<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sıkıntısı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sikintisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sikintisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Apr 2023 15:40:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>sıkıntısı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sikintisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nitelikli İstihdam Sıkıntısı Her Geçen Yıl Artmaya Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nitelikli-istihdam-sikintisi-her-gecen-yil-artmaya-devam-ediyor-367799</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2023 15:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artmaya]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[geçen]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[nitelikli]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemiz sanayinde ciddi boyutlara ulaşan nitelikli istihdam sorununa dikkat çeken Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz: “Türk Sanayisinin en büyük sıkıntılardan biri olan nitelikli istihdam sorunu hala çözülebilmiş değil.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nitelikli-istihdam-sikintisi-her-gecen-yil-artmaya-devam-ediyor-367799">Nitelikli İstihdam Sıkıntısı Her Geçen Yıl Artmaya Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Ülkemiz sanayinde ciddi boyutlara ulaşan nitelikli istihdam sorununa dikkat çeken Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz: “Türk Sanayisinin en büyük sıkıntılardan biri olan nitelikli istihdam sorunu hala çözülebilmiş değil. Eğer bu sıkıntı yakın gelecekte çözülemezse sanayimiz ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya kalacaktır. İstihdamla birlikte üretim sekteye uğramadan acil önlemler alınıp harekete geçilmeli. Vaktimiz her geçen zaman ciddi bir şekilde daralıyor” dedi.  </strong></em></p>
<p><em><strong>Nitelikli İstihdam Sorunu Hala Çözülebilmiş Değil</strong></em></p>
<p><em>Nitelikli istihdam sorunun çözümüne yönelik daha fazla adım atılması gerektiğine değinen Karadeniz, “Bugün baktığımız zaman, ülkemizde üniversite mezunu öğrenci sayısı çok fazla. Birçok özel üniversite sayesinde gençlerimiz istediği bölümü seçip eğitimini alabiliyor. Fakat bu gençlerimizin birçoğu üniversite eğitimlerini tamamladıklarında ya işsiz kalıyor ya da eğitim aldıkları bölümden tamamen alakasız iş kollarında çalışıyorlar. İleride işlerimizi devralacak, taşıyacak, daha çok üretip ülke ekonomisine katkı sağlayacak gençlerimizin hiçbir niteliğe sahip olmayıp bunu gerçekleştiremeyecek olması, sanayinin geleceği ve devamı için ciddi bir sorun. Asıl sıkıntı, ülkemizde çok sayıda genç sadece işsiz değil, istihdam edilemez konuma gelme durumuyla karşı karşıya” dedi.</em></p>
<p><em><strong>Meslek Liselerinin Önemi Gün Geçtikçe Artıyor</strong></em></p>
<p><em>Gelecekte gençlerimizin nitelikli ve vasıflı bir insan olmasını sağlayacak eğitim kurumlarımızın olduğunu belirten Ömer Karadeniz, “Gençlerimizin ilgisini sanayiye yöneltecek, onları nitelikli bir birey haline getirecek meslek liselerimiz var. Bizler, sanayici olarak meslek liselerimizin öneminin gün geçtikçe arttığının farkındayız. Bu farkındalığı da gençlerimize, katıldığımız seminerlerde, toplantılarda, yazılı ve görsel basında, kısacası her platformda üstüne basa basa anlatıyoruz. Bugün sanayisi gelişmiş toplumlara baktığımız zaman, yüksek refah seviyelerinin ardındaki esas itici gücün kaliteli mesleki eğitim sistemi olduğunu görüyoruz. Bu toplumların genç nüfusları sayıca bizden düşük, fakat nitelikli insan olarak baktığımızda bizden kat be kat üstünler. Bu durumu aşmak, sanayisi gelişmiş toplumlarla rekabet edebilir hale gelmek için, nitelikli insan yetiştiren eğitim kurumlarına destek olmamız gerekir” dedi.</em></p>
<p><em><strong>Sorunun Çözülmesi İçin Kamu Kurumlarıyla Ortak Adım Şart</strong></em></p>
<p><em>Çatı kuruluş PLASFED – Plastik Sanayicileri Federasyonu olarak ülke geleceğine katkı sağlayacak bir mesleki eğitim sisteminin öneminin farkında olduklarını ve çalışmalarını bu yönde sürdürdüklerini vurgulayan Ömer Karadeniz, “En başta eğitimde yaşanan sıkıntıların doğru bir şekilde analiz edilmesi gerek. Analizi doğru ve planlı yapmazsanız alacağınız aksiyonların sonucu hep olumsuz olacaktır. Sadece biz sanayiciler değil, başta ilgili eğitim kurumlarımız olmak üzere, tüm kamu kurumlarımızın gençlerimizin istihdam dünyasına girememelerinin en büyük sebebinin nitelikli işgücü eksikliğinden kaynaklandığını görmeleri ve sorunun çözümü için bu neden üzerinden hareket ederek ortak adım atmaları gereklidir” dedi.</em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nitelikli-istihdam-sikintisi-her-gecen-yil-artmaya-devam-ediyor-367799">Nitelikli İstihdam Sıkıntısı Her Geçen Yıl Artmaya Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlaç sıkıntısı baş gösterdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ilac-sikintisi-bas-gosterdi-366821</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Apr 2023 13:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[gösterdi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bursa Eczacılar Odası Başkanı Okan Şahin, ülkedeki ilaç tedariği sıkıntısı ve ilaç sektöründeki problemler hakkında Herkes Duysun’a açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilac-sikintisi-bas-gosterdi-366821">İlaç sıkıntısı baş gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><b>İlminur ATÇI / HERKES DUYSUN</b><br /> Bursa Eczacılar Odası Başkanı Okan Şahin, ülkedeki ilaç tedariği sıkıntısı ve ilaç sektöründeki problemler hakkında Herkes Duysun’a açıklamalarda bulundu.</p>
<p>İlaçların Türkiye’deki yokluk oranlarını devamlı takip ettiklerini belirten Şahin, “Birkaç ay önce, Kasım sonu Aralık başında ilaç yoklukları %35 seviyesine kadar çıkmıştı. Şu anda ise oranlar biraz daha düşük, ila bandında. Normalde, herkesin sıkıntısız ilaç yokluğu hissetmediği oran %3 ila %5&#8217;tir. Bu oranlar sürekli değişir, çünkü sürekli aynı ilaçlar mevcut değildir. Ancak şu anda ila seviyesinde ilerliyoruz.” dedi.</p>
<p><b>“ÜLKEMİZE İLAÇ GETİRMEK İSTEMİYORLAR”</b></p>
<p>Piyasada olmayan ilaçların genelde antibiyotikler ve bazı grip ilaçları olduğunu vurgulayan Şahin, “Bu ilaçların tedarikinde ve üretiminde sıkıntılar olduğu görülüyor ve bu da sektörü ciddi anlamda etkiliyor. Özellikle yurtdışından gelen ithal ilaçlarda, bazı firmaların maalesef ülkemizdeki Euro kuru sebebiyle artık ülkemize ilaç getirmekten imtina ettikleri görülüyor. Bazı yabancı firmalar bu kur sebebiyle ülkemize ilaç getirmekte zorlanıyorlar. Biz bu firmalarla sürekli görüşmeler yapıyoruz ve bu ilaç sıkıntılarıyla ilgili dolaylı olarak şunu söylemeye çalışıyorlar: Yurtdışında genelde, bir ilaç ham maddesi tedariğinde sıkıntı var. Covid sonrası tedarik zincirleri kırıldığı için bu globaldeki sıkıntı bizleri de etkiliyor. İlaç firmaları da belirli önceliklendirmeler yapmaya başlıyorlar. Bu önceliklendirmede ilaç firmaları şu noktaya geliyor: İşte ben yurtdışında Avrupa&#8217;da başka ülkelerde 1 kutu sattığımla Türkiye&#8217;de bazı ilaçlarda 10 kutu sattığında üretimde ve etken madde tedariğinde sıkıntılar olduğu için aynı karı elde etmek için ülkemizi tercih etmiyor bazı firmalar. Avrupa&#8217;daki daha yüksek fiyat veren ülkelere bu ilaçları sevkiyat yapıyorlar. Tabii bu ciddi bir sıkıntı.</p>
<p>Hatta daha da ileri gittiğimizde bazı ilaç firmaları özellikle yeni teknolojik ilaç dediğimiz tarzdaki üretimlerde yurt dışındaki ülkeleri tercih ediyorlar ve ülkemizden ruhsat dahi almıyorlar. Ruhsat başvurusu bile yapmıyorlar. Bu ilaçlar artık öyle bir noktaya geldi ki Türkiye ilaç pazarının &#8216;u kadar ilaç bunlar ve bu ilaçlar Türk Eczacılar Birliği ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Türkiye&#8217;de ruhsatı olmayan ilaçlar statüsünde getiriliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>“BİR MAĞDURİYET DE SÖZ KONUSU”</b></p>
<p>Şahin geçtiğimiz günlerde, Türkiye&#8217;de ruhsatı olmayan ama yurtdışından gelen bazı ilaçların sahte olduğunun basına yansıdığını hatırlattı ve “Sağlık Bakanlığı da bununla ilgili bazı düzenlemeler yaptı. Bu düzenlemeler neticesinde yurtdışından getirilen Türkiye&#8217;de ruhsatı olmayan ürünlerin her birinden numune alınarak belirli tahliller ve koşulların sağlanması gerektiği çalışması yapıldı. Tabii bu yönetmelik değişikliği çok hızlı olduğu için maalesef bu ürünlerle ilgili tedarik sıkıntısı başladı. Özellikle burada belirli bağımlılıkta kullanılan ilaçlar ve belirli kanser ilaçları bulunuyor. Bu ilaçlar ucuz ilaçlar da değil. En ucuzu 10 bin TL, 15 bin TL olan ilaçlar. İçinde 1 milyon TL olan ilaçlar da bulunuyor. Bu ilaçların tedarikinde son günlerde ciddi anlamda hastalardan çok fazla şikayetler geliyor. Bu kriterlerin altyapısı oluşturulmadan hızlıca geçildiği için buna bu tarz bir mağduriyet de söz konusu. Türkiye&#8217;de ruhsatı bulunmayan ancak SGK ve Türk Eczaacılar Birliği kanalıyla getirilen ilaçlarda da ciddi bir hasta mağduriyeti söz konusu.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“ÜLKEMİZDE ÜRETİLEN İLAÇLARIN ORAN DÜŞÜK”</b></p>
<p>Bugün dünyada en büyük ilaç etken madde ve yardımcı madde üreticilerinin Çin ve Hindistan olduğunun altını çizen Şahin, “Ülkemize de bu ülkelerden ciddi miktarda ham madde gelmektedir ve ülkemizde üretim noktasında birleştirme yapılmaktadır. Bugün Türkiye’de ilaç pazarının neredeyse yarısı ithal, yarısı ise ülkemizde üretilen ilaçlar olarak gözükmektedir. Ancak tamamen ülkemizde üretilen ilaçların oranı &#8216;u bile geçmemektedir. Geri kalan fark, yurt dışından getirilen maddelerin birleştirilmesi, bir araya getirilmesiyle oluşmaktadır. Burada ilaç firmalarının yaptıklarına da bakmak gerekmektedir. Bütün dünyada nasıl bir yöntem belirleniyor, ne oluyor, ne bitiyor diye. Bir ilaç firmasının ARGE&#8217;ye yeni bir ilaç bulmaya ayırdığı bütçe yaklaşık 2 milyar dolar civarındadır. Bir tane özellikli bir ilacın bulunması için 2 milyar dolar harcanması demektir. Doları 20 TL&#8217;den baz alırsak, bu yaklaşık 40 milyar TL&#8217;ye denk gelir ki Türkiye&#8217;de bu bütçeyi ayıracak hiçbir firma yok. Ama yurtdışındaki firmalar 2 milyar dolar bütçe ayırıyor, daha sonra ruhsatlandırıp tüm dünyada yaklaşık 5 milyar dolarlık ciro yapıyor. Ama maalesef bu bütçelere devlet desteği olmadığı sürece veya belirli projelerde olduğu gibi bir güç birliği yapılmadığı sürece Türkiye bu büyük üreticilerle baş edebilecek noktada olamaz. Burada en güzel örnek, TOGG’da yapılan. Özel sektör ve devletin desteği ile ilaçta ciddi bir araştırma geliştirme ve üretim hamlesi yapılabilir diye düşünüyorum.</p>
<p><b>“SAĞLIKTA ŞİDDET İLE İLGİLİ HABERLER DUYMAK İSTEMİYORUZ”</b></p>
<p>Bursa Eczacılar Odası Başkanı Okan Şahin son zamanlarda basına yansıyan sağlıkta şiddet haberlerinden ciddi derecede rahatsız olduğunu belirtti ve şöyle konuştu;</p>
<p>“Maalesef bu noktada üzgünüz, çünkü bizler özellikle COVID döneminde çok emek verdik. İnsanların hastalardan kaçtığı dönemde o hastalara sağlık hizmeti vermeye çalıştık. Bu noktada da ciddi bir emeğimiz olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra da birçok hastalıkta bu emeği vermeye devam edeceğiz. Ancak vatandaşlarımızın sağlık çalışanlarına karşı biraz daha anlayışlı, biraz daha hoşgörülü olmasını istiyoruz. Sağlıkta şiddet ile ilgili haberler duymak istemiyoruz.”</p>
</p></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilac-sikintisi-bas-gosterdi-366821">İlaç sıkıntısı baş gösterdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemalpaşa, Buca ve Güzelbahçe&#8217;de su sıkıntısı yaşanmayacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemalpasa-buca-ve-guzelbahcede-su-sikintisi-yasanmayacak-363826</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 08:26:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[güzelbahçede]]></category>
		<category><![CDATA[kemalpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmayacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363826</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, yaklaşan yaz aylarında İzmir’de su sıkıntısı yaşanmaması için yatırımlarını sürdürüyor. Kemalpaşa, Buca ve Güzelbahçe ilçelerine alternatif su kaynağı yaratmak amacıyla toplam 7 içme suyu kuyusunun imalatları başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemalpasa-buca-ve-guzelbahcede-su-sikintisi-yasanmayacak-363826">Kemalpaşa, Buca ve Güzelbahçe&#8217;de su sıkıntısı yaşanmayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, yaklaşan yaz aylarında İzmir’de su sıkıntısı yaşanmaması için yatırımlarını sürdürüyor. Kemalpaşa, Buca ve Güzelbahçe ilçelerine alternatif su kaynağı yaratmak amacıyla toplam 7 içme suyu kuyusunun imalatları başladı.</p>
<p>İZSU, yoğun nüfuslu ilçelerde kuraklık kaynaklı su sıkıntısı yaşanmaması için harekete geçti. Yaz aylarında kullanımın en yoğun olduğu saatlerde mevcut su kaynaklarının yetersiz kaldığı tespit edilen bölgelerde, yeni içme suyu kuyuları açılıyor.</p>
<p><strong>Kemalpaşa’daki kuyulardan 65 bin kişi yararlanacak</strong><br />Çalışmalar kapsamında Kemalpaşa merkez, Soğukpınar ve Ulucak’ta toplam 5 kuyunun yapımına başlandı. Kuyular devreye alındığında 65 bin kişiye ek su sağlayacak.</p>
<p><strong>Buca Karağaç’ta su yetersizliğinin önüne geçiliyor</strong><br />Yaz aylarında su sıkıntısı çeken bir diğer mahalle Buca Karacaağaç’ta da yeni sondaj kuyusunun imalatı sürüyor. Kuyu, 752 nüfuslu mahallenin yazın su sıkıntısı yaşamasına engel olacak.</p>
<p><strong>Küçükkaya mahallesi sakinleri alternatif su kaynağına kavuşuyor</strong><br />İZSU ekipleri, sondaj çalışmalarını Güzelbahçe’nin Küçükkaya mahallesinde de sürdürüyor. Bölgede yaşayan 265 vatandaşa hizmet etmesi planlanan yeni içme suyu kuyusunun yapım çalışmalarının en kısa sürede tamamlanması ve yaz başında devreye alınması hedefleniyor</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemalpasa-buca-ve-guzelbahcede-su-sikintisi-yasanmayacak-363826">Kemalpaşa, Buca ve Güzelbahçe&#8217;de su sıkıntısı yaşanmayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebeveynlerin Can Sıkıntısı: Çocuklarda İştahsızlık</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ebeveynlerin-can-sikintisi-cocuklarda-istahsizlik-354952</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 14:33:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[iştahsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354952</guid>

					<description><![CDATA[<p>İştah tanım itibariyle, yemek yeme arzusu ve isteğidir ama kimi çocuklarda bu istek o kadar azdır ki anne baba bir süre sonra endişelenmeye başlar ve yetersizlik hisseder.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ebeveynlerin-can-sikintisi-cocuklarda-istahsizlik-354952">Ebeveynlerin Can Sıkıntısı: Çocuklarda İştahsızlık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İştah tanım itibariyle, yemek yeme arzusu ve isteğidir ama kimi çocuklarda bu istek o kadar azdır ki anne baba bir süre sonra endişelenmeye başlar ve yetersizlik hisseder. Her yaşta görülebilen iştahsızlık durumu özellikle ilk dört yaşta ve ergenlik döneminde belirginleşmektedir.</p>
<p> Konuyla ilgili sorularımızı ise Batıgöz Sağlık Grubu Uzman Çocuk Doktoru Fikret İŞBİLİR yanıtladı. </p>
<p><strong>İştahsızlığın başlıca sebepleri nelerdir?</strong></p>
<p>İştahsızlık, vücudun herhangi bir enfeksiyona verdiği tepki olarak da gelişebilmektedir. En sık idrar yolu enfeksiyonlarında, üst solunum yolu enfeksiyonlarında, paraziter hastalıklarda, kabızlık, geniz eti büyümeleri, vitamin eksiklikleri, bazı metabolizma hastalıklarında daha nadir olarak ise çocukluk çağında görülen kanser vakalarında ve romatizmal hastalıklarında gözlemlenebilmektedir. Hastalıklardan kaynaklanan bu iştahsızlık durumu 2-3 hafta kadar sürebilir ama süre daha da uzuyorsa gerekli tetkikler yapılarak önlem alınmalıdır.</p>
<p><strong>Uzun süren iştahsızlık çocuğun büyümesini etkiler mi?</strong></p>
<p>İştahsızlığın uzun sürmesi, çocuğun büyüme ve gelişmesini etkileyebilir. Bu durumda gerekli kalori alımı sağlanamayacağından vücudun yapı taşları olan protein, hormon, vitamin ve mineraller eksik kalacak ve gelişim sekteye uğrayacaktır.</p>
<p><strong>Peki fizyolojik sebepler dışında iştahsızlığın başka sebepleri de olabilir mi?</strong></p>
<p>İştahsızlık bazen çocuğun psikolojisi ile de ilgili olabilir. Hiperaktif ya da tam tersine içine kapanık çocuklarda iştah değişikliği gözlemlenebilir. Eğer büyüme ve gelişme normal seyrindeyse ( boy-kilo ve baş çevresi takibi) yani normal standart tablodaki ölçümlerde ise telaşlanmamak gerekir.</p>
<p> </p>
<p>Genelde toplumumuzda gürbüz çocuğun sağlıklı olduğu, zayıf çocuğunsa mutlaka bir sorunu olduğu düşünülür bu sebepten aileler de panikler ve iştahsız ya da zayıf çocuğa yemesi yönünde telkinlerde hatta kimi zaman baskıda bulunurlar. Konuyla ilgili görüşünü aldığımız Dr. Fikret İşbilir , ‘Bazen çocuk ailenin istediği tarzda yemediği halde normal boy ve kiloda olabilir. Bu durumda ailenin tavrı ısrarcı olmamalıdır. Sevmediği besinleri alması konusunda ısrar edilmemeli ya da sevdiği diğer besinlerle karıştırılarak yemesi sağlanmalıdır örneğin peynir sevmeyen bir çocuğa bu gıda börek ya da makarna içerisinde yedirilebilir’ dedi.</p>
<p>İşbilir, ayrıca daha küçük yaş grubu için ise besinler süslenerek ya da değişik şekiller verilerek, sevimli tabaklar hazırlanabilir, çocuğun o besine karşı ilgisi arttırılabilir önerisinde bulundu.</p>
<p>Dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta çocuğun zamanından önce bazı besinlere alıştırılmaya çalışılmasıdır. Özellikle ilk altı ayda bebeğe sadece anne sütü verilmeli, sonrasında ise kademeli olarak diğer gıdalara geçilmelidir. Ek gıdaya başlarken üç gün kuralı uygulanmalıdır. </p>
<p><strong>Peki nedir bu üç gün kuralı?</strong></p>
<p>Bebek için her yeni besine başlarken 3 gün kuralı uygulanmalıdır. Doğduğu andan itibaren ilk kez karşılaşacağı gıdaya karşı alerji, duyarlılık ve hazmetme durumu olup olmadığı takip edilir. Bu ilk karşılaşmada amaç, bebeği doyurmak değil ona gıdayı tanıtmak olduğundan ilk başta o besinden sadece 3 kaşık verilmesi yeterli olacaktır.</p>
<p>Çocuğun yeme alışkanlığının kötü etkilenmemesi için dikkat edilmesi gereken diğer durumlarsa; çocuğun yemek öncesi abur cubur yememesi, su ya da meyve suyu içerek midesini şişirmemesi, televizyon başında beslenmemesi, gerekirse aile ile aynı sofraya oturması, beslenme için acele etmemesi, porsiyon ve çatal kaşığın çocuğa göre hazırlanması ve sofranın çekici hale getirilmesidir.</p>
<p>Konuyla ilgili ilginç bir anısından da bahseden Dr. Fikret İşbilir, ailenin bilinçlendirilmesinin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha altını çiziyor. ‘ Uzmanlığımın ilk yıllarıydı. Karadeniz’in şirin bir ilçesinde görev yapıyordum. Muayene için dört aylık bir bebek getirildi. Bebeği muayene ettiğimde boy ve kilosu normal standarttaydı. Fizik muayene bulguları gayet iyiydi ama anne- baba bebeğin iştahsız olduğundan ve kilo almamasından şikayetçiydi. Bu aylarda sadece anne sütü verilmesi gerekirken, bebeği iştahsız kabul ederek, hızlı kilo alsın diye  fındık ezmesi yedirdiklerini öğrendim. İşte bu trajikomik bir olaydı.’</p>
<p>Siz siz olun, iyice araştırmadan, kulaktan dolma bilgilerle hareket edip, çocuğunuzu yaşamını riske atmayın. Kilo alsın diye uğraşırken çok daha ciddi sağlık problemleriyle uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ebeveynlerin-can-sikintisi-cocuklarda-istahsizlik-354952">Ebeveynlerin Can Sıkıntısı: Çocuklarda İştahsızlık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
