<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Satın Alma | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/satin-alma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/satin-alma</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 11:48:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Satın Alma | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/satin-alma</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mastercard, stablecoin altyapısı sağlayıcısı BVNK&#8217;yi satın alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mastercard-stablecoin-altyapisi-saglayicisi-bvnkyi-satin-aliyor-624625</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:48:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[altyapısı]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[bvnk]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Para]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[mastercard]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayıcısı]]></category>
		<category><![CDATA[satın]]></category>
		<category><![CDATA[Satın Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Stablecoin]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mastercard, stablecoin altyapısı alanında lider şirketlerden biri olan BVNK’yi, 300 milyon doları koşula bağlı olmak üzere toplam 1,8 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya vardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-stablecoin-altyapisi-saglayicisi-bvnkyi-satin-aliyor-624625">Mastercard, stablecoin altyapısı sağlayıcısı BVNK&#8217;yi satın alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mastercard, stablecoin altyapısı alanında lider şirketlerden biri olan BVNK’yi, 300 milyon doları koşula bağlı olmak üzere toplam 1,8 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya vardı. Bu satın alma, Mastercard’ın dijital varlıklara ve para birimleri, altyapılar ile bölgeler arasında değer transferine sunduğu kapsamlı desteği genişletiyor.</p>
<p>Teknoloji, insanlar ve işletmeler arasındaki para ve değer transferini sürekli dönüştürüyor. Blokzincir teknolojisiyle desteklenen dijital varlıklar, para transferini daha hızlı, esnek ve verimli hale getirme potansiyeli sunuyor. Kullanım alanları hızla gelişen dijital para ödemeleri, 2025 itibarıyla, 350 milyar dolarlık hacme ulaşmış durumda. Birden fazla coğrafyada dijital paralara ilişkin düzenleyici çerçevenin daha net hale gelmesiyle birlikte, finansal kuruluşlar ve fintek şirketleri müşterilerine stablecoin’ler ve token’laştırılmış mevduat temelli yeni ödeme seçeneklerini sunmaya hazırlanıyor.</p>
<p>Bugün kartlı ödemeler, global ölçekte yüz milyonlarca kabul noktasında ve dijital erişim noktasında milyarlarca tüketiciye benzersiz bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Kripto cüzdanlar da dijital paraların günlük ödemelerde kullanılabilmesi için kart tabanlı çözümleri tercih ediyor. Stablecoin ve token’laştırılmış mevduatlar ise sınır ötesi transferler, kişiden kişiye (P2P) ve işletmeden işletmeye (B2B) ödemelerde yeni fırsatlar yaratıyor. Zaman içinde bu altyapıların sunduğu hız ve programlanabilirlik, sermaye piyasaları, hazine yönetimi ve diğer ticari alanlardaki kritik sorunlara da çözüm sunabilir. Bu altyapıları mevcut itibari para altyapılarıyla sorunsuz biçimde birleştirmek ve ödemelerin temelini oluşturan güvenlik, güvenilirlik ve uyumluluk standartlarını uygulamak ise söz konusu kullanım alanlarını desteklemenin anahtarı olarak öne çıkıyor. </p>
<p>Mastercard, bu yeni nesil ödeme seçeneklerinin erişilebilirlik, birlikte çalışabilirlik ve güvenlik standartlarıyla kendi ağına entegre edilebilmesi için yatırımlarını sürdürüyor. Farklı dijital para birimleri ve token’laştırılmış mevduatlar ihraç edildikçe ve bunların kullanım alanları ölçeklendikçe, birden fazla zincir üzerinde itibari para ile dijital para birimleri arasında son derece güvenli ve uyumlu ödeme süreçlerinin yönetimine duyulan ihtiyaç da artıyor. BVNK’nin altyapısı ile Mastercard’ın  global ağı birleştiğinde, farklı blokzincirler ve para birimleri arasında ölçeklenebilir ve güvenilir bir ödeme deneyimi sağlanması hedefleniyor. </p>
<p>Mastercard Ürün Direktörü Jorn Lambert, konuyla ilgili şunları söyledi: “Zaman içinde finansal kuruluşların ve finteklerin büyük bölümünün stablecoin’ler veya token’laştırılmış mevduatlar aracılığıyla dijital para hizmetleri sunacağını öngörüyoruz. Biz de onları ve müşterilerini, token’laştırılmış paranın faydalarını günlük hayata entegre eden, alanındaki en nitelikli, yüksek düzeyde uyumlu ve birlikte çalışabilir bir çözümle desteklemek istiyoruz. Bu satın alma, her zaman yaptığımız şeyi, yani ekonomilere güç vermek ve insanları desteklemek için inovasyon ve teknolojiyi kullanma yaklaşımımızı pekiştiriyor. Zincir üstü altyapıları ağımıza eklemek, neredeyse her tür işlemin programlanabilir hale gelmesinin önünü açacak.”</p>
<p>Bu satın alma, şirketin Mastercard Kripto İş Ortağı Programı gibi son dönemde attığı adımları da tamamlıyor. Atılan bu adımlar, zincir üstü ödemelerin bir sonraki aşamasında sunulan fırsatlardan herkesin en verimli şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla daha fazla iş birliği ve inovasyonu teşvik etmeyi hedefliyor. 2021’de kurulduğundan bu yana BVNK, itibari para ile stablecoin’ler arasında köprü kurma alanında kapsamlı bir deneyim ve sektör lideri bir altyapı geliştirdi. Bugün BVNK platformu, müşterilerine 130’dan fazla ülkede tüm büyük blokzincir ağları üzerinde ödeme gönderme ve alma imkânı sağlıyor.</p>
<p>BVNK Kurucu Ortağı ve CEO’su Jesse Hemson-Struthers ise şunları söyledi: “Dijital para fırsatını sadeleştirme konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da henüz yolun çok başındayız. Bu anlaşma, paranın geleceğini tanımlayıp hayata geçirmek üzere birbirini tamamlayan kabiliyetleri bir araya getiriyor. Birlikte, dijital para temelli finansal hizmetler için benzersiz bir altyapı sunabiliyoruz.”</p>
<p>Mastercard ve BVNK’nin birleşik faaliyetleri, müşterilerin kapalı ekosistemlere kısıtlı kalmadan ihtiyaçlarına en uygun çözümlere erişmesini sağlayan, dijital varlık ve zincirden bağımsız bir yaklaşım sunacak. Yıl sonuna kadar tamamlanması beklenen satın alma süreci, yasal onayların alınmasına ve standart kapanış prosedürlerine bağlı olarak ilerleyecek.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-stablecoin-altyapisi-saglayicisi-bvnkyi-satin-aliyor-624625">Mastercard, stablecoin altyapısı sağlayıcısı BVNK&#8217;yi satın alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Commited ile ikas&#8217;tan e-ticarette karbon nötr alışveriş</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/commited-ile-ikastan-e-ticarette-karbon-notr-alisveris-617883</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:28:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[anında]]></category>
		<category><![CDATA[commited]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[e-ticarette]]></category>
		<category><![CDATA[ikas]]></category>
		<category><![CDATA[İş Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[nötr]]></category>
		<category><![CDATA[Satın Alma]]></category>
		<category><![CDATA[sertifika]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[tan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617883</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fibabanka’nın kurum içi girişimi Commited, e-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas ile güçlerini birleştirerek Türkiye’de e-ticaret ekosisteminde karbon nötr alışveriş deneyimini yaygınlaştıracak yeni bir projeye imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/commited-ile-ikastan-e-ticarette-karbon-notr-alisveris-617883">Commited ile ikas&#8217;tan e-ticarette karbon nötr alışveriş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fibabanka’nın kurum içi girişimi Commited, e-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas ile güçlerini birleştirerek Türkiye’de e-ticaret ekosisteminde karbon nötr alışveriş deneyimini yaygınlaştıracak yeni bir projeye imza attı.</strong></p>
<p>Fibabanka’nın sürdürülebilir gelecek amacıyla hayata geçirdiği kurum içi girişimi cOmmited ve ikas iş birliği kapsamında; ikas altyapısını kullanan e-ticaret siteleri, müşterilerine alışveriş sırasında gönüllü karbon azaltım sertifikası satın alma imkânı sunabiliyor. Böylece hem markalar hem de son kullanıcılar, satın alma anında karbon ayak izlerini dengeleyerek sürdürülebilirliğe somut katkı sağlayabiliyor.</p>
<p><strong>E-ticarette değer odaklı yeni dönem</strong></p>
<p>Müşteri talepleri, artan regülasyonlar, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon raporlama yükümlülükleri, şirketleri daha şeffaf ve doğrulanabilir çözümler üretmeye yönlendiriyor. Commited; gönüllü karbon sertifikası platformu ile işletmeler için karbon nötr olmayı hızlı, güvenilir ve erişilebilir hale getiren bir impact-tech girişimi olarak faaliyet gösteriyor.</p>
<p>Commited platformu; Gold Standard ve Verra gibi uluslararası doğrulanmış karbon kredi kayıtlarıyla entegre çalışıyor. API entegrasyonu ve Octinel yapay zekâ motoru sayesinde ürün ve hizmet bazlı karbon hesaplamasını otomatikleştiriyor ve satın alma anında dijital sertifika oluşturabiliyor. ikas entegrasyonu ile bu altyapı artık doğrudan online satın alma süreçlerine taşınmış oldu.</p>
<p><strong>“Sürdürülebilir alışverişi erişilebilir hale getiriyoruz”</strong></p>
<p><strong>Commited Genel Müdürü Levent Köseoğlu</strong> iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Karbon ayak izini dengelemek artık yalnızca büyük ölçekli şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarında yer alan bir hedef değil; her ölçekte işletme ve her tüketici için erişilebilir olması gereken bir dönüşüm alanı. Commited olarak amacımız, karbon dengelemeyi karmaşık ve maliyetli bir süreç olmaktan çıkararak satın alma deneyimin doğal bir parçası haline getirmek.</p>
<p>Biz bu projeyi yalnızca bir entegrasyon olarak değil, e-ticaret ekosisteminde davranışsal dönüşümü hızlandıracak bir adım olarak görüyoruz. Satın alma anında sunulan karbon dengeleme seçeneği, tüketicinin karar sürecine sürdürülebilirlik boyutunu dahil ediyor. Bu da uzun vadede hem markaların değer algısını güçlendiriyor hem de karbon piyasalarının daha şeffaf ve ölçeklenebilir büyümesine katkı sağlıyor. Hedefimiz; finansal güvenilirliğimiz, uluslararası doğrulanmış sertifika altyapımız ve ölçeklenebilir teknolojimizle karbon nötr ekonomiye geçişi hızlandırmak.”</p>
<p><strong>“Bu iş birliği bizim için stratejik bir adım”</strong></p>
<p><strong>ikas İş Ortaklıkları Müdürü Ezgi Çelikler</strong> iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Biz ikas olarak sadece e-ticarette yaptıklarımızla değil, dünyaya ve çevremize kattığımız değerle de anılmak istiyoruz. Commited ile yaptığımız iş birliği bu yüzden bizim için stratejik bir adım. ikas kullanıcıları, müşterilerine alışveriş sırasında karbon azaltım sertifikası satın alma imkânı sunabiliyor. Böylece site sahipleri, son kullanıcı ve biz; hep birlikte karbon ayak izimizi azaltmak için somut bir adım atıyoruz. Bu modelin tüm e-ticaret ekosistemini kapsayacak şekilde kurgulanmış olması bizim için ayrıca kıymetli.</p>
<p>Bugün özellikle genç tüketicilerin sadece ürünün fiyatına ya da özelliklerine değil; markanın duruşuna, çevre bilincine ve sürdürülebilirlik yaklaşımına da baktığını net biçimde görüyoruz. Bu dönüşümü doğru okuyan markaların e-ticarette uzun vadede daha güçlü konumlanacağına inanıyoruz. Bu nedenle Commited entegrasyonunu yalnızca teknik bir özellik olarak değil, değer odaklı büyümenin bir parçası olarak görüyoruz.”</p>
<p><strong>Satın alma anında anlık karbon dengeleme</strong></p>
<p>Commited’in Octinel AI destekli teknolojisi; DEFRA metodolojisiyle ürün ve hizmet bazlı karbon ayak izi hesaplaması yaparak, API üzerinden e-ticaret sitelerine entegre oluyor. Bu model sayesinde sepet aşamasında karbon emisyonu hesaplanabiliyor, kullanıcı dilerse gönüllü karbon sertifikası satın alabiliyor. Sertifika anında dijital olarak oluşturuluyor ve raporlanıyor. Markalar sürdürülebilirlik performansını şeffaf biçimde gösterebiliyor.</p>
<p>Commited; turizmden perakendeye, sigortadan havacılığa kadar birçok sektörde aktif olarak kullanılıyor. Platform, aylık on binlerce ton emisyonun dengelenmesine aracılık eden ölçeklenebilir bir altyapı sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/commited-ile-ikastan-e-ticarette-karbon-notr-alisveris-617883">Commited ile ikas&#8217;tan e-ticarette karbon nötr alışveriş</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercekten-ihtiyacin-var-mi-yoksa-moralin-mi-bozuk-614440</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 10:33:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bozuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekten]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacın]]></category>
		<category><![CDATA[moralin]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Satın Alma]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614440</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin beşincisi gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercekten-ihtiyacin-var-mi-yoksa-moralin-mi-bozuk-614440">Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin beşincisi gerçekleştirdi. “Bilinçli Tüketici Olmak: Satın Almanın Püf Noktaları” başlığıyla çevrimiçi düzenlenen seminere yoğun katılım sağlandı.</p>
<p><strong>Pandemi sonrası tüketim alışkanlıkları daha fazla sorgulanmaya başlandı</strong></p>
<p>Seminerin konuşmacısı, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgül Dağlı oldu. Konuşmasına, “Paranızın, zamanınızın ve gezegenimizin kontrolünü ele alma zamanı” sözleriyle başlayan Prof. Dr. Dağlı, pandemi sonrası dönemde tüketim alışkanlıklarının daha fazla sorgulanmaya başlandığını ifade etti. Kaynakların sınırlı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı, bilinçsiz tüketimin çevreye, atmosfere ve doğal kaynaklara zarar verdiğini belirtti.</p>
<p><strong>Alışveriş artık bir deneyim alanı</strong></p>
<p>Günümüzde alışverişin yalnızca bir ihtiyaç giderme davranışı olmaktan çıktığını söyleyen Prof. Dr. Dağlı, modern tüketici deneyiminin duygusal bir boyut kazandığını dile getirdi. Alışverişin, birçok kişi için “duygusal boşluk doldurma aracı” haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Dağlı, bu durumun tüketim kültürüyle doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti.</p>
<p>“Tüketim kültüründe ‘tükettiğin kadar varsın’ anlayışı hâkim” diyen Dağlı, bu yaklaşımın toplumsal etkilerinin sorgulanması gerektiğini, bilinçli tüketimin, bireyin neden ve ne kadar tükettiğini fark etmesiyle mümkün olabileceğini belirtti.</p>
<p><strong>Hız ve haz çağında tüketim</strong></p>
<p>Günümüz dünyasının hız ve haz odaklı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Dağlı, teknolojiyle birlikte ekranların hayatın merkezine yerleştiğini söyledi. Tüketicilerin bu ekranlardan hız ve anlık tatmin beklediğini belirten Prof. Dr. Dağlı, bilinçli tüketimin yalnızca para biriktirmek anlamına gelmediğinin altını çizdi.</p>
<p>Bilinçli tüketimin; zamanı, psikolojiyi ve çevresel kaynakları doğru yönetmeyi de kapsadığını ifade eden Prof. Dr. Dağlı, “Hedef, tüketimin nesnesi değil öznesi olabilmek” dedi.</p>
<p><strong>Satın alma davranışının psikolojisi</strong></p>
<p>Satın alma dürtüsünün arkasında nörolojik süreçlerin de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, alışveriş sırasında beyinde dopamin salgılandığını ve bu durumun kısa süreli mutluluk hissi yarattığını, özellikle ürünün hayal edilmesi ve beklenmesi sürecinde dopamin düzeyinin arttığını ifade etti.</p>
<p>“Yalnızlık, stres ve can sıkıntısı gibi duygular, ‘terapi amaçlı alışverişi’ tetikleyebiliyor” diyen Prof. Dr. Dağlı, algoritmaların tüketicilerin zayıf anlarını analiz ederek pazarlama kuşatması oluşturduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>Pazarlama tuzaklarına dikkat!</strong></p>
<p>Fiyatlandırma stratejileri ve algı yönetimi konularına da değinen Prof. Dr. Dağlı, indirimlerin ve kampanyaların beyinde “kazanma hissi” oluşturduğunu, satın alma süreçlerinde, mantıklı karar verme merkezi olan prefrontal korteks ile duygusal tepkilerden sorumlu amigdala arasında bir denge mücadelesi yaşandığını ifade etti.</p>
<p>“Kıtlık ve aciliyet ilkesi, ‘hemen satın almalıyım’ duygusunu körüklüyor” diyen Prof. Dr. Dağlı, bu sürecin medya ve dijital platformlar aracılığıyla sürekli yeniden üretildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Dağlı, “‘Son üç ürün’, ‘süreniz doluyor’ gibi uyarılar, tüketicide kaygı yaratıyor. Bu durum ‘fırsatı kaçırma korkusu’, yani FOMO’yu tetikliyor ve bireyi hızlı karar almaya itiyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Duyular üzerinden satın alma davranışı şekilleniyor</strong></p>
<p>Duyusal pazarlamanın satın alma süreçlerindeki etkisine de değinen Prof. Dr. Dağlı, alışveriş ortamlarının bilinçli olarak tasarlandığını belirtti. “Mağaza içindeki müzikten kokuya, raf düzeninden görsel tasarıma kadar her unsur satın alma davranışını etkilemek üzere kurgulanıyor. Dijital ortamda ise bu deneyimi web siteleri ve e-ticaret platformları üstleniyor” dedi.</p>
<p>Satın alma sürecinin yalnızca reklamlardan ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Burada bütünleşik pazarlama iletişiminden söz ediyoruz. Reklam, fiyat, dijital içerik, influencer önerileri ve kullanıcı deneyimleri bir bütün olarak tüketici davranışını şekillendiriyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bilgi ve artan erişimle manipülasyonun hızı da arttı </strong></p>
<p>Tüketici kavramına da açıklık getiren Prof. Dr. Dağlı, nihai tüketicinin ekonomik zincirin son halkasında yer aldığını ve ürünü ticari bir amaç gütmeden satın aldığını ifade etti. Prof. Dr. Dağlı, “Bir avukatın evine aldığı televizyon tüketici işlemidir; ancak ofisine aldığı bilgisayar ticari faaliyet kapsamında değerlendirilir” örneğini verdi.</p>
<p>Bilgiye erişimin kolaylaşmasının yeni bir sorunu beraberinde getirdiğini belirten Prof. Dr. Dağlı, “Eskiden sorun bilgi eksikliğiydi, bugün ise bilgi kirliliği ve manipülasyon. Devasa bir veri yığınıyla karşı karşıyayız. Hangisinin gerçek bilgi, hangisinin algı yönetimi olduğunu ayırt etmek ciddi bir zihinsel çaba gerektiriyor” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu durumu “modern tüketicinin paradoksu” olarak tanımlayan Prof. Dr. Dağlı, “Bilgiye erişim hızlandıkça, reklamların ve pazarlama tekniklerinin manipülasyon hızı da arttı. Bu, dijital çağın en büyük ironilerinden biri” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Algoritmalar en zayıf anı hedefliyor</strong></p>
<p>Algoritmik kuşatmaya dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı, “Arama geçmişimiz sayesinde reklamlar bizi en zayıf anımızda yakalayabiliyor. Gece yarısı karşınıza çıkan bir yemek reklamı tesadüf değil” dedi. Nöropazarlama uygulamalarına da değinen Prof. Dr. Dağlı, “Hangi rengin, hangi kelimenin ya da hangi sesin ‘satın al’ butonuna bastırdığını artık biliyorlar” şeklinde konuştu.</p>
<p>Web sitelerinde kullanılan “karanlık modellerin” de altını çizen Prof. Dr. Dağlı, “Sepetten ürün çıkarmanın zorlaştırılması, sahte stok sayaçları gibi uygulamalar tüketiciyi dürtüsel satın almaya yöneltiyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Reklam ikna eder, manipüle etmez!</strong></p>
<p>Reklamcılığın etik boyutuna vurgu yapan Prof. Dr. Dağlı, “Reklam ikna eder, manipüle etmez. Ancak tüketiciler manipüle olabildiği için bugün bilinçli tüketimi konuşmak zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Influencer pazarlamasına da değinen Prof. Dr. Dağlı, “Reklam, reklam gibi kokmadığında daha etkili oluyor. Bir arkadaş tavsiyesi gibi sunulan içerikler eleştirel süzgeci aşabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>“Dur, düşün” çağrısı</strong></p>
<p>Bilinçli tüketici olmanın temel adımlarını da paylaşan Prof. Dr. Dağlı, satın alma öncesinde mutlaka bir “dur, düşün” aşamasının gerektiğini söyledi. “’Gerçekten ihtiyacım var mı, yoksa sadece moralim mi bozuk?’ sorusu çok güçlü bir duygusal filtredir” diyen Prof. Dr. Dağlı, 30 gün kuralı, fiyat geçmişi takibi, kullanıcı yorumlarının detaylı incelenmesi ve envanter kontrolü gibi yöntemleri önerdi.</p>
<p>Dürtüsel tüketici ile bilinçli tüketici arasındaki farklara da değinen Prof. Dr. Dağlı, “Dürtüsel tüketici anlık haz peşindedir ve çoğu zaman pişmanlık yaşar. Bilinçli tüketici ise araştırır, sorgular ve uzun vadeli tatmin yaşar” diye konuştu.</p>
<p><strong>Satın alma sonrası da sürecin parçası</strong></p>
<p>Satın alma sonrasının da bilinçli tüketimin önemli bir aşaması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Beklentiyle gerçek örtüşmüyorsa cayma hakkınızı kullanın. ‘Belki alışırım’ demeyin. Bu bir tüketici hakkıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ürün kullanım kılavuzlarının incelenmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının hem bireysel memnuniyeti hem de toplumsal farkındalığı artırdığını belirten Prof. Dr. Dağlı, bilinçli tüketimin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><strong>Tek tıkla ödeme kolaylaşıyor, harcama kontrolü zorlaşıyor!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Özgül Dağlı, dijital çağda tüketim davranışlarının dönüşümüne dikkat çekerek, özellikle son dönemde bilimsel çalışmalarda öne çıkan “infinite scrolling” (sonsuz kaydırma) kavramının, bireyleri sürekli bir arayış ve satın alma döngüsü içinde tuttuğunu vurguladı. Prof. Dr. Dağlı, “Bu kavram aslında bireyin hiç durmadan tüketmeye yönlendirilmesi anlamına geliyor. Algoritmaların gücü ve sosyal medya reklamlarının kişiselleştirilmiş yapısı, bu süreci daha da hızlandırıyor” dedi.</p>
<p>Tek tıkla ödeme sistemlerinin çoğu zaman kolaylık olarak sunulduğunu ancak harcama kontrolünü zorlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı, influencer pazarlaması ve dijital vitrinlerin, bireylerin bilinçli tüketici olma yolculuğunun önüne geçebildiğini belirtti. Prof. Dr. Dağlı, “Gördüğünüz her şeye sahip olma arzusu, tüketim dürtümüzü körüklüyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Ucuz olan pahalıdır!</strong></p>
<p>Ürün kalitesinin nicelikten daha önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Ucuz olan aslında pahalıdır sözü boşuna söylenmemiştir. Uzun ömürlü, kaliteli ve çevreye duyarlı ürünler tercih edilmelidir” dedi.</p>
<p>Bilinçli tüketicinin bir “manifestosu” olabileceğini dile getiren Dağlı, bu manifestoyu “Az ama öz almak, niceliğe değil niteliğe odaklanmak, kontrolün sizde olduğunun farkına varmak ve pazarlama stratejilerinin sizi her zaman yönetmesine izin vermemek.” şeklinde dile getirdi.</p>
<p><strong>Reklamlarda dürüstlük ve şeffaflık esastır</strong></p>
<p>Bilinçli tüketicinin haklarını bilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Dağlı, cayma hakkı, fatura ve garanti belgelerinin saklanmasının önemine dikkat çekti. Aldatıcı reklamlara karşı uyarılarda bulunan Prof. Dr. Dağlı, “Reklam Kurulu tanımına göre tüketiciyi aldatan, bilgi eksikliğini istismar eden ve can güvenliğini tehlikeye atan reklamlar aldatıcı kabul edilir. Reklamlarda dürüstlük ve şeffaflık esastır” dedi.</p>
<p>Sahte indirimler, eksik bilgilendirme, abartılı vaatler, bilimsel temeli olmayan sağlık beyanları, görsel yanıltmalar ve dijital tuzakların en yaygın aldatıcı reklam türleri olduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, özellikle influencer iş birlikleri ve karanlık tasarımlara karşı tüketicilerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Yanıltıcı reklamlara karşı Reklam Kurulu’na başvurabilirsiniz</strong></p>
<p>Tüketicilerin korunma mekanizmalarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Dağlı, “Yanıltıcı reklamlara karşı Reklam Kurulu’na başvurabilirsiniz. E-Devlet üzerinden bu işlemler yapılabiliyor. Tüketici Hakem Heyetleri ve CİMER de önemli başvuru kanallarıdır” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Dağlı, aldatıcı reklamla satın alınan ürünlerin ayıplı mal kapsamında değerlendirildiğini ve iade, değişim ile tazminat hakkı doğduğunu hatırlatarak, “Satın aldığınız her şey, hayatınızdan verdiğiniz bir zaman dilimidir. Zamanınızı neye harcadığınıza dikkat edin ve haklarınızı bilin” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercekten-ihtiyacin-var-mi-yoksa-moralin-mi-bozuk-614440">Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EY Lüks Tüketim Endeksi 2025 yayımlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ey-luks-tuketim-endeksi-2025-yayimlandi-580988</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 10:06:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[ey]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[lüks]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[satın]]></category>
		<category><![CDATA[Satın Alma]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yayımlandı]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık şirketi EY, lüks tüketicilerin değişen tercihlerini ve davranışlarını analiz eden kapsamlı çalışması EY Lüks Tüketim Endeksi 2025’i yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-luks-tuketim-endeksi-2025-yayimlandi-580988">EY Lüks Tüketim Endeksi 2025 yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık şirketi EY, lüks tüketicilerin değişen tercihlerini ve davranışlarını analiz eden kapsamlı çalışması <strong>EY Lüks Tüketim Endeksi 2025</strong>’i yayımladı. Farklı pazarlardan ve çeşitli jenerasyonlardan 1600 tüketiciyle yapılan çalışmada, lüks markaların müşterileriyle yeniden bağ kurmasını ve mevcut pazar zorluklarını aşmasını sağlayacak yeni yolları ortaya koymak amaçlanıyor. Anket sonuçları, küresel pazarda lüks segmentin ikinci el satış ve kiralama modelinin tüketici için cazip bir hale geldiğini gösteriyor.</p>
<p>Küresel çapta lüks sektörü zorluklarla karşı karşıyayken, birçok marka düşen satışlarla mücadele ediyor. On yıllardır lüks sektörü çift haneli büyüme oranlarındaydı, ancak son yıllarda sektörde yaşanan düşüş, lüks markaları stratejilerini yeniden gözden geçirmeye yönlendiriyor. Genel olarak, küresel çapta lüks sektörü bir durgunluk yaşıyor ve bu durum sektör genelinde kâr uyarılarını da tetikliyor. Lüks sektörünün hızla değişen tüketici alışkanlıklarına ve küresel megatrendlerdeki değişimlere uyum sağlaması önem taşıyor.</p>
<p><strong>Lüks markalar ‘ulaşılabilirliği’ sorguluyor</strong></p>
<p>EY Lüks Tüketim Endeksi’ne göre; lüks markalar, yeni dünya düzenine uyum sağlamak için müşterilerini daha iyi anlamaya çalışıyor. Bu yalnızca işlerini destekleyen yüksek gelirli bireyleri değil, son yıllarda büyümenin temel itici gücü olan, lükse ulaşma arzusu taşıyan tüketicileri de kapsıyor. Ancak bu durum, lüks markaların uzun süredir dengelemekte zorlandığı bir paradoksu da tekrar gündeme getiriyor: Bir marka ne kadar arzu edilir hale gelirse, satışlar o kadar artar; ancak bir markayı daha fazla kişi kullanmaya başlarsa ve bu da markanın arzu edilirliğini azaltır.</p>
<p><strong>Tüketicilerin %71’i yüksek kaliteye daha çok önem veriyor</strong></p>
<p>Endeks; yüksek kaliteyi lüksün temeli olarak tanımlarken, statü arzusunun da hâlâ etkili olduğunu ortaya koyuyor. Müşterilerin %71’i yüksek kaliteli ürünlere sahip olma isteğiyle hareket ederken, %32’si lüks modayı statü göstergesi olarak satın alıyor. Ankete katılanların %54’ü, lüks bir markadan doğrudan ikinci el ürün satın alabileceğini belirtiyor. Benzer şekilde, %50’si satın almak yerine kiralamayı tercih edebileceğini söylüyor. Sessiz lüks trendine rağmen, marka logolu ürünler hâlâ cazibesini koruyor: tüketicilerin %26’sı logoyu ilk beş satın alma kriteri arasında gösterirken, yalnızca %12’si logosuz ürünleri tercih ediyor. Lüks tüketici için satın aldığı ürünün kaliteli olması, o ürünün fiyatı ya da kişide yarattığı ayrıcalıklı hissetme duygusuna göre daha ağır basıyor. Ancak yüksek harcama yapan “prestij odaklı” (%42) ve “seçici” (%34) müşteriler, bunu daha çok statü göstergesi olarak görüyor. </p>
<p><strong>Sürdürülebilirlik satın alma kararlarını etkiliyor</strong></p>
<p>Ürün kalitesiyle yakından bağlantılı olan sürdürülebilirlik de satın alma kararlarını etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Müşterilerin yaklaşık üçte biri (%31), sürdürülebilirliği en önemli beş satın alma kriteri arasında gösteriyor; bu oran fiyat kriteriyle (%30) neredeyse eş değer. Tüketicileri sürdürülebilirliğe yönelten başlıca uygulamalar arasında sürdürülebilir ambalaj (%53) ve yenilikçi malzemeler (%45) yer alıyor. Bu da müşterilerin uzun vadeli değer ve çevresel yeniliklere giderek daha fazla önem verdiğini gösteriyor. </p>
<p><strong>Fiyat ve kalite uyuşmazlığı müşteriyi uzaklaştırıyor</strong></p>
<p>Endeks, kalite ile fiyat arasındaki kopukluğun tüketicileri uzaklaştırdığını ortaya koyuyor. Katılımcıların %62’si son bir yıl içinde lüks bir ürün satın almayı düşündüğünü, ancak fiyatın en büyük caydırıcı unsur olması nedeniyle vazgeçtiğini belirtiyor. Müşterilerin %46’sı, istedikleri ürünü satın alabilmek için yeterince birikim yapana kadar ya da marka indirim veya outlet satışı sunana kadar beklemeyi tercih ediyor. X kuşağı (1965–1980 doğumlu), yüksek maliyeti gerekçe göstererek satın almaktan en çok vazgeçen grup (%38) olarak öne çıkıyor. </p>
<p><strong>Fiziksel mağaza alışverişi hâlâ baskın</strong></p>
<p>Lüks segment tüketicileri için fiziksel mağazadan alışveriş hâlâ öncelikli tercih. Katılımcıların %75’i son lüks ürününü markanın fiziksel mağazasından satın aldığını belirtiyor. Omnichannel (çoklu kanal) alışverişin yükselişine rağmen, lüks tüketicilerinin %33’ü mağaza ziyaretini markanın web sitesiyle birleştirmeyi tercih ediyor. Bazı pazarlarda omnichannel ilk tercih edilen kanal olsa da (%55), bu kanalın memnuniyet oranı fiziksel mağazaya göre belirgin şekilde düşük. Bu durum, premium ürünlerin ve ayrıcalıklı hizmetin dijitalde de kusursuz şekilde sunulması gerektiğini gösteriyor. En zengin müşteri segmenti olan “aspirational luxury” kategorisi dışındaki müşteriler, marka web sitelerini yalnızca uluslararası markalara erişmek (%20) veya daha geniş ürün yelpazesini keşfetmek (%20) için kullanıyor. Genç kuşaklar çevrim içi kanalları önceki kuşaklara göre daha çok tercih ediyor: Z kuşağının %17’si lükste online alışverişe yönelirken, baby boomer’larda bu oran %10.  Diğer taraftan, Z kuşağının %41’i online ve offline kanalları birleştirmeye daha çok ilgi duyarken, baby boomer’larda bu oran %24’leri buluyor.</p>
<p><strong>EY Türkiye Şirket Ortağı, Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Kaan Birdal </strong>konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p><em>&#8220;Değişen ve dönüşen tüketici alışkanlıkları, küresel belirsizlikler, gümrük düzenlemeleri ve ek vergiler gibi ticareti etkileyen faktörler, lüks markalar için stratejik karar alma baskısı yaratan bir ortam oluşturuyor. Markalar, lüks tanımını muhafaza etmek için son yıllarda fiyatlarını artırmış durumdaydı; ancak artık bir ürünü kolaylıkla satın alabilecek durumda olan tüketiciler bile ürünün gerçekten buna değip değmediğini sorguluyor. Lüks sektörü, bir süredir devam eden düşüşü yavaşlatmak için yeni düzene uyum sağlamak gerektiğinin farkında olmalı ve stratejilerini yeniden gözden geçirmeli. Bu araştırma, tüketici davranışları ve beklentilerini analiz ederek, lüks müşterilerin gerçekten ne istediğini ortaya koymayı amaçlıyor. Rapor sonuçlarına göre, lüks markalar daha anlamlı ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunarak sadakati ve büyümeyi beraberinde getirebilir. Lüks giyimde kiralama ve ikinci el gibi sürdürülebilirlik odaklı alternatifler bir yandan çevresel duyarlılığı artırırken diğer yandan da yeni nesil tüketicilerin değer algısıyla paralel bir çözüm oluşturuyor.</em>     </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-luks-tuketim-endeksi-2025-yayimlandi-580988">EY Lüks Tüketim Endeksi 2025 yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
