<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>püf | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/puf/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/puf</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Feb 2026 12:42:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>püf | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/puf</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ramazan&#8217;da Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari-613839</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 12:42:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613839</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi diyetisyen hekimleri Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari-613839">Ramazan&#8217;da Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi diyetisyen hekimleri Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri paylaştı.<br />Beylikdüzü Belediyesi diyetisyen hekimleri, Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri vatandaşlarla paylaştı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte beslenme düzeninde yaşanan değişimlere dikkat çeken diyetisyen hekim Merve Akdeniz ve Betül Arda, uzun süreli açlık sonrası doğru yemek tercihleri konusunda önemli bilgilendirmelerde bulundu. Öte yandan diyetisyen hekimler, iftar sofrasında dengeli bir tabak oluşturulması gerektiği ve proteinin, sağlıklı yağların, lifli gıdaların ve kontrollü karbonhidratın bir arada bulunması gerektiğini belirtti. Diyetisyenler karbonhidrat ağırlıklı bir öğünün ani insülin iniş çıkışlarına yol açabileceği aktarırken amaçlarının bir anda doymak değil, tokluk süresini daha uzun ve dengeli şekilde sürdürmek olduğunu vurguladı.<br />“En çok dikkat edilmesi gereken konu kesinlikle su tüketimi”<br />Ramazan ayında su tüketimine dikkat çeken diyetisyen hekim Betül Arda “Ramazan boyunca en çok dikkat etmeleri gereken konu kesinlikle su tüketimi. Zaten gündelik iki, iki buçuk litre su tüketimine ihtiyacımız varken Ramazan ayında uzun süreli susuzluktan dolayı bunu biraz kaçırabiliyorlar. İftar ve sahur arasına yayarak bu iki litreyi tüketmelerinin öneminden özellikle bahsediyoruz. Bu noktada çay, kahve yerine sadece suyla sıvı desteğini almaları çok önemli. Aslında oruç vücudumuzda biriken toksinlerden kurtulmak için mükemmel bir destekleyici. Ama kronik rahatsızlığı olan yaşlı bireylerimizin bunu doktorlarının kontrolü altında yapmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p>“Dengeli bir tabak oluşturulması gerekiyor”</p>
<p>Diyetisyen Merve Akdeniz ise “Öncelikle uzun süre açlık sonrası orucumuzu hurmayla açabiliriz. Bunun dışında bir meyve önermiyoruz. Çünkü ani insülin, dalgalanmaları yaşamanızı istemeyiz. Sonrasında bir kâse çorbayla devam edebiliriz. Ardından dengeli bir tabak oluşturulması gerekiyor. Protein, karbonhidrat, sağlıklı yağ ve liften zengin sebzelerin bir arada yer aldığı; karbonhidrat ağırlıklı olmayan bir öğün tercih edilmeli. Aksi halde gün içerisinde tokluk süresi kısalabiliyor ve enerji dalgalanmaları yaşanabiliyor. Sahurda klasik bir kahvaltı düşünebiliriz. Ama kızartma, hamur işi gibi ya da geceden kalan yemekleri yememeliyiz ki gün içerisinde susama, halsizlik gibi durumlar yaşamayalım” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari-613839">Ramazan&#8217;da Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık için doğru ayakkabı seçiminde 7 püf nokta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglik-icin-dogru-ayakkabi-seciminde-7-puf-nokta-587828</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 12:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayağı]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[seçiminde]]></category>
		<category><![CDATA[topuk]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587828</guid>

					<description><![CDATA[<p>Farkında olmadan yapılan hatalı ayakkabı tercihleri, günlük koşuşturma ile birleştiğinde uzun vadede ayak sağlığını olumsuz etkileyerek deformitelere ve hareket kısıtlılıklarına yol açabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-icin-dogru-ayakkabi-seciminde-7-puf-nokta-587828">Sağlık için doğru ayakkabı seçiminde 7 püf nokta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Farkında olmadan yapılan hatalı ayakkabı tercihleri, günlük koşuşturma ile birleştiğinde uzun vadede ayak sağlığını olumsuz etkileyerek deformitelere ve hareket kısıtlılıklarına yol açabiliyor. Ayakkabının; materyali, topuk yüksekliği, ayağı kavrayışı ve parmak genişliği gibi unsurların yalnızca konforu değil, kas-iskelet sistemini de doğrudan etkilediğinin altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, “Özellikle uzun süre ayakta kalan kişilerde, yanlış ayakkabı seçimiyle geçirilen yıllar sonucunda; topuk dikeni, başparmak çıkıntısı, taban çökmesi, nasır, tendon ve eklem hasarları gibi rahatsızlıklar sıkça görülüyor” dedi.</strong></p>
<p>Ayakkabı seçiminin estetik değil sağlık odaklı bir karar olması gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, “Ayaklar, tüm vücudun yükünü taşıyan temel yapıdır. Yanlış ayakkabı seçimi yalnızca ayak ağrılarına değil; diz, kalça ve bel bölgesinde duruş bozukluklarına da yol açabilir. Ayağın doğal yapısını destekleyen ve anatomik dengeyi koruyan ayakkabılar hem günlük yaşam konforu hem de uzun vadeli ortopedik sağlık açısından büyük önem taşır” dedi.</p>
<p><strong>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, yanlış ayakkabı seçiminden kaynaklanan şekil bozukluklarını önlemek için dikkat edilmesi gereken 7 noktayı sıraladı:</strong></p>
<p><strong>Topuk yüksekliği çok önemli</strong></p>
<p>Ayağın doğal pozisyonunu koruyabilmesi için ne çok yüksek topuklu ne de tamamen düz tabanlı ayakkabılar tercih edilmeli. 3–4 santimetrelik topuk yüksekliği, vücut ağırlığının dengeli dağılması açısından en ideal seviye kabul edilir.</p>
<p><strong>Ön kısmı esnek ve yumuşak olmalı</strong></p>
<p>Ayakkabının burun bölümü parmakları sıkıştırmamalı, esnek yapısıyla ayağın doğal hareketine izin vermeli. Bu özellik hem kan dolaşımını destekler hem de nasır ve şekil bozukluğu riskini azaltır.</p>
<p><strong>Topuk kısmı sağlam olmalı</strong></p>
<p>Ayakkabının arka bölümü ayağı tam kavramalı ve yeterince sert materyalden üretilmiş olmalı. Bu yapı, topuğun sabitlenmesini sağlar, ayak bileğinin gereksiz hareket etmesini engeller ve burkulma riskini önemli ölçüde azaltır.</p>
<p><strong>Ayak formuna uygun kalıp seçilmeli</strong></p>
<p>Ayakkabı modeli, kişinin anatomik yapısına uyum sağlamalı, parmakların rahatça hareket edebileceği genişlikte olmalı. Dar kalıplı modeller uzun vadede kemik ve eklem yapısında kalıcı bozulmalara yol açabilir.</p>
<p><strong>Nefes alabilen malzemeler tercih edilmeli</strong></p>
<p>Deri veya kumaş gibi hava geçirgenliği yüksek materyaller ayağın terlemesini önler ve cilt sağlığını korur. Plastik veya sert sentetik malzemeler ise hava akışını engelleyerek ayakta mantar ve tahriş riskini artırır.</p>
<p><strong>Her aktiviteye uygun ayakkabı seçilmeli</strong></p>
<p>Uzun yürüyüşler, spor aktiviteleri veya iş ortamları gibi farklı koşullar için destekleyici ve fonksiyonel ayakkabılar kullanılmalı. Tek tip ayakkabıyla her ortamda bulunmak, ayak sağlığını olumsuz etkiler.</p>
<p><strong>Ayak bileği iyi desteklenmeli</strong></p>
<p>Bileği saran ve destekleyen ayakkabılar tercih edilmeli. İnce topuklu ya da babet tarzı düz ayakkabılardan bilek desteği sağlamadıkları için olabildiğince uzak durulmalı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglik-icin-dogru-ayakkabi-seciminde-7-puf-nokta-587828">Sağlık için doğru ayakkabı seçiminde 7 püf nokta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Postmortem Toksikoloji&#8221; analizlerinin püf noktaları konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-postmortem-toksikoloji-analizlerinin-puf-noktalari-konusuldu-586937</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 13:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[analizlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[postmortem]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[Toksikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serap Anette Akgür’ün koordinasyonunda “Postmortem Toksikoloji”  etkinliği düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-postmortem-toksikoloji-analizlerinin-puf-noktalari-konusuldu-586937">EÜ&#8217;de &#8220;Postmortem Toksikoloji&#8221; analizlerinin püf noktaları konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serap Anette Akgür’ün koordinasyonunda “Postmortem Toksikoloji”  etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Manisa Adli Tıp Kurumu’ndan Uzm. Dr. Gökçe Karaman konuşmacı olarak yer alırken Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Eğitim Salonunda hibrit olarak gerçekleşen etkinliğe akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Etkinlikte, postmortem toksikoloji analiz sonuçlarının doğru yorumlanması, bu süreçte karşılaşılan zorluklar ve dikkat edilmesi gereken kritik noktalar derinlemesine ele alındı.</p>
<p>Postmortem Toksikolojinin tanımını yapan Uzm. Dr. Gökçe Karaman, “Postmortem adli toksikoloji, ölen bireyin vücudundaki toksik maddeleri ve bulguları mahkemelerde kanıt olarak sunan adli toksikolojinin özel bir dalıdır. Özellikle ölüm sonrası gelişen biyokimyasal değişiklikler, bu alandaki en önemli zorluklardan biridir. Ölümden sonra bakteriler vücutta aktif hale geliyor ve bu da etanol miktarında artışa neden olabiliyor. Fermantasyon sonucu alkol oluşabiliyor. Bu noktada, cesette tespit edilen alkolün kişinin kendisi tarafından mı alındığı yoksa bakteriyel üretim sonucu mu ortaya çıktığı sorusu gündeme geliyor. Alkol analizlerinde göz içi sıvısı artık standart bir örnek haline geldi. Bu sıvı, diğer dokulara göre daha az bozulmaya uğradığı için güvenilir sonuçlar elde etmemizi sağlıyor” dedi.</p>
<p><b>“Örneklerin uygun koşullarda taşınması önemli”</b></p>
<p>Otopsi sürecinin zamanlamasının ve örneklerin uygun şekilde alınmasının kritik önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Karaman, “Ölümden sonra otopsi ne kadar gecikirse, bakteriyel aktivite de o kadar artıyor. Özellikle kış aylarında karbonmonoksit zehirlenmesi vakalarıyla sık karşılaşıyoruz. Bu tür olgularda karboksihemoglobin düzeyi belirleyici oluyor. Örnekler uygun tüplere alınmalı, doğru şekilde korunmalı ve laboratuvara dikkatle ulaştırılmalı. Çünkü taşınma süresi, sıcaklık koşulları bile analiz sonuçlarını etkileyebiliyor” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-postmortem-toksikoloji-analizlerinin-puf-noktalari-konusuldu-586937">EÜ&#8217;de &#8220;Postmortem Toksikoloji&#8221; analizlerinin püf noktaları konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatlı Krizini Yenmenin 8 Püf Noktası!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tatli-krizini-yenmenin-8-puf-noktasi-460937</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2024 09:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[krizini]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[yenmenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=460937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazen yemek sonrası bazen de durduk yerde canınız ille de tatlı mı çekiyor? Üstelik son zamanlarda bu bir alışkanlık haline mi dönüştü?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatli-krizini-yenmenin-8-puf-noktasi-460937">Tatlı Krizini Yenmenin 8 Püf Noktası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tam da yaz aylarında ince ve fit olmak isterken, önce masumane başlayıp zamanla tehdide dönüşen tatlı yeme isteğine nasıl karşı koyacağınızı bilemiyor musunuz? Umutsuzluğa kapılmayın! </p>
<p><strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Nur Erdoğan</strong> “Tatlı isteği bazen henüz tanı almadığımız diyabet hastalığının ilk belirtilerinden de olabilir. Bu nedenle düzenli kan testi yaptırmak; vücudumuzdaki hastalıkları öğrenmek ya da eksikliğini yaşadığımız vitamin ve mineral eksikliklerini saptamak açısından çok kıymetlidir.</p>
<p>Eğer tatlı isteğinin altında ciddi bir sağlık sorunu yatmıyorsa günlük yaşam alışkanlıklarınızda bazı basit ama etkili değişiklikler yaparak tatlı krizini önleyebilirsiniz” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan, tatlı krizini yenmenin 8 püf noktasını sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Meyve ile tatlandıracağınız yoğurt/süt tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Canınız tatlı çektiğinde mevsim meyvesi ile tatlandıracağınız bir kase yoğurt tercih edin. Bu karışım hem tatlı isteğinizi giderecek hem de kan şekerinizin aniden yükselmesini ve sindirim sürelerini uzatarak daha hızlı acıkmanızı önleyecektir. </p>
<ul>
<li><strong>Mutlaka ara öğün yapın</strong></li>
</ul>
<p>Uzun süreli açlıklarda kan şekeri düşer ve bu vücutta tatlı isteği şeklinde algılanabilir. Bu nedenle beslenmenize ara öğün ekleyerek kan şekeri dengesini sağlayabilir ve canınızın tatlı çekmesini engelleyebilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Yeterince su içmeyi ihmal etmeyin</strong></li>
</ul>
<p>Beyinde susama ve acıkma aynı yerden kontrol edilir. Bu nedenle bazen susuzluk hissi, açlık veya tatlı isteğiyle karıştırılabilir. Su tüketimini yeterli miktarda yapmak gereksiz kalori alımının da önüne geçmek için en sağlıklı yöntemdir. </p>
<ul>
<li><strong>Basit karbonhidrattan uzaklaşın</strong></li>
</ul>
<p>Beslenmenizde glisemik indeksleri düşük olan beyaz un ve şeker gibi basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlara yer vererek kan şekerinizin daha yavaş yükselmesini destekleyebilirsiniz. Tam buğday, sebze, kurubaklagiller gibi kompleks karbonhidratlar kan şekerinizin daha yavaş yükselmesine yardımcı olurken tatlı isteklerini de engeller.</p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Yeterli ve kaliteli uyuyun</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan “Yapılan çalışmalar 5 saat ve daha az uyumayı şekerli içecek tüketimiyle ilişkili buluyor. Çünkü uykusuz kalınca günlük enerjimiz düşüyor ve onu toplamak için sürekli atıştırmalık tüketiyoruz. Tatlı isteği ya da atıştırma yanılgısına düşmemek için uykunuzu aldığınıza, yeterli ve kaliteli uyuduğunuza emin olun” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Posalı besinler tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Besinlerde yer alan posa (lif) midenin boşalmasını geciktirerek daha uzun süre tok kalmayı sağlar. Kan şekerinin ani yükselmelerini de engelleyerek hep aynı seviyelerde olmasını ve tatlı isteğini engellemeye yardımcı olur.</p>
<ul>
<li><strong>Çay ve kahve yerine bitki çayını tercih edin</strong></li>
</ul>
<p>Çay ve kahve gibi alışkanlıklar tatlı atıştırmalıkları hatırlatır. Herhangi bir mide, bağırsak, böbrek veya tansiyon hastalığınız yoksa çay ve kahve yerine günde bir fincan kadar bitki çayı (içine tarçın kabuğu, karanfil katarak) tüketerek tatlı isteğini bastırabiliriz. </p>
<ul>
<li><strong>Düzenli sağlık kontrolünüzü yaptırın</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan “Tatlı isteği bazen henüz tanı almadığımız diyabet hastalığının ilk belirtilerinden de olabilir. Bu nedenle düzenli kan testi yaptırmak; vücudumuzdaki hastalıkları öğrenmek ya da eksikliğini yaşadığımız vitamin ve mineral eksikliklerini saptamak açısından çok kıymetlidir” diyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatli-krizini-yenmenin-8-puf-noktasi-460937">Tatlı Krizini Yenmenin 8 Püf Noktası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yağdan Kilo Vermenin 6 Püf Noktası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yagdan-kilo-vermenin-6-puf-noktasi-458605</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 08:08:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[vermenin]]></category>
		<category><![CDATA[yağdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fazla kilolarından kurtulmaya çalışanların çok sık başına gelir; yağdan değil kaslardan vermek! Zira kilo vermek için yapılan kalori kısıtlı diyetler yeterli protein içermiyorsa azaltılan enerji kaslardan karşılanıyor ki bu da kas kaybına yol açıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yagdan-kilo-vermenin-6-puf-noktasi-458605">Yağdan Kilo Vermenin 6 Püf Noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı</strong> “Sağlıklı kilo verme hızı ayda 3-6 kg. arasında değişir. Kilo verme hedefini çok yüksek tutarak dengesiz ve çok kısıtlı beslenmek kas kaybına neden olur; bu da metabolizma hızının yavaşlamasına, vücut direncinin ve performansının azalmasına, yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlere, yaşam kalitesinin düşmesine yol açar.  </p>
<p>Üstelik ‘yo-yo sendromu’ da kaçınılmazdır yani hızlı verilen kilolar hızla geri alınır. Bu nedenle doğru ve kalıcı kilo kaybı için mutlaka egzersizle desteklenen, kişiye özgü planlanmış beslenme programı uygulanması gerekir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı yağdan kilo vermenin 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Doğru beslenin</strong></p>
<p>Her bireyin farklı metabolik yapıları ve yaşam şekli olduğundan öncelikle kişiye uygun ve sürdürülebilir beslenme şeklinin bulunması sağlıklı kilo kaybında kritik önem taşıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo kaybının hedefi yeterli protein tüketerek kas kütlesini koruyup yağdan vermektir. Yağ kaybı alınan kalorinin harcanan kaloriden daha olduğu dengeli diyetlerle mümkündür. Günlük alınan gıdaların porsiyon kontrolünü yapmak, açlık tokluk sinyallerine dikkat etmek, yemek seçimlerini daha sağlıklı gıdalardan yapmak önemlidir” diyor. <strong> </strong></p>
<p><strong>İyi karbonhidrat tüketin</strong></p>
<p>Vücut yağ oranı yanlış karbonhidrat tüketimiyle artıyor. Fazla tüketilen şeker, şekerli içecekler, pasta, kek, bisküvi gibi hızlı kana geçip insülin salgısını hızlı artıran gıdalar, harcanandan fazla kalori alımı ve hareketsiz (sedanter) yaşam vücutta yağ oranını artırıyor. Yağ kaybının sağlanması için beslenmeden tamamen karbonhidratları çıkarmanın doğru olmadığını belirten Dyt. Fatma Turanlı şöyle konuşuyor: “İyi karbonhidratlar olarak sayılabilecek yulaf, bulgur, kinoa, karabuğday, çavdar ekmeği gibi gıdalar hem içerdikleri lif, vitamin ve mineraller açısından hem de tokluk hissini artırdıkları için diyet programlarında düşük porsiyonlarda yer almalıdır. Şeker ve şekerli içecek ve yiyeceklerden uzak durulmalıdır.”</p>
<p><strong>Düzenli egzersiz yapın</strong></p>
<p>Zayıflama sürecinde uygulanan diyetin mutlaka egzersizle desteklenmesi gerekiyor. Düzenli egzersiz kaybedilen kilonun daha çok yağdan verilmesine yardımcı olurken, insülin duyarlılığı ve metabolizma üzerinde olumlu etkiler sağlıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Kardiyo egzersizler yağ yakımı açısından önerilir, uygun ağırlık veya direnç egzersizleri de kas kütlesini artırmak için önemlidir. Günlük adım sayısının 5000 adım altında olmamasına, haftada 3 gün 45-50 dak. yürüyüş yapılmasına dikkat edilmelidir. Yapılacak egzersiz programları kişiye uygun olacak şekilde uzmanı tarafından planlanmalıdır. Yanlış yapılan egzersizler sorunlara, sakatlanmalara yol açabilir” diyor. </p>
<p><strong>Bu besinlere sofranızda yer verin</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, kilo vermek için mucize yaratan gıda veya içecek olmadığını, bazı besinlerin ise kilo vermeye yardımcı olabileceğini belirterek bu besinleri şöyle açıklıyor: “Yeşil çayda kateşinler, kafein, acı biberde kapsaisin, ananasta bromelin gibi bileşikler metabolizma hızını artırır. Tarçın krom içeriği ile insülin etkinliğini artırmaya yardımcı olur, tatlı yeme isteğini azaltır. Brokoli, kereviz, lahana gibi posa ve mineral vitamin içeriği yüksek sebzeler tokluk hissini artırmaları ve bağırsak çalışmasına yardımcı olmaları dolayısıyla günlük beslenme programına ilave edilmelidir.”</p>
<p><strong>Yeterli ve düzenli uyuyun </strong></p>
<p>Yetersiz uyku büyüme hormonu salınımını olumsuz etkilerken bu da protein sentezini ve dolayısıyla kas yapısını bozabiliyor. Vücudun günde 7-8 saat uykuya ihtiyacı olduğunu belirten Turanlı şöyle konuşuyor: “Yetersiz düzeyde uyku kortizol seviyesinde artışa neden olabilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda; kortizol düzeyi yüksekliği obezite, insülin direnci ve vücut yağ oranı artışıyla ilişkilendirilmiştir. Kaliteli uyku mutluluk ve dinlenmiş bir vücutla güne daha enerjik başlanmasını sağladığından bu da egzersiz yapma performansını artırır, iştahın kontrol altına alınmasını kolaylaştırır.”</p>
<p><strong>Mutlaka günde 10 bardak su için</strong></p>
<p>Vücudumuzun en temel ihtiyacı olan suyun özellikle kış aylarında yeterince tüketilmediğini, kahve ve çay gibi içeceklerin ise kesinlikle suyun yerine geçmediğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Metabolizmanın düzenli çalışması, elektrolit dengesi, vücuttan toksin atılması ve kana geçen besin ögelerinin vücutta taşınması gibi önemli işlevleri olan su yeterli alınmadığında dehidratasyon denilen susuzluk meydana gelir. Dehidratasyon kişinin yorgun, performansı düşük ve stresli hissetmesine yol açar, hormonal işleyisi etkiler, dolaylı olarak da enerji harcanmasını yavaşlatır. Bu nedenle kilo vermek için 10 bardak su içilmesi temel koşuldur” diyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yagdan-kilo-vermenin-6-puf-noktasi-458605">Yağdan Kilo Vermenin 6 Püf Noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayramda Sağlıklı Tatlı Tüketiminin 7 Püf Noktası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayramda-saglikli-tatli-tuketiminin-7-puf-noktasi-449942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Apr 2024 12:08:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketiminin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sütlüsünden şerbetlisine bayram ikramlarının baş tacı olan tatlılara çoğu kez karşı koymak mümkün olamıyor ancak ölçüyü kaçırmamak şart! Zira “Bayramda tatlı yemeyecek miyim!”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayramda-saglikli-tatli-tuketiminin-7-puf-noktasi-449942">Bayramda Sağlıklı Tatlı Tüketiminin 7 Püf Noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Sütlüsünden şerbetlisine bayram ikramlarının baş tacı olan tatlılara çoğu kez karşı koymak mümkün olamıyor ancak ölçüyü kaçırmamak şart! Zira “Bayramda tatlı yemeyecek miyim!” diyerek gerek ikramlarda gerekse evde sık sık ‘tatlı kaçamaklar’ yapmak bayramınızı zehir edebileceği gibi, kısa ve uzun vadede sağlık sorunlarına da zemin hazırlayabiliyor! <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman </strong>tatlı ve şekerli besinlere yüklenilmesinin kan şekerinde artış ve yağlanmadan sindirim sorunları ve bağırsak hastalıklarına, diyabetten obezite ve kalp damar hastalıklarına dek birçok soruna yol açabildiğini belirterek “Tatlıların her zaman kontrollü tüketilmesi gerektiği gibi bayramda da bu konuda ekstra dikkatli olmak gerekiyor. Bayramda ikramlara hayır diyebilmek zor olsa da ikramları tatlı bir dille sınırlandırmak mümkün. İkram edilmek üzere hazırlanan tatlıları ise hafif ve sağlıklı olanlardan seçmek hem misafiriniz hem de kişisel sağlığınız için önem taşıyor” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, bayramda sağlıklı tatlı tüketmenin 7 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu, bir de sağlıklı bayram tatlısı tarifi verdi… </span></p>
<p><span>                                  </span></p>
<div>
<ul>
<li><strong><span>Şerbetli tatlılardan kaçının!</span></strong></li>
</ul>
</div>
<p><span> </span></p>
<p><span>Şerbetli tatlılaryoğun şeker içeriği ile en yoğun kalorili ve sağlıksız sayabileceğimiz tatlılardandır. Hem şerbet kısmı hem de unlu ya da yağlı içeriği ile karbonhidratı ve kalorisinin çok yüksek olmasının yanı sıra besin değeri oldukça düşüktür. Bu nedenle şerbetli tatlılar yerine besin değeri olan ve şeker oranı düşük seçenekleri seçmekte fayda var.</span></p>
<p><span> </span></p>
<div>
<ul>
<li><strong><span>Meyve ile tatlandırılmış tatlıları seçin</span></strong></li>
</ul>
</div>
<p><span> </span></p>
<p><span>Meyve şekeri olarak bildiğimiz fruktozun da fazlasının karaciğer yağlanması ya da obeziteye neden olabileceği bilinmektedir. Ancak kontrollü şekilde tükettiğinizde içeriğindeki posa ve vitamin gibi besleyici ögeler sayesinde sağlıklı bir tatlı seçeneği oluşturabilirler. Meyveli muhallebiler,meyve topları gibi tatlılar ağzınızı tatlandırırken sağlığınızdan olmanızı engelleyebilir.</span></p>
<p><strong><span> </span></strong></p>
<div>
<ul>
<li><strong><span>Yemeğin hemen sonrasında tüketeceksiniz dikkat!</span></strong></li>
</ul>
</div>
<p><span> </span></p>
<p><span>Tatlıları yemeğin hemen üzerine tüketecekseniz o öğünde tükettiğiniz diğer karbonhidratları azalttığınızdan ve salata, sebze gibi posalı bir yemek yediğinizden emin olun. Böylece şekerin kana karışma hızı düşer ve kan şekerinizi çok daha yavaş yükseltir. Ancak o öğünde pirinç, ekmek, patates gibi karbonhidratların yoğun olduğu besinlerin üzerine tatlı tüketmek kan şekerini oldukça yükseltir ve yağlanmaya neden olur. Ayrıca kan şeker regülasyonu olmayan kişilerde bu durum ciddi şeker yükselmeleri ile kendini gösterebilir.</span></p>
<p><strong><span> </span></strong></p>
<div>
<ul>
<li><strong><span>Sütlü tatlıları tercih edin</span></strong></li>
</ul>
</div>
<p><span> </span></p>
<p><span>Sütlü tatlılar sütün doğasında bulunan protein ve yağ sayesinde tatlıda kullanılan şekerin kana çok daha yavaş karışmasını sağlayarak kan şekerinin ani yükselmesini engeller. Sütlü tatlı tükettiğinizde şerbetli tatlı tüketimine göre kan şekerinizdeki ani dalgalanmalar önlenir, iştahınız çok daha dengede kalır ve kilo kontrolüne de yardımcı olur. </span></p>
<p><strong><span> </span></strong></p>
<div>
<ul>
<li><strong><span>Aç karna tatlı tercih etmeyin</span></strong></li>
</ul>
</div>
<p><span> </span></p>
<p><span>Aç karna kan şekeri düşük olduğu için daha fazla tatlı tüketilebilir. Bu da kan şekerinde ani yükseliş ve akabinde hızlı bir düşüşe  neden olurken vücudun yağlanmasına yol açar. Ayrıca iştah kontrolünü bozarak hızlı acıkmalara veya tekrar tatlı isteklerine neden olabilir. Bu nedenle tatlı tüketimini hafif tok karna veya posalı öğünlerle birlikte tercih etmekte fayda var.   </span></p>
<p><strong><span> </span></strong></p>
<div>
<ul>
<li><strong><span>Sık ‘kaçamak’ yapmayın!</span></strong></li>
</ul>
</div>
<p><span> </span></p>
<p><span>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Her ne kadar sağlıklı veya hafif bir tatlı tercih edilmiş de olsa tatlıları sık tüketmek içeriğindeki şekere sık maruz kalınmasından ötürü kan şeker regülasyonunu bozabilir, yağlanmaya ve uzun vadede diyabet, kalp damar hastalıkları gibi istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle tatlı tüketim sıklığı haftada bir-iki defayı aşmayacak şekilde organize edilmeli. Bayramdada ikram edilen tatlıları  ‘tatlı bir dille’ kısıtlayarak miktar ve sıklığına dikkat etmelisiniz” diyor.</span></p>
<p><span> </span></p>
<div>
<ul>
<li><strong><span>Ev yapımı tatlıları tercih edin</span></strong></li>
</ul>
</div>
<p><span> </span></p>
<p><span>Hazır tatlılar lezzeti üst düzeyde tutabilmek amacıyla çok daha fazla şeker veya yağ içerebilmekte. Bu nedenle tatlılar evde yapıldığında içeriğinde kullanılan şeker, yağ gibi malzemeler çok daha kontrollü kullanılabileceğinden daha hafif bir tatlı elde etmek mümkün. Evde yapılan tatlıları süt, ceviz, meyve gibi besinlerden oluşturmak ve şeker eklemeden ya da çok az şeker ilave ederek yapmak tatlı tüketimi ile ilgili riskleri minimize edecektir.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayramda-saglikli-tatli-tuketiminin-7-puf-noktasi-449942">Bayramda Sağlıklı Tatlı Tüketiminin 7 Püf Noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Visa&#8217;dan internette güvenli alışveriş için püf noktaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/visadan-internette-guvenli-alisveris-icin-puf-noktalari-441212</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2024 14:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[internette]]></category>
		<category><![CDATA[noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[visadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=441212</guid>

					<description><![CDATA[<p>Visa, her geçen gün artan online alışveriş trafiğinde, güvenli ödemeler konusunda sunduğu yüksek standartlara işaret ederek internet alışverişlerinde ödeme yaparken dikkat edilmesi gereken püf noktalarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/visadan-internette-guvenli-alisveris-icin-puf-noktalari-441212">Visa&#8217;dan internette güvenli alışveriş için püf noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Visa, her geçen gün artan online alışveriş trafiğinde, güvenli ödemeler konusunda sunduğu yüksek standartlara işaret ederek internet alışverişlerinde ödeme yaparken dikkat edilmesi gereken püf noktalarını açıkladı.<strong>  </strong></p>
<p>Visa’nın global ödemeler ekosistemine yönelik güvenlik tehditleri raporu Biannual Threats Report‘a göre tüketicileri etkileyen dijital sahteciliklerin sayısı ve çeşitliliğinde artış gözlemleniyor. Sahteciler her gün daha karmaşık metotlar geliştirirken, dünyanın en ileri güvenlik standartlarından birini sunan Visa, teknolojisine yaptığı yatırımlar ile global ağını güvenlik tehditlerine karşı korunaklı tutuyor. </p>
<p><strong>“Ağımızdaki sahtecilik oranı tüm ödeme yöntemleri arasında en düşük oranlardan biri” </strong></p>
<p>Online alışveriş ve indirim kampanyalarının tüketicilere son derece cazip fırsatlar sunduğunu belirten <strong>Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin</strong>, “Bu noktada tüketicilerin güvenli ödeme yapabilmesini son derece önemsiyoruz. Visa olarak en gelişmiş güvenlik ürün ve hizmetleriyle koruduğumuz teknolojik ağımız sayesinde dünyada ve 40 yıldır faaliyette bulunduğumuz ülkemizde kart sahipleri ve iş yerlerine ödemelerde kolaylık ve güvenlik sunuyoruz. 1993 yılından bu yana risk yönetimi ve sahtecilikle mücadele kapsamında global ölçekte yapay zeka (AI) kullanımına öncülük ediyoruz. Ödemeler ve para hareketlerinde sahteciliği önceden tespit edip önlemek amacıyla yalnızca son on yılda yapay zeka ve veri altyapımıza 3 milyar dolardan fazla yatırım yaptık. Ağımızdan geçen ödeme işlemlerindeki sahtecilik oranı %0,1’den daha az, ki bu tüm ödeme yöntemleri arasında en düşük oranlardan birine denk geliyor” dedi.  </p>
<p><strong>İnternetten güvenli online alışveriş için püf noktaları</strong></p>
<p>Visa online alışverişlerin daha güvenli sürdürülmesi için şu önemli noktalara işaret ediyor:</p>
<ol>
<li><strong>Online mağaza adresinde “s” harfini arayın:</strong> Çevrimiçi ödeme yaparken, satıcının internet adresinin &#8220;https: //&#8221; ile başladığından emin olun. Sondaki &#8220;s&#8221;, bağlantınızın güvenli bir bağlantı olduğuna işaret eder. Ayrıca arama çubuğunda &#8216;asma kilit&#8217; simgesi olduğundan da emin olun.</li>
<li><strong>İşlem uyarıları alma seçeneğini kabul edin</strong>: İşlem uyarılarına kaydolmak, hesabınızdan satın alma işlemi gerçekleştiğinde uyarı almanızı sağlıyor. Size ait olmayan, olağandışı ödemeleri tespit ettiğinizde hemen bankanıza bildirin. </li>
<li><strong>Harcama itirazı: </strong>Harcama itirazı, kartınızla yaptığınız ödemeniz sonrasında ürün veya hizmetlerin size ulaşmaması veya hatalı ulaşması durumunda, bankanız kanalıyla ödemenizi geri alma talebi iletmenizi sağlıyor. Örneğin, Visa kartınızla ödediğiniz bir uçuş havayolu şirketi kaynaklı iptal edildiyse veya sipariş ettiğiniz tişört sipariş ettiğinizden çok daha küçük geldiyse ve mağaza geri almıyorsa bankanız kanalıyla hakkınızı aramanızı sağlıyor. Yasalarla zorunlu kılınan bir tüketici hakkı olmadığından garantisi olmasa da Visa, tüketici lehine olan bu hakkı iş ortaklığı yaptığı bankalardan adil bir şekilde değerlendirmesini talep ediyor.</li>
<li><strong>Kimlik dolandırıcılıklarına karşı dikkatli olun:</strong> İstenmeyen ve şüpheli e-postalara veya telefon görüşmelerine dikkat edin. Bunlar, hesap numaranız, kullanıcı adınız ve şifreniz gibi kişisel bilgileri çalma amacı taşıyabilir. Şüpheli bağlantılara (linklere) tıklamayın ve dosyaları indirmeyin. </li>
<li><strong>Yazılımı güncellemeleri:</strong> En yeni yazılım güncellemelerini bilgisayarınıza, tabletinize veya telefonunuza yükleyin. Yazılımınızı güncel tutmak, güvenlik açıklarından korunmanızı sağlar. </li>
<li><strong>Kartlar online alışverişe kapalı olarak geliyor: </strong>Kredi kartları ve banka kartları, tüketicilere ulaştığında güvenlik nedeniyle internet alışverişine kapalı olarak geliyor ve tüketici tarafından açılması gerekiyor. Kartınızı güvenli biçimde online alışverişe açmak için bankanızın müşteri hizmetlerini arayarak veya mobil uygulama, SMS, internet bankacılığı veya şubeden aktive etmeniz mümkün. </li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/visadan-internette-guvenli-alisveris-icin-puf-noktalari-441212">Visa&#8217;dan internette güvenli alışveriş için püf noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kronik Yorgunluktan Kurtulmanın 8 Püf Noktası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kronik-yorgunluktan-kurtulmanin-8-puf-noktasi-440641</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 07:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[kurtulmanın]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluktan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440641</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günde yedi-sekiz saat uyumanıza rağmen yataktan dinlenememiş olarak kalkıyor, gün içinde kendinizi çok halsiz ve mutsuz hissediyor, en basit fiziksel uğraşta takatsiz kalıyor, dün ne yediğinizi bile hatırlamıyor, odaklanmakta zorluk mu yaşıyorsunuz?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-yorgunluktan-kurtulmanin-8-puf-noktasi-440641">Kronik Yorgunluktan Kurtulmanın 8 Püf Noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günde yedi-sekiz saat uyumanıza rağmen yataktan dinlenememiş olarak kalkıyor, gün içinde kendinizi çok halsiz ve mutsuz hissediyor, en basit fiziksel uğraşta takatsiz kalıyor, dün ne yediğinizi bile hatırlamıyor, odaklanmakta zorluk mu yaşıyorsunuz? Üstelik bu ve benzeri sorunlar en az altı aydır peşinizi bırakmıyor mu? Kronik Yorgunluk Sendromu sizin de kapınızı çalmış olabilir! <strong>Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten</strong> <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Uzmanı Dr. Aynur Ketene </strong>Kronik Yorgunluk Sendromunun son yıllarda görülme sıklığının hızla yaygınlaştığını belirterek “Eğer sağlık kontrollerinizi düzenli yaptırıyorsanız ve herhangi bir hastalık tespit edilmemesine rağmen geçmeyen bir yorgunluk sorunu yaşıyorsanız nedeni Kronik Yorgunluk Sendromu olabilir” diyor. Günümüzde yanlış yaşam alışkanlıklarının yanı sıra çevresel faktörlerin de bu soruna yol açtığını belirten Dr. Ketene, ancak umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini çünkü tedavinin mümkün olduğunu söylüyor. Dr. Aynur Ketene, kronik yorgunluğa yol açan etkenleri sıraladı, kronik yorgunluk sendromundan kurtulmaya yönelik 8 etkili öneri ve uyarıda bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Akdeniz diyeti uygulayın</strong></li>
</ul>
<p>Kronik yorgunluk altta yatan pek çok sorunun değerlendirilmesi gereken komplike bir süreçtir. Ancak burada sindirim sisteminin dinlenmeye ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır. </p>
<p>Sorunun kaynağı tam olarak teşhis edilemediyse sindirim sistemine bakmak ve dolayısıyla beslenme düzenini iyileştirmek gerekir. Beslenme düzeninizi Akdeniz diyetine uygun yani taze mevsim sebze ve meyveleri, baklagiller, kaliteli proteinler (et, balık, yumurta), omega 3’den zengin fırında balık, soğuk sıkım zeytinyağı, avokado yağı ve çörekotu yağı gibi sağlıklı yağlardan zengin olacak şekilde düzenleyin. </p>
<ul>
<li><strong>İşlenmiş, hazır gıdalardan kaçının</strong></li>
</ul>
<p>Toksinlerden kendinizi korumak için işlenmiş karbonhidrat ve şeker içeren hazır, katkı maddeli, paketli gıdalardan ve bol tuz ve yağ içeren cips, kraker, bisküvi gibi atıştırmalıklardan uzak durun.  </p>
<ul>
<li><strong>Her gün en az 8 saat ve kaliteli uyuyun</strong></li>
</ul>
<p>En geç saat 23:00’da uykuya dalmış olmak kaydıyla, sessiz ve karanlık ortamda en az 8 saat deliksiz uyuyun. Çünkü uyku sırasında salgılanan melatonin vücudu temizleyip, dinlenmiş uyanmamızı sağlayan güçlü bir antioksidan hormondur. Yatmadan 2 saat önce cep telefonlarını kapatmak, akşamları bir bardak melisa çayı ya da papatya çayı gibi rahatlatıcı  çaylardan tüketmek de rahat bir uyku uyumanızı sağlayacaktır. </p>
<ul>
<li><strong>Mutlaka egzersiz yapın</strong></li>
</ul>
<p>Düzenli egzersiz ile sürdürülen aktif bir yaşam hem vücudumuza hem de zihnimize iyi gelir. Eğer kronik yorgunluğunuz varsa egzersiz yapma düşüncesi bile size çok zor geliyor olabilir ama aslında egzersiz bedeninizi canlandırır ve harekete geçirir. Egzersizle birlikte endorfin hormonu salgılanır ve endorfin doğal bir ağrı kesici işlevi görür. O nedenle her gün mutlaka en az 30 dakika olmak üzere yürüyüş yapın. Mümkün oldukça toprağa basarak negatif iyon alın. </p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Sigara ve alkolden kaçının</strong></li>
</ul>
<p>Alkol ve sigaradan kaçının. Kimyasal deterjanlar, florlu diş macunları ve parfüm gibi kozmetiklerden mümkün olduğunca uzaklaşın. Klorla dezenfekte edilen havuzlarda uzun süre yüzmemek de bağışıklık sisteminizi daha güçlü tutmanıza fayda sağlayacaktır. </p>
<ul>
<li><strong>Öğle saatlerinde güneşlenin</strong></li>
</ul>
<p>Kronik yorgunluğun ortaya çıkmasına; altta yatan hastalıklar neden olabileceği gibi vücudun işleyişini bozan vitamin-mineral ve mikrobesin eksiklikleri de zemin hazırlamaktadır. D vitamini sentezlemek için ultraviole B ışınlarının hakim olduğu öğle saatlerinde güneş ışınlarının dik geldiği zamanda 15-20 dakika güneşlenebilirsiniz. Bunu yaptığınızda ertesi güne kadar sabunlanmamaya özen gösterin. </p>
<ul>
<li><strong>Doktor kontrollerinizi aksatmayın  </strong></li>
</ul>
<p>Dr. Aynur Ketene “Doktor kontrollerinizi aksatmayın ve herhangi bir kronik hastalığınız varsa doktor önerisi olmadan tedavinizi kesinlikle yarıda bırakmayın. İyi bir sindirim ve emilim sistemi için gerekmedikçe antibiyotik ve mide ilacı kullanmayın. Kullanılan diğer ilaçları ve yan etkilerini de gözden geçirebilirsiniz. Örneğin; antidepresan gibi bazı ilaçlar vücutta fazlaca magnezyum tüketilmesine neden olur. Bu nedenle zindelik hissi veren ve kasları güçlendiren magnezyumu yeterince aldığınızdan emin olun. Gerekli testleri yaptırdıktan sonra doktorunuzun önerisiyle vitamin ve mineral takviyesi kullanabilirsiniz” diyor. </p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Bağırsak sağlığınızı koruyun</strong></li>
</ul>
<p>‘İkinci beyin’ olarak adlandırılan bağırsaklarda gelişen sorunlar da kronik yorgunlukla ilişkili olabilir. Şişkinlik, gaz, kabızlık ve ishal yaşamayacak şekilde mide ve bağırsak sağlığına dikkat etmek gerekir. Şişkinlik, yorgunluk, karın ve baş ağrısı gibi semptomlar geçirgen bağırsağın en yaygın belirtileridir. Eğer varsa geçirgen bağırsak sendromu tedavi edilmelidir. </p>
<p><strong>Kronik yorgunluğa yol açan 10 önemli etken!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Fonksiyonel Tıp çalışmaları yürüten Dr. Aynur Ketene, </strong>kronik yorgunluğun altında yatan 10 temel etkeni şöyle sıralıyor; </p>
<p> </p>
<ol>
<li>Hazır paketli, katkı maddeli gıdaların aşırı tüketilmesi</li>
<li>Manyetik alanlara ve toksinlere bolca maruz kalınması</li>
<li>Gece 23’den sonra hala uyanık olmak, yetersiz ve kalitesiz uyku</li>
<li>Stresin yönetilememesi, </li>
<li>Spordan uzak, hareketsiz bir yaşam tarzı</li>
<li>Toprakta suni gübreler nedeniyle minerallerin azalması, hibrit tohumlar kullanılması</li>
<li>Gıdaların soğuk hava depolarında kimyasallar ilave edilerek uzun süre bekletilmesi</li>
<li>Tüm bunların neticesinde kişilerde sindirim ve emilim sorunları görülmesi, </li>
<li>Kansızlık, tiroit hastalıkları, insülin direnci gibi metabolik bozukluklar ve vücuttan toksin atılımını zorlaştıran karaciğer yağlanması</li>
<li>Bağışıklık sisteminin düşük olması</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-yorgunluktan-kurtulmanin-8-puf-noktasi-440641">Kronik Yorgunluktan Kurtulmanın 8 Püf Noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kışın metabolizmayı canlandırmanın 6 püf noktası!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kisin-metabolizmayi-canlandirmanin-6-puf-noktasi-428163</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2023 06:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[canlandırmanın]]></category>
		<category><![CDATA[kışın]]></category>
		<category><![CDATA[metabolizmayı]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=428163</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havaların iyice soğuyup günlerin kısaldığı bugünlerde pek çok kişide iştah artışı nedeniyle daha fazla yemek yeme eğilimi meydana geliyor. Bir yandan da egzersiz yapma motivasyonunda azalma olması kilo artışını ve bel çevresinin kalınlaşmasını kaçınılmaz hale getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-metabolizmayi-canlandirmanin-6-puf-noktasi-428163">Kışın metabolizmayı canlandırmanın 6 püf noktası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KIŞIN METABOLİZMAYI CANLANDIRMANIN 6 PÜF NOKTASI!</strong></p>
<p> </p>
<p>Havaların iyice soğuyup günlerin kısaldığı bugünlerde pek çok kişide iştah artışı nedeniyle daha fazla yemek yeme eğilimi meydana geliyor. Bir yandan da egzersiz yapma motivasyonunda azalma olması kilo artışını ve bel çevresinin kalınlaşmasını kaçınılmaz hale getiriyor. Ancak tabloyu tersine çevirmek mümkün! <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysun Işıklar</strong> “Sonbahar ve kış ayları bazı kişilerde kilo verme motivasyonlarını olumsuz etkilese de, aslında günlük yaşam alışkanlıklarımızda birkaç küçük değişiklikle ideal kiloya kavuşmak hiç de zor değildir. Yaz aylarına göre mevsimsel değişiklikler dikkate alındığında bazı zorluklarla karşılaşılabilse de; dikkatli planlama, öz disiplin ve sağlıklı alışkanlıklar kazanarak zinde ve fit bir görüntüye ulaşılabilir. Çeşitli popüler diyetler, çaylar, zayıflama haplarının hiçbiri sağlıklı beslenme ve egzersizin yerini tutmaz. Aksine fayda yerine, kalpten karaciğere, böbrekten safra kesesine dek bir çok organda ciddi zarara yol açabilir” diyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysun Işıklar, kış mevsiminde incelmenin 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sık ve az yemek yiyin</strong></p>
<p>Kilo vermede en büyük zorluklardan biri açlık hissi oluyor. Açlık hissini bastırmak, kan şekerini sabit tutmak ve iştahınızı azaltmak için sık ve az yemek yemeye özen gösterin. Zira çok uzun süre aç kalındığında çok hızlı ve yanlış türde yiyecekler tüketilebiliyor. Canınızın çektiği yiyeceklerden kendinizi mahrum etmeyin ama küçük porsiyonlarda tüketin. Kış aylarında susama hissi azaldığı için her gün yeterli ölçüde su içmeyi ihmal etmeyin.   </p>
<p> </p>
<p><strong>Hareketsiz kalmayın</strong></p>
<p>Özellikle kış aylarında pekçoğumuz evden dışarı çıkmak bile istemiyoruz. Ancak dikkat! hareketsiz (sedanter) yaşam kendinize yapacağınız en büyük kötülüklerden biridir. İlla ki spor salonuna gitmenize gerek yok; haftanın en az üç günü birer saat düzenli ve tempolu yürümeniz hem genel sağlınıza hem de incelmenize büyük katkı sağlayacaktır. Gününüze daha fazla adım eklemenin yollarını bulun. Egzersizi sevdiğiniz bir kişiyle yaparak eğlenceli kılabilirsiniz. </p>
<p> </p>
<p><strong>Planlama yapın</strong></p>
<p>Egzersiz programınızı hatta atıştırmalıklarınızı bile önceden planlayın. Her zaman elinizin altında meyve, kuruyemiş, tek porsiyon yoğurt ve az yağlı peynir gibi taşınabilir atıştırmalıklar bulundurun. Mutfağınızda sağlıklı seçenekler oluşturun. Lifli ve yağsız, protein oranı yüksek atıştırmalıklar kendinizi tok hissetmenizi sağlayacaktır. Tatlı olarak kendi hazırlayacağınız meyveli yoğurt, küçük bir parça çikolata ya da aşırıya kaçmamak koşuluyla kuruyemiş ve kuru meyve tüketebilirsiniz. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Her güne mutlaka kahvaltıyla başlayın </strong></p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysun Işıklar “Kahvaltı yapmak sabah saatlerinde metabolizmayı çalıştırır. Kahvaltıyı atlamak, günün ilerleyen saatlerinde daha az besleyici gıdaların aşırı tüketimine davetiye çıkarır. Kahvaltınıza lifli besinler, yağsız protein, meyve veya sebze eklemeye çalışın. Poğaça ve börek gibi yakılması daha zor olan karbonhidratlardan kaçının. Eğer kahvaltı yapmayı sevmiyorsanız az yağlı bir yoğurt, birkaç tane fındık ve ceviz ile bir parça meyve, güne başlamak ve iştahınızı kontrol etmek için yeterlidir” diyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Mükemmeliyetçilikten kaçının</strong></p>
<p>Birçok insan yemek yeme ve spor yapma alışkanlıklarını siyah ve beyaz olarak düşünüyor. Aslında gün içerisinde 20 dakikalık bir egzersiz yapmaya fırsat yaratmak,  porsiyonları birkaç lokmada kesmek ve yüzde 2 yağlı sütten yüzde 1 yağlı süte geçmek gibi küçük şeylerin bile büyük etkisi olabilir. Porsiyon kontrolünü de kesinlikle unutmayın. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yeterli ve kaliteli uyumaya özen gösterin</strong></p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysun Işıklar, sağlıklı kilo vermede yeterli ve kaliteli uykunun son derece önemli olduğunu belirterek “İyi bir gece uykusu vücudumuzun vazgeçilmezidir. Kilo verme söz konusu olduğunda bu daha da önemlidir. Bu konuda var olan araştırmalar; uykusuzluk ve kilo alımı arasında hormon temelli ilişki olduğunu gösteriyor. “Uyku hijyeninizi” iyi durumda tutmak için yatma zamanınızda tutarlı olun, sessiz ve karanlık oda tercih edin ve tüm ekranları kapatın” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-metabolizmayi-canlandirmanin-6-puf-noktasi-428163">Kışın metabolizmayı canlandırmanın 6 püf noktası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lenovo Yoga Book9i: En Verimli Şekilde Kullanmak için İşte 5 Püf Noktası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lenovo-yoga-book9i-en-verimli-sekilde-kullanmak-icin-iste-5-puf-noktasi-414179</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2023 17:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[book9i]]></category>
		<category><![CDATA[booki]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[işte]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[lenovo]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde teknoloji dünyasında en ilgi çeken ve merak edilen ürünlerden biri Lenovo Yoga Book9i</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenovo-yoga-book9i-en-verimli-sekilde-kullanmak-icin-iste-5-puf-noktasi-414179">Lenovo Yoga Book9i: En Verimli Şekilde Kullanmak için İşte 5 Püf Noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son dönemde teknoloji dünyasında en ilgi çeken ve merak edilen ürünlerden biri Lenovo Yoga Book9i. Çift ekranlı yapısı ve farklı tasarımıyla dikkatleri üstünde toplayan bu yenilikçi ürünün özelliklerini en verimli şekilde kullanabilmek için Lenovo küçük bir rehber hazırladı. İşte 5 adımda Lenovo Yoga Book9i’nin fark yaratan yönleri ve bu özelliklerin en iyi nasıl kullanılabileceğine dair püf noktaları. </strong></p>
<p>Lenovo’nun Yoga Book serisi katlanabilir 2’si 1 arada dizüstü bilgisayarların olduğu bir kategori. Yoga Book 9i, ise bu kategorinin yeni yıldızlarından. Oldukça farklı bir tasarım ile gelen bu ürün,  içerisinde Intel® Evo<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> platformuna sahip Intel® Core<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> i7 işlemciyle geliyor. Lenovo Yoga Book 9i modelini ilk elinize aldığınızda, farklı bir ürünle karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz. İki adet 13,3 inç boyutunda iki OLED ekrana sahip 9i,  belki ilk bakınca klasik bir laptop görünümünde ama kesinlikle bir laptoptan fazlası. Gelin, çift ekran kullanımını laptop kanadına çok başarılı bir şekilde getiren bu ürünle ilgili birkaç püf noktasını konuşalım.</p>
<p><strong>Bir karşılaştırma yapacaksanız, bu üründe püf nokta kullandığınız modda </strong></p>
<p>Lenovo Yoga Book 9i dizüstü modeli iki adet OLED ekran sunuyor. Ekranları yan yana veya üst üste farklı pozisyonlarında kullanabiliyorsunuz. 9i’de ise ister standın üzerine koyarak üstlü altlı bir ekran kullanımı yapabilir, ister dikey modda kullanarak değerlendirebilirsiniz. Bu özellikle programcılar ve metin yazarlarının çok hoşuna gidebilir. Ama diyelim, iki metini, iki videoyu, iki sunumu karşılaştıracaksınız. </p>
<p>İkili yatay mod; video izleme, web konferansı yapma veya PowerPoint sunumlarına göz atma gibi yatay içerikler için çok ideal. Çapraz Ekran Gösterimi ile ise Yoga Book&#8217;u çift yatay modda kullanırken, tek bir pencereyi veya uygulamayı her iki ekranda da kolayca genişletebilirsiniz. Bu özellikle makale okurken veya belge yazarken kullanışlı, unutmayın.</p>
<p>Bu arada diyelim, yazılımcısınız, kod yazıyorsunuz. Vertical modda, dik görüntü elde edip de kullanabilirsiniz. Yani çift ekran yan yana dik şekilde kullanabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Parmaklarınızın sihirini devreye sokun, kaç parmağınızı kullandığınız önemli  </strong></p>
<p>Klavyenizin pili bitti diyelim ya da o an kullanmıyorsunuz, peki şimdi ne olacak? Burada parmakların sihiri devreye giriyor. 8 parmak ile ekrana dokunduğunuzda klavye ekrana hemen geliyor. Yine 8 parmakla klavye aşağıya yukarıya alınabiliyor, 3 parmakla istenilen yere dokunulduğunda ise Touchpad devreye giriyor. Klavyenin görünümünü de ayarlayabilirsiniz, unutmayın. Sesini ve titreşimini.</p>
<p>Bu arada bir püf noktası daha. Bu sıradışı ürünü taşırken klavyenizi mi unuttunuz sorun değil. Ah vah etmenize gerek yok, oldukça basit bir hamleyle sorunu çözebilirsiniz. Ürün çünkü, 5 parmağınızla alt ekranınıza dokunduğunuzda klavye ve mouse düzenine sahip bir PC oluveriyor.</p>
<p><strong>YouTube video izlerken yorum okumak: Şelale moduyla mümkün</strong></p>
<p>Youtube’da video izliyorsunuz diyelim ama yorumları aynı ekranda göremiyorsunuz. Waterfall özelliği işte bu noktada devreye girebilir. Yani bir nevi şelale özelliği. Ekrana bu mod için 5 parmakla dokunmak yeterli. Bu arada tüm dokunmatik ayarlar da User Center’da ayarlanabiliyor.</p>
<p><strong>Thunderbolt4 çıkışları verimli kullanmanın ipucu</strong></p>
<p>Lenovo Yoga 9i, Thunderbolt4 çıkışlarla geliyor. Thunderbolt4 ile saniyede 40GB’a kadar veri aktarımı yapılabiliyor. Bu üründe, Thunderbolt 4 çıkışından bir tanesinden 4K dört tane monitörü besleyebilirsiniz. Veya 1 Thunderbolt’un 4 çıkışından 2 tane 8K monitör beslemeniz mümkün. </p>
<p><strong>Dolby Access app ile özel ayarlamalar yapın, film ve müzikte ses kalitesi zirveye taşıyın</strong></p>
<p>Sadece sunumlar, işler, kod yazmalar değil. Bir bilgisayar, sinema ve müzik keyfinde de özellikle ses kalitesiyle fark yaratmalı. Yoga9i’de bunun püf noktası ise ses sisteminde. Çünkü Yoga Book 9i birinci sınıf Bowers &#038; Wilkins hoparlörlerini barındırıyor. Soundbar&#8217;da iki adet 1 watt&#8217;lık tweeter ve cihazın alt köşelerinde iki adet 2 watt&#8217;lık woofer bulunuyor. Bu hoparlörler, sınıfında lider ses performansı sunmak için Dolby Atmos ile optimize edilmiş durumda. </p>
<p>Tüm bu iyileştirmelerle birlikte, woofer&#8217;lardaki daha iyi bas uzantısı ve tweeter&#8217;lardaki daha yüksek hoparlör sesi sayesinde daha fazla ayrıntı duyacaksınız. Ayrıca birlikte verilen Dolby Access uygulaması, ses profillerinde veya görsel ayarlarınızda özel ayarlamalar sunuyor. Dolby Atmos için, uygulamadaki önceden ayarlanmış ses profillerinden birini seçebilir veya ses profillerini hızlı bir şekilde değiştirmek için Tek Tıklama işlev düğmesine dokunabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lenovo-yoga-book9i-en-verimli-sekilde-kullanmak-icin-iste-5-puf-noktasi-414179">Lenovo Yoga Book9i: En Verimli Şekilde Kullanmak için İşte 5 Püf Noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muratbey&#8217;den Ramazanda Doğru Beslenmenin Püf Noktaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/muratbeyden-ramazanda-dogru-beslenmenin-puf-noktalari-361817</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 08:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[muratbeyden]]></category>
		<category><![CDATA[noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361817</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı doğru beslenmenin karşılığını rahat ve sağlıklı bir Ramazan geçirerek görebileceğimiz bir aydır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muratbeyden-ramazanda-dogru-beslenmenin-puf-noktalari-361817">Muratbey&#8217;den Ramazanda Doğru Beslenmenin Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan ayı doğru beslenmenin karşılığını rahat ve sağlıklı bir Ramazan geçirerek görebileceğimiz bir aydır. Doğru beslenme tavsiyeleri veren Muratbey Beslenme Danışmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu; Ramazanda sahur ve iftar olarak ya da sadece iftar yapılarak tek veya 2 öğün şeklinde tüketilen besinlerin, iftardan sahura kadar 3 veya 4 seferde tüketilecek şekilde bölünerek yenilmesinin gerekliliğine dikkat çekti. Garipağaoğlu, bol peynir tüketerek vücudun vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olacağımızı belirtiyor.</strong></p>
<p>Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir aydır. Oruç özünde, açlığı hissetme ve bu hissin getirisi olarak da paylaşma, yardımlaşma, şükretme, israftan kaçınma gibi dini ve evrensel esasların yaşanması manasını barındırmaktadır. Ramazan’ın faydasından yararlanabilmek için yeterli ve dengeli beslenme ay boyunca ayrı bir önem taşımaktadır. Muratbey Beslenme Danışmanı Prof. Dr. Muazzez Garipağaoğlu, Ramazan ayı boyunca doğru beslenmek için gereken önemli bilgileri paylaştı. </p>
<p><strong>Ramazanda öğünler iftardan sahura kadar bölünerek yenilmeli </strong></p>
<p>Ramazan ayında doğru beslenmenin önemine işaret eden Prof. Garipağaoğlu tavsiyelerini şöyle sıraladı: “Ramazanda sahur ve iftar olarak ya da sadece iftar yapılarak tek veya 2 öğün şeklinde tüketilen besinlerin, iftardan sahura kadar 3 veya 4 seferde tüketilecek şekilde bölünerek yenilmelidir. Ayrıca sağlıklı bir sindirim için, yemeklerin küçük lokmalar halinde ve iyice çiğnenerek yenilmesi gerekiyor. İftarda orucu su, hurma, peynir, zeytin, çorba ile açmak ve 15-20 dakika sonra ana yemeğe geçmek, hem yeme kontrolünün sağlanmasına hem de sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur”. Ana yemeğin yardımcı yemekler dahil en fazla 4 çeşitten oluşması gerektiğinin altını çizen Garipağaoğlu, süt veya meyve gibi sağlıklı besinlerle hazırlanan tatlıların ana yemekten 1-2 saat sonra tüketilmesini öneriyor. Ramazanda gün boyu oluşabilecek sıvı ve mineral kaybını önleyebilmek için iftar sonrası bol sıvı tüketiminin önemine dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Daha sağlıklı ve daha verimli bir gün için mutlaka sahur yapılmalı</strong></p>
<p>Ramazanda daha sağlıklı ve daha verimli bir gün geçirebilmek için mutlaka sahur yapılmasını hatırlatan Prof. Garipağaoğlu; “Ramazanın önemli öğünlerinden biri olan sahur en çok atlanan öğündür. Oysa sahur, hem günlük enerji ve besin ögeleri gereksinimlerinin karşılanmasına destek verir; hem de metabolizmayı hızlandırarak kilo kontrolü sağlanmasına yardımcı olur. Sahurun atlanması, vücut direncinin düşmesine ve kilo artışına neden olabilir. Sahurda çay, süt, Burgu, Sürmeli, Kaymaklı gibi az tuzlu peynirler, yumurta, az tuzlu zeytinler, mercimek ve sebze gibi liften zengin çorbalar, az yağlı börekler, tam tahıl ekmeği (buğday, çavdar, yulaf),  yoğurt, cacık, domates, salatalık, meyve, fındık, ceviz, az şekerli bol meyveli komposto gibi besinler arasından menü oluşturulmalı. Ayrıca, bol sıvı tüketilmeli. Sahurdan sonra hemen yatmak; kilo alımı, mide yanması, reflü gibi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle sahurdan yarım saat kadar sonra yatılması sağlık açısından yararlıdır” dedi.  </p>
<p><strong>Ramazanda Sağlıklı Beslenmenin Sırrı: Peynir</strong></p>
<p>Ramazan ayında alınması gereken besin ögelerinin çoğunun peynirde gizli olduğunu söyleyen Garipağaoğlu bu dönemde bol peynir tüketmenin vücudun vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olacağını söyledi.  Garipağaoğlu, “Sindirim problemi yaşayan kişiler için de peynir mutlaka iftariyelikler arasında bulunmalı ve gıdalarla birlikte tüketilmeli” dedi. Garipağaoğlu, özellikle bu dönemde vücudun D vitamini düzeyinin yeterli olmasının, Ramazan süresince bağışıklık sistemini destekleyeceğini söyleyerek, “Ramazanda, D vitaminini vücuda alabilmek çok önemli. Yeterli D vitamini bağışıklığın güçlendirilmesinde önemli rol oynuyor. Güneşten yeteri kadar faydalanılmadığı takdirde iftar ve sahur öğünlerinde D vitamini ile zenginleştirilmiş peynir tüketmek önemlidir. Sonuç olarak, yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermek Ramazan ayını sağlıklı ve huzurlu geçirebilmenin anahtarı. Her gününüzün Ramazan bereketi ve güzellikleriyle dolu olması dileğiyle. Hayırlı Ramazanlar” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/muratbeyden-ramazanda-dogru-beslenmenin-puf-noktalari-361817">Muratbey&#8217;den Ramazanda Doğru Beslenmenin Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğru konut sigortası ile evinizi korumanın püf noktaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogru-konut-sigortasi-ile-evinizi-korumanin-puf-noktalari-360368</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 09:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[evinizi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[korumanın]]></category>
		<category><![CDATA[noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<category><![CDATA[sigortası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360368</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de yaşanan deprem felaketinin etkileri sürerken DASK ve konut sigortalarına dair soru işaretleri de çoğaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogru-konut-sigortasi-ile-evinizi-korumanin-puf-noktalari-360368">Doğru konut sigortası ile evinizi korumanın püf noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de yaşanan deprem felaketinin etkileri sürerken DASK ve konut sigortalarına dair soru işaretleri de çoğaldı. DASK ve konut sigortaları, afet sonucu meydana gelebilecek maddi zararlara karşı alınacak başlıca tedbirler arasında yer alıyor. DASK ve konut sigortası yaptırmanın önemine dikkat çeken Sigortam.net, evini güvenceye almak isteyenlerin kendilerine uygun poliçeyi seçebilmeleri için dikkat etmeleri gereken püf noktaları bir araya getirdi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye’nin ilk ve lider dijital sigorta platformu Sigortam.net, toplumda sigorta bilincini artırma, karmaşık sigorta ürünlerini daha anlaşılır ve erişilebilir kılma hedefiyle özellikle afet durumlarına karşı sahip olunması gereken sigorta ürünlerine dikkat çekiyor. </p>
<p>Tüm Türkiye’yi sarsan deprem felaketiyle birlikte gündeme gelen konulardan biri de sigortalılık oranları oldu. Araştırmalar, zorunlu olmasına karşın DASK penetrasyonunun çok düşük olduğuna işaret ediyor. Buna göre Türkiye genelindeki 20 milyon 32 bin konutun sadece %55,4’ünde Zorunlu Deprem Sigortası bulunuyor. Konut sigortasında ise oranlar çok daha gerilerde. Oysa afet durumlarında hem evin değerini daha yüksek oranda karşılayan hem de ev içerisindeki eşyaları güvenceye alan tam bir maddi koruma için konut sigortası sahibi olmak önem taşıyor. </p>
<p><strong>Sigortam.net CEO’su Bora Uludüz</strong>, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Deprem felaketinin acısını hepimiz çok derinden yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Bir yandan bu depremin yaralarını sarmaya çalışırken diğer yandan da gelecekte yaşanabilecek olası felaketlere karşı önlem almayı unutmamak gerekiyor. Dünya Bankası depremin doğrudan fiziki zararının 34,2 milyar dolar olacağı öngörüsünde bulunuyor. Yapılan hesaplamalar ise depremde zarar gören konutlar için toplam DASK teminatının 25 milyar lira olduğunu gösteriyor ”dedi.</p>
<p><strong>Sigortalılık oranının artması, afetlerin milli ekonomi üzerindeki etkisinin yurtdışı ile paylaşılmasını sağlıyor </strong></p>
<p>Uludüz, “Sigorta güvencesi sağlamanın en önemli yanı, risklerin gerçekleşmesi durumunda, maddi yükün reasürans yoluyla yurtdışıyla paylaşılmasını sağlamak. Düşük sigorta oranları nedeniyle yaşanan afetlerin tüm maddi zararını milli ekonomimiz aracılığıyla karşılamak zorunda kalıyoruz. Bireysel düzeyde ise DASK ile sınırlı bir güvence elde ederken, konut sigortası ile daha kapsamlı, yaşadığımız maddi kaybı gerçek anlamda karşılamaya daha yakın bir güvence elde edebiliyoruz. Bu yüzden Sigortam.net olarak hem müşterilerimizde hem de genel olarak toplumda sigortalılık bilincinin yerleşmesine büyük önem veriyoruz” şeklinde sözlerine devam etti.</p>
<p><strong>DASK sadece binayı, konut sigortası ise hem evi hem de eşyaları korur</strong></p>
<p>DASK’ın yalnızca deprem ve deprem sonucu meydana gelen sel, yangın gibi doğal afetler sebebiyle binada oluşan maddi hasarlara karşı güvence sağladığının, diğer yandan konut sigortasının hem ev hem de içerisinde yer alan tüm eşyaları kapsayan çok daha geniş boyutlu bir güvence imkânı sunduğunun altını çizen Uludüz, “DASK, belirli bir miktara kadar güvence sağlıyor, evin gerçek değerini güvence altına almak için ise konut sigortası sahibi olmak gerekiyor. Yani aslında konut sigortası ile metrekare başına belirlenen DASK teminatından çok daha yüksek teminatlara konut sigortası sayesinde ulaşmak mümkün olabiliyor. Konut fiyatıyla karşılaştırıldığında oldukça uygun olan konut sigortası poliçeleri, günlük hayatta yaşanabilecek hırsızlık, elektrik ve su tesisatı kaynaklı sorunlar gibi olumsuzlukları da kapsıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>DASK poliçesi güncel olmalı, kiracılar mutlaka konut sigortası yaptırmalı</strong></p>
<p>“Zorunlu sigorta ürünü olan DASK’ın her sene yenilenmesi gerektiği unutulmamalı. Ev sahibi olan herkesin DASK poliçesinin güncelliğinden emin olması ve yenileme zamanı geldiyse yenileme yapmayı atlamamaları gerekiyor. Şu anda DASK yenilenme oranlarına baktığımızda ne yazık ki %30 seviyelerinde olduğunu görüyoruz. DASK poliçelerinin güncelliği satın alınan aracı kurumdan veya e-devlet üzerinden rahatlıkla kontrol edilebiliyor. Ayrıca yaşanılan evde, ev sahibi tarafından yaptırılması zorunlu olan DASK’ın mevcut olup olmadığının kiracılar tarafından da kontrol edilmesi büyük önem taşıyor.” diyerek DASK’ın güncelliğine de vurgu yapan Uludüz, “Sigorta yaptırılacak konutta kiracı ya da ev sahibi olmak, teminatların kapsamı açısından önemli bir unsur. Ev sahipleri için bina ve eşya teminatını bir arada almak gerekirken, kiracıların da eşyalarını güvenceye almak için ayrıca poliçe oluşturması gerekiyor. Bu nedenle kendi eşyalarını koruma altına almak isteyen kiracıların konut sigortası yaptırması önem teşkil ediyor” diyerek sözlerini sonlandırdı.</p>
<p> </p>
<p><strong>DASK’ın içeriği standart, ancak konut sigortasının kapsamı iyi incelenmeli</strong></p>
<p>Konut sigortalarında farklı şirketler farklı kapsamlarda seçenekler sunabiliyor. İhtiyaca uygun güvenceyi sağlamak için poliçe satın alırken şu hususlara dikkat etmek gerekiyor:</p>
<ul>
<li>Herhangi bir hasar ya da kayıp durumunda, kaybın karşılanmasını garanti altına almak için metrekare birim fiyatlarındaki güncel değerlemeleri takip etmeye önem vermek gerekiyor. </li>
<li>Ev sahipleri DASK ve konut sigortası yaptırdıklarında, belli limitlerde olmak şartı ile kira gelir vergisi indirimi hakkından yararlanabiliyor. </li>
<li>Konut sigortası, poliçenin oluşturulduğu tarihten sonra meydana gelecek hasarları karşılıyor. </li>
<li>Konut sigortası, poliçe kapsamına giren evdeki bazı teknolojik cihazlar için de güvence sağlayabiliyor. Ancak bu teminatların oluşturulmasında cihaz yaşına da dikkat etmek gerekiyor. </li>
<li>Afet durumlarında eşyaya gelen hasar, manevi tazminat, kira kaybı, taşınma yardımı gibi ödemeler sigorta şirketlerine göre değişmekle birlikte konut sigortası kapsamında yer alıyor.</li>
<li>Konut sigortası poliçe fiyatları, binanın bulunduğu bölgeye ve ile göre değişkenlik gösterebiliyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogru-konut-sigortasi-ile-evinizi-korumanin-puf-noktalari-360368">Doğru konut sigortası ile evinizi korumanın püf noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Google &#8220;Alışveriş&#8221; Hizmetinde Öne Çıkmanın Püf Noktaları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/google-alisveris-hizmetinde-one-cikmanin-puf-noktalari-352906</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 10:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[çıkmanın]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetinde]]></category>
		<category><![CDATA[noktaları]]></category>
		<category><![CDATA[öne]]></category>
		<category><![CDATA[püf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352906</guid>

					<description><![CDATA[<p>E-ticaret ağında yer alan firmalar, Google’ın ‘Alışveriş’ hizmetinde üst sıralarda yer almanın yollarını ararken, Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, bu avantajı elde etmek için yapılması gerekenleri sıraladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/google-alisveris-hizmetinde-one-cikmanin-puf-noktalari-352906">Google &#8220;Alışveriş&#8221; Hizmetinde Öne Çıkmanın Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>E-ticaret ağında yer alan firmalar, Google’ın ‘Alışveriş’ hizmetinde üst sıralarda yer almanın yollarını ararken, Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, bu avantajı elde etmek için yapılması gerekenleri sıraladı. Konuyu ürün başlıklarının optimize edilmesinden reklam kampanyaları oluşturmasına kadar 7 başlık altında ele alan Kaplan, sürdürebilir bir e-ticaret ağı oluşturmak isteyen firmaların bu adımları dikkate almaları gerektiğinin altını çizdi. </strong></p>
<p>Tüm dünyada en çok ziyaret edilen web sitesi konumunda bulunan Google, ‘Alışveriş’ hizmetiyle firmaların ürünlerini hızlı ve kolay bir şekilde müşterileriyle buluşturmalarına olanak tanıyor. Google Alışveriş reklamları üzerinden ürünlerin doğrudan kullanıcılara ulaşması, satış oranlarının yükselmesini sağlıyor. E-ticaret ağında yer alan firmalar bu avantajdan faydalanmak için site üzerindeki aramalarda üst sıralarda yer almanın yollarını arıyor. <strong>Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan </strong>da<strong> </strong>Google Alışveriş sonuçlarını optimize etmenin 7 yolunu anlattı. </p>
<p>Google Alışveriş’te üst sıralarda yer almanın ilk yolu olarak “<strong>Merchant center hesabı açma ve temel ayarların yapılması</strong>” olduğunu söyleyen<strong> Yasin Kaplan, </strong>“Öncelikle Google’da bir hesabın açılması ve bu hesaba temel ayarların yapılması gerekiyor. Bu temel ayarlarda belirtilen politikalara da uygun bir şekilde ürünlerin eklenmesi gerekiyor. Bunun dışında web sitenizin doğrulanması, yani bu domainin size ait olduğunu ispatlamanız önemli olacaktır” dedi. </p>
<p><strong>Kaplan</strong>, diğer başlıklara ilişkin de şu bilgileri sıraladı: </p>
<p><strong>Ürün feedi verilerinin Google politikalarına göre eklenmesi</strong></p>
<p>Google’da ürünlerin belli standartlarının olması gerekiyor. Bu standartlarda özellikle ürünün başlığı yazılı olmalı. Ürünün görselinin linki, ürünün açılan sayfa linki, ürünün fiyatı gibi temel konular da Google&#8217;ın istediği veriler arasında. Bu verilerin Google Alışveriş’e yansımasıyla görünürlüğünüz artmaya başlayacaktır. </p>
<p><strong>Ürün başlıklarının optimize edilmesi</strong></p>
<p>Ürün başlıklarını optimize ederken dikkat edilmesi gereken temel konu, kullanıcıların Google&#8217;daki aradığı anahtar kelimeler. Bunun için bir anahtar kelime analizi yapmak gerekiyor. Yani kullanıcılar ürünleri arama şekline göre en çok arama hacmi olan anahtar kelimeler ürünlerin başlıklarında ve açıklamalarında yer almalı.</p>
<p><strong>Ürün görsellerini optimize et ve test et</strong></p>
<p>Ürün görsellerinin Google sonuçlarında nasıl çıktığı oldukça önemli. Kullanıcıların bu görsellerden etkilenerek sonuçlara tıklaması beklenir. Dolayısıyla ürünümüze eklediğimiz görselin hem çözünürlüğü hem de ürünü anlatıyor olmasına dikkat etmemiz gerekiyor. Aynı zamanda da görselin varyasyonlarını test edebilecek bir süreci yönetiyor olmalıyız.</p>
<p><strong>Reklam kampanyaları oluşturması ve gruplara ayrılması</strong></p>
<p>Google reklamlarıyla standart alışveriş ya da performans maksimum dediğimiz kampanya türlerini açıp bu kampanyaları reklam gruplarına göre ayırabiliriz. Bu gruplara özel teklifler de verebiliriz. Yani reklam tekliflerimizi bu gruplara özel verip bunların performanslarını artırabiliriz. Böylece kar getirmeyen, yüksek harcama yapıp geri dönüş almadığımız ürünleri hariç tutabiliriz ya da negatif diyebiliriz.</p>
<p><strong>GTIN / MPN verilerinin feede yansıtılması: </strong>Bu özelliği kullanarak ürünleriniz için oluşturduğunuz barkodun feed’de yer almasını sağlayabilirsiniz.<strong> </strong>Böylece Google&#8217;ın sizinle benzer barkod olan benzer ürünlerin karşılaştırılmasını sağlayacak ve sizin ürünlerinizi hem ücretsiz sonuçlarda hem de reklam sonuçlarında daha iyi optimize edip gösterecektir. Bu kodların center&#8217;a hatasız yansıtılması, ürünlerin taklit ürünlerden de ayrıştırıyor.   </p>
<p><strong>Promosyonlar ve fiyat verilerinin doğru yansıtılması</strong></p>
<p>Ürün feedine eklediğimiz fiyatların web sitemizdeki ürünlerle eşleşiyor olması büyük önem taşıyor. Eğer bir üründe indirim varsa bunun siteye yansıtılması gerekir. Çünkü indirim yansıtıldığında, Google Alışveriş’te orijinal fiyatın üzeri çizilip onun yerine indirimli fiyatın yazması sağlanıyor. Bu da kullanıcının ürünü görüp satın alma olasılığını artırıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/google-alisveris-hizmetinde-one-cikmanin-puf-noktalari-352906">Google &#8220;Alışveriş&#8221; Hizmetinde Öne Çıkmanın Püf Noktaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
