<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlığımız | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sagligimiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sagligimiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Jul 2025 08:05:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>sağlığımız | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sagligimiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Göz sağlığımız için 5 temel kurala dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/goz-sagligimiz-icin-5-temel-kurala-dikkat-551437</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2025 08:05:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kurala]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımız]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551437</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz ayları havanın sıcak olması ve günlerin uzaması nedeniyle çoğumuzu mutlu ederken, bazı riskleri de beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-sagligimiz-icin-5-temel-kurala-dikkat-551437">Göz sağlığımız için 5 temel kurala dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz ayları havanın sıcak olması ve günlerin uzaması nedeniyle çoğumuzu mutlu ederken, bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Öyle ki güneşin zararlı UV ışınları, havuz ve deniz suyu, artan toz ile polenler gibi etkenler nedeniyle sadece cildimizi değil, göz sağlığımızı da tehdit ediyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi</strong> <strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız,</strong> yaz mevsiminde özellikle güneşin zararlı UV ışınları, kirli havuz ve deniz suyu nedeniyle gözlerimizde oluşan hastalıkların yaşam kalitemizi düşürmesinin yanı sıra tedavi edilmediklerinde kalıcı görme kaybına kadar ilerleyebildiği uyarısında bulunarak, “Dolayısıyla, gözlerde   kızarıklık, bulanıklık, ağrı ve ışığa karşı hassasiyet gibi sorunlar geliştiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurmak büyük bir önem taşımaktadır” diyor.  <strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız,</strong>   yaz aylarında göz sağlığını korumak için dikkat etmemiz gereken beş temel kuralı ise “Güneşe çıkarken mutlaka UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, havuza ve denize kontakt lensle girmemek,  yüzme gözlüğü takmak,  elleri gözle temastan kaçınmak ve gözleri ovuşturmamak” olarak sıralıyor. <strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız,</strong> yaz aylarında en yaygın görülen 6 göz hastalığını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! </p>
<p><strong>ENFEKSİYÖZ KONJONKTİVİT (GÖZ NEZLESİ)</strong></p>
<p>“Kırmızı göz hastalığı” olarak da bilinen konjonktivit, gözün dış zarının iltihaplanması olarak tanımlanıyor. Yaz aylarında genellikle enfeksiyon (virüs veya bakteri) kaynaklı oluyor. Kirli havuz ve deniz, ellerin gözle teması ve ortak havlu kullanımı, enfeksiyonun bulaşmasına yol açabiliyor.  Gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, batma ve yanma hissi, tipik belirtilerini oluşturuyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız, “Erken dönemde başlanan tedavi hem bulaşmayı önler hem de semptomların kısa sürede hafiflemesini sağlar. Virüs kaynaklı konjonktivit genellikle destek tedavisiyle geçerken, bakteriyel konjonktivit ise antibiyotikli damlalarla tedavi edilir” diyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>
<p>• Kirli havuz ve denize girmeyin</p>
<p>• Havuzda yüzme gözlüğü kullanın</p>
<p>• Ellerinizi gözünüzle temas ettirmeyin</p>
<p>• Kişisel eşyalarınızı paylaşmayın</p>
<p><strong>ALERJİK KONJONKTİVİT</strong></p>
<p>Yaz aylarında yaygın görülen polen ve toz gibi alerjenlere karşı göz yüzeyinde oluşan reaksiyon alerjik konjonktivit olarak adlandırılıyor. Polen, dış ortam alerjenleri ve rüzgarla taşınan partiküller, yaz aylarında görülme sıklığı artan alerjik konjonktivite neden olabiliyor. Belirtileri arasında gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanmanın yanı sıra ışık hassasiyeti ve göz kapağı şişliği yer alıyor. Doç. Dr. Burak Tanyıldız, gözümüzün saydam tabakasında, yani korneada incelmeye yol açabileceği için bu süreçte gözlerimizi ovuşturmaktan kaçınmamız gerektiği uyarısında bulunuyor.  Doç. Dr. Burak Tanyıldız,<strong> </strong> erken tanı ve tedavinin bu dönemin daha konforlu geçmesini sağladığını belirterek, “Tedavide antihistaminik damlalar, soğuk kompres, gerektiğinde hekim önerisiyle kortizonlu damlalara başvurulur. Ancak tedavi sonlandığında alerjik konjonktivit tekrarlama eğilimi gösterebilir” bilgisini veriyor.  <br /><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>
<p>• Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmayın</p>
<p>• Eve gelince yüzünüzü ve göz çevresini yıkayın</p>
<p>• Gözlük kullanarak polen temasını azaltın</p>
<p><strong>GÖZ KURULUĞU</strong></p>
<p>Göz kuruluğu, gözyaşının yetersiz olması veya kalitesinin bozulması sonucu oluşuyor. Sıcak hava ve buharlaşma, yaz aylarında görülme sıklığını artıyor.  Güneş ve rüzgara maruz kalma, klimalı ortamda bulunma, uzun saatler ekran karşısında çalışma ve yetersiz sıvı alma nedeniyle gelişiyor. Yanma, batma, bulanık görme, göze kum kaçmış hissi, tipik belirtilerini oluşturuyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız,<strong> </strong>göz kuruluğunun tedavide geç kalındığında kornea hasarına ve enfeksiyonlara zemin hazırlayabileceğine işaret ederek, “Tedavide suni gözyaşı, nemlendirici damlalar ve çevresel önlemlere başvurulmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>
<p>• Bol bol sıvı alın </p>
<p>• Ekran ve klima karşısında uzun süre kalmayın</p>
<p>• UV korumalı gözlük kullanın</p>
<p><strong>KORNEAL ENFEKSİYONLAR (MİKROBİK KERATİT)</strong></p>
<p>Kornea tabakasının mikrobik enfeksiyonu olarak bilinen mikrobik keratit, özellikle kontakt lens kullanan kişilerde sık görülüyor. Lensle denize/havuza girmek, hijyen eksikliği ve göze gelen travmalar sebebiyle gelişiyor. Gözde ağrı, kızarıklık, ışık hassasiyeti ve görme kaybı, sık görülen belirtilerinden. Geç kalındığında kornea ülseri ve kalıcı görme kaybına yol açabildiği için erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor. Antibiyotikli damlalar ve yoğun takip gerektirirken, ileri tablolarda ise cerrahi yönteme başvuruluyor. <br /><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>
<p>• Lensle havuza veya denize girmeyin</p>
<p>• Lens hijyenine dikkat edin</p>
<p>• Lens öncesinde ve sonrasında ellerinizi yıkayın</p>
<p><strong>SARI NOKTA HASTALIĞI (MAKULA DEJENERASYONU)</strong></p>
<p>Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, yıllar içinde, gözün keskin görmesini sağlayan sinir tabakasında oluşan hasar olarak tanımlanan sarı nokta hastalığının gelişme riskini artırıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız,<strong> </strong>sarı nokta hastalığında<strong> </strong>ileri yaşlarda düz çizgilerde kırıklı görme ve ilerleyen aşamalarda merkezi görme kaybı oluşabildiği uyarısında bulunarak “Kuru tipinde özel vitamin takviyeleri ile ilerlemesi yavaşlatılır. Yaş tipinde ise göz içine yapılan anti-VEGF (Vasküler endotelyal büyüme faktörü) iğneleri ile anormal damar oluşumu durdurulur, görme kaybı yavaşlatılır. Hastalığın düzenli olarak takip edilmesi çok önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>
<p>• UV filtreli güneş gözlüğü kullanın</p>
<p>• Güneşli saatlerde şapka takmayı ihmal etmeyin </p>
<p>• Kum ve deniz gibi yansıtıcı ortamlarda daha dikkatli olun</p>
<p><strong>KATARAKT</strong></p>
<p>Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, gözde doğal lensin saydamlığını kaybederek bulanıklaşması olarak tanımlanan katarakt  hastalığının gelişme riskini de artırıyor. Bulanık veya çift görme, ışığa karşı hassasiyet, gözlük numarasının sık sık değişmesi ve renklerin matlaşması, belirtileri arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burak Tanyıldız,<strong> </strong>kataraktın<strong> </strong>ciddi görme kaybına neden olduğu için erken dönemde tedavinin büyük bir önem taşıdığını vurgulayarak,  “Kataraktın tedavisinde tek etkili çözüm, cerrahi yöntemdir. Ameliyat sırasında, bulanıklaşmış olan lens çıkarılır ve yerine yapay bir lens yerleştirilir” diyor.  </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>
<ul>
<li>UV filtreli güneş gözlüğü kullanın</li>
<li>Güneşli saatlerde şapka takmayı ihmal etmeyin</li>
<li>Yansıtıcı ortamlarda (kum, deniz) daha dikkatli olun</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/goz-sagligimiz-icin-5-temel-kurala-dikkat-551437">Göz sağlığımız için 5 temel kurala dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Mert Sinan Bingöl: &#8220;Ruh Sağlığımız için Sorumluluk Almalıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-mert-sinan-bingol-ruh-sagligimiz-icin-sorumluluk-almaliyiz-412665</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 19:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[mert]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımız]]></category>
		<category><![CDATA[sinan]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412665</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ruh sağlığının, en az beden sağlığı kadar hatta daha önemli olduğunu ifade eden uzmanlar, psikolojik dayanıklılığı artırmak için yapılması gerekenlerin arasında değer odaklı yaşama, gerektiğinde gurur yapmadan yardım isteme, yaşatılanları unutmadan affetme ile uyku ve beslenme alışkanlıklarına dikkat etme geldiğini söylüyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-mert-sinan-bingol-ruh-sagligimiz-icin-sorumluluk-almaliyiz-412665">Dr. Mert Sinan Bingöl: &#8220;Ruh Sağlığımız için Sorumluluk Almalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ruh sağlığının, en az beden sağlığı kadar hatta daha önemli olduğunu ifade eden uzmanlar, psikolojik dayanıklılığı artırmak için yapılması gerekenlerin arasında değer odaklı yaşama, gerektiğinde gurur yapmadan yardım isteme, yaşatılanları unutmadan affetme ile uyku ve beslenme alışkanlıklarına dikkat etme geldiğini söylüyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Beden sağlığımız için nasıl ki sorumluluk alarak diyetler, egzersizler, estetik operasyonlar ve spor yapıyorsak, ruhsal sağlığımız için de sorumluluk almamız gerekir. Yoksa hayatın getirdiği yükleri ve bizden götürdüklerini hazmedemeyiz ve altında eziliriz.” dedi.</strong></p>
<p>10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu tarafından 1992 yılından itibaren Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak kutlanıyor. </p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı günü dolayısıyla, ruh sağlığı ve ruhsal iyilik hali hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan tanıma göre ‘ruh sağlığı’nın; kişinin potansiyellerinin farkında olduğu, yaşamındaki stres faktörlerini yönetebildiği, üretken olduğu ve verimlilik içerisinde yaşamını sürdürerek topluma ve kendisine katkı sağlayabildiği bir ‘iyi olma’ hali olduğunu vurgulayan Dr. Bingöl, şunları dile getirdi:</p>
<p><strong>Ruh sağlığımız için sorumluluk almalıyız</strong></p>
<p>“Bu bağlamda ruhsal ‘iyilik’ halimizin, fiziksel sağlığımızı ve bedenimizi doğrudan etkilediği gözden kaçmamalıdır. </p>
<p>Ruh sağlığı, en az beden sağlığı kadar önemlidir, hatta daha önemlidir diyebiliriz. Bu bağlamda, beden sağlığımız için nasıl ki sorumluluk alarak diyetler, egzersizler, estetik operasyonlar ve spor yapıyorsak, ruhsal sağlığımız için de sorumluluk almamız gerekir. Yoksa hayatın getirdiği yükleri ve bizden götürdüklerini hazmedemeyiz ve altında eziliriz.”</p>
<p><strong>Olumlu düşünmek iyi hissetmeyi sağlıyor</strong></p>
<p>Olumlu düşünmenin hem ruh hem beden sağlığına olumlu etkilerinin bulunduğunu da kaydeden Dr. Bingöl, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yapılan çalışmalarla olumlu düşünmenin, sadece ruhsal yönden bir rahatlama sağlamadığı, aynı zamanda vücut hücrelerimizin de işleyişini düzenlediği, iyi hissetmemizi sağlayacak hormonların ve moleküllerin sentezini arttırdığı gösterildi. Son dönemdeki bilimsel veriler, pozitif düşünmenin, genlerimizin yeniden düzenlenmesinde son derece olumlu katkılarının olduğunu gösteriyor.”</p>
<p><strong>Kaygılı ve telaşlı olmayı ebeveynden öğreniyoruz</strong></p>
<p>Gerçekten bir fiziksel saldırı altındayken her insanın kaygılanarak stres yaşayabileceğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Bingöl, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Fakat pek çoğumuz hayatın riskli doğasını ve belirsizlikleri kabul edemediğimiz için (riskleri sıfırlama çabası ve aşırı kontrol), ‘katı’ tutumlarımız nedeniyle değişime, dönüşüme kapalı yaşayarak kendimizi güncellemeyi ihmal ettiğimiz için, ‘çözüm’ odaklı davranmak yerine ruminatif (Olumsuz anıları daha sık zihne getirme) ve tekrarlayıcı bir şekilde soruna takılı kaldığımız için, belki de ebeveynlerimiz bizi küçük yaşlardan itibaren en kötü olasılığı düşünmeye ve öncelikle korunmaya, güvenliğe, önlem almaya motive ettiği için, bu derece kaygılı ve telaşlı olmayı öğrenmiş olabiliriz.”</p>
<p><strong>Stres olgunlaştırırken, kronik stres zarar veriyor</strong></p>
<p>Stres, acı, ağrı, kaygı ve korku gibi durumların insanlar için yaşamsal önemi olan, son derece gerekli mekanizmalar olduğunu belirten Dr. Bingöl, “Stres, her ne kadar kaçınılması gereken bir durum gibi gözükse de çoğu zaman büyümeyi ve olgunlaşmayı destekler; kişisel gelişimin ve değişimin önünü açar. Bu nedenle asıl problem, stresin varlığı değil, bir stres faktörünün zihninizi saatlerce, günlerce, haftalarca meşgul etmesi, yani kronikleşmesidir. Her şeyin dozunda ve dengeli olması önemlidir.” diye konuştu.</p>
<p>Stres anında vücudun kendisini olası bir ‘savaş’a hazırladığını da anlatan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, bu durumun sadece gerçek bir fiziksel saldırı altındayken değil, aynı zamanda ilişkisel sorunlar, maddi kaygılar, eleştiri veya nefret söylemleri gibi süreğen bir şekilde kafaya takılan herhangi bir zihinsel mesele yüzünden de tetiklenebildiğini dile getirdi.</p>
<p>Dr. Mert Sinan Bingöl, “Bu esnada kalpte çarpıntı olur, şeker seviyesi yükselir, göz bebekleri büyür, sırt, boyun ve baş ağrıları olur, boşaltım ihtiyacı artar, vücut, kanı kol ve bacaklara daha fazla gönderebilmek için tansiyonu yükseltir ayrıca bulantı ve kusma olur.” dedi.</p>
<p><strong>Sen dans edersen, hücrelerin de dans eder!</strong></p>
<p>‘Bedensel’ ve ‘zihinsel’ sistemlerin iç içe geçtiğini dile getiren Dr. Bingöl, şöyle devam etti:</p>
<p>“Mevcut sıkıntı ve stresiniz arttığı zaman hem bedensel hem ruhsal yapınız, herhangi bir şeyi içine alacak durumda değildir. Bu durumda ne rahat bir nefes alabilirsiniz içinize, ne bir yiyecek, ne bir düşünce. O an, her şey size fazla ve zorlayıcı gelir. </p>
<p>Unutmayın, zihin ve beden, karşılıklı etkileşim halindedir. Bu nedenle zihin, bir şeyden haz alırken, beden de haz alır. Zihin korkarken, beden de korkar. Zihin kaygılıysa, beden de kaygılıdır. Sen dans edersen, hücrelerin de dans eder. Bu nedenle, yaşadığımız olaylar hakkında ne düşündüğümüz, hangi sonuçlara ulaştığımız, başımıza gelenleri nasıl yorumladığımız ve nasıl tepki vermeyi seçtiğimiz çok önemlidir. Ruh sağlığımız çok önemlidir.”</p>
<p>Dr. Bingöl, her partnerinden ayrılan veya işinden çıkarılan kişinin aynı düzeyde stres yaşamadığını, bu bağlamda, psikolojik sorunların çoğunlukla yaşananları doğru anlamlandıramamaktan, değişime direnç göstermekten veya sorunların varlığını kabullenememekten kaynaklandığını ifade ederek, “Belirsizlikleri, acıları, riskleri, hastalıkları, ölüm gerçeğini ve hayatın özü itibariyle &#8216;sorunlar&#8217; yumağı olduğunu belli bir ölçüde fark edip, anlayıp, kabul ettiğimizde gerçek hayatla uyumlanmış oluruz ve ruhsal iyileşme başlar.” şeklinde ifade etti.</p>
<p><strong>Ruh sağlığımızı korumak için neler yapabiliriz? </strong></p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, psikolojik dayanıklılığı artırmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>
<p>&#8211; Değerlerinizin farkında olun ve değer odaklı yaşayın, </p>
<p>&#8211; Yaptıklarınızın ve yapacaklarınızın bir anlamı olsun,</p>
<p>&#8211; Sonuç odaklı değil, ‘süreç’ odaklı olun, </p>
<p>-Hayatınızla ilgili kararlar alırken olabildiğince esnek olun ve farklı koşullara da uyumlanma, adapte olma özelliğinizi geliştirin, </p>
<p>-Diğer insanlarla iyi ilişkiler kurmayı hedefleyin, </p>
<p>-Başkaları için çabalarken kendi kişisel gelişimimizi ihmal etmeyin, </p>
<p>-Özgüveninizi ve değerinizi dışsal faktörlere bağlamayın, </p>
<p>-Geçmişinizi unutmaya çalışmak yerine onu anlamlandırmaya çalışın, </p>
<p>-Sorun odaklı olmak yerine çözüm odaklı olun, </p>
<p>-Sorunlarınız için tek bir ‘katı’ bakış açısı benimsemek yerine bol alternatifli çözümler üretin, </p>
<p>-Hayattaki biricikliğimizi unutmadan kendinizi başkalarıyla değil sadece dünkü kendinizle kıyaslayın, </p>
<p>-Empatinizi geliştirerek başkalarının hissettiği duyguları anlamaya çalışın ve asla küçümsemeyin, </p>
<p>-Gerektiğinde gurur yapmadan yardım isteyin, </p>
<p>-Size yaşatılanları unutmayın ama affetmeyi deneyin, </p>
<p>-Uyku ve beslenme alışkanlıklarınıza dikkat edin, </p>
<p>-Yaşam havuzunuzu farklı musluklarla besleyecek şekilde zenginleştirin.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-mert-sinan-bingol-ruh-sagligimiz-icin-sorumluluk-almaliyiz-412665">Dr. Mert Sinan Bingöl: &#8220;Ruh Sağlığımız için Sorumluluk Almalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arkadaşlıklar ruh ve beden sağlığımız için çok önemli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/arkadasliklar-ruh-ve-beden-sagligimiz-icin-cok-onemli-391964</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Jul 2023 11:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391964</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutlu olduğumuz, mutsuz olduğumuz, paylaşmaya dair anılarımızı anlatmak istediğimiz, saçmaladığımız, güldüğümüz, ağladığımız anlardaki duygularımızı paylaşabileceğimiz insanlara sahip olmak şüphesiz hayatımızın en büyük zenginliğidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arkadasliklar-ruh-ve-beden-sagligimiz-icin-cok-onemli-391964">Arkadaşlıklar ruh ve beden sağlığımız için çok önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mutlu olduğumuz, mutsuz olduğumuz, paylaşmaya dair anılarımızı anlatmak istediğimiz, saçmaladığımız, güldüğümüz, ağladığımız anlardaki duygularımızı paylaşabileceğimiz insanlara sahip olmak şüphesiz hayatımızın en büyük zenginliğidir. Tüm dünyada 30 Temmuz; “Dünya Arkadaşlık Günü” olarak kutlanmakta. Peki sosyal destek sağlayan arkadaşlarımızın bizi rahatlatan diğer psikolojik tarafları neler? Liv Hospital, Klinik Psikolog Alara Alagül anlattı.</strong></p>
<p><strong>Hayatın önemli bir parçası</strong></p>
<p>Hem mutlu anların hem de zor zamanların paylaşılabildiği, kimi zaman kişinin “seçilmiş ailesi” olan arkadaşlar hayatın önemli bir parçasını oluşturur. Sahip olunan arkadaşlıklar kişinin psikolojik iyi-oluş hali için büyük bir önem taşır. Arkadaşlar kişiye kendi seçimiyle bir gruba aidiyet hissetmeyi, farklılıklara saygı duymayı ve empatiyi öğretir.</p>
<p><strong>Sosyal desteğin kritik bir parçası</strong></p>
<p>Kişi kendi düşünce ve duygularını daha iyi anlamayı ve ifade etmeyi, kendi sınırlarını ve değerlerini öğrenir. Arkadaşlıklar ruh ve beden sağlığı için oldukça önemli olan sosyal desteğin de kritik bir parçasını oluşturur.</p>
<p><strong>Ruh sağlığı için önemli</strong></p>
<p>İyi bir sosyal destek ağına sahip olmanın birçok hastalık için koruyucu bir etkiye sahip olduğu ve sosyal desteğin daha uzun bir yaşam süresiyle ilişkili olduğu görülmektedir. Sosyal destek ruh sağlığı için ve özellikle depresyona karşı koruyucu bir etkiye sahiptir. İyi bir sosyal destek ağına sahip olmak daha yüksek bir yaşam doyumu ile ilişkilidir. Sosyal desteğin varlığı ruh ve beden sağlığı için koruyucu bir etkiye sahip olduğu gibi yokluğu ise kişinin bedensel ve ruhsal sağlığı için bir risk faktörü oluşturur.</p>
<p><strong>Sosyal desteğin yetersizliğinde kişi strese daha duyarlı hale gelir</strong></p>
<p>Yalnızlığın vücudun stres tepkisinde artışla ilişkili olduğu bilinmektedir. Arkadaşların sağladığı sosyal destek stresle baş etme, bağımlılıklardan uzaklaşma ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmede önemli rol oynar. İyi arkadaşlıklara sahip olmak yalnızlık ve sosyal izolasyondan korunmayı, ihtiyaç duyulduğunda destek bulabilmeyi sağlar. Dünya arkadaşlık gününüz kutlu olsun!</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/arkadasliklar-ruh-ve-beden-sagligimiz-icin-cok-onemli-391964">Arkadaşlıklar ruh ve beden sağlığımız için çok önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazın cilt sağlığımız tehlikede</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazin-cilt-sagligimiz-tehlikede-386791</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 07:10:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımız]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[yazın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarında havaların ısınması, güneşin sert ışınları ve artan nem cildimizde değişikliklere ve bazı sorunlara yol açabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-cilt-sagligimiz-tehlikede-386791">Yazın cilt sağlığımız tehlikede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında havaların ısınması, güneşin sert ışınları ve artan nem cildimizde değişikliklere ve bazı sorunlara yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman</strong>, gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda cilt sağlığı için gerekli önlemleri almanın son derece önemli olduğunu vurgularken “Yazın artan sıcaklık ciltte yağlanmaya ve tıkanmış gözeneklere yol açarak sivilceleri yaygınlaştırabiliyor. Ciltte su kaybı oluştuğundan kuruluk, pul pul dökülme ve donuk bir görünüme yol açıyor. Bilimsel araştırmalar da; güneş ışınlarının ciltte kırışıklığın artması, güneş yanığı, güneş lekeleri, erken yaşlanma ve cilt kanseri riskinin artmasında çok büyük etkisi olduğunu gösteriyor” diyor. Cildimizi yaz aylarının olumsuz etkilerinden korumak ve yaz ışıltısı sağlamak için bazı kurallara dikkat etmek hatta bunları yaşam alışkanlığı haline getirmek gerektiğini belirten Doç. Dr. Andaç Salman, 7 altın ipucunu sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Güneş kremini ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Mutlaka güneş kremi ile korunun. Yüksek SPF&#8217;li (koruma faktörü en az 30), hem UVA hem de UVB’ye karşı koruma sağlayan bir güneş kremini yeterli miktarda ve özellikle dışarıda vakit geçirirken iki saatte bir yeniden uygulayın. Güneş kremi, cildinizi zararlı UV ışınlarından koruyarak güneş yanığını, erken yaşlanmayı ve koyu lekelerin gelişimini önler. </p>
<p><strong>Derinizi içten ve dıştan nemlendirin</strong></p>
<p>Vücudunuzu ve cildinizi nemli tutmak için gün boyunca bol su için. Ayrıca nem seviyelerini en ideal ölçüde korumak için cilt tipinize uygun, hafif, yağsız bir nemlendirici kullanın. İyi nemlendirilmiş cilt dolgun, parlak ve sağlıklı görünür.</p>
<p><strong>Düzenli olarak cildinizi temizleyin</strong></p>
<p>Ölü cilt hücrelerini ortadan kaldırmak, taze ve parlak cildi ortaya çıkarmak için cilt bakım rutininize nazik bir temizleme ürünü ekleyin. Hücre yenilenmesini desteklemek ve daha pürüzsüz bir cilt elde etmek için alfa-hidroksi asitler (AHA&#8217;lar) veya beta-hidroksi asitler (BHA&#8217;lar) gibi bileşenler içeren bir temizleyici seçin. Güneş ışınlarına duyarlılık yaratmaması açısından bu ürünleri özellikle gece kullanmaya özen gösterin. Deride tahribata neden olabilecek sert fiziksel ovmalardan kaçının.</p>
<p><strong>Antioksidanlarla beslenin</strong></p>
<p>Diyetinize çilek, yeşillikler, turunçgiller ve fındık gibi antioksidan açısından zengin yiyecekler ekleyin. Antioksidanlar, güneşe maruz kalmanın neden olduğu serbest radikallerle savaşarak cilde verilen zararı en aza indirmeye ve cildinizdeki ışıltıyı korumaya yardımcı olur. Ek koruma için C vitamini serumları gibi antioksidan içeren cilt bakım ürünlerini de kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong> Hijyene özen gösterin</strong></p>
<p>Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Andaç Salman “Cildinizi temiz tutmaya özen gösterin. Ancak yüzünüzü yıkarken kuruluğa ve tahrişe neden olabileceğinden, derinin doğal yağlarını olumsuz etkileyen sert sabunlardan veya temizleyicilerden kaçının. Günde iki kez dermokozmetik cilt temizleyici ile cildinizi yıkayarak temiz tutun. Bu, gözenekleri tıkayabilen ve cildin görünümünü matlaştırabilen kir, ter ve fazla yağı gidermeye yardımcı olur” diyor.  </p>
<p><strong>Mümkünse gölgede kalın</strong></p>
<p>Özellikle güneş ışınlarının en güçlü olduğu yoğun saatlerde, doğrudan güneş ışığında geçirdiğiniz süreyi sınırlayın. Güneşe maruz kalmayı en aza indirmek için gölge arayın, koruyucu giysiler giyin, geniş kenarlı şapkalar ve güneş gözlüğü kullanın. Doğrudan güneşe maruz kalmayı azaltarak cildinizin parlaklığının korunmasına ve güneş yanıklarının önlenmesine yardımcı olursunuz.</p>
<p><strong>Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürün </strong></p>
<p>Genel yaşam alışkanlıklarınız cilt sağlığınızı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle uykusuz kalmamaya dikkat edin, yeterli süre ve kaliteli uyuyun. Düzenli egzersiz yapın ve stres seviyenizi yönetin. İyi dinlenmiş bir vücut ve sağlıklı bir yaşam tarzı, canlı bir cilde katkıda bulunur. Uyku, cildinizin yenilenmesini ve onarılmasını sağlarken, egzersiz kan dolaşımını hızlandırarak cildinize sağlıklı bir ışıltı verir. Meditasyon veya derin nefes alma gibi stres yönetimi teknikleri, stresin cildiniz üzerindeki etkisini en aza indirmeye yardımcı olabilir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-cilt-sagligimiz-tehlikede-386791">Yazın cilt sağlığımız tehlikede</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
