<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>protestolar | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/protestolar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/protestolar</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Feb 2026 21:27:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>protestolar | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/protestolar</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İran, protestolar sırasında ölen üç bine yakın kişinin isimlerini açıkladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iran-protestolar-sirasinda-olen-uc-bine-yakin-kisinin-isimlerini-acikladi-609803</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 21:27:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[bine]]></category>
		<category><![CDATA[ölen]]></category>
		<category><![CDATA[protestolar]]></category>
		<category><![CDATA[ran]]></category>
		<category><![CDATA[sırasında]]></category>
		<category><![CDATA[üç]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609803</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran Cumhurbaşkanlığı İdaresi, ülke genelinde düzenlenen protestolar ve meydana gelen ayaklanmalar sırasında hayatını kaybeden üç bine yakın kişinin isimlerini açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iran-protestolar-sirasinda-olen-uc-bine-yakin-kisinin-isimlerini-acikladi-609803">İran, protestolar sırasında ölen üç bine yakın kişinin isimlerini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>İran Cumhurbaşkanlığı İdaresi,</strong> ülke genelinde düzenlenen protestolar ve meydana gelen ayaklanmalar sırasında hayatını kaybeden <strong>2 bin 986 kişinin </strong>isimlerini açıkladı.</p>
</div>
<div>
<p>İdareden yapılan açıklamaya göre, İran Cumhurbaşkanı<strong> Mesud Pezeşkiyan,</strong> ülke genelinde son dönemde yaşanan protesto ve ayaklanmalar sırasında hayatını kaybeden <strong>2 bin 986 kişinin </strong>isimlerinin yayınlanması emrini verdi.</p>
</div>
<div>
<p>İdarenin sitesinde yayınlanan açıklamada, <em>&#8220;Cumhurbaşkanının talimatıyla (işbu açıklamanın) ekinde, son protesto ve ayaklanmalar sırasında hayatını kaybeden 2 bin 986 kişinin listesi yayınlanmıştır&#8221;</em> ifadeleri yer aldı.</p>
</div>
<div>
<p>Açıklamaya göre, resmi olarak açıklanan can kaybı sayısı (<strong>3 bin 117) </strong>ile yayınlanan isim sayısı arasında <strong>131 kişilik bir fark</strong> olup, bu farkın söz konusu kişilerin kimliklerinin henüz tespit edilememiş olmasından kaynaklanıyor.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iran-protestolar-sirasinda-olen-uc-bine-yakin-kisinin-isimlerini-acikladi-609803">İran, protestolar sırasında ölen üç bine yakın kişinin isimlerini açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran&#8217;da çözüm, sertlik değil reform!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iranda-cozum-sertlik-degil-reform-604959</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 14:21:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[iranda]]></category>
		<category><![CDATA[protestolar]]></category>
		<category><![CDATA[ran]]></category>
		<category><![CDATA[reform]]></category>
		<category><![CDATA[rejim]]></category>
		<category><![CDATA[sertlik]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tepki]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ozan Örmeci, İran’da ülke genelinde yayılan ekonomik koşullara ve hayat pahalılığına tepki gösteren protestolar ve bu süreçte yaşanan can kayıplarını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iranda-cozum-sertlik-degil-reform-604959">İran&#8217;da çözüm, sertlik değil reform!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ozan Örmeci, İran’da ülke genelinde yayılan ekonomik koşullara ve hayat pahalılığına tepki gösteren protestolar ve bu süreçte yaşanan can kayıplarını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Riyalin değer kaybı alım gücünü ciddi biçimde düşürdü</strong></p>
<p>Sahadan sağlıklı bilgi almanın zorlaştığına ve ülkede ciddi internet kısıtlamaları uygulandığına dikkat çeken Prof. Dr. Ozan Örmeci, protestoların başlangıç noktası ve seyriyle ilgili önemli tespitlerde bulundu.</p>
<p><strong>“Protestoların önce ekonomik taleplerle başladığı anlaşılıyor…”</strong></p>
<p>İran’daki protestoların ilk olarak ekonomik taleplerle başladığını belirten Prof. Dr. Örmeci, “Sahadan bilgi almak kolay olmadığı ve İran’da şu sıralar internet üzerinde büyük bir kısıtlamaya gidildiği için doğru bilgilere ulaşmak zor olsa da Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’taki İran uzmanlarıyla yaptığım görüşmeler neticesinde protestoların önce ekonomik taleplerle başladığı anlaşılıyor. Özellikle İran para birimi riyalin devalüe olması nedeniyle alım gücü ciddi biçimde düşen vatandaşlar rejime tepki göstermeye başladı.” dedi.</p>
<p><strong>Ekonomik temelli başlayan tepki siyasi nitelik kazandı…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Örmeci, ekonomik temelli tepkilerin zamanla siyasi bir nitelik kazandığını vurgulayarak, “İran’daki molla rejiminin geleneksel sorunları olan kadın özgürlükleri, farklı etnik ve dini gruplarla ilişkiler ve hayat standartları düşük olan gençlerin saldırgan aktivizmi gibi temalar üzerinden gelişmiştir. Rejim başlarda silah kullanımını yasaklasa da zamanla karşılıklı şiddet kullanımı başlamış ve nitekim olaylardaki ölü sayısının 500’ü geçtiği belirtilmiştir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gençler ve kadınlar protestolarda her zaman ön planda</strong></p>
<p>Prof. Dr. Örmeci, İran’daki protesto kültürüne dikkat çekerek, şunları söyledi:</p>
<p>“Yeşil Hareket dönemi ve Mahsa Amini protestolarını incelediğimizde, daha ziyade gençler ve kadınların İran’daki protestolara çok yoğun olarak katıldıkları ve olaylar organize olmasa da genel rejim memnuniyetsizliği nedeniyle patlamaya hazır bir kitlenin İran’da sürekli var olduğu bilinmektedir. Bu defa bu geleneksel muhalif gruplara ekonomik zorluklardan bıkan esnaflar da eklenince, olayların kısa sürede büyümesi zemin kazanmış ve gösteriler daha geniş katılıma sahne olmuştur. Ayrıca göstericilerin sosyal medya platformlarını kullanarak haberleştikleri ve organize oldukları anlaşılınca, bu yönde büyük kısıtlamalara gidilmiş ve İran’daki muhaliflere destek olmak amacıyla Amerikalı iş insanı Elon Musk, Starklink uydularını göndermiştir. Zamanla devletin tedbirleri nedeniyle İran’ın tüm internet erişimi kesilmiştir. Bu bağlamda, elbette yabancı devletlerin kışkırtmaları da bu tarz süreçlerde etkilidir ki İsrail ve ABD’nin İran içerisinde operasyonlar yapabildiğine kısa süre önce tanıklık etmiştik.”</p>
<p><strong>Köklü devlet geleneğine sahip İran’da rejimin yıkılması o kadar da kolay değil!</strong></p>
<p>İran rejiminin, başlarda yumuşak tepkilerine karşın giderek sertleşmeye başladığını ve şiddet kullanan göstericileri şiddetle bastırma amacında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Örmeci, “Bu, tüm rejimlerde olduğu gibi otoriter bir yönetim sistemi olan İran’da da geçerli bir durum olup, devlet otoritesinin iç dinamikler nedeniyle kendiliğinden kaybolması ve rejimin yıkılması-Tahran’ın sahip olduğu köklü devlet geleneği nedeniyle-o kadar da kolay değildir. Ancak elbette ABD ve İsrail gibi dış güçlerin doğrudan müdahalesi durumunda olaylar farklı bir yönde gelişebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Rejim meşruiyeti sarsılıyor ancak tamamen kaybolmuş değil</strong></p>
<p>Protestoların rejimin meşruiyeti üzerindeki etkisini de değerlendiren Prof. Dr. Örmeci, “Rejim, daha ziyade yolsuzluk, ekonomik kaynakların verimsiz kullanımı, yasakçılık, adam kayırmaya dayalı liyakatsizlik düzeni, beceriksizlik ve ABD gibi tehlikeli büyük devletlerle iyi ilişkiler kuramaması nedeniyle İran halkını zora sokması gibi temalar üzerinden şiddetle eleştirilmektedir. İran halkında protesto ve isyan kültürü çok güçlü olup, 1979’da bundan istifade eden İslamcılar, şimdi bundan yakınmaktadırlar. Protestolar rejimin meşruiyetini ciddi anlamda sarsmakta, ancak meşruiyetin kaybolduğuna dair henüz elde somut bir veri bulunmamaktadır. Çünkü devletin tüm ideolojik aygıtlarıyla yaklaşık 50 yıldır Şahlık anti-propagandasına maruz kalan İran halkının sıfırdan yeni bir ezbere alışması kolay değildir.” dedi.</p>
<p><strong>ABD algısı İran’da değişiyor</strong></p>
<p>ABD’nin olası müdahalesinin protestolara etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Örmeci, “ABD, özellikle de Donald Trump yönetimi, rejimin propaganda çabaları sonucunda İran’da aslında geleneksel bir nefret objesi, hatta Humeyni’nin deyimiyle ‘büyük şeytan’ iken, son yıllarda ülkedeki sosyoekonomik, siyasal ve güvenlik sorunlarının derinleşmesi neticesinde özellikle gençlerin sıcak baktığı bir dış güç haline gelmeye başlamıştır. Keza devrik Şah Pehlevi’nin oğlu Rıza Pehlevi’ye verilen dış ve iç desteğin de son dönemde arttığı görülmektedir. Batı’nın açıklamalarına İran’dan erişim sınırlı olsa da İran’ın yurt dışında yaşayan büyük bir diaspora topluluğunun olması ve bunların genelde rejim karşıtı olması sebebiyle dışarıdaki tepkiler içeriye de kanalize olmaktadır.” şeklinde konuştu.  </p>
<p><strong>Rejim değişimi zor, istikrarsızlık devam edebilir</strong></p>
<p>Protestoların rejim değişimiyle sonuçlanmasının kısa vadede zor olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Örmeci, şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Bu protestoların İran’da rejimi değiştirip değiştiremeyeceğini öngörmek için yeterince somut bilgi ve veri yoktur. Ancak önceki deneyimler temelinde, rejimin yerinde kalacağı ve protestoların hem güvenlik güçlerince bastırılma hem de sönümlenme yoluyla zaman içerisinde cılızlaşacağını öngörebilirim. Bu ise kuşkusuz, İran’ın sorunlarının çözüldüğü anlamına gelmemekte ve ülkenin istikrarsız yönetiminin devam edeceğine delalet etmektedir. Tahran’ın bu konuda aşama yapabilmesi için ABD yaptırımlarının en azından bir bölümünden kurtulması, bunun için de nükleer programı yerine kalkınmaya odaklanması gerekmektedir.”</p>
<p><strong>“Rejimin reform yoluyla dönüşümü Ankara açısından daha kabul edilebilir bir seçenek”</strong></p>
<p>İran’ın öncelikle yaptırımlardan kurtulması ve kalkınmaya odaklanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Örmeci, “Yine rejimin kadın giyimi, gençlerin yaşamları gibi konularda daha özgürlükçü bir tavır alması yerinde olabilir. Ancak bu tarz sert ideolojilere dayalı rejimler, ilginçtir ki taviz verdikçe yıkılma sürecine de girebilirler. Bu nedenle, Çin’deki 1980’ler deneyimi de göz önünde tutulursa, olayların günlük yaşamı bozduğu bir zamanlamada asayiş ve güvenliğin sağlanması ve sonrasında da kalkınma sürecinin başlatılması yerinde olacaktır. Türkiye açısından da İran’daki gelişmeler kritik mahiyette olup, rejimin devrim yerine reform yoluyla dönüşümü Ankara açısından daha kabul edilebilir bir seçenektir. Ancak bu reformların toplumla bağlantı kuracak olan gerekli sivil toplum kanallarının olmadığı bir ortamda gerçekleştirilmesi de kolay bir iş değildir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iranda-cozum-sertlik-degil-reform-604959">İran&#8217;da çözüm, sertlik değil reform!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Protestolar Netanyahu&#8217;nun elini zayıflatacaktır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/protestolar-netanyahunun-elini-zayiflatacaktir-361252</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 12:26:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[elini]]></category>
		<category><![CDATA[netanyahunun]]></category>
		<category><![CDATA[protestolar]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflatacaktır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361252</guid>

					<description><![CDATA[<p>Netanyahu'nun saldırgan ve genişlemeci dış politikasının her zaman İsrail Yüksek Mahkemesi'nin önünde engel olarak durduğunu belirten uzmanlar, öte yandan vatandaşların haftalarca süren protestolarıyla ve muhalefetiyle karşılaşan başbakanın uluslararası düzeyde de elinin zayıflayacağını ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/protestolar-netanyahunun-elini-zayiflatacaktir-361252">Protestolar Netanyahu&#8217;nun elini zayıflatacaktır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Netanyahu&#8217;nun saldırgan ve genişlemeci dış politikasının her zaman İsrail Yüksek Mahkemesi&#8217;nin önünde engel olarak durduğunu belirten uzmanlar, öte yandan vatandaşların haftalarca süren protestolarıyla ve muhalefetiyle karşılaşan başbakanın uluslararası düzeyde de elinin zayıflayacağını ifade ediyor. </strong></p>
<p><strong>Ülke içi siyasi gelişmelerin dış politika önceliklerinden hiçbirini etkilemeyeceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Hamoon Khelghat Doost, iki yıl kadar önce İbrahim Antlaşması&#8217;yla ilişkileri Basra Körfezi ülkeleri ile bir dönüm noktasına varan İsrail’in Suudi Arabistan ile barış yapmasının da kolaylaştığına ve Çin’in arabulucuk rolününün önemine dikkat çekiyor. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler İngilizce Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hamoon Khelghat Doost, yargı reformu girişimi sonrasında İsrail’de meydana gelen olayları ve Başbakan Netanyahu’nun bakış açısını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Aharon Barak’ın reformları yargı bağımsızlığını artırdı</strong></p>
<p>1990&#8217;lardan bu yana yargı gücünün İsrail&#8217;i yöneten diğer kurumların gücüne kıyasla istikrarlı ve büyük ölçüde arttığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Hamoon Khelghat Doost, “Yargının gücünün ve etkisinin bu düzeyde artması ise İsrail&#8217;de yazılı bir anayasanın olmaması nedeniyle ülkede medeni hakların ve insan haklarının uygulanmasının tek garantisinin yargı bağımsızlığı olacağını savunan Aharon Barak&#8217;ın yargı devrimiydi. Bu nedenle hükümet veya başka herhangi bir devlet kurumu tarafından verilen hiçbir önemli karar, mahkemelerin yetkisi dışına çıkmıyordu. Aharon Barak&#8217;ın bahsini ettiğimiz bu bir dizi reformu, yalnızca yargı bağımsızlığını ve Arap kökenli vatandaşlar da dahil olmak üzere azınlıkların haklarına desteği artırmakla kalmamıştı, aynı zamanda İsrail Yüksek Mahkemesi&#8217;ne İsrail Silahlı Kuvvetleri tarafından alınan tüm kararları ve eylemleri izleme yetkisini de vermişti.” dedi.</p>
<p><strong>Netanyahu’nun politikası engel teşkil ediyor</strong></p>
<p>Netanyahu&#8217;nun saldırgan ve genişlemeci dış politikasının her zaman İsrail Yüksek Mahkemesi&#8217;nin önünde engel olarak durduğu başlıca unsurlardan biri olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Hamoon Khelghat Doost, “Bu nedenle Başbakan Netanyahu, İsrail hukuk sistemini zayıflatmak suretiyle Batı Şeria ve Ortadoğu&#8217;daki militarist ve saldırgan politikasını daha da güçlendirmeye çalışıyor. Netanyahu&#8217;nun aşırı Ortodoks ve aşırı sağcı gruplardan oluşan koalisyon hükümeti, Batı Şeria&#8217;daki yerleşim birimlerini genişletme, Ortodoks Yahudilerin laik toplum üzerindeki etkisini artırma ve hatta İran da dahil olmak üzere İsrail&#8217;e yönelik dış tehditleri askeri güç kullanarak ortadan kaldırma sözünü bile verdi. Yüksek Mahkeme’nin mevcut gücü, onun maceracı dış politikasının önünde kesinlikle çok büyük bir engeldir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ülkedeki siyasi gelişmeler dış politika önceliklerini etkilemeyecektir</strong></p>
<p>Ülke içi siyasi gelişmelerin dış politika önceliklerinden hiçbirini etkilemeyeceğini kaydeden Khelghat Doost, “Buna karşın İsrail&#8217;in rakiplerine ve düşmanlarına karşı siyasi hedeflerine ulaşmak için seçtiği taktiklerin iç siyasi atmosferden etkilenmeyeceğine inanmak oldukça güç. İran&#8217;ın nükleer programı ile halâ Batı&#8217;nın tercih ettiği çözüm olan JCPOA&#8217;ya aktif olarak karşı çıkmak veya İran&#8217;ın nükleer programını sabote etmek gibi eylemlerde bulunmak, kamuoyunda belli bir düzeyde meşruiyet sağlamadan mümkün olamayacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Protestolar Netanyahu’nun elini zayıflatacaktır</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Hamoon Khelghat Doost, ‘Benjamin Netanyahu&#8217;nun eylemlerinin, toplumun ve siyasetin; yargı bağımsızlığı gibi kabul edilmiş ve en hayati ilkelerin ihlal edildiği muhafazakâr dini değerlerle karıştırılmış radikal bir milliyetçiliğe yönelmesi, İsrail&#8217;in uluslararası imajını önemli ölçüde zedeliyor’ dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Ayrıca vatandaşların haftalarca süren protestolarıyla ve muhalefetiyle karşılaşan başbakanın uluslararası düzeyde de eli zayıflayacaktır. Özellikle de yönetişim ve sosyal özgürlüklerle ilgili fikirleri birçok Batı ülkesinde kabul edilmeyen aşırılık yanlısı güçlerle Netanyahu’nun ittifak halinde olması, onu dış politika hedeflerine ulaşmak için gerekli olan diplomatik vasıtalardan yoksun bırakacaktır. Tüm bunlar, İsrail&#8217;in İran&#8217;ı tecrit etme stratejisinin son haftalarda büyük bir zorlukla karşı karşıya kaldığı bir zamanda gerçekleşiyor. Bu dönemde İran ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlaması ve İran&#8217;ın Basra Körfezi bölgesindeki gerilimi büyük ölçüde azaltma olasılıkları arttı.”</p>
<p><strong>İbrahim Anlaşması barışı kolaylaştırabilir</strong></p>
<p>İki yıl kadar önce İbrahim Antlaşması&#8217;yla ilişkileri Basra Körfezi ülkeleri ile bir dönüm noktasına varan İsrail’in şimdilerde İran, Suudi Arabistan, Katar ve BAE’nin dahil olduğu bölgede birçok aktörün yeni bir güç dengesi kurmaya çalıştığı yeni bir siyasi yapıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Khelghat Doost, “Suudi Arabistan’ın İbrahim anlaşmasının bir parçası olmadığı biliniyor. Ancak Riyad yönetiminin bölgede Bahreyn gibi bazı ülkeler üzerinde her zaman çok fazla etkiye sahip olduğunu söylemek mümkün. Bu gücün Ortadoğu ülkelerinin ilişkilerini giderek daha fazla etkilediği görülüyor. İran ve Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlaması Ortadoğu&#8217;da büyük öneme sahip. İbrahim Anlaşması gibi bir anlaşma, hem İsrail&#8217;in Arap ülkeleriyle barış çabalarını hem de bir bütün olarak bölgeyi etkileyebilir. Elbette ki bu, İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin daha da kötüye gideceği anlamına gelmez, ancak Suudi Arabistan&#8217;ın İsrail ile barış yapmasını kolaylaştırabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çin’in arabulucu rolü büyük önem taşıyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Hamoon Khelghat Doost, son olarak Çin&#8217;in İran ile Suudi Arabistan arasındaki arabulucu rolüne de dikkat etmek gerektiğini söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Amerika Birleşik Devletleri, odağını Asya&#8217;ya kaydırırken, Çin Orta Doğu&#8217;daki etkisini artırmanın yollarını arıyor. Ayrıca Çin, İran ve Suudi Arabistan ile yakın ilişkiler kurdu ve iki ülke arasındaki arabuluculuk çabalarına ve müzakerelere katkıda bulundu. Çin&#8217;in bölgede artan etkisinin İsrail ve Suudi Arabistan ile ilişkileri üzerinde de önemli etkileri olabilir. Suudi Arabistan, ABD&#8217;nin her zaman yakın bir müttefiki olmuş olsa da son yıllarda ABD&#8217;ye olan bağımlılığını azaltmak için diğer ülkelerle ilişkilerini genişletmeye çalışıyor. Bu bağlamda Suudi Arabistan’ın Çin&#8217;e yaklaşarak ABD üzerinde daha fazla güç kazanma şansını artırmaya çabaladığı görülüyor. Böyle bir durumda, İsrail&#8217;in uluslararası sahnede ihtiyacı olan son şey, yolsuzluktan hüküm giymiş, demokratik değerlerle arası iyi olmayan aşırı sağcı gruplarla gizli anlaşma yapmak suretiyle özgür bir toplumun temellerini baltalamakla suçlanan bir başbakandır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/protestolar-netanyahunun-elini-zayiflatacaktir-361252">Protestolar Netanyahu&#8217;nun elini zayıflatacaktır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
