<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>şekeri | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sekeri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sekeri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Mar 2026 10:08:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>şekeri | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sekeri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yüksek kan şekeri kalıcı görme kaybına neden olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuksek-kan-sekeri-kalici-gorme-kaybina-neden-olabilir-616923</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabetik Retinopati]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[Görme Kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kaybına]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Retina]]></category>
		<category><![CDATA[şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616923</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabet, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uygun şekilde tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-kan-sekeri-kalici-gorme-kaybina-neden-olabilir-616923">Yüksek kan şekeri kalıcı görme kaybına neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabet, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uygun şekilde tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan,</strong> diyabetik retinopatinin diyabetin en sık görülen ve tedavi edilmediği takdirde körlüğe neden olabilen en önemli komplikasyonu olduğunu belirterek, “Retina, gözün içini kaplayan ve görüntüyü algılayarak beyne ileten sinir tabakasıdır. Aslında görme fonksiyonunu gerçekleştiren ana yapıdır. Diyabetik retinopatide bu yapı yüksek kan şekerine bağlı olarak hasar görür ve tedavide gecikildiğinde kalıcı görme kaybı oluşur” diyor.  <strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan,</strong>  bu nedenle diyabetik retinopatinin erken dönemde tedavi edilmesinin göz sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, &#8220;Diyabet tanısının ardından, hiçbir yakınmaları olmasa bile hastaların düzenli göz kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu sayede, ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, görme kaybı riskini önemli ölçüde azaltır ve çoğu zaman önlenebilir hale getirir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Her 10 hastadan yaklaşık 3’ünde görülüyor!</strong></p>
<p>Gözün sinir tabakası olan retinanın<strong> </strong>hasar görmesiyle meydana gelen diyabetik retinopati, diyabetik hastaların yaklaşık yüzde 30–35’inde görülüyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, retinopati gelişme riskinin hastalığın süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, “Genellikle diyabet başlangıcından yaklaşık 5 yıl sonra gözde ilk patolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar ve hastalık süresi uzadıkça retinopati görülme sıklığı da artar. Türk Diyabetik Retinopati Epidemiyoloji Çalışması’na göre, diyabet süresi 15 yılı aştığında hem kadınlarda hem erkeklerde görülme oranı yaklaşık yüzde 66’ya yükselir. Ayrıca, kan şekeri düzeylerinin iyi kontrol edilememesi ve hipergliseminin uzun süre devam etmesi, retinal hasarın şiddetini de belirgin şekilde artırır” diyor. <strong> </strong></p>
<p><strong>Kalıcı görme kaybına neden olabilir!</strong></p>
<p>Diyabet temel olarak bir damar hastalığı olduğu için kanda yüksek düzeydeki glukozun uzun süre damar içinde dolaşması, damar duvarında yapısal bozulmaya yol açıyor. Bu hasar sonucu kan hücreleri, serum, proteinler ve lipidler, gözün sinir tabakası olan retinaya sızarak, ödem ve kanamalara neden oluyor. Bu tablo görme keskinliğinde azalmayla sonuçlanıyor.  Prof. Dr. Berna Özkan, hastalık ilerledikçe hasar gören damar duvarlarının zayıfladığını ve damarlarda tıkanmalar oluştuğunu belirterek, ”Bunun sonucunda retina yeterli kan ile oksijen alamaz; iskemi olarak adlandırılan süreç meydana gelir ve retina hücrelerinde kayıp başlar.  Bu evrede ortaya çıkan görme kaybı sinir hücrelerinin yenilenme kapasitesi olmadığı için çoğu zaman geri dönüşsüz, yani kalıcı olur” diye konuşuyor.  Hastalığın ilerlemesi durumunda retina dekolmanı gelişebileceği uyarısında bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, “Bu evreye geldiğinde görme seviyesi yalnızca ışığı ayırt edebilecek seviyeye düşebilir” diyor. </p>
<p><strong>Glokomdan katarakta… </strong></p>
<p>Diyabet, retina dışında gözün başka yapılarını da etkileyebiliyor. Katarakt, glokom (göz tansiyonu), kornea ve oküler yüzey hastalıkları ile enfeksiyonlara yatkınlık bu etkiler arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, özellikle enfeksiyonlara yatkınlığın klinik açıdan büyük önem taşıdığını anlatarak,  şöyle devam ediyor: “Diyabetik hastalarda immün yanıtın zayıflaması nedeniyle, normalde vücutta zararsız şekilde bulunabilen ya da günlük yaşamda karşılaşılan mikroorganizmalar, göz içinde ciddi, hatta görmeyi tehdit eden enfeksiyonlara (endoftalmi) yol açabilir. Ayrıca diyabet, göz hareketlerini sağlayan kranial sinirlerde mikroiskemik hasara neden olarak göz kaslarında felçlere ve buna bağlı çift görmeye (diplopi) sebep olabilir.”</p>
<p><strong>Yılda bir kez</strong> <strong>göz muayenesi çok önemli!</strong></p>
<p>Diyabetik retinopatide ilk damar değişiklikleri başladığında hastanın görme keskinliği hemen etkilenmeyebiliyor. Bu nedenle, diyabet tanısı konulduğunda düzenli göz muayeneleri ve ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, ciddi görme kaybının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabet tanısı alan ve henüz göz bulgusu saptanmayan hastaların yılda bir kez göz muayenesi yaptırmaları gerektiğini anlatarak, “Erken dönem retinopati bulguları tespit edildiğinde takip aralığı genellikle 6 aya indirilmektedir. İleri evre bulguların varlığında ise muayene sıklığı, hastalığın şiddetine ve klinik durumuna göre daha da artırılır” diyor. Prof. Dr. Berna Özkan, kontrol zamanı henüz gelmemiş olsa bile görme keskinliğinde azalma ve görme alanında kayıp fark edildiğinde veya şiddetli bir göz ağrısı oluştuğunda zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmanın son derece önemli olduğunu vurguluyor. </p>
<p><strong>Görme keskinliğinde artış sağlanabiliyor!</strong></p>
<p>Günümüz tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada tam görme kaybının önüne geçmek mümkün olabiliyor. Diyabetik retinopati geliştiğinde, damar sızıntısına bağlı retina ödemi oluşmuşsa, göz içi enjeksiyon tedavileriyle ödem azaltılabiliyor. Bu tedavi sayesinde çoğu hastada görme keskinliğinde artış sağlanabildiğini aktaran Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hastalık ilerleyip retina damarlarında tıkanmaya bağlı iskemi, yani doku tahribatı geliştiğinde ise iskemik retina alanlarına lazer fotokoagülasyon uygulanması gerekir. Daha ileri evrelerde diyabetik retinopatiye bağlı göz içi kanama, traksiyonel retina dekolmanı veya bağışıklık sistemindeki zayıflığa bağlı göz içi enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu durumlarda vitreoretinal cerrahiyle kanamalar temizlenebilir, retina yeniden yatıştırılabilir ve gözün bütünlüğü korunabilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuksek-kan-sekeri-kalici-gorme-kaybina-neden-olabilir-616923">Yüksek kan şekeri kalıcı görme kaybına neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O Şekerden Uzak Durun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/o-sekerden-uzak-durun-592415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[durun]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şekerden]]></category>
		<category><![CDATA[şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birçok kişi şekeri yalnızca tatlılarda veya gazlı içeceklerde arıyor, oysa günlük hayatımızda tükettiğimiz unlu mamuller, kahvaltılık gevrekler, soslar ve özellikle “light” etiketli ürünler bile yüksek miktarda gizli şeker içeriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/o-sekerden-uzak-durun-592415">O Şekerden Uzak Durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok kişi şekeri yalnızca tatlılarda veya gazlı içeceklerde arıyor, oysa günlük hayatımızda tükettiğimiz unlu mamuller, kahvaltılık gevrekler, soslar ve özellikle “light” etiketli ürünler bile yüksek miktarda gizli şeker içeriyor. Bu ürünlerin çoğu, özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu ile tatlandırılıyor ve vücutta ciddi metabolik bozulmalara yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Fruktoz, özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu formunda alındığında en agresif ve zararlı şeker türüdür. Karaciğerde doğrudan yağ üretimini tetikler, ürik asidi yükseltir ve insülin direncini hızlandırır. Fazla fruktoz, non-alkolik karaciğer yağlanması ve metabolik sendrom gelişiminin temel nedenlerinden biridir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>ŞEKER VÜCUDUNUZA BUNLARI YAPIYOR </strong></p>
<p>Şekerin vücut üzerindeki etkisi yalnızca alınan kaloriyle sınırlı değil; fazla glikoz ve özellikle fruktoz, hücre düzeyinde biyokimyasal değişimlere yol açıyor. Şekerin proteinlerle kontrolsüz birleşmesi sonucu ileri glikasyon ürünleri (AGEs) adı verilen bileşikler oluşuyor. Bu maddeler, dokulardaki protein, lipid ve DNA yapılarında çapraz bağlanmalara neden olarak doku elastikiyetini azaltıyor, hücrelerin fonksiyonlarını bozuyor ve yaşlanma sürecini hızlandırıyor.</p>
<p><strong>5 MADDEDE ŞEKERİN VÜCUDA YAPTIĞI HARABİYET </strong></p>
<ul>
<li><strong>Hücre yaşlanmasını hızlandırır:</strong> Glikozun proteinlerle kontrolsüz birleşmesi sonucu oluşan ileri glikasyon ürünleri (AGEs), doku elastikiyetini azaltır ve hücrelerin yenilenme kapasitesini düşürür.</li>
<li><strong>Damar yapısını bozar:</strong> AGEs birikimi, damar sertliğine yol açarak kalp-damar hastalıklarının zeminini hazırlar.</li>
<li><strong>Organ hasarına neden olur:</strong> Böbrek, göz ve sinir dokularında dejeneratif hasarlar oluşturur; diyabetin uzun vadeli komplikasyonlarını tetikler.</li>
<li><strong>Bağımlılık benzeri etki yaratır: </strong>Şeker, beyinde dopamin salınımını artırarak geçici bir haz oluşturur ve bu da sürekli tatlı yeme isteğini körükler.</li>
<li><strong>Bağışıklığı zayıflatır:</strong> Fazla şeker, nötrofil fonksiyonlarını yüzde 40’a kadar düşürerek vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasını zayıflatır.</li>
</ul>
<p><strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız;</strong> “Şeker yalnızca kilo aldırmaz; hücre yaşlanmasını hızlandırır, damar yapısını bozar ve bağışıklığı zayıflatır. Bu nedenle diyabetle mücadelede asıl hedef, şekeri sadece azaltmak değil, vücudun biyolojik dengesini korumaktır. ”diyor. </p>
<p><strong>DİYABETİ NASIL UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAMIN ANAHTARI YAPARSINIZ?</strong></p>
<p>Yüksek şeker alımı, pankreası sürekli insülin üretmeye zorlayarak hücrelerin bu hormona karşı duyarsızlaşmasına neden olur. Bu durum, insülin direnci ve ardından tip 2 diyabetin gelişimini tetikler. Ancak diyabet yalnızca fazla şeker tüketiminden değil; genetik yatkınlık, stres, uyku eksikliği ve hareketsizlik gibi faktörlerin birleşiminden doğan çok boyutlu bir metabolik sorundur. Dr. Erkan Sarıyıldız, bundan 40–50 yıl önce diyabet tanısı alan bireylerin yaşam süresinin kısa olduğunu, ancak bugün durumun tamamen değiştiğini vurgulayarak “Geçmişte diyabet erken ölüm anlamına gelirdi. O dönemde kan şekeri takibi kısıtlı, ilaç seçenekleri sınırlıydı. Bugünse sürekli glikoz ölçüm sistemleri, modern ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde diyabet yönetilebilir bir kronik hastalık haline geldi ”ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>DİYABETİNİ YÖNETEN SAĞLIĞINI DA YÖNETİR!</strong></p>
<p>Diyabetin artık sadece kan şekerini kontrol altında tutmak değil, tüm yaşam biçimini dengelemek anlamına geldiğini belirten <strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Düzenli beslenme, yeterli uyku, stres yönetimi ve hareketli yaşam, diyabeti bir “risk”ten çıkarıp “yaşam rehberi”ne dönüştürüyor. Diyabetini doğru yöneten bir kişi, ortalama nüfusa göre daha uzun ve daha kaliteli bir hayat sürebilir. Çünkü bu hastalık, kişiyi disiplinli, farkındalığı yüksek ve sağlıklı bir yaşama yönlendirir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/o-sekerden-uzak-durun-592415">O Şekerden Uzak Durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazın kan şekeri ölçümü yaparken nelere dikkat etmeli?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazin-kan-sekeri-olcumu-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-393416</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 08:10:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[nelere]]></category>
		<category><![CDATA[ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[yaparken]]></category>
		<category><![CDATA[yazın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Klima, vantilatör, gölge, soğuk su… Yaz sıcaklarının tüm dünyada mevsim normallerinin üstünde seyrettiği şu günlerde bu hava koşullarından en az etkileneceğimiz şekilde elimizden gelen önlemleri alıyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-kan-sekeri-olcumu-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-393416">Yazın kan şekeri ölçümü yaparken nelere dikkat etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Klima, vantilatör, gölge, soğuk su… Yaz sıcaklarının tüm dünyada mevsim normallerinin üstünde seyrettiği şu günlerde bu hava koşullarından en az etkileneceğimiz şekilde elimizden gelen önlemleri alıyoruz. Yine de her gün yeni bir sıcak hava rekoru kaydedildiği günler yaşarken sağlığımızı korumak için uzmanlara kulak vermek gerekiyor. <strong>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Savaş Karataş</strong>, diyabet hastalarına yaz aylarında hayat kurtaracak önerilerde bulundu. </p>
<p>Yaz günleri diyabet hastaları açısından bazı tehlikeler içeriyor. Japonya’da yapılan bir çalışma özellikle tip 1 diyabet hastalarında yaz aylarında kan şekerinin aşırı düşmesi yani hipoglisemi sıklığının üç kat arttığını gösteriyor. Perelman Tıp Fakültesi’ne ait bir çalışmada ise tip 2 diyabet hastalarında yaz aylarında ani kalp krizinin ve diyabetik koma (ketoasidoz) riskinin arttığı ifade ediliyor. <strong>Doç. Dr. Savaş Karataş</strong>, özellikle artmış olan su kaybı yani dehidratasyon ve kan mineral (elektrolit) bozukluklarının kan şekeri değişimi ve tehlikelerini tetiklediğini belirterek “Bu durumla birlikte ter sinirleri etkilenmiş olan diyabet hastaları sıcağı çok algılayamayarak farkında olmadan aşırı ısıya maruz kalabilirler. Bunun da ötesinde sıcak havalarda yanların taşımaları gereken insülin ve diğer ilaçlar bozulabileceğinden etkisiz hale gelebilir ya da yan etki oluşturabilir. Şeker ölçüm cihaz ve çubukları ise sıcağın etkisiyle bozulabilir, terli ve susuz kalmış deri üzerinde yanlış sonuç verebilir. Artan metabolizma hızı ile birlikte insülin emilimi artıp kan şekeri düşmesi eğilimi oluşturabilir” diyor. </p>
<p><strong>Bu önerilere kulak verin!   </strong></p>
<p>Peki diyabet hastaları sıcak havanın getirdiği bu hayati sonuçları olabilecek tablodan kaçınmak için ne gibi önlemler almalı? <strong>Doç. Dr. Savaş Karataş</strong>,<strong> </strong>işte tüm bu tehlikeleri önleyebilecek basit yöntemleri şöyle sıralıyor: <strong> </strong></p>
<p><strong>Kan şekeri ölçümünü doğru yapın</strong></p>
<p>Kan şekerinizi gölgeli ve serin bir yerde ölçün; kan şekeri ölçüm çubuklarının güneş ışığına maruz kalmaması gerekiyor. Ayrıca ıslaklık sonucu etkilediğinden denizden ya da havuzdan çıkınca parmaklarınızı kuruttuktan sonra kan şekerini ölçün. </p>
<p><strong>Bol sıvı tüketin</strong></p>
<p>Yaz mevsiminde dışarıdan alınan sıvı gereksinimi iki kat artar. Özellikle sıvı kaybettiren ilaç kullananlarda sıvı kaybı normalden daha yüksek olur. Bu nedenle susamasanız bile su gereksiniminizin olduğuna (ileri derecede böbrek yetmezliği gibi klinik durumlar hariç) ve yeterli sıvı alımının mutlaka sağlanmış olduğuna çok önem verin. Meşrubat ve aşırı alkol tüketiminden uzak durun. Meyve suyu, çay, kahve gibi içeceklerin suyun yerini tutmadığını, aksine, sıvı ihtiyacını artıracağını, şekersiz diye lanse edilen birçok içeceğin gizli şeker içerdiğini aklınızdan çıkarmayın. </p>
<p><strong>Sıcak zeminde yürümeyin</strong></p>
<p>Diyabet hastalarının ayaklarında sık sık sorunlar oluşur. Diyabetik sinir tutulumu olan hastaların kumsal gibi sıcak zeminde ve çıplak ayakla yürümemesi gerekiyor. Eğer zorunlu olarak sıcak zeminde yürünecekse mutlaka yumuşak terlik kullanmalılar. En ufak zedelenme ya da kızarıklığın büyük travmatik sonuçlara yol açabileceğini aklınızda tutun. </p>
<p><strong>Dikkatli hareket edin</strong></p>
<p>Hareket etmek diyabet tedavisi için aksi durum belirtilmedikçe gerekli unsurlardan biri. Fiziksel aktivite için öncelikle serinliğin hissedildiği sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli. Fiziksel aktivite öncesi ve sonrasında yanlış sonuç çıkabileceği için kan şekeri ölçümü kesinlikle yapılmalı. Yine sıvı kaybı olduğu akılda tutularak egzersiz sırasında ek sıvı alınması gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Hipoglisemi yatkınlığını arttıran ilaçlar (sulfonilüre, insülin) kullananların egzersiz ile kan şekeri düşme riskinin artabileceği de unutulmamalı ve mutlaka yanda emilen bir karbonhidrat taşınmalı.</p>
<p><strong>İlaçlarınızı doğru saklayın</strong> </p>
<p>Kullanılan insülin ve ilaçları kurallara uygun şekilde saklayın. İnsülin 2-8 derece sıcaklıkta (buzdolabı kapağı) saklanmalıdır. İnsülin enjeksiyonu kullanıyorsanız uygulamadan en az yarım saat önce buzdolabından alınmalıdır. Zira hızlı sıcaklık değişimi etkinliği azaltarak zarar verebilir.</p>
<p><strong>Dışardaki yiyeceklere dikkat edin</strong></p>
<p>Yazın tatil moduna girilmesi, beslenme kurallarının esnetilmesine yol açabilir. Kalınan yazlık tesis, arkadaş ve akraba ziyaretlerinde sunulan zengin çeşit meyvelerde ve yemeklerde diyabetik olduğunuzu hatırlayarak diyetinize uygun davranın. </p>
<p><strong>Yanınızda yiyecek bulundurun</strong></p>
<p>Yaz terlemesi hipoglisemi terlemesi ile karışabileceğinden kan şekerinin düşüp düşmediğinden emin olunmalı, bu durumda el altında hızla emilebilen karbonhidrat türevi bulunmalı. </p>
<p><strong>Uzman kontrolünü ihmal etmeyin</strong> </p>
<p>Yazın ilaçlarınızın doz ve kullanma zamanında farklılık gerekebilir. Aynı zamanda bazı ek önerilere de ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu nedenle endokrinoloji uzmanına danışmayı ihmal etmeyin. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-kan-sekeri-olcumu-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-393416">Yazın kan şekeri ölçümü yaparken nelere dikkat etmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
