<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>politikası | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/politikasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/politikasi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Dec 2025 08:51:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>politikası | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/politikasi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KOSAM: &#8220;Yapay Et, Stratejik Bir Gıda Politikası Meselesine mi Dönüşüyor?&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kosam-yapay-et-stratejik-bir-gida-politikasi-meselesine-mi-donusuyor-601328</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 08:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[et]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[karaca]]></category>
		<category><![CDATA[kosam]]></category>
		<category><![CDATA[meselesine]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[politikası]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Et]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601328</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), dünya gıda sistemlerinin geleceğini şekillendirecek biyoteknolojik bir dönüşümü masaya yatıran önemli bir raporu kamuoyuna sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosam-yapay-et-stratejik-bir-gida-politikasi-meselesine-mi-donusuyor-601328">KOSAM: &#8220;Yapay Et, Stratejik Bir Gıda Politikası Meselesine mi Dönüşüyor?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span>Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), dünya gıda sistemlerinin geleceğini şekillendirecek biyoteknolojik bir dönüşümü masaya yatıran önemli bir raporu kamuoyuna sundu. <b>“Laboratuvardan Sofraya: Yapay Et”</b> başlıklı çalışmayı değerlendiren KOSAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karaca, konunun sadece bir gıda meselesi olmadığını, aynı zamanda <b>küresel rekabet, stratejik teknoloji ve ulusal ekonomi güvenliği</b> ile doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Karaca, “</span></span></span><span><span>Raporumuz, yapay et teknolojisini ‘gündelik tartışmaların’ ötesine taşıyarak, <b>Türkiye’nin 2053 vizyonu</b> kapsamında stratejik bir teknoloji alanı olarak konumlandırmaktadır. </span></span><span><span><span>Artık dünyada gıda, enerji ve su güvenliği birbiriyle iç içe geçmiş durumda. Yapay et de bu üçlü denklemin tam ortasında hem büyük bir potansiyel hem de henüz netleşmemiş risklerle karşımıza çıkıyor. Türkiye olarak bu gelişmeyi uzaktan izleme lüksümüz yok. Aksine, <b>öncü bir aktör olarak pozisyon almak</b> ve hazırlıklarımızı şimdiden tamamlamak zorundayız” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Teknolojiyi Takip Eden Değil, Şekillendiren Konumda Olmalıyız”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Karaca, raporun ortaya koyduğu ekonomik verileri yorumlarken, “</span></span></span><span><span>Son on yılda sektöre aktarılan 3 milyar doların üzerindeki yatırım, söz konusu alanın uzun vadeli potansiyelini ve stratejik önemini ortaya koymaktadır.</span></span><span><span><span> <b>TÜBİTAK destekli AR-GE projeleri, üniversite-sanayi iş birlikleri ve teknopark ekosistemimiz</b> burada devreye girmeli. Kritik alt teknolojilerde yerli patentler ve çözümler geliştirmeliyiz. Aksi takdirde, bu yeni gıda rejiminde de <b>teknoloji ithal eden, standartları takip eden</b> bir ülke konumuna düşeriz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Çevresel Etki, Sürdürülebilirlik Söylemi Kadar Net Değil”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yapay etin çevresel iddialarının detaylı incelenmesi gerektiğinin belirten Karaca; “Sıklıkla dile getirilen ‘daha az kaynak tüketimi’ söylemi, henüz her senaryo için geçerli değil. Üretimde kullanılan enerjinin kaynağı, atık yönetimi ve suyun kalitesi, çevresel ayak izini belirliyor. <b>Yeşil Kalkınma Devrimi</b> ve <b>2053 Net Sıfır Emisyon</b> taahhüdü çerçevesinde, bu teknolojinin ancak yenilenebilir enerji ile entegre edilmiş, döngüsel ekonomi prensiplerine uygun modelleri desteklenmeli. <b>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı</b>’nın bu konudaki politikaları bir kılavuz olmalı” diye söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Toplumsal Kabul, Güven ve Şeffaflıkla Mümkün Olacak”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Toplumsal kabulün sağlanmasının en önemli şartının <b>güven</b> olduğunu vurgulayan Karaca, “Türk Milleti sofrasına gelen her lokmanın helal olmasına büyük önem verir. Bu hassasiyet, yapay et söz konusu olduğunda daha da kritik hâle geliyor. <b>Diyanet İşleri Başkanlığımız</b> ile bilim insanlarımızın ortak çalışmasıyla, üretimin her aşamasını kapsayan, şeffaf bir <b>helal sertifikasyon protokolü</b> hayata geçirilmeli. Ayrıca, <b>Ticaret Bakanlığımızın</b> öncülüğünde, tüketiciyi doğru bilgilendirecek, korkuya değil bilgiye dayalı bir iletişim kampanyası başlatılmalıdır” şeklinde konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Hukuki Boşluk, İvedilikle Stratejik Bir Çerçeveye Dönüştürülmeli”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Karaca, Türkiye’de yapay et için net bir hukuki düzenleme bulunmamasını bir risk olarak değerlendirirken, bunun aynı zamanda bir fırsat olduğunun da altını çizdi. Karaca; “Diğer ülkelerin düzenlemelerini taklit etmek yerine, kendi değerlerimizi ve stratejik çıkarlarımızı merkeze alan, özgün bir düzenleme yapmalıyız. <b>Sağlık Bakanlığı</b> ile <b>Tarım ve Orman Bakanlığı</b> koordinasyonunda, <b>FAO</b> ve <b>WHO</b> standartlarını da dikkate alan, ancak yerli şartları önceleyen, <b>risk temelli, aşamalı bir onay ve denetim mekanizması</b> kurulmalı” ifadelerine yer verdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Dengeli ve Proaktif Yaklaşım, Bizi Geleceğe Hazırlayacak Tek Yoldur”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Karaca, “Yapay et, ne körü körüne desteklenmesi gereken bir mucize ne de kesinlikle reddedilmesi gereken bir tehdittir. Gerçekçi olmalıyız. Bu teknoloji, dünya gıda sistemlerine <b>çok boyutlu bir müdahaledir</b>. Türkiye; <b>akademik merak, ekonomik fizibilite, toplumsal değerler ve stratejik öngörüyü</b> bir arada tartan, dengeli ve proaktif bir yaklaşım sergilemelidir. Gelişmeleri yakından izlemeli, tüm paydaşları sürece dahil ederek şeffaf bir diyalog ortamı oluşturmalı ve nihayetinde, bu küresel dönüşümden güçlenerek çıkacak <b>ulusal bir yol haritasını</b> kararlılıkla uygulamaya koymalıyız” diyerek KOSAM raporunun temel mesajını özetledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>“Laboratuvardan Sofraya: Yapay Et”</span></span></span></b><span><span><span> raporunun, Türkiye’nin gıda teknolojilerindeki dönüşüme liderlik etme potansiyelini gösteren önemli bir çalışma olduğunu belirten Karaca, raporun tamamına KOSAM web sitesi (</span>www.kosam.org<span>) üzerinden ulaşılabileceğini duyurdu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kosam-yapay-et-stratejik-bir-gida-politikasi-meselesine-mi-donusuyor-601328">KOSAM: &#8220;Yapay Et, Stratejik Bir Gıda Politikası Meselesine mi Dönüşüyor?&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Maltepe Kültür Sanat Politikası Belgesi&#8221; açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepe-kultur-sanat-politikasi-belgesi-aciklandi-594037</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 15:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[açıklandı]]></category>
		<category><![CDATA[belgesi]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[politikası]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594037</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nin farklı sanat disiplinlerinden Maltepeli sanatçıları bir araya getirdiği “Maltepeli Sanatçılar Forumu”, “Maltepe Kültür Sanat Politikası Belgesi” ni açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepe-kultur-sanat-politikasi-belgesi-aciklandi-594037">&#8220;Maltepe Kültür Sanat Politikası Belgesi&#8221; açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nin farklı sanat disiplinlerinden Maltepeli sanatçıları bir araya getirdiği “Maltepeli Sanatçılar Forumu”, “Maltepe Kültür Sanat Politikası Belgesi” ni açıkladı.</p>
<p>Maltepe Belediyesi’nin Maltepe’nin kamusal alanlarını sanatın dayanışmacı ruhuyla yeniden tanımlamak için organize ettiği Maltepeli Sanatçılar Forumu’nun sonuç bildirgesi açıklandı.  “Maltepeli Sanatçılar Buluşuyor- Birlikte Düşünelim, Birlikte Üretelim” başlığıyla 26 Ekim’de Maltepe Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde toplanan foruma sinema ve tiyatro oyuncuları,  şair, ressam, heykeltıraş, seslendirme sanatçıları başta olmak üzere farklı sanat disiplinlerinden sanatçılar katılmıştı.</p>
<p><b>MALTEPE’DE KAMUSAL MEKÂNLAR KÜLTÜR SANAT ALANLARINA DÖNÜŞMELİ</b></p>
<p>Maltepe’nin kültürel zenginliğinin tiyatrodan müziğe, edebiyattan sinemaya, resimden heykele uzanan çok katmanlı bir birikime dayandığının belirtildiği belgede “Bu politika belgesinin hedefi, Maltepe’yi yalnızca sanatın sergilendiği bir kent olmaktan çıkararak, sanatın ortaklaşa üretildiği, yaşandığı ve paylaşıldığı bir kültür kentine dönüştürmektir. Sanat; bireysel ifade biçimlerinin ötesinde, toplumsal dayanışmanın, ortak aklın ve özgürleşmenin alanıdır. Maltepe Belediyesi’nin kararlılığı ve yerel sanatçıların kolektif üretim gücüyle Maltepe, Türkiye’nin en güçlü yerel kültür–sanat ekosistemlerinden biri olacaktır.” denildi. Sonuç bildirgesinin detaylarına https://www.maltepe.bel.tr/upload/files/maltepe%20kultursanatpolitikabelgesi.pdf adresinden ulaşılabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepe-kultur-sanat-politikasi-belgesi-aciklandi-594037">&#8220;Maltepe Kültür Sanat Politikası Belgesi&#8221; açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Atatürk&#8217;ün Barış Politikası&#8221; konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-ataturkun-baris-politikasi-konusuldu-587813</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 12:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<category><![CDATA[uyar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587813</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi tarafından “Atatürk ve Cumhuriyet Günleri” kapsamında  “Atatürk’ün Barış Politikası” konulu konferans düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-ataturkun-baris-politikasi-konusuldu-587813">EÜ&#8217;de &#8220;Atatürk&#8217;ün Barış Politikası&#8221; konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi tarafından “Atatürk ve Cumhuriyet Günleri” kapsamında  “Atatürk’ün Barış Politikası” konulu konferans düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Nuri Bilgin Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinlikte konuşmacı olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hakkı Uyar yer aldı. Konferansa, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Yasin Kaya, Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nuri Karakaş’ın yanı sıra akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Konferansta konuşan Prof. Dr. Hakkı Uyar, “Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına adım atarken, Cumhuriyet tarihine yalnızca siyasi çatışmalar penceresinden değil, Atatürk’ün barış politikası ekseninden de bakmak gerektiğini düşünüyorum. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasındaki o karanlık dönemde, Türkiye hem bir kurtuluş mücadelesi verip hem de çağdaş bir Cumhuriyet inşa etti. Atatürk’ün barış anlayışı, pasif değil; aktif ve onurlu bir barıştan yanaydı. ‘En kötü barış savaştan iyidir’ anlayışını doğru bulmuyorum; çünkü Sevr de bir barıştı ama onursuzdu, Lozan ise onurlu bir barışın simgesidir. Türkiye bu dönemde, dünyada savaş rüzgârları eserken, sorunlarını diplomasiyle çözmeyi seçti. Batı’yla, Sovyetler Birliği’yle ve komşularla dengeli ilişkiler kurarak hem dışta hem içte barışı korudu. Cumhuriyet’i kuran kadro ise 1880 kuşağının genç subaylarıydı; fikir ayrılıklarına rağmen Milli Mücadele boyunca uzlaşmayı başararak bu ülkenin temellerini attılar” dedi.</p>
<p><b>“Atatürk, Cumhuriyete giden yolu güvence altına aldı”</b></p>
<p>Atatürk’ün stratejik hamleleriyle Cumhuriyet yolunu güvence altına aldığını vurgulayan Prof. Dr. Uyar, “Milli Mücadele&#8217;nin başlangıcında tam bağımsızlık hedefiyle birleşen lider kadro, zaferin ufukta belirmesiyle birlikte ülkenin yeni rejiminin ne olacağı ve kim tarafından yönetileceği konularında derin bir fikir ayrılığına düştü. ‘Paşaların Kavgası’ olarak adlandırılan bu dönemde Mustafa Kemal Atatürk, devrimci adımlarını destekleyecek olan İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak ile hareket ederken; Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy ve Refet Bele gibi silah arkadaşları, saltanat ve hilafetin geleceği konusundaki muhafazakâr kaygıları nedeniyle karşı safta yer almıştır. Atatürk&#8217;ün, Lozan&#8217;a İsmet Paşa&#8217;yı göndermesi ve 1924&#8217;te ordu mensuplarının aynı zamanda milletvekili olmasını engelleyerek siyasî rakiplerini askerî güçten yoksun bırakması gibi stratejik hamleleri, bu iktidar mücadelesinin en önemli dönüm noktalarını oluşturmuş ve Cumhuriyet&#8217;in ilanı ile devrimlere giden yolu şekillendirmiştir” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Uyar, “Kuvvetler birliği sistemi çerçevesinde meclisin ve Halk Fırkası’nın kontrolünü elinde tutan Atatürk, partili cumhurbaşkanlığıyla hem meclisi hem de devrim sürecini merkezden yönetti. Batı dışı bir toplum olan Türkiye’de devrimi, bürokrasi ve askeri destekle mümkün kılan Atatürk, muhalefeti 1925’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılması ve 1926’daki İzmir Suikastı yargılamalarıyla kansız bir şekilde tasfiye etti. Bu süreç, 1930’lara kadar toplumsal yapıya nüfuz eden şapka ve kıyafet düzenlemelerinden Medeni Kanun ve Harf Devrimi’ne kadar birçok reformun gerçekleştirilmesini sağladı; muhalif kadronun etkisizleştirilmesiyle devrimler güvence altına alındı ve Atatürk, 1931’de benimsediği barış politikasını kademeli olarak uygulamaya koydu” dedi.</p>
<p>Etkinlik, Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nuri Karakaş’ın, konuşmacı Prof. Dr. Hakkı Uyar’a “Teşekkür Belgesi” takdim etmesiyle son buldu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-ataturkun-baris-politikasi-konusuldu-587813">EÜ&#8217;de &#8220;Atatürk&#8217;ün Barış Politikası&#8221; konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngilizce dil değerlendirmesinin geleceği, &#8216;İngilizce ve Ölçme Değerlendirme Politikası Diyaloğu&#8217;nda şekilleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ingilizce-dil-degerlendirmesinin-gelecegi-ingilizce-ve-olcme-degerlendirme-politikasi-diyalogunda-sekilleniyor-442266</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:03:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirmesinin]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[diyaloğunda]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[politikası]]></category>
		<category><![CDATA[şekilleniyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442266</guid>

					<description><![CDATA[<p>British Council ve Bilkent Üniversitesi ortaklığıyla 15 Şubat'ta düzenlenen ‘İngilizce ve Ölçme Değerlendirme Politikası Diyaloğu’ etkinliği, 35'in üzerinde üniversite ile Milli Eğitim Bakanlığı, ÖSYM ve Yunus Emre Enstitüsü'nün de aralarında bulunduğu ulusal kurumlardan 82 temsilciyi bir araya getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ingilizce-dil-degerlendirmesinin-gelecegi-ingilizce-ve-olcme-degerlendirme-politikasi-diyalogunda-sekilleniyor-442266">İngilizce dil değerlendirmesinin geleceği, &#8216;İngilizce ve Ölçme Değerlendirme Politikası Diyaloğu&#8217;nda şekilleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>British Council ve Bilkent Üniversitesi ortaklığıyla 15 Şubat&#8217;ta düzenlenen <strong>‘İngilizce ve Ölçme Değerlendirme Politikası Diyaloğu’ </strong>etkinliği, 35&#8217;in üzerinde üniversite ile Milli Eğitim Bakanlığı, ÖSYM ve Yunus Emre Enstitüsü&#8217;nün de aralarında bulunduğu ulusal kurumlardan 82 temsilciyi bir araya getirdi. </p>
<p>‘İngilizce ve Ölçme Değerlendirme Politikası Diyaloğu&#8217;, bölgesel ve uluslararası politika yapıcılar, eğitim uzmanları, akademisyenler, öğretmenler ve değerlendirme uygulayıcıları için etkileşimde bulunabilecekleri, bilgi ve en iyi uygulamaları paylaşabilecekleri ve İngilizce alanındaki öncü gelişmelerden haberdar olabilecekleri bir platform oluşturdu.</p>
<p>Yerel ihtiyaçları karşılayan ve küresel standartlara ulaşan değerlendirme çözümlerini keşfetmek için profesyoneller arasında devam eden bir diyaloğu kolaylaştırmayı amaçlayan etkinlik, aynı zamanda Türkiye genelinde dil değerlendirmesinde sürekli araştırma ve iyileştirme kültürünü teşvik ederken, değerlendirme ve dil çerçevelerinde eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık ilkelerini oluşturdu. Etkinlikte ayrıca, yüksek kaliteli İngilizce öğrenimi ve değerlendirmesine ilişkin politika düzeyinde tartışmaların ve çözümlerin teşvik edilmesinde karşılaşılan temel zorlukları ve fırsatlar da belirlendi.</p>
<p>Bu etkinlik ile küresel standartlarla uyumlu ve bağlama özgü İngilizce dil değerlendirme araçlarının geliştirilmesini amaçlayan uluslararası uzmanlar ile yerel profesyoneller arasındaki iş birliğinin teşvik edilmesinde önemli bir adım atıldı.</p>
<p><strong>Ayşen Güven, Eğitim Direktörü, British Council</strong>: <em>&#8220;British Council olarak son on yıldır YÖK, YÖKAK ve Milli Eğitim Bakanlığı ile İngilizce dil öğreniminin kalitesini artırmak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Tüm bu tartışmalarda, değerlendirmenin rolü hep merkezi bir unsur olmuştur. Etkili öğrenme ve öğretimin gerçekleşmesi için öğrenme sistemlerinin tüm kilit unsurlarının ortak standartlar etrafında hizalanması gerektiğine inanıyoruz. Bugün, Birleşik Krallık ve Türkiye&#8217;den uzmanları bir araya getirdiğimiz bu etkinlikte de İngilizce öğretimi ve öğrenme konusundaki daha geniş kalite güvence sürecinin bir parçası olarak değerlendirmenin rolünü incelemekten mutluluk duyuyoruz. ‘İngilizce ve Ölçme Değerlendirme Politikası Diyaloğu&#8217;nun bugün, uluslararası standartlarla uyumlu olarak Türkiye&#8217;deki son İngilizce dil değerlendirme öncelikleri hakkında en iyi uygulamaları ve öğrenilen dersleri paylaşarak önemli sonuçlar elde ettiğini görmek bize gurur veriyor. Bu etkinlik ile ülkedeki İngilizce programlarına ilişkin gelecekteki politika diyalogları için ana temaları ve gündemi özetleyen bir yol haritasının oluşturulmasına katkı sağladık ve kaliteli değerlendirmeye olan bağlılığı vurgulamış olduk. Bu, uluslararası uzmanlar ve yerel profesyoneller arasındaki iş birliğini geliştirerek Türkiye&#8217;de kaliteli İngilizce öğrenimi ve değerlendirmesine yönelik taahhüdümüzü ilerletmede bizim için büyük önem teşkil ediyor.”</em></p>
<p><strong>Prof. Dr. Kürşat Aydoğan, Rektör, Bilkent Üniversitesi:</strong> <em>&#8220;İngilizce ve Ölçme Değerlendirme Politikası Diyaloğu, yükseköğretimde İngilizce dil değerlendirmesindeki en son gelişmeleri ve en iyi uygulamaları paylaşmak için eşsiz bir platform oluşturmuştur. Bu diyalog, Türkiye&#8217;deki İngilizce dil öğrenimi ve değerlendirmesi alanında uluslararası uzmanlarla yerel profesyoneller arasında iş birliğini güçlendirerek, küresel standartlarla uyumlu çözümlerin geliştirilmesinde önemli bir adımı temsil etmektedir. Bu etkinlik, İngilizcenin ölçme ve değerlendirilmesindeki kalitenin artırılmasının, Türkiye’deki İngilizce dil programlarının gelişimindeki anahtar rolünün vurgulanmasını sağlamıştır. Aynı zamanda gelecekteki politikalar hakkında gündemin belirlenmesine öncülük etmiştir.”</em> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ingilizce-dil-degerlendirmesinin-gelecegi-ingilizce-ve-olcme-degerlendirme-politikasi-diyalogunda-sekilleniyor-442266">İngilizce dil değerlendirmesinin geleceği, &#8216;İngilizce ve Ölçme Değerlendirme Politikası Diyaloğu&#8217;nda şekilleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;den &#8220;Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türk Dış Politikası: Tarih ve Gelecek Arasında&#8221; Konferansı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/euden-cumhuriyetimizin-100-yilinda-turk-dis-politikasi-tarih-ve-gelecek-arasinda-konferansi-414035</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2023 12:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetimizin]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[eüden]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[politikası]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) “Cumhuriyetin 100. Yılı Etkinlikleri” kapsamında EÜ Türk Dünyası ve Araştırmaları Enstitüsü tarafından “Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türk Dış Politikası: Tarih ve Gelecek Arasında” başlıklı konferans düzenlendi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/euden-cumhuriyetimizin-100-yilinda-turk-dis-politikasi-tarih-ve-gelecek-arasinda-konferansi-414035">EÜ&#8217;den &#8220;Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türk Dış Politikası: Tarih ve Gelecek Arasında&#8221; Konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) “Cumhuriyetin 100. Yılı  Etkinlikleri” kapsamında EÜ Türk Dünyası ve Araştırmaları Enstitüsü tarafından “Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türk Dış Politikası: Tarih ve Gelecek Arasında” başlıklı konferans düzenlendi. </p>
<p>Konferansı,  Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Okur verdi. EÜ Türk Dünyası ve Araştırmaları Enstitüsü Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğe Enstitü Müdürü Prof. Dr. Nadim Macit, EÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Timuçin Gençer, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. </p>
<p>Konferansın açılışında konuşan Prof. Dr. Nadim Macit, Türk Dünyasının küresel sistem içinde jeopolitik açıdan giderek artan önemini vurgulayarak, alanda önemli çalışmalara imza atan Prof. Okur’u, enstitüde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade etti. Prof. Macit, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsünün alanında öncü bir rol oynadığını, üzerlerine düşen sorumlulukların enstitü olarak farkında olduklarını, bu bilinç ve hassasiyetle Türk Dünyasına akademik katkı sağlamaya devam edeceklerini belirtti. </p>
<p>Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Türk dış politikasına, Türk Dünyası odaklı bir perspektif ile bakılması gerektiğinin önemini vurgulayarak uluslararası ilişkilerde yeni jeopolitiğin en önemli unsurlarından birisini Türk Dünyasının oluşturduğunu ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa eden kurucu iradenin, özgün bir karakter olarak devlet idealini oluşturduğunu belirten Prof. Okur, aynı zamanda konuşmasında kurucu ilke ve kurucu unsurun birbirleri ile ilişkisinin önemine değindi. Kurucu Meclis’in ‘Türk milleti hanedandan eskidir’ vurgusunun önemini belirten Prof. Okur, ‘Tarihli Türklük’ kavramını kullanarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Tarihli Türklük’ üzerine kurulduğunu, Misak-ı Milli’nin tesadüfi bir ilkeler bütünü olmadığını, bu siyasi manifestonun aynı zamanda uluslararası sistem içerisinde, odağında komşu devletlerin bulunduğu sürdürülebilir bir barış projesi olduğunu dile getirdi. </p>
<p>“<b>Küreselleşme birçok sorunu beraberinde getiriyor”</b></p>
<p>1980 sonrasında esen neo-liberal rüzgârların dünyayı tek bir gücün hegemonyasına soktuğunu fakat gelinen noktada küreselleşmenin birçok sorunu da beraberinde getirdiğini vurgulayan Prof. Okur, yeni dünya düzenini ‘küresizleşme” olarak adlandırdı. Prof. Dr. Okur, “Bu yeni dünya düzeninde, dünya, başta BRICS olmak üzere alternatif yeni oluşumlara ayrılıyor. Yirminci yüzyılın başlarında olduğu gibi artık ekonomik, askeri ve politik güç sadece Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’nın tekelinde değil. Batılı ülkeler bu gerçeği giderek daha fazla idrak etmeye başlıyor” dedi. </p>
<p>Batılı ülkelerin söz konusu durumun risklerine de işaret eden Prof. Okur, bu gidişatı tekrar kendi lehlerine çevirmek için batılı ülkelerin fırsat kolladıklarını ve Türk Dünyasının bu konuda dikkatli olması gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı. </p>
<p>Konferans, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nadim Macit’in,  Prof. Dr. Okur’a plaket ve teşekkür belgesi vermesi ile sonlandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/euden-cumhuriyetimizin-100-yilinda-turk-dis-politikasi-tarih-ve-gelecek-arasinda-konferansi-414035">EÜ&#8217;den &#8220;Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türk Dış Politikası: Tarih ve Gelecek Arasında&#8221; Konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
