<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>oysa | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/oysa/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/oysa</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Aug 2025 08:03:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>oysa | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/oysa</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Boy kısalığı genetik yapıya bağlanabiliyor, oysa!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/boy-kisaligi-genetik-yapiya-baglanabiliyor-oysa-564656</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 08:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağlanabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[boy]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[kısalığı]]></category>
		<category><![CDATA[oysa]]></category>
		<category><![CDATA[yapıya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=564656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme, fast-food tüketimin artması, fazla kilo, uzun ekran süresi ve hareketsizlik derken hormon dengesinin bozulması tiroit hastalıklarının çocuklarda da yaygınlaşmasına  neden oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boy-kisaligi-genetik-yapiya-baglanabiliyor-oysa-564656">Boy kısalığı genetik yapıya bağlanabiliyor, oysa!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme, fast-food tüketimin artması, fazla kilo, uzun ekran süresi ve hareketsizlik derken hormon dengesinin bozulması tiroit hastalıklarının çocuklarda da yaygınlaşmasına  neden oluyor. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Gülcan Seymen</strong> “Son yıllarda özellikle otoimmün tiroit hastalıklarında, ergenlik öncesi ve ergenlik dönemindeki çocuklarda belirgin bir artış gözlenmektedir. Hastalık çoğu zaman sinsi ilerlediği ve belirtileri sıklıkla stres, ergenlik ya da beslenme bozukluğu gibi başka nedenlere yorulabildiği için geç tanı alabilmektedir. Bu nedenle basit bir kan testi ile tiroit fonksiyonları mutlaka değerlendirilmelidir” diyor.</p>
<p>Tiroit hormonlarının çocuklarda büyüme, kemik ve zeka gelişimi, enerji üretimi, vücut ısısı, sindirim sistemi hareketliliği ve ruhsal denge gibi pek çok yaşamsal fonksiyonu düzenlediğini vurgulayan Dr. Seymen “Tiroit hormon yetersizliği tedavi edilmezse büyüme ve gelişim geriliği, dikkat eksikliği, kilo alımı ve depresyon gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde fark edilmezse, zeka gelişimi kalıcı olarak etkilenebilir. Oysa erken tanı konulan tiroit hastalıkları kolaylıkla tedavi edilebilir ve çocuğun gelişimi normale dönebilir” diye konuşuyor.</p>
<p>Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Gülcan Seymen, sinsice ilerleyen tiroit hastalıklarının çocuklarda gözden kaçan 6 önemli belirtisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>Boy uzamasında yavaşlama</strong></li>
</ul>
<p>Tiroit hormonları, kemik gelişimi ve büyüme plakları üzerinde doğrudan etkilidir. Bu nedenle tiroit bezinin az çalıştığı durumlarda çocuğun boy uzaması belirgin şekilde yavaşlar. Aileler çoğu zaman bunu geç büyüme ya da genetik yapıya bağlayabilir. Ancak özellikle son 6 ayda boy artışı yoksa veya büyüme eğrilerinde sapma varsa, mutlaka tiroit fonksiyonları değerlendirilmelidir. Geciken tanılar, kalıcı boy kısalığı riskini artırabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Sürekli halsizlik ve uykuya meyilli olma</strong></li>
</ul>
<p>Hipotiroidi (tiroit hormonunun normalden az üretilmesi) durumunda enerji üretimi yavaşladığı için çocuk kendini sürekli yorgun, bitkin ve isteksiz hisseder. Sabahları uyanmakta zorlanabilir, okulda uykulu olur, gün içinde aktivitelere ilgisi azalır. Bu yorgunluk fiziksel hareketlilik sonrası değil, genellikle dinlenmeye rağmen geçmeyen bir tükenmişlik halidir. Aileler bazen bunu tembellik ya da büyüme yorgunluğu sanabilir ancak altında hormonal bir neden olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Uzun süreli kabızlık </strong></li>
</ul>
<p>Tiroit hormonları bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Tiroit bezinin yavaş çalıştığı çocuklarda bağırsak hareketleri de yavaşlar ve buna bağlı olarak kabızlık gelişir. Çocuk yeterli lif almasına, su içmesine ve aktif olmasına rağmen dışkılamada zorlanıyorsa, hipotiroidi akla gelmelidir. Bu belirti çoğu zaman sadece beslenme alışkanlığına bağlanır ve tiroit değerlendirmesi yapılmaz. Oysa bu, tanıda değerli bir ipucu olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Dikkat eksikliği ve okul başarısında düşüş</strong></li>
</ul>
<p>Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Gülcan Seymen “Tiroit hormonları sinir sisteminin sağlıklı çalışmasında kritik öneme sahiptir. Hormon dengesizliği olduğunda çocukta dikkat dağınıklığı, unutkanlık, konsantrasyon zayıflığı ve öğrenme güçlüğü gelişebilir. Bu durum ders başarısının düşmesine yol açabilir ve çoğu zaman dikkat eksikliği sendromuyla karıştırılabilir. Okul başarısında ani düşüş yaşayan çocuklarda tiroit fonksiyon testlerinin yapılması önemlidir” diyor.</p>
<ul>
<li><strong>Kilo alımı ve zayıflama</strong></li>
</ul>
<p>Tiroit hormonları metabolik hızı belirler. Hipotiroidide metabolizma yavaşladığı için çocuk çok fazla yemese bile kilo alabilir. Buna karşılık hipertiroidide metabolizma hızlandığı için iştah açık olmasına rağmen kilo verilebilir. Bu tür ani ve açıklanamayan kilo değişimleri aileler tarafından genellikle büyüme süreci ya da iştah değişikliği olarak değerlendirilir. Oysa tiroit kaynaklı metabolik bozuklukların da önemli bir göstergesidir.</p>
<ul>
<li><strong>Üşüme, ciltte kuruluk ve saç dökülmesi </strong></li>
</ul>
<p>Dr. Gülcan Seymen “Tiroit hormonlarının yetersizliği vücut ısısını düşürür. Bu durumda çocuklar özellikle ellerinden ve ayaklarından üşür, ortam sıcak olsa bile soğuk hissettiklerini ifade ederler. Aynı zamanda ciltte kuruluk, solgunluk ve çatlama; saçlarda ise kuruma, matlaşma ve dökülme görülebilir. Tırnaklarda da kırılma sık olabilir. Bu tür fiziksel değişiklikler, bazen ilk göze çarpan belirtiler arasında yer alır ve tiroit bozukluğunun önemli ipuçlarını verir” diyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/boy-kisaligi-genetik-yapiya-baglanabiliyor-oysa-564656">Boy kısalığı genetik yapıya bağlanabiliyor, oysa!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigaradan daha az zararlı sanılıyor, oysa!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sigaradan-daha-az-zararli-saniliyor-oysa-393028</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 08:10:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[oysa]]></category>
		<category><![CDATA[sanılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sigaradan]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393028</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elektronik sigaralar son yıllarda ‘daha az zararlı’ olduğu düşüncesiyle özellikle sigarayı bırakmak isteyen kişilerde yaygın olarak kullanılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigaradan-daha-az-zararli-saniliyor-oysa-393028">Sigaradan daha az zararlı sanılıyor, oysa!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elektronik sigaralar son yıllarda ‘daha az zararlı’ olduğu düşüncesiyle özellikle sigarayı bırakmak isteyen kişilerde yaygın olarak kullanılıyor. Ancak yapılan çalışmalar elektronik sigaraların hiç masum olmadığını ortaya koyuyor! Zira, içeriğinde yer alan zararlı kimyasallar akciğerlerde ölümcül hasara ve damarların yapısını bozarak kalp krizi ile inme riskine zemin hazırlayabiliyor!</p>
<p>Sigara, günümüzde insan hayatını tehdit eden en önemli etkenlerden biri. Dünyada her yıl 5 milyon, ülkemizde de 100 binden fazla kişi sigaranın yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybediyor. Son yıllarda pek çok kişi sigarayı bırakmak yerine daha az zararlı olduğunu düşündüğü elektronik sigaraya yöneliyor. Ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine elektronik sigaralar da sağlığımız üzerinde büyük bir tehdit oluşturuyor. Başlangıçta zararsız oldukları düşünülen elektronik sigaraların normal sigaralar gibi bağımlılık yaptıkları ve binlerce zararlı kimyasallar içerdiği ortaya kondu. Üstelik hiç sigara içmeyen gençler veya yetişkinler de zararlı olmadığı düşüncesiyle elektronik sigaraya başlayabiliyorlar. Öyle ki bu tür ürünleri kullanan her üç kişiden biri hayatlarında hiç sigara kullanmamış kişilerden oluşuyor.<strong> Acıbadem International Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu</strong>,<strong> </strong>hayatımızı tehdit eden sağlık sorunlarına yol açması nedeniyle<strong> </strong>elektronik sigara kullanımından kaçınılması gerektiğine dikkat çekerek, “Elektronik sigaralar yaklaşık son on yılda hayatımıza girdi. Zararlı etkilerini daha yeni yeni görmeye başladık. Yıllar geçtikçe zararlarını daha çok tespit edebileceğimizi düşünüyorum.” diyor. </p>
<p><strong>Geleneksel sigara gibi bağımlılık yapıyor!</strong></p>
<p>Elektronik sigaralar, geleneksel sigaralar gibi nikotin içermeleri nedeniyle bağımlılık yapma etkisine sahip. İlk ve ikinci jenerasyon elektronik sigaralar nikotin verme sistemleri yeterli olmadığı için düşük nikotin içeriyordu. Ancak üçüncü jenerasyon ürünler geniş hazneye sahip olması nedeniyle fazla oranda nikotin içermeye başladı. Bunların yanı sıra tek kullanımlık aromatik ürünleri de kapsayan dördüncü jenerasyon ürünler oldukça küçük olmaları sebebiyle yapımlarında kaynak olarak nikotin tuzları yer alıyor. Bu ürünlerin yüksek konsantrasyonda nikotin içermeleri kişilerin bağımlı hale gelmelerine neden oluyor. </p>
<p><strong>Binlerce zararlı madde içeriyor!</strong></p>
<p>Elektronik sigaranın konvansiyonel sigaradan daha az zararlı olduğuna dair bir bulgu olmamasına rağmen toplumda böyle bir algı var. Oysa sigaranın içeriğindeki zararlı maddelerin birçoğu elektronik sigara ürünlerinde de mevcut. Bu zararlı kimyasalların normal sigaradakiler kadar zararlı olduğu yapılan çalışmalarla ortaya kondu. Elektronik sigarada yer alan likid buharlaştığı zaman içeriğinde yer alan gliserol, propilen, glikol, aseton, kadmiyum, silikon, bakır, nikel ve kurşun gibi binlerce zararlı kimyasal maddenin akciğerlere ulaşmasına yol açıyor. Üstelik elektronik sigara daha fazla buhar oluşturduğu için kirletici unsurlar pasif sigara dumanına maruz kalan kişilerde alt solunum yollarını daha fazla etkileyebiliyor. </p>
<p><strong>Akciğerde ölümcül hasar oluşturabiliyor! </strong></p>
<p>Elektronik sigaranın günümüzde bilinen en önemli zararı, akut akciğer hasarına yol açarak hayatı tehdit edebilmesi. Bazı kişilerde, elektronik sigaranın akciğerde hava keseciklerini koruyan makrofajların işleyişini bozarak neden olduğu hasar sonucunda her iki akciğerde yaygın, ufak ve beyaz lekeler oluşuyor. Bu beyaz lekelerin patlamış mısıra benzemesi nedeniyle toplumda ‘akciğerde patlamış mısır hastalığı’ olarak adlandırılan akut akciğer hasarı, nefes darlığı ile öksürme, çok daha önemlisi hızla ilerleyen bir solunum yetmezliğiyle sonuçlanabiliyor. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu</strong>, “Bu tabloda elektronik sigara kullanan hastaların bir kısmı uzun süre yoğun bakım ünitelerinde tedavi olmak zorunda kalırken, bir kısmı ise maalesef hayatını kaybediyor” uyarısında bulunuyor. Bunların yanı sıra bazı ülkelerde yapılan araştırmalarda, elektronik sigara kullanan ortaokul ve lise çağı öğrencilerinde de öksürük, balgam ve nefes darlığı gibi şikayetlerin arttığı tespit edildi. </p>
<p><strong>Kalp krizi ve inme riskini artırıyor </strong></p>
<p>Elektronik sigara aynı zamanda damarlar üzerinde de tahribat oluşturabiliyor. Yapılan çalışmalarda, elektronik sigaranın damar yapısını bozduğu ve önemli bir oranda pıhtı oluşumuna yol açtığı gösterildi. Bu tablo da felç veya kalp krizi gibi hayatı tehdit eden ciddi sorunlara zemin hazırlayabiliyor. </p>
<p><strong>Kısırlığa neden olabiliyor! </strong></p>
<p>Elektronik sigara kullanımı doğal yoldan hamile kalmayı da zorlaştırabiliyor. Öyle ki içerisinde yer alan kimyasal maddeler kadınlarda yumurta gelişimini olumsuz etkileyebiliyor ve embriyonun rahime tutunmasını önleyebiliyor. Yapılan çalışmalarda, elektronik sigaranın erkeklerde testosteron seviyelerini azaltırken, sperm sayısı ve kalitesini de düşürdüğü tespit edilmiş. </p>
<p><strong>Bebekte gelişim bozuklukları görülebiliyor</strong></p>
<p>Sigaranın yanı sıra elektronik sigaranın da hamilelik süresince kesinlikle kullanılmaması gerekiyor. Zira erken doğum, düşük, düşük doğum ağırlığı ve bebekte fiziksel-zihinsel gelişim bozuklukları gibi anne adayının sigara içmesi nedeniyle görülen tüm olumsuzlukların elektronik sigarayla da oluşabileceği düşünülüyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sigaradan-daha-az-zararli-saniliyor-oysa-393028">Sigaradan daha az zararlı sanılıyor, oysa!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
