyatrik bozukluk olma olasılığı yüzde 8’dir. Bazı kaynaklara göre ise bu oran yüzde 2-5 aralığındadır. Deprem gibi bir doğal afette ise bu oran yüzde 20’lere kadar çıkabilir. Bu durumda her travmanın psikiyatrik bir bozukluğa yol açmadığı ve akut stres tepkisinin genel olarak yüzde 90-95 oranında tam olarak iyileştiği görülebilir. </p>
<p><strong>Psikolojik ilk yardım travmanın etkilerinin azaltılmasını sağlar</strong></p>
<p>Depremle ilişkili travmanın etkilerinin azaltılmasında ilk bir ayda yapılacak olan en önemli şey; kişinin temel gereksinimlerinin karşılanması, güvenliğinin, barınmanın ve temel hayat şartlarının sağlanmasıdır. Bunlar psikolojik ilk yardımın ana kısımlarını oluşturmaktadır. Psikolojik ilk yardım bireyin duygularının dinlenilmesi ve anlaşılması, duyguya değer verilmesi ve bireyin yanında olduğunun hissettirilmesini içerir. </p>
<p><strong>Deprem korku ve kaygısı uyku bozukluklarını tetikleyebilir</strong></p>
<p>Depremde travmaya doğrudan ya da dolaylı yollardan maruz kalan bireylerde, yani deprem bölgesinde kendi ya da yakını bulunanlar ile yaşananlara dışarıdan tanıklık edenlerde görülen psikiyatrik belirtilerden biri de uyku bozukluklarıdır. Uyku bozuklukları; uykuya dalma güçlüğü, uykuyu sürdürme güçlüğü, erken uyanma, dingin uyuyamama, kabus görme, gece uyurken ani irkilme gibi durumları kapsamaktadır. Bu belirtileri yaşayan bireyler uykuda kendilerinin de depreme yakalanabileceğini düşünebilir, korkabilir ve kaygılanabilir. Depremden sonra yaşanan bu korku ve kaygılar kişinin uyku düzeninin bozulmasına ve uyku problemleri yaşamasına neden olabilir. </p>
<p><strong>Güvenli bir ortam ve uyku hijyeninin sağlanması uyku sorunlarını hafifletebilir</strong></p>
<p>Toplumda örseleyici etki gösteren deprem varlığı, kendisine maruz kalanları daha çok etkiliyor. Ancak yazılı, görsel ve sosyal medyanın yaygınlaşması aslında yaşanan felaketin acısının ve kaygısının daha geniş kesimlerce hissedilmesini de sağlıyor. Depreme direkt maruz kalanlar başta olmak üzere, bu felaketin acısını ve korkusunu içinde hisseden kişilerde ortaya çıkabilecek uyku sorunlarının çözümü için uygulanabilecek uyku hijyeni önerileri şu şekilde sıralanabilir: </p>
<p>-Güvenli ve sıcak bir ortam sağlanmalı </p>
<p>-Yatma-kalkma saatleri düzenli olmalı</p>
<p>-Uyku saatine yakın çay-kahve tüketilmemeli</p>
<p>-Yatak odası karanlık, sessiz ve serin olmalı</p>
<p>-Yatak odası başka bir etkinlik için kullanmamalı</p>
<p>-Uykuya dalınamadığında uykuyla inatlaşmayıp yataktan kalkıp başka bir odaya geçilmeli ve karanlık ya da loş ışıkta oturulmalı</p>
<p>-Eğer uykusuzluk kişinin günlük işlevselliğini bozacak düzeye gelmişse profesyonel yardım alınması önerilmelidir</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-uyku-sorunlari-cozumu-icin-7-oneri-352936">Deprem Sonrası Uyku Sorunları Çözümü İçin 7 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğal Afet Sonrası Lojistiğin Genel Durumu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogal-afet-sonrasi-lojistigin-genel-durumu-352807</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 08:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[durumu]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[lojistiğin]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352807</guid>

					<description><![CDATA[<p>6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş ve Hatay merkezli iki büyük deprem meydana geldi. Yaşanan depremler Türkiye'de 10 ili etkisi altına alan bir doğal afet yaşattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-afet-sonrasi-lojistigin-genel-durumu-352807">Doğal Afet Sonrası Lojistiğin Genel Durumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş ve Hatay merkezli iki büyük deprem meydana geldi. Yaşanan depremler Türkiye&#8217;de 10 ili etkisi altına alan bir doğal afet yaşattı. Yüz binlerce insanın evsiz kaldığı depremin etkilerini ise halen tüm ülke üzerinde hissediliyor. Artçı sarsıntıların etkisini göstermeye devam ettiği deprem bölgesi için 2023 yılının en büyü doğal afeti diyebiliriz. Kahramanmaraş depremi sonrasında ise etkilenen sektörlere baktığımızda lojistik üst sıralarda yer alıyor. Tüm Türkiye’nin yardım için seferber olduğu doğal afette deprem bölgelerine yardım gönderimleri kara, deniz ve havayolu ile sağlanmaya devam ediyor. Peki deprem lojistik sektörünü nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p>Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin lojistik sektörü üzerinde önemli bir etkisi oldu. Büyük yollar, köprüler ve demiryolu ağları depremden zarar gördü ve malların, insanların ve hizmetlerin hareketi olumsuz yönde etkiliyor. Deprem nedeniyle bozulan lojistik ağları, Kahramanmaraş ekonomisi üzerinde kalıcı bir etki yaratıyor. Birçok işletme, mallarını müşterilerine ulaştıramadığı için faaliyetlerine devam edemiyor. Buna ek olarak, altyapının tahrip olması, ürün fiyatlarının yükselmesine neden oluyor ve yerel ekonomi genelinde bir dalgalanma etkisi yaratıyor. Uzun yıllardır lojistik alanında hizmet veren BATI Innovative Logistics Uluslararası Satış ve Likitten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kaan Aydın, doğal afet sonrası sektör üzerine yaptığı değerlendirmesinde kritik noktalara dikkatleri çekiyor. Aydın, büyük çapta meydana gelen doğal afetlerin ardından ilk olarak yaşadığı ve etkisi altına aldığı bölgeye ikinci olarak ise sektör üzerinde bırakacağı etkilere odaklanılması gerektiğini dile getiriyor.</p>
<p><strong>Deprem Sonrası Genel Durum </strong></p>
<p>Afetler insanların hayatlarını ve mallarını yok eden, hayatta kalmayı başaran insanlara da büyük acılar yaşatan olaylardır. BATI Innovative Logistics Uluslararası Satış ve Likitten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kaan Aydın’a göre, Afet Lojistiği tam bu noktada önem kazanıyor. “Afet lojistiği, zarar görmüş insanların ihtiyaçlarını giderebilmek amacıyla malların, eşyaların ve ilgili bilginin ilk üretim noktasından son tüketim noktasına kadar verimli ve maliyet etkin bir şekilde akışı, depolanması, planlanması, uygulanması ve kontrolü olarak tarif edilmektedir” açıklamasında bulunan Kaan Aydın, afet lojistiğinin aşamalarını afet öncesi hazırlık, afet müdahale süreci ve müdahale sonrası lojistik faaliyetler şeklinde sıralıyor.</p>
<p><strong>Yaralarımızı Nasıl Saracağız?</strong></p>
<p>Yüzlerce kişi hayatını kaybederken, binlercesi yaralandı. 80.000&#8217;den fazla bina yıkıldı ve yüz binlerce insan evsiz kaldı. Yollar, köprüler, elektrik hatları gibi altyapılar ağır hasar gördü, telekomünikasyon ve su da dahil olmak üzere birçok temel hizmet olumsuz yönde etkilendi. Etkilenen iller, yeniden inşa edilmek için hükümetten, uluslararası kuruluşlardan ve özel bağışçılardan gelen yardımlara ihtiyaç duyuyor. Yaşanılan doğal afeti ve lojistik sektörüne etkisini değerlendiren BATI Innovative Logistics Uluslararası Satış ve Likitten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kaan Aydın, “BATI Group olarak gerek lojistik ağı desteği gerekse şirket çalışanlarımızın katkılarıyla biz de yardımlarımızı bölgeye ulaştırdık” açıklamasında bulunurken, önümüzdeki günlerde başta Kahramanmaraş ve Hatay olmak üzere depremden etkilenen tüm bölgeleri zorlu bir sürecin beklediğinin altını çiziyor. Bölgeye giden ulaşım yollarının ağır hasar görmesi, limanların önemli bir bölümünün yardım gemilerine tahsis edilmesi, deniz ve hava yolu taşımacılığına olan talebin artışı nedeniyle ulaştırılacak yardımlar ve diğer sevkiyatların aksamasına neden oluyor diyen Aydın’a göre, iyileşme sürecinin başlayabilmesi için yerel yönetimlerin ve merkezi yönetimin depremin yol açtığı zararları değerlendirmesi, ihtiyaçlara öncelik vermesi ve bunları karşılayacak kaynakları belirlemesi gerekiyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-afet-sonrasi-lojistigin-genel-durumu-352807">Doğal Afet Sonrası Lojistiğin Genel Durumu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Devlet Opera ve Balesi&#8217;nin Sahnelediği &#8220;La Bohème&#8221; Operası, Prömiyer Sonrası Yeniden Sanatseverler ile Buluşuyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbul-devlet-opera-ve-balesinin-sahneledigi-la-boheme-operasi-promiyer-sonrasi-yeniden-sanatseverler-ile-bulusuyor-352675</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 12:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[balesinin]]></category>
		<category><![CDATA[bohme]]></category>
		<category><![CDATA[buluşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[opera]]></category>
		<category><![CDATA[operası]]></category>
		<category><![CDATA[prömiyer]]></category>
		<category><![CDATA[sahnelediği]]></category>
		<category><![CDATA[sanatseverler]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352675</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği “La Bohème” Operası, 4 / 11 /16 Mart 2023 tarihlerinde, Atatürk Kültür Merkezi - Türk Telekom Opera Salonu’nda sahneleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-devlet-opera-ve-balesinin-sahneledigi-la-boheme-operasi-promiyer-sonrasi-yeniden-sanatseverler-ile-bulusuyor-352675">İstanbul Devlet Opera ve Balesi&#8217;nin Sahnelediği &#8220;La Bohème&#8221; Operası, Prömiyer Sonrası Yeniden Sanatseverler ile Buluşuyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği “La Bohème” Operası, 4 / 11 /16 Mart 2023 tarihlerinde, Atatürk Kültür Merkezi &#8211; Türk Telekom Opera Salonu’nda sahneleniyor. Geçtiğimiz ay prömiyer yapan ve büyük beğeni toplayan “La Bohème” Operası, Besteci Giacomo Puccini’nin ( 1858 – 1924) başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. Puccini’nin muhteşem müziği ve gerçek bir öyküye dayanan konusu ile  bu dramatik ve romantik opera, dünyada en çok sahnelenen ve sevilen operaların arasında sayılır. Librettosu Luigi Illica ve Giuseppe Giacosa tarafından kaleme alınmıştır.</strong></p>
<p>La Bohème Operası; Fransa&#8217;daki<strong> </strong>1830 ve 1848 devrimleri<strong> </strong>arasındaki dönemde siyasal ve toplumsal<strong> </strong>yaşamın, özellikle de bohem<strong> </strong>yaşamın tüm izlerini taşıyan bir reji anlayışı ile sahneleniyor.</p>
<p>Paris’de, Noel arifesinde dokunaklı bir aşk hikayesinin anlatıldığı eserde; Bohem hayatı yaşayan bir grup arkadaş, geçimlerini sanat eserleri yaratarak kazanmaktadır. Şair Rodolfo, terzi Mimì’ye aşık olmuştur; ressam Marcello’nun da şarkıcı Musetta ile çalkantılı bir ilişkisi vardır. Her şeye rağmen iki çift de mutlu oldukları zamanlarda, birlikte hayatın ve aşkın tadını çıkarmaya çalışırlar. Ancak, Mimì’nin sağlık durumunun oldukça kötü olduğu anlaşılınca, Rodolfo onun bu hastalıktan öleceğini kabul etmekte zorlanır. Rodolfo ve Mimì ayrılır ve aylar sonra Musetta, Mimì’nin durumunun ağırlaştığını fark ederek onu Rodolfo ve Marcello’nun yaşadığı eve getirir. Rodolfo hemen onu içeri alır ve sağlığına kavuşması için elinden geleni yapmaya çalışır. Ancak artık çok geçtir. Birbirlerine aşklarını ilan ettikten hemen sonra Mimì hastalığına yenik düşer.</p>
<p>İtalyanca seslendirilen eseri, Evin Atik sahneye koyuyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı İbrahim Yazıcı yönetiyor. Eserde Dekor tasarımı Çağda Çitkaya’ya, kostüm tasarımı Sevtaç Demirer’e, ışık tasarımı   Serkan Şentürk’e ait. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu’nu Paolo Villa ve çocuk korosunu Sercan Gazeroğlu yönetiyor. Eserin koreografisi ise Şebnem Şenel’e ait. Eserde; “Mimì” rolünde; Ceren Aydın, Gülbin Günay, Ayten Telek, Hande S. Ürben; “Rodolfo” rolünde; Caner Akın, Berk Dalkılıç, Erdem Erdoğan, Bülent Külekçi;  “Marcello” rolünde; Caner   Akgün, Alper Göçeri, Murat Güney; “Musetta” rolünde Dilruba Bilgi, Özgecan Gençer, Anna Sirel Etyemez,   Evren Işık Yasemin; “Colline” rolünde; Göktuğ Alpaşar, Kenan Dağaşan, Zafer Erdaş, Mithat Karakelle; “Schaunard” rolünde; Şahin Dedeman, Alp Köksal, Burak Kul dönüşümlü olarak rol alacaklar.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-devlet-opera-ve-balesinin-sahneledigi-la-boheme-operasi-promiyer-sonrasi-yeniden-sanatseverler-ile-bulusuyor-352675">İstanbul Devlet Opera ve Balesi&#8217;nin Sahnelediği &#8220;La Bohème&#8221; Operası, Prömiyer Sonrası Yeniden Sanatseverler ile Buluşuyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlı bireylerin afet sonrası yaşama uyumu için neler yapılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yasli-bireylerin-afet-sonrasi-yasama-uyumu-icin-neler-yapilmali-352375</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2023 11:33:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerin]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[neler]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[uyumu]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşama]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352375</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlılık döneminin en büyük zorlanmalarından birisi olan kayıpların Kahramanmaraş merkezli meydana gelen afetle birlikte oldukça ağır yaşandığını belirten uzmanlar; afetler sonrasında yaşlı bireylerde en yoğun olarak gözlemlenen duyguların korku, kayıp, yas, keder ve depresif ruh hali olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasli-bireylerin-afet-sonrasi-yasama-uyumu-icin-neler-yapilmali-352375">Yaşlı bireylerin afet sonrası yaşama uyumu için neler yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşlılık döneminin en büyük zorlanmalarından birisi olan kayıpların Kahramanmaraş merkezli meydana gelen afetle birlikte oldukça ağır yaşandığını belirten uzmanlar; afetler sonrasında yaşlı bireylerde en yoğun olarak gözlemlenen duyguların korku, kayıp, yas, keder ve depresif ruh hali olduğunu ifade ediyor. Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, yaşlı bireylere afet sonrası süreçte sakin bir ses tonunda ‘her şey yoluna girecek’ gibi telkin edici söylemler eşliğinde güvenli alanlar oluşturulmasını, mahremiyetlerinin gözetilmesini ve su, tesbih, yastık gibi ürünlerle uyumunun kolaylaşırılmaya çalışılmasını tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü uygulamalı psikoloji öğretim görevlisi İdil Arasan Doğan, ani gelişen afet durumlarında yaşlı bireylerin yaşadığı duygu durumlar hakkında değerlendirmelerde bulundu ve psikolojik iyi oluşlarının sağlanabilmesi için önemli tavsiyeler paylaştı.</p>
<p><strong>Yaşlı birey için olağan yaşantı hızlıca sağlanmalı</strong></p>
<p>Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, ‘Afet durumları yaşlı bireylerin uyum sağlamış oldukları koşulların aniden değişimi olarak belirmekte olup, bu değişimlere nasıl uyum sağlanacağının yarattığı zorlu bir süreçtir’ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu süreçte önemli olan yaşlı birey için olağan yaşantının bir an önce sağlanmasıdır. Temel hedef afetlerle birlikte bedene, duyguya ya da dünyaya dair inançların sarsılması sonrasında beraberinde yaşanan kopmaların onarılması, kurulacak ilişki ve desteklerle bu bağlantıların yeniden oluşturulmasıdır. Öncelikle psikolojik ilk yardımda var olan kaygıları ve fiziksel durumu müdahale olmaksızın anlaşılmaya çalışılmalı ancak psikolojik sorunlar üzerine direkt soru sorulmamalıdır. Burada kilit nokta psikolojik triyajdır. Bunu yapacak görevlilerin gerekli eğitimleri almış olmaları, ne zaman ne yapacaklarını bilmesi oldukça önemlidir. Özellikle afet süreçlerinin yarattığı kırılgan durumlar, yaşlılık döneminin kendine has süreçleriyle yaşanabilecek kırılganlığı artırıyor. Maalesef ülkemizde yaşanan ve eşi benzeri olmayan Kahramanmaraş merkezli depremden çok sayıda yaşlı etkilendi. Bakımevinde kalan yaşlılarımızın ise sonrasında ne yapacağını bilemez halde yardıma muhtaç kalması da durumun çaresizliğini ortaya koydu.”</p>
<p><strong>Ani kayıplara farklı boyutlarda tepki veriyorlar </strong></p>
<p>Yaşlılık döneminin en büyük zorlanmalarından birisi olan kayıpların bu afetle birlikte oldukça ağır olarak yaşandığını vurgulayan uygulamalı psikoloji öğretim görevlisi Doğan, “Yaşlı bireyler dönemi itibariyle akran kaybı, eş kaybı, rol kaybı gibi birçok kayıpla karşı karşıya kalıyor. Aniden ve beklenmedik olan deprem gibi afetlerde yaşanan kayıpları ise yaşlılar kendilerine göre farklı boyutlarda tepkiler vererek karşılıyor. Bununla birlikte gerçeği inkar etme, olası ve var olan demansiyel süreçlerin atak göstermesi ile beliren unutkanlıklar, bilişsel aktivitelerde gerileme, yalnız kalma isteği ve içe çekilme belirtileri yoğun olarak görülüyor. Kendince çözüm olarak düşündükleri ile problemi çözemediklerinde ise gerginlik ve kaygı artıyor. Bu süreçler yaşlı bireyde oryantasyonda bozulma ve davranışsal süreçlerde kötüleşme ile sonuçlanıyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Korku, keder ve yas yaşıyorlar</strong></p>
<p>Deprem gibi ani gelişen afetler sonrası yaşlı bireylerde en yoğun olarak gözlemlenen duyguların korku, kayıp, yas, keder ve depresif ruh hali olduğunu ifade eden Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, “Burada oluşan beklentisel duygular korku, bir tepki olarak ortaya çıkan kayıp, yasa eşlik eden keder duygusu ve duygusuzluk olarak ifade edilebilecek durum ise depresyon olarak açıklanabiliyor. Yaşlıların bu travmayı en az hasarla atlatabilmesi için kişilerarası destek mekanizmalarının harekete geçirilmesi ve bakım süreçlerinin ivedi olarak devreye sokulması oldukça önemli. Bu bağlamda yakınlarına hızlıca ulaşım, yemek ve suyun hazır bulundurulması ve bir yere sevki gerekli ise karar önceliği gerekiyor.” dedi.</p>
<p><strong>İhtiyaçları hazırda bulundurulmalı</strong></p>
<p>Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, süreçte verilen suyun yaşlıların uyum sağlaması ve sakinleşmesini kolaylaştırdığını söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Uyum sağlamaya yönelik diğer nesneler tesbih, yastık gibi ürünler olarak düşünülebilir. Bunların yanı sıra yaşlıların afetleri en az hasarla atlatabilmeleri, ‘o an orada olmak ilkesi’ ile oluşacak psikososyal çalışmalar ve sakin bir ses tonunda ‘her şey yoluna girecek’ gibi telkin edici söylemler eşliğinde güvenli alanlarının oluşturulmasına bağlıdır. Mahremiyetlerinin gözetilmesi, kullandıkları ilaç, gözlük ve işitme cihazlarının önceden yedeklerinin hazır bulundurulması, eğer yaşlının demansı var ise mutlaka daha önceden var olan yer belirleyicisinin olması, isminin yer aldığı bir takının kullanılması gibi uygulamaların bu noktada önleyici ve koruyucu müdahaleler arasında yer aldığı söylenebilir. Ek olarak yaşlı birey Alzheimer’lı bir hasta ise muhtemelen bırakılan yerde durmayacaktır, bu nedenle oldukça dikkatli olunmalıdır. Afet alanında destek veren kimselerin yaşlı ve demanslı hasta ile iletişim konusunda eğitiminin sağlanması da oldukça kritiktir. Bunlarla birlikte hazır halde bekletilecek acil afet bakım merkezlerinin oluşturulması oldukça değerlidir.” </p>
<p><strong>Disiplinlerarası iş birliği ön plana çıkıyor</strong></p>
<p>Disiplinlerarası iş birliğinin çok önemli olduğu bu süreçlerde geriatri &#8211; geropsikiyatri temelindeki kişilerarası yaklaşımların, yaşamı gözden geçirmenin, bilişsel işlevlerin aktivasyonuna yönelik ve grup temelinde yapılacak çalışmaların etkin olacağını belirten Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, “Bir umut aşılama olarak yaşlı bireyin toplumsal katılımının sağlanması, işe yaramışlık hissinin desteklenmesi belki de süreçte en değerli olumlu müdahale olarak görülebilir. Ek olarak yaşlı bireyin birlikte yaşadığı ve ilişkide olduğu aile üyeleri ile bakım verenler, bakım merkezi çalışanları ya da diğer hizmet veren kişilere yönelik yaşlılık, yaşlı bakımı üzerine psikoeğitim verilmesi yaşlanan bir toplum olarak toplum ruh sağlığımıza katkı sağlayacak olup acil afet durumlarında önleyici bir mekanizma olarak işlev görecektir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yasli-bireylerin-afet-sonrasi-yasama-uyumu-icin-neler-yapilmali-352375">Yaşlı bireylerin afet sonrası yaşama uyumu için neler yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Doktorları: Deprem Sonrası Oluşan Bulaşıcı Hastalık Ve Salgınların Önlenmesi İçin Sağlık Tedbirleri Arttırılmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-doktorlari-deprem-sonrasi-olusan-bulasici-hastalik-ve-salginlarin-onlenmesi-icin-saglik-tedbirleri-arttirilmali-352327</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2023 09:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[doktorları]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[oluşan]]></category>
		<category><![CDATA[önlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[salgınların]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tedbirleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352327</guid>

					<description><![CDATA[<p>10 ili etkileyen depremlerin ardından, Dünya Doktorları deprem sonrası oluşan bulaşıcı hastalık ve salgınların önlenmesi için sağlık tedbirlerinin arttırılmasına yönelik çağrıda bulundu. Dünya Doktorları Derneği Başkanı Hakan Bilgin, “Kalabalık yaşam koşulları uyuz, kızamık, tetanos ve ishal gibi yüksek bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini arttırıyor” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-doktorlari-deprem-sonrasi-olusan-bulasici-hastalik-ve-salginlarin-onlenmesi-icin-saglik-tedbirleri-arttirilmali-352327">Dünya Doktorları: Deprem Sonrası Oluşan Bulaşıcı Hastalık Ve Salgınların Önlenmesi İçin Sağlık Tedbirleri Arttırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>10 ili etkileyen depremlerin ardından, Dünya Doktorları deprem sonrası oluşan bulaşıcı hastalık ve salgınların önlenmesi için sağlık tedbirlerinin arttırılmasına yönelik çağrıda bulundu. Dünya Doktorları Derneği Başkanı Hakan Bilgin, “Kalabalık yaşam koşulları uyuz, kızamık, tetanos ve ishal gibi yüksek bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini arttırıyor” dedi.</strong></p>
<p>Türkiye’yi derinden sarsan 7.7 ve 7.6 şiddetindeki depremlerle yaşamını yitirenlerin sayısı 44 bin 218’e yükseldi. Depremden etkilenen bölgelerde ikincil tehlike ise bulaşıcı hastalık ve salgınlar. Hakan Bilgin, başlatılan sağlık ve hijyen önlemlerinin yetersiz kaldığını belirterek “Uzmanlar, bulaşıcı hastalıkların artmakta olduğunu ve ciddi önlemler alınmazsa salgınlara neden olabileceğini söylüyor” dedi.</p>
<p><strong>Kuduz Ve Uyuz Vakaların Görülmesi Salgın Endişesine Yol Açıyor</strong></p>
<p>Depremden etkilenen toplam kişi sayısının önemli miktarda artması bekleniyor. Hakan Bilgin, yaptığı açıklamada deprem bölgesinde kuduz ve uyuz vakaların görülmesi salgın endişesine yol açtığını söyleyerek “Özellikle tuvalet, banyo, temiz su ihtiyacı ve çadırlarda kalabalık yaşam koşulları uyuz, kızamık, tetanoz ve ishal gibi gibi yüksek bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini arttırıyor. Enkazın neden olduğu asbest ve toz, bölgedeki herkes tarafından solunmakta ve solunum yolu hastalıkları açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bununla birlikte uzmanlar, depremden etkilenen bölgelerde kuduz salgını endişesine dikkat çekiyor. Bu türden bulaşıcı hastalıklar, depremi takip eden ilk 4 günden 4 haftaya kadar sürebilen bir süreçte ortaya çıkabiliyor ve etkili önlemler hemen alınmazsa çok hızlı bir şekilde salgınlara dönüşebiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Temiz Suya Erişim Sorununun Bir An Önce Çözülmesi Gerekir</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı, depremden etkilenen bölgelerde salgın hastalık riskine karşı gezici eczanelerin faaliyete geçtiğini ve tetanoz ve kuduz dahil olmak üzere kritik aşıların gönderildiğini açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü ise 14 Şubat&#8217;ta yaptığı açıklamada, yerel ekiplere destek için 22 acil sağlık ekibi göndererek Sağlık Bakanlığı&#8217;nın yanında yer aldığını ilan etti. Hakan Bilgin, “Dünya Doktorları olarak, alınan önlemleri memnuniyetle karşılıyoruz ve depremlerden etkilenen bölgenin toplam alanı ve salgınların yayılma hızı göz önüne alındığında, kamu otoritelerini ve uluslararası toplumu bu önlemleri &#8211; özellikle aşılar ve gerekli ilaç temini konusunda &#8211; yoğunlaştırmaya çağırıyoruz” dedi. Sıhhi dezenfeksiyon önlemlerinin azami dikkatle alınması, bölgeye daha fazla tuvalet ve duş temin edilmesi ve temiz suya erişim sorununun bir an önce çözülmesi gerektiğine dikkat çeken Bilgin, “Bölgedeki tüm çadırlara koruyucu maske ve uyuz gibi hastalıkların tedavisi için ilaç dağıtımı yapılması elzemdir. Dünya Doktorları ayrıca, uluslararası toplumu ve STK&#8217;ları bu önlemlerin kapasitesini finansal destek ve medikal/sağlık ürünleri sağlayarak artırmaya çağırıyor” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-doktorlari-deprem-sonrasi-olusan-bulasici-hastalik-ve-salginlarin-onlenmesi-icin-saglik-tedbirleri-arttirilmali-352327">Dünya Doktorları: Deprem Sonrası Oluşan Bulaşıcı Hastalık Ve Salgınların Önlenmesi İçin Sağlık Tedbirleri Arttırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Sonrası Oluşan Korkular Baş Dönmesini Tetikleyebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-olusan-korkular-bas-donmesini-tetikleyebilir-351925</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 13:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dönmesini]]></category>
		<category><![CDATA[korkular]]></category>
		<category><![CDATA[oluşan]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=351925</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi KBB Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldırım Ahmet Bayazıt, deprem sonrası yaşanan travmalarda ortaya çıkan pek çok sağlık probleminin yanında denge problemleri ile baş dönmesi ve sallanma duygusunun da ortaya çıkabileceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-olusan-korkular-bas-donmesini-tetikleyebilir-351925">Deprem Sonrası Oluşan Korkular Baş Dönmesini Tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi KBB Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldırım Ahmet Bayazıt, deprem sonrası yaşanan travmalarda ortaya çıkan pek  çok sağlık probleminin yanında denge problemleri ile baş dönmesi ve sallanma duygusunun da ortaya çıkabileceğini söyledi. </strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p>Deprem tarzı doğal afetler nedeniyle pek çok kişide farklı sağlık problemlerinin ortaya çıktığı bilinmektedir. İlk akla gelen sağlık problemlerinde ise;  fiziksel travmalar, yaralanmalar ve enfeksiyon hastalıkları akla gelir. Ancak erken, orta ve uzun vadede farklı somatik ve psikosomatik problemlerin de ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu problemler arasında vücut ve baş ağrıları, uykusuzluk, travma sonrası stres sendromu,  kaygı bozuklukları ve denge problemleri en çok bilinenlerdir.  </p>
<p>Vertigo ve dizziness, deprem sonrası karşılaşılan denge problemleri arasındadır. Dizziness daha sık karşılaşılan bir problem olmakla birlikte, deprem sonrası vertigo daha az karşılaşılan bir sorudur. Şiddetli depremlerden sonra takip eden bir kaç ay içerisinde denge problemleri nedeniyle sağlık kuruluşlarına olan müracaat sayılarında artış gözlenir. Bu artışın nedeni deprem sonrası dizziness sendromu (DSDS) olarak tanımlanan problemdir.  </p>
<p>DSDS, daha önceden herhangi bir denge problemi olmayan kişilerde ortaya çıkar. Kişi genellikle sanki vücudu yana doğru eğiliyormuş gibi bir illüzyon algılar. Bu his genellikle bir dakikadan az sürer ve tekrarlayıcıdır.  </p>
<p>DSDS’u sadece psikosomatik nedenlere bağlı değildir. Depremzedede gelişen otonomik sinir sistem bozukluğu süreçte rol oynar ve hareket hastalığına benzer bir durumu tetikler.</p>
<p>Psikosomatik mekanizmada, depremzedede ortaya çıkan kaygı bozukluğu iç kulakla bağlantılı vestibuler fonksiyonları etkileyerek yana doğru kayma illüzyonuna neden olur. Otonomik sinir sitemi ile ilgili mekanizmada dengesizliğin nedeni, hareket algısının denge ile ilgili organlar tarafından yanlış yorumlanması ve koordinasyon uyumsuzluğudur. </p>
<p>Depremzede postürünü korumakta, yani ayakta hareketsiz durmakta problem yaşar. İrkilme hisleri olabilir. Fobik postural vertigo veya persistent postural perceptual dizziness (PPPD) tarzı denge problemleri olur. Özetle kişi ayakta dururken, hareket ederken veya hareketli objeleri takip ederken dizziness ortaya çıkar. Bazı depremzedelerde, halk arasında kulak kristallerinde kayma şeklinde bilinen pozisyonel vertigo atakları da olabilir. </p>
<p>Depremzedenin daha önceden Meniere ve migren gibi vertigo ile seyreden bir hastalığı varsa, bu hastalığın şiddeti artabilir. Hatta bu kişilerin %5’ inde depresyon ortaya çıkabilir.</p>
<p>DSDS’nun şiddeti depremin şiddeti ve süresiyle doğru orantılıdır. Depremin ana sarsıntısı her iki kişiden birinde DSDS’na neden olur. Bu oran ikinci sarsıntıda %25, artçılarda %10-15 daha artar. Kadınlar, otuzlu ve kırklı yaş grupları, yüksek katlarda depreme maruz kalanlar daha fazla etkilenir. </p>
<p>DSDS için özel bir tedavi şekli uygulanmaz. Genellikle aylar veya yıllar içerisinde azalarak kendi kendine iyileşir. Gerekirse kişiye özel tedavi seçenekleri sunulur. Sosyal destek iyileşme sürecini kısaltan önemli bir faktördür. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-olusan-korkular-bas-donmesini-tetikleyebilir-351925">Deprem Sonrası Oluşan Korkular Baş Dönmesini Tetikleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Sonrası Kış Şartlarında Barınma En Önemli Konu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-kis-sartlarinda-barinma-en-onemli-konu-349604</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2023 13:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barınma]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[konu]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[şartlarında]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349604</guid>

					<description><![CDATA[<p>6 Şubat depremine ilişkin açıklamalarda bulunan Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, şimdi odaklanmamız gerekenin “depremzedelerin kış koşullarında barınması” olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-kis-sartlarinda-barinma-en-onemli-konu-349604">Deprem Sonrası Kış Şartlarında Barınma En Önemli Konu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>6 Şubat depremine ilişkin açıklamalarda bulunan Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, şimdi odaklanmamız gerekenin “depremzedelerin kış koşullarında barınması” olduğunu söyledi. </strong></p>
<p><strong>Öngören, depremzedelerin konteyner ve çadır kentlerde barındırılması yerine, Antalya ve bölgedeki otellerde geçici barınmasının sağlanmasını ve sonrasında çevredeki boş yazlık evlere, kiralık ve satılık konutlara yerleştirilmesinin daha insani ve toplumsal sorumluluğa uygun bir çözüm olacağını belirtti.</strong></p>
<p>Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören; 6 Şubat Depreminde şu anki tespitlerle yaklaşık 6.000 binanın yıkıldığını, kalan binaların da risk tespiti yapılıncaya kadar vatandaşlarca kullanılamayacağını belirterek depremde konutunu kaybeden ve riskli bina sorunu yaşayan yaklaşık 100.000 ailenin kış şartlarında barınmasının acilen sağlanmasının önemine değindi.</p>
<p>1999 Marmara Depreminde konteyner ve çadır kentlerde uzun süre barınmak zorunda kalan depremzedelerin maddi ve manevi pek çok sorunla karşılaştığını, ciddi psikolojik sorunlar yaşadığını vurgulayan Öngören; konut sorunu yaşayan depremzedelerin özellikle kış sezonunda boş olan Antalya ve çevresindeki otellere geçici olarak yerleştirilmelerini ilk çözüm olarak önerdi. Çocukların eğitimlerinin de burada sürdürülmesinin yararlı olacağını iletti.</p>
<p>Prof. Dr. Öngören, sonrasında komşu illerde ve Antalya çevresinde bulunan yazlık evlerin boş olanlarının ve ilave olarak da boş, kiralık ve satılık dairelerin valilikler ve kaymakamlıklar yardımıyla tespit edilerek, depremzedelerin otellerden boş olan yazlık evlere ve boş dairelere transferlerinin yapılmasıyla onların depremden kaynaklanan sorunlarının en aza indirileceğini belirtti. Tabii ki bu mülklerin kiralarının Valiliklerce deprem amaçlı fonlardan ödeneceğini, ancak “askıda fatura” gibi sistemlerle yardımsever halkımızın da depremzede kiralarının ödenmesine katkıda bulunabileceğini ifade eden Öngören; bu yolla depremzedelerin sorunlu bir çevreden kurtarılarak yeni komşularının da yardımlarıyla normal yaşama dönmelerinin daha kolaylaşacağını vurguladı.</p>
<p>Aynı süreç içinde, TOKİ’nin konut fiyatlarının düşürülmesi için başlattığı yeni konut kampanyasında, TOKİ ve onunla birlikte çalışan inşaat şirketleri tarafından üretilecek konutların da ilk üç yıl ödemesiz 30 yıl vadeli olarak sadece depremzedelere ve yapıları riskli olanlara satılmasının sağlanması gerektiğini belirten Öngören, bu aşamada Avrupa’da uygulanan ve ikincil kağıtların yatırımcılara satılabildiği yeni bir mortgage sistemine geçmenin de şart olduğunu vurguladı. </p>
<p>Prof. Dr. Gürsel Öngören; depremde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara şifa ve acılı ailelerine sabır dileyerek, önümüzdeki günlerde kentsel dönüşüm ile depreme dayanıklı kentler konusunda yeni bir yol haritası açıklayacaklarını belirterek, birlik ve beraberlikle deprem ülkesinde yaşamanın sıkıntılarını aşacaklarını ve yardımsever halkımızca depremzede kardeşlerimizin yaralarının sarılacağına inandığını bildirdi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-sonrasi-kis-sartlarinda-barinma-en-onemli-konu-349604">Deprem Sonrası Kış Şartlarında Barınma En Önemli Konu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet sonrası travmaya mühahale ne zaman yapılmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afet-sonrasi-travmaya-muhahale-ne-zaman-yapilmali-349394</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2023 10:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[mühahale]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travmaya]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Telkin etmek yerine acılar paylaşılmalı…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-sonrasi-travmaya-muhahale-ne-zaman-yapilmali-349394">Afet sonrası travmaya mühahale ne zaman yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Telkin etmek yerine acılar paylaşılmalı…</strong></p>
<p><strong>Travma ve akut anlarında şok etkisi yaratacak bir durumla karşılaşılabildiğini belirten uzmanlar, doğal afet sebebiyle yaşanan travmaların kişide öfke oluşturabildiğini ifade ediyor. İlk aşamada kabullenemeyiş ve inkar etme sürecinin yaşandığını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar, afet süreci hala yaşanıyorken bireye psikolojik bir tedavi ya da müdahale girişiminde bulunmanın kişiyi rahatlatmayacağına, aksine negatif reaksiyona yol açabileceğine dikkat çekiyor. Gökpınar, psikolojik müdahalenin inkar ve öfke sürecinden sonra yapılmasını, öncelikle telkin etmek yerine acıların paylaşılmasını tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar, Türkiye’yi derinden sarsan deprem afeti sonrası ortaya çıkması muhtemel travmatik etkilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>İlk anda afetin fiziksel etkileri önemseniyor</strong></p>
<p>Travma anlarında ya da akut anlarda kişinin şok etkisi yaratacak bir durumla karşılaşabildiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar “Birey ilk önce içerisinde bulunduğu durumun yarattığı psikolojik etkilerden ziyade, kendisinde fiziksel olarak bir problemin olup olmadığına bakar. Fiziksel yaralanmalar ve çevresel olaylar kontrol altına alındıktan sonra travmadan kaynaklı psikolojik etkiler söz konusu olmaya başlayabilir” dedi. </p>
<p><strong>Travmalar öfke oluşturabiliyor</strong></p>
<p>Doğal afet sebebiyle yaşanan travmaların kişide bir öfke oluşturabileceğini belirten Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar, “Kişi bir kabullenemeyiş ve inkâr etme süreci yaşar. Daha sonra tanık olunan afetin psikolojik etkileri bireyin kişisel hayatına fiziksel olarak yansıyabilir. Örneğin uyku düzensizlikleri, iştah kaybı gibi belirtiler fiziksel olarak görülen ilk belirtiler olarak tanımlanabilir. Kişi yaptıklarından keyif almamaya başlama, geleceğe dair umutsuzluk, kaygı içerisinde olma, en ufak bir seste irkilme, yangından sonra herhangi bir ateş gördüğünde korkma, irkilme gibi birtakım travmatik belirtiler yaşayabilir” uyarısında bulundu. </p>
<p><strong>Telkin yerine acıyı paylaşmak gerekiyor</strong></p>
<p>Şok etkisi yaşanan ilk aşamada, henüz travma süreci tam sonlanmamışken psikolojik bir müdahale yapmanın doğru olmayacağını vurgulayan Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar, “Bizim ruhsal olarak açılan yarayı görmemiz lazım. Afet süreci hala yaşanıyorken bireye psikolojik bir tedavi ya da müdahale girişiminde bulunmak kişiyi rahatlatmayacaktır. Aksine böyle bir durumda bireyden negatif reaksiyon alınması muhtemeldir. Kişinin açılan psikolojik yaralarının gün yüzüne çıkması müdahale için en uygun zamandır. Bu süreçte yapılması gereken telkin etmeye çalışmak değil, bireyin acılarını paylaşmak ve acılarına ortak olmaktır.” dedi.</p>
<p><strong>Müdahale inkâr ve öfke sürecinden sonra yapılmalı</strong></p>
<p>Bir afet sırasında fiziksel olarak bir hasar yoksa ve şok yaşanıyorsa psikolojik olarak rahatlatmak amacıyla yapılan ilk müdahalenin psikolojik ilk yardım olarak tanımlandığını kaydeden Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar, “Bu süreçte kazazede önce kayıplar sebebiyle depresif bir süreç yaşar. Daha sonra anksiyete süreci meydana gelir. Travma sürecinden uzaklaşıldıkça yıllar içerisinde bireyde bir kabullenme süreci oluşur. Bu evreler arasında ise inkâr etme ve öfke duyma evresi atlatıldıktan sonraki süreç, psikolojik yardım alınması gereken en uygun süreç olacaktır. Çünkü bireyin inkâr ettiği bir şey ona yardımcı olamaz. Kabulleniş gereklidir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Afetzedelerin acısına ortak olunmalı</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Cemre Ece Gökpınar, “Yaşanan kayıplar ve yas tutma sürecinde olaya uzaktan şahit olanların üzerine düşen görev, afeti yaşayanların ve kayıpları olan insanların acılarına ortak olmaktır” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-sonrasi-travmaya-muhahale-ne-zaman-yapilmali-349394">Afet sonrası travmaya mühahale ne zaman yapılmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edremit&#8217;te Hasat Sonrası Zeytinler Budanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/edremitte-hasat-sonrasi-zeytinler-budaniyor-344483</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 15:37:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[budanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[edremit]]></category>
		<category><![CDATA[edremitte]]></category>
		<category><![CDATA[hasat]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344483</guid>

					<description><![CDATA[<p>Edremit Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı ekipler zeytin hasadı sonrası zeytin ağaçlarını budama çalışmalarına başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/edremitte-hasat-sonrasi-zeytinler-budaniyor-344483">Edremit&#8217;te Hasat Sonrası Zeytinler Budanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Edremit Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı ekipler zeytin hasadı sonrası zeytin ağaçlarını budama çalışmalarına başladı.</p>
<p>Edremit Belediyesi’ne ait zeytinliklerde budama çalışması başlatıldı. Zeytin hasadının sona ermesiyle birlikte zeytinliklerde verimliliğin ve kalitenin artması için bakım çalışması Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü ekiplerince yapılıyor. Bu kapsamda Güre Mahallesi’nde çalışan belediye ekipleri, ziraat mühendisleri eşliğinde ağaçları hastalıklı dallardan kurtararak uzun ömürlü olması için budamaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/edremitte-hasat-sonrasi-zeytinler-budaniyor-344483">Edremit&#8217;te Hasat Sonrası Zeytinler Budanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
