<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>rapor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/rapor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/rapor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 14:43:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>rapor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/rapor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Aliağa Belediyesi Nisan Meclisi Toplanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aliaga-belediyesi-nisan-meclisi-toplaniyor-625510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aliağa]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[toplanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[üye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625510</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aliağa Belediye Meclisi Nisan Ayı Olağan Toplantısı 7 Nisan 2026 Salı günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaga-belediyesi-nisan-meclisi-toplaniyor-625510">Aliağa Belediyesi Nisan Meclisi Toplanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aliağa Belediye Meclisi Nisan Ayı Olağan Toplantısı 7 Nisan 2026 Salı günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın yönetiminde yapılacak toplantının gündeminde 16 madde yer alıyor.</p>
<p>Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilecek olan toplantı 3 Mart 2026 tarihli meclis tutanağının okunup onaylanmasıyla başlayacak. Ardından başkanlıktan gelen önergeler kapsamında 10 madde, komisyondan gelen raporlar kapsamında ise 6 rapor görüşülecek.</p>
<p>Başkanlıktan gelen önergeler kapsamında; gizli oylama ile encümen üyeleri, katip üyeleri, meclis birinci ve ikinci başkan vekilleri belirlenecek. Komisyonlar oluşturularak üye sayısı, görev süresi kararlaştırılacak ve işaretle oylama ile üye seçimleri yapılacak. Ardından 2025 yılı faaliyet raporu görüşülecek.</p>
<p>Komisyonlardan gelen raporlar kapsamında İmar Komisyonu ve Plan Bütçe Komisyonu raporları meclis üyelerince görüşülecek. Ayrıca Denetim Komisyonu Raporu meclisin bilgisine sunulacak.</p>
<p>Meclis toplantısı, Aliağa Belediyesi kurumsal internet sitesi www.aliaga.bel.tr ’den ve Aliağa Belediyesi www.youtube.com/aliagatv adresinden canlı olarak yayınlanacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aliaga-belediyesi-nisan-meclisi-toplaniyor-625510">Aliağa Belediyesi Nisan Meclisi Toplanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarım ve sanayi atıklarıyla kirlenen Gediz İzmir Körfezi&#8217;ne akıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tarim-ve-sanayi-atiklariyla-kirlenen-gediz-izmir-korfezine-akiyor-622068</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 12:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atıklarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[aylık]]></category>
		<category><![CDATA[gediz]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kirlenen]]></category>
		<category><![CDATA[kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[körfez]]></category>
		<category><![CDATA[körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[kurucu]]></category>
		<category><![CDATA[manisa]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622068</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gediz Nehri’ndeki kirliliği bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Aylık analizlerle hazırlanan raporlar, sanayi ve tarım kaynaklı kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığını gösterirken; bu durumun yalnızca körfezi değil, tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiği vurgulanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarim-ve-sanayi-atiklariyla-kirlenen-gediz-izmir-korfezine-akiyor-622068">Tarım ve sanayi atıklarıyla kirlenen Gediz İzmir Körfezi&#8217;ne akıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gediz Nehri’ndeki kirliliği bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Aylık analizlerle hazırlanan raporlar, sanayi ve tarım kaynaklı kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığını gösterirken; bu durumun yalnızca körfezi değil, tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiği vurgulanıyor. İzmir ve Manisa’nın aylık raporlarının birleşmesiyle hazırlanacak yıllık analizler, körfez ve tarım için daha güçlü mücadeleye zemin hazırlayacak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda Gediz Nehri’ni mercek altına alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi talebinin reddedilmesine rağmen, gemi kaynaklı kirliliği dron taramalarıyla tespit eden Büyükşehir, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin ana nedenlerinden biri olan Gediz Nehri’ndeki kirliliği ortaya koymak için de su analizlerini sürdürüyor.</p>
<p><strong>Aylık rapor hazırlanıyor</strong></p>
<p>Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde, İZSU tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Gediz Nehri’nin İzmir’e giriş noktası Emiralem Boğazı’ndan başlayarak İzmir Körfezi’ne ulaştığı noktaya kadar belirlenen 7 farklı noktadan düzenli olarak numuneler alınıyor ve elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaya, Gediz Nehri’nin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İzmir ve Manisa’dan elde edilen veriler, yıllık bir raporda bir araya getirilerek Gediz’in kaynağından temiz çıkmasına rağmen kirlenmesine neden olan unsurlar, bir yıllık süreçte tespit edilecek. Böylece hem İzmir Körfezi’ni hem de bölge tarımını tehdit eden kirliliğe karşı daha güçlü ve etkili bir mücadele yürütülecek.</p>
<p><strong>Kirliliğin acısını en çok çeken il İzmir</strong><br />Gediz’in kirliliğinin sadece İzmir’in sorunu olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Havzanın sonunda yer alması nedeniyle İzmir, en çok etkilenen ilimiz. Nehir, geçmişte can verdiği tarım arazilerini artık tehdit etmekle kalmıyor, körfez gibi büyük bir canlı rezervuarı da olumsuz etkiliyor. Gediz’in yaklaşık 400 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan kirlilik, İzmir’de hem tarımı hem de körfezi ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle iyileştirme çalışmalarında hızlı adımlar atılması gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kirlilik sadece körfezi değil tarımı da etkiliyor</strong></p>
<p>Araştırma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin hem nehir hem de körfez ekosistemi için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Körfezde yaşanan alg patlamaları, balık ölümleri ve koku sorunlarının temel nedeninin kirlilik olduğunu vurgulayan Kurucu, bu durumun tarımsal sulamayı da olumsuz etkilediğini ifade etti. Çalışmada, kirliliğin kaynağından ziyade nehrin mevcut durumuna odaklandıklarını belirten Kurucu, kirleticilerin türü, yoğunluğu ve dağılımını tespit etmeyi amaçladıklarını söyledi.</p>
<p><strong>Gediz’in yıllık kirlilik raporu hazırlanıyor</strong><br />Kurucu, Gediz Nehri’nin İzmir’e girdiği noktadan İzmir Körfezi’ne kadar belirlenen örnekleme noktalarında İZSU ile yürüttükleri çalışmalarda aylık kirlilik raporları hazırladıklarını söyledi. Kasım ayından itibaren yapılan ölçümlerle her ay rapor çıkarılacağını belirten Kurucu, yıllık rapor sayesinde mevsimsel değişimler ve kirliliğin yoğunlaştığı noktalar tespit edilerek karar vericilere yol gösterileceğini vurguladı.</p>
<p><strong>Gediz’in yanı sıra Ağıl Deresi de izleniyor</strong></p>
<p>Gediz’in eski yatağı olan ve iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nde de izlemelere başlandığını aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Ağıl Deresi, Gediz Nehri’nden Süleymanlı Regülatörü’nde mansaplanarak sulama kanalı olarak devam ediyor. Sulamadan dönen sular, Menemen’deki arıtma tesislerinden geçtikten sonra İzmir Körfezi’ne ulaşıyor. Dereye Maltepe Deresi de katılıyor. İZSU, aylık izlemeleri 2 noktadan 10 noktaya çıkardı ve sonuçları bütünleşik olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Gediz Nehri her geçtiği ilde kirleniyor”</strong></p>
<p>Prof. Kurucu, Gediz Nehri’nin Kütahya Murat Dağı’ndan doğup Uşak ve Manisa’dan geçerek İzmir Körfezi’ne ulaştığında kirlenmiş olduğunu belirtti. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin de yürüttüğü çalışmayla, nehrin Manisa sınırları içindeki bölümünde yapılan ölçümler suyun girişten itibaren kirlendiğini gösterdi. Kurucu, “Gediz’in kaynağı temiz, ancak yol üzerindeki illeri geçtikçe kirlilik yükü artıyor. Bu proje, aylık izlemelerle nehrin durumunu bütüncül olarak ortaya koyacak. Bu çalışmalar bu güne kadar parça parça yapılmış. Kurumlar ya ayrı dönemlerde çalışma yapmış ya da bir kere örneklemişler. Biz bunu aylık olarak düzenli izleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bu projeye çok önem veriyor. Su, tarımsal kullanım ve gıda güvenliği açısından çok önemli; bu nedenle İzmir ve Manisa genelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Durum ciddi; üç aylık veriler uyarıyor</strong><br />Kasım ayından itibaren yapılan aylık analizlerin sonuçlarını açıklayan Prof. Kurucu, “Durum ciddi. Üç aylık veriler, özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun İzmir Körfezi’ne aktığını gösteriyor. Bu besin elementleri ötrofikasyona yol açıyor, alg patlamaları oluşuyor ve sucul yaşam tehlikeye giriyor; balık ölümleri yaşanıyor. Ayrıca alüminyum, brom, kadmiyum, demir, çinko gibi ağır metaller de sanayi kaynaklı olarak nehre karışıyor. Tarımsal gübreler ve hayvancılığın yan derelere veya doğrudan nehre bıraktığı sıvılar da kirliliğe katkı sağlıyor. Tüm bunlar hem nehir hem de körfez ekosistemi için ciddi bir yük oluşturuyor; herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor”  dedi.</p>
<p><strong>Tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ediyor</strong><br />Prof. Kurucu, Gediz Nehri kirliliğinin sadece körfezi değil, tarımsal sulamayı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti. Kurucu, “Durumu tespit ediyoruz: kirliliğin kaynağı sanayi ve tarım. Tarımı ve gübre yönetimini daha iyi yapmamız gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konunun üzerine kararlılıkla gidiyor ve gıda güvenliğine de çok önem veriyor. Gediz’in suyu tarımsal üretimde kullanılıyor ve uzun vadede toprağın çoraklaşmasına yol açabilir. Bu nedenle önlem almak zorundayız” dedi.   </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tarim-ve-sanayi-atiklariyla-kirlenen-gediz-izmir-korfezine-akiyor-622068">Tarım ve sanayi atıklarıyla kirlenen Gediz İzmir Körfezi&#8217;ne akıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOSAM&#8217;dan Kritik Rapor: Tam Üyelik ve Kopuş İkileminden Çıkmanın Yolu: Rekaberlik Senaryosu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kosamdan-kritik-rapor-tam-uyelik-ve-kopus-ikileminden-cikmanin-yolu-rekaberlik-senaryosu-619213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Gümrük Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[kopuş]]></category>
		<category><![CDATA[kosam]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[tam]]></category>
		<category><![CDATA[Taraflar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[üyelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel jeopolitik sarsıntıların ve bölgesel belirsizliklerin gölgesinde kalan Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine dair kapsamlı ve gelecek vizyonu sunan bir rapor yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosamdan-kritik-rapor-tam-uyelik-ve-kopus-ikileminden-cikmanin-yolu-rekaberlik-senaryosu-619213">KOSAM&#8217;dan Kritik Rapor: Tam Üyelik ve Kopuş İkileminden Çıkmanın Yolu: Rekaberlik Senaryosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM)</span></span></b><span><span>, küresel jeopolitik sarsıntıların ve bölgesel belirsizliklerin gölgesinde kalan Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine dair kapsamlı ve gelecek vizyonu sunan bir rapor yayımladı. <b>“Belirsizlik Çağında Türkiye–AB İlişkileri: Rekaberlik Senaryosu”</b> başlıklı çalışma, geleneksel “<b>tam üyelik</b>” veya “<b>kesin kopuş</b>” ikiliğine sıkışmış analizlerin ötesine geçerek, taraflar için sürdürülebilir ve gerçekçi bir etkileşim modeli öneriyor.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporu değerlendiren <b>KOSAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Seçkinli</b>, Türkiye-AB ilişkilerinin artık doğrusal bir çizgide ilerlemediğini, aksine çok katmanlı ve değişken dinamikler üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Seçkinli, “İçinde bulunduğumuz belirsizlik çağı, sabit stratejiler yerine proaktif ve esnek modelleri zorunlu kılıyor. Raporumuzun odak noktası olan <b>‘Rekaberlik’ </b>(Coopetition), tarafların bir yandan stratejik çıkarları doğrultusunda rekabet ederken, diğer yandan kaçınılmaz karşılıklı bağımlılıklar nedeniyle iş birliğini derinleştirmesini ifade eden bir orta yoldur” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Geleneksel Modeller Tıkanmış Durumda”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Seçkinli, 2018 yılından bu yana müzakere sürecinin fiilen durma noktasına geldiğini hatırlatarak, mevcut tıkanıklığın sadece bir kriz değil, yapısal bir durum olduğunu belirtti. Seçkinli, “Avrupa Birliği’nin genişleme yorgunluğu ve Türkiye’nin çok yönlü dış politika arayışları, ilişkileri bir yol ayrımına getirdi. Ancak <b>ticaret, göç yönetimi, enerji </b>ve<b> güvenlik</b> alanındaki karşılıklı bağımlılık, tam anlamıyla bir kopuşu her iki taraf için de irrasyonel kılıyor. İşte bu noktada ‘<b>Rekaberlik’</b>, taraflar arasındaki kontrollü yakınlık ile çekinceli uzaklığın bir kombinasyonu olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dört Senaryo Arasında En Gerçekçi Seçenek: Rekaberlik</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>KOSAM raporu, Türkiye-AB etkileşiminin geleceğine dair <b>dört temel senaryo </b>(Yapısal Çatışma, Soğuk Barış, Stratejik Ortaklık ve Rekaberlik) üzerinde duruyor. Bu senaryolar arasında orta vadede sürdürülebilirliği en yüksek görülenin “Rekaberlik” olduğunu belirten Seçkinli, bu modelin avantajlarını şu sözlerle özetledi: “Rekaberlik senaryosu, tarafların bir alanda iş birliği yaparken başka bir alanda yapıcı bir rekabet sürdürebilmesine imkân tanıyor. Bu, Türkiye için hem reform sürecine ivme kazandırma hem de<b> küresel rekabet gücünü artırma fırsatı </b>demektir. AB açısından ise tam üyelikten bağımsız, teknik uyum üzerinden ilerleyen bir ilişki modeli, genişleme baskısının hafifletilmesine yardımcı olur”.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Gümrük Birliği 2.0: Dijital ve Yeşil Dönüşümle Modernizasyon</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Raporun ekonomi başlığında, 30 yıldır uygulanan <b>Gümrük Birliği’nin</b> artık <b>günümüz</b> <b>ticaret dinamiklerini karşılamadığı</b> tespiti yer alıyor. Seçkinli, Gümrük Birliği’nin sadece sanayi mallarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Hizmetler, kamu alımları, tarım ve özellikle dijital ekonomi Gümrük Birliği’nin kapsamına dâhil edilmelidir. Türkiye’nin <b>Avrupa Yeşil Mutabakatı</b> ve <b>Dijital Pusula</b> stratejileriyle uyumu, sanayimizin rekabetçiliği için bir tercih değil, zorunluluktur. Bu ikiz dönüşüm, Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir dinamizm kazandıracak en önemli motor güçtür” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Enerji Arz Güvenliğinde Türkiye Kilit Rolde</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Enerji alanındaki stratejik iş birliğine dikkat çekilen rapora göre, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası değişen enerji haritasında <b>Türkiye’nin transit rolü </b>hayati bir önem kazandı. Seçkinli, “Ülkemizin stratejik konumu ve <b>lojistik koridorlar</b> üzerinde yer alması AB’nin enerji <b>arz güvenliği</b> için vazgeçilmezdir. Enerji alanındaki iş birliğimiz, jeopolitik gerilimlerin üzerine çıkarılarak teknik bir zeminde derinleştirilmelidir. <b>Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu </b>mekanizmalarının yeniden canlandırılması, her iki tarafın da stratejik çıkarınadır” değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Güvenlik ve Savunmada NATO-AB Dengesi</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dış politika ve güvenlik başlığında Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusuna ve yükselen bir savunma sanayisine sahip olduğunun altı çiziliyor. Rapor, Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisine entegrasyonunun sürdürülmesinin önemini vurguluyor. Seçkinli, “Türkiye’nin AB güvenlik girişimlerine teknik düzeyde katılımı, Avrupa’nın stratejik özgürlüğüne katkı sağlar. Rekaberlik yaklaşımı, Türkiye’nin hem NATO müttefikliği hem de çok yönlü dış politika stratejisi arasında dengeli bir konum almasını mümkün kılacaktır” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>KOSAM’ın Stratejik Yol Haritası: 5 Kritik Adım</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Rapor, Türkiye-AB ilişkilerinin rekaberlik temelinde yeniden yapılandırılması için somut politika önerileri sunuyor:</span></span></span></span></span></p>
<ol>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Siyasallaşmanın Azaltılması:</span></span></b><span><span> Teknik kriterlerin siyasi veto araçlarından (özellikle Kıbrıs sorunu gibi) bağımsız şekilde işletilmesi.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Diyalog Mekanizmalarının Canlandırılması:</span></span></b><span><span> Ekonomi, enerji, ulaşım ve göç alanındaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantılarının kesintisiz sürdürülmesi.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Vize Serbestisi ve Gümrük Birliği:</span></span></b><span><span> Vize süreçlerinde iş insanları ve akademisyenler için kolaylık sağlanması ve Gümrük Birliği’nin yeşil dönüşümle güncellenmesi.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>Güvenlik ve Savunma Entegrasyonu:</span></span></b><span><span> Türkiye’nin AB savunma fonlarına ve projelerine gözlemci statüsünde katılımının sağlanması.</span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><b><span><span>İkiz Dönüşüm İş Birliği:</span></span></b><span><span> Yeşil Mutabakat ve Dijital Tek Pazar stratejileri doğrultusunda ortak bir “Yeşil ve Dijital Dönüşüm Diyalog Platformu” kurulması.</span></span></span></span></span></span></li>
</ol>
<p><span><span><span><b><span><span>“Gelecek, Karşılıklı Çıkar ve Saygı Temelinde İnşa Edilmeli”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Serkan Seçkinli, raporun temel mesajını şu sözlerle özetledi: “Türkiye-AB ilişkileri ne bir üyelik mucizesine ne de bir kopuş felaketine hapsedilmelidir. Türkiye, egemenlik haklarını ve milli menfaatlerini koruyarak, AB ile eşit ortaklık temelinde bir ilişki yürütme kapasitesine sahiptir. Rekaberlik, bu dengeyi kuracak en akılcı yoldur. Taraflar birbirlerini hasım değil, <b>yapıcı birer rakip</b> ve <b>stratejik birer ortak</b> olarak gördükleri sürece, bu belirsizlik çağından her iki taraf da güçlenerek çıkacaktır”.</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosamdan-kritik-rapor-tam-uyelik-ve-kopus-ikileminden-cikmanin-yolu-rekaberlik-senaryosu-619213">KOSAM&#8217;dan Kritik Rapor: Tam Üyelik ve Kopuş İkileminden Çıkmanın Yolu: Rekaberlik Senaryosu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük Yaylası için İZKA desteğiyle yol haritası hazırlanacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/golcuk-yaylasi-icin-izka-destegiyle-yol-haritasi-hazirlanacak-616534</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 13:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[desteğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[Gölcük Yaylası]]></category>
		<category><![CDATA[gölü]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlanacak]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[yaylası]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ödemiş’in yeryüzü cenneti köşelerinden Gölcük Yaylası’nın korunması ve turizme kazandırılması için projeler geliştirmeye devam eden Ödemiş Belediyesi’nin Gölcük Yaylası’nda “Ekosistem Değerlendirme Raporu Hazırlanması”  konusunda teknik destek almak üzere hazırladığı proje İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından hibe desteğine layık görüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-yaylasi-icin-izka-destegiyle-yol-haritasi-hazirlanacak-616534">Gölcük Yaylası için İZKA desteğiyle yol haritası hazırlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ödemiş’in yeryüzü cenneti köşelerinden Gölcük Yaylası’nın korunması ve turizme kazandırılması için projeler geliştirmeye devam eden Ödemiş Belediyesi’nin Gölcük Yaylası’nda “Ekosistem Değerlendirme Raporu Hazırlanması”  konusunda teknik destek almak üzere hazırladığı proje İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından hibe desteğine layık görüldü.</p>
<p>İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) 2025 yılı Mekânsal ve Kültürel Çalışmalar Teknik Destek Programı çerçevesinde Gölcük Yaylası’nın durum analizini ve geleceğe dair yol haritasını ortaya koymak üzere Gölcük Gölü Ekosistem Değerlendirme Raporu Hazırlanması için Ödemiş Belediyesi tarafından düğmeye basıldı.</p>
<p>İzmir Valiliği’nin desteğiyle “Gölcük Gölü ve Çevresi Koruma Amaçlı İmar Planı Revizyonu İşi” için geçtiğimiz günlerde çalışma başlatan Ödemiş Belediyesi, Gölcük Yaylası’nda geleceğe dair yol haritasını da “Ekosistem Değerlendirme Raporu”nun ışığında şekillendirecek.</p>
<p><b>İZKA’DAN 800 BİN LİRA HİBE DESTEĞİ</b></p>
<p>Teknik destek kapsamında hazırlanacak olan ve ileri düzey teknik analiz ve bilimsel uzmanlık gerektiren bu kapsamlı raporla, Gölcük Gölü ve Yaylasının mevcut durumunun bilimsel yöntemlerle analiz edilmesi, ekosistemi tehdit eden unsurların tanımlanması, gölün koruma-kullanma dengesini güçlendirecek karar mekanizmalarına veri sağlanması ve sürdürülebilir yönetim stratejileri oluşturulması hedefleniyor. İZKA’dan 800 bin lira hibe desteği almaya hak kazanan projeyle ilgili önümüzdeki günlerde imzalar atılacak.</p>
<p><b>KORUMA AMAÇLI İMAR PLAN REVİZYONU DA HAZIRLANIYOR</b></p>
<p>Eşine az rastlanır doğal güzelliğe sahip Gölcük Yaylası’nı korumak ve turizme kazandırmak üzere tüm imkanları değerlendirdiklerini ifade eden Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, “İlçemizin tarihi, doğal ve kültürel zenginliklerini korurken bir yandan vitrine çıkarmayı yerelde kalkınma stratejimizin bir parçası olarak görüyoruz. Gölcük Yaylası da Ege’nin önemli bir dinlenme alanı olarak turizmden hak ettiği payı alması gereken bir değer.</p>
<p>Bu amaçla öncelikle Gölcük Yaylası’nın doğal dokusunu korumak ve yapılaşmayı kontrol altında tutmak üzere 270 hektarı Doğal Sit, 90 hektarı Arkeolojik Sit olmak üzere toplam 360 hektarlık alanda koruma amaçlı imar plan revizyonu hazırlanması için İzmir Valimiz Sayın Dr. Süleyman Elban’ın destekleriyle çalışmalara başladık. İmar plan revizyonunun yanı sıra Gölcük Yaylası için bilimsel bakışla hazırlanmış bir yol haritasına ihtiyaç duyduğumuzu düşünüyoruz. Bu doğrultuda Ödemiş Belediyesi olarak Gölcük Yaylası’ndaki mevcut durumun ve yaylanın geleceğinin bilimsel bir bakış açısıyla ele alınabilmesi için “Ekosistem değerlendirme raporu” hazırlanmasını hedefledik.</p>
<p>Akdeniz Tatlı Su Ekosistemleri Bağışçı Girişimi (DIMFE), Akdeniz&#8217;deki tatlı su ekosistemlerinin korunması ve restore edilmesi programına proje hibe desteği için İzmir Kalkınma Ajansı’na başvuruda bulunduk. İzmir Kalkınma Ajansı tarafından yapılan değerlendirmede bu rapor hibe desteğine layık görüldü. Bu heyecanlı haberi paylaşırken projemizi desteğe layık gören İzmir Kalkınma Ajansı’na ilçemiz adına teşekkür ediyoruz.</p>
<p><b>GELECEĞE IŞIK TUTACAK RAPOR</b></p>
<p>Bu süreçte üniversitelerimizle işbirliği içerisinde çok katmanlı şekilde hazırlanacak raporda Gölcük Gölü’nün doğal yapısının korunması ve ekosistem dengesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla Gölün rehabilitasyon çalışmalarında atılacak adımlar yer alacak. Yani Gölcük Yaylası için yapılabilecekleri bilimsel olarak ortaya koyacak bir yol haritasının hazırlanmasını amaçlıyoruz.</p>
<p>Bu raporla sunulacak doğa temelli sürdürülebilir çevre yönetim planıyla Gölcük’te su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve yönetimi gibi, Ekosistem İzleme Merkezi kurularak göl suyunun biyolojik ve kimyasal olarak düzenli analizi gibi, Gölcük’te ihtiyaç duyulan ulaşım düzenlemeleri gibi, ekoturizm gibi birçok alanda yapılabilecekleri ortaya çıkartacağız. Bir zamanlar hem yayla hem de spor turizminin simge bir merkezi olan Gölcük Yaylası’nı tüm doğal zenginlikleriyle koruyarak hiç vakit kaybetmeden yeniden turizme kazandırmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede projeler üretmeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/golcuk-yaylasi-icin-izka-destegiyle-yol-haritasi-hazirlanacak-616534">Gölcük Yaylası için İZKA desteğiyle yol haritası hazırlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOSAM Uyardı: &#8220;Sofradaki Değişim, Türkiye&#8217;nin Geleceğini Belirliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kosam-uyardi-sofradaki-degisim-turkiyenin-gelecegini-belirliyor-614199</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğini]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[kosam]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sofradaki]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel ölçekte hızla değişen beslenme alışkanlıklarının etkilerini mercek altına alan kapsamlı bir rapor yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosam-uyardi-sofradaki-degisim-turkiyenin-gelecegini-belirliyor-614199">KOSAM Uyardı: &#8220;Sofradaki Değişim, Türkiye&#8217;nin Geleceğini Belirliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel ölçekte hızla değişen beslenme alışkanlıklarının etkilerini mercek altına alan kapsamlı bir rapor yayımladı. &#8220;Toplumsal Beslenmedeki Dönüşümün Geleceğe Etkileri&#8221; başlıklı çalışma, beslenmenin artık yalnızca biyolojik bir ihtiyaç olmaktan çıktığını; kültürel kimlik, kamu sağlığı, ekonomi güvenliği ve çevre politikalarının kesişiminde stratejik bir alan haline geldiğini ortaya koyuyor.<br />Raporun bilimsel danışmanlığını üstlenen Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />&#8220;Gıda Güvenliği, Artık Ulusal Güvenlik Meselesidir&#8221;<br />Prof. Dr. Ünüsan, son dönemde gündeme gelen gıda kaynaklı vakalara dikkat çekerek, “Bu gelişmeler gıda güvenliği ve denetim süreçlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Endüstriyel üretim ve hazır gıda tüketimindeki artışla birlikte denetim mekanizmalarının daha etkin işletilmesi büyük önem taşıyor. Beslenmedeki dönüşümü doğru ve bilinçli şekilde yönetebilirsek hem sağlık risklerini azaltabilir hem de ekonomik maliyetleri kontrol altında tutabiliriz” dedi.<br />“Geleneksel Mutfağımız Tehdit Altında”<br />Rapor, Osmanlı&#8217;dan Cumhuriyet&#8217;e uzanan kadim beslenme kültürümüzün, küreselleşme ve hızlı tüketim alışkanlıkları karşısında geri planda kaldığına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Ünüsan, &#8220;Fast-food ve paketli ürünler genç nesillerin tercihlerini şekillendirirken, yöresel tariflerimiz unutuluyor. Oysa coğrafi işaretli ürünlerimiz ve zengin mutfak mirasımız, gastronomi turizmi ve bölgesel kalkınma için büyük potansiyel taşıyor&#8221; ifadelerini kullandı.<br />“Ekonomik Zorluklar Sağlıklı Beslenmeye Erişimi Kısıtlıyor”<br />&#8220;Küresel gıda enflasyonu ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler, sağlıklı gıdaya erişimi kısıtlıyor&#8221; diyen Ünüsan, &#8220;Gıda bankacılığı, üretici kooperatifleri ve yerel üretimin desteklenmesi, yalnızca ekonomik değil, bir halk sağlığı stratejisi olarak ele alınmalıdır&#8221; şeklinde konuştu.<br />KOSAM Raporundan Stratejik Öneriler<br />Rapor, Türkiye&#8217;nin zengin mutfak kültürü, genç nüfus dinamizmi ve kooperatif geleneği gibi güçlü yönlerinin yanı sıra; ithalata bağımlılık, iklim değişikliği ve artan gıda güvenliği risklerine dikkat çekiyor. Sürdürülebilir bir gıda sistemi için şu öneriler sıralanıyor:<br />Okul müfredatlarında beslenme eğitimi zorunlu hale getirilmeli, çocuklara yönelik sağlıksız gıda reklamları denetlenmelidir. Küçük üretici ve kadın çiftçiler desteklenmeli, üreticiden tüketiciye kısa tedarik zincirleri teşvik edilmelidir. Gıda denetim mekanizmaları etkinleştirilmeli, israfı önleyecek düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Su tasarruflu teknolojiler, organik tarım ve döngüsel ekonomi uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır. Geleneksel tarifler dijital arşivlerle kayıt altına alınmalı, coğrafi işaretli ürünler gastronomi turizmine kazandırılmalıdır.<br />Ramazan-ı Şerif Vesilesiyle: Sağlıklı Sofra, Sağlıklı Toplum<br />Prof. Dr. Ünüsan, Ramazan-ı Şerif&#8217;in manevi iklimine vurgu yaparak değerlendirmelerini şöyle tamamladı: &#8220;Ramazan ayı, israftan uzak, paylaşıma dayalı, helal ve sağlıklı beslenme anlayışını bizlere hatırlatmaktadır. Ne yazık ki günümüzde ramazan sofraları tüketim çılgınlığına ve israfa dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya. Oysa kadim kültürümüzde iftar sofraları sadelik, bereket ve paylaşım üzerine kuruluydu. KOSAM olarak hazırladığımız bu rapor, toplumsal beslenme kültürümüzü yeniden düşünmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.&#8221;<br />&#8220;Toplumsal Beslenmedeki Dönüşümün Geleceğe Etkileri&#8221; raporu, Türkiye&#8217;nin gıda güvenliği, halk sağlığı ve kültürel mirasının korunması hedefleri doğrultusunda, küresel dönüşümü stratejik bir sorumluluk olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Rapor, bütüncül politika, güçlü denetim ve toplumsal bilinç inşasının önemine işaret ediyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosam-uyardi-sofradaki-degisim-turkiyenin-gelecegini-belirliyor-614199">KOSAM Uyardı: &#8220;Sofradaki Değişim, Türkiye&#8217;nin Geleceğini Belirliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOSAM&#8217;dan Çarpıcı Rapor: Yeni Yüzyılın Sömürgeciliği Dijital Veri İmparatorlukları ve Türkiye&#8217;nin Egemenlik Stratejisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kosamdan-carpici-rapor-yeni-yuzyilin-somurgeciligi-dijital-veri-imparatorluklari-ve-turkiyenin-egemenlik-stratejisi-611041</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 07:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çarpıcı]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[kosam]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[platform]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sömürgeciliği]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), dijital dönüşümün küresel ve yerel etkilerini bütüncül bir bakışla ele alan kapsamlı bir rapor yayımladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosamdan-carpici-rapor-yeni-yuzyilin-somurgeciligi-dijital-veri-imparatorluklari-ve-turkiyenin-egemenlik-stratejisi-611041">KOSAM&#8217;dan Çarpıcı Rapor: Yeni Yüzyılın Sömürgeciliği Dijital Veri İmparatorlukları ve Türkiye&#8217;nin Egemenlik Stratejisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), dijital dönüşümün küresel ve yerel etkilerini bütüncül bir bakışla ele alan kapsamlı bir rapor yayımladı. “<b>Dijital Dönüşüm Çağında Veri Kapitalizmi, Modern Emperyalizm ve Teknofeodalizm</b>” başlıklı çalışma, veri ekonomisinin yapısal dönüşümünü, dijital sömürü mekanizmalarını ve yeni bir egemenlik biçimi olarak teknofeodalizmi analiz ediyor. Rapor, Türkiye’nin içinde bulunduğu dijital bağımlılık sarmalından çıkışı için somut politika önerileri sunuyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Veri Kapitalizmi ve Dijital Sömürünün Küresel Yüzü</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Rapora göre<b>, veri kapitalizmi</b> bireylerin dijital ortamda ürettiği verilerin sistematik olarak toplanması, işlenmesi ve bu veriler üzerinden ekonomik ve siyasi kazanç elde edilmesi sürecini ifade ediyor. Büyük dijital platformların, algoritmik tahakküm aracılığıyla ekonomik faktörlerin yanı sıra aynı zamanda siyasi ve kültürel alanda da belirleyici bir güç haline geldiği belirtiliyor. Bu sürecin, kullanıcıları “<b>dijital serf</b>”, platformları ise “<b>dijital derebeyi</b>” konumuna sürükleyen teknofeodal bir düzenin doğmasına yol açtığının altı çiziliyor. Raporda, bu dönüşümün ekonomik tekelleşme, kişisel gizliliğin aşınması, toplumsal manipülasyon ve kültürel sömürü gibi çok boyutlu sonuçlarına dikkat çekiliyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Türkiye’nin Veri Ekonomisindeki İkili Konumu ve Riskler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Türkiye, küresel veri sistemine önemli ölçüde veri sağlayan ancak bu verileri ekonomik, teknolojik ve kültürel değere dönüştürmede sınırlı kalan bir ülke konumunda. Raporda vurgulandığı üzere, dijital reklam pazarının <b>yaklaşık %80’i</b> yabancı platformların kontrolünde. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile tam uyumlu olmaması, denetim mekanizmalarının yetersizliği ve dijital okuryazarlık seviyesinin düşüklüğü, Türkiye’yi “<b>veri kolonisi</b>” olma riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Özellikle KOBİ’ler ve dijital platform çalışanları, algoritmik ekosistemlere bağımlı hale gelerek tek taraflı kurallara tabi oluyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>KOSAM’ın Politika Önerileri: Dijital Egemenlik İçin Çok Boyutlu Bir Yol Haritası</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Rapor, Türkiye’nin dijital sömürüden çıkışı ve dijital egemenliğini güçlendirmesi için <b>beş</b> <b>ana başlıkta</b> <b>somut öneriler</b> sunuyor. <b>Hukuki ve kurumsal</b> alanda KVKK’nın GDPR ile tam uyumlaştırılması, dijital rekabet yasalarının hayata geçirilmesi ve bağımsız bir Veri Koruma Kurumu’nun oluşturulması öne çıkıyor. <b>Teknolojik bağımsızlık</b> için yerli ve açık kaynak çözümlerin kamu kurumlarında yaygınlaştırılması, yerli bulut ve veri merkezlerinin kurulması öngörülüyor. <b>Toplumsal dönüşüm</b> kapsamında dijital okuryazarlık eğitimlerinin müfredata eklenmesi, veri kooperatiflerinin desteklenmesi ve algoritmik farkındalığın artırılması hedefleniyor. <b>Kültürel bağımsızlık</b> için yerli dijital medya platformları ve içerik üreticilerinin desteklenmesi, anlatı hakkının yasal güvenceye alınması vurgulanıyor. <b>Uluslararası iş birlikleri</b> çerçevesinde ise OECD, G20 ve bölgesel platformlarda etkin rol alınması, dijital egemenlik politikalarının küresel ölçekte savunulması öneriliyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Rapor, dijital egemenlik mücadelesinin aşamalı bir plan dahilinde yürütülmesini öneriyor. <b>Kısa vadede</b> (0-2 yıl) KVKK reformunun tamamlanması, dijital okuryazarlık eğitimlerinin başlatılması ve açık kaynak dönüşüm programlarının hayata geçirilmesi hedefleniyor. <b>Orta vadede</b> (2-5 yıl) yerli bulut ve veri merkezlerinin kurulması, veri kooperatiflerinin yaygınlaştırılması ve yerli yapay zekâ altyapılarının desteklenmesi öngörülüyor. <b>Uzun vadede</b> (5 yıl ve sonrası) ise uluslararası veri diplomasisinin güçlendirilmesi, kültürel anlatı altyapılarının tamamlanması ve kapsamlı bir dijital anayasa ile dijital vatandaşlık sistemlerinin oluşturulması amaçlanıyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>KOSAM’ın bu raporu, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir meseleden ibaret olmadığını; <b>ekonomik</b>, <b>siyasi</b>, <b>kültürel</b> ve <b>toplumsal</b> boyutlarıyla bütüncül bir politika yaklaşımını gerektirdiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin dijital egemenlik yolculuğu, ancak çok paydaşlı, şeffaf ve hak temelli bir stratejiyle başarıya ulaşabilir. Rapor, akademi, kamu, özel sektör ve sivil toplum için yol gösterici bir kaynak olmayı amaçlıyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Raporun tam metnine KOSAM web sitesinden (<b>kosam.org</b>) ulaşılabilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosamdan-carpici-rapor-yeni-yuzyilin-somurgeciligi-dijital-veri-imparatorluklari-ve-turkiyenin-egemenlik-stratejisi-611041">KOSAM&#8217;dan Çarpıcı Rapor: Yeni Yüzyılın Sömürgeciliği Dijital Veri İmparatorlukları ve Türkiye&#8217;nin Egemenlik Stratejisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mülakata halk girdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mulakata-halk-girdi-611023</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 07:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[girdi]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İşe Alım]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[komisyon]]></category>
		<category><![CDATA[mülakat]]></category>
		<category><![CDATA[mülakata]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sürecin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611023</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, “eş-dost” tartışmalarına son verecek modeli hayata geçirdi. İşe alımlar, yurttaşlardan oluşan İzleme Kurulu’nun gözü önünde yapılıyor. Liyakat yoksa süreç iptal.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mulakata-halk-girdi-611023">Mülakata halk girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, “eş-dost” tartışmalarına son verecek modeli hayata geçirdi. İşe alımlar, yurttaşlardan oluşan İzleme Kurulu’nun gözü önünde yapılıyor. Liyakat yoksa süreç iptal.  </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, işe alımlarda halk katılımı ile şeffaflığı sağlayacak yeni bir kamu yönetim modelini uygulamaya aldı. İşe alım süreçlerinde görevli olmak kaydı ile istihdam talep eden birimin bağlı olduğu Genel Sekreter Yardımcısı, 1. Hukuk Müşavirliği tarafından görevlendirilen bir hukukçu ve İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı’nın yer aldığı bir İstihdam Komisyonu oluşturuldu. Komisyon, yazılı, sözlü ve beceri gerektiren sınavları objektif bir şekilde yürütecek şekilde yapılandırıldı. Çalışmalar kapsamında İstihdam Komisyonu’nun işe alım aşamalarını değerlendirecek ve doğrudan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a raporlayacak dört hemşehri temsilcisi ve kolaylaştırıcı olarak görevlendirilecek bir kurum temsilcisinden oluşan İzleme Kurulu da oluşturuldu. Kurul, işe alım süreçlerinde yapılan mülakatlara girerek sürecin şeffaf ve adil işlemesine katkı sunuyor ve raporlarını Başkan Tugay’a iletiyor. </p>
<p><strong>Tugay: İstihdamın liyakatli yapılması lazım</strong></p>
<p>30 ilçede yurttaş konseyleri kurduklarını ve belediyenin karar verme mekanizmasına dâhil edeceklerini kaydeden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Memurlarda biraz daha farklı bir yaklaşım var. Memur atamayla gelebiliyor. Ben üst yönetimi başkan iradesiyle atamak zorundayım. Ama onun dışında diğer kademelerde istihdamın bir ihtiyaca binaen yapılması lazım. Tamamen birilerinin yakını diye ya da siyasi olarak belli tarafta diye insanları liyakat gözetmeksizin istihdam etmek doğru değil. İnsanları işe alıp ondan sonra ne iş vereceğiz diye bakıyorlar. Bunlar çok yanlış. Başka türlü kurumları başarılı hale getiremeyiz. Başarısız bir belediyenin başarılı bir belediye başkanı olmanızın ihtimali yok” dedi. </p>
<p><strong>“Tanışıklıklar üzerinden istihdam bitti”</strong></p>
<p>İzleme Kurulu hakkında bilgi veren Başkan Tugay, “Biz bir karar verdik, ihtiyaç olmayan pozisyona kimseyi almayacağız. İhtiyaç belirlendikten sonra herkese duyurulacak. Başvuruların değerlendirmesini kurum içinde oluşturduğumuz bir İstihdam Komisyonu yapacak. Kişi hangi birimde çalışacaksa o birimin yöneticisi başta olmak üzere uzman kişilerden oluşan bir komisyon bu. Bu komisyon değerlendirmeyi yapacak ama bu sürecin de denetimi lazım diye düşündük. Bunu da yurttaşlarımız yapsın istedik. O nedenle bir duyuruya çıktık, kamu ya da özel sektörde yönetim deneyimi olan yurttaşlarımızı davet ettik. Böyle bir İzleme Kurulu oluşturacağız dedik. 2 binden fazla yurttaşımız başvurdu. Bunların arasından hangi sektörde ya da hangi vasıfta insan alacaksak ona uygun olarak tamamen kura ile 5 kişilik vatandaş gözlem grubu seçiyoruz. Onlar bu süreci başından sonuna kadar takip ediyorlar. Raporlarını doğrudan bana iletiyorlar. Değerlendirmede hata var diye yazarsa, o sürecin başından sonuna kadar incelemesini sağlıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Balcılar: İzmir halkı adına gözlem ve raporlama yapıyoruz</strong></p>
<p>İzleme Kurulu üyelerinden Mürüvet Suatoğlu Balcılar, 27 yıllık avukat olduğunu belirterek “Bu uygulama Türkiye’de ilk defa İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirildi. İşe alımlarda objektif kriterlerin uygulanıp uygulanmadığı, liyakatin geçerli olup olmadığına bakılıyor. Burada işe alım sürecinin tamamında, hemşehrilerimiz adına tamamen gönüllü olarak yer alıyoruz. Kura ile seçildik, İzmir halkı adına gözlem ve raporlama yapıyoruz” dedi.  </p>
<p><strong>Erbil: Her gelen adaya eşit şartlar sunuldu</strong></p>
<p>Kurul üyelerinden emekli sağlık personeli Hülya Erbil, İzleme Kurulu’nda olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek “Her gelen adaya eşit şartlar sunuldu. Bu mülakatları yapan ekip uzman kişilerden oluşuyordu. Liyakatli şekilde, sorun yaşamadan mülakat sürelerini tamamladık. Kasap alımında iki defa, diyetisyen alımında üç gün, sınıf öğretmenliği alımında günlerce süreçte yer aldık” diye konuştu. </p>
<p><strong>Koçak: Bize ihtiyaç olmayan bir toplum düzenine ulaşmak</strong></p>
<p>Kurul üyelerinden Eser Koçak, “Böyle bir görev olduğunu duyunca, bu şehrin bir vatandaşı olarak bu sorumluluğu üstlenmek istedim. Şeffaflık konusunda insanların akıllarında artık bir şüphe olmamalı. Ancak benim asıl isteğim, bizlere ihtiyaç olmayan bir toplum düzenine ulaşmak. Bu olgunluğa erişebildiğimiz gün her şey daha güzel olacak” dedi. </p>
<p><strong>Adil değilse istihdam süreci iptal edilecek</strong></p>
<p>İzleme Kurulu üyeleri, İstihdam Komisyonu tarafından yapılan sınav, mülakat, beceri ve ilgili diğer tüm süreçleri ilan sürecinden karar sürecine kadar izliyor ve doğrudan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na rapor sunuyor. Rapor içeriğinde herhangi bir adaletsizlik veya eşitsizliğin tespiti durumunda istihdam sürecinin iptali söz konusu oluyor. Gönüllülüğün esas olduğu İzleme Kurulu üyeliğinde herhangi bir ücret ödenmiyor.</p>
<p><strong>Mülakatla işe alım devam ediyor</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Mezbaha Şube Müdürlüğü’nde kasap olarak görevlendirilmek üzere 10 kişi ile mülakat yapıldı. 6 adayın başvurusu olumlu sonuçlandı. 4’ü işbaşı yaptı. 2 kişinin ise evraklarının tamamlaması bekleniyor. 4 kasap için 29 Ocak’ta mülakat yapıldı. Ayrıca Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nda görevlendirilmek üzere 50 diyetisyen ile görüşüldü, 4’ü işbaşı yaptı. 1 diyetisyenin de evraklarını tamamlaması bekleniyor. İZDENİZ’de görevlendirilmek üzere 2 uzak yol kaptanı, 6 kaptan, 2 uzak yol başmühendisi, 6 başmakinist ve 11 makine personeli için mülakatlar yapıldı. Olumlu sonuçlananların evraklarını tamamlama süreci devam ediyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mulakata-halk-girdi-611023">Mülakata halk girdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de kiralar 20 kat arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-kiralar-20-kat-artti-609478</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 07:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[20]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[barınma]]></category>
		<category><![CDATA[gelir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[kira]]></category>
		<category><![CDATA[kiralar]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun Fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609478</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZPA’nın “Mercek İzmir” araştırmaları kapsamında hazırladığı İzmir’de barınma sorunu raporu, ekonomik krizin kentteki en yakıcı yüzünün barınma olduğunu ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-kiralar-20-kat-artti-609478">İzmir&#8217;de kiralar 20 kat arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZPA’nın “Mercek İzmir” araştırmaları kapsamında hazırladığı İzmir’de barınma sorunu raporu, ekonomik krizin kentteki en yakıcı yüzünün barınma olduğunu ortaya koydu. Rapora göre; İzmir, konut harcamalarında İstanbul’un ardından Türkiye’nin en pahalı ikinci ili olurken, bazı ilçelerde kiralar son yedi yılda 20 katın üzerine çıktı. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında, daha adil, eşit ve kapsayıcı bir kent için çalışmalar yürüten ve geleceğe yönelik vizyon oluşturan İzmir Planlama Ajansı (İZPA) uzman ekipleri, ekonomik krizin mevcut durumuna ışık tutan kapsamlı bir rapor hazırladı. Veriler, “Mercek İzmir – İyi Olma Hali: İzmir’de Barınma Hakkı Politika Notu” başlığıyla kamuoyuna sunuldu.<br />Raporda; fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan sağlıklı bir yaşam ortamı oluşturmak amacıyla faaliyetlerin yoğunlaştırılması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda doğayı gözeten, güvenli, dayanışmacı ve birbirine bağlı toplulukların yaşadığı bir İzmir için güçlü bir zemin hazırlanmasının önemine dikkat çekildi.</p>
<p><strong>İyi olma halinin merkezinde barınma var</strong><br />Çalışmada “iyi olma hali” kavramına açıklık getirilirken; temel ihtiyaçların karşılanabilmesi, güvenli ve tatmin edici bir yaşam sürdürülebilmesi ile bireylerin gerekli ekonomik, sosyal, ekolojik ve mekânsal koşullara sahip olması gerektiği vurgulandı. Barınmanın ise iyi olma halinin en belirleyici bileşenlerinden biri olduğuna özellikle dikkat çekildi. <br />Raporda barınma, yalnızca bir konutta yaşamak olarak ele alınmadı; konutun erişilebilir, uygun fiyatlı, kapsayıcı, dayanıklı ve nitelikli olmasının hayati önem taşıdığı belirtildi. Ayrıca konutun bulunduğu çevre, sosyal donatılara ve kentsel hizmetlere erişim imkânları ile çevreyle kurduğu sürdürülebilir ilişkinin de barınmanın ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi.<br />Son dönemde yaşanan konut krizi ve ev sahibi-kiracı anlaşmazlıklarına da değinilen araştırmada; konutların iklim koşullarına karşı yeterli izolasyona sahip olması, sosyal içermeyi destekleyen bir yerel çevre sunması gibi pek çok unsurun iyi olma halinin merkezinde yer aldığına işaret edildi.</p>
<p><strong>Konut harcamalarında İzmir Türkiye’de ikinci sırada </strong><br />Ayrıca uygun fiyatlı barınma için ayrılması gereken kira bütçesinin hanehalkı net gelirinin yüzde 30’unu aşmaması gerektiği belirtildi. Bu oranın; barınma maliyetlerinin hane bütçesi içinde sürdürülebilir düzeyde kalabilmesi ve gıda, sağlık, eğitim ile ulaşım gibi diğer temel ihtiyaçlara yeterli pay ayrılabilmesi açısından uluslararası literatürde yaygın biçimde kullanılan bir referans değer olduğuna vurgu yapıldı.<br />Uygun fiyat kriterinin elverişli barınma hakkının temel bir bileşeni olduğunun altı çizildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi’ne göre konut harcamalarında en yüksek endeks değerine sahip ilk 10 bölgeye de değinildi. İzmir 143,9 ile 147,3’lük endekse sahip İstanbul’un ardından ikinci sırada yer aldı. Aydın, Denizli, Muğla 122,7’lik endekslerle üçüncülüğü paylaştı. Ankara 121,6’lık endeksle listede dördüncü sırada kaldı.</p>
<p><strong>İlçelerde yaklaşık iki kat kira artışı yaşandı</strong><br />Raporda, barınma giderlerinin İzmir’de yaşam maliyetini belirleyen başlıca unsurlardan biri hâline geldiği de ortaya konuldu. <br />Raporda ayrıca, 2025 yılı itibarıyla iki asgari ücretle çalışan yetişkinden oluşan dört kişilik bir hanenin aylık toplam gelirinin 44 bin 208 TL olduğu bilgisine yer verildi. Barınma hakkı kapsamında belirlenen yüzde 30’luk kira kriteri üzerinden yapılan değerlendirmede, kira için ayrılabilecek azami tutarın 13 bin 262 TL olduğu ifade edildi.<br />Bu çerçevede çalışmada, İzmir’in 11 merkez ilçesinde 100 metrekarelik bir konutun ortalama kira bedelinin 25 bin 820 TL seviyesine ulaştığı belirtildi. Söz konusu veriler, merkez ilçelerde barınma giderlerinin uygun fiyatlı barınma kriterinin yaklaşık iki katına çıktığını ortaya koydu.<br />Metrekare bazında kira bedelleri incelendiğinde Güzelbahçe ve Narlıdere gibi ilçelerin öne çıktığı görüldü. Buna karşın, daha düşük gelirli hanelerin yoğunlaştığı Karabağlar ve Bayraklı gibi ilçelerde dahi barınma maliyetlerinin kira/gelir oranı bakımından yüzde 30’luk uygun fiyatlılık sınırını aştığı tespit edildi.</p>
<p><strong>Son 7 yılda baş döndüren artış</strong><br />Raporda 2018-2025 yılları arasında da 100 metrekarelik bir konutun kira değişim oranı üzerinden analiz yapıldı. Buna göre Narlıdere’de 23 kat, Güzelbahçe’de 21 kat, Karşıyaka ve Balçova’da 20 kat kira artışı yaşandı. <br />Sonuç olarak, 2018–2025 yılları arasında İzmir’de barınma konusunun, yaşamın diğer temel ihtiyaçlarıyla olan ilişkisi nedeniyle bireylerin iyi olma hâlini doğrudan etkileyen en kritik yapısal sorunlardan biri hâline geldiği görüldü. Mevcut gelir düzeylerinin, özellikle asgari ücretli ve sabit gelirli haneler açısından barınma hakkına fiilen erişilmesi güç bir duruma dönüştürdüğü tespit edildi. Barınma maliyetlerindeki artışın yalnızca bireysel refahı değil; kentte sosyal adalet, mekânsal bütünlük ve yaşam kalitesi üzerinde de belirleyici etkiler yarattığı gözlemlendi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-kiralar-20-kat-artti-609478">İzmir&#8217;de kiralar 20 kat arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel İş Dünyası, Hızla Ortaya Çıkan Yeni Bir Rekabet Çağıyla Karşı Karşıya</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-is-dunyasi-hizla-ortaya-cikan-yeni-bir-rekabet-cagiyla-karsi-karsiya-604822</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 09:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604822</guid>

					<description><![CDATA[<p>Marsh ve Zurich temsilcileri, Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Küresel Riskler Raporu'na göre jeopolitik, teknolojik ve toplumsal zorlukların iş dünyasını şekillendireceğini belirtiyor. Yanlış bilgilendirme, toplumsal kutuplaşma ve çevresel tehditler kritik riskler arasında.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-is-dunyasi-hizla-ortaya-cikan-yeni-bir-rekabet-cagiyla-karsi-karsiya-604822">Küresel İş Dünyası, Hızla Ortaya Çıkan Yeni Bir Rekabet Çağıyla Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Risk, reasürans ve sermaye, insan kaynakları ve yatırımlar ile yönetim danışmanlığı alanlarında küresel lider olan Marsh (NYSE: MRSH) ile önde gelen küresel çok branşlı sigorta şirketi ve dayanıklılık hizmetleri sağlayıcısı Zurich Insurance Group&#8217;un (Zurich) üst düzey yöneticilerinin, bugün yayınlanan Dünya Ekonomik Forumu&#8217;nun 2026 Küresel Riskler Raporu&#8217;nun bulgularına ilişkin yorumlarına göre küresel iş dünyası liderleri, derinleşen jeopolitik bölünmelerin yanı sıra artan teknolojik ve toplumsal zorlukların önümüzdeki 12 ay boyunca iş dünyasını şekillendirmeye devam edeceği bir dönemde artan risklerle karşı karşıya.</p>
<p>Marsh ve Zurich, Dünya Ekonomik Forumu&#8217;nun stratejik ortakları ve Küresel Riskler Danışma Kurulu üyeleridir.</p>
<p>Katılımcılar tarafından 2026&#8217;da en önemli beş acil risk olarak jeoekonomik çatışma, devlet temelli silahlı çatışmalar, aşırı hava olayları, toplumsal kutuplaşma ve yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon belirlendi. İki yıllık görünümde yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon ikinci, toplumsal kutuplaşma üçüncü sıraya yükseldi.  </p>
<p>Marsh Risk&#8217;in Özellikli Ürünler Lideri Andrew George rapor ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Toplumsal parçalanma ve eşitsizlikten, sağlık ve refahın azalmasına kadar, hepimizin karşı karşıya olduğu toplumsal risklerin merkezinde derinleşen bölünmeler yer alıyor. Bu küresel risklerin artan önemine rağmen, büyük hükümetler ortak zorluklarımızın üstesinden gelmek için tasarlanmış birçok kabul gören sistemden uzaklaşıyor. Sonuç olarak, bölünmüş toplumlar sosyal istikrarsızlık ve artan çatışma eşiğine daha da yaklaşıyor.”</p>
<p>Raporun uzun vadeli bulguları, jeoekonomik çatışma hariç 33 riskin tamamının önümüzdeki 10 yıl içinde iş liderleri tarafından şiddetinin artacağı öngörüsünü vurgulayarak yeni bir küresel rekabet çağının ortaya çıkışının altını çiziyor. Rapora göre, katılımcıların yüzde 57&#8217;si önümüzdeki on yılda çalkantılı veya fırtınalı bir görünüm öngörüyor. 10 yıllık görünüm, çevresel ve teknolojik riskler tarafından güçlü bir şekilde domine ediliyor.</p>
<p>Zurich&#8217;in Yaşam, Sağlık ve Banka Dağıtım Kanalları CEO&#8217;su Alison Martin raporla ilgili şunları söyledi: “Büyük ekonomilerdeki iş dünyası liderleri emeklilik ve kamu sağlığı konusunda derin endişe duyuyor. Bu açıklar hem iş gücünün refahını hem de sosyal istikrarı tehdit ediyor. Ancak sağlıkta yaşanan gerileme, kamu altyapısı ve sosyal koruma eksikliği gibi toplumsal riskler ile bu risklerin etkileri dünyamızı yeniden şekillendirmeye başlamış olmasına rağmen, 10 yıllık risk görünümünde neredeyse hiç yer almaması dikkat çekici. Acil bir şekilde ve iş birliği içinde hareket etmezsek, geleceğimizi tanımlayabilecek tehditleri görmezden gelme riskiyle karşı karşıyayız.”</p>
<p>Rapora göre, iş gücü piyasalarını, toplumsal yapıları, altyapıyı ve jeopolitiği büyük ölçüde etkileyecek olan yapay zeka (YZ) ve kuantum bilişimdeki ilerlemeler küresel ekonomik uçurumların genişlemesine de katkıda bulunabilir. Deniz altı kablolarının kesilmesinden uyduların bozulmasına kadar çeşitli tehditlere maruz kalan kritik altyapıların modernizasyonu için de önemli yatırımlar gerekebilir. </p>
<p>Zurich’in Grup Risk Yöneticisi Peter Giger şunları ekledi: “Aşırı hava koşulları, siber saldırılar ve jeopolitik çatışmalar artan tehditler oluşturmasına rağmen, kritik altyapı kesintileri önümüzdeki on yıl için küresel riskler arasında sadece 23. sırada yer aldı. Bu tehlikeli bir ihmal.  Rekor sıcaklıklar nedeniyle zorlanan elektrik şebekelerinden yükselen deniz seviyeleri nedeniyle risk altında olan kıyı kentlerine kadar, hazırlıksız ve yetersiz fonlanmış sistemlere güveniyoruz. Altyapı çöktüğünde, her şey risk altında olur. Bu tehditlerin ne kadar birbirine bağlı olduğunu anlamalı ve bir sonraki kriz gelmeden önce dayanıklılığı güçlendirmek için şimdi yatırım yapmalıyız.”</p>
<p>Yapay zeka ve kuantum bilişimindeki gelişmeler işgücü piyasalarını ve jeopolitiği hızla yeniden şekillendiriyor; bu durum, bireylerin yaşamlarında devrim yaratacak, sağlığımızı ve refahımızı artıracak ve ulusların geleceğini şekillendirecek derin etkiler doğuracak. Otomasyon ve kuantum atılımları hızlanırken, hükümetler ve şirketler, rol fazlalığı, ekonomik yoğunlaşma ve kritik altyapıda ile dijital güven alanında sistemik aksamalar potansiyelinin yarattığı zorlukların üstesinden gelmek için birlikte çalışmalıdır. </p>
<p>Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil rapor ile ilgili şunları aktardı: “Küresel Riskler Raporu 2026, dünyada risklerin artık tekil değil, birbirini besleyen bir yapı içinde ilerlediğini gösteriyor. Jeopolitik belirsizliklerden ekonomik dalgalanmalara, teknolojik dönüşümden çevresel tehditlere kadar pek çok başlık aynı anda karar alma süreçlerini etkiliyor. Bu yeni dönemde asıl fark yaratan, belirsizliği öngörüyle yönetebilen ve kısa vadeli baskılarla uzun vadeli hedefler arasında denge kurabilen kurumlar olacak. Rapor, risklerin arttığı bir dünyada dayanıklılık, esneklik ve iş birliğinin her zamankinden daha kritik hale geldiğini açıkça ortaya koyuyor.”</p>
<p>Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, “Kısa vadede jeoekonomik ve jeopolitik karışıklıklar, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon ile toplumsal kutuplaşma gibi riskler öne çıkarken; uzun vadede olağanüstü hava olayları, biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşü ile doğal kaynak kıtlığı giderek daha belirleyici hale geliyor. Bu tablo, sorumluluk alarak birlikte harekete geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Dünyamıza sahip çıkmalıyız” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-is-dunyasi-hizla-ortaya-cikan-yeni-bir-rekabet-cagiyla-karsi-karsiya-604822">Küresel İş Dünyası, Hızla Ortaya Çıkan Yeni Bir Rekabet Çağıyla Karşı Karşıya</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer hastalığı Nilüfer&#8217;de detaylı ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaligi-niluferde-detayli-ele-alindi-600098</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 18:31:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[baran]]></category>
		<category><![CDATA[Ehliyet]]></category>
		<category><![CDATA[evre]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği seminerde Alzheimer hastalığının evreleri, korunma yolları ve hukuki boyutu ele alındı. Seminerde, vasi tayini, hukuki ehliyet ve yaşlı istismarına karşı alınması gereken yasal önlemler de paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaligi-niluferde-detayli-ele-alindi-600098">Alzheimer hastalığı Nilüfer&#8217;de detaylı ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği seminerde Alzheimer hastalığının evreleri, korunma yolları ve hukuki boyutu ele alındı. Seminerde, vasi tayini, hukuki ehliyet ve yaşlı istismarına karşı alınması gereken yasal önlemler de paylaşıldı.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Alzheimer hastalığı ve hukuki süreç” konulu seminer Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin’in de takip ettiği seminere ilgi yoğun oldu. <br />Moderatörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Bakar’ın yaptığı seminerde nöroloji uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız, adli tıp ve nöroloji uzmanı Dr. Elif Nalan Tolgay ve avukat Muzaffer Baran konuşma yaptı. Nöroloji uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız, Alzheimer’ın genellikle yaşlılıkta ve çeşitli zihinsel bozukluklarla ortaya çıkan bir beyin hastalığı olduğunu söyledi. Şikâyetlerin genellikle unutkanlık ile başladığını dile getiren Yıldız, erken evrede tespit edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi. Hastalığın ruhsal belirtileri de olduğunu ifade eden Yıldız, “Huzursuzluk, uyku bozukluğu, depresyon gibi ruhsal belirtileri de olabiliyor. Başlangıç evresinde yolu, tarihi şaşırma, kelime bulamama gibi belirti verirken, orta evrede kişileri tanıyamama başlar ve yıkanma ile beslenme konusunda yardım gerekir. Kişi, ileri evrede ise yakınları tanıyamaz” dedi. Demansa yakalanmamak için genetik faktörlerin önemli olduğuna işaret eden Yıldız, eğitim ve sağlıklı yaşamın koruyucu bir faktör olduğunu dile getirdi.</p>
<p>İSTİSMARA DİKKAT</p>
<p>Adli tıp ve nöroloji uzmanı Dr. Elif Nalan Tolgay, Alzheimer’da yaşlı istismarı konusuna değindi. Hastaların kandırılmaya ve telkine açık hale geldiğini ifade eden Tolgay, “Hastalığın başlangıç dönemlerinde yasal danışman uygun olurken, ilerleyen dönemlerde hastanın vesayet altına alınması gerekir” dedi. Erken evre demansta, hukuki ehliyetin raporlanmasında, kararın ve zamanın spesifik olduğunu anlatan Tolgay, “Evini satmaya kalkan kişinin bugün için hukuki ehliyeti tam olabilir ancak bu durum ertelenirse yeniden raporlama yapıldığında aynı olaya ehliyeti olmayabilir. Mesela, araç satabilir ama her şeyini çocuğuna devretmek için hukuki ehliyeti olmayabilir. Raporun hangi hukuki işlem için verildiği önemlidir” diye konuştu.</p>
<p>VASİLER HARCAMALARI RAPOR ETMELİ</p>
<p>Avukat Muzaffer Baran, söz konusu hastalıkta vasi tayin edilebileceğini ve bunun önemli bir sorumluluk söyledi. Bu tip konularda beraber yaşadığı çocuğu varsa öncelikli olduğunu dile getiren Baran, “Birinci derece yakını önceliklidir. Ancak yoksa, mahkeme bazen uzak akrabaları vasi tayin edebilir” dedi. Vasinin sadece hastanın günlük harcamaları yapmakla sınırlı olduğunu vurgulayan Baran, “Vasi tayin olan kişi, vasi tayin edilen kişinin tüm varlığını harcayabileceğini düşünüyor. Ancak harcayamaz. Mesela evini satamaz. Yıl sonunda harcamaların gelir gider raporunu vermelidir” diye konuştu. Baran, hastanın suiistimal edildiği düşünülüyorsa hemen bildirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>TEDAVİDE GELİŞMELER VAR</p>
<p>Mustafa Bakar, Alzheimer hastalığında tanı yöntemleri ve tedavide gelişmelerin olduğunu söyledi.  Genellikle yaşlılarda görülse de son yıllarda 30’lu yaşlardaki kişilerde de rastlandığına dikkat çeken Bakar, “Hastalık ne kadar erken başlarsa maalesef o kadar hızlı ilerliyor. Bir ailede böyle bir öyküsü varsa kontrol edilmesi gerekiyor. Tedavilerdeki gelişmeler daha çok hastalığın ilk aşamalarında etkili” dedi. Mustafa Bakar, kişinin tansiyon, şeker, kalp rahatsızlığı varsa sürekli kontrol edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, kişinin beynini çalıştırmasının hastalıktan koruyacağını söyledi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimer-hastaligi-niluferde-detayli-ele-alindi-600098">Alzheimer hastalığı Nilüfer&#8217;de detaylı ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Maltepe Belediyesi Güvenlik Kent Çalıştayı Raporu&#8221; yayınladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepe-belediyesi-guvenlik-kent-calistayi-raporu-yayinladi-599600</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 13:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[yayınladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi tarafından “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında düzenlenen “Güvenlik Kent Çalıştayı”na ait rapor yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepe-belediyesi-guvenlik-kent-calistayi-raporu-yayinladi-599600">&#8220;Maltepe Belediyesi Güvenlik Kent Çalıştayı Raporu&#8221; yayınladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi tarafından “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında düzenlenen “Güvenlik Kent Çalıştayı”na ait rapor yayınladı. Rapor, kadınların kente dair algılarını esas alarak güvenliğin, yalnızca fiziksel altyapı değil, aynı zamanda toplumsal ve psikolojik bir konu olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen “Güvenlik Kent Çalıştayı”na ait sonuçları içeren 21 sayfalık rapor yayınladı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında düzenlenen çalıştaya ait raporda kadına yönelik şiddet, sosyal, mekânsal ve kültürel faktörlerin birlikte ürettiği yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekildi. Raporda, kent mekânlarında yaşanan güvensizliğin; eğitim, çalışma hayatı, sosyal yaşam ve sağlık gibi temel haklara erişimi kısıtlayarak toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiği tespit edildi. Rapor, kadınların kente dair algılarını esas alarak güvenliğin, yalnızca fiziksel altyapı değil, aynı zamanda toplumsal ve psikolojik bir konu olduğunu ortaya koydu.</p>
<p><b>5 KONU, 5 GRUP</b></p>
<p>Çalıştaya ait amaç, hedef ve yöntemlerin anlatıldığı raporda, “Kentsel Bir Mekân Olarak Parklar”, “Kentsel Bir Mekân Olarak Alt Geçitler”, “Kamusal Alan Olarak Toplu Ulaşım”, “Kentsel Bir Mekân Olarak Metro Çıkışları” ve “Kamusal Alan Olarak Sokaklar” konu başlıklarında 5 grup tarafından ortaya konulan çözüm önerileri de sıralandı.</p>
<p><b>AYDINLATMADAN DEVRİYELERE…</b></p>
<p>Park güvenliği, parklarla altgeçitlerin ve bazı karanlık sokakların aydınlatmasının sağlanması, zabıta ve polis devriyelerinin artırılması, sokak hayvanlarının rehabilite edilmesi, altgeçitlere panik butonu sisteminin kurulması, toplu ulaşımın denetlenmesi, şoförlerin madde ve alkol bağımlılığı testinden geçirilmesi, engelli bireyler için hayatın kolaylaştırılması, duraklara kamera zorunluluğu getirilmesi ve kaldırım işgallerinin sona erdirilmesi başlıkları ön plana çıktı.</p>
<p>Çalıştaya İlçe Emniyet Müdürlüğü, CEİD (Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği), Maltepe Kent Konseyi, KAPDER(Kadın ve Aile Psikoloji Danışmanlık Eğitim Derneği), AÇEV (Anne Çocuk Eğitim Vakfı), Maltepe Belediyesi Meclis Üyeleri, Maltepe ilçesi mahalle muhtarları, Maltepe Belediyesi personelleri, Maltepe Cumhuriyet Kadınları Derneği, TAPV(Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı), Maltepe Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (MÜKÇAM) katılmıştı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepe-belediyesi-guvenlik-kent-calistayi-raporu-yayinladi-599600">&#8220;Maltepe Belediyesi Güvenlik Kent Çalıştayı Raporu&#8221; yayınladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bybit&#8217;in Lazarus Security Lab&#8217;den yeni rapor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bybitin-lazarus-security-labden-yeni-rapor-591574</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 14:36:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Blok Zinciri]]></category>
		<category><![CDATA[bybit]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dondurma]]></category>
		<category><![CDATA[fon]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[lab]]></category>
		<category><![CDATA[lazarus]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[security]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zincir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bybit’in Lazarus Security Lab’i tarafından yayımlanan yeni rapor, 16 büyük blok zincirinin bazı blok zincirlerinde fon hareketlerini geçici olarak durdurmaya imkan tanıyan teknik mekanizmalar bulunduğu tespit edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bybitin-lazarus-security-labden-yeni-rapor-591574">Bybit&#8217;in Lazarus Security Lab&#8217;den yeni rapor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bybit’in Lazarus Security Lab’i tarafından yayımlanan yeni rapor, 16 büyük blok zincirinin bazı blok zincirlerinde fon hareketlerini geçici olarak durdurmaya imkan tanıyan teknik mekanizmalar bulunduğu tespit edildi.</p>
<p>“Blockchain Freezing Exposed: Examine The Impact of Fund Freezing Ability in Blockchain” başlıklı rapor, blok zincirlerinin hack ve güvenlik ihlalleri gibi olayları kontrol altına almak amacıyla kullanıcı işlemlerine nasıl müdahale edebildiğini inceleyen blok zincirlerinde fon dondurma mekanizmalarının incelendiği nadir kapsamlı çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Rapor kapsamında, 166 blok zinciri ağı, yapay zeka destekli bir analiz aracı ve manuel doğrulama yöntemiyle değerlendirildi (raporda metodoloji ayrıntılı olarak açıklanmaktadır). Bulgulara göre, 16 ağda halihazırda fon dondurma mekanizması bulunuyor. Ayrıca 19 ağın, protokolde yapılacak nispeten küçük değişikliklerle benzer mekanizmaları devreye alabileceği belirlendi.</p>
<p>Çalışmada üç tür fon dondurma mekanizması tanımlanıyor:<br />●    Hardcoded (koda gömülü) dondurma — doğrudan blok zinciri koduna yazılmış mekanizmalar (BNB Chain, VeChain)<br />●    Konfigürasyon tabanlı dondurma — validator veya vakıf ayarları üzerinden yönetilen mekanizmalar (Sui, Aptos)<br />●    Zincir üzerindeki sistem kontratlarıyla çalışan dondurma (HECO)<br />Raporda öne çıkan bazı örnekler şöyle:<br />●    Sui, Cetus saldırısı sonrasında çalınan 162 milyon doları dondurdu.<br />●    Aptos, bu olayın ardından kara listeleme fonksiyonlarını sisteme ekledi.<br />●    BNB Chain, 570 milyon dolarlık köprü exploit’ini kontrol altına almak için hardcoded kara liste kullandı.<br />●    VeChain, 2019’da gerçekleşen 6,6 milyon dolarlık ihlal sonrasında fonları dondurarak erken bir örnek teşkil etti.<br />●    Cosmos’un modüler hesap yapısının gelecekte benzer müdahalelere imkân verebileceği belirtiliyor.</p>
<p>Bu örnekler, bazı blok zincirlerinin güvenlik ihlalleri sonrasında kullanıcı kayıplarını sınırlamaya yönelik teknik önlemler uygulayabildiğini göstermektedir.</p>
<p>Konu ile ilgili açıklama yapan Bybit Grup Risk Kontrolü ve Güvenlik Başkanı David Zong, “Blok zinciri, merkeziyetsizlik ilkesine dayanıyor, ancak araştırmamız birçok ağın tehditlere hızlı yanıt verebilmek için pragmatik güvenlik çözümleri geliştirdiğini ortaya koyuyor. Bybit, şeffaflık ve açık iletişim ilkelerini destekleyen sektör uygulamalarının gelişimini önemsemektedir.” dedi. </p>
<p>Lazarus Security Lab, rapor kapsamında kullanılan bir yapay zeka tabanlı analiz çerçevesinden yararlandı. Ardından uzman ekip, her bir bulguyu doğrulamak için manuel inceleme gerçekleştirdi.</p>
<p>Çalışma, acil durum müdahale mekanizmalarına ilişkin şeffaflığın blok zinciri yönetişimi açısından önem taşıyabileceğini belirtmektedir ve projelerin zincir üzerindeki faaliyetlere nasıl müdahale edebildiklerini kamuoyuna açık şekilde belirtmeleri gerektiğini vurguluyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bybitin-lazarus-security-labden-yeni-rapor-591574">Bybit&#8217;in Lazarus Security Lab&#8217;den yeni rapor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zorlu Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu&#8217;nu yayımladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zorlu-holding-2024-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-578008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Sep 2025 08:20:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[hedefler]]></category>
		<category><![CDATA[holding]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsam]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[nü]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<category><![CDATA[Zorlu Holding]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zorlu Holding Akıllı Hayat 2030 sürdürülebilirlik stratejisi çerçevesinde “İnsan Odaklı Ekosistemler” ve “Yenileyici İş Modelleri” başlıkları altında belirlediği hedeflere yönelik önceliklerini, Grup şirketleriyle birlikte attığı somut adımları ve performans sonuçlarını 2024 Sürdürülebilirlik Raporu ile paydaşlarına sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zorlu-holding-2024-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-578008">Zorlu Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu&#8217;nu yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zorlu Holding Akıllı Hayat 2030 sürdürülebilirlik stratejisi çerçevesinde “İnsan Odaklı Ekosistemler” ve “Yenileyici İş Modelleri” başlıkları altında belirlediği hedeflere yönelik önceliklerini, Grup şirketleriyle birlikte attığı somut adımları ve performans sonuçlarını 2024 Sürdürülebilirlik Raporu ile paydaşlarına sundu.</p>
<p><strong>2024’te Kapsam 1, 2 ve 3 salımlarında önceki yıla göre %22,7 azalma</strong></p>
<p>Zorlu Holding, “Yenileyici İş Modelleri” başlığı altında; “Net Sıfır Emisyon” ve “Döngüsellik” odağında yaptığı çalışmalarla, düşük karbonlu çözümleri ölçeklendirmeye, enerji verimliliğini artırmaya ve yenilenebilir kaynak kullanımını yaygınlaştırmaya devam ediyor. Rapor sonuçlarına göre Zorlu Holding ve Grup Şirketleri, 2024 itibarıyla, Kapsam 1, 2 ve 3 sera gazı emisyonlarında bir önceki yıla kıyasla %22,7 oranında azalma sağladı. 2020 baz yılına göre Kapsam 1 ve 2 salımları %37, Kapsam 3 salımları ise %15 azaltıldı. Toplam geri dönüştürülen atıklar %22 azaltılırken 123.034 ton atığın geri dönüşümü sağlandı. Bu sonuçlarla emisyon oranları düşürülürken, doğal kaynakların korunmasına ve döngüsel ekonominin desteklenmesine de katkı sunuldu. </p>
<p><strong>2024 yılında Ar-Ge’ye 2,9 milyar TL’lik yatırım</strong></p>
<p>Endüstri 4.0, dijitalleşme, büyük veri ve yapay zeka gibi teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek sürdürülebilirlik odaklı Ar-Ge çalışmaları da yürüten Zorlu Holding, 2024 itibarıyla, Ar-Ge ve inovasyona ayırdığı bütçeyi yaklaşık 1,2 katına çıkararak, FAVÖK’ünün %12’sine karşılık gelen 2,9 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Yapay zeka ve veri analitiği gibi ileri teknolojileri sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada etkin bir araç olarak kullanan Zorlu Holding, bu alanlardaki yatırımlarını artırarak yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor. </p>
<p><strong>İnsan odaklı ekosistemlerle kapsayıcı ve adil dönüşüm</strong></p>
<p>Sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda çalışanlardan iş ortaklarına, tedarikçilerden topluma kadar tüm paydaşları kapsayan bütünsel model benimseyen Zorlu Holding, “İnsan Odaklı Ekosistemler” ilkesiyle; çeşitlilik, kapsayıcılık ve fırsat eşitliğini kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Çalışan deneyimini geliştirmeye ve yetenekleri geleceğe hazırlamaya yönelik birçok programı devreye alıyor; gönüllülük çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Kapsayıcılığı ve çeşitliliği esas alan Eşit Bi’Hayat yaklaşımıyla özellikle kadınların iş gücüne katılımını ve eşit temsiliyetini artırmaya yönelik somut adımlar atıyor. </p>
<p>Zorlu Grubu, 2024 yılı itibarıyla beyaz yaka toplam kadın çalışan oranını %32’ye çıkardı. Kadın yönetici oranında da %33 seviyesine ulaşan Grup, elde edilen bu sonuçlarla daha adil, kapsayıcı ve insan odaklı bir yapı inşa etme kararlılığını bir kez daha gösteriyor.  </p>
<p><strong>Sürdürülebilirlik performansıyla ulusal ve uluslararası endekslerde istikrarlı yükseliş</strong></p>
<p>Zorlu Grubu’nun halka açık şirketleri, 2024 yılında da itibarlı ÇSY platformları, uluslararası endeksler ve raporlama girişimlerinde listelenmeye ve skorlarını yükseltmeye devam etti. Karbonsuzlaşma hedeflerini; küresel sıcaklık artışını 1,5°C senaryosu ile sınırlamaya uyumlu olarak belirleme taahhüdünde bulunan Grup şirketlerimiz hedeflerini Bilim Temelli Hedefler Girişimi’ne sundu. Bu doğrultuda Vestel Elektronik ve Vestel Beyaz Eşya için orta vadeli, Zorlu Enerji için ise uzun vadeli hedefler Bilim Temelli Hedefler Girişimi tarafından 2024’te onaylandı. Böylece bu şirketlerin iklim değişikliği ile mücadele odağındaki yol haritaları ve sürdürülebilirlik performanslarındaki şeffaf ve hesap verebilir yapı, uluslararası düzeyde belgelendirilmiş oldu. Şirketlerin CDP İklim Değişikliği ve CDP Su Güvenliği Programları’ndaki başarılı skorları ile, S&#038;P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi ve Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi için LSEG (London Stock Exchange Group) ESG değerlendirmesi gibi uluslararası itibarlı ÇSY platformlarındaki yüksek performansları da sürdürülebilirlik odağında kaydedilen ilerlemeyi tescilledi. </p>
<p>Zorlu Holding, geleceğe yönelik yol haritasını iklimle uyumlu, adil, kapsayıcı ve toplumsal faydayı önceleyen bir dönüşüm hedefiyle şekillendiriyor. Daha yaşanabilir bir dünya için paydaşlarıyla ortak değer üreten Holding, sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratmanın ve kalıcı etki bırakmanın en stratejik yolu olarak görüyor. Bu doğrultuda, tüm faaliyetlerini sürekli gelişim yaklaşımıyla daha yenileyici, kapsayıcı ve dirençli kılmak için kararlılıkla çalışıyor. </p>
<p>Zorlu Holding’in bu anlayışla hazırlanan, GRI uyumlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (United Nations Global Compact) kapsamındaki maddelerle ilgili ilerleme bildirimini de kapsayan 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na, Zorlu Holding web sitesi üzerinden ve aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. Raporda, Zorlu Grubu’nun Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkısı ve İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD) tavsiyelerine uyumu aktarılmaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zorlu-holding-2024-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi-578008">Zorlu Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu&#8217;nu yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hitit, İlk Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hitit-ilk-surdurulebilirlik-raporunu-yayinladi-568021</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 10:05:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[hitit]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568021</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havacılık teknolojileri alanında altı kıtadan 50 ülkedeki 72 partnerine havayolu yazılım çözümleri sunan Hitit, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hitit-ilk-surdurulebilirlik-raporunu-yayinladi-568021">Hitit, İlk Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Havacılık teknolojileri alanında altı kıtadan 50 ülkedeki 72 partnerine havayolu yazılım çözümleri sunan<em><strong> </strong></em>Hitit, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. Kamu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) duyurulan ve 2024 yılı sonuçlarını içeren rapor, TSRS 1 ve TSRS 2 standartlarına uygun olarak hazırlanırken, Sürdürülebilirlik Muhasebe Standartları Kurulu (SASB) tarafından geliştirilen sektör bazlı kriterler de dikkate alındı.</p>
<p>Rapor, Hitit’in 30 yılı aşkın süredir sürdürdüğü iş modelini farklı sermaye bileşenleri üzerinden ele alıyor. Finansal, varlık, entelektüel, insan, sosyal ve ilişki ile doğal sermaye başlıkları; şirketin misyonu, vizyonu, stratejileri, etik değerleri ve yönetişim yapısıyla ilişkilendirilerek değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, Ar-Ge çalışmalarının ve somut ürünlerin nasıl ortaya çıktığını, ulusal ve uluslararası pazarlarda nasıl farklılaştığını ortaya koyuyor.</p>
<p>2024 Sürdürülebilirlik Raporu, yalnızca finansal performansa değil; müşteri sayısı, pazar genişlemeleri, müşteri memnuniyeti ve insan kaynakları verilerine de yer veriyor. Raporda ayrıca, havacılık sektöründeki trendler, yapay zekâ, siber güvenlik, veri güvenliği ve iklim değişikliği gibi konuların iş modeli üzerindeki etkileri değerlendiriliyor.</p>
<p><strong>Sürdürülebilirliği kurumsal stratejinin merkezine alıyor</strong></p>
<p>Hitit, sürdürülebilirliği çevresel etkilerle sınırlı görmeyip, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) kriterlerini iş süreçlerine entegre etmeyi hedefliyor. Şirket, sürdürülebilirliği kurum stratejisinin bir parçası haline getirmeyi, yenilikçi yaklaşım ve kurum kültürüyle desteklemeyi ve etkin bir yönetişim yapısı üzerinden güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda paydaşlarla ilişkiler de önemseniyor ve sürdürülebilirliğin tüm ekosistemde aynı hassasiyetle ele alınması gözetiliyor.</p>
<p>Raporda Hitit’in rekabet avantajlarına da değiniliyor. Farklı ölçeklerdeki havayollarına uçtan uca çözüm sunabilme yetkinliği, müşteri memnuniyetindeki istikrar, farklı coğrafyalarda varlık göstermesi, havacılık ve yazılım alanındaki bilgi birikimi, iş ortaklıkları, yetenek yönetimi, çalışan bağlılığı ve çevik iş yapısı öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor.</p>
<p>Şirketin ana stratejisi, müşterilerinin başarısını “Partner” yaklaşımıyla paylaşmak üzerine kurulu. Raporda, kısa, orta ve uzun vadeli planlar bu çerçevede aktarılırken, iklim değişikliğiyle ilgili senaryo analizleri de paylaşılıyor. Risklerin finansal etkileri, olasılıkları ve değer zincirindeki yansımaları değerlendirilerek, bu risklerin yaratabileceği fırsatlar ve alınacak aksiyonlar kapsamlı bir tabloyla sunuluyor.</p>
<p><strong>2030’a kadar enerji tüketiminde yüzde 10 azaltma</strong></p>
<p>Enerji tüketimi verileri de raporda yer alıyor. Rapora göre, 2024 yılında satın alınan elektrik miktarı 921,04 GJ olurken, toplam enerji tüketimi ise 984,07 GJ olarak duyuruluyor. Enerji kullanımı, Kapsam-1 ve Kapsam-2 çerçevesinde düzenli olarak kamuya açıklanıyor. Hitit, 2030 yılına kadar enerji tüketimini 2024 seviyesine kıyasla yüzde 10 azaltmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç</strong>, rapor hakkında şunları söyledi: <em>“İlk sürdürülebilirlik raporumuz, yalnızca finansal göstergelerimizi değil; çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki taahhütlerimizi de paydaşlarımızla şeffaf bir şekilde paylaşmamızı sağlıyor. 30 yılı aşkın süredir sürdürdüğümüz iş modelimizi, yenilikçi yaklaşımımızı ve sorumlu büyüme stratejimizi sürdürülebilirlik perspektifiyle güçlendiriyoruz. Hedefimiz, Hitit ekosisteminin tüm paydaşlarıyla birlikte daha güçlü, yenilikçi ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmak.”</em></p>
<p>Finansal önemlilik analizi yaklaşımıyla hazırlanan Hitit’in TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’na İngilizce ve Türkçe olarak linkten erişilebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hitit-ilk-surdurulebilirlik-raporunu-yayinladi-568021">Hitit, İlk Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka&#8217;dan engellilik gerçeğine ayna tutan rapor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyakadan-engellilik-gercegine-ayna-tutan-rapor-543336</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jun 2025 12:11:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayna]]></category>
		<category><![CDATA[engellilik]]></category>
		<category><![CDATA[gerçeğine]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyakadan]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[tutan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543336</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında saha araştırmasıyla, engelli bireylerin yaşadığı temel sorunları ve beklentileri gün yüzüne çıkardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakadan-engellilik-gercegine-ayna-tutan-rapor-543336">Karşıyaka&#8217;dan engellilik gerçeğine ayna tutan rapor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında saha araştırmasıyla, engelli bireylerin yaşadığı temel sorunları ve beklentileri gün yüzüne çıkardı. Sosyal hizmetlerden erişilebilirliğe, eğitim ve istihdamdan toplumsal bakışa kadar çok boyutlu bulgular içeren “Engellilikte Gerçekler: Karşıyaka” başlıklı veri temelli bir rapor hazırlandı. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Bu rapor bize ışık tutacak, Karşıyaka’yı herkes için daha yaşanabilir bir kent haline getirme hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</b></p>
<p>“En büyük engel sevgisizliktir” anlayışıyla tüm vatandaşların hayata ve toplumsal yaşama eşit katılımı için çeşitli çalışmalar gerçekleştiren Karşıyaka Belediyesi, “Engellilikte Gerçekler: Karşıyaka” başlıklı bir rapor hazırladı. Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ne bağlı Vatandaş Katılım Birimi tarafından hazırlanan rapor kapsamında; sosyal destekten eğitime, erişimden toplumsal önyargılara kadar birçok başlıkta yapılan analizler, ilçedeki engelli bireylerin yaşadığı gerçek sorunları tüm yönleriyle ortaya koydu. Hazırlanan rapor kapsamında; anket yapılarak bire bir görüşülen özel gereksinimli bireylerin katılımıyla Sancar Maruflu Sivil Toplum Yerleşkesi’nde dayanışma buluşması gerçekleştirildi. Buluşmada rapordan elde edilen verilerin paylaşımı yapılırken bire bir görüşmelerde özel gereksinimli çocukların ilettiği ihtiyaçlar, yerleşkede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları tarafından temin edildi ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.</p>
<p><b>2 BİNDEN FAZLA KİŞİYLE ANKET YAPILDI</b></p>
<p>“Engellilikte Gerçekler: Karşıyaka” raporunun hazırlanması için yürütülen kapsamlı çalışmada; belediyeye bağlı merkezler, özel eğitim kurumları ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla 2 bin 325 engelli birey ve yakınıyla doğrudan temas kurularak anket yapıldı. Katılımcıların yarısına yakınını engelli bireyler, diğer yarısını ise onların bakımını üstlenen aile bireyleri oluşturdu. Raporda; bakım yükünü büyük oranda kadınların taşıdığı özellikle vurgulandı. Ayrıca; Karşıyaka’daki engelli bireylerin yaşamına dair eğitimden istihdama, sağlık hizmetlerinden sosyal yardımlara, kamusal alanlara erişimden toplumsal tutumlara kadar pek çok alanda çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Günlük yaşamda karşılaşılan yapısal engellerin hâlâ yaygın olduğu, sosyal hizmetlere erişimin sınırlı kaldığı ve istihdam oranlarının düşük seyrettiği tespit edildi. Sosyal yaşama katılım isteğinin yüksek olmasına rağmen fiziksel ve organizasyonel yetersizlikler nedeniyle bu katılımın çoğu zaman mümkün olamadığı da gözlemlendi.</p>
<p><b>“YOL HARİTAMIZ”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka’da kimsenin yaşamdan geri bırakılmadığı, herkesin eşit ve onurlu bir hayat sürdüğü bir kent hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Engelli bireylerin ve ailelerinin sesine kulak vermek, ihtiyaçlarını doğrudan onlardan dinleyerek çözüm üretmek bizim önceliğimizdir. Bu rapor, yalnızca bir tespit çalışması değil; aynı zamanda daha kapsayıcı, erişilebilir ve adil bir Karşıyaka için yol haritamız. Elde ettiğimiz veriler ışığında, sosyal hizmetlerden kentsel tasarıma kadar her alanda daha güçlü adımlar atmak için çalışacağız” diye konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyakadan-engellilik-gercegine-ayna-tutan-rapor-543336">Karşıyaka&#8217;dan engellilik gerçeğine ayna tutan rapor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky uzmanları, 2023 yılında günde ikiden fazla kritik siber olay rapor etti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmanlari-2023-yilinda-gunde-ikiden-fazla-kritik-siber-olay-rapor-etti-455806</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2024 10:54:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[ikiden]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[olay]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanları]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Managed Detection and Response (MDR) ekibine göre, doğrudan insan müdahalesi içeren yüksek ciddiyetli olayların sıklığı 2023 yılında günde iki adetin üzerine çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmanlari-2023-yilinda-gunde-ikiden-fazla-kritik-siber-olay-rapor-etti-455806">Kaspersky uzmanları, 2023 yılında günde ikiden fazla kritik siber olay rapor etti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>En son MDR Analist Raporunda finans, BT, kamu ve sanayi sektörleri başta olmak üzere tüm sektörlerde bu eğilim gözlemlendi.</strong></p>
<p>Yıllık olarak yayınlanan Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) Analist Raporu, raporda yer alan olaylar hakkında, niteliklerine, sektörlere ve coğrafi bölgelere göre dağılımlarıyla ilgili bilgi  sağlıyor. Rapor ayrıca saldırganların geçtiğimiz yıl kullandıkları en yaygın taktik, teknik ve araçları da vurguluyor. Bu sonuçlar, Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi (SOC) tarafından tespit edilen MDR olaylarının analizine dayanıyor.</p>
<p>Rapora göre tespit edilen tüm ciddi olayların %22,9&#8217;u kamu sektöründe kaydedildi. İkinci sırada BT şirketleri %15,4 ile yer alırken, onları sırasıyla %14,9 ve %11,8 oranında finans ve sanayi şirketleri takip etti.</p>
<p>Raporda yer alan olayların niteliğine bakıldığında, yaklaşık %25&#8217;inin bireyler tarafından gerçekleştirildiği görülüyor. Bunların %20&#8217;den biraz fazlası, Kaspersky tarafından daha önce hedefli saldırılar olarak sınıflandırılan, ancak müşterinin açık onayı üzerine &#8216;siber tatbikat&#8217; olarak belirlenen çeşitli &#8216;siber tatbikat&#8217; türlerini içeriyordu.</p>
<p>Ciddi sonuçlara yol açan kötü amaçlı yazılım saldırılarının oranı 2023&#8217;te önceki yıllara kıyasla biraz düşmüş ve rapor edilen toplam kritik olayların %12&#8217;sinden fazlasını oluşturdu. Bu düşüş, son yıllarda yüksek ciddiyete sahip olayların en küçük payını temsil ediyor ve bu durum “saldırıların metalaşmasına” bağlanıyor. Bu eğilim, kasıtlı veya kazara sızıntılar nedeniyle yaygın hale gelen hedefli kampanyalar yürütmek için önceden geliştirilmiş araçların yaygın olarak benimsendiğini gösteriyor. Söz konusu araçlar otomatik saldırı senaryoları uygulama girişimlerinde tekrar tekrar kullanılıyor.</p>
<p>2023 MDR&#8217;nin raporu ayrıca hedefli saldırı kalıntılarının, kamuya açık kritik güvenlik açıklarının ve sosyal mühendislik kullanımının tespit edildiği olayların %4-5 oranında olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi Başkanı <strong>Sergey Soldatov</strong>, şunları söyledi: <em>“2023&#8217;te Kaspersky daha az sayıda yüksek önem derecesine sahip olay tespit etti. Ancak orta ve düşük önem derecesine sahip olayların sayısında eş zamanlı bir artış gözlemlendi. Olayların bu şekilde yeniden dağılımı, saldırılara aktif insan katılımının görünür izleri olmadan kötü amaçlı yazılımların tespit edilmesiyle ilişkilendiriliyor. Bu durum “araçların metalaşması” ile açıklanabilir. Bununla birlikte, yüksek nitelikli olayların sayısının düşük olmasının mutlaka düşük hasar anlamına gelmediğini anlamak önemlidir. Hedefli saldırılar artık daha dikkatli planlanıyor ve daha tehlikeli hale geliyor. Bu nedenle, deneyimli SOC analistlerinin yardımıyla yönetilen etkili otomatik siber güvenlik çözümlerinin kullanılmasını öneriyoruz.”</em> </p>
<p>Gelişmiş saldırılara karşı korumayı artırmak için şirketlere etkili siber güvenlik çözümleri uygulamaları, bunları yönetmek için nitelikli uygulayıcılar tutmaları veya Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) ve Olay Müdahalesi gibi yönetilen güvenlik hizmetlerini benimsemeleri tavsiye ediliyor. Bu ürünler, tehdit tanımlamasından sürekli koruma ve düzeltmeye kadar tüm olay yönetimi döngüsünü kapsıyor. Bu hizmetler, kaçamak siber saldırılara karşı korunmaya, olayları araştırmaya ve bir şirketin güvenlik çalışanı olmasa bile ek uzmanlık sağlamaya yardımcı oluyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-uzmanlari-2023-yilinda-gunde-ikiden-fazla-kritik-siber-olay-rapor-etti-455806">Kaspersky uzmanları, 2023 yılında günde ikiden fazla kritik siber olay rapor etti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sistem Global&#8217;den Güneydoğu Asya pazarındaki fırsatlara mercek tutan rapor:</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sistem-globalden-guneydogu-asya-pazarindaki-firsatlara-mercek-tutan-rapor-424268</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 09:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[asya]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatlara]]></category>
		<category><![CDATA[globalden]]></category>
		<category><![CDATA[güneydoğu]]></category>
		<category><![CDATA[mercek]]></category>
		<category><![CDATA[pazarındaki]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[tutan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424268</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sistem Global’in, Türkiye’nin Singapur, Malezya ve Endonezya ile ticari ilişkilerine mercek tutan raporunda, Türkiye’nin söz konusu ülkelerle olan ekonomik etkileşimleri, ticaret hacmi, potansiyel yatırım ve iş birliği alanları detaylı bir şekilde ele alınıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sistem-globalden-guneydogu-asya-pazarindaki-firsatlara-mercek-tutan-rapor-424268">Sistem Global&#8217;den Güneydoğu Asya pazarındaki fırsatlara mercek tutan rapor:</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sistem Global’den Güneydoğu Asya pazarındaki fırsatlara mercek tutan rapor:</strong></p>
<p><strong>Türk İhracatçıları İçin Çeşitli Yatırım Fırsatları Dikkat Çekiyor</strong></p>
<p><strong>Sistem Global’in, Türkiye’nin Singapur, Malezya ve Endonezya ile ticari ilişkilerine mercek tutan raporunda, Türkiye’nin söz konusu ülkelerle olan ekonomik etkileşimleri, ticaret hacmi, potansiyel yatırım ve iş birliği alanları detaylı bir şekilde ele alınıyor.</strong></p>
<p>Şirketlere büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan <strong>Sistem Global</strong>, 2014’ten bu yana, Türkiye’nin Asya pazarındaki rekabet gücünün artırılması, Singapur, Malezya ve Endonezya gibi pazarlardan Türkiye’ye gelecek yabancı yatırımların teşvik edilmesi ve her iki ülke arasındaki ticaretin güçlendirilmesi hedefleri kapsamında çalışmalar yürütüyor. Asya Pasifik ülkelerine ihracat gerçekleştiren veya gerçekleştirmeyi hedefleyen firmalar için çeşitli araştırmalar yürüten Sistem Global, “Türkiye – Singapur, Malezya ve Endonezya Ticari İlişkileri Raporu” ile Asya pazarındaki fırsatlara mercek tutuyor.</p>
<p>Singapur, Malezya ve Endonezya’nın ithalat ve ihracat verilerinin incelendiği ve Türkiye ile ticari ilişkilerinin ele alındığı raporda, bölgenin ortak ihtiyaçlarına ve Türk ihracatçıları için çeşitli yatırım fırsatlarına da değiniliyor.</p>
<p><strong>Asya pazarına açılan kapı: Singapur</strong></p>
<p>Raporda yer alan bilgilere göre Türkiye’nin cari fazla verdiği ülkelerden biri olan Singapur’un başlıca ticari ortakları arasında transit ticaretin gerçekleştiği başta Çin, Malezya ve Endonezya olmak üzere ABD, Kore ve Japonya yer alıyor. Türkiye ihracatı ise 2021 yılında bir önceki yıla göre %159 artarak 890 milyon dolara ulaşmış ve 2019 yılındaki 750 milyon dolarlık rekor kırılmış durumda.</p>
<p>Singapur ekonomisini %73,6 ile hizmet, %26,4 ile sanayi, %14 ile elektronik ve endüstriyel üretim, %26 ile kimyasallar, %10 ile biyomedikal, %22 ile taşımacılık mühendisliği ve %11 ile genel imalat sektörleri oluşturuyor. 2021 yılında Singapur’un toplam ithalatı 406,9 milyar dolar gerçekleşirken 39,8 milyar dolar ile elektronik devreler, en çok ithal edilen ürün grupları arasında ilk sırada bulunuyor.</p>
<p>Asya Kalkınma Bankası’nın bölgedeki gelişmekte olan ülkelerin altyapı ihtiyaçlarının 2030 yılına kadar 26 trilyon doları aşacağı yönündeki öngörüsüne dikkat çekilen raporda, Singapur’un Türk firmalarının Güneydoğu Asya’daki altyapı yatırımlarına önemli bir geçit olarak konumlandığına dikkat çekiliyor.</p>
<p>Singapur ayrıca, Dünya Bankası tarafından yapılan, ülkelerin şirket kurma ve işe başlama, yapılaşma izni alma, krediye erişim, ticari anlaşmazlıkların çözülme hızı, vergi sistemleri, azınlık hissedar haklarını koruma gibi ticari mevzuatlarının ve iş hayatındaki uygulamalarının incelendiği Doing Business (Dünya İş Yapma Kolaylığı Endeksi) sıralamasında 190 ülke arasında iş yapma kolaylığı açısından uzun yıllardır ilk sıralarda yer alıyor.</p>
<p><strong>En cazip yatırım hedefi: Malezya</strong></p>
<p>2021 Dünya Rekabet Endeksi’ne göre dünyanın en rekabetçi 25’inci ekonomisine sahip Malezya’nın başlıca ticaret ortakları Çin, Singapur ve ABD. Tarım ve emtia bazlı ekonomiden güçlü üretim ve hizmet sektörlerine sahip bir ekonomiye başarılı bir şekilde geçen Malezya’nın gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) %30’undan fazlasını dış ticaret oluştururken işlerin %40’ının ise ihracat faaliyetleriyle direkt olarak bağlantısı bulunuyor.</p>
<p>Milken Enstitüsü tarafından oluşturulan Küresel Fırsat Endeksi’nde Malezya’nın 2022 yılı için en cazip yatırım hedefi olarak seçildiği bilgisine yer verilen raporda, yatırımların %89’unun Hollanda, Singapur, Çin, Avusturya ve Japonya ülkelerindeki yatırımcılar tarafından gerçekleştirildiği ve yatırımların çoğunun imalat, hizmet sektörü ve birincil sektörlerde gerçekleştiğine dikkat çekiliyor.</p>
<p>Türkiye – Malezya ticari ilişkilerinin detaylı analizinin yapıldığı raporda, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ve Havelsan gibi kurumların Malezya’daki faaliyetleri dolayısıyla Malezya’nın Türkiye için uzun zamandır istikrarlı bir teknoloji ithalatçısı ve kullanıcısı olduğu ifade ediliyor. İki ülke arasındaki iş ilişkilerinin karşılıklı olduğu, ortaklıkların her iki ülke için de istihdam ve kariyer fırsatları sağladığının altı çizilerek, Malezya’nın Türkiye’ye yaptığı yatırımın 2.6 milyar dolardan fazla olduğu bilgisine yer veriliyor.</p>
<p><strong>Küresel helal endüstrisi 5 yıl içinde 11.2 trilyon dolara ulaşacak</strong></p>
<p>Malezya aynı zamanda küresel helal endüstrisinde öncü olduğuna vurgu yapılırken, helal sanayi sektörünün değerinin 2028’e kadar 11.2 trilyon dolara çıkması beklendiği ifade ediliyor. Buna göre Malezya, helal endüstrisinde kapsamlı bir ekosistem sunarak, Müslüman ülkeler için önemli fırsatlar sunuyor.</p>
<p>Ayrıca, Dünya genelinde ikinci büyük palm yağı ihracatçısı olan Malezya, 2021’de Türkiye’ye gıda, ev ve kişisel bakım sektörlerinde kullanılmak üzere 1.06 milyar doların üzerinde palm yağı ve ürünü ihraç etti.</p>
<p><strong>Altyapı malzemelerinde yüksek talep</strong></p>
<p>Rapora göre Endonezya’da altyapı eksikliği, ekonomik ve sosyal kalkınmanın tam potansiyeline ulaşmasına engel oluyor. Önemli miktarda demir-çelik ve diğer altyapı malzemelerine ihtiyaç duyan Endonezya, bu ürünlerin ancak ithalatını gerçekleştirebiliyor. Endonezya’daki bu ihtiyaç ve Türkiye’nin demir sektöründeki konumu, Türk ihracatçıları için bir fırsat olarak görülüyor.</p>
<p>Endonezya bir takımada ülkesi olduğu için ülkenin iletişim altyapısının kendine has zorluklar barındırıyor olması, raporda değinilen bir diğer unsur olarak yer alıyor. Ulaşım, bilgi ve iletişim altyapısının geliştirilmesinin gerektiği vurgulanırken özellikle, inşaat sektöründeki altyapı ihtiyacının altı çiziliyor.</p>
<p><strong>Endonezya’ya 271 milyon dolar hacminde ihracat yaptık</strong></p>
<p>Rapora göre Endonezya’nın sürekli bir büyüme ivmesiyle artan ithalat hacmi, 2021 yılında 195 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin Endonezya’ya ihracatı ise 271 milyon dolar seviyesinde. Özellikle son yıllarda buğday unu, zeytinyağı, zeytin, domates sosu, kuru ve sert kabuklu meyveler, tütün, yaş meyve ve sebzelerin yanı sıra sanayi ürünleri, demir çelik ürünleri, değirmen makineleri, gıda işleme, paketleme makineleri ve ekipmanları, tekstil makineleri, ağaç işleme makineleri, inşaat malzemeleri, mermer, halı, seccade ve savunma sanayi ürünleri gibi ürünler için potansiyel bir pazar olan Endonezya; Türk yatırımcılar için çeşitli fırsatlar sunuyor.</p>
<p>Raporun tamamına ulaşmak için:</p>
<p>https://www.sistemglobal.com.tr/raporlar/turkiye-singapur-malezya-ve-endonezya-ticari-iliskileri-raporu/</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sistem-globalden-guneydogu-asya-pazarindaki-firsatlara-mercek-tutan-rapor-424268">Sistem Global&#8217;den Güneydoğu Asya pazarındaki fırsatlara mercek tutan rapor:</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sistem Global Danışmanlık&#8217;tan Türkiye bilişim sektörünün ihracat bilançosuna ışık tutan rapor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sistem-global-danismanliktan-turkiye-bilisim-sektorunun-ihracat-bilancosuna-isik-tutan-rapor-366431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 12:14:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilançosuna]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlıktan]]></category>
		<category><![CDATA[global]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[rapor]]></category>
		<category><![CDATA[sektörünün]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[tutan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=366431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sistem Global Danışmanlık, Türkiye bilişim sektörünün ihracat bilançosuna ışık tutan “İhracat Ekosistemi ve Bilişim Sektörüne Yansımaları” raporunu yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sistem-global-danismanliktan-turkiye-bilisim-sektorunun-ihracat-bilancosuna-isik-tutan-rapor-366431">Sistem Global Danışmanlık&#8217;tan Türkiye bilişim sektörünün ihracat bilançosuna ışık tutan rapor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sistem Global Danışmanlık, Türkiye bilişim sektörünün ihracat bilançosuna ışık tutan “İhracat Ekosistemi ve Bilişim Sektörüne Yansımaları” raporunu yayınladı. Türkiye’nin ihracat gelişiminde bilişim şirketlerinin payını inceleyen rapor, aynı zamanda bilişim şirketlerinin ihracat faaliyetlerine yönelik hibe ve teşvik programları hakkında detaylı bir rehber niteliğinde. </strong></p>
<p>İhracatla uluslararası büyüme gerçekleştirmek isteyen şirketlere profesyonel danışmanlık hizmetleri sağlayan <strong>Sistem Global</strong> <strong>Danışmanlık</strong>, daha güçlü bir Türkiye için yenilikçi ve global ölçekte değer yaratma hedefiyle gerçekleştirdiği sektör araştırmalarına bir yenisini daha ekledi. Türkiye’nin ihracat karnesine dair önemli bilgiler içeren “İhracat Ekosistemi ve Bilişim Sektörüne Yansımaları” raporu, Türkiye ihracat ekosisteminde bilişim şirketlerinin payını alt sektör kırılımları vererek mercek altına alıyor. Teknoloji temelli ürün ve hizmet ihracatının katma değer potansiyeline yönelik bulguların yer aldığı raporda, ihracatta alternatif rotaların barındırdığı fırsatlara da dikkat çekiliyor. </p>
<p>Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan “Bilişim Sektörü ve Ar-Ge, Yatırım Ekosistemine Yansımaları” raporunun devamı niteliğindeki bu yeni rapor ayrıca, Ticaret Bakanlığı’na bağlı İhracatçı Birlikleri’nin şirketlere sunduğu hibe ve teşvik programları hakkında detaylı bilgiler sunuyor.</p>
<p><strong>Bilişim ihracatı yüzde 58 arttı</strong></p>
<p>2021 verileri baz alınarak hazırlanan raporda, Türkiye’nin ihracat hacminin 2021 yılında yüzde 33 artarak 225,4 milyar dolara ulaştığı bilgisine yer veriliyor. Bu artışın net ihracat büyümesine katkısının 4,9 puan olduğu belirtilirken en çok ihracat yapılan sektörler sırasıyla otomotiv, kimyevi maddeler, çelik, hazır giyim ve elektrik – elektronik. Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün Türkiye’nin toplam ihracat hacmi içindeki payı ise 2 milyar dolar büyüklüğünde. </p>
<p>Global bilgi ve iletişim teknolojileri pazarı 2021 yılında yüzde 13’lük büyüme göstererek 4,3 trilyon dolar seviyesine yükseldi. Türkiye bilişim sektörü ise 2021 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 58’lik artış göstererek 17,5 milyar TL’lik ihracat gerçekleştirdi. </p>
<p><strong>Her iki Bilişim 500 şirketinden biri ihracat yapıyor</strong></p>
<p>Türkiye’nin ciro baz alınarak belirlenen en büyük 500 bilişim şirketini ortaya koyan Bilişim 500 Araştırması’na katılan şirketler özelindeki analizlerin de yer aldığı rapora göre, Bilişim 500 araştırmasına katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 55’i ihracat gerçekleştirdi. Bu ihracattan elde edilen toplam gelir ise 4 milyar 600 bin TL.</p>
<p>Raporda, ihracat gelirlerinin 2021’de bir önceki yıla göre yüzde 30 artış gösterdiği belirtilirken, gelirlerin yüzde 37’sinin donanım, yüzde 32’sinin yazılım, yüzde 31’inin hizmet ihracatından elde edildiği bilgisine yer veriliyor. </p>
<p><strong>İhracatta büyüme yarışının lideri yazılım sektörü oldu</strong></p>
<p>Bir önceki seneye göre toplam net gelir artışında yüzde 40 büyüme gösteren yazılım sektörünün, ihracat gelirlerini yüzde 59 oranında arttırması ise yazılım firmalarının ihracattaki başarılarına dikkat çeken veriler arasında yer alıyor.</p>
<p>Bilişim 500 şirketleri arasında en yüksek ihracat geliri elde eden firmalar sıralamasında, yazılım kategorisinde <strong>Roof Stacks Yazılım</strong>, donanım kategorisinde<strong> Corning Optik İletişim</strong> ve hizmet kategorisinde <strong>Teleperformance Türkiye </strong>birinci oldu.</p>
<p><strong>İhracatın yüzde 42’si Avrupa’ya yapılıyor</strong></p>
<p>Raporda yer alan bilgilere göre, ihracat yapan firmaların yüzde 42’si Avrupa’ya ihracat gerçekleştiriyor. İhracat yapılan bölgelerde Avrupa’dan sonra Orta Doğu ve Türki Cumhuriyetler yer alıyor. </p>
<p>İhracat yapılan bölgelerin çeşitlendirilmesinin Türkiye bilişim sektörün ve ihracat ekosisteminin gelişimi açısından önemine işaret edilen raporda, Asya/Pasifik ve Afrika bölgelerinin potansiyeline de dikkat çekilerek firmaların potansiyeli yüksek yeni pazarlar için hedef pazar tespiti yapmaları öneriliyor.</p>
<p>Raporda ayrıntılarına yer verilen hibe ve teşvik programları ise şöyle:</p>
<ul>
<li>Uluslararasılaşma / Faaliyet Bazlı ve E-Turquality Destekleri</li>
<li>Yurt Dışı Ürün, Hizmet, Marka, Patent, Fikri Mülkiyet Tescil ve Koruma Desteği</li>
<li>Rapor ve Veri Analiz Desteği</li>
<li>Belgelendirme Desteği</li>
<li>Yurt Dışı Arama Desteği</li>
<li>E-Ticaret Site ve Platformlar ile Uluslararası Kuruluşlara bireysel üyelik desteği</li>
<li>Yazılım, Mobil Uygulama</li>
<li>Dijital Oyun Geliştirme Desteği</li>
<li>Kiralama Giderleri Desteği</li>
<li>Pazara Giriş Desteği</li>
<li>Reklam Tanıtım ve Pazarlama Desteği</li>
<li>Ürün Yerleştirme Desteği</li>
<li>Etkinlik Desteği</li>
<li>Yurt Dışı Birim Desteği</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sistem-global-danismanliktan-turkiye-bilisim-sektorunun-ihracat-bilancosuna-isik-tutan-rapor-366431">Sistem Global Danışmanlık&#8217;tan Türkiye bilişim sektörünün ihracat bilançosuna ışık tutan rapor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
