<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>silahı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/silahi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/silahi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Feb 2024 21:02:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>silahı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/silahi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Spam e-postalar bu sefer savaş silahı olarak kullanıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/spam-e-postalar-bu-sefer-savas-silahi-olarak-kullanildi-443436</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Feb 2024 21:02:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[epostalar]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıldı]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<category><![CDATA[silahı]]></category>
		<category><![CDATA[spam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443436</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital güvenlik şirketi ESET, ana dağıtım yöntemi olarak spam e-postaları kullanan bir dezenformasyon -psikolojik operasyon (PSYOPs) kampanyası olan Texonto Operasyonu'nu ortaya çıkardı. Rusya'ya bağlı tehdit aktörleri, iki dalga halinde gönderilen mesajlarla Ukrayna vatandaşlarını etkilemeye ve onları Rusya'nın savaşı kazandığına inandırmaya çalıştı. İlk dalga Kasım 2023'te, ikincisi ise Aralık 2023'ün sonunda gerçekleşti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spam-e-postalar-bu-sefer-savas-silahi-olarak-kullanildi-443436">Spam e-postalar bu sefer savaş silahı olarak kullanıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijital güvenlik şirketi ESET, ana dağıtım yöntemi olarak spam e-postaları kullanan bir dezenformasyon -psikolojik operasyon (PSYOPs) kampanyası olan Texonto Operasyonu&#8217;nu ortaya çıkardı. Rusya&#8217;ya bağlı tehdit aktörleri, iki dalga halinde gönderilen mesajlarla Ukrayna vatandaşlarını etkilemeye ve onları Rusya&#8217;nın savaşı kazandığına inandırmaya çalıştı. İlk dalga Kasım 2023&#8217;te, ikincisi ise Aralık 2023&#8217;ün sonunda gerçekleşti. </strong></p>
<p>E-postaların içeriği, Rus propagandasının bilindik temaları olan doğalgaz kesintileri, ilaç ve gıda kıtlığı ile ilgiliydi. ESET ayrıca Ekim 2023&#8217;te Ukraynalı savunma şirketini hedef alan bir kimlik avı kampanyası ve Kasım 2023&#8217;te standart görünümlü sahte Microsoft oturum açma sayfaları kullanan AB ajansını hedef alan bir kampanya tespit etti. Her ikisinin de amacı Microsoft Office 365 hesaplarının kimlik bilgilerini çalmaktı. ESET araştırması PSYOP&#8217;larda ve oltalama operasyonlarında kullanılan ağ altyapısındaki benzerlikler nedeniyle yüksek olasılıkla bunların bağlantılı olduğu üzerinde duruyor.</p>
<p><strong>ESET araştırmacısı Matthieu Faou şu açıklamada bulundu:</strong>&#8220;Ukrayna&#8217;daki savaşın başlamasından bu yana, Sandworm gibi Rusya&#8217;ya bağlı gruplar, siliciler kullanarak Ukrayna&#8217;nın BT altyapısını bozmakla meşguldü. Son aylarda, özellikle kötü şöhretli Gamaredon grubu tarafından gerçekleştirilen siber casusluk operasyonlarında bir artış gözlemledik. Texonto Operasyonu, savaşı etkilemeye yönelik teknolojilerin bir başka kullanımını gösteriyor. Casusluk, bilgi operasyonları ve sahte ilaç mesajlarının garip karışımı bize sadece, bazı üyeleri Aralık 2023&#8217;te ABD Adalet Bakanlığı tarafından bir iddianameye konu olan, Rusya&#8217;ya bağlı tanınmış bir siber casusluk grubu olan Callisto&#8217;yu hatırlatabilir. Callisto, yaygın bulut sağlayıcılarını taklit etmek üzere tasarlanmış spearphishing web siteleri aracılığıyla hükümet yetkililerini, düşünce kuruluşlarındaki personeli ve orduyla ilgili kuruluşları hedef almaktadır. Grup ayrıca 2019 Birleşik Krallık genel seçimlerinin hemen öncesinde bir belge sızıntısı gibi dezenformasyon operasyonları yürütmüştür. Son olarak, eski ağ altyapısını kullanarak sahte ilaç alan adları oluşturuyor. </p>
<p>Texonto Operasyonu ile Callisto operasyonları arasında birkaç üst düzey benzerlik noktası olsa da herhangi bir teknik örtüşme bulamadık ve şu anda Texonto Operasyonu&#8217;nu belirli bir tehdit aktörüne atfetmiyoruz. Bununla birlikte, TTP&#8217;ler, hedefleme ve mesajların yayılması göz önüne alındığında, operasyonu yüksek güvenle Rusya ile uyumlu bir gruba atfediyoruz.&#8221;</p>
<p>Saldırganlar tarafından işletilen ve PSYOPs e-postalarını göndermek için kullanılan bir e-posta sunucusu, iki hafta sonra tipik Kanada eczane spam&#8217;lerini göndermek için yeniden kullanıldı. Bu yasadışı iş kategorisi Rus siber suç topluluğu içinde uzun süredir çok popüler. Yapılan birkaç incelemede, Texonto Operasyonu&#8217;nun bir parçası olan ve hapis cezasını çekmekteyken 16 Şubat 2024 tarihinde ölen  tanınmış Rus muhalefet lideri Alexei Navalny gibi Rusya&#8217;nın iç konularıyla ilgili alan adları da ortaya çıktı. Bu da Texonto Operasyonu&#8217;nun muhtemelen Rus muhalifleri hedef alan spearphishing ya da bilgi operasyonlarını içerdiği anlamına geliyor.</p>
<p>İlk dalga dezenformasyon e-postalarının amacı Ukraynalıların zihinlerine şüphe tohumları ekmekti; örneğin bir e-postada &#8220;Bu kış doğalgaz kesintileri olabilir&#8221; deniyor. Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan geldiği iddia edilen diğer e-postalarda ise ilaç sıkıntısından bahsediliyor. Bu dalgada herhangi bir kötü niyetli bağlantı veya kötü amaçlı yazılım yok gibi görünüyor, sadece dezenformasyon var. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığı gibi görünen bir alan adı, mevcut olmayan ilaçların şifalı bitkilerle değiştirilmesini tavsiye ediyor. Bakanlıktan &#8220;gelen&#8221; bir başka e-postada ise canlı bir güvercin ve pişmiş bir güvercin fotoğrafıyla &#8220;güvercin risotto&#8221; yenmesi öneriliyor. Bu belgeler, okuyucuları kızdırmak ve morallerini bozmak amacıyla kasıtlı olarak oluşturulmuştur. Genel olarak, bu sahte mesajlar yaygın Rus propaganda temalarıyla uyumludur. Ukrayna halkını Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ilaç, gıda ve ısınma imkanlarının olmayacağına inandırmaya çalışıyorlar.</p>
<p>İlk dalgadan yaklaşık bir ay sonra ESET, sadece Ukraynalıları değil, diğer Avrupa ülkelerindeki insanları da hedef alan ikinci bir PSYOPs e-posta kampanyası tespit etti. Hedefler, Ukrayna hükümetinden bir İtalyan ayakkabı üreticisine kadar uzanan rastgele bir yelpazede yer alıyor. ESET telemetrisine göre, bu dalgada birkaç yüz kişi e-posta aldı. İkinci dalga daha karanlık mesajlar içeriyor ve saldırganlar insanlara askeri konuşlanmadan kaçınmak için bir bacak ya da kollarını kesmelerini öneriyor. Genel olarak, savaş zamanındaki PSYOP&#8217;ların tüm özelliklerine sahip.</p>
<p>ESET ürünleri ve araştırmaları uzun yıllardır Ukrayna BT altyapısını koruyor. Şubat 2022&#8217;de Rus işgalinin başlamasından bu yana ESET Araştırma, Rusya&#8217;ya bağlı gruplar tarafından başlatılan önemli sayıda saldırıyı önledi ve araştırdı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/spam-e-postalar-bu-sefer-savas-silahi-olarak-kullanildi-443436">Spam e-postalar bu sefer savaş silahı olarak kullanıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koruyucu tıbbın en önemli silahı aşılardır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koruyucu-tibbin-en-onemli-silahi-asilardir-386369</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 07:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aşılardır]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[silahı]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386369</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı ve Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay, Almanya'da Covid-19 aşısının neden olduğu iddia edilen yan etkilerle ilgili olarak BioNTech şirketine karşı açılan davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koruyucu-tibbin-en-onemli-silahi-asilardir-386369">Koruyucu tıbbın en önemli silahı aşılardır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı ve Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay, Almanya&#8217;da Covid-19 aşısının neden olduğu iddia edilen yan etkilerle ilgili olarak BioNTech şirketine karşı açılan davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzbay, “Bunun arkasında toplumu endişeye sevk etme gayreti var. Bu tip davalar aşı karşıtı lobinin kışkırtma ve faaliyetleri arasında olabilir. Burada ‘aşılar bütünüyle zararsızdır, ‘0’ riskle bunlar kullanılır’ gibi bir iddiamız yok. Ancak bu aşılar gelişigüzel kullanıma sunulmadı. Her gün bir uçak dolusu insan hayatını kaybediyordu ve bunlar olağan hale gelmişti. Böyle bir süreç içerisinde bilim buna bir çare bulmaya çalıştı. Bu tür salgınlarda en önemli konu koruyucu tıptır. Koruyucu tıbbın en önemli silahı da aşılardır” dedi. </strong></p>
<p>Koronavirüs salgınında geliştirdikleri aşı dünyanın birçok ülkesinde kullanılan BioNTech şirketine, aşının yan etkileriyle ilgili açılan tazminat davası konusunda görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Tayfun Uzbay, BioNTech aşısının 2 milyar civarında dünya nüfusuna ulaştığını belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“Dava Almanya’da açıldı. Özellikle Fransa ve Almanya’da pandemi süresince aşı karşıtlarının tepkileri çok şiddetliydi. Bu tip davalar aşı karşıtı lobinin kışkırtma ve faaliyetleri arasında olabilir. Geçtiğimiz günlerde ertelenen bu dava kazanılırsa konu emsal teşkil ederek birçok kişi dava açıp bilim insanlarından veya ilaç endüstrisinden para koparmaya çalışabilir. Ancak burada bir dava açılacaksa DSÖ, FDA, EMA ya da uygulama izni veren ülkelerin Sağlık Bakanlıklarına karşı açılması gerekirdi. Açılmaması ve başka ülkelerde dava olmaması bunun münferit bir olay olduğunu düşündürüyor. Aşı olmaması gereken bir kişiye aşı yapılmış olabilir. Ya da kişinin öngörülemeyen nadir bir duyarlılığı olabilir. Bu mahkeme sürecinde ortaya çıkar. Aşılar koruyucu tıbbın en önemli silahıdır. Burada ‘aşılar bütünüyle zararsızdır, ‘0’ riskle bunlar kullanılır’ gibi bir iddiamız yok. Ancak bu aşılar gelişigüzel kullanıma sunulmadı. Her gün bir uçak dolusu insan hayatını kaybediyordu ve bunlar olağan hale gelmişti. Böyle bir süreç içerisinde bilim buna bir çare bulmaya çalıştı.<strong> </strong>Salgın sırasında aşılar devreye girdikten sonra hem ölümler hem komplikasyonlar azaldı. Bunu göz ardı edemeyiz. Aşılar çok fazla sayıda insanın hayatını kurtardı. Eğer aşı ile miyokardid arasında, aşıyla kalp krizi arasında doğrudan bir ilişki varsa bunun çok sayıda kişide ortaya çıkmasını bekleriz.  Böyle bir şey olmadı. BioNTech’in şu ana kadar kanıtlanmış ciddi bir yan etkisi söz konusu değil.”</p>
<p><strong>Sorunların aşı ile illiyet bağı yok</strong></p>
<p>BioNTech aşısının geliştirilme ve acil kullanım onayı aşamalarında ciddi bir şekilde izlendiğini ifade eden Uzbay,  “Buralarda elde edilen veriler şeffaf bir şekilde bilim dünyası ile paylaşıldı. Ciddi bir yan etki gözlenmediği için acil kullanım onayı verildi. Yaygın uygulamada da ciddi bir yan etki gözlenmedi. Münferit olarak ortaya çıkan ya da aşıya bağlı olabileceği iddia edilen sorunların bilimsel metodoloji ile aşı ile bir illiyet bağı kurulamadı. Aşılar bugüne kadar 2 milyardan fazla insana uygulandı.  Aşı ile illiyet bağı ortaya konulsaydı kesinlikle ruhsatları iptal edilir ve uygulamalar durdurulurdu. Bu işler ulusal ve uluslararası yasal prosedürler çerçevesinde yürütülür. Ancak, birçok komplo teorisi ve kanıta dayalı olmayan o kadar çok korkutucu haber ve iddia abartılı şekilde medyada yer aldı ki, insanlarda bir ciddi yan etki beklentisi yaratıldı. Kullanılan uygulamanın iyi geleceğine olan inanç plasebo etki ile iyileşmeye katkı sağlayabileceği gibi, zarar göreceğinize dair inanç tersine istenmeyen etkiler ortaya çıkarır. Buna da nosebo etki diyoruz. Aşı sonrası baş dönmesi, ağrı, bulantı hissi, çarpıntı, göğüs ağrısı, uykusuzluk ve anksiyete belirtileri ortaya çıktı. Bunların çoğu nosebo etkilerdi. Aşının bu güne kadar kanıtlanmış, ortaya konmuş ciddi bir yan etkisi yok. Olsaydı ruhsatı askıya alınır, iptal edilir ve uygulama durdurulurdu.” diye konuştu.</p>
<p><strong>mRNA aşıları kanserin önlenmesi için de umut veriyor</strong></p>
<p>Önleyici tıbbın birçok hastalığın önüne geçtiğini ve sağlığın metalaşmasını engellediğini belirten Prof. Dr. Tayfun Uzbay, “mRNA aşıları kanserlerin önlenmesi ve tedavisi için de umut veriyor. mRNA teknolojisi ile üretilen aşıların bazı kanser türlerinden koruyucu etkileri gösterildi. Bu etkiler geniş popülasyonlarda kanıtlanmaya çalışılacak. Belki de bu teknoloji ile kanseri aşı ile büyük ölçüde korkutucu bir hastalık olmaktan çıkarabileceğiz. Düşünsenize, birçok kanseri aşı ile önlüyorsunuz. O zaman bu kadar pahalı ve büyük paraların döndüğü onkoloji alanında kimlerin kazancı azalır ya da ortadan kalkar. Kanser başta olmak üzere ciddi kronik hastalıklar önlenebilir olsa özel hastaneler ve sigorta şirketleri buna nasıl bakar? Maalesef 21. yüzyılda bilim hızla ticarileşiyor. Aşıların ve önleyici tıbbın karalanması kimlerin işine gelir, iyi düşünmek lazım.” dedi.</p>
<p><strong>Aşıdan çok geçirilmiş Covid 19’un yan etkileri olabilir</strong></p>
<p>Uzbay, BioNTech aşısı olanların hastaneye başvurma sebeplerinin gençlerde kardiyolojik sorunlar, bazı kişilerde kalpte ritim bozukluğu, kalp krizleri, beyin sisi denilen konsantrasyon güçlüğü, uykusuzluk ve başka anksiyete belirtileri olduğu yönünde çeşitli haberler ve münferit yayınlar olduğuna değinerek, şunları söyledi: “Buralarda ortaya çıkan belirtilerin genel toplumda normal koşullardaki görülme sıklığından belirgin derecede farklı olmadığı ve şimdilik doğrudan aşıya bağlanamayacağını görüyoruz. Burada iki konu göz ardı ediliyor. Birincisi Covid-19’un neden olduğu korku, anksiyete, depresyon, kapanma ve izolasyonun ortaya çıkardığı kısıtlılıkların sağlık üzerine olumsuz etkileri oldu. İnsanlar rutin sağlık kontrollerine gidemediler. Evlerde uzun süre hareketsiz kaldılar. Beslenmeleri bozuldu. Bunlar bile başlı başına kalp krizlerini ve anksiyeteyi tetikleyebilecek faktörlerdir. Öte yandan günümüz gençleri arasında obezite, kötü beslenme ve madde kullanımı gibi sorunlar var. Genç kalp sorunlarını biz pandemiden önce de görüyorduk. Son zamanlarda stimülan kullanımına yönelik ip uçları var. Konsantrasyon artırmak veya performansı artırmak için kötüye kullanılan metamfetamin gibi maddeler ciddi kalp sorunlarına yol açabilir. Buna da eğilmeli ve değerlendirmeliyiz. İkinci önemli nokta bizzat Covid-19’un kalp-damar sorunlarına (örneğin pıhtılaşmayı artırmak gibi) ve mental sorunlara (beyin sisi gibi) yol açtığı kanıtlanmış durumda. Bu belirtilerin aşıdan çok geçirilmiş bir Covid-19’un yan etkileri olma ihtimali çok daha güçlü. Özellikle gençler Covid-19’u daha hafif ve semptomsuz geçirse de virüsün bu tip etkilere yol açtığını biliyoruz. Dolayısıyla bu vakalarda Covid-19 geçmişi de sorgulanmalı”.</p>
<p><strong>Aşının geleceğe yönelik yan etkisi ortaya çıkmaz</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı resmi açıklamayı hatırlatan Prof. Dr. Tayfun Uzbay, “Aşının geleceğe yönelik farklı, uzun vadeli ve ciddi bir yan etkisi ortaya çıkmaz. Koruyucu etkisi de en fazla 6-8 ay ile sınırlıydı. Bizim aşıdan ziyade Covid-19’un uzun vadeli etkilerini konuşmamız daha doğru. Virüsün aşı olmamış ve hastalığı uzun süren ve birçok kez tekrar eden bazı bireylerde uzun vadeli sorunlara yol açması daha çok ihtimal dahilinde. Bu kişilerin yakından izlenmesi ve tedbir alınması gerekir. Ayrıca sürecin ve ardından gelen ekonomik krizin yarattığı toplumsal travmaya odaklanarak çözüm üretilmesi bence çok daha fazla önem arz ediyor.”  dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koruyucu-tibbin-en-onemli-silahi-asilardir-386369">Koruyucu tıbbın en önemli silahı aşılardır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
