<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>panik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/panik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/panik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Mar 2026 09:53:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>panik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/panik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ateşi 39 dereceye çıktığında hemen panik yapmayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/atesi-39-dereceye-ciktiginda-hemen-panik-yapmayin-617748</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 09:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[39]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş Düşürücü]]></category>
		<category><![CDATA[ateşi]]></category>
		<category><![CDATA[çıktığında]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[derece]]></category>
		<category><![CDATA[dereceye]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hemen]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[yapmayın]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Ateş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617748</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Genellikle okulun ilk yıllarında, 2-3 haftada bir geçirilen viral enfeksiyonlar ateşle birlikte seyrettiğinde, ebeveynler için kaygılı bir sürece dönüşüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atesi-39-dereceye-ciktiginda-hemen-panik-yapmayin-617748">Ateşi 39 dereceye çıktığında hemen panik yapmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Genellikle okulun ilk yıllarında, 2-3 haftada bir geçirilen viral enfeksiyonlar ateşle birlikte seyrettiğinde, ebeveynler için kaygılı bir sürece dönüşüyor. Normal vücut ısısı 36-37,8 derece arasında seyrederken, 38 derece üzerindeki değerler “ateş” olarak kabul ediliyor. Yüksek ateşte aileleri en çok endişelendiren durum ise ateş ölçerde gördükleri değerin 39-39,5 dereceye yükselmesi oluyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,</strong> ancak yüksek ateşin çocukların sağlığını belirleyen başlıca kriter olmadığına dikkat çekerek, “Ateşin yüksekliği değil, çocuğun genel hali önemlidir.  Ateşi yükselen çocuk keyifsiz olabilir; ancak ateşi düştüğünde keyfi yerine geliyor mu?, Sıvı alabiliyor mu?, Çevresiyle iletişimi devam ediyor mu? Ateşin yanı sıra kusma, ishal, solunum zorluğu ve kulak ağrısı gibi ek sorunlar var mı? Bizler için belirleyici olan aslında bunlardır” diyor.  </p>
<p><strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,</strong> ateşin vücudun bağışıklık sistemini harekete geçiren mekanizmalardan biri olduğunu hatırlatarak, “Dolayısıyla, çocuklarda tamamen ateşsiz bir süreci hedeflemek yerine; ateşli dönemde konforu sağlayacak uygulamaları doğru şekilde yapmayı amaçlamalıyız. Çocukların ateşli enfeksiyon geçirmesini önleyemeyiz;   ancak ateşi nasıl yöneteceğimizi öğrenebiliriz” diye konuşuyor. Çocukta genel halini bozan bir bulgu olmadığı sürece ateşin korkulması gereken bir durum olmadığını ve ateş düşürücüyle takip edilebildiğini belirten <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,</strong> “Bunun tersine, özellikle üç günden uzun süren ateşli enfeksiyonlarda ve üç ayın altındaki bebeklerde, diğer kriterlere bakılmaksızın hastaneye başvurulması önem taşıyor” uyarısında bulunuyor.  </p>
<p><strong>Havale riskini doğrudan belirlemiyor!</strong></p>
<p>Ebeveynlerin yüksek ateş karşısında  kaygı duymalarının en önemli nedeni ise ateşli nöbetler, toplumda bilinen adıyla “havale” oluyor.  <strong>Dr. İrem Bulut,</strong> 6 ay ile 5 yaş arasındaki her çocukta ateşli nöbet riski bulunduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak çocukluk çağındaki ateşli nöbetler çoğunlukla kısa sürer ve kalıcı hasar bırakmaz. Üstelik, ateş düşürücü vermek dahil hiçbir uygulama nöbet riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü, ateşli nöbet genellikle ateşin henüz yükselme evresinde, çoğu zaman fark edilmeden ortaya çıkar. Ateşin ne kadar yüksek olduğu da nöbet riskini doğrudan belirlemez. Önemli olan nöbeti engellemeye çalışmak değil, nöbet anında ne yapılacağını bilmek ve sakin kalmaktır.” </p>
<p><strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,</strong> çocuklarda gelişen yüksek ateşte ebeveynlerin en sık yaptıkları 7 hatayı anlattı; önemli önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Hata: Uygun olmayan yöntemlerle ölçüm yapmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Çocuklarda yaş grubuna göre tercih edilen ateş ölçerler değişiklik gösterebiliyor. Dr. İrem Bulut, en güvenilir yöntemin dijital dereceyle koltuk altından ölçüm yapmak olduğunu söyleyerek, “Ancak, bu yöntemde ölçüm uzun sürdüğü için bebeklik çağında öncelikle alından veya kulaktan ölçüm yapan cihazlarla bakılabilir. Ateş yüksek çıkarsa koltuk altından kontrol edilmelidir. Uzaktan alın bölgesinden ölçüm yapan cihazları vücudun farklı yerlerinde kullanmak ise doğru değildir. Çünkü bu cihazlar karın, boyun, ense ve koltuk altı gibi bölgelerde kullanıldığında ateşi gerçek değerinden daha yüksek yansıtır” diyor.</p>
<p><strong>Hata: Ateş yükselmesin diye ateş düşürücü vermek</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Aslında vücut hastalıkta kendi ısısını yükselterek virüs ve bakterileri öldürmeye çalışıyor. Dr. İrem Bulut,<strong> </strong>ateşin vücudun savunma sisteminin en önemli unsurlarından biri olduğuna işaret ederek, “Bu nedenle, ateşi engellemeye çalışmak çocuklara bir fayda sağlamadığı gibi hem takip sürecini zorlaştırır hem de ilaca bağlı toksik etkilere yol açabilir” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Hata: Ateşini hızla düşürmeye çalışmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Vücut kendi ısısını yükseltme çabasındayken soğuk duş aldırarak çocuğun ateşini hızlı bir şekilde düşürmeye çalışmak ısının daha dirençli yükselmesine neden olabiliyor. Ancak, ateş düşürücü verdikten sonra etki etmesini beklerken ılık duş veya ılık uygulama yapılabilir.</p>
<p><strong>Hata: Etki süresini beklemeden tekrar ilaç vermek</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Ağızdan verilen ateş düşürücü ilacın  mideden emilimi ve kana geçişi de dahil olmak üzere, etkisinin başlaması için 45 dakika &#8211; 1 saat arası beklenmesi gerekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut,<strong> </strong>“Tabloyu daha erken değerlendirip, ilacın etki etmediğini düşünmemeliyiz” diyor.</p>
<p><strong>Hata: Gereksiz sıklıkta ateş düşürücü kullanmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Çocuklarda yüksek ateşte en sık yapılan hatalardan biri, gereksiz sıklıkta ateş düşürücü vermek oluyor. Dr. İrem Bulut, “Ateş düşürücü kullanımında amacımız ateş değerini normal aralığa getirmek değil; ateşli çocuğun konforunu arttırmak, huzursuzluğunu azaltmak ve ağızdan sıvı alımını sağlayabilecek iyilik halini sağlamaktır” diyor.  Dr. İrem Bulut, gereksiz sıklıkta başvurulan ilaçların çocukları ajite ettiğini, sürece uyumu zorlaştırdığını ve karaciğer ile böbreklerde yan etki riskini artırdığını vurguluyor.</p>
<p><strong>Hata: Vücut ısısını 36 dereceye düşürmeye çalışmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Dr. İrem Bulut, “Ateş düşürücülerden beklentimiz, ateşin en yüksek değere göre 0,5-1 derece düşmesi ve çocuğun huzursuzluğunun azalmasıdır. Mutlaka 36 derece olması için tekrar ilaç vermek doz aşımına ve yan etkilere neden olabilir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Hata: Dönüşümlü ateş düşürücü kullanmak</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Çocuklarda yüksek ateşin tedavisinde  parasetamol ve ibuprofen olmak üzere iki temel etken madde kullanılıyor. Bu iki ilacın dönüşümlü kullanılmasını önermediklerini vurgulayan Dr. İrem Bulut, “Dönüşümlü kullanım ilaçlara bağlı yan etkileri arttırır ve ateş kontrolünde ek bir fayda sağlamaz” bilgisini veriyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atesi-39-dereceye-ciktiginda-hemen-panik-yapmayin-617748">Ateşi 39 dereceye çıktığında hemen panik yapmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buca&#8217;da iş yeri yangını panik yarattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bucada-is-yeri-yangini-panik-yaratti-616528</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 13:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[yangını]]></category>
		<category><![CDATA[yarattı]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616528</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’in Buca ilçesinde yoğurt üretimi yapılan iş yerinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesiyle çevredeki binalara sıçramadan kontrol altına alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucada-is-yeri-yangini-panik-yaratti-616528">Buca&#8217;da iş yeri yangını panik yarattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Buca ilçesinde yoğurt üretimi yapılan iş yerinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesiyle çevredeki binalara sıçramadan kontrol altına alındı.</p>
<p>İzmir’in Buca ilçesi Göksu Mahallesi’nde yoğurt üretimi yapılan tek katlı bir iş yerinde saat 11.10 sıralarında yangın çıktı. Üretim alanından yükselen yoğun dumanı gören çevre sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Yangın mahallede kısa süreli paniğe yol açtı. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri 6 araç ve çok sayıda personelle olay yerine sevk edildi. Alevlere hızla müdahale eden ekipler, yangının büyümesini ve çevredeki binalara sıçramasını önlemek için yoğun bir çalışma yürüttü. Daha etkin müdahale sağlamak amacıyla iş yerinin bazı bölümleri özel ekipmanlarla kontrollü şekilde kesilerek yangın noktalarına doğrudan müdahale imkânı oluşturuldu. Yaklaşık 30 dakika süren müdahalenin ardından yangın, çevredeki yapılara sıçramadan kontrol altına alındı. Olayda can kaybı ya da yaralanma meydana gelmedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bucada-is-yeri-yangini-panik-yaratti-616528">Buca&#8217;da iş yeri yangını panik yarattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Panik atak fizyolojik bir yanıt ve kontrol altına alınabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/panik-atak-fizyolojik-bir-yanit-ve-kontrol-altina-alinabilir-599980</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 17:51:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[adrenalin]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<category><![CDATA[yırtıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599980</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, panik bozukluğun ortaya çıkma mekanizması ve tehlikeli bir durum olup olmadığı hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/panik-atak-fizyolojik-bir-yanit-ve-kontrol-altina-alinabilir-599980">Panik atak fizyolojik bir yanıt ve kontrol altına alınabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, panik bozukluğun ortaya çıkma mekanizması ve tehlikeli bir durum olup olmadığı hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Vücutta olanlar, hayatta kalmaya yönelik fizyolojik tepkiler! </strong></p>
<p>Panik bozukluğun halk arasında panik atak olarak da bilinen bir anksiyete krizi olduğunu dile getiren Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Sebebi de kafamızda dolaşan olumsuz otomatik düşünceler, tehlike algısı gibi birtakım nedenlerdir.” dedi. </p>
<p>Vücutta, bir tehlike ile karşılaşıldığında böbrek üstü bezlerinden adrenalin adı verilen bir hormon salgılandığını aktaran Dr. Zorbozan, “Doğada bir yırtıcı ile karşılaştığınızı düşünün, o yırtıcıdan kaçmanız gerekecek. Böbrek üstü bezlerinizden adrenalin salgılanıyor. Yırtıcıdan kaçmak için ne olması gerekiyor? Hızlı koşmanız gerekiyor. Öncelikle kollarınıza ve bacaklarınıza yoğun bir kan pompalanması gerekiyor. Bu kanı pompalayan organımız da kalbimiz. Kanı temizleyen organımız da akciğerlerimizdir. Dolayısıyla kalbinizde ciddi bir çarpıntı başlıyor. Sonrasında kanı temizlemek için sık nefes alıp vermeye başlıyorsunuz. Etrafı daha iyi görebilmek için gözbebekleriniz büyüyor. Kanın gittiği yerlerde, kollarda, bacaklarda uyuşma, karıncalanma, titreme gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Bütün bunlar adrenalin etkisiyle olan, hayatta kalmak için oluşturduğumuz bir fizyolojik mekanizmadır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Panik bozukluktan kimse ölmez! </strong></p>
<p>Doğadaki süreçte bunlar yaşanırken, panik atakta da tam olarak aynı şeylerin yaşandığını ifade eden Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Zihnimizi bir deniz gibi düşünebiliriz; bu denizin içinde pek çok düşünce yüzüp durur. Ancak ‘burada kalp krizi geçirip öleceğim’, ‘başıma bir iş gelecek’ ya da ‘sevdiklerime bir şey olacak’ gibi otomatik ve olumsuz bir düşünce, bilinçli zihin tarafından yakalanır. Bu düşüncenin ardından böbreküstü bezlerinden adrenalin salgılanır ve kişi, tıpkı doğada bir yırtıcıdan kaçıyormuşçasına tepkiler vermeye başlar.” dedi.</p>
<p>Panik bozuklukla ilgili bazı önemli noktalara değinen Dr. Zorbozan, “Birinci söyleyeceğim şey şu, adrenalinin ömrü iki dakikadır. Yani iki dakika sonra vücuttan parçalanıp gidecek bir şey. Bir diğeri, adrenalin hayatta kalma hormonudur. Dolayısıyla panik bozukluktan kimse ölmez. Hatta biz kalbi duranlara, ölümle burun buruna gelen insanlara adrenalin yapıyoruz. Adrenalin tam aksine sizi hayatta tutmak için salgılanan bir hormon. Panik bozukluktan ötürü vücudumuzda gerçekleşen her şey sağlıklı tepkilerdir. Sağlığınıza herhangi bir zarar vermesi mümkün değil.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Panik atak tek başına bir hastalık değil, bir belirti! </strong></p>
<p>Panik bozuklukla nasıl baş edileceği konusunda önerilerde bulunan Dr. Emine Yağmur Zorbozan, “Öncelikle bunun fizyolojik bir yanıt olduğunu bileceğiz ve panik bozukluktan ötürü kalp krizi geçirmeyeceğimizi, ölmeyeceğimizi, bayılmayacağımızı kabul edeceğiz.” dedi.</p>
<p>Doğada bir yırtıcıdan kaçarken bayılmanın olası bir durum olmadığının altını çizen Dr. Zorbozan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bilinç kaybı, delirme gibi semptomların olması mümkün değil. Öncelikle bu bilinci oturtacağız. Sonrasında da derin nefes alarak adrenalin yanıtını baskılamamız gerekiyor. 3-6-3 kuralı bu gibi durumlarda uygulanabilir. 3 saniye boyunca derin bir nefes alıp, 6 saniye boyunca nefesinizi tutuyorsunuz, sonrasında bu nefesi 3 saniyede veriyorsunuz. Bunu birkaç kez tekrarladığınızda vücuttaki parasempatik sinir sistemi aktive olur ve adrenalin yanıtı baskılanır. Panik nöbetlerle bireysel olarak baş etmekte zorlanıyorsanız ilaç tedavisi de panik nöbetin tedavisinde kullanılabilir. Panik atak tek başına bir hastalık değil, aslında bir belirtidir. Yaygın anksiyete bozukluğunda, depresyonda, obsesif kompulsif bozukluklarda, başka bir takım ruhsal hastalıklarda da görülebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/panik-atak-fizyolojik-bir-yanit-ve-kontrol-altina-alinabilir-599980">Panik atak fizyolojik bir yanıt ve kontrol altına alınabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaçınma, güvenlik arayışı ve beklenti anksiyetesi panik atağı sürdürüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kacinma-guvenlik-arayisi-ve-beklenti-anksiyetesi-panik-atagi-surduruyor-597133</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Dec 2025 11:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyetesi]]></category>
		<category><![CDATA[arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[atağı]]></category>
		<category><![CDATA[atak]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaçınma]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[şentürk]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, panik atağın nasıl ortaya çıktığı, hangi davranışlarla sürdüğü, nasıl tedavi edildiği ve yönetiminde hangi yöntemlerin etkili olduğu hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kacinma-guvenlik-arayisi-ve-beklenti-anksiyetesi-panik-atagi-surduruyor-597133">Kaçınma, güvenlik arayışı ve beklenti anksiyetesi panik atağı sürdürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, panik atağın nasıl ortaya çıktığı, hangi davranışlarla sürdüğü, nasıl tedavi edildiği ve yönetiminde hangi yöntemlerin etkili olduğu hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Panik atak yaşayanlar sık sık yeniden atak geçirme kaygısı taşıyor!</strong></p>
<p>Panik atağın, bir anda ortaya çıkan, etkisini saniyeler içinde artıran ve kişinin işlevselliğini, ikili ilişkilerini ve iletişimini ciddi şekilde bozabilen bir durum olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Genellikle beklenmedik şekilde başlar, hızla şiddetlenir ve dakikalar içinde kendiliğinden sonlanır.” dedi.</p>
<p>Panik atak yaşayan bireylerin çoğu zaman yeniden atak geçireceklerine dair yoğun kaygı duyduklarını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Bu nedenle panik atak yaşadıkları yerlerden, ortamlardan veya o an yanlarında bulunan kişilerden uzak durma eğilimi gösterebilirler. Bu durum, ‘ya yine olursa?’ şeklindeki beklenti anksiyetesinin bir sonucudur ve kaçınma davranışlarını beraberinde getirir. Kişiler bu kaygı nedeniyle sürekli bir güvenlik arayışı içinde olabilir; kontrol edilebilmek için yanlarında birilerini bulundurmaya çalışabilir ya da toplu taşıma gibi ortamlardan uzak durabilirler.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Panik bozuklukta temel hedef, kaçınma ve güvenlik arayışını azaltmak!</strong></p>
<p>Panik atak geçiren bireylerde sık gözlemlenen bir diğer durumun, yaşadıkları fiziksel belirtileri sürekli kontrol etme çabası olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Nabız ve tansiyon ölçümleri buna örnektir. Günümüzde akıllı saat gibi teknolojik araçların bu kontrol davranışını tetikleyebildiği biliniyor.” dedi.</p>
<p>Panik bozukluğun yönetiminde en önemli üç unsuru sıralayan Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Kaçınma davranışlarını azaltmak, güvenlik arayıcı davranışları ortadan kaldırmak ve beklenti anksiyetesini düşürmek önemlidir. İlaç dışı yöntemlerde bu süreç özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) ile yürütülür ve birkaç seans içinde dahi yüksek oranda olumlu sonuçlar elde edilebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Belirtiler hızla şiddetlenip sonra kendiliğinden geçiyor…</strong></p>
<p>Panik atağı özellikle ilk kez yaşayan bireyler için bu sürecin oldukça tedirgin edici olabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, şunları söyledi:</p>
<p>“Panik atağın doğası gereği, ortada hiçbir gerçek tehlike yokken vücut bir anda tehlike varmış gibi davranır. Duyguların kodlandığı bölge olan amigdala, çarpıntı, nefes alamama hissi gibi basit bir duyumu tehlike olarak algılayıp vücuda alarm sinyali gönderir. Bunun sonucunda çarpıntı, nefes darlığı, yerinde duramama, uyuşma, kasılma, baş dönmesi, idrara sıkışma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Kişi dayanamayacakmış, çıldıracakmış veya ölecekmiş gibi hissedebilir. Bu belirtiler hızla şiddetlenip sonra kendiliğinden söner. Ancak güvenlik arayıcı davranışlar, beklenti anksiyetesi ve kaçınmalar bu döngüyü besleyerek panik atakların daha sık yaşanmasına neden olabilir. Bu nedenle terapötik süreçlerde özellikle bu davranışların üzerine çalışılır.”</p>
<p><strong>Panik bozukluk tedavi edilebilir ve hastalar kısa sürede olumlu yanıt alabilir!</strong></p>
<p>Panik bozukluğun, psikiyatri pratiğinde sıkça karşılaşılan ve tedavisinin genellikle yüz güldüren bir rahatsızlık olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Bazı hastalarda ilaç, bazılarında terapi, bazılarında ise her ikisinin birlikte uygulanmasıyla kısa sürede olumlu yanıtlar alınabilir. Hangi yöntemin uygun olacağına psikiyatri uzmanının karar vermesi en doğru yaklaşım olacaktır.” dedi.</p>
<p>Bilişsel davranışçı terapide kullanılan bazı tekniklerin panik bozuklukta oldukça etkili olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Nefes düzenleme tekniği iyi bir örnek. 3-4 saniye burundan nefes almak, 6-7 saniye boyunca yavaşça vermek ve bunu yaklaşık 3 dakika sürdürmek, sakinleştirici sistemi devreye sokar. Kasma-gevşeme egzersizleri ve duyusal odaklanma teknikleri, kişinin ana dönmesini sağlayarak rahatlatır. Atak sırasında kişinin kendisini telkin etmesi, ‘bu daha önce geçti, ölümcül değil, birazdan sönümlenecek’ gibi ifadelerle durumu normalize etmesi oldukça faydalıdır.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Yaşam tarzı düzenlemeleri panik bozukluk belirtilerini hafifletmeye katkı sağlıyor!</strong></p>
<p>Yaşam tarzı değişikliklerinin panik bozuklukta büyük önem taşıdığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Mümkün olduğunca stresten uzak durmak, sağlıklı uyku ve beslenme düzeni, aşırı kafeinden kaçınmak, sigara ve alkol tüketimini azaltmak olumlu etkiler sağlar. Meditatif uygulamalar, yoga ve düzenli spor da panik bozukluk belirtilerini hafifletmeye katkı sunar. Bazı bireylerde ataklar çok sık ve yoğun olabilir; işlevselliği bozacak seviyeye geldiğinde terapiye ilaç tedavisi eklenmesi gerekebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kacinma-guvenlik-arayisi-ve-beklenti-anksiyetesi-panik-atagi-surduruyor-597133">Kaçınma, güvenlik arayışı ve beklenti anksiyetesi panik atağı sürdürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Panik Atak Nedir, Neden Olur ve Nasıl Geçer?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/panik-atak-nedir-neden-olur-ve-nasil-gecer-415664</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 08:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[atak]]></category>
		<category><![CDATA[geçer]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Panik atak hakkında sıkça sorulan sorulara, Uzman Klinik Psikolog Ege Ece Birsel cevaplar veriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/panik-atak-nedir-neden-olur-ve-nasil-gecer-415664">Panik Atak Nedir, Neden Olur ve Nasıl Geçer?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sıkça karşılaşılan ve hayatın olağan akışını etkileme boyutuna dahi ulaşabilen panik atak veya panik bozukluk nedir? Panik atak neden olur? Her kaygı bozukluğu panik atak olabilir mi? Bu sorunun giderilmesinde hangi yöntemler kullanılabilir? Panik atak hakkında sıkça sorulan sorulara, Uzman Klinik Psikolog Ege Ece Birsel cevaplar veriyor.</p>
<p>Panik atak, herhangi bir zamanda ve herhangi bir duruma karşı ortaya çıkabilecek endişe/korku nöbetleri olarak tanımlanır. Kişi bu atakları yaşarken, gerçeklikten uzaklaşır ve hatalı düşünceler üretir. Genellikle panik atak, bireyin tehlikeli olarak koşullandığı bir durum üzerine geliştirdiği felaketleştirme düşünceleri nedeniyle tetiklenir ve bireyin panik atağı karşılayış biçimine göre de giderek şiddetlenir. Kişi kimi zaman gerçek olayları olmayacak boyuta getirirken, kimi zaman gerçekte var olmayan ihtimalleri felaket senaryoları biçiminde yorumlar ve reaktif hale gelir. Bunun sonucu olarak, fiziksel ve bilişsel tepkiler ortaya çıkar. Ancak her reaksiyon veya stres periyodunun panik atak olarak tanımlanması söz konusu olamaz. Panik bozukluk, düzenli ve devamlı ortaya çıktığında tanısı konulan bir durumdur. Olağan dışı hallerde, bir defaya mahsus veya uzun dönemde birkaç kez yaşanan ataklara, panik atak tanısı koymak doğru olmaz.</p>
<p>Kişinin devamlı endişe halinde olması ve dışarıdan gelen tüm sinyalleri bir panik atak tetikleyicisi olarak görmesi, bunu aşırı stres ve kaygı seviyesine taşıması panik atağın başlıca belirtisidir. Hasta olma kaygısı, ölmek korkusu, birilerini veya sahip olduklarını kaybetme korkusu düzenli olması halinde reaksiyon gösterilmesi durumu sıklaşır ise uzman görüşü gereklidir.</p>
<p>Panik atak; çarpıntı, terleme, baş dönmesi, nefes alamama hissi, karıncalanma veya his kaybı gibi semptomlara sebep olabilir. Kişi bu esnada fiziksel koordinasyonunu kaybederken, doğru düşünme yetileri de sınırlanır. Herhangi bir kaynak olmaksızın veya bir soruna karşı bu türlü reaksiyon hali, ayda bir defadan fazla olması halinde, tanı gerektirir. Tanı için mutlaka uzmana başvurulması gerekir.</p>
<p>Panik Atak Neden Olur?</p>
<p>Panik bozukluğun tek bir nedeninden söz edilemez. Psikolojik rahatsızlıklar, birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Panik atak sorunu, genetik yatkınlığı söz konusu olan bir durum olmakla birlikte, herhangi bir genetik aktarım olmasa da bazı sebeplerle ortaya çıkabilir.</p>
<p>Geçmiş yaşantıda, özellikle çocuklukta yaşanan travmaların yetişkinlikte panik atak olarak ortaya çıkması mümkündür. Bununla birlikte, güncel koşullarda yaşanan ciddi kayıp ve travmalar da panik atağı tetikleyebilir. Sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ise beynin kimyasal normallerini etkilediği için bu durumu tetikleyebilir. Kimi bireylerde ise bu faktörlerin herhangi birisi olmasa dahi, panik atak problemi söz konusu olabilir. Bunun nedeni, insanın hayatta kalma içgüdüsünün abartılı biçimde ortaya çıkmasıdır.</p>
<p>Panik bozuk, çocukluktan itibaren görülebileceği gibi, yaşantının herhangi bir döneminde çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Örneğin; bir yakının kanser nedeniyle kaybedilmesinden sonra, kanser olup ölme endişesinin panik atak durumuna dönüşmesi söz konusu olabilir. Bu durumda, yaşam konforu sürdürebilmek için uzman görüşü almak gerekli olacaktır. Zira panik atak, hayatı ciddi anlamda etkileyen sonuçları doğurabilir.</p>
<p>Panik Atak Nasıl Geçer?</p>
<p>Panik atak, beraberinde farklı mental problemlerle birlikte seyredebilir. Bireysel olarak uygulanacak yöntemler, sorunun panik bozukluğa dönüşmüş olması halinde etkili olmayacaktır. Panik bozukluk tanısı almış veya bu semptomları gösteren kişilerin, psikolog ve psikiyatr denetiminde bir tedavi sürecine tabi olmaları gerekir. Elde edilecek veriler ışığında yapılacak değerlendirme, tedavi sürecini şekillendirecektir.</p>
<p>Panik bozukluk tedavisinde, bazı vakaların ilaçlı tedavisi gerekirken, tüm vakaların terapi alması uygun görülür. Psikoterapide, farklı yaklaşımlar söz konusudur ki, uzmanın hangi yöntemi kullanacağına karar verebilmesi için kişi ile belli bir süre görüşmesi gerekir.</p>
<p>Psikolog ve psikiyatrlar, panik bozukluk tedavisini koordineli olarak gerçekleştirebilirler. Sorunun boyutuna bağlı olarak belirlenecek tedavi periyodunda, nefes terapisi ve düzenli yürüyüş gibi; bireyin kendisinin gerçekleştirebileceği terapiler de uygulanabilir.</p>
<p>Panik atak; ciddiye alınması gereken bir sorun olmakla birlikte, kişinin mevcut endişelerinin içerisine bir de bunu eklemesi doğru değildir. Bu sorunun tedavisinde uzman kontrolünde ciddi yol kat edilmesi mümkündür. Semptomları, düzenli ve devamlı görmeniz durumunda, uzmanlardan destek almanız halinde, kalıcı çözümlere de ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Yapılması gereken, sadece uzmanlardan görüş almak ve bilimsel yöntemleri kullanmaktır. Bu şekilde etkili çözümleri elde etmek mümkün olabilecektir. Açık kaynaklardan elde edilen, kaynağı belli olmayan ve sorumluluk taşımayan bilgiler, daha olumsuz durumların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle, bu sorunun giderilmesine yönelik olarak yalnızca, psikolog ve psikiyatrlardan bilgi ve destek alınız.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/panik-atak-nedir-neden-olur-ve-nasil-gecer-415664">Panik Atak Nedir, Neden Olur ve Nasıl Geçer?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem anında en çok panik ve korku zarar veriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-aninda-en-cok-panik-ve-korku-zarar-veriyor-349146</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2023 10:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anında]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<category><![CDATA[veriyor]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=349146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.4 büyüklüğündeki deprem, büyük yıkıma yol açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-aninda-en-cok-panik-ve-korku-zarar-veriyor-349146">Deprem anında en çok panik ve korku zarar veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.4 büyüklüğündeki deprem, büyük yıkıma yol açtı. Sabaha karşı 04.17’de Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya, Adana, Osmaniye, Hatay ve Mersin başta olmak üzere çok geniş bir bölgede hissedilen deprem can kayıplarına neden oldu. </strong></p>
<p><strong>Deprem anında soğukkanlı olunmasının önemini vurgulayan uzmanlar, camdan veya balkondan atlamak yerine deprem anında güvenli ve büyük bir eşyanın yanında ‘çök, kapan, tutun’ davranışını yapmak gerektiğini belirtiyor. İSG Uzmanı Dr. Nuri Bingöl, büyük eşyaların sabitlenmesini, delici ve kesici aletlerin kapalı yerlerde tutulması gerektiğini vurguladı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı İSG uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, deprem sırasında yapılması gerekenler ve alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Eşyalar sabitlenmeli!</strong></p>
<p>Deprem öncesi hazırlığın önemini vurgulayan Dr. Nuri Bingöl, deprem anında sarsıntıdan devrilebilecek büyük eşyaların duvara sabitlenmesi gerektiğini söyledi. Çerçeve ve raf gibi düştüğünde zarar verebilecek eşyaların mümkünse bulundurulmaması gerektiğini belirten Dr. Nuri Bingöl, bu mümkün değilse bu eşyaların iyice sabitlendiğinden emin olunması gerektiğini hatırlattı.</p>
<p><strong>Merdiven ve asansörlere yönelmek tehlikeli!</strong></p>
<p>Deprem anında panik yapılmaması gerektiğini kaydeden Dr. Nuri Bingöl, özellikle bulunulan yerden kaçmaya çalışmanın çok tehlikeli olduğunu vurguladı. </p>
<p>Panik duygusunun, insanların yapmaması gereken davranışlarda bulunmasına yol açacağını ifade eden Dr. Nuri Bingöl, “Camdan veya balkondan atlamak, deprem anında evde kalarak güvenli bir büyük eşyanın yanında ‘<strong>çök kapan tutun</strong>’ davranışından çok çok daha fazla tehlikelidir. Yapılmaması gereken davranışların başında camlardan veya balkonlardan atlamak bulunmaktadır.</p>
<p>Aynı şekilde binaların depreme en dayanıksız olan yerleri genelde merdivenlerdir, çökme riskinin en çok olduğu yerler buralardır. Dolayısıyla merdivenlere yönelmek, bir an önce dışarıya çıkma isteği, hatta asansörleri kullanmaya yeltenmek de çok yanlış davranışların başında gelmektedir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Depreme hazırlık, hayatta kalma şansını artırıyor </strong></p>
<p>Depremde soğukkanlı olmanın bir kez daha altını çizen İSG uzmanı Dr. Nuri Bingöl, “Daha önce yapmış olduğumuz tatbikatlarda elde ettiğimiz bilgilerle ve depremlere hazırlıklı olmak ile hayatta kalma şansımız arttırırız.” dedi.</p>
<p>Depremin bir panik anı olduğu ve deprem öncesinde tatbikatların önemli olduğunu belirten İSG uzmanı Dr. Nuri Bingöl, “Deprem anını panik yapmadan atlatmak ya da daha az paniğe kapılmak için deprem tatbikatları çok önemlidir.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl Türkiye çapında yapılan tatbikat gibi, daha birçok denemenin gerek ülke bazında gerek kurum bazında gerekse de aile içinde yapılması deprem anındaki soğukkanlı davranışları sağlayacak ve yapmamız gereken hareketleri otomatik hale getirerek depremden en için önemli bir etken oluşturacaktır.” dedi.</p>
<p><strong>Dayanıklı eşyalar yanında “Çök-Kapan-Tutun” hareketi yapılmalı </strong></p>
<p>Tatbikatlarda yapılan “çök &#8211; kapan &#8211; tutun” hareketlerinin de önemini bir kez daha vurgulayan Dr. Nuri Bingöl, “Daha önemlisi ise nerede çöküp kapanarak tutunacağımızdır. Bunun için de hayat üçgeni dediğimiz boşlukların oluşabileceği dayanıklı büyük eşyaların yanını tercih etmek gerekmektedir. Çamaşır veya bulaşık makinaları bunun için uygun dayanıklı eşya olabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hayat üçgeni oluşturacak eşyalar önemli!</strong></p>
<p>Çocukların uyuduğu odalarda alınması gereken önlemlere de değinen İSG uzmanı Dr. Nuri Bingöl, “Bu önlemlerin tamamı çocukların bulunduğu odalarda daha hassas şekilde uygulanmalıdır. Mümkün olduğunca bu odalarda hayat üçgeni oluşturabilecek sağlam büyük eşyaların da duvara sabitlenerek bulundurulmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p>Çocuklarımıza da sürekli eğitimler ve denemelerle deprem anında ne yapmaları gerektiği konusunda davranış değişikliği ve bilinç oluşturulmalıdır.” tavsiyesinde bulundu.</p>
<p><strong>Delici, kesici aletler kapalı yerlerde olmalı</strong></p>
<p>İSG uzmanı Dr. Nuri Bingöl, kesici ve delici aletleri de sadece deprem anındaki zararı önlemek için değil genel kapsamda yaralanmaların önüne geçebilmek için kapalı çekmecelerde tutmanın yine deprem anında da güvenli davranış olarak ortaya çıktığını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-aninda-en-cok-panik-ve-korku-zarar-veriyor-349146">Deprem anında en çok panik ve korku zarar veriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
