<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sigara | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sigara/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sigara</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Feb 2026 11:19:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>sigara | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sigara</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmada]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nargile]]></category>
		<category><![CDATA[nikotin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara bağımlılığının kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, en etkili yaklaşımın ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanması olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658">Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığının kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalık olduğunu belirten <span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, e</span>n etkili yaklaşımın ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanması olduğunu söyledi. Tedavisiz bırakma girişimlerinde 1 yıllık başarı oranının genellikle yüzde 3–5 civarında olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dilek Toprak, farmakolojik destekle bu oranın yüzde 15–35’e kadar çıkabildiğini, kombine tedavilerde oranın daha da arttığını söyledi. Nargilenin içim süresi, dumanın miktarı ve kullanılan tütünün yapısı nedeniyle sigaradan daha zararlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dilek Toprak, </span></b><b><span>bir nargile seansında, bir kişinin 100 ya da daha fazla sigara dumanı kadar duman soluduğunu kaydetti.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada nikotin bağımlılığı, sigara ve nargile kullanımının etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Sadece tek kullanım bile bağımlılık riskini artırıyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigaranın temel bağımlılık yapıcı maddesinin nikotin olduğunu belirten<span> Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Nikotin, beyindeki dopamin salınımını tetikleyerek kişide keyif ve ödül hissi yaratır. Bu his, zamanla beynin nikotine karşı tolerans geliştirmesine ve aynı etkiyi elde etmek için daha fazla maddeye ihtiyaç duymasına neden olur. Nikotin son derece bağımlılık yapıcıdır, sadece bir kez kullanmak bile, beyniniz üzerindeki anlık etkisi nedeniyle bağımlı hale gelme riskini artırır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Fiziksel ve psikolojik bağımlılık ortaya çıkıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Nikotin bağımlılığında, fiziksel ve psikolojik olarak, vücudun sürekli olarak bu kimyasala &#8220;bağımlı&#8221; hale geldiğini kaydeden <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Fiziksel bağımlılık, vücudun </span><span><span><span>yoksunluk belirtilerinden</span></span></span><span> kaçınmak için nikotine ihtiyaç duyması durumudur. Yoksunluk belirtileri nikotin kullanımını bıraktığınızda yaşadığınız huzursuzluk, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü gibi hoş olmayan hislerdir. Psikolojik bağımlılıkta ise o alışkanlık, günlük rutininizin bir parçası olmuştur. Kahve ile sigara içmek, sinirlenince sigara içmek gibi eşleşmeler yapılır. Bu gibi durumlarda içme ihtiyacı hissedilir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün salgını, en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tütünün yaygın kullanımı için &#8220;tütün salgını&#8221; ifadesini kullandığını belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span>, “Dünya Sağlık Örgütü, bunun şimdiye kadar karşılaştığımız en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olduğunu söylüyor ve yılda 8 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olduğunu bildiriyor. Bu ölümlerin 1,2 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, 700 milyon çocuk yani dünyadaki çocukların yarısı tütün ürünü dumanına maruz kalmaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığı nasıl anlaşılır?</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının DSM-5 denilen evrensel tanı kriterleri olduğunu ifade eden <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, b</span>u tanı kriterlerine göre son 12 ay içinde aşağıdaki kriterlerden en az 2’sinin bulunmasının nikotin bağımlılığını düşündürdüğünü söyledi. <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, bu kirterleri şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span>Planlanandan daha fazla veya daha uzun süre sigara içme</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Bırakma girişimlerinin başarısız olması</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Sigara temini ve içimi için aşırı zaman harcama</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Güçlü içme isteği</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>İş, okul veya sosyal sorumlulukların aksaması</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Zararlı etkiler bilinmesine rağmen devam etme</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Tolerans gelişimi</span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span>Yoksunluk belirtileri görülmesi</span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><b><span>Sigara bağımlılığında ilaç tedavileri etkili oluyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının tedavi edilebildiğini ve etkili tedavi yöntemleri olduğunu belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>En yüksek başarı oranı davranışsal destek ve ilaç tedavisi birlikteliği ile elde edilir. Bunların tek başına kullanımı bile bırakma oranlarını artırmaktadır. Farmakolojik tedavi yani ilaç tedavisinde Nikotin Replasman Tedavisi (NRT) ve bupropion preparatlarını oldukça sık kullanmaktayız Tedavisiz bırakma girişimlerinde 1 yıllık başarı oranı genellikle yüzde 3–5 civarındadır. Farmakolojik destekle bu oran yüzde 15–35’e kadar çıkabilir. Kombine tedavilerde oran daha da artar” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tedavi sürecinde relaps görülmesi normal</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Tedavi sürecinde relaps (nüks) görülebildiğini belirten <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, “</span>Bu durum tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez, bağımlılığın kronik doğasının göstergesidir. Sigara bağımlılığı kronik, tedavi edilebilen, tıbbi destek gerektirebilen bir hastalıktır. En etkili yaklaşım ilaç tedavisi ve davranış terapisinin birlikte uygulanmasıdır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bir nargile seansı 100 sigara dumanına bedel</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>N</span></span><span>argilenin sigaradan daha zararlı olabildiğini belirten </span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak, b</span></span><span>unun nedeninin nargile içiminin süresi, dumanın miktarı ve kullanılan tütünün yapısı olduğunu ifade ederek nargilenin sigaraya kıyasla daha zararlı olmasının bazı nedenleri:</span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span>Nargile kömürle yakıldığı için, karbonmonoksit gibi toksik gazlar da solunur. Ayrıca nargile dumanı, sigara dumanından daha fazla ağır metal, katran ve kanserojen maddeler içerebilir. </span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargile genellikle 30-60 dakika gibi uzun bir sürede içilir. Bu süre zarfında, bir nargile içicisi, sigara içen birinin aldığından çok daha fazla duman solur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bir nargile seansının, bir kişinin 100 ya da daha fazla sigara dumanı kadar duman solumasına neden olabileceğini belirtmiştir.</span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargilede genellikle ağızlıklar paylaşıldığı için enfeksiyon riski fazladır. Tüberküloz, Herpes ve diğer enfeksiyon hastalıklarının yayılması daha kolaydır.</span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span>Nargiledeki su zararlı maddeleri yeterince filtrelemez ve duman hâlâ toksinler içerir.</span></span></span></span></li>
</ul>
<p><span><span><span><span>Nargile kullanımının sigaraya göre daha zararsız olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu belirten </span><span><span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span></span><span>, “Her ikisi de ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ancak nargilenin daha fazla duman çekilmesi ve karbonmonoksit gibi ek riskler taşıması nedeniyle daha tehlikeli olabileceği kabul edilmektedir​” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Tütün bağımlılığının önlenmesi için bu tavsiyelere dikkat!</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Tütün bağımlılığının önlenmesi noktasında hedefin </span></span><span>sigaraya başlamanın önlenmesi olması gerektiğini söyleyen <span>Prof. Dr. Dilek Toprak</span>, gençlerin ve çocukların bu tehlikeden korunması ve hiç başlamamaları için gayret gösterilmesi gerektiğini söyledi. <span>Prof. Dr. Dilek Toprak, önerlerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ailelerin özellikle ebeveynlerin bilinçlendirmesi ve gençler üzerinde olumlu model olmaları önemlidir.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Elektronik sigara bir sigara bırakma yöntemi değildir. Sağlık açısından önemli riskler taşır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ailece düzenli ve kaliteli zaman geçiren, iletişimi güçlü ailelerin çocuklarının sigara ve alkolü bırakma oranı, diğer ailelere kıyasla daha yüksektir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Çocuğun akademik becerilerini desteklemek, okul dışı farklı aktivitelere yönlendirmek, daha olumlu arkadaş çevrelerine girmesine destek olmak da katkı sağlayacaktır.</span><span> Gençlerin spora, sanata ya da hobilerine yönlendirilmesi, boş zamanlarını sağlıklı aktivitelerle doldurmalarına yardımcı olur. Böylece riskli davranışlardan uzak kalabilirler a</span><span>ncak ebeveynlerden biri veya her ikisi sigara içiyorsa; çocuğunuzla konuşmanız, yasaklamanız, cezalar vermeniz pek de işe yaramayacaktır. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Sigarayı bırakmak için Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı profesyonellerin görev yaptığı ve ülkemizin her bölgesinde kolayca ulaşılabilen Sigara Bırakma Polikliniklerinden yardım alabilirsiniz. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Sigara kullanımı hakkında eğitimler ve farkındalık çalışmaları, okullarda yaygın olarak yapılmalıdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Televizyon, radyo ve sosyal medya üzerinden sigaranın zararlarına yönelik bilinçlendirme kampanyaları yapılması etkili olur. Ünlü ve popüler kişilerin sigara karşıtı mesajlar vermesi, gençler üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>-Ergenler arasında sigaraya başlamanın altında yatan nedenler çoğu zaman stres, anksiyete veya depresyon gibi psikolojik sorunlar olabilir. Bu durumda, gençlere psikolojik destek sağlamak ve duygusal problemlerle başa çıkmalarını öğretmek önemli bir adımdır.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>&#8211; Erken yaşta sigaraya başlamayı önlemek için bu adımlar hem devlet politikaları hem de toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşır. Gençlerin sağlıklı tercihler yapabilmesi için doğru rehberlik ve destek almaları, uzun vadede toplum sağlığını iyileştirmeye katkı sağlar</span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-birakmada-ilac-ve-davranis-terapisi-birlikte-etkili-oluyor-616658">Sigara bırakmada ilaç ve davranış terapisi birlikte etkili oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopozu hızlandıran en önemli 3 neden!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopozu-hizlandiran-en-onemli-3-neden-615575</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 08:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hızlandıran]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopozu]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-hizlandiran-en-onemli-3-neden-615575">Menopozu hızlandıran en önemli 3 neden!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca kanama ve lekelenme olmadan adet görmeme durumu olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50–51 iken Türkiye’de kadınlar genellikle 47–49 yaş arasında menopoza giriyor. Ancak, bazı etkenler menopoz yaşını birkaç yıl önce çekebiliyor! <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali,</strong> menopoz yaşının en çok aile öyküsünden ve genetik faktörlerden etkilendiğine dikkat çekerek, “Ayrıca, kanser öyküsü ve tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, bazı cerrahi müdahaleler ile otoimmün hastalıklar da menopozun erken görülmesine neden olabiliyor. Bu etkenler menopozun değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor” diyor. Bunların yanı sıra menopoz yaşını öne çeken bazı etkenlerin ise önlenebileceğini vurgulayan <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, </strong>“Sigara ve nikotin kullanımı, yoğun stres ile uykusuzluk menopozu hızlandıran en önemli üç etkendir. Özellikle sigara alışkanlığı menopozun görülme yaşını ortalama 2 yıl öne çekiyor” uyarısında bulunuyor. <strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, </strong>menopoz sürecini hızlandıran değiştirilebilir risk faktörlerini anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>Sigara alışkanlığı</strong></p>
<p>Sigara, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmelerine yol açabiliyor. Bunun nedeni ise nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturmaları.  2018’de yayımlanan geniş bir meta-analiz, sigara içen kadınların menopoza ortalama 2 yıl daha erken girdiğini gösteriyor. Benzer şekilde Amerikan Üreme Tıbbı Derneği de sigaranın yumurta rezervini azalttığını vurguluyor. </p>
<p><strong>Düşük vücut kitle indeksi (aşırı zayıflık)</strong></p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, yağ dokusunun sadece enerji deposu değil, aynı zamanda östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku olduğunu belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “Çok merkezli çalışmalardaki veriler incelendiğinde, çok zayıf kadınların menopoz yaşının anlamlı şekilde daha erken olduğu görülüyor. Özellikle uzun süreli kalori kısıtlaması yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.”</p>
<p><strong>Kronik stres ve yoğun yaşam temposu</strong></p>
<p>American Journal of Epidemiology Dergisi’nde yayımlanan bir çalışma, yüksek algılanan stres düzeyinin menopozun daha erken yaşta görülme riskini artırabileceğini gösteriyor. Modern çağın önemli bir sorunu olan kronik stres durumunda vücut sürekli “alarm halinde” kalıyor ve stres hormonu olan kortizol yükseliyor. Sürekli yüksek stres, üreme hormonlarının düzenlendiği hipotalamo-hipofizer-ovaryan aksını etkileyebiliyor. Dr. Cavide Ali, “Bu durum, hormon dengesini bozarak, yumurta rezervinin daha hızlı tükenmesine ve menopozun daha erken başlamasına zemin hazırlayabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>Uykusuzluk </strong></p>
<p>Düzenli ve kaliteli uyku, over (yumurtalık) sağlığının korunmasında önemli bir faktörü oluşturuyor.  Dr. Cavide Ali,<strong> </strong>vücudun hormon dengesini düzenleyen biyolojik saatin uyku bozukluğundan çok ciddi etkilendiğini belirterek, “Özellikle gece salgılanan melatonin, üreme hormonlarının dengelenmesinde önemli rol oynuyor. Uykusuz kalındığında melatonin hormonu yeterince salgılanamadığı için hipotalamo-hipofizer-ovaryan aks üzerindeki düzenleyici etkisini ve yumurtalıklardaki güçlü antioksidan koruyucu rolünü tam olarak yerine getiremiyor; bu durum artmış oksidatif stres ve bozulmuş GnRH ritmi üzerinden folikül kaybını hızlandırarak menopoz sürecini öne çekebilecek bir zemin oluşturabiliyor. Ayrıca, kronik uykusuzlukta stres hormonu kortizol yükseliyor ve bu da  yumurtalıkları yöneten hormonal sistemi baskılayabiliyor” diye konuşuyor.  2018 yılında yayımlanan bir çalışma, uzun süreli uyku sorunları yaşayan kadınlarda menopozun daha erken görülebileceğini bildiriyor.  2023’te yayımlanan başka birçok merkezli çalışmada da düşük kaliteli uyku ile erken menopoz geçişi arasında anlamlı bir ilişki olduğu vurgulanıyor. </p>
<p><strong>Hatalı beslenme alışkanlıkları</strong></p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, beslenme alışkanlıklarının da menopoz yaşını etkileyebilen değiştirilebilir risk faktörlerden biri olduğunu vurguluyor. Dr. Cavide Ali, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada, yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiği; buna karşılık rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise bu süreci önce çekebildiği gösterilmiş. Nurses’ Health Study adlı çalışmanın verileri de bitkisel protein ve yeterli D vitamini alımının erken menopoz riskini azalttığını ortaya koyuyor.  Antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler, yumurtalık yaşlanmasında rol oynayan oksidatif stresi azaltarak, koruyucu etki gösterebiliyor. Buna karşılık, yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar ise hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.” </p>
<p><strong>Endokrin bozucu kimyasallar (BPA, ftalatlar)</strong></p>
<p>Plastiklerde bulunan bazı kimyasallar vücutta östrojen benzeri etki gösterebiliyor ve bunun sonucunda östrojen reseptörlerine bağlanarak fizyolojik geri bildirim mekanizmasını bozabiliyor. Bu yalancı östrojenik uyarı hipotalamo-hipofizer aksı baskılayıp, folikül gelişimini düzensizleştirerek, uzun vadede over rezervinin daha hızlı tükenmesine ve menopozun erkene kaymasına zemin hazırlayabiliyor. Journal of Clinical Endocrinology &#038; Metabolism Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada, kanda yüksek düzeyde bazı çevresel toksinler bulunan kadınlarda, menopozun daha erken görülebildiği ortaya konmuş. Bu nedenle, günlük hayatta plastik kullanımını azaltmak, cam ürünlerini tercih etmek ve kimyasal maruziyeti sınırlamak büyük önem taşıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-hizlandiran-en-onemli-3-neden-615575">Menopozu hızlandıran en önemli 3 neden!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer Belediyesi&#8217;nden Sigaraya Karşı Bilimsel Söyleşi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesinden-sigaraya-karsi-bilimsel-soylesi-612135</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 12:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaraya]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<category><![CDATA[yürekli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği söyleşide, sigara ve elektronik sigara bağımlılığı bilimsel veriler ışığında ele alındı. Uzmanlar, özellikle gençler üzerindeki risklere dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesinden-sigaraya-karsi-bilimsel-soylesi-612135">Nilüfer Belediyesi&#8217;nden Sigaraya Karşı Bilimsel Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği söyleşide, sigara ve elektronik sigara bağımlılığı bilimsel veriler ışığında ele alındı. Uzmanlar, özellikle gençler üzerindeki risklere dikkat çekti.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında “Bağımlılık Şekil Değiştirir mi? Sigara, Elektronik Sigara ve Akciğer Sağlığı” başlıklı söyleşi düzenledi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen söyleşiye, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenlerinden Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşı ile Uzman Dr. Güler Yürekli konuşmacı olarak katıldı. Söyleşiyi Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin de takip etti.</p>
<p><b>“HER YIL 8 MİLYON İNSAN SİGARADAN HAYATINI KAYBEDİYOR”</b></p>
<p>Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Yeşim Uncu, 9 Şubat’ın sigara kullanan bireylerin, bırakma konusunda kendilerini sorgulamaları açısından anlamlı bir gün olduğunu ifade etti. Uncu, her yıl dünya genelinde 8 milyon kişinin tütün ve tütün ürünlerine bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi. Bu sayının, Covid-19 pandemisinde yaşanan ölümlerle kıyaslanabilecek düzeyde olduğuna vurgu yapan Uncu, “Sigara karşısında bir mücadele var ve bu mücadelede elimizdeki tüm imkânları kullanmamız gerekiyor. En önemli adım karar vermek. Bu kararın ardından Türkiye&#8217;nin her yerindeki sigara bırakma polikliniklerinden ücretsiz destek alınabilir” dedi.</p>
<p><b>ÇOCUKLAR BÜYÜK RİSK ALTINDA</b></p>
<p>Uzman Dr. Güler Yürekli ise sigaranın, esrar ve kokain gibi maddelerle kıyaslandığında çok daha hızlı bağımlılık geliştirdiğini belirtti. Sigaranın, yasal düzenlemelere rağmen her yaş grubundaki birey tarafından kolaylıkla ulaşılabilir olmasının büyük bir risk oluşturduğunu söyleyen Yürekli, “Sigara tüm sistemleri etkiliyor ancak en büyük hasar akciğerlerde görülüyor. KOAH, akciğer kanseri ve çeşitli enfeksiyonlara yol açıyor. Kalp-damar sistemi açısından ise kalp krizi, felç, damar tıkanıklığı ve hipertansiyon riskini artırıyor. Ağız, gırtlak ve mide kanserleri açısından da ciddi bir risk faktörü. Pasif içicilikte ise özellikle çocuklar büyük tehlike altında. Astım ve orta kulak enfeksiyonları bu çocuklarda daha sık görülüyor” diye konuştu.</p>
<p>Sigaranın bir alışkanlık değil, doğrudan bir bağımlılık ve hastalık olduğunu vurgulayan Yürekli, günde içilen sigara sayısının önemli olmadığını, bırakmanın önündeki en büyük engellerden birinin ise ürüne kolay erişim olduğunu dile getirdi. Sigara kullanan her 10 kişiden yalnızca birinin kendi başına bırakabildiğini belirten Yürekli, “Bağımlılık psikolojik, davranışsal ve biyolojik boyutları olan çok ayaklı bir süreçtir. Bu nedenle mutlaka bir sağlık profesyonelinden destek alınmalıdır. Başarısız denemeler motivasyonu düşürmemeli. Sigara dumanında bulunan 7 bin toksik maddenin en az 80’inin kanserojen olduğu biliniyor. Puro, nargile, pipo ve elektronik sigara da aynı riski taşır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>YENİ TEHDİT ELEKTRONİK SİGARA</b></p>
<p>Bağımlılığın yeni bir boyutunun elektronik sigaralar olduğunu belirten Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşı ise elektronik sigaraların daha az zararlı olduğu yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Son yıllarda sigara kullanım oranlarının düşmesiyle birlikte tütün endüstrisinin kârlılığının tehdit altında kaldığını ifade eden Dilektaşı, bu nedenle elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin “yenilik” olarak sunulduğunu belirtti. Tütün şirketlerinin “zarar azaltma” söylemiyle hareket ettiğini vurgulayan Dilektaşı, bunun yıllardır uygulanan bir endüstri stratejisi olduğunu kaydetti.</p>
<p><b>HEDEF PAZAR: GENÇLER</b></p>
<p>ABD verilerine göre her 5 lise öğrencisinden birinin ve her 20 ortaokul öğrencisinden birinin elektronik sigara kullandığını dile getiren Dilektaşı, gençler arasındaki kullanım oranının hızla arttığına dikkat çekti. Elektronik sigaraların daha az zararlı olduğu iddiasının bilimsel verilerle çürütüldüğünü ifade eden Dilektaşı, “Geleneksel sigaralarda bulunan zararlı maddelerin tamamı elektronik sigaralarda da yer alıyor” dedi.</p>
<p>Söyleşinin sonunda verilen ortak mesajda, tüm tütün ve nikotin içeren ürünlerden arınmış bir dünya hedeflendiği vurgulanarak, bu mücadelenin yalnızca sağlık ve eğitim sistemleriyle değil, toplumsal bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiği ifade edildi.</p>
<p>Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, konuşmacılara katkılarından dolayı teşekkür etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nilufer-belediyesinden-sigaraya-karsi-bilimsel-soylesi-612135">Nilüfer Belediyesi&#8217;nden Sigaraya Karşı Bilimsel Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigarayı bırakmada içsel motivasyon önemli bir adım!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigarayi-birakmada-icsel-motivasyon-onemli-bir-adim-611857</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 12:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmada]]></category>
		<category><![CDATA[çetin]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[içsel]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611857</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü kapsamında sigarayı bırakma sürecindeki engeller hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigarayi-birakmada-icsel-motivasyon-onemli-bir-adim-611857">Sigarayı bırakmada içsel motivasyon önemli bir adım!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü kapsamında sigarayı bırakma sürecindeki engeller hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Sigara, duygusal düzenleme aracı haline gelmiş olabilir!</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmak isteyen bireylerde en sık karşılaşılan motivasyon engelleri hakkında açıklama yapan Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Nikotinin yarattığı fiziksel bağımlılık, stresle baş etme becerilerinin sigaraya bağlanmış olması, daha önceki başarısız bırakma denemelerinin yarattığı özgüven kaybı ve ‘bırakırsam hayatımdan bir şey eksilecek’ düşüncesi engel olarak öne çıkar.” dedi.</p>
<p>Pek çok kişinin sigarayı yalnızca bir madde değil, günlük hayatı düzenleyen bir destek mekanizması olarak algıladığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Bu algı bırakma kararını psikolojik olarak zorlaştırır. ‘İstiyorum ama bırakamıyorum’ diyen kişilerde genellikle güçlü bir bağımlılık, yüksek kaygı ve yetersizlik duygusu ön plandadır; kişi denemek ister ama başarısızlıktan korkar. ‘İstesem bırakırım ama istemiyorum’ diyenlerde ise çoğu zaman savunma mekanizmaları devrededir; kişi bağımlılığını kabul etmek yerine kontrol algısını korumaya çalışır. Her iki durumda da ortak nokta, sigaranın kişinin duygusal düzenleme aracı haline gelmiş olmasıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sigarayı kendi isteğiyle bırakmak, dış baskıyla bırakmaya göre daha kalıcı!</strong></p>
<p>Nikotinin beyinde dopamin salınımını artırarak sigaranın hızlı ve güçlü bir ödül olarak kodlanmasına neden olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Zamanla beyin, rahatlama, keyif ve stres azalmasını sigarayla eşleştirir.” dedi.</p>
<p>Bu kodlamanın; sigaranın sağladığı geçici rahatlamanın fark edilmesi, alternatif ödül ve rahatlama yollarının geliştirilmesi ve nikotin yoksunluğunun uygun tedaviyle yönetilmesiyle kırılabileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Beyin yeni alışkanlıklar öğrenebilir; önemli olan ona doğru alternatifleri sunmaktır. Sigarayı kendi isteğiyle bırakmak, dış baskıyla bırakmaya göre çok daha kalıcıdır çünkü davranış değişikliği içsel motivasyonla desteklenir. Kendi kararını veren birey, zorluklarla karşılaştığında sorumluluğu dış faktörlere değil kendine bağlar ve süreci daha sürdürülebilir şekilde yönetir. Zorla ya da sadece çevre baskısıyla bırakılan sigarada nüks riski belirgin olarak daha yüksektir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kişiye özel motivasyon kaynakları bırakma sürecini daha güçlü hale getirebilir! </strong></p>
<p>Sağlık motivasyonunun önemli olmakla birlikte tek başına her birey için yeterli olmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Özellikle gençlerde ve uzun süredir sigara içenlerde sağlık riskleri soyut ve uzak algılanabilir. Estetik kaygılar, maddi kazanç, çocuklara iyi bir rol model olma, özgürlük hissi ve performans artışı gibi kişiye özel motivasyon kaynakları bırakma sürecini çok daha güçlü hale getirebilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Eski ritüellerin yerine yenileri konmalı!</strong></p>
<p>Sigara içme ritüellerinin, nikotinden bağımsız olarak güçlü koşullanmalara yol açtığına ve bırakma motivasyonunu sabote ettiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Kahveyle, stresle ya da molalarla eşleşmiş sigara davranışı otomatikleşir. Bu ritüellerin yerine kısa yürüyüşler, nefes egzersizleri, şekersiz sakız, su içme ya da zihni meşgul eden küçük alışkanlıklar koymak, beynin eski eşleşmeleri çözmesine yardımcı olur.” dedi.</p>
<p><strong>Bağımlılığa karşı atılabilecek en güçlü adım vazgeçmemek! </strong></p>
<p>‘Bir tane içsem bir şey olmaz’ düşüncesinin, bağımlılığın en sık kullandığı bilişsel tuzaklardan biri olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Beyin, kontrolün geri kazanıldığı yanılgısını yaratır ancak tek bir sigara, bağımlılık devresini yeniden aktive eder ve çoğu zaman eski kullanım düzeyine hızlı bir dönüşe yol açar. Bu düşünce masum görünse de nükslerin en yaygın nedenlerinden biridir.</p>
<p>Sigarayı bırakmayı defalarca deneyip başaramamış kişilere şunu söylemek isterim: Bu bir irade zayıflığı değil, tedavi edilmesi gereken bir bağımlılıktır. Her başarısız deneme, aslında bir öğrenme sürecidir ve doğru yöntem, doğru destek ve doğru zamanla başarı mümkündür. Vazgeçmemek, bağımlılığa karşı atılabilecek en güçlü adımdır.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigarayi-birakmada-icsel-motivasyon-onemli-bir-adim-611857">Sigarayı bırakmada içsel motivasyon önemli bir adım!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigarayı bırakmak isteyenlere Eşrefpaşa&#8217;dan sağlık desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasadan-saglik-destegi-611734</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 07:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmak]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eşrefpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[isteyenlere]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara Bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611734</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, Sigara Bırakma Polikliniğini hizmete açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasadan-saglik-destegi-611734">Sigarayı bırakmak isteyenlere Eşrefpaşa&#8217;dan sağlık desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, Sigara Bırakma Polikliniğini hizmete açtı. Haftada bir gün hizmet verecek olan poliklinikte, sigarayı bırakmak isteyen hastalar için hem tıbbi hem de psikolojik destek içeren tedavi programları planlanıyor. 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü dolayısıyla değerlendirmede bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Güneş, “Sigarayı bırakmaya kararlı olan ve destek tedavi almak isteyen tüm hastaları Eşrefpaşa Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniğine bekliyoruz” dedi.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada 1,3 milyar kişi tütün ürünü kullanıyor. Her yıl 8 milyondan fazla insan, tütün ürünlerine bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Tütün ürünleri; kanser, kalp ve damar hastalıkları ile KOAH başta olmak üzere birçok önlenebilir hastalığın ve erken ölümün en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, sigarayı bırakmak isteyen yurttaşlara destek olmak amacıyla Sigara Bırakma Polikliniği’ni hizmete aldı. Poliklinik, her perşembe günü tıbbi ve psikolojik destek içeren tedavilerle hizmet veriyor. Hem poliklinikte sunulan hizmetlere hem de 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Güneş, sigaraya hiç başlanmamasının büyük önem taşıdığını, sigarayı bırakmanın ise birçok hastalığın önlenmesine katkı sağladığını vurguladı.</p>
<p><strong>Nefeste karbonmonoksit ölçümleri ve muayeneler yapılıyor</strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Güneş, hastane bünyesinde hizmete açılan Sigara Bırakma Polikliniğindeki çalışmalara ilişkin şunları söyledi:</p>
<p>“Sigarayı bırakma konusunda kararlı olan ve destek almak isteyen hastaları öncelikle değerlendiriyoruz. Sigara bağımlılık düzeyini belirlemek amacıyla hastalarımıza bir form doldurtuyoruz. Ardından nefeste karbon monoksit ölçümleri yapıyoruz ve genel bir muayeneden geçiriyoruz. Bu muayenelerde, akciğerlerde ya da diğer sistem organlarında sigaraya bağlı bir etkilenme olup olmadığını, ayrıca uygulanacak tedavilere engel bir durum bulunup bulunmadığını değerlendiriyoruz. Muayenelerin ardından hastaları belirli aralıklarla kontrole çağırıyoruz. Sigara bırakma süreci uzun ve bazı hastalar için zorlayıcı olabiliyor. Bu süreçte ortaya çıkabilecek sorunları hastalarımızla birlikte ele alıyor ve çözüm üretmeye çalışıyoruz. Gerektiğinde psikolog ve psikiyatri uzmanlarından destek alıyoruz. Psikolojik destek, sigara bırakma sürecinin en önemli unsurlarından biri.</p>
<p><strong>Sigarayı bırakmak, pek çok hastalığı önlüyor</strong></p>
<p>9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Güneş, “Sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle dünyada her yıl milyonlarca insan hayatını kaybediyor. Kronik akciğer hastalıkları ve akciğer kanseri gibi ciddi rahatsızlıklara yol açmasının yanı sıra, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve birçok kanser türüne yakalanma riskini artırdığı artık biliniyor. En doğrusu sigaraya hiç başlanmaması; ancak başladıktan sonra bırakılması da pek çok hastalığın önlenmesi açısından son derece önemli” dedi.</p>
<p>Eşrefpaşa Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniğine başvurmak isteyen yurttaşlar, <strong>0232 293 85 03</strong> numaralı telefon üzerinden randevu oluşturabiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasadan-saglik-destegi-611734">Sigarayı bırakmak isteyenlere Eşrefpaşa&#8217;dan sağlık desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara bağımlılığı 18 yaşından önce başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-bagimliligi-18-yasindan-once-basliyor-611128</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 09:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[18]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yaşından]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611128</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara, içerdiği yedi binden fazla zararlı kimyasal nedeniyle DNA hasarına yol açarak vücudun en küçük yapı taşlarına zarar veriyor ve organların düzgün çalışmasına engel oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-bagimliligi-18-yasindan-once-basliyor-611128">Sigara bağımlılığı 18 yaşından önce başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigara, içerdiği yedi binden fazla zararlı kimyasal nedeniyle DNA hasarına yol açarak vücudun en küçük yapı taşlarına zarar veriyor ve organların düzgün çalışmasına engel oluyor. Yeşilay’ın 2025 Tütün Raporu verilerine göre ise bu bağımlılık çoğu kişide erken yaşta başlıyor. Sigarayı bırakmak için kuruluşa başvuranların yüzde 62,9’unun 18 yaşından önce bu alışkanlığı edindiğini ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Sigaraya erken yaşta başlanması, bağımlılığın daha güçlü yerleşmesine ve ilerleyen yıllarda bırakmanın zorlaşmasına neden oluyor. Bu nedenle sigarayla mücadelede öncelik, farkındalık ve önleyici adımlar olmalı” dedi.</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün Ekim 2025’te yayımladığı verilerin, tütün ve nikotin ürünlerinin çocuklar ve ergenler arasında hızla yaygınlaştığını ortaya koyduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Aromalar, dikkat çekici ambalajlar ve dijital mecralar üzerinden yapılan pazarlama, nikotin ürünlerini gençler için zararsız ve cazipmiş gibi gösteriyor. Bu durum, çok erken yaşta başlayan ve ilerleyen yıllarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir bağımlılık döngüsü yaratıyor. Özellikle sigara ve diğer tütün ürünleri, akciğer kanseri başta olmak üzere birçok ciddi hastalık için önemli bir risk faktörü olmaya devam ediyor” dedi.</p>
<p><strong>Sigara söndükten sonra da tehlike devam ediyor</strong></p>
<p>Sigara dumanının yalnızca içildiği anda değil, sonrasında da risk oluşturduğunu vurgulayan Çalışkan, pasif içiciliğin yani başkasının içtiği sigaranın dumanına doğrudan maruz kalmanın sağlığa ciddi zararlar verdiğini hatırlattı. Bununla birlikte daha az bilinen ancak en az pasif içicilik kadar önemli olan üçüncül maruziyetin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Çalışkan, kapalı alanlarda içilen sigaranın izlerinin ortamda kaldığını ifade etti. Çalışkan, “Sigara içilen bir evde kıyafetler, koltuklar, yataklar, perdeler gibi yumuşak yüzeylerde nikotin, formaldehit ve naftalin gibi zararlı kimyasallar birikiyor. Bu maddeler, sigara içilmese bile ortama sonradan giren kişiler için maruziyet yaratabiliyor. Bu nedenle daha önce sigara içilmiş bir evde bulunmak özellikle çocuklar ve hassas gruplar için risk oluşturabilir” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-bagimliligi-18-yasindan-once-basliyor-611128">Sigara bağımlılığı 18 yaşından önce başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ev İçi Hava Kirliliği KOAH Riskini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ev-ici-hava-kirliligi-koah-riskini-artiriyor-608526</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çi]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış sezonunda pek çok insanın zamanının büyük bölümünü ev ve ofis gibi kapalı alanlarda geçirmesi, bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-ici-hava-kirliligi-koah-riskini-artiriyor-608526">Ev İçi Hava Kirliliği KOAH Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış sezonunda pek çok insanın zamanının büyük bölümünü ev ve ofis gibi kapalı alanlarda geçirmesi, bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Bunlardan biri de akciğer sağlığımızı tehdit eden KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı). Akciğerlerdeki hava yollarının kalıcı olarak daraldığı, ilerleyici kronik bir solunum hastalığı olarak tanımlanan KOAH; sigara dumanı, zararlı partiküller ve çeşitli gazlara maruziyet sonrasında zamanla hava yollarının daralmasıyla gelişiyor. Vakaların yüzde 70-80’i sigara kullanımına bağlıyken, sigara içmeyen bireylerde de pasif sigara dumanına maruziyet, KOAH için önemli bir risk faktörü. </p>
<p><strong>Biyomas Maruziyeti Nedir?</strong></p>
<p>Sigara kullanmayan kişilerde görülen KOAH vakalarının büyük bölümünün baş sorumlusu, ev içi hava kirliliği. Bu kirliliğin en önemli kaynağı ise “biyomas maruziyeti.” Isınma ya da yemek pişirme sırasında odun, kömür ya da tezek gibi yakıtların kullanılmasıyla ortaya çıkan duman ve zararlı partiküller, uzun vadede hastalığın gelişme riskini artırıyor. Bunun yanı sıra; ev içinde yetersiz havalandırma, özellikle filtre temizliği yeterince yapılmayan klimalar, toz tutan halı ve kilim kullanımı, kimyasal içeren temizlik malzemeleri ve evde açık alanda çamaşır kurutulması gibi faktörler de akciğer sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Tüm bunlar KOAH&#8217;lı bireylerin akciğer dokularındaki iltihabı artırırken <em>KOAH</em> semptomlarını da şiddetlendirebiliyor. </p>
<p><strong>Belirtiler Önemsenmiyor, Doktora Başvurma Oranları Düşük </strong></p>
<p>KOAH, genellikle sessiz başlayan ve zamanla şiddetlenerek nefes darlığı ile kendini gösteren bir hastalık. Kronik öksürük, balgam çıkarma, hırıltı ve göğüste sıkışma hissi hastalığın en sık görülen belirtilerinden. Ancak risk grubunda bulunan birçok kişi, ya belirti olmadığı ya da şikâyetlerini önemsemediği için doktora başvurmakta gecikiyor. </p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fidan Yıldız</strong>, KOAH tanısında erken tanının önemine dikkat çekiyor ve bu konuda en önemli tetkikin solunum fonksiyon testi (spirometri) olduğunu söylüyor. Ancak tanıyı desteklemek amacıyla akciğer grafisi, kan oksijen seviyesi ölçümü ile kan ve egzersiz testleri de kullanılıyor. KOAH tedavisi ise yalnızca ilaçla sınırlı değil. Özellikle tütün kullanımının bırakılması, düzenli takip ve hasta-hekim iş birliği, tedavinin başarısında belirleyici rol oynuyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ev-ici-hava-kirliligi-koah-riskini-artiriyor-608526">Ev İçi Hava Kirliliği KOAH Riskini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Bu etkenler akciğerleri yaşlandırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-etkenler-akcigerleri-yaslandiriyor-603343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 08:21:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğerleri]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etkenler]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlandırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geceleri uykudan uyandıran inatçı öksürüğünüz, göğüs ağrınız varsa, kendinizi sürekli halsiz hissediyor, değil merdiven- yokuş çıkmak oturduğunuz yerde bile nefes alamıyor gibi oluyorsanız dikkat!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-etkenler-akcigerleri-yaslandiriyor-603343">Dikkat! Bu etkenler akciğerleri yaşlandırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geceleri uykudan uyandıran inatçı öksürüğünüz, göğüs ağrınız varsa, kendinizi sürekli halsiz hissediyor, değil merdiven- yokuş çıkmak oturduğunuz yerde bile nefes alamıyor gibi oluyorsanız dikkat! Ülkemizde son yıllarda KOAH ve astım başta olmak üzere akciğer hastalıklarının hızla arttığını belirten <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai</strong> “Bilimsel araştırmalara göre, 35-40 yaşından sonra her yıl akciğer kapasitemizin yaklaşık yüzde 1’i kaybolur. Yani, 50 yaşındaki bir kişinin akciğer kapasitesi, 40 yaşındaki haline göre yaklaşık yüzde 10 daha az olabilir. Bu kayıp sigara içilmesi ve sigara dumanına maruz kalınması başta olmak üzere yanlış yaşam alışkanlıkları ve bazı çevresel etkenlerle çok daha hızlanır. Ama bazı püf noktalarına dikkat ederek akciğerlerimizi yenilememiz ve yıpranma sürecini yavaşlatmamız mümkün olabilir” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Naurzvai, yeni yılda akciğerlerinizi 7 adımda yenilemenin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Sigaradan ve sigara dumanından uzak durun  </strong></li>
</ul>
<p>Sigara, nargile, puro ve elektronik sigara akciğerlerin en büyük düşmanıdır. Sadece içenler değil, pasif içiciler de büyük risk altındadır. Bilimsel araştırmalar; sigara dumanının, akciğerlerdeki hücrelerde onarılmaz hasarlar bıraktığını, onları hızla yaşlandırdığını ve kendini yenileme kapasitesini azalttığını ortaya koymaktadır. Bu zararlı maddelerden kaçının, içilen ortamlardan da uzak durun. Eğer sigara içiyorsanız bırakmak için bir adım atın, içmiyorsanız da sigara dumanına maruz kalmayın, pasif içici olmayın. </p>
<ul>
<li><strong>Her gün sebze ve meyve tüketin </strong></li>
</ul>
<p>Fast-food yiyecekler, aşırı yağlı ve işlenmiş gıdalar, yeterince sebze-meyve tüketmemek akciğerleri savunmasız bırakır. Antioksidan eksikliği, akciğer hücrelerinin daha çabuk yaşlanmasına yol açar. Akciğerlerimizin düşmanı olan serbest radikallerle savaşmanın en iyi yolu, antioksidanlardan zengin beslenmektir. C ve E vitamini gibi antioksidanlar, taze sebze ve meyvelerde bolca bulunur. Özellikle portakal, kivi, brokoli, havuç, ıspanak gibi besinler akciğer sağlığı için çok faydalıdır. Bilimsel çalışmalar; bu tür besinlerin akciğer hücrelerini koruduğunu ve yaşlanmayı yavaşlattığını gösteriyor. Her gün tabağınızda renkli sebze ve meyvelere yer verin.</p>
<ul>
<li><strong>Hareket edin, nefesinizi açın </strong></li>
</ul>
<p>Hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, egzersiz yapmamak, sürekli oturmak akciğer kapasitesini düşürür. Akciğerler de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir; hareketsizlik onları zayıflatır ve yaşlandırır. Düzenli egzersiz yapmak, akciğer kapasitesini artırır, dokuların oksijenlenmesini sağlar. Yürüyüş, yüzme, bisiklet, dans… Hangisini seviyorsanız onu yapın! Haftada en az 3 gün, 30 dakika tempolu yürüyüş bile akciğer sağlığınıza çok önemli katkıda bulunur. </p>
<ul>
<li><strong>Bağışıklığınızı güçlü tutun  </strong></li>
</ul>
<p>Sürekli stresli olmak ve yeterince uyumamak, bağışıklık sistemini zayıflatır, vücudu hastalıklara açık hale getirir. Akciğerler de bundan olumsuz etkilenir ve yaşlanma süreci hızlanır. Akciğerlerimiz, mikroplara ve virüslere karşı ilk savunma hattımızdır. Yeterli uyku, dengeli beslenme ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemini güçlü tutar. </p>
<ul>
<li><strong>Kirli havadan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai “Hava kirliliği, egzoz dumanı, fabrika gazları, tozlu ve kimyasal ortamlarda çalışmak akciğerleri yıpratır, yaşlanmasını hızlandırır. Büyük şehirlerde yaşıyorsanız, hava kirliliği maalesef kaçınılmaz bir gerçek. Mümkünse sabah erken saatlerde ya da trafiğin az olduğu zamanlarda dışarı çıkın. Evi sık sık havalandırmak akciğerleri korumaya fayda sağlar” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Temizlik deterjanlarına maruz kalmayın</strong></li>
</ul>
<p>Evde ve işyerinde parfüm, oda spreyi, toz, küf ve kimyasallara uzun süre maruz kalmak akciğerlere büyük zarar verir. Temizlik yaparken aşırı kimyasal kullanmayın, rutubetli, tozlu ve küflü ortamlarda bulunmayın, gerekirse maske takın. Özellikle astım ve KOAH hastaları için bu alışkanlıklar çok zararlıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Aşılarınızı yaptırın</strong></li>
</ul>
<p>Dr. Naurzvai “Sık sık solunum yolu enfeksiyonu geçirmek ve tedaviyi ihmal etmek, grip ve bronşit gibi hastalıkları önemsememek, doktora gitmemek, ilaçları yarım bırakmak akciğerlerde kalıcı hasara ve yaşlanmaya yol açabileceğinden dolayı, bu tür olası alışkanlıklarınızı mutlaka terk edin. Ayrıca grip ve zatürre aşılarını yaptırmak, ellerin temizliğine dikkat etmek, kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre kalmamak da akciğer sağlığı açısından çok önemlidir. Doğru yaşam alışkanlıkları kazanmak, akciğerlerimizi genç ve sağlıklı tutmanın en önemli yoludur” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-etkenler-akcigerleri-yaslandiriyor-603343">Dikkat! Bu etkenler akciğerleri yaşlandırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir İtfaiyesi 2025 bilançosu: Yangınların yüzde 43&#8217;ü sigara ve kibritten</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-2025-bilancosu-yanginlarin-yuzde-43u-sigara-ve-kibritten-601911</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 07:51:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2 Bin]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[2025 Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[43]]></category>
		<category><![CDATA[bilançosu]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiye]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[korkmaz]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tfaiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[Yangınların]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601911</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 2025 yılına ilişkin yangın ve acil müdahale verilerini açıkladı. Kent genelinde yıl boyunca 32 bin 593 olaya müdahale edilirken, bunların 15 bin 284’ü yangın olarak kayıtlara geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-2025-bilancosu-yanginlarin-yuzde-43u-sigara-ve-kibritten-601911">İzmir İtfaiyesi 2025 bilançosu: Yangınların yüzde 43&#8217;ü sigara ve kibritten</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 2025 yılına ilişkin yangın ve acil müdahale verilerini açıkladı. Kent genelinde yıl boyunca 32 bin 593 olaya müdahale edilirken, bunların 15 bin 284’ü yangın olarak kayıtlara geçti. Yangınlarda 18 kişi hayatını kaybederken, 254 kişi yaralandı. Dikkat çeken ayrıntılardan biri ise yangınların 6 bin 559’unun sigara ve kibrit kaynaklı olması.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, oldukça zorlu bir yılı geride bıraktı. Yangın, sel ve su baskını ile kurtarma çalışmaları başta olmak üzere birçok olaya canı pahasına müdahale eden itfaiye ekipleri, çok sayıda felaketin önüne geçti. İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın 2025 yılına ilişkin yangın ve acil müdahale verileri ortaya çarpıcı sonuçlar çıkardı. Buna göre kent genelinde yıl boyunca 32 bin 593 olaya müdahale edilirken, bunların 15 bin 284’ü yangın olarak kayıtlara geçti. Yangınlarda 18 kişi hayatını kaybetti. 254 kişi yaralı olarak kurtarıldı. Yangınların yol açtığı maddi hasarın ise 11 milyar 126 milyon 378 bin lira olduğu tahmin ediliyor.</p>
<p><strong>En büyük sorun sigara</strong><br />Yangın çıkış nedenlerine ilişkin veriler, ihmallerin tabloyu ağırlaştırdığını ortaya koydu. 2025 yılında çıkan yangınların 6 bin 559’u sigara ve kibrit, 3 bin 877’si açık ateş, 2 bin 562’si elektrik kontağı, 595’i ise kıvılcım ve diğer nedenlerden kaynaklandı.</p>
<p><strong>Kent merkezinde yoğunluk dikkat çekti</strong><br />Yangınların 10 bin 118’inin kent merkezinde, 5 bin 166’sının kırsal alanlarda meydana geldiği bildirildi. İtfaiye ekiplerinin olaylara ortalama 5 dakika 52 saniyede ulaştığı açıklandı. Yıl boyunca 211 orman ve fidanlık, 98 zeytinlik ve 329 ağaç yangını yaşandı.</p>
<p><strong>Hayvan kayıpları da ağır</strong><br />Yangınlar yalnızca insanları değil, hayvanları da etkiledi. 2025 yılı içinde 3 bin 174 evcil ve çiftlik hayvanı yangınlarda hayatını kaybetti. Kurtarma çalışmalarında 6 bin 660 yurttaş kurtarılırken, 4 bin 698 hayvan da sağ olarak kurtarıldı.</p>
<p><strong>“Asıl hedef yangının hiç çıkmaması”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Yaşar Korkmaz, yangınların yaklaşık yüzde 98’inin insan kaynaklı olduğunu belirterek, “Sönmeden atılan bir sigara büyük felaketlere yol açıyor. Bu tablo artık herkes için ciddi bir uyarı olmalı” dedi. 2025 yılının İzmir açısından afetlerle dolu bir yıl olduğunu ifade eden Yaşar Korkmaz, “Yangınlar, su baskınları ve doğal afetlerle mücadele ettik. Özellikle orman yangınları kentimizi çok ciddi şekilde etkiledi. Haziran ayında kısa sürede çok sayıda noktada eş zamanlı çıkan yangınlarla mücadele edildi. Aşırı sıcak, düşük nem ve rüzgâr, yangınların hızla büyümesine neden oldu. Bu nedenle önleyici tedbirler ve vatandaş duyarlılığı her zamankinden daha önemli. Yangını söndürmek bizim görevimiz. Ancak yangının çıkmaması hepimizin sorumluluğu. Özellikle sigara ve kontrolsüz ateşe karşı daha dikkatli olunmalı” diye konuştu.</p>
<p><strong>120 bin çağrı, 32 bin müdahale</strong></p>
<p>2025 yılı boyunca 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaklaşık 120 bin ihbar düştüğünü açıklayan Korkmaz, bu çağrıların 65 bininin vakaya dönüştürüldüğünü, toplam 32 binin üzerinde olaya fiilen müdahale edildiğini belirtti. Korkmaz, şunları söyledi:<br />“Bu yıl ilk kez seyyar ve hareketli yangınlarla karşılaştık. Aşırı sıcak, düşük nem ve şiddetli rüzgâr, yangınların çok hızlı yayılmasına neden oldu. Daha önce karşılaşmadığımız bir tabloyla mücadele ettik. Ancak tehlike geçmiş değil. Gelecek yıllarda yangın riski artarak devam edecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde yeni önlemler alıyoruz. Bu kapsamda yeni itfaiye erleri göreve başladı. 200 memur alımı için başvuru alındı ve 37 yeni itfaiye aracı için ihale süreci devam ediyor. Alınacak yeni araçlardan 10’u arazi tipi olacak.”</p>
<p><strong>Kırsalda önleyici müdahale etkisini gösterdi</strong></p>
<p>İklim krizinin su kaynakları üzerindeki baskısına dikkat çeken Korkmaz, suyla söndürmenin yanı sıra alternatif yangın söndürme teknolojileri üzerinde üniversiteler ve uzmanlarla iş birliği içinde çalıştıklarını belirterek, gelecek yaz yangınlarla mücadelede daha güçlü olmayı hedeflediklerini söyledi. Korkmaz ayrıca, yangın riski yüksek kırsal alanlar öncelikli olmak üzere 1.300 mahallenin 601’ine dağıtılan yangın söndürme tankerleriyle 2025 yılı içinde itfaiye ulaşmadan 1.018 yangına müdahale edildiğini, bu önleyici yaklaşımın büyük başarı sağladığını ifade etti.</p>
<p><strong>Çocuklara çağrı: Ebeveynlerinizi uyarın</strong></p>
<p>Sigaradan kaynaklanan yangınların can yakmaya devam ettiğini vurgulayan Korkmaz, çocuklara da çağrıda bulunarak, “Özellikle yaz aylarında araç yolculuklarında ebeveynlerini uyarsınlar. Sönmeyen bir sigaranın nelere yol açabileceğini herkes bilmeli. Önemli olan müdahale etmek değil, yangının hiç çıkmamasını sağlamak. 2026 yılının İzmir için afetsiz, yangınsız ve acil durumsuz bir yıl olmasını diliyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-itfaiyesi-2025-bilancosu-yanginlarin-yuzde-43u-sigara-ve-kibritten-601911">İzmir İtfaiyesi 2025 bilançosu: Yangınların yüzde 43&#8217;ü sigara ve kibritten</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Çalışanlarına Sağlık Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-calisanlarina-saglik-egitimi-600852</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 04:27:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlarına]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü Kanser Erken Tanı ve Eğitim Merkezi (KETEM) ortak çalışmasıyla belediye personellerine farkındalık eğitimi verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-calisanlarina-saglik-egitimi-600852">Büyükşehir Çalışanlarına Sağlık Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanserle mücadele, erken tanı, meme kanseri taraması, tütün bağımlılığı, sigaradan kurtulma yolları ve sağlıklı beslenme konularında personeller bilgilendirildi.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi, personellerine yönelik farkındalık eğitimlerini sürdürüyor. Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM işbirliği ile ortaklaşa yürütülen eğitim programında Büyükşehir çalışanlarına tütün bağımlılığı ve sigaradan kurtulma yolları, meme kanserinde erken tanı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile ilgili eğitimler verildi. Sigara bağımlığının zararları, kullanımını önleme ve bırakma konusunda tutum kazandırmayı hedefleyen eğitimlerde kanserler ve meme kanserinde erken tanı ve taramanın önemi de anlatıldı.</p>
<p>MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE ANLATILDI</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’nda gerçekleşen eğitimde Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Şehit Doktor Atila Nizam, Muratpaşa Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlusu Zeynep Turan eğitim verdi. Sigaranın zararları hakkında bilgi veren Turan “Sigara içerisinde barındırdığı binlerce çeşit zehirli madde ile maalesef kullanıcılarını ölüme sürüklemeye devam ediyor. İstatiksel olarak sigaraya başlayan her dört kişiden üçü bağımlı oluyor. Anne babaları rol model alan çocuklar, pasif içiciler ne yazık ki bu kötü bağımlılığı arttıran nedenler arasında yer alıyor. Sigarayla mücadelede en önemli adım kararlılıktır. Halkımızın sağlığı için kurulan Halk Sağlığı Merkezlerimizde sigara bırakma polikliniklerimizle sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlarımıza destek oluyoruz” dedi.</p>
<p>ERKEN TANI ÖNEMLİ</p>
<p>Kadınlar için meme kanser ve korunma yolları ile ilgilide uyarılarda bulunan Zeynep Turan “KETEM olarak kanser taramalarına da büyük önem veriyoruz Özellikle kadınlarımızın meme kanseri için düzenli tarama yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Meme kanserinde erken teşhis son derece önemli. 40-69 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir meme kanseri taraması yaptırmasını öneriyoruz” hatırlatmasında bulundu.</p>
<p>Eğitim programının sonunda ise Sağlıklı Hayat Merkezi diyetisyeni Seda Demir personeller için sağlıklı yaşam ve beslenme alışkanlıkları ile ilgili eğitim vererek soruları cevapladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-calisanlarina-saglik-egitimi-600852">Büyükşehir Çalışanlarına Sağlık Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Belediyesi personeline KETEM&#8217;den eğitim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-personeline-ketemden-egitim-600744</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[ketem]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[personeline]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tarama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü Kanser Erken Tanı ve Eğitim Merkezi (KETEM) ortak çalışmasıyla belediye personellerine farkındalık eğitimi verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-personeline-ketemden-egitim-600744">Büyükşehir Belediyesi personeline KETEM&#8217;den eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü Kanser Erken Tanı ve Eğitim Merkezi (KETEM) ortak çalışmasıyla belediye personellerine farkındalık eğitimi verildi. Kanserle mücadele, erken tanı, meme kanseri taraması, tütün bağımlılığı, sigaradan kurtulma yolları ve sağlıklı beslenme konularında personeller bilgilendirildi. </span></span></p>
<p><span><span>Büyükşehir Belediyesi, personellerine yönelik farkındalık eğitimlerini sürdürüyor. Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM işbirliği ile ortaklaşa yürütülen eğitim programında Büyükşehir çalışanlarına tütün bağımlılığı ve sigaradan kurtulma yolları, meme kanserinde erken tanı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile ilgili eğitimler verildi. Sigara bağımlığının zararları, kullanımını önleme ve bırakma konusunda tutum kazandırmayı hedefleyen eğitimlerde kanserler ve meme kanserinde erken tanı ve taramanın önemi de anlatıldı. </span></span></p>
<p><span><span>MADDE BAĞIMLILIĞI İLE MÜCADELE ANLATILDI</span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’nda gerçekleşen eğitimde Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Şehit Doktor Atila Nizam, Muratpaşa Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlusu Zeynep Turan eğitim verdi. Sigaranın zararları hakkında bilgi veren Turan “Sigara içerisinde barındırdığı binlerce çeşit zehirli madde ile maalesef kullanıcılarını ölüme sürüklemeye devam ediyor. İstatiksel olarak sigaraya başlayan her dört kişiden üçü bağımlı oluyor. Anne babaları rol model alan çocuklar, pasif içiciler ne yazık ki bu kötü bağımlılığı arttıran nedenler arasında yer alıyor. Sigarayla mücadelede en önemli adım kararlılıktır. Halkımızın sağlığı için kurulan Halk Sağlığı Merkezlerimizde sigara bırakma polikliniklerimizle sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlarımıza destek oluyoruz” dedi. </span></span></p>
<p><span><span>ERKEN TANI ÖNEMLİ</span></span></p>
<p><span><span>Kadınlar için meme kanser ve korunma yolları ile ilgilide uyarılarda bulunan Zeynep Turan “KETEM olarak kanser taramalarına da büyük önem veriyoruz Özellikle kadınlarımızın meme kanseri için düzenli tarama yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Meme kanserinde erken teşhis son derece önemli. 40-69 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir meme kanseri taraması yaptırmasını öneriyoruz” hatırlatmasında bulundu. </span></span></p>
<p><span><span>Eğitim programının sonunda ise Sağlıklı Hayat Merkezi diyetisyeni Seda Demir personeller için sağlıklı yaşam ve beslenme alışkanlıkları ile ilgili eğitim vererek soruları cevapladı.  </span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-belediyesi-personeline-ketemden-egitim-600744">Büyükşehir Belediyesi personeline KETEM&#8217;den eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/5-yas-alti-cocuk-olumlerinin-en-sik-nedeni-596571</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 09:51:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[ölümlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre Bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tamer]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-yas-alti-cocuk-olumlerinin-en-sik-nedeni-596571">5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor. Kapalı ortamlarda hızla yayılan virüsler, minik bedenlerin bağışıklık sistemini kolayca etkiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer</strong>, prematüre bebeklerin akciğer ve kalp gibi hayati organlarının gelişimleri tamamlanmadan dünyaya geldiklerini, bağışıklık sistemlerinin çok zayıf olduğunu, dolayısıyla ani ısı değişimleri ve virüsler gibi çevresel risklerden çok daha fazla etkilendiklerini belirterek “Kış mevsimi prematüre bebekler gibi aileleri için de çok daha yüksek risk oluşturmakta ve çok daha zor geçmektedir. Ailelerin günlük rutinlerinde bile çok daha fazla özen göstermeleri gerekmektedir” diyor. </p>
<p>5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeninin prematüre doğum olduğuna dikkat çeken Dr. Tamer, kış aylarında tehlikenin arttığına dikkat çekerek “Beslenmesinden giyimine, bulunduğu ortamın ısısı ve havalandırmasından sağlık kontrollerinin ve gerekli aşılarının zamanında yapılmasına, ziyaretçilerden sigara dumanına dek birçok konuda çok dikkatli olunmalıdır. Anne babalar sıkça “sigarayı sadece balkonda içiyorum, bebeğime hiç duman gelmiyor” deseler de, yapılan çalışmalar, dışarıda veya balkonda içmenin dumanın içeri sızmasını, giysi ve saç yoluyla kalıntı taşınmasını, hatta yüzeylerde biriken toksik kalıntıların bebeği olumsuz etkilemesini engellemediğini gösteriyor” diyor. </p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, kış aylarında prematüre bebekleri tehdit eden 5 etken ile sağlıklı bir kış mevsimi geçirilebilmesi için alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Kalabalık ortam</strong></p>
<p>Prematüre bebeklerin sağlığını tehdit eden kış etkenlerinin başında kalabalık ortam gelmektedir. Çünkü kalabalık ortam RSV, influenza, grip ve covid gibi önemli viral enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Bağışıklık sistemi hassas olan bebekler kalabalık ortamlarda bu tür enfeksiyonları çok daha kolay alırlar. Dolayısıyla bu bebekleri özellikle kış aylarında hasta kişilerin yanında, mümkünse kalabalık ortamlarda da bulundurmamak gerekir. Influenza ve RSV gibi enfeksiyonlarda da koruyucu aşı uygulamaları doktorunuzun kontrolüyle yapılabilir.</p>
<p><strong>Aşı ve doktor kontrollerinin aksatılması</strong></p>
<p>Dr. Reyhan Tamer “Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği aşılar, zatürre, menenjit, tetanoz, çocuk felci gibi aşılar prematüre bebeklerde hayat kurtarıcıdır. Doktor kontrollerinin düzenli yapılması, erken dönemli büyüme ve gelişme ile ilgili sıkıntıların erken dönemde saptanıp tedavi edilmesi açısından da önemlidir” diyor.</p>
<p><strong>Ortam ısısı</strong></p>
<p>Prematüre bebekler ısı kaybına karşı çok duyarlıdır çünkü yağ dokusu azdır, vücut ısısını koruyamazlar. Soğuk havalarda solunum problemleri tehdit eder, bağışıklık sistemi çok iyi çalışmaz ve vücut strese girer. Ama bebeklerin kalın giydirilmesi yerine, oda ısısını doğru ayarlamak çok daha önemlidir. Prematüre bebeklerde oda ısısı 22-24 derece idealken, çok düşük doğum ağırlıklı bebekler, 1500 gramın altındaki doğum ağırlıklı bebeklerde 24-26 derece olması gerekir. Nem oranının da yüzde 40-60 arasında olmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>Beslenme bozuklukları</strong></p>
<p>Kış aylarında önemini daha da artıran bir faktör de beslenme bozuklukları, kilo almamadır. Bebeklerin hem tartı alması hem de boy uzama ve baş çevresinde sağlıklı büyümesi önemlidir. Özellikle anne sütüyle beslenme prematüre bebeklerde büyüme, gelişme açısından çok önemlidir. Ama anne sütünün olmadığı durumlarda prematüre bebekler için doktor önerisiyle özel mamaların kulllanılması büyük önem taşır. Çünkü düşük ağırlıklı prematüre bebeklerde enerji ihtiyacı daha fazladır. Kilo alma, büyüme çok daha önemlidir.</p>
<p><strong>Sigara dumanı</strong></p>
<p>Dr. Reyhan Tamer, özellikle de kış aylarında prematüre bebekleri bekleyen en önemli tehlikelerden birinin sigara dumanı olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Anne babalar bebeğin yanında sigara içmeyip balkonda içtiklerini belirtiyorlar. Ama yapılan çalışmalar; balkonda içmekle bebeğin yanında içmenin benzer zarar etkilerine sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla lütfen sigara dumanının olduğu ortamdan, hava kirliliğinin olduğu ortamdan çocuklarımızı, bebeklerimizi uzak tutalım. Zira bunlar bebeklerde büyüme ve gelişmenin yavaşlamasından, enfeksiyonların artmasına dek ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor. Prematüre bebeklerin kalp ve akciğer gibi hayati organları gelişmediği, bağışıklık sistemleri çok zayıf olduğu için onlar açısından hayati önem taşıyor.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-yas-alti-cocuk-olumlerinin-en-sik-nedeni-596571">5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akciğer Kanseri Büyük Ölçüde Önlenebilir ve Erken Tanı Hayat Kurtarır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akciger-kanseri-buyuk-olcude-onlenebilir-ve-erken-tani-hayat-kurtarir-595030</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:09:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Nedenle]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüde]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595030</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akciğer kanserinin en çarpıcı yönlerinden biri, büyük ölçüde önlenebilir nedenlere bağlı olarak gelişmesidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akciger-kanseri-buyuk-olcude-onlenebilir-ve-erken-tani-hayat-kurtarir-595030">Akciğer Kanseri Büyük Ölçüde Önlenebilir ve Erken Tanı Hayat Kurtarır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Akciğer kanserinin en çarpıcı yönlerinden biri, büyük ölçüde önlenebilir nedenlere bağlı olarak gelişmesidir. Riskleri ve nedenleri çok net olan akciğer kanserinin önlenebilirlik oranı da çok yüksektir. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Balcı, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, hastalığın büyük ölçüde önlenebilir olduğunu ve erken tanının hayat kurtardığını vurguladı.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Hastaların Yarısı İleri Evrede Tanı Alıyor”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 2,5 milyon kişinin akciğer kanseri tanısı aldığını ve 1,8 milyon kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Balcı; “Rakamlar, akciğer kanserini hem en sık görülen hem de en ölümcül kanser türü konumuna getiriyor. Türkiye’de yıllık 31 bin yeni vaka ve 25 bin ölüm ile yaygın ve yüksek ölümcüllüğü olan bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Akciğer kanserinin, erkeklerde görülme olasılığı yüz binde 55,9, kadınlarda yüz binde 11,2 olarak bildiriliyor. Türkiye’de akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %25-30’u yakın lenf nodlarına yayılım olduğunda, %50-55’i ise uzak organlara yayılım olduğunda tanılanabiliyor. Yani, ortalama %80-85’i ileri evrede tanılanan akciğer kanseri vakalarında erken teşhis oranları oldukça düşük. Bu da tedavinin başarısını ve sağ kalımı büyük ölçüde azaltıyor. Bu nedenle koruyucu önlemler, risk gruplarına yönelik bilinçlendirme ve tarama programlarının geliştirilmesi büyük önem taşıyor” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Türkiye’de, Erkek Hastalarda Görülen Akciğer Kanserinin Büyük Çoğunluğu Tütün ile İlişkili”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Akciğer kanserinin risk ve nedenlerine değinen Balcı; “Sigara ve tütün ürünleri en büyük tehdit olarak karşımıza çıkıyor. Akciğer kanserinin %85–90’ı sigara kullanımına bağlı olarak gelişiyor. Türkiye’de, erkeklerde görülen vakaların büyük çoğunluğunun tütünle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz. Elektronik sigara, nargile, puro ve pipo da aynı derecede risk taşıyor. Görünmeyen risk olarak karşımıza çıkan pasif içicilik durumunda ise ev, iş yeri veya kapalı alanlarda sigara dumanına maruz kalmak, akciğer kanseri riskini ciddi biçimde artırıyor. Çocuklar ve kadınlar bu riskten daha fazla etkileniyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Büyük şehirlerde artan hava kirliliği, akciğer dokusuna zarar vererek kanser gelişimine zemin hazırlıyor. Asbest, radon, dizel egzozu, ağır metaller ve kimyasal dumanlara mesleki maruziyet; madenciler, sanayi işçileri ve inşaat çalışanları başta olmak üzere birçok meslek grubunda hastalık riskini artırıyor. KOAH gibi hastalıklar ve ailede akciğer kanseri öyküsü de risk oluşturuyor” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Akciğer Kanseri Riskini Azaltmanın Püf Noktaları</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dr. Balcı, akciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilen ve erken tanı ile hasta hayatının kurtarılabilir olduğunu dile getirerek alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı; “Sigaranın bırakılması en etkili koruyucu yöntemdir. Sigara bırakıldıktan sonra ilk yılda risk belirgin şekilde azalır, 10–15 yıl içinde risk, hiç sigara içmemiş kişiye yakın seviyeye düşebilir. Bu konuda ülkemizde Ulusal Sigara Bırakma Poliklinikleri ücretsiz destek sunuyor. Pasif içicilikten korunulması, ev ve iş yerlerinde tamamen dumansız alan oluşturulması, çocukların ve hassas grupların korunması açısından kritik önem taşıyor. Hava kalitesi uyarılarının takip edilmesi, gerekli günlerde maske kullanımı, kentsel temizlik ve çevre politikalarının desteklenmesi riskleri azaltıyor. Yüksek riskli sektörlerde çalışanların koruyucu ekipman kullanması, ortam havalandırmasının iyileştirilmesi ve düzenli sağlık taramaları hayati önem taşıyor.  Özellikle uzun süre sigara içmiş 50 yaş üzeri yüksek riskli bireyler için düşük doz bilgisayarlı tomografi ile tarama öneriliyor. Nitekim, erken evrede yakalanılan akciğer kanserinde, 5 yıllık sağ kalım oranı %60’ın üzerine çıkabiliyor. Düzenli egzersiz, sebze-meyve ağırlıklı beslenme ve hava kalitesine dikkat etmek, riski azaltan diğer önemli faktörlerdir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>“Erken Tanı, Hayat Kurtarır”</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Akciğer kanserinin dünyada ve Türkiye’de en ölümcül kanser türü olmaya devam ettiğine değinen Balcı; “Hastalığın nedenlerinin büyük bir kısmının önlenebildiği gibi erken tanı tedavi şansını önemli düzeyde artırıyor. Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında atılacak adımlardan olan sigarayı bırakma, riskli bireylerin taranması, toplumların bilinçlendirilmesi faaliyetleri ile binlerce kişinin kaderi değiştirilebilir” diyerek erken tanının, yaşam süresini uzatmanın ve tedavinin başarısını artırmanın en önemli adımı olduğuna dikkat çekti.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akciger-kanseri-buyuk-olcude-onlenebilir-ve-erken-tani-hayat-kurtarir-595030">Akciğer Kanseri Büyük Ölçüde Önlenebilir ve Erken Tanı Hayat Kurtarır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite öğrencilerinde tütün kullanımı araştırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-tutun-kullanimi-arastirildi-595012</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:02:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[araştırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma Ekibi]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olan tütün kullanımı ile ilgili üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırma, sonuçlarıyla dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-tutun-kullanimi-arastirildi-595012">Üniversite öğrencilerinde tütün kullanımı araştırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olan tütün kullanımı ile ilgili üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırma, sonuçlarıyla dikkat çekti. İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü&#8217;nden Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzman Wayne Dinn ve ekibi, bu alanda yürüttükleri güncel araştırmada üniversite öğrencilerinde tütün kullanımının yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda kişilik, nöropsikolojik işlevler ve bilişsel süreçlerle de yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu.</span></b> <b><span>18-30 yaş aralığındaki 271 katılımcıyla yürütülen araştırmada, üniversite öğrencilerinin yüzde 36’sının başta sigara olmak üzere, nargile ve elektronik sigara gibi çeşitli tütün ürünlerini kullandıkları görüldü. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 45’i ise herhangi bir tütün ürünü kullanmıyor. Tütün kullanan öğrencilerin çoğunun bu ürünlere karşı düşük düzey bağımlılık gösterdiğini belirten araştırma ekibi, “Üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine karşı henüz ileri düzey bağımlılık geliştirmemiş olması, müdahale için hala fırsat olduğunu gösteriyor. Gençlere sadece sigara değil, tüm tütün ürünleri hakkında doğru bilgilendirmenin sağlanması, bağımlılıkla mücadelede doğru kaynakların ve desteklerin sunulması, risk grubu olan gençler arasında tütün salgının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir” dedi. </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Laboratuvarı’nda İTBF Dekanı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ekibinin yürüttüğü araştırmalarda, sigara içme alışkanlıkları ile bazı kişilik özelliklerinin ilişkili olabileceği görüldü. Araştırmacılar, sigara kullanan üniversite öğrencilerinin daha çok risk almayı seven, heyecan arayan ve kuralları zorlamaya eğimli bireyler olabileceklerine dikkat çekti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün bağımlılığında önemli beyin bölgeleri</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibinin yürüttüğü nöropsikolojik araştırmalar, sigara içen öğrencilerin çalışma belleği, dikkat gibi bilişsel süreçlerde başarılı olduğunu gösterdi. Araştırmacılar orbitofrontal korteksin önemini şu şekilde açıkladı: “Orbitofrontal korteks, kurallara uyma, davranışları-dürtüleri kontrol etme ve bastırma, ödül-ceza değerlendirmesi yapma ve sosyal davranış ile ilişkilendirilen beyin bölgesi. Araştırmalarımızda sigara içen öğrencilerin bu bölge için kullanılan nöropsikolojik testlerde içmeyenlere göre, daha kötü performans gösterdiğini bulguladık. Bu bulgular, nikotin kullanımında orbitofrontal korteksin kritik bir rol oynadığını ve davranışsal disinhibisyonun bağımlılıkla ilişkili olabileceğini gösteriyor.” </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Katılımcıların yüzde 36’sı tütün ürünleri kullanıyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzm. Wayne Dinn ve Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk’ün 271 katılımcıyla yürüttükleri araştırmada, 18-30 yaş aralığındaki üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıkları ile ilgili sonuçlar elde edildi. Araştırma bulguları, üniversite öğrencilerinin yüzde 36’sının başta sigara olmak üzere, nargile ve elektronik sigara gibi çeşitli tütün ürünlerini kullandıklarını gösterdi. Katılımcıların yüzde 45’i ise herhangi bir tütün ürünü kullanmadığını belirtti. Araştırma ekibi, bu bulguların üniversite öğrencilerinin tütünle verdikleri mücadelede kritik bir dönemde olduklarını ve erken müdahalenin önemini ortaya koyduğunu ifade etti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erkek öğrenciler arasında daha yaygın kullanım </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmada üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıkları incelendi. Araştırma sonuçlarına göre tütün ürünü kullanan öğrencilerin yüzde 45’inin erkek, tütün ürünü kullanmayan öğrencilerin sadece yüzde 21’inin erkek olduğunu belirten araştırma ekibi,  “Bu veriler, erkek öğrencilerin kadın öğrencilere kıyasla tütün kullanımına daha eğilimli olduğunu göstermekte ve uluslararası literatürü desteklemektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal çevrenin tütün kullanımına etkisi araştırıldı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibi, üniversite öğrencilerinin tütün kullanım alışkanlıklarında ailelerinin ve yakın arkadaşlarının rolüne odaklandı. Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 71’inin ailesinde en az bir kişinin tütün ürünü kullandığı belirlendi. Araştırma ekibi, bu sonuçla ilgili de “Özellikle baba ve kardeşlerin tütün kullanım oranları yüksek. Bu durum, gençlerimizin tütün kullanımına başlamasında ve sürdürmesinde aile içindeki rol modellerin etkili olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla gençlerin tütün ile mücadelelerini kapsayan çalışmaların aileleri de kapsayacak şekilde düzenlenmesine ihtiyacımız var” değerlendrmesini yaptı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>İlk deneme arkadaş ortamında yapıldı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmada katılımcılara ilk tütün ürününü ne zaman ve nerede kullandıkları da soruldu. Katılımcılar, ilk denemelerinde arkadaş ortamında bulunduklarını belirtirken; tütün ürünü kullanan öğrencilerin yakın arkadaşlarının yüzde 41’inin sigara kullandığı da ortaya çıktı. Araştırma ekibi, bu bulguları şöyle yorumladı: “Ailedeki rol modeller kadar, risk grubu olarak değerlendirdiğimiz üniversite öğrencilerinin sigara, nargile veya elektronik sigara kullanımında yakın arkadaşlar da teşvik edici rol üstleniyor. Sosyalleşme ihtiyacı, akranlar tarafından kabul görme, yetişkin gözükme istekleriyle üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine ilgisi daha çok artıyor. Tabii, bir de nargile kafeler ve satışı her geçen gün artan elektronik sigaralar var. Nargile kafeler hem sosyalleşme hem de nikotin tüketim imkanı sunarken, elektronik sigaraların zararları azımsanıyor.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Henüz şiddetli bağımlılık yok ancak önlem alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmanın umut verici bulgularından birinin, tütün kullanan öğrencilerin çoğunun bu ürünlere karşı düşük düzey bağımlılık göstermesi olduğunu belirten araştırma ekibi, “Üniversite öğrencilerinin tütün ürünlerine karşı henüz ileri düzey bağımlılık geliştirmemiş olması, müdahale için hala fırsat olduğunu gösteriyor. Gençlere sadece sigara değil, tüm tütün ürünleri hakkında doğru bilgilendirmenin sağlanması, bağımlılıkla mücadelede doğru kaynakların ve desteklerin sunulması, risk grubu olan gençler arasında tütün salgınının kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir” şeklinde değerlendirdi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Gençler tehlikenin farkında, peki ne yapılmalı?</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Araştırmanın ilginç bulgularından birinin tütün kullanan öğrencilerin yüzde 67&#8217;sinin bu ürünlerin sağlıklarına oldukça fazla zarar verdiğini düşünmesi olduğunu belirten araştırma ekibi, “Öğrenciler tütünün zararları konusunda bilinçli ancak yine de kullanmaya devam ediyorlar. Bu, sadece bilgilendirmenin yeterli olmadığını, kapsamlı müdahale programlarına ihtiyaç olduğunu gösteriyor”  değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Atlas Psikoloji Laboratuvarı araştırmacıları, bu araştırmanın, üniversite gençliğinin tütün kullanım alışkanlıklarını anlamak ve etkili müdahale stratejileri geliştirmek için önemli veriler sunduğunu belirterek araştırma sonuçlarının, sadece bireysel değil, aynı zamanda sosyal faktörleri de dikkate alan bütüncül yaklaşımların gerekliliğini vurguladığını kaydetti. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Tütün ile mücadelede yeni bir yöntem: Transkraniyal Doğru Akım Uyarımı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn, Uzm. Wayne Dinn ve Dr. Öğr. Üyesi Fatma Göral tarafından yürütülen son araştırmada ise transkraniyal doğru akım cihazı kullanarak dorsolateral prefrontal korteks bölgesi uyarıldı. Bu çalışmayla sigara kullanan üniversite öğrencilerinin sigara isteklerini azaltmak ve davranış kontrolünü güçlendirmek amaçlandı. Araştırma sonuçları, tütün ile mücadelede kullanılacak yeni yöntemlerin kültürden etkilenebileceğini gösterdi. Araştırmacılar bu bulguları da şöyle yorumladı: “Türkiye’de sigara içmek sosyal yaşamda çok yaygın ve normalleşmiş durumda. Batı toplumlarında ise sigara uzun süredir ‘olumsuz’ bir alışkanlık olarak damgalanıyor. Bu fark, beynin verdiği tepkilerden tedavi yöntemlerinin etkinliğine kadar uzanabilir. Biz bunu “nörokültürel hipotez” çerçevesinde değerlendiriyoruz. Yani, aynı beyin uyarım tekniği farklı kültürel ortamlarda farklı sonuçlar doğurabiliyor.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Çok boyutlu bir mücadele gerekiyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği Dinn ve ekibi, Atlas Psikoloji Laboratuvarı’nda yürüttükleri çalışmaların, sigarayı bırakmanın yalnızca nikotin bağımlılığıyla ilgili olmadığını; kişilik, düşünme biçimi, duygular, kültürel faktörlerle bağlantılı olduğunu ortaya koyduğunu belirterek bu nedenle risk grubu olarak değerlendirilen gençlerin tütünle mücadelesinde “sağlığa zararlıdır” sloganının ötesinde adımlar atmak gerektiğini vurgulayarak önerilerini şöyle sıraladı: </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Aile odaklı müdahale programları</span></b><span>: Ailelerin tütün kullanımının gençler üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak, ebeveyn ve kardeşleri de kapsayan farkındalık programları geliştirilmeli.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Akran desteği ve sosyal ağların gücünden yararlanma</span></b><span>: Arkadaş çevrelerinin tütün kullanımını teşvik etme rolünün aksine, sağlıklı yaşam biçimlerini destekleyen sosyal ortamlar oluşturulmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Erken dönem müdahale:</span></b><span> Düşük bağımlılık düzeylerinin avantajından yararlanarak, üniversiteye giriş döneminde yoğun bilgilendirme ve destek programları uygulanmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Kapsamlı farkındalık çalışmaları:</span></b><span> Sadece bilgi vermek değil, davranış değişikliğini destekleyen interaktif programlar tasarlanmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Nargile ve elektronik sigara odaklı özel yaklaşımlar</span></b><span>: Bu ürünlerin &#8220;daha az zararlı&#8221; algısına karşı özel bilgilendirme kampanyaları düzenlenmeli.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Üniversite içi destekleyici ortamlar:</span></b><span> Sigara bırakma danışmanlık hizmetleri, stresle başa çıkma teknikleri ve sosyal alternatifler sunulmalı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Stresle başa çıkma becerilerini geliştirmek:</span></b><span> Üniversite yılları, yeni sorumluluklar ve roller ile pek çok zorlukları beraberinde getirmektedir. Bu zorluklar gençlerin stres düzeylerini artırırken uzmanların ve ailelerin desteği ile stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeleri için gerekli destek sağlanmalı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu önerilerin üniversiteler, eğitimciler, sivil toplum kuruluşları işbirliği ile hayata geçirilmesi, üniversite öğrencilerinin tütün salgını ile mücadelede güçlenmesini sağlayacaktır. </span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/universite-ogrencilerinde-tutun-kullanimi-arastirildi-595012">Üniversite öğrencilerinde tütün kullanımı araştırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de ağız ve diş sağlığı güncel bilim ışığında konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-agiz-ve-dis-sagligi-guncel-bilim-isiginda-konusuldu-594234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 10:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[işığında]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Ortodonti]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde, Bilim İletişimi Koordinatörlüğü Bilim Kafe Etkinlikleri kapsamında “Güncel Bilim Işığında Ağız ve Diş Sağlığı” başlıklı konferansa ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-agiz-ve-dis-sagligi-guncel-bilim-isiginda-konusuldu-594234">EÜ&#8217;de ağız ve diş sağlığı güncel bilim ışığında konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde, Bilim İletişimi Koordinatörlüğü Bilim Kafe Etkinlikleri kapsamında “Güncel Bilim Işığında Ağız ve Diş Sağlığı” başlıklı konferansa ev sahipliği yaptı.</p>
<p>Etkinlikte, Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cemal Akay, “Kötü Alışkanlıkların Bedeli: Ağız Kanserleri ile Yüzleşme” başlıklı sunumuyla ağız kanserlerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Demirbaş ise “Diş Çürüğünden Ne Kadar Korunabiliriz?” başlıklı konuşmasında çürükten korunma yollarını anlattı. “Ortodontiyle Sağlıklı Gülüşler: Çocuklukta Başlayan Yolculuk” sunumuyla ortodontik tedavinin önemine değinen Ortodonti Anabilim Dalı Arş. Gör. Hüdai Ayçiçek, erken farkındalığın önemini vurguladı.</p>
<p>Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı Arş. Gör. Büşra Şen ise “Diş Hekimliği Açısından Osteoporoz” başlıklı sunumuyla osteoporozun ağız ve diş sağlığıyla ilişkisine dair güncel bilgiler paylaştı. Diş Hekimliği Fakültesi Seminer Salonunda düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü Kariyer Planlanama Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu üstlendi.</p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan EÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tijen Pamir, etkinliğin koordine edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek verimli bir konferans olmasını diledi.</p>
<p><b> “Sigara, geri dönülmez hasarlı bir bağımlılıktır”</b></p>
<p>Sunumunda sigaranın ağız sağlığı açısından zararlarına değinen Prof. Dr. Cemal Akay, “Günümüzde sigara, alkol ve diğer zararlı maddelerin kullanım yaşı maalesef ortaokullara kadar düşmüş durumda ve bu da ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturuyor. Dünya genelinde her yıl 8 milyon kişi sigara nedeniyle hayatını kaybederken, ülkemizde her gün yaklaşık 300 vatandaşımızı bu yüzden yitiriyoruz. Sigaranın içinde 4 binden fazla toksik ve kanserojen madde bulunuyor; bunlar ağızdan akciğere kadar tüm organlarda ciddi tahribata yol açıyor. Özellikle damar yapısını bozarak kalp krizi riskini artırıyor, akciğer ve mesane başta olmak üzere birçok kanser türüne neden oluyor. Kısırlık, ağız ve diş sağlığı sorunları, tat ve koku kaybı, solunum problemleri gibi etkiler de oldukça yaygın. Özetle, sigara tüm vücut sistemlerini etkileyen, geri dönüşü zor hasarlar bırakan son derece tehlikeli bir bağımlılık maddesidir” dedi.</p>
<p><b>“Her çürük farklıdır; koruma kişiye ve sürekliliğe bağlıdır”</b></p>
<p>Diş çürüğünün kişiye göre değişen, tamamen yok edilemeyen ama kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Ayşegül Demirbaş “Hastalık yoktur, hasta vardır; çürük de böyledir. Çürüğün önlenebilir olduğunu biliyoruz ama tamamen yok olmuyor. Yıllar önce Hollanda’daki ACTA’yı ziyaret ettiğimizde, çürük insidansı çok düşük bir ülkede olmalarına rağmen dünyanın en iyi diş hekimliği fakültesini kurduklarını gördük. Beslenme alışkanlıkları, peynir tüketimi ve genetik yapıları çürüğü azaltmış olsa da, koruyucu uygulamaları gevşettiklerinde oranların yeniden yükseldiğini kendileri söyledi. Bu bize şunu gösteriyor: Diş çürüğü tek tip değildir ve herkesin çürüğü farklıdır; bu nedenle mücadele sürekli ve kişiye özel olmalıdır. Çürük, mikroorganizmalar, uygun diş yüzeyi, besin kaynağı ve zamanın bir araya gelmesiyle oluşur. Plak temizlenmez, ağız kuru kalır ya da gece dişler fırçalanmadan yatılırsa mikroplar hızla çoğalır. Bu yüzden doğru bilgi, düzenli bakım ve etkili temizlik çürüğün önlenmesinde vazgeçilmezdir” diye konuştu.</p>
<p><b>“Erken farkındalık ve müdahale, zor tedavileri önler”</b></p>
<p>Erken önlemlerin ve kötü alışkanlıkların düzeltilmesinin, ilerideki ortodontik sorunları önlediğinden bahseden Arş. Gör. Hüdai Ayçiçek ise “Ortodonti, halk arasında tel ya da şeffaf plak tedavisi olarak bilinen ve dişlerle çenelerin doğru hizalanmasını amaçlayan bir branş. Çocuklukta başlayan yolculuk dememin sebebi ise yetişkinlikte gördüğümüz birçok ortodontik problemin temelinin çocukluk dönemindeki alışkanlıklar ve erken diş kayıpları olduğunu bilmemiz. Bu nedenle koruyucu ve durdurucu ortodonti çok önemlidir. Koruyucu ortodonti; ağız hijyeninin kazanılması, çürüklerin ve erken süt dişi kayıplarının önlenmesi, fissür örtücü ve flor uygulamaları gibi sorun ortaya çıkmadan yapılan müdahaleleri içerir. Durdurucu ortodonti ise başlamış problemlerin ilerlemesini engeller; zararlı alışkanlıkların tespiti, erken diş kayıplarında yer tutucuların uygulanması ve çene bozukluklarının erken teşhis edilmesi gibi. Özellikle parmak emme, dudak ısırma, uzun süreli biberon kullanımı, dil itimi gibi kötü ağız alışkanlıkları; süre, sıklık ve şiddet faktörlerine bağlı olarak dişlerin ve çenenin yapısını bozabilir. Bu nedenle erken farkındalık, ailelerin bilinçlenmesi ve erken müdahale, gelecekte daha zor tedavilerin önüne geçmek için kritik önem taşır” dedi.</p>
<p><b>“Osteoporozda erken tanı yaşam kalitesini korur”</b></p>
<p>Osteoporoz hakkında genel bilgiler anlatan Arş. Gör.  Büşra Şen, “Osteoporoz, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen ve kemiğin hem miktarının hem de yoğunluğunun azalmasıyla karakterize bir hastalıktır; bu durum kemikleri güçsüz ve kırılgan hâle getirir. Özellikle omurga ve kalça kemiklerinde sık görülür, sırt ve bel ağrısı, boy kısalması ve kamburlaşma gibi belirtiler ortaya çıkabilir, ancak çoğu zaman sessiz ilerler. Küçük darbeler veya düşmeler ciddi kırıklara yol açabilir. Yaş, menopoz sonrası dönem, genetik faktörler, yetersiz beslenme ve hareketsizlik riski artırır; erkekler de osteoporoza yakalanabilir. Tanıda kemik yoğunluk ölçümleri temel rol oynar ve risk grubuna göre düzenli takip gerekir. Bu nedenle osteoporozun erken fark edilmesi ve önlem alınması, yaşam kalitesini korumak açısından çok önemlidir” diye konuştu.</p>
<p>Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu ise “Yükseköğretim Kurulu tarafından Türkiye’deki tüm üniversitelerde Bilim İletişim Ofisleri kuruldu. Bu ofislerin amacı, üniversitelerde üretilen bilgi ve birikimi toplumla buluşturmak, bilimi herkes için erişilebilir ve anlaşılır kılmaktır. Biz de üniversitemizde yürüttüğümüz çalışmalarla bilimin toplumun her kesimi tarafından anlaşılabildiği, sorgulanabildiği ve katkı sağlanabildiği bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-agiz-ve-dis-sagligi-guncel-bilim-isiginda-konusuldu-594234">EÜ&#8217;de ağız ve diş sağlığı güncel bilim ışığında konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akciğerden kalbe, kanserden inmeye!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akcigerden-kalbe-kanserden-inmeye-2-593539</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 07:43:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğerden]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[inmeye]]></category>
		<category><![CDATA[kalbe]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sevim]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593539</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan KOAH’nın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) en önemli nedenini sigara, puro, pipo, nargile ve elektronik sigara kullanımı ile pasif içicilik yani bu maddelerin dumanına maruz kalmak oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akcigerden-kalbe-kanserden-inmeye-2-593539">Akciğerden kalbe, kanserden inmeye!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan KOAH’nın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) en önemli nedenini sigara, puro, pipo, nargile ve elektronik sigara kullanımı ile pasif içicilik yani bu maddelerin dumanına maruz kalmak oluşturuyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülin Sevim</strong> “Son yıllarda hızla yaygınlaşan KOAH, solunum yollarında kalıcı tıkanıklık ve nefes darlığına yol açan, ilerleyici bir hastalıktır. Belirtileri arasında sürekli ve şiddetli öksürük, balgam ve nefes darlığı bulunan KOAH, günümüzde dünya genelinde 40 yaş üstü insanların yaklaşık yüzde 10’unda görülmektedir” diyor. Prof. Dr. Tülin Sevim, <strong>19 Kasım Dünya KOAH Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, gençler arasında da özellikle sigara ve e-sigara  kullanımının artması sonucu, tehlikenin hızla yaygınlaştığı KOAH hastalığını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Tek bir sigaranın dumanında 7 binden fazla kimyasal madde bulunuyor ve 70 tanesi de kanser yapıcı madde sınıfında yer alıyor. Üstelik, yapılan çalışmalar; sigara kullanmayıp, pasif içiciliğe maruz kalmanın da zarara yol açabildiğini ortaya koyuyor. O zararlardan birinin de, dünyada ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan KOAH yani Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı olduğunu vurgulayan <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülin Sevim</strong> şöyle konuşuyor: “Yapılan birçok çalışmada; aktif sigara içiminin KOAH gelişimi için en önemli risk faktörü olduğu kanıtlanmıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda; pasif içiciliğin de KOAH gelişimine neden olduğu gösterilmiştir. 25 bin 592 hastayı kapsayan bir meta-analizde pasif içicilerde KOAH gelişme riskinin, pasif içici olmayan kişilere göre 2,25 kat arttığı saptanmıştır. Pasif içicilik yılda 1,2 milyon insanın ölümüne yol açmaktadır.”</p>
<p><strong>Pasif içicilik çocukları da, gençleri de vuruyor!</strong></p>
<p>Pasif içicilik, başkalarının içtiği tütün ürününden (sigara, puro, pipo, nargile vb) kaynaklanan dumanın solunması anlamına geliyor. Pasif içiciliğin özellikle çocukların akciğerlerine ve bağışıklık sistemine büyük zarar verdiğini belirten Prof. Dr. Sevim sözlerine şöyle devam ediyor: “Sigara dumanına maruz kalındığında; gözlerde tahriş, sulanma, yanma, baş ağrısı, burunda rahatsızlık, öksürük, boğaz ağrısı, nefes darlığı ve astım hastalığının alevlenmesi gibi şikayetler hemen ortaya çıkabilmektedir. Ebeveynleri sigara içen veya sigara içilen ortamlarda bulunan bebek ve çocuklar en riskli gruptur. Pasif içicilik çocukların akciğerlerine ve bağışıklık sistemine büyük zarar vermektedir, ani bebek ölümleri daha sık görülmektedir. Bu çocuklarda akut solunum yolu enfeksiyonları, bronşit, zatürre, orta kulak iltihabı ve astım atağı yaşıtlarına göre daha sıktır. İleri yaşlarda da akciğer hastalığına yakalanma riskleri daha fazladır. Pasif içicilik erişkinlerde de; kalp hastalığı, felç (inme), akciğer kanseri ve KOAH gibi hastalıklar için risk oluşturmaktadır. Sigara içmediği halde sigara dumanına maruz kalan kişilerde koroner arter hastalığı riski yüzde 25–30 artmıştır. Bu kişilerde felç riskinin de yüzde 20-30 arttığı bildirilmektedir.”</p>
<p><strong>Elektronik sigaranın yıkıcı tahribatı çok yüksek!</strong></p>
<p>Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin, son 10 yıl içinde tütün endüstrisi tarafından dünya genelinde ‘daha az zararlı’ olarak pazarlandığını ancak yapılan çalışmaların bunun tam tersine işaret ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevim şöyle konuşuyor: “Yapılan araştırmalarda; elektronik sigaralarda 16 binden fazla çeşit tatlandırıcı saptanmıştır. Araştırmalarda, elektronik sigarayı denemiş gençlerin ve çocukların, daha sonra sigara içmeye başladığı; daha önce sigara içip bırakan yetişkinlerin ise elektronik sigara kullandıklarında yeniden sigaraya başlama risklerinin 4-6 kat arttığı gösterilmiştir. Elektronik sigara kullanan gençlerin sigara, esrar gibi diğer bağımlılıklara geçiş yaptığı da bildirilmektedir. Bu veriler, elektronik sigaraların, nikotin bağımlılığının sürmesine yol açtığının kanıtıdır. Nikotin, eroin, kokain gibi maddelerle eşdeğer bağımlılık gücüne sahip bir maddedir. Bu ürünlerin, en az geleneksel tütün ürünleri kadar ciddi boyutlarda sağlık zararları vardır.”</p>
<p><strong>Akciğerden kalbe, kanserden inmeye!</strong></p>
<p>Elektronik sigaralarda bulunan toksik kimyasal maddelerin solunum yollarında inflamasyon, bronşit, astım ve EVALI hastalığına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Tülin Sevim “EVALI, elektronik sigara/vaping kullanımına bağlı gelişen akut akciğer hasarıdır ve ölüme neden olabilmektedir. Elektronik sigaranın zararları solunum yolları ile sınırlı kalmamaktadır” diyor. Elektronik sigara kullanımının pıhtılaşma bozuklukları, hipertansiyon, kalp hızının artması, ateroskleroz, mide bulantısı, ağız kuruluğu, kas titremesi, baş dönmesi, baş ağrısı, uyku bozuklukları gibi daha birçok soruna yol açabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevim sözlerine şöyle devam ediyor: “Deneysel veriler, uzun süreli elektronik sigara kullanımının karaciğer, kalp ve böbreklerde hasara neden olduğunu göstermektedir. Elektronik sigaralarda yer alan aromatikler, sadece kendi başlarına bile, hücre ölümüne yol açabilmektedir. Ayrıca çalışmalarda elektronik sigara kullananlarda akciğer kanserinin kullanmayanlara göre daha sık görüldüğü gözlenmiştir. Dünya genelinde elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin kullanımı, daha önce sigara içmemiş gençler arasında hızla artmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akcigerden-kalbe-kanserden-inmeye-2-593539">Akciğerden kalbe, kanserden inmeye!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den sigara bırakma eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sigara-birakma-egitimi-592936</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 17:09:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılıkla Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592936</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bağımlılıkla mücadele alanındaki örnek çalışmalarına bir yenisini daha ekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sigara-birakma-egitimi-592936">Büyükşehir&#8217;den sigara bırakma eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bağımlılıkla mücadele alanındaki örnek çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Sağlık İşleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Birimi ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinasyonunda Büyükşehir personeline “Sigarayı Bırakma Eğitimi” düzenlendi.</p>
<p><b>TÜTÜN BAĞIMLILIĞINA KARŞI EĞİTİM</b></p>
<p>İzmit Sivil Toplum Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitime İl Sağlık Müdürlüğü’nden Uzman Doktor Onay Merve Pekel katıldı. Eğitimde; sigaranın zararları, bırakma sürecinde yaşanan zorluklar ve baş etme yöntemleri ile tedavi süreçleri hakkında detaylı bilgi verildi. Bağımlılık türlerinden biri olan tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında düzenlenen program, personelin tütün bağımlılığından kurtulmasını hedefliyor.</p>
<p><b>VALİLİKTEN ÖDÜL DESTEĞİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde farklı daire ve birimlerde çalışan pek çok danışan eğitim programına aktif olarak katılım gösterdi. Eğitim sonunda katılımcılar, otomatik olarak “Sigara Bırakma Polikliniklerine” yönlendirilerek randevuları oluşturuldu. Öte yandan Kocaeli Valiliği tarafından sigarayı bırakmayı başaran personele ödül verileceği açıklandı. Bu uygulama, danışanların motivasyonunu artırmasını ve sigarayı bırakma sürecinin kalıcılığını desteklemesini hedefliyor.</p>
<p><b>TOPLUMSAL HUZURA KATKI SAĞLAYAN ÇALIŞMALAR</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi, 2022 yılından bu yana yürüttüğü bağımlılıkla mücadele programı kapsamında madde ve davranışsal bağımlılık yaşayan bireylerin yeniden topluma kazandırılmasını hedefliyor. Bu kapsamda psikoterapi, manevi değerler eğitimi, sosyal aktiviteler ve bağımlı yakınlarına yönelik bilgilendirici eğitimler verilirken, 7/24 hizmet veren merkezlerde ise iyileşme sürecinin kalıcı hale gelmesi için çalışmalar yürütülüyor. Ayrıca düzenlenen eğitimlerle hem personel hem de vatandaşlar bağımlılıkla mücadele konusunda bilinçlendiriliyor. Bağımlılıkla mücadele alanında örnek gösterilen bu çalışmalar, yalnızca bireylerin değil, toplumun genel huzur ve refah düzeyinin artmasına da önemli katkı sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-sigara-birakma-egitimi-592936">Büyükşehir&#8217;den sigara bırakma eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOAH&#8217;tan korunmak için sigara ve pasif içicilikten uzak durulmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koahtan-korunmak-icin-sigara-ve-pasif-icicilikten-uzak-durulmali-592917</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 14:27:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[içicilikten]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[pasif]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[solunum]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592917</guid>

					<description><![CDATA[<p>Solunum yollarında hava akışının kısıtlanmasıyla oluşan, ilerleyici ve sürekli bir solunum yolu hastalığı olan KOAH’ın en önemli nedenleri arasında, tütün ve tütün ürünleri kullanımı ilk sırada yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koahtan-korunmak-icin-sigara-ve-pasif-icicilikten-uzak-durulmali-592917">KOAH&#8217;tan korunmak için sigara ve pasif içicilikten uzak durulmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Solunum yollarında hava akışının kısıtlanmasıyla oluşan, ilerleyici ve sürekli bir solunum yolu hastalığı olan KOAH’ın en önemli nedenleri arasında, tütün ve tütün ürünleri kullanımı ilk sırada yer alıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, tütün ve tütün ürünleri kullanımının KOAH&#8217;ın ana nedeni olduğunu vurgulayarak “KOAH&#8217;ı önlemenin en etkili yolu, sigarayı bırakmak, tütün ve tütün ürünlerinden tamamen uzak durmaktır” dedi. Pasif içicilikten korunmanın da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, başkalarının sigara dumanına maruz kalmaktan kaçınılmasını tavsiye etti.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>20 Kasım Dünya KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) Günü, tüm dünyada milyonlarca insanı etkileyen ancak büyük ölçüde önlenebilir olan bu kronik akciğer hastalığı hakkında farkındalığı artırmak için her yıl tüm dünyada kutlanıyor. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, 20 Kasım Dünya KOAH Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada KOAH hastalığı, önlenmesi ve tedavi yöntemlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Nefes alma ve verme zorlaşıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının (KOAH), solunum yollarında hava akışının kısıtlanmasıyla oluşan ilerleyici ve sürekli bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, “Bu kısıtlanma, akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveol) hasar görmesi (amfizem) ve/veya hava yollarının iltihaplanıp daralması (kronik bronşit) sonucu gelişir. Hastalar ilk aşamada nefes vermekte zorlanırken, zamanla hem nefes alma hem verme giderek zorlaşır” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Tütün ürünleri kullanımı ilk sırada yer alıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>KOAH&#8217;ın nedenleri arasında en belirleyici olan faktörlere değinen Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, bunları şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Tütün ve tütün ürünleri kullanımı</span></span></span></b><span><span><span>: KOAH&#8217;ın ana nedenidir. Sigara, e-sigara içiciliği, pasif içicilik, puro veya pipo kullanımı, nargile ya da diğer tüm tütün ürünleri, vakaların büyük çoğunluğundan sorumludur.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Hava kirliliği</span></span></span></b><span><span><span>: Hem iç (biyoyakıt, odun, tezek gibi yakıtlar ya da tandır dumanı), hem de dış mekan hava kirliliği önemli risk faktörleridir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Mesleki maruziyet</span></span></span></b><span><span><span>: İş yerinde toz, kimyasal madde ve dumanlara uzun süre maruz kalmak KOAH gelişimine yol açabilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Genetik yatkınlık</span></span></span></b><span><span><span>: Nadir de olsa, &#8220;Alfa-1 Antitripsin&#8221; adlı bir proteinin eksikliği, özellikle genç yaşta KOAH gelişimine neden olabilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İki aydan uzun süren öksürük ciddiye alınmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>KOAH&#8217;ın belirtilerinin genellikle yavaş başladığını ve zamanla kötüleştiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, hastaların bu belirtileri sıklıkla &#8220;yaşlanmanın doğal bir parçası&#8221; veya &#8220;sigara öksürüğü&#8221; olarak görmesi nedeniyle doktora başvurmakta gecikebildiğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, “En yaygın belirtileri şöyle sıralayabiliriz: Özellikle fiziksel aktivite sırasında artan nefes darlığı; kronik (iki aydan uzun süren) öksürük; balgam üretimi, bu genellikle sabahları daha belirgindir. Nefes alırken veya verirken hırıltı veya ıslık sesi; göğüste sıkışma hissi; sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları; ileri evrelerde yorgunluk, kilo kaybı ve ayak bileklerinde şişlik (ödem)” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>KOAH yönetilebilir bir hastalıktır</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>KOAH’ın nezle ya da grip gibi atlatılan bir hastalık olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, “KOAH, adı üstünde kronik bir hastalıktır. Akciğerlerde oluşan hasar kalıcıdır ve tam olarak geri döndürülüp tamamen iyileştirilemez (kür sağlanamaz). Bu nedenle KOAH, nezle veya grip gibi &#8220;atlatılabilen&#8221; bir hastalık değildir. Hastalık teşhis edildikten sonra ömür boyu devam eder. Bu nedenle en önemli adım, KOAH oluşumunun engellenmesidir. Ancak KOAH olduktan sonra hastalık kesinlikle tedavi edilebilir ve yönetilebilir bir hastalıktır” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Tedavide öncelikle nefes açıcı ilaçlar kullanılıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>KOAH tedavisinin temel amaçlarına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, bu hedefleri belirtileri (nefes darlığı, öksürük) hafifletmek, hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak, “alevlenme&#8221; adı verilen ani kötüleşme dönemlerinin sıklığını ve şiddetini azaltmak ve hastanın efor kapasitesini ve genel yaşam kalitesini artırmak olarak sıraladı. Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, “Tedavide öncelikle nefes açıcı (bronkodilatatör) ilaçlar (genellikle inhaler-solunum yoluyla alınan cihazlar), pulmoner rehabilitasyon (fiziksel egzersiz ve eğitim), gerekirse; kortizon tedavileri, oksijen tedavisi ve enfeksiyon tedavileri kullanılır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigara bırakılmalı ve pasif içicilikten korunulmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>KOAH’ın büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, hastalığın önlenmesi için yapılması gerekenler ve alınacak tedbirleri şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigarayı bırakmak:</span></span></span></b><span><span><span> KOAH&#8217;ı önlemenin en etkili yolu, tütün ve tütün ürünlerinden tamamen uzak durmaktır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Pasif içicilikten korunmak:</span></span></span></b><span><span><span> Başkalarının sigara dumanına maruz kalmaktan kaçının.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Temiz hava solumak:</span></span></span></b><span><span><span> İç ve dış ortam hava kirliliğinden mümkün olduğunca kaçının. Evinizi düzenli havalandırın.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İşyeri güvenliği:</span></span></span></b><span><span><span> Riskli iş kollarında (madencilik, tekstil, inşaat, egzoz tamirciliği vb.) çalışanlar mutlaka koruyucu maske kullanmalı ve işyeri havalandırma kurallarına uymalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>KOAH&#8217;lı hastalar nelere dikkat etmelidir?</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, KOAH tanısı alan hastaların yaşam kalitelerini korumak için dikkat etmeleri gereken altın kuralları da şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigarayı derhal bırakmak</span></span></span></b><span><span><span>: Tedavinin temel taşıdır. Sigarayı bırakmak, hastalığın ilerleyişini yavaşlatan kanıtlanmış tek yöntemdir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İlaçları doğru kullanmak</span></span></span></b><span><span><span>: Doktorun verdiği inhaler (nefes açıcı) cihazları doğru teknikle ve düzenli olarak kullanmak hayati önem taşır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Aşılarını yaptırmak</span></span></span></b><span><span><span>: KOAH hastaları enfeksiyonlara karşı çok hassastır. Alevlenmeleri önlemek için mutlaka doktorun uygun gördüğü takvimde zatürre (pnömokok) aşısı ve yıllık grip (influenza) aşısı yaptırmalıdırlar.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Aktif kalmak:</span></span></span></b><span><span><span> Nefes darlığı nedeniyle hareketten kaçınmak bir kısır döngü yaratır. Doktorun önerdiği şekilde pulmoner rehabilitasyon (akciğer rehabilitasyonu) programlarına katılmak veya düzenli yürüyüş yapmak kas gücünü ve nefes kapasitesini artırır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sağlıklı beslenmek</span></span></span></b><span><span><span>: İdeal kiloyu korumak, dengeli ve sağlıklı beslenmek solunum kaslarının daha verimli çalışmasına yardımcı olur.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Tetikleyicilerden kaçınmak:</span></span></span></b><span><span><span> Duman, keskin kokular (parfüm, deterjan), soğuk hava ve hava kirliliği gibi tetikleyicilerden uzak durulmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Düzenli doktor kontrolü: </span></span></span></b><span><span><span>Hastalığın seyrini izlemek için düzenli olarak göğüs hastalıkları uzmanına kontrole gitmek şarttır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>KOAH’ta erken tanı kritik önemde</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Tuba Çiftçi Küsbeci, sözlerini şöyle tamamladı: “Dünya KOAH Günü&#8217;nde vurgulamak istediğimiz en önemli mesaj erken tanının kritik önemidir. Eğer 40 yaşın üzerindeyseniz, sigara içiyorsanız veya içtiyseniz ve basit bir merdiven çıkarken bile nefesiniz daralıyorsa, sık öksürüyorsanız veya balgam çıkarıyorsanız; bu durumu ‘sigara öksürüğü’ veya ‘yaşlılık’ olarak geçiştirmeyin. Bu belirtiler KOAH&#8217;ın habercisi olabilir. &#8220;Nefes Ölçüm Testi&#8221; (Solunum Fonksiyon Testi &#8211; SFT) adı verilen basit ve ağrısız bir test ile KOAH tanısı kolayca konulabilmektedir. Erken tanı, akciğer fonksiyonları henüz ciddi düzeyde bozulmadan tedaviye başlama ve yaşam kalitesini koruma şansı demektir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koahtan-korunmak-icin-sigara-ve-pasif-icicilikten-uzak-durulmali-592917">KOAH&#8217;tan korunmak için sigara ve pasif içicilikten uzak durulmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akciğerden kalbe, kanserden inmeye!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akcigerden-kalbe-kanserden-inmeye-592442</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:28:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğerden]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Elektronik Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[inmeye]]></category>
		<category><![CDATA[kalbe]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sevim]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592442</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan KOAH’nın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) en önemli nedenini sigara, puro, pipo, nargile ve elektronik sigara kullanımı ile pasif içicilik yani bu maddelerin dumanına maruz kalmak oluşturuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akcigerden-kalbe-kanserden-inmeye-592442">Akciğerden kalbe, kanserden inmeye!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan KOAH’nın (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) en önemli nedenini sigara, puro, pipo, nargile ve elektronik sigara kullanımı ile pasif içicilik yani bu maddelerin dumanına maruz kalmak oluşturuyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülin Sevim</strong> “Son yıllarda hızla yaygınlaşan KOAH, solunum yollarında kalıcı tıkanıklık ve nefes darlığına yol açan, ilerleyici bir hastalıktır. Belirtileri arasında sürekli ve şiddetli öksürük, balgam ve nefes darlığı bulunan KOAH, günümüzde dünya genelinde 40 yaş üstü insanların yaklaşık yüzde 10’unda görülmektedir” diyor. Prof. Dr. Tülin Sevim, <strong>19 Kasım Dünya KOAH Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, gençler arasında da özellikle sigara ve e-sigara  kullanımının artması sonucu, tehlikenin hızla yaygınlaştığı KOAH hastalığını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Tek bir sigaranın dumanında 7 binden fazla kimyasal madde bulunuyor ve 70 tanesi de kanser yapıcı madde sınıfında yer alıyor. Üstelik, yapılan çalışmalar; sigara kullanmayıp, pasif içiciliğe maruz kalmanın da zarara yol açabildiğini ortaya koyuyor. O zararlardan birinin de, dünyada ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan KOAH yani Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı olduğunu vurgulayan <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülin Sevim</strong> şöyle konuşuyor: “Yapılan birçok çalışmada; aktif sigara içiminin KOAH gelişimi için en önemli risk faktörü olduğu kanıtlanmıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda; pasif içiciliğin de KOAH gelişimine neden olduğu gösterilmiştir. 25 bin 592 hastayı kapsayan bir meta-analizde pasif içicilerde KOAH gelişme riskinin, pasif içici olmayan kişilere göre 2,25 kat arttığı saptanmıştır. Pasif içicilik yılda 1,2 milyon insanın ölümüne yol açmaktadır.”</p>
<p><strong>Pasif içicilik çocukları da, gençleri de vuruyor!</strong></p>
<p>Pasif içicilik, başkalarının içtiği tütün ürününden (sigara, puro, pipo, nargile vb) kaynaklanan dumanın solunması anlamına geliyor. Pasif içiciliğin özellikle çocukların akciğerlerine ve bağışıklık sistemine büyük zarar verdiğini belirten Prof. Dr. Sevim sözlerine şöyle devam ediyor: “Sigara dumanına maruz kalındığında; gözlerde tahriş, sulanma, yanma, baş ağrısı, burunda rahatsızlık, öksürük, boğaz ağrısı, nefes darlığı ve astım hastalığının alevlenmesi gibi şikayetler hemen ortaya çıkabilmektedir. Ebeveynleri sigara içen veya sigara içilen ortamlarda bulunan bebek ve çocuklar en riskli gruptur. Pasif içicilik çocukların akciğerlerine ve bağışıklık sistemine büyük zarar vermektedir, ani bebek ölümleri daha sık görülmektedir. Bu çocuklarda akut solunum yolu enfeksiyonları, bronşit, zatürre, orta kulak iltihabı ve astım atağı yaşıtlarına göre daha sıktır. İleri yaşlarda da akciğer hastalığına yakalanma riskleri daha fazladır. Pasif içicilik erişkinlerde de; kalp hastalığı, felç (inme), akciğer kanseri ve KOAH gibi hastalıklar için risk oluşturmaktadır. Sigara içmediği halde sigara dumanına maruz kalan kişilerde koroner arter hastalığı riski yüzde 25–30 artmıştır. Bu kişilerde felç riskinin de yüzde 20-30 arttığı bildirilmektedir.”</p>
<p><strong>Elektronik sigaranın yıkıcı tahribatı çok yüksek!</strong></p>
<p>Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin, son 10 yıl içinde tütün endüstrisi tarafından dünya genelinde ‘daha az zararlı’ olarak pazarlandığını ancak yapılan çalışmaların bunun tam tersine işaret ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevim şöyle konuşuyor: “Yapılan araştırmalarda; elektronik sigaralarda 16 binden fazla çeşit tatlandırıcı saptanmıştır. Araştırmalarda, elektronik sigarayı denemiş gençlerin ve çocukların, daha sonra sigara içmeye başladığı; daha önce sigara içip bırakan yetişkinlerin ise elektronik sigara kullandıklarında yeniden sigaraya başlama risklerinin 4-6 kat arttığı gösterilmiştir. Elektronik sigara kullanan gençlerin sigara, esrar gibi diğer bağımlılıklara geçiş yaptığı da bildirilmektedir. Bu veriler, elektronik sigaraların, nikotin bağımlılığının sürmesine yol açtığının kanıtıdır. Nikotin, eroin, kokain gibi maddelerle eşdeğer bağımlılık gücüne sahip bir maddedir. Bu ürünlerin, en az geleneksel tütün ürünleri kadar ciddi boyutlarda sağlık zararları vardır.”</p>
<p><strong>Akciğerden kalbe, kanserden inmeye!</strong></p>
<p>Elektronik sigaralarda bulunan toksik kimyasal maddelerin solunum yollarında inflamasyon, bronşit, astım ve EVALI hastalığına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Tülin Sevim “EVALI, elektronik sigara/vaping kullanımına bağlı gelişen akut akciğer hasarıdır ve ölüme neden olabilmektedir. Elektronik sigaranın zararları solunum yolları ile sınırlı kalmamaktadır” diyor. Elektronik sigara kullanımının pıhtılaşma bozuklukları, hipertansiyon, kalp hızının artması, ateroskleroz, mide bulantısı, ağız kuruluğu, kas titremesi, baş dönmesi, baş ağrısı, uyku bozuklukları gibi daha birçok soruna yol açabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevim sözlerine şöyle devam ediyor: “Deneysel veriler, uzun süreli elektronik sigara kullanımının karaciğer, kalp ve böbreklerde hasara neden olduğunu göstermektedir. Elektronik sigaralarda yer alan aromatikler, sadece kendi başlarına bile, hücre ölümüne yol açabilmektedir. Ayrıca çalışmalarda elektronik sigara kullananlarda akciğer kanserinin kullanmayanlara göre daha sık görüldüğü gözlenmiştir. Dünya genelinde elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin kullanımı, daha önce sigara içmemiş gençler arasında hızla artmaktadır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akcigerden-kalbe-kanserden-inmeye-592442">Akciğerden kalbe, kanserden inmeye!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOAH&#8217;ın erken belirtileri yaşlanmayla karıştırılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-592204</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 08:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[biçimde]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[karıştırılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmayla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan, yavaş seyreden ve belirtileri nedeniyle çoğu zaman yaşlanmanın ya da sigara içmenin etkileriyle karıştırılan ciddi bir solunum hastalığı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-592204">KOAH&#8217;ın erken belirtileri yaşlanmayla karıştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), genellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkan, yavaş seyreden ve belirtileri nedeniyle çoğu zaman yaşlanmanın ya da sigara içmenin etkileriyle karıştırılan ciddi bir solunum hastalığı. Nefes darlığı, öksürük ve balgam gibi şikâyetlerle kendini gösteren KOAH’ın, erken dönemde fark edilmediğinde yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürebildiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “KOAH’lı hastalar genellikle bu semptomları sigara kullanımına veya yaşlanmaya bağlayarak doktora başvurmayı geciktiriyor. Oysa erken tanı, tedavi başarısını ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırıyor” dedi.</strong></p>
<p>KOAH’ın tanısında solunum fonksiyon testlerinin (nefes testleri) belirleyici olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Bu testler sayesinde hastalığın evresi ve akciğer kapasitesindeki kayıp net biçimde ortaya çıkar. Tedavide sigarayı bırakmaya yönelik medikal destekler, düzenli egzersiz ve solunum rehabilitasyonu büyük önem taşır. Ayrıca grip ve zatürre aşıları, oksijen tedavisi ve ileri evrelerde yapılan bazı özel akciğer girişimleri sayesinde hastaların nefes alma konforu ve günlük yaşamı belirgin biçimde iyileştirilebilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Hastalık hâlâ yanlış tanı ve eksik tedaviyle mücadele ediyor</strong></p>
<p>KOAH’ın gerek toplumda gerekse bazı hekimler arasında yeterince tanınmadığı için çoğu zaman doğru biçimde teşhis edilemediğini ve bu nedenle eksik ya da hatalı tedavi yaklaşımlarına maruz kalabildiğini belirten Doç. Dr. Çalışkan, “Oysa hastalığın erken evrede doğru biçimde tanımlanması, toplum sağlığı açısından son derece önemli. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, genellikle tütün ürünlerinin kullanımı veya zararlı gaz ve partiküllere uzun süre maruz kalma sonucu ortaya çıkar. Ancak doğru tedbirlerle büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğu unutulmamalı” dedi.</p>
<p><strong>Soba dumanına maruz kalmak KOAH riskini artırıyor</strong></p>
<p>Hastalığın uzun yıllar boyunca erkeklerde daha sık görüldüğünün düşünüldüğünü ancak son dönemde yapılan araştırmaların, KOAH’ın kadın ve erkeklerde neredeyse eşit oranda ortaya çıktığını gösterdiğini belirten Çalışkan, “Hatta artık kadınların sigara dumanının zararlı etkilerine karşı daha hassas oldukları biliniyor. Sigara, puro ve nargile gibi tütün ürünlerinin kullanımı, mesleki olarak; toz, duman veya kimyasal maddelere maruz kalmak, evde odun ya da saman gibi biyomas yakıtlarla ısınmak veya yemek pişirmek ve genetik yatkınlık, bu akciğer hastalığına yakalanma riskini artıran önemli faktörler arasında yer alıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koahin-erken-belirtileri-yaslanmayla-karistiriliyor-592204">KOAH&#8217;ın erken belirtileri yaşlanmayla karıştırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akciğer Kanseri Riskini Artıran 6 Faktöre Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akciger-kanseri-riskini-artiran-6-faktore-dikkat-592168</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 08:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[artıran]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[faktöre]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Vaka]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592168</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akciğer kanseri hem ülkemizde hem de dünyada en sık görülen ve en fazla yaşam kaybına neden olan kanser türü olarak önemini koruyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akciger-kanseri-riskini-artiran-6-faktore-dikkat-592168">Akciğer Kanseri Riskini Artıran 6 Faktöre Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akciğer kanseri hem ülkemizde hem de dünyada en sık görülen ve en fazla yaşam kaybına neden olan kanser türü olarak önemini koruyor. Artan çevresel risk faktörleri, sigara kullanımı ve geç belirti vermesi nedeniyle hastalık toplum sağlığı açısından kritik bir konumda bulunuyor. 2025 yılında tanı ve tedavide yaşanan gelişmeler ise pek çok hasta için yeni bir umut döneminin başlangıcını işaret ediyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Günü” kapsamında hastalıkla ilgili güncel verileri ve yeni tedavi yaklaşımlarını paylaştı.</p>
<p><strong>Her yıl 2.5 milyon kişi akciğer kanserine yakalanıyor </strong></p>
<p>Akciğer kanseri, dünya genelinde hala en sık görülen ve en çok can kaybına neden olan kanser türüdür. 2022 yılı verilerine göre her yıl dünyada yaklaşık 2.5 milyon kişi bu hastalığa yakalanmakta ve bu, tüm kanser vakalarının yüzde 12’sine denk gelmektedir. Aynı yıl içinde ise 1.8 milyon kişi akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bu da kansere bağlı yaşam kayıplarının neredeyse beşte birinin tek başına bu hastalıktan kaynaklandığını ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Ülkemizde her yıl 41 bin yeni vaka</strong></p>
<p>Ülkemizde de tablo dünya ile paralellik göstermektedir. 2022 verilerine göre ülkemizde her yıl yaklaşık 41 bin yeni akciğer kanseri vakası tespit edildi ve akciğer kanseri Türkiye’de en sık görülen kanser konumunda. Aynı yıl 38 bin 500 kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi. Yani ülkemizde kansere bağlı her üç ölümden biri akciğer kanserinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p><strong>Çevresel faktörler genetikten çok daha baskın</strong></p>
<p>Genetik yatkınlık bazı kişilerde önemli rol oynasa da toplam risk durumuna bakıldığında çevresel faktörler çok daha baskın durumdadır. Akciğer kanserinin artık çoğunlukla çevresel nedenlerle ortaya çıktığı söylenebilir.</p>
<ol>
<li>Sigara: Vakaların yaklaşık yüzde 70’i sigaraya bağlı</li>
<li>Hava kirliliği: PM2.5 her 10 µg arttığında ölüm riski yüzde 8 artıyor</li>
<li>Radon gazı: Sigara içmeyenlerde en önemli risk faktörü</li>
<li>Mesleki maruziyetler: Asbest, silika, dizel egzozu, kaynak dumanı</li>
<li>Pasif içicilik </li>
<li>Geçmişte akciğer hastalığı öyküsü olması</li>
</ol>
<p><strong>Kadınlarda neden akciğer kanseri artıyor?</strong></p>
<p>Erkeklerde yeni vaka sayısı son yıllarda azalma eğilimindeyken, kadınlarda dikkat çekici bir artış söz konusu. Kadınlarda özellikle “adenokarsinom” adı verilen alt tip daha sık görülmekte ve bu tip, hiç sigara içmemiş kişilerde görülen akciğer kanserlerinin büyük kısmını oluşturmaktadır. </p>
<p>Akciğer kanseri erkeklerde daha sık görülse de kadınlardaki artışın da önemsenmesi gerekmektedir. Artan sigara kullanımı, ev içi duman ve yemek buharı, odun veya kömür sobası dumanı, pasif içicilik, hormonların hücresel dönüşüme etkisi, genetik yatkınlıkların çevresel faktörlerle birleşmesi bunun en önemli nedenleri arasındadır. Kısacası kadınlar hiç sigara içmeseler bile akciğer kanserine yakalanma riskleri erkeklere göre bir miktar daha yüksek olmaktadır.</p>
<p><strong>E-sigara zararsız değil!</strong></p>
<p>Elektronik sigaraların ise sanıldığı kadar masum olmadığının bilinmesi gerekmektedir. 2025’te yapılan geniş analizlerde e-sigara kullanan kişilerde kanserle ilişkili biyobelirteçlerin yükseldiği tespit edilmiştir. Nikotin bağımlılık yapmakta ve gençlerde geleneksel sigaraya başlama oranını 3 kat artırmaktadır. Akciğer kanserinin yaklaşık yüzde 70’i sigaradan kaynaklanmaktadır. Sigarayı tamamen hayatımızdan çıkardığımızda, akciğer kanseri neredeyse yok olacak denilebilir.</p>
<p><strong>Akciğer kanserinde erken tanı için bu belirtileri önemseyin!</strong></p>
<p>Özellikle 40 yaş üzeri ve sigara içen kişilerde düzenli kontroller önemlidir. 50 yaş üzeri ve sigara içmiş kişilerde yıllık düşük doz akciğer tomografisi taraması erken teşhis sağlar. Akciğer kanseri çoğu zaman uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Yine de bu uyarı işaretleri ciddiye alınmalıdır:</p>
<ul>
<li>Geçmeyen öksürük</li>
<li>Kanlı balgam</li>
<li>Nefes darlığı</li>
<li>Göğüs ağrısı</li>
<li>İştahsızlık, kilo kaybı</li>
<li>Ses kısıklığı</li>
<li>Tekrarlayan zatürre</li>
</ul>
<p><strong>Akciğer kanserinde tedavi yaklaşımlarını değiştiren yıl 2025</strong></p>
<p>2025, akciğer kanseri tedavisinde önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Hedefe yönelik tedavilerde taletrectinib, ROS1 pozitif ve beyne yayılmış hastalarda etkili sonuçlar verirken; datopotamab deruxtecan EGFR mutasyonlu hastalarda tümör hücrelerini doğrudan hedef alan yapısıyla daha az yan etkiyle yüksek başarı sağladı. İmmünoterapi, artık yalnızca ileri evre hastalarda değil, ameliyat öncesi ve sonrası dönemde de kullanılmaya başlanarak tedavi sürecinde yeni bir standart haline geldi. </p>
<p>Cerrahi alanda kapalı yöntem VATS tekniğinin yaygınlaşması, hastalara daha hızlı iyileşme ve daha az ağrı avantajı sundu. Tanıda önem kazanan sıvı biyopsi testleri, kanda dolaşan tümör DNA’sını tespit ederek hastalığın tekrarlamasını çok daha erken belirleme imkânı sağladı. Yıllardır sınırlı seçeneklerin bulunduğu küçük hücreli akciğer kanserinde ise tarlatamab isimli ilaç, daha önce tedavi seçeneği kalmamış hastalarda bile tümörü küçülterek dikkat çekici bir ilerleme sundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akciger-kanseri-riskini-artiran-6-faktore-dikkat-592168">Akciğer Kanseri Riskini Artıran 6 Faktöre Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sıradan bir öksürük sandığınız şey, zatürre olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siradan-bir-oksuruk-sandiginiz-sey-zaturre-olabilir-591060</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 08:07:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sandığınız]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sıradan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yıl milyonlarca insanın hayatını etkileyen zatürrenin (pnömoni), hala dünyanın en ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından biri olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, erken fark edildiğinde tedavisi mümkün olan hastalığın, özellikle risk grubundakiler için ölümcül seyredebileceğine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siradan-bir-oksuruk-sandiginiz-sey-zaturre-olabilir-591060">Sıradan bir öksürük sandığınız şey, zatürre olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl milyonlarca insanın hayatını etkileyen zatürrenin (pnömoni), hala dünyanın en ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından biri olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi,  erken fark edildiğinde tedavisi mümkün olan hastalığın, özellikle risk grubundakiler için ölümcül seyredebileceğine dikkat çekti. Dr. Öğretim Üyesi El Jundi, “Özellikle yaşlılarda ateş olmadan seyreden ‘sessiz zatürre’ vakaları da artmaktadır. Bu nedenle ‘ateşim yok, ciddi değildir’ dememek gerekir” uyarısında bulundu. Alınacak tedbirlerle zatürreden korunmanın mümkün olduğunu belirten El Jundi, zatürrenin büyük oranda önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak 6 öneride bulundu.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, 12 Kasım Dünya Zatürre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, zatürrenin hala dünyanın en ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından biri olduğunu söyledi.<br />Zatürre grip gibi başlar, daha ağır seyreder<br />Zatürrenin akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveollerin) mikrop, virüs veya mantar kaynaklı iltihaplanmasıyla oluştuğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, “Bu iltihap, hava keseciklerinin sıvı veya irinle dolmasına neden olur, nefes almak zorlaşır, vücut oksijensiz kalır. Belirtiler genellikle grip gibi başlar ancak daha ağır seyreder. Belirtileri süregelen öksürük (balgamlı veya kuru),  göğüs ağrısı, nefes alırken batma hissi, yüksek ateş, titreme, terleme, hızlı nefes alma, nefes darlığı, yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık şeklinde sıralayabiliriz. Belirtiler arasında bazen mide bulantısı veya ishal de eşlik edebilir. Mayo Clinic uzmanlarına göre, özellikle yaşlılarda ateş olmadan seyreden ‘sessiz zatürre’ vakaları da artmaktadır. Bu nedenle ‘ateşim yok, ciddi değildir’ dememek gerekir” uyarısında bulundu.<br />Risk grupları dikkatli olmalı<br />Zatürreye herkesin yakalanabileceğini ancak bazı kişiler için riskin daha yüksek olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, bu grupları şöyle sıraladı:<br />-65 yaş üstü bireyler ve 5 yaş altı çocuklar<br />-Kronik hastalığı olanlar: Astım, KOAH, kalp yetmezliği, diyabet gibi hastalıklarda risk artmaktadır.<br />-Bağışıklığı zayıf kişiler: Kanser tedavisi görmek, kortizon kullanımı, organ nakli sonrası dönemde olanlarda risk artmaktadır. <br />Sigara içenlerin yakalanma riski 2-4 kat daha fazla<br />&#8211; Sigara içenler ve hava kirliliğine maruz kalanlar. Harvard Health raporuna göre, sigara içenlerin zatürreye yakalanma riski içmeyenlere göre 2–4 kat daha fazladır.<br />-Yutma güçlüğü yaşayanlar (Felç, yaşlılık veya nörolojik hastalıklar nedeniyle)<br />-Aşıları eksik olanlar<br />Tekrarlayan zatürrede detaylı tetkik yapılmalı<br />Zatürrenin tekrarlayabileceğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, “Zatürre bir kez geçirildikten sonra tekrar ortaya çıkabilir. Eğer kısa aralıklarla zatürre geçirdiyseniz, mutlaka detaylı tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Çünkü bazen tekrarlayan zatürre, daha derin bir sağlık probleminin ilk işareti olabilir” dedi.<br />Zatürre hastaları bu uyarılara kulak vermeli<br />Zatürre hastalarının dikkat etmesi gereken noktalara işaret eden Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi önerilerini şöyle sıraladı:<br />Tedaviyi yarım bırakmayın: Antibiyotik veya antiviral ilaçlar doktorun belirttiği sürede kullanılmalı.<br />Bol sıvı alın, dinlenin: Akciğerin iyileşmesi zaman ister. Yorucu aktivitelerden kaçının.<br />Sigara ve alkolden uzak durun: Akciğer savunmasını zayıflatır, iyileşmeyi geciktirir.<br />Ağız ve diş sağlığına önem verin: Kötü ağız hijyeni, özellikle yaşlılarda “aspirasyon pnömonisi” riskini artırıyor.<br />Kronik hastalıklarınızı kontrol altında tutun: Diyabet, kalp yetmezliği veya KOAH varsa düzenli kontrollerinizi aksatmayın.<br />Belirtiler tekrarlarsa doktora başvurun: Tam iyileşme sağlanmadan iş veya egzersize dönmek komplikasyonlara yol açabilir.<br />Zatürreden korunmak için 6 tavsiye<br />Alınacak tedbirlerle zatürreden korunmanın mümkün olacağını belirten Dr. Öğretim Üyesi Osman El Jundi, zatürrenin büyük oranda önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak önerilerini şöyle sıraladı:<br />1. Aşı olun. Pnömokok aşısı özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlar için önemlidir. Grip aşısı da olunmalıdır. Grip aşısı, grip sonrası zatürre gelişimini yüzde 50’ye kadar azaltabilir.<br />2. Sigara içmeyin. Sigara, akciğerin doğal savunma mekanizmasını zayıflatır.<br />3. Ellerinizi sık yıkayın. Solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 80’i temasla bulaşır.<br />4. Sağlıklı beslenin, egzersiz yapın. Harvard Üniversitesi araştırmalarına göre, düzenli egzersiz yapan bireylerde zatürreye bağlı ölüm riski yüzde 48 daha düşüktür.<br />5.Yeterince uyuyun. Bağışıklık sistemi dinlenmeye ihtiyaç duyar; az uyku enfeksiyon riskini artırır. <br />6. Kapalı ortamları havalandırın. Ev ve iş yerlerinde temiz hava dolaşımı sağlanmalıdır.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siradan-bir-oksuruk-sandiginiz-sey-zaturre-olabilir-591060">Sıradan bir öksürük sandığınız şey, zatürre olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En etkili korunma yöntemi sigaradan uzak durmak!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-etkili-korunma-yontemi-sigaradan-uzak-durmak-588618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 10:38:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[durmak]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Evre]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigaradan]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada her yıl 2 milyondan fazla ülkemizde de yaklaşık 41 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konuluyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-etkili-korunma-yontemi-sigaradan-uzak-durmak-588618">En etkili korunma yöntemi sigaradan uzak durmak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada her yıl 2 milyondan fazla ülkemizde de yaklaşık 41 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konuluyor. Erkeklerde en sık görülen kanser türü olan akciğer kanseri kadınlarda da meme ve kolorektal kanserlerinden sonra 3. sıklıkta görülüyor. Kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer alan akciğer kanserinin en önemli nedeni olarak sigara gösteriliyor. Öyle ki akciğer kanserinin yüzde 85&#8217;inin sigara kullanımı nedeniyle geliştiği belirtiliyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane,</strong> akciğer kanserinden korunmanın veya riski azaltmanın en etkili yolunun  sigara ile tütün ürünlerinin bırakılması ve mümkün olduğunca pasif içicilikten kaçınılması olduğuna dikkat çekerek, “Sigara ve tütün ürünlerinin bırakılmasıyla akciğer kanseri önlenebilmektedir. Ayrıca çevresel risk faktörlerini kontrol etmek ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek riskin azaltılmasında büyük bir önem taşımaktadır” diyor. Akciğer kanserinin genellikle erken dönemlerinde belirti vermemesi ve en tipik sinyali olan öksürüğün sigara kullanımına bağlanması nedeniyle sıklıkla ileri evrede teşhis edildiğine vurgu yapan <strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane,</strong> “Tanının gecikmesi de tedaviden etkin sonuç alınamamasına ve bunun sonucunda hastanın yaşamını yitirmesine neden olabilmektedir. Her kanserde olduğu gibi akciğer kanseri de ne kadar erken teşhis edilirse tam şifa şansı o kadar yükselmektedir. Bazen tarama yöntemleriyle tespit edilen çok erken evre akciğer kanserinde hastalarda sadece ameliyat ile şifa sağlanabilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Risk grubundaki 50 yaş ve üzeri kişilere tarama önerisi</strong></p>
<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, akciğer kanserine aslında tarama yöntemleriyle erken dönemde tanı konulabildiğini belirterek, “Erken evrede teşhis edilebilmesi için yüksek riskli olarak belirlenmiş; yoğun sigara içen veya geçmişte içmiş olan 50 yaş ve üzeri kişilere her yıl düşük radyasyon dozlu bilgisayarlı akciğer tomografi çekimi yapılması önerilmektedir. Bu sayede henüz belirti vermemiş erken evre akciğer kanserinin yakalanması mümkün olabilmektedir” bilgisini veriyor.  </p>
<p><strong>Kadınlarda akciğer kanseri artıyor, çünkü… </strong></p>
<p>Akciğer kanseri, akciğer dokusundaki hücrelerin genetik olarak bazı değişimlere uğradıktan  sonra kontrolsüz çoğalması sonucunda oluşan bir kanser türü. Genel olarak erkeklerde kadınlara oranla yaklaşık 3 ila 3,5 kat daha sık görülüyor. Erkeklerin sigara ve tütün kullanımının kadınlardan çok daha yaygın olmasının bunun başlıca nedeni olduğu düşünülüyor. Ancak, günümüzde kadınlarda sigara kullanımının artmasıyla birlikte akciğer kanseri oranları kadınlarda da yükseliyor ve iki cinsiyet arasındaki fark giderek azalıyor.</p>
<p><strong>Bu kanserin yüzde 85’inden sigara sorumlu!</strong></p>
<p>Akciğer kanserinin en önemli nedeni olarak sigara kullanımı gösteriliyor. Öyle ki akciğer kanserinin yaklaşık yüzde 85&#8217;inin sigarayla ilişkili olduğu belirtiliyor. Sigara dumanında bulunan çok sayıda kimyasal maddenin bir kısmı kanserojen özellik taşıyor. Bu kanserojen maddeler akciğer dokusunda hücrelerin genetik yapısını bozarak akciğer kanserine yol açabiliyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane,<strong> </strong>sigaranın bırakılması sonrasında akciğer kanseri riskinin azalması için üzerinden uzun bir süre geçmesi gerektiğini anlatarak, “Ayrıca, uzun dönem yoğun sigara içen kişilerde sigaranın bırakılması riski azaltsa da bu risk hiçbir zaman içmeyenler seviyesine düşmez; çünkü akciğerlerde bir miktar hasar mutlaka oluşmuştur. Bu nedenle, sigaraya hiç başlamamak en doğrusudur” diyor.  Prof. Dr. Faysal Dane, sigaranın yanı sıra hava kirliliği, radon gazı veya asbest maruziyeti, genetik faktörler, pasif içicilik ve ev içi duman maruziyetinin de risk faktörleri arasında yer aldığını söylüyor. </p>
<p><strong>Genellikle tesadüfen teşhis ediliyor</strong></p>
<p>Akciğer kanseri şikayete yol açtığında sıklıkla ileri evrede oluyor. Geç teşhis edilmesinin nedeni ise kanserin çoğunlukla uzun süre belirti vermemesi veya öksürük gibi yakınmaların sigaraya bağlanarak önemsenmemesi. Ayrıca yoğun sigara kullanan hastalarda tarama yöntemlerinin olmaması da geç teşhisin bir diğer sebebini oluşturuyor. Erken evrede çoğunlukla belirti vermemesi nedeniyle bu dönemde ancak rastlantısal çekilen bir görüntüleme yöntemi sonrasında fark ediliyor. İleri evrelerde ise uzun süreli öksürük, kan tükürme, nefes darlığı, boyunda şişme, göğüs bölgesinde ağrı, hırıltı veya ses kısıklığı gibi belirtilerle kendini belli ediyor.  Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, bu tür belirtilerin mutlaka akciğer kanseri yönünden tetkik edilmesi gerektiğine işaret ederek, “Akciğer grafisi bazı büyük kitleleri veya sıvı toplanmasını gösterebilmektedir. Şüphe olan hastalarda düşük doz bigisayarlı tomografi çekilmesi en uygun olan yöntemdir. Asıl teşhis ise görülen kitleden biyopsi yapılarak alınan numunenin mikroskop altında incelenmesiyle konulmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Tedavide çığır açan gelişmeler yaşanıyor! </strong></p>
<p>Akciğer kanserinin tedavisinde; ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi yöntemlerine başvuruluyor.  Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Faysal Dane, kanser tedavisinde çığır açan immünoterapi ve hedefe yönelik ilaçların son yıllarda akciğer kanserinde de uygun hastalarda hem erken evrede hem de ileri evrelerde  kullanılmaya başlandığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Eskiden immünoterapi tedavisi bu hastalıkta daha ileri evrede fayda sağlarken, son birkaç yıldır erken evrede de temel oyunculardan biri haline gelmiştir. Aynı şekilde, eğer hastanın tümörü hedefe yönelik ilaçlar için uygunsa,  bu ilaçlara artık hem erken evre hem de ileri evre hastalıkta başvurabilmektedir. Bunların yanı sıra günümüzde hastanın tümöründen alınan bir parçadan kapsamlı gen analizi yapılarak hangi ilacın bu hastanın kanserinde etkili olduğunu tespit etmek mümkün olmaktadır. Tüm bu gelişmeler sayesinde  son yıllarda akciğer kanserinde hastaların yaşam sürelerinde ciddi artışlar kaydedilmiştir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-etkili-korunma-yontemi-sigaradan-uzak-durmak-588618">En etkili korunma yöntemi sigaradan uzak durmak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl Belediyesi&#8217;nden Personeline Mobil Sigara Bırakma Polikliniği Hizmeti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-personeline-mobil-sigara-birakma-poliklinigi-hizmeti-584447</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 09:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[negöl]]></category>
		<category><![CDATA[personeline]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584447</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediyesi, tütünle mücadele kapsamında personele yönelik mobil sigara bırakma polikliniği hizmeti gerçekleştirdi. Sigarayı bırakmak isteyen belediye personeline psikososyal destek verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-personeline-mobil-sigara-birakma-poliklinigi-hizmeti-584447">İnegöl Belediyesi&#8217;nden Personeline Mobil Sigara Bırakma Polikliniği Hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İnegöl Belediyesi, tütünle mücadele kapsamında personele yönelik mobil sigara bırakma polikliniği hizmeti gerçekleştirdi. Sigarayı bırakmak isteyen belediye personeline psikososyal destek verildi.</span></span></p>
<p><span><span>İnegöl Belediyesi, çalışanlarının sağlığına verdiği önemi bir kez daha gösterdi. Tütünle mücadele kapsamında farkındalık oluşturmak ve sigarayı bırakmak isteyen personele destek olmak amacıyla İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü organizasyonuyla Mobil Sigara Bırakma Polikliniği hizmeti gerçekleştirildi. 13-14-15 Ekim tarihlerinde düzenlenen program kapsamında Belediye Hizmet Binası, Şantiye Hizmet Binası ve Temizlik İşleri Binası olmak üzere 3 farklı lokasyonda personele yönelik bilgilendirme ve poliklinik hizmetleri sunuldu.</span></span></p>
<p><span><span>Program kapsamında görev alan mobil sigara bırakma polikliniği ekibinde bulunan Dr. Neslihan Candan ve hemşire Aysel Aydemir tarafından belediye personeline sigarayı bırakmak için psikososyal destek verildi. Personelin istekleri dahilinde tahlil sonuçlarına bakılarak farmakoterapi düzenlendi. Hekimler ve belediye personelinin göstermiş olduğu irade ile süreç boyunca sonuçların takibinin yapılacağı ve çalışanların sigarayı bırakma hedeflerine ulaşmalarının destekleneceği kaydedildi. Öte yandan, İnegöl Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün de çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığını desteklemeye yönelik farkındalık çalışmalarını sürdüreceği dile getirildi.</span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesinden-personeline-mobil-sigara-birakma-poliklinigi-hizmeti-584447">İnegöl Belediyesi&#8217;nden Personeline Mobil Sigara Bırakma Polikliniği Hizmeti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara içen her 10 kişiden 9&#8217;u tehlike altında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-icen-her-10-kisiden-9u-tehlike-altinda-582132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 08:45:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[içen]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Sigarayı Bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara dumanında bulunan 7 binden fazla kimyasal maddenin en az 70’i kanserojen etkisi taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-icen-her-10-kisiden-9u-tehlike-altinda-582132">Sigara içen her 10 kişiden 9&#8217;u tehlike altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sigara dumanında bulunan 7 binden fazla kimyasal maddenin en az 70’i kanserojen etkisi taşıyor. Arsenik, hidrojensiyanid, kadmiyum, benzen, nitrozaminler ve krom gibi maddeler, sigaranın sağlığa verdiği zararın en tehlikeli bileşenleri arasında yer alıyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu,</strong> sigaranın içeriğindeki zararlı maddeler nedeniyle vücudumuzdaki tüm organlara zarar verdiğini belirterek, “Sigaranın hasar oluşturmadığı hiçbir organ yoktur. Sigara içenlerin yüzde 90&#8217;ı, yani her 10 kişiden 1’i, hayatlarının herhangi bir döneminde sigaranın yol açmış olduğu sağlık problemiyle yüz yüze gelmektedirler” uyarısında bulunuyor. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu,</strong> sigarayı bıraktıktan sonra hastalıklara yakalanma riskinin zamanla sigara içmeyenlere yakın düzeylere indiğini, bu nedenle sigarayı bırakmanın sağlık için atılacak en önemli adım olduğunu vurgulayarak, “Bu konuda, Sağlık Bakanlığı’na bağlı olan Sigara Bırakma Poliklinikleri, ilaç tedavisi ve motivasyonel destek sağlamaktadır. Ancak, sigarayı bırakmak için hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, önemli olan kişinin kendi iradesiyle bırakma isteğidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Akciğerlerden kalbe mideden saçlara… </strong></p>
<p>Sigara, tüm organlara ciddi derecede zarar verirken, özellikle akciğerler üzerinde ölümcül riskler oluşturabiliyor.  Öyle ki akciğer kanserinin yüzde 90’ından sigara sorumlu oluyor.<strong> </strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, sigaranın zararlarını şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Saçlarda dökülme, kırılma</li>
<li>Ciltte kırışma, buruşma, erken yaşlanma</li>
<li>Dişlerde bozulma ve çürüme, diş eti hastalıkları, ağız içi kanserleri</li>
<li>Ses teli kanseri, yutak kanseri, sinüzit</li>
<li>Yemek borusu, pankreas, karaciğer ve bağırsak kanserlerinin yanı sıra gastroösafageal reflü, peptik ülser</li>
<li>KOAH, amfizem, astım, akciğer kanseri, akciğer kesecikleriyle ilgili hastalıklar</li>
<li>Koroner arter hastalığı, aort anevrizması, Buerger hastalığı</li>
<li>Böbrek ve mesane tümörleri, iktidarsızlık</li>
<li>Jinekolojik kanserler, infertilite (kısırlık), düşük, erken doğum </li>
<li>Kemik erimesi</li>
<li>Diyabet, guatr</li>
<li>Gözlerde sarı nokta hastalığı, körlük</li>
<li>Romatoid artrit, Raynaud hastalığı</li>
<li>Demans</li>
<li>Anksiyete, depresyon</li>
</ul>
<p><strong>“Arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz”   demeyin!</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmada en kritik nokta, sigarayı tam anlamıyla beyninizde bitirmektir. Göğüs  Hastalıkları Uzmanı Prof.  Dr. Bülent Tutluoğlu, sigarayı bırakmak isterken yapılan önemli bir hatayı, “Eğer bir yanınız sigarayı bırakmak isterken, bir yanınız   ‘arada tek tük sigara içeyim, bir şey olmaz’ derse, içmek isteyen tarafınız galip gelir ve düşündüğünüz gibi tek tük değil, eskiden içtiğiniz tempoda sigaraya devam edersiniz” sözleriyle anlatıyor. </p>
<p><strong>SİGARAYI BIRAKMAYI KOLAYLAŞTIRAN 6 PRATİK ÖNERİ!</strong></p>
<p>Sigarayı azaltmak bırakmaya yardımcı olabiliyor, ancak en etkin yöntem tam olarak bırakma tarihini belirlemek! Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu,<strong> </strong>hedeflediğiniz tarihten önce sigarayı bırakma sürecine katkı sağlayacak olan önerileri ise şöyle özetliyor: </p>
<p><strong>Yakınlarınızdan destek alın:</strong> Ailenize ve arkadaşlarınıza sigarayı belirli bir tarihte bırakacağınızı söyleyin.<strong> </strong>Sigarayı bırakma tarihiniz üzerine bir arkadaşınızla bahse girin. Eşinizin veya arkadaşınızın sizinle birlikte sigarayı bırakmasını sağlayın.<strong> </strong></p>
<p><strong>Sigaraya ulaşma imkanlarınızı kısıtlayın:  </strong>Kartonlarca sigara almaktan vazgeçin. Diğer bir paketi almak için paketinizin<strong> </strong>boşalmasını bekleyin.<strong> </strong>Evde ve işyerinde üzerinizde sigara bulundurmaktan kaçının.</p>
<p><strong>Markaları değiştirin: </strong>İçimini kötü bulduğunuz bir sigara markasına geçiş yapın.<strong> </strong>Hedeflediğiniz bırakma tarihinden birkaç hafta önce katranı ve nikotini düşük bir<strong> </strong>sigara markasına geçin. Ancak miktarı arttırmayın, daha derin nefes almayın.</p>
<p><strong>İçtiğiniz sigaraların sayısını azaltın: </strong>Her sigaranın sadece yarısını için.<strong> </strong>Her gün ilk sigaranızı 1’er saat erteleyin.<strong> </strong>Sadece tek veya çift saat başlarında sigara için. Gün boyunca kaç sigara içeceğinizi kararlaştırın. Her ekstra sigara için kendinize para cezası verin. </p>
<p> </p>
<p><strong>Alışkanlık nedeniyle sigara içmeyi önleyin: </strong>Gerçekten çok istediğiniz zaman sigara için. Alışkanlığınız yüzünden sigara yakmak üzere olduğunuz anları yakalayın.<strong> </strong></p>
<p><strong>Sigara içmeyi sevimsiz hale getirin: </strong>Kül tablalarınızı boşaltmayın, sigara izmaritlerinizi cam bir kapta toplayın. <strong> </strong>Düşünmeden sigara yakıyorsanız, sigarayı aynanın karşısında yakmayı deneyin.<strong> </strong>Sigarayı sadece sizin için rahatsız edici ortamlarda için. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-icen-her-10-kisiden-9u-tehlike-altinda-582132">Sigara içen her 10 kişiden 9&#8217;u tehlike altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gırtlak kanseri için en sık görülen belirtiler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/girtlak-kanserinin-en-sik-gorulen-belirtileri-579801</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 09:46:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gırtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Gırtlak Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579801</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında gırtlak kanseri olarak bilinen larenks kanseri, ülkemizde özellikle 50-69 yaş arası erkeklerde en sık görülen kanserler arasında 6. sırada yer alıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girtlak-kanserinin-en-sik-gorulen-belirtileri-579801">Gırtlak kanseri için en sık görülen belirtiler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında gırtlak kanseri olarak bilinen larenks kanseri, ülkemizde özellikle 50-69 yaş arası erkeklerde en sık görülen kanserler arasında 6. sırada yer alıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Doç. Dr. Yetkin Zeki Yılmaz</strong>, özellikle sigara ve alkol kullanımı ile çok yakın ilişki gösteren gırtlak kanserinin, son yıllarda kadınlarda ve gençlerde de artış gösterdiğini belirterek “Özellikle genç bireylerde yaygınlaşan sigara kullanımının artması, gırtlak kanseri görülme yaşını maalesef erkene çekmiştir” diyor.</p>
<p>Gırtlak kanserinin (larenks kanseri) belirtilerinin çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonu ile karışabildiği, bu nedenle tanıda geç kalınabildiği uyarısında bulunan Doç. Dr. Yılmaz, özellikle 3 haftadan uzun süren ses kısıklığı ve boğazda takılma hissinin mutlaka araştırılması gerektiğini vurguluyor. KBB Uzmanı Doç. Dr. Yetkin Zeki Yılmaz, gırtlak kanserinde en sık görülen ve ihmale gelmez belirtileri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p>Sigara ve alkol kullanımı, yapılan tüm bilimsel çalışmalarda gırtlak kanserinin önde gelen nedenleri arasında yer alıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Doç. Dr. Yetkin Zeki Yılmaz</strong>, “Gırtlak kanserinde en önemli risk faktörleri sigara ve alkol kullanımıdır. Bu ikisinin birlikte kullanılması ise riskin katlanarak artmasına neden olmaktadır. Sigara ve alkolün bırakılması larenks kanser riskini azaltsa da, genç popülasyonda ve kadınlarda sigara kullanım sıklığının artmış olması bu gruplarda görülen larenks kanserlerini arttırmaktadır. Özellikle genç bireylerde yaygınlaşan  sigara kullanımının artması, gırtlak kanseri görülme yaşını maalesef erkene çekmiştir” diyor. Doç. Dr. Yılmaz, diğer önemli risk faktörlerine yönelik şöyle konuşuyor: “Güncel veriler; kötü beslenme alışkanlıkları, obezite, kontrolsüz diyabet gibi metabolik bozuklukların da larenks kanserine bağlı ölüm oranlarını arttırdığını göstermektedir. Özellikle 65 yaş üzeri olanlar, ailede gırtlak kanseri öyküsü bulunanlar, mesleki olarak asbest, boya, ahşap tozu ve metal dumanları gibi zehirli maddelere maruz kalanlar, gastro-özefageal reflü hastaları ve Human Papilloma Virüs (özellikle tip 16) bulunanlarda risk çok daha fazladır.</p>
<p><strong>Gırtlak kanserinde bu belirtileri önemseyin!</strong></p>
<p>Gırtlak kanserinin en sık ses tellerinden kaynaklandığını, bu nedenle ses kısıklığının ilk ve en erken belirti olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz “Fakat gırtlağın üst kesiminden kaynaklanan tümörlerin belirtileri daha sinsi olup; yutma güçlüğü, boğazda takılma hissi vb  müphem semptomlar ile kendini gösterebilir. Bu nedenle tanı alması gecikebilir. Kanlı balgam, nefes darlığı, boyunda şişlik gibi şikayetler sıklıkla ileri evreye işaret eder” diyor.</p>
<p>Ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve boğazda takılma hissi gibi belirtilerin larenks kanserine özel olmayıp, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonunda bile görülebildiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz sözlerine şöyle devam ediyor: “Önemli olan bu belirtilerin ne kadar süre olduğudur. Örneğin; 1 aydır geçmeyen boğazda takılma hissi veya 3 haftadan uzun süren ses kısıklığı gibi şikayetler mevcutsa ve özellikle kişinin sigara ya da alkol kullanımı, kötü beslenme alışkanlıkları vb risk faktörleri de varsa en kısa sürede bir KBB hekimine başvurmalıdır.”</p>
<p><strong>Erken tanı, tedavinin yöntemini belirliyor!</strong></p>
<p>Hastaların başlangıçta basit ses kısıklığı gibi olan bulgularının gecikildiğinde, nefes darlığı, kanlı balgam, ciddi beslenme problemleri, yutamama gibi sorunlara ilerleyeceğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, “Bu durumda tedavi daha zorlu olacaktır. Kitlenin giderek büyümesi, gırtlakta tıkanmaya ve acil olarak nefes borusuna delik açılmasına (trakeotomi) neden olabilir” diyor. Erken tanının hayat kurtardığını vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, tanının muayenehane koşullarında ağrısız ve endoskopik olarak yapılabildiğini belirterek “Kişi ne kadar erken tanı alırsa tedavi seçenekleri de daha az girişimsel olacaktır. Her kanserde olduğu gibi larenks kanserinde de erken tanı, hem fonksiyonları korunmuş bir tedavi seçeneği sunar hem de hayat kurtarır” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Tedavide en güncel yöntemler</strong></p>
<p>KBB Uzmanı Doç. Dr. Yetkin Zeki Yılmaz, en güncel tedavi yöntemlerini şöyle anlatıyor: “Konuşma, yutma ve nefes alma larenksin temel görevidir. Erken evre tedavi yöntemlerinde bu fonksiyonların çok büyük kısmı korunabilmektedir. Erken evre tümörlerde tedavi yöntemleri; Trans-oral LAZER Cerrahisi (boğaza delik açılmadan ağız içerisinden, gırtlaktaki tümörün LASER ile çıkarılması), Trans-oral Robotik Cerrahi (boğaza delik açılmadan ağız içerisinden, gırtlaktaki tümörün robotik cerrahi ile çıkarılması), Açık Parsiyel Larenjektomiler (gırtlağın bir kısmı korunarak tümörlü bölgenin çıkarılması) veya Radyoterapidir. İleri evre tümörlerde ise birkaç tedavi yöntemi bir arada uygulanmaktadır. Gırtlağın tamamının alınması konuşma fonksiyonunun bir daha olamayacağı korkusuyla hastalarımız tarafından çekinilen bir cerrahi gibi gözükse de birçok hastamız bu cerrahi sonrası konuşma protezi aparatları ve özefageal konuşma (yemek borusundan konuşma) ile anlaşılabilir bir konuşmaya sahip olabilmektedirler.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girtlak-kanserinin-en-sik-gorulen-belirtileri-579801">Gırtlak kanseri için en sık görülen belirtiler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gırtlak kanseri kadınlarda ve gençlerde yaygınlaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/girtlak-kanseri-kadinlarda-ve-genclerde-yayginlasiyor-578741</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 12:08:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerde]]></category>
		<category><![CDATA[gırtlak]]></category>
		<category><![CDATA[Gırtlak Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaygınlaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında gırtlak kanseri olarak bilinen larenks kanseri, ülkemizde özellikle 50-69 yaş arası erkeklerde en sık görülen kanserler arasında 6. sırada yer alıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girtlak-kanseri-kadinlarda-ve-genclerde-yayginlasiyor-578741">Gırtlak kanseri kadınlarda ve gençlerde yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında gırtlak kanseri olarak bilinen larenks kanseri, ülkemizde özellikle 50-69 yaş arası erkeklerde en sık görülen kanserler arasında 6. sırada yer alıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Doç. Dr. Yetkin Zeki Yılmaz</strong>, özellikle sigara ve alkol kullanımı ile çok yakın ilişki gösteren gırtlak kanserinin, son yıllarda kadınlarda ve gençlerde de artış gösterdiğini belirterek “Özellikle genç bireylerde yaygınlaşan sigara kullanımının artması, gırtlak kanseri görülme yaşını maalesef erkene çekmiştir” diyor.</p>
<p>Gırtlak kanserinin (larenks kanseri) belirtilerinin çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonu ile karışabildiği, bu nedenle tanıda geç kalınabildiği uyarısında bulunan Doç. Dr. Yılmaz, özellikle 3 haftadan uzun süren ses kısıklığı ve boğazda takılma hissinin mutlaka araştırılması gerektiğini vurguluyor. KBB Uzmanı Doç. Dr. Yetkin Zeki Yılmaz, gırtlak kanserinde en sık görülen ve ihmale gelmez belirtileri sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p>Sigara ve alkol kullanımı, yapılan tüm bilimsel çalışmalarda gırtlak kanserinin önde gelen nedenleri arasında yer alıyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Doç. Dr. Yetkin Zeki Yılmaz</strong>, “Gırtlak kanserinde en önemli risk faktörleri sigara ve alkol kullanımıdır. Bu ikisinin birlikte kullanılması ise riskin katlanarak artmasına neden olmaktadır. Sigara ve alkolün bırakılması larenks kanser riskini azaltsa da, genç popülasyonda ve kadınlarda sigara kullanım sıklığının artmış olması bu gruplarda görülen larenks kanserlerini arttırmaktadır. Özellikle genç bireylerde yaygınlaşan  sigara kullanımının artması, gırtlak kanseri görülme yaşını maalesef erkene çekmiştir” diyor. Doç. Dr. Yılmaz, diğer önemli risk faktörlerine yönelik şöyle konuşuyor: “Güncel veriler; kötü beslenme alışkanlıkları, obezite, kontrolsüz diyabet gibi metabolik bozuklukların da larenks kanserine bağlı ölüm oranlarını arttırdığını göstermektedir. Özellikle 65 yaş üzeri olanlar, ailede gırtlak kanseri öyküsü bulunanlar, mesleki olarak asbest, boya, ahşap tozu ve metal dumanları gibi zehirli maddelere maruz kalanlar, gastro-özefageal reflü hastaları ve Human Papilloma Virüs (özellikle tip 16) bulunanlarda risk çok daha fazladır.”</p>
<p><strong>Gırtlak kanserinde bu belirtileri önemseyin!</strong></p>
<p>Gırtlak kanserinin en sık ses tellerinden kaynaklandığını, bu nedenle ses kısıklığının ilk ve en erken belirti olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz “Fakat gırtlağın üst kesiminden kaynaklanan tümörlerin belirtileri daha sinsi olup; yutma güçlüğü, boğazda takılma hissi vb  müphem semptomlar ile kendini gösterebilir. Bu nedenle tanı alması gecikebilir. Kanlı balgam, nefes darlığı, boyunda şişlik gibi şikayetler sıklıkla ileri evreye işaret eder” diyor.</p>
<p>Ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve boğazda takılma hissi gibi belirtilerin larenks kanserine özel olmayıp, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonunda bile görülebildiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz sözlerine şöyle devam ediyor: “Önemli olan bu belirtilerin ne kadar süre olduğudur. Örneğin; 1 aydır geçmeyen boğazda takılma hissi veya 3 haftadan uzun süren ses kısıklığı gibi şikayetler mevcutsa ve özellikle kişinin sigara ya da alkol kullanımı, kötü beslenme alışkanlıkları vb risk faktörleri de varsa en kısa sürede bir KBB hekimine başvurmalıdır.”</p>
<p><strong>Erken tanı, tedavinin yöntemini belirliyor!</strong></p>
<p>Hastaların başlangıçta basit ses kısıklığı gibi olan bulgularının gecikildiğinde, nefes darlığı, kanlı balgam, ciddi beslenme problemleri, yutamama gibi sorunlara ilerleyeceğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, “Bu durumda tedavi daha zorlu olacaktır. Kitlenin giderek büyümesi, gırtlakta tıkanmaya ve acil olarak nefes borusuna delik açılmasına (trakeotomi) neden olabilir” diyor. Erken tanının hayat kurtardığını vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, tanının muayenehane koşullarında ağrısız ve endoskopik olarak yapılabildiğini belirterek “Kişi ne kadar erken tanı alırsa tedavi seçenekleri de daha az girişimsel olacaktır. Her kanserde olduğu gibi larenks kanserinde de erken tanı, hem fonksiyonları korunmuş bir tedavi seçeneği sunar hem de hayat kurtarır” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Tedavide en güncel yöntemler</strong></p>
<p>KBB Uzmanı Doç. Dr. Yetkin Zeki Yılmaz, en güncel tedavi yöntemlerini şöyle anlatıyor: “Konuşma, yutma ve nefes alma larenksin temel görevidir. Erken evre tedavi yöntemlerinde bu fonksiyonların çok büyük kısmı korunabilmektedir. Erken evre tümörlerde tedavi yöntemleri; Trans-oral LAZER Cerrahisi (boğaza delik açılmadan ağız içerisinden, gırtlaktaki tümörün LASER ile çıkarılması), Trans-oral Robotik Cerrahi (boğaza delik açılmadan ağız içerisinden, gırtlaktaki tümörün robotik cerrahi ile çıkarılması), Açık Parsiyel Larenjektomiler (gırtlağın bir kısmı korunarak tümörlü bölgenin çıkarılması) veya Radyoterapidir. İleri evre tümörlerde ise birkaç tedavi yöntemi bir arada uygulanmaktadır. Gırtlağın tamamının alınması konuşma fonksiyonunun bir daha olamayacağı korkusuyla hastalarımız tarafından çekinilen bir cerrahi gibi gözükse de birçok hastamız bu cerrahi sonrası konuşma protezi aparatları ve özefageal konuşma (yemek borusundan konuşma) ile anlaşılabilir bir konuşmaya sahip olabilmektedirler.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girtlak-kanseri-kadinlarda-ve-genclerde-yayginlasiyor-578741">Gırtlak kanseri kadınlarda ve gençlerde yaygınlaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük Belediyesi&#8217;nden &#8220;Sigara Bırakma Eğitimi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcuk-belediyesinden-sigara-birakma-egitimi-574300</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 19:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bırakma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574300</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi, sağlık bir gelecek için kurum bünyesinde çalışan personele yönelik sigara bırakma eğitimi düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-belediyesinden-sigara-birakma-egitimi-574300">Gölcük Belediyesi&#8217;nden &#8220;Sigara Bırakma Eğitimi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi, sağlık bir gelecek için kurum bünyesinde çalışan personele yönelik sigara bırakma eğitimi düzenledi.</p>
<p>Gölcük Belediyesi, hizmet içi eğitim programları kapsamında personeline yönelik “Sigara Bırakma Eğitimi” düzenledi. Belediye bünyesinde gerçekleştirilen eğitim, Dr. Elif Rüveyda Bayraktar tarafından verildi. Eğitimlerde sigara kullanan personele motivasyonel görüşmeler yapılırken, ihtiyaç duyanlara psikososyal destek sağlandı.</p>
<p>Ayrıca ilaç tedavisinden fayda görecek kişiler, gerekli kontrolleri yaptırmaları için Kocaeli’deki sigara bırakma polikliniklerindeki hekimlere yönlendirildi.</p>
<p>Eğitimde, sigarayı bırakmak isteyenler için önemli bir destek hattı olan ALO 171 Sigara Bırakma Hattı hakkında da bilgilendirmeler yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-belediyesinden-sigara-birakma-egitimi-574300">Gölcük Belediyesi&#8217;nden &#8220;Sigara Bırakma Eğitimi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pasif Sigara Dumanı, Meme Kanseri Riskini de Artırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pasif-sigara-dumani-meme-kanseri-riskini-de-artiriyor-569488</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 09:34:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569488</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri Türkiye ve dünyada en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pasif-sigara-dumani-meme-kanseri-riskini-de-artiriyor-569488">Pasif Sigara Dumanı, Meme Kanseri Riskini de Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Meme kanseri Türkiye ve dünyada en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor. İstatiklere göre dünyada her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konduğunu hatırlatan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, yeni bir araştırmanın meme kanserinde dikkat çekici risk faktörü olarak pasif sigara dumanına işaret ettiğini söyledi. Araştırmanın, evde ya da iş yerinde kullanmasa da sigara dumanına maruz kalan kadınların meme kanserine yakalanma riskinin yüzde 24 oranında arttığını gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Köksal, “Kadınlardaki sigara kullanımının artışı da düşünüldüğünde bu durum yeni önlemler alınmasını zorunlu kılıyor dedi.”</em></p>
<p>Meme kanseri risk faktörleri arasında genetik ve yaşam tarzı alışkanlıkları ilk sıralarda yer alırken British Journal of Cancer dergisinde yayımlanan kapsamlı bir meta-analize göre, pasif sigara dumanına maruz kalmak, içmeyen kadınlarda meme kanseri riskini yüzde 24 oranında artırıyor. Bu verinin son derece dikkat çekici olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Neşet Köksal, araştırmadan elde edilen sonuçları değerlendirdi:  “1984 ile 2022 yılları arasında yayımlanmış 63 bilimsel çalışmanın değerlendirildiği meta analiz çalışmasında 35 binin üzerinde meme kanseri vakası analiz edilmiş. Elde edilen bulgulara özellikle ev içinde pasif içiciliğin meme kanseri açısından riski en fazla artıran etkenlerden biri olarak tespit edilmiş.”</p>
<p>“Ancak ne yazık ki birçok kadın bu riskin farkında değil ve bu ilişki, çoğu zaman göz ardı ediliyor” diyen Prof. Dr. Köksal, “Çünkü bireyler, aktif olarak sigara içmedikleri için risk altında olduklarını düşünmüyor. Oysa pasif içicilerin de sigara içen bireylerle benzer oranda risk taşıdığı saptanmış durumda.” dedi.</p>
<p><strong>EV İÇİNDEKİ SİGARA DUMANININ RİSKİ DAHA FAZLA</strong></p>
<p>Araştırmada ortaya çıkan ilginç bir veriyi de paylaşan Prof. Dr. Köksal, sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle evinde sigara içilen ve dolayısıyla dumana maruz kalan kadınlar için meme kanseri riski yüzde 17 artmış. Bunun yanında eşi sigara kullanan kadınlarda da riskin yaklaşık yüzde 16 arttığı gözlenmiş. Ayrıca çalışma ortamında dumana maruz kalan kadınlarda da risk görece daha düşük olmakta birlikte genel popülasyona oranla anlamlı bir artış olmuş. Dolayısıyla sigara dumanına maruz kalan pasif içici kadınlar nerde olursa olsun meme kanseri açısından riskini artırıyor denilebilir.”</p>
<p><strong>MARUZİYET ARTTIKÇA RİSK DE ARTIYOR</strong></p>
<p>Prof. Dr. Köksal çalışmayla birlikte ortaya çıkan farklı bir çarpıcı noktanın ise maruziyet arttıkça riskin de artması olduğunu belirtti. “Sigara kullanan kişiler için kullanım miktarı ve kanser riski arasında doğrudan bir ilişki olduğu biliniyordu. Maruziyet için de aynı durum söz konusu. Günde yaklaşık 20 sigara dumanına maruz kalan bir kadının meme kanseri riski yaklaşık yüzde 38 oranında artıyor. 40 yıl boyunca pasif içici olanlarda risk yüzde 29’a, 40 paket-yıllık (pack-year) maruziyette ise yüzde 50’ye kadar yükseliyor ki bu son derece çarpıcı bir veri. Sigara kullanım oranın genç kadınlar arasında da giderek arttığı düşünülecek olursa bu durum önümüzdeki yıllar için de ciddi bir tablonun kaçınılmaz olacağını şimdiden gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>ÇOCUKLUKLARINDA MARUZ KALANLARDA RİSK DAHA YÜKSEK</strong></p>
<p>“Özellikle ergenlik öncesi ve ilk gençlik döneminde maruz kalınan sigara dumanın gelişmekte olan meme dokularında DNA hasarına yol açabiliyor. Bu hasar, yıllar sonra kansere dönüşebilecek hücresel değişimlerin temelini oluşturuyor” diyen Prof. Dr. Köksal, dumana maruz kalan çocuklar için şunları anlattı: “Çalışma, yalnızca erişkinlikteki değil, çocukluk dönemindeki pasif içiciliğin de ileriki yıllarda meme kanseri riskini artırabileceğini gösterdi. Özellikle ebeveynlerinden biri sigara içen çocukların, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde daha yüksek risk taşıdığı vurgulandı.”</p>
<p><strong>HER 8 KADINDAN BİRİ YAŞAMININ BİR ANINDA KARŞILAŞIYOR</strong></p>
<p>Kadınlar için önemli bir sağlık tehdidi oluşturan meme kanserinin her 8 kadından birini yaşamı boyunca etkileyebilecek düzeyde yaygın olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Neşet Köksal, “Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) GLOBOCAN 2020 verilerine göre, yalnızca 2020 yılında dünya çapında 2,3 milyon kadına yeni meme kanseri tanısı konulmuştur. Aynı yıl içinde 685 bin kadın meme kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir.” Diye konuştu.</p>
<p>Ülkemizde kadınlarda görülen tüm kanser vakalarının yaklaşık yüzde 24’ünü meme kanserinin oluşturduğunu hatırlatan Prof. Dr. Köksal, “Türkiye’de her yıl yaklaşık 20 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor. Her ne kadar 50 yaşından sonra görülme sıklığı artsa da, özellikle son yıllarda 30’lu yaşlardaki kadınlarda da meme kanseriyle karşılaşıyoruz. Dolayısıyla bu tablo, ileri yaştaki kadınların yanında genç kadınlarda da farkındalığın artırılması gerektiğini ortaya koyuyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>ERKEN EVREDE BAŞARI ŞANSI ÇOK YÜKSEK</strong></p>
<p>Bugün meme kanseri hastalarının her evrede tedavi şansı bulunduğunu ancak erken tanı ile tedavi başarısının büyük oranda arttığını hatırlatan Prof. Dr. Köksal, “Erken evrede tespit edilen meme kanserlerinde 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 90’ın üzerindedir. Bu da, tarama programlarına katılımın hayati önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir” dedi.</p>
<p><strong>“DUMANSIZ HAVA SAHASI HAYATİ BİR İHTİYAÇ”</strong></p>
<p>Araştırmanın da ortaya koyduğu üzere meme kanseri açısından da pasif sigara içiciliğinin obezite, alkol, hareketsiz yaşam gibi değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer aldığının altını çizen Prof. Dr. Köksal, “Ciddiye alınması gereken bu tehdide yönelik önlemler alınmalı. Özellikle ev ve iş yerlerinde sigara yasağına uyulması, çocukların ve kadınların korunması için büyük önem taşıyor. Bu nedenle, sigara içen ebeveynlerle büyümüş kadınlar, sigara içilen evlerde ya da iş yerlerinde uzun süre bulunmuş bireyler ve sigara içen eşe veya partnerle aynı ortamda yaşayanların konuya ayrı bir hassasiyet göstermesi gerekir. Bilinçlenme, korunma ve erken tarama ile bu sessiz riske karşı önlem alınabilir. Evlerimizde, iş yerlerimizde ve ortak yaşam alanlarımızda dumansız hava sahası artık bir tercih değil, hayati bir ihtiyaç olduğu unutulmamalı.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pasif-sigara-dumani-meme-kanseri-riskini-de-artiriyor-569488">Pasif Sigara Dumanı, Meme Kanseri Riskini de Artırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gırtlak Kanseri Vakalarının Yüzde 95&#8217;inden Fazlası Sigarayla İlgili</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/girtlak-kanseri-vakalarinin-yuzde-95inden-fazlasi-sigarayla-ilgili-566609</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 08:11:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=566609</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle son 20 yılda küresel boyutta gırtlak kanseri vakalarında belirgin artış gözlendiğine işaret eden KBB ve Boş, Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Nihal Seden Boyoğlu, “İstatistiklere göre gırtlak kanseri vakalarında yüzde 50’nin üzerinde artış gözleniyor. Bunun temel nedeni ise yaşlanan nüfus olarak gösteriliyor” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girtlak-kanseri-vakalarinin-yuzde-95inden-fazlasi-sigarayla-ilgili-566609">Gırtlak Kanseri Vakalarının Yüzde 95&#8217;inden Fazlası Sigarayla İlgili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Özellikle son 20 yılda küresel boyutta gırtlak kanseri vakalarında belirgin artış gözlendiğine işaret eden KBB ve Boş, Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Nihal Seden Boyoğlu, “İstatistiklere göre gırtlak kanseri vakalarında yüzde 50’nin üzerinde artış gözleniyor. Bunun temel nedeni ise yaşlanan nüfus olarak gösteriliyor” dedi. Gırtlak kanseri vakalarının büyük çoğunluğunun sigara ve alkolle ilişkili olduğunun altını çizen Doç. Dr. Boyoğlu, Türkiye’de özellikle 50 yaş altı kişilerde kanser oranlarında artış bildiriliyor. Gençlerde tütün ve tütün ürünleri kullanımın artışı da düşünüldüğünde bu durum gırtlak kanseri vakaları için de bir uyarı olarak görülebilir” diye konuştu. </em></p>
<p>Tüm kanserlerin yaklaşık yüzde birini oluşturan gırtlak kanseri için özellikle 50 yaş ve üzeri erkekler risk altında. Ancak kadınlarda ve gençlerde sigara içme oranlarının artmasına bağlı olarak riskin bu grup için de arttığına işaret eden Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi KBB, Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Nihal Seden Boyoğlu, gırtlak kanseri vakalarının yüzde 95’inden fazlasının sigarayla ilişkili olduğunu vurguladı.</p>
<p>“Gırtlak, boğazımızın önemli bir parçası; ses tellerini barındıran bu yapı sayesinde konuşabiliyoruz. Ancak boğazdaki bu küçük yapı, hayati bir tehlikenin de başlangıç noktası olabiliyor” diyen Doç. Dr. Boyoğlu, bu kanser türünün genellikle ses tellerinden başladığını ve en erken belirtisinin ses değişiklikleri olduğuna işaret etti.</p>
<p><strong>ERKEN TANIYLA TEDAVİ YÜKSEK</strong></p>
<p>Gırtlak kanserine ait belirtilerin farklı hastalıklarla benzerlik gösterdiği için erken uyarı işaretlerinin fark edilmesiyle tedavi şansının yüksek olduğunu söyleyen Doç. Dr. Boyoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “İki haftadan uzun süren ses kısıklığı, seste kalınlaşma veya boğukluk varsa mutlaka bir KBB uzmanına başvurulmalı” diyen Doç. Dr. Boyoğlu, şunları anlattı: Gırtlak kanseri en sık ses telleri bölgesinden başlar. Bu nedenle en sık ve en erken belirti ses değişiklikleridir. İki haftadan uzun süren ses kısıklığı, seste kalınlaşma, seste çatallanma veya boğuklaşma varsa mutlaka hekim muayenesi gerekir. Bunun yanında daha az rastlanan belirtiler arasında; geçmeyen boğaz ağrısı veya öksürük, yutkunma sırasında sorun, gıdaların takılması veya ağrı, kulak ağrısı, boyun veya boğazda kitle veya şişlik, nefes darlığı yer alır.”</p>
<p><strong>EN YÜKSEK RİSK; SİGARA VE ALKOL KULLANICILARINDA</strong></p>
<p>Gırtlak kanserinin başlıca risk faktörlerinin tütün ürünleri ve yoğun alkol kullanımı olduğunu belirten Doç. Dr. Boyoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bu iki etken birlikte kullanıldığında risk katlanır. Gırtlak kanseri genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkıyor; 50-69 yaş arası erkeklerde görülen kanserlerin yaklaşık yüzde 3’ü bu türden oluşuyor. Erkeklerde daha sık görülmesine rağmen, sigara ve alkol kullanan kadınların da ciddi risk altında olduğu unutulmamalı.”</p>
<p><strong>ŞÜPHE VARSA BİYOPSİ ŞART</strong></p>
<p>“Muayene sonrası eğer gırtlak kanserinden şüphelenilirse tanı koymak için mutlaka biyopsi alınması gerekir” diyen Doç. Dr. Boyoğlu, tanı süreciyle ilgili şu bilgileri verdi: “Biyopsi genel anestezi altında KBB hekimi tarafından yapılan kısa süren bir prosedürdür. Ağız içinden gırtlak bölgesine ulaşıldığı için dışarıdan görülecek hiçbir kesi ya da yara izine neden olmaz, dikiş gerektirmez. Ek hastalığı yoksa ya da anesteziden ötürü gözlem altında tutulması gerekmiyorsa, hasta aynı gün içerisinde taburcu olabilir. Bu prosedür aynı zamanda hekimin ayrıntılı gırtlak muayenesi yapmasına olanak tanır. Olası bir kanser tanısı durumunda kanserin gırtlak içerisindeki yaygınlığı hakkında bilgi verir. Çünkü tanı sonrası seçilecek tedavi türü kanserin yaygınlığına göre çeşitlilik göstermektedir.”</p>
<p><strong>TEDAVİ HER HASTA İÇİN ÖZEL PLANLANIYOR</strong></p>
<p>Doç. Dr. Boyoğlunun verdiği bilgiye göre, gırtlak kanseri tedavisinde cerrahi veya radyoterapi, bazı durumlarda da her ikisi birden kullanılabiliyor. Genel tedavi planlaması da; Hastanın genel tıbbi durumu ve diğer hastalıklar, gırtlağın yapısı ve özellikleri, tümörün evresi ve yayılımı, gırtlağın sağlıklı çalışıp çalışmaması ya da daha önce kanser tedavisi alınıp alınmadığı gibi özellikler dikkate alınarak her hasta için baş-boyun kanseri ile ilgilenen hekimler tarafından değerlendirme yapılarak hastayla hastaya özel belirleniyor.</p>
<p>Uygulanan tedavi yöntemleriyle ilgili Doç. Dr. Boyoğlu, sözlerine şöyle sürdürdü: “Erken evre kanserlerde lazer gibi teknikler kullanılarak, boyun hiç açılmadan ağız içinden tedavi mümkündür. Açık ameliyata göre kapalı ameliyatların iyileşme süreci her zaman daha hızlıdır. Ancak eğer kanser yayılımı lazer ile ameliyat yapmaya uygun değilse açık ameliyat yapılabilir. Açık ameliyatların da farklı yöntemleri bulunmaktadır. Kanserin gırtlak içerisinde etkilediği yere ve yayılımına göre açık ameliyatlarda da bazen gırtlağın hepsi bazen de bir kısmının alınması söz konusudur.”</p>
<p><strong>“SİGARA VE ALKOL KESİNLİKLE BIRAKILMALI”</strong></p>
<p>Sigara içmenin, tütün kullanmak ve alkol almanın kanser tedavisinin etkinliğini azaltacağının altını çizen Doç. Dr. Boyoğlu, “Gırtlak kanserinin tedavi edildikten sonra tekrarlayabileceği unutulmamalı. Sigara içmeye ve içki içmeye devam eden gırtlak kanserli hastaların iyileşme olasılığı daha düşüktür ve ikinci bir tümör geliştirme olasılığı daha yüksektir. Bunun yanında kanser tedavisinden sonra sık ve dikkatli takip de çok önemlidir.” Şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>UNUTMAYIN: ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR</strong></p>
<p>KBB ve Boş, Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Nihal Seden Boyoğlu, özellikle sesini yoğun kullanan meslek gruplarında (öğretmenler, çağrı merkezi çalışanları, sanatçılar vb.) ses kısıklığının sık görülse de hafife alınmaması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı; “Uzun süren belirtiler karşısında zaman kaybetmeden bir KBB uzmanına başvurmak, gırtlak kanserinin erken evrede teşhis edilmesini ve tedavi şansının artmasını sağlıyor.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girtlak-kanseri-vakalarinin-yuzde-95inden-fazlasi-sigarayla-ilgili-566609">Gırtlak Kanseri Vakalarının Yüzde 95&#8217;inden Fazlası Sigarayla İlgili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En ucuz ve pahalı sigara fiyatları listesi güncellendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-ucuz-ve-pahali-sigara-fiyatlari-listesi-guncellendi-560935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:29:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[güncellendi]]></category>
		<category><![CDATA[listesi]]></category>
		<category><![CDATA[pahalı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[ucuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Philip Morris sigara grubuna zam geldi. Yeni fiyatlar 4 Ağustos itibarıyla geçerli oldu. Zam sonrası grubun en ucuz sigara 90 TL, en pahalısı 100 TL oldu. İşte güncel sigara fiyatları...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-ucuz-ve-pahali-sigara-fiyatlari-listesi-guncellendi-560935">En ucuz ve pahalı sigara fiyatları listesi güncellendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği (TBYD) Başkanı Erol Dündar</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada <strong>Philip Morris</strong> grubuna ait sigaralara <strong>yeni bir zam geldiğini duyurdu</strong>. Zamla birlikte, grubun markalarında fiyatlar <strong>yükseldi</strong>.</p>
</div>
<div>
<p>Yeni zamlı fiyatlar, 4 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla <strong>resmi olarak uygulanmaya başlandı</strong>.</p>
</div>
<div>
<p><b>Yeni Philip Morris fiyat listesi</b></p>
</div>
<div>
<p>Zam sonrası <strong>Philip Morris</strong> grubundaki en ucuz sigara fiyatı <strong>90 TL</strong>, en pahalı ürün ise <strong>100 TL</strong> seviyesine çıktı. <strong>Yeni fiyat listesi</strong> tüm bayilere iletildi ve satışlarda uygulanmaya başlandı.</p>
</div>
<div>
<p><b>ÖTV zammı ile fiyat artışları arttı</b></p>
</div>
<div>
<p>Sigaraya yapılan bu son zam, Temmuz ayında gerçekleştirilen <strong>Otomatik ÖTV güncellemesinin</strong> ardından geldi. Temmuz ayında <strong>65 yaş aylığı, engelli maaşı, kıdem tazminatı tavanı, bedelli askerlik ücreti</strong> gibi kalemlerle birlikte, <strong>alkol ve tütün ürünleri</strong> de zamlanmıştı.</p>
</div>
<div>
<p><b>Hangi sigara gruplarına zam geldi?</b></p>
</div>
<div>
<p>Zam sadece Philip Morris grubuyla sınırlı değil. Diğer büyük sigara gruplarında da fiyatlar yükseldi:</p>
</div>
<div>
<div>
<div><strong>JTI Grubu:</strong> En ucuz sigara <strong>85 TL</strong>, en pahalı sigara <strong>100 TL</strong></div>
<div><strong>BAT Grubu:</strong> En ucuz sigara <strong>85 TL</strong>, en pahalı sigara <strong>100 TL</strong></div>
<div><strong>IT Grubu:</strong> En ucuz sigara <strong>79 TL</strong>, en pahalı sigara <strong>93 TL</strong></div>
<div><strong>TT Grubu:</strong> En ucuz sigara <strong>79 TL</strong>, en pahalı sigara <strong>95 TL</strong></div>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-ucuz-ve-pahali-sigara-fiyatlari-listesi-guncellendi-560935">En ucuz ve pahalı sigara fiyatları listesi güncellendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara Filtresi Sektöründe Kapsamlı Düzenleme Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-filtresi-sektorunde-kapsamli-duzenleme-yapildi-550587</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 09:53:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[filtresi]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[sektöründe]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550587</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara filtresi üretim tesislerinin en az bin metrekare kapalı alanda, organize sanayi bölgesi veya sanayi alanında kurulması şart koşuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-filtresi-sektorunde-kapsamli-duzenleme-yapildi-550587">Sigara Filtresi Sektöründe Kapsamlı Düzenleme Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, sigara filtresi üretim tesislerinin kurulması, işletilmesi, ticareti ve denetimine yönelik usul ve esasları düzenleyen yeni yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımladı.</p>
<p>Yönetmelikle sektörün çevresel, toplumsal ve tıbbi etkilerini göz önünde bulundurarak sıkı kurallar getirildi.</p>
<p><strong>TESİS KURULUMU VE İZİN SÜREÇLERİ</strong></p>
<p>Tesisler, yıllık 2 milyar adet üretim kapasitesine sahip yeni teknoloji makinelerle donatılırken, tesis kurma ve üretim için Bakanlıktan Tesis Kurma ve Üretim ve Faaliyet Uygunluk Belgeleri alınması zorunlu hale getirildi. Başvurular, fizibilite raporu, imar durumu gibi belgelerle 30 gün içinde değerlendirildi.</p>
<p>Sigara filtresi, birim paketleri içinde 50, 100, 120, 150, 200 adet sigara filtresi bulunacak şekilde piyasaya arz edilecek ve belge bedelleri, kapasiteye göre belirlenecek.</p>
<p><strong>PİYASAYA ARZ VE BANDROL UYGULAMASI</strong></p>
<p>Sigara filtreleri, Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi ile serbestçe fiyatlandırılıp satılabilecek. Ürünler, bandrol uygulamasına tabi olacak ve birim paketlerde &ldquo;Tütün içmek öldürür&rdquo; gibi uyarılar yer alacak.</p>
<p>İhracat ve ithalat için Bakanlık izni şart; ithalat, yıllık 2 milyar adet fiili üretim yapan firmalarla sınırlı.</p>
<p>Fire oranları ve imha işlemleri Bakanlık denetiminde yapılacak.</p>
<p>Üretim tesisleri, Bakanlık tarafından düzenli denetime tabi tutulacak. Kanuna aykırılık durumunda idari yaptırımlar uygulanacak, suç teşkil eden fiiller için savcılığa bildirimde bulunulacak.</p>
<p>Tesis devri, yer değişikliği ve kapatılma işlemleri de Bakanlık iznine bağlı olacak.</p>
<p>Söz konusu yönetmelikle mevcut tesislerin 90 gün içinde denetlenerek yeni şartlara uyum sağlaması öngörüldü. Uyum sağlayamayanlara 180 güne kadar ek süre verilebileceği gibi aksi takdirde belgeler iptal edilecek. Bandrol usulleri, 120 gün içinde Darphane tarafından belirlenecek. Yönetmelik, bazı maddeleri 6 ay sonra, diğerleri ise yayım tarihinde yürürlüğe girecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-filtresi-sektorunde-kapsamli-duzenleme-yapildi-550587">Sigara Filtresi Sektöründe Kapsamlı Düzenleme Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara izmaritini yere atma, yangına sebep olma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-izmaritini-yere-atma-yangina-sebep-olma-548602</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 08:07:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atma]]></category>
		<category><![CDATA[izmaritini]]></category>
		<category><![CDATA[olma]]></category>
		<category><![CDATA[sebep]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yangına]]></category>
		<category><![CDATA[yere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi her yıl yol kenarlarına atılan sigara izmaritlerinden kaynaklı onlarca yangın ihbarına gidiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-izmaritini-yere-atma-yangina-sebep-olma-548602">Sigara izmaritini yere atma, yangına sebep olma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi her yıl yol kenarlarına atılan sigara izmaritlerinden kaynaklı onlarca yangın ihbarına gidiyor. Atılan bu izmaritler, oluşturduğu yangınların yanı sıra doğaya zarar veriyor ve çevresel kirlilik de oluşturuyor. Kocaeli İtfaiyesi yol kenarlarına sigara izmaritinin atılmaması konusunda vatandaşlardan daha özenli davranış bekliyor.</p>
<p><b>İZMARİT YANGIN ÇIKARABİLİYOR</b></p>
<p>Özellikle kırsal kesimdeki yollarda seyahat ederken araçlardan yol kenarlarına atılan söndürülmemiş sigara izmaritleri tarla ve ormanlık alanlarda yangın çıkarabiliyor. Çıkan yangınlara hızlı bir şekilde müdahale eden Kocaeli İtfaiyesi bu duruma karşı vatandaşları uyarıyor. Yol kenarı yangınlarında birçok canlı zarar görebildiği gibi doğal bitki örtüsü de bu yangınlardan etkilenebiliyor. Yaz aylarına girdiğimiz ve hava sıcaklıklarının yükseldiği bu dönemde vatandaşların sigara izmaritini yere atmamaları konusunda göstereceği hassasiyet; mal, can, doğal yaşamın korunması ve temiz bir çevrenin devamlılığı konusunda büyük bir önem taşıyor.</p>
<p><b>ANIZ YANGINLARINA DİKKAT </b></p>
<p>Özellikle hububat hasadından sonra ikinci ürün ekimi için kısa sürede toprak hazırlığını tamamlamak, toprak işlemede kolaylık sağlamak, hastalık ve zararlılarla mücadele edilmesi, yabancı ot kontrolü gibi sebeplerle yasak olduğu halde anız yakma olaylarıyla karşılaşılıyor. Hububat hasadı sonrasında geriye kalan anızın yakılması orman yangınları, telefon ve enerji iletim hatlarının yanması, sis oluşumu nedeniyle çeşitli trafik kazalarına yol açması, hasat edilmemiş komşu tarlalara yangın sıçraması, yakın köylerdeki hayvan barınaklarının ve yerleşim birimlerinin yanması gibi birçok riskleri ortaya çıkarıyor.</p>
<p><b>ANIZ YANGININA SEBEP OLANLARA YASAL İŞLEM</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, can ve mal kaybına neden olan anız yangınları noktasında olumsuz durumların yaşanmaması için vatandaşları uyarıyor. <strong>Anız yangınına sebebiyet verenler hakkında 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca yasal işlem uygulanıyor.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-izmaritini-yere-atma-yangina-sebep-olma-548602">Sigara izmaritini yere atma, yangına sebep olma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Plajlara sigara yasağı getiriyorlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/plajlara-sigara-yasagi-getiriyorlar-546773</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 11:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[getiriyorlar]]></category>
		<category><![CDATA[plajlara]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yasağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk sağlığını koruma amacıyla harekete geçen Fransa, ülke genelindeki tüm plajlarda sigara içmeyi yasaklayan kapsamlı bir düzenlemeye hazırlanıyor. Yeni yasa ile birlikte, geçmişte bu konuda adımlar atan bazı kentlerdeki uygulama artık ulusal düzeye taşınacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plajlara-sigara-yasagi-getiriyorlar-546773">Plajlara sigara yasağı getiriyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Fransa, sigara kullanımına karşı aldığı kararlı önlemlere bir yenisini eklemeye hazırlanıyor. Halk sağlığını ve çevre temizliğini koruma hedefiyle hazırlanan yeni düzenleme kapsamında, ülke genelindeki tüm plajlarda sigara içilmesi yasaklanacak.</p>
</div>
<div>
<p>Yasa, yıllar içinde bazı kentlerde hayata geçirilen “<strong>dumansız plaj</strong>” uygulamalarını ülke çapında yaygınlaştıracak. Bu konuda öncülük eden şehirlerden biri olan Cagnes-sur-Mer, 2018 yılında belirli sahil şeritlerinde sigara yasağını uygulamaya koymuştu. </p>
</div>
<div>
<p>2023 itibarıyla ise kent sınırları içindeki tüm plajlar, sigara içilmez alan ilan edilmişti.Yeni yasayla birlikte<strong> Cagnes-sur-Mer</strong> gibi yerel girişimlerin ulusal politika haline dönüşmesi hedefleniyor. </p>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250620/plajlara-sigara-yasagi-getiriyorlar-1097190043.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plajlara-sigara-yasagi-getiriyorlar-546773">Plajlara sigara yasağı getiriyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ailede sigara kullanımı, bağımlılık riskini 2-3 kat artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ailede-sigara-kullanimi-bagimlilik-riskini-2-3-kat-artiriyor-541363</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2025 11:58:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ailede]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından “dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını” olarak tanımlanan sigara bağımlılığının tedavi gerektiren bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, “Nikotin 10 saniyede beyne ulaşarak dopamin salgılatır ve bu yolla daha fazla keyif vererek daha fazla içme isteği uyandırır” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-sigara-kullanimi-bagimlilik-riskini-2-3-kat-artiriyor-541363">Ailede sigara kullanımı, bağımlılık riskini 2-3 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü tarafından “dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını” olarak tanımlanan sigara bağımlılığının tedavi gerektiren bir hastalık olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, “Nikotin 10 saniyede beyne ulaşarak dopamin salgılatır ve bu yolla daha fazla keyif vererek daha fazla içme isteği uyandırır” dedi. Sigara bağımlılığında ailenin önemli bir faktör olduğunu ifade eden Prof. Dr. Toprak, “Araştırmalar ailesi sigara içen çocukların ileride sigara kullanma ihtimalinin içmeyenlere göre 2-3 kat fazla olduğunu söylüyor” uyarısında bulundu. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen 31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sigara bağımlılığının bir hastalık olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigara, en hızlı yayılan ve en uzun süren salgın</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), sigarayı “dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını” olarak tanımladığını kaydeden Prof. Dr. Dilek Toprak, “Bağımlılık, kullanım üzerinde kontrol kaybı ile karakterizedir. Durmadan kullanmak değildir, kullanmaya başlayınca bırakamamaktır ve bir hastalıktır. Sigara bağımlılığı, tedavi gerektiren, relapslarla seyreden, mortalitesi yüksek, kronik, salgın bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü, sigarayı ‘dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını’ olarak tanımlamaktadır. Sigara içimi/bağımlılığı, DSÖ tanımıyla bir hastalık olan sigara bağımlılığının tedavisi hekimin görevleri arasındadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigaraya bağımlılığı, özel testle belirleniyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara içiminin sosyal, fiziksel ve psikolojik bağımlılık boyutları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Toprak, “Yani kişi sadece ruhsal olarak sigara içme bağımlısı değildir. Aynı zamanda sigara içinde bulunan nikotin, kişiyi biyolojik olarak da sigaraya bağımlı yapar. Nikotin, bağımlılık yapıcı, psikoaktif yani uyarıcı bir maddedir. Biz sigara bağımlılığını değerlendirirken özel bir test kullanırız. Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi (FBNT) Sigara bağımlılığının değerlendirilmesinde oldukça yaygın kullanılan 6 soruluk bir testtir. Bu testte aşağıda belirtilen durumlar göz önüne alınarak puanlama yapılır. Kişinin aldığı puan ne kadar yüksekse bağımlılığı da o kadar fazla olarak değerlendirilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Günde içilen sigara miktarı </span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Sabah uyanınca 30 dakika içinde ilk sigaranın içilmesi; </span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Sabah saatlerinde daha fazla sigara içilmesi; </span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Sigara içmenin yasak olduğu toplu yerlerde sıkıntı yaşanması; </span></span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span><span>Kişiyi yatağa bağlayan hastalık durumlarında bile sigara içiminin sürdürülmesidir </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Nikotin 10 saniyede beyne ulaşıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının esas nedeninin sigara içindeki nikotin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Toprak, “Nikotin çok güçlü bir uyarıcı, bağımlılık yapıcı maddedir. 10 saniyede beyne ulaşarak dopamin salgılatır ve bu yolla daha fazla keyif vererek daha fazla içme isteği uyandırır. Nikotin yani sigara, kolay ulaşılabilir ve ucuzdur” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ailesinde sigara kullanan çocukta risk 2-3 kat fazla</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığında ailenin önemli bir faktör olduğunu ifade eden Prof. Dr. Toprak, “Araştırmalar ailesi sigara içen çocukların ileride sigara kullanma ihtimalinin içmeyenlere göre 2-3 kat fazla olduğunu söylüyor. Ailedeki problemler, aile içi iletişim ve bağların zayıf olması, düşük özgüven, stresle başa çıkmada zorlanma, hayır diyememe gibi faktörler de gençlerin sigaraya yönelmesinde etkili. Eğer arkadaşları sigara kullanıyorsa, çocuğunuza sigara teklif edilmiş veya edilecek olma ihtimali yüksek” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kardeşler arasında farklılık görülebiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığında kimi zaman iki kardeş arasında bile farklılık görülebildiğini, bunda çevresel faktörlerin etkili olduğunu kaydeden Prof. Dr. Toprak, “Sigara bağımlılığında aile çok önemlidir. Anne ve/veya babanın sigara içmesi, çocuklara rol model olması elbette önemli. Ancak özellikle ergenlik dönemi ve daha sonrasında kişinin çevresi, arkadaşları, sosyoekonomik durumu, stresle baş etme gücü, yalnız yaşayıp yaşamaması gibi faktörler önem taşır. Bu faktörler de iki kardeş arasında bile fark yaratabilir” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Genetik geçiş, yüzde 56 etkili</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının diğer birçok bağımlılık gibi hem genetik hem de çevresel yönleri olan kompleks bir davranış olduğunu kaydeden Prof. Dr. Toprak, “Sigara bağımlılığında genetik geçiş; aile çalışmaları, ikiz çalışmaları ve moleküler genetik çalışmalar ile araştırılmıştır. Sigara bağımlılığının genetiğinde klasik kalıtım örüntüsü izlenmemektedir. İkizlerle yapılmış 14 farklı çalışmanın değerlendirildiği bir gözden geçirme çalışmasında nikotin bağımlılığının yüzde 56 genetik, yüzde 24 ailesel, yüzde 29 çevresel faktörlerden kaynaklandığı ifade edilmiştir.  Yapılan çalışmalar sigara bağımlılığının gelişiminde çevresel faktörlerin sigara içmeye başlama ile, genetik faktörlerin ise düzenli içicilikten bağımlılığa geçişte daha belirgin bir rol oynadığını göstermiştir. Farklı çevresel faktörlere ek olarak, küçük etkiye sahip birçok genin nikotin bağımlılığına olan genetik yatkınlıktan sorumlu olduğuna inanılmaktadır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigarayı bırakmak mümkündür</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara bağımlılığının tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Toprak, “Sigarayı elbette bırakmak mümkündür. Sigaranın bıraktırılması, en az sigaranın neden olduğu hastalıkları tedavi etmek kadar (hatta daha fazla) önemlidir. Tedavide amaç, sigara kullanımın azaltılması değil tümden bırakılmasıdır. Sigara alışkanlığından vazgeçmek için her şeyden önce kişinin sigarayı bırakma konusunda istekli olması gerekir. Her hastaya etkin tedavilerin varlığı anlatılmalı ve tedavi önerilmelidir. Tek tek, grup ya da telefon görüşmeleri tedavi etkinliğini artırır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sigara bırakmada iki tedavi yöntemi var</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigaranın bırakılmasına yardımcı olmak için birçok yöntem geliştirildiğini kaydeden Prof. Dr. Toprak, “Bütün sigara bırakma yöntemlerinin sigaranın bırakılmasındaki başarıları farklı olmakla birlikte amaçları kişide sigara içimine bağlı gelişen psikolojik bağımlılığın ve fiziksel bağımlılığının üstesinden gelmektir. Sigara bırakmada kullandığımız, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış yöntemleri ruhsal (davranışsal) tedavi ve ilaç tedavisi olarak iki ana başlıkta toplayabiliriz. En başarılı sonuçlar ruhsal tedavilerin ilaç tedavileriyle birlikte kullanımı ile elde edilmektedir. Bunların başlıcaları bilişsel davranışçı terapi, bireysel ya da grup terapileri, hipnoz, ruhsal eğitim ve bilgilendirme yaklaşımlarını içerir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bilimsel olarak kanıtlanmamış yöntemlere başvurulmamalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara kullanımında etkili olduğu iddia edilen ancak bilimsel olarak kanıtlanmamış yöntemler konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Dilek Toprak, “Bilimsel olmayan yöntemlerin, kulaktan dolma önerilerle denenmemesi gerekir.  Özellikle internetten ne olduğu bilinmeyen bitki ve macun gibi öneriler son derece tehlikeli olabilmektedir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Özellikle Sağlık Bakanlığı destekli, Türkiye genelinde 400’den fazla sigara bırakma polikliniklerinin bu konuda en önemli ve güvenilir merkezler olduğunu ifade eden Prof. Dr,. Toprak, “Bakanlık kontrolünde sıkı bir eğitim sonrası verilen sertifika ile bu merkezlerde çalışan hekimlerimize vatandaşlarımız güvenle başvurabilirler. Bilimsel olarak henüz kanıtlanmamış, evrensel kabul görmemiş yöntemlere karşı dikkatli olunmalıdır. Yüksek derecede nikotin bağımlılığı, düşük sosyoekonomik ve eğitim düzeyi, genç yaş grubu, yalnız yaşayanlar, sigara içenler ile birlikte yaşayanlar ve fazla zaman geçirenler, sigara bağımlılığında yüksek riskli olarak  tanımlanan grupta yer alırlar. Bu gruptaki bireylere daha yoğun yardım, daha sıkı takip, daha uzun süreli takip gerekebilir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Elektronik sigara ile daha fazla nikotin alınıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Elektronik sigaranın Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı&#8217;nca önerilmeyen, zararlı olarak bildirilen bir ürün olmasına rağmen kullanımının giderek yaygınlaştığını kaydeden Prof. Dr. Toprak, elektronik sigara ile daha fazla nikotin alındığına dikkat çekti: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Elektronik sigara, nikotin bağımlılığını ortadan kaldırmadığı gibi bağımlılık yapıcı bir üründür. Sigaraya alternatif olarak pazarlanmaya çalışılan elektronik sigarayla birlikte nikotin bağımlılığı tekrar artmıştır. Son yıllarda giderek yaygınlaşan elektronik sigara, görünüşü, hareketi ve dumanı ile sigarayı taklit etmek üzere tasarlanmıştır. Genellikle nikotin, aroma maddeleri ve diğer kimyasalların aerosolünü çekmesini sağlarken, solunabilir nikotin buharı salmaktadır. Elektronik sigara ile her nefeste 0-36 mg/mL arasında nikotin alınır. Böylece 30 puf çekildiğinde bir sigaradan alınan miktar kadar nikotin alınmaktadır. Bu nedenle elektronik sigara, sigaraya göre daha fazla nikotin alınmasına neden oluyor. Elektronik sigaranın kartuşunun içindeki sıvıda ayrıca propilen glikol, etanol, nitrozamin, tütün çiçeği, nane, kahve, çikolata, meyve aromaları gibi tat ve koku içeren farklı kimyasallar bulunabiliyor.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sigara kullanımı ve sigara bağımlılığının önlenebilir bir sorun olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dilek Toprak, “S</span></span></span><span><span><span>igarayı bırakmasına yardımcı olduğunuz her iki kullanıcı için bir erken ölüm önlenir. </span></span></span><span><span><span>Sağlık kuruluşlarına başvuran olguların hangi nedenle gelmiş olursa olsun sigara içme durumları kesinlikle sorgulanmalı ve hastanın hazır olduğu, kabul ettiği zaman da bıraktırma tedavisinde destek olunmalıdır.  Anne-babalar da sigara içmeyerek çocuklarına örnek olmalıdır. Bir nefes ve merak ile başlayan bu bağımlılık sürecinde önemli olan hiç başlamamaktır. Sigara bağımlılığı ile mücadelede en önemli konu tedavi değil, sigaraya başlamayı önlemedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ailede-sigara-kullanimi-bagimlilik-riskini-2-3-kat-artiriyor-541363">Ailede sigara kullanımı, bağımlılık riskini 2-3 kat artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sessiz Tehlike: Elektronik Sigara Gençlerin Cebinde!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sessiz-tehlike-elektronik-sigara-genclerin-cebinde-541222</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2025 08:45:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cebinde]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541222</guid>

					<description><![CDATA[<p>31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada elektronik sigaraların sanıldığından çok daha tehlikeli olduğunu vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Musaffa Salepçi, her yıl dünya genelinde 8 milyondan fazla insanın tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğine işaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-tehlike-elektronik-sigara-genclerin-cebinde-541222">&#8220;Sessiz Tehlike: Elektronik Sigara Gençlerin Cebinde!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada elektronik sigaraların sanıldığından çok daha tehlikeli olduğunu vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Musaffa Salepçi, her yıl dünya genelinde 8 milyondan fazla insanın tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğine işaret etti.  Prof. Dr. Salepçi, bu kayıpların yaklaşık 7 milyonunun aktif, 1,3 milyonunun ise pasif içiciler olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>“GENÇLERDE ELEKTRONİK SİGARA KULLANIM ORANI YÜZDE 20’LERE ULAŞTI”</strong></p>
<p>Gençler arasında elektronik sigara kullanım oranının dünya genelinde yüzde 20’lere ulaştığını, Türkiye’de ise lise ve üniversite öğrencileri arasında bu oranın yüzde 16 ila 20 arasında değiştiğini belirten Prof. Dr. Salepçi, “Birçok genç sigaraya hiç başlamamışken, sırf karizmatik görüneceğini düşündüğü için elektronik sigara kullanmaya başlıyor. Bu ürünler cazip aromalarla ve renkli tasarımlarla sunularak gençlerin ilgisini çekiyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;NİKOTİN BAĞIMLILIĞI GELİŞİYOR, AİLELER FARK ETMİYOR&#8221;</strong><br /> Gençlerin kullandığı tek kullanımlık puff barların içinde 300 puffa kadar likit bulunduğunu ve ciddi miktarda nikotin içerdiğini belirten Prof. Dr. Salepçi, “Gençler bu ürünleri birlikte alıp kullanabiliyor. Ne kadar nikotin alındığı bilinmediği için ciddi bağımlılık riski taşıyor. Üstelik aileler çoğu zaman çocuklarının elektronik sigara kullandığını fark edemiyor” dedi.</p>
<p><strong>&#8220;AKCİĞER HASARI RİSKİ ÇOK YÜKSEK&#8221;</strong><br /> Elektronik sigaraların daha az zararlı olduğu algısının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Prof. Dr. Salepçi, “Bu cihazlar 300 dereceye kadar ısındığı için içlerindeki metal ve katkı maddeleri kanserojen hale geliyor. Özellikle akciğer dokusuna ciddi hasar veriyor. Akciğer kanseri riskini artırdığı gibi, geri dönüşü olmayan solunum yetmezliklerine de yol açabiliyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;HAYATI TEHDİT EDEN SONUÇLARA YOL AÇABİLİYOR&#8221;</strong><br />2019 yılında ABD&#8217;de yaklaşık 2 bin 500 kişi ani solunum sıkıntısıyla hastaneye başvurmuş, 67 kişi hayatını kaybetmişti. Prof. Dr. Salepçi, bu vakaların çoğunun elektronik sigara kullandığı ve akut akciğer hasarı yaşadığı tespit edildiğini belirterek, “Elektronik sigaraların içine pek çok aroma katılıyor, E vitamini de bunlardan biri. Öyle bir hasar yaratıyor ki geri dönüşümsüz bir şekilde hastayı yoğun bakıma götürüyor, hatta yaşamına mal oluyor. ABD’de 16 yaşındaki bir genç akciğer nakli olmak zorunda kaldı. Ülkemizde de göğüs hastalıkları polikliniklerine aynı nedenle yatan gençler oluyor.”</p>
<p><strong>&#8220;YASALARA ve YASAKLARA RAĞMEN ULAŞIM KOLAY&#8221;</strong><br /> Türkiye’de elektronik sigaraların kapalı alanlarda kullanımını yasaklayan ve ithalatını engelleyen yasal düzenlemelere rağmen, bu ürünlere erişimin hâlâ çok kolay olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Salepçi, “Yasaklara rağmen hızla yayılan bir maddeyle karşı karşıyayız. Bugün akciğerlere ciddi zarar verdiğini biliyoruz, ancak uzun vadede sigara gibi kanserojen etkilerinin ortaya çıkacağından eminiz” dedi.</p>
<p><strong>AİLELERE ÇAĞRI: “USB SANMAYIN, E-SİGARA OLABİLİR”</strong></p>
<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Musaffa Salepçi, “Bazı ülkelerde elektronik sigaralar sigarayı bırakma yöntemi olarak reçete ediliyor. Ancak Dünya Sağlık Örgütü, gençler üzerindeki etkileri nedeniyle bu ürünlerin acilen denetlenmesi ve 18 yaşından küçüklere satışının yasaklanması gerektiğini belirtiyor. Özellikle astım gibi solunum yolu hastalıkları olan çocuklarda semptomları şiddetlendiriyor. Aileler, e-sigaranın USB ya da oyuncak gibi görünmesinden dolayı fark edemeyebiliyor. Kokusu olmaması da bu riski artırıyor. Bu konuda ailelerin ve okullarda öğretmenlerin çok dikkatli olması gerekiyor.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-tehlike-elektronik-sigara-genclerin-cebinde-541222">&#8220;Sessiz Tehlike: Elektronik Sigara Gençlerin Cebinde!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara kullananlar dikkat! Tüm dişlerinizi kaybedebilirsiniz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-kullananlar-dikkat-tum-dislerinizi-kaybedebilirsiniz-448610</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 11:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dişlerinizi]]></category>
		<category><![CDATA[kaybedebilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[kullananlar]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448610</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş eti hastalığının şiddetini belirleyen iki ana riskin diyabet ve sigara olduğunu kaydeden uzmanlar, sigara kullananlarda dişler sallanana kadar problemin fark edilmediğini ve genç yaşlarda bile tüm dişlerin kaybedilebildiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-kullananlar-dikkat-tum-dislerinizi-kaybedebilirsiniz-448610">Sigara kullananlar dikkat! Tüm dişlerinizi kaybedebilirsiniz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diş eti hastalığının şiddetini belirleyen iki ana riskin diyabet ve sigara olduğunu kaydeden uzmanlar, sigara kullananlarda dişler sallanana kadar problemin fark edilmediğini ve genç yaşlarda bile tüm dişlerin kaybedilebildiğini söylüyor. </strong></p>
<p><strong>Ağız kanserlerinin başlıca nedenlerinden birinin sigara kullanımı olduğunu dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Sigara içmek, ağız ve boğazdaki hücrelerin zarar görmesine ve kanser gelişimine yol açabiliyor. Sigara kullanımının bırakılması veya azaltılması, ağız kanseri riskinin azaltılması için önemlidir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler<strong>, </strong>tütün kullanımının ağız ve diş sağlığına etkilerini değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Sigara kullanımı diş eti hastalıklarının gelişmesine neden oluyor”</strong></p>
<p>Sağlıklı diş etlerinin genellikle pembe renkte ve dişlere sıkıca yapışık olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler<strong>, “</strong>Ayrıca, sağlıklı diş etleri herhangi bir şekilde kanamazlar. Bu özellikler, sağlıklı diş etlerini tanımlamanın belirgin işaretleridir. Diş eti hastalıkları genellikle mikroorganizmalarla ilişkilidir. Ağızdaki mikroorganizma dengesinin bozulması, diş eti hastalıklarının gelişmesine neden olabiliyor. Bu denge, her bireyde farklılık gösterebilir ve optimal sağlık koşullarının sağlanamaması durumunda bozulabilir. Diş eti hastalıklarının gelişiminde etkili olan temel faktörler arasında kötü ağız hijyeni, diş etlerine yeterince bakım yapmama ve sigara kullanımı gibi durumlar bulunur. Bu nedenle, her bireyin kendi ağız hijyen alışkanlıklarını belirlemesi ve düzenli bakım yapması önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Ağızdaki enfeksiyonlar kalp hastalığıyla ilişkili…</strong></p>
<p>Son yıllarda yapılan araştırmaların, ağız sağlığının genel sağlık üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu gösterdiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler<strong>, “</strong>Ağızda meydana gelen enfeksiyonlar, vücudun diğer bölgelerine yayılarak genel sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Örneğin, diş eti hastalıkları vücuttaki iltihabi yanıtı artırabilir ve kalp hastalığı gibi diğer sistemik sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir.” diye bilgi verdi.</p>
<p> <strong>Sigara ve diğer tütünlerin kullanımı ağız ve diş sağlığını nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p>“Sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımı, ağız ve diş sağlığı üzerinde ciddi zararlı etkilere sahiptir.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler<strong>, “</strong>Sigara içmek, diş eti hastalıklarının şiddetini artırabilir ve tedavi süreçlerini zorlaştırabilir. Sigara içenlerde diş eti iltihabı ve diğer oral sağlık sorunları daha yaygın görülüyor. Ayrıca, sigara kullanımı diş etlerinin kanlanmasını azaltabilir ve iyileşme sürecini yavaşlatabilir. Sigara kullanımı ayrıca kemik kayıplarına ve periodontitis gibi ciddi diş eti hastalıklarının gelişimine de yol açabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Sigara kullanım süresi ve günlük tüketilen miktar ağız ve diş sağlığını nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p>Periondontoloji uzmanlarının 2017 yılında alınan bir kararla, diş eti hastalığının şiddetini belirleyen iki ana risk faktörünü vurguladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler<strong>, “</strong>Bu faktörlerden ilki diyabet, diğeri ise sigaradır. Sigara kullanımıyla ilgili yapılan çalışmalar, günde 10 adetten az sigara içen kişilerde diş eti hastalığının daha az şiddetli seyrettiğini göstermektedir. Ancak, günde 10 adetten fazla sigara içenlerde hastalığın hızla ilerleyip daha ciddi sonuçlara yol açabileceği belirlenmiştir. Bu sebeple, sigara kullanan hastaların sigarayı bırakmaları yönünde teşvik edilmesi önemlidir. Sigarayı tamamen bırakmak mümkün olmayabilir. Bu durumda, en azından günlük sigara tüketimini 10 adetin altına indirmek, diş eti hastalığının etkilerini azaltmada önemli bir adım olabilir.” diye öneride bulundu.</p>
<p>Sigara kullanımının azaltılması veya bırakılmasının, diş eti hastalığının ilerlemesini yavaşlatabileceğini ve daha etkili tedavi sonuçları elde edilmesine yardımcı olabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler<strong>, “</strong>Bu nedenle, sigara içen bireylerin diş eti sağlığına dikkat etmeleri ve sigara kullanımını mümkün olduğunca azaltmaları önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>“Sigara kullanımı diş eti hastalığını gizleyerek ciddi bir sağlık riski oluşturabilir”</strong></p>
<p>Sigaranın ağız sağlığı üzerinde ciddi etkilere sahip olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler<strong>, “</strong>Sigaranın ağızda doğrudan yara oluşturduğunu söyleyemeyiz, ancak nadir görülen bir durum olan nekrotizan sialometaplazi gibi hastalıklara yol açabilir. Bu hastalık, tükürük bezinin çıktığı bölgede yara oluşmasına neden olur. Ancak, sigara daha çok diş eti hastalıklarını gizleyebilir çünkü kanama olmaz. Normalde, diş eti hastalıklarının belirtilerinden biri kanamadır. Ancak sigara kullananlarda, kanama olmaz ve hastalık sessizce ilerler. Bu durumda, hasta genellikle dişlerinin sallandığını fark edene kadar problemi fark etmez. Bu durum, 30-35 yaşlarındaki kişilerde tüm dişlerin kaybedilmesine kadar gidebilir. Bu nedenle, sigara kullanımı diş eti hastalığını gizleyerek ve ilerlemesine neden olarak ciddi bir sağlık riski oluşturabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Diş eti hastalıklarında nasıl bir tedavi uygulanıyor?</strong></p>
<p>Diş eti hastalıklarının tedavisi genellikle diş eti temizliği ve kök yüzeyi temizliği gibi prosedürleri içerdiğini de anlatan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler<strong>, “</strong>Ancak, sigara kullanımı tedavi sürecini etkileyebilir. Sigara içenlerde, iyileşme süreci daha uzun olabilir ve tedavinin etkinliği azalabilir. Bu nedenle, diş eti hastalıklarının tedavisi sırasında sigara kullanımından kaçınılması veya sigarayı bırakma sürecine girilmesi önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Ağız kanserlerinin sebeplerinin başında sigara kullanımımı geliyor?</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, ağız kanserleri hakkında bilgi vererek, şunları kaydetti:</p>
<p><strong>“</strong>Ağız kanserlerinin başlıca nedenlerinden biri sigara kullanımıdır. Sigara içmek, ağız ve boğazdaki hücrelerin zarar görmesine ve kanser gelişimine yol açabilir. Sigara içenlerde ağız kanseri riski önemli ölçüde artar ve diğer risk faktörleriyle birleştiğinde bu risk daha da yükselebilir. Bu nedenle, sigara kullanımının bırakılması veya azaltılması, ağız kanseri riskinin azaltılması için önemlidir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-kullananlar-dikkat-tum-dislerinizi-kaybedebilirsiniz-448610">Sigara kullananlar dikkat! Tüm dişlerinizi kaybedebilirsiniz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli Doktora Öğrencisinden &#8216;Sigara Karşıtı Hemşirelik Girişimleri Mobil Uygulaması&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-doktora-ogrencisinden-sigara-karsiti-hemsirelik-girisimleri-mobil-uygulamasi-443228</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Feb 2024 21:06:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[doktora]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[girişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[hemşirelik]]></category>
		<category><![CDATA[karşıtı]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencisinden]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[uygulaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=443228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Doktora Öğrencisi Uzman Hemşire Lütfiye Gökçe’nin yürütücülüğünü üstlendiği “İndüktif Yaklaşımla Geliştirilen Sigara Karşıtı Hemşirelik Girişimleri Modeline Dayalı Mobil Uygulama Çalışması” başlıklı proje TÜBİTAK tarafından desteklenmeye uygun bulundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-doktora-ogrencisinden-sigara-karsiti-hemsirelik-girisimleri-mobil-uygulamasi-443228">Egeli Doktora Öğrencisinden &#8216;Sigara Karşıtı Hemşirelik Girişimleri Mobil Uygulaması&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Doktora Öğrencisi Uzman Hemşire Lütfiye Gökçe’nin yürütücülüğünü üstlendiği “İndüktif Yaklaşımla Geliştirilen Sigara Karşıtı Hemşirelik Girişimleri Modeline Dayalı Mobil Uygulama Çalışması” başlıklı proje TÜBİTAK tarafından desteklenmeye uygun bulundu. Projenin danışmanlığını Hemşirelik Fakültesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şafak Dağhan üstleniyor. Sigara bırakmaya yönelik yapılan proje kapsamında “Sigara Karşıtı Hemşirelik Girişimleri Mobil Uygulaması” geliştirilecek.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayan Prof. Dr. Necdet Budak, “Hemşirelik Fakültemiz öğretim üyesi Prof. Dr. Şafak Dağhan ve öğrencisi Lütfiye Gökçe’nin sigara bırakmaya yönelik projeleri TÜBİTAK’tan destek aldı. Hocamızı ve öğrencimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“Yeni bir kavramsal model oluşturuldu”</b></p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Şafak Dağhan, “Bu projenin amacı indüktif  yaklaşımla oluşturulan kavramsal modele temellendirilen mobil tabanlı sigara karşıtı hemşirelik girişimlerinin, hemşirelik fakültesi öğrencilerinin sigara içme ile ilişkili niyet, tutum ve karar verme dengesine etkisini değerlendirmektir. Bu doğrultuda, tez çalışmasının; teknolojik tasarım ve deneysel uygulama aşamaları için gereken bütçe ihtiyacını karşılamak amacıyla TÜBİTAK başvurusu yapılmış ve kabul almıştır. Bu doktora tez çalışması üç aşamalıdır. Bu aşamalar metodolojik tasarım aşaması, teknolojik tasarım aşaması ve deneysel uygulama aşamasıdır. Araştırmanın ilk aşaması olan metodolojik tasarım aşaması tamamlanmıştır” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“Sigarasız nesillerin yetişmesi önemli”</b></p>
<p>Proje Yürütücüsü Lütfiye Gökçe, “Bu projede, sigara bırakma alanında sıkça kullanılan davranışsal teorik modellerin kavramları temel alınarak bu modellerdeki kavramsal boşlukların, diğer model bileşenleriyle tamamlanmasıyla bağımlılık çalışmalarında kullanılabilir yeni bir faydalı teorik model ortaya çıkardık. Ayrıca kavramsal modelin teorik yapısı ile oluşturulan  ‘Sigara Karşıtı Hemşirelik Girişimleri Mobil Uygulaması’ sigara bağımlılığın önlenmesi için etkili bir araç olarak alana kazandırılacak. Sağlık çalışanlarının sigara içiyor olması sigarayla yapılan mücadelenin inandırıcılığını kaybetmesine neden olmaktadır. Sigara ile mücadelede en ön sıralarda olması gereken sağlık çalışanlarının, bu sorumluluğun bilincinde kendilerine düşen görevi yapmaları, en başta da sigara içmemeleri sigarasız nesillerin yetişmesi için önemlidir. Hemşirelik öğrencileri hemşirelik mesleğinin geleceğidir. Bu doğrultuda projenin yürütüleceği örneklemi oluşturan hemşirelik öğrencilerinin yapılacak girişim ile sigara bırakma niyeti desteklenerek, süreç sonunda hem sigarayı bırakma davranışı hem de sigara karşıtı bir tutum geliştirmeleri ve gelecekte sigara karşıtı müdahalelerde etkin rol almaları da beklenmektedir” diye konuştu.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-doktora-ogrencisinden-sigara-karsiti-hemsirelik-girisimleri-mobil-uygulamasi-443228">Egeli Doktora Öğrencisinden &#8216;Sigara Karşıtı Hemşirelik Girişimleri Mobil Uygulaması&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi sigara ile topyekûn mücadele ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-sigara-ile-topyekun-mucadele-ediyor-440320</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2024 16:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[topyekn]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440320</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) ile Tıp Fakültesi Hastanesi Halk Sağlığı ve Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalları tarafından sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara yönelik hem tıbbı tedavi hizmetleri hem de bilinçlendirme ve  farkındalık oluşturma faaliyetleri sürdürülüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-sigara-ile-topyekun-mucadele-ediyor-440320">Ege Üniversitesi sigara ile topyekûn mücadele ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) ile Tıp Fakültesi Hastanesi Halk Sağlığı ve Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalları tarafından sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara yönelik hem tıbbı tedavi hizmetleri hem de bilinçlendirme ve  farkındalık oluşturma faaliyetleri sürdürülüyor.</p>
<p>Ege Üniversitesinde, Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın öncülüğünde başlatılan ‘Dumansız Hava Sahası’ uygulaması kampüs genelinde  devam ederken, tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının önlenmesine yönelik  sosyal sorumluluk projeleri ile etkin mücadele yürütülüyor. Tütün ve ürünleri, önemli sağlık sorunlarına ve her yıl yüzbinlerce erken ölüme yol açmasına rağmen tüketilmeye devam ediyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) Müdürü ve Madde Bağımlılığı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Görkem Yararbaş, tütün kullanımı ve sağlık etkileri açısından topluma verdiği zararlar konusunda açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Ülkemizde sigara içme oranlarını azaltmak için yürütülen çalışmaların  özverili bir biçimde sürdürüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Yararbaş, “Sağlık Bakanlığı’nın desteklediği ücretsiz ilaç tedavi olanakları ve tütünsüz hava sahası için yapılan yasal düzenlemeler sürmektedir. Bu düzenlemeler toplumun tamamını korumak için yapılmıştır. Kapalı ortamlarda tütün ürünlerinin kullanılması sigara içenlerin kendileri açısından da fazladan sağlık riski yaratmaktadır. Bu nedenle bu düzenlemelere toplumun tamamı olarak beraberce sahip çıkmalıyız” diye konuştu.</p>
<p>Doç. Dr. Görkem Yararbaş, “Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü olarak tütün bağımlılığı alanında hem tedavi desteğini hem de araştırmalarımızı aktif bir biçimde sürdürüyoruz. 2011 yılında hizmete giren Sigara Bırakma Polikliniğimiz günümüze dek kesintisiz olarak hizmet vermiştir ve araştırmalarımızın sonuçlarıyla sürekli gelişen bir anlayışla hizmete devam etmektedir” dedi.</p>
<p>Sigarayı bırakmanın bireylerin yaşamlarında yaptıkları köklü bir değişim olduğunu ifade eden Doç. Dr. Yararbaş, “Tedavi başarısını yalnızca sigara içip içmemeye endekslemek bireylerin değişim çabalarının yeterli destek görmemesiyle sonuçlanabilir. Biz ekip olarak sigara içen danışanlarımızın mevcut durumlarını değerlendirerek onları sigarasız bir yaşama ulaşma yolculuklarında bulundukları değişim evresine göre destekliyoruz. “Tütün Kullanan Bireyler için Çevrimiçi Psikolojik Destek Programı’nın Geliştirilmesi ve Uygulanması” başlıklı BAP projemizin ürünü olarak geliştirdiğimiz program ile özellikle sigara bırakmaya hazır oluşluğu düşük bireyler için yepyeni bir destek oluşturduk. Dünya Sigara Bırakma Günü, tütünsüz bir yaşamı tercih etmek ve ona ulaşmak için güzel bir fırsattır. Sigara içenleri bu fırsatı değerlendirmeye davet ediyoruz” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-sigara-ile-topyekun-mucadele-ediyor-440320">Ege Üniversitesi sigara ile topyekûn mücadele ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eyvah, çocuğumun cebinde sigara buldum, ne yapmayalım!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eyvah-cocugumun-cebinde-sigara-buldum-ne-yapmayalim-439980</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Feb 2024 14:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[buldum]]></category>
		<category><![CDATA[cebinde]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğumun]]></category>
		<category><![CDATA[eyvah]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yapmayalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439980</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ebeveynlerin çocuklarının sigara kullandığını fark ettiğinde bunu uygun bir zaman diliminde ve uygun bir dille konuşması gerektiğine işaret eden uzmanlar, aile ve çocuk arasındaki iletişimde kritik bazı noktaların bulunduğunu söylüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eyvah-cocugumun-cebinde-sigara-buldum-ne-yapmayalim-439980">Eyvah, çocuğumun cebinde sigara buldum, ne yapmayalım!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ebeveynlerin çocuklarının sigara kullandığını fark ettiğinde bunu uygun bir zaman diliminde ve uygun bir dille konuşması gerektiğine işaret eden uzmanlar,</strong> a<strong>ile ve çocuk arasındaki iletişimde kritik bazı noktaların bulunduğunu söylüyor.</strong></p>
<p><strong>“Sigara kullanımını önlemenin birincil yolu çocukla kurulacak sağlıklı iletişimdir.” diyen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. C. Onur Noyan, “Suçlayıcı ve yargılayıcı olmadan uygun bir dil kullanmak önemli.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. C. Onur Noyan, çocuğunun sigara kullandığını gören ailelerin neler yapması gerektiğini anlattı.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Uygun bir zaman diliminde ve uygun bir dille konuşmalı”</strong></p>
<p>Ebeveynlerin çocuklarının sigara kullandığını fark ettiğinde bu davranışı çocuğuna belirtmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. C. Onur Noyan, “’Sevgili Ahmet ben senin cebinde böyle bir şey buldum, çok endişelendim bu konuda biraz konuşmak istiyoruz.’ diyerek uygun bir zaman diliminde ve uygun bir dille konuşmak gerekir.” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Hem ebeveyn hem de çocuk için sakin olunduğu bir zaman dilimi doğru zamandır.”</strong></p>
<p>Aile ve çocuk arasındaki iletişimde kritik bazı noktaların bulunduğuna işaret eden Prof. Dr. C. Onur Noyan, “Sigara kullanımını önlemenin birincil yolu çocukla kurulacak sağlıklı iletişimdir. Suçlayıcı ve yargılayıcı olmadan uygun bir dil kullanmak önemlidir. Sağlıklı bir iletişim kurulduktan sonraki aşama ise doğru zamanda konuşmaktır. Hem ebeveyn hem de çocuk için sakin olunduğu bir zaman dilimi doğru zamandır.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“Uygun tonda konuşmak da çok önemli.”</strong></p>
<p>Uygun bir zaman diliminde konuşmanın önemine vurgu yapan Prof. Dr. C. Onur Noyan, “Uygun bir zaman diliminde konuşmayı gerçekleştirebilmek riskli davranışlara karşı daha korunaklı olacaktır. </p>
<p>Uygun dil ve zamana ek olarak uygun tonda konuşmak da çok önemlidir. Bu noktada ebeveynlerin, uzun vadedeki istekler ve yapılması gerekilenleri net bir şekilde aktarması gerekir. Ebeveyn sigara kullanan çocuğuna ‘Ben bundan çok endişeliyim. Sigara ile ilgili olası risklere karşı ben destek almak istiyorum.’ ifadeleri ile ben dili kullanmalıdır.” diye anlattı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Destek almayı kabul etmezse ne yapmalıyız?</strong></p>
<p>Bu isteğe karşılık çocuğun destek almayı kabul etmeyebileceğini de ifade eden Prof. Dr. C. Onur Noyan, “Bu durumlarda karşılıklı iletişim içerisinde bu sorun çözülebilir. Fakat çocuk davranışa devam ediyorsa bu noktada bir uzmana başvurulmalı ve bu konuda destek almak istenildiği belirtilip birlikte görüşme yapılmalıdır. İlk aşamada her zaman ilaç tedavisi uygulanmayabilir. Kişinin sigara içerken neler hissettiği, istediği ya da neleri arzuladığı konuları konuşulup bu faktörler göz önüne alınarak önlemler alınabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eyvah-cocugumun-cebinde-sigara-buldum-ne-yapmayalim-439980">Eyvah, çocuğumun cebinde sigara buldum, ne yapmayalım!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pasif içici olarak her yıl en az 1 milyon insan sigara dumanına maruz kalıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pasif-icici-olarak-her-yil-en-az-1-milyon-insan-sigara-dumanina-maruz-kaliyor-439598</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 10:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dumanına]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[içici]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[pasif]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439598</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tütün ve tütün ürünleri her yıl 8 milyondan fazla insanın ölümüne sebep oluyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pasif-icici-olarak-her-yil-en-az-1-milyon-insan-sigara-dumanina-maruz-kaliyor-439598">Pasif içici olarak her yıl en az 1 milyon insan sigara dumanına maruz kalıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tütün ve tütün ürünleri her yıl 8 milyondan fazla insanın ölümüne sebep oluyor. Sigara içmeyen ve pasif içici olarak sigara dumanına maruz kalan tahmini 1,3 milyon kişinin de bulunduğunu ve böylelikle bu tablonun daha da ağırlaştığını paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Sigara bilindiği üzere akciğer kanserinin nedenlerinin başında geliyor. Tüm akciğer kanserlerinin yüzde 80-90’ının sigara kaynaklı olduğu görülüyor. Bu da demek oluyor ki akciğer kanseri, sigara bağımlılığından kurtularak önlenebilir” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılında yaptığı araştırmaya göre dünya nüfusunun yüzde 22,3&#8217;ü tütün kullanıyor ve içmeyi bırakmayanların yarısı da bu sebepten hayatını kaybediyor. İçerisinde 7 binden fazla zararlı kimyasal madde bulunduran sigaranın, DNA hasarı oluşturarak hücresel fonksiyonlar üzerinde çok ciddi etkileri bulunuyor. Tütün içmenin (sigara, puro ve pipo dahil) akciğer kanseri için birincil risk faktörü olduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Bunun dışında hamilelikte sigara kullanımı veya çocukların sigara dumanına maruz kalmaları da çocukların akciğer gelişimini olumsuz etkiliyor ve astım oluşma riskini arttırıyor. Sigara içen astım hastalarında içmeyenlere göre, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gelişme riskinin daha yüksek olduğu biliniyor” dedi.</p>
<p><strong>Sigarayı bırakmak KOAH’ın ilerlemesini durdurulabilir</strong></p>
<p>Sigara ile ilişkili oluşan ve rastlanma sıklığı en yüksek hastalığın KOAH olduğunu açıklayan Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “KOAH; öksürük, yoğun balgam ve nefes darlığı ile seyreden aynı zamanda kronik, ilerleyici ama önlenebilir bir hastalık. KOAH’ın ilerlemesini ve buna bağlı ölümlerin azaltılmasında en etkili yöntem, sigaranın bırakılması. Sigara, akciğerin süngerimsi yapısını bozarak normal işleyişine zarar veren bir dizi hastalığa da neden olabiliyor. Bunlardan sigara ile güçlü ilişkisi olanlar; respiratuar bronşiyolit, deskuamatif intersitisyel pnömoni ve langerhans hücreli histiyositosistir” diye konuştu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Daha önce sigara içilmiş bir evde bulunmak bile risk</strong></p>
<p>Direkt olarak başkasının içtiği sigaranın dumanına maruz kalınması olan pasif içicilik yani ikincil maruziyetin de sağlığa zararlı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Üçüncül maruziyet ise, kapalı ortamda sigara içilmesine bağlı, kıyafet, mobilya, yatak, perde gibi yumuşak yüzeylerde nikotin, formaldehid ve naftalin gibi kimyasalların birikmesine ve buna maruz kalınmasına bağlı gerçekleşir” dedi.</p>
<p>Sigaranın akciğer kanserlerinin yanı sıra koroner arter hastalığı, inme ve gebelerde düşük doğum ağırlığına da sebep olabildiğini paylaşan Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Sigara ayrıca, bebek ve çocuklarda ani bebek ölüm sendromu, akciğer enfeksiyonları, kulak enfeksiyonu ve astım ataklarına da yol açabiliyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ancak bir yıl sigara içmeyince sigara bırakılmış sayılıyor</strong></p>
<p>Sigara bırakma polikliniklerinde tütün ürünleri kullanan ancak bir yandan da bırakmak isteyen kişilere psikososyal destek sağlanarak ve gerekli görülen hastalara nikotin replasman tedavileri uygulanarak sigaranın bırakılmasına yardımcı olunduğunun altını çizen Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Sigara bırakma başarısı demek, bir yıl boyunca hiç sigara içilmemesi demektir. Kendi kendine bırakma stratejisinde başarı oranı yüzde 8-25 iken, sigara bırakma polikliniğine başvuran kişilerde başarı oranı yüzde 20-40 arasında saptanıyor. Bu nedenle bırakmak isteyen kullanıcıların profesyonel destek alınması hayati önem taşıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pasif-icici-olarak-her-yil-en-az-1-milyon-insan-sigara-dumanina-maruz-kaliyor-439598">Pasif içici olarak her yıl en az 1 milyon insan sigara dumanına maruz kalıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akciğer kanserinin nedenleri arasında, sigara 1.&#8217;likte!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akciger-kanserinin-nedenleri-arasinda-sigara-1likte-423331</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 07:26:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[likte]]></category>
		<category><![CDATA[nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423331</guid>

					<description><![CDATA[<p>En önemli nedeni uzun süreli olarak sigaraya (tütün dumanına) maruz kalmaktır. Ancak genetik faktörler, radon gazı, asbest ve hava kirliliğine maruz kalma gibi faktörler de bu hastalığın oluşumundan sorumlu tutulmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akciger-kanserinin-nedenleri-arasinda-sigara-1likte-423331">Akciğer kanserinin nedenleri arasında, sigara 1.&#8217;likte!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akciğer kanserinin nedenleri arasında, sigara 1.’likte!</strong></p>
<p>En önemli nedeni uzun süreli olarak sigaraya (tütün dumanına) maruz kalmaktır. Ancak genetik faktörler, radon gazı, asbest ve hava kirliliğine maruz kalma gibi faktörler de bu hastalığın oluşumundan sorumlu tutulmaktadır.</p>
<p>Hastalığın %85-90’ından sigara kullanımı sorumludur. Kanser gelişme riski sigaraya başlama yaşı, içilen sigara miktarı, sigara içme süresi ile ilişkilidir. Sigara içenlerde akciğer kanserine yakalanma riski hiç içmeyenlere göre 20-40 kat daha fazladır. Sigaranın bırakılmasıyla ilk günlerden itibaren zararlı etkiler azalmaya başlamaktadır. Ancak sigaranın bırakılmasından 15-25 yıl sonra bile akciğer kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre 5-6 kat yüksektir.</p>
<p><strong>Radon gazına dikkat!</strong></p>
<p>Akciğer kanseri büyük oranda tütün ürünleri tüketimi ile ilişkilendirilmiş olsa da çevresel ve mesleki risk faktörleriyle birlikte genetik faktörler de hastalığın ortaya çıkmasında rol oynamaktadır. Renksiz, kokusuz ve radyoaktif özellikte bir gaz olan radon gazı, akciğer kanserine neden olan sigaradan sonraki en önemli risk faktördür. Bunun yanı sıra asbest minerali ile temasa maruz kalanlarda akciğer kanseri riski 6 kata kadar artış gösterebilmektedir. Soy geçmişinde akciğer kanseri bulunan kişilerde hastalığın görülme olasılığı 2 kat daha fazladır.</p>
<p><strong>Sigara kullananalar, öksürük kanserin habercisi olabilir!</strong></p>
<p>Akciğer kanserinin en sık görülen belirtileri nefes darlığı, öksürük, bel /sırt ağrısı ve kilo kaybıdır. Hastalığın başlangıç evresinde ortaya çıkan belirti ve bulgular çoğunlukla fark edilememekte, sigara içen kişilerde de sıklıkla görülen öksürük gibi belirtiler önemsenmemektedir. Bu nedenle akciğer kanseri tanısı gecikebilmektedir.</p>
<p><strong>Kesin tanı için biyopsi şart!</strong></p>
<p>Kesin tanı, biyopsi ile konulmaktadır. Biyopsi işlemi genelde bronkoskopi ile göğüs hastalıkları tarafından veya bilgisayarlı tomografi destekli olarak girişimsel radyoloji tarafından yapılmaktadır.</p>
<p>Kanserin histolojik alt tipi, kanserin evresi ve hastanın genel performans durumu tedavi  ve prognozu belirleyen faktörlerdendir. Akciğer kanserinin birçok histolojik alt tipi olmasına rağmen, klinikte genellikle küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri olmak üzere iki grupta incelenir. Küçük hücreli akciğer kanseri tedavisinde kemoterapi, immunoterapi ve radyoterapi tercih edilirken, küçük hücreli dışı kanser tedavisinde mümkünse ilk tercih cerrahidir. Buna radyoterapi, kemoterapi, immunoterapi ve hedefe yönelik ilaçlar eklenmektedir.</p>
<p><strong>Erken tanı için bilinçli olmak önemli!</strong></p>
<p>Akciğer kanseri farkındalığı için bu hastalık hakkında bilgi sahibi olmak, erken dönemde ortaya çıkan bulguları fark edebilmek ve önemsemek, risk faktörlerinin varlığında düzenli olarak tarama programlarına başvurmak oldukça önemlidir. Ancak en önemlisi sigaraya başlamamak, başlanmış ise en kısa sürede bırakmaktır. Kanser hayatınızı söndürmeden siz sigarayı söndürün!</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akciger-kanserinin-nedenleri-arasinda-sigara-1likte-423331">Akciğer kanserinin nedenleri arasında, sigara 1.&#8217;likte!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara sigarayla bırakılmaz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-sigarayla-birakilmaz-416321</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Oct 2023 23:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bırakılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigarayla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416321</guid>

					<description><![CDATA[<p>“E-sigaralar en az sigara kadar zararlıdır ve sigarayı bırakmak için bir araç olarak kullanılmamalıdır”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-sigarayla-birakilmaz-416321">Sigara sigarayla bırakılmaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“E-sigaralar en az sigara kadar zararlıdır ve sigarayı bırakmak için bir araç olarak kullanılmamalıdır.” diyen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan,</strong> <strong>sigarayı bırakmak için mutlaka uzman desteği alınması gerektiğini, e-sigaraların aslında hem bağımlılığa geçişi hızlandırdığını hem de tedaviden uzaklaştırdığını söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, e-sigara ile sigara bırakmanın mümkün olup olmadığını anlattı.</p>
<p>E-Sigara ile sigaraların benzerliğinden bahsetmek gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Onur Noyan, “Sigara dediğimiz ürün aslında tütünün yakılarak nikotinin açığa çıkartılması ile elde ediliyor. E-sigara ise nikotinin yakılarak ya da buharlaştırarak elde edilmesiyle ortaya çıkan ürünler.” dedi.</p>
<p>İkisinin de ortak benzerliğinin nikotin içermesi ve nikotinin bağımlılık yapıyor olması olduğunu kaydeden Prof. Dr. Onur Noyan, şöyle devam etti:</p>
<p>“E-sigaraların zararı normal sigaraya çok benzer. Öncelikli olarak bağımlılık yapıcı etkileri hem normal sigarada hem de e-sigaralarda birbirine çok yakın etki gösteriyor. E-sigaraların içerisindeki kimyasal maddelerden dolayı ortaya çıkan akciğer sorunları ve diğer bilmediğimiz ürünlerden kaynaklı metabolik sorunlar sebebiyle en az sigaralar kadar zararlı olduğunu söyleyebiliriz. </p>
<p>‘Peki bu noktada normal sigaradan daha sağlıklı bir ürün olarak pazarlanan e-sigaraların bağımlılık tedavisinde yeri var mıdır?’ diye düşünecek olursak, e-sigaraların bağımlılık tedavisinde yeri olmadığını söylemek çok doğru olur. Normal şartlar altında sigaradan daha az bağımlı olduğu, daha az zararlı olduğunu pazarlanarak kullanıma sokulan bu ürünlerin aslında bağımlılıktan kurtulmaya çok da faydalı olmadığı yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Hem bu sayede hastaların sigarada uzaklaşmaları daha zor olmakta hem de kişilerde daha başka bir bağımlılık tipi ortaya çıkmış olmakta.”</p>
<p><strong>E-sigara ile sigarayı bırakabilir mi? </strong></p>
<p>Sigarayı bırakmak için daha az zararlı olduğu düşünülen e-sigara kullanmaya başlayan bir kişinin aynı zamanda nikotin bağımlılığı devam ettiğinden dolayı nikotini hayatından çıkartmakta zorlandığını anlatan Prof. Dr. Onur Noyan, şunları kaydetti:</p>
<p>“Bu bağlamda sigaradan e-sigaraya geçiş aslında nikotin bağımlılığının devamını sürdürmekte ve bağımlılığın azalmasına bir etki göstermemektedir. Bazı vakalarda çok nadiren de olsa e-sigaraya geçiş ile birlikte kişilerin el alışkanlıklarını değişebileceği bu sayede bırakmalarının daha kolay olduğu söylenebilir ama pratikte ve bilimsel olarak bunun doğru olduğunu söyleyemiyoruz.</p>
<p>Sonuç olarak sigarayı bırakmak için e-sigaralardan ziyade mutlaka ama mutlaka tıbbi bir destek alınmalı. Psikoterapi desteği alınmalı, bu bağlamda kullanılacak ilaçlar ile birlikte nikotin yerine geçebilecek ürünler tercih edilmeli ve bir plan dahilinde sigara bırakılmalı yoksa bireylerin kendi başına gösterdiği çabalar daha uzun sürede kişilerin ‘ben bunu bırakamıyorum’ gibi bir düşüncesine sebep olmakta ve daha karamsar hissetmelerine ve sigarayı bırakmak ile ilgili daha olumsuz hissetmelerine sebep olabilir.”</p>
<p><strong>E-sigaraların dumanıyla bilmediğimiz kimyasal maddeler açığa çıkıyor</strong></p>
<p>E-sigaradaki pasif içicilik riskinin normal sigara ile aynı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, “Çünkü e-sigaraların dışarıya çıkarttığı kısmi olarak buhar aslında içerisindeki bilmediğimiz kimyasal maddelerin de dışarıya çıkmasına sebep olmakta. Bu kimyasal maddelerin buhar yoluyla dışarı çıkması akciğer enfeksiyonlarından ya da bilmediğimiz yeni akciğer komplikasyonuna kadar giden bir yoldur.” şeklinde görüşlerini ifade etti.</p>
<p><strong>E-sigaralar hakkında yanlış bilinen gerçekler   </strong></p>
<p>“E-sigaraların daha az zararlı olduğuna dair bir inanç, e-sigaraların içermiş oldukları farklı aromalar, içermiş oldukları farklı içerikler ve şirin görünümleri, popüler medyada yıldızların ya da diğer ünlülerin e-sigara tüketiyor olmaları, sigaraya bırakmak için kullanılıyor olduğuna dair haberlerin çıkması aslında e-sigaralar ile ilgili en büyük yanlış bilgiler.” diyen Prof. Dr. Onur Noyan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu bağlamda e-sigaralar en az sigara kadar zararlıdır ve sigarayı bırakmak için bir araç olarak kullanılmamalıdır. Sigarayı bırakmak için mutlaka uzman desteği alınmalıdır. E-sigaralar aslında hem bağımlılığa geçişi hızlandırmakta hem de tedaviden uzaklaştırmakta.”</p>
<p><strong>E-sigara bağımlılığı tedavisi nasıl yapılır? </strong></p>
<p>E-sigara bağımlılığının tedavisinin normal sigaradan hiç farklı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Onur Noyan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Sigara bağımlılığında nikotin yoksunluğunu tedavi etmeyi çalıştığımızdan dolayı e-sigara bağımlılığının tedavisinde de nikotin yoksunluğuna yönelik bir tedavi başlıyoruz. Özellikle nikotin yoksunluğunu daha az hissedilmesi için nikotin sakızları, nikotin bantları, nikotin spreyleri kullanılıyor. Nikotin yoksunluğu ve nikotin isteği ile baş etmek için bazı ilaçları tercih ediyoruz.”</p>
<p>Prof. Dr. Onur Noyan, ilaçlar ile birlikte psikoterapiyi de tedaviye dahil ettiklerini belirterek, “Sigarayı bırakma süreci uzun soluklu bir süreçtir. Hayal kırıklığı ve karamsarlığa kapılmadan bu yolda ilerlemek çok önemli.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-sigarayla-birakilmaz-416321">Sigara sigarayla bırakılmaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulak Çınlamasını Stres Sigara ve Kafein Tetikleyebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kulak-cinlamasini-stres-sigara-ve-kafein-tetikleyebiliyor-406832</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Sep 2023 12:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çınlamasını]]></category>
		<category><![CDATA[kafein]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyebiliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kulak çınlaması kişinin kendisi tarafından algılanan ses veya gürültü olarak ortaya çıkıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulak-cinlamasini-stres-sigara-ve-kafein-tetikleyebiliyor-406832">Kulak Çınlamasını Stres Sigara ve Kafein Tetikleyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kulak çınlaması kişinin kendisi<strong> </strong>tarafından algılanan ses veya gürültü olarak ortaya çıkıyor.<strong> </strong>Kulak çınlaması hafif bir rahatsızlık hissi oluşturabiliyor ya da günlük yaşamı engelleyecek ve hayat kalitesini olumsuz etkileyecek kadar şiddetli görülebiliyor. Şiddetli görüldüğü durumlarda uyku problemleri, konsantrasyon bozuklukları ve depresif durumlara yol açabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Ela Araz Server, kulak çınlaması hakkında bilgi verdi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Kulak çınlamasının sebebi tam olarak bilinmiyor</strong></p>
<p>Kulağa ses uyarımı gelmediği halde kişinin zil, ıslık, tıklama ve uğultu gibi farklı sesler duymasına kulak çınlaması ya da tinnitus denilmektedir. Bu ses çoğunlukla diğer insanlar tarafından duyulmaz. Çınlamada duyulan ses işitme yolundaki organlardan herhangi birinde kendiliğinden oluşan elektrik deşarjı sonucu gelişir. Bu deşarjın sebebi, iç kulakta yer alan koklea denilen organın hasarı, kulak sinirine dışardan bası, beyin aktivitelerinin bozulması gibi birçok sebepten olsa da çoğu zaman nedeni belirlenemez. Yüksek seslere maruz kalma, doğal yaşlanma süreci, baş veya boyun yaralanmaları, ilaç reaksiyonları, duygusal sıkıntı veya stres nedenler arasında yer alabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kulak çınlamasının şiddeti hastaya göre farklılık gösteriyor</strong></p>
<p>Kulak çınlaması tek başına bir hastalık değil, bazı tıbbi durumların belirtisidir. Ses her iki kulakta ya da sadece tek kulakta olabilir. Farklı tonlarda, alçak bir kükreme ile yüksek bir çığlık arasında değişen perdede olabilir. Nadir durumlarda, kulak çınlaması kişinin kalp atışıyla aynı anda ritmik bir nabız atışı veya uğultu şeklinde ortaya çıkabilir. Şiddeti hastaya göre değişir. Bazı durumlarda, ses o kadar yüksek olabilir ki, kişi konsantre olmakta veya dış sesleri duymakta zorlanır. Çınlama her zaman mevcut olabilir veya gelip gidebilir. Özellikle dış ortamdaki seslerin maskeleme etkisinin kalktığı gece uyku saatlerinde daha şiddetli hissedilir.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Birçok hastalık kulak çınlamasına neden olabiliyor</strong></p>
<p>Kulak çınlaması tanısı için öncelikle ayrıntılı bir kulak, burun, boğaz muayenesi yapılmalıdır.  Hastanın işitmesi odyometrik testler ile ölçülmelidir. Bu test sonucunda eğer işitme kaybı tespit edilirse ayırıcı tanı için ileri görüntüleme tetkikleri; tomografi ve MR istenilir. Ayrıca yine altta yatan diğer hastalıkların tespit edilmesi için tam kan sayımı, sedimantasyon, tiroid hormonları, kolesterol kan şekeri düzeyleri gibi kan tetkikleri kontrol edilmelidir. İlk belirtiler ortaya çıkar çıkmaz bir KBB uzmanına başvurulması, kulak çınlamasının hızlı bir şekilde çözülmesini sağlayabilmektedir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Kulak çınlamasında maskeleme tedavisi en etkili yöntemlerden biri</strong></p>
<p>Kulak çınlaması için tanımlanmış ve kabul edilmiş net bir ilaç tedavi şekli yoktur. Altta yatan bir sebep tespit edilebilmişse bu hastalık tedavi edilmelidir. Ayrıca kafein, alkol, aspartam (tatlandırıcı), sigara ve stresten uzak kalınması önerilir. Hastalara; kulak çınlamasını dinlememeleri, sessiz ortamlarda mümkün olduğunca kalmamaları, mümkünse uyurken ufak bir ses eşliğinde örneğin rahatlatıcı bir müzik gibi odanın baz gürültü seviyesini artırıp kulak çınlamasını maskeleyerek uyumaları önerilmelidir. Maskeleme tedavisi en etkili yöntemlerden birdir. Maskeleme çınlama frekansının ve şiddetinin aynısından işitme cihazlarıyla veya bazı özel tinnitus cihazlarıyla hastaya dışarıdan ses verilmesidir. Ayrıca psikoterapi temelli “tinnitus retraining terapi”, transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS- Sinir Sistemi Düzenleyici tedavi), akupunktur gibi alternatif tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulak-cinlamasini-stres-sigara-ve-kafein-tetikleyebiliyor-406832">Kulak Çınlamasını Stres Sigara ve Kafein Tetikleyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara Tükürük Bezi Tümörüne Neden Olabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-tukuruk-bezi-tumorune-neden-olabiliyor-404719</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Sep 2023 08:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bezi]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tükürük]]></category>
		<category><![CDATA[tümörüne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404719</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız ve yutak bölgesinin nemliliğini sağlayan tükürüğün konuşma, beslenme ve tat almada da önemli görevleri bulunuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-tukuruk-bezi-tumorune-neden-olabiliyor-404719">Sigara Tükürük Bezi Tümörüne Neden Olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve yutak bölgesinin nemliliğini sağlayan tükürüğün konuşma, beslenme ve tat almada da önemli görevleri bulunuyor. Ancak tükürük salgısını üreten tükürük bezlerinde oluşan iyi ya da kötü huylu bazı tümörler kişinin sosyal konforuyla birlikte sağlığını da olumsuz etkileyebiliyor. Tükürük bezleri tümörlerinin büyük çoğunluğunu iyi huylu tümörler oluşturuyor. Sebebi tam olarak bilinmeyen kötü huylu tümörlerin ise ileri yaş, sigara, radyasyon maruziyeti ve alkolden kaynaklandığı düşünülüyor. İyi huylu tümörler tükürük bezi etraftaki sinir ağına zarar vermeden ameliyatsız şekilde temizlenebiliyor. Kötü huylu tümörlerde ise kitle cerrahi yöntemle tam olarak çıkarıldıktan sonra hastaya multidisipliner konseyin vereceği karar doğrultusunda radyoterapi ve kemoterapi uygulanabiliyor. Ameliyattan hemen sonra normal beslenmeye devam edebilen hastalar 1-2 günlük hasta yatıştan sonra normal hayatlarına dönebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Selçuk Güneş, tükürük bezleri tümörleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Tükürük bezinin salgıladığı tükürük diş sağlığınızı da koruyor</strong></p>
<p>Tükürük bezleri baş boyun bölgesine yerleşmiş konuşma, tat alma, sindirime yardımcı olan ve ağız ile yutak bölgesinin nemliliğini sağlayan sıvılar salgılayan bezlerdir. Tükürük bezleri minör ve majör tükürük bezleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Minör tükürük bezleri ağız içi, yutak ve gırtlağın üst bölgesinde yaygın halde bulunan ve sayıları 700 ile 1000 arasında olan bezlerdir. Majör tükürük bezleri ise ağız tabanı ve yanakta iki taraflı yerleşmiş olan 6 adet büyük bezden oluşmaktadır. Tüm bu bezlerin salgıları sadece sindirime yardımcı olmaz aynı zamanda ağız ve diş sağlığı için gerekli önemli görevleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yüz siniri de tükürük bezlerinin içinden geçer</strong></p>
<p>Tükürük bezlerinin en büyüğü her iki yanakta yer alan parotis bezidir. Bu bezi diğerlerinden ayıran en önemli özellik içinden mimik kaslarını hareket ettiren yüz sinirinin (nervus fasialis) geçmesidir. Diğer bir majör tükürük bezi ise submandibuler bezdir. Bu bez çene altında yer alır. İki önemli özelliği vardır. Birincisi hemen üzerinden yüz sinirinin alt dudağı hareket ettiren sinirinin geçmesi diğer bir özelliği ise en sık taş oluşumu görülen bez olmasıdır. Üçüncü sıradaki majör tükürük bezi sublingual bezdir. Sublingual bezler dil altında yer alır ve diğer iki tükürük bezinden farklı olarak birçok kanalla ağız içine tükürük salgılar. Diğer iki bezde ise salgı tek bir kanalla ağız içine iletilir. Bu üç çift büyük tükürük bezlerinin dışında ağız içi yutağı kaplayan minör tükürük bezlerimiz vardır. Bu bezler ağız ve yutak bölgesini örten dokunun içinde yerleşen mikroskobik boyuttaki bezlerdir, temel görevleri bu bölgelerin nemliliğini sağlamaktır.</p>
<p> </p>
<p><strong>İyi huylu olanlar yavaş, kötü huylu tükürük bezi tümörleri ise hızlı büyüyebilir</strong></p>
<p>Tükürük bezlerinde yer kaplayıcı iyi ya da kötü huylu lezyonları olabilmektedir. İyi huylu olan tükürük bezi kitleleri genellikle aylar ya da yıllar içinde yavaş yavaş büyür. Çevre dokuların içine girmez ve genellikle kendisine yer açarak boyutunu artırır. Ayrıca bu tümörlerin ağrı yapmaları beklenmez ve yakın veya uzak dokulara sıçrama yapmazlar. Ancak kötü huylu hızlı büyüyerek özellikle boyun lenf nodlarına sıçrama, ileri evrede diğer ise organlara sıçrama görülebilmektedir. Tükürük bezi tümörlerinin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte sigara, alkol ve radyasyondan kaynaklanabildiği düşünülmektedir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Tükürük bezi tümörleri çevredeki sinirlere zarar vermeden temizlenebiliyor</strong></p>
<p>Tükürük bezi tümörleri genellikle çene altı, ağız içi, yutak, yanak veya kulak altında oluşan şişliklerle kendisini belli etmektedir. Alanında uzman KBB doktoru tarafından muayene edilen hasta ultrason, BT ve kontrastlı MR, iğne biyopsisi ile teşhis edilebilmektedir. İyi huylu tümörlerde tedaviye hemen başlanır. Çevredeki sinir ağına zarar vermeyen, sinir takibini kolaylaştıran nöromonitör cihazı kullanılarak yapılan ameliyat ile minimum sinir hasarıyla iyi huylu tümörler tedavi edilebilmektedir. Kötü huylu tümörlerde ise vücuda yayılımının olup olmadığını belirlemek için Pet-CT çekilir. Pet-CT sonucunda vücut yayılımı yoksa tedavi aşamasına geçilir. Kötü huylu tümörlerde siniri korumayı ve tümörü tam olarak çıkarmayı hedefleyen cerrahinin yanında boyun diseksiyonu da yapmak gerekir. Tamamlayıcı olarak yapılacak radyoterapi ve kemoterapi için nihai patoloji sonucu ile yapılacak konsey sonucu önemlidir. Multidisipliner konseyin vereceği karar ile verilecek tamamlayıcı tedavinin şekli ve miktarı belirlenir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hastalar konforlu bir iyileşme süreci geçiriyor</strong></p>
<p>İyi ya da kötü huylu tükürük bezi tümörlerinin ameliyatlarında öncelikli amaç çevredeki sinirlere minimum zarar verilerek iyileşmenin sağlanmasıdır. Hastalar ameliyattan sonra normal beslenmelerine devam edebilmektedirler. Genellikle 1-2 günlük hastane yatışından hemen sonra taburcu edilen hastalar kısa sürede normal hayatlarına dönebilmektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-tukuruk-bezi-tumorune-neden-olabiliyor-404719">Sigara Tükürük Bezi Tümörüne Neden Olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Zam gelecek bahanesiyle sigara satmıyorlar&#8221;: Şikayetler yüzde 20 arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zam-gelecek-bahanesiyle-sigara-satmiyorlar-sikayetler-yuzde-20-artti-381198</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jun 2023 14:40:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[bahanesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[satmıyorlar]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetler]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<category><![CDATA[zam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381198</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara grupları zam oranlarını bir bir açıklarken, tüketiciler ve esnaflar stokçuluk yapıldığını ve sigara firmalarının kotalı satışlarının mağduriyet yarattığını dile getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zam-gelecek-bahanesiyle-sigara-satmiyorlar-sikayetler-yuzde-20-artti-381198">&#8220;Zam gelecek bahanesiyle sigara satmıyorlar&#8221;: Şikayetler yüzde 20 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigara grupları zam oranlarını bir bir açıklarken, tüketiciler ve esnaflar stokçuluk yapıldığını ve sigara firmalarının kotalı satışlarının mağduriyet yarattığını dile getirdi. Tüketiciler ve markalar arasında köprü görevi üstlenen Şikayetvar’a durumla ilgili yüzlerce şikayet ulaştı. Platformdan yapılan açıklamaya göre sigara firmalarıyla ilgili şikayetler yüzde 20 arttı.</strong></p>
<p>Zam gelecek bahanesiyle sigara stokçuluğu yapıldığı iddiaları gündemden düşmüyor. Çözüm platformu Şikayetvar’a konuyla ilgili yüzlerce şikayet ulaşırken, 2022’in ilk 5 ayı ile 2023’ün aynı dönemi kıyaslandığında şikayetlerin yüzde 20 arttığı gözlemlendi. Sigara firmalarıyla ilgili şikayetlerin zirve yaptığı ay ise mayıs oldu. Sigara satışı yapan bayiler, dağıtım firmalarının ziyaret günlerinde gelmediğini, geldiklerinde ise sınırlı sayıda ürün bıraktığını ifade ederken, tüketiciler, sigara satışı yapan esnaf ve zincir marketlerin stokçuluk yaptığını ve sigara satışı yapmadıklarını iddia etti.</p>
<p> <strong>Konuyla ilgili platforma ulaşan şikayetlerin bazıları ise şöyle sıralandı:</strong></p>
<p><strong>“Her gün taze balık gelen markette sigara yok”</strong></p>
<p>“Dün Isparta’da zincir marketlerden birine girdim ve normal olarak sigara da almak istedim. Her gün taze balık gelen markette bazı marka sigaraların olmadığını söylediler. Ben asla inanmıyorum. Gelecek olan zammı bekleyip, ellerinde olan sigarayı bize satmadılar resmen.</p>
<p><strong>“Zam gelecek diye sigara satışı yapmıyor”</strong></p>
<p>“Antalya ilinin, Elmalı ilçesine bağlı Özdemir köyü sınırları içerisindeki petrol istasyonunun marketinde, sigaraya zam gelecek diye sigara satışı yapmıyor. Bunun çözülmesi ve cezai işlem yapılmasını talep ediyorum.”</p>
<p><strong>“Sigara alamaz duruma geldik”</strong></p>
<p>“Sayın yöneticiler son bir haftadır Edirne ili Keşan ilçesinde toptan dağıtıcılık yapan firma, zam gelecek bahanesiyle bakkallara sigara vermiyormuş. Ürünü market ya da bakkaldan istediğimizde ‘Zam gelecek bize de sigara vermiyorlar.’ diyorlar. Sigara alamaz duruma geldik. Lütfen ilgilenin biz de sigara alalım.”</p>
<p><strong>“Kota koymak nedir?”</strong></p>
<p>Her zamanki gibi zincir markete alışverişe gittim. Her gün aldığım sayıda sigara almak istedim. Aldığım cevap ise ‘Sigarada kota var ancak 2 tane verebiliyoruz’ oldu. Zam gelecek diye kota koymak nedir?</p>
<p><strong>“15 gündür sigara bulamıyoruz”</strong></p>
<p>“Marketler stokçuluk yapıyor. Zam gelecek diye 15 gündür sigara bulamıyoruz. Bu Nizip ilçesindeki marketlere yaptırım yapılması gerekiyor. Bu yapılanlar firmalara yakışmıyor. Ne fiyat dediyseniz aldık ve fedakarlığı bu şekilde karşılamamak lazım.”</p>
<p><strong>“Müşterilerimize yok satıyoruz”</strong></p>
<p>“Zam gelecek amaçlı stokçuluk yapıp satış noktalarına çok az sayıda sigara veriyorsunuz. Bizler küçük ölçekli işletmeleriz ve müşterilerimize yok satmıyoruz. Bu durum piyasayı sıkıntıya sokuyor. Sizden ricam, bu duruma el atmanız.“</p>
<p><strong>“Bunun çözümüne baksınlar”</strong></p>
<p>“Zam geleceğini söylüyorlar ve hiçbir yer sigara vermiyor. Bunun çözümüne baksınlar. Biz 50 lira olsa bile içeceğiz o sigarayı. Neyin stoğunu yapıyorlar, anlamıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim. Yoksa sigaradan dolayı kavga çıkacak marketle ve müşteri arasında.”</p>
<p><strong>“Zam için müşteri kaybettiniz”</strong></p>
<p>“Marketten 5 adet sigara almak istediğimde çalışan arkadaş bana 2 adetten fazla alamayacağımı belirtti ve sebebini sorduğumda zam geleceği için kısıtlamaya gidildiğini söyledi. Müşteri hizmetlerini arayıp böyle bir uygulamalarının olup olmadığını sorduğumda bana zamla ilgili olmadığını ve bu uygulamanın zaten uzun zamandır var olduğunu ve mağazanın bana inisiyatif uyguladığını söyledi. Sorun şu ki bu uygulama daha önce var ise ben çeşitli mağazalarınızdan nasıl daha düne kadar 4-5 adede kadar alabiliyorken bugün &#8216;kural&#8217; adı altında böyle bir kısıtlamayla karşılaşıyorum? Böyle ucuz hareketler bir zincir markete yakışmıyor. 3 kuruşluk zam için müşteri kaybettiniz”</p>
<p><strong>“Zam gelecek diye sigara gelmiyor”</strong></p>
<p>“Market, sigara satışı yapmıyor. Kendisine sorduğumuzda ise sigara gelmiyor, galiba zam gelecek ondan dolayı alamıyoruz deyip mağdur durumuna düşürüyor. Her ne kadar çağrı merkezlerine ulaşmaya çalışsam da sonuç alamadım. Ben de buradan şikayetimi belirtmek istedim. Gerekli işlemlerin ivedi olarak uygulanmasını sizlerden arz ederim.”</p>
<p><strong>“Sigara stokçuluğu yapılıyor”</strong></p>
<p>Marketten her zamanki gibi toplu sigara alımı yapmak istedim fakat kasiyer 2 paketten fazla sigara veremeyeceklerini, mail geldiğini sigaraya zam geleceğini söyledi. Mağaza müdürü ile görüşmek istedim kendisi de stantlarında dolu olmasına rağmen zaten elimizde o kadar sigara yok dedi. Sigara stokçuluğu yapılıyor.</p>
<p><strong>“Sigara firmaları açıklama yapsın”</strong></p>
<p>Ankara&#8217;da yaşıyorum. Hiçbir yerde sigara satılmıyor. Bize söylenen sigara firmaları zam gelecek diye vermiyor. O zaman lütfen şirket yetkilileri TV’ye çıkıp açıklama yapsın ‘Biz zam belirlenene kadar satış yapmayacağız. Şu tarihi bekleyin’ diye. Sizin o beklediğiniz tarih geldiğinde ve piyasaya sürdüğünüzde bakalım biz satın alacak mıyız?</p>
<p><strong>“Esnafım, yeterince sigara verilmiyor”</strong></p>
<p>Ben İstanbul’da bir esnafım. Sigara standının hali ortada. Foto atacağım. Bana verdikleri 10 karton sigara ve perşembe günü gelecek. ‘Yetmiyor’ diyorum ‘Kısıtlama var’ deniliyor. ‘Zam mı var?’ diyorum ‘Hayır’ diyorlar. ‘E o zaman sigara verin’ diyorum ‘Hayır’ diye cevap geliyor. Yaptığınız saygısızlık.</p>
<p><strong>“Sigara satışı yapan bayiiler mağdur ediliyor”</strong></p>
<p>Sigara firması, yaklaşık 2 haftadır sigaraya zam geleceği düşüncesi ile mal temin etmemekte. Ülkemiz içerisinde üretim yapıp para kazanan bu firmanın suç olan bir işlem tesis ederek eldeki mallarını yok bahanesi ile geri çekmesi açık şekilde insanları ve dahi satış yapan bayileri mağdur etmektedir. İnsanların bu firmaya karşı tutumlarını değiştirmesini, eğer mümkünse firmanın 3 haftaya varan ‘ürün yok’ söyleminin sigara zammı sonrası bir anda gökten sigara yağmışçasına var diyerek geri piyasaya sürmesinin engellenmesini istemekteyim. Umarım firma dikkate alarak ürün dağıtımı yapar iş işten geçmeden.</p>
<p><strong>“Zam gelecek diye sigara satmıyorlar”</strong></p>
<p>“Merhaba Mamak Ankara, Akşemsettin Mahallesi’nde bulunan bir market sigara reyonlarını kaldırmış. sigaraya zam geleceği için sigara satmıyor. Konuyla ilgili desteklerinizi beklemekteyim. Lütfen gerekli işlemleri yapınız. Durumdan şikayetçiyim. “</p>
<p><strong>“Stokçuluk yapılıyor”</strong></p>
<p>“2016 yılından beri her hafta 1 karton sigara aldığım market, sigaraya zam gelecek diye stokçuluk yapıyor, sigara vermiyor. Kasiyer her hafta aldığımı bildiği için müdüründen onay bekledi vermek amacıyla ancak mağaza müdürü önce 5 paket derken sonradan 2 paket alabilirsiniz diyerek müşteri kaybetti. 3 evin aylık alışverişini yaptığım mağazaya son girişim olmuştur.”</p>
<p><strong>“2’den fazla sigara satışı yok dendi”</strong></p>
<p>“Zincir indirim marketlerden birinden alışveriş yapıp sigara almak istediğimi söylediğimde sigaraya zam geleceğini, ürün adetinin 2 adet ile sınırlandırdıklarını söylediler. Ben de böyle bir kısıtlama varsa bana yazı verin dediğimde ben mağaza müdürüyüm böyle bir yazı veremem bölge sorumlumuzu arayın isterseniz, isterseniz şikayet edin deyip dalga geçer ve alay eder gibi stokçuluk yapıyorlar. Bazı mağazalarda sigaraları kaldırıp yerine kolonyalı mendil koyuyorlar diye alaycı tavır sergiledi. Bu tutum ve davranış nedir? Bu hakkı kendinde ya da bu ürün adetini sınırlamayı kendilerinde nasıl hak görebiliyorlar anlamış değilim? Parasını ödediğimiz halde herhangi bir belge vs yasaklama kısıtlama olmadığı halde kafalarına göre böyle bir tavır sergilemeleri hiç hoşuma gitmedi. Bunun izahını kim yapacak?”</p>
<p><strong>“Bakkalda sigara bulamıyoruz”</strong></p>
<p>“Bakkallar zam gelecek diye sigara saklıyor. Denizli Pamukkale Dokuzkavaklar&#8217;da biraz önce sigara dağıtım şirketi geldi. Bakkalda sigara bulamıyoruz. Zam gelecek diye bize vermiyorlar diyorlar ama gözümle gördüm. Dağıtım grubu karton karton sigara indirdi. Bakkallar göstermelik 10 adet sigara koymuş yok diyor. Acilen çözüm lütfen.”</p>
<p><strong>“Sigara firmaları kısıtlı ürün veriyor, esnaflar mağdur oluyor”</strong></p>
<p>“Tüm sigara firmaları zam gelecek gerekçesiyle esnafa kısıtlı sigara vererek günden güne arz ve talep karşılanmadığı için esnafı zor duruma düşürmektedir. Gerekli incelemenin ve bu mağduriyetin giderilmesini arz ederiz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zam-gelecek-bahanesiyle-sigara-satmiyorlar-sikayetler-yuzde-20-artti-381198">&#8220;Zam gelecek bahanesiyle sigara satmıyorlar&#8221;: Şikayetler yüzde 20 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara kullananımı bir büyüklük göstergesi olarak ifade ediliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-kullananimi-bir-buyukluk-gostergesi-olarak-ifade-ediliyor-379107</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:23:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklük]]></category>
		<category><![CDATA[ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[göstergesi]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kullananımı]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) Madde Bağımlılığı Anabilim Dalı tarafından “Gündem: Bağımlılık- Gençlik ve Tütün Kullanımı” konulu söyleşi düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-kullananimi-bir-buyukluk-gostergesi-olarak-ifade-ediliyor-379107">Sigara kullananımı bir büyüklük göstergesi olarak ifade ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) Madde Bağımlılığı Anabilim Dalı tarafından “Gündem: Bağımlılık- Gençlik ve Tütün Kullanımı” konulu söyleşi düzenlendi. Çevrimiçi olarak düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü Enstitü Müdürü ve Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Görkem Yararbaş üstlendi. Programa, Madde Bağımlılığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Umut Kırlı, Öğr. Gör. İnci Derya Yücel ve Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam konuşmacı olarak katıldı.</p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan Doç. Dr. Görkem Yararbaş, “Dünya Tütünsüz gününde böyle bir etkinlik yapmış olmak, tütün kullanımının zararlarını daha iyi topluma aktarmak ve kullanımına son vermek isteyen kişileri motive etmek adına bu etkinliği anlamlı buluyorum. Erişkinlik sorunu gibi gördüğümüz tütün ürünleri kullanımı gençlik ve hatta ergenlik dönemine kadar uzanan bir sorun. Yapılan araştırmalardan tütün ürünleri kullananların yarıdan fazlasının gençlik ve ergenlik döneminde kullandığını görüyoruz. Yani toplumda her üç bireyinden birisi tütün ürünleri kullanıyor” dedi</p>
<p><strong>“Yetişkinlerde 19.2 milyon kişi tütün ürünü kullanıyor”</strong></p>
<p>Türkiye’de tütün ürünlerinin kullanım oranları hakkında bilgi veren Öğr. Gör. İnci Derya Yücel, “Küresel Yetişkin Tütün Araştırması; Türkiye 2016’  verilerine göre halen tütün ürünü kullananlar toplumda nüfusun yüzde 31, 6’sını oluşturuyor.  Bu da yetişkinlerde 19.2 milyon kişiye tekabül ediyor. Genç yaş dönemine indiğimizde ise 15-34 yaş arasındaki tütün kullanıcılarının yüzde 15’i de her gün kullanıma 15 yaş altında başlamış olduğunu ifade ediyor. Bunlar çok ciddi rakamlar ”diye konuştu. Gençleri tütün kullanımına iten faktörler hakkında da konuşan Öğr. Gör. Yücel, “Gençler kendi dönemine özgü motivasyon ve beklentiler içinde hareket ediyor. Bu sosyal öğrenme de daha aktif oluyor. Örneğin kendinden bir yaş büyük birinin bile sigara kullanması o genç için bir rol model oluşturuyor. Bunun ona prestij getireceğini düşünüyor” dedi.</p>
<p><strong>“Ebeveynler rol model alınıyor”</strong></p>
<p>Tütün kullanan birinin toplum içinde algılanışı hakkında konuşan Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, “Toplumda yetiştirilme şeklimizden itibaren özellikle sigara kullananımı bir büyüklük göstergesi olarak ifade ediliyor. Gençlerin bu düşünceye kapılmasında ebeveynlerini rol model alması çok büyük bir etken. Dolayısıyla bir genç yetişkin olmadan önce tütün ürünleri kullanmaya başladığında ön plana çıkan faktör onun aslında bir büyük gibi davranması, bir yetişkin  gibi davranmasıyla ilgili algılarıdır. Yine özellikle küçük yaşta eline sigara alan bir çocuğun ailesinin ciddi ve büyük tepkileri ile karşılaşması ancak yetişkin olduğunda eline sigara paketi verilmesi de büyük bir yanlışın izlerini ortaya koyuyor” dedi</p>
<p><strong>“Nargile kafeler sosyalleşme yeri olarak görülüyor”</strong></p>
<p>Tütün ürünlerinin gençler üzerindeki algısından bahseden Arş. Gör. Havaçeliği Atlam, “Tütün ürünleri arasında yer alan nargilenin aromalarla sunulması gençlerde tütün ürünü değilmiş gibi bir algı yaratılıyor. Çalışmalar gösteriyor ki nargileden alınan bir duman sigaradan katbekat zarar veriyor. Özellikle nargile kafelerin sosyalleşme yeri olarak görülmesi gençlerin tütün kullanımını artırıyor. Yeni nesil tütün ürünlerinde gençlerin elektronik sigaranın daha az zarar verdiğini düşünerek ona doğru yönelme ihtimali daha yüksek oluyor” diye konuştu.</p>
<p>Tütün ürünlerinin kullanımının ruh sağlığına etkileri konusunda açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Umut Kırlı ise, “Ruh sağlığına etkileri konusunda yapılan araştırmalarda elde ettiğimiz veriler doğrultusunda 15-20 yaş arası sigara içen bireylerde gelecekte psikoza yol açtığını görüyoruz. Yani hanisülayon, şizofreni, kaygı bozukluğu ve depresyon gibi hastalıklara davetiye çıkardığını araştırdık. Bunun toplumdaki etkisi oldukça büyüktür” dedi.</p>
<p>Bağımlılıkla mücadelede ödül ve ceza sisteminin çok etkin olduğunu söyleyen Doç. Dr. Kırlı, “Gençlik ve ergenlik döneminde bağımlılıkla mücadele mesajları verirken dikkat edilmesi gereken noktalar arasında gençlerin görünür olma isteği dikkate alınmalıdır. Yapmamız gereken şey olumlu davranışın altını çizmektir. Örneğin ‘Ne güzel sigara içmiyorsun’ demek daha doğru olur. Sigara içtiği için cezalandırmak yerine olumlu davranış için ödüllendirmek daha doğru bir yaklaşım olabilir” dedi.</p>
<p>Etkinlik sonunda konuşmacılar, katılımcıların sorularını yanıtladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-kullananimi-bir-buyukluk-gostergesi-olarak-ifade-ediliyor-379107">Sigara kullananımı bir büyüklük göstergesi olarak ifade ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzman Klinik Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais: &#8220;Sigara bağımlılığı tedavi edilebilir bir hastalık&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzman-klinik-psikolog-dr-asli-basabak-bhais-sigara-bagimliligi-tedavi-edilebilir-bir-hastalik-378701</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2023 08:10:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aslı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[başabak]]></category>
		<category><![CDATA[bhais]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[edilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378701</guid>

					<description><![CDATA[<p>31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais, sigara bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzman-klinik-psikolog-dr-asli-basabak-bhais-sigara-bagimliligi-tedavi-edilebilir-bir-hastalik-378701">Uzman Klinik Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais: &#8220;Sigara bağımlılığı tedavi edilebilir bir hastalık&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais, sigara bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söyledi. Azaltarak ya da yerine elektronik sigara kullanarak bırakmaya çalışmanın etkin yöntemler olmadığına vurgu yapan Bhais, “Daha az zararlı olduğu düşünülerek bu ürünleri kullanmak, ileride görülebilecek zarara dair kaygıyı azaltarak, bırakma motivasyonunu düşürüyor. Sigara içilmesi yasak alanlarda da kullanılabilmesi davranışı sıklaştırmaya sebep oluyor.” uyarısında bulundu. Nargile, aromalı sigaralar ve elektronik sigaralardaki tehlikeye dikkat çeken Bhais, “1 nargile 4-5 paket sigaraya eş değer. Elektronik sigaraların özellikle akciğer, kalp, ağız ve diş sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu görülüyor. Aromalı sigaralarsa kanser riskini yükseltiyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais, 31 Mayıs ‘Dünya Tütünsüz Günü’ kapsamında sigara bağımlılığı hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Bu kriterlerden ikisi sizde varsa bağımlısınız</strong></p>
<p>Ruhsal hastalıkların tanısal el kitabına göre sigara bağımlılığını tanımlayan Uzman Klinik Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais, bir kişinin bağımlı sayılabilmesi için oluşması gereken kriterleri sıraladı ve bu kriterlerden en az ikisinin varlığı durumunda sigara bağımlılığından söz edilebileceğini söyledi:</p>
<p>&#8211; Son on iki aylık süre içinde planlanandan daha fazla ya da uzun süreli olarak sigara kullanmak</p>
<p>&#8211; Sigarayı bırakmak ya da kontrol altında tutmak için sürekli bir istek duymak ve başarısızlıkla sonuçlanan girişimlerde bulunmak</p>
<p>&#8211; Sigara kullanımı ile ilgili etkinliklere çok zaman ayırmak</p>
<p>&#8211; Sigara kullanmak için yoğun bir istek duymak</p>
<p>&#8211; Sigara kullanımı nedeni ile işte, okulda ya da evdeki konumun gereği olan başlıca sorumlulukları yerine getirememek</p>
<p>&#8211; Sigara kullanımı nedeniyle bedensel, ruhsal veya toplumsal sorunlar yaşanmasına rağmen kullanmaya devam etmek</p>
<p>&#8211; Sigara kullanımı nedeniyle bir takım toplumsal, eğlence ya da iş ile ilgili etkinliklerin azaltılması ya da bırakılması</p>
<p>&#8211; Sigara kullanımına karşı tolerans gelişimi nedeni ile artan ölçülerde tütün kullanmak ya da aynı ölçüde kullanmaya rağmen belirgin olarak daha az etki yaşanması</p>
<p>&#8211; Sigara içilmediği zamanlarda huzursuzluk, sinirlilik, dikkat ve odaklanmakta sorun gibi yoksunluk belirtilerinin yaşanması </p>
<p><strong>Yaşam boyu 100 sigara içmiş kişi bağımlı kabul ediliyor</strong></p>
<p>Tütün ürünlerinin kullanım şeklinin değişiklik gösterebileceğini kaydeden Bhais, “Bazı kişiler her gün düzenli olarak sigara kullanırken bazıları arada sırada sigara içer, bazıları da bırakmış kişilerdir”. Bu kişilerin hepsi bağımlı mıdır sorusu gelebilir. Dünya Sağlık Örgütü sigara içimine dair bazı tanımlamalar yapar. Her gün en az 1 sigara içen grup, 30 günde günlük 1 taneden daha az sigara içen grup ve ara sıra içen (sosyal ortamlarda) grup şeklinde tanımlamıştır. Özetle yaşamı boyunca toplam 100 adet sigara içmiş olan kişi ‘sigara içen’ olarak kabul edilmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aromalı sigaralar kanser riskini yükseltiyor</strong></p>
<p>Özellikle gençler arasında kullanımı yaygın olan aromalı, mentollü sigaraların daha fazla bağımlılık yapma ihtimalinden öte bu ürünlerin kanser riskini arttırması ile ilgili çalışmalar olduğuna dikkat çeken Bhais, “Bu konuda yapılan çalışmalarda mentol aromalarının kanser yapıcı bileşik bulundurdukları ve uzun süre kullanımları ile pulegon isimli bir yağa dönüştükleri bildirilmiştir. Öyle ki bu sebeple Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) 2019 yılında ABD’de mentollü sigara kullanımını yasaklamıştır. Bu risk aynı şekilde elektronik sigara kullananlarda da vardır.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Elektronik sigaraların kalp, ağız ve diş sağlığı üzerinde olumsuz etkileri var</strong></p>
<p>Sigarayı bırakmak ya da azaltmak isteyenlerin basamak olarak elektronik sigaraya yönelmesini de değerlendiren Uzman Klinik Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais, “Çok bilinen bir yanılgı olmasına rağmen elektronik sigaraların sigarayı bırakmada yardımcı olduğuna dair bilimsel bir kanıt yok. Aksine kişilerin, yardımcı olduğunu ya da daha az zararlı olduğunu düşünerek, bu ürünleri kullanması ileride görebilecekleri zarara dair kaygılarını azaltarak, bırakma motivasyonlarını da düşürüyor. Sigara içilmesi yasak alanlarda kullanımın olması ya da 18 yaş altı kişilerin de bu ürünlere ulaşabiliyor olması da bırakmaya yardımcı olmadığı gibi davranışı sıklaştırmaya sebep oluyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Elektronik sigaraların zararlarına da dikkat çeken Bhais, “Elektronik sigaralar yakın dönemde piyasaya çıktığı için kullanımın uzun vadede sonuçlarını gösteren araştırmalar yeni yeni ortaya çıkmaktadır. Çıkan sonuçlar özellikle akciğer, kalp, ağız ve diş sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğunu gösteriyor.” dedi.</p>
<p><strong>1 nargile 4-5 paket sigaraya eş değer</strong></p>
<p>Bazı kişilerin düzenli sigara kullanmasalar da nargile kullandıklarına değinen Bhais, “Bunun bağımlılık olmadığını, sosyal bir kullanım olduğunu ya da zarar vermeyeceğini düşünürler. Ancak gerçek şu ki içinde bulunan nikel, kurşun, kobalt oranlarının sigaradan daha yüksek olması sebebiyle 1 nargile 4-5 paket sigaraya eş değerdir. Ayrıca birçok kişinin kullandığı ve yeterince dezenfekte edilmeyen nargileler verem başta olmak üzere birçok bulaşıcı hastalığa yakalanmak için de risk oluşturmaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sigara bağımlılığı tedavi edilebilir ama tamamen yok olmaz</strong></p>
<p>Diğer bağımlılıklar gibi sigara bağımlılığının da tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Bhais, “Kişi sigarayı bırakabilir. Bırakma durumunda sigara bağımlılığı hastalığı pasif durumda olur. Beyindeki sigarayı tanıyan hücreler uyku haline geçer. Kişinin kullanımı olmaz ancak içme isteği olabilir. Ancak kişi içmeden bu istek anlarını geçirebilir. Tekrar kullanımın olması durumunda hastalık tekrar alevlenir. Kullanım bir süre sonra kontrolden çıkar ve kişi bir süre sonra eski kullanım düzenine döner. Yani sigara bağımlılığında tedaviden kastedilen; ‘düzelir ama asla tamamen yok olmaz’. Kişi bıraktıktan 5 yıl sonra bile içmeyi denese tekrar eski içme düzenine dönebilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Azaltarak bırakma etkin bir yöntem değil</strong></p>
<p>Sigarayı bırakma tedavisinde temel belirleyicinin kişinin motivasyonu olduğunu belirten Bhais, “Araştırmalar azaltarak bırakma ya da düşük nikotin içeren ‘light’ sigaralar içmenin bırakmada etkin yöntemler olmadığını gösteriyor. Bu sebeple tamamen bırakmak üzerine bir tedavinin başarı şansı daha yüksek. Bırakma girişiminde profesyonel bir destek almak da başarı şansını arttırır. Sigara bırakma polikliniklerinde bırakmaya yardımcı olması için ilaç desteği, nikotin yerine koyma tedavisi ve bırakma stratejilerini planlamak adına psikoterapi desteği alınabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Uygulanan sisteme örnek veren Bhais, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Danışanın ilk olarak bir hekim tarafından genel muayenesi yapılır ve sigara bağımlılığı açısından değerlendirilir. Kişinin ihtiyacına göre ilaç veya psikoterapi desteği tedaviye eklenir. Tedavide iki aşama vardır: Bırakmak ve sürdürmek. Her iki tedavi aşaması için de farklı hedefler vardır. Özellikle bırakma sonrası ilk 1 hafta, 1 ay ve 3 aylık süreçler tekrar başlama riskleri açısından önemli olduğu için bu dönemler birlikte aşılır. Terapilerde kişi riskli durumları, kendisini tekrar kullanıma döndüren sebepleri ve kullanmamak konusunda işe yarayan yöntemleri daha iyi fark ettiği için daha uygun stratejiler bulabilir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzman-klinik-psikolog-dr-asli-basabak-bhais-sigara-bagimliligi-tedavi-edilebilir-bir-hastalik-378701">Uzman Klinik Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais: &#8220;Sigara bağımlılığı tedavi edilebilir bir hastalık&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigara her yıl 5 milyon kişinin ölümüne sebep oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigara-her-yil-5-milyon-kisinin-olumune-sebep-oluyor-369977</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 11:00:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[ölümüne]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sebep]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara dünyada yılda yaklaşık 5 milyon kişinin ölümüne sebep oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-her-yil-5-milyon-kisinin-olumune-sebep-oluyor-369977">Sigara her yıl 5 milyon kişinin ölümüne sebep oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigara dünyada yılda yaklaşık 5 milyon kişinin ölümüne sebep oluyor. İçerisinde 7000’den fazla kimyasal madde barındıran sigaranın DNA hasarı oluşturarak hücresel fonksiyonlar üzerinde zararlı etkileri olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Akciğer kanserinin bilinen en sık nedeni sigara kullanımıdır. Tüm akciğer kanserlerinin, yüzde 80-90’ı sigaraya bağlıdır ve sigara bırakılmasıyla önlenebilir. 2022 yılı kanser istatistiklerine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde prostat ve meme kanserinden sonra en sık akciğer kanseri gelir. Sigara içenlerde 80 yaşına kadar akciğer kanseri görülme riski yüzde 14’tür” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Sigara ile ilişkisi en çok bilinen hastalığın akciğer kanseri olduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Bunun dışında, hamilelikte sigara kullanımı ve erken çocukluk döneminde sigara maruziyeti, çocukların akciğer gelişimini bozar ve astım gelişme riskini artırır. Sigara içen astım hastalarında, içmeyenlere göre, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gelişme riski daha yüksektir” dedi. </p>
<p>KOAH’ın sigara ile ilişkili en sık görülen ve öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı ile seyreden, kronik, ilerleyici ve önlenebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “KOAH’ın ilerlemesini ve buna bağlı ölümleri azaltmada en etkili yöntem, sigaranın bırakılmasıdır. Sigara, akciğerin süngerimsi yapısını bozarak normal işleyişini bozan bir dizi hastalığa da sebebiyet verebiliyor. Bunlardan sigara ile güçlü ilişkisi olanlar respiratuar bronşiyolit, deskuamatif intersitisyel pnömoni ve langerhans hücreli histiyositosistir” diye konuştu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sigara içme süresi akciğer kanseri riskini etkiliyor</strong></p>
<p>Sigara içme süresi ve yoğunluğunun da akciğer kanseri riskini etkilediğini vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Günde 1-5 adet sigara içen kişilerde, hiç içmeyenlere göre, akciğer kanseri görülme riski 9 kat daha yüksek. Günde 1-5 adet sigara içen ve 40 yaşın altında sigarayı bırakan kişilerde, akciğer kanseri gelişme riski, hiç sigara içmeyenlerle benzerdir. Ancak, günde 6-15 adet içen kişiler, 40 yaşın altında sigarayı bıraksalar dahi, akciğer kanseri gelişme riski, hiç içmeyenlere göre 1.8 kat yüksek. Günde 1-5 adet sigara içen ve 40 yaşın üzerinde iken sigara bırakan kişilerde, akciğer kanseri riski hiç sigara içmeyenlere göre 3 kat yüksek” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Pasif içicilik de hastalık sebebi</strong></p>
<p>Pasif sigara içiciliğinin ikincil maruziyette, direkt olarak başkasının içtiği sigara dumanına maruz kalınması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Üçüncül maruziyet ise, kapalı ortamda sigara içilmesine bağlı, kıyafet, mobilya, yatak, perde gibi yumuşak yüzeylerde nikotin, formaldehid ve naftalin gibi kimyasalların birikmesine ve buna maruz kalınmasına bağlı gerçekleşir. Akciğer kanserlerinin yanı sıra koroner arter hastalığı, inme, gebeleri etkileyerek düşük doğum ağırlığına da sebep olabiliyor. Sigara ayrıca, bebek ve çocuklarda, ani bebek ölüm sendromu, akciğer enfeksiyonları, kulak enfeksiyonu ve astım ataklarına sebebiyet verebilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Sigara bırakma poliklinikleri sigarayı bırakmaya destek oluyor</strong></p>
<p>Sigara bırakma polikliniklerinde tütün ürünleri kullanan ve bırakmak isteyen kişilere psikososyal destek sağlanarak, gerekli görülenlere ilaç tedavileri, nikotin replasman tedavileri uygulanarak sigaranın bırakılmasına yardımcı olunduğunun altını çizen Doç. Dr. Tayfun Çalışkan, “Sigara bırakma başarısı, 1 yıl süreyle sigara içilmemesi olarak tanımlanır. Kendi kendine bırakma stratejisinde başarı oranı yüzde 8-25 iken, sigara bırakma polikliniğine başvuran kişilerde başarı oranı yüzde 20-40 arasında saptanmıştır. Bu nedenle sigaranın bırakılması için destek alınması çok önemli” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigara-her-yil-5-milyon-kisinin-olumune-sebep-oluyor-369977">Sigara her yıl 5 milyon kişinin ölümüne sebep oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hareketsizlik Ve Sigara Kullanımı Damar Tıkanıklığına Yol Açabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hareketsizlik-ve-sigara-kullanimi-damar-tikanikligina-yol-acabilir-365507</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 09:40:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tıkanıklığına]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365507</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atar ve toplardamarlarda oluşan daralma ve tıkanmalar doku, organ ve uzuvlarda beslenme bozukluklarına yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hareketsizlik-ve-sigara-kullanimi-damar-tikanikligina-yol-acabilir-365507">Hareketsizlik Ve Sigara Kullanımı Damar Tıkanıklığına Yol Açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atar ve toplardamarlarda oluşan daralma ve tıkanmalar doku, organ ve uzuvlarda beslenme bozukluklarına yol açabiliyor. Periferik arter hastalığı olarak da bilinen bu rahatsızlık ailesel geçişin yanı sıra şeker ve kolesterol yüksekliği olan, sigara kullanan, kilo fazlası olan ve hareketsiz bir yaşam tarzı benimseyen kişilerde daha çok görülüyor.</p>
<p>Bazı hastalarda hiçbir belirti vermeyen bu rahatsızlık, oluştuğu yere göre farklı bulgular gösterebiliyor. Tıkalı damarların anjiyografik yani girişimsel işlemlerle açılması ve uygun tedavinin yapılması büyük önem taşıyor. Açık cerrahi ile benzer oranda başarı sağlayan bu işlem hastalara daha kısa sürede günlük hayata dönüş, daha az ağrı ve daha düşük enfeksiyon riski, kesi olmaması gibi avantajlar sağlıyor.</p>
<p>Memorial Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Gümüş, periferik arter hastalığında anjiyografik girişimsel tedavi yöntemi ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p><strong>Damar rahatsızlıkları doku, organ ve uzuvların beslenmesini bozar</strong></p>
<p>Perifer (çevresel) arter, kalp ve beyin dışındaki diğer tüm doku ve organları besleyen atar damarlara verilen isimdir. Bu damarlarda oluşabilen tıkanıklık ve daralma gibi rahatsızlıklar önemli doku, organ, el ve bacaklarda beslenme bozukluklarına neden olabilir. Bu hastalık durumuna periferik arter hastalığı denmektedir. Damar tıkanıklıkları daha çok şeker ve kolesterolü yüksek olan, yoğun sigara kullanan, uzun süreli tansiyonu olan ve ailesel damar sertliğine yatkın hasta gruplarında daha sık görülmektedir.</p>
<p><strong>Hareketsiz yaşam tarzı ve tütün kullanımı damar tıkanıklığı risk faktörleridir</strong></p>
<p>Periferik arter hastalığının nedenleri genetik ve kazanılmış nedenlere bağlı olmakla birlikte birçok faktörden kaynaklanabilmektedir. Ailesel damar sertliği (ateroskleroz), sigara kullanımı, buerger hastalığı, yüksek lipid ve kolestrol değerlerine sahip olmak, hareket azlığı, obezite, kontrolsüz şeker hastalığı, gut hastalığı, kronik böbrek yetmezliği bu hastalığa yatkınlık oluşturabilecek ana nedenlerdir. </p>
<p><strong>Belirtiler tıkanıklık oluşan bölgeye göre farklılaşabilir</strong></p>
<p>Periferik damar hastalıkları bazı hastalarda hiçbir şekilde bulgu vermeyebilir. Bununla birlikte tuttuğu atar damarın beslediği organ ve dokulara göre farklı belirtilerle de ortaya çıkabilmektedir. Bacaklarda ortaya çıkan damar tıkanıklığı yürüme mesafesinde kısalma, kas ağrıları, ayak parmaklarında soğukluk, uyuşukluk gibi belirtiler verebilirken; beyin beslenmesine katkıda bulunan karotis arter tıkanıklarında ise ani felç ile kendini gösterebilmektedir.</p>
<p><strong>Anjiyografik işlemler ile tıkalı damarlar hızlı bir şekilde açılabilir </strong></p>
<p>Periferik arter hastalığının tanısı için öncelikle bir kalp ve damar cerrahına başvurulmalıdır. Uzman hekim tarafından yapılan detaylı bir fizik muayene sonrası, nabız kontrolü, doppler ultrasonografi, MRI, bilgisayarlı tomografik anjiografi ve tanısal anjiografik incelemeler sonucunda tanı koyulabilmektedir. Bu hastalığın tedavisinde uygun ilaç düzenlemesinin yanı sıra; tıkalı damarların anjiyografik işlemlerle açılması ve tıkalı bölgelere uygun stentleme/balon dilatasyon işlemlerinin yapılması son derece önemlidir. Bu işlemler deneyimli merkezlerde erken dönemde yapıldığında beslenme bozukluğuna uğramış bölgede ciddi geri dönüşü ve sağlığa hızlı kavuşmayı sağlamaktadır. Anjiyografik işlemlerin yapılamadığı hasta gruplarında açık cerrahi ile yapay veya doğal damarlar kullanılarak da bypass cerrahisi ve tromboendarterektomi işlemlerinin yapılması hayat kurtarıcı olabilmektedir. </p>
<p><strong>Girişimsel anjiyografik işlemler hastaya avantajlar sağlar </strong></p>
<p>Damar tıkanıklıklarında uygulanan girişimsel tedaviler anjiografik işlemlerden açık cerrahi işlemlere kadar geniş bir yelpazede kümelenmektedir. Bu işlemlerin sağladığı avantajlar şu şekilde sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>Tıkalı damar bölgeleri stent veya balon anjioplasti yapılarak kısa sürede açılabilir </li>
<li>Açık cerrahiye gitmeden ve kesiye gerek kalmadan girişimsel yolla tedavi edilebilir</li>
<li>Genel anesteziye gerek duyulmadığı için anestezi riskleri söz konusu olmaz</li>
<li>Deneyimli ekip ve uygun ekipmanlar ile yapıldığında cerrahi ile benzer oranda başarı sağlar</li>
<li>Vücutta kesi olmadığı için yara iyileşmesi sorunu oluşmaz ve enfeksiyon riski azalır</li>
<li>Hastanede kalış süresi kısalır ve hasta günlük yaşamına daha kısa sürede döner</li>
<li>Ağrı seviyesi ve kan kaybı daha az olur</li>
<li>Anjiografi ile müdahalenin uygun olmadığı hasta gruplarında açık cerrahi ile damar akımının tekrar sağlanması da tedavinin ana bileşeni olmaktadır.</li>
</ul>
<p><strong>Damar tıkanıklığı riskini düşürebilirsiniz</strong></p>
<p>Periferik arter hastalığından korunmak için öncelikle risk faktörlerinden uzak durmak gerekmektedir. Sigara kullanılmaması, yağlı/şekerli diyet beslenmesinin azaltılması, düzenli hekim kontrolünden geçilmesi ve uygun durumlarda destekleyici ilaç kullanılması ile periferik arter hastalığı riski minimalize edilebilir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hareketsizlik-ve-sigara-kullanimi-damar-tikanikligina-yol-acabilir-365507">Hareketsizlik Ve Sigara Kullanımı Damar Tıkanıklığına Yol Açabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
