<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Probiyotik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/probiyotik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/probiyotik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 08:13:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Probiyotik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/probiyotik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doğru Probiyotik Ramazan Ayında Bağırsak Sağlığınıza İyi Gelir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogru-probiyotik-ramazan-ayinda-bagirsak-sagliginiza-iyi-gelir-615826</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 08:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığınıza]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615826</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında uygulanan intermittent fasting yani aralıklı oruç, yani gün ışığı saatlerinde yemekten uzak durma, bağırsaklardaki mikroorganizma topluluğu olan mikrobiyotayı önemli ölçüde yeniden şekillendiriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogru-probiyotik-ramazan-ayinda-bagirsak-sagliginiza-iyi-gelir-615826">Doğru Probiyotik Ramazan Ayında Bağırsak Sağlığınıza İyi Gelir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında uygulanan intermittent fasting yani aralıklı oruç, yani gün ışığı saatlerinde yemekten uzak durma, bağırsaklardaki mikroorganizma topluluğu olan mikrobiyotayı önemli ölçüde yeniden şekillendiriyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, bu sürecin mikrobiyal çeşitliliği artırdığını ve kısa zincirli yağ asitleri (SCFA) üretimini teşvik ettiğini gösteriyor. SCFA&#8217;ler, bağırsak duvarını güçlendirerek iltihaplanmayı azaltıyor, bağışıklık sistemini destekliyor ve hatta beyin sağlığına olumlu etki ediyor. Ramazan ayı, kilo kaybı veya enerji seviyeleriyle ilişkilendirirken, mikrobiyota değişiklikleri gibi derin etkiler göz ardı ediliyor. Oysa bu; obezite, diyabet ve sindirim sorunları gibi modern hastalıklarla mücadelede kritik rol oynuyor. Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Berna Ertuğ, orucun bağırsak sağlığına faydası hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Oruç tutmak bağırsak sağlığına iyi geliyor</strong></p>
<p>Ramazan ayı, milyonlarca kişi için manevi bir “yenilenme” dönemi olmanın yanı sıra, beden sağlığı üzerinde de ilginç etkilere sahiptir. Ancak sahur ve iftar yemekleri, su tüketimi veya kilo yönetimi gibi yaygın konuların ötesinde, az bilinen bir etkisi de orucun bağırsak mikrobiyotası üzerindeki dönüştürücü etkisidir. Yapılan araştırmalarda Ramazan sonrası mikrobiyota çeşitliliğinin arttığı ve faydalı bakterilerin (örneğin, kısa zincirli yağ asidi üreten türler) çoğaldığı gözlemlenmiştir. </p>
<p><strong>Ramazan ayının sağlığa uzun vadeli, olumlu katkıları oluyor</strong></p>
<p>Ramazan ayı, uzun süreli açlık dönemleriyle birlikte sindirim sistemimizi zorlayabilir. Bu süreçte probiyotik gıdalar, bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek hazımsızlık, gaz, şişkinlik, kabızlık veya ishal gibi sorunları önlemeye yardımcı olur. Probiyotikler, canlı mikroorganizmalar olarak tanımlanır ve fermente gıdalar yoluyla alınabilir; bu da sindirimi sağlayan enzimleri aktive eder ve iyi bakterilerin sayısını artırır.</p>
<p>Bu etkiler yaş, mevcut sağlık durumu gibi bireysel faktörlere göre değişebilir. Hamileler, diyabet hastaları veya kronik rahatsızlığı olanlar, oruç öncesi doktorlarına danışmalıdır. Bağırsak mikrobiyotası yeniden yapılandırılarak uzun vadeli sağlık kazanımları sağlanabilir.</p>
<p><strong>Probiyotik gıdaların Ramazan ayında bağırsak sağlığına etkileri şu şekildedir;</strong></p>
<ul>
<li><strong>Sindirim Düzenlemesi:</strong> Oruç sırasında mide ve bağırsaklar dinlenir, ancak iftar ve sahurda dengesiz beslenme hazımsızlık yaratabilir. Probiyotikler, bu dengesizliği gidererek ağrı ve şişkinliği azaltır.</li>
<li><strong>Bağışıklık Güçlendirme:</strong> Ramazan&#8217;da bağışıklık sistemi zayıflayabilir; probiyotikler, kötü bakterilerin kana karışmasını engelleyerek genel sağlığı korur.</li>
<li><strong>Bağırsak Florasını Destekleme:</strong> Özellikle sahurda tüketildiğinde, mikrobiyotayı yenileyerek uzun vadeli faydalar sağlar. Araştırmalar, probiyotik takviyesinin sindirim sorunlarını etkili şekilde azalttığını göstermektedir.</li>
</ul>
<p><strong>Probiyotikten zengin gıdalar aşağıdaki gibidir;</strong></p>
<ul>
<li><strong>Yoğurt ve kefir:</strong> Ev yapımı yoğurt veya kefir, günlük probiyotik ihtiyacını karşılar. Sahurda bir kase yoğurt, sindirimi kolaylaştırır.</li>
<li><strong>Turşu ve lahana turşusu:</strong> Lahana turşusu gibi fermente sebzeler, yüksek probiyotik içerir. İftarda salata yanında tüketin.</li>
<li><strong>Peynir, tarhana ve şalgam suyu:</strong> Eski kaşar gibi peynir çeşitleri ve tarhana çorbası, probiyotik kaynağıdır. Şalgam suyu ise bağışıklığı destekler.</li>
<li><strong>Diğer örnekler:</strong> Kimchi, kombucha, miso veya elma sirkesi gibi uluslararası seçenekler de faydalıdır, ancak Türk mutfağına uyarlayarak kullanın.</li>
</ul>
<p>Probiyotik gıdaları aşağıdaki şekilde tüketin;</p>
<ul>
<li><strong>Sahurda:</strong> Probiyotik gıdaları sahurda tercih edin; örneğin, yoğurtla karıştırılmış probiyotik takviyesi veya kefir. Bu, gün boyu sindirimi destekler.</li>
<li><strong>İftarda:</strong> Ağır yemeklerden sonra turşu veya yoğurt ekleyin. Prebiyotik gıdalar (pırasa, enginar) ile birleştirin ki probiyotikler daha etkili olsun.</li>
<li><strong>Günlük Miktar:</strong> Günde 1-2 porsiyon yeterli. Aşırı tüketimden kaçının ve suyla destekleyin.</li>
</ul>
<p> Eğer divertikülit gibi kronik bir rahatsızlığınız varsa doktorunuza danışmadan tüketmeyin.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogru-probiyotik-ramazan-ayinda-bagirsak-sagliginiza-iyi-gelir-615826">Doğru Probiyotik Ramazan Ayında Bağırsak Sağlığınıza İyi Gelir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabızlığa Karşı Lif, Probiyotik, Kivi, Mineralli Sular ve Kuru Erik İle Doğal Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kabizliga-karsi-lif-probiyotik-kivi-mineralli-sular-ve-kuru-erik-ile-dogal-destek-587768</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 10:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlığa]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kivi]]></category>
		<category><![CDATA[lif]]></category>
		<category><![CDATA[mineralli]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[rehber]]></category>
		<category><![CDATA[rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her dört yetişkinden birinin yaşam kalitesini düşüren kronik kabızlık, modern çağın en yaygın ama en az konuşulan sağlık sorunlarından biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kabizliga-karsi-lif-probiyotik-kivi-mineralli-sular-ve-kuru-erik-ile-dogal-destek-587768">Kabızlığa Karşı Lif, Probiyotik, Kivi, Mineralli Sular ve Kuru Erik İle Doğal Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Her dört yetişkinden birinin yaşam kalitesini düşüren kronik kabızlık, modern çağın en yaygın ama en az konuşulan sağlık sorunlarından biri. Uzmanlara göre uzun süreli kabızlık yalnızca fiziksel bir rahatsızlık değil, aynı zamanda beslenme, stres, yetersiz su tüketimi ve hareketsiz yaşamın ortak bir sonucu. İngiliz Diyetetik Derneği’nin (BDA) yayımladığı yeni rehber, bu soruna bilimsel bir bakış getiriyor ve hangi besinlerin gerçekten işe yaradığını net biçimde ortaya koyuyor. Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, bu önemli çalışmayı değerlendirerek Türkiye’deki sağlıksız beslenme alışkanlıklarına da dikkat çekiyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>İngiliz Diyetetik Derneği (British Dietetic Association – BDA), yetişkinlerde kronik kabızlığın diyetle yönetimine ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı rehberi yayımladı. Rehber, 75 randomize kontrollü çalışmayı (RCT) değerlendirerek toplam 59 bilimsel öneri ortaya koydu.<br /> Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, rehberi değerlendirerek “Bu çalışma, kabızlık tedavisinde bilimsel olarak hangi besinlerin, hangi dozda ve nasıl etkili olduğunu ilk kez bu kadar açık biçimde ortaya koyuyor” diyor. Rehberin dikkat çekici yönü, yıllardır “iyi gelir” denilen pek çok besin önerisinin artık güçlü bilimsel verilerle desteklenmiş olması…</strong></em></p>
<p><strong>Bilimsel Kanıtlarla Desteklenen Öneriler</strong></p>
<p>“Kabızlık için lif tüketin” demenin artık yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş, “Hangi lif, hangi formda ve hangi miktarda olmalı? Bunu netleştiren bir doküman var artık elimizde. Özellikle ‘karnıyarık otu’ olarak bilinen psyllium lifinin dışkı sıklığını ve kıvamını anlamlı düzeyde iyileştirdiği kanıtlandı” diyor. </p>
<p>Rehbere göre psyllium takviyeleri, kabızlık tedavisinde en etkili lif formu olarak öne çıkıyor. Bifidobacterium lactis ve Lactobacillus casei Shirota suşlarını içeren probiyotik takviyeler bağırsak hareketlerini düzenliyor. Magnezyum oksit takviyeleri bağırsak geçiş süresini kısaltırken, kivi, kuru<strong> </strong>erik<strong> </strong>ve çavdar ekmeği gibi bazı doğal gıdalar da semptomlarda belirgin rahatlama sağlıyor. Ayrıca magnezyumdan zengin mineralli sular, dışkı yumuşaklığını artırarak doğal bir çözüm sunuyor. Ancak rehber, “yüksek lifli diyet” gibi genel beslenme modelleri için kanıtın hala sınırlı olduğunu vurguluyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Türkiye’de En Büyük Sorun: Hareketsizlik ve Yetersiz Lif Tüketimi”</strong></p>
<p>Konuyla ilgili Türkiye’deki tabloya dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Bizim toplumumuzda kabızlık çok yaygın ama konuşulmayan bir sorun. En büyük nedenlerinden biri hareketsizlik, ikincisi ise yetersiz lif alımı. Günde ortalama 25–30 gram lif almamız gerekirken, Türk halkının çoğu bunun yarısını bile tüketmiyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Sebze, meyve ve tam tahıl tüketiminin azalmasının yanı sıra, hazır gıdalara yönelimin bağırsak sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Murat Baş, “Bağırsaklarımız, yediğimiz her şeyin aynası gibidir. İşlenmiş ürünler, düşük lifli atıştırmalıklar ve yetersiz sıvı alımı, kabızlığın kronik hale gelmesinin en önemli nedenleri” diyor.</p>
<p><strong>“Kuru Erik, Mümkünse Kivi ve Probiyotikler Günlük Rutinin Parçası Olmalı” </strong></p>
<p>Yeni rehberin, hem sağlık profesyonelleri hem de bireyler için uygulanabilir pratik bilgiler içerdiğini vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş, şunları ekliyor:</p>
<p>“Kuru erik, kivi gibi basit ama etkili meyvelerin düzenli tüketimi, doğal lif alımını destekliyor. Ayrıca doğru suşlardan seçilen probiyotiklerin kullanımı da artık bir moda değil, bilimsel temeli güçlü bir uygulama.”</p>
<p>Kabızlığın yalnızca beslenme değil, yaşam tarzıyla da doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Baş, “Kabızlık artık sadece bir sindirim sistemi sorunu değil, bir yaşam tarzı göstergesi. Yeterli sıvı alımı, fiziksel aktivite ve stres yönetimi olmadan hiçbir besin tek başına mucize yaratmaz” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>Yeni Rehber, Diyetisyenlere Yol Gösteriyor</strong></p>
<p>BDA tarafından hazırlanan bu rehber, kronik kabızlık yönetiminde ilk kapsamlı, kanıta dayalı kaynak olma özelliğini taşıyor. Prof. Dr. Murat Baş, “Bu doküman, hekimlerin ve diyetisyenlerin artık ‘deneysel’ değil, ‘kanıta dayalı’ şekilde önerilerde bulunmasını sağlayacak. Türkiye’de de benzer bir rehberin hazırlanması gerekiyor” diyor.</p>
<p>Kronik kabızlık yalnızca rahatsızlık veren bir durum değil, aynı zamanda genel sağlık göstergesi. Prof. Dr. Murat Baş, “Bağırsak sağlığı bozulduğunda, bağışıklık sisteminden ruh haline kadar pek çok sistem etkileniyor. Bu nedenle kabızlıkla mücadele, sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kabizliga-karsi-lif-probiyotik-kivi-mineralli-sular-ve-kuru-erik-ile-dogal-destek-587768">Kabızlığa Karşı Lif, Probiyotik, Kivi, Mineralli Sular ve Kuru Erik İle Doğal Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Probiyotik Seçiminde Dikkat Etmeniz Gereken 7 Madde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/probiyotik-seciminde-dikkat-etmeniz-gereken-7-madde-578437</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2025 14:21:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[etmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[mikroorganizma]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotikler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[seçiminde]]></category>
		<category><![CDATA[süs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578437</guid>

					<description><![CDATA[<p>Probiyotikler son yıllarda sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Bağışıklığı güçlendirdiği, sindirimi rahatlattığı düşünülerek sıkça tercih edilen probiyotiklerin dikkatli kullanılmaması ise bazı sağlık risklerini beraberinde getirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/probiyotik-seciminde-dikkat-etmeniz-gereken-7-madde-578437">Probiyotik Seçiminde Dikkat Etmeniz Gereken 7 Madde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Probiyotikler son yıllarda sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Bağışıklığı güçlendirdiği, sindirimi rahatlattığı düşünülerek sıkça tercih edilen probiyotiklerin dikkatli kullanılmaması ise bazı sağlık risklerini beraberinde getirebiliyor. Çünkü her probiyotik her soruna iyi gelmiyor ve farklı etkileri olabiliyor. Probiyotiklerden doğru şekilde yararlanmak için, içeriğindeki özel mikroorganizmalara yani “suşlara” dikkat edilmesi ve uzmana danışılarak kullanılması önem taşıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Başak Çakır Güney, probiyotik kullanımında dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.</p>
<p><strong>Probiyotik seçiminde suş içeriği önemli</strong></p>
<p>Bağırsaklarımızda trilyonlarca mikroorganizma yaşar ve bu dev ekosistem, mikrobiyota olarak adlandırılır. Yalnızca sindirim değil bağışıklık, ruh hali, hatta metabolizma üzerinde bile etkilidir. Sadece 46 kromozomu olan biz insanlar için vücudumuzda saklı inanılmaz bir genetik cevherdir.</p>
<p>Son yıllarda sağlık gündeminin en popüler konularından biri probiyotiklerdir. Birçok kişi bağışıklığı güçlendirdiği ve sindirim sistemini rahatlattığı için bu takviyelere yöneldi. Ancak bu konu aslında bu kadar basit değildir. Probiyotikler suşlardan oluşur. Suşlar kısaca probiyotik mikroorganizmaların genetik olarak özelleşmiş alt türlerini ifade eder. Probiyotik kullanırken suş içeriğine bakmak ve probleme yönelik bir probiyotik kullanmak mantıklı olacaktır. Aksi takdirde içeriğinde suşlar yoksa ya da size uygun değilse kullandığınız ürün boşa gidiyor demektir. Bunun için probiyotik ürün seçerken içeriğini, reçetesini okumak gerekir.</p>
<p><strong>Hastalığınıza göre probiyotik seçin</strong></p>
<p>Probiyotikler, yeterli miktarda alındığında sağlığa fayda sağlayan canlı mikroorganizmalardır. En sık bilinen türleri Lactobacillus ve Bifidobacterium cinslerine aittir. Prebiyotikler ise bu dost bakterilerin besini olan, genellikle lif içeren bileşiklerdir. Birlikte çalıştıklarında bağırsak sağlığını destekleyici etkileri artar. Romatolojik hastalıklardan, kansere kadar pek çok hastalığa karşı mucizevi koruma sağlar. Bilimsel çalışmalar, bazı suşların belirli durumlarda etkili olduğunu göstermiştir.</p>
<p>Peki, hangi hastalıkta hangi suş daha etkili? Örneğin antibiyotik kaynaklı ishal durumlarında ya da irritabl bağırsak sendromunda “lactobacillus”, crohn hastalığında ve ülseratif kolitte “VSL#3”, tip 2 diyabette ve obezitede “akkermansia muciniphila”, tekrarlayan vajinal enfeksiyonlarında rhamnosus GR-1 türlerine ait suşları içeren probiyotikler kullanılmalıdır. Yine üst solunum yolu enfeksiyonlarında probiyotik kullanılacaksa lactobacillus ve bifidobacterium cinslerine ait suşlar mutlaka olmalıdır.</p>
<p><strong>Doğal probiyotik kaynakları ne kadar etkili?</strong></p>
<p>Yoğurt, kefir, ev turşusu gibi fermente gıdalar doğal probiyotik kaynaklarıdır. Ancak bu gıdalardaki bakteri türleri ve miktarı değişkendir. Mevcut floramızı desteklemek için bu gıdaları mutlaka günlük rutinimize eklemeliyiz. Öte yandan kapsül formundaki probiyotiklerde belirli suşlar, belirli dozlarda yer alır. Bu, özellikle bir sağlık problemi için hedefli kullanımda önemlidir. Probiyotikler, doğru kişi ve doğru zamanda kullanıldığında sağlık üzerinde önemli etkiler yaratabilir. Ancak bu mikroorganizmalar mucize değildir; her birey için aynı sonucu vermez. Rastgele kullanım yerine, şikayete özel, suş temelli bir seçim ve gerekiyorsa uzman görüşü alınması en doğrusudur. Aynı zamanda beslenme düzeni, stres yönetimi ve uyku gibi diğer yaşam tarzı faktörlerinin de mikrobiyotayı etkilediği unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>Bağışıklık sistemini dengeleyen yeni nesil probiyotikler</strong><br />
Klasik probiyotiklerin ötesine geçen mikrobiyal dostlarımız arasında son yıllarda en çok dikkat çekenlerden biri “Akkermansia muciniphila”dır. Bu bakteri bağırsak mukus tabakasında yaşar ve bu bariyeri güçlendirerek “geçirgen bağırsak” gibi durumların önüne geçebilir. Çalışmalar, “A. muciniphila”nın obezite, insülin direnci, tip 2 diyabet ve yağlı karaciğer gibi metabolik hastalıklarla ters ilişkili olduğunu göstermektedir. Yeni nesil probiyotikler arasında “Faecalibacterium prausnitzii” bağırsak iltihabını azaltıcı etkileri vardır. “Christensenella minuta” İnce yapılı bireylerde daha çok bulunur, bu nedenle obeziteyle ters ilişkili olduğu düşünülür. “Bacteroides fragilis (PSA+)” ise bağışıklık sisteminin dengelenmesinde rol oynayan önemli yeni nesil probiyotiklerdendir.</p>
<p><strong>Probiyotik seçerken nelere dikkat edilmeli?</strong></p>
<ol>
<li>Suş bilgisi açıkça belirtilen ürünleri tercih edin.</li>
<li>İçerik kısmındaki suş bilgilerini okuyun.</li>
<li>Sağlık probleminize yönelik suşları içeren ürünler alın.</li>
<li>Bilimsel çalışmalarda kullanılmış mı kontrol edin.</li>
<li>Saklama koşulları ve son kullanma tarihi dikkate alın.</li>
<li>CFU (colony-forming unit) değeri yüksek mi kontrol edin. (Genel destek ve sağlıklı bireylerde 1-10 milyar CFU/gün, ishal durumunda ise 5-20 milyar CFU/gün olmalı)</li>
<li>Bir uzmana danışın</li>
</ol>
<p>Sürekli aynı suş içeren probiyotiği kullanmak yerinde birkaç ay arayla suşları çeşitlendirmek önemlidir. Gıda çeşitliliğine dikkat edilmeli ve fermente gıda tüketme alışkanlığı da mutlaka edinilmelidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/probiyotik-seciminde-dikkat-etmeniz-gereken-7-madde-578437">Probiyotik Seçiminde Dikkat Etmeniz Gereken 7 Madde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mikrobiyolog Ali Rıza Akın&#8217;dan Kışa Hazırlık Tüyoları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mikrobiyolog-ali-riza-akindan-kisa-hazirlik-tuyolari-575304</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 16:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[akın]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kışa]]></category>
		<category><![CDATA[mikrobiyolog]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyota]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotikler]]></category>
		<category><![CDATA[rıza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=575304</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğada tüm canlılar yaklaşan kışa hazırlanır. Hayvanlar yuvalarını güçlendirir, bitkiler köklerine çekilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mikrobiyolog-ali-riza-akindan-kisa-hazirlik-tuyolari-575304">Mikrobiyolog Ali Rıza Akın&#8217;dan Kışa Hazırlık Tüyoları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğada tüm canlılar yaklaşan kışa hazırlanır. Hayvanlar yuvalarını güçlendirir, bitkiler köklerine çekilir. Çünkü uzun kış aylarını sağlıklı ve güçlü atlatmanın yolu hazırlıktan geçer. İnsanların da bu doğal döngüden öğreneceği çok şey var. Bağışıklık sistemimizin düzenleyicisi olan mikrobiyotamızı desteklemek, kışın soğuk algınlığı ve enfeksiyonlara karşı en büyük kalkanımız olabilir. <strong>Next Microbiome Baş Bilim İnsanı ve Mikrobiyolog Ali Rıza Akın:“Kışa hazırlanmak sadece kalın giyinmekle olmaz; asıl hazırlık mikrobiyotamızı güçlendirmektir. Sağlıklı bir mikrobiyota, soğuk algınlığı ve enfeksiyonlara karşı en doğal korumamızdır</strong>”diyor.</p>
<p><strong>Bağışıklığın %70’i bağırsakta mı?</strong></p>
<p>Bilimsel araştırmalar, bağışıklık sistemimizin yaklaşık %70’inin bağırsakta başladığını ortaya koyuyor. Bağırsak duvarı, milyonlarca bağışıklık hücresinin konuşlandığı ve sürekli eğitildiği bir ordu kışlası gibidir. Sağlıklı bir bağırsak, bu ordunun disiplinli ve güçlü kalmasını sağlar. Bağırsak mikrobiyotası zayıfladığında ise en küçük virüs ya da bakteri bile kolayca saldırabilir.</p>
<p><strong>Kışa Hazırlanırken Günlük Yaşamda Uygulanabilecek 3 Basit Öneri</strong></p>
<p>             •           Doğal ve liften zengin beslenin: Sebzeler (lahana, brokoli, pırasa), baklagiller (nohut, mercimek, fasulye) ve fermente gıdalar (lahana turşusu, şalgam, boza) bağırsak dostu bakteriler için güçlü yakıttır.</p>
<p>             •           Bilimsel olarak tasarlanmış takviyeler kullanın: Özellikle çiğnenebilir Akkermansia gibi yeni nesil probiyotikler ve geniş spektrumlu prebiyotikler, hem ağız hem de bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek bağışıklık sistemini iki cepheden güçlendirir.</p>
<p>             •           Düzenli uyuyun, antibiyotik kullanımına dikkat edin: Bağışıklık sistemi uyku sırasında kendini yeniler. Gereksiz antibiyotik kullanımı dost bakterileri yok ederek savunma hattını zayıflatır.</p>
<p><strong>Sadece Bağırsak Değil: Ağız Mikrobiyotası da Kritik</strong></p>
<p><strong>Ali Rıza Akın konuyla ilgili, “Bağışıklığın kapısı aslında ağızdan açılıyor. Ağız mikrobiyotası, sindirim sistemine giden ilk savunma hattı ve bağışıklık dengemizin kilit noktasıdır. Bu nedenle sadece bağırsak değil, oral mikrobiyota da desteklenmelidir. Çiğnenebilir Akkermansia içeren yeni nesil probiyotik takviyeleri, probiyotiklerin ağızda daha uzun süre kalmasını sağlayarak hem oral mikrobiyotayı güçlendirir hem de bağırsak mikrobiyotasına aktif destek sunar. Böylece bağışıklık sistemi iki cephede birden korunmuş olur’</strong>’ diyor</p>
<p><strong>Türkiye’de Mikrobiyota Bilinci</strong></p>
<p><strong>Akın’</strong>a göre toplumda farkındalık giderek artsa da hâlâ üç temel eksiklik öne çıkıyor:</p>
<p>             •           Probiyotik çeşitliliği algısı: Yoğurt ve süt ürünleriyle sınırlı bilinen probiyotikler, yüzlerce faydalı bakteri türünden yalnızca birkaçını içeriyor.</p>
<p>             •           Yanlış beslenme alışkanlıkları: Rafine şeker ve fast food gibi işlenmiş gıdalar dost bakterileri yok ederek bağışıklığı zayıflatıyor.</p>
<p>             •           Bilgi kirliliği: Sosyal medyadaki yanlış yönlendirmeler, bilimsel verilerin önüne geçebiliyor.</p>
<p><strong>Next Microbiome’dan Bağışıklık Destek Paketi</strong></p>
<p>Mikrobiyota sağlığına odaklanan Next Microbiome, geliştirdiği özel formüllerle bağışıklık sistemini destekleyen yeni bir ürün paketi sunuyor. Paket; probiyotiklerden oluşan <strong>Next Microbiome Probiyotik Ailesi</strong> ve prebiyotik liflerle zenginleştirilmiş <strong>Next Microbiome Prebiyotik Ailesi</strong> ürünlerini bir araya getiriyor.</p>
<p> <strong>Probiome-Novo</strong>: Yeni nesil probiyotik Akkermansia muciniphila ve geleneksel probiyotiklerin bir araya geldiği formülüyle sindirim ve bağışıklık dengesine katkı sağlıyor. Çiğnenebilir formu sayesinde kullanım kolaylığı sunan Novo, hem ağız hem de bağırsak mikrobiyotasını destekleyen çifte etkili bir probiyotik olarak öne çıkıyor. </p>
<p><strong>Probiome -Boost</strong>: Etkinliği kanıtlanmış geleneksel probiyotik bakterilerle sindirim ve bağışıklık sistemini destekliyor.</p>
<p><strong>Fiberbiome-Guard</strong>: Zengin bitkisel lif içeriğiyle mikrobiyotayı desteklerken, kurkuminin güçlü antioksidan ve antiinflamatuar özellikleri sayesinde bağışıklık sistemine ek katkı sağlıyor.</p>
<p>Next Microbiome, geliştirdiği probiyotik ve prebiyotik formüllerle, mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini desteklemeyi ve toplumda mikrobiyota bilincini artırmayı hedefliyor. Probiyotik ve prebiyotik formüllerinin yanı sıra, yenilenen web sitesi üzerinden de kullanıcılarına güncel içerikler ve ürün bilgileri sunuyor.</p>
<p>Next Microbiome, yenilenen web sites ile; güncel içerikler, bilimsel araştırmalar ve ürün bilgilerini kullanıcılarla buluşturarak, sağlıklı yaşam ve mikrobiyota farkındalığını artırmayı amaçlıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mikrobiyolog-ali-riza-akindan-kisa-hazirlik-tuyolari-575304">Mikrobiyolog Ali Rıza Akın&#8217;dan Kışa Hazırlık Tüyoları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
