<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Reflü | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/reflu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/reflu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Jun 2026 21:02:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Reflü | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/reflu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ağrı Kesiciler Mide Ülserine Kadar Varabilen Sorunlara Yol Açabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/agri-kesiciler-mide-ulserine-kadar-varabilen-sorunlara-yol-acabiliyor-643626</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:02:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[Alınması]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gastrit]]></category>
		<category><![CDATA[kesiciler]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü]]></category>
		<category><![CDATA[semptomlar]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetler]]></category>
		<category><![CDATA[sorunlara]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[ülserine]]></category>
		<category><![CDATA[varabilen]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=643626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağrı kesicilerin gereğinden fazla kullanılmasının mide ülserine yol açabileceğini söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Ağrı kesiciler zaman zaman gereğinden fazla kullanılabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agri-kesiciler-mide-ulserine-kadar-varabilen-sorunlara-yol-acabiliyor-643626">Ağrı Kesiciler Mide Ülserine Kadar Varabilen Sorunlara Yol Açabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağrı kesicilerin gereğinden fazla kullanılmasının mide ülserine yol açabileceğini söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Ağrı kesiciler zaman zaman gereğinden fazla kullanılabiliyor. Her ağrı hissedildiğinde ağrı kesici alınması, mide tahrişine ve hatta mide ülserine kadar varabilen sorunlara yol açabiliyor” dedi.</p>
<p>Gastrit ve reflüde beslenme düzeninin önemine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Az sayıda öğünle mideyi aşırı doldurmak yerine daha sık ve daha küçük porsiyonlarla beslenmek semptomların azalmasına yardımcı olabilir. Toplumda sık yapılan hatalardan biri de geç saatlerde yemek yemektir. Yatmadan en az 3-4 saat önce yemek yemeyi bırakmak gerekir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>‘İKİ HASTALIKTA BELİRTİLER FARKLIDIR’</p>
<p>Gastrit ve reflünün birbirinden farklı hastalıklar olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, “Gastrit ve reflü birbirinden farklı hastalıklardır. Reflünün asıl adı gastroözofageal reflüdür. Gastrit, mide mukozasının iltihaplanmasına verdiğimiz isimdir. Yani mide mukozası patolojik olarak iltihaplanır ve bunun teşhisini endoskopik olarak koyarız. Reflü ise mide içeriğinin, asidin ya da yiyeceklerin yemek borusuna geri kaçması sonucu ortaya çıkan şikayetlere verilen isimdir” dedi.</p>
<p>‘BESLENME VE YAŞAM TARZI ÖNEMLİ ROL OYNUYOR’</p>
<p>Gastrit ve reflünün genellikle yaşam tarzı ve beslenme hatalarıyla ilişkili olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Coşkun, “İkisi arasındaki farklara baktığımızda; gastritte daha çok mide yanması ve mide ağrısı gibi şikayetler görürüz. Reflüde ise hasta, daha üst bölgede, yemek borusunda ve göğüs bölgesinde yanma hisseder. Gastrit ve reflü genellikle beslenme alışkanlıklarındaki yanlışlıklar ve yaşam tarzına bağlı nedenlerle ortaya çıkar. Gastritte mide yanması, mide ağrısı, bulantı ve kusma gibi semptomlar görülebilir. Reflüde ise yemek borusunda ve göğüs bölgesinde yanma hissi ön plandadır. Bunun yanı sıra öksürük ve boğazda gıcık hissi gibi belirtiler de görülebilir” diye konuştu.</p>
<p>‘ALARM SEMPTOMLARINA DİKKAT EDİLMELİ’</p>
<p>Alarm semptomlarının önemine değinen Uzm. Dr. Coşun, “Bazı durumlarda hastaların mutlaka doktora başvurması gerekir. Bunlara alarm semptomları diyoruz. Disfaji olarak adlandırdığımız yutma güçlüğü, yemek yerken direnç hissedilmesi, kilo kaybı, gece terlemesi, demir eksikliği anemisi ve bu şikayetlerin özellikle 45 yaşından sonra ortaya çıkması alarm semptomları arasında yer alır. Bu durumlarda mutlaka bir uzmanın değerlendirmesi gerekir” dedi.<br />‘DOĞRU BESLENME ŞİKAYETLERİ AZALTABİLİR’</p>
<p>Beslenme düzeninin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Coşkun, “Beslenme konusunda da dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Az sayıda öğünle mideyi aşırı doldurmak yerine, daha sık ve daha küçük porsiyonlarla beslenmek semptomların azalmasına yardımcı olabilir. Toplumda sık yapılan hatalardan biri de geç saatlerde yemek yemektir. Yatmadan en az 3-4 saat önce yemek yemeyi bırakmak gerekir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>‘YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ ŞİKAYETLERİN KONTROL ALTINA ALINMASINA KATKI SAĞLAR’</p>
<p>Reflü hastalarında yaşam tarzı düzenlemelerinin etkili olduğunu belirten Uzm. Dr. Coşkun, “Reflü semptomları olan hastalarda yatak başının yükseltilmesi veya çift yastıkla uyunması gibi önlemler faydalı olabilir. Ayrıca stresten uzak durmak, düzenli bir yaşam sürmek, egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek de şikayetlerin kontrol altına alınmasına katkı sağlar” dedi.</p>
<p>‘GASTRİT HASTALARINDA KULLANILAN BAZI İLAÇLARA DİKKAT EDİLMELİ’</p>
<p>Ağrı kesici kullanımına dikkat çeken Uzm. Dr. Coşkun, “Gastrit hastalarında kullanılan bazı ilaçlara da dikkat edilmelidir. Özellikle ağrı kesiciler zaman zaman gereğinden fazla kullanılabiliyor. Her ağrı hissedildiğinde ağrı kesici alınması, mide tahrişine ve hatta mide ülserine kadar varabilen sorunlara yol açabiliyor” diye konuştu.</p>
<p>‘45 YAŞ SONRASI ŞİKAYETLER CİDDİYE ALINMALI’</p>
<p>Gastrit ve reflünün her yaşta görülebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Coşkun, “Reflü ve gastrit her yaşta görülebilen hastalıklardır. Ancak özellikle 45 yaşından sonra aniden başlayan reflü, mide ağrısı veya mide yanması gibi şikayetlerin daha ciddiye alınması ve mutlaka değerlendirilmesi gerekir” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agri-kesiciler-mide-ulserine-kadar-varabilen-sorunlara-yol-acabiliyor-643626">Ağrı Kesiciler Mide Ülserine Kadar Varabilen Sorunlara Yol Açabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınav Öncesi Mide Alarm Veriyorsa Nedeni Stres Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinav-oncesi-mide-alarm-veriyorsa-nedeni-stres-olabilir-642759</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:39:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alarm]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü]]></category>
		<category><![CDATA[şikayetlerini]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[veriyorsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu hafta sonu milyonlarca öğrencinin gireceği üniversite sınavı öncesinde artan stres yalnızca zihni değil, sindirim sistemini de yorabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinav-oncesi-mide-alarm-veriyorsa-nedeni-stres-olabilir-642759">Sınav Öncesi Mide Alarm Veriyorsa Nedeni Stres Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta sonu milyonlarca öğrencinin gireceği üniversite sınavı öncesinde artan stres yalnızca zihni değil, sindirim sistemini de yorabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun sınav kaygısının mide yanması, şişkinlik, hazımsızlık ve reflü şikayetlerini artırabileceğine dikkat çekerek stresin mide üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Stres mide asidini artırabiliyor</strong></p>
<p>Stres ile sindirim sistemi arasındaki ilişkinin bilimsel olarak &#8220;beyin-bağırsak ekseni&#8221; ile açıklandığını belirten Uzm. Dr. Nurettin Coşkun &#8220;Beyin ve sindirim sistemi sürekli iletişim halindedir. Bu nedenle yaşanan stres, kaygı ve duygusal yükler mide ve bağırsak fonksiyonlarını doğrudan etkileyebilir&#8221; dedi. Stresin mide üzerinde farklı mekanizmalarla etkili olduğunu anlatan Uzm. Dr. Nurettin Coşkun &#8220;Stres mide asidi salgısını artırabilir ve buna bağlı olarak mide yanması ile ekşime hissi daha belirgin hale gelebilir. Aynı zamanda mide boşalmasını yavaşlatarak şişkinlik, erken doyma ve dolgunluk hissine neden olabilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Reflü ve hazımsızlık şikayetlerini artırabilir</strong></p>
<p>Stresin mide ve bağırsakların ağrıya olan duyarlılığını artırabildiğini belirten Uzm. Dr. Nurettin Coşkun normalde rahatsızlık vermeyecek gaz veya gerilmenin bile ağrı olarak hissedilebildiğini söyledi. Reflü yakınmalarının da stres dönemlerinde artabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Coşkun &#8220;Stresin doğrudan reflüye neden olduğu net olarak gösterilmiş değil. Ancak mevcut reflü şikayetlerinin daha sık ve daha şiddetli hissedilmesine yol açabilir. Bunun yanında bulantı, iştahsızlık ve karın ağrısı gibi yakınmalar da görülebilir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Tetkikler normal olsa da şikayetler devam edebilir</strong></p>
<p>Özellikle fonksiyonel dispepsi ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi hastalıklarda stresin belirtileri alevlendirebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Nurettin Coşkun bazı durumlarda yapılan tetkiklerin normal çıkmasına rağmen hastaların şikayetlerinin devam edebildiğini anlattı: &#8220;Yakınmaların yoğun iş temposu, sınav dönemi, ailevi sorunlar veya kaygı dönemlerinde artması, gün içinde değişkenlik göstermesi ve uyku bozukluğu ya da anksiyetenin eşlik etmesi stres kaynaklı sindirim sistemi sorunlarını düşündürebilir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Her şikayeti strese bağlamayın</strong></p>
<p>Mide ve bağırsak yakınmalarının her zaman stres kaynaklı olmayabileceğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Coşkun bazı belirtilerin mutlaka detaylı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi: &#8220;Kilo kaybı, kansızlık, yutma güçlüğü, tekrarlayan kusma veya mide-bağırsak sistemi kanaması gibi alarm bulguları varsa şikayetleri yalnızca strese bağlamamak gerekir. Bu tür durumlarda altta yatan organik nedenlerin araştırılması büyük önem taşır&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b><strong>Mide ve bağırsak sağlığını korumak için 5 öneri</strong></b></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, mide ve bağırsak sağlığını korumak için önerilerde bulundu:</p>
<ol>
<li><strong>Düzenli uyuyun:</strong> Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin. Kaliteli uyku, stresin azaltılmasına ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar. </li>
<li><strong>Dengeli ve düzenli beslenin:</strong> Öğün atlamayın, aşırı yağlı ve baharatlı gıdalardan kaçının. Sebze, meyve ve lif açısından zengin besinleri tercih edin. </li>
<li><strong>Fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyin:</strong> Düzenli yürüyüş ve egzersiz, stres hormonlarının azalmasına yardımcı olurken sindirim sisteminin de daha sağlıklı çalışmasını destekler. </li>
<li><strong>Stres yönetimine önem verin:</strong> Nefes egzersizleri, meditasyon, hobiler ve sosyal aktiviteler günlük stresin azaltılmasına yardımcı olabilir. </li>
<li><strong>Şikayetleriniz devam ediyorsa uzmana başvurun:</strong> Mide yanması, şişkinlik, karın ağrısı veya reflü gibi yakınmalarınız sürüyorsa mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına danışın.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinav-oncesi-mide-alarm-veriyorsa-nedeni-stres-olabilir-642759">Sınav Öncesi Mide Alarm Veriyorsa Nedeni Stres Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Reflü yemek borusunda kalıcı hasara yol açabiliyor, hatta…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/reflu-yemek-borusunda-kalici-hasara-yol-acabiliyor-hatta-638845</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 08:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[borusunda]]></category>
		<category><![CDATA[hasara]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yanma]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=638845</guid>

					<description><![CDATA[<p>En sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olan reflü, toplum tarafından çoğu zaman yalnızca “mide yanması” olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/reflu-yemek-borusunda-kalici-hasara-yol-acabiliyor-hatta-638845">Reflü yemek borusunda kalıcı hasara yol açabiliyor, hatta…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>En sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olan reflü, toplum tarafından çoğu zaman yalnızca “mide yanması” olarak değerlendiriliyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Samet Yardımcı,</strong> ancak uzun süre devam eden reflünün yemek borusunda ciddi hasarlar oluşturabileceğini belirterek, “Tedavi edilmeyen reflü zamanla yemek borusunda kronik iltihaba ve hasara yol açabilmektedir. Bunun sonucunda ülser ve yemek borusunda daralma gibi sorunlar oluşabilmektedir. Ayrıca, bazı hastalarda Barrett özofagusu olarak adlandırılan hücresel değişikliklerin gelişmesine  ve buna bağlı olarak yemek borusu kanseri riskinin artmasına neden olabilmektedir. Dolayısıyla reflünün erken tanısı ve tedavisi büyük bir önem taşımaktadır” diyor.  Mide yanmasında kontrolsüz mide koruyucu ilaç kullanımına da dikkat çeken <strong>Genel Cerrahi Uzmanı </strong><strong>Prof. Dr. Samet Yardımcı, </strong>“Mide koruyucu ilaçlar hekimin önerdiği süre ve dozda kullanıldığında oldukça faydalıdır. Ancak birçok hasta mideyle ilgili şikâyetlerinde hekime danışmadan yıllarca mide koruyucu ilaçlar almaktadır. Bu ilaçların gelişigüzel kullanımı kemik erimesi, vitamin eksiklikleri ve mide hücrelerinde yapısal değişim gibi ciddi sorunlar   oluşturabilmektedir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Nedeni mide fıtığı olabilir</strong></p>
<p>Mide asidinin yemek borusuna kaçması sonucu oluşan reflünün pek çok nedeni olabiliyor. Obezite, sigara kullanımı ve sağlıksız beslenme en sık görülen sebepleri arasında yer alıyor. Prof. Dr. Samet Yardımcı,<strong> </strong>özellikle mide fıtığının (hiatal herni) reflünün altında yatan önemli nedenlerden biri olabileceğine vurgu yapıyor.  Prof. Dr. Samet Yardımcı,<strong> </strong>sözlerine şöyle devam ediyor: “Bazı hastalarda mide fıtığı nedeniyle mide ile yemek borusu arasındaki koruyucu mekanizma bozulmaktadır. Bu durum sadece yanma hissine değil; kronik öksürük, ses kısıklığı, ağız kokusu, gece nefes darlığı hissiyle uyanma ve yutma güçlüğü gibi şikâyetlere de yol açabilmektedir.”</p>
<p><strong>Yemek borusunda kalıcı hasara yol açabiliyor</strong></p>
<p>Tedavi edilmeyen reflü zamanla yemek borusunda kalıcı hasar oluşturabiliyor. Prof. Dr. Samet Yardımcı, bu nedenle özellikle uzun süredir devam eden mide şikâyetlerinde mutlaka hekime başvurmak gerektiğini vurgulayarak, “Bazı hastalarda yıllar süren reflüye bağlı olarak yemek borusunda hücresel değişiklikler gelişebilmektedir. Tedavide gecikildiğinde bu hücresel değişiklikler yemek borusu kanserinin gelişimine neden olabilmektedir. Dolayısıyla, sürekli mide yanması yaşayan kişilerin hekime danışmadan ilaç kullanarak şikâyetlerini baskılamaları son derece yanlıştır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Samet Yardımcı, aşağıda yer alan belirtilerde zaman kaybetmeden hekime başvurmanın son derece önemli olduğunu anlatıyor.</p>
<ul>
<li>Uzun süredir devam eden mide yanması </li>
<li>Ağza acı su gelmesi </li>
<li>Kronik öksürük ve ses kısıklığı </li>
<li>Yemek sonrasında şişkinlik </li>
<li>Yutma güçlüğü </li>
<li>Sürekli mide koruyucu ilaç ihtiyacı</li>
</ul>
<p><strong>Tedaviden oldukça başarılı sonuçlar sağlanıyor</strong></p>
<p>Reflü hastalığında yaşam tarzı değişiklikleri ve bazı durumlarda uygulanan cerrahi tedaviyle kalıcı çözüm sağlanabiliyor. Günümüzde reflü ameliyatlarının büyük bir kısmının laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Samet Yardımcı, uygun hastalarda oldukça başarılı sonuçlar alınabildiğini vurgulayarak,  “Doğru hasta seçimiyle uygulanan modern reflü cerrahisi uzun süreli ilaç ihtiyacını azaltabilmekte ve yaşam kalitesini ciddi şekilde artırabilmektedir” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/reflu-yemek-borusunda-kalici-hasara-yol-acabiliyor-hatta-638845">Reflü yemek borusunda kalıcı hasara yol açabiliyor, hatta…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sık İdrara Çıkma ve Karın Ağrısı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sik-idrara-cikma-ve-karin-agrisi-631148</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[drara]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hasar]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[karın]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık görülmesine rağmen çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen böbrek reflüsü, idrarın mesaneden böbreklere doğru geri kaçmasıyla ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sik-idrara-cikma-ve-karin-agrisi-631148">Sık İdrara Çıkma ve Karın Ağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında sık görülmesine rağmen çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen böbrek reflüsü, idrarın mesaneden böbreklere doğru geri kaçmasıyla ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur. Özellikle sık idrara çıkma, karın ağrısı, tekrarlayan ateşli idrar yolu enfeksiyonlarıyla kendini gösterebilen bu tablo, erken tanı konulmadığında kalıcı böbrek hasarına yol açabiliyor. Uzmanlar, çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonlarının mutlaka dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Hakan Kocaman, çocuklarda böbrek reflü hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>İdrar akışı terse döner ve bakteriler böbreklere ulaşır</strong></p>
<p>Vezikoüreteral reflü (VUR), idrarın normalde tek yönlü olması gereken akışının tersine dönmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu durum, bakterilerin böbreklere ulaşmasını kolaylaştırarak enfeksiyon riskini artırır. Özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde görülen hastalık, çoğu zaman belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebilir.</p>
<p><strong>0-5 yaş arası çocuklar en riskli grupta</strong></p>
<p>VUR açısından en riskli grup 0-5 yaş arası çocuklardır. Erkek bebeklerde yaşamın ilk yılında daha sık görülürken, kız çocuklarında genellikle tekrarlayan enfeksiyonlarla ortaya çıkmaktadır. Ailesinde reflü öyküsü olanlar, doğumsal idrar yolu anomalisi bulunan çocuklar ile kabızlık ve işeme bozukluğu yaşayanlar da risk grubunda yer alır. Hastalığın en yaygın nedeni doğumsal faktörlerdir. Üreterin mesaneye giriş yerindeki kapak mekanizmasının yeterince gelişmemesi reflüye yol açabilir. Bunun yanı sıra mesane çıkışında tıkanıklık, nörojen mesane, posterior üretral valv gibi yapısal sorunlar ya da uzun süreli işeme disfonksiyonları da hastalığın gelişmesine neden olabilir.</p>
<p><strong>Bu belirtiler çocuklarda böbrek reflüsüne işaret edebilir!</strong></p>
<p>Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve özellikle ateşli enfeksiyonlar en önemli işaretler arasında yer alır. Bir yaş altı bebeklerde nedeni açıklanamayan yüksek ateş, gebelikte saptanan böbrek genişlemesi ve ailede reflü öyküsü bulunması da dikkate alınmalıdır. Ayrıca büyüme geriliği ve çocukluk çağında görülen hipertansiyon da değerlendirilmesi gereken diğer önemli bulgulardır.</p>
<p>Hastalık çoğu zaman doğrudan belirti vermese de idrar yolu enfeksiyonu sırasında bazı şikâyetlerle kendini gösterebilir. Bebeklerde yüksek ateş, huzursuzluk, beslenme güçlüğü, kusma ve kilo alamama görülebilir. Daha büyük çocuklarda ise sık ve ağrılı idrara çıkma, karın veya bel ağrısı, kötü kokulu ya da bulanık idrar ve gece alt ıslatma gibi belirtiler ön plana çıkabilir.</p>
<p><strong>Böbrek hasarı varsa cerrahi gündeme gelebilir</strong></p>
<p>Vezikoüreteral reflünün en büyük riski, yol açtığı enfeksiyonlar ve buna bağlı gelişen böbrek hasarıdır. Tanı için ilk basamak genellikle ultrasonografidir. Kesin tanı ise “işeme sistoüretrografisi” (VCUG) ile konur ve bu yöntemle reflünün derecesi belirlenir. Gerekli durumlarda böbreklerde kalıcı hasar olup olmadığını değerlendirmek için böbrek sintigrafisi de yapılabilir.</p>
<p>Tedavi süreci her çocuk için bireysel olarak planlanmalıdır. Çünkü reflünün derecesi, çocuğun yaşı, enfeksiyon sıklığı ve böbreklerde hasar olup olmaması en önemli belirleyici unsurlardır. Düşük dereceli reflülerin önemli bir kısmı zamanla kendiliğinden düzelebilmektedir. Hafif vakalarda düzenli takip ve enfeksiyonlardan korunma yeterli olabilirken, orta dereceli olgularda endoskopik yöntemler tercih edilebilir. İleri dereceli ve böbrek hasarı riski bulunan durumlarda ise cerrahi tedavi gündeme gelebilir. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sik-idrara-cikma-ve-karin-agrisi-631148">Sık İdrara Çıkma ve Karın Ağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahuru atlamak bu hastalıkları tetikliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahuru-atlamak-bu-hastaliklari-tetikliyor-613370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 08:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[atlamak]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sahuru]]></category>
		<category><![CDATA[tetikliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Yiyecekler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahuru-atlamak-bu-hastaliklari-tetikliyor-613370">Sahuru atlamak bu hastalıkları tetikliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan’da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz.  Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdaları soframızdan eksik etmiyoruz. İftardan kısa bir süre sonra da kendimizi kanepenin üzerinde uzanmış buluyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da, yaptığımız bu tür hatalar mide ve bağırsak sistemimize zarar verebiliyor.  Mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü atakları ve safra sorunları, Ramazan’da en sık görülen sorunları oluşturuyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi</strong> <strong>Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, </strong>Ramazan’da mide problemleri yaşamamak için dikkat etmemiz gereken 3 temel kuralı; “İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak,  sahuru mutlaka yapmak, aşırı yağlı, şekerli ve ağır yiyeceklerden kaçınmak” olarak sıralıyor.  <strong>Prof. Dr. Murat Saruç,</strong> kronik hastalığı veya herhangi bir sağlık sorunu olan kişilerin  oruca başlamadan önce ilaçların saatlerinin yeniden düzenlenmeleri için mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerektiğine de vurgu yapıyor. <strong>Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, </strong>oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Sahura mutlaka kalkın</strong></p>
<p>Sahur, kan şekerinin gün boyu dengede kalmasını ve bu sayede insülin düzeyinde yükselme olmamasını sağlıyor. Tüm gün oruç tutarken yetersiz beslenmemize bağlı hipoglisemiyi de önlüyor. Sahur öğününün atlanması halinde birçok sağlık sorunu ortaya çıkabileceği uyarısında bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç,<strong> </strong>“Sahur yapmamak uzun açlık süresini daha da uzatır ve bunun sonucunda; halsizlik, baş ağrısı ile ani tansiyon düşmelerine yol açabilir. Ayrıca, mide asidi boş mideye daha uzun süre temas eder; bu durum gastrit ve reflüyü tetikler” diyor.  </p>
<p><strong>İftara yavaş ve küçük porsiyonlarla başlayın</strong></p>
<p>Uzun süren açlıktan sonra mide hareketleri yavaşlıyor ve sindirim enzimleri azalıyor. Dolayısıyla, iftar öğününde bir anda fazla yemek midenin yükünü çok artırıyor, bunun sonucunda; şişkinlik, mide ağrısı, gastrit ve reflü  gibi sorunlar gelişiyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, “İftarda orucumuzu ‘çorba, su ve hurma’ gibi hafif yiyecekler ile açmak, midemizi daha sonra yiyeceğimiz kalorili yiyeceklere hazırlar. Ana yemeğe geçmeden 10–15 dakika beklemek de sindirimi ciddi şekilde rahatlatır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan kaçının</strong></p>
<p>İftar ile sahurda aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan uzak durmanız da çok önemli.<strong> </strong>Çünkü, Ramazan’da artan mide şikâyetlerinin ana nedenini bu beslenme alışkanlığı oluşturuyor. <strong> </strong>Bu tür yiyecekler mide boşalmasını geciktiriyor ve mide asidini artırıyor. Sonuç olarak; hazımsızlık, yanma ve gece reflüsü   sıkça oluşabiliyor.  Ayrıca karaciğer ve safra kesesi de daha fazla zorlanıyor. </p>
<p><strong>Tuzlu besinleri sınırlayın</strong></p>
<p>Tuzlu yiyecekler vücuttan su atılımını artırıyor ve susuzluğu şiddetlendiriyor. Bu durumun tansiyon düzensizliği, baş ağrısı ve ödemle sonuçlanacağını söyleyen Prof. Dr. Murat Saruç, “Sahurda salam, sucuk ve peynir gibi tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmeleri bu yüzden risklidir. Ramazan’da sıvı dengesini korumak en az besin seçimi kadar önemlidir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Bir anda fazla su içmeyin</strong></p>
<p>İftar ve sahur arasında yeterli su içmeniz çok önemli. Çünkü,   yetersiz sıvı alımı kabızlık, böbrek taşı ve tansiyon problemlerini artırıyor. Ancak,<strong> </strong>bir anda fazla su içmek de mideyi geriyor, şişkinlik yapıyor ve elektrolit dengesini bozabiliyor.  Bu nedenle, su tüketimini iftar ile sahur arasına yaymanız gerekiyor. “Susuzluğunuzu gidermek için mutlaka 3-4 litre su içmelisiniz” şeklindeki tavsiyelerin doğru olmadığı uyarısında bulunan Prof. Dr. Murat Saruç, bu durumun su zehirlenmesine yol açabileceğine vurgu yapıyor.  Prof. Dr. Murat Saruç, çay ve kahvenin ise su yerine geçmediğini, aksine sıvı kaybını artırabildiğini sözlerine ekliyor.</p>
<p><strong>İftardan sonra en az 1.5 – 2 saat kuralına dikkat! </strong></p>
<p>İftardan sonra hemen yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durumun reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden olacağına işaret eden Prof. Dr. Murat Saruç,  “Yemekten sonra en az 1,5–2 saat dik pozisyonda kalmak sindirimi destekler. Özellikle mide problemi olanlar için bu kural oldukça önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>İlaçlarınızın saatlerini gelişigüzel değiştirmeyin</strong></p>
<p>İlaç kullanım saatlerinin Ramazan’da mutlaka hekim önerisiyle yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Gastreonteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, hekime danışılmadan gelişigüzel yapılan saat değişikliğinin ilacın etkisini azalttığını belirterek, şu bilgileri paylaşıyor: “Ayrıca, varsa birlikte kullanılan diğer ilacın da etkisini azaltabilir ya da artırabilir. Örneğin,  bu bir kan sulandırıcı ise kanamaya neden olabilir; tiroit ilacı ise tiroit yetersizliğine yol açabilir; ritim ilaçları ise bulantı-kusma, karın ağrısı, çarpıntı ve baş ağrısı gibi sorunlar oluşturabilir.” Özellikle mide koruyucuların mutlaka aç karnına alınmaları gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Muraç Saruç, “Aksi halde bu ilaçların vücuttaki etkileri yeterli seviyeye ulaşmayacak, reflüye bağlı yemek borusu ülserleri oluşabilecek, mide koruyucu özelliği kaybolacağı için mide kanamaları ortaya çıkabilecektir” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>Egzersizi bırakmayın ama zamanını doğru seçin</strong></p>
<p>Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışını tetikliyor. Dolayısıyla, egzersizleri her gün alışkanlık haline getirmek, sağlığımız için çok önemli. Ancak, aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılmaya ve kas yıkımına neden olabiliyor. İftardan 1–2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşler ise sindirimi hızlandırıyor ve kan şekerini dengeliyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahuru-atlamak-bu-hastaliklari-tetikliyor-613370">Sahuru atlamak bu hastalıkları tetikliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
