<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ötesinde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/otesinde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/otesinde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Jan 2026 20:20:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ötesinde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/otesinde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Hayat Emeklilik, “Devlet Katkısının Ötesinde BES” Raporunu Yayımladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-hayat-emeklilik-devlet-katkisinin-otesinde-bes-raporunu-yayimladi-605866</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 20:20:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[fon]]></category>
		<category><![CDATA[getiri]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[katkısının]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605866</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü, “Devlet Katkısının Ötesinde BES” raporunda BES’in piyasadaki reel getiri üretme kapasitesini ve BES fonlarının performansını değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-hayat-emeklilik-devlet-katkisinin-otesinde-bes-raporunu-yayimladi-605866">Türkiye Hayat Emeklilik, “Devlet Katkısının Ötesinde BES” Raporunu Yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü tarafından hazırlanan “<strong>Devlet Katkısının Ötesinde BES</strong>” raporunda BES fonlarının performansı ve yüzde 20 devlet katkısının hâlâ piyasadaki en yüksek &#8220;<strong>risksiz başlangıç getirisi</strong>&#8220;ni sunduğu, kapsamlı bir çerçevede analiz edildi. </p>
<p><strong>BES kararında, enflasyona karşı korunma ihtiyacı öne çıkıyor</strong></p>
<p>Son 12 yıllık verilerle yapılan araştırma sonucunda elde edilen temel bulgulara göre katılımcıların BES kararında, devlet teşviğine kıyasla ekonomik konjonktürün ve piyasa koşullarının daha etkili olduğu ortaya konuyor. Buna göre katılımcılar, devlet katkısı oranındaki değişimlerden bağımsız olarak, sisteme öncelikli olarak &#8220;varlıklarını enflasyona karşı koruma&#8221; ve &#8220;ekstra getiri&#8221; ihtiyacıyla yaklaşıyor.</p>
<p>Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü’nün incelediği fon performanslarının son 10 yıllık periyodunda, BES fonlarının istikrarlı bir şekilde enflasyonun üzerinde performans sergileyerek katılımcısına “reel getiri” sunmayı başardığı görülüyor. BES’in, katılımcısına “yüzde 20 getiri” sunarak, dünyanın en yüksek “başlangıç getirisini” sağlayan finansal ürünlerinden biri olma özelliğini koruduğu dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Türkiye, nakit desteği sunan dünyadaki nadir ülkelerden biri</strong></p>
<p>Türkiye’nin uluslararası emeklilik sistemleri içerisinde pozitif ayrıştığını belirten araştırma, Türkiye&#8217;de sunulan yıllık devlet katkısı tavan tutarının, benzer “doğrudan katkı” sistemlerine kıyasla çok daha yüksek olduğuna vurgu yapıyor. OECD ülkelerindeki özel emeklilik teşvik modelleri incelendiğinde, Türkiye ve Yeni Zelanda’nın, BES sistemine vergi avantajları yerine ‘doğrudan nakit desteği’ sunan nadir örneklerden birisi olduğu görülüyor.</p>
<p><strong>BES fonları; enflasyona karşı reel getiri sunabilen birikim aracı</strong></p>
<p>Fon çeşitliliğinin piyasa koşullarına göre esnek portföy yapıları oluşturulmasına imkân tanıdığı belirtilen raporda; riskin dengelenmesinin uzun vadeli ve istikrarlı reel getirileri desteklediği ifade ediliyor. Sadece son bir yıl içinde, devlet katkısı hariç BES fon getirilerinin enflasyonu ikiye katlaması, sistemin reel getiri üretme kapasitesini net bir biçimde kanıtlıyor.</p>
<p><strong>Türkiye Hayat Emeklilik’in fon getirileri sektörün üzerinde</strong></p>
<p>Emeklilik döneminde ek gelir elde etmek ve uzun vadeli birikim yapmak isteyenler için BES, en etkili tasarruf yöntemlerinin başında geliyor. Türkiye Hayat Emeklilik’in fon getirileri de birikimlere sektör ortalamasının üzerinde bir katkı sunuyor.2025 yılında BES’in (OKS dahil) sektör ortalama getirisi yüzde 58 iken, Türkiye Hayat Emeklilik’in fon getirisi yüzde 65 olarak sektörün üzerinde kaydedildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-hayat-emeklilik-devlet-katkisinin-otesinde-bes-raporunu-yayimladi-605866">Türkiye Hayat Emeklilik, “Devlet Katkısının Ötesinde BES” Raporunu Yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Finansal Wellbeing: Rakamların Ötesinde, Finansal Denge, Güven ve Huzurun Yeni Tanımı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/finansal-wellbeing-rakamlarin-otesinde-finansal-denge-guven-ve-huzurun-yeni-tanimi-582189</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 10:21:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[huzurun]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[rakamların]]></category>
		<category><![CDATA[wellbeing]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582189</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik dalgalanmalar, küresel belirsizlikler ve teknolojinin yarattığı hızlı dönüşüm… Günümüz insanı artık salt para kazanmanın ötesinde, huzurlu, güvenli ve sürdürülebilir bir yaşamı nasıl kurabileceğini sorguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finansal-wellbeing-rakamlarin-otesinde-finansal-denge-guven-ve-huzurun-yeni-tanimi-582189">Finansal Wellbeing: Rakamların Ötesinde, Finansal Denge, Güven ve Huzurun Yeni Tanımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik dalgalanmalar, küresel belirsizlikler ve teknolojinin yarattığı hızlı dönüşüm… Günümüz insanı artık salt para kazanmanın ötesinde, huzurlu, güvenli ve sürdürülebilir bir yaşamı nasıl kurabileceğini sorguluyor. Bu noktada, dünyada hızla önem kazanan bir kavram öne çıkıyor: ‘Finansal Wellbeing – Finansal İyi Oluş’.</p>
<p><strong>GG &#038; Trusted Advisors Kurucusu Gamze Gedikoğlu</strong>, ‘finansal wellbeing’ kavramının Türkiye’deki öncü isimlerinden biri. Ona göre bu kavram, yalnızca rakamların değil, yaşamın merkezinde yer alan bir farkındalık halidir:</p>
<p>“Finansal wellbeing, bir varış noktası değil; yaşamın ritmine eşlik eden bir bilinç durumudur. Asıl güç; bilgi, farkındalık ve planlamayı birleştirip parayı, yaşamın kontrolünü kazanmanın aracına dönüştürebilmektir.” — Gamze Gedikoğlu</p>
<p><strong>Kaostan Wellbeing’e Uzanan Yolculuk</strong></p>
<p><u>Finansal kaos</u>, yaşamın kontrolünü başkalarına bırakmanın sonucu olarak ortaya çıkan belirsizlik ve savrulma halidir.</p>
<p><u>Finansal kaçınma</u>, karar vermeyi erteleyerek sorunları görmezden gelen bir tutumu temsil eder.</p>
<p><u>Finansal farkındalık</u>, bireyin para akışını anlamaya ve mali yaşamını sistemli biçimde şekillendirmeye başladığı aşamadır.</p>
<p><u>Finansal istikrar</u>, bütçenin dengelendiği, tasarruf ve yatırım bilincinin yerleştiği güvenli temeldir.</p>
<p><u>Finansal güvenlik</u>, temel ihtiyaçların ve acil durumların karşılanabildiği, finansal gücün ve dayanıklılığın kazanıldığı aşamadır.</p>
<p><u>Finansal bağımsızlık</u>, bireyin kendi yaşam hedefleri doğrultusunda özgürce karar alabildiği bir dönemi ifade eder.</p>
<p><u>Finansal özgürlük</u>, bireyin yaşamı boyunca maddi güvenliğini sağlamış olması ve kendi değerleri ile hedefleri doğrultusunda özgürce bir yaşam tasarlayabilmesidir. Bu aşama, para kaygısından bağımsız kararlar alarak zamanını ve kaynaklarını kendisi için anlamlı olana yönlendirebildiği olgun bir finansal denge durumunu ifade eder.</p>
<p>Finansal wellbeing, bireyin finansal anlamda tamamen güven ve huzur hissinde olduğu aşamadır. Yalnızca finansal durumu açısından değil, hayatta duygusal tatmin ve yaşam amacına ulaşmıştır. Bu evrede para, bir amaç değil; değerlerle uyumlu bir yaşamın destekçisidir.</p>
<p><strong>Türkiye İçin Yeni Bir Gündem</strong></p>
<p>Birçok ülke, finansal wellbeing’i kamu politikalarına ve kurumsal programlara entegre etmiş durumda. Türkiye’de ise kavram yeni yeni gündeme geliyor. Gedikoğlu, uluslararası deneyimiyle bireylerin finansal farkındalıklarını artırmayı ve wellbeing yaklaşımını sürdürülebilir bir yaşam stratejisine dönüştürmelerine katkı sağlamayı hedefliyor:</p>
<p>Gedikoğlu’na göre bu noktaya ulaşmanın en sağlam temeli, 2000’li yıllardan itibaren dünyada çok yaygın olarak uygulanan kişiye özel finansal planlama metodolojilerinin bütünsel varlık yönetimi stratejileriyle entegre edilmesidir.</p>
<p>Finansal wellbeing, daha dengeli ve anlamlı bir yaşam için güçlü bir pusuladır ve yaşam doyumunu da etkileyen bütünsel bir olgudur. Objektif göstergelerin yanı sıra bireyin algıları ve psikolojik dayanıklılığı da bu denklemin ayrılmaz parçasıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finansal-wellbeing-rakamlarin-otesinde-finansal-denge-guven-ve-huzurun-yeni-tanimi-582189">Finansal Wellbeing: Rakamların Ötesinde, Finansal Denge, Güven ve Huzurun Yeni Tanımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EY: Siber güvenlik, risklere karşı koruma sağlamanın ötesinde şirketlere değer katıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ey-siber-guvenlik-risklere-karsi-koruma-saglamanin-otesinde-sirketlere-deger-katiyor-553880</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 09:39:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[katıyor]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[risklere]]></category>
		<category><![CDATA[sağlamanın]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=553880</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY tarafından gerçekleştirilen, küresel çapta 19 ülkeden üst düzey yöneticinin ve bilgi güvenliği yöneticilerinin (CISO) görüşlerinin alındığı Küresel Siber Güvenlik 2025 Araştırması'na göre, siber güvenlik fonksiyonları iş dünyasında stratejik bir değer bileşenine dönüşüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-siber-guvenlik-risklere-karsi-koruma-saglamanin-otesinde-sirketlere-deger-katiyor-553880">EY: Siber güvenlik, risklere karşı koruma sağlamanın ötesinde şirketlere değer katıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY tarafından gerçekleştirilen, küresel çapta 19 ülkeden üst düzey yöneticinin ve bilgi güvenliği yöneticilerinin (CISO) görüşlerinin alındığı <strong>Küresel Siber Güvenlik 2025 Araştırması&#8217;na </strong>göre, siber güvenlik fonksiyonları iş dünyasında stratejik bir değer bileşenine dönüşüyor.</p>
<p><strong>Siber güvenlik dahil olduğu stratejik girişimlere değer kazandırıyor</strong></p>
<p>Araştırma, siber güvenliğin yalnızca bilgi teknolojileri içinde sınırlı kalan bir koruma mekanizması olmaktan çıkarak, geniş çaplı dijital dönüşüm; bulut tabanlı BT altyapısına geçiş ve yapay zekânın hızla benimsenmesiyle birlikte şirketlerin büyüme stratejilerinin ayrılmaz bir bileşeni haline geldiğini ortaya koyuyor. Siber güvenlik; özellikle teknoloji adaptasyonu ve inovasyon (%55), marka itibarının güçlendirilmesi (%54), müşteri deneyimi (%48), yeni pazarlara açılım ve ürün geliştirme (%36) gibi alanlarda risklere karşı korunmada şirketlere doğrudan değer kazandırıyor. </p>
<p>Araştırma sonuçları, küresel çapta siber güvenliğin dahil olduğu her kurumsal stratejik girişime %11 ve %20 arasında doğrudan katkı sağladığını ve bu katkının proje başına ortalama 36 milyon ABD doları düzeyinde olduğunu ortaya koyuyor. Siber güvenliğin yatırım geri dönüşü sağlayan bir kaldıraç haline gelmesi, üst düzey yöneticilerin gündeminde bu alana verilen önemi her geçen gün artırıyor. EY’ın son araştırmasına göre, yıllık geliri 20 milyar ABD dolarını aşan şirketlerde ise siber güvenliğin proje başına sağladığı katkı 154 milyon ABD dolarına kadar çıkabiliyor.</p>
<p><strong>CISO’ların karar süreçlerine erken aşamada dahil edildiği şirketler avantaj elde ediyor</strong></p>
<p>Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise bilgi güvenliği yöneticilerinin (CISO’ların) erken aşamada şirketin karar süreçlerine dahil edilmesinin, iş değerini önemli ölçüde artırması olarak öne çıkıyor. Ancak araştırmaya katılan yöneticilerin yalnızca %13’ü, şirket içerisinde stratejik kararların alınmasında CISO’ların sürece erken aşamada dahil edildiğini belirtiyor. Bu durum, siber güvenliğin potansiyelinden henüz tam anlamıyla faydalanılamadığına işaret ediyor.</p>
<p>Araştırmada öne çıkan bir diğer kavramsal ayrım ise gelişmiş siber güvenlik fonksiyonlarına sahip (Secure Creators) olarak tanımlanan şirket grubudur. Bu grup, siber güvenliği iş stratejilerine daha erken entegre eden, yapay zekânın uygulanmasında ve dijital dönüşüm süreçlerinde güvenlik odaklı hareket eden ve müşteri deneyimi başta olmak üzere birçok alanda sürdürülebilir başarıyı yakalayan şirketlerden oluşuyor. Ayrıca bu şirketler, daha düşük bütçelerle yüksek verimlilik elde ederken, aynı zamanda marka güveni ve dış paydaş algısında da belirgin avantajlar sağlıyor.</p>
<p><strong>Siber güvenlik alanında yapay zekâ ile şirketler maliyet tasarrufu elde ediyor</strong></p>
<p>Siber güvenlik alanında yapay zekâ destekli otomasyonun yaygınlaşması süreci bir adım öteye taşıyor. Araştırmaya göre; tehdit algılama ve yanıt verme sürelerini ortalama %28 oranında azaltan bu teknolojiler sayesinde, şirketler küresel çapta yıllık ortalama 1.7 milyon ABD doları maliyet tasarrufu elde ediyor. Elde edilen bu kazanımların büyük bir kısmı ise yeniden inovasyona ve teknoloji yatırımlarına yönlendiriliyor. Bu durum, siber güvenlik fonksiyonlarının bir maliyet merkezi olmanın ötesinde, işin sürdürülebilirliğine katkı sağlayan stratejik iş birimlerine dönüştüğünü gösteriyor.</p>
<p>Günümüzün dijital çağında siber güvenlik, kurumların stratejik öncelikleri arasında ön plana çıkıyor. Geleneksel risk yönetimi anlayışından uzaklaşarak, iş süreçlerinin ve dijital dönüşümün ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Yapay zekâ ve otomasyonun sunduğu avantajlar sayesinde siber güvenlik yatırımları, şirketlerin rekabet gücünü artırırken, operasyonel başarı ve sürdürülebilir büyüme için de güçlü bir temel oluşturuyor.</p>
<p>Sonuç olarak, araştırmada CISO&#8217;ların siber güvenliğin kurum genelinde kilit bir unsur olmasını sağlamak için atabilecekleri üç adım ise şöyle sıralanıyor:</p>
<ol>
<li>CISO’ların çalışma şeklinin, yalnızca kendi fonksiyonları içinde teknik uygulayıcılar olmasının ötesinde organizasyonda siber güvenlik işlevini kurumsal hedeflerle uyumlu hale getirmek için stratejik bir konuma getirilmesi.</li>
<li>Siber güvenlik alanındaki bütçe ihtiyaçlarının ve dağılımın yeniden gözden geçirilmesi.</li>
<li>Yönetim kurulunda güven oluşturmak için yapay zekânın benimsenmesinin kolaylaştırılması.</li>
</ol>
<p><strong>EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı ve Siber Güvenlik Hizmetleri Lideri Ulvi Cemal Bucak, </strong>araştırmayla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: </p>
<p><em>“Günümüz dijital çağında siber güvenlik, artık yalnızca riskleri yöneten bir yapı olmaktan çıkarak, işletmelerin stratejik hedeflerine doğrudan katkı sağlayan, büyüme ve dijital dönüşüm süreçlerinde aktif rol üstlenen kritik bir iş fonksiyonu konumuna geldi. <strong>EY Küresel Siber Güvenlik 2025 Araştırması</strong>’na göre, CISO’ların stratejik karar alma süreçlerine erken aşamada dahil edilmesi ise, siber güvenlik yatırımlarının kurumlara yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda somut finansal değer olarak geri dönmesini mümkün kılıyor. Günümüzün karmaşık risk ortamında, kuruluşlar için kapsamlı ve güvenilir siber güvenlik stratejileri ve operasyonları oluşturmanın öneminin bilinciyle, biz de EY olarak siber güvenlik alanına yönelik yatırımlarımızı ve iş birliklerimizi sürdürüyoruz. Buna örnek olarak, EY ile CrowdStrike arasında kurulan stratejik iş birliğini gösterebiliriz. Bu gibi iş birliklerimizle, teknolojiyi ve danışmanlık profesyonellerimizin gücünü bir araya getirerek, sektöre entegre ve çevik bir siber güvenlik yaklaşımı kazandırmayı hedefliyoruz. Bu alanda sektörde yeni bir standart oluşturan bu iş birliği, kurumların siber risklere karşı daha güçlü ve proaktif adımlar atmasına imkân tanıyor.”</em></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-siber-guvenlik-risklere-karsi-koruma-saglamanin-otesinde-sirketlere-deger-katiyor-553880">EY: Siber güvenlik, risklere karşı koruma sağlamanın ötesinde şirketlere değer katıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnceliğin Ötesinde bir İnovasyon: Galaxy S25 Edge…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inceligin-otesinde-bir-inovasyon-galaxy-s25-edge-527248</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 May 2025 07:25:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[edge]]></category>
		<category><![CDATA[galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[inceliğin]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[s25]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=527248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mobil AI'ın gelişi akıllı telefonların çıtasını yükseltirken, performans ve yenilikten ödün vermeden daha taşınabilir ve hafif cihaz beklentimiz de arttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inceligin-otesinde-bir-inovasyon-galaxy-s25-edge-527248">İnceliğin Ötesinde bir İnovasyon: Galaxy S25 Edge…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mobil AI&#8217;ın gelişi akıllı telefonların çıtasını yükseltirken, performans ve yenilikten ödün vermeden daha taşınabilir ve hafif cihaz beklentimiz de arttı.</p>
<p>Samsung Electronics olarak kullanıcılarımızın değişen ihtiyaçlarına yanıt vermek için mobil teknolojinin sınırlarını zorlayarak yeni imkânlar yaratıyoruz. Galaxy S serisinin en son üyesi S25 Edge hem güçlü bir yapay zekâ arkadaşı hem de tasarımla amiral gemisi seviyesinde performansı birleştiren bir mühendislik harikası…</p>
<p>Galaxy S25 Edge, ince formuna rağmen sunduğu üst düzey kamera deneyimi ve yaratıcılığınızı zorlayacak performansı ile ince bir akıllı telefondan çok daha fazlası…</p>
<p>13 Mayıs&#8217;ta çevrimiçi düzenlenecek etkinlikle Galaxy&#8217;nin bir sonraki evrimini tanıtacağız. Galaxy mühendislerinin, bir akıllı telefondan beklediğiniz her şeyi inovasyon ve Samsung vizyonu üzerine nasıl inşa ettiklerini keşfetmek için Samsung.com adresinde saat 03.00’te canlı yayına katılabilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inceligin-otesinde-bir-inovasyon-galaxy-s25-edge-527248">İnceliğin Ötesinde bir İnovasyon: Galaxy S25 Edge…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevilen Yapım Cennetin Ötesinde, İkinci Sezonuyla Geri Dönüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sevilen-yapim-cennetin-otesinde-ikinci-sezonuyla-geri-donuyor-448911</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 10:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[cennetin]]></category>
		<category><![CDATA[dönüyor]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sevilen]]></category>
		<category><![CDATA[sezonuyla]]></category>
		<category><![CDATA[yapım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448911</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yürek ısıtan ilişkileri, bitmek bilmeyen suç vakaları ve sevimli sakinleriyle BBC First yapımı Cennetin Ötesinde, ikinci sezonuyla 22 Nisan Pazartesi günü saat 21.00’de başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevilen-yapim-cennetin-otesinde-ikinci-sezonuyla-geri-donuyor-448911">Sevilen Yapım Cennetin Ötesinde, İkinci Sezonuyla Geri Dönüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Yürek ısıtan ilişkileri, bitmek bilmeyen suç vakaları ve sevimli sakinleriyle BBC First yapımı Cennetin Ötesinde, ikinci sezonuyla 22 Nisan Pazartesi günü saat 21.00’de başlıyor. </span></strong></p>
<p><span>İlk sezonuyla özellikle Birleşik Krallık’ta büyük ses getiren BBC First yapımı “Cennetin Ötesinde”, yepyeni ikinci sezonu ve Shipton Abbott’un çok sevilen sakinleriyle ekranlara geri dönüyor. Şehrin stresinden uzakta, Devonshire kıyısındaki şahane güzellikteki kasaba olan Shipton Abbott, her bölüm şaşırtıcı yeni bir suçla Dedektif Humphrey Goodman ve ekibine macera sunmaya devam ediyor. Ekip, buharlı trende gerçekleşen bir ölüm ve bir öğretmenin kaybolması gibi çeşitli aksiyon dolu olaylarla ilgileniyor. Bir de üstüne Polis Merkezi&#8217;nin yerel istasyon binasını kapatma tehdidi de varken vakaları çözümlemek daha kritik bir önem taşıyor. </span></p>
<p><span>Vakaların durmak bilmediği Shipton Abbott’ta yürek ısıtan ilişki hikayeleri de devam ediyor. Çekişmeli romantik hayatlarında kendilerine yeni bir sayfa açmak isteyen Humphrey ve Martha çifti, aile kurma yolculuğunda evlat edinme fikrini düşünürken Martha’nın annesi Anne, kendini flört dünyasına atıyor. Esther’ın kızı Zoe’nin iyi niyetli bir jesti uzun süredir saklanan bir sırrı ortaya çıkarmakla tehdit ediyor. </span></p>
<p><span>Sevilen yapım “Cennetin Ötesinde” (Beyond Paradise), 22 Nisan Pazartesi günü saat 21.00’de BBC First ekranlarına geliyor. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevilen-yapim-cennetin-otesinde-ikinci-sezonuyla-geri-donuyor-448911">Sevilen Yapım Cennetin Ötesinde, İkinci Sezonuyla Geri Dönüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump Art Gallery&#8217;de Mart sergisi: &#8216;Zamanın Ötesinde Kadın: Köklerden Zirveye&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/trump-art-galleryde-mart-sergisi-zamanin-otesinde-kadin-koklerden-zirveye-445723</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 21:02:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[art]]></category>
		<category><![CDATA[galleryde]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[köklerden]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[trump]]></category>
		<category><![CDATA[zamanın]]></category>
		<category><![CDATA[zirveye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trump Art Gallery, Mart ayı boyunca beş sanatçının ortak sergisine ev sahipliği yapıyor. ‘Zamanın Ötesinde Kadın: Köklerden Zirveye’ adlı karma sergide beş sanatçı bir araya geliyor; kadının çok yönlü kimliğini, sanatın evrensel dili aracılığıyla anlatmayı amaçlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trump-art-galleryde-mart-sergisi-zamanin-otesinde-kadin-koklerden-zirveye-445723">Trump Art Gallery&#8217;de Mart sergisi: &#8216;Zamanın Ötesinde Kadın: Köklerden Zirveye&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Trump Art Gallery, Mart ayı boyunca beş sanatçının ortak sergisine ev sahipliği yapıyor</strong>. <strong>‘Zamanın Ötesinde Kadın: Köklerden Zirveye’ adlı karma sergide beş sanatçı bir araya geliyor; kadının çok yönlü kimliğini, sanatın evrensel dili aracılığıyla anlatmayı amaçlıyor.</strong></em></p>
<p>Trump Art Gallery, Mart ayında karma bir sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor. <strong>‘Zamanın Ötesinde Kadın: Köklerden Zirveye’</strong> sergisinde buluşan sanatçılar;<em><strong> </strong></em>kadının çok yönlü kimliğini, sanatın evrensel dili aracılığıyla anlatmayı amaçlıyor.</p>
<p>Sergide; <strong>Ayla Aksoyoğlu, Bahar Bilici Öztürk, Rukiye Epli Dede, Tolou Zabihi ve Ümmühan Tunçtürk </strong>adlı sanatçıların eserleri yer alıyor. </p>
<p>Dünden bugüne, toplumların temel taşı olan kadının, yalnızca yaşamın sürekliliğini sağlamakla kalmayıp aynı zamanda medeniyetlerin şekillenmesinde ve kültürlerin zenginleşmesinde de kilit rol oynadığını belirten sanatçılar sergide; toplumların ve kültürlerin dönüşümünde kadının oynadığı rolü, onun sezgileri, yaratıcılığı ve duygusallığı ile birlikte, güçlü, cesur ve koruyucu yönlerini de vurguluyorlar. </p>
<p>“Kadın, her dönemde ve her kültürde, doğanın yeniden doğuşunu, toplumların gelişimini ve aile yapısının temel taşını simgelemektedir” diyen sanatçıların her bir eseri; kadının yaşamımızdaki derin izlerini, güçlü ve ilham verici hikayelerini ve toplumlar üzerindeki dönüştürücü etkisini yansıtıyor. </p>
<p>Küratörlüğünü <strong>Kenan Bahadır Derre</strong>’nin üstlendiği sergi, <strong>31 Mart’a kadar Trump Alışveriş Merkezi B2 katında bulunan Trump Art Gallery’</strong>de ziyaret edilebilir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/trump-art-galleryde-mart-sergisi-zamanin-otesinde-kadin-koklerden-zirveye-445723">Trump Art Gallery&#8217;de Mart sergisi: &#8216;Zamanın Ötesinde Kadın: Köklerden Zirveye&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nissan İçin Motor Sporunun Ötesinde Bir Tutku: Formula E</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nissan-icin-motor-sporunun-otesinde-bir-tutku-formula-e-444109</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:12:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[formula]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[nissan]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sporunun]]></category>
		<category><![CDATA[tutku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nissan, en son teknoloji, sürdürülebilirlik ve heyecan verici rekabetin heyecan verici bir birleşimi olan Formula E'nin bir motor sporundan daha fazlası olduğuna inanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nissan-icin-motor-sporunun-otesinde-bir-tutku-formula-e-444109">Nissan İçin Motor Sporunun Ötesinde Bir Tutku: Formula E</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nissan, en son teknoloji, sürdürülebilirlik ve heyecan verici rekabetin heyecan verici bir birleşimi olan Formula E&#8217;nin bir motor sporundan daha fazlası olduğuna inanıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bu spor Nissan için daha yeşil ve daha akıllı bir geleceğe doğru derin bir değişimi temsil ediyor. </strong></p>
<p><strong>Nissan, Formula E&#8217;yi yarış kazanmanın ötesinde, elektrifikasyon alanındaki onlarca yıllık uzmanlığını paylaşmak ve sürdürülebilirlik taahhüdünü pekiştirmek için ideal bir platform olarak görüyor.</strong></p>
<p><em><strong>Nissan: Japonya&#8217;nın Formula E&#8217;deki tek otomobil üreticisi</strong></em></p>
<p>En son elektrikli araç teknolojisini küresel bir izleyici kitlesi önünde sergilemeye kararlı olan Nissan, ilk yarışına, ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası&#8217;nın 5. Sezonunda (2018/2019) çıktı. Nissan, bu seriye katılan ilk ve tek Japon üretici oldu. Nissan müşterilerinin yaptığı 16 milyar kilometreden elde edilen veriler ve içgörüler, Nissan’ın yarış teknolojisi tasarımında önemli bir rol oynadı. Bu arada, yarış pistinde öğrenilen dersler, Nissan’ın yeni nesil yolda giden elektrikli araçlarını şekillendirmeye yardımcı oluyor.</p>
<p><em><strong>Yarış Otomobili: Formula E Gen3</strong></em></p>
<p>Nissan’ın Formula E&#8217;de yarıştığı Gen3 yarış araçları arkadan itişli ancak ön tarafta rejenerasyon için bir motora da sahip. Formula-E’de bir yarışta kullanılan enerjinin en az %40&#8217;ı rejeneratif frenleme ile sağlanıyor ve bu da Gen3&#8217;leri dünyanın en verimli yarış arabaları yapıyor. Gen2 seleflerine göre, yeni nesil Gen3 yarış otomobilleri %40 daha fazla güç üretiyorlar ve 350 kW maksimum güce ve 322 km/saat azami hıza ulaşabiliyorlar. Ayrıca Gen2 araçlardan daha hafif ve daha küçük olmaları sayesinde tekerlekten tekerleğe daha hızlı ve çevik bir yarış imkanı sunuyorlar.</p>
<p><em><strong>Çevre: Daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yarış</strong></em></p>
<p>Formula E, dünyanın tek tamamen elektrikli tek koltuklu FIA Dünya Şampiyonası ve net sıfır karbon ayak izi ile sertifikalandırılan ilk küresel spor. Nissan ve diğer katılımcılar, sıfır emisyon çözümlerine ve sürdürülebilir uygulamalara bağlılıkları sayesinde yenilikçi ve heyecan verici sürüş deneyimleri sunuyor.</p>
<p><em><strong>Yarış: Hepsi bir günde</strong></em></p>
<p>Formula E yarışları hızlı formatlarıyla ünlü0. Yarışma geçici sokak pistlerinde gerçekleştiriliyor ve antrenman, sıralama ve yarışların hepsi aynı gün yapılıyor. Hata payı çok az olduğu için, teknolojik hüner, hazırlık ve sürüş becerisi başarının ana anahtarları. Isınma turlarının ardından pole pozisyonu için eleme usulü, heyecan verici bir sıralamaya gidiliyor. İlk etapta herkese 220 kw dolu batarya hakkı tanınıyor. Sonrasında Takımlar ve pilotlar ikiye ayrılıyor. A grubu ve B grubu. Eşleşmeler sezon içerisindeki duruma göre belirleniyor. Yarı final etabından sonra ise 250kw dolu bataryaya izin veriliyor. Ve pole pozisyonları belirleniyor.  </p>
<p><em><strong>Formula E bir güç oyunu</strong></em></p>
<p>Elektrikli güç aktarma organlarında onlarca yıllık uzmanlığa sahip olan Nissan, yarış EV&#8217;lerinin performansını artırmak için kapsamlı bilgi birikiminden yararlanıyor. Tüm Gen3 Formula E araçları ortak bir batarya kullanıyor ve maksimum 350 kW güce sahip. Formula E&#8217;yi diğer motor sporlarından ayıran şey, stratejik enerji yönetiminin oynadığı roldür. Her sürücü, yarış stratejisi ve güç tahsisine ilişkin saliselik kararların bir karışımıyla pistte ilerler ve sonuçta kazananı belirliyor.</p>
<p><em><strong>Sağır edici gürültü olmadan tüm heyecan</strong></em></p>
<p>Formula E yarışçılarının fütüristik sesi, ortalama bir otomobilinden sadece 10 desibel daha fazla, yaklaşık 80 desibeldir. Bu düşük gürültü seviyesi, Formula E yarışlarının şehir merkezlerine daha yakın yapılmasını ve daha geniş kitleleri çekmesini sağlıyor. Tüm ailenin keyif alabileceği bir etkinlik. Formula E aynı zamanda sürücülerin elektrikli araçların heyecan verici performansı konusunda eğitilmesinde de rol oynuyor. İnsanlar elektrikli araçların sadece pratik, verimli ve çevre için harika değil, aynı zamanda sürüşünün de çok eğlenceli olduğunu giderek daha fazla fark ediyor.</p>
<p><em><strong>Zihinler önemlidir: Beyinden Performansa program</strong></em></p>
<p>Diğer motor sporlarında olduğu gibi Formula E&#8217;de de sürücülerin karar verme, hızlı tepki verme, stres ve yorgunluğa karşı dirençli olma özelliklerine büyük önem veriliyor. Nissan&#8217;ın Beyinden Performansa programı, profesyonel yarış sürücülerinin beyinlerinin benzersiz anatomik özelliklerini belirlemek için en son teknoloji beyin görüntüleme ve analizini kullanıyor. Beyin haritalaması yoluyla, beyinsel performanslarını optimize etmek için özelleştirilmiş bir sürücü eğitim programı hazırlanıyor.</p>
<p><em><strong>Pilotlar: Oliver Rowland ve Sacha Fenestraz</strong></em></p>
<p>Japon kültürünün hayranı olan Sacha Fenestraz, takımla sadece beşinci yarışında Cape Town E-Prix&#8217;sinde pol pozisyonunu ve en hızlı Formula E turunu elde etti. Oliver Rowland, Nissan&#8217;ın Formula E&#8217;ye başladığı yıl olan 2018&#8217;de takıma çaylak olarak katıldı. Rowland, 2020&#8217;de Berlin&#8217;de kazandığı zafer de dahil olmak üzere Nissan ile altı pole pozisyonu ve altı podyum elde etti. İki sürücü strateji konusunda işbirliği yapıyor ve yarışlarda birbirlerinin sınırlarını zorlarken pist dışında da birbirlerini destekliyorlar.</p>
<p><em><strong>Japon mirasını ve daha fazlasını kucaklamak</strong></em></p>
<p>Nissan yarış aracının kiraz çiçeği görünümü hem takımın Japon mirasına hem de elektrikli araç teknolojisinin temsil ettiği cesur yeni başlangıca bir selam niteliğinde. Ancak 10. Sezon için Japonya&#8217;nın ikonik çiçeğini bir kez daha öne çıkarma kararı bir tasarım tercihinin ötesine geçiyor. </p>
<p><em><strong>Tokyo E-Prix: Formula E&#8217;nin Japonya&#8217;daki ilk yarışı</strong></em></p>
<p>Nissan Tokyo E-Prix ile birlikte anavatanına ve köklerine geri dönüyor. Japonya’da yapılacak olan bu ilk Formula E yarışı ile Tokyo Big Sight sergi merkezini çevreleyen sokaklar 30 Mart&#8217;ta tamamen elektrikli motor sporlarındaki en hızlı, en hafif ve teknolojik olarak en gelişmiş araçlara ev sahipliği yapacak. 2,6 km&#8217;lik sokak pistinde 18 zorlu dönüş ve yüksek hızlı düzlükler yer alıyor. 20.000&#8217;e yakın taraftar, Tokyo&#8217;nun göz alıcı silüetinin fonunda aksiyonun ortaya çıkışını izleyecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nissan-icin-motor-sporunun-otesinde-bir-tutku-formula-e-444109">Nissan İçin Motor Sporunun Ötesinde Bir Tutku: Formula E</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zamanın Ötesinde Tasarım Kaşifleri Etkinliği, Sekizinci Yılında ecoLogicStudio&#8217;yu Ağırladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zamanin-otesinde-tasarim-kasifleri-etkinligi-sekizinci-yilinda-ecologicstudioyu-agirladi-413247</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 10:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağırladı]]></category>
		<category><![CDATA[ecologicstudioyu]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[kaşifleri]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sekizinci]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<category><![CDATA[zamanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413247</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit’in Arkitera Mimarlık Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirdiği Zamanın Ötesinde Tasarım Kâşifleri etkinliğinin bu yılki konukları, Londra merkezli mimari ve tasarım inovasyon stüdyosu ecoLogicStudio’nun kurucuları Prof. Dr. Claudia Pasquero ve Dr. Marco Poletto oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zamanin-otesinde-tasarim-kasifleri-etkinligi-sekizinci-yilinda-ecologicstudioyu-agirladi-413247">Zamanın Ötesinde Tasarım Kaşifleri Etkinliği, Sekizinci Yılında ecoLogicStudio&#8217;yu Ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit’in Arkitera Mimarlık Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirdiği Zamanın Ötesinde Tasarım Kâşifleri etkinliğinin bu yılki konukları, Londra merkezli mimari ve tasarım inovasyon stüdyosu ecoLogicStudio’nun kurucuları Prof. Dr. Claudia Pasquero ve Dr. Marco Poletto oldu. Etkinlikte mimarlar, mimarlık öğrencileri ve tasarımcılarla buluşan ikili, “Biodesign in the Age of Artificial Intelligence: Deep Green” başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdi.</strong></p>
<p>Yapılı çevre için biyoteknoloji konusunda uzmanlaşmış Londra merkezli mimari ve tasarım inovasyon stüdyosu olan ecoLogicStudio’nun kurucu ortakları mimar ve küratör <strong>Prof. Dr. Claudia Pasquero</strong> ile mimar ve akademisyen <strong>Dr. Marco Poletto</strong>, <strong>“Zamanın Ötesinde Tasarım Kaşifleri #8”</strong> etkinliği kapsamında Geberit’in davetiyle Türkiye’ye geldi. Etkinlik kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maçka Kampüsü Mustafa Kemal Amfisi’nde mimarlar ve mimarlık öğrencileriyle buluşan ikili, bunun yanı sıra İstanbul ve Ankara’da tasarımcı ve mimarlar ile bir araya geldi. Profesyonel ve akademik kariyerlerini hesaplama teknolojileri ve biyolojinin kesiştiği noktada inşa eden Pasquero ve Poletto, Geberit’in 2023 global teması “Güvenin Rahatlığını Yaşa. Yanındayız” çerçevesinde biyofilik tasarım, karbon nötr, biyoteknoloji, ekoloji ve teknolojinin mimarideki yansımalarını anlatırken bunun yanı sıra iklim değişikliğinin yakın etkilerine   ölçeklenebilir, doğaya dayalı tasarım çözümlerine dair bilgiler de paylaştı. ecoLogicStudio’nun kurucu ortakları, yeni çıkan kitapları ile aynı ismi taşıyan “Biodesign in the Age of Artificial Intelligence: Deep Green” başlıklı konuşmaları kapsamında son teknoloji mavi yeşil master planlama, mimariye uygulanan biyotasarım ve gelecekteki şehirlerin tasarımı için bir araç olarak yapay zeka kullanımı gibi konuları da ele aldı.</p>
<p><strong>“Yaşam alanlarımızın mimari açıdan göz alıcı olmasının yanı sıra ‘güvenin rahatlığı’nı da hissettirmesi gerekiyor.”</strong></p>
<p>Zamanın Ötesinde Tasarım Kaşifleri etkinliğinin açılışında konuşmasını gerçekleştiren <strong>Geberit Türkiye Genel Müdürü Ufuk Algıer</strong>, “Etkinliği düzenlenmeye başladığımız ilk yıldan bu yana, birbirinden farklı gibi görünen fakat bir araya geldiğinde anlamlı bir bütünü oluşturan disiplinlerin mimari alana nasıl değer kattığını; her biri birbirinden kıymetli konuklarımızın eşliğinde hep birlikte izledik, konuştuk ve masaya yatırdık. 2023 global temamızı ‘Güvenin Rahatlığını Yaşa. Yanındayız’ olarak belirleyen Geberit olarak yaşam alanlarımızın mimari açıdan göz alıcı olmasının yanı sıra ‘güvenin rahatlığı’nı da hissettirmesi gerekiyor. Bu bakış açısı da teknolojinin ana odağında olduğu bir tasarım anlayışını öne çıkarıyor. Biz de tam bu noktada ‘TASARIMI FONKSİYONLA BULUŞTURUYORUZ.’ Tüm bunları yaparken de suya yön veren bir marka olmanın sorumluluğu içinde sürdürülebilir bir sıhhi tesisat endüstrisi için dönüşümde de öncü rol oynuyoruz. Yenilikçi, yüksek kaliteli ve dayanıklı sıhhi tesisat ürünlerimiz endüstri, toplum ve çevre üzerinde olumlu bir etkiye sahip oluyor. Geberit olarak inovasyon, üstün tasarım ve ödünsüz kalite anlayışımız çerçevesinde ürünler geliştirdik, geliştirmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, Zamanın Ötesinde Tasarım Kâşifleri’nin 8.’sinde yapılı çevre için biyoteknoloji konusunda uzmanlaşmış Londra merkezli mimari ve tasarım inovasyon stüdyosu ecoLogicStudio’nun kurucu ortakları Claudia Pasquero ve Marco Poletto’yu ağırlamaktan son derece mutluyuz” dedi.</p>
<p><strong>“Sıhhi tesisatlar, gelecekte genişletilmiş kentsel mikrobiyom dediğimiz şeyin de bir parçası haline gelebilir”</strong></p>
<p>ecoLogicStudio’nun kurucu ortakları <strong>mimar </strong>ve<strong> küratör Prof. Dr. Claudia Pasquero</strong> ile <strong>mimar ve akademisyen Dr. Marco Poletto</strong> ise konuşmalarında  kentsel mikrobiyom ve sucul ortamlarla doğrudan bağlantılı süreçlerle ilgilenen sıhhi tasarım ve vitrifiye sektörünün biyofilik tasarımda büyük bir inovasyon potansiyeli taşıdığını söyledi. <strong>Pasquero</strong>: “Biyofilik tasarımın 3D baskı gibi süreçlerle hayata geçirilen yeni formlara ilham verdiğini gördük. Bu formları sıfır atık ve gelişmiş performansa sahip ürünlere dönüştürmek sürecin önemli bir parçası. Bunlar, atık suyun mikroorganizmalar aracılığıyla yerel mikrofiltrasyonunu da içerecek yeni bir konsept yahut yeni bir su veya su üzerinde yaşam fikri yaratmak için sıhhi tasarımın geleceğinde birleşecek iki unsur. ecoLogicStudio&#8217;nun öncü fotobiyoreaktörleri ve evsel fotobiyoreaktörleri, mikroorganizmaların güvenli ve verimli bir şekilde büyümesi için suda yaşayan habitatlar durumunda. Dolayısıyla cam ve diğer 3D baskılı biyo-malzemelerden yapılmış olup gri suyu filtrelemeye yardımcı olurken karbonu yakalayan ve değerli biyokütle yetiştiren yeni sıhhi tesisat ürünlerine evrilmeleri hayallerim arasında,” dedi. </p>
<p><strong>Dr. Poletto: Biyofilik tasarım bu yılın gündem maddesi</strong></p>
<p>Zamanın Ötesinde Tasarım Kaşifleri etkinliğinin uluslararası üne sahip mimar, tasarımcı ve mühendislerin inşa edilmiş mimariyi tartıştığı bir seriyi yeniden başlatmak için heyecan verici bir anı temsil ettiğinin altını çizen <strong>Dr. Poletto</strong>, “Geberit tarafından 8.si düzenlenen bu etkinlik, aslına bakılırsa günümüz konularıyla oldukça ilgili ve bu türe de öncü olan alan biyofilik tasarım bu yılın gündem maddesi. Nitekim geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız pandemi ve son yıllarda daha çok gündem olan küresel sağlık ve iklim değişikliği, biyo-tasarımın önemini bir kez daha ortaya koydu. Dolayısıyla etkinliğin sağlıklı bir toplum ve refahın sürdürülebilirlik ve ekolojik mimariyle eş anlamlı hale geldiğini göz önüne alıp şu anki zamanın geleceği geliştirebileceğimizi değerlendirmek için de iyi bir başlangıç noktası olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulundu. </p>
<p> </p>
<p><strong><u>Geberit Hakkında:</u> </strong>Temelleri 1874 yılında Albert Gebert tarafından atılan Geberit, 1905 yılında ahşap dış kaplamalı ilk rezervuarı çalışır hale getirerek ve 1912 yılında patentini alarak tüm dünyada faaliyet gösteren Geberit Grup, Avrupa’da sıhhi tesisat sektörünün lideri konumundadır. Sıhhi tesisat ve vitrifiye alanlarında, özellikle merkez Avrupa’da hemen hemen tüm ülkelerde sektör lideri olarak varlığını devam ettiren Geberit 4 tanesi denizaşırı ülkelerde olmak üzere 26 üretim tesisine sahiptir. Genel merkezi İsviçre’de, Rapperswil-Jona’da bulunan şirket, yaklaşık 50 ülkede sayıları 12.000&#8217;i bulan çalışanıyla 2022 yılında 3,4 milyar CHF ciro elde etmiştir. Geberit hisseleri SIX Swiss Exchange&#8217;de işlem görmektedir ve 2012 yılından bu yana SMI&#8217;nın (Swiss Market Index) bir parçasıdır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zamanin-otesinde-tasarim-kasifleri-etkinligi-sekizinci-yilinda-ecologicstudioyu-agirladi-413247">Zamanın Ötesinde Tasarım Kaşifleri Etkinliği, Sekizinci Yılında ecoLogicStudio&#8217;yu Ağırladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savaşın etkilediği hayatlar &#8220;Chernivtsi: Zamanın Ötesinde&#8221; sergisinde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/savasin-etkiledigi-hayatlar-chernivtsi-zamanin-otesinde-sergisinde-402255</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Sep 2023 12:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[chernivtsi]]></category>
		<category><![CDATA[etkilediği]]></category>
		<category><![CDATA[hayatlar]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[savaşın]]></category>
		<category><![CDATA[sergisinde]]></category>
		<category><![CDATA[zamanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle değişen hayatları ve şehirleri anlatan "Chernivtsi: Zamanın Ötesinde" sergisi İzmir Sanat'ta açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/savasin-etkiledigi-hayatlar-chernivtsi-zamanin-otesinde-sergisinde-402255">Savaşın etkilediği hayatlar &#8220;Chernivtsi: Zamanın Ötesinde&#8221; sergisinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle değişen hayatları ve şehirleri anlatan &#8220;Chernivtsi: Zamanın Ötesinde&#8221; sergisi İzmir Sanat&#8217;ta açıldı. Yaşanan dramın ve her şeye rağmen devam eden hayatın fotoğraf kareleri ile ölümsüzleştirildiği sergi 7 Eylül&#8217;e kadar gezilebilecek.</p>
<p>Ukrayna-Rusya savaşının yıkıcı etkisi İzmir Sanat&#8217;ta açılan &#8220;Chernivtsi: Zamanın Ötesinde&#8221; sergisiyle anlatıldı. Pozytyv Fotoğraf Kulübü tarafından hazırlanan ve 53 fotoğrafın yer aldığı sergi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Chernivtsi Belediyesi Başkan Yardımcısı Yuriy Lesyuk, Chernivtsi Belediyesi Kültür Danışmanı Inga Keyvan ve çok sayıda davetlinin katıldığı törenle açıldı. Batı Ukrayna’nın en önemli kültür merkezlerinden Chernivtsi&#8217;nde Rusya-Ukrayna savaşı sırasındaki hayatın fotoğraf karelerine yansıdığı sergi duygusal anlar yaşanmasına neden oldu.</p>
<p><strong>Özuslu, “Bu dostluğu kalıcı hale getirmek istiyoruz”</strong></p>
<p>Serginin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu,  bu sergi ile birlikte Chernivtsi’nin zengin tarihini, direnişini ve dayanıklılığını gözler önüne seren farklı objektiflerin yansımasından bir yolculuğa çıktıklarını söyledi. Türkiye ile Ukrayna arasındaki tarihi bağların asıl malzemesinin uluslararası çıkarlar değil asla kopmayacak kültürel benzerlikler ve özdeş duygular olduğunu ifade eden Özuslu, “Bu sergi belki de sırf bu nedenle çok kıymetli. Buraya gelen heyetle, İzmir ve Ukrayna arasındaki bağların daha da güçlendirilmesi için ortak iradeyi konuştuk. Bu dostluğu kalıcı hale getirmek istiyoruz. Ancak dostluğu yaşatacak olan şey protokollerden ziyade bizim kalplerimizdeki sevgidir. Onu da burada görüyoruz. Chernivtsi ve İzmir arasındaki kültürel etkileşimi ve dayanışmayı sürdürmek adına önemli bir adım olan ‘Zamanın Ötesinde’ sergisine katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. İki şehir arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesini temenni ediyorum” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Kültür her zaman insanları birleştiriyor”</strong></p>
<p>Chernivtsi Belediyesi Başkan Yardımcısı Yuriy Lesyuk de İzmir’de olmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Çok güzel bir şehir. Farklı duygular içerisindeyim. Burada genç ve modern insanlar yaşıyor. Yaşla ilgili değil. Özgür insanların yaşadığı bir şehir. Kültür her zaman insanları birleştiriyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Savaşa rağmen Ukraynalılar yaşamaya devam ediyor”</strong></p>
<p>Chernivtsi Belediyesi Kültür Danışmanı Inga Keyvan İzmir’e ilk kez geldiğini ve çok sevdiğini belirterek, “Burada herkes çok sıcakkanlı. Chernivtsi şehrinin bir parçasını burada sergilemekten dolayı çok mutluyuz. Bu sergide yeni ve eski Chernivtsi şehrini göreceksiniz. Bu fotoğraflar bize insanların hayatının nasıl değiştiğini gösteriyor. Savaşa rağmen Ukraynalılar yaşamaya devam ediyor. İnsanlar üretmeye devam ediyor. Durmuyorlar ve durmayacaklar” dedi.</p>
<p>Sergi 7 Eylül Perşembe gününe kadar ziyarete açık olacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/savasin-etkiledigi-hayatlar-chernivtsi-zamanin-otesinde-sergisinde-402255">Savaşın etkilediği hayatlar &#8220;Chernivtsi: Zamanın Ötesinde&#8221; sergisinde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avustralya&#8217;nın yerli tekstil sanatı ve genç yeteneklerin &#8216;Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler&#8217; projesi İstanbul&#8217;da sanatseverlerle buluşuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/avustralyanin-yerli-tekstil-sanati-ve-genc-yeteneklerin-dokuma-eninde-ve-otesinde-giysiler-projesi-istanbulda-sanatseverlerle-bulusuyor-387008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2023 14:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[avustralyanın]]></category>
		<category><![CDATA[buluşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[dokuma]]></category>
		<category><![CDATA[eninde]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[giysiler]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulda]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[sanatseverlerle]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<category><![CDATA[yeteneklerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyadaki yaşamın ilk izlerine ev sahipliği yapan Avustralya’nın göz alıcı yerli tekstil sanat eserlerinden oluşan dünyaca ünlü koleksiyon “Jarrachara: Kuru Mevsim Rüzgârı” ile Türkiye’den genç yeteneklerin tasarımlarından oluşan “Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler” sergisi, İstanbul'da sanatseverlerle buluşuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avustralyanin-yerli-tekstil-sanati-ve-genc-yeteneklerin-dokuma-eninde-ve-otesinde-giysiler-projesi-istanbulda-sanatseverlerle-bulusuyor-387008">Avustralya&#8217;nın yerli tekstil sanatı ve genç yeteneklerin &#8216;Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler&#8217; projesi İstanbul&#8217;da sanatseverlerle buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyadaki yaşamın ilk izlerine ev sahipliği yapan Avustralya’nın göz alıcı yerli tekstil sanat eserlerinden oluşan dünyaca ünlü koleksiyon “Jarrachara: Kuru Mevsim Rüzgârı” ile Türkiye’den genç yeteneklerin tasarımlarından oluşan “Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler” sergisi, İstanbul&#8217;da sanatseverlerle buluşuyor. “Jarrachara: Kuru Mevsim Rüzgârı”, Avustralya&#8217;nın Kuzey Bölgesi&#8217;ndeki Arnhem Land&#8217;de bulunan Bábbarra Kadın Merkezi&#8217;ndeki geleneksel Avustralya halklarının kadın sanatçıları tarafından yapılan şablon baskılı tekstil eserlerinden oluşuyor. Bábbarra Kadın Merkezi&#8217;nden sanatçılar ile İstanbul Bilgi Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencilerini bir araya getiren sergi, “değer”, “koruma” ve “güçlenme” gibi ortak temaların sanatsal anlatımı yoluyla farklı kültürel geçmişleri de bir araya getiriyor.</p>
<p> </p>
<p>21 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü Enerji Müzesi&#8217;nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak olan sergi, Türkiye&#8217;nin ilk Avustralya yerli tekstil sanatı sergisi olma özelliğini taşıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi ve The Woolmark Company’nin ortaklığıyla Türkiye&#8217;deki Avustralya Misyonları tarafından düzenlenen sergi <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü’nde Avustralya Başkonsolosu Tony Huber, İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan ile sanatseverler, akademi ve iş dünyasından önemli isimlerin katılımıyla gerçekleşen özel bir resepsiyonla açıldı. </p>
<p> </p>
<p>Avustralya Başkonsolosu Tony Huber, “Avustralya yerli halkının yaratıcılığı ile Türkiye’den genç öğrencilerin tasarımlarını bir araya getiren bu denli eşsiz bir tekstil sanat sergisini İstanbul’da gerçekleştirmek bizim için büyük bir gurur” dedi.  </p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><strong>Jarrachara: Kuru Mevsim Rüzgârı</strong></p>
<p><em>“</em>Jarrachara: Kuru Mevsim Rüzgârı” sergisi modern araçlarla geçmiş anlatı ve hikâyeleri günümüze ulaştırarak sanatın sınırlarını zorlayan kadınların eserlerinden oluşuyor. Sergi, kadınların derin ve içsel kültürel bilgisini ortaya koyuyor.</p>
<p>“Jarracharra” kelimesi, Avustralya’nın yerli dillerinden biri olan Burarra dilinden geliyor.  Arnhem Bölgesi&#8217;ndeki kurak mevsimin başlangıcında yükselen güçlü soğuk rüzgârı anlamına gelen “Jarracharra” aynı zamanda yerli kabilelerin yıllık bir araya gelme törenlerinin de başlangıcını ifade ediyor. Kelime, aynı zamanda Kuzey Avustralya&#8217;nın Maningrida kentinde bulunan Bábbarra Kadın Merkezi&#8217;nin 35 yılı aşkın bir süredir Arnhem Bölgesi&#8217;ndeki farklı Aborjin kültürlerinden, dillerinden ve hikayelerinden kadınları nasıl bir araya getirdiğine dair bir metafor olarak da kullanılıyor.</p>
<p>Maningrida’da düzenlenen sanat atölyelerinde kadınlar tarafından uzun yıllar boyunca geliştirilen birbirinden zengin tekstil tasarımlarını İstanbul’a taşıyan sergide kumaşların yan yana dizilerek sunulması, çeşitli sanatçıların artık bir aile oldukları Bábbarra&#8217;da bir araya gelmeleri ve birlikte çalışmalarını da sembolize ediyor. </p>
<p><strong>Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler<em> </em></strong></p>
<p>&#8220;Jarrachara: Kuru Mevsim Rüzgârı”na İstanbul Bilgi Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencilerinin çalışmalarından oluşan &#8220;Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler&#8221; sergisi eşlik ediyor.</p>
<p>Avustralya Merino yününü kullanan &#8220;Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler&#8221;, doğal kaynaklar ile üretilen değerli tekstil malzemelerinin israfını önlemek için sıfır-atık ve/veya minimum-atık felsefesiyle farklı modellere kolaylıkla uygulanabilir kalıp tekniklerini bir araya getiriyor. Sergide yer alan tasarımların odağında, çevreye duyarlı teknik ve tasarımların birleşmesi ile giysi üretimine ayrılan zamanı, toprağı, doğal kaynakları, insan emeğini ve enerjiyi korumak ve değerlendirmek gibi önemli değerleri öne çıkaran bir anlayış yer alıyor. </p>
<p>Sergi, sadece Türkiye&#8217;deki genç yeteneklerin omuzlarında yükselen yaratıcı endüstrilere dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda tekstil ve moda endüstrilerinde sıfır atık ve/veya minimum-atık anlayışı ile bütünleşen çevresel çabaların ve bu anlayışa eşlik eden yenilikçi tekniklerin sanat ve tasarımda artan rolünün önemini de gözler önüne seriyor.</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi İrem Arıkan Ekşi, “Avustralya Maningrida bölgesinden yerli kadın sanatçıların tekstil desenleri ‘değer verme, koruma ve güçlendirme’ temalarını yaşamlarının merkezine oturttuklarına işaret ederken bu temalarla döngüsel bir moda endüstrisine katkı sunmayı hedefleyen sergimizin tasarımlarına da esin kaynağı oldu. ‘Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler’ sergimizde öğrencilerimiz modada sürdürülebilirliğin sağlanması için kumaş atığının tasarım kararlarının bir parçası olması gerektiği düşüncesinden yola çıktı. Öğrencilerimiz dokuma tezgâhından çıkan kumaş eninin tamamını veya tamamına yakınını kullanan kalıplarla kumaş atığının azaltılmasını amaçlayan tasarımlar yaptı” dedi.</p>
<p><strong>Döngüsel moda tasarımında yünün rolü</strong></p>
<p>Sıfır-atık anlayışına dayalı kalıp kesim tasarımların ana odağını, dokuma tezgahından çıkan atık kumaşların bir veya daha fazla giyside yeniden değerlendirilmesi oluşturuyor. </p>
<p>Sıfır-atık ve/veya minimum-atık temelli kalıp tasarım tekniği aynı zamanda topraklarımızı ve topluluklarımızı; onlara değer vererek, koruyarak ve aksiyonlarımızla güçlendirici bir etki yaratarak insan gücünü, ekosistemi ve kaynakları tüketen bir endüstriyel düzenden ziyade döngüsel bir endüstriye ulaşmayı hedefliyor.</p>
<p>Tasarımlarda kullanılan Woolmark lisanslı kumaşların yüzde 100 doğal, yenilenebilir, biyolojik olarak parçalanabilen ve geri dönüştürülebilir yün lifinden olması ile yünün büyük miktarlarda karbonu ayırma ve biyolojik çeşitliliği artırma potansiyeline sahip bir materyal olması, yünün döngüsel tasarım ve ekonomi için öneminin altını çiziyor.  </p>
<p>The Woolmark Company&#8217;nin verilerine göre, &#8220;yün uzun zamandır çevresel açıdan olumlu bir seçim olarak kabul ediliyor. Lifin yüzde 100 biyolojik olarak parçalanabilir olması ve koyunlar üzerinde sürekli yetiştirilebilmesi gibi bir dizi doğal faydasının olması onu tamamen yenilenebilir kılmaktadır. &#8221; Ayrıca, şirket &#8220;Pek çok Avustralyalı yün yetiştiricisinin ekoloji, insanlar ve ekonomide biyoçeşitliliği ve esnekliği teşvik etmek için sürdürülebilir uygulamalar kullandıklarını&#8221; ve bunun da Avustralya yününe değişen tekstil ve sanat ekosisteminde özel bir yer verdiğini vurguluyor.</p>
<p>The Woolmark Company Genel Müdürü John Roberts, “Yün, atık ve kirliliği en aza indiren döngüsel bir tekstil üretim modeline uyan en iyi elyaftır. The Woolmark Company olarak ‘Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler’ sergisinde olduğu gibi öğrenci inisiyatiflerinin yanı sıra daha geniş ölçekte markalar ve tedarik zincirleriyle çalışmaktan ve onları yünün doğal ekolojik özellikleri ile döngüsel ekonomi için uygunluğu ve yararları hakkında bilgilendirmeye yardımcı olmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi.</p>
<p><strong>Birlikte değer verme, koruma ve güçlenme</strong></p>
<p>“Jarrachara: Kuru Mevsim Rüzgârı” ve “Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler” koleksiyonlarında yer alan eserleri İstanbullularla buluşturacak olan serginin açılış resepsiyonu aynı zamanda bir bağış etkinliği olarak gerçekleşti. </p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencilerinin tasarladıkları kıyafetler açık artırmaya sunularak satıştan elde edilen gelir 6 Şubat depremlerinden etkilenen kadın ve kız çocuklarına destek olmak amacıyla Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Deprem Fonu&#8217;na bağışlandı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avustralyanin-yerli-tekstil-sanati-ve-genc-yeteneklerin-dokuma-eninde-ve-otesinde-giysiler-projesi-istanbulda-sanatseverlerle-bulusuyor-387008">Avustralya&#8217;nın yerli tekstil sanatı ve genç yeteneklerin &#8216;Dokuma Eninde ve Ötesinde Giysiler&#8217; projesi İstanbul&#8217;da sanatseverlerle buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Bilgi Üniversitesi&#8217;nden &#8216;Sınırların Ötesinde Futbol&#8217; maçı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbul-bilgi-universitesinden-sinirlarin-otesinde-futbol-maci-380605</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jun 2023 09:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[maçı]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sınırların]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=380605</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölümü, 7 ülkede 8 kurumun işbirliğinde yürüttüğü ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen SİNAFE projesi kapsamında“Sınırların Ötesinde Futbol” sloganıyla bir futbol maçı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-bilgi-universitesinden-sinirlarin-otesinde-futbol-maci-380605">İstanbul Bilgi Üniversitesi&#8217;nden &#8216;Sınırların Ötesinde Futbol&#8217; maçı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölümü, 7 ülkede 8 kurumun işbirliğinde yürüttüğü ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen SİNAFE projesi kapsamında“Sınırların Ötesinde Futbol” sloganıyla bir futbol maçı düzenledi. Türkiye Afrika Topluluğu Derneği ortaklığı ile gerçekleşen futbol maçında BİLGİ akademisyenleri, uluslararası katılımcılar, Efendi Lig futbolcuları ve göçmen sporcular yer aldı</strong></p>
<p> </p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölümü, 7 ülkede 8 kurumun işbirliğinde yürütülen ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen SİNAFE (Avrupa’da Afrikalı Futbolcuların Sosyal İçerilmesi) projesi kapsamında “Sınırları Aşmak: Göç ve Spor” başlıklı bir konferans düzenledi. Konferansın ardından Türkiye Afrika Topluluğu Derneği ortaklığında “Sınırların Ötesinde Futbol” sloganıyla bir futbol maçı yapıldı. BİLGİ akademisyenleri, uluslararası katılımcılar, Efendi Lig futbolcuları ve göçmen sporculardan oluşan takımlar İBB Beyoğlu Stadı’nda karşı karşıya geldi.</p>
<p>Mavi takımda yer alan <strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Tunç,</strong> “Sınırları Aşmak: Göç ve Spor konferansı sona erdi, şimdi işin eğlenceli kısmındayız. Burada sporun gücüne şahitlik etmek üzere bulunuyoruz. Futbolun sınırları, etnik kökenleri, cinsiyetleri ve tüm farklılıkları nasıl aştığını izleyeceğiz” dedi.</p>
<p>Yeşil ve mavi takımın karşı karşıya geldiği maçı 5-2 skorla mavi takım kazandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-bilgi-universitesinden-sinirlarin-otesinde-futbol-maci-380605">İstanbul Bilgi Üniversitesi&#8217;nden &#8216;Sınırların Ötesinde Futbol&#8217; maçı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sırrı Süreyya Önder: Tunç Soyer, gücü görünenin çok ötesinde bir başlangıç yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sirri-sureyya-onder-tunc-soyer-gucu-gorunenin-cok-otesinde-bir-baslangic-yapti-358679</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 10:45:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başlangıç]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[görünenin]]></category>
		<category><![CDATA[gücü]]></category>
		<category><![CDATA[önder]]></category>
		<category><![CDATA[ötesinde]]></category>
		<category><![CDATA[sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<category><![CDATA[süreyya]]></category>
		<category><![CDATA[tunç]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358679</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin “Sadakate Davet” temalı altıncı gün oturumlarında konuşan Sırrı Süreyya Önder “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu gerçekten çok nitelikli adımının, bütün ülkeye yayılması gerekiyor. Sayın Tunç Soyer’in etkisi ve gücü görünenin çok ötesinde bir başlangıç yaptığını düşünüyorum” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sirri-sureyya-onder-tunc-soyer-gucu-gorunenin-cok-otesinde-bir-baslangic-yapti-358679">Sırrı Süreyya Önder: Tunç Soyer, gücü görünenin çok ötesinde bir başlangıç yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin “Sadakate Davet” temalı altıncı gün oturumlarında konuşan Sırrı Süreyya Önder “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu gerçekten çok nitelikli adımının, bütün ülkeye yayılması gerekiyor. Sayın Tunç Soyer’in etkisi ve gücü görünenin çok ötesinde bir başlangıç yaptığını düşünüyorum” dedi.</p>
<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin altıncı gününde konuşan yönetmen, senarist ve siyasetçi Sırrı Süreyya Önder, “Sadakat Beklentisi ve Gerçeklik” başlığıyla sunum yaptı. Sırrı Süreyya Önder, “Hayatta gerçeklik haricinde hiçbir şeye sadakat duymuş bir insan değilim. Sadakat kendi başına çok bir şey ifade etmiyor. Başka kavramlarla anılmaya ihtiyacı var, bunların en başta geleni otorite. Otoritenin en muhtaç olduğu olgu sadakattir dersek yanlış yapmış olmayız. Tüm enerjisini bizleri sadakat içinde tutmaya harcar. Resmi ideolojiye, kutsallara, tabulara, babaya, devlete, krala, sınırlara, geleneklere, örf ve adetlere. Böyle uzar gider bu liste. Tarihin başlangıcından beri de böyledir. Hiyerarşinin de en muhtaç olduğu şey sadakattir. Sanattaki temsil biçimlerine de değinmek istiyorum. Tiyatro, film, dizi, sinema, edebiyatta çok gö ;rmüşsünüzdür. Krala, yurduna, ailesine, atına sadakat çok anlatılır. Ama genellikle edebiyat ve sanatta işlenen biçimi aşk ve ilişkiler üzerindendir sadakatin. Orada da sadece kadına giydirilmeye çalışılan bir deli gömleğidir. Erkek bundan sorumlu tutulmaz. Erkek egemen bakış her gün yeniden üretilerek dolaşıma sokuluyor. Sadakat erkeklik ideolojisinin de en çok muhtaç olduğu şeydir ve arsızca her gün üzerinde tepinir. Dolayısıyla sadakat çok matah bir şeye benzemiyor” dedi.</p>
<p><strong>“İzmir halkına, yöneticilerine çok iş düşüyor”</strong><br />Önder ayrıca, “Sadakat sınırlara ihtiyaç duyar, sınırlar çizer. Madem çizilebilen bir şey o halde sınırları silinebilen bir şey olarak da görebiliriz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu gerçekten çok nitelikli adımının, kendi vadisini oluşturma ve o vadiden akma ve bunun yönlendiriciliğinin bütün ülkeye yayılması, giderek bölgesel bir hüviyet kazanması gerekiyor. Çünkü biz içeride düşman ihtiyacı bittiğinde en yakın komşularımıza sararız. Burada İzmir halkına ve belediye başkanına, yöneticilerine çok iş düşüyor. Sayın Tunç Soyer’in etkisi ve gücü görünenin çok ötesinde bir başlangıç yaptığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sirri-sureyya-onder-tunc-soyer-gucu-gorunenin-cok-otesinde-bir-baslangic-yapti-358679">Sırrı Süreyya Önder: Tunç Soyer, gücü görünenin çok ötesinde bir başlangıç yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
