<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>reklamlar | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/reklamlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/reklamlar</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Feb 2026 10:33:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>reklamlar | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/reklamlar</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gercekten-ihtiyacin-var-mi-yoksa-moralin-mi-bozuk-614440</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 10:33:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bozuk]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekten]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacın]]></category>
		<category><![CDATA[moralin]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Satın Alma]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[yoksa]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614440</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin beşincisi gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercekten-ihtiyacin-var-mi-yoksa-moralin-mi-bozuk-614440">Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonu kapsamında düzenlediği Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerlerinin beşincisi gerçekleştirdi. “Bilinçli Tüketici Olmak: Satın Almanın Püf Noktaları” başlığıyla çevrimiçi düzenlenen seminere yoğun katılım sağlandı.</p>
<p><strong>Pandemi sonrası tüketim alışkanlıkları daha fazla sorgulanmaya başlandı</strong></p>
<p>Seminerin konuşmacısı, Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgül Dağlı oldu. Konuşmasına, “Paranızın, zamanınızın ve gezegenimizin kontrolünü ele alma zamanı” sözleriyle başlayan Prof. Dr. Dağlı, pandemi sonrası dönemde tüketim alışkanlıklarının daha fazla sorgulanmaya başlandığını ifade etti. Kaynakların sınırlı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı, bilinçsiz tüketimin çevreye, atmosfere ve doğal kaynaklara zarar verdiğini belirtti.</p>
<p><strong>Alışveriş artık bir deneyim alanı</strong></p>
<p>Günümüzde alışverişin yalnızca bir ihtiyaç giderme davranışı olmaktan çıktığını söyleyen Prof. Dr. Dağlı, modern tüketici deneyiminin duygusal bir boyut kazandığını dile getirdi. Alışverişin, birçok kişi için “duygusal boşluk doldurma aracı” haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Dağlı, bu durumun tüketim kültürüyle doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti.</p>
<p>“Tüketim kültüründe ‘tükettiğin kadar varsın’ anlayışı hâkim” diyen Dağlı, bu yaklaşımın toplumsal etkilerinin sorgulanması gerektiğini, bilinçli tüketimin, bireyin neden ve ne kadar tükettiğini fark etmesiyle mümkün olabileceğini belirtti.</p>
<p><strong>Hız ve haz çağında tüketim</strong></p>
<p>Günümüz dünyasının hız ve haz odaklı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Dağlı, teknolojiyle birlikte ekranların hayatın merkezine yerleştiğini söyledi. Tüketicilerin bu ekranlardan hız ve anlık tatmin beklediğini belirten Prof. Dr. Dağlı, bilinçli tüketimin yalnızca para biriktirmek anlamına gelmediğinin altını çizdi.</p>
<p>Bilinçli tüketimin; zamanı, psikolojiyi ve çevresel kaynakları doğru yönetmeyi de kapsadığını ifade eden Prof. Dr. Dağlı, “Hedef, tüketimin nesnesi değil öznesi olabilmek” dedi.</p>
<p><strong>Satın alma davranışının psikolojisi</strong></p>
<p>Satın alma dürtüsünün arkasında nörolojik süreçlerin de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, alışveriş sırasında beyinde dopamin salgılandığını ve bu durumun kısa süreli mutluluk hissi yarattığını, özellikle ürünün hayal edilmesi ve beklenmesi sürecinde dopamin düzeyinin arttığını ifade etti.</p>
<p>“Yalnızlık, stres ve can sıkıntısı gibi duygular, ‘terapi amaçlı alışverişi’ tetikleyebiliyor” diyen Prof. Dr. Dağlı, algoritmaların tüketicilerin zayıf anlarını analiz ederek pazarlama kuşatması oluşturduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>Pazarlama tuzaklarına dikkat!</strong></p>
<p>Fiyatlandırma stratejileri ve algı yönetimi konularına da değinen Prof. Dr. Dağlı, indirimlerin ve kampanyaların beyinde “kazanma hissi” oluşturduğunu, satın alma süreçlerinde, mantıklı karar verme merkezi olan prefrontal korteks ile duygusal tepkilerden sorumlu amigdala arasında bir denge mücadelesi yaşandığını ifade etti.</p>
<p>“Kıtlık ve aciliyet ilkesi, ‘hemen satın almalıyım’ duygusunu körüklüyor” diyen Prof. Dr. Dağlı, bu sürecin medya ve dijital platformlar aracılığıyla sürekli yeniden üretildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Dağlı, “‘Son üç ürün’, ‘süreniz doluyor’ gibi uyarılar, tüketicide kaygı yaratıyor. Bu durum ‘fırsatı kaçırma korkusu’, yani FOMO’yu tetikliyor ve bireyi hızlı karar almaya itiyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Duyular üzerinden satın alma davranışı şekilleniyor</strong></p>
<p>Duyusal pazarlamanın satın alma süreçlerindeki etkisine de değinen Prof. Dr. Dağlı, alışveriş ortamlarının bilinçli olarak tasarlandığını belirtti. “Mağaza içindeki müzikten kokuya, raf düzeninden görsel tasarıma kadar her unsur satın alma davranışını etkilemek üzere kurgulanıyor. Dijital ortamda ise bu deneyimi web siteleri ve e-ticaret platformları üstleniyor” dedi.</p>
<p>Satın alma sürecinin yalnızca reklamlardan ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Burada bütünleşik pazarlama iletişiminden söz ediyoruz. Reklam, fiyat, dijital içerik, influencer önerileri ve kullanıcı deneyimleri bir bütün olarak tüketici davranışını şekillendiriyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bilgi ve artan erişimle manipülasyonun hızı da arttı </strong></p>
<p>Tüketici kavramına da açıklık getiren Prof. Dr. Dağlı, nihai tüketicinin ekonomik zincirin son halkasında yer aldığını ve ürünü ticari bir amaç gütmeden satın aldığını ifade etti. Prof. Dr. Dağlı, “Bir avukatın evine aldığı televizyon tüketici işlemidir; ancak ofisine aldığı bilgisayar ticari faaliyet kapsamında değerlendirilir” örneğini verdi.</p>
<p>Bilgiye erişimin kolaylaşmasının yeni bir sorunu beraberinde getirdiğini belirten Prof. Dr. Dağlı, “Eskiden sorun bilgi eksikliğiydi, bugün ise bilgi kirliliği ve manipülasyon. Devasa bir veri yığınıyla karşı karşıyayız. Hangisinin gerçek bilgi, hangisinin algı yönetimi olduğunu ayırt etmek ciddi bir zihinsel çaba gerektiriyor” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu durumu “modern tüketicinin paradoksu” olarak tanımlayan Prof. Dr. Dağlı, “Bilgiye erişim hızlandıkça, reklamların ve pazarlama tekniklerinin manipülasyon hızı da arttı. Bu, dijital çağın en büyük ironilerinden biri” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Algoritmalar en zayıf anı hedefliyor</strong></p>
<p>Algoritmik kuşatmaya dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı, “Arama geçmişimiz sayesinde reklamlar bizi en zayıf anımızda yakalayabiliyor. Gece yarısı karşınıza çıkan bir yemek reklamı tesadüf değil” dedi. Nöropazarlama uygulamalarına da değinen Prof. Dr. Dağlı, “Hangi rengin, hangi kelimenin ya da hangi sesin ‘satın al’ butonuna bastırdığını artık biliyorlar” şeklinde konuştu.</p>
<p>Web sitelerinde kullanılan “karanlık modellerin” de altını çizen Prof. Dr. Dağlı, “Sepetten ürün çıkarmanın zorlaştırılması, sahte stok sayaçları gibi uygulamalar tüketiciyi dürtüsel satın almaya yöneltiyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>Reklam ikna eder, manipüle etmez!</strong></p>
<p>Reklamcılığın etik boyutuna vurgu yapan Prof. Dr. Dağlı, “Reklam ikna eder, manipüle etmez. Ancak tüketiciler manipüle olabildiği için bugün bilinçli tüketimi konuşmak zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Influencer pazarlamasına da değinen Prof. Dr. Dağlı, “Reklam, reklam gibi kokmadığında daha etkili oluyor. Bir arkadaş tavsiyesi gibi sunulan içerikler eleştirel süzgeci aşabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>“Dur, düşün” çağrısı</strong></p>
<p>Bilinçli tüketici olmanın temel adımlarını da paylaşan Prof. Dr. Dağlı, satın alma öncesinde mutlaka bir “dur, düşün” aşamasının gerektiğini söyledi. “’Gerçekten ihtiyacım var mı, yoksa sadece moralim mi bozuk?’ sorusu çok güçlü bir duygusal filtredir” diyen Prof. Dr. Dağlı, 30 gün kuralı, fiyat geçmişi takibi, kullanıcı yorumlarının detaylı incelenmesi ve envanter kontrolü gibi yöntemleri önerdi.</p>
<p>Dürtüsel tüketici ile bilinçli tüketici arasındaki farklara da değinen Prof. Dr. Dağlı, “Dürtüsel tüketici anlık haz peşindedir ve çoğu zaman pişmanlık yaşar. Bilinçli tüketici ise araştırır, sorgular ve uzun vadeli tatmin yaşar” diye konuştu.</p>
<p><strong>Satın alma sonrası da sürecin parçası</strong></p>
<p>Satın alma sonrasının da bilinçli tüketimin önemli bir aşaması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Beklentiyle gerçek örtüşmüyorsa cayma hakkınızı kullanın. ‘Belki alışırım’ demeyin. Bu bir tüketici hakkıdır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ürün kullanım kılavuzlarının incelenmesi ve deneyimlerin paylaşılmasının hem bireysel memnuniyeti hem de toplumsal farkındalığı artırdığını belirten Prof. Dr. Dağlı, bilinçli tüketimin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><strong>Tek tıkla ödeme kolaylaşıyor, harcama kontrolü zorlaşıyor!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Özgül Dağlı, dijital çağda tüketim davranışlarının dönüşümüne dikkat çekerek, özellikle son dönemde bilimsel çalışmalarda öne çıkan “infinite scrolling” (sonsuz kaydırma) kavramının, bireyleri sürekli bir arayış ve satın alma döngüsü içinde tuttuğunu vurguladı. Prof. Dr. Dağlı, “Bu kavram aslında bireyin hiç durmadan tüketmeye yönlendirilmesi anlamına geliyor. Algoritmaların gücü ve sosyal medya reklamlarının kişiselleştirilmiş yapısı, bu süreci daha da hızlandırıyor” dedi.</p>
<p>Tek tıkla ödeme sistemlerinin çoğu zaman kolaylık olarak sunulduğunu ancak harcama kontrolünü zorlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Dağlı, influencer pazarlaması ve dijital vitrinlerin, bireylerin bilinçli tüketici olma yolculuğunun önüne geçebildiğini belirtti. Prof. Dr. Dağlı, “Gördüğünüz her şeye sahip olma arzusu, tüketim dürtümüzü körüklüyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Ucuz olan pahalıdır!</strong></p>
<p>Ürün kalitesinin nicelikten daha önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Ucuz olan aslında pahalıdır sözü boşuna söylenmemiştir. Uzun ömürlü, kaliteli ve çevreye duyarlı ürünler tercih edilmelidir” dedi.</p>
<p>Bilinçli tüketicinin bir “manifestosu” olabileceğini dile getiren Dağlı, bu manifestoyu “Az ama öz almak, niceliğe değil niteliğe odaklanmak, kontrolün sizde olduğunun farkına varmak ve pazarlama stratejilerinin sizi her zaman yönetmesine izin vermemek.” şeklinde dile getirdi.</p>
<p><strong>Reklamlarda dürüstlük ve şeffaflık esastır</strong></p>
<p>Bilinçli tüketicinin haklarını bilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Dağlı, cayma hakkı, fatura ve garanti belgelerinin saklanmasının önemine dikkat çekti. Aldatıcı reklamlara karşı uyarılarda bulunan Prof. Dr. Dağlı, “Reklam Kurulu tanımına göre tüketiciyi aldatan, bilgi eksikliğini istismar eden ve can güvenliğini tehlikeye atan reklamlar aldatıcı kabul edilir. Reklamlarda dürüstlük ve şeffaflık esastır” dedi.</p>
<p>Sahte indirimler, eksik bilgilendirme, abartılı vaatler, bilimsel temeli olmayan sağlık beyanları, görsel yanıltmalar ve dijital tuzakların en yaygın aldatıcı reklam türleri olduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, özellikle influencer iş birlikleri ve karanlık tasarımlara karşı tüketicilerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Yanıltıcı reklamlara karşı Reklam Kurulu’na başvurabilirsiniz</strong></p>
<p>Tüketicilerin korunma mekanizmalarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Dağlı, “Yanıltıcı reklamlara karşı Reklam Kurulu’na başvurabilirsiniz. E-Devlet üzerinden bu işlemler yapılabiliyor. Tüketici Hakem Heyetleri ve CİMER de önemli başvuru kanallarıdır” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Dağlı, aldatıcı reklamla satın alınan ürünlerin ayıplı mal kapsamında değerlendirildiğini ve iade, değişim ile tazminat hakkı doğduğunu hatırlatarak, “Satın aldığınız her şey, hayatınızdan verdiğiniz bir zaman dilimidir. Zamanınızı neye harcadığınıza dikkat edin ve haklarınızı bilin” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gercekten-ihtiyacin-var-mi-yoksa-moralin-mi-bozuk-614440">Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahte yatırımlar gerçek zararlara yol açıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahte-yatirimlar-gercek-zararlara-yol-aciyor-566527</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 07:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgilerini]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[İkna]]></category>
		<category><![CDATA[reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Reklamların]]></category>
		<category><![CDATA[sahte]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=566527</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gerçek ve sahte yatırım reklamlarını ayırt edebilmek giderek zorlaşıyor. Tehdit aktörleri, yapay zekâ ile üretilen deepfake videolar da dâhil olmak üzere, planlarına gerçekçilik katmak için çeşitli taktikler kullanıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahte-yatirimlar-gercek-zararlara-yol-aciyor-566527">Sahte yatırımlar gerçek zararlara yol açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gerçek ve sahte yatırım reklamlarını ayırt edebilmek giderek zorlaşıyor. Tehdit aktörleri, yapay zekâ ile üretilen deepfake videolar da dâhil olmak üzere, planlarına gerçekçilik katmak için çeşitli taktikler kullanıyorlar. Siber güvenlik şirketi ESET finansal dolandırıcılıktan korunabilmek için önerilerini paylaştı.</strong></p>
<p>FBI&#8217;a göre, finansal dolandırıcılık 6,6 milyar dolar ile birkaç yıldır siber suçluların en büyük gelir kaynağı. Bu tür dolandırıcılıkla ilişkili birçok taktik, teknik ve prosedür olmasına karşın çoğu, sosyal medyada dolaşan kötü niyetli veya yanıltıcı reklamlarla başlıyor. Bunlar genellikle kurbanı kişisel bilgilerini vermeye ikna etmek veya doğrudan bir yatırım dolandırıcılığına yönlendirmek için yem olarak kullanılır.</p>
<p>Bu tür kampanyaların bir örneği, Haziran 2025&#8217;te Instagram reklamlarında meşru bankaların kimliğine bürünülmesiyle gözlemlendi. Bazıları, kurbanı tıklayıp banka giriş bilgilerini girmeye ikna etmek için yüksek faizli hesaplar gibi cazip teklifler kullandı. Diğerleri ise banka yatırım stratejistlerini içeren derin sahte Instagram hikâyeleri kullanarak kişisel bilgileri toplamak veya kurbanları yatırım dolandırıcılığı temalı WhatsApp gruplarına çekmek için kullandı. Başka bir örnek, ESET tarafından 2024 yılında gözlemlenen Nomani Truva Atı kampanyasıdır. Reklamların içeriği ve bağlantı verdikleri kimlik avı web siteleri, yerel haber medyasını ve diğer kuruluşları taklit etmek için tasarlanmıştır. Ya da &#8220;Quantum Bumex, Immediate Mator veya Bitcoin Trader&#8221; gibi sık sık değişen isimlerle genel finans temalı görseller olabilir.</p>
<p>Nomani kampanyasının ve diğer benzer kampanyaların özellikleri arasında şunlar yer alıyor: Belirli bölgelerdeki kurbanları çekmek için son derece yerelleştirilmiş içerik; Facebook, Instagram, X, YouTube, Messenger ve Threads&#8217;te sahte reklamlar aracılığıyla dağıtım; genellikle düşük kaliteli videolarda gösterilen ve anahtar kelimelerin doğal olmayan bir şekilde tekrarlandığı, potansiyel olarak ünlü kişilerin kullanıldığı deepfake video referansları; reklamları yayımlamak için sahte ve hacklenmiş hesapların kullanılması ve aynı barındırma altyapısına yönlendiren paylaşılan şablonlar ve geri aramalar. Bu kampanyada amaç, kurbanı kişisel bilgilerini vermeye ikna etmektir. Bu bilgiler dolandırıcılar tarafından kurbanları doğrudan aramak için kullanılır. Bu yöntemi kullanarak kurbanları yatırım dolandırıcılığına kaydolmaya, kredi almaya veya hatta cihazlarına uzaktan erişim yazılımı yüklemeye ikna ederler. ESET, 2024&#8217;ün ilk yarısı ile ikinci yarısı arasında Nomani tehditlerinde yüzde 335 artış gözlemledi ve 8 bin 500&#8217;den fazla ilgili etki alanını engelledi.<strong> </strong></p>
<p><strong>Neden bu dolandırıcılıklara sürekli kanıyoruz?</strong></p>
<p>Sahte finans reklamları gibi dolandırıcılıklara sürekli kanmamızın nedenleri arasında şunlar yer alıyor:</p>
<ul>
<li>Çoğumuz için zor zamanlar ve hızlı ve kolay finansal kazançlar cazip geliyor.</li>
<li>Dikkat süremiz azalıyor, özellikle mobil cihazlarda; bu nedenle uyarı işaretleri zamanında fark edilmeyebilir.</li>
<li>Çoğumuz, deepfake videoların kullanımı gibi en son tehdit TTP&#8217;lerine aşina değiliz, bu da bizi daha savunmasız hâle getiriyor.</li>
<li>Bu tehditlerin çoğu yerelleştirilmiştir, meşru (ele geçirilmiş) hesaplar kullanır ve arama sıralamalarında üst sıralarda görünebilir.</li>
<li>Bankaların geleneksel dolandırıcılık önleme mekanizmaları, telefonla sosyal mühendislik yoluyla sahte bir plana yatırım yapmaya ikna edildiğimizde genellikle işe yaramaz.</li>
</ul>
<p><strong>Finansal dolandırıcılık için güvenliğinizi nasıl sağlayabilirsiniz?</strong></p>
<ul>
<li>Gerçek olamayacak kadar iyi getiriler veya olağan dışı yüksek faiz oranları sunan, gösterişli reklamlar (meşru markaları kullanıyor olabilir),</li>
<li>Ünlülerin reklamlarında yer alması- her zaman resmî duyurularda reklamın meşru olup olmadığını kontrol edin,</li>
<li>Görsel hatalar, ses ve görüntü senkronizasyonu bozukluğu, düşük çözünürlük veya robotik veya aşırı düzgün sesler gibi normal görünmeyen videolar,</li>
<li>Hızlı hareket ederek yatırımı garantilemek için baskı,</li>
<li>Garantili yatırım getirisi.</li>
</ul>
<p><strong>Kişisel bilgilerinizi ve finansal bilgilerinizi güvende tutmak için aşağıdaki adımları izleyin:</strong></p>
<ul>
<li>Meşru markalar ve kişiler tarafından tanıtılıyor gibi görünseler bile finans ve yatırım reklamlarına tıklama dürtüsüne karşı koyun,</li>
<li>Belirli bir yatırım planı veya grubu hakkında çevrimiçi yorumları araştırarak doğruluğunu kontrol edin,</li>
<li>Nasıl çalıştığını ve paranızı nasıl geri alacağınızı anlamadan hiçbir finansal ürüne yatırım yapmayın,</li>
<li>Üçüncü tarafların istenmeyen yaklaşımlarını görmezden gelin,</li>
<li>Çevrimiçi bir reklamdan tıkladıktan sonra kişisel ve/veya finansal bilgilerinizi asla paylaşmayın. Tanınmış bir finans kurumuysa sağlayıcıyla ayrı olarak iletişime geçin,</li>
<li>ESET gibi güvenilir bir sağlayıcıdan tüm cihazlarınızda güvenlik yazılımı kullanmayı düşünün. Bu, kötü amaçlı yazılımları ve dolandırıcılıkları engellemede çok yardımcı olacaktır.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahte-yatirimlar-gercek-zararlara-yol-aciyor-566527">Sahte yatırımlar gerçek zararlara yol açıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hackerlar Yapay Zeka İle Sosyal Medyada Kötü Amaçlı Reklamlar Oluşturuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hackerlar-yapay-zeka-ile-sosyal-medyada-kotu-amacli-reklamlar-olusturuyor-460279</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 May 2024 11:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[amaçlı]]></category>
		<category><![CDATA[hackerlar]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kötü]]></category>
		<category><![CDATA[medyada]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturuyor]]></category>
		<category><![CDATA[reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyanın ilgiyle takip ettiği yapay zeka platformları, siber saldırganların gözdesi haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hackerlar-yapay-zeka-ile-sosyal-medyada-kotu-amacli-reklamlar-olusturuyor-460279">Hackerlar Yapay Zeka İle Sosyal Medyada Kötü Amaçlı Reklamlar Oluşturuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay zekaya dair içerik üreticisi gibi davranan saldırganların, kendi profillerini tanıtmak için reklam verdiğini ve bu şekilde kullanıcıları kandırdığını ifade eden Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, sosyal medyada yer alan yapay zeka reklamlarına karşı kullanıcıları uyarıyor.</strong></p>
<p>Üretken yapay zeka platformlarının yükselişi, teknolojik gelişmeleri yakından takip eden kullanıcılar kadar siber suçluların da merceği altında. Öyle ki saldırganlar, yapay zeka destekli uygulamaları tanıtan içerik üreticilerini taklit ederek, sosyal medya kullanıcılarını tuzağa çekiyor. Bunun için kişilerin Facebook hesaplarını ele geçiren saldırganlar, sayfanın açıklamalarını, kapak ve profil fotoğrafını değiştirmeye başlıyor. Böylece, sayfanın yapay zeka tabanlı görüntü ve video oluşturucular tarafından yönetiliyormuş gibi görünmesini sağlayan saldırganlar, ürettikleri içeriklerle kötü amaçlı yazılımlarını reklamlar aracılığıyla yayıyor. Kötü amaçlı yazılım sunan reklamlarla etkileşime giren kullanıcıların, farkında olmadan cihazlarına zararlı dosyalar indirmiş ve dağıtmış olabileceğini belirten <strong>Akkoyunlu</strong>,<strong> </strong>sosyal medyada yer alan yapay zeka reklamlarına karşı kullanıcıları uyarıyor.</p>
<p><strong>Saldırılar, Meta’nın Sponsorlu Reklam İçerikleriyle Yayılıyor</strong></p>
<p>Siber suçluların, kötü amaçlı saldırılarını gerçekleştirebilmek için sosyal medyada yapay zeka reklamlarını kullandığını, bu sayede kuruluşların ve kişilerin bilgilerini ele geçirdiğini aktaran <strong>Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, </strong>“Araştırmacılarımız tarafından analiz edilen kötü amaçlı reklam kampanyaları, tüketicilerin cihazları, verileri ve kimlikleri için ciddi riskler oluşturan çeşitli kötü amaçlı yazılımları içeriyor. Bu saldırıları yaymak için Meta&#8217;nın sponsorlu reklam sistemini kullanan saldırganlar, Malware-as-a-service (MaaS) iş modeli aracılığıyla oldukça ilgi çekici bir dağıtım sistemi oluşturdu. Bu tür reklamlarla etkileşime giren kişi veya kuruluşlar hassas bilgilerin çalınması, çevrimiçi hesapların tehlikeye atılması, dolandırıcılık yapılması, iş süreçlerinin sekteye uğratılması veya tehlikeye atılmış bir sistemdeki verilerin şifrelenmesinin ardından fidye talep edilmesi gibi tehditlerle karşılaşabiliyor.” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Çok katmanlı koruma özelliklerine sahip kapsamlı bir güvenlik çözümü, yalnızca kötü amaçlı yazılımları tespit etmekle kalmaz, aynı zamanda kötü amaçlı bir web sayfasına gitmenizi de önleyerek güvenliğinizi ve gizliliğinizi etkileyebilecek izinsiz indirmeleri durdurur. En gelişmiş zararlı yazılımlara karşı bile zırhlı koruma sağlayan Bitdefender Total Security, tek seferde Windows, Mac, İOS ve Android cihazlarınızı koruma altına alır ve birden fazla platformda bulunan cihazlarınızdaki kişisel verilerinizi sistem performansını düşürmeden korumak için tasarlanmış özelliklere sahiptir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hackerlar-yapay-zeka-ile-sosyal-medyada-kotu-amacli-reklamlar-olusturuyor-460279">Hackerlar Yapay Zeka İle Sosyal Medyada Kötü Amaçlı Reklamlar Oluşturuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevrimiçi reklamlar çocukları nasıl etkiliyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cevrimici-reklamlar-cocuklari-nasil-etkiliyor-455179</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 May 2024 11:54:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[reklamlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şüpheli içeriklerin tanıtımından güvenlik riski oluşturmaya kadar çevrimiçi reklamlar çocuklar için birçok tehlike arz ediyor. Dijital güvenlik şirketi ESET gençlerin düzenli olarak hedefli mesaj tüketmelerinin risklerini inceledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevrimici-reklamlar-cocuklari-nasil-etkiliyor-455179">Çevrimiçi reklamlar çocukları nasıl etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şüpheli içeriklerin tanıtımından güvenlik riski oluşturmaya kadar çevrimiçi reklamlar çocuklar için birçok tehlike arz ediyor. Dijital güvenlik şirketi ESET gençlerin düzenli olarak hedefli mesaj tüketmelerinin risklerini inceledi.</strong></p>
<p>Reklam, işletmeler için güçlü bir araç olsa da genç beyinler üzerindeki etkisi genellikle hafife alınıp göz ardı ediliyor. Araştırmalar, gelişmekte olan eleştirel muhakemeleri nedeniyle gençlerin reklamlardan yetişkinlere kıyasla daha fazla etkilendiğini gösteriyor. Bir gencin ortalama olarak günde 8,5 saatten fazla zamanını ekranlara bakarak geçirdiğini düşündüğünüzde, gördükleri reklam sayısının ne kadar çok olduğu hakkında bir fikre sahip olabilirsiniz. Ancak bu durum doğru bir şekilde yönetilmediği ve konuşulmadığı takdirde birçok soruna yol açabilir. </p>
<p><strong>Uygunsuz davranışların normalleştirilmesi </strong></p>
<p>En belirgin risklerden biri, çocukların uygun olmayan içerik, ürün ve hizmetlere maruz kalmasıdır. Bu tür içeriklerin bilinçaltında bile teşvik edildiğini görmek bu davranışları normalleştirebilir ve neyin uygun olup neyin olmadığı konusunda çarpık bir algı yaratabilir.  Araştırmalar, bu tür materyallere uzun süre maruz kalmanın beynin pre-frontal korteksinin gelişimini etkileyebileceğini gösteriyor. Bu durum saldırganlığın ve engelleyici davranışların artmasına neden olabilir, bu da ömür boyu çocuklarla birlikte kalır ve ilerleyen yaşlarda başlarını belaya sokabilir.  </p>
<p><strong>Çarpıtılmış gerçeklik algıları </strong></p>
<p>Çocukların eleştirmeden kabul etme eğiliminde oldukları reklamlardan gelen mesajlar, çevrelerindeki dünyaya ilişkin algılarını şekillendirebilir. Sosyal medya fenomenlerinin ve seçilmiş çevrimiçi içeriğin yükselişiyle birlikte, reklamlar genellikle günlük yaşamın karmaşıklıklarını yansıtmayabilecek idealize edilmiş bir gerçeklik versiyonunu tasvir etmektedir. Bu çarpıtma, ulaşılamaz beklentilere, zayıf öz saygıya ve toplumsal normların çarpık bir şekilde anlaşılmasına yol açabilir. Gençlerde yeme bozuklukları, anksiyete, uykusuzluk ve depresyonun artmasına neden olabilir. Ebeveynler veya sorumlu yetişkinler, çocukların medya mesajlarını eleştirel bir gözle değerlendirmelerine ve dengeli bir bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olmalıdır. </p>
<p><strong>Sağlıksız alışkanlıkların özendirilmesi </strong></p>
<p>Reklamların amacı satışları artırmak olduğundan, tanıtılan ürün veya hizmetlerin niteliği, gençlerin tüketim alışkanlıklarını nasıl etkileyebileceklerini belirlemede önemlidir.   Örneğin, gençlerin yüzde 85’inden fazlası Instagram, Facebook ve X’de  abur cubur reklamlarına maruz kalmaktadır. Endişe verici bir şekilde, araştırmalar buna maruz kalmanın artmasının tuz, şeker ve yağ oranı daha yüksek gıdaların tüketiminin artmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Sorun sadece sağlıksız gıda reklamları değildir: Çeşitli platformlarda sinsice tanıtılan alkol ve tütün ürünleri de kötü alışkanlıklara yol açabilir.      </p>
<p><strong>Uygulama içi satın alımlar ve finansal riskler </strong></p>
<p>Mobil oyunlarda yeni jetonlar, puanlar, silahlar vb. satın alma olanağı, reklamcıların çocukları hedef almaları için yeni bir yol açtı. Bu satın alımlar ilk başta zararsız gibi görünse de hızla artarak ebeveynler veya faturayı ödeyen kişi için önemli masraflara yol açabilir. Özel oyun özellikleri, modifikasyonlar ve sanal para birimleri çocukları çoğu zaman finansal sonuçlarını tam olarak anlamadan uygulamalarda gerçek para harcamaya teşvik ediyor. </p>
<p><strong>Güvenlik ve gizlilik riskleri </strong></p>
<p>Çocukların maruz kalabileceği bazı çevrimiçi reklamlar önemli güvenlik ve gizlilik riskleri oluşturabilir. Bu, siber suçlular tarafından kötü amaçlı yazılım içerecek şekilde hazırlanmış veya kimlik avı dolandırıcılığına yol açarak çocukların cihazlarını ve kişisel bilgilerini riske atan belirli bannerlar, resimler veya mikro siteler yoluyla olabilir. Bu arada saygın şirketler bile çocukların gizliliğini tehlikeye atabilecek aşırı reklam takibi yapabilir ve bu da ebeveyn izni olmadan hassas verilerin toplanmasına yol açabilir. Bu risklere karşı korunmak, sağlam siber güvenlik önlemleri ve ebeveyn gözetimi gerektirir. Ebeveyn kontrol araçları bu noktada son derece değerli olabilir ve ebeveynlere ve vasilere hangi uygulamaların indirilebileceğini ve hangi web sitelerine erişilebileceğini yönetme becerisi kazandırır.  </p>
<p><strong>Ebeveynler nelere dikkat etmeli?</strong></p>
<p>Açık diyalog ve iletişim, dijital okuryazarlık ve dayanıklılığın geliştirilmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır.  Reklamların potansiyel tehlikelerini tartışmak, gençleri reklamları nasıl aldıkları ve yorumladıkları konusunda bilinçli seçimler yapmaları için güçlendirebilir. Açık diyaloğa ek olarak, ebeveyn kontrol yazılımı çocukların çevrimiçi deneyimlerini yönetmede değerli bir araç olarak hizmet edebilir. ESET Parental Control for Android gibi çözümler, uygulama engelleme, web filtreleme ve ekran süresi yönetimi sunarak ebeveynlerin ve vasilerin çocukların dijital ortamını kendi özel ihtiyaçlarına ve endişelerine göre uyarlamalarına olanak tanır. Bu araçları proaktif iletişimle birlikte kullanan ebeveynler, çocukları için daha güvenli ve emniyetli bir çevrimiçi ortam yaratabilirler. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevrimici-reklamlar-cocuklari-nasil-etkiliyor-455179">Çevrimiçi reklamlar çocukları nasıl etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Reklamlar büyülü bir dünya vaat ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/reklamlar-buyulu-bir-dunya-vaat-ediyor-418394</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 12:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyülü]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[reklamlar]]></category>
		<category><![CDATA[vaat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Reklamda sunulan ürünlerin, reklamı izleyen kişiye hissettirilen eksiklik duygusunun tamamlanması için yardımcı objeler olduğunu ifade eden uzmanlar, kişilerin simgesel olarak kendisindeki eksikliği o ürünü satın almakla tamamladığına vurgu yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/reklamlar-buyulu-bir-dunya-vaat-ediyor-418394">Reklamlar büyülü bir dünya vaat ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Reklamda sunulan ürünlerin, reklamı izleyen kişiye hissettirilen eksiklik duygusunun tamamlanması için yardımcı objeler olduğunu ifade eden uzmanlar, kişilerin simgesel olarak kendisindeki eksikliği o ürünü satın almakla tamamladığına vurgu yapıyor. Parasını verme ve ürüne sahip olmanın, o ürünü kullanmanın çok ötesinde, reklamın vaat ettiği hayali gerçekleştirme adına yapılan büyülü düşünce ritüeli olduğunu kaydeden Doç. Dr. Cihan Becan, “Öyle ki kimi alıcılar, ürünü kullanmaz bile, çünkü bu kişiler için psişik olarak sadece ücretini ödemiş olmak, yapmış olmakla aynı anlama gelmektedir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Cihan Becan, reklamların alt metninin aslında nasıl bir algı yarattığı konusunu değerlendirdi.</p>
<p>Doç. Dr. Cihan Becan, reklamların temel itibariyle neoliberal pazar düzeninin bir öğesi olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Reklamın temel felsefesinde tüketici kitlesi yaratarak sürekli tüketime yöneltmek yatar. Ancak, reklamın tüketici bireylere seslenmesinin belki de bir sonucu olarak, bir ideoloji üreticisi halini de aldığını söylemek mümkün. Reklam, tüketim faaliyetini kitleler bakımından sürekli olarak devingen bir yapıda tutması gerektiği gibi, eş zamanlı olarak bireylerin gündelik hayatlarında anlamlar da üretir. Bu açıdan reklamın herhangi bir ürünün niteliklerine yönelik ikna mesajları ile egemen ideolojiyi yansıtan mesajları sunma konusundaki çabaları iç içe geçmiş durumdadır. Yani bir deodorant reklamının mesajı, tüketiciyi ter kokusundan kurtarmak üzere yönlendirici unsurları içerirken, aynı zamanda deodorantsız bir durumda kendine güvenin ve konforun sağlanamamasıyla dışlanma korkusu da tetiklenir.”</p>
<p><strong>Tüketim toplumu, memnuniyetsizliği sürekli kılıyor</strong></p>
<p>‘Mutlu musun?’ sorusuna kişilerin vereceği yanıtların, tüketim toplumunun başarı ya da başarısızlığını test eden nihai sınav olarak görülebileceğini kaydeden Doç. Dr. Cihan Becan, “Ancak, kendi sınırları çerçevesinde bir mutluluk kaynağı olarak tüketim, toplam tatmini artırmada başarısız olur. Tüketimin mutluluk artırıcı kapasitesi düpedüz kısıtlıdır. Tüketim toplumu, memnuniyetsizliği sürekli kılmayı örgütlediği sürece başarılıdır. Bu etkiyi yaratabilmenin bir yolu, ürünleri, tüketicilerin arzu evrenine büyük reklam kampanyalarıyla soktuktan kısa bir süre sonra, bu tüketim ürünlerini kötülemek ve onların değerini düşürmektir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Buradan hareketle reklam metninde asıl mesaj verilmek istenirken, insanların ihtiyaçlarını karşılayacak ürünlerin duyurusunu yapmanın ötesinde onların korkularını, ümitlerini, çaresizliklerini, travmalarını, hayallerini, dürtülerini kullanarak strateji kurgulandığını da anlatan Doç. Dr. Cihan Becan, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p><strong>Reklamlardaki göstergeler belirli duygulara yapışıyor</strong></p>
<p>“Şu da bir gerçek ki, günümüzde reklamlar rasyonaliteye nazaran duygulara daha çok yöneliyor. Bu noktada duygular tüketiciyi ikna etmek için kullanılıyor olsa da bize bir başka bilginin ipuçlarını sunar. Reklam, bir medya ürünü olarak belirli duyguların harekete geçmesini ve böylece yaygınlaşmasını sağlarken, aynı zamanda duygulanımsal titreşimler yayar.</p>
<p>Örneğin saygınlık söyleminin göstergesi lüks bir otomobil, duygulanımı ise ayrıcalıktır. Yani reklamlardaki göstergeler de belirli duygulara yapışarak belirli duygulanımlar oluştururlar. Reklamlar, bize mutluluk getiren şeyin ürün ve hizmetler olmadığı, asıl bizim üzerimizde etkili olanın duygusal olaylar olduğu konusunda da kendini belli etmez. Araçların en zarifi ve en donanımlısı bile bize güzel bir ilişkinin yaşattığı doyumu sağlayamaz.”</p>
<p><strong>Reklamlarla ideal yaşam görüntüsü resmediliyor</strong></p>
<p>Reklamlar tarafından ‘ideal’ olan fizik veya yaşam görüntüsünün resmedildiğini kaydeden Doç. Dr. Cihan Becan, şunları ifade etti:</p>
<p>“Reklamlarda mesajlar belirlenirken, saygınlık, sevilme, benimsenme, önemsenme gibi psikenin (kişiliğin bütünü) en temel, en çekirdek gereksinimleri reklamın kurguladığı masalsı anlatım içinde pazarlanan ürünle veya nesneyle özdeşleştirilir. Bu döngü içinde tüketicinin psikesinde artık satın alınan şey parfümün kendisi değil bütün kadınların beğenisi olur, alınan ruj değil bütün erkeklerin cinsel arzusu olur, alınan elma değil uzun yaşam olur, akıllı telefon değil kaliteli çekilmiş hikayeler olur. Reklamda sunulan ürünler, reklamı izleyen kişiye hissettirilen eksiklik duygusunun tamamlanması için yardımcı objelerdir ve satın alan kişi için tılsımlıdır. Kişi simgesel olarak kendisindeki eksikliği o ürünü satın almakla tamamlamıştır.”</p>
<p><strong>Reklam dilinde hep gelecekteki tüketiciye sesleniliyor </strong></p>
<p>Reklamın kendisini, reklamı yapılan nesnenin getireceği zevk ya da yararla birbirine karıştırmamak gerektiğini de anlatan Doç. Dr. Cihan Becan, “Reklamın yarattığı etki, gerçeğe yaslanmasındandır. Giysiler, şampuanlar, otomobiller, kremler, güneşli tatil yerleri gerçekten zevk alınacak şeylerdir. Reklam, peki nerede vurmaya çalışıyor? O içimizde sönmek bilmeyen zevk açlığını artırarak başlıyor işe. Reklam, hiçbir zaman bilinen bir zevkin tüketiciye yeniden tattırılması olamaz. Reklam dilinde hep gelecekteki tüketiciye seslenmek vardır.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Doç. Dr. Cihan Becan, reklamlarda kimi zaman ürünün ücretini verip satın almanın tüketicinin hayalini harekete geçirecek tılsım olarak belirlendiğini dile getirerek, şöyle dedi:</p>
<p>“Parasını vermek ve ürüne sahip olmak, o ürünü kullanmanın çok ötesinde, reklamın vaat ettiği hayali gerçekleştirme adına yapılan büyülü düşünce ritüelidir. Öyle ki kimi alıcılar, ürünü kullanmaz bile, çünkü bu kişiler için psişik olarak sadece ücretini ödemiş olmak, yapmış olmakla aynı anlama gelir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/reklamlar-buyulu-bir-dunya-vaat-ediyor-418394">Reklamlar büyülü bir dünya vaat ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
