<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sınırı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/siniri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/siniri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 08:13:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>sınırı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/siniri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İmplant tedavisinde üst yaş sınırı yok!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-637014</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[hastaların]]></category>
		<category><![CDATA[implant]]></category>
		<category><![CDATA[mplant]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[üst]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, dental implant tedavisinin kimlere uygulanabileceği, avantajları ve başarı oranı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-637014">İmplant tedavisinde üst yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, dental implant tedavisinin kimlere uygulanabileceği, avantajları ve başarı oranı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>İmplantlar komşu dişlere zarar vermeden eksik dişi tamamlar!</strong></p>
<p>Dental implantın, eksik dişlerin yerine çoğunlukla titanyumdan üretilen ve çene kemiğine yerleştirilen vidalar olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Bu vidaların üzerine yapılan protetik rehabilitasyonla birlikte hastaların eksik dişleri tamamlanabiliyor.” dedi.</p>
<p>Diş eksikliği tedavilerinde implant uygulandığında, köprü tedavilerinde olduğu gibi yandaki dişlerin küçültülmek durumunda kalınmadığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Komşu dişler korunmuş oluyor. Bunun dışında, diş eksikliği sebebiyle hareketli (takma) protez kullanan hastalar implant tedavisi ile birlikte sabit protez kullanabiliyor. Ya da hareketli protez kullanan ama protezleri ağzında çok fazla oynayan hastalarda implant desteği ile birlikte protezlerin tutuculuğu artıyor. Aynı zamanda dental implantlar, normal dişlerde olduğu gibi çene kemiğine kuvvet iletebildikleri için kemik erimesini de durdurabiliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İmplant tedavisi için üst yaş sınırı yok!</strong></p>
<p>Genel sağlık durumu elverişli olan ve büyüme gelişimini tamamlamış tüm bireylere implant tedavisi uygulanabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Çene gelişimimiz genel olarak 17-18 yaşlarında tamamlanır. İmplant tedavisi için herhangi bir üst yaş limiti yoktur; sadece hastaların sistemik durumunun buna uygun olması gerekir.” dedi.</p>
<p>Dental implantların ömrünün tıpkı doğal dişlerimiz gibi olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Düzenli hekim kontrolü ve iyi bir ağız hijyeni ile birlikte son derece uzun yıllar hastalara hizmet edebilir. Sağ kalım ömrü ortalama olarak 15-20 yıl diyebiliriz. Yapılan cerrahinin başarı oranı da yüzde 98&#8217;dir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kontrol altında olması şartıyla diyabet ve tansiyon hastalarında implant yapılabilir!</strong> </p>
<p>Çok yoğun sigara kullanımı ve kötü ağız hijyeninin, implantın başarı oranını ciddi anlamda düşürebildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Böyle durumlarda hastaların sigarayı bırakması, en azından azaltması beklenir. Ancak sigara kullanımı, tek başına implant yapılması için bir engel teşkil etmez.” dedi.</p>
<p>Şeker ve tansiyon gibi rahatsızlıkları bulunanların da implant yaptırabileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Altop, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Kontrol altında olduğu sürece hem diyabet (şeker) hastalarında hem de tansiyon hastalarında implant tedavileri yapılabilir. Bu tarz durumlarda hastaların kendi doktorlarından konsültasyon istenerek tedavi güvenle sürdürülür. </p>
<p>Dişlerin çekiminden hemen sonra implant yapılmasına karar verirken; mevcut dişlerin durumu, kemiğin hacmi, hastanın beklentisi ve hekimin görüşü önemlidir. Uygun olan bazı vakalarda, aynı seansta hem çekim hem de implant bir arada yapılabilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-637014">İmplant tedavisinde üst yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortodontide yaş sınırı yok!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ortodontide-yas-siniri-yok-634935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 12:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çene]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ortodonti]]></category>
		<category><![CDATA[ortodontide]]></category>
		<category><![CDATA[Ortodontik Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, 15 Mayıs Dünya Ortodonti Sağlığı Günü kapsamında yetişkinlerde ortodontik tedavinin estetik ve sağlık açısından faydaları, tedavi süreci ve yaygın yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortodontide-yas-siniri-yok-634935">Ortodontide yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, 15 Mayıs Dünya Ortodonti Sağlığı Günü kapsamında yetişkinlerde ortodontik tedavinin estetik ve sağlık açısından faydaları, tedavi süreci ve yaygın yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Ortodontik tedavi için ‘geç kalınmış’ bir yaş yok!</strong></p>
<p>Ortodontik tedavinin çoğu zaman çocukluk ve ergenlik dönemiyle özdeşleştirilse de, aslında belirli bir yaş sınırı olmadığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Erken yaşlarda çene gelişimi devam ettiği için tedavi bazı durumlarda daha hızlı ilerleyebilir; ancak dişlerin hareket etmesini sağlayan biyolojik mekanizma yaşam boyu devam eder. Bu nedenle diş eti ve kemik dokusu sağlıklı olan yetişkin bireylerde de ortodontik tedavi güvenle uygulanabilir ve başarılı sonuçlar elde edilebilir.” dedi.</p>
<p>Yetişkin hastalarda ortodontik tedavinin yalnızca estetik bir iyileşme sağlamakla kalmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, “Aynı zamanda ağız ve diş sağlığının korunmasına da katkıda bulunur. Düzgün hizalanmış dişler daha kolay temizlenir, bu da çürük ve diş eti hastalıkları riskini azaltır. Ayrıca doğru kapanışın sağlanması, çene eklemi problemlerinin ve diş aşınmalarının önüne geçilmesine yardımcı olur. Kısacası, ortodontik tedavi için ‘geç kalınmış’ bir yaş yoktur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çapraşık dişlerin estetikten öte sağlık sorunlarına yol açtığının anlaşılması, tedaviye bakışı değiştirdi!</strong></p>
<p>Son yıllarda yetişkin bireylerin ortodontik tedaviye yöneliminde dikkat çekici bir artış yaşandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Bu artışın temelinde, estetik görünümün sosyal ve profesyonel yaşamda daha fazla önem kazanması yer alıyor. Özellikle gülüş estetiğinin özgüven üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılması, yetişkin hastaların ortodontiye ilgisini artırdı.” dedi.</p>
<p>Geçmişte metal braketlerin yarattığı estetik kaygıların birçok kişi için caydırıcı olurken, günümüzde şeffaf plaklar ve estetik ortodontik çözümler sayesinde tedavi sürecinin daha konforlu ve dışarıdan fark edilmesinin zor hale geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bunun yanı sıra, ağız ve diş sağlığı konusunda artan farkındalık da talebi artırıyor. Çapraşık dişlerin yalnızca estetik bir sorun olmadığı; diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve çene problemleri gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğinin anlaşılması, yetişkinlerin tedaviye bakışını değiştirdi. Ayrıca kişiye özel planlamalar ve daha erişilebilir tedavi seçenekleri de ortodontik tedaviye olan ilgiyi destekliyor.</p>
<p>Yetişkinlerde ortodonti yalnızca estetik kaygılarla değil, sağlık ihtiyaçları nedeniyle de tercih ediliyor. Çapraşık dişler, yeterli ağız hijyeninin sağlanmasını zorlaştırarak çürük ve diş eti hastalıkları riskini artırabiliyor. Ayrıca yanlış kapanışlar çene ekleminde problemlere, baş ve çene ağrılarına, hatta zamanla dişlerde aşınmalara neden olabiliyor.”</p>
<p><strong>Yetişkinlerde ortodontik tedavi, doğru planlama ve düzenli takip gerektiren bir süreç!</strong></p>
<p>Yetişkinlerde ortodontik tedavi sürecinin, detaylı bir muayene ve planlama ile başladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “İlk aşamada hastanın ağız içi değerlendirmesi yapılır; dişlerin dizilimi, kapanış ilişkisi, çene yapısı ve diş eti sağlığı incelenir .Hastadan panoramik röntgen, sefalometrik analiz ve dijital ölçümler alınarak tedaviye uygunluk değerlendirilir. Bu aşama, doğru tedavi planının oluşturulması açısından oldukça kritiktir.” dedi.</p>
<p>Planlama sonrasında hastaya uygun tedavi yöntemi belirlendiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, “Sabit braketler, şeffaf plaklar veya bazı özel durumlarda lingual ortodonti gibi seçenekler hastanın ihtiyacına ve beklentilerine göre değerlendirilir. Yetişkin hastalarda kemik yapısı tamamen gelişmiş olduğu için tedavi biyolojik olarak farklı bir denge içinde ilerler; bu nedenle süreç dikkatli ve kontrollü şekilde takip edilir. Tedavi süresi vakaya göre değişmekle birlikte düzenli kontroller genellikle 4–8 hafta aralıklarla yapılır ve dişlerin hareketi aşama aşama izlenir. Aktif tedavi tamamlandıktan sonra pekiştirme (retansiyon) aşamasına geçilir. Bu dönemde dişlerin yeni konumlarını koruması için şeffaf plaklar veya sabit retainer uygulamaları kullanılır. Bu aşama, elde edilen sonucun uzun vadede stabil kalması açısından tedavinin en az aktif dönem kadar önemli bir parçasıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ortodontik tedavi günlük yaşamda genellikle belirgin bir kısıtlama oluşturmaz!</strong></p>
<p>Ortodontik tedavi sürecinde hastalar günlük yaşamlarında bazı küçük alışma dönemlerinden geçebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Beslenme açısından özellikle başlangıçta dişlerde hassasiyet olabileceği için daha yumuşak gıdalar tercih edilmesi gerekebilir. Sabit ortodontik tedavide braket kullanılan durumlarda ise sert ve yapışkan yiyeceklerden kaçınmak, hem konfor hem de apareylerin korunması açısından önemlidir. Şeffaf plak tedavisinde ise yemeklerden önce plakların çıkarılması gerektiği için beslenme rutini genellikle daha esnek şekilde devam eder.” dedi.</p>
<p>Konuşma açısından, tedavinin ilk günlerinde hafif bir farklılık hissedilebileceğine ancak bu durumun kısa sürede kendiliğinden düzeleceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, sosyal yaşamda ise günümüzdeki estetik ortodontik seçenekler sayesinde belirgin bir kısıtlama oluşmayacağı bilgisini paylaştı. </p>
<p><strong>Dişlerin hizalanması, kişinin gülümsemesini daha rahat sergilemesini sağlar!</strong></p>
<p>Tedavi tamamlandıktan sonra hastalarda en sık fark edilen değişimin, gülüşün daha estetik ve uyumlu hale gelmesiyle birlikte özgüvenin artması olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Dişlerin doğru şekilde hizalanması, kişinin gülümsemesini daha rahat ve çekinmeden sergilemesine yardımcı olur ve bu durum sosyal hayata da olumlu yansır.” dedi.</p>
<p>Ayrıca fonksiyonel olarak da belirgin bir iyileşme görüldüğüne vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, “Kapanışın dengelenmesiyle çiğneme daha konforlu hale gelir, ağız temizliği daha kolay sağlanır ve diş ile diş eti sağlığının uzun vadede korunması desteklenir. Hastalar genellikle hem estetik hem de işlevsel açıdan yaşam kalitelerinde belirgin bir artış olduğunu ifade eder.” diye konuştu.</p>
<p><strong>En yaygın yanlış inanış, ortodontinin sadece çocuklukta yapılabileceği!</strong></p>
<p>Yetişkinlerde ortodontiyle ilgili en sık karşılaşılan yanlış inanışlar hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tedavinin yalnızca çocukluk döneminde yapılabileceği düşüncesi çok yaygın. Oysa dişleri çevreleyen dokular sağlıklı olduğu sürece yetişkinlerde de ortodontik tedavi etkili şekilde uygulanabilir. Bir diğer yanlış algı ise ortodontinin sadece estetik bir işlem olduğu yönündedir; aslında diş dizilim bozuklukları ve kapanış problemleri uzun vadede ağız sağlığını olumsuz etkileyebilir.</p>
<p>Ayrıca birçok kişi ortodontik tedavinin günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtladığını veya çok ağrılı bir süreç olduğunu düşünür. Günümüzde kullanılan modern yöntemler sayesinde bu süreç genellikle oldukça yönetilebilir bir konforla ilerler. ‘Yetişkinlerde dişler artık düzelmez’ inancı da yaygın bir yanılgıdır; doğru teşhis ve planlama ile yetişkin hastalarda da başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortodontide-yas-siniri-yok-634935">Ortodontide yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Açlık Sınırı – Yoksulluk Sınırı Araştırması (Birleşik Kamu-İş)</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-622553</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 10:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[birleşik]]></category>
		<category><![CDATA[kamu-i]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622553</guid>

					<description><![CDATA[<p>Açlık sınırı...Birleşik Kamu-İş İl Başkanı Barış Düdü, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu AR-GE birimi KAMU-AR'ın Açlık Yoksulluk Sınırı Araştırasını paylaştı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-622553">Açlık Sınırı – Yoksulluk Sınırı Araştırması (Birleşik Kamu-İş)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Açlık sınırı…Birleşik Kamu-İş İl Başkanı Barış Düdü, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu AR-GE birimi KAMU-AR’ın Açlık Yoksulluk Sınırı Araştırasını paylaştı.</p>
<p>Açlık sınırı Mart’ta 1.856 lira daha artarak 36 bin lira sınırına yaklaşırken, yoksulluk sınırı da gıdayla birlikte diğer harcama gruplarında yaşanan yüksek fiyat artışlarının etkisiyle 107 bin liraya ulaştı. Hem Türkiye ekonomisine özgü sorunlar hem de İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısıyla başlayan savaşın yol açtığı enerji fiyatlarındaki artışlar, alık ve yoksulluk sınırını gelecek aylarda çok daha yüksek oranlarda artıracak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-0-aYiseWve.jpeg"/></p>
<p><b>Açlık sınırı önceki aya göre 1.856 lira arttı</b></p>
<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereken gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken aylık harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Mart 2026 sonuçları açıklandı. Açlık sınırının önceki aya göre 1.856 lira arttığı martta gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1 bin 153 liralık yükselişle 71 bin 7 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 3 bin 9 lira artarak 106 bin 826 lira oldu. Açlık sınırı son bir yıllık dönemde 10 bin 94 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 502 lira ve yoksulluk sınırı 28 bin 596 lira arttı.</p>
<p><b>Açlık sınırı asgari ücretin 7 bin 774 lira üzerine çıktı</b></p>
<p>Açlık sınırı bu yılbaşında 28 bin 75 liraya çıkarılan asgari ücretin 7 bin 744 lira, 20 bin lira olarak belirlenen en düşük emekli aylığının ise 15 bin 819 lira üzerine çıktı. Yıl başında yüzde 27 oranında zam yapılan asgari ücret, yüzde 18,6 oranında artırılan kamu çalışanlarının ücretleri, yüzde 12,19 oranında artırılan emekli aylıklarının satın alma gücünün büyük bir kısmı yılın ilk üç ayında eridi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-1-lczj1UZ8.jpeg"/></p>
<p><b>Asgari ücretli bir hafta, emeklisi iki hafta aç!</b></p>
<p>Asgari ücret martta dört kişilik bir ailenin sadece 24 günlük beslenme giderini, yoksulluk sınırının ise yüzde 26’sını karşılayabiliyor. Ailede üç kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 22 bin 601 lira altında kalıyor. Diğer bir ifadeyle üç asgari ücret giren dört kişilik bir ailenin geliri yoksulluk sınırının bile oldukça altında seyrediyor. Bu yılbaşından itibaren 20 bin liraya çıkarılan en düşük emekli aylığı ise sadece 17 günlük beslenmeye yetiyor.</p>
<p><b>Memur yoksulluğa mahkum edildi</b></p>
<p>Yüzde 18,6 oranında zamlanarak bu yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 61 bin 890 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 57,7’sini, 67 bin 630 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 653’ünü karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 72,6, ortalama memur maaşının ise yüzde 58 oranında artırılması gerekiyor.</p>
<p><b>Açlık sınırı hesabı objektif</b></p>
<p>Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden Ankara’da derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak yapılması gereken harcanma Mart’ta 493 lira, son bir yılda ise 3 bin 12 lira artarak 10 bin 660 liraya yükseldi. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi ancak geçen yılın aynı ayına göre ise 191 liralık artışla 678 lira oldu.</p>
<p><b>Martta 3 lira azalarak 7 bin 288 liraya gerileyen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada yıllık olarak ise 1.975 lira artış kaydedildi</b></p>
<p>Meyve için harcanması gereken tutar önceki aya göre 96 lira artarken, geçen yılın aynı ayına göre ise 706 lira artarak 3 bin 127 lira oldu. Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 1.254 lira artarak 5 bin 564 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 1.081 lira arttı.Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama martta değişmedi ve 2 bin 747 lirada, pirinç ve bulgur harcamaları da 1.654 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 20 liralık yükselişle 837 liraya çıktı. Ekmek, un ve makarna için yapılan harcama bir yıl öncesine göre 624 lira, pirinç, bulgur harcaması 668 lira, yağ harcamaları da 239 lira artış kaydetti. Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 4 lira yükselerek 2 bin 495 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmeyerek 766 lirada kaldı. Şeker, bal, reçel harcamalarında son bir yılda 689 liralık, zeytin harcamalarında ise 185 liralık artış oldu. Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre mart ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 10 bin 458 liraya, yetişkin kadın için 8 bin 210 liraya, çocuk için 5 bin 961 liraya ve genç için de 11 bin 190 liraya yükseldi.</p>
<p><b>Gıda dışı harcamalar ağır yük oluşturuyor</b></p>
<p>Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da martta 71 bin 7 liraya çıktı. Martta dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 5 bin 609 lira oldu. Barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 20 bin 586 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 577 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 994 liraya, ulaştırma harcamaları 16 bin 490 liraya çıktı. Bilgi ve iletişim harcamaları 3 bin 118 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.988 liraya, eğitim harcamaları 2 bin 773 liraya yükseldi. Tatil-otel harcamaları 5 bin 442 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili ilgili harcamalar 4 bin 430 liraya kadar çıktı.</p>
<p><b>Yoksulluk sınırı hızla artıyor gerileyen tek şey güven</b></p>
<p>Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Mart 2026 itibariyle 106 bin 826 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında martta 3 bin 9 liralık, yılın ilk üç aylık döneminde 11 bin 913 liralık ve son bir yıllık dönemde ise 28 bin 596 liralık artış olduğu bildirildi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aclik-siniri-yoksulluk-siniri-arastirmasi-birlesik-kamu-is-622553">Açlık Sınırı – Yoksulluk Sınırı Araştırması (Birleşik Kamu-İş)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/katarakt-yas-siniri-tanimiyor-622447</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 07:39:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[katarakt]]></category>
		<category><![CDATA[mercek]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tanımıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622447</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalıcı görme kaybının önde gelen nedenlerinden olan katarakt, gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ile oluşuyor ve bulanık görme, ışığa hassasiyet, renklerde solgunlaşma gibi belirtilerle kendini gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/katarakt-yas-siniri-tanimiyor-622447">Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde kalıcı görme kaybının önde gelen nedenlerinden olan katarakt, gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ile oluşuyor ve bulanık görme, ışığa hassasiyet, renklerde solgunlaşma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Genellikle 50 yaşından sonra görmeye alışkın olduğumuz katarakt, artık gençlerin de görme kalitesini tehdit ediyor. </p>
<p>Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin erken yaşta kataraktın en önemli nedeninin genetik miras olduğunu belirtiyor: “Eğer kişinin aile öyküsünde, özellikle birinci derece akrabalarında katarakt gelişimi varsa, bu durum bireyin mercek yapısının çok daha erken yaşlarda bozulmasına zemin hazırlıyor.”</p>
<p>Genetik kadar modern dünyanın beraberinde getirdiği kronik sağlık sorunlarının da kataraktı yine erken yaşlarda tetikleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Elgin, “Kontrolsüz seyreden diyabet, yüksek tansiyon, obezite ve göz içi basıncı katarakt sürecini hızla öne çekiyor” diyor.</p>
<p><strong>Çocukluktaki göz kazaları kataraktı tetikliyor</strong></p>
<p>Erken kataraktta bir diğer sebep ise göz travmaları. Prof. Dr. Elgin, küçük yaşlarda yaşanan spor yaralanmaları veya kazalar sonucunda göze alınan sert darbelerin etkisinin yıllar sonra katarakt olarak ortaya çıkabileceğine işaret ediyor. Ayrıca ultraviyole ışınlarının etkisi ve sigara kullanımı genç yaştaki kataraktın &#8220;gizli suçluları” arasında yer aldığını söylüyor.</p>
<p><strong>Genç yaşta katarakt nasıl önlenir?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Elgin, erken başlangıçlı katarakttan korunmak için UV ışınlarını engelleyen güneş gözlüğü takmak, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, diyabeti kontrol altında tutmak ve antioksidanlar açısından zengin bir beslenmenin faydalı olacağını söylüyor. Hem katarakt hem de diğer teşhis edilmemiş göz hastalıkları için düzenli göz muayenesinin öneminin altını çiziyor.</p>
<p><strong> Tek tedavi ameliyat</strong></p>
<p>Kataraktın ilaçla tedavisinin mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Elgin, “Kataraktın tek tedavisi ameliyattır. Ameliyat genellikle damla anestezisi ile yapılır. Gerekli durumlarda sedasyon veya genel anestezi uygulanabilir. Hasta, ameliyattan sonra aynı gün taburcu edilebilir ve ertesi gün sosyal yaşantısına dönebilir. Kataraktın tedavisinde uzun yıllardır fakoemülsifikasyon yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntemde ses dalgaları (Ultrasound) ile kataraktlı lens göz içinde parçalanıp dışarı alınır ve yerine yeni bir mercek yerleştirilir” diyor.</p>
<p><strong>Akıllı mercek seçeneği</strong></p>
<p>Son yıllarda klasik tek odaklı merceklerin yerini çok odaklı premium (akıllı) göz içi lenslerin de tedavide öne çıktığını aktaran Prof. Dr. Elgin, “Bu mercekler sayesinde hastalar hem katarakttan kurtuluyor hem de diğer kırma kusurlarının tedavi edilmesiyle net bir görüşe kavuşabiliyor” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/katarakt-yas-siniri-tanimiyor-622447">Katarakt Yaş Sınırı Tanımıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Atalay]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[düşüyor]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[kanserle]]></category>
		<category><![CDATA[kolon]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada kanserle mücadelede erken tanı ve korunma çalışmaları sürerken kolorektal kanserin görülme oranı artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072">Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm dünyada kanserle mücadelede erken tanı ve korunma çalışmaları sürerken kolorektal kanserin görülme oranı artıyor. ABD’de yayımlanan bir araştırma, kolon kanserinin 50 yaş altındaki kişilerde kanser kaynaklı ölümlerde ilk sıraya yükseldiğini gösteriyor. Günümüzde 30 ve 40’lı yaşlarda kolorektal kanser vakalarını daha sık gördüklerini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay, “Ne yazık ki vakalar artıyor ve birçok hasta bize geç evrede başvuruyor. Kolon kanserinin genç yaşlarda daha sık görülmesinin nedeni tam olarak bilinmese de kötü beslenme, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve obezite gibi alışkanlıkların risk faktörleri arasında yer aldığı düşünülüyor” dedi.</strong></p>
<p>Stresin kolon sağlığı üzerinde önemli etkileri olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay, “Yoğun stres bağışıklık sistemini zayıflatarak vücudu hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirebiliyor. Aynı zamanda bağırsak düzenini etkileyerek bağırsak florasında değişikliklere yol açabiliyor ve bu durum kolon kanseri riskini artırabiliyor. Özellikle konserve ve tütsülenmiş gıdalar, aşırı yağlı beslenme ve fazla kırmızı et tüketimi de bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle dengeli beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak, düzenli hareket etmek ve stresi mümkün olduğunca azaltmak kolon kanserine karşı alınabilecek önemli önlemler arasında yer alıyor” dedi.</p>
<p><strong>Kolon kanserlerinin yüzde 90’ı poliplerden gelişiyor</strong></p>
<p>Günümüzde kolon kanseri taramaları için önerilen yaşın 50’den 40’a düştüğünün altını çizen Atalay, “Kolon kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ı poliplerden gelişiyor. Polipten kansere giden süreç genellikle 5 ila 10 yıl sürebiliyor. Bu bizim için çok önemli bir bilgi. Çünkü birçok kanserde hastalığın nasıl geliştiği net olarak bilinmezken kolon kanserinde süreç daha öngörülebilir. Kolonoskopi ile erken dönemde yapılan taramalar ve poliplerin temizlenmesi, kanser gelişimini önlemede önemli bir fırsat sunuyor” dedi.</p>
<p><strong>Erken tanı ile kemoterapiye bile gerek kalmayabilir</strong></p>
<p>Kolon kanserinde erken dönemde genellikle belirti görülmediğini vurgulayan Atalay, “Hastalar çoğunlukla karın ağrısı, şişkinlik, makattan kanama, kilo kaybı ve kansızlık gibi şikâyetlerle bize başvuruyor. Ancak bu belirtiler ortaya çıktığında hastalık çoğu zaman ilerlemiş oluyor. Oysa kolon kanseri erken evrede yakalandığında tedavi başarısı oldukça yüksek. Erken dönemde yapılan cerrahi çoğu zaman yeterli oluyor hatta kemoterapi ya da radyoterapi gibi ek tedavilere ihtiyaç duyulmayabiliyor. Ayrıca hastalıktan tamamen kurtulma ihtimali yüksek, tekrarlama riski de daha düşük seyrediyor” dedi.</p>
<p><strong>Mide ve pankreas kanserlerine göre tedavide başarı oranı daha yüksek</strong></p>
<p>Kolon kanserinde ameliyatın tedavide önemli bir rolü olduğunu dile getiren Atalay, “Hastalık başka organlara yayılmış olsa bile bazı hastalarda tümör cerrahi olarak çıkarılabiliyor ve bu sayede hastalıktan tamamen kurtulma şansı artıyor. Bu durum mide, pankreas gibi kanserler için geçerli değil. Bu vesileyle özellikle şunu vurgulamak isterim; kolon kanseri tedavi edilebilir bir hastalık. Geç evrede bile cerrahi ile tamamen iyileşme sağlanabilir, bu yüzden hastaların tedaviyi reddetmemesi çok kıymetli” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kolon-kanserinde-yas-siniri-giderek-dusuyor-620072">Kolon kanserinde yaş sınırı giderek düşüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Basmane&#8217;de yapı yüksekliğine 84 metre sınırı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basmanede-yapi-yuksekligine-84-metre-siniri-612466</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 07:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[basmane]]></category>
		<category><![CDATA[komisyon]]></category>
		<category><![CDATA[metre]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yüksekliğine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612466</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde iki önemli karar oy birliğiyle kabul edildi. Yoğun yağışlar nedeniyle mağdur olan vatandaşlar için Afet Yardım Komisyonu kurulmasına karar verilirken, kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen alandaki yapı yüksekliği 84 metreyle sınırlandırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basmanede-yapi-yuksekligine-84-metre-siniri-612466">Basmane&#8217;de yapı yüksekliğine 84 metre sınırı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde iki önemli karar oy birliğiyle kabul edildi. Yoğun yağışlar nedeniyle mağdur olan vatandaşlar için Afet Yardım Komisyonu kurulmasına karar verilirken, kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen alandaki yapı yüksekliği 84 metreyle sınırlandırıldı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin şubat ayı olağan toplantılarının ikinci birleşimi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay başkanlığında yapıldı. Kentte yaşanan sel felaketi nedeniyle vatandaşların ev, iş yeri, arazi, ahır, zeytinlik, bahçe ve benzeri taşınmazları ile taşınır mallarında meydana gelen zararlar üzerine Afet Yardım Komisyonu kurulması önergesi gündeme alındı. Önerge, doğrudan oylanarak oy birliğiyle kabul edildi. Karar kapsamında, selden etkilenen tüm vatandaşlara gerekli desteğin sağlanması amacıyla bir komisyon oluşturulacak. Başkan Cemil Tugay’ın başkanlığını yürüteceği komisyon, maddi, ayni, lojistik ve beşerî yardımların sağlanması konusunda tam yetkili olacak. Komisyonun görev süresi, 29 Ocak itibarıyla başlayan ve 2026 yılı boyunca meydana gelebilecek doğal afetleri kapsayacak şekilde belirlenecek.</p>
<p><strong>Basmane arazisine 84 metre sınırı</strong><br />Meclis gündeminde yer alan, kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen 1039 ada 8 parsele ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ve Plan Notu Değişikliği maddesi oy birliğiyle kabul edildi. Kararla birlikte, alanda daha önce “serbest” olan yapı yüksekliği 84 metre ile sınırlandırıldı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basmanede-yapi-yuksekligine-84-metre-siniri-612466">Basmane&#8217;de yapı yüksekliğine 84 metre sınırı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de çocuklara sosyal medya sınırı geliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-cocuklara-sosyal-medya-siniri-geliyor-603598</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 08:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımını]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603598</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmayı öngören yasal düzenlemenin bu ay sonunda TBMM’ye sunulacağını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-cocuklara-sosyal-medya-siniri-geliyor-603598">Türkiye&#8217;de çocuklara sosyal medya sınırı geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmayı öngören yasal düzenlemenin bu ay sonunda TBMM’ye sunulacağını açıkladı. Dünyada Avustralya örneğiyle tartışılmaya başlanan &#8220;sosyal medyada yaş sınırı&#8221; uygulaması, Türkiye’nin de gündemine girdi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, &#8220;sosyal medyada yaş sınırı&#8221; uygulamasını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Algoritmalar çocukları giderek daha riskli içeriklere yönlendiriyor</strong></p>
<p>Sosyal medyanın yaklaşık 20 yıldır hayatımızda olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, çocuklar üzerindeki etkilerin artık çok daha görünür hâle geldiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:<strong> </strong></p>
<p>“Sosyal medyayla geçen yaklaşık 20 yılın ardından bu platformların çocuklar üzerindeki etkileri artık çok daha görünür ve tartışılır hâle gelmiş durumda. Algoritmaların kullanıcıları benzer ve giderek daha uç içeriklere yönlendirdiğini biliyoruz; bu konuda çok sayıda araştırma var. Yetişkinler için bile sorunlu olabilen bu yapı, çocuklar ve gençler açısından çok daha riskli sonuçlar doğurabiliyor. Örneğin, özellikle genç kızlarda beden algısına odaklanan görüntü ve videolar, algoritmaların etkisiyle görünüş kaygılarını artırabiliyor ve yeme bozukluklarına varan riskler yaratabiliyor. Bu açıdan bakıldığında, 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya sınırlaması, çocukları dijital ortamların en problemli yönlerinden korumaya dönük önleyici bir adım olarak görülebilir. Uzun süredir ebeveynlerin ve eğitimcilerin dile getirdiği kaygılar düşünüldüğünde, bu düzenleme devletin çocukların dijital dünyadaki güvenliği konusunda daha aktif bir rol almaya çalıştığını da gösteriyor.”</p>
<p><strong>Yasak tek başına yeterli değil</strong></p>
<p>Ancak konunun yalnızca “yasak” üzerinden ele alınmasının yeterli olmayacağını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, sosyal medyanın çocuklar ve gençler için sadece risklerden ibaret olmadığını da hatırlattı ve “Sosyal medya aynı zamanda çocuklar için sosyalleşme, aidiyet kurma ve kendini ifade etme alanı. Bu nedenle böylesi bir düzenlemenin katı ve cezalandırıcı bir anlayışla değil, çocukları korurken dijital medya okuryazarlığını ve eleştirel medya kullanımını güçlendiren politikalarla birlikte düşünülmesi gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ekrandan kopuş değil, dijital göç yaşanabilir</strong></p>
<p>Düzenlemenin hayata geçmesi hâlinde çocukların medya kullanım alışkanlıklarında önemli dönüşümler yaşanabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, bu sürecin “ekrandan tamamen kopuş” anlamına gelmeyeceğini belirtti ve şunları kaydetti:</p>
<p>“Bu düzenleme hayata geçerse, çocukların ekrandan tamamen kopması değil, dijital bir göç yaşaması<strong> </strong>daha olası. Sosyal medya kullanımının ertelenmesiyle birlikte çocuklar, mesajlaşma uygulamaları, oyun platformları ve video içeriklerine daha fazla yönelebilir. Bu da medya kullanımının daha parçalı, platformlar arası geçişlerin daha sık olduğu bir yapıyı beraberinde getirebilir. Aynı zamanda sosyal medyayla daha geç yaşta tanışmak, bazı çocuklar için daha bilinçli ve kontrollü kullanım alışkanlıkları geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ancak bu dönüşümün kalıcı ve sağlıklı olabilmesi, çocukların dijital dünyayı eleştirel biçimde tanımalarını sağlayacak medya okuryazarlığı ve rehberlik mekanizmalarıyla desteklenmesine bağlı.”</p>
<p><strong>Avustralya örneğinde 16 yaş altı hesaplar kapatıldı</strong></p>
<p>Dünyada bu alandaki en dikkat çekici örneklerden birinin Avustralya olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, Avustralya hükümetinin çıkardığı yasa doğrultusunda Meta’nın aldığı kararlara ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“Avustralya, 10 Aralık 2025’ten itibaren sosyal medya şirketlerine 16 yaş altındaki çocukların platformlarda hesap sahibi olmasını engelleme zorunluluğu getirdi. Düzenlemenin amacı, çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmak ve zararlı içeriklerle karşılaşma riskini azaltmak. Meta bu düzenlemeye katılmadığını açıklasa da yasaya uyacağını duyurdu ve 4 Aralık’tan itibaren Avustralya’da 16 yaş altı olduğu tespit edilen Facebook, Instagram ve Threads hesaplarını kademeli olarak kapatmaya başladı.”</p>
<p><strong>10 platform yükümlülük altında</strong></p>
<p>Avustralya’daki düzenlemenin yalnızca Meta’yı kapsamadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, toplam 10 sosyal medya platformunun benzer yükümlülüklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti ve “Instagram, Facebook ve Threads’in yanı sıra Snapchat, TikTok, YouTube, X, Reddit, Twitch ve Kick olmak üzere toplam 10 platform, 16 yaş altındaki kullanıcıların hesaplarını engellemek ya da kapatmakla yükümlü. Platformların yaş doğrulama için ‘makul adımlar’ atması gerekiyor; aksi hâlde yüksek para cezaları söz konusu.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sorumluluk ebeveynlerden platformlara kayıyor</strong></p>
<p>Bu tür düzenlemelerin en önemli yönlerinden birinin çocukların çevrimiçi güvenliğini bireysel ebeveyn denetiminin ötesine taşıması olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Uzun zamandır çocukların sosyal medyada maruz kaldığı zararlı içerikler, siber zorbalık ya da ruh sağlığını olumsuz etkileyebilecek paylaşımlar konuşuluyor; ama çoğu zaman çözüm ‘aileler dikkatli olmalı’ noktasında kalıyordu. Avustralya’daki düzenleme ise bu yaklaşımı değiştirerek, bu ortamları tasarlayan şirketleri daha net biçimde sorumlu tutuyor. Erken yaşta ve yoğun sosyal medya kullanımının çocuklar üzerinde baskı yarattığına dair kaygılar da bu kararın arkasındaki temel nedenlerden biri. 16 yaş altı için getirilen sınır, çocukları tamamen dijital dünyadan koparmayı değil, daha kontrollü ve güvenli bir çevrimiçi deneyim sunmayı hedefliyor. Avustralya, çocukların sosyal medya kullanımını sınırlamak için ülke düzeyinde kapsamlı bir yasa çıkaran ilk ülke. Bu yönüyle diğer ülkeler için önemli bir referans oluşturabilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-cocuklara-sosyal-medya-siniri-geliyor-603598">Türkiye&#8217;de çocuklara sosyal medya sınırı geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRK-İŞ Verilerine Göre Yoksulluk Sınırı 92 Bin TL’yi Geçti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-is-verilerine-gore-yoksulluk-siniri-92-bin-tlyi-gecti-589159</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 12:07:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[türk-i]]></category>
		<category><![CDATA[verilerine]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589159</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜRK-İŞ’in Ekim 2025 verilerine göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 28 bin TL’yi, yoksulluk sınırı ise 92 bin TL’yi aştı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 36 bin 984 TL’ye çıkarken, mutfak enflasyonu aylık bazda yüzde 1,58 oranında arttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-is-verilerine-gore-yoksulluk-siniri-92-bin-tlyi-gecti-589159">TÜRK-İŞ Verilerine Göre Yoksulluk Sınırı 92 Bin TL’yi Geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak amacıyla her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın Ekim 2025 sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>Buna göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması (açlık sınırı) 28.411,95 TL olarak hesaplandı. Gıda, konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçları kapsayan yoksulluk sınırı ise 92.547,07 TL oldu.</p>
<p>TÜRK-İŞ verilerine göre bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti de 36.984,12 TL’ye yükseldi.</p>
<h3><strong>MUTFAK ENFLASYONU YÜKSELİŞTE</strong></h3>
<p>Araştırma, temel gıda fiyatlarındaki artışın sürdüğünü ortaya koydu. Buna göre gıda harcamaları bir önceki aya göre yüzde 1,58 arttı.</p>
<p>12 aylık değişim oranı yüzde 39,06, yıllık ortalama artış yüzde 40,22, yılın ilk 10 ayındaki artış oranı ise yüzde 34,76 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Konfederasyonun açıklamasında, özellikle temel gıda ürünleri, kira ve ulaşım giderlerindeki artışın çalışanların bütçesini zorladığı vurgulanırken TÜRK-İŞ, “Geçim maliyetlerindeki bu tablo, ücret artışlarının yaşam maliyetine yetişemediğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-is-verilerine-gore-yoksulluk-siniri-92-bin-tlyi-gecti-589159">TÜRK-İŞ Verilerine Göre Yoksulluk Sınırı 92 Bin TL’yi Geçti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skuter hız sınırı 5 ilçede 12.5 KM/Saat oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/skuter-hiz-siniri-5-ilcede-125-km-saat-oldu-423222</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Nov 2023 23:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[ilçede]]></category>
		<category><![CDATA[kmsaat]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[skuter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423222</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararı ile yaya sirkülasyonunun yoğun olduğu 5 ilçede, 20 km/saat olan e-skuter hız sınırı 12.5 km/saat olarak aşağı çekildi. Uygulama 17 Kasım 2023 tarihi itibariyle hayata geçti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/skuter-hiz-siniri-5-ilcede-125-km-saat-oldu-423222">Skuter hız sınırı 5 ilçede 12.5 KM/Saat oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararı ile yaya sirkülasyonunun yoğun olduğu 5 ilçede, 20 km/saat olan e-skuter hız sınırı 12.5 km/saat olarak aşağı çekildi. Uygulama 17 Kasım 2023 tarihi itibariyle hayata geçti. </strong></p>
<p>UKOME’nin 31 Ağustos tarihindeki toplantısında <strong>‘Kadıköy, Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih’</strong> İlçelerinin yaya yoğunluğu fazla olan hassas bölgelerinde, 20 km/saat olan e-skuter hız sınırının 12.5 km/saat olarak düzenlenmesi teklifi’ getirilmişti.</p>
<p>Söz konusu teklif UKOME tarafından kabul edildi ve gerekli imza süreçleri tamamlandı. Artık Skuter sürücüleri Kadıköy, Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu ve Fatih ilçelerinin yaya yoğunluğu fazla olan bölgelerinde en fazla saatte 12.5 kilometre hız yapabilecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/skuter-hiz-siniri-5-ilcede-125-km-saat-oldu-423222">Skuter hız sınırı 5 ilçede 12.5 KM/Saat oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
