<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>şiddet | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/siddet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/siddet</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Mar 2026 09:19:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>şiddet | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/siddet</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Minguzzi ailesinden Başkan Tugay&#8217;a ziyaret</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/minguzzi-ailesinden-baskan-tugaya-ziyaret-623510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:19:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[ailesinden]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[minguzzi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623510</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul'da uğradığı saldırı sonucu 24 Ocak 2025’te hayatını kaybeden 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ı ziyaret ederek oğullarının adının kaykay parkına verilmesi dolayısıyla teşekkürlerini iletti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minguzzi-ailesinden-baskan-tugaya-ziyaret-623510">Minguzzi ailesinden Başkan Tugay&#8217;a ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul&#8217;da uğradığı saldırı sonucu 24 Ocak 2025’te hayatını kaybeden 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi&#8217;nin ailesi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay&#8217;ı ziyaret ederek oğullarının adının kaykay parkına verilmesi dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Başkan Tugay, “Ahmet Minguzzi&#8217;nin hatırasını yaşatmak ve acınızı bir nebze de olsa hafifletmek için, bundan sonraki süreçte benzer olumsuz olayların yaşanmaması adına sizin önerileriniz doğrultusunda yapmamız gereken her şeyi yerine getirmeye hazırız” dedi. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, 24 Ocak 2025&#8217;te İstanbul Kadıköy’de uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden 14 yaşındaki Ahmet Minguzzi’nin ailesini açık ofiste ağırladı. Ziyarette, Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi, babası Andrea Minguzzi, teyzesi Aylin İyiyazıcıoğlu ve Bornova Yıldırım Beyazıt Mahallesi Muhtarı Mürvet Dinsever de yer aldı. Minguzzi ailesi, oğullarının adının Bostanlı’daki kaykay parkına verilmesi nedeniyle Başkan Tugay’a teşekkürlerini iletti. Ziyarette, Ahmet Minguzzi’nin katillerinin de çocuk yaşta olduğuna dikkat çekilerek, özellikle çocuk ve gençlerde artan şiddet ve madde bağımlılığı sorunları üzerinde duruldu. </p>
<p><strong>Başkan Tugay şiddet sorunu ve koruyucu önlemlere dikkat çekti</strong></p>
<p>Ziyarette konuşan Başkan Tugay, benzer olayların yaşanmaması için yapılacak çalışmaların önemine değinerek, “İnsanları kötü hale getiren bir sistem var. Annesinden doğan herkes aslında masumdur; kimse kötü olarak doğmaz, ancak çevre şartları insanları öyle bir hale getiriyor ki, canavarlaşabiliyorlar. Çoğu da ne yaptığını bilmez halde. İnsanlar, yıkıcı bir kültürün parçası oluyor. Şiddet giderek artan bir problem haline geliyor. İnsanların şiddetin çözüm olmadığını anlaması gerekiyor. Caydırıcı cezalar olmalı, fakat asıl mesele, neden bu hale gelindiğinin konuşulması ve bunun düzeltilmesidir. Bu, ister istemez zaman alır ve doğru insanların ülkeyi yönetmesini gerektirir. Ancak, belli bir grup insanın acilen değiştirilmesi gerekir. Onların kötülükten vazgeçmesi için caydırıcı cezaların uygulanması şart. Bu insanların neden bu noktaya geldiğini anlayıp, koruyucu önlemler almak lazım&#8221; dedi.  </p>
<p><strong>Tugay: Ulusal bir politikaya dönüşmesi lazım</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, şiddet ve madde bağımlılığının yoğun olduğu bölgelerde özel çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Dezavantajlı mahallelerde yoğun bir şekilde çalışma yürütüyoruz. Babası cezaevinde olan çocuklarla da özel olarak ilgileniyoruz. Ancak bunun ulusal bir politikaya dönüşmesi gerekiyor. Ahmet’in ölümüne derinden üzüldük ve olaydan çok etkilendik. İnsanın vicdanı buna dayanamaz, yüreği bunu kaldırmaz. Geçmişi değiştiremeyiz ama bizden herhangi bir isteğiniz olursa, elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Ahmet Minguzzi’nin hatırasını yaşatmak, acınızı hafifletmek ve bundan sonraki süreçte benzer olayların yaşanmaması için gereken her şeyi yapmaya hazırız. Bunu durdurmanın bir yolu varsa, tüm gücümüzle bu konuda çaba gösteririz. İzmir’de yaşayan her insan bizim için değerli. Problemi olan, bizden yardım isteyen herkese yardımcı olmaya hazırız. Ancak bu dünyada hiçbir gerekçe, masum bir insana kötülük yapmayı haklı çıkaramaz” şeklinde konuştu. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Kötülüğü bitiremeyiz ama şiddeti azaltabiliriz”</strong></p>
<p>Ziyarette konuşan baba Andrea Minguzzi, “Umarım Ahmet başka çocukları kurtarır. Dünyada kötülüğü bitiremeyiz ama şiddeti azaltabiliriz. Şiddeti önlemek için spor, eğitim ve iş gerekiyor. İtalya’da da şiddet var. Türkiye bana göre kontrollüydü ama benim çocuğum sabah pazarda saldırıya uğradı. Gece saatlerinde arka sokaklarda değildi ve saldırı önlenemedi” diye konuştu. Yasemin Minguzzi ise yaşadıkları hukuki süreci aktardı. </p>
<p><strong>“Rehabilitasyon gerekiyor”</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay&#8217;ın eşi Öznur Tugay ise “Madde bağımlılığı ve şiddet kültürünün özendirilmesi durumu var. 20 yıldır, ahlaki değerlerimizin çöktüğü bir gerilim hattı var. Caydırıcı cezaların olmasının yanında hem ailelerin hem de çocukların rehabilitasyon görmesi gerekiyor” diyerek ekonomik sıkıntıların da şiddeti artırdığına dikkat çekti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/minguzzi-ailesinden-baskan-tugaya-ziyaret-623510">Minguzzi ailesinden Başkan Tugay&#8217;a ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdi İbrahim &#8216;Bilimsel Gündem&#8217; bülteninde bu ay: Küçük Gözler, Büyük Etkiler: Şiddet İçerikli Programların Çocuk Psikolojisine Etkisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-bilimsel-gundem-bulteninde-bu-ay-kucuk-gozler-buyuk-etkiler-siddet-icerikli-programlarin-cocuk-psikolojisine-etkisi-622502</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 08:19:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[abdi]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[brahim]]></category>
		<category><![CDATA[bülteninde]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622502</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü tarafından hazırlanan “Bilimsel Gündem” bültenlerinin yeni sayısında, erken çocukluk döneminde şiddet içerikli yayınlara maruz kalmanın uzun vadeli etkilerinden, bitki bazlı beslenmenin artılarından, pankreas kanserinde erken teşhis umudu veren yeni bir kan testine kadar pek çok güncel bilimsel çalışma değerlendiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-bilimsel-gundem-bulteninde-bu-ay-kucuk-gozler-buyuk-etkiler-siddet-icerikli-programlarin-cocuk-psikolojisine-etkisi-622502">Abdi İbrahim &#8216;Bilimsel Gündem&#8217; bülteninde bu ay: Küçük Gözler, Büyük Etkiler: Şiddet İçerikli Programların Çocuk Psikolojisine Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü tarafından hazırlanan “Bilimsel Gündem” bültenlerinin yeni sayısında, erken çocukluk döneminde şiddet içerikli yayınlara maruz kalmanın uzun vadeli etkilerinden, bitki bazlı beslenmenin artılarından, pankreas kanserinde erken teşhis umudu veren yeni bir kan testine kadar pek çok güncel bilimsel çalışma değerlendiriliyor.</strong></em></p>
<p>TÜRKİYE’NİN iyileştiren gücü Abdi İbrahim’in Medikal Direktörlüğü tarafından hazırlanan ve ayda bir yayınlanan “Bilimsel Gündem” bültenlerinin yeni sayısında, tıpta popüler bilim alanında öne çıkan araştırmalar ele alınıyor. Bu sayıda, okul öncesi dönemde şiddet içerikli televizyon programlarına maruz kalmanın çocukların ileri yaşlardaki davranışları üzerindeki etkilerini inceleyen dikkat çekici bir çalışma öne çıkıyor. Araştırmada 963 kız ve 982 erkek çocuk takip edildi; ebeveynler çocuklarının üç buçuk ve dört buçuk yaşlarında şiddet içerikli televizyon programlarına maruz kalma sıklığını bildirdi. Bulgular, erkek çocuklarda okul öncesi dönemde şiddet içerikli televizyon izleme ile ergenlik döneminde proaktif saldırganlık, fiziksel saldırganlık ve antisosyal davranışlarda artış arasında ilişki bulunduğunu, kız çocuklarda ise anlamlı bir ilişki saptanmadığını ortaya koydu. Çalışma, erkek çocuklarda şiddet ve suç benzeri davranış risklerinin on yıl sonra bile devam edebildiğine işaret ediyor.</p>
<p><strong>Bitki Bazlı Beslenmenin Bir Artısı Daha</strong></p>
<p>Bültende yer verilen bir diğer çalışmada, prostat kanseri tanısı almış 3.505 hastada bitki bazlı beslenmenin yaşam kalitesi üzerindeki etkileri incelendi. Ortalama yedi yıl takip edilen hastalarda, yüksek bitkisel bazlı beslenmenin daha iyi cinsel ve bağırsak fonksiyonlarıyla ve daha az idrar kaçırma şikâyetiyle ilişkili olduğu gösterildi. Ayrıca hormonal dengenin daha iyi seyretmesinin, depresyonla başa çıkma açısından da olumlu sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Araştırma, bitki bazlı beslenmenin prostat kanseri hastalarının yaşam kalitesini artırabileceğine işaret ediyor.</p>
<p><strong> Pankreas Kanserinde Erken Teşhis Umudu </strong></p>
<p>Yeni sayının dikkat çeken başlıklarından biri de pankreas kanserinin erken teşhisine yönelik geliştirilen basit bir kan testi oldu. Bilim insanlarının geliştirdiği yöntemde, tümörlerde erken dönemde aktif olan proteazları tespit etmek üzere nanosensörlerden yararlanıldı. Kan örneklerinde test edilen yöntem, sağlıklı bireyleri yüzde 98, kanserli hastaları ise yüzde 73 doğrulukla belirledi. Erken evrede belirti vermemesi nedeniyle teşhisi zor olan pankreas kanserinde, düşük maliyetli bu yaklaşımın özellikle kırsal bölgelerde de kullanılabilecek olması umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor</p>
<p><strong>Podcast olarak Spotify ve YouTube platformlarında</strong></p>
<p>Tıbbın popüler alanındaki tüm yeni gelişmelerin, sade, kolay anlaşılır ve bilgilendirici bir yapıda kamuoyu ile paylaşıldığı bültenler, 38 bin KVKK onaylı kişiye e-posta yoluyla iletiliyor. Tıp alanındaki gelişmelerin yanı sıra Türk ve yabancı bilim insanları hakkında da bilgi paylaşımı yapılan referans kaynak niteliğindeki bültenler, Abdi İbrahim web sitesinde yayınlanıyor. Bunun yanı sıra her yeni sayısı podcast formatında Spotify’a yükleniyor ve sonrasında bu podcastler YouTube üzerinden de paylaşılıyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-bilimsel-gundem-bulteninde-bu-ay-kucuk-gozler-buyuk-etkiler-siddet-icerikli-programlarin-cocuk-psikolojisine-etkisi-622502">Abdi İbrahim &#8216;Bilimsel Gündem&#8217; bülteninde bu ay: Küçük Gözler, Büyük Etkiler: Şiddet İçerikli Programların Çocuk Psikolojisine Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[aştı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasını]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p>İstanbul’daki liselerde görev yapan rehber öğretmenlere yönelik düzenlenen seminere yaklaşık 2 bine yakın psikolojik danışman ve rehber öğretmen katıldı.</p>
<p>Programda okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemi, ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ve okullarda uygulanabilecek önleyici yaklaşımlar ele alındı.</p>
<p><strong>“Rehber öğretmenlerin rolü çok kritik”</strong></p>
<p>Programda konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin karşılaştığı risklerin arttığını ve bu süreçte rehber öğretmenlerin çok önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “Bugün dijitalleşen dünyada ve küresel ölçekte gençlerin birçok riskle karşı karşıya kaldığı bir dönemde rehber öğretmenlerimizin kilit rolü olduğunu görüyorum. Okullarda hem büyük bir sorumlulukları var hem de büyük bir fırsatları var.” dedi.</p>
<p>Psikolojik danışmanların yaşadıkları vakaları kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Rehber öğretmenlerimizin yaşadıkları olayları not almalarını ve bir olgu defteri tutmalarını tavsiye ederim. Karşılaştıkları vakaları yazmaları, daha sonra bunlar üzerine düşünmeleri ve çözüm arayışlarını kaydetmeleri onların mesleki gelişimleri açısından çok önemli bir birikim oluşturur. Bu belki kısa vadede bir külfet gibi görünebilir ama uzun vadede insanı ve gençleri daha iyi anlamayı sağlayacak çok değerli bir tecrübe kazandırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin gençlerin kimlik arayışı yaşadığı doğal bir süreç olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Gençlik döneminin doğal bir özelliği kimlik arayışıdır. Gençler bu dönemde ‘Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?’ gibi sorular sorarlar. Bu süreç özellikle 12–15 yaş aralığında daha yoğun yaşanır. Nörobiyolojik olarak ergenlik ortalama 22 yaşına kadar devam eder. Hatta bazı kişilerde 30’lu yaşlara kadar uzayabilen bir süreçten söz ediyoruz.”</p>
<p>Ergenlik döneminde beynin gelişimi nedeniyle duyguların aklın önüne geçebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlikte beynin duygusal bölgeleri daha hızlı gelişirken, düşünme ve karar verme ile ilgili frontal bölgeler daha geç gelişir. Bu nedenle ergenler çoğu zaman sonunu düşünmeden hareket edebilir. Hisleri akıllarının önüne geçebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde gençlerin üç temel psikolojik ihtiyaca sahip olduğunu belirterek, “Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı vardır: Aidiyet, yeterlilik ve anlam. Aidiyet duygusu, gencin kendisini ailesine, okuluna veya arkadaş grubuna ait hissetmesiyle ilgilidir. Yeterlilik duygusu, bir alanda küçük de olsa başarı yaşayabilmesiyle oluşur. Anlam duygusu ise yaptığı işin değerli olduğunu hissetmesidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu ihtiyaçların karşılanmasının ergenlik sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu üç ihtiyaç karşılandığında ergenlik dönemi daha az fırtınalı geçer. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında gençler kendilerini değersiz veya dışlanmış hissedebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önünde küçük düşürülmek ağır bir deneyim… </strong></p>
<p>Okul ortamında adalet duygusunun gençler için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Ergenler adalet konusunda çok hassastır. Öğretmenin ayrımcılık yaptığını düşündükleri anda bu durum öfke birikimine yol açabilir. Kendini değersiz veya görülmemiş hisseden genç bazen güç gösterisiyle dikkat çekmeye çalışabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmemesinin önemine de dikkat çekerek, “Bir gencin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesi çok ağır bir deneyimdir. Bazı gençler bu tür durumlarda içine kapanır, bazıları ise biriktirdikleri öfkeyi ani ve dürtüsel davranışlarla dışa vurabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin hata yapma hakkı vardır</strong></p>
<p>Gençlerin hatalarının cezalandırılmak yerine eğitsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “onarıcı adalet” yaklaşımına dikkat çekti ve “Ergenlerin hata yapma hakkı vardır. Ancak başkasına zarar verme hakları yoktur. Bu nedenle ceza vermek yerine onarıcı adalet yöntemleri uygulanabilir. Örneğin topluma hizmet çalışmaları yaptırmak veya iyilik projeleri hazırlatmak gibi yöntemler gençlerin davranışlarının sonuçlarını anlamasını sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Korkutarak genç yönetilemez</strong></p>
<p>Prof. Dr.<strong> </strong>Tarhan, günümüz dünyasında otoriter ve baskıcı yaklaşımların gençler üzerinde etkili olmadığını belirterek, “Artık dünyada toplumlar açık toplum haline geldi. Dijitalleşme dünyayı adeta elektronik köy haline getirdi. Böyle bir çağda korkutarak bir genci yönetmek mümkün değildir. Gençlerin kendilerini ifade edebileceği, konuşabileceği ve paylaşabileceği ortamların oluşturulması gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p>Ruh sağlığında önleyici çalışmaların önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Psikiyatri çoğu zaman sorun ortaya çıktıktan sonra devreye girer. Oysa birincil koruma dediğimiz yaklaşımda sağlıklı bireylerin psikolojik dayanıklılığını artırmaya odaklanırız. Okullarda yapılacak psikolojik sağlamlık çalışmaları bu açıdan çok değerlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital ortam şiddetin tek nedeni değil</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkisinin çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital araçların tek başına şiddet üretmediğini, ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dijital ortam tek başına şiddetin nedeni değildir. Ama başka psikolojik mekanizmalarla birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırıcı bir etkisi vardır. Sosyal medya, video oyunları ve internet içerikleri gençlerin dünyasının bir parçası. Ancak bunların bazıları şiddeti normalleştirebiliyor. Kavga videoları, saldırgan içerikler ve şiddeti çözüm gibi gösteren videolar, özellikle ergenler üzerinde etkili olabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Agresif influencer gençler üzerinde etkili…</strong></p>
<p>Dijital ortamın en önemli etkilerinden birinin şiddeti sıradanlaştırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, gençlerin yalnızca dijital içeriklerden değil, gerçek hayattaki rol modellerden de etkilendiğini vurguladı ve “Dijital ortamın yaptığı en önemli etki şiddeti normalleştirmesidir. Ancak bundan daha güçlü bir etki canlı şiddettir. Ailede, çevrede ya da toplumda öfke dili iletişim dili haline gelmişse çocuk bunu model alır. Gördüğü şiddeti alışılmış bir davranış gibi algılamaya başlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu noktada sosyal öğrenmenin önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolog Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramına dikkat çekerek, özellikle agresif influencer’ların ve zorbalık içeren içeriklerin gençler üzerinde güçlü model etkisi oluşturduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Şiddete maruz kalmak empatiyi azaltıyor</strong></p>
<p>Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın gençlerde duygusal duyarsızlaşmaya yol açabileceğini söyleyen Tarhan, bunun empati duygusunu zayıflatabileceğini belirtti ve “Şiddetin görüntülerine çok maruz kalındığında korku ve empati azalır. Bu durum kötülüğün sıradanlaşmasına yol açar. Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmak gençlerin duyarlılığını azaltabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sosyal medya algoritmaları agresif içerikleri öne çıkarabiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sosyal medya algoritmalarının da bu süreçte etkili olduğunu ifade ederek, dijital platformların çoğu zaman dikkat çekici ve tartışmalı içerikleri daha fazla öne çıkardığını söyledi ve “Sosyal medya algoritmaları çoğu zaman şeffaf değil. Şok edici, agresif veya tartışmalı içerikler daha hızlı yayılıyor. Arama motorlarında ve sosyal platformlarda adeta ikna laboratuvarları gibi çalışan sistemler var. Kullanıcının ilgisine göre içerik sunuluyor ve kişi sürekli aynı tür içeriklerle besleniyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Dijital ortamın özellikle ergenlik döneminde kontrolsüz kullanıldığında bağımlılık riskini artırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Eğer bir genç dijital ortamda saatler geçiriyor, yemek reddi, okul reddi gibi davranışlar gösteriyorsa burada bağımlılıktan söz edebiliriz. Hatta bazı vakalarda çocukların odalarına pet şişe koyup tuvalete gitmek için bile oyunu bırakmak istemediklerini görüyoruz.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, eğlence amaçlı ekran kullanımının günlük zamanın yüzde 20’sini geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu sınırın aşılması durumunda bağımlılık riskinin arttığını ifade etti.</p>
<p><strong>Dijital zorbalık korkakça yapılan bir şiddet türü</strong></p>
<p>Siber zorbalığın da gençler arasında önemli bir risk alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, anonim ortamların saldırgan davranışları kolaylaştırabildiğini söyledi ve “Dijital ortamda siber zorbalık dediğimiz bir durum var. Buna dijital zorbalık da diyoruz. Kişiler anonim şekilde saklanarak saldırgan davranışlar gösterebiliyor. Bu da özellikle ergenler için ciddi bir risk oluşturuyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijitalleşme tehdit olduğu kadar fırsat da</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin yalnızca risk değil aynı zamanda önemli fırsatlar da sunduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, doğru kullanıldığında gençlerin gelişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>
<p>“Dijitalleşme bir sel gibi geliyor. Bu sele lanet okumak yerine onu fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Uçurtmayı uçurtan rüzgar değil, rüzgara karşı aldığımız pozisyondur. Eğer doğru pozisyon alırsak gelecek nesiller bize teşekkür eder.” diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijital çağda en önemli konunun etik değerler eğitimi olduğunu ve özellikle erken çocukluk dönemine dikkat çekti.</p>
<p>“Ahlak doğuştan gelmez, öğrenilen bir şeydir. Erdem ve değer eğitimi en etkili şekilde 4–6 yaş arasında verilir. Bu dönem altın değerindedir. Daha sonraki yıllarda da öğrenilir ama daha zor olur.” ifadesinde bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Okullarda yaşanan olayları cezalandırma yerine fırsat eğitimine dönüştürmek gerekir. Öğrenciyi utandırmadan, incitmeden o olay üzerinden bir öğrenme fırsatı oluşturmak eğitimciliğin en önemli becerilerinden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>Şiddet vakalarının öncü işaretleri var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda görülebilecek şiddet vakalarının çoğunda önceden ortaya çıkan bazı işaretler bulunduğunu belirterek, bu belirtilerin erken fark edilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Şiddetin yalnızca başkalarına yönelik değil, kişinin kendisine yönelttiği davranışlar şeklinde de ortaya çıkabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, özellikle intihar vakalarının çoğunda öncü belirtilerin görüldüğünü vurguladı ve “İntihar da aslında kendine yönelik bir şiddettir. Başkasına yönelik şiddet gibi intihar vakalarının da öncülleri vardır. Bu belirtileri erken fark edebilmek çok önemli. Bu öncülleri çoğu zaman sınıf öğretmenleri, öğrencinin yakın arkadaşları ya da sınıf temsilcileri daha kolay yakalayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ani kişilik değişimleri önemli bir uyarı işareti</strong></p>
<p>Bir öğrencinin davranışlarında aniden ortaya çıkan değişimlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde görülen ani duygu durum değişimlerinin risk işareti olabileceğini söyledi ve “Daha önce neşeli ve sakin olan bir öğrenci birden durgunlaşmışsa ya da tam tersi sürekli durgun olan bir öğrenci birden aşırı hareketli hale gelmişse burada bir kişilik değişimi olabilir. Bu tür durumlarda şüphelenmek gerekir. Çünkü bu değişimler bazen duygu durum bozukluklarının habercisi olabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddetin küçük belirtileri büyük olayların habercisi olabilir</strong></p>
<p>Başkasına yönelik şiddetin de çoğu zaman küçük davranışlarla başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Küçük şiddet davranışları büyük şiddetin habercisi olabilir. Eğer bir kişi şiddeti bir sorun çözme yöntemi haline getirmişse o kişi risk grubunda kabul edilmelidir. Okullarda risk grubu oluşturulmalı ve bu öğrenciler birebir takip edilmelidir. Bu öğrencilerin içine attığı duygular, biriktirdiği öfke ya da yaşadığı sorunlar anlaşılmaya çalışılmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akran zorbalığı Türkiye’de yüksek seviyede</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığının da gençler arasında önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, uluslararası verilerle Türkiye’deki durumu karşılaştırdı ve “Dünyada akran zorbalığı ortalama yüzde 33 civarında. OECD ortalaması bu seviyede. Türkiye’de ise bu oran yüzde 40’lara kadar çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Ergenlik dönemindeki bazı çatışmaların doğal olduğunu ancak sistematik zorbalığın mutlaka ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, okullarda sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.</p>
<p><strong>Sosyal ve duygusal beceriler şiddeti azaltır</strong></p>
<p>Gelişmiş eğitim sistemlerinde “Sosyal ve Duygusal Öğrenme” modelinin yaygın olarak uygulandığını belirten Tarhan, “Şiddeti azaltmanın önemli yollarından biri sosyal ve duygusal öğrenme modelidir. Bu model öğrencilerin empati kurmasını, duygularını yönetmesini ve sorunlarını şiddet dışı yollarla çözmesini öğretir.” diye konuştu.</p>
<p>Okullarda yaşanan disiplin sorunlarının yalnızca ceza ile çözülmemesi gerektiğini belirten Tarhan, “Disiplin uygulamalarında cezalandırıcı adalet yerine onarıcı adalet yaklaşımı benimsenmelidir. Öğrencinin yaptığı hatayı telafi etmesine imkân tanıyan yöntemler daha kalıcı sonuç verir. Bazı eğitim sistemlerinde öğrenciler rastgele iyilik projelerine gönderiliyor. Yaşlı bakım evlerinde, çocuk koruma kurumlarında gönüllü çalışmalar yapıyorlar. Böylece empati geliştiriyor ve hayatın farklı yönlerini deneyimleyerek öğreniyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Kriz yönetimi için hazırlıklı olmak gerekir</strong></p>
<p>Okullarda yaşanabilecek şiddet veya intihar vakalarına karşı kriz yönetim planlarının hazırlanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Krizi yönetmenin birinci şartı krize hazırlıklı olmaktır. Krize hazırlıklı olmayan kişi krizin bir parçası haline gelir. Stres altında soğukkanlı kalmak çok önemli. Kriz anında liderlik ortaya çıkar. Panik yapanı sakinleştirmek, ortamı kontrol etmek ve doğru müdahale planını uygulamak gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddet olayları sosyal bir yangın gibi görülmeli</strong></p>
<p>Okullarda kriz müdahale ve risk yönetimi planlarının oluşturulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun yangın güvenliği kadar ciddiye alınması gerektiğini söyledi ve “Yangın eğitimi nasıl ciddiye alınıyorsa bu konu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Çünkü bu da bir sosyal yangındır. Okullarda kriz önleme ve kriz müdahale planları mutlaka hazırlanmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;dan çocukları şiddet sarmalından koruyacak tarihi karar: Pazar yerlerinde kesici alet satışına son!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakadan-cocuklari-siddet-sarmalindan-koruyacak-tarihi-karar-pazar-yerlerinde-kesici-alet-satisina-son-620164</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 13:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[Aletle]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[kesici]]></category>
		<category><![CDATA[koruyacak]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[sarmalından]]></category>
		<category><![CDATA[satışı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620164</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediye Meclisi, Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen çocukların suça sürüklenmesi ve kesici aletle işlenen suçlardaki artışa karşı örnek bir hamle yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakadan-cocuklari-siddet-sarmalindan-koruyacak-tarihi-karar-pazar-yerlerinde-kesici-alet-satisina-son-620164">Karşıyaka&#8217;dan çocukları şiddet sarmalından koruyacak tarihi karar: Pazar yerlerinde kesici alet satışına son!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediye Meclisi, Türkiye’nin kanayan yarası haline gelen çocukların suça sürüklenmesi ve kesici aletle işlenen suçlardaki artışa karşı örnek bir hamle yaptı. Meclise sunulan önergeyle, pazar yerlerinde denetimsiz şekilde satılan ve şiddeti tetikleyen kesici-delici aletlerin satışı tamamen yasaklanacak. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kendi yetki alanımızda sorumluluk alıyor; pazar yerlerimizde kesici alet satışını yasaklamak için adım atıyoruz” dedi.</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Meclisi, 2026 yılı mart ayı olağan toplantısının ilk birleşiminde, toplumun huzurunu ve özellikle çocukların güvenliğini doğrudan hedef alan kritik bir karara imza attı. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal yönetiminde gerçekleşen oturumda; ilçedeki semt pazarları, üretici pazarları, tematik pazarlar ve her türlü etkinlik alanında kesici alet satışının yasaklanmasını içeren önerge görüşüldü. Son dönemde çocukların karıştığı şiddet olaylarının yarattığı toplumsal infiali dindirmeyi amaçlayan bu adım, detaylı inceleme için Hukuk ile Esnaf, Sanatkarlar ve Pazar Yerleri Komisyonu’na sevk edildi. Zabıta Müdürlüğünce hazırlanan ve meclis onayının ardından yürürlüğe girecek olan bu kararla birlikte; bıçak, sustalı, kama, hançer, satır, balta, kılıç ve pala gibi suç unsuru olabilecek aletlerin tezgahlarda yer alması yasaklanacak.<br /><b>YAPTIRIMLAR TAVİZSİZ UYGULANACAK</b></p>
<p>Sunulan önergede, bu tür aletlerin denetimsiz ortamlarda satışının suça sürüklenen çocuk sayısındaki artışı tetiklediği ve toplumsal şiddet döngüsünü beslediği vurgulanırken; yasağın ruhsatlı iş yerlerindeki genel ticari faaliyetleri kapsamadığı belirtildi. Başta çocuklar olmak üzere tüm vatandaşların yaşam hakkını ve can güvenliğini önceleyen bu yeni kuralın yürürlüğe girmesiyle birlikte, pazar alanlarında yasağı çiğneyenler hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca idari yaptırımlar uygulanacak.</p>
<p><b>“DAHA GÜVENLİ BİR KENT İÇİN”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Türkiye, maalesef son günlerde 18 yaş altındaki çocuklarımızın kesici aletlerle birbirine zarar verdiği, ailelerin yok olduğu acı haberlerle sarsılıyor. Parkta bıçaklanan Emirhan, okul çıkışında saldırıya uğrayan Arda, bir pazar yerinde hayattan koparılan Ahmet Minguzzi… Ve hayatının baharında toprağa verilen nice genç fidan. Bu şiddet sarmalı hepimizin canını yakıyor ve geleceğimizi tehdit ediyor. Hem şiddet mağduru olan hem de suça sürüklenen çocuklarımızı korumak adına, Karşıyaka sınırları içindeki tüm pazarlarımızda kesici-delici alet satışının yasaklanmasını istiyoruz. Çocukları korumak, onları bu karanlıktan çekip çıkarmak biz büyüklerin görevi. Kendi yetki alanımızda üzerimize düşeni yapıyor; meclis kararımızın ardından ikinci el pazarlarımız dahil hiçbir satış alanında bu aletlerin sergilenmesine müsaade etmiyoruz. Sokaklarda şiddeti körükleyen unsurları temizlemek en büyük gayemizdir. Karşıyaka’nın her sokağında vatandaşlarımızın huzurla yürüdüğü, güvenli bir kent için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakadan-cocuklari-siddet-sarmalindan-koruyacak-tarihi-karar-pazar-yerlerinde-kesici-alet-satisina-son-620164">Karşıyaka&#8217;dan çocukları şiddet sarmalından koruyacak tarihi karar: Pazar yerlerinde kesici alet satışına son!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aidiyet]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[beyni]]></category>
		<category><![CDATA[ergen]]></category>
		<category><![CDATA[frensiz]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[motora]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011">Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>Türkiye’de de daha fazla görülmeye başladı!</strong></p>
<p>ABD’de sıkça gündeme gelen okul şiddetinin artık Türkiye’de de daha fazla görülmeye başladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Özellikle ergenlik dönemi, yani lise çağı, gençlerin yoğun duygusal değişimler yaşadığı ve kimlik gelişiminin öne çıktığı bir dönemdir. Bu nedenle bu yaş grubunda öfke kontrolü, akran baskısı ve kendini kanıtlama isteği gibi faktörler şiddet davranışlarını tetikleyebilmektedir. Şiddet vakaları belirli bir okul türüyle sınırlı değildir; ancak riskli sosyal çevre, düşük okul aidiyeti ve destek mekanizmalarının zayıf olduğu ortamlarda daha sık görülebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ergen beyni henüz tam olgunlaşmamış oluyor</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde şiddet davranışının yalnızca disiplin sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ergen beynini frenleri takılmamış güçlü bir motora sahip bir arabaya benzetebiliriz. Planlama, dürtü kontrolü ve mantıktan sorumlu alan ancak 20’li yaşların ortasında tamamlanır. Dolayısı ile ergenlikte duygusal tepkiler ve dürtüler çok hızlıdır ve kontrol edilemeyebilir. Herhangi bir kriz veya stres anında sonucunu düşünmeden öfke ile şiddete başvurabilirler. Ayrıca ergenlik döneminde beynin özellikle duygularla ilgili bölgeleri çok aktif çalışırken, karar verme ve sonuçları değerlendirme ile ilgili bölümler henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu durum gençlerin bazen ani kararlar almasına, riskli davranışlara yönelmesine ve öfke anında sonuçlarını düşünmeden hareket etmesine yol açabilir. Dolayısıyla ergenlikte yaşanan dürtüsellik ve risk alma eğilimi, uygun destek ve yönlendirme olmadığında şiddet davranışlarına zemin hazırlayabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Olumlu okul iklimi şiddeti azaltıyor</strong></p>
<p>Araştırmaların, öğrencilerin kendilerini güvende hissettikleri ve okula ait olduklarını düşündükleri ortamlarda şiddet davranışlarının belirgin şekilde azaldığını gösterdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Okul iklimi, bir okulun eğitim-öğretim faaliyetlerini, paydaşların tutumlarını ve akademik başarıyı etkileyen psikolojik ve sosyal ortamdır. Güvenli ve huzurlu bir ortam, sosyal ilişkiler ve aidiyet duygusu, öğretmen ve akranlarla ilişkiler, kabul görme okul ikliminin sosyal boyutudur ve şiddet oranları üzerindeki etkisi kritiktir. Okul iklimi olumlu olduğunda öğrenciler sorunlarını konuşabilecekleri yetişkinler bulabilir ve krizler büyümeden çözülebiliyor. Bu noktada rehberlik servisleri çok kritik bir rol oynuyor. Ancak birçok okulda psikolojik danışman sayısının sınırlı olması, öğrenci sayısına göre destek hizmetlerinin yetersiz kalmasına neden olabiliyor. Önleyici çalışmaların güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Aile içi iletişim belirleyici rol oynuyor</strong></p>
<p>Okul şiddetinin ortaya çıkmasında aile ortamının önemli bir belirleyici olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Okul şiddetinin veya genel olarak çocuklardaki şiddet eğiliminin ortaya çıkmasında en önemli belirleyiciler aile içi iletişim ve ebeveyn tutumlarıdır. Evde şiddete uğrayan veya şiddete tanık olan çocukların şiddete meyilli olmaları açısından yüksek risk altında olduğu bilinmektedir. Çocuklar okul dışındaki sosyal çevrelerinde ve özellikle aile ortamında öğrendikleri davranışları okula taşımaktadırlar. Aile içerisindeki çatışmalar, ev ortamındaki sert iletişim, şiddet içeren davranışlar veya aşırı baskıcı tutumlar sonucunda çocuk bu davranışları içselleştirerek bir problem çözme yöntemi olarak sergileyebilir.  Buna karşılık açık iletişimin olduğu, çocuğun duygularının dinlendiği ve sınırların sağlıklı şekilde korunduğu ailelerde çocukların sosyal becerileri daha güçlü gelişir ve şiddete yönelme olasılığı azalır.”</p>
<p><strong>PISA verilerine göre Türkiye’de öğrenciler daha yalnız hissediyor</strong></p>
<p>Toplumsal kutuplaşma ve öfke dilinin de gençler üzerinde etkili olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, şunları kaydetti:</p>
<p>“Gençler sadece ailelerinden ve okullarından değil, aynı zamanda içinde yaşadıkları toplumdan da öğrenirler. Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dili, gençlerin hem okul içindeki sosyal ilişkilerini hem de genel psikolojik iyi oluşlarını derinden etkilemektedir. Toplumsal kutuplaşmanın bir yansıması olarak okul ortamında ‘ötekileştirme’ davranışları sıklıkla görülmektedir. PISA 2022 verileri, Türkiye’deki öğrencilerin OECD ortalamasına göre okulda kendilerini daha fazla yabancılaşmış, dışlanmış ve yalnız hissettiklerini göstermektedir. Özellikle ‘diğer öğrenciler tarafından kasıtlı olarak yalnız bırakılma’ oranı Türkiye&#8217;de (%12,3), OECD ortalamasının (%7) oldukça üzerindedir.”</p>
<p><strong>Siber zorbalık fiziksel şiddete dönüşebiliyor</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan sert dilin gençlerin iletişim biçimini etkilediğini belirten Dr. Gülaldı, “Toplumda öfke dilinin yaygınlaşması, farklılıklara tahammülün azalması ve çatışmaların sert şekilde ifade edilmesi gençler üzerinde model etkisi yaratabilir. Özellikle sosyal medya ortamlarında kullanılan sert dil, gençlerin iletişim tarzını ve çatışma çözme yöntemlerini etkileyebilmektedir. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasında güçlü bir ilişki<strong> </strong>bulunmaktadır. Siber zorbalık çevrim içi ortamda başlasa da etkileri gerçek hayata taşınabiliyor. Sosyal medya üzerinden yapılan aşağılamalar, dışlama ya da tehditler öğrenciler arasında gerginliği artırabiliyor ve bu durum okul ortamında fiziksel çatışmalara dönüşebiliyor. Bu nedenle dijital ortamlarda yaşanan zorbalığın da okul güvenliği ve öğrenci ruh sağlığı açısından ciddiye alınması gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Londra’daki “Red–Blue School Wars” örneği</strong></p>
<p>Gençlerin şiddet eğilimine ilişkin güncel bir örnek olarak İngiltere’de özellikle Londra’da gündeme gelen “Red–Blue School Wars” olaylarını hatırlatan Dr. Gülaldı, “Londra’da bazı bölgelerde farklı okullardaki öğrenciler sosyal medya üzerinden organize olarak kırmızı ve mavi renklerle sembolleşen gruplar halinde karşı karşıya geldikleri olaylar ile gündeme geldi. Sosyal medya aracılığı ile öğrenciler arasında ‘Kırmızıya Karşı Mavi’ çatışmaları düzenlenmesini ve öğrencilerin pergel, metal tarak, makas, cetvel ve mutfak bıçağı, havai fişek gibi diğer silahlarla kendilerini silahlandırarak ‘şiddete başvurmalarını’ teşvik ediyorlar. Bu durum bir tür okul aidiyetinin zaman zaman rekabet ve çatışmaya dönüşebildiğini gösteriyor. Sosyal medya bu tür gruplaşmaları hızlandırabiliyor ve ciddi boyutlara ulaşabilecek toplu bir harekete dönüşebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Gençlerin aidiyet ihtiyacı doğru yönlendirilmeli</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde gençlerin güçlü bir aidiyet ihtiyacı hissettiğini vurgulayan Dr. Gülaldı, “Bu örnekler aslında gençlerin kimlik arayışı ve aidiyet ihtiyacının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ergenlik döneminde gençler bir gruba ait hissetmek ister. Eğer bu aidiyet duygusu sağlıklı sosyal ortamlar yerine rekabet ve çatışma üzerinden kurulursa, okul içi şiddet olayları ortaya çıkabiliyor.   Okullarda yaşanan şiddet olaylarını sadece bireysel bir sorun olarak görmek doğru değildir. Bu tür olaylar çoğu zaman bireysel, ailevi, okul ve toplumsal faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle çözüm de çok boyutlu olmalıdır. Okullarda sosyal-duygusal becerileri geliştiren programların artırılması, psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, ailelerle iş birliğinin artırılması ve dijital ortamların daha bilinçli kullanılması bu konuda önemli adımlar olabilir. En önemlisi ise gençlerin kendilerini görülmüş, anlaşılmış ve değerli hissettikleri güvenli ortamlar yaratmaktır. Bir öğrenci kendini gerçekten ait hissettiği bir okulda, sorunlarını konuşabileceği yetişkinler bulduğunda şiddete başvurma ihtimali önemli ölçüde azalır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ergen-beyni-guclu-motora-sahip-frensiz-araba-gibi-620011">Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narlıdere&#8217;de 8 Mart Etkinliklerinde Dayanışma ve Sanat Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/narliderede-8-mart-etkinliklerinde-dayanisma-ve-sanat-bulustu-2-618904</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 14:12:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliklerinde]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Narlıdere Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü eğitimin ve sanatın dirençli gücüyle karşıladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderede-8-mart-etkinliklerinde-dayanisma-ve-sanat-bulustu-2-618904">Narlıdere&#8217;de 8 Mart Etkinliklerinde Dayanışma ve Sanat Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Narlıdere Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü eğitimin ve sanatın dirençli gücüyle karşıladı. Tiyatro oyunun yanı sıra, KİHEP emeğinin sertifikalarla taçlandığı programda, şiddete kurban verilen kadınların fotoğrafları eşliğinde &#8216;mücadeleye devam&#8217; mesajı verildi</i></b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği etkinliklerle kadın dayanışmasının ve eşitlik mücadelesinin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından, Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi Gürdal Tosun Tiyatro Salonu’nda düzenlenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğinde, sanat ve eğitim bir araya gelirken, kadına yönelik şiddete karşı güçlü dayanışma mesajları verildi.</p>
<p><b>KADINLAR TİYATRO SAHNESİNDE</b></p>
<p>Gecenin sanat ayağında, Dikili Doğa Kültür Sanat Tiyatro Grubu sahne aldı. Yazarlığını ve yönetmenliğini Ayşe İnkaya’nın üstlendiği &#8220;Dikkat Çatıda Eros Var!&#8221; adlı komedi oyunu, kadın-erkek ilişkilerine ve toplumsal rollere dair ince eleştiriler sundu. Dört kız kardeşin hayata tutunma çabasını usta bir dille işleyen ekip, performansıyla büyük alkış topladı.</p>
<p>Sahne önünde asılı duran, cinayete kurban giden kadınların fotoğrafları da şiddetin yarattığı acı tabloyu da bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p><b>KİHEP’TE SERTİFİKALAR VERİLDİ</b></p>
<p>Etkinlikte ayrıca, Narlıdere Belediyesi’nin kadınların haklarını bilmesi, güçlenmesi ve toplumsal yaşamda daha aktif rol alması amacıyla her yıl düzenlediği Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’na (KİHEP) katılan kursiyerler sertifikalarına kavuştu. Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde, Av. Ferda Demirbaş tarafından verilen eğitimlerde, 16 hafta boyunca eğitim alan kursiyerler; kadının insan hakları, anayasal ve medeni haklar, kadına karşı şiddet, ekonomik haklar, iletişim, toplumsal cinsiyet, siyaset ve örgütlenme gibi pek çok başlıkta bilgi ve deneyim sahibi oldu.</p>
<p>Gecede, KİHEP programını uzun yıllardır büyük bir özveriyle sürdüren Av. Zeynep Ferda Demirbaş’a, Belediye Başkanı Erman Uzun adına Meclis Üyeleri Ömür Gürokur ve Meltem Sönmez tarafından teşekkür plaketi de verildi. Törende konuşan KİHEP mezunlarından Nur Günal Özkor, programın kadınların hayatında yarattığı değişime dikkat çekerek tüm kadınları bu dayanışma ağına katılmaya davet etti.</p>
<p> <b>ŞİDDET KARŞI TEK SES OLDULAR</b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Semra Pektopal, 8 Mart’ın sadece bir takvim yaprağından ibaret olmadığını ifade ederek, “Narlıdere’den yükselen bu ses, şiddete karşı bir kalkan, savaşa karşı bir zeytin dalıdır. Bizler el ele verdiğimizde, ne cinayetlerin karanlığı ne de kirli savaşlar bizi engelleyebilir. Şiddet kurbanı olan ve savaşın ortasında hayata tutunmaya çalışan tüm kız kardeşlerimi saygıyla anıyor; her zaman yanımızda olan Narlıdere Belediye Başkanımız Sayın Erman Uzun’a teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>KÜLTÜRPARK TURU</b></p>
<p>Narlıdere’nin emekçi kadınları, kutlamaları ilçe sınırlarının dışına taşıyarak İZBB Kadın Aile Şube Müdürlüğü’nün düzenlediği etkinliğe de katıldı. Kültürpark’ın cıvıl cıvıl atmosferine konuk olan kadınlar, eğlenceli ve dayanışma dolu bir gün geçirdi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderede-8-mart-etkinliklerinde-dayanisma-ve-sanat-bulustu-2-618904">Narlıdere&#8217;de 8 Mart Etkinliklerinde Dayanışma ve Sanat Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narlıdere&#8217;de 8 Mart Etkinliklerinde Dayanışma ve Sanat Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/narliderede-8-mart-etkinliklerinde-dayanisma-ve-sanat-bulustu-618853</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliklerinde]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Narlıdere Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü eğitimin ve sanatın dirençli gücüyle karşıladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderede-8-mart-etkinliklerinde-dayanisma-ve-sanat-bulustu-618853">Narlıdere&#8217;de 8 Mart Etkinliklerinde Dayanışma ve Sanat Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Narlıdere Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü eğitimin ve sanatın dirençli gücüyle karşıladı. Tiyatro oyunun yanı sıra, KİHEP emeğinin sertifikalarla taçlandığı programda, şiddete kurban verilen kadınların fotoğrafları eşliğinde &#8216;mücadeleye devam&#8217; mesajı verildi</i></b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği etkinliklerle kadın dayanışmasının ve eşitlik mücadelesinin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından, Narlıdere Atatürk Kültür Merkezi Gürdal Tosun Tiyatro Salonu’nda düzenlenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğinde, sanat ve eğitim bir araya gelirken, kadına yönelik şiddete karşı güçlü dayanışma mesajları verildi.</p>
<p><b>KADINLAR TİYATRO SAHNESİNDE</b></p>
<p>Gecenin sanat ayağında, Dikili Doğa Kültür Sanat Tiyatro Grubu sahne aldı. Yazarlığını ve yönetmenliğini Ayşe İnkaya’nın üstlendiği &#8220;Dikkat Çatıda Eros Var!&#8221; adlı komedi oyunu, kadın-erkek ilişkilerine ve toplumsal rollere dair ince eleştiriler sundu. Dört kız kardeşin hayata tutunma çabasını usta bir dille işleyen ekip, performansıyla büyük alkış topladı.</p>
<p>Sahne önünde asılı duran, cinayete kurban giden kadınların fotoğrafları da şiddetin yarattığı acı tabloyu da bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p><b>KİHEP’TE SERTİFİKALAR VERİLDİ</b></p>
<p>Etkinlikte ayrıca, Narlıdere Belediyesi’nin kadınların haklarını bilmesi, güçlenmesi ve toplumsal yaşamda daha aktif rol alması amacıyla her yıl düzenlediği Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’na (KİHEP) katılan kursiyerler sertifikalarına kavuştu. Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde, Av. Ferda Demirbaş tarafından verilen eğitimlerde, 16 hafta boyunca eğitim alan kursiyerler; kadının insan hakları, anayasal ve medeni haklar, kadına karşı şiddet, ekonomik haklar, iletişim, toplumsal cinsiyet, siyaset ve örgütlenme gibi pek çok başlıkta bilgi ve deneyim sahibi oldu.</p>
<p>Gecede, KİHEP programını uzun yıllardır büyük bir özveriyle sürdüren Av. Zeynep Ferda Demirbaş’a, Belediye Başkanı Erman Uzun adına Meclis Üyeleri Ömür Gürokur ve Meltem Sönmez tarafından teşekkür plaketi de verildi. Törende konuşan KİHEP mezunlarından Nur Günal Özkor, programın kadınların hayatında yarattığı değişime dikkat çekerek tüm kadınları bu dayanışma ağına katılmaya davet etti.</p>
<p><b>ŞİDDETE KARŞI TEK SES OLDULAR</b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Semra Pektopal, 8 Mart’ın sadece bir takvim yaprağından ibaret olmadığını ifade ederek, “Narlıdere’den yükselen bu ses, şiddete karşı bir kalkan, savaşa karşı bir zeytin dalıdır. Bizler el ele verdiğimizde, ne cinayetlerin karanlığı ne de kirli savaşlar bizi engelleyebilir. Şiddet kurbanı olan ve savaşın ortasında hayata tutunmaya çalışan tüm kız kardeşlerimi saygıyla anıyor; her zaman yanımızda olan Narlıdere Belediye Başkanımız Sayın Erman Uzun’a teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><b>KÜLTÜRPARK TURU</b></p>
<p>Narlıdere’nin emekçi kadınları, kutlamaları ilçe sınırlarının dışına taşıyarak İZBB Kadın Aile Şube Müdürlüğü’nün düzenlediği etkinliğe de katıldı. Kültürpark’ın cıvıl cıvıl atmosferine konuk olan kadınlar, eğlenceli ve dayanışma dolu bir gün geçirdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderede-8-mart-etkinliklerinde-dayanisma-ve-sanat-bulustu-618853">Narlıdere&#8217;de 8 Mart Etkinliklerinde Dayanışma ve Sanat Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;den şiddete karşı güçlü mesaj: Kırmızı bank</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirden-siddete-karsi-guclu-mesaj-kirmizi-bank-618680</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 20:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bank]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiğini]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618680</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir İtalya Konsolosluğu, kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlere karşı farkındalık amacıyla başlatılan kırmızı bank uygulaması için iş birliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirden-siddete-karsi-guclu-mesaj-kirmizi-bank-618680">İzmir&#8217;den şiddete karşı güçlü mesaj: Kırmızı bank</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir İtalya Konsolosluğu, kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlere karşı farkındalık amacıyla başlatılan kırmızı bank uygulaması için iş birliği yaptı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Başkan Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, İzmir İtalya Konsolosu Daniele Bianchi ile birlikte Kültürpark’ta bankları kırmızıya boyadı. Tugay, kadına yönelik şiddetin sona ermesi için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayarak, “İstanbul Sözleşmesi ve bağlantılı yasaların uygulanmaması iyi niyet göstergesi değildir; bu durum adeta şiddeti besleyen bir tavırdır ve mutlaka değişmelidir” dedi. </p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir İtalya Konsolosluğu iş birliğiyle Kültürpark’ta kırmızı bank farkındalık çalışması gerçekleştirildi. İtalya’da kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlere karşı farkındalık yaratmak amacıyla başlatılan bu sembolik uygulamada, kırmızıya boyanan banklar şiddet nedeniyle yaşamını yitiren kadınların yokluğunu hatırlatıyor ve kamusal alanlarda dayanışma mesajı veriyor. Zamanla uluslararası bir farkındalık kampanyasına dönüşen uygulamada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, İzmir İtalya Konsolosu Daniele Bianchi ile birlikte iki bankı kırmızıya boyadı ve kadına şiddete karşı mesaj verdi. Programa, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ve yurttaşlar katıldı. </p>
<p><strong>“Herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor” </strong></p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihine değinen Başkan Tugay, dünyanın birçok yerinde kadınların hâlâ ayrımcılığa uğradığını, özgürlüklerinin ve emeklerinin kısıtlandığını söyledi. Kadınların şiddetten daha fazla etkilendiğini ve afet durumlarında da daha fazla mağduriyet yaşadığını belirten Tugay, şiddetin yalnızca bireysel değil, toplumsal ve küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Yerel yönetimlerin kentteki şiddetin nedenlerini araştırarak önlem alması gerektiğini ifade eden Tugay, “Ancak toplumun tamamı bu konuda sorumluluk almalı; herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor” dedi. </p>
<p><strong>İstanbul Sözleşmesi’ni hatırlattı</strong></p>
<p>İzmir’in kadınların görece daha özgür ve güvende olduğu şehirlerden biri olduğunu belirten Başkan Tugay, bunun yeterli olmadığını söyledi. Başka şehirlerin ya da ülkelerin daha kötü durumda olmasının bir ölçüt olamayacağını ifade eden Tugay, kadınların hakları, özgürlükleri ve güvenlikleri için verdiği mücadelenin önemli olduğunu ancak sorunun yalnızca kadınların çabasıyla çözülemeyeceğini vurguladı. Kadına yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini durdurmak için kararlı bir yasal düzenleme gerektiğini belirten Tugay, “Kadın cinayetlerinde ya da kadına yönelik şiddette hafifletici nedenler ileri sürmek, o suça ortak olmaktır. Bunun kesinlikle sona ermesi gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi ve bağlantılı yasaların uygulanmaması iyi niyet göstergesi değildir. Bu durum adeta şiddeti besleyen bir tavırdır ve mutlaka değişmelidir” dedi.</p>
<p><strong>“Asla ve asla kabul edemeyiz”</strong></p>
<p>Şiddetle mücadelenin yalnızca 8 Mart’ta değil, yılın her günü sürmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, farkındalık etkinliklerinin bugün yoğunlaştığını ancak bu mücadelenin 365 gün devam etmesi gerektiğini söyledi. Kadınlara yönelik eşitsizlik ve şiddete karşı hem kadınların hem de erkeklerin net bir tavır göstermesi gerektiğini belirten Tugay, bunun izlenecek değil aktif şekilde mücadele edilecek bir sorun olduğunu ifade etti. İzmir’in aydın ve mücadeleci bir kent olduğunu dile getiren Tugay, “İzmir kadınların hak ve özgürlükleri açısından öncü bir kenttir. Ancak bir kadının bile şiddete maruz kalmasını asla ve asla kabul edemeyiz. Daha güçlü bir mücadele için belediye olarak üzerimize düşeni yapmaya her zaman hazırız” dedi.</p>
<p><strong>“Bu bank, beyaz ve tertemiz bir renge dönmeli” </strong></p>
<p>İzmir İtalya Konsolosu Daniele Bianchi ile İzmir’de birçok ortak çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Tugay, kırmızı bank uygulamasını da bu iş birliği kapsamında hayata geçirdiklerini söyledi. Tugay, kırmızı bankın şiddete uğrayarak hayatını kaybeden kadınları hatırlatan sembolik bir uygulama olduğunu ifade ederek, “Aslında bu bankın renginin değişmesi, beyaz ve tertemiz bir renge dönmesi gerekir. Kırmızı banka sahip olan değil, kırmızı bankaları kaldırabilen şehirlerden olmalıyız. Bu sembolik uygulamayı başlatan İtalya’ya ve Daniele Bianchi’ye teşekkür ediyorum. Kadınların şiddete uğramadığı bir dünyayı biz yaşarken görelim, bunu sonraki nesillere bırakmayalım. Kadın hakları için cesurca mücadele eden tüm kadınları da yürekten tebrik ediyorum” dedi. </p>
<p><strong>“Şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadelenin sembolü” </strong></p>
<p>İzmir İtalya Konsolosu Daniele Bianchi de uygulamaya gösterilen hassasiyet nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Tugay’a teşekkür etti. Kırmızı bankın, kadın cinayetlerinde hayatını kaybeden kadınların yokluğunu simgelediğini belirten Bianchi, “Kırmızı bank, her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadelenin sembolüdür. Bu konuya Dışişleri Bakanımız da büyük önem veriyor ve her şehirde bu sembolün yer alması için girişimlerde bulunuyor. Bu aslında her türlü şiddete karşı ‘hayır’ demektir. Bu girişimle önemli bir adım attık. Etkinliğimize katılan herkese ve tüm kadınlara teşekkür ediyorum” dedi. </p>
<p><strong>Banklar kırmızıya boyandı</strong></p>
<p>Konuşmaların ardından Başkan Tugay, eşi Öznur Tugay ve Daniele Bianchi bankı kırmızıya boyadı. Etkinlikte İzmirli kadınlar da farkındalık çalışmasına katılarak kadına yönelik şiddete karşı mesaj verdi. Başkan Tugay ve eşi Öznur Tugay, programın sonunda kadınlarla sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Alana yerleştirilen iki kırmızı bankın yanında ayrıca bir QR kod bulunuyor. Koda tıklandığında, “Kırmızı bank, cinayete kurban giden bir kadının toplumda bıraktığı boşluğun sembolüdür. Kadınlara yönelik şiddete hayır. İzmir İtalya Konsolosluğu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü anısına kadınlar tarafından boyanmıştır” mesajı yer alıyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirden-siddete-karsi-guclu-mesaj-kirmizi-bank-618680">İzmir&#8217;den şiddete karşı güçlü mesaj: Kırmızı bank</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sağlıkta Şiddet Soru Önergesine Sağlık Bakanı Beş Aydır Yanıt Vermedi !”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikta-siddet-soru-onergesine-saglik-bakani-bes-aydir-yanit-vermedi-618476</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 16:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[önergesine]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618476</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıkta şiddet giderek tırmanırken, Türk Tabipleri Birliği Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun sağlıkta şiddetle ilgili soru önergesine yanıt vermediğini savundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikta-siddet-soru-onergesine-saglik-bakani-bes-aydir-yanit-vermedi-618476">“Sağlıkta Şiddet Soru Önergesine Sağlık Bakanı Beş Aydır Yanıt Vermedi !”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi Dr. Kayıhan Pala; sağlıkta şiddetin önlenmesine ilişkin Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle 7 Ekim 2025 günü bir soru önergesi sundu.</p>
<p>“Ülkemizde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakaları her geçen gün artmakta, uzun süredir yürütülen çalışmalara rağmen bu endişe verici tabloya kalıcı bir çözüm üretilememektedir” cümlesiyle başlayan önergede, TBMM’nin 24. Yasama Dönemi’nde hazırlanan ve Ocak 2013’te yayımlanan araştırma komisyonu raporundaki 66 maddelik önerilerin büyük kısmının uygulanmadığına, ayrıca sağlıkta şiddet verilerinin düzenli ve şeffaf biçimde paylaşılmadığına dikkat çekildi.</p>
<p><b>Dr. Kayıhan Pala’nın soru önergesinde hangi maddeler var?</b></p>
<p>Sağlıkta şiddet sorununa ilişkin Ekim 2023 ve Ağustos 2024 tarihlerinde sunulan iki soru önergesine de gerekli ve yeterli yanıtlar alınamadığı belirtilen önergede, Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle şu sorular soruldu: Komisyon raporunda yer alan 66 öneriden bugüne kadar kaç tanesi hayata geçirilmiştir? Bakanlığınızın bu önerilerin uygulanmasına ilişkin hazırladığı bir rapor bulunmakta mıdır? Komisyonun “Örgütsel/Kurumsal Faktörlere ve Cezalara Yönelik Önerileri” kapsamında bugüne kadar neler yapılmıştır? Komisyonun “Toplumsal ve Çevresel Faktörlere Yönelik Önerileri” kapsamında bugüne kadar neler yapılmıştır? Komisyonun “Tarafların (Hizmet Sunan ve Alan) Özellikleri, Etkileşimleri ve İletişimlerine Yönelik Çözüm Önerileri” kapsamında bugüne kadar neler yapılmıştır? 2013-2024 yıllarında yıllara göre Beyaz Kod sayısı kaçtır? 2013-2024 yıllarında yıllara göre Beyaz Kod verilen olguların; Sağlık hizmeti sunumu basamaklarına göre, kamu/özel sektör sağlık kuruluşlarına göre, hizmet sunulan birimlere (acil servis, poliklinik, klinik vb.) göre, cinsiyete ve yaş grubuna göre, sağlık mesleklerine göre, illere göre, şiddetin türüne göre, dağılımları nedir? Bakanlığınız acil servis başvuru sayıları ile Beyaz Kod başvuruları arasındaki ilişkiyi izleyen, ölçen ve değerlendiren herhangi bir çalışma yürütmekte midir? 2013-2024 yılları arasında, yıllara göre Beyaz Kod olaylarının kaçı için hukuki işlem başlatılmıştır? Aynı dönemde hukuki işlem başlatılan sağlıkta şiddet olgularının yıllara göre kaçı, hangi kararlarla sonuçlanmıştır? 2023 yılında uygulamaya konulacağı duyurulan “Sağlıkta Şiddete Karşı Eylem Planı” hangi aşamadadır? Sağlıkta şiddet verilerinin Sağlık İstatistik Yıllıkları gibi kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılan raporlara eklenmesine dair bir plan bulunmakta mıdır?</p>
<p>TTB’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi, ” Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu ise soru önergesini TBMM İç Tüzüğü’nde belirlenen on beş günlük sürede yanıtlamadığı gibi; aradan geçen beş ayda da hiçbir adım atmadı, hiçbir açıklama yapmadı. Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) Şubat 2022’de TBMM’de grubu bulunan siyasi partilere sunduğu sağlıkta şiddet kanun teklifi de TTB’nin ve tabip odalarının tüm açıklama, çağrı ve girişimlerine karşın dört yıldır TBMM Genel Kurulu gündemine gelmedi.</p>
<p>TTB’nin hazırladığı kanun teklifi; şiddet faillerine yönelik cezaların artırılması, Türk Ceza Kanunu’nda şiddet başlığı ile ayrı bir suç kategorisi tanımlanması, suçların infazında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik uygulamalarının kaldırılması, sağlık kuruluşlarına silahla girilmesinin yasal düzenlemelerle engellenmesi gibi düzenlemeler içeriyor. TTB ve tabip odaları, kanun teklifi çerçevesinde çözüme yönelik somut adımlar atılması için TBMM’deki tüm siyasi partilerin katkı vermesini bekliyor. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikta-siddet-soru-onergesine-saglik-bakani-bes-aydir-yanit-vermedi-618476">“Sağlıkta Şiddet Soru Önergesine Sağlık Bakanı Beş Aydır Yanıt Vermedi !”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nilüfer&#8217;de gündem kadın hakları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/niluferde-gundem-kadin-haklari-618431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 12:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[istismar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi tarafından düzenlenen panelde, kadınların hakları, şiddetin görünmeyen türleri ve çocukların adalete erişimi ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-gundem-kadin-haklari-618431">Nilüfer&#8217;de gündem kadın hakları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi tarafından düzenlenen panelde, kadınların hakları, şiddetin görünmeyen türleri ve çocukların adalete erişimi ele alındı.</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Kent Konseyi (NKK) Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Kadınların ve Kız Çocuklarının Haklara Erişimi: Hukuki ve Psikososyal Mekanizmalar” konulu panel düzenlendi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen panele Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NKK Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal ve çok sayıda kadın katıldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİL<br />Panelde konuşan Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Ceren İlgen, şiddetin sadece fiziksel algılandığını söyledi. Ancak sadece bununla sınırlı kalmadığını dile getiren İlgen, “Psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddet de var. Özellikle psikolojik şiddetin fark edilmesi ve ispatlanması çok zor olabiliyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“Kadının beyanı esastır” anlayışının yanlış anlaşıldığını belirten İlgen, “Bir kişi tedbir talep ettiğinde ona ona hızlıca koruma sağlanması ve soruşturma başlatılması gerekiyor. Hemen ceza verilmesi anlamına gelmiyor” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>DAMGALANMA KORKUSU<br />Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden avukat Zeynep Yazıcı da çocuğun şikayetçi olması durumunda ailesi tarafından suçlanma korkusu, okul çevresinde damgalanma gibi sorunların ortaya çıktığını söyledi. İstismar durumunda her ifade verme işleminin çocukta yeni bir travma yarattığını belirten Yazıcı, “Polislere, ailesine, avukatlara ayrı ayrı anlatıyor. Olayı birkaç kez anlatmak zorunda kalıyor ve bu travma yaratıyor” diye konuştu. Yazıcı, çocukların polis merkezlerinde değil, uzmanlar eşliğinde Çocuk İzlem Merkezlerinde<b> </b>(ÇİM) ifade vermesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“ÇOCUĞUN RIZASI” YOKTUR<br />Nilüfer Belediyesi Eşitlik Birimi’nden klinik psikolog Özlem Akdağ ise konuşmasında, “çocuğun rızası” diye bir kavramın olamayacağını söyledi. Akdağ, istismarın temelinde bir güç asimetrisi olduğu; bir akademisyen ile öğrenci veya patron ile çalışan arasındaki ilişkide statü farkı nedeniyle gerçek bir “rıza”dan bahsedilemeyeceğini vurguladı. Kişilerin tehdit anlarında “savaş, kaç veya don” tepkisi verdiğini anlatan Akdağ, şöyle konuştu: “Çocuğun, istismar sırasında tepki verememesi bir rıza değil, hayatta kalma stratejisidir. Fail genellikle çocuğun çok yakını oluyor. Aile içinde çocuğu tanıyan biri oluyor. Güvendiği bir yetişkinden kaçamayabiliyor. Geç konuşması da yalan söylemesi anlamına gelmez. Bir kişi istismara uğradığında travma psikolojisinden dolayı çelişkili ifadeler verebilir. Çocuk böyle bir şey uydurmaz. Gelip size istismar olduğunu anlatıyorsa elimizde büyük bir şans vardır. Önce inanıp, sonra sorgulamak gerekir.”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/niluferde-gundem-kadin-haklari-618431">Nilüfer&#8217;de gündem kadın hakları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ODAŞ&#8217;tan kadına yönelik şiddete karşı güçlü mesaj</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/odastan-kadina-yonelik-siddete-karsi-guclu-mesaj-2-618065</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 08:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[odaş]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618065</guid>

					<description><![CDATA[<p> Kadına yönelik şiddet yalnızca fiziksel boyutuyla değil; gündelik hayatın içine sızmış sözler, bakışlar ve “normal” kabul edilen ifadelerle de varlığını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/odastan-kadina-yonelik-siddete-karsi-guclu-mesaj-2-618065">ODAŞ&#8217;tan kadına yönelik şiddete karşı güçlü mesaj</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Kadına yönelik şiddet yalnızca fiziksel boyutuyla değil; gündelik hayatın içine sızmış sözler, bakışlar ve “normal” kabul edilen ifadelerle de varlığını sürdürüyor. Çoğu zaman fark edilmeyen bu davranışlar, şiddetin görünmeyen yüzünü oluşturuyor. Bu konuda farkındalık yaratmak için harekete geçen ODAŞ, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında hazırladığı videosunda; hayatın sıradan akışı içinde karşılaşılan sözlü ve psikolojik şiddet örneklerini görünür kılıyor. </p>
<p>ODAŞ, yıl boyunca sosyal medya hesaplarında yayınladığı ve milyonlarca izlenmeye ulaşan bazı videolarında kadına yönelik şiddete dikkat çeken gizli bir mesaj paylaştı. Videolarda yer alan bir ODAŞ çalışanının işaret diliyle verdiği “Kadına Şiddete Hayır” mesajı, yoğun izlenmelere rağmen neredeyse hiç fark edilmedi. Bu çarpıcı detay, şiddetin kimi zaman gözümüzün önünde olmasına rağmen nasıl görünmez kaldığını güçlü bir şekilde ortaya koydu. Çalışma, izleyiciyi “Gerçekten farkında mıyız?” sorusuyla yüzleştirerek, günlük hayatın içinde var olduğunu güçlü bir şekilde hatırlatıyor.</p>
<p><strong>“Farkındalık oluşturacak bir adım atmak istedik”<br /> </strong>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan<strong> ODAŞ Kurumsal İletişim Yöneticisi Yasemin Aydınlar:</strong> <em>“Kadına yönelik şiddet, ne yazık ki hâlâ toplumumuzun en önemli sorunlarından biri. Üstelik çoğu zaman fiziksel şiddetle birlikte; psikolojik, ekonomik ve dijital boyutlarıyla da hayatın her alanında varlığını sürdürüyor. ODAŞ olarak, bu sorunun her zaman gündemde tutulması gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız video ile şiddeti görünür kılmayı, farkındalığı artırmayı ve toplumsal bilinci güçlendirmeyi hedefledik.” </em>diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/odastan-kadina-yonelik-siddete-karsi-guclu-mesaj-2-618065">ODAŞ&#8217;tan kadına yönelik şiddete karşı güçlü mesaj</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ODAŞ&#8217;tan kadına yönelik şiddete karşı güçlü mesaj</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/odastan-kadina-yonelik-siddete-karsi-guclu-mesaj-617802</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[odaş]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617802</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadına yönelik şiddet yalnızca fiziksel boyutuyla değil; gündelik hayatın içine sızmış sözler, bakışlar ve “normal” kabul edilen ifadelerle de varlığını sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/odastan-kadina-yonelik-siddete-karsi-guclu-mesaj-617802">ODAŞ&#8217;tan kadına yönelik şiddete karşı güçlü mesaj</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadına yönelik şiddet yalnızca fiziksel boyutuyla değil; gündelik hayatın içine sızmış sözler, bakışlar ve “normal” kabul edilen ifadelerle de varlığını sürdürüyor. Çoğu zaman fark edilmeyen bu davranışlar, şiddetin görünmeyen yüzünü oluşturuyor. Bu konuda farkındalık yaratmak için harekete geçen ODAŞ, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında hazırladığı videosunda; hayatın sıradan akışı içinde karşılaşılan sözlü ve psikolojik şiddet örneklerini görünür kılıyor. </p>
<p>ODAŞ, yıl boyunca sosyal medya hesaplarında yayınladığı ve milyonlarca izlenmeye ulaşan bazı videolarında kadına yönelik şiddete dikkat çeken gizli bir mesaj paylaştı. Videolarda yer alan bir ODAŞ çalışanının işaret diliyle verdiği “Kadına Şiddete Hayır” mesajı, yoğun izlenmelere rağmen neredeyse hiç fark edilmedi. Bu çarpıcı detay, şiddetin kimi zaman gözümüzün önünde olmasına rağmen nasıl görünmez kaldığını güçlü bir şekilde ortaya koydu. Çalışma, izleyiciyi “Gerçekten farkında mıyız?” sorusuyla yüzleştirerek, günlük hayatın içinde var olduğunu güçlü bir şekilde hatırlatıyor.</p>
<p><strong>“Farkındalık oluşturacak bir adım atmak istedik”<br /> </strong>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan<strong> ODAŞ Kurumsal İletişim Yöneticisi Yasemin Aydınlar:</strong> <em>“Kadına yönelik şiddet, ne yazık ki hâlâ toplumumuzun en önemli sorunlarından biri. Üstelik çoğu zaman fiziksel şiddetle birlikte; psikolojik, ekonomik ve dijital boyutlarıyla da hayatın her alanında varlığını sürdürüyor. ODAŞ olarak, bu sorunun her zaman gündemde tutulması gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız video ile şiddeti görünür kılmayı, farkındalığı artırmayı ve toplumsal bilinci güçlendirmeyi hedefledik.” </em>diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/odastan-kadina-yonelik-siddete-karsi-guclu-mesaj-617802">ODAŞ&#8217;tan kadına yönelik şiddete karşı güçlü mesaj</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençler, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalık kıskacında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gencler-ergenlik-madde-kullanimi-ve-dijital-zorbalik-kiskacinda-617799</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:08:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kıskacında]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-ergenlik-madde-kullanimi-ve-dijital-zorbalik-kiskacinda-617799">Gençler, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalık kıskacında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. </p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dünya Sağlık Teşkilatı’nın raporları okul şiddetinin küresel ölçekte arttığını gösteriyor. Siber zorbalık belirgin biçimde artıyor. Fiziksel şiddet bazı ülkelerde azalırken bazı ülkelerde artıyor. Türkiye’de de fiziksel şiddetin arttığı gözlemleniyor” dedi.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi nöropsikolojik olarak riskli bir evre</strong></p>
<p>Ergenlik döneminin beyin gelişimi açısından kritik bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, dürtü kontrolü ve karar verme süreçlerinin henüz tam olgunlaşmadığını ifade etti ve “Ergenlikte beynin prefrontal korteks dediğimiz, planlama ve dürtü kontrolünden sorumlu bölgesi tam gelişmemiştir. Bu bölge beynin kaptan köşküdür. Bedensel gelişim ruhsal gelişimin önüne geçebilir. Bu nedenle ergenlik bazı literatürde ‘normal şizofrenik dönem’ olarak tanımlanır. Sıra dışı ve rasyonel olmayan davranışlar bu çağın doğasında vardır.” diye konuştu.</p>
<p>Ancak bu nöropsikolojik risklerin tek başına belirleyici olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çocukta adalet algısı varsa, sıcak, tutarlı ve sınır koyan ebeveynlik varsa, açık iletişim ortamı bulunuyorsa şiddet davranışı azalır. Adalet algısı zedelendiğinde çocuk kendini güvende hissetmez, ahlaki dışlanma yaşar ve şiddeti meşrulaştırır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Hem evde hem okulda adalet algısı bozulursa risk artıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çocuğun hem evde hem okulda adaletsizlik algısı yaşamasının şiddet riskini ciddi şekilde artırdığını ifade ederek, “Eğer çocuk hem evde hem okulda kendini haksızlığa uğramış hissediyorsa depresyon ve şiddet eğilimi daha da artar. Bir tarafta güvenli alan varsa denge sağlanabilir. Ancak iki alanda da zedelenme varsa risk büyür.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Açık iletişimin olmadığı, çocuğun zorla konuşturulduğu ya da baskı altında tutulduğu ortamlarda riskin arttığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, özgürlük ve özerklik ihtiyacı karşılanmayan çocuğun kendini tehdit altında hissettiğini ve bu durumun ahlaki kuralları dışlamasına yol açabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk kendi ahlaki kurallarını oluşturmaya başlar ve şiddeti normalleştirir. Ailede, okulda ya da toplumda adalet algısının bozulması, şiddet artışında çok önemli bir rol oynar.” dedi.</p>
<p><strong>Ergen zaten nöropsikolojik olarak hazır değil</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde beynin karar verme ve dürtü kontrolünden sorumlu prefrontal korteks bölgesinin henüz tam olgunlaşmadığını hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, adaletsizlik algısının bu süreci daha da zorlaştırdığını söyledi ve “Ergen adaletsizliğe uğradığını düşündüğünde mantıksal ve duygusal muhakemeyi birlikte kullanarak sağlıklı karar verme kapasitesi zaten sınırlıdır. Bunun üzerine bir de madde kullanımı eklenirse risk katlanır.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Alkol ve madde kullanımının beynin ön bölgesini devre dışı bıraktığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Madde, en sağlıklı insanda bile beynin kaptan köşkü olan prefrontal korteksi baskılar. Kişi düşünmeden konuşur, düşünmeden davranır, birikmiş öfkesini kontrolsüz biçimde dışa vurur. Yanlış senaryolar üretir ve yanlış bir mağduriyet duygusu geliştirir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Bu mağduriyet algısının hem evde hem okulda yaşanması durumunda depresyon ve şiddet riskinin daha da arttığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Eğer çocuk yalnızca bir alanda sorun yaşıyorsa diğer alan denge sağlayabilir. Ancak hem evde hem okulda adalet algısı zedelenmişse şiddet ihtimali yükselir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Madde kullanımının riski ciddi biçimde artırdığını da belirten Prof. Dr. Tarhan, “Madde kullanan bir çocuğun okula gitmesi sakıncalıdır. Tedavi gören bir öğrencinin ‘okula gidebilir’ raporu olmadan okula dönmemesi gerekir.” dedi.</p>
<p><strong>Okul iklimi adalet algısıyla doğrudan bağlantılı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, adalet algısının zedelenmesinin okul iklimini de olumsuz etkilediğini belirterek, “Açık, şeffaf, hesap verebilir ve sorgulanabilir bir sistem yoksa adalet algısı bozulur. Aidiyet duygusu zayıflar. Öğretmenle güven ilişkisi zarar görür. Öğrenci kendini güvende hissetmez.” diye konuştu.</p>
<p>Araştırmaların zorbalık eğilimleri ile okul iklimi arasında güçlü bir ilişki gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr.  Tarhan, adil kurallara sahip, herkese eşit davranan bir okul yönetiminin öğrencilerin güven duygusunu artırdığını ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Gençler sorunlarının çözülebileceğine inanırsa şiddete başvurma ihtimali azalır.” dedi.</p>
<p><strong>Travmaya duyarlı okullar yaygınlaşıyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özellikle ABD’de “travmaya duyarlı okul” modelinin yaygınlaşmaya başladığını dile getirerek, “Okul şiddeti ABD’de çok yüksek. Okula silah götüren öğrenci sayısının yüz binlerle ifade edildiği bir tablo var. Bu nedenle travmaya duyarlı okullar açılıyor. Bu okullarda sadece akademik disiplin değil, sosyal ve duygusal öğrenme programları uygulanıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu kapsamda öğrencilere sosyal-duygusal beceriler, mindfulness uygulamaları ve pozitif psikoloji temelli çalışmalar yapıldığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Psikolojik sağlamlığı artan bir çocuk hem kendi içindeki şiddeti hem de başkasının şiddetini yönetebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital çözüm merkezleri kurulmalı</strong></p>
<p>Okul ikliminde normların net biçimde belirlenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Haksızlığa uğrayan öğrenciler için dijital çözüm merkezleri oluşturulmalı. Çocuk yaşadığı sorunu mesaj yoluyla iletebilmeli ve belirli süre içinde geri dönüş alabilmeli. Böyle bir sistem işlerse çocuk duygularını biriktirmez, ifade eder ve şiddet riski azalır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dili ile “çember etkisi”…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençlerin davranış repertuarını doğrudan etkilediğini belirterek, buna “çember etkisi” adını verdi.</p>
<p>Toplumu iç içe geçmiş halkalara benzeten Prof. Dr. Tarhan, “En iç halkada yöneticiler vardır. Yöneticinin küçük bir hatası ya da kullandığı bir öfke dili, geniş halkalara büyüyerek yansır. Çocuklar ve gençler model alarak öğrenir. Makro modelde öfke varsa mikro modelde de öfke olur.” dedi.</p>
<p>Lider konumundaki kişilerin öfkeyi sorun çözme ya da hak arama yöntemi gibi kullanmasının gençler üzerinde güçlü bir model etkisi oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Beynin karar verici bölgesi olan frontal korteks 20-25 yaşına kadar tam olgunlaşmaz. 12-15 yaş en riskli dönemdir. 15-25 yaş ikinci derecede risklidir. Bu süreçte gençlerin yaptığı davranışın sonucunu fark etme ve doğru-yanlışı ayırt etme kapasitesi henüz gelişim halindedir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hukuki, sosyal ve ahlaki normlar birlikte korunmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, şiddetin yalnızca bireysel değil normatif bir sorun olduğuna işaret ederek, üç temel normun korunması gerektiğini söyledi ve “Hukuki normlara uymamak en ağır şiddet davranışıdır. Sosyal normlara uymamak, psikolojik taciz gibi davranışları artırır. Ahlaki normların zedelenmesi de farklı şiddet türlerine yol açar. Bu üç norm dengeli biçimde korunmalıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Toplumsal travmaların bu normları zayıflatabildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Pandemide yetişkinler yeni düzene adapte oldu ancak ergenler zorlandı. Beklenti ileri yaş gruplarının daha çok etkileneceği yönündeydi fakat en çok ergenler etkilendi. Sosyal medya ile aşırı temas kurdular, gelişimlerine uygun olmayan içeriklere maruz kaldılar.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Ailede açık iletişim, sınır ve duygu koçluğu eksikliği olduğunda gençlerin stresle başa çıkmak için sosyal medyaya yöneldiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “15 yaş altına sosyal medya hesabı açılması mutlaka sınırlandırılmalı. Sosyal medya şiddeti anonimleştiriyor ve sıradanlaştırıyor. Bu çok tehlikeli. Kötülüğü normalleştiriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Siber zorbalık davranış eşiğini düşürüyor</strong></p>
<p>Siber zorbalığın çevrimiçi ortamda oluşan bir “cesaret” duygusu ürettiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çevrimiçi ortamda anonimlik hissi oluşuyor. Şiddet sıradanlaşıyor ve normalleşiyor. Oysa yüz yüze ortamda kişi ‘dur, düşün, eyleme geç’ mekanizmasını kullanabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bu mekanizmanın beynin ön bölgesiyle ilgili olduğunu vurgulayarak, “Beynin fren mekanizması GABA sistemiyle, gaz mekanizması ise glutamat sistemiyle ilgilidir. Ergenlerde fren sistemi zayıf, gaz sistemi daha aktiftir. Bu nedenle gençler freni zayıf bir otomobil gibi hareket edebilir.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Aile ortamında sıcak, tutarlı ve sınır koyan bir iletişim varsa çocuğun dürtülerini daha iyi yönetebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Çocuk böyle bir ortamda yaşadığında öfkesini ailesiyle konuşur, ‘dur ve düşün’ becerisini geliştirebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Alkol beyindeki fren sistemini zayıflatıyor</strong></p>
<p>Alkol ve bağımlılık yapan maddelerin beynin “fren mekanizmasını” bozduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Alkol, beyindeki birçok reseptöre bağlanır ancak en belirgin etkisi GABA sistemi üzerindedir. Bu sistem beynin fren mekanizmasıdır. Fren devre dışı kaldığında kişi, gaz sistemi olarak tanımlanan glutamat sisteminin etkisiyle hareket eder. Bu da kontrol kaybına yol açar.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Bağımlılık beynin ödül sistemiyle ilgili</strong></p>
<p>Bağımlılığın beyindeki ödül sistemiyle bağlantılı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, dopaminin bu süreçte temel rol oynadığını ifade etti. Özellikle ergenlik döneminde anlık haz arayışının yüksek olduğuna dikkat çeken Tarhan, sosyal ve duygusal becerilerin yeterince gelişmemiş olması halinde riskin arttığını söyledi ve “Eğer aile yalnızca akademik başarıya odaklanıyorsa ve sosyal-duygusal öğrenme ihmal ediliyorsa, çocukta dürtü kontrolü zayıf olur. Bu beceriler yaşayarak ve aile içindeki psikolojik iklimle gelişir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üç ebeveynlik tarzı şiddeti tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iyi niyetle benimsenen bazı ebeveynlik tutumlarının çocuklarda öfke ve şiddet davranışlarını artırabildiğini belirterek, üç modele dikkat çekti. Baskıcı ve itaati yücelten aile yapısında sürekli eleştirilen çocukların duygularını bastırdığını, ergenlik döneminde ise ya yoğun bir isyan geliştirdiğini ya da öfkesini kendinden daha zayıf kişilere yönelttiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, bu durumun aile içinde adalet algısını zedeleyerek korku ve güvensizlik kültürüne yol açabileceğini vurguladı.</p>
<p>İhmalkâr ve gevşek disiplinli ailelerde ise sınırların belirsizliği ve yetersiz ilgi nedeniyle çocuğun ilgiyi sevgiyle karıştırdığını, dikkat çekmek için öfke ve şiddet davranışlarına başvurabildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, aşırı koruyucu, “helikopter” ebeveynlikte ise çocuğun problem çözme becerilerinin yeterince gelişmediğini engellenme karşısında daha kolay şiddete yönelebileceğini kaydetti.</p>
<p><strong>Okullarda akran zorbalığına karşı dijital çözümler</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığıyla mücadelede dünyada çeşitli yazılımların geliştirildiğini de aktararak, bu sistemlerde zorbalığa maruz kalan öğrencilerin dijital platformlar üzerinden sorular sorabildiğini, yönlendirmeler alabildiğini ve ihtiyaç halinde rehber öğretmene başvurabildiğini söyledi.</p>
<p>Şiddetin önlenmesinde aile, okul ve toplumsal normların birlikte ele alınması gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde sosyal ve duygusal eğitimin güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>
<p><strong>Okullarda sosyal-duygusal öğrenme programları uygulanmalı</strong></p>
<p>Travmaya duyarlı okul modelinin özellikle gelişmiş ülkelerde yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bu okullarda öğrencilere bilinçli farkındalık (mindfulness), öz bilinç, öz yönetim, empati ve ilişki yönetimi gibi becerilerin kazandırıldığını ifade etti.</p>
<p>Rehber öğretmenler eşliğinde uygulanan programlarda çocukların önce kendilerini tanımayı, ardından duygu ve dürtülerini yönetmeyi öğrendiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, sosyal bilinç ve empati çalışmalarının da sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi ve “Bu beceriler okulda ve ailede öğretilmezse çocuklar sosyal medyadan yanlış sosyal-duygusal modeller öğreniyor. Günümüzde çocuklar en çok neye maruz kalıyorsa onu modelliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Madde kullanımı ve ruhsal bozukluk birlikteliği risk artırıyor</strong></p>
<p>Çocuk ruh sağlığı tedavisinden taburcu edilen ergenlerde okul ve kurumlarla etik çerçevede bilgilendirme mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Duygu durum bozukluğu duyguları yönetememe hastalığıdır. Buna bir de madde kullanımı eklendiğinde şiddet davranışı riski yükselir. Bu grup en çok intihar vakalarında ve şiddet olaylarında karşımıza çıkıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Bu nedenle yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bağımlılık tedavisinde rehabilitasyonun ve “üçüncül koruma” programlarının zorunlu olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Güç gösterisini yücelten kültürler riski artırıyor</strong></p>
<p>Toplumda güç gösterisinin erkeklik normu olarak sunulmasının da şiddeti beslediğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Şiddetin erkeklik hakkı gibi sunulduğu bir kültürde çocuğun şiddete yönelmemesi çok zor. Hem aileden hem çevreden bunu öğreniyor ve onay görüyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Psikolojik sağlamlık eğitimi önerisi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, çözüm olarak sıcak, tutarlı ve sınır koyan aile ve okul ortamlarının oluşturulması gerektiğini dile getirerek, açık iletişimin hâkim olduğu, sosyal ve duygusal becerilerin sistematik şekilde öğretildiği bir eğitim modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.</p>
<p>Bilimsel metodolojisi “psikolojik sağlamlık eğitimi” olan programların müfredata eklenmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, empati eğitiminin özellikle önem taşıdığını vurguladı ve “Empati yoksunluğu şiddetin temel nedenlerinden biridir. Çocuğa yaptığı davranışın karşı tarafta ne hissettireceğini öğretmeden kalıcı değişim sağlanamaz” dedi.</p>
<p>Gelişmiş ülkelerde çocuk rehabilitasyon merkezlerinde empati farkındalığı oluşmadan taburcu işlemi yapılmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, kalıcı çözüm için tedavi ile birlikte rehabilitasyon ve sosyal-duygusal eğitim programlarının birlikte yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gencler-ergenlik-madde-kullanimi-ve-dijital-zorbalik-kiskacinda-617799">Gençler, ergenlik, madde kullanımı ve dijital zorbalık kıskacında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;de ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesine Yönelik Eğitim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirde-ilo-190-sayili-siddet-ve-taciz-sozlesmesine-yonelik-egitim-615439</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[190]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[ilo]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşmesine]]></category>
		<category><![CDATA[taciz]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ILO C190 sayılı sözleşme kapsamında “Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Eğitimi” düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirde-ilo-190-sayili-siddet-ve-taciz-sozlesmesine-yonelik-egitim-615439">Büyükşehir&#8217;de ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesine Yönelik Eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ILO C190 sayılı sözleşme kapsamında “Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Eğitimi” düzenlendi. Eğitimde konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Biz, “kadın dostu kent” anlayışını bir proje değil, bir yönetim modeli olarak benimsiyoruz. Kadınların; güvenle yaşayabildiği, ekonomik hayata katılabildiği, karar mekanizmalarında yer alabildiği, şiddetten uzak bir yaşam sürdürebildiği bir kent için çalışıyoruz” diye konuştu. </span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun 190 Sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik Politika Belgesi’ni imzalayan Türkiye ve dünyadaki ilk yerel yönetim olmuştu. ILO C190, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi ele alan ilk ve tek uluslararası sözleşme olma özelliği taşıyor.</span></span></p>
<p><span><span>Bu kapsamda çalışmalar yapan Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu işbirliğiyle “Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi” konulu farkındalık ve bilinçlendirme eğitimi düzenledi. </span></span></p>
<p><span><span>FARKINDALIK EĞİTİMİ </span></span></p>
<p><span><span>Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binasında gerçekleşen eğitim toplantısına Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, TKDF Hukuk Danışmanı Av. Umut Çiftçi, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nden Doç. Dr. Seher Demirkaya, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ceyhun Güler, ilçe belediye temsilleri ile belediye personeli katıldı. </span></span></p>
<p><span><span>KADIN DOSTU YÖNETİM MODELİ </span></span></p>
<p><span><span>Açılışta konuşan Başkan Vekili Büşra Özdemir, eğitimin sadece bilgilendirme değil, kurumsal dönüşümün de önemli bir adımı olduğuna vurgu yaparak, “ILO 190 sayılı sözleşme çalışma yaşamında güvenli, eşit ve insan onuruna yakışır bir ortamın sağlanmasını temel bir hak olarak tanımlar. Bizler, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak Kadın Dostu Kent vizyonunu yalnızca sosyal projelerle değil kurumsal uygulamalarımızla da hayata geçiriyoruz. Kadınların güçlenmesini, şiddetin önlenmesini ve eşitlik ilkesinin tüm alanlara yerleşmesini öncelikli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu eğitim sadece bir bilgilendirme değil, aynı zamanda kurumsal dönüşümün önemli bir adımıdır. Amacımız güvenli ve saygılı çalışma ortamlarını güçlendirmek ve bu konuda yerel yönetimlere örnek olmaktır” diye konuştu. </span></span></p>
<p><span><span>BÜYÜKŞEHİR, TÜRKİYE VE DÜNYA’YA ÖRNEK OLDU</span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu önemli belgeyi imzalayan ilk yerel belediye olduğunu hatırlatan Özdemir, “Kadınların; güvenle yaşayabildiği, ekonomik hayata katılabildiği, karar mekanizmalarında yer alabildiği, şiddetten uzak bir yaşam sürdürebildiği bir kent için çalışıyoruz. Amacımız güvenli ve saygılı çalışma ortamlarını güçlendirmek ve bu konuda yerel yönetimlere örnek olmaktır.  Bu vesileyle katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyor, eğitimin verimli geçmesini diliyorum. Bu vesileyle bu dönüşümü başlatan Türkiye’de bunu ilk imzacısı olan Muhittin Böcek Başkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.  </span></span></p>
<p><span><span>ANTALYA BİR İLKİ BAŞARDI </span></span></p>
<p><span><span>Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de konuşmasına Muhittin Böcek’e selamlarına ileterek başladı. Canan Güllü, “2023 yılında Muhittin Böcek, yerel yönetim olarak C190’ın imzalanmasına öncülük yaparak, Antalya bir ilki başardı ve Türkiye henüz bu sözleşmeyi imzalamadan bir politika belgesi yayınladı. Bu belgeyle Bu politika belgesini dünyada ilk imzalayan yerel belediye Antalya Büyükşehir Belediyesi oldu. İstanbul Sözleşmesinden daha çok güvendiğim bir belge. Çünkü C190 sözleşmesinin sürdürülebilir istihdamı daha çok destekleyecek ve güçlendirecektir” diye konuştu.</span></span></p>
<p><span><span>Eğitim toplantısında TKDF Hukuk Danışmanı Av. Umut Çiftçi ‘Çalışma yaşamında şiddet ve tacize mücadelede temel kavramlar’, Doç. Dr. Seher Demirkaya ile Doç. Dr. Ceyhun Güler, ‘Çalışma yaşamında temel haklar, İşyerinde şiddet ve tacizle mücadelenin ruhu’ konulu sunum yaptılar.   </span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirde-ilo-190-sayili-siddet-ve-taciz-sozlesmesine-yonelik-egitim-615439">Büyükşehir&#8217;de ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesine Yönelik Eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narlıdere Belediyesi&#8217;nden şiddete karşı sıfır tolerans</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/narlidere-belediyesinden-siddete-karsi-sifir-tolerans-615138</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 12:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayrım]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[belgesi]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[taciz]]></category>
		<category><![CDATA[tolerans]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, çalışma yaşamında şiddet, taciz ve ayrımcılığı sona erdirmeyi hedefleyen “Şiddete Karşı Tutum Belgesi”ni imzaladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narlidere-belediyesinden-siddete-karsi-sifir-tolerans-615138">Narlıdere Belediyesi&#8217;nden şiddete karşı sıfır tolerans</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, çalışma yaşamında şiddet, taciz ve ayrımcılığı sona erdirmeyi hedefleyen “Şiddete Karşı Tutum Belgesi”ni imzaladı. Başkan Erman Uzun, “Biz imzaladığımız bu sözleşmeyle, tüm Türkiye’ye Narlıdere’mizden bir mesaj vermek istiyoruz. Biz bu belgeyi sadece çalışma alanıyla sınırlamıyor, herkesin hayatının merkezine koyması gereken toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz” diye konuştu.</i></b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi, kurumsal yapısında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve her türlü şiddetin önüne geçmek adına önemli bir adım attı. Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından kabul edilen “190 sayılı İş Yaşamında Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik Politika Belgesi” ile uyumlu olarak hazırlanan Şiddete Karşı Tutum Belgesi’ni imzaladı.</p>
<p>Ulusal mevzuata uygun şekilde titizlikle hazırlanan belge; kadına yönelik şiddet başta olmak üzere, iş yerinde psikolojik taciz (mobbing), fiziksel şiddet ve her türlü ayrımcılığın önüne geçmeyi amaçlıyor. İmzalanan tutum belgesi sadece bir niyet beyanı olmanın ötesinde, somut eylem planlarını da içeriyor.</p>
<p>Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yönetilecek süreç kapsamında belediye personeline yönelik farkındalık eğitimleri düzenlenecek, şiddet ve tacizi engelleyici koruyucu mekanizmalar kurulacak, mağduriyeti önleyecek kurumsal politikalar tavizsiz bir şekilde uygulanacak. İmzalanan politika belgesi ile belediye bünyesinde görev yapan memur, işçi, sözleşmeli personel ve stajyerler dâhil tüm çalışanlar için fiziksel, psikolojik, cinsel ve dijital şiddet ile tacize karşı sıfır tolerans ilkesi benimsenecek, ayrımcılığa karşı etkin mücadele yürütülecek.</p>
<p><b>ŞİDDETLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK</b></p>
<p>Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, her türlü şiddetle mücadelenin evde, işyerinde, sokakta ve toplumun her alanında sürmesi gerektiğini ifade ederek, “Sözleşmede şiddet ve taciz konusunda cinsiyet temelli bir ayrım yapılmasa da biliyoruz ki kadınlar bu sorunlardan çok daha fazla etkileniyor. Bugün hala kadınlar; ev içi şiddet, iş yerinde ayrımcılık, ücret eşitsizliği, bakım yükleri ve toplumsal cinsiyet kalıplarıyla mücadele ediyor. İmzaladığımız bu sözleşmeyle, tüm Türkiye’ye Narlıdere’mizden bir mesaj vermek istiyoruz. Biz bu belgeyi sadece çalışma alanıyla sınırlamıyor, herkesin hayatının merkezine koyması gereken toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bizler; emeğin sömürülmediği, insan onuruna yakışır bir iş ortamının ancak toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir bakış açısıyla inşa edilebileceğine inanıyoruz. Narlıdere Belediyesi olarak, İzmir’in ve Türkiye’nin demokratik, çağdaş ve eşitlikçi yüzü olmaya devam edecek; daha eşit, daha güvenli, daha adil bir yaşam için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” diye konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narlidere-belediyesinden-siddete-karsi-sifir-tolerans-615138">Narlıdere Belediyesi&#8217;nden şiddete karşı sıfır tolerans</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yenişehir&#8217;de genç kadınlara &#8216;Güvenli ilişki&#8217; rehberi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-genc-kadinlara-guvenli-iliski-rehberi-614665</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 07:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614665</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenişehir Belediyesi ve Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü, Toros Üniversitesi öğrencisi genç kadınlar için farkındalık eğitimi ve etkileşimli atölye çalışması düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-genc-kadinlara-guvenli-iliski-rehberi-614665">Yenişehir&#8217;de genç kadınlara &#8216;Güvenli ilişki&#8217; rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Yenişehir Belediyesi ve Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü, Toros Üniversitesi öğrencisi genç kadınlar için farkındalık eğitimi ve etkileşimli atölye çalışması düzenledi. &#8220;Güvenli İlişki&#8221; ve &#8220;Flört Şiddeti&#8221; konularının ele alındığı programda, genç kadınlara yasal hakları, KADES Uygulaması ve koruyucu mekanizmalar anlatıldı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yenişehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ile Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü iş birliğinde, Toros Üniversitesi’nde öğrenim gören genç kadın öğrencilere yönelik farkındalık eğitimi ve etkileşimli atölye çalışması gerçekleştirildi. Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında planlanan koruyucu ve önleyici çalışma ile genç kadınların romantik ilişkilerde sınırlarını tanımaları, güvenli ilişki kurma becerilerini geliştirmeleri ve 6284 Sayılı Kanun ile KADES uygulaması hakkında bilinçlenmeleri hedeflendi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İLİŞKİLERDE DUYGUSAL GÜVENLİK VE SAĞLIKLI SINIRLAR</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Etkinliğin ilk bölümünde, Yenişehir Belediyesi bünyesinde görev yapan Uzman Psikolog Gülnihal Bilim tarafından “Bağlanma Stilleri”, “Güvenli İlişki” ve “Flört Şiddeti Farkındalığı” konularında eğitim verildi. Romantik ilişkilerde bağlanma biçimleri, duygusal ihtiyaçlar ve güvenli ilişki kavramının ele alındığı programda; flört şiddetinin erken belirtilerini tanıyabilme, manipülatif ve kontrol edici davranışları ayırt edebilme ve sağlıklı sınır koyabilme becerilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapıldı. Deneyim odaklı uygulamalar sayesinde katılımcıların kendi ilişki davranışlarını fark etmeleri ve ilişkilerde duygusal güvenlik algılarını güçlendirmeleri amaçlandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>YASAL HAKLAR VE KORUYUCU MEKANİZMALAR ANLATILDI</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Programın ikinci bölümünde ise Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü’nden Psikolog Selin Yaylalı tarafından kadına yönelik şiddetin türleri, etkileri ve başvuru yolları hakkında bilgilendirme yapıldı. 6284 Sayılı Kanun kapsamında sunulan koruyucu ve önleyici tedbirler aktarılırken, şiddet riskinde hızlı destek alınmasını sağlayan KADES uygulamasının önemi vurgulandı. Böylece katılımcıların hem yasal haklarını öğrenmeleri hem de destek mekanizmalarına erişim konusunda güçlenmeleri hedeflendi. Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencilerinin yoğun katılım gösterdiği eğitimde, sağlıklı bir toplumun temelinin güvenli ilişkiler üzerine kurulduğuna dikkat çekildi. Bireyin başkalarına güvenli bir alan sunabilmesi için öncelikle kendi sınırlarını tanıyıp koruyabilmesinin önemi vurgulandı. Yenişehir Belediyesi ve Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü iş birliğinde, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında üniversite gençliğine yönelik koruyucu ve önleyici çalışmaların sürdürüleceği bildirildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>BAŞKAN ÖZYİĞİT“YENİŞEHİR’DE HİÇBİR KADIN KENDİNİ YALNIZ HİSSETMEYECEK”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans ilkesiyle hareket ettiklerini ifade eden Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyğit, &#8220;Kadına yönelik şiddetle mücadele sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümü mücadelesidir. Yenişehir Belediyesi olarak biz, şiddetin her türlüsüne &#8216;sıfır tolerans&#8217; ilkesiyle hareket ediyoruz. Ancak bu mücadelede en güçlü gücümüz eğitim ve farkındalıktır. Genç kadınlarımızın ilişkilerinde sınırlarını bilmesi, duygusal manipülasyonu tanıyabilmesi ve en önemlisi yasal haklarına hâkim olması, sağlıklı bir toplumun inşası için hayati önem taşıyor. Yenişehir Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü ile gerçekleştirdiğimiz bu kıymetli iş birliğiyle, gençlerimizi koruyucu mekanizmalarla güçlendiriyoruz. Yenişehir’de hiçbir kadın kendini yalnız hissetmeyecek; biz her zaman yanlarında olmaya, onları hem sosyal hem de hukuki anlamda desteklemeye devam edeceğiz” dedi. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-genc-kadinlara-guvenli-iliski-rehberi-614665">Yenişehir&#8217;de genç kadınlara &#8216;Güvenli ilişki&#8217; rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgililik kültürü dönüşüyor &#8220;şiddet ve hiyerarşi&#8221; romantize ediliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sevgililik-kulturu-donusuyor-siddet-ve-hiyerarsi-romantize-ediliyor-612843</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 09:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Biçimlerini]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Figürü]]></category>
		<category><![CDATA[hiyerarşi]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[romantize]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililik]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla sevgililik kültüründeki dönüşümü değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililik-kulturu-donusuyor-siddet-ve-hiyerarsi-romantize-ediliyor-612843">Sevgililik kültürü dönüşüyor &#8220;şiddet ve hiyerarşi&#8221; romantize ediliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla sevgililik kültüründeki dönüşümü değerlendirdi.</p>
<p><strong>Türkiye’de sevgililik ilişkileri muhtelif görünümler sergiliyor</strong></p>
<p>Son yıllarda sevgililik kavramının dönüşüm geçirdiğini ifade eden Dr. Berat Dağ, Türkiye’de eşzamanlı olarak farklı ilişki biçimlerinin yaşandığını söyledi.</p>
<p>“Türkiye&#8217;de sevgililik ilişkilerinin son süreçte muhtelif görünümleri olduğu ifade edilebilir. Ülkede eşzamanlı olarak güven, sevgi ve saygıya dayalı uzun süreli ilişkiler görülebildiği gibi, bu ilişkilerin bunun tersini kapsayan kısa süreli örnekleri de mevcuttur” diyen Dr. Berat Dağ, aşırı bireycileşmenin bazı ilişkileri eşitsiz ve baskıcı bir zemine taşıdığını kaydetti.</p>
<p>Toplumda tarihî değerlerle yeni kazanımların bir arada var olduğuna işaret eden Dr. Dağ, “Bugün tarafların kendi bireyselliğini muhafaza ederek birbiriyle itidalli etkileşimler kurma biçimlerini çoğullaştırmak kritiktir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Medyadaki erkek figürü ataerkillik </strong></p>
<p>Televizyon dizileri ve dijital platformlarda sıkça görülen “güçlü, sert, mafyatik erkek” figürünün romantize edilmesini de değerlendiren Dr. Dağ, bunun toplumsal cinsiyet inşasıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.</p>
<p>“Konvansiyonel ve yeni medyada sıklıkla karşılaşılan erkek figürünün, ataerkillik ve kapitalizmin şekillendirdiği bir toplumsal cinsiyet inşasıyla ilişkisi olduğu düşünülebilir” diyen Dr. Berat Dağ, medyanın bu süreci süreklileştiren önemli aygıtlardan biri olduğunu belirtti.</p>
<p>Bu figürün dışında kalan bireylerin hayatın farklı alanlarında daha kolay sömürülebileceğine ve baskı altında kalabileceğine dikkat çeken Dr. Dağ, “Bu bağlamda medyanın kahiri ekseriyetinin erkek tahakkümüne rıza gösterilen bu süreci süreklileştiren aygıtlardan biri olduğu vurgulanmalıdır. Medyalar ve toplumsal cinsiyet inşalarının karşılıklı etkileşimi bağlamında bu figürün dışında kalanların doğduğu ailede, okulda, arkadaşlık ortamında, sevgililik ilişkilerinde, kendi kurduğu ailede, işte ve siyasi hayatta hem sömürülmesi hem de baskı altında kalması kolaylaşmaktadır.” diye konuştu.     </p>
<p><strong>Şiddet ve hiyerarşi temelli ilişki biçimi yaygınlaşıyor</strong></p>
<p>Gençlerin partner seçimlerinde “güçlü, sert, mafyatik erkek” karakterlerinin etkili olup olmadığını da değerlendiren Dr. Berat Dağ, şiddet ve hiyerarşiye dayalı ilişki biçimlerinin zaten toplumsal zeminde ivme kazandığını ifade etti.</p>
<p>Şiddet ve hiyerarşiye dayalı ilişki biçiminin, ülkede zaten ivme kazanarak süreklilik gösteren bir nitelik taşıdığını dile getiren Dr. Dağ, “Bu yapının taklit yoluyla toplumsal düzeyde yaygınlaşması ise partner ilişkilerini olumsuz etkilemektedir. Bireyin nedensizlik üzerinden geometrik olarak artan sahici bir sevgi duygusunu çoğullaştırmaya çalışması oldukça önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Mafyatik ya da toksik ilişki modelleri ‘çekici’ sunuluyor</strong></p>
<p>Mafyatik ya da toksik ilişki modellerinin ‘çekici’ olarak sunulmasının şiddeti normalleştirip normalleştirmediğine ilişkin ise Dr. Dağ, “Şiddet ve hiyerarşi üzerinden şekillenen ilişkilerin meşrulaşması noktasında birçok farklı etkenden söz etmek mümkün. Bu etkenlerden biri de yıkıcı ilişki biçimlerinin doğal ve çekici olduğuna doğrudan veya dolaylı olarak işaret eden söz ve eylemlerdir. Dolayısıyla toplumsal kurumların eşgüdümlü olarak zengin, başarılı, hâkim ve güçlü bir erkekliği meşrulaştırması süreci, aslen uzun sürelidir.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Date kültürü olumlu nitelikler barındırıyor ancak…</strong></p>
<p>Son yıllarda yaygınlaşan “date” kültürüne de değinen Dr. Berat Dağ, “Bireylerin bir ilişkiye başlamadan önce belli aralıklarla randevulaşarak buluşması, aslında birçok olumlu niteliği içermektedir. Bu sayede tarafların birbirine karşı neler hissettiğini anlamlandırması mümkün hale gelmektedir. Fakat tabii her aşırılığın zıddına inkılap ettiği hatırlanırsa bu buluşma ilişkilerinin geldiği konumda hiçbir sorunun ortaya çıkmadığını iddia etmek de güçtür.” diye konuştu.</p>
<p>Salt anlık hazlara odaklanan bireyci eğilimlerin ilişki biçimlerini araçsallaştırabildiğini ifade eden Dr. Dağ, bunun kimseye yabancı gelmeyen bir eğilim olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><strong>Toplumsal yalnızlaşmaya karşı direnç de var</strong></p>
<p>Flört, sevgililik gibi kavramların artmasının toplumsal yalnızlığa işaret edip etmediğine ilişkin ise Dr. Dağ, bireyin giderek tecrit edildiği bir dönemde yaşandığını söyledi.</p>
<p>“Bireylerin kendisini tamamen çevresinden soyutlaması kadar birbiriyle çeşitli şekillerde etkileşim kurmaya çabalaması da toplumsal yalnızlaşmaya karşı oluşan bir direnç olarak değerlendirilebilir” diyen Dr. Dağ, bu direncin neden siyasi, iktisadi ve zihniyetsel açıdan bütüncül biçimde ele alınmadığının önemli bir soru olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>Gençleri anlamadan değer aktarılamaz</strong></p>
<p>“Gençleri anlamaya çalışmadan onlara herhangi bir şey anlatmak mümkün değildir. Gençlere yekten yoz, saygısız ve cahil gibi ideolojik etiketlerle yaklaşmak toplumsal sorunları artırmaktan başka bir işe yaramaz” diyen Dr. Dağ, yatay bir iletişim zemininin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Dr. Berat Dağ, “Dolayısıyla gençlerle olabildiğince yatay düzlemde kalarak güven, sevgi, saygı, vefa, sadakat, dayanışma ve özveri gibi değerler üzerinde düşünmeye çalışmak anlamlı bir başlangıç olabilir. Daha açık bir şekilde gençlerin hangi araçlar, modalar ve sanatlarla neden ve nasıl etkileşime girdiği anlaşılmadan tarihî olumlu değerlerin toplumsallaşmasını sağlayacak tartışma mecralarını oluşturmak zordur.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgililik-kulturu-donusuyor-siddet-ve-hiyerarsi-romantize-ediliyor-612843">Sevgililik kültürü dönüşüyor &#8220;şiddet ve hiyerarşi&#8221; romantize ediliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile Hekimine Şiddet ! Hekim Birliği Sendikasından Sert Tepki !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aile-hekimine-siddet-hekim-birligi-sendikasindan-sert-tepki-608490</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 07:29:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[hekim]]></category>
		<category><![CDATA[hekimine]]></category>
		<category><![CDATA[sendikasından]]></category>
		<category><![CDATA[sert]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608490</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Selçuklu Şehit Ufuk Başarı ASM’de henüz sırası gelmeden muayene olmak isteyen bir kişinin aile hekimine saldırdığı; parmağını ısırdığı yumruklarla darp edildiği ifade edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-hekimine-siddet-hekim-birligi-sendikasindan-sert-tepki-608490">Aile Hekimine Şiddet ! Hekim Birliği Sendikasından Sert Tepki !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıkta şiddet devam ederken, bir şiddet haberi de Konya’dan geldi.</p>
<p><span>Konya Selçuklu Şehit Ufuk Başarı ASM’de henüz sırası gelmeden muayene olmak isteyen bir kişi, aile hekimine saldırmış; parmağını ısırmış, yumruklarla darp edildi. Konu hakkında açıklama yapan Hekim Birliği Sendikası yöneticileri, “Saldırı sonucunda hekimin kulağında yırtılma meydana gelmiş, kulak zarı delinmiştir. Kamu görevlisine karşı görevi başında işlenen ve kalıcı hasara yol açabilecek bu saldırı, kasten yaralama suçunun nitelikli hali kapsamında olduğu gibi, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin katalog suçlardan sayılması nedeniyle de failin derhal tutuklanmasını gerektiren yasal koşulları tam olarak oluşturmaktadır. Bu artık münferit bir olay değil, cezasızlığın ürettiği sistematik şiddettir. Hekim Birliği olarak; </span><span> Aile hekimimize gerekli tüm hukuki desteği vereceğiz. </span><span> Bu saldırıyı gerçekleştiren canilerin tutuklanması için elimizden geleni yapacağız. Sağlık Bakanlığı’na bir kez daha çağrımızdır: Sağlık kurumlarında etkin güvenlik önlemleri derhal alınmalı, sağlık çalışanlarına yönelik şiddette caydırıcı ve ağır cezalar istisnasız uygulanmalıdır. Talebimiz açıktır: Fail derhal tutuklanmalı, sağlık hizmetlerinden men edilmelidir. Hekime uzanan her el, toplumun sağlığına uzanmıştır” dedi. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) </span></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/aile-hekimine-siddet-hekim-birligi-sendikasindan-sert-tepki-0-6mtiErNA.jpeg"/></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-hekimine-siddet-hekim-birligi-sendikasindan-sert-tepki-608490">Aile Hekimine Şiddet ! Hekim Birliği Sendikasından Sert Tepki !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü&#8217;nde &#8220;Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü&#8221; Ele Alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-siddetle-mucadelede-yerel-yonetimlerin-rolu-ele-alindi-606787</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 13:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimlerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606787</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü” eğitim programında toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddet türleri, hukuki mekanizmalar, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-siddetle-mucadelede-yerel-yonetimlerin-rolu-ele-alindi-606787">Beylikdüzü&#8217;nde &#8220;Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü&#8221; Ele Alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü” eğitim programında toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddet türleri, hukuki mekanizmalar, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. <br />Beylikdüzü Belediyesi, Türkiye Belediyeler Birliği ve Ankara Barosu Gelincik Merkezi iş birliğinde hazırlanan “Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü” eğitim programına ev sahipliği yaptı. Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitim programında, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetle mücadele çok yönlü olarak ele alındı. Ankara Barosu Gelincik Merkezi avukatları Cemre Arı ve Nur Banu Satılmış’ın konuşmacı olarak katıldığı programda; şiddetin temelleri, türleri ve toplumsal boyutları, hukuki mekanizmalar ile yerel yönetimlerin bu alandaki sorumlulukları masaya yatırıldı.<br />Avukatlar deneyimlerini aktardı<br />Gün boyu süren eğitimde Avukat Cemre Arı, Gelincik Merkezi’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verirken, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetin nedenleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Mesleki deneyimlerinden örnekler paylaşan Arı, şiddetin farklı türlerini ve toplum üzerindeki etkilerini somut vakalarla anlattı. Avukat Nur Banu Satılmış ise 6284 sayılı kanun başta olmak üzere, şiddetle mücadelede kullanılan hukuki mekanizmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları ile iyi uygulama örneklerinin ele alındığı eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinde çözüm önerileri ve genel değerlendirme ile sona erdi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-siddetle-mucadelede-yerel-yonetimlerin-rolu-ele-alindi-606787">Beylikdüzü&#8217;nde &#8220;Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü&#8221; Ele Alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklukta görülen şiddet beyni ve davranışı değiştiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklukta-gorulen-siddet-beyni-ve-davranisi-degistiriyor-601599</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 07:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyni]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklukta]]></category>
		<category><![CDATA[davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[değiştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Sultan Tarlacı]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601599</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şiddeti genetik, çevresel ve nörobiyolojik boyutlarıyla ele alarak, özellikle çocuklukta maruz kalınan şiddetin beyin gelişimi, kişilik oluşumu ve ileriki yaşamda suç eğilimini nasıl etkilediği hakkında bilgi verdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklukta-gorulen-siddet-beyni-ve-davranisi-degistiriyor-601599">Çocuklukta görülen şiddet beyni ve davranışı değiştiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şiddeti genetik, çevresel ve nörobiyolojik boyutlarıyla ele alarak, özellikle çocuklukta maruz kalınan şiddetin beyin gelişimi, kişilik oluşumu ve ileriki yaşamda suç eğilimini nasıl etkilediği hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Fiziksel şiddet, ruhsal yapıyı; ruhsal şiddet de fiziksel yapıyı etkiler! </strong></p>
<p>Şiddetin hem ruhsal ve hem de fiziksel olabileceğini aktaran Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “İnsan ruhsal ve bedensel yapıdan oluşur. Bu iki kavram sıkı ilişki içerisindedir. Dolayısıyla bedene alınan bir şiddet, ruhsal yapıyı etkileyebilir.” dedi.</p>
<p>Ruhsal alınan bir şiddetin de aynı doğrultuda fiziksel yapıyı bozabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarlacı, “İki kavram da insanda iç içe geçtiği için ayırmak pek kolay olmayabilir. Şiddete maruz kalan kişide ruhsal, fiziksel, psikolojik veya cinsel bir değişim olur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Beynin ön bölgesi hasar gördüğünde empati ve öz kontrol bozulur, suç ve şiddet eğilimi artar! </strong></p>
<p>Şiddet uygulayan kişide kendine özgü beyinsel kişilik davranış özelliği olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Âşık biri, sevdiği kişi tarafından reddediliyorsa beyin bir yas durumuna girer. Depresyon, üzüntü ve ağlama vardır ancak beynine bakıldığında büyük bir acı görürüz.” dedi.</p>
<p>Suçlu beyin özelliğinin çok boyutu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarlacı, “1848’li yıllarda beyni hasar görmüş kişilerin davranışlarının değiştiği görüldü. Araştırmalar neticesinde, öz kontrolümüzün bulunduğu beynin ön bölgesi hasar gördüğünde empati, normlara uyma, öz kontrolün bozulduğu ve yaptığı eylemin sonucunu tahmin edememe gibi bulgular saptandı. Bunun sonucunda da suç ve şiddet eğilimi artar.” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Zekânın yüzde 50’si anne-babadan, diğer yüzde 50’si ortam etrafında şekilleniyor! </strong></p>
<p>Aileden gelen genetik bağlantıların da suça yatkınlık olasılığını artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Beynin kimyasını dengeleyen bir enzim ya da beyindeki kimyasalı parçalayan bir protein vardır. Bu kısım, olası bir gen alımında şiddet özelliğinin arttığını bize göstermiştir. Diğer adı savaşçı gendir. Ama bu tek başına suçlu sayılmaz.” dedi.</p>
<p>Çevre faktörlerinin de etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarlacı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Beyin, anne karnından 21 yaşına kadar gelişme gösterir. O süreç içerisinde beslenmenizden soluduğunuz hava ve duygu-iletişim durumunu kazanıp kazanmama gibi faktörler de ekleniyor. Genetik kaderi kabul etmiyoruz. Zekânın yüzde 50’si anne-babadan, diğer yüzde 50’si ortam etrafında şekillenir. Halk arasında psikopat dediğimiz ve sürekli suç işlemeye meyli olan insanlar da var. Bu insanlarda beyin bölgesinde empati ve öz kontrol eksikliği görülmüş. Ancak psikopat beyin de olsa toplum, kültür, aile, iyi eğitim ve destek bu insanı tamamen suç işlemeyen bir birey haline çevirebiliyor.” </p>
<p><strong>Çocuğa erken yaşta şiddet uygulanırsa bu durum beynin bir sanat eserine dönmesini engeller!</strong></p>
<p>Ailenin ilk öğrenme ortamı olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Eğer ailede sevgi görülmüş, dinlenilmiş, duygularını ifade eden bir birey olarak yetişmişse, baskı yapılmamışsa ve şiddetten uzaklaştırılmışsa ileride o çocuk iyi bir insan haline gelir. Çocuklar konuşmadıkları dönemlerde aynalama yaparlar. Erken yaşta şiddet uygulanırsa bu durum beynin bir sanat eserine dönmesini engeller.” dedi.</p>
<p>İki kardeşin birbirinden tamamen farklı davranışlar gösterdiğine işaret eden Prof. Dr. Tarlacı, “Biz anne-babamızdan genleri alırken onların tüm kopyalarını almayız. Yarı anneden ve yarı babadan alıyoruz. Kendi içerisinde çaprazlaşma dediğimiz bir durum ortaya çıkıyor. Kişilik ve mizaç anne ve babamızdan otomatik olarak gelir. Karakteri ise toplum, aile ve okul gibi unsurlar şekillendirir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Çocuk şiddet gördüğünde sadece onu öğrenmiyor, beynin olgunlaşma işlevi de bozuluyor! </strong></p>
<p>Dönemlere bağlı genetik olarak biyolojik çeşitlilik olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Belli bir kesim daha yaratıcı, üretken olabilirken stres, baskı ve hayattaki zorluklarla daha kolay başa çıkabiliyor. Diğer bir kesimi ise yaratıcılığı az, hayatla mücadeleden kaçınan bireyler olarak görüyoruz. Çocuk, ailede şiddeti bir çözüm yolu olarak görmüşse bunu kendine modeller.” dedi.</p>
<p>Beyin açısından bakıldığında erkeklerin 24, kadınların 21 yaşında hayatla mücadele edebilecek bireylere dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Sultan Tarlacı sözlerini söyle tamamladı:</p>
<p>“Çocuk şiddet gördüğünde sadece onu öğrenmiyor, beynin olgunlaşma işlevi de bozuluyor. Hücreler arası bozukluk ve duygu durum bozukluğu da ortaya çıkabiliyor. Bu insan, insanlara hem az güvenir hem de dünyayı tehdit olarak görmeye başlar. 20-30 senedir takip edilen çocuklar var. Hayvana şiddet, okuldan kaçma ve akranlarına zorbalık gibi 12 parametre dikkate alındığı zaman, ilkokul veya ortaokul döneminde görülmüşse ileride yasal ve kriminal bir dosyası oluyor. O halde bu çocuklarla ilgili tedbirler alınabilir. Hiçbir çocuk şiddeti talep etmez. Hiperaktif çocukların fazla hareketli olmasının illaki bir anlamı vardır. Onu anlayıp ona göre bir çözüm yolu bulmak gerekiyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklukta-gorulen-siddet-beyni-ve-davranisi-degistiriyor-601599">Çocuklukta görülen şiddet beyni ve davranışı değiştiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Stadyumu&#8217;nda kadına şiddete karşı güçlü mesaj verildi; &#8220;Kadına el kalkamaz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocaeli-stadyumunda-kadina-siddete-karsi-guclu-mesaj-verildi-kadina-el-kalkamaz-600415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 13:41:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[Pankart]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[stadyumu]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig 17. Haftanın açılış maçında Kocaelispor sahasında Antalyaspor’u konuk etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-stadyumunda-kadina-siddete-karsi-guclu-mesaj-verildi-kadina-el-kalkamaz-600415">Kocaeli Stadyumu&#8217;nda kadına şiddete karşı güçlü mesaj verildi; &#8220;Kadına el kalkamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig 17. Haftanın açılış maçında Kocaelispor sahasında Antalyaspor’u konuk etti. 2 kardeş takım futbolcuları maç öncesinde toplumsal farkındalığı arttırmak için kadına yönelik şiddete dikkat çeken pankart açtı.</p>
<p><b>FUTBOLCULAR KADINA ŞİDDETE KARŞI PANKART TAŞIDI</b></p>
<p>Karşılaşma öncesi seremoniye çıkan futbolcular, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “KADINA EL KAL-KA-MAZ, KADINA ŞİDDET İNSANLIK SUÇUDUR” ifadelerinin yer aldığı pankartlar taşıdı. Tribünleri dolduran binlerce futbolseverin tanıklık ettiği anla birlikte, kadına yönelik şiddete karşı net ve güçlü bir duruş sergilendi. Taraftarlar ise futbolculara alkışları ve ıslıklarıyla destek verdi.</p>
<p><b>DEVRE ARASINDA FARKINDALIK VİDEOSU İZLETİLDİ</b></p>
<p>Kadına yönelik şiddete dikkat çekecek farkındalık etkinliği pankartla sınırlı kalmadı. Karşılaşmanın devre arasında, kadına yönelik şiddetle mücadeleye dikkat çekmek amacıyla hazırlanan özel farkındalık videosu taraftarlara izletildi. Stadyumun skorbord ekranlarında yayınlanan video aracılığıyla sporseverlere, şiddetin hiçbir gerekçesinin olamayacağı ve toplumsal sorumluluğun herkes için ortak olduğu mesajı verildi. Sporun birleştirici gücünden yararlanarak toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan farkındalık etkinliğiyle kadına yönelik şiddetle mücadelenin kamu kurumlarının, spor kulüplerinin ve toplumun tüm kesimlerinin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekildi.</p>
<p><b>TRİBÜNLERDEN GELEN GÜÇLÜ DESTEK</b></p>
<p>Farkındalık etkinliği, tribünlerden gelen güçlü destekle taçlandı. Taraftarlarca açılan “KADINA EL KAL-KA-MAZ, KADINA ŞİDDET İNSANLIK SUÇUDUR” pankartı, stadyumda yankı bulan mesajın toplumun her kesiminde karşılık bulduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocaeli-stadyumunda-kadina-siddete-karsi-guclu-mesaj-verildi-kadina-el-kalkamaz-600415">Kocaeli Stadyumu&#8217;nda kadına şiddete karşı güçlü mesaj verildi; &#8220;Kadına el kalkamaz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankaya&#8217;da &#8220;Sporda Kadına Yönelik Dijital Şiddet&#8221; Paneli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayada-sporda-kadina-yonelik-dijital-siddet-paneli-598429</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 08:36:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[paneli]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sporda]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598429</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, kadınların sporda güçlenmesine yönelik önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-sporda-kadina-yonelik-dijital-siddet-paneli-598429">Çankaya&#8217;da &#8220;Sporda Kadına Yönelik Dijital Şiddet&#8221; Paneli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Çankaya Belediyesi, kadınların sporda güçlenmesine yönelik önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. TED Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Merkezi ve KASFAD iş birliğiyle düzenlenen “Sporda Kadına Yönelik Dijital Şiddet” paneli, uzmanları ve katılımcıları bir araya getirerek konuyu farklı boyutlarıyla ele aldı.</b></p>
<p>Çankaya Belediyesi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların sporda güçlenmesi adına önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. TED Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Merkezi ve Kadınlar için Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği (KASFAD) iş birliğiyle düzenlenen “Sporda Kadına Yönelik Dijital Şiddet: Deneyimler, Politikalar” başlıklı panel, uzman konuşmacıları ve katılımcıları bir araya getirdi.</p>
<p><b>ÇÖZÜM VE POLİTİKA ÖNERİLERİ MASAYA YATIRILDI</b></p>
<p>Panelin moderatörlüğünü KASFAD Yönetim Kurulu Başkanı Canan Koca üstlendi. Konuşmacılar arasında ise Dünya Şampiyonu Taekwondo sporcusu İrem Yaman ile akademisyen ve güvenli spor uzmanı Pınar Öztürk yer aldı.</p>
<p>Etkinlikte, spor alanında kadına yönelik dijital şiddetin boyutları, sporcu kadınların yaşadığı deneyimler, çözüm önerileri ve politika önerileri ayrıntılı şekilde ele alındı. Konuşmacılar, kadın sporcuların dijital platformlarda uğradığı nefret söylemi, taciz ve tehditlere ilişkin somut örnekler paylaştı; güvenli spor alanları oluşturmak için atılabilecek adımlar tartışıldı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayada-sporda-kadina-yonelik-dijital-siddet-paneli-598429">Çankaya&#8217;da &#8220;Sporda Kadına Yönelik Dijital Şiddet&#8221; Paneli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhsan Taş: &#8216;Ekrandaki şiddet gerçek hayata taşınıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ihsan-tas-ekrandaki-siddet-gercek-hayata-tasiniyor-597521</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 23:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[ekrandaki]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[hsan]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[taşınıyor]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597521</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk sinemasının ödüllü yapımcı ve yönetmenlerinden İhsan Taş, son dönemde toplumda artan şiddet olaylarının en önemli nedenlerinden birinin televizyon dizilerinde yer alan olumsuz içerikler olduğunu belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ihsan-tas-ekrandaki-siddet-gercek-hayata-tasiniyor-597521">İhsan Taş: &#8216;Ekrandaki şiddet gerçek hayata taşınıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinemasının ödüllü yapımcı ve yönetmenlerinden <strong>İhsan Taş</strong>, son dönemde toplumda artan şiddet olaylarının en önemli nedenlerinden birinin televizyon dizilerinde yer alan olumsuz içerikler olduğunu belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p>“Bugün ekranlara baktığımızda dizilerin büyük çoğunluğunda ya şiddet yüceltiliyor ya da ahlaki değerler hiçe sayılıyor. Kadınlara, çocuklara ve hayvanlara yönelik şiddetin temelinde, bu dizilerdeki özendirici sahnelerin etkili olduğunu düşünüyorum. Bu yapımlar, toplumun temel taşı olan aile bağlarını zedeliyor ve bireyler arasındaki güven duygusunu yok ediyor.” diyen Taş, <strong>RTÜK’ün</strong> bu konuda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>“Yurt Dışında da, Yanlış Algı Oluşuyor”</strong></p>
<p>İhsan Taş, dizilerin sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da milyonlarca izleyiciye ulaştığını hatırlatarak, bu durumun ülkemizin sosyal yapısına dair yanlış algılar oluşturduğunu şu sözlerle ifade etti: “Yurt dışındaki izleyiciler, Türk halkının ekranda gördükleri gibi yaşadığını sanıyor. Bu da kültürel imajımızı zedeliyor, gerçek Türkiye’yi gölge altında bırakıyor.”</p>
<p><strong>“Ekranlar Sevgi ve Umut Taşımalı”</strong></p>
<p>İhsan Taş, yapımcılara ve senaristlere çağrıda bulunarak, ekranlarda şiddet, yozlaşma ve kaos yerine; sevgi, umut, etik değerler ve toplumsal birliktelik gibi kavramların öne çıkarılması gerekir. Gelecek nesilleri korumak istiyorsak, bugün ekranda ne sunduğumuza dikkat etmek zorundayız” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>İHSAN TAŞ KİMDİR?</strong></p>
<p>1980 yılında Batman’da doğan İhsan Taş, 1996’da İstanbul’a yerleşerek sanat dünyasına adım attı. Gazete ve dergilerdeki çalışmalarının ardından 2012 yılında kendi soyadını taşıyan <strong>TAŞ FİLM</strong> yapım şirketini kurdu.</p>
<p>Ödüllü yapımcı ve yönetmen Taş, ilk filmi <strong>“Kaçış 1950”</strong> ile büyük bir çıkış yakaladı. Film, vizyona girmeden TRT tarafından satın alınarak bir ilke imza attı ve yayınlandığı her dönemde yüksek reyting başarısı elde etti.</p>
<p>Ardından <strong>“Temel ile Dursun İstanbul’da”</strong>,<strong> “Parayı Bulduk”</strong>,<strong> “Filme Gel” </strong>ve<strong> “Dedemin Gözyaşları”</strong> gibi birçok başarılı projeye imza atan Taş, filmlerinde hem Yeşilçam’ın usta isimlerini hem de genç yetenekleri bir araya getirerek Türk sinemasına yeni bir soluk kazandırdı</p>
<p>Son filmi <strong>“Dedemin Gözyaşları”</strong>, hem gişede büyük başarı elde etti hem de bir çok prestijli festivalden ödüllerle döndü.</p>
<p>Sinemada toplumsal duyarlılığı ön planda tutan Taş, “<strong>Sihirli Piyano – Dedemin Gözyaşları</strong>” adlı kitabının tüm gelirini lösemi hastalarına bağışlayarak sanatın sadece perdeyle sınırlı olmadığını bir kez daha gösterdi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ihsan-tas-ekrandaki-siddet-gercek-hayata-tasiniyor-597521">İhsan Taş: &#8216;Ekrandaki şiddet gerçek hayata taşınıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paramedikler yoğun iş yükü, şiddet ve yanlış ihbarlarla mücadele ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/paramedikler-yogun-is-yuku-siddet-ve-yanlis-ihbarlarla-mucadele-ediyor-596920</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 09:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[acil]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Sağlık Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Durumlarda]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ihbarlarla]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[paramedikler]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<category><![CDATA[yükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596920</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, 1–7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede acil sağlık hizmetlerinin önemine ve paramediklerin sahadaki kritik rolüne dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paramedikler-yogun-is-yuku-siddet-ve-yanlis-ihbarlarla-mucadele-ediyor-596920">Paramedikler yoğun iş yükü, şiddet ve yanlış ihbarlarla mücadele ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, 1–7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede acil sağlık hizmetlerinin önemine ve paramediklerin sahadaki kritik rolüne dikkat çekti.</p>
<p><strong>Acil sağlık hizmetlerinde nitelikli insan gücü hedefleniyor</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, İlk ve Acil Yardım Programı’nın amacını anlatırken, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“İlk ve Acil Yardım Programı; hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde verilmesini sağlamak amacıyla eğitim veren bir ön lisans programıdır. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı olarak amacımız; hastalık ve kaza sırasında hasta ve yaralılara temel ve ileri yaşam desteği yapabilen, her türlü travma ve acil yaklaşım gerektirecek durumlarda acil tıbbi müdahaleleri uygulayabilen, hasta ve yaralıların güvenli bir şekilde hastaneye transferini sağlayabilen, acil durumlarda diğer sağlık personelleri ve ilgili kişilerle etkili iletişim kurabilen, takım çalışmasına uyumlu, alanıyla ilgili sorunları tanımlayan ve çözüm önerileri geliştirebilen, çağdaş, insan odaklı, etik ilkelere öncelik veren, bilim ve teknolojik gelişmeleri takip eden, bilgili ve donanımlı sağlık personelleri yetiştirmektir.”</p>
<p><strong>Acil sağlık personelinde olmazsa olmaz yeterlilikler</strong></p>
<p>Mezunlardan beklenen yetkinlikleri sıralayan Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, “Hayatı tehdit eden durumları erkenden tanıyabilme, gerekli ilk ve acil müdahaleyi uygun şekilde yapabilme, hastayı stabilize ederek güvenli bir şekilde transferini sağlayabilme, acil ekipmanları ve teknolojiyi etkin kullanabilme, hızlı karar verebilme, sakin ve profesyonel davranabilme ve etkili iletişim kurabilme mezunlardan beklenen yetkinliklerdir.” dedi.</p>
<p><strong>Acil durumlarda paramediklerin rolü vazgeçilmez…</strong></p>
<p>Paramediklerin giderek artan rolünü değerlendiren Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, şunları söyledi:</p>
<p>“Acil sağlık hizmetleri sunumunda aktif olarak görev yapan paramediklerin rolü gün geçtikçe daha kritik ve vazgeçilmez hale gelmektedir. Artan nüfus ve şehirleşme ile artan acil sağlık hizmetlerine ihtiyaç bu nedenlerin başında gelmektedir. Acil sağlık hizmetlerine ihtiyaç tek bir hasta veya olay üzerinden olabileceği gibi, toplu olaylar ve afetler gibi durumlardan kaynaklı da olabilmektedir. Sağlık alanındaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerden dolayı sağlık hizmetlerinden beklentiler de artmaktadır. Acil durumlarda hızlı müdahale ve altın saatlerin öneminden ötürü paramedikler vazgeçilmez roldedirler.”</p>
<p><strong>Paramedikler yoğun iş yükü, şiddet ve yanlış ihbarlarla mücadele ediyor</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, sektörde paramediklerin karşılaştığı zorluklara da dikkat çekerek, “Paramediklerin karşılaştığı sorunlar; iş yükü, uzun çalışma saatleri, şiddet olayları ve güvenlik problemleri, fiziksel ve psikolojik yıpranma, bulaş riski, yanlış ihbarlar, ambulansın olay yerine veya hastaneye erişim sorunları, atanma ve iş bulma sorunlarıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Yapay zeka acil sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olacak</strong></p>
<p>Acil sağlık hizmetlerinin geleceğine ilişkin öngörülerini paylaşan Öğr. Gör. Ayşe Bağlı, “Gelişen bilişim sisteminin acil sağlık hizmetlerinin yürütülmesine katkı sağlaması, yapay zeka ve teknolojinin acil bakımın standart bir parçası olması” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paramedikler-yogun-is-yuku-siddet-ve-yanlis-ihbarlarla-mucadele-ediyor-596920">Paramedikler yoğun iş yükü, şiddet ve yanlış ihbarlarla mücadele ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demet Evgâr&#8217;dan Vodafone Kırmızı Işık Uygulamasıyla Şiddete Dur Çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/demet-evgardan-vodafone-kirmizi-isik-uygulamasiyla-siddete-dur-cagrisi-595723</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:51:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[acil]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[demet]]></category>
		<category><![CDATA[dur]]></category>
		<category><![CDATA[evgâr]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[uygulamasıyla]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[yapmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone’un marka yüzü Demet Evgâr, şirket için çektiği 5G temalı ilk reklam filminin ardından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için ikinci kez kamera karşısına geçti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/demet-evgardan-vodafone-kirmizi-isik-uygulamasiyla-siddete-dur-cagrisi-595723">Demet Evgâr&#8217;dan Vodafone Kırmızı Işık Uygulamasıyla Şiddete Dur Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone’un</strong> marka yüzü <strong>Demet Evgâr</strong>, şirket için çektiği 5G temalı ilk reklam filminin ardından <strong>25 Kasım Kadına Y</strong><strong>önelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü </strong>için ikinci kez kamera karşısına geçti. Filmde, kadınların günlük hayatlarında kendilerini güvensiz hissettikleri için rol yapmak zorunda kaldıkları anlar anlatılıyor ve asıl konuşulması gereken kadın rollerinin bu anlar olduğu vurgulanıyor. Filmin sonunda kadınlara acil durumlarda Kırmızı Işık uygulamasıyla çağrı gönderebilecekleri hatırlatılıyor. </p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin</strong>, şunları söyledi:</p>
<p>“Vodafone olarak, teknolojiyi yalnızca hayatı kolaylaştıran bir araç olarak değil, toplumsal faydayı, eşitliği ve geleceğe umutla bakmayı destekleyen bir alan olarak görüyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadele için geliştirdiğimiz Kırmızı Işık uygulaması, kadınların ekonomik hayata katılımını sağlamak için hayata geçirdiğimiz Dijital Benim İşim projesi ve kadın voleybolu sponsorluğumuz gibi inisiyatiflerle, kadınların hayatın her alanında daha güçlü şekilde var olmasına katkı sunuyoruz. Demet Evgâr, yıllardır mesleğindeki büyük başarısının yanında, toplumsal konulardaki duyarlılığı, özellikle de kadınların güçlenmesi konusundaki hassasiyeti ile hepimize ilham veriyor. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler Kadın Birimi İyi Niyet elçisi olarak, kadınların toplumda daha görünür olması için çalışmalar yürütüyor. Demet Evgâr’ın cesareti, enerjisi ve yenilikçi bakış açısı, Vodafone’un kapsayıcı, cesur ve geleceği şekillendiren marka değerleriyle bire bir örtüşüyor. Kendisiyle yaptığımız işbirliğinin, sadece teknoloji dünyasında değil, aynı zamanda toplumsal fayda anlamında da güçlü bir iz bırakacağına inanıyoruz. Bu yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için hazırladığımız reklamda kendisiyle çalışmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”</p>
<p><strong>Kadınlar rol yapmak zorunda kalıyor</strong></p>
<p>Vodafone’un 25 Kasım reklam filminde, Demet Evgâr bir tiyatro sahnesinde, oyundan hemen önce, konuşma yaparken görülüyor. Evgâr, kadınların güvensiz hissettikleri anlarda, oyuncu olmamalarına rağmen rol yapmak zorunda kaldıkları durumlara dikkat çekiyor. Gece eve dönerken telefonda biriyle konuşuyormuş gibi yapmak, işyerinde gördüğü psikolojik şiddete rağmen güçlü kadın rolü yapmak, gördüğü şiddeti çocuğundan saklamak için gülümsüyor gibi yapmak, kadınların günlük hayatlarında deneyimledikleri zorunluluklardan sadece birkaçı. Diğer yandan, her gün kadınların toplumdaki farklı rolleri üzerine konuşuluyor. Asıl konuşulması gereken kadın rollerinin güvensizlik hissinden dolayı yapılmak zorunda kalınan roller olduğu vurgulanarak, kadınların böyle anlarda ve acil durumlarda Kırmızı Işık ile çağrı gönderebilecekleri ve şiddete dur diyebilecekleri hatırlatılıyor.</p>
<p><strong>Bugüne kadar 381 binden fazla indirildi </strong></p>
<p>Vodafone, Kırmızı Işık uygulamasıyla şiddetin karşısında, kadınların yanında duruyor. Kırmızı Işık, kadınların şiddete maruz kaldığı anlarda, kolluk kuvvetleri ya da yakınlarına kolaylıkla haber verebilmesini sağlıyor. Uygulamaya acil durumlarda ulaşılması istenen 3 kişi tek tuşla kaydedilebiliyor. Şiddete maruz kalan kadınlar, tek tuş ile yakınlarına telefonla erişebiliyor ve tehlikede bulunduğunu bildiren ve nerede olduğu bilgisini içeren acil SMS gönderebiliyor. Alo 183, 155 Polis İmdat, 156 Jandarma ve Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı acil numaraları tek tuşla aranabiliyor. En yakın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’nin adresleri ve telefonları harita üzerinden bulunabiliyor. Türkçe, İngilizce ve Arapça dil seçenekleri mevcut olan uygulama, Apple Store ve Google Play’den ücretsiz olarak indirilebiliyor. Uygulama, bugüne kadar 381 binden fazla indirildi ve aylık ortalama 1.000 aktif kullanıcı sayısına ulaştı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/demet-evgardan-vodafone-kirmizi-isik-uygulamasiyla-siddete-dur-cagrisi-595723">Demet Evgâr&#8217;dan Vodafone Kırmızı Işık Uygulamasıyla Şiddete Dur Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar&#8221; paneli düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-aile-ici-siddet-ve-saglik-disiplinlerarasi-yaklasimlar-paneli-duzenlendi-595671</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:21:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çi]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[müdür]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toraman]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595671</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında “Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar” paneli düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-aile-ici-siddet-ve-saglik-disiplinlerarasi-yaklasimlar-paneli-duzenlendi-595671">EÜ&#8217;de &#8220;Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında “Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar” paneli düzenlendi.</p>
<p>         EÜ Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sinem Utanır Altay’ın moderatörlüğünde yapılan panel Edebiyat Fakültesi Nuri Bilgin Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Etkinlikte; İzmir Valiliği Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü Güliz Kuli ve Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Uysal Toraman konuşmacı olarak yer aldı.  Panelde, şiddetin bireylerin psikolojik ve bedensel sağlığını derinden etkileyen toplumsal bir yara ve öncelikli bir halk sağlığı sorunu olduğu gerçeği vurgulandı.</p>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan EKAM Müdürü Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu, “Çağın bilgiye ulaşım hızına ve artan eğitim seviyesine rağmen şiddet yok olmuyor. Farklı türlerde hayatımızın hep içinde. Mücadeleyi tek bir güne sıkıştırmamak, daha fazla farkındalık yaratmak, daha fazla dile getirmek gerekiyor” dedi.</p>
<p><b>    “Yalnızca fiziksel şiddete değil; siber şiddete ve flört şiddetine de dikkat!”</b></p>
<p>ŞÖNİM Müdürü Güliz Kuli, şiddetin yalnızca fiziksel boyutuyla algılanmasının mücadeleyi zayıflattığını belirtti. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan siber şiddet ve flört şiddetine dikkat çeken Kuli, Türk Ceza Kanunu’na giren “Israrlı Takip” kavramı üzerinde durdu. Kuli, “Israrlı takip sadece fiziksel izleme değildir. İstemediğiniz halde sürekli hediye gönderilmesi, kapınıza gül bırakılması veya her yoldan erişimini engellediğiniz bir partnerin, örneğin dijital bankacılık yoluyla para göndererek, transferin açıklama kısmına özel bir mesaj yazması dahi ısrarlı takibe girer” diye konuştu. Kuli, ilişkide kendi hür iradenizle yapmadığınız her davranışın şiddet sinyali olduğunu söyledi. Kuli, 6284 Sayılı Kanun’un önemine değinerek, şiddet mağdurlarının kanıt sunma zorunluluğu olmadan, “Beyan Esastır” ilkesiyle koruma talep edebileceklerini hatırlattı. KADES uygulamasının ve ALO 183 hattının hayat kurtarıcı rolüne vurgu yapan Kuli, “Öldürülen kadınların yüzde 99&#8217;unun daha önce hiçbir resmi kuruma başvurmadığını görüyoruz. Bu sessizlik döngüsünü kırmak zorundayız” diye konuştu.</p>
<p><b>“Kuşaklararası aktarım tehlikesi”</b></p>
<p>Panelin sağlık boyutunu ele alan Prof. Dr. Aynur Uysal Toraman ise şiddeti “Öncelikli Halk Sağlığı Sorunu” olarak tanımladı. Şiddetin, en çok öldüren ve sakat bırakan nedenlerden biri olduğunu belirten Toraman, “Kuşaklararası Aktarım” teorisine dikkat çekti. Prof. Dr. Toraman, “Şiddet, tıpkı genetik bir kod gibi kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Çocukluğunda şiddete tanık olan veya maruz kalan bireylerin, yetişkinlikte fail veya mağdur olma oranı yüzde 70-80 civarında. Bu döngünün bir noktada kırılması gerekiyor” dedi.</p>
<p>Şiddet mağdurlarının yüzde 80’inin ilk olarak sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Toraman, sağlık çalışanlarının bu noktada “5D Prensibi”; Dinle, Duygularına Saygı Duy, Değerlendir, Doğrula, Destekle ile hareket etmesi gerektiğini söyledi. Toraman, “Acil servise karın ağrısı şikâyetiyle gelen bir kadının, içinde bulunduğu bu durumun altında yatan neden şiddet olabilir. Sağlıkçılar ipuçlarını erken yakalarsa, o kadın, cinayet istatistiğinde bir sayı olmaktan kurtulabilir” dedi.</p>
<p>Panelde, şiddetle mücadelenin sadece yasal düzenlemelerle değil; medya dili, eğitim sistemi ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir zihniyet dönüşümüyle başarıya ulaşabileceği mesajı verildi.</p>
<p>Panelin sonunda EKAM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İlkay Südaş, konuşmacılara “Teşekkür Belgesi” takdim etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-aile-ici-siddet-ve-saglik-disiplinlerarasi-yaklasimlar-paneli-duzenlendi-595671">EÜ&#8217;de &#8220;Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadelede Beylikdüzü&#8217;nde Birlik ve Dayanışma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadina-yonelik-siddete-karsi-mucadelede-beylikduzunde-birlik-ve-dayanisma-595316</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 15:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kasım]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595316</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında hafta boyunca düzenlediği etkinliklerle kadına yönelik şiddete karşı toplumsal farkındalığı güçlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadina-yonelik-siddete-karsi-mucadelede-beylikduzunde-birlik-ve-dayanisma-595316">Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadelede Beylikdüzü&#8217;nde Birlik ve Dayanışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Beylikdüzü Belediyesi, <strong>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında </strong>hafta boyunca düzenlediği etkinliklerle kadına yönelik şiddete karşı toplumsal farkındalığı güçlendirdi. Tiyatrodan atölyeye, söyleşiden eğitime uzanan etkinlikler, ilçede dayanışma ve bilinçlenmeye yönelik önemli bir etki yarattı. Kadınların güçlenme süreçlerine dikkat çeken programlar, geniş katılımla 25 Kasım’ın anlamını pekiştirdi. </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Beylikdüzü Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında ilçede farkındalık oluşturmak amacıyla hafta boyunca bir dizi etkinlik düzenledi. Belediyenin kültür merkezlerinde gerçekleştirilen programlara, hem içerikleri hem de iş birlikleriyle ilçe genelinde geniş bir katılım sağlandı. Haftanın ilk etkinliği olan “Ben Anadolu” tiyatro oyunu, Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Beylikdüzü Sahne’sinde seyirciyle buluşarak güçlü kadın hikayelerini sahneye taşıdı. Ardından, 26 Kasım Çarşamba günü Beylikdüzü Özgecan Aslan Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Güvenli İlişkiler Atölyesi” ile program eğitim odaklı bir boyuta taşındı. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen seminerde güvenli ilişki tanımı, sınırlar, şiddet türleri ve destek mekanizmaları üzerine kapsamlı bir bilgilendirme yapılarak özellikle genç yetişkinler ve kadınlar için önemli bir farkındalık sağlandı. </span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>Dayanışmanın süreçteki önemi ele alındı</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Hafta boyunca süren etkinlikler, 28 Kasım Cuma günü Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Fuaye Alanı’nda gerçekleştirilen söyleşiyle sona erdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü işbirliği ile düzenlenen “Kadın Yazarlar ile Şiddet Üzerine Söyleşi” etkinliğinde gazeteci/yazar Sinem Nazlı Demir, şiddetin toplumsal boyutlarını, kadınların güçlenme süreçlerini ve dayanışmanın bu süreçteki önemini ele aldı. Katılımcılar ile interaktif olarak gerçekleşen ve vatandaşın yoğun ilgi gösterdiği söyleşi, 25 Kasım haftasının anlamına vurgu yapan güçlü bir kapanış niteliği taşıdı. </span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadina-yonelik-siddete-karsi-mucadelede-beylikduzunde-birlik-ve-dayanisma-595316">Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadelede Beylikdüzü&#8217;nde Birlik ve Dayanışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kadın Yazarlar ile Şiddet Üzerine Söyleşiler&#8217; etkinliği düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadin-yazarlar-ile-siddet-uzerine-soylesiler-etkinligi-duzenlendi-595241</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 12:35:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşiler]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında  “Kadın Yazarlar ile Şiddet Üzerine Söyleşiler” etkinliği düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-yazarlar-ile-siddet-uzerine-soylesiler-etkinligi-duzenlendi-595241">&#8216;Kadın Yazarlar ile Şiddet Üzerine Söyleşiler&#8217; etkinliği düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında  “Kadın Yazarlar ile Şiddet Üzerine Söyleşiler” etkinliği düzenledi. Programda kadına yönelik her türlü şiddete karşı çıkılarak kadınların yanında durmaya devam edileceği mesajı verildi. </p>
<p>Maltepe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü iş birliğiyle Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde organize edilen programa, kadın ve çocuklara yönelik istismar ve şiddet alanında çalışmalara imza atan gazeteci- yazar Sinem Nazlı Demir konuk olarak katıldı. </p>
<p><b>‘ŞİDDETİ DİNDİRMEK HEPİMİZİN ÜZERİNE DÜŞEN BİR GÖREV’</b></p>
<p>Programın açılış konuşmasını yapan Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut,  Maltepe Belediyesi’nin Maltepeli kadınları güçlendirmeye, sosyo-ekonomik özgürlüklerini desteklemeye yönelik hizmetleriyle ilgili bilgilendirme yaptı. Sadece aile içi şiddetin değil sokak şiddetinin de had safhada olduğuna dikkat çeken Karabulut “Bu öfkeyi dindirmek hepimizin üzerine düşen bir görev. Bugün burada düzenlediğimiz programla hep beraber kadına yönelik şiddete karşı dur demek için harekete geçmeliyiz.” şeklinde konuştu.   </p>
<p><b>YASAL MEKANİZMALARI HATIRLATTI</b></p>
<p>Açılış konuşmasının ardından Merve Özülkü’nün moderatörlüğünde gazeteci- yazar Sinem Nazlı Demir, kadına şiddet konusunda sunum yaptı.  2024 yılında 394 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, 259 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu kaydeden Demir, kol kırılır yen içinde kalır anlayışının kadınları ölüme sürüklediğini ifade etti. Demir, katılımcılara şiddetle mücadeleye karşı başvurabilecekleri  yasal mekanizmaları da hatırlattı. İnteraktif söyleşide ise Demir katılımcılara Maltepe’de konuşmak istediklerini de sorarak yanıtlar aldı. Programın bitiminde Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut tarafından Demir’e çiçek takdim edildi. Demir ise Karabulut’a kitabını imzalayarak hediye etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-yazarlar-ile-siddet-uzerine-soylesiler-etkinligi-duzenlendi-595241">&#8216;Kadın Yazarlar ile Şiddet Üzerine Söyleşiler&#8217; etkinliği düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üsküdar&#8217;da &#8221;Ses Ver Şiddete Dur De&#8221; Etkinliği Düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uskudarda-ses-ver-siddete-dur-de-etkinligi-duzenlendi-595006</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:02:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[dur]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[ver]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595006</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar’da kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla anlamlı bir etkinlik düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudarda-ses-ver-siddete-dur-de-etkinligi-duzenlendi-595006">Üsküdar&#8217;da &#8221;Ses Ver Şiddete Dur De&#8221; Etkinliği Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar’da kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla anlamlı bir etkinlik düzenlendi.</p>
<p>Üsküdar Valide Sultan Gemisi’nde, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında ‘’Ses Ver Şiddete Dur De!’’ başlığıyla gerçekleşen programda alanında uzman isimler, sivil toplum kuruluş temsilcileri ve birçok vatandaş bir araya geldi.</p>
<p>Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Sinem Dedetaş, bir araya gelinme sebebinin acı bir gerçeklik olduğuna işaret ederek, “Çok karışık duygular içinde olduğumu söylemem lazım. Çünkü hiç konuşmamamız gereken bir başlık. Bir araya gelmemizi gerektirmemesi gereken bir başlık altında bir aradayız. Bir taraftan şiddete karşı dur diyoruz, bir taraftan ölen kadınlarımız var, yas içindeyiz” diye konuştu.</p>
<p>Kadınların maruz kaldığı görünür ve görünmez şiddet türlerine dikkat çeken Dedetaş, ‘’Şiddetin belki her türlüsünü yaşıyoruz. Burada ölen kadınlarımız var, arkadaşlarımız var. Hayatta olan bizlerin yaşadığı pek çok şiddet türü var. Sadece kadın olmanın getirmiş olduğu bir takım zorluklar var. Aile içindeki şiddeti bir kenara koyuyorum, bir tarafta, iş hayatında, siyasette karşılaştığımız gerçekten çok farklı şiddet türleri var. En acısı tabii ki hayattan koparılmak. Ama yaşarken de hayattan koparılıyoruz aslında. Pek çok kız çocuğumuz, pek çok genç kadın, yaşadığı şiddetin boyutuna bağlı olarak işten, sosyal hayattan kopabiliyorlar. Bir arada olmak, dayanışma içinde olmak çok önemli ve biz ancak bir arada olduğumuzda ses çıkardığımızda bununla mücadele ediyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>“Sadece farkında olmak değil, harekete geçmek de önemlidir“</strong></p>
<p>Üsküdar Belediyesi’nin kadınların üzerindeki bakım yükünü azaltmaya yönelik çalışmaları hakkında bilgi de paylaşan Dedetaş, “Üsküdar Belediyesi olarak özellikle bakım yüklerinin çoğunluğunun kadınlar üzerinde olduğunu, kendi bölgemizde de kadınların yüzde yetmişinin evde olduğunu biliyorduk kampanya zamanında. ‘Sadece farkında olmak değil, harekete geçmek de önemlidir.’ diyerek ilk icraatlarımızdan biri kadının sosyal hayata, iş hayatına katılabilmesi için öncelikle o bakım yüklerini üzerinden almaktı. Üsküdar Belediyesi’nde daha önce olmamış kreşlere hayata geçirdik, iki tane kreşimiz şu anda devrede.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Dedetaş, “Sadece kreşlerle değil, kadınların sosyal hayata katılmasında özgüvenlerinin gelişmesinde, ya da mesleki birikimlerinin artması için pek çok kurs düzenliyoruz. Şu anda ÜSMEK’lerde 10 Bin üyemiz oldu ve bunların yüzde 91’i kadın. Buradaki hemcinslerimiz öğrenirken kendilerini geliştirirken aynı zamanda yine yeni imkanlarla, özel günlerle alanlarımızın tamamını kadın arkadaşlarımızın çalışmalarına ekonomik olarak güçlendirmek için stantlara dönüştürdük ve her özel günü fırsat biliyoruz. Üsküdar’ın en önemli noktalarında standlar açarak kendilerini geliştirdikleri, el ürünlerini veya farklı hizmetleri buralarda sunup ekonomik olarak da güçlenmelerini sağlıyoruz. Yaptığımız çalışmalardan en önemlilerinden bir tanesi sağlık alanında oldu, yeni açtığımız Psikolojik Danışmanlık Merkezimiz var. Rakamları sürekli kontrol ediyoruz, bir aydır açık merkezimiz 63  Kadın, 37 Erkek, bu da gösteriyor ki psikolojik destek anlamında kadınların daha fazla desteğe ihtiyacı var.” diye  ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kadın cinayetlerine ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Sinem Dedetaş, “2025 yılının ilk on ayında ülkemizde en az 235 kadın, erkekler tarafından öldürüldü. 247 Kadın da şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Canice katledilen İkbal Uzuner, Ayşenur Halil, cesedi günler sonra bulunan  Narin Güran, acılı ailesinin tüm çabasına rağmen başına ne geldiği tam olarak bilinmeyen Rojin Kabaiş gibi yüreklerimizi yakan pek çok örneğimiz var. Bu isimleri anıyoruz bunlar tek değiller umarım son olacaklar diyeceğim ummakla kalmayacağız tabii ki bunun için tüm çabayı göstereceğiz.” diye konuştu.</p>
<p>Programın devamında, Klinik Psikolog ve PCIT Terapisti Seda Sinem Çağlar, “Kadına Şiddetle Mücadelenin Psikolojik Perspektifi” başlıklı konuşmasında kadına yönelik şiddetin bireysel ve toplumsal etkilerini psikolojik açıdan ele aldı.</p>
<p>“Bir Eşitlik Ütopyası” adlı toplumsal cinsiyet eşitliği konferansı ise tek perde müzikli söyleşi formatında katılımcılarla buluştu. Biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet ayrımı, cinsiyet körlüğü, günlük dile yerleşmiş cinsiyetçi ifadeler, şiddet, taciz, eğitim ve istihdamda fırsat eşitsizlikleri gibi önemli başlıklar konuşuldu. Konferansta ayrıca; daha barışçıl ve eşitlikçi bir yaşam ortamı oluşturmanın yolları, cinsiyet ayrımcılığına yol açan engellerin fark edilmesi ve erkeklerin bu süreçte daha aktif rol almasının önemi vurgulandı.</p>
<p>Program, “Şiddete Karşı Sözünü Söyle Panosu” bölümünde katılımcılar, kadına yönelik şiddete karşı düşüncelerini ve dayanışma mesajlarını panoya yazarak ortak bir duruş sergilendi. Program, “Şiddete Karşı Sözünü Söyle Panosu” bölümünün ardından Kız Kulesi açıklarında balonların gökyüzüne bırakılmasıyla son buldu. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uskudarda-ses-ver-siddete-dur-de-etkinligi-duzenlendi-595006">Üsküdar&#8217;da &#8221;Ses Ver Şiddete Dur De&#8221; Etkinliği Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Yükseltti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kecioren-kadina-yonelik-siddete-karsi-ses-yukseltti-594955</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:00:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[özarslan]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[yükseltti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Semineri düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-kadina-yonelik-siddete-karsi-ses-yukseltti-594955">Keçiören, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Yükseltti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Semineri düzenlendi. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen program <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan </b>ve<b> eşi Filiz Özarslan</b>’ın ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Başkan Özarslan, eşi Filiz Özarslan ile birlikte ‘Yaşama Dokun Perdesi’ne kadına yönelik şiddetle mücadelenin sembol rengi olan turuncu boya ile el izi bırakarak farkındalık mesajı verdi. Seminerde uzmanlar, toplumda birçok kadının şiddete maruz kaldığını belirterek kimsenin kendini yalnız hissetmemesi gerektiğini ve şiddet yaşayanların aile-toplum sağlığı için mutlaka profesyonel destek alması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Gündoğdu, CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar Uzundağ, CHP Keçiören İlçe Kadın Kolları Başkanı Birsen Çakıcı, Keçiören Belediye Başkan Danışmanı İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu, Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, STK ve dernek temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“Tarihimizde kadın hep ön planda olmuştur”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>, katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada kadına verilen değerin Türk ve İslam tarihindeki güçlü örneklerle açıkça görüldüğünü belirterek, şunları söyledi: “Yüce Türk Milleti’ne boşuna yüce denmiyor; bizler güzel ahlaklı insanların torunlarıyız. Tarihe baktığımızda Dede Korkut’un divanında kadınlar yer almış; İslam tarihinde ise Peygamber Efendimiz’in kadınlara yönelik örnek davranışlarını görüyoruz. Atatürk’e baktığımızda da kadınların hem sosyal hayatta hem siyasette ön plana çıkarıldığını, dünyada birçok ülkede olmayan haklara erken dönemde sahip olduğunu görüyoruz. Bizler de atalarımızın izinden giderek kadınlarımızı baş tacı etmeye devam edeceğiz. Kadına yönelik şiddete karşı bir olacak, bu konunun konuşulmasının bile mümkün olmadığı bir toplum haline geleceğiz.”</p>
<p><b>“Bugün yalnızca bir mücadele günü değil bir vicdan çağrısıdır”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ın eşi Filiz Özarslan </b>ise<b> </b>kadınların her alanda desteklenmesi gerektiğini, daha güvenli ve adil bir toplum için ortak mücadelenin önemli olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Bugün burada insanlığın en acı gerçeklerinden birine dur demek, sesi kısılan kadınların sesi olmak ve bir daha asla yaşanmaması gereken acıların önüne hep birlikte set olmak için buluştuk. Şiddetin gölgesinde büyüyen çocuklar, yarım kalan hayaller, yalnız kaldığını düşünen nice can var. Şiddetin olduğu hiçbir ev tam, hiçbir sokak huzurlu, hiçbir toplum güçlü değildir. Bu yüzden bugün yalnızca bir mücadele günü değil, bir vicdan çağrısıdır. Umut ve cesaret bulaşıcıdır; buradan yükselen dayanışma yarın daha güçlü bir geleceğin kapısını aralayacaktır. Yüreğiyle burada olan herkese teşekkür ediyorum. Birlikte daha güzel, daha güvenli ve daha adil bir Keçiören’i mutlaka inşa edeceğiz.”</p>
<p><b>“Kadına yönelik şiddetle mücadeleye erkekler daha çok dahil olmalı”</b></p>
<p>Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca kadınların omuzlarına bırakılamayacağını belirten<b> CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Gündoğdu</b>, “Bu seminerler geleneksel hale geldi; konuşuyoruz ama çoğu zaman şiddete uğrayan kadın yalnız kalıyor. Davalarını takip ediyor, evlerine gidiyor, kayıpların aileleri için ne yapabiliriz diye mücadele ediyoruz fakat gücümüz sınırlı. Kadına yönelik şiddetle mücadelede erkeklerin de en az kadınlar kadar dahil olması gerekiyor; erkekler olmadan bu mücadelede başarı elde edemiyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><b>“Kadın cinayetleri kader değildir”</b></p>
<p><b>CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayça Çağlar Uzundağ</b> da kadına yönelik şiddetle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirterek, “Bugün burada öldürülen kadınların, yetim kalan çocukların ve adalet arayan kadınların sesi olmak için bir aradayız. Türkiye’de her ay kadın cinayetleri artıyor; yalnızca 2025 yılının Ekim ayında 19 kadın öldürüldü, 22 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Bu rakamlar sayı değil, birer hayat, birer hikâyedir ve hepsi önlenebilir ölümlerdir. Kadın cinayetleri kader değildir; durdurulabilir. Kadına yönelik şiddet eşitsizlikten beslenir. Eşit olmayanın söz hakkı, güvenliği ve hayatı korunmaz. Gerçek mücadele, eşitliği devlet politikası haline getirdiğimizde mümkün olur.” dedi.</p>
<p><b>“Bir hafta değil her gün bu soruna çözüm üretmek için uğraşacağız”</b></p>
<p><b>CHP Keçiören Kadın Kolları İlçe Başkanı Birsen Çakıcı</b>, kadına yönelik şiddetin yalnızca kadınların değil tüm toplumun ortak sorunu olduğunun altını çizerek, “Kadına yönelik şiddet, dünyanın her yerinde milyonlarca kadının hayatını derinden etkileyen bir sorun. Fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddetle mücadele ederken biz kadınlar dönem dönem bir araya geliyoruz. Ancak bu yolculukta sorunun yalnızca kadınların değil, erkeklerin ve tüm toplumun sorunu olduğunu bilerek hareket edeceğiz. Bu sorunu sadece bir hafta değil, yılın her günü bir sorun olarak kabul edecek ve çözüm üretmek için uğraşacağız.” dedi.</p>
<p><b>“Bu yarayı görmezden gelmeyiz”</b></p>
<p><b>Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk</b>, kadına yönelik şiddetin fiziksel saldırıyla sınırlı olmayan, sözden bakışa, ekonomik engellemelerden eşitsizliklere kadar uzanan derin bir toplumsal yara olduğunu belirterek, “Bugün burada bu yarayı görmezden gelmeyeceğimizi, şiddetin hiçbir bahanesi olamayacağını haykırmak için toplandık; sessiz kalanlardan değil, her ortamda eşitlik ve adalet için ses yükseltenlerden olacağız.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Kültürümüze sahip çıkarsak şiddetin tutunacağı bir zemin kalmayacaktır”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkan Danışmanı İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu </b>yaptığı konuşmada<b>,</b> “Kadına yönelik şiddet ve daha birçok konunun temelinde ahlak yatar. Ahlak kendimize ve ötekine karşı muhasebe yapmamızı sağlar ve bizim fıtratımızda var. Dinimizin temelinde merhamet ve ahlak yatar. Göçebe Türk kültüründe de kadın her şeyin merkezinde yer alır. Tüm bunları unutmadan toplumun asıl yapı taşlarını oluşturan, insanı insan yapan merhamet ve ahlaka sahip çıkarsak her şeyle baş edebiliriz. Kültürümüze sahip çıkarsak şiddetin tutunacağı bir zemin kalmayacaktır.” dedi.</p>
<p><b>Kadına yönelik şiddetin tüm yönleri masaya yatırıldı</b></p>
<p>Gerçekleştirilen seminerde, kadına yönelik şiddetin tanımı, çeşitleri ve toplumsal etkileri psikolog ve sosyologlar tarafından kapsamlı biçimde ele alındı. Katılımcılara şiddetten korunma yöntemleri, riskleri azaltma adımları ve başvurabilecekleri destek kurumları hakkında önemli bilgiler verildi. Uzmanlar, çok sayıda kadının şiddete maruz kaldığını vurgulayarak, hiç kimsenin kendini yalnız hissetmemesi gerektiğini belirtti ve şiddet yaşayanların hem kendi iyilik halleri hem de aile ve toplum sağlığı için profesyonel destek almalarının önemini dile getirdi. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Rabia Çakmak da, 6284 Sayılı Kanun kapsamında kadınların sahip olduğu hakları anlatarak, bu hakların bilinmesi ve gerektiğinde kullanılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><b>Yaşama dokundular</b></p>
<p>Etkinlik sonunda çekilen hatıra fotoğrafının ardından Başkan Mesut Özarslan, eşi Filiz Özarslan ile birlikte ‘Yaşama Dokun Perdesi’ne, kadına yönelik şiddetle mücadelenin sembol rengi olan turuncu boya ile el izi bıraktı. Diğer katılımcılar da turuncu boya ile perdeye el izi bırakarak kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık mesajı verdiler. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-kadina-yonelik-siddete-karsi-ses-yukseltti-594955">Keçiören, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ses Yükseltti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:32:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkin]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi topluma katkı misyonu doğrultusunda bilimsel faaliyetlerini sürdürüyor. Kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 1999 yılında ilan edilen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853">Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi topluma katkı misyonu doğrultusunda bilimsel faaliyetlerini sürdürüyor. Kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 1999 yılında ilan edilen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenleniyor. Bu kapsamda güçlü bir müktesebata sahip olan Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) alana yönelik bilimsel katkı sunmaya devam ediyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu, “Şiddet bir kader değildir; toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir” mesajını öne çıkararak, günümüzde şiddetin azalmadığı, yalnızca biçim değiştirerek dijital ve ekonomik alanlarda artış gösterdiğini dile getirdi. Kadına yönelik şiddetin, toplumsal dinamiklerle beslenen bir insan hakları ihlali olduğunu belirten Doç. Dr. Gündoğdu, “Kadınlara yönelik şiddet, benim için kesinlikle bireysel bir sorun değil; toplumsal, kültürel ve yapısal dinamiklerle beslenen çok yönlü bir insan hakları ihlali. Şiddetin her türü, kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü, geleceğini ve toplumsal hayata katılımını doğrudan tehdit ediyor. Bu yüzden şiddetle mücadeleyi hem hukuki hem de sosyal politikalarla bütüncül bir şekilde ele almak zorundayız. Bence en yaygın şiddet türü psikolojik şiddet. Hakaret, tehdit, kontrol etme, izolasyon, değersizleştirme gibi davranışlar çoğu zaman görünmez oluyor ve bu yüzden tespit edilmesi çok zor. Ama etkileri en az fiziksel şiddet kadar yıkıcı. Psikolojik şiddeti ekonomik, dijital ve fiziksel şiddet takip ediyor” dedi.</p>
<p><b>“Farkındalık ve dayanışmayı güçlendirmek temel amacımızdır”</b></p>
<p>Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede çeşitli düzeylerde çalışmaların yürütüldüğünden bahseden Doç. Dr. Gündoğdu, “Eğitim ve farkındalık programlarıyla, çeşitli etkinliklerimizle öğrenciler, akademik personel ve idari çalışanlara yönelik seminerler ve bilgilendirme etkinlikleri yapmaktayız. Örneğin bu yaz çalışanlara yönelik Çalışma Yaşamında Cinsiyet Eşitliği adlı bir sertifika programımız oldu. İçeriğinde çalışma yaşamında kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddetle ilgili epeyce bilgiler yer aldı. Yine 8 Mart etkinliğimiz doğrudan şiddet üzerineydi. Katılımcıların çoğunluğunun öğrencilerin olduğu etkinlik kapsamında alanın uzmanları olan bir psikolog, bir hukukçu ve şiddet önleme merkezi yöneticisinin katıldığı bir panel düzenlendi ve konu ayrıntılarıyla konuşuldu. Eylül ayında düzenlediğimiz Dijital Bağımlılık ve Aile İçi İletişime Etkileri adlı panelde, dijital şiddet üzerine de konuşulmuş ve bilgilendirme yapılmıştır. Bugün, yani 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için Aile İçi Şiddet ve Sağlık konulu bir panelle konuyu bu bağlamda ele alacağız. Amacımız hem üniversite içinde hem de toplumda farkındalığı artırmak ve dayanışmayı güçlendirmektir. Bununla ilgili olarak daha fazla farkındalık ve bilgilendirme etkinliği ile çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Sessizlik şiddetin en büyük destekçisidir”</b></p>
<p>Farkındalığın artırılmasında eğitimin büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Gündoğdu, “Bugün hâlâ 25 Kasım’ın önemini koruduğunu söyleyebiliriz çünkü kadına yönelik şiddet tüm dünyada yaygınlığını sürdürmeye devam ediyor; günümüzde şiddet azalmış değil, sadece biçimleri değişiyor, dijital ve ekonomik şiddet artıyor ve kadın-erkek eşitliği hâlâ tam olarak sağlanabilmiş değil” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Gündoğdu “Ailede başlayan süreçte çocuk, şiddetten uzak, güvenilir ve empati ile donatılmış bireyler olarak temel eğitimi almalı ve ardından okul yaşamına atılmalı; kadın-erkek eşitliğini merkeze alan eğitimlerin erken yaşlardan itibaren verilmesi oldukça önemli. Çağımız dijital çağ ve hızlı değişiyor; bu nedenle farkındalık kampanyalarında teknoloji ve medyanın etkin şekilde kullanılması gerekiyor. Şiddetin hiçbir gerekçesi yoktur ve sessizlik şiddetin en büyük destekçisidir. Gençlerin duyarlı olması, çevrelerinde şiddete tanık olduklarında müdahil olmaları, destek mekanizmalarını bilmeleri ve eşitlikçi bir toplumun savunucusu olmaları çok değerli; her bireyin yaşadığı veya tanık olduğu şiddeti görünür kılması ve destek istemekten çekinmemesi hayati önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p>Eğitim seviyesi ve şiddet arasındaki bağa da değinen Doç. Dr. Gündoğdu, “Eğitim seviyesi aslında ne yazık ki şiddeti tam anlamıyla önlemiyor. Eğitim seviyesiyle şiddet yok olmuyor; ancak türleri ve yoğunluğu değişiyor. Yasalarda şiddeti önlemeye yönelik hükümler var. Bunların uygulanmasında da aslında herhangi bir sorun yok ama öncelikle şiddet olgusunun gündeme getirilmesi gerekir ki hem hukuki hem de sosyokültürel boyutlarıyla bu soruna çözüm yolları arayabilelim.” dedi.</p>
<p><b>“Eşitlik fikrinin öncelikle zihinlerde yerleşmesi gerekli”</b></p>
<p>EKAM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İlkay Südaş ise, “Eşitlik fikrinin öncelikle zihinlerde yerleşmesi gerekli. Kadınların toplumsal statülerinin yükselmesinin, erkeklerin anlam dünyasında krize yol açmadığı bir dünya inşa etmeliyiz. Dolayısıyla, bu şiddetle mücadelede sadece kadınların değil, esasen erkeklerin de büyük bir görevi, değişim ve dönüşüm sorumluluğu var. Ayrımcılığın, ancak ayrımcılık yapan kişinin, ayrımcılık yaptığını kabul etmesiyle ortadan kalkabileceği fikri önemlidir. Günümüz dünyasında erkeklerin her anlamda daha avantajlı konumda oldukları bir gerçektir ve kadınların toplumsal statülerinin yükselişinin erkekler açısından yol açtığı konfor kaybı ne yazık ki cinsiyet ayrımcılığının da farklı biçimlerini gündeme getirmektedir. Erkekler söz konusu konumlarını sorgulamadığı sürece de ayrımcılığın hiçbir biçimi son bulmaz. Bu bağlamda, kadınların statüsünün yükselmesi bir tehdit olarak algılanmamalı. Kadınların toplumsal, siyasal, ekonomik her alanda yer edinmeleri, karar verici konumlara gelmeleri gereklidir ve çabalarımız bu yöndedir. Kritik nokta ise, erkeklerin bu değişimi nasıl karşıladıklarıdır. Dolayısıyla amacımız, kadına yönelik şiddetin farklı biçimleriyle mücadelede erkeklerin yaklaşımlarına da odaklanmak ve eşitlikçi bir perspektifi yerleştirmek olmalıdır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853">Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Turuncu balonlarla kadına şiddete &#8216;dur&#8217; mesajı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turuncu-balonlarla-kadina-siddete-dur-mesaji-594789</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:30:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[balonlarla]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dur]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[turuncu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594789</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında farkındalık oluşturmak ve toplumsal bilinç artırmak amacıyla kapsamlı bir program düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turuncu-balonlarla-kadina-siddete-dur-mesaji-594789">Turuncu balonlarla kadına şiddete &#8216;dur&#8217; mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında farkındalık oluşturmak ve toplumsal bilinç artırmak amacıyla kapsamlı bir program düzenledi. Katılımcılar ellerindeki turuncu balonları gökyüzüne bırakarak şiddetsiz bir dünya için umut mesajı verirken, “Kadın Sevgiyle Güzelleşir” konulu söyleşide konuşan Yazar Dilek Cesur, “Çocuklara sevgiyi öğretmeliyiz, sevgiyle büyüyen çocuklar dünyayı değiştirir” dedi.</p>
<p><b>TURUNCU BALONLARLA FARKINDALIK YÜRÜYÜŞÜ</b></p>
<p>Etkinlik, kadınlara yönelik şiddete dikkat çekmek için farkındalık yürüyüşü ve bisiklet korteji ile başladı. Düzenlenen yürüyüşe kadın yunus polisleri de eşlik etti. Uçurtma Tepesi’nden başlayan yürüyüş, Kocaeli Kongre Merkezi Otoparkı’nda son buldu. Katılımcılar ellerindeki turuncu balonları gökyüzüne bırakarak şiddetsiz bir dünya için umut mesajı verdi. Program, Kongre Merkezi fuaye alanında düzenlenen atölyelerle devam etti. Kocaelili kadınların yoğun ilgi gösterdiği atölyelerde çiçek yapımı, çanta boyama, mum yapımı gibi etkinlikler gerçekleştirildi. Kadınlar, bu atölyelerde hem üretmenin keyfini yaşadı hem de unutulmaz anılar biriktirdi.</p>
<p><b>İYİ NİYET AĞACI MESAJLARLA DOLDU</b></p>
<p>Anne Şehir psikologları eşliğinde kurulan Psikoloji Koridoru’nda duygu düzenleme seansı, nefes egzersizleri ve farkındalık etkinlikleri yapıldı. Alanda yer alan “İyi Niyet Ağacı” ve “İyi Niyet Duvarına” katılımcılar temennilerini yazarak duygu ve düşüncelerini paylaştı. Bu sırada çocuklar için oluşturulan güvenli çocuk oyun alanında minikler eğlenceli zaman geçirdi.</p>
<p><b>KONGRE MERKEZİ’NDE ANLAMLI BULUŞMA</b></p>
<p>Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ın eşi Songül Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın eşi Prof. Dr. Figen Büyükakın, Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman’ın eşi Esra Karaduman, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Fadime Sertçelik, şube müdürleri, kadınlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“KADINA ŞİDDET TOPLUMSAL BİR YARADIR”</b></p>
<p>Programda konuşma yapan Başkan Vekili Berna Abiş, “Bugün bir utanç vesilesi olan kadına şiddet konusuyla toplum olarak yüzleşmemiz, bu durumu değiştirmemiz ve hep birlikte kararlılıkla mücadele etmemiz gerektiğinin altını çizdiğimiz gündür. Kadına yönelik şiddet yaş, eğitim, kültür fark etmeksizin dünyanın her yerinde yaşanan toplumsal bir yaradır. Ülkemizde tek bir kadın bile şiddete maruz kalıyorsa bu bir rakamı bizim için büyük bir rakamdır. Bu duyarlı insanların içini acıtan bir yaradır. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak kadının toplumdaki yerini geliştirmek ve emeğe dayalı üretimini destekliyoruz. Kadınların ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında olduk ve olmaya devam edeceğiz. En büyük hayalimiz bir kadının dahi şiddete maruz kalmadığı bir şehir inşa etmek” ifadesini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><b>“AİLE ÇOCUĞUNA GÜZEL ÖRNEK OLMALI”</b></p>
<p>Başkan Vekili Berna Abiş’in ardından Eğitimci ve Yazar Dilek Cesur, “Kadın Sevgiyle Güzelleşir” konulu söyleşisini gerçekleştirdi. Toplumsal farkındalık konusunda katılımcılara önemli mesajlar veren Cesur, “Biz esasında insanı insandan koruyoruz. Toplumun düzenini değiştirmeye çalışıyoruz. Bu düzeni değiştirecek olan ise yine biz kadınlarız. Bugün bir ailede kadın çocuğuna nasıl davranıyorsa erkekte çocuğuna öyle davranıyor. Bugünün dünyasında insanlar psikolojik şiddet görüyor. Birçok ülkede kızlar okula gidemiyor. Çocuklar küçük yaşlarda evlendiriliyor. Bunun önüne geçecek tek bir şey var, o da eğitim. Okulda verilen eğitimden değil, ailenin verdiği eğitimden bahsediyoruz” dedi.</p>
<p><b>“ÇOCUKLARINIZA SEVGİYİ ÖĞRETİN”</b></p>
<p>Çocuğa ilk hakaret ve ilk şiddetin aile mensupları tarafından gösterildiğini belirten Cesur, “Çocuk hayatta hep ailesini örnek alıyor. Ailesinden gördüklerini hayatta uyguluyor. Bu yüzden değişimi kendimizle ve ailemizden başlatacağız. Bir benim yapmamla ne olur diye bir düşünceye kapılmayın sakın. Bir kendi başına bile olsa büyük bir rakamdır. Bugün size ufak gelebilecek değişimler birle başlar. Dünyadaki düzeni değiştirecek olan bizleriz. Şiddetin önüne geçebilecek en büyük adımsa çocuklarıma sevgiyi öğretmektir. Bir benim yetiştirdiğim çocukla ne olacak diye düşünmeyin. Çocuğunuza her şeyin yaşamaya devam etme hakkı olduğunu öğretin. Dünyayı, insanı, hayvanı ve hatta çiçeği sevmeyi öğretin. Bunları öğretince o çocuklar zaten sevgiyi öğrenmiş oluyor. Sevgiyle büyüyen çocuklar dünyayı değiştirir” dedi. Programın sonunda Prof. Dr. Figen Büyükakın, Yazar Dilek Cesur’a tablo hediye etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turuncu-balonlarla-kadina-siddete-dur-mesaji-594789">Turuncu balonlarla kadına şiddete &#8216;dur&#8217; mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşme&#8217;de 411 fidan, binlerce adım, tek bir söz: &#8220;İstanbul Sözleşmesi yaşatır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesmede-411-fidan-binlerce-adim-tek-bir-soz-istanbul-sozlesmesi-yasatir-594681</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 07:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[411]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[binlerce]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[fidan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594681</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan Denizli: “Yalnızca 2025 yılında erkek şiddetiyle katledilen en az 411 kadının adını biliyoruz; bir o kadarının kayıtlara dahi geçmediğini biliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesmede-411-fidan-binlerce-adim-tek-bir-soz-istanbul-sozlesmesi-yasatir-594681">Çeşme&#8217;de 411 fidan, binlerce adım, tek bir söz: &#8220;İstanbul Sözleşmesi yaşatır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Başkan Denizli: “Yalnızca 2025 yılında erkek şiddetiyle katledilen en az 411 kadının adını biliyoruz; bir o kadarının kayıtlara dahi geçmediğini biliyoruz. Bu tablo, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ve 6284 sayılı kanunu uygulamaktan kaçınan zihniyetin sonucudur.”</i></b></p>
<p>Çeşme Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında gün boyu süren kapsamlı bir programla kadın cinayetlerine, erkek şiddetine ve cezasızlık kültürüne karşı güçlü bir ses yükseltti.</p>
<p>Program; erkek şiddeti sonucu katledilen kadınlar anısına fidan dikimi, sergi açılışı, uzmanların katıldığı söyleşi, gece yürüyüşü, “Susma!” adlı farkındalık gösterisi ve “İnsanca” tiyatro oyunu ile Aya Haralambos Kültür Merkezi ve Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşti.</p>
<p><b>411 kadının adı 411 fidanda yaşatıldı</b></p>
<p>Günün ilk etkinliği, Alaçatı Mahallesi’nde düzenlenen fidan dikimi oldu. 2025 yılı içerisinde erkek şiddeti sonucu katledilen 411 kadın anısına 411 fidan toprakla buluşturuldu.</p>
<p>Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, söyleşide yaptığı konuşmada fidan dikimi etkinliğiyle ilgili, “Bir yıl önce aynı noktada, aynı acıyla buluşmuştuk. Aradan geçen zamanda öldürülen kadınların sayısının azalmaması, adalet mekanizmasının caydırıcı olmadığını ve erkek şiddetini besleyen zihniyetin değişmediğini gösteriyor.” diyerek erkek şiddetine karşı mücadelenin büyütülmesi çağrısında bulundu.</p>
<p><b>“Size Şapka Çıkarıyoruz” sergisi: Kadınların görünürlüğüne saygı duruşu</b></p>
<p>Fidan dikiminin ardından Aya Haralambos Kültür Merkezi’nde Çeşmeli Levent Metinoğlu’nun şapka koleksiyonundan yola çıkarak hazırlanan “Size Şapka Çıkarıyoruz” sergisinin açılışı yapıldı. Sergi, geçmişten bugüne kadınların toplumsal hayattaki görünürlüğünü, özgürlük mücadelelerini ve dönemin ruhunu çok katmanlı bir yolculukla izleyiciyle buluşturdu.</p>
<p><b>Panel: “Şiddetin Görünmeyen İzleri ve Adalete Ulaşma Mücadelesi”</b></p>
<p>Sergi açılışının ardından aynı merkezde, moderatörlüğünü Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli’nin üstlendiği “Şiddetin Görünmeyen İzleri ve Adalete Ulaşma Mücadelesi” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi.</p>
<p>Söyleşinin konukları; kadın cinayetleri ve şiddet davalarında aktif olarak görev alan, kadın hakları alanındaki mücadelesiyle tanınan Avukat Selin Nakıpoğlu ve Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı İzmir temsilcisi, yıllardır kadın dayanışması alanında çalışan Gülsun Kanat oldu.</p>
<p>Panelde; 6284 sayılı Kanun’un uygulanmasındaki eksiklikler, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkileri, adli ve idari süreçlerde cinsiyetçi yaklaşımların yarattığı hak kayıpları, ekonomik, psikolojik, dijital şiddet gibi görünmeyen şiddet türleri, yerel yönetimlerin kadın dayanışma ağlarını güçlendirmedeki sorumlulukları ayrıntılı biçimde ele alındı.</p>
<p>Başkan Lâl Denizli, söyleşide yaptığı konuşmada:</p>
<p>“Kağıt üzerinde var olan yasalar, pratikte uygulanmadığı sürece kadınları korumuyor. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı çekilmek, yalnızca erkek şiddetini cesaretlendirmiştir. Biz, kadınların yaşam hakkını ve özgürlüğünü önceleyen, cinsiyet eşitliğini devlet politikası hâline getiren yasal düzenlemelerin savunucusu olmaya devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p>Denizli, Çeşme Belediyesinin göreve gelir gelmez Kadın ve Aile Müdürlüğünü kurduğunu, danışma ve eğitim programlarıyla kadınların haklarına erişimini güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı.</p>
<p>Söyleşi sonunda Başkan Denizli, konuklara “Sakız Ağacım Çeşme” projesi kapsamında kendi adlarına dikilen sakız ağacı fidanı bağış sertifikalarını takdim etti.</p>
<p><b>Şiddete Karşı Gece Yürüyüşü: “Kapımızı cesaretle açmak, dayanışmayı büyütmek zorundayız”</b></p>
<p>Akşam saatlerinde program, Mehmetçik Parkı’ndan başlayıp Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan “Şiddete Karşı Gece Yürüyüşü” ile devam etti.</p>
<p>Ellerinde dövizler ve pankartlar taşıyan kadınlar, erkekler, gençler ve çocuklar, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “6284’ü uygula”, “Kadın cinayetleri politiktir” sloganlarıyla şiddete, cezasızlığa ve eşitsizliğe karşı tepkilerini dile getirdi.</p>
<p>Meydanda toplanan kalabalığa hitap eden Başkan Lâl Denizli şunları söyledi:</p>
<p>“Özellikle eril anlayışla yönetilmeye çalışılan bir ülkede 25 Kasım asla kutlama günü olamaz. 1 Ocak’tan bugüne, yalnızca 2025 yılında erkek şiddetiyle katledilen en az 411 kadının adını biliyoruz; bir o kadarının kayıtlara dahi geçmediğini biliyoruz. Bu tablo, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ve 6284 sayılı kanunu uygulamaktan kaçınan zihniyetin sonucudur.</p>
<p>Bizler bu mücadeleyi yalnızca kadınlar olarak değil, yanımızda yürüyecek erkek yol arkadaşlarımızla birlikte büyüteceğiz. Kadınların nasıl güldüğünün, nasıl giyindiğinin, nasıl anne olduğunun, nasıl belediye başkanı olduğunun tartışılmadığı bir ülkeyi hep birlikte inşa edeceğiz.”</p>
<p>Başkan Denizli, Türkiye’de her üç kadından birinin erkek şiddetine maruz kaldığını hatırlatarak, “Bu istatistik bize şunu söylüyor: Şiddet, hepimize çok yakın. Komşumuza, arkadaşımıza, akrabamıza kapımızı cesaretle açmak, dayanışmayı büyütmek zorundayız.” dedi.</p>
<p><b>“Susma!” oyunu ile güçlü bir çağrı: “Artık ağlamayalım, konuşalım”</b></p>
<p>Gece yürüyüşünün ardından Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda, Çeşme Kent Enstitüsü Yetişkin Tiyatrosu’nun hazırladığı <b>“Susma!”</b> adlı kısa oyun sahnelendi. Oyun, kadınların şiddet döngüsü içinde yaşadıklarını, suskunlukla beslenen bu şiddetin nasıl büyüdüğünü ve dayanışmayla nasıl kırılabildiğini çarpıcı sahnelerle anlattı.</p>
<p>Gösteri sonrasında oyunculara ve yönetmene teşekkür eden Başkan Lâl Denizli:</p>
<p>“Bu oyunda anlatılanlar, bu ülkenin milyonlarca kadınının gerçek hikâyesi. Hepimiz duygulandık, etkilendik ama artık sadece ağlamak istemiyoruz. Susmayacağız, birbirimizin sesi olacağız. İstanbul Sözleşmesi yaşatır; 6284’ü uygulayın, uygulayın, uygulayın.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Gecenin finali Aya Haralambos’ta: “İnsanca” ile dayanışma mesajı</b></p>
<p>25 Kasım programının son etkinliği, Aya Haralambos Kültür Merkezi’nde Mavi Düşler Tiyatrosu tarafından sahnelenen “İnsanca” adlı teatral müzik dinletisi oldu.</p>
<p>Kadınların, çocukların ve tüm toplumun şiddetsiz, eşit ve özgür bir yaşam hakkını odağına alan dinleti; adalet arayışını, dayanışmanın dönüştürücü gücünü ve insanca yaşam talebini sahneye taşıdı. Oyuncular, dakikalarca ayakta alkışlanırken, izleyiciler oyunu “25 Kasım’ın duygusunu ve öfkesini sanatla buluşturan güçlü bir final” sözleriyle değerlendirdi.</p>
<p>Başkan Lâl Denizli, Mavi Düşler Tiyatrosu’na teşekkür ederek, “Bugün Çeşme’de hem yasımızı tuttuk hem de mücadele kararlılığımızı tazeledik. ‘İnsanca’ dediğimiz hayat, bu ülkenin bütün kadınları ve çocukları için bir lüks değil; temel bir haktır.” dedi.</p>
<p><b>Çeşme Belediyesinden kadınlara çağrı: “Kapımız ve dayanışmamız açık”</b></p>
<p>Çeşme Belediyesi, Kadın ve Aile Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler birimi ve Kent Enstitüsü aracılığıyla; kadınların hukuki, psikolojik ve sosyal destek mekanizmalarına erişimini güçlendirmek için çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Belediye; şiddet gören ya da şiddet riski altında olan tüm kadınlara “yalnız değilsiniz” mesajı vererek, Çeşme’de bu alandaki hizmetlerin kurumsal olarak güçlendirilmeye devam edeceğini açıkladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesmede-411-fidan-binlerce-adim-tek-bir-soz-istanbul-sozlesmesi-yasatir-594681">Çeşme&#8217;de 411 fidan, binlerce adım, tek bir söz: &#8220;İstanbul Sözleşmesi yaşatır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;da 25 Kasım&#8217;da güçlü dayanışma: Şiddete karşı ses çıkar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-25-kasimda-guclu-dayanisma-siddete-karsi-ses-cikar-594638</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 02:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[25]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[kasım]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddete Karşı]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594638</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde ‘Şiddete Karşı Ses Çıkar’ yürüyüşü düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-25-kasimda-guclu-dayanisma-siddete-karsi-ses-cikar-594638">Karşıyaka&#8217;da 25 Kasım&#8217;da güçlü dayanışma: Şiddete karşı ses çıkar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde ‘Şiddete Karşı Ses Çıkar’ yürüyüşü düzenledi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen yürüyüşün ardından Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı çevresinde dayanışma zinciri oluşturuldu. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kadınların özgürce yaşadığı bir toplum için mücadele etmeye devam edeceğim; yaşasın eşitlik ve dayanışma” dedi.</p>
<p>Karşıyaka Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, toplumsal farkındalığa katkı sunacak, dayanışmayı güçlendirecek anlamlı etkinliklere imza attı. Karşıyaka Belediyesi ana hizmet binası önüne, içinde kadın sembolünün bulunduğu bir pano yerleştirildi, vatandaşlar mor renkli alçı parçalarını tek tek panoya yapıştırdı. “Kırıldığımız yerden birlikte güçleniriz” mesajını simgeleyen çalışmanın son parçasını ise Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal yerleştirerek sembolü tamamladı. </p>
<p><b>DAYANIŞMA ZİNCİRİ OLUŞTURULDU</b></p>
<p>Başkan Yıldız Ünsal’ın sembolü tamamlamasının ardından ‘Şiddete Karşı Ses Çıkar’ yürüyüşü için start verildi. Yürüyüşe; Cumhuriyet Halk Partisi Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü, CHP Karşıyaka Kadın Kolları Başkanı Safigül Çalışkaneli, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Belediye önünde bir araya gelen katılımcılar, ellerinde “Sesimizi sen de duy”, “Kadına şiddete hayır”, “Şiddete dur de”, “Haklı şiddet yoktur” gibi sloganların yer aldığı döviz ve pankartlarla Çarşı içinden geçerek Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı’na ulaştı. Anıt çevresinde kenetlenen katılımcılar, dayanışma zinciri oluşturarak kadına yönelik şiddete karşı birlik ve ortak mücadele mesajı verdi. Dayanışma zincirine İyi Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan ve İyi Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Yetkin Hafızoğlu da katıldı.</p>
<p><b>“YAŞASIN KADINLARIN ÖZGÜR MÜCADELESİ!”</b></p>
<p>Katılımcılara seslenen Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kadına yönelik şiddet, dünyanın dört bir yanında milyonlarca kadının hayatını etkileyen, insan haklarına aykırı bir gerçekliktir. Kadınlar sustukça toplum susar, kadınlar direnirse şiddet yenilir. Karşıyaka Belediyesi olarak bu mücadelede yalnızca izleyici değil, aktif bir tarafız. Kadın Danışma Merkezlerimiz, hukuki ve psikolojik destek hizmetlerimiz ve toplumsal farkındalık projelerimizle kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Ancak bu mücadele yalnızca kurumların değil; hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün gerçekleştirdiğimiz yürüyüş bu sorumluluğun bir ifadesidir. Anıt’ın önünde, Atamızın ve tarihe ışık tutan kadınların huzurunda oluşturduğumuz dayanışma zinciri; kalplerimizin, mücadelemizin ve umudumuzun birleşmesidir. Bir kadın belediye başkanı olarak bu zincirin bir halkası olmaktan gurur duyuyorum. Kadınların özgürce ve eşit haklarla yaşadığı bir toplum için mücadele etmeye devam edeceğim. Yaşasın eşitlik, dayanışma ve kadınların özgür mücadelesi” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakada-25-kasimda-guclu-dayanisma-siddete-karsi-ses-cikar-594638">Karşıyaka&#8217;da 25 Kasım&#8217;da güçlü dayanışma: Şiddete karşı ses çıkar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;den dünyaya, dünyadan İzmir&#8217;e: Buradayım, iyiyim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirden-dunyaya-dunyadan-izmire-buradayim-iyiyim-594557</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 18:36:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyen]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buradayım]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[dünyaya]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[iyiyim]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594557</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde “Eşit İzmir Eşit Dünya” temalı uluslararası video konferans etkinliği düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirden-dunyaya-dunyadan-izmire-buradayim-iyiyim-594557">İzmir&#8217;den dünyaya, dünyadan İzmir&#8217;e: Buradayım, iyiyim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde “Eşit İzmir Eşit Dünya” temalı uluslararası video konferans etkinliği düzenledi. Gazetecilerden akademisyenlere, sanatçılardan siyasetçilere kadar çok sayıda kadın, Kültürpark’ta toplanan kadınlara seslenerek “Buradayım, iyiyim” mesajı verdi.</p>
<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde, İzmir’in farklı noktalarında çok sayıda etkinlik düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü organizasyonunda gerçekleştirilen etkinlikler arasında “Eşit İzmir Eşit Dünya” temalı uluslararası video konferans programı da yer aldı. Kültürpark’ta düzenlenen etkinliğe kadın alanında uzman isimler, işçiler, gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar, aktivistler, siyasetçiler gibi farklı alanlardan katılımcılar canlı olarak bağlandı. Kadınlar, şiddete karşı mesajlarını alanda toplanan kadınlara iletti. Her konuşma, kampanya sloganı “Buradayım, iyiyim” cümlesi ile tamamlandı. Alanda bulunan kadınlar da “Buradayım, iyiyim” sloganları attı. Etkinlikte, Çocuk Çalışmaları Şube Müdürlüğü Yenişehir Çocuk Merkezi’nden hizmet alan çocuklar, ritim gösterisi de sundu.</p>
<p><strong>“Eşit İzmir ve eşit bir dünya için birlikte yürünecek bir yol”</strong></p>
<p>Etkinlikte konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “50’den fazla ülkede yaşayan kadınların yarısı, bedenleri hakkında haklarını kullanamıyor. Ne zaman evleneceklerine, kaç çocuk doğuracaklarına erkekler karar veriyor. Bu erkekler önce babalar ve erkek kardeşleri, büyüdüklerinde de eşleri ya da partnerleri oluyor. Aslında bu, bir toplumsal cinsiyet eşitsizliği sorunu ve bu sorun aynı zamanda kadınlara yönelik şiddeti de getiriyor. Ülkemizde çok yakın zamanda yayınlanan istatistiklere göre her 10 kadından biri yaşamı boyunca fiziksel şiddete maruz kalmış oluyor. Her üç kadından biri ekonomik şiddet görüyor. Yolumuz zorlu ama çok kazanım elde ettik. Çünkü birlikteydik. Birlikte olmaya devam edeceğiz. Yoldaşlığınız çok önemli. Eşit İzmir ve eşit bir dünya için bu yol, birlikte yürünecek bir yol” dedi.</p>
<p><strong>“Beklemeye tahammülümüz yok”</strong></p>
<p>Alana canlı bağlantı ile katılan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, “Kadına yönelik şiddet, sadece bireysel bir sorun değil toplumun temelini sarsan, geleceğimizi etkileyen derin bir yaradır. Maalesef hala kadınlar yaşamlarının birçok anında güvende olamıyor. Seslerini duyurmakta zorlanıyor. Şiddet, sadece fiziksel değil psikolojik, ekonomik ve dijital alanda da kendini gösteriyor. Bu nedenle bu sorunla mücadele etmek için artık beklemeye tahammülümüz yok. Bizler şiddete maruz kalan kadınlara destek oluyoruz. Güvenli adımlar atmaları için rehberlik ediyoruz ama biliyoruz ki bu sadece bir başlangıç. Kesin çözüm, şiddeti önleyen sistemleri kurmak, kadınların yaşam haklarını ve eşitliği güvence altına almaktan geçiyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Çok mücadele ettik”</strong></p>
<p>Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ise “Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti’nde pek çok hak kazanıldı ama bunlar ciddi bir kadın mücadelesinin sonucunda oldu. Zor dönemlerden geçiyoruz ama çok daha zor dönemlerden de geçmişliğimiz oldu. Biz o hakları elde edebilmek için çok mücadele ettik. Laflardan çok neyi icraata geçirilebildik, neyi yaşamımızın içine dahil edebildik, toplumu neyle yüzleştirebildik, en önemli kısım bu. Bu mücadeleyi büyütmemiz için erkek şiddetine ‘dur’ diyebilmemiz gerekiyor, patriyarkal düzene karşı, eşitsizliğe karşı ve adaletsizliğe karşı ‘biz buradayız’ dememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Etkinliğe video konferans ile katılanlar arasında Polonya Krakowa Belediyesi’nden Urzad Miasta Krakowa, KKTC CTP Milletvekili Doğuş Derya, akademisyen Prof. Dr. Sevda Alankuş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Enif Yavuz Dipşar, akademisyen Prof. Dr. Melek Göregenli, İranlı gazeteci Shataw Moezi, Eşit Yaşam Derneği’nden Prof. Dr. Nazik Işık ve Canan Aydemir Özkara, Gençlik Örgütleri Forumu’ndan Berfin Atlı, Romanya Calinesti Belediyesi Başkanı Calinerti Commune, Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği’nden Ayla Çelik, Kadın Dayanışma Derneği’nden Seher Gündoğan, akademisyen Prof. Dr. Eser Köker, gazeteci Pelin Batu, Dünya Kadın Yürüyüşü kapsamında Venezuela’dan Alejendra Leprea ve Yıldız Temürtürkan, sanatçı İlkay Akkaya, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’ndan (UNFPA) Aylin Çelik ve akademisyen Prof. Dr. Huriye Toker yer aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirden-dunyaya-dunyadan-izmire-buradayim-iyiyim-594557">İzmir&#8217;den dünyaya, dünyadan İzmir&#8217;e: Buradayım, iyiyim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Şiddete Karşı Güçlenme Anlatıları&#8221; Okuma Tiyatrosu Kartal&#8217;da Sahnelendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddete-karsi-guclenme-anlatilari-okuma-tiyatrosu-kartalda-sahnelendi-594476</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 08:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlatıları]]></category>
		<category><![CDATA[güçlenme]]></category>
		<category><![CDATA[iddete]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kars]]></category>
		<category><![CDATA[kartal]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatrosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594476</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında gerçekleştirdiği etkinliklerle kadınların yanında durmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddete-karsi-guclenme-anlatilari-okuma-tiyatrosu-kartalda-sahnelendi-594476">&#8220;Şiddete Karşı Güçlenme Anlatıları&#8221; Okuma Tiyatrosu Kartal&#8217;da Sahnelendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında gerçekleştirdiği etkinliklerle kadınların yanında durmaya devam ediyor.</p>
<p>Şehir Tiyatroları’na bağlı Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi (ÇGSM), İBB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü’yle birlikte Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde bir okuma tiyatrosu gerçekleştirdi.</p>
<p>Şiddete karşı toplumsal farkındalığı artırmayı ve &#8220;yalnız değilsin&#8221; mesajını vermeyi hedefleyen “Şiddete Karşı Güçlenme Anlatıları” adlı okuma tiyatrosu, 25 Kasım 2025 Salı günü saat 10.30’da seyirciyle buluştu.</p>
<p>Etkinlikte, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın “Kadına Yönelik Şiddet Deneyimleri” ile “Şiddete Karşı Anlatılar” kitaplarında yer alan anlatılardan Emre Koyuncuoğlu’nun derlediği metinler okundu.</p>
<p>Kostüm tasarımını <b>Duygu Ateş</b>’in yaptığı okuma tiyatrosunda dayanışma adına sanatçılarımız <b>Aslı İçözü, Aslı Öngören, Berna Adıgüzel, Hazal Uprak, Şirin Asutay, Yeşim Koçak</b> ve <b>Emre Koyuncuoğlu</b> bir arada yer aldılar.</p>
<p>Kadına yönelik şiddetin görünür kılınması, güçlenme hikâyelerinin duyulması ve toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla düzenlenen ve büyük ilgi gören etkinlik, seyircilere hem duygusal hem de düşündürücü anlar yaşattı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddete-karsi-guclenme-anlatilari-okuma-tiyatrosu-kartalda-sahnelendi-594476">&#8220;Şiddete Karşı Güçlenme Anlatıları&#8221; Okuma Tiyatrosu Kartal&#8217;da Sahnelendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eczacıbaşı Dynavit&#8217;ten Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü farkındalık kampanyası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eczacibasi-dynavitten-kadina-yonelik-siddete-karsi-mucadele-gunu-farkindalik-kampanyasi-594472</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 07:36:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[dynavit]]></category>
		<category><![CDATA[eczacıbas]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[ten]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594472</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de kadın voleybolunun öncüsü Eczacıbaşı Spor Kulübü, Birleşmiş Milletler tarafından resmileştirilen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü özelinde farkındalık kampanyasını hayata geçirdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eczacibasi-dynavitten-kadina-yonelik-siddete-karsi-mucadele-gunu-farkindalik-kampanyasi-594472">Eczacıbaşı Dynavit&#8217;ten Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü farkındalık kampanyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de kadın voleybolunun öncüsü Eczacıbaşı Spor Kulübü, Birleşmiş Milletler tarafından resmileştirilen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü özelinde farkındalık kampanyasını hayata geçirdi. Şiddetin her türlüsüne karşı küresel bir farkındalık çağrısı olan “Orange the World – Dünyayı Turuncuya Boya” kampanyası kapsamında Eczacıbaşı Spor Kulübü, tüm taraftarlarını bu harekete katılmaya davet ediyor.</p>
<p><strong>Eczacıbaşı Spor Kulübü Genel Koordinatörü Ali Atalık</strong> kampanya hakkında <em>“25 Kasım ve 16 Günlük Aktivizm sürecinde, kurum olarak amacımız; toplumsal farkındalığı artırmak, kamuoyunda duyarlılığı güçlendirmek ve tüm kadınların özgür, eşit ve güven içinde yaşayabilmesine katkıda bulunmak. Sporun birleştirici gücüne inanarak; sporcularımız, çalışanlarımız ve taraftarlarımızla birlikte ‘şiddetin hiçbir bahanesi yoktur’ ilkesinin altını net bir şekilde çiziyoruz. Dayanışmayı büyütmek ve şiddetsiz bir gelecek için sorumluluk almak, bu dönemdeki tüm faaliyetlerimizin ortak paydasını oluşturuyor”</em> dedi.</p>
<p><strong>Eczacıbaşı Dynavit’li oyunculardan kampanyaya destek videosu</strong></p>
<p>Kulüp tarafından verilen destekte kadına yönelik şiddet çok farklı biçimlerde karşımıza çıkabileceğine vurgu yapılıyor. Altyapıya ve kız çocuklarına yaptığı yatırımlarla dikkat çeken Eczacıbaşı Spor Kulübü A Takımı oyuncularından oluşan video ile sosyal medyada farkındalık çağrısı yapıldı. </p>
<p>Simge Aköz: “Değişim dayanışmayla başlar, bugün ve daima turuncuyuz çünkü umuda inanıyoruz. Şiddetin olmadığı bir dünya için buradayız.”</p>
<p>Dana Rettke: “Şiddet sadece fiziksel değildir. Sözler, kontrol, dijital istismar… Hepsi gerçek yaralar bırakır. Her kadın için sesimizi yükseltiyoruz.”</p>
<p>Dilay Özdemir: “Şiddet gören hiçbir kadın yalnız değil. Birlikte daha güçlü ve daha yüksek bir sesiz. Bahane yok.”</p>
<p>Magdalena Stysiak: “Kadınlara yönelik şiddetin hiçbir bahanesi yoktur. Ne bugüne kadar oldu, ne de olacak.”</p>
<p>Sinead Jack-Kısal: “Değişim bir eylemle, bir sesle, bir duruşla başlar. Bugün şiddete karşı durmayı seçiyoruz. Yalnız değilsin.”</p>
<p><strong>Şampiyonlar Ligi maçına özel antrenman tişörtleri</strong></p>
<p>Eczacıbaşı Dynavit, 26 Kasım Çarşamba günü Zeleznicar ile karşılaşacak. Karşılaşma öncesi sporcular ısınmaya #NoExcuse temalı tişörtlerle çıkacak.</p>
<p><strong>Eczacıbaşı Spor Salonu “Orange the World” diyecek</strong></p>
<p>Kampanyanın anlam ve önemine dikkat çekmek amacıyla karşılaşma boyunca salon turuncu aydınlatmalarla ışıklandırılacak. Seyirci girişinde ise her taraftara bir bileklik hediye edilecek. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eczacibasi-dynavitten-kadina-yonelik-siddete-karsi-mucadele-gunu-farkindalik-kampanyasi-594472">Eczacıbaşı Dynavit&#8217;ten Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü farkındalık kampanyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den kadına yönelik şiddete karşı eğitim düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-kadina-yonelik-siddete-karsi-egitim-duzenlendi-594445</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 15:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Haftası’ kapsamında bir eğitim programı ve sergi etkinliği düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-kadina-yonelik-siddete-karsi-egitim-duzenlendi-594445">Büyükşehir&#8217;den kadına yönelik şiddete karşı eğitim düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Haftası’ kapsamında bir eğitim programı ve sergi etkinliği düzenlendi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Şiddet bir kader değil önlenebilir değiştirilebilir bir gerçektir Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak her bir kadının kendisini güvende hissettiği bir şehir oluşturmak için çalışıyoruz” dedi.  </span></span></p>
<p><span><span>“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Haftası” kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi,  belediye personellerine ve vatandaşlara farkındalık etkinlikleri gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi’nde düzenlenen etkinlerde ilk olarak “Şiddetin Görünmeyen Yüzü &#8216;Fark Et, Destek Ol, Yönlendir” isimli panel düzenlendi. Panelde, kadına yönelik şiddet tanımları, 6284 sayılı kanun, şiddet türleri, toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddet kapsamındaki hukuki süreçler” ele alındı.</span></span></p>
<p><span><span>İNSAN HAKLARI VE ÖZGÜRLÜKLERDEN MAHRUM BIRAKIR </span></span></p>
<p><span><span>Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmet Uzmanı Çisem Çınar Hanedar, Anayasa önünde kadın ve erkek eşittir maddesi olsa da sosyal hayatta bu eşitliği sağlanmadığına dikkat çekerek, “Şiddet sadece dayak değildir. İnsanın bedenine ve ruhuna yönelik saldırı acı verme, güç ve baskı uygulama özgürlüklerini kısıtlama gibi hareketlerin tümüdür. Kadınları en temel insan hakları ve özgürlerinden mahrum eder. Sağlıklarını olumsuz etkiler, sosyal ve ekonomik yaşama etkin katılmalarını engeller” diye konuştu. </span></span></p>
<p><span><span>ŞİDDET SADECE DAYAK DEĞİLDİR </span></span></p>
<p><span><span>Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Nesibe Gül Tekin de, </span></span></p>
<p><span><span>kadına yönelik şiddetin türlerinden bahsetti. Tekin, “Şiddet kelimesi duyulduğunda akla ilk gelen fiziksel şiddet olsa da şiddetin diğer türleri de en az fiziksel şiddet kadar yaygındır. Bunlar; ısrarlı takip, cinsel şiddet, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet, fiziksel şiddet ve siber şiddettir” diye konuştu.  </span></span></p>
<p><span><span>HUKUK VE HAKLAR KONUŞULDU </span></span></p>
<p><span><span>Antalya Barosu Avukatlarından Tuğçe Duru ve Meva Ekici ise kadına yönelik şiddette 6284 sayılı kanunda kadınlar haklarından bahsetti. 6284 sayılı yasa kadınların yaşam hakkını güvence altına alan, şiddet mağdurunu koruyan ve şiddetin önlenmesi için gerekli tedbirleri içeren en önemli yasal mevzuat olduğunu ifade ettiler. </span></span></p>
<p><span><span>25 KASIM’A ÖZEL RESİM SERGİSİ </span></span></p>
<p><span><span>Eğitim sonrasında Büyükşehir Belediyesi Fuaye Alanında Kadın Dayanışma Merkezi katılımcıları ve Kadın Kooperatiflerinin katılımıyla “Kadın ve Dayanışmanın Renkleri” isimli resim sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Serginin açılışında konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, kadına yönelik şiddetin sadece kadınların değil toplumun bütününü ilgilendiren bir mesele olduğunu söyledi. Özdemir, “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak her bir kadının kendisini güvende hissettiği bir şehir oluşturmak için çalışıyoruz.  Kadınların güçlendirilmesi, ekonomik bağımsızlığı ve şiddete uğrayan kadınların başvurabileceği güvenli alanların çoğaltılması bizim için yalnızca bir belediye hizmeti değil, insani bir sorumluluktur. Eşitlik yerelden başlar ilkesini benimseyen Antalya Büyükşehir Belediyesi bu amaçla oluşturduğu Yerel Eşitlik Eylem Planı çerçevesinde planladığı hizmetlerle kadınlarımızın desteklenmesini hedeflemekte. Sağlıktan eğitime kadın girişimciliğinin desteklenmesinden istihdama, şiddetle mücadeleye kadar kadınlarımızı güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütmekteyiz. Her kadının özgürce güven içinde eşitlikle yaşayacağı bir toplum mümkün ve biz o toplumun inşası için yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</span></span></p>
<p><span><span>Daha sonra Başkan Vekili Büşra Özdemir ve katılımcılarla birlikte sergiyi gezdi. </span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-kadina-yonelik-siddete-karsi-egitim-duzenlendi-594445">Büyükşehir&#8217;den kadına yönelik şiddete karşı eğitim düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güzelbahçe Kadına şiddete hayır dedi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guzelbahce-kadina-siddete-hayir-dedi-594427</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 14:22:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[dedi]]></category>
		<category><![CDATA[güzelbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[hayır]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[şiddeti]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594427</guid>

					<description><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Güzelbahçe Belediyesi öncülüğünde, basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasının ardından katılımcılar kadına yönelik şiddete karşı Mithatpaşa Caddesi’nde yürüyüş yaparak slogan attı ve kadın esnafları ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzelbahce-kadina-siddete-hayir-dedi-594427">Güzelbahçe Kadına şiddete hayır dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Güzelbahçe Belediyesi öncülüğünde, basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasının ardından katılımcılar kadına yönelik şiddete karşı Mithatpaşa Caddesi’nde yürüyüş yaparak slogan attı ve kadın esnafları ziyaret etti.<br />Güzelbahçe Ayşe Mayda Spor Tesisleri Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nde yapılan basın açıklamasına Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ali Dönmez, Güzelbahçe Belediye Başkanı Eşi Nermin Günay,  CHP Güzelbahçe İlçe yöneticileri, Meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.<br />Güzelbahçe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Duygu Yılmaz basın açıklaması yaptı. Açıklamada;<br />Bugün burada, Güzelbahçe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü olarak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında bir araya geldik. Kadına yönelik, her türlü şiddeti durdurmak, sesimizi güçlü bir şekilde duyurmak ve toplum olarak sorumluluklarımızı hatırlatmak için buradayız. <br /> “Kadına Yönelik Şiddet” sistematik şiddetin kadına yönelmiş halinin kurumsallaştığı gündür. Ne acı ki, bitmeyen şiddet sarmalının her yıl daha fazla insanın-kadının yaşamları elinden alınmasın diye andığımız gündür bugün. 25 Kasım yalnızca yaşanmış acıları değil, sessiz bırakılmış hayatları da hatırlatıyor bizlere. İşte tam da bu sebeple SESİ KESİLMESİ istenen kadınları anmak için buradayız. Ülkemizde ifade özgürlüğünün engellendiği, oto sansürün olağanlaştığı her aşamada sesi kısılan, sözü kesilen toplumlarda, şiddetin sıradanlaşması, normalleşiyor. Bu noktada ilk saldırı evde başlıyor ve artarak sonu belli olmayan masalları yaşıyor kadınlar. Şiddetin Gölgesindeki Gerçekler ise korkunç oluyor. Son üç yılda ülkemizde kadın cinayetleri alarm veren bir tablo çizmiştir. 2022 yılında yaklaşık 334 kadın öldürüldü. 2023 yılında medyaya yansıyan veriler 438 kadın cinayetini göstermektedir. 2024 yılında ise 394 kadın hayatını kaybetmiş, 259 kadın ise “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçmiştir. Bu rakamlar sadece sayılardan ibaret değildir; her bir kadın bir hayattır, bir gelecektir.<br />Neden “şüpheli ölümler”? Neden???<br />Son yedi yılda şüpheli kadın ölümleri %82 oranında artmıştır. Bu durum etkin soruşturma eksikliğini, cezasızlığı ve kadınların güvenliğe erişimde yaşadığı sistemik sıkıntıları gözler önüne sermektedir. Kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete karşı toplumsal tepki de büyümektedir. 25 Kasım başta olmak üzere birçok ilde yapılan eylemler, dayanışma zincirleri ve farkındalık yürüyüşleri her yıl daha geniş katılımla gerçekleşmektedir ama yetmiyor, ne yapsak bu şiddet sarmalını kendimizden uzak tutmak için yeterli olmuyor. Çünkü şiddeti meşrulaştıran politikadır, kadın cinayetleri de politiktir.<br />Kadına yönelik şiddet, bireysel bir öfkeden yada ani gelişen bir öfke patlamasından ibaret değildir, görüldüğü kadar basit değildir. Kökleri çok daha derinlerdedir, toplumsal cinsiyet eşitsizliği bunu en çok körükleyen, kök salmasını sağlayan olgudur. <br />Peki bizler neler yapmalıyız? <br />Farkındalık arttırıcı çalışmaları sürdürmeli, eğitim seminerleri, çocuklarla ve gençlerle atölyeler düzenlemeli, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini oluşturmalıyız. Destek mekanizmaları işletiyoruz. Peki nedir bunlar: şiddet mağduru kadınlara danışmanlık, psikososyal destek ve gerektiğinde hukuki yönlendirmeler sağlıyoruz. Veri topluyoruz ve raporluyoruz: Kadına yönelik şiddet vakalarını izliyor, yerel düzeyde analiz ediyor, yönlendirici politikalar için toplantılara- çalıştaylara katılıyor öneriler sunuyoruz. Yerel iş birliği kuruyoruz, adli makamlar ve diğer STK’larla ortak protokoller geliştirerek koruma mekanizmalarını güçlendiriyoruz.<br />Peki biz kadınlar bu bağlamda neleri talep ediyoruz?<br />6284 sayılı kanunun tam ve etkin uygulanmasını, koruma kararlarının sahada hayata geçirilmesini; Şüpheli ölümler için bağımsız, adil ve şeffaf soruşturmalar yürütülmesini; Cinayet faili erkeklerin cezasız kalmaması için yargı süreçlerinin hızlandırılmasını;  Toplumsal cinsiyet eğitimlerinin ilkokuldan başlayarak yaygınlaştırılmasını; Kadınlara yönelik koruyucu, önleyici ve rehabilite edici hizmetlerin yerel yönetimler ve merkezi otoritelerce güçlendirilmesini talep ediyoruz.<br />İstanbul Sözleşmesi geri gelsin istiyoruz. <br />Kadın cinayetleri kader değildir-kederdir.  Önlenebilir sosyo-ekonomik sonuçlardır. İşsizlik-yoksulluk-güvencesiz çalışma ki bunu en son Dilovası vakasında gördük, bakım yükünün yalnızca kadınların üzerine bırakılması ve sosyal devletin yetersizliği, kadınları güçsüz ve kırılgan hale getirmektedir. Kadına yönelik şiddet; kadınların bireysel bir sorunu değildir, bunun çok çok ötesinde toplumsal bir yaradır. Bu yarayı iyileştirmek, herkesin sorumluluğudur. Cinsiyet eşitliğini hayata geçirmek kendi yaşamlarımızdan yola çıkarak başlayarak hepimizin sorumluluğudur. Eşitliği sağlamak, kadınları şiddetten korumak ve failleri etkin biçimde cezalandırmak da devletlerin yükümlülüğüdür. Bizler bugün burada toplanmış, bu konuyu kendine dert edinmiş insanlar olarak,  bir adım daha atmış bulunuyoruz ama yetmez. Ülkemizde toplumsal kardeşliğin inşa edildiği bugünlerde, biz kadınlarda barışın temsilcisi olacağız. En çokta biz, şiddet sarmalının yarattığı tahribatı en iyi bilen biz, kadınlar ve geleceği çalınan çocuklarımız için toplumsal barışı biz sağlayacağız, bu bizim sorumluluğumuzdur. Şiddetten değil barıştan yana, kadınlardan yana taraf olacağız. Kadınlar öldürülmesin, korkmasın, susturulmasın. Çünkü her bir yaşam değerlidir. Kadına yönelik şiddet son bulsun diye bağıralım-çağıralım sesimizi duyuralım. Hep birlikte, dayanışmayla, eşitlikle, güçlü bir iradeyle “şiddete hayır” demeye devam edeceğiz” dedi.<br />Basın açıklamasının ardından ellerinde dövizlerle yürüyüş yapan kadınlar, ‘Kadın Yaşam Özgürlük’, ‘Hür Doğdum Hür Yaşarım Kime Ne’, ‘Susmuyoruz Korkmuyoruz İtaat Etmiyoruz’  sloganları attı. Yürüyüşün ardından Güzelbahçe Belediye Başkanvekili Ali Dönmez, Güzelbahçe Belediye Başkanı Eşi Nermin Günay ve Güzelbahçe Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Duygu Yılmaz beraberindekilerle kadın esnafları ve eşlerini ziyaret ederek günün anlam ve önemi adına hazırlanan çanta ve şiddet karşısında acil alınacak önlemleri içeren not defterini hediye ederek bilgi verdi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guzelbahce-kadina-siddete-hayir-dedi-594427">Güzelbahçe Kadına şiddete hayır dedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>25 Kasım&#8217;da Çiğli&#8217;den Eşitlik ve Mücadele Çağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/25-kasimda-cigliden-esitlik-ve-mucadele-cagrisi-594410</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 14:07:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[25]]></category>
		<category><![CDATA[çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kasım]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594410</guid>

					<description><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Çiğli Belediyesi’nde bir dizi etkinlik düzenlendi. Kasaplar Meydanı’ndan başlayarak tören alanına yürüyen kadınlar, sloganlar ve dövizlerle “Şiddete hayır” mesajı verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/25-kasimda-cigliden-esitlik-ve-mucadele-cagrisi-594410">25 Kasım&#8217;da Çiğli&#8217;den Eşitlik ve Mücadele Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Çiğli Belediyesi’nde bir dizi etkinlik düzenlendi. Kasaplar Meydanı’ndan başlayarak tören alanına yürüyen kadınlar, sloganlar ve dövizlerle “Şiddete hayır” mesajı verdi.</p>
<p>Tören alanında hayatını kaybeden kadınlar için saygı duruşunda bulunuldu. Etkinliğe Çiğli Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri, muhtarlar, CHP Çiğli İlçe Kadın ve Gençlik Kolları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Program, kadın şarkılarından oluşan müzik dinletisiyle sona erdi.</p>
<p><b>İzmir Kadın Dayanışma Derneği’nden Sıfır Tolerans Vurgusu</b></p>
<p>Basın açıklamasını İzmir Kadın Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Seher Gündoğan yaptı. Gündoğan, kadına yönelik şiddete ve hak ihlallerine karşı sıfır tolerans vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı; Gündoğan, 2024 yılında 411 kadının öldürüldüğünü, 2025 yılı bitmeden aynı sayıya ulaşıldığını hatırlatarak toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin şiddeti beslediğini vurguladı. İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi gerektiğini, şiddet failleri lehine aflardan vazgeçilmesi ve kadınların barınma, istihdam, eğitim gibi haklarının güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Son olarak, çalışma yaşamında şiddet ve ayrımcılığa son vermeyi amaçlayan ILO 190 sayılı sözleşmesine taraf olunması çağrısında bulundu.</p>
<p><b>Başkan Yıldız: “Kadınların Yanındayız”</b></p>
<p>Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız da konuşmasında kadınların mücadelesine destek verdiklerini belirtti. Yıldız, “Bu gün, sadece bir anma değil; aynı zamanda bir hatırlatma, bir uyarı ve bir mücadele çağrısıdır. Kadına yönelik şiddet, insanlık tarihinin en büyük utançlarından biridir ve ne yazık ki hala hayatlarımızın bir parçası olmaya devam etmektedir. Çiğli Belediyesi olarak biz, kadınların yanında olmayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Kadınların özgürce yaşayabildiği, eşit haklara sahip olduğu, şiddetten uzak bir Çiğli için çalışıyoruz. Kadınların barınma, istihdam, eğitim ve sosyal yaşamda güçlenmesi için projelerimizi hayata geçiriyoruz. Çiğli’de kadınların sesi daha gür çıkacak, kadınların mücadelesi daha güçlü olacak. Bizler, kadınların yanında olmaya, onların haklarını savunmaya ve eşitlikçi bir gelecek için çalışmaya</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/25-kasimda-cigliden-esitlik-ve-mucadele-cagrisi-594410">25 Kasım&#8217;da Çiğli&#8217;den Eşitlik ve Mücadele Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadıköy Belediyesi&#8217;nden Kadınlar İçin Kapsamlı Destek Ağı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadikoy-belediyesinden-kadinlar-icin-kapsamli-destek-agi-594385</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 14:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[kasım]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594385</guid>

					<description><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Kadıköy Belediyesi’nin yıllardır sürdürdüğü kadın odaklı çalışmalar dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadikoy-belediyesinden-kadinlar-icin-kapsamli-destek-agi-594385">Kadıköy Belediyesi&#8217;nden Kadınlar İçin Kapsamlı Destek Ağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Kadıköy Belediyesi’nin yıllardır sürdürdüğü kadın odaklı çalışmalar dikkat çekiyor. 6284 Sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi’nin temel ilkelerini esas alan belediye; barınmadan sosyal desteğe, eğitimlerden sağlık hizmetlerine uzanan geniş bir hizmet ağı sunuyor.<br />Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için uzun yıllardır mücadele eden Kadıköy Belediyesi, kadınların güçlenmesini, haklarına erişimini ve güvenli yaşam alanlarına kavuşmasını amaçlayan çok yönlü çalışmalar yürütüyor. 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin temel ilkeleri doğrultusunda hareket eden belediye, hem önleyici hem destekleyici hizmetleriyle yerel yönetimler arasında örnek gösteriliyor.<br />Kadıköy Belediyesi, Türkiye’de kadın sığınma evi açan ilk yerel yönetimlerden biri olarak 2008’den bu yana şiddete maruz kalan kadınlara ve çocuklarına gizlilik esaslı, güvenli ve ücretsiz barınma sağlıyor. Sığınma evinde sunulan hizmetler barınmayla sınırlı kalmıyor; kadınların yeniden bağımsız ve güvenli bir yaşam kurabilmesi için psikososyal ve sosyoekonomik destekler de veriliyor. Bu hizmetler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’yla işbirliği içinde yürütülüyor.<br />Şiddet karşısında bilgiye ve yönlendirmeye ihtiyaç duyan kadınlar için çalışan 0216 349 9 349 numaralı Alo Kadına Şiddet Hattı ise hafta içi 08.00–17.00 saatlerinde ulaşılabilir durumda. Hat üzerinden kadınlara şiddetin türüne göre hakları anlatılıyor, güvenlik planlaması yapılıyor, hukuki süreçlere dair bilgilendirme sağlanıyor ve ihtiyaç halinde ilgili kurumlarla bağlantı kuruluyor.</p>
<p><b>DANIŞMANLIK, EĞİTİM VE DAYANIŞMA HİZMETLERİ</b><br />Kadın Dayanışma Birimi, ilçede şiddet ve ayrımcılıkla mücadelede önemli bir başvuru merkezi olarak işlev görüyor. Birim hem krize müdahale hem de kadınların sosyal ve ekonomik hayata eşit katılımını destekleyen politikalar üretiyor. Kadın örgütleriyle işbirlikleri, toplumsal cinsiyet eşitliği temelli eğitimler ve farkındalık çalışmaları bu birimin düzenli faaliyetleri arasında yer alıyor.<br />Türkiye’de yerel yönetimler tarafından açılan ilk merkez olan CİSAM (Cinsel Sağlık/Üreme Sağlığı Bilgilendirme ve Danışmanlık Merkezi), kadınlara ve gençlere cinsel sağlık, üreme sağlığı, ilişkiler ve beden bilgisi konularında danışmanlık ve eğitim sunuyor. Belediye ayrıca 6 sosyal hizmet merkezinde kadınlara psikososyal danışmanlık, yönlendirme ve sosyal destek sağlıyor; kadın hakları, toplumsal cinsiyet, ebeveynlik ve sosyal haklar gibi başlıklarda düzenli atölyeler düzenliyor.<br />Kadıköy Belediyesi’nin KİHEP (Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı) ve KSEP (Kadın Sağlığı Eğitim Programı) gibi kapsamlı eğitimleri, kadınların hem hukuki hem sağlık alanındaki haklarına dair farkındalığını artırmayı ve günlük yaşamlarında güçlenmelerini hedefliyor. Gençlere yönelik Flört Şiddeti Farkındalık Atölyesi ise lise ve üniversite öğrencilerinin ilişkilerde şiddeti tanımasını ve sağlıklı iletişim becerileri geliştirmesini amaçlıyor.</p>
<p><b>EKONOMİK GÜÇLENME VE MESLEKİ DESTEK</b><br />Kadınların ekonomik bağımsızlığını artırmak için yürütülen Potlaç modeli, 2016’da belediye bünyesinde başlayan ve daha sonra kooperatife dönüşen bir dayanışma ağı olarak dikkat çekiyor. Potlaç; üretim atölyesi, satış dükkânı, kadın istihdamını destekleyen kafe ve üretici stantlarıyla kadınların kendi emekleriyle gelir elde etmesine olanak sağlıyor. Potlaç, Habitat Derneği işbirliğiyle düzenlenen dijital beceri eğitimleriyle kadın girişimcilerin dijital okuryazarlık ve e-ticaret kapasitesini de güçlendiriyor.<br />Belediye ayrıca Ataköy Soroptimist Kulübü işbirliğiyle “Kadın Kaynakçılar Yetişiyor” projesini hayata geçirerek kadınların erkek egemen bir sektörde mesleki beceri kazanmasını destekliyor. Gedik Eğitim Vakfı tarafından verilen ücretsiz kaynakçılık eğitimi, kadınlara yeni iş ve istihdam olanakları yaratıyor.<br /><b>SAĞLIK HİZMETLERİ VE ÇOCUK BAKIMI</b><br />Kadıköy Belediyesi’nin sağlık hizmetleri arasında Gebe Okulu, menopoz sürecine hazırlık eğitimleri ve iki farklı kadın sağlığı polikliniğinde ücretsiz jinekolojik hizmetler bulunuyor. Dr. Rana Beşe Sağlık Polikliniği ile Prof. Dr. Korkmaz Altuğ Kadın Hastalıkları Polikliniği; gebelik danışmanlığı, aile planlaması, smear testi, HPV taraması, ultrason, menopoz takibi ve genel kadın sağlığı danışmanlığı gibi hizmetleri ücretsiz sunuyor. Mamografi ve Kadın Sağlığı Merkezi ise meme sağlığına yönelik erken tanı hizmetleri ve kendi kendine meme muayenesi eğitimleriyle kadınların koruyucu sağlık hizmetlerine erişimini güçlendiriyor.<br />Belediyenin 1990’dan bu yana sürdürdüğü çocuk yuvaları hizmeti de özellikle çalışan ailelerin çocukları için güvenli ve nitelikli bir erken çocukluk eğitimi sunuyor. Altı ayrı yuvada yaklaşık 550 çocuk eğitim alıyor. Kadıköy Belediyesi, tüm bu çalışmalarla kadınların yaşamın her alanında güçlenmesi, şiddetten korunması ve sosyal haklara eşit şekilde erişmesi için kapsamlı, erişilebilir ve bütüncül bir destek sistemi sunmaya devam ediyor.<br /><b>KASIM AYI ETKİNLİKLERİ</b><br />Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında bu yıl da genç kadınlara, kadın örgütlerine ve ilçe sakinlerine yönelik kapsamlı bir etkinlik programı yürüttü. Etkinlik takvimi, 17 Ekim’de üniversiteli genç kadınlarla düzenlenen slogan ve kamu spotu içerik atölyesiyle başladı. Ardından 15 Kasım’da, BOMOVU Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen Psikolojik Öz Savunma Atölyesi ile program devam etti. 22 Kasım’da ise Potlaç Kadınları ile organize edilen Baskı Atölyesi’nde ise katılımcılar dayanışmayı ve toplumsal farkındalığı ön plana çıkaran özgün tasarımlar üretti. Kasım ayı etkinlikleri, 29 Kasım’da CİSAM’da gençlere yönelik düzenlenecek Flört Şiddeti Farkındalık Atölyesi ile sürdürülecek; 30 Kasım’da başlayacak “Kadınlar Sahada” Dayanışma Antrenmanı projesi sayesinde kadınlar beş hafta boyunca spor etkinliklerinde bir araya gelerek dayanışma içinde buluşacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadikoy-belediyesinden-kadinlar-icin-kapsamli-destek-agi-594385">Kadıköy Belediyesi&#8217;nden Kadınlar İçin Kapsamlı Destek Ağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir koltuk boş, bir kadın eksik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-koltuk-bos-bir-kadin-eksik-594368</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 14:05:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[boş]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eksik]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[koltuk]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594368</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmirliler, hafızalara kazınan bir toplumsal farkındalık çalışmasıyla güne başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-koltuk-bos-bir-kadin-eksik-594368">Bir koltuk boş, bir kadın eksik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmirliler, hafızalara kazınan bir toplumsal farkındalık çalışmasıyla güne başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında gerçekleştirdiği çalışmada, kentteki toplu ulaşım araçlarında birer koltuk boş bırakılarak üzerine şerit çekildi. Boş koltuklarda, “Bu koltuk, aramızdan alınan bir kadının hatırasına ayrıldı”, “Kadına şiddet bitene kadar, hiçbirimiz koltuğumuzda rahat oturamayız” şeklinde yazılar yer aldı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, Disiplinlerarası Sanat Topluluğu’ndan proje sahibi Erhan Ayhan ile iş birliği yaparak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle bir farkındalık çalışmasına imza attı. Dünyada her 10 dakikada bir kadının öldürüldüğüne dikkat çekmek amacıyla İZDENİZ feribotlarında, ESHOT otobüslerinde, İzmir Metro ve tramvay hatlarında birer koltuk boş bırakılarak üzerlerine şerit çekildi. İşe ve okula gitmek için sabahın erken saatlerinde yola çıkan İzmirlilerin dikkati boş koltuklara yöneldi. Koltuklarda “Bu koltuk, aramızdan alınan bir kadının hatırasına ayrıldı”, “Şiddet, bir kadının koltuğunu boş bıraktı”, “Konuşulmayan her şiddet, bir koltuğu daha boş bırakır”, “Her boş koltuk için adalet borcumuz var” ve “Kadına şiddet bitene kadar, hiçbirimiz koltuğumuzda rahat oturamayız” cümleleri yer aldı. Aynı zamanda “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Bugün burada boş bırakılan koltuk, aramızda artık olmayan kadınlar için&#8230; Şiddetin bahanesi yok, çözümü var. 6284 uygulansın” anonsları yapıldı. Boş Koltuklar çalışması, 27 Kasım’a kadar toplu ulaşım araçlarında dikkat çekmeye devam edecek.</p>
<p><strong>“Şiddetsiz bir dünya”</strong></p>
<p>Çalışma, kadına yönelik şiddetle mücadeleye dikkat çekmek, farkındalığı artırmak ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda duyarlılığı güçlendirmek amacıyla hayata geçirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli Çağla Çağlar, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde, kentin ulaşım araçlarında farkındalık projesi gerçekleştirdik. İzdeniz feribotlarında, ESHOT otobüslerinde, İzmir Metro ve Tramvay hatlarında birer koltuk boş bırakıyoruz, üzerini şeritle işaretliyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla farkındalık yaratarak bu koltukları aramızdan alınan kadınların hatırasına ayırıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak şiddetsiz bir dünya diliyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“Yaşamın her alanında var olmaya devam edeceğiz”</strong></p>
<p>Otobüs yolcusu İrem Güneş, “Güzel bir farkındalık çalışması yapılmış. Sürekli kadına şiddet haberleriyle karşılaşıyoruz ve kadın erkek demeden herkes buna çok üzülüyor. O yüzden artık kadına ve çocuklara şiddetin olmadığı, mutlu bir şekilde yaşayabileceğimiz bir dünya istiyoruz” derken, ESHOT’ta hat şoförlüğü yapan Didem Tolun ise “Bizler yaşamın her alanında varız ve var olmaya devam edeceğiz. Şiddetsiz bir dünya diliyorum. Kullandığım otobüste bir koltuk boş bırakıldı. Bu çalışma ile güzel bir farkındalık oluşturulduğunu düşünüyorum” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Hassas ve ciddi bir konu”</strong></p>
<p>Efe Uysal, “Bu gerçekten hassas ve ciddi bir konu. Kadına şiddet, Türkiye’nin giderek artan problemlerinden bir tanesi. Bu konunun ne kadar önemli olduğunu bu tip kamusal alanlarda göstermek gerekiyor. Maalesef haberlerde duyup geçiyoruz ama ne kadar ciddi bir konu olduğunu yeterince anlayamıyoruz. Anlamamaya da devam ediyoruz. Belki de bir kadın şu anda yan koltukta oturamıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-koltuk-bos-bir-kadin-eksik-594368">Bir koltuk boş, bir kadın eksik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraklı&#8217;da Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Çalıştayı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayraklida-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-calistayi-594364</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 14:04:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[önal]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594364</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında, yerel eşitlik politikalarına yön verecek kapsamlı bir çalıştay düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-calistayi-594364">Bayraklı&#8217;da Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Çalıştayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında, yerel eşitlik politikalarına yön verecek kapsamlı bir çalıştay düzenledi. Şehit Ümit Boz Spor Tesisleri’nde gerçekleşen etkinlik; İzmir Barosu, İzmir Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), akademisyenler ve kadın alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getirdi. Çalıştay, kadına yönelik şiddetle mücadelede yerel politikaların güçlendirilmesine katkı sunarken, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal’ın güçlü mesajlarıyla başladı.</p>
<p>Açılışa Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal’ın yanı sıra Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nebiye Konuk Kandemir, İzmir Barosu Başkanlığı adına Gülce Mutoğlu Kılavuz, İzmir Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü Güliz Kuli, İzmir Kadın Dayanışma Derneği Temsilcisi Seher Gündoğan, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) Temsilcisi Hazal Güvenç ve UCİM – Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği adına Gamze Meran Kaptan katılarak destek verdi. Programa ayrıca belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve belediye bürokratları da katılım sağladı.</p>
<p>ŞİDDETİN BAHANESİ OLMAZ</p>
<p>Başkan Önal konuşmasında, “Şiddetle mücadele kararlılık ister, örgütlü bir duruş ister. Bayraklı’da bizim çizgimiz nettir: Şiddetin bahanesi olmaz” diyerek belediyenin eşitlik perspektifini vurguladı. “Eşitlik bir yönetim tercihinden öte bir vicdan sorumluluğudur. Güvenli bir kent ancak kadınların güvenle yaşadığı bir kenttir” sözleriyle devam eden Önal, Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın kadınların, gençlerin, çocukların ve dezavantajlı tüm yurttaşların yaşamın her alanında eşit şekilde yer alması için hazırlandığını belirterek, bu planın belediyenin hizmet anlayışını şekillendiren temel bir irade olduğunu ifade etti.</p>
<p>Çalıştayda, kadına yönelik şiddetin çok boyutlu yapısı ele alındı. İlk oturum Doç. Dr. Nebiye Konuk Kandemir moderatörlüğünde gerçekleştirildi ve İzmir Barosu ile ŞÖNİM temsilcileri hukuki süreçler ile kurumların destek mekanizmalarını aktardı. İkinci oturumun moderatörlüğünü İzmir Kadın Dayanışma Derneği Temsilcisi Seher Gündoğan üstlendi; AÇEV ve UCİM temsilcileri şiddetin toplumsal nedenleri, aile ve çocuk üzerindeki etkileri ve eğitim temelli önleyici çalışmalar üzerine kapsamlı bilgiler paylaştı.</p>
<p>Program kapsamında düzenlenen iki aşamalı atölye çalışmasında katılımcılar, Bayraklı özelinde uygulanabilir stratejiler geliştirerek yerel ölçekli çözüm önerileri üretti. Kadın kooperatiflerinin açtığı stantlar, kadın emeğini görünür kılarak programa ayrı bir değer kattı. Çalıştayda yer alan tüm kurumlar; akademisyenler, uzmanlar, kadın örgütleri ve belediye ekipleri, kadına yönelik şiddetle mücadelede ortak akıl ve kurumsal iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>
<p>BAŞKAN ÖNAL: ŞİDDETİN NORMALLEŞMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ</p>
<p>Başkan İrfan Önal kapanış değerlendirmesinde, “Kadına yönelik şiddet sadece bireysel bir mesele değildir; toplumsal yapımızı ve insanlık onurumuzu ilgilendiren bir meseledir. Toplum ancak kadınların sesinin duyulduğu yerde eşit olabilir, ancak kadınların özgür olduğu yerde nefes alabilir. Birlikte daha eşit bir Bayraklı’yı mutlaka inşa edeceğiz” diyerek çalıştaya katkı sunan tüm kurum ve katılımcılara teşekkür etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayraklida-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-calistayi-594364">Bayraklı&#8217;da Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Çalıştayı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadına şiddette Nordik Paradoksu…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadina-siddette-nordik-paradoksu-594340</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 14:02:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beyni]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[nordik]]></category>
		<category><![CDATA[paradoksu]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddette]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594340</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla kadına yönelik artan şiddet ve kadın psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadina-siddette-nordik-paradoksu-594340">Kadına şiddette Nordik Paradoksu…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 25 Kasım<strong> </strong>Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla kadına yönelik artan şiddet ve kadın psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Kadın ve erkek biyolojik olarak eşit değil</strong></p>
<p>Kadın ve erkek arasındaki biyolojik ve psikolojik farklılıkları bilmenin bu konuyu sağlıklı anlayabilmek açısından oldukça önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Her şeyden önce, kadın ve erkek biyolojik olarak eşit değildir. Ancak toplumsal anlamda, hak ve fırsatlar bakımından eşit olmaları gerekir. Bu ayrımı net olarak yapmak önemlidir. Biyolojik eşitlik iddiası bilimsel olarak gerçekçi değildir. Bir kadının vücudunda ortalama 4 litre kan dolaşırken, bu miktar erkeklerde yaklaşık 6 litredir. Bu fark bile başlı başına fiziksel güç ve performans açısından eşitliğin olmadığını gösterir. Dolayısıyla, ‘eşitlik’ kavramı burada yanlış beklentilere yol açabilir. Beyin fonksiyonları açısından da kadın ve erkek farklılık gösterir. Kadın beyni, erkek beynine kıyasla empati kurma becerisi açısından daha güçlüdür. Bu fark çocuk yaşta bile gözlemlenebilir. Anaokulunda bir çocuk düştüğünde erkek çocuklar oyuna devam ederken, kız çocuklar yardım etme eğilimi gösterir. Yani bu, empati eğiliminin doğuştan geldiğini gösteren önemli bir örnektir.” dedi.</p>
<p><strong>Kadın ve erkek beyni sorun çözme stilleri açısından da farklı çalışıyor</strong></p>
<p>“Kadın ve erkek beyni sorun çözme stilleri açısından da farklı çalışır. Erkekler stres altında kaldıklarında içe çekilip yalnız başına çözüm ararken; kadınlar paylaşarak, konuşarak rahatlama ihtiyacı duyar.” diyen Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu durum da zaman zaman yanlış anlaşılmalara neden olur. Erkekler ‘sorunu kendi içinde çözmeye çalışırken’ suskun kalabilir. Kadın ise ‘iletişim kurarak çözüm aradığı’ için çok konuştuğu zannedilebilir. Oysa bu, farklı stres yönetimi stillerinin sonucudur. Eğer bireyler olgunlaşmışsa ve birbirinin yaklaşımına duyarlıysa, bu farklılıklar arasında denge kurulabilir. Beynin sol lobu daha çok mantık, muhakeme, analiz, hesaplama ve konuşma gibi işlevlerle ilgilenirken; sağ lob ise duygular, sezgiler, sanat ve estetik gibi alanlarla ilişkilidir. Sol beyin daha erkeksi; sağ beyin daha dişil özellikler taşır. Ön beyin ise bu iki yarımküre arasında denge sağlar. Eğer birey bu dengeyi kuramazsa ya aşırı rasyonel ya da aşırı duygusal bir yapıda kalabilir. Bu nedenle sağlıklı karar alma süreci için beynin ön bölgesinin iyi çalışması gerekir.”</p>
<p><strong>Cinsellik açısından da kadın ve erkek arasında belirgin farklar var</strong></p>
<p>Biyolojik farklılıkların sadece beyinle sınırlı olmadığını kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Duygusal yönelimler ve cinsellik açısından da kadın ve erkek arasında belirgin farklar vardır. Erkek beyni daha çok erotizm odaklı çalışırken, kadın beyni romantizm odaklıdır. Bu fark, örneğin kısa süreli ilişkilerde de kendini gösterir. Erkek ilişkiden sonra duygusal bağ kurmadan hayatına devam edebilirken, kadın – beklentisi olmadığını bilse bile – duygusal bir karşılık bekleyebilir, telefon bekleyebilir. Bu durum yapılan araştırmalarla da desteklenmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kadınların özgürleşme hareketi kadın-erkek mücadelesine dönüştü</strong></p>
<p>Patriyarkanın yani ataerkil kültürün, insanlık tarihinde uzun süre baskın olduğunu anlatan Prof. Dr. Tarhan, “1960’larda, özellikle II. Dünya Savaşı’nın ardından, kadınların özgürleşme hareketi dünya genelinde yükselişe geçti. Bu hareketin başlangıcında kadın-erkek eşitsizliklerinin giderilmesi yönünde çok önemli kazanımlar elde edildi. Ancak bir süre sonra bu hareket bazı alanlarda yönünü kaybetti ve kadın-erkek mücadelesine dönüştü. Bu da küresel ölçekte evlilik kurumunu ve toplumsal yapıyı olumsuz etkiledi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kadınlar ‘hüzünlü bir prenses’ değil, ‘bilge bir kadın’ olmalıdır</strong></p>
<p>Feminist aktivist bir yazarın “Kadının konforu; sadık bir eşi ve kendi banka cüzdanı olan kadındadır.” dediğini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, şunları söyledi:</p>
<p>“Kadın hem ekonomik bağımsızlığa sahip olmalı hem de güvenebileceği bir eşe sahip olmalıdır. Toplumsal roller de biyolojik ve çevresel temellere dayanarak şekillenmiştir. Ancak 20. ve 21. yüzyılda toplumsal koşullar büyük ölçüde değişmiştir. Artık bu eski roller işlevini yitirmiştir. Günümüzde yeni bir toplumsal gerçeklik söz konusudur. Bu yeni çağda kadın yalnızca ‘dişiliğiyle’ değil, ‘kişiliğiyle’ var olmalıdır. Kadınlar ‘hüzünlü bir prenses’ değil, ‘bilge bir kadın’ olmalıdır. Kadın bu şekilde kendi gücünü fark ettiğinde, kadın-erkek ilişkileri daha sağlıklı bir şekilde yürüyebilir.”</p>
<p><strong>Yeni bir toplumsal anlayış inşa etmeliyiz</strong></p>
<p>Ataerkil düzenin şekillendirdiği “erkeklik”, “kadınlık”, “annelik”, “babalık” ve “eş” rollerinin artık bu yeni çağın doğrularına göre yeniden yazılması gerektiğine de işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Yeni bir gelenek, yeni bir toplumsal anlayış inşa etmeliyiz. Eski kalıplar ‘babamdan böyle gördüm’, ‘vurdum mu oturturum’ gibi şiddeti ve erkek egemenliğini meşrulaştıran söylemler artık geçerliliğini yitirmeli. Keza ‘kızını dövmeyen dizini döver’ gibi sözler de cinsiyetçi ve şiddet odaklı kültürel kodların bir yansımasıdır. Toplumda hâlâ yaygın olan ‘erkek kadına itaat etmez ama kadın erkeğe itaat etmelidir’ anlayışı da yanlıştır. İtaat iki taraf için de sadakat iki taraf için de geçerlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Güvenin olmadığı yerde evlilik inceldiği yerden kopar</strong></p>
<p>Eskiden evliliğe “sevgi yuvası” denildiğini ama artık doğru tanımın “güven yuvası” olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Çünkü güvenin olmadığı yerde evlilik inceldiği yerden kopar. Kadın beyni, empati yetisi bakımından daha güçlü olduğu için fedakârlık eğilimi de yüksektir. Bu da onu ilişkilerde daha çok çabalayan taraf haline getirir. Genellikle çocuk olduktan sonra kadın çocuğa, erkek işe yönelir. Bu da aradaki duygusal bağı zayıflatır. Evlilik bir ateş gibidir: Çok yaklaşırsan yakar, çok uzaklaşırsan söner. Bu nedenle mesafeyi dengede tutmak, ilişkiyi sürekli beslemek gerekir. Çiftlerin ‘ego savaşına’ değil, ‘biz’ olmanın yollarına odaklanması gerekir. ‘Ben kalarak biz olabilmek’ en sağlıklı ilişki biçimidir. Çünkü gerçek bağlılık, bireyliğini kaybetmeden ortak bir hayat kurabilmekle mümkündür. Böylece ilişki bir efendi-köle modeline dönüşmez.” diye konuştu.</p>
<p>Çocuk eğitiminin yalnızca anneye bırakılmasının da problem oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, çocuk gelişiminde anne ve babanın eşit sorumluluk taşıması gerektiğini, kadınlar çalışsa da çalışmasa da genellikle ev işleri ve çocuk bakımından da sorumlu tutulduğunu bunun da onların yükünü artırdığını anlattı.</p>
<p><strong>Erkek şiddeti değil, güçlünün zayıfı ezmesi söz konusu…</strong></p>
<p>Bazı erkeklerin eğitimli, kariyer sahibi ve dışarıdan başarılı görünse de eşlerine karşı şiddet uygulayabildiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Bu durum yalnızca ‘erkek şiddeti’ olarak değil, genel anlamda ‘güçlünün zayıfı ezmesi’ olarak da değerlendirilmeli. Çünkü bu kişiler genellikle çocuklukta benmerkezci bir yaklaşımla, ‘kendi ayakları üzerinde dursun’ düşüncesiyle yetiştirilmiş oluyorlar. Bu eğitim iyi niyetle verilse de çocuğun ‘her şey benim istediğim gibi olmalı’ inancını pekiştiriyor. Bu da evlilikte şiddete eğilimi artıran önemli bir faktör. Şiddet davranışı çoğu zaman sadece alkol ya da öfke kontrol bozukluğuna indirgenir. Oysa asıl köken, kişilik yapılanmasında yatıyor. Şiddet eğilimli kişilerde özellikle narsistik ya da antisosyal kişilik özellikleri ön plana çıkıyor. Bu bireyler, kendilerini ‘iyi, doğru, kusursuz’ olarak tanımlar ve eleştiriyi doğrudan saldırı gibi algılar. Özellikle partnerlerinden gelen bir ‘hayır’ ya da karşı çıkış, onların egosunu tehdit eder. Bu durumda ilişki, eşit bir ortaklıktan çıkar ve ‘köle-efendi’ düzenine dönüşür.</p>
<p><strong>Şiddetin kökeninde ne yatıyor?</strong></p>
<p>Bazı insanların öfkeyi bir sorun çözme yöntemi, hatta statü elde etme aracı olarak kullandığını da anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Bu kişiler, kendilerini güçlü gördükleri için zayıfı ezmeyi meşru görür. Bu, adeta bir ‘orman kanunu’ anlayışıdır. Ormanda güçlü olan kazanır; aslan kraldır. Ev içinde bu zihniyetle hareket eden birey, kendi gücünü dayatır. Kadın böyle bir ortamda karşılık vermeye kalktığında —aynı şekilde bağırdığında ya da eşyalar fırlattığında— fiziksel olarak eşit olmadığı için zarar gören taraf olur. Çünkü orman kanunlarında zayıf olan ezilmeye mahkûmdur. Dolayısıyla şiddete karşı aynı yöntemle yanıt vermek, kadını daha da zayıf duruma düşürebilir. Bu nedenle, şiddetin kökeninde yalnızca bireysel patolojiler değil, aynı zamanda öğrenilmiş davranışlar, kültürel kodlar ve yanlış ebeveynlik stilleri de yatmaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>&#8220;Nordik paradoksu&#8221; neyi anlatıyor?</strong></p>
<p>&#8220;Nordik paradoksu&#8221; olarak adlandırılan duruma da işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu kavram, İskandinav ülkeleri gibi toplumsal cinsiyet eşitliğinde dünyanın önde gelen ülkelerinde, kadına yönelik şiddetin hâlâ yüksek oranlarda görülmesini ifade eder. Bu ülkeler, özellikle 1960’lı yıllardan itibaren cinsiyet eşitliği konusunda yasal düzenlemeler yaparak büyük ilerlemeler kaydettiler. Ancak İsveç’te günümüzde hâlâ ayda 2-3 kadın, partner şiddeti nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de ise bu sayı aylık 30-40 cinayet civarında. Oysa 20 yıl önce bu oran aylık 1-2 kadındı. Yani 2023 istatistiklerine göre Türkiye’de kadın cinayetleri yaklaşık 10 kat artmış durumda. Nüfusa oranla baktığımızda, İsveç&#8217;in 10 milyon, Türkiye’nin ise yaklaşık 80 milyonluk bir nüfusu olduğu göz önüne alındığında, sayılar benzer düzeylerde. Bu da kadına yönelik şiddetin yalnızca toplumsal cinsiyet eşitliğiyle açıklanamayacağını gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan araştırmalara göre, kadınların yaşamları boyunca en az bir kez partner şiddetine maruz kalma oranının Avrupa ortalamasının yüzde 22, İskandinav ülkelerinde yüzde 28 ve Türkiye’de de yüzde 33 civarında olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Erkeğin fiziksel gücü varsa, kadının da gücü; düşünce ve strateji becerisi</strong></p>
<p>Erkeğin fiziksel gücü varsa, kadının da güçlü aracının düşünce ve strateji becerisi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Ancak bu strateji ağlamak ya da duygu sömürüsü şeklinde olmamalı. Çünkü kadın ağladığında, şiddete meyilli bir erkek bu zayıflığı daha da ezme eğiliminde olabilir. Dolayısıyla ağlamak yerine, stratejik ve düşünsel bir yaklaşım tercih edilmelidir. Böyle bir durumda kadın, ‘Şu anda çok öfkelisin. Seni şu an gerçek kişiliğinle görmüyorum. Bu davranışını bir kenara not ediyorum ama şu an sana cevap vermeyeceğim. Çünkü bu yaptığın şey doğru değil.’ demeli. Bu yaklaşım, karşı tarafın düşünen beynini devreye sokar. Yani burada stratejik davranmak gerekir. Elindeki güçlü yönleri fark etmek ve etkili şekilde kullanmak önemlidir. Eğer erkek öfkesinin karşısındakine etki ettiğini, onu yönettiğini hissederse, o gücü kullanmaya devam eder. Bu nedenle kadın, eşinin hangi yönlerden etkilendiğini iyi gözlemlemeli.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Empati eksikliğinin günümüzde ilişkilerin en büyük düşmanı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, evlilikte çatışma durumunda her iki taraf bir adım geri atarsa, orta noktada buluşabileceklerini söyledi.</p>
<p><strong>Şiddet, bir sorun çözme, hak arama, bir iletişim yöntemi olarak içselleştirilmemeli</strong></p>
<p>Şiddet mağdurlarına bakıldığında çoğunun çocukluk döneminde şiddete tanıklık ettiği ya da maruz kaldığının görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Bu bireylerin yetiştiği ailelerde şiddet, bir sorun çözme, hak arama, hatta bir iletişim yöntemi olarak içselleştirilmiştir. Bu nedenle şiddet, onlar için olağan ve tanıdık gelir. Kız çocukları, bu koşullarda büyüdüklerinde genellikle iki farklı yöne savrulurlar. Özerklik duygusu güçlü olanlar, evlenmek istemez, kendilerini korumak için eğitim alır, meslek sahibi olmak ister. Aileleri tarafından teşvik edilenler de ‘Senin bir mesleğin olsun, bileziğin olsun. Yanlış bir evlilik yaparsan kendi ayakların üzerinde durabilesin’ şeklinde motive edilirler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Şiddet içeren ilişkilerde pişmanlık da sık görülür</strong></p>
<p>Şiddetin öğrenilmiş çaresizlik haline gelebildiğini de dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Kişi, şiddeti bir kader gibi kabullenir, bunu çaresizlik ya da hatta bir sevgi göstergesi olarak algılar. Oysa bu, derin bir zayıflık ve kırılganlık işaretidir. Bu öğrenilmiş çaresizliğin aşılabilmesi için bireyde özerklik duygusunun gelişmiş olması gerekir. Özellikle genç kızlar, evliliğin başında bu konulara duyarlı olduklarını ifade eder ve şiddete kesinlikle tolerans göstermeyeceklerini belirtirler. Şiddet içeren ilişkilerde pişmanlık da sık görülür. Özellikle alkolün etkisi altındayken ortaya çıkan şiddet olaylarında, alkolün etkisi geçtikten sonra birey yoğun bir pişmanlık yaşayabilir. Ancak bu pişmanlığın çoğu zaman bir iyileştirici etkisi olmaz, çünkü şiddet bir kere yöntem hâline geldiyse, bu noktadan sonra artık ilişki sağlıklı biçimde devam edemez.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddetin ilk anında sınırlar net biçimde çizilmeli</strong></p>
<p>İlişkide şiddeti tolere etmenin, affetmenin bir kez olabileceğini ama sonra affedilemez bir hal alacağını anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Çünkü bu noktada kurban rolünü benimsemek, şiddete zemin hazırlamak anlamına gelir. Bu nedenle, evliliğin başında yapılacak olan bir evlilik niyet sözleşmesi ya da çiftlerin birlikte değerlendireceği bir evlilik olgunluğu ölçeği, bu tür konuların önceden açıkça konuşulması açısından önemlidir. Eğer biri, şiddeti evlilikte bir problem çözme yöntemi olarak görüyorsa, bu kişi zaten evlilik olgunluğuna sahip değildir. Böyle biriyle ya evlenilmemeli ya da evlenildiyse, şiddetin ilk anında sınırlar net biçimde çizilmelidir.” şeklinde konuştu.<strong> </strong></p>
<p>Sağlıklı evliliklerin, karşılıklı saygı ve bireysel sınırların korunmasıyla mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Yüzeysel ilişkilerde bu denge kurulamıyor. Çünkü bu tür ilişkilerde bağın harcı hızla tükeniyor. Ancak derinlikli, nitelikli ilişkilerde uzun vadeli bağ kurulabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Evlilikte en büyük yatırım, birbirine ayrılan zamandır</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, evliliklerde en önemli ihtiyacın “birlikte kaliteli zaman geçirmek” olduğunu dile getirerek, “Nitelikli bir ilişki varsa güven oluşur, insanlar küçük şeyleri büyütmez. Problemler doğal akışta çözülür. En büyük yatırım, birbirine ayrılan zamandır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Kadın ve erkeğin aynı anda aynı rolleri üstlenmesinin “rol karmaşası” na neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Evde kadın da erkek de rollerini dengeleyerek ortak liderlik kurmalı. Kadının biyolojik eğilimi kendini ifade etmeye yöneliktir. Erkeğin ise görsel uyarılara tepkisi daha fazladır. Bu farklılıklar göz önüne alınarak evlilik kurumunda dengeli bir sistem kurulmalı.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kadınlık ve erkeklik kimliğini yok eden yaklaşımlar tehlikeli</strong></p>
<p>Son yıllarda artan cinsiyet eşitliği ve tek cinsiyetli yaklaşımların, evlilik ve kimlik yapısını zedelediğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Cinsiyet eşitliği hak ve fırsatlarda olmalı; kadınlık ve erkeklik kimliğini yok eden yaklaşımlar tehlikeli. Bu bir toplumsal kumar. Cinsiyetsizlik akımları, evliliği cinselliğe indirgedi. Bu da kurum olarak evliliği zayıflatıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toplumsal düzenin kadın ve erkek rollerini tamamlayıcı olarak tanımlaması gerektiğini belirterek, “Kadın ve erkek rolleri çatışma değil, tamamlayıcılık üzerine kurulmalı. Feminen ve maskülen enerjinin dengesi hem birey hem toplum sağlığı için hayati.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadina-siddette-nordik-paradoksu-594340">Kadına şiddette Nordik Paradoksu…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karabağlar, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Tek Ses Tek Yürek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karabaglar-kadina-yonelik-siddete-karsi-tek-ses-tek-yurek-594337</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 14:02:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Kolları]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karabağlar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kınay]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594337</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karabağlar ’da 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında gece yarısı başlayan kortej yürüyüşü yoğun ilgi gördü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-kadina-yonelik-siddete-karsi-tek-ses-tek-yurek-594337">Karabağlar, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Tek Ses Tek Yürek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karabağlar ’da 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında gece yarısı başlayan kortej yürüyüşü yoğun ilgi gördü. Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’ın da katıldığı, Bozyaka’dan başlayarak Kadın Hakları Parkı’nda sona eren yürüyüşte kadınlar ile birlikte erkeklerde ellerindeki pankartlar ve attıkları sloganlarla şiddete karşı güçlü bir mesaj verdi.</p>
<p>Yürüyüşe Başkan Kınay’ın yanı sıra Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcıları Derya Durnabaş ve Rahşan Nazlıoğlu, İl Başkan Yardımcıları Ali Bartu, Abdullah Batıhan ve Yoldaş Eren, İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ve yönetimi, İlçe Başkanı Volkan Gürboğa, İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülüş Karakartal, muhtarlar, meclis üyeleri, geçmiş dönem milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>Kadınlar ve erkekler 24 saat nöbette</b></p>
<p>Kortejin ardından Tahsin Yazıcı Mahallesi Kadın Hakları Parkı’nda kadınlar ve erkeklerle birlikte 24 saatlik nöbete başlayan Başkan Helil Kınay, yaptığı konuşmada şiddetin her türlüsüne karşı ses yükseltmeye devam edeceklerini vurguladı.</p>
<p>“Kaybettiğimiz her can için, hak, hukuk ve adalet için buradayız” diyen Kınay, “Gülümsemesi yarım kalan, sözü yarım kalan, hayatı yarım bırakılan kadınlar bugün bizimle. Onların sesi bizim sesimizdir, mücadeleleri bizim mücadelemizdir. Sokaklar bizim, meydanlar bizim. Eşitlik, adalet ve umut için sesimizi büyüteceğiz. Kadın cinayetleri politiktir; kadınlar susmayacak, kadınlar korkmayacak. Karabağlar’ın karanlık sokaklarını bu gece birlikte aydınlattık ve bundan sonra da karanlık olan her köşeyi birlikte aydınlatmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Hiçbir kadın yalnız yürümeyecek”</b></p>
<p>CHP İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ise konuşmasında, “Bugün canı acıyan kadınların, şiddet gören çocukların ve cinayet kurbanı kadınların son olması için buradayız. Artık hikâyeler acıyla değil, umutla bitsin. Hiçbir kadın yalnız yürümeyecek” dedi.</p>
<p>İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülüş Karakartal da, “Yitip giden her can yalnızca bir kadın değil, hepimizin kaybıdır. Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz, yanlarında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Karabağlar’da hayatını kaybeden kadınların isimleri okundu</b></p>
<p>Tören kapsamında, Karabağlar ’da şiddet sonucu yaşamını yitiren kadınların isimleri tek tek okunarak hep bir ağızdan “Burada!” denildi. Duygusal anların yaşandığı törende Başkan Kınay ve kadınlar, 24 saat sürecek nöbetle kadınların sesi, sözü ve mücadelesinin büyütülmesi için bir kez daha kararlılık mesajı verdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karabaglar-kadina-yonelik-siddete-karsi-tek-ses-tek-yurek-594337">Karabağlar, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Tek Ses Tek Yürek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Kapsamında Didim&#8217;de Etkinlikler Düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadina-yonelik-siddete-karsi-uluslararasi-mucadele-gunu-kapsaminda-didimde-etkinlikler-duzenlendi-594294</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 13:36:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[didim]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Didim Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir dizi etkinlik gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadina-yonelik-siddete-karsi-uluslararasi-mucadele-gunu-kapsaminda-didimde-etkinlikler-duzenlendi-594294">Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Kapsamında Didim&#8217;de Etkinlikler Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Didim Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında farkındalık oluşturmayı amaçlayan bir dizi etkinlik gerçekleştirdi. Didim Belediyesi Gençlik Merkezi &#038; DİGEM Sanat Akademisi’nde gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında, ilk olarak “Uzmanlar Anlatıyor: Şiddete Karşı Mücadelede Yol Haritamız – Eşitlik için, Adalet için, Kadınlar için” başlıklı panel düzenlendi.</span></span></p>
<p><span><span>Seniye Nazik Işık, Av. Zelal Nur Ünal ve Uzman Klinik Psikolog Gizem Gökçe konuşmacı olarak yer aldığı paneli, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, kadın belediye meclis üyeleri ve çok sayıda kadın katılımcı takip etti.</span></span></p>
<p><span><span>BAŞKAN HATİCE GENÇAY: KADIN MECLİSİ, EŞİTLİK MÜCADELEMİZDE GÜÇLÜ BİR ADIM OLDU</span></span></p>
<p><span><span>Panel’de konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, “Sevgili dostlarım, kıymetli ailem, Kadına yönelik şiddet, bir toplumun en ağır yaralarından biridir. Bu yarayı iyileştirmek cesaret, kararlılık ve ortak bir dayanışma kültürü gerektirir. Didim’de bu kültürü büyüten en önemli güç, halkımızla birlikte attığımız adımlardır. Göreve geldiğimiz günden bu yana, kadınların yalnız olmadığı, kent yönetimine doğrudan katıldığı, söz hakkının güvence altına alındığı bir düzen inşa ediyoruz. Bu anlayışla kurduğumuz Kadın Meclisi, eşitlik mücadelemizde güçlü bir adım oldu. Kadınların ihtiyaçlarını doğrudan duyduğumuz, çözüm üreten, dayanışmayı büyüten bu yapı, Didim’in toplumsal dönüşümünde önemli bir rol üstleniyor. Aynı şekilde attığımız bir başka önemli adım, Didim’i Avrupa yerel yönetimleriyle aynı zeminde buluşturan CEMR anlaşması oldu. Bu iş birliği, yerel yönetimde eşitlik politikalarının güçlenmesine, kadınların karar süreçlerine daha fazla katılım sağlamasına ve kentsel yaşamda eşitliği kurumsal temelde geliştirmemize katkı sunuyor” dedi.</span></span></p>
<p><span><span>HİÇBİR KADININ ADININ BİR ŞİDDET HABERİYLE ANILMASINI İSTEMİYORUZ</span></span></p>
<p><span><span>Başkan Hatice Gençay konuşmasının devamında, “Didim’in geleceğini daha adil, daha eşit ve daha katılımcı bir anlayışla büyütme hedefimizi destekleyen güçlü bir adımdır. Tüm bu çabaların yanında, ne yazık ki hepimizi derinden yaralayan bir tabloyla karşı karşıyayız.</span></span></p>
<p><span><span>2008’den 2024’e uzanan süreçte kadın cinayetlerinin yüzde 542 oranında artmış olması, hepimizi derinden sarsan bir gerçektir. Sadece 2024 yılında 394 kadın yaşam hakkından mahrum bırakıldı. Birçok kadın, şiddeti bildirecek imkâna bile ulaşamadan hayattan koparıldı. Ve bu acı tablo, yalnızca aile içinden değil; kamusal alanda, iş hayatında, sokakta, evde, kısacası hayatın her alanında karşımıza çıkmaya devam ediyor. Kadın cinayetlerinin, şiddetin ve baskının sıradanlaştığı bir toplumda hiçbirimiz güvende değiliz. Bir toplumun vicdanı, kadınların özgürlüğü kadar genişler; kadınların yaşam hakkı kadar güçlenir. Bu nedenle artık ülkemizde hiçbir kadının adının bir şiddet haberiyle anılmasını istemiyoruz. Artık bir kız evladının, bir annenin, bir öğrencinin, bir emekçinin yaşamının karanlık bir şiddetle son bulduğu bir Türkiye görmek istemiyoruz. Bu talep yalnızca kadınların değil; insan onuruna inanan herkesin ortak vicdan çağrısıdır” dedi.</span></span></p>
<p><span><span>HER KADIN, GÜVENLE YAŞAMA HAKKINA, EŞİT YURTTAŞLIK HAKKINA, TOPLUMDA SÖZ HAKKINA SAHİPTİR</span></span></p>
<p><span><span>Kadınların yaşam hakkı, özgürlüğü ve onuru tartışmaya açık değildir. Her kadın, güvenle yaşama hakkına, eşit yurttaşlık hakkına, toplumda söz hakkına sahiptir. Şiddet, kader değildir. Sessizlik ise çözüm değildir. Bu nedenle mücadelemiz yalnızca Didim’e değil, ülkemizin her köşesine dairdir. Şiddeti saklayan duvarları yıkmak, kadınların sesini güçlendirmek, dayanışmayı büyütmek ve eşitliği kurumsal bir ilke haline getirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün bu sorumluluğu bir kez daha hatırlıyoruz: Kadına yönelik şiddet her yerde son bulana kadar mücadele edeceğiz. Hiçbir kadın yalnız kalmasın, hiçbir yaşam sönmesin, hiçbir çığlık duyulmaz olmasın diyerek sesimizi yükselteceğiz.” ifadelerini kullandı.</span></span></p>
<p><span><span>PANELDE BİR ÇOK KONU ELE ALINDI</span></span></p>
<p><span><span>Konuşmanın ardından başlayan panel, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, toplumsal duyarlılığın güçlenmesi ve kadınların hayatın her alanında güvenle yer alabilmesi için ve Kadına Yönelik Şiddet, toplumsal cinsiyet eşitliği ve demokrasi, kadına karşı şiddet sonrası başvuru yolları ve kadın hakları, şiddet travma ve kadın psikolojisi gibi birçok önemli başlık; alanında deneyimli konuşmacılar tarafından ele alındı. Panelin ardından Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay tarafından konuşmacılara plaket takdim edildi.</span></span></p>
<p><span><span>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında, aynı gün akşam saatlerinden Didim Belediyesi Gençlik Merkezi (DİGEM) muhteşem bir konsere ev sahipliği yaptı. Kuşadası Dünya Medeniyetler Korosu’nun oratoryo ve konseri muhteşem anlara sahne oldu. Didimlilerin büyük ilgi gösterdiği konser, dayanışmanın ve ortak sesin gücü hep birlikte hissedildi.</span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadina-yonelik-siddete-karsi-uluslararasi-mucadele-gunu-kapsaminda-didimde-etkinlikler-duzenlendi-594294">Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Kapsamında Didim&#8217;de Etkinlikler Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buca&#8217;da Türk dizilerinde romantize edilen şiddet tartışıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bucada-turk-dizilerinde-romantize-edilen-siddet-tartisildi-594252</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 11:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[Dizilerin]]></category>
		<category><![CDATA[dizilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[romantize]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[tartışıldı]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594252</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, düzenlediği “Aşk Bu Değil” atölyesinde ekranlardaki büyük tehlikeye dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucada-turk-dizilerinde-romantize-edilen-siddet-tartisildi-594252">Buca&#8217;da Türk dizilerinde romantize edilen şiddet tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Buca Belediyesi, düzenlediği “Aşk Bu Değil” atölyesinde ekranlardaki büyük tehlikeye dikkat çekti. Televizyon dizilerindeki şiddetin masaya yatırıldığı atölyede, romantize edilen şiddete karşı bir an önce harekete geçilmesi gerektiğine dikkat çekildi.</p>
<p>Toplumsal cinsiyet alanında önemli çalışmalara imza atan Buca Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü’nde farkındalık artırıcı bir etkinlik gerçekleştirdi. Buca Belediyesi Kadın Aktivite Merkezi Kız Kardeşlik Salonu’nda gerçekleştirilen “Aşk Bu Değil”  atölyesinde televizyon dizilerindeki kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitliği konuları ele alındı.  Avukat Ayşegül Karpuz Tör’ün katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Buca Belediyesi’nden Sosyolog ve Aile Danışmanı Dr. Sıla Aydemir Korkmaz,  sosyologlar Doğa Özkan ve Özge Çimen de yer aldı.  Atölyede, güncel televizyon dizilerinden kesitler izlenerek romantize edilen şiddet türleri tartışıldı; şiddetin alt türlerinin sevgi gibi sunulmasına, sevgi ve sahiplenme dili olarak verilen pek çok sahnenin aslında şiddet olduğuna değinildi.</p>
<p>“ŞİDDET GÖRÜNÜR KILINMALI”</p>
<p>Atölyede 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve kanunun uygulama süreciyle ilgili bilgilendirme yapan Avukat Ayşegül Karpuz Tör, şunları söyledi:</p>
<p>“Koruma tedbirleri sonraki hukuki süreçlerde, gerek ceza davaları, gerekse boşanma davaları, velayet davaları, bunlarda hepsinin bir görünürlülüğü, bir delil özelliği oluşur. O anlamda siz bir koruyucu tedbire başvurduğunuz zaman artık Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın da haberi oluyor ve aslında devletin de bu anlamda bir verisi, yani toplumdaki kadına yönelik şiddet anlamında bir verisi oluşuyor, bir politika için ciddi bir veri de oluşuyor aslında. Yani evlere kapatmıyoruz şiddeti.”</p>
<p>MEDYA İLE DE MÜCADELE EDİLMELİ</p>
<p>Sosyolog ve Aile Danışmanı Dr. Sıla Aydemir Korkmaz ise günümüzde kadına yönelik şiddeti engelleyen hukuki mekanizmalar kadar mücadele edilmesi gereken önemli bir medya gerçeği bulunduğunu ifade etti. Büyük çoğunluğu asgari ücret ile geçinen toplumumuzda televizyonun bir tür sosyalleşme aracı olarak görüldüğünü, bu nedenle dizilerin izlenme oranlarının çok yüksek olduğunu vurgulayan Korkmaz, “Televizyon dizilerinden, gündüz kuşağı programlarına kadar kadına yönelik şiddeti besleyen toplumsal cinsiyet eşitsizliğini perçinleyen dizi kurguları, kadının pasif konumunu pekiştirip şiddet karşısında sessiz kalmaya teşvik ediyor. Bu konuda ciddi bir önlem alınmalı” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucada-turk-dizilerinde-romantize-edilen-siddet-tartisildi-594252">Buca&#8217;da Türk dizilerinde romantize edilen şiddet tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konak&#8217;tan çalışma yaşamında şiddet ve tacize sıfır tolerans</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konaktan-calisma-yasaminda-siddet-ve-tacize-sifir-tolerans-594243</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 11:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[konak]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[tacize]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi, ILO’nun C190 sözleşmesi kapsamında düzenlenen eğitimle iş yerinde şiddet ve tacize karşı kapsamlı bir mücadele başlatırken, Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu güvenli ve eşitlikçi çalışma ortamı için kararlılık mesajı verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konaktan-calisma-yasaminda-siddet-ve-tacize-sifir-tolerans-594243">Konak&#8217;tan çalışma yaşamında şiddet ve tacize sıfır tolerans</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi, ILO’nun C190 sözleşmesi kapsamında düzenlenen eğitimle iş yerinde şiddet ve tacize karşı kapsamlı bir mücadele başlatırken, Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu güvenli ve eşitlikçi çalışma ortamı için kararlılık mesajı verdi.</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin imzacısı olduğu Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) C190 sayılı sözleşmesi kapsamında personellere yönelik düzenlenen “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizle Mücadele” başlıklı eğitim Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde yapıldı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun alanında uzman hukukçuları ve akademisyenlerin katılımıyla temel kavramlardan başvuru mekanizmalarına, ayrımcılıkla mücadeleden işçi sağlığına, hak temelli yaklaşımdan önleme ve telafi süreçlerine dek kapsamlı bir eğitim süreci gerçekleştirildi. Ayrıca sözleşmenin etkin bir şekilde uygulanması ve takip edilmesi amacıyla belediye personellerinin katılımıyla bir kurul oluşturuldu. Bu kurul, iş yerinde şiddet ve tacizin önlenmesi için politika ve uygulamaların geliştirilmesinde aktif rol üstlenecek.</p>
<p><b>“Şiddete ve tacize geçit vermeyeceğiz”</b></p>
<p>Belediye olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini önceleyen politikaları kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Kadınların güvenli ve adil bir çalışma ortamına sahip olması için çalışmaya devam edecek, iş yerinde şiddete ve tacize geçit vermeyeceğiz. Bu kurul sayesinde hem uygulamaları sürekli izleyecek hem de ihtiyaç duyulan alanlarda iyileştirmeler yapacağız. Amacımız, Konak Belediyesi’nde herkes için güvenli ve eşitlikçi bir çalışma ortamını kalıcı hale getirmektir” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konaktan-calisma-yasaminda-siddet-ve-tacize-sifir-tolerans-594243">Konak&#8217;tan çalışma yaşamında şiddet ve tacize sıfır tolerans</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB&#8217;den 25 Kasım İçin 242 Etkinlik: &#8220;Kadınların Yanındayız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ibbden-25-kasim-icin-242-etkinlik-kadinlarin-yanindayiz-594204</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 09:25:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[242]]></category>
		<category><![CDATA[25]]></category>
		<category><![CDATA[bb]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[ibb]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kasım]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594204</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB, ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ kapsamında “İBB Kadınların Yanında” diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbden-25-kasim-icin-242-etkinlik-kadinlarin-yanindayiz-594204">İBB&#8217;den 25 Kasım İçin 242 Etkinlik: &#8220;Kadınların Yanındayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB, ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ kapsamında “İBB Kadınların Yanında” diyor. İBB, “Şiddet, Dayanışma ve Yeniden İnşaa Süreçleri” kitapçığını İstanbul’un 39 ilçesinde tanıtacak, kadın yazarlar ve hukukçuları İstanbullular ile buluşturacak. Etkinlikler 10 Aralık tarihine kadar sürecek. </strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında geliştirdiği projelerle, gerçekleştirdiği etkinliklerle kadınların yanında durmaya devam ediyor. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle 25 Kasım-10 Aralık tarihlerinde 39 ilçede toplam 242 etkinlik gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>SÖYLEŞİ, YASAL MEKANİZMA, ATÖLYE</strong></p>
<p>Etkinlikler süresince 39 ilçede panel, seminer ve atölyeler düzenlenecek. Kadın yazarlar ile şiddet üzerine söyleşiler gerçekleştirilecek. Alanında uzman hukukçular ise şiddetle mücadelede yasal mekanizmaları anlatacak. Ayrıca, kadın emeği atölyeleri de yapılacak. </p>
<p><strong>“YAŞASIN!”</strong></p>
<p>Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde düzenlenecek açılış panelinde;<strong> “</strong>Şiddet, Dayanışma ve Yeniden İnşa Süreçleri” kitapçığı tanıtımı, “Şiddete Karşı Güçlenme Anlatıları” okuma tiyatrosu, “Şiddete Karşı Birlikte: Dayanışma ve Değişim” söyleşisi ve “Afiş Sergisi: YAŞASIN!” İstanbullularla buluşturulacak. </p>
<p>25 Kasım-10 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek etkinlik programlarına İBB Kadın sosyal medya hesaplarından ve görsellerden ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ibbden-25-kasim-icin-242-etkinlik-kadinlarin-yanindayiz-594204">İBB&#8217;den 25 Kasım İçin 242 Etkinlik: &#8220;Kadınların Yanındayız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi ve Bursa Barosu&#8217;ndan Şiddetle Mücadele Protokolü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesi-ve-bursa-barosundan-siddetle-mucadele-protokolu-594109</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 19:25:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[barosu]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[ndan]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmangazi Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[protokol]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, Bursa Barosu’yla ortak bir çalışmaya imza atarak kadın ve çocuk haklarına yönelik faaliyetlerde hukuki danışmanlık, eğitim ve farkındalık çalışmaları ile şiddetle mücadelenin iş birliği içinde yürütülmesine yönelik ortak bir protokol imzaladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesi-ve-bursa-barosundan-siddetle-mucadele-protokolu-594109">Osmangazi Belediyesi ve Bursa Barosu&#8217;ndan Şiddetle Mücadele Protokolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, Bursa Barosu’yla ortak bir çalışmaya imza atarak kadın ve çocuk haklarına yönelik faaliyetlerde hukuki danışmanlık, eğitim ve farkındalık çalışmaları ile şiddetle mücadelenin iş birliği içinde yürütülmesine yönelik ortak bir protokol imzaladı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi ile Bursa Barosu, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi güçlendirmek ve şiddet mağduru kadınlar ile çocukların desteklenmesini sağlamak amacıyla, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesi önemli bir protokole imza attı.</span> <span>Bursa Barosu Lokali’nde Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun arasında imzalanan protokol törenine; Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir ile Mücahit Yıldızhan, Bursa Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Gülender Adıgüzel, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Ceren İlgen Altuntaş, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal ve Bursa Barosu’na bağlı avukatlar katıldı.  </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Protokol kapsamında Osmangazi Belediyesi, kadına yönelik şiddet konusunda Bursa Barosu’ndan eğitim ve hukuki danışmanlık desteği alacak. Bursa Barosu da belediyenin ilgili çalışmalarına katkı sunarak çalışmalarını sürdürecek. Osmangazi Belediyesi Eşitlik Birimi, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin katkılarıyla hazırlanan protokol, ortak mücadelenin daha da güçlenmesine katkı sunacak.</span></span></span></p>
<p><span><span><b><span> “Umarım Şiddet Engellenir Ve Mağduriyetler Azalır”</span></b></span></span></p>
<p><span><span><span>25 Kasım’ın Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olduğunu ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Kadına yönelik şiddet konusunda hemen hemen her gün televizyon ve gazetelerde bir kadın cinayetiyle güne başlıyoruz. Bu durum artık kabul edilemez bir noktaya geldi. Toplumun sosyoekonomik yapısındaki bozulma ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi, psikolojik yıpranmayı da artırıyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmamızın da bu olumsuz tabloyu tetiklediğini düşünüyoruz.</span> <span>Bu hafta yapılacak üç günlük kurultayımızda önemli kararlar alınacak. İktidara geldiğimizde atacağımız ilk adımlardan biri İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koymak olacak. Kadınlar bugün yalnızca bir yasayla değil, uluslararası koruma mekanizmalarıyla da güvence altına alınmalıdır. Bugün imzaladığımız bu protokolle umarım şiddet engellenir ve mağduriyetler azalır. Osmangazi Belediyesi olarak elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz. Bursa Barosu’yla iş birliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Cumhuriyetin okula giden kız çocuklarının gülüşünde ışıldadığını belirten Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun, “Cumhuriyet nedir sorusunu tek cümleyle özetlemem gerekirse, bir kadın projesidir. Sabahları okula giden kız çocukları varsa bunu hepimiz cumhuriyete borçluyuz. Kadın haklarını geriletmek isteyen çağ dışı anlayışlar ve politik bakış açıları, kadın haklarını son yıllarda geriletmeye çabaladı. Bu politik iklim ve dilin sonucu olarak şiddet alanlarında kadın ve çocuklara yönelik her türlü şiddette artış gerçekleştirildi. 6284 sayılı kanunun anlayışının geriletilmesine müsaade etmemeye çalışıyoruz. Değerli belediyelerimizin bu kanunun ve anlayışın korunmasıyla alakalı katkıları bizim için çok değerli. Bu protokol için Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun” diye konuştu.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesi-ve-bursa-barosundan-siddetle-mucadele-protokolu-594109">Osmangazi Belediyesi ve Bursa Barosu&#8217;ndan Şiddetle Mücadele Protokolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddet, kadının benlik saygısını zedeliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddet-kadinin-benlik-saygisini-zedeliyor-594043</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 16:17:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[benlik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu Kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadının]]></category>
		<category><![CDATA[saygısını]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetin]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[zedeliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594043</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şiddetin fiziksel, sözel ve duygusal şekillerde görülebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, şiddete uğrayan kadının benlik saygısının zedelendiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-kadinin-benlik-saygisini-zedeliyor-594043">Şiddet, kadının benlik saygısını zedeliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Şiddetin fiziksel, sözel ve duygusal şekillerde görülebileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, şiddete uğrayan kadının benlik saygısının zedelendiğini söyledi. Kadına yönelik şiddetin bireysel, fizyolojik ve kültürel temelleri olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, “Şiddete uğrayan kadında kaygı, depresyon, kendini değersiz hissetme ve benlik saygısının düşük olması gibi etkiler ortaya çıkabilir” dedi.  Şiddetin önlenmesinde duygu kontrolünün önemine işaret eden Prof. Dr. Çelen, “Ailede şiddet dolu bir ortam varsa, çocuk içinde büyüdüğü mahallede ve akran gruplarında şiddet içeren olaylara şahit oluyorsa bunlardan çok etkileniyor. Çocuklar şiddet içeren dijital oyunlarda özellikle şiddet uygulayan ve kazanan karakterleri örnek alıyorlar. Çünkü gördükleri model, şiddet uygulayıp ödüllendirilen modeller oluyor” dedi. </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada şiddetin nedenleri ve etkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Şiddet farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Şiddetin fiziksel, sözel ve duygusal olmak üzere çeşitli şekillerde görülebildiğini belirten Prof. Dr. Çelen, “Şiddet, bilerek karşı tarafa hasar vermek şeklinde tanımlanabilir. Şiddet farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bu hasar, davranışsal yani fiziksel saldırı şeklinde olabilir. Sözel şekilde olabilir, birtakım olumsuz ve aşağılayıcı kelime kullanarak uygulanabilir. Şiddet bazen de örtülü şekilde olabilir. Saçın da kötü olmuş gibi sözlerle olumsuz söz ve değerlendirmeler kullanarak yapılabilir. Tüm bunlar karşı tarafa fiziksel ya da duygusal olarak hasar vermektedir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Şiddeti ortaya çıkaran formül: Donakalım</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Erkeklerin kadına yönelik uyguladığı şiddetin bireysel ve kültürel temelleri olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, “Bireysel olduğu zaman şiddeti ortaya çıkaran bir formül var: Bunu donakalım (frustrasyon) diye adlandırıyoruz. İnsan farklı nedenlerle donakalım yaşayabiliyor. Mesela heyecanla telefon bekliyorsun, bir bakıyorusn şarjın bitmiş ve şarjı doldurmak için bir gereç yok. İnsan kendini donmuş kalmış bir halde hissedebilir. Bazı durumlarda donakalım ortaya çıkabiliyor. Karşı tarafın söylediği eleştirel bir söz, kıyaslama, benlik saygısının düşüklüğü gibi farklı durumlarda donakalım yaşanabiliyor. Donakalım otomatik olarak öfkeyi üretiyor. Öfkenin boşalımı da çeşitli şekillerde ortaya çıkıyor. O anda yakınlarında silah ya da fiziksel olarak zarar verecek bir ağır cisim ya da eşya varsa kişi bunları kullanabiliyor ya da bedenini kullanıyor, yumruk ya da tekme atıyor. Öfke sonunda şiddet, farklı şekillde ortaya çıkıyor” diye konuştu. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Duygu kontrolünün eksikliği de şiddete yol açıyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Şiddetin ortaya çıkmasında duygu kontrolünün eksik olmasının da rolü olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, “Duygu kontrolü yok. Bu da çocukluk döneminden kaynaklanan bir şey. Özellikle erkek çocukları, kız çocuklarına göre daha toleranslı büyütülüyor ve duygu kontrolü olmadan yetiştiriliyor. Duygu kontrolü, ailede kazanılıyor. Baba agresif bir model olabilir ve agresivitesi sonucunda ödüllendirilen bir baba olabilir. Çocuk bu modelle büyüyor. Şiddet evde öğreniliyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Şiddeti ortaya çıkaran kültürel temeller var</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Şiddeti ortaya çıkaran kültürel temellerin de olduğunu belirten Prof. Dr. Çelen, “Erkeğin üstün görüldüğü kültür yapıları var. Bu tür bakış, sadece bizim toplumumuzda değil, başka toplumlarda da var. Erkek daha üstün görülüyor. Bu kültürlerde kadına karşı olumsuz bir önyargı var. Erkek fiziksel olarak güçlü ama kadında bu yok. Son dönemlerde sıkça gündemde olan bir zorbalık kavramı var. Zorbalıkta zorba güçlü, kurban ise pasif. Erkek zorba, kadın kurban konumunda oluyor. Kurban saldırgana tepki gösterebilse bu eylem devam etmez ama siniyor. Ataerkil bir ailede kadın, sinmeyi öğreniyor, bunu öğrenerek yetişiyor. Anne babanın karşısında pasif kalıyorsa, anne sesini çıkarmıyor ve tepki vermiyorsa kız çocuğu da evlendiğinde annesinden gördüğünü uygulayacaktır. Ancak bu durum sadece bizim toplumumuza özgü değildir. Dünyanın farklı kültürlerinde de benzer bakış açılarını görmek mümkündür. Mitolojide bile benzer örnekler görebilirsiniz. Güçlü ve akıllı bir kadın olan Hera, erkek  tanrılar tarafından sürekli eleştirilir yapmak istedikleri engellenir.Kadın neden zayıf gösteriliyor? 19. Yüzyılın sonunda kadın formal eğitime başlayabiliyor. Ama erkekler için durum öyle değil, üst sosyo kültürel yapılardan başlayarak erkekler okula gönderiliyor. Kadın hep evde, kadına hep evde görevler veriliyor. Bu ayrımın pek çok toplumda hep olduğu görülüyor. Bu durum batı toplumlarında da var” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Şiddet, kadının ruh sağlığını etkiliyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Şiddet gören kadının benlik saygısının zedelendiğini belirten Prof. Dr. Çelen, “Şiddete uğrayan kadında kaygı, depresyon, kendini değersiz hissetme, benlik saygısının düşük olması gibi etkiler ortaya çıkabilir. Uğradığı şiddet nedeniyle intiharı seçen kadınlar olabiliyor. Kadınlar nadiren geri bildirim verebiliyor. Kadınlar genellikle içe dönük yaşıyor. Bu eğitimli kadınlarda da görülüyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital oyunlardaki şiddet olumsuz etkiliyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Toplumda genel olarak artan şiddet olaylarına değinen Prof. Dr. Çelen, “Ailede şiddet dolu bir ortam varsa, çocuk içinde büyüdüğü mahallede ve akran gruplarında şiddet içeren olaylara şahit oluyorsa çok etkileniyor. Dijital video oyunlarında şiddet varsa gençler bundan çok etkileniyor. Özellikle şiddet uygulayan ve kazanan ikonlar ya da karakterleri örnek alıyorlar. Öfkelerini kontrol edemiyorlar. Çünkü gördükleri model, şiddet uygulayıp ödüllendirilen modeller oluyor. Gençlik döneminde bizi harekete geçiren ve bizi aktif kılan dopamin en yüksek seviyelerde seyrediyor. Özellikle gençlik döneminde beyinde müthiş bir değişim var. Bu dönemde aile ve çevreye önemli görevler düşüyor” uyarısında bulundu.  </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Evde ceza verilmemeli, kural konulmalı</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Evde duygu kontrolünün öğrenilmesinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Çelen, “Çocuğa ailede kurallar öğretilmeli. Ceza verilmemeli, kural konulmalı. Çocuğun her dediği yapılmamalı. Mutlaka kural konması gerekiyor ama ceza değil. Odandan çıkmayacaksın şeklindeki ceza, çocukta öfke oluşturuyor. Anne ve baba, bu kuralların uygulanmasında fikir birliği içerisinde bulunmalı. Suç işleyen çocukların da ilgili kurumlarda ıslah edilmesi sağlanmalı” tavsiyesinde bulundu. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-kadinin-benlik-saygisini-zedeliyor-594043">Şiddet, kadının benlik saygısını zedeliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Büyükşehir Belediyesi kadınları her alanda destekliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-kadinlari-her-alanda-destekliyor-593673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2025 12:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanda]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[destekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların]]></category>
		<category><![CDATA[kasım]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593673</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’de yaşayan tüm kadınların güçlendirilmesi amacıyla sosyal, hukuksal, psikolojik ve barınma desteklerini artırarak sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-kadinlari-her-alanda-destekliyor-593673">İzmir Büyükşehir Belediyesi kadınları her alanda destekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’de yaşayan tüm kadınların güçlendirilmesi amacıyla sosyal, hukuksal, psikolojik ve barınma desteklerini artırarak sürdürüyor. Kadınların sadece şiddetten korunması değil, aynı zamanda toplumda daha güçlü yer edinmeleri ve yaşam kalitelerinin artması hedefleniyor. </p>
<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, Türkiye’de kadınların başta yaşam hakkı olmak üzere tüm hak ihlallerine karşı seslerini yükseltmelerine vesile oluyor.   “Kadın dostu kent” hedefiyle çalışmalarını yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi de kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadının güçlenmesini odağına alarak profesyonel destek hizmetlerini artırarak sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi kadınların kişisel ve mesleki gelişim kurslarına katılabileceği, dil ve spor faaliyetlerinden yararlanabileceği etkinlikler de düzenleyerek kadınların toplumsal yaşamda yer almalarının önünü açıyor.</p>
<p><strong>Her alanda eşit, özgür olmaları için çalışılıyor </strong><br />Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, kadınların yaşam hakkı, özgürlüğü, güvenliği ve fiziksel-ruhsal bütünlükleri tehdit edildiğinde süreci uzmanlarıyla takip ediyor ve gereken her türlü desteği sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürü Berna Yurdusev Payamlıdağ, kurum olarak toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinde kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güvenli bir şekilde var olabilmeleri için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, toplam 45 kişi kapasiteli iki sığınma evi ile yıllık ortalama 143 kadın ve 79 çocuğa hizmet sunuyor. Sığınma evlerinde; güvenli barınma, psikososyal destek, hukuki yönlendirme, sağlık hizmetlerine erişim desteği, çocuklar için eğitim ve gelişim destekleri veriliyor. Sığınma evlerinde bir avukat, dört sosyal çalışmacı, bir psikolog, iki öğretmen, iki çocuk gelişim uzmanı olmak üzere uzman kadro ile 7/24 hizmet sağlanıyor. </p>
<p><strong>Kadın Dayanışma Merkezleri</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Hatay, Örnekköy, Kadifekale ve Agora olmak üzere dört Kadın Dayanışma Merkezi bulunuyor. Kadın Dayanışma Merkezleri, şiddete uğrayan veya risk altındaki kadınlara hukuksal ve psikolojik destek sağlamak, kadınların hakları konusunda bilgilendirmek ve farkındalık oluşturmak, kadınların sosyal yaşama katılımını artırmak ve meslek edinmelerini desteklemek, kurumlara erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla faaliyet gösteriyor. Merkezlerde ayrıca çocuklar için oyun odaları bulunuyor. Bunlara ek olarak merkezler aracılığıyla dil kursları, geziler, spor faaliyetleri gibi birçok hizmet veriliyor.</p>
<p><strong>Eğitimler, atölyeler, seminerler</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi, kadınlara yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları da düzenleniyor. 2024 yılının nisan ayı ile aralık ayı arasında düzenlenen 19 eğitime toplam 11 bin 557 kişi katıldı. 2025 yılının ocak ayı ile eylül ayı arasında düzenlenen toplam 33 eğitimde ise 10 bin 63 kişi yer aldı. Bu kapsamda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Kadına Yönelik Şiddet ve Mücadele Mekanizması, İlişkilerde Sağlıklı Sınırlar ve İletişim, Flört Şiddeti, Anne Sütü ve Emzirme, Çocukların Bedensel Söz Hakkı, Kadınların Adalete Erişiminin Desteklenmesi gibi eğitimler verildi. Ayrıca Gebe-Lohusa Bilgilendirme ve Kadın Sağlığı gibi seminerler, Baba Farkındalık Atölyesi ve 13-36 Ay Merkez Temelli Ebeveyn Atölyesi gibi atölyeler, Kadın Sağlığı Eğitim Programı, Baba Destek Eğitim Programı, Kadın İçin Teknoloji Programı gibi pek çok çalışma yürütüldü. </p>
<p><strong>YEEP ve Kadın Dostu Kentler Projesi</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi, 2025-2027 Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP) hazırladı. Birim ayrıca Kadın Dostu Kentler Projesi çalışmalarını da yürütüyor. 2025-2027 yılları arasını kapsayan “Kadın Dostu Kentler III” programı kapsamında 80 toplantı, iş birliği ve belediye görüşmesi gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>Şiddete karşı sıfır tolerans</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi, şiddetle mücadeleyi, hem belediye politikalarında hem de kent yaşamında eşitliği kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Şiddet, Taciz ve Mobbinge Karşı Sıfır Tolerans Belgesi kapsamında kurum içinde şiddet, taciz ve mobbinge karşı net bir duruş ortaya koyuldu. Çalışanlara düzenli eğitimler verilirken, başvuru ve bildirim mekanizmaları güçlendiriliyor ve her çalışan için güvenli ve eşit bir çalışma ortamı kurumsal bir kültür haline getiriliyor. </p>
<p><strong>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü </strong><br />Birleşmiş Milletler (BM) tarafından belirlenen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik her türden şiddetin önlenmesi, görünür kılınması ve bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması için dünya genelinde dayanışma ve eylem haftası olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde ise bu yıl, her 10 dakikada bir kadının öldürüldüğüne dikkat çeken “Every 10 Minutes, a woman is killed. #NoExcuse” teması öne çıkıyor ve şiddetin önlenmesi için acil eylem çağrısı yapılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 25 Kasım’ı kapsayan haftada 10 günlük bir dayanışma ve farkındalık programı hazırladı. 19 Kasım’da başlayan etkinlikler 27 Kasım’a kadar sürecek.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-kadinlari-her-alanda-destekliyor-593673">İzmir Büyükşehir Belediyesi kadınları her alanda destekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Güvenli Maltepe&#8221;nin ilk adımları atıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenli-maltepenin-ilk-adimlari-atildi-593199</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 16:33:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adımları]]></category>
		<category><![CDATA[atıldı]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[Maltepe Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında “Güvenli Kent Çalıştayı” düzenledi. Özellikle kadınların ve çocukların kentte kendini güvende hissetmesi ve yerel yönetimler olarak yapılacak çalışmaların ele alındığı çalıştayda sokakların ışıklandırılmasından dolmuşların denetlenmesine, madde bağımlılığının kontrol altına alınmasından öfke kontrolü eğitimi verilmesine kadar pek çok öneri getirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-maltepenin-ilk-adimlari-atildi-593199">&#8220;Güvenli Maltepe&#8221;nin ilk adımları atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında “Güvenli Kent Çalıştayı” düzenledi. Özellikle kadınların ve çocukların kentte kendini güvende hissetmesi ve yerel yönetimler olarak yapılacak çalışmaların ele alındığı çalıştayda sokakların ışıklandırılmasından dolmuşların denetlenmesine, madde bağımlılığının kontrol altına alınmasından öfke kontrolü eğitimi verilmesine kadar pek çok öneri getirildi.</p>
<p>Maltepe Belediyesi’nce özellikle kadınların ve çocukların kentte kendini güvende hissetmesi ve yerel yönetimler olarak yapılacak çalışmaların ele alındığı “Güvenli Kent Çalıştayı” düzenlendi. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlenen çalıştaya Maltepe Belediyesi Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut, Maltepe Belediyesi Meclis üyeleri, Maltepe Belediyesi birim müdürleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları, polisler ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p><b>İNGİLTERE ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI</b></p>
<p>Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen adına katılımcıları selamlayarak açılış konuşması yapan Maltepe Belediyesi Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut, “Yaptığımız bu çalıştayla kadınların güvenli bir kentte nasıl yaşayabileceği noktasında siz değerli katılımcıların düşünceleriyle şiddetten nasıl kurtulacağımızın yollarını arayacağız. Biz kadınlar kent içinde yürürken sokakların güvenli olmaması nedeniyle tedirgin oluyoruz. Gece yollarda yürümekten korkuyoruz. Bu toplumun gelişimiyle çözülebilecek bir durum olarak karşımızda duruyor.”</p>
<p>İngiltere’de gece parkta yürüyen kadınları korkutan erkeğe verilen 7 yıl, 7 günlük cezayı hatırlatan Karabulut, “Ülkemizde maalesef kadına şiddete yönelik verilen cezalar yeterli olmadığı için, bugün bu şiddet sarmalıyla karşı karşıyayız. Şiddet sadece kadına yönelik de değil, işte Almanya’dan gelen bir ailemiz ülkemizde zehirleniyor ve ölüyor. Bu da başka türlü bir şiddettir. Şiddet sadece kadınlara yönelik bir şey değil, bütün toplum katmanlarının ilgilendiren bir konu. O nedenle Maltepe Belediyesi olarak üzerimize düşen görevleri yapmak durumundayız. Şimdi burada yapacağımız bu çalıştay da bunun bir parçası ve sizlerin değerli fikirleriyle bu şiddet sarmalından nasıl kurtulacağımızın çarelerini arayacağız. Buradan çıkan sonuçları ilgili birimlere ileterek çözüm sağlamaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>SORUNLAR BELİRLENDİ</b></p>
<p>Açılış konuşmasının ardından çalıştay, kadınlara, çocuklara ve engellilere yönelik çalışmalar ve şiddete ilişkin raporların sunulmasıyla başladı. Ardından yuvarlak masa toplantılarına geçildi ve 5 grup oluşturularak şiddet konusunda ilçedeki sorunları tespit etmeleri ve çözüm önerileri sunmaları istendi. Çalıştayda şehrin özellikle kadınlar ve çocuklar için güvenli hale getirilmesi noktasında sokakların ışıklandırılması, dolmuşların denetlenmesi, şiddet konusunda teknolojinin aktif olarak kullanılması,  madde bağımlılığının kontrol altına alınması, güvenlik devriyelerinin arttırılması, alkol kullanımının yoğun olduğu alanlarda denetleme yapılması, terkedilmiş binaların güvenlik ve denetimi, şoförlerin eğitilmesi, aile içi eğitim ve öfke kontrolü eğitimi verilmesi, sosyal medya denetimi ve engellilere yönelik sorunlar ön plana çıktı. Çalıştayın sonunda Strateji Geliştirme Müdürlüğü tarafından ilçede şiddete yönelik düzenlenen anketin sonuçları paylaşıldı. Çalıştayda tartışılan konularla birlikte anketin sonuçların harmanlanarak ilçenin şiddet haritası oluşturulacak</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-maltepenin-ilk-adimlari-atildi-593199">&#8220;Güvenli Maltepe&#8221;nin ilk adımları atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konaklıkadınlar şiddete karşı dayanışmayla güçleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konaklikadinlar-siddete-karsi-dayanismayla-gucleniyor-593103</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 10:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[25 Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışmayla]]></category>
		<category><![CDATA[güçleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[konaklıkadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[semt]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlediği etkinliklerde kadınlar, kentin her noktasında bir araya geliyor ve şiddete ‘Hayır!’ diyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konaklikadinlar-siddete-karsi-dayanismayla-gucleniyor-593103">Konaklıkadınlar şiddete karşı dayanışmayla güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi’nin 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlediği etkinliklerde kadınlar, kentin her noktasında bir araya geliyor ve şiddete ‘Hayır!’ diyor.</b></p>
<p>Konak Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, belediyeye bağlı semt merkezleri ile kültür merkezlerinde tüm haftaya yayılan etkinliklerle farkındalık yaratıyor. Kadınların şiddet konusunda bilinçlenmesi ve yasal haklarını öğrenmesiyle birlikte güçlenmelerini amaçlayan etkinliklerin ilki Gültepe Semt Merkezi’nde gerçekleştirildi. Merkezdeki kurslara devam eden kadınların katılım gösterdiği “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Güvenlik Planı Oluşturma” konulu atölye çalışmasında, Konak Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğüne bağlı “Eşitlik ve Kadın Danışma Birimi”nden Sosyal Hizmet Uzmanı Esra Çakıçı Akgün ile Uzman Halk Sağlığı Hemşiresi Aysun Çobadak Çalt yaptıkları interaktif sunumla bilinç ve farkındalık sağladı. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, 26 Kasım’da düzenlenecek “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Belediyelerin Rolü” temalı panel başta olmak üzere tüm etkinliklere kadınları davet ederek, “Konaklı kadınlarla bir araya geliyor, dayanışmamızı büyütüyoruz. Şiddete karşı dayanışmayla güçleniyoruz. Sesimizi güçlendirmek için tüm kadınları farkında olmaya davet ediyoruz” dedi.</p>
<p><b>Konaklı kadınların güç birliği devam edecek</b></p>
<p>Konak’ta 25 Kasım Haftası programı, Konak Belediyesi Kadın ve Aile Müdürlüğü başta olmak üzere Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şubesi, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Urla Rotary Kulübü gibi sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte düzenlenen etkinliklerle devam edecek. Atölyeler çalışmalarında “6284 Sayılı Kanun ve şiddet durumunda ilk başvuru mekanizmaları”, “Dijital şiddet” ve “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Güvenlik Planı Oluşturma” temalarında çalışmalar yapılacak.</p>
<p><b>Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Belediyelerin Rolü</b></p>
<p>Konak Belediyesi’nin 26 Kasım tarihinde Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde düzenlediği panel ise uzman isimleri bir araya getirecek. Açılış konuşmasını Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun gerçekleştireceği panelde Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği İzmir İl Koordinatörü Ayla Çelik, İzmir Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü Sosyal Hizmet Uzmanı Güliz Kuli, Konak Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdür Nursun Karaburun Akıncı ve İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezinden Avukat Arzu Hazer Güngör konuşmacı olarak yer alacak. Panelde, şiddetle mücadelede belediyelerin rolü, kadın danışma merkezlerinin önemi, hukuki mekanizmalar ve kurumlar arası işbirliği konuları üzerinde durulacak.</p>
<p><b>Destek mekanizmaları konuşulacak</b></p>
<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri 28 Kasım’da Urla Rotary Kulübünün katkılarıyla devam edecek. Beştepeler Sosyal Tesisleri’nde, 14.00-15.30 arası gerçekleştirilecek “Destek Mekanizmaları” başlıklı panelde Urla Rotary Kulübü Başkanı Ali Kemal Akkan, Ege Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalından Doç. Dr. Elif Ulu ve Av. Arb. Kübra Türkoğlu konuşmacı olacak.</p>
<p><b>Etkinlikler sergiyle taçlanıyor</b></p>
<p>25 Kasım haftası programı, Konak Belediyesi Kadın Müzesi’nde açılışı yapılacak “Kalplerde Boşluk” sergisiyle tamamlanacak. Sanatçı Dijle Talu’nun seramik ve kağıt heykel eserlerinden oluşan sergi 25 Kasım- 5 Aralık tarihleri arasında ziyarete açık olacak.</p>
<p><b>Atölye Çalışmaları:</b></p>
<p><b>“6284 Sayılı Kanun ve şiddet durumunda ilk başvuru mekanizmaları” Atölye Çalışması</b></p>
<p><b>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu</b></p>
<p><b>Tarih: 21.11.2025</b></p>
<p><b>Saat: 11:00</b></p>
<p><b>Yer: Aziziye Semt Merkezi</b></p>
<p><b>“6284 Sayılı Kanun ve şiddet durumunda ilk başvuru mekanizmaları”       Atölye Çalışması</b></p>
<p><b>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu</b></p>
<p><b>Tarih: 21.11.2025</b></p>
<p><b>Saat: 13:30</b></p>
<p><b>Yer: Ballıkuyu Semt Merkezi</b></p>
<p><b>“Dijital şiddet” Atölye Çalışması</b></p>
<p><b>Kadın Haklarını Koruma Derneği</b></p>
<p><b>Tarih: 21.11.2025</b></p>
<p><b>Saat:14:00  </b></p>
<p><b>Hilmi Değirmenci Semt Merkezi</b></p>
<p><b>“6284 Sayılı Kanun ve şiddet durumunda ilk başvuru mekanizmaları” Atölye Çalışması</b></p>
<p><b>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu</b></p>
<p><b>Tarih: 24.11.2025</b></p>
<p><b>Saat: 14:00                        </b></p>
<p><b>Yer: Zeytinlik Semt Merkezi</b></p>
<p><b>“Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Güvenlik Planı Oluşturma” Atölye</b></p>
<p><b>Çalışması</b></p>
<p><b>Konak Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü Eşitlik ve Kadın Danışma Birimi</b></p>
<p><b>Tarih: 25.11.2025</b></p>
<p><b>Saat: 14.00 </b></p>
<p><b>Yer: Saadet Mirci Semt Merkezi</b></p>
<p><b>“Dijital şiddet” Atölye Çalışması</b></p>
<p><b>Kadın Haklarını Koruma Derneği</b></p>
<p><b>Tarih: 28.11.2025</b></p>
<p><b>Saat: 14:00            </b></p>
<p><b>Yer: Hatay Semt Merkezi</b></p>
<p><b>Paneller:</b></p>
<p><b>Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Belediyelerin Rolü</b></p>
<p><b>Tarih: 26.11.2025</b></p>
<p><b>Saat: 14.00</b></p>
<p><b>Yer: Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi- Avni Anıl Salonu</b></p>
<p><b>“Destek Mekanizmaları”</b></p>
<p><b>Urla Rotary Kulübü</b></p>
<p><b>Tarih: 28.11.2025</b></p>
<p><b>Saat: 14.00</b></p>
<p><b>Açılış Konuşması: Urla Rotary Kulübü Başkanı Ali Kemal Akkan</b></p>
<p><b>Konuşmacılar:</b></p>
<p><b>Doç. Dr. Elif Ulu</b></p>
<p><b>Ege Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı</b></p>
<p><b>“Şiddetle Yüzleşmek ve Mücadele Etmek”</b></p>
<p><b>Av. Arb. Kübra Türkoğlu</b></p>
<p><b>“Haklar/6284 Sayılı Kanun/Şiddet Durumunda Başvuru Mekanizmaları”</b></p>
<p><b>Sergi</b></p>
<p><b>“Kalplerde Boşluk” Seramik ve Kağıt Heykel Sergisi</b></p>
<p><b>Dijle Talu</b></p>
<p><b>Tarihi: 25.11.2025 – 05.12.2025</b></p>
<p><b>Açılışı Saati: 14.00</b></p>
<p><b>Konak Belediyesi Kadın Müzesi</b></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konaklikadinlar-siddete-karsi-dayanismayla-gucleniyor-593103">Konaklıkadınlar şiddete karşı dayanışmayla güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi&#8217;nden Kadınlara Haklarını Öğreten Toplantı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-kent-konseyi-kadin-meclisinden-kadinlara-haklarini-ogreten-toplanti-592056</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2025 13:45:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>
		<category><![CDATA[Uygula]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592056</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Etkinlikleri kapsamında Osmangazi’de yaşayan kadınlara haklarının daha iyi farkına varmaları için bilgilendirici toplantı yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-kent-konseyi-kadin-meclisinden-kadinlara-haklarini-ogreten-toplanti-592056">Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi&#8217;nden Kadınlara Haklarını Öğreten Toplantı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Etkinlikleri kapsamında Osmangazi’de yaşayan kadınlara haklarının daha iyi farkına varmaları için bilgilendirici toplantı yapıldı.</p>
<p>Düzenlenen toplantıda Avukatlar Gülender Adıgüzel Özcan ve Ceren İlgen Altuntaş, Osmangazili kadınlara şiddet türleri, şiddet nasıl oluşur, şiddeti basit şakadan cinayete götüren yol nedir,  100 yıldır var olan haklarını daha iyi nasıl kullanabilirler ve miras hakları konusunda çeşitli bilgiler verdi. </p>
<p>Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde düzenlenen “Görünmeyeni Görmek Buzdağının Altında Ne var” konulu toplantıda ayrıca kadınlara KADES uygulaması ve  6284 sayılı kanun hakkında bilgiler verilerek daha bilinçli hale gelmesi amaçlandı.  </p>
<p><b> “Toplantıya Katılan Kadınlar Şiddet Türlerini Öğrendi”</b></p>
<p>Osmangazi’de yaşayan kadınlarla birlikte 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Etkinlikleri kapsamında bir araya geldiklerini ifade eden Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, “Düzenlediğimiz toplantıda gördüğümüz şiddetin ötesini  konuştuk. Buzdağının altında neler var dedik. Kadınlar olarak hakkımızı aramakla ilgili en temel haklarımızla ilgili nasıl sorunlar yaşıyoruz ve bununla birlikte haklarımızı ararken gündelik şiddette nasıl bir deneyim yaşadığımızı konuştuk. Toplantıda 2 tane kadın avukatımız konuşmacı olarak bizlere önemli bilgiler verdi. Düzenlediğimiz etkinliğe katılan kadınlar şiddet türlerini öğrendi, şiddet nasıl oluşuyor, şiddeti basit şakadan cinayete götüren yolun nasıl oluştuğunu avukatlardan öğrendi. Kadınlar olarak bizim haklarımız neler hak bilincimizi nasıl arttırabiliriz konularında hukuki haklarını öğrendiler” dedi. </p>
<p><b>“Kadınlar 100 Yıldır Var Olan Haklarını Daha İyi Nasıl Kullanacaklarını Öğrendi”</b></p>
<p>Kadınlarla toplumsal cinsiyet eşitliğini konuştuklarını belirten Avukat Gülender Adıgüzel Özcan, “Şiddetin kökü eşitsizlik konuşmaya buradan başladık. Toplumun çok farkında olmadığı şiddet türlerinden ve hak bilincinden bugün toplantıya katılan kadınlara bahsettik. Haklar doğduğumuz andan itibaren başlıyor, Türkiye’de 100 yıldır uygulamada olan medeni kanunumuz var dünyadaki bir çok yere göre çok ileri bir durumda biz hala pratikte ve uygulamada bir eşitsizlik olduğunu görmekteyiz. Bu eşitsizliğin sebebi bizim hak arama yolculuğundaki bazı sorunlarımızda kaynaklanıyor. Bugün burada olan kadınlar 100 yıldır var olan ve bu süre içinde gelişen, dönüşen ve gittikçe daha iyi bir hale gelen haklarımızı daha iyi nasıl kullanacaklarını öğrendiler” şeklinde konuştu</p>
<p><b>“Kadınlara Şiddet Hem Aile İçinden Hem de Dışarıdan Gelebilir”</b></p>
<p>Bugün şiddettin ne olduğunu konuştuklarını söyleyen Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Ceren İlgen Altuntaş, “Bugün bu toplantıya katılan kadınlara haklarından bahsettik. Kadınların savunması gereken en temel hakları vatandaşlık haklarıdır. Bugün kadın erkek diye bir ayrım yapmaktansa mücadeleyle kazanılmış haklarımızın pratikte kullanımıyla ilgili çalışmaları daha önemli bulmaktayız. Bugün temel olarak baktığımızda yaşam, güvenlik ve ekonomik haklar kadınlar için en geri planda kalan haklar, yaşam hakkı dediğimizde şiddetin önlenmesine dair haklardan bahsediyoruz. 6284 gibi tedbir kararlarının uygulanmaması ya da bu kanunun yeterince bilinmemesinden bahsettik. Başımıza bir şey geldiğinde fail için işleme alınmayan ve geç bulunan adalet konularını konuştuk. Kadınların miras hakları konusunda erkeklere göre daha az bilinçli olduğunu tecrübeyle görmekteyiz. Kadınlara şiddet hem aile içinden hem de dışarıdan gelebilir.  KADES adında bir uygula var kadınların bunu irdirmesi lazım kadınların kendisi ve ya başka birisi şiddete uğruyorsa yada uğrama tehdidi varsa KADES’e basmalarını veya 112’yi arayarak en güvenli şekilde şiddetten korunmalarını tavsiye ederim” diye konuştu.</p>
<p>Düzenlenen toplantıyı dikkatli bir şekilde dinleyen kadınlar hakları konusunda daha da bilinçlendiklerini ifade etti. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-kent-konseyi-kadin-meclisinden-kadinlara-haklarini-ogreten-toplanti-592056">Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi&#8217;nden Kadınlara Haklarını Öğreten Toplantı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 10:09:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[Akran Zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğa Karşı Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuktan]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önleme]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığa]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 10-14 Kasım Dünya Akran Zorbalığıyla Mücadele Haftası kapsamında çocuğa karşı şiddet ve akran zorbalığı ilişkisini değerlendirerek, bu yılın teması olan “İyiliğin Gücü” ne dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749">Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, 10-14 Kasım Dünya Akran Zorbalığıyla Mücadele Haftası kapsamında çocuğa karşı şiddet ve akran zorbalığı ilişkisini<strong> </strong>değerlendirerek, bu yılın teması olan “İyiliğin Gücü” ne dikkat çekti.</p>
<p><strong>Çocuğa karşı şiddetin her biçimi devam ediyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, geçtiğimiz yıl Kolombiya’nın başkenti Bogota’da düzenlenen Çocuğa Karşı Şiddetin Önlenmesi Küresel Bakanlar Toplantısı’nın birinci yıl değerlendirmesine değinerek, ülkelerin bu alanda attıkları adımları şöyle değerlendirdi:</p>
<p>“Bir yıl önce ülkeler, çocuğa karşı şiddeti tamamen ortadan kaldırmak için taahhütlerde bulunmuştu. Dünya Sağlık Örgütü ev sahipliğinde yapılan çevrim içi toplantıda, bu sözlerin ne kadar yerine getirildiği konuşuldu. Birçok ülke, özellikle ‘fiziksel ceza’ konusunda ciddi yasal yaptırımlar getirdi. Şiddetin önlenmesi, izlenmesi ve farkındalık oluşturulması konusunda güçlü adımlar atıldı.<br /> Çocuğa karşı şiddetin her biçimi —ihmal, istismar, örseleme— insanlığın acilen çözmesi gereken bir sorun olmaya devam ediyor.”</p>
<p><strong>Çocuğun çocuğa karşı olan şiddeti, akran zorbalığı</strong></p>
<p>Çocuğun çocuğa karşı olan şiddeti yani akran zorbalığının yalnızca fiziksel bir şiddet türü olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, “Zorbalık, bir bireyin kasıtlı olarak ve tekrar eden biçimde bir başka kişiye zarar vermesi ya da onu rahatsız etmesiyle ortaya çıkar. Bu yalnızca fiziksel temasla değil, sözel saldırılar, dışlama veya dijital zorbalık gibi eylemlerle de gerçekleşebilir. Genellikle üç temel unsurla tanımlanır; niyet, süreklilik ve güç dengesizliği.” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye’de her 7 çocuktan biri zorbalığa maruz kalıyor</strong></p>
<p>UNICEF’in 2024 raporuna göre, zorbalık davranışlarının çocukların yaşam kalitesini derinden etkilediğini kaydeden Prof. Dr. Ülküer, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verileri de durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. TÜİK’in 2024 araştırmalarına göre; 6-17 yaş arası her 7 çocuktan biri, birden fazla kez akran zorbalığına uğruyor. Özel gereksinimli çocuklar, akran zorbalığına maruz kalma açısından daha yüksek risk altında. Zorbalığa uğrayan çocukların okul devamsızlık oranları artıyor, akademik başarıları düşüyor ve yaşam boyu sürecek travmalar ortaya çıkabiliyor.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, bu tabloya dikkat çekerek, “Akran zorbalığı, çocuğa karşı şiddetin önemli bir parçasıdır. Şiddet gören çocuklar, ilerleyen süreçte şiddet uygulamaya daha eğilimli hale gelirler.<br /> Bu nedenle, çocuğa karşı şiddetin önlenmesi, akran zorbalığının da önlenmesi açısından kritik önemdedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Güçlü ebeveynler zorbalığın önlenmesinde kilit rol oynuyor</strong></p>
<p>İngiltere merkezli Akran Zorbalığına Karşı Birliği (Anti Bullying Alliance-ABA) gibi kurumların çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Ülküer, zorbalığın önlenmesinde en etkili stratejilerin başında ebeveynlerin güçlendirilmesinin geldiğini vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, akran zorbalığının önlenmesinde en önemli faktörlerden birinin “güçlü ebeveyn-çocuk iletişimi” olduğunu ifade ederek, çocukların ilk öğretmenleri olan ebeveynlerin, bilinçli iletişim kurma becerilerini geliştirmelerinin, zorbalığın erken fark edilmesinde ve önlenmesinde hayati önem taşıdığını söyledi.</p>
<p><strong>Ebeveynlere akran zorbalığıyla mücadelede öneriler</strong></p>
<p>Ebeveynlere bu konuda bazı pratik öneriler sunan Prof. Dr. Ülküer, şöyle devam etti:</p>
<p>“Çocuğunuzla sakin ve yargılamadan konuşabileceğiniz bir zaman ayırın. Açık uçlu sorular sorun; “Bana neler olduğunu anlatabilir misin?” gibi sorularla kendini ifade etmesini sağlayın. Duygusal değişimleri fark edin; okula gitmek istememesi, eşyalarının kaybolması gibi işaretlere dikkat edin.<br />Zorbalığa uğrayan çocuğunuza bunun kendi suçu olmadığını, birlikte çözebileceğinizi hatırlatın.<br /> Zorbalığa tanık olan çocuğunuza iyiliğin önemini anlatın; yetişkine haber vermesini ve zorbalık görene destek olmasını teşvik edin. Zorbalığa karışan çocuğunuzla sakin konuşun; davranışının etkilerini anlamasına ve doğru davranışı öğrenmesine yardımcı olun. Okulla iş birliği yapın ve süreci birlikte takip edin. Empati ve saygı konusunda örnek olun; öfkelendiğinizde bile nazik ve anlayışlı davranarak model oluşturun.”</p>
<p><strong>Her okulda bir ‘zorbalık önleme sorumlusu’ bulunmalı </strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, akran zorbalığını önlemede okul sistemlerinin ve eğitim politikalarının önemini dile getirerek, “Öğretmenlerin meslek öncesi ve hizmet içi eğitimlerinde akran zorbalığıyla mücadeleye yer verilmesi gerekiyor. Her okulda bir ‘zorbalık önleme sorumlusu’ bulunmalı. Zorbalık olayları kayıt altına alınmalı ve ilgili kurumlara hızla bildirilmelidir. Ayrıca okullar, ebeveynlerle güçlü bir iletişim içinde olmalıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Zorbalık yapan çocukların çoğu da geçmişin mağdurları </strong></p>
<p>Zorbalık döngüsünün kırılabilmesi için mağdurların yanı sıra zorbalık yapan çocuklara da psikolojik destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, “Şiddet şiddeti doğurur. Zorbalık yapan çocukların çoğu, geçmişte başka türden şiddetlerin mağdurları olmuştur. Bu nedenle, davranışlarının ardındaki nedenlerin araştırılması ve gerekli psikososyal desteğin sağlanması çok önemlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Akran Zorbalığını Önleme Fonu kurulmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, çözüm önerilerini ise şu şekilde sıraladı:</p>
<p>“Politika odaklı araştırmalar yapılmalı; yalnızca “kim” ve “ne” değil, “neden” ve “nasıl” sorularına da yanıt aranmalı.</p>
<p>İzleme ve değerlendirme çalışmaları, mevcut önleme programlarını bilimsel olarak gözden geçirmeli.</p>
<p>Ulusal strateji planı ve bütçe, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda hazırlanmalı.</p>
<p>Akran Zorbalığını Önleme Fonu kurulmalı; farkındalık çalışmalarının sürdürülebilirliği için kaynak oluşturulmalı.”</p>
<p><strong>İyiliğin gücünü kullanalım ve akran zorbalığının önüne geçelim</strong></p>
<p>Tüm bu gerekçelerden yola çıkarak, TBMM içinde başlatılan Çocuk Hareketi’nin Türkiye Büyük Millet Meclis’i bünyesinde Akran Zorbalığını Önleme Komisyonu kurduğunu ifade eden Prof. Dr. Ülküer, “Komisyon, katılımcı bir bakış açısıyla çalışmalarına başlamış bulunmaktadır. Bu önerilerin hayata geçirilmesinde önemli bir lokomotif olacaktır. Desteklenmesi gereken önemli bir adım. İyiliğin gücünü kullanalım ve akran zorbalığının önüne geçelim.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-7-cocuktan-biri-akran-zorbaligina-maruz-kaliyor-591749">Türkiye&#8217;de her 7 çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mudanya Belediyesi: Hiçbir Kadını Yalnız Bırakmayacağız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mudanya-belediyesi-hicbir-kadini-yalniz-birakmayacagiz-589506</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 16:57:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmayacağız]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadını]]></category>
		<category><![CDATA[mudanya]]></category>
		<category><![CDATA[Mudanya Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589506</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mudanya Güzelyalı’da bir zincir markette çalışan kadının boşandığı eski eşi tarafından iş yerinde bıçaklanarak ağır yaralanmasının ardından Mudanya Belediyesi Kadın Eşitlik Merkezi, hukuki ve psikolojik destek sağlamak üzere sürece dahil oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mudanya-belediyesi-hicbir-kadini-yalniz-birakmayacagiz-589506">Mudanya Belediyesi: Hiçbir Kadını Yalnız Bırakmayacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b>Mudanya Güzelyalı’da bir zincir markette çalışan kadının boşandığı eski eşi tarafından iş yerinde bıçaklanarak ağır yaralanmasının ardından Mudanya Belediyesi Kadın Eşitlik Merkezi, hukuki ve psikolojik destek sağlamak üzere sürece dahil oldu. Belediye yetkilileri, kadına yönelik şiddetle mücadelede kurumsal sorumluluğun gereğini yerine getireceklerini açıkladı.</b></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mudanya’da çalıştığı iş yerinde eski eşi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan M.E’ye destek olmak ve kadına yönelik şiddet olaylarına karşı Mudanya Belediyesi Kadın Eşitlik Merkezi (KEM) tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. M.E.’nin tedavi gördüğü Bursa Şehir Hastanesi Acil Servisi önünde yapılan açıklamaya Mudanya Belediye Başkan Yardımcıları Nisa Kartaltepe ve Av. Sağra Kahraman Sevinç ile belediye meclis üyeleri, KEM yöneticileri, Mudanya Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri ve kadınlar katıldı.</span></span></span></p>
<p><span><span><span><b>SEVİNÇ: HER TÜRLÜ DESTEK İÇİN BURADAYIZ</b></p>
<p>Kadına yönelik şiddetle mücadelenin, yalnızca ceza hukukunun değil, kamusal sorumluluğun da konusu olduğunu söyleyen Mudanya Belediye Başkan Yardımcısı Av. Sağra Kahraman Sevinç, Mudanya Belediyesi olarak bu sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini ifade etti. Sevinç, şöyle konuştu: </span></span></span></p>
<p><span><span><span>“Bizim görevimiz, bir şiddet olayı yaşandığında değil, yaşanmadan önce harekete geçmektir. Bu yüzden kadınların sosyal, ekonomik ve hukuki olarak güçlenmesi için bütüncül bir sistem kurmakta kararlıyız. Hiçbir kadını yalnız bırakmayacağız. Mudanya Belediyesi, kadın yaşamının kutsallığını yalnızca bir değer değil, adaletin temeli olarak görmektedir. Bu anlayışla,  kadınların güvenli, eşit ve özgür bir hayat sürebileceği bir Mudanya için kararlılıkla çalışıyoruz.”</p>
<p>Mudanya Belediye Meclis Üyesi Nilgün Arslanoğlu ise, Kadın Eşitlik Merkezi olarak M.E’nin yanında olduklarını kendisine gereken her türlü hukuki ve psikolojik desteği sağlayacaklarını belirtti. Arslanoğlu, “Eşit, güvenli ve şiddetsiz bir yaşam her kadının hakkıdır. Mağdur her kadının her adımında yanında olacağımızı, kendisine destek sunacağımızı taahhüt ediyoruz. Mudanya Belediyesi Kadın Eşitlik Merkezi olarak, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.” dedi.</span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mudanya-belediyesi-hicbir-kadini-yalniz-birakmayacagiz-589506">Mudanya Belediyesi: Hiçbir Kadını Yalnız Bırakmayacağız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni araştırmaya göre 864 çocuk istismarı vakasının %83,1&#8217;i kız çocukları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirmaya-gore-864-cocuk-istismari-vakasinin-%831i-kiz-cocuklari-584780</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 12:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmaya]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Oğuz Polat]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[vakasının]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584780</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de çocuklara yönelik şiddet, artık yalnızca bireysel bir trajedi değil, alarm veren bir toplumsal sorun haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirmaya-gore-864-cocuk-istismari-vakasinin-%831i-kiz-cocuklari-584780">Yeni araştırmaya göre 864 çocuk istismarı vakasının %83,1&#8217;i kız çocukları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Türkiye’de çocuklara yönelik şiddet, artık yalnızca bireysel bir trajedi değil, alarm veren bir toplumsal sorun haline geldi. Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Merkezi ile İMDAT Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin yürüttüğü son araştırma, 2020–2024 yılları arasında incelenen 864 çocuk istismarı vakasının çarpıcı gerçeklerini gün yüzüne çıkarıyor. Bulgular; istismarın çoğunlukla evde, çoğu zaman da çocuğun en yakınındaki kişiler tarafından gerçekleştiğini ortaya koyuyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Araştırmayı yöneten</strong> <strong>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat </strong><strong>bu tabloyu “Elde ettiğimiz veriler, çocuk istismarının yalnızca bireysel bir travma değil, toplumsal bir sorun olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Çocuğu korumak, aslında toplumu korumaktır” sözleriyle özetliyor. 864 çocuk istismarı vakasının mercek altına alındığı araştırmada vakaların</strong> <strong>%83,1’inde mağdurların kız çocukları olduğu dikkat çekiyor. Prof. Dr. Oğuz Polat, bu oranın kız çocuklarının istismara en çok maruz kalan grup olduğunu net biçimde gösterdiğini belirterek, “Toplumsal cinsiyet rolleri, sessizlik kültürü ve utanma duygusu kız çocuklarını görünmez hale getiriyor” şeklinde diye konuşuyor.</strong></em></p>
<p>Araştırmaya göre vakaların %71’inin cinsel, %19,5’inin fiziksel, %9,5’inin ise her iki tür istismarı içerdiği tespit edildi. Faillerin profiline bakıldığında ise, istismarın çoğunlukla çocuğun yakın çevresi tarafından gerçekleştirildiği görülüyor.<br />Prof. Dr. Oğuz Polat, “En sık fail %27,1 ile babalar, ardından yabancılar (%15,9), komşular (%9,5), üvey babalar (%8,6), akrabalar (%6,2), öğretmenler (%3,6) ve anneler (%2,9) geliyor. Bu tablo, tehlikenin çoğu zaman evin içinden geldiğini ve çocuğun en güvende olması gereken yerde istismarın yaşandığını gösteriyor” diyor.</p>
<p><strong>Ev, istismarın en çok yaşandığı yer</strong></p>
<p>İstismarın gerçekleştiği mekanlar arasında %37,8 ile ev ilk sırada yer alıyor. Bunu sokak (%17,5), okul (%9,5), iş yeri (%8,9), araç (%3,2) ve yurt (%2,3) izliyor.<br />Prof. Dr. Oğuz Polat, “Ev, çocuğun güven duygusunun temellendiği yer olmalı. Oysa veriler, güvenli alanın ihlal edildiğini gösteriyor” ifadelerini kullanıyor.</p>
<p>Her 6 vakadan 1’inin ölümle sonuçlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, “Adli süreç incelendiğinde, 864 vakanın %77’sinde hukuki işlemlerin başlatıldığı, %46,5’inde faillerin tutuklandığı görülüyor. Mağdurların %84’ü hayatta kalırken, %16’sı şiddet sonucu hayatını kaybetmiş durumda. Bu oranlar, çocuğa yönelik şiddetin ölümcül bir toplum sorunu olduğunu açıkça gösteriyor” diyor.</p>
<p><strong>Çocuğun korunmasında ilk sorumluluk ailede</strong></p>
<p>Prof. Dr. Oğuz Polat, çocuğun korunmasında ilk sorumluluğun aileye ait olduğunu vurgulayarak, “Aileler çocuklarıyla açık, empatik bir iletişim kurmalı. Çocuklara bedenlerinin sınırları, ‘hayır deme hakkı’ ve iyi dokunuş-kötü dokunuş farkı yaşına uygun biçimde anlatılmalı. Bu yaklaşım, çocuğun istismarı gizlememesini ve yardım arayışına girmesini kolaylaştırıyor. Güvenli aile ortamı, istismarı bildirme cesaretini artırır ve erken müdahale şansını yükseltir” diyor.</p>
<p>Araştırmada dijital ortamdaki risklere de dikkat çekiliyor. Çocukların teknoloji kullanımının ebeveyn denetiminde olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Oğuz Polat, şu uyarılarda bulunuyor:</p>
<p>“Çocuklar siber zorbalık, online taciz ve pedofili risklerine karşı bilinçlendirilmeli. Aileler güçlü parola kullanımı, kişisel bilgilerin paylaşılmaması ve tanımadıkları kişilerle iletişime geçmemeleri konusunda rehberlik etmeli.” Prof. Dr. Oğuz Polat ayrıca, ailelerin çocuklarıyla dijital içerikleri birlikte keşfetmesinin, güvenli bir dijital öğrenme ortamı oluşturduğunu da belirtiyor.</p>
<p>Araştırmaya göre çocuk istismarının önlenmesinde yalnızca ailelerin değil, toplumun tüm kurumlarının sorumluluğu var. Prof. Dr. Oğuz Polat, “Eğitim kurumları, sağlık kuruluşları ve sivil toplum örgütleri farkındalık programlarını artırmalı. Medya ise etik yayıncılık ilkelerine sadık kalmalı, mağdurların kimliklerini korumalı. Çocuk istismarının hem evde hem dijital ortamda önlenmesi için bütüncül politikalar zorunlu. Çocuğu korumak, toplumu korumaktır. Görmezden geldiğimiz her vaka, geleceğimizden bir parça eksiltir” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>Aileler, Öğretmenler ve Toplum İçin Öneriler</strong></p>
<p>Dijital çağda çocukların korunmasının aile, okul ve toplumun ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, özellikle siber şiddetle mücadele için hem önleyici tedbirlerin hem de bilinçlendirici eğitimlerin hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor. İşte Prof. Dr. Oğuz Polat’tan aileler, öğretmenler ve toplum için önerileri: </p>
<ul>
<li>Aileler, çocuklarıyla teknolojisiz zamanlar geçirerek duygusal farkındalıklarını artırmalı.</li>
<li>Çocuklara dijital kültür, haklar ve güvenlik kuralları basit ve anlaşılır bir dille anlatılmalı.</li>
<li>Ebeveynler, çocukların çevrimiçi hesaplarını güvenlik ayarlarıyla korumalı, şifre paylaşımını engellemeli. </li>
<li>Okullar, siber zorbalık konusunda farkındalık yaratmalı ve öğrenciler, öğretmenler, veliler arasında ortak bir anlayış geliştirmeli.</li>
<li>Sosyal medyada çocukların kişisel bilgileri paylaşılmamalı.</li>
<li>Çocukların dijital medya okuryazarlığı geliştirilmeli.</li>
<li> </li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-arastirmaya-gore-864-cocuk-istismari-vakasinin-%831i-kiz-cocuklari-584780">Yeni araştırmaya göre 864 çocuk istismarı vakasının %83,1&#8217;i kız çocukları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koza Buluşmaları&#8217;nda kadına yönelik şiddet ve edebiyat konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koza-bulusmalarinda-kadina-yonelik-siddet-ve-edebiyat-konusuldu-584601</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 15:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Erk]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[koza]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[romanı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[türker]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları'nın konuğu olan ödüllü yazar Sibel K. Türker, “Kadın Cinayetleri Çağında Roman: Tanıklığın Etiği” başlıklı söyleşide okurlarıyla buluştu. Son romanı “Cennette Gibiyim” üzerinden kadına yönelik şiddeti ele alan Türker, edebiyatın tanıklık etme sorumluluğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koza-bulusmalarinda-kadina-yonelik-siddet-ve-edebiyat-konusuldu-584601">Koza Buluşmaları&#8217;nda kadına yönelik şiddet ve edebiyat konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları&#8217;nın konuğu olan ödüllü yazar Sibel K. Türker, “Kadın Cinayetleri Çağında Roman: Tanıklığın Etiği” başlıklı söyleşide okurlarıyla buluştu. Son romanı “Cennette Gibiyim” üzerinden kadına yönelik şiddeti ele alan Türker, edebiyatın tanıklık etme sorumluluğunu vurguladı.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları söyleşi serisinin son konuğu, ödüllü yazar Sibel K. Türker oldu. Koza Kütüphane’de gerçekleşen etkinlikte Türker, yazar Hakan Akdoğan’ın moderatörlüğünde “Kadın Cinayetleri Çağında Roman: Tanıklığın Etiği” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p>Söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanvekili Resul Tarman ile Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri Gökçe Güney ve Ata Erk Şanlı da katılım gösterdi.</p>
<p><b>ACIYI SOMUT DİLE ÇEVİRMEK</b></p>
<p>Son romanı “Cennette Gibiyim” üzerinden kadınların toplumsal hayatta yaşadığı zorlukları, kadına yönelik şiddeti ve ataerkil dilin kadının toplumdaki yerine etkisini ele alan Türker, romanının yazdığı en zor metinlerden biri olduğunu belirtti.</p>
<p>“Annesi, babası tarafından öldürülmüş bir genç kızın tanıklığını yazmaya, onun hikayesini anlatmaya çalıştım. Bu tanıklık aynı zamanda hayatta kalmanın utancını da taşıyor” diyen Türker, eserinde acıyı somut bir dile çevirmeye odaklandığını vurguladı.</p>
<p>Yazar, romanını kaleme aldığı süreçte yaşanan kadın cinayetlerinin kendisinde yarattığı çaresizlik duygusuna da değindi: “Romanı yazdığım süreçte birçok kadın cinayeti yaşandı. Burada, bende de bir iflas duygusu oluştu. Çünkü değişen bir şey olmuyordu. Bu nedenle romanı yazmayı bıraktığım zamanlar oldu. Ancak yine de romanın dünyasına sadık kalmaya çalıştım.”</p>
<p><b>KADIN DİLİ VE ERKEK DİLİ ARASINDAKİ FARKLAR</b></p>
<p>Edebiyata ilk başladığı dönemlerde “erkek dili” kullandığına yönelik eleştiriler aldığını paylaşan Türker, bu eleştirilerin ardından daha fazla kadın yazar okuduğunu söyledi. Kadın ve erkek dili arasındaki farka değinen yazar, “Erkek edebiyatında kazanmış, muktedir olmanın kibri var. Kadın dili ise daha paylaşımcı, sevgiden yana, el uzatan ve dostça. Bu açıdan bakıldığında kadın ve erkek yazarlar hemen fark ediliyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Babası olmadan, annesi ve ailesindeki kadınlar tarafından yetiştirildiğini aktaran Türker, “Cennette Gibiyim” romanını yazış sürecinde kadın dünyasıyla olan bağının daha da güçlendiğini, bu süreçte kadının ataerkil toplumdaki rolüyle yeniden yüzleştiğini dile getirdi.</p>
<p>Edebiyatı, insanları rahatsız etme sanatı olarak tanımlamadığını belirten Türker, romanında yer yer mizahi, yer yer sert bir dil kullanarak denge kurmaya çalıştığını ifade etti.</p>
<p>Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Sibel K. Türker, okurları için “Cennette Gibiyim” romanını imzaladı. Nilüfer Belediye Başkanvekili Resul Tarman, günün anısına yazar Sibel K. Türker’e hediye takdim etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koza-bulusmalarinda-kadina-yonelik-siddet-ve-edebiyat-konusuldu-584601">Koza Buluşmaları&#8217;nda kadına yönelik şiddet ve edebiyat konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Göktaş: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kararlıyız!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakan-goktas-kadina-yonelik-siddetle-mucadelede-kararliyiz-582316</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 19:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[göktaş]]></category>
		<category><![CDATA[İl]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[kararlıyız]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582316</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TÜBİTAK 1007 Programı kapsamında Marmara Üniversitesi ve TÜİK iş birliğiyle yürütülen “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024”ün tamamlandığını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-goktas-kadina-yonelik-siddetle-mucadelede-kararliyiz-582316">Bakan Göktaş: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kararlıyız!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>18.275 kadınla yüz yüze yapılan ve Türkiye’nin demografik yapısını yansıtan araştırma, dijital şiddet ve ısrarlı takip gibi yeni şiddet türlerini ilk kez kapsamlı şekilde ele aldı.</p>
<p>Bakan Göktaş, “Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesinden taviz vermeden, bilimsel verilere dayalı, çözüm odaklı ve bütüncül stratejilerle yeni bir döneme giriyoruz” dedi.</p>
<p><strong>VERİLER POLİTİKALARA YÖN VERECEK</strong></p>
<p>Araştırmanın uluslararası kriterlere uygun yöntemlerle gerçekleştirildi ve Türkiye’yi küresel veri tabanlarında temsil edecek bir referans kaynağı olacağını belirten Bakan Göktaş, &#8220;Veriler, yapay zekâ destekli analizlerle kamuoyuna açık bir dijital platformda paylaşılacak&#8221; dedi.</p>
<p>Bakan Göktaş, “Akademisyenler, araştırmacılar ve STK’lar bu verilerle şiddeti çok yönlü inceleyebilecek. Şeffaf bir veri kültürüyle mücadelemizi daha etkili kılacağız” diye konuştu.</p>
<p>Göktaş, 2026-2030 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı’nın yıl sonuna kadar açıklanacağını belirterek, “81 il için ayrı İl Eylem Planları hazırlıyoruz. Her ilin dinamiklerine uygun çözümler üreteceğiz” dedi. Genç kadınlara yönelik şiddet öncüllerine ve dijital şiddete odaklanılacağını vurgulayan Bakan Göktaş, siber zorbalık, dijital takip ve sosyal medya tacizine karşı üniversite ve gençlik merkezlerinde eğitim modülleri geliştirileceğini aktardı.</p>
<p><strong>ŞÖNİM’LER YENİDEN YAPILANIYOR</strong></p>
<p>Bu arada Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), Acil Müdahale, Tedbir Takibi, Mağdur Destek, Fail Müdahale ve Toplum Temelli Önleme birimleri ile daha etkin hale getirileceğini ifade eden Bakan Göktaş, “Mağdura, faile ve topluma yönelik bütüncül bir müdahale süreci işleteceğiz. Şiddet mağduru kadınlara travma odaklı destek programları yaygınlaştırılacak; İŞKUR, KOSGEB ve belediyelerle iş birliğiyle kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımı güçlendirileceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>Kadına yönelik şiddeti insan hakkı ihlali olarak gördüklerini vurgulayan Bakan Göktaş, “Tek bir vakaya dahi göz yummayacağız. Şiddetle mücadele, güçlü irade ve topyekûn duruşla mümkün. Amacımız, şiddet mağduru tek bir kadının kalmadığı bir geleceği inşa etmek” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-goktas-kadina-yonelik-siddetle-mucadelede-kararliyiz-582316">Bakan Göktaş: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kararlıyız!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlk işaret hayvana eziyet!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ilk-isaret-hayvana-eziyet-582234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 11:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[davranışlar]]></category>
		<category><![CDATA[erol]]></category>
		<category><![CDATA[eziyet]]></category>
		<category><![CDATA[Görmezden]]></category>
		<category><![CDATA[hayvana]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet Eğilimi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, şiddet eğilimi olan bireylerin psikolojik özellikleri, erken uyarı işaretleri ve çevresindekilerin bu durum karşısında alması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilk-isaret-hayvana-eziyet-582234">İlk işaret hayvana eziyet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, şiddet eğilimi olan bireylerin psikolojik özellikleri, erken uyarı işaretleri ve çevresindekilerin bu durum karşısında alması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Şiddetin ortaya çıkmasında farklı faktörler birlikte rol oynuyor!</strong></p>
<p>Şiddet eğiliminin doğuştan mı geldiği yoksa çevresel faktörlerin etkisiyle mi geliştiği konusunun psikoloji alanında uzun yıllardır üzerinde çalışmalar yapılan bir konu olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Araştırmalar şiddetin ortaya çıkmasında etkili olan faktörleri; nörobiyolojik, sosyal, bireysel, ekonomik ve çevresel faktörler olarak kabul ediyor.” dedi.</p>
<p>Şiddet davranışıyla en çok ilişkilendirilen beyin bölgesinin prefrontal korteks yani dürtü kontrolü ve karar verme merkezi olduğunu ifade eden Erol, “Bu merkezin yetersiz çalışması ve tehlike algısında rol oynayan amigdalanın ise aşırı uyarılmasıyla kişi sıradan bir tartışmayı tehdit olarak algılar. Böylece öfkesini doğrudan davranışa döker ve saldırganlık artar. Çevresel koşullar, aile içi iletişim, çocuklukta maruz kalınan ihmal veya istismar, toplumun şiddeti ele alma biçimi, ekonomik sıkıntılar ve travmatik deneyimler bu biyolojik eğilimleri pekiştirebilir ya da tersine dengeleyici bir rol oynayabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İlk ve en güçlü işaret, hayvanlara yapılan eziyet! </strong></p>
<p>Çocukluk ve ergenlik döneminde gözlemlenen bazı davranışların yetişkinlikte görülebilecek şiddet eğiliminin habercisi olarak kabul edildiğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Özellikle hayvanlara eziyet etmek, bu alanda en güçlü uyarı işaretlerinden biridir.” dedi.</p>
<p>Çocuğun kimi zaman öfkesini veya çaresizliğini kendisinden güçsüz gördüğü bir varlığa yönelterek bir rahatlama aracı bulduğunu dile getiren Erol, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Kimi zaman çevresinde gördüğü şiddeti model alarak normalleştirir, kimi zaman da empati gelişimindeki eksiklik nedeniyle başka bir varlığın acısını kavrayamaz. Hayvana şiddet uygulayan kişilerin beyinlerinde empatiyle ilişkili ayna nöron sisteminin daha düşük çalıştığına dair bulgular vardır. Bu kişiler karşılarındaki canlının acısını hissedemedikleri için şiddeti meşrulaştırabilirler. Bunun yanında çocuk ve ergenlerde akran zorbalığı yapma, küçük yaşta başkalarını tehdit etme, kuralları sürekli hiçe sayma, otoriteyle sıklıkla çatışma, empati yetersizliği ve sık öfke patlamaları da yetişkinlikte şiddet uygulama riskine işaret eden davranışlar arasında yer alır. Bu nedenle öğretmenlerin ve ebeveynlerin bu davranışları göz ardı etmemesi, &#8216;çocuktur yapar&#8217; diyerek küçümsememesi ve pekiştirmemesi gerekir.”</p>
<p><strong>Şiddet eğilimli kişiler, karşısındakinin acısını görmezden gelir ve pişmanlık duymaz! </strong></p>
<p>Günlük hayatta şiddet eğilimi olan bireylerin bazı davranışlarıyla bunu belli edebildiğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Örneğin küçük bir eleştiride bile aşırı öfkeye kapılma, partnerini ya da arkadaşlarını sürekli kontrol etmeye çalışma, tartışmalarda hakaret ve küçümsemeyi iletişim biçimi kullanma gözlemlenebilir.” dedi.</p>
<p>Şiddet eğilimi olan kişilerin dürtüsellikleri nedeniyle ani öfke patlamaları yaşayabileceklerine vurgu yapan Erol, “Başkalarının sınırlarını hiçe sayabilir ve otorite kurma isteğiyle davranışlarını meşrulaştırabilir. Şiddete eğilimli kişilerde sık görülen bir başka özellik ise empati mekanizmalarının zayıf işlemesidir. Normal şartlarda karşımızdakinin yüz ifadesi, ses tonu ya da acı çektiğini gösteren işaretler bizde durma, sakinleşme ve onunla duygusal olarak bağ kurma tepkisi uyandırır. Ancak antisosyal kişilik yapılanması ya da kişilik bozukluğuna sahip bireylerde bu süreçler ya hiç devreye girmez ya da çok sınırlı kalır. Bunun sonucunda şiddet uygulayan kişi karşısındakinin acısını görmezden gelir, davranışını rasyonelleştirir ve çoğu zaman pişmanlık duymaz. Hatta kimi zaman zarar vermeyi güçlülüğünün bir göstergesi olarak bile görebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>İşaretleri görmezden gelmek, şiddetin büyümesine zemin hazırlıyor! </strong></p>
<p>Ailelerin, arkadaşların veya iş yerindeki kişilerin şiddet eğilimi gösteren birini fark ettiğinde ne yapmaları gerektiğine değinen Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Öncelikle bu işaretler asla küçümsenmemeli. Görmezden gelmek, şiddetin büyümesine zemin hazırlar.” uyarısında bulundu.</p>
<p>Böyle bir durumla karşılaşıldığında en önemli adımlardan birinin kişiyi yargılamadan ama net bir tavırla davranışlarının kabul edilemez olduğunu belirtmek ve profesyonel destek almaya yönlendirmek olduğunu kaydeden Erol, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çevresindeki kişiler kendi güvenliklerini öncelemeli, şiddet riski arttığında gerekli hukuki yolları devreye sokmalı. İş yerlerinde mobbing ve şiddete karşı net politikalar oluşturulmalı, okullarda zorbalık erken dönemde fark edilip müdahale edilmeli. Toplumsal düzeyde de şiddeti normalleştiren, haklı çıkaran ya da görmezden gelen tavırların şiddeti beslediği unutulmamalı. Erken farkındalık, profesyonel destek, önleme bilinçlendirme çalışmaları ve toplumsal kararlılık sayesinde hem bireylerin hem de toplumun şiddetin yıkıcı sonuçlarından korunması mümkün.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ilk-isaret-hayvana-eziyet-582234">İlk işaret hayvana eziyet!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-582159</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 09:06:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeğin]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[görüldü]]></category>
		<category><![CDATA[Israrlı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırma kapsamında 15-59 yaş grubundaki 18 bin 275 kadın ile görüşüldü</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-582159">Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Araştırma kapsamında 15-59 yaş grubundaki 18 bin 275 kadın ile görüşüldü</strong></p>
<p>Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına, TÜBİTAK 1007 &#8211; Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında Marmara Üniversitesi ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliğinde gerçekleştirilmiştir.</p>
<p>Araştırma ile Türkiye&#8217;de kadına yönelik şiddete ilişkin mevcut durum, risk faktörleri, sonuç ve etkiler, mücadele yöntemleri ile algı, tutum ve farkındalığın ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmanın alan uygulaması, 18 Kasım 2024 &#8211; 31 Ocak 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde TÜİK tarafından gerçekleştirilmiştir.</p>
<p>Araştırma kapsamında, 15-59 yaş grubunda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı en az bir kadın fert bulunan <strong>22 bin 110 örnek hane </strong>belirlenmiştir. Örneklem tasarımı, İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 1. Düzeye göre 12 bölge ve TÜİK tarafından güncel ihtiyaçlar doğrultusunda revize edilen yeni kent-kır sınıflaması bazında tahmin üretecek şekilde belirlenmiştir. Veriler, örnek hanelerde yaşayan <strong>18 bin 275 kadın </strong>ile yapılan bilgisayar destekli yüz yüze görüşmelerden elde edilmiştir.</p>
<p>Seçilen hanelerde yaşayan kadınlara şiddet deneyimi ve geçmişi, sağlık, çalışma hayatı ve ekonomik durum, kurumsal hizmet ve politikalar hakkında farkındalık gibi konularda sorular içeren bir anket uygulanmıştır. Bu araştırmada sadece eş/eski eş/birlikte olduğu kişi tarafından uygulanan şiddetle sınırlı kalınmamış; <strong>tüm aile üyeleri, sosyal çevre, yabancı biri ve diğer kişiler </strong>tarafından kadına uygulanan şiddet de ayrıntılı olarak derlenmiştir.</p>
<p>Şiddet türleri olarak fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet, ısrarlı takip ve dijital şiddet hem yaşamın herhangi bir dönemi hem de son 12 aylık dönem olarak incelenmiştir. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte şiddetin yeni bir görünümü olarak ortaya çıkan <strong>dijital şiddet ile son 12 aylık dönemdeki ısrarlı takip kapsama ilk kez </strong>dâhil edilmiştir.</p>
<p>Araştırma sonuçlarından elde edilen temel bulgular aşağıda verilmiştir.</p>
<p><strong>Yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete uğramış kadınların oranı %12,8 oldu</strong></p>
<p>Yaşamının herhangi bir döneminde kadınların %28,2&#8217;si psikolojik, % 18,3&#8217;ü ekonomik, % 12,8&#8217;i ise fiziksel şiddete uğradı.</p>
<p><strong>Şiddet türüne göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-0-1695jQtz.png"/><br />*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>Yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete en fazla %14,7 ile 35-44 yaş grubundaki kadınlar maruz kaldı</strong></p>
<p>Tüm şiddet türleri yaş grubuna göre incelendiğinde, yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete en yüksek oranda 35-44 yaş grubundaki kadınlar maruz kaldı. Bu yaş grubunu sırasıyla %14,3 ile 45-59 yaş grubundaki kadınlar; %11,9 ile 25-34 yaş grubundaki kadınlar takip etti.</p>
<p><strong>Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların, yaş grubu ve şiddet türüne göre oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-1-iuc9GE42.png"/><br />*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>Yaşamının herhangi bir döneminde psikolojik şiddet en çok %62,1 ile boşanmış kadınlarda görüldü</strong></p>
<p>Yaşamının herhangi bir döneminde maruz kalınan şiddet değerlendirildiğinde, boşanan kadınların %62,1&#8217;i psikolojik, %42,5&#8217;i ekonomik, %41,5&#8217;i ise fiziksel şiddete maruz kalırken; evli kadınların %26,4&#8217;ü psikolojik, %19,9&#8217;u ekonomik, %11,6&#8217;sı ise fiziksel şiddete maruz kaldı. Hiç evlenmeyen kadınların %25,7&#8217;si psikolojik şiddete, %14,2&#8217;si dijital şiddete, %13,4&#8217;ü ise ısrarlı takibe maruz kaldı.</p>
<p><strong>Medeni duruma ve şiddet türüne göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların oranı (%), 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-2-StBtBcet.png"/><br />*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>Kadına dijital şiddeti uygulayanlar arasında %62,3 ile ısrarlı takip uygulayanlar arasında ise %39,6 ile &#8220;yabancı biri&#8221; ilk sırada yer aldı</strong></p>
<p>Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınlar, şiddeti uygulayan kişilere göre incelendiğinde, dijital şiddette yabancı biri %62,3 ile ilk sıradayken, eş/eski eş/birlikte olduğu kişi %15,7 ile ikinci sırada yer aldı. Israrlı takipte ise ilk sırayı %39,6 ile yabancı biri alırken, ikinci sırayı %32,1 ile eş/eski eş/birlikte olduğu kişi aldı.</p>
<p><strong>Yaşamının herhangi bir döneminde dijital şiddet ve ısrarlı takibi uygulayanlara göre oranlar (%), 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-3-ACU5uz4v.png"/><br /><strong>Ekonomik şiddet en az %8,9 ile yükseköğretimi tamamlayan kadınlarda görüldü</strong></p>
<p>Yaşamının herhangi bir döneminde ekonomik şiddete maruz kalan kadınlar tamamlanan eğitim durumuna göre incelendiğinde, bir okul bitirmeyen kadınlar %31,8 ile ilk sırada yer alırken, yükseköğretimi tamamlayan kadınlar ise %8,9 ile son sırada yer aldı.</p>
<p><strong>Tamamlanan eğitim seviyesine göre yaşamının herhangi bir döneminde ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-4-rA6pV2JB.png"/><br /><strong>İstihdamdaki kadınlar arasında şiddete maruz kalanların en çok özel sektörde çalıştığı görüldü</strong></p>
<p>Yaşamının herhangi bir döneminde psikolojik şiddete maruz kalan kadınlar çalışılan sektöre göre incelendiğinde, %34,0&#8217;ünün özel sektörde; %31,9&#8217;unun ise kamu sektöründe çalıştığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalan kadınların ise %21,1&#8217;inin özel sektörde; %10,6&#8217;sının ise kamu sektöründe çalıştığı görüldü.</p>
<p><strong>Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların çalışılan sektöre ve şiddet türüne göre oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-5-wiTq6RiY.png"/><br />*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>İBBS-1 Düzeyinde fiziksel şiddetin en yoğun olduğu bölge Kuzeydoğu Anadolu oldu</strong></p>
<p>Yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı İBBS-1 düzeyine göre incelendiğinde, fiziksel şiddetin en çok görüldüğü bölge %25,9 ile Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi iken en düşük olduğu bölge ise %8,8 ile Ortadoğu Anadolu Bölgesi oldu.</p>
<p><strong>İBBS-1 Düzeyinde yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-6-DmmNDHWn.png"/><br /><strong>Son 12 ayda fiziksel şiddete maruz kalmış kadınların oranı %2,6 oldu</strong></p>
<p>Son 12 ayda kadınların %11,6&#8217;sı psikolojik şiddete, %3,7&#8217;si dijital şiddete, %3,2&#8217;si ekonomik şiddete, %3,1&#8217;i ısrarlı takibe, %2,6&#8217;sı fiziksel şiddete, %0,9&#8217;u cinsel şiddete maruz kaldı. Şiddet türleri arasında birinci sırayı psikolojik şiddet alırken ikinci sırayı dijital şiddet aldı.</p>
<p><strong>Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların şiddet türüne göre oranı, 2024 </strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-7-XuMm3xHU.png"/><br />*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>Son 12 ayda psikolojik şiddet en çok %12,2 ile yoğun kentte yaşayan kadınlarda görüldü</strong></p>
<p>Son 12 ayda şiddete maruz kalan kadınlar şiddet türüne göre incelendiğinde, yoğun kentte yaşayan kadınların %12,2&#8217;si psikolojik, %4,2&#8217;si dijital şiddete, %3,4&#8217;ü ısrarlı takibe maruz kalırken; orta yoğun kentte yaşayan kadınların %9,1&#8217;i psikolojik, %3,0&#8217;ı dijital, %2,9&#8217;u ekonomik şiddete; kırda yaşayan kadınların ise %10,8&#8217;i psikolojik, %3,7&#8217;si ekonomik, %2,6&#8217;sı fiziksel şiddete maruz kaldı.</p>
<p><strong>Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların kent-kır sınıflaması ve şiddet türüne göre oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-8-wfGfjNTJ.png"/><br />*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>Kadınlarda yaş grubu arttıkça son 12 ayda şiddete maruz kalmada azalma eğilimi görüldü</strong></p>
<p>Tüm şiddet türleri yaş grubuna göre incelendiğinde, son 12 ayda en yüksek oranda şiddete 15-24 yaş grubundaki kadınlar maruz kaldı. Son 12 ayda psikolojik şiddet %15,2 ile en çok 15-24 yaş grubundaki kadınlarda; en az %9,4 ile 45-59 yaş grubundaki kadınlarda görüldü.</p>
<p><strong>Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların, yaş grubu ve şiddet türüne göre oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-9-kPiaZTil.png"/><br />*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>Son 12 ayda dijital şiddet en çok 15-24 yaş grubundaki kadınlarda görüldü</strong></p>
<p>Dijital şiddet en çok %7,3 ile 15-24 yaş grubundakiler kadınlarda görüldü. Bu yaş grubunu sırasıyla %4,1 ile 25-34 yaş grubundaki; %3,2 ile 35-44 yaş grubundaki kadınlar izledi.</p>
<p><strong>Son 12 ayda ekonomik şiddet en çok %5,3 ile bir okul bitirmeyen kadınlarda görüldü</strong></p>
<p>Son 12 ayda kadınların maruz kaldığı ekonomik şiddet oranı incelendiğinde, %5,3 ile bir okul bitirmeyen kadınların ilk sırada yer aldığı, bunu %5,1 ile ortaokul; %3,2 ile lise; %3,1 ile ilkokul; %1,5 ile yükseköğretim mezunu kadınların takip ettiği görüldü.</p>
<p><strong>Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların, tamamlanan eğitim seviyesine ve şiddet türüne göre oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-10-q1UQmEPk.png"/><br />*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>Son 12 ayda psikolojik şiddete %10,2 ile en düşük oranla evli kadınların maruz kaldığı görüldü</strong></p>
<p>Medeni duruma göre kadınların maruz kaldığı şiddet incelendiğinde, son 12 ayda fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı sırasıyla %5,2 ile boşananlar; %3,1 ile hiç evlenmeyenler; %2,1 ile evliler oldu. Son 12 ayda ısrarlı takibe maruz kalan kadınların oranı sırasıyla %7,3 ile boşananlar; %5,7 ile hiç evlenmeyenler ve %1,8 ile evliler oldu.</p>
<p><strong>Son 12 ayda şiddete maruz kalmış kadınların, medeni duruma ve şiddet türüne göre oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-11-KJDrCqBn.png"/><br />*Bir kadın birden fazla şiddet türüne maruz kalmış olabilir.</p>
<p><strong>En çok belirtilen şiddet nedeni %21,7 ile erkeğin öfke kontrol sorunu oldu</strong></p>
<p>Eşi veya birlikte olduğu kişinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine maruz kalan kadınların belirttiği şiddet nedenleri incelendiğinde, erkeğin öfke kontrolü %21,7 ile ilk sırada yer alırken, erkeğin yetiştirilme tarzı %13,3 ile ikinci, maddi sıkıntı ise %13,0 ile üçüncü sırada yer aldı.</p>
<p><strong>Eşi veya birlikte olduğu kişinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine maruz kalmış kadınların, şiddet nedenlerine göre oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-12-kkWvaa4p.png"/></p>
<p><strong>Erkeğin öfke kontrol sorunu olduğunu belirtenlerin %28,3&#8217;ü 25-34 yaş grubundaki kadınlar oldu</strong></p>
<p>Eşi veya birlikte olduğu kişinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine maruz kalmış kadınların uğradığı şiddet davranışının nedeni olarak erkeğin öfke kontrol sorunu olduğunu belirtenlerin %28,3&#8217;ünün 25-34 yaş grubundaki kadınlar olduğu görüldü. Şiddet davranışının nedeni olarak maddi sıkıntıyı belirtenlerin %15,1&#8217;inin 45-59 yaş grubundaki kadınlar; erkeğin kadını kıskanmasını belirtenlerin %14,1&#8217;inin 15-24 yaş grubundaki kadınlar olduğu görüldü.</p>
<p>Şiddetin nedeni olarak belirtilen; maddi sıkıntı, erkeğin alkollü içki etkisinde olması, erkeğin ailesiyle sorunlar, erkeğin iş sorunları kadının yaşının artmasıyla artarken; erkeğin kadını kıskanması kadının yaşı artarken azaldı.</p>
<p><strong>Eşi veya birlikte olduğu kişinin fiziksel ve/veya cinsel şiddetine maruz kalmış kadınların, şiddet nedenlerine ve kadının yaş grubuna göre oranı, 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-13-RinVDavJ.png"/></p>
<p><strong>Kadınların %31,8&#8217;i en son yaşadığı şiddet davranışını kendi ailesinden bir kadınla paylaştı</strong></p>
<p>Eşi veya birlikte olduğu kişinin şiddetine maruz kalan kadınlar bu durumu; ilk sırada %31,8 ile kendi ailesinden bir kadınla, ikinci sırada %10,2 ile kadın bir arkadaş/tanıdıkla, üçüncü sırada ise %4,4 ile eşinin ailesinden bir kadınla paylaştı. Kadınların %47,7&#8217;si ise eşi veya birlikte olduğu kişinin kendisine uyguladığı en son şiddet davranışını kimseye anlatmadı.</p>
<p><strong>Eşi veya birlikte olduğu kişinin en son şiddetini anlatma durumu ve ilk paylaştığı kişiye göre kadınların oranı (%), 2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/10/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-14-DCK1dDJW.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-2024-582159">Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile içi şiddet sadece yetişkinleri değil, çocukları da derinden yaralıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aile-ici-siddet-sadece-yetiskinleri-degil-cocuklari-da-derinden-yaraliyor-580563</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 09:07:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[içi]]></category>
		<category><![CDATA[Luş]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, 2 Ekim Dünya Şiddete Hayır Günü kapsamında özellikle çocuklara yönelik ebeveyn şiddetinin çocuklar üzerindeki etkilerini ele aldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-ici-siddet-sadece-yetiskinleri-degil-cocuklari-da-derinden-yaraliyor-580563">Aile içi şiddet sadece yetişkinleri değil, çocukları da derinden yaralıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, 2 Ekim Dünya Şiddete Hayır Günü kapsamında özellikle çocuklara yönelik ebeveyn şiddetinin çocuklar üzerindeki etkilerini ele aldı. </p>
<p><strong>Şiddet gören çocuk, şiddet kullanabilir!</strong></p>
<p>Aile içi şiddete maruz kalan çocukların kaygı belirtileri göstermeye çok açık olduklarını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Yeni korkuların eklenmesi, okul başarısında düşüş uyku ve iştah problemleri görülebilir.” dedi.</p>
<p>En sık uyku kalitesinde ve düzeninde bozulma ile gece kabusları ortaya çıktığını ifade eden Luş, “İştahsızlık ve kilo kaybı olabilir, davranış değişiklikleri görülebilir. Şiddet gören çocuklar, kendileri de şiddet kullanabilirler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Her şiddet türü çocuk için aynı!</strong></p>
<p>Fiziksel, duygusal veya psikolojik şiddetin çocuklar üzerinde aynı etkiye sahip olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şunları söyledi:</p>
<p>“Aile, temel güven duygusunun oluştuğu ilk birimdir ve çok önemli bir yapıdır. Aile bireylerinin uyguladığı şiddetin türü ne olursa olsun bireyi ruhsal ve bedensel olarak olumsuz yönde etkiler. Bakım veren kişiye bağımlılık, aşırı ağlama, öfke ve saldırganlık, zayıf iletişim becerileri; diğer çekingen davranışlar, aşırı agresif davranış veya içe dönme davranışları gözlenebilir. Küçük çocuklarda gecikmiş tuvalet alışkanlığı, işitmede ve görmede zorluklar gibi fiziksel belirtiler de olabilir. Ya da konuşmada gecikme olabilir.”</p>
<p><strong>İlişkiyi iyileştirmek ebeveynlerin sorumluluğu!</strong></p>
<p>Birçok çocuğun kendi evlerinde ebeveynleri arasında yaşanan aile içi şiddete tanık olduklarını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Ailede kadınlara yönelik şiddet varsa aynı zamanda çocuklara yönelik şiddet de vardır diyebiliriz.” dedi.</p>
<p>Ebeveynlerin öfkeli iken çocuklarıyla iletişim kuramaya çalışmaktan, emir vermekten kaçınmaları gerektiğini altını çizen Luş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocuğu suçlamaktan kaçınarak, onun güven duygusunu yıkmadan iletişim kurmaya çalışmaları gerekir. Çocuğun temas kurmasını beklemeden çocukla temas kurma, ilişki kurmak için çocuğun özür dilemeye zorlanmaması gibi noktalara dikkat edilmeli. Öfke kontrolünü sağlama, aşırı övme ve aşırı yermeden kaçınmak, yani ilişkiyi iyileştirmek ebeveynlerin sorumluluğudur.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-ici-siddet-sadece-yetiskinleri-degil-cocuklari-da-derinden-yaraliyor-580563">Aile içi şiddet sadece yetişkinleri değil, çocukları da derinden yaralıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören Belediyesi&#8217;nden kadına yönelik şiddetle mücadele semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-semineri-579898</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2025 12:16:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bizim]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579898</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir seminere ev sahipliği yaptı. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, “Kadını Koru, Toplumu Koru” sloganıyla düzenlenen program yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-semineri-579898">Keçiören Belediyesi&#8217;nden kadına yönelik şiddetle mücadele semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir seminere ev sahipliği yaptı. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, “Kadını Koru, Toplumu Koru” sloganıyla düzenlenen program yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Selçuk Karadağ, Celal Biçer, CHP İl Kadın Kolları Başkan Yardımcıları Şenel Üzümcan, Gülistan Aydın, Gamze Yılmazoğlu, Tekmile Kamer Dağkıran, Gonca Doğan, CHP Keçiören İlçe Kadın Kolları Başkanı Firdevs Soy, CHP Keçiören İlçe Başkanı Berk Kılıç’ın eşi Öznur Kılıç, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Ankara Barosu Gelincik Merkezi’nden avukatlar, psikologlar, sosyologlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p><b>“Kadınlar bizim baş tacımız”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Karadağ</b>, seminerde yaptığı konuşmada “Kadınlar bizim baş tacımız” diyerek kadınların toplumdaki yeri ve değerine dikkat çekti. <b>Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan</b>’ın bu konuda son derece hassas olduğuna vurgu yapan <b>Selçuk Karadağ,</b> “Sayın Başkanımız Dr. Mesut Özaraslan, kadınların sesine kulak verilmesi ve taleplerinin eksiksiz karşılanması yönünde bize sıkı sıkı tembihte bulunuyor. Bu hassasiyetin en somut örneği, Belediyemiz bünyesinde daha önce bulunmayan Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nün kurulmasıdır. Ayrıca kadınlarımız için kurulan Gün Evleri ve birçok hizmet merkezi de bu anlayışın birer ürünüdür. Kadınlarımızın sosyal yaşamın içinde huzurla yer alabilmesi için çalışmalarımız titizlikle sürecek.” dedi.</p>
<p><b>Aylin Nazlıaka’dan dayanışma mesajı</b></p>
<p><b>CHP Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka</b> ise seminere gönderdiği mesajda, “Ben de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadınların her alanda eşit, özgür ve şiddetten uzak bir yaşam sürdürebilmesi için üzerime düşen tüm sorumluluğu kararlılıkla taşımaya devam edeceğim. Bu mücadelede omuz omuza, dayanışma içinde yürümek en büyük gücümüzdür.” ifadelerine yer verdi.</p>
<p><b>“Bizim söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var”</b></p>
<p><b>CHP Keçiören İlçe Kadın Kolları Başkanı Firdevs Soy</b> ise konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara verdiği öneme dikkat çekerek şunları ifade etti: “Biz 1930 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk’ün kadınlarıyız. Çağdaş, bilimsel, demokratik ve laik bir gelecek ancak bizimle mümkündür. Siyasetten eğitime, sağlıktan adalete, teknolojik gelişimden akademiye kadar hayatın her alanında varız ve var olmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var. Barış içinde ve sevgi-saygı temelli bir toplum da ancak kadınlarla mümkün olabilir. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Kadınları geri bırakan toplum, geride kalmaya mahkûmdur!’”</p>
<p><b>Şiddetin tüm boyutları ele alındı</b></p>
<p>Kadına yönelik şiddetin farklı boyutlarının ele alındığı seminerde, alanında uzman psikolog ve sosyologlar katılımcılara kapsamlı sunumlar yaptı. Şiddetin tanımı, türleri ve neden olduğu toplumsal etkiler detaylı biçimde anlatılırken; şiddetten korunma yolları ve alınabilecek önlemler konusunda önemli bilgiler paylaşıldı. Uzmanlar, toplumda azımsanamayacak sayıda kadının şiddet mağduru olduğunu vurgulayarak, kimsenin kendini yalnız hissetmemesi gerektiğini ifade etti. Şiddet gören bireylerin yalnızca kendileri için değil, aileleri ve toplum sağlığı açısından da mutlaka uzman desteği alması gerektiğinin altı çizildi.</p>
<p>Ankara Barosu Gelincik Merkezi avukatları ise, şiddete maruz kalan kadınların başvurabileceği merkezler hakkında detaylı bilgiler sundu. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun hakkında kapsamlı bilgilendirme yapan avukatlar, kadınların yasal haklarını bilmeleri ve bu hakları kullanmaktan çekinmemeleri gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Etkinliğin sonunda, katılımcılara çiçek takdim edilerek seminer anısına toplu hatıra fotoğrafı çektirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kecioren-belediyesinden-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-semineri-579898">Keçiören Belediyesi&#8217;nden kadına yönelik şiddetle mücadele semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadına Şiddete Karşı Narlıdere&#8217;de Dayanışma Buluşması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadina-siddete-karsi-narliderede-dayanisma-bulusmasi-576679</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 14:39:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddete]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576679</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’deki belediyelerin Kadın Danışma Merkezi yöneticileri, ‘Kadına Şiddetle Mücadelede İşbirliğinin Artırılması Toplantısı’ için Narlıdere Belediyesi’nde bir araya geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadina-siddete-karsi-narliderede-dayanisma-bulusmasi-576679">Kadına Şiddete Karşı Narlıdere&#8217;de Dayanışma Buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>İzmir’deki belediyelerin Kadın Danışma Merkezi yöneticileri, ‘Kadına Şiddetle Mücadelede İşbirliğinin Artırılması Toplantısı’ için Narlıdere Belediyesi’nde bir araya geldi</i></b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi, İzmir’deki belediyelere bağlı Kadın Danışma Merkezlerinin yöneticilerini ‘Kadına Şiddetle Mücadelede İşbirliğinin Artırılması Toplantısı’nda ağırladı. Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği ve İzmir Kadın Dayanışma Derneği tarafından her ay bir ilçede organize edilen toplantı, Narlıdere Belediyesi AKM Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. 27 belediyeden temsilcilerin katıldığı toplantıda kadın danışma merkezlerinin çalışmaları, kadınlara yönelik verilen sosyal, psikolojik, hukuki destekler ve şiddetle mücadelede yapılacak önleyici politikalar konuşuldu.</p>
<p>İzmir Kadın Dayanışma Derneği’nin; kadına yönelik şiddet ve cinsiyet ayrımcılığına karşı yürütülen mücadelede, Kadın Danışma Merkezlerinin standartları, işleyişi, mevcut durum tespiti ve ihtiyaç analizlerini içeren sunumuyla başlayan toplantıda, ilçe belediyelerinde görev yapan temsilciler de kendi çalışmalarını paylaştı. Toplantıda, Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Semra Pektopal da bir sunum yaparak belediyenin kadınlara ve dezavantajlı tüm kesimlere yönelik hayata geçirdiği projeleri içeren bir sunum yaptı. Kadına yönelik şiddetle mücadelenin, sadece kurumların değil, tüm toplumun ortak sorumluluğunun olduğu ifade edildiği buluşmada, kadın sorunlarıyla ilgili topyekûn mücadele edilmesi çağrısında bulunuldu. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadina-siddete-karsi-narliderede-dayanisma-bulusmasi-576679">Kadına Şiddete Karşı Narlıdere&#8217;de Dayanışma Buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hayvana şiddet, insanlara yönelik şiddetin habercisidir!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayvana-siddet-insanlara-yonelik-siddetin-habercisidir-534771</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 11:41:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[habercisidir]]></category>
		<category><![CDATA[hayvana]]></category>
		<category><![CDATA[insanlara]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetin]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=534771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Adli Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, son günlerde kamuoyunda yankı uyandıran ve hayvanlara yönelik şiddet içeren olaylar üzerinden önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayvana-siddet-insanlara-yonelik-siddetin-habercisidir-534771">&#8220;Hayvana şiddet, insanlara yönelik şiddetin habercisidir!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Adli Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, son günlerde kamuoyunda yankı uyandıran ve hayvanlara yönelik şiddet içeren olaylar üzerinden önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Örneğin, bekar ve çocuğu olmayan bir erkeğin evinde çocuk oyuncaklarının bulunması ve hayvan parçalarının ortaya çıkması gibi durumların potansiyel tehlikelere işaret ettiğini ve ciddiyetle ele alınması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sevil Atasoy, hayvan parçalarının bulunmasının, insan parçalarının da bulunabileceği endişesini doğurabildiğini belirtti.</p>
<p><strong>Hayvana kötü muamele ile insanlara yönelik şiddet arasında çok güçlü bir ilişki var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Atasoy, “Her halükârda, hayvana kötü muamele ile insanlara yönelik şiddet arasında çok güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Son 40 yıldır yapılan psikoloji, sosyoloji, kriminoloji ile ilgili bütün yayınlar, bu alandaki bütün yayınlar, aile içi şiddetten tutun, çocuk istismarına ve yaralamaya, adam öldürmeye varıncaya kadar her türlü şiddet suçunun failinin daha önce mutlaka hayvana şiddet gösterdiğini kanıtlıyor. Yani bunların ikisi arasında çok ciddi bir ilişki var.” dedi.</p>
<p><strong>Seri katillerin çocukluk dönemlerinde hayvanlara yönelik ciddi şiddet var</strong></p>
<p>Tarihte çok sayıda kişiyi öldüren ünlü seri katiller olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Atasoy, “10, hatta 20 kişiyi öldüren örnekler mevcuttur. Geçmişte bu kişiler, çok sayıda cinayet işlemeden yakalanmayabiliyordu. Ancak günümüzde DNA teknolojisinin gelişmesi ve soruşturma yöntemlerinin iyileşmesi sayesinde, cinayet sayısı artmadan faillerin tespiti daha erken mümkün hale gelmiştir. Buna rağmen, bilinen neredeyse tüm seri katillerin çocukluk dönemlerinde hayvanlara yönelik ciddi şiddet uygulamaları bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, alan uzmanları tarafından net bir şekilde bilinmektedir.” diye konuştu.<strong> </strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de şiddet suçu gösterenlere &#8216;Bir hayvanınız var mıydı?’ diye sorulmalı! </strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de şiddet suçu gösterenlerin, aile içi şiddet dahil soruşturmalarında &#8216;Bir hayvanınız var mıydı? Hayvan beslediniz mi? Hayvana fena muamele var mı öykünüz ne diye?&#8217; diye sorulması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Atasoy, şöyle devam etti:</p>
<p>“Türkiye&#8217;de bu ilişkinin ne olduğunu bilimsel olarak bilmiyoruz. Batı dünyası için biliyoruz. Kesinlikle ilişki var. Çocuk oyuncaklarının bekar ve çocuğu olmayan bir erkeğin evinde bulunması çok tehlikeli bir hadisedir. O ayrı bir işarettir. Çocukları cezbetmek için cam önüne çocuk oyuncakları dizerek, onları içeriye çağıran, onlarla oynayan ama daha sonra da öldüren, olayları da biliyoruz. Çocuk oyuncağı bekar ve çocuğu olmayan birisinin evinde ve de dışarıdan görülecek şekilde bulunuyorsa, bu çok ciddi bir pedofili işaretidir. Yani çocuklara yönelik istismar davranışının bir işaretidir.”</p>
<p><strong>Komşunuz bile olsa, çocuğunuzu bırakmayın!</strong></p>
<p>Vatandaşlara da önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. Atasoy, bu profildeki kişilerin her yerde (parklarda, komşuluk ilişkilerinde, okullarda, iş yerlerinde) bulunabileceğini ve dışarıdan bakıldığında kesinlikle anlaşılamayacağını belirtti.</p>
<p>&#8220;Baktığınız zaman dışarıdan, en sert işkenceleri uygulamış olan kişilerin bile ki bunların arasında her meslek grubundan kişiler olabilir.&#8221; diyen Prof. Dr. Atasoy, “Tanımadığınız, bilmediğiniz insanlara çocuklarınızı teslim etmeyin. Bilmediğiniz insanlara, bu komşunuz bile olsa, çocuğunuzu bırakmayın. Karşıdan baktığınız zaman kimseyi anlamanız mümkün değil.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Hayvana şiddet ciddiye alınması gereken bir durum!</strong></p>
<p>Hayvana şiddetin çok ciddiye alınması gereken bir durum olduğunun altını çizen Prof. Dr. Atasoy, “Merak için sineğin kanadını koparan, &#8216;Acaba uçabiliyor mu?&#8217; diyerek merak için hayvanlara işkence eden, canlı kedinin kafasını suyun altına tutan veyahut da toprağa gömen, gözünü çıkaran, kafasını kesen, karnını yaran, böyle bir çocuk varsa eğer, tek çare profesyonel destektir. Ailenin herhangi bir şekilde cezalandırmasıyla, sokağa çıkmasın, cep telefonunu alayım diyerek önlenmesi kesinlikle mümkün değil. Bu psikiyatrik bozukluktur ve de mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Evde hayvana olan fena muamele yarın öbür gün ailenin diğer fertlerine muhakkak ki sirayet edecektir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayvana-siddet-insanlara-yonelik-siddetin-habercisidir-534771">&#8220;Hayvana şiddet, insanlara yönelik şiddetin habercisidir!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belediye Emekçilerine Kadına Yönelik Şiddet Semineri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/belediye-emekcilerine-kadina-yonelik-siddet-semineri-530846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2025 06:55:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[emekçilerine]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530846</guid>

					<description><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediyesi emekçilerine yönelik, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Toplantı Salonu’nda “Kadına Yönelik Şiddet ve Erken Yaşta ile Zorla Evliliklerle Mücadele Farkındalık Semineri” düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belediye-emekcilerine-kadina-yonelik-siddet-semineri-530846">Belediye Emekçilerine Kadına Yönelik Şiddet Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efes Selçuk Belediyesi emekçilerine yönelik, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Toplantı Salonu’nda “Kadına Yönelik Şiddet ve Erken Yaşta ile Zorla Evliliklerle Mücadele Farkındalık Semineri” düzenlendi.</p>
<p>Tire Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Sibel Yılmaz tarafından verilen seminerde; şiddet türleri ve alt başlıkları, şiddetin kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkileri ile şiddete uğrayan kadınların başvurabileceği mekanizmalar hakkında bilgi verildi.</p>
<p>Kadına yönelik şiddetin tanımı hakkında bilgi veren Sibel Yılmaz, “6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da; kadınlara yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen, cinsiyete dayalı bir ayrımcılıkla kadının insan hakları ihlaline yol açan ve bu kanunda şiddet olarak tanımlanan her türlü tutum ve davranış, kadına yönelik şiddet olarak kabul edilmektedir” dedi.</p>
<p>Kadına yönelik şiddetin; fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, cinsel şiddet, ekonomik şiddet, ısrarlı takip ve siber şiddet gibi başlıklar altında incelendiğini belirten Sibel Yılmaz, özellikle ısrarlı takibe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Bir kadının eşi ya da birlikte olduğu kişi tarafından yoğun biçimde izlenmesi, takip edilmesi; davet edilmeden evine, okuluna, iş yerine ya da bulunduğu çevreye gelinmesi; sürekli mesaj ya da çiçek gönderilmesi, birileri vasıtasıyla mesaj atılması; iletişim kurmaya çalışılması, ısrarlı takiptir. Özellikle çiçek göndermek romantik bir davranış gibi değerlendirilebiliyor. Ancak farkında olmadan, romantizm adı altında kadınlar ısrarlı takibe maruz kalabiliyor.”</p>
<p>Şiddetin kadınlar üzerindeki etkilerine değinen Sibel Yılmaz, psikolojik etkileri şu şekilde sıraladı: &#8220;Başarısızlık, suçluluk hissi, yalnızlık, utanma, değersizlik hissi, istismarı önemsememe, harekette bulunmada yetersizlik, yeme bozuklukları ve madde bağımlılığı&#8221;</p>
<p>Yılmaz ayrıca, şiddete maruz kalan kadınların üretkenliğinin de azaldığını ifade etti.</p>
<p>Seminerde ayrıca, şiddete maruz kalan kadınların başvurabileceği kurumlar olarak; Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri, Sosyal Hizmet Merkezleri, ALO 183 İletişim Merkezi, Cumhuriyet Başsavcılıkları, Aile Mahkemeleri, polis merkezleri, jandarma karakolları ve hastaneler belirtildi.</p>
<p>Seminere katılan Belediye Başkan Yardımcısı Bilgi Keskin, kadına yönelik şiddete karşı alınacak önlemler doğrultusunda önemli bilgiler aktaran Sibel Yılmaz’a teşekkür etti. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belediye-emekcilerine-kadina-yonelik-siddet-semineri-530846">Belediye Emekçilerine Kadına Yönelik Şiddet Semineri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvana şiddet vicdanı zedeliyor! Hayvana şiddet, temel insani duyguların eksikliğinden kaynaklanıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hayvana-siddet-vicdani-zedeliyor-hayvana-siddet-temel-insani-duygularin-eksikliginden-kaynaklaniyor-447151</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Mar 2024 21:05:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[duyguların]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliğinden]]></category>
		<category><![CDATA[hayvana]]></category>
		<category><![CDATA[insani]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[vicdanı]]></category>
		<category><![CDATA[zedeliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=447151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvana uygulanan şiddetle karşı karşıya kalanların, şok, öfke, hüzün, çaresizlik ve umutsuzluk gibi yoğun duygular yaşayabileceklerini dile getiren uzmanlar, bu duygusal tepkilerin, sadece hayvanların değil, aynı zamanda insanların kendilerini ve sevdiklerini de etkileyen bir konu olduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayvana-siddet-vicdani-zedeliyor-hayvana-siddet-temel-insani-duygularin-eksikliginden-kaynaklaniyor-447151">Hayvana şiddet vicdanı zedeliyor! Hayvana şiddet, temel insani duyguların eksikliğinden kaynaklanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayvana uygulanan şiddetle karşı karşıya kalanların, şok, öfke, hüzün, çaresizlik ve umutsuzluk gibi yoğun duygular yaşayabileceklerini dile getiren uzmanlar, bu duygusal tepkilerin, sadece hayvanların değil, aynı zamanda insanların kendilerini ve sevdiklerini de etkileyen bir konu olduğunu söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Hayvanlara yönelik şiddetin, sadece hayvan haklarıyla ilgili bir mesele olmadığını aynı zamanda insan haklarını da içerdiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu, insan temelli değerler olan empati, adalet, hakkaniyet, vicdan ve merhamet gibi kavramları da içerir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, son günlerde gündemde olan ve kamuoyunun vicdanını yaralayan hayvana şiddet konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Hayvana uygulanan şiddetle karşı karşıya kalanlar, öfke ve çaresizlik gibi duygular yaşayabilirler” </strong></p>
<p>Hayvanlara yönelik şiddetin, sadece hayvan haklarıyla ilgili bir mesele olmadığını aynı zamanda insan haklarını da içerdiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu, insan temelli değerler olan empati, adalet, hakkaniyet, vicdan ve merhamet gibi kavramları da içerir. Hayvana uygulanan şiddetle karşı karşıya kalanlar, şok, öfke, hüzün, çaresizlik ve umutsuzluk gibi yoğun duygular yaşayabilirler. Bu duygusal tepkiler, sadece hayvanların değil, aynı zamanda insanların kendilerini ve sevdiklerini de etkileyen bir konudur. Bu duygularla birlikte, insanlar şüpheci ve kaçınmacı olabilir, sevdiklerine karşı korumacı davranabilir ve öfkeyle tepki verebilirler.” dedi.</p>
<p><strong>Kimler hayvana şiddet uygulama eğiliminde oluyor?</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, hayvana şiddetin genellikle, empati, merhamet ve vicdan gibi temel insan duygularının gelişmemiş veya yok olduğu kişilerde görüldüğünü belirterek, “Bu kişiler genellikle kişilik bozuklukları, özellikle anti sosyal kişilik bozukluğu veya psikopati ile ilişkilendirilirler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Eğitimde vicdan ve merhamet gibi konulara daha fazla önem verebilir”</strong></p>
<p>Devletin toplum ve aile düzeyinde hayvana şiddeti önlemek için çeşitli önlemler alabileceğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Devlet, cezaların caydırıcılığını artırabilir ve eğitimde vicdan ve merhamet gibi konulara daha fazla önem verebilir. Toplum, tepkilerini dile getirerek devlet yetkililerini konu hakkında bilgilendirebilir. Aileler ise çocuklarına vicdan, merhamet ve empati gibi değerleri aşılayarak şiddeti önleyebilirler, çünkü şiddet modellenerek öğrenilir. Bu nedenle, kendi davranışlarımızın çocuklara örnek olması ve bu değerlerin onların kalplerine yerleşmesi önemlidir.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hayvana-siddet-vicdani-zedeliyor-hayvana-siddet-temel-insani-duygularin-eksikliginden-kaynaklaniyor-447151">Hayvana şiddet vicdanı zedeliyor! Hayvana şiddet, temel insani duyguların eksikliğinden kaynaklanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cem Yılmaz &#8220;Geleceğin Hekimleri&#8221; yetişsin, &#8220;sağlıkta şiddet&#8221; bitsin diye sahneye çıkıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cem-yilmaz-gelecegin-hekimleri-yetissin-saglikta-siddet-bitsin-diye-sahneye-cikiyor-446006</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Mar 2024 21:04:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bitsin]]></category>
		<category><![CDATA[cem]]></category>
		<category><![CDATA[çıkıyor]]></category>
		<category><![CDATA[diye]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[hekimleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[sahneye]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yetişsin]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446006</guid>

					<description><![CDATA[<p>Komedinin usta ismi Cem Yılmaz, 14 Mart Perşembe akşamı saat 21:00’de Zorlu Performans Sanatları Merkezi, Turkcell Sahnesi’nde “Geleceğin hekimleri”ni yetiştiren Lokman Hekim Sağlık Vakfı yararına sahne alacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cem-yilmaz-gelecegin-hekimleri-yetissin-saglikta-siddet-bitsin-diye-sahneye-cikiyor-446006">Cem Yılmaz &#8220;Geleceğin Hekimleri&#8221; yetişsin, &#8220;sağlıkta şiddet&#8221; bitsin diye sahneye çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Komedinin usta ismi Cem Yılmaz, 14 Mart Perşembe akşamı saat 21:00’de Zorlu Performans Sanatları Merkezi, Turkcell Sahnesi’nde “Geleceğin hekimleri”ni yetiştiren Lokman Hekim Sağlık Vakfı yararına sahne alacak. </strong></p>
<p><strong>Cem Yılmaz yine kahkaha dolu bir stand-up gösterisiyle izleyicinin karşına çıkacak ve geceden elde edilecek gelir ile çok sayıda hekimin yetişmesine de destek olacak. </strong></p>
<p>Eğitimde fırsat eşitliği ve herkes için ulaşılabilir sağlık vizyonuyla maddi olanaksızlıklar içinde eğitimini tamamlamaya çalışan tıp fakültesi öğrencilerini yetiştiren Lokman Hekim Sağlık Vakfı, yine çok özel bir bağış gecesine imza atmaya hazırlanıyor.</p>
<p>Daha fazla tıp fakültesi öğrencisinin hem maddi hem de sosyo-kültürel anlamda desteklenmesi amacıyla bu kez komedinin usta ismi Cem Yılmaz çok anlamlı bir gösteri için sahneye çıkacak. 14 Mart Tıp Bayramı’nda, Zorlu Performans Sanatları Merkezi, Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek gösteriden elde edilecek gelir daha fazla tıp öğrencisine burs imkanı sağlarken gecede aynı zamanda “sağlık çalışanlarına şiddete son” mesajı verilecek.</p>
<p>Cem Yılmaz’ın, seyircileri kahkahaya boğacağı bu özel gecenin biletleri ise sadece Biletix’te.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cem-yilmaz-gelecegin-hekimleri-yetissin-saglikta-siddet-bitsin-diye-sahneye-cikiyor-446006">Cem Yılmaz &#8220;Geleceğin Hekimleri&#8221; yetişsin, &#8220;sağlıkta şiddet&#8221; bitsin diye sahneye çıkıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumsal bir sorun: Nefret söylemi! Nefret söylemi, şiddet olaylarının sinyallerini de veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplumsal-bir-sorun-nefret-soylemi-nefret-soylemi-siddet-olaylarinin-sinyallerini-de-veriyor-445762</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 21:04:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[nefret]]></category>
		<category><![CDATA[olaylarının]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sinyallerini]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445762</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nefret söyleminin, günümüzde önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıktığını kaydeden uzmanlar, bu kavramın, toplumun güç ilişkilerini ve sorunlarını yansıtarak mevcut problemleri açığa çıkardığını ve şiddet olaylarının sinyallerini verdiğini söylüyor. Herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerektiğini de kaydeden uzmanlar, sosyal medyanın, nefret söyleminin yayılmasında büyük bir rol oynadığını da dile getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumsal-bir-sorun-nefret-soylemi-nefret-soylemi-siddet-olaylarinin-sinyallerini-de-veriyor-445762">Toplumsal bir sorun: Nefret söylemi! Nefret söylemi, şiddet olaylarının sinyallerini de veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nefret söyleminin, günümüzde önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıktığını kaydeden uzmanlar, bu kavramın, toplumun güç ilişkilerini ve sorunlarını yansıtarak mevcut problemleri açığa çıkardığını ve şiddet olaylarının sinyallerini verdiğini söylüyor. Herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerektiğini de kaydeden uzmanlar, sosyal medyanın, nefret söyleminin yayılmasında büyük bir rol oynadığını da dile getiriyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Bengi Çakmak, nefret söylemi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Nefret söylemi, toplumsal düzenin korunması bakımından bir uyarı sistemi rolü üstleniyor</strong></p>
<p>Nefret söylemi kavramının tek bir tanımı olmadığını belirten Sosyolog Bengi Çakmak, “Ne ifade ettiğini birbiriyle bağlantılı şu iki açıdan özetleyebiliriz; İlk olarak, nefret söylemi kavramı, ifade özgürlüğünün sınırlarıyla ilişkili düşünülür. İfade özgürlüğünün nefrete ve şiddete yol açabilecek derecede belirsizleşmesini ve esneklik göstermesini engellemek adına insan haklarına dayanarak bir sınır çizme gereği duyulur. Nefret söylemi de bu sınırın oluşturulmasına işlevsel bir katkı sunar. İkinci olarak da nefret söylemini, toplumsal düzenin korunması bakımından rol üstlenen bir faktör veya bir uyarı sistemi olarak ele alabiliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Dildeki nefret söylemi suç olaylarına yönelik uyarı niteliği taşıyor</strong></p>
<p>Dilde kendini gösteren bir olgu olarak nefret söyleminin, toplumdaki güç ilişkilerini ve sorunları yansıtarak mevcut problemleri açığa çıkaracağını ve ağırlaşabilecek şiddet ve suç olaylarına yönelik bir uyarı niteliği taşıyacağını da kaydeden Çakmak, “Nefret söyleminin taşıdığı bu iki anlama paralel olarak, her tür ayrımcılık ifadesini ve bunlardan ötürü meydana gelebilecek hak ihlallerinin dildeki yansımalarını kapsayan sözlü, yazılı, görsel gibi içerikleri nefret söylemi olarak ele alabiliriz.” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p><strong>Nefret söylemini meydana getiren toplumsal dinamikler neler?</strong></p>
<p>Buradan yola çıkarak, nefret söylemini meydana getiren toplumsal dinamiklerin başında ötekiyle, başka olanla, farklı veya yabancı olanla kurulan gerilimli ilişkinin sayılabileceğini aktaran Bengi Çakmak, “Bir diğer deyişle, insan hakları her ne kadar evrensel biçimde tanımlanmış olsa da toplumsal düzenleri oluşturan normlar toplumlar ve kültürler arasında değişkenlik gösterebiliyor. Bu açıdan, neyin ve kimin normal olmadığını belirleyen toplumsal dinamikler zamana ve mekâna göre farklılaşabilir. Fakat her durumda, nefret söylemini kuran faktörlerin başlıcası, normal kabul edilenin dışında kalanların birer öfke ve nefret nesnesine dönüşmesidir. Öfkenin ve nefretin sebebi, normal olmayanın toplumsal düzeni sarsacağına dair önyargı ve endişedir diyebiliriz.” dedi.</p>
<p><strong>Sosyal medyanın rolü…</strong></p>
<p>Sosyal medyanın, nefret söyleminin yayılmasında büyük bir rol oynadığını da dile getiren Sosyolog Çakmak, “Sosyal medya yalnızca nefret söyleminin değil her tür söylemin, bilginin, imgenin yayılmasını sağlıyor. İletişim ve haberleşme açısından geçmişte benzerini görmediğimiz cinsten geniş ölçekli, hızlı ve katılıma açık bir ortam sağlaması bakımından sosyal medya çağımızın en öne çıkan sıçramalarından biri haline geldi. Her bireyin kendi isteği doğrultusunda katılabildiği, paylaşım yapabildiği ve etki yaratabildiği bir ortamda, nefret söyleminin de kolaylıkla yer bulması ve hızla yayılması kaçınılmaz.  Yüz yüze iletişimin aksine anonimliğin, anlık iletişimin ve geçiciliğin hâkim olduğu bir ortamda kişilerin daha kayıtsız olması da sorunu büyüten nedenlerden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>Nefret söylemi uyarı niteliği de taşıyor</strong></p>
<p>Nefret söyleminin bir uyarı niteliği taşıdığını da söyleyen Bengi Çakmak, “Toplumda halihazırda var olan ve belki de büyümekte olan sorunlara ayna tutar ve yaşam hakkının ihlaline dek varabilecek şiddet olaylarının sinyallerini verir. Nefret söylemiyle ifade özgürlüğü arasındaki sınırların çok hassas olduğunu bilmek ve bu sınırlar üzerine tartışabilmek önemlidir. Ancak nefret söyleminin ifade özgürlüğü adı altında geçerli görülmesi veya toplumsal normlara dayanarak normal kabul edilmesi son derece tehlikelidir.” diye anlattı.</p>
<p><strong>Herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerekiyor</strong></p>
<p>Ayrımcılık içeren şakalar, hakaretler, tehditler ve nihayetinde şiddet uygulamaları arasında fark olmakla beraber, hepsinde ortak bulunan nefret unsuru üzerinde durmak ve herhangi bir nefret söylemini hafife almamak gerektiğini de kaydeden Bengi Çakmak, “Elbette bu noktada şiddeti yalnızca kişilerin fiziksel saldırıya uğramasına indirgemiyoruz; nefretin normalleşmesi ve yayılmasıyla birlikte kişilerin rahat ve mutlu şekilde yaşamalarının önünde oluşabilecek her tür engel toplumsal bir sorun olarak ele alınmalıdır. Nefret söylemiyle mücadele edebilmek için insan haklarının evrenselliğini temel almak önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Nefret söylemine ve ayrımcılığa karşı durmak, herkesin var oluş hakkını savunmaktır</strong></p>
<p>Nefret söylemine karşı farkındalık oluşturabilmek için ayrımcılığın ne olduğunu tartışmak ve eğitimin bir parçası haline getirmek gerektiğini de dile getiren Çakmak, “Bunun için temel koşul, sorgulayıcı ve eleştirel olmaya teşvik etmektir. Bu noktada yalnızca kurumsal bir eğitim sürecinden değil, bireylerin kendi yargılarını ve değerlerini de eleştirel biçimde gözden geçirerek kendilerini eğitmeleri önemlidir. Bireysel veya toplumsal düzeyde yeterince kabul görmeyen, azınlık veya öteki kabul edilen, anormal bulunan ve ahlaki açıdan iyi değerlendirilmeyen toplumsal grupların, kişilerin, davranış biçimlerinin neler olduğu değişkenlik gösterebilir. Nefret söylemine karşı bilinçlenmek ve ayrımcılığa karşı insan haklarını savunmak, kişilerin herkesi ve her şeyi tamamen benimsemesi demek değildir. Nefret söylemine ve ayrımcılığa karşı durmak, herkesin var oluş hakkını savunmak demektir. Bu hususa dair bir bilinçlenme, nefret söylemine ve şiddete karşı mücadelede önceliklidir.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumsal-bir-sorun-nefret-soylemi-nefret-soylemi-siddet-olaylarinin-sinyallerini-de-veriyor-445762">Toplumsal bir sorun: Nefret söylemi! Nefret söylemi, şiddet olaylarının sinyallerini de veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Şiddet aslında zayıfların hastalığıdır&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddet-aslinda-zayiflarin-hastaligidir-427048</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 08:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aslında]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığıdır]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[zayıfların]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde huzur, şefkat, sevgi ve merhamet teması ile etkinlik gerçekleştirdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-aslinda-zayiflarin-hastaligidir-427048">&#8221;Şiddet aslında zayıfların hastalığıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde</p>
<p>huzur, şefkat, sevgi ve merhamet teması ile etkinlik gerçekleştirdi</p>
<p>‘’Şiddet aslında zayıfların hastalığıdır’’</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası</p>
<p>Mücadele Gününde huzur, şefkat, sevgi ve merhamet teması ile etkinlik</p>
<p>gerçekleştirdi. Büyükşehir’in kadın, aile ve çocuklara yönelik çalışmalarını</p>
<p>anlatan film gösterimiyle başlayan programda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi</p>
<p>Başkanı Tahir Büyükakın da hazır bulundu. Programa katılan psikiyatrist yazar</p>
<p>Prof. Dr. Kemal Sayar, ‘’Kadınlar; sessiz kalmayın, güçsüz olduğunuzu</p>
<p>düşünmeyin. Size uzanan eli mutlaka tutun, bu aynı zamanda o insana da</p>
<p>yaptığınız bir iyiliktir. Şiddet aslında zayıfların hastalığıdır’’ dedi. Kocaeli</p>
<p>Kongre Merkezindeki programda çeşitli kurum ve kuruluşlar, dernek, STK ve</p>
<p>kooperatiflerin stantları yer aldı. Fuaye alanında Hint kınası atölyesi</p>
<p>gerçekleşirken katılımcılara közde kahve ikram edildi. Aileler söyleşide yer</p>
<p>alırken çocuklar da güvenli çocuk alanında eğitmenler eşliğinde oyun</p>
<p>oynayarak keyifli vakit geçirdi.</p>
<p>BAŞKAN KADINLARI YALNIZ BIRAKMADI</p>
<p>Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde Kongre</p>
<p>Merkezinde düzenlenen programa katılım yoğun oldu. Kadın haklarına yönelik</p>
<p>Sivil Toplum Kuruluşlarının katılım sağladığı programda hazır bulunan Başkan</p>
<p>Büyükakın, kadınlara verdiği önemi ve değeri bir kez daha gösterdi. Etkinliğe</p>
<p>katılan kadınlara seslenen Başkan Büyükakın, ‘’Bugün konumuz kadına şiddet</p>
<p>ve onun üzerinde farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bunun ne kadar kötü bir</p>
<p>şey olduğunu anlatmaya gerek yok, herkes bunun kötü bir şey olduğunu</p>
<p>söylüyor. Ben hiç, kadına şiddeti savunan bir şiddet uygulayıcısı erkek</p>
<p>görmedim. Yani o uygulayan da aslında şiddete karşı olduğunu ama</p>
<p>karşısındakinin hak ettiğini söyler. Zaten şiddet uygulayıcılarının tamamı</p>
<p>şiddete karşıdırlar. Ama o an öfkelerine hâkim olamamaktan dolayı şiddeti</p>
<p>uyguladıklarını söylerler. Çok nadiren psikopatik vakalarda falan pişman</p>
<p>değilim gibi şeyler duyabilirsiniz ki onların da çoğu başka faktörlerle madde</p>
<p>altında vesaire olduğu için öyledir’’ dedi.</p>
<p>İŞ YERİNDE MOBBİNG DE ŞİDDETTİR </p>
<p>Toplumda şiddetin sadece kadınşlara yönelik olmadığına da dikkat çeken</p>
<p>Başkan Büyükakın, ‘’Şiddet bir insanın diğer insana cinsiyetine bakılmaksızın</p>
<p>uyguladığı bir şeyi yaptırtma ya da o kişinin bize bir şeyi yaptırtmasına karşı</p>
<p>direnme yöntemi ve bu şiddet her zaman ilk anlaşıldığı manada olduğu gibi</p>
<p>fiziksel bir şiddet olmak durumunda da değil fiziksel olmayan şiddet nasıl</p>
<p>olabilir. Mesela eşinizin sizle konuşmayarak sizi cezalandırması. Bu aslında bir</p>
<p>psikolojik şiddet yöntemi. Çünkü kimi küserek cezalandırır, kimisi canını sıkan</p>
<p>şeyler yapar. Mesela iş yerlerinde falan amirin memura, ustabaşının işçiye</p>
<p>mobBing dediğimiz uygulamaları. Bunlar da aslında kavramsal olarak şiddet</p>
<p>değil mi. Yani bir adama daha az iş vermesi, öbür adama daha çok iş vermesi.</p>
<p>Hitap etme biçimi mesela, Hitap etme yoluyla da insanlara aslında şiddet</p>
<p>uygulayabilirsiniz’’ ifadesini kullandı.</p>
<p>ŞİDDET SADECE FİZİKSEL OLMAZ</p>
<p>Başkan Büyükakın’ın konuşmasının ardından psikiyatrist yazar Prof. Dr. Kemal</p>
<p>Sayar bir söyleşi gerçekleştirdi. Sayar, ‘’İnsan evladı itilmiyorsa kakılmıyorsa el</p>
<p>üstünde tutuluyorsa ona kıymet veriliyorsa iyi ki varsın hissi ona geçiriliyorsa;</p>
<p>bir odaya girdiğinde, bir ortama girdiğinde insanların yüzü aydınlanıyorsa ve</p>
<p>ona sevgiyle yöneliyolarsa orada o insanın haysiyetinin kendine güveninin</p>
<p>onurunun insan olma şerefinin beslendiğini söyleyebiliriz. Ama ne zamanki bir</p>
<p>insanın haysiyeti ayaklar altına alınır ne zaman ki bir insan kendisi gibi olduğu</p>
<p>için hakarete uğrar tahkir edilir, ezilir işte o zaman şiddet başlamış demektir’’</p>
<p>bilgisini verdi.</p>
<p>ŞİDDET ZAYIFLIKTIR, SEVGİ İNCİTMEZ</p>
<p>Sayar, kadınların dikkatle dinlediği konuşmasına şöyle devam etti; ‘’Şiddet</p>
<p>sadece fiziksel bir şekilde cereyan etmez, şiddet sadece bir başkasının</p>
<p>bedensel bütünlüğüne yönelik bir tehdit değildir. Ona vurduğumuz zaman onun</p>
<p>canını yaktığımız zaman, onu yaralamaya çalıştığımız zaman şiddet zuhur</p>
<p>etmez. Sadece onun değerlerini aşağıladığımız zaman onun kendisi gibi olma</p>
<p>hakkını aşağıladığımız zaman da şiddet cereyan eder. Ayrımcılık bir şiddettir.</p>
<p>İnsanların deri renginden dolayı, inançlarından dolayı kimliklerinden dolayı,</p>
<p>kıyafetlerinden dolayı aşağılanması dışlanması bir şiddettir. İnsanların</p>
<p>cinsiyetlerinden dolayı aşağılanması da bir şiddettir.’’</p>
<p>KADINLAR SESSİZ KALMAYIN</p>
<p>Bir insanın konuşmasıyla ahlakıyla davranışlarıyla insanlara yaydığı hisle saygı</p>
<p>uyandırmıyorsa; o insanın saygıyı bazen zor kullanarak aynı hayvanların</p>
<p>dünyasında olduğu gibi gücünü kullanarak göstermeye çalışabildiğine dikkat</p>
<p>çeken Sayar, ‘’Kendisinden zayıf gördüğünün bileğini bükmek isteyebilir.</p>
<p>Kendisinden zayıf gördüğünün canını yakarak onun üstünde bir üstünlük</p>
<p>kurmak isteyebilir. Bu o insanın aslında zayıflığıdır çünkü derdini konuşarak</p>
<p>anlatmamıştır. Özellikle kadına yönelik şiddette kadınların her zaman aklında</p>
<p>bulunması gereken bir şey var; asla kendinize vurdurmayın asla sizin</p>
<p>üzerinizde bir şiddet uygulanmasına izin vermeyin. Her cürüm her suç ancak </p>
<p>sessizlikle tamamlanır. Sessiz kalmayın, güçsüz olduğunuzu düşünmeyin. Size</p>
<p>uzanan eli mutlaka tutun bu aynı zamanda o insana da yaptığınız bir iyiliktir’’</p>
<p>açıklamasını yaptı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-aslinda-zayiflarin-hastaligidir-427048">&#8221;Şiddet aslında zayıfların hastalığıdır&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolojik şiddet mağdurları, kendilerini değersiz veya kötü hissediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikolojik-siddet-magdurlari-kendilerini-degersiz-veya-kotu-hissediyor-426691</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 08:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hissediyor]]></category>
		<category><![CDATA[kendilerini]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>
		<category><![CDATA[mağdurları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[veya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikolojik şiddetin ne olduğu ve nasıl tanımlanacağı hakkında bilgi eksikliğinin, mağdurların durumlarını tanımalarını zorlaştırdığını ifade eden uzmanlar, mağdurların sıkça yaşadıkları şiddeti inkâr edebildiklerini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-siddet-magdurlari-kendilerini-degersiz-veya-kotu-hissediyor-426691">Psikolojik şiddet mağdurları, kendilerini değersiz veya kötü hissediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Psikolojik şiddet mağdurları, kendilerini değersiz veya kötü hissediyor</strong></p>
<p><strong>Mağdurlar şiddete uğradıklarını başkalarına açıklamaktan çekiniyor</strong></p>
<p><strong>Psikolojik şiddetin ne olduğu ve nasıl tanımlanacağı hakkında bilgi eksikliğinin, mağdurların durumlarını tanımalarını zorlaştırdığını ifade eden uzmanlar, mağdurların sıkça yaşadıkları şiddeti inkâr edebildiklerini söylüyor. Psikolojik şiddet mağdurlarının, şiddetin yarattığı yoğun stres nedeniyle TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) riski altında olabildiklerini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Psikolojik şiddet, kişinin özsaygısını ve kimliğini ciddi şekilde etkileyebilir. Mağdurlar, kendilerini değersiz veya kötü hissetme eğiliminde olabilirler.”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, toplumumuzda yeni yeni farkındalığı oluşan psikolojik şiddet ve etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>“Psikolojik şiddet, bir kişiye yönelik kasıtlı ve zarar verici davranışların, tehditlerin, manipülasyonların veya aşağılama gibi psikolojik taktiklerin kullanılmasıdır.” diyen Beyaz, bu tür şiddetin genellikle fiziksel şiddet kadar açıkça görünmeyebileceğini, bu yüzden fark etmenin bazen daha zor olabildiğini söyledi.</p>
<p><strong>Psikolojik şiddetin anlaşılmasında yardımcı olabilecek ipuçları neler?</strong></p>
<p>Beyaz, psikolojik şiddetin anlaşılmasında yardımcı olabilecek bazı ipuçlarını şöyle sıraladı:</p>
<p>“Bir kişi sık sık aşağılanıyor, küçük düşürülüyor veya hakaretlere maruz kalıyorsa, teker teker kişinin arkadaşları ve ailesi ile temasının sınırlandırılmaya çalışılmasıyla kişi daha izole bir hale geliyorsa, kişinin sürekli eleştirilmesiyle kusurlu hissettirilme çabası varsa, tehdit etme, intikam duyguları veya zarar verme amaçlı davranışlarla, kişinin hayatının neredeyse her yönü başkası tarafından kontrol edilmeye çalışılıyorsa, duygusal olarak manipülasyon, kararların etkilenmesi veya zorlaştırılması psikolojik şiddetin belirtileri olarak sıklıkla karşımıza çıkıyor.”</p>
<p><strong>Şiddet, partneri korumak için inkar edilebiliyor</strong></p>
<p>Psikolojik şiddet konusundaki bilgisizliğe işaret eden Beyaz, şöyle devam etti:</p>
<p>“Psikolojik şiddetin ne olduğu ve nasıl tanımlanacağı hakkında bilgi eksikliği, mağdurların durumlarını tanımalarını zorlaştırıyor. Mağdurlar sıkça yaşadıkları şiddeti inkâr edebilirler. Bu, ilişkilerini veya partnerlerini koruma arzusuyla ilgili olabilir. Aynı zamanda toplumun psikolojik şiddeti normalleştirme eğilimi de bu inkârı destekleyebilir. Bunun dışında kişiler sıklıkla kendilerini suçlayabilir veya utanç duyabilirler. Şiddete uğradıklarını başkalarına açıklamaktan çekinebilirler. Bu da sosyal izolasyonu artırabilir. Mağdurlar bazen de şiddet uygulayan kişiye bağımlılık geliştirebilirler veya bağımlılık korkusu yaşayabilirler. </p>
<p><strong>Kişinin ailesi ve arkadaşları şiddeti anlamayabiliyor</strong></p>
<p>Mağduriyet yaşayan kişi ekonomik olarak şiddet uygulayan kişiye bağımlı olabilir. Yani finansal güvencesizlik, yardım aramayı zorlaştırabilir. Destek ağının eksikliği nedeniyle de yardım aramak zorlu gelebilir. Kişinin ailesinin veya arkadaşlarının şiddeti anlamamaları veya desteklememeleri, bu durumu daha da zorlaştırabilir. Bu engeller, psikolojik şiddet mağdurlarının yardım aramakta güçlük yaşayabilecekleri daha sık karşılaşılan bazı faktörlerdir.” </p>
<p><strong>Psikolojik şiddet mağdurları tekrarlayan kabuslar görebiliyor</strong></p>
<p>Psikolojik şiddet mağdurlarının yaşadıkları sıkıntılara yönelik de Beyaz, şunları kaydetti:</p>
<p>“Psikolojik şiddet mağdurları, şiddetin yarattığı yoğun stres nedeniyle TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) riski altında olabilirler. TSSB, travmatik bir olayın sonrasında kişinin yaşadığı tekrarlayan kabuslar, sürekli uyarılma hali, duygusal uyuşukluk ve travmatik deneyimlerin tekrarlayıcı düşünceleri gibi belirtileri içerir. </p>
<p>Ayrıca sürekli duygusal istismar ve aşağılama nedeniyle depresyon riski de taşıyabilirler. İlgi kaybı, enerji eksikliği, kendine güvensizlik ve umutsuzluk gibi semptomlarla kendini gösterebilir. Bunların dışında psikolojik şiddet, kişinin özsaygısını ve kimliğini ciddi şekilde etkileyebilir. Mağdurlar, kendilerini değersiz veya kötü hissetme eğiliminde olabilirler.</p>
<p>Ayrıca ilişkileri ve bağlantıları da olumsuz etkileyebilir. Güven sorunlarının yaşanması veya başkalarına açılmak, yardım istemekten çekinme olabilir. Ayrıca uzun vadeli psikolojik şiddet, fiziksel sağlık sorunlarına da yol açabilir. Bu, baş ağrıları, mide sorunları ve bağışıklık sistemi zayıflığı gibi sorunlar şeklinde kendini gösterebilir.”</p>
<p><strong>Psikolojik şiddetle baş etme stratejileri nelerdir?</strong></p>
<p>Psikolojik şiddetle baş etme adına kişinin çabasının fayda sağlayabildiğini de anlatan Beyaz, “Bu çaba mağdurların duygusal iyilik hallerini artırabilir, psikolojik şiddetin yarattığı zararları azaltabilir ve iyileşme sürecini destekleyebilir.” dedi. </p>
<p>Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, psikolojik şiddetle baş etmek için bazı stratejileri de şöyle sıraladı:</p>
<p><strong>Destek Arayışı:</strong> İlk adım, güvendiğiniz bir aile üyesi, arkadaş veya profesyonel bir danışman gibi destek kaynaklarına başvurmak olabilir. Konuşmak ve duygularınızı ifade etmek, şiddeti deneyimlediğiniz duygusal yükü hafifletebilir.</p>
<p><strong>Eğitim ve Farkındalık:</strong> Psikolojik şiddeti tanımak ve anlamak önemlidir. Bu, kişinin şiddeti inkâr etmesini engelleyebilir. Bilgi sahibi olmak, sorunun üstesinden gelmeye yardımcı olabilir. </p>
<p><strong>Sınırlar Koyma:</strong> Kendi sınırlarınızı belirlemek ve bu sınırları korumak önemlidir. Şiddet uygulayan kişiye karşı net sınırlar koymak ve bu sınırları ihlal etmemek, kişinin kendine saygısını artırabilir. </p>
<p><strong>Kendine Bakım:</strong> Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve yeterince uyku almak, kişinin fiziksel ve duygusal sağlığını destekler. Meditasyon ve derin nefes egzersizleri de stresi azaltabilir. </p>
<p><strong>Güvende Olma Planı Oluşturma:</strong> Şiddet durumunda kendinizi güvende tutmayı planlamak önemlidir. Bu plan, şiddetin yaşandığı anlarda ne yapmanız gerektiğini ve kimden yardım alabileceğinizi içermelidir. </p>
<p><strong>Hukuki Yardım:</strong> Şiddet yasal bir boyut içeriyorsa, hukuki yardım almak önemlidir. Mahkemeye başvurmak veya bir avukattan destek almak gerekebilir. Bu stratejiler, psikolojik şiddet mağdurlarının sağlığını olumlu yönde etkileyebilir. </p>
<p><strong>Profesyonel Yardım Almak:</strong> Bir terapist veya danışmanla çalışmak, psikolojik şiddet sonucu ortaya çıkan travmaları ele almak ve kişinin psikolojik sağlığını iyileştirmek için çok etkili olabilir.  Bu yöntemler, kişinin kendi kendine saygısını artırabilir, duygusal iyilik halini destekleyebilir ve iyileşme sürecini başlatabilir. Ancak her durum farklıdır ve profesyonel destek almak, baş etme sürecini daha etkili hale getirebilir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolojik-siddet-magdurlari-kendilerini-degersiz-veya-kotu-hissediyor-426691">Psikolojik şiddet mağdurları, kendilerini değersiz veya kötü hissediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafakemalpaşa Kültür Merkezi, Öğretmenler Günü Konseri ve Kadına Şiddet etkinliğine ev sahipliği yapacak.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mustafakemalpasa-kultur-merkezi-ogretmenler-gunu-konseri-ve-kadina-siddet-etkinligine-ev-sahipligi-yapacak-424123</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 08:10:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliğine]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[konseri]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mustafakemalpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler]]></category>
		<category><![CDATA[sahipliği]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yapacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424123</guid>

					<description><![CDATA[<p>33 yıldır atıl durumda olan ve Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar döneminde hayata geçirilen Mustafakemalpaşa Kültür Merkezi iki büyük etkinliğe ev sahipliği yapacak. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Prof. Dr. Asude Handan Başal ve Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz’ın katılımıyla, Kadına Yönelik Şiddet konulu, konferans gerçekleştirilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mustafakemalpasa-kultur-merkezi-ogretmenler-gunu-konseri-ve-kadina-siddet-etkinligine-ev-sahipligi-yapacak-424123">Mustafakemalpaşa Kültür Merkezi, Öğretmenler Günü Konseri ve Kadına Şiddet etkinliğine ev sahipliği yapacak.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>MUSTAFAKEMALPAŞA KÜLTÜR MERKEZİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KONSERİ</p>
<p>VE KADINA ŞİDDET ETKİNLİĞİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK</p>
<p> </p>
<p>33 yıldır atıl durumda olan ve Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar</p>
<p>döneminde hayata geçirilen Mustafakemalpaşa Kültür Merkezi iki büyük etkinliğe ev</p>
<p>sahipliği yapacak. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü</p>
<p>kapsamında Prof. Dr. Asude Handan Başal ve Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz’ın katılımıyla,</p>
<p>Kadına Yönelik Şiddet konulu, konferans gerçekleştirilecek.</p>
<p>24 Kasım Cuma Günü TRT Ankara Radyosu Ses Sanatçılarından Bahadır Özüşen’in</p>
<p>yorumuyla Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mekteplerinin kendisine verdiği ‘’</p>
<p>Başöğretmen’’ unvanını kabul etmesinin yıl dönümünü olan Öğretmenler Gününe Özel</p>
<p>Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün sevdiği şarkılar müzik dinletisi saat 20:00’da Büyük</p>
<p>Salonda gerçekleşecek.</p>
<p>Etkinliklere tüm halkını davet eden Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar, ‘’</p>
<p>İlçemizde önemli isimleri ağırlamaktan mutluyuz. Kadına yönelik şiddet, toplumlarımızı</p>
<p>derinden sarsan bir sorundur ve her geçen gün maalesef bu sorunla karşılaşan kadınların</p>
<p>sayısında artış görülmektedir. Bu durumu değiştirmek, toplumsal bir sorumluluk. Bizlerde</p>
<p>farkındalık yaratmak adına iki kıymetli hocamızı ilçemizde ağırlayarak engin bilgilerine</p>
<p>erişeceğiz. Kadına verdiği önem ve değerle Türk toplumunun oluşturulmasında ve toplumsal</p>
<p>değişimini sağlayan Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdiği şarkılarla 24</p>
<p>Kasımı kutlayacağız. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehit öğretmenlerimizi</p>
<p>saygı ve rahmetle anıyorum. Etkinliklerimize tüm halkımız davetlidir.’’ Dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mustafakemalpasa-kultur-merkezi-ogretmenler-gunu-konseri-ve-kadina-siddet-etkinligine-ev-sahipligi-yapacak-424123">Mustafakemalpaşa Kültür Merkezi, Öğretmenler Günü Konseri ve Kadına Şiddet etkinliğine ev sahipliği yapacak.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çizgi filmler çocukların yüzde 33&#8217;ünde şiddet içeren davranışlara neden olabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cizgi-filmler-cocuklarin-yuzde-33unde-siddet-iceren-davranislara-neden-olabiliyor-385699</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 12:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çizgi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[davranışlara]]></category>
		<category><![CDATA[filmler]]></category>
		<category><![CDATA[içeren]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[ünde]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çizgi filmlerin çocukların psikoloji üzerinde farklı etkilere sahip olduğunu belirten uzmanlar, eğitici içeriğe sahip çizgi filmlerin çocukların akademik başarı ve okuma alışkanlıklarına katkı sağlayabileceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cizgi-filmler-cocuklarin-yuzde-33unde-siddet-iceren-davranislara-neden-olabiliyor-385699">Çizgi filmler çocukların yüzde 33&#8217;ünde şiddet içeren davranışlara neden olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukla birlikte içerik hakkında sohbet ederek çizgi film izlenmeli</strong></p>
<p><strong>Çizgi filmlerin çocukların psikoloji üzerinde farklı etkilere sahip olduğunu belirten uzmanlar, eğitici içeriğe sahip çizgi filmlerin çocukların akademik başarı ve okuma alışkanlıklarına katkı sağlayabileceğini söylüyor. Uzman Klinik Psikolog Dr. Gökçe Vogt iyi hazırlanmış içeriklerin çocukları olumlu yönde desteklerken, cinsellik, şiddet veya alkol tüketimi ile ilgili içeriklere sahip çizgi filmlerin çocuklarda artan saldırganlığa, şiddete karşı duyarsızlaşmaya ve sağlıksız davranışların gelişmesine yol açabileceğine dikkat çekiyor. Çocukların doğaüstü güçlere veya imkânsız becerilere sahip karakterleri tasvir eden çizgi filmlerde, tanık oldukları tehlikeli hareketleri veya gösterileri taklit etmeye çalışabileceklerinin altını çizen Vogt, ailelerin çizgi filmleri çocuklarıyla birlikte, anlamlı sohbetler ederek izlemesini öneriyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Dr. Gökçe Vogt, çizgi filmlerin çocukların psikolojisini nasıl etkilediğine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Araştırmalar, çizgi filmlerle çocuk psikolojisi arasındaki ilişkiye ışık tutuyor</strong></p>
<p>Canlı renkleri, sevimli karakterleri ve hayali hikayeleriyle çocukları büyüleyen çizgi filmlerin, uzun zamandır çocukluk eğlencesinin temelini oluşturduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Uzman Klinik Psikolog Dr. Gökçe Vogt, “Son araştırmalar, çizgi filmlerle çocuk psikolojisi arasındaki karmaşık ilişkiye ışık tutarak ebeveynleri çocuklarının duygusal refahı üzerindeki potansiyel etkilerini dikkatli bir şekilde düşünmeye teşvik ediyor.” dedi.</p>
<p><strong>Eğitici çizgi filmler akademik başarı ve okuma alışkanlığına katkı sağlayabilir</strong></p>
<p>Çizgi filmlerin, dikkatli bir şekilde tasarlandığında, çocuğun bilişsel ve duygusal gelişimi üzerinde olumlu etkilere sahip olabileceğine değinen Vogt, “Çizgi filmler çocuklara yeni bilgiler, fikirler ve problem çözme senaryoları sunarak bilişsel gelişimi teşvik edebilir. Çocukların dikkat süresini, hafızasını ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirebilir. Araştırmalar, çizgi film içeriğinin ilgi çekici görselleri ve canlı anlatımları nedeniyle daha fazla dikkat çektiğini ve çocukların geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla bilgiyi daha etkili bir şekilde özümsemelerini sağladığını gösteriyor. Çizgi filmler, çocukları yeni kelimelerle, cümle yapılarıyla ve hikâye anlatma teknikleriyle tanıştırarak dil gelişimine katkıda bulunur. Çocuklara dinleme, konuşma ve anlama gibi dil becerilerini duyma ve uygulama fırsatı sunar.   Eğitici çizgi film programlarını izleyen öğrenciler, daha yüksek akademik notlar alma, artan okuma alışkanlıkları sergileme, rekabet becerileri sergileme ve şiddet içerikli ya da tamamen eğlence temelli televizyon programları arasında ayrım yapmada daha başarılı olma eğilimindedir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İyi hazırlanmış çizgi filmler duygusal ifade ve anlayış için değerli araçlar olabilir</strong></p>
<p>Çizgi filmlerin çocukların sosyal ve ahlaki gelişimlerini de etkileyebileceğini belirten Vogt, “Çocukları çeşitli sosyal durumlarla, duygularla ve ahlaki ikilemlerle tanıştırarak empati kurmayı, bakış açısı kazanmayı ve başkalarını anlamayı teşvik ederler. Çocuklara paylaşma, iş birliği yapma ve çatışma çözme gibi sosyal becerileri öğrenmeleri için fırsatlar sunar. Ayrıca araştırmalar, iyi hazırlanmış çizgi filmlerin duygusal ifade ve anlayış için değerli araçlar olarak hizmet edebileceğini öne sürüyor. Çizgi filmlerdeki karakterler genellikle neşe, üzüntü, öfke, korku ve sevgiyi deneyimleyerek çocukların kendi duygularını öğrenmelerini ve yönetmelerini sağlar. Çizgi filmler, ahlaki ikilemleri, etik seçimleri ve eylemlerin sonuçlarını sunarak çocukların ahlaki gelişimini şekillendirmede rol oynar. Çocuklara değerleri, adaleti, dürüstlüğü ve sorumluluğu öğretebilirler. Yaratıcı dünyalar, karakterler ve hikayeler sunan çizgi filmler çocukların hayal gücünü ve yaratıcılığını teşvik eder.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Karakterlerin gerçek olduğuna, anlatılan olayların gerçek hayatta yaşanabileceğine inanabilirler</strong></p>
<p>Çok sayıda fayda sağlasa da çizgi filmlerin dikkatle değerlendirilmesini gerektiren olumsuzlukları olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Dr. Gökçe Vogt, “Özellikle okul öncesi çocuklar, hayal ile gerçek arasında ayrım yapmakta daha fazla güçlük çekme eğilimindedir. Çizgi filmlerdeki karakterlerin gerçek olduğuna ya da çizgi filmlerde anlatılan olayların gerçek hayatta yaşanabileceğine inanabilirler. Bunun nedeni, küçük çocukların genellikle çizgi filmlerin kurgusal dünyası ile gerçek dünya arasındaki sınırlar hakkında sınırlı bir anlayışa sahip olmalarıdır. Çocuklar büyüdükçe ve bilişsel yetenekleri geliştikçe, hayal ürünü kavramını anlamaya ve gerçek ile hayali olanı ayırt etmeye başlarlar. 6 ila 7 yaşları arasında, çocuklar genellikle çizgi filmlerin kurgusal doğasını daha iyi kavrar ve hayali unsurlar ile gerçeği ayırt edebilir.” dedi. </p>
<p>Çizgi filmlerde tasvir edilen gerçek ile kurgusal dünya arasında ayrım yapmakta zorlanan çocukların, gerçek hayattaki durumları doğru yorumlamada da zorluklarla karşılaşabileceğini sözlerine ekleyen Vogt, “Çizgi filmler genellikle abartılı ve gerçekçi olmayan senaryolar sunar ve bu senaryolar harfi harfine alındığında gerçek dünyanın nasıl işlediğine dair yanlış kanılara yol açabilir. Bu yanlış yorumlama, bir çocuğun karar verme becerilerini, problem çözme yeteneklerini ve sosyal etkileşimlerini etkileyebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocuklar, çizgi filmlerde tanık oldukları tehlikeli hareketleri taklit etmeye çalışabilirler</strong></p>
<p>Sıklıkla olağanüstü yeteneklere, doğaüstü güçlere veya imkânsız becerilere sahip karakterleri tasvir eden çizgi filmlerin, çocukların beklentileri üzerindeki etkisine değinen Vogt, “Çocuklar bu tasvirlerin fantastik doğasını kavrayamadıklarında, kendi yetenekleri veya başkalarının yetenekleri hakkında gerçekçi olmayan beklentiler geliştirebilirler. Bu, hayal kırıklığına, hüsrana ve çarpık bir gerçeklik algısına yol açarak çocuğun özgüvenini ve motivasyonunu potansiyel olarak engeller. Gerçekle hayali ayırt etmekte güçlük çeken çocuklar, çizgi filmlerde tanık oldukları tehlikeli hareketleri veya gösterileri taklit etmeye çalışabilirler. İster yüksekten atlamayı ister dövüş sahnelerini taklit etmeyi veya tehlikeli nesnelerle deney yapmayı içeriyor olsun, bu eylemler fiziksel zarar veya kazalarla sonuçlanabilir. Bu tür eylemlerin kurgusal olduğu ve gerçek hayatta güvenli olmadığı konusunda net bir anlayışa sahip olmayan çocuklar, kendilerini gereksiz risklere maruz bırakabilirler.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Gerçek ile hayal arasındaki ayrımı anlamaları çocuklar için hayati öneme sahip</strong></p>
<p>Çizgi filmlerin genellikle öfke, korku veya heyecan gibi yoğun duygular yaşayan karakterleri abartılı bir şekilde tasvir ettiğine dikkat çeken Vogt, “Bu duyguların kurgusal doğasını anlamakta zorlanan çocuklar, kendi duygularını uygun şekilde düzenlemekte zorlanabilirler. Bu, öfke, endişe veya korkuyu yönetmede zorluklara katkıda bulunabilir. Duygusal zekâ ve empati gelişimini engelleyebilir. Gerçeklik ve hayal gücü arasındaki sınırları anlamak, eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek için çok önemlidir. Çocuklar tükettikleri içerikleri analiz ederek ve sorgulayarak çizgi filmlerin verdiği mesajları değerlendirebilir ve gerçek ile kurguyu birbirinden ayırabilirler. Bu yetenek olmadan, çocuklar eleştirel düşünce veya şüphecilik olmaksızın gördükleri her şeyi kabul ederek medya tüketimine karşı daha pasif bir yaklaşım sergileyebilirler. Çizgi filmler çocuklar için zengin ve yaratıcı bir deneyim sunabilirken, gerçek ile hayal arasındaki ayrımı anlamaları onlar için hayati önem taşır. Bu sınırı kavrayamamak, gerçek hayattaki durumların yanlış yorumlanmasına, gerçekçi olmayan beklentilere, güvensiz davranışlara, duygusal zorluklara ve eleştirel düşünmeyle ilgili zorluklara yol açabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocukların yüzde 33&#8217;ü şiddet içeren davranışlar sergiliyor </strong></p>
<p>Çizgi filmlerin, cinsellik, şiddet veya alkol tüketimi ile ilgili temalar da dahil olmak üzere uygunsuz içeriklere de sahip olabileceğinin altını çizen Vogt, “Araştırmalar, bu tür içeriklere maruz kalmanın çocuklarda artan saldırganlığa, şiddete karşı duyarsızlaşmaya ve sağlıksız davranışların gelişmesine yol açabileceğini göstermiştir. Çizgi filmlerdeki şiddet eylemlerine tekrar tekrar maruz kalmak, adrenalin üretiminde artışa yol açarak çocuklarda dengesiz ruh hallerine ve artan saldırganlığa neden olabilir. Konuya dair yapılan araştırmalar, çocukların yaklaşık yüzde 33&#8217;ünün çizgi film izlemesi sonucunda şiddet içeren davranışlar sergilediğini ve yüzde 45&#8217;inin izlemeyi bırakması veya alternatif faaliyetlerde bulunması istendiğinde saldırganlık gösterdiğini göstermektedir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Aşırı ekran süresi, uyku bozuklukları, hareketsiz davranış ve azalmış fiziksel aktivite ile ilişkili</strong></p>
<p>Çizgi filmler de dahil olmak üzere aşırı televizyon izleme alışkanlığının, çocuklukta obezite ile ilişkilendirildiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Dr. Gökçe Vogt, “Çocukların günde dört saatten fazla televizyon izlediği ülkelerde fazla kilolu çocuk oranları daha yüksektir. Ayrıca, çizgi filmlerin çocukların genel refahı ve aile dinamikleri üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Araştırmalar, Avrupa&#8217;da 2 ila 11 yaş arası çocukların her hafta çizgi film izleyerek önemli miktarda zaman geçirdiklerini, birçok ebeveynin çocuklarını başka sorumluluklarla meşgul ederken veya rahatlama ararken televizyona güvendiğini göstermiştir. Öte yandan, çizgi filmlere ayrılan aşırı ekran süresi, uyku bozuklukları, hareketsiz davranış ve azalmış fiziksel aktivite ile ilişkilendirilmiştir. Ekranlara uzun süre maruz kalmak, sosyal etkileşim, yaratıcı oyun ve gerçek dünyayı keşfetme gibi önemli gelişimsel yönleri engelleyebilir.” uyarısını yaptı.</p>
<p><strong>Çocuğunuzla birlikte içerik hakkında sohbet ederek çizgi film izleyin</strong></p>
<p>Ailelerin neler yapabilecekleri konusuna da değinen Vogt, “Dengeli bir yaklaşım benimseyerek, çocuğunuzu çizgi filmlerin olumsuz etkilerinden koruyup olumlu potansiyelinden yararlanabilirsiniz. Çocuğunuzun çizgi film izlemesini aktif olarak izleyerek ve onunla etkileşim kurarak, eleştirel düşünme, empati ve çok yönlü bir bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olabilirsiniz. Çocuğunuzun yaşına, değerlerine ve gelişimsel ihtiyaçlarına uygun çizgi filmler seçin. Öğrenmeyi, olumlu sosyal değerleri ve duygusal zekayı destekleyen eğitim içeriği arayın. Çocuğunuzla birlikte çizgi film izleyin ve anlamlı sohbetler yapın. Karakterler, eylemleri ve iletilen mesajlar hakkında diyaloğu teşvik edin. Bu birlikte izleme deneyimi, tüm endişeleri gidermek, olumlu değerleri pekiştirmek ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek için bir fırsat sağlar.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Çizgi film sırasında reklamlara dikkat edilmeli</strong></p>
<p>Çocukların çizgi film izlemesi için ebeveynlerin makul zaman limitleri belirlemesi tavsiyesinde bulunan Uzman Klinik Psikolog Dr. Gökçe Vogt, “Ekran başında geçirilen süre ile açık havada oyun oynama, okuma ve aile etkileşimleri gibi diğer etkinlikler arasında bir denge sağlayın. Genel sağlık ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarına öncelik veren bir medya planı oluşturun.” dedi.</p>
<p>Çocuğun maruz kaldığı içeriğin düzenli olarak izlenmesini ve yaşa uygun olmayan materyallere erişimi kısıtlamak için ebeveyn denetimleri veya filtreleme mekanizmaları kullanılmasını öneren Vogt sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocukların tercihlerini ve isteklerini etkileyebileceğinden, çizgi film sırasında reklamlara dikkat edin. Çocuklar çizgi filmlerde gösterilen reklamlardan kolayca etkilenirler. Çocuğunuzla reklamların ikna edici doğası hakkında konuşun ve bilinçli seçimler yapmaları için eleştirel düşünme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olun. Reklamlara maruz kalmayı sınırlayın veya reklam içeriğini en aza indiren platformları seçin. Ekran başında geçirilen sürenin ötesinde etkinlikleri teşvik ederek zengin ve çeşitli bir ortamı teşvik edin. Hobiler, spor, sanat ve kaliteli aile zamanı yoluyla yaratıcılığı, fiziksel aktiviteyi ve sosyal etkileşimi teşvik edin. Yürüme, bisiklete binme, resim yapma, müzik aletleri çalma ve birlikte kaliteli zaman geçirme gibi alternatif dinlence etkinliklerini teşvik ederek olumlu rol model olun.” DOI numarası</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cizgi-filmler-cocuklarin-yuzde-33unde-siddet-iceren-davranislara-neden-olabiliyor-385699">Çizgi filmler çocukların yüzde 33&#8217;ünde şiddet içeren davranışlara neden olabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddet Sadece Fiziksel Değildir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddet-sadece-fiziksel-degildir-354886</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 12:30:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar Günü her yıl 8 Mart tarihinde kadınların toplumsal ve sosyal yaşamda cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve farkındalık yaratılması için kutlanır. Günümüzde ki kadın sorunlarına dikkat çeken İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-sadece-fiziksel-degildir-354886">Şiddet Sadece Fiziksel Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar Günü her yıl 8 Mart tarihinde kadınların toplumsal ve sosyal yaşamda cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve farkındalık yaratılması için kutlanır. Günümüzde ki kadın sorunlarına dikkat çeken İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Tarihi 1800’lü yıllara dayanan bir grup dokuma işçisi kadının canları pahasına haklarını savunmasını temsilen kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun. </p>
<p>Bugün evde eşlerin, çocukların, işte patronların ve kurumların kadınlar için çiçekler aldığı, jestler yaptığı kısacası kendilerini özel hissetmeleri için çaba gösterdiği bir gün. Tüm spot ışıklarının kadınların değeri üzerine yöneldiği bir gün olması dolayısıyla toplumun dikkatini yakalaması açısından da çok özel bir gün.</p>
<p><strong>“Sadece bir güne indirgemek kadınlara haksızlık olacaktır”</strong></p>
<p>Günün önemine dikkat çeken Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu,<strong> “</strong>Aslında sembolik bir tarih olan 8 Mart Dünya Kadınlar gününü sadece o güne indirgemek kadınlara yapılan bir haksızlık olacaktır. Eğer bugünü kadınların yarını için farkındalık kazanarak bir şeyleri değiştirebileceğimiz bir gün olarak görürsek günün anlamı daha kıymetli olacaktır. Ben hem bir kadın hem de bir ruh sağlığı çalışanı olarak  kadınların günümüzde maruz kaldığı fakat gözdeki morluk kadar dikkat çekici ve görünür olmadığı için önemsenmeyen ancak şiddetin fiziksel halinden hiç bir farkı olmayan psikolojik şiddete dikkat çekmek istiyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Kadınların çabalarını görmemek de şiddettir”</strong></p>
<p>Şiddetin sadece fiziksel olmadığını belirten Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu, “Eşinizin yaptıklarını değersizleştirmek, çabalarını görmemek de şiddettir. Sadece kadın olduğu için erkek çalışandan daha az maaş vermek de kadına karşı şiddettir. Alın teriyle aldığı terfiyi sadece güzel olduğuna bağlandığınızda, emek emek yapılan projenin içeriğinden ziyade kadının fiziksel görünümüne dikkat çekerek değersizleştirdiğinizde de kadına karşı şiddet uygulamış olursunuz. Kadına karşı yapılan hakkı olanı vermemek, yaptıklarını değersizleştirmek, ötekileştirmek eylemleri de vurmak, bağırmak kadar şiddettir ve  ne yazık ki kadına karşı şiddet sadece karşı cinsten değil hem cinslerinden de gelebilmektedir” diye söyledi.</p>
<p>Ayrıca Leblebicioğlu,” Toplumsal ve bireysel olarak maruz bırakılan hem psikolojik hem fiziksel şiddetin bir kadında açtığı yaraları hep birlikte daha dikkatli olarak ve gerekli özeni göstererek sarabiliriz. Dünya kadınlar gününde alınan çiçek, yapılan sürprizler eğer bir değişimin başlangıcı ise değerlidir.</p>
<p>Umarım 8 Mart Dünya Kadınlar gününde kaleme aldığım bu yazı farkındalığı artırarak kadınların hak ettiklerine hiçbir zorbalığa uğramadan hayatlarını sürdürmelerine katkıda bulunur.</p>
<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günümüz kutlu olsun” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-sadece-fiziksel-degildir-354886">Şiddet Sadece Fiziksel Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar, Dijital Şiddet Mağduru!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadinlar-dijital-siddet-magduru-354754</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 09:21:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[mağduru]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354754</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınları orantısız bir şekilde etkileyen konular hakkında farkındalık yaratmak isteyen Kaspersky, dijital dünyada kadınların, aile içi tacizcilerin kurbanlarını takip etmek için kullandıkları gizli gözetleme yazılımı olan stalkerware mağduru olduğunu açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-dijital-siddet-magduru-354754">Kadınlar, Dijital Şiddet Mağduru!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınları orantısız bir şekilde etkileyen konular hakkında farkındalık yaratmak isteyen Kaspersky, dijital dünyada kadınların, aile içi tacizcilerin kurbanlarını takip etmek için kullandıkları gizli gözetleme yazılımı olan stalkerware mağduru olduğunu açıkladı.</strong></p>
<p><strong> Kaspersky State of Stalkerware 2022 raporuna göre, geçen yıl dünya genelinde yaklaşık 30.000 mobil kullanıcı takip yazılımlarının hedefi oldu. Kaspersky Security Network&#8217;e göre ise 2022 yılında Türkiye, takipçi yazılımlardan en çok etkilenen 10. ülke oldu. </strong></p>
<p>2023 yılı Dünya Kadınlar Günü&#8217;nü kutlarken, dünyanın dört bir yanında, yerel, ulusal ve küresel toplumsal cinsiyet sorunları üzerine çalışmalar yürütülüyor. Bunlardan biri de Kaspersky tarafından hazırlanan, The State of Stalkerware Raporu”. Kaspersky, her yıl dünya çapında takip yazılımlarından etkilenen kişi sayısını daha iyi anlamayı amaçlayan yıllık bir rapor yayınlıyor. </p>
<p>Kaspersky’nin raporuna göre, 2022&#8217;de dünya çapında 29.312 tekil kişinin takip yazılımlarından etkilendiğini ortaya koyuluyor. Bu sayı 2021&#8217;de etkilenen 32.694 kullanıcı ile tutarlılık gösteriyor. 2021&#8217;den önceki yıllarda sürekli bir düşüş eğiliminin ardından, bu göreceli istikrar küresel ölçekte dijital tacizin altını çiziyor ve sorunun kendi kendine ortadan kalkmayacağını gösteriyor. </p>
<p><strong>Kaspersky Security Network&#8217;e göre</strong> ise2022&#8217;de Türkiye ve Suudi Arabistan, kullanıcıların takipçi yazılımlardan en çok etkilendiği ülkeler arasında ilk 10&#8217;da yer alıyor. Genel olarak Kaspersky, dünya çapında 176 ülkede stalkerware vakaları tespit ederek dijital tacizin tüm ülkeleri etkileyen küresel bir fenomen olmaya devam ettiğini açıklıyor. </p>
<p><strong>Taciz İçeren İçeriklere Dikkat!</strong></p>
<p><strong>Stalkerware,</strong> akıllı telefon cihazlarına gizlice yüklenebilen ve faillerin bireyin özel hayatının her anını, onların bilgisi olmadan izlemesine olanak tanıyan, piyasada bulunabilen bir yazılım olarak kısaca özetlenebilir. </p>
<p>Failin bir cihaza fiziksel erişimini (ve giriş kodlarını) gerektirmesi nedeniyle, stalkerware genellikle taciz içeren ilişkilerde karşımıza çıkıyor. Kaspersky tarafından toplanan veriler anonimleştirilmiş olsa da diğer araştırmalar bu tür dijital şiddetten etkilenenlerin çoğunlukla kadınlar olduğunu gösteriyor. Dijital şiddetin, şiddetin bir başka boyutu olduğunu ve mağdurlar üzerinde gerçek ve olumsuz etkileri olan çevrimdışı şiddetin bir devamı olarak anlaşılması gerekiyor. </p>
<p>University College London&#8217;da (UCL) Doçent Doktor ve UCL Toplumsal Cinsiyet ve Teknoloji Araştırma Grubu Başkanı Dr. Leonie Maria Tanczer, Kaspersky&#8217;nin araştırmasının önemine işaret ediyor: <em>&#8220;Takip yazılımlarına ilişkin verilerin elimizde olması çok önemli çünkü teknoloji destekli baskı ve kontrol biçimlerinin ölçeği ve doğasına ilişkin nicel kanıtlar hayli sınırlı kalıyor. Rapor, yalnızca Kaspersky&#8217;nin BT güvenlik çözümlerini kullanan mobil kullanıcılara ilişkin bilgiler sunsa da, takipçi yazılım kullanımının gözükenden çok daha büyük boyutlarda olduğunu tahmin edebiliriz. Sonuç olarak bunlar, gözetleme yazılımlarının sadece tespitini değil aynı zamanda dağıtımını da artıran hem yasal hem de teknik hafifletme stratejilerinin geliştirilmesini hızlandırmak için araştırma, endüstri ve uygulama için teşvik sağlamaya yardımcı olabilecek endişe verici ancak yararlı rakamlardır.&#8221; </em>diyor.</p>
<p>WWP EN İletişim Müdürü Anna McKenzie ise şunları ekliyor: <em>&#8220;The State of Stalkerware” raporu gibi çalışmalar, statükonun önemli bir teyididir ancak bunu değiştirmek için daha fazlasını yapmalıyız. Kaspersky ile iş birliği içinde geliştirip uyguladığımız <strong>#NoExcuse4Abuse</strong> hashtagi ile, teknoloji destekli istismar ve takipçi yazılımlara yönelik zararlı toplumsal tutumları ele almaya yönelik ilk adımımızı attık. Dijital cihazlar ve çevrimiçi alanlar, istismarcı partnerlerin partnerlerinin hayatları üzerindeki kontrollerini artırmaları için mükemmel bir ortam sunuyor. Ancak, partnerin telefonunu kontrol etmek, e-postalarını okumak, konumundan haberdar olmak ve şifrelerini bilmek o kadar sıradan hale geldi ki, erkekler çoğu zaman istismarcı davranışları ifşa ettiklerinin farkında bile değil. Dijital şiddet konusunda yasal düzenleme, kapasite geliştirme ve genel farkındalık artırma ihtiyacının ötesinde, teknoloji destekli istismara ilişkin istismarı destekleyici tutumların yaygın bir şekilde ve erken yaşlardan itibaren ele alınmasının son derece önemli olduğuna inanıyoruz.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky, kullanıcıların korunmasını iyileştirmek için aktif olarak çalışıyor. Bu çabanın bir parçası olarak Kaspersky, bir cihazda takipçi yazılım bulunması durumunda bir bildirim olan Gizlilik Uyarısını güncelledi. Güncelleme, bildirimin artık kullanıcıyı yalnızca cihazda takip yazılımının varlığı hakkında bilgilendirmekle kalmayıp, aynı zamanda takip yazılımının kaldırılması durumunda yazılımı yükleyen kişinin uyarılacağı konusunda kullanıcıyı uyardığı anlamına geliyor. Kaspersky&#8217;nin Gizlilik Uyarısı, 2019&#8217;da kullanıma sunulduğundan bu yana takipçi yazılımlara karşı koruma sağlamak için şirketin tüm tüketici güvenlik çözümlerine dahil edildi. </p>
<p><em>&#8220;Her yıl binlerce insan takip yazılımlarının kurbanı oluyor. Şiddetle olan açık bağlantısı göz önüne alındığında, bu endişe verici bir eğilim ve bu nedenle sorunu ele almak için yelpazenin farklı uçlarında çalışıyoruz. Farkındalığı artırmanın, uzmanlığımızı paylaşmanın ve iş ortaklarımızla birlikte çalışmanın yanı sıra, Kaspersky artık cihazlarında takipçi yazılım bulunması durumunda kullanıcılara yönelik Gizlilik Uyarısını güncelledi, böylece kullanıcılar artık yazılım kaldırılırsa failin fark edeceğinden haberdar olacaklar. Bunun arkasındaki neden basit: yazılım silinirse, takip yazılımının yüklendiğine dair kanıt silinir ve bir fail bir cihaz üzerindeki kontrolünü kaybederse, durum tırmanabilir. Görevimiz, mağdurların mümkün olan en güvenli sonucu elde etmek için en iyi hareket tarzını anlamalarını sağlamak ve bu tür dijital şiddete karşı eğilimi tersine çevirmektir,&#8221;</em> diyor Kaspersky Kıdemli Dış İlişkiler Müdürü Christina Jankowski.</p>
<p>Kaspersky, bilgi paylaşmak ve hem profesyonelleri hem de mağdurları desteklemek için mağdur destek hizmetleri ve fail programlarından araştırma ve devlet kurumlarına kadar aile içi şiddet alanındaki uzmanlar ve kuruluşlarla birlikte çalışıyor. Kaspersky, takipçi yazılımlarla mücadele etmeye ve aile içi şiddetle savaşmaya adanmış uluslararası bir grup olan Coalition Against Stalkerware&#8217;in kurucu ortaklarından biri. Kaspersky, 2021-2023 yılları arasında Avrupa Birliği Haklar, Eşitlik ve Vatandaşlık Programı tarafından finanse edilen DeStalk adlı AB projesinin konsorsiyum ortağı oldu. Buna ilaveten Haziran 2022&#8217;de Kaspersky, cihazlarda takip yazılımları ve izleme uygulamaları olup olmadığını kontrol etmek için ücretsiz, güvenli ve kullanımı kolay bir araç olan TinyCheck hakkında daha fazla bilgi paylaşmak için bir web sitesini kullanıma sundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadinlar-dijital-siddet-magduru-354754">Kadınlar, Dijital Şiddet Mağduru!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
