<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sonraki | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sonraki/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sonraki</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jun 2025 13:06:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>sonraki | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sonraki</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diablo Immortal&#8217;ın Bir Sonraki Yeni Sınıfı &#8211; Druid! &#8211; 3 Temmuz&#8217;da geliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diablo-immortalin-bir-sonraki-yeni-sinifi-druid-3-temmuzda-geliyor-548845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 13:06:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[diablo]]></category>
		<category><![CDATA[druid]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[immortalın]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[sonraki]]></category>
		<category><![CDATA[temmuzda]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanctuary, Druid'in 3 Temmuz'da Diablo Immortal'da savaşa katılarak doğanın öfkesini ve kadim büyüsünü savaş alanına getirmesiyle genişlemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diablo-immortalin-bir-sonraki-yeni-sinifi-druid-3-temmuzda-geliyor-548845">Diablo Immortal&#8217;ın Bir Sonraki Yeni Sınıfı &#8211; Druid! &#8211; 3 Temmuz&#8217;da geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanctuary, Druid&#8217;in <strong>3 Temmuz&#8217;da </strong><em><strong>Diablo Immortal</strong></em><strong>&#8216;da savaşa katılarak </strong>doğanın öfkesini ve kadim büyüsünü savaş alanına getirmesiyle genişlemeye devam ediyor. Oyunun dokuzuncu oynanabilir sınıfı olan Druid, canavarlara şekil değiştirmek, doğanın gazabına hükmetmek ve çok yönlü, hibrit savaşla düşmanları alt etmek için ilkel enerjiyi kanalize eder. Tüm oyuncular için ücretsiz olan Druid, vahşi doğada uyum ve yıkım arayanlar için yeni bir yol sunuyor.</p>
<p><strong>YENİ DRUID, YENİ HİS: </strong>Immortal&#8217;daki Druidler tamamen yeni bir türdür. Sanctuary&#8217;nin diğer bölgelerindeki Druidlerden çok daha fazla medeniyetten izole olduklarından, savaşlarının ana odak noktası olarak hıza güvenerek daha da ilkel hale geldiler. Diablo&#8217;nun şimdiye kadar sahip olduğu Druid sınıfının en hızlı, en çevik, en hızlı ve akıcı versiyonudur.</p>
<ol>
<li><strong>Dönüştür ve Fethet:</strong> Düşmanlarınızı vahşice yok etmek için ezilen geyik veya kuzgunların &#8216;nezaketsizliği&#8217; gibi güçlü hayvan formlarına geçin. </li>
<li><strong>Yeni Çağrılar</strong>: Oak Sage veya sadık Wolf Companions gibi yeni Çağrılar, vahşi doğayı durdurulamaz bir doğa gücü olarak yanınıza getiriyor. </li>
<li><strong>Elemental Chaos:</strong> Yıkıcı etki alanı hasarı için yerden dikenli monolitlerin fışkırdığı Surging Stone gibi yıkıcı ateş ve toprak büyülerine komuta edin. </li>
<li><strong>Primal Power Resource</strong> , oyuna heyecan verici bir dokunuş katıyor ve ham enerjiyi dönüşümlere ve dünyayı sarsan kaplamalara kanalize ederek yıkıcı fırsatlar yaratıyor.</li>
</ol>
<ul>
<li><strong>Üçüncü Yıl Devam Ediyor: </strong>Oyuncular Druid&#8217;in yeniden dirilişi için zemin hazırlayan genişleyen yeni bir bölge olan kaotik Sharval Wilds&#8217;a girerken Epoch of Madness hikayesi tırmanıyor. Takvimlerinizi işaretleyin &#8211; <strong>3 Temmuz</strong>&#8216;da <strong>Druid sınıfı</strong> tüm oyuncular için ücretsiz bir güncelleme olarak mevcut olacak.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diablo-immortalin-bir-sonraki-yeni-sinifi-druid-3-temmuzda-geliyor-548845">Diablo Immortal&#8217;ın Bir Sonraki Yeni Sınıfı &#8211; Druid! &#8211; 3 Temmuz&#8217;da geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Tarhan: &#8220;Estetik değerlilik ölçüsü olursa sonraki adım depresyondur&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tarhan-estetik-degerlilik-olcusu-olursa-sonraki-adim-depresyondur-545098</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 09:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[değerlilik]]></category>
		<category><![CDATA[depresyondur]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüsü]]></category>
		<category><![CDATA[olursa]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sonraki]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güzellik takıntısı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tarhan-estetik-degerlilik-olcusu-olursa-sonraki-adim-depresyondur-545098">Prof. Dr. Tarhan: &#8220;Estetik değerlilik ölçüsü olursa sonraki adım depresyondur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güzellik takıntısı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Sol beyin mantıksal, sağ beyin ise duygusal ve estetik yönü baskın yapıda…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güzellik kaygısının sadece psikolojik ya da toplumsal değil, aynı zamanda biyolojik bir boyutunun da olduğunu ifade ederek, “Biyolojik açıdan baktığımızda, kadın ve erkek beyinlerinin çalışma biçimi farklılık gösterir. Beynin sol yarım küresi daha çok mantık, muhakeme, analiz, konuşma ve hesaplama gibi işlevlerle ilgilidir; bu nedenle eril beyin olarak tanımlanır. Sağ yarım küre ise duygu, heyecan, müzik, sanat ve estetik gibi kavramlarla ilişkilidir; bu da dişil beyin olarak adlandırılır. Sol beyin mantıksal, sağ beyin ise duygusal ve estetik yönü baskın bir yapıya sahiptir. Bu ayrım biyolojik ve genetik temellidir. Beyindeki ön bölge, yani frontal lob ise sağ ve sol beyin arasında denge kurarak bireyin davranışlarını şekillendirir. Bu yapısal farklılıklar, kadın ve erkeklerin önceliklerinin ve davranış kalıplarının farklılaşmasına neden olur. Kadın beyninde estetik algı ve duygusal değerlendirme daha baskın olabilirken; erkek beyninde mantık ve analitik düşünce daha öne çıkabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Kadın beyni, fiziksel görünümünü ön plana çıkarmaya daha yatkın çalışıyor</strong></p>
<p>Güzellik algısının kökeninde biyolojik temelli bir farklılık yattığını, kadın ve erkek beyninin çalışma biçimlerinin birbirinden farklı olduğunu kaydeden Tarhan, “Bu farklılıklar, fiziksel görünüme verilen önemin cinsiyete göre değişmesini de beraberinde getirir. Kadın beyni, fiziksel görünümünü ön plana çıkarmaya daha yatkın çalışıyor. Kadının ve erkeğin psikolojik ihtiyaçları da farklılık gösteriyor. Erkek beyninin öncelikli psikolojik ihtiyacı, karşı cinste fiziksel çekicilik aramaktır. Kadın beyni ise duygusal yakınlık ve yalnızlığın giderilmesi gibi ihtiyaçlara odaklanır. Bu farklılık, insanın genetik yapısında programlanmış bir algoritmadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tüketim ekonomisinin çarklarını hızla döndürebilmek için kadın, çocuk ve gençler hedefte…</strong></p>
<p>Tüketim ekonomisinin çarklarını hızla döndürebilmek için kadın, çocuk ve gençlerin hedef alındığını, hazcılık ve faydacılık anlayışının ihtiyaçların önüne geçirildiğini anlatan Tarhan, “Kapitalist kültür, fiziksel görünüm üzerinden bir kutsal yaratmıştır. Kadınlar için dolgun dudaklar, ince bel; erkekler için dövmeler, kaslı vücutlar gibi belirli kalıplar, idealize edilmiştir. Kadın makyaj ve moda üzerinden hedeflenirken, erkek de statü göstergesi ürünlerle tüketimin parçası haline geliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bedeli en çok gençler ödüyor!</strong></p>
<p>Küresel ölçekte güzelliği yücelten bir propaganda yürütüldüğünü, “güzelsen değerlisin” anlayışının arttığını anlatan Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Oysa değerlilik sadece fiziksel görünümle sınırlı değildir. Fiziksel görünüm bir insanın değerinde belki onda biri kadar rol oynar. Geri kalan kısmı, insanın konuşması, duruşu, davranışları ve onu diğer canlılardan ayıran insani nitelikleridir. Ancak kapitalist sistem bu özellikleri göz ardı edip, sadece bir yönü büyütüp abartmakta ve bunu da daha fazla kazanmak için yapmaktadır. Bu anlayış, insanı araçsallaştıran ve değersizleştiren bir yaklaşımdır. Neticede güzellik, tüketim ekonomisinin en etkili argümanlarından biri haline gelmiştir. Bu durumun bedelini ise en çok gençler ödüyor. Özellikle ergenlik dönemindeki kızlar ve erkekler, bu sistemin kurbanı haline geliyor. Estetik değerlilik ölçüsü olursa sonraki adım depresyondur. Bu tarih boyunca insan doğasında olan bir eğilimdi ama günümüzde patolojik bir hâl aldı. Çirkin olma korkusu olarak bilinen dismorfofobi adlı bir hastalık var. Önceleri seyrek görülürken, son 10-20 yılda ciddi bir artış yaşandı. Artık kliniğe yatış gerektiren vakalarla karşılaşıyoruz. Mesela, dismorfofobi teşhisi konulan bazı hastalar aynanın karşısında 1,5 saat boyunca ağlayabiliyor. Kendilerini beğenmiyor, ölmek istiyorlar. Aileleri tarafından son anda kurtarılarak hastaneye getirilenler var. Bu hastalar, güzellik algısını gerçekliğin önüne koymuş, ciddi düşünce bozuklukları yaşayan bireyler.”</p>
<p><strong>Yeme bozukluklarında da vaka sayıları küresel olarak artıyor</strong></p>
<p>Yeme bozukluklarında da benzer bir durum yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Kişi 29 kiloya düşmüş olmasına rağmen hâlâ kendini şişman hisseder. Ayakta durmakta zorlanır, başını kaldıramaz, âdeti kesilir. Ama buna rağmen, aynada kendini hâlâ 150 kilo gibi algılar. Burada da beynin estetik algı ve beden imajını işleyen alanlarında ciddi bozulmalar vardır. Bu kişiler bunu hayal etmiyor; gerçekten böyle hissediyorlar. Çünkü bu bir hastalık. Elbette bu anlatılanlar uç vakalar. Ancak bu vakaların sayısı küresel olarak artıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Takdir edilme, onaylanma arzusuyla alışveriş yapılıyor</strong></p>
<p>Günümüzde adeta “Görünüyorum, öyleyse varım” anlayışının hâkim olduğunu, literatürlerde ve popüler tanımlamalarda bu döneme “Cilalı İmaj Dönemi” denildiğini de kaydeden Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Günümüzde imaj anlayışı, bireyin kendini markalaştırması, kendini sergilemesi bağlamında kutsal bir değere dönüştü. İnsan, sosyal ilişkilerde kabul görmek ister. İnsan takdir edilmek, beğenilmek, onaylanmak ister. Yapılan araştırmalar gösterdi ki insan alışveriş yaparken sadece kâr-zarar analiziyle hareket etmiyor. Takdir edilme, onaylanma arzusuyla alışveriş yapıyor. Bazen ihtiyaç duymadığı şeylere büyük paralar harcayabiliyor. Kapitalist sistem, insanın zaaflarını kullanarak, parası olan insanlardan daha fazla para almak; parası olmayan insanları ise borçlandırarak estetik ameliyatlara yönlendirmek gibi yollarla tüketimi artırdı. Türkiye&#8217;de üniversite öğrencileri arasında yapılan bir çalışmaya göre, öğrencilerin yüzde 10&#8217;u estetik ameliyat olmuş. En çok yapılan işlemler arasında dudak dolgusu, yüz dolgusu, meme büyütme operasyonları yer alıyor. Erkeklerde ise dövme yaptırma oranı yüzde 10’dan fazla. Bu durum fiziksel görünümün aşırı yüceltilmesinin insan ilişkilerine zarar verdiğini gösteriyor. Sonuçta yüzeysel ilişkiler yaygınlaşıyor. Oysa kalıcı ve sürdürülebilir olan ilişkiler, derinliği olan ilişkilerden doğar. Fiziksel görünüm, ceviz kabuğu gibidir; ambalajdır. Ama asıl önemli olan özdür, içeriktir. O da insanın karakteri, ruh güzelliğidir. Bu güzellikleri ihmal edip sadece fiziksel görünümü kutsallaştırmak, insanlık adına ciddi bir sorundur. Sahte bir gerçeklik inşa ediliyor. Daha çok ürün satabilmek ve tüketimi artırmak amacıyla oluşturulmuş bu hipergerçeklik, insan zaafları üzerinden çalışıyor. Buna ‘gönüllü emperyalizm’ deniyor. Hiç ihtiyacımız olmadığı halde dolaplarımızda fazlasıyla kıyafet var. Tüm bunlar fiziksel görünümün kutsallaştırılmasının sonucudur.”</p>
<p><strong>Özbeğeni ile özgüven karıştırılıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tüketim kültürünün, insanın temel eğilimlerini istismar ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Oysa bireyin kendini iyi hissetmesi için üç temel alanda kendisiyle barışık olması gerekir. Bunlar, fiziksel görünüm, ruhsal yapı ve sosyal durum. Bunun için de kişi önce kendisiyle sağlıklı bir iletişim kurmalı. Ancak algılarımız, çevre etkisiyle kolayca değiştirilebiliyor. Sosyal medya da bu algıları yönlendiriyor. Burada sık yapılan bir hata var. Özbeğeni ile özgüven karıştırılıyor. Özbeğeni, kişinin kendine hayran olması, kendini sürekli övmesi ve kusurlarını görmemesidir. Bu, narsisizmin bir özelliğidir. Özgüven ise, kişinin hem güçlü hem de zayıf yönlerinin farkında olması, ama olumlu yönlerine odaklanarak hayatına yön vermesidir. Kendi eksiklerini de kabul eder ve kendisini olduğu gibi sever. Bu özellik genetik değil, sosyal olarak öğrenilen bir beceridir. Aile, çevre ve yetiştirilme tarzı bu noktada çok önemlidir. Özgüven sahibi bir kişi, kilosuyla da fiziksel görünümüyle de barışıktır. Önemli olan bakımlı olmasıdır, abartıya kaçmamasıdır. Zaten abartı da yalanın bir türüdür. Gerçek değildir. Görüyoruz ki vitrinler dolu ama gönüller boş… Dış görünüş yüceltilmiş ama arka planda sahte gülüşler, sahte dostluklar, sahte ilişkiler var. Bu yüzden psikiyatrik vakalar, intihar oranları, suç ve şiddet olayları artıyor. Çünkü insanlar kendi psikolojik doğalarına uymayan bir yaşam tarzına sürükleniyor.”</p>
<p><strong>Fiziksel güzel görünmede kadınlar ve erkekler arasında fark var</strong></p>
<p>Fiziksel olarak güzel görünme dürtüsü açısından kadınlar ve erkekler arasında bazı farklar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu farklar kültürel olarak da şekilleniyor; bireyler, içinde bulundukları kültür tarafından bu anlamda kodlanıyor. Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde kadın-erkek ilişkilerinde yeni bir dönüşüm yaşanıyor. Kadınların daha maskülen, erkeklerin ise daha feminen özellikler göstermesi yönünde bir eğilim söz konusu. Bu durum, küresel çapta artan unisex yönelimlerle birlikte hem kıyafet tercihlerine hem de fiziksel görünüme yansıyor.” dedi.</p>
<p>Bazı feminist yaklaşımların, erkekleri bir tehdit ya da rakip olarak gördükleri için kadınları daha maskülen olmaya yönlendirebildiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Kadınlar, ezilmemek adına feminen rolleri reddedebiliyor. Bu da zamanla fiziksel görünümün önemsizleştirilmesi veya daha nötr hale getirilmesi şeklinde bir davranışa dönüşüyor. Özellikle Batı kültüründe, daha da özelde Kuzey Avrupa’da ciddi bir kültürel değişim yaşanıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Amerikan tipi kapitalizm Türkiye&#8217;de etkili</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Türkiye estetik ameliyat yaptırma oranlarında dünyada 7. sırada tespit edilmiş. Bu gerçekten dikkat çekici bir durum. Çünkü birçok alanda ilk 7&#8217;ye giremeyen bir ülkenin estetik konusunda bu kadar üst sıralarda olması, bizim kültürel değerlerimize, kültürel kodlarımıza göre çok aykırı bir şey. Bu noktada, Amerikan tipi kapitalizmin Türkiye&#8217;de etkili olduğunu söylemek mümkün.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Erkek gibi giyinen, erkek gibi davranan kadın figürü öne çıkarılıyor</strong></p>
<p>Kuzey Avrupa ülkelerinde “Evliliğe ne gerek var?” anlayışının oldukça yaygınlaştığına işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Kadının güçlü ve ayakta duran bir figür olarak öne çıkması ise tarihte ilk kez yaşanmıyor. Amazon kadınları örneğinde olduğu gibi, tarih boyunca kadınların kendi aralarında örgütlenerek güçlü bir alt kültür oluşturdukları dönemler olmuştur. Günümüzde de benzer bir kültürel dönüşüm yaşanıyor ve bu dönüşümde Amazon kadın tipi yüceltiliyor. Erkek gibi giyinen, erkek gibi davranan, gerektiğinde sert tepkiler verebilen kadın figürü öne çıkarılıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Güzel görünmek zorundasın propagandası yürütülüyor!</strong></p>
<p>Güzellik standartlarının günümüzde belirli bir yönlendirmeyle şekillendiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Tüketim markalarının hegemonyası sonucunda, güzel görünme dürtüsü sistematik şekilde teşvik ediliyor. Adeta ‘güzel görünmek zorundasın’ şeklinde bir propaganda yürütülüyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Fiziksel görünüme yapılan aşırı narsistik yatırımın</strong></p>
<p>Bireylerin fiziksel görünümlerine yaptıkları aşırı narsistik yatırımın, onları eleştirilere karşı daha savunmasız hale getirdiğini de kaydeden Prof. Dr. Tarhan, fiziksel görünümün elbette önemli olduğunu ancak hayatın merkezine yerleştirilmemesi gerektiğini, çünkü bedenin, zamanla değişebileceğini, bu nedenle bireylerin fiziksel görüntülerine değil, karakter gelişimi ve yaşamda iz bırakacak değerlerine yatırım yapmalarını önerdi.</p>
<p><strong>Estetik uygulamalar bulaşıcı hastalık hızında yayılıyor </strong></p>
<p>Estetik uygulamaların adeta bulaşıcı bir hastalık gibi hızla yayıldığını da dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Sosyal medyanın da bu konuda provoke edici, tetikleyici bir etkisi var. Fiziksel görünümün bu denli yüceltilmesi, özellikle genç kızları olumsuz etkiliyor. Bu sadece Türkiye&#8217;ye özgü değil; tüm dünyayı etkileyen küresel bir süreç. Genç olmalısın, güzel görünmelisin, en iyi giyinmelisin, en iyi hayatı yaşamalısın gibi bir dayatma var. Erkekler için de fiziksel görünüm önemli; ayrıca parasal güç ya da fiziksel güçle kendilerini kabul ettirme çabası içinde olabiliyorlar. Kaslı olmak, ‘baklava karın’ gibi hedefler kutsallaştırılıyor. Fiziksel görünümün değerlilik ölçüsü hâline gelmesi bu çağın hastalığıdır. Güzel olan değerlidir, güzel olmayan değersizdir anlayışı son derece yanıltıcıdır. Beğenilen doğru, beğenilmeyen yanlış gibi bir düşünce şekli oluştu. Bu da ruhsal hastalıklarda artışa neden oluyor. Her şeyin fazlası zararlıdır. Aşırı sevgi, aşırı fiziksel görünüm merakı, aşırı konuşmak… Hepsi birer zehirdir. Bu yüzden dengeyi kurmak çok önemlidir. Fiziksel görünüm konusunda da çocuklara dengeli mesajlar verilmelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tarhan-estetik-degerlilik-olcusu-olursa-sonraki-adim-depresyondur-545098">Prof. Dr. Tarhan: &#8220;Estetik değerlilik ölçüsü olursa sonraki adım depresyondur&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aksa Enerjimiz Yarınlara Projesi&#8217;nin Bir Sonraki Durağı Rize ve Trabzon</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aksa-enerjimiz-yarinlara-projesinin-bir-sonraki-duragi-rize-ve-trabzon-462142</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2024 21:01:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aksa]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[durağı]]></category>
		<category><![CDATA[enerjimiz]]></category>
		<category><![CDATA[projesinin]]></category>
		<category><![CDATA[rize]]></category>
		<category><![CDATA[sonraki]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[yarınlara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=462142</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aksa Grup Şirketleri’nin ilköğretim öğrencilerine enerji konusunda farkındalık yaratmak için başlattığı “Enerjimiz Yarınlara” Projesi, 6. yılında tüm enerjisiyle devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aksa-enerjimiz-yarinlara-projesinin-bir-sonraki-duragi-rize-ve-trabzon-462142">Aksa Enerjimiz Yarınlara Projesi&#8217;nin Bir Sonraki Durağı Rize ve Trabzon</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nisan ayında Antalya ile başlayan ve sonrasında Aksa Elektrik&#8217;in faaliyet gösterdiği Fırat EDAŞ bölgesindeki Malatya ve Elazığ ile devam eden proje, 22 Mayıs’ta Rize’de ve 23 Mayıs’ta Trabzon’daki öğrencilerle buluşacak.</strong> <strong>Bugüne kadar 2.000’den fazla çocuğa ulaşan projenin bu yılki etabında, yaklaşık 1.000 öğrenciye enerji konusunda kapsamlı eğitim verilecek.  </strong></p>
<p>Aksa Grup Şirketleri çalışanları tarafından gönüllülük prensibiyle yürütülen <strong>“Enerjimiz Yarınlara”</strong> toplumsal sorumluluk projesi, altıncı yılında ilköğretim öğrencilerini enerji hakkında bilgilendirmeye devam ediyor. Nisan ayında Antalya ile başlayan ve sonrasında Aksa Elektrik&#8217;in faaliyet gösterdiği Fırat EDAŞ bölgesindeki <strong>Malatya </strong>ve <strong>Elazığ </strong>ile devam eden<strong> </strong>proje, 22 Mayıs’ta <strong>Rize</strong>’de ve 23 Mayıs’ta <strong>Trabzon</strong>’daki öğrencilerle buluşacak. Aksa Grup Şirketleri çalışanları tarafından 6 yıldır sürdürülen ve bugüne kadar 2.000’den fazla çocuğa ulaşan projenin bu yılki etabında yaklaşık 1.000 öğrenciye enerji konusunda kapsamlı eğitim verilecek. </p>
<p><strong>Öğrenciler enerji üretiminden çevre bilincine kadar geniş kapsamlı eğitimler alıyor</strong></p>
<p>Proje kapsamında şirket çalışanlarından oluşan gönüllü ekipler tarafından 6. ve 7. Sınıf öğrencilerine enerji eğitimi verilirken, bu eğitimlerde enerji kaynakları, tasarruf yöntemleri, enerji verimliliği ve enerji okuryazarlığı gibi enerjiye dair merak edilen her konu, eğlenceli anlatımlarla öğrencilere aktarılıyor. </p>
<p>Projede aynı zamanda kullanılan enerjinin üretimi, kullanımı ve bunun değerini kapsamlı bir şekilde aktarma fırsatı bulunurken, konular doğal gazın kullanım alanlarından jeneratörün çalışma prensibine, elektrik tarihinden bilinçli elektrik kullanımına, enerji üretiminden çevre bilinci ve sürdürülebilirliğe kadar geniş bir yelpazede işleniyor. Tüm bunların yanı sıra ilköğretim öğrencileri, Aksa markasına özel olarak hazırlanan hem eğitici hem de eğlendirici matematik oyunlarıyla keyifli bir gün geçiriyor. Etkinlik sonunda öğrencilere; projeye özel olarak hazırlanan Enerji Ansiklopedisi, çeşitli kırtasiye gereçleri ve sırt çantası hediye ediliyor. <strong>“Enerjimiz Yarınlara”</strong> Projesi Türkiye’nin dört bir yanındaki ilçe ve köylerdeki ilköğretim okullarında enerji eğitimleri verilmeye devam edecek.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aksa-enerjimiz-yarinlara-projesinin-bir-sonraki-duragi-rize-ve-trabzon-462142">Aksa Enerjimiz Yarınlara Projesi&#8217;nin Bir Sonraki Durağı Rize ve Trabzon</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, göreve geldikten sonraki ilk nikahını kıydı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/didim-belediye-baskani-hatice-gencay-goreve-geldikten-sonraki-ilk-nikahini-kiydi-450646</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Apr 2024 10:38:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[didim]]></category>
		<category><![CDATA[geldikten]]></category>
		<category><![CDATA[gençay]]></category>
		<category><![CDATA[göreve]]></category>
		<category><![CDATA[hatice]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kıydı]]></category>
		<category><![CDATA[nikahını]]></category>
		<category><![CDATA[sonraki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450646</guid>

					<description><![CDATA[<p>Didim’de yaşayan Onur Çetin ve Sibel Çağlayan’ın düğün törenine katılarak mutluluklarına ortak olan Başkan Gençay, genç çiftin nikahlarını kıyarak Belediye Başkanı unvanı ile ilk nikahını kıymış oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didim-belediye-baskani-hatice-gencay-goreve-geldikten-sonraki-ilk-nikahini-kiydi-450646">Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, göreve geldikten sonraki ilk nikahını kıydı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Didim’de yaşayan Onur Çetin ve Sibel Çağlayan’ın düğün törenine katılarak mutluluklarına ortak olan Başkan Gençay, genç çiftin nikahlarını kıyarak Belediye Başkanı unvanı ile ilk nikahını kıymış oldu.</p>
<p>Genç çifte bir ömür boyu mutluluklar dileyen Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay,<br />“Belediye Başkanı unvanıyla kıydığım ilk nikahta Didimli hemşehrilerimiz Onur Çetin ile Sibel Çağlayan’ın heyecanına ve mutluluklarına ortak oldum. Yüzünüzdeki gülücüklerin hiç eksilmemesini diliyor, çıktığınız bu güzel yolda sizlere ömür boyu saadet diliyorum” ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/didim-belediye-baskani-hatice-gencay-goreve-geldikten-sonraki-ilk-nikahini-kiydi-450646">Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, göreve geldikten sonraki ilk nikahını kıydı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biotrend Ezine Biyokütle Enerji Santrali Bir Sonraki Fazda!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/biotrend-ezine-biyokutle-enerji-santrali-bir-sonraki-fazda-364695</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 09:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[biotrend]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[biyokütle]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[ezine]]></category>
		<category><![CDATA[fazda]]></category>
		<category><![CDATA[santrali]]></category>
		<category><![CDATA[sonraki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364695</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biotrend Ezine Biyokütle Enerji Santrali’nin ikinci fazın kabulüyle toplam ulaşılan işletme gücü 19,213 MWm / 18,782 MWe’e ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biotrend-ezine-biyokutle-enerji-santrali-bir-sonraki-fazda-364695">Biotrend Ezine Biyokütle Enerji Santrali Bir Sonraki Fazda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Biotrend Ezine Biyokütle Enerji Santrali’nin ikinci fazın kabulüyle toplam ulaşılan işletme gücü 19,213 MWm / 18,782 MWe’e ulaştı.</strong></em></p>
<p>Biotrend Enerji, bugün ülke genelinde 11’i entegre atık yönetimi, 1’i katı yakıt hazırlama, 6’sı BES ve 1’i sera olmak üzere 19 tesiste faaliyet gösteriyor. 31 Mart günü Ezine Biyokütle Enerji (Endüstriyel odun dışındaki orman ürünleri-doğrudan yakma) Santrali’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı EİGM tarafından 18,183 MWm / 17,782 MWe kapasiteli 2. fazının kabulü yapılarak toplam ulaşılan işletme gücü 19,213 MWm / 18,782 MWe ulaştı. </p>
<p><strong>Biotrend Enerji CEO’su Özgür Umut Eroğlu: “Ezine Biyokütle Enerji Santrali 2. fazın kabulü, işletme gücümüzü artırdı.”</strong></p>
<p><b>Türkiye’nin iklimi ve coğrafi konumu açısından alternatif enerji alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Biotrend Enerji CEO’su Özgür Umut Eroğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Biotrend Ezine Biyokütle Enerji Santrali’nde, hammadde olarak kullanılan ve yakılarak enerji elde edilen tamamı orman atıklarından oluşan atık miktarı yılda 270bin ton. Ezine Tesisi’nin 2. fazın kabulü, işletme gücümüzü 117 MWe&#8217;ye ulaştırdı. Türkiye genelindeki yatırımlarımıza ve yurtdışı hedeflerimiz için de proje geliştirme ekiplerimizle çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.“şeklinde konuştu.</b></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biotrend-ezine-biyokutle-enerji-santrali-bir-sonraki-fazda-364695">Biotrend Ezine Biyokütle Enerji Santrali Bir Sonraki Fazda!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
