<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>problemi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/problemi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/problemi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 07:53:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>problemi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/problemi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatsız]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[doku]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[kök]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavileri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yileşebilen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kök hücre temelli tedaviler, hasar görmüş dokuların onarılmasını destekleyerek yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, aynı zamanda yaşlanma etkilerinin azalmasında da umut vadediyor. Yenileyici tıbbın en önemli yapı taşlarından biri olan bu yöntemler, estetik ve fonksiyonel iyileşmeyi bir arada hedefliyor. Memorial Ankara Hastanesi Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Cemal Alper Kemaloğlu, kök hücre ve eksozom tedavileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p>2000’li yılların başında kök hücrelerin keşfiyle birlikte tıpta önemli bir paradigma değişimi yaşandı. Daha önce yaşlanma ve doku hasarına yönelik tedaviler sınırlı kalırken, iyileşmenin büyük ölçüde mevcut hücrelerin kapasitesiyle gerçekleştiği düşünülüyordu. Ancak kök hücrelerin farklı hücre tiplerine dönüşebilme ve bulundukları dokuyu yeniden düzenleyebilme özellikleri sayesinde, dokuların orijinal yapısıyla onarılabileceği ortaya kondu. Bu gelişme, özellikle estetik ve plastik cerrahi alanında yeni tedavi yaklaşımlarının önünü açtı.</p>
<p><strong>Vücut kendi hücreleriyle kendini onarıyor</strong></p>
<p>İnsan vücudu aslında doğuştan güçlü bir yenilenme kapasitesine sahiptir. Anne karnında tek bir kök hücreden gelişen bu yapı, erişkin dönemde de vücutta varlığını sürdürür. Çoğunlukla yağ dokusu içinde bulunan kök hücreler; travma, stres veya açlık gibi durumlarda aktive olarak onarım sürecini başlatır. Günümüzde bu hücreleri kontrollü şekilde elde edip çoğaltarak yeniden hastaya uygulamak mümkün hale gelmiştir.</p>
<p><strong>Yağ dokusundan elde edilen doğal tedavi </strong></p>
<p>Klinik uygulamalarda en sık tercih edilen yöntem, hastanın kendi yağ dokusundan kök hücre elde edilmesidir. Lokal anestezi altında alınan yağ dokusu özel işlemlerden geçirilerek kök hücreden zengin bir içerik haline getirilir. Bu hücreler ihtiyaç duyulan bölgeye enjekte edildiğinde;</p>
<ul>
<li>İnflamasyonu azaltır,</li>
<li>Kolajen yıkımını yavaşlatır,</li>
<li>Kanlanmayı artırır.</li>
</ul>
<p>Böylece hem doku onarımı desteklenir hem de yaşlanma belirtilerinde belirgin iyileşme sağlanır. Hastanın kendi hücreleri kullanıldığı için tedavi tamamen doğal ve biyouyumlu bir yapıdadır.</p>
<p><strong>Ciltteki problemler ameliyatsız iyileşebiliyor</strong></p>
<p>Hücresel tedaviler günümüzde pek çok alanda etkili sonuçlar sunmaktadır. Bu yöntemler sayesinde büyük cerrahi işlemlere gerek kalmadan, daha konforlu ve tatmin edici sonuçlar elde edilebilmektedir. Genellikle aşağıdaki durumlarda tercih edilmektedir:</p>
<ol>
<li>Yüz gençleştirme,</li>
<li>Erkek tipi saç dökülmesi,</li>
<li>Yara ve iz tedavileri,</li>
<li>Kronik yaraların iyileştirilmesi</li>
</ol>
<p><strong>Kişiye özel tedavi planlanıyor</strong></p>
<p>Kök hücre tedavilerinin bazı sınırlılıkları da bulunmaktadır. Yağ dokusundan elde edilmesi gerektiği için cerrahi işlem açısından uygun olmayan hastalarda uygulanamayabilir. Ayrıca hücre kalitesi yaşla birlikte azaldığından ileri yaş hastalarda tedavi etkinliği düşebilir. Tekrarlayan uygulamalarda yeniden doku alınması gerekliliği de bir diğer önemli faktördür.  </p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar, kök hücrelerin etkilerini büyük ölçüde salgıladıkları “eksozom” adı verilen biyolojik veziküller aracılığıyla gösterdiğini ortaya koymuştur. Eksozomlar; hücreler arası iletişimi sağlayan, DNA, RNA ve protein taşıyan mikro yapılardır. Hedef hücreye ulaştıklarında onarım ve yenilenme süreçlerini tetiklerler. Bu sayede kök hücrenin kendisini kullanmadan da benzer biyolojik etkiler elde edilebilmektedir. </p>
<p><strong>Cerrahiye alternatif güçlü bir seçenek</strong></p>
<p>Eksozom tedavileri; </p>
<ul>
<li>Cerrahi işlem gerektirmemesi,</li>
<li>Bağışıklık sistemi tarafından düşük reddedilme riski,</li>
<li>Daha kolay saklanabilmesi</li>
</ul>
<p>gibi avantajlarıyla öne çıkmaktadır. Özellikle kök hücre tedavisi için uygun olmayan hastalarda önemli bir alternatif sunmaktadır. Her ne kadar eksozom tedavileri henüz gelişim aşamasında olsa da, dozlama ve uygulama standartlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar hızla devam etmektedir. İnsan vücudundaki milyarlarca hücre sürekli bir iletişim halindedir. Bu iletişimi doğru şekilde yönlendirmek, hastalığın kökenine inmeyi mümkün kılmaktadır. Kök hücre ve eksozom tedavilerinin, modern tıbbın en güçlü ve en doğal iyileşme araçlarından biri olarak önümüzdeki yıllarda çok daha yaygın kullanılacağı öngörülmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kok-hucre-tedavisi-ile-ameliyatsiz-iyilesebilen-4-cilt-problemi-624595">Kök Hücre Tedavisi ile Ameliyatsız İyileşebilen 4 Cilt Problemi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayrılık anksiyetesi okula uyumu zorlaştırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayrilik-anksiyetesi-okula-uyumu-zorlastiriyor-569313</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 15:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[Ebeveyni]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[şahin]]></category>
		<category><![CDATA[tepkiler]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=569313</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, çocukların okula uyum sürecinde yaşadıkları ayrılık anksiyetesi ve güvenli bağlanma sorunlarının nasıl anlaşılabileceği, ebeveynlerin bu süreçte nasıl davranması gerektiği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayrilik-anksiyetesi-okula-uyumu-zorlastiriyor-569313">Ayrılık anksiyetesi okula uyumu zorlaştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, çocukların okula uyum sürecinde yaşadıkları ayrılık anksiyetesi ve güvenli bağlanma sorunlarının nasıl anlaşılabileceği, ebeveynlerin bu süreçte nasıl davranması gerektiği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yoğun duygusal ve fizyolojik tepkiler, ayrılık anksiyetesine işaret edebilir!</strong></p>
<p>Okula yeni başlayan çocukların alışma sürecinde bazı problemlerle karşılaşılabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Oyun grubuna veya ilkokula başladıklarında ebeveynlerinden ayrılma sürecinde yoğun duygusal tepkiler yaşanabilir.” dedi.</p>
<p>Bazı çocukların ebeveyninden ayrılırken ağlama krizleri geçirdiğini aktaran Şahin, “Adeta ebeveyne yapışık bir halde kalıyorlar. Bu duruma mide bulantısı, karın ağrısı, titreme, terleme gibi bazı fizyolojik belirtiler eşlik ediyorsa, okul fobisi veya ayrılık anksiyetesinden bahsetmek mümkündür. Ayrılık anksiyetesinin altında bazen güvenli bağlanma ile ilgili problemler söz konusu olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuktan gizli ayrılmak veya yanlış bilgiler vererek uzaklaşmak uygun değil! </strong></p>
<p>Güvenli bağlanma sorunu yaşayan çocukların probleminin okulu sevmemek olmadığına vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Çocuk, ebeveynin başına kötü bir şey geleceğini veya ebeveyni kaybetmeyle alakalı bazı endişeler yaşıyor olabilir. Özellikle bu dönemde çocuklardan gizli bir şekilde ayrılmak, onlara doğru olmayan bilgiler vererek uzaklaşmak hiç uygun değildir. Çocuğun endişelerini daha da artıracaktır.” dedi.</p>
<p>Çocuğa okula gitmesi gerektiği, onun belli bir saatte ebeveyni tarafından alınacağı bilgisinin verilmesi ve bu durumda kararlı bir tutumda olunması gerektiğini kaydeden Şahin, şunları söyledi:</p>
<p>“Ebeveynler bazen aşırı koruyucu bir şekilde yaklaşabilirler. Örneğin; çocuklarının daha fazla üzülmemesi veya bu krizin uzun sürmemesi için birkaç günlüğüne okuldan alabilirler. Fizyolojik semptomlar sebebiyle doktora gidip raporlar alınabilir ve okula başlama süreci ertelenebilir. Bazen danışanlarda görülen, ‘dönem bitsin de sonraki dönem devam edelim’ gibi tutumlar sergilenebilir. Ancak tüm bunlar problemi kalıcı hale getirir. Problemin ve sürecin daha da uzamasına sebep olur. Amaç bir an önce çocuğun okula başlamasını sağlamak olmalı. Çocuklarla ilgili okula uyum sürecinde sorun her zaman güvenli bağlanma olmayabilir. Aile düzeninden kaynaklanan problemlerden de bahsedebiliriz. Örneğin; evde geç saatlerde yatıp geç saatlerde kalkılıyorsa veya ev içi huzursuz ve gergin bir ortamdaysa bazı sorunlar gözlenebilir. Ebeveynler sürekli yorgun, stresli veya depresif bir duygulanımla evde bulunuyorsa çocuğun bu süreci daha zor atlatmasına sebep olabilir.”</p>
<p><strong>Özellikle ayrılık sırasında ortaya çıkan ağlama krizleri güvenli bağlanma problemine işaret ediyor!</strong></p>
<p>Güvenli bağlanma olup olmadığının nasıl anlaşılabileceğine değinen Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Çevrelerine karşı güvensiz hisseden, çevrelerini kontrol altına almak isteyen çocuklar, ebeveynden ayrılma anı geldiğinde ciddi duygusal tepkiler gösterebilirler.” dedi.</p>
<p>Okula ya da oyun grubuna başlama sürecinde veya çocuğun bir yakına bırakılması esnasında duygusal tepkilerin ortaya çıktığına işaret eden Şahin, “Çocuk ağlama krizleri ile kendini sakinleştirmekte oldukça zorlanıyorsa, sizin sakinleştirme ile ilgili tepkilerinize yeteri kadar cevap veremiyor ve siz orada bulunsanız dahi sakinleşmekte oldukça zorlanıyorsa güvenli bağlanma probleminden söz edebiliriz. Eğer gözlemlediğiniz bir kriz süreci varsa mutlaka uzman desteği almak doğru olacaktır.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Güvenli bağlanmanın en kritik yaş dönemi 0-5 yaş erken çocukluk dönemi…</strong></p>
<p>Güvenli bağlanan çocukların ise çevrelerine karşı daha güvenli hissettiklerini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Yabancılarla veya kendi tanıdıkları aile bireyleriyle daha rahat ilişki kurabilirler. Kendilerini daha rahat ifade edebilirler.” dedi.</p>
<p>Güvenli ilişkide bulundukları kişilere karşı genelde olumlu duygu hissettiklerini de ifade eden Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öfke, agresyon ve  şiddetli davranış sorunları fazla görülmez. Çocuğun ebeveyninden ayrıldığında huzursuz veya ağlama tepkisi vermesi güvensiz bağlanma işareti değildir.  Güvenli bağlanan çocuklar da ebeveyninden ayrıştığında huzursuzluk tepkisi gösterebilirler. Burada kriter tepkinin şiddetidir. Ebeveyne tekrar kavuşma anında bile çocuk sakinleşemiyorsa burada güvenli bağlanma ile ilgili problemden bahsedebiliriz.</p>
<p>Güvenli bağlanmanın en kritik yaş dönemi 0-3 yaş, 0-5 yaş erken çocukluk dönemidir. Burada atılan temeller kişinin yetişkinlik hayatındaki kişiliğini ve sosyal ilişkilerini belirleyecektir ancak bu dönemde güvensiz bağlanmış kişiler yetişkinlik hayatında bu problemleri çözebilirler. Yeni ilişki deneyimleriyle güvenli bağlanma tekrardan sağlanabilir. Terapi desteği, güvenli bağlanmanın sağlanabilmesi için düşünebilecek yöntemlerdendir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayrilik-anksiyetesi-okula-uyumu-zorlastiriyor-569313">Ayrılık anksiyetesi okula uyumu zorlaştırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kepsut’ta İçme Suyu Problemi Giderildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kepsutta-icme-suyu-problemi-giderildi-562508</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 12:47:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[giderildi]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[kepsutta]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[suyu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Kepsut’un Mehmetler Mahallesi’ndeki yıllardır süregelen içme suyu sorununu çözdü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kepsutta-icme-suyu-problemi-giderildi-562508">Kepsut’ta İçme Suyu Problemi Giderildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halkın yaşam kalitesini artırmak ve taleplerini kısa sürede çözüme kavuşturmak için tüm birimleri harekete geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, merkezden kırsaldaki en uzak mahalleye kadar her noktaya eşit ve adil hizmet ulaştırıyor. Başkan Akın’ın liderliğinde şehrin içme suyu kaynaklarını artıran Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürlüğü, Kepsut’un Mehmetler Mahallesi’nin yıllardır süren susuzluk sorununa neşter vurdu. Bugüne kadar tankerlerle taşınan suyla yaşamını sürdüren vatandaşlar, ilk kez sağlıklı ve kesintisiz içme suyuna kavuştu.</p>
<p><strong>2 BİN 400 METRELİK YENİ İÇME SUYU ŞEBEKE HATTI YAPIMI TAMAMLANDI</strong></p>
<p>Kepsut’un Mehmetler Mahallesi’nde geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlayan vatandaşların yıllardır hasret kaldığı su, BASKİ’nin yoğun çalışmasıyla mahallelerine ulaştı. Başkan Akın’ın talimatları doğrultusunda Keçidere Mahallesi’nde içme suyu deposundan Mehmetler Mahallesi’ne kadar uzanan 2 bin 400 metrelik yeni içme suyu şebeke hattı yapımını tamamlayan BASKİ, bölge halkına sağlıklı ve kesintisiz su akışı sağladı. Yalnızca içme suyu şebeke hattı değil proje kapsamında yer alan; elektrik hattı, pompa sistemi ve gerekli altyapılar da sıfırdan kurularak devreye alındı.</p>
<p><strong>&ldquo;HEM İNSANİ AÇIDAN HEM DE TEKNİK AÇIDAN ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA&rdquo;</strong></p>
<p>Mahalleye içme suyu şebeke hattı yapımını tamamlamak için tüm işleri başarılı bir şekilde koordine eden BASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, &ldquo;<strong>Bu çalışma hem teknik hem de insani açıdan çok kıymetli. Artık Mehmetler Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlarımız, musluklarından kesintisiz suya kavuşabilecek. Ekibimizle birlikte Ahmet Başkan’ımızın da liderliğinde önemli bir çalışmaya imza attık. Bu hizmetin ardından Başkanımız Ahmet Akın’ın halk odaklı vizyonu yatıyor.</strong>&rdquo; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>KEPSUTLU VATANDAŞLARDAN BAŞKAN AKIN’A HİZMET TEŞEKKÜRÜ</strong></p>
<p>Yıllardır susuzluk sorunuyla karşı karşıya kalan bölge halkı, Ahmet Akın’ın göreve gelmesiyle birlikte mahallelerine verdiği sözü tuttuğunu belirterek memnuniyetlerini dile getirdiler. Yıllardır bekledikleri bu hizmet için Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve BASKİ ekibine teşekkür eden Mehmetler Mahallesi sakinleri, &ldquo;<strong>Ahmet Başkanımız bizi yıllardır süren eziyetten kurtardı. BASKİ ekipleri geceli gündüzlü çalışıp kısa sürede mahallemizi suya kavuşturdu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz.</strong>&rdquo; ifadelerini kullandılar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kepsutta-icme-suyu-problemi-giderildi-562508">Kepsut’ta İçme Suyu Problemi Giderildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 6 Çiftten 1&#8217;i Kısırlık Problemi Yaşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-6-ciftten-1i-kisirlik-problemi-yasiyor-543449</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 09:13:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çiftten]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543449</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akrabalık bağlarının güçlü olduğu toplumlardan biri olan ülkemizde evli çiftlerin genellikle çocuk sahibi olması bekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-6-ciftten-1i-kisirlik-problemi-yasiyor-543449">Her 6 Çiftten 1&#8217;i Kısırlık Problemi Yaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akrabalık bağlarının güçlü olduğu toplumlardan biri olan ülkemizde evli çiftlerin genellikle çocuk sahibi olması bekleniyor. Ancak her 6 çiftten 1’i düzenli ve korunmasız bir yıldan fazla cinsel ilişki yaşamasına rağmen bebek sahibi olamıyor. İnfertilite yani kısırlık sebebi her iki cinsiyette de eşit oranlarda görülüyor. Obezite, sigara, çevresel toksinler, sağlıksız beslenme ve düzensiz yaşam koşulları her iki cinsiyette de infertiliteye sebep olabiliyor. Bunların dışında erkeklerde üreme sağlığı ile ilgili bazı problemler infertilite riskini artırabiliyor. Kısırlığın nedenleri belirlendikten sonra kişiye özel uygulanan tedavi yöntemleriyle birçok erkeğin baba olma hayali gerçek olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Üroloji ve Androloji Bölümü’nden Prof. Dr. Tümay İpekçi, erkeklerdeki kısırlığın nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>İnfertilite %50’si erkek ile ilgili olabiliyor</strong></p>
<p>Üreme, tüm canlılar için yaşamın temel yapı taşlarından biridir. Erkeklerde üreme yeteneğinin temelini oluşturan sperm üretimi ve olgunlaşması, oldukça hassas ve karmaşık fizyolojik süreçlerle gerçekleşir. Bu süreç; testislerde başlayarak hem lokal mekanizmaların hem de beyinle testisler arasında işleyen nöroendokrin sistemin kontrolü altında sürmektedir. Fertilite, bir çiftin doğal yollarla gebelik elde edebilme kapasitesini ifade etmektedir. Bu potansiyelin olumsuz etkilenmesine ise “infertilite” yani kısırlık denilmektedir. Dünya genelinde yaygın kabul gören tanıma göre, infertilite; bir çiftin düzenli ve korunmasız cinsel ilişkisine rağmen 12 ay veya daha uzun süre boyunca gebelik elde edememesi durumudur. Erkek kaynaklı infertilite, tüm infertilite vakalarının yarısını oluşturur.</p>
<p><strong>Obezite ve sigara kısırlık nedeni </strong></p>
<p>Çocuk sahibi olma hayaliyle yola çıkan evli çiftlerin korunmasız ilişkilerine rağmen uzun süre çocuk sahibi olamaması çiftler üzerinde toplumsal baskılara neden olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre infertilitenin sebebi bazen anne adayı bazen de baba adayı olmaktadır. Aşırı kilo, sigara-alkol, düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam çevresel kimyasal ve fiziksel nedenler her iki cinsiyetin de ürümesindeki olumsuzlukta etkili olabilmektedir. Ancak erkeklerdeki diğer sağlık problemleri de infertilite riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Erkeklerdeki infertilite riskini artıran sebeplerin başında şunlar gelir;</p>
<p>1. Testis dışı hormonal veya sistemik problemler (pre-testiküler nedenler)</p>
<p>2. Testislerin kendisinden kaynaklanan hastalıklar (primer testiküler bozukluklar)</p>
<p>3. Spermin taşınmasında meydana gelen sorunlar (post-testiküler bozukluklar)</p>
<p>4. Nedeni henüz belirlenememiş olgular (açıklanamayan infertilite)</p>
<p><strong>İnfertilite sebepleri kolayca belirlenebiliyor</strong></p>
<p>İnfertilite şüphesi olan erkeklerde tanıya ulaşmak için öncelikle üreme öyküsü alınmalı ve semen analizi yapılmalıdır. Bununla birlikte testis boyutları ve kıvamı gibi fiziksel bulguların değerlendirilmesi, tanı açısından kritik öneme sahiptir. Gerektiğinde daha ileri tetkiklere başvurulabilir. Sperm DNA hasarı analizi, genetik testler, antisperm antikor tayini, hormonal profiller, radyolojik görüntülemeler ve sperm fonksiyon testleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Hormonal bozukluklar da erkek infertilitesinin önemli nedenleri arasında yer alır. Hipofiz bezi hastalıkları, tiroid fonksiyon bozuklukları, prolaktin yüksekliği, testosteron eksikliği gibi birçok endokrin problem doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Hipogonadizm (testosteron eksikliği) , hem biyokimyasal hem de klinik belirtilerle seyreden bir diğer önemli durumdur. Bu hastalarda testosteron replasman tedavisi (TRT), hormon seviyelerini normal sınırlara çekmeyi ve semptomları hafifletmeyi hedefler. Ayrıca erkek genital sisteminde enfeksiyon varlığı kesin bir şekilde doğal yolla gebeliği engelliyor olmasa da, semptom veren enfeksiyonların tedavisi önerilir.</p>
<p><strong>Yaşam değişiklikleri bebek sahibi olma şansını artırıyor</strong></p>
<p>Bazı mesleki faktörler ve çevresel toksinler de testis fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Diğer yandan, boşalma bozuklukları (örneğin anejakülasyon ya da retrograd ejakülasyon) da tedavi edilmesi gereken önemli durumlardır.</p>
<p>Cerrahi tedavi gerektiren erkek infertilitesi vakaları da iki temel gruba ayrılır:</p>
<p><strong>1.</strong> <strong>Altta yatan cerrahi sebebin tedavi edilebildiği patolojiler:</strong> Varikosel için subinguinal mikrocerrahi varikoselektomi, sperm kanal tıkanıklıkları için vazovazostomi, epididimovazostomi ya da ejakülatuvar kanal cerrahileri uygulanabilir.</p>
<p><strong>2.</strong> <strong>Altta yatan sebebin cerrahisinin mümkün olmadığı durumlar:</strong> Özellikle non-obstrüktif azoospermi (menide hiç sperm bulunmaması) vakalarında mikro-TESE (mikrocerrahi testiküler sperm ekstraksiyonu) gibi ileri girişimler gerekebilir.</p>
<p>Sperm elde etmek amacıyla uygulanan yöntemler arasında PESA, MESA, TESA, TESE ve mikro-TESE gibi teknikler, infertilite tedavisinde önemli yer tutar. Sonuç olarak, erkek infertilitesine neden olan çok sayıda faktör vardır ve tedavi şekli, sorunun kaynağına göre değişiklik gösterir. Ancak hangi tedavi yöntemi seçilirse seçilsin, yaşam tarzı değişiklikleri tedavi başarısını artırabilir. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, tütün ve alkol kullanımının bırakılması, stresin azaltılması gibi unsurlar doğurganlık üzerinde olumlu etkiler sağlar. Özellikle sigara kullanımı sperm kalitesini ciddi şekilde düşürürken, ideal kiloda kalmak ve aktif bir yaşam tarzı benimsemek hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı destekler. Tedavi sürecine olumlu bir ruh haliyle yaklaşmak da başarı şansını artıran önemli faktörlerdendir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-6-ciftten-1i-kisirlik-problemi-yasiyor-543449">Her 6 Çiftten 1&#8217;i Kısırlık Problemi Yaşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyük şehir ve kent çocuklarının temel problemi…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuk-sehir-ve-kent-cocuklarinin-temel-problemi-420808</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Nov 2023 08:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarının]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji, yüksek binalarda oturma ve ailelerin çalışma koşulları çocukların oyun şekillerini de değiştirdi. Artık evlerde bilgisayar başında ya da ellerinde tabletlerle oturup saatlerce oyun oynayan çocuklar görüyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuk-sehir-ve-kent-cocuklarinin-temel-problemi-420808">Büyük şehir ve kent çocuklarının temel problemi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların en temel hakkı oyun!</strong></p>
<p><strong>Büyük şehir ve kent çocuklarının temel problemi…</strong></p>
<p><strong>Teknoloji, yüksek binalarda oturma ve ailelerin çalışma koşulları çocukların oyun şekillerini de değiştirdi. Artık evlerde bilgisayar başında ya da ellerinde tabletlerle oturup saatlerce oyun oynayan çocuklar görüyoruz. Uzmanlar, sokak oyunlarının çocukların kas sistemini geliştirdiği, vücutta biriken enerji boşalımını sağladığını dile getiriyor. Çocuk Gelişimi Uzmanı Elif Konar Özkan, “Sokak oyunları eksikliği, büyük şehir ve kent çocuklarının temel problemlerinden&#8230;” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğr. Gör. Elif Konar Özkan, sokak oyunlarının çocukların gelişimine sağladığı katkıları değerlendirdi.</p>
<p>Sokak oyunlarının, geleneksel oyunlar diye de isimlendirilen kurallı oyunlardan oluştuğunu ifade eden Özkan, açık hava ve alanda yapılandırılmamış yani serbest oyunlar ya da yarı yapılandırılmış oyunlar da oynanabildiğini anlattı.</p>
<p><strong>Sokak oyunları çocuklarda vücutta birikmiş enerjiyi boşaltıyor</strong></p>
<p>Sokak oyunları denince literatürde genellikle geleneksel oyunların akla geldiğini dile getiren Özkan, “Saklambaç, körebe, istop, beştaş, dokuztaş, mendil kapmaca, çukur, çivi, çelik çomak, yağ satarım, sek sek, ip atlama, halat çekme, elim sende gibi sokak oyunları, çoğunlukla evlerin, apartmanların bahçelerinde, boş ve geniş açık alanlarda, çocuk parklarında ve taşıt girmeyen sokaklarda oynandığı için bu şekilde isimlendiriliyor.” dedi.</p>
<p>Sokak oyunlarının, daha çok hareketli yönüyle çocukların fiziksel gelişimine katkı sağladığının düşünüldüğünü kaydeden Özkan, “Çocukların kas sistemini geliştirdiği, vücutta biriken enerji boşalımını sağladığı, büyük kas ve küçük kas ya da diğer bir ifadeyle kaba motor ve ince motor faaliyetlerini desteklediği, denge ve koordinasyon becerilerini pekiştirdiği için fiziksel gelişime katkıları büyük.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sokak oyunları özgüveni de pekiştiriyor</strong></p>
<p>Sokak oyunlarının çocukların sosyal becerilerine etkilerini de dile getiren Özkan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Sokak oyunları sadece fiziksel gelişimine katkı sağlamaz elbette, sosyal becerilerin gelişimi, zihinsel gelişim, problem çözme yetenekleri, duygusal gelişim, risk alma ve özgüven gelişimi gibi konularda da olumlu etkileri saymakla bitmez. Çocuğun dünyayı tanımasını ve dünyaya uyum sağlamasını kolaylaştıran yönüyle hem sosyal hem duygusal hem de zihinsel gelişimi destekler.</p>
<p>Çocuklar, bu oyunlar aracılığıyla ayırt etmeyi, etkili davranışlarda bulunmayı, çevredeki nesneleri ve doğayı keşfetmeyi, araştırmayı öğreniyor. Kurallı oyun aşamasında çocuklar, iş birliği ve rekabeti, risk almayı öğreniyor, deneyimler ve başarma duygusuyla birlikte özgüven gelişimini pekiştirmiş oluyor.”</p>
<p><strong>Kurallara uymayı çocuklar sokakta oynayarak öğreniyor</strong></p>
<p>Ayrıca kurallı oyunlar sayesinde çocukların, bazı kuralların oy birliğiyle esnetilebileceğini bazı kuralların ise kabullenilerek değiştirilmeden uyulması gerektiğini tecrübe ettiğine değinen Özkan “Bazı kuralların değiştirilmesi veya kurala uymama oyunu bozar. Kimi zaman bulunulan ortamda oynanmak istenen oyunu oynayabilmek için alanı kullanma, malzeme oluşturma, ebeyi seçme, oyun görevlerinin dağılımı gibi konularda farklı düşünme ve problem çözme yeteneklerinin devreye girmesi gerekiyor ve çocuklar bu anlamda deneyim elde ediyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Oyunların iyileştirici gücü var</strong></p>
<p>Kurallı oyunların genellikle kazanan ve kaybeden tarafı bulunduğunu ifade eden Özkan, “Dolayısıyla çocuklar hem başarma duygusunu tadarak sevinir, haz alır hem de kaybetme duygusuyla birlikte üzüntüyü, hüznü ve yeniden deneme heyecanını deneyimlemiş olur. Özellikle grup oyunlarında sosyal duygusal gelişimle birlikte dil gelişimi de desteklenmiş olur. Sayışmaca ve oyun tekerlemeleri, oyun kurma, anlaşma, sorun çözme, birlikte karar verme gibi…” dedi.</p>
<p>Özkan, oyunun iyileştirici gücü ve terapötik etkisinin de bulunduğunu ifade ederek, “Önleyici rehberlik, koruyucu sağlık ve psikolojik problemlerin çözülmesinde de oyunun olumlu etkisi yadsınamaz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sokaklarda çocukların oynayacağı yeterli alanlar yok</strong></p>
<p>Teknoloji ve dijital oyunların yaygınlaşmasının mutlaka olumsuz etkisi olsa da sokak oyunlarına ilginin azalmasında ve çocukların artık bu oyunları oynayamamasında esas nedenin sokakların oyun oynamaya uygun olmayışı ve sokak yerini alabilecek muadil alanların eksikliği olduğunu anlatan Özkan, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Bu noktada park ve bahçelerin, oyun alanlarının arttırılması, çocuk dostu ortamların sağlanması, çocukların sokak oyunlarına ilgisini yeniden tazeleyecektir. Çünkü okul bahçelerinde veya atölyelerde, uygun alanlarda sokak oyunları oynandığında çocukların aktif katılım gösterdiğini gözlemliyoruz. Küçük veya taşra şehirlerinde, kasabalarda ve köylerde sokak oyunlarının oynanmaya devam ettiğini biliyoruz. Bu bağlamda aslında sokak oyunları eksikliği büyük şehir ve kent çocuklarının temel problemlerinden. Zira sokak oyunlarının çocuğun tüm gelişim alanlarına olan katkılarından mahrum kalıyorlar.”</p>
<p><strong>Çocuk dostu ortamlar oluşturulmalı</strong></p>
<p>Millî Eğitim Bakanlığının okul bahçelerinin ve spor salonlarının çocukların oynaması için kullanılmasını desteklediğini ancak yeterli olmadığını kaydeden Özkan, çocuğun gelişimini önemseyen ve dikkate alan söz sahibi kişilerin ve kurumların bu noktada elini taşın altına koyması ve sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini ifade ederek, “Çocuk dostu ortamların oluşturulması marifetiyle çocuğun en temel haklarından olan oyun hakkını çocuklara teslim edilmeli.” dedi.</p>
<p>Ev ya da apartman çocukların oynayabileceği açık hava alanlarından mahrumsa ailelerin çocuk parkları, koru, ormanlık alan, halka açık bahçeleri tercih etmeleri gerektiğini dile getiren Özkan, su, toprak, hava etmenlerinin, insan doğası ve gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuk-sehir-ve-kent-cocuklarinin-temel-problemi-420808">Büyük şehir ve kent çocuklarının temel problemi…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnkontinans Problemi Yaşam Kalitesini Düşürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inkontinans-problemi-yasam-kalitesini-dusuruyor-415064</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Oct 2023 10:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[düşürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[inkontinans]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada yaşlı nüfus giderek artarken, uzayan ömür beraberinde yaşam kalitesi sorgulamasını da artırıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inkontinans-problemi-yasam-kalitesini-dusuruyor-415064">İnkontinans Problemi Yaşam Kalitesini Düşürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyada yaşlı nüfus giderek artarken, uzayan ömür beraberinde yaşam kalitesi sorgulamasını da artırıyor. Ülkemizde, 2022 yılı verilerine göre nüfusun yüzde 9,9’una karşılık gelen 8 milyon 451bin kişi 65 yaşın üzerinde. Ancak yaşlıların neredeyse yarısından fazlası idrar kaçırma (inkontinans) sorunu yaşıyor ve bu da yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Türkiye’de yaşlı nüfusun yarısı bu korku nedeniyle sosyal izolasyonla karşı karşıya. Oysa hekime başvurma ve tedavi olmaları konusunda cesaretlendirilmeleri gerekiyor. </strong></p>
<p>Akademik Geriatri Derneği tarafından düzenlenen 5. Uluslararası ve 16. Akademik Geriatri Kongresi 27 Eylül – 1 Ekim 2023 tarihleri arasında Ankara’da yapıldı. Kongrede konuşan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Aslı Tufan Çinçin “İnkontinansın yaşlının yaşam kalitesi ve sağlığı üzerine etkileri” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Canped’in desteğiyle düzenlenen uydu sempozyumda, idrar kaçırma (inkontinans) şikayetlerinin yaşlıların hayatına olan etkileri tartışıldı.</p>
<p><strong>“Utanıp kliniğe başvurmuyorlar”</strong></p>
<p>Sağlık politikaların iyileştirilmesi ve birçok hastalığın tedavisinin sağlanması ile birlikte insan ömrünün uzadığına işaret eden Doç. Dr. Aslı Tufan Çinçin, “Yaşlanma, zamanla birlikte gelişen ilerleyici fonksiyon kaybı, fizyolojik fonksiyonlarda bozulma ve tüm işlevlerde azalmaya neden olan süregelen ve evrensel bir süreç. Maalesef, yaşlıların hastalık ve şikayetleri sıklıkla önemsenmiyor ve yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülüyor. Yaşlı hastaların çoğu, idrar kaçırma yakınması için kliniğe başvurmuyor. Bunun sebepleri kimi zaman çekinme, utanma, kimi zaman ise önemsememe, normal olduğunu düşünme ya da yaşlanmanın doğal bir sonucu olduğunu düşünmeleridir. Ülkemizde yapılan bazı çalışmalar üriner inkontinans sıklığının yüzde 16,4 ila yüzde 43,6 arasında olduğunu gösteriyor. Huzurevlerinde kalan yaşlıların yüzde 50 ila yüzde 80’inde bu sorunla karşılaşıldığı görülüyor. Kadınlarda üriner inkontinans görülme oranı ise erkeklere oranla 2 kat fazladır.” dedi.</p>
<p>Sempozyumda üriner inkontinans risk faktörleri;</p>
<p>Yaş, gebelik sayısı, obezite, diyabet, nörolojik hastalıklar, demans, BPH diye adlandırdığımız iyi huylu prostat büyümesi, ilaçlar ve fonksiyonel bağımlılık olarak sıralandı. Üriner inkontinansın kadın hastaların yaşam kalitesini ve duygu durumunu olumsuz etkilediği ve sosyal izolasyona yol açtığı belirtildi.</p>
<p>Akademik Geriatri Derneği’nin sunumunda, araştırma sonuçlarından da şu örnekler verildi:</p>
<p>Yaşlıların %62,5’inin yaşam kalitesi üriner inkontinans nedeni ile olumsuz etkileniyor,</p>
<p>%52,7’si bu korku nedeniyle evden dışarı çıkmıyor,</p>
<p>%18,2’si misafirlik ve alışverişe gitmiyor,</p>
<p> %18,2’si dini ritüellerini yapamıyor.</p>
<p>Üriner inkontinans sorunu olan kişiler, bu sorunu olmayanlara oranla 4 kat daha fazla uyku şikayetleriyle karşılaşıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hijyen ürünlerinden destek alınabilir</strong></p>
<p>Sempozyumda, inkontinansın etkilerini sınırlandırmaya yardımcı ürünlerin yaşam kalitesini artırmaya destek olacağı belirtildi.  Özellikle, mesane bezi, hasta bezi, emici külot gibi destek hijyen ürünlerinin idrar ve dışkı kaçırma şikayetlerinin etkilerini sınırlandırmaya yardımcı olacağı kaydedildi.  Akademik Geriatri Derneği’nin sunumunda, idrar kaçırma şikayeti olan hastalarda inkontinans ürünlerinden destek alınması önerildi ve hasta bezi yardımı alabilmek için de SGK’ya başvuru yapılabileceği belirtildi. Devletin aylık 120 hasta bezi yardımı yaptığı kaydedilerek inkontinansı olan bireylerin hekime başvurma ve tedavi olma konusunda teşvik edilmesi ve cesaretlendirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Canped Hakkında:</strong></p>
<p>Türkiye’nin ilk yetişkin bezi markası olarak kurulan Canped, 1998 yılında faaliyete başladı. Türkiye’nin bu alanda en çok tercih edilen markası Canped, gelişen yetişkin bezi pazarının lideri* olarak, en fazla ürün çeşitliliğine sahiptir. Hasta bezi kategorisinde uzman marka Canped; güvenle kullanılır, yaşam kalitesini arttırır. Ontex Türkiye; Afrika, Kafkaslar, Orta Asya ve Orta Doğu bölgelerinin yönetiminden sorum olarak başlıca markaları Canped ve Canbebe ile tüketici beklentilerini en üst düzeyde karşılamayı hedeflemektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inkontinans-problemi-yasam-kalitesini-dusuruyor-415064">İnkontinans Problemi Yaşam Kalitesini Düşürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hasanağa yolundaki problemi Gemlik Belediyesi çözüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hasanaga-yolundaki-problemi-gemlik-belediyesi-cozuyor-345942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 13:06:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çözüyor]]></category>
		<category><![CDATA[gemlik]]></category>
		<category><![CDATA[hasanağa]]></category>
		<category><![CDATA[problemi]]></category>
		<category><![CDATA[yolundaki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gemlik Belediyesi, 2022 yılında tüm hızıyla devam ettirdiği yol yapım çalışmalarını 2023 yılının ilk aylarında da sürdürürken Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan Gemlik’in yol kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalara devam edeceklerini belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hasanaga-yolundaki-problemi-gemlik-belediyesi-cozuyor-345942">Hasanağa yolundaki problemi Gemlik Belediyesi çözüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><b><i><span><span><span>Gemlik Belediyesi, 2022 yılında tüm hızıyla devam ettirdiği yol yapım çalışmalarını 2023 yılının ilk aylarında da sürdürürken Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan Gemlik’in yol kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalara devam edeceklerini belirtti.</span></span></span></i></b></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>İlçenin Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Hasanağa caddesinde inşaat ve altyapı yapım çalışmaları esnasında bozulan yollarda Gemlik Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri yol yapım çalışmalarına devam ediyor.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Gemlik Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından Hasanağa Caddesi’ne 3 bin 500 metrekare parke taş döşeme ve 750 metrekare kaldırım çalışması yapıyor.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span>Yol yapım çalışmaları hakkında bilgi veren Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, “2022 yılında yaklaşık 25 kilometrelik yolu Gemlik’e kazandırdık. 2023 yılının henüz ilk aylarında olmamıza rağmen yol yapım çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Hasanağa kampı bölgemizdeki parke taş kaplı olan yolun gerek altyapı gerekse inşaat çalışmalarından dolayı bozuk olduğunu ekiplerimiz tespit etti ve bu alanda çalışmalara başladık. Yakın zamanda bitecek bu çalışmalarımızın ardından 3 bin 500 metrekarelik taş parke serim ve 750 metrekarelik kaldırım çalışmamızı bitirmiş olacağız. 2023 yılında da  Gemlik’in yol kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarına aralıksız devam edeceğiz” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hasanaga-yolundaki-problemi-gemlik-belediyesi-cozuyor-345942">Hasanağa yolundaki problemi Gemlik Belediyesi çözüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
