<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ortamı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ortami/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ortami</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Oct 2025 14:26:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ortamı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ortami</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Samsung WindFree™ Rüzgârsız Serinlik Çocuk Odalarında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-windfree-ruzgarsiz-serinlik-cocuk-odalarinda-583174</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 14:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı]]></category>
		<category><![CDATA[odalarında]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgarsız]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[serinlik]]></category>
		<category><![CDATA[soğutma]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[windfree]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung, yapay zekâ destekli WindFree™ klimaları ile yaşam alanlarının yanı sıra çocuk odalarında da konforlu bir deneyim vadediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-windfree-ruzgarsiz-serinlik-cocuk-odalarinda-583174">Samsung WindFree™ Rüzgârsız Serinlik Çocuk Odalarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung, yapay zekâ destekli WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> klimaları ile yaşam alanlarının yanı sıra çocuk odalarında da konforlu bir deneyim vadediyor. Rüzgârsız serinlik sağlayan “WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Klimalar; değişen iklim koşullarına sorunsuz bir şekilde uyum sağlarken, çocuk odalarını da ideal sıcaklıkta, anlık olarak izlenebilen ve uzaktan kontrol edilebilen güvenli ortamlara dönüştürüyor.</p>
<p><strong>WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Rüzgârsız Serinlik ile durgun hava ortamı</strong></p>
<p>WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Rüzgârsız Serinlik teknolojisi ile havayı üzerindeki on binlerce mikro delik sayesinde nazikçe ortama dağıtan klimalar, “Durgun Hava” ortamı yaratıyor, böylece rahatsız edici bir soğukluk hissettirmeden odayı serinletiyor. </p>
<p><strong>İyi Uyku Modu ile iyi uykular</strong></p>
<p>WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> İyi Uyku Modu, Galaxy Watch ve Ring gibi giyilebilir akıllı cihazlara bağlanarak kullanıcının alışkanlıklarını öğreniyor ve akıllı kontrol özellikleriyle huzurlu bir uyku ortamı sağlamaya yardımcı oluyor. Çocuklar uyuduğunda sezgisel olarak algılayarak WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Soğutma modu otomatik olarak etkinleştiriliyor. Böylece soğutma performansını ayarlayarak derin ve keyifli bir uyku için ideal sıcaklık koşullarını oluşturuyor. Gece boyunca uyku evrelerine göre sıcaklığı otomatik olarak ayarlayarak kesintisiz ve daha kaliteli bir uyku ortamı sağlıyor.</p>
<p><strong>Yapay zekâ (AI) ile konforlu soğutma</strong></p>
<p>Hızlı Soğutma özelliği ile oda sıcaklığı hızlı bir şekilde düşürüldükten sonra yapay zekâ (AI) iç ve dış ortamı analiz ederek kullanıcının tercihine göre WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Soğutma özelliğine geçiş yapıyor. Hızlı ve etkili soğutma için tüketicilerin kullanım alışkanlıklarını öğrenen yapay zekâ, ideal sıcaklık ortamını yaratarak konforlu bir deneyim sunuyor.</p>
<p><strong>SmartThings ile akıllı kontrol</strong></p>
<p>WindFree<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> klimalar, kullanıcı alışkanlıklarını öğrenen ve değişen yaşam tarzlarına uyum sağlayan akıllı kontrol özellikleriyle öne çıkıyor. SmartThings uygulaması sayesinde kullanıcılar klimalarını uzaktan kontrol edebiliyor, enerji tüketimini anlık olarak izleyebiliyor ve ortam koşullarına göre otomatik senaryolar oluşturabiliyor. Uygulamada yer alan “Hoş Geldin Serinliği” modu eve yaklaşıldığında kullanıcılara klimayı açmayı hatırlatıyor ve evden çıkarken ise çalışkan klima varsa bildirerek enerji kaybını önlemeye yardımcı oluyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-windfree-ruzgarsiz-serinlik-cocuk-odalarinda-583174">Samsung WindFree™ Rüzgârsız Serinlik Çocuk Odalarında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni fikirlere açık çalışma ortamı, çalışan mutluluğunda önemli rol oynuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-fikirlere-acik-calisma-ortami-calisan-mutlulugunda-onemli-rol-oynuyor-578915</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 16:06:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışan Mutluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[faktör]]></category>
		<category><![CDATA[fikirlere]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluğunda]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578915</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın aralarında bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilen çalışmada işyerinde çalışan mutluluğu ve çalışanların iş yaşamındaki öznel iyi oluşunu belirleyen iş yeri koşulları araştırıldı. Turizm sektörü çalışanları ile yapılan araştırmada yenilikçi iklim, çalışanların öznel iyi oluşunu artıran anlamlı bir motivasyon kaynağı ve önemli bir faktör olarak öne çıktı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-fikirlere-acik-calisma-ortami-calisan-mutlulugunda-onemli-rol-oynuyor-578915">Yeni fikirlere açık çalışma ortamı, çalışan mutluluğunda önemli rol oynuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın aralarında bulunduğu ekip tarafından gerçekleştirilen çalışmada işyerinde çalışan mutluluğu ve çalışanların iş yaşamındaki öznel iyi oluşunu belirleyen iş yeri koşulları araştırıldı. Turizm sektörü çalışanları ile yapılan araştırmada yenilikçi iklim, çalışanların öznel iyi oluşunu artıran anlamlı bir motivasyon kaynağı ve önemli bir faktör olarak öne çıktı. Araştırmaya göre, yeni fikirlere açık, kaynak sağlayan bir çalışma ortamı, çalışanların işte yaşadıkları olumsuz duyguları dengelemesine ve olumlu duygusal deneyimlerini güçlendirmesine yardımcı oluyor.</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın aralarında bulunduğu araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen Çalışan Mutluluğu Araştırması’nda çalışanların iş yaşamındaki öznel iyi oluşunu belirleyen işyeri koşullarının belirlenmesi amaçlandı.</p>
<p><b>İş yerindeki faktörler çalışan mutluluğunu nasıl şekillendiriyor?</b></p>
<p>Turizm sektöründe çalışan 62 kişiyle gerçekleştirilen araştırmayı gerçekleştirilen ekipte Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca’nın yanı sıra Doç. Dr. Nihan Birincioğlu, Doç. Dr. Hüseyin Çiçeklioğlu ve Phd İlker Çitli yer aldı. Çalışmada, çalışanların öznel iyi oluşunu etkileyen örgütsel kaynaklar ve tehdit unsurları, Pozitif Psikoloji ve İş Talepleri–Kaynakları (JD-R) modeli çerçevesinde ele alındı. Araştırma, yenilikçi iklim, psikolojik güvenlik ve iş güvencesizliği gibi faktörlerin çalışan mutluluğunu nasıl şekillendirdiğini ortaya koyarak, iş yaşamındaki çalışan deneyimlerinin çok boyutlu yönlerini gözler önüne serdi.</p>
<p><b>İş yerindeki mutluluk sadece bireysel bir mesele değil</b></p>
<p>İş yerindeki mutluluğun sadece çalışana bağlı olmadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Çalıştığımız kurumun iklimi, yöneticilerimizin tutumu ve iş güvenliğimiz gibi birçok dış faktör, hissettiklerimizi şekillendirir. Biz de bu araştırmada hem çalışanları güçlendiren kaynaklara hem de onları zorlayan tehditlere odaklandık. Amacımız, iş yerindeki mutluluğu sadece bireysel bir mesele olarak değil, içinde bulunduğumuz örgütsel çevrenin bir sonucu olarak da değerlendirmekti. Bu çalışma, yenilikçi iklim ve psikolojik güvenlik gibi destekleyici kaynakların iyi oluşu nasıl güçlendirdiğini, iş güvencesizliği gibi bir tehdidin ise onu nasıl zayıflattığını ortaya koymayı amaçladı” diye konuştu.</p>
<p><b>İşte öznel iyi oluş: İşten duyulan ‘hissedilen tatmin’</b></p>
<p>İş hayatının birbiriyle iç içe geçmiş bir sürü duyguyla dolu olduğunu, bazen aynı anda hem çok mutlu hem de biraz gergin hissedilen anların olduğunu kaydeden Uzunkoca, “İşte tam da bu karmaşık duyguları anlayabilmek için, biz araştırmamızda çalışanların işte öznel iyi oluşunu ve bunu etkileyen iş ortamı dinamiklerini ele aldık. Peki, bu ne demek? Basitleştirmek gerekirse, işte öznel iyi oluş, işimizden duyduğumuz ‘hissedilen tatmin’dir. Yalnızca &#8220;İşimi seviyorum&#8221; demek değil, iş günümüzü şekillendiren tüm o olumlu ve olumsuz duyguların toplamı ve bunlara dair genel yargımızdır. Öznel iyi oluşun en ilginç yanı, duygularımızın birbiriyle yarışmıyor oluşu. Örneğin terfi aldığınızda kendinizi inanılmaz mutlu, gururlu ve heyecanlı hissedebilirsiniz ama aynı zamanda da yeni sorumluluklarınız nedeniyle içinizde bir endişe de hissedebilirsiniz. Bu çok normal.  Olumlu duygularınız yüksekken, olumsuz olanlar da aynı anda var olabilir. Önemli olan, bu duyguların genel dengesidir” dedi.</p>
<p><b>Olumlu, olumsuz duygular ve iş tatmini birlikte ele alındı</b></p>
<p>Araştırmada çalışan mutluluğuna tek bir soruyla (&#8220;Mutlu musun?&#8221;) cevap aramadıklarını, bunun yerine, üç önemli bileşeni birlikte değerlendirdiklerini belirten Uzunkoca, bunları heyecan, ilham, gurur gibi işteki olumlu duygular; sinir, tedirginlik, sıkıntı, korku gibi işteki olumsuz duygular ve işe dair duyulan genel memnuniyet yani iş tatmini şeklinde ele aldıklarını, bu üçlüyü bir arada ölçerek, çalışanların iş yaşamlarına dair dengeli kapsamlı ve gerçekçi bir fotoğraf elde ettiklerini söyledi.</p>
<p><b>Üç temel faktör incelendi</b></p>
<p>Araştırma kapsamında işyerinde yeni fikirlere açık olan ve bu fikirler için kaynak sağlayan “yenilikçi iklim”, tüm ekip üyelerinin kendilerini güvende hissederek düşüncelerini, endişelerini ve fikirlerini paylaşabildiği bir ortam olarak tanımlanan “psikolojik güvenlik” ve çalışanları zorlayan en önemli tehditlerden biri olan “iş güvencesizliği” olmak üzere üç faktör incelendi.</p>
<p><b>Yenilikçi iklim, anlamlı bir motivasyon kaynağı</b></p>
<p>Araştırmanın öne çıkan bulgusunun yenilikçi iklim olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Yenilikçi iklim, çalışanların öznel iyi oluşunu artıran anlamlı bir motivasyon kaynağı ve önemli bir faktör olarak öne çıktı.  Yeni fikirlere açık, kaynak sağlayan bir çalışma ortamının, çalışanların işte yaşadıkları olumsuz duyguları dengelemesine ve olumlu duygusal deneyimlerini güçlendirmesine yardımcı olduğunu bulduk” dedi.</p>
<p><b>Psikolojik güvenlik, kalkan görevi üstleniyor olabilir</b></p>
<p>Beklentilerinin aksine psikolojik güvenliğin öznel iyi oluş üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi gözlemlenmediğini söyleyen Uzunkoca, “Bunun birkaç nedeni olabilir: Psikolojik güvenliğin asıl etkisi, öğrenme ve iş birliği gibi takım düzeyindeki davranışsal sonuçlarda görülebilir ve bireysel duygusal durumları doğrudan etkilemeyebilir. Bununla birlikte psikolojik güvenlik, yüksek stresli ortamlarda bir &#8220;tampon&#8221; işlevi görüyor olabilir; yani her durumda doğrudan mutluluk getiren bir kaynaktan ziyade, kötü şeyler olmasını engelleyen bir kalkan görevi üstleniyor olabilir” diye konuştu.</p>
<p><b>İş yeri koşulları çalışan mutluluğunu şekillendirmede önemli </b></p>
<p>Araştırmada incelenen yenilikçi iklim, psikolojik güvenlik ve iş güvencesizliği şeklindeki bu üç değişkenin çalışanların işyerindeki öznel iyi oluşunun yaklaşık yüzde 22.4&#8217;ünü açıkladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Sosyal bilimlerde, öznel iyi oluş gibi çok boyutlu ve karmaşık bir yapı için bu, pratik açıdan anlamlı açıklayıcı bir güce işaret etmektedir ve iş yeri koşullarının çalışan mutluluğunu şekillendirmede dikkate değer bir rol oynadığını göstermektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>İnsan kaynakları ve yönetim ekiplerine ışık tutacak</b></p>
<p>İşte öznel iyi oluşun iyimserlik gibi kişisel kaynaklar ve aile desteği gibi iş dışı etkenlerden de etkilendiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Ancak bu alanlar üzerinde kurumların doğrudan müdahale kapasitesi sınırlıyken, yenilikçi iklim gibi işyeri faktörleri yöneticilerin geliştirebileceği ve iyileştirebileceği alanlardır. Dolayısıyla araştırmamız, insan kaynakları ve yönetim ekiplerinin çalışanların öznel iyi oluşunu artırmak için etkili biçimde yön verebilecekleri kritik alanlara ışık tutmaktadır” dedi.</p>
<p><b>İş güvencesizliğinin etkisi anlamlılık sınırında kaldı</b></p>
<p>Araştırmada iş güvencesizliğinin öznel iyi oluş üzerindeki negatif etkisinin, istatistiksel olarak anlamlılık sınırında (p=.050) kaldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca<b>, “</b>Oysa araştırmada iş güvencesizliği, çalışan mutluluğu üzerinde negatif bir etki eğilimi göstermiş, fakat bu bulgu istatistiksel olarak sınırda kalmıştır. Teorik beklentilerimizle uyumlu olan bu bulgu, ilişkinin hiç olmadığı anlamına gelmemektedir. Bu durum bağlamsal faktörlerden kaynaklanabilir. Örneğin, çalışanların işsiz kalma tehdidini nasıl algıladıkları, kişisel finansal durumları ya da kendilerini ne kadar istihdam edilebilir hissettikleri, iş güvencesizliği ile mutluluk arasındaki ilişkinin daha sınırlı görünmesine yol açmış olabilir” dedi.</p>
<p>Söz konusu araştırma Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de Corvinus Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Yönetim Akademisi Derneği (TAOM) Konferansı’nda, “Workplace Drivers of Subjective Well-Being” başlıklı çalışmada uluslararası akademik toplulukla paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-fikirlere-acik-calisma-ortami-calisan-mutlulugunda-onemli-rol-oynuyor-578915">Yeni fikirlere açık çalışma ortamı, çalışan mutluluğunda önemli rol oynuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelişen dünya koşulları, yeni yaşam ve çalışma ortamı baş dönmesini tetikliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelisen-dunya-kosullari-yeni-yasam-ve-calisma-ortami-bas-donmesini-tetikliyor-450926</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2024 10:08:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dönmesini]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gelişen]]></category>
		<category><![CDATA[koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[tetikliyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450926</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her geçen gün hayata daha çok dahil olan yeni yaşam ve çalışma koşulları, yıkıcı hızıyla sağlığı da tehdit ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelisen-dunya-kosullari-yeni-yasam-ve-calisma-ortami-bas-donmesini-tetikliyor-450926">Gelişen dünya koşulları, yeni yaşam ve çalışma ortamı baş dönmesini tetikliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Her geçen gün hayata daha çok dahil olan yeni yaşam ve çalışma koşulları, yıkıcı hızıyla sağlığı da tehdit ediyor. </span></strong></p>
<p><strong><span>Pandemiyle birlikte artan çalışma saatlerinin yanı sıra yoğun yaşam koşulları, vertigoyu tetikliyor. Uluslararası Vestibüler Derneği, Dünya Vertigo Farkındalık Haftası’nda “Vertigoya Yön Ver” diyerek, baş dönmesi yapan hastalıkların önceliklerinin nasıl değiştiğine dikkat çekiyor.  Uluslararası Vestibüler Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Özgirgin, Uzun çalışma saatleri, yoğun teknoloji kullanımı, stres ve uykusuzluğun tetiklediği vertigo, yaşam kalitesini düşürüyor” diyor.</span></strong></p>
<p><span>Denge sorunu ve baş dönmesi şikayetiyle ortaya çıkan vertigo, kişinin yaşam kalitesini yüzde 80 oranında düşürüyor. Uluslararası Vestibüler Derneği, Dünya Vertigo Farkındalık Haftası’nda “Vertigo’ya Yön Ver” parolasıyla hastalığa dikkat çekiyor.</span></p>
<p><strong><span>Vertigo şikâyeti, işten ayrılmaya sebep olabiliyor</span></strong></p>
<p><span>Uluslararası Vestibüler Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Özgirgin, “Uzun çalışma saatleri, stres ve uykusuzluk Vertigoyu tetikleyen unsurlar arasında yer alıyor. Vertigo çalışanların verimlerini de düşürüyor, hatta işlerinden ayrılmalarına sebep oluyor. Bir çalışmaya göre vertigosu olan kişilerin yüzde 70’i iş yüklerini azaltırken, yüzde 63’ten fazlası bazı günler çalışamıyor, yüzde altısı ise işlerinden ayrılıyor” dedi.</span></p>
<p><strong><span>İlerleyen yaşta risk yükseliyor</span></strong></p>
<p><span>Vertigonun her yaşta görülebildiğini, ancak vestibüler denge sistemi hücrelerinin yaşa bağlı yıpranmasının dengesizlik sorunu yarattığını vurgulayan Prof. Dr. Nuri Özgirgin şöyle devam etti: “65 yaş üzerindeki kişilerin yüzde 20’si denge sorunlarından, 80 yaş üstü nüfusun ise yüzde 85’i dengesizlikten şikâyet ediyor. Yaşa bağlı iç kulak denge hücrelerinde dejenerasyon meydana geliyor. Bu gruptaki kişilerin tedavilerinde vestibüler rehabilitasyon tedavi yaklaşımı olarak ön plana çıkıyor. İlerleyen yaştaki insanların yürümesini desteklerken, düşmelere karşı gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.”</span></p>
<p><strong><span>Doğru tanı ile tedavi mümkün</span></strong></p>
<p><span>Yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren bu hastalık bulgusunun doğru tanı ile tedavi edilebildiğini belirten Uluslararası Vestibüler Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Özgirgin, “Toplumu bu seviyede etkileyen vertigo ile ilgili Uluslararası Vestibüler Derneği olarak başlattığımız farkındalık kampanyasıyla kamuyu bilgilendirmeyi amaçlıyoruz. Dünya ülkelerinden bilim insanlarının katılımıyla kurulan derneğimiz çatısı altında hekimlerin birikimlerine katkı sağlarken, bu konuya dikkat çekmeyi hedefliyoruz” ifadesini kullandı.</span></p>
<p><strong><span>Vertigo ile ilgili öne çıkan notlar:</span></strong></p>
<ul>
<li><span>Tıpta en sık karşılaşılan şikayetler arasında yer alan baş dönmesi, genel nüfusu yüzde 20-30 oranında etkiliyor. Kadınlarda ise baş dönmesi, erkeklere göre 1,5 kat fazla görülüyor. </span></li>
<li><span>Pandemi de vertigo semptomlarını tetikledi. Geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen araştırmalarda dünya nüfusunun yüzde 10’unda vertigo semptomlarının görüldüğü ifade ediliyor. Dünya ile benzer bir sıklıkta rastlanan bu bulgulardan yola çıkarak, Türkiye’de de yaklaşık 8 milyon kişide vertigo görüldüğü söylenebilir.</span></li>
<li><span>Kafein, sigara, alkol, stres, tuz tüketimi gibi faktörler, vertigo tetikleyicileri olarak bilinir. </span></li>
<li><span>Vertigo, sosyalleşme noktasında da kişinin hayatını sınırlar. Öngörülemeyen vertigo nöbetleri sebebiyle kişiler araç kullanma gibi aktiviteleri bırakırken, çalışma kapasitesini de etkiler.</span></li>
<li><span>Vertigosu olan kişilerin, konulara konsantre olmak ya da hatırlamak noktasında “ciddi zorluk yaşama” olasılığı, vertigosu olmayanlara göre 8 kat fazladır.</span></li>
<li><span>Baş dönmesiyle birlikte migren de zaman zaman görülebilir. Migren, erkeklere göre kadınlarda 5 kat daha sık görülüyor.</span></li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelisen-dunya-kosullari-yeni-yasam-ve-calisma-ortami-bas-donmesini-tetikliyor-450926">Gelişen dünya koşulları, yeni yaşam ve çalışma ortamı baş dönmesini tetikliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>L&#8217;Oréal Türkiye, Mühendisler ve Mühendis Adayları için İdeal Çalışma Ortamı Sunuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/loreal-turkiye-muhendisler-ve-muhendis-adaylari-icin-ideal-calisma-ortami-sunuyor-407609</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Sep 2023 13:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ideal]]></category>
		<category><![CDATA[loral]]></category>
		<category><![CDATA[mühendis]]></category>
		<category><![CDATA[mühendisler]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[sunuyor]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407609</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lider Tekno-Güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, her alanda teknolojiyi merkeze alan çalışmalara imza atıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/loreal-turkiye-muhendisler-ve-muhendis-adaylari-icin-ideal-calisma-ortami-sunuyor-407609">L&#8217;Oréal Türkiye, Mühendisler ve Mühendis Adayları için İdeal Çalışma Ortamı Sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lider Tekno-Güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, her alanda teknolojiyi merkeze alan çalışmalara imza atıyor. L’Oréal, global ölçekte başlattığı “<em>Calling All Innovators &#038; Disruptors</em>” isimli proje ile mühendislik öğrencileri ve mühendislik bölümü mezunlarını bünyesinde çalışmaya davet ediyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Liderlik gelişimi, yetenek yönetimi, çeşitlilik ve kapsayıcılık yaklaşımlarıyla öne çıkan L’Oréal Türkiye, bünyesinde mühendis adayları ve mühendislere de pek çok fırsat sağlıyor. <em>“Calling All Innovators &#038; Disruptors”</em> isimli projeyle kapılarını yeni mezun profesyonellere ve öğrencilere açan şirket, tüm adaylara sonsuz kariyer olanakları sunuyor.</p>
<p> </p>
<p>Varoluş amacı dünyayı harekete geçiren güzelliği yaratmak olan L’Oréal; aynı zamanda fark yaratacak ölçek ve araçlara, öncü ve çevik bir kültüre sahip. Uzmanlık ve becerilerini geliştirmek isteyenler için kapsamlı bir ekosistemin bulunduğu L’Oréal’de, sürücü koltuğunda çalışanlar yer alıyor. Tüm bunlarla L’Oréal, mühendislik alanındaki profiller için ideal bir çalışma ortamı sağlıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kapılarının tüm yeni mezun mühendis ve mühendis adaylarına açık olduğunu belirten <strong>L’Oréal Türkiye Ülke İnsan Kaynakları Direktörü Murat Yüksel</strong>, kampanyaya değinerek şunları söyledi: “Öncü uygulamalarıyla sektörde farklı bir konumda bulunan L’Oréal Türkiye, Tekno-Güzellik vizyonunu insan odaklı anlayışla birleştiriyor. Çalışan gelişimi konusuna önem veriyor, genç kuşağa kendi alanlarını genişletme imkânı sağlayarak start-up yaklaşımıyla çalışma ortamı sunuyoruz. Yenilikçi, gelişime açık ve her zaman birbirini besleyen bir kültüre sahibiz. İnovasyon, ortak akıl, birlikte çalışma ve ekipler arası sosyal etkileşim, üzerine önemle eğildiğimiz konular arasında yer alıyor. Yeni projemiz aracılığıyla, yetkinlikleriyle şirketimize değer katacak, yenilikçi ve ezber bozan mühendis adaylarını L’Oréal Türkiye ailesine katılmaya davet ediyoruz.” </p>
<p>Güçlü etik prensipler üzerine kurulu yapısıyla L’Oréal; çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık kavramlarına olan bağlılığını da ön planda tutmaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>L&#8217;Oréal Grup Hakkında</strong></p>
<p>Dünyanın önde gelen güzellik şirketi L’Oréal Grup, 100 yılı aşkın süredir kendisini tek bir amaca adamıştır: dünya çapındaki tüketicilerinin güzellikle ilgili ihtiyaçlarını yerine getirmek. Varoluş amacı olan dünyayı harekete geçiren güzelliği yaratmak; L’Oréal Grup’un güzelliğe yaklaşımını kapsayıcı, etik, cömert, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliğe bağlı olarak tanımlar. L’Oréal Grup, 36 uluslararası markadan oluşan geniş portföyü ve ‘Gelecek için L’Oréal’ programındaki iddialı sürdürülebilirlik taahhütleriyle herkese kalite, etkinlik, güvenlik, samimiyet ve sorumluluk açısından en iyisini sunmak için çalışır. 4.000’den fazla bilim insanı ve 5.500 teknoloji uzmanından oluşan özel bir araştırma ve inovasyon ekibiyle hareket eden L’Oréal Grup, Tekno-Güzellik güç merkezi olmaya odaklanırken, güzelliğin geleceğini yaratmaktadır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/loreal-turkiye-muhendisler-ve-muhendis-adaylari-icin-ideal-calisma-ortami-sunuyor-407609">L&#8217;Oréal Türkiye, Mühendisler ve Mühendis Adayları için İdeal Çalışma Ortamı Sunuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Doktorları: &#8220;İnsani Yardım Çalışanlarına Daha İyi Koruma Ve Güvenlik Ortamı Sağlanmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-doktorlari-insani-yardim-calisanlarina-daha-iyi-koruma-ve-guvenlik-ortami-saglanmali-399252</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Aug 2023 09:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlarına]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[doktorları]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[insani]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlanmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=399252</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Doktorları, uluslararası insani yardım örgütü olan Action Against Hunger (Açlığa Karşı Eylem) ve Handicap International örgütü ile 19 Ağustos Uluslararası İnsani Yardım Günü sebebiyle ortak bir rapor yayımladı. Rapora göre 2022 yılının son 10 yılın en şiddetli yılı olduğu kaydedildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-doktorlari-insani-yardim-calisanlarina-daha-iyi-koruma-ve-guvenlik-ortami-saglanmali-399252">Dünya Doktorları: &#8220;İnsani Yardım Çalışanlarına Daha İyi Koruma Ve Güvenlik Ortamı Sağlanmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Doktorları, uluslararası insani yardım örgütü olan Action Against Hunger (Açlığa Karşı Eylem) ve Handicap International örgütü ile 19 Ağustos Uluslararası İnsani Yardım Günü sebebiyle  ortak bir rapor yayımladı. Rapora göre 2022 yılının son 10 yılın en şiddetli yılı olduğu kaydedildi.</strong></p>
<p>2023 yılında 339 milyon insanın insani yardıma ihtiyaç duyacağı tahmin edilmekte. Çatışmalardan etkilenen nüfuslara ihtiyaç duydukları hayati yardımı sağlarken, insani yardım ve sağlık çalışanları hedef alınmaya, kaçırılmaya, kriminalize edilmeye, yaralanmaya ve hatta bazen öldürülmeye devam ediyor. İnsani yardım alanında çalışanları ve bu etkinlikler sırasında hayatlarını kaybedenleri anmaya adanan bir gün olan 19 Ağustos Uluslararası İnsani Yardım Günü kapsamında Dünya Doktorları, Action Against Hunger (Açlığa Karşı Eylem) ve ve Handicap International örgütü ortak bir rapor yayınladı. Dünya Doktorları, uluslararası bağışçıları, kuruluşlara tahsis edilen fonlarda insani yardım ve sağlık çalışanlarının güvenliğinin daha fazla dikkate alınması gerektiğine yönelik çağrıda bulundu.<br /> </p>
<p><strong>Sağlık çalışanları için 2022, en şiddetli yıl oldu</strong></p>
<p>Dünya Doktorları, İnsani Yardım Çalışanları Güvenlik Veritabanı’ndan elde ettiği verilere göre (Aid Worker Security Database) sağlık çalışanları için tüm dünyada 2022’nin, son 10 yılın en şiddetli yılı olduğunu açıkladı. Dünyada sağlık tesislerine ve personeline yönelik 1.989 şiddet olayının meydana geldiğini ve sağlık çalışanları arasında 232 ölüm meydana geldiği bildirildi. Dünya Doktorları, Türkiye’de ise 2022 yılında 422 sağlık çalışanının şiddete uğradığını kaydederek; Güney Sudan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Myanmar ve Ukrayna da dahil olmak üzere yaklaşık yirmi ülkenin, yardım ve sağlık çalışanları için özellikle tehlikeli hale geldiğini açıkladı.</p>
<p><strong>İnsani Yardım Çalışanları, şiddet riskine en çok maruz kalan grubu oluşturuyor</strong></p>
<p>Saldırıların hedefi olan insani yardım ve sağlık çalışanlarının %90&#8217;ının yerel aktörlerden oluştuğunu açıklayan Dünya Doktorları; yerelde faaliyet gösteren insani yardım ve sağlık çalışanlarının, ihtiyaçların en fazla olduğu bölgelerde en ön saflarda yer aldığını söyleyerek uluslararası aktörlerin erişemediği alanlarda insani yardım ve sağlık hizmeti sağlamak için mücadele ettiğini bildirdi. Dünya Doktorları, şiddet riskine en çok maruz kalan grubu oluşturan İnsani Yardım çalışanları adına; bağışçılar ve uluslararası ortakları, şiddeti engelleme konusunda onları desteklemeye ve kendi güvenliklerini sağlayabilecek uygun kaynakları paylaşmaya davet etti. </p>
<p><strong>Şiddet riskini azaltmak için sağlanan finansman hala yetersiz</strong></p>
<p>İnsani yardım kuruluşlarının personel güvenliğini sağlamak amacıyla stratejiler oluşturulması gerektiğini belirten Dünya Doktorları, kurumların personellerini gerekli güvenlik ekipmanlarıyla donatmasını personelini eğitmesi ve güvenlik yönetimine adanmış insanlara sahip olması gerektiğini açıkladı. Bununla birlikte, yüksek riskli alanlardan tahliyeleri sağlamak ve saldırıya uğrayan personele ve ailelerine psikolojik, mali ya da hukuki destek sağlayabilmesi gerektiğini bildirdi. Tüm bu operasyonlarda kuruluşların maliyetlerini finanse etmekte zorlandığını bildiren Dünya Doktorları, yaptığı açıklamada kurumların bazen personeli için en üst düzeyde güvenlik koruması sağlamakla projeleri uygulamak için gereken diğer maliyetleri finanse etmek arasında seçim yapmak zorunda kaldığını aktardı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-doktorlari-insani-yardim-calisanlarina-daha-iyi-koruma-ve-guvenlik-ortami-saglanmali-399252">Dünya Doktorları: &#8220;İnsani Yardım Çalışanlarına Daha İyi Koruma Ve Güvenlik Ortamı Sağlanmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulak Mantarı Nemli Ortamı Seviyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kulak-mantari-nemli-ortami-seviyor-395935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 09:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[mantarı]]></category>
		<category><![CDATA[nemli]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[seviyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tıp dünyasında ‘otomikoz’ olarak adlandırılan kulak mantarı; dış kulak yolu cildinin mantar enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Dış kulak yolu cildinde gelişen mantarlar özellikle nemli ve sıcak ortamları seviyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulak-mantari-nemli-ortami-seviyor-395935">Kulak Mantarı Nemli Ortamı Seviyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tıp dünyasında ‘otomikoz’ olarak adlandırılan kulak mantarı; dış kulak yolu cildinin mantar enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Dış kulak yolu cildinde gelişen mantarlar özellikle nemli ve sıcak ortamları seviyorlar. Bu nedenle deniz ve havuz aktivitelerinden veya hamam gibi nemli buharlı uygulamalardan sonra, çok terleyen kişilerde daha sık görülüyorlar. Genellikle tek kulakta oluşan kaşıntıyla kendini belli eden kulak mantarı hafife alınsa da, tedavisinde geç kalındığında kulak zarında delinmeye ve geçici işitme kaybına neden olabiliyor, dahası lenf bezlerine de yayılabiliyor <strong>Acıbadem  Fulya Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış </strong>bu nedenle<strong>  </strong>kulakta kaşıntı gibi sorunlarda mutlaka bir kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına başvurmak gerektiğini belirterek “Erken teşhis sayesinde mantar enfeksiyonları ağızdan ilaç kullanmaya bile gerek kalmadan sadece lokal uygulamalarla tedavi edilebiliyor. Geç kalındığında ise oluşan ciddi tablolar nedeniyle tedavi süresi oldukça uzayabiliyor” diyor. </p>
<p><strong>İlk belirtisi kulakta kaşıntı! </strong></p>
<p>Genellikle aspergillus ve candida mantarlarının sorumlu oldukları dış kulak yolu cildinde gelişen mantar enfeksiyonları sıklıkla kulakta oluşan kaşıntıyla kendilerini belli ediyorlar. Bazı tablolarda kaşıntı o kadar şiddetli oluyor ki hastalar kulaklarını sürekli kaşıdıkları için kanama yakınmasıyla hekime başvurabiliyorlar. Tablo ilerledikçe kulakta ağrı, kızarıklık, şişlik, akıntı ile pul pul cilt döküntüleri gibi yakınmalar da görülebiliyor. Bazı hastalarda kulak kepçesinde ve boyundaki lenf bezlerinde şişmeler de oluşabiliyor. </p>
<p><strong>Mantar enfeksiyonuna zemin hazırlıyor!</strong></p>
<p>Dış kulak yolunun cildi oldukça ince olduğu için kolaylıkla travmatize olabiliyor.  Dış kulak yolundan salgılanan ve halk arasında kulak kiri olarak bilinen serumen salgıları hem dış kulak yolunu nemlendiriyor hem de asidik bir ortam sağlayarak kulağı enfeksiyonlara karşı koruyorlar. Ayrıca nemli ve sulu ortamlarda dış kulak yolunun incelmesini ve yumuşamasını önlüyorlar. Dr. Esin Özlem Atmış, dış kulak yolu travmatize olduğunda veya uzun süre ıslak kaldığında bu koruyucu mekanizmaların bozulduğuna işaret ederek, “Örneğin, kulak çubuğuyla kulakları sık sık temizlemek, deniz veya havuzdan sonra kulağı nemli bırakmak dış kulak yolunun doğal mekanizmasını bozarak mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlayabiliyor. Bazen hastalarda dış kulak salgısı normalden çok daha fazla salgılanıyor ve kulak kendi kendine bu kiri temizleyemiyor. Bu durum da kulakta tıkanıklığa yol açarak bakteri ve mantar enfeksiyonunu kolaylaştırıyor. Böyle tablolarda kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı hekimler tarafından düzenli kulak temizleme işlemi yapılıyor” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Kulak mantarına karşı 6 önlem! </strong></p>
<p>Dr. Esin Özlem Atmış, kulakta mantar oluşumunu önlemek için almanız gereken önlemleri şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Suyla temastan sonra yumuşak bir havlu, pamuk veya ince bir peçeteyle dış kulak kepçesini iyice kurutun. </li>
<li>Sivri ya da sert materyaller ile dış kulak yolunu tahrip etmeyin. </li>
<li>Dış kulak yolu salgısını (serumen) sık temizlemekten kaçının.</li>
<li>Kan şekeri seviyenizin düzenli olarak normal sınırlarda kaldığından emin olun. </li>
<li>İşitme cihazı veya kulak içi kulaklık kullanıyorsanız, cihazlarınızı sık sık temizleyin. </li>
<li>Mantar enfeksiyonu sık tekrarlıyorsa, koruyucu önlem olarak, doktorunuzun bilgisi dahilinde, suyla temastan 15-20 dakika önce, dış kulak yolu cildinin asit miktarını arttırabilen yüzde 2’lik alkol borik solüsyonu kullanabilirsiniz. </li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kulak-mantari-nemli-ortami-seviyor-395935">Kulak Mantarı Nemli Ortamı Seviyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital dünyada siber risklerden uzak bir çalışma ortamı mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-siber-risklerden-uzak-bir-calisma-ortami-mumkun-363431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 09:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[risklerden]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Palo Alto Networks'ün dünya genelinde ve farklı sektörlerden C-Level 1.300 üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği "Siber Güvenlikte Sırada Ne Var?" araştırmasına katılan yöneticilerin yüzde 84'ü, kurumlarının hibrit çalışma ortamlarına yönelmesi nedeniyle güvenlik sorunlarında artış yaşandığını kaydediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-siber-risklerden-uzak-bir-calisma-ortami-mumkun-363431">Dijital dünyada siber risklerden uzak bir çalışma ortamı mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Palo Alto Networks&#8217;ün dünya genelinde ve farklı sektörlerden C-Level 1.300 üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği &#8220;Siber Güvenlikte Sırada Ne Var?&#8221; araştırmasına katılan yöneticilerin yüzde 84&#8217;ü, kurumlarının hibrit çalışma ortamlarına yönelmesi nedeniyle güvenlik sorunlarında artış yaşandığını kaydediyor.</strong></p>
<p><strong>Siber güvenlik teknolojilerinde Zero Trust (Sıfır Güven) yaklaşımını uygulayarak, dijital ortamda gerçekleştirilen tüm işlemlerin güvenli olduğu yanılsamasını ortadan kaldırmayı hedefleyen Palo Alto Networks, ZTNA 2.0 standardına sahip güvenlik platformları sayesinde kurumların yenilikçi iş uygulamaları ve hibrit iş gücü için siber risklerden arınmış bir çalışma ortamı sağlıyor.</strong></p>
<p>Dünya çapında binlerce müşterisine kendi veri merkezlerinde ve bulut üzerinden siber güvenlik çözümleri sunan <strong>Palo Alto Networks, </strong>geniş alan, mobil ve IoT ağlar arasında kesintisiz, performanslı ve güvenli erişim sunan <strong>SASE</strong> (Secure Access Service Edge) teknolojilerine her geçen gün bir yenisini ekliyor.  Şirket en son olarak kurumları, yeni erişim çağının standardı olmaya aday <strong>Sıfır Güven Temelli Ağ Erişimi 2.0&#8217;a (ZTNA 2.0) geçmeye çağırdı.</strong></p>
<p>Palo Alto Networks&#8217;ün dünya genelinde ve farklı sektörlerden C-Level 1.300 üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği <strong>&#8220;Siber Güvenlikte Sırada Ne Var?&#8221;</strong> araştırmasına katılan <strong>yöneticilerin yüzde 37&#8217;sine göre, 2023’teki siber güvenlik atakları ağırlıkla tedarik zincirlerini hedefleyecek</strong>. Araştırmaya yanıt verenlerin <strong>yüzde 96&#8217;sı son bir yılda en az bir kez saldırı yaşadığını </strong>ifade ederken, <strong>yarıdan fazlası (yüzde 57) üç veya daha fazla ihlal olayı yaşadığını </strong>söylüyor. Her üç yöneticiden biri ise bir saldırı sonucu operasyonel kesinti yaşadıklarını kabul ediyor. Yöneticilerin <strong>yüzde 84&#8217;ü, kurumlarının hibrit çalışma ortamlarına yönelmesi ile birlikte güvenlik sorunlarında artışlar gördüklerini vurguluyor. </strong></p>
<p><strong>Zero Trust</strong> yaklaşımının detaylarıyla ilgili açıklama yapan <strong>Palo Alto Networks Türkiye, Rusya CIS Direktörü Vedat Tüfekçi</strong>, “ZTNA (Zero Trust Network Access) mimarisinin geliştirilmesinin nedeni, eski sanal özel ağların (VPN) belli noktalarda gerekli ölçeklenmeyi yeterince sağlayamaması ve bazı ağ geçişlerine izin vermesidir. Eski ZTNA 1.0 çözümlerinde ise kullanıcıya bir kez erişim yetkisi verildiğinde, bağlantının dolaylı olarak sonsuza kadar güvenli olduğu varsayılıyor. Bu zayıflık siber güvenlik tehditleri, kötü niyetli eylemler ve davranışlar için kullanılabiliyor. <strong>Palo Alto Networks’ün Prisma Access gibi ZTNA 2.0 yeteneklerine sahip güvenlik platformları </strong>ise bütün bu ön kabulleri ortadan kaldırarak <strong>Zero Trust (Sıfır Güven)</strong> yaklaşımıyla gerekli bütün iç denetimleri yapan bir mekanizmayı teknolojiye dahil ediyor. Teknoloji ve hizmetlerimize yansıyan Zero Trust (Sıfır Güven) yaklaşımımız ile kurum genelindeki dijital tüm işlemlerin bir ön kabul olarak güvenli bir ortamda yapıldığı yanılsamasını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Palo Alto Networks <strong>Prisma Access</strong> gibi ZTNA 2.0 özellikli ürünlerimiz, kuruluşlara, çağdaş iş uygulamalarına ve hibrit iş gücüne siber güvenlik tehditlerinden uzak bir çalışma ortamı sağlıyor” dedi.</p>
<p><strong>Yapay Zeka ile siber güvenlik otomasyonu yapıyor</strong></p>
<p>Prisma Access, Prisma SASE&#8217;nin sınır güvenlik hizmeti (SSE) olarak öne çıkıyor. Geniş alan ağ üzerinde tüm güvenlik denetimlerini bir veri merkezi olmadan yapma olanağı sunan Prisma SASE ile kullanıcılar hangi cihazı veya hangi ağı kullanırsa kullansın ağ sorunlarına takılmadan güvenli ve performanslı bir iletişimin rahatlığını yaşıyorlar. Prisma SASE’nin yapısında yer alan yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileri, anormallik tespitini otomatikleştirip, kurum genelinde siber güvenlik görünürlüğünü ve denetimini düzenli olarak iyileştiriyor.  Prisma SASE, uygulamalardaki ya da kodlardaki bir açığın kötü niyetli kişiler tarafından keşfedildiği Sıfırıncı Gün (Zero Day) saldırılarına karşı güvenlik güncellemelerini otomatik olarak yaparken, kullanıcı ve yöneticileri de bu tür sıra dışı ataklara karşı önceden uyarıyor.</p>
<p><strong>Sıfır Güven Ağ Erişimi ne sağlıyor?</strong></p>
<p>ZTNA 2.0 güvenlik yöneticilerini rahatlatan birçok avantajı bünyesinde barındırıyor:</p>
<p><strong>Yeterli yetki ile  erişim —</strong> IP adresleri ve bağlantı noktaları gibi ağ bileşenlerinden bağımsız olarak uygulama ve alt uygulama düzeylerinde hassas erişim denetimi sağlıyor.</p>
<p><strong>Sürekli güvenlik doğrulaması</strong> <strong>—</strong> Herhangi bir uygulamaya erişim yetkisi verildikten sonra bile cihaz görünümünde, kullanıcı ve uygulama davranışındaki değişikliklere bağlı olarak güvenlik değerlendirmesi kesintisiz devam ediyor.</p>
<p><strong>Sürekli güvenlik araştırması—</strong> Sıfırıncı gün (Zero Day) tehditleri de dahil olmak üzere bütün kötü niyetli atakları önlemeye yardımcı olmak için izin verilmiş bağlantılar için dahi tüm uygulama trafiğinin derinlemesine ve sürekli denetimi söz konusudur.</p>
<p><strong>Verilerin eksiksiz korunması —</strong> Merkezi veri kaybını önleme (DLP) ilkesiyle özel uygulamalar ve SaaS uygulamaları da dahil olmak üzere tüm uygulamalarda tutarlı veri kontrolü sağlar.</p>
<p><strong>Tüm uygulamalar için güvenlik —</strong> Yalnızca bulut için yazılmış uygulamalar, kurumun kendine özel uygulamaları ve çeşitli SaaS uygulamaları da dahil olmak üzere kuruluş genelinde kullanılan her tür uygulamayı düzenli ve tutarlı bir şekilde korumaya alır.</p>
<p><strong>Güvenlik duvarları ile 11. kez lider</strong></p>
<p>Endüstriye yönelik raporlarıyla ünlü, araştırma kuruluşu Gartner’ın <strong>Leader in the 2022 Gartner® Magic Quadrant<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> for Network Firewalls</strong> araştırmasında Palo Alto Networks, 2022&#8217;de üst üste 11. kez lider seçildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-siber-risklerden-uzak-bir-calisma-ortami-mumkun-363431">Dijital dünyada siber risklerden uzak bir çalışma ortamı mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birevim Genel Müdürü Av. Mahir Orak: &#8220;Deprem kimlik belgesi ile güven ortamı oluşturmalıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/birevim-genel-muduru-av-mahir-orak-deprem-kimlik-belgesi-ile-guven-ortami-olusturmaliyiz-353521</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2023 10:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[belgesi]]></category>
		<category><![CDATA[birevim]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[mahir]]></category>
		<category><![CDATA[müdürü]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturmalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[orak]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353521</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tasarruf finansman sektörünün öncü şirketlerinden Birevim, son yıllarda yaşanılan deprem felaketlerinin açtığı yaraların en aza indirilmesi için deprem yönetmeliğine “Deprem Kimlik Belgesi”nin girmesi gerektiğine vurgu yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/birevim-genel-muduru-av-mahir-orak-deprem-kimlik-belgesi-ile-guven-ortami-olusturmaliyiz-353521">Birevim Genel Müdürü Av. Mahir Orak: &#8220;Deprem kimlik belgesi ile güven ortamı oluşturmalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tasarruf finansman sektörünün öncü şirketlerinden Birevim, son yıllarda yaşanılan deprem felaketlerinin açtığı yaraların en aza indirilmesi için deprem yönetmeliğine “Deprem Kimlik Belgesi”nin girmesi gerektiğine vurgu yapıyor. </strong></p>
<p><strong>Birevim Genel Müdürü Av. Mahir Orak, “Tasarruf planı oluşturduğumuz gayrimenkullerin %95’ine yakını enerji kimlik belgesine sahip. Buna benzer şekilde artık deprem kimlik belgesi de depreme karşı güvende olduğumuzun bir belgesi haline gelecek. Bu konuda sektörümüze öncülük etmeye ve üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız” dedi.</strong></p>
<p>Kahramanmaraş merkezli depremlerde 120 bine yakın bina kullanılamaz hale geldi. Bu sonuçlar ile birlikte binaların sağlamlığının önemi gündemde ilk sırada yerini aldı. Bu noktada tasarruf finansman sektörünün öncü şirketlerinden Birevim’in Genel Müdürü Av. Mahir Orak, son yıllarda yaşanılan deprem felaketlerinin açtığı yaraları en aza indirgemek için son deprem yönetmeliğine “Deprem Kimlik Belgesi”nin eklenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p>Birevim Genel Müdürü Av. Mahir Orak, “Enerji kimlik belgesi son 5-6 yılda hayatımıza girdi ve çok hızlı bir şekilde aranılan bir kriter haline geldi. Bizim de tasarruf planı oluşturduğumuz gayrimenkullerin %95’ine yakını enerji kimlik belgesine sahip. Buna benzer şekilde deprem kimlik belgesiyle konutları daha güvenilir hale getirebileceğimizi düşünüyoruz. Son deprem yönetmeliğine dahil edilecek deprem kimlik belgesi ile konutların sağlamlığı belgelenebilir ve satın alacak kişiler şeffaf bir şekilde bilgilere ulaşabilir. Birevim olarak bu konuda sektörümüze öncülük etmek ve sorumluluk almak istiyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/birevim-genel-muduru-av-mahir-orak-deprem-kimlik-belgesi-ile-guven-ortami-olusturmaliyiz-353521">Birevim Genel Müdürü Av. Mahir Orak: &#8220;Deprem kimlik belgesi ile güven ortamı oluşturmalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
