<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>rolü | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/rolu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/rolu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Feb 2026 10:00:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>rolü | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/rolu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Orman Yangınlarında Atıkların Rolü&#8221; projesinde son toplantı yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orman-yanginlarinda-atiklarin-rolu-projesinde-son-toplanti-yapildi-614398</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 10:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[atıkların]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projenin]]></category>
		<category><![CDATA[projesinde]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>
		<category><![CDATA[yangınlarında]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614398</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Doğu Akdeniz Araştırma Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü “Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri” isimli projenin son müzakere toplantısı düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-yanginlarinda-atiklarin-rolu-projesinde-son-toplanti-yapildi-614398">&#8220;Orman Yangınlarında Atıkların Rolü&#8221; projesinde son toplantı yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Doğu Akdeniz Araştırma Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü “Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri” isimli projenin son müzakere toplantısı düzenlendi.</p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ortağı olduğu ve Avrupa Birliği Sivil Katılım Hibe Programı’ndan hibe almaya hak kazanarak yürütülen projeyle orman içerisindeki atıklardan kaynaklanan yangınların toplum temelli çözümler ile azaltılması ve ormanlarda atık yönetiminin, paydaşların diyaloğu ile iyileştirilmesini hedefliyor. <br />BÜROKRAT, AKADEMİSYEN VE STK’LAR KATILDI<br />Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binasında düzenlenen toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, Doğu Akdeniz Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Çukurova Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökhan Ergan, Büyükşehir ve ilçe belediyelerin temsilcileri, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve STK temsilcileri katıldı.<br />ORMAN YANGINLARINA ÇÖZÜM DOĞRU ATIK YÖNETİMİ <br />Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Dünyanın ve Antalya’nın gündeminde ilk sıralarda iklim değişikliği ve hava olayları geldiğine dikkat çekerek, “Kentimizde son dönemde yaşanan sel felaketleri, aşırı sıcaklık ve kuraklık riski hep konuştuğumuz konular. 2021 yılında yaşadığımız Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangını olan Manavgat’ta 60 bin hektar alan yandı. Proje kapsamında atıkların rolü çok yönlü olarak dikkate alındı, çözüm yolları tartışıldı. AB’nin mali desteği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından uygulanan sivil katılım hibe programı kapsamında yürüttüğümüz proje bir kez daha şunu gösterdi ki orman yangınlarıyla mücadele yalnızca müdahale kapasitesiyle değil önleyici politikalar ve doğru atık yönetimiyle mümkündür. Bu da kurumlar arası güçlü bir işbirliğiyle başarıya ulaşabilir” dedi. <br />PROJE BİR MODELE DÖNÜŞMELİ  <br />Doğu Akdeniz Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Çukurova Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gökhan Ergan da, projenin bir yıllık çalışmayla tamamlandığını söyledi. Ergan, “Projenin amacı ormanlarda bulunan atıkların neden ormanda var olduğunu, atıkların ormandan çıkartılması için ne gibi çalışmaların olması gerektiğine dair kamu, sivil toplum, üniversite ve yerel halk paydaşlarıyla bir araya gelerek konuşarak uygun bir çözüm stratejisi bulmak. Bu toplantıdan çıkacak kararlar ile Antalya yerelinde projeyi yaygınlaştırarak ilçe belediyeleri sınırları içerisinde insanların ulaşabilecekleri bir modele dönüştürmek istiyoruz” diye konuştu. <br />SUNUMLAR VE DEĞERLENDİRMELER YAPILDI<br />Büyükşehir Belediyesi Sıfır Atık Çevre Eğitim Şube Müdürü Fulya Koral da projenin üçüncü ve son oturumunun gerçekleştirildiğini belirterek, “Bu kapsamda daha önce müzakere toplantıları ve atıksız festival düzenledik. Bugün de değerlendirme toplantısı yapıldı. Buradan çıkacak çıktılar bundan sonraki çalışmalara ışık tutacak” dedi. Toplantının son ayağında projenin koordinatörü Nurbahar Usta tarafından proje bilgilendirmesi, ikinci müzakere masası sonuç bildirisi ve projenin güncel durumu hakkında sunum yapıldı. Devamında atık verisi toplama eğitimi, uzman sunumları ve değerlendirme yapıldı. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-yanginlarinda-atiklarin-rolu-projesinde-son-toplanti-yapildi-614398">&#8220;Orman Yangınlarında Atıkların Rolü&#8221; projesinde son toplantı yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü&#8217;nde &#8220;Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü&#8221; Ele Alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-siddetle-mucadelede-yerel-yonetimlerin-rolu-ele-alindi-606787</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 13:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimlerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606787</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü” eğitim programında toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddet türleri, hukuki mekanizmalar, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-siddetle-mucadelede-yerel-yonetimlerin-rolu-ele-alindi-606787">Beylikdüzü&#8217;nde &#8220;Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü&#8221; Ele Alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü” eğitim programında toplumsal cinsiyet eşitliği, şiddet türleri, hukuki mekanizmalar, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. <br />Beylikdüzü Belediyesi, Türkiye Belediyeler Birliği ve Ankara Barosu Gelincik Merkezi iş birliğinde hazırlanan “Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü” eğitim programına ev sahipliği yaptı. Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitim programında, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetle mücadele çok yönlü olarak ele alındı. Ankara Barosu Gelincik Merkezi avukatları Cemre Arı ve Nur Banu Satılmış’ın konuşmacı olarak katıldığı programda; şiddetin temelleri, türleri ve toplumsal boyutları, hukuki mekanizmalar ile yerel yönetimlerin bu alandaki sorumlulukları masaya yatırıldı.<br />Avukatlar deneyimlerini aktardı<br />Gün boyu süren eğitimde Avukat Cemre Arı, Gelincik Merkezi’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verirken, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetin nedenleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Mesleki deneyimlerinden örnekler paylaşan Arı, şiddetin farklı türlerini ve toplum üzerindeki etkilerini somut vakalarla anlattı. Avukat Nur Banu Satılmış ise 6284 sayılı kanun başta olmak üzere, şiddetle mücadelede kullanılan hukuki mekanizmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları ile iyi uygulama örneklerinin ele alındığı eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinde çözüm önerileri ve genel değerlendirme ile sona erdi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzunde-siddetle-mucadelede-yerel-yonetimlerin-rolu-ele-alindi-606787">Beylikdüzü&#8217;nde &#8220;Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetimlerin Rolü&#8221; Ele Alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günlük hayata bağımsız katılımda ergoterapinin rolü önemli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunluk-hayata-bagimsiz-katilimda-ergoterapinin-rolu-onemli-596196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 08:07:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız]]></category>
		<category><![CDATA[Beceriler]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Ergoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[ergoterapinin]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[katılımda]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anlamlı ve amaçlı aktiviteler ile sağlığı ve refahı geliştiren, kişi merkezli bir sağlık mesleği olan ergoterapi, engelli bireylerin sosyal yaşama katılmasına destek olmayı hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunluk-hayata-bagimsiz-katilimda-ergoterapinin-rolu-onemli-596196">Günlük hayata bağımsız katılımda ergoterapinin rolü önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anlamlı ve amaçlı aktiviteler ile sağlığı ve refahı geliştiren, kişi merkezli bir sağlık mesleği olan ergoterapi, engelli bireylerin sosyal yaşama katılmasına destek olmayı hedefliyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Öğretim Görevlisi Melike Selin İkinci Kaya, engelli bireylerin, günlük yaşama bağımsız katılımlarının yalnızca fiziksel beceriler ile değil; özgüven, motivasyon, problem çözme gibi psikososyal beceriler ve çevresel düzenlemeler ile yakından ilişkili olduğunu vurgulayarak “Ergoterapi tam da bu noktada devreye girerek bireylerin güçlü yönlerini destekler, hem de çevreyi bireylerin ihtiyaçlarını uygun hale getirmeyi amaçlar” dedi. Engelli bireylerin sosyal yaşama katılmasında ailenin rolüne de dikkat çeken İkinci Kaya, “Ailelerin destekleyici ve cesaretlendirici yaklaşımı, engelli bireylerin hem sosyal yaşamda hem de iş hayatında daha güvenli, daha bağımsız ve daha aktif rol almasını sağlayacaktır” dedi.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü Öğretim Görevlisi Melike Selin İkinci Kaya, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada engelli bireyler için günlük yaşama katılımın önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Nüfusun yaklaşık yüzde 16’sı engellilik deneyimi yaşıyor<br />Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sının, yaşamının bir döneminde bir tür engellilik deneyimi yaşadığını belirten Melike Selin İkinci Kaya, “Bu kadar büyük bir kitlenin günlük hayata katılımında yaşadığı zorluklar, engelliliğin sadece bir sağlık durumu olmadığını; insanların çevreleri, fırsatlara erişimleri ve toplumdaki tutumlarla şekillenen çok boyutlu bir mesele olduğunu göstermektedir. Birçok engelli birey, aslında yapamadıkları için değil; fiziksel çevrenin, toplu taşımanın, eğitim ortamlarının ve sosyal alanların yeterince erişilebilir olmaması nedeniyle katılım konusunda güçlük yaşamaktadır. Bu nedenle engelliliği anlamak, bireylerde bir eksiklik aramak değil; toplumun ne kadar kapsayıcı olduğunu sorgulamak anlamına gelmektedir” diye konuştu. <br />Sosyal yaşama tam ve eşit katılım bir gereklilik<br />Engelli bireylerin sosyal yaşama tam ve eşit biçimde katılmasının, yalnızca bir tercih değil; yaşam kalitesini, sağlığı, bağımsızlığı ve toplumsal bütünlüğü doğrudan etkileyen kritik bir gereklilik olduğunu söyleyen Melike Selin İkinci Kaya, “Bireylerin sosyal ilişkilerinin güçlü olması ve toplumsal yaşama aktif katılımı, engelliliğin etkilerini azaltmakta ve günlük yaşamda bağımsızlığı arttırmaktadır” dedi. <br />Engeller hazırlıksız olmaktan kaynaklanıyor<br />Engelli bireylerin sosyal yaşama katılımlarını zorlaştıran pek çok faktör bulunduğunu ifade eden Melike Selin İkinci Kaya, “Bu faktörler, düşünülenin aksine bireylerin ‘yetersizliklerinden’ değil toplumun yeterince hazırlanmış olmamasından kaynaklanmaktadır. Engelli bireylerin sosyal yaşama katılımlarını limitleyen engeller, çoğu zaman gündelik hayatın en basit ayrıntılarında karşımıza çıkmaktadır. Rampasız kaldırımlar, toplu taşıma araçlarının yetersizliği, toplum içinde kullanılan ortak alanların erişilebilir tasarlanmaması gibi fiziksel engeller, insanların sosyal çevreleri ile iletişim kurmalarını zorlaştırmaktadır. Bunun yanı sıra kültürümüzde var olan önyargılar, acıma duygusu, aşırı korumacılık ya da görmezden gelmek gibi davranışlar da engelli bireylerin kendilerini eşit bir şekilde ifade etmelerini zorlaştırmaktadır” dedi. <br />Günlük hayata bağımsız katılımda önemli rol üstleniyor<br />Ergoterapinin anlamlı ve amaçlı aktiviteler ile sağlığı ve refahı geliştiren kişi merkezli bir sağlık mesleği olduğunu hatırlatan Melike Selin İkinci Kaya, “Ergoterapistler, bireylerin yapmak istedikleri, ihtiyaç duydukları ve toplum içinde rollerini yerine getirirken yapmaları beklenen aktiviteleri gerçekleştirebilmeleri için bireylerin becerilerini geliştirerek, aktiviteyi modifiye ederek ya da çevresel düzenleme yaparak bireylerin bağımsızlıklarını destekler” dedi. <br />Temel becerilerden sosyal desteğe kadar pek çok katkı hedefleniyor<br />Engelli bireylerin, günlük yaşama bağımsız katılımlarının yalnızca fiziksel beceriler ile değil; özgüven, motivasyon, problem çözme gibi psikososyal beceriler ve çevresel düzenlemeler ile yakından ilişkili olduğunu kaydeden İkinci Kaya, “Ergoterapi tam da bu noktada devreye girerek bireylerin güçlü yönlerini destekler, hem de çevreyi bireylerin ihtiyaçlarını uygun hale getirmeyi amaçlar. Ergoterapistler, engelli bireyler ile yemek yemek, giyinmek, kişisel bakım gibi temel günlük yaşam aktiviteleri üzerinde çalışabildiği gibi; alışveriş yapmak, yemek hazırlamak gibi yardımcı günlük yaşam aktivitelerinde de destek sunar” dedi. <br />Duyu bütünleme temelli yaklaşımlar kullanılıyor<br />Ergoterapinin günlük yaşam becerilerini iyileştirme ve güçlendirmede sunduğu katkılara değinen İkinci Kaya, “Hareket, denge, koordinasyon, ince ve kaba motor becerilerde güçlük yaşayan bireylerle duyu bütünleme temelli yaklaşımlar kullanarak becerilerin gelişmesini hedefler. Bunun yanında bilişsel ve sosyal becerileri destekleyerek bireyin bağımsızlığını artırmayı amaçlar. Gerektiğinde aktiviteleri kolaylaştıran yardımcı cihazlar, teknolojik ekipmanlar ve çevresel düzenlemeler önererek günlük yaşamı daha erişilebilir hâle getirir” diye konuştu. <br />Melike Selin İkinci Kaya, ergoterapinin tüm bu bireysel çalışmaların yanı sıra engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımlarının sürdürülebilir olması için aileler, eğitimciler, kurumlar ve politika yapıcılarla iş birliği içinde çalışarak daha kapsayıcı bir yaşam ortamı oluşturulmasına katkı sağladığını söyledi.<br />Sosyal yaşam ve iş hayatına katılımda ailelere öneriler<br />Engelli bireylerin toplumsal katılımlarında ailenin büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Melike Selin İkinci Kaya, sözlerini şöyle tamamladı: <br />“Aile, bireyin var olduğu, ilk deneyimlerini yaşadığı en küçük kurumdur bu nedenle bireylerin motivasyonları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ailelerin yaklaşımı, engelli bireylerin bağımsızlık düzeylerini etkilemektedir. Aileler, bireylerin yapamadıklarına odaklanmak yerine bireylerin yapabildiklerini fark ettirmeli ve de güçlü yönlerine odaklanmalıdır. Küçük başarıların dahi takdir edilmesi, bireylerin toplumsal katılım isteklerini artıracaktır. Aileler, bireylerin deneyim kazanmalarına izin vermeli, onlara alan açmalı ve de çok korumacı yaklaşmamalıdır. Toplumsal etkinliklere birlikte katılmak, bireyleri farklı ortamlarda desteklemek, sosyal ortamlara teşvik etmek de önemli olmaktadır. Sonuç olarak ailelerin destekleyici ve cesaretlendirici yaklaşımı engelli bireylerin hem sosyal yaşamda hem de iş hayatında daha güvenli, daha bağımsız ve daha aktif rol almasını sağlayacaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunluk-hayata-bagimsiz-katilimda-ergoterapinin-rolu-onemli-596196">Günlük hayata bağımsız katılımda ergoterapinin rolü önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemeraltı&#8217;nın kent kimliğindeki rolü Kültürel Miras Söyleşileri&#8217;nde ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kemeraltinin-kent-kimligindeki-rolu-kulturel-miras-soylesilerinde-ele-alindi-592053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2025 13:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[kemeraltı]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kimliğindeki]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[şehrin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin düzenlediği Kültürel Miras Söyleşileri, Sosyal Psikolog Prof. Dr. Melek Göregenli’nin Kemeraltı’nın kent kimliği ve toplumsal hafızadaki yerine ışık tutan sunumuyla sürdü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemeraltinin-kent-kimligindeki-rolu-kulturel-miras-soylesilerinde-ele-alindi-592053">Kemeraltı&#8217;nın kent kimliğindeki rolü Kültürel Miras Söyleşileri&#8217;nde ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konak Belediyesi’nin düzenlediği Kültürel Miras Söyleşileri, Sosyal Psikolog Prof. Dr. Melek Göregenli’nin Kemeraltı’nın kent kimliği ve toplumsal hafızadaki yerine ışık tutan sunumuyla sürdü. Söyleşide Kemeraltı’nın yalnızca tarihsel bir çarşı değil, kentlilerin ortak duygularını ve aidiyetlerini taşıyan bir hafıza mekanı olduğu ele alındı.</p>
<p>Konak Belediyesi’nin kültürel mirası görünür kılmak amacıyla düzenlediği “Kültürel Miras Söyleşileri” dizisi, “İzmir Kent Belleğinde Kemeraltı” konulu etkinlikle devam etti. Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşide, Sosyal Psikolog Prof. Dr. Melek Göregenli konuşmacı olarak yer aldı. Kent kimliğinin oluşumunda mekanın ve toplumsal hafızanın rolünün masaya yatırıldığı söyleşide, kültürel mirasın geleceğe aktarılması ve Kemeraltı’nın bu süreçteki yerine vurgu yapıldı.</p>
<p><strong>“Kemeraltı’nın bu şehrin hayatındaki rolü çok büyük”</strong></p>
<p>Sosyal psikoloji ve kent belleği alanındaki önemli çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Göregenli, insanın fiziki çevrenin uyaranlarıyla şekillenen bir varlık olduğunu dile getirdi. Kemeraltı’nın, şehrin kimliği ve belleğinde geçmişten bugüne önemini kaybetmeyen bir mekan olduğunu belirten Prof. Dr. Göregenli, “Şehrin fiziksel yapısı bizim tüm davranışlarımızın en önemli belirleyicilerinden bir tanesi. O nedenle şehrin bir bölümü üzerine konuşurken bütün ile ilişkisini ele almak durumundayız. Aslında bütün fiziksel olgular birer gerçekliktir; sadece algılamanın ötesinde onlarla bir ilişki kurarız. Hissederiz, bağlanırız, anlamlar atfederiz ya da uzaklaşırız. İnsan yaşadığı şehre göre biçimlenir. Kemeraltı’nın bu şehrin hayatındaki rolü çok büyük” dedi.</p>
<p><strong>“Kolektif belleğin bir üyesi”</strong></p>
<p>Kemeraltı’nın kolektif hafızadaki yerini araştırmalarla ortaya koyan Prof. Dr. Göregenli, şunları söyledi: “Türkiye’de ilk kez bir çarşı ile ilgili İzmir Ticaret Odası’nın desteğiyle envanter çalışması yapmıştık. 9 bin 300 kişiyle anket yaptık, 12 bin 432 yapı birimini kaydettik. Aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile geçmiş yıllarda yapmış olduğumuz ‘Kemeraltı’nın Yüzleri’ ve ‘Yaşayan Kemeraltı Rehberi’ çalışmaları var. Kemeraltı’nın geçmişten bugüne tüm dinamizmini yansıtmaya çalıştığımız. Kemeraltı’nın çok dinli, çok dilli ve çok kültürlü bir yapısı var. İzmir için tarihsel önemi de bundan kaynaklanıyor. Kemeraltı, geçmişte hep şehrin farklı sınıflarının ortak mekanı olmuş. Hafıza sadece bireysel değil aynı zamanda kolektif bir şeydir. Kemeraltı aynı zamanda kolektif belleğin de bir üyesi.”</p>
<p>Söyleşi Prof. Dr. Göregenli’nin sunumunun ardından soru-cevap bölümüyle devam etti. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kemeraltinin-kent-kimligindeki-rolu-kulturel-miras-soylesilerinde-ele-alindi-592053">Kemeraltı&#8217;nın kent kimliğindeki rolü Kültürel Miras Söyleşileri&#8217;nde ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Palmiye Yağının Sağlıktaki Rolü Bilimsel Bulgularla Netleşiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/palmiye-yaginin-sagliktaki-rolu-bilimsel-bulgularla-netlesiyor-589634</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 09:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Asidi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[bulgularla]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[netleşiyor]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye]]></category>
		<category><![CDATA[Palmiye Yağı]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıktaki]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yağının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589634</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Roger Clemens, palmitik asit üzerine yaptığı çalışmasında, bu asidin biyolojik fonksiyonlarını, vücutla uyumluluğunu ve potansiyel ancak temel sağlık katkılarını ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/palmiye-yaginin-sagliktaki-rolu-bilimsel-bulgularla-netlesiyor-589634">Palmiye Yağının Sağlıktaki Rolü Bilimsel Bulgularla Netleşiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kaliforniya Üniversitesi&#8217;nde çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Roger Clemens, palmitik asit üzerine yaptığı çalışmasında, bu asidin biyolojik fonksiyonlarını, vücutla uyumluluğunu ve potansiyel ancak temel sağlık katkılarını ele aldı. Dr. Clemens çalışmasında, palmitik asidin insan vücudundaki toplam yağ asitlerinin yaklaşık %20-%30&#8217;unu oluşturduğunu ve enerji üretimi, hücre yapısının korunması, yağda çözünen vitaminlerin emilimi ve tümör inhibitörü olarak işlev gören çeşitli bileşiklerin sentezi gibi temel biyolojik süreçlerde kilit rol oynadığını vurguladı. Dr. Clemens, zeytinyağı, fıstık yağı, ayçiçek yağı, süt ürünleri ve et gibi birçok doğal gıda kaynağında da bulunan palmitik asidin, anne sütündeki baskın yağ asidi olduğunu vurgulamaktadır. Bu gözlemler, palmitik asidin büyüme ve gelişmede doğal bir gereklilik olduğunu göstermektedir. Temel toksikoloji de dahil olmak üzere palmiye yağı güvenliğine ilişkin devam eden değerlendirmeleri, palmiye yağının güvenli olduğunu ve hem bebek beslenmesinde hem de bebek maması bileşiminde faydalı bir bileşen olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>“Palmiye yağı, insan biyolojisiyle doğal uyum içinde çalışan çok yönlü, bitki bazlı bir gıda bileşenidir”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Roger Clemens, palmiye yağının sağlık üzerindeki etkilerinin sadece içeriğiyle değil, aynı zamanda genel beslenme dengesi ve yaşam tarzıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Palmiye yağı, dengeli bir beslenmenin parçası olarak tüketildiğinde insan sağlığına katkıda bulunabilen güvenli bir yağdır. Sağlığı etkileyen kilit faktör, palmitik asit gibi tek bir yağ asidi değil, yaşam tarzı ve beslenmedeki bütüncül dengedir.” Palmiye yağının beslenmedeki değeri ve güvenliği, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi (U.S. FDA) tarafından değerlendirilmeye devam etmektedir. EFSA, palmiye yağının gıda katkı maddesi olarak kullanımına ilişkin bir güvenlik endişesi bulunmadığını belirtmektedir. Aynı zamanda FDA, palmiye yağını, gıda ürünlerinde birçok işleve sahip bir gıda bileşeni olarak “genel olarak güvenli kabul edilen” (GRAS) şeklinde sınıflandırmaktadır.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/palmiye-yaginin-sagliktaki-rolu-bilimsel-bulgularla-netlesiyor-589634">Palmiye Yağının Sağlıktaki Rolü Bilimsel Bulgularla Netleşiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de Cumhuriyetin inşasında tarım, nüfus ve ekonominin rolü konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-cumhuriyetin-insasinda-tarim-nufus-ve-ekonominin-rolu-konusuldu-589584</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 08:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetin]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[dönemin]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonominin]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[inşasında]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[politik]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde düzenlenen (EÜ) “Cumhuriyet ve Atatürk” etkinlikleri kapsamında Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü (TDAE)  tarafından “Atatürk Döneminde Modern Türkiye’nin İnşası: Ekonomi, Nüfus ve Tarım” adlı panel gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-cumhuriyetin-insasinda-tarim-nufus-ve-ekonominin-rolu-konusuldu-589584">EÜ&#8217;de Cumhuriyetin inşasında tarım, nüfus ve ekonominin rolü konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde düzenlenen (EÜ) “Cumhuriyet ve Atatürk” etkinlikleri kapsamında Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü (TDAE)  tarafından “Atatürk Döneminde Modern Türkiye’nin İnşası: Ekonomi, Nüfus ve Tarım” adlı panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdullah Temizkan’ın yaptığı panele, Celal Bayar Üniversitesi   İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Yakınçağ Tarihi öğretim üyesi Doç. Dr. Ferhat Berber, TDAE<b> </b>Türk Dünyası Sosyal, Ekonomik ve Siyasal İlişkiler Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Hamit Özman ve Doç. Dr. Mehmet Fatih Sansar konuşmacı olarak katıldı.  TDAE Konferans Salonu&#8217;nda gerçekleşen etkinlikte, uzman akademisyenler Atatürk döneminin kritik politikalarını bilimsel bir perspektifle değerlendirdi.</p>
<p>Toplum olarak her bireyin kendi sorumluluğunun bilincinde olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Abdullah Temizkan, “Atatürk Haftası&#8217;nda, Cumhuriyetimizin ve devletimizin kurucusu Atatürk&#8217;ü anmak üzere bir aradayız. Ancak bu anmayı, alışılagelmişin dışında bir yaklaşımla gerçekleştirmek istiyoruz. Amacımız, Atatürk&#8217;ün ve bizden sonraki nesillere derin etkileri olan devrimlerinin ve politik uygulamalarının daha ölçülebilir ve somut yönlerini ele almaktır. Atatürk döneminde modern Türkiye&#8217;nin inşasını ekonomi, nüfus ve tarım üçgeninde değerlendirerek, o dönemin fotoğrafını daha net bir şekilde görmeyi ve anlamayı hedefliyoruz. ‘Millet’ olmak, ortak dil, kader ve tarihten gelen organik bir süreçtir. ‘Ulus’ olmak ise bu ortak değerlerle birlikte, geleceğe yönelik bir projeksiyon, bir vizyon ortaya koymaktır. İşte bu anlamda ulus, bir gelecek projesidir. Yalnızca sistemi değiştirmek yeterli değildir; o sistemi işletecek kültürü de inşa etmek gerekir. Toplumsal olarak çok eksiğimiz olduğunun farkındayız. Bu eksiklikleri gidermek yalnızca devlet politikalarıyla mümkün değildir. Her bireyin kendi sorumluluğunun bilincinde olması, gördüğü aksaklıkları uyarması ve çözümün bir parçası olması gerekir. Bu duygularla, katılımınız için hepinize ve değerli konuşmacılarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi</p>
<p><b>“Zor şartlar altında gelen ekonomik mucizeler”</b></p>
<p>Atatürk döneminin olağanüstü iktisat politikalarını ve bu politikaların günümüze uzanan süreçlerini anlatan Doç. Dr. Hamit Özman, “Türkiye&#8217;nin bir burjuva devrimi yaşamadığını, hepimizin köklerinin çiftçiliğe dayandığını unutmamalıyız; bu yüzden köylü toplumundan bilim insanları ve iş insanları çıkaran Cumhuriyetimize ve kurucularına minnet borçluyuz. Sanayi Devrimi sonrası zenginle yoksul arasındaki uçurumun 60 kata ulaştığı bir dünyada, ‘İttihat ve Terakki’den dünyaya entegre ancak Alman ekonomik etkisi altındaki bir yapı devraldık. Cumhuriyet kurulduğunda, Lozan görüşmeleri sürerken düzenlediğimiz İzmir İktisat Kongresi ile Batı dünyasına net bir mesaj verdik. ‘Bizim yolumuz liberal ekonomi ve Batı ile entegrasyondur’. Ancak 1929 Büyük Buhranı gibi küresel bir kriz, bizi 1930 sonrası daha devletçi bir modele yöneltti; fakat bu, özel sektörü asla dışlamadı, nitekim sanayinin yüzde 90&#8217;ı hâlâ özel girişimin elindeydi. Bu politikaların somut sonuçları ise o zor şartlarda elde edilen muazzam başarılardır. 1923-1929 arası yıllık ortalama yüzde 10.9 gibi rekor bir büyüme yakaladık ve dünya krizde boğulurken bile pozitif büyümeyi sürdürdük. Bununla kalmayıp, son derece sağlam bir para politikası izledik; enflasyon neredeyse yoktu, bütçemiz hiç açık vermedi ve en önemlisi, Türk lirası yabancı paralar karşısında değer kazandı. Ayrıca, toplumda sermaye birikimi olmadığının bilinciyle, halkın sırtındaki yükü hafifletmek için dolaylı vergilerin payını yüzde 73&#8217;ten yüzde 55&#8217;e düşürerek gelir dağılımını daha adil hale getirmeye çalıştık. Atatürk dönemi, sadece bir kurtuluş mücadelesi değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığın ve zor şartlar altında mucizeler yaratmanın da adıdır ve bu miras, bugün bile hepimiz için en büyük ilham kaynağı olmalıdır” diye konuştu</p>
<p><b>&#8220;Sağlıksız nüfus en temel sorun olarak görüldü&#8221;</b></p>
<p>Atatürk&#8217;ün, Cumhuriyet dönemindeki nüfus politikalarını anlamanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Ferhat Berber ise “Sanayi Devrimi sonrası dünyada nitelikli ve doğru yönlendirilmiş nüfusun devletler için en büyük güç haline geldiği gerçeğinden hareketle, Cumhuriyet&#8217;i kuran kadrolar, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda yaşanan büyük kayıplar sonucu devraldıkları 13 milyon civarındaki küçük, yüzde 75&#8217;i kırsalda yaşayan, kadın-erkek dengesi bozulmuş ve sıtma, trahom gibi salgın hastalıklarla boğuşan sağlıksız nüfusu en temel sorun olarak görmüşlerdir. Bu doğrultuda, ‘çok nüfus, tok nüfus, şen ve zengin nüfus’ mottosuyla hem nüfusu artırmaya hem de kalitesini yükseltmeye yönelik çift yönlü bir politika izlenmiştir. Nüfusun kalitesini artırmak amacıyla Dr. Refik Saydam öncülüğünde ülke çapında bir sağlık seferberliği başlatılmış, dispanserler, hastaneler ve sağlık ocakları kurularak salgın hastalıklarla etkin bir mücadele yürütülmüştür. Nüfusu artırma yönünde ise altı çocuklu ailelere vergi muafiyeti gibi teşvikler uygulanmış, ancak Atatürk&#8217;ün kadını sosyal hayata katma idealine paralel olarak evlilik ve çocuk doğurma konusunda baskıcı politikalardan kaçınılmıştır” dedi</p>
<p><b>“Cumhuriyetin tarım politikaları günümüze çözüm sunuyor”</b></p>
<p>Atatürk&#8217;ün &#8220;Kılıçla ülke alanlar, sabanla ülke alanlara yenilmeye mahkumdur&#8221; sözünü bir medeniyet projesinin temeli olarak yorumlayan Doç. Dr. Mehmet Fatih Sansar, “Cumhuriyetin tarım politikaları, günümüzdeki gıda krizlerine dahi çözüm sunuyor, nitekim 1980&#8217;lerdeki özelleştirme furyasıyla gözden çıkarılan devletçi modellerin aksine, bugün çözümü Atatürk&#8217;ün kurduğu ‘Tarım Kredi Kooperatifleri’ gibi kurumlarda aradığımıza dikkat çekmek isterim. ‘Milli iktisat’ hedefiyle yola çıkan Cumhuriyet, bu meseleyi bir bakanlık kuracak kadar ciddiye aldı; İzmir İktisat Kongresi&#8217;nde çiftçinin talepleriyle şekillenen politikaları hayata geçirdi. Bu dönemin başarısının sadece Aşar vergisinin kaldırılması gibi bilinen reformlarla sınırlı değildir. Asıl devrim Almanya&#8217;dan hocalar getirilerek kurulan Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü, yurt dışına gönderilen ziraat mühendisleri ve Manisa&#8217;da bağcılık, Adana&#8217;da tohum ıslahı, Bornova&#8217;da zeytincilik gibi alanlarda kurulan ihtisaslaşmış araştırma enstitüleriyle oluşturulan muazzam bilimsel altyapıdır” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-cumhuriyetin-insasinda-tarim-nufus-ve-ekonominin-rolu-konusuldu-589584">EÜ&#8217;de Cumhuriyetin inşasında tarım, nüfus ve ekonominin rolü konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlişkilerde &#8216;dadı&#8217; rolü kadınları yalnızlığa sürüklüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iliskilerde-dadi-rolu-kadinlari-yalnizliga-surukluyor-569867</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2025 13:28:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkide]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[taşkın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569867</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, ilişkilerde kadının partnerine karşı ‘dadı’ rolü üstlenmesinin hem erkek hem de kadın üzerindeki etkilerinden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iliskilerde-dadi-rolu-kadinlari-yalnizliga-surukluyor-569867">İlişkilerde &#8216;dadı&#8217; rolü kadınları yalnızlığa sürüklüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, ilişkilerde kadının partnerine karşı ‘dadı’ rolü üstlenmesinin hem erkek hem de kadın üzerindeki etkilerinden bahsetti.</p>
<p><strong>Kadının ‘dadı’ rolü ilişkide psikolojik dengesizliğe neden oluyor!</strong></p>
<p>İlişkilerde kadınların partnerlerine karşı koruyucu, düzenleyici ve yönlendirici bir rol üstlenmesinin, halk arasında ‘erkek dadılığı’ şeklinde anıldığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bu, sadece kadınların fazladan sorumluluk üstlenmesi değil; aynı zamanda ilişkide psikolojik bir dengesizliğin ortaya çıkması anlamına gelir.” dedi.</p>
<p>Temelde, bu tür dinamiklerin bireylerin geçmiş yaşantıları ve içselleştirdiği ilişki şemalarıyla yakından ilişkili olduğuna dikkat çeken Taşkın, “Özellikle bağlanma kuramı açısından incelediğimizde, ‘dadı’ rolünü üstlenen kadınların çoğu, çocuklukta ya kendi ebeveynine ebeveynlik yapmak zorunda kalmış ya da duygusal ihtiyaçları tam anlamıyla karşılanmamış bireylerdir. Bu da onları, yetişkinlikte ‘onarmaya’ çalıştıkları kişileri seçmeye ve bu rolleri normalleştirmeye götürebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kadının ebeveynlik rolü, erkeği zayıflatır; kadını ise tükenmiş ve yalnız bırakır! </strong></p>
<p>Öte yandan, bu rolü kabullenen ya da buna yönelen erkeklerin psikolojik değerlendirmesini yapan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bu tür erkeklerde sıklıkla duygusal sorumluluk almaktan kaçınma, öz-yeterlilik eksikliği ya da aşırı bakım görmüş olmanın getirdiği pasiflik gözlemlenebilir.” dedi.</p>
<p>Bazı erkekler için bu ilişki modelinin, gelişimsel olarak geçemedikleri bir çocukluk evresinde kalmanın devamı gibi olduğunu kaydeden Taşkın, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“İlişkide duygusal olarak regüle edilmek, yönlendirilmek ve taşınmak isterler. Kadının bu rolü üstlenmesi ise, erkeğin bireysel gelişimini ve ilişki içinde eşit sorumluluk alma becerisini zayıflatır. Kadın açısından ise bu dinamik uzun vadede ağırdır. Başlangıçta kontrol duygusu ve işe yararlık hissi verse de zamanla yorgunluk, tükenmişlik, değersizlik ve hatta cinsel isteksizlik gibi sonuçlar doğurabilir. Çünkü psikolojik olarak, birine ebeveynlik yaptığınızda, o kişiye karşı romantik veya erotik bir çekim hissetmeniz giderek zorlaşır. Duygusal yükü sürekli üstlenen kadınlar, ilişkide yalnızlık duygusuyla da baş başa kalabilir.”</p>
<p><strong>Sağlıklı ilişki, iki yetişkinin birbirini desteklediği ama taşımadığı ilişkidir! </strong></p>
<p>Türkiye gibi toplulukçu kültürlerde bu durumun daha görünür hale gelebileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Çünkü burada kadınlara küçük yaşlardan itibaren ‘idare eden, toparlayan, fedakâr olan’ roller biçilmiştir. Aynı zamanda erkek çocuklarının fazla el üstünde tutulduğu, sorumlulukla değil, ‘hakla’ büyütüldüğü aile yapılarında, bu dinamikler ilişkilere kolayca sızar.” dedi.</p>
<p>Bu tabloyu değiştirebilmek için önce farkındalık gerektiğinin altını çizen Taşkın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Kadınlar kendilerine sormalılar; ‘Ben bu ilişkide partnerimle eşit miyim, yoksa onun hayatını yöneten bir figür müyüm?’, ‘Yük paylaşımı var mı, yoksa sadece ben mi taşıyorum?’, ‘Bir partner mi arıyorum, yoksa bir çocuk mu büyütüyorum?’. Sağlıklı bir ilişki, iki yetişkinin birbirine alan tanıdığı, destek verdiği ama birbirini taşımadığı ilişkidir. Sınırlar koymak, rollerin farkında olmak ve gerektiğinde duygusal emek paylaşımını talep etmek, ilişkinin sürdürülebilirliği açısından kritiktir. Unutmayalım ki sevgi vermek bir seçimdir, ama bakım emeği vermek bir sorumluluktur ve bu sorumluluk çift yönlü olmalıdır.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iliskilerde-dadi-rolu-kadinlari-yalnizliga-surukluyor-569867">İlişkilerde &#8216;dadı&#8217; rolü kadınları yalnızlığa sürüklüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Girişimcilik Sınavında Üniversitelerin Yeni Rolü, Sadece Fikir Değil Dayanıklılık da Kazandırmak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/girisimcilik-sinavinda-universitelerin-yeni-rolu-sadece-fikir-degil-dayaniklilik-da-kazandirmak-560763</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 12:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[kazandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sınavında]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitelerin]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560763</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son on yılda Türkiye’de girişimcilik hareketliliği ivme kazanmış olsa da veriler girişimlerin sürdürülebilirliği konusunda ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girisimcilik-sinavinda-universitelerin-yeni-rolu-sadece-fikir-degil-dayaniklilik-da-kazandirmak-560763">Girişimcilik Sınavında Üniversitelerin Yeni Rolü, Sadece Fikir Değil Dayanıklılık da Kazandırmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son on yılda Türkiye’de girişimcilik hareketliliği ivme kazanmış olsa da veriler girişimlerin sürdürülebilirliği konusunda ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2015–2024 yılları arasında ülkemizde yaklaşık 384 bin yeni şirket kuruldu. Ancak aynı dönemde 80 binden fazla şirket kapandı. 2024 yılı itibarıyla ise her dört yeni kuruluşa karşı bir şirket kapanıyor.</p>
<p>TÜİK’in güncel raporlarına göre, kurulan girişimlerin yalnızca yüzde 41,6’sı beşinci yılı görebiliyor. Yani her on girişimden altısı beş yıl içinde faaliyetlerine son veriyor. Özellikle erken aşama girişimlerin ilk iki yılda kapanma oranı yüzde 43’ü buluyor. Bu durum, ülke genelinde hem girişimcilik kültürünü hem de ekonomik dinamizmi doğrudan etkileyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Doç. Dr. Ahmet Turan: “Fikir var, ama sistematik dönüşüm eksik”</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Müdürü Doç. Dr. Ahmet Turan, verileri şöyle değerlendiriyor:</p>
<p>“Ülkemizde çok parlak fikirler çıkıyor, özellikle üniversiteler bu anlamda büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu fikirlerin start-up’a dönüşmesi ve hayatta kalması için gereken sistematik yapı, çoğu zaman eksik kalıyor. Girişimciler teknik olarak güçlü ama pazarlama, finansal planlama, takım kurma ve iş modeli oluşturma konularında zorluk yaşıyor.”</p>
<p>Girişimciler En Çok Nerelerde Zorlanıyor?</p>
<p>Doç. Dr. Turan’a göre, bir girişimin sadece iyi bir fikirle kurulması yeterli değil. Girişimciler çoğunlukla şu alanlarda başarısız oluyor:</p>
<p>İş Modeli Yetersizliği: Girişimcilerin büyük bölümü, fikirlerini nasıl gelir getiren ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştüreceğini bilmiyor. Ürün-pazar uyumu, fiyatlandırma stratejisi, müşteri segmentasyonu gibi temel kavramlarda eksiklik yaşanıyor.</p>
<p>Ekip Kurma ve Yönetme: Farklı yetkinliklere sahip kişilerden oluşan bir ekip kurmak çoğu zaman göz ardı ediliyor. Birçok girişim, tek bir alana sıkışmış, homojen ekip yapısı nedeniyle zayıf düşüyor.</p>
<p>Finansal Okuryazarlık Eksikliği: Bütçe yönetimi, yatırım planlaması ve finansal projeksiyonlar gibi kritik alanlarda girişimciler destek almakta geç kalıyor. Yatırımcı sunumları zayıf hazırlanıyor, yatırımcının güveni kazanılamıyor.</p>
<p>Psikolojik Dayanıklılık: Ret almak, belirsizlikle başa çıkmak ve uzun vadeli motivasyon gibi konularda bireysel dayanıklılık da bir sorun. Sabır, esneklik ve tekrar deneme cesareti olmadan girişimlerin ilerlemesi zorlaşıyor.</p>
<p>Üniversiteler Bu Sorunlara Nasıl Yanıt Veriyor?</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi’nin Teknoloji Transfer Ofisi, bu sorunlara yönelik çok katmanlı çözümler sunuyor:</p>
<p>Mentorluk ve İş Geliştirme Desteği: Fikirden ürün geliştirmeye, pazarlama stratejisinden yatırımcı görüşmelerine kadar farklı aşamalarda birebir mentorluk hizmeti sunuluyor.</p>
<p>Çapraz Disiplinli Ekipleşme: Farklı fakültelerden öğrencilerin ve akademisyenlerin bir araya gelerek çok yönlü girişim ekipleri kurması destekleniyor.</p>
<p>Fon ve Teşvik Yönlendirmesi: TÜBİTAK BİGG, Horizon Europe, Erasmus+ gibi ulusal ve uluslararası destek programlarına başvuru konusunda rehberlik sağlanıyor.</p>
<p>Girişimcilik Eğitimi ve Atölyeler: Pitch hazırlama, iş modeli tasarımı, MVP oluşturma ve finansal yönetim gibi konularda uygulamalı atölyeler düzenleniyor.</p>
<p>Uluslararasılaşma Stratejisi: Üniversite bünyesinden çıkan girişimlerin yurtdışına açılması için hızlandırıcı programlar, yatırımcı buluşmaları ve çevrimiçi mentorluklarla destek veriliyor.</p>
<p>Neden Kapanıyorlar? Üniversiteler Ne Yapmalı?</p>
<p>Doç. Dr. Ahmet Turan, üniversitelerin sadece fikir üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak şunları söylüyor: </p>
<p>“Girişimlerin kapanma nedenlerinin başında yanlış zamanlama, müşteri ihtiyacını doğru analiz edememe ve sürdürülebilir iş modeli kuramama geliyor. Üniversiteler bu süreçte sadece bilgi değil, yapılandırılmış bir ekosistem sunmalı. Girişimcilik artık seçmeli bir konu değil; eğitim, destek, finans ve ağ boyutunda entegre bir sistem olarak kurgulanmalı.”</p>
<p>Başarılı Girişimlerin arkasında Güçlü Üniversiteler Var</p>
<p>“Girişimcilik ekosisteminde başarıyı yalnızca yeni kurulan şirket sayısıyla değil, bu şirketlerin uzun vadeli yaşama oranlarıyla ölçmek gerekiyor” diyen Doç. Dr. Turan, şunları kaydetti:</p>
<p>“Yeditepe Üniversitesi gibi güçlü ve vizyoner üniversiteler, sundukları çok katmanlı destek modelleriyle girişimcilik ekosisteminin en kritik aktörleri arasında yer alıyor. Yeditepe Üniversitesi olarak bizler, fikir aşamasındaki adaylardan başlayarak; hızlandırıcı programlar, gelişmiş Ar-Ge altyapısı, patentle korunan teknolojiler ve finansal destek mekanizmalarıyla girişimciliği çok yönlü destekliyor, bu süreci sürdürülebilir hale getiriyoruz.</p>
<p>Üniversitemizde, Teknoloji Transfer Ofisimiz aracılığıyla bugüne kadar 168 iş fikrine ve 403 girişimciye mentorluk sağladık; bu fikirlerin önemli bir bölümünü başarıyla şirketleştirdik. 2024 yılı itibarıyla, mezunlarının en çok girişim firması kurduğu ilk 10 üniversite arasında yer almaktan gurur duyuyoruz.</p>
<p>‘Girişimcilik Yeditepe’nin Ruhunda Var!’ mottosuyla ve aynı kararlılıkla, girişimciliği desteklemeye devam edeceğiz.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/girisimcilik-sinavinda-universitelerin-yeni-rolu-sadece-fikir-degil-dayaniklilik-da-kazandirmak-560763">Girişimcilik Sınavında Üniversitelerin Yeni Rolü, Sadece Fikir Değil Dayanıklılık da Kazandırmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Değişikliğiyle Mücadelede Mavi Karbonun Rolü EÜ&#8217;de Tartışıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikligiyle-mucadelede-mavi-karbonun-rolu-eude-tartisildi-556042</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2025 09:53:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[eüde]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[karbonun]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelede]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[tartışıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=556042</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim değişikliğiyle mücadelede hayati öneme sahip olan mavi karbon ekosistemleri, Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsünde yürütülen bilimsel çalışmalarla gündeme taşındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikligiyle-mucadelede-mavi-karbonun-rolu-eude-tartisildi-556042">İklim Değişikliğiyle Mücadelede Mavi Karbonun Rolü EÜ&#8217;de Tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İklim değişikliğiyle mücadelede hayati öneme sahip olan mavi karbon ekosistemleri, Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsünde yürütülen bilimsel çalışmalarla gündeme taşındı. TÜBİTAK 2221 “Konuk Bilim İnsanı Destekleme Programı” kapsamında EÜ’ye gelen, oşinografi ve radyokimya alanında uluslararası düzeyde tanınan Doğu Çin Normal Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Jinzhou Du, bir ay süreyle Nükleer Bilimler Enstitüsünde akademik faaliyetlerde bulundu. Çalışmalar, Enstitü öğretim üyesi Prof. Dr. Aysun Uğur Görgün’ün katkılarıyla yürütüldü.</p>
<p>Konuk bilim insanı Prof. Dr. Jinzhou Du ile tanışma sürecini aktaran Prof. Dr. Aysun Uğur Görgün, “Hocamızla ilk olarak geçtiğimiz yıl Çin’de düzenlenen uluslararası bir çalıştayda tanıştım. Konunun önemi ve hocamızın yetkinliği doğrultusunda kendisini üniversitemize davet ettim. Burada hem öğrencilerimizle bilgi paylaşımında bulundu hem de mavi karbon üzerine düzenlediğimiz çalıştay da yer aldı. Prof. Dr. Jinzhou Du çalışmalarını tamamen mavi karbon üzerine yoğunlaştırmış bir bilim insanı. Özgeçmişi son derece güçlü; örneğin 2014 yılında Şanghay’da Doğa Bilimleri Ödülünü almış bir isim. Bu alanda iş birliği içinde ilerlemeyi planlıyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Mavi karbonun iklim üzerindeki etkisini ortaya koyuyoruz”</b></p>
<p>Mavi karbonun iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Görgün, “Deniz çayırları, tuzlu bataklıklar gibi ekosistemlerde tutulan karbon, uzun yıllar boyunca stabil kalabiliyor. Biz de bu alanlardan sediment karot örnekleri alarak, her bir santimetrede kurşun izotoplarını tayin ediyoruz. Bu sayede sedimentlerin yaşını belirliyor, aynı örneklerde yaptığımız karbon ölçümleriyle tarihsel karbon birikimini değerlendiriyoruz. Böylece nükleer tekniklerle mavi karbonun iklim üzerindeki etkisini bilimsel olarak ortaya koyuyoruz. Bu alandaki çalışmalarımız sadece bu çalıştayla sınırlı değil; aynı zamanda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı destekli bir teknik iş birliği projesinin Türkiye sorumlusuyum. Bu proje, okyanus sağlığı kapsamında mavi karbonla ilgili standardizasyon ve optimizasyon çalışmaları yürütmeyi amaçlıyor. Çin-Türkiye arasında planladığımız ortak projelerle bu iş birliğini ileri taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Mavi karbonun korunması geleceğe yapılacak  yatırımlardan biri”</b></p>
<p>Mavi karbonla ilgili ulusal ve uluslararası veri eksikliğine de değinen Prof. Dr. Görgün, “Son 50 yılda bu habitatların yüzde 25-50’si arasında küçüldüğünü biliyoruz. Oysa deniz çayırları, mangrovlar ve tuzlu bataklıklar, okyanus alanlarının yalnızca yüzde 0,2’sini oluştursa da, küresel tortul karbonun yaklaşık yüzde 50’sini depoluyor. Bu alanların korunması ve restorasyonu, sadece karbonun tutulması açısından değil, sürdürülebilir yönetim politikalarının oluşturulmasına katkı sağlayacak kanıta dayalı veriler açısından da kritik. Nükleer tekniklerle karbonun çevresel döngüsünü izlemek, örneğin karbonun yeraltı sularıyla denizlere taşınımını analiz etmek de bu sürecin bir parçası. Bu kapsamda yürütülen her bilimsel çalışma, hem iklim değişikliğiyle mücadele hem de gelecek kuşaklar için yapılacak en büyük yatırım anlamına geliyor” dedi.</p>
<p>“<b>Sürdürülebilir bir gelecek için Mavi Karbon”</b></p>
<p>Prof. Dr. Jinzhou Du ise  “Kıyısal mavi karbon ekosistemleri, yani mangrovlar, tuzlu bataklıklar ve deniz çayırları, iklim değişikliğiyle mücadelede son derece kritik sistemlerdir. Bu ekosistemler, fotosentez yoluyla karbondioksiti organik maddeye dönüştürerek büyük miktarda karbonu uzun süreli olarak depolayabiliyor. Özellikle sulak alanlardaki karbon tutma oranları, karasal ve açık deniz ekosistemlerine kıyasla çok daha yüksek. Ayrıca, gelgitlerle taşınan inorganik karbonun miktarı göz önüne alındığında, bu alanların gerçek karbon tutma kapasitesi geleneksel tahminlerin çok ötesindedir. Mavi karbon sadece karbon yönetimi açısından değil; biyolojik çeşitliliğin korunması, su kalitesinin artırılması ve kıyı erozyonunun önlenmesi gibi pek çok ekosistem hizmetiyle de son derece değerlidir. Bu yüzden bu ekosistemleri korumak ve restore etmek, sürdürülebilir bir gelecek için yapılacak en önemli yatırımlardan biridir” dedi.</p>
<p>Ziyaret kapsamında “Mavi Karbon Ekosistemlerinde Radyonüklidlerin Kullanımı” başlıklı bir çalıştay düzenlendi. Prof. Dr. Jinzhou Du, nükleer tekniklerle karbon tutulumunun belirlenmesine yönelik bilgi ve deneyimlerini aktardı. Çalıştaya EÜ ÇEVMER, Düzce ve Akdeniz üniversitelerinden akademisyenler de katılım sağladı. Organizasyonu Prof. Dr. Aysun Uğur Görgün üstlendi. Deneysel sürece Nükleer Bilimler Enstitüsü Arş. Gör. Taha Furkan Gül eşlik etti. Etkinlik kapsamında Arş. Gör.  Gül ve Prof. Dr. Du, mangan fiber sentezi ile radyum izotoplarının tutulmasına yönelik laboratuvar uygulamaları gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikligiyle-mucadelede-mavi-karbonun-rolu-eude-tartisildi-556042">İklim Değişikliğiyle Mücadelede Mavi Karbonun Rolü EÜ&#8217;de Tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dizide Tamirci Oldu: Akın Akınözü’nün Yeni Rolü Şaşırtıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dizide-tamirci-oldu-akin-akinozunun-yeni-rolu-sasirtiyor-555087</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 08:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[akın]]></category>
		<category><![CDATA[akınözünün]]></category>
		<category><![CDATA[dizide]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[şaşırtıyor]]></category>
		<category><![CDATA[tamirci]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555087</guid>

					<description><![CDATA[<p>Esenler Otogarı’nda geçen aile içi güç savaşlarını ve büyük bir aşk öyküsünü ekrana taşıyacak, sezonun iddialı dizisi ‘Veliaht’ için geri sayım devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dizide-tamirci-oldu-akin-akinozunun-yeni-rolu-sasirtiyor-555087">Dizide Tamirci Oldu: Akın Akınözü’nün Yeni Rolü Şaşırtıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Esenler Otogarı</strong>’nda geçen aile içi güç savaşlarını ve büyük bir aşk öyküsünü ekrana taşıyacak, sezonun iddialı dizisi <strong>‘Veliaht’</strong> için geri sayım devam ediyor. Oyuncu kadrosunda <strong>Akın Akınözü, Serra Arıtürk, Ercan Kesal, Erkan Kolçak Köstendil, Hazal Türesan, Derya Karadaş, Tansu Biçer, Bora Akkaş, Erdem Şenocak, Arif Pişkin, Ayşegül Ünsal, Burak Altay, Kayhan Açıkgöz, Sabahattin Yakut, Selin Köseoğlu, Selin Dumlugöl, Volkan Kıran ve Ufkum Kalaoğlu</strong> gibi usta ve genç isimleri buluşturan dizi için oyuncular karakter çalışmalarını sürdürüyor. Dizide araba tamircisinde çalışan Timur’a hayat verecek <strong>Akın Akınözü</strong>, karakteri için tamirhanede hazırlık yapıyor. Arabayla ilgili bilgileri işin profesyonellerinden öğrenen oyuncu, iş tulumu giyip arabaların tamirine de yardım ediyor.</p>
<p>Özgün hikayesinde <strong>Tunahan Kurt</strong> imzasının yer aldığı, tanıtımlarıyla şimdiden büyük ilgi gören <strong>‘Veliaht’</strong>ın senaryosunu <strong>Berrin Tekdemir, Necip Güleçer, Tunahan Kurt</strong> beraber yazarken yönetmen koltuğunda ise <strong>Sinan Öztürk</strong> yer alıyor.</p>
<p>Zülfikar Karslı, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle otogardaki eski gücünü yitirirken, herkes gözünü yurt dışından döneceği söylenen oğlu Zafer’e dikmiştir. Babasından kalan borçlarla boğuşan seyyar tamirci Timur’un yolu bu sırlarla dolu aileyle kesişir ve hiç bilmediği bir kaderin içine, Zülfikar Karslı&#8217;nın veliahtı Zafer Karslı olarak adım atar. Zülfikar&#8217;ın çocukları Kudret, Derya, Cennet, Zafer ve Zafer&#8217;in eşi Reyhan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.</p>
<p>Aile bağları, geçmiş sırlar, iktidar, aşk ve intikam temalarını sorgulatacak <strong>‘Veliaht’</strong> yeni sezonda Eylül’de <strong>Show TV</strong>’de başlıyor!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dizide-tamirci-oldu-akin-akinozunun-yeni-rolu-sasirtiyor-555087">Dizide Tamirci Oldu: Akın Akınözü’nün Yeni Rolü Şaşırtıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinin medya, bilim, kültür ve sanat alanlarındaki rolü anlatıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinin-medya-bilim-kultur-ve-sanat-alanlarindaki-rolu-anlatildi-530966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2025 08:09:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[alanlarındaki]]></category>
		<category><![CDATA[anlatıldı]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinin 70. Yıl Etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Geçmişten Geleceğe Bilim ve Kültürde Köklü Mirasa Yolculuk Sempozyumu”nun son oturumu gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinin-medya-bilim-kultur-ve-sanat-alanlarindaki-rolu-anlatildi-530966">Ege Üniversitesinin medya, bilim, kültür ve sanat alanlarındaki rolü anlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinin 70. Yıl Etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Geçmişten Geleceğe Bilim ve Kültürde Köklü Mirasa Yolculuk Sempozyumu”nun son oturumu gerçekleştirildi.  Fen Fakültesi Konferans Salonunda yapılan sempozyum kapsamında Ege Üniversitesinin bilim, kültür ve sanat alanlarındaki köklü katkıları ele alınarak, geleceğe yönelik hedefler ortaya kondu.</p>
<p>EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Erkan’ın başkanlığını yaptığı beşinci oturumda, EÜ Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Yiğit Açık ile EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı öğretim üyeleri Prof. Dr. Fatma Reyhan Altınay, Doç. Dr. Bora Okdan ve Öğr. Gör. Dr. Atakan Deligöz konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Oturumun ilk konuşmacısı Öğr. Gör. Dr. Yiğit Açık, &#8220;Ege Üniversitesinin Türk Medya Sektörüne Katkıları ve Yayıncılık Deneyimi&#8221; başlıklı sunumuyla, üniversitenin medya alanındaki rolünü ve yayıncılık faaliyetlerini detaylandırdı. Ardından söz alan Doç. Dr. Bora Okdan, &#8220;Ekin Gösteri Dizisi: Türk Halk Oyunları Sahneleme Çalışmalarına İzdüşümü&#8221; başlıklı sunumunda Türk halk oyunlarının sahnelenmesi üzerine yapılan çalışmaları ele aldı.</p>
<p>Oturumun üçüncü konuşmacısı Prof. Dr. Fatma Reyhan Altınay ise &#8220;Ege Üniversitesinin Kuruluşunun 70. Yılında Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı ve Batı Anadolu Geleneksel Müzik Kültürü Bakımından Önemi&#8221; konulu sunumuyla konservatuvarın üniversite ve bölge kültüründeki yerini vurguladı. Beşinci Oturumun son sunumunu ise Öğr. Gör. Dr. Atakan Deligöz yaptı. Öğr. Gör. Deligöz, &#8220;Kuruluştan Bu Yana Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümünde Geliştirilen Çalgılar&#8221; başlığı altında, konservatuvar bünyesinde çalgı yapımı ve onarımı alanında yapılan yenilikleri ve geliştirilen enstrümanları dinleyicilere aktardı.</p>
<p>Alanlarında uzman akademisyenlerin sunumlarıyla Ege Üniversitesinin hem medya hem de geleneksel müzik ve halk oyunları alanlarındaki derin kökleri ve güncel çalışmaları kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Sempozyumun beşinci oturumu, özellikle üniversitenin kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesindeki aktif rolünü ön plana çıkardı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinin-medya-bilim-kultur-ve-sanat-alanlarindaki-rolu-anlatildi-530966">Ege Üniversitesinin medya, bilim, kültür ve sanat alanlarındaki rolü anlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarımda Sürdürülebilirlik ve Finansmanın Rolü: KKB&#8217;nin 2023 Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması Raporu Yayınlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarimda-surdurulebilirlik-ve-finansmanin-rolu-kkbnin-2023-turkiye-tarimsal-gorunum-saha-arastirmasi-raporu-yayinlandi-459735</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 May 2024 09:22:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[finansmanın]]></category>
		<category><![CDATA[görünüm]]></category>
		<category><![CDATA[kkbnin]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[saha]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[tarımda]]></category>
		<category><![CDATA[tarımsal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlandı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459735</guid>

					<description><![CDATA[<p>KKB, tarımın nabzını tutmak ve sektördeki gelişmeleri izlemek amacıyla her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmasının bu yıl beşincisini kamuoyuna sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarimda-surdurulebilirlik-ve-finansmanin-rolu-kkbnin-2023-turkiye-tarimsal-gorunum-saha-arastirmasi-raporu-yayinlandi-459735">Tarımda Sürdürülebilirlik ve Finansmanın Rolü: KKB&#8217;nin 2023 Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması Raporu Yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kredi Kayıt Bürosu (KKB), finansal veri yönetiminde önemli rol oynayan kuruluşlardan biri olarak tarım sektöründeki mevcut durumu ve dönüşümleri yakından takip etmeye devam ediyor. Kurum, Tarım Kredileri Değerlendirme Sistemi (TARDES) gibi inovatif ürünleriyle çiftçilerin banka kredilerine erişimini kolaylaştırırken, aynı zamanda tarımın geleceğini sektörel araştırma ve analizler yoluyla takip ediyor. Bu kapsamda KKB’nin her yıl yürüttüğü Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırmalarının bu yıl beşincisi kamuoyu ile paylaşılıyor.<strong> </strong></p>
<p>KKB, çiftçilerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için 2014 yılında hizmete sunduğu Tarım Kredileri Değerlendirme Sistemi (TARDES) ile Türkiye’deki finansal kuruluşlardan tarım kredisi almak isteyen çiftçilerin kredi değerlendirmesini hızlı, pratik ve doğru bir şekilde yapmalarını sağlıyor.</p>
<p><strong>“2023 yılında 30 milyar dolar tarım ve gıda ihracatı gerçekleştiren Türkiye,<em> küresel olarak önemli bir tarım ve gıda tedarikçisidir”</em></strong></p>
<p><strong>KKB Ürün Geliştirme ve Pazarlama Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Serkan Siyasal</strong> tarım sektörünün sadece ülkemiz için değil, küresel gıda güvenliğinin anahtarı olduğunu vurguluyor. Pandemi ve sonrasında yaşanan küresel olaylar, neredeyse tüm sektörlerde arz ve talep dengelerini bozarken, tarım ve gıda sektörünün de öneminin arttığını vurgulayan  Serkan Siyasal sözlerini şu şekilde sürdürüyor: “<em>Tarım sektörü sadece ülkemiz için değil küresel olarak da gıda güvencesinin anahtarı konumundadır. Pandemi ve akabinde yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı, neredeyse tüm sektörlerde arz ve talep dengelerini bozmuştur. Buna karşın her iki olayda da en çok tarım ve gıda sektörü öne çıkmıştır. Son olarak Ortadoğu’da ve Kızıldeniz’de artan gerilim de enerji ve gıda ticareti üzerinde dolaylı etkilere yol açmaktadır. Diğer yandan bu güncel olaylar, küresel tarım görünümünü uzun süredir zaten stres altına sokmuş olan iklim değişikliğini ortadan kaldırmamaktadır. Küresel tarımsal emtia fiyat endeksi son 3 yıldır soluklanmadan yukarı gitmiş ve 60 yıllık zirvesini kırmıştır. Tüm dünya devletleri bu sebep ve sonuçların gölgesinde gıda güvencelerini garanti altına almak için yoğun bir arz ve enflasyon mücadelesi içindedir. Bu durum dünyanın en büyük 21. millî gelirine, 18. nüfusuna ve 9. tarım ekonomisine sahip olan ülkemiz açısından da aynıdır. 2023 yılında 30 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştiren Türkiye sadece kendi vatandaşları için değil, özellikle Avrupa Birliği, Ortadoğu ülkeleri ve Rusya için en önemli tarım ve gıda tedarikçilerinden birisidir. Ülkemizdeki her bir çiftçinin ve her bir hektar tarım toprağının geleceği esasen tüm dünya için stratejik bir öneme sahiptir. KKB olarak biz bu bilinçle son 5 yıldır düzenli olarak Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması Raporunu hazırlamakta ve kamuoyunun faydasına sunmaktayız. Böylece, toplumun tüm kesimlerine sahadaki fiili durumu sunarak tarım sektörü için yapılacak araştırma, analiz, izleme-değerlendirme, yatırım, ürün/hizmet geliştirme ve politika belirlenmesine yardımcı olmayı hedefliyoruz.” </em></p>
<p><strong>KKB tarım saha araştırmaları ile Türkiye tarımında veriye dayalı genel bir bakış</strong></p>
<p>Araştırma sonuçları, Türkiye&#8217;nin tarım sektöründe karşılaşılan önemli zorlukları ve sektördeki yapısal değişimleri ortaya koyuyor. Türkiye’de tarım sektöründe önemli değişimlerin yaşandığını da gösteriyor. Ortalama çiftçi yaşı 53,4 bulunurken, genç çiftçi oranında bir artış gözlenmemesi sektördeki yaşlanma eğilimini yansıtıyor. Öte yandan, çiftçilerin tercih ettiği ilk 20 ürün arasında pamuk, buğday, mısır, ayçiçeği ve arpa öne çıkıyor ve bu ürünlerde ortalama ekiliş alanları 100 dekarı aşarak sektördeki üretim potansiyelini yansıtıyor. </p>
<p>Çiftçilerin karşılaştığı temel sorunlar arasında girdi pahalılığı (%97), iklimsel problemler (%64) ve işçi bulamama (%39) gibi ekonomik ve iklimsel faktörler öne çıkıyor. Bu veriler, sektördeki yapısal değişimin yanı sıra ekonomik ve iklimsel risklerin de dikkate alınması gerektiğini gösteriyor. KKB’nin tarım saha araştırmaları sektörün sürdürülebilirliği için gerekli pek çok parametreyi merceğine alarak gelecek için etkili politikalar geliştirmek adına önemli bir kılavuz sağlıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarimda-surdurulebilirlik-ve-finansmanin-rolu-kkbnin-2023-turkiye-tarimsal-gorunum-saha-arastirmasi-raporu-yayinlandi-459735">Tarımda Sürdürülebilirlik ve Finansmanın Rolü: KKB&#8217;nin 2023 Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması Raporu Yayınlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de ESG: Sürdürülebilirlik ve Süreklilik Arasındaki Fark ve Yatırımlarda Sürdürülebilirliğin Rolü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-esg-surdurulebilirlik-ve-sureklilik-arasindaki-fark-ve-yatirimlarda-surdurulebilirligin-rolu-430482</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2023 07:24:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arasındaki]]></category>
		<category><![CDATA[esg]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirliğin]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[süreklilik]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yatırımlarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430482</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda dünya genelindeki şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında artan farkındalıkları, yeni iş modellerinin ve yatırım biçimlerinin ESG olarak adlandırılan kriterlere adapte olmasını gerekli kıldı. Geniş bir çevrenin onayını alan ESG, yatırımcı davranışlarına ek olarak şirket birleşme ve satın almalarını da önemli ölçüde etkilemeye başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-esg-surdurulebilirlik-ve-sureklilik-arasindaki-fark-ve-yatirimlarda-surdurulebilirligin-rolu-430482">Türkiye&#8217;de ESG: Sürdürülebilirlik ve Süreklilik Arasındaki Fark ve Yatırımlarda Sürdürülebilirliğin Rolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda dünya genelindeki şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında artan farkındalıkları, yeni iş modellerinin ve yatırım biçimlerinin ESG olarak adlandırılan kriterlere adapte olmasını gerekli kıldı. Geniş bir çevrenin onayını alan ESG, yatırımcı davranışlarına ek olarak şirket birleşme ve satın almalarını da önemli ölçüde etkilemeye başladı. Şirketlerin sadece potansiyel büyüme ivmelerini değil, çevresel ve sosyal sorumlulukları hakkında performans raporlamalarını da mercek altına alan ESG kriterleri, anlaşma ve yatırım kararlarına daha sürdürülebilir bir zemin hazırlamasıyla da öne çıkmaya başladı.</p>
<p>ESG her ne kadar Türkiye de dahil olmak üzere dünya genelinde giderek daha fazla kurumsal ve özel yatırımcının ilgisini çeken bir megatrend haline gelmiş olsa da uluslararası şirket birleşmeleri ve çapraz listeleme konularında verdiği profesyonel ve şeffaf danışmanlık hizmetleri ile tanınan Usul Ventures kurucusu Kaan Özçelik’in deyimiyle; “Varlık yönetimi hakkında daha fazla bilinçli hale gelen yatırımcıların, süreklilik ve sürdürülebilirlik kavramları arasındaki temel farkları anlaması, ayrıca yeni nesil sürdürülebilirlik düzenlemeleri ve bu düzenlemelerin potansiyel yatırımlar üzerindeki etkilerinin farkına varması” da artık hiç olmadığı kadar önemli. </p>
<p><b>“Şirketlerin Üstlendiği ESG İnisiyatiflerine Dair Artan Beklentiler Karşısında Kavram Kargaşası Riski Var”</b></p>
<p>Bugünün finans dünyasında, uzun vadeli fayda sağlayan amaçlar edinmek hem şirketlere hem de pay sahiplerine ekonomik katkı sağlayan en önemli kriterler arasında. Usul Ventures kurucusu Kaan Özçelik’e göre; şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişimsel süreçlerini şeffaf şekilde raporlamalarını gerektiren standardize edilmiş bir veri bütünü olarak ortaya çıkan ESG de günümüz yatırım süreçleri üzerinde söz sahibi olan ve olası risklerin ortadan kaldırılması adına özellikle yatırımcılar tarafından anlaşılması gereken incelikli bir konu. </p>
<p>Sürdürülebilirlik ve süreklilik olmak üzere sık karıştırılan ESG ile ilişkili terimlerin tanımlarını ve kullanımlarını netleştirmenin, yatırımcıları teşvik ederek şirket büyümesini hızlandırma potansiyelini vurgulayan Özçelik, bu iki kavramı ve döngüsel ekonomiyi beslemedeki önemini şu şekilde açıkladı: </p>
<p>“Bir yandan çevremizi bir yandan da toplumları iyileştirerek işletmelere gezegen için anlamlı büyüme şansı tanıyan ESG, uyum ve kontrol listelerinin ötesine geçen yeni nesil bir standardizasyon olarak tanımlanabilir. Başarı kriterlerinin artık sadece finansal ölçütlerle sınırlandırılmadığı günümüzde, birçok işletme için sıfır emisyona ulaşmak ve çevreci bir büyüme stratejisi benimsemek, bir anlamda değişen dünyaya uyum sağlamak demek. Ancak ESG kapsamında sıklıkla karşılaştığımız sürdürülebilirlik ve süreklilik kavramları, birbirini destekleyen bağlı iki terim olsalar da; aradaki farkı net şekilde kavramamak, hem yatırımcı hem pay sahipleri açısından risk teşkil ediyor. Süreklilik, mevcut iş modellerinin ve operasyonlarının uzun vadeli devamlılığını sağlama çabası olarak tanımlanan bir kavram iken; sürdürülebilirlik, şirketlerin gerçekleştirdikleri faaliyet ve yaklaşımlarda çevrenin, toplumun ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarını göz alarak hareket etme sürecini ifade ediyor. Sonuç üründen yönetişime kadar bir dizi kontrol ve işletme basamağına dahil olan sürdürülebilirlik, temelde kaynak kullanımında mantıklı davranmayı ve gezegen sağlığını, finansal kazancın önünde tutarak hareket etmeyi gerektiriyor.”</p>
<p>Bu iki kavramın birbirinin yerine kullanılmasından doğan tekdüzelik ve anlam kaymasının, bir dizi yanlış anlaşılmaya neden olarak şirketler için yanlış yatırımcı tabanına ulaşma riski doğurduğunu ifade eden Özçelik; aynı kavram karmaşasının, yatırımcıda yarattığı olumsuz etkinin ise varlık yönetiminde gerekli ve istenen hamlelerde bulunamamak olduğunu belirtti. Ayrıca; çevreci yaklaşımdan doğan sürdürülebilirliğin sürekli büyümeyi teşvik ettiğinin, uzun vadeli büyümenin ise ancak şirket faaliyetlerinin uzun vadede yarattığı çevresel etkilerin farkına varılarak elde edileceğinin altını çizerek, yatırımın değerini artırmadaki en önemli faktörün mevcut kavram karmaşasını gidermek olduğunu ifade etti.</p>
<p><b>“Türkiye’deki Finansal Büyüme Sürdürülebilir Yatırımlardan Daha Çok Beslenmeye Başladı”</b></p>
<p>ESG’yi; “paydaşların kazancından ödün vermeden, iş gelişiminin doğal bir sonucu olarak, olumlu çevresel, sosyal ve yönetişimsel etkiler yaratan yenilikçi bir yatırım yöntemi” şeklinde tanımlayan sermaye piyasaları ve mali hukuk uzmanı Özçelik, son dönemde sürdürülebilir yatırımların küresel pazardaki öneminin artmasıyla birlikte daha fazla yerel şirketin ESG kriterlerine adapte olmaya başladığını ifade etti. Yatırımcıların şirket faaliyetlerin uzun vadede yarattığı etkileri göz önünde bulundurarak karar vermesinin piyasalar üzerinde olumlu etkiler doğururken, gezegeni koruma yaklaşımına sahip potansiyel işletmelerin büyüme hızını artırdığını da olumlu bir gelişme olarak vurguladı.</p>
<p>“İklim krizinin artışı ile birlikte, Türkiye’deki özel sermaye şirketleri ve yatırımcılar ESG unsurlarının, yatırımların değerini artırmada oynayabileceği rolü fark etmiş durumda. Bu nedenle yatırım ve sermaye toplama sürecinde ESG adımlarına entegre olmak, çevresel sürdürülebilirlik ve iş gücü gibi uygulamalarda kötü performans sergileme riskini ortadan kaldırarak daha inovatif bir geleceğe ilerleme potansiyeli taşıyor. Attığı her adımın çevresel ve sosyal etkilerinden haberdar olarak gelişen şirketler, hem marka değerini artırıyor hem de yatırımcı sadakatini kazanıyor; bu da uzun vadede sürekli büyümeyi ve inovasyonu kaçınılmaz hale getirerek finansal karlılık garantisi veriyor.”</p>
<p>Türkiye’nin ekonomik ve sosyal altyapısına uygun şekilde yeni nesil çevreci yaklaşımlara karşı uzun vadeli yatırım stratejileri planlamanın sağladığı avantajları ise şu şekilde özetledi: “Örneğin; kömür gibi doğal kaynaklar yerine yenilenebilir enerji sistemlerine entegre olan şirketler, hem yerel hem global statüde daha sürdürülebilir bir duruş sergileyerek satın alma değerini artırıyor. Benzer şekilde sosyal ve yönetişimsel iyileştirmelere odaklanan markalar artan tüketici desteği ile birlikte süreklilik arz eden bir büyüme eğrisi çiziyor. Dolayısıyla karbon yoğunluğu az olan operasyonları tercih etmek, çevreci hizmet potansiyelini artırırken finansal endekste yükselen bir fiyat-kazanç katsayısı yakalama avantajı da sağlıyor. Çünkü bu tür şirketler yatırımcı nezdinde giderek daha değerli ve risksiz hale geliyor.”</p>
<p>Özçelik, ESG kriterlerine uyan Türk işletmelerin, global endekslerde görünür olması açısından avantaj sağladığını belirtse de; henüz regülasyonların belirsiz olduğu böyle gri bir alanda, süreklilik ve sürdürülebilirlik gibi iki temel kavram arası farkların ve yakın ilişkinin net şekilde anlaşılmasının, çevreci imajı çizerek pazarlama çalışmaları yapan ve yanlış bilgi yayan işletmeleri eleme açısından zorunlu olduğunun ise ayrıca altını çizdi. Usul Ventures tarafından sunulan fintech destekli rehberlik yolculuğunun ise; sermaye toplama ve global piyasalara açılma amacı güden yerel işletmelere, ESG adımlarını temel prensip olarak edinerek süreci etkin şekilde yönetme ve mevcut anlam karmaşası risklerinden sıyrılarak en doğru çözümleri geliştirme açısından yadsınamaz bir artı sağladığını ifade etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-esg-surdurulebilirlik-ve-sureklilik-arasindaki-fark-ve-yatirimlarda-surdurulebilirligin-rolu-430482">Türkiye&#8217;de ESG: Sürdürülebilirlik ve Süreklilik Arasındaki Fark ve Yatırımlarda Sürdürülebilirliğin Rolü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bingöl’de savcı rolü yapan 4 dolandırıcı yakalandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bingolde-savci-rolu-yapan-4-dolandirici-yakalandi-429602</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 11:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bingölde]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[savcı]]></category>
		<category><![CDATA[yakalandı]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bingöl'ün Karlıova ilçesinde kendilerini savcı olarak tanıtan bir şahsı dolandıran 4 şüpheli, jandarma ekipleri tarafından yakalandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bingolde-savci-rolu-yapan-4-dolandirici-yakalandi-429602">Bingöl’de savcı rolü yapan 4 dolandırıcı yakalandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><b>BİNGÖL GÜNCEL TV </b><br /> Bingöl Valiliği tarafından yapılan açıklamada, 20 Aralık 2023 tarihinde A.A. isimli bir şahsın, kendisini savcı olarak tanıtan kişilere 22 bin Euro, bin Dolar ve 2 adet altın bileziği verdiği ve belirli süre sonra şahıslara ulaşamadığında dolandırıldığını fark ederek şikayette bulunduğu belirtildi. Olayın aydınlatılması ve faillerinin tespit edilmesi amacıyla Bingöl İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma’nın Dedektifleri (JASAT) tarafından yapılan çalışmanın neticesinde, F.B, N.G, D.Ö.Ö ve A.Y isimli şüpheli şahısların para ile birlikte yakalanarak gözaltına alındığı ve adli işlemlerin devam ettiği ifade edildi.</p>
</p></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bingolde-savci-rolu-yapan-4-dolandirici-yakalandi-429602">Bingöl’de savcı rolü yapan 4 dolandırıcı yakalandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Schneider Electric İnovasyon Merkezi İstanbul, Yeni Nesil Teknolojiler için &#8216;Laboratuvar&#8217; Rolü Üstleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/schneider-electric-inovasyon-merkezi-istanbul-yeni-nesil-teknolojiler-icin-laboratuvar-rolu-ustleniyor-392645</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Aug 2023 08:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[electric]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nesil]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[schneider]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojiler]]></category>
		<category><![CDATA[üstleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Schneider Electric, İstanbul’da kurduğu İnovasyon Merkezi ile yapay zeka, Nesnelerin İnterneti, büyük veri gibi teknolojileri gerçek zamanlı olarak deneyimlemeyi ve inovatif projeler ve çözümler geliştirmeyi mümkün kılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/schneider-electric-inovasyon-merkezi-istanbul-yeni-nesil-teknolojiler-icin-laboratuvar-rolu-ustleniyor-392645">Schneider Electric İnovasyon Merkezi İstanbul, Yeni Nesil Teknolojiler için &#8216;Laboratuvar&#8217; Rolü Üstleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Schneider Electric, İstanbul’da kurduğu İnovasyon Merkezi ile yapay zeka, Nesnelerin İnterneti, büyük veri gibi teknolojileri gerçek zamanlı olarak deneyimlemeyi ve inovatif projeler ve çözümler geliştirmeyi mümkün kılıyor.</li>
<li>Yeni nesil teknolojilerin keşfi için uluslararası çapta bir ‘laboratuvar’ görevi gören merkez, endüstri, binalar, veri merkezleri ve altyapı başta olmak üzere çok farklı sektörlerin geleceğine ışık tutuyor.</li>
<li>Schneider Electric İnovasyon Merkezi İstanbul, profesyonellerden akademisyenlere, öğrencilerden girişimcilere her yıl 1500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlıyor.</li>
<li>Merkezi hem fiziki hem de dijital olarak gezmek mümkün. </li>
</ul>
<p>Enerji yönetimi ve otomasyonun dijital dönüşümüne liderlik eden Schneider Electric, dünya çapında 40&#8217;ı aşkın lokasyonda kurduğu İnovasyon Merkezleri ile son teknolojileri deneyimlemeyi ve projeye özel uygulamalar geliştirmeyi mümkün kılıyor. Bu kapsamda 2021 yılında kurulan Schneider Electric İnovasyon Merkezi İstanbul, şirketin en son teknoloji ürünlerini, çözümlerini ve yazılımlarını fiziki ve dijital ziyaretlerle birlikte deneyimleme imkanı sunuyor. Schneider Electric uzmanlarının eşlik ettiği bu ziyaretler, profesyonellerden akademisyenlere, girişimcilerden öğrencilere herkesin katılımına açık.</p>
<p>İnovasyon Merkezi İstanbul, en son yenilikleri keşfetmek ve böylece geleceği şekillendirmek üzere kuruldu ve tüm ziyaretçileri için bir ‘laboratuvar’ görevi görüyor. Nesnelerin İnterneti, yapay zeka, büyük veri gibi yeni nesil teknolojileri deneyimlemeyi ve kişi ve kuruma özel projeler geliştirmeyi ve tasarlamayı mümkün kılıyor.</p>
<p>Bu kapsamda Schneider Electric İnovasyon Merkezi İstanbul’da bağlantılı ürünleri deneyimlemek üzere endüstri, altyapı, binalar ve veri merkezlerine özel demo alanları bulunuyor. Yenilikçi teknolojileri ve çözümleri bire bir deneyimlemek isteyenler sürdürülebilirlik, orta voltaj, veri merkezi ve elektrikli araçlara özel deneyim alanlarından faydalanabiliyor. 10 farklı pazarın spesifik ihtiyaçlarına yönelik tasarlanmış bu alanda ziyaretçiler, bina otomasyonu, güvenli güç, endüstriyel otomasyon ve güç dağıtımı çözümleri gibi farklı alanlarda, her seviyede inovasyonu gerçek zamanlı olarak deneyimliyor. Merkez ayrıca Sürdürülebilirlik ve İnovasyon olmak üzere iki kontrol merkezinde, 60’tan fazla yazılım çözümü sunuyor. Böylece ticari ve endüstriyel binalar, hastane, otel, üretim tesisleri, petrol ve gaz, bulut ve hizmet sağlayıcılar, bankacılık ve finans, kamu hizmetleri gibi çeşitli sektörlerde enerji verimliliği optimizasyonu, uzaktan izleme, yapay zeka ve dijital ikiz teknolojilerini de temel alan eşsiz çözümleri mümkün kılıyor. Ayrıca uluslararası çapta en kapsamlı İnovasyon Merkezi olan bu alan, içerisinde 30’dan fazla yapay zeka teknolojilerine sahip yazılım bulunduran, bölgenin en büyük kontrol merkezi ekranına da sahip. Böylece ziyaretçiler, haberleşen cihazlar ve yazılımlarla kurulmuş geleceğin teknolojilerini bugünden tecrübe edebiliyor ve çalışmalarına entegre edebiliyor.</p>
<p>Her yıl 1500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan bu merkezi, fiziki olduğu gibi metaverse üzerinden dijital olarak da ziyaret etmek mümkün.</p>
<p><strong>Schneider Electric Hakkında</strong></p>
<p>Schneider’in amacı herkesin <strong>enerji ve kaynaklardan en iyi şekilde faydalanmasına yardımcı olmak, süreçleri ve sürdürülebilirliği ilişkilendirmektir</strong>. Schneider Electric&#8217;te biz buna <strong>Life Is On</strong> diyoruz.</p>
<p>Misyonumuz <strong>Sürdürülebilirlik ve Verimlilikte dijital iş ortağınız olmaktır</strong>.</p>
<p>Dijital dönüşümü teşvik etmek amacıyla kullanım döngüsünün tamamında dünya lideri süreç ve enerji teknolojilerini, uç nokta &#8211; bulut bağlantı ürünlerini, kontrolleri, yazılım ve hizmetleri entegre ediyor; evler, binalar, veri merkezleri, altyapı ve sektörlerde entegre şirket yönetimini mümkün kılıyoruz.</p>
<p><strong>Global şirketler arasında en yerel </strong>olanıyız. <strong>Anlamlı Hedeflerimizi, Kapsayıcı ve Güçlendirilmiş</strong> değerlerimizi paylaşanlarla iş birliği içinde açık standartları ve ortaklık ekosistemlerini savunuyoruz. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/schneider-electric-inovasyon-merkezi-istanbul-yeni-nesil-teknolojiler-icin-laboratuvar-rolu-ustleniyor-392645">Schneider Electric İnovasyon Merkezi İstanbul, Yeni Nesil Teknolojiler için &#8216;Laboratuvar&#8217; Rolü Üstleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İletişim Profesyonelleri ve Akademisyenler, Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi Çalıştayı&#8217;nda Bir Araya Geldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iletisim-profesyonelleri-ve-akademisyenler-afet-yonetiminde-halkla-iliskilerin-rolu-ve-islevi-calistayinda-bir-araya-geldi-383399</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jun 2023 16:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[akademisyenler]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayında]]></category>
		<category><![CDATA[geldi]]></category>
		<category><![CDATA[halkla]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkilerin]]></category>
		<category><![CDATA[işlevi]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonelleri]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383399</guid>

					<description><![CDATA[<p>İletişim Profesyonelleri ve Akademisyenler, ‘Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi Çalıştayı’nda Bir Araya Geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iletisim-profesyonelleri-ve-akademisyenler-afet-yonetiminde-halkla-iliskilerin-rolu-ve-islevi-calistayinda-bir-araya-geldi-383399">İletişim Profesyonelleri ve Akademisyenler, Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi Çalıştayı&#8217;nda Bir Araya Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD), İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü ve İstanbul Aydın Üniversitesi Afet Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (AFAM) iş birliğiyle düzenlenen <strong>“Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi”</strong> başlıklı çalıştay; 9 Haziran 2023 Cuma günü İstanbul Aydın Üniversitesi Halit Aydın Kampüsü’nde gerçekleşti. Çalıştaya, TÜHİD Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen ve Kurumsal İletişimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Göllü başta olmak üzere, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve akademik dünyadan önemli isimler katkıda bulundu. </p>
<p>Çalıştayda halkla ilişkilerin afet yönetimindeki rolü, halkla ilişkiler profesyonellerinin sorumlulukları ve kuruluşların karşılaması gereken kriterler, meslek örgütlerinin halkla ilişkiler uygulamalarına yönelik kural ve standartları ve halkla ilişkiler öğrencilerinin bu konuda edinmesi gereken yetkinlikler gibi konular masaya yatırıldı.</p>
<p>Beş oturumdan oluşan ve gün boyu süren çalıştaya, afet bölgesinde yer alan iletişim fakültesi akademisyenleri de zoom aracılığıyla katıldı<strong>. </strong>“<strong>Halkla İlişkiler Uygulamaları Afet Yönetiminin Hangi Alanlarında Kullanılabilir?” </strong>başlıklı birinci oturum Marka Danışmanı Bülent Fidan’ın yönetiminde gerçekleşti. İkinci oturumun moderatörü,<strong> “Halkla İlişkiler Eğitiminde Afet Yönetimi Nasıl Yer Almalı?</strong>” konu başlığıyla Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Özgen oldu. Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Haluk Gürgen ve Prof. Dr. İdil Karademirlidağ Suher ise “<strong>Meslek Örgütlerinin Uygulamaya Yönelik Kural ve Standartları Neler Olmalı?</strong>” ve “<strong>Halkla İlişkiler Profesyonellerinin Sorumlulukları Nelerdir?</strong>” başlıklarıyla sırasıyla üçüncü ve dördüncü oturumların moderatörlüğünü gerçekleştirdi. Son oturum ise “<strong>Afet Yönetiminde Halkla İlişkiler Profesyonellerinden Etkin Olarak Yararlanmak İçin Kurum/Kuruluşlar Neler Yapmalı?</strong>” başlığı ile İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Deniz Akbulut moderatörlüğünde gerçekleşti. Çalıştay sonucunda hazırlanacak rapor, önümüzdeki günlerde TÜHİD tarafından kamuoyu ile paylaşılacak. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iletisim-profesyonelleri-ve-akademisyenler-afet-yonetiminde-halkla-iliskilerin-rolu-ve-islevi-calistayinda-bir-araya-geldi-383399">İletişim Profesyonelleri ve Akademisyenler, Afet Yönetiminde Halkla İlişkilerin Rolü ve İşlevi Çalıştayı&#8217;nda Bir Araya Geldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekanın e-Ticaretteki rolü artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-e-ticaretteki-rolu-artiyor-380649</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jun 2023 10:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[eticaretteki]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zekanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üçüncü taraf tanımlama bilgilerinin kaldırılmasıyla girilecek yeni dönemde, Avrupa ve Türkiye’de hızla büyüyen e-ticaret sektörünün liderlerinden Hepsiburada, yapay zekayı süreçlerine nasıl entegre ettiğini açıklıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-e-ticaretteki-rolu-artiyor-380649">Yapay Zekanın e-Ticaretteki rolü artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üçüncü taraf tanımlama bilgilerinin kaldırılmasıyla girilecek yeni dönemde, Avrupa ve Türkiye’de hızla büyüyen e-ticaret sektörünün liderlerinden Hepsiburada, yapay zekayı süreçlerine nasıl entegre ettiğini açıklıyor</strong></p>
<p>Avrupa&#8217;da e-ticaret pazarı gelirinin önemli ölçüde artarak 2025&#8217;de 939 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. Statista, Avrupa&#8217;daki e-ticaret gelirinin 2027 yılına kadar bir trilyonu aşacağını tahmin ediyor. Türkiye’de de benzer bir eğilim gözleniyor, 2022 yılında ülkemizde e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 109’luk artışla 800,7 milyar TL olarak gerçekleşti. 2022 yılında sipariş adetleri yüzde 43 artış ile 3 milyar 347 milyon adetten 4 milyar 787 milyon adede yükselirken, e-ticaretin genel ticarete oranı 2022 yılında yüzde 5 artarak yüzde 18,6 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Pazardaki büyüme rakamlarının yanı sıra sektörü ilgilendiren önemli gelişmeler de yaşanıyor. Özellikle üçüncü taraf tanımlama bilgilerinin kaldırılmasıyla girilecek yeni döneme hazırlık ve yapay zeka araçlarının aktif kullanımı e-ticaret sektörü oyuncularını yeni planlar yapmaya teşvik ediyor. Sektörün liderlerinden <strong>Hepsiburada’nın Pazarlama Direktörü Alper Boyer</strong>, bu alanlardaki gelişmeleri nasıl takip ettiklerini ve neler yaptıklarını şöyle özetliyor: “Yalnızca en esnek ve hızlı hareket eden markalar tanımlama bilgilerinin kaldırılmasıyla ortaya çıkacak fırsatları görecek ve bu fırsatlardan tam olarak yararlanabilecek. Hepsiburada olarak çalışmalarımıza başladık ve yaklaşık 2-3 yıldır tanımlama bilgilerinin kullanılmadığı dijital pazarlama süreçlerine hazırlanıyoruz. Tahmin veya modelleme çalışmaları için verileri analiz etmenin en doğru yollarını bulmaya yatırım yaptık. Hepsiburada olarak veri odaklı performans pazarlama yönetiminin bu yılki ana strateji odağımızı oluşturduğunu söyleyebiliriz.&#8221; </p>
<p><strong>E-Ticarette yapay zeka artık bir zorunluluk haline geldi</strong></p>
<p>Performans pazarlamasının tamamen verileri yorumlama becerisiyle ilgili olduğunu belirten Alper Boyer, yalnızca yapay zekanın harekete geçirilebilir içgörüler oluşturmak için bu beceriye sahip olduğunu belirtti. Boyer, &#8220;Şu anda teknoloji departmanlarımız hem süreç yönetiminde hem de sitedeki bazı bileşenlerde farklı yapay zeka tabanlı uygulamaları kullanıyor. Pazarlama alanında, geçtiğimiz yıl görsel içerik üretimi için yapay zeka tabanlı çözümler kullanmaya başladık ve makine öğrenimi algoritmaları yardımıyla segmentasyon ve puanlama modelleri üzerinde testlere başlamayı hedefliyoruz. Ana hedefimiz daha fazla mikro segment oluşturmak ve bu segmentlere en uygun ürün gruplarını sunarak daha yüksek performans elde etmek. Yapay zeka bunun en temel unsuru&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Derin öğrenme ile kampanyalara çeviklik katın</strong></p>
<p>Rekabetçi sektörde zirvede yer alabilmek için iş ortaklarını da yeni gelişmelere uyum sağlayabilenler arasından seçmek gerektiğine değinen Boyer, “Genel olarak, dijital ticaretin sürekli değişen dünyasında, öne çıkmanın en önemli unsuru çeviklik. Değişen ortama göre yeni çözümler sunan iş ortaklarının bu çevikteki rolü ise çok büyük. Derin Öğrenme destekli çözümleriyle performans kampanyalarımıza ekstra çeviklik katan RTB House gibi iş ortaklarıyla birlikte çalışmak, ileriye dönük stratejimizin ayrılmaz bir parçası. Yol arkadaşlarınızı dikkatle seçin ve markanızın e-ticaretin heyecan verici geleceğine yolculuğunda size en iyi şekilde yardımcı olabilecek şirketleri tercih edin” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p>2022 yılında Hepsiburada, toplam satış hacmini yüzde 81’lik büyüme ile 47,3 milyar liraya çıkarmayı başardı. Şirket, 2022 sonunda yüzde 8 artışla 12,2 milyon aktif müşteriye ulaştı. Müşteri başına düşen sipariş sıklığı ise 2022 yıl sonu itibarıyla yüzde 39,1 artarak 6,6&#8217;ya yükseldi. Böylece 2022 yılında sipariş sayısı yüzde 50 büyümeyle 80,4 milyona ulaştı. Efsane Kasım’da 2022 yılının geri kalan 11 ayının günlük ortalama satış hacminin yaklaşık 2,6 kat fazlası satış hacmi elde edildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-e-ticaretteki-rolu-artiyor-380649">Yapay Zekanın e-Ticaretteki rolü artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sermaye piyasalarında gençlerin rolü artıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-genclerin-rolu-artiyor-368444</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2023 11:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[piyasalarında]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sermaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368444</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın ve genç yatırımcı sayısının artışında ivme yukarı yönde</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-genclerin-rolu-artiyor-368444">Sermaye piyasalarında gençlerin rolü artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><u>Kadın ve genç yatırımcı sayısının artışında ivme yukarı yönde</u></strong></p>
<p><strong>Türkiye’nin önde gelen sermaye piyasası kuruluşlarından A1 Capital, Borsa İstanbul’a kayıtlı genç ve kadın yatırımcı sayısının 2023 yılında artan bir ivmeyle devam edeceğini belirtiyor. Yatırımcılarının yüzde 30’u kadınlardan oluşan şirket, teknolojik altyapısı üzerinden sunduğu kolaylıklarla bu sayıyı artırmayı hedefliyor.        </strong></p>
<p>Sermaye piyasalarına yatırım yapanların sayısı son yıllarda büyük bir artış gösterirken, yükselen ivmenin en dikkat çekici noktası genç ve kadın girişimci sayısındaki artış oldu. 2022 verilerine göre Borsa İstanbul’a kayıtlı 3 milyon 757 bin 325 yatırımcının %49,40’ı, 20-29 yaş arası gençlerden, toplam yatırımcı sayısının yüzde 35’i ise kadınlardan oluşuyor. Türkiye sermaye piyasalarının yenilikçi gücü <strong>A1 Capital</strong> de teknolojik altyapısı ve uzman kadrosu sayesinde sunduğu kolaylıklarla, bu yatırımcı sayısının giderek artmasına imkân tanıyor.</p>
<p><strong>“Yatırımcılarımızın 10’da 3’ü kadın”</strong></p>
<p>Borsa İstanbul’un bu yıl yeni yatırımcılardan büyük ilgi gördüğünü söyleyen <strong>A1 Capital Genel Müdürü Mehmet Serkan Esenpak</strong> şöyle konuştu: “Geçtiğimiz yıl borsamıza yeni gelen 1.426.133 yatırımcının 433.058’i yani %30,4’ü 20-29 yaş aralığında oldukça genç bir kesim. A1 Capital olarak biz de yeni yatırımcılara en kolay ve anlaşılır hizmetleri sunmak için çalışıyoruz. Genç oranı giderek artan yatırımcılarımızın yüzde 70’i erkeklerden, yüzde 30’u ise kadınlardan oluşuyor. 2023 yılında daha çok kadın ve genç yatırımcının ilgisini çekmeyi bekliyoruz.”</p>
<p><strong>Hisse Koçu uygulaması ile ayrıcalıklı hizmetler</strong></p>
<p>Tasarruf ve yatırım alışkanlıklarının hızla değiştiren dijitalleşme finansal ekosistemini baştan tasarlandığı bir dönem başlattığına değinen <strong>Mehmet Serkan Esenpak</strong>, “Bu süreçte biz de dijitalleşme çalışmalarımız kapsamında A1 Capital müşterilerine ayrıcalıklı hizmetler sunan Hisse Koçu uygulamamız ile fark yaratıyoruz. Anlık öneri ve sinyallerin bildirim olarak geldiği uygulamada; günlük ve haftalık öneriler, video analizler, haberler, stratejiler gibi içerikler mevcut. Piyasa şartlarına anlık reaksiyon verme fırsatı sunan Hisse Koçu, aynı zamanda kullanıcılarına A1 Capital hesabı üzerinden işlem yapma imkânı da sağlıyor” dedi. </p>
<p>2022 yıl sonu itibarıyla 870 milyon TL özsermayesi ve sektördeki öncü konumuyla Güler Holding Grubu’nun finansal piyasalardaki amiral gemisi konumunda olan A1 Capital’in önümüzdeki yıl da büyümeye devam edeceğini belirten <strong>Mehmet Serkan Esenpak</strong>, “Bugün itibarıyla toplam 15 ilde 21 irtibat büromuzla yatırımcılara ulaşıyoruz. 2023 yılında da yeni şubeleriyle büyürken, sektörün en çok istihdam artışı sağlayan aracı kurumu olmayı hedefliyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>Son 2 yılda 7 şirketin halka arzı gerçekleştirildi</strong></p>
<p>A1 Capital, düşük maliyetle önemli bir finansman kaynağına ulaşabilmenin yanı sıra, şirketlerin kurumsallaşma süreçlerine de büyük bir ivme kazandıran halka arz konusunda da deneyimli bir şirket. Son 2 yılda 48 firmanın halka arzında konsorsiyum üyesi olarak yer alan şirket, 7 firmanın da halka arzını konsorsiyum lideri olarak gerçekleştirdi.</p>
<p>Bilgiye dayalı veri ve analizler ile her zaman en iyi yatırım seçeneklerini sunan A1 Capital, hisse senedi ve VİOP işlemlerine aracılık, yatırım danışmanlığı, portföy yönetimi, halka arz, borçlanma aracı ihraçları, şirket değerlemesi, şirket satın alma ve birleşme, proje finansmanı, sermaye artırımı ve çağrı işlemlerine aracılık gibi sermaye piyasalarının tüm alanlarını kapsayan çözümleriyle yatırımcıların tercihi oluyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-piyasalarinda-genclerin-rolu-artiyor-368444">Sermaye piyasalarında gençlerin rolü artıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kömürün Politika Dönüştürücü Rolü 4. Temiz Kömür Teknolojileri Zirvesi&#8217;nde Tartışılacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/komurun-politika-donusturucu-rolu-4-temiz-komur-teknolojileri-zirvesinde-tartisilacak-363787</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 08:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştürücü]]></category>
		<category><![CDATA[kömür]]></category>
		<category><![CDATA[kömürün]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[tartışılacak]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[zirvesinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363787</guid>

					<description><![CDATA[<p>KÖMÜRDER, kömür talebindeki yükselişi ve enerji politikalarındaki dönüştürücü rolünü 4. Temiz Kömür Teknolojileri Zirvesi’nde masaya yatırmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komurun-politika-donusturucu-rolu-4-temiz-komur-teknolojileri-zirvesinde-tartisilacak-363787">Kömürün Politika Dönüştürücü Rolü 4. Temiz Kömür Teknolojileri Zirvesi&#8217;nde Tartışılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KÖMÜRDER,</strong><strong> kömür talebindeki yükselişi ve enerji politikalarındaki dönüştürücü rolünü 4. Temiz Kömür Teknolojileri Zirvesi</strong>’<strong>nde masaya yatırmaya hazırlanıyor. Yerli taş kömürü ve linyit üretimi 2022 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 arttı. </strong></p>
<p><strong>Türkiye</strong>’<strong>nin elektrik üretiminde ilk sırada yer alan enerji kaynağı olan kömüre talep küresel ölçekte de artış gösteriyor. Avrupa</strong>’<strong>daki enerji krizinde kilidi açan kömür,  enerji alanındaki hamlelerin de yeni belirleyicisi oldu</strong></p>
<p>Türkiye Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER), 2022 yılında kömür üretimindeki artışa dikkat çekti. TÜİK verilerine göre linyit ve taş kömürü üretimimiz 2022 yılında 82 milyon 336 bin ton olarak gerçekleşti ve bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 arttı.</p>
<p><strong>Türkiye Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) Başkanı Dr. Hasan Hüseyin Erdoğan</strong>, “Ülkemizde 2022 yılında 1 milyon 400 bin ton satılabilir taş kömürü üretimi gerçekleştirdik. Bir önceki yıl ile kıyasladığımızda taş kömürü üretimimizin yaklaşık yüzde 14 oranında arttığını görüyoruz. Satılabilir linyit üretimimiz de bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 arttı ve 80 milyon 929 bin ton olarak gerçekleşti. Kömür üretiminde artışın 2023 yılında da devam edeceğini öngörüyoruz. Türkiye’nin enerji karmasının en öncelikli kaynağı olan kömürün enerji politikalarındaki yerini ve geleceğini 24-25 Nisan 2023 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştireceğimiz 4. Temiz Kömür Teknolojileri Zirvesi’nde (IV. Clean Coal Technologies Summit &#8211; CCTS) uzman isimlerle tartışacağız” diye konuştu.</p>
<p>Dr. Erdoğan, Zirve’nin, KÖMÜRDER tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle Dünya Kömür Derneği’nin (World Coal Association &#8211; WCA) uluslararası partnerliğinde gerçekleştirileceğini belirtti. KÖMÜRDER Başkanı, Zirve’de Avrupa’daki enerji kriziyle enerji politikalarındaki yeri hızla değişen kömüre dair gelecek senaryolarının, temiz teknolojilerle üretiminin ve kömür madenciliğinde iş sağlığı ve güvenliğinin önemli gündem maddelerini oluşturacağını açıkladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/komurun-politika-donusturucu-rolu-4-temiz-komur-teknolojileri-zirvesinde-tartisilacak-363787">Kömürün Politika Dönüştürücü Rolü 4. Temiz Kömür Teknolojileri Zirvesi&#8217;nde Tartışılacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LA BAYADÈRE BALESİNDE DÜNYACA ÜNLÜ BALERİN; Petra Conti İstanbul DOB&#8217;un büyük beğeni toplayan LA BAYADÈRE prodüksiyonunda Nikiya rolü ile İstanbullu sanatseverlerle buluşmaya geliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/la-bayadere-balesinde-dunyaca-unlu-balerin-petra-conti-istanbul-dobun-buyuk-begeni-toplayan-la-bayadere-produksiyonunda-nikiya-rolu-ile-istanbullu-sanatseverlerle-bulusmaya-geliyor-346032</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2023 07:06:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[baleri]]></category>
		<category><![CDATA[balerin]]></category>
		<category><![CDATA[balesi]]></category>
		<category><![CDATA[balesinde]]></category>
		<category><![CDATA[bayadère]]></category>
		<category><![CDATA[bayadre]]></category>
		<category><![CDATA[beğeni]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaya]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[conti]]></category>
		<category><![CDATA[dobun]]></category>
		<category><![CDATA[dünyaca]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[istanbullu]]></category>
		<category><![CDATA[la]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[nikiya]]></category>
		<category><![CDATA[petra]]></category>
		<category><![CDATA[prodüksiyonunda]]></category>
		<category><![CDATA[rolü]]></category>
		<category><![CDATA[sanatseverlerle]]></category>
		<category><![CDATA[toplayan]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346032</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul DOB'un büyük beğeni toplayan LA BAYADÈRE prodüksiyonunda Nikiya rolü ile İstanbullu sanatseverlerle buluşmaya geliyor!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/la-bayadere-balesinde-dunyaca-unlu-balerin-petra-conti-istanbul-dobun-buyuk-begeni-toplayan-la-bayadere-produksiyonunda-nikiya-rolu-ile-istanbullu-sanatseverlerle-bulusmaya-geliyor-346032">LA BAYADÈRE BALESİNDE DÜNYACA ÜNLÜ BALERİN; Petra Conti İstanbul DOB&#8217;un büyük beğeni toplayan LA BAYADÈRE prodüksiyonunda Nikiya rolü ile İstanbullu sanatseverlerle buluşmaya geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul DOB&#8217;un büyük beğeni toplayan LA BAYADÈRE prodüksiyonunda Nikiya rolü ile İstanbullu sanatseverlerle buluşmaya geliyor!</strong></p>
<p><strong>İstanbul Devlet Opera ve Balesi, romantik ve klasik dönemlerin arasında önemli bağlantılar kuran ve kendisinden sonra gelen beyaz balelerin habercisi; en büyük bale eserlerinden biri olan ve prömiyerini 14 Ocak akşamı Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu’nun muhteşem atmosferinde gerçekleştirdiği La Bayadère balesinde Nikiya rolünü dans etmek üzere uluslararası üne sahip bir baş dansçı Petra Conti’yi ağırlıyor.</strong></p>
<p>Hindistan’da geçen konusu, aşk ve entrika yüklü sihirli atmosferi, Marius Petipa’nın eşsiz koreografisi, Ludwig Minkus’un müziğinin melodik çekiciliğinin yanı sıra, gösterişli töresellik ve etnik ögeler içeren sahneleri ve mükemmel danslarıyla bale severlere çok şey vadeden eserin 28 ve 31 Ocak’ta gerçekleşecek temsillerinde sahneye çıkacak olan Petra Conti, 2014 yılından bu yana dünyada İtalyan dansının temsilcisidir. Günümüzde Los Angeles Balesi&#8217;nin baş dansçısı olan Petra Conti, 2013&#8217;ten 2017&#8217;ye kadar Boston Balesi&#8217;nde baş dansçı olarak sahne aldı. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşamaya başlamadan önce Milano (İtalya), La Scala&#8217;nın baş dansçısıydı.</p>
<p>Conti, Bolşoy, Kremlin, Dolby Theater, Kennedy Center, Koch Theater ve Arena di Verona gibi dünyanın en prestijli sahnelerinde; Havana, Kiev, Toronto, Montreal, Ekaterinburg, Roma, Tiran, Maskat, Rio de Janeiro, Sao Paulo’da ve daha birçok tiyatroda; Roberto Bolle, Ivan Vassiliev, Massimo Murru, Daniel Camargo, Eris Nezha, Fernando Montano gibi tanınmış dansçılarla birlikte dans etti.</p>
<p>17 yaşında, Arena di Verona Balesi tarafından, ilk uzun bale eseri <em>Cinderella</em>’da sahne almak için konuk baş dansçı olarak davet edildi. 2007’de, Elvira Tarasova ile önemli bale rollerine hazırlanmak amacıyla eğitim almak üzere St. Petersburg Mariinsky Tiyatrosu&#8217;na, daha sonra 2008’de Bayerisches Staatsballett’ye katıldı. 2011 yılında La Scala&#8217;da baş dansçı oldu.</p>
<p>La Bayadère balesi, Petra Conti’nin Nikiya rolünü dans edeceği 28 ve 31 Ocak temsillerinden sonra 5,16 ve 18 Şubat tarihlerinde izleyicisi ile buluşmaya devam edecek.</p>
<p> <strong>L.Minkus</strong></p>
<p><strong>LA BAYADÈRE</strong></p>
<p><strong>Bale – 3 Perde</strong></p>
<p><strong>Koreograf: </strong>M. PETIPA</p>
<p><strong>Sahneye Koyan ve Düzenleyen:</strong> Ayşem SUNAL SAVAŞKURT</p>
<p><strong>Orkestra Şefi: </strong>Zdravko LAZAROV</p>
<p><strong>Dekor Tasarımı: </strong>Efter TUNÇ</p>
<p><strong>Kostüm Tasarımı: </strong>Gülden SAYIL</p>
<p><strong>Işık Tasarımı: </strong>Önder ARIK</p>
<p><strong>Nikiya:</strong> Berfu ELMAS, Büşra AY, Berin KOCABAŞOĞLU</p>
<p><strong>Solor:</strong> Çağatay ÖZMEN, Batur BÜKLÜ, Yılmaz Berkay GÜNAY</p>
<p><strong>Gamzatti: </strong>Büşra AY, Melike MANAV, Ami NAITO, Merve TOPALDEMİR</p>
<p><strong>Altın İdol: </strong>Can BEZİRGANOĞLU, Yılmaz Berkay GÜNAY, Alican GÜÇOĞLU, Batur BÜKLÜ, Ali TÜRKKAN       </p>
<p><strong>Yüce Brahman: </strong>M. K. Onur TUNAY, Bahadır OVACIKLI                   </p>
<p><strong>Rajah: </strong>Alkış PEKER, Alper AKALIN</p>
<p><strong>Hint Dansı (Indus)</strong></p>
<p><strong>Solist Kız: </strong>Zuhal KARACA,<strong> </strong>Julia HARTMANN, Asena ÖKTE</p>
<p><strong>1. Solist Erkek</strong>: M. Nuri ARKAN, Can BEZİRGANOĞLU, Berkay TOPÇUOĞLU</p>
<p><strong>2. Solist Erkek: </strong>Deniz POLAT, Arda ERKARA, Cenk Tan KARAYEL, Agit İŞCAN</p>
<p><strong>Gölgelerin Krallığı</strong></p>
<p><strong>3 Solist Gölge</strong></p>
<p><strong>1. Gölge:</strong> Zeynep GÜÇOĞLU, Ami NAITO, Ayşe ARAS</p>
<p><strong>2. Gölge:</strong> Merve TOPALDEMİR, Ayça ANIL, Ayşe ARAS </p>
<p><strong>3. Gölge:</strong> Melike MANAV<strong>, </strong>Berin KOCABAŞOĞLU, Elifsu PAMUKÇU </p>
<p><strong>Gölgeler </strong></p>
<p>Ami NAITO, Zeynep İŞÇİMENLER, Hazal ÇORUK TUNAY, Ayşe ARAS, Naz ÖZAKINCI BÜKLÜ, Elenay BACI </p>
<p>Nisa Deniz EKMEKÇİ, Ayça ANIL, Sanem ŞİLLİLER, Melis BÖĞRÜN, Melis GÜLMEN, Eda YEKER DÜRÜM,</p>
<p>Asena ÖKTE, Buket POLAT, Elifsu PAMUKÇU, Ege TİMOÇİN, Ezgi GEMALMAZ<strong>, </strong>Naz KURTULUŞ, Ecem OVAT</p>
<p>Dilara ÇAKMAK, Berin KOCABAŞOĞLU</p>
<p>(Zeynep GÜÇOĞLU, Merve TOPALDEMİR) ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçıları dönüşümlü olarak dans edecekler.</p>
<p><strong>ESERİN KONUSU</strong></p>
<p>Yüce Brahman, rahipler ve tapınak dansçıları Hindistan’da Kutsal Ateş Ayini düzenlemektedir. Tapınak dansçılarının en güzeli olan Nikiya, baş tapınak dansçısı olarak onurlandırılmıştır. Yüce Brahman, Nikiya’ya aşkını ilan eder, ancak Nikiya onu reddeder ve gece vakti asil savaşçı Solor ile gizlice buluşur. Birlikte dans ederler ve Kutsal Ateş üzerine birbirlerine sonsuz aşk sözü verirler. Kıskanç Yüce Brahman durumu anlayınca, Solor’u öldürmeye ant içer. </p>
<p>Rajah, Solor’un cesaretini ödüllendirmek ister ve kızı Gamzatti ile evlenmesine hükmeder. Gamzatti, Solor’un portresini görür görmez ona aşık olur ve tanıştıklarında Solor da onun güzelliğinden oldukça etkilenir. Nikiya’ya sonsuz aşk yemini etmesine rağmen, Rajah’nın isteğine karşı gelemez ve Gamzatti ile evlenmeye karar verir. Yüce Brahman, Rajah’nın Solor’u ortadan kaldıracağını umarak, ona  Nikiya ve Solor’un arasındaki gizli aşktan bahseder. Oysa Rajah, Nikiya’yı öldürmeye karar verir. Bu diyaloğa kulak misafiri olan Gamzatti, Nikiya’yı odasına çağırarak, Solor’dan vazgeçmesi için ona rüşvet vermeyi dener. Gamzatti’yi reddeden Nikiya, çılgına dönerek onu öldürmeye kalkışır. Ardından Nikiya kaçar ve Gamzatti onu yok etmeye yemin eder. </p>
<p>Solor ve Gamzatti’nin nişanında Nikiya’ya dans etmesi emredilir. Gamzatti ona hediye olarak bir sepet çiçek gönderir. Nikiya çiçeklerin Solor’dan geldiğini düşünür. Oysa çiçek sepetinde zehirli bir yılan gizlidir. Yılan, Nikiya’yı sokar; Nikiya ona sunulan panzehri almak istemez ve ölür. </p>
<p>Solor odasında yapayalnızdır. Nikiya’nın ölümünden duyduğu üzüntüye tamamen teslim olmuştur. Acısını dindirmek için afyon çeker ve gördüğü halüsinasyonlar onu Gölgelerin Krallığı’na sürükler. Burada Nikiya’nın görüntüsü, aşklarından kalan anılar gözlerinin önünden gitmez  ve Solor  kendi yaşamına son verir. Böylelikle Nikiya ve Solor sonsuz aşkta birleşirler. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/la-bayadere-balesinde-dunyaca-unlu-balerin-petra-conti-istanbul-dobun-buyuk-begeni-toplayan-la-bayadere-produksiyonunda-nikiya-rolu-ile-istanbullu-sanatseverlerle-bulusmaya-geliyor-346032">LA BAYADÈRE BALESİNDE DÜNYACA ÜNLÜ BALERİN; Petra Conti İstanbul DOB&#8217;un büyük beğeni toplayan LA BAYADÈRE prodüksiyonunda Nikiya rolü ile İstanbullu sanatseverlerle buluşmaya geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
