<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>serebral | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/serebral/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/serebral</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Mar 2026 11:00:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>serebral | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/serebral</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Serebral Palside Ortopedik Sorunların 5 Sinyali</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/serebral-palside-ortopedik-sorunlarin-5-sinyali-617790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[görülme]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[ortopedik]]></category>
		<category><![CDATA[palside]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[sinyali]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[sorunların]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağında görülen ve duruş bozukluklarına yol açan nörolojik bir hastalık olarak bilinen Serebral Palsi (SP), beraberinde önemli ortopedik sorunları da getirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palside-ortopedik-sorunlarin-5-sinyali-617790">Serebral Palside Ortopedik Sorunların 5 Sinyali</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında görülen ve duruş bozukluklarına yol açan nörolojik bir hastalık olarak bilinen Serebral Palsi (SP), beraberinde önemli ortopedik sorunları da getirebiliyor. En sık karşılaşılan sorunların başında, spastisite ve buna bağlı ortaya çıkan denge sorunları,  kalça çıkığı ve omurga deformiteleri geliyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Rafik Ramazanov, serebral palsili çocuklarda görülen ortopedik sorunlar hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Yürüme ve duruş bozuklukları sık görülüyor</strong></p>
<p>Serebral palsinin ağırlık derecesine bağlı olarak farklı sorunların görülme oranları da farklılık gösterebilmektedir. En sık karşılaşılan sorunlar spastisite ve buna bağlı ortaya çıkan yürüyüş ve denge sorunları, eklemlerde kontraktürler (eklem hareketliliğini etkileyen kasların, tendonların, bağların veya derinin kalıcı olarak gerilmesi veya kısalması) deformiteler, kalça çıkığı ve omurga ve ayak deformiteleridir. Hastalığın şiddetine bağlı olarak kalça çıkığı görülme oranları %15-20’den %75’lere kadar çıkabilir. Aynı şekilde, omurga deformitelerinin de görülme sıklığı hastalığın şiddeti arttıkça artmakta ve en şiddetli şeklinde %85’lerin üzerine çıkmaktadır. Bu sorunların görülme sıklığı Kaba Motor Sınıflama Sistemi derecesi arttıkça (GMFCS I-V) artış göstermektedir. </p>
<p><strong>Bu 5 belirtiyi hafife almayın!</strong></p>
<p>Aileler genelde bir Fizik Tedavi doktoru yönlendirmesi sonrasında Çocuk ortopedistine başvurmaktadır. Erken çocukluk döneminde bu belirtiler var ise mutlaka uzmana başvurulması gerekmektedir;</p>
<ol>
<li>Çocuğun tonusunda artma veya azalma </li>
<li>Yürüyen çocuklarda parmak ucu yürüme</li>
<li>Dizlerde ve kalçalarda bükülme</li>
<li>Perineal hijyen sırasında çocuğun kalçalarını açamama veya kalçaların açılma derecesinde bir asimetri ve ağrı </li>
<li>Omurgada eğrilik </li>
</ol>
<p><strong>Zamanında müdahale edilmezse ilerliyor </strong></p>
<p>Uzun süre parmak ucunda yürüme, dengede bozulma, ayakaltında nasırlar, ayak kemiklerinde geriye döndürülemeyen taraklanma ile kalıcı hale gelebilir. Aynı şekilde müdahale edilmeyen diz ve kalça fleksiyon kontraktürleri, içe basmaya neden olan yüksek femoral anteversiyon gibi sorunlar beyin hasarı nedeni ile zaten denge sorunları olan çocukların yürüme dengesini iyice bozmaktadır. En önemli konuların başında kalça çıkığı ve omurga deformiteleri gelmektedir. Yürüyemeyen çocuklarda bile kalça ve omurga sorunlarının giderilmesi gerekmektedir. Tedavi edilmeyen omurga deformiteleri kaburgaların leğen kemiğine teması ile ağrılı hale gelir. Öte yandan artmış deformite ile batın ve göğüs kafesi hacimleri azalmaktadır. Göğüs kafesi hacminin azalması akciğer (solunum sorunları ve enfeksiyonlar) ve ilerledikçe de kalp sorunlarına neden olur. Aynı zamanda batın hacminin azalması beraberinde beslenme sorunlarını getirmektedir. Beslenme sonrasında gıda aspirasyonlarının görülme sıklığını artırmaktadır. </p>
<p><strong>Düzenli kalça muayenesi ihmal edilmemeli </strong></p>
<p>Bu hastaların büyük çoğunluğu fizik tedavi aldığı için sürekli profesyonel bir gözün takibinde olmaktadır. Bu yüzden SP’li hastaların tümü için rutin ortopedik muayene gerekmemektedir. Genel olarak, fizik tedavi doktorlarının ilerleyemediği, spastisite kontrolününün fizik tedavi ile sağlanamadığı veya kontraktürlerin geliştiği zamanlarda hastalar tarafımıza yönlendirilmektedir. Ama bundan bağımsız olarak kalça muayenesinin rutin olarak yapılması ve radyografilerle kalçanın durumunun kontrol edilmesi gerekir. GMFCS I ve II hastalara rutin filme gerek yoktur. Semptom varsa film görülmelidir. Ama GMFCS III, IV ve V hastalara 6 ayda bir klinik muayene ve yıllık radyografilerle kontrol edilmesi gerekir. Bu kontroller iskelet büyümesinin tamamlanmasına kadar sürdürülmektedir. </p>
<p><strong>Kişiye ve hastalığa özel tedavi planı uygulanıyor </strong></p>
<p>Serebral palsili çocuklarda var olan patolojiye yönelik ortopedik tedaviler uygulanmaktadır. Spastisite kontrolü için en sık kullanılan yöntemlerden bir tanesi kas içine Botulinium Toksini enjeksiyonudur. Bununla kas-sinir kavşağında geçici bir felç durumu sağlanır ve spastisite çözülür. Kontraktürler geliştikten sonra artık bu yöntem işe yaramamaktadır. Bu dönemde artık kas gevşetmeleri yapılması gerekir. Bazı ayak ve üst ekstremite deformitelerinde fazla çalışan tendonun tamamı veya bir kısmı alınarak transfer edilir. Kemiklerdeki deformiteler veya kas gevşetmesi ile düzeltilemeyecek deformiteler için kemik ameliyatları devreye girmektedir. Yine, kalça çıkığı için de hem kemik ameliyatı hem de yumuşak doku ameliyatının birlikte yapıldığı kombine cerrahiler uygulanmaktadır. Omurga deformiteleri gelişen hastalarda spinal enstrümantasyon ve füzyon ameliyatı yapılır. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palside-ortopedik-sorunlarin-5-sinyali-617790">Serebral Palside Ortopedik Sorunların 5 Sinyali</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının Şubat Ayı Söyleşisi Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-subat-ayi-soylesisi-gerceklesti-613845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 12:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[programının]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Sayısal]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[Sokrates]]></category>
		<category><![CDATA[Sözel]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[taşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-subat-ayi-soylesisi-gerceklesti-613845">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının Şubat Ayı Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Haşlakoğlu; “mimetik bilinç” kavramı etrafında sanatın felsefe, bilim, tasarım ve yapay zekâyla ilişkisini tartışıyor. Program, “Sanat öğretilebilir mi?” ve “Makine düşünebilir mi?” gibi soruların izini sürüyor. 16 Şubat Pazartesi günü gerçekleşen söyleşide “Sanat ve Eğitim” konusu ele alındı. </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Bir Serebral Taşma Olarak Sanat, sanatın farklı alanlarla ilişkisini tartışıyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatı kökeni ve tarihiyle birlikte ele alarak sanatın bir üretim değil, bir taşma biçimi olduğunu ortaya koyuyor. 16 Şubat Pazartesi akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşide “Sanat ve Eğitim” konuşuldu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Sokrates, çocukların eğitimine karşıydı.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, Sokrates’in bugün bütün dünyada uygulanan türde bir eğitime karşı olduğunu vurguladı:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“Sokrates, çocukların eğitimine karşı. Çocukları niye eğitelim ki, diyor. Gerek olmadığını düşünüyor. Sokrates’e göre çocuklar o kadar taze ki onlar için en iyi olanı versen aslında bir tür şartlandırmaya tabi tutarsın. Çocuk için en iyisi budur, şeklinde bir şey yapılamaz. Bat düşüncesinin temelini oluşturan eğitimi format kısmına karşı. Format meselesi, ilkokuldan üniversiteye kadar giden hikâyenin esası. Dolayısıyla Sokrates buna karşı. Ama çocukların kaçınılmaz şekilde bilgiyle tanışmaları lazım. Bu nasıl olabilir? Elbette oyunla.”</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Mantık, sözel alanın olmazsa olmazı olarak görülmeli.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, eğitimde kullanılan sayısal-sözel mantığına dair konuştu:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“Sayısal ve sözel ayrımı yapılıyor. Sayısalda matematik merkezde. Sözelde de mantığın merkezde olması gerekir. Sayısal alanda matematiği yeter koşul olarak öğrettiğimiz gibi sözelde de mantığı böyle düşünmemiz lazım. Bunu yaptıktan sonra zaten sayısal ve sözel birbirleriyle çalışırlar. İlişki kurulmuş oluyor çünkü. Matematiksel mantık diye bir alan var. Ama sözel, tamamen retoriğe dönüşmüş. Bu yüzden sosyologlar sürekli ahkam kesiyorlar ama bakınca tamamen verbiyaj. Arkasında çalışan bir mantıkla bilgi yok. Çünkü işin içine mantık girdiği anda bilgi de var demektir.”</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-subat-ayi-soylesisi-gerceklesti-613845">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının Şubat Ayı Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının Ocak Ayı Söyleşisi Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ocak-ayi-soylesisi-gerceklesti-609573</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 12:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[programının]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[taşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609573</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ocak-ayi-soylesisi-gerceklesti-609573">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının Ocak Ayı Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Haşlakoğlu; “mimetik bilinç” kavramı etrafında sanatın felsefe, bilim, tasarım ve yapay zekâyla ilişkisini tartışıyor. Program, “Sanat öğretilebilir mi?” ve “Makine düşünebilir mi?” gibi soruların izini sürüyor. 29 Ocak Perşembe günü gerçekleşen söyleşide “Sanat ve Bilinç” konusu ele alındı. </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Bir Serebral Taşma Olarak Sanat, sanatın farklı alanlarla ilişkisini tartışıyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatı kökeni ve tarihiyle birlikte ele alarak sanatın bir üretim değil, bir taşma biçimi olduğunu ortaya koyuyor. 29 Ocak Perşembe akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşide “Sanat ve Bilinç” konuşuldu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“İnsan, rüyada uyanan varlıktır.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, insanlarla diğer canlılar arasındaki farka değindi:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“İnsan dışındaki canlılar aslında rüyadalar. Çevreleriyle uyumlular ve içgüdüleriyle çevrimsel çarkın içinde dönüyorlar. İnsan ise rüyada olduğunu biliyor. Bu rüyada, rüyaya uyanmak anlamına geliyor. İnsan ile diğer canlılar arasındaki ilişki türünde insanın sınır olarak anlaşılması açısından bu durum önemli. Bilincin kendisinin bu sınır varlığın ifadesi olduğunu ve bunun insanda tezahür etmesi açısından zirve nokta olduğunu düşünüyorum.”</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Descartes ile modern düşünce, bir dala kondu.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, Descartes’ın modern düşünce tarihindeki konumundan söz etti:</span></span></span> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“Bütün bir modern düşünce, ‘şüpheden şüphe edemiyorsam demek ki düşünüyorum’ fikri üzerine oturur. Düşünmek için de bir ego olması gerekiyor. Burada ontolojik bir bağlam var ama o bedene bağlanamıyor. Öyle veya böyle, Descartes ile bir dala konuyoruz. Bu dala konmak, evrenin bütününü tarif etmez ve bütün bir karanlığı aydınlatmaz elbette. Bu sorular başka şeyler. Ama Descartes önümüze düşüncenin kendisinin esasen bir soru olduğunu koydu. Sorunun da hakkında soru sorulamaz hiçbir şey bırakmadığı ortaya koyunca bizar sorunun düşünce olduğu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla kendi içerisinde bir uzlaşıma giriyor.”</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ocak-ayi-soylesisi-gerceklesti-609573">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının Ocak Ayı Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8217; Programının Aralık Ayı Söyleşisi Gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-aralik-ayi-soylesisi-gerceklesti-600556</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 03:14:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[programının]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[taşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600556</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-aralik-ayi-soylesisi-gerceklesti-600556">&#8216;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8217; Programının Aralık Ayı Söyleşisi Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Haşlakoğlu; “mimetik bilinç” kavramı etrafında sanatın felsefe, bilim, tasarım ve yapay zekâyla ilişkisini tartışıyor. Program, “Sanat öğretilebilir mi?” ve “Makine düşünebilir mi?” gibi soruların izini sürüyor. İkinci söyleşide “Sanat ve Bilim” başlığı altında yerleşik bilim algısı, sanat ve felsefe ile ilişkilendirilerek tartışıldı. </b></p>
<p>Bir Serebral Taşma Olarak Sanat, sanatın farklı alanlarla ilişkisini tartışıyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatı kökeni ve tarihiyle birlikte ele alarak sanatın bir üretim değil, bir taşma biçimi olduğunu ortaya koyuyor. 19 Aralık Cuma akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşide “Sanat ve Bilim” konuşuldu.</p>
<p><b>“Bilgi, teknolojiye hapsedilmemeli.”</b></p>
<p>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, bilime nasıl yaklaşılması gerektiği ile ilgili bilgi verdi:</p>
<p>“Meseleyi basit bir bilim tarihine ve klişelere indirgemememiz gerekiyor. Meselenin esasında bilimden bilgiyi anlıyoruz. Bilginin göreceli olmaması önemli. Bilgi denen kavramla insanın tanışmasına bakmamız lazım. Genellikle faaliyetleri bilim, sanat, felsefe diye böldüğümüz için bunların tarihi üzerinden fikir yürütüyoruz. Aslında bunların öncesi var. İlk aletlere dönmemiz gerekiyor. Aletin onu yapanı ve çevreyi nasıl dönüştürdüğünü anlamazsak bilginin teknolojiye hapsedildiği kısımda kalırız. Bu güdümlü, yanlış ve ideolojik bir bağlam.”</p>
<p><b>“Bilimin ideolojik bağlamları unutulmamalı.”</b></p>
<p>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, geçerli kabul edilen bilim anlayışının kuantum mekaniği çalışmaları ile birlikte yıkıldığına vurgu yaptı: </p>
<p>“Bilimde ilişki biçimleri tamamen dogmaya bağlı. Bilim bu zamana kadar faaliyet adı altında devam etti ama faili dışarıda bıraktı. Ama bu, kuantum mekaniğinin olguları ve bulguları ile hiçbir şekilde uyuşmuyor. Özneyi, insan varlığını ortaya koymadan kuantum mekaniğinden söz edebilmek mümkün değil. Buna göre de evren öngörülebilir ve deterministik değil. Dolayısıyla kuantum öncesi geçerli kabul edilen bilimin ideolojik bağlamlarının unutulmuş olması bir felaket. Bunların kendisi zaten bir ideoloji.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-aralik-ayi-soylesisi-gerceklesti-600556">&#8216;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8217; Programının Aralık Ayı Söyleşisi Gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının İlk Söyleşisi Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ilk-soylesisi-gerceklesti-594970</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 21:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[programının]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatın]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[taşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594970</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ilk-soylesisi-gerceklesti-594970">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının İlk Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Haşlakoğlu; “mimetik bilinç” kavramı etrafında sanatın felsefe, bilim, tasarım ve yapay zekâyla ilişkisini tartışıyor. Program, “Sanat öğretilebilir mi?” ve “Makine düşünebilir mi?” gibi soruların izini sürüyor. İlk söyleşide “Sanat ve Felsefe” başlığı altında sanatın niteliği ve kaynakları üzerine konuşuldu.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Bir Serebral Taşma Olarak Sanat, sanatın farklı alanlarla ilişkisini tartışıyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatı kökeni ve tarihiyle birlikte ele alarak sanatın bir üretim değil, bir taşma biçimi olduğunu ortaya koyuyor. 24 Kasım Pazartesi akşamı saat 19.30’da başlayan ilk söyleşide “Sanat ve Felsefe” konuşuldu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Materyalizm ve idealizm, felsefe tarihinin dogmaları.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatı anlamaya çalışırken indirgemeci dogmalardan uzak durulması gerektiğini söyledi:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span> “Serebral, beyinsel demek. Serebral da beyinsel bir taşma ve bilinçle yakın olarak okunması gerekiyor. Bu vesileyle indirgemeci yaklaşımı benimsemediğimi söyleyeyim. Bilinç ve beyin arasındaki ilişkide beynin doğrudan doğruya beynin bilincin sebebi ve kökeni olduğunu düşünmüyorum. Ama bilincin esas alınması gerektiğini de söylemiyorum. Bu iki savrulma türünü, materyalizm ve idealizmi, felsefe tarihinin dogmaları olarak görüyorum. Birinin iptali, diğerinin de iptaline de sebep olacak durumda. Artık başka bir yere bakmanın zamanı geldi. Bu dogmalardan kendimizi kurtarmamız lazım. ”</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“İnsan bir sınır varlıktır.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sınır kavramı üzerinden insana ve sanata dair görüşlerini paylaştı:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“Sınırı ben mimetik olarak değerlendirdiğimde bir araya getiren ve ayıran yönünü birlikte görüyorum. Hem bir araya getiriyor hem ayırıyor. Bunlar aynı anda oluyor. Mimetik bilinç, sanatı aşan bir şekilde insanı tanımlayan bir şey. İnsan bir sınır varlık. İnsanı bu yönden anlamak bize çok şey kazandırır. Yunanistan, ne senin sadece düşmanın olur ne de sadece dostun olur. Dost ve düşman olma birbiriyle iç içedir ve kaçınılmazdır. Bu sadece Türkiye ile Yunanistan arasında geçerli değil. Kardeşiniz ile aranızdaki sınır da hem sizi ayırır hem de bir araya getirir. Bunları hepiniz yaşamışsınızdır.”</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ilk-soylesisi-gerceklesti-594970">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının İlk Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serebral Palsili çocukların dil gelişiminde erken döneme dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/serebral-palsili-cocuklarin-dil-gelisiminde-erken-doneme-dikkat-581981</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 15:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[döneme]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişiminde]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[palsili]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Serebral Palsili çocuklarda yaygın şekilde görülen konuşma bozukluklarına erken müdahalenin önemini vurgulayan İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Cengizli, “Erken dönemde uygulanan çevresel zenginleştirme, ilerleyen dönemlerde kas kontraktürleri ve deformiteler gibi sekonder komplikasyonların önlenmesine de katkı sunmaktadır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palsili-cocuklarin-dil-gelisiminde-erken-doneme-dikkat-581981">Serebral Palsili çocukların dil gelişiminde erken döneme dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Serebral Palsili çocuklarda yaygın şekilde görülen konuşma bozukluklarına erken müdahalenin önemini vurgulayan İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Cengizli, “Erken dönemde uygulanan çevresel zenginleştirme, ilerleyen dönemlerde kas kontraktürleri ve deformiteler gibi sekonder komplikasyonların önlenmesine de katkı sunmaktadır. Bu nedenle uzmanlar, müdahalelerin tercihen 0–24 ay arasında başlatılmasını önermektedir” dedi. Cengizli, erken tanı, uygun rehabilitasyon planı ve aile katılımını içeren bütüncül bir yaklaşımın Serebral Palsili bireylerin yaşam kalitesini artırmak için en güçlü araç olduğunu söyledi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Araştırma Görevlisi Şevval Cengizli, 6 Ekim Serebral Palsi Günü’nde Serebral Palsili çocuklarda ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluklarına ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Serebral Palsi, nörogelişimsel bir durum<br />Serebral Palsi’nin doğum öncesinde, doğum sırasında veya erken bebeklik döneminde meydana gelen beyin hasarı veya gelişimsel bir bozukluk sonucu ortaya çıkabilen kalıcı bir nörogelişimsel durum olduğunu belirten Cengizli, “Serebral Palsi (SP), çocukluk boyunca motor işlev, duruş ve koordinasyon bozukluklarıyla seyretmekte; bireylerin yaşam boyu destek gerektiren bir tabloyla karşı karşıya kalmasına yol açabilmektedir” dedi.<br />Motor gelişim gerilikleri görülüyor<br />Serebral Palsi’nin yalnızca motor sistemi etkileyen bir durum olmadığını belirten Cengizli, “Yapılan araştırmalarda, SP’li çocuklarda duyusal sistem, bilişsel fonksiyonlar, davranış, görsel-yönelim, sosyo-duygusal gelişim ve dil-iletişim gibi alanlarda da yüksek oranda ek etkilenimlerin bulunduğu görülmüştür. Motor gelişim gerilikleri genellikle ilk fark edilen belirtiler olup; dönme, oturma, emekleme ve yürüme gibi kilometre taşlarında belirgin gecikmeler görülebilir. Dikkat ve yürütücü işlevlerde görülen bozukluklar ise yemek yeme, giyinme, oyun ve öz bakım gibi günlük yaşam aktivitelerinde görülmekte ve ek uyarlama gereksinimlerini beraberinde getirmektedir” dedi. <br />Motor becerileri ve bilişsel alanda zorlanmalar yaşanabiliyor<br />SP’li çocukların gelişim profilinin çok boyutlu zorluklar içerebildiğini kaydeden Cengizli, “Motor alanda kas tonusu düzensizlikleri, koordinasyon güçlükleri, eklem sertlikleri ve denge sorunları öne çıkmaktadır. İnce motor becerilerde kavrama, nesne manipülasyonu ve el-göz koordinasyonu gibi alanlarda güçlükler sıklıkla görülebilmektedir. Bilişsel alanda ise dikkat, bellek, işlem hızı ve görsel-uzaysal işlemleme becerilerinde bozulmalara değinilmiştir. Duyusal düzeyde görsel algı, proprioseptif farkındalık ve duyusal işlemleme sorunları görülebilmektedir. Davranışsal ve duygusal boyutta ise inaktivite, öğrenilmiş çaresizlik ve sosyal uyumda zorlanmalar tabloya eşlik edebilmektedir” dedi.<br />Konuşma üretiminde gecikme ve bozukluk görülüyor<br />SP’nin iletişim alanında da önemli güçlüklerle seyredebildiğini kaydeden Cengizli, konuşma motor bozuklukları (dizartri, apraksi benzeri belirtiler), artikülasyon problemleri ve ses kontrolünde zayıflıklara sık rastlandığını söyledi. Yapılan bir çalışmada 84 SP’li bireyin 69’unda (Yüzde 82) konuşma üretiminde gecikme veya bozukluk tespit edildiğini kaydeden Cengizli, şunları söyledi: <br />“En sık görülen konuşma bozukluğu dizartri olarak öne çıkmaktadır. Bu tabloda konuşma hızında azalma, artikülasyon belirsizlikleri, nefes kontrolünde yetersizlik ve genel olarak anlaşılabilirliğin düşüklüğü dikkat çekmektedir. Buna ek olarak, fonolojik süreçlerde bozulmalar ve belirli seslerde sürekli hatalar da sıklıkla görülmektedir. Bazı çocuklarda konuşma planlaması ve motor programlama süreçlerindeki bozulma, apraksi benzeri bir tabloya işaret edebilmektedir.  Alıcı dil ve ifade edici dil alanlarındaki güçlükler ise kelime dağarcığı sınırlılığı, sözdizimsel yapı yetersizlikleri, konuşma temposunda yavaşlık, monotonite ve ses şiddeti kontrolünde sorunlar şeklinde kendini göstermektedir.”<br />Bebeklerde aktif hareket programları ve terapiler önemli katkı sağlıyor<br />Serebral Palsi’nin çok boyutlu doğası nedeniyle uygun müdahalelerle SP’li bireylerin işlevsellik, iletişim kapasitesi ve katılım düzeylerinde anlamlı ilerlemeler sağlanabildiğini ifade eden Cengizli, “Motor ve bilişsel gelişimi hedefleyen aktif hareket programları, çevresel zenginleştirme yaklaşımları ve oyun temelli terapiler, hem motor becerileri hem de bilişsel gelişimi desteklemektedir. Araştırmalar, SP riski taşıyan bebeklerde çevresel zenginleştirmenin motor gelişim ve biliş üzerinde önemli katkılar sunduğunu göstermektedir. Özellikle 6–18 ay arası motor gelişim, 6–12 ay arası ise bilişsel gelişim için kritik fırsat penceresi olarak değerlendirilmektedir” dedi.<br />Konuşma bozukluklarına yönelik çalışmalardan bahseden Şevval Cengizli, “Dizartri ve artikülasyon bozukluklarına yönelik yoğun konuşma terapileri, alternatif ve destekleyici iletişim (AAC) çözümleri ile ses-nefes kontrolüne odaklanan çalışmalar, konuşma anlaşılırlığını belirgin şekilde artırabilmektedir. Ayrıca teknoloji destekli uygulamalar, terapistlerin değerlendirme sürecini kolaylaştırmakta ve objektif ölçümlerle ilerlemenin daha iyi izlenmesine olanak tanımaktadır” dedi.<br />İlk 24 ayda müdahale öneriliyor<br />Serebral Palsili bireylerin konuşma bozukluklarına ilişkin erken müdahalenin önemini vurgulayan Araştırma Görevlisi Şevval Cengizli, “Erken müdahale, beyin gelişiminin ve nöroplastisitenin en yoğun olduğu dönemleri hedefleyerek en yüksek terapötik etkiyi sağlayan stratejidir. 0–3 yaş aralığında başlatılan müdahalelerin hem motor hem de bilişsel gelişim üzerindeki olumlu etkileri sistematik araştırmalarla desteklenmiştir. Erken dönemde uygulanan çevresel zenginleştirme, ilerleyen dönemlerde kas kontraktürleri ve deformiteler gibi sekonder komplikasyonların önlenmesine de katkı sunmaktadır Bu nedenle uzmanlar, müdahalelerin tercihen 0–24 ay arasında başlatılmasını önermektedir. Erken tanı, uygun rehabilitasyon planı ve aile katılımını içeren bütüncül bir yaklaşım, Serebral Palsili bireylerin yaşam kalitesini artırmak için en güçlü araçtır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palsili-cocuklarin-dil-gelisiminde-erken-doneme-dikkat-581981">Serebral Palsili çocukların dil gelişiminde erken döneme dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye spastik çocuklar vakfı gaziantep&#8217;teki konumuz:Cerebral palsy (serebral palsi) semineri sonrasında hatay&#8217;da konsültasyon desteği verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-spastik-cocuklar-vakfi-gaziantepteki-konumuzcerebral-palsy-serebral-palsi-semineri-sonrasinda-hatayda-konsultasyon-destegi-verdi-428352</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2023 09:41:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantepteki]]></category>
		<category><![CDATA[hatayda]]></category>
		<category><![CDATA[konsültasyon]]></category>
		<category><![CDATA[konumuzcerebral]]></category>
		<category><![CDATA[palsi]]></category>
		<category><![CDATA[palsy]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[sonrasında]]></category>
		<category><![CDATA[spastik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=428352</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı - Cerebral Palsy Türkiye; "Konumuz: Cerebral Palsy (Serebral Palsi)" seminerleri ile çocukluk döneminde görülen en yaygın fiziksel engellilik durumuna dikkat çekmeye devam ediyor. 2 Aralık’taki Gaziantep seminerinde konunun uzmanlarını bir araya getiren Vakıf; 3 Aralık’ta Hatay - Antakya'ya giderek özel gereksinimli bireylere konsültasyon desteği sağladı.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-spastik-cocuklar-vakfi-gaziantepteki-konumuzcerebral-palsy-serebral-palsi-semineri-sonrasinda-hatayda-konsultasyon-destegi-verdi-428352">Türkiye spastik çocuklar vakfı gaziantep&#8217;teki konumuz:Cerebral palsy (serebral palsi) semineri sonrasında hatay&#8217;da konsültasyon desteği verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TÜRKİYE SPASTİK ÇOCUKLAR VAKFI GAZİANTEP’TEKİ KONUMUZ: CEREBRAL PALSY (SEREBRAL PALSİ) SEMİNERİ SONRASINDA HATAY’DA KONSÜLTASYON DESTEĞİ VERDİ </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı &#8211; Cerebral Palsy Türkiye; &#8220;Konumuz: Cerebral Palsy (Serebral Palsi)&#8221; seminerleri ile çocukluk döneminde görülen en yaygın fiziksel engellilik durumuna dikkat çekmeye devam ediyor. 2 Aralık’taki Gaziantep seminerinde konunun uzmanlarını bir araya getiren Vakıf; 3 Aralık’ta Hatay &#8211; Antakya&#8217;ya giderek özel gereksinimli bireylere konsültasyon desteği sağladı.  </strong></p>
<p>51 yıldır Cerebral Palsy’li çocuklara ve erişkinlere teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunan Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı – Cerebral Palsy Türkiye; bu alandaki bilimsel çalışmaların yürütülmesine ve sürekliliğinin sağlanmasına da öncülük ediyor.  </p>
<p>Vakıf; 2 Aralık Cumartesi günü Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “<strong>Konumuz: Cerebral Palsy”</strong> seminerinde; Cerebral Palsy’nin tanı ve tedavisindeki güncel gelişmeleri paylaşmak amacıyla bu alandaki uzmanları bir araya getirdi. Dört panel olarak düzenlenen seminerde uzmanlar; nörolojik, ortopedik, pedagojik, fizyoterapi ve özel eğitim alanlarında yeni yaklaşımları aktarırken deprem gibi afet durumlarının çocuklar ve ailelerin üzerindeki etkileri ele alındı. Güneydoğu Anadolu’nun çeşitli illerinden gelen uzmanların katılımı ile gerçekleşen seminerde; ortopedik süreçler, fizyoterapi yaklaşımı, amputasyon, ortez ve protez rehabilitasyonu, travma ve stresin konuşmaya etkileri, afet sonrası özel eğitim hizmetleri ve çocuklar üzerindeki psikolojik etkileri konuşuldu.  </p>
<p>Deprem felaketinin ilk gününden itibaren bölgedeki çalışmalarına istikrarla devam eden Vakıf, <strong>“Konumuz: Cerebral Palsy”</strong> semineri sonrasında 8 farklı branşın uzmanıyla birlikte 3 Aralık’ta Antakya’ya gitti. Nöroloji, ortopedi, fizyoterapi, özel eğitim, dil ve konuşma terapisi, psikoloji, üroloji,  ve ağız ve diş sağlığı alanlarında uzmanlaşmış hekim ve akademisyenler; geçici barınma merkezlerinde  özel gereksinimli çocuklarla buluşarak 10 istasyonda toplam 118 konsültasyon gerçekleştirdi ve çocukların ihtiyaçlarını tespit etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Vakfın Genel Direktörü Nigar Evgin; Vakfımızın Akademik Kurulu’nun önderliğinde </strong><em>“Cerebral Palsy konusunda uzmanları ve aileleri bilgilendirmek amacıyla Türkiye’nin dört bir yanında Konumuz: Cerebral Palsy Seminerleri düzenliyoruz. Bugüne kadar Adana, Ankara, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Hatay, Konya ve Muğla’da gerçekleştirdiğimiz seminerlerin sonunda engelli bireylere konsültasyon desteği sağladık. Bu seneki seminer rotamızda ise Gaziantep vardı. Bundan önceki seminerlerden farklı olarak konsültasyon desteğini farklı bir günde farklı bir şehirde yapmaya karar verdik. Verdiğimiz kararın arkasında yatan sebep ise deprem bölgesinde sunduğumuz hizmetler sırasında Hatay ilindeki engelli bireylerin tıbbi konsültasyon ihtiyacı olduğunu saptamış olmamızdı. Bu sebeple Gaziantep ile başlayan seminer rotamızın ikinci durağı Antakya oldu. Akademik Kurulu üyelerimiz 8 farklı branşta bir ekip oluşturarak depremzede engelli bireylere konsültasyon desteği sağladı”</em> dedi.   </p>
<p>Deprem bölgesindeki engelli bireyler için çok yönlü hizmet modelleri sunan Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı &#8211; Cerebral Palsy Türkiye, bölgedeki 3 farklı geçici barınma alanına konumlandırdığı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Birimi’nin yanında Mobil Hizmet Aracı ile de kırsal bölgedeki engelli bireylere ve ailelerine rehabilitasyon, özel eğitim ve psikoterapi desteği sağlıyor. Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı’nın bölgedeki çalışmaları Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK)  tarafından düzenlenen Ortak Yarınlar Ödül Programı kapsamında <strong>Afet Sonrası Dayanışma Ödülü</strong>’ne layık görüldü.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-spastik-cocuklar-vakfi-gaziantepteki-konumuzcerebral-palsy-serebral-palsi-semineri-sonrasinda-hatayda-konsultasyon-destegi-verdi-428352">Türkiye spastik çocuklar vakfı gaziantep&#8217;teki konumuz:Cerebral palsy (serebral palsi) semineri sonrasında hatay&#8217;da konsültasyon desteği verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serebral Palsi Farkındalığı için El Ele</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/serebral-palsi-farkindaligi-icin-el-ele-412674</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 19:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[palsi]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412674</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bebeklik ve çocukluk döneminde en sık rastlanan fiziksel engellilik durumu olan Cerebral Palsy; doğum öncesi, sonrası ve sırasında yaşanan komplikasyonlar nedeniyle beynin hareket merkezinin hasar görmesinden kaynaklanıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palsi-farkindaligi-icin-el-ele-412674">Serebral Palsi Farkındalığı için El Ele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklik ve çocukluk döneminde en sık rastlanan fiziksel engellilik durumu olan Cerebral Palsy; doğum öncesi, sonrası ve sırasında yaşanan komplikasyonlar nedeniyle beynin hareket merkezinin hasar görmesinden kaynaklanıyor.  </p>
<p>Her yıl dünya üzerinde 100 ülkede 450’den fazla sivil toplum kuruluşunun desteklediği 6 Ekim Dünya Cerebral Palsy Farkındalık Günü’nde Cerebral Palsy’e karşı birlikte hareket etmek ve toplumda bu engel durumuna ilişkin bilinç oluşturmak amaçlanıyor. Cerebral Palsy’li bireylere ve ailelerine rehabilitasyon, psikolojik danışmanlık ve eğitim hizmeti sunan Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı, bu gün kapsamında tüm dünyada desteklenen kampanyanın Türkiye’deki öncüsü oldu. </p>
<p>Büyüme, gelişme anlamı taşıyan ve Cerebral Palsy’i temsili eden yeşil renk ile Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan binalar, köprüler ve AVM’ler ışıklandırıldı. <strong>Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, Grand Pera AVM</strong> ve <strong>Metropol İstanbul Binası</strong> yeşil ışıklarla aydınlanırken; <strong>Akasya AVM, Akbatı AVM, Akmerkez, Aqua Florya İstinyePark, Palladium AVM </strong>ve <strong>Trump Towers</strong>’da bulunan dijital ekranlara 6 Ekim farkındalık çalışmaları yansıtıldı. Ulaşım araçlarında yayın hizmeti veren <strong>Modyo TV</strong> ve <strong>Vaga TV, </strong>ekranlarında kampanya görsellerine yer verdi. Dijital ekranlarda 6 Ekim çalışmalarını yansıtan <strong>İGA Havalimanı</strong> içinde kurulan stantta Dünya Cerebral Palsy Farkındalık Günü’ne katkı sağlandı. </p>
<p>Gönülden destek olanlar ise yeşil renk kıyafetler ve aksesuarlar giyerek sosyal medyadan yaptıkları paylaşımlarla bu farkındalık hareketinin bir parçası oldu.</p>
<p>Takım oyuncularının “Serebral Palsi Fiziksel Engellilik Durumudur! Farkında Ol!” yazılı pankart ve yeşil bağcıklarla sahaya çıktığı <strong>Fenerbahçe Beko</strong> ve Olimpia Milano maçına izleyici olarak katılan Cerebral Palsy’li çocuklar keyifli vakit geçirdi. </p>
<p>Geleneksel ve dijital medyada yapılan iletişim çalışmalarıyla desteklenen bu farkındalık çalışması ile milyonlarca insana ulaştıklarını söyleyen <em><strong>Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı Genel Direktörü Nigar Evgin; </strong></em></p>
<p><em><strong>“51 yıldır vakfımız bünyesinde Cerebral Palys’li çocuklara ve ailelerine çok yönlü hizmet sağlıyoruz. Bununla birlikte tüm dünyada yürütülen 6 Ekim Cerebral Palsy Farkındalık Günü kapsamında, ülkemizde faaliyet gösteren kamu ve özel sektörde yer alan kuruluşlarla iş birliği yapıyoruz. 6 Ekim, Cerebral Palsy’li bireylerin yaşadığı zorluklara ve gösterdikleri çabaya dikkat çekmek istediğimiz bir gün. Ülkemizde her yıl 6 bin bebeğe Cerebral Palsy tanısı konuyor. Ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi ile erken tanı ve doğru tedaviyle buluşan çocukların yaşam konforunu artırılabiliyor. Kampanyaya dahil olarak kolektif bir bilinç oluşturmamıza katkı sağlayan tüm kurumsal ve bireysel destekçilerimize teşekkür ederiz. Bu farkındalık günü vesilesiyle Cerebral Palsy’li ve tüm engelli bireylerin varlığını göz ardı etmeden onların hayatlarını kolaylaştırmak için hepimize sorumluluk düştüğünü unutmamamız gerekiyor” </strong></em>dedi.<em><strong> </strong></em></p>
<p><strong>Cerebral Palsy nedir? </strong></p>
<p>Cerebral Palsy, gelişimini tamamlamamış beynin doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrası dönemde hasar görmesiyle oluşan, bebeklik ve çocukluk döneminde en sık rastlanan fiziksel engellilik durumudur. Dünya genelinde 17 milyon kişi Cerebral Palsy ile yaşamaktadır. Türkiye’de her yıl 6.000’den fazla bebek Cerebral Palsy tanısı almaktadır.</p>
<p><strong><u>Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı – Cerebral Palsy Türkiye;</u></strong></p>
<p>Türkiye’de Cerebral Palsy konusunda en geniş hizmet yelpazesine sahip ilk ve tek kuruluş olan Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı; Cerebral Palsy’li çocuk ve erişkinlerine teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve eğitim hizmeti sağlayarak, meslek sahibi olmaları ve sosyal hayatta daha fazla yer almaları için faaliyetlerde bulunuyor. “Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıf” ve “İzin Almadan Yardım Toplama Hakkına Sahip Kuruluş” statüsü kapsamında kamu yararına çalışan Vakıf, İstanbul Ataşehir’de 35 dönümlük alan üzerine kurulan kampüste; Metin Sabancı Özel Eğitim Okulları, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri ve Aile Danışma Merkezi ile hizmet veriyor.   Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı, kurulduğu günden bugüne 30 binden fazla çocuk ve ailesine hizmet verdi ve destek oldu. 51 yıldır şeffaf ve hesap verebilirlik prensipleriyle hizmet veren Vakıf, konu hakkında bilinirliği artırmak ve çocuklara daha çok destek sağlayabilmek için “Cerebral Palsy Türkiye” markasıyla yoluna devam etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palsi-farkindaligi-icin-el-ele-412674">Serebral Palsi Farkındalığı için El Ele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
