<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>refik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/refik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/refik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2026 07:29:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>refik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/refik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>VBKY &#8220;Lale Devri mi?&#8221;yi yayımladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vbky-lale-devri-miyi-yayimladi-619670</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[anlatı]]></category>
		<category><![CDATA[devri]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[dönemin]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[lale]]></category>
		<category><![CDATA[Lale Devri]]></category>
		<category><![CDATA[refik]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Vbky]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619670</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), editörlüğünü Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu’nun üstlendiği “Lale Devri mi?” adlı eseri okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-lale-devri-miyi-yayimladi-619670">VBKY &#8220;Lale Devri mi?&#8221;yi yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), editörlüğünü Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu’nun üstlendiği <em>“Lale Devri mi?”</em> adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Kitabın bölümleri, ilki 2015 yılında Sakarya’da, ikincisi 2018’de Tiran’da, üçüncüsü ise 7–9 Eylül 2022 tarihlerinde İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde gerçekleştirilen III. Uluslararası Osmanlı Araştırmaları Kongresi’ne (OSARK) sunulan tebliğler temel alınarak, bir çalıştay kapsamında hazırlanmıştır. 1718–1730 yılları arasındaki dönemin kültürel, siyasi ve toplumsal boyutlarını ele alan makalelerden oluşan bu derleme, Ahmed Refik ve onu izleyen tarihçilerin söz konusu dönemi bir “edebî dönem icadı” olarak kurguladıklarını ortaya koymayı amaçlıyor. Eser, lalenin simgesel gölgesinde kalan bu zaman dilimini yeni araştırmalar ışığında yeniden tanımlamayı ve anlamlandırmayı hedefliyor.</strong></p>
<p><strong> </strong>VBKY’nin tarih kitaplığı, Selim Karahasanoğlu’nun editörlüğünü üstlendiği <em>“Lale Devri mi?”</em> adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Ahmed Refik’in <em>Lale Devri</em> kitabı, modern Osmanlı tarihçiliğinde çok sayıda çalışmanın ve tartışmanın önünü açmış; söz konusu dönem kimi zaman Osmanlı’da batılılaşmanın başlangıcı, kimi zamansa III. Ahmed ile damadı Nevşehirli İbrahim Paşa’nın zevk ve sefahate dayalı, hatalı ve hedonist tasarruflarının bir anlatısı olarak yorumlanmıştır. Peki “Lale Devri” gerçekten yaşanmış bir dönem midir? Birçok revizyonist çalışmaya da konu olan bu adlandırma, Osmanlı tarih yazımının en köklü klişelerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir. Erken batılılaşma ile sefahat arasında salınan bu dönemin yalnızca nasıl tanımlandığı değil, bizatihi var olup olmadığı da tarihsel bir sorun olarak ele alınmalıdır. 1718–1730 yıllarının kültürel, siyasi ve toplumsal veçhelerini inceleyen makalelerden oluşan bu kapsamlı çalışma, Ahmed Refik ve onu izleyen tarihçilerin bir “edebî dönem icadı” gerçekleştirdiklerini göstermeyi; lalenin simgesel gölgesinde kalan bir zamanı, yeni araştırmalar ışığında yeniden tanımlamayı ve anlamlandırmayı amaçlıyor.</p>
<p>Kitabın giriş yazısında Selim Karahasanoğlu, “Lale Devri” adlandırmasını problematize ederken doktora tezinden günümüze uzanan çalışmaları üzerinden döneme ilişkin historiografik dönüşümü değerlendiriyor. Tülay Artan, dönemin entelektüel çevrelerini, kitap koleksiyonlarını ve zihniyet dünyasını, “Lale Devri” anlatısının merkezî figürlerinden Paris sefiri Yirmisekiz Mehmed Çelebi’nin düşünce dünyası üzerinden inceliyor. Mehmet Yılmaz Akbulut ise söz konusu yılları askerî ve diplomatik açıdan bir “zevk ve sefahat çağı” olarak değil, Avrupa’daki güç dengelerine duyarlı bir diplomatik kırılma noktası olarak yeniden konumlandırıyor. Tuğba Kara’nın, dönemin sembolü hâline gelmiş bostanları birincil kaynaklara dayanarak ele alan çalışması ile Şaduman Tuncer’in padişahın mesireler ve kasırlar arasındaki hareketliliğini inceleyen makalesi, saray çevresindeki gündelik hayatı abartılı anlatılardan arındırarak somutlaştırıyor. Ahlaki bir çöküş ya da yarım kalmış bir batılılaşma çerçevesinin yetersizliğini ortaya koyan bu katkılar, aynı zamanda Ahmed Refik’in <em>Lale Devri</em> kitabının yayımlanmasının ardından kaleme aldığı yazıları da ilk kez kapsamlı biçimde gün yüzüne çıkarıyor. Refik’in birkaç yıl içinde kendi kurduğu anlatıyı nasıl yumuşattığı, hatta yer yer geri aldığı; Fatma Aliye ile girdiği polemikler ve İbrahim Paşa’yı savunma girişimleri, bu metinlerde “Lale Devri”nin ilk revizyonu olarak ele alınıyor. Öte yandan, Türkçede ilk kez okurla buluşan Wilhelm Heinz’ın 1967 tarihli makalesi de dönemin kültür dünyasını popüler anlatıların ötesine taşıyan önemli bir katkı sunuyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Tarihin akışı içerisinde bir kesiti alıp çıkarmak, öncesi ve sonrası içerisinde konteks­tine oturtmaksızın misli görülmemiş gibi sunmak, Osmanlı tarihçiliğinde yabancısı olmadığımız bir tarzdır. Osmanlı tarihi için öteden beri kuruluş, yükselme, durakla­ma, gerileme ve çöküş yollu bir anlatım benimsenmiştir. Görece yakın dönemlerde­dir ki, bir kabuk kırılması başlamış ve Kanuni Sultan Süleyman dönemi sonrasında da, İmparatorlukta; kültürde, sanatta, siyasette, teknolojide, ekonomide canlılığın görülebildiği kanıtlanmıştır. Denilebilir ki, Osmanlı tarihçiliğinin klişelerinden sıy­rılması yeni sayılabilecek bir olgudur ve bu hususta bir genel kanı hâlâ oluşmuş de­ğildir. Bu bahsettiğim üst klişenin içerisinde en büyük klişelerden birisini de Lale Devri oluşturur. Buna göre, İmparatorluk, zaten bir tefessüh/bozulma evresine gir­miştir. Lale Devri de bu evrenin bir ayağını oluşturur: Ahlâkta, yaşayışta ve siyasette bozulma. Zira, bu dönem bir zevk ve sefahat dönemidir. Son dönemin padişahları da keyiflerine düşkün şahıslardır. Savaş meydanlarında cenk ile meşgul olmayı bı­rakmış, artık son nefeslerini döşeklerinde verir olmuşlardır. Bu ve benzeri standart anlatı örnekleri çoğaltılabilir.</em></p>
<p><em>Yukarıda kabaca özetlediğim bakış açısının, yani Osmanlı İmparatorluğu tarihinin şahıs bazlı yorumunun ne kadar problem barındırdığı düşünülmelidir. Şöyle ki, bir İmparatorluk tarihi, padişahın yahut onun karizmasının gücü ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Buna Osmanlı tarihçiliğinde elitist/hanedan eksenli bir tarihyazım geleneğinin yahut basitçe devleti ve toplumu ile kuşatıcı olmayan bir tarihçilik anlayışının sonucu olarak da bakılabilir. Her halükârda, bahsi geçen bakışın tarihselliği ve mantıkiliği sorgulanmaya açıktır.” </em></p>
<p><em><strong> </strong></em><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Tarih           </strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Lale Devri mi? </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Dr. Mehmet Yılmaz Akbulut  </strong></p>
<p><strong>Editör: Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu  </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 448 </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbky-lale-devri-miyi-yayimladi-619670">VBKY &#8220;Lale Devri mi?&#8221;yi yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Refik Anadol sergileri yoğun ilgi üzerine 21 Aralık&#8217;a kadar uzatıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/refik-anadol-sergileri-yogun-ilgi-uzerine-21-aralika-kadar-uzatildi-580769</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 10:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anadol]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çakmak]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[refik]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[sergileri]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580769</guid>

					<description><![CDATA[<p>94. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Folkart iş birliğinde Kültürpark Atlas Pavyonu’nda kapılarını açan dünyaca ünlü medya sanatçısı Refik Anadol’un “Şifanın Algısı” ve “Makine Rüyaları: Ege” sergileri, İzmirlilerden gördüğü yoğun ilgi nedeniyle 21 Aralık 2025’e kadar uzatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/refik-anadol-sergileri-yogun-ilgi-uzerine-21-aralika-kadar-uzatildi-580769">Refik Anadol sergileri yoğun ilgi üzerine 21 Aralık&#8217;a kadar uzatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>94. İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF) kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Folkart iş birliğinde Kültürpark Atlas Pavyonu’nda kapılarını açan dünyaca ünlü medya sanatçısı Refik Anadol’un “Şifanın Algısı” ve “Makine Rüyaları: Ege” sergileri, İzmirlilerden gördüğü yoğun ilgi nedeniyle 21 Aralık 2025’e kadar uzatıldı. 30 Eylül’de sona ermesi planlanan sergiler, Atatürk’ün yaşamına ışık tutan “Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı” sergisiyle birlikte 21 Aralık’a kadar ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Folkart ve Folkart Gallery iş birliğinde kapılarını açan “Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı” Atatürk Sergisi ile Refik Anadol’un “Şifanın Algısı” ve “Makine Rüyaları: Ege” sergileri, bugüne kadar yaklaşık 100 bin ziyaretçiyi ağırladı. Her yaştan ziyaretçinin özellikle İEF döneminde, Atlas Pavyonu önünde kuyruklar oluşturduğu sergi büyük ilgi görmeye devam ediyor. “Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı” Mustafa Kemal Atatürk sergisi, annesi Zübeyde Hanım’ın yazdığı mektup ile Atatürk’ün kullandığı birçok özel eşyayı barındırıyor. Proje direktörlüğü ve küratörlüğünü Fahri Özdemir’in üstlendiği sergi; 476 eser ve 250’nin üzerinde benzersiz fotoğraf ile 1907’den 1938’e kadar uzanan Atatürk’ün liderlik yolculuğunu gözler önüne seriyor. 29 Ağustos-21 Aralık tarihleri arasında ziyaret edilebilecek serginin en çarpıcı unsurlarından biri de Atatürk’ün sağlık geçmişine ışık tutan objeler. Kullandığı tansiyon aletinden kişisel eşyalarına ve imzasını taşıyan belgelere kadar sergilenen parçalar ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor.</p>
<p><strong>21 Aralık’a kadar uzatıldı</strong></p>
<p>Dünyaca ünlü medya sanatçısı Refik Anadol’un veri bilimi ve yapay zekayı sanatsal bir dile dönüştürdüğü “Şifanın Algısı” ve dünyada ilk kez İzmir’de sergilenen “Makine Rüyaları: Ege” sergilerindeki eserler de ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Anadol’un, “Şifanın Algısı” çalışması, ruh sağlığı tedavisi gören bireylerin beyin verilerinden yola çıkarak empati ve şefkati tetikleyen bir yapay zeka veri heykeli olarak dikkat çekerken “Makine Rüyaları: Ege” ise Ege Denizi’nin çevresel verilerini dijital pigmentlere dönüştürerek doğayla duyusal bir bağ kurulmasına olanak tanıyor. 30 Eylül’de sona ermesi planlanan Refik Anadol sergileri, yoğun talep üzerine 21 Aralık’a kadar uzatıldı.</p>
<p><strong>Sanatseverlere çağrı</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Folkart iş birliğiyle hayata geçirilen iki sergi de 21 Aralık 2025’e kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. İzmir, bu süreçte hem tarihle hem de çağdaş sanatla iç içe benzersiz bir kültür yolculuğu yaşatmaya devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/refik-anadol-sergileri-yogun-ilgi-uzerine-21-aralika-kadar-uzatildi-580769">Refik Anadol sergileri yoğun ilgi üzerine 21 Aralık&#8217;a kadar uzatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şair Refik Durbaş&#8217;ın adı İzmir&#8217;de yaşayacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sair-refik-durbasin-adi-izmirde-yasayacak-426866</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 16:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adı]]></category>
		<category><![CDATA[durbaşın]]></category>
		<category><![CDATA[izmirde]]></category>
		<category><![CDATA[refik]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=426866</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, şair Refik Durbaş’ın adını ölümünün beşinci yılında Karantina semtindeki yaşadığı caddeye verdi. Durbaş’ın ailesi ile sevenlerinin katıldığı törende konuşan Başkan Soyer, “Şair Refik Durbaş unutulmaması gereken biri. Her daim anısını yaşatacağız” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sair-refik-durbasin-adi-izmirde-yasayacak-426866">Şair Refik Durbaş&#8217;ın adı İzmir&#8217;de yaşayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şair Refik Durbaş’ın adı İzmir’de yaşayacak</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, şair Refik Durbaş’ın adını ölümünün beşinci yılında Karantina semtindeki yaşadığı caddeye verdi. Durbaş’ın ailesi ile sevenlerinin katıldığı törende konuşan Başkan Soyer, “Şair Refik Durbaş unutulmaması gereken biri. Her daim anısını yaşatacağız” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilk şiiri İzmir’de bir gazetenin sanat köşesinden yayımlanan şair –gazeteci Refik Durbaş’ın adını vefat etmeden önce yaşadığı Karantina’daki caddeye verdi. Durbaş’ın ölümünün beşinci yılında düzenlenen törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Suphi Şahin, meclis üyeleri, muhtarlar, bürokratlar, şairin ailesi ve sevenleri katıldı.  </p>
<p><strong>Soyer: “Hep yaşatacağız”</strong></p>
<p>Refik Durbaş’ın Türkiye tarihinin hiç unutulmayacak isimlerinden biri olduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Hepimizin hayatında yeri olan sözler yazdı. Hepimizin zihinlerine nakşettiği sözler yazdı. Bizim için unutulmayacak. İzmirli olmasıyla ayrıca iftihar ediyoruz. Sonuna kadar ailesinin yanınızda olacağız. Siz bize onun emanetisiniz. Nefes alıp verdikçe bilin ki burada bir kardeşiniz var. Bizim için anısı yaşatılması gereken, unutulmaması gereken biri. Caddeye ismini verdik. Çok sembolik ama anısını hep yaşatacağız” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bilge Durbaş: “Anılarında hep İzmir’i anlatırdı”</strong></p>
<p>Refik Durbaş’ın eşi Bilge Durbaş, “İzmir Refik, Refik İzmir’di her zaman. Anılarında hep İzmir’i anlatırdı. Refik’in ismi anayurduna döndü. Herkesin kalbine dokunan bir insan ama en çok İzmir onun kalbine dokundu” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sair-refik-durbasin-adi-izmirde-yasayacak-426866">Şair Refik Durbaş&#8217;ın adı İzmir&#8217;de yaşayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Refik Saydam Sağlıkçılar Parkı&#8217;nın temeli atıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-refik-saydam-saglikcilar-parkinin-temeli-atildi-356749</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 14:12:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atıldı]]></category>
		<category><![CDATA[parkının]]></category>
		<category><![CDATA[refik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkçılar]]></category>
		<category><![CDATA[saydam]]></category>
		<category><![CDATA[temeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=356749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin pandemi döneminde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının adını yaşatmak üzere hayata geçireceği Dr. Refik Saydam Sağlıkçılar Parkı’nın temeli atıldı. Cumhuriyet döneminin ilk Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam’ın isminin de yaşayacağı parkta yarışma ile seçilen anıt projesi uygulanacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-refik-saydam-saglikcilar-parkinin-temeli-atildi-356749">Dr. Refik Saydam Sağlıkçılar Parkı&#8217;nın temeli atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin pandemi döneminde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının adını yaşatmak üzere hayata geçireceği Dr. Refik Saydam Sağlıkçılar Parkı’nın temeli atıldı. Cumhuriyet döneminin ilk Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam’ın isminin de yaşayacağı parkta yarışma ile seçilen anıt projesi uygulanacak.</p>
<p>Pandemi döneminde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının anısını yaşatmak üzere bir anıt park projesi geliştiren Nilüfer Belediyesi, projenin temelini 14 Mart Tıp Bayramı’nda attı. 29 Ekim Mahallesi Ahmet Taner Kışlalı Bulvarı üzerindeki park alanında uygulanacak proje kapsamında; yeşil alan düzenlemelerinin yanı sıra, yarışma ile belirlenen anıt projesi hayata geçirilecek.</p>
<p>Cumhuriyet döneminin ilk Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam’ın isminin de yaşatılacağı parkın temel atma törenine, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş, Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyeleri, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcıları ve muhtarlar katıldı.</p>
<p>Törende sağlık camiasının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayarak pandemi döneminin etkilerini hatırlatan Başkan Turgay Erdem, “Bu sürecin tamamen sona erdiği söylenemez ama bizim ülkemizde gündem öyle hızlı değişiyor ki, yaşadığımız deprem felaketinden sonra pandemi tamamen gündemimizden çıktı. Pandemi unutulsa da o zor günlerde sağlık emekçilerinin gösterdiği özveriyi unutmadık. Her felaket zamanı olduğu gibi deprem felaketinde de sağlık çalışanları görev başındaydı. Bu coğrafyada hak ettikleri saygıyı göremeseler de, emeklerinin maddi karşılığını alamasalar da, şiddete maruz kalsalar da, en zor zamanlarımızda sağlık emekçileri görev başında. Bu durum mesleğin doğasından gelse de özellikle pandemi sürecinde sağlık emekçilerinin özverisi unutulmaz. Bu özveriye duyduğumuz saygıyı ifade etmek için ve pandemi sürecinde görevi nedeniyle virüse maruz kalarak yaşamını kaybeden sağlık çalışanlarının anısını yaşatmak için bir proje başlattık” dedi.</p>
<p>Projenin detayları hakkında bilgi veren Başkan Turgay Erdem, “Bu park alanına yapılacak bir anıt için yarışma organize ettik ve seçilen projenin bu alanda hayata geçirilmesi için de harekete geçtik. Bugün temelini atıyoruz ve toplam 3 bin 500 metrekare alanda uygulanacak olan park ve anıt projemizi en kısa zamanda tamamlamayı planlıyoruz. Dr. Refik Saydam Sağlıkçılar Parkı adını verdiğimiz bu park yeşil alan ve dinlenme alanlarıyla, kentin en işlek noktasında vatandaşlarımızın ziyaretine açık bir alan olacak. Amacımız koronavirüs pandemisi döneminde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının anısını ölümsüzleştirmek ve onların mücadelesini kamusal alanda görünür kılmak” diye konuştu.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi’ne sağlık çalışanları adına teşekkür eden Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş ise, “Nilüfer Belediyesi bugün çok duyarlı bir davranışa imza atıyor. Pandemi döneminde sağlık çalışanları fedakarca çalıştı ve aramızda hayatını kaybedenler oldu. Bu proje onların anısını yaşatacak. Nilüfer Belediyesi’ne sağlık çalışanları için verdiği bu güzel hediye için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p>Konuşmaların ardından 83 projenin katıldığı yarışmada birinci seçilen Şimal Avcı’nın projesinin uygulanacağı parkın temeli atıldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-refik-saydam-saglikcilar-parkinin-temeli-atildi-356749">Dr. Refik Saydam Sağlıkçılar Parkı&#8217;nın temeli atıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
