<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>riskinizi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/riskinizi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/riskinizi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Sep 2025 07:54:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>riskinizi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/riskinizi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kalp Hastalıkları Riskinizi Düşürebilirsiniz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalp-hastaliklari-riskinizi-dusurebilirsiniz-580188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 07:54:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düşürebilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskinizi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580188</guid>

					<description><![CDATA[<p>29 Eylül Dünya Kalp Günü, kalp hastalıklarına karşı koruyucu önlemler adına farkındalığı artırmak, risk faktörlerine karşı bireyleri bilinçlendirmek amacıyla Dünya Kalp Federasyonu (World Heart Federation) tarafından önerilen ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından desteklenen özel bir gün. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastaliklari-riskinizi-dusurebilirsiniz-580188">Kalp Hastalıkları Riskinizi Düşürebilirsiniz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>29 Eylül Dünya Kalp Günü, kalp hastalıklarına karşı koruyucu önlemler adına farkındalığı artırmak, risk faktörlerine karşı bireyleri bilinçlendirmek amacıyla <strong>Dünya Kalp Federasyonu (World Heart Federation)</strong> tarafından önerilen ve <strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) </strong>tarafından desteklenen özel bir gün. </p>
<p>Küresel sağlık istatistiklerine göre, yalnızca <strong>2022 yılında yaklaşık 20 milyon insan</strong>, kardiyovasküler hastalıklara bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Bu rakam, kalp ve damar hastalıklarının dünya genelinde başlıca ölüm nedenleri arasında yer aldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bir hastalığın oluşmadan önlenmesi, sağlıklı olma halinin korunması için de temel bir hedef. Tabii bu altın kural kalp sağlığı için de geçerli. Kalp hastalıkları için önlenebilir risk faktörleri (tütün kullanımı, stres, kötü beslenme, çevre kirliliği gibi) sağlık otoriteleri, hekimler ve hastaların ortak çabasıyla azaltılabilir. <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Rengin Çetin Güvenç</strong>,<strong> </strong>kalp hastalıkları riskini azaltmak için önerilerde bulundu: </p>
<p><strong>Tütün ve tütün mamulleriyle vedalaşın: </strong>Sigara kullanıyorsanız, vedalaşmak için çok uygun bir gün. Bu konuda zorlanırsanız profesyonel destek almayı deneyin. </p>
<p><strong>Spora zaman ayırın: </strong>Günlük aktivitelerimizin yanında düzenli spor alışkanlığı kazanmak kalp ve damar sağlığımız için oldukça faydalı. Spora vakit ayıramadığınız zamanlarda mümkün olduğunca günlük yaşamı hareketli geçirmeniz de kalbinize iyi gelecek. </p>
<p><strong>Tuzu kısıtlayın: </strong>Tuz tüketiminizi günde 6 gr, yani yaklaşık 1 tatlı kaşığı ile sınırlandırın. </p>
<p><strong>Sağlıklı gıda tüketin: </strong>Sağlıklı gıdalar tüketmeye özen gösterin ve kilonuzu dengede tutun. Unutmayın; daha az yağ, daha az tuz ve daha az şeker anlamına gelen sağlıklı gıda tüketimi alışkanlığına sahip olmak kalbiniz için önemli bir adım. </p>
<p><strong>Düzenli kontrollerinizi aksatmayın: </strong>Kan tahlillerinizi düzenli olarak yaptırın. Ailenizde kalp hastalığı öyküsü varsa; diyabet, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği gibi risk faktörlerine sahipseniz, yılda en az bir kez kardiyoloji hekimine görünün. Herhangi bir risk faktörü varlığında, tedaviye erken başlamak; kalp krizi, inme gibi yaşam kalitesini kısıtlayan, azaltan ve bazen de ciddi anlamda zedeleyen kötü tabloları önlemede oldukça etkilidir. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalp-hastaliklari-riskinizi-dusurebilirsiniz-580188">Kalp Hastalıkları Riskinizi Düşürebilirsiniz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenme Alışkanlıklarınız Meme Kanseri Riskinizi Azaltabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beslenme-aliskanliklariniz-meme-kanseri-riskinizi-azaltabilir-417832</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 07:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklarınız]]></category>
		<category><![CDATA[azaltabilir]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[riskinizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417832</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseridir. Meme kanseri görülme riskinin en yüksek olduğu gruplar içerisinde; erken ergenliğe giren(12 yaş öncesi), geç doğum yapan ya da hiç doğum yapmayan, bebeğini emziremeyen, geç menopoza giren(50 yaş sonrası) kadınlar yer alır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenme-aliskanliklariniz-meme-kanseri-riskinizi-azaltabilir-417832">Beslenme Alışkanlıklarınız Meme Kanseri Riskinizi Azaltabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme Alışkanlıklarınız Meme Kanseri Riskinizi Azaltabilir!</p>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseridir. Meme kanseri görülme riskinin en yüksek olduğu gruplar içerisinde; erken ergenliğe giren(12 yaş öncesi), geç doğum yapan ya da hiç doğum yapmayan, bebeğini emziremeyen, geç menopoza giren(50 yaş sonrası) kadınlar yer alır. Tabii bu özelliklerin bulunmadığı bireylerin de meme kanserine yakalanma olasılığı vardır. Diğer kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinde de erken teşhis çok önemlidir. Dolayısıyla meme kanserine yönelik taramaların düzenli sıklıkta tekrarlanması bile kanserden ölüm sıklığını azaltmada etkili olacaktır. </p>
<p><strong>Besin ögelerinin yetersiz, aşırı ya da yanlış tarzda alımı kansere yakalanma riskini artırabilir!</strong></p>
<p> Kanser riskini artırabilecek besinlerin yanı sıra yemek hazırlama ve saklama koşullarında da oluşabilecek değişiklikler ve maddeler önemlidir. Yüksek ısıda pişirme ve yanlış pişirme yöntemleriyle veya dumana maruz bırakılarak pişirilen besinlerde kanserojen maddeler birikebilmektedir. Besinlerin işlemden geçirilerek aşırı ayrıştırılması ve saflaştırılması nedeniyle de besinlerin vitamin, mineral ve diğer bileşenlerden fakirleşebileceği göz ardı edilmemelidir. Dolayısıyla kansere karşı koruyucu vitamin, mineral ve diğer bileşenlerin etkinliğini azaltmak da dolaylı olarak kanser riskini artırabilir. Yapılan çalışmalara göre, bazı besinlerin içeriğinde bulunan veya besin hazırlama aşamasında ortaya çıkan maddelerin de kanser riski oluşturabileceği bildirilmektedir. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Meme kanserinden korunmak için beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri;</strong></p>
<p>Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyun,</p>
<p>Yeterli ve dengeli sürdürülebilir beslenmeye özen gösterin,</p>
<ul>
<li>Öğün planlamalarınızda porsiyon kontrolü yapmaya çalışın,</li>
<li>Tabağınızın büyük bölümünde bitkisel kaynaklı besinlere(taze sebze-meyveler, tam tahıllar, kuru baklagiller) yer verin,</li>
<li>Yeterli vitamin, mineral ve besin bileşenlerinden yararlanmak için çeşitliliğe önem verin,</li>
<li>Hayvansal kaynaklı gıdaların tüketimini azaltın, daha az yağlı olanları ve doğru pişirme yöntemlerini tercih edin,</li>
<li>Hayvansal kaynaklı gıdalar tercih edilirken özellikle C vitamininden zengin taze meyve ve sebzelerle birlikte tüketin.</li>
</ul>
<p><strong>Kanserojen besinlerden uzak durun!</strong></p>
<ul>
<li>Odun-kömür ateşine/dumanına doğrudan maruz bırakılarak pişirilen ve yüksek ısıda yağda kızartılan besinlerin tüketiminden kaçının,</li>
<li>İşlenmiş ve hazır gıdaların(koruyucu, renklendirici, kıvam artırıcı gibi maddeler içeren) tüketimini sınırlandırın,</li>
<li>Rafine şeker, un ve trans yağları beslenmenizden çıkarın,</li>
<li>Zararlı mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek için pişirme ve saklama yöntemlerini gözden geçirin doğru yöntemleri kullanın.</li>
</ul>
<p><strong>Stresten uzak kalmaya çalışın, fiziksel aktivitenizi önemseyin ve size uygun aktivite rutini oluşturun!</strong></p>
<ul>
<li>Duygusal yeme ataklarınızı sağlıksız yiyeceklerle yönetmeye çalışmayın, ruh halinize iyi gelen aktivitelerle veya fiziksel aktivitelerle yönetmeye çalışın.</li>
</ul>
<p><strong>Alkol, sigara gibi zararlı alışkanlıkları azaltın/bırakın!</strong></p>
<ul>
<li>Bu gibi alışkanlıklar vücudun savunma sistemini tehdit eden serbest radikallerin artmasına neden olabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve kansere yakalanma riskini azaltmak amacıyla antioksidan içeriği zengin besinler tüketin özellikle folik asitten yeterli beslenmeye çalışın ve en önemlisi düzenli olarak kansere yönelik tetkik ve taramalarınızı yaptırın.</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Anti-kanserojen besin grupları;</strong></p>
<ul>
<li>Renkli, çeşitli sebze ve meyveler,</li>
<li>Kurubaklagiller,</li>
<li>Kuruyemişler,</li>
<li>Tahıllar,</li>
<li>Az yağlı et ve süt ürünleri.</li>
</ul>
<p>Meme kanseri ve diğer kanser türleri üzerine çalışmalar yürüten bilim insanları, yukarıda yer alan besin gruplarının doğru yöntemlerle hazırlanıp sürdürülebilir halde beslenmeye dâhil edilmesiyle beraber kansere yakalanma riskinin azalabileceğini bildirmektedir.</p>
<p> Bağışıklık sisteminizi desteklemek ve meme kanserinden korunmak için beslenme alışkanlıklarınızın farkında olun, sağlığınızı ihmal etmeyin ve periyodik kontrollerinizi yaptırın.   </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenme-aliskanliklariniz-meme-kanseri-riskinizi-azaltabilir-417832">Beslenme Alışkanlıklarınız Meme Kanseri Riskinizi Azaltabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalbinizin Yaşıyla Birlikte Kriz Riskinizi De Öğrenebilirsiniz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kalbinizin-yasiyla-birlikte-kriz-riskinizi-de-ogrenebilirsiniz-374792</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 May 2023 10:14:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinizin]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenebilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[riskinizi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşıyla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzün en yaygın hastalıkları arasında yer alan kalp ve damar hastalıkları ölümlerin de önde gelen nedenleri arasında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbinizin-yasiyla-birlikte-kriz-riskinizi-de-ogrenebilirsiniz-374792">Kalbinizin Yaşıyla Birlikte Kriz Riskinizi De Öğrenebilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzün en yaygın hastalıkları arasında yer alan kalp ve damar hastalıkları ölümlerin de önde gelen nedenleri arasında yer alıyor. Ani kalp krizlerinin büyük bir çoğunluğu ise klinik anlamda hiçbir şikayeti olmayan kişilerde meydana geliyor. Kalp hastalıklarından korunmak için risk profilinin belirlenmesi ve uygun korunma programlarının uygulanması atılacak adımların başında yer yer alıyor. Özellikle 40 – 70 yaş arası sağlıklı kişilerde gerçekleştirilen koroner arter kalsiyum skorlama tetkiki ile hem kalp krizi riski hem de kalp yaşını öğrenmek mümkün olabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Mehmet Karaca,  kalp krizi riskini belirlenmesinde belirleyici “Koroner arter kalsiyum skorlama tetkiki” hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Hiçbir sıkıntım yok diye düşünmeyin</strong></p>
<p>Ani kalp krizlerinin büyük bir çoğunluğu klinik hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde yaşanmaktadır. Bu nedenle erken tanı ve tedavi son derece önemlidir. Kalp ve damar hastalıklarının önlenebilmesi için öncelikle risk profilinin belirlenmesi ve bu risk profiline göre uygun korunma yöntemlerinin uygulanması gerekmektedir. Koroner ateroskleroz yani kalp damarlarındaki kireçlenmenin varlığını ve yaygınlığını görüntülemede yardımcı olan koroner arter kalsiyum skorlama tekniği kalp hastalıklarının erken teşhisi bakımından ön plana çıkmaktadır. Damar kireçlenmesinin görüntülenmesiyle klinik bulgunun yani hiçbir şikâyetin olmadığı dönemde kalp damar hastalığını saptayarak ilerlemesini ve olası kalp krizlerini engellenebilmektedir.</p>
<p><strong>Kalp krizi riskinizi çok kısa sürede öğrenebilirsiniz</strong></p>
<p>Bir tarama testi olan koroner arter kalsiyum skorlama tekniği 40 &#8211; 70 yaş arasındaki sağlıklı kişilere yapılmaktadır. Tomografi cihazıyla düşük dozda radyasyon verilerek yaklaşık 15 saniyede çekilen koroner arter kalsiyum skorlama testi damardan ilaç verilmediği için böbrekleri de etkilememektedir. Oldukça basit ve güvenilir bir test olan koroner arter kalsiyum skorlama testi özellikle girişimsel anjiyografi gerekliliğini belirlemede katkı sağlayabilmektedir. Bu sayede damar kireçlenmesinin kesin göstergesi olan kalp damarlarındaki kalsiyum birikimi damar yolundan ilaç verilmeden görülebilmektedir.</p>
<p><strong>Tedaviniz kalsiyum skorunuza göre belirlenebilir</strong></p>
<p>Koroner arter kalsiyum skorlama tekniğiyle elde edilen sonuçlar geleneksel risk faktörlerine dayalı risk skorlama yöntemleri ile birlikte kullanıldığında ek bilgi sağlayarak hastaların izlem ve tedavisinde katkı sağlayabilmektedir. Koroner kalsiyum yükü arttıkça, kalp krizi geçirme riski de göreceli olarak artmaktadır. Kalsiyum skorunun 100&#8217;ün üzerinde bulunduğu tüm hastalar kan sulandırıcı ve kolesterol ilaç tedavisine aday olarak kabul edilmelidir.</p>
<p>Kalsiyum skoru 0 olduğunda kalsifik aterosklerotik plak yok demektir. Yani kalp krizi geçirme riski yok denebilir.</p>
<p>• Skorun 1-10 arasında olması düşük risk</p>
<p>• 10-100 arasında olması orta risk</p>
<p>• 100-400 arasında olması yüksek risk</p>
<p>• 400&#8217;ün üstünde olması çok yüksek risk grubu olarak değerlendirilir.</p>
<p><strong>Kalbin yaşı belirlenebiliyor</strong></p>
<p>Koroner arter kalsiyum skorlama yöntemi aynı zamanda kalp ve damar yaşının belirlenmesinde de önemli bilgiler verebilmektedir. Koroner arter kalsiyum skorunun yanında;</p>
<p>• Yaş</p>
<p>• Cinsiyet</p>
<p>• Total kolesterol</p>
<p>• HDL (İyi huylu kolesterol)</p>
<p>• Büyük tansiyon değeri</p>
<p>• Sigara tüketimi</p>
<p>• Tansiyon ilacı kullanımı </p>
<p>ile kalp yaşı hesaplanabilmektedir.</p>
<p>Bu 2 kişi üzerinden örnek verilerek açıklanabilir:</p>
<p>1.örnek Ahmet Bey</p>
<p>Koroner arter kalsiyum skoru: 0</p>
<p>Yaş: 45</p>
<p>Cinsiyet: Erkek</p>
<p>Total kolesterol: 250</p>
<p>HDL: 39</p>
<p>Büyük tansiyon: 110</p>
<p>Sigara: İçiyor</p>
<p>Tansiyon ilacı: Kullanmıyor</p>
<p>⁃  Hesaplanan KALP YAŞI: 39 </p>
<p>2.örnek Mehmet Bey</p>
<p>Koroner arter kalsiyum skoru: 100</p>
<p>Yaş: 45</p>
<p>Cinsiyet: Erkek</p>
<p>Total kolesterol: 250</p>
<p>HDL: 39</p>
<p>Büyük tansiyon: 110</p>
<p>Sigara: İçiyor</p>
<p>Tansiyon ilacı: Kullanmıyor</p>
<p>⁃ Hesaplanan KALP YAŞI: 73</p>
<p>Her ikisi de 45 yaşında olan, tüm özellikleri aynı olan Ahmet Bey ile Mehmet Bey arasındaki tek fark olan kalp damarlarındaki kireçlenmenin yani koroner arter kalsiyum skorları ile kalp damar yaşlarının birinde 39, diğerinde 73 çıktığını görmekteyiz. Bu da yapmış olduğumuz bu radyolojik görüntüleme tetkikinin önemini vurgulamaktadır.</p>
<p>Geç olmadan siz de kalp damarlarınızdaki kireçlenme miktarını çok pratik bir tetkik olan KORONER ARTER KALSİYUM SKORLAMA ile 15 saniyede öğrenebilir ve önlemlerinizi alabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kalbinizin-yasiyla-birlikte-kriz-riskinizi-de-ogrenebilirsiniz-374792">Kalbinizin Yaşıyla Birlikte Kriz Riskinizi De Öğrenebilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hpv Enfeksiyon Riskinizi Düşürecek 8 Önlem</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hpv-enfeksiyon-riskinizi-dusurecek-8-onlem-363526</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 11:26:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düşürecek]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hpv]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[riskinizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363526</guid>

					<description><![CDATA[<p>200’den fazla tipi saptanan ve sadece insanları enfekte eden HPV’nin (Human Papilloma Virus) düşük riskli tipleri el, ayak ve genital bölgede siğillere neden olurken, yüksek riskli tipleri ise rahim ağzında lezyonlara ve rahim ağzı kanserine neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-enfeksiyon-riskinizi-dusurecek-8-onlem-363526">Hpv Enfeksiyon Riskinizi Düşürecek 8 Önlem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>200’den fazla tipi saptanan ve sadece insanları enfekte eden HPV’nin (Human Papilloma Virus) düşük riskli tipleri el, ayak ve genital bölgede siğillere neden olurken, yüksek riskli tipleri ise rahim ağzında lezyonlara ve rahim ağzı kanserine neden oluyor. Tüm dünyada cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında ilk sırada yer alan HPV, Batı toplumlarında cinsel yönden aktif olan kadınların yaklaşık yüzde 70’inin en az bir kez hayatına giriyor. HPV DNA ve Smear testleri tanıda büyük önem taşırken, pozitif çıkan kişilere uygulanan kolposkopi yöntemi ile de<strong> </strong>kansere neden olabilecek lezyonların belirlenmesi sağlanabiliyor. Hastalığın lezyonlarına sadece tedavi uygulanabilirken, alınacak önlemlerle bu hastalığın bulaşma riski de düşürülebiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Öz, HPV enfeksiyonu ve alınacak önlemler ile ilgili bilgi verdi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Bulaşma en sık cilt teması ile gerçekleşir</strong></p>
<p> </p>
<p>HPV’nin en sık bulaş yolunu cilt teması oluşturmaktadır.  Dezenfektanlara karşı da canlı kalmayı başarabilen HPV, genital organlara temas eden eşyaların ve giysilerin ortak kullanımı sonucunda da başkasına geçebilmektedir. Bulaşmaya neden olan diğer bir durumu da gebelik sürecinde annede bulunan aktif genital HPV enfeksiyonunun, normal doğum sırasında bebeğe geçişi oluşturur. </p>
<p> </p>
<p><strong>Genellikle belirti vermez</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Çoğunlukla belirti vermeyen HPV enfeksiyonunun görülen en sık bulgusu genital siğiller olmaktadır. Bununla birlikte rahim ağzını örten epitel içerisinde gelişen hücresel değişiklik ve lezyonlar da belirti vermeyen durumları oluşturur.  Bu durumular ancak tarama testlerinde ya da biyopsi sonucunda patolojik inceleme sayesinde tanı alırlar. Bu nedenle hiçbir şikayet olmasa da düzenli jinekolojik kontrollerin aksatılmadan yapılması büyük önem taşımaktadır. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>5 yılda bir HPV DNA ve her yıl smear testi yapılmalıdır</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Rahim ağzı kanseri taramasında kullanılan HPV testleri ile enfeksiyonun varlığı saptanabilmektedir. HPV testinin kullanılmasının esas amacı kişide rahim ağzı kanseri ile ilişkili yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını belirlemektir.<strong> </strong>Mevcut rahim ağzı kanseri tarama programına göre 30 yaşından itibaren her kadına 5 yıl aralıklarla HPV DNA ve her yıl smear testi önerilmektedir. Alınan testlerden herhangi birisinde anormallik olması durumunda uzman hekim hastaya uygun tedavi planı sunmaktadır.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kolposkopi kansere neden olabilecek lezyonların belirlenmesini sağlar</strong></p>
<p> </p>
<p>Yapılan tetkiklerde rahim ağzı kanseri için yüksek risk taşıyan bireylere, HPV testinin pozitif çıkmasından sonra rahim ağzı kanserine neden olabilecek lezyonların saptanması ve bunların erken tedavisinin yapılabilmesi için tanısal yöntem olan kolposkopi yapılmaktadır. Temel olarak rahim ağzını 8-20 kat büyütebilen mikroskop benzeri bir cihaz olan kolposkopi, rahim ağzı dokusunu daha detaylı incelemeye olanak verir. Ayrıca asetik asit ve lugol gibi özel solüsyonların rahim ağzı dokusunda sebep olduğu değişimlerin net bir şekilde gözlemlenmesi ve ilgili yerlerden biyopsi alınmasını sağlamak için hekimin yönlendirilmesini sağlamaktadır. Kolposkopi işleminin ve alınan biyopsinin sonucuna göre bir sonraki basamakta nasıl bir yol izleneceğine karar verilir. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Tedavi enfeksiyonun neden olduğu lezyonlara uygulanır </strong></p>
<p> </p>
<p>HPV enfeksiyonunun kendisine uygulanan bir tedavi bulunmamaktadır. Tedavi daha çok HPV enfeksiyonunun neden olduğu lezyonlara yönelik uygulanmaktadır.  Bu kapsamda genital siğillerde kimyasal koterizasyon ya da elektrokoterizasyon tedavi yöntemleri kullanılabilmektedir. </p>
<p>CIN lezyonlarının (rahim ağzını örten epitel içerisinde gelişen hücresel değişiklik ve lezyonlar) tedavisi ise cerrahi yöntemler gerektirmektedir. Lezyonun yerleşimine ve ciddiyetine göre LEEP ya da soğuk konizasyon yöntemlerinden birisi ile rahim ağzının etkilenen bölgesi çıkarılmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>HPV enfeksiyon riskini alacağınız bu önlemlerle düşürebilirsiniz</strong></p>
<p> </p>
<p>HPV enfeksiyonundan korunma tam olarak sağlanamazsa da alınacak önlemlerle bu risk minimuma indirilebilir. HPV enfeksiyon ihtimalini azaltmak için alınacak önlemler şu şekilde sıralanabilir:</p>
<ul>
<li><strong>İlk cinsel ilişki yaşının erken olmamas</strong>ı: HPV enfeksiyonu ergenlik ve gençlik dönemlerinde, en sık 20-29 yaş arasında görülmektedir. Erken yaşlarda başlayan cinsel hayat, enfeksiyon riskini yükselten faktörlerdendir. </li>
<li><strong>Tek eşlilik:</strong> Birden çok cinsel partnere sahip olunması ve bu sayının artması bulaşma riskini artırır. </li>
<li><strong>Cinsel partnerin birden çok partnere sahip olmaması: </strong>Sizin olmasa da partnerinizin birden çok partnere sahip olması riskin artmasına neden olur. </li>
<li><strong>HPV aşısının yapılması:</strong> HPV aşısı sonucu oluşan antikorlar, aşının içerdiği HPV tiplerine karşı tam ve kalıcı koruma sağlar.</li>
<li><strong>Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi:</strong> Sigara, alkol ve madde bağımlılığının olması veya savunma sistemini bozan hastalık ya da ilaç kullanımının bulunması HPV kapma riskini artırır. </li>
<li><strong>Kondom gibi bariyer yöntemlerinin kullanılması: </strong>Cinsel ilişki sırasında kondom kullanmak, HPV riskini azaltır. Ancak kondomlar genital bölgeyi tam örtmedikleri için tam bir koruma sağlamamaktadır. </li>
<li><strong>Düzenli smear ve HPV testlerinin yapılması:</strong> HPV enfeksiyonunu tamamen önlemek mümkün olmasa da HPV enfeksiyonu nedeniyle meydana gelen CIN/SIL lezyonları ile rahim ağzı kanserini önlemek mümkündür. Bu amaçla düzenli smear ve HPV testleri yaptırılmalıdır</li>
<li><strong>Kişisel eşyaların paylaşılmaması: </strong>Kıyafet veya cinsel oyun aletleri gibi kişiye özel eşyaların paylaşılması bulaşın artmasına neden olur. </li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hpv-enfeksiyon-riskinizi-dusurecek-8-onlem-363526">Hpv Enfeksiyon Riskinizi Düşürecek 8 Önlem</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
