<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>psikolojisi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/psikolojisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/psikolojisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Oct 2025 08:10:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>psikolojisi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/psikolojisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;En iyi antidepresan karşılıksız iyilik yapmak!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-en-iyi-antidepresan-karsiliksiz-iyilik-yapmak-581843</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 08:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[karşılıksız]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nevzat Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iyilik ve psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-en-iyi-antidepresan-karsiliksiz-iyilik-yapmak-581843">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;En iyi antidepresan karşılıksız iyilik yapmak!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iyilik ve psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Cömert olan daha mutlu ve uzun yaşıyor</strong></p>
<p>Son yıllarda pozitif psikolojinin önemli bir alt dalı haline gelen &#8220;iyilik psikolojisi&#8221; ne dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Harvard Business School&#8217;un 136 ülkede iş adamları üzerinde yürüttüğü geniş kapsamlı bir araştırmada, yardımsever ve cömert olan iş adamlarının, olmayanlara göre hem daha mutlu oldukları hem de ortalama ömürlerinin daha uzun olduğu tespit edildi. Bu, iyiliğin doğrudan yaşam kalitesine ve süresine etki ettiğini gösteren en net kanıtlardan biridir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>İyilik stresi azaltıyor!</strong></p>
<p>İyilik yapmanın nörolojik ve hormonal etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Düzenli olarak iyilik yapan kişilerde, ‘savaş ya da kaç’ hormonu olarak bilinen ve kortizolü tetikleyen ACTH hormonunun %23 daha az salgılandığı tespit edildi. Bir kişi iyilik yapmayı hayal ettiğinde bile, beynin ödül merkezi olan ventral striatum bölgesi aktif hale geliyor. Bu, beyinde haz ve odaklanma kimyasalı olan dopamin ile bağlanma hormonu olan oksitosin salgılanmasını sağlıyor. Tüm bu kanıtlar gösteriyor ki iyilik yapmanın antidepresan etkisi var. Hatta diyebiliriz ki en güzel antidepresan iyiliktir. Yani iyilik yapmak en güzel antidepresan.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>İyilik bulaşıyor… </strong></p>
<p>İyiliğin bulaşıcı &#8220;dalga etkisi&#8221; ne vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “Bir kişinin yaptığı bir iyiliğin, kısa sürede 300 kişiye ulaşabildiğini gösteren çalışmalar var. Patronundan çekinen bir genç, katıldığı bir kursta aldığı tavsiye üzerine aksi patronuna bir kravat hediye eder. Patronu önce terslese de gencin samimiyetinden etkilenir ve o da kendi oğluna bir hediye almaya karar verir. Hediye karşısında ağlamaya başlayan oğlu, &#8216;Baba, kimse beni sevmiyor diye bu gece intihar etmeyi planlıyordum&#8217; itirafında bulunur. İşte iyiliğin dalga etkisi budur. Gerçekten iyiliğin antidepresan etkisi var. Hem kişinin beyin fonksiyonlarını, kimyasını etkiliyor, hem de diğer insanları. İyilik yaparken hemen büyük iyilik düşünmemek lazım. Sevgi dolu bir bakış, bir tebessüm, birkaç güzel söz, içten bir selam veya bir helalleşme de en kıymetli iyiliklerdendir. &#8216;Kalbini kırdıysam özür dilerim&#8217; demek bile müthiş bir iyileştirici güce sahiptir.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İyilik psikolojisinin nörobiyolojik temelleri var</strong></p>
<p>İyilik ve iyiliğin psikolojisinin nörobiyolojik temelleri olduğunu işaret eden Prof. Dr. Tarhan, iyilik psikolojisinin sadece bireysel bir erdem olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik refahın temelini oluşturduğunu vurguladı.</p>
<p>Karşılık bekleyerek yapılan iyiliği yazar Cemil Meriç&#8217;in &#8220;tefecilik&#8221; olarak tanımladığını hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, gerçek ve karşılıksız iyiliğin sosyal bağları ve toplumsal güveni artırarak en büyük sermayeyi oluşturduğunu belirtti.</p>
<p>Davranış iktisadının kurucusu Kahneman&#8217;a atıfta bulunan Prof. Dr. Tarhan, büyük ekonomik kararların bile salt çıkara göre değil, güven ve sevgi gibi psikolojik faktörlere göre alındığını ifade ederek, “Fukuyama&#8217;nın da belirttiği gibi, yüksek güvenlikli toplumlarda yatırımlar artar, çünkü güven riskleri azaltır. Güven ortamının temelinde ise karşılıklı ve çıkarsız iyilik ilişkileri yatıyor.” dedi.</p>
<p><strong>İyilik projeleri, okullarda akran zorbalığını azaltıyor… </strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kötülükle mücadelenin en etkili yolunun, iyiliği bir eğitim politikası haline getirmek olduğunu ifade ederek, Türkiye&#8217;nin kendi kültüründe var olan bu değerleri eğitim sistemine entegre etmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>&#8220;Bizim kültürümüzde zaten var olan sadaka ve yardımlaşma kültürünü, nasılsa aileden öğreniliyor diye eğitim sistemi önemsemiyordu. Ancak artık aileler kültür aktarıcısı değil. Eğer okulda da öğretmezsek, çocuklarımız bu değerlerden mahrum kalacak.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Rastgele iyilik projeleriyle teşvik edilen çocukların olduğu okullarda akran zorbalığı da şiddet olayları da azalır.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>Eğitim sisteminin amacının robotik bireyler yetiştirmek değil, sosyal ve duygusal zekâsı gelişmiş, merhametli ve iyi insanlar yetiştirmek olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Ağlayan bir insana uzatılan bir elin, verilen bir ekmeğin yarattığı tebessüm hem alanı hem de vereni mutlu eder. Çocuklarımıza bu mutluluğu öğretmeliyiz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Tembele iyilik, tembelliğe teşvik ediyor </strong></p>
<p>‘Merhamet yorgunluğu’ denilen bir şey olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan,<strong> </strong>&#8220;Tembel kişilere yapılan iyilik onları tembelliğe, bencil kişilere yapılan iyilik ise onları parazit gibi beslenmeye teşvik eder. Bu, iyiliğin kötüye kullanımıdır ve karşı tarafa iyilik değil, kötülük yapmaktır.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iyiliğin &#8220;doğru ve yanlış&#8221; uygulanması arasındaki ince çizgiye dikkat çekerek, &#8220;İyilik yapıyorum derken karşı tarafın hayatına ne kattığımızı, bu iyiliğin onu iyiye ve doğruya götürüp götürmediğini sorgulamalıyız. Sadece kendimizi iyi hissetmek için yapılan, içinde anlam olmayan iyilikler, uzun vadede zarar verir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8220;Balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek&#8221; ilkesinin iyilikte de geçerli olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Emek vermeden, yorulmadan elde edilen bir şeyin kıymeti bilinmez. Eğer bir kişiye sürekli emek harcamadan bir şeyler verirseniz, onu sorumluluk almaktan uzaklaştırırsınız. Bu çocuğunuz da olabilir, bir yakınınız da. Bu bir merhamet değil, &#8216;merhamet yorgunluğu&#8217; veya kişinin kendi egosunu tatmin etme çabasıdır.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Yanlış kişiye iyilik yaparsanız, etrafınızda kan emiciler toplanır.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Güçlüyken yanınızda olup düştüğünüzde kaybolan insanlardan şikâyet ediyorsanız, bunun sebebi genellikle zamanında yaptığınız yanlış iyiliklerdir. İyilik, hak edene, hak ettiği şekilde ve karşı tarafı geliştirecek biçimde yapılmalıdır.&#8221; diye ekledi.</p>
<p><strong>Narsisizmin tedavisinde en etkili yöntemlerden biri &#8220;sessiz iyilik yapmak&#8221;…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, modern çağın en yaygın sorunlarından biri olan narsisizmin tedavisinde en etkili yöntemlerden birinin &#8220;sessiz iyilik yapmak&#8221; olduğunu ifade ederek, &#8220;Bir elinle dilenciye para verip diğer elinle selfie çekmek, iyilik değil, ego tatminidir. Gerçek iyileşme, kimseye göstermeden, sessizce yapılan ve narsistik dürtüleri eğiten iyiliktir.&#8221; dedi.</p>
<p>İyilik yaparken sergilenen gösterişin ve kendini öne çıkarma çabasının, iyiliğin ruhuna aykırı olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu tür eylemlerin genellikle beklenen ilgiyi görmediğini ve &#8220;soğuk&#8221; kaçtığını söyledi.</p>
<p>Narsistik kişilik özelliklerine sahip veya narsisizm puanı yüksek çıkan kişilere yaptıkları bir iyiliği hiç kimseye anlatmamalarını, göstermemelerini tavsiye ettiklerini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Kişinin içinde &#8216;herkese anlat, göster&#8217; diyen bir ses vardır. Bu sese rağmen iyiliği gizli tutabilmek, kişinin kendi narsisizmini ve çıkarcı dürtülerini eğitmesinin en güçlü yollarından biridir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuklara yapılan iyilikler bir &#8220;tehdit veya itaat unsuru&#8221; olarak kullanılmamalı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ailelerin çocuklarına yaptıkları iyilikleri bir &#8220;tehdit veya itaat unsuru&#8221; olarak kullanmasının yanlış olduğunu belirterek, &#8220;Çocuğunuza para verirken kendi egonuzu tatmin etmek için bahşiş vermeyin. Ona sorumluluk almayı ve bütçe yönetimini öğretmek için &#8216;hak ediş&#8217; verin. Aksi takdirde para yönetimini öğrenemeyen bireyler yetiştirirsiniz.&#8221; dedi.</p>
<p>Aile içi ilişkilerde sıkça yapılan &#8220;iyilik hatalarına&#8221; da dikkat çekerek, &#8220;Ben sana iyilik yapıyorum, sen de dediğimi yap&#8221; mantığının çocuk yetiştirmede büyük zararlar verdiğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Saçımı süpürge yaptım&#8221; diyerek sürekli karşılık bekleyen ve şikâyet eden ebeveynlerin, aslında çocuklarına iyilik yapmadığını, tam tersine hem kendilerini hem de çocuklarını huzursuz ettiklerini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu durumun &#8220;merhamet yorgunluğu&#8221; ve yaşam doyumu düşük kişilikler ortaya çıkardığını dile getirdi.</p>
<p><strong>Sağlıklı empati nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, empatinin sıkça &#8220;karşı tarafın yerine kendini koymak&#8221; olarak yanlış anlaşıldığını belirterek, &#8220;Sağlıklı empati, kendi kimliğini ve sınırlarını unutmadan karşı tarafı anlamaktır. Sınırlarını korumadan kendini tamamen feda etmek, &#8216;fedakârlık şeması&#8217; denilen psikolojik bir sorundur ve &#8216;merhamet yorgunluğu&#8217;na yol açar.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Empati ve sempati arasındaki farkı vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Kreşte bir bebek ağladığında diğerlerinin de ağlamaya başlaması sempati duymaktır. O bebekler, kendi acılarıyla başkasının acısı arasındaki ayrımı henüz öğrenememiştir. Sağlıklı empati ise &#8216;O acı çekiyor, ona yardım etmeliyim ama kendi haklarımı ve sınırlarımı da korumalıyım&#8217; diyebilmektir.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yardımseverlik gibi kültürel değerleri kaybediyoruz</strong></p>
<p>Türkiye’nin sıcak ve yardımseverlik gibi kültürel değerlerini, genç nesillere aktaramaması halinde kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, Japonya gibi ülkelerin ve Harvard, Yale gibi öncü Batı üniversitelerinin, çocuklara küçük yaşta akademik bilgiden önce değerler eğitimini ve &#8220;İyilik Psikolojisi&#8221;ni öğreterek bu soruna çözüm bulduğunu, Üsküdar Üniversitesi’nin de bu dersi 2013 yılında, Harvard’dan bile önce başlatarak öncülük ettiklerini vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, fedakârlık ve empatiyle ilişkili genlerin var olduğunu ancak bu genlerin, değerleri öğretmeyen bir çevre ve eğitim sistemi tarafından &#8220;susturulabildiğini&#8221; ifade ederek, genetik yatkınlıklarımıza rağmen, iyiliği veya saldırganlığı seçmenin &#8220;özgür irademize&#8221; ve aldığımız eğitime bağlı olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Kadın beyninin empati ve iç gerçekliğe, erkek beyninin ise mantık ve dış gerçekliğe olan biyolojik yatkınlığının, endüstri devrimiyle değişen sosyal rollerle birlikte yeni bir denge gerektirdiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Yaptığımız iyilikleri küçük görmeyelim; onun dalga ve bulaşıcı etkisi muazzamdır. Ancak bu sihir, sadece karşılık beklenmeyen, samimi iyiliklerde ortaya çıkar.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Şirketler iyilik projeleri başlatmalı</strong></p>
<p>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iyilik yapma sorumluluğunun sadece Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;na bırakılmasının büyük bir hata olduğunu, zira dinin artık kurumsal bir kimlik olmaktan çıkıp bireysel bir &#8220;hal&#8221;e dönüştüğünü belirterek, Türkiye&#8217;de de cemaat ve tarikatlara olan güvenin 15 Temmuz sonrası eridiğini ve yeni STK&#8217;ların da ticarileşip dünyevileşerek iyi bir temsil sunamadığını ifade etti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bu boşluğun ancak eğitim sistemi, şirketler ve diğer kurumlar tarafından doldurulabileceği uyarısında bulunarak, kurumsal aidiyeti artırmak isteyen şirketlerin &#8220;iyilik projeleri&#8221; başlatması gerektiğini, okullarda ise &#8220;karşılıksız iyiliklerin&#8221; ödüllendirilmesinin, gençlerdeki şiddeti ve politizasyonu azaltacağını sözlerine ekledi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-en-iyi-antidepresan-karsiliksiz-iyilik-yapmak-581843">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;En iyi antidepresan karşılıksız iyilik yapmak!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet psikolojisi: Toplumsal dayanışmadan klinik müdahaleye</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/afet-psikolojisi-toplumsal-dayanismadan-klinik-mudahaleye-522420</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 14:39:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışmadan]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[müdahaleye]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremin psikolojik etkileriyle baş etmede günlük yaşamda alınacak önlemler etkili olabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-psikolojisi-toplumsal-dayanismadan-klinik-mudahaleye-522420">Afet psikolojisi: Toplumsal dayanışmadan klinik müdahaleye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Depremin psikolojik etkileriyle baş etmede günlük yaşamda alınacak önlemler etkili olabilir. İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Hale Kahyaoğlu Çakmakcı, bu süreçte uyku düzeninden sağlıklı beslenme rutinlerinin sürdürülmesine kadar günlük yaşamda alınacak bazı önlemlerin ruh sağlığının korunmasında kritik rol oynadığını söyledi.<br />Büyükşehirlerde deprem korkusu yardıma ulaşamama endişesiyle artıyor<br />İstanbul gibi yoğun nüfuslu kentlerde deprem korkusunun yalnızca sarsıntıyla sınırlı olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Hale Kahyaoğlu Çakmakcı, “Büyük şehirlerde insanların birbirine ulaşamaması ve yardım alamayacağına ilişkin korkuların artması doğaldır. Bireylerin önceliği hem kendi yaşamlarını hem de yakınlarının güvenliğini temin etmektir” ifadelerini kullandı.<br />Toplumsal dayanışmanın önemine de dikkat çeken Kahyaoğlu Çakmakcı, “Kişilerin ve sevdiklerinin yaşamını tehdit eden ve acil müdahale gerektiren afet durumlarında, toplumsal yapımızın en belirgin özelliklerinden biri olarak pro-sosyal davranışlar, yani toplumsal dayanışma eğilimleri ön plana çıkmaktadır. Bu tür kriz anlarında, hem fiziksel olarak olay yerinde bulunan bireyler hem de dijital platformlar aracılığıyla etkileşimde bulunan topluluklar tarafından sergilenen yardımsever tutumlar, bireylerin yalnız olmadıkları duygusunu pekiştirmekte ve psikolojik dayanıklılığı artırmaktadır” dedi.<br />Travmatik süreçlerde en sık görülen klinik durum: Akut Stres Bozukluğu<br />Depremin hemen ardından toplum genelinde yoğun bir duygusal reaksiyon gözlemlendiğini belirten Kahyaoğlu Çakmakcı, “Depremin ardından ilk iki gün boyunca ölüm korkusu, belirsizlik, çaresizlik, suçluluk ve öfke gibi duygular yaygın olarak yaşanabilir. Toplumun büyük çoğunluğu doğal afetler sonrasında toplumsal dayanışma, aile desteği ile bu endişelerini atlatabilmektedir. Bunun yanında ilk günlerden 1 aya kadar devam eden tabloda Akut Stres Bozukluğu en sık görülen tablolardandır. Akut Stres Bozukluğu&#8217;nun en belirgin belirtileri arasında çaresizlik duygusu, duygusal hissizlik, travmatik olaya ilişkin tekrar eden kabuslar ve rahatsız edici anılar, dikkat ve konsantrasyonda bozulmalar ile aşırı uyarılmışlık hali yer almaktadır” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Akut Stres Bozukluğu’nun uzun süre devam etmesi durumunda, toplumda yüzde üç ila yüzde beş oranında görülen Travma Sonrası Stres Bozukuğu’na (TSSB) dikkat çeken Kahyaoğlu Çakmakcı “Bu bozukluk, bireyin kendisini travmatik olaydan zihinsel olarak uzaklaştıramaması, olaya ilişkin olumsuz düşünce ve duyguların yoğun bir şekilde rahatsızlık vermesiyle karakterizedir. TSSB’ye ek olarak, depresyon, anksiyete bozuklukları, yas sürecine ilişkin güçlükler ile alkol ve madde kullanımında artış da gözlenebilir. Ayrıca, stresin bedensel yansımaları olarak karın ağrısı, mide sorunları, baş ağrıları, aşırı yorgunluk ve nefes alamama hissi gibi psikosomatik belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Bu tür belirtilerin bireyin yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebileceği göz önünde bulundurularak, başa çıkmakta zorlanılan durumlarda mutlaka bir ruh sağlığı uzmanından ya da psikologdan profesyonel destek alınması önemlidir&#8221; diye belirtti.</p>
<p>Çocuklarla deprem hakkında açık ve yaş düzeyine uygun konuşulmalı<br />Depremin çocuklar üzerindeki etkilerine de değinen Kahyaoğlu Çakmakcı, çocuklara yapılacak açıklamaların açık ve yaşa uygun olması gerektiğini vurguladı ve “Çocuklara depremin tüm doğa olayları kadar normal olduğunu anlatmak gerekir. Ancak karmaşık, belirsiz ya da çelişkili açıklamalar çocuklarda kaygıyı artırabilir. Sorduğu sorulara açık ve net yanıtlar verilmeli, çocukların duygusal tepkilerinin normal olduğu ifade edilmelidir” dedi.<br />Çocuğun deprem görüntülerine sosyal medyada denk gelmesi ya da çevresindeki kişilerin korkulu tepkilerine maruz kalmasının travmayı kalıcı hale getirebileceğini belirten Kahyaoğlu Çakmakcı, “Ebeveynler önce kendilerinin güvende olduğunu içselleştirmeli, sonra çocuğa bunu aktarabilmelidir. Çocukların depremi yaşamasından ziyade medyada deprem ve panik anlarını izlemeleri, endişe ve kaygı içerikli konuşmalara şahit olmaları çocukları olumsuz etkiler. Ebeveynlere aşırı bağlanma, oyun içeriklerinde korku temalarının öne çıkması, sık ağlama, kabus görme, alt ıslatma, öfke nöbetleri, yalnız uyumakta zorlanma ve karanlıktan ya da yalnız tuvalete gitmekten korkma gibi yeni korkuların gelişmesi yer alabilir. Bu belirtilerin bir aydan uzun süre devam etmesi durumunda, mutlaka bir uzmandan profesyonel yardım alınmalıdır. Çocukların yaş grubu ve gelişim düzeyine uygun olarak EMDR ve Oyun Terapisi gibi terapötik müdahaleler, travmaya bağlı gelişen kaygı ve korkular için yardımcı olabilir.”</p>
<p>Psikolojik sağlık için rutinler ve sosyal destek hayati rol oynar<br />Bireylerin bu süreçte psikolojik sağlıklarını koruyabilmeleri için önerilerde bulunan Kahyaoğlu Çakmakcı, “Uyku düzeni, sağlıklı beslenme ve günlük rutinlerin sürdürülmesi kritik rol oynar. Düzenli uyumaya, sağlıklı beslenmeye ve günlük rutinlerinizi sürdürmeye devam edin. Ailenizle ve yakın çevrenizle birlikte olmak, çocuklarla zaman geçirmek, güvenli alanlarda bulunmaya </p>
<p>özen göstermek kişilerin kendisini toparlamasına yardımcı olur. İkincil travmaların önlenebilmesi için felaket haberlerine sürekli maruz kalmaktan kaçınılmalıdır.”<br />Kahyaoğlu Çakmakcı, bir ayı geçen psikolojik belirtilerin mutlaka uzman desteğiyle ele alınması gerektiğini belirterek, “Bu süreçte geçmiş travmalar da tetiklenebilir. Psikoterapi ve travmaya özgü müdahale yöntemleri bireyin iyileşmesini destekleyebilir” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/afet-psikolojisi-toplumsal-dayanismadan-klinik-mudahaleye-522420">Afet psikolojisi: Toplumsal dayanışmadan klinik müdahaleye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğal Afet Travması Deprem Psikolojisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogal-afet-travmasi-deprem-psikolojisi-398201</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Aug 2023 13:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[travması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=398201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hatırlamak istemediğimiz, korktuğumuz, kayıplar yaşadığımız, günlerce gecelerce tedirgin olarak haberleri izlediğimiz 1999 depreminin ardından yıllar geçse de her birimiz hala aynı acıyla o günü hatırlıyoruz…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-afet-travmasi-deprem-psikolojisi-398201">Doğal Afet Travması Deprem Psikolojisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hatırlamak istemediğimiz, korktuğumuz, kayıplar yaşadığımız, günlerce gecelerce tedirgin olarak haberleri izlediğimiz 1999 depreminin ardından yıllar geçse de her birimiz hala aynı acıyla o günü hatırlıyoruz… Yapılan araştırmalar deprem sonrasında genellikle herkesin kaygı ve stres yaşayabileceğini, depresyon, panik atak, uyku sorunları, motivasyon kaybı ve takıntılı düşüncelere sahip olabileceğini gösteriyor. Liv Hospital’dan Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş, depremin çocuklar üzerindeki etkilerini anlatırken ebevynlere de tavsiyelerde bulundu.</strong></p>
<p><strong>Psikolojik etkileri ve etkilenme düzeyi bireyden bireye değişiklik gösterebilir</strong><br /> Doğal afet travması olarak deprem; birey için dünyanın güvenilir olduğuna dair inançlarına set vuran, bireyin ruhsal dengesini bozabilen olumsuz bir deneyimdir. Depremin ruh sağlığı üzerinde kısa ve uzun vadeli etkilerinin olduğu bilinmektedir. </p>
<ul>
<li>Birey ilk aşamada şok dönemindedir ve bu dönemde mantıklı ve gerçekçi düşünememe, karar verememe, dikkat ve hafıza problemleri gibi durumlar yaşayabilir. </li>
<li>İkinci aşama olayın 2 ve 6 gün sonrasında gördüğümüz tepki dönemidir. Birey bu dönemde yoğun duygusal tepkiler (kaygı, öfke, güvensizlik, korku, suçlama) ve bedensel tepkiler (gevşeyememe, titreme, kalp çarpıntısı, mide bulantısı) gösterebilir.</li>
<li>Üçüncü aşamada ise birey olayları düşünme ve işlemleme dönemindedir; olayla ilgili konuşmakta zorlanabilir, yas sürecine girer, üzüntü, öfke ve hasret gibi yoğun duygular yaşayarak çatışmalar gözlenebilir. </li>
<li>Son aşama ise bireyin iyileşme ve yeniden uyum dönemidir. Depremin üzerinden uzun bir zaman geçmiştir ve birey artık yaşadığı olaya direnç göstermez, yaşama uyum sağlar, duygusal ve davranışsal olarak daha iyi hissetmeye başlar, gelecekle ilgili planlar kurmaya, ilk aşamadaki gibi olaya yoğun bir düşünce meşguliyeti göstermemeye başlar. </li>
</ul>
<p>Depremin psikolojik etkileri ve etkilenme düzeyi bireyden bireye değişiklik gösterebilir. Yapılan araştırmalar deprem sonrasında genellikle herkesin kaygı ve stres yaşayabildiklerini, depresyon, panik atak, uyku sorunları, motivasyon kaybı ve takıntılı düşüncelere sahip olabileceklerini göstermiştir. </p>
<p><strong>Depremin çocuklar üzerindeki psikolojik etkileri</strong></p>
<ul>
<li>Güvende olmama hissi ve kontrolün kaybı, </li>
<li>Tekrar deprem yaşamaktan korkma ve binalara tekrar girmekten ve göçük altında kalmaktan korkma,</li>
<li>Dikkat ve konsantrasyon sorunları, gece uykularında yoğun stres belirtileri gösterme,</li>
<li>Eskiden hoşlandığı aktivitelerden keyif alamama ve motivasyon kaybı.</li>
</ul>
<p><strong>Ebeveynlere öneriler</strong></p>
<ul>
<li>Çocuğunuzun duygularının ve verdiği tepkilerin normal olduğunu bilmeniz önemli. Yaşadığı korku ve kaygının görülmesi, ifade edilmesi en doğal iyileştiricidir.</li>
<li> Olayın geçtiğini ve artık güvende olduğunu hatırlatın, şu anda onun yanında olduğunuzu ve onu koruyabileceğinizi hissettirin.</li>
<li>Sorduğu soruları açık, anlaşılır ve basit cümleler ile yanıtlayın ya da “Şu anda bunun cevabını ben de bilmiyorum ama öğrendiğimde seninle paylaşacağım.” gibi.</li>
<li>Çocuklarınızın yanında depremle ilgili korkutucu görüntüleri izlemeyin, haberleri konuşmayın ve bu haberleri izlemesine engel olun.</li>
<li>Eğer çocuğunuz küçük yaş grubundaysa, depremi daha iyi anlatabilmek için oyunlardan faydalanın. Yer kabuğunun sarsılmasıyla ilgili legolardan, bloklardan oyun kurup olayı daha somut hale getirebilirsiniz. </li>
<li>Birlikte bir deprem çantası hazırlayabilirsiniz, çantanın içindeki malzemelerin neden ve ne işe yaradığını konuşabilirsiniz.</li>
<li>Bol bol duyguları hakkında konuşun, konuyla ilgili çizimler yapmasını sağlayın, mektuplar yazın. Duygu ve düşüncelerini ifade edebileceği alanlar kurgulayın.</li>
<li>Bol bol bedensel temas içinde bulunun, rahatlatın, sarılın, öpün ve kucaklayın.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogal-afet-travmasi-deprem-psikolojisi-398201">Doğal Afet Travması Deprem Psikolojisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu Vakfı, Değerli Öğretmenlere Deprem Psikolojisi Konusunda Desteğini Sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anadolu-vakfi-degerli-ogretmenlere-deprem-psikolojisi-konusunda-destegini-surduruyor-364722</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 10:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[değerli]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[desteğini]]></category>
		<category><![CDATA[konusunda]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlere]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu Vakfı’nın Değerli Öğretmenim Programı, “Depremin Getirdikleri ve Travma Psikolojisi” eğitimi ile öğretmenleri depremin ardından yaşanabilecek psikolojik etkilere karşı desteklemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolu-vakfi-degerli-ogretmenlere-deprem-psikolojisi-konusunda-destegini-surduruyor-364722">Anadolu Vakfı, Değerli Öğretmenlere Deprem Psikolojisi Konusunda Desteğini Sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anadolu Vakfı’nın Değerli Öğretmenim Programı, “Depremin Getirdikleri ve Travma Psikolojisi” eğitimi ile öğretmenleri depremin ardından yaşanabilecek psikolojik etkilere karşı desteklemeye devam ediyor.</strong></p>
<p>Anadolu Vakfı’nın, güçlü eğitmen kadrosu ile hem öğretmenlerin hem de gençlerin geleceğine katkı sağlamayı hedeflediği Değerli Öğretmenim Programı, eğitimcileri depremin psikolojik etkilerine karşı desteklemeye yönelik eğitimlerine yenisini ekliyor. 13 Nisan 2023 tarihinde düzenlenecek <strong>“</strong>Depremin Getirdikleri ve Travma Psikolojisi”<strong> eğitimi</strong>nde, travma sonrası stres bozukluğu ve alınabilecek psikolojik tedbirler ele alınacak. Anadolu Vakfı, Türkiye’nin dört bir yanındaki eğitimcilerle 20:30 – 21:30 saatleri arasında çevrim içi olarak bir araya gelecek.</p>
<p>Depremzede ve depremden etkilenen bursiyerleri için “Deprem Psikolojisi Etkinliği” düzenleyen Anadolu Vakfı, Mart ayında gerçekleştirilen<strong> “Duygusal Dayanıklılık ve Bilinçli Farkındalık” eğitimi ile de öğretmenlere deprem psikolojisi konusunda destek vermeye başladı. </strong>Anadolu Vakfı, depremin ilk günlerinden bu yana,  depremzedelerin ihtiyacı olan malzemeler ile Anadolu Grubu’nun tüm şirketlerinden gönüllü çalışanların bağışlarını, yetkili kuruluşlar aracılığı ile deprem bölgelerine ulaştırdı. Projeleriyle deprem bölgesindeki paydaşlarının maddi ve manevi ihtiyaçlarına odaklanan Vakıf, depremden etkilenen 100’den fazla bursiyerine ek burs ödemesi yaparak destekte bulunurken deprem bölgesindeki üniversite öğrencileri için ek kontenjan da oluşturdu. Anadolu Vakfı ayrıca bursiyerlerine ücretsiz psikolojik destek hattı da sunuyor.  Üniversitelerde uzaktan eğitime geçilmesiyle bursiyerlerin ihtiyacı doğrultusunda bilgisayar kampanyası başlatan Anadolu Vakfı, bu kapsamda toplanan bağışlar ile bursiyerler için bilgisayar alımı yapıyor.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolu-vakfi-degerli-ogretmenlere-deprem-psikolojisi-konusunda-destegini-surduruyor-364722">Anadolu Vakfı, Değerli Öğretmenlere Deprem Psikolojisi Konusunda Desteğini Sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu Vakfı&#8217;ndan Bursiyerlerine Deprem Psikolojisi Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anadolu-vakfindan-bursiyerlerine-deprem-psikolojisi-egitimi-355591</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 11:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[bursiyerlerine]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[vakfından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem bölgesinde yaşayan ve felaketten etkilenen 100’den fazla bursiyerine maddi ve manevi destek çalışmalarını sürdüren Anadolu Vakfı, bursiyerleri için “Deprem Psikolojisi” etkinliği düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolu-vakfindan-bursiyerlerine-deprem-psikolojisi-egitimi-355591">Anadolu Vakfı&#8217;ndan Bursiyerlerine Deprem Psikolojisi Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deprem bölgesinde yaşayan ve felaketten etkilenen 100’den fazla bursiyerine maddi ve manevi destek çalışmalarını sürdüren Anadolu Vakfı, bursiyerleri için “Deprem Psikolojisi” etkinliği düzenledi. Uzman Klinik Psikolog katılımıyla gerçekleştirilen iki saatlik çevrimiçi etkinlikte; deprem travmalarından, bu travmalar ile yaşamanın ve başa çıkabilmenin yollarından bahsedildi.</strong></p>
<p>Kurulduğu 1979 yılından bu yana burs ve çeşitli gelişim programları ile eğitime katkıda bulunmaya devam eden Anadolu Vakfı, depremin ardından, afetten etkilenen bursiyerlerine ek maddi yardımın yanı sıra psikolojik olarak da destek vermeyi hedefliyor. Vakıf, 10 Mart tarihinde hem depremzede bursiyerleri hem de depremden psikolojik olarak etkilenen tüm bursiyerleri için “Deprem Psikolojisi” etkinliği düzenledi </p>
<p>“Bursiyer Eğitim ve Gelişim Programları” kapsamında, Uzman Klinik Psikolog katılımıyla gerçekleştirilen çevrimiçi etkinlikte deprem travmalarından bahsedilerek bu travmalar ile yaşamanın ve başa çıkabilmenin yolları konu edildi. Etkinlik, gençlerin duygu ve düşüncelerini paylaştığı, akıllarına takılan sorulara çözüm aradığı soru-cevap bölümü ile sona erdi.</p>
<p>Anadolu Vakfı depremin ilk günlerinden başlayarak,  depremzedelerin ihtiyacı olan malzemeler ile Anadolu Grubu’nun tüm şirketlerinden gönüllü çalışanların bağışlarını, yetkili kuruluşlar aracılığı ile deprem bölgelerine ulaştırdı. Vakıf ayrıca, deprem bölgesinde yaşayan ve depremden etkilenen 100’den fazla bursiyerine ek burs ödemesi yaparak yardımda bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anadolu-vakfindan-bursiyerlerine-deprem-psikolojisi-egitimi-355591">Anadolu Vakfı&#8217;ndan Bursiyerlerine Deprem Psikolojisi Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
