<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>saniyede | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/saniyede/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/saniyede</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jan 2026 08:53:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>saniyede | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/saniyede</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İZSU&#8217;dan susuzluğa karşı üç aşamalı plan</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izsudan-susuzluga-karsi-uc-asamali-plan-608289</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 08:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aşamalı]]></category>
		<category><![CDATA[barajı]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izsu]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kaynaklar]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[litre]]></category>
		<category><![CDATA[Miktar]]></category>
		<category><![CDATA[ölü]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[susuzluğa]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[zsu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608289</guid>

					<description><![CDATA[<p>İZSU Genel Müdürlüğü, kuraklık riskine karşı mevcut suyu daha verimli kullanmanın yanında yeni kaynaklar oluşturmak için de üç aşamalı bir planı hayata geçiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izsudan-susuzluga-karsi-uc-asamali-plan-608289">İZSU&#8217;dan susuzluğa karşı üç aşamalı plan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İZSU Genel Müdürlüğü, kuraklık riskine karşı mevcut suyu daha verimli kullanmanın yanında yeni kaynaklar oluşturmak için de üç aşamalı bir planı hayata geçiriyor. Bu kapsamda Tahtalı Barajı ölü hacmindeki suyun kullanılması, bulut tohumlama ve deniz suyunun arıtılması gibi adımlar yer alıyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Nisan 2025’ten bu yana hayata geçirdiği önleyici ve planlı uygulamalarla İzmir’de günlük içme suyu ihtiyacının yüzde 28’ini, yeni bir kaynak yaratılmadan mevcut sistemin daha verimli kullanılmasıyla karşılıyor. İZSU, kentte etkisini artıran kuraklığa karşı kısa, orta ve uzun vadeli su yönetimi planını da eş zamanlı olarak yürütüyor. Bu kapsamda bulut tohumlama, Tahtalı Barajı’ndaki ölü hacmin değerlendirilmesi ve deniz suyu arıtma tesisi kurulması gibi yöntemler, İzmir’in susuz kalmaması için hazırlanan çok katmanlı planın başlıkları arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>Bulut tohumlama değerlendiriliyor</strong></p>
<p>Kamuoyunda sıkça gündeme gelen bulut tohumlama yöntemi, İZSU Genel Müdürlüğü’nün üzerinde çalıştığı alternatif uygulamalar arasında yer alıyor. Yöntem, yağış potansiyeli bulunan bulutlardan düşen yağmur miktarının artırılmasını amaçlayan destekleyici bir uygulama olarak değerlendiriliyor. İZSU tarafından hazırlanan teknik raporlar, üniversitelerin bilimsel görüşleriyle birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na iletilirken, Bakanlıkla yürütülen süreç devam ediyor.</p>
<p><strong>Tahtalı Barajı’nın “ölü hacmi” kullanılabilecek</strong></p>
<p>İzmir’in en önemli içme suyu kaynaklarından Tahtalı Barajı’nda, su alma pompalarına uzak olması nedeniyle “ölü hacim” olarak adlandırılan bölümdeki suyun, acil durumlarda sınırlı ve kontrollü biçimde kullanılması planlanıyor. Bu yönteme ilişkin hazırlıkların sürdüğü, yağışlı mevsimde barajda toplanacak su miktarına göre sistemin hazırda tutulacağı belirtildi. Öte yandan aynı yöntem, Gördes Barajı’nda da uygulandı. Son yedi ayda ölü hacimden saniyede ortalama 968 litre içme suyu alınarak İzmir’e ulaştırıldı.</p>
<p><strong>Deniz suyu arıtma tesisi için yer belirlendi</strong></p>
<p>İZSU’nun orta ve uzun vadeli planları arasında deniz suyu arıtma tesisi de yer alıyor. Bu kapsamda Seferihisar Ahmetbeyli’de yapılması planlanan tesis için hazırlık çalışmaları sürüyor. İlgili kamu kurumlarından görüş ve izinlerin alınmasına yönelik gerekli yazışmaların yapıldığı bildirildi.</p>
<p><strong>Yeraltı suyu, barajlar ve tasarruf birlikte yürütülüyor</strong></p>
<p>Ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de etkisini hissettiren kuraklık nedeniyle kentin ana içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı’na gelen su miktarındaki ciddi düşüş yaşandı. 2021 yılında baraja yıllık 150 milyon metreküp su gelirken, bu miktar 2022’de 83 milyon metreküpe, 2023’te 47 milyon metreküpe, 2024’te 42 milyon metreküpe, 2025’te ise yalnızca 28 milyon metreküpe geriledi. Ortaya çıkan bu tablo, kısa vadeli önlemlerin neden hayati önem taşıdığını gözler önüne serdi. Yalnızca yeni kaynaklara odaklanmak yerine mevcut kaynakların korunmasına yönelik çalışmalarını da sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, hayata geçirilen uygulamalar sayesinde kentin su ihtiyacının yüzde 28’ini karşılamayı başardı. Altyapı yenileme, aktif kaçak tespiti ve basınç yönetimi çalışmaları sonucunda İzmir kent merkezinde kayıp-kaçak oranı yüzde 27,17’den yüzde 24,80’e düşürüldü. Sadece bir yıl içinde sağlanan yüzde 2,37’lik bu düşüş, yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyun sistemde kalmasını sağladı. Elde edilen tasarruf miktarı, on binlerce hanenin yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.</p>
<p><strong>Kuyular yenilendi, saniyede 1.400 litreye yakın ek su sağlandı</strong></p>
<p>Yer altı su kaynaklarının daha verimli kullanılması amacıyla kent genelinde çok sayıda kuyu yenilenerek devreye alındı. Göksu, Sarıkız ve Menemen bölgelerinde yenilenen kuyulardan  saniyede toplam 1.016 litre su sağlandı. Halkapınar’da yenilenen kuyular ve yapılan yeni depo yatırımlarıyla ise saniyede 375 litre ek kapasite elde edildi. Bu çalışmalarla bugüne kadar sisteme kazandırılan ilave su miktarı yaklaşık 7,8 milyon metreküpe ulaştı.</p>
<p><strong>8 ayda 14,2 milyon metreküp su tasarruf</strong></p>
<p>Aliağa’daki Güzelhisar Barajı için 20 yıldır kullanılmayan isale hattı yenilendi, yeni pompalar devreye alındı. Barajdan kente saniyede 640 litre su iletilmeye başlandı. Bu miktar, İzmir’in günlük su ihtiyacının yaklaşık yüzde 8,5’ini karşılıyor. Temmuz 2025 itibarıyla barajdan alınan toplam su miktarı 8,4 milyon metreküpe ulaştı. Gece planlı su kesintileri, park ve bahçe aboneliklerinin iptali ile kademe sisteminin uygulanması sayesinde ise son 8 ayda toplam 14,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izsudan-susuzluga-karsi-uc-asamali-plan-608289">İZSU&#8217;dan susuzluğa karşı üç aşamalı plan</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 5 Saniyede 1 Kişi Görme Kaybı Yaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-5-saniyede-1-kisi-gorme-kaybi-yasiyor-582414</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 07:55:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[muayene]]></category>
		<category><![CDATA[muayenesi]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[yaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 2,2 milyar insanın görme bozukluğu bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-saniyede-1-kisi-gorme-kaybi-yasiyor-582414">Her 5 Saniyede 1 Kişi Görme Kaybı Yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 2,2 milyar insanın görme bozukluğu bulunuyor. Bu kişilerin en az 1 milyarı, gerekli sağlık hizmetlerine ulaşamama veya erken teşhis yapılamaması nedeniyle tedavi edilemeyen durumlarla karşı karşıya kalıyor.</p>
<p>Türkiye’deki durumu analiz eden Dünyagöz Etiler<strong> </strong>Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu, “50 yaş üstü bireylerin yaklaşık yüzde 20’sinde katarakt, yüzde 15’inde ise glokom (göz tansiyonu) riski bulunuyor. Çocuklarda ise görme bozuklukları, öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin yaklaşık yüzde 60’ında başlıca etken olarak karşımıza çıkıyor. Ancak tüm bu rakamlar içinde belki de en çarpıcısı şu: Türkiye’de her 10 kişiden 4’ü, yılda bir kez yapılması önerilen göz muayenesini hiç yaptırmıyor” dedi.</p>
<p><strong>Belirtiler göz ardı edilmemeli</strong></p>
<p>Op. Dr. Sezer Hacıağaoğlu görme kaybına yol açabilecek hastalıkların çoğunun sinsi ilerlediğini belirterek, göz sağlığı konusunda toplumsal farkındalığın çok düşük olduğunu vurguluyor. “Özellikle ani görme kaybı veya bulanık görme, gözde batma, kızarıklık ya da ışık hassasiyeti, göz çevresinde şiddetli baş ağrısı, gece görüşünde bozulma ve okuma-yazma sırasında çabuk yorulma gibi belirtiler, çoğu zaman altta yatan ciddi hastalıkların habercisi olabiliyor. Özellikle glokom gibi bazı hastalıklar belirti vermeden ilerliyor ve fark edildiğinde geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabiliyor. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri, sadece göz sağlığı değil, genel yaşam kalitesi açısından da kritik önem taşıyor” diyerek sözlerine devam etti.</p>
<p><strong>Erken teşhis ile görme kaybı önlenebilir</strong></p>
<p>Rutin göz muayeneleri ile önemli rahatsızlıklara teşhis konulmasının yanı sıra, öğrenme yetisinin %85’ini sağlayan gözleri tehdit eden görme rahatsızlıklarının da önemli olduğunu belirten Op. Dr. Hacıağaoğlu “Göz muayenelerinden istenilen sonucu alınabilmesi için hastaların, muayenenin yapıldığı merkezde göz sağlığı konusunda en yeni teknoloji ve tekniklerin kullanıldığından ve hekimlerin tecrübeli olduğundan emin olmaları gerekmektedir. Kapsamlı bir göz muayenesi en az 30 dakika sürer. Bu muayenede; görme keskinliği testi, gözlük muayenesi, göz kapaklarının ve göz kaslarının muayenesi, göz tansiyonu ölçümü, biomikroskobik muayene ve göz dibi kontrollerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Tüm bu farklı aşamalar sayesinde hem gözde hem de vücudun farklı bölgelerinde oluşabilecek rahatsızlıklar tespit edilerek hastalar gerekli tedavilere yönlendirilebilirler. Her yıl en az bir göz muayenesi ile görme kaybının önüne geçebiliriz” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-5-saniyede-1-kisi-gorme-kaybi-yasiyor-582414">Her 5 Saniyede 1 Kişi Görme Kaybı Yaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vodafone&#8217;dan fiberde Türkiye rekoru: 100G PON ile saniyede 121 Gigabit</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-fiberde-turkiye-rekoru-100g-pon-ile-saniyede-121-gigabit-553701</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 10:23:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[fiberde]]></category>
		<category><![CDATA[gigabit]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[pon]]></category>
		<category><![CDATA[rekoru]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vodafonedan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553701</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vodafone Türkiye, ülkemizin dijital geleceğini inşa etme vizyonu çerçevesinde önemli bir ilke imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-fiberde-turkiye-rekoru-100g-pon-ile-saniyede-121-gigabit-553701">Vodafone&#8217;dan fiberde Türkiye rekoru: 100G PON ile saniyede 121 Gigabit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vodafone Türkiye, ülkemizin dijital geleceğini inşa etme vizyonu çerçevesinde önemli bir ilke imza attı. Şirket, Türkiye’nin fiber altyapısında yeni bir dönemin kapılarını aralayarak, 100G PON (pasif optik şebeke) teknolojisi ile saniyede 121 gigabit gibi rekor bir hıza ulaştı.</strong></p>
<p>Vodafone Türkiye, gigabit hızlara kadar çıkan fiber internet hizmetiyle milyonlarca insanın ve işletmenin hayatına dokunacak dönüşüm hikayesini yazmaya devam ediyor. Noter huzurunda laboratuvar ortamında yapılan testlerde, 100G PON destekli fiber ekipmanları üzerinden saniyede 121 gigabit hızlara erişildi. Bu, bugüne kadar Türkiye’de PON teknolojisi üzerinden eve kadar fiber altyapısında gerçekleştirilen en yüksek hız olarak kaydedildi. Bu teknoloji sayesinde 100 gigabyte büyüklüğündeki bir oyun sadece 7,84 saniyede indirilebiliyor.</p>
<p>Müşterilerine her zaman en iyi hizmeti sunmayı hedefleyen Vodafone, yeni teknolojileri denerken eski teknolojilerle de bağını koparıyor. Nisan ayından itibaren bakır DSL altyapısını müşteri alımına kapatan şirket, sunduğu gigabit seviyesindeki paketler sayesinde devasa boyuttaki verileri indirmeyi, 4K-8K içerikleri izlemeyi ve bulut tabanlı uygulamalara ulaşmayı zahmetsiz hale getiriyor.</p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez,</strong> konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu testte elde ettiğimiz 121 gigabit hız, Türkiye’de GPON fiber altyapı üzerinden ölçülen en yüksek hız. Gigabit seviyesindeki hızları bugünden müşterilerimize ulaştırırken, gelecekteki ihtiyaçları için de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Gelecekteki vizyonumuz herkesin erişebileceği, güvenilir, hızlı ve sürdürülebilir fiber deneyimini güçlendirmek. Ülkemizin yeni nesil fiber teknolojilerde dünya standartlarına bir adım daha yaklaştırmanın gururunu yaşıyoruz.”</p>
<p>Nokia ile yapılan testlerde aynı zamanda “Coexistence” (birden fazla PON teknolojisinin bir arada var olması) teknolojisini de test eden Vodafone, aynı fiber altyapı üzerinden XGS-PON (10 gigabit simetrik hız), 25G PON (25 gigabit simetrik hız) ve 100G PON gibi farklı dalga boylarına sahip servisleri aynı fiber üzerinden vermeyi de test etti. Bu yapı, tüketicilere bugün sunulan hizmetin gelecekte kolaylıkla daha yüksek hızları destekleyen teknolojilere evrilebilmesini mümkün kılarak hem bireysel hem de kurumsal kullanıcıların artan bağlantı ihtiyaçlarına ölçeklenebilir ve maliyet etkin çözümler sunulmasını sağlayabilecek. Vodafone Türkiye, 25G PON teknolojisini ticari olarak müşterilerine ulaştırmak için çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor.</p>
<p><em><strong><u>Vodafone hakkında</u></strong></em></p>
<p><em>Vodafone, Avrupa ve Afrika&#8217;nın önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden biridir. 15 ülkede işlettiğimiz şebekelerin yanı sıra 5 ayrı ülkede yaptığımız yatırımlar ve 40&#8217;tan fazla ülkedeki ortaklıklarımız ile toplamda 340 milyonu aşkın müşteriye mobil ve sabit iletişim hizmetleri sunuyoruz. Denizaltı kablolarımız dünyadaki internet trafiğinin yaklaşık altıda birini taşıyor. Buna ek olarak, kapsama alanı dışında kalan bölgelere bağlantı sağlamaya yönelik yeni bir doğrudan mobil uydu iletişim hizmeti geliştiriyoruz. Vodafone, 205 milyon IoT bağlantısıyla dünyanın en büyük IoT platformlarından birini işletiyor. Ayrıca, 7 Afrika ülkesinde yaklaşık 88 milyon müşteriye finansal hizmetler sağlayarak, diğer tüm hizmet sağlayıcılardan daha fazla işlem gerçekleştiriyoruz. Amacımız, deniz tabanından gökyüzüne kadar her yerde sunduğumuz teknolojilerle herkesi bağlantıda tutmak.</em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-fiberde-turkiye-rekoru-100g-pon-ile-saniyede-121-gigabit-553701">Vodafone&#8217;dan fiberde Türkiye rekoru: 100G PON ile saniyede 121 Gigabit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ DAÇKA son saniyede kazandı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-dacka-son-saniyede-kazandi-529971</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 09:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[daçka]]></category>
		<category><![CDATA[kazandı]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529971</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Basketbol 2. Ligi Final Grubunda mücadele eden Ege Üniversitesi DAÇKA, kendi evinde Ada Yem Uşak Basketbol’u ağırladı. Son topta kazananın belli olduğu maçta, Çağdaş Atbaş’ın son saniye basketiyle ev sahibi Ege Üniversitesi DAÇKA galibiyete uzandı.  EÜ DAÇKA,  bu galibiyetle birlikte final grubundaki galibiyet sayısını dörde çıkarmış oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-dacka-son-saniyede-kazandi-529971">EÜ DAÇKA son saniyede kazandı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Basketbol 2. Ligi Final Grubunda mücadele eden Ege Üniversitesi DAÇKA, kendi evinde Ada Yem Uşak Basketbol’u ağırladı. Son topta kazananın belli olduğu maçta, Çağdaş Atbaş’ın son saniye basketiyle ev sahibi Ege Üniversitesi DAÇKA galibiyete uzandı.  EÜ DAÇKA,  bu galibiyetle birlikte final grubundaki galibiyet sayısını dörde çıkarmış oldu.</p>
<p>İlk çeyrek, iki takımın karşılıklı sayıları ile başladı. Ege Üniversitesi DAÇKA maça Arda Korkmaz’ın sayıları ile hızlı başlarken Ada Yem Uşak’ta ise Oktay Güneş etkili oldu. Karşılıklı sayılar ve iyi savunmalar ile geçen çeyrek, başa baş bir mücadeleye sahne oldu. İlk çeyreği konuk ekip Ada Yem Uşak 5 sayılık farkla 10-15 önde kapattı. İkinci çeyreğin başında iyi savunma ve hızlı hücum sayıları ile Ada Yem Uşak farkı artırmayı başardı. Çeyreğin sonlarına doğru temposunu artırmayı başaran DAÇKA, üst üste bulduğu üçlükler ve içeriden etkili oyunuyla rakibi ile arasındaki farkı kapatmayı başardı ve ilk yarıyı 30-29’luk skorla 1 sayı geride kapattı.</p>
<p><b>“Son saniyeler nefes kesti”</b></p>
<p>Üçüncü çeyreğe etkili başlayan taraf Ada Yem Uşak oldu. Konuk ekip tecrübesini de kullanarak üst üste sayılar buldu ve farkı 11 sayıya kadar çıkarmayı başardı. Çeyreğin sonlarına doğru temposunu artıran ev sahibi Ege Üniversitesi DAÇKA, Bartuğ Koçbuğ’un benchten gelerek verdiği katkıyla farkı eritmeyi başardı. Ada Yem Uşak son çeyreğe 3 sayı farkla önde girdi. Son çeyrek ise muhteşem bir mücadeleye sahne oldu. Çeyreğin ortalarına doğru konuk ekip Ada Yem Uşak farkı çift hanelere çıkararak avantajı eline almayı başardı. Daha sonra farkı giderek eriten EÜ DAÇKA, son 24 saniye kala Bartu Koçbuğ’un bulduğu kritik üçlük ile maçı dengeledi. Ada Yem Uşak, son hücumunda Ege Üniversitesi DAÇKA’nın faul haklarının dolmasıyla beraber 2 serbest atış kazandı. Serbest atışlardan 2’de 1 ile dönen Uşak temsilcisi Çağdaş Atbaş’ın son saniye basketine engel olamadı. Ege Üniversitesi DAÇKA, Ada Yem Uşak’ı 63-62 mağlup etti.</p>
<p>Ege Üniversitesi DAÇKA’da Bartu Koçbuğ ve Çağdaş Atbaş 12’şer sayıyla takımları adına en skorer isimler olurken Aykut Ulutuğay 10 sayı, Eren Has ise 8 sayıyla takımlarının galibiyetinde önemli bir rol oynadılar. Konuk ekip Ada Yem Uşak’ta ise Yavuz Koça 15 sayı ile maçın en skorer ismi olurken kendisine 12 sayı ile Berke Akçam ve 7 sayı ile Emre Girgin eşlik etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-dacka-son-saniyede-kazandi-529971">EÜ DAÇKA son saniyede kazandı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 30 saniyede 1 kişi akciğer kanserinden ölüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-30-saniyede-1-kisi-akciger-kanserinden-oluyor-423816</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Nov 2023 08:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinden]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akciğer kanserinin dünyada en fazla ölüme yol açan kanser türü olduğuna dikkat çeken VM Medical Park Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ergün Tozkoparan, “Akciğer kanseri erkeklerde kolon (kalın bağırsak) ve prostat kanserinden, kadınlarda ise meme kanserinden daha fazla ölüme neden olur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-30-saniyede-1-kisi-akciger-kanserinden-oluyor-423816">Her 30 saniyede 1 kişi akciğer kanserinden ölüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her 30 saniyede 1 kişi akciğer kanserinden ölüyor</strong></p>
<p><strong>Akciğer kanserinin dünyada en fazla ölüme yol açan kanser türü olduğuna dikkat çeken VM Medical Park Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ergün Tozkoparan, “Akciğer kanseri erkeklerde kolon (kalın bağırsak) ve prostat kanserinden, kadınlarda ise meme kanserinden daha fazla ölüme neden olur. DSÖ verilerine göre 2020 yılında 1,8 milyon kişi akciğer kanseri nedeniyle öldü. Yaklaşık her 30 saniyede 1 kişi akciğer kanserinden ölmektedir” dedi.</strong></p>
<p>Akciğer kanserinin en önemli risk faktörünün aktif sigara içmek olduğunun altını çizen VM Medical Park Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ergün Tozkoparan, “DSÖ’ye (Dünya Sağlık Örgütü) göre 2020 yılında dünyada 2,2 milyon yeni akciğer kanseri tanısı konuldu. Akciğer kanseri erkeklerde prostat, kadınlarda meme kanserinden 3 kat daha ölümcüldür” açıklamasında bulundu. </p>
<p>Sigaranın tüm akciğer kanserlerinin yüzde 90’nından sorumlu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ergün Tozkoparan, “Diğer risk faktörleri pasif içicilik, çevresel toksik madde maruziyeti (asbest, radon gazı vb), hava kirliliği, ailesel kanser sendromları ve daha önceki kronik akciğer hastalıkları sayılabilir” diye konuştu. </p>
<p><strong>AKCİĞER KANSERİNİN BELİRTİLERİ</strong></p>
<p>Bir çok akciğer kanseri türünün hastalık ilerleyene kadar çok belirgin semptom oluşturmadığını ifade eden Prof. Dr. Ergün Tozkoparan, en sık rastlanan semptomları şu şekilde sıraladı:</p>
<ul>
<li>Öksürük (özellikle 1 aydan daha fazla devam eden inatçı öksürükler),</li>
<li>Balgam çıkarma (özellikle kronik sigara içimine bağlı oluşan balgamın niteliğinde, miktarında, renginde ve kıvamında değişiklik olması),</li>
<li>Göğüs ağrısı,</li>
<li>Nefes darlığı,</li>
<li>Kanlı balgam,</li>
<li>Yorgunluk,</li>
<li>Nedeni belli olmayan kilo kaybı,</li>
<li>Sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları. </li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>KORUNMANIN YOLU SİGARAYI BIRAKMAKTAN GEÇİYOR</strong></p>
<p>Akciğer kanserinden korunmak için yapılması gereken en önemli tedbirin sigara içilmemesi ve içiliyorsa sigaranın bırakılması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ergün Tozkoparan, “Sigara bırakıldıktan 15 yıl sonra akciğer kanserine yakalanma riski hiç içmemişlerle aynı düzeye iner” dedi. </p>
<p><strong>PAKET- YIL HESABINA GÖRE RİSKİNİZİ HESAPLAYIN</strong></p>
<p>Sigara içim yoğunluğunu belirlemek için paket-yıl kavramı geliştirildiğini dile getiren Prof. Dr. Tozkoparan şunları söyledi: </p>
<p>“Günde ortalama içilen sigara paketi sayısı ile toplam içilen yıl sayısı çarpılır. Örneğin, bir kişi 20 yıldır günde 2 paket sigara içiyorsa, sigara içim yoğunluğu 40 paket-yıldır. Otuz yıldır günde yarım paket içen birinin ise 15 paket-yıldır. 20 paket-yıl sigara içiminden sonra akciğer kanserine yakalanma riski belirgin düzeyde artar. Ayrıca pasif içicilik çevresel kanserojenlere (asbest ve diğer belirli kimyasallar) ve hava kirliliğinden de sakınmak gerekiyor.”</p>
<p><strong>GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ HAYATİ ROL OYNUYOR</strong></p>
<p>Tanı için öncelikle görüntüleme yöntemlerinden akciğer filmi, bilgisayarlı göğüs tomografinin; gereken olgularda ise MR ve PET tetkiklerinin de yapılması gerektiğinin belirten Prof. Dr. Tozkoparan, “Görüntüleme yöntemlerinde akciğer kanseri açısından kuşkulu bir bulgu saptanırsa kanser tanısını kesinleştirmek, alt tipini belirlemek ve gerekirse kanser dokusunda tedavide ışık tutacak genetik testlerin yapılabilmesi için biyopsi işlemi planlanır. Biyopsi genellikle bronkoskopi olarak adlandırılan akciğer endoskopisi ile ya da tomografi rehberliğinde göğüs duvarında akciğere ulaşılan iğne ile yapılır. Ayrıca akciğer kanserinin evrelemesinde PET-BT denilen görüntümle yöntemi ve hem tanı hem de evrelemede EBUS (endobronşiyal ultrasonografi) yöntemleri de kullanılır” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>EN SIK KULLANILAN YÖNTEMLER</strong></p>
<p>Prof. Dr. Ergün Tozkoparan, akciğer kanserinin tedavisinde uygulanan yöntemleri şu şekilde sıraladı:</p>
<ul>
<li>Cerrahi tedavi,</li>
<li>Radyoterapi,</li>
<li>Kemoterapi,</li>
<li>Hedefe yönelik tedavi (akıllı ilaçlar),</li>
<li>İmmünoterapi</li>
</ul>
<p><strong>YÜZ GÜLDÜRÜCÜ TEDAVİ </strong></p>
<p>Cerrahi tedavinin genellikle erken evrede göğüs boşluğu ve vücudun diğer bölgelerine yayılmamış olgularda kullanıldığını ve en yüz güldürücü tedavi olduğunu belirten Prof. Dr. Tozkoparan, “Erken evre olgularda cerrahi tedavi tek başına yeterli olurken, bazı olgularda cerrahi tedavi öncesi ya da sonrasında kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanabilmektedir. Evresi ilerlemiş hastalıkta genellikle kemoterapi ve radyoterapi uygulanır. Genetik çalışmalarda belirgin gen mutasyonları olan akciğer kanseri olgularında sadece mutant kanser hücrelerine etki eden hedefe yönelik tedavi, halk arasındaki deyişe göre akılı ilaçlar kullanılabilir. İmmünoterapi ise daha çok metastatik akciğer kanserlerinde kullanılır ve immün (bağışıklık) sistemi uyararak tümör hücrelerine saldırması amaçlanır” diyerek sözlerini sonlandırdı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-30-saniyede-1-kisi-akciger-kanserinden-oluyor-423816">Her 30 saniyede 1 kişi akciğer kanserinden ölüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 6 saniyede bir kişi diyabet nedeniyle yaşamını yitiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-6-saniyede-bir-kisi-diyabet-nedeniyle-yasamini-yitiriyor-421231</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Nov 2023 09:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamını]]></category>
		<category><![CDATA[yitiriyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421231</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırmalar 2021'de 529 milyon olan diyabet hastası sayısının 2050'de 1,3 milyarın üzerine çıkacağını öngörüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-6-saniyede-bir-kisi-diyabet-nedeniyle-yasamini-yitiriyor-421231">Her 6 saniyede bir kişi diyabet nedeniyle yaşamını yitiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her 6 saniyede bir kişi diyabet nedeniyle yaşamını yitiriyor</strong></p>
<p><strong>Araştırmalar 2021&#8217;de 529 milyon olan diyabet hastası sayısının 2050&#8217;de 1,3 milyarın üzerine çıkacağını öngörüyor. Dünyada her 6 saniyede bir kişinin şeker hastalığına bağlı sorunlar nedeniyle yaşamını yitirdiğini kaydeden Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer,</strong> <strong>“Diyabet hastalığının  bu kadar artmasında hareketsiz yaşam tarzı, doğal  beslenmenin yerine hazır gıda tüketiminin artması, spor yapma alışkanlığının olmaması ve stesin artması en önde gelen nedenlerden.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla diyabet hastalığına dair değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Prof. Dr. Aytaç Atamer, yanlış beslenme ve hareketsizliğin yaygınlaşmasıyla birlikte halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin görülme sıklığı hızla arttığını belirterek, şeker hastalığının her yaş gurubundan insanı tehdit ederken, dünyada her 6 saniyede bir kişinin şeker hastalığına bağlı sorunlar nedeniyle yaşamını yitirdiğini kaydetti.</p>
<p><strong>2040 yılında 650 milyon diyabet hastası olacağı bekleniyor</strong></p>
<p>Dünya Diyabet Federasyonu’nun dünya genelinde 2040 yılında 650 milyon diyabet hastası olacağını ön gördüğünü, dünyada ayrıca 320 milyon prediyabet halk arasında bilinen adıyla gizli şeker hastası bulunduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Atamer, “Diyabet hastalığının  bu kadar artmasında hareketsiz yaşam tarzı, doğal  beslenmenin yerine hazır gıda tüketiminin artması, spor yapma alışkanlığının olmaması ve stesin artması en önde gelen nedenlerden.” dedi.</p>
<p><strong>Diyabette tam bir iyileşme sağlanamıyor</strong></p>
<p>Şeker hastalığının pankreasın yeterince insülin üretemediğinde veya vücut  onu  doğru kullanamadığında  kan dolaşımında glikozun  birikmesi ve kan şekerinin yükselmesi ile birlikte ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu anlatan Prof. Dr. Atamer, “Şeker hastalığında ilaçsız tedavi, erken tanı döneminde özelikle yüzde 10’ları bulan kilo kontrolu sağlandığı taktirde Tip 2 diyabet hastaları başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Ama hastalık için tam bir iyileşme sağlanamaz. Diyabet hastaları için hastaların durumuna göre tedavi belirlenir. Diyabeti tedavi edici doğal bir ürün henüz bulunmuyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Haftanın en az 5 günü düzenli olarak en az 30 dakika yürüyüş şart</strong></p>
<p>Tip 1 şeker hastalığının önlenmesini sağlayacak etkin bir tedavi yönteminin günümüzde mevcut olmadığını da ifade eden Prof. Dr. Atamer, şöyle devam etti:</p>
<p>“Tip 2 şeker hastalığı ve komplikasyonlarından korunmak için yeterli ve dengeli beslenme sağlanmalı, günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmeli. Hareketli yaşam tarzı benimsenmeli, haftanın en az 5 günü düzenli olarak en az 30 dakika orta yoğunlukta aktivite yapılmalı, örnek olarak tempolu yürüyüş önerilebilir. Fazla kilolar verilmeli sigara tüketilmemeli, aşırı alkolden uzak durulmalı.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-6-saniyede-bir-kisi-diyabet-nedeniyle-yasamini-yitiriyor-421231">Her 6 saniyede bir kişi diyabet nedeniyle yaşamını yitiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birkaç Saniyede &#8216;Sarı Nokta Hastalığı&#8217; Testi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/birkac-saniyede-sari-nokta-hastaligi-testi-410657</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Oct 2023 09:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[birkaç]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[sarı]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410657</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde bir milyonu aşkın kişi bu hastalık nedeniyle günlük yaşam faaliyetleri son derece kısıtlanmış, sosyal hayattan mecburen soyutlanmış olarak yaşıyor ve ‘baktığı noktanın’ sadece dekileri algılayıp, o merkez noktayı ise görememe sorunuyla mücadele ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/birkac-saniyede-sari-nokta-hastaligi-testi-410657">Birkaç Saniyede &#8216;Sarı Nokta Hastalığı&#8217; Testi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gelin birkaç saniye gözlerinizi kapatıp hayal edin; çevrenizi görüyor ama baktığınız kişinin yüzünü göremediğinizi… Oturduğunuz yemek masasını algılayıp önünüzdeki tabağın içinde ne olduğunu seçemediğinizi… Karşıdan karşıya geçerken arabaların hareketini takip edebilseniz de hemen önünüzdeki arabayı fark edemediğinizi… Ya da kitap okumak isteyip kitabı göremediğinizi, ayakkabınızı görüp bağlayamadığınızı, cep telefonunuz çalsa da çevredeki diğer objeleri görmenize rağmen hemen yanı başınızdaki telefonu göremediğinizden elinize alamadığınızı! İşte, bu ve benzeri örnekler pek çoğumuzun adını bile duymadığı, önemli bir göz hastalığı olan Sarı Nokta hastalığının yol açtığı sorunlardan sadece bir kaçı! </p>
<p>Ülkemizde bir milyonu aşkın kişi bu hastalık nedeniyle günlük yaşam faaliyetleri son derece kısıtlanmış, sosyal hayattan mecburen soyutlanmış olarak yaşıyor ve ‘baktığı noktanın’ sadece dekileri algılayıp, o merkez noktayı ise görememe sorunuyla mücadele ediyor! <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Öner,</strong> halk arasında Sarı Nokta Hastalığı olarak bilinen, tıptaki adıyla Makula Dejenerasyonu’nun bazı erken sinyaller verse de çoğunlukla fark edilmediğinden erken teşhis ve tedavi şansının kaçırıldığını ve görme bozukluğunun ilerlediğini söylüyor. </p>
<p><strong>İşte o basit ama etkili test!</strong></p>
<p>Peki sinsice ilerleyen bu hastalığın basit bir testle farkına varmak mümkün mü? Evet! Bunun için (yakın gözlüğü kullanıyorsanız gözlüğünüzü takarak) kareli bir A4 kağıdını alın ve çizgilere birkaç saniye dikkatlice bakın! </p>
<p><strong>A şıkkı)</strong> Kareli çizgileri tamamen net ve sağlıklı mı görüyorsunuz? </p>
<p><strong>B şıkkı)</strong> Kareli çizgileri eğri/kırık/çarpık şekilde mi görüyorsunuz? </p>
<p>Cevabınız B şıkkı ise; Sarı Nokta Hastalığı ile kapınızı çalmış ve tedaviyi daha fazla geciktirmemek için hemen Retina Uzmanına başvurmanız gerekiyor demektir. </p>
<p>Prof. Dr. Ayşe Öner, 6 noktada Sarı Nokta Hastalığı hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı;  önemli uyarılar ve önerilerde bulundu: </p>
<p> </p>
<p><strong>1. Sarı Nokta Hastalığı (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu) nedir?</strong></p>
<p>Makula bölgesi (gözümüzün arkasındaki sarı nokta alanı) keskin ve renkli görmeden sorumlu retina tabakasının ortasında bulunan küçük bir alandır. Bu bölgeyi etkileyen yaşa bağlı Makula Dejenerasyonu hastalığı halk arasında Sarı Nokta hastalığı olarak bilinmektedir. Bu hastalığın iki tipi vardır; bunlar yaş tip ve kuru tiptir. Hastaların yaklaşık yüzde 90&#8217;ında kuru tip bulunur. Bu tip daha yavaş gelişir ve görme kaybının oluşması yıllar alabilir. Yaş tip ise hastaların yüzde 10’unda görülür ancak bu tipte görme kaybı daha ani başlar ve hızlı ilerler. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>2. Dikkat! Bu faktörler riski artırıyor!</strong></p>
<p>Sarı Nokta hastalığında en önemli risk faktörü ilerleyen yaştır. Özellikle aile öyküsü varsa 50 yaşından sonra düzenli göz kontrolleri yapılmalıdır. Bunlar dışında sigara kullanımı öyküsü, açık renkli göz, hipertansiyon, kalp hastalığı ve UV ışınlarına maruz kalmak da hastalığı arttıran diğer risk faktörlerdir. </p>
<p> </p>
<p><strong>3. Bu belirtiler varsa!</strong></p>
<p>Renkleri soluk görme, yazıları bulanık görme ve düzgün olan çizgileri eğri olarak görme hastalığın başlangıç şikayetleridir. Ayrıca bakılan cismin ortasında bulanık bir alan veya karanlık bir leke görme gibi problemler de yaşanabilir. Hastalık ilerlediğinde kişilerin görme alanlarının ortasında yoğun görme kayıpları oluşur. Bu problemler kişilerin okumak, araba kullanmak gibi önemli faaliyetleri yapmalarına engel olur ve hayatlarını kısıtlar.<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>4. Tam tedavi mümkün değil ama!</strong></p>
<p>Sarı Nokta hastalığı genel olarak geri dönüşü olmayan bir hastalıktır. Kuru tip sarı nokta hastalığı için henüz etkinliği gösterilmiş bir tedavi yöntemi yoktur ancak çeşitli vitamin, mineral takviyeleri ve lutein gibi bazı antioksidan özelliğe sahip olan ilaçlar kullanılmaktadır. Ayrıca sigara içiliyorsa bırakılması ve güneşten korunulması, UV ışınlarından koruyan güneş gözlüğü önerilmektedir. Yaş tip sarı nokta hastalığı erken safhada tespit edildiğinde tedavi ile görme mevcut seviyede korunabilir ve hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir. Tedavide belli aralıklarla göz içine ilaç enjeksiyonları uygulanır. Tedaviden iyi sonuç alabilmek için hastaların tedaviye uyum sağlaması ve düzenli kontrole gelmesi önemlidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>5. İlerlemesini engelleyecek en yeni gelişmeler!</strong></p>
<p>Bu konuda çok sayıda bilimsel araştırma yapılmaktadır. Kuru tip sarı nokta hastalığı için son yıllarda kök hücre tedavileri başarı ile uygulanabilmektedir. Kök hücre tedavisi ile hastalığın ilerlemesi durdurulabilmekte hatta bazı hastalarda görme kazanımları olabilmektedir. Ayrıca kuru tipin ilerlemesini durdurmaya yönelik yeni ilaçların yakında kullanıma girmesi beklenmektedir. Yaş tip sarı nokta hastalığı için ise yine uzun etkili anti-VEGF ilaçların geliştirilmesi konusunda çok sayıda araştırma mevcuttur. </p>
<p> </p>
<p><strong>6. Tiplerine göre bu noktalara dikkat!</strong></p>
<p>Pek çok kişi makula probleminin olduğunu bulanık görme ortaya çıkana kadar fark etmez. Dolayısıyla genellikle başka bir nedenle yapılan göz muayenesinde tesadüfen teşhis edilir. Sarı Nokta hastalığı açısından 50 yaş ve üzerindeki herkesin rutin kontrol edilmesi gereklidir. Ailesinde ve yakın akrabalarında bu hastalık olanlar çocuk yaşlardan itibaren düzenli takip edilmelidir. Sigara kullananlar, diyabet hastaları, hipertansiyon gibi kalp damar hastalığı bulunanlar hastalık açısından yüksek riskli olduklarından erken yaşlarda kontrol edilmelidirler. Hastalığın tamamen düzelmesi mümkün olmadığı için tedavi devamlılık gerektirir. Hastaların belli aralıklarla düzenli olarak retina muayenesinden geçmeleri önerilir.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/birkac-saniyede-sari-nokta-hastaligi-testi-410657">Birkaç Saniyede &#8216;Sarı Nokta Hastalığı&#8217; Testi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>5 saniyede çalıp kırıyorlar, tamiri günler sürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/5-saniyede-calip-kiriyorlar-tamiri-gunler-suruyor-405811</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Sep 2023 12:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalıp]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[kırıyorlar]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[sürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[tamiri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405811</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vatandaşın en çok kullandığı ulaşım araçlarından KOBİS, hırsızların hedefi oldu. 5 saniyede çalınıp kırılan ve bir köşeye atılan bisikletlerin tamiri günler sürüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-saniyede-calip-kiriyorlar-tamiri-gunler-suruyor-405811">5 saniyede çalıp kırıyorlar, tamiri günler sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Akıllı Bisiklet sistemi KOBİS’e dadanan bazı kişiler, istasyonları gözleyip, kimsenin olmadığı saatlerde bisikletleri çalıyor. 5 saniyede kilitleri kırıp istasyondan bisikleti çalan şahısların verdiği zarar; saatler, hatta günler süren tamirat gerektiriyor. Ancak bu kişilerin verdiği zarar yanlarına da kalmıyor, güvenlik kameralarından tespit edilerek, haklarında kamu davası açılıyor.</p>
<p> </p>
<p>KOBİS HIRSIZLARIN HEDEFİ OLDU</p>
<p>Kent içi erişimi kolaylaştırmak, toplu taşıma sistemlerini besleyici nitelikte ara imkânlar oluşturmak, çevresel ve sürdürülebilir bir ulaşım aracının kullanılmasını özendirmek için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Akıllı Bisiklet Sistemini (KOBİS) hayata geçirdi. Her gün binlerce insanın ulaşım talebine cüzi bir miktar karşılığında cevap veren KOBİS, son zamanlarda kamu malına zarar veren hırsızların hedefi oldu.</p>
<p> </p>
<p>TAMİRATI GÜNLER SÜRÜYOR</p>
<p>KOBİS istasyonlarını gözleyen şahıslar kimsenin olmadığı saatlerde bisikletleri kaba güç kilit aksamını kırarak çalıp olay yerinden ayrılıyor. Şahıslar saniyeler içerisinde KOBİS’in bisiklet park ünitelerine, bisiklet üzerindeki kilitleme aparatına ve bisiklete zarar veriyor. Çalınan bisikletler daha sonra kırılmış ve ağır hasarlı şekilde bulunuyor. Hırsızların saniyeler içerisinde zarar verdiği bisikletlerin tamiratı için Bisiklet ve İstasyon Bakım Onarım Atölyesinde saatler, hatta günler süren tamirat gerektiriyor.</p>
<p> </p>
<p>YASAL İŞLEM BAŞLATILIYOR</p>
<p>Vatandaşların her gün kullandığı KOBİS’e zarar veren şahıslar hakkında yasal işlem başlatılıyor. 24 saat güvenlik kameralarıyla takip edilen KOBİS’e bu şahısların verdiği zararların yer aldığı görüntüler pes dedirtti. Şahısların görüntülerden kimlik teşhisi yapılarak haklarında Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği tarafından yasal işlem başlatılıyor.</p>
<p> </p>
<p>YANLARINA KALMIYOR</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı’nca kurulan Bisiklet ve İstasyon Bakım Onarım Atölyesinde, güvenlik kameralarıyla gözlem altında tutulan istasyonlardaki her olay an be an kaydediliyor. Bu kapsamda bisiklete ve istasyonlara zarar veren kişiler tespit edilip hakkında yasal işlem başlatılıyor. Bisikletlerin kamu malı olduğunu hatırlatan yetkililer, bisiklet kullanırken vatandaşların dikkatli olmasını ve bisikletlerin kendi malları gibi kullanılıp zarar verilmemesini istiyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-saniyede-calip-kiriyorlar-tamiri-gunler-suruyor-405811">5 saniyede çalıp kırıyorlar, tamiri günler sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 11 saniyede, bir anne ve bebek ölümü gerçekleşiyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-11-saniyede-bir-anne-ve-bebek-olumu-gerceklesiyor-372342</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 11:16:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372342</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yıl 5 Mayıs Dünya Ebeler Günü olarak kutlanıyor. Ebeliğin, önlenebilir anne ve yenidoğan ölümlerinin tespit ve takibinde çok önemli bir meslek dalı olduğunun altını çizen uzmanlar tahminlere göre önlenebilir ölümler nedeniyle dünyada her 11 saniyede bir anne ve bebek ölümü gerçekleştiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-11-saniyede-bir-anne-ve-bebek-olumu-gerceklesiyor-372342">Her 11 saniyede, bir anne ve bebek ölümü gerçekleşiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her yıl 5 Mayıs Dünya Ebeler Günü olarak kutlanıyor. Ebeliğin, önlenebilir anne ve yenidoğan ölümlerinin tespit ve takibinde çok önemli bir meslek dalı olduğunun altını çizen uzmanlar tahminlere göre önlenebilir ölümler nedeniyle dünyada her 11 saniyede bir anne ve bebek ölümü gerçekleştiğini söylüyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ayça Demir Yıldırım, “Önlenebilir anne ve bebek ölümü hiçbir şekilde kabul edilemez ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri içerisinde en başta yer alan konulardan biridir. Ülkelerin kalkınma göstergesi olan anne ve yenidoğan ölümlerini önlemek için doğum öncesi dönemde gebelerin risklerinin erken tanılanması, gerekli önlemlerin alınması ve tedavilerin yapılması hayati bir yere sahiptir.” dedi.</strong></p>
<p>5 Mayıs Dünya Ebeler Günü kapsamında dünya ve Türkiye’deki ebelik hizmetlerine ve önemine dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ayça Demir Yıldırım sağlıklı ve riskli gebelik hakkında bilgi verdi ve önlenebilir anne ve bebek ölümlerinin ülkelerin refah seviyesinin göstergesi olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Gebelikler düşük, orta ve yüksek riskli olmak üzere sınıflandırılmaktadır</strong></p>
<p>Riskli ve sağlıklı gebelik tanısı aşamalarından bahseden Dr. Yıldırım, “Gebelik bir aile için yeni başlangıçları, umudu ve heyecanı beraberinde getirir. Doğum öncesi dönem birçok kadın için sorunsuz geçse de bazı anne adaylarında riskleri de barındırır. Bu durum ise riskli gebelik olarak değerlendirilir. Gebelikler düşük, orta ve yüksek riskli olmak üzere sınıflandırılır. Gebelik tanısı konulan tüm gebelikler düşük riskli gruba girmektedir. Gebelik izlemlerinde normalden sapmaların takip edilmesi gerektiği durumlarda ve kontrol altına alınabilen durumlarda orta derecede gebelik izlemlerindeki normalden sapmalar anne ve fetüsün hayatını tehdit ettiği durumlarda ise yüksek riskli gebelik grubuna girer.” şeklinde tanımladı.  </p>
<p><strong>Gebelikteki risklerin tespitiyle anne ve bebek ölümlerinin önüne geçilebilir  </strong></p>
<p>Önlenebilir anne ve yenidoğan ölümlerinin gebelikte risklerin tespit edilmemesinden kaynaklandığını belirten Dr. Yıldırım, “Tahminlere göre önlenebilir ölümler nedeniyle dünyada 2.8 milyon gebe kadın ve yenidoğan ölüyor; yani her 11 saniyede bir ölüm gerçekleşiyor. Önlenebilir anne ve bebek ölümü hiçbir şekilde kabul edilemez ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri içerisinde en başta yer alan konulardan biridir.” dedi.</p>
<p><strong>Gebelikte ortaya çıkan risk faktörleri çok çeşitlidir</strong></p>
<p>Gebeliğin ilk başında ortaya çıkan risk faktörünün yaş olduğunu söyleyen Dr. Ayça Demir Yıldırım, 18 yaş altı veya 35 yaş üstünün riskli dönemler olduğunu söyleyerek diğer faktörleri; “Aşırı kilo veya zayıflık, sigara-alkol kullanımı, sık gebelik geçirmek, akraba evliliği, sezaryen olmak&#8230; Bunları takiben anne adayında gebelik öncesi hastalıklar da (hiper tansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, troid, epilepsi, astım gibi) risk oluşturmaktadır. Gebelik takipleri sırasında ortaya çıkan risklerde bulunuyor. Bunlar; kanama, çoğul gebelik, suyun gelmesi, erken doğum tehdidi, düşük tehdidi, plesantal anomaliler, gebeliğin tetiklediği tansiyon (pre-eklepsi) veya şeker (gestasyonel diyabet) gibi durumlardır. Gebeliğin getirdiği risklerle birlikte çevresel etmenlerde gebelikte riskler oluşturur. Son yıllarda gebeler için risk oluşturan bir durum da Covid-19 pandemisi.” şeklinde sıraladı.   </p>
<p><strong>“Riskli gebelik durumlarında anne ve bebeğin sağlığını korumak ebelerin görevidir” </strong></p>
<p>Riskli gebeliklerin önüne geçilmesinde erken tanılanmanın önemine dikkat çeken Dr. Yıldırım ebelere düşen önemli görevleri şu sözlerle anlattı:</p>
<p>“Ülkelerin kalkınma göstergesi olan anne ve yenidoğan ölümlerini önlemek için doğum öncesi dönemde gebelerin risklerinin erken tanılanması, gerekli önlemlerin alınması ve tedavilerin yapılması hayati bir yere sahip. Gebelikte riskli durumları, annenin ve bebeğin sağlığını ve hayatını tehdit etmeden kontrol altına alınması gerekir. Burada ebelere önemli görevler düşüyor. En erken devrede gebelikteki riski tanılayarak ve önlemler alarak anne ve bebeğin sağlığını korumak ebelerin görev ve sorumluluğudur.”</p>
<p><strong>Ebe tarafından yapılan risk değerlendirmesi sonrası gebenin izlem sıklığı arttırılır</strong></p>
<p>Her gebenin muhakkak bir ebe tarafından takip edilerek risklerinin belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Ayça Demir Yıldırım, “Tüm gebelikler risk faktörlerinin olup olmadığı ya da ileride oluşup oluşmayacağı yönünden değerlendirilir. Ebe tarafından yapılan risk değerlendirmesi sonrası gebenin izlem sıklığı arttırılır ve kadın doğum uzmanı işbirliği ile takipleri düzenli yapılır. Gebelere ebeler tarafından risk değerlendirmesi dinamik olarak yapılır ve her izlemde tehlike işaretleri tekrar edilir. Gebelikte kanama, ateş, tansiyonun yükselmesi, şiddetli baş ağrısı, solunum güçlüğü, görmede bulanıklık, kötü kokulu akıntı, erken haftalarda kasılmaların başlaması ve/veya suyun gelmesi gibi durumlarda acilen ebe ile iletişime geçmesi ya da ebeye, kadın doğum uzmanına veya bir sağlık kuruluşuna, başvurması gerekir.”  dedi.</p>
<p><strong>Her gebenin kendi ebesi ile tanışıp takiplerini başlatması gerekir</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ayça Demir Yıldırım sözlerini şu bilgileri vererek tamamladı:</p>
<p>“Sağlık Bakanlığı tarafından doğum öncesi dönem, doğum ve doğum sonrası oluşabilecek risklerin yönetilebilmesi için ‘Riskli Gebelik Yönetmeliği’ yayınlamış ve klinikte bu rehbere göre ebeler gebelerin takiplerini yapmaktadır. Her gebenin kendi ebesi ile tanışıp bu takiplerini başlatması gerekir. Bu sayede sağlıklı anne ve sağlıklı yeni nesillere ulaşılacaktır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-11-saniyede-bir-anne-ve-bebek-olumu-gerceklesiyor-372342">Her 11 saniyede, bir anne ve bebek ölümü gerçekleşiyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eyes of Solar dünya kitle fonlama rekoru kırdı! Girişim sadece 43 saniyede %100 fonlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eyes-of-solar-dunya-kitle-fonlama-rekoru-kirdi-girisim-sadece-43-saniyede-100-fonlandi-363523</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 11:26:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eyes]]></category>
		<category><![CDATA[fonlama]]></category>
		<category><![CDATA[fonlandı]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[kitle]]></category>
		<category><![CDATA[kırdı]]></category>
		<category><![CDATA[rekoru]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[saniyede]]></category>
		<category><![CDATA[solar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363523</guid>

					<description><![CDATA[<p>İGA kurum içi girişimi Eyes of Solar, kitle fonlama platformu fonbulucu’da çıktığı yatırım turunda 43 saniyede %100 fonlanarak bir önceki 96 saniyelik dünya rekorunu kırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eyes-of-solar-dunya-kitle-fonlama-rekoru-kirdi-girisim-sadece-43-saniyede-100-fonlandi-363523">Eyes of Solar dünya kitle fonlama rekoru kırdı! Girişim sadece 43 saniyede %100 fonlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İGA kurum içi girişimi Eyes of Solar, kitle fonlama platformu fonbulucu’da çıktığı yatırım turunda 43 saniyede %100 fonlanarak bir önceki 96 saniyelik dünya rekorunu kırdı. Yatırım turu girişimin 1,5 milyon TL fon talebine karşılık %1404.6 fon oranıyla 21 milyon TL toplanarak aynı gün sonunda kapatıldı. fonbulucu tarafından rekorun tescillenmesi için hızla Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru talebinde bulunacağı bildirildi. </strong></p>
<p>İleri teknolojisi ile elektrik ve veri tabanı altyapısına ihtiyaç kalmadan çalışan, elektriğe en uzak noktalarda bile aydınlatma, iletişim ve güvenlik sistemi sağlayarak afet durumlarındaki problemlere çözüm sunan Eyes of Solar’dan dünya kitle fonlama rekoru geldi. İGA kurum içi girişimi Eyes of Solar, şirket paylarının %7’sini yatırımcılara arz ederek 1,5 milyon TL fon talebiyle  28 Mart günü fonbulucu üzerinden paya dayalı kitle fonlama turuna çıkmıştı. Turun başladığı ilk andan itibaren bireysel ve kurumsal yatırımcıların büyük ilgisini gören girişim, EFT talepleri ile birlikte pay arzında %100 fonlamaya sadece 43 saniyede ulaşarak 96 saniyelik dünya kitlesel fonlama rekoru kırdı. Süreç, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Takasbank ve fonbulucu’da zaman damgası ile damgalanırken yatırım turu girişimin 1,5 milyon TL fon talebine karşılık %1404.6 fon oranıyla 21 milyon TL toplandı.</p>
<p><strong>En büyük hedef artı değer üretimi </strong></p>
<p>Rekor fonlama hakkında konuşan Eyes of Solar Kurucusu ve Genel Müdürü Hakan Bayram, “Eyes of Solar projesini ilk olarak 2022 Nisan ayında İstanbul Teknik Üniversitesi, İGA HUB &#8211; İTÜ çekirdek programında lanse ettik. 2022 İTÜ-Çekirdek BigBang platformunda diğer projeler karşısında başarılı bir süreç yürüterek final sahnesinde yerimizi aldık. 2022 Aralık ayında yapılan İTÜ-Çekirdek BigBang final sahne sürecini 503 proje arasından EnerjiSa ve IGA tarafından verilen nakdi para ödülleri ile tamamladık. 2023 Ocak’ta düzenlenen Bireysel Genç Girişimci (BiGG) programına kabul edilerek yeni bir döneme giriş yaptık. 2022’de İTÜ-Çekirdek Kuluçka Girişim statüsü ile yolumuza ediyoruz. Başlangıçtan beri hedefimiz, üreteceğimiz derin teknolojiyle ülkemiz adına artı değer yaratmak ve içinde bulunduğumuz pazara faydalı liderlikle yön vermek. Ürünümüze ve ekibimize duyduğumuz güvenle turu başarıyla kapatacağımızı öngörüyorduk fakat kırdığımız bu rekor ülkemize, yatırımcılarımıza, ekosistemimize ve kendimize yönelik inancımızı pekiştirdi. Çok mutlu ve gururluyuz. Bundan böyle birlikte ilerleyeceğimiz, birlikte başaracağımız, birlikte yeni rekorlara imza atacağımız yatırımcılarımıza ve değerli destekleriyle daima yanımızda olan tüm fonbulucu ekibine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.   </p>
<p><strong>“Saniyeler içerisinde fonlanan girişimlere şahit olacağımızı söylemiştik”</strong></p>
<p>fonbulucu Kurucusu ve CEO’su Hakan Yıldız ise, “Eyes of Solar, çok yakın bir zamanda yaşadığımız ve tüm ülkemizi derinden sarsan deprem gibi felaketlerin etkilerini minimize etmek adına son derece inovatif, değer önerisi son derece büyük bir teknoloji sunuyor. Mevcut problemleri derinlemesine analiz etmiş, çözüm noktasında kararlı, yüksek nitelik ve yeterliliğe sahip donanımlı bir ekipten oluşuyor. Açık olmak gerekirse bu rekor sonuç bizim için sürpriz olmadı. Girişimimizin önemli bir açığı kapatan ürünü ile hızlı bir şekilde fonlanacağını fonbulucu olarak zaten öngörmüştük. En kısa süre içerisinde Guinness Rekorlar Kitabı’na başvuru talebinde bulunacağız. Geçen yıl çok da uzak olmayan bir gelecekte platformumuzda saniyeler içinde fonlanan girişimlere şahit olacağımızı söylemiştik. Bu vaadimizin arkasında da Eyes of Solar’ın başarısıyla durmuş olduk. Girişimimizi kutluyor, tesadüf olmadığını bildiğimiz bu başarının devamını diliyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eyes-of-solar-dunya-kitle-fonlama-rekoru-kirdi-girisim-sadece-43-saniyede-100-fonlandi-363523">Eyes of Solar dünya kitle fonlama rekoru kırdı! Girişim sadece 43 saniyede %100 fonlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
