<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>parça | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/parca/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/parca</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Dec 2025 08:51:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>parça | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/parca</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklar İçin Güvenli Oyuncak Seçim Rehberi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklar-icin-guvenli-oyuncak-secim-rehberi-601674</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 08:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncak]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncaklar]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601674</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni yıl çocukların beklediği hediyelerin başında oyuncaklar geliyor. Ancak sürpriz kutular, rengarenk, ışıltılı ürünlerin çoğu zaman ailelerin hediyelerin cazibesine kapılıp güvenlik ayrıntılarını gözden kaçırabildiğine işaret eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Yanar Ayanoğlu, doğru oyuncak seçiminin çocuğun sağlığını, güvenliğini ve gelişimini direkt olarak etkileyen ciddi bir karar olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklar-icin-guvenli-oyuncak-secim-rehberi-601674">Çocuklar İçin Güvenli Oyuncak Seçim Rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yeni yıl çocukların beklediği hediyelerin başında oyuncaklar geliyor. Ancak sürpriz kutular, rengarenk, ışıltılı ürünlerin çoğu zaman ailelerin hediyelerin cazibesine kapılıp güvenlik ayrıntılarını gözden kaçırabildiğine işaret eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Yanar Ayanoğlu, doğru oyuncak seçiminin çocuğun sağlığını, güvenliğini ve gelişimini direkt olarak etkileyen ciddi bir karar olduğunu söyledi. Bu nedenle yılbaşı alışverişi yaparken yaşa uygunluk, oyuncak içeriği, küçük parça riski, ses düzeyi, kimyasal madde varlığı ve hijyen gibi unsurları gibi birçok noktanın mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekti. </em></p>
<p>Çocukların dünyayı oyunla keşfettiğini ve gelişimlerinde de oyun ve oyuncağın önemli bir yeri olduğunu hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Yanar Ayanoğlu, yılbaşı hediyesi seçerken dikkat edilmesi gereken noktaları sıraladı…</p>
<p><strong>YAŞINA UYGUN SEÇİM YAPIN</strong></p>
<p>Çocuklarımıza oyuncak seçerken her zaman yaşının ve gelişim düzeyinin esas alınması gerektiğine işaret eden Dr. Ayanoğlu, “Üreticinin belirttiği yaş sınırına dikkat edilmeli ve mutlaka oyuncak üzerindeki güvenlik etiketleri okunmalı. Özellikle üç yaşın altındaki çocuklar için küçük parçalı ya da küçük parçalara ayrılabilen oyuncakları önermiyoruz. Aynı şekilde bu yaş grubunda balonlar da ciddi tehlike oluşturabilir.”</p>
<p><strong>PİLLİ VE MIKNATISLI ÜRÜNLER HER YAŞA UYMAYABİLİR</strong></p>
<p>Oyuncaklardaki mıknatısların ve pillerin her yaş grubunda ciddi risk yaratabileceğine dikkat çeken Dr. Ayanoğlu, “Yanlışlıkla yutulduklarında bağırsak tıkanması, delinmesi gibi hayati sonuçlara yol açabilirler. Bu nedenle mıknatıslı oyuncaklara ve kolay erişilebilir pillere karşı özellikle dikkatli olunmalıdır. Üstelik bu uyarılar her yaştaki çocuklar için geçerlidir.” Diye konuştu. </p>
<p><strong>KULLANILMIŞ, İKİNCİ EL OYUNCAKLARDA DİKKATLİ OLUN!</strong></p>
<p>Sürdürülebilirlik ya da manevi nedenlerle çocuklara kullanılmış ya da ikinci el oyuncak oyuncakları alırken de dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Dr. Ayanoğlu, olası riskler konusunda şu bilgileri verdi: “Bu ürünlerde güvenlik etiketleri bulunmadığından hangi yaşa uygun olduğunu ya da içeriğinde ne olduğunu bilmek güç. Ayrıca zamanla yıpranmış olacakları için kesici yüzeyler ya da kopmuş parçalar gibi yaralanmalara yol açabilecek sorunlar da yaşanabilir.”</p>
<p><strong>HAREKET EDEN OYUNCAKLARDA KORUYUCU EKİPMAN ŞART</strong></p>
<p>Oyuncaklar arasında en çok tercih edilenler arasında yer alan scooter, kaykay, bisiklet gibi hareket gerektiren oyuncakları tercih ederken de çocuğun yaşı ve fiziksel özelliklerinin göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çeken Dr. Ayanoğlu, “Bu oyuncaklar eğlenceli olduğu kadar ciddi yaralanmalara da sebep olabileceği için mutlaka kask ve koruyucu ekipmanla kullanılmalıdır.”</p>
<p><strong>SLİME, OYUN HAMURLARI ve PLASTİK OYUNCAKLAR</strong></p>
<p>Slime ve oyun hamurları gibi malzemelerin kimyasal içerebildiği için dikkatle seçilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Ayanoğlu, “Ailelerimize boraks içermeyen tariflerle evde slime yapmalarını öneriyoruz. Kimyasal içerikli, yoğun boyalı veya kalitesiz plastik oyuncaklardan uzak durulmasını tavsiye ediyorum. Son yıllarda özellikle kız çocuklarında makyaj malzemesi kullanımının erken yaşlara indiğini görüyoruz. Hem kimyasal içerik nedeniyle hem de sosyal gelişim açısından makyajla ilgili oyuncakları uygun bulmuyoruz.” Dedi. </p>
<p><strong>ELEKTRONİK OYUNCAKLARIN VERİ GÜVENLİĞİ SORUNUNU DİKKATE ALIN</strong></p>
<p>“Fazla gürültülü oyuncakların işitme duyusuna zarar verebileceğini biliyoruz. Bu nedenle yüksek ses çıkaran oyuncakları önermiyoruz” diye konuşan Dr. Ayanoğlu, oyuncak seçimi konusunda dikkat edilmesi gereken diğer noktaları şöyle sıraladı: “Ayrıca sürpriz yumurtalardan çıkan küçük parçalı oyuncaklar boğulma riski oluşturabileceği için çocuklardan uzak tutulmasında fayda var. Akıllı ya da elektronik oyuncaklar ise farkında olmadan veri toplayabilir ve çocuklarda ekran maruziyetini artırabilir. Peluş oyuncaklar hijyen açısından sık yıkanmadığında risk taşıyabilir. Özellikle alerjik yapıdaki çocuklarda risk yarabildiği için çok sık önerdiğimiz bir oyuncak türü değildir.”</p>
<p><strong>DOĞRU SEÇİMLER NE OLMALI?</strong></p>
<p>Çocuklarımıza hediye etmek için en doğru seçeneklerin aslında temel oyuncaklara dönüş olduğunu söyleyen Dr. Çiğdem Ayanoğlu, konuyla ilgili şunları anlattı: “Taklit oyununu, yaratıcılığı, ince motor becerilerini, dil gelişimini ve hareketi destekleyen oyuncaklar uzun süreli fayda sağlar. Oyuncak bebekler, kuklalar, kostümler, tren setleri, ahşap bloklar, yapı setleri, toplar, ip atlamalar, bisikletler, kitaplar, sanat malzemeleri ve kutu oyunları bu anlamda çok doğru tercihlerdir. Ama daha da önemlisi ailece birlikte keyifle vakit geçirebileceğiniz, güvenli, ekran kullanımını azaltan, hareketi teşvik eden ve eğlendirirken gelişimi destekleyen oyuncakları öneriyorum.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklar-icin-guvenli-oyuncak-secim-rehberi-601674">Çocuklar İçin Güvenli Oyuncak Seçim Rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koçluk modern çağın pusulası oluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocluk-modern-cagin-pusulasi-oluyor-599136</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 08:22:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bütün]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[icf]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[pusulası]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599136</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koçluk mesleğinin küresel öncüsü ICF Türkiye, iki yılda bir ev sahipliği yaptığı Koçluk Konferansı’nın 10’uncusunda liderleri, profesyonel koçları, insan kaynakları profesyonellerini ve iş dünyasının karar vericilerini bir araya getirdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocluk-modern-cagin-pusulasi-oluyor-599136">Koçluk modern çağın pusulası oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koçluk mesleğinin küresel öncüsü ICF Türkiye, iki yılda bir ev sahipliği yaptığı Koçluk Konferansı’nın 10’uncusunda liderleri, profesyonel koçları, insan kaynakları profesyonellerini ve iş dünyasının karar vericilerini bir araya getirdi. </p>
<p>Bu yılki teması “İnsan. İlişki. Gelecek.” olan konferans, 3 Aralık’ta yüz yüze İstanbul Maslak 42 Venue’de ve çevrimiçi, 4 Aralık’ta ise çevrimiçi olarak gerçekleşti.</p>
<p>Anlamlı bağların, kolektif dönüşümün ve sürdürülebilir bir geleceğin altını çizen konferans, koçluk dünyasına ışık tutarak koçluğun dönüştürücü gücünü iş dünyasının merkezine taşıdı.</p>
<p><strong>Balcı: “Koçluk bireylerden kurumlara ve toplumlara uzanan bir dokuya sahip” </strong></p>
<p>İlham dolu bir dans gösterisi ile başlayan konferansın sunuculuğunu Hilal Ergenekon üstlendi. </p>
<p>ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, 10. Koçluk Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada etkinliğin bir hayalin ürünü olduğunu vurgulayarak, farklı sektörlerden profesyonel koçların, koç olmayanların ve koçluğu merak edenlerin bir araya geldiği geniş katılımlı bir buluşma hedeflediklerini ve bu hayalin gerçeğe dönüştüğünü ifade etti.</p>
<p>Açılışta sunulan dans performansının koçluk yolculuğundaki iç sesleri ve sabotörlerle baş etme sürecini anlattığını belirten Balcı, derneğin 20 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet gösterdiğini hatırlatarak şunları söyledi:</p>
<p>“Koçluk bireylerden kurumlara ve toplumlara uzanan bir dokuya sahip. Bu yılın temasını ‘İnsan, İlişki ve Gelecek’ olarak belirledik. Bu tema sade görünmesine rağmen güçlü ve derin bir anlam taşıyor. Koçluk bir bakışta, bir sessizlikte veya doğru bir soruda ortaya çıkan bir sanat.”</p>
<p><strong>Balcı: “Koçluk bugün etik, empati ve farkındalıkla bir pusula görevi üstleniyor” </strong></p>
<p>Konuşmasında, konferansın teması üzerinden ‘İnsan: Ben kimim?’, ‘İlişki: Biz kimiz?’, ‘Gelecek: Nereye gidiyoruz?’ sorularına dikkat çeken Beyza Erdem Balcı, “Teknolojinin hızlı değişiminin yarattığı karmaşaya rağmen insanların anlaşılma, görülme ve ait olma ihtiyacı değişmedi. Koçluk bugün etik, empati ve farkındalıkla bir pusula görevi üstleniyor.” dedi. </p>
<p>ICF Global’in yaptığı araştırmalardan veriler paylaşan Beyza Erdem Balcı, “Koçluk alan yöneticilerin yüzde 70’i liderlik becerilerinde gelişme görüyor, koçluğa yatırım yapan şirketlerin yüzde 86’sı yatırımlarının en az altı kat geri döndüğünü belirtiyor ve çalışanların yüzde 80’i tatminlerinin arttığını ifade ediyor. Bu veriler koçluğun bireyden topluma yayılan güçlü bir dönüşüm etkisine işaret ediyor.”</p>
<p>ICF Türkiye’nin 2005’ten bu yana profesyonel koçluğun etik ilkelerini ve yetkinliklerini yaygınlaştırmak üzere çalıştığını aktaran Balcı, yaklaşık 500 üyesiyle toplumda yaratılan değişimden gurur duyduklarını söyleyerek konuşmasını tamamladı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Kılıç: “Her bütün başka bir bütünün parçası, her parça başka bir parçanın bütünü olabilir”</strong></p>
<p>Konferansta, ‘Nasıl daha iyi ve güzel bir yaşam kurarız? Beyin Bilimin yanıtı’ başlıklı bir sunum gerçekleştiren beyin cerrahisi profesörü, bilim insanı Prof. Dr. Türker Kılıç, “Enformasyon işleyen her sistem zaman içinde zekâ üretiyor. Bu yaşamın temel prensiplerinden biri.” dedi.</p>
<p>Zekânın ortaya çıktığı andan itibaren artık yalnızca oluştuğu organizmaya değil, yaşamın bütününe ait bir fenomen haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Kılıç, ‘Doğal zekâ &#8211; yapay zekâ’ ayrımının da aslında insan merkezli bir kültürel algının ürünü olduğunu aktardı. </p>
<p>Prof. Dr. Kılıç, bu yaklaşımın kökeninin 1943’te Schrödinger’in ‘Hayat Nedir?’ sorusuna dayandığını hatırlattı ve şöyle devam etti:</p>
<p>“Schrödinger, inorganik evrenden moleküllerin, moleküllerden hücrenin, hücreden beynin, beyinden zihnin, zihinden kültürün ve nihayet uygarlığın ortaya çıkmasını, termodinamiğin ikinci yasasıyla açıklanamayan bir ‘oluş’ zinciri olarak tanımlıyor. Bu zincirin ortak noktası enformasyonun işlenmesi ve her katmanda yeni bir bütünün önceki parçaların basit toplamından daha fazla anlam taşıması. Parçaların bütünle, bütünün parçayla kurduğu ilişkiler yeni modüller ve yeni kültürel yapıların kapısını açıyor. Her bütün başka bir bütünün parçası, her parça başka bir parçanın bütünü olabilir.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Kılıç: “Sizlerin, kendinizi ve etrafınızdakileri tırtıldan kelebeğe dönüştürme katkılarına minnettarım”</strong></p>
<p>2016’da ortaya konan zekâ–bilinç sınıflandırmalarına değinen Prof. Dr. Türker Kılıç, “Bazı sistemler bilinçli olup zeki olmayabilir, bazıları ise zeki olup bilinç taşımayabilir.” dedi.</p>
<p>Bu farklılaşmanın, bilgi işleyen sistemlerin benzersiz örüntüler üretme kapasitesinden kaynaklandığını ifade eden Prof. Dr. Kılıç, “Bu kapsamda ortaya çıkan yeni kültürel boyut, varlık anlayışını da dönüştürüyor. Mevcut kültürümüz ‘sahip olmak’ üzerine kurulu. Bu yapı beynin Locus Coeruleus merkezini ödül mekanizması üzerinden sürekli sahiplenme dürtüsüyle besliyor. Bu merkez, sahip olmaya dayanmayan; merakla başlayan, iyilik ve yaratıcılıkla gelişen ve anlam üretimiyle sonuçlanan bir süreçle de tatmin edilebilir. ‘Anlam yaratmak’, yaşam ağı içinde daha önce var olmayan bir örüntü ortaya koymak demektir. Bu dönüşüm tırtılın kelebeğe dönüşmesine benzer. Tırtıl ve kelebek aynı genoma sahip fakat dönüşüm ancak belirli bir eşiğin aşılmasıyla gerçekleşir. Her birey değerlidir ve her bireyin dönüşümü için eşik değerinin oluşması gerekir. Bu dönüşümün ön şartı tırtılın kendini sindirebilmesidir. Bu benzetme Türkiye için de geçerli, toplumsal dönüşüm ancak bu içsel sindirme ve yeniden yapılanma ile mümkün olur.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Prof. Dr. Kılıç konuşmasını, “Her birinizin önce bireysel olarak, sonra da eğitim verdiğiniz kişileri bir tırtıldan kelebeğe dönüştürmedeki katkılarınıza minnettarım.” sözleriyle tamamladı.</p>
<p><strong>Sekman: “Bir işi en iyi ‘bilen’, en iyi ‘becerebilen’ ve en iyi ‘bilinen’ sen ol!”</strong></p>
<p>‘Gelecek İnsanı: Başarıyı Düşünmek, Düşünerek Başarmak’ başlıklı bir sunum yapan yazar ve başarı uzmanı Mümin Sekman, 25 yılı aşkın birikimini koçluk bakış açısına uyarlanmış şekilde paylaştı. Sekman, başarı kavramı üzerine yürüttüğü çalışmaların kişisel gelişim alanındaki yolculuğunu belirlediğini ve bu birikimi sade bir model altında topladığını belirtti.</p>
<p>Konuşmasında dört tür bilgi kategorisinden söz eden Sekman, “Başarıyı anlamak için teorik ve pratik bilgiyi, içsel ve dışsal süreçleri birlikte değerlendirmek gerekiyor. Dijital çağda ‘sahte başarı’ görünürlükleri arttı, gerçek üretime dayanmayan imajlar bireylerde psikolojik yıpranmaya yol açabiliyor. Sürdürülebilir başarı ancak kişinin karakteriyle uyumlu yollarla mümkün. Ben yıllarca ‘3 B’ kuralını savundum ve anlattım insanlara. Bir işi özellikle kişisel performansa dayalı bir iş yapıyorsan; bir işi en iyi ‘bilen’, en iyi ‘becerebilen’ ve en iyi ‘bilinen’ sen ol. Üçü de eşit derecede önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Liberman: “Masallar dönüştürücüdür”</strong></p>
<p>Masallarla büyümüş bir anlatıcı olan Judith Malika Liberman ‘Masalların Gücü’ başlıklı sunumunda, masalların neden çocuklar ve yetişkinler tarafından hâlâ bu kadar sevildiğini, kimi zaman travmatik görünse de neden iyileştirici bir güce sahip olduğunu ve koçlukta metaforların neden bu kadar etkili olduğunu anlattı. </p>
<p>Liberman’e göre masallar, rasyonel aklı aşarak duygusal tarafımıza ulaşır; bu yüzden dönüştürücüdür. İnsanların kendi hikâyelerini yeniden kurmasına, duygularını anlamasına ve davranışlarını değiştirmesine yardımcı olurlar. Kısacası, masallar sadece çocuklar için değil; hepimiz için bir rehberdir, çünkü yaşadıklarımızı önce hikâye olarak anlamlandırırız.</p>
<p><strong>Kıran: “Şefkatin empati ve sempatiden en önemli farkı eylem motivasyonu”</strong></p>
<p>Kurumsal hayattaki 15 yıllık deneyiminin ardından yönünü psikoloji alanına çeviren Uzman Klinik Psikolog Kıvılcım Kıran, ‘Evrimsel Avantajımız: Bağlar ve Prososyal Duyguların Geleceği’ başlıklı konuşmasında koçluk eğitimi sırasında kendi ilgi alanını daha net gördüğünü ifade etti. </p>
<p>Özellikle ‘prososyal duygular’ ve ‘şefkat’ üzerine odaklanan Kıran, şefkatin empati ve sempatiden en önemli farkının ‘eylem motivasyonu’ olduğunun altını çizerek, prososyal duyguların insan beynine evrimsel olarak işlenmiş olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Siminovitch: “Koçluk karşılaşmasına ne getiriyorsunuz?”</strong></p>
<p>Dorothy E. Siminovitch ise ‘Karmaşıklığa Meydan Okuma: Farkındalık ve Var Olma’ başlıklı konuşmasına, Türkçe bir selamla başlayarak salondaki sıcak karşılamanın kültürler arası bağın gücünü gösterdiğini söyledi. Koçluk topluluğunun ortak etik değerlere sahip olduğunu vurgulayan Siminovitch, dinleyicilere “Koçluk karşılaşmasına ne getiriyorsunuz?” sorusunu yönelterek kişisel farkındalığın önemine dikkat çekti.</p>
<p>Herkesin ‘özgün bir ilacı’ olduğunu belirten Siminovitch, bu benzersiz katkının koçluk sürecine taşınması gerektiğini ifade etti. Dünyanın karmaşık hale geldiğini, bu nedenle koçların farkındalık, dinleme ve varlık becerilerinin kritik olduğunu söyledi. Konuşmasında, direncin bir tehdit değil geri bildirim olduğunu hatırlatarak, korku yaşayan danışanlarla çalışırken koçların önce kendi regülasyonlarını sağlaması gerektiğini vurguladı ve kısa bir nefes egzersizi yaptırdı.</p>
<p><strong>“Koçluğu geleceğin kuşaklarına nasıl taşıyacağız?”</strong></p>
<p>ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı ve Vedat Erol ICF Converge 2025’in öne çıkan trendlerini aktarmak üzere ‘ICF Converge 2025 Yankıları: Global Trendlerin Türkiye’ye Entegrasyonu’ başlıklı özel bir paylaşım oturumu düzenledi. Balcı ve Erol, ABD San Diego’da Ekim ayında gerçekleşen konferansın küresel koçluk gündemine ışık tuttu.</p>
<p>Balcı, Türkiye’yi temsil eden az sayıda katılımcıdan biri olmanın gurur verici olduğunu belirterek, “Orada yalnız olmadığımızı görmek ve ülkemiz adına katkı sunmak büyük mutluluk verdi.” dedi. Erol ise konferansın ana odağının ‘koçluğun dünyada nereye evrildiğini görmek’ olduğunu, göç, kuşak farklılıkları ve kapsayıcılık gibi konuların artık mesleğin merkezinde yer aldığını vurguladı.</p>
<p>Oturum sonunda Balcı ve Erol ortak bir soruya dikkat çekti: “Koçluğu geleceğin kuşaklarına nasıl taşıyacağız?”</p>
<p>Konferansın çevrimiçi gerçekleşen ikinci gününde ise; Richard E. Boyatzis ‘Etkili Koçluğun Bilimi’, Marcia Reynolds ‘Rahatsızlık Alanında Liderlik: Zorlu Konuşmalardan Anlamlı Değişime’, Tamer Dövücü ‘İlişkilerde Aidiyet, Sahiplenme Dengesi’, Dr. Marilyn Atkinson ‘Gelecek İnsan: Yapay Zekâ ve Hız Çağında İlişkileri Yeniden Hayal Etmek’, oturum sponsorları Berkay Kösebay, Dilek Yıldırım, Oğuz Kösebay ‘Yapay Zeka Desteği ile Koçluk Pratiğinize Ayna Tutun’, Sandra Bobkin ile Lydia Roy ‘Koçlukta Yapay Zekanın Evrimi: Liderlik ve Yönetici Koçlarından Stratejik Bakış Açıları’, Fatih Mustafa Çelebi ‘Çalışan Sağlığına Veri Odaklı Yaklaşım’, James E. Varnham ‘Yapay Zeka ile Düşünmek: İnsan Potansiyelini ortaya çıkarmanın yolu komut vermek değil, iş birliği yapmaktır’ ve ICF Global Yapay Zeka Direktörü Susan Caesar da ‘Etik, İnsan ve Gelecek: Koçlukta Yapay Zekâyı Yeniden Tanımlamak’ başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocluk-modern-cagin-pusulasi-oluyor-599136">Koçluk modern çağın pusulası oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güriş Sanayi Grubu 24 Projesi ile 11. Kaizen Paylaşımları Etkinliği&#8217;nde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guris-sanayi-grubu-24-projesi-ile-11-kaizen-paylasimlari-etkinliginde-595677</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:21:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[11]]></category>
		<category><![CDATA[24]]></category>
		<category><![CDATA[grubu]]></category>
		<category><![CDATA[güriş]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[isg]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[kaizen]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[mühendis]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Üretim Verimliliği]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güriş Sanayi Grubu’nun sürekli iyileştirme kültürünün güçlü bir yansıması olan iyileştirme projeleri, gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda 19–20 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 11. Kaizen Paylaşımları Etkinliği’nde, sergilenmeye hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guris-sanayi-grubu-24-projesi-ile-11-kaizen-paylasimlari-etkinliginde-595677">Güriş Sanayi Grubu 24 Projesi ile 11. Kaizen Paylaşımları Etkinliği&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güriş Sanayi Grubu’nun sürekli iyileştirme kültürünün güçlü bir yansıması olan iyileştirme projeleri, gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda <strong>19–20 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan </strong><em><strong>11. Kaizen Paylaşımları Etkinliği’nde</strong></em><strong>, sergilenmeye hak kazandı</strong>. Güriş Sanayi Grubu şirketleri Parsan ve Döktaş çalışanlarının kararlılığı, iş birliği ve gelişim odaklı yaklaşımı neticesinde 24 iyileştirme projesi Kaizen Paylaşımları Etkinliği’nde sergilenecek. Ayrıca Güriş Sanayi Grubu şirketlerinden DÖKTAŞ MANİSA ALÜMİNYUM TESİSİ çalışanlarından Yüksek Basınç Kalıp Bağlama Takım Lideri Mehmet Sarıdoğan da özel konuşmacı olarak etkinliğe davet edildi.</p>
<p><strong>Sergilenecek PARSAN Kaizen  Projeleri:</strong></p>
<ol>
<li><strong>Kobetsu-İSG</strong></li>
</ol>
<p>              630T Yatay Presi Mekanik Temas Riskinin Kaynağında Yok Edilmesi</p>
<ol>
<li><strong>Kobetsu-Kalite İyileştirme</strong></li>
</ol>
<p>              Üründe Barkod Hatası Giderilmesi</p>
<ol>
<li><strong>Kobetsu- Kalite İyileştirme</strong></li>
</ol>
<p>              Müşteri Debit Note Ve İade Parça Alınması</p>
<ol>
<li><strong>Kobetsu- Üretim Verimliliği</strong></li>
</ol>
<p>Kesme Makasları Ömür Arttırılması</p>
<ol>
<li><strong>Önce–Sonra-Üretim Verimliliği</strong></li>
</ol>
<p>Isıl İşlem Tava Maliyetlerinin Düşürülmesi</p>
<ol>
<li><strong>Önce–Sonra-Kalite İyileştirme</strong></li>
</ol>
<p>Kalıp Sökme Aparatı</p>
<ol>
<li><strong>Önce–Sonra-İSG</strong></li>
</ol>
<p>Kalıp Kaldırma Kolu Yük Emniyeti Uygulaması</p>
<ol>
<li><strong>Önce–Sonra- Enerji Verimliliği / Çevre Yönetimi</strong></li>
</ol>
<p>Dingil Isıl İşlem Enerji Maliyeti Düşürülmesi</p>
<ol>
<li><strong>Önce–Sonra-Üretim Verimliliği</strong></li>
</ol>
<p>Piston Isıl Prosesi Yükleme Kapasitesinin Artırılması</p>
<p><strong>Sergilenecek DÖKTAŞ Manisa Kaizen Projeleri</strong></p>
<ol>
<li><em><strong>Kobetsu – İSG  </strong><br /> Testere İşleminde İSG Risk Skorunun Azaltılması</em></li>
<li><em><strong>Kobetsu – Bilişim </strong><br /> Takım Değişim Kalite Kontrol Sürecinin Dijitalleştirilmesi</em></li>
<li><em><strong>Kobetsu – Enerji Verimliliği / Çevre Yönetimi </strong><br /> Yıkama Tesisinden Çıkan Parçalarda Temizlik Test Problemi Kaynaklı Atık Su Oluşumunun Minimize Edilmesi</em></li>
<li><em><strong>Kobetsu – SMED / Set-up</strong><br /> Hibrit Araç Batarya Gövde Kalbının Üretime Hazırlanma Sürecinin İyileştirilmesi</em></li>
<li><em><strong>Önce–Sonra – Üretim Verimliliği</strong><br /> Elektrikli Araçların Kum Maçalı Salıncak Kolu Parçasının Maça Bozma Kapasitesinin Arttırılması</em></li>
<li><em><strong>Önce–Sonra – Enerji Verimliliği / Çevre Yönetimi</strong><br /> Ergitme Ocağı Özgül Tüketiminin Azaltılması</em></li>
<li><em><strong>Kobetsu – Enerji Verimliliği / Çevre Yönetimi</strong><br /> Talaş Ergitme Ocağı Mikser Grubu Duruş Sürelerinin Düşürülmesi ile Doğalgaz Sarfiyatının Minimize Edilmesi</em></li>
<li><em><strong>Önce–Sonra – Üretim Verimliliği</strong><br /> Tabla Sensör Revizyon Çalışması ile Üretim Verimliliğinin Arttırılması</em></li>
</ol>
<p><strong>Sergilenecek DÖKTAŞ Orhangazi Kaizen Projeleri</strong></p>
<p><strong>1</strong><em><strong>. </strong></em><strong>Kobetsu – İSG</strong><em><strong>  </strong></em></p>
<p>                    Parça Paketleme Yöntemlerindeki İş Kazası Risklerinin Azaltılması</p>
<p><strong> 2. Önce-Sonra – Bilişim </strong><br /> OEE Sonuçlarındaki Sinyal Sisteminin Sebep Olduğu Hataların Önlenmesi</p>
<p><strong>3.Kobetsu – Enerji Verimliliği / Çevre Yönetimi </strong><br /> Fan Optimizasyonu</p>
<p><strong>4.Kobetsu – SMED / Set-up</strong><br /> Hat-6 Setup Duruş Süresi Azaltma</p>
<p><strong>5.Önce–Sonra – Enerji Verimliliği / Çevre Yönetimi</strong><br /> Su Soğutma Kulesi Fan Kanadı Malzeme İyileştirmesi</p>
<p><strong>6.Kobetsu – Kalite İyileştirme</strong><br /> DT 6545 Kırık Iskartası Azaltma Çalışması</p>
<p><strong>7.Kobetsu – Üretim Verimliliği</strong><br /> DT-7529 Parçasında Vardiyalık Hedef Adede Ulaşılamaması</p>
<p>TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından Endüstri İşletme Mühendisliği Meslek Dalı Komisyonunca organize edilen 11. Kaizen Paylaşımları Etkinlik 19-20 Aralık 2025 tarihlerinde İzmir MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezinde gerçekleştirilecektir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından, 2008 yılından bu yana gerçekleştirilen Endüstri Mühendisliği Bahar Konferanslarının merkezine “Yalın Üretim” anlayışı konuldu, bu çerçevede &#8220;Yalın-Altı Sigma&#8221; ve &#8220;Yalın Dönüşüm&#8221; konuları ele alındı. Gelen talepler ve gösterilen yoğun ilginin ardından 2014 yılında “Toyota Tarzı Üretim” ve “Dünyayı Değiştiren TPM” etkinlikleri organize edildi ve geniş katılım ile gerçekleştirildi. Daha sonraki süreçte üyelerin talepleri doğrultusunda “Kaizen Paylaşımları” etkinliği gerçekleştirildi ve yoğun ilgi gördü. Sonuncusu 2024 yılında, Tepekule Kongre ve Sergi Merkezinde 1750 dolayında mühendis ve teknik elemanın katılımı ile gerçekleştirildi. Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nin bu etkinliği düzenlemekteki amacı; “sürekli gelişim” anlamına gelen Kaizen felsefesinin daha iyi anlaşılmasına, uygulama alanlarının genişletilmesine ve bu yaklaşıma gereken önemin verilmesine katkı sağlamak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guris-sanayi-grubu-24-projesi-ile-11-kaizen-paylasimlari-etkinliginde-595677">Güriş Sanayi Grubu 24 Projesi ile 11. Kaizen Paylaşımları Etkinliği&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapımcı Güngör, Egeli öğrencilere program yapım sürecini anlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapimci-gungor-egeli-ogrencilere-program-yapim-surecini-anlatti-595151</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:38:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Güngör]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[güngör]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[radyo]]></category>
		<category><![CDATA[sürecini]]></category>
		<category><![CDATA[yapım]]></category>
		<category><![CDATA[Yapımcı]]></category>
		<category><![CDATA[yayın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi 70. Yıl Kariyer Etkinlikleri kapsamında İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü tarafından “Radyo ve Radyoda Program Yapımı” başlıklı söyleşi düzenlendi. Söyleşide konuşmacı olarak Radyo Yapımcısı Ali Güngör yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapimci-gungor-egeli-ogrencilere-program-yapim-surecini-anlatti-595151">Yapımcı Güngör, Egeli öğrencilere program yapım sürecini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi 70. Yıl Kariyer Etkinlikleri kapsamında İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü tarafından “Radyo ve Radyoda Program Yapımı” başlıklı söyleşi düzenlendi. Söyleşide konuşmacı olarak Radyo Yapımcısı Ali Güngör yer aldı. Öğr. Gör. Dr. Yiğit Açık moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinliğe öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p>Öğr. Gör. Dr. Yiğit Açık, söyleşinin öğrencilerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sağlayacağını belirterek bölüm olarak uygulamalı eğitime verdikleri önemini dile getirdi.</p>
<p>Radyo Yapımcısı Ali Güngör, uzun yıllardır Ege Üniversitesi Radyosu’nda hazırlayıp sunduğu programlardan örnekler paylaşarak radyo yayıncılığına dair birikimlerini aktardı.  Yapımcı Ali Güngör “Radyo, sadece müzik dinleyebildiğiniz internet uygulamalarından farklı olarak yayın içindeki röportajlar, diyaloglar, anlatımlar, canlı yayınlar ile yaşayan bir mekanizmadır. Radyo size bambaşka şeyler veriyor. Yayıncılıkla ilgili olan kısımda doğru haber, doğru bilgi ve keyif veren yayınlar için yapımcılar tarafından çok emek harcanması gerekiyor. Radyo programı hazırlığı, yemek pişirmek gibidir.  Hazırlaması uzun sürer ama yemeği hemen yersiniz. Yayın süresinin çok daha üzerinde zaman ve emek harcamanız gerekir. Haber, sanat, sağlık gibi her değişik tempodaki radyo programı farklı hazırlık süreci, farklı veri toplama yöntemine gereksinim duyar’’ dedi.</p>
<p>“<b>Yayıncılığın temel kuralı doğru bilgiyi aktarmaktır”</b></p>
<p>Ali Güngör, “Radyo programı hazırlarken özellikle müzik içerikli yayınlarda doğru bilgi çok önemlidir. Bunun için parçanın orijinal kaydı, sanatçıya dair güvenilir bilgiler ve biyografik detaylar mutlaka elde bulunmalıdır. Sunum metni de bu bilgiler ışığında hazırlanır; sunum metni olmadan radyo programı yapılamaz. Dinleyiciyi çeken asıl unsur, sanatçıya dair özel ve ilginç bilgilerdir. Yayıncılığın temel kuralı doğru bilgiyi aktarmaktır. Programlarda tek bir sanatçıyı ya da bir müzik grubunu tanıtmak mümkündür; önemli olan bilgiyi doğru ve etkili sunmaktır” diye konuştu.</p>
<p><b>“Hazırlanan metinlerde giriş, gelişme, sonuç iskeletine uyulmalıdır”</b></p>
<p>Programın oluşum sürecini anlatan Güngör, müzik seçimi, program akışının oluşturulması ve dinleyiciyle bağ kurmanın incelikleri üzerine önemli bilgiler verdi. Yapımcı Güngör, “Radyo programlarında önce gerekli bilgileri vermek önemlidir. Parça kısaysa kısa bir giriş işe yarar, ancak uzun parçalarda dinleyici ne dinlediğini unutabilir. Bu yüzden eserle ilgili bilgiler besteci, icracı, parça adı genellikle parçanın hemen altında olmalıdır. Programın zamanına uygun bir dil kullanmak önemlidir. Hazırlanan metinlerde giriş, gelişme, sonuç iskeletine uyulmalıdır. Dinleyiciye kişisel bir selamlama ve iyi dileklerle başlamak, yine iyi dileklerle bitirmek yayıncılığın yerleşmiş bir ritüelidir. Program kapanışında müzik seçimi de önemlidir; bir sonraki yayınla uyumlu bir geçiş sağlanmalıdır” dedi.</p>
<p>Söyleşi, Öğretim Görevlisi Dr. Yiğit Açık, Radyo Yapımcısı Ali Güngör’e Teşekkür Plaketi ve hediye takdim etmesiyle sona erdi. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapimci-gungor-egeli-ogrencilere-program-yapim-surecini-anlatti-595151">Yapımcı Güngör, Egeli öğrencilere program yapım sürecini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altın Portakal&#8217;ın son yarışmacıları perdedeydi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-2-588442</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 10:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[içe]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[perdedeydi]]></category>
		<category><![CDATA[portakal]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yarışmacıları]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588442</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanında sona yaklaşılırken festival perdesine; iki Ulusal Uzun Metraj, bir Uluslararası Uzun Metraj, bir de Ulusal Belgesel yarışmacısı film yansıdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-2-588442">Altın Portakal&#8217;ın son yarışmacıları perdedeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanında sona yaklaşılırken festival perdesine; iki Ulusal Uzun Metraj, bir Uluslararası Uzun Metraj, bir de Ulusal Belgesel yarışmacısı film yansıdı.</p>
<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde son yarışma filmleri de seyirciyle buluştu. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos ve Perge salonlarındaki gösterimlerin ardından film ekipleri, seyircilerin sorularını cevapladı. <br />PARÇALI YILLAR, PARÇALANAN İNSANLAR <br />Yönetmenliğini Hasan Tolga Pulat’ın üstlendiği “Parçalı Yıllar”, günün ilk Ulusal Yarışma filmiydi. AKM Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından yönetmen Hasan Tolga Pulat, görüntü yönetmeni Serdar Ünlütürk, oyuncular Yetkin Dikinciler ve Levent Özdilek söyleşiye katıldı. <br />Türkiye’nin siyasî olarak da belirsizliğe ve nihayet askerî darbeye sürüklendiği, Türk sinemasınınsa tamamen bitmesiyle sonuçlanan süreçte sinema salonlarını kaplayan ve ‘araya parça giren’ filmler olarak bilinen erotik film dönemini ele alan ‘Parçalı Yıllar’ filmi, seyircilerin beğenisiyle karşılandı. <br />ORTA SINIFLA İNCEDEN DALGA GEÇEN ‘EN GÜZEL CENAZE ŞARKILARI’<br />Günün diğer Ulusal Yarışma filmi “En Güzel Cenaze Şarkıları” oldu. Filmin ardından gerçekleştirilen söyleşiye; yönetmen Ziya Demirel ile oyuncular Esra Dermancıoğlu, Halil Babür, Gözde Mutluer, Hidayet Tili, Nalan Kuruçim, Çağdaş Ekin Şişman, Ayça Damgacı ve Özer Keçeci katıldı. <br />Yönetmen Ziya Demirel; pek çok farklı öyküden kurulu filmin anlatım biçiminin ortaya çıkışını şöyle anlattı: “Kimlik dolandırıcılığı ve uzaktan hiç görmediği birine duyulan hisler ve yastan sonra çıkan bir merak gibi içeriklerden etkilenmiştim. Bu içerikle ilgili haberler de duyuyordum. Bir yanda da kendi içinde ama ilerledikçe birleşen öyküler&#8230; Yusuf Tan Demirel ile altı cümle yazdım ve her bir bölüm için doğaçlama sahneler yazdık. Sanki seyircinin bir sahneye atıldığı, kimin kim olduğunu anlamadığı, geç kaldığını düşündüğü bir içerik hayal ettik.” <br />ULUSLARARASI YARIŞMA’DA BİR ‘SANATÇI’ FİLMİ <br />Başarılı sanatçı Lina’nın yaşadığı içsel dönüşümleri kendine özgü bir sinema diliyle anlatan “The Currents” ise günün Uluslararası Uzun Metraj Yarışma filmiydi. Gösterimin ardından başrol oyuncusu Isabel Aime Gonzalez Sola, seyircilerin sorularını cevapladı. Sola, yönetmen Milagros Mumenthaler ile çalışmaları hakkında, “Vizyonu olan ve detaylara çok önem veren bir yönetmen. Bu vizyon ile filmimiz çok özenle gelişti” derken karakteri, kendisnin nasıl oluşturduğunu şöyle anlattı: “Senaryoyu ilk okuduğumda, yönetmen tarafından tam bir karakter analizi olmadığı için, oyunculara bırakılan bir düşünce oldu. Bana göre Lina’nın yolculuğu, içten gelen bir yolculuk. Zor olan da içsel yolculuğun dışa aktarımı, içerideki o fırtınayı dışarıya aktarmak. Lina içten içe bir şeylerden kaçmaya çalışıyor ama aynı zamanda kaçamayacağını da kabullenerek yolculuğuna devam ediyor” <br />500 KEÇİNİN 501’İNCİSİ; CENGİZ <br />Altın Portakal yarışındaki son film, Belgesel Yarışma filmlerinden “Keçi 501”di. Doğu Karadeniz yaylalarında, 500 keçinin arasında 501’inci keçi olan Cengiz Taşçı’nın peşine düşen filmin yönetmeni Evrim Çervatoğlu ve görüntü yönetmeni Reşat Okan Candem, gösterimden sonra seyircileriyle buluştu.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/altin-portakalin-son-yarismacilari-perdedeydi-2-588442">Altın Portakal&#8217;ın son yarışmacıları perdedeydi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş eti çekilmesinin en büyük sebebi diş taşı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-eti-cekilmesinin-en-buyuk-sebebi-dis-tasi-587566</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 10:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çekilmesinin]]></category>
		<category><![CDATA[damak]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş eti çekilmelerinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-eti-cekilmesinin-en-buyuk-sebebi-dis-tasi-587566">Diş eti çekilmesinin en büyük sebebi diş taşı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş eti çekilmelerinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Diş taşı temizliğinden sonra çekilen diş eti eski haline gelmez! </strong></p>
<p>Diş eti çekilmelerinin çeşitli nedenlerle karşımıza çıktığını dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Farklı nedenleri olsa da en temel sebebi diş taşı birikimidir.” dedi.</p>
<p>Diş taşlarının birikmesiyle diş etinin yavaş yavaş aşağı doğru çekildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Diş taşı temizliğinden sonra ise çekilen diş eti eski haline gelmez.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Tedavi, diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra planlanır!</strong></p>
<p>Diş taşı temizliği yapıldıktan ve diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra tedavi planlamasının yapılabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “En temel tedavi ağzın başka bir bölgesinden bir miktar diş eti alarak o diş eti çekilmesi olan yere yama yapmaktır. Bunun için genellikle damak bölgesinden bir parça kullanılır. Diş eti çekilmesinin boyutuna göre, yani ne kadar parça gerekli ise damak bölgesinden o kadar parça kesilir ve hazırlanan bölgeye çeşitli dikişlerle tutturulur.” şeklinde tedavi yöntemini açıkladı.</p>
<p><strong>Çekilmenin tamamı her zaman kapatılamayabilir!</strong></p>
<p>Müdahalenin ardından hastanın, tedavinin uygulandığı bölgeye mümkün olduğunca iyi bakması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bölge temiz tutulmalı ve çok kullanmaktan kaçınılmalı. 1 hafta ile 10 gün arasında yama yapılan doku alttaki dokulardan da beslenerek yerine yapışır ve iş eti çekilmesi tedavi edilmiş olur.” dedi.</p>
<p>Yüksek miktarda diş eti çekilmesinin olduğu durumlarda ise her zaman çekilmenin tamamının kapatılamayabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Ancak önemli olan sıkı, yapışık ve dişin hareket etmesini önleyecek güzel bir dokunun oluşmasıdır. Bu da yapılan ‘serbest diş eti grefti’ denilen damaktan diş eti alınarak yama yapılan tedavilerle mümkün olur. İşlem sonrasında ise ağrı ve enfeksiyon oluşmaması için hastaya antibiyotik ve ağrı kesici reçete edilir.” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Dikişler alındıktan sonra hasta normal düzenine dönebiliyor!</strong></p>
<p>Damaktan alınan parçanın yerinde oluşan yara bölgesine de çeşitli uygulamalar yapıldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Güler sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Damakta oluşan yara bölgesi için hastanın kanından elde edilen ve PRF denilen yara bandı benzeri bir biyomateryal oluşturulur ve parçanın alındığı yaralı bölgeye tutturulur. Yeme içme sırasında bu bölgedeki biyomateryal etkilenmez. Bu tedavi süresinde hastalardan beklenen yaklaşık 10 gün kadar yama yapılan bölgeyi kullanmamalarıdır. Bu sürenin sonunda dikişler alınır ve hasta normal yeme içme düzenine dönebilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-eti-cekilmesinin-en-buyuk-sebebi-dis-tasi-587566">Diş eti çekilmesinin en büyük sebebi diş taşı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Parça Tesirli Pazarlar&#8221; Oyunu Tiyatroseverlerle Buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parca-tesirli-pazarlar-oyunu-tiyatroseverlerle-bulustu-586859</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 09:02:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[tesirli]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatroseverlerle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586859</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramankazan Belediyesi tarafından düzenlenen kültürel etkinliklere bir yenisini daha eklendi. Parça Tesirli Pazarlar oyununun sergilendiği akşama vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parca-tesirli-pazarlar-oyunu-tiyatroseverlerle-bulustu-586859">&#8220;Parça Tesirli Pazarlar&#8221; Oyunu Tiyatroseverlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kahramankazan Belediyesi tarafından düzenlenen kültürel etkinliklere bir yenisini daha eklendi. Parça Tesirli Pazarlar oyununun sergilendiği akşama vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.</b></p>
<p>Çetin Altay ve Özlem Karaaytu&#8217;nun günümüz ailelerine ilişkin anekdotları esprili bir dille seyirciye aktardığı Parça Tesirli Pazarlar tiyatro oyunu, Kahramankazanlı tiyatroseverler ile buluştu.</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi Kahramankazan Aile Yaşam Merkezi&#8217;nde sergilenen oyuna katılan Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, vatandaşlar ile birlikte kahkaha dolu dakikalara eşlik etti.</p>
<p>Oyunun sonunda Çetin Altay ve Özlem Karaaytu&#8217;yu sergiledikleri performanstan dolayı tebrik eden Başkan Çırpanoğlu, kültürel etkinliklerin devam edeceğini belirterek &#8220;Bu güzel gecede bizleri yalnız bırakmayarak salonu dolduran tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. &#8221; dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parca-tesirli-pazarlar-oyunu-tiyatroseverlerle-bulustu-586859">&#8220;Parça Tesirli Pazarlar&#8221; Oyunu Tiyatroseverlerle Buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
