<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ortalamasını | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ortalamasini/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ortalamasini</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Mar 2026 08:48:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ortalamasını | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ortalamasini</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[aştı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasını]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>
<p>İstanbul’daki liselerde görev yapan rehber öğretmenlere yönelik düzenlenen seminere yaklaşık 2 bine yakın psikolojik danışman ve rehber öğretmen katıldı.</p>
<p>Programda okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemi, ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ve okullarda uygulanabilecek önleyici yaklaşımlar ele alındı.</p>
<p><strong>“Rehber öğretmenlerin rolü çok kritik”</strong></p>
<p>Programda konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin karşılaştığı risklerin arttığını ve bu süreçte rehber öğretmenlerin çok önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “Bugün dijitalleşen dünyada ve küresel ölçekte gençlerin birçok riskle karşı karşıya kaldığı bir dönemde rehber öğretmenlerimizin kilit rolü olduğunu görüyorum. Okullarda hem büyük bir sorumlulukları var hem de büyük bir fırsatları var.” dedi.</p>
<p>Psikolojik danışmanların yaşadıkları vakaları kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Rehber öğretmenlerimizin yaşadıkları olayları not almalarını ve bir olgu defteri tutmalarını tavsiye ederim. Karşılaştıkları vakaları yazmaları, daha sonra bunlar üzerine düşünmeleri ve çözüm arayışlarını kaydetmeleri onların mesleki gelişimleri açısından çok önemli bir birikim oluşturur. Bu belki kısa vadede bir külfet gibi görünebilir ama uzun vadede insanı ve gençleri daha iyi anlamayı sağlayacak çok değerli bir tecrübe kazandırır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Ergenlik dönemi kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin gençlerin kimlik arayışı yaşadığı doğal bir süreç olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Gençlik döneminin doğal bir özelliği kimlik arayışıdır. Gençler bu dönemde ‘Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?’ gibi sorular sorarlar. Bu süreç özellikle 12–15 yaş aralığında daha yoğun yaşanır. Nörobiyolojik olarak ergenlik ortalama 22 yaşına kadar devam eder. Hatta bazı kişilerde 30’lu yaşlara kadar uzayabilen bir süreçten söz ediyoruz.”</p>
<p>Ergenlik döneminde beynin gelişimi nedeniyle duyguların aklın önüne geçebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlikte beynin duygusal bölgeleri daha hızlı gelişirken, düşünme ve karar verme ile ilgili frontal bölgeler daha geç gelişir. Bu nedenle ergenler çoğu zaman sonunu düşünmeden hareket edebilir. Hisleri akıllarının önüne geçebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde gençlerin üç temel psikolojik ihtiyaca sahip olduğunu belirterek, “Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı vardır: Aidiyet, yeterlilik ve anlam. Aidiyet duygusu, gencin kendisini ailesine, okuluna veya arkadaş grubuna ait hissetmesiyle ilgilidir. Yeterlilik duygusu, bir alanda küçük de olsa başarı yaşayabilmesiyle oluşur. Anlam duygusu ise yaptığı işin değerli olduğunu hissetmesidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu ihtiyaçların karşılanmasının ergenlik sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu üç ihtiyaç karşılandığında ergenlik dönemi daha az fırtınalı geçer. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında gençler kendilerini değersiz veya dışlanmış hissedebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önünde küçük düşürülmek ağır bir deneyim… </strong></p>
<p>Okul ortamında adalet duygusunun gençler için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Ergenler adalet konusunda çok hassastır. Öğretmenin ayrımcılık yaptığını düşündükleri anda bu durum öfke birikimine yol açabilir. Kendini değersiz veya görülmemiş hisseden genç bazen güç gösterisiyle dikkat çekmeye çalışabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmemesinin önemine de dikkat çekerek, “Bir gencin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesi çok ağır bir deneyimdir. Bazı gençler bu tür durumlarda içine kapanır, bazıları ise biriktirdikleri öfkeyi ani ve dürtüsel davranışlarla dışa vurabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlerin hata yapma hakkı vardır</strong></p>
<p>Gençlerin hatalarının cezalandırılmak yerine eğitsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “onarıcı adalet” yaklaşımına dikkat çekti ve “Ergenlerin hata yapma hakkı vardır. Ancak başkasına zarar verme hakları yoktur. Bu nedenle ceza vermek yerine onarıcı adalet yöntemleri uygulanabilir. Örneğin topluma hizmet çalışmaları yaptırmak veya iyilik projeleri hazırlatmak gibi yöntemler gençlerin davranışlarının sonuçlarını anlamasını sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Korkutarak genç yönetilemez</strong></p>
<p>Prof. Dr.<strong> </strong>Tarhan, günümüz dünyasında otoriter ve baskıcı yaklaşımların gençler üzerinde etkili olmadığını belirterek, “Artık dünyada toplumlar açık toplum haline geldi. Dijitalleşme dünyayı adeta elektronik köy haline getirdi. Böyle bir çağda korkutarak bir genci yönetmek mümkün değildir. Gençlerin kendilerini ifade edebileceği, konuşabileceği ve paylaşabileceği ortamların oluşturulması gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p>Ruh sağlığında önleyici çalışmaların önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Psikiyatri çoğu zaman sorun ortaya çıktıktan sonra devreye girer. Oysa birincil koruma dediğimiz yaklaşımda sağlıklı bireylerin psikolojik dayanıklılığını artırmaya odaklanırız. Okullarda yapılacak psikolojik sağlamlık çalışmaları bu açıdan çok değerlidir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital ortam şiddetin tek nedeni değil</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkisinin çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital araçların tek başına şiddet üretmediğini, ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırabildiğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dijital ortam tek başına şiddetin nedeni değildir. Ama başka psikolojik mekanizmalarla birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırıcı bir etkisi vardır. Sosyal medya, video oyunları ve internet içerikleri gençlerin dünyasının bir parçası. Ancak bunların bazıları şiddeti normalleştirebiliyor. Kavga videoları, saldırgan içerikler ve şiddeti çözüm gibi gösteren videolar, özellikle ergenler üzerinde etkili olabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Agresif influencer gençler üzerinde etkili…</strong></p>
<p>Dijital ortamın en önemli etkilerinden birinin şiddeti sıradanlaştırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, gençlerin yalnızca dijital içeriklerden değil, gerçek hayattaki rol modellerden de etkilendiğini vurguladı ve “Dijital ortamın yaptığı en önemli etki şiddeti normalleştirmesidir. Ancak bundan daha güçlü bir etki canlı şiddettir. Ailede, çevrede ya da toplumda öfke dili iletişim dili haline gelmişse çocuk bunu model alır. Gördüğü şiddeti alışılmış bir davranış gibi algılamaya başlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu noktada sosyal öğrenmenin önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolog Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramına dikkat çekerek, özellikle agresif influencer’ların ve zorbalık içeren içeriklerin gençler üzerinde güçlü model etkisi oluşturduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>Şiddete maruz kalmak empatiyi azaltıyor</strong></p>
<p>Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın gençlerde duygusal duyarsızlaşmaya yol açabileceğini söyleyen Tarhan, bunun empati duygusunu zayıflatabileceğini belirtti ve “Şiddetin görüntülerine çok maruz kalındığında korku ve empati azalır. Bu durum kötülüğün sıradanlaşmasına yol açar. Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmak gençlerin duyarlılığını azaltabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sosyal medya algoritmaları agresif içerikleri öne çıkarabiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sosyal medya algoritmalarının da bu süreçte etkili olduğunu ifade ederek, dijital platformların çoğu zaman dikkat çekici ve tartışmalı içerikleri daha fazla öne çıkardığını söyledi ve “Sosyal medya algoritmaları çoğu zaman şeffaf değil. Şok edici, agresif veya tartışmalı içerikler daha hızlı yayılıyor. Arama motorlarında ve sosyal platformlarda adeta ikna laboratuvarları gibi çalışan sistemler var. Kullanıcının ilgisine göre içerik sunuluyor ve kişi sürekli aynı tür içeriklerle besleniyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Dijital ortamın özellikle ergenlik döneminde kontrolsüz kullanıldığında bağımlılık riskini artırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Eğer bir genç dijital ortamda saatler geçiriyor, yemek reddi, okul reddi gibi davranışlar gösteriyorsa burada bağımlılıktan söz edebiliriz. Hatta bazı vakalarda çocukların odalarına pet şişe koyup tuvalete gitmek için bile oyunu bırakmak istemediklerini görüyoruz.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, eğlence amaçlı ekran kullanımının günlük zamanın yüzde 20’sini geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu sınırın aşılması durumunda bağımlılık riskinin arttığını ifade etti.</p>
<p><strong>Dijital zorbalık korkakça yapılan bir şiddet türü</strong></p>
<p>Siber zorbalığın da gençler arasında önemli bir risk alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, anonim ortamların saldırgan davranışları kolaylaştırabildiğini söyledi ve “Dijital ortamda siber zorbalık dediğimiz bir durum var. Buna dijital zorbalık da diyoruz. Kişiler anonim şekilde saklanarak saldırgan davranışlar gösterebiliyor. Bu da özellikle ergenler için ciddi bir risk oluşturuyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijitalleşme tehdit olduğu kadar fırsat da</strong></p>
<p>Dijitalleşmenin yalnızca risk değil aynı zamanda önemli fırsatlar da sunduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, doğru kullanıldığında gençlerin gelişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>
<p>“Dijitalleşme bir sel gibi geliyor. Bu sele lanet okumak yerine onu fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Uçurtmayı uçurtan rüzgar değil, rüzgara karşı aldığımız pozisyondur. Eğer doğru pozisyon alırsak gelecek nesiller bize teşekkür eder.” diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijital çağda en önemli konunun etik değerler eğitimi olduğunu ve özellikle erken çocukluk dönemine dikkat çekti.</p>
<p>“Ahlak doğuştan gelmez, öğrenilen bir şeydir. Erdem ve değer eğitimi en etkili şekilde 4–6 yaş arasında verilir. Bu dönem altın değerindedir. Daha sonraki yıllarda da öğrenilir ama daha zor olur.” ifadesinde bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Okullarda yaşanan olayları cezalandırma yerine fırsat eğitimine dönüştürmek gerekir. Öğrenciyi utandırmadan, incitmeden o olay üzerinden bir öğrenme fırsatı oluşturmak eğitimciliğin en önemli becerilerinden biridir.” dedi.</p>
<p><strong>Şiddet vakalarının öncü işaretleri var</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda görülebilecek şiddet vakalarının çoğunda önceden ortaya çıkan bazı işaretler bulunduğunu belirterek, bu belirtilerin erken fark edilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.</p>
<p>Şiddetin yalnızca başkalarına yönelik değil, kişinin kendisine yönelttiği davranışlar şeklinde de ortaya çıkabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, özellikle intihar vakalarının çoğunda öncü belirtilerin görüldüğünü vurguladı ve “İntihar da aslında kendine yönelik bir şiddettir. Başkasına yönelik şiddet gibi intihar vakalarının da öncülleri vardır. Bu belirtileri erken fark edebilmek çok önemli. Bu öncülleri çoğu zaman sınıf öğretmenleri, öğrencinin yakın arkadaşları ya da sınıf temsilcileri daha kolay yakalayabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Ani kişilik değişimleri önemli bir uyarı işareti</strong></p>
<p>Bir öğrencinin davranışlarında aniden ortaya çıkan değişimlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde görülen ani duygu durum değişimlerinin risk işareti olabileceğini söyledi ve “Daha önce neşeli ve sakin olan bir öğrenci birden durgunlaşmışsa ya da tam tersi sürekli durgun olan bir öğrenci birden aşırı hareketli hale gelmişse burada bir kişilik değişimi olabilir. Bu tür durumlarda şüphelenmek gerekir. Çünkü bu değişimler bazen duygu durum bozukluklarının habercisi olabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddetin küçük belirtileri büyük olayların habercisi olabilir</strong></p>
<p>Başkasına yönelik şiddetin de çoğu zaman küçük davranışlarla başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Küçük şiddet davranışları büyük şiddetin habercisi olabilir. Eğer bir kişi şiddeti bir sorun çözme yöntemi haline getirmişse o kişi risk grubunda kabul edilmelidir. Okullarda risk grubu oluşturulmalı ve bu öğrenciler birebir takip edilmelidir. Bu öğrencilerin içine attığı duygular, biriktirdiği öfke ya da yaşadığı sorunlar anlaşılmaya çalışılmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Akran zorbalığı Türkiye’de yüksek seviyede</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığının da gençler arasında önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, uluslararası verilerle Türkiye’deki durumu karşılaştırdı ve “Dünyada akran zorbalığı ortalama yüzde 33 civarında. OECD ortalaması bu seviyede. Türkiye’de ise bu oran yüzde 40’lara kadar çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Ergenlik dönemindeki bazı çatışmaların doğal olduğunu ancak sistematik zorbalığın mutlaka ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, okullarda sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.</p>
<p><strong>Sosyal ve duygusal beceriler şiddeti azaltır</strong></p>
<p>Gelişmiş eğitim sistemlerinde “Sosyal ve Duygusal Öğrenme” modelinin yaygın olarak uygulandığını belirten Tarhan, “Şiddeti azaltmanın önemli yollarından biri sosyal ve duygusal öğrenme modelidir. Bu model öğrencilerin empati kurmasını, duygularını yönetmesini ve sorunlarını şiddet dışı yollarla çözmesini öğretir.” diye konuştu.</p>
<p>Okullarda yaşanan disiplin sorunlarının yalnızca ceza ile çözülmemesi gerektiğini belirten Tarhan, “Disiplin uygulamalarında cezalandırıcı adalet yerine onarıcı adalet yaklaşımı benimsenmelidir. Öğrencinin yaptığı hatayı telafi etmesine imkân tanıyan yöntemler daha kalıcı sonuç verir. Bazı eğitim sistemlerinde öğrenciler rastgele iyilik projelerine gönderiliyor. Yaşlı bakım evlerinde, çocuk koruma kurumlarında gönüllü çalışmalar yapıyorlar. Böylece empati geliştiriyor ve hayatın farklı yönlerini deneyimleyerek öğreniyorlar.” dedi.</p>
<p><strong>Kriz yönetimi için hazırlıklı olmak gerekir</strong></p>
<p>Okullarda yaşanabilecek şiddet veya intihar vakalarına karşı kriz yönetim planlarının hazırlanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Krizi yönetmenin birinci şartı krize hazırlıklı olmaktır. Krize hazırlıklı olmayan kişi krizin bir parçası haline gelir. Stres altında soğukkanlı kalmak çok önemli. Kriz anında liderlik ortaya çıkar. Panik yapanı sakinleştirmek, ortamı kontrol etmek ve doğru müdahale planını uygulamak gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Şiddet olayları sosyal bir yangın gibi görülmeli</strong></p>
<p>Okullarda kriz müdahale ve risk yönetimi planlarının oluşturulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun yangın güvenliği kadar ciddiye alınması gerektiğini söyledi ve “Yangın eğitimi nasıl ciddiye alınıyorsa bu konu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Çünkü bu da bir sosyal yangındır. Okullarda kriz önleme ve kriz müdahale planları mutlaka hazırlanmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-620966">Türkiye&#8217;de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir, 6 günde şubat ayı ortalamasını aştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-6-gunde-subat-ayi-ortalamasini-asti-611146</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 10:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aştı]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[menderes]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasını]]></category>
		<category><![CDATA[seferihisar]]></category>
		<category><![CDATA[Su Baskınları]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[torbalı]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611146</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de şubat ayının ilk 6 gününde metrekareye 106,4 kilogram yağış düştü. Güzelyalı’da 1938’den bu yana tutulan aylık yağış verilerine göre 100,9 kilogram olan şubat ayı ortalaması bu yağışla birlikte bir hafta dolmadan geride bırakıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-6-gunde-subat-ayi-ortalamasini-asti-611146">İzmir, 6 günde şubat ayı ortalamasını aştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de şubat ayının ilk 6 gününde metrekareye 106,4 kilogram yağış düştü. Güzelyalı’da 1938’den bu yana tutulan aylık yağış verilerine göre 100,9 kilogram olan şubat ayı ortalaması bu yağışla birlikte bir hafta dolmadan geride bırakıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, olumsuzluklara karşı 1.365 personel, 412 araç ve 200 pompa ile sahada çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>
<p>İzmir’de şubat ayının ilk haftasında, son 88 yıldır ölçülen en yüksek yağış miktarlarından biri kaydedildi. İzmir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre, 1938 yılından bu yana kentte şubat ayı yağış ortalaması 100,9 kilogram olarak ölçülürken, bu yıl şubat ayının yağışsız geçen iki gününe rağmen kent merkezinde metrekareye 106,4 kilogram yağış düştü. Dünden itibaren etkisini artıran aşırı yağışlar kent genelinde yaşamı olumsuz etkilerken, İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri olası sorunların önüne geçmek için sahada yoğun mesai yaptı. Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve çevre yerleşimlerde 1.365 personel, 412 araç ve 200 pompa ile çalışmalarını aralıksız sürdürdü.</p>
<p><strong>Menderes Çileme’de yüksek yağış</strong><br />Yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağışların etkili olduğu süreçte Menderes, Ödemiş, Bayındır, Kemalpaşa, Beydağ, Gaziemir, Urla, Bergama, Torbalı, Karabağlar ve Seferihisar’da su baskınları meydana geldi. AKOM koordinasyonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi birimleri ile İZSU Genel Müdürlüğü, taşkın ve su baskınlarına karşı gece boyunca aralıksız görev yaptı. Son 24 saatte Menderes Çileme’de metrekareye 131,8 kilogram yağış düşerken, Ödemiş’te 93,7, Menderes’te 93,6 ve kent merkezinde 45 kilogram yağış ölçüldü. İzmir Güzelyalı’da ise 1 Şubat’ta metrekareye 9,4, 2 Şubat’ta 44, 3 Şubat’ta 8 ve 6 Şubat’ta 45 kilogram yağış kaydedildi.</p>
<p><strong>İhbarlara hızlı müdahale</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi birimleri ile İZSU Genel Müdürlüğü, gece boyunca aralıksız çalıştı. 112 İtfaiye Çağrı Merkezi’ne toplam 229 ihbar ulaştı. İhbarların büyük bölümünü ev ve iş yeri su baskınları oluşturdu. İZSU’nun 185 hattı ile HİM 153 üzerinden ise toplam 545 ihbar kayda geçerken, saat 09.00 itibarıyla ihbar sayılarında düşüş yaşandı. İhbarların en yoğun geldiği ilçe Seferihisar oldu. Müdahalelerin yoğunlaştığı bölgeler; Seferihisar’da Payamlı, Cumhuriyet, Mersin Alanı ve Camikebir; Torbalı’da Fevzi Çakmak, Muratbey ve İnönü; Menderes’te Gümüldür ve Çukuraltı; Urla’da Altıntaş, Atatürk ve Güvendik; Çeşme’de ise 16 Eylül, Alaçatı, Dalyan, Çakabey, Ilıca ve İsmet İnönü mahalleleri olarak sıralandı.</p>
<p><strong>Kritik noktalarda çalışmalar sürüyor</strong><br />İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri; Seferihisar’ın Payamlı, Ürkmez ve Cumhuriyet mahalleleri ile Menderes’in Gümüldür Atatürk ve Orta mahallelerinde, dere taşmalarına bağlı su baskınlarına müdahale ediyor. Torbalı Pancar Mahallesi İZBAN istasyonu çevresi ile alt geçitte oluşan su baskınlarında tahliye ve su çekme çalışmaları sürdürülüyor. Öte yandan Menderes Çile Ege Yaşam Kooperatifi’nde mahsur kaldığı bildirilen iki kişi, itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.</p>
<p><strong>Torbalı’da bir yurttaş yaşamını yitirdi</strong><br />Torbalı ilçesi Pancar Mahallesi’ndeki İZBAN alt geçidinden aracıyla geçmeye çalışan bir yurttaş, su seviyesinin hızla yükselmesi sonucu araç içinde mahsur kaldı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen yurttaşın yaşamını yitirdiği bildirildi. Olayla ilgili adli ve idari süreçlerin sürdüğü belirtildi.</p>
<p><strong>Yol yapım ekipleri gece boyunca mesai yaptı</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, gece boyunca Seferihisar, Torbalı, Menderes ve Bayındır başta olmak üzere su taşkınlarının yol açtığı tahribata müdahale etti. Dere yataklarında önlem alan ekipler, dere geçişlerini açarak sel sularının tahliyesini sağladı. Kocaçay Deresi ile Akarca–Sığacık bağlantısında meydana gelen su taşkınına da müdahale edilirken, sel nedeniyle ulaşıma kapanan yollar yeniden trafiğe açıldı. Su baskınlarının etkili olduğu bölgelerde, vatandaşların can güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli önlemler alındı.</p>
<p><strong>Sosyal hizmetler üç bölgede altı ekiple sahada</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, yağışlardan etkilenen Torbalı, Menderes, Çeşme ve Seferihisar’da 20 personelle sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalar kapsamında selden etkilenen haneler, iş yerleri ve ortak kullanım alanlarının durumu yerinde inceleniyor. Yurttaşların acil ihtiyaç ve talepleri tespit edilerek raporlanıyor, gerekli yardım çalışmaları planlanıyor.</p>
<p><strong>AKOM süreci anlık takip ediyor</strong><br />Meteoroloji değerlendirmelerine göre, yağışların gün boyunca hafif sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak şeklinde sürmesi, gece yarısından itibaren ise yer yer yeniden kuvvetlenmesi bekleniyor. İZSU ve itfaiye ekipleri başta olmak üzere tüm belediye birimleri sahada görev yaparken, kent genelindeki gelişmeler AKOM tarafından anlık olarak izleniyor. Vatandaşlardan, olası risklere karşı dikkatli olmaları ve karşılaştıkları olumsuzlukları 185, 153 ve 112 hatlarına bildirmeleri istendi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-6-gunde-subat-ayi-ortalamasini-asti-611146">İzmir, 6 günde şubat ayı ortalamasını aştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye, mühendislik bölümlerinden mezun olan yüzde 29&#8217;luk kız öğrenci oranıyla OECD ortalamasını geçti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-muhendislik-bolumlerinden-mezun-olan-yuzde-29luk-kiz-ogrenci-oraniyla-oecd-ortalamasini-gecti-461691</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2024 08:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bölümlerinden]]></category>
		<category><![CDATA[geçti]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[lük]]></category>
		<category><![CDATA[mezun]]></category>
		<category><![CDATA[mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[oecd]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[oranıyla]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasını]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) tarafından 2023 yılında yayınlanan “Bir Bakışta Eğitim” raporundaki veriler, Türkiye mühendislik alanlarından mezun olan kız öğrencilerin oranının OECD ortalamasının üzerine çıktığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-muhendislik-bolumlerinden-mezun-olan-yuzde-29luk-kiz-ogrenci-oraniyla-oecd-ortalamasini-gecti-461691">Türkiye, mühendislik bölümlerinden mezun olan yüzde 29&#8217;luk kız öğrenci oranıyla OECD ortalamasını geçti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de mühendislik alanlarından mezun olan kız öğrencilerin oranı 2015 yılında yüzde 28 iken 2021 yılında yüzde 29&#8217;a yükselerek OECD&#8217;nin yüzde 28&#8217;lik ortalamasını geride bıraktı. Bu oran, Türkiye&#8217;nin mühendislik bölümlerinde cinsiyet eşitsizliğiyle mücadelesindeki kararlılığını gösteriyor.</strong></p>
<p>Son yıllarda, üniversiteden mezun olan kız öğrencilerin oranlarında önemli bir artış gözlemleniyor. Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) tarafından 2023 yılında yayınlanan “Bir Bakışta Eğitim” raporuna göre, yükseköğretim kurumlarından mezun olma oranına bakıldığında OECD ortalamasına göre yüzde 58, Türkiye’de ise yüzde 53’lük oranla çoğunluğu kız öğrencilerin oluşturduğu görülüyor. Mezun olanların yarısından fazlasını kız öğrencilerin oluşturması, geleneksel cinsiyet kalıplarının tersine döndüğüne işaret ediyor.</p>
<p>2021 yılında OECD ülkelerinde STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarında üniversite mezunlarının yüzde 33&#8217;ünü kız öğrenciler oluşturuyor. Mühendislik gibi bazı STEM alanlarında bu oran yüzde 28&#8217;e düşüyor. STEM alanlarında cinsiyet eşitsizliği hala devam etse de Türkiye bu alanda önemli bir ilerleme kaydetmiş durumda. OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2023” raporunda yer alan bilgilere göre Türkiye’de mühendislik alanlarından mezun olan kız öğrencilerin oranı 2015 yılında yüzde 28, 2021 yılında yüzde 29&#8217;a yükseliyor. Aynı oranlar, OECD ortalamasında yüzde 25’ten yüzde 28’e çıkıyor. </p>
<p><strong>“MÜHENDİSLİK ALANINDAKİ KIZ ÖĞRENCİLERİN SAYISININ ARTMASINI AMAÇLIYORUZ”</strong></p>
<p>OECD raporundaki veriler ışığında mühendislik alanlarında cinsiyet eşitsizliğinin hala önemli bir sorun olsa da Türkiye’nin bu alanda önemli bir ilerleme kaydettiğinin altınını çizen Bulgurcu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ayşen Bulgurcu, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:</p>
<p>“Türkiye’nin mühendislik alanlarından ve mezun olan kız öğrenci sayısının OECD ortalamasının üzerine çıkması çok büyük bir başarı. Bulgurcu Vakfı olarak, STEM ve özellikle mühendislik alanında okuyan kız öğrencilerin sayısının artmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz ve bunun için de elimizden geleni yapıyoruz. Ülkemizde mühendislik bölümlerin mezun olan kız öğrencilerin oranının artmasının, OECD ülkelerine de ilham olacağını düşünüyorum. Mühendislik başta olmak üzere her meslekte ve sektörde cinsiyet eşitliğini sağlamak için ortak çaba göstermeliyiz. Kadınların potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koymalarını ve kariyerlerinde istedikleri gibi ilerlemelerini sağlamak hem toplumumuzun hem de ekonomimizin daha güçlü olmasına katkı sağlayacaktır. Cinsiyet eşitsizliğinin sona ermesi ve kadınların erkeklerle denk koşullarda yer alması için herkesin destek vermesi gerekiyor. Bulgurcu Vakfı olarak, kız öğrencilere mühendislik alanlarında ilgi ve yeteneklerini geliştirme fırsatları sunarak, başarılı olmalarını desteklemeye devam edeceğiz.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-muhendislik-bolumlerinden-mezun-olan-yuzde-29luk-kiz-ogrenci-oraniyla-oecd-ortalamasini-gecti-461691">Türkiye, mühendislik bölümlerinden mezun olan yüzde 29&#8217;luk kız öğrenci oranıyla OECD ortalamasını geçti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Papara kadın istihdamında sektör ortalamasını ikiye katladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/papara-kadin-istihdaminda-sektor-ortalamasini-ikiye-katladi-364671</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 09:28:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ikiye]]></category>
		<category><![CDATA[istihdamında]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[katladı]]></category>
		<category><![CDATA[ortalamasını]]></category>
		<category><![CDATA[papara]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364671</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin lider fintech şirketlerinden Papara kadın istihdamında anlamlı bir projeye imza attı. Papara, düzenlediği eğitim programını başarıyla tamamlayan 7 kadın yazılımcıya kariyer fırsatı sundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/papara-kadin-istihdaminda-sektor-ortalamasini-ikiye-katladi-364671">Papara kadın istihdamında sektör ortalamasını ikiye katladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Türkiye’nin lider fintech şirketlerinden Papara kadın istihdamında anlamlı bir projeye imza attı. Papara, düzenlediği eğitim programını başarıyla tamamlayan 7 kadın yazılımcıya kariyer fırsatı sundu. </strong></em></p>
<p>Teknoloji ve yazılım sektörlerinde kadın çalışanlara eşit temsil hakkı vermek, toplumsal cinsiyet eşitliğini bir öncelik olarak benimseyen şirketlerin ortak gündemine dönüştü. 2021 verileri, Türkiye’de her 10 yazılımcıdan yalnızca birinin kadın olduğuna işaret ederken, Türkiye’nin önde gelen finansal teknoloji kuruluşlarından Papara, anlamlı bir projeye imza attı. Papara, eğitim ve kariyer platformu Patika iş birliğiyle düzenlediği bootcamp&#8217;in sonunda, aralarında daha önce diyetisyenlik, mimarlık gibi farklı sektörlerde çalışmış adayların da olduğu 7 kadın yazılımcıya kariyer fırsatı sundu. </p>
<p><strong>1.000’e yakın başvuru yapıldı</strong></p>
<p>Papara’nın Patika iş birliğiyle düzenlediği .Net Core Kadın Yazılımcı Bootcamp eğitim programına 3 hafta içinde 988 aday başvurdu. Ön eleme kriterlerini karşılayan 579 adaydan 376’sı gönderilen vaka çalışmalarını tamamladı ve bu adaylardan 69’uyla mülakat yapıldı. Papara İnsan ve Kültür ekibi, belirlenen 30 adayla tanışma görüşmeleri yaptı ve 6 haftalık eğitim sürecini başarıyla tamamlayan 7 aday, Papara’nın teknoloji ekibine tam zamanlı Yazılım Mühendisi olarak katıldı. </p>
<p><strong>&#8220;Teknoloji sektöründe kadın temsilini güçlendirmeyi önemsiyoruz”</strong></p>
<p>Teknoloji sektöründe kadın temsilini güçlendirmeyi önemsediklerini dile getiren Papara CEO’su Emre Kenci, “Papara olarak yaptığımız her işte alışılmış kabulleri değiştirmeye cesaret ediyoruz. Çalışanlarımızın 211’i, %45’i kadın. Teknoloji ekibimizde ise yaklaşık her 4 rolden birini kadın ekip arkadaşlarımız üstleniyor. Sektördeki kadın yazılımcı oranının %11,8 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, <strong>bu rakamlarla Türkiye ortalamasını ikiye katlarken, %22 olan Avrupa ortalamasını </strong><strong>aşmayı</strong> başarıyoruz. Devamlılığını sağlayacağımız .Net Core Kadın Yazılımcı Bootcamp programı da bu anlamda önemli bir adım” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/papara-kadin-istihdaminda-sektor-ortalamasini-ikiye-katladi-364671">Papara kadın istihdamında sektör ortalamasını ikiye katladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
