<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>pestisit | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/pestisit/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/pestisit</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Mar 2026 11:52:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>pestisit | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/pestisit</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginden-3-koldan-surdurulebilirlik-atagi-623618</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:52:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[hracatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatçı]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir Üretim]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 232 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri oldu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginden-3-koldan-surdurulebilirlik-atagi-623618">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 232 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri oldu. </p>
<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, sürdürübelilirliği çalışmalarının merkezine oturttu. İhracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi hayata geçirdi. </p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. </p>
<p><strong>Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat</strong></p>
<p>“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında hayata geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim atağı</strong></p>
<p>Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gençler tarıma kazandırılıyor</strong></p>
<p>EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu.</p>
<p>Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi.</p>
<p>Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi.</p>
<p>Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliginden-3-koldan-surdurulebilirlik-atagi-623618">Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği&#8217;nden 3 koldan sürdürülebilirlik atağı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞOK Marketler’de Pestisit Analiz Kapsamı Genişliyor: Domatesten Sonra Biberler De Analiz Ediliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sok-marketlerde-pestisit-analiz-kapsami-genisliyor-domatesten-sonra-biberler-de-analiz-ediliyor-608984</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:28:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[domatesten]]></category>
		<category><![CDATA[genişliyor]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamı]]></category>
		<category><![CDATA[marketler]]></category>
		<category><![CDATA[Meyve Sebze]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[şok]]></category>
		<category><![CDATA[Şok Marketler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608984</guid>

					<description><![CDATA[<p>ŞOK Marketler, geçen yılın sonunda başlattığı pestisit analiz uygulamasını genişletiyor. Domateslerden sonra biberler de analizden geçtikten sonra raflara ulaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sok-marketlerde-pestisit-analiz-kapsami-genisliyor-domatesten-sonra-biberler-de-analiz-ediliyor-608984">ŞOK Marketler’de Pestisit Analiz Kapsamı Genişliyor: Domatesten Sonra Biberler De Analiz Ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda başlattığı kendi laboratuvarında pestisit analizi uygulamasını kısa sürede genişleterek taze meyve-sebzede gıda güvenliğini bir adım ileri taşıdı. ŞOK’un Antalya’daki tedarik platformunda kurulan laboratuvarda ilk etapta domatesle başlatılan analiz sürecine şimdi biberler de dahil edildi. Artık raflara yalnızca analizden başarıyla geçen biberler ulaşıyor ve bu ürünler “Pestisit Tespit Edilmedi” etiketiyle satışa sunuluyor.</p>
<p><strong>Üreticiye destek, tüketiciye güven</strong></p>
<p>ŞOK Marketler hayata geçirdiği model kapsamında gıda güvenliği alanında önemli bir adım atarken, çiftçilerin doğru tarım uygulamaları konusunda gelişimine de destek oluyor. Ziraat mühendisleri sahada çiftçilere eğitim verirken, analiz sonuçlarına göre yapılan geri bildirimler üretim süreçlerinin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Raflardaki ürünlerin analiz sonuçlarına QR kod ile Cepte ŞOK uygulaması üzerinden ulaşılması da uygulamanın şeffaflığını artırıp müşteri nezdinde güveni pekiştiriyor. </p>
<p><strong>Hedef tüm meyve-sebzelerde analizli ürünleri raflarla buluşturmak</strong></p>
<p>ŞOK Marketler taze gıda kategorisinde güvenli, izlenebilir ve şeffaf bir yapıyı kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Domatesle başlayan ve biberle devam eden pestisit analiz süreci, önümüzdeki dönemde diğer meyve-sebze gruplarını da kapsayacak şekilde planlı olarak genişletilecek.</p>
<p><strong>Uğur Demirel: “Söz verdiğimiz gibi adım adım ilerlerken müşterimizden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz”</strong></p>
<p><strong>ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel</strong> uygulamanın geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi: “Geçtiğimiz yılın sonunda ŞOK Marketler olarak çok önemli bir adım attık. Kendi kurduğumuz laboratuvarda taze meyve-sebzede başlattığımız pestisit analiz sürecini ilk aşamada domates ile hayata geçirdik ve çok kısa sürede çok iyi sonuçlar aldık. Zaman içinde mağazalarımıza gelen tüm meyve-sebzelerin çok daha hızlı sonuç aldığımız kendi analizimizden geçmesi hedefimiz doğrultusunda, şimdi biberleri de bu sürece dahil ediyoruz. Yani domatesten sonra biberde de yalnızca analizden geçen ürünler raflarımızda yerini alıyor.</p>
<p>ŞOK Marketler olarak uzun yıllardır titizlikle uyguladığımız kalite kontrol süreçlerini bu yeni analiz uygulamamızla bir adım ileri taşıdık. Uygun fiyatlı ürün sunma yaklaşımımızdan ödün vermeden taze meyve-sebzede güveni artırıyoruz. Diğer yandan çiftçilerimize, üreticilerimize doğru uygulamalar konusunda bilinç kazandırıyor, eğitimlerle destekliyoruz. Bu çalışmaların sahada karşılığını görüyor; müşterilerimizden çok olumlu geri bildirimler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde laboratuvar sayımızı artırmaya ve analizlerin kapsamını genişletmeye devam edeceğiz.”</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sok-marketlerde-pestisit-analiz-kapsami-genisliyor-domatesten-sonra-biberler-de-analiz-ediliyor-608984">ŞOK Marketler’de Pestisit Analiz Kapsamı Genişliyor: Domatesten Sonra Biberler De Analiz Ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>B-Reçete Sistemi, Sektör Temsilcilerine Anlatıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/b-recete-sistemi-sektor-temsilcilerine-anlatildi-605427</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 13:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlatıldı]]></category>
		<category><![CDATA[b-reçete]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bitki]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki Koruma Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[temsilcilerine]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605427</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bitki koruma ürünlerinin uygulanması ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenleyen “Bitki Koruma Ürünlerinin Uygulanması ve Denetimine Dair Yönetmelik" 13 Aralık 2025 tarihli ve 33106 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/b-recete-sistemi-sektor-temsilcilerine-anlatildi-605427">B-Reçete Sistemi, Sektör Temsilcilerine Anlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bitki koruma ürünlerinin uygulanması ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenleyen “Bitki Koruma Ürünlerinin Uygulanması ve Denetimine Dair Yönetmelik&#8221; 13 Aralık 2025 tarihli ve 33106 sayılı Resmî Gazete&#8217;de yayımlandı.</p>
<p>Yeni Yönetmelik ile bitki koruma ürünlerinin uygulanmasına ilişkin mevcut kayıt ve izleme uygulamaları, elektronik ortamda yürütülecek şekilde yeniden düzenlendi. Bu kapsamda, üreticiler tarafından satın alınan ve uygulanan bitki koruma ürünleri ile bitkisel ürünlere ait hasat bilgilerinin, bitkisel ürün ve parsel bazlı olarak elektronik ortamda kaydedilmesini ve izlenmesini sağlayan <b>B-Reçete Takip Sistemi </b>uygulamaya alındı.</p>
<p>Uygulama kapsamında İzmir’de sektör temsilcilerine yönelik bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yarımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram ve konu uzmanlarının katılımıyla gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını yapan İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin; zirai mücadelede Bakanlık, Üniversite ve STK&#8217;larla birlikte projeler yaptıklarını belirtti. İzmir’de Akdeniz meyve sineği ile mücadelede Türkiye&#8217;deki en büyük başarıyı sağladıklarını belirten Şahin, &#8220;Bu sene mandalinada neredeyse hiçbir kimyasal kullanmadan Akdeniz meyve sineğiyle ilgili mücadeleyi yaptık. Bunun daha iyileri önümüzdeki sezonda olacak. Zirai mücadelede yeni bir çığır hep birlikte aşılmış olacak&#8221; diye konuştu.</p>
<p>350’ye yakın aktif maddenin kullanıldığı ülkemizde belirlene 5 aktif maddenin satışının, uygulamanın başladığı pilot iller (Mersin, Samsun, Ankara ve Kırklareli) dışında kalan diğer illerle birlikte İzmir&#8217;in de 1 Temmuz itibariyle B-Reçete Sistemine geçeceğini vurgulayan Şahin “Bitki koruma ürünlerini alanlara bitkisel ürün ve zararlı organizmaların ne olduğuna bakılarak tespitler ve gerekli tavsiyeler yapılacak. Geçmişte yazılan reçeteleri Ziraat Fakültesi mezunu bitki koruma dersi alan meslektaşlarımız yazarken, şu anda ilk etapta sadece Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümlerinden mezun olanlar bu yetkiye sahip olacaklar&#8221; dedi.</p>
<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram ise, Türkiye’nin büyük bir tarımsal potansiyele sahip olduğuna dikkati çekip, şunları söyledi: &#8220;Türkiye&#8217;nin ortalama 137 milyon ton civarında bitkisel üretim potansiyeli var. Dünyada 200’ye yakın ülkeye bitki ve bitkisel ürün ihracatı yapıyor. Türkiye bitkisel üretimde sadece kendi vatandaşının ihtiyacını karşılamıyor dünyada önemli bir ihracat gerçekleştirerek büyük bir gıda arzını da karşılıyor.”</p>
<p>Ürünlerin verimliliği ve kalitesinin korunması gerektiğini belirten Doç. Dr. Bayram, bu hastalıkların yönetiminde kimyasal mücadelenin çoğu zaman kaçınılmaz olduğunu söyledi. Üretim potansiyeli ve bitkisel üretime ihtiyaç arttıkça pestisit kullanımının arttığını belirten Bayram, 2023 yılı ile pestisit kullanımıyla ilgili kırılma yaşandığını, tüketicinin bilinçlendiğini ve mücadelede alternatiflerin arttığını söyledi. 2021 yılında Avrupa Birliği’nden pestisitten kaynaklı 356 civarında bildirim alındığını 2024 yılında ise bildirim sayısının 137’ye düştüğünü aktaran Bayram, Türkiye’nin 20 resmi, 40 özel laboratuvarıyla pestisit analizinde AB’den çok daha önde olduğunu belirterek pestisit yönetiminde tüketicinin gıda güvenliğini sağlamak ve gıda güvenliği aşamalarındaki boşlukları yönetebilmek amacıyla son 2 yıldır çalışmalar sürdürdüklerini vurguladı.</p>
<p>Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram’ın B-Reçete Sisteminin tüm detaylarını anlattığı sunumuyla devam eden toplantı, katılımcılardan alınan soruların cevaplanması ile sona erdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/b-recete-sistemi-sektor-temsilcilerine-anlatildi-605427">B-Reçete Sistemi, Sektör Temsilcilerine Anlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı beslenmenin görünmeyen tehdidi: Pestisit</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenmenin-gorunmeyen-tehdidi-pestisit-530097</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 10:28:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmenin]]></category>
		<category><![CDATA[görünmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tehdidi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530097</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, özellikle sebze ve meyvelerdeki pestisit tehdidi hakkında bilgi verdi ve sebze - meyve tüketiminden önce dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenmenin-gorunmeyen-tehdidi-pestisit-530097">Sağlıklı beslenmenin görünmeyen tehdidi: Pestisit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, özellikle sebze ve meyvelerdeki pestisit tehdidi hakkında bilgi verdi ve sebze &#8211; meyve tüketiminden önce dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı.</p>
<p><strong>Sebze ve meyve tüketirken bu tehlike göz ardı edilmemeli!</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenme denildiğinde akla gelen ilk şeyin bol sebze ve meyve tüketmek olduğunu dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Ancak bu öneri, göz ardı edilmemesi gereken bir konuyu da beraberinde getiriyor; pestisitler…” dedi.</p>
<p>Tarımda kullanılan bu kimyasal maddelerin, ürünleri zararlılardan koruma amacıyla kullanıldığını, fakat insan sağlığına etkilerinin önemli olduğunu vurgulayan Yiğit, “2025 yılının başlarında, Türkiye&#8217;den Avrupa Birliği ülkelerine gönderilen bazı tarım ürünleri, özellikle kuru incir ve asma yaprağı, pestisit ve aflatoksin kalıntıları nedeniyle gümrüklerden geri çevrildi. Bu gelişmeler, pestisit konusunun sadece ihracatı değil, sofralarımıza gelen ürünleri de ilgilendiren önemli bir mesele olduğunu gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Pestisit maruziyeti çocuk ve ergenlerde dikkat eksikliği ve davranışsal bozukluk riskini artırabiliyor</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;ne göre, pestisit maruziyetinin hormonal bozukluklar, bağışıklık sistemi sorunları ve bazı kanser türleriyle ilişkilendirildiğini hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Özellikle ergenlik dönemindeki bireyler, gelişim süreçlerinde oldukları için bu tür kimyasallara karşı daha duyarlıdır. Araştırmalar, pestisit maruziyetinin çocuk ve ergenlerde dikkat eksikliği ve davranışsal bozukluk riskini artırabileceğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Bu durumda ‘sebze meyve yemeyelim mi?’ diye sormanın doğal olduğunu aktaran Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Tam tersine, bu besinler sağlıklı yaşamın olmazsa olmazıdır. Ancak dikkatli ve bilinçli tüketimle bu riskleri azaltmak mümkün. Sebze ve meyveleri önce karbonatlı suda bekletin, ardından durulayıp sirkeli suyla ayrı ayrı yıkayın. Bu işlemi birleştirmeyin, çünkü bazı pestisitler asidik ortamda çözünüp gıdanın içine geçebilir. Mümkünse organik ürünleri veya mevsiminde ve yerel ürünleri tercih edin. Pazardan ya da marketten alınan ürünleri yıkamadan buzdolabına koymayın. Yüzeydeki kalıntılar temasla diğer besinlere   de geçebilir. Alışveriş yaparken güvenilir, gıda güvenliği belgeleri olan kaynakları tercih edin. Sertifikalı üreticiler ve denetlenmiş pazarlar öncelikli olmalı.”</p>
<p><strong>Sağlıklı beslenme, tabağa konulan yiyeceğin nasıl üretildiğiyle de doğrudan ilişkili </strong></p>
<p>Pestisit kalıntılarının en çok hangi ürünlerde görüldüğünün her yıl bağımsız kuruluşlar tarafından kamuoyuyla paylaşıldığına işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “ABD merkezli bağımsız bir çevre sağlığı kuruluşu olan Çevresel Çalışma Grubu (EWG), her yıl en fazla ve en az pestisit içeren ürünleri sıralar.” dedi.</p>
<p>Bu verilere değinen Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“EWG’nin 2024 verilerine göre, en çok pestisit kalıntısı içeren ürünler arasında çilek, ıspanak, kara lahana, üzüm, şeftali, armut, elma, kiraz, biber (tatlı ve acı), yaban mersini, nektarin ve yeşil fasulye yer aldı. En temiz olarak kabul edilen ürünler ise avokado, tatlı mısır, ananas, soğan, papaya, donmuş bezelye, kuşkonmaz, kavun, kivi, lahana, karpuz, mantar, mango, tatlı patates ve havuç oldu. Bu liste, her ne kadar ABD kaynaklı olsa da, dünya genelinde tarımsal üretim ve pestisit kalıntılarına dair önemli bir referans niteliğindedir. Özellikle çocuklar ve ergenler gibi hassas gruplar için bu tür bilgiler, daha bilinçli tercihler yapılmasına katkı sağlar. Unutmayalım; gerçekten sağlıklı beslenme, yalnızca tabağımıza ne koyduğumuzla değil, o yiyeceğin nasıl üretildiği ve nasıl işlendiğiyle de doğrudan ilişkilidir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-beslenmenin-gorunmeyen-tehdidi-pestisit-530097">Sağlıklı beslenmenin görünmeyen tehdidi: Pestisit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada Her Yıl 385 Milyon Pestisit Zehirlenmesi Vakası Yaşanıyor, 11 Bin Kişi Hayatını Kaybediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-385-milyon-pestisit-zehirlenmesi-vakasi-yasaniyor-11-bin-kisi-hayatini-kaybediyor-413431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 17:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[hayatını]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kaybediyor]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[vakası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından hazırlanan “Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası”, her yıl dünyada yaklaşık 385 milyon pestisit zehirlenmesi vakası yaşandığı ve her yıl 11 bin kişinin doğrudan bu zehirlenme nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-385-milyon-pestisit-zehirlenmesi-vakasi-yasaniyor-11-bin-kisi-hayatini-kaybediyor-413431">Dünyada Her Yıl 385 Milyon Pestisit Zehirlenmesi Vakası Yaşanıyor, 11 Bin Kişi Hayatını Kaybediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından hazırlanan   “Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası”, her yıl dünyada yaklaşık 385 milyon pestisit zehirlenmesi vakası yaşandığı ve her yıl 11 bin kişinin doğrudan bu zehirlenme nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pestisit Atlası’nda, pestisite yoğun maruz kalanlarda kalp, akciğer ya da böbrek yetmezliğinin yaşandığı ifade edilirken, pestisitlerin de etkisiyle parkinson, lösemi, akciğer ve meme kanseri, tip2diyabet, astım, alerji, obezite ve hormon bozukluklarında da dünyada ciddi artışlar olduğuna dikkat çekiliyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) yasaklamasına rağmen </strong></p>
<p><strong>pestisit kullanımının dünyada rekor seviyelere çıktığının vurgulandığı Pestisit Atlası’nda, yoğun pestisit kullanımının arılar başta olmak üzere uçucu böceklere ve kuşlara zarar vererek biyoçeşitliliği tehlikeye soktuğunu, toprak, su ve havada kalıcı ya da uzun dönemli toksik kirlenmeye yol açtığının altı çiziliyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından hazırlanan   “Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası”, bilim insanlarının uyarılarına ve Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) yasaklamasına rağmen, pestisit kullanımının dünyada rekor seviyelere çıktığını ortaya koydu. Dünyadan ve Türkiye’den pestisit kullanımına dair çok yönlü bilgilerin yer aldığı Pestisit Atlası’nda konunun uzmanları tarafından hazırlanan 26 başlıktaki makalelerle durum tespiti, ortaya çıkan zarar ve risklerin boyutu ve çözüm önerileri yer alıyor.  “Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası” Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği Proje Koordinatörü Yonca Verdioğlu ve Pestisit Atlası’nın Türkiye’ye dair bilgilerini oluşturan ve bilimsel okumaları yapan Gıda Mühendisi, Yazar Dr. Bülent Şık’ın katılımıyla düzenlenen basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı.</p>
<p> </p>
<p>‘Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası’ Heinrich Böll Stiftung Derneği’nin Berlin Merkez Ofisi’nin Almanya Çevre ve Doğayı Koruma Birliği Pestisit Eylem Ağı ve Le Monde Diplamatique ile birlikte hazırlandı. Heinrich Böll Stiftung Türkiye Temsilciliği tarafından Türkçe’ye çevrilen Pestisit Atlası ‘Mutfaktaki Kimyacı’ kitabının yazarı Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık’ın katkılarıyla Türkiye’ye özgü bilgiler de eklenerek zenginleştirildi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kimyasal zehirler her yerde</strong></p>
<p>Pestisit, tarımda ekinlere ve bitkilere zarar verme potansiyeli bulunan haşereleri, istenmeyen yabani otları, böcekleri yok etmek ve kontrol altında tutmak için kullanılan kimyasal bir zehir olarak tanımlanıyor. Pestisitler kimyasal yapılarına ve işlevlerine göre sınıflara ayrılıyor. Pestisit Atlası’nda böcek öldürücüler (insektisit), ot öldürücüler (herbisit), mantar öldürücüler (fungusit) zehir grubunda en sık kullanılan pestisit çeşitleri olarak geçiyor ve pestisitlerin gıdalarda kalıntı bıraktığı ve sağlık açısından ciddi zararlara neden olduğu belirtiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Pestisit Atlası, tarımda kullanılan pestisitlerin insan sağlığı başta olmak üzere, böceklere, bitkilere verdiği zararlar bilindiği halde; pestisitlerin izlerine meyve-sebzeden, bala, parklardaki otlardan insanlara kadar her yerde rastlandığını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dünyada yılda 4 milyon ton pestisit kullanılıyor </strong></p>
<p>Yarattığı tehlikelerine rağmen pestisitsiz endüstriyel tarımın imkânsız hale geldiğine dikkat çekilen Pestisit Atlası’nda yer alan verilere göre, dünya çapında yılda 4 milyon ton pestisit kullanılıyor. Küresel pestisit pazarının bu yıl itibariyle, 130,7 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Avrupa’nın çifte standardı: Kullanıma yasak getiriliyor, üretim devam ediyor!</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda dünyanın kimi bölgelerinde daha az pestisit kullanıldığına vurgu yapılıyor. Öte yandan son derece tehlikeli pestisitlerin yasaklandığına da değinilen Atlas’ta pestisitlerin kullanımına yasaklar getirilmesine rağmen üretiminin artarak devam ettiği belirtiliyor. Avrupa Birliği’nin (AB) tehlikeli pestisitlerin Avrupa’da kullanımı yasakladığının hatırlatıldığı Pestisit Atlası’nda, AB’nin kullanımını yasakladığı pestisitlerin üretiminin ve ihracatının engellenmediği ve bu zehirlerin dünyanın dört bir yanına ihraç edilmesine engel olmadığına dikkat çekiliyor. Atlas, pestisit kullanımını azaltacak bağlayıcı bir uluslararası sözleşmenin ise henüz imzalanmadığına vurgu yapıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Hem insan sağlığını bozuyor hem biyolojik çeşitliliği yok ediyor</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’na göre, Türkiye’de 2019 yılında yapılan bir çalışmada analiz edilen gıda örneklerinin yüzde 49’unda sucul canlılar, arılar, su yosunları ve faydalı böcekler açısından çok zararlı olan, yüzde 42’sinde ise doğal hayatta biyolojik birikime neden olan ve toksik etkisi uzun süre kalıcı olan pestisitlerin kalıntısı tespit edildi. Türkiye’de 2013 ve 2014 yıllarında yapılan bir araştırmada analiz edilen gıda örneklerinin yüzde 85’inde birden fazla sayıda pestisit kalıntısı bulundu. Tespit edilen pestisit sayısı 2 ile 13 arasında değişim gösteriyordu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Parkinson ve lösemide büyük artış!</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda, pestisite maruz kalanlarda özellikle de tarımda çalışanlarda görülen sağlık problemlerine de dikkat çekiliyor. Pestisit Atlası’na göre her yıl dünyada 385 milyon kişi pestisit zehirlenmesi yaşıyor. Mağdurların kendilerini yorgun, halsiz ve bitkin hissedebildiği, ya da gripte olduğu gibi baş ağrısı ve eklem ağrıları yaşayabildikleri vurgulanıyor. Bunun ötesinde sindirim sistemi etkilenebiliyor, mide bulantısı, kusma ve ishal görülebiliyor. Sinir sisteminin pestisitlerden etkilendiği vakalar da bulunuyor. Pestisit zehirlenmesinde ağır seyreden vakalarda kalp, akciğer ya da böbrek gibi organların iflas etmesine de sıkça rastlanıyor. Her yıl yaklaşık 11.000 kişinin bu şekilde hayatını kaybettiği belirtilen Pestisit Atlası’nda bunun en yoğun tarım sektöründe çalışanları etkilediğine vurgu yapılıyor. Pestisitler havaya ve suya kolayca karışabildiği için tarımsal alanların dışında yaşayan ya da tarımla uğraşmayan insanlar açısından da tehlike yaratıyor. Bulaş yoluyla çevreyi kirleten pestisitler sadece kullananları değil pestisit kullanılmış ürünü tüketenleri de etkiliyor. Bu maddelerden zehirlenen kişilerin pek çoğunda uzun vadeli etkilerin gözlendiğine dikkat çekilen Pestisit Atlası’nda, son yıllarda özellikle parkinson hastalığı veya lösemi gibi kronik rahatsızlıklarda önemli bir artış yaşandığına vurgu yapılıyor. Bu alanda önemli bilimsel çalışmaların olduğu ifade edilen Atlas’ta pestisitler ayrıca karaciğer ve meme kanseri, tip 2 diyabet ve astım, alerji, obezite ve hormon bozuklukları açısından artan risk oranlarıyla da ilişkilendiriliyor. Yine doğum kusurları, erken doğum ve büyüme bozukluklarını da pestisitlerle olan temasla gerekçelendiren Pestisit Atlası’nda, son yılların en yoğun pestisit tartışmasının ise glifosat üzerinden yürütüldüğü ifade ediliyor. Bu herbisitle temas eden ve kanser olan sayısız insanın, pestisit üreticisi Bayer’e tazminat davası açtığı belirtilen araştırmada, bu davaların 30 bin kadarının ise halen devam ettiği vurgulanıyor. Geçmiş yıllarda birçok davayı kaybeden Bayer’in yaklaşık 96 bin davacıyla uzlaşmaya vardığı bilgisi de veriliyor ve bugüne kadar varılan uzlaşmaların 11,6 milyar Euro’ya mal olduğu tahmininde bulunuluyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün alt kuruluşu olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC), glifosatı 2015 Mart’ında olası bir kanserojen olarak sınıflandırdığı ifade edilen Atlas’ta 2019 yılında Washington Üniversitesi’nde yapılan bilimsel bir meta-analiz, pestisite maruz kalan kişilerde non-hodgkin lenfoması geçirme riskinin göreli olarak yüzde 41 arttığını da ortaya koyuyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pestisitler 1.000 km kadar taşınabiliyor</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda etken maddelerinin sadece uygulandıkları yerde kalmadığına dikkat çekiliyor. Pestisitler sızarak, rüzgârla ya da hava yoluyla çok uzaklara, bazıları ise 1000 kilometre kadar uzağa taşınabiliyor. İnsan sağlığına verdiği büyük zararların yanı sıra bu taşınmanın da etkisiyle biyoçeşitliliğe zarar verdiğine, toprak ekosistemini yok ettiğine değinilen Pestisit Atlası’nda gıdalardaki pestisit kalıntılarının insan sağlığına ciddi zararlar verebildiği de belirtiliyor. Atlas, dünya çapında yürütülen uzlaşı çabalarına rağmen izin verilen azami pestisit değerlerinin ülkeden ülkeye de büyük farklılıklar gösterdiğini vurguluyor. Sentetik kimyasal pestisitler kullanılmadan uzun yıllar boyunca organik tarım yapılan arazilerdeki bitki çeşitliliğinin, sadece birkaç yıldır organik tarım yapılan arazilere oranla 17 kat daha fazla olduğuna değinilen Atlas’ta, yararlı böceklerin zararlıların doğal düşmanı olduğu belirtiliyor. Atlas’a göre yararlı böceklerin önceliklendirilmesiyle pestisit kullanımı önemli ölçüde azaltılabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Dünyadaki tarım arazilerinin üçte ikisi en az bir pestisit ile kirlenmiş</strong></p>
<p>Pestisit Atlası, tarım zehirlerinin görünmeyen ekosistem üzerindeki etkilerini de ortaya koyuyor. Toprakta biriken pestisitlerin yenilenemeyen kaynağı da önemli ölçüde kirlettiğine dikkat çekilen Pestisit Atlası’nda dünyadaki tarım arazilerinin yaklaşık üçte ikisinin en az bir pestisit ile kirlenmiş olduğu vurgulanıyor. Avrupa’da 317 tarım arazisinden alınan toprak testlerinin yüzde 80’inden fazlasında pestisit kalıntısına rastlanmış. Yayımlanmış 400 sistematik araştırmaya göre pestisitler sağlıklı toprakları korumak için hayati önem taşıyan organizmalara zarar veriyor. Pestisit Atlası’nda bu alanda yapılan 2800’den fazla testin yüzde 70’inde bu sonuca ulaşıldığı belirtiliyor. Atlas’ta pestisitlerin kullanımlarından yıllar sonra bile toprakta kirliliğe neden olmaya devam ettiği ifade ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Faydalı böcekler de yok oluyor</strong></p>
<p>Atlas’ta doğal faydalılar olarak tanımlanan uğurböceği, tırtır sineği veya kulağakaçanlar gibi canlıların doğal zararlı savaşçısı ve etkili bitki koruyucuları olduğuna dikkat çekiliyor. Bunların hem çevreye zarar vermediği hem de çiftçilere masraftan tasarruf ettirdiği belirtilirken pestisitler nedeniyle yaşam alanlarının büyük bir tehdit altında olduğuna yer veriliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toprağın yanı sıra nehirler, denizler ve yeraltı su kaynakları da kirleniyor</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda su kaynaklarının pestisitlerle kirlenmesi başlığı yer alıyor. Atlas’a göre çevre uzmanları nehirlerin, denizlerin, karasularının ve yeraltı sularının pestisitlerle ne kadar kirlendiğini düzenli aralıklarla yapılan testlerle ortaya koyuyor. Zararlı maddeler akarsulara genellikle tarım alanlarından sızma yoluyla, yüzeysel akıntıyla ve sürüklenmeyle ulaşıyor. Atlas’ta Türkiye’deki akarsu ve göllerde bulunan pestisit kalıntılarını belirlemeye yönelik bilimsel çalışmalarda tarımsal faaliyetin yoğun olduğu bölgelerde sularda ve dip tortularında çeşitli pestisitlerin kalıntılarına rastlandığı belirtiliyor. Türkiye’deki akarsu ve gölleri pestisit kirliliğine karşı koruyacak bir kıyı-kenar şeridi uygulamasının olmadığı da Atlas’ta vurgulanıyor. Sulara pestisitlerin bulaşmasını önlemek için öncelikle pestisit kullanımını azaltmak ve zaman içinde de ortadan kaldırılması gerekliliği üzerinde duruluyor. Bunu sağlamak için de Türkiye genelinde uygulanacak agroekolojik bir tarım programının hayata geçirilmesi gerekliliği ifade ediliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ekolojik mahşer pestisitle geliyor!</strong></p>
<p>Tarım için çok önemli olan yararlı böcekler de pestisitten nasibini alıyor. Pestisit Atlası, yapılan bilimsel çalışmaların yararlı böceklerin yok oluşunu hızlandırdığını gösteriyor. Pestisit Atlası yapılan araştırmalarda bütün böcek popülasyonlarının yüzde 41 oranında azaldığını ve bütün türlerin üçte birinin yok oluşla karşı karşıya kaldığını dikkat çekiyor. Sydney Üniversitesi’nin yaptığı araştırmayı baz alan Atlas, her yıl böceklerin toplam biyolojik kütlesinin yüzde 2,5 oranında azaldığını vurguluyor. Böcek ölümlerine dair bölgesel örnekleri de veren Pestisit Atlası, Birleşik Krallık’ta kelebek popülasyonun 1976’dan beri yaklaşık yarıya indiğini söylüyor. Alman doğa koruma bölgelerinde, rastgele alınan örneklere göre uçucu böceklerin biyolojik kütlesi 1989 ile 2016 yılları arasında yüzde 76 azaldı. Kuzey Amerika’da doğu kral kelebeğinin sayısı 30 yılda yaklaşık yüzde 80 geriledi. Hollanda’daysa evcikli böceklerin sayısı 2006 ile 2016 yılları arasında yüzde 60 azaldı. Birçok bölge, özellikle de tropik bölgeler için henüz veri yok. Atlas’ta ‘eldeki bilgiler, azalmanın küresel bir olgu olduğuna işaret ediyor’ ifadesi kullanıldı. Yararlı böceklere en fazla zarar veren pestisit ise neonikotinoidler olarak belirtiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye’de de yasak ancak ihraç edilen ürünlerde pestisit çıkıyor</strong></p>
<p>Neonikotinoidlerin Türkiye tarımında da yoğun bir şekilde kullanıldığına işaret eden Pestisit Atlası, neonikotinoid grubu bünyesinde yedi adet pestisit bulunduğunu belirtiyor. Bu yedi pestisitten beşinin Türkiye tarımında uzun yıllar boyunca kullanıldığı ifade ediliyor. Bu pestisitlerin kullanımına 2018 yılında Türkiye’de de bazı kısıtlamalar getirildi. Bakanlık ile yapılan görüşmeler sonrasında imidakloprid, klotianidin ve tiametoksam isimli pestisitlerin kullanımına büyük sınırlamalar konuldu. Ancak 2019 yılında yapılan bir çalışmada gıda ürünlerinde bu pestisitlerin kalıntılarının tespit edilmesi bu sınırlamaların uygulanmadığını da gösteriyor. 27 Eylül 2021 tarihinde çıkarılan yeni pestisit yönetmeliği ile 2018 yılında alınan yasaklama kararı esnetilerek çeşitli ürünlerde (asetamiprid, imidakloprid, tiakloprid, tiametoksam) kullanımı serbest bırakıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı 2018 yılında aldığı kararda hormonal sistem bozucu tiakloprid aktif maddesini içeren pestisitlerin kullanımı hakkında daha sonra karar vereceğini, şimdilik kullanıma devam edileceğini belirtmişti. Avrupa Birliği 15 Ocak 2020 tarihinde aldığı bir kararla tiakloprid kullanımını yasakladı. Yasaklama kararının tiaklopridin yeraltı sularına bulaşma potansiyelinin yüksek olması ve insanlarda üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkiler göstermesi nedeniyle alındığı belirtiliyordu. Bu ciddi gerekçelere rağmen tiakloprid Türkiye’de hâlâ yasaklanmadı. Pestisit Atlası’nda, 2021 yılında çıkarılan son pestisit yönetmeliğinde de hormonal sistem bozucu tiaklopridin çeşitli tarımsal ürünlerde kullanılmasına hâlâ izin verildiğini de ifade ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pestisitin beş büyüğünün toplam cirosu 30,9 milyar Euro…</strong></p>
<p>Dünyada pestisit kullanımına, Sanayi Devrimi sonrasında 1940’larda başlanıyor. Tarımda kullanılan pestisitlerin üretiminin yıllar içinde artarak devam ettiği belirtilen Atlas’ta şu bilgiler yer alıyor: Pestisit kullanımındaki artış, 1990-2017 yılları arasında yüzde 80’lere ulaştı. Türkiye’de 1990 yılında yaklaşık 30 bin ton civarında kullanılan pestisitler iki kat artış göstererek 2018 yıllında 60 bin tona ulaştı. 2020 yılında ise bu oran 54 bin ton oldu. Dünyada en çok pestisit üreten dört şirket ise Syngenta, Bayer, Corteva ve BSF olarak belirtiliyor. Atlas’ta bu dört şirketin 2020 yılında pestisit üretiminden toplam 30,9 milyar Euro ciro yaptığı ifade ediliyor. Syngenta 9.9 milyar Euro ile sıralamada birinci olurken, Bayer 9.8 milyar Euro ikinci, Corteva 5,7 milyar Euro ile üçüncü, BSF ise 5.5 milyar Euro ciroyla dördüncü en çok kazanan şirket oluyor. Kimya sektöründeki bazı satın almalar sonucunda pestisit üretiminde beş şirket öne çıkıyor. Bu şirketler; Syngenta, Bayer, Corteva, BSF ve FM. Pestisit Atlası’na göre bu beş şirketin 2018 yılında Türkiye’deki satış gelirleri 68 milyon dolar olarak gerçekleşti. Beş şirketin elde ettikleri bu gelirin yüzde 16’sı insan sağlığına ve ekosisteme zarar veren son derece tehlikeli pestisitlerin satışından elde ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>En yoğun pestisit kullanımı Adana, Mersin, Manisa, Aydın, Bursa, İzmir ve Antalya…</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda 2020 yılında Türkiye’de kullanılan pestisit miktarının 50 ile 60 bin ton/yıl olduğu tahmininde bulunuluyor. Atlas’ta pestisit kullanılan illere yönelik çarpıcı bilgiler yer alıyor. Pestisit Atlası’nda kullanılan pestisit miktarının yaklaşık yüzde 50’sinin Adana, Mersin, Manisa, Aydın, Bursa, İzmir ve Antalya’da kullanıldığı ifade ediliyor. Bu illerde hektar başına kullanılan pestisit miktarı çok fazla. Antalya’da 2020 yılında hektar başına pestisit kullanımı yaklaşık 14 kg, Manisa’da 9 kg seviyesinde. Pestisit kullanımının yoğun olduğu illerde halk sağlığı, biyoçeşitlilik kaybı, kimyasal kirlilik gibi önemli sorunların görülmesi bekleniyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Yasak var, uygulanmıyor</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’na göre Türkiye’de kullanılan pestisit etken madde sayısı 2018 yılında 385 adede düştü. 2008-2021 yılları arasında da 213 etken maddenin kullanımına yasak getirildi. Ancak Atlas’ta Türkiye’den ihraç edilen gıda ürünlerinde yasaklanmış pestisit kalıntılarının çıktığına bu nedenle pestisit etken madde sayısının resmi kurumların bildirdiği sayıdan çok daha fazla olduğuna işaret edildi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye’de pestisit onayından Tarım ve Orman Bakanlığı sorumlu</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’ndaki bilgilere göre Avrupa Birliği’nde pestisitlere ruhsat süreci iki aşamada gerçekleşiyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) denetiminde yürütülen bu sürecin ilk aşamasında etken maddeler tüm Avrupa düzeyinde onaydan geçiriliyor. İkinci aşamada ise bu etken maddeleri içeren ürünler tek tek AB üye devletleri tarafından onaylanıyor. Pestisit üreticileri, çevre ve sağlık bakımından risk değerlendirmesi yapılabilmesi için gereken verileri içeren bilimsel bilgi ve çalışmaları sunuyor. EFSA bunun ardından sunulan dosyaları incelemek üzere farklı üye devletleri raportör olarak görevlendiriyor. Raportör, onay talep edilen ürünlerin insan sağlığı ve çevre açısından risklerine dair bir ‘Taslak Rapor’ hazırlayıp EFSA’nın ve üye devletlerin değerlendirmesine gönderiyor. Bu süreç sonucunda çevre ve insan sağlığı açısından kabul edilemeyecek etkiler bulunmadığı sonucuna varılacak olursa, EFSA tarafından onay veriliyor. Yani örneğin söz konusu etken madde faydalı böceklere zarar verecek olsa dahi EFSA’dan onay alabiliyor. Türkiye’de onay sürecinden Tarım ve Orman Bakanlığı sorumlu. Bakanlık, Avrupa Birliği’ndeki onay süreçlerini dikkate alsa da ülkede kullanılan pestisitler AB’de kullanılan pestisitlerden farklı. Örneğin çocukların bilişsel yeteneklerine zarar verdiği için 2016’da AB’de yasaklanan klorpirifos etil Türkiye’de ancak 21 Mayıs 2020 tarihinde yasaklandı. Pestisit Atlası, alınan yasak kararının bir pestisitin kullanımını sonlandırmadığına değiniyor. Atlas’ta klorpirifos etilin hâlâ Türkiye’den ihraç edilen gıdalarda kalıntısı en çok çıkan pestisitlerden biri olduğuna dikkat çekiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>İyi örnekler de var: Lüksemburg, Danimarka…</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’na göre dünyanın en büyük pestisit pazarlarından biri Avrupa Birliği. Birliğin pestisit kullanımını azaltmaya yönelik yasaklarına rağmen üretim devam ediyor. Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasında pestisit kullanımı ülkenin tarım modeline göre değişiklik gösteriyor. Pestisit Atlası’na göre 1 Ocak 2021’den itibaren bir herbisit olan glifosatı içeren her tür ürünün kullanılmasını yasaklayan tek ülke Lüksemburg oldu. Ülke ayrıca üzüm üretiminde, bütün insektisit türlerinin kullanımına da aşamalı olarak son vermek ve bunları kimyasal olmayan alternatiflerle değiştirmek için AB’nin Ortak Tarım Politikası fonundan yararlanıyor. Pestisit Atlası’na göre pestisit kullanımında en çarpıcı düşüş Danimarka’da gözleniyor. Çünkü Danimarka 1972’de pestisit harcı uygulaması getirdi ve 1982’de ise bunu pestisit vergisi ile destekledi. Vergiden elde edilen gelir de tarım sektörüne aktarılıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>İnsana, doğaya, yaşama zarar veren zehir: Pestisitler</strong></p>
<p>Henirich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği Proje Direktörü Yonca Verdioğlu, Pestisit Atlası’nın 26 başlık altında toplanan makalelerden oluştuğunu söyledi. Bu Atlas ile pestisite yönelik farkındalığın oluşturulmasını hedeflediklerini belirten Verdioğlu, “Pestisitlerin nereden geldiği, nasıl kullanıldığı ve yarattığı etkiler hakkında birçok ülkede veriler yok denecek kadar az. Varsa bile bunlara ulaşmak neredeyse mümkün değil. Ne yazık ki Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor. Resmi rakamlara göre, tarım arazilerinde kullanılan yıllık yaklaşık 60 bin ton pestisitin yol açtığı etkilerin son derece vahim olduğu kuşkusuz. Pestisit kullanımı başta insanlarda ve özellikle çocuklarda sağlık sorunlarına neden olurken, ekolojik çeşitliliği yok ediyor, hızlı bir yok oluşa neden oluyor. Biz Dernek olarak pestisitin çevreye, doğal hayata insana ne tür zararlar verdiğini ortaya koyarak bu zehirleri nasıl azaltabileceğimize dair tartışmalara anlamlı bir katkı sunmayı amaçlıyoruz. Bu uzun soluklu ve zahmetli çalışma sonucunda ortaya pestisit kullanımının insan sağlığına, doğaya, ekosisteme, biyoçeşitliliğe verdiği zararlar ortaya konuyor ve bu tarım zehirlerinin yerine üretimde kullanılabilecek alternatif çözümlere de yer veriyoruz” dedi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Çocuklarımızın geleceği tehlikede”</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nın Türkiye’ye dair bilgilerini oluşturan ve bilimsel okumaları yapan Gıda Mühendisi Yazar Dr. Bülent Şık, pestisitin sağlığa ve ekosisteme etkilerinin uzun zamandır bilinmesine rağmen pestisit kullanımının bütün dünyada artış gösterdiğine dikkat çekti. Türkiye’de pestisitin ağırlıklı olarak insan sağlığı çerçevesinde tartışıldığına değinen Şık, pestisit ve kalıntılarından en fazla çocukların etkilendiğini belirtti. Türkiye nüfusunun yüzde 26,5’ini çocukların oluşturduğunu kaydeden Şık, 23 milyon çocuğun pestisit tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. </p>
<p> </p>
<p>Pestisit Atlası’nda sağlık ve çevre için özellikle yüksek düzeyde akut ve kronik risk oluşturduğu kanıtlanmış zehirlerin ‘Yüksek Riskli Pestisitler” olarak tanımlandığını söyleyen Şık, “Yüksek Riskli Pestisitler’lerin tanımlanması konusunda kriter var. Ancak hiçbir uluslararası anlaşma veya protokol bunların tamamına yer vermiyor. Tüm dünyada kullanılan bütün pestisitlerden hukuken bağlayıcı uluslararası sözleşmeler kapsamında düzenleme altına alınan pestisitlerin oranı sadece yüzde 4 seviyelerinde” olduğunu belirtti. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Pestisit olumsuz etkilerini değerlendiren rutin çalışmalar çok az”</strong></p>
<p>Kullanılan pestisit miktarlarının ve kalıntılarının izlenmesinin insan sağlığı, çevre ve ekoloji için zorunlu olduğunu kaydeden Şık, “Ancak Türkiye’de ve dünyanın pek çok yerinde izlenmiyor” dedi.  Dünyada biyoçeşitliliğin korunması için konulan uluslararası hedeflere ulaşmanın tek yolunun pestisit kullanımını azaltmak olduğunu vurgulayan Şık, “Her yıl bütün dünyada yaklaşık 385 milyon pestisit zehirlenmesi vakası yaşanıyor. Bu zehirlenmeden en fazla mağdur olanlar ise tarım alanında çalışan insanlar. Öte yandan Avrupa’da ekoloji ve sağlık nedeniyle kullanılmasına izin verilmeyen pestisitlerin üretilmesine ve başka ülkelere ihraç edilmesine ise devam ediliyor. AB’de pestisitlerin kullanım onayı katı kurallara bağlı. Buna rağmen onay verilirken pestisitlerin ekosistemlerin tamamı üzerindeki zararlı etkileri ne yazık ki dikkate alınmıyor” diye konuştu. Bülent Şık, Türkiye’de de pestisitlerin kullanımının onaya bağlı olduğunu, ancak ekosistem üzerindeki zararlı etkileri bilinmediği gibi insan sağlığına yönelik olumsuz etkilerini değerlendiren çalışmalarının da çoğu ülkede, özellikle de AB ülkelerinde yapılan rutin çalışmalara kıyasla çok az olduğunu ifade etti. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Zehirli Pestisitlerin Türkiye’de kullanıldığı alanlar</strong></p>
<p><strong>Glifosat:</strong> Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kanser araştırma ajansı tarafından “muhtemel kanserojen” olarak sınıflandırılıyor. Türkiye’de zeytin, üzüm, portakal, mandalina, fındık, elma, kayısı, şeftali, greyfurt, limon, asma yaprağı üretiminde kullanılıyor. Bayer tarafından üretilen Glifosat’ın 2018’deki cirosu 841 milyon dolardır.</p>
<p><strong>Tiametoksam:</strong> Arılar başta uçucu böceklere zarar verdiği için AB’de tarım arazilerinde kullanılması yasaklandı. Syngenta şirketi tarafından üretilen zehir, Türkiye’de marul, soya fasulyesi, yağlık zeytin, mısır, karpuz, hıyar, patlıcan, biber, domates, patates, şeftali, armut ve elma başta olmak üzere çeşitli ürünlerde kullanılıyor. Ürünün 2018’deki cirosu 242 milyon dolardır.</p>
<p><strong>Glufosinate:</strong> Avrupa Kimyasallar Ajansı’na göre “üremeyi riske atıyor.” Türkiye’de zeytin, üzüm, erik, şeftali, kayısı, armut, kiraz, elma, limon ve turunçgillerde kullanılıyor. BASF tarafından üretilen Glufosinate’in 2018 yılı cirosu 227 milyon dolardır.</p>
<p><strong>Klorantraniliprol:</strong> Su organizmaları için çok tehlikeli. Türkiye’de kullanılmasına izin verilen ürünler arasında en başta gelen pestisitlerden biri. Pamuk, şeker pancarı, mısır, yer fıstığı, mercimek, asma yaprağı, baş lahana, karnabahar, kornişon, hıyar, patlıcan, biber, domates, patates, ceviz, Antep fıstığı, fındık ve üzüm başta olmak üzere yaygın olarak tüketilen tüm meyve çeşitlerinde kullanılıyor. FMC tarafından üretilen Klorantraniliprol 2018 yılında 255 milyon dolarlık ciro elde etti. </p>
<p><strong>Siprokonazol:</strong> AB’ye göre “üremeyi riske atıyor.” Türkiye’de şeker pancarı, buğday, mısır, pirinç, asma yaprağı ve üzümde kullanılıyor. Corteva tarafından üretilen Siprokonazol 2018 yılında dünyada 144 milyon dolar ciro elde etti. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-385-milyon-pestisit-zehirlenmesi-vakasi-yasaniyor-11-bin-kisi-hayatini-kaybediyor-413431">Dünyada Her Yıl 385 Milyon Pestisit Zehirlenmesi Vakası Yaşanıyor, 11 Bin Kişi Hayatını Kaybediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
