<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sera Gazı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sera-gazi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sera-gazi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 21:18:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Sera Gazı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sera-gazi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Çelik Sektörünün Geleceği Karbonsuzlaşma Hızına Bağlı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-celik-sektorunun-gelecegi-karbonsuzlasma-hizina-bagli-642195</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:18:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bağlı]]></category>
		<category><![CDATA[çelik]]></category>
		<category><![CDATA[Çelik Sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[emisyon]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[hızına]]></category>
		<category><![CDATA[kapasite]]></category>
		<category><![CDATA[karbonsuzlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[sektörünün]]></category>
		<category><![CDATA[Sera Gazı]]></category>
		<category><![CDATA[tesislerde]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642195</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada demir-çelik sektörü, 2030 karbonsuzlaşma hedeflerine yaklaşılırken kritik bir dönemece girdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-celik-sektorunun-gelecegi-karbonsuzlasma-hizina-bagli-642195">Türkiye Çelik Sektörünün Geleceği Karbonsuzlaşma Hızına Bağlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada demir-çelik sektörü, 2030 karbonsuzlaşma hedeflerine yaklaşılırken kritik bir dönemece girdi. Düşük karbonlu demir-çelik üretimi oldukça yavaş seyrediyor, fosil yakıta dayalı yatırımlar hala sektörde yüksek oranda. Çelik sektörünün Paris Anlaşması hedeflerine ulaşabilmesi için kömür bazlı üretim yöntemlerinden hızlı şekilde uzaklaşılması ve düşük karbonlu teknolojilere daha güçlü yatırım yapılması gerekiyor. </p>
<p>Global Energy Monitor (GEM)’ün, bu yıl altıncısını yayınlandığı çelik sektörüne ilişkin raporunda 91 ülkedeki 1.293 demir-çelik tesisi incelendi. Raporda, düşük karbonlu çelik üretiminde istenilen düzeye ulaşılamadığı vurgulandı. </p>
<p>Rapora göre, çelik sektöründeki emisyonların yaklaşık yüzde 88’i kömür bazlı üretimden kaynaklanırken; sektörün küresel CO₂ emisyonlarının ise yaklaşık yüzde 11’inden sorumlu olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle, dünyanın net sıfır emisyon hedefine ulaşabilmesi için düşük emisyonlu teknolojilere yapılacak yatırımlar kritik önem taşıyor. Ancak daha az sera gazı emisyonuna neden olan çelik üretim kapasitesinin toplam içindeki payı son bir yılda sınırlı ölçüde arttı. Fosil girdilere dayanmayan demir üretimine yönelik ilerleme de oldukça yavaş seyrediyor.</p>
<p><strong>Yatırımlar Düşük Karbonlu Teknolojiye Yönelmeli</strong></p>
<p><strong> İstanbul Politikalar Merkezi Araştırmacısı Dursun Baş,</strong> mevcut karbon yoğun yatırımların devam etmesi durumunda çelik sektörünün hem küresel hem de ulusal iklim hedeflerine ulaşmasının pek mümkün görünmediğini söyledi. </p>
<p>Raporda,<strong> </strong>Türkiye’nin de dahil olduğu 91 ülkedeki 1.293 demir-çelik tesisi incelendi. 2025 itibarıyla 2 milyar tonluk küresel ham çelik üretiminin yarısından fazlası tek başına Çin&#8217;e ait. ABD ve Türkiye hurdaya dayalı elektrik ark ocağı (EAF) teknolojisi ile üretimde öne çıkarken diğer büyük üreticilerin çoğunda kömüre dayalı demir cevherinden üretim (BF-BOF) hakim; Hindistan ise yeni kömür bazlı üretim yatırımlarında liste başında geliyor.<br /><strong> </strong>Sektörün dönüşümünün önündeki en büyük engellerden biri yeni kömür bazlı çelik üretimi yatırımları ve yüksek fırınların ömrünü uzatmaya yönelik yenileme (relining) planları. Almanya, Japonya, Güney Kore ve Çin&#8217;de emisyon ticaret sistemi (ETS) ve mevcut en iyi tekniklerin (MET) uygulama mevzuatı hayata geçirilmiş durumda. MET’lerin yaygınlaşması, hurda bazlı çelik üretimi ile yeşil hidrojen kullanılarak üretilen DRI (doğrudan indirgenmiş demir) temelli birincil çelik üretimi, düşük emisyonlu çelik üretimi için ticari olarak en erişilebilir yöntemler olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Türkiye ise özellikle entegre tesislerde geciken dönüşüm nedeniyle ve sanayide karbonsuzlaşma finansmanı düzenlemelerinde geride kalıyor.<br /><strong>Türkiye’de Çelik Tesisleri Emisyon Azaltım Potansiyeline Sahip</strong></p>
<p><strong> Baş</strong>, Türkiye’de ham çelik üreten 40’tan fazla tesisin, 2021’de yaklaşık 40 milyon ton sera gazı saldığını, bunun ülke genelindeki toplam emisyonların yüzde 10’una denk geldiğini belirtti. </p>
<p>Üretimin yüzde 70’ten fazlası sera gazları açısından nispeten daha ‘temiz’ sayılan hurdaya dayalı elektrik ark ocaklı tesislerde yapıldığını ifade eden <strong>Baş</strong>, bu tesislerin yenilenebilir enerji yatırımları artış göstermesine karşın kullandıkları elektriğin hala büyük ölçüde ithal kömüre dayandığını vurguluyor. Sera gazı emisyonlarının yüzde 65’inden sorumlu olan demir cevherinden üretim yapan entegre tesislerde (3 adet) ise henüz somut bir dönüşüm yatırımı yok. </p>
<p><strong>Baş</strong>: “Kapasite fazlası olan ürün gruplarında yatırımlar da artıyor. Çevresel etki değerlendirmesi raporu onayı alan her yatırımcı, kapasite fazlası olan ürün gruplarında bile istediği yerde üretime girebiliyor ya da mevcut kapasitesini genişletebiliyor. Bu durum sera gazı emisyonlarını artırmakla beraber çevre ve halk sağlığı için de büyük maliyetler barındırıyor. Ayrıca, verimlilik yatırımları yapılsa bile çelik üretimindeki artış, -sektörün sera gazlarını sınırlayan olan bir mevzuat olmadığı için- sektörün kirlilik ve sera gazı emisyonu faturasını kabartmaya devam edebilir.”</p>
<p>Türkiye’deki çelik tesislerinde büyük bir sera gazı emisyonu azaltım potansiyeli olduğuna dikkat çeken <strong>Baş</strong>, “Bu tesislerde malzeme ve enerji verimliliği, metalurjik optimizasyon, dijitalleşme, yenilenebilir enerjiye geçiş ve iyi mühendislik uygulamalarıyla sağlanabilecek emisyon azaltım potansiyeli oldukça yüksek. Ne var ki 2030&#8217;a kadar bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi, bağlayıcı bir düzenleyici çerçeveyi, etkin denetim mekanizmalarını ve güçlü bir kamusal iradeyi gerektiriyor. Ayrıca hem entegre hem de ark ocaklı tesislerdeki üretim artışının sürmesiyle birlikte 40 milyon tonluk üretim ve emisyon zirvesinin önümüzdeki yıllarda daha da yükselmesi bekleniyor. Verimlilik ve enerji dönüşümü yatırımları hayata geçirilse bile üretim kapasitesindeki hızlı büyüme, sektörün toplam emisyonlarını artırmaya devam edebilir” dedi. </p>
<p><strong>Baş</strong>, üretim kapasitesi planlaması ve elektrik ark ocaklarında yenilenebilir enerji kullanımını, çelik sektöründe kısa vadeli emisyon azaltımı için en erişilebilir yollar olarak değerlendirdi; bu hedeflere ulaşmak için enerji ve sanayi politikalarının eş güdümlü biçimde kurgulanması gerektiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Sektörün Karbonsuzlaşması için Bağlayıcı Ulusal Plan Gerekiyor</strong></p>
<p>İstanbul Politikalar Merkezi’nin yayınladığı <strong>Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması Politika ve Aktör Analizi </strong>raporunda da, sektörün karbonsuzlaşmasına yönelik önerilere yer verdiklerini söyleyen <strong>Baş</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çelik sektörünün stratejik ve ekonomik önemi tartışmasız. Ancak bu önem atfı, kimi bölgelerdeki/tesislerdeki çevresel ve toplumsal maliyetleri görmezden gelmek için bir kalkan olarak kullanılmamalı. Gerçek dönüşüm için, 2053’e ertelenmiş hedefler yerine 2030-2035 yılları için sektörel bağlayıcı hedefler konması, sera gazı ve endüstriyel kirleticiler için kamuya açık bir izin-bilgi-denetim sistemi ve çelik sektörü özelinde bir üretim planlaması şart.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-celik-sektorunun-gelecegi-karbonsuzlasma-hizina-bagli-642195">Türkiye Çelik Sektörünün Geleceği Karbonsuzlaşma Hızına Bağlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, 1990-2024</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-623278</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artarak]]></category>
		<category><![CDATA[emisyon]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadarı]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklı]]></category>
		<category><![CDATA[sera]]></category>
		<category><![CDATA[Sera Gazı]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623278</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplam sera gazı emisyonu 2024 yılında 584,5 Mt CO2 eşdeğeri oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-623278">Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, 1990-2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplam sera gazı emisyonu 2024 yılında 584,5 Mt CO2 eşdeğeri oldu</strong></p>
<p>Sera gazı envanteri sonuçlarına göre, 2024 yılı toplam sera gazı emisyonu bir önceki yıla göre %5,3 artarak 584,5 milyon ton (Mt) CO2 eşdeğeri (eşd.) olarak hesaplandı. Kişi başı toplam sera gazı emisyonu 1990 yılında 4,2 ton CO2 eşd., 2023 yılında 6,5 ton CO2 eşd. ve 2024 yılında 6,8 ton CO2 eşd. olarak hesaplandı.</p>
<p><strong>Toplam ve kişi başı sera gazı emisyonu, 1990-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-0-Qjxah36G.png"/></p>
<p><strong>Sektörlere göre emisyon miktarında enerji sektörü ilk sırada yer aldı</strong></p>
<p>Toplam sera gazı emisyonlarında 2024 yılında CO2 eşd. olarak en büyük payı %71,8 ile enerji kaynaklı emisyonlar alırken bunu sırasıyla %12,9 ile endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı, %12,6 ile tarım ve %2,6 ile atık sektörü takip etti.(1)</p>
<p>Enerji sektörü emisyonları 2024 yılında, 1990 yılına göre %192,3 artarken, bir önceki yıla göre %5,6 artarak 419,9 Mt CO2 eşd. olarak hesaplandı. Endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı emisyonları 1990 yılına göre %227,6 artmakla beraber bir önceki yıla göre %7 artarak 75,7 Mt CO2 eşd. olarak hesaplandı.</p>
<p>Tarım sektörü emisyonları 2024 yılında, 1990 yılına göre %41,8, bir önceki yıla göre ise %2,4 artarak 73,5 Mt CO2 eşd. olarak hesaplandı. Atık sektörü emisyonları ise 1990 yılına göre %49,7 artarken bir önceki yıla göre %3,9 artarak 15,4 Mt CO2 eşd. olarak hesaplandı.</p>
<p><strong>Sektörlere göre sera gazı emisyonları, 1990-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-1-yCt4K4yh.png"/></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-2-VRxGM3HY.png"/></p>
<p><strong>CO2 emisyonlarındaki en büyük payı enerji kaynaklı emisyonlar oluşturdu</strong></p>
<p>Toplam CO2 emisyonlarının 2024 yılında %34,2 kadarı çevrim ve enerji alt kategorisinden kaynaklı olmak üzere %85,9 kadarı enerji sektöründen, %13,7 kadarı endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı sektöründen, %0,3 kadarı ise tarım ve atık sektörlerinden kaynaklandı.(1)</p>
<p>Toplam CH4 emisyonlarının 2024 yılında %53,6 kadarı enterik fermentasyon kaynaklı olmak üzere %62,0 kadarı tarım sektöründen, %19,5 kadarı ise enerji sektöründen ve %18,5 kadarı atık sektöründen kaynaklandı.(1)</p>
<p>Toplam N2O emisyonlarının 2024 yılında %65,6 kadarı tarımsal topraklar kaynaklı olmak üzere %77,8 kadarı tarım sektöründen, %11,4 kadarı enerji sektöründen, %6,4 kadarı atık sektöründen ve %4,5 kadarı ise endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı sektöründen kaynaklandı.(1)</p>
<p><strong>Gazlara göre sera gazı emisyonları, 1990-2024</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-3-MBgMnBl6.png"/><br /> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sera-gazi-emisyon-istatistikleri-1990-2024-623278">Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, 1990-2024</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrencilerden Mutfakta Yeşil Dönüşüm</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ogrencilerden-mutfakta-yesil-donusum-594752</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:29:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[gastronomi]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Atıkları]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[kompost]]></category>
		<category><![CDATA[mutfak]]></category>
		<category><![CDATA[mutfakta]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerden]]></category>
		<category><![CDATA[Sera Gazı]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversitenin Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, mutfak atıklarının çöp değil, geleceğin hammaddesi olabileceğini kanıtlamak için kolları sıvadı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogrencilerden-mutfakta-yesil-donusum-594752">Öğrencilerden Mutfakta Yeşil Dönüşüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversitenin Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, mutfak atıklarının çöp değil, geleceğin hammaddesi olabileceğini kanıtlamak için kolları sıvadı. Bu kapsamda uygulama derslerinin hazırlık ve üretim süreçlerinde oluşan gıda atıkları değerlendiriliyor. Gıda atıkları katma değeri yüksek tabaklara, geri kalanlar da komposta (organik atıkların zamanla ayrışıp toprağı zenginleştiren maddeye dönüşmesi) dönüştürülüyor. Bu sayede hem çevresel etkinin azaltılması hem de üniversite öğrencilerinin sürdürülebilir mutfak kültürüyle gerçek hayatta da temas kurması hedefleniyor. </p>
<p>İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Başkanı Doç. Dr. İlkay Gök gıda atıklarının, küresel ölçekte hem çevresel hem de ekonomik açıdan ciddi sonuçlara yol açtığını anlatıyor: “Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre 2013 yılında gıda atıkları 1,3 milyon tonu aştı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre 2022-2024 yılları arasında gıda israfının 1,05 milyar tona ulaştığı belirtildi. TÜİK verilerine göre 2021&#8217;de ülkemizde toplam 18,2 milyon ton gıda, çöpe atıldı. Türkiye’de 2021’de yıllık kişi başı üretilen evsel katı atık miktarı ise 340 kilogramdı. 2016 verilerine göre gıda israfı yılda 23,7 Mt CO2 eşdeğeri sera gazı emisyonuna neden olmuş”.</p>
<p><strong>Küresel sera gazı emisyonlarının, %8-10’u gıda israfı kaynaklı</strong></p>
<p>Doç. Dr. Gök gıda atıklarının yalnızca ekonomik kayıplara sebep olmadığını, aynı zamanda üretim, işleme, taşıma ve bertaraf süreçlerinde önemli miktarda sera gazı emisyonuna yol açarak karbon ayak izini artırdığını belirtiyor. “Tarımsal üretim aşamasında kullanılan gübreler, su, enerji ve iş gücü gibi kaynaklar; ürünlerin atılması halinde boşa gider. Bu kaynakların kullanımı sırasında ortaya çıkan karbon salımları, sera gazı emisyonlarını oluşturur. Gıda kaybı ve israfı, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %8-10’una denk geliyor. Çöplüklere gönderilen organik atıklar, küresel ısınma potansiyeli açısından büyük tehdit”.</p>
<p>Doç. Dr. Gök, FAO verilerine göre, gıda atıkları nedeniyle yılda yaklaşık 3.3 milyar ton karbondioksit eşdeğeri sera gazının atmosfere salındığını ifade ederken, gıda atıklarının azaltılmasının, karbon ayak izinin düşürülmesi açısından stratejik öneme sahip olduğunu söylüyor: “Çöplüklere giden gıda atıkları oksijensiz ortamda hızla çürüyüp metan salıyor. Metan, karbondioksite göre 28 kat daha güçlü bir sera gazı. Yani yemekler tabağınıza gelene kadar suyu, toprağı, emeği, enerjiyi tüketiyor.”</p>
<p>“Kompost ise bu hikâyeyi tersine çeviriyor” diyor<strong> </strong>Doç. Dr. İlkay Gök. Atığın toprağın besinine dönüştüğünü, çöpe giden organik maddeyi azaltıp metan oluşumunu kestiğini, toprağın karbon tutma kapasitesini yükselttiğini belirtiyor. </p>
<p>İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nde sürdürülebilir kampüs çalışmaları kapsamında gastronomi mutfaklarında oluşan sebze-meyve kabukları, kahve telvesi, yumurta kabukları gibi organik atıklar kompost kabinlerinde toplanıyor. Ardından kompost alanında uygun karbon-azot dengesiyle toprakla buluşturuluyor. Elde edilen kompost, kampüs içi yeşil alanlarda kullanılıyor. Böylece atıklar kontrollü bir süreçle toprağa geri kazandırılıyor.</p>
<p>Doç. Dr. Gök “Atıksız mutfak yaklaşımı, yalnızca gıda israfını azaltmakla kalmaz; aynı zamanda enerji ve su tüketimini düşürerek çevresel yükü hafifletir” diyor. </p>
<p><strong>“Kompostu, mutfak kültürünün doğal bir parçası haline getirmek istiyoruz”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Gök “Öğrencilerimizle birlikte Gıda ve Gastronomide Sürdürülebilirlik ve Tarladan Sofraya Tarım Uygulamaları Dersleri kapsamında kompost sürecini sahada takip ediyor, ayrıştırmadan dönüşüme kadar tüm adımları öğreniyor ve uyguluyoruz. Amacımız, kompostu teorik bir kavram olmaktan çıkarıp, mutfak kültürünün doğal bir parçası haline getirmek. Çünkü kompost hem gezegene hem işletme hesabına iyi geliyor. Bugünün öğrencileri yarının şefleri, işletmecileri ve gıda girişimcileri. Onlar sadece çevreyi korumuyorlar; işin kalitesini, maliyet verimliliğini ve sektörün itibarını da yukarı çekiyorlar. Onların sürdürülebilirlik refleksi kazanması, sadece çevresel bir kazanım değil, aynı zamanda sektörün geleceğine karşı etik bir sorumluluk” diyerek çalışmanın faydasını özetliyor.</p>
<p><strong>Tarladan Sofraya Tarım Uygulamaları Dersi ile sürdürülebilir kampüs</strong></p>
<p>İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nün, yeşil kampüs hedefi kapsamında bir çalışması daha bulunuyor. İstanbul Okan Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde, Tarladan Sofraya Tarım Uygulamaları Dersi’nde öğrenciler gastronomi tarlasına meyve-sebze ekiyor. Yetiştirdikleri meyve ve sebzeleri kullanarak yemek hazırlıyor. Ders kapsamında organik tarım, sebze ve meyve yetiştiriciliği, toprak özelliklerini öğreniyor. Sürdürülebilir bir yaşam için tarımın önemini, uygulamalı olarak görüyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ogrencilerden-mutfakta-yesil-donusum-594752">Öğrencilerden Mutfakta Yeşil Dönüşüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
