<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağduyu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/sagduyu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sagduyu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Aug 2023 09:54:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>sağduyu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/sagduyu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, &#8220;DNA&#8217;yı etkileyen ultraviyole ışınları birçok hastalığa sebep olabilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ilgen-ertam-sagduyu-dnayi-etkileyen-ultraviyole-isinlari-bircok-hastaliga-sebep-olabilir-396001</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 09:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[birçok]]></category>
		<category><![CDATA[dnayı]]></category>
		<category><![CDATA[ertam]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyen]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığa]]></category>
		<category><![CDATA[ilgen]]></category>
		<category><![CDATA[ışınları]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sağduyu]]></category>
		<category><![CDATA[sebep]]></category>
		<category><![CDATA[ultraviyole]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396001</guid>

					<description><![CDATA[<p>Egeli bilim insanı Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, güneşlenmenin faydalarını ve zararlarını anlattı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ilgen-ertam-sagduyu-dnayi-etkileyen-ultraviyole-isinlari-bircok-hastaliga-sebep-olabilir-396001">Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, &#8220;DNA&#8217;yı etkileyen ultraviyole ışınları birçok hastalığa sebep olabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Egeli bilim insanı Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, güneşlenmenin faydalarını ve zararlarını anlattı</p>
<p>Yaz mevsiminin en sıcak döneminin yaşandığı bu günlerde, güneş ışınları ve akut etkileri, ışınlardan korunma yöntemleri ile ilgili bilgi veren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “Güneşten korunma fiziksel ve kimyasal yöntemlerle sağlanabilir. Fiziksel korunma; güneş gözlüğü, geniş şapkalar, kalın kumaşlı ve uzun kollu kıyafetler, şemsiye gibi araçlarla sağlanabilir. Güneş ışınlarının deriye daha dik ulaştığı 11.00-15.00 saatleri arasında güneşten kaçınmak önemlidir” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “Güneş, farklı dalga boylarına sahip ışınlar yayar. Bu ışınlar, dalga boyları ve enerjilerine göre sıralanır. Güneş ışınlarının büyük bir kısmı atmosfer tarafından absorbe edilir.  Yeryüzüne ulaşan ultraviyole ışınlarının yüzde 95’ini UVA, yüzde 5’lik kısmını ise UVB oluşturmaktadır. Dalga boyu uzadıkça, derinin alt tabakalarına ulaşan enerji miktarı artar, ancak kızarıklık yapıcı etki azalır. UVA 320-400 nanometre (nm) arası olup derin dermis tabakasına kadar ulaşır. UVB’nin aksine camlardan da geçebilen, güneş ışınlarına bağlı deri yaşlanması, fototoksik ve fotoallerjik reaksiyonlardan sorumlu olan dalga boyudur. Serbest radikal oluşumu ile DNA’ya etki ederek kanserojen etki gösterebilir. UVB, 290-320 nm dalga boyuna sahip olup bronzlaşma, güneş yanıkları ve deri kanserlerinden en sık sorumlu olan dalga boyudur. Yalnızca yüzde 15’lik kısmı derinin dermis tabakasına ulaşır. Ultraviyole C (UVC) 200-290 nm dalga boyuna sahip olup, en kısa dalga boyuna sahiptir. Atmosfer tarafından emilmektedir” diye konuştu.</p>
<p>Sun Protection Factor (SPF) ile Protection Factor of UVA (PFA) hakkında da bilgiler veren Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “SPF, güneş kreminizin UVB ışınlarından ne kadar koruduğunu gösterir. Kişide güneşe maruziyet sonrası kızarıklık oluşma süresinin kaç kat uzadığını ifade eder.  Örneğin, güneş koruyucu kullanmadan güneşe maruz kaldığında 10 dakika içinde kızarıklık oluşan kişide SPF 15 değerinde ürün kullanıldığında bu süre 150 dakikaya uzamaktadır. SPF 2-12 olan ürünler minimal, SPF 12-30 olan ürünler orta derecede, SPF30’un üstündeki ürünler yüksek koruma sağlar. SPF 15, UVB’yi yüzde 93 oranında bloke ederken, SPF 30 yüzde 97, SPF 50 yüzde 98 oranında bloke eder. SPF seçimi kişinin deri tipi ve mevsime göre yapılmalıdır. Protection Factor of UVA (PFA), Güneş kreminin UVA’ya karşı koruyuculuğunu gösterir” dedi.</p>
<p><b>“Ultraviyole ışınların DNA üzerine zararlı etkileri mevcuttur”</b></p>
<p>Güneş ışınlarının olumlu ve olumsuz etkilerinden bahseden Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “Güneş ışınları, D vitamini sentezi için önemli olmakla birlikte sadece yüz ve el sırtlarının güneşe günde 10-20 dakikalık maruziyeti yeterli vitamin D üretimini sağlar. Fotoyaşlanma, derin kırışıklıklar, telenjiektaziler siyah nokta ve sivilce benzeri lezyonlarda artma ile kendini gösterebilir. Güneş maruziyeti sonrası gözlerde hasar ve özellikle koyu tenli kişilerde, yüz bölgesinde melazma denilen koyu renkli lekeler de ortaya çıkabilir.  Ultraviyole ışınların DNA üzerine zararlı etkileri mevcuttur. DNA hasarı ile çeşitli mutasyonlar gelişebilir. UV maruziyeti sonrası; kansere dönüşebilen aktinik keratoz; yassı hücreli kanser, bazal hücreli kanser ve melanom gibi deri kanseri türlerinde artış olabilir. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemindeki güneş yanıkları, ileride oluşabilecek deri kanserleri açısından risk taşır. Güneş ilişkili bazı dermatolojik hastalıklar da bulunmaktadır. Güneş gören yerlerde su toplamayla birlikte kızarıklık, egzama, kaşıntılı, deriden kabarık kurdeşen lezyonları veya telenjiektaziler izlenebilir. Özellikle ense bölgesinde deride uzun süreli kaşıntı sonrası belirgin kalınlaşma ve deri çizgilerinde artış meydana gelebilir. Gül hastalığı ve bazı romatolojik hastalıklarda güneş maruziyeti sonrası hastalıkta şiddetlenme meydana gelebilir. Doğum kontrol hapları, izotretinoin, bazı tansiyon ilaçları, psikiyatrik ilaçlar, bazı antibiyotikler ve kemoterapötik ajanlar gibi ilaçların alınmasından sonra güneş gören alanlarda güneşe duyarlılığın artmasına bağlı belirgin kızarıklık, hassasiyet meydana gelebilir” dedi.</p>
<p><b>“UVA ve  UVB koruması olan suya dayanıklı kremler kullanılmalı”</b></p>
<p>Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, “Özellikle güneş ışınlarının daha dik geldiği saatlerde güneş koruyucu sürmeden denize girilmesi veya uzun süreli yürüyüşler sonrasında açıkta kalan alanlarda kızarıklık, su toplama, yanma, batma şeklinde kendini gösteren güneş yanığı meydana gelebilir. Tedavide ıslak pansuman, kısa süreli topikal kortikosteroidler, deri yenilenmesini hızlandırıcı topikal ilaçlar kullanılabilir. Bol su içilmeli, bol kıyafetler giyilmeli ve güneşten korunulmalıdır. Şikayetler geçmediği takdirde doktora başvurulmalıdır. Güneşten korunma fiziksel ve kimyasal yöntemlerle sağlanabilir. Fiziksel korunma; güneş gözlüğü, geniş şapkalar, kalın kumaşlı ve uzun kollu kıyafetler, şemsiye gibi araçlarla sağlanabilir. Güneş ışınlarının deriye daha dik ulaştığı 11.00-15.00 saatleri arasında güneşten kaçınmak önemlidir.  Güneş koruyucular içerdikleri etken maddelere göre fiziksel ve/veya kimyasal korunma sağlar. Fiziksel etkili koruyucular, bariyer oluşturarak ışınları deriden yansıtarak etki eder. Tahriş edici ve alerjik olmamaları nedeniyle daha güvenilirdirler. Kimyasal etkili koruyucular ise UVA ya da UVB’yi absorbe ederek deriye geçişi azaltırlar.  Etkili bir güneşten korunma için; hem UVA hem UVB koruması olan, mümkünse suya dayanıklı, en az SPF 15 güneş koruyucular tercih edilmeli, güneşe çıkmadan en az yarım saat önce güneş gören bütün bölgelere yeterli ve eşit miktarda güneş kremi sürülmeli, bulutlu havalarda da güneş koruyucu kullanılmalı, 2-4 saatte bir ve yüzme veya aşırı terleme sonrası güneş koruyucu yenilenmelidir” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ilgen-ertam-sagduyu-dnayi-etkileyen-ultraviyole-isinlari-bircok-hastaliga-sebep-olabilir-396001">Prof. Dr. İlgen Ertam Sağduyu, &#8220;DNA&#8217;yı etkileyen ultraviyole ışınları birçok hastalığa sebep olabilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağduyu, huzur ve güvenliğin korunmasında önemli! Seçimler önemli ancak hayatın sonu değil!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sagduyu-huzur-ve-guvenligin-korunmasinda-onemli-secimler-onemli-ancak-hayatin-sonu-degil-374930</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 May 2023 13:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ancak]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğin]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[korunmasında]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağduyu]]></category>
		<category><![CDATA[seçimler]]></category>
		<category><![CDATA[sonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzmanlar ‘seçmen psikolojisinin’ uzun zamandır psikolojinin ilgi alanında olduğunu ve bireylerin siyasi tutumlarını şekillendiren psikolojik faktörlerin anlaşılmasına yardımcı olmayı amaçladığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagduyu-huzur-ve-guvenligin-korunmasinda-onemli-secimler-onemli-ancak-hayatin-sonu-degil-374930">Sağduyu, huzur ve güvenliğin korunmasında önemli! Seçimler önemli ancak hayatın sonu değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzmanlar ‘seçmen psikolojisinin’ uzun zamandır psikolojinin ilgi alanında olduğunu ve bireylerin siyasi tutumlarını şekillendiren psikolojik faktörlerin anlaşılmasına yardımcı olmayı amaçladığını söylüyor. Seçmen davranışlarının rasyonel ve psikolojik faktörlerin bir bileşimi ile oluştuğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, ‘taraftar, yandaş ve fanatik psikolojisi’ kavramlarına dikkat çekiyor. Seçimlerin hayatın sonu olmadığının da altını çizen Nurmedov, “Seçimler önemlidir ve doğru kararlar almak için ciddi bir düşünce gerektirir. Ancak seçim sonuçlarının sanılanın aksine hayatın diğer alanları üzerindeki etkisi de sınırlıdır.” diyerek ekliyor: “Unutulmamalıdır ki, kararlarında sağduyulu davranan insanlar, toplum tarafından daha saygın ve güvenilir bulunur. Sağduyulu kararlar almak ve uygulamak, huzur ve güvenliğin korunması açısından son derece önemlidir.”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, seçmen psikolojisini ve psikolojik yönelimlere göre seçmenlerin oy verme davranışları hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Seçmen psikolojisi, kampanyalarının nasıl düzenleneceği konusunda ipuçları sağlar</strong></p>
<p>‘Seçmen psikolojisinin’, seçmen davranışlarını inceleyen psikolojinin bir araştırma dalı olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, “Genel olarak tanımlamak gerekirse seçmen psikolojisi, bireylerin siyasi tercihlerinin altındaki psikolojik nedenlerini ve bu tercihlerin nasıl oluştuğunu araştırır.” ifadelerini kullandı. </p>
<p>Seçmen psikolojisinin uzun zamandır psikolojinin ilgi alanında olduğunu ve bireylerin siyasi tutumlarını şekillendiren psikolojik faktörlerin anlaşılmasına yardımcı olmayı amaçladığını kaydeden Nurmedov,  “Bu faktörler arasında kişilik özellikleri, ideolojik eğilimler, sosyal baskı, kampanya mesajları, lider imajı ve olayların algılanması gibi unsurlar yer alır. Seçmen psikolojisi, seçim kampanyalarının nasıl düzenleneceği konusunda çok önemli ipuçları sağlar. Aynı zamanda seçim sonuçlarını tahmin etmeye de yardımcı olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Seçmen davranışları ‘rasyonel değerlendirme’ ve ‘psikolojik etkenler’ altında incelenir</strong></p>
<p>Seçmen davranışlarının kabaca iki başlık altında incelendiğini aktaran Nurmedov bu başlıkları ‘rasyonel değerlendirmeye bağlı’ ve ‘psikolojik etkenlere bağlı’ olarak açıkladı.</p>
<p>Seçmenlerin tercihlerinin çoğu zaman rasyonel düşünce sürecinden kaynaklandığının varsayıldığını kaydeden Nurmedov, “Rasyonel değerlendirmeye bağlı tercihleri etkileyen faktörler arasında ekonomik durum, parti ideolojisi, adayın kişiliği, kampanya vaatleri ve medya etkisi yer alır.” dedi.</p>
<p><strong>Psikolojik durum oy tercihlerinde rol oynar</strong></p>
<p>Seçmen davranışının, sadece rasyonel düşünce sürecine dayanmadığını hatırlatan Nurmedov, “Seçmenlerin psikolojik durumları, değerleri, tutumları ve duyguları da oy tercihlerinde rol oynar. Bu psikolojik etkenler grup kimliği, duygusal tepkiler, ilk izlenimler, tutumlar ve kişisel deneyimler şeklinde sıralanabilir. Sonuç itibarıyla seçmen davranışı rasyonel ve psikolojik faktörlerin bir bileşimi ile oluşur.” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Taraftarlar kazanmak istedikleri için stresli veya endişeli olabilirler</strong></p>
<p>‘Taraftar, yandaş ve fanatik psikolojisi’ kavramlarına da değinen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov ‘taraftar psikolojisi’ kavramını şöyle açıkladı:</p>
<p>“Taraftarlık esasında bir sanatçı, spor kulübü, siyasi parti veya ideolojinin destekçisi anlamına gelir. Taraftarlık, taraf olduğu grubun başarısına katkıda bulunmak ve onları desteklemek için sergilenen tutumu ifade eder. Bir taraftarın psikolojisi, takımının başarısına ilişkin yoğun duygusal tepkiler içerir. Taraftarlar, takımlarının kazanmasını istedikleri için stresli veya endişeli olabilirler ve kazandıklarında büyük bir coşku hissederler. Benzer şekilde, takımı kaybettiğinde, hayal kırıklığına uğrayabilirler ve hatta üzüntü veya öfke gibi negatif duygular yaşayabilirler. Bununla birlikte taraftarlıkta genelde yıkıcı bir aşırılık yoktur.”</p>
<p><strong>Yandaşlar kendi içinde eleştirir, karşı çıkar ve sorgular</strong></p>
<p>‘Yandaş’ kavramının ‘taraftar’ kavramı ile benzer anlama sahip olmakla birlikte, daha çok siyasi bağlamda kullanıldığını ifade eden Nurmedov, “Bir yandaş, belirli bir siyasi parti veya liderin politikalarına sıkı sıkıya bağlıdır ve onları savunur. Yani, taraftar kavramı daha geniş bir kavram iken, yandaş kavramı siyasi bağlamda kullanılan daha dar bir tanımdır. Yandaşlık psikolojisi, genellikle, diğer insanların farklı bakış açılarına karşı kapalı bir tutum içerir. Bu durum, bazen yandaşların yanıltıcı bilgilere inanmalarına ve gerçekleri göz ardı etmelerine neden olabilir. Bununla birlikte, yandaşlıkta körü körüne bağlanma, liderlerini veya ait hissettikleri grupları putlaştırma ya da mutlak doğru olarak algılama söz konusu değildir. Yeri geldiğinde kendi içinde eleştirir, karşı çıkar ve sorgularlar.” şeklinde tanımladı. </p>
<p><strong>Fanatikler yıkıcı davranışlar sergileyebilir </strong></p>
<p>Fanatik psikolojisi tanımını da açıklayan Nurmedov, ‘fanatik’ teriminin genellikle tutkulu bir şekilde bir fikir, spor takımı, lider veya herhangi bir konuya bağlılık gösteren kişiler için kullanıldığını söyledi. Bireylerin fanatiği olduğu kişiyi münezzeh bir varlık olarak nitelendirdiklerini belirten Nurmedov, “Fanatik psikolojisi, genellikle, bir kişinin belirli bir inanç veya ideolojiye aşırı derecede bağlı olmasından kaynaklanır ve bu bağlılık, kişinin kimliği veya kendine ait bir özellik olarak görülür. Fanatiği olduğu kişi veya ideolojiyi eleştiremez. Başkaları tarafından eleştirildiğinde ise muhalif görüşleri asla kabul etmezler ve körü körüne savunurlar. Yetersiz kaldığını hissettiklerinde ise aşırıya kaçabilirler. Yıkıcı davranışlar sergileyebilirler.” dedi.</p>
<p><strong>Seçimler önemli ancak hayatın sonu değil</strong></p>
<p>Seçimleri hayatın sonu gibi düşünmenin doğru olmadığını vurgulayan Nurmedov, “Seçimler hayatımızın sadece bir bölümünü oluşturur ve hayatımızın sonu değildir. Seçimler önemlidir ve doğru kararlar almak için ciddi bir düşünce gerektirir. Ancak seçim sonuçlarının sanılanın aksine hayatın diğer alanları üzerindeki etkisi de sınırlıdır. Kaybetmek, yeni fırsatlar yaratmak için bir adım olabilir ve hayatımızın diğer alanlarında başarıya ulaşmamıza yardımcı olabilir. Özetle, seçimler önemlidir ancak hayatın sonu değildir.” şeklinde ifade etti.</p>
<p><strong>Sağduyulu insanlar daha saygın ve güvenilir bulunur</strong></p>
<p>Sağduyunun önemine de değinen Nurmedov, “Sağduyu, insanların olaylara mantıklı, gerçekçi ve dengeli bir şekilde yaklaşmasına yardımcı olan ve insanları diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biridir. Sağduyu sahibi insanlar, duygularıyla hareket etmek yerine, bilgi ve mantıktan yola çıkarak, doğru kararlar verme eğilimindedirler.” dedi.</p>
<p>Sağduyunun bize özellikle seçim süreci gibi stresli veya zor durumlarda, mantıklı ve soğukkanlı bir şekilde karar vermeyi sağlayacağına dikkat çeken Nurmedov sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Unutulmamalıdır ki, kararlarında sağduyulu davranan insanlar, toplum tarafından daha saygın ve güvenilir bulunur. Toplumda, sağduyulu kararlar almak ve uygulamak, huzur ve güvenliğin korunması açısından son derece önemlidir. Bu nedenle, sağduyu kavramı, toplumsal yaşamın sürdürülmesinde ve geliştirilmesinde kritik bir rol oynar.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagduyu-huzur-ve-guvenligin-korunmasinda-onemli-secimler-onemli-ancak-hayatin-sonu-degil-374930">Sağduyu, huzur ve güvenliğin korunmasında önemli! Seçimler önemli ancak hayatın sonu değil!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
