<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>soluklu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/soluklu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/soluklu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 May 2024 10:54:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>soluklu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/soluklu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin en uzun soluklu gençlik festivali Genç Günler&#8217;in 38.&#8217;sinde, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi&#8217;nde söyleşi konuğu Müjdat Gezen&#8217;di</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-en-uzun-soluklu-genclik-festivali-genc-gunlerin-38sinde-harbiye-muhsin-ertugrul-sahnesinde-soylesi-konugu-mujdat-gezendi-458489</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 May 2024 10:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[festivali]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[gezendi]]></category>
		<category><![CDATA[günlerin]]></category>
		<category><![CDATA[harbiye]]></category>
		<category><![CDATA[konuğu]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin]]></category>
		<category><![CDATA[müjdat]]></category>
		<category><![CDATA[sahnesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sinde]]></category>
		<category><![CDATA[soluklu]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458489</guid>

					<description><![CDATA[<p>Moderatörlüğünü Can Başak’ın yaptığı söyleşide, bir seyircinin “Siz halkın sanatçısısınız” diye başlayan cümlesine, Gezen, “Ben halkın sanatçısı değil, halkım. Karagümrük’te, Fatih’de doğdum, büyüdüm. Oradan geliyorum” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-en-uzun-soluklu-genclik-festivali-genc-gunlerin-38sinde-harbiye-muhsin-ertugrul-sahnesinde-soylesi-konugu-mujdat-gezendi-458489">Türkiye&#8217;nin en uzun soluklu gençlik festivali Genç Günler&#8217;in 38.&#8217;sinde, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi&#8217;nde söyleşi konuğu Müjdat Gezen&#8217;di</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>11 Mayıs’ı Dünya Yardım Günü İlan Etti</p>
<p>Konuşmasına 11 Mayıs’ı Dünya Yardım Günü ilan ettiğini söyleyerek başlayan Gezen, rastgele bir koltuk numarasını söyleyerek seyircilerden bir genci üye yaptı. “Herhangi bir maddi külfeti yok, o gün istersen çiçek sula, bir sokak köpeğini besle…” diyerek bugün herkesi birine yardım etmeye çağıran Gezen, bugünün nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: “11 Mayıs Dünya Yardım Günü.. Bir gün oturuyorum evde, benim sabaha karşı uykum kaçar, ne yapabilirim diye, ne yapayım ne yapayım dedim, ben bilmiyorum bilgisayar kullanmayı, eşim Leyla’ya, internetten bir bak boş gün var mı dedim, 365 gün dolu, 29 şubat da dolu. 11 Mayıs, bir tane buldum. 11 Mayıs Dünya Yardım gününü ben kendi kendime ilan ettim. Aç birine sandviç ısmarlayın, bir köre kitap okuyun, sokak kedisi besleyin… Siz de istediğiniz bir iyiliği listeye ekleyin. İnsanlar artık unutmaya başladılar, her şey fenalık üzerine. Dünyayı iki defa dolaştım, çok güzel bir ülkede yaşıyoruz, öğrencilerime sakın bir yere gitmeyin diyorum. Herkes gitmek istiyor. Senede bir gün insanlar diyebilir ki, ben de bir gün insanlara yardım edeyim diyebilirler.”</p>
<p>“Muhsin Ertuğrul’dan Çok Korkardık”<br />Moderatör Can Başak’ın “Sizin döneminizde aynı semtten birçok önemli sanatçı çıkıyor. Bugün neden bu semtlerde böyle sanatçılar çıkmıyor” sorusuna cevaben, “Savaş Dinçel, Zeki Alasya, Metin Akpınar… Bizim hocalarımız iyiydi. Max Meinecke, Ahmet Kutsi Tecer, Sabahattin Kudret Aksal gibi hocalarımız vardı” dedi. Gezen, İstanbul Şehir Tiyatrosu’na girişini ve anılarını da anlattı: “1960 yılında bu tiyatroya girdiğimde Muhsin Hoca genel sanat yönetmeniydi. Çok korkardık. Biz Muhsin Hoca’ya saygı ve sevgi duyardık ama çok korkardık. Kendi gelemediği zamanlarda fötr şapkasını asardı biz geldi zannederdik. Savaş Dinçel ve ben disiplinsizlik yüzünden bu tiyatrodan iki defa kovulduk. Savaş ile Rumeli Hisarı gösterilerinde yaramazlık yaptığımız için çocukça şeyler…</p>
<p>Tepebaşı’nda Dram Tiyatrosu’nda bir odası vardı. Orada oyun koyardı. Sabah altıda kahvaltısını ediyor, duşunu alıyor, oradan saat yedide Haydarpaşa’ya vapurla Karaköy’e, Tünel’den Beyoğlu’nda iniyor, saat tam onda kepenkleri indirir provaya başlardı. Oyuncu bir kızımız geliyor kapı kapalı, içeri giremiyor. Üçüncü gün kapının önünde bekliyor, Muhsin Hoca gelince hocam diyor, ben seçildim ancak provalara giremiyorum, geç kaldığımdan dolayı. Muhsin Hoca ona şunları söylüyor: “Ada vapuru sen geç kaldın diye bekler mi? Hayır. Benim bir vapur kadar da mı kıymetim yok, diyor. Ben bundan çok şey öğrendim. Üçüncü zil sendromu diye bir şey vardır, o zil çaldığında antre için hazır olacaksınız. Asla mazeret kabul edilmez. Bir oyuncu, bütün yirmi dört saat içerisinde iki saat o ceketi çıkarıp oyuncu ceketini giyemiyorsa, ben ona oyuncu demem. Benim babam öldü, babamı çok severdim, gazeteler yazmışlar Necdet Gezen öldü, Müjdat Gezen babasını kaybetti diye. Ben Maksim Gazinosunda stand up yapıyorum, bazı kadınlar ağlıyor. Babamın cenazesinden üçe yirmi kala, üzerine toprak atarken, küreği ağabeyime verip ayrılmış ve programa gelmişim. Tam adapte olamadım galiba, program düşük enerjiyle gidiyor. Fark ediyorum. Arada tuvalete gittim çektim sifonu, ağladım, rahatladım. Ali vardı bugün çok keyifsizsiniz dedi, Ali babam öldü dedim. Bir komedyenin babası ölemez. Biz bu mesleği seçerken başkasının silah zoruyla seçmedik.</p>
<p>Ünlü bir aktör babam ölürse sahneye çıkmam, dedi. Böyle bir lüksümüz yok, bu mesleği seçerken dikkatli seçin. Benim gibi 81 yaşına geldiğinizde, hala şu kutsal tahtanın üzerinde olmayı istiyorsanız.”</p>
<p>“Bir Gün Param Olursa Ücretsiz Bir Okul Açacağım”<br />Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin kuruluşunu şöyle anlattı: “Ben Ayşegül (İşsever) Hocanız’ın okuduğu okulda hocalık yapıyordum. O zamanlar öğrenciler harç yatırarak okula kayıt yaptırıyordu. Bir öğrencim harç paramı yatıramadığım için okula kayıt yaptıramıyorum dedi, baktım cebimde 35 lira var, harç parasını verdim, girdi sınava kaydoldu, mezun oldu. 25 lira için bir insanın hayatı değişebilir mi, diye düşündüm. Bir gün param olursa ücretsiz bir okul açacağım dedim, açtık 34 yıldır devam ediyoruz.</p>
<p>Oyuncumuz Sevil Akı, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin ilk öğrencilerinden olarak, hocası Müjdat Gezen’i ve okul yıllarını anlattı: “Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin ilk öğrencileri olmak çok ayrıcalıklıydı. Olmayan hoca yoktu. İki tane devlet konservatuvarı vardı, Türkiye’de bir tane kurs yoktu. Çok fazla öğrencisi var Müjdat Hoca’nın. Biz yirmi yaşındayken ilk öyküleri okutan hocamızdı. Sait Faik Abasıyanık’ın hikâyelerini okuturdu o yıllarda. Sait Faik’in “Hişt, hişt” hikâyesi vardır. Biz de onu okumuştuk.</p>
<p>O hikâyenin Türkiye’de, Dünya’da, hayatımızda ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Bir hişt sesi gelsin de nereden gelirse gelsin… Tiyatro sanatıyla ses vermeye çalışan oyunculuk sanatıyla ses vermeye çalışan arkadaşlarımıza, bu mesleğe bulaşan bütün arkadaşlarımıza bu hişt sesini anlatıyorum. Müjdat hoca bize oyuncu olamasanız da iyi bir seyirci olursunuz derdi. Çok ağırımıza gidiyordu. Bugün mesleğe değer katıyorsak, o yıllarda bize okuttuğu hikâyelerdendir”</p>
<p>Müjdat Gezen de, Sevil Akı’nın rol aldığı Nazım Hikmet’in oyunu Mehmene Banu’daki rolünü çok beğendiğini, bu oyunu seyrettikten sonra çok ağladığını söyledi.</p>
<p>“Hoca-Öğrenci Değil, Usta-Çırak”<br />Bir soru üzerine, “Öğrencilerle hiç hoca öğrenci muhabbetine girmedim.” diyen Müjdat Gezen, “Ben hiç zorlanmadım. Hiç hoca öğrenci muhabbetine girmedim. Usta çırak. Her ne kadar bilimsel yanı varsa da, benim söyleyeceklerim biraz aykırı kaçabilir, kitaplardan ve başkalarının anlattıklarından çok fazla yararlanamadım. Epik tiyatro bize hep anlatıldı, ne kadar kitap varsa okudum, Berliner Ensemble”a gittim, anlatılanla yapılanın farkını gördüm. Broadway’de müzikaller izledim, Japonya’da geleneksel oyunlar izledim. Rusya’ya gittim, Çehov’a hastayım. Anlatılanlarla gördüklerim farklı. Okuyorum kitapları kesmiyor beni, anlatıyorlar, bireysel ve yanlış anlatımlar olabilir. En iyisi git gör, dedim. Edindiklerim, benim seçtiğim yolun doğru olduğunu, usta-çırak ilişkisinin doğru olduğunu düşündüm” Adile (Naşit) şurada doğdu, o kulisin içinde. Babası meşhur Komik-i Şehir Naşit Efendi. Naşit Bey’i oradan seyretmiş. Annesi kanto sanatçısı. Adile durup dururken olmuyor.</p>
<p>“Halkın Sanatçısı Değil, Halkım”</p>
<p>Bir seyircinin sorusu üzerine, “Halkın sanatçısı değil halkım ben, halk” diyen Gezen, sözlerine şöyle devam etti: “Babam halk adamı, annem halk insanı. AKM’de Yarasa operetinde bana bir teklif yaptılar. Dünya’nın her ülkesinde bu operet oynanırken, komik rolü o ülkenin komik bir oyuncusu oynuyor. Bana verdiler. Eski AKM’de. Dört saat sürdü oyun, bitmek bilmiyor. Bestecilerin, metin yazarlarının zamanı çokken yazılmış metinler. Karagümrük’ten, Fatih’ten çocukluk arkadaşlarım istedi, geldiler. Yarasa da yaramasa da görmek zorundayız dediler. Bilet ayarladım, geldiler. Son perdeden az önce çıkıyorum, dört saat, oğlum sen bize bu acıyı niye çektirdin, Karagümrük’ten buraya bunun için mi geldik, dediler.”</p>
<p>“Ben İnsan Biriktirdim”<br />Başka bir seyircinin, oyuncu olmak istiyorum, bana ne nasihat verirsiniz, sorusu üzerine, Müjdat Gezen şunları söyledi: “Hayatımda en sevmediğim şey tavsiye ve nasihat vermektedir. Yaşayarak öğrenin. Büyük bir hata yapmışsanız, hata tekrarlandığı zaman ismi hata oluyor. Öğreniyorsan sorun yok, değilse sorun var demektir. İyi bir oyuncu olmak istiyorsan, yetenek, eğitim, çok çalışmak gerekir” Bir başka seyircinin, hayatınızı iki cümle ile özetler misiniz? sorusu üzerine, “İnsan biriktirdim. Herkes para biriktirdi ben insan biriktirdim” diye cevap verdi.</p>
<p>Söyleşinin sonunda Genel Sanat Yönetmenimiz Ayşegül İşsever, “Ben de fırsat buldukça oyunculuk eğitimleri veriyorum. Müjdat Hocam’dan öğrendiğim bir şey, öğrencilerimle arama mesafe koymamaktı. Bunun için size çok teşekkür ediyorum, önünüzde saygıyla eğiliyorum” dedi. Müjdat Gezen de, “İşte, bizim öğrencimiz, böylesine köklü bir sanat kurumunun başında, genel sanat yönetmeni olarak varsa, bu alçak gönüllüğü sayesindedir. Öğrencimin burada genel sanat yönetmeni olmasından son derece mutluyum. Ben mutlu bir insanım” dedi.<br />Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-en-uzun-soluklu-genclik-festivali-genc-gunlerin-38sinde-harbiye-muhsin-ertugrul-sahnesinde-soylesi-konugu-mujdat-gezendi-458489">Türkiye&#8217;nin en uzun soluklu gençlik festivali Genç Günler&#8217;in 38.&#8217;sinde, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi&#8217;nde söyleşi konuğu Müjdat Gezen&#8217;di</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-arkeoloji-bolumunun-yurutmus-oldugu-en-uzun-soluklu-kazi-445268</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2024 21:06:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bölümünün]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[olduğu]]></category>
		<category><![CDATA[soluklu]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yürütmüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445268</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Zunal, Ege Üniversitesi tarafından kazı çalışmaları gerçekleştirilen Menderes İlçesi sınırlarında yer alan Klaros kazı alanı hakkında bilgiler verdi. Doç. Dr. Zunal, “Klaros, Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazılardan birisidir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-arkeoloji-bolumunun-yurutmus-oldugu-en-uzun-soluklu-kazi-445268">Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Zunal, Ege Üniversitesi tarafından kazı çalışmaları gerçekleştirilen Menderes İlçesi sınırlarında yer alan Klaros kazı alanı hakkında bilgiler verdi. Doç. Dr. Zunal, “Klaros, Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazılardan birisidir” dedi.</p>
<p>Klaros kazı alanının bulunduğu konumdan bahseden Doç. Dr. Zunal, “Menderes İlçesi sınırlarında yer alan Klaros, İonia’nın en önemli kutsal alanlarından biri aynı zamanda şu ana kadar yapılan kazı çalışmalarının gösterdiği üzere en eski kehanet merkezidir. Klaros, Menderes’in güneyinde, ovayı güneydeki Kuşadası Körfezi&#8217;ne bağlayan Ahmetbeyli Vadisi&#8217;nin taban düzlüğünde yer alır. Kla­ros’un yer aldığı Ahmetbeyli Vadisi, Smyrna ve Ephesos kentleri arasında ulaşımı sağlayan önemli bir kavşak noktasıdır. Bir kent dışı kutsal alan olan Klaros’un bağlı olduğu ana kentleri, kuzeydeki Kolophon’a uzaklığı 13 kilometre, güneydeki Notion’a uzaklığı ise 1.6 kilometredir” dedi.</p>
<p><b>“Geçmişten günümüze kazı çalışmaları”</b></p>
<p>Kazı alanında yapılan ilk araştırmalardan bahseden Doç. Dr. Onur Zunal, “Antik metinler ve arkeolojik verilere göre İsa’dan önce 13’üncü yüzyılda kurulduğu anlaşılan Klaros’ta ilk sistemli araştırmalar 1886 yılında Carl Schuchhardt tarafından gerçekleştirilmiş, ardından ilk kazı, Theodor Macridy’nin 1907 yılında kutsal alanda alüvyon dolgunun altında kalan tek sütunun aşınmış yüzeyini görüp burada küçük bir sondaj yapmasıyla başlamıştır. 1950-1961 yılları arasında Loius Robert ve Jeanne Robert, 1988-1997 yılları arasında da Juliette de La Genière tarafından kazı çalışmaları yürütülmüştür. 2001 yılından bu yana Klaros’ta sürdürülen kazı, araştırma ve onarım çalışmaları Ege Üniversitesi öğretim üye ve elemanları tarafından devam ettiriliyor. 2001-2019 yılları arasında Nuran Şahin başkanlığında gerçekleştirilen kazılar, 2020 yılından bu yana bilimsel danışmanlığımda sürdürülüyor. Klaros, bu anlamda Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazılardan birisidir” diye konuştu.   </p>
<p><b>Helenistik dönemin kült heykelleri yer alıyor</b></p>
<p>Klaros denilince doğal olarak akıllara ilk gelen anıtsal boyutlara sahip olan Hellenistik dönem Apollon Klarios tapınağı ve tapınağa ait kült heykeller olduğunu belirten Doç. Dr. Zunal, “Bu heykeller 6&#215;11 sütunlu, 26m x 45m boyutlarında, peripteros planlı tapınak İonia’da Helenistik dönemde inşa edilmiş olan tek Dor tapınağıdır. İsa’dan önce  3’üncü yüzyıl başında inşa edilmeye başlanmış, İsa’dan önce 2’nci yüzyılın sonlarında, tapınağın krepisi, pronaosu, naosu ve anıtsal kült heykelleri tamamlanmıştır. Tapınak plan açısından ünik birtakım özelliklere sahiptir. Tapınağa giriş yapıldıktan sonra kuzeyde ve güneyde iki farklı merdiven yer alır. Kuzeydeki merdiven tapınağa girenler, güneydeki merdiven de tapınaktan çıkanlar tarafından kullanılmaktadır. Her iki merdivenin yerin altında yer alan tünel şeklindeki koridorla bağlantısı olup bu koridor kemerlerle desteklenmiş iki adytona açılmaktadır. Ön adyton rahip, yazman ve kehanet başvurusunda bulunanların bekleme yeri olarak kullanılmıştır. Kutsal su kuyusunun bulunduğu arka adyton ise kehanet işinin gerçekleştiği yer olup burayı sadece tanrı Apollon’un kâhini kullanmaktaydı. Tapınağın içerisinde yer alan Apollon, Artemis ve Leto kült heykelleri bir antik dönem kutsal alanında ve tapınağında bulunmuş en iyi durumda korunagelmiş ünik örnekler olarak dikkat çeker. Mermerden yapılmış heykellerin orijinal yükseklikleri 7 metre, ağırlıkları ise 25 ton civarındaydı” dedi.</p>
<p><b>“Kehanet merkezi: Klaros”</b></p>
<p>Klaros’un bir kehanet merkezi olması konusuna da değinen Doç. Dr. Zunal, “Kelime anlamı gelecekle ilgili ön görülerde bulunmak olan kehanet, Yunan pantheonunda birbirinden farklı görevleri olan tanrı, tanrıçalar arasında Apollon’un sorumlu olduğu işlerden biriydi. Kehanet, gelecekle ilgili bilgiler vermenin ötesinde Yunan toplumu için dinsel bir olgu ve zorunluluk anlamına da gelmekteydi. Özellikle tüm toplumu ilgilendiren önemli kararlar verileceği zaman mutlaka Apollon’a danışmak gerekirdi. Ayrıca kişisel meselelerini çözmek için de insanların Klaros’a geldikleri bilinmektedir. Bu anlamda Apollon’un kehanet verme özelliği, Klaros’un çok sayıda ziyaretçi almasındaki ana nedendir. Bu özelliğiyle de ön plana çıkan Klaros, İsa’dan önce 2’nci yüzyılda büyük bir üne kavuşmuş ve Roma İmparatorluğunun uzak sınırlarından pek çok kentten ziyaretçi almıştır” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Zunal, “Klaros’ta bulunan delegasyon yazıtlarına göre günümüz isimleriyle İtalya, İspanya, İngiltere, Hırvatistan, Bulgaristan ve Moritanya gibi farklı ülkelerin pek çok kentlerinden heyetler Klaros’a gelmiştir. Bu anlamda öne çıkan, Klaros’ta verilmiş en meşhur kehanet Smyrna’nın kuruluşudur. Öyküye göre, Aleksandros, Smyrna’yı aldıktan sonra Pagos Tepesi’nde uykuya dalar.  Rüyasında, Nemesis ilaheleri kendisine uyuduğu yerde bir kent kurmasını söylerler. Aleksandros, rüyasının yorumlatmak için generallerinden Lysimakhos’u, Klaros’a gönderir. Tanrıdan ‘Kutsal Meles çayının dışındaki Pagos’ta oturacak olan halk, üç hatta dört kat daha mutlu olacak’ yanıtını alır ve Pagos’ta Yeni Smyrna’yı kurar” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-arkeoloji-bolumunun-yurutmus-oldugu-en-uzun-soluklu-kazi-445268">Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de başkanlar Osmaniye için toplandı Soyer: &#8220;Osmaniye ile kuracağımız ilişki uzun soluklu ve kalıcı olacak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-baskanlar-osmaniye-icin-toplandi-soyer-osmaniye-ile-kuracagimiz-iliski-uzun-soluklu-ve-kalici-olacak-353974</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Mar 2023 10:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[izmirde]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kuracağımız]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[soluklu]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[toplandı]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353974</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 11 büyükşehir belediyesi içinde genel afet koordinasyonunu İzmir'in üstlendiği Osmaniye’deki çalışmalar için İzmir'deki ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-baskanlar-osmaniye-icin-toplandi-soyer-osmaniye-ile-kuracagimiz-iliski-uzun-soluklu-ve-kalici-olacak-353974">İzmir&#8217;de başkanlar Osmaniye için toplandı Soyer: &#8220;Osmaniye ile kuracağımız ilişki uzun soluklu ve kalıcı olacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 11 büyükşehir belediyesi içinde genel afet koordinasyonunu İzmir&#8217;in üstlendiği Osmaniye’deki çalışmalar için İzmir&#8217;deki ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi. Depremin vurduğu kenti yeniden ayağa kaldırmak için çalışmaların sürdüğünü anlatan Başkan Soyer, “İki temel başlık tespit ettik. Kentsel dönüşüm ve tarımsal hizmetler. Sizlerle birlikte Osmaniye ile kuracağımız ilişki uzun soluklu ve kalıcı olacak” dedi.</p>
<p>11 büyükşehir belediyesi içinde genel afet koordinasyonunu İzmir&#8217;in üstlendiği Osmaniye’deki çalışmalar için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ev sahipliğinde İzmir’deki ilçe belediye başkanları bir araya geldi. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi&#8217;nde (AASSM) toplanan belediye başkanları, afet bölgesindeki ihtiyaçların yanı sıra uzun soluklu çalışmalar için yapılması gerekenleri değerlendirdi.</p>
<p><strong>İki temel başlık belirlendi</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, depremin ardından bölgedeki en büyük sorunun koordinasyonsuzluk olduğunu bir kez daha yineleyerek “Depremin ilk günleri elektrik, su, asker, polis yoktu. Hiçbir şey yoktu. İkinci gidişimizde bu kez yollara atılan kolileri, giysileri gördük. Büyük bir koordinasyonsuzluk vardı. Bölge çok geniş, yıkım çok büyük” dedi.<br />Osmaniye ile uzun soluklu bir yolculuğu başlattıklarını belirten Başkan Tunç Soyer, “Bu deprem çok uzun soluklu etkiler yaratacak. Etkileri yıllara yayılacak. Bugün yaralar çok taze, bunların pansumanı, tedavisi gerekli. Biz oradayız ve orada olmaya devam edeceğiz. Çalışmalarımızda biraz daha geleceğin inşasına yönelik ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Orada da iki temel başlık tespit ettik. Birincisi kentsel dönüşüm, ikincisi tarımsal hizmetler. Bu iki alanda İzmir Büyükşehir Belediyesi ve görevli ilçe belediye başkanlıkları olarak böyle bir hazırlık yapabiliriz diye düşündük” dedi.</p>
<p><strong>Kalıcı sivil bağ oluşturulacak</strong><br />Osmaniye ile kurular ilişkinin uzun soluklu, kalıcı bir ilişki olacağını belirten Başkan Soyer, Osmaniye&#8217;de İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) benzeri bir derneğin kurulması için de çalışmaların yürütüldüğünü ifade ederek “Bu dernek son derece fonksiyonel olacak. O dernek kurulduktan sonra bölge ile kalıcı sivil bir bağ kurmuş olacağız. O nedenle son derece önemli bir adım” diye konuştu.<br />Hatay, Gaziantep ve Adıyaman&#8217;da da Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin koordinasyon merkezlerinin bulunduğunu anımsatan Başkan Soyer, “Osmaniye dışındaki bu kentlerde de var olmayı sürdürüyoruz. Buralarda yürüttüğümüz çalışmaları, oradaki belediye başkanlarının koordinasyonuyla sağlıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin çalışmalarını anlattılar</strong><br />İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya da yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri paylaştı: “Ekiplerimiz, Osmaniye&#8217;de 12 binada arama kurtarma çalışması yaptı. Osmaniye&#8217;de 32 çadırlı kentimiz var. 100&#8217;e yakın çadır dağıttık. Günde 6 bin kişilik yemek çıkaran aşevi var. 40 tanesi sabit olmak üzere 100&#8217;ü aşkın personel orada çalışıyor. Osmaniye&#8217;de 150 köy var. Buradaki tüm muhtarlarla irtibat halindeyiz. Bugüne kadar 50 ton yem dağıttık.”</p>
<p><strong>“Bölgenin röntgenini çekmeye başladık”</strong><br />Adıyaman, Maraş, Osmaniye ile Hatay&#8217;da kırsal üretim yapan küçük ölçekli üreticilerin hasar tespitlerini yaptıklarını anlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Şevket Meriç de şunları söyledi: “Osmaniye&#8217;de &#8216;Başka Bir Tarım Mümkün&#8217; vizyonu doğrultusunda çalışmalar yapmak için araştırmalar yaptık. Gördük ki bölge bereketli topraklara sahip. Fıstık, bamya üretiminde önemli bir yere sahip. Ama kurulan kooperatiflerden faydalanamamışlar. Bölgenin röntgenini çekmeye başladık. Buna göre çalışmalarımızı yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>Toplantıya katılanlar</strong><br />Toplantıda CHP İzmir İl Başkan Vekili Münir Sirhan Özen,  Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Torbalı Beledi Başkanı Mithat Tekin, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, Beydağ Belediye Başkanı Feridun Yılmazlar, Gaziemir Belediyesi Başkan Yardımcısı İzel Zenginobus Derinsu, Buca Belediyesi Başkan Yardımcısı Barış Özreçber, Menderes Belediyesi Başkan Vekili Erkan Özkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Şevket Meriç yer aldı. Ardaha n Belediye Başkanı Faruk Demir ise çevrim içi olarak katıldı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-baskanlar-osmaniye-icin-toplandi-soyer-osmaniye-ile-kuracagimiz-iliski-uzun-soluklu-ve-kalici-olacak-353974">İzmir&#8217;de başkanlar Osmaniye için toplandı Soyer: &#8220;Osmaniye ile kuracağımız ilişki uzun soluklu ve kalıcı olacak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
