<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>parmak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/parmak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/parmak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Mar 2026 14:19:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>parmak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/parmak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parmaklariyla-beynin-gorme-merkezini-kullanmayi-basardi-623564</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 14:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[başardı]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmayı]]></category>
		<category><![CDATA[merkezini]]></category>
		<category><![CDATA[parmak]]></category>
		<category><![CDATA[parmaklarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[serra]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623564</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşke lobi alanındaki sergi düzenlenen törenle açıldı. Törene Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka, Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parmaklariyla-beynin-gorme-merkezini-kullanmayi-basardi-623564">Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşke lobi alanındaki sergi düzenlenen törenle açıldı. Törene Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka, Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Yoğun ilgi gören sergide ziyaretçiler, dokunma ve hissetme temasıyla kurgulanan eserleri dikkatle incelerken, her bir çalışmanın ardındaki emeği ve duyguyu yakından deneyimleme fırsatı buldu. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan:</strong> <strong>“Parmaklarıyla beyninin görme merkezini kullanmayı başarmış”</strong></p>
<p>Açılış töreninin ardından sergiyi ziyaret eden Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan Serra Kargaoğlu ile bizzat sergiyi gezdi. </p>
<p>Karaoğlu’ndan çalışmaları hakkında bilgi alan Tarhan, ortaya koyulan bu eserlerin çok yönlü bir başarıyı temsil ettiğini vurguladı. Tarhan; “Görme engelli bir gencin bu kadar harika ve ince işçilik gerektiren eserler ortaya koyması gerçekten çok etkileyici ve anlamlı bir başarı hikâyesi. Müthiş bir emek var ve bu aslında sınırları zorlayan bir şey. Parmaklarıyla beyninin görme merkezini kullanmayı başarmış, bu literatüre geçecek bir bilgi. Bu durum yalnızca sanatsal bir üretim değil, aynı zamanda kişinin beyninin görme merkezini parmaklarıyla kullanmayı başarması açısından nörobilimsel olarak da incelenmesi gereken bir örneklik taşıyor. Serra’nın bu başarısı doğru anlam yüklendiğinde engellerin nasıl aşılabildiğini çok net bir şekilde gösteriyor. Aynı durumda olan birçok gence de örnek olacak nitelikte.” dedi.</p>
<p><strong>“Anlam katılırsa engeller aşılıyor”</strong></p>
<p>Hayata anlam katılması gerektiğine dikkat çeken Tarhan; “Üniversitede sosyal hizmetler programına girmiş ve okul başarısı da yüksek. Zekâsı yüksek ve sanat yönünü kullanarak kendisine, hayatına önemli bir anlam katmış. Anlam katılırsa engeller aşılıyor. Engellere, acılara, zorluklara doğru anlamlar katanlar o acıları yönetebiliyor. O anlamı katmış. Çok güzel, annesi babası müthiş destek olmuş bu da çok büyük bir avantaj. Öğretmeni, küratörü de burada çok sabırlı bir şekilde öğretmiş. Hatta Neşet Ertaş’ın bir sözü var; ‘Aşkla koşan yorulmaz.’ Serra gece gündüz çalışarak büyük bir eserler ortaya çıkarmış. Burada bütün hocalar kapıyı açtılar ve gençlere sahip çıkılıyor. Bu tarzdaki yaklaşımlar aslında insanlığın geleceğine hizmettir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Mehmet Zelka:</strong> <strong>“Azim, gayret ve inancın karşılığı…”</strong></p>
<p>Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka serginin güçlü bir emeğin ürünü olduğunu belirtti. Zelka; “Burada hepimiz bir azmin, gayretin ve inancın karşılığını görüyoruz. Serra’nın ortaya koyduğu eserler, uzun bir emeğin ve sabrın sonucu. Elbette bu süreçte ailesinin ve hocalarının desteği de çok büyük bir önem taşıyor. Maddi ve manevi destekle birlikte böyle güzel çalışmaların ortaya çıkması mümkün oluyor. Bu anlamda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum ve Serra’nın ilerleyen süreçte çok daha güzel işlere imza atacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak: “Parmak uçlarıyla örülen bir hayal dünyası”</strong></p>
<p>ENMER Müdürü, Sosyal Hizmetler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, Serra Kargaoğlu ile tanışma süreçlerini ve serginin ortaya çıkış hikâyesini aktardı. Çaylak; “Serra ile yolumuz bir fuarda kesişti ve sonrasında kendisini üniversitemize davet ettik. İki yıldır birlikte çok verimli bir eğitim süreci yürütüyoruz. Bu süreçte onun ne kadar yetenekli ve üretken bir sanatçı olduğunu daha yakından görme fırsatı bulduk. Serra’nın parmak uçlarıyla ilmek ilmek ördüğü bu dünyayı biz gözlerimizle keşfedelim istedik. Bu sergi, görmenin ötesinde hayal gücünün ve hissederek üretmenin ne kadar güçlü olabileceğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda üniversitemizin bu tür çalışmalara verdiği destek de bu süreci mümkün kıldı.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Serra Kargaoğlu:</strong> <strong>“Görmekten çok hissettirmek istedim”</strong></p>
<p>Serginin sahibi Serra Kargoğlu ise çalışmalarının çıkış noktası ve sürecinden bahsetti. Kargaoğlu; “Bu sergide denizaltı temalı bir çalışma yaptım çünkü denizaltının nasıl bir yer olduğunu, orada yaşayan canlıları ve o dünyanın nasıl hissettirdiğini merak ettim. Çalışmalarımı ipliklerle ve tamamen dokunarak yaptım. Dalgaların sesi benim için bir ritim ve müzik gibi. Bu yüzden bu sergide sadece görmek değil, aynı zamanda hissetmek önemli. Çalışma sürecinde çok farklı duygular yaşadım; zorlandığım, üzüldüğüm anlar da oldu ama hiçbir zaman vazgeçmedim. İnsanların bu sergiyi gezerken görmekten çok hissetmelerini istiyorum. Belki göremiyoruz ama denizaltında bizim gibi yaşayan, hisseden bir dünya. Ben de bunu size hissettirmek istedim. Burada görmekten çok hissettikleri anlamalarını istiyorum. Çünkü hissetmek çok çok çok farklı bir şey.” dedi.</p>
<p><strong>Gönül Kargaoğlu: “Gözlerinizi kapatın ve hissetmeye odaklanın”</strong></p>
<p>Serra Kargaoğlu’nun annesi Gönül Kargaoğlu ile babası Deniz Kargaoğlu ise serginin ziyaretçiler tarafından daha derin bir deneyimle keşfedilmesini istediklerini belirtti. Gönül Kargaoğlu; “Sergiyi gezmeden önce sizlerden ricam, birkaç saniye gözlerinizi kapatmanız ve neler hissedeceğinizi hayal etmeniz. Daha sonra eserleri bu şekilde gezdiğinizde Serra’yı ve onun dünyasını çok daha iyi anlayacağınıza inanıyorum. Serra küçük yaşlardan itibaren dokunarak üretmeye başladı; oyun hamurlarıyla, iplerle, farklı materyallerle kendini ifade etti. Zamanla bu yeteneği gelişti ve bugün böyle bir sergiye dönüştü. Bu bizim için yıllardır kurduğumuz bir hayaldi ve bugün gerçekleşmiş olması bizi çok mutlu etti.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Funda Sevim:</strong> <strong>“Ziyaretçiler kendilerini Serra’nın yerine koymalı”</strong></p>
<p>Ferry’s Concept Art Studio Küratörü ve Sanat Danışmanı Funda Sevim ise serginin deneyimsel yönüne dikkat çekti. Sevim; “Ziyaretçilerden en büyük beklentimiz, sergiyi gezerken kendilerini Serra’nın yerine koymaları ve onun nasıl bir dünyada ürettiğini hayal etmeleri. Gözlerini kapatarak bu deneyimi yaşamaları, eserleri çok daha farklı bir bakış açısıyla değerlendirmelerini sağlayacaktır. Serra ile çok küçük yaşlarda tanıştık ve onun hayal gücünün ne kadar güçlü olduğunu o zaman fark ettim. Bu süreçte birbirimize çok şey kattık ve onun daha da ilerleyeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Toplam 36 eser yer aldı</strong></p>
<p>36 eserin yer aldığı sergide, Serra Kargaoğlu’nun üretim sürecine ışık tutan özel bir bölüm de oluşturuldu. Bu bölümde Serra’nın ilkokul yıllarında ilk kez ortaya koyduğu çalışmalar sergilenerek, sanat yolculuğunun başlangıcından bugüne uzanan gelişimi gözler önüne serildi. Ziyaretçiler bu alan sayesinde sanatçının yıllar içindeki ilerleyişine ve azmine yakından tanıklık etti.</p>
<p><strong>Okul arkadaşları da sergiyi ziyaret etti</strong></p>
<p>Sergi yalnızca sanatseverlerin değil, Serra Kargaoğlu’nun eğitim hayatını paylaştığı arkadaşlarının da yoğun ilgisiyle karşılaştı. Arkadaşları sergiyi birlikte gezerek hem arkadaşlarının başarısına ortak oldu hem de eserleri büyük bir ilgiyle inceledi. Bu buluşma dayanışma ve paylaşım duygusunun güçlü bir yansıması olarak dikkat çekti.</p>
<p><strong>Sergi 3 Nisan’a kadar devam edecek…</strong></p>
<p>Büyük ilgi gören “Parmak Uçlarındaki Okyanus” sergisi, açılış gününün ardından da ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. </p>
<p>3 Nisan’a kadar ziyaretçilerle buluşacak olan sergi, görmenin ötesine geçen deneyimsel yapısıyla daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. Sergi, sanatın engel tanımayan evrensel gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parmaklariyla-beynin-gorme-merkezini-kullanmayi-basardi-623564">Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uşak&#8217;ta Zirve Mücadelesi Parmak Isırttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/usakta-zirve-mucadelesi-parmak-isirtti-583835</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 22:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[isırttı]]></category>
		<category><![CDATA[karting]]></category>
		<category><![CDATA[kategoride]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[parmak]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[uşak]]></category>
		<category><![CDATA[zirve]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583835</guid>

					<description><![CDATA[<p>2025 MOTUL Türkiye Karting Şampiyonası, İzmir Karting Kulübü (İKK) Spor Kulübü tarafından 11-12 Ekim 2025 tarihlerinde Uşak Karting Pisti’nde düzenlenen 4.ayak ile devam etti. Spor Toto, MOTUL ve Uşak Belediyesi katkılarıyla düzenlenen Ömer Tolon Sezonu kapsamındaki organizasyonda, 5 ayrı kategoride 50 sporcu mücadele piste çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/usakta-zirve-mucadelesi-parmak-isirtti-583835">Uşak&#8217;ta Zirve Mücadelesi Parmak Isırttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2025 MOTUL Türkiye Karting Şampiyonası, İzmir Karting Kulübü (İKK) Spor Kulübü tarafından 11-12 Ekim 2025 tarihlerinde Uşak Karting Pisti’nde düzenlenen 4.ayak ile devam etti. Spor Toto, MOTUL ve Uşak Belediyesi katkılarıyla düzenlenen <strong>Ömer Tolon Sezonu</strong> kapsamındaki organizasyonda, 5 ayrı kategoride 50 sporcu mücadele piste çıktı.</p>
<p>20 sporcunun yer aldığı junior kategoride Dynamic Racing Team’den <strong>Erin Ünlüdoğan</strong> birinciliği elde ederken, aynı takımdan <strong>Ali Fuat Miras</strong> ikinci ve Borusan Otomotiv Motorsport’tan <strong>Rüzgar Evci</strong> de üçüncü olarak hafta sonunu tamamladılar. Senior kategoride Borusan Otomotiv Motorsport pilotu <strong>Ayşe Çebi</strong> birinciliği kazanırken, onu ikinci sırada Dynamic Racing Team’den <strong>Onur Müldür </strong>ve üçüncü sırada <strong>Ateş Birinci </strong>takip ettiler. <strong>Ayşe Çebi</strong> aynı zamanda kadınlar birincisi olurken, ikinciliği de <strong>Zeynep Çukurova</strong> elde etti.</p>
<p>Master kategoride ise Borusan Otomotiv Motorsport&#8217;tan <strong>Murathan Gür</strong> birinci, aynı takımdan <strong>Muratcan Eğilmez</strong> ikinci ve Emre Ergör Karting Team&#8217;den <strong>Barış Karadeniz</strong> üçüncü olarak podyuma çıkan sporcular oldular. <strong>HT Spor</strong> tarafından canlı olarak yayınlanan final yarışları sonunda; micro ve mini kategoride yapılan itirazlar nedeniyle klasmanlar açıklanmadı.</p>
<p>MOTUL 2025 Türkiye Karting Şampiyonası, 01-02 Kasım tarihlerinde Otomobil Sporlarında Kadın Spor Kulübü tarafından TOSFED Körfez Karting Pisti’nde düzenlenecek olan 5. ayak yarışları ile devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/usakta-zirve-mucadelesi-parmak-isirtti-583835">Uşak&#8217;ta Zirve Mücadelesi Parmak Isırttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşılıklı gülümseme ve parmak takibi olmaması Otizme işaret ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsilikli-gulumseme-ve-parmak-takibi-olmamasi-otizme-isaret-ediyor-361835</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 08:26:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[gülümseme]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[karşılıklı]]></category>
		<category><![CDATA[olmaması]]></category>
		<category><![CDATA[otizme]]></category>
		<category><![CDATA[parmak]]></category>
		<category><![CDATA[takibi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361835</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otizm teşhisinin 3 yaşından önce konulması gereken bir bozukluk olduğunu kaydeden Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, otizmin iki temel belirtisinin sosyal ve iletişimsel bozukluk olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsilikli-gulumseme-ve-parmak-takibi-olmamasi-otizme-isaret-ediyor-361835">Karşılıklı gülümseme ve parmak takibi olmaması Otizme işaret ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Otizm teşhisinin 3 yaşından önce konulması gereken bir bozukluk olduğunu kaydeden Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, otizmin iki temel belirtisinin sosyal ve iletişimsel bozukluk olduğuna dikkat çekti. Otizm spektrum bozukluğunda ilk olarak karşılıklı gülümseme ve parmak takibi olmaması ile başlayabilen belirtilere dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, en erken teşhis koyulabilen dönemlerin 18 ay- 2 yaş civarında olduğunu söyledi. Kilit, otizm bozukluğunun kabul edilen en önde gelen tedavisinin özel eğitim olduğunu vurgulayarak ergoterapi ve dil konuşma terapisinin de otizm tedavisinde oldukça önemli yeri olduğunu kaydetti.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Her sene Nisan ayı, tüm dünyada Otizm Farkındalık Ayı olarak kutlanıyor. Birleşmiş Milletler’in 2007 yılında Dünya Otizm Farkındalık ayı ilan ettiği Nisan ayında 2 Nisan’dan başlayarak bir ay boyunca tüm dünyada otizmle ilgili bilinçlendirme çalışmaları yapılarak ve sorunlara çözüm bulma yolları araştırılıyor.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi’nde bulunan Çocuk ve Ergen Gelişimi ve Otizm Merkezi (ÇEGOMER) Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, Otizm Farkındalık ayı kapsamında Otizm Spektrum Bozukluğu’na ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p> </p>
<p>Otizm spektrum bozukluğunun nörogelişimsel bir rahatsızlık olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Otizm spektrum bozuklukları, anne karnında beyin gelişim sürecinde yapısal ve fonksiyonel farklılıklardan kaynaklanan sebepleri poligonik olarak yani birden fazla genin etki ettiği, onun dışında çevresel faktörlerin ortaya çıkış süresinde ve şiddetinde az veya çok etki de bulunduğu diğer nörogelişimsel rahatsızlıklardan bir tanesidir.” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Otizmin iki temel belirtisi: Sosyal ve iletişimsel bozukluk</strong></p>
<p> </p>
<p>Spektrumun yelpaze veya şemsiye manasına geldiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Bu bakımdan değerlendirdiğimizde, otizm spektrum bozukluğu, otizmin iki temel belirtisi olan; sosyal ve iletişimsel bozukluk ve sınırlı ilgi alanlarının farklı bireylerde, farklı şiddetlerde, farklı şekilde kendini ortaya koyduğu bir bozukluktur. Otizm spektrum bozukluğu, farklı poliklinik tabloların ortaya çıktığı, birden fazla ve çok sayıda hastanın bir araya geldiği bir rahatsızlık manasında kullanılmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Otizm, bipolar ve şizofreniye göre genetik geçişe sahip</strong></p>
<p>Günümüzde otizmin, işlevsellik düzeyine göre düşük işlevselden yüksek işlevselliğe kadar ya da şiddetine göre yüksek şiddetliden düşük şiddetliye kadar olmak üzere sınıflandırıldığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Otizm spektrum bozuklukluları, yüzde 90’a varan genetik geçişiyle psikiyatrik rahatsızlıklar arasında bipolar bozukluk ve şizofreninden bile daha fazla genetik geçişe sahip olan bir rahatsızlıktır.” dedi.</p>
<p><strong>40 yaş üzerinde anne olmak riski artırıyor</strong></p>
<p>Otizmin çevresel faktörlerine işaret eden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Çevresel faktörler olarak doğum öncesinde, hamilelik sırasında, doğum sırasında ve doğum sonrasında olan birçok etmen gözden geçirilmiş ama günümüzde çevresel faktörler olarak en etkilisi annenin 40 yaşını aşmış olması olarak görülmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>En erken teşhis 18 ay-2 yaş civarında oluyor</strong></p>
<p>Otizm spektrum bozukluklarında ilk olarak karşılıklı gülümseme ve parmak takibi olmaması ile başlayabilen semptomların olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, en erken teşhis koyulabilen dönemlerin 18 ay- 2 yaş civarında olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>Sosyal iletişim ve konuşmayla ilgili sorunlar ortaya çıkıyor</strong></p>
<p>Otizm spektrum bozukluğu semptomlarının iki ana başlık altında incelenebileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Özellikle sosyal iletişim ve konuşmayla ilgili sıkıntılar sayılabilir. Konuşmanın hiç olmaması, hiç göz teması kurmama, ismine seslenildiğinde bakmama, diğer kişilerin farkında olmama, diğer kişilerle sözlü veya sözel olmayan iletişim başlatmama, ortak dikkatin olmaması ve işaret parmağını kullanmama gibi semptomlar yer almaktadır. Unutulmamalıdır ki yukarda bahsedilen spektrum teriminden ötürü bu semptomlar çok düşük şiddetliden çok yüksek şiddetliye kadar kendini ortaya koyabilmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Bir alanda takıntılı ve aynılık konusunda ısrarcı olurlar</strong></p>
<p>Otizm bozukluğunda sınırlı ilgi alanlarının dikkat çekici olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Otizmli bireylerin özellikle bir alanda takıntılarının olduğu, aynılık konusunda ısrarları olduğu, günlük ve anlık değişiklikleri mekânsal zamansal olarak kabul etmedikleri dikkat çeken özellikleridir. Otizmli bireylerde stereotipik hareketler denilen kanat çırpma ya da kendi etrafında dönme tarzında davranışlar da ortaya çıkabilmektedir. Otizmli bireylerde, sebepsiz ağlama ve gülme atakları görülebilmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>En önde gelen tedavi, özel eğitim</strong></p>
<p>Otizm bozukluğunun kabul edilen en önde gelen tedavisinin özel eğitim olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Otizm teşhisi koyduğumuz andan itibaren özel eğitime direkt göndeririz. Onun dışında ergoterapi ve dil konuşma terapisi de otizm tedavisinde oldukça önemli yer almaktadır. Son dönemlerde uğraş terapileri ve davranışçı teknikler de otizm terapileri arasında kendini göstermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Teşhis 3 yaşından önce konulmalıdır</strong></p>
<p>Otizm teşhisinin, 3 yaşından önce konulması gereken bir bozukluk olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Bazı çocuklarda 18 ay- 2 yaşa kadar normal bir gelişimin olduğundan bahsedilirken, bazı çocuklarda baştan itibaren dil gelişiminin normal olmadığı da görülebilmektedir. Otizmin genel manada baktığımızda bedensel bir duruş farklılığından bahsedilmemekle birlikte parmak ucunda yürümek, otizmde spesifik olarak görülen semptomlardan bir tanesidir. Otizm teşhisini en sıklıkla 18 ay civarında koyabilmekteyiz. Otizm teşhisi bundan daha önceki zamanlarda da konulabilmektedir. Teşhis konulduktan sonra vakit kaybetmeden tedaviye başlanması son derece önemlidir.” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsilikli-gulumseme-ve-parmak-takibi-olmamasi-otizme-isaret-ediyor-361835">Karşılıklı gülümseme ve parmak takibi olmaması Otizme işaret ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
