<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sayılı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sayili/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sayili</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:34:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>sayılı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sayili</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Teknosel&#8217;e Sayılı Günler Kaldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/teknosele-sayili-gunler-kaldi-633453</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:34:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[kaldı]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teknosel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633453</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selçuklu ’da teknoloji alanında gençlere ışık tutacak olan ve onların yeteneklerini sergileyecekleri Selçuklu TEKNOSEL Teknoloji Festivali, teknoloji tutkunlarını bir araya getirmek için gün sayıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknosele-sayili-gunler-kaldi-633453">Teknosel&#8217;e Sayılı Günler Kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu ’da teknoloji alanında gençlere ışık tutacak olan ve onların yeteneklerini sergileyecekleri Selçuklu TEKNOSEL Teknoloji Festivali, teknoloji tutkunlarını bir araya getirmek için gün sayıyor.</p>
<p>Selçuklu Belediyesi, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve İnnoPark iş birliğinde bu yıl 3.’sü düzenlenecek olan festival, robot yarışmaları ve teknoloji yarışmaları olmak üzere iki aşamadan oluşacak.</p>
<p>Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda düzenlenen ve gençlerin teknoloji üretimini desteklemeyi, Milli Teknoloji Hamlesi ’ne katkı sunmayı hedefleyen festival kapsamında gerçekleştirilen tüm yarışmalarda, 16 farklı kategoride toplam 3 milyon 165 bin TL tutarında ödül takdim edilecek.</p>
<p>12-14 Mayıs tarihlerinde Selçuklu Belediyesi Uluslararası Spor Salonu’nda, 15-17 Mayıs 2026 tarihlerinde ise Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan program kapsamında çocuklar ve gençlere yönelik sahne gösterileri, müzikaller, söyleşiler, bilim etkinlikleri ve teknoloji atölyeleri ziyaretçilerle buluşacak.</p>
<p><b>Festival etkinliklerle dolu dolu geçecek</b></p>
<p>Bu kapsamda Anadolu Sahne’de 15 Mayıs Cuma günü “Harika Kanatlar Müzikali” saat 10.00 ve 15.30’da sahnelenecek. 16 Mayıs’ta “Kozmik Birliğin Kahramanları Müzikali” 12.00 -16.00 saatleri arasında izleyiciyle buluşurken, 17 Mayıs Pazar günü ise aynı saatte sevilen çocuk karakterleri “Rafadan Tayfa Müzikali” ile sahnede olacak.</p>
<p>15-17 Mayıs tarihleri boyunca Anadolu Sahne ve Konya Sahne’de 10.00-19.00 saatleri arasında “Piksel Poi ve Stuff Gösterisi” ile “Bilim Gösterisi” düzenlenecek. Oda Tiyatro bölümünde ise üç gün boyunca “Nasreddin Hoca ile Su Tasarrufu” adlı tiyatro gösterisi 10.30-17.30 saatleri arasında sahnelenecek.</p>
<p>Programın söyleşi bölümünde ise alanında uzman isimler gençlerle bir araya gelecek. Anadolu Sahne Söyleşileri kapsamında 15 Mayıs’ta Ramazan Yetgin ve Bayram Meral’in katılımıyla saat 18.00’de “Dijital Çağda Bilgiyle Kazanmak” başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek. Konya Sahnede ise 16 Mayıs’ta Atlas Kaya “Gen Z, Dijital Çağda Geleceğin İçin Harekete Geç!” başlıklı söyleşisiyle saat 14.00’te, aynı gün saat 17.00’de Gökhan Müftüoğlu “Geleceğin Planlama Navigasyonu” konulu söyleşiyisiyle gençlerle buluşacak.</p>
<p>Selçuklu Kongre Merkezi açık alanında düzenlenecek etkinliklerde ise jonglör gösterileri, bilim gösterileri, Shark Sürü Uçuş Gösterisi ve animatör etkinlikleri gün boyu ziyaretçilere eğlenceli anlar yaşatacak. Ayrıca teknoloji vitrininde proje tanıtımları yapılırken, atölye etkinlikleri ve dijital oyun alanları da katılımcıların deneyimine sunulacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknosele-sayili-gunler-kaldi-633453">Teknosel&#8217;e Sayılı Günler Kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kariyer Fuarı&#8217;26&#8221; Etkinliğine Sayılı Günler Kaldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kariyer-fuari26-etkinligine-sayili-gunler-kaldi-633144</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliğine]]></category>
		<category><![CDATA[fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaldı]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi’nde, öğrenci ve mezunların iş dünyasını yakından tanımalarına, iş ve staj fırsatları hakkında doğrudan firmalarla görüşmelerine, sektörün güncel gelişmelerini alanında uzman temsilcilerden öğrenmelerine olanak tanıyan “Kariyer Fuarı’26” etkinliğine sayılı günler kaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kariyer-fuari26-etkinligine-sayili-gunler-kaldi-633144">&#8220;Kariyer Fuarı&#8217;26&#8221; Etkinliğine Sayılı Günler Kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi’nde, öğrenci ve mezunların iş dünyasını yakından tanımalarına, iş ve staj fırsatları hakkında doğrudan firmalarla görüşmelerine, sektörün güncel gelişmelerini alanında uzman temsilcilerden öğrenmelerine olanak tanıyan “Kariyer Fuarı’26” etkinliğine sayılı günler kaldı.<br />KTO Karatay Üniversitesi tarafından düzenlenen, öğrenci ve mezunların kariyer yolculuğuna güçlü bir başlangıç yapma fırsatı sunan “Kariyer Fuarı’26” etkinliği, 13–14 Mayıs 2026 tarihlerinde Merkez Kampüste gerçekleşecek. İş dünyasının farklı sektörlerinden 100’den fazla kurum ve kuruluşun katılımıyla yapılacak olan Kariyer Fuarı’26, öğrenci ve mezunların firmalarla doğrudan bir araya gelerek kariyer fırsatlarına ulaşması, staj, iş olanakları hakkında bilgi alması ve profesyonel bağlantılar kurmasına imkân sağlayacak.<br />Katılımcı firmalar ve sektör temsilcileriyle birebir görüşmeler yapacak olan gençler, Merkez Kampüste gerçekleşecek olan seminer programları ile iş dünyasının beklentilerini yakından tanıma ve kariyer hedeflerini daha sağlam temellere oturtma fırsatı yakalayacak.<br />“Kariyer Fuarı’26, Güçlü İş Birliklerine ve Yeni Fırsatlara Kapı Açacak”<br />Kariyer Fuarı’26’nın öğrenciler ve mezunlar açısından önemli bir kariyer buluşması olduğuna dikkat çeken KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç; “KTO Karatay Üniversitesi olarak öğrencilerimizi iş hayatına hazır bireyler olarak yetiştirmeyi ve mezun etmeyi temel sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Kariyer Fuarı’26 ile gençlerimizin sektör temsilcileriyle doğrudan temas kurmalarını, farklı iş alanlarını yakından tanımalarını ve gelecek planlamalarını daha bilinçli yapmalarını hedefliyoruz. Öğrenci ile mezunlarımızın kariyer yolculuklarında onlara rehberlik edecek bu önemli organizasyonun, güçlü iş birliklerine ve yeni fırsatlara kapı açacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.<br />Kariyer Fuarı’26’ya katılım sağlamak isteyen tüm firmalar, 444 12 51’i arayarak, 7457 nolu dahili telefondan ayrıntılı bilgi alabilir; https://forms.gle/sjQAbJzYnCxjPBc96 linkinden başvuru yapabilir.</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kariyer-fuari26-etkinligine-sayili-gunler-kaldi-633144">&#8220;Kariyer Fuarı&#8217;26&#8221; Etkinliğine Sayılı Günler Kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin En Uzun Maratonuna Sayılı Saatler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-en-uzun-maratonuna-sayili-saatler-625923</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[iznik]]></category>
		<category><![CDATA[İznik Ultra Maratonu]]></category>
		<category><![CDATA[koşu]]></category>
		<category><![CDATA[maratonuna]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[saatler]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625923</guid>

					<description><![CDATA[<p>İznik Ultra Maratonu, 10-12 Nisan’da, İznik’te gerçekleşecek. Birçok ülkeden bine yakın sporcu ve binlerce sporsever İznik’in eşsiz tarihi ve doğası arasında muhteşem bir maceraya atılacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-en-uzun-maratonuna-sayili-saatler-625923">Türkiye&#8217;nin En Uzun Maratonuna Sayılı Saatler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İznik Ultra Maratonu, 10-12 Nisan’da, İznik’te gerçekleşecek. Birçok ülkeden bine yakın sporcu ve binlerce sporsever İznik’in eşsiz tarihi ve doğası arasında muhteşem bir maceraya atılacak.</b></p>
<p>3 gün boyunca sürecek İznik Ultra Maratonu ve Koşu Festivali, en uzun ve zor koşu yarışı olan 160 kilometrelik İznik Ultra 160K başlangıç işareti ile 10 Nisan saat 17.00’de 15. kez başlayacak. Türkiye’nin en büyük 5. gölü çevresindeki patika ve yollarda koşacak, İznik Gölü havzasının güzelliklerini keşfedecek yarışmacılar Türkiye’nin ve dünyanın dört yanından geliyorlar.</p>
<p>2011 yılından bugüne düzenlenen İznik Ultra Maratonu, başta yerel kurumlar olmak üzere birçok destek ile devam ediyor. Sporcuları yarışlara çeken fikir; İznik Gölü’nün çevresini koşarak, kas gücüyle tamamlamak.</p>
<p>Üç gün süren festivalde 160K İznik Ultra Maratonu, 90K Orhangazi, 75K Dikilitaş Ultra ve 50K Müşküle Dağ Maratonu, 25K Derbent Patika Koşusu, 14K Çamdibi ve, 5K Tarihi Kent Koşusu ile Çocuk Koşusu gerçekleştirilecek. İzleyicilerle birlikte binin üzerinde sporsever 2.500 yıllık geçmişe sahip İznik’e gelecek. Misafirler, göl çevresindeki 21 köy ve mahallenin alkışları ve destekleriyle koşacak.</p>
<p>İznik Ultra Maratonu 2026 yılında 15. kez koşulacak. Maratonun ödül töreni 12 Nisan 2026 Pazar günü 13.30’da Yeşil Cami bahçesinde gerçekleştirilecek.</p>
<p><b>Belediye Başkanı Usta Başarılar Diledi</b></p>
<p>İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta yaptığı açıklamada “İznik ile özdeşleşmiş bir etkinliğimiz İznik Ultra Maratonu bu yıl 15. kez gerçekleşiyor.10-12 Nisan tarihlerinde ilçemizde binlerce sporseveri ve ailelerini ağırlayacağız. İlçemizin eşsiz doğası ve tarihi arasında mükemmel bir koşu festivali yaşayacak olan tüm sporcularımıza başarılar diliyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-en-uzun-maratonuna-sayili-saatler-625923">Türkiye&#8217;nin En Uzun Maratonuna Sayılı Saatler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>5G&#8217;ye Sayılı Günler Kala Vodafone Flex&#8217;te Fırsatlar Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/5gye-sayili-gunler-kala-vodafone-flexte-firsatlar-basladi-620027</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[flex]]></category>
		<category><![CDATA[galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[kala]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[müşteriler]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[seç]]></category>
		<category><![CDATA[seçen]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[Vodafone Flex]]></category>
		<category><![CDATA[ye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620027</guid>

					<description><![CDATA[<p> Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, global teknoloji işbirlikleriyle müşterilerinin doğru ürünlere doğru zamanda erişmesini sağlamaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5gye-sayili-gunler-kala-vodafone-flexte-firsatlar-basladi-620027">5G&#8217;ye Sayılı Günler Kala Vodafone Flex&#8217;te Fırsatlar Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone, </strong>global<strong> </strong>teknoloji işbirlikleriyle müşterilerinin doğru ürünlere doğru zamanda erişmesini sağlamaya devam ediyor. Şirket, toplam 10’u aşkın kategoride 1.000’den fazla ürünün yer aldığı <strong>Vodafone FLEX</strong> çatısı altında tüm Türkiye 5G’ye hazır olsun diye <strong>Mart ayına</strong> özel fırsatlar sunuyor. Buna göre, seçili 5G uyumlu telefonlarda (Samsung Galaxy A17 5G, TECNO Spark Slim 5G, Xiaomi Redmi 15 5G, OPPO A5 5G, Infinix Hot60i 256GB 5G) Türkiye’de bir ilk olan ücretsiz 5 yıl garanti kampanyası Mart sonuna kadar devam edecek. Vodafone FLEX’te 5G uyumlu Samsung Galaxy Tab S10 Lite 5G ve Galaxy Tab S11 5G tabletler de faturaya ek 6 taksit fırsatıyla sunulacak. </p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin,</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Vodafone olarak, 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübesiyle, yeni nesil teknolojilere geçişte sadece altyapıyı değil müşterilerimizin hazır olmasını da odağımıza alıyoruz. 5G’ye geçiş sürecinde müşterilerimizin doğru cihaza erişimi önemli rol oynuyor. Bu anlayışla, Mart ayı için Vodafone FLEX’te akıllı telefondan tablete birçok kategoride çeşitli fırsatlar sunuyoruz. Vodafone FLEX ile dilediği ürünü seçen müşterilerimiz, kendilerine en uygun ödeme yöntemini de seçerek kendilerini ya da sevdiklerini mutlu edecek ürünleri Vodafone’dan kolayca satın alabiliyorlar. Global deneyimimizden beslenen bu kampanyayla teknolojiyi daha yakın, daha kolay ve herkes için daha ulaşılabilir hale getirmeyi amaçlıyoruz. Herkesi Vodafone FLEX avantajlarından yararlanmaya davet ediyoruz.”</p>
<p><strong>Mart ayına özel fırsatlar</strong></p>
<p>Vodafone FLEX’in Mart fırsatları kapsamında, çok satan seçili Apple, Samsung, JBL, Huawei ve TECNO marka akıllı saat ve kulaklıklarda %39’a varan indirim ay sonuna kadar devam edecek. Vodafone mağazalarında çok satan seçili telefon, akıllı saat ve kulaklıklarda avantajlı peşin ödeme seçenekleri de sunulacak. Samsung’un 5G uyumlu yeni serisi Galaxy S26, ön satış dönemi boyunca aynı fiyata iki kat hafıza fırsatıyla sunuluyor. Müşteriler ister faturaya ek 3 ay taksit, ister peşin ödeme seçeneğiyle yeni Galaxy S26 serisine sahip olabiliyor. Apple’ın yeni 5G uyumlu iPhone 17e modeli ise yine Vodafone FLEX’te ön satışa sunuldu. 11 Mart itibarıyla faturaya ek ve peşin ödeme seçenekleriyle satış dönemine başlayacak.</p>
<p><strong>Avantajlarla dolu Vodafone FLEX dünyası </strong></p>
<p><strong> </strong>Vodafone FLEX, müşterilerinin ihtiyaç ve talepleri için çok geniş ve çeşitli ürün portföyü sunan bir  teknoloji dünyası. “Seç Seç Al” mottosuyla duyurulan Vodafone FLEX dünyası “ürünü seç, ödemeni seç ve kolayca al” ilkesine dayanıyor. Müşteriler, kredi kartına ihtiyaç duymadan faturalarına ek 12 aya varan ödeme imkanı ve daha birçok kendine uygun çeşitli ödeme yöntemleriyle zengin seçenekler arasından dilediği teknolojik ürünü Vodafone güvencesiyle alabiliyor. Vodafone FLEX ayrıca, Türkiye’nin en geniş 5G uyumlu telefon portföyü* ve esnek ödeme seçenekleri sayesinde, 1 Nisan’da kullanıma sunulacak 5G hizmeti öncesi müşterilerin 5G uyumlu cihaza sahip olmasını kolaylaştırıyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5gye-sayili-gunler-kala-vodafone-flexte-firsatlar-basladi-620027">5G&#8217;ye Sayılı Günler Kala Vodafone Flex&#8217;te Fırsatlar Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;de ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesine Yönelik Eğitim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirde-ilo-190-sayili-siddet-ve-taciz-sozlesmesine-yonelik-egitim-615439</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[ilo]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşmesine]]></category>
		<category><![CDATA[taciz]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ILO C190 sayılı sözleşme kapsamında “Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Eğitimi” düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirde-ilo-190-sayili-siddet-ve-taciz-sozlesmesine-yonelik-egitim-615439">Büyükşehir&#8217;de ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesine Yönelik Eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ILO C190 sayılı sözleşme kapsamında “Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Eğitimi” düzenlendi. Eğitimde konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Biz, “kadın dostu kent” anlayışını bir proje değil, bir yönetim modeli olarak benimsiyoruz. Kadınların; güvenle yaşayabildiği, ekonomik hayata katılabildiği, karar mekanizmalarında yer alabildiği, şiddetten uzak bir yaşam sürdürebildiği bir kent için çalışıyoruz” diye konuştu. </span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun 190 Sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik Politika Belgesi’ni imzalayan Türkiye ve dünyadaki ilk yerel yönetim olmuştu. ILO C190, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi ele alan ilk ve tek uluslararası sözleşme olma özelliği taşıyor.</span></span></p>
<p><span><span>Bu kapsamda çalışmalar yapan Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu işbirliğiyle “Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi” konulu farkındalık ve bilinçlendirme eğitimi düzenledi. </span></span></p>
<p><span><span>FARKINDALIK EĞİTİMİ </span></span></p>
<p><span><span>Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binasında gerçekleşen eğitim toplantısına Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, TKDF Hukuk Danışmanı Av. Umut Çiftçi, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nden Doç. Dr. Seher Demirkaya, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ceyhun Güler, ilçe belediye temsilleri ile belediye personeli katıldı. </span></span></p>
<p><span><span>KADIN DOSTU YÖNETİM MODELİ </span></span></p>
<p><span><span>Açılışta konuşan Başkan Vekili Büşra Özdemir, eğitimin sadece bilgilendirme değil, kurumsal dönüşümün de önemli bir adımı olduğuna vurgu yaparak, “ILO 190 sayılı sözleşme çalışma yaşamında güvenli, eşit ve insan onuruna yakışır bir ortamın sağlanmasını temel bir hak olarak tanımlar. Bizler, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak Kadın Dostu Kent vizyonunu yalnızca sosyal projelerle değil kurumsal uygulamalarımızla da hayata geçiriyoruz. Kadınların güçlenmesini, şiddetin önlenmesini ve eşitlik ilkesinin tüm alanlara yerleşmesini öncelikli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu eğitim sadece bir bilgilendirme değil, aynı zamanda kurumsal dönüşümün önemli bir adımıdır. Amacımız güvenli ve saygılı çalışma ortamlarını güçlendirmek ve bu konuda yerel yönetimlere örnek olmaktır” diye konuştu. </span></span></p>
<p><span><span>BÜYÜKŞEHİR, TÜRKİYE VE DÜNYA’YA ÖRNEK OLDU</span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu önemli belgeyi imzalayan ilk yerel belediye olduğunu hatırlatan Özdemir, “Kadınların; güvenle yaşayabildiği, ekonomik hayata katılabildiği, karar mekanizmalarında yer alabildiği, şiddetten uzak bir yaşam sürdürebildiği bir kent için çalışıyoruz. Amacımız güvenli ve saygılı çalışma ortamlarını güçlendirmek ve bu konuda yerel yönetimlere örnek olmaktır.  Bu vesileyle katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyor, eğitimin verimli geçmesini diliyorum. Bu vesileyle bu dönüşümü başlatan Türkiye’de bunu ilk imzacısı olan Muhittin Böcek Başkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.  </span></span></p>
<p><span><span>ANTALYA BİR İLKİ BAŞARDI </span></span></p>
<p><span><span>Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de konuşmasına Muhittin Böcek’e selamlarına ileterek başladı. Canan Güllü, “2023 yılında Muhittin Böcek, yerel yönetim olarak C190’ın imzalanmasına öncülük yaparak, Antalya bir ilki başardı ve Türkiye henüz bu sözleşmeyi imzalamadan bir politika belgesi yayınladı. Bu belgeyle Bu politika belgesini dünyada ilk imzalayan yerel belediye Antalya Büyükşehir Belediyesi oldu. İstanbul Sözleşmesinden daha çok güvendiğim bir belge. Çünkü C190 sözleşmesinin sürdürülebilir istihdamı daha çok destekleyecek ve güçlendirecektir” diye konuştu.</span></span></p>
<p><span><span>Eğitim toplantısında TKDF Hukuk Danışmanı Av. Umut Çiftçi ‘Çalışma yaşamında şiddet ve tacize mücadelede temel kavramlar’, Doç. Dr. Seher Demirkaya ile Doç. Dr. Ceyhun Güler, ‘Çalışma yaşamında temel haklar, İşyerinde şiddet ve tacizle mücadelenin ruhu’ konulu sunum yaptılar.   </span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirde-ilo-190-sayili-siddet-ve-taciz-sozlesmesine-yonelik-egitim-615439">Büyükşehir&#8217;de ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesine Yönelik Eğitim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli öğrencilere, &#8220;1416 Sayılı MEB Burs Programı&#8221; tanıtıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-ogrencilere-1416-sayili-meb-burs-programi-tanitildi-601617</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 08:05:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[burs]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[meb]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[Yurt Dışında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601617</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörlüğü tarafından “Yurt Dışında Lisansüstü Eğitim:1416 MEB Bursu İle Uluslararası Deneyimler ve Fırsatlar” adlı konferans düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-ogrencilere-1416-sayili-meb-burs-programi-tanitildi-601617">Egeli öğrencilere, &#8220;1416 Sayılı MEB Burs Programı&#8221; tanıtıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörlüğü tarafından “Yurt Dışında Lisansüstü Eğitim:1416 MEB Bursu İle Uluslararası Deneyimler ve Fırsatlar” adlı konferans düzenlendi. Fen Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğe,  Öğrenci Dekanı  Prof. Dr. Fırat Sarsar’ın yanı sıra akademisyenler ve öğrenciler katıldı.  Etkinlikte, Millî Eğitim Uzmanları Dr. M. Furkan Uzan ile Dr. Duygu Çavdar Yağan konuşmacı olarak yer aldı. Programda, yurt dışında lisansüstü eğitim imkânları, başvuru süreci ve bursiyerlere sağlanan akademik ve psikososyal destekler hakkında detaylı bilgi verildi.</p>
<p>Yurt dışına öğrenci gönderme politikasının Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün vizyonu olduğunu vurgulayan Millî Eğitim Uzmanı Dr. M. Furkan Uzan, “Türkiye Cumhuriyeti’nin yurt dışına öğrenci gönderme stratejisi, kökleri Osmanlı’nın son dönemindeki modernleşme hareketlerine uzansa da kapsamlı ve kurumsal bir devlet politikasına dönüşmesi Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla mümkün olmuştur. 1929 yılında yürürlüğe giren 1416 sayılı Kanun ile bu alandaki tüm çalışmalar Millî Eğitim Bakanlığı çatısı altında toplanmıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki çetin ekonomik koşullara rağmen, eğitimden ve nitelikli insan kaynağı yetiştirme hedefinden asla vazgeçilmemiştir. Bu bursla yurt dışına giden öğrenciler, edindikleri birikimle yurda dönerek akademiden kamu yönetimine kadar pek çok sahada ülkenin kalkınmasına yön vermiştir” dedi.</p>
<p><b>“Öğrencilerin tüm ihtiyaçları MEB tarafından karşılanıyor”</b></p>
<p>Programın kapsamına ve yükümlülüklerine dair detayları da paylaşan Dr. Uzan, “1416 sayılı Kanun kapsamında yürütülen bu burs programı ile öğrencilerin okul ücretleri, aylık yaşam giderleri, dil eğitimi, sınav bedelleri ve sağlık sigortası gibi masrafları Millî Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır. Öğrenim sürecinin ardından sağlanan istihdam garantisi, bu programı benzerlerinden ayıran en belirgin özelliktir. Ancak sunulan bu imkân, bursiyerlerin yurt dışında geçirdikleri sürenin iki katı kadar zorunlu hizmet yükümlülüğünü de beraberinde getirmektedir. Temel amaç, yurt dışında edinilen bilgi ve deneyimin doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin akademik ve kurumsal gelişimine aktarılmasıdır” diye konuştu.</p>
<p><b>“Yurt dışında eğitim psikososyal bir süreçtir”</b></p>
<p>Bursiyerlerin yurt dışı süreçlerinde göğüsledikleri psikososyal zorluklara dikkat çeken Millî Eğitim Uzmanı Dr. Duygu Çavdar Yağan, “Yurt dışında eğitim görmek bursiyerler için eşsiz bir fırsat sunsa da kültürel uyum, yalnızlık, dil bariyeri ve akademik beklentiler gibi çeşitli güçlükleri de beraberinde getirmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı olarak bu sürecin salt akademik başarıdan ibaret olmadığının bilincindeyiz ve bursiyerlerimizin psikolojik sağlamlıklarını desteklemeyi önceliyoruz. Bireylerin hem kişisel hem de mesleki gelişiminde dönüştürücü bir rol oynayan bu deneyimin sağlıklı bir zeminde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir” dedi.</p>
<p><b>“Profesyonel destek ağı ve YLSY PDR Birimi”</b></p>
<p>Bakanlık tarafından bursiyerlere yönelik hayata geçirilen psikososyal destek mekanizmalarına dair detayları paylaşan Dr. Duygu Çavdar Yağan, “Yürüttüğümüz araştırmalar neticesinde, bursiyerlerin önemli bir kısmının Türkçe psikolojik danışmanlık desteğine ihtiyaç duyduğunu saptadık ve bu doğrultuda YLSY PDR birimini kurduk. Bu birimdeki uzman psikolojik danışmanlarımız aracılığıyla, yurt dışındaki bursiyerlerimize çevrim içi bireysel danışmanlık hizmeti sağlamaktayız. Bununla birlikte, yurt dışına çıkış öncesi uyumu kolaylaştıran psikoeğitim programları, yurda dönüş sürecini destekleyen çalışmalar, mentorluk sistemi ve kapsamlı rehber kitapçıklar da bursiyerlerin hizmetine sunulmuştur. Temel gayemiz, bursiyerlerin yalnızca eğitimlerini tamamlamaları değil, donanımlı ve güçlü bireyler olarak Türkiye’ye dönmeleridir. Bu yaklaşım, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sizleri birer kıvılcım olarak gönderiyoruz, alevler halinde ülkenize geri dönmelisiniz’ vizyonunun günümüzdeki en somut yansımasıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Programın sonunda Öğrenci Dekanı Prof. Dr. Fırat Sarsar tarafından konuşmacılara “Teşekkür Belgesi” takdim edildi. Etkinlik, katılımcıların yer aldığı toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-ogrencilere-1416-sayili-meb-burs-programi-tanitildi-601617">Egeli öğrencilere, &#8220;1416 Sayılı MEB Burs Programı&#8221; tanıtıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YKS&#8217;ye sayılı gün kala her sabah 10.15&#8217;te deneme sınavı çözün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yksye-sayili-gun-kala-her-sabah-1015te-deneme-sinavi-cozun-546069</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 11:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çözün]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kala]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[yksye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546069</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yönetici Yardımcısı Sevgi Toprakyaran, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) saylı günler kala öğrencilere kritik tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yksye-sayili-gun-kala-her-sabah-1015te-deneme-sinavi-cozun-546069">YKS&#8217;ye sayılı gün kala her sabah 10.15&#8217;te deneme sınavı çözün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yönetici Yardımcısı Sevgi Toprakyaran, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) saylı günler kala öğrencilere kritik tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Yoğun tempoda çalışmak yerine, deneme sınavlarında yapılan hatalara odaklanın</strong></p>
<p>Bu hafta yoğun tempoda çalışmak yerine, deneme sınavlarında yapılan hatalara odaklanmanın daha faydalı olacağını dile getiren Sevgi Toprakyaran, “Yeni konular öğrenmeye çalışmak yerine, geçmişte zorlanılan konulara kısaca göz atmak yeterlidir. Zihni yormaktan kaçınıp, zihinsel olarak dinç ve motive kalmaya özen gösterilmelidir.” dedi.</p>
<p><strong>Sınavla aynı saatte başlanan denemeler yapın</strong></p>
<p>Sınava sayılı günler kala her sabah bir deneme çözmenin oldukça faydalı olacağını ifade eden Sevgi Toprakyaran, “Özellikle sınavla aynı saatte, yani 10.15’te başlanan denemeler, sizi gerçek sınav atmosferine hazırlayacaktır. Deneme sonrasında yapılacak kısa değerlendirmeler ise hataları fark etmenize ve eksiklerinizi gidermenize yardımcı olur.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Son 5 yılda çıkmış soruları çözün</strong></p>
<p>Özellikle ÖSYM’nin soru tarzını görmek açısından çıkmış sorulara göz atmanın oldukça önemli olduğuna işaret eden Sevgi Toprakyaran, “Ancak tüm yılların sorularını çözmeye çalışmak yerine, son beş yıla odaklanmak yeterlidir. Zamanı verimli kullanmak adına seçici olmak fayda sağlar. Ayrıca, MSÜ ve LGS sorularını da çözmenizi tavsiye ederim; bu sorular da benzer mantık yürütme becerilerini geliştirmenize katkı sunar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Her gün aynı saatte yatın</strong></p>
<p>Uyku düzeninin zihinsel performansın temelini oluşturduğunu hatırlatan Sevgi Toprakyaran, “Bu nedenle sınav haftasında her gün aynı saatte yatıp kalkmak bir alışkanlık hâline getirilmelidir. Sınav sabahı zinde olabilmek için, geç saatlere kadar uyanık kalmaktan kaçınılmalı, ekran süresi sınırlandırılmalı, oda mutlaka havalandırılmalı ve hafif bir kahvaltı tercih edilmelidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kaygı yönetimi için kritik ipuçları</strong></p>
<p>Sınav kaygısına da dikkat çeken Sevgi Toprakyaran, “Kaygı, bu süreçte yaşanması doğal bir duygudur ve doğru yöntemlerle kontrol altına alınabilir. Derin nefes egzersizleri, kısa yürüyüşler, müzik dinlemek ve meditasyon gibi teknikler zihni ve bedeni rahatlatır. Ayrıca, ‘Hazırım, elimden geleni yaptım’ gibi olumlu düşünceler geliştirmek, olumsuz iç sesin etkisini azaltarak sakinleşmeye yardımcı olur.” dedi.</p>
<p><strong>Kimlikteki fotoğraf güncel olmalı!</strong></p>
<p>Sınav anında yaşanabilecek aksilikleri önlemek için sınav belgelerinin en geç Cuma sabahına kadar hazırlanması gerektiğini söyleyen Sevgi Toprakyaran “Özellikle kimlikteki fotoğrafın güncel olması, sınav girişinde yaşanabilecek sorunların önüne geçer. Kimlik ve sınav giriş belgenizi, her zaman ulaşabileceğiniz sabit bir yerde bulundurmalısınız. Hazırlıkları son güne bırakmak, unutmalara veya gereksiz paniğe yol açabilir. Erken hazırlık yapmak, sınav öncesi stresi büyük ölçüde azaltır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sınav stratejinizi YKS gününden önce netleştirin</strong></p>
<p>Sınav stratejisinin ise önceden netleştirilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Sevgi Toprakyaran, şu önemli tavsiyede bulundu:</p>
<p>“Sınav stratejinizi YKS gününden önce netleştirmeniz çok önemlidir. Hangi testten başlayacağınızı, kaç soru çözdükten sonra ara vereceğinizi ve her testi ne kadar sürede tamamlamayı planladığınızı önceden belirlemelisiniz. Bu stratejiye uygun hareket etmek, sınav anında sizi daha kontrollü ve verimli kılar. Kitapçığa genel bir göz atmak ise çoğu zaman gereksiz zaman kaybına neden olabilir. Bu nedenle doğrudan kendi planınıza uygun şekilde soruları çözmeye başlamak daha doğrudur.</p>
<p>Her test için önceden bir süre planı yapmak, sınav anında zamanı etkili kullanmanın en önemli adımlarındandır. Ancak sınav sırasında sürekli saate bakmak yerine, önceden geliştirdiğiniz içsel zamanlama alışkanlıklarını kullanmak daha sağlıklıdır. Kendi temponuza uygun bir çözüm sırası belirleyip bu plana sadık kalmak, hem dikkatinizi korumanıza hem de süreyi verimli kullanmanıza yardımcı olur.”</p>
<p><strong>Sınav sırasında ne yapılmalı?</strong></p>
<p>Sınav sırasında dikkat dağınıklığı<strong> </strong>yaşanılması durumunda yapılması gerekenleri de anlatan Eğitim Uzmanı Sevgi Toprakyaran, “Gözlerinizi birkaç saniye kapatmak, derin nefes almak ve oturuş pozisyonunuzu değiştirmek bile konsantrasyonunuzu yeniden kazanmanıza yardımcı olabilir. Kısa molalar vermek, zihninizi dinlendirerek odaklanmanızı güçlendirir. Sınav sırasında panik olursanız, kalemi bırakıp derin nefeslere odaklanmak en etkili yöntemdir. Sadece birkaç saniyelik sakinleşme, sınavın geri kalanını daha sağlıklı ve kontrollü geçirmenize yardımcı olur.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yksye-sayili-gun-kala-her-sabah-1015te-deneme-sinavi-cozun-546069">YKS&#8217;ye sayılı gün kala her sabah 10.15&#8217;te deneme sınavı çözün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Hakkında Açıklama</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/663-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-hakkinda-aciklama-440269</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2024 13:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hükmünde]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kararnamede]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmasına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında açıklama yaptı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/663-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-hakkinda-aciklama-440269">663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Hakkında Açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında açıklama yaptı.</p>
<p>Açıklamada şu ifadeler yer aldı.</p>
<p>TBMM Başkanlığı’na 5 Şubat 2024 günü sunulan Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 8 Şubat 2024’te TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’ndan iktidar partilerinin oylarıyla değişiklik yapılmadan geçirildi. Bu süreçte komisyonda bulunarak itirazlarımızı dile getirdik ancak ne bizim ne de değişiklik önerisi yapan milletvekillerinin önerileri kabul edildi.</p>
<p>Hekimler olarak, aylıkları açlık ve yoksulluk sınırının altında kalan emekli hekimlerle ilgili düzenlemenin ve çalışan hekimlerin ücretlerinin emekliliğe yansımasının TBMM gündemine alınmasını beklerken; yine hekimlere/sağlık emekçilerine ve dolayısıyla toplum sağlığına gelecekte önemli derecede zarar verecek bir kanun teklifi herhangi bir değerlendirmeye fırsat vermeyecek kadar kısa sürede ve tam da Şubat 2023 depremlerinin yıldönümünde önümüze geldi.</p>
<p>Kanun teklifi ile ilgili komisyonda temsilcimiz söz aldığında düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçelerine uygun olarak yapılmadığını da belirtmiş bunun üzerine komisyon başkanı, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesine bakmadığını ancak gerekçesi ne olursa olsun asla <em>“Kanunu şöyle yapacaksınız”</em> diye kendilerine tarif edemeyeceğini belirtmiştir. Mevzuat düzenlemesinde gerekirse Anayasa Mahkemesi’nin de tanınmayacağını söyleyen bu sözler ne yazık ki skandal niteliğindedir. Bu çalışmanın komisyon başkanı dahil sunanlarca bilinmediğini gösteren durum ise kanun teklifinin gerekçesinde Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının gereklerinin yerine getirildiği yazmasıdır.</p>
<p>Bu kanun teklifinin, toplumun sağlıksızlaşması pahasına özel sermayenin kârını ve tekelleşmesini amaçlayan sağlık politikalarının uygulanması için hekimlerin üzerindeki tahakkümü artırmanın ve son aylarda daha da belirginleşen Anayasa tanımazlığın devamı olduğu net bir şekilde görülmektedir. Meslektaşlarımızın haklarının daha fazla zarar görmemesi adına kanun teklifine yönelik her türlü girişimde bulunacağımızı ifade ediyoruz.</p>
<p>Sağlıklı koşullarda çalışıp haklarımızı alabildiğimiz, toplum sağlığını korumayı önceleyen bir sağlık sistemini mümkün kılana dek Türk Tabipleri Birliği olarak hekimler/sağlık emekçileri ve toplumla birlikte itirazlarımızı yükseltecek, kanun Meclis’te görüşülürken de itiraz ve görüşlerimizi dile getirmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Kanun teklifinin hekim meslektaşlarımızı yakından ilgilendiren maddelerine ilişkin görüşlerimiz aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır.</p>
<p><strong>1.</strong> Teklifin <strong>6, 7 ve 8. maddelerinde </strong>1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nda değişiklik yapılması önerilmektedir.</p>
<p>Anılan kanunun mevcut 6. maddesinde, ilaç ruhsatlandırması öncesinde Sağlık Bakanlığı’na başvurunun ne şekilde yapılacağı belirtilmekte; başvuru dilekçesi ile birlikte müstahzarın numunesinin de gönderilmesi hüküm altına alınmıştır. 7. maddesinde ise bu numunelerin Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen laboratuvarlarda tetkik ve tahlil edilerek maddede yazılı şartların varlığı halinde izin verileceği düzenlenmektedir. 8. maddesinde de yabancı memleketlerden getirilen müstahzarlar için ruhsatlandırma işlemlerinde dilekçe ekinde verilecek beş numune ibaresi yürürlükten kaldırılmaktadır.</p>
<p>Teklif metninde bakanlığa ruhsatlandırma öncesinde tahlil edilmek üzere numunelerin gönderilmesinden vazgeçilmektedir. Bunun gerekçesi ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılarak hastaların ilaca daha hızlı erişiminin temini ve <em>“ürünün ruhsatlandırma süreci içinde, üretici </em><em>tarafından yapılan analizlere ek olarak Sağlık Bakanlığı tarafından yeniden analiz edilmemesinin, ürünün kalite ve güvenliği üzerinde herhangi bir risk oluşturmadığı”</em> şeklinde gösterilmiştir. Ruhsat sürecinin tamamlanması sonrasında analiz yapılması öngörülerek olması gereken ruhsatlandırma basamakları tersine çevrilirken; böyle bir risk olmadığının söylenebilmesi, bu savın ancak bilimsel bilgiyle desteklenmesi ile mümkün olabilir. Kaldı ki risk olmadığının kabulü halinde de ruhsatlandırma sonrasında analiz yapılması tümüyle gereksiz olacaktır. İlaç araştırmalarının sonunda ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılmasından daha önemli olan, etkililik ve güvenilirlik çalışmalarının tamamlanması ve toplum sağlığının korunması, en küçük bir riskin dahi bertaraf edilmesidir. Bu süreç sayesinde tüm ilaçların etkililiği ve güvenliliği daha büyük oranda güvence altına alınıyorsa, “gecikme” yararlıdır. Bu tetkiklerin ruhsat aşamasından sonra yapılması, bu arada zarar görebilecek kişiler için geri dönüşsüz sonuçlara yol açabilecektir. Teklif bu haliyle Anayasa’nın 2, 17 ve 56. maddelerine aykırıdır.</p>
<p>2. Teklifin <strong>9. maddesinde </strong>1262 sayılı kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında değişiklik yapılarak bakanlıkça başvuru üzerine mevzuatta belirlenen süre içinde cevap verileceğine dair düzenleme yerine ruhsatname düzenleneceği belirtilmektedir.</p>
<p>Teklif bu haliyle başvurunun mutlak surette “ruhsatname verilmesi” ile sonuçlandırılacağı anlamını taşımakta, idarenin değerlendirme ve takdir yetkisini tümüyle ortadan kaldırmaktadır. İlacın numuneleri tetkik edilmeden piyasada satıldığı dönemde oluşacak zararların sorumluluğuna ilişkin bir belirleme yapılmadığı, ön onay benzeri bir mekanizmanın da tarif edilmediği görülmektedir.</p>
<p>3. Teklifin<strong> 15. maddesinde</strong> 209 sayılı kanunun 5. maddesinde değişiklik yapılması önerilmektedir.</p>
<p>Maddenin 1. fıkrasının üçüncü cümlesinde sağlık tesisince dağıtılabilecek ek ödeme miktarının belirlenmesinde esas olan unsurlar; tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörler şeklinde sıralamıştır. Bu unsurlar, sağlık hizmeti sunumunun niteliği ile bağdaşmamaktadır. Zira sağlık hizmetinin, Bütçe Kanunu ile tahsis edilen tutar karşılığında Sağlık Bakanlığı tarafından sunulması gerekmektedir. Maddenin bu şekilde düzenlenmesi, Sağlık Bakanlığı’nın Bütçe Kanunu dışı ödeme yapmasının kabulü anlamına gelmektedir. Bu kamu kaynağının harcanmasında, hasta yararı değil, son derece göreceli bir kavram olan “hasta memnuniyeti” ve ayrıca işletmecilik terminolojisine ait olmakla birlikte sağlık hizmeti açısından hesaplanamaz olan “verimlilik” unsurlarının dikkate alınması da kamu sağlık hizmet sunumunun temel ilkelerine aykırıdır.</p>
<p>Yine aynı cümlede önceki düzenlemeye göre ek bazı hususları da belirterek hangi kriterlerle ek ödeme yapılacağını yeniden düzenlemiştir. Ancak yine ödemenin usul ve esaslarını yönetmeliğe bırakmıştır. Bu düzenleme önceki düzenlemeden farklı değildir ve kanunilik ölçütü karşılanmamıştır. Kamu görevlilerinin özlük haklarına dair düzenlemelerin sadece kanunda yönetmelik ile düzenleneceğinin belirtilmesi yeterli olmayıp, idareye bırakılacak düzenlemenin temel ölçütlerinin kanunda gösterilmesi gerekmektedir. Mevcut haliyle düzenleme yasama yetkisinin devri niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi’nin 2014/82 sayılı esas ve 2014/143 sayılı kararında da belirtildiği üzere; <em>“Anayasa’nın 7. maddesinde ‘Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Bu yetki devredilemez’ denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin pek çok kararında yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinden ne anlaşılması gerektiği hususu açıklanmıştır. Buna göre, kanunla düzenleme ilkesi, düzenlenen konudan yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesi değil, bunların kanun metninde kurallaştırılmasıdır. Kurallaştırma ise düzenlenen alanda temel ilkelerin konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder. Ancak bu koşulla uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi yürütme organının takdirine bırakılabilir.”</em></p>
<p>Bu bakımdan teklif edilen metin esasen hukuki güvenlik ve belirlilik ölçütlerini karşılamamaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 209 sayılı kanunun 5. maddesinin üçüncü cümlesinin tümünün iptaline dair 2022/102 sayılı esas ve 2023/154 sayılı kararında mülkiyet hakkı olan ve özlükle ilişkisi açık olan döner sermaye ek ödemesinin salt kanun formunda düzenlenmesinin de yeterli olmayacağı, temel hakların korunması gerektiği ifade edilmiştir. Kararın gerekçesinde şu hususlar vurgulanmıştır:</p>
<p><em>“Anayasa’nın 13. maddesinde ‘Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.’ denilmektedir. Buna göre mülkiyet hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerekir. Nitekim Anayasa’nın 35. maddesinde de mülkiyet hakkının kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın anılan maddeleri kapsamında sağlık personelinin disiplin işlemlerine ilişkin ve aynı zamanda mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp kanuni düzenlemelerin keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, kişilerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.”</em></p>
<p>Kararda ayrıca “ikinci bir disiplin cezası” olarak değerlendirilen ek ödeme kesintilerinin mevcut haliyle Anayasa’ya aykırı olduğu ifade edilmiştir. Bu yöne ilişkin değerlendirme şöyledir:</p>
<p><em>“Bu itibarla söz konusu fıkrayla disipline aykırı eylemler dolayısıyla döner sermaye ek ödemesi yapılmaması veya düşük oranda yapılması suretiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki disiplin cezalarına ek bir cezanın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Anılan kanunun 125. maddesinde disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma biçiminde belirlenmiş ve her bir cezayı gerektiren fiil ve hâller ayrı ayrı düzenlenmiştir. 209 sayılı kanunun 5. maddesinde ise disipline aykırı fiil ve hâller nedeniyle döner sermaye ek ödemesinden kesinti biçiminde yeni bir cezaya yer verilmekle birlikte ek ödemeden hangi durumda ve ne miktarda kesinti yapılacağına ilişkin belirleme yapılmamıştır. Başka bir deyişle ek ödemenin oranının belirlenmesinde disiplin durumunun dikkate alınacağı öngörülmekle birlikte bu kapsamda yer alan disipline aykırı fiil ve hâllerle bunlara uygulanacak yaptırım arasında herhangi bir ilişkilendirmenin yapılmadığı, hangi eylemin hangi disiplin cezası ile cezalandırılacağının açık ve net olarak gösterilmediği ya da bunun tespit edilmesine imkân sağlayacak herhangi bir ölçüte yer verilmediği veyahut bu hususta kişiler ve idare açısından belirlilik ve öngörülebilirliği sağlayacak şekilde kanuni bir çerçevenin oluşturulmadığı görülmektedir. Bu çerçevede disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda bir disiplin cezasının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı açıktır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, §§ 17, 18). 19. Buna göre kural, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımamaktadır. Söz konusu yaptırımın döner sermaye ek ödemesinin oranının azaltılması veya yapılmaması biçiminde uygulanacak olması nedeniyle de mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik şeklî anlamdaki kanuni düzenlemenin içeriği itibarıyla mülkiyet hakkını koruyacak nitelikte belirli ve öngörülebilir olduğu söylenemez.”</em></p>
<p>Değişiklik teklifinde disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince ek ödeme yapılmayacağı düzenlenmektedir. Disiplin cezası, iç düzenin ve kamu yararının korunması, kamu hizmetinin iyi işlemesinin sağlanması temel gerekçeleriyle, belirli eylemlerin karşılığı olarak belirlenmiş idari yaptırımlardır. Disiplin cezasını gerektiren eylemler ve bunların karşılığında verilebilecek olan disiplin cezaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde gösterilmiş; sayılan eylemlerin ağırlığına göre uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması ile devlet memurluğundan çıkarma cezalarından hangisinin verileceği de belirtilmiştir. Sözü edilen maddeye göre disiplin cezası alanlara, bu yaptırımların yanı sıra ek ödemenin verilmemesi, ek ödemenin sağlık çalışanlarının gelirlerinin önemli kısmını oluşturduğu da gözetildiğinde, ücret kesintisi niteliğinde ikinci bir yaptırım uygulanması anlamına gelmektedir ki aynı eylem dolayısıyla kişiye birden fazla ceza verilmesi hukuka aykırıdır.</p>
<p>Öte yandan teklif ile oluşturulması önerilen “hastane koordinasyon kurulu” tarafından “ikaz” edilen işbirliği ve ortak kullanım kapsamındaki hastanelerde görev yapan öğretim elemanlarına ek ödeme yapılmayacağına dair düzenleme de açıklanan nedenlerle Anayasa’ya aykırıdır. Ayrıca bu düzenleme suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile de bağdaşmaz. Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan bir kurula, 657 sayılı kanunun disiplin hükümleri ile Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği dışında bir yapı olarak ceza tayinine ve buna bağlı olarak anılan mevzuatta bulunmayan bir cezalandırma yetkisi tanımlanması hukuk devleti ilkesi ile kamu görevlilerine tanınan koruma kurallarına aykırıdır.</p>
<p>4. Teklifin<strong> 17. maddesi </strong>ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne dair 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nun ek 158. maddesinin 5. fıkrası değiştirilmektedir. Teklif, gerekçesinde atıf yapılan Anayasa Mahkemesi’nin 2021/5 sayılı esas ve 2023/109 sayılı kararındaki iptal gerekçelerini dikkate almamıştır. Anılan kararda şöyle denilmektedir:</p>
<p><em>“Bilimsel özerklik, bilimsel çalışmaların üniversite ortamında yürütülebilmesinin olmazsa olmaz şartı olup üniversite mensuplarının ekonomik ve siyasi yönden nüfuz sahibi bulunan kişi ve kurumların baskısı, yönlendirmesi olmadan ve toplumda hâkim olan düşünce ve kabuller doğrultusunda sonuçlara varmak gibi bir zorunluluk hissetmeden sadece bilimsel ölçütler ve etik kurallar çerçevesinde eğitim, öğretim, araştırma ve yayın yapabilme imkânlarına sahip bulunmalarını ifade etmektedir (AYM, E.2017/33, K.2019/20, 10/4/2019, § 70).</em></p>
<p><em>Üniversitelerin bilimsel özerkliği; üniversitelerde yürütülen eğitim, araştırma, yayın ve benzeri etkinliklerin planlanması, düzenlenmesi ve icra edilmesi aşamalarında yönetim yetkisinin serbestçe kullanılabilmesini, belirtilen faaliyetlerle ilgili üniversite kaynaklarının kullanımına yönelik kararların üniversite yönetim organlarınca serbestçe alınabilmesini gerektirmektedir (AYM, E.2015/61, K.2016/172, 2/11/2016, § 43).</em></p>
<p><em>Bilimsel özerklik, idari ve mali özerklikle birlikte üniversitelerin özerkliği için olmazsa olmaz nitelikte bir bütünün parçalarını oluşturmaktadır. Bu unsurlardan herhangi birine yapılacak müdahale diğer unsurların da olumsuz şekilde etkilenmesine sebebiyet verecektir. Bu bağlamda üniversite yönetim organlarının, merkezi idarenin müdahalesine imkân verecek şekilde yapılandırılması, diğer bir ifadeyle üniversitelerin merkezî idare tarafından doğrudan atanan kişiler tarafından yönetilmesi, bu kurumların bilimsel özerkliğini de doğrudan etkileyecektir. Üniversite mensuplarının bilimsel ölçütler ve etik kurallar çerçevesinde eğitim, öğretim, araştırma ve yayın yapabilmesi için bunlara her türlü dış etkiden uzak kalacak bir ortamın sağlanması gerekir (AYM, E.2015/61, K.2016/172, 2/11/2016, § 45).</em></p>
<p><em>Anayasa’nın 130. maddesinin birinci fıkrasında üniversitelerin bilimsel özerkliğe sahip kamu tüzel kişileri olarak tanımlanması ve bunların ancak devlet tarafından kanunla kurulabileceklerinin hükme bağlanması ile güdülen amacın siyasal çevrelerin ve değişik baskı gruplarının üniversite çalışmaları ile eğitim ve öğretimi etki altında tutabilme yolunu kapatmak ve bu çalışmaların bilimsel gerekler ve gereksinmelerden başka herhangi bir dış etkiden uzak kalacak bir ortamda sürdürülmesini sağlamak olduğunda kuşku bulunmamaktadır.”</em></p>
<p>Söz konusu üniversitelerin, Anayasa’nın 130. maddesi ile tanınan özerkliğini ihlal ettiğinden akademik kadrolarının idare tarafından belirlenmesine dair düzenlemeler Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>5. Teklifin<strong> 18. maddesi</strong> ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 9. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmekte, 9. fıkrası yeniden düzenlenmektedir. Maddede birlikte kullanılan hastanelerin, öğretim üyeleri ile iki yıl süreli sözleşme yapması ve bakanlık tarafından ek ödeme yapılabilmesi için hizmet sözleşmesi imzalanmasının şart olduğu, sözleşmelerde sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresinin yer alacağı, mezuniyet öncesi ve sonrası eğitim ve bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumlulukların belirtileceği düzenlenmektedir. Tıp fakültesi öğretim üyesi olan hekimlerin, Sağlık Bakanlığı ile imzalayacakları sözleşmenin içeriğinin sayılan şekilde belirlenmesi esasen Sağlık Bakanlığı’nın yetki alanında değildir. Akademisyen hekimler ile Sağlık Bakanlığı’nın mezuniyet öncesi ve sonrası tıp eğitiminin içeriğini belirleyen sözleşme yapacağına dair düzenleme, Sağlık Bakanlığı’nın Anayasa’dan almadığı bir yetkiyi kullanması ve akademinin özerkliğini korumakla yükümlü YÖK ile herhangi bir temasa dair hüküm içermemesi nedeniyle Anayasa’nın 6/3. maddesine aykırıdır. Teklif düzenlemenin gerekçesi de Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda sözü edilen 2021/5 sayılı esas ve 2023/109 sayılı kararına uygun değildir.</p>
<p>Teklifin 26. maddesi ile 663 sayılı KHK’de yapılacak değişiklik ile kurulacağı belirtilen Hastane Koordinasyon Kurulu’na 3359 sayılı kanuna ek 9. madde kapsamında sözleşme imzalanan personelin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini takip ve gerektiğinde sözleşmenin feshine esas olmak üzere ikaz etme ve disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevi verilmiştir. Teklifin 18.maddesi ise Koordinasyon Kurulu tarafından üç kez yazılı olarak ikaz edilmeyi sözleşmenin feshi nedenleri arasında saymakta, ayrıca birlikte kullanılan eğitim ve araştırma hastanelerinde görev yapan personelin sözleşme kapsamında yerine getirmekle yükümlü oldukları eğitim ve sağlık hizmetleri ile sınırlı olarak ilgili mevzuatı çerçevesinde disiplin cezası verilmesi gereken fiiller ile bu fiillere karşılık gelen disiplin cezası hastane koordinasyon kurulunca tespit edileceğini ve ilgili merciye ifası için bildirileceğini düzenlemektedir.</p>
<p>Kamu görevlilerinin tüm özlük hakları ve verilecek disiplin cezalarının kanun ile belirlenmesi, yine hangi eyleme hangi disiplin cezası verileceğinin de kanunda düzenlenmesi anayasal zorunluluktur. Madde düzenlemesi ile kurula disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevinin verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliğindedir. Ayrıca 657 ve 2547 sayılı kanunlarda sayılan disiplin cezaları arasında yer almayan sözleşmenin feshi gibi ağır bir sonuca yol açacak yaptırım olarak “ikazın” düzenlenmesi ve kurula, anılan kanunlarda gösterilen disiplin usullerine aykırı şekilde bir yaptırım uygulama yetkisinin verilmesi de Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>Yine teklifte sözleşmesi feshedilen veya yenilenmeyen öğretim elemanlarının sağlık tesisindeki görevinin sona ereceği; gözaltı, tutukluluk ve hükümlülükte geçen sürenin 60 günü aşması veya koordinasyon kurulu tarafından üç kez yazılı ikaz edilmesi veya sözleşme süresinin sone ermesi halinde öğretim elemanının üniversitenin bakanlık ile birlikte kullanım protokolü imzaladığı “diğer” sağlık tesisleri ile sözleşme yapabileceği düzenlenmektedir. Koordinasyon kurulu tarafından üç kez yazılı ikaz edilmenin fesih sebebi yapılamaması bir yana bu sebeplerle aynı sağlık kuruluşunda çalışmanın olanaksız hale getirilmesini haklı kılan hukuksal bir dayanak yoktur.</p>
<p>6. Teklifin<strong> 19. maddesi</strong> ile 3359 sayılı kanunun ek 10. maddesi değiştirilmektedir. Değişiklik ile klinik araştırmalara ilişkin denetim, etik kurulların oluşması, hangi araştırmaların izne ve hangilerinin bildirime tabi olacağına dair yeni hükümler getirilmektedir.</p>
<p>Etik kurulların yapısı, çalışmaları ve kararlarının yönetsel otorite, politika, destekleyici vb. her türlü dış etkiden uzak olması, bilimsel ve kurumsal özerklik perspektifi içinde, bilim ve gönüllüler yararına çalışması esastır. “Yapılacak klinik araştırmanın etik kurul tarafından uygun görülmesi”, klinik araştırma yapılabilmesinin başlıca koşuludur. Burada sözü edilen etik kurulların “bağımsızlığı”nın da en temel niteliği olduğu gözetildiğinde, sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığı izni ile oluşturulmasına ilişkin düzenleme, etik kurulların kuruluş amacına uygun ve bağımsız olarak inceleme yapabilmesini sağlamaya elverişli değildir.</p>
<p>Bu düzenlemeler ayrıca akademik ve bilimsel özerkliğe de aykırıdır. Zira bilindiği gibi, Anayasa’nın 130. maddesi uyarınca yükseköğretim kurumları, <em>“Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip”</em> kurumlardır. Bu özellik, 2547 sayılı kanunda da belirtilmektedir. Burada belirtilen “bilimsel özerklik” Anayasa Mahkemesi kararlarında <em>“Siyasal çevrelerin, özellikle iktidarların ve ayrıca çeşitli baskı gruplarının, üniversite çalışmalarıyla öğretim ve eğitimini etki altında tutabilmeleri yolunu kapatmak ve bu faaliyetlerin bilimsel gerekler ve gereksinmelerden başka, herhangi bir dış etkiden uzak kalacak bir ortamda sürdürülmesini sağlamak”</em> olarak açıklanmıştır.</p>
<p>Bilginin ve gerçeğin açığa çıkarılması, bilimin özgürce üretilmesi bilimsel özerklik ile mümkündür. Bilimsel özerkliğin sağlanabilmesi ise “akademik özerklik” ile sıkı sıkıya bağlıdır. “Akademik özerklik”, üniversitelerin misyonuna uygun olarak her türlü konuda özgürce karar almasını sağlayan kurumsal özgürlüğü ifade eder. Bu sayede, siyasi otorite ve bürokratlar üniversitelerin alacağı kararlarda etkili olamazlar. Teklif edilen düzenleme, üniversitede kurulacak etik kurulların oluşumu Sağlık Bakanlığı’nın iznine bağlanmakla, üniversitelerin bilimsel ve akademik özerkliği ile çatışmaktadır. Tüm etik kurullara başvuruların merkezi bir sisteme giriş yapılarak yine tüm etik kurullarca görülebilmesi; ret, düzeltme ve kabul gerekçelerinin sistemde görülebilmesi iç denetleme ve eğitimi güçlendirecektir. Yine etik kurullarda etik alanında uzman üyelerin olması zorunluluğu alanın özerkliği ve bilimselliğinde koşut roldedir.</p>
<p>Teklif metninde ayrıca belirli imkanlara sahip olan sağlık kurum ve kuruluşları ile araştırma ve geliştirme merkezlerinde yapılabileceği belirtilmiş, hangi araştırmaların bu merkezlerde yapılabileceğinin Bakanlıkça belirleneceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, klinik araştırmaların ticari kazanç elde etmeye yönelik etkinlik gösteren ve pek çoğu büyük sermaye grupları tarafından oluşturulan özel hastanelerde ve ticari kuruluşlarda yapılmasının önünü açmaktadır. Bu kuruluşlar akademik yapılar değildir. Oysa klinik araştırmalar, asıl olarak akademik bilimsel çalışmalardır. Akademik amaç olmaksızın yapılacak klinik çalışmaların, mevzuat hükümlerine ve etik ilkelere uygun hale getirilmesi ve yürütülmesinin, denetimle sağlanmasının zorluğu açıktır. Ülkemizdeki özel hastanelerin klinik araştırmalara açılması, bu alanda kamu kurumlarında dahi yaşanan güçlükler ve bakanlığın denetim konusunda kaynaklarının yetersizliği de dikkate alındığında; klinik araştırmalar konusunda uluslararası ilaç tekellerinin kuralsız çalışmalarının ülkemize kayması, araştırmada yer alacak hasta ve sağlıklı gönüllü gruplarının temel haklarının ihlal edilmesi sonucu ortaya çıkarabilecektir.</p>
<p>Öte yandan klinik araştırmalar uzun erimli çalışmalar olup, bu tür çalışmaların mesleki bağımsızlık içerisinde sürdürülebilmesi gerekmektedir. Mesleki bağımsızlıktan söz edilebilmesi için, iş güvencesine sahip olmak şarttır. Ancak sözü edilen kuruluşlarda çalışan araştırıcılar, mesleki bağımsızlık ve iş güvencesi açısından kamu kurumlarında çalışanlara oranla yeterli güvencelere sahip değillerdir.</p>
<p>Bütün bunlardan başka klinik araştırmanın yapılabilmesinin koşulları arasında, araştırmaya katılacak gönüllünün araştırmanın mahiyeti ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı yazılı rızasının alınmasının şart olduğu düzenlenmektedir. Ancak bilgilendirme tek taraflı bir eylemi ifade etmekte, kişinin anlamasını içermemektedir. Bu nedenle “bilgilendirilmiş rıza” yerine “aydınlatılmış onam” tanımı tercih edilmelidir.</p>
<p>Yine maddenin başında cümle <em>“Herhangi bir tedavi yöntemi veya ruhsat veya izin alınmış </em><em>olsa dahi beşeri tıbbi ürünler ile</em><em>…”</em>şeklinde başlamaktadır. “Herhangi bir tedavi yöntemi” ile “ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler” ayrı kavramlardır bu nedenle “veya” bağlacıyla benzer kavramlar haline getirilmemelidir. Ayrıca “ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler” tanımında da ruhsat ile izin aynı şey olmadıkları gibi, iznin etik kurul izni mi, bakanlık izni mi ve ne tür bir izin olduğu açıklanmalıdır.</p>
<p>Maddenin e bendinde yer alan <em>“Üzerinde araştırma yapılacak ilgilinin, araştırmanın mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı rızasının olması ve bu rızanın herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması”</em> cümlesindeki “ilgili” sözcüğü “gönüllü” olarak, “rıza” sözcüğü de “aydınlatılmış onam” olarak değiştirilmelidir. Araştırmanın mahiyet ve sonuçları tanımı da Helsinki Bildirgesi’ne göre eksik kalacaktır. Bu nedenle “araştırmanın mahiyeti, öngörülebilir riskleri, yükleri ve sonuçları” şeklinde asgari biçimde tanımlanmalıdır.</p>
<p>Maddenin f bendindeki “ilgili etik kurulun uygun görmesi” etik kurulların görev ve yetkileriyle uyumlu olarak “ilgili etik kurulun onay vermesi” şeklinde düzenlenmelidir. Aynı madde içerisindeki “geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına ilişkin araştırmalar”ın etik kurul onaylarına gerek duyulmayan uygulamalar olarak değerlendirilmesi bilimsel olarak kabul edilmediği açıkça belirtilmeli ve karşılığında nasıl bir denetim mekanizması olacağı yine açıklanmalıdır. Aksi halde bilim çevrelerinde bu uygulamaların etik kurullardan geçemeyeceğinin bilindiği ve onları etik kurullardan “korumak” için böyle bir alan tanındığı kaygısı artacaktır.</p>
<p>Maddedeki <em>“Araştırma </em><em>sonucunda elde edilecek bilgilerin yayımlanması durumunda gönüllünün kimlik bilgileri açıklanamaz”</em>cümlesi <em>“Araştırma </em><em>sonucunda elde edilecek bilgilerin yayımlanması durumunda gönüllünün kimlik bilgileri ve/ya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri açıklanamaz”</em> şeklinde düzenlenmelidir. Nadir görülebilen ya da görsel özellikleri özgün hastalık ya da durumlar da kişinin kimlik bilgilerini ortaya koyan özellikler olabilmektedir.</p>
<p><em>“Sağlık Bakanlığı araştırmanın yürütülmesi </em><em>sırasında araştırmaya izin verilirken mevcut şartlardan birinin ortadan kalktığını tespit ederse klinik araştırmayı der</em><em>hal durdurur”</em> cümlesi yine etik kurulları yok sayan ve edilgenleştiren mahiyettedir. Bu cümle etik kurulların görev ve yetkileriyle uyumlu olarak <em>“Sağlık Bakanlığı ve etik kurul, araştırmanın yürütülmesi sırasında araştırmaya izin verilirken mevcut şartlardan birinin ortadan kalktığını </em><em>tespit ederse klinik araştırmayı derhal durdurur</em><em>”</em> şeklinde asgari olarak düzenlenmelidir.</p>
<p>7. Teklifin<strong> 20. maddesi</strong> ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 11. maddesi değiştirilmektedir. Düzenleme ile denetimler sonucu uygulanan idari para cezalarına alt sınır getirilmekte, fiilin tekrarı haline dair hükümler ise madde metninden çıkarılmaktadır. Fiilin tekrarı halinde uygulanacak yaptırım kanun ile düzenleme yapılmadan önce çıkarılan Özel Sağlık Tesislerinin Denetimi Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Ancak şu haliyle tekerrür hükmünün kanuni dayanağı bulunmamaktadır.</p>
<p>8. Teklifin<strong> 21. maddesi</strong> ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 18. maddesinin 2. fıkrasından sonra gelmek üzere yeni fıkra eklenmektedir. Bu düzenleme 26. Yasama Dönemi’nde sunulan teklifte yer alan maddelerden olup Sağlık Bakanlığı tarafından tıbbi uygulama kaynaklı zararların ödenmesinden sonra sigorta şirketlerinden tahsilat yapılmasına dair düzenleme içermektedir.</p>
<p>3359 sayılı kanunun ek 18. maddesine ve bu maddenin uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan yönetmeliğe göre, hekimlerin sadece kasten gerçekleştirdiği eylemler ile hastaya verdikleri zarar dolayısıyla Sağlık Bakanlığı veya üniversite tarafından ödenecek tazminat hekime rücu edilebileceğine, hekimlerin esasen hastaya bu şekilde zarar vermesinin çok istisnai bir durum olduğuna ve özel sigorta şirketleri eliyle yapılan zorunlu sigorta düzenlemesinden vazgeçilmediğine göre bu düzenleme sigorta şirketlerine boş yere aktarılan kaynağın kamu bütçesine kazandırılmasını sağlayacağından olumlu bulunmaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte, temelde var olan sigorta sisteminin kamu yararına olmadığına dair görüşlerimiz daha önce de komisyonda paylaşılmıştır. Bunun yerine halihazırda özel sigorta şirketlerine aktarılmakta olan paranın kamusal bir fon oluşturularak burada toplanması durumunda, kendi adına bağımsız çalışan hekimler ile özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan hekimlerin benzer eylemleri nedeniyle doğan zararların da tazmin edilebileceği sürdürülebilir kaynak yaratılmış olacak; hekimlerin karşılama imkanı olmayan tazminat yükleri ortadan kaldırılabilecek ve nerede, kim tarafından verilirse verilsin kamusal niteliği olan sağlık hizmeti kaynaklı uğranılan hasta zararı tümüyle giderilebilecektir.</p>
<p>Öte yandan teklifte, Anayasa Mahkemesi’nin bu maddeye ilişkin üniversitelerin özerkliğinin ihlal edildiğine dair gerekçesiyle verdiği iptal kararı dikkate alınmadan düzenleme önerilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 2022/90 sayılı esas ve 2023/201 sayılı kararında iptal gerekçeleri şöyle açıklanmıştır:</p>
<p><em>“Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık çalışanlarına, sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle rücu edilmesine karar verme yetkisinin tek bir elden yürütülmesinin farklı ve çelişkili kararlar verilmesinin önüne geçilerek bu konuda uygulama birliğinin sağlanmasına hizmet edeceği açıktır. Bu bakımdan düzenlemenin kamu yararına yönelik meşru bir amacının bulunmadığı söylenemez.</em></p>
<p><em>İdari vesayet yetkisi, hiyerarşik denetimde olduğu gibi genel bir yetki niteliği taşımayıp kanunla çerçevesi çizilen sınırlar içinde kullanılması gereken istisnai bir yetkidir. İstisnailik ve kanunilik idari vesayetin en belirgin iki temel özelliğidir. Vesayet makamlarınca bu yetki yerinden yönetim kuruluşunun işlemlerini iptal, onama, erteleme, izin verme, tekrar görüşülmesini isteme, düzeltme şeklinde kullanılabileceği gibi bunların organlarının kararlarına karşı idari yargı mercilerinde dava açma şeklinde de kullanılabilir. Buna karşılık vesayet yetkisi ilke olarak merkezî idareye, yerinden yönetim kuruluşları yerine geçerek icrai karar alma yetkisi vermez (AYM, E.2019/112, K.2020/35, 25/6/2020, § § 43-44).</em></p>
<p><em>Bu hususlar gözetildiğinde, söz konusu amaca ulaşma bakımından, idari ve mali özerkliğe sahip üniversitelerin yerine geçerek bu kurumların bütçe hazırlama yetkisi üzerinde doğrudan etki doğurabilecek nitelikte karar alma yetkisine sahip bir kurulun oluşturulması merkezî yönetimin vesayet yetkisinin sınırlarıyla bağdaşmamaktadır. Dolayısıyla kuralın anılan amaca ulaşma bakımından elverişli olmadığı açıktır.</em></p>
<p><em>Açıklanan nedenlerle kural, ek 18. maddenin ikinci fıkrasında yer alan ‘…Devlet üniversitelerinde…’ ibaresi yönünden Anayasa’nın 130. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.” </em></p>
<p>İptal kararının gerekçesi ile birlikte değerlendirme ve buna uygun düzenleme yapılması gerektiğinden teklif edilen düzenlemenin bu bölümü Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>9. Teklifin<strong> 23. maddesi </strong>ile 4924 sayılı kanunun 3. maddesinin son fıkrası değiştirilmiştir. Burada 4924 sayılı kanuna tabi olarak çalışanların geçici görevlendirilmelerine dair düzenleme ve ayrıca bu kapsamda yapılan sözleşmelerin taraflarca feshedilmesi halinde kadronun bulunduğu yerde 10 iş günü içinde göreve başlanmaması durumunda müstafi sayılacağına dair hüküm getirilmektedir.</p>
<p>Askeri sağlık kuruluşlarının kapatılarak Sağlık Bakanlığı’na devredilmesinin ardından 6756 sayılı kanun 24 Kasım 2016 günlü Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 106/2. maddesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne <em>“Harp cerrahisi gibi özellikli askeri sağlık hizmetleri alanlarına yönelik hizmet faaliyetini yürütme”</em> görevi verilmiştir. Kanunun 107/10. maddesinde de <em>“Savaş hali ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurtdışı görevleri nedeniyle askeri sağlık teşkili kurulması ile buralarda görevlendirilecek Sağlık Bakanlığı personeline ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılacak protokollerle belirlenir”</em> düzenlemesi yapılmıştır. Kanunda anılan, Sağlık Bakanlığı Tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerine Sunulacak Sağlık Hizmetleri Hakkında Usul ve Esasların Yürürlüğe Konulmasına Dair Protokol 7 Şubat 2018 günü imzalanmıştır. 18 Nisan 2019 tarihli Resmî Gazete’de 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmıştır. Kararname ile Milli Savunma Bakanlığı teşkilatında Askeri Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü kurulmuş ve <em>“Barışta ve savaşta, bakanlığın sağlık ve veteriner hizmetlerini yürütmek”, “Sağlık personelinin atama ve görevlendirme faaliyetlerini koordine etmek, harekât ve hizmet ihtiyaçları kapsamında, askeri sağlık personelini askeri ve sivil sağlık teşkillerinde görevlendirmek”, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nce icra edilen harekâtların sağlık hizmet desteğinin sağlanması maksadıyla; bünyesindeki sıhhi ikmal ve bakım birliği, seyyar sağlık teşkilleri ve harekât kontrolüne girecek sivil sağlık teşkillerini harekât planlarına uygun olarak sevk ve idare etmek”, “Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak”</em> görevleri arasında sayılmıştır.</p>
<p>Halihazırda hekimler, Millî Savunma Bakanlığı emrine geçici olarak görevlendirilmekte ancak kurumlar arası geçici görevlendirme için zorunlu olan “memurun muvafakatinin aranması” zorunluluğu yerine getirilmemektedir. Geçici görevlendirmeler yukarıda sayılan kural ve ilkelere aykırı olarak yapılmakta, yeterli süre tanınmamaktadır. Getirilmek istenen düzenlemede de hekimlerin haklarını koruyacak hükümler bulunmamaktadır.</p>
<p>Açıklanan çerçevede esasen, Sağlık Bakanlığı ile 2018 yılında imzalanan protokolün gelinen aşamada yasal dayanağının kalmadığının kabulü ile askeri sağlık hizmetlerinin bizzat Milli Savunma Bakanlığı teşkilatı ve kadrosundaki hekimler tarafından karşılanması gerektiği, uygulamanın yasal dayanağı olmadığı değerlendirilmektedir.</p>
<p>Esasen 4924 sayılı kanun, eleman temininde güçlük çekilen yerlerde personelin istihdamını sağlamak amacıyla yapıldığından, bu kanun kapsamında çalışanların bir başka yere geçici görevlendirilmesi kanunun temel mantığına aykırıdır.</p>
<p>10. Teklifin<strong> 24. maddesi</strong> ile 4924 sayılı kanunun 9. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında değişiklik yapılmaktadır. Bu kanun kapsamında çalışanlar yönünden disiplin cezalarının ne şekilde uygulanacağı ve sözleşme döneminde altı ay ve üzerinde ek ödeme kesintisi uygulananların da sözleşmelerinin feshedileceği düzenlenmektedir.</p>
<p>209 sayılı kanunda yapılan değişiklik teklifine ilişkin değerlendirme bölümünde belirtildiği üzere aldığı disiplin cezasına bağlı olarak ek ödeme kesintisinin yapılması ikinci ceza niteliğinde olmasının yanı sıra bu hukuka aykırı kesintilerin ayrıca fesih sebebi de yapılması Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>11. Teklifin<strong> 25. maddesi</strong> ile Aile Hekimliği Kanunu’nda değişiklik yapılarak destek ödemelerine dair yönetmelik ile yapılan düzenlemenin kanuna alındığı görülmektedir. 209 sayılı kanunda yapılan değişiklik teklifine ilişkin değerlendirme bölümünde belirtildiği üzere, aldığı disiplin cezasına bağlı olarak destek ödemesinden kesinti yapılması ikinci ceza niteliğinde olmasının yanı sıra bu hukuka aykırı kesintilerin ayrıca fesih sebebi de yapılması Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>12. Teklifin<strong> 26. maddesi</strong> ile 663 sayılı KHK’nin “mülga” 25/A maddesinin başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmesi teklif edilmekte; Hastane Koordinasyon Kurulu ve Görevleri düzenlenmektedir.</p>
<p>Teklif ile kurulması öngörülen kurula 3359 sayılı kanuna ek 9. madde kapsamında sözleşme imzalanan personelin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini takip ve gerektiğinde sözleşmenin feshine esas olmak üzere ikaz etme ve disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevi verilmiştir. Kamu görevlilerinin tüm özlük hakları ve verilecek disiplin cezalarının kanun ile belirlenmesi, yine hangi eyleme hangi disiplin cezası verileceğinin de kanunda düzenlenmesi anayasal zorunluluktur. Madde düzenlemesi ile kurula disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevinin verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliğindedir. Ayrıca 657 sayılı kanun ve 2547 sayılı kanunda sayılan disiplin cezaları arasında yer almayan sözleşmenin feshi gibi ağır bir sonuca yol açacak yaptırım olarak “ikazın” düzenlenmesi ve kurula, anılan kanunlarda gösterilen disiplin usullerine aykırı şekilde bir yaptırım uygulama yetkisinin verilmesi de Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/663-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-hakkinda-aciklama-440269">663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Hakkında Açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LGS Sınavına Sayılı Günler Kala Ailelere ve Öğrencilere Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lgs-sinavina-sayili-gunler-kala-ailelere-ve-ogrencilere-oneriler-377943</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 May 2023 08:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[kala]]></category>
		<category><![CDATA[lgs]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[sınavına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=377943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle bu dönemde çocuğun akademik performansına katı ve baskıcı bir şekilde aşırı odaklanan, duygularını düzenlemede güçlük yaşayan, yüksek stres tepkisi gösteren ve çocuğun duygusal sürecini görmezden gelen aile tutumları, çocuğun sınav süreci üzerinde olumsuz etkiler oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lgs-sinavina-sayili-gunler-kala-ailelere-ve-ogrencilere-oneriler-377943">LGS Sınavına Sayılı Günler Kala Ailelere ve Öğrencilere Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle bu dönemde çocuğun akademik performansına katı ve baskıcı bir şekilde aşırı odaklanan, duygularını düzenlemede güçlük yaşayan, yüksek stres tepkisi gösteren ve çocuğun duygusal sürecini görmezden gelen aile tutumları, çocuğun sınav süreci üzerinde olumsuz etkiler oluşturuyor.</p>
<p>Yıl boyunca yorulan çocuğunuz kendi potansiyeli içerisinde bugüne geldi. Sınava birkaç hafta kala çocuğunuzun akademik performansında büyük değişiklikler beklemek gerçekçi olamayacak, tam tersi çocuk üzerinde yıkıcı bir etki oluşturacaktır. Bu süreçte çocuktan ziyade ebeveynlerin performanslarının çocuğun hem akademik performansında hem de psikolojik iyi oluşunda belirleyici bir etki oluşturacağını söyleyebilirim.</p>
<p><em><strong>Ebeveynler ve öğrenciler için sınav sürecinde hem akademik performansı hem de psikolojik iyi oluşu destekleyecek önemli noktaları şu şekilde sıralayabilirim;</strong></em></p>
<p><strong>Ebeveynler için;</strong></p>
<ul>
<li>Yargılayıcı dilden uzak destekleyici ve motive edici bir rol üstlenin: Çocuğunuzun sayısal değerlerini değil gösterdiği çabasını taktir edin. Ona inandığınızı ve güvendiğinizi sözel ve davranışsal yolla gösterin. Olumlu ve gerçekçi yaklaşımlarla onu cesaretlendirin. Olumlu yönlerine vurgu yapın.</li>
<li>Baskıdan uzak gerçekçi beklentiler oluşturun: Tüm bu süreçte çocuğunuzla kurduğunuz iletişimin onda yüksek beklenti oluşturmamasına dikkat edin. Aksi taktirde olumlu etki yaratmak amacıyla yaptığınız konuşmalar çocuğunuzda baskı hissettirerek kaygı seviyesinde artışa neden olacaktır. Örneğin ‘’Senin zaten yapabileceğinden çok eminiz.’’ şeklinde yapacağınız bir konuşma çocukta ‘’Başaramazsam ailem hayal kırıklığına uğrayacak.’’ şeklinde bir düşünce oluşmasına neden olabilir. Bu düşünce de çocukta kaygı seviyesini arttırabilir. </li>
<li>Sınavın sadece bir parça olduğunu ona hatırlatın: Sınavın hayatlarının tek belirleyicisi olmadığını ve sadece küçük bir parça olduğunu ifade edin. Bu değerlendirme onun kimlik değerlendirmesi olmadığını sadece o sınavın bir değerlendirmesi olduğunu ona hissettirin. </li>
<li>Duygular bulaşıcıdır. Çift yönlü stresi azaltmaya yardımcı olun: Ebeveyn stresli ve stresi yönetmede zorluk yaşıyorsa çocuk için bu süreci yönetmek daha zor olacaktır. O yüzden önce ebeveyn olarak kendi stres seviyenizi azaltmaya yönelik becerileri uygulama konusunda harekete geçin. Zorlandığınız durumlarda uzmandan destek alın. Bununla birlikte çocuğunuza nefes egzersizi, gevşeme egzersizi ve meditasyon gibi stresle başa çıkma tekniklerini öğrenmeleri konusunda yardımcı olabilirsiniz. </li>
<li>Sınav haftası boyunca keyifli etkilinler yapması konusunda çocuğunuza alan açın: Sınava sayılı günler kala bedensel ve zihinsel yorgunluğu azaltmada tekniklerin yanı sıra keyif alanlarına yer açmak çocuğu ruhsal anlamda rahatlayacak ve stres seviyesinin azalmasına yardımcı olacaktır.</li>
<li>Düzenli ve dengeli rutinler oluşturun: Çocuğunuzu sağlıklı beslenme, egzersiz yapma ve düzenli uyku konusunda destekleyin. </li>
<li>Yakınlarınızın tebrik ve başarı içerikli konuşmaların kabulünü çocuğunuza bırakın: sınav öncesi ve sınav sonrası çocuğunuza yapılan tebrik aramaları ya da ziyaretleri kabul edip etmeyeceğini çocuğunuza bırakın. İyi niyetle yapılan konuşmalar çocuğunuzda baskı hissettirebilir. Bu süreçte çocuğunuzun isteğine bağlı olarak tebrikleri siz üstlenebilir ve kendisine ileteceğinizi belirtebilirsiniz.</li>
<li>Sonuç odaklı dil yerine duygu odaklı dili kullanmaya özen gösterin: Özellikle sınav haftasına girilen dönemde alınan puanlardan ziyade sınav öncesi ve sonrası çocuğunuzun hislerine odaklanın ve duygusal ihtiyaçlarını gözlemleyin. Örneğin, çocuğunuza ‘Nasılsın?’ ya da ‘Kendini nasıl hissediyorsun?’ şeklinde sorular sorarak onun duygularını ifade etmesine yardımcı olun. </li>
<li>Çocuğunuzun duygu ifadelerini dinleyin: sınav süreci hakkında iletişimde olun. Duygularını ifade etmesine izin verin. Sorularını cevaplayın ve onları rahatlatmaya çalışın. Gerekli gördüğünüz durumlarda bir uzmandan destek alması için çocuğunuzu destekleyin. </li>
</ul>
<p>Her çocuğun bu süreçte ihtiyaçları farklı olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun bireysel gereksinimlerini dikkate alarak yaklaşmanız oldukça önemli olduğunu söyleyebilirim. Genel olarak bu süreçte olumlu, destekleyici ve anlayışlı bir tutum sergilemek çocuğunuzun sınav sürecinde psikolojik iyi oluşunu korumasına yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>Öğrenciler için; </strong></p>
<ul>
<li>Sınav süreci stresli bir süreç olabilir. Bu süreçte heyecan ve kaygı gibi duyguları hissetmeniz oldukça doğaldır. Bu duyguları belli bir düzeyde hissetmenizin doğal olduğunu kendinize hatırlatın.</li>
<li>Sınav yaklaştıkça sizin işlevinizi bozan olumsuz düşüncelerde örneğin ‘kazanamazsam ailem hayal kırıklığına uğrayacak’ gibi düşünce ve duygularınızı yakınlarınızla paylaşın. Duyguları bastırmak yerine paylaşmak rahatlamanıza yardımcı olacaktır.</li>
<li>Zihni rahatlatacak tekniklerden faydalanın. Zihinsel olarak rahatlamak sınav öncesinde oldukça önemli. Meditasyon, nefes egzersizi ve gevşeme teknikleri stres seviyenizin azalmasına yardımcı olacak ve odaklanmanızı arttıracaktır.</li>
<li>Düzenli uyku ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Çalışmalar uyku ve beslenme eksikliğinin stres üzerinde arttırıcı bir etki oluşturduğunu göstermektedir. Dolayısıyla uyku ve beslenme düzeni zihinsel ve fiziksel sağlınızı destekleyecektir.</li>
<li>Fiziksel olarak aktif olun. Sadece ders çalışmak yerine egzersiz yapmak, yürüyüşe çıkmak ya da sizi yormayacak şekilde arkadaşlarınızla hoşunuza giden aktiviteler yapmak psikolojik sağlığınızı destekleyecektir. </li>
<li>Sonuca değil sürece odaklanın. Sonucun ne olacağını bilemezsin. Kontrol edebileceğiniz ve bilebileceğiniz an içinde bulunduğunuz anı nasıl geçirdiğinizdir.</li>
<li>Unutmayın ki gireceğiniz sınav sizin nasıl biri olduğunuzun sonucu değil, yalnızca girdiğiniz o sınavın bir değerlendirmesidir. Başa çıkamadığınızı düşündüğünüz durumlarda destek almak istediğinizi ailenize bildirmekten çekinmeyin. </li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lgs-sinavina-sayili-gunler-kala-ailelere-ve-ogrencilere-oneriler-377943">LGS Sınavına Sayılı Günler Kala Ailelere ve Öğrencilere Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Çoksesli Korosu, 19 Nisan&#8217;da, dünyadaki sayılı koro şeflerinden Norveçli Ragnar Rasmussen yönetiminde konser verecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/devlet-coksesli-korosu-19-nisanda-dunyadaki-sayili-koro-seflerinden-norvecli-ragnar-rasmussen-yonetiminde-konser-verecek-366332</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 09:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çoksesli]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[dünyadaki]]></category>
		<category><![CDATA[konser]]></category>
		<category><![CDATA[koro]]></category>
		<category><![CDATA[korosu]]></category>
		<category><![CDATA[nisanda]]></category>
		<category><![CDATA[norveçli]]></category>
		<category><![CDATA[ragnar]]></category>
		<category><![CDATA[rasmussen]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[şeflerinden]]></category>
		<category><![CDATA[verecek]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366332</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devlet Çoksesli Korosu, 19 Nisan’da, dünyadaki sayılı koro şeflerinden Norveçli Ragnar Rasmussen yönetiminde bir kez daha konser verecek olmanın heyecanını yaşıyor. “Köprüler” başlıklı konserle, müzikseverler, Anadolu müziğinden dünya müziklerine bir yolculuğa çıkarılacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/devlet-coksesli-korosu-19-nisanda-dunyadaki-sayili-koro-seflerinden-norvecli-ragnar-rasmussen-yonetiminde-konser-verecek-366332">Devlet Çoksesli Korosu, 19 Nisan&#8217;da, dünyadaki sayılı koro şeflerinden Norveçli Ragnar Rasmussen yönetiminde konser verecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Çoksesli Korosu, 19 Nisan’da, dünyadaki sayılı koro şeflerinden Norveçli Ragnar Rasmussen yönetiminde bir kez daha konser verecek olmanın heyecanını yaşıyor. “Köprüler” başlıklı konserle, müzikseverler, Anadolu müziğinden dünya müziklerine bir yolculuğa çıkarılacak. </p>
<p>Duayen şef, Ankara’daki konserden sonra, 25 Nisan’da Kültür ve Turizm Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen İstanbul 2023 Dünya Koro Müziği Sempozyumunun Festival Açılış Konserinde, Devlet Çoksesli Korosu ve Estonya Filarmoni Oda Korosunu yönetecek; festival kapsamında bir de şeflik ustalık sınıfı çalışması yapacak.</p>
<p>DÇK ile üçüncü kez biraraya gelecek olan duayen şef, konserde, piyano klavyesinin yeni bir versiyonu olan “seaboard”la da konsere farklı bir boyut katacak. “Tuşların dalgası” olarak nitelendirilen enstrümanın kullanıldığı konserde, elektronik müzik ve koro müziği arasında ahenkli bir köprü kurulacak. Bir köprü de, türkülere eşlik edecek olan sanatçılarımız Erdem Şimşek, Süleyman Yardım ve Buğra Kutbay’ın bağlama, mey ve kaval icrasıyla türkülerimiz ve dünya müzikleri arasına atılacak. Norveçli soprano Margiritte Narvesen de konserin renklerinden biri. </p>
<p>Anadolu, Norveç ve dünya müziklerinden oluşan bir kompozisyonla sunulacak olan “Köprüler” başlıklı konserde, DÇK için bestelenmiş iki eser de yine programda yer alıyor: “This River”(beste: Henning Sommerro) ve “Winding Words of Wisdom”(beste: Giovanni Bonato).</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/devlet-coksesli-korosu-19-nisanda-dunyadaki-sayili-koro-seflerinden-norvecli-ragnar-rasmussen-yonetiminde-konser-verecek-366332">Devlet Çoksesli Korosu, 19 Nisan&#8217;da, dünyadaki sayılı koro şeflerinden Norveçli Ragnar Rasmussen yönetiminde konser verecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
