<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>parçacık | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/parcacik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/parcacik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Apr 2026 15:02:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>parçacık | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/parcacik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Olası nükleer sızıntılar sağlığı tehdit ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/olasi-nukleer-sizintilar-sagligi-tehdit-ediyor-630412</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[işınlama]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[olası]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[parçacık]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sızıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=630412</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği Program Başkanı Öğr. Gör. Dilek Aker, 26 Nisan Çernobil Felaketini Anma Günü kapsamında olası bir nükleer sızıntının sonuçları hakkında önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olasi-nukleer-sizintilar-sagligi-tehdit-ediyor-630412">Olası nükleer sızıntılar sağlığı tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Nükleer Teknoloji ve Radyasyon Güvenliği Program Başkanı Öğr. Gör. Dilek Aker, 26 Nisan Çernobil Felaketini Anma Günü kapsamında olası bir nükleer sızıntının sonuçları hakkında önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Radyoaktif sızıntı/parçacıklar nasıl yayılıyor?</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Dilek Aker, radyasyonun kararsız atomların enerji yaymasıyla ortaya çıktığını belirterek, “Radyasyon, kararsız atomların kararlı hale geçmek için parçacık (alfa, beta, nötron) veya elektromanyetik dalga (X ışınları, gama ışınları, radyo dalgaları, kızılötesi ışınlar) şeklinde yaydığı enerjidir. Günlük hayatta telefon, televizyon ve Wi-Fi gibi cihazlarla iç içe yaşadığımız radyo dalgaları, mikrodalgalar ve kızılötesi dalgalar, iyonize olmayan radyasyon türlerindendir.” dedi.</p>
<p>Asıl dikkat edilmesi gerekenin ise iyonize radyasyonlar olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Dilek Aker, “Bu tür radyasyonlar alfa ve beta gibi parçacık şeklinde ortama saçılarak, gama ışınları gibi elektromanyetik dalgalar ise doğrusal bir yönde yayılır. Radyasyonun insan üzerindeki biyolojik etkisi; ışınlanma şekli, süresi ve kaynağına göre değişiklik gösterebilir. Ayrıca maruz kalan kişinin yaşı, cinsiyeti ve vücudunda hangi bölgenin ışınlandığı da bu etkiyi doğrudan etkiler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>İki şekilde radyasyon maruziyeti vardır; iç ışınlama ve dış ışınlama</strong></p>
<p>Olası bir sızıntı halinde yutma, soluma olarak iç ışınlamaya maruz kalınabileceğini ifade eden Öğr. Gör. Dilek Aker, “Alfa ve Beta ışımaları iç ışınlamada oldukça zararlı biyolojik etkiler oluşturur. Alfa ve beta parçacıkları ulaştıkları doku ve organlara yüksek miktarda radyasyon enerjisi verebilir, genetik dizilime etki edebilirler ve farklı hücre ve organellerine zarar verebilirler. Bu hasarların kanser gibi hastalıklara ya da mutasyona sebep olabilirler. Dış ışınlamada ise Alfa parçacıkları için tehlike gözlenmez çünkü bu parçacıklar deriyi geçemez fakat açık yaralar iç ışınlamaya sebebiyet verebilir. Beta parçacıkları alfa parçacıklarına göre daha zararlı etkiler yaratabilir. Örneğin; derinin yanması, gözde katarakt oluşması gibi. Gama ışınları ise daha tehlikelidir. Uzun mesafeler kat edebilen gama ışınları tüm vücuda nüfuz edebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Radyasyon maruziyeti insan sağlığını nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p>Radyasyon maruziyetinin deterministik veya stokastik etki denilen etkiler yaratabildiğini anlatan Öğr. Gör. Dilek Aker, şöyle devam etti:</p>
<p>“Nükleer tesislerdeki kaza, yakın çevresindeki insanları deterministik olarak etkilenirken, daha uzaktakileri stokastik olarak etkileyebilir. Deterministik etki; radyasyon maruziyeti sonucu maruz kalınan bölgenin zarar görmesi, o bölgede hücre ölümlerinin gerçekleşmesi, çok yüksek dozlarda da ölüme neden olan bir etkidir. Deterministik etkiyi, bir anda yüksek seviyeli radyasyona maruz kalmak olarak da adlandırabiliriz. Stokastik etki ise kanser gibi hastalıkların, genetik mutasyonlar ortaya çıkabilmesi ve nesilden nesile aktarılabilen bir etkidir.  Bu etkiyi nispeten düşük dozlarla sürekli maruziyet olarak da adlandırabiliriz.”</p>
<p><strong>Çernobil sonrasında bazı önlemler alındı</strong></p>
<p>Çernobil kazası sırasında bazı sistemler ve sözleşmeler olmadığını, “Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi”nin Çernobil Kazasını takiben 26 Kasım 1986’da yürürlüğe girdiğini hatırlatan Öğr. Gör. Dilek Aker, “Sözleşmenin amacı; nükleer bir kaza sonrası, sözleşmeye taraf bir ülkede radyoaktif madde salınımı olasılığında, bir ‘Erken Bildirim Sistemi’ oluşturulacak ve çevre ülkelerle bu risk paylaşılacaktır. Böylelikle etkilenebilecek ülkeler erkenden önlem alabileceklerdir. UAEA (Uluslararası Atom Enerji Ajansı) ve OECD Nükleer Enerji Ajansının iş birliği ile nükleer olayları oluşturdukları riske göre sınıflandırılabilmesi için ‘Uluslararası Nükleer ve Radyolojik Olay Ölçeği Sistemi (INES)’ çalışmalar başlatılmıştır. Dolayısı ile radyasyon sızıntısının kaynağını, nasıl ve ne tür bir enerji yaydığını bilebilirsek önlem almamız o ölçüde kolaylaşacaktır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Nükleer patlama durumunda yakın çevredekilerin alması gereken önlemler neler?</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Dilek Aker, nükleer patlama durumunda yakın çevredekilerin alması gereken önlemleri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Patlamayla oluşan ışık hüzmesi gözleri kör edebileceği için asla doğrudan bakılmamalıdır. En kısa sürede korunaklı alanlara girilmeli ve en az 48 saat bu alanlardan çıkılmamalıdır. Gıda ve su ihtiyacı için açıkta kalmış yiyecekler tüketilmemeli, bunun yerine kapalı ambalajlı ya da konserve ürünler tercih edilmelidir. Toprak üstünde yetişen sebzeler yenmemeli, havuç, patates gibi toprak altında yetişen ürünler tercih edilmelidir. Açık su kaynakları (göl, dere, nehir gibi) kullanılmamalı, kapalı ambalajlı içme suları tercih edilmelidir. Radyoaktif parçacıkların atmosfere karışıp yere inmesiyle birlikte, vücut, deri ve gözlerin korunması önem kazanır. Bu nedenle koruyucu giysiler, maske, şapka, eldiven, gözlük ve uzun kollu kıyafetler giyilmelidir. Beton, iyi bir radyasyon zırhıdır. Bu nedenle yapıların içinde en az 48 saat, tercihen 8-9 gün kalınmalı; radyasyonun içeri sızmaması için su ve havalandırma boruları kapatılmalı, pencereler açılmamalıdır. Ayrıca, tiroid bezini korumak amacıyla tiroit koruyucu tabletler (iyot tabletleri) kullanılabilir. Unutulmamalıdır ki, bu önlemler salınan radyasyonun şiddetine göre değişiklik gösterebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/olasi-nukleer-sizintilar-sagligi-tehdit-ediyor-630412">Olası nükleer sızıntılar sağlığı tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parçacık Hızlandırıcılarının Geliştirilmesiyle Tıpta İleri Tanı ve Tedavi Cihazları Gelişiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parcacik-hizlandiricilarinin-gelistirilmesiyle-tipta-ileri-tani-ve-tedavi-cihazlari-gelisiyor-549482</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 09:22:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cihazları]]></category>
		<category><![CDATA[gelişiyor]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirilmesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[hızlandırıcılarının]]></category>
		<category><![CDATA[ileri]]></category>
		<category><![CDATA[parçacık]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tıpta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549482</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Bilim ve Teknoloji İletişimi Koordinatörlüğü ve YÖK Bilim İletişimi Ofisi iş birliği ile düzenlenen “Dozunda Radyasyon Sağlığın Emrinde” başlıklı bilimsel etkinlik, Fayda Bilim Vakfının katkısıyla Liv Hospital sponsorluğunda Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi’nde düzenlendi. Etkinlikte, radyasyonun tıbbi uygulamalardaki yeri ve parçacık fiziğinin sağlık teknolojilerine katkısı disiplinler arası bir yaklaşımla incelendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parcacik-hizlandiricilarinin-gelistirilmesiyle-tipta-ileri-tani-ve-tedavi-cihazlari-gelisiyor-549482">Parçacık Hızlandırıcılarının Geliştirilmesiyle Tıpta İleri Tanı ve Tedavi Cihazları Gelişiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Bilim ve Teknoloji İletişimi Koordinatörlüğü ve YÖK Bilim İletişimi Ofisi iş birliği ile düzenlenen “Dozunda Radyasyon Sağlığın Emrinde” başlıklı bilimsel etkinlik, Fayda Bilim Vakfının katkısıyla Liv Hospital sponsorluğunda Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi’nde düzenlendi. Etkinlikte, radyasyonun tıbbi uygulamalardaki yeri ve parçacık fiziğinin sağlık teknolojilerine katkısı disiplinler arası bir yaklaşımla incelendi. Alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilen program, radyasyonun teşhis ve tedavi süreçlerindeki kullanımıyla ilgili güncel yaklaşımları kamuoyuyla buluşturdu. İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı, Bilim ve Teknoloji İletişimi Koordinatörü Prof. Dr. Serkant Ali Çetin’in koordinasyonunda düzenlenen etkinlikte, Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Merdan Fayda ve Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taylan Yetkin uzmanlık alanlarında paylaşımda bulundu.</p>
<p><strong>“Sigara içtiğiniz zaman radyasyona maruz kalıyorsunuz”</strong></p>
<p>Etkinliğin ilk oturumunda, radyasyonun modern tıptaki temel kullanım alanları ve potansiyel riskleri değerlendirildi. Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Merdan Fayda, Radyasyon tedavilerindeki uzmanlığını ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Mamografi ve akciğer taramaları gibi erken teşhis yöntemlerinin yanı sıra, yüksek enerjili X-ışınlarıyla uygulanan radyoterapi ve brakiterapi tekniklerine dair güncel bilgiler paylaşıldı. Doz kontrolü, hasta güvenliği ve teknolojik gelişmelerin bu süreçlere etkisi bilimsel çerçevede ele alındı. Prof. Dr. Merdan Fayda, radyasyon tedavisinin tedavi süreçlerindeki kritik önemini şu sözlerle vurguladı: </p>
<p>“Sigara içtiğiniz zaman radyasyona maruz kalıyorsunuz. Günde iki paket sigara içiyorsanız yılda 80 akciğer grafisi çektirme dozu alıyorsunuz. Siz sigarayı yaktığınızda polonyum oluşturuyorsunuz. Mukozanız radyasyona maruz kalıyor. Günlük hayatımızda da radyasyon var. Etrafımızdaki yalıtımda kullanan malzemelerde bile radyasyon var. Evde de biraz radyasyona maruz kalıyoruz. Ama doğru yapılandırılan radyasyonun işe yaradığı noktalar da var. Örneğin, radyasyonla tümör yok oluyor. Kanser yok oluyor. Doğru dozda doğru şekilde uygulandığında radyasyon insanlara çok faydalı olabiliyor. Yıllar içerisinde tıbbi görüntüleme çok gelişti. Nereyi radyoterapi yapabileceğimizi görüyoruz. Tedavi planlamalarının önü açıldı. MR ile dokular çok daha rahat görülüyor.”</p>
<p><strong>“PET ve benzeri cihazlarla vücut hakkında bilgi elde edebiliyoruz”</strong></p>
<p>İkinci oturumda, temel bilimler çerçevesinde parçacık fiziğinin tıp alanında nasıl dönüştürücü bir etki yarattığına odaklanıldı. Parçacık hızlandırıcısı teknolojilerinin geliştirilmesiyle birlikte PET/BT ve MR gibi ileri tanı cihazlarının ortaya çıkışı ve proton/iyon terapileri gibi hassas tedavi yöntemlerinin kullanımı aktarıldı. Ayrıca, FLASH radyoterapi ve Bor-Nötron Yakalama Terapisi gibi yeni teknolojiler üzerine güncel araştırmalar da paylaşıldı. İstinye Üniversitesi, Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taylan Yetkin, şunları söyledi:</p>
<p>“PET ve benzeri cihazlarla vücut hakkında bilgi elde edebiliyoruz. Tümörü yok etmek için proton, elektron tedavisi gönderiyorsunuz. Yok ediyorsunuz. Birisi görüntüleme amaçlı, birisi yok etme amaçlı. Hastalara kanser hücresinin yoğun şekilde kapmak isteyeceği şeker türevi sıvı içinde aslında radyoaktif bir bileşen verdikten bir saat sonra çekim odasına alıyorlar. Bu şekerli sıvıda elektronun anti parçacığını yayan bir madde var. İşte o anti parçacıklar tümör dokusundaki elektronlarla buluşunca o bölge ışıma yapıyor. Siz bu ışımaları parçacık detektörleriyle toplayıp bilgisayar yazılımları tarafından birleştirince üç boyutlu görüntü bilgisini oluşturuyorsunuz. Bu anlamda tüm vücut görüntüsünü oluşturabilecek bir alet. Bunlar bizim aslında doğayı anlamak için ürettiğimiz teknolojilerin medikal fiziğe uygulanmış hali.”</p>
<p><strong>Bilimsel bilginin topluma aktarımı için önemli bir adım</strong></p>
<p>Etkinlik, katılımcıların bilimsel içeriğe doğrudan erişimini sağlamanın yanı sıra, bu bilgilerin toplumla etkili şekilde paylaşılması konusunda da dikkat çekici bir örnek oluşturdu. Disiplinler arası yapı, Dr. Özgenur   Reyhan Güler tarafından yapılan iletişim odaklı moderasyon ve izleyici etkileşimi ile güçlenen oturumlar, akademik bilginin sosyal faydaya dönüşümünü destekleyen bir platform sundu. Radyasyonun sağlıkla kesişen yönlerine dair bilimsel ve toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Radyasyonun sağlık alanındaki kullanımını ve bu alandaki son bilimsel gelişmeleri derinlemesine ele alan etkinlik, toplumsal sağlık okuryazarlığının gelişmesinde önemli bir adım oldu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parcacik-hizlandiricilarinin-gelistirilmesiyle-tipta-ileri-tani-ve-tedavi-cihazlari-gelisiyor-549482">Parçacık Hızlandırıcılarının Geliştirilmesiyle Tıpta İleri Tanı ve Tedavi Cihazları Gelişiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
