<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>problemleri | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/problemleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/problemleri</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Sep 2025 15:12:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>problemleri | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/problemleri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ayakkabı seçiminde öncelik; rahatlık, esnek taban ve doğru numara!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayakkabi-seciminde-oncelik-rahatlik-esnek-taban-ve-dogru-numara-576694</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 15:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[esnek]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[öncelik]]></category>
		<category><![CDATA[problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[rahatlık]]></category>
		<category><![CDATA[seçiminde]]></category>
		<category><![CDATA[taban]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Programı Öğr. Gör. Muharrem Tosun, çocukluk dönemi ayak sağlığını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayakkabi-seciminde-oncelik-rahatlik-esnek-taban-ve-dogru-numara-576694">Ayakkabı seçiminde öncelik; rahatlık, esnek taban ve doğru numara!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Programı Öğr. Gör. Muharrem Tosun, çocukluk dönemi ayak sağlığını anlattı.</p>
<p><strong>Çocuklarda en sık görülen ayak problemleri neler?</strong></p>
<p>Çocuklarda en sık görülen ayak problemlerini sıralayan Öğr. Gör. Muharrem Tosun, &#8220;Düztabanlık, içe basma, parmak ucunda yürüme, tırnak batması ve mantar enfeksiyonları çocuklarda sık rastlanan problemlerdir. Bunlar erken fark edilmediğinde ileride daha ciddi sorunlara yol açabilir.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu problemlerin sadece ayakla sınırlı kalmadığını belirten Öğr. Gör. Muharrem Tosun, &#8220;Yanlış basış veya ayak deformiteleri sadece ayağı değil tüm iskelet sistemini etkiler. Diz, kalça ve bel ağrıları, duruş bozuklukları hatta skolyoz gibi omurga problemlerine zemin hazırlayabilir.&#8221; uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Sorunlar erken teşhis edebilir</strong></p>
<p>Podolojinin çocukların ayak sağlığındaki rolüne dikkat çeken Öğr. Gör. Muharrem Tosun, “Podoloji, ayak sağlığı üzerine uzmanlaşmış bir bilim dalıdır. Podologlar çocukların ayak yapısını inceleyerek olası sorunları erken teşhis edebilir. Çocuklara özel podolojik muayeneler 3–4 yaşından itibaren yapılmalıdır. Bu dönemde yürüyüş şekli ve ayak kemik gelişimi daha net görülebilir.” diye konuştu.</p>
<p>Çocukların ayak yapısının yetişkinlerden farklı olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Muharrem Tosun, &#8220;Çocukların ayak kemikleri henüz gelişim aşamasındadır, bu yüzden çok daha esnek yapıdadır. Yanlış ayakkabı seçimi veya sert tabanlı ayakkabılar, bu dönemde kalıcı problemlere daha hızlı yol açabilir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Okul çağındaki çocuklarda esnek taban ve doğru numara önemli</strong></p>
<p>Ayakkabı seçiminin çocuk ayak sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Öğr. Gör. Muharrem Tosun, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Yanlış ayakkabı tercihleri günümüzde ayaklarda karşılaştığımız tırnak batması, nasır gibi mekanik problemlerin en önemli sebeplerinden biri olduğu gibi halluks valgus, pençe-çekiç parmak gibi ön ayak deformitelerinin de oluşum nedenlerinin başında gelmektedir. Bu da çocukların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca ifade etmek gerekir ki önemli olan ayakkabının malzemesinden çok, ayağı doğru desteklemesi ve hava alabilmesine olanak sağlamasıdır. Deri veya kösele tartışmasından ziyade, özellikle okul çağındaki çocuklarda ayakkabı seçiminde rahatlık, esnek taban ve doğru numara kriterleri öncelikli olmalıdır.”</p>
<p><strong>Spor aktivitelerinin ayak sağlığındaki riskleri neler?</strong></p>
<p>Çocukların spor aktivitelerinin ayak sağlığı üzerinde oluşturabileceği riskleri de anlatan Öğr. Gör. Muharrem Tosun, şöyle devam etti:</p>
<p>“Futbol ve basketbol gibi sporlarda burkulma ve darbe riski, bale gibi aktivitelerde ise tırnak batması ve deforme tırnak sorunları, koşu aktivitelerine katılanlarda ise ayak mantarı sorunları görülebilmektedir.  Doğru ayakkabı, koruyucu ekipman ve düzenli kontroller bu riskleri azaltır.  Burada dikkat çekmek istediğim bir konu da özellikle futbol ve basketbol oynarken çocukların birbirlerinin ayağına basmaları ya da travma sonucu genellikle baş parmaklarda subungual hematom dediğimiz tırnak altında kan toplanması durumuyla karşılaşabiliyoruz ve bu durum tırnağın düşmesine sebep olabiliyor. Bu tarz problemlerde velilerin en geç iki gün içerisinde podoloğa müracaat etmesi durumunda tırnağın düşmesi engellenebilir böylece ileride karşılaşılabilecek tırnak yatağı problemlerinin de önüne geçilebilir.”</p>
<p><strong>Çocukların çıplak ayakla yürümesi ayak gelişimini destekler</strong></p>
<p>Ebeveynlere çocuklarının ayak sağlığını korumak için nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunan Öğr. Gör. Muharrem Tosun, &#8220;Çocuğun yürüme biçimini gözlemlemek, ayakkabılarının ayağına küçük gelmediğinden emin olmak, ayakta ağrı ya da şişlik olduğunda gecikmeden uzmana başvurmak önemlidir. Ayrıca çocukların farklı zeminlerde (kum, çim gibi) çıplak ayakla yürümesine fırsat vermek de ayak gelişimini destekler.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çocuklarda en az iki çift günlük ayakkabı dönüşümlü kullanılmalı</strong></p>
<p>Çocuklarda ayak sağlığını korumak için yapılması gereken pratik önerilerini de sıralayan Öğr. Gör. Muharrem Tosun, “Çocuklara ayakkabı alırken mutlaka akşam saatlerini tercih etsinler çünkü gün içerisinde ayaklar şişip 0,5-1 numara kadar büyüyebilir. Çocuklarda en az iki çift günlük ayakkabı dönüşümlü kullanılmalı. Aynı ayakkabı sürekli giyildiğinde iç astar kurumadan tekrar kullanılır ve bu da mantar ve kötü koku riskini artırır. Ayak hijyenine dikkat etsinler, çoraplar her gün değiştirilmeli ve pamuk, bambu içerikli olmalıdır. Tırnaklar çok kısa olmayacak şekilde küt olarak kesilmeli. 5-6 aylık periyodlarla çocukların ayak numaralarını ölçüp ve ayakkabıyla olan uyumunu gözlemlemeliler. Çocukların ayaklarını ihmal etmeyin.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayakkabi-seciminde-oncelik-rahatlik-esnek-taban-ve-dogru-numara-576694">Ayakkabı seçiminde öncelik; rahatlık, esnek taban ve doğru numara!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege&#8217;de ilişki yönetimi ve bağlanma problemleri konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egede-iliski-yonetimi-ve-baglanma-problemleri-konusuldu-540772</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 08:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[egede]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540772</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinin 70. Yıl Kariyer ve Bilim Şenliği etkinlikleri kapsamında, “İlişki Yönetimi ve İlişkilerde Bağlanma Problemleri” başlıklı bir seminer düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egede-iliski-yonetimi-ve-baglanma-problemleri-konusuldu-540772">Ege&#8217;de ilişki yönetimi ve bağlanma problemleri konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesinin 70. Yıl Kariyer ve Bilim Şenliği etkinlikleri kapsamında, “İlişki Yönetimi ve İlişkilerde Bağlanma Problemleri” başlıklı bir seminer düzenlendi. Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi Seminer Salonunda gerçekleşen etkinlikte, Uzman Klinik Psikolog M. Berk Karaoğlu, mesleki deneyimlerini ve danışan süreçlerinden edindiği önemli gözlemleri katılımcılarla paylaştı. Seminere, Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu, öğrenciler ve üniversite mensupları katıldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Seminerde konuşan Uzm. Klinik Psikolog Berk Karaoğlu, “Klinik deneyimlerimin yanı sıra, evli bireylerde benlik saygısı, çift uyumu ve cinsel doyum ilişkisini incelediğim yüksek lisans tezimle dikkat çektim. Özellikle aile içi iletişim ve bireysel farkındalık konularına vurgu yapmak benim için önemli. İlişkide bağlanma yöntemlerinden bahsederken şunu belirtmek isterim ki, kişinin çocukluğundan bu yana anne babayla olan ilişkileri, ilişki karakterini temelden oluşturur. Güvenli bağlanmaya sahip kişilerin çocukları iyi ilişkiler geliştirebilir. Ancak, darmadağınık-güvensiz bağlanmada ise kişinin çocukları antisosyal, bencil ve baskıcı olabilir&#8221; diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“<b>Kaygılı bağlanma ve ilişkilerde denge”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kaygılı ve güvensiz bağlanma stilinin çocuk üzerindeki olumsuz etkilerinden bahseden Uzm. Klinik Psikolog Karaoğlu, “Şunu da eklemek isterim ki, kaygılı güvensiz bağlanmaya sahip ailelerin çocukları ise bağımlı, endişeli ve sahiplenici olabiliyor. Konuşmamı desteklemek için Freud&#8217;un o meşhur sözünü de sıklıkla kullanırım: &#8216;Bir çiçeğe fazla su verirseniz yaşayamaz, ölür, aralıklı ve dengeli su verirsen yaşar.&#8217; Bu söz, ilişkilerdeki denge ve ölçünün ne kadar kritik olduğunu çok güzel anlatır” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“<b>Aşk: sağlıksızı sağlıklı yapma sanatı”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Uzm. Klinik Psikolog Karaoğlu, “Kaçıngan güvensiz bağlanmada ise durum farklıdır. Anne baba çocuğun duygularını küçümser, hep meşguldür. Bu durum, çocuğun &#8216;Annemden babamdan isteyeceğime kendim yaparım&#8217; düşüncesine girmesine yol açar. İlişkide alacağını alır ve kenara çekilir, sorumluluk almaz. Tıpkı Issız Adam filmindeki karakter gibi. Aile tutumlarına gelince, bilim en yararlı ve olumlu ebeveyn tutumunu demokratik olarak kabul eder. Ancak benim görüşüme göre, tam olarak demokratik olmak da her zaman iyi sonuçlar vermiyor; çocuklarla çalıştığımızda aşırı hoşgörünün de sorun yaratabildiğini görüyoruz. İlişkileri şematik olarak sınıflandırdığımda, sevgi, saygı, güven ve hazdan oluşan dört temel kavram üzerinden kurulduklarını görüyorum. Aşk konusuna gelirsek, sağlıklı ya da sağlıksız oluşu hakkında farklı görüşler olsa da ben aşk ne sağlıklı ne de sağlıksızdır, yerine göre sağlıksızı sağlıklı yapabileceğin bir olgudur diye düşünüyorum. Romantik, tutkulu aşk, delicesine aşk, mantıklı aşk gibi türlerini bağlanma stilleriyle ilişkilendirerek dinleyicilerimle aktif bir tartışma ortamı yaratmayı seviyorum&#8221; diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>“<b>İlişkide kadın ve erkeğin karşılıklı beklentileri ve denge”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Uzm. Klinik Psikolog Karaoğlu, “Kadınlar ve erkeklerin ilişkide karşılıklı ne istediği de önemli bir konu. Kadınların partnerinde dayanak, güç gibi kavramları aradığını görüyoruz. Ancak erkeklerin de bir kadın kadar ilişkide değer görmek istediği şeyler var. Bu karşılıklı isteğin sadece dengeyle sağlanabileceğinin altını çizmek isterim&#8221; diye sözlerini noktaladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Katılımcılar için hem eğitici hem de ilham verici bir deneyim olan bu anlamlı etkinliğin sonunda, Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu tarafından Uzm. Klinik Psikolog Berk Karaoğlu&#8217;na “Teşekkür Belgesi” takdim edildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egede-iliski-yonetimi-ve-baglanma-problemleri-konusuldu-540772">Ege&#8217;de ilişki yönetimi ve bağlanma problemleri konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmayla ağız ve diş problemleri artıyor! Tükürük azalması ve ağız kuruluğu yaşlılarda daha sık görülüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslanmayla-agiz-ve-dis-problemleri-artiyor-tukuruk-azalmasi-ve-agiz-kurulugu-yaslilarda-daha-sik-goruluyor-455266</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 May 2024 16:38:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[azalması]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluğu]]></category>
		<category><![CDATA[problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tükürük]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmayla]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlanmayla ile birlikte ağız ve diş problemlerinin daha yaygın hale geldiğini kaydeden uzmanlar, diş eti hastalıkları, diş çürümesi, tükürük azalması ve ağız kuruluğu gibi problemlerin de daha sık görüldüğünü söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanmayla-agiz-ve-dis-problemleri-artiyor-tukuruk-azalmasi-ve-agiz-kurulugu-yaslilarda-daha-sik-goruluyor-455266">Yaşlanmayla ağız ve diş problemleri artıyor! Tükürük azalması ve ağız kuruluğu yaşlılarda daha sık görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diş hekiminin yaşlı bireylere özel beslenme önerileri, ağız hijyeni teknikleri ve ağız kuruluğu gibi problemler için çözümler sunabileceğini vurgulayan Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Yaşlı bireylerin en az yılda 2 kez diş muayenesi ve kontrolünden geçmesi öneriliyor. Diş eti hastalığı veya diyabet gibi kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin daha sık diş hekimine gitmesi gerekebilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz,<strong> </strong>yaşlılık döneminde düzenli diş muayeneleri ve kontrollerinin önemi hakkında bilgi verdi.<strong> </strong></p>
<p><strong>“Düzenli diş muayeneleriyle problemler erken teşhis ve tedavi edilebiliyor”</strong></p>
<p>Yaşlılık döneminde, ağız ve diş sağlığını korumak için düzenli diş muayeneleri ve kontrolleri yaptırmanın çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, bunun birkaç sebebinin olduğunu belirterek, “Yaşlanma ile birlikte ağız ve diş problemleri daha yaygın hale geliyor. Diş eti hastalıkları, diş çürümesi, tükürük azalması ve ağız kuruluğu gibi problemler yaşlı bireylerde daha sık görülüyor. Düzenli diş muayeneleri ve kontrolleri ile bu problemler erken teşhis ve tedavi edilebilir.” dedi.</p>
<p><strong>“Diyabet, kalp hastalığı ve Alzheimer gibi kronik hastalıkları tetikleyebiliyor”</strong></p>
<p>Ağız ve diş sağlığının genel sağlık ile bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Diş eti hastalıkları ve diğer ağız problemleri diyabet, kalp hastalığı ve Alzheimer gibi kronik hastalıkları tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. Düzenli diş muayeneleri ve kontrolleri ile bu riskler azaltılabilir.” şeklinde öneride bulundu.</p>
<p><strong>“El becerilerinde azalma ve görme problemleri zorlayabiliyor”</strong></p>
<p>Yaşlı bireylerin diş bakımı konusunda daha fazla yardıma ihtiyaç duyabildiğini de söyleyen Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “El becerilerinde azalma ve görme problemleri gibi yaşlanma ile birlikte gelen bazı problemler, yaşlı bireylerin diş bakımını kendi başlarına yapmalarını zorlaştırabiliyor. Düzenli diş muayeneleri ve kontrolleri sırasında diş hekimi veya diş hijyenisti, yaşlı bireylere diş bakımı konusunda gerekli yardımı ve eğitimi sağlayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>“Yaşlı bireylerin yılda en az 2 kez diş muayenesi ve kontrolünden geçmesi öneriliyor”</strong></p>
<p>Diş hekiminin yaşlı bireylere özel beslenme önerileri, ağız hijyeni teknikleri ve ağız kuruluğu gibi problemler için çözümler sunabileceğini de vurgulayan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Yaşlı bireylerin en az yılda iki kez diş muayenesi ve kontrolünden geçmesi önerilir. Diş eti hastalığı veya diyabet gibi kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin daha sık diş hekimine gitmesi gerekebilir.” diye konuştu.</p>
<p>Diş muayenesi ve kontrolü sırasında diş hekiminin, dişlerin ve diş etlerinin genel durumunu inceleyerek diş eti hastalığı ve diş çürümesi olup olmadığını kontrol ettiğini de kaydeden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, ağız kanseri taraması, tükürük akışını ölçme, gerekirse röntgen çekimi ve diş bakımı ve ağız hijyeni konusunda gerekli tavsiyelerin de verildiğini anlattı.</p>
<p><strong>Yaşlı hastaların özel bir diş bakımı ve tedavisine ihtiyacı var</strong></p>
<p>Yaşlılara diş fırçalamak ve diş ipi kullanmak gibi günlük ağız hijyenini ihmal etmemeleri, sağlıklı ve dengeli beslenmeleri, şekerli ve asitli yiyecek ve içeceklerden kaçınmaları, yeterli su içmeleri, sigara ve alkolden uzak durmaları konusunda tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, yaşlı hastaların, farklı sağlık problemleri ve ilaç kullanımı gibi çeşitli faktörlerden dolayı özel bir diş bakımı ve tedavisine ihtiyacı duyduklarını da söyledi.</p>
<p>Geriatri diş hekimliğinin yaşlı hastaların ağız ve diş problemlerini teşhis ve tedavi etme konusunda uzmanlaşmayı sağlayan bir eğitim programı olduğunu da kaydeden Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, yaşlı ve engelli hastalar için diş kliniklerinde tekerlekli sandalye kullanan hastaların rahatça girebilmesi ve tedavi olabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması, yaşlı hastaların uzun süreli tedavilerde rahat edebilmesi için ergonomik klinik üniteleri kullanılması gerektiğini de vurguladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslanmayla-agiz-ve-dis-problemleri-artiyor-tukuruk-azalmasi-ve-agiz-kurulugu-yaslilarda-daha-sik-goruluyor-455266">Yaşlanmayla ağız ve diş problemleri artıyor! Tükürük azalması ve ağız kuruluğu yaşlılarda daha sık görülüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzayan Okula Uyum Problemleri Okul Fobisinin Habercisi Olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzayan-okula-uyum-problemleri-okul-fobisinin-habercisi-olabilir-403792</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Sep 2023 12:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[fobisinin]]></category>
		<category><![CDATA[habercisi]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<category><![CDATA[uzayan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=403792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okula başlayacak olan her çocuk hemen hemen uyum zorluğu yaşayabilir. Bu durum en çok okul fobisi ile karıştırılmaktadır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzayan-okula-uyum-problemleri-okul-fobisinin-habercisi-olabilir-403792">Uzayan Okula Uyum Problemleri Okul Fobisinin Habercisi Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okula başlayacak olan her çocuk hemen hemen uyum zorluğu yaşayabilir. Bu durum en çok okul fobisi ile karıştırılmaktadır. Okula uyum süreci ile okul fobisi ayrı şeylerdir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan okul fobisi hakkında önemli bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Özellikle anaokulu ya da birinci sınıf gibi okul hayatına yeni başlayacak olan çocuklarda okul uyum güçlüğü görülmesi beklendik ve doğal bir süreçtir. Bu süreci bazı çocuklar daha kolay atlatabiliyorken bazı çocuklar için tam tersi olabilmektedir. Bu farklılık çocuğun mizacı, bağlanma stilleri ve ebeveyn tutumları gibi faktörlerden kaynaklanabilir.  Ancak her okula gitmek istememe okul fobisi anlamını taşımamaktadır. Okula uyum süreci çocuk için yeni olan ortama, arkadaşlara, etkinliklere ve yeni olan her rutine adaptasyonu kapsamaktadır. Yeni olan her şey bir uyum sürecini ve zorlukları beraberinde getirebilir. Güç, ancak bir o kadar da doğal olan bu zorlu sürecin yavaş yavaş azalarak gitmesini bekleriz.</p>
<p><strong>Okul fobisi nedir?</strong></p>
<p>Yaşadıkları stresten dolayı okula gitmeyi reddetme, okul saati geldiğinde ya da okula gitmesi ile ilgili sohbetler yapıldığında yoğun bir şekilde duygusal ve hatta fiziksel anlamda sıkıntı ile karakterize olan bir durumdur. Okul fobisi bir sonuçtur. Çocuğa bu sonuca götüren nedenler her çocuk için farklılaşabilir. Örneğin, çatışmalı ebeveyne sahip çocuk okula gittiğinde annesi ile babasının kavga edebileceğini düşünebilir. Bu durum çocukta okula gitmek istememe davranışa neden olabilir. Dışarıdan baktığınızda ise okul günü ağlayan ya da okula gitmek istemediğini dile getiren bir çocuk görüyor olabilirsiniz. Ancak burada mesele sadece okul korkusundan ibaret değildir.  Uzman klinik psikolog tarafından aile, çocuk ve ilgili kişiler ile işbirliği içerisinde bu nedenlerin saptanması okul fobisinin sönmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Peki bu süreçte aileler neler yapabilir?</p>
<p>Çocuğunuzun;</p>
<ol>
<li>Okula gitmesi konusunda ısrarlı ve tutarlı olun. Burada kastedilen otoriter ve baskıcı bir tutum değil, anlayışlı ve güven veren bir tutum göstermektir.</li>
<li>Okula gitme korkusu hakkında konuşun ve konuşması için destekleyin.</li>
<li>Okula gitme zamanlarında kararlı olun.</li>
<li>Okul eşyalarını birlikte seçin. Onun sevdiği karakterler ve modeller olmasına özen gösterin.</li>
<li>Akranları ile buluşmalar planlayın. Buluşmalar çocuğun uyum sürecini kolaylaştırarak güvendeyim mesajını verecektir.</li>
<li>Sınıf öğretmeni ve rehber öğretmeninden konu ile ilgili destek alın.</li>
<li>Unutmayın ki her çocuk biriciktir. Her ne kadar okul fobisi olarak adlandırsak da her çocuk için işleyiş farklılaşabilmektedir. Çocuğunuzun psikolojik iyi oluşunun sağlanabilmesi ve süreci nasıl yürütmeniz gerektiği konusunda psikolojik destek alın.</li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzayan-okula-uyum-problemleri-okul-fobisinin-habercisi-olabilir-403792">Uzayan Okula Uyum Problemleri Okul Fobisinin Habercisi Olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Yolculuk yapılacak bölgeye göre sağlık problemleri yaşayabilirsiniz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-yolculuk-yapilacak-bolgeye-gore-saglik-problemleri-yasayabilirsiniz-368054</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Apr 2023 12:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bölgeye]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yapılacak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayabilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368054</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yolculuk yapılan yere, yolculuk şekline ve gidilen yerde yapılan aktivitelere bağlı olarak sağlık problemlerinin ortaya çıkabileceğini belirten uzmanlar, tatil için başka ülkelere seyahat edeceklerin temkinli olması gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-yolculuk-yapilacak-bolgeye-gore-saglik-problemleri-yasayabilirsiniz-368054">Dikkat! Yolculuk yapılacak bölgeye göre sağlık problemleri yaşayabilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yolculuk yapılan yere, yolculuk şekline ve gidilen yerde yapılan aktivitelere bağlı olarak sağlık problemlerinin ortaya çıkabileceğini belirten uzmanlar, tatil için başka ülkelere seyahat edeceklerin temkinli olması gerektiğini ifade ediyor. Yolculuk yapacakların ishal, AIDS, sıcak çarpması ve böcek ısırmaları gibi sağlık sorunları ile karşılaşabileceklerini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, seyahatlerde sadece kaynatılmış veya kapalı ambalajlardaki suların tüketilmesini, kesinlikle bir başka kişiyle aynı enjektörün kullanılmamasını, ısırılma riskine karşı bölgede yaşayan hayvanlardan uzak durulmasını tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, bayram tatili öncesi seyahat edecekleri, seyahat hastalıklarına karşı uyardı.</p>
<p><strong>Sıcak çarpması ve böcek ısırığına dikkat!</strong></p>
<p>Seyahat hastalıklarının yolculuk yapılan yere, yolculuk şekline ve gidilen yerde yapılan aktivitelere bağlı olarak ortaya çıkan sağlık problemleri olduğunu belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“En çok görülen seyahat hastalıklarını mikrobik hastalıklar, yolculuğa bağlı hastalıklar ve seyahat şekline, gidilen yere ve aktivitelere bağlı hastalıklar olarak sınıflandırabiliriz. Mikrobik hastalıklar, turist ishalleri, sıtma, sarılık ve AIDS’i içeriyor. Zaman farkı sonucu ortaya çıkan sersemlik hali ve uzun süreli hareketsizliklere bağlı emboliler de yolculuğa bağlı hastalıklar olarak öne çıkıyor. Seyahat şekline, gidilen yere ve aktivitelere bağlı hastalıklar kategorisinde ise sıcak çarpması, yükseklik hastalığı, dekompresyon hastalığı (vurgun), böcek ısırmaları ve donmalar bulunuyor.”</p>
<p><strong>Kaynağı bilinmeyen sular tüketilmemeli</strong></p>
<p>Sağlıklı olabilmek için ellerin sıklıkla su ve sabunla yıkanmasını öneren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Sadece kaynatılmış veya kapalı ambalajlardaki suları tüketmek olası risklerin önüne geçilmesinde fayda sağlayacaktır. Musluk suyu, doğal kaynak suyu ve hangi suyla yapıldığı bilinmeyen buzlu içeceklerden uzak durulmalı. Eğer içmek zorunda kalınacağı düşünülüyorsa filtre veya iyot tabletleri kullanılabilir” dedi.</p>
<p><strong>Pişmemiş besinlerin kabuğu mutlaka soyulmalı</strong></p>
<p>Sadece pişirilmiş yiyeceklerin tüketilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Eğer pişmemiş sebze veya meyve yemek zorunda kalınırsa mutlaka kabuğu soyulmalı. ‘Kaynatın, pişirin, soyun veya unutun gitsin” kuralı unutulmamalı. Isıtma önlemleri seyahatten önce, seyahat esnasında ve seyahatten sonra önerildiği şekilde alınmalı. Mantar ve parazit enfeksiyonlarından korunmak için ayakları temiz ve kuru tutmakta fayda var. HIV ve diğer cinsel yollarla bulaşan hastalıklara karşı dikkatli olunmalı” dedi.</p>
<p><strong>Yüzmek için tatlı su yerine tuzlu su tercih edilmeli</strong></p>
<p>Seyahat edilen yerlerde hastalıklardan korunmak için sokaklarda satılan yiyecek ve içeceklerin tüketilmemesi gerektiğini kaydeden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri tüketilmemeli. Her şeyden önemlisi hiç kimseyle aynı enjektör kullanılmamalı. Özellikle kedi, köpek, maymun gibi hayvanlarla temastan kaçınılmalı ve ısırılma ya da yaralanma halinde hemen tıbbi uzmanlara başvurulmalı. Tatlı sularda yüzmekten kaçınılmalı çünkü tuzlu sular her zaman daha güvenlidir” şeklinde tavsiyelerini paylaştı.</p>
<p><strong>Seyahatte yardım çantası bulundurmakta fayda var</strong></p>
<p>Tatile çıkarken uzun kollu gömlek, uzun pantolon ve şapka gibi kıyafetlerin de bavula konulmasını öneren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Vücuda ve giysilere sürmek için sinek kovucu losyonlar, haşerelere karşı aerosol sprey, ishal ilacı, portatif su filtreleri ve iyot tabletleri, güneş kremi, güneş gözlüğü, reçeteli tüm ilaçlar ve ihtiyaç duyulabilecek diğer ilaçlar da mutlaka bavulda bulundurulmalı. Bunlarla birlikte yara bandı, antiseptik solüsyon, bandaj, steril sargı bezi, yumuşatıcı bir göz damlası, alerji kremleri, basit bir ağrı kesici, termometre, steril enjektör, şeker–tuz solüsyonları bulunan bir ilk yardım çantası da hazırlamak seyahatte fayda sağlayacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Sıtmanın kuluçka süresi 1 yılı bulabilir</strong></p>
<p>Tatil dönüşü de dikkat edilmesi gerekenler olduğunu söyleyen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Sıtmanın kuluçka süresinin 1 yılı bulabildiği unutulmamalı. Ateş, nezle hali, terleme, üşüme gibi şikayetlerle başlayabilir. Doktora yapılan seyahatten söz edilmeli. Sıtma dışında gidilen ülkenin mikrobik yapısına ve vücudunuzun bağışıklık durumuna bağlı olarak ülkemizde görülmeyen pek çok tropikal hastalığın ortaya çıkabilir. Böcek ve sinek ısırmalarıyla dang hastalığı, sarı humma ve veba; yiyecek ve içeceklerle kolera, Hepatit A, sistosomiyazis ve tifo; kişiden kişiye Hepatit B ve HIV gibi hastalıklar bulaşabiliyor” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Aşılar seyahatten 4-6 hafta önce yapılmalı</strong></p>
<p>Dr. Dilek Leyla Mamçu, gidilen bölgeye, kalınacak süreye, kişinin bağışıklık durumuna ve o anda mevcut salgın hastalık durumuna göre sağlık otoritelerinin önerdiği aşılar olduğunu hatırlattı ve sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Hepatit A veya Immun globulini, Hepatit B, özellikle Sahra-altı Afrika ülkelerine seyahatlerde meningokokal menenjit, sarı humma, vahşi veya evcil hayvan temas olasılığı varsa kuduz, tetanos-difteri-kızamık, tifo ve Japon Ensefaliti gibi aşıların konunun uzmanları tarafından ve etkili olabilmesi için seyahatten 4-6 hafta kadar önce yapılması gerekiyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-yolculuk-yapilacak-bolgeye-gore-saglik-problemleri-yasayabilirsiniz-368054">Dikkat! Yolculuk yapılacak bölgeye göre sağlık problemleri yaşayabilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
