<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sanal | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sanal/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sanal</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Apr 2026 09:29:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>sanal | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sanal</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Makineler sanal güvenlik açıkları gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-624339</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:29:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[açıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[çoğu]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[makine]]></category>
		<category><![CDATA[makineler]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624339</guid>

					<description><![CDATA[<p> Bulut sanal makineler hız, ölçek ve esneklik sunuyor ancak kendi başlarına bırakıldıklarında risk oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-624339">Makineler sanal güvenlik açıkları gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>  <strong>Bulut sanal makineler hız, ölçek ve esneklik sunuyor ancak kendi başlarına bırakıldıklarında risk oluşturuyor. Amazon Web Services’in  2000’lerin ortasında S3 ve ardından EC2 hizmetlerini devreye alması, modern bulut depolama ve bilgi işlem dönemini başlatmıştı. Bugün ise iş yüklerini buluta taşımayan veya taşımayı planlamayan çok az kurum bulunuyor. Bazıları tamamen bulutta, bazıları ise çoklu bulut kurulumlarında bulut iş yüklerini şirket içi kaynaklarla eşleştirerek çalışıyor. </strong></p>
<p><strong>Tüm bu yapılar içinde öne çıkan ortak sorun ise aynı: Sanal makine (VM) yayılması. Yani, zamanla kendi başına bırakılan sanal makinelerin kontrolsüz şekilde çoğalması. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET sanal makinelerdeki güvenlik açıklarını mercek altına aldı.</strong></p>
<p><strong> </strong>Bulut servis sağlayıcıları yeni sanal makinelerin oluşturulmasını kolaylaştırıyor ancak bu devreden çıkarılması çoğu zaman aynı hızla yapılmıyor. Çoklu bulut ortamlarında bu durum, güvenlik operasyonlarının dışında kalan iş yüklerinin artmasına neden oluyor. Genel bulut hizmeti sağlayıcıları       </p>
<p>(CSP) temel koruma sağlasa da işletim sistemi güncellemeleri, izleme ve erişim politikalarının güncellenmesi müşteriye ait sorumluluklar arasında yer alıyor. Bu nedenle sanal makinelerin fark edilmeden “kontrolden çıkma” riski artıyor.</p>
<p>Bulut görünürlüğü ise birçok kuruluş için kalıcı bir sorun. Kuruluşların yalnızca yüzde 23’ü tüm iş yüklerine kapsamlı şekilde hâkim olduklarını belirtiyor. VM filolarının kontrolsüz büyümesi bu sorunu daha da derinleştiriyor. Yanlış yapılandırılmış depolama alanları ve açık API’ler ihlallerde öne çıkarken, sanal makine kötüye kullanımı genellikle fark edilmesi zor bir şekilde gerçekleşiyor. Bir makine öğrenimi mühendisi için hazırlanan ve geniş okuma, yazma erişimi verilen bir VM, proje sona erdikten sonra çoğu kez olduğu gibi kendi haline bırakılabiliyor. Bu ise saldırganlar için önemli bir fırsat alanı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Terk edilmiş sanal makineler ciddi risk taşıyor</strong></p>
<p>Terk edilen bir VM, yalnızca kullanılmayan bir kaynak değil; aynı zamanda kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebilecek bir varlık. VM’ler aynı sanal özel bulut  (VPC)  veya sanal ağ  (VNet) içinde kısıtlama olmadan iletişim kurabildiğinden, bir VM komşu örnekleri inceleyebilir, veri tabanlarına erişebilir ve izinleri kötüye kullanabilir. Ağ mikro-bölümlendirme çoğu zaman zor olduğu için bu risk büyüyor. Hibrit kimlikli hibrit ortamlarda karmaşıklık daha da artıyor.</p>
<p>Geçmiş saldırı örnekleri de bu riski doğruluyor. Bir saldırı kampanyasında tehdit aktörleri, dâhili RDP ile AWS EC2 örnekleri arasında hareket etmiş, sızdırdıkları veriyi sanal makinelere taşımış ve fidye yazılımı yaymıştı. İzleme sistemleri bunu tespit etmiş olsa da otomatik yanıt mekanizması olmadığından saldırı devam etmişti. Başka örneklerde ise ele geçirilen hesaplar üzerinden kısa ömürlü VM’ler saldırı altyapısı olarak kullanıldı.</p>
<p><strong>Yayılmayla mücadelede zorluklar</strong></p>
<p>BT ve güvenlik ekipleri genellikle küçük ve yoğun bir iş yüküne sahip. Platform bağımlı karmaşık ürünler, sanal makine yayılması gibi gözden kaçan risklerin yönetimini daha da zorlaştırıyor. Bir olay kimlik suistimalini içeriyorsa, sahte bir VM üzerinden yapılan işlemler normal görünebilir. Bu nedenle, anormallikleri tespit edebilmek için VM içindeki faaliyetlerin kimliğin genel ortamda yaptıklarıyla ilişkilendirilmesi gerekiyor. Entra ID ve Active Directory entegrasyonu bu süreçte kritik önem taşıyor.</p>
<p>Hız da bir diğer önemli konu. Güvenliği ihlal edilen bir iş yükü, şirket içi kaynaklara kısa sürede ulaşabilir. Yanal hareket başlamadan VM’nin otomatik olarak izole edilmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada yapay zekâ destekli korelasyon ve çalışma zamanı algılama teknolojileri devreye giriyor. Yakın dönem anketlerine göre, her üç KOBİ’den biri saldırı sonrası para cezası aldı. NIST 800-53 ve PCI DSS 4.0 gibi çerçeveler, bulut iş yükü güvenliği konusunda giderek daha spesifik hale geliyor.</p>
<p><strong>Bulut ve şirket içi ortamlar için büyük resim</strong></p>
<p>IBM’in bir raporuna göre ihlallerin yüzde 30’u birden fazla ortamı etkiledi. İhlallerde maliyetler, saldırganların sisteme eriştiği süreyle doğrudan ilişkili. Görünürlüğü sınırlı olan kuruluşlar, çoğu kez müşteri şikâyeti gibi dış sinyallerle ihlali fark ediyor ve bu süre içinde saldırgan haftalar boyunca erişim sağlayabiliyor.</p>
<p>Sanal makineler bulutun en eski ve en sık kullanılan kaynakları arasında yer alıyor. VM yayılması sessizce ilerliyor ve çoğu kez sorun ortaya çıktıktan sonra fark ediliyor. Korunmasız iş yükleri kimlik taşıyor ve ortamlarda geleneksel güvenlik denetimlerinin yakalayamayacağı trafik modelleriyle iletişim kuruyor.</p>
<p>Bu nedenle her kuruluşun, tüm bulut platformlarındaki VM filolarını envantere dahil etmesi, izinleri gözden geçirmesi ve gereksiz erişim açıklıklarına karşı kontroller yapması gerekiyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/makineler-sanal-guvenlik-aciklari-gercek-624339">Makineler sanal güvenlik açıkları gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Keçiören&#8217;de Kütüphaneler Haftası&#8217;na Özel Söyleşi Düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/keciorende-kutuphaneler-haftasina-ozel-soylesi-duzenlendi-623216</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 08:03:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[faruk]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[na]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623216</guid>

					<description><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, Kütüphaneler Haftası kapsamında Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi’nde “Bir Diriliştir Çanakkale” söyleşisi düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-kutuphaneler-haftasina-ozel-soylesi-duzenlendi-623216">Keçiören&#8217;de Kütüphaneler Haftası&#8217;na Özel Söyleşi Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi, Kütüphaneler Haftası kapsamında Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi’nde “Bir Diriliştir Çanakkale” söyleşisi düzenledi. Yazar Faruk Sanal’ın konuk olarak yer aldığı programa, Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Dr. Atila Zorlu ve Av. Serkan Bedirhanoğlu’nun yanı sıra çok sayıda öğrenci ve öğretmen katıldı.</p>
<p><b>“Kütüphanelerimiz, tarihsel mirasın aktarılmasında vazgeçilmez bir köprüdür”</b></p>
<p><b>Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu</b>, programda yaptığı konuşmada kütüphanelerin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale, yalnızca bir zaferin adı değil; aynı zamanda birlik, fedakârlık, azim ve inancın vücut bulmuş hâlidir. Bizler biliyoruz ki bir milletin gücü, sadece sahip olduğu imkânlarla değil, geçmişini ne kadar doğru hatırladığı ve geleceğine ne kadar bilinçli yön verdiğiyle ölçülür. Bu sebeple kütüphanelerimiz, bu bilincin ve tarihsel mirasın nesilden nesile aktarılmasında vazgeçilmez bir köprüdür. Bugün gerçekleştirilen bu söyleşinin; Çanakkale ruhunu yeniden hissetmemize, tarihimize daha derin bir bakışla yaklaşmamıza ve özellikle gençlerimize ilham vermesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’ın öncülüğünde hayata geçirdiğimiz ‘Her Mahalleye Bir Kütüphane’ projesiyle, eğitime ve bilgiye verdiğimiz önemi her geçen gün daha güçlü ve kararlı bir şekilde ortaya koyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz.”</p>
<p><b>Çanakkale Muharebeleri’nin tarihsel, askeri ve toplumsal yönleri ele alındı</b></p>
<p>“Çanakkale Acı, Destan, Diriliş” kitabının yazarı Faruk Sanal, gerçekleştirdiği söyleşide Çanakkale Muharebeleri’nin tarihsel, askeri ve toplumsal yönlerini ana hatlarıyla ele aldı. Çanakkale’nin İstanbul’a açılan kritik bir kapı olduğunu vurgulayan Sanal, İtilaf Devletleri’nin Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak ve Rusya ile tahıl-silah hattını açmak amacıyla bu cepheyi hedef aldığını ifade etti. Faruk Sanal, Osmanlı Devleti’nin başlangıçta savaşa girmek istemediğini ancak yapılan girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine Almanya ile ittifak kurularak savaşa dâhil olunduğunu aktardı.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün rolüne ayrı bir parantez açan Sanal, onun Anafartalar’daki başarısıyla liderlik vasfının ortaya çıktığını dile getirdi. Savaşın yalnızca kahramanlıkla değil; organizasyon, lojistik, bilim ve planlama ile kazanıldığını vurgulayan yazar, gençlere bu yönüyle örnek alınması gerektiğini belirtti. Çanakkale&#8217;nin stratejik önemini ve Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun savaşa katılma sürecini anlatan Yazar Faruk Sanal, Çanakkale Zaferi&#8217;nin bir milletin güç ve bilincinin simgesi olduğunu vurguladı. Ayrıca, kütüphanelerin bu bilincin nesiller arası aktarımında kritik bir rol oynadığını belirterek, Çanakkale&#8217;nin sadece bir savaş değil, Türk yurdunun ebedi vatan haline gelmesinde kritik bir rol oynadığını ifade etti. Söyleşinin soru-cevap bölümünde, gençler kitabının yazım süreci ve Çanakkale Zaferi’yle ilgili merak ettikleri soruların yanıtlarını aradı.</p>
<p><b>Yazar Sanal kitaplarını okuyucular için imzaladı</b></p>
<p>Söyleşinin ardından Yazar Faruk Sanal, “Çanakkale: Acı, Destan, Diriliş” adlı kitabını öğrenciler için imzalayarak onlara hediye etti. Programın devamında katılımcılar, rehberler eşliğinde Keçiören’deki Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi’ni gezdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/keciorende-kutuphaneler-haftasina-ozel-soylesi-duzenlendi-623216">Keçiören&#8217;de Kütüphaneler Haftası&#8217;na Özel Söyleşi Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>24 saat açık sanal tehlike!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/24-saat-acik-sanal-tehlike-619234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:33:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[24]]></category>
		<category><![CDATA[açık]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[kumar]]></category>
		<category><![CDATA[Kumar Oynama]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bahruz Shukurov, kumar ve sanal kumar bağımlılığının psikolojik, nörolojik ve sosyal boyutlarını, risklerini, motivasyon mekanizmalarını ve tedavi yaklaşımlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/24-saat-acik-sanal-tehlike-619234">24 saat açık sanal tehlike!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Bahruz Shukurov, kumar ve sanal kumar bağımlılığının psikolojik, nörolojik ve sosyal boyutlarını, risklerini, motivasyon mekanizmalarını ve tedavi yaklaşımlarını açıkladı.</p>
<p><strong>Sanal kumarın erişilebilirliği arttıkça bağımlılık riski de yükseliyor!</strong></p>
<p>Kumarın hem fiziksel ortamlarda hem de dijital platformlarda oynanabildiğini ifade eden Dr. Bahruz Shukurov, “Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanal kumarın erişilebilirliği ve yaygınlığı ciddi şekilde arttı. Bu durum bağımlılık riskini de önemli ölçüde yükseltmekte.” dedi.</p>
<p>Kumar bağımlılığının en temel özelliklerinden birinin, kişinin kumar oynama davranışı üzerinde kontrolünü kaybetmesi olduğunu aktaran Dr. Shukurov, “Kişi zamanla kazandığından çok daha fazla para harcamaya başlar ve gününün önemli bir bölümünü kumar oynayarak geçirir. Bu süreç ilerledikçe iş hayatı, aile ilişkileri ve sosyal sorumluluklar ihmal edilmeye başlanır. Maddi kayıplar büyür, borçlar oluşur ve kişi giderek daha zor bir ekonomik tabloyla karşı karşıya kalır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kişi kazandığında da kaybettiğinde de kumar oynamak ister! </strong></p>
<p>Yalan söyleme davranışının kumar bağımlılığının önemli tanı ölçütleri arasında yer aldığına işaret eden Dr. Bahruz Shukurov, “Bağımlı birey, kumar oynayabilmek için para bulmak amacıyla yakınlarına veya çevresine yalan söyleyebilir. Bunun temel nedeni, kumar oynayamadığında yaşayacağı yoğun sıkıntı ve huzursuzluğun, yalan söylemenin yaratacağı vicdani rahatsızlıktan daha ağır gelmesidir. Zaman içinde bu davranış giderek kolaylaşır ve kişinin kişilik yapısında belirgin değişimlere yol açabilir.” dedi.</p>
<p>Kumar bağımlılığında motivasyonun iki yönlü çalıştığına değinen Dr. Shukurov, şunları söyledi:</p>
<p>“Kişi kazandığında da kaybettiğinde de kumar oynamak ister. Kazandığında aldığı ödül ve haz duygusu yeni bir motivasyon oluşturur. Kaybettiğinde ise kaybını telafi etme isteği devreye girer. Bağımlı bireyler sıklıkla ‘keyif için oynamıyorum, sadece kaybımı telafi etmek istiyorum’ şeklinde açıklamalar yapar. Ancak bu düşünce çoğu zaman bağımlılık döngüsünü sürdürür ve kişi yeniden kumar oynamaya devam eder.”</p>
<p><strong>Kumar, keyif yerine kötü hisleri geçici olarak azaltan bir araca dönüşür! </strong></p>
<p>Kumar bağımlılığının çoğu zaman ilk başlarda yaşanan bir yüksek kazanç veya güçlü heyecan deneyimi ile başlayabileceğine dikkat çeken Dr. Bahruz Shukurov, “Özellikle erken yaşlarda elde edilen büyük bir kazanç, kişinin beyninde güçlü bir iz bırakır. Bu deneyim beynin ödül sisteminde normalin üzerinde bir haz oluşturur ve kişi zamanla bu duyguyu tekrar yaşamak için kumar oynamaya devam eder.” dedi.</p>
<p>Ancak süreç ilerledikçe kişinin bu yüksek heyecanı daha az yaşamaya başladığını, kayıpların arttığını ve kişinin normal duygu durumunun daha düşük bir seviyeye gerilediğini ifade eden Dr. Shukurov, “Sonuç olarak kumar, artık keyif veren bir aktiviteden çok, kişinin kendini kötü hissetmesini geçici olarak azaltan bir araca dönüşür. Bağımlılığın ilerleyen dönemlerinde yalnızca kumar oynamak değil, kumarla ilişkili uyaranlar da tetikleyici hâle gelir. Bahis sesleri, oyun bildirimleri, maç izlemek veya kumarla ilgili reklamlar bile kişide güçlü bir kumar oynama isteği yaratabilir. Bu nedenle bağımlılıkla mücadelede tetikleyici unsurlardan mümkün olduğunca uzak kalmak büyük önem taşır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Beyin kısa vadeli ödülleri tercih eder, bu da bağımlılığı güçlendirir! </strong></p>
<p>Kumar bağımlılığının ciddi maddi kayıplara yol açabileceğini vurgulayan Dr. Bahruz Shukurov, “Kimi zaman kayıplar kişinin aylık gelirinin onlarca hatta yüzlerce katına ulaşabilir.” dedi.</p>
<p>Bu durumun bankalara veya farklı kaynaklara borçlanmaya kadar ilerleyebileceğini aktaran Dr. Shukurov, şöyle devam etti:</p>
<p>“Çoğu zaman aile bireyleri devreye girerek bu sorunları çözmeye çalışır. Ancak profesyonel destek alınmadan yapılan müdahaleler genellikle geçici bir rahatlama sağlar ve kişi bir süre sonra yeniden kumar oynamaya başlayabilir.</p>
<p>Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkar: Bu kadar kayba rağmen kişi neden kumar oynamaya devam eder? Bunun iki önemli nedeni vardır. Birincisi, bağımlı kişinin yaşadığı sorunların çoğu zaman çevresi tarafından telafi edilmesidir. Eğer kişi yaşadığı sonuçlarla doğrudan yüzleşmezse davranış değişimi zorlaşır. İkinci neden ise kumarın kısa vadede sağladığı heyecanın, uzun vadeli zararların önüne geçmesidir. İnsan beyni çoğu zaman kısa vadeli ödülleri tercih eder ve bu durum bağımlılık davranışını güçlendirir.”</p>
<p><strong>Sanal kumarın en büyük riski 24 saat erişilebilir olması! </strong></p>
<p>Sanal kumarın, geleneksel kumara göre bazı açılardan daha riskli olduğunu dile getiren Dr. Bahruz Shukurov, bu riskleri şöyle açıkladı:</p>
<p>“En önemli farklardan biri 24 saat erişilebilir olmasıdır. Kişi günün her saatinde, bulunduğu her yerde kumar oynayabilir. Ayrıca dijital ortamda para çoğu zaman sadece sayısal bir değer gibi algılanır. Bu nedenle kişiler gerçek para kaybettiklerini daha az hissedebilir ve daha büyük riskler alabilir.</p>
<p>Sanal kumar platformları aynı zamanda yoğun reklam ve teşvik mekanizmaları kullanır. Bonus teklifleri, mesajlar ve sürekli gönderilen bildirimler kişiyi tekrar oyuna çekmek için tasarlanır. İlk aşamada bazı kullanıcıların kazanç elde etmesi de bu sistemin bir parçası olabilir. Böylece kişi erken dönemde güçlü bir ödül deneyimi yaşayarak kumara daha fazla bağlanabilir.”</p>
<p><strong>Bağımlılıklarda ‘tam iyileşme’ yerine ‘kontrol altına alma’ daha gerçekçi bir yaklaşım! </strong></p>
<p>Kumar bağımlılığının, beynin ödül sistemi ile yakından ilişkili olduğuna dikkat çeken Dr. Bahruz Shukurov, “Ventral tegmental alan, nükleus akumbens ve insula gibi bölgeler bu süreçte rol oynar. Kumar davranışı tekrarlandıkça bu sinir yolları güçlenir.” dedi.</p>
<p>Başlangıçta küçük bir iz gibi olan bu yolakların zamanla adeta bir otoyola dönüştüğünü ve kişinin düşünce dünyasında kumarın merkezi bir yer edindiğini kaydeden Dr. Shukurov, kumar bağımlılığının tedavisinin mümkün olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Dr. Shukurov bu sürecin genellikle çok yönlü bir yaklaşım gerektirdiğini söyledi ve devam etti:</p>
<p>“Tedavi yalnızca bireyi değil, aileyi de kapsayan bir iş birliği içinde yürütülmeli. Psikiyatrist, psikolog, hasta ve aile üyelerinin birlikte çalışması başarı şansını artırır. Profesyonel destek olmadan yalnızca söz vermek, yemin etmek veya kendi kendine bırakmaya çalışmak çoğu zaman yeterli olmaz.</p>
<p>Bağımlılıklar için ‘tam iyileşme’ kavramından ziyade ‘kontrol altına alma’ veya ‘düzelme’ kavramı daha gerçekçidir. Bu durum bazı kronik hastalıklara benzetilebilir. Kişi tetikleyicilerden uzak durur, tedavi planına uyar ve gerekli önlemleri alırsa uzun süre kumar oynamadan sağlıklı bir yaşam sürdürebilir. Ancak tamamen iyileştiğini düşünerek tüm önlemleri kaldırmak tekrar risk oluşturabilir.”</p>
<p><strong>Çoğu durumda belirleyici olan heyecan ve adrenalin duygusu! </strong></p>
<p>Kumar bağımlılığında çoğu zaman kişinin parayı mı yoksa heyecanı mı sevdiği sorusunun sorulduğunu aktaran Dr. Bahruz Shukurov, “Çoğu durumda belirleyici olan heyecan ve adrenalin duygusudur. Kazanma ihtimalinin eşiğinde olmak, risk almak ve o anki yoğun duygu durumunu yaşamak bağımlılığı besleyen önemli faktörlerdir.” dedi.</p>
<p>Bağımlılık ilerledikçe kişinin yalnızca kumar ve kumarla ilişkili konulara karşı yüksek motivasyon gösterdiğinin altını çizen Dr. Bahruz Shukurov, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Günlük sorumluluklara karşı isteksizlik ve enerji düşüklüğü görülebilir. Bu nedenle tedavi sürecinde yalnızca kumar davranışı değil, kişinin düşünce yapısı, motivasyonu ve yaşam düzeni de ele alınmalıdır. Kumar oynayan bir yakına sahip olan aile bireyleri için de destek almak önemlidir. Aileler hem bağımlı bireyle birlikte tedavi sürecine katılabilir hem de ayrı olarak danışmanlık alabilirler. Erken müdahale, sorunun büyümesini ve daha büyük kayıpların oluşmasını önleyebilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/24-saat-acik-sanal-tehlike-619234">24 saat açık sanal tehlike!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim Kurumları İçin Tüm Banka Sanal POS&#8217;ları Tek Noktada!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egitim-kurumlari-icin-tum-banka-sanal-poslari-tek-noktada-608613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 12:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[Craftgate]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[entegrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[esnek]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[limit]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[pos]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitim kurumları, avantajlı komisyon oranları ve vade seçeneklerinden yararlanmak için günümüzde birden fazla banka ve ödeme hizmeti sağlayıcısıyla çalışıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitim-kurumlari-icin-tum-banka-sanal-poslari-tek-noktada-608613">Eğitim Kurumları İçin Tüm Banka Sanal POS&#8217;ları Tek Noktada!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim kurumları, avantajlı komisyon oranları ve vade seçeneklerinden yararlanmak için günümüzde birden fazla banka ve ödeme hizmeti sağlayıcısıyla çalışıyor. Bu çoklu sağlayıcılı yapı, ödeme süreçlerini dijitalleştirmiş kurumlar için bile her bir sağlayıcı için ayrı bir entegrasyon, operasyonel yük ve yönetim zorluğu anlamına geliyor. Craftgate, tüm banka POS’larını ve taksit yapılarını tek panel üzerinden yönetilebilir hale getirerek, kurumların hem teknik bağımlılıklarını azaltıyor hem de öğrenci ve velilere daha esnek ödeme imkanlarını zahmetsizce sunabilmesini sağlıyor. Tüm ödeme altyapısının tek merkezden kolaylıkla yönetilmesini sağlayan Craftgate ödeme orkestrasyonu platformu, karmaşıklığı ortadan kaldırarak eğitim kurumlarının finansal çevikliğini artırıyor.</p>
<p><b><strong>Ticari Kararlar Teknik Engellere Takılmıyor</strong></b></p>
<p>Ticari esneklik kazanmak isteyen eğitim kurumları, her yeni banka veya ödeme hizmeti sağlayıcısı için zaman ve teknik kaynak gerektiren ayrı entegrasyonlara ihtiyaç duyuyor. Bu durum, kurumların en avantajlı komisyon ve vade tekliflerinden faydalanmasını zorlaştırıyor. Teknik entegrasyon zorluğunun ticari kararların önünde bir engel haline geldiği bu noktada, Craftgate sunduğu tek entegrasyon modeliyle kurumları ek geliştirme eforundan ve teknik kaynak ayırma ihtiyacından kurtarıyor. Böylece eğitim kurumları, diledikleri banka veya ödeme sağlayıcısını hızla devreye alarak ticari açıdan daha esnek hareket edebiliyor.</p>
<p><b><strong>Kayıt Döneminde Kesintisiz Ödeme ve Limit Birleştirme Avantajı</strong></b></p>
<p>Kayıt dönemlerinde yüksek tutarlı ödemelerde karşılaşılan yetersiz kart limiti engeli, Craftgate’in Limit Birleştirme ve Parçalı Ödeme özellikleriyle çözülüyor. Birden fazla kartın limitinin birleştirilmesine ve parçalı ödeme yapılmasına olanak tanıyan bu çözümler, velilere ve öğrencilere finansal açıdan daha esnek ve erişilebilir seçenekler sunarak ödemelerin başarıyla tamamlanma oranını artırıyor.</p>
<p>Eğitim kurumları, Craftgate’in Link ile Ödeme çözümü sayesinde yoğun kayıt dönemlerinde sorunsuz şekilde online ödeme kabul etmek için ödeme linkleri üreterek öğrenci ve velilere iletebiliyor ve herhangi bir teknik entegrasyon gerekmeksizin anlaşmalı oldukları ödeme sağlayıcısı üzerinden kolayca ödeme alabiliyor.</p>
<p>Craftgate’in Autopilot özelliği ise bir sanal POS’ta kesinti yaşanması durumunda, işlemi otomatik olarak o an çalışan ve en avantajlı teklifi sunan diğer kanallara yönlendirerek ödeme akışının kesintisiz sürmesini sağlıyor. Anlaşmalı olunan ödeme sağlayıcılarında sistemsel kesinti veya hata olduğunda dahi ödeme alınabilmesine imkan tanıyan Autopilot ve Ödeme Tekrar Deneme özellikleri, 2025 yılında Craftgate üye işyerlerinin 1,17 milyar TL ciro kaybının önüne geçti.</p>
<p><b><strong>Ödeme Yönetiminde Merkezi Hakimiyet ve Esneklik</strong></b></p>
<p>Craftgate, farklı banka ve ödeme kuruluşlarının panelleri arasında dağınık biçimde yürütülen yönetim ihtiyacını ortadan kaldırarak ödeme hizmeti sağlayıcılarını tek bir merkezde konsolide ediyor. Bu yaklaşım, kurumların ödeme operasyonlarında uçtan uca görünürlük ve kontrol kazanmasını sağlarken, merkezi yönetim ve kolay entegrasyon kabiliyetleriyle ekiplerin üzerindeki manuel iş yükünü azaltıyor. Böylece kurumlar, ödeme süreçlerinde daha hızlı aksiyon alabilmelerini mümkün kılan esnek bir yapıya kavuşuyor.</p>
<p>Ödeme orkestrasyonunu henüz devreye almamış eğitim kurumları için yeni dönemin kritik ihtiyacı, ödeme altyapısını yönetilebilir ve sürdürülebilir bir yapıya taşımak. Craftgate, tek panelden kolaylıkla yönetilen çok sağlayıcılı yapısı sayesinde operasyonel yükü azaltırken, ödeme süreçlerinin sürekliliğini sağlıyor. Böylece kurumlar teknik operasyonlarla vakit kaybetmeden odağını eğitim kalitesinde ve öğrenci deneyiminde tutabiliyor.</p>
<p><strong>Craftgate Kurucu Ortağı ve COO’su Murathan Özcan</strong>, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Kurumlar ödeme tarafında teknik entegrasyonlarla uğraşmak yerine ticari çeviklik kazanmak istiyor. Ancak çoklu sağlayıcıyla geleneksel yöntemlerle çalışmak, bu çevikliği zaman ve kaynak maliyeti yüksek bir teknik yüke dönüştürebiliyor. Craftgate, ödeme süreçlerini tek entegrasyon üzerinden kolay yönetilebilir ve kesintisiz bir yapıya taşıyor. Böylece eğitim kurumları yoğun dönemlerde ödeme sürekliliğini güvence altına alırken, limit birleştirme gibi özelliklerle velilere ve öğrencilere daha erişilebilir ödeme seçenekleri sunabiliyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitim-kurumlari-icin-tum-banka-sanal-poslari-tek-noktada-608613">Eğitim Kurumları İçin Tüm Banka Sanal POS&#8217;ları Tek Noktada!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acıbadem Üniversitesi&#8217;nde Düzenlenen Sempozyumda Sanal Kumar Bağımlılığı Ele Alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesinde-duzenlenen-sempozyumda-sanal-kumar-bagimliligi-ele-alindi-606673</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 09:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlenen]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[hal]]></category>
		<category><![CDATA[kumar]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Kumar]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumda]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanal dünya, hayatı kolaylaştırıyor; ancak aynı zamanda yeni ve görünmez bağımlılık alanları da yaratıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesinde-duzenlenen-sempozyumda-sanal-kumar-bagimliligi-ele-alindi-606673">Acıbadem Üniversitesi&#8217;nde Düzenlenen Sempozyumda Sanal Kumar Bağımlılığı Ele Alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sanal dünya, hayatı kolaylaştırıyor; ancak aynı zamanda yeni ve görünmez bağımlılık alanları da yaratıyor. Bunların başında ise sanal kumar bağımlılığı geliyor. Acıbadem Üniversitesi’nde düzenlenen “Sanal Kumar Bağımlılığı Sempozyumu”, dijital çağın en hızlı yayılan ancak en az fark edilen sanal kumar bağımlılığını tüm boyutlarıyla gözler önüne seriyor. Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt’un liderliğinde gerçekleştirilen sempozyum, bu tehlikenin artık bireysel sınırları aştığını, Türkiye için de ciddi bir toplumsal risk haline geldiğini ortaya koyuyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dünya genelinde sanal kumar ve çevrim içi bahis pazarı bugün 300 milyar dolara yaklaşan bir ekonomik hacim yaratıyor. Her yıl milyonlarca yeni kullanıcı bu dijital sistemin içine çekiliyor; kumar bağımlılığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından davranışsal bozukluk olarak tanımlanmasına rağmen hızla yayılıyor. Türkiye’de ise tablo daha da çarpıcı bir hal almış durumda. Sanal kumar ve yasa dışı bahis pazarının yıllık yaklaşık 120 milyar dolarlık bir ciroya ulaştığı ifade ediliyor. Sadece geçen yıl yaklaşık 42 bin yasa dışı kumar ve bahis sitesi kapatılmış olmasına rağmen dijital platformlar üzerinden kumara erişim her geçen gün daha da kolaylaşıyor. Uzmanlar, yasa dışı kumar ağlarında yaklaşık 100 bin kişinin aktif olarak çalıştığını, bu yapının dolandırıcılık, hırsızlık, şiddet ve intihar vakalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor. Fiziksel mekânlardan dijital ekranlara taşınarak artık bir tık uzaklıkta, kolaylıkla ulaşılabilir olan kumar, özellikle gençler için yüksek risk taşıyan, denetimi zor ve etkisi yıkıcı bir bağımlılık alanı oluşturuyor. İşte bu tablo, sanal kumarın yalnızca bireysel bir sorun değil, acil müdahale gerektiren ve aslında önlenebilen ciddi bir toplumsal tehlike olduğunu açıkça ortaya koyuyor…</strong></em></p>
<p>Araştırmalar; sanal kumarın sadece bir oyun değil, bireyin psikolojisini, ailesini ve yaşamını derinden etkileyen bir bağımlılık türü olduğunu gözler önüne seriyor. “Sanal kumar Türkiye için ciddi bir halk sağlığı tehdidi” diyen Prof. Dr. Murat Kurt, kumarın bireyin ruh sağlığını olumsuz etkilediği gibi, aile yapısını, ekonomik düzeni ve toplumsal güvenliği de tehdit ettiğine, ayrıca borçlanmayı artırarak aile içi şiddeti tetiklediğine ve suç oranlarını beslediğine de dikkat çekiyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Araştırmalar, sanal kumar bağımlılığı yaşayan bireylerde depresyon, anksiyete ve intihar girişimi riskinin birkaç kat arttığını gösteriyor” diyor. </p>
<p><b><strong>Kumar Mekan Değiştiriyor; Ödül Kazanmak Hızlanıyor</strong></b></p>
<p>Prof. Dr. Murat Kurt, sanal kumarın klasik kumardan en büyük farkının erişilebilirlik olduğunu anlatıyor. Eskiden kumar oynamak için belirli mekânlara gitmek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, “Bugün sanal dünya bu uzaklığı ortadan kaldırıyor. İnsanlar mekâna gitmiyor, mekân insanların ayağına geliyor” diyerek sanal kumarın artık günün her saati, herkesin kolaylıkla ulaşabildiği bir alan haline geldiğini vurguluyor. </p>
<p>Dijitalleşme, kumarda ödül süreçlerini de hızlandırıyor. İnsanlar kısa sürede kazanıyor ya da kaybediyor. Bu hız, uzun vadeli düşünmeyi de zorlaştırıyor. Prof. Dr. Murat Kurt, paranın soyutlaşmasının risk algısını ciddi biçimde değiştirdiğini ifade ederek, “Para artık elde tutulan somut bir nesne olmaktan çıkıyor, ekranda görünen bir sayıya dönüşüyor. Bir dokunuşla transfer ediliyor, kazanılıyor ya da kaybediliyor. Bu soyutluk, kayıpların boyutuna ilişkin algıyı zayıflatıyor, harcanan paranın fark edilmesini zorlaştırıyor ve bireyi daha fazla risk almaya itiyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><b>“Aslında Kazanırdım” Düşüncesi, Bağımlılığa İtiyor<strong> </strong></b></p>
<p>Sanal kumar, aslında ilk başlarda sadece kazanmak için oynanan bir oyun olarak görülmüyor. Ancak zamanla stresle baş etme, yalnızlık duygusunu bastırma ve can sıkıntısını giderme aracı haline geliyor. Prof. Dr. Murat Kurt, birçok insanın sanal kumara kazanmak için değil, yalnız kalmamak için yöneldiğini söylüyor: “Dijital dünya, can sıkıntısına izin vermiyor; sosyal medya, oyunlar ve dijital içerikler sürekli bir uyarım sağlıyor. Özellikle gençlerin günde ortalama 7-8- saatlerini akıllı telefon başında geçirmesi, bu bağımlılığa zemin hazırlıyor. Bu yoğun dijital maruziyet, bireyleri sanal kumar ve bahis reklamlarına karşı daha savunmasız hale getiriyor”&#8230;</p>
<p>Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı, ASUMA-Suç ve Şiddetle Mücadele, Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Oğuz Polat, sanal kumar bağımlılığının psikolojik döngüsüne dikkat çekiyor. Sanal kumarın, özellikle “yakın ıska” etkisinin bağımlılığı beslediğini söyleyen Prof. Dr. Oğuz Polat, “Kıl payı kaçırılan her oyundan sonra kişide ‘aslında kazanırdım’ düşüncesi oluşuyor. Bu duygu aşılamadığında ‘bir sonrakinde kesin olacak’ inancı devreye giriyor. Bu inanç, oynama süresini uzatıyor, harcanan parayı artırıyor ve bağımlılığı giderek derinleştiriyor” diyor. </p>
<p><b><strong>Aileler Dağılıyor, Hayatlar Çöküyor</strong></b></p>
<p>Uzmanlara göre sanal kumar bağımlılığı belirli evrelerden oluşuyor. İlk aşamada kazanma duygusu hâkim oluyor ve kişi kendini kontrol altında hissediyor. Ardından kayıpların arttığına ve kişinin kaybettiklerini telafi etmeye çalıştığına dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, “Süreç ilerledikçe umutsuzluk ve çaresizlik duyguları yoğunlaşıyor. Son aşamada ise tükenmişlik ve çöküş yaşanıyor. Bu noktada bireyin yalnızca maddi durumu değil, psikolojik sağlığı, aile ilişkileri ve iş yaşamı da ciddi biçimde zarar görüyor” diyor… Prof. Dr. Oğuz Polat’a göre bağımlılık ilerledikçe bireysel iflaslar yaşanıyor, borçlar artıyor, aile içi çatışmalar derinleşiyor, boşanmalar artıyor, çocuklar ihmal ediliyor. Kumar bağımlılığı, hırsızlık, dolandırıcılık ve şiddet gibi suçlara da zemin hazırlıyor. Bazı vakalarda sürecin, intiharla bile sonuçlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, “Kumar bağımlılığı aslında bir irade sorunu değil, bir ‘başa çıkma’ sorunu” diyor. </p>
<p><b><strong>Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor</strong></b></p>
<p>Uzmanlara göre sanal kumar bağımlılığı önlenebilir, hatta tedavi edilebilir bir sorun. Erken farkındalık ise, bu noktada kritik bir rol oynuyor. Burada özellikle ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Ailelerin, çocuklarının dijital dünyadaki davranışlarını yakından takip etmesi, yargılayıcı olmayan bir iletişim dili kurması ve sağlıklı baş etme yollarını desteklemesi büyük önem taşıyor. Psikolojik destek, profesyonel tedavi yaklaşımları ve toplumsal farkındalık çalışmaları da bu bağımlılıkla mücadelede kilit rol oynuyor. </p>
<p>Prof. Dr. Murat Kurt, sanal kumar bağımlılığıyla mücadelenin bireysel çabalarla sınırlı kalmaması gerektiğini; ailelerden eğitim kurumlarına, medyadan kamu otoritelerine kadar herkesin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor. Çünkü sanal kumar, görmezden gelindikçe büyüyor; fark edildikçe ve doğru müdahalelerle ele alındıkça kontrol altına alınabiliyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/acibadem-universitesinde-duzenlenen-sempozyumda-sanal-kumar-bagimliligi-ele-alindi-606673">Acıbadem Üniversitesi&#8217;nde Düzenlenen Sempozyumda Sanal Kumar Bağımlılığı Ele Alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fişekhane&#8217;de sömestir tatiline özel &#8216;Sanal Gerçeklik ile Deniz Altı Keşfi&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fisekhanede-somestir-tatiline-ozel-sanal-gerceklik-ile-deniz-alti-kesfi-605648</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 10:50:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[fişekhane]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[sömestir]]></category>
		<category><![CDATA[tatiline]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605648</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’un tarihi mirasını çağdaş sanatla buluşturan gastronomi ve yaşam merkezi Fişekhane, sömestir tatilinde çocukları ve aileleri denizlerin büyüleyici dünyasına davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fisekhanede-somestir-tatiline-ozel-sanal-gerceklik-ile-deniz-alti-kesfi-605648">Fişekhane&#8217;de sömestir tatiline özel &#8216;Sanal Gerçeklik ile Deniz Altı Keşfi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un tarihi mirasını çağdaş sanatla buluşturan gastronomi ve yaşam merkezi Fişekhane, sömestir tatilinde çocukları ve aileleri denizlerin büyüleyici dünyasına davet ediyor.</p>
<p>Özak Global’in, geçmişin değerlerini geleceğin başarı ve ilham öyküleriyle buluşturmayı amaçlayan ÖzakKSEV Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen “VR ile Deniz Altı Keşfi” temalı etkinlik, eğitici ve eğlenceli içeriğiyle yarıyıl tatiline renk katacak.</p>
<p>22–25 Ocak tarihleri arasında gerçekleşecek deneyimde, sanal gerçeklik (VR) teknolojisiyle tasarlanan deniz altı dünyası, çocuklara deniz canlılarını yakından keşfetme imkanı sunuyor. İmmersif kurgu sayesinde ziyaretçiler, suyun altındaymış hissiyle denizlerin büyüleyici atmosferini deneyimliyor.</p>
<p>Etkinlik programı kapsamında düzenlenecek <b>Uzman Balık Adam Eğitmeni ile Buluşma</b>, profesyonel bir eğitmen eşliğinde gerçekleşerek çocuklara dalış dünyası, deniz canlıları ve sualtı yaşamı hakkında ilham verici bilgiler sunacak.<br /><b>Deniz Canlıları Kazısı Atölyesi</b> keşfetmenin ve öğrenmenin heyecanını yaşatırken, <b>Mozaik Yapımı Atölyesi</b>’nde çocuklar deniz temalı tasarımlarını oluşturarak yaratıcılıklarını geliştirecek. <b>Kalemlik Boyama</b> ve <b>Ahşap Akvaryum Boyama Atölyeleri</b>’nde ise çocuklar kendi tasarımlarını hayata geçirerek el becerilerini ve hayal güçlerini ortaya koyacaklar.</p>
<p>Fişekhane’de gerçekleşecek bu özel sömestir etkinliği, çocuklara deniz sevgisini aşılamayı, çevre bilincini güçlendirmeyi ve sanatı eğlenceli bir öğrenme alanına dönüştürmeyi amaçlıyor. Aileler, sömestir tatilinde çocuklarıyla birlikte hem kaliteli zaman geçirecek hem de öğretici ve ilham verici bir deneyimin parçası olacak.</p>
<p>Etkinlik detayları, program ve kayıt bilgileri için Fişekhane web sitesini ziyaret edebilirsiniz.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fisekhanede-somestir-tatiline-ozel-sanal-gerceklik-ile-deniz-alti-kesfi-605648">Fişekhane&#8217;de sömestir tatiline özel &#8216;Sanal Gerçeklik ile Deniz Altı Keşfi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanal kumar gençliği tehdit ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanal-kumar-gencligi-tehdit-ediyor-595110</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:09:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[bal]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençliği]]></category>
		<category><![CDATA[kumar]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Kumar]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595110</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, gençler arasında yaygınlaşan sanal kumar bağımlılığını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-kumar-gencligi-tehdit-ediyor-595110">Sanal kumar gençliği tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, gençler arasında yaygınlaşan sanal kumar bağımlılığını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Renkli oyunlar sanal kumar tuzağına dönüşüyor</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin getirdiği kolay erişim ve akranlar arasında popülerliğin sanal kumar bağımlılığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, özellikle gençler arasında yaygınlaşan, renkli ve eğlenceli arayüzlere sahip bazı mobil uygulamaların, aslında bahis sistemi üzerine kurulu sanal kumar tuzağı olduğunu ifade etti.</p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, bu tarz oyunların başlangıçta eğlence vaat ettiğini, ancak hızlıca kontrol kaybına dönüştüğünü belirterek, “Renkli şekerleri eşleştirme ya da farklı kombinasyonlar yapmaya dayanan ve üzerine bahis konulan oyunlar, şans oyunu gibi görünse de neden olduğu maddi kayıplar ve sorunlar nedeniyle sanal kumar bağımlılığını akla getiriyor. Bu oyunlar, beyinde dopamin salgısını artırarak ‘haz’ duygusunu tetikliyor. Üstelik bu haz arayışı sadece oyunda uzun süre vakit geçirmekle sınırlı kalmıyor; birçok kişi oyuna para yatırarak bu süreci daha da artırıyor.” diye anlattı.</p>
<p><strong>Kaybettiklerini kazanma hırsı ve akran popülerliği</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, sanal kumarın gençleri çeken en büyük faktörlerinden birinin, kazanma ve kaybetme arasındaki heyecan döngüsü olduğunu, bu döngünün, kayıplar yaşandıkça &#8220;Kaybettiklerimi tekrar kazanmalıyım&#8221; hedefine dönüştüğünü ve bağımlılığın derinleştiğini kaydederek, “Kazanma ve kaybetme arasındaki hızlı değişimler heyecan verse de, zamanla yaşanan kayıplar kişide ‘Kaybettiklerimi geri almalıyım’ düşüncesini doğurarak yeni bir hedef yaratıyor. Gençlerin bu oyunlara ilgisini canlı tutan bir diğer unsur ise akranları arasında popüler olması. Sosyal çevre, gençleri arkadaş grubuna uyum sağlamak ve dışlanmamak için benzer deneyimleri yaşamaya yönlendiriyor.” dedi.</p>
<p>Ailelerin çocuklarının dijital araçlarla geçirdiği zamanı değil, bu davranışın neden olduğu sorunları takip etmesi gerektiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Sanal kumar bağımlılığı geliştiğinde, bireyin akademik, sosyal ve ailevi işlevselliği zayıflıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Aileler için dikkat çeken belirtiler neler?</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, ailelerin gözlemlemesi gereken kritik belirtileri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Oyuna yatırılan bahisler nedeniyle kontrolsüz para harcamalarının görülmesi ve sık sık ihtiyaç dışı para talep edilmesi ilk dikkat çeken işaretlerdir. Teknolojik cihazlarda geçirilen sürenin yaş grubuna önerilen sınırların üzerine çıkması, bu dengenin bozulmasıyla birlikte akademik başarının düşmesi, okulda devamsızlıkların artması ve kişinin keyif aldığı aktivitelerden uzaklaşması gibi değişiklikler ise sağlıklı iletişim kurulan bir aile tarafından genellikle fark edilebilir. Ayrıca bireyin aile ortamında daha az bulunması, evde olsa bile zihninin sürekli oyunda olması, engellendiğini düşündüğü anlarda öfke, tahammülsüzlük gibi tepkiler göstermesi de bir sorunun varlığına işaret eder.”</p>
<p><strong>Bağımlılık gelişince yalan ve gizleme ortaya çıkıyor</strong></p>
<p>Kumar bağımlılığı yerleştiğinde, bireylerin utanç ve suçluluk duygularının yanı sıra, oyuna devam edebilmek amacıyla yalan söyleme ve gerçeği saklama davranışları sergilediğini belirten Sedef Koç Bal, bu aşamada profesyonel destek almanın zorunlu olduğunu ifade etti.</p>
<p>Sedef Koç Bal, sağlıklı sınırların önemini ve tedavi sürecinin kapsamını şu sözlerle anlattı:</p>
<p>“Çocuğun gelişim dönemine uygun bir yaklaşımla, açık ve sağlıklı iletişim kurulması önemlidir. Dijital dünyanın oluşturduğu riskler anlatılırken, çocuğun duygu ve düşünceleri ile bireysel ihtiyaçları mutlaka dikkate alınmalıdır. Tedavi sürecinin amacı yalnızca oyuna erişimi kısıtlamak değildir; davranışın altında yatan nedenleri değerlendirmek, gerekli görüldüğünde ilaç desteğine başvurmak, riskleri ve koruyucu önlemleri belirlemek, etkili baş etme yöntemleri geliştirmek ve finansal yönetim planı oluşturmak gibi kapsamlı bir süreç hedeflenir. Bu süreçte aile desteği kritik rol oynar; ancak bu destek, sınırsız maddi yardım sağlamak ya da ortaya çıkan borçları kapatmak olarak anlaşılmamalıdır. Ailenin görevi, yapıcı sınırlar koymak, doğru iletişim kurmak ve tedavi sürecini güçlendirmektir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-kumar-gencligi-tehdit-ediyor-595110">Sanal kumar gençliği tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Grundfos, Sürdürülebilir İş Dönüşümü İçin Dassault Systèmes&#8217;in Bulut Tabanlı 3DEXPERIENCE Platformunu Tercih Etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/grundfos-surdurulebilir-is-donusumu-icin-dassault-systemesin-bulut-tabanli-3dexperience-platformunu-tercih-etti-580224</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 08:22:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[dassault]]></category>
		<category><![CDATA[Dassault Systèmes]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[grundfos]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[systèmes]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA), gelişmiş pompa ve su çözümleri alanında küresel bir lider olan Grundfos’un, ticari bina, konut bina hizmetleri, endüstri ve su hizmetleri birimlerini sanal olarak dönüştürmek amacıyla bulut tabanlı 3DEXPERIENCE platformunu tercih ettiğini duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/grundfos-surdurulebilir-is-donusumu-icin-dassault-systemesin-bulut-tabanli-3dexperience-platformunu-tercih-etti-580224">Grundfos, Sürdürülebilir İş Dönüşümü İçin Dassault Systèmes&#8217;in Bulut Tabanlı 3DEXPERIENCE Platformunu Tercih Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA), gelişmiş pompa ve su çözümleri alanında küresel bir lider olan Grundfos’un, ticari bina, konut bina hizmetleri, endüstri ve su hizmetleri birimlerini sanal olarak dönüştürmek amacıyla bulut tabanlı 3DEXPERIENCE platformunu tercih ettiğini duyurdu.</p>
<p>Uzun soluklu bir anlaşma kapsamında Grundfos, ürün yaşam döngülerini daha sürdürülebilir şekilde yönetmek ve hizmet işlerini geliştirmek amacıyla, 3DEXPERIENCE platformu temelinde sunulan Dassault Systèmes’in endüstriyel ekipman sektörüne yönelik tüm çözüm portföyünü kullanacak. Modellemeden simülasyona, veri biliminden yapay zekaya kadar entegre edilen sanal ikizler sayesinde 3.500 kullanıcı iş birliğini artıracak, verimlilik ve inovasyonu güçlendirecek, izlenebilirlik ve kontrolü iyileştirecek, işletme maliyetlerini ve pazara sunma süresini azaltacak, aynı zamanda ölçeklenebilir yeni iş modellerini hayata geçirebilecek.</p>
<p>Birleşmiş Milletler, milyarlarca insanın güvenli su kaynaklarına erişimi olmadığını gösteren tahminler doğrultusunda, sürdürülebilir kalkınma ve entegre su yönetimine odaklanan Su Eylem On Yılı (Water Action Decade)<strong>’</strong>nı başlattı. Grundfos’un 3DEXPERIENCE platformunu benimseme kararı, sanal dönüşüm stratejisi doğrultusunda dünyanın suyla ilgili sorunlarına öncülük eden çözümler geliştirme konusundaki kararlılığını pekiştiriyor.  </p>
<p>Grundfos, kırk yılı aşkın süredir suyu taşıyan ve arıtan binlerce ürünün tasarımında Dassault Systèmes’in CATIA uygulamalarını kullanıyor. Yenilik yapma ve işleyiş biçimini yeniden şekillendirmek isteyen şirket, veri ve çözümlerini bulut tabanlı 3DEXPERIENCE platformuna taşımanın değerini fark etti. Bu geçiş sayesinde Grundfos, tüm süreçlerde uçtan uca görünürlük, öngörüye dayalı bakım yetkinlikleri, gerçek zamanlı performans analitiği ve ürün yaşam döngüsü boyunca sanal izleme olanağı elde ederek daha sürdürülebilir ve kaliteli çözümleri daha hızlı geliştirme imkânı buluyor. </p>
<p>Grundfos Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi Başkanı Björn Axling iş biriliği ile ilgili şunları söyledi: “Grundfos’un amacı, dünyanın su ve iklimle ilgili sorunlarına öncülük eden çözümler geliştirmek ve insanların yaşam kalitesini artırmaktır. Bu hedefe ulaşmak için, işimizi sürdürülebilirlik ve akıllı çözümler etrafında şekillendiriyor; farklı şekilde inovasyon yapmaya, verimli çalışmaya ve pazara liderlik etmeye odaklanıyoruz. Bulut tabanlı 3DEXPERIENCE platformu, birçok sektörde sürdürülebilir dönüşümü destekleyen teknolojisiyle bu stratejimize katkı sağlıyor. Aynı zamanda, insanların yaşam kalitesini artırmaya yönelik ortak bağlılık temelinde şekillenen Dassault Systèmes ile uzun süredir devam eden iş birliğimizi daha da derinleştiriyor.” </p>
<p>Dassault Systèmes Endüstriyel Ekipman Sektörü Başkan Yardımcısı Philippe Bartissol ise “Grundfos, 3DEXPERIENCE platformunda su yaşam döngüsünün sanal ikizini yaratarak 3D UNIV+RSES vizyonumuzu somutlaştırıyor. Böylece gezegenin en değerli kaynağını yönetirken yeniliği, iş birliğini ve sürdürülebilirliği hızlandırıyor ve sektörün tamamına ilham veren güçlü bir örneği hayata geçiriyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/grundfos-surdurulebilir-is-donusumu-icin-dassault-systemesin-bulut-tabanli-3dexperience-platformunu-tercih-etti-580224">Grundfos, Sürdürülebilir İş Dönüşümü İçin Dassault Systèmes&#8217;in Bulut Tabanlı 3DEXPERIENCE Platformunu Tercih Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevler sanal, heyecan gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alevler-sanal-heyecan-gercek-571498</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 08:22:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gözlük]]></category>
		<category><![CDATA[itfaiye]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[simülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[söndürme]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=571498</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’ndaki (İEF) standında yurttaşları yangınlara karşı bilinçlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alevler-sanal-heyecan-gercek-571498">Alevler sanal, heyecan gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı’ndaki (İEF) standında yurttaşları yangınlara karşı bilinçlendiriyor. Sanal gerçeklik tabanlı yangın söndürme eğitim simülasyonunu deneyimleyenler gerçeğe yakın senaryolar karşısında büyük bir heyecanla yangına müdahale ediyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında kurulan belediye sokağında, teknolojik ürünleri ve farkındalık oluşturan eğitimleri ile yer aldı. Sanal gerçeklik tabanlı yangın söndürme simülasyonu, katılımcılara, yangına gerçeğe yakın müdahale deneyimi sunuyor. Simülasyon, ofis, mutfak ve elektrik panosu gibi üç farklı ortamda yangın senaryoları sunarak, katılımcılara çeşitli risklerle mücadele etme olanağı da tanıyor. VR sanal gözlükleri ile tam entegre olan sistem, 360 derece görüş açısı sunarak katılımcının gerçekçi bir ortamda pratik yapmasını sağlıyor.</p>
<p><strong>“Amaç yangını hızlı ve etkili şekilde söndürmek”</strong><br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğü’nde eğitmen olarak görev yapan İlker Şirin, yurttaşları yangınlara karşı bilinçlendirmek ve yangın anında nasıl müdahale edeceklerini öğretmek için bu çalışmaları yürüttüklerini söyledi. İlker Şirin, “Katılımcılar için üç senaryo hazırlandı. Sanal gerçeklik gözlüğü takarak mutfak, elektrik panosu ve ofis yangınlarından birine müdahale ediyorlar. Simülasyonda seçilen senaryo gereği, kullanıcılar kendini bir anda yangının çok yakınında buluyor. Elindeki sanal gözlüklerin elcikleri ile simülasyon içerisinde yangına müdahaleye başlıyorlar. Bu oyundaki amaç yangını hızlı ve etkili şekilde söndürmek. Biz de katılımcıların yangın sırasında ve sonrasında nasıl davrandıklarını gözlemliyoruz. Onların gerçek hayatta karşılaşacakları yangınlara karşı doğru tekniklerle müdahalenin nasıl olacağını anlatıyoruz. Böylece itfaiye olay yerine varana kadar hem kendi güvenliklerini hem de çevre güvenliğini sağlayabiliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>Sanal gözlükleri kullananlar şaşkınlıklarını gizleyemedi</strong><br />
İEF’nin her yaştan konuğu, kuru kimyevi ve karbondioksitli yangın tüpleri ile doğru müdahale tekniklerini öğretmek üzere özel olarak hazırlanan senaryolarla, önemli bir deneyim yaşadı. Sanal gerçeklik gözlüğünü kullanan Kayra Çavuş, “Gözlüğü taktım, elime yangın tüpünü alarak yangın söndürdüm. Gerçeğe çok yakındı. Hatta bu eğitimi verenleri görmedim. Endişelendim. Dışarda daha önce böyle bir yangın görmedim. Burada görünce etkilendim” dedi.</p>
<p><strong>“O an yangının içerisinde gibiydim”</strong><br />
Leyla Karakaş da “İlk defa sanal bir gözlükle böyle bir deneyim yaşadım. Çok gerçekti. Farklı bir deneyim oldu. Heyecanlıydı. Benim için çok farklıydı. Daha önce hiç büyük bir yangın görmedim. Çok gerçekçiydi. Sanki o an yangının içerisinde gibiydim. Bizleri bilinçlendirmek için güzel bir çalışma olmuş. Emeklerinize sağlık” diye konuştu.<br />
7 yaşındaki Masal Ersöz de ilk kez böyle bir gözlük taktığını ve eğitim simülasyonunda farklı duygular yaşadığını, çok gerçekçi olduğunu belirtti.<br />
6 yaşındaki Eymen Sarı ise lazerli yangın söndürme cihazı ile yangına müdahale etmeyi öğrendi. Çocuklar için tasarlanan itfaiyeci kıyafetini giyen, kask takan Sarı, “Ateşi söndürdüm ve itfaiyeci oldum. Yangın başladığı zaman onu nasıl söndüreceğimi öğrendim. Çok güzeldi” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alevler-sanal-heyecan-gercek-571498">Alevler sanal, heyecan gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalnızlık günde 1 paket sigara içmek kadar zarar veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalnizlik-gunde-1-paket-sigara-icmek-kadar-zarar-veriyor-570781</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 12:57:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[gen]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kendini]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570781</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Sessiz Salgın: Hikikomori Yalnızlık Hastalığı' konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlik-gunde-1-paket-sigara-icmek-kadar-zarar-veriyor-570781">Yalnızlık günde 1 paket sigara içmek kadar zarar veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, &#8216;Sessiz Salgın: Hikikomori Yalnızlık Hastalığı&#8217; konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Kendini eve hapsetme…</strong></p>
<p>Japonca kökenli bir kavram olan ‘Hikikomori’nin &#8220;hiki&#8221; kaçınma, &#8220;komori&#8221;nin ise içe kapanma ya da kendini eve hapsetme anlamına geldiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Türkçeye kavramsal olarak ‘kendini izole etme sendromu’ ya da ‘sosyal geri çekilme bozukluğu’ şeklinde çevrilebilir. Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bu durum, ilk olarak 1990’lı yıllarda Japonya’da tanımlanmış; başlangıçta Japon kültürüne özgü sanılsa da günümüzde küresel bir sorun halini almıştır. Hikikomori&#8217;nin temel belirtileri şöyle; kişi sosyal ortamlardan uzak durur, evden çıkmak istemez, kendini eve kapatır, sadece fiziksel olarak değil, duygusal ve zihinsel olarak da içe kapanır, sosyal etkileşimleri neredeyse sıfıra indirir; neşeli görünebilir ama içsel olarak izoledir, sanal oyunlara aşırı düşkünlük görülür, özellikle okul ve iş gibi yapısal sorumluluklardan uzak dururlar, ev tek güvenli alan haline gelir ve anne babaya bağlılık vardır, ancak bu bağ mesafeli ve çelişkilidir; aile bireylerine duygusal yakınlık göstermez ama onlardan da kopamaz.”</p>
<p><strong>6 ay veya daha uzun sürdüğünde tanı konulabiliyor</strong></p>
<p>Bu durum 6 ay veya daha uzun sürdüğünde tanı konulabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Japonya’da geliştirilmiş 25 soruluk bir değerlendirme ölçeği vardır; Türkiye&#8217;de de 8 soruluk bir uyarlaması mevcuttur. Bu sendrom, depresyonun alt türlerinden biri olarak değerlendirilir.” dedi.</p>
<p>Bu çocukların genellikle aşırı korumacı anneler ve işiyle meşgul, mesafeli babaların çocukları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Aşırı korumacılık, çocuğun sorumluluk almadan büyümesine neden olur. Küçük yaşta yeterli sorumluluk verilmeyen çocuklar, dış dünyaya karşı güvensiz hale gelir. Ayrıca bu çocukların ilgi alanlarının sınırlı olması, zihinsel gelişimlerini daraltır. Ebeveynlerin çocuğu çeşitli sosyal etkinliklere yönlendirmesi, oyun, sanat, doğa gibi çok yönlü alanlarda deneyim kazandırması çocuğun beyin gelişimini ve dayanıklılığını artırır. Sorumluluk almayan çocuklar çalışma eyleminin getirdiği tatmini de tanıyamaz. Oysa ev işlerine katkı sağlamak, bir büyüğe yardımcı olmak bile çocuğun gelişimi açısından oldukça önemlidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Süreç ilerledikçe okul ve akran reddi gelişiyor</strong></p>
<p>Bu çocukların yetiştiği ailelerde sıklıkla sağlıklı iletişim eksikliği görüldüğünü belirten Prof. Dr. Tarhan, “Evde çatışmalar küçük bir sorundan bile büyük gerilimlere dönüşebilir. Bu durumda çocuk kendine odasında bir güvenli alan oluşturur ve zamanla sosyal izolasyonu normalleştirir. Süreç ilerledikçe okul reddi ve ardından akran reddi gelişir. Normalde 10 yaş sonrası çocuk için akran ilişkileri anne-babadan daha önemli hale gelirken, bu çocuklar akranlarından da kaçınır. Bu durum onları akran zorbalığına açık hale getirir ve yalnızlık döngüsünü derinleştirir. Nitekim Japonya ve İngiltere, yalnızlık bakanlığı kurarak bu duruma dikkat çekmiştir. Artık sadece bireysel değil, toplumsal boyutta bir sorun haline gelmiştir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Anne babaya bağlı değil bağımlı hale geliyorlar</strong></p>
<p>Bu çocukların genellikle sosyal medya ve dijital ortamlar aracılığıyla sahte bağlar kurduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Gerçek ilişkilerden uzak, yüzeysel, geçici ve yapay övgülerle tatmin olurlar. Bu sahte bağlar çocuklara sahte bir ‘değerli olma’ hissi verir. Gerçek ile sahte arasındaki farkı ayırt edemedikleri için de bu ortamları daha güvenli görürler. Anne babanın aşırı eleştirel ya da yargılayıcı tutumu, çocuğun evde bile kendini bir mahkeme salonunda gibi hissetmesine neden olur. Bu nedenle çocuk, daha çok dijital dünyada bağlantı kurmaya yönelir. İnsan bağ kurmadan yaşayamaz; çocuk da sanal bağlarla bu boşluğu doldurmaya çalışır. Ancak bu bağlar yapaydır ve yalnızlık hissini daha da derinleştirir. Yalnız kalmak zamanla bir alışkanlık haline gelir ve sahte bir huzur hissi yaratır. Bu durumun sonunda çocuk, anne babaya bağlı değil bağımlı hale gelir ve süreç ilerledikçe onları da reddetmeye başlar.” dedi.</p>
<p><strong>Yalnızlık günde bir paket sigara içmek kadar hasar veriyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Birleşmiş Milletler&#8217;in geleceği bekleyen üç büyük küresel tehditten biri olarak ilan ettiği &#8220;yalnızlığın&#8221;, artık somut bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü belirterek, &#8220;Yapılan istatistikler, &#8216;çok yalnızım&#8217; diyen kişilerde kronik hastalık riskinin yüzde 26 daha fazla olduğunu gösteriyor. Bu durum, günde bir paket sigara içmek kadar bedenimize hasar veriyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Modernizmin &#8220;bireyselleşme&#8221; adı altında &#8220;bencilleşmeyi&#8221; yücelterek bu küresel salgını körüklediğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Kalabalık yalnızlık&#8221; kavramının Türkiye&#8217;de &#8220;yılın kelimesi&#8221; seçilmesini, modernizmin &#8220;sessiz çığlığı&#8221; olarak niteledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sosyal bir varlık olan insanın, başkalarına muhtaç olmadan yaşama öğretisiyle aslında kendi doğasına aykırı bir yola itildiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Seçilmiş yalnızlık bilgelik…</strong></p>
<p>Her yalnızlığın kötü olmadığını, &#8220;seçilmiş yalnızlığın&#8221; kişinin kendini tanıdığı bir &#8220;iç keşif yolculuğu&#8221; ve bilgeleşme fırsatı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, asıl tehlikenin, bireyin istemediği halde yalnızlığa itilmesi olduğunu, bu durumun arkasında yatan bencilliği &#8220;sosyal kanser&#8221; olarak tanımladı.</p>
<p>&#8220;Bencil ve narsist insanlar, tıpkı bir tümör hücresi gibi sınırsız, sorumsuz ve doyumsuzdur. Vücudumuzun bu hücrelerle savaştığı gibi, toplumun da bu &#8216;toksik&#8217; kişiliklerle mücadele etmesi gerekir.&#8221; Diyen Prof. Dr. Tarhan, yalnızlığın oluşturduğu kronik stresin bağışıklık sistemini baskılayarak vücudun kendi kendini onarma mekanizmasını bozduğunu, bu küresel tehdidin bir sonraki adımının depresyon olduğunu ve çözümün, sosyal bağları güçlendirmekte yattığını ifade etti.</p>
<p><strong>Kronik yalnızlık çeken kişilerin beyninde erken yıpranma oluyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, özellikle pandemi sonrası gençlerde artan ve okul reddi gibi sorunlarla kendini gösteren kronik yalnızlığın, beyinde somut ve ölçülebilir hasarlara yol açtığını dile getirerek, &#8220;Yapılan araştırmalar, kronik yalnızlık çeken kişilerin beyninde; bellek alanı olan hipokampus, duyguları düzenleyen anterior singulat korteks ve anlamlandırmayla ilgili bölgelerin fiziksel olarak küçüldüğünü gösteriyor. Bu durum kişileri erken yıpranmaya ve ruhsal bozukluklara karşı savunmasız bırakıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Yalnızlığın yarattığı sürekli stresin, gen ifadesini bozarak vücudun &#8220;tehlike olmadığı halde tehlike var&#8221; sinyali vermesine ve tiroit gibi otoimmün hastalıklara yol açtığı uyarısında bulunan Prof. Dr. Tarhan, aile içi iletişimin zayıf olduğu, kuralların nezaketle dengelenemediği ortamlarda büyüyen gençlerin bu riske daha açık olduğunu, çözümün, çocuklara sağlıklı iletişim ve problem çözme becerilerinin öğretilmesinde yattığını vurguladı.</p>
<p><strong>Yalnızlık salgınında erkekler neden daha fazla risk altında?</strong></p>
<p>Yalnızlık ve sosyal izolasyon konusunda erkeklerin kadınlara göre daha büyük risk altında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bunun temelinde kadın ve erkek beyninin genetik kodlarındaki farklılıkların yattığını söyledi.</p>
<p>&#8220;Kadın beyni, doğuştan gelen annelik kodları nedeniyle empati ve sözel ifade becerilerinde daha gelişmiştir. Stres altında kadın, konuşarak ve sosyalleşerek çözüm ararken, erkek beyni zihinsel sığınağına çekilerek içe kapanır.&#8221; Diyen Prof. Dr. Tarhan, bu temel farklılığın, erkekleri akran zorbalığına, sosyal izolasyona ve kendini eve hapsetme gibi durumlara daha yatkın hale getirdiğini belirtti.</p>
<p>Kendini hayata kapatan gençlerde zaman kavramının dahi bozulabileceğini, hangi ayda veya günde olduklarını unutabileceklerini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, kadınların daha sosyal genetik şifreler taşıması nedeniyle teorik olarak bu küresel yalnızlık salgınına karşı daha dirençli olmasının beklendiğini dile getirdi.</p>
<p><strong>Pandemi sonrası gençlerde &#8220;sanal dünyaya hapsolma&#8221; arttı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, özellikle pandemi sonrası gençlerde artan &#8220;sanal dünyaya hapsolma&#8221; ve yalnızlık salgınının temelinde, ailelerin çocuklarına sunduğu sınırsız konfor ve yanlış yaşam felsefesinin yattığını ifade ederek, “Aman sorun çıkarmasın diye çocuğun her istediğini yapan, evin liderliğini ona kaptıran anne-babalar, aslında ona hayatın sınırlarını öğretmiyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Evde stres seviyesi yüksek olan çocukların, emek vermeden kolayca haz kaynaklarına ulaşılan sanal dünyayı bir &#8220;sığınak&#8221; olarak gördüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, eline &#8220;ucuz bakıcı&#8221; olarak tablet verilen ve rüyasında bile parmağıyla ekran kaydıran bebekler olduğunu, İskandinav ülkelerinin 3 yaşına kadar ekranı tamamen yasakladığını hatırlattı.</p>
<p>&#8220;Biz çocuklarımıza orta ve uzun vadeli hedefler sunmak yerine, sadece anlık haz ve dopamin odaklı bir hayat öğretiyoruz. &#8216;5-10 sene sonra nerede olacaksın?&#8217; sorusunu sormayan genç, para, şöhret ve alkışla dolu sanal dünyanın esiri oluyor.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, ailelere çocuklarına anlam ve amaç odaklı bir hayat sunmaları çağrısında bulundu<strong>.</strong></p>
<p><strong>Sanal ortamdaki iletişimin &#8220;sosyal&#8221; değil, &#8220;sanal&#8221; </strong></p>
<p>Sanal ortamdaki iletişimin &#8220;sosyal&#8221; değil, &#8220;sanal&#8221; olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tarhan, gerçek fiziksel temasın olmadığı bu etkileşimlerin beynin sadece hayal kurmayla ilgili alanını çalıştırdığını belirtti.</p>
<p>&#8220;Gerçek sosyal hayatta beş duyu, motor beceriler, empati ve sosyal sınırlar öğrenilir. Sanal ortamda ise çocuk hata yapıp karşı tarafın tepkisinden ders çıkaramaz, bu yüzden sosyal sınırları öğrenemeyen bireyler yetişir.&#8221; diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, özgüveni düşük ve stresini yönetemeyen kişilerin, sahte bir onay ve sürükleyicilik sunan sanal ortamlara, özellikle de oyunlara kaçtığını ifade etti.</p>
<p>İnsanın &#8220;ilişkisel bir varlık&#8221; olduğunu ve sosyal olarak kendini güvende hissettiğinde beynindeki tehlike devrelerinin sustuğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, mutlulukla yalnızlık arasında doğrudan bir nedensellik bağı olduğunu söyledi.</p>
<p>Yalnızlığa itilen kişilerin, gerçek problemlerden kaçmak için anlık hazlara sığındığını belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Halbuki amaç ve anlam odaklı bir hayat seçseler, başlangıçta zorlansalar da orta ve uzun vadede kazanırlar. İnsan, bir bütünün ve bir anlamın parçası olmak ister; asıl mutluluk ve yalnızlığın çözümü burada yatar.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Aileler negatifle savaşmak yerine, pozitifi artırmalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 15 yaşındaki bir gencin protestocu ve negatif tavırlarının altında genellikle ailenin &#8220;fazla sevgiyle karışık fazla müdahalesinin&#8221; yattığını ifade ederek, &#8220;10 yaşından sonra çocuğu yönetemezsiniz; ona heykeltıraş gibi şekil vermeye çalışmak yerine, hayat yolunda bir &#8216;yol arkadaşı&#8217; olmalısınız.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>Buyurgan bir tavrın, özellikle özerklik duygusu gelişmiş çocuklarda tam tersi bir tepkiye ve &#8220;ters kimlik&#8221; gelişimine yol açtığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, ailelere &#8220;negatifle savaşmak&#8221; yerine, &#8220;pozitifi artırma&#8221; stratejisini önerdi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Çocuğun dünyasına girebilmek için onun ilgi alanlarından (müzik, bilgisayar, sanat) bir kapı açın. Nasihat ve konferans vermek yerine, önce çocuğun iyi yönlerini övün. Güven ilişkisi tazelendiğinde, çocuk yanlışı zaten kendiliğinden bırakacaktır.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Depresyon ve otizme bakılıyor</strong></p>
<p>Kendini eve kapatan, hatta tuvalete bile gitmekte zorlanan &#8220;Hikikomori&#8221; benzeri vakalarda, ilk olarak altta yatan biyolojik bir neden olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, &#8220;Bu gençlerde öncelikle depresyon ve otizm spektrum bozukluğu gibi sosyal iletişim güçlükleri olup olmadığını tarıyoruz. Eğer nonverbal (sözel olmayan) öğrenme güçlüğü gibi sorunlar varsa, tedavi tamamen değişiyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Pandemi sonrası bu tür vakalarda ve ergen intihar girişimlerinde ciddi bir artış yaşandığını, daha önce nadiren ihtiyaç duyulurken şimdi ergen servislerinde yer bulmakta zorlandıklarını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Eğer ailede anne ve baba ortak bir dil konuşuyor, tutarlı davranıyor ve çocuklar arasında kutuplaşma yaratmıyorsa, bu gençler hızla toparlanıyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Yalnızlık ve sosyal izolasyon yaşayan ergenlerin en temel ihtiyacının &#8220;adam yerine konmak&#8221; ve &#8220;değer verilmek&#8221; olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, ailelerin &#8220;Bugün nasılsın?&#8221; gibi basit sorular yerine, &#8220;Şunu nasıl yapalım?&#8221; diyerek onu karar süreçlerine dahil etmesinin çok önemli olduğunu söyledi.</p>
<p>Ancak tüm bu çabalara rağmen, bir gencin sık sık ölümle ilgili konular açması, sorular sorması veya &#8220;uzun bir yolculuğa çıkıyor&#8221; gibi bir ruh haline bürünmesinin çok ciddi bir alarm sinyali olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bu durumda ailelerin vakit kaybetmeden mutlaka bir uzman desteği alması hayat kurtarıcıdır.&#8221; diye sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalnizlik-gunde-1-paket-sigara-icmek-kadar-zarar-veriyor-570781">Yalnızlık günde 1 paket sigara içmek kadar zarar veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dassault Systèmes ve Airbus, Yeni Nesil Projelerde Sanal İkiz Kullanımı İçin Stratejik Ortaklıklarını Genişletiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dassault-systemes-ve-airbus-yeni-nesil-projelerde-sanal-ikiz-kullanimi-icin-stratejik-ortakliklarini-genisletiyor-558796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:16:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[airbus]]></category>
		<category><![CDATA[dassault]]></category>
		<category><![CDATA[genişletiyor]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ikiz]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklıklarını]]></category>
		<category><![CDATA[projelerde]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[systmes]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA) ile Airbus, uzun vadeli stratejik iş birliklerini genişletti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dassault-systemes-ve-airbus-yeni-nesil-projelerde-sanal-ikiz-kullanimi-icin-stratejik-ortakliklarini-genisletiyor-558796">Dassault Systèmes ve Airbus, Yeni Nesil Projelerde Sanal İkiz Kullanımı İçin Stratejik Ortaklıklarını Genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA) ile Airbus, uzun vadeli stratejik iş birliklerini genişletti. Bu kapsamda, Airbus’ın yeni sivil ve askeri uçakları ile helikopter programlarının yaşam döngüsü yönetiminin merkezine 3DEXPERIENCE platformu konumlandırıldı.</p>
<p>Bu uygulama, Airbus’ın tüm sivil ve askeri uçakları ile helikopterlerine yönelik geliştirme zincirinin tamamını destekleyecek. Airbus bünyesindeki tüm iş alanlarından ve tedarikçi ağından 20.000’den fazla kullanıcı, şirket içinde veya veri kontrolünün kurumda olduğu bir bulut ortamında  sanal ikiz teknolojisini kullanarak daha etkin iş birliği gerçekleştirebilecek. Bu sayede ürün geliştirme döngülerinin kısaltılması, üretim verimliliğinin öngörülerek artırılması, satış sonrası destek süreçlerinin iyileştirilmesi ve maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor.</p>
<p>“Dijitalleşme, Airbus olarak en kritik önceliklerimizi hayata geçirmemizde stratejik bir itici güç konumunda,” diyerek ekliyor Airbus CEO’su Guillaume Faury. “İster ticari uçak üretim kapasitemizi hızla artırmak, ister sektörümüzün karbonsuz geleceğine yön verecek yeni nesil platformları geliştirmek ya da savunma ve güvenlik alanında çığır açacak çözümleri şekillendirmek olsun, sanal teknolojiler bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Dassault Systèmes ile yenilenen bu güçlü iş birliği, bizi bu hedeflere çok daha hızlı ve etkili biçimde ulaştıracak. Aynı zamanda, ürün ve çözümlerimizin tüm yaşam döngüsü boyunca tasarımdan operasyonel kullanıma kadar en yüksek kalite, güvenlik ve emniyet standartlarını da güvence altına alacak.”</p>
<p>“Airbus ile uzun yıllara dayanan iş birliğimiz, şimdi yeni bir döneme giriyor. Bu yeni aşamada, tüm organizasyon ve değer zinciri, önümüzdeki yıllar boyunca küresel ölçekte, verimli ve sanal olarak inovasyon yapma gücüne kavuşacak,” dedi Dassault Systèmes İcra Kurulu Başkanı Bernard Charlès. “Airbus, 3DEXPERIENCE platformumuz sayesinde yapay zeka destekli üretken deneyimlerden, malzeme bilimi, modelleme, simülasyon, üretim ve operasyon sistemlerindeki bilimsel gelişmelere kadar geniş bir yelpazede tam kapasiteyle faydalanabilecek. Bu iş birliği, havacılık ve uzay endüstrisinin geleceğini tanımlayacak deneyimlerin hayal edilmesi, tasarlanması ve üretilmesi için yeni olanakların önünü açacak.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dassault-systemes-ve-airbus-yeni-nesil-projelerde-sanal-ikiz-kullanimi-icin-stratejik-ortakliklarini-genisletiyor-558796">Dassault Systèmes ve Airbus, Yeni Nesil Projelerde Sanal İkiz Kullanımı İçin Stratejik Ortaklıklarını Genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanal gerçeklik gözlüğü ile yeme bozukluklarından bağımlılığa yenilikçi destek tedavisi mümkün…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanal-gerceklik-gozlugu-ile-yeme-bozukluklarindan-bagimliliga-yenilikci-destek-tedavisi-mumkun-553100</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jul 2025 07:39:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığa]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluklarından]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[gözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz ile Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, VR gözlükler kullanılarak beden algısını düzeltmeye yönelik uygulanan tedavi yönteminden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-gerceklik-gozlugu-ile-yeme-bozukluklarindan-bagimliliga-yenilikci-destek-tedavisi-mumkun-553100">Sanal gerçeklik gözlüğü ile yeme bozukluklarından bağımlılığa yenilikçi destek tedavisi mümkün…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz ile Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, VR gözlükler kullanılarak beden algısını düzeltmeye yönelik uygulanan tedavi yönteminden bahsetti.</p>
<p><strong>Beden algısı bozukluğu kaygı, utanç ve üzüntüye neden olabiliyor!</strong></p>
<p>Beden algısı bozukluğu yaşayan bireylerin, algıladıkları fiziksel kusurlarının anlamını ve önemini akılcı olmayacak şekilde abartarak yorumladıklarını hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Kişiler, küçük sayılabilecek kusurlarını kendilerinin sevilmeyebileceği, değer görmeyebileceği şeklinde sağlıklı olmayan bir tarzda yorumlarlar.” dedi.</p>
<p>Bu düşüncelerle oluşan algının sebebiyet verdiği kaygı, utanç ve üzüntü duyguları ile baş edebilmek adına birtakım ritüelleşebilen davranışlar sergilediklerini aktaran Beyaz, “Sürekli aynaya bakma yahut tartıya çıkma, art arda estetik operasyonlar geçirme gibi davranışlar görülebilir. Ayrıca sosyal ortamlardan geri durma, insanlarla daha az temas gibi kaçınma davranışları geliştirerek geçici rahatlamaya yönelip, rahatsızlığın derinleşmesine hizmet eden bir döngüye girerler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>VR gözlükler ile kişiye sıkıntıya tahammül edebilmesi öğretiliyor!</strong></p>
<p>VR gözlüklerin, nasıl kullanıldığına açıklık getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“VR gözlükler danışanın oluşan ritüellerine karşı maruz kalabileceği sanal bir gerçeklik senaryosu oluşturur. Davranışların azaltılıp, bırakılması için duyarsızlaştırılması ve kaçındığı durumlara karşı sıkıntıya tahammül etme pratiği yapmalarına ve olumsuz algılarının değişmesine yardımcı olur. Bu yöntemin temel prensibi, sanal bir ortamda görsel-işitsel duyuların uyarılarak etkileşimli ortamlarla danışanın kaygı, utanç duygularını hissettiren durumlara maruz bırakılması ve ritüel/kaçınma davranışlarını azaltarak sıkıntıya tahammül edebilmeyi öğrenmesidir.”</p>
<p><strong>VR teknolojisi birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılabiliyor… </strong></p>
<p>VR teknolojisinin sadece beden imajı bozukluklarında kullanılmadığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Birçok farklı sorunlarda da kullanılabiliyor. Yükseklik, hayvan, araç kullanımı, enjeksiyon ve kan, MRI cihazı, asansör, otobüs, uçak, sınıf ve etkinlik alanları gibi sosyal durumlar üzerine özgül fobiler, alkol-madde kullanımı gibi bağımlılıklar, depresyon, çeşitli yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluklar, anksiyete bozuklukları gibi çeşitli rahatsızlıkların çalışılması üzerine oldukça geniş bir yelpazesi bulunuyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>VR ile yapılan terapiler ruh sağlığı uzmanı gözetiminde gerçekleştiriliyor!</strong></p>
<p>VR terapilerde minimal seviyelerde de olsa risk faktörleri bulunduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Güvenlik önlemleri, terapiyi uygulayan ruh sağlığı uzmanının gözetiminde alınır.” dedi.</p>
<p>Terapiye başlamadan önce alınan anamnez ve muayene bulgularında danışanın psikolojik ve travma geçmişinin öyküsü, halihazırdaki ruhsal durumu gibi faktörler dikkate alınarak güvenli bir yol haritası belirlendiğini dile getiren Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu vesileyle tetikleyici olabilecek senaryolar uzun sürmeyecek şekilde kontrollü ve hiyerarşik bir modelle uygulandığı için danışanın dissosiye olması gibi risklerini oldukça azaltıyor. Terapist seans esnasında danışanla etkileşim içinde olduğu için danışanın tepkileri takip edilerek stres seviyesi kontrol altında tutuluyor. Psikoz teşhisi olan danışanlar için de durumlarını tetiklemeyecek şekilde senaryolar tasarlandığı için gerçeklik algısında bozulmaya sebebiyet vermiyor.”</p>
<p><strong>Farklı ruhsal sorunlar için farklı senaryolar… </strong></p>
<p>Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi ise tedavi sırasında bireylere ne tür sanal sahneler ya da görseller sunulduğu hakkında bilgi verdi. Çebi, “Tedavi sırasında fobilere yönelik iş görüşmesi simülasyonu, topluluk önünde konuşma, sınıf ortamında öğretmenle konuşma gibi senaryolar bulunuyor. Asansör, uçak, araba, yükseklik, hayvan, MRI cihazı, diş kliniği olarak yapılandırılmış güvenli ortamlarda fobilere ait sahneler yer alıyor.” dedi.</p>
<p>Bağımlılıklara yönelik senaryolar arasında ise süpermarkette alkol reyonunda dolaşma, alkolle temas etme, gece kulübü tuvaletinde maddeyi klozete atıp sifonu çekebilme, özel parti senaryosunda maddeyi ve alkolü reddetme ve sigara içmeme alıştırmasına yönelik senaryolar yer aldığını aktaran Çebi, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Depresyona yönelik sahneler arasında doğa yürüyüşü, kürek çekme, parkta vakit geçirerek fotoğraf çekme, bir görevi yerine getirme gibi sahnelerle hedef ve motivasyon sağlanıyor. Yeme bozukluğuna ait sahneler arasında pizza, hamburger, kurabiye gibi yüksek kalorili yiyeceklerin bulunduğu ortama maruz kalarak yiyecekleri yiyebilir veya yemeyi reddedebilirler.  Ayrıca bir tartı üzerinde durup farklı vücut ağırlıklarını deneyimlerken aynada değişen vücut imajlarını görebilirler. Kişilerin sağlıklı yiyeceklerin, sebzelerin olduğu alternatiflere yöneltileceği senaryolar da bulunuyor. Zorlanmalar/Kompulsiyonlara yönelik senaryolarda oda içerisindeki eşyalarla temas, objeleri dağıtabilme ve düzenleyebilme, çöplerle dolu metro istasyonu senaryosu, oda ve banyo senaryoları yer alıyor.” </p>
<p><strong>VR ile kişi korktuğu nesne ve durumlara kontrollü bir şekilde maruz bırakılıyor!</strong></p>
<p>Sanal gözlükle en çok fobiler üzerine çalışıldığına değinen Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “VR ile kişi korktuğu nesne ve durumlarla kontrollü bir şekilde karşılaştırılıp maruz bırakılarak kişinin korku ve kaygısının azalması hedeflenir.” dedi.</p>
<p>Bir diğer hastalık grubunun sosyal anksiyete bozukluğu olduğunu ifade eden Çebi, “VR ile sosyal etkileşim senaryoları planlanarak sosyal beceri kazanımı ve anksiyetenin azalması; panik bozuklukta, travma sonrası stres bozukluğunda kişinin travmatik olayları güvenli bir ortamda tekrar yaşaması ve kaçınmanın azalması; nörogelişimsel bozukluklarda özellikle Otizm spektrum bozukluğunda sosyal iletişim senaryoları ile duyusal entegrasyon ve sosyal beceri eğitiminin kazanımı; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda sanal sınıf ortamlarında okul motivasyonu, dikkat, zaman yönetimi ve dürtü kontrolünün kazanımı hedeflenir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>VR uygulaması çocuk ve ergenlerde de kullanılabiliyor!</strong></p>
<p>Sanal gerçeklik gözlüklerinin kullanımının kişinin hastalık grubu ve hangi durum için uygulandığına göre farklılık gösterdiğini kaydeden Uzman Ergoterapist Cahit Burak Çebi, “Kişiye uygun bir tedavi planı oluşturulur. Yer alan araştırmalar paralelinde fobiler, travma sonrası stres bozukluğu gibi hastalık grubunda etkiler 4-10 seansta gözlemlenirken, nörogelişimsel bozukluklarda etkisi daha ileri seanslarda gözlemlenebiliyor. Kişinin hastalık seyri, bilişsel fonksiyonları ve tedaviye olan direncine göre sonuçların gözlemlenme düzeyi kişiden kişiye farklılık gösterir.” dedi. </p>
<p>Tedavinin çocuk ve ergenler üzerinde kullanılması hakkında da bilgi veren Çebi, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çocuk ve ergen grubunda VR kullanımı çocuğun gerçeklik algısı, bilişsel fonksiyonları ve duyusal profili göz önünde bulundurularak uzman kontrolü eşliğinde bireyselleştirilmiş bir şekilde kullanıldığında oldukça etkilidir. Çocuk ve ergenin gerçeklik ve hayal arasındaki ayrımı iyi yapması ve özellikle nörogelişimsel bozukluğa sahip çocuklarda ani seslerin, karmaşık görsellerin ve hızlı uyaranların kontrollü bir şekilde planlanması gerekir. Tüm bu parametreler uzman eşliğinde planlandığında çocuk ve ergen grubunda oldukça keyifli ve etkili bir tedavi süreci açığa çıkar.</p>
<p>Teknolojik gelişmelere ve ruh sağlığında artan dijitalleşme eğilimi göz önünde bulundurularak önümüzdeki 5-10 yıl içerinde VR teknolojisinin psikiyatrik tedavilerdeki rolünün büyük ölçüde artacağı düşünülüyor. Özellikle fobiler, anksiyete, travma, bağımlılık, yeme bozukluğu ve nörogelişimsel bozukluklarda kişi odaklı, güvenilir ve kolay ulaşılabilir mekanlar ve durumlar oluşturduğundan yaygınlaşması öngörülüyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-gerceklik-gozlugu-ile-yeme-bozukluklarindan-bagimliliga-yenilikci-destek-tedavisi-mumkun-553100">Sanal gerçeklik gözlüğü ile yeme bozukluklarından bağımlılığa yenilikçi destek tedavisi mümkün…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VakıfPayS, Yeni Nesil Sanal POS Çözümleriyle Oyunun Kurallarını Yeniden Yazıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakifpays-yeni-nesil-sanal-pos-cozumleriyle-oyunun-kurallarini-yeniden-yaziyor-549770</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:35:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çözümleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[kurallarını]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[oyunun]]></category>
		<category><![CDATA[pos]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[vakıfpays]]></category>
		<category><![CDATA[yazıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549770</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk finans ekosisteminin dijitalleşme sürecine öncülük etme vizyonuyla bir VakıfBank iştiraki olarak kurulan VakıfPayS, işletmelere özel olarak geliştirdiği akıllı sanal POS çözümleriyle ödeme süreçlerini hızlandırıyor, operasyonel yükü azaltıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifpays-yeni-nesil-sanal-pos-cozumleriyle-oyunun-kurallarini-yeniden-yaziyor-549770">VakıfPayS, Yeni Nesil Sanal POS Çözümleriyle Oyunun Kurallarını Yeniden Yazıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk finans ekosisteminin dijitalleşme sürecine öncülük etme vizyonuyla bir VakıfBank iştiraki olarak kurulan VakıfPayS, işletmelere özel olarak geliştirdiği akıllı sanal POS çözümleriyle ödeme süreçlerini hızlandırıyor, operasyonel yükü azaltıyor. VakıfPayS’in esnek entegrasyon kabiliyeti ve yüksek güvenlik standartlarıyla öne çıkan sanal POS çözümleri, işletmelere dijital çağın gereklerine uygun, sorunsuz ve verimli bir ödeme altyapısı sunarak müşteri memnuniyetinde çıtayı yükseltiyor.</p>
<p>VakıfPayS, güçlü finansal yapısı ve toplumsal faydayı önceliklendiren yaklaşımıyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda etkin bir rol üstlenen VakıfBank’ın geniş hizmet ağı, alanında yetkin insan kaynağı ve köklü kurumsal deneyiminden de güç alıyor. VakıfPayS bu sinerjiyle yalnızca teknolojik çözümler sunmakla kalmayıp, aynı zamanda ülke ekonomisine değer katan sürdürülebilir bir model oluşturarak ödeme hizmetleri sektöründe oyunun kurallarını bizzat belirlemeyi amaçlıyor.</p>
<p><strong>İşletmelerin gücüne güç katıyor</strong></p>
<p>TÜİK’in 2023 yılı Küçük ve Orta Büyüklükteki Girişim İstatistikleri’ne göre, Türkiye’deki toplam girişimlerin %99,7’sini küçük ve orta büyüklükteki işletmeler oluşturuyor. Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler aynı zamanda istihdamın %70,5’ini, cironun %47,4’ünü, üretim değerinin %41,6’sını ve faktör maliyetine göre hesaplanan katma değerin %40,1’ini karşılıyor. Dış ticarette de önemli bir rol üstlenen küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, 2023 yılında toplam ihracatın %35’ini, ithalatın ise %20’sini gerçekleştirdi. İşletmelerin ekonomide üstlendiği bu kritik rol, onları yalnızca bugünün değil, aynı zamanda yarının güçlü oyuncuları haline getiriyor.</p>
<p>VakıfPayS, dijitalleşmeyi işletmelerin gelişim yolculuklarında stratejik bir kaldıraç olarak görüyor ve onları &#8220;geleceğin şirketleri&#8221; olma yolunda kararlılıkla ilerleyen, ekonominin dinamosu ve sürdürülebilir büyümenin en güçlü aktörleri olarak tanımlıyor. Bu anlayıştan hareketle VakıfPayS’in öncelikli hedefleri arasında sunduğu çözümlerle işletmelerin dijitalleşme süreçlerine hız kazandırmak, verimliliklerini artırmak ve rekabette öne çıkmalarını sağlamak yer alıyor. </p>
<p>VakıfPayS’in bu doğrultuda geliştirdiği yenilikçi POS çözümleri sayesinde işletmeler, tüm kart markalarıyla taksitli satış yapma imkânına kavuşurken; farklı bankalarla ayrı ayrı entegrasyon süreçleriyle uğraşmadan, tek bir sistem üzerinden hızlı entegrasyon ve merkezi raporlama gibi operasyonel avantajlardan da faydalanabiliyor. </p>
<p>Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerden büyük ölçekli şirketlere kadar her seviyedeki işletmenin kullanımına uygun olarak geliştirilen sanal POS çözümleri, ödeme süreçlerini yalnızca bir tahsilat adımı olmaktan çıkarıp stratejik bir verimlilik alanına dönüştürüyor. </p>
<p><strong>İşletmelerin çözüm ortağı: VakıfPayS</strong></p>
<p>VakıfPayS, sanal POS’u sadece bir ürün olarak değil, işletmelerin dijitalleşme süreçlerine doğrudan katkı sağlayan stratejik bir hizmet olarak konumlandırıyor. Gelişmiş API tabanlı mimarisi ve veri odaklı yaklaşımı sayesinde VakıfPayS, müşterilerine aynı zamanda güvenilir bir çözüm ortaklığı da sunuyor.  </p>
<p>VakıfPayS, dijitalleşme hedefi olan her işletmeyi &#8220;geleceğin şirketi&#8221; olarak tanımlıyor. VakıfPayS’in amacı ise kısa vadede sanal POS sistemleriyle müşterilere hızlı ve güvenli ödeme deneyimi sunmak, orta vadede ise bu sistemleri veriyle beslenen, öneri üreten ve finansal kararları destekleyen akıllı yapılara dönüştürmek. Bu vizyon doğrultusunda VakıfPayS, teknolojiyi sadece bugünü değil, yarını da inşa eden bir değer olarak konumlandırıyor.</p>
<p>İş dünyasının dijitalleşmesinde aktif rol üstlenen VakıfPayS, sanal POS çözümleriyle sadece ödeme almayı değil, sürdürülebilir büyümeyi, rekabetçiliği ve kurumsal çevikliği mümkün kılıyor. VakıfBank’ın köklü finansal gücünü yenilikçi teknolojilerle harmanlayan VakıfPayS, Türkiye’nin dijital ekonomisinin büyümesinde stratejik bir aktör olma yolunda kendinden emin adımlarla ilerliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifpays-yeni-nesil-sanal-pos-cozumleriyle-oyunun-kurallarini-yeniden-yaziyor-549770">VakıfPayS, Yeni Nesil Sanal POS Çözümleriyle Oyunun Kurallarını Yeniden Yazıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu proje ile sanal gerçeklik ve imgeleme teknikleri ile sporcu performansları incelenecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-sanal-gerceklik-ve-imgeleme-teknikleri-ile-sporcu-performanslari-incelenecek-549345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 08:20:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[imgeleme]]></category>
		<category><![CDATA[incelenecek]]></category>
		<category><![CDATA[performansları]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[teknikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü Antrenörlük Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Tolga Akşit’in yürütücülüğünü yaptığı, “Farklı İmgeleme Tekniği Antrenmanlarının, İmgeleme Yeteneği, İzokinetik Kuvvet ve Emg Aktiviteleri Üzerine Etkisinin İncelenmesi: Sanal Gerçeklik Etkisi” başlıklı proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü tarafından desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-sanal-gerceklik-ve-imgeleme-teknikleri-ile-sporcu-performanslari-incelenecek-549345">Bu proje ile sanal gerçeklik ve imgeleme teknikleri ile sporcu performansları incelenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü Antrenörlük Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Tolga Akşit’in yürütücülüğünü yaptığı, “Farklı İmgeleme Tekniği Antrenmanlarının, İmgeleme Yeteneği, İzokinetik Kuvvet ve Emg Aktiviteleri Üzerine Etkisinin İncelenmesi: Sanal Gerçeklik Etkisi” başlıklı proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü tarafından desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü tarafından kabul edilen bu proje, spor bilimleri alanında inovatif bir yaklaşımı temsil etmekte olup, imgeleme tekniklerinin sporcular üzerindeki psikolojik ve fizyolojik etkilerini derinlemesine incelemeyi hedeflemektedir. Özellikle sanal gerçeklik teknolojisinin, sporcuların performanslarını geliştirme ve antrenman süreçlerini optimize etme potansiyelini araştıran bu çalışma, dünya çapında önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Bu tür multidisipliner araştırmaların, hem spor bilimleri hem de teknoloji alanlarında çok önemli yenilikçi çözümler üretebileceğine inanıyoruz. Proje, sanal gerçeklik ve imgeleme tekniklerinin sporcu performansına olan etkisini daha yakından anlamamıza olanak tanıyacak ve aynı zamanda klinik ve antrenman süreçlerinde daha verimli yöntemler geliştirilmesine katkı sağlayacak.  Doç. Dr. Tolga Akşit ve değerli ekibini, bu başarılı projeyi hayata geçirme yolunda elde ettikleri bu büyük adım için kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p><b>“İzokinetik dinamometre ile test edilecek”</b></p>
<p>Projenin amacı hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Tolga Akşit, “4 haftalık bir kuvvet antrenman programının her bir seansı öncesi yapılan; Motor İmgeleme, Sanal Gerçeklik Destekli Motor İmgeleme, Eş Zamanlı Eylem Gözlemi + Motor İmgeleme, Gevşeme- Rahatlamaya Dayalı Motor İmgeleme şeklindeki farklı imgeleme tekniklerinin imgeleme yeteneği, İzokinetik alt ekstremite kuvvet parametreleri, quadriceps kaslarını oluşturan kaslardan rektus femoris, vastus lateralis ve vastus medialis kaslarının zirve EMG yanıtları üzerine etkisinin incelenecektir. Rektör hocamız Sayın Prof. Dr. Necdet Budak’ın destekleri ile Spor Hekimliğine alınan son teknoloji ‘İzokinetik dinamometre’ ile test edilecektir” diye konuştu.</p>
<p><b>“İmgeleme senaryoları önemli bir özgün değerdir”   </b></p>
<p>         İmgeleme kavramı ve projeleri hakkında açıklamalarına devam eden Doç. Dr. Tolga Akşit, “İmgeleme, geçmişte tecrübe edilmiş veya edilmemiş olayların zihinde canlandırılması anlamına gelir ve sportif performansı artırmak amacıyla sıklıkla kullanılır. Motor imgeleme çalışmalarında kullanılan yöntemlerden biri olan ‘sanal gerçeklik’ (VR), gözlük vb. bir ekipman vasıtasıyla birden fazla duyu kullanılarak bilgisayar ortamında yaratılmış bir çevre, senaryo ya da aktiviteyle gerçek zamanlı olarak etkileşime girilmesini sağlar. Projemizde; sporcularda farklı imgeleme tekniklerinin imgeleme yeteneği, İzokinetik kuvvet ve EMG (kas aktivite yanıtları) yanıtları üzerine etkilerini incelenecek ve Motor İmgeleme, Sanal Gerçeklik Destekli Motor İmgeleme, Eş Zamanlı Eylem gözlemi + Motor İmgeleme, Gevşeme &#8211; Rahatlamaya Dayalı Motor İmgeleme şeklindeki farklı imgeleme teknikleri ilk kez bir arada kullanılacaktır. Projede yer verilecek Sanal Gerçeklik Destekli Motor İmgeleme, Eş Zamanlı Eylem Gözlemi + Motor İmgeleme gruplarında yer alan katılımcıların istek ve talepleri doğrultusunda oluşturulmuş imgeleme senaryoları önemli bir özgün değerdir” dedi.</p>
<p>Yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü Antrenörlük Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Tolga Akşit’in yaptığı proje ekibinde, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Spor Hekimliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cengizhan Özgürbüz, Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü Antrenörlük Eğitimi Anabilim Dalı öğretim elemanı Arş. Gör. Burak Alperen Ünsal, Araştırmacı Dr. Emre Meydanal ile Araştırmacı Uzman Hakan Arslan yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-sanal-gerceklik-ve-imgeleme-teknikleri-ile-sporcu-performanslari-incelenecek-549345">Bu proje ile sanal gerçeklik ve imgeleme teknikleri ile sporcu performansları incelenecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dassault Systèmes, Yapay Zekâ Destekli Sanal İkizlerle Yaşayan Kalp Projesinde yeni bir aşamaya geçiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dassault-systemes-yapay-zeka-destekli-sanal-ikizlerle-yasayan-kalp-projesinde-yeni-bir-asamaya-geciyor-526710</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 May 2025 11:21:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aşamaya]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dassault]]></category>
		<category><![CDATA[destekli]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[ikizlerle]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[projesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[systmes]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=526710</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA) bireysel hastalara veya hasta gruplarına özel olarak uyarlanabilen yeni nesil Yaşayan Kalp modelinin beta testlerinin başladığını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dassault-systemes-yapay-zeka-destekli-sanal-ikizlerle-yasayan-kalp-projesinde-yeni-bir-asamaya-geciyor-526710">Dassault Systèmes, Yapay Zekâ Destekli Sanal İkizlerle Yaşayan Kalp Projesinde yeni bir aşamaya geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA) bireysel hastalara veya hasta gruplarına özel olarak uyarlanabilen yeni nesil Yaşayan Kalp modelinin beta testlerinin başladığını duyurdu. Bu yeni model, tıbbi cihaz araştırma ve geliştirme süreçlerini kolaylaştırmayı, yeni tedavi yöntemlerinin test ve düzenleyici onay süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor.</p>
<p>Yaşayan Kalp Projesi ekibi, doku özellikleri, yapısal farklılıklar ve diğer parametreleri tek bir tuşla ayarlamaya imkan tanıyan, son derece kişiselleştirilebilir modellerin oluşturulmasını test ediyor. Gerçek hasta verileri üzerine inşa edilen bu yeni nesil model, insan fizyolojisi hakkında derinlemesine bilgi sunarak binlerce sanal hasta ikizinin oluşturulmasına ve bu verilerin üretken yapay zekâ (generative AI) için güçlü bir eğitim seti olarak kullanılmasına imkan sağlıyor. Bu modelle araştırmacılar ve klinisyenler, insan veya hayvan üzerinde çalışmaya gerek kalmadan ve gizlilik veya profil kısıtlamaları olmadan bir hastalığın ve hasta popülasyonunun belirli bir tedaviye nasıl tepki vereceğini anlayabiliyor.</p>
<p>Dassault Systèmes Yaşam Bilimleri ve Sağlık Sektörü Başkan Yardımcısı Claire Biot, yeni gelişmeyle ilgili şunları söyledi: “Bundan on yıl önce, Yaşayan Kalp Projesi dünyada bir ilk olarak insan kalbinin sanal ikizini oluşturmuştu. Bugün, bu başarıyı bir adım daha ileriye taşıyoruz. Tamamen parametrik, kişiye özel uyarlanabilen bir tam kalp simülasyonu sayesinde, tıbbi cihaz üreticileri yenilikçi çözümlerini çok daha hızlı tasarlayıp test edebilecek ve güvenle onay süreçlerine sunabilecek. 3DEXPERIENCE platformumuzdan güç alan bu büyük atılım, müşterilerimizin geliştirme maliyetlerini düşürmesine, onay süreçlerini hızlandırmasına ve cihazlarının gerçek hasta anatomisiyle entegrasyonunu önceden öngörmesine olanak sağlayarak kişiselleştirilmiş tıbbı ölçeklendirme yolunda önemli bir adım olacak.”</p>
<p>Yeni nesil Yaşayan Kalp modelinin beta testi, Dassault Systèmes&#8217;in kısa süre önce yayımladığı “Enrichment El Kitabı”nın ardından duyuruldu. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ile yürütülen beş yıllık başarılı bir iş birliğinin ardından hazırlanan bu rehber, tıbbi cihaz sektörüne sanal ikizlerin klinik denemeleri nasıl hızlandırabileceğini gösteriyor. Sanal ikizlerin sağladığı doğrulama ve verimlilik avantajları; biyoteknoloji, hastaneler, tıbbi cihazlar, giyilebilir teknolojiler ve halk sağlığı gibi birçok alanda maliyetleri düşürme, onay süreçlerini hızlandırma ve hasta sonuçlarını iyileştirme gibi önemli katkılar sunuyor.</p>
<p>Dassault Systèmes, endüstriyel uygulamalarda edindiği onlarca yıllık tecrübesini sağlık alanına da taşıyarak, sanal ikiz teknolojilerinde küresel liderliğini pekiştirdi.</p>
<p>Şirket, beta testi Houston&#8217;da düzenlenen 3DEXPERIENCE World etkinliğinde duyururken, aynı zamanda sanal ikiz uygulamalarının diğer organlara da genişletilerek daha fazla tıbbi sorunun çözümüne katkı sağlamasını hedeflediğini açıkladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dassault-systemes-yapay-zeka-destekli-sanal-ikizlerle-yasayan-kalp-projesinde-yeni-bir-asamaya-geciyor-526710">Dassault Systèmes, Yapay Zekâ Destekli Sanal İkizlerle Yaşayan Kalp Projesinde yeni bir aşamaya geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İletişim sanal, duygular gerçek! Birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iletisim-sanal-duygular-gercek-birilerine-hadlerini-bildirmek-icin-tetikte-bekleyen-binlerce-insan-var-460141</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2024 08:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bekleyen]]></category>
		<category><![CDATA[bildirmek]]></category>
		<category><![CDATA[binlerce]]></category>
		<category><![CDATA[birilerine]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hadlerini]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[tetikte]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırmaların sanal iletişim sırasında ortaya çıkan öfke, nefret, imrenme hatta aşk duygularının son derece gerçek olduğunu gösterdiğini kaydeden uzmanlar, gerçek hayatta hiç yan yana gelmemiş insanların sanal ortamda sarf edilen iki sözle öfkelenebildiğini hatta hiç tanımadığı biri yüzünden hapse bile düşebildiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iletisim-sanal-duygular-gercek-birilerine-hadlerini-bildirmek-icin-tetikte-bekleyen-binlerce-insan-var-460141">İletişim sanal, duygular gerçek! Birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pek çok kişi, değerlerini ve bu değerleri ile bağlantılı pozisyonunu koruma içgüdüsüyle hareket ederek, ‘karşı mahalleye’ haddinin bildirilmesi gerektiğine inandığını kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl,</strong> “<strong>Maalesef birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, sosyal medyada hiç tanımadığı bir insana, birkaç dakika içerisinde ağır hakaretler ederek, aşağılama ve had bildirme psikolojisine girilmesinin nedenlerini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Sanal iletişim sırasında ortaya çıkan duygular da gerçek!</strong></p>
<p>Gerçek ilişkilerin ve duyguların, sadece gerçek insanlarla kurulabileceğine inanıldığını ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Fakat araştırmalar gösteriyor ki sanal iletişim sırasında ortaya çıkan öfke, nefret, imrenme hatta aşk duyguları da son derece gerçek. Gerçek hayatta hiç yan yana gelmemiş olsanız bile<em> </em>sanal ortamda iletişime geçtiğiniz insanları sarf edeceğiniz iki sözle öfkelendirebilir, hatta hiç tanımadığınız bir insan yüzünden hapse bile düşebilirsiniz” dedi.</p>
<p><strong>Dünyanın en öfkeli ikinci ülkesi Türkiye</strong></p>
<p>Toplumda birçok kişinin patlamaya hazır bomba gibi dolaştığına işaret eden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Yakın zamanda yapılmış uluslararası bir araştırmaya göre, dünyanın en öfkeli ikinci ülkesi Türkiye. Bu durumun pek çok toplumsal, kültürel, ekonomik sebepleri var tabii ki. Fakat netice olarak okullarda, marketlerde, mecliste, sokakta herkes birbirlerine had bildirmenin telaşında ve maalesef bu durum sosyal medyaya da yansıyor. Üstelik ses tonu, jest ve mimiklerin eksikliğinden dolayı, sosyal mecrada gerçekleşen iletişimin birkaç mesajlaşmadan sonra karşılıklı aşağılama ve hakaretlere evrilme olasılığı daha yüksek.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Pek çok kişi “karşı mahalleye” haddinin bildirilmesi gerektiğine inanıyor</strong></p>
<p>Birkaç dakika içerisinde ağır hakaretler ederek, aşağılama ve had bildirme psikolojisine girilmesinin pek çok sebebi olduğunu kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Pek çok kişi, değerlerini ve bu değerleri ile bağlantılı pozisyonunu koruma içgüdüsüyle hareket ederek, ‘karşı mahalleye’ haddinin bildirilmesi gerektiğine inanıyor. Bu bağlamda, karşı tarafın en küçük bir yanlışı, hatası, dil sürçmesi asla affedilmez, gerekli tepki en kısa sürede ve en yüksek tondan gösterilir. Hatta bazıları için bu bir görevdir, kişi, birilerine haddini bildirdiğinde, kendini görevini yerine getirmiş bir asker gibi hisseder.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İnsanlar ve toplumlar, çoğu zaman farklılıkları kabullenmekte zorlanıyor </strong></p>
<p>Toplum ve bireyin, kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi inanmayan, kendisi gibi giyinmeyen ve yaşamayan kişiyi hemen yargılayarak ve yadırgayarak değersizleştirmeye çalıştığını ve bunu içgüdüsel olarak yaptığını da anlatan Dr. Mert Sinan Bingöl, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu sayede kendisini daha değerli hisseder, böylece kendi fikirleri ve yaşantısı daha anlamlı olmaya başlar. Yani kendini yükseltebilmek için, ‘öteki’ni aşağıya çekmeye çalışır. İnsanlar ve toplumlar, çoğu zaman farklılıkları kabullenmekte zorlanır. Bu nedenle farklı kesimleri kendi değerine, kendi ideolojisine, kendi yaşantısına benzetmek için çabalar, bu çaba karşı mahalleye hemen hemen her zaman baskı aracı olarak yansır. Had bildirme, çoğu zaman bu altyapıyla gerçekleştirilir. Maalesef birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var.”</p>
<p><strong>Sürekli etrafındaki insanlara ve dünyaya kafa tutarak ‘katarsis’ yaşıyor gibiler</strong></p>
<p>Dr. Mert Sinan Bingöl, kendi zihninin derinliklerinde var olan savaşı (iyiler-kötüler, haklılar-haksızlar gibi), farkında olmayarak sosyal medya platformlarına taşıyan pek çok kişinin var olduğunu da anlayarak, “Bu savaş psikolojisi özellikle X platformunda belirgin. Bu kişiler, sanki sürekli savaş meydanında gibiler, sanki tüm dünya onlara savaş açmış! Sürekli etrafındaki insanların kusurlu yanlarını veya eksiklerini dile getirerek, birilerini eleştirerek, paylaştıkları özlü sözler ile insanlığa çürümüşlüğe dair mesajlar vererek, bir anlamda dünyaya kafa tutarak bir çeşit ruhsal boşalım (katarsis) yaşıyor gibiler ve belki de bu sayede kendi karanlık veya eksik yanlarını gündemlerinden uzak tutmuş oluyorlar.” dedi.</p>
<p>Duygusal zekanın kendi duygularını tanımlayabilme, başka insanların duygularını fark edebilme, duygusal süreçleri yönetebilme ve empati kurabilmeyle ilişkili olan ve son yıllarda önemi artan bir kavram olduğunu da vurgulayan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Had bildirme potansiyeli yüksek olan kişilerin, duygusal zekanın alt başlıklarından olan başkalarının duygularını anlayabilme ve empati kurabilme becerilerinin zayıf olduğu düşünülüyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Birbirimize olan saygıyı, anlayışı, hoşgörüyü gerçek hayatta da sanal ortamda da yitirmemeliyiz”</strong></p>
<p>Sanal dünyanın, aslında gerçek manada ‘en sosyal mekan’ olduğunu, çünkü toplumsal ve kamusal anlamda farklı statüde bulunan pek çok insanı bir araya getirdiğini kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Sosyal mecralar; patronla işçinin, zenginle fakirin, öğretmenle öğrencinin, doktorla hastanın, siyasetçiyle halkın bir araya gelerek kendisini ifade edebileceği ortak bir platform sağlıyor. Tüm bu farklı toplumsal statüdeki insanlar, sosyal mecralarda aynı paylaşımın altında benzer duygularla yorumlar yapabiliyor, birbirlerine kızabiliyor veya gülebiliyor. Karşıt fikirler ve statüler, günlük hayatta olamayacak kadar birbirlerine yakınlaşmış oluyor. Gerçek hayatta konuşan genellikle patron, sanatçı, siyasetçi, öğretmen, doktor veya baskın ideoloji olurken, sosyal medya ise ast-üst ilişkisi olmadan, azınlıklarda dahil, herkesin fikrini, değerlerini ve yaşantısını yansıtabildiği ortak bir zemin hazırlıyor. Belki de bu nedenle günlük hayatta daha seviyeli, anlayışlı ve barışçıl görünen birçok kişi, karakterlerinin baskıladıkları yanlarını sanal ortamda sergilemekten hiç kaçınmıyor.” diye konuştu. </p>
<p>Had bildirme psikolojisinden kurtulmak için önerilerde de bulunan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Öncelikle kendi kutsallarımızı ve değerlerimizi savunma hakkımız olduğu gibi, başkalarının da kendi kutsalları ve değerleri olduğunu unutmamamız gerekir. Birbirimize olan saygıyı, anlayışı, hoşgörüyü gerçek hayatta da sanal ortamda da yitirmemeliyiz. Herkes öncelikle kendisini daha iyi tanımayı ve öteki bireyleri daha iyi anlamayı hedeflemelidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iletisim-sanal-duygular-gercek-birilerine-hadlerini-bildirmek-icin-tetikte-bekleyen-binlerce-insan-var-460141">İletişim sanal, duygular gerçek! Birilerine hadlerini bildirmek için tetikte bekleyen binlerce insan var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teknosa İle Digivega&#8217;dan &#8220;Sanal Evren&#8221; Konsepti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/teknosa-ile-digivegadan-sanal-evren-konsepti-458746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 10:52:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[digivegadan]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[konsepti]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[teknosa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Digivega, Türkiye teknoloji perakendeciliği sektörünün ve e-ticaretin öncüsü Teknosa için devrimsel bir sanal evren konsepti hazırladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknosa-ile-digivegadan-sanal-evren-konsepti-458746">Teknosa İle Digivega&#8217;dan &#8220;Sanal Evren&#8221; Konsepti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dijital çözüm şirketi Digivega, Teknosa için özel olarak tasarladığı sanal evren konseptiyle perakende sektöründe bir “ilk”e imza attı.</p>
<p>Bu yenilikçi proje, tüketicilere benzersiz bir interaktif alışveriş deneyimi sunarken, teknoloji ürünlerini keşfetmenin yeni yollarını da açıyor.</p>
<p>Teknosa, tüm dünyada yükselen deneyim odaklı perakende trendini, teknolojik gelişmelerle birleştirerek, müşterilere yeni bir alışveriş paradigması sunuyor.</p>
<p>Digivega’nın hazırladığı sanal evren konsepti, tüketicilerin ürünleri daha yakından tanıma, deneme ve keşfetme imkanı veriyor. Satın alma konusunda daha bilinçli karar vermeleri için yardımcı oluyor.</p>
<p>Digivega ile Teknosa’nın teknoloji ve deneyimi aynı paydada buluşturduğu sanal evren iki bölümden oluşuyor.</p>
<p><strong>Keşif Evi: Ürünleri Sanal Ortamda Deneyimleyin.</strong></p>
<p>Digivega tarafından hayata geçirilen sanal evrenin &#8216;Keşif Evi&#8217; bölümü, ev ortamını taklit ederek, kullanıcılara salon, banyo ve oyun odası gibi çeşitli alanlarda Teknosa ürünlerini online olarak deneyimleme imkanı tanıyor. &#8216;Zen Salonu&#8217;, &#8216;Huzur Banyosu&#8217; ve &#8216;Macera Odası&#8217; gibi tematik alanlar, ürünleri gerçek yaşam koşullarında test etme hissini veriyor.</p>
<p><strong>Oyun Vadisi: Eğlence ve Ödüllerle Dolu Bir Deneyim.</strong></p>
<p>Sanal evrenin bir diğer benzersiz bölümü &#8216;Oyun Vadisi&#8217; ise hem web, hem de VR platformları üzerinden erişilebilen, oyunlaştırılmış bir deneyim alanı. &#8216;Tehlikeli Vadi&#8217; ve &#8216;Doğaya Kaçış&#8217; gibi oyunlar kullanıcılara eğlenceli bir atmosferin yanı sıra, başarılı olanlara özel indirim çekleri kazanma fırsatı sunuyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknosa-ile-digivegadan-sanal-evren-konsepti-458746">Teknosa İle Digivega&#8217;dan &#8220;Sanal Evren&#8221; Konsepti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pirelli sanal ortamda tasarlanan yeni 4 mevsim lastiği Cinturato All Season SF3&#8217;ü lanse etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pirelli-sanal-ortamda-tasarlanan-yeni-4-mevsim-lastigi-cinturato-all-season-sf3u-lanse-etti-445172</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2024 21:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[all]]></category>
		<category><![CDATA[cinturato]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[lanse]]></category>
		<category><![CDATA[lastiği]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[ortamda]]></category>
		<category><![CDATA[pirelli]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[season]]></category>
		<category><![CDATA[sfü]]></category>
		<category><![CDATA[tasarlanan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıl boyunca güvenli bir çözüme ihtiyaç duyan orta ve kompakt otomobillerin şehir içi sürücüleri için özel olarak tasarlanan yeni Pirelli Cinturato All Season SF3 lastiği piyasaya sürüldü. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pirelli-sanal-ortamda-tasarlanan-yeni-4-mevsim-lastigi-cinturato-all-season-sf3u-lanse-etti-445172">Pirelli sanal ortamda tasarlanan yeni 4 mevsim lastiği Cinturato All Season SF3&#8217;ü lanse etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıl boyunca güvenli bir çözüme ihtiyaç duyan orta ve kompakt otomobillerin şehir içi sürücüleri için özel olarak tasarlanan yeni Pirelli Cinturato All Season SF3 lastiği piyasaya sürüldü. </p>
<p><strong>Sanal ortamda tasarlanan</strong> yeni ürün farklı hava koşullarında üst düzey frenleme kontrolü sunuyor. Ürün yelpazesindeki her ebat, <strong>ıslak zeminde tutuş</strong> performansıyla Avrupa lastik etiketinde en yüksek derecelendirme olan “A” sınıfında yer alıyor. <strong>Karlı zeminde kontrolü</strong> garanti eden <strong>3PMSF</strong> işareti de sert kış koşulları için sertifikalı lastikleri tanımlıyor. Cinturato All Season SF3 <strong>kuru yollarda</strong> kış lastiğinden ziyade yaz lastiğine yakın <strong>stabilite, akustik konfor ve dönme direnci</strong> sağlıyor. Lastiğin çok yönlülüğü Almanya’da gerçekleştirilen <strong>bağımsız Dekra testleriyle</strong> doğrulandı. Test sonuçlarına göre Pirelli Cinturato All Season SF3’ün <strong>frenleme </strong>(kuru, ıslak ve karlı zeminde) açısından <strong>sınıfının en iyisi </strong>olduğu belirlendi. Yeni Cinturato ayrıca <strong>belgelendirme kuruluşu TÜV SÜD</strong> tarafından farklı sürüş koşullarındaki güçlü yönleri için <strong>‘Performans İşareti’</strong> almaya layık bulundu. </p>
<p><strong>UYUMLU SIRT DESENİYLE TUTUŞ VE KONFOR </strong></p>
<p>Pirelli Cinturato All Season SF3&#8217;te, önceki versiyondan miras alınan <strong>3D kılcal kanallara</strong> sahip uyarlanabilir sırt teknolojisinde özel geliştirmeler yapıldı. Böylece lastikler, ömrü boyunca karlı zeminde daha da iyi kavrama sağlayabiliyor. Lastik aşındıkça bu kılcal yarıklar şekillerini düz bir çizgiden zikzak desene değiştirerek diş derinliğindeki azalmaya rağmen karı yakalayabilen yüzey alanını artırıyor. <strong>Kılcal kanallar aynı zamanda lastikte dolaşan enerjiye göre açılıp kapanabiliyor</strong> ve gerektiğinde kış konfigürasyonundan çok daha sert ve kompakt bir yaz modeline geçebiliyor. Böylece frenleme performansı, yol tutuşu ve sürüş hassasiyeti artırılıyor. Önceki nesle kıyasla yönlü sırt deseni tasarımındaki <strong>daha geniş kanallar ve daha keskin açılar </strong>da gelişmiş kar performansına katkıda bulunuyor. Bu özellikler ayrıca suyun tahliyesine de fayda sağlayarak <strong>suda kızaklama riskini azaltıyor</strong>. Lastik doluluk boşluk oranı optimize edilerek <strong>konfor</strong> da artırılıyor: Pirelli Cinturato All Season SF3 ürün ailesinin tamamı, Avrupa lastik etiketinde gürültü açısından “A” veya “B” sınıfında yer alıyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>GENİŞ BİR SICAKLIK ARALIĞINDA ETKİN </strong></p>
<p>Sırt desenindeki kanallar <strong>malzeme inovasyonları </strong>sayesinde evrim geçiriyor. Normal olarak daha geniş kanallar yaz koşullarında optimum performansı düşürüyor. Buna karşın Pirelli Cinturato All Season SF3’te kullanılan hamur lastiğin sertliğini, stabilitesini ve yanıt verme kabiliyetini yüksek sıcaklıklarda bile dengeleyebiliyor. Yeni Cinturato All Season SF3’ün kuru zeminde frenlemedeki liderliğini doğrulayan <strong>Dekra testleri1</strong> de bu özellikleri vurguluyor. Öte yandan hamur soğukta sertleşmediği için yeni lastik kış aylarında da aynı etkinliği koruyor ve dolayısıyla daha fazla tutuş sağlıyor. <strong>Soğuk havada yüksek hareketliliğini koruyan ve sıcak havada yeterli sertlik sağlayan özel mikro yapıya sahip yeni bir polimer karışım,</strong> <strong>düşük sıcaklıklarda tutuş sağlayan doğal kaynaklı yeni reçineler</strong> ve ıslak yollarda tutuştan ödün vermeden karlı zeminde performansı maksimuma çıkaran sıvı polimerler gibi kullanılan yenilikçi içerikler bu yüksek performansı mümkün kılıyor.</p>
<p><strong>SANAL ORTAMDA DOĞDU </strong></p>
<p>Pirelli Cinturato All Season SF3’ün tasarım sürecinde <strong>sanal modellemenin</strong> kullanılması kritik öneme sahipti; ilgili özelliklerin birlikte çalışarak istenen sonuçları vermesi için hamurların ve sırt deseninin paralel geliştirilmesi sağlandı. Sanallaştırma ayrıca lastik üzerindeki <strong>fiziksel stres dağılımının</strong> hassas mühendislikle tasarlanmasını mümkün kıldı. Sonuç olarak enerji Pirelli Cinturato All Season SF3’ün ayak izi genelinde yayılırken <strong>aşınma, gürültü ve dönme direnci</strong> açısından fayda da sağlıyor. <strong>Kilometre performansı artıyor, sürüş keyfi geliştiriliyor ve hem yakıt verimliliği hem de emisyon değerleri iyileştiriliyor</strong>.</p>
<p>Pirelli Cinturato All Season SF3, Nisan 2024’ten itibaren 16 inçten 20 inçe kadar ebatlarla satışa sunulacak. Bu yeni ürününün,  elektrikli ve hibrit araçların özelliklerini geliştiren teknolojiye sahip olduğunu gösteren Elect işaretli ebat seçenekleri de bulunuyor. Pirelli, SUV’lar gibi belirli lastik özellikleri gerektiren yüksek ağırlık merkezli araçlar için ise dört mevsim dahil farklı mevsim versiyonlarıyla Scorpion serisini sunuyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pirelli-sanal-ortamda-tasarlanan-yeni-4-mevsim-lastigi-cinturato-all-season-sf3u-lanse-etti-445172">Pirelli sanal ortamda tasarlanan yeni 4 mevsim lastiği Cinturato All Season SF3&#8217;ü lanse etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanal ortam Türkçe&#8217;nin yozlaşmasına neden oldu! Gençlerin &#8216;tmm&#8217;, &#8216;nbr&#8217;, &#8216;tşk&#8217; ve emojilerle yazışması giderek artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanal-ortam-turkcenin-yozlasmasina-neden-oldu-genclerin-tmm-nbr-tsk-ve-emojilerle-yazismasi-giderek-artiyor-444008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:05:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[emojilerle]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[nbr]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[tmm]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[türkçenin]]></category>
		<category><![CDATA[yazışması]]></category>
		<category><![CDATA[yozlaşmasına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dilin sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlık olduğunu ifade eden uzmanlar, sosyo-kültürel, coğrafi, mali ve teknolojik faktörlerin dildeki değişimlerin temel nedenlerini oluşturduğunu söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-ortam-turkcenin-yozlasmasina-neden-oldu-genclerin-tmm-nbr-tsk-ve-emojilerle-yazismasi-giderek-artiyor-444008">Sanal ortam Türkçe&#8217;nin yozlaşmasına neden oldu! Gençlerin &#8216;tmm&#8217;, &#8216;nbr&#8217;, &#8216;tşk&#8217; ve emojilerle yazışması giderek artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dilin sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlık olduğunu ifade eden uzmanlar, sosyo-kültürel, coğrafi, mali ve teknolojik faktörlerin dildeki değişimlerin temel nedenlerini oluşturduğunu söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Araştırmalara göre yazı dilinde kullanılan kısaltma, argo ve jargonun özellikle yeni kuşakların okuma ve yazma becerilerinin zayıflamasına kapı açabildiğini dile getiren ÜSTÖMER Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Ne var ki gençlerimizin yazılı ve sözlü anlatımlarında hatalı yazım ve anlatım bozukluğu gibi dil deformasyonlarını biz eğitimciler olarak gözlemliyoruz.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, yeni neslin dil kullanımı ve dilin deformasyonu konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Dil sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlık”</strong></p>
<p>Dilin değişimi konusunda “Dil sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlıktır. Sosyo-kültürel, coğrafi, mali ve teknolojik faktörler dildeki değişimlerin temel nedenlerini oluşturur.” diyen Öğr. Gör. Selçuk Duman, özellikle 2000’li yılların başından itibaren sosyal medya ve dijital iletişim kanallarının gelişmesiyle birlikte dünya toplumlarının temaslarının yoğunlaştığını ve bu durumun kültürümüzde ve bunun en önemli taşıyıcısı olan dilimizde de birtakım değişimlerin ortaya çıkmasını beraberinde getirdiğini anlattı.</p>
<p>Özellikle genç nüfusun resmi olmayan yazışmalarında ünlü harflerin terkiyle ‘’tmm’’, ‘’nbr’’, ‘’tşk’’ gibi çok sayıda kullanımının yaygınlaşması, yabancı kökenli kelimelere sıkça yer vermesi ve emoji figürlerine başvurmalarının artarak devam ettiğini de dile getiren Duman, “Sanal ortam Türkçemizin yozlaşmasına müsait bir alan açmıştır.” dedi.</p>
<p><strong>Kısaltma, argo ve jargon yeni kuşakların okuma ve yazma becerilerini zayıflatıyor… </strong></p>
<p>Argo, jargon ve özellikle kısaltma kullanımının iletişimde amaca giden en kısa yolu kullanmak ve meramı etkileyici bir biçimde ifade etmek için hız çağı olan zamanımızın gençleri tarafından başvurulan bir yöntem olarak görüldüğü dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Bunu elbette kültürel etkileşimlerin sonucu olarak tezahür eden bir ifade şekli olarak görebiliriz. Kısaltmalar ve internet argosu çevrimiçi iletişimi bizler için daha uygun hale getirebilir. Fakat bu gibi ifade şekillerinin dildeki yansımaları özellikle uzun vadede olumsuz etkiler bırakabilir. Araştırmalara göre yazı dilinde kullanılan kısaltmalar, argo ve jargon özellikle yeni kuşakların okuma ve yazma becerilerinin zayıflamasına kapı açabiliyor. Ne var ki gençlerimizin yazılı ve sözlü anlatımlarında hatalı yazım ve anlatım bozukluğu gibi dil deformasyonlarını biz eğitimciler olarak gözlemliyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Günlük dilin üslubu daha samimi ve sıcaktır”</strong></p>
<p>Akademik ve günlük dil kullanımının farklı niteliklere sahip dil kullanım şekilleri olduğunu kaydeden ÜSTÖMER Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Akademik dil, bilimsel, teknik, hukuki ve edebi metinlerde kullanılır. Bu dilde günlük yaşamda yaygın olarak kullanılmayan bilimsel ve teknik terimler kullanılır. Daha nesnel ve objektiftir. Bu dildeki cümle yapıları daha karmaşık ve daha uzundur. Üslup resmidir. Günlük dil ise günlük hayatımızda kullandığımız konuşma dilidir. Günlük dilin cümle yapıları daha kısadır. Daha öznel ve kişisel bir dildir. Kullanımı yaygın olup bu dilde basit kelimeler kullanılır. Üslup daha samimi ve sıcaktır. Eğitim dili sürekli ve hızlı bir gelişim içindedir. Eğitim ve bilim geliştikçe dilimizde yeni kavramlara karşılık gelen kelimelere yenileri eklenir. Günlük iletişim dilinin gelişimi daha sınırlıdır ve bu gelişim toplumun kapasitesiyle orantılı olarak seyreder.”</p>
<p><strong>“Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ifadesiyle ‘ses bayrağımız Türkçe’yi gelecek kuşaklara hakkıyla teslim etmeliyiz”</strong></p>
<p>ÜSTÖMER Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, dildeki değişim ve gelişimin dilin doğası gereği kaçınılmaz olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öncelikle her birey, devraldığı bu dil mirasını, şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ifadesiyle ‘ses bayrağımız Türkçe’yi bir bayrak yarışı gibi gelecek kuşaklara hakkıyla teslim etme bilinciyle yetiştirilmelidir. Bu, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir devlet politikası olmalıdır. </p>
<p>Dildeki yozlaşmaya karşı birtakım yasaklamalarla mücadele etmek yerine yeni neslin tercihlerine uygun seçeneklerin farkındalığını sağlamak isabetli olacaktır. Bu da edebiyat ve fikir dünyamızın zenginliklerini keşfetmelerini sağlayacak okumalar ve bu okumaların iz sürümleri olan söyleşileri takip etmelerini sağlamakla olacaktır.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanal-ortam-turkcenin-yozlasmasina-neden-oldu-genclerin-tmm-nbr-tsk-ve-emojilerle-yazismasi-giderek-artiyor-444008">Sanal ortam Türkçe&#8217;nin yozlaşmasına neden oldu! Gençlerin &#8216;tmm&#8217;, &#8216;nbr&#8217;, &#8216;tşk&#8217; ve emojilerle yazışması giderek artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOBİ&#8217;ler için Sanal POS işlemleri de artık Akbank Mobil&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kobiler-icin-sanal-pos-islemleri-de-artik-akbank-mobilde-442433</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:18:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akbank]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[işlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[kobiler]]></category>
		<category><![CDATA[mobilde]]></category>
		<category><![CDATA[pos]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akbank, yenilikçi Sanal POS ürünü ile KOBİ’lere uçtan uca dijital ödeme çözümleri sunuyor. Alanında öncü olan bu uygulama ile KOBİ’ler POS başvuru işlemlerini diledikleri yerden anında gerçekleştirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kobiler-icin-sanal-pos-islemleri-de-artik-akbank-mobilde-442433">KOBİ&#8217;ler için Sanal POS işlemleri de artık Akbank Mobil&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akbank, yenilikçi Sanal POS ürünü ile KOBİ’lere uçtan uca dijital ödeme çözümleri sunuyor. Alanında öncü olan bu uygulama ile KOBİ’ler POS başvuru işlemlerini diledikleri yerden anında gerçekleştirebiliyor.</strong></p>
<p> </p>
<p>Akbank, KOBİ’ler için Akbank Mobil uygulamasını kullanarak hızlı ve pratik bir şekilde Sanal POS’a sahip olmalarına imkân sunan bir yeniliği hayata geçirdi. Sanal POS ürünü ile KOBİ’lerin işlerine hız kazandırılırken aynı zamanda verimlilik ve kolaylık sağlanıyor. Akbanklı KOBİ’ler, aynı zamanda diğer POS hizmetlerinden de kapsamlı bir şekilde faydalanabiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Hedeflerinin dijital uygulamalarla KOBİ’lere her alanda güçlü çözümler sunmak olduğunu belirten <strong>Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz</strong>; “Dijitalleşen Sanal POS başvuru sürecimiz ile KOBİ müşterilerimiz Akbank Mobil üzerinden yaptıkları başvurularının güncel durumunu adım adım takip edebiliyor. Diledikleri yer ve zamanda Sanal POS başvuru işlemlerini gerçekleştirerek operasyonlarına hız ve verimlilik katıyor. Henüz Akbanklı olmayan KOBİ’ler ise yine dijital kanallar üzerinden kolaylıkla müşterimiz olabiliyor ve Sanal POS başvurusunu yapabiliyorlar. Bu hizmetle KOBİ’lerin işlerini ileri taşıma yolculuklarına değer katma kararlılığımızı bir kez daha görünür kılıyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Akbank’ın dijitalleşme yolculuğunda KOBİ’lere yönelik yeni nesil ürün ve hizmetlerin hayata geçirilmesinin önemini vurgulayan <strong>Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce </strong>ise “Bugün, bireysel müşterilerimizde olduğu gibi KOBİ’lerin de dijitalleşme yolculuğunda Akbank’ın sektöre yön veren teknolojik çözümleri ve yetkinlikleri ile bir ürünümüzü daha dijitalden kullanıma sunuyoruz. Sanal POS ürünümüze Akbank Mobil üzerinden uçtan uca dijital bir süreç ile müşterilerimizin erişimini mümkün kılıyoruz. KOBİ’lerimizin dijitalleşmesiyle ana faaliyetlerine daha çok vakit ayırmalarını önemsiyoruz. Yenilikçi çözümlerimizle ilerleyen dönemlerde de onlara destek olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Banka müşterilerine açık, yeni nesil ödeme platformu Juzdan uygulamasında ‘Juzdan ile Öde’ seçeneğiyle güvenli bir ödeme yöntemi alternatifi sunuyor. Kullanıcılar, Sanal POS başvuruları sırasında Juzdan ile Öde’yi seçerek tek bir entegrasyon ile tahsilatlarını kredi kartı, banka kartı, kredi ve banka hesabı ile yapabiliyorlar. </p>
<p> </p>
<p>Akbank, lansmana özel bir kampanya ile de KOBİ’leri destekliyor. Akbank Mobil’den Sanal POS’a başvuranlar, 1 yıl boyunca ücret ödemiyor ve %1,99 avantajlı komisyon oranından yararlanabiliyor. 31 Mart’a kadar Sanal POS üzerinden 100.000 TL ciro geçiren iş yerleri ise 3.000 TL chip-para kazanma fırsatından yararlanıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kobiler-icin-sanal-pos-islemleri-de-artik-akbank-mobilde-442433">KOBİ&#8217;ler için Sanal POS işlemleri de artık Akbank Mobil&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin alışverişi sanal gerçeklikte olacak!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-alisverisi-sanal-gerceklikte-olacak-2-442319</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:08:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklikte]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevrimiçi alışverişin yüksek seviyeye ulaşmasında pandeminin büyük etkisinin olduğunu dile getiren uzmanlar, yaşanan bu hızlı büyümenin pandeminin toplumsal etkisinin azalmaya başladığı günümüzde ve ileride de devam edeceğinin öngörüldüğünü söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-alisverisi-sanal-gerceklikte-olacak-2-442319">Geleceğin alışverişi sanal gerçeklikte olacak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sanal gerçeklik (VR) teknolojisi e-ticaret deneyimini dönüştürüyor…</strong></p>
<p><strong>Çevrimiçi alışverişin yüksek seviyeye ulaşmasında pandeminin büyük etkisinin olduğunu dile getiren uzmanlar, yaşanan bu hızlı büyümenin pandeminin toplumsal etkisinin azalmaya başladığı günümüzde ve ileride de devam edeceğinin öngörüldüğünü söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Perakende e-ticaret sektörünün sanal gerçeklik teknolojisi tabanlı çözümlerden çeşitli şekillerde yararlandığını anlatan Nöropazarlama Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “Sanal gerçeklik (VR) teknolojisinin yaygınlaşması ve ilgili cihazların görece daha kolay erişilebilir hale gelmesi dijital ortamda yapılan alışveriş için de yeni olanaklar sunuyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Nöropazarlama Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, dijital platformların tüketici davranışlarına etkisini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Perakende satışlar, geleneksel alışveriş kanallarından dijital ve çevrimiçi kanallara kaydı</strong></p>
<p>Günümüzde perakende satış faaliyetlerinin geleneksel alışveriş kanallarından dijital ve çevrimiçi kanallara kaydığını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “2026 yılında e-ticaretin tüm perakende satışlarındaki payı yüzde 24’e gelecektir. Çevrimiçi alışveriş penetrasyonunun bu yüksek seviyeye ulaşmasında pandemi dönemi göz ardı edilemeyecek bir etki yaratmıştır.” dedi.</p>
<p><strong>Pandemi döneminde yaşanan hızlı büyümenin devam edeceği öngörülüyor </strong></p>
<p>Pandeminin küresel çapta kendisini gösterdiği 2020 yılının ilk çeyreğinde ABD’de e-ticaret alanında geçmiş 10 yılda yaşanılan kadar büyüme sağlandığını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “Bununla beraber pandemi dönemiyle yaşanan bu hızlı büyümenin pandeminin toplumsal etkisinin azalmaya başladığı günümüzde ve ileride de devam edeceği öngörülüyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sanal gerçeklik (VR) teknolojisi alışveriş için yeni olanaklar sunuyor</strong></p>
<p>Bugün çevrimiçi alışveriş alanındaki öncü teknolojinin sanal gerçeklik teknolojisi olduğunun iddia edilebileceğini dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, şunları anlattı:</p>
<p>“Perakende e-ticaret sektörü sanal gerçeklik teknolojisi tabanlı çözümlerden çeşitli şekillerde yararlanabiliyor. Web siteleri gibi artık geleneksel hale gelmiş 2 boyutlu dijital ortamların yanında sanal gerçeklik (VR) teknolojisinin yaygınlaşması ve ilgili cihazların görece daha kolay erişilebilir hale gelmesi dijital ortamda yapılan alışveriş için de yeni olanaklar sunuyor.</p>
<p>Sanal gerçekliğin iş hayatında varlık gösterdiği uygulama alanlarından biri alışveriş ve özellikle perakende olarak kabul ediliyor. Tüketicilere daha ilgi çekici bir alışveriş tecrübesi sağlamak, satışa giden süreçleri etkin yönetmek hem kurum hem de müşterinin zamandan ve paradan tasarruf etmesini sağlamak, marka bilinirliğini ve sadakati arttırmak sanal gerçekliğin öne çıkan fırsatları olarak sıralanabilir.”</p>
<p><strong>Giyim, mobilya ve ev dekor sektörleri yeni teknolojileri e-ticarette kullanıyor</strong></p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, 2027 yılında 2 milyar 593 milyon kullanıcıya söz konusu teknolojilerin ulaşacağı yönündeki öngörünün, perakende sektöründeki büyük şirketlerin alana yaptıkları yatırımı doğrular nitelikte olduğunu anlatarak, “Bu yüksek penetrasyon oranlarının da desteğiyle küresel çapta perakende de sanal gerçeklik pazarının 2028 yılında 5 milyar 455 milyon dolarlık bir değere ulaşması öngörülüyor. Özellikle giyim, mobilya ve ev dekor sektörlerinin önde gelen şirketleri yaptıkları yatırımlar ile bu yeni teknolojilerin e-ticarette kullanımının arkasındaki itici güç oldular.” dedi.</p>
<p><strong>Çevrimiçi alışveriş yapan tüketiciler için üç boyutlu ve interaktif ürün görselleştiriliyor</strong></p>
<p>Forbes dergisinde 2020 yılında çıkan makalede sanal gerçeklik teknolojisinin, web siteleri gibi geleneksel çevrimiçi ortamların sağlayamadığı şekilde bir ürünün müşteri için uygun boyut ve stilde olup olmadığına dair karar verme imkânı sunabildiğinin altını çizdiğini hatırlatan Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “Gitgide artan sayıda perakende şirketi, çevrimiçi alışveriş yapan tüketiciler için üç boyutlu ve interaktif ürün görselleştirmesinden faydalanıyor. Her ne kadar 3 boyutlu sanal gerçeklik uygulamalarının etkisini ölçümleme ve 2 boyutlu dijital mecralarla kıyaslama iddiasına öncülük eden çalışmaların sonuçları tutarlılık göstermese de yakın zamanlı çalışmalar söz konusu teknolojilerin gelişimi ve gündelik hayata penetrasyonu gibi bağlamsal değişimler sayesinde sanal teknolojilerin öne çıktığını vurguluyor.” diye anlattı.</p>
<p><strong>Sanal gerçekliğin tüketici davranışına etkisi bilgi vericilik ve eğlenebilirlik boyutlarında</strong></p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, sanal gerçeklik teknolojisi tabanlı çözümlerin geleceğin alışveriş ekosisteminde, alışveriş deneyimini gerçek mekânda yapılan alışverişin ötesinde zenginleştirebileceğinin belirtildiğini anlatarak, “Sanal teknolojilerin tüketici davranışlarına yönelik etkileri konusundaki araştırmaların bir başka uzlaşma alanı da tüketicilerin sanal teknolojilere atfettiği değerlerdir. Geçmiş çalışmalar 3 boyutlu sanal gerçekliğin tüketici davranışına etkisi konusunda bilgi vericilik ve eğlenebilirlik boyutlarının öne çıktığını gösteriyor. Bu boyutların hedonik ve faydacı alışveriş değerleriyle örtüştüğü görülüyor.” dedi.</p>
<p><strong>Hedonik ve faydacı tüketimin gelişmekte olan çevrimiçi teknolojilerdeki yansımaları…</strong></p>
<p>Perakende ortamında tüketicilere sunulan hayal tatmini, özgürlük algısı, duyusal deneyim ve olumlu duyguların tümünün yüksek bir hedonik alışveriş değeri sağlarken faydacı alışveriş değerinin ise daha çok bilişsel olarak yönlendirilen tüketimle ve tüketimin işlevsel sonuçlarıyla ilgili olduğunun görüldüğünü de anlatan Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “Hedonik ve faydacı tüketimin gelişmekte olan çevrimiçi teknolojilerdeki yansımaları da güncel akademik çalışmalara konu olmuştur. Tüketicilerin VR ortamlarından keyif alma ve hedonik deneyimler gibi olumlu duygusal süreçler yaşamakta oldukları bulgusuna ulaşmışlardır. Bununla birlikte, VR ortamının çekici vizyonlarla ürünün yerini belirleme kolaylığı ve zamansal kazanç sunması gibi verimlilikleri barındırması, faydacılık düzeyini olumlu yönde etkileyebileceği sonucunu da ortaya çıkarmaktadır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-alisverisi-sanal-gerceklikte-olacak-2-442319">Geleceğin alışverişi sanal gerçeklikte olacak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin alışverişi sanal gerçeklikte olacak!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-alisverisi-sanal-gerceklikte-olacak-442320</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklikte]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442320</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevrimiçi alışverişin yüksek seviyeye ulaşmasında pandeminin büyük etkisinin olduğunu dile getiren uzmanlar, yaşanan bu hızlı büyümenin pandeminin toplumsal etkisinin azalmaya başladığı günümüzde ve ileride de devam edeceğinin öngörüldüğünü söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-alisverisi-sanal-gerceklikte-olacak-442320">Geleceğin alışverişi sanal gerçeklikte olacak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sanal gerçeklik (VR) teknolojisi e-ticaret deneyimini dönüştürüyor…</strong></p>
<p><strong>Çevrimiçi alışverişin yüksek seviyeye ulaşmasında pandeminin büyük etkisinin olduğunu dile getiren uzmanlar, yaşanan bu hızlı büyümenin pandeminin toplumsal etkisinin azalmaya başladığı günümüzde ve ileride de devam edeceğinin öngörüldüğünü söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Perakende e-ticaret sektörünün sanal gerçeklik teknolojisi tabanlı çözümlerden çeşitli şekillerde yararlandığını anlatan Nöropazarlama Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “Sanal gerçeklik (VR) teknolojisinin yaygınlaşması ve ilgili cihazların görece daha kolay erişilebilir hale gelmesi dijital ortamda yapılan alışveriş için de yeni olanaklar sunuyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Nöropazarlama Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, dijital platformların tüketici davranışlarına etkisini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Perakende satışlar, geleneksel alışveriş kanallarından dijital ve çevrimiçi kanallara kaydı</strong></p>
<p>Günümüzde perakende satış faaliyetlerinin geleneksel alışveriş kanallarından dijital ve çevrimiçi kanallara kaydığını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “2026 yılında e-ticaretin tüm perakende satışlarındaki payı yüzde 24’e gelecektir. Çevrimiçi alışveriş penetrasyonunun bu yüksek seviyeye ulaşmasında pandemi dönemi göz ardı edilemeyecek bir etki yaratmıştır.” dedi.</p>
<p><strong>Pandemi döneminde yaşanan hızlı büyümenin devam edeceği öngörülüyor </strong></p>
<p>Pandeminin küresel çapta kendisini gösterdiği 2020 yılının ilk çeyreğinde ABD’de e-ticaret alanında geçmiş 10 yılda yaşanılan kadar büyüme sağlandığını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “Bununla beraber pandemi dönemiyle yaşanan bu hızlı büyümenin pandeminin toplumsal etkisinin azalmaya başladığı günümüzde ve ileride de devam edeceği öngörülüyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sanal gerçeklik (VR) teknolojisi alışveriş için yeni olanaklar sunuyor</strong></p>
<p>Bugün çevrimiçi alışveriş alanındaki öncü teknolojinin sanal gerçeklik teknolojisi olduğunun iddia edilebileceğini dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, şunları anlattı:</p>
<p>“Perakende e-ticaret sektörü sanal gerçeklik teknolojisi tabanlı çözümlerden çeşitli şekillerde yararlanabiliyor. Web siteleri gibi artık geleneksel hale gelmiş 2 boyutlu dijital ortamların yanında sanal gerçeklik (VR) teknolojisinin yaygınlaşması ve ilgili cihazların görece daha kolay erişilebilir hale gelmesi dijital ortamda yapılan alışveriş için de yeni olanaklar sunuyor.</p>
<p>Sanal gerçekliğin iş hayatında varlık gösterdiği uygulama alanlarından biri alışveriş ve özellikle perakende olarak kabul ediliyor. Tüketicilere daha ilgi çekici bir alışveriş tecrübesi sağlamak, satışa giden süreçleri etkin yönetmek hem kurum hem de müşterinin zamandan ve paradan tasarruf etmesini sağlamak, marka bilinirliğini ve sadakati arttırmak sanal gerçekliğin öne çıkan fırsatları olarak sıralanabilir.”</p>
<p><strong>Giyim, mobilya ve ev dekor sektörleri yeni teknolojileri e-ticarette kullanıyor</strong></p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, 2027 yılında 2 milyar 593 milyon kullanıcıya söz konusu teknolojilerin ulaşacağı yönündeki öngörünün, perakende sektöründeki büyük şirketlerin alana yaptıkları yatırımı doğrular nitelikte olduğunu anlatarak, “Bu yüksek penetrasyon oranlarının da desteğiyle küresel çapta perakende de sanal gerçeklik pazarının 2028 yılında 5 milyar 455 milyon dolarlık bir değere ulaşması öngörülüyor. Özellikle giyim, mobilya ve ev dekor sektörlerinin önde gelen şirketleri yaptıkları yatırımlar ile bu yeni teknolojilerin e-ticarette kullanımının arkasındaki itici güç oldular.” dedi.</p>
<p><strong>Çevrimiçi alışveriş yapan tüketiciler için üç boyutlu ve interaktif ürün görselleştiriliyor</strong></p>
<p>Forbes dergisinde 2020 yılında çıkan makalede sanal gerçeklik teknolojisinin, web siteleri gibi geleneksel çevrimiçi ortamların sağlayamadığı şekilde bir ürünün müşteri için uygun boyut ve stilde olup olmadığına dair karar verme imkânı sunabildiğinin altını çizdiğini hatırlatan Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “Gitgide artan sayıda perakende şirketi, çevrimiçi alışveriş yapan tüketiciler için üç boyutlu ve interaktif ürün görselleştirmesinden faydalanıyor. Her ne kadar 3 boyutlu sanal gerçeklik uygulamalarının etkisini ölçümleme ve 2 boyutlu dijital mecralarla kıyaslama iddiasına öncülük eden çalışmaların sonuçları tutarlılık göstermese de yakın zamanlı çalışmalar söz konusu teknolojilerin gelişimi ve gündelik hayata penetrasyonu gibi bağlamsal değişimler sayesinde sanal teknolojilerin öne çıktığını vurguluyor.” diye anlattı.</p>
<p><strong>Sanal gerçekliğin tüketici davranışına etkisi bilgi vericilik ve eğlenebilirlik boyutlarında</strong></p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, sanal gerçeklik teknolojisi tabanlı çözümlerin geleceğin alışveriş ekosisteminde, alışveriş deneyimini gerçek mekânda yapılan alışverişin ötesinde zenginleştirebileceğinin belirtildiğini anlatarak, “Sanal teknolojilerin tüketici davranışlarına yönelik etkileri konusundaki araştırmaların bir başka uzlaşma alanı da tüketicilerin sanal teknolojilere atfettiği değerlerdir. Geçmiş çalışmalar 3 boyutlu sanal gerçekliğin tüketici davranışına etkisi konusunda bilgi vericilik ve eğlenebilirlik boyutlarının öne çıktığını gösteriyor. Bu boyutların hedonik ve faydacı alışveriş değerleriyle örtüştüğü görülüyor.” dedi.</p>
<p><strong>Hedonik ve faydacı tüketimin gelişmekte olan çevrimiçi teknolojilerdeki yansımaları…</strong></p>
<p>Perakende ortamında tüketicilere sunulan hayal tatmini, özgürlük algısı, duyusal deneyim ve olumlu duyguların tümünün yüksek bir hedonik alışveriş değeri sağlarken faydacı alışveriş değerinin ise daha çok bilişsel olarak yönlendirilen tüketimle ve tüketimin işlevsel sonuçlarıyla ilgili olduğunun görüldüğünü de anlatan Dr. Öğretim Üyesi Selami Varol Ülker, “Hedonik ve faydacı tüketimin gelişmekte olan çevrimiçi teknolojilerdeki yansımaları da güncel akademik çalışmalara konu olmuştur. Tüketicilerin VR ortamlarından keyif alma ve hedonik deneyimler gibi olumlu duygusal süreçler yaşamakta oldukları bulgusuna ulaşmışlardır. Bununla birlikte, VR ortamının çekici vizyonlarla ürünün yerini belirleme kolaylığı ve zamansal kazanç sunması gibi verimlilikleri barındırması, faydacılık düzeyini olumlu yönde etkileyebileceği sonucunu da ortaya çıkarmaktadır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-alisverisi-sanal-gerceklikte-olacak-442320">Geleceğin alışverişi sanal gerçeklikte olacak!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli doktora öğrencisinden hemşirelik eğitimine yönelik sanal oyun projesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-doktora-ogrencisinden-hemsirelik-egitimine-yonelik-sanal-oyun-projesi-424525</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 07:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[doktora]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimine]]></category>
		<category><![CDATA[hemşirelik]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencisinden]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424525</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Hemşirelik Esasları Anabilim Dalı doktora programı öğrencisi Arş. Gör. Turgay Yalçınkaya’nın yürütücülüğünü üstlendiği “Hemşirelik Eğitiminde Venöz Kan Örneği Alma Becerisinin Kazandırılmasında Sanal Oyun Simülasyon Yönteminin Etkinliği: Randomize Kontrollü Bir Çalışma” başlıklı proje TÜBİTAK tarafından desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-doktora-ogrencisinden-hemsirelik-egitimine-yonelik-sanal-oyun-projesi-424525">Egeli doktora öğrencisinden hemşirelik eğitimine yönelik sanal oyun projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Egeli doktora öğrencisinden hemşirelik eğitimine</p>
<p>yönelik sanal oyun projesi</p>
<p> Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Hemşirelik</p>
<p>Esasları Anabilim Dalı doktora programı öğrencisi Arş. Gör. Turgay</p>
<p>Yalçınkaya’nın yürütücülüğünü üstlendiği “Hemşirelik Eğitiminde Venöz Kan</p>
<p>Örneği Alma Becerisinin Kazandırılmasında Sanal Oyun Simülasyon</p>
<p>Yönteminin Etkinliği: Randomize Kontrollü Bir Çalışma” başlıklı proje</p>
<p>TÜBİTAK tarafından desteklenmeye uygun bulundu. Projenin danışmanlığını</p>
<p>Hemşirelik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Şebnem Çınar Yücel üstleniyor.</p>
<p>Proje ekibi açık erişim kapsamında hemşirelik öğrencilere venöz kan örneği</p>
<p>almak için bir sanal oyun simülasyonu geliştirecek ve internet üzerinden</p>
<p>Türkiye’deki bütün hemşirelik öğrencilerinin kullanımına sunacak.</p>
<p>Proje ekibini makamında ağırlayan Prof. Dr. Necdet Budak, “Hayata</p>
<p>geçirdiğimiz proaktif yönetim anlayışı neticesinde ortaya çıkan araştırma kültürü</p>
<p>ve girişimcilik ekosistemi hem akademisyenlerimiz hem de öğrencilerimizin</p>
<p>geliştirdikleri projeler önemli kurum ve kuruluşlardan destek alıyor. Hemşirelik</p>
<p>Fakültemiz öğretim üyesi Prof. Dr. Şebnem Çınar Yücel ve öğrencisi Arş. Gör.</p>
<p>Turgay Yalçınkaya’nın hemşirelik eğitimine yönelik projeleri de TÜBİTAK’tan</p>
<p>destek aldı. Hocamızı ve öğrencimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar</p>
<p>diliyorum” dedi.</p>
<p>“Proje kan alma örneğinde tıbbi hataları azaltmayı amaçlıyor”</p>
<p>Proje hakkında konuşan Prof. Dr. Çınar Yücel, “Hemşirelik eğitimi, teorik</p>
<p>ve klinik öğretimden oluşan bir süreçtir ve temel amacı teorik bilginin klinik</p>
<p>uygulamaya aktarılmasını sağlamaktır. Hemşirelik öğrencilerinin hem</p>
<p>psikomotor hem de bilişsel becerilerini güçlendirmek için farklı öğretim</p>
<p>yöntemleri kullanılıyor. Sanal oyun simülasyonu ile öğrencilere klinik karar</p>
<p>verme durumlarına katılma fırsatı sunulacak ve anında geri bildirimle</p>
<p>öğrencilerin performansı değerlendirilecek. Böylelikle, öğrencilerin hemşirelik</p>
<p>becerilerini geliştirmelerine yardımcı olarak profesyonel bir ortamda deneyim</p>
<p>kazandırılacak” dedi.</p>
<p>Proje detayları hakkında bilgi veren Arş. Gör. Yalçınkaya, “Venöz kan</p>
<p>örneği alma (VKÖA), sağlık hizmetlerinin sunumunda yaygın olarak kullanılan</p>
<p>bir laboratuvar prosedürüdür, ancak tıbbi hatalar içinde önemli bir yer tutar. Bu</p>
<p>hatalar, hemolizli numuneler, pıhtılı numuneler, yetersiz numuneler ve hatalı</p>
<p>numuneler gibi çeşitli sorunları içermektedir. Bu tür hatalar, hastaların tanı veya</p>
<p>tedavi süreçlerinin gecikmesine, numunelerin yeniden alınmasına, hasta</p>
<p>güvenliğinin tehlikeye atılmasına ve sağlık bakım kaynaklarının gereksiz</p>
<p>tüketilmesine yol açabilir. Bu nedenle, Ege Üniversitesinde öğrencilerin venöz </p>
<p>kan örneği alma sırasında karşılaşabilecekleri tıbbi hataları azaltmayı amaçlayan</p>
<p>bir sanal oyun simülasyonu oluşturulması planladık. Bu simülasyon, gelecekteki</p>
<p>sağlık profesyonellerinin daha iyi eğitim almalarına ve venöz kan örneği alma</p>
<p>sırasında potansiyel hataları öğrenmelerine yardımcı olabilir” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-doktora-ogrencisinden-hemsirelik-egitimine-yonelik-sanal-oyun-projesi-424525">Egeli doktora öğrencisinden hemşirelik eğitimine yönelik sanal oyun projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıkta İnovasyon: Dassault Systèmes&#8217;in Sanal İkiz Avatarı Emma ile Tanışın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikta-inovasyon-dassault-systemesin-sanal-ikiz-avatari-emma-ile-tanisin-411095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Oct 2023 10:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[avatarı]]></category>
		<category><![CDATA[dassault]]></category>
		<category><![CDATA[emma]]></category>
		<category><![CDATA[ikiz]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[systmesin]]></category>
		<category><![CDATA[tanışın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=411095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA) bugün “Emma Twin”i tanıttı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikta-inovasyon-dassault-systemesin-sanal-ikiz-avatari-emma-ile-tanisin-411095">Sağlıkta İnovasyon: Dassault Systèmes&#8217;in Sanal İkiz Avatarı Emma ile Tanışın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><strong>Bu girişim, sanal ikizlerin tıbbi araştırmaları hızlandırma ve kişiselleştirilmiş bakım sağlamadaki rolü konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor</strong></li>
<li><strong>Emma Twin, sosyal medyada sanal bir ikiz olarak, gerçek hastaları riske atmadan doktorların ve araştırmacıların hastalıkları ve tedavilerin etkilerini daha iyi anlamalarına nasıl yardımcı olduğunu belgeleyecek</strong></li>
<li><strong>Dassault Systèmes&#8217;in sanal ikizleri 40 yıldır hastaların, vatandaşların ve tüketicilerin yaşam kalitesini artırıyor</strong></li>
</ul>
<p>Dassault Systèmes (Euronext Paris: FR0014003TT8, DSY.PA) bugün “Emma Twin”i tanıttı. Emma Twin, sanal ikizlerin sağlık sektörünün geleceğini şekillendirmeyi hedefliyor. Bu bağlamda Emma Twin, yenilikçi yaklaşımıyla oynadığı kilit rol konusunda farkındalığı artırmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p>Emma Twin, sosyal medya programı aracılığıyla vücudunun sanal ikizinin anonim sağlık verilerinden nasıl oluşturulduğunu açıklayan hikayeler paylaşacak. Emma Twin ayrıca doktorlara ve araştırmacılara yeni geliştirilmiş tedavilerin etkileri hakkında derinlemesine bilgi sağlayacak, testler için kullanılacak.</p>
<p> </p>
<p>Emma Twin&#8217;in sosyal medya paylaşımları, devam eden araştırmalara ve tıbbi yeniliklere katılımını belgeleyecek. Medidata çözümlerini kullanan klinik deneyler, Yaşayan Kalp projesinde kalbinin farklı işlemlere verdiği tepki, CorNeat Vision&#8217;ın kornea nakillerini test etmek, Yaşayan Beyin projesinde epilepsi ve Alzheimer hastalığı çalışmaları, IASO ilaç uygulama ve izleme cihazını takmak ve evin yaşlı yetişkinler için optimize edilmesi Emma Twin&#8217;in kullanım alanlarından sadece birkaçı. Emma Twin ayrıca, DAMAE Medical&#8217;in cilt kanserini tespit etmeye yönelik taşınabilir mikroskobunu, Dynocardia&#8217;nın kan basıncı izleme çözümünü, FEops&#8217;un kardiyak izlemesini, LUCID Implants&#8217;ın kişiye özel yüz implantlarını ve VORTHEx radyoterapi simülasyon deneyimini de kullanıcılarına sunacak.</p>
<p>Dassault Systèmes Kurumsal Sermaye, Pazarlama ve İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Victoire de Margerie konuyla ilgili şunları söyledi: &#8220;Emma Twin aracılığıyla, sanal ikizlerin sağlık hizmetleri üzerindeki etkisine ilişkin hikayeleri ilgi çekici ve anlamlı bir şekilde paylaşacağız. Sanal ikizlerimiz, hızla COVID-19 aşılarını geliştirmek, cerrahi prosedürleri optimize etmek ve hastalara tedavi seçenekleri konusunda daha iyi bir anlayış sağlamak için kullanıldı. Öncü teknolojimizden yararlanarak sağlık alanındaki büyük zorluklara dikkat çekebilir ve sanal dünyanın gerçek hayatta sonuçları nasıl iyileştirdiğini gösterebiliriz.&#8221;</p>
<p>Dassault Systèmes&#8217;in sanal ikizleri verilerle zenginleştirilmiş, gerçekliği bilimsel doğrulukla kopyalayan ve performansı sanal olarak test etmek ve iyileştirmek için kullanılan gelişen 3D modelleri içeriyor. Sanal ikizler ayrıca 40 yıldır tüketicilerin ve hastaların yaşam kalitesini artıran sürdürülebilir yenilikleri de beraberinde getiriyor.</p>
<p> </p>
<p>Sanal ikizler, araştırma ve sağlıkla ilgili verilerin insan vücudunu modellemesine, test etmesine ve tedavi etmesine olanak sağlıyor. Bu sayede diğer endüstrilerin otomobiller, binalar veya uçaklarla yapabildiği kadar hassas, güvenli ve etkili bir şekilde daha kesin, koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik acil ihtiyaçlara çözümlerin geliştirilmesine yardımcı oluyor.</p>
<p> </p>
<p>Emma Twin, Dassault Systèmes&#8217;in sağlık hizmetleri ve hasta deneyimine adanmış &#8220;The Only Progress is Human&#8221; (Tek İlerleme İnsandır) girişiminin bir sonraki adımı. Şirket, 2020 yılında toplumsal ve çevresel zorluklara ilişkin farkındalığı artırmak ve kentleşme ve su tasarrufu gibi alanlarda sürdürülebilir yenilikleri teşvik etmek için sanal dünyaların kullanımına ilham vermek amacıyla The Only Progress is Human&#8217;ı başlattı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikta-inovasyon-dassault-systemesin-sanal-ikiz-avatari-emma-ile-tanisin-411095">Sağlıkta İnovasyon: Dassault Systèmes&#8217;in Sanal İkiz Avatarı Emma ile Tanışın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilir Bir Ekonomi için Sanal İkiz Deneyimi: Dassault Systèmes Ezber Bozan İnovasyonlarını 3DEXPERIENCE Forum 2023&#8217;te Türkiye&#8217;de Tanıttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-bir-ekonomi-icin-sanal-ikiz-deneyimi-dassault-systemes-ezber-bozan-inovasyonlarini-3dexperience-forum-2023te-turkiyede-tanitti-407822</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Sep 2023 12:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bozan]]></category>
		<category><![CDATA[dassault]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[dexperience]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ezber]]></category>
		<category><![CDATA[forum]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ikiz]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyonlarını]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[systmes]]></category>
		<category><![CDATA[tanıttı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407822</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dassault Systèmes, 14 Eylül'de 3DEXPERIENCE Forum 2023 etkinliğini İstanbul'da gerçekleştirdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-bir-ekonomi-icin-sanal-ikiz-deneyimi-dassault-systemes-ezber-bozan-inovasyonlarini-3dexperience-forum-2023te-turkiyede-tanitti-407822">Sürdürülebilir Bir Ekonomi için Sanal İkiz Deneyimi: Dassault Systèmes Ezber Bozan İnovasyonlarını 3DEXPERIENCE Forum 2023&#8217;te Türkiye&#8217;de Tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dassault Systèmes, 14 Eylül&#8217;de 3DEXPERIENCE Forum 2023 etkinliğini İstanbul&#8217;da gerçekleştirdi. Etkinlik sayesinde şirket, vizyoner bakış açısını ve stratejik girişimlerini katılımcılarla paylaşma fırsatı elde etti. 3DEXPERIENCE Forum 2023 ayrıca, Türkiye&#8217;de 3DEXPERIENCE platformu sayesinde inovasyon ve sürdürülebilir bir büyüme yakalayan kuruluşların tam potansiyellerini ortaya çıkarmalarındaki kilit rolleri de etkinlik boyunca vurguladı. Etkinlikte üretim, ulaşım, mobilite, havacılık ve savunma sanayii gibi sektörlerden iş liderleri ve uzmanlar da bir araya geldi.</p>
<p>Dassault Systèmes Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Başkan Yardımcısı Olivier Ribet, Dassault Systèmes EUROMED Genel Müdürü Umberto Arcangeli ve geçtiğimiz aylarda görevine başlayan Türkiye Ülke Müdürü Hakan Kul etkinliğin açılış oturumunu gerçekleştirdi. Deneyim oturumları ise Dassault Systèmes’in müşterilerine sunduğu hizmetlerin yanı sıra, hafif araç geliştirilmesinde dijital doğrulama ve tasarımda ürün yaşam döngüsü yönetimi konularına odaklandı. </p>
<p>Bu yılki etkinliğin teması &#8216;Sürdürülebilir Bir Ekonomi için Sanal İkizi Deneyimleyin&#8217; olarak belirlendi. Sürdürülebilirlik, sanal ikizler ve dijital dönüşüm temalarıyla şekillenen etkinlik, sektör liderleri ve yerel işletmelerin ticari, sosyal ve tüketici üzerindeki etkilerini analiz etmeleri için ideal bir platform oluşturdu. Yerel müşterilere ilham vermeyi amaçlayan 3DEXPERIENCE Forum 2023, deneyim ekonomisinde ilerleme ve iş yapmaya yeni bir yaklaşım sunarak büyüme, esneklik ve sürdürülebilir inovasyonun nasıl teşvik edileceğini gösterdi.</p>
<p>Dassault Systèmes, &#8220;ürün ve hizmetlerin sürdürülebilirliği&#8221;, &#8220;iş modellerinin ve operasyonların sürdürülebilirliği&#8221; ve &#8220;geleceğin sürdürülebilir işgücünün ve organizasyonunun geliştirilmesi&#8221; olmak üzere üç temel ilke aracılığıyla sürdürülebilirliği ilerletme konusundaki kararlılığını bir kez daha gösterdi. Bu taahhüdün bel kemiği olarak ise 3D modelleme, simülasyon, bilgi zekası ve işbirliği çözümlerine dayalı sanal ikizlerin yaratılmasına olanak tanıyan 3DEXPERIENCE platformunun önemi vurgulandı.</p>
<p>Etkinlik boyunca Türkiye&#8217;nin kilit bir pazar olarak oynadığı önemli rol, belirli odak sektörlerin tanıtılmasıyla vurgulandı. Dassault Systèmes&#8217;in yerel şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olma konusundaki kilit rolü de etkinlik boyunca katılımcılara aktarıldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-bir-ekonomi-icin-sanal-ikiz-deneyimi-dassault-systemes-ezber-bozan-inovasyonlarini-3dexperience-forum-2023te-turkiyede-tanitti-407822">Sürdürülebilir Bir Ekonomi için Sanal İkiz Deneyimi: Dassault Systèmes Ezber Bozan İnovasyonlarını 3DEXPERIENCE Forum 2023&#8217;te Türkiye&#8217;de Tanıttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lincoln Electric, MEB Robot Yarışması&#8217;nda Öğrencileri, VRTEX 360 Compact Sanal Kaynak Ekipmanıyla Buluşturdu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lincoln-electric-meb-robot-yarismasinda-ogrencileri-vrtex-360-compact-sanal-kaynak-ekipmaniyla-bulusturdu-405074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 09:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturdu]]></category>
		<category><![CDATA[compact]]></category>
		<category><![CDATA[ekipmanıyla]]></category>
		<category><![CDATA[electric]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[lincoln]]></category>
		<category><![CDATA[meb]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[vrtex]]></category>
		<category><![CDATA[yarışmasında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası MEB Robot Yarışması birçok ülkeden gelen katılımcılarla Bursa’da gerçekleşti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lincoln-electric-meb-robot-yarismasinda-ogrencileri-vrtex-360-compact-sanal-kaynak-ekipmaniyla-bulusturdu-405074">Lincoln Electric, MEB Robot Yarışması&#8217;nda Öğrencileri, VRTEX 360 Compact Sanal Kaynak Ekipmanıyla Buluşturdu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası MEB Robot Yarışması birçok ülkeden gelen katılımcılarla Bursa’da gerçekleşti. Yarışmada öğrenciler, insansız hava aracı, otonom araçlar, su altı araçlar gibi çeşitli kategorilerde yaptıkları projeleri sergileme imkanı buldular. Yarışma sayesinde öğrenciler teknolojik projeler konusunda tecrübe kazanırken alanlarındaki en yeni teknolojileri deneyimleme fırsatı da yakaladılar.</p>
<p> </p>
<p>Lincoln Electric Türkiye, öğrencilerle bir arada olmak amacıyla sanal gerçeklik ekipmanı Vrtex<strong>®</strong> 360 Compact ile etkinliğe katkıda bulundu ve katılımcılara sanal ortamda, gerçeğe yakın şekilde kaynak uygulamalarını tecrübe etme fırsatı sundu. Öğrenciler bu sayede yeni teknolojik uygulamalar hakkında bilgi sahibi oldular. Ayrıca öğrenciler, sanal ortamda kaynak sürecini tecrübe etme imkanı da buldular. </p>
<p> </p>
<p><strong>4 bin 733 Robot Yarıştı</strong></p>
<p>Bu yıl 81 il ve 18 ülkeden 12 bin 716 katılımcının 4 bin 733 robotla yer aldığı yarışma ile ortaokul ve dengi okullar, ortaöğretim ile yükseköğretim öğrencilerinin eğitim süreçlerinde edindikleri bilgiyi beceriye dönüştürebilmeleri amaçlandı. MEB Robot Yarışmasına Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, KKTC, Arnavutluk, ABD, Bosna Hersek, Gürcistan, Hırvatistan, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, Libya, Malezya, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Romanya, Ürdün ve Yunanistan&#8217;dan ekipler katıldı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Benzersiz bir “sanal öğretmen”</strong></p>
<p>Dijital çağın etkisiyle, öğrenme ortamları da değişkenlik gösteriyor. Vrtex 360 Compact, yeni compact ekipmanı ile bunu bir adım daha öteye taşıyor. Örtülü Elektrot, Gazaltı kaynak yöntemleri (MIG/MAG, TIG) ve opsiyonel oksi-gaz kesme imkanı sunuyor. Compact olmasından dolayı, kaynak proseleri arasında geçişler oldukça pratik olmakla birlikte zaman kaybını da ortadan kaldırıyor. Çelik, alüminyum ve paslanmaz malzeme seçme imkanının yanı sıra bindirme, köşe, alın, oluk, plaka üstü boru ve iki farklı çapta boru kaynak uygulaması yapılabiliyor.  </p>
<p> </p>
<p>En büyük avantajlarından biri de çevre dostu olması. Doğaya gaz, sarf malzeme gibi atık oluşumu gerçekleşmiyor. Eğitim süreci boyunca herhangi bir sarf malzeme hurdaya ayrılmaz ve bu sayede malzeme kayıplarının önüne geçiliyor. Sanal kaynak uygulaması sırasında kaynakçının gerçek uygulamada karşılaşabileceği yanma, elektrik çarpması ve gözünü kaynak alma gibi iş güvenliği risklerinin hiçbiri bulunmuyor.   Kaynak kusurlarını gözlemleyerek, neden-sonuç ilişkisine dayalı yorum yapmayı ve anlık hata bildirimi alarak kaynakçının çok kısa sürede kendini geliştirmesini sağlıyor. Uygulama sırasında elektrodun ergime hissi verilmesi gerçekçiliğini artırarak daha başarılı sonuçlar almayı sağlıyor.</p>
<p>Lincoln Electric Türkiye’nin yeni teknolojileri ile tanışmak ve demo taleplerini ileterek yerinde deneyimlemek için lincolnelectric.com.tr adresinden ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lincoln-electric-meb-robot-yarismasinda-ogrencileri-vrtex-360-compact-sanal-kaynak-ekipmaniyla-bulusturdu-405074">Lincoln Electric, MEB Robot Yarışması&#8217;nda Öğrencileri, VRTEX 360 Compact Sanal Kaynak Ekipmanıyla Buluşturdu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu Ortaçağı&#8217;nın büyülü kenti Ani&#8217;ye sanal yolculuk</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anadolu-ortacaginin-buyulu-kenti-aniye-sanal-yolculuk-384373</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 14:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[aniye]]></category>
		<category><![CDATA[büyülü]]></category>
		<category><![CDATA[kenti]]></category>
		<category><![CDATA[ortaçağının]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu Kültür tarafından Ani Arkeolojik Alanı’nı tüm boyutlarıyla tanıtmak üzere hazırlanan Ani Mobil Uygulaması, İstanbul’da yapılan lansmanla kamuoyuna tanıtıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolu-ortacaginin-buyulu-kenti-aniye-sanal-yolculuk-384373">Anadolu Ortaçağı&#8217;nın büyülü kenti Ani&#8217;ye sanal yolculuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Anadolu Kültür tarafından Ani Arkeolojik Alanı’nı tüm boyutlarıyla tanıtmak üzere hazırlanan Ani Mobil Uygulaması, İstanbul’da yapılan lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Türkiye, Ermenistan, ABD ve Avrupa’dan farklı disiplinlerden uzmanların katkı sunduğu uygulama App Store ve Google Play Store’dan ücretsiz indirilebiliyor. Üç dilde geliştirilen proje, Türkiye’de bir kültürel miras alanı için hazırlanan ilk mobil uygulama olma özelliğini taşıyor.</strong></em></p>
<p>Anadolu’nun ortaçağından kalma, zengin bir kültürel mirasa ev sahipliği yapan ve 2016’dan bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani kentinin çok katmanlı tarihini tüm boyutlarıyla ele alan <strong>Ani Mobil Uygulaması</strong>, 8 Haziran’da İstanbul, Postane’de gerçekleştirilen toplantıyla kamuoyuna tanıtıldı.</p>
<p>Yaz-kış ziyaretçi akınına uğrayan Ani Arkeolojik Alanı için üç dilde hazırlanan mobil uygulama, Ani ile tanışmak isteyenler için bir sanal rehber olma özelliği taşıyor. <strong>Anadolu Kültür</strong>’ün, Ani Arkeoloji Alanı’nın korunması ve tanıtılmasına yönelik yaklaşık on yıldır yürüttüğü çalışmaların son çıktısı olan proje, dört yıllık bir zaman diliminde geliştirildi. Portekiz merkezli <strong>Calouste Gulbenkian Vakfı</strong> ve ABD merkezli <strong>Dünya Anıtlar Fonu </strong>(World Monuments Fund) tarafından desteklenen projeye katkı sunanlar arasında Kültürel Mirası Koruma Derneği’nden İsmail Yavuz Özkaya, mimarlık tarihi uzmanı Armen Kazaryan ve Norveç Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü’nün eski direktörü̈ Carsten Paludan-Müller ile birlikte Türkiye, Ermenistan, Rusya, Makedonya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve Norveç’ten uzmanlar yer alıyor.</p>
<p>Proje ortaklarından, Kültürel Mirası Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>İsmail Yavuz Özkaya</strong>, Dünya Anıtlar Fonu program yöneticisi <strong>Hung-hsi Chao</strong>, HAYCAR Mimar ve Mühendisler Dayanışma Derneği’nden <strong>Alin Pontioğlu</strong>, proje koordinatörü <strong>Çağla Parlak</strong> ve Anadolu Kültür Direktörü <strong>Asena Günal</strong> lansmana katılarak uygulama ve süreç hakkında bilgiler paylaştı.</p>
<p><strong>Kültürel mirasın yorumlanmasında en iyi örneklerden biri</strong></p>
<p>Anadolu Kültür ile birlikte Ani Arkeoloji Alanı’nın önemli yapılarının korunması için çalışmalar yürüttüklerini belirten <strong>Dünya Anıtlar Fonu program yöneticisi Hung-hsi Chao,</strong> alana yönelik koruma çalışmalarının yakın dönemde tamamlanmasının beklendiğini aktardı. Chao, koruma çalışmalarının yanı sıra kültürel mirasın yorumlanmasının da önemli olduğuna değinerek, Ani Mobil Uygulaması’nın kültürel mirası yorumlama konusunda en iyi yaklaşımlardan birine sahip olduğunu ifade etti.</p>
<p>“Masalsı geçmişi ile Ani, bugün bulunduğu coğrafyada hâlâ canlı bir varlık” diyen <strong>Kültürel Mirası Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı</strong> <strong>İsmail Yavuz Özkaya</strong>, Ani’nin geçmişte olduğu gibi bugün de içinde bulunduğu coğrafyadaki tüm toplumları bir araya getirme ve buluşturma işlevini sürdürdüğüne dikkat çekti.</p>
<p><strong>HAYCAR Mimar ve Mühendisler Dayanışma Derneği’nden Alin Pontioğlu</strong> ise, Ani Mobil Uygulama projesi kapsamında farklı tarihlerde Erivan, Kars ve İstanbul’da üç ayrı çalıştay düzenlendiğini ve her bir çalıştayda uygulamanın yazılımından yapıların mimari özellikleri ve tarihçelerine geniş bir çerçevede belirlenen başlıklarda farklı disiplinlerin iş birliğinden yararlanıldığını aktardı. </p>
<p><strong>Ani’nin Dünya Mirası Listesi’ne girmesine katkıda bulunan proje</strong></p>
<p>Uygulamanın tanıtıldığı toplantıda söz alan <strong>Anadolu Kültür Direktörü Asena Günal</strong>, Anadolu Kültür’ün Ani üzerine en yeni projesi olan mobil uygulama ile  Ani Arkeolojik Alanı ve çevresinin kültürel mirasını daha geniş bir çevreye tanıtmayı amaçladıklarını belirtti. Anadolu Kültür’ün kuruculuğunu ve yönetim kurulu başkanlığını üstlenen Osman Kavala’nın, Ani’nin 2016 yılında <strong>UNESCO Dünya Mirası Listesi</strong>’ne girmesinde önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Günal, 2019 Avrupa Arkeoloji Mirası Ödülü’ne layık görülen Kavala’nın Ani’deki koruma çalışmalarına katkıda bulunmak için uluslararası uzmanlarla ve uzman kuruluşlarla işbirliklerini geliştirmeye önemli bir emek sarf ettiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Türkiye’deki ilk örnek</strong></p>
<p>Projede yer alan bilgi ve kaynaklara, çevrimdışıyken de uygulamadan kolayca erişim sağlanabildiğini belirten <strong>proje koordinatörü</strong> <strong>Çağla Parlak</strong> ise, Ani uygulamasının Türkiye&#8217;deki bir kültürel miras alanı için geliştirilen ilk mobil uygulama olduğunu ifade etti. Parlak, bu sayede kültürel mirasın uzun vadeli ve kolayca erişilebilir kaydının mümkün kılındığına ve bu mirasın gelecek nesiller için korunacağına işaret etti. Projenin eğitim ve farkındalık çerçevesinde de bir misyonu yerine getirmeyi amaçladığını belirten Parlak, “Mobil uygulama, farklı deneyimler sunarak Ani’nin daha iyi anlaşılmasına destek oluyor. Bir kültürel miras ve tarih eğitim aracı olarak hizmet eden uygulama, sesli rehberlik, tarihi fotoğraflar, testler gibi multimedya içerikler aracılığıyla kullanıcıları tarih, sanat, mimari ve gelenekler hakkında bilgilenmeye teşvik ediyor.” </p>
<p><strong>Mobil uygulamada neler var?</strong></p>
<p>Üç dilde hazırlanan uygulama, Ani ve çevresine ait bilgileri, “Tarihçe”, “Mimari”, “Sanat Tarihi” ve “Koruma Çalışmaları” başlıkları altında kullanıcıya sunuyor. Farklı yapıların Ani içindeki konumları temel alınarak oluşturulan dört ana rota ise Ani Arkeolojik Alanı’nı belli temalar üzerinden ziyaret etme ve deneyimleme olanağı sağlıyor. Kullanıcılar tercih ettikleri yapıları seçerek kendi güzergâhlarını da oluşturabiliyor.</p>
<p>Tarihi ve mimari metinlerin daha rahat anlaşılması için mimari terimlerin anlamlarını içeren bir sözlük, daha kapsamlı araştırmalara ışık tutacak bir kaynakça ve Ani konusunda bilgisini ölçmek isteyen kullanıcılar için hazırlanan mini bilgi yarışması bölümü de sunulan içerikler arasında yer alıyor. Sanal rehber ayrıca ziyaret saatleri, ulaşım, erişebilirlik gibi pratik bilgileri de içeriyor. </p>
<p>Seslendirmeler ise gezi deneyimine farklı bir boyut daha katıyor ve yine üç dilde, Türkçe, Ermenice, İngilizce olarak dinlenebiliyor. Ani’nin çok katmanlı tarihini, Türkçede Mahir Günşiray, Şenay Gürler, Tilbe Saran ve Görkem Yeltan, Ermenicede Dr. Elmon Hançer, İngilizcede ise Dr. Christina Maranci, Veronica Kalas ve Robert Dulgarian seslendirdi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolu-ortacaginin-buyulu-kenti-aniye-sanal-yolculuk-384373">Anadolu Ortaçağı&#8217;nın büyülü kenti Ani&#8217;ye sanal yolculuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kes-kopyala-yapıştır ve ilet&#8217; sanal zorbalıkla mücadeleyi güçleştiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kes-kopyala-yapistir-ve-ilet-sanal-zorbalikla-mucadeleyi-guclestiriyor-380363</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jun 2023 13:40:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[güçleştiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilet]]></category>
		<category><![CDATA[keskopyalayapıştır]]></category>
		<category><![CDATA[mücadeleyi]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalıkla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir birey veya grubun, kendisini savunamayacak durumda olan mağdura karşı çeşitli iletişim araçlarını kullanarak gerçekleştirdiği tekrarlayıcı ve kötü niyetli saldırgan davranışlar sanal zorbalık olarak ifade ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kes-kopyala-yapistir-ve-ilet-sanal-zorbalikla-mucadeleyi-guclestiriyor-380363">&#8216;Kes-kopyala-yapıştır ve ilet&#8217; sanal zorbalıkla mücadeleyi güçleştiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir birey veya grubun, kendisini savunamayacak durumda olan mağdura karşı çeşitli iletişim araçlarını kullanarak gerçekleştirdiği tekrarlayıcı ve kötü niyetli saldırgan davranışlar sanal zorbalık olarak ifade ediliyor.  Uzmanlar, sanal ortamda mağdura ilişkin dedikodular yayma, kişisel konuşmaları kopyalama ve başkalarına gönderme gibi eylemlerin de sanal zorbalık olduğuna dikkat çekiyor. Sanal alanların yeterince denetlenmemesinin zorbanın kimliğini rahatlıkla gizleyebilmesine neden olduğunu belirten Prof. Dr. Sırrı Akbaba, “Yakalanma ve cezalandırılma korkusu olmaksızın eylemlerine devam edebiliyorlar. Sanal zorbalık içeren materyalin kısa sürede birçok kişiye ulaştırılabilmesi ve bir kez yüklendiğinde kopyasının saklanabilmesi geleneksel zorbalığa nazaran etkisinin uzun sürmesine neden oluyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Sırrı Akbaba, sanal zorbalığın türlerine ve özelliklerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>“Kişisel konuşmaları kopyalama ve başkalarına gönderme de sanal zorbalık”</strong></p>
<p>Sanal zorbalığın, bir birey veya grubun, kendisini savunamayacak durumda olan mağdura karşı çeşitli iletişim araçlarını kullanarak gerçekleştirdiği tekrarlayıcı ve kötü niyetli saldırgan davranışlar olduğunu belirten Prof. Dr. Sırrı Akbaba, sanal zorbalığa örnek olarak;</p>
<p>&#8211; Cep telefonuyla bir bireyin gizlice ve utanç verici fotoğraflarını çekme,</p>
<p>&#8211; Birisini utandıran ya da kötüleyen web sayfaları hazırlama,</p>
<p>&#8211; Elektronik posta veya cep telefonu mesajı ile aşağılayıcı, alay edici, cinsel taciz ve şiddet içeren mesajlar gönderme,</p>
<p>&#8211; Sanal ortamda mağdura ilişkin dedikodular yayma,</p>
<p>&#8211; Kişisel konuşmaları kopyalama ve başkalarına gönderme gibi eylemleri sıraladı.</p>
<p><strong>“Kimliklerini saklayabilmeleri sayesinde yakalanma korkusu yaşamıyorlar”</strong></p>
<p>Siber zorbalığın diğer isimlerinin ‘elektronik zorbalık, internet zorbalığı, dijital zorbalık ve çevirim içi zarar verme’ olduğunu ifade eden Akbaba, “Sanal zorbalıkla ilişkili kişilerden hareketle üç grup kavramdan söz edilebilir. Bunlar, sanal zorbalık, sanal mağdurluk ve sanal zorba/mağdurluk.” dedi.</p>
<p>Sanal zorbalığın özelliklerine de değinen Akbaba, “Sanal ortamda zorbanın kimliğini rahatlıkla gizleyebildiği görülüyor. Kimliğini gizleme olanağının bulunması, sanal zorbanın e-posta ve web tabanlı uygulamaları tehdit etme, alaya alma ve söylenti çıkarma gibi davranışları gerçekleştirmek amacıyla yakalanma ve cezalandırılma korkusu olmaksızın rahatlıkla kullanabilmesini sağlıyor.” şeklinde açıkladı.</p>
<p><strong>“Sanal alanın yeterince denetlenmemesi sanal zorbaların amaçlarına ulaşabilmesini sağlıyor”</strong></p>
<p>Bir diğer özelliğin güç dengesizliği olduğunu belirten Akbaba, “Sanal ortamda bulunan materyalden kaçınma ve bu materyali ortadan kaldırma oldukça güçtür. Sanal zorbanın bilgi ve iletişim teknolojilerini sanal mağdurdan daha iyi kullanması ve sanal zorbanın sanal ortamda sanal mağdurdan daha yüksek statüye sahip olması, güç dengesizliğine yol açan durumlara örnek olarak verilebilir.” dedi.</p>
<p>Akbaba, sanal alanın yeterince denetlenmemesinin de sanal zorbaların amaçlarına ulaşabilmesini sağlayan bir diğer etmen olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>“Geleneksel zorbalığa göre etkisi uzun sürüyor”</strong></p>
<p>Sanal zorbalık içeren materyalin ‘kes-kopyala-yapıştır’ ve ‘ilet’ yöntemleri sayesinde kısa sürede birçok kişiye ulaştırılabilmesinin sanal zorbalığın kontrolünü ve sanal zorbalıkla mücadeleyi güçleştirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sırrı Akbaba, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Geleneksel zorbalıkta, mağduriyet az kişi tarafından bilindiği için etkisi de az olur. Sanal zorbalık içeren materyal çevrimiçi ortama bir kez yüklendiğinde orijinali silinse bile birçok kopyasının sanal ortamda saklanabilmesi ve diğer insanların erişimine açık halde tutulabilmesi mümkün. Bu da mağdurun yaşadığı utanç ve korkunun sürmesine neden oluyor. Sanal mağdur, bu materyali her okuduğunda, izlediğinde veya dinlediğinde aynı acıyı tekrar yaşıyor. Geleneksel zorbalıkta etki, zihinsel yaşantının haricinde zorbalığın olduğu zaman ile sınırlı kalır.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kes-kopyala-yapistir-ve-ilet-sanal-zorbalikla-mucadeleyi-guclestiriyor-380363">&#8216;Kes-kopyala-yapıştır ve ilet&#8217; sanal zorbalıkla mücadeleyi güçleştiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ Projesi Sanal Dünyada Çocuklara İlham Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deu-projesi-sanal-dunyada-cocuklara-ilham-oldu-375860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 May 2023 14:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ilham]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=375860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremden etkilenen çocuklar için Dokuz Eylül Üniversitesi(DEÜ) tarafından başlatılan ‘Hepimiz Çocuktuk’ projesi kapsamında Adıyaman’a giden DEÜ ekipleri, Oyuncak Atölyesi konteynerinde sanal gerçeklik teknolojilerini çocuklarla buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-projesi-sanal-dunyada-cocuklara-ilham-oldu-375860">DEÜ Projesi Sanal Dünyada Çocuklara İlham Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Depremden etkilenen çocuklar için Dokuz Eylül Üniversitesi(DEÜ) tarafından başlatılan ‘Hepimiz Çocuktuk’ projesi kapsamında Adıyaman’a giden DEÜ ekipleri, Oyuncak Atölyesi konteynerinde sanal gerçeklik teknolojilerini çocuklarla buluşturdu. Etkinlik sayesinde çocukların teknolojiyi ve sanatı birlikte keşfettiklerini ifade eden DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Araştırma üniversitesi olarak, evlatlarımızın hem günümüz teknolojilerini tecrübe etmelerine hem de özgünlük ve yaratıcılık yönlerini geliştirmelerine önem veriyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz projelerle çocuklarımıza sanal dünyada sanatla ilham olmaya çalışıyoruz. Sonuçta geleceğimiz olan evlatlarımızın hayal gücü ile ülkemizi inşa edeceğimizi de biliyoruz” dedi.</p>
<p>Kahramanmaraş depremlerinin yaraları sarılırken; ilk günden itibaren bölgede yer alan ve birçok hizmeti vatandaşlarla buluşturan Dokuz Eylül Üniversitesi(DEÜ), ‘Hepimiz Çocuktuk’ sosyal projesi ile de minik kalplere dokunmayı sürdürdü. Bu kapsamda afetin vurduğu şehirlerden birisi olan Adıyaman’a giden DEÜ ekipleri, Oyuncak Atölyesi konteynerinde sanal gerçeklik teknolojilerini çocuklarla buluştururken; onların teknolojiyi ve sanatı birlikte keşfetmelerini sağladı.</p>
<p>Çalışmalar hakkında bilgi veren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Araştırma üniversitesi olarak, evlatlarımızın hem günümüz teknolojilerini tecrübe etmelerine hem de özgünlük ve yaratıcılık yönlerini geliştirmelerine önem veriyoruz. Bu kapsamda sürdürdüğümüz proje ile çocuklarımıza sanal dünyada sanatla ilham olmaya gayret gösteriyoruz” dedi.</p>
<p>DEÜ Rektörlüğü öncülüğünde ve Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi koordinasyonunda kentte konumlandırılan Oyuncak Atölyesi konteynerinde; gerçeklik teknolojilerine yoğun ilgi gösterildiğini kaydeden Rektör Hotar, “Evlatlarımızı sanal gerçeklik teknolojisi ile tanıştırarak; onların hayal güçlerini zenginleştirmelerine yönelik ortamı oluşturduk. Günümüzde; özgünlük ve yaratıcılık gibi kavramları desteklenmenin, zihinsel ve ruhsal gelişim açısından önemi zaten biliyoruz. Dolayısıyla kurumumuzun uzun vadeli stratejilerinde bu konuya odaklanıyoruz. Rektörlük olarak da teknoloji geliştiren ve üreten insanları küçük yaştan itibaren ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz. Bu atölye ile de felaketin olumsuz etkilerini yaşamak zorunda kalan evlatlarımıza moral vermeyi ve onlara yeni bir dünyayı sunmayı arzuluyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>EŞSİZ BİR DENEYİM OLDU!</strong></p>
<p>Dokunma tabanlı sanal gerçekliğe dayanan interaktif uygulamalara çocukların yoğun ilgi gösterdiğini açıklayan Rektör Hotar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgedeki çocuklar için sosyal hizmetlere farklı bir bakış açısı sunan teknolojik sunumlar ve uygulamalar, bu konuda devam eden Bilimsel Araştırma Projesi’ni(BAP) yürüten bir ekibimizin girişimleriyle planlandı. Bu doğrultuda ekibimiz, çocuklarımızın ilgisini çeken ve merak uyandıran teknolojiler hakkındaki soruları cevapladılar; günümüz teknolojileri hakkında bilgi verdiler. Evlatlarımız ise hem sanal ortamda resim ve çizim yapma imkanı buldu hem de dijital sanat kavramı ile tanıştılar. Bu sayede problem çözme becerilerini geliştirdiler. Sanal gerçeklik teknolojilerinin onlar için eşsiz bir deneyim olduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde benzer çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çünkü geleceğimiz olan evlatlarımızın hayal gücü ile ülkemizi inşa edeceğimize inanıyoruz. İlgili BAP’ın Proje Yürütücüsü ve Güzel Sanatlar Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Hacı Yakup Öztuna’ya; araştırmacılar Diş Hekimliği Fakültemiz Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semiha Hülya Erten Can ile Güzel Sanatlar Enstitüsü Doktora Öğrencisi Merve Karagöz’e; ekibimizin diğer üyelerine teşekkür ediyoruz” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-projesi-sanal-dunyada-cocuklara-ilham-oldu-375860">DEÜ Projesi Sanal Dünyada Çocuklara İlham Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyunseverlere müjde! Sanal Oyunlar şimdi Milli Piyango Online&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oyunseverlere-mujde-sanal-oyunlar-simdi-milli-piyango-onlineda-369638</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 12:26:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[onlineda]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[oyunseverlere]]></category>
		<category><![CDATA[piyango]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369638</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oyunseverlere hızlı, heyecanlı ve kazançlı bir eğlence deneyimi sunan Sanal Oyunlar, şimdi millipiyangoonline adresi ve Milli Piyango mobil uygulaması üzerinden de oynanabiliyor. Milli Piyango Online web sitesinde ve mobil uygulamasında ilk etapta 17 oyun yer alıyor. Mayıs ayı itibariyle ise bu sayı 23’e çıkacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyunseverlere-mujde-sanal-oyunlar-simdi-milli-piyango-onlineda-369638">Oyunseverlere müjde! Sanal Oyunlar şimdi Milli Piyango Online&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oyunseverlere hızlı, heyecanlı ve kazançlı bir eğlence deneyimi sunan Sanal Oyunlar, şimdi millipiyangoonline adresi ve Milli Piyango mobil uygulaması üzerinden de oynanabiliyor. Milli Piyango Online web sitesinde ve mobil uygulamasında ilk etapta 17 oyun yer alıyor. Mayıs ayı itibariyle ise bu sayı 23’e çıkacak.</strong></p>
<p>Oyunseverlerin misli.com üzerinden ve Milli Piyango bayilerinde oynadıkları Sanal Oyunlar şimdi Milli Piyango Online web sitesinde ve mobil uygulamasında da oynanabilecek. Böylelikle, Türkiye’nin en çok tercih edilen sanal oyunu “Serbest Vuruş Pro” ve yeni lanse edilen “Serbest Vuruş Pro Lig” başta olmak üzere; Türkiye Sanal Ligi, İngiltere Ligi, Sanal Futbol, Sanal Tenis, Sanal Basketbol, Amerikan Futbolu, Araba Yarışları ve Misket Yarışı gibi farklı oyunlardan oluşan geniş bir portföy oyunseverlerle millipiyangoonline ve Milli Piyango mobil uygulaması üzerinden buluşacak.  </p>
<p><strong>Toplam oyun sayısı mayıs ayı itibariyle 23’ü bulacak</strong></p>
<p>Milli Piyango Online’da, ilk etapta uluslararası oyun sağlayıcılar tarafından geliştirilen 17 sanal oyun yer alıyor. Mayıs ayı itibariyle yenilerinin de portföye eklenmesiyle, toplamdaki sanal oyun sayısı 23’e çıkacak. Böylece oyunseverlere 5 gerçek maç görüntülü ve 18 yüksek kaliteli animasyona sahip oyun sunulacak. </p>
<p>Tüm Sanal Oyunlar, GLI (Gaming Lotteries International) sertifikalı oyun sağlayıcılar tarafından geliştiriliyor. </p>
<p><strong>Sanal Oyunlar nasıl oynanır?</strong></p>
<p>Sanal Oyunlar, sonuçların Rastgele Sayı Üreticisi (RSÜ) tarafından seçilen sayılara göre; tamamen rastgele bir sayı kurası sonucunun bilgisayar tarafından oluşturulduğu bir sunum olup, planlı ve sabit oranlı oyunlardan oluşmaktadır. RSÜ, bağımsız olarak GLI (Gaming Lotteries International) tarafından test edilmiş ve sertifikalandırılmıştır. Bu oyunlardaki istatistiki bilgiler, ilgili takımların ve oyuncuların, geçmiş ve mevcut gerçek etkinliklerdeki istatistiklerine dayalı değildir. Video akışları yalnızca bilgi amaçlıdır ve sadece sistem sonuçları geçerlidir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyunseverlere-mujde-sanal-oyunlar-simdi-milli-piyango-onlineda-369638">Oyunseverlere müjde! Sanal Oyunlar şimdi Milli Piyango Online&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bergama Sanal Gerçeklik Projesi&#8217;ne ev sahipliği yapacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bergama-sanal-gerceklik-projesine-ev-sahipligi-yapacak-368603</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2023 15:20:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bergama]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[projesine]]></category>
		<category><![CDATA[sahipliği]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[yapacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368603</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Ögretim Üyesi Prof.Dr. Volkan Altıntaş’ın koordinatörlüğünü üstlendiği “Kültür Turizmi'ne Yönelik Sanal Gerçeklik İçerikleri” başlıklı Avrupa Birliği Projesi'nin uygulama alanı Bergama oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bergama-sanal-gerceklik-projesine-ev-sahipligi-yapacak-368603">Bergama Sanal Gerçeklik Projesi&#8217;ne ev sahipliği yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Ögretim Üyesi Prof.Dr. Volkan Altıntaş’ın koordinatörlüğünü üstlendiği “Kültür Turizmi&#8217;ne Yönelik Sanal Gerçeklik İçerikleri” başlıklı Avrupa Birliği Projesi&#8217;nin uygulama alanı Bergama oldu. Belediye Başkanı Hakan Koştu, projenin uygulama alanı olarak Bergama&#8217;nın seçilmiş olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>
<p>Almanya, İspanya, İtalya ve Türkiye ortaklı yürütülen projenin kültür turizmi boyutunda Bergama’ya karar verdiklerini Başkan Koştu ile birlikte açıklayan Prof. Dr. Volkan Altıntaş, Bergama’nın festival, arkeoloji, kültürel miras ve farklı kültürlere ev sahipliği yapma boyutunda projenin uygulama kısmı için en doğru merkezlerden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Altıntaş; sanal gerçeklik yolu ile yeni teknolojik uygulamaların hayata geçirilmesi ve turizm paydaşları ile Bergama’ya ait seçilmiş kültürel öğelerin uluslararası ölçekte daha fazla yer bulmasının hedeflendiğine işaret etti.</p>
<p><strong>BAŞKAN KOŞTU; &#8220;MUTLU OLDUK&#8221;</strong></p>
<p>Belediye Başkanı Hakan Koştu projenin uygulama alanı olarak Bergama’nın seçilmiş olmasını çok önemsediklerini ve her türlü desteği sağlayacaklarını yapılan toplantıda dile getirdi. Bergama turizminin kültürel özelliklerinin ön plana çıkarılmasında kullanılacak sanal gerçeklikle tanıtım, eğitim ve yerel paydaşlar boyutunda uluslararası platformda yer almanın önemine dikkat çeken Başkan Koştu, &#8220;Tüm dünyanın ortak Miras Alanı olarak kabul edilen Bergama’mızda uygulanacak olan bu AB projesi ile hazırlamış olduğumuz 2023-2028 yıllarını kapsayacak olan yeni dönem Alan Yönetim Planımızın eylemleri bir birine uyumlu olduğunu görmekteyiz. Bu projenin Kadim şehrimiz Bergama&#8217;nın uluslararası platformlarda daha çok tanınması noktasında şehrimizin ve ülke turizminin gelişimini sağlayacağına inanıyorum&#8221; dedi.</p>
<p><strong>DR. ATABERK, &#8220;ALAN BAŞKANLIĞIMIZIN HEDEFLERİ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ&#8221;</strong></p>
<p>Toplantıya katılan UNESCO Dünya Mirası Bergama Alan Başkanı Dr.Emre Ataberk ise Bergama’nın UNESCO Dünya Miras Listesi’nde olmasının önemine işaret etti. Dr. Ataberk, &#8220;Alan Başkanlığı olarak hedeflerimizden bir tanesi de, sorumlu turizm anlayışı içerisinde, koruma-kullanma dengesini ve turizm taşıma kapasitesini gözetmek. Bergama’nın kültür turizminden hak ettiği değeri ve payı almasında, dijitalleşme ve yeni teknolojilerin tüm paydaşlarımız için yol gösterici olacağı kuşkusuzdur. Yerelde projenin çalışma ortaklarından birisi olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bergama’nın daha fazla Avrupa Birliği projelerine ev sahipliği yapmasını bekliyoruz&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bergama-sanal-gerceklik-projesine-ev-sahipligi-yapacak-368603">Bergama Sanal Gerçeklik Projesi&#8217;ne ev sahipliği yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afetlere sanal simülasyonlarla hazırlanılabilir…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afetlere-sanal-simulasyonlarla-hazirlanilabilir-362510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 12:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afetlere]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanılabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[simülasyonlarla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362510</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatımızı kolaylaştıran bilişim uygulamalarının önemi, deprem felaketinde bir kez daha anlaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetlere-sanal-simulasyonlarla-hazirlanilabilir-362510">Afetlere sanal simülasyonlarla hazırlanılabilir…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayatımızı kolaylaştıran bilişim uygulamalarının önemi, deprem felaketinde bir kez daha anlaşıldı. </strong></p>
<p><strong>Deprem gibi doğal afetlerin öncesinde ve sonrasında bilişim uygulamalarını kullanıldığına dikkat çeken uzmanlar, son Kahramanmaraş depreminde olduğu gibi, sivil toplum kuruluşlarının Twitter gibi mecralar üzerinden kişilerin paylaştığı bilgilere dayanarak olay yerlerine ulaştığına dikkat çekiyor. </strong></p>
<p><strong>Akıllı telefonların, erken uyarı sistemlerini tamamlayan en önemli araçlardan olduğunu belirten uzmanlar, İHA’ların da yer ve hasar tespitindeki önemine işaret etti. Uzmanlar,</strong> <strong>afetlere hazırlık sürecinde sanal simülasyonların kullanılabileceğini, sanal simülasyonlar kullanılarak bir metaverse ortamında gerçeğe çok yakın senaryolar ile eğitimin sağlanabileceğini vurguluyor.   </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği (İngilizce) Araştırma Görevlisi Gamze Nilsu Çolak, özellikle doğal afetlerde önemi bir kez daha anlaşılan bilişim uygulamalarına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Her türlü afet süreci ve stratejisi önceden planlanmalıdır</strong></p>
<p>Yaşanılan ve yaşanması muhtemel krizler bir süreç olarak ele alındığında oluşum ve gelişim aşamaları olduğunu belirten Gamze Nilsu Çolak, “Eğer oluşum aşamasında gerekli kriz yönetimi yapılamaz, önlemler alınmaz ve riskler azaltılmazsa, kriz gelişim aşamasına sevk edilmiş olur. Örneğin afetlere müdahale edilirken çok sayıda ulusal ve uluslararası kuruluşlar hatta vatandaşlar, tüm iyi niyetiyle aynı anda aksiyon almaya çalıştığı için ortaya bir koordinasyonsuzluk çıkabilmektedır. Daha önceki afet tecrübeleri göstermiştir ki her türlü afet sürecinin hazırlığı, planları ve stratejisi önceden belirlenmelidir. Bu hazırlıklar yapılırken yapay zekadan faydalanılarak tüm senaryolar kriz öncesinde hazırlanıp işlenebilir. Oluşturulan bu senaryolara karşı olası eylem planları oluşturulur.” dedi.</p>
<p><strong>Afetlere hazırlık sürecinde sanal simülasyonlar kullanılabilir</strong></p>
<p>Afetlere hazırlık sürecinde sanal simülasyonların kullanılabileceğini kaydeden Gamze Nilsu Çolak, “Var olan sistemlerle aktif olarak ilgilenen personeller ve gönüllüler, sanal simülasyonlar kullanılarak bir metaverse ortamında gerçeğe çok yakın senaryolar ile eğitilebilirler. Kriz anındaki yönetim başarılı bir iletişim süreciyle mümkündür. Hele ki saniyelerin insan hayatında etkili olduğu deprem gibi kriz anlarında, bilginin en doğru hali en hızlı şekilde yardım örgütlerine ve kitlelere aktarılmalıdır. Bu da birçok soruna çözüm sağlayan teknolojiyle ve bilişim uygulamalarıyla sağlanır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medya üzerinden paylaşılan bilgiler önemli veri sağladı</strong></p>
<p>Araştırma Görevlisi Gamze Nilsu Çolak, afetler için özel olarak geliştirilmiş uygulamaların yanı sıra kitle kaynak (crowdsourcing) denilen acil durum bilgi sisteminin oluşturulması süreciyle de sosyal medya üzerinden bilgi paylaşımı yapılabildiğini ifade etti. Çolak, “11 ilimizi etkileyen Kahramanmaraş depreminde olduğu gibi, sivil toplum kuruluşları Twitter gibi mecralar üzerinden kişilerin paylaştığı bilgilere dayanarak olay yerlerine intikal etmektedirler. Sadece afet anında değil, afet öncesinde de toplumun afet risklerine karşı bilinç düzeylerinin arttırılması gibi hususlarda bilişim uygulamalarından ve sosyal mecralardan yararlanılmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Teknoloji krizlerin önlenmesinde de yer alabiliyor</strong></p>
<p>Son dönemlerde doğal afetlere beşerî risklerin de eklendiğini kaydeden Araştırma Görevlisi Gamze Nilsu Çolak, “Küresel ısınma, hızlı ve plansız şehirleşme, çevre kirliliği gibi etkenler insanlığı günden güne daha çok risk altında bırakıyor. Teknoloji sadece kriz durumlarında değil aslında bu krizlerin öngörülmesinde hatta belki önlenmesinde ya da en kötü senaryoda hazırlıklı olunabilmesinde de yer alıyor. Teknolojinin afet yönetiminde alabileceği rollerin var olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin sensörler, mobil internet ve nesnelerin interneti (IoT) ile toplanan verilerle ile gerçekleştirilen modeller sayesinde tehditler önceden tespit edilebilir ve modelleme sistemleri<em><strong> </strong></em>ile önlem alınması sağlanır. Örneğin sensörler sayesinde Avusturalya, Endonezya, Fransa gibi ülkeler denizlerdeki sismik hareketleri takip ediyor ve aykırı durumlar ile tsunamilerin erken tespitini sağlayabiliyor.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Arama kurtarmada “bilgi akışı” hayati önemde </strong></p>
<p>Kriz esnasında teknolojinin yapabileceklerinin başında arama kurtarma çalışmalarına ilişkin bilgi akışının geldiğini kaydeden Çolak, “Facebook, Twitter, WhatsApp gibi sosyal medya uygulamaları sayesinde gerçek zamanlı olarak yardım çalışmalarına ihtiyaç olan alanlara ekiplerin yönlendirilmesi sağlanıyor. Keza 2012 yılında Karayipler’de meydana gelen ve ilerleyen Sandy Kasırgası’nda, afet ile ilgili atılan 20 milyon tweet sayesinde yardım çalışmaları koordine edilebilmişti.” dedi</p>
<p><strong>Mobil uygulamalar hayatı kolaylaştırabilir</strong></p>
<p>Cep telefonlarına kolaylıkla indirilen bazı mobil uygulamaların da kriz durumlarında hayatı kolaylaştırabileceğini belirten Gamze Nilsu Çolak, “Bu düşük maliyetli aplikasyonlar, insanların ihtiyacı olan bilgileri sunarak afetten korunmayı ve hayatta kalmaya yönelik ipuçları almayı sağlıyor. Centers for Disease Control &#038; Prevention (CDC), My Hurricane Tracker, QuakeFeed ise bunlardan bazıları. OneEvent isimli başka bir uygulama ise mekandaki ısı ve nem oranı gibi ibareleri takip ederek yangın ve su basması gibi durumları önceden bildirebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Akıllı telefonlar erken uyarı sistemlerinin tamamlayıcısı</strong></p>
<p>Akıllı telefonların günümüzde erken uyarı sistemlerini tamamlayan en önemli araçlar olduğunu kaydeden Çolak, şunları söyledi:</p>
<p>“Akıllı telefonlar, erken uyarı sistemlerini tamamlayan en önemli araçlardan olup son teknolojiyle birlikte çok kısa sürede bölgedeki herkese ulaşarak coğrafi bilgi sistemlerinden de yardım alarak olay yerinin tam koordinatlarını ve kaçış noktalarını uygulamalar üzerinden gösterebilmektedir. Bazı mobil uygulamalar ise deprem anında internetin ve şebekelerin birden çöktüğü anlarda, sadece Bluetooth ya da Wi-Fi kullanarak yakın çevredeki insanlarla haberleşme olanağı sağlamaktadır. Örneğin Signal Offline uygulaması yerel bir ağa bağlı olmadan çevredeki kullanıcılara Wi-Fi üzerinden metin, görsel, ses gibi iletilerinizi ulaştırıyor. Bridgefy ise cihazınızı Bluetooth üzerinden erişim alanındaki diğer cihazlardan biriyle eşleştiriyor. Ağa ne kadar çok kişi katılırsa o kadar büyüyor ve mesajlaşma imkânı tanıyor.” </p>
<p><strong>İHA’lar yer ve hasar tespitine yardımcı oldu</strong></p>
<p>Arama ve kurtarma çalışmalarında yardıma ihtiyacı olan afetzedelerin yer tespitinde ve binaların hasar tespitinde kullanılan bir diğer teknolojinin ise insansız hava araçlarıdır (İHA) olduğunu belirten Gamze Nilsu Çolak, “Havadan çekilen görüntülerdeki binalar ve yollar, yapay zekâ ve makine öğrenmesi ile çıkarımlar yapılarak haritalar daha hızlı oluşturulabilir. Drone teknolojisi ile geçmişteki birçok felakette onlarca hayat kurtardığı gibi, Google tarafından yardım malzemelerinin afet bölgelerine İHA’larla gönderilmesi üzerine bir çalışma da yürütülmektedir.” dedi.</p>
<p>Çolak, afet yönetimi esnasında gerek hatların hasar görmesinden gerek çok fazla talep olmasından kullanılamaz hale gelen telekomünikasyon ağları ile ilgili olarak da açık kaynaklı portatif telekomünikasyon kuleleri<em><strong> </strong></em>geliştirildiğini de kaydederek “Bu kuleler portatif bir şekilde taşınarak ihtiyaç olan yerde çok kısa süre içerisinde kurulabilir. Hatta bazı parçaları olay yerinde 3D yazıcı ile bile oluşturulabilmektedir. Oluşum, Avustralya’da meydana gelen yanardağ patlamasının ardından iletişimin sağlanamadığı Vanuatu’da test edilmiş ve başarılı olmuştur.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afetlere-sanal-simulasyonlarla-hazirlanilabilir-362510">Afetlere sanal simülasyonlarla hazırlanılabilir…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cerebrum Tech, yapay zekalı ilk sanal karakter olan Cere&#8217;yi mobil uygulama olarak pazara sundu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cerebrum-tech-yapay-zekali-ilk-sanal-karakter-olan-cereyi-mobil-uygulama-olarak-pazara-sundu-359903</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Mar 2023 09:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[cerebrum]]></category>
		<category><![CDATA[cereyi]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[pazara]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[sundu]]></category>
		<category><![CDATA[tech]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zekalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359903</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech, derin öğrenme temelli dil modeli kullanarak geliştirdiği yapay zekâ uygulaması ‘Cere’yi mobil telefon kullanıcılarının deneyimine sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cerebrum-tech-yapay-zekali-ilk-sanal-karakter-olan-cereyi-mobil-uygulama-olarak-pazara-sundu-359903">Cerebrum Tech, yapay zekalı ilk sanal karakter olan Cere&#8217;yi mobil uygulama olarak pazara sundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech, derin öğrenme temelli dil modeli kullanarak geliştirdiği yapay zekâ uygulaması ‘Cere’yi mobil telefon kullanıcılarının deneyimine sundu. Yazılı ve sesli sohbet edebilen Cere, ruh halinize göre müzik parçası öneriyor, gündemdeki haberleri derliyor, yemekten modaya, sağlıktan spora hemen her konuda bilgi paylaşıyor. Geniş dil modelleri baz alınarak tasarlanan ve empatik davranması için eğitilen Cere’nin türünde geliştirilmiş ilk mobil uygulama olduğunun altı çiziliyor. Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, “Cere hem güncel trendleri yakından takip eden bir influencer, hem de kurumsal versiyonu ile iş yaşamını kolaylaştıran bir çalışma arkadaşı. Türkçe sesli dil desteği ve mobil uygulamanın erişim kolaylığı ile kullanıcılar yapay zekanın olanaklarını hem günlük hem de iş yaşantılarında kolaylıkla deneyimleyebilecek” dedi.</strong></p>
<p>Sürdürülebilirlik odaklı web3 ekosistemi Cereverse’ü geliştiren yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech, yapay zekalı sohbet robotu Cere’yi mobil uygulama üzerinden piyasaya sürdü. Cere, ChatGPT’nin geliştirilmesiyle dünyada büyük ilgi ve merak uyandıran derin öğrenme tabanlı özbağlanımlı dil modeli yapısını kullanıyor. Türkiye’de 3 boyutlu sanal karakter ile entegre edilen ilk mobil sohbet uygulaması olma özelliğini taşıyan Cere, Türkçe, İngilizce, Almanca, İspanyolca ve Korece dil desteği sunuyor. Hem yazılı hem sesli sohbet özelliğine sahip olan Cere, GooglePlay ve AppStore üzerinden ücretsiz olarak indirilebiliyor. Ücretli olan Pro ve Kurumsal planlar ile kullanıcılara gelişmiş özellikler de sunuluyor.</p>
<p><strong>Cereverse’de büyüyen yapay zeka fenomeni</strong></p>
<p>Yapay Zeka ve Web 3 teknolojileri üzerine faaliyet gösteren yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech’in Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, “Cere, neredeyse her konuda bilgi paylaşabilen, yorum ve fikir beyan edebilen akıllı bir sanal karakter. Bir karaktere sahip olması Cere’nin kullanıcılarla çok daha samimi ve etkili iletişim kurmasını sağlıyor. Biz Cere’yi bir sohbet robotu olmanın ötesinde şirketimizin bir çalışanı, yapay zeka uzmanımız olarak konumlandırıyoruz. Cereverse ekosisteminde yer alan Cere, özellikle teknoloji ve moda konusunda trendleri çok yakından takip eden bir influencer olma özelliğini de taşıyor. Cere ayrıca, sosyal medya üzerinden de paylaşımlar yaparak insanlarla sürekli etkileşim halinde olmayı sürdürüyor. Sanal karakterimiz Cere birçok özelliğinin yanı sıra; sordukça daha fazla araştıran, daha hızlı öğrenen, kendini geliştiren bir yapay zeka fenomeni olarak hayatımızda önemli bir yer alacak” diye konuştu.</p>
<p><strong>Her an konuşabileceğiniz bir sohbet arkadaşı</strong></p>
<p>Mobil uygulama sayesinde her an her yerde kolaylıkla ulaşılabilen Cere’nin hem günlük hayata hem de iş yaşantısına yönelik birçok fayda sağlayacağını söyleyen Dr. Erkul, “Cere ‘bugün ne giysem’ diye düşünürken danışabileceğiniz ya da ruh halinize göre size farklı müzikler öneren bir sohbet arkadaşı. Her yaş grubundan kullanıcının ihtiyaçlarına çözüm üretiyor. Dileyene günün öne çıkan haber başlıklarını sıralayabilir, yemek tarifleri paylaşabilir ya da eğitim konusunda aklınıza takılan soruları hızlıca yanıtlayabilir. Bunun yanında Cere aynı zamanda bir iş arkadaşı. Kurumsal versiyonunu da sunduğumuz Cere, 3 boyutlu iletişim platformumuz Ceremeet’te yaptığınız toplantılara katılarak ihtiyaç duyulan bilgileri anında sunabilir, toplantının konuşma dökümlerini ve özetlerini e-mail adresinize postalayabilir ya da bir iş görüşmesini simüle ederek daha iyi hazırlanmanızı sağlayabilir” bilgilerini paylaştı.</p>
<p><strong>Sohbet ettikçe daha da akıllanacak</strong></p>
<p>Önümüzdeki dönemde Cere’nin yeni sürümleri için planladıkları geliştirmeleri de aktaran Dr. Erkul, “Cere kullanıcılarla etkileşime girdikçe kullanıcısını tanıyan, daha doğru ve etkili yanıtlar üretebilen bir uygulama. Bu süreçler ilerledikçe Cere’nin düşünce ve duygularını ifade ettiği mimik ve hareketleri de gelişecek. Öte yandan Cereverse ekosistemimizde oyunlar da geliştirme aşamasındayız. Kullanıcılar bu oyunları Cere ile beraber oynayarak eğlenceli vakit geçirebilecekler” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cerebrum-tech-yapay-zekali-ilk-sanal-karakter-olan-cereyi-mobil-uygulama-olarak-pazara-sundu-359903">Cerebrum Tech, yapay zekalı ilk sanal karakter olan Cere&#8217;yi mobil uygulama olarak pazara sundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Robotik Rehabilitasyon İle Oyun Sanal, Tedavi Gerçek!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/robotik-rehabilitasyon-ile-oyun-sanal-tedavi-gercek-346584</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2023 08:36:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Felcin sinir ve kaslarda oluşturduğu hasar, yorucu ve uzun bir tedaviyi gerektiriyor. Bu noktada rehabilitasyon tedavisinin en teknolojik hali “robotik rehabilitasyon” devreye giriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robotik-rehabilitasyon-ile-oyun-sanal-tedavi-gercek-346584">Robotik Rehabilitasyon İle Oyun Sanal, Tedavi Gerçek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Felcin sinir ve kaslarda oluşturduğu hasar, yorucu ve uzun bir tedaviyi gerektiriyor. Bu noktada rehabilitasyon tedavisinin en teknolojik hali “robotik rehabilitasyon” devreye giriyor. Robot destekli rehabilitasyon sırasında hasta, video oyunları oynayarak hem eğleniyor hem de bu oyunlar sayesinde daha çok egzersiz yaparak iyileşme sürecini hızlandırıyor. </em></p>
<p>Felç (inme), beyne giden kan akışının azalması ya da kesilmesi sonucu oluşan bir hastalık. Tüm dünyada sık görülen felcin sonuçları da çok ciddi. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; ölüm nedenlerinde ikinci, sakatlık nedenlerinde ise üçüncü sırada yer alıyor. Felç, kişinin hareketini, duyusal yeteneklerini, konuşmasını ve diğer işlevlerini bozarak sakatlığa neden oluyor. Felç geçirenlerin yaklaşık yüzde 70’inin 65 yaşın üzerinde olduğunu belirten <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı</strong> <strong>Doç. Mustafa Dr. Çorum</strong>, “Yine de her yaşta ortaya çıkabiliyor ve acil tıbbi müdahale gerektiriyor. Acil tedavi, uzun vadeli etkileri en aza indirebiliyor ve hayat kurtarıcı olabiliyor. Felç geçirenlerin yüzde 40&#8217;ında orta ile şiddetli arası bir bozukluk meydana gelirken, yüzde 10&#8217;unda uzun süreli bakım tedavisi ihtiyacı doğuyor.” diyor. </p>
<p><strong>Tedavi sürecini kısaltıyor, iyileşme oranını artırıyor</strong></p>
<p>Peki, felç geçiren kişinin hayati tehlikeyi atlattıktan sonra tedaviyle eski sağlıklı günlerine kavuşması mümkün mü? Bu soruyu ‘bazı hastalarda mümkün’ diye yanıtlayan Doç. Dr. Mustafa Çorum, “Felç tedavisi, oluşturduğu sakatlığın tedavi edilebilmesi için uzun bir rehabilitasyon gerektirir. Hasta bazen günler, bazen aylarca uzmanlar tarafından belirli hareketleri yapması için çalıştırılır. İşte bu uzun ve zahmetli süreci kısaltmak ve daha etkin hale getirmek için günümüzde çeşitli teknolojik yöntemler geliştirildi. Bunlardan biri robotlar. 2000 yıllarında kullanılmaya başlanan robotlar, günümüzde hızla geliştiriliyor ve hastanın yararına birçok yeni özellik ekleniyor. Robotlarla felçten hemen sonraki ilk birkaç hafta içinde tedaviye başlanabiliyor. Robotların yardımıyla belli hareketler ile fonksiyonel görevler, beyinde hareketin yeniden ve doğru olarak tekrarlanmasıyla öğrenilebiliyor. Üstelik sanal gerçeklik teknolojisi de rehabilitasyon programlarına eklendiğinde hastanın iyileşme oranı daha da artıyor.”</p>
<p><strong>Hareketin doğru şekilde tekrarlanmasını sağlıyor</strong></p>
<p>Hareketi ve konumlandırmayı değerlendirmek için sensör tabanlı sistemler kullanan rehabilitasyon robotları ne kadar küçük olursa olsun kuvvet ve hareketteki herhangi bir değişikliği algılayabiliyor. Doç. Dr. Mustafa Çorum, robotik cihazların fizyoterapist tarafından yapılan egzersizlere göre avantajının, “robotik cihazın doğru hareketin her seferinde tam olarak aynı şekilde tekrarlanmasını sağlaması ve beynin kasları harekete geçirecek şekilde eğitmesi” olduğunu söylüyor. Robot destekli rehabilitasyonda seans başına daha fazla tekrar yapılabiliyor. Ayrıca robotlar, hastanın performansı hakkında veri toplayarak doktorların tedavi planlaması ve iyileşmeyi doğru bir şekilde değerlendirmesini sağlıyor.</p>
<p><strong>Ağır hastaların etkili tedavisi yapılabiliyor</strong></p>
<p>Rehabilitasyon aşamasında, her biri belirli hedefleri yaptırmak için farklı cihazlar kullanılıyor. En son teknolojiler ve gelişmiş robotik cihazlar, rehabilitasyondaki yoğun tedavi protokollerine olanak tanıyor ve ağır etkilenmiş hastalarda bile mümkün olmayacak tedaviler sunuyor. Robotik yürüme eğitimi, robotik el-kol-parmak eğitimi, robotik denge-koordinasyon eğitimi gibi oldukça yoğun ve tekrarlayıcı etkili tedaviler hasta iyileşme potansiyelinin en iyi şekilde kullanılmasını sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Felç sonrası tedavide 5 önemli nokta </strong></p>
<p>Peki, hastalar felç sonrası eski sağlığına kavuşmak için nelere dikkat etmeli? </p>
<p><strong>Rehabilitasyona erken başlayın</strong></p>
<p>Beyin ve sinir hücrelerinin iyileşmesi, felç geçirdikten hemen sonra başlıyor ve haftalarca sürüyor. Erken dönemde yani felç sonrası ilk birkaç hafta içinde yapılan tedaviler öneriliyor. Rehabilitasyona ne kadar erken başlanırsa sonuçları o kadar etkili oluyor.</p>
<p><strong>Tedavinin kişiye özel olduğunu unutmayın</strong></p>
<p>Rehabilitasyon programları kişiye özel olarak hazırlanıyor. Her hastanın ihtiyacı ve tedaviye verdiği yanıt farklı olduğundan uzmanlar, bu ihtiyaçları belirleyerek özel bir program hazırlıyor ve bu programda hastanın verdiği yanıtı değerlendirerek yeniden program yapabiliyorlar. </p>
<p><strong>Karma tedavinin gerekebileceğini aklınızda bulundurun</strong></p>
<p>Doç. Dr. Mustafa Çorum, tedavinin klasik rehabilitasyon ile robotik rehabilitasyonun etkin tedavi için önemli olduğunu vurgulayarak “Klasik nörolojik rehabilitasyon ile robotik rehabilitasyon birleştirildiğinde hastaların iyileşme oranı yüksek ve daha hızlı oluyor” diyor.  </p>
<p><strong>Sabırlı ve kararlı olun</strong></p>
<p>Geleneksel rehabilitasyon uygulamalarının fiziksel ve duygusal olarak yorucu olduğuna değinen Doç. Mustafa Dr. Çorum, robotik rehabilitasyona dair şunları söylüyor: “Başarılı olmak için bir tedavi programında hastanın aktif katkısına, ciddi çabasına ve kararlılığına ihtiyacı var. Tedavi hastalığın yarattığı sonuca, hastanın aktif gayretine ve vücudunun verdiği yanıta göre değişiyor. O nedenle hastaların pozitif olması ve sabrı çok önemli” diyor. </p>
<p><strong>Teknolojinin iyileştirici gücünden yararlanın</strong></p>
<p>Felç sonrası uzun ve yorucu bir tedavi süreci bekleyen hastalardan robotik rehabilitasyon görenlerin ilgi ve motivasyonu korumada daha başarılı oldukları araştırmalarla ortaya çıkan bir durum. Teknolojideki gelişmeler ile robotik rehabilitasyona sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve kişiselleştirilebilir oyunların eklenmesiyle hastaların katılımı da, eğlenerek hareketleri daha etkin bir şekilde yapma oranı da arttı. Doç. Dr. Mustafa Çorum, hastaların robotik rehabilitasyon sırasında video oyunuyla hareket kabiliyetlerini artıracak olmaları fikrinin hastalar tarafından da olumlu karşılandığını belirtiyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robotik-rehabilitasyon-ile-oyun-sanal-tedavi-gercek-346584">Robotik Rehabilitasyon İle Oyun Sanal, Tedavi Gerçek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AgeSA&#8217;dan Çalışanlarına Sanal Asistan Desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/agesadan-calisanlarina-sanal-asistan-destegi-344363</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 09:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[agesa]]></category>
		<category><![CDATA[asistan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlarına]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[desteği]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında çalışanların Çevik Yaklaşım ve İnsan Kaynakları konularında sıkça sordukları soruları yanıtlayan Sanal Asistanları hizmete aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agesadan-calisanlarina-sanal-asistan-destegi-344363">AgeSA&#8217;dan Çalışanlarına Sanal Asistan Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında çalışanların Çevik Yaklaşım ve İnsan Kaynakları konularında sıkça sordukları soruları yanıtlayan Sanal Asistanları hizmete aldı. Sanal Asistanlar’ın ilki soruları %93,69; yılın ikinci yarısında hayata geçirilen asistan ise 94,09’luk doğrulukla yanıtladı.</strong></p>
<p>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, dijitalleşme çalışmalarına yeni projeler ekleyerek gelişimini sürdürüyor. Müşteri memnuniyetini artırmak için hayata geçirilen dijital projelerin yanı sıra kurum içinde gerçekleştirilen çalışmalarla da güçlü bir dönüşüm gerçekleştiriliyor. Bu çerçevede AgeSA İş Teknolojileri  altında görev yapan Robotik Süreçler Birimi, yapay zeka destekli sanal asistanları geliştirdi. Proje kapsamında, açık kaynak kodlarla ve AgeSA dinamiklerine uygun şekilde tasarlanan yapay zeka destekli Sanal Asistanlar, AgeSA’nın iç iletişim amacıyla  kullandığı platforma entegre edilmiş ilk sanal asistanı Ocak 2022 itibarıyla kullanılmaya başlandı. Sanal asistanlar AgeSA çalışanlarının, Çevik Yaklaşım ve İnsan Kaynakları konularında sıkça sordukları soruları yanıtlamak üzere tasarlandı.</p>
<p>Robot teknolojileri sayesinde çalışan/müşteri memnuniyeti, hata sıfırlanması, maliyet tasarrufu, hız gibi konularda sağlanan faydanın çok önemli bir değer olduğunu söyleyen AgeSA İş Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı A. Fahri Arkan, hayata geçirilen Sanal Asistan projesinin kazanımlarını ise şöyle aktardı: “Bu proje, yapay zeka uzayının alt kümeleri olan makine öğrenmesi ve doğal dil işleme teknolojilerinin kullanıldığının inovatif bir örneği. Sanal asistanlar ile çalışma arkadaşlarımızın merak ettikleri soruların cevabını öğrenme sürecindeki kişi bağımlılığını sonlandırmakla kalmadık, aynı zamanda cep telefonu, tablet ve bilgisayar gibi şirket bünyesinde kullanılan tüm araçlardan 7/24 erişebilme imkanı sunduk. Bunun yanı sıra sanal asistan desteğiyle süreci daha eğlenceli hale getirerek çalışan memnuniyeti yarattık. Operasyonel anlamda yük oluşturan hizmetlerin sanal asistanlara devredilmesiyle ciddi bir zaman ve maliyet tasarrufu elde ettik.”</p>
<p>AgeSA’nın ilk sanal asistanı Chatty Su, yeni çalışanların oryantasyon sürecinde, mevcut çalışanların ise Çevik Yaklaşım metodolojisiyle ilgili destek ihtiyacı duyduğu konulardaki sorularını cevaplıyor. Chatty Su, bir yıllık süre zarfında 346 kullanıcının 573 konuda sorduğu sorulara %93,69 doğruluk oranında cevap verme başarısı elde etti. Projenin ikinci aşamasında hayata geçirilen İnsan Kaynakları ile ilgili sıkça sorulan sorulara yanıt veren BroBot ise yılın ikinci yarısıyla birlikte kullanılmaya başlandı. BroBot sayesinde 159 çalışanın 428 sorusu %94,09’luk doğruluk oranıyla cevaplandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agesadan-calisanlarina-sanal-asistan-destegi-344363">AgeSA&#8217;dan Çalışanlarına Sanal Asistan Desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
