<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>saldırılarını | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/saldirilarini/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/saldirilarini</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 May 2024 09:38:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>saldırılarını | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/saldirilarini</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kaspersky, yeni Windows sıfırıncı gün açığından yararlanan QakBot saldırılarını keşfetti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-yeni-windows-sifirinci-gun-acigindan-yararlanan-qakbot-saldirilarini-kesfetti-460201</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2024 09:38:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[keşfetti]]></category>
		<category><![CDATA[qakbot]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılarını]]></category>
		<category><![CDATA[sıfırıncı]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>
		<category><![CDATA[yararlanan]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky araştırmacıları Boris Larin ve Mert Değirmenci, Windows'ta CVE-2024-30051 olarak adlandırılan yeni bir sıfır gün güvenlik açığını tespit etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-yeni-windows-sifirinci-gun-acigindan-yararlanan-qakbot-saldirilarini-kesfetti-460201">Kaspersky, yeni Windows sıfırıncı gün açığından yararlanan QakBot saldırılarını keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu keşif, 2024 yılı Nisan ayının başlarında Windows DWM Core Library Yetki Yükseltme güvenlik açığı (CVE-2023-36033) araştırılırken yapıldı. Microsoft, 14 Mayıs 2024&#8217;teki Mayıs Ayı Salı Yaması kapsamında bu güvenlik açığını düzeltmek için bir yama yayımladı.</strong></p>
<p>1 Nisan 2024&#8217;te VirusTotal&#8217;a yüklenen bir belge Kaspersky araştırmacılarının dikkatini çekti. Açıklayıcı bir dosya adına sahip olan belge, potansiyel bir Windows işletim sistemi güvenlik açığına işaret ediyordu. Bozuk bir İngilizce&#8217;ye ve güvenlik açığını tetikleme detaylarının eksik olmasına ragmen belge, güvenlik açıkları farklı olsa da CVE-2023-36033 için sıfırıncı gün istismarına benzer bir istismar sürecini tanımlıyordu. Ekip, güvenlik açığının kurgusal ya da istismar edilemez olduğundan şüphelenerek araştırmalarını sürdürdü. Hızlı bir kontrol, bunun sistem ayrıcalıklarını artırabilen gerçek bir sıfırıncı gün güvenlik açığı olduğunu ortaya çıkardı.</p>
<p>Kaspersky bulgularını derhal Microsoft&#8217;a bildirdi, Microsoft da güvenlik açığını doğruladı ve bunu CVE-2024-30051 olarak atadı. Raporun ardından Kaspersky, bu sıfır gün güvenlik açığını kullanan istismar ve saldırıları izlemeye başladı. Nisan ortasına gelindiğinde ekip, CVE-2024-30051 için bir istismarın tespit edildiğini ve QakBot ile diğer zararlı yazılımlarla birlikte kullanıldığını gözlemledi. Bu durum, birden fazla tehdit aktörünün bu istismara erişimi olduğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>Kaspersky GReAT&#8217;te baş güvenlik araştırmacısı olan Boris Larin,</strong> <em>&#8216;VirusTotal&#8217;da bulduğumuz belge, açıklayıcı yapısı nedeniyle ilgimizi çekti ve daha fazla araştırma yapmaya karar verdik. Bu da bizi bu kritik sıfır gün güvenlik açığını keşfetmeye yöneltti. Tehdit aktörlerinin bu istismarı hızla cephanelerine entegre etmesi, siber güvenlikte zamanında güncellemelerin ve dikkatli olmanın önemini vurguluyor.'&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky, çoğu kullanıcının Windows sistemlerini güncellemesi için yeterli zaman geçtikten sonra CVE-2024-30051 hakkında teknik detayları yayımlamayı planlıyor. Kaspersky, hızlı analiz ve yamaları yayınladıkları için Microsoft&#8217;a teşekkürlerini sunuyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Kaspersky ürünleri, CVE-2024-30051 ve ilgili kötü amaçlı yazılımların istismarını tespit etmek için aşağıdaki kararlarla güncellendi:</strong></p>
<ul>
<li>PDM:Exploit.Win32.Generic</li>
<li>PDM:Trojan.Win32.Generic</li>
<li>UDS:DangerousObject.Multi.Generic</li>
<li>Trojan.Win32.Agent.gen</li>
<li>Trojan.Win32.CobaltStrike.gen</li>
</ul>
<p>Kaspersky, sofistike bir bankacılık Truva Atı olan QakBot&#8217;u 2007&#8217;de keşfedildiğinden beri takip ediyor. Başlangıçta bankacılık kimlik bilgilerini çalmak için tasarlanan QakBot, e-posta hırsızlığı, keylogging ve kendini yayma ve fidye yazılımı yükleme yeteneği gibi yeni işlevler edinerek önemli ölçüde gelişti. Kötü amaçlı yazılım sık güncellemeleri ve geliştirmeleriyle biliniyor ve bu da onu siber güvenlik ortamında kalıcı bir tehdit haline getiriyor. Son yıllarda QakBot&#8217;un, dağıtım için Emotet gibi diğer botnetleri kullandığı gözlemlendi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-yeni-windows-sifirinci-gun-acigindan-yararlanan-qakbot-saldirilarini-kesfetti-460201">Kaspersky, yeni Windows sıfırıncı gün açığından yararlanan QakBot saldırılarını keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekrem İmamoğlu&#8217;ndan Avrupa&#8217;ya İsrail&#8217;in Saldırılarını &#8216;İzleme&#8217; Tepkisi: Refah&#8217;a Askeri Harekat Başlatmasını Yine İzlemekle mi Yetineceğiz?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ekrem-imamoglundan-avrupaya-israilin-saldirilarini-izleme-tepkisi-refaha-askeri-harekat-baslatmasini-yine-izlemekle-mi-yetinecegiz-457224</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2024 21:03:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[askeri]]></category>
		<category><![CDATA[avrupaya]]></category>
		<category><![CDATA[başlatmasını]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem]]></category>
		<category><![CDATA[harekat]]></category>
		<category><![CDATA[imamoğlundan]]></category>
		<category><![CDATA[israilin]]></category>
		<category><![CDATA[izleme]]></category>
		<category><![CDATA[izlemekle]]></category>
		<category><![CDATA[refaha]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılarını]]></category>
		<category><![CDATA[tepkisi]]></category>
		<category><![CDATA[yetineceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[yine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457224</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB, AB Türkiye Delegasyonu Başkanlığı ile birlikte ‘Avrupa Günü’ kutlamalarının İstanbul ayağına, kurum tarihinde bir ilk olarak ortak ev sahipliğini yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekrem-imamoglundan-avrupaya-israilin-saldirilarini-izleme-tepkisi-refaha-askeri-harekat-baslatmasini-yine-izlemekle-mi-yetinecegiz-457224">Ekrem İmamoğlu&#8217;ndan Avrupa&#8217;ya İsrail&#8217;in Saldırılarını &#8216;İzleme&#8217; Tepkisi: Refah&#8217;a Askeri Harekat Başlatmasını Yine İzlemekle mi Yetineceğiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’deki görev süresi dolan Büyükelçi Meyer-Landrut’un veda etkinliğine dönüşen kutlamada yaptığı konuşmada, “İsrail’in, dün, ateşkes teklifini reddederek, 1,5 milyon Filistinlinin sığındığı Refah kentine askeri harekat başlatmasını yine izlemekle mi yetineceğiz? Avrupa’yı ve insani değerlere önem veren tüm ülkeleri, bu vahşete ‘dur’ demeye çağırıyorum. Gazze’de olanlar, insanlık tarihinde kara bir leke haline gelmiştir. Buna daha fazla izin verilmemelidir” dedi. </strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), tarihindeki ilklerden birini daha Başkan Ekrem İmamoğlu döneminde gerçekleştirdi. İBB, Türkiye&#8217;de bir yerel yönetim olarak, AB Türkiye Delegasyonu Başkanlığı ile birlikte “Avrupa Günü” kutlamalarının İstanbul ayağının ortak ev sahipliğini yaptı. Haliç Kongre Merkezi Sahil Alanı’nda düzenlenen Avrupa Günü kutlaması; İBB Başkanı İmamoğlu, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Meyer-Landrut, Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, Saraybosna Belediye Başkanı Benjamina Karić ve B40 Balkan Şehirler Ağı Dönem Başkanı Tiran’ın Belediye Başkan Yardımcısı Anuela Ristani ve İstanbul’da görev yapan yabancı ülke misyon şefleri ile çok sayıda özel davetlinin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Kutlamada, İmamoğlu ve Türkiye’deki görev süresi dolan Büyükelçi Meyer-Landrut birer konuşma yaptı.</p>
<p><strong>“İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ GİBİ AB’NİN TEMEL ALDIĞI DEĞERLER GERİLEME SÜRECİNDE”</strong></p>
<p>İmamoğlu, Avrupa Günü’nde yaptığı konuşmada şunları söyledi:</p>
<p>“’Avrupa Günü’nü kutlamak, önem verdiğimiz ortak değerlerimizi hatırlamak için iyi bir fırsat. Bizim için AB, her şeyden önce demokratik bir barış projesidir. Uluslar arasındaki birliğin, etnik köken, dil veya din farkı gözetmeksizin demokratik ve insani ideallerin bayrağı altında kurulabileceğinin bir kanıtıdır. Ancak, uzun bir süredir AB hem içerde hem de sınırlarının dışında yeni sınamalarla karşı karşıya kaldı. Euro krizi ve 2010&#8217;ların başındaki göç baskısıyla artan sorunlar, Brexit, Rusya&#8217;nın Ukrayna’yı işgali ve son olarak Gazze&#8217;de yaşanan insanlık trajedisinin ortaya çıkmasıyla derinleşti. Bu jeopolitik çalkantıların sonuçları, Avrupa&#8217;daki liberal demokrasileri adalet, insan hakları ve özgürlükler üzerinden test ediyor. Hükümetlerin bu sorunlara halkın beklentileri yönünde cevap verememesi, popülist otoriter liderlere doğru bir kaymaya yol açıyor. Esasında, ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü gibi AB’nin temel aldığı değerler maalesef küresel olarak da gerileme sürecinde.”</p>
<p><strong>“BU DEMOKRATİK KRİZ DÖNEMİ, AVRUPA VE TÜRKİYE İÇİN NE ANLAM İFADE EDİYOR?</strong></p>
<p>“Peki içinde bulunduğumuz bu demokratik kriz dönemi, Avrupa ve Türkiye için ne anlam ifade ediyor? Geçen hafta sonu Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo&#8217;nun daveti üzerine, Avrupa&#8217;nın yaşadığı demokratik krizi ele almak üzere sosyal demokrat belediye başkanlarıyla Paris&#8217;te bir araya geldik. Orada da şu soruyu sordum: Kendisini ‘demokratik ideallerin muhafızı’ olarak konumlandıran Avrupa, bu değerleri tutarlı bir biçimde savunduğunu samimiyetle söyleyebilir mi? Göçmen ve mülteci sorununun AB dışındaki ülkelere aktarılmaya çalışılması, bunun aksini göstermektedir. Konu, mültecilerin Avrupa ülkelerinde barınmasına izin verilip, verilmemesi değil, onların Türkiye gibi, Avrupa sınırı dışındaki ülkelerde tutulmasının politika haline getirilmesidir. Bu durum, mülteci meselesinin popülist ve yabancı düşmanı siyasi söylemlerde kullanılmasına zemin hazırlıyor ve sağ otoriterlik Avrupa’da güçleniyor. Oysa, Türkiye ve İstanbul, dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke ve şehirlerin başında geliyor. Buna rağmen, Türkiye’de demokratların güçlenmesi önemlidir.”</p>
<p><strong>“BİZİM GİBİ, AVRUPA İDEALİNİ ÖNEMSEYEN İNSANLARI ENDİŞELENDİREN…”</strong></p>
<p>“Avrupa’daki mevcut hükümetlerin Gazze’de yaşananlara verdikleri, daha doğrusu veremedikleri cevap da Avrupa’nın insani değerlerinin farklı coğrafyalarda tutarlı bir şekilde savunulamadığı anlamına geliyor. Aralarında kadınların ve çocukların bulunduğu on binlerce masum Filistinlinin, tüm dünyanın gözlerinin önünde katledilmesinin daha yüksek bir sesle eleştirilmesi ve kınanması gerekmez mi? Bazı hükümetler, bırakın kendileri bunu yapmayı, bunu yapan vatandaşlarının toplantı ve gösteri haklarını, ifade özgürlüklerini kısıtlama yoluna gidiyor. Bu ise, Avrupa’nın demokratik değerler üzerinde yükselen evrensel bir barış projesi olma niteliğinin sorgulanmasına yol açıyor. Bizim gibi, Avrupa idealini önemseyen insanları endişelendiren en önemli konulardan birisi budur.”</p>
<p><strong>“İSRAİL’İN REFAH’A ASKERİ HAREKATINI YİNE İZLEMEKLE Mİ YETİNECEĞİZ?</strong></p>
<p>“İsrail’in, dün, ateşkes teklifini reddederek, 1,5 milyon Filistinlinin sığındığı Refah kentine askeri harekat başlatmasını da yine izlemekle mi yetineceğiz? Avrupa’yı ve insani değerlere önem veren tüm ülkeleri, bu vahşete ‘dur’ demeye çağırıyorum. Gazze’de olanlar, insanlık tarihinde kara bir leke haline gelmiştir. Buna daha fazla izin verilmemelidir. Önümüzdeki dönemde AB’nin kendi iç demokrasi mücadelesine devam edeceğini gözlemliyorum. Haziran ayında gerçekleşecek Avrupa Parlamentosu seçimlerini, dikkatle takip edeceğiz. Türkiye’de ve Avrupa’nın diğer bazı ülkelerinde karşılaştığımız demokratik gerilemeye, ancak kapsayıcı, katılımcı ve halkın sesine kulak veren yeni bir siyaset kültürü ve bu anlayışla inşa edeceğimiz siyasal ve ekonomik kurumlarla çözüm bulabiliriz.”</p>
<p><strong>“MART 2024 YEREL SEÇİM SONUÇLARI, TÜRKİYE’DEKİ DEMOKRATİK GERİLEMEYE SON VERDİ”</strong></p>
<p>“Türkiye de kendi içinde derinleşen bir demokrasi krizinden geçiyor. Ülkemizde son 10 yılda kurumsal yapı zayıflatıldı. Arkasından tek bir lider etrafında otoriter bir siyasal rejim şekillendi. Mart 2024 yerel seçim sonuçları, Türkiye’deki demokratik gerilemeye son verdi. Seçmen, muhalefeti güçlendirerek, siyaset zeminindeki meşruiyeti yeniden dağıttı. Bu sonuç, demokrasimizin dayanıklılığının göstergesidir. Bu zor zamanlarda Türk halkı demokratik değerlere olağanüstü bir bağlılık gösterdi. İstanbul&#8217;da geçtiğimiz 5 yıl boyunca, siyasi görüşü ne olursa olsun, İstanbulluların her kesimine hizmet götürdük. Kutuplaşmanın ilacı buydu. ‘İstanbul İttifakı’ adı altında kapsayıcı bir toplumsal hareket inşa ettik. Dahası; halkın endişelerini dinlemenin ve bunlara uyum sağlamanın önemini gösterdik. Toplumla, güçlü ve samimi bir iletişim kurduk. Bu siyasi zeminde CHP, liyakatli adaylarla halkın karşısına çıktı ve ülke genelinde her kesimden 3,5 milyondan fazla yeni seçmen kazandı. Bugün Türkiye nüfusunun yüzde 65’inden fazlasını ve ekonomisinin, neredeyse yüzde 80’ini oluşturan belediyeleri, sosyal demokrat belediye başkanları yönetiyor. CHP, Türk siyasetinin yeni ağırlık merkezi haline geldi.”</p>
<p><strong>“BİRLEŞİK VE DEMOKRATİK BİR AVRUPA, TÜRKİYE’NİN KATILIMI OLMADAN GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ”</strong></p>
<p>“Avrupa, kendi demokratik sorunlarıyla mücadele ederken, Türkiye’nin rolü sıklıkla göz ardı edilmektedir. AB’nin, ‘önce Avrupa’ vizyonunun demokratik bir Türkiye’yi kucaklaması gerektiğini fark etmesi elzemdir. Avrupa’ya yönelik varoluşsal tehditlerle mücadele, Türkiye’yi de içeren kapsayıcı bir yaklaşımı gerektirmektedir. CHP olarak biz, Türkiye’yi her zaman Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olarak gördük ve kendimizi Avrupa meseleleri ve çözümlerinin paydaşı olarak konumlandırdık. İddiamız şudur: Birleşik ve demokratik bir Avrupa, Türkiye’nin katılımı olmadan gerçekleştirilemez. Bu nedenle, AB’nin genişleme politikaları tartışılırken, Türkiye’nin adının geçmemesi, 60 yıldır süregelen ortaklık ilişkisinin ve 20 yılı aşkındır devam eden üyelik sürecinin yok sayılması kabul edilemez.”</p>
<p><strong>“KATILIMCI ‘İSTANBUL MODELİ’, SADECE TÜRKİYE’DE DEĞİL, AVRUPA’DA DA İLHAM KAYNAĞI OLMAYI SÜRDÜRECEK”</strong></p>
<p>“Büyükelçi Meyer-Landrut’un konuşmasında bahsettiği gibi, İstanbul’un karbon-nötr bir şehir olması ve iklim değişikliğine adaptasyon programı gibi AB ile beraber başarılı projelere de imza attık. Fakat bunlar yeterli değil. Önümüzdeki dönemde, AB’nin yerel yönetimlerle daha yakın çalışmasını ve etkisi halkımız tarafından da hissedilebilen projeleri birlikte hayata geçirebilmeyi hedeflemeliyiz. İstanbul’daki yönetim anlayışımızın temelinde, demokrasi ve katılımcılığın olduğunun altını çiziyorum. Bunu, son 5 yıl içerisinde yaptığımız icraatlarla kanıtladık. İnsanı odağımıza alıyor, ayrım gözetmeden 16 milyon İstanbulluya eşit hizmet veriyor, şehri yurttaşlarla birlikte yönetiyoruz. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde de aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Katılımcı ‘İstanbul Modeli’, sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da ilham kaynağı olmayı sürdürecek.”</p>
<p><strong>AVRUPA GÜNÜ’NÜN ÖYKÜSÜ</strong></p>
<p>1985 yılında, “Avrupa Tek Senedi”nin temellerinin atıldığı “Milano Zirvesnüi” kapsamında alınan kararla birlikte; 9 Mayıs, “Avrupa Günü” olarak ilan edildi. 9 Mayıs’a sembolik önemi kazandıran tarihi gelişme ise, dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın, 9 Mayıs 1950 tarihinde okuyarak, ilan ettiği “Schuman Bildirisi” olmuştur. Söz konusu bildiride, Avrupa’da, barışçıl ilişkilerin kalıcı bir şekilde tesis edilmesinin zaruri olduğu vurgulanmış; daha sistematik ve organize bir Avrupa kurulabilmesi adına bir kanun teklif edilmiştir. Bu kapsamda, Fransa ile Batı Almanya&#8217;nın kömür ve çelik sanayilerinin tek çatı altında birleştirilmesi önerilmiştir. Söz konusu fikir dâhilinde oluşturulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, birliğe giden yolun kilometre taşı olarak nitelendirilmektedir. Bu bağlamda “Schuman Bildirisi”, bir nevi AB’nin başlangıcına giden fikriyatı ortaya koymaktadır. Avrupa Günü, gerek üye ülkelerde gerekse de aday ve potansiyel ülkelerde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. 9 Mayıs Avrupa Günü, 1999 Helsinki Zirvesi’nde Türkiye’ye aday ülke statüsünün verilmesiyle birlikte; 2000 yılından bu yana, Ankara ve İstanbul merkezli olarak, Türkiye’de de kutlanmaktadır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekrem-imamoglundan-avrupaya-israilin-saldirilarini-izleme-tepkisi-refaha-askeri-harekat-baslatmasini-yine-izlemekle-mi-yetinecegiz-457224">Ekrem İmamoğlu&#8217;ndan Avrupa&#8217;ya İsrail&#8217;in Saldırılarını &#8216;İzleme&#8217; Tepkisi: Refah&#8217;a Askeri Harekat Başlatmasını Yine İzlemekle mi Yetineceğiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, endüstriyel sektörlerde APT saldırılarını tetikleyen en önemli faktörleri belirledi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-sektorlerde-apt-saldirilarini-tetikleyen-en-onemli-faktorleri-belirledi-386510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 10:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[apt]]></category>
		<category><![CDATA[belirledi]]></category>
		<category><![CDATA[endüstriyel]]></category>
		<category><![CDATA[faktörleri]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılarını]]></category>
		<category><![CDATA[sektörlerde]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386510</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) operasyonlarının başarısına katkıda bulunan temel koşullar arasında insan faktörü, yetersiz güvenlik önlemleri, siber güvenlik çözümlerinin güncellenmesi ve yapılandırılmasıyla ilgili zorluklar ve diğer unsurlar yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-sektorlerde-apt-saldirilarini-tetikleyen-en-onemli-faktorleri-belirledi-386510">Kaspersky, endüstriyel sektörlerde APT saldırılarını tetikleyen en önemli faktörleri belirledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) operasyonlarının başarısına katkıda bulunan temel koşullar arasında insan faktörü, yetersiz güvenlik önlemleri, siber güvenlik çözümlerinin güncellenmesi ve yapılandırılmasıyla ilgili zorluklar ve diğer unsurlar yer alıyor. Bu nedenlerden bazıları önemsiz gibi görünse de, Kaspersky uzmanlarının olay müdahale faaliyetleri sırasında sıklıkla karşılaştıkları nedenler arasında yer alıyor. Kaspersky ICS CERT uzmanları, şirketlerin ilgili tehditleri azaltmasına yardımcı olmak ve en iyi uygulamaların izlenmesini sağlamak için yaygın karşılaştıkları sorunların listesini derledi.</strong></p>
<p><strong>Operasyonel Teknoloji (OT) ağ izolasyonunun olmaması</strong></p>
<p>Olay incelemeleri sırasında Kaspersky uzmanları, Operasyonel Teknoloji (OT) ağını ayrı ve güvenli tutma konusunda sorunlar yaşandığına tanık oldu. Örneğin hem normal BT ağına hem de OT ağına bağlı mühendislik iş istasyonları gibi makineler var.  </p>
<p>Kaspersky Endüstriyel Kontrol Sistemleri Siber Acil Durum Müdahale Ekibi Başkanı <strong>Evgeny Goncharov</strong>, <em>&#8220;OT ağının izolasyonunun yalnızca ağ ekipmanının yapılandırmasına bağlı olduğu durumlarda, deneyimli saldırganlar bu ekipmanı her zaman kendi avantajlarına göre yeniden yapılandırabiliyor. Örneğin kötü amaçlı yazılım trafiğini kontrol etmek için proxy sunucularına dönüştürülebilir veya izole edildiğine inanılan ağlara kötü amaçlı yazılım depolamak ve dağıtmak için kullanabilir. Bu tür kötü niyetli faaliyetlere birçok kez tanık olduk&#8221; </em>dedi.</p>
<p><strong>İnsan faktörü siber suç faaliyetlerinin itici gücü olmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Çalışanlara veya sözleşmelilere OT ağlarına erişim izni verirken, bilgi güvenliği önlemleri genellikle göz ardı ediliyor. Başlangıçta geçici olarak kurulan TeamViewer veya Anydesk gibi uzaktan yönetim araçları fark edilmeden aktif kalabiliyor. Ancak bu kanalların saldırganlar tarafından kolayca istismar edilebileceğini unutmamak önemli. Kaspersky, 2023 yılında bir sözleşmeli çalışanın birkaç yıl önce kendisine yasal olarak verilen ICS ağı uzaktan erişiminden yararlanarak sabotaj girişiminde bulunduğu bir olayı araştırdı.</p>
<p>Bu hikaye insan faktörünü göz önünde bulundurmanın önemini ortaya koyuyor. Zira potansiyel olarak mutsuz çalışanlar işe dair sorunlar, gelirden memnuniyetsizlik veya siyasi motivasyonlar nedeniyle siber suç eylemlerinde bulunabiliyor. Böyle bir durumda olası bir çözüm sıfır güven yaklaşımı olabilir. Bu sistem içindeki kullanıcıya, cihaza ve uygulamaya güvenilmediğini varsayan bir kavramdır. Diğer sıfır güven çözümlerinden farklı olarak Kaspersky, sıfır güven yaklaşımını KasperskyOS tabanlı çözümleriyle işletim sistemi seviyesine kadar genişletiyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>OT varlıklarının yetersiz korunması</strong></p>
<p>Olay analizi sırasında Kaspersky uzmanları, kötü amaçlı yazılımların yayılmasına katkıda bulunan eski güvenlik çözümü veritabanları, eksik lisans anahtarları, kullanıcı tarafından başlatılan anahtar kaldırma işlemleri, devre dışı bırakılmış güvenlik bileşenleri ve tarama ve korumaya dair istisnalar tespit etti. Örneğin veritabanlarınız güncel değilse ve bir güvenlik çözümü otomatik olarak güncellenemiyorsa, sofistike tehdit aktörlerinin tespit edilmekten kaçınmaya çalıştığı APT saldırılarında olduğu gibi gelişmiş tehditlerin hızlı ve kolay bir şekilde yayılmasına izin verebilir.</p>
<p><strong>Güvenlik çözümlerinin güvensiz konfigürasyonları</strong></p>
<p>Bir güvenlik çözümünün uygun şekilde yapılandırılması, APT grupları/aktörleri tarafından sıklıkla kullanılan bir taktik olan güvenlik çözümlerinin devre dışı bırakılmasını ve hatta kötüye kullanılmasını önlemek adına çok önemli. Aksi halde saldırganlar sistemin diğer bölümlerine girmek için güvenlik çözümünde depolanan ağ bilgilerini çalabilir veya profesyonel bilgi güvenliği dilini kullanarak yanal hareket gerçekleştirebilir.</p>
<p>Kaspersky ICS CERT, 2022&#8217;de APT taktiklerinde uygun yapılandırmaları daha da hayati hale getiren yeni bir eğilim fark etti. Örneğin saldırganlar yanal hareket etmenin yollarını ararken artık etki alanı denetleyicisi gibi kritik BT sistemlerini ele geçirmekle yetinmiyor. Bir sonraki hedefe, yani güvenlik çözümlerinin yönetim sunucularına yöneliyorlar. Hedefler kötü amaçlı yazılımı kontrol edilmeyecek programlar listesine koymaktan, virüslü ağdan tamamen ayrı olması gereken sistemlere bulaşmak için güvenlik sistemindeki araçları kullanmaya kadar değişebiliyor.</p>
<p><strong>OT ağlarında siber güvenlik korumasının olmaması</strong></p>
<p>İnanması zor olabilir ancak bazı OT ağlarında siber güvenlik çözümleri birçok uç noktaya hiç yüklenmiyor. OT ağı diğer ağlardan tamamen ayrılmış ve internete bağlı olmasa bile, saldırganların hala bu ağa erişim sağlama yolları olduğunu unutmamak gerekiyor. Örneğin USB&#8217;ler gibi çıkarılabilir sürücüler aracılığıyla dağıtılan kötü amaçlı yazılımların özel sürümlerini oluşturarak bu sistemlere sızma girişiminde bulunmak mümkün.</p>
<p><strong>İş istasyonları ve sunucuların güvenlik güncellemelerine dair zorlukları</strong></p>
<p>Endüstriyel kontrol sistemleri, iş istasyonları ve sunuculara güvenlik güncellemeleri yüklemek gibi basit görevlerin bile dikkatli bir şekilde test edilmesini gerektiren benzersiz bir çalışma şekline sahiptir. Bu test genellikle planlı bakım sırasında gerçekleşir ve güncellemelerin seyrek olmasına neden olur. Bu da tehdit aktörlerine bilinen zayıflıklardan faydalanmak ve saldırılarını gerçekleştirmek için bolca zaman verir.</p>
<p>Goncharov, şunları ekliyor: <em>&#8220;Bazı durumlarda, sunucu işletim sisteminin güncellenmesi özel bir yazılımın (SCADA sunucusu gibi) güncellenmesini gerektirebilir. Bu da ekipmanın terfisini gerektirir ve bunların hepsi çok pahalı olabilir. Sonuç olarak endüstriyel kontrol sistemi ağlarında eski sistemler yer alıyor. Şaşırtıcı bir şekilde, endüstriyel işletmelerde güncellenmesi nispeten kolay olabilen internete dönük sistemler bile uzun süre savunmasız kalabiliyor. Bu durum gerçek dünyadaki saldırı senaryolarının da gösterdiği üzere, operasyonel teknolojiyi (OT) saldırılara ve ciddi risklere maruz bırakıyor.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky ICS CERT blogunda güvenlik çözümlerinin yapılandırması ve ayarları, OT ağ izolasyonu, sistemlerin korunması, eski işletim sistemi, uygulama yazılımı ve cihaz ürün yazılımı çalıştırmayla ilgili konular gibi daha fazla tavsiye bulabilirsiniz. </p>
<p>Kaspersky uzmanları, kuruluşunuzu tehditlerden korumanız için şunları öneriyor:</p>
<ul>
<li>Kuruluşunuzun operasyonel teknolojisi (OT) veya kritik altyapısı varsa, kurumsal ağdan ayrıldığından veya en azından yetkisiz bağlantı olmadığından emin olun. </li>
<li>Olası güvenlik açıklarını belirlemek ve ortadan kaldırmak için OT sistemlerinde düzenli güvenlik denetimleri gerçekleştirin. </li>
<li>Sürekli zafiyet değerlendirmesi ve zafiyet yönetimi süreci oluşturun. </li>
<li>Teknolojik süreçleri ve ana kurumsal varlıkları potansiyel olarak tehdit eden saldırılara karşı daha iyi koruma için ICS ağ trafiği izleme, analiz ve tespit çözümlerini kullanın.</li>
<li>Kurumsal uç noktaların yanı sıra endüstriyel uç noktaları da koruduğunuzdan emin olun. Kaspersky Industrial CyberSecurity çözümü, uç noktalar için özel koruma ve endüstriyel ağdaki şüpheli ve potansiyel olarak kötü amaçlı etkinlikleri ortaya çıkarmak için ağ izleme özellikleri içerir. </li>
<li>OT çözümlerindeki güvenlik açıklarıyla ilişkili riskleri daha gerçekçi bir şekilde anlamak ve bunları azaltma konusunda bilinçli kararlar almak için, teknik yeteneklerinize ve ihtiyaçlarınıza bağlı olarak okunabilir raporlar veya makine tarafından okunabilir veri akışı elde etmek amacıyla Kaspersky ICS Vulnerability Intelligence hizmetine erişmenizi öneririz. </li>
<li>BT güvenlik ekipleri ve OT mühendisleri için özel ICS güvenlik eğitimi, yeni ve gelişmiş kötü amaçlı tekniklere karşı müdahaleyi iyileştirmek için çok önemlidir.</li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-endustriyel-sektorlerde-apt-saldirilarini-tetikleyen-en-onemli-faktorleri-belirledi-386510">Kaspersky, endüstriyel sektörlerde APT saldırılarını tetikleyen en önemli faktörleri belirledi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
