<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>reçete | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/recete/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/recete</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Mar 2026 07:43:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>reçete | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/recete</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Küresel Belirsizliğe Karşı Reçete: Güven, Teknoloji ve Ortak Akıl</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-belirsizlige-karsi-recete-guven-teknoloji-ve-ortak-akil-618752</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 07:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizliğe]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Esiad]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=618752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İran’a yönelik askeri müdahalenin enerji fiyatları, ticaret yolları ve finansman koşulları üzerinden Türkiye ekonomisine doğrudan yansımaları olacağını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-belirsizlige-karsi-recete-guven-teknoloji-ve-ortak-akil-618752">Küresel Belirsizliğe Karşı Reçete: Güven, Teknoloji ve Ortak Akıl</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İran’a yönelik askeri müdahalenin enerji fiyatları, ticaret yolları ve finansman koşulları üzerinden Türkiye ekonomisine doğrudan yansımaları olacağını söyledi. Zorlu, ekonomik istikrar ve öngörülebilir bir yatırım ortamının güçlendirilmesinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>ESİAD 27. Olağanüstü Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. Divan Başkanlığını ESİAD’ın kurucularından ve 10. Dönem Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Kemal Çolakoğlu’nun yaptığı genel kurulda, katip üyeliklere Yücel Öztürk ve Sibel Katrancı seçildi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>AKGERMAN: PUSULAMIZ NET OLMALI</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Toplantının açılışında konuşan ESİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Bülent Akgerman, küresel düzenin sarsıldığı, kuralların yeniden yazıldığı bir dönemden geçildiğini belirterek, şöyle devam etti: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Eskiden ‘jeopolitik riskler’ karşısında hazırlıklı olmaktan bahsediyorduk. Şimdi ‘jeopolitik gerçeklik’ ile yaşıyoruz. Türkiye bu tablonun tam merkezinde yer alıyor. Coğrafi konumu kadar siyasi ve ekonomik ekseni bu dönüşümde kritik bir faktör. Zor bir dönemden geçtiğimiz açık. İş dünyası olarak şunu çok iyi biliyoruz: Zor dönemler, pusulanın en net olması gereken dönemlerdir. Bugün ülkemizde en çok ihtiyaç duyduğumuz kavramların başında güven geliyor. Ekonomik, kurumsal ve toplumsal güven olmadan yatırım olmaz, uzun vadeli planlama olmaz, sermaye kalıcı olmaz. Bu güveni duyabilmemiz için yargının bağımsızlığı, öngörülebilirlik ve şeffaflığın tam olarak tesis edilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin potansiyeli büyüktür. Hala genç nüfusu, girişimci ruhu, üretim kabiliyeti ve Avrupa ile bütünleşmiş değer zincirlerindeki konumu önemli bir avantajdır. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla hayata geçebilmesi için ülkemizde güven ikliminin güçlendirilmesi şarttır. Yarınlarımızı, akılla, bilimle, ortak değerler etrafında kenetlenerek inşa etmek zorundayız.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>ZORLU: SAVAŞ, ÜZERİMİZDE EK BASKI YARATACAK</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu da, Türkiye&#8217;nin güney ve doğu sınırlarının bir &#8220;yangın hattına&#8221; dönüştüğünü belirterek, ABD ve İsrail&#8217;in İran’a yönelik askeri müdahalesinin bölgeyi büyük bir belirsizliğe taşıdığını ifade etti. İran&#8217;ın Türkiye için üçüncü büyük doğalgaz tedarikçisi olduğunu hatırlatan Zorlu, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>&#8220;Hürmüz boğazının kapatılmasının ardından petrol fiyatlarının 100 dolarları geçmesi, enerji faturamıza milyarlarca dolarlık ek yük getirecek ve cari açığımızda ciddi sapma riski yaratacaktır. Bu maliyet artışları, Merkez Bankası’nın yüzde 15-21 aralığındaki enflasyon tahminine ulaşılmasını neredeyse imkansız hale getirmekte ve dezenflasyon sürecini zorlaştırmaktadır. Bir diğer önemli konu da finansman koşullarıdır. Jeopolitik gerilimler yüksek faiz ortamındaki iş dünyamız için ilave bir baskı anlamına gelir. Ayrıca İran, yalnızca bir enerji tedarikçisi değil; Orta Asya’ya açılan stratejik bir ticaret koridorudur. Sınır geçişlerinde yaşanabilecek aksamalar, ihracat ve transit ticaret gelirlerimizi doğrudan etkileyecektir. Buna ek olarak, olası insani hareketlilik ve artan güvenlik maliyetleri de kamu maliyesi üzerinde yeni yükler oluşturabilir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Zorlu, Trump’ın ikinci dönemiyle artan küresel korumacılık ve AB’nin Hindistan-Mercosur gibi yeni ortaklıklarına dikkat çekerek, rekabet gücünün artık ucuz işgücünden değil yüksek katma değerli üretimden, teknoloji yatırımlarından ve inovasyondan geçtiğini vurguladı. Zorlu, &#8220;Dünya hızla değişiyor, jeopolitik riskler artıyor ve rekabet sertleşiyor. Böyle dönemlerde en büyük gücümüz; ortak aklımız, kurumsal hafızamız ve birlikte hareket etme irademizdir. Bizim yönümüz; yüksek katma değerli üretimdir. Yönümüz; enerji ve kaynak verimliliğidir. Yönümüz; teknoloji yatırımı ve kurumsal güven ortamıdır. Yolumuz ise akıl ve iş birliğidir&#8221; dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>ÜRETİM BİRİNCİ MADDE OLMALI</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Toplantının Divan Başkanlığını üstlenen ESİAD 10. Dönem YİK Başkanı Kemal Çolakoğlu, dünyada yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, şöyle konuştu: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Tabiri caizse silahların gölgesinde bir genel kurul yapıyoruz. Önce bir Gazze faciası yaşadık. O bitiyor derken zaten devam etmekte olan bir Ukrayna-Rusya savaşı vardı. Ona ilave olarak şimdi İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik başlattığı çatışmalar ve bölgedeki diğer gerilimler… Yani dünyada çok ciddi bir savaş atmosferi var. Biz zaten her gün Türkiye’nin sorunlarıyla birlikte üretimin içinde olan insanlarız. Ülkeyi yönetenlerden sokaktaki vatandaşa kadar herkese, bu ülkenin ancak üretimle, ihracatla ve onun yarattığı istihdamla kalkınabileceğini anlatmaya çalışıyoruz. Ama görüyoruz ki bugün üretim gerçekten gündemin birinci maddesi değil. Ekonomi birinci madde, ama üretim ve üretime bağlı imkanlar birinci madde değil. Ekonominin önü açılmadıkça enflasyonun sadece parasal tedbirlerle düşürülemeyeceğini yıllardır söylüyoruz. Geçmişte söylediklerimizle bugün söylediklerimiz arasında en ufak bir fark yok. Ben bugün ESİAD genel kurulunu yöneten bir başkan olarak inovasyondan, çevreden, kültürden, sanattan bahsetmek isterdim. Bunları konuşup ardından ekonomiyi değerlendirelim isterdim. Ama maalesef bunlara ayıracak ne vaktimiz var ne de gündemimiz. Bu nedenle Türkiye’de sanayicinin ve iş insanının üretime dört elle sarılması gerektiğini anlatmaya devam edeceğiz.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Konuşmaların ardından 2025 yılı faaliyet raporu ve mali rapor okundu. Yönetim ve Denetim Kurulu raporları oy birliğiyle ibra edildi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-belirsizlige-karsi-recete-guven-teknoloji-ve-ortak-akil-618752">Küresel Belirsizliğe Karşı Reçete: Güven, Teknoloji ve Ortak Akıl</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aileyi Koruyacak Reçete!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aileyi-koruyacak-recete-605057</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 18:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aileyi]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[koruyacak]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi; devlet toplumun aklı ise “Aile toplumun kalbidir” onu güçlendirmek, aile yüzyılına katkı sunmak amacıyla Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın kaleminden “Aileye Bilgelik Aşısı” isimli çalışmayı okurla buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aileyi-koruyacak-recete-605057">Aileyi Koruyacak Reçete!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi; devlet toplumun aklı ise “Aile toplumun kalbidir” onu güçlendirmek, aile yüzyılına katkı sunmak amacıyla Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın kaleminden “Aileye Bilgelik Aşısı” isimli çalışmayı okurla buluşturdu.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın, aile kurumunu güçlendirmeyi amaçlayan yeni kitabı “Aileye Bilgelik Aşısı” raflarda.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Yayınları tarafından, Fatma Özten editörlüğünde yayımlanan eser, modern dünyanın aile üzerindeki baskılarına karşı çözüm odaklı bir rehber niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>İnsan kalbinin ilk evi, ruhun sığınağı, hayat yolculuğunun en güvenli limanı…</strong></p>
<p>Kitabının önsözünde aileyi “insan kalbinin ilk evi” olarak tanımlayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aile bağlarının insanın temel psikolojik ihtiyaçlarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Aile… İnsan kalbinin ilk evi, ruhun sığınağı, hayat yolculuğunun en güvenli limanı. İnsan bu dünyaya gözlerini açtığı anda önce bir yürek hisseder, bir ses duyar, bir dokunuşla tanışır. İşte o anda aile, insanın kalbine bir tohum olarak ekilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Modern yaşamın aile yapısını çok yönlü biçimde zorladığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, bireyselleşme, dijitalleşme ve duygusal yorgunluğun aile bağlarını zayıflattığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, “Zaman geçer, teknoloji gelişir; ancak insanın derinindeki ihtiyaç hiç değişmez: Sevilmek, anlaşılmak ve bir yere ait olmak. Kökler sallandığında, bütün ağacın sarsıldığını biliyoruz” dedi.</p>
<p>Kitabında aileyi yalnızca bir sosyal yapı olarak ele almadığını vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aileyi insanın kendini tanıma ve anlamlandırma sürecinin merkezine yerleştirdi. Bu nedenle kitabın ilk bölümünün bireyin içsel yolculuğuna ayrıldığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan kendini tanımadan sevmeyi, duygularını anlamadan empatiyi, yaşamın anlamını sorgulamadan aileyi ayakta tutmayı başaramıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Eserde, Hz. Mevlâna’nın öğretileri de önemli bir yer tutuyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, Mevlâna’nın sevgi, merhamet ve nefs terbiyesine dair yaklaşımının günümüz aileleri için güçlü bir rehber sunduğunu ifade ederek, “Bugünün aileleri, Mevlâna’nın çağları aşan bilgelik diline her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyor” diye ifade etti.</p>
<p>Kitabın merkezinde evlilik, aile içi denge, empati, duygusal hijyen, öfke ve stres yönetimi gibi başlıklar yer alıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, aileyi sessizce yıpratan görünmez risklere dikkat çekerek, “Aile bozulmadan önce yapılacak en büyük yatırım, ilişkinin duygusal altyapısını güçlendirmektir” ifadesini kullandı.</p>
<p>Çocuk ve gençlik psikolojisine ayrılan bölümlerde ise dijital çağın etkileri, mahremiyet eğitimi, sorumluluk bilinci ve gençlerin ruhsal dayanıklılığı ele alınıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan bu noktada, “Sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı ailelerden ve doğru yönlendirilmiş çocuklardan doğar” vurgusunda bulundu.</p>
<p><strong>Güçlü aile bağları travmalar karşısında önemli bir koruyucu unsur</strong></p>
<p>Kitapta ayrıca Viktor Frankl’ın ‘anlam arayışı’ yaklaşımı, nörobilimdeki Default Mode Network (DMN) ve Salience Network (SN) gibi kavramlarla birlikte ele alınıyor.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, güçlü aile bağlarının travmalar karşısında önemli bir koruyucu unsur olduğuna dikkat çekerek, “Acıya anlam yükleyebilen bireyler ve aileler, psikolojik dayanıklılığı daha kolay kazanıyor. Bu da aileyi koruyan bir aşı işlevi görüyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Eserin son bölümlerinde değerler, iyilik, yardımlaşma, dayanışma kültürü, yaşlanma, yalnızlık ve engellilik gibi toplumsal konulara yer veriliyor.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, aile kurumunun yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal barışın da temel kaynağı olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Kitabın yazılış amacı ne?</strong></p>
<p>Kitabın yazılış amacını ise Prof. Dr. Tarhan, şu sözlerle dile getirdi:</p>
<p>“Bu kitabı yazarken amaçladığım şey; aileyi bozulmadan, yıpranmadan, tükenmeden koruyacak bir ‘aile aşısı’ sunabilmekti. Ailenin korunması için aşı hükmündeki şey aile bilgeliğidir.”</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, eserin okurlarda kalıcı bir etki bırakmasını dileyerek, “Aile bir çatıdan ibaret değildir. Aile, insanlığın kalbidir. Kalbi korumak ise bütün bir toplumu ve gelecek kuşakları korumaktır” dedi.</p>
<p>“Aileye Bilgelik Aşısı” kitabı, 12 bölümden oluşuyor ve aileyi tehdit eden sorunlardan çok, aileyi güçlendiren farkındalıklara odaklanıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aileyi-koruyacak-recete-605057">Aileyi Koruyacak Reçete!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Evde Bakım Hizmeti ile Reçete Yazmaya Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-evde-bakim-hizmeti-ile-recete-yazmaya-basladi-453772</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Apr 2024 14:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[evde]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>
		<category><![CDATA[yazmaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453772</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi Evde Bakım ekipleri bu hizmetten yararlanan yatağa bağımlı ve engelli vatandaşlara evlerinde reçete yazabilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-evde-bakim-hizmeti-ile-recete-yazmaya-basladi-453772">Büyükşehir Evde Bakım Hizmeti ile Reçete Yazmaya Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Muğla Büyükşehir Belediyesi Evde Bakım ekipleri bu hizmetten yararlanan yatağa bağımlı ve engelli vatandaşlara evlerinde reçete yazabilecek.</b></p>
<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi evde bakım hizmetleri kapsamında hizmet verdiği, yatağa bağımlı engelli ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara reçete yazabilecek.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesinde görevli hekimlerin vatandaşlara reçete yazmaları için gerekli tüm izinler alınırken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile diğer kurumlara başvurular yapılarak vatandaşların bu hizmeti alması sağlandı.</p>
<p>Uygulama ile Büyükşehir Belediyesi hekimleri, vatandaşların raporlu ilaçlarını medulla sistemi üzerinden yazarak eczanelerden ücretsiz bir şekilde ilaçlarını almalarını sağlayacak. Böylece hastanelerde ve diğer sağlık kuruluşlarında hasta yoğunluğunu azaltmayı da hedefleyen Büyükşehir Belediyesi kamuya iş, zaman ve nakdi konularda destek verecek. </p>
<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulanan evde bakım hizmetinden bugüne kadar 22 bin 414 kişi yararlanırken reçete uygulaması ile önemli bir hizmet evlere ulaşacak.  </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-evde-bakim-hizmeti-ile-recete-yazmaya-basladi-453772">Büyükşehir Evde Bakım Hizmeti ile Reçete Yazmaya Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanın genetik koduna göre ilaç reçete edilebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/insanin-genetik-koduna-gore-ilac-recete-edilebilir-402290</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Sep 2023 13:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[edilebilir]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[insanın]]></category>
		<category><![CDATA[koduna]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde başlayan. 6. BaCI (Basic Clinical and Multimodal Imaging) Konferansında konuşan nörogörüntüleme teknolojilerinin öncüsü, California Üniversitesi Radyoloji ve Psikiyatri Profesörü Monte Buchsbaum, “Gelecekte, kişiselleştirilmiş tıp, genetik kodu okuma ve bunu tedaviyle eşleştirme sağlık sektöründe gelişen en önemli alanlar olacak. Uzayan insan ömrü, bize başarılı yaşlılık yılları veriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insanin-genetik-koduna-gore-ilac-recete-edilebilir-402290">İnsanın genetik koduna göre ilaç reçete edilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde başlayan. 6. BaCI (Basic Clinical and Multimodal Imaging) Konferansında konuşan nörogörüntüleme teknolojilerinin öncüsü, California Üniversitesi Radyoloji ve Psikiyatri Profesörü Monte Buchsbaum, “Gelecekte, kişiselleştirilmiş tıp, genetik kodu okuma ve bunu tedaviyle eşleştirme sağlık sektöründe gelişen en önemli alanlar olacak. Uzayan insan ömrü, bize başarılı yaşlılık yılları veriyor. Her insanın genetik kodunu okuyup ve her genetik mesajın fizyolojisine bakıp, uygun ilaçları reçete edebiliriz. Psikiyatristlerin sadece tahmini bir ilaç vermesini istemiyoruz. Biz spesifik olarak hedeflenmiş bir ilaç yazmak istiyoruz. Bu yüzden EEG gibi bilimsel ölçme teknikleri kullanılmalıdır.” dedi. </strong></p>
<p>Biyotıbbın geliştirilmesiyle birlikte eski tedavilerin çok da iyi olmadığının fark edildiğini belirten Prof. Monte Buchsbaum, 6. BaCI Konferansı açılış konuşmasında, kişiselleştirilmiş tıbbın önemini vurguladı. Buchsbaum, “Şu anki teknoloji ve yeni ilaçlarla şizofreniyi tedavi edebiliyoruz ama hala istediğimiz seviyede değil. Kişiselleştirilmiş tıp, mental sağlık için altın standarttır. Gelecekte, kişiselleştirilmiş tıp, genetik kodu okuma ve bunu tedaviyle eşleştirme sağlık sektöründe gelişen en önemli alanlar olacak. Uzayan insan ömrü, bize başarılı yaşlılık yılları veriyor. Her insanın genetik kodunu okuyup ve her genetik mesajın fizyolojisine bakıp, uygun ilaçları reçete edebiliriz. Biz, psikiyatristlerin sadece tahmini bir ilaç vermesini istemiyoruz, spesifik olarak hedeflenmiş bir ilaç yazmak istiyoruz.  Bu yüzden EEG gibi bilimsel ölçme teknikleri kullanılmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Nörogörüntüleme öncüsüne Fahri Doktora </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Senatosu, 10 Ağustos&#8217;ta, küresel ölçekte sinirbilim çalışmalarına yaptığı değerli katkılardan ve psikiyatrik bozuklukların tedavisine olan tutkulu bağlılığından dolayı Prof. Buchsbaum’a Fahri Doktora unvanı verilmesini kararlaştırdı. Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesinde başlayan 6. Temel Klinik ve Çok Modelli Görüntüleme (Basic Clinical and Multimodal Imaging, BaCI) Konferansı açılış konuşması sırasında, uluslararası üne sahip görüntüleme nörobilimcisi Prof. Monte Buchsbaum&#8217;a<strong> </strong>fahri doktora takdimi de yapıldı. Buchsbaum’a cübbesini Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan giydirdi.</p>
<p><strong>“Psikiyatride hataya yer yok”</strong></p>
<p>Nörogörüntüleme teknolojilerinin öncüsü kabul edilen California Üniversitesi Radyoloji ve Psikiyatri Profesörü Monte Buchsbaum, konferansın açılış konuşmasında, bilimsel ölçme tekniği olarak EEG kullanımının önemine değindi. Buchsbaum, “İnsanlar birbirinden farklıdır. Biri depresif, diğeri şizofren iki hastanın beyni diğerlerinden farklıdır. Bu, hangi hastaya hangi ilacın verileceğini belirlemek için çok önemlidir. Psikiyatride herhangi bir şekilde hataya yer yoktur. Bu yüzden EEG gibi bilimsel ölçme teknikleri kullanılmalıdır. Şizofreni ve depresyondaki bir hastanın farklılıklarını anlamak bizim için çok önemli. İnanıyorum ki ilaçlardan ilham alan bu EEG metodu beyindeki bu noktaları bularak uygun farmakolojik terapiyle eşleştirmemizi sağlayacaktır.” diye konuştu.</p>
<p>Buchsbaum, “Gelecekte, bireysel tedavi planlarını oluştururken İlk önce EEG’den data alacağız ve EEG sayesinde sağlıklı bireylerden nasıl farklılık olduğunu, nerede değiştiğini göreceğiz. Bu bize beyinde bir nokta söyleyecek. Büyük ihtimalle ön lobda veya başka muhtemel noktalarda. Sonra kütüphanemize, resimlerimize bakacağız. EEG’nin bizim kütüphanemizdeki resimlerden ve datalardan nasıl diğer ilaçlardan değişik bir sonuç verdiğine bakacağız. Bu zaten yapıldı. Sonra EEG’deki sonuçlara bakarak spesifik olarak hangi ilacın hangi noktayı etkilediğine karar verebileceğiz. Bu, bizim doğru ilacı seçmemizi sağlayacak. Spesifik beyin resmimiz var, EEG datamız var ve doğal olarak hangi spesifik ilacı vereceğimizi biliyoruz.” dedi.</p>
<p>EEG’de ilaçların psikiyatrik ve diğer nörolojik hastalıklara iyi geldiğine dair çok açık kanıtlar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Buchsbaum, “EEG tekniğini tam potansiyeliyle kullanmak bu yüzden çok önemli. Bu sabah farklı ülkelerden araştırmacılar ‘EEG nasıl farklı bir tedavi yöntemi olarak kullanılabilir’ bunu tartıştılar. Özellikle de EEG’nin ilaç seçilmesinde nasıl etkili olduğunu gördük burada. Farklı ülkelerden bilim insanların buluşması bilimin kalitesini artıran bir şey.” dedi.</p>
<p><strong>“Artık bilgi havuzumuz var”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesinin global bilgi paylaşımı konusunda lider üniversitelerden olduğuna işaret eden Buchsbaum, “Global iletişim sayesinde bilim hızla ilerliyor. Global paylaşımcılık bilim için iyi bir şey. Eskiden bu çalışmaları tüm dünya genelinde karşılaştırmak çok zordu. Ama şimdi bir bilgi havuzu oluşturabiliyoruz ve buna tüm dünyanın ulaşmasını sağlayabiliyoruz. Global konferanslar sayesinde araştırma tekniklerimizi paylaşabiliyoruz. Üsküdar Üniversitesi’nin bu alandaki eforu heyecan verici” şeklinde konuşu.</p>
<p><strong>61 yıldır nörobilim alanında çalışıyor</strong></p>
<p><strong>Prof. Monte Buchsbaum hakkında:</strong></p>
<p>İlk bilimsel yayınını 1962’de yayınlayan Monte S. Buchsbaum, 61 yıldır nörobilim alanında çalışıyor. Çoğunluğu pozitron emisyon tomografisi üzerine olmak üzere bilimsel dergilerde 500&#8217;den fazla araştırma raporu yayınladı. Prof. Monte Buchsbaum, en çok alıntı yapılan bilim adamlarından biri olarak Bilimsel Bilgi Enstitüsü veri tabanına dahil edilmiş ve şizofreni ve depresyon hastalarında beyin metabolizmasının niceliksel istatistiksel analizini içeren ilk çalışmayı yayınlamıştır.</p>
<p>İncelenen bilimsel dergilerde 517 makale yayınlayan Dr. Buchsbaum, yirmi yıl boyunca Psychiatry Research adlı bilimsel derginin kurucu editörlüğünü yapmış, inceleme ve karar sürecinde 10binden fazla taslağa rehberlik etmiş ve 57 ülkeden bilimsel makaleleri kabul etmiştir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/insanin-genetik-koduna-gore-ilac-recete-edilebilir-402290">İnsanın genetik koduna göre ilaç reçete edilebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Tüysüz&#8217;den depreme karşı reçete: 24 senedir yol haritası çiziyoruz artık adım atalım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tuysuzden-depreme-karsi-recete-24-senedir-yol-haritasi-ciziyoruz-artik-adim-atalim-358198</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Mar 2023 10:57:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[atalım]]></category>
		<category><![CDATA[çiziyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[depreme]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>
		<category><![CDATA[senedir]]></category>
		<category><![CDATA[tüysüzden]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358198</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin dördüncü gününde konuşan Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, 1999 depremlerinin milat olmadığını kısa sürede unutulduğunu söyleyerek, “Depreme hazırlıkta maalesef sınıfta kalmış bir ülkeyiz 24 senedir yol haritası çiziyoruz artık biraz da adım atalım.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tuysuzden-depreme-karsi-recete-24-senedir-yol-haritasi-ciziyoruz-artik-adim-atalim-358198">Prof. Dr. Tüysüz&#8217;den depreme karşı reçete: 24 senedir yol haritası çiziyoruz artık adım atalım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin dördüncü gününde konuşan Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, 1999 depremlerinin milat olmadığını kısa sürede unutulduğunu söyleyerek, “Depreme hazırlıkta maalesef sınıfta kalmış bir ülkeyiz 24 senedir yol haritası çiziyoruz artık biraz da adım atalım. Yeteri kadar yol haritası çizdik. Bu yol aşılmaz değil. Yeter ki kararlı olalım” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Yeniliğe Davet” sloganıyla tüm Türkiye’yi geleceği inşa etmeye çağıran İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin dördüncü günü Özlem Gürses’in sunumuyla ve “Doğamıza Davet” temasıyla devam etti. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ndeki (AASSM) programda konuşan İstanbul Üniversitesi’nden Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, “Deprem ve Türkiye: Afetlerden Kurtulmak Mümkün Mü?” başlığı altında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><strong>“Deprem olmasının şaşırtacak bir durumu yok”</strong><br />Tüysüz, “Ülkemiz aşağı yukarı 10-15 milyon yıldan bu yana şiddetli depremlerle sarsılıyor. Bunun nedeni Arap Yarımadası’nın senede 1 buçuk 2 santimetre civarında üzerimize doğru ilerlemesidir. Eğer böyle bir ilerleme olmasaydı Türkiye belki deprem ülkesi olmayacaktı. Ülkemizde Kuzey Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı var. Bunlar haricinde 485 bilinen belki de o kadar bilinmeyen diri fay var. Deprem olmasının şaşırtacak bir durumu yok. Bunların hepsi bilinen, beklenen depremlerdir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>“1999 depremleri milat falan olmadı kısa sürede unuttuk”</strong><br />Tüysüz, “1999 depremleri Türkiye’de milat oldu denilen depremlerdir. Maalesef milat falan olmadı, kısa sürede unuttuk. 1999 depremlerinin olacağı 1980’li yıllardan bu yana belliydi. 1939’da Erzincan’da büyük bir deprem olmuştu arkasından 7 büyük deprem oldu. Ve hala İstanbul’da büyük bir deprem bekliyoruz. Dolayısıyla depremleri bilmiyor değiliz. 6 Şubat depremleri de bilinen, beklenen depremlerdi. 2012’de Gaziantep’te deprem konulu bir konferans vardı. 7,7’lik bir deprem beklendiğini söyledim. Nitekim aradan 11 sene geçti; büyük bir deprem yaşadık. Bütün bunlara karşılık acaba depreme hazırlıkta ne yaptık? Depreme hazırlıkta maalesef sınıfta kalmış bir ülkeyiz. Bir şey yapmadık. Yapılan şeyler var ama yapılması gerekenlerin yanında son derece kısıtlıdır. En fazla yaptığımız şey bilim kurulu oluşturmak, raporlar hazırlamak ve bu raporları toplay ıp rafa kaldırmak” dedi.</p>
<p><strong>“Yeteri kadar yol haritası çizdik”</strong><br />Afetlerin ardından yürütülen çalışmaları değerlendiren Tüysüz, “24 senedir yol haritası çiziyoruz artık biraz da adım atalım. Yeteri kadar yol haritası çizdik. Biz siyaset isterse her şeyi yapar diye düşünüyoruz. Toplumun da çok talepkar olmadığı kanaatimi de belirtmek isterim. Toplumun da bu bozuk düzenden çıkarı var. Depreme dayanıklı bir yapı yapacaksanız biraz daha fazla para harcamak, kurallara uymak zorundasınız. Önemli bir eksiklik de eğitim eksikliğidir. Yolumuz çok uzun. Yeter ki kararlı olalım. Bu yol aşılmaz değildir. Ama bugünkü gibi gidersek bundan sonra da aynı felaketleri yaşayacağımızı çok net bir şekilde söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-tuysuzden-depreme-karsi-recete-24-senedir-yol-haritasi-ciziyoruz-artik-adim-atalim-358198">Prof. Dr. Tüysüz&#8217;den depreme karşı reçete: 24 senedir yol haritası çiziyoruz artık adım atalım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
