<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ortopedi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ortopedi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ortopedi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2026 09:48:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>Ortopedi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ortopedi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eklem Yaşlanmasını Durdurmak Mümkün mü?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eklem-yaslanmasini-durdurmak-mumkun-mu-629380</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[durdurmak]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmasını]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eklem sağlığı çoğu zaman yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülse de, güncel bilimsel veriler bunun büyük ölçüde yaşam tarzı ve hareket alışkanlıklarıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eklem-yaslanmasini-durdurmak-mumkun-mu-629380">Eklem Yaşlanmasını Durdurmak Mümkün mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eklem sağlığı çoğu zaman yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülse de, güncel bilimsel veriler bunun büyük ölçüde yaşam tarzı ve hareket alışkanlıklarıyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Modern ortopedi yaklaşımında artık sadece ağrıyı tedavi etmek değil; eklemin biyomekaniğini anlamak, hareketi analiz etmek ve süreci erken dönemde yönetmek ön plana çıkıyor. Doğru değerlendirme ve kişiye özel planlama ile eklem problemlerinin ilerlemesi yavaşlatılabiliyor hatta birçok durumda cerrahiye gerek kalmadan kontrol altına alınabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mahmud Aydın, eklem yaşlanmasının sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki soruları yanıtladı.</p>
<p><strong>Doğru hareket sağlıklı ve genç eklemler</strong></p>
<p>Eklem dokularının “biyolojik yaşı”; takvim yaşından çok, mekanik yüklenme, inflamasyon düzeyi ve yaşam tarzı ile şekillenir. Doğru ve düzenli hareket eden eklemler, hareketsiz ya da yanlış yüklenen eklemlere kıyasla fonksiyonlarını çok daha uzun süre koruyabilir. Bu nedenle hareketin bir yaşı yoktur; aksine doğru hareket, eklem sağlığının en güçlü belirleyicisidir.</p>
<p><strong>Eklem ağrısı sadece bulunduğu yerden kaynaklanmayabilir</strong></p>
<p>Eklem ağrıları çoğu zaman yalnızca ağrı hissedilen bölgeden kaynaklanmaz. Modern ortopedi yaklaşımına göre bu ağrılar, vücuttaki biyomekanik zincirin bozulmasının bir sonucu olabilir. Örneğin diz ağrısı; kalça stabilitesindeki bir zayıflık, ayak basış bozukluğu veya omurga hizalanmasındaki problemle ilişkili olabilir. Bu nedenle güncel yaklaşımda yalnızca ağrılı bölgeyi değil, tüm kinetik zinciri değerlendirmek esastır. Bu bakış açısı, hem doğru tanı koymayı kolaylaştırır hem de gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçer.</p>
<p><strong>Sadece MR yetmez, hareket analizi tanıyı değiştiriyor</strong></p>
<p>Geleneksel görüntüleme yöntemleri (MR, BT) önemli bilgiler sunsa da yalnızca statik veriler sağlar. Oysa birçok ortopedik problem, hareket sırasında ortaya çıkar. Bu noktada devreye giren yeni nesil teknolojiler, özellikle hareket halindeki vücudu analiz ederek fark yaratmaktadır. Radyasyonsuz yürüme ve postür analiz sistemleri sayesinde omurga ve alt ekstremite hizalanması dinamik olarak değerlendirilebilir. Böylece statik görüntülemede fark edilemeyen; yürürken oluşan yük dağılımı bozuklukları, vücudun ağrıyı azaltmak için geliştirdiği gizli denge ve telafi hareketleri ve zamanla başka bölgelere binen fazla yük net şekilde ortaya konur.</p>
<p><strong>Hem statik hem de dinamik değerlendirme sunar</strong></p>
<p>DİERS (Formetric / 4D Motion Lab), omurga ve postürü radyasyon kullanmadan analiz eden ileri teknoloji bir sistemdir. Yüzey topografisi ve optik sensörler aracılığıyla çalışan bu sistem, hem statik hem de dinamik değerlendirme imkanı sunar. DİERS ile omurga hizalanması, pelvis pozisyonu, yük dağılımı, yürüme paterni (4D analiz ile) analiz edilir. </p>
<p>Skolyoz takibi, postür bozuklukları, bel ve sırt ağrıları, yürüme bozuklukları, alt ekstremite yük dağılım analizi, sporcu performans değerlendirmesi yapılabilir. En önemli avantajlarından biri, tamamen radyasyonsuz ve non-invaziv olmasıdır. Özellikle 4D analiz sayesinde hastanın yürüyüşü anlık olarak incelenir ve zaman içindeki hareket değişimleri detaylı şekilde ortaya konur.</p>
<p><strong>Kıkırdak hasarı tamamen iyileşir mi?</strong></p>
<p>Kıkırdak dokusunun kendini yenileme kapasitesi sınırlıdır; ancak günümüzde gelişen rejeneratif tedavilerle bu süreç desteklenebilmektedir. Eklem içi enjeksiyonlar (PRP, hyaluronik asit), hücresel tedaviler ve biyolojik ajanlar; inflamasyonu azaltarak ve doku iyileşmesini destekleyerek eklem ömrünü uzatabilir. İlk amacı desteklemektir, erken evrede oldukça etkilidir. İkincisi ise onarmaktır (repair/regenerate) ve seçilmiş hasta grubunda mümkündür. Doğru hasta ve doğru zamanda uygulandığında bu tedaviler, cerrahi ihtiyacını geciktirebilir hatta bazı durumlarda tamamen ortadan kaldırabilir.</p>
<p><strong>Yaşam tarzı değişikliği önemli</strong></p>
<p>Birçok ortopedik sorun aslında önlenebilir niteliktedir. Doğru egzersiz ve kas dengesi, sağlıklı vücut ağırlığı, inflamasyonu azaltan beslenme, düzenli ve çeşitli hareket eklem sağlığını belirleyen temel faktörlerdir. Özellikle fazla kilo, eklemlere binen yükü katlayarak artırır ve kıkırdak yıpranmasını hızlandırır. Bu nedenle günümüzde “longevity” yaklaşımıyla yalnızca yaşam süresi değil, hareket kalitesi ve bağımsızlık da korunmaya çalışılmaktadır.</p>
<p><strong>Eklem sağlığında doğru yaklaşım: Erken önlem</strong></p>
<p>Eklem sağlığına yaklaşım reaktif değil, proaktif olmalıdır. Kısacası ağrı başladıktan sonra değil, sorun oluşmadan önce önlem alınmalıdır. Eklem check-up yaklaşımı ile biyomekanik problemler erken saptanır, kıkırdak hasarı ilerlemeden önlenir, cerrahi gereksinimi azaltılır. Yaşam boyu ağrısız ve özgür hareket edebilmek, eklemlere gösterilen özenin doğrudan bir sonucudur. Doğru analiz, doğru hareket ve doğru tedavi ile eklem yaşlanması kaçınılmaz bir kader olmaktan çıkarılabilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eklem-yaslanmasini-durdurmak-mumkun-mu-629380">Eklem Yaşlanmasını Durdurmak Mümkün mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan 14 Mart&#8217;ta ortopedinin çınarına ziyaret</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-14-martta-ortopedinin-cinarina-ziyaret-620394</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 15:48:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[İz]]></category>
		<category><![CDATA[Lök]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[ortopedinin]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620394</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında “ortopedinin çınarı” olarak anılan Prof. Dr. Veli Lök’ü Alsancak’taki evinde ziyaret etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-14-martta-ortopedinin-cinarina-ziyaret-620394">Başkan Tugay&#8217;dan 14 Mart&#8217;ta ortopedinin çınarına ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında “ortopedinin çınarı” olarak anılan Prof. Dr. Veli Lök’ü Alsancak’taki evinde ziyaret etti. Tugay, karaciğer kanseriyle mücadele eden Lök’e hem geçmiş olsun dedi hem de sağlık alanına yaptığı katkılar nedeniyle teşekkür etti.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında tıp dünyasının saygın isimlerinden 94 yaşındaki Prof. Dr. Veli Lök’ü Alsancak’taki evinde ziyaret etti. Meslekte 70. yılını geride bırakan ve karaciğer kanseriyle mücadele eden Lök’e geçmiş olsun dileklerini ileten Tugay, sağlık alanına yaptığı katkılar nedeniyle teşekkür etti. Ziyarette Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi Katip Üyesi Mustafa Vatansever, Eşrefpaşa Hastanesi Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Bayram Köse, Prof. Dr. Veli Lök’ün kızı Dr. Olcay Lök de yer aldı.</p>
<p><strong>Tugay: Hepimize örnek oldu</strong></p>
<p>Başkan Tugay, 94 yaşında olan Prof. Dr. Veli Lök’ün tam 70 yıl önce İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş bir hekim olduğunu belirterek “Ortopedi alanındaki birikimi ve insan hakları mücadelesiyle hepimize örnek olan Prof. Dr. Veli Lök hocamızı, 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle ziyaret ettim. Bayındır’ın Yakapınar Köyü’nde doğup büyüyen hocamızın yaşamı, mesleğe adanmışlığın ve insanlık onurunu savunmanın en güzel örneklerinden biri. Tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun” dedi.</p>
<p><strong>Tıp dünyasında iz bıraktı</strong></p>
<p>Türkiye’de artroskopi ve diz cerrahisinin öncülerinden biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Veli Lök, ortopedi ve travmatoloji alanında önemli bilimsel çalışmalara imza attı. Çocuk ortopedisi, doğuştan kalça çıkığı, kalça cerrahisi ve deformite cerrahisi üzerine yaptığı çalışmalarla tıp literatürüne katkı sağlayan Lök, akademik yaşamı boyunca çok sayıda hekim ve uzman yetiştirdi.</p>
<p>Bilimsel çalışmalarının yanı sıra insan hakları alanındaki faaliyetleriyle de tanınan Prof. Dr. Veli Lök, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın İzmir temsilciliğinde uzun yıllar görev aldı. İşkencenin tıbbi olarak belgelenmesine yönelik uluslararası standartları belirleyen ve Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen “İstanbul Protokolü”nün hazırlanmasına öncülük eden isimler arasında yer aldı. İşkence izlerinin saptanmasına yönelik kemik sintigrafisi çalışmalarına da katkı sundu.</p>
<p>İzmir tıp camiasında “ortopedinin çınarı” olarak anılan Lök, hem bilimsel katkıları hem de etik duruşuyla saygı gören bir hekim olarak öne çıkıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-14-martta-ortopedinin-cinarina-ziyaret-620394">Başkan Tugay&#8217;dan 14 Mart&#8217;ta ortopedinin çınarına ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serebral Palside Ortopedik Sorunların 5 Sinyali</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/serebral-palside-ortopedik-sorunlarin-5-sinyali-617790</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[görülme]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[ortopedik]]></category>
		<category><![CDATA[palside]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[sinyali]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[sorunların]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617790</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağında görülen ve duruş bozukluklarına yol açan nörolojik bir hastalık olarak bilinen Serebral Palsi (SP), beraberinde önemli ortopedik sorunları da getirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palside-ortopedik-sorunlarin-5-sinyali-617790">Serebral Palside Ortopedik Sorunların 5 Sinyali</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında görülen ve duruş bozukluklarına yol açan nörolojik bir hastalık olarak bilinen Serebral Palsi (SP), beraberinde önemli ortopedik sorunları da getirebiliyor. En sık karşılaşılan sorunların başında, spastisite ve buna bağlı ortaya çıkan denge sorunları,  kalça çıkığı ve omurga deformiteleri geliyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Rafik Ramazanov, serebral palsili çocuklarda görülen ortopedik sorunlar hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Yürüme ve duruş bozuklukları sık görülüyor</strong></p>
<p>Serebral palsinin ağırlık derecesine bağlı olarak farklı sorunların görülme oranları da farklılık gösterebilmektedir. En sık karşılaşılan sorunlar spastisite ve buna bağlı ortaya çıkan yürüyüş ve denge sorunları, eklemlerde kontraktürler (eklem hareketliliğini etkileyen kasların, tendonların, bağların veya derinin kalıcı olarak gerilmesi veya kısalması) deformiteler, kalça çıkığı ve omurga ve ayak deformiteleridir. Hastalığın şiddetine bağlı olarak kalça çıkığı görülme oranları %15-20’den %75’lere kadar çıkabilir. Aynı şekilde, omurga deformitelerinin de görülme sıklığı hastalığın şiddeti arttıkça artmakta ve en şiddetli şeklinde %85’lerin üzerine çıkmaktadır. Bu sorunların görülme sıklığı Kaba Motor Sınıflama Sistemi derecesi arttıkça (GMFCS I-V) artış göstermektedir. </p>
<p><strong>Bu 5 belirtiyi hafife almayın!</strong></p>
<p>Aileler genelde bir Fizik Tedavi doktoru yönlendirmesi sonrasında Çocuk ortopedistine başvurmaktadır. Erken çocukluk döneminde bu belirtiler var ise mutlaka uzmana başvurulması gerekmektedir;</p>
<ol>
<li>Çocuğun tonusunda artma veya azalma </li>
<li>Yürüyen çocuklarda parmak ucu yürüme</li>
<li>Dizlerde ve kalçalarda bükülme</li>
<li>Perineal hijyen sırasında çocuğun kalçalarını açamama veya kalçaların açılma derecesinde bir asimetri ve ağrı </li>
<li>Omurgada eğrilik </li>
</ol>
<p><strong>Zamanında müdahale edilmezse ilerliyor </strong></p>
<p>Uzun süre parmak ucunda yürüme, dengede bozulma, ayakaltında nasırlar, ayak kemiklerinde geriye döndürülemeyen taraklanma ile kalıcı hale gelebilir. Aynı şekilde müdahale edilmeyen diz ve kalça fleksiyon kontraktürleri, içe basmaya neden olan yüksek femoral anteversiyon gibi sorunlar beyin hasarı nedeni ile zaten denge sorunları olan çocukların yürüme dengesini iyice bozmaktadır. En önemli konuların başında kalça çıkığı ve omurga deformiteleri gelmektedir. Yürüyemeyen çocuklarda bile kalça ve omurga sorunlarının giderilmesi gerekmektedir. Tedavi edilmeyen omurga deformiteleri kaburgaların leğen kemiğine teması ile ağrılı hale gelir. Öte yandan artmış deformite ile batın ve göğüs kafesi hacimleri azalmaktadır. Göğüs kafesi hacminin azalması akciğer (solunum sorunları ve enfeksiyonlar) ve ilerledikçe de kalp sorunlarına neden olur. Aynı zamanda batın hacminin azalması beraberinde beslenme sorunlarını getirmektedir. Beslenme sonrasında gıda aspirasyonlarının görülme sıklığını artırmaktadır. </p>
<p><strong>Düzenli kalça muayenesi ihmal edilmemeli </strong></p>
<p>Bu hastaların büyük çoğunluğu fizik tedavi aldığı için sürekli profesyonel bir gözün takibinde olmaktadır. Bu yüzden SP’li hastaların tümü için rutin ortopedik muayene gerekmemektedir. Genel olarak, fizik tedavi doktorlarının ilerleyemediği, spastisite kontrolününün fizik tedavi ile sağlanamadığı veya kontraktürlerin geliştiği zamanlarda hastalar tarafımıza yönlendirilmektedir. Ama bundan bağımsız olarak kalça muayenesinin rutin olarak yapılması ve radyografilerle kalçanın durumunun kontrol edilmesi gerekir. GMFCS I ve II hastalara rutin filme gerek yoktur. Semptom varsa film görülmelidir. Ama GMFCS III, IV ve V hastalara 6 ayda bir klinik muayene ve yıllık radyografilerle kontrol edilmesi gerekir. Bu kontroller iskelet büyümesinin tamamlanmasına kadar sürdürülmektedir. </p>
<p><strong>Kişiye ve hastalığa özel tedavi planı uygulanıyor </strong></p>
<p>Serebral palsili çocuklarda var olan patolojiye yönelik ortopedik tedaviler uygulanmaktadır. Spastisite kontrolü için en sık kullanılan yöntemlerden bir tanesi kas içine Botulinium Toksini enjeksiyonudur. Bununla kas-sinir kavşağında geçici bir felç durumu sağlanır ve spastisite çözülür. Kontraktürler geliştikten sonra artık bu yöntem işe yaramamaktadır. Bu dönemde artık kas gevşetmeleri yapılması gerekir. Bazı ayak ve üst ekstremite deformitelerinde fazla çalışan tendonun tamamı veya bir kısmı alınarak transfer edilir. Kemiklerdeki deformiteler veya kas gevşetmesi ile düzeltilemeyecek deformiteler için kemik ameliyatları devreye girmektedir. Yine, kalça çıkığı için de hem kemik ameliyatı hem de yumuşak doku ameliyatının birlikte yapıldığı kombine cerrahiler uygulanmaktadır. Omurga deformiteleri gelişen hastalarda spinal enstrümantasyon ve füzyon ameliyatı yapılır. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serebral-palside-ortopedik-sorunlarin-5-sinyali-617790">Serebral Palside Ortopedik Sorunların 5 Sinyali</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Önlem alınmazsa ağrı kalıcı hale geliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/onlem-alinmazsa-agri-kalici-hale-geliyor-585286</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 11:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınmazsa]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[emre]]></category>
		<category><![CDATA[geceleri]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[hale]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Yıpranma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dizlerimiz vücudumuzun en büyük eklemi olarak her adımda tüm ağırlığımızı taşıyor. Merdivenlerden inip çıkmak,  çömelmek, spor yapmak, hatta oturduğumuz yerden kalkmak bile dizlerimizin karmaşık bir uyum içinde çalışmalarını gerektiriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/onlem-alinmazsa-agri-kalici-hale-geliyor-585286">Önlem alınmazsa ağrı kalıcı hale geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dizlerimiz vücudumuzun en büyük eklemi olarak her adımda tüm ağırlığımızı taşıyor. Merdivenlerden inip çıkmak,  çömelmek, spor yapmak, hatta oturduğumuz yerden kalkmak bile dizlerimizin karmaşık bir uyum içinde çalışmalarını gerektiriyor. Ancak, bu kadar aktif bir eklem olan dizlerimiz aynı zamanda çokça yıpranmaya da maruz kalıyor. Zamanında önlem alınmazsa ağrı giderek kalıcı hale geliyor ve hareket kısıtlılığı yaşam kalitemizi düşürüyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre</strong>, bu nedenle geceleri uyandıran ağrı, şişlik ve hareket kısıtlanması gibi sorunlar geliştiğinde mutlaka bir hekime başvurmak gerektiğine dikkat çekerek, “Dizden gelen her ağrı bir uyarı niteliği taşır. Ağrıyı hafife almak, ‘geçer’ demek diz sağlığını kalıcı biçimde tehdit eder. Çünkü, yıpranma başladığında süreç sessiz ama ilerleyicidir” diyor.</p>
<p><strong>Dizlerimizi yıpratan 7 önemli neden!</strong></p>
<p>Vücudumuzun en büyük eklemi olan dizlerimiz  yük taşıma ve hareket fonksiyonları açısından kritik bir önem taşıyor. Diz ekleminde menisküsler, bağlar ve eklem kapsülü önemli bir rol oynuyor. Bu sebeple, diz ekleminin diğer eklemlerde olduğu gibi günlük aktivitelerimizi sürdürebilmesi için sağlıklı olması gerekiyor. Ancak bazı etkenler dizlerimizin yıpranmalarına neden olabiliyor. Fazla kilolar,  aşırı fiziksel aktivite, sürekli diz üzerinde iş yapma, sık sık diz çökme, kaslarda zayıflık, sert zeminde yapılan sporlar ve eşlik eden metabolik hastalıklar (diyabet, yüksek tansiyon, kan yağlarının yüksekliği) dizlerimizi yıpratan 7 önemli sebebi oluşturuyor. Bu faktörlerin birlikte görülmesi diz ömrünü önemli ölçüde kısaltıyor. Diz yıpranmasının en büyük sebebinin “fazla kilo” olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre, “Her fazla kilo dize binen yükü katlar. Zamanla kıkırdak yüzeyleri aşınır, ağrı ve hareket kısıtlılığı kaçınılmaz hale gelir” bilgisini veriyor. </p>
<p><strong>Ağrı geceleri uykudan uyandırabiliyor</strong></p>
<p>Dizlerde yıpranma süreci; dizin kıkırdak doku kaybı, aşınma, menisküs yırtıkları, dizde eğrilik ve halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartrit ve geceleri uyandıran ağrılara kadar gidebiliyor. Kireçlenmenin “paslanma” olarak düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre,<strong> </strong>“Gerçekte olan<strong> </strong>paslanma değil, eskimedir. Dizlerde yıpranma, diz eklemlerinin kıkırdak dokularının aşınması hatta kaybı; diz ağrısı, dizden ses gelmesi, aşırı aktivite sonrasında geceleri uyandıran ağrı, dizin genellikle skoda bacak şeklini alması, dizin iç kısımlarının ağrısı ve hareket kısıtlılığının 90 dereceden fazla olmasıyla kendini belli etmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>“Kendiliğinden geçer” diyerek ihmal etmeyin! </strong></p>
<p>Bazı belirtiler fark edildiğinde “kendiliğinden geçer” deyip ihmal etmemek, ortopedi hekimine danışmak gerekiyor, aksi halde sorun daha da ilerleyerek kalıcı hale gelebiliyor. Bu belirtiler “ağrı, hareket kısıtlılığı, merdivenleri inip çıkmada zorlanma, dizleri otururken bükülü tutmakta güçlük çekme, uçakta bacakları diğer koltuk altına uzatma ihtiyacı, hareket esnasında ağrılı ses gelmesi, namaz kılar pozisyonda oturamama, geceleri uyandıran ağrı, şekil bozukluğu, dizde güvensizlik, takılma, kilitlenme ve şişlik” olarak sıralanıyor.</p>
<p><strong>Alınabilecek ilk önlem: İstirahat</strong></p>
<p>Diz ağrısını geçirmek için uygulanacak yöntemler, altta yatan nedene ve ağrının şiddetine göre değişiklik gösteriyor. Kronik ya da ciddi durumlarda profesyonel tedavi gerekmekle birlikte hafif rahatsızlıklarda hekimin önerisiyle evde uygulanabilecek yöntemler fayda sağlayabiliyor. Bu yöntemlerin başında istirahat ve dizi zorlayan aktivitelerden kaçınmak yer alıyor. Günde birkaç kez 15-20 dakikalık buz kompresi ile diz desteği veya bandaj kullanımı ağrıyı hafifletiyor. Diz ağrısı yaşayanlara kas dengesizliklerini düzeltmeye yönelik egzersiz programları ve ortopedik tabanlıklar veya uygun spor ayakkabılar tavsiye edilebiliyor. Ayrıca doktor önerisiyle steroid içermeyen antienflamatuar ilaçlar kullanılabiliyor.</p>
<p><strong>En önemli tedavi yıpranmayı önlemek</strong></p>
<p>Diz yıpranmalarında en etkili tedavinin sürecin başlamadan önlenmesi olduğunu vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre,<strong> </strong>“Erken teşhis, doğru egzersiz ve kilo kontrolü diz sağlığını korumanın temel adımlarını oluşturur. Bu önlemler alınmadığında ağrı kalıcı hale gelir, hareket kısıtlanır ve yaşam kalitesi düşer” sözleriyle uyarıda bulunuyor.</p>
<p><strong>Diz protezlerinin ömrü uzun yıllar sürüyor</strong></p>
<p>Dizlerde artrit, yani eklemlerde iltihap varsa veya bir travmadan sonra iyileşme sürecindeyse kasları güçlendirmek için fizik tedavi öneriliyor. Diz ağrısı olan çoğu hastada ameliyata ihtiyaç duyulmuyor. Ancak, ağrı şiddetliyse ve diğer tedaviler işe yaramadıysa, hasarlı bir bağ, kemik kırığı veya şiddetli artrit varsa ameliyata başvurulabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre, dizlerdeki ağrı ve diğer semptomların ayakta durma, yürüme ile diğer hareket etme yeteneğini büyük ölçüde etkilediği durumlarda diz protezi gerekebildiğini anlatarak, “Diz protezleri yaşam kalitesinin artmasını sağlar. Diz artrozu olup protez ihtiyacı olmasına rağmen ameliyatı 5-10 yıl geciktirmek, ‘ne kadar geç olursa o kadar iyi olacağını düşünmek’ doğru bir yaklaşım değildir. Günümüzde son teknolojiler sayesinde diz protezleri uzun yıllar aşınmadan kullanılabilmektedir. Unutmayalım ki dizlerimize 60 yaşında iken 70 yaşından daha  fazla ihtiyacımız olacaktır” diyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/onlem-alinmazsa-agri-kalici-hale-geliyor-585286">Önlem alınmazsa ağrı kalıcı hale geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
