<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ortalama | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ortalama/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ortalama</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 08:49:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>ortalama | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ortalama</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doğum İstatistikleri, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogum-istatistikleri-2025-637055</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:49:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[En Düşük]]></category>
		<category><![CDATA[En Yüksek]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[kır]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogum-istatistikleri-2025-637055">Doğum İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4&#8217;ü erkek, %48,6&#8217;sı kız oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10&#8217;un altında kalmaya devam etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-0-ylBqqJmW.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-1-mj7RmxQA.png"/></p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10&#8217;un altında kaldı</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10&#8217;un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50&#8217;nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-2-kpRFhVuX.png"/></p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-3-Xe8xXgBM.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-4-GyeNNAFh.png"/></p>
<p>Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />              Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />              Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-5-xa5XEQfO.png"/></p>
<p><strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi&#8217;nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, &#8220;yoğun kent, orta yoğun kent ve kır&#8221;(1) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>
<p> </p>
<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-6-xGGvmgJI.png"/></p>
<p><strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-7-c8gJpT5H.png"/></p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9&#8217;a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-8-SJWgPVeZ.png"/></p>
<p><strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin &#8220;son iki doğum arasındaki ortalama süre&#8221;(2) incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-9-2RpdhxNt.png"/></p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>
<p> </p>
<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-10-VzxswzIF.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-11-MFswCj1P.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-12-BY3JkGEK.png"/></p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-13-8v8JxSup.png"/></p>
<p><strong>Doğumların %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8&#8217;i ikiz, %3,1&#8217;i üçüz ve %0,1&#8217;i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8&#8217;i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1&#8217;i ilk, %31,9&#8217;u ikinci, %18,2&#8217;si üçüncü, %12,8&#8217;i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8&#8217;inin ilk, %30,5&#8217;inin ikinci, %15,5&#8217;inin üçüncü, %10,8&#8217;inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-14-8mQNLygS.png"/></p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4&#8217;ü erkek, %48,6&#8217;sı kız oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10&#8217;un altında kalmaya devam etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-15-JXdFwZjc.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-16-rYF2TDL8.png"/></p>
<p>Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10&#8217;un altında kaldı</strong></p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10&#8217;un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>
<p> </p>
<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50&#8217;nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-17-bPbh8cm2.png"/></p>
<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-18-Ek8VKK12.png"/></p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-19-ytsEA23C.png"/></p>
<p>Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />              Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />              Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-20-fpdz3i8H.png"/></p>
<p><strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi&#8217;nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, &#8220;yoğun kent, orta yoğun kent ve kır&#8221;(1) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>
<p> </p>
<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-21-Lyjd3eQj.png"/></p>
<p><strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-22-syp2YRvH.png"/></p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9&#8217;a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-23-dKuhN9iY.png"/></p>
<p><strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Annenin &#8220;son iki doğum arasındaki ortalama süre&#8221;(2) incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-24-GXPT2fE6.png"/></p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>
<p> </p>
<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-25-jm1UABVJ.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-26-E5fxYKvq.png"/></p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>
<p> </p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-27-CmKsWLjq.png"/></p>
<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-28-aWUvEJKx.png"/></p>
<p><strong>Doğumların %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3&#8217;ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8&#8217;i ikiz, %3,1&#8217;i üçüz ve %0,1&#8217;i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8&#8217;i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>
<p> </p>
<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1&#8217;i ilk, %31,9&#8217;u ikinci, %18,2&#8217;si üçüncü, %12,8&#8217;i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8&#8217;inin ilk, %30,5&#8217;inin ikinci, %15,5&#8217;inin üçüncü, %10,8&#8217;inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br /> </p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-29-XjGMLQ6H.png"/></p>
<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogum-istatistikleri-2025-637055">Doğum İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkinci el otomobil piyasasında fiyatlar reel olarak düşmeye devam ederken arzda sınırlı bir artış oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-fiyatlar-reel-olarak-dusmeye-devam-ederken-arzda-sinirli-bir-artis-oldu-636830</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 12:48:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[1 Milyon]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Tl]]></category>
		<category><![CDATA[değişimi]]></category>
		<category><![CDATA[el]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[kinci]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[piyasasında]]></category>
		<category><![CDATA[reel]]></category>
		<category><![CDATA[Sınıfında]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=636830</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından sahibinden.com’da yayınlanan ilanlardan hareketle hazırlanan ve ikinci el otomobil piyasasının genel durumunu analiz eden “Otomobil Piyasası Görünümü” raporunun yenisi yayımlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-fiyatlar-reel-olarak-dusmeye-devam-ederken-arzda-sinirli-bir-artis-oldu-636830">İkinci el otomobil piyasasında fiyatlar reel olarak düşmeye devam ederken arzda sınırlı bir artış oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından sahibinden.com’da yayınlanan ilanlardan hareketle hazırlanan ve ikinci el otomobil piyasasının genel durumunu analiz eden “Otomobil Piyasası Görünümü” raporunun yenisi yayımlandı.</strong></em></p>
<p><em><strong> </strong></em><strong>Reel Fiyatlarda Negatif Görünüm Korundu</strong></p>
<p>Reel fiyatlardaki düşüş nisan ayında da devam etti. Reel ortalama otomobil reel fiyat endeksi 132,7 seviyesinde gerçekleşirken, reel fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 3,3, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 6,8 geriledi.</p>
<p><strong>Şekil 1: Ortalama otomobil reel fiyatı (2020 Ocak=100) (Sol panel), ortalama otomobil reel fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p> </p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-fiyatlar-reel-olarak-dusmeye-devam-ederken-arzda-sinirli-bir-artis-AMUj3sVv.jpg"/></strong>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Ortalama Otomobil Fiyatlarında Sınırlı Artış</strong></p>
<p>Nisan ayında ortalama otomobil fiyatı 1 milyon 168 bin TL olarak gerçekleşti. Cari fiyatlarda sınırlı aylık artış görülürken, ortalama fiyat bir önceki aya göre yüzde 0,8, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 23,3 ile sınırlı kaldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Şekil 2: Ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), ortalama fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p> </p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-fiyatlar-reel-olarak-dusmeye-devam-ederken-arzda-sinirli-bir-artis-gyYPIpbL.jpg"/></strong>Kaynak: sahibinden.com, Betam<strong> </strong></p>
<p><strong>Sınıflar Arası Dengeli Değişimler</strong></p>
<p>Araç sınıflarına göre fiyatlar nisan ayında birbirine yakın oranlarda artış gösterdi. Ortalama fiyat B sınıfında 767 bin 88 TL, C sınıfında 1 milyon 32 bin TL, D sınıfında 1 milyon 483 bin TL ve E sınıfında 2 milyon 463 bin TL olarak gerçekleşti. Yıllık bazda fiyat değişimi B sınıfında yüzde 25,1, C sınıfında yüzde 25,6, D sınıfında yüzde 25,2 ve E sınıfında yüzde 25 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Şekil 3: Araç sınıfına göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), araç sınıfına göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-fiyatlar-reel-olarak-dusmeye-devam-ederken-arzda-sinirli-bir-artis-8MAvfUFE.jpg"/></strong></p>
<p><strong>Fiyat Değişiminde Elektrikli Araçlar Öne Çıktı</strong></p>
<p>Yakıt türlerine göre fiyatlar incelendiğinde, nisan ayında ortalama fiyat benzinli araçlarda 1 milyon 429 bin TL, benzin &#038; LPG’li araçlarda 606 bin 767 TL, dizel araçlarda 1 milyon 122 bin TL, hybrid araçlarda 2 milyon 627 bin TL ve elektrikli araçlarda 3 milyon 962 bin TL olarak gerçekleşti.</p>
<p>Yıllık fiyat değişimlerinde en yüksek artış yüzde 25,9 ile elektrikli araçlarda görüldü. Benzinli araçlarda yıllık artış yüzde 20,5, benzin &#038; LPG’li araçlarda yüzde 19,2, dizel araçlarda yüzde 18,6 ve hybrid araçlarda yüzde 20,8 oldu.</p>
<p><strong>Şekil 4: Yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-fiyatlar-reel-olarak-dusmeye-devam-ederken-arzda-sinirli-bir-artis-kOeYGAcH.jpg"/></strong>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong>Otomobil Piyasasında Arz ve Talep Seyri</strong></p>
<p>Nisan ayında otomobil arzının ölçütü olarak kullanılan satılık otomobil ilan sayısı, bir önceki aya kıyasla yüzde 2,8 artarak 960 bin 739’a yükseldi. Buna karşılık otomobil talep endeksi aynı dönemde yüzde 6,4 geriledi. Talep endeksindeki düşüş geçen yılın aynı ayına kıyasla ise yüzde 15,7 oldu.</p>
<p><strong>Şekil 5: Talep göstergesi (2020 Ocak=100)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-fiyatlar-reel-olarak-dusmeye-devam-ederken-arzda-sinirli-bir-artis-DnKnLDXG.jpg"/></strong>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p>Raporun devamına buradan ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>sahibinden.com hakkında</strong></p>
<p>Aksoy Group bünyesinde 2000 yılında kurulan sahibinden.com, AR-GE merkezinde geliştirdiği yenilikçi ürün ve hizmetlerle Türkiye’nin lider teknoloji şirketlerinden biri olmaya devam ediyor. Temmuz 2025 itibarıyla ayda 62,9 milyon kullanıcının 577 milyon kez ziyaret ederek 16,8 milyar sayfa görüntülediği sahibinden.com; yaklaşık 1.000 çalışanı, 8 milyonu aşkın aktif ilan ve yüz binlerce ürün çeşidiyle Türkiye’nin en büyük elektronik ticaret ve ilan platformlarından birisi olma özelliğini taşıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ikinci-el-otomobil-piyasasinda-fiyatlar-reel-olarak-dusmeye-devam-ederken-arzda-sinirli-bir-artis-oldu-636830">İkinci el otomobil piyasasında fiyatlar reel olarak düşmeye devam ederken arzda sınırlı bir artış oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de her yıl ortalama 19 vaka görülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-yil-ortalama-19-vaka-goruluyor-635652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 12:22:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[19]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[hantavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Vaka]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635652</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir gemide ortaya çıkarak dünyayı paniğe sürükleyen hantavirüsün ilk kez Kore Savaşı sırasında dikkat çektiğini hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Virüs ismini Kore’de bulunan Hantan Nehri’nden alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-yil-ortalama-19-vaka-goruluyor-635652">Türkiye&#8217;de her yıl ortalama 19 vaka görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gemide ortaya çıkarak dünyayı paniğe sürükleyen hantavirüsün ilk kez Kore Savaşı sırasında dikkat çektiğini hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Virüs ismini Kore’de bulunan Hantan Nehri’nden alıyor. O dönemde nehir çevresindeki kemirgenlerle temas eden askerlerde sık görülmesi nedeniyle tanımlandı. Yani hantavirüs, sanıldığı gibi yeni ortaya çıkan bir virüs değil; yaklaşık 70 yıldır biliniyor” diye konuştu.</p>
<p><strong> En sık bulaş yolu kemirgen teması</strong></p>
<p>Virüsün çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla bulaştığını vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Fare ve benzeri kemirgenlerin idrarı, dışkısı ya da salyasıyla temas sonrası bulaşabiliyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, kulübe gibi alanların temizliği sırasında risk artıyor” ifadelerini kullandı. Toplumda en çok merak edilen konunun insandan insana bulaşma olduğunu belirten Prof. Dr. Çetinkaya, “Hantavirüs türlerinin büyük bölümünde rutin sosyal temasla bulaşma beklenmez. Ancak Güney Amerika tipi olarak bilinen bazı türlerde insandan insana bulaş görülebiliyor. Son günlerde bir gemide görülen ve ölümlerle sonuçlanan vakalarda da bu tip etkili oldu” dedi.</p>
<p><strong> İki farklı tipi bulunuyor</strong></p>
<p>Hastalığın iki ana tipi olduğunu paylaşan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Avrupa ve Doğu Asya tipi daha çok böbrekleri etkiliyor ve böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Amerika tipi ise daha ağır seyrederek akciğer, kalp ve böbrek yetmezliğiyle birlikte kanamalı ateş tablosuna yol açabiliyor” dedi. Böbrek tutulumunun tedavi edilebildiğini de vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Bazı hastalarda gelişen böbrek yetmezliği birkaç diyaliz uygulamasıyla kontrol altına alınabiliyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong> Grip belirtileriyle karışabiliyor</strong></p>
<p>Hantavirüs belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Eklem ağrısı, yüksek ateş, halsizlik, öksürük ve bazı vakalarda ishal görülebiliyor. Ancak hantavirüste peteşiyal döküntüler dediğimiz cilt bulguları dikkat çekebiliyor. Bunun yanı sıra kola renginde idrar görülmesi böbrek tutulumu açısından önemli bir işaret olabiliyor. Özellikle düşmeyen ateş önemli belirtilerden biri” dedi</p>
<p><strong>Türkiye’de her yıl ortalama 19 vaka görülüyor</strong></p>
<p>Türkiye’de de hantavirüs vakalarının görüldüğünü belirten Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “2009-2025 yılları arasındaki verilere baktığımızda ülkemizde yılda ortalama 19 vaka görüldüğünü söyleyebiliriz. Son 17 yılda toplam 336 vaka bildirildi ve 16 kişi yaşamını kaybetti” bilgisini paylaştı.</p>
<p><strong>Panik yaratacak bir durum yok</strong></p>
<p>Hastalığın tedavisinde kullanılan etkili seçenekler bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Hepatit C tedavisinde kullandığımız bazı antiviral ilaçların hantavirüs kaynaklı ölüm oranlarını ciddi şekilde azalttığını biliyoruz. Şu anda dünya genelinde panik yaratacak bir durum söz konusu değil. Hastalığın yayılmasıyla ilgili aşırı endişe duymaya gerek yok” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-yil-ortalama-19-vaka-goruluyor-635652">Türkiye&#8217;de her yıl ortalama 19 vaka görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Levrek ve çipurada fileto ihracatı arttı ortalama ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 23 yükseldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/levrek-ve-cipurada-fileto-ihracati-artti-ortalama-ihrac-fiyati-dolar-bazinda-yuzde-23-yukseldi-633975</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2026 11:22:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[çipura]]></category>
		<category><![CDATA[çipurada]]></category>
		<category><![CDATA[fileto]]></category>
		<category><![CDATA[ihraç]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatı]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatın]]></category>
		<category><![CDATA[levrek]]></category>
		<category><![CDATA[Milyon Dolar]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[Su Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Su Ürünleri Sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633975</guid>

					<description><![CDATA[<p>İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde de devam etti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levrek-ve-cipurada-fileto-ihracati-artti-ortalama-ihrac-fiyati-dolar-bazinda-yuzde-23-yukseldi-633975">Levrek ve çipurada fileto ihracatı arttı ortalama ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 23 yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İhracatın yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü ihracatta başarı hikayesi yazmaya 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde de devam etti. </p>
<p>Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde ihracatını yüzde 21 artırarak 737 milyon dolara ulaştırdı. Levrek ve çipurada fileto ihracatındaki güçlü artış, sektörün katma değerli üretimde önemli bir dönüşüm yaşadığını ortaya koydu.</p>
<p>Türk su ürünleri sektörü 2026 yılının dört aylık diliminde her ay ortalama 32 milyon dolarlık ihracat artış hızı yakaladı.  </p>
<p><strong>Taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 arttı</strong></p>
<p>Levrek, çipura, Türk somonu, orkinos, alabalık, kaya levreği ve diğer su ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterildiğine değinen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, “Su ürünleri sektörümüzde levrek ihracattaki liderliğini sürdürdü. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 197 milyon dolar olan levrek ihracatı 2026 yılının ilk dört ayında yüzde 31’lik artışla 257 milyon dolara ulaştı. Levrek ihracatının 120 milyon dolarlık kısmı taze olarak ihraç edilirken, 70 milyon dolarlık kısmı taze fileto olarak ihraç edildi. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 48 milyon dolar olan taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 artış gösterdi. Çipura ihracatı yüzde 13’lük artışla 170 milyon dolardan 192 milyon dolara yükseldi. Çipura ihracatında da dondurulmuş fileto ihracatı yüzde 41’lik artışla 14,5 milyon dolardan 20,5 milyon dolara yükseldi.” dedi. </p>
<p>Başkan Demir, “Artık tüketici sadece kaliteli ürünü değil, aynı zamanda pratik, işlenmiş ve kullanıma hazır ürünleri tercih ediyor. Biz de sektör olarak üretim modelimizi bu talebe göre dönüştürüyoruz. Özellikle fileto ürün grubunda yakaladığımız artış, Türk firmalarının işleme teknolojilerindeki gelişimini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü net biçimde gösteriyor. Türkiye su ürünleri sektörü bugün sadece üretim hacmiyle değil, kalite standartları, sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün çeşitliliğiyle dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahip. Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda Türk su ürünlerine yönelik güven ve talep artıyor. Önümüzdeki dönemde işlenmiş ürün yatırımlarının artmasıyla birlikte kilogram başına ihracat değerimizi daha yukarı taşıyacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu.  </p>
<p><strong>Tüketici işlenmiş ürüne yöneldi, ortalama ihraç fiyatımız arttı</strong></p>
<p>Tüketici tercihlerinin işlenmiş ürünlere kaydığını söyleyen Ufuk Atakan Demir, işlenmiş ürün ihracatındaki artışın ortalama ihraç fiyatını da yukarı taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi:</p>
<p>“2025 yılının ocak – nisan döneminde ortalama ihraç fiyatımız 7 dolar seviyesindeyken, 2026 yılının aynı döneminde 8,7 dolara çıktı. Türk su ürünlerinin ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 23 artış gösterdi. Üçüncü sırada 121,5 milyon dolarlık ihracatla Türk somonu yer aldı. Türk somonunun ihracat tutarı 2025 yılının 4 aylık diliminde 117 milyon dolar olmuştu. Türk somonu ihracatındaki artış yüzde 3 olarak kayıtlara geçti. Orkinos ihracatı yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47,3 milyon dolara çıktı. Türkiye, alabalık ihracatından 42,6 milyon dolar döviz geliri elde etti. Alabalık ihracatı yüzde 6 artış kaydetti. Diğer su ürünleri ihracatımız yüzde 15’lik artışla 58 milyon dolardan 67 milyon dolara yükseldi.” </p>
<p><strong>Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların</strong></p>
<p>Başkan Demir, “2026 yılının ilk dört aylık döneminde Türkiye’nin 737 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 491 milyon dolarlık büyük dilimini Birliğimiz üyesi ihracatçılar gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar olarak Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptık. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdık. Türkiye’nin levrek ihracatının yüzde 90’ını, çipura ihracatının yüzde 85’ini tek başımıza gerçekleştirdik.” dedi. </p>
<p>Türk su ürünleri sektörü, 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdi. </p>
<p>Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıktı. </p>
<p>Ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. </p>
<p>Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliğine imza atıldı. </p>
<p>Bu etkinlik; Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. </p>
<p>Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. </p>
<p>Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. </p>
<p>Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. </p>
<p>Su ürünleri sektörü; kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesine katkı sağladı. </p>
<p>Türk su ürünleri sektörü 2025 yılını 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracat performansıyla geride bırakmıştı. Sektör, 2030 yılında 3,5 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırmak için çabalarını sürdürüyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levrek-ve-cipurada-fileto-ihracati-artti-ortalama-ihrac-fiyati-dolar-bazinda-yuzde-23-yukseldi-633975">Levrek ve çipurada fileto ihracatı arttı ortalama ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 23 yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>sahibinden.com &#8221;Otomobil Piyasası Görünümü&#8221; raporuna göre: Reel Fiyatlarda Gerileme Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahibinden-com-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-reel-fiyatlarda-gerileme-devam-ediyor-621155</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 15:38:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Tl]]></category>
		<category><![CDATA[com]]></category>
		<category><![CDATA[fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[görünümü]]></category>
		<category><![CDATA[Model Araçlar]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[piyasası]]></category>
		<category><![CDATA[raporuna]]></category>
		<category><![CDATA[sahibinden]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yıllık Değişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şubat ayı verileri incelenerek hazırlanan rapora göre, otomobil talep endeksi geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 5,6 artış gösterirken bir önceki aya göre yüzde 8,1 azaldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahibinden-com-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-reel-fiyatlarda-gerileme-devam-ediyor-621155">sahibinden.com &#8221;Otomobil Piyasası Görünümü&#8221; raporuna göre: Reel Fiyatlarda Gerileme Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şubat ayı verileri incelenerek hazırlanan rapora göre, otomobil talep endeksi geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 5,6 artış gösterirken bir önceki aya göre yüzde 8,1 azaldı. Ortalama reel fiyatlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9, bir önceki aya göre ise yüzde 2 düşüş kaydetti. Satılık otomobillerin ilanda kalma süresi bir önceki aya kıyasla 1,6 gün kısalarak 21,3 güne geriledi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şekil 1: Ortalama otomobil reel fiyatı (2020 Ocak=100) (Sol panel), ortalama otomobil reel fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-reel-fiyatlarda-gerileme-devam-ediyor-0-WitOtt9X.jpg"/></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p> </p>
<p><strong>Otomobil fiyatlarında C sınıfı öne çıktı</strong></p>
<p>Ortalama otomobil fiyatı B sınıfında 753 bin 500 TL, C sınıfında 1 milyon 16 bin TL, D sınıfında 1 milyon 463 bin TL ve E sınıfında 2 milyon 436 bin TL olarak gerçekleşti. Yıllık fiyat değişimine bakıldığında ise B sınıfında yüzde 24,7, C sınıfında yüzde 26,1, D sınıfında yüzde 25,3 ve E sınıfında yüzde 23,9 artış görüldü.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şekil 2: Araç sınıfına göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), araç sınıfına göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-reel-fiyatlarda-gerileme-devam-ediyor-1-7DvfQUp8.jpg"/></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatlarında değişiklik</strong></p>
<p>Şubat ayı verilerine göre yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatları incelendiğinde benzinli araçlarda ortalama fiyat 1 milyon 418 bin TL, benzin &#038; LPG’li araçlarda 605 bin 450 TL, dizel araçlarda 1 milyon 117 bin TL, hibrit araçlarda 2 milyon 580 bin TL ve elektrikli araçlarda 3 milyon 833 bin TL olarak gerçekleşti. Yıllık değişim oranlarına bakıldığında ise benzinli araçlarda yüzde 20,7, benzin &#038; LPG’li araçlarda yüzde 19,2, dizel araçlarda yüzde 18,7, hibrit araçlarda yüzde 18,9 ve elektrikli araçlarda yüzde 9,1 artış görüldü.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şekil 3: Yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-reel-fiyatlarda-gerileme-devam-ediyor-2-bX4zANGA.jpg"/></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p> </p>
<p><strong>2014-2018 model araçlarda fiyat artışı öne çıktı</strong></p>
<p>Yaşlı araç grubunda 2004–2008 model otomobillerin ortalama fiyatı 489 bin 614 TL, 2009–2013 model araçlar 811 bin 23 TL, 2014–2018 model araçlar ise 1 milyon 246 bin TL olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına kıyasla fiyat değişimleri 2004–2008 model araçlarda yüzde 9,3, 2009–2013 model araçlarda yüzde 16,1 ve 2014–2018 model araçlarda yüzde 17,2 oldu.</p>
<p> </p>
<p>Genç araç grubunda ise 2019 model otomobillerin ortalama fiyatı 1 milyon 419 bin TL, 2020 model araçlar 1 milyon 663 bin TL, 2021 model araçlar 1 milyon 675 bin TL, 2022 model araçlar 1 milyon 785 bin TL, 2023 model araçlar 2 milyon 54 bin TL ve 2024 model araçlar 2 milyon 144 bin TL olarak kaydedildi. Yıllık değişim oranları 2019 model araçlarda yüzde 13,6, 2020 model araçlarda yüzde 16,2, 2021 model araçlarda yüzde 14,1, 2022 model araçlarda yüzde 6,8, 2023 model araçlarda yüzde 8,2 ve 2024 model araçlarda yüzde 11,9 oldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>Şekil 4: Yaş gruplarına göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), yaş gruplarına göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-reel-fiyatlarda-gerileme-devam-ediyor-3-UxsX5uF2.jpg"/></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yıllık talepte artış </strong></p>
<p>Otomobil talep endeksi bir önceki aya göre yüzde 8,1 düşüş, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 5,6 artış gösterdi. Satılık ilan sayısı bir önceki aya kıyasla yüzde 1,8, satılan ilan sayısı ise yüzde 6 düştü. Bu gelişmeler sonucunda satılan otomobil sayısının satılık ilan sayısına oranı 1 puan azalarak yüzde 21,3 oldu. Satılık otomobillerin ilanda kalma süresi ise bir önceki aya göre 1,6 gün kısalarak 21,3 güne indi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Şekil 5: Satılan otomobil sayısının satılık otomobil ilan sayısına oranı (%) (Sol panel), satılan ve satılık otomobil sayısı (Sağ panel)</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-reel-fiyatlarda-gerileme-devam-ediyor-4-VV4VLXEY.jpg"/></p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahibinden-com-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-reel-fiyatlarda-gerileme-devam-ediyor-621155">sahibinden.com &#8221;Otomobil Piyasası Görünümü&#8221; raporuna göre: Reel Fiyatlarda Gerileme Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Ağız Sağlığı Haritası Araştırması Açıklandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-agiz-sagligi-haritasi-arastirmasi-aciklandi-620105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-agiz-sagligi-haritasi-arastirmasi-aciklandi-620105">Türkiye Ağız Sağlığı Haritası Araştırması Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor. Araştırma, tüketicilerin bildikleri ile uyguladıkları arasındaki farkı sayısal verilerle gözler önüne seriyor. </p>
<p><strong>İdeal fırçalama süresine uyanların oranı yalnızca yüzde 12</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi 2 dakika* olmasına rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 12&#8217;si bu süreye uyuyor. Bunun yanında toplumun yarısı diş hekimlerinin önerdiği günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor. Yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez, yüzde 13’ü ise haftada 3-4 kez fırçalıyor. Nüfusun yüzde 6’sı ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor. Bu tablo, ağız bakımının düzenli bir sağlık rutini olmaktan ziyade dönemsel bir “sosyal vitrin” davranışına dönüşebildiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Çürük dişler “acil ağrı” seviyesine gelene kadar erteleniyor</strong></p>
<p>Araştırmaya göre toplumun yüzde 25’i, yani her 4 kişiden 1’i, ağzında aktif ve tedavi edilmemiş bir çürükle yaşamını sürdürüyor. Aktif çürüğü bulunan kişilerin yüzde 76’sı son 3 aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken, her 5 kişiden 1’i son 2 yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor. Veriler, çürüğün çoğu zaman “acil ağrı” seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>İlk diş hekimi ziyareti ortalama 16 yaşında gerçekleşiyor</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16 olarak öne çıkıyor. Ancak ebeveynler, ağız sağlığı konusunda kendi yaşadıkları gecikmeyi yeni nesilde olumlu yönde kırıyor. Kendileri diş hekimiyle ortalama 16 yaşında tanışırken, bugün çocuklarını ortalama 7 yaşında diş hekimiyle tanıştırıyorlar. Ortalama 7 yaş büyük bir gelişme gibi görünse de bunun 1-2 yaşlara çekilmesi gerekiyor. Süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte çocukların diş hekimiyle tanışması ve doğru bakım ritüeli kazanması büyük önem taşıyor. Öte yandan çocukların ağız bakımında florür farkındalığı da kritik bir rol oynuyor. Aileler çocukları için hala florürsüz diş macunlarına yönelme eğiliminde olsa da uzmanlar, çürük oluşumunu önlemede doğru dozlarda florür kullanımının başlıca faktör olduğunun altını çiziyor. İş çocuklara diş fırçalamayı sevdirmeye geldiğinde ise aromalar devreye giriyor: Satın alınan çocuk diş macunlarında ebeveynlerin yüzde 49&#8217;u açık ara &#8220;çilek&#8221; aromasını tercih ederken, onu yüzde 26 ile nane ve yüzde 21 ile karpuz takip ediyor.</p>
<p><strong>Bugüne kadar diş hekimine bir kez gitmiş olanlara baktığımızda ise yaklaşık yüzde 40’lık kesimin bir yıldan uzun süredir hiç diş hekimine uğramadığını görüyoruz. </strong>Diş hekimine gitmeme nedenleri arasında en çok ihtiyaç duyulmaması ve maliyet öne çıkarken, bu faktörleri diş hekimi korkusu ve zaman bulamamak izliyor. Bu tablo, yetişkinlerde koruyucu hekimlik refleksinin hala zayıf olduğunu ve diş hekiminin çoğunlukla kriz anında başvurulan bir çözüm noktası olarak konumlandığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Diş hassasiyetini tedavi etmek yerine göz ardı ediyoruz</strong></p>
<p>Toplumda yaygın görülen ağız sağlığı sorunlarından biri olan diş hassasiyeti, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Hassasiyet en çok soğuk yiyecek ve içeceklerde hissedilirken; sıcak gıdalar ve tatlılar da başlıca tetikleyiciler arasında yer alıyor. Araştırma, bu sorunla başa çıkarken tedavi yöntemleri kadar, problemi göz ardı etme eğiliminin de yaygın olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 41&#8217;i hassasiyet giderici macun kullanıp yüzde 36&#8217;sı diş hekimine başvururken; yüzde 35&#8217;lik kesim kalıcı bir önlem almak yerine, yalnızca sevdiği yiyecek ve içecekleri tüketmekten kaçınarak problemi hasıraltı etmeyi tercih ediyor.</p>
<p><strong>Ağız ve Diş Sağlığında Yeni Bilgi Kaynağı: Yapay Zeka</strong></p>
<p>Araştırma, toplumun ağız sağlığı konusunda kime güvendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüzde 64’le diş hekimleri ezici bir üstünlüğe sahipken, toplumun yüzde 39’u bilgi almak için internet üzerinden araştırma yapmaya yöneliyor. Her dört kişiden biri ise eczacıların danışmanlığına güveniyor. Ancak araştırmanın en dikkat çekici çıktılarından biri dijitalleşen yeni neslin alışkanlıklarında gizli: Özellikle 18-25 yaş arası gençlerin ağırlıkta olduğu bir kesim (yüzde 9) için, ağız sağlığı hakkında yapay zekaya danışmak yükselen yeni bir trend olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><strong> Ağız sağlığı özgüveni doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Toplumun yüzde 78&#8217;i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Diş görünümünden kaynaklanan memnuniyetsizliklerin temelinde kozmetik kaygılar yatıyor; özgüveni en çok zedeleyen sorunların başında yüzde 50 oranıyla diş rengi ve yüzde 40 oranıyla diş dizilimi geliyor. Bu durum günlük rutinlere de yansıyor; dişlerin fırçalanamadığı bir günde tüketicilerin yüzde 74&#8217;ü kendini huzursuz ve rahatsız hissederken, yüzde 33&#8217;ü doğrudan özgüven eksikliği yaşadığını ifade ediyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-agiz-sagligi-haritasi-arastirmasi-aciklandi-620105">Türkiye Ağız Sağlığı Haritası Araştırması Açıklandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumun Yarısı Dişlerini Günde İki Kez Fırçalamıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplumun-yarisi-dislerini-gunde-iki-kez-fircalamiyor-619726</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 07:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[dişlerini]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[fırçalamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yarışı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor. Araştırma, tüketicilerin bildikleri ile uyguladıkları arasındaki farkı sayısal verilerle gözler önüne seriyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumun-yarisi-dislerini-gunde-iki-kez-fircalamiyor-619726">Toplumun Yarısı Dişlerini Günde İki Kez Fırçalamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız sağlığına yönelik alışkanlıkları kapsamlı bir şekilde ortaya koymak üzere Ipsos Türkiye tarafından Sensodyne iş birliği ile gerçekleştirilen “Türkiye Ağız Sağlığı Haritası” araştırması, ülkenin ağız sağlığına dair güncel bir tablo sunuyor. Araştırma, tüketicilerin bildikleri ile uyguladıkları arasındaki farkı sayısal verilerle gözler önüne seriyor. </p>
<p><strong>İdeal fırçalama süresine uyanların oranı yalnızca yüzde 12</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi 2 dakika* olmasına rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 12&#8217;si bu süreye uyuyor. Bunun yanında toplumun yarısı diş hekimlerinin önerdiği günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor. Yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez, yüzde 13’ü ise haftada 3-4 kez fırçalıyor. Nüfusun yüzde 6’sı ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor. Bu tablo, ağız bakımının düzenli bir sağlık rutini olmaktan ziyade dönemsel bir “sosyal vitrin” davranışına dönüşebildiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Çürük dişler “acil ağrı” seviyesine gelene kadar erteleniyor</strong></p>
<p>Araştırmaya göre toplumun yüzde 25’i, yani her 4 kişiden 1’i, ağzında aktif ve tedavi edilmemiş bir çürükle yaşamını sürdürüyor. Aktif çürüğü bulunan kişilerin yüzde 76’sı son 3 aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken, her 5 kişiden 1’i son 2 yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor. Veriler, çürüğün çoğu zaman “acil ağrı” seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>İlk diş hekimi ziyareti ortalama 16 yaşında gerçekleşiyor</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16 olarak öne çıkıyor. Ancak ebeveynler, ağız sağlığı konusunda kendi yaşadıkları gecikmeyi yeni nesilde olumlu yönde kırıyor. Kendileri diş hekimiyle ortalama 16 yaşında tanışırken, bugün çocuklarını ortalama 7 yaşında diş hekimiyle tanıştırıyorlar. Ortalama 7 yaş büyük bir gelişme gibi görünse de bunun 1-2 yaşlara çekilmesi gerekiyor. Süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte çocukların diş hekimiyle tanışması ve doğru bakım ritüeli kazanması büyük önem taşıyor. Öte yandan çocukların ağız bakımında florür farkındalığı da kritik bir rol oynuyor. Aileler çocukları için hala florürsüz diş macunlarına yönelme eğiliminde olsa da uzmanlar, çürük oluşumunu önlemede doğru dozlarda florür kullanımının başlıca faktör olduğunun altını çiziyor. İş çocuklara diş fırçalamayı sevdirmeye geldiğinde ise aromalar devreye giriyor: Satın alınan çocuk diş macunlarında ebeveynlerin yüzde 49&#8217;u açık ara &#8220;çilek&#8221; aromasını tercih ederken, onu yüzde 26 ile nane ve yüzde 21 ile karpuz takip ediyor.</p>
<p><strong>Bugüne kadar diş hekimine bir kez gitmiş olanlara baktığımızda ise yaklaşık yüzde 40’lık kesimin bir yıldan uzun süredir hiç diş hekimine uğramadığını görüyoruz. </strong>Diş hekimine gitmeme nedenleri arasında en çok ihtiyaç duyulmaması ve maliyet öne çıkarken, bu faktörleri diş hekimi korkusu ve zaman bulamamak izliyor. Bu tablo, yetişkinlerde koruyucu hekimlik refleksinin hala zayıf olduğunu ve diş hekiminin çoğunlukla kriz anında başvurulan bir çözüm noktası olarak konumlandığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Diş hassasiyetini tedavi etmek yerine göz ardı ediyoruz</strong></p>
<p>Toplumda yaygın görülen ağız sağlığı sorunlarından biri olan diş hassasiyeti, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Hassasiyet en çok soğuk yiyecek ve içeceklerde hissedilirken; sıcak gıdalar ve tatlılar da başlıca tetikleyiciler arasında yer alıyor. Araştırma, bu sorunla başa çıkarken tedavi yöntemleri kadar, problemi göz ardı etme eğiliminin de yaygın olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 41&#8217;i hassasiyet giderici macun kullanıp yüzde 36&#8217;sı diş hekimine başvururken; yüzde 35&#8217;lik kesim kalıcı bir önlem almak yerine, yalnızca sevdiği yiyecek ve içecekleri tüketmekten kaçınarak problemi hasıraltı etmeyi tercih ediyor.</p>
<p><strong>Ağız ve Diş Sağlığında Yeni Bilgi Kaynağı: Yapay Zeka</strong></p>
<p>Araştırma, toplumun ağız sağlığı konusunda kime güvendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüzde 64’le diş hekimleri ezici bir üstünlüğe sahipken, toplumun yüzde 39’u bilgi almak için internet üzerinden araştırma yapmaya yöneliyor. Her dört kişiden biri ise eczacıların danışmanlığına güveniyor. Ancak araştırmanın en dikkat çekici çıktılarından biri dijitalleşen yeni neslin alışkanlıklarında gizli: Özellikle 18-25 yaş arası gençlerin ağırlıkta olduğu bir kesim (yüzde 9) için, ağız sağlığı hakkında yapay zekaya danışmak yükselen yeni bir trend olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><strong>Ağız sağlığı özgüveni doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Toplumun yüzde 78&#8217;i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Diş görünümünden kaynaklanan memnuniyetsizliklerin temelinde kozmetik kaygılar yatıyor; özgüveni en çok zedeleyen sorunların başında yüzde 50 oranıyla diş rengi ve yüzde 40 oranıyla diş dizilimi geliyor. Bu durum günlük rutinlere de yansıyor; dişlerin fırçalanamadığı bir günde tüketicilerin yüzde 74&#8217;ü kendini huzursuz ve rahatsız hissederken, yüzde 33&#8217;ü doğrudan özgüven eksikliği yaşadığını ifade ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplumun-yarisi-dislerini-gunde-iki-kez-fircalamiyor-619726">Toplumun Yarısı Dişlerini Günde İki Kez Fırçalamıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>sahibinden.com &#8221;Otomobil Piyasası Görünümü&#8221; raporuna göre: Otomobil piyasasında yıl sonu canlılığı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahibinden-com-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-otomobil-piyasasinda-yil-sonu-canliligi-607558</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Tl]]></category>
		<category><![CDATA[com]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[görünümü]]></category>
		<category><![CDATA[kıyasla]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[piyasası]]></category>
		<category><![CDATA[raporuna]]></category>
		<category><![CDATA[sahibinden]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aralık ayı verileri incelenerek hazırlanan rapora göre; otomobil talep endeksi hem bir önceki aya hem de geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10 oranında arttı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahibinden-com-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-otomobil-piyasasinda-yil-sonu-canliligi-607558">sahibinden.com &#8221;Otomobil Piyasası Görünümü&#8221; raporuna göre: Otomobil piyasasında yıl sonu canlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aralık ayı verileri incelenerek hazırlanan rapora göre; otomobil talep endeksi hem bir önceki aya hem de geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10 oranında arttı. Otomobil piyasasında canlılık göstergesi olarak kullanılan satılık otomobil ilanlarının ne kadar süre yayında kaldıklarını gösteren kapatılan ilan yaşı ise bir önceki aya kıyasla 0,9 gün uzayarak 21,6 gün oldu.</p>
<p><strong>Reel fiyatlarda düşüş devam ediyor</strong></p>
<p>Enflasyon etkisinden arındırılmış (reel) fiyatlarda yıllık düşüş sürerken cari fiyatlarda artış devam etti. Ortalama satılık otomobil cari fiyatı, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 22 yükselerek 1 milyon 108 bin TL’ye ulaştı. Aynı dönemde reel fiyatlar yüzde 6,8 gerilerken bir önceki aya kıyasla yüzde 0,3 oranında azalış kaydedildi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şekil 1: Ortalama otomobil reel fiyatı (2020 Ocak=100) (Sol panel), ortalama otomobil reel fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-otomobil-piyasasinda-yil-sonu-canliligi-0-U6Spvnlx.jpg"/></strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p> </p>
<p><strong>Fiyat değişiminde lider B sınıfı oldu</strong></p>
<p>Araç sınıflarına göre fiyat değişimleri incelendiğinde tüm segmentlerde yıllık artış kaydedildi. En yüksek artış yüzde 26,6 ile B sınıfında görülürken C ve D sınıfları yüzde 25,4 ile onu izledi. En sınırlı artış ise yüzde 22,7 ile E sınıfında gerçekleşti. Ortalama fiyatlar B sınıfında 738 bin 796 TL, C sınıfında 984 bin 149 TL, D sınıfında 1 milyon 420 bin TL ve E sınıfında 2 milyon 292 bin TL seviyesinde oluştu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şekil 2: Araç sınıfına göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), araç sınıfına göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-otomobil-piyasasinda-yil-sonu-canliligi-1-mhyQW67u.jpg"/></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p> </p>
<p><strong>Genç araçlarda fiyat artışı dengeli seyrediyor</strong></p>
<p>Model yılına göre fiyat hareketlerinin de incelendiği raporda, eski model araç grubunda (2004-2018) en yüksek yıllık artış yüzde 15,7 ile 2014-2018 aralığında görüldü. En düşük artış ise yüzde 6,9 ile 2004-2008 grubunda kaydedildi. Genç araç grubunda 2019 modeller yüzde 17’lik yıllık artışla öne çıkarken ikinci el piyasasının en güncel segmenti olan 2024 model araçların ortalama fiyatı, bir önceki aya kıyasla yüzde 0,5 düşerek 2 milyon 13 bin TL’ye geriledi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şekil 3: Yaş gruplarına göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), yaş gruplarına göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-otomobil-piyasasinda-yil-sonu-canliligi-2-zhZSSOGK.jpg"/></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>En yüksek fiyat artış benzinli araçlarda</strong></p>
<p>Yakıt türlerine göre yapılan değerlendirmede, ortalama otomobil fiyatı bir önceki yılın aynı ayına kıyasla tüm yakıt türlerinde yükselmiştir. En yüksek yıllık artış yüzde 19,5 ile benzinli araçlarda kaydedilirken benzin &#038; LPG grubunda yüzde 18,3, dizel araçlarda yüzde 18,7, hibritlerde ise yüzde 15,9 artış yaşandı. Elektrikli otomobiller yüzde 7,2 ile en sınırlı artışı gösteren grup oldu. Ortalama fiyatlar; benzinli araçlarda 1 milyon 341 bin TL, benzin &#038; LPG’de 596 bin 782 TL, dizelde 1 milyon 85 bin TL, hibritte 2 milyon 381 bin TL ve elektrikli araçlarda 3 milyon 520 bin TL olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şekil 4: Yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatı (TL) (Sol panel), yakıt türüne göre ortalama otomobil fiyatının yıllık değişimi (%) (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-otomobil-piyasasinda-yil-sonu-canliligi-3-y83iecHC.jpg"/></strong></p>
<p>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p> </p>
<p><strong>Talep endeksi yükseliyor</strong></p>
<p>Otomobil piyasasındaki arz ve talep dengesi incelendiğinde, aralık ayında canlanma dikkat çekti. Otomobil talep endeksi hem bir önceki aya hem de geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10 arttı. Satılık otomobil ilan sayısı bir önceki aya göre yüzde 1,2 artarken satılan otomobil sayısı yüzde 20,1 oranında belirgin bir artış gösterdi. Bu gelişmelere bağlı olarak satılan otomobil sayısının satılık ilan sayısına oranı 4 puan yükselerek yüzde 25,2 seviyesine çıktı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Şekil 5: Satılan otomobil sayısının satılık otomobil ilan sayısına oranı (%) (Sol panel), satılan ve satılık otomobil sayısı (Sağ panel)</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/01/sahibindencom-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-otomobil-piyasasinda-yil-sonu-canliligi-4-DxBv4TpA.jpg"/></strong>Kaynak: sahibinden.com, Betam</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahibinden-com-otomobil-piyasasi-gorunumu-raporuna-gore-otomobil-piyasasinda-yil-sonu-canliligi-607558">sahibinden.com &#8221;Otomobil Piyasası Görünümü&#8221; raporuna göre: Otomobil piyasasında yıl sonu canlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Ortalama Yaşam Süresi 78,1 Yıla Çıktı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-ortalama-yasam-suresi-781-yila-cikti-559499</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 10:57:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çıktı]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[süresi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yıla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559499</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022-2024 dönemine ait yaşam süresi verilerini yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-ortalama-yasam-suresi-781-yila-cikti-559499">Türkiye’de Ortalama Yaşam Süresi 78,1 Yıla Çıktı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğuşta beklenen yaşam süresi, mevcut ölümlülük riskleri altında bir bireyin yaşaması beklenen ortalama yıl sayısı olarak 78,1 yıl olarak açıklandı. Bu süre, 2021-2023 dönemindeki 77,3 yıla göre 0,8 yıl artış gösterdi.</p>
<p><strong>KADINLAR ERKEKLERDEN 5,2 YIL DAHA UZUN YAŞIYOR</strong></p>
<p>TÜİK verilerine göre, kadınlarda doğuşta beklenen yaşam süresi 80,7 yıl, erkeklerde ise 75,5 yıl olarak hesaplandı. Kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşadığı belirlendi.</p>
<p>2021-2023 döneminde erkeklerde 74,7 yıl, kadınlarda 80 yıl olan yaşam süresi, her iki cinsiyette de artış gösterdi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/turkiyede-ortalama-yasam-suresi-781-yila-cikti-0-zeyHt9PY.jpeg"></p>
<p><strong>15 Yaş: </strong>Çalışma çağının başında olan 15 yaşındaki bireylerin ortalama kalan yaşam süresi 64,3 yıl oldu. Erkekler için bu süre 61,7 yıl, kadınlar için 66,9 yıl olarak kaydedildi.</p>
<p><strong>30 Yaş: </strong>30 yaşındaki bir bireyin kalan yaşam süresi 49,9 yıl olarak hesaplandı. Erkeklerde 47,5 yıl, kadınlarda 52,3 yıl olan bu süre, kadın-erkek farkını 4,8 yıl olarak gösterdi.</p>
<p><strong>50 Yaş: </strong>50 yaşındaki bireylerin ortalama kalan yaşam süresi 30,9 yıl oldu. Erkekler için 28,6 yıl, kadınlar için 33,1 yıl.</p>
<p><strong>65 Yaş: </strong>65 yaşındaki bireylerin kalan yaşam süresi 18 yıl olarak belirlendi. Erkeklerde 16,3 yıl, kadınlarda 19,6 yıl olan bu süre, kadınların erkeklerden 3,3 yıl daha uzun yaşayacağını ortaya koydu.</p>
<p><strong>E&#286;İTİM DÜZEYİ YAŞAM SÜRESİNİ ETKİLİYOR</strong></p>
<p>TÜİK’in raporunda, eğitim düzeyinin yaşam süresine etkisi vurgulandı. Eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de arttığı gözlendi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/turkiyede-ortalama-yasam-suresi-781-yila-cikti-1-K9ahUM1l.jpeg"></p>
<p>Özellikle 30 yaşındaki bireylerde, ortaöğretim altı ile yükseköğretim mezunları arasındaki yaşam süresi farkı yaklaşık 5 yıl olarak tespit edildi.</p>
<p>Hem erkeklerde hem de kadınlarda, daha yüksek eğitim seviyesine sahip olanların daha uzun yaşadığı belirlendi.</p>
<p>Günlük yaşam faaliyetlerini kısıtlayacak sağlık sorunları olmadan geçirilen süre olarak tanımlanan doğuşta sağlıklı yaşam süresi, Türkiye genelinde 57,6 yıl olarak hesaplandı. Erkeklerde bu süre 58,9 yıl, kadınlarda ise 56,3 yıl oldu. Böylece, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-ortalama-yasam-suresi-781-yila-cikti-559499">Türkiye’de Ortalama Yaşam Süresi 78,1 Yıla Çıktı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye katma değerli üretim, tasarım ve markalaşmayla mobilyada 6 dolar ortalama ihraç fiyatına ulaşacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-katma-degerli-uretim-tasarim-ve-markalasmayla-mobilyada-6-dolar-ortalama-ihrac-fiyatina-ulasacak-526815</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 May 2025 12:36:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[değerli]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatına]]></category>
		<category><![CDATA[ihraç]]></category>
		<category><![CDATA[katma]]></category>
		<category><![CDATA[markalaşmayla]]></category>
		<category><![CDATA[mobilyada]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşacak]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=526815</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk mobilya sektörü 3 dolar seviyesindeki ortalama ihraç fiyatını 6 dolara çıkarmak için kaliteli üretim ve tasarıma odaklanacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-katma-degerli-uretim-tasarim-ve-markalasmayla-mobilyada-6-dolar-ortalama-ihrac-fiyatina-ulasacak-526815">Türkiye katma değerli üretim, tasarım ve markalaşmayla mobilyada 6 dolar ortalama ihraç fiyatına ulaşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk mobilya sektörü 3 dolar seviyesindeki ortalama ihraç fiyatını 6 dolara çıkarmak için kaliteli üretim ve tasarıma odaklanacak.</p>
<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, mobilya sektöründe tasarım odaklı, katma değerli mobilya üretim ekosistemini kurmak için üniversitelerin mimarlık, orman endüstri mühendisliği, endüstriyel tasarım bölümü öğrencileri, mobilya sektöründe malzeme üreticileri, tasarımcılar ve katma değerli üretim yapan mobilya firmalarını “Kaliteli ve Katma Değerli Mobilya” panelinde buluşturdu.</p>
<p>Panelin açılışında konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türk sanayisinin geleceği, ihracatın niteliği ve sürdürülebilir büyüme perspektifi için kaliteli ve katma değerli üretimin zorunluluk olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Mobilya sektörünün, Türkiye’nin en güçlü üretim kalemlerinden biri olduğunu bunun yanında istihdam yaratan, yenilik üreten ve yerli katma değeri yüksek olan stratejik bir sektör olduğunun altını çizen Eskinazi, “Ancak, sadece mobilya üretmekle sınırlı kalırsak, küresel rekabette geri düşeriz. Bizi geleceğe taşıyacak olan şey; <strong>hammaddeden son ürüne kadar değer zincirinin her halkasında katma değere odaklanmaktır. </strong>Katma değerli üretim demek; tasarımın, fonksiyonun ve çevreye duyarlılığın buluşmasıyla ihracatta kilogram başına düşen geliri artırmak demektir. Düşük hacimde yüksek gelir sağlayan bir ürün grubuna sahip olmak, Türkiye ekonomisinin dış ticaret açığını azaltacak temel taşlardan biridir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Avrupa Yeşil Mutabakatıyla </strong>üretimde karbon ayak izini nötrlemenin ve sürdürülebilirliğin zorunlu hale geldiğine temas eden Eskinazi şöyle devam etti: “Türkiye&#8217;nin mobilya sektörü, bu sürece hızlı uyum sağlamış, geri dönüştürülebilir malzemeler, emisyonu düşük ve çevreci üretim süreçleriyle rekabette öne geçmiştir. Yeşil dönüşüm, bizim için bir yük değil; tam tersine, <strong>küresel pazarda Türkiye’yi farklılaştıran bir avantaja dönüşmektedir. </strong>Önümüzdeki dönemde üç temel alana odaklanacağız: <strong>Ar-Ge ve Tasarım ile s</strong>adece üretmeyeceğiz, yenilikçi yüzey teknolojileri, akıllı çözümler ve modüler yapılarla dünya trendlerini biz belirleyeceğiz. Sadece üretici değil, dünya çapında tanınan Türk markaları yaratmak öncelikli hedefimiz olacak. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzla; doğaya saygılı bir üretim anlayışını yerleştireceğiz. Türkiye artık sadece üretim gücüyle değil, <strong>değer yaratma yetkinliğiyle</strong> öne çıkan bir ülke. Mobilyada sağladığımız kalite, inovasyon ve sürdürülebilirlik birleşimi, bu vizyonun en güçlü örneklerinden biridir. <strong>Güçlü üretim, sürdürülebilir ihracat, yüksek katma değerle geleceğe yürümeye devam edeceğiz.”</strong></p>
<p>Türkiye’nin sorununu katma değerli ihracat, markalaşma ve tasarım olarak özetleyen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “Geçtiğimiz yıl 262 milyar dolar ihracatımız oldu. Ortalama ihraç fiyatımız 1 kg/1,42 dolar. Türkiye geçen sene 175 milyon ton mobilya, beyaz eşya, çelik ve diğer ürünleri ihraç etti. Buna karşılık Almanya’nın birim ihraç fiyatı 3,5 Euro. Bizim 175 milyon tonumuzu 3,5 Euro ile çarptığımızda 700 milyar dolar ihracat yapar. İşte burada bütün mesele katma değerli üretim yapmak, markalaşmak ve İnovasyon” şeklinde konuştu.</p>
<p>Türkiye’nin yıllık 12 milyon metreküp yonga levha üretimiyle dünya ikincisi olduğunun altını çizen Gürle şöyle devam etti: “Biz 12 milyon metreküp yonga levha üretimiyle 3 dolar civarı ortalama mobilya ihracatıyla 5 milyar dolarlık mobilya ihraç ediyoruz. İtalya 5 milyon metreküp yonga levha üretimiyle kilogram başına ortalama 7-8 Avro ihraç fiyatıyla 40 milyar Avro mobilya ürünleri ihraç ediyor. Bunun altında kaliteli üretim, tasarım ve markalaşma yatıyor. Biz de ortalama ihraç fiyatımızı 6 dolara taşımayı hedefliyoruz.”</p>
<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin “Kaliteli ve Katma Değerli Mobilya” panelinde birinci oturumda EMKOÜİB Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer’in moderatörlüğünde Sülekler Orman Ürünleri YK Üyesi Murat Sülek, Starwood Pazarlama Müdürü Volkan Yıldız ve Ananas Mobilya Kurucusu Çağdaş Cantürk “Kaliteli Malzeme” konusunu işlediler.</p>
<p>Tasarım Üssü Kurucusu Gamze Güven’in moderatörlük yaptığı ikinci oturumda ise; Mobilya Tasarımcısı Adnan Serbest, Klan Studio Kurucu Ortağı Tasarımcı Akın Oral, Dorya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Doruk Yorgancıoğlu ve Tilla Genel Müdür Yardımcısı Sadettin Bilal Savaş “Özgün Tasarım”ın katma değere etkisi üzerine görüşlerini paylaştılar.</p>
<p>EMKOÜİB YK Üyesi Cüneyt Başbakkal ise markalaşmanın önemi ve pazara özel ürünlerle girmenin önemine değindi.</p>
<p>Panele, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Marangozlar ve Mobilyacılar Odası Başkanı Hasan Basri Özkoparan, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği, Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencileri, mobilya ihracatçı firma temsilcileri yoğun katılım gösterdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-katma-degerli-uretim-tasarim-ve-markalasmayla-mobilyada-6-dolar-ortalama-ihrac-fiyatina-ulasacak-526815">Türkiye katma değerli üretim, tasarım ve markalaşmayla mobilyada 6 dolar ortalama ihraç fiyatına ulaşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüik: Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,14 oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuik-ortalama-hanehalki-buyuklugu-314-oldu-459415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 May 2024 09:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[büyüklüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hanehalkı]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[tüik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=459415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye'de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün, azalma eğilimi göstererek 2023 yılında 3,14 kişiye düştüğü görüldü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuik-ortalama-hanehalki-buyuklugu-314-oldu-459415">Tüik: Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,14 oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><strong><span>Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il Şırnak oldu</span></strong></div>
<div><span>Türkiye&#8217;de 2023 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il, 4,86 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak ilini 4,67 kişi ile Şanlıurfa ve 4,61 kişi ile Batman izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu iller ise 2,54 kişi ile Çanakkale oldu. Bu ili, 2,60 kişi ile Giresun ve 2,61 kişi ile Balıkesir izledi.</span></div>
<div>
<div><strong><span>Tek kişilik hanehalklarının oranı arttı</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>ADNKS sonuçlarına göre, 2015 yılında %14,4 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranının 2023 yılında %19,7&#8217;ye yükseldiği görüldü.</span></div>
<div>
<div><strong><span>Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranında azalma görüldü</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Tek çekirdek aile olarak ifade edilen, yalnızca eşlerden veya eşler ve çocuklarından veya tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan hanehalklarının oranı, 2015 yılında %66,9 iken 2023 yılında %63,8&#8217;e geriledi. Diğer yandan, geniş aile olarak tanımlanan ve en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının oranı 2015 yılında %16,5 iken 2023 yılında %13,2&#8217;ye düştü.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranı arttı</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Aralarında eş, anne-çocuk veya baba-çocuk ilişkisi olmayan fertleri içeren; diğer bir ifadeyle çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının oranında artış olduğu gözlendi. Söz konusu hanehalklarının oranı 2015 yılında %2,2 iken 2023 yılında %3,3&#8217;e yükseldi.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Gümüşhane oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>İllere göre hanehalkı tipleri incelendiğinde, 2023 yılında tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu ilin %30,4 ile Gümüşhane olduğu görüldü. Gümüşhane ilini %29,2 ile Tunceli ve %29 ile Giresun izledi. Diğer yandan tek kişilik hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise %11,1 ile Batman oldu. Bu ili %11,8 ile Van ve %11,9 ile Diyarbakır izledi.</span></div>
<div>
<div><strong><span>Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Gaziantep oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2023 yılında %72,2 ile Gaziantep oldu. Gaziantep ilini %71,7 ile Diyarbakır ve %71,6 ile Şanlıurfa takip etti. Tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise %50,8 ile Gümüşhane oldu. Gümüşhane ilini %50,9 ile Tunceli ve %54,1 ile Artvin izledi.</span></div>
<div>
<div><strong><span>Hanehalklarının %10,6&#8217;sını tek ebeveyn ve çocukları oluşturdu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Türkiye&#8217;de 2023 yılında toplam hanehalklarının %10,6&#8217;sını tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalkları oluşturdu. Toplam hanehalklarının %2,4&#8217;ünü baba ve çocuklardan oluşan, %8,2&#8217;sini ise anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oluşturduğu görüldü.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Elazığ oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2023 yılında %13,2 ile Elazığ oldu. Bu ili, %12,9 ile Bingöl ve %12,7 ile Adana illeri izledi. Bu oranın en düşük olduğu iller ise %7,4 ile Ardahan, %8 ile Kars ve %8,1 ile Yozgat oldu.</span></div>
<p> </p>
<div><span>Toplam hanehalkları içinde anne ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, %10,3 ile Elazığ, %10,2 ile Bingöl, %9,9 ile Adana olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise %5,2 ile Ardahan, %6 ile Kars ve Yozgat oldu.</span></div>
<p> </p>
<div><span>Diğer yandan, baba ve çocuklardan oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu iller, %3,6 ile Kilis ve Malatya, %3,2 ile Hatay olurken, bu oranın en düşük olduğu iller ise %1,8 ile Nevşehir, %1,9 ile Sinop ve Tokat oldu.</span></div>
<p> </p>
<div><span><strong>Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il Hakkari oldu</strong></span></div>
<p> </p>
<div><span>Geniş aileden oluşan hanehalklarının oranının en yüksek olduğu il, 2023 yılında %20,2 ile Hakkari oldu. Hakkari ilini %18,9 ile Batman, %17,5 ile Bartın izledi. Bu oranının en düşük olduğu il ise %9,1 ile Eskişehir oldu. Eskişehir ilini %9,9 ile Çanakkale ve %10 ile Ankara izledi.</span></div>
<div>
<div><strong><span>Toplam resmi evlilikler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapanların oranı %8,2 oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>ADNKS sonuçlarına göre, 2023 yılında toplam resmi evlilikler içinde, son evliliğinde birinci dereceden kuzenleri ile akraba evliliği yapmış 16 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı %8,2 oldu. Akraba evlilikleri akrabalık türüne göre incelendiğinde, akraba evliliği yapmış bireylerin %46,5&#8217;inin hala/dayı çocukları ile %27,2&#8217;sinin amca çocukları ile ve %26,3&#8217;ünün ise teyze çocukları ile evli olduğu görüldü.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Akrabasıyla evli olan bireylerin en fazla olduğu il Mardin oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Toplam resmi evlenmeler içindeki akraba evlilikleri illere göre incelendiğinde, 2023 yılında toplam evli bireyler içinde son evliliğinde akraba evliliği yapmış 16 ve üzeri yaştaki bireylerin oranının en fazla olduğu il %20,1 ile Mardin oldu. Bu ili %18,7 ile Şanlıurfa ve %16,8 ile Diyarbakır izledi. Akraba evliliği yapmış bireylerin oranının en az olduğu il ise %1,1 ile Edirne oldu. Bu ili %1,5 ile Kırklareli ve %2 ile Çanakkale izledi.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Akraba evliliği oranı 2023 yılında %3,2 oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Evlenme istatistikleri sonuçlarına göre, 2010 yılında gerçekleşen resmi evlenmelerin %5,9&#8217;unun akraba evliliği olduğu ve bu oranın sonraki yıllarda sürekli düşüş göstererek 2018 yılında %4,3, 2023 yılında ise %3,2 olduğu görüldü.</span></div>
<div>
<div><strong><span>Akraba evliliği oranının en yüksek olduğu il %17,7 ile Şanlıurfa oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Akraba evliliği oranı illere göre incelendiğinde, 2023 yılında akraba evliliği oranının en yüksek olduğu ilin %17,7 ile Şanlıurfa olduğu görüldü. Bu ili, %12,4 ile Siirt ve %12,3 ile Muş izledi. Akraba evliliği oranının en düşük olduğu il %0,5 ile Edirne oldu. Bu ili %0,6 ile Kırklareli ve Bartın izledi.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Bireylerin mutluluk kaynağı aileleri oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2023 sonuçlarına göre bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde, kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı %69,9 olurken, bunu sırasıyla %15 ile çocukları, %5,4 ile kendisi, %3,8 ile eşi, %2,9 ile anne/babası ve %1,8 ile torunları takip etti.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Babası vefat etmiş çocukların sayısı 263 bin 757 oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>ADNKS sonuçlarına göre, 2023 yılında Türkiye&#8217;de toplam 22 milyon 206 bin 34 çocuk içinde, hem annesi hem babası vefat etmiş çocuk sayısının 5 bin 461, babası vefat etmiş çocuk sayısının 263 bin 757, annesi vefat etmiş çocuk sayısının ise 82 bin 291 olduğu görüldü.</span></div>
<p> </p>
<div><span>Cinsiyete göre incelendiğinde, hem annesi hem babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 2 bin 848, kız çocuk sayısının 2 bin 613, babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 134 bin 881, kız çocuk sayısının 128 bin 876, annesi vefat etmiş erkek çocuk sayısının 41 bin 847, kız çocuk sayısının 40 bin 444 olduğu görüldü.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 171 bin 213 çocuk etkilendi</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2023 yılında 171 bin 881 çift boşanırken 171 bin 213 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2023 yılında %74,9&#8217;u anneye, %25,1&#8217;i babaya verildi.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Taşınabilir bilgisayar bulunan hanelerin oranı %45,2 oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, evden İnternete erişim imkânına sahip olan hanelerin oranı 2004 yılında %7 iken 2023 yılında bu oran %95,5 oldu. Diğer yandan hanelerde dizüstü, tablet, netbook gibi taşınabilir bilgisayar bulunma oranı %0,9&#8217;dan %45,2&#8217;ye, cep telefonu/akıllı telefon bulunma oranı %53,7&#8217;den %99,7&#8217;ye yükseldi.</span></div>
<div>
<div><strong><span>Geniş ailelerin %25,7&#8217;sinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı görüldü</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %60&#8217;ı dikkate alınarak belirlenen sınıra göre yoksulluk oranı 2023 yılında %21,7 olarak gerçekleşti.</span></div>
<p> </p>
<div><span>Hanehalkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek kişilik hanehalklarının %13,7&#8217;sinin, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının %21,6&#8217;sının, geniş ailelerden oluşan hanehalklarının %25,7&#8217;sinin, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının ise %13,6&#8217;sının yoksulluk sınırının altında yaşadığı gözlendi.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Kendilerine ait bir konutta yaşayanların oranı %56,2 oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, 2023 yılında konutun mülkiyet durumları incelendiğinde, fertlerin %56,2&#8217;sinin oturduğu konutun kendilerine ait olduğu, %27,8&#8217;inin ise kiracı olduğu görüldü. Lojmanda oturanların oranı %0,9 olurken kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise %15,1 olarak gerçekleşti.</span></div>
<p> </p>
<div><strong><span>Konutun izolasyonundan dolayı ısınamama en çok karşılaşılan konut ve çevre problemi oldu</span></strong></div>
<p> </p>
<div><span>Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre fertlerin %32,6&#8217;sının 2023 yılında konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşadığı, %32&#8217;sinin sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb. nedenlerle sorun yaşadığı ve %19,8&#8217;inin trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadığı görüldü.</span></div>
<div> </div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuik-ortalama-hanehalki-buyuklugu-314-oldu-459415">Tüik: Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,14 oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye genelinde ortalama konut fiyatı 3 milyon 264 bin 430 TL oldu, satışlar yüzde 12 arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-genelinde-ortalama-konut-fiyati-3-milyon-264-bin-430-tl-oldu-satislar-yuzde-12-artti-452082</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Apr 2024 14:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[genelinde]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[satışlar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ ile gayrimenkul değer hesabı sunan ve bu sayede kullanıcıların güvenle gayrimenkul satışı yapmalarına imkân sağlayan Endeksa verilerine göre, Türkiye genelinde Mart ayı itibarıyla konut satış fiyatlarında yıllık değer artışı yüzde 57 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-genelinde-ortalama-konut-fiyati-3-milyon-264-bin-430-tl-oldu-satislar-yuzde-12-artti-452082">Türkiye genelinde ortalama konut fiyatı 3 milyon 264 bin 430 TL oldu, satışlar yüzde 12 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yapay zekâ ile gayrimenkul değer hesabı sunan ve bu sayede kullanıcıların güvenle gayrimenkul satışı yapmalarına imkân sağlayan Endeksa verilerine göre, Türkiye genelinde Mart ayı itibarıyla konut satış fiyatlarında yıllık değer artışı yüzde 57 seviyesinde gerçekleşti. </strong></p>
<p><strong>Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 25 bin 111 TL, ortalama konut fiyatı 3 milyon 264 bin 430 TL ve konut yatırımının geri dönüş süresi ise 15 yıl oldu.</strong></p>
<p><strong>Kredili Konut Satışlarında Belirgin Artış</strong></p>
<p>Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 46 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49 azalarak 12 bin 880 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 12 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Konut Satışlarında Artış Trendi </strong></p>
<p>Türkiye genelinde konut satışları Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 12 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,1 azalarak 105 bin 394 oldu.</p>
<p>Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5 artarak 34 bin 399 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 33 oldu.  2024 Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artışla 88 bin 256 olarak gerçekleşti.</p>
<p>İkinci el konut satışları Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 9 artıp, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2 azalarak 70 bin 995 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 67 oldu. İkinci el konut satışları 2024 Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 azalarak 191 bin 348 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Görkem Öğüt, konutlara olan talebi değerlendirdi:</strong> ‘’Endeksa verilerine göre Türkiye genelinde ortalama konut fiyatı 3 milyon 264 bin 430 TL&#8217;yi bulurken, bu rakam Muğla’da 7 milyon, İstanbul’da 4 milyon TL&#8217;yi aşmış durumda. Mart ayı sonu itibarı ile Türkiye genelinde konutların değer artışı yıllık yüzde 57, aylık ise  yüzde 2 oldu. Değer artışının yavaşladığını çok net görüyoruz. 2021 yılı sonlarından 2022 yılı ortalarına kadar aylık yüzde 10’lar ve üzerinde artışlar görmüştük. Değer artışının yavaşlamasının temel sebebinin krediye erişimin zorlaşması olduğunu söyleyebiliriz. Ocak – Mart döneminde ipotekli konut satışları geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 53 düşüş göstermiş durumda.’’</p>
<p><strong>Yabancılar Konut Yatırımından Uzaklaşıyor</strong></p>
<p>Yabancılara yapılan konut satışları Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 4, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48 azalarak bin 778 oldu. Mart ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 3 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 652 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla 618 konut satışı ile Antalya, 151 konut satışı ile Mersin izledi.</p>
<p><strong>İstanbul’da konut satış fiyatlarında yıllık değer artışı yüzde 56</strong></p>
<p>Mart ayında konut satışlarında İstanbul 19 bin 40 konut satışı ve yüzde18 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul&#8217;u 9 bin 523 konut satışı ve yüzde 9 pay ile Ankara, 6 bin 413 konut satışı ve yüzde 6 pay ile İzmir izledi. Endeksa verilerine göre Mart ayı sonu itibarı ile İstanbul’da konut satış fiyatlarında yıllık değer artışı yüzde 56, ortalama konut metrekare satış fiyatı 38 bin 622 TL, ortalama konut fiyatı 4 milyon 402 bin 908 TL. Ankara’da konut fiyatları son bir yılda yüzde 70 artış gösterdi, ortalama konut metrekare satış fiyatı 20 bin 927 TL, ortalama konut fiyatı 2 milyon 720 bin 510 TL. İzmir’de ise yıllık değer artışı yüzde 56, ortalama konut metrekare satış fiyatı 32 bin 526 TL, ortalama konut fiyatı 4 milyon 33 bin 224 TL oldu.</p>
<p><strong>Hatay’da konut fiyatları son bir yılda yüzde 84 arttı</strong></p>
<p>Endeksa verilerine göre, Mart ayında en çok konut satışının olduğu ilk 30 il değerlendirildiğinde yıllık değer artışı en yüksek olan iller ise sırasıyla Hatay, Ordu ve Muğla olarak göze çarpıyor.</p>
<p>Hatay’da konut fiyatları son bir yılda yüzde 84 arttı, ortalama konut metrekare satış fiyatı 19 bin 48 TL, ortalama konut satış fiyatı 2 milyon 933 bin 392 TL Ordu’da konut satış fiyatlarında değer artışı yüzde 79, ortalama konut metrekare satış fiyatı 21 bin 624 TL, ortalama konut fiyatı 2 milyon 811 bin 120 TL ve Muğla’da konut satış fiyatlarında değer artışı yüzde 78, ortalama konut metrekare satış fiyatı 57 bin 126 TL, ortalama konut fiyatı ise 7 milyon 483 bin 506 TL oldu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-genelinde-ortalama-konut-fiyati-3-milyon-264-bin-430-tl-oldu-satislar-yuzde-12-artti-452082">Türkiye genelinde ortalama konut fiyatı 3 milyon 264 bin 430 TL oldu, satışlar yüzde 12 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Veri İhlalinin Küresel Ortalama Maliyeti 2023&#8217;te 4.45 Milyon Dolara Ulaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-veri-ihlalinin-kuresel-ortalama-maliyeti-2023te-445-milyon-dolara-ulasti-441652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 21:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dolara]]></category>
		<category><![CDATA[ihlalinin]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[maliyeti]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[ulaştı]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=441652</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çalınan verileri kurtarma sürecinden yasal hizmet alma zorunluluğuna kadar uzanan bir siber saldırı, şirketleri ciddi maliyet ve itibar yükümlülükleriyle karşı karşıya bırakıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-veri-ihlalinin-kuresel-ortalama-maliyeti-2023te-445-milyon-dolara-ulasti-441652">Bir Veri İhlalinin Küresel Ortalama Maliyeti 2023&#8217;te 4.45 Milyon Dolara Ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çalınan verileri kurtarma sürecinden yasal hizmet alma zorunluluğuna kadar uzanan bir siber saldırı, şirketleri ciddi maliyet ve itibar yükümlülükleriyle karşı karşıya bırakıyor. IBM raporuna göre, bir veri ihlalinin küresel ortalama maliyetinin 2023&#8217;te 4.45 milyon dolara ulaştığı biliniyor. Bu durum, şirket verilerini riske atan potansiyel fidye yazılımı saldırılarını durdurmak için güçlü önleyici tedbirlerin uygulanması ihtiyacını açığa çıkarıyor. </strong><strong>Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez işletmelerin verilerini etkili bir şekilde korumalarına yardımcı olacak 5 çözümü değerlendiriyor.</strong></p>
<p>Şirketleri ciddi maliyet ve itibar sorumluluklarıyla karşı karşıya getiren siber saldırılar, etkili önleyici tedbirlerin uygulanması noktasındaki gerekliliği ortaya koyuyor. Bir veri ihlalinin küresel ortalama maliyetinin 2023&#8217;te 4.45 milyon dolara ulaştığını gösteren IBM raporu da bu tedbirlerin gerekliliğini destekler nitelikte. Kapsamlı ve etkili siber güvenlik korumasına yatırım yapmanın, kuruluşlara potansiyel olarak binlerce dolar tasarruf sağladığı ve pazarda kalıcı olmalarına yardımcı olduğu da bir gerçek. Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez işletmelerin verilerini etkili bir şekilde korumalarına yardımcı olacak 5 çözümü değerlendiriyor.</p>
<p><em><strong>1. Periyodik olarak yedekleme yapın.</strong></em> Gizli veya hassas bilgilerin kopyalarını veya yedeklerini aldığınızdan ve bunları başka bir depolama sisteminde sakladığınızdan emin olun. Böylelikle zarar görmüş veya çalınmış bilgileri daha hızlı kurtarabilir ve bir saldırının etkisini ve maliyetini önemli ölçüde azaltabilirsiniz.</p>
<p><em><strong>2. İnsan sermayesine yatırım yapın.</strong></em> Bir şirketi korumak için gereken teknik bilgiyle donatılmış bir siber güvenlik ekibine sahip olmak, tehditlere karşı savunmada büyük bir fark yaratabilir. Bir MSP ile anlaşarak bu hizmeti dışarıdan almak, şirket içinde uzman bir ekip oluşturacak kaynaklara sahip olmayan şirketler için faydalı bir seçenek olabilir.</p>
<p><em><strong>3. VPN&#8217;i güncel tutun. </strong></em>Birçok işletme hibrit veya uzaktan çalışma modeli uyguladığından, VPN artık bir şirketin cihazlarını konumlarından bağımsız olarak tek bir özel ağda birleştirdiği için önemli bir araçtır. Kuruluşlarda VPN kullanımı giderek yaygınlaşırken, en son güncellemeleri ve yamaları uyguladığınızdan ve güvenlik düzenlemelerine uyduğunuzdan emin olmak, sisteminiz için başka bir koruma katmanı sağlar.</p>
<p><em><strong>4. Hassas bilgilere erişimi kısıtlayın.</strong></em> Hassas verilere erişimi olan kullanıcı sayısı ne kadar fazlaysa, veri sızıntısı olasılığı da o kadar yüksektir. Şirketlerin riskleri azaltmak için dahili dosyalara erişim üzerinde kontrol sağlamalarını öneriyoruz. Erişimi, işlerini yapmak için belirli bilgilere ihtiyaç duyan kişilerle sınırlamak, bir kuruluşun dosyalarına erişimi kontrol etmenin ve yetkisiz erişimi önlemenin bir yoludur.</p>
<p><em><strong>5. Uç nokta güvenliğini düzenli olarak gözden geçirin.</strong></em> Tehdit Laboratuvarı verilerine göre, uç nokta saldırıları 2023&#8217;ün üçüncü çeyreğinde %89 oranında arttı. Diğer nedenlerin yanı sıra, ekibin kötü alışkanlıkları veya eski yazılımların kullanımı, cihazları siber suçluların kurumların siber güvenliğine girmesi ve tehlikeye atması için bir geçit haline getiriyor. Uç nokta güvenliğinin etkili ve düzenli yönetimi, potansiyel siber risklere karşı korunmak için en gelişmiş teknolojinin uygulanması yoluyla işletmeler için bir öncelik olmalıdır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-veri-ihlalinin-kuresel-ortalama-maliyeti-2023te-445-milyon-dolara-ulasti-441652">Bir Veri İhlalinin Küresel Ortalama Maliyeti 2023&#8217;te 4.45 Milyon Dolara Ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de her yıl ortalama 2.793 orman yangını meydana geliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-yil-ortalama-2793-orman-yangini-meydana-geliyor-430627</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Dec 2023 09:40:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[meydana]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yangını]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430627</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kozalak Yangın, Good4Trust.org işbirliği ile yüksek riskli bölgerlerde erken uyarı sistemleri kurarak yangınlar karşısında köy halkına destek olmayı amaçlıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-yil-ortalama-2793-orman-yangini-meydana-geliyor-430627">Türkiye&#8217;de her yıl ortalama 2.793 orman yangını meydana geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kozalak Yangın, Good4Trust.org işbirliği ile yüksek riskli bölgerlerde erken uyarı sistemleri kurarak yangınlar karşısında köy halkına destek olmayı amaçlıyor<br />Türkiye’de ormanların neredeyse üçte ikisi sürekli yangın tehdidi altında ve 10 yıl içinde 30.000’e yakın orman yangını meydana geldi. Çok büyük alanları etkisi altına alan yangınlar, ormanlarımızı yaktı, orman köylüsünün geçimini elinden aldı. Önlem almanın, yangınların yıkıcı etkilerine karşı tek çözüm yolu olduğunu artık biliyoruz. Ülkemizde ve yurtdışında yapılan çalışmalar orman yangını risklerinin doğru uygulamalarla azaltılabileceğini gösteriyor. Bu konuyla ilgili harekete geçen Kozalak Yangın, yangın riski yüksek olan ormanlık bölgelerde köy halkına erken uyarı sensörleriyle destek olabilmek amacıyla Good4Trust ile birlikte destek sertifikaları hazırladı. </p>
<p>Verilen desteklerle yangın riski yüksek bölgelerde yaşayan köy halkına destek olunacak</p>
<p>Destek sertifikalarını Good4Trust.org üzerinden satışa sunan Kozalak Yangın, yapılan desteklerle yangın riski yüksek bölgelere sensörleri yerleştirerek riski en aza indirmeyi hedefliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kozalak Yangın Kurucusu Batuhan Esirger: ‘’2023 yazında ormanlık alanlarda 4 farklı yangını erken tespit ederek önlenmesine destek olduk, Ekim ayı ortasında da, endüstriyel bir kağıt depolama tesisinde erken tespit ettiğimiz yangın sayesinde 1400 tonun üzerinde atık kağıdın yanmasına engel olarak 3500 metrik ton karbondioksitin atmosfere salınmasını engelledik. Ağaçlar İçin Giyilebilir Teknoloji ile çevresel verileri anlık olarak izliyoruz, önceden belirlenen veriler belli  bir eşik değerine ulaştığında ise otomatik olarak alarm veriyor ve yangının önlenmesine yardımcı oluyoruz. Hazırladığımız destek sertifikaları ile ağaçları ve bölgede yaşayan orman köylüsünü Kozalak’larla koruyacağız. Alanları Türetim Ekonomisi Derneği ile belirleyecek, Orman köylüsünün arazi sınırlarına kozalakları yerleştireceğiz, ve gerçekleşenleri destekçilere raporlayacağız.’’ dedi. </p>
<p>Adil üreticilerin faaliyetleri orman yangınları tehdidine karşı kilit bir önem taşıyor</p>
<p>Doğaya ve insana dost üretim yapmaya çalışan adil üreticiler, iklim ve biyoçeşitlilik krizlerine karşı, doğaya onarıcı etkide bulunan faaliyetleriyle gezegeni koruyucu bir rol üstleniyor. Türetim Ekonomisi Derneği burada üzerine düşen sorumluluğu yerine getiriyor ve üreticilerin güçlenmesi için çeşitli adımlar atıyor. Geçtiğimiz yıl başlayan Türetim Ekonomisi Derneği, WWF-Türkiye’nin (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve Garanti BBVA’nın finansal desteği ile yürüttüğü  Türkiye’nin Canı Yanmasın Destek Programı kapsamında hayata geçirilen “Yangına Dirençli Üretim Modelleri” Projesi de, orman yangını riskiyle karşı karşıya olan Ege ve Akdeniz bölgelerinde, doğaya ve insana dost üretim yapmaya çalışan üreticilerin yangına karşı dayanıklı hale gelmesini amaçlıyor. Kozalak Yangın’ın giyilebilir teknolojileri ile destek ölçüsünde üreticilerin arazi sınırlarına en riskli bölgelerden başlamak üzere izleme ve uyarı sistemleri yerleştirilecek.</p>
<p>Geç kalındığında veya yangının ateşiyle harekete geçildiğinde sonuç ne yazık ki hüsran</p>
<p>“Yangına Dirençli Üretim Modelleri” Projesi Yürütücüsü Duru Uslu ‘’İklim krizinin etkisiyle her geçen gün artan kuraklık ve yüksek sıcaklıklar, coğrafyamızı daha fazla etkileyerek yangın tehlikesini artırıyor. Geç kalındığında veya yangının ateşiyle harekete geçildiğinde sonuç ne yazık ki hüsran oluyor. Bu nedenle erken uyarı sensörleri geliştiren Kozalak Yangın ekibi ile yürütmeye başladığımız çalışma üreticiler için çok faydalı olacak. Orman yangınlarına yönelik riskleri en aza indirebilmek ve riskli bölgelerdeki üreticilerimizi bu konuda destekleyebilmek amacıyla doğa dostu tüm vatandaşları projemize katkı sunmaya bekliyoruz’’ dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-her-yil-ortalama-2793-orman-yangini-meydana-geliyor-430627">Türkiye&#8217;de her yıl ortalama 2.793 orman yangını meydana geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muğla Büyükşehir&#8217;de Ortalama Maaş 18 bin 944 TL Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehirde-ortalama-maas-18-bin-944-tl-oldu-397369</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Aug 2023 13:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirde]]></category>
		<category><![CDATA[maaş]]></category>
		<category><![CDATA[muğla]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397369</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediyesinin 3058 personelini ilgilendiren ek protokolü Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün tarafından imzalandı ve 2023 yılı içinde yüzde 71.12 zam oranına ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehirde-ortalama-maas-18-bin-944-tl-oldu-397369">Muğla Büyükşehir&#8217;de Ortalama Maaş 18 bin 944 TL Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><b><span><span><span>Muğla Büyükşehir Belediyesinin 3058 personelini ilgilendiren ek protokolü Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün tarafından imzalandı ve 2023 yılı içinde yüzde 71.12 zam oranına ulaştı. Yapılan ek protokolle en düşük maaş 17 bin 439 TL’ye en yüksek maaş ise 24 bin 298 TL’ye yükseldi. </span></span></span></b></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span>Türkiye’de yaşanan ekonomik problemler, yapılan zamlar sonrası alım gücünün düşmesi ve hayat pahalılığı yüzünden Muğla Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına zam yapmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi Temmuz ayında açıklanan asgari ücret zammını yeterli bulmamış ve Mayıs ayında yapılan ek iyileştirme ile birlikte bu zamma ek yüzde 37 artış yaparak 2023 yılı içerisinde de personele toplam yüzde 71.12 oranında zam yapmış oldu. Ek protokol Büyükşehir Belediyesi Başkanlık Binasında Osman Gürün’ün ev sahipliğinde imzalandı. Protokol törenine Başkan Gürün’ün yanı sıra DİSK Genel İş Sendikası Toplu Sözleşme Daire Başkanı Çetin Çalışkan, DİSK Genel İş Muğla 2 Nolu Şube Başkanı Yücel Avcı, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve çok sayıda işçi katıldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><b><span><span><span>Büyükşehirden 2023 Yılında İşçiye Yüzde 71.12 Zam </span></span></span></b></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span>Muğla Büyükşehir Belediyesi 2023 Ocak ayında MUBEP personeline Yüzde 56,61 zam yapmıştı. Mayıs ayına gelindiğinde ülkemizde yaşanan ekonomik koşullar, hayat pahalılığı, alım gücünün düşmesi nedeni ile Büyükşehir Belediyesi personeline yüzde 15.82 ara zam yaptı. Temmuz ayında asgari ücrete yapılan yüzde 34 zammı da yeterli bulmayan Büyükşehir Belediyesi Mayıs ayında yapılan ek iyileştirme ile birlikte bu zamma ek yüzde 37 artış yaparak 2023 yılı içerisinde de personele toplam yüzde 71.12 oranında zam yapmış oldu. Bu zamlardan sonra Muğla Büyükşehir Belediyesinde en düşük maaş 17 bin 439 TL oldu. Büyükşehir Belediyesi’nde sadece 137 personel 17 Bin 439 TL’lik maaşı alırken, 2415 personel 17 bin 600- 20 bin TL arasında, 506 kişi ise 20 bin-24 bin 298 TL arasında maaş alacak. </span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span>DİSK Genel İş Sendikası Toplu Sözleşme Daire Başkanı Çetin Çalışkan Protokol nedeniyle sendika olarak çok mutlu olduklarını vurgularken Başkan Dr. Osman Gürün’ün her zaman olduğu gibi yine gerekeni yaptığını söyledi. Çalışkan ayrıca ücret artışının ülke şartlarına göre daha iyi olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><b><span><span><span>Başkan Gürün, “Evlatlarımın En İyi Kazancı Sağlamaları İçin Çabaladım”</span></span></span></b></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi olarak bir aile olduklarını ve bu ailenin reisi olarak evlatlarının en iyi kazancı sağlamaları için çalıştıklarını ve maaşlara önemli bir zam yaptıklarını söyledi. Başkan Gürün, “Biz burada bir aile olarak Muğla’ya hizmet etmek için çalışıyoruz. Bende bu ailenin reisi olarak evlatlarımın en iyi kazancı sağlamaları geçimlerini en iyi şekilde idame ettirebilmeleri adına çabalıyorum. Ülkemizdeki ekonomik koşullara baktığımızda sürdürülebilir bir sistem olmadığını görüyoruz. Vergilendirme, kimden ne kadar vergi alınması konusu, üretim ve istikrar gibi konularda büyük eksiklerimiz var. Ülkemizde enflasyonun düşmesi ve ekonomik istikrarın biran önce sağlanması gerekiyor. Biz en düşük maaşı 17 bin 439 TL’ye yükseltiyoruz. Ancak bu sadece 137 kişinin maaşı asıl daha yüksek bir kısım ise 17600 ve 20 Bin TL arasında maaş alacak. En yükse maaşımız ise 24 bin 300 TL oldu. Yeni yılda işçilerimiz için yeni bir düzenleme daha yapacağız ve bütçemiz doğrultusunda en iyi maaşı vermek için çabalayacağız” dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mugla-buyuksehirde-ortalama-maas-18-bin-944-tl-oldu-397369">Muğla Büyükşehir&#8217;de Ortalama Maaş 18 bin 944 TL Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Organize Sanayi Bölgeleri Yıllık Ortalama Kira Artış Oranı Yüzde 111&#8217;e Ulaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/organize-sanayi-bolgeleri-yillik-ortalama-kira-artis-orani-yuzde-111e-ulasti-367868</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Apr 2023 09:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[bölgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kira]]></category>
		<category><![CDATA[oranı]]></category>
		<category><![CDATA[organize]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[ulaştı]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367868</guid>

					<description><![CDATA[<p>TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. 18 ildeki 31 organize sanayi bölgesinin yıllık ortalama kira artışlarını, doluluk oranlarını, yıllık ortalama arsa değer artışlarını ve geri dönüş sürelerini araştırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/organize-sanayi-bolgeleri-yillik-ortalama-kira-artis-orani-yuzde-111e-ulasti-367868">Organize Sanayi Bölgeleri Yıllık Ortalama Kira Artış Oranı Yüzde 111&#8217;e Ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><u>TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. 18 ildeki 31 organize sanayi bölgesinin yıllık ortalama kira artışlarını, doluluk oranlarını, yıllık ortalama arsa değer artışlarını ve geri dönüş sürelerini araştırdı.</u></em></p>
<p><strong>TSKB Gayrimenkul Değerleme, reel sektörün atardamarları arasında bulunan, sanayi açısından yüksek hareketliliğe sahip 18 ildeki 31 organize sanayi bölgesinde (OSB) kira artışlarını araştırdı. Buna göre, Adana yüzde 189’luk artış oranıyla ilk sırada yer alırken, İzmir yüzde 176 ile ikinci, Manisa yüzde 175 ile üçüncü oldu. 31 OSB’nin ortalama artış oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti. TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya,</strong> <strong>arsa tahsislerinin tamamlanmasıyla birlikte sınırlı fabrika arzı, inşaat maliyetlerindeki artış ve talepteki hareketliliğin artışta önemli rol oynadığını belirtti.</strong></p>
<p>TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., ekonomi ve kent gelişiminde yönlendirici etkisi bulunan, reel sektörün atardamarları arasında yer alan ve pek çok şirkete ev sahipliği yapan organize sanayi bölgelerine (OSB) ilişkin güncel bir araştırma hazırladı. </p>
<p>Son yıllarda sanayi yapılarına yönelik talebin arttığına dikkat çekilen araştırmaya göre, bu gelişmenin hem arsa satış değerlerini hem de fabrika kira değerlerini etkilediği ifade edildi. Yıllık kira artışlarında Adana yüzde 189’luk artışla ilk sırada yer alırken, İzmir yüzde 176 artış oranıyla ikinci, Manisa ise yüzde 175’lik dilimde üçüncü oldu. Denizli %81 ile en düşük kira artış oranına sahip kent olurken, 31 OSB’nin ortalama artış oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong> “Adana, İzmir ve Manisa lojistik avantajı sebebiyle daha yüksek talep alıyor”</strong></p>
<p>Fabrika kiralarındaki artışta arsa tahsislerinin tamamlanmasıyla birlikte sınırlı fabrika arzı ve talep artışının önemli rol oynadığını belirten TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, “2021 yılında gözlemlenen önemli orandaki artış nedeniyle baz etkisinin görüldüğü yerlerde ve tesislerin genellikle mal sahipleri tarafından kullanıldığı OSB’lerde yıllık kira artışları sınırlanabiliyor. 2020 yılında yaşanan pandemi süreciyle birlikte öncelikle Marmara Bölgesi’nde görülen talep artışı, 2021 yılı itibarıyla diğer bölgelere kıyasla bu bölgede fiyatları daha çok artırdı. Bu durumun, kira düzeyi en yüksek OSB’lerin bu bölgemizde bulunmasının başlıca sebebi olduğunu söyleyebiliriz. Adana, İzmir ve Manisa’nın ise sahip olduğu lojistik avantaj doğrultusunda daha yüksek talep aldığını ve diğer OSB’lerin bulunduğu illerden olumlu ayrıştığını gözlemledik. Yıllık kira artışının en az gerçekleştiği il yüzde 81 oranla Denizli olurken, yüzde 189’luk artışla ise Adana en fazla artışın yaşandığı bölge olarak dikkat çekiyor” diye konuştu.</p>
<p><strong>“OSB’lerde yıllık arsa değer artışı ortalama yüzde 117 seviyesinde”</strong></p>
<p>Gayrimenkulün pazar değerinin yatırımın bir yıllık kira değerine bölünmesiyle geri dönüş süresinin hesaplanabildiğini açıklayan Maya, OSB’lerde ortalama geri dönüş süresinin 2022 yılındaki ortalama değeri olan 16,6 yıldan, 2023 yılında 18 yıla ulaştığına işaret etti. </p>
<p>İnşaat maliyetlerinde yaşanan artışlar ve endüstriyel yapılara artan taleplerin geri dönüş sürelerinde artışa yol açtığını belirten Maya, “Marmara Bölgesi’nde geri dönüş süreleri 14,5-17,5 yıl aralığında iken Karadeniz hariç diğer bölgelerde geri dönüş sürelerinin 17-21 yıl aralığında değiştiği görünüyor. Arsa değerlerinin doluluk oranının yüksek olması ise sınırlı arsa arzı ve talep artışından olumlu etkileniyor. Arsa değer artışlarında İzmir, Manisa gibi illerde talep artışı en önemli itici güç olurken, Kayseri ve Adana’da baz değerlerin düşük olmasının da güçlü artış oranlarında etkisi bulunuyor. Piyasası daha oturmuş olan ve yüksek satış birim değerlerine sahip olan İstanbul ile yakın çevresinde ise ortalamanın kısmen altında artış oranları gözlemleniyor. Arsa değer artışı ile kira değer artışının uyumlu olmasını piyasanın sağlıklı ilerlediğine yönelik bir işaret olarak da değerlendirebiliriz. OSB’lerde yıllık arsa değer artışına baktığımızda yüzde 117’lik bir ortalama görüyoruz. Yıllık arsa değer artışlarında Kayseri, İzmir, Antalya, Manisa ve Adana ön plana çıkarken, tüm bölgelerde enflasyonun üzerinde bir artış gerçekleştiği de dikkat çekiyor” dedi. </p>
<p><strong>“İzmir’de doluluk düşük olsa da yüksek talep nedeniyle kira artışları devam ediyor”</strong></p>
<p>Doluluk oranlarının yüksek olduğu organize sanayi bölgelerinde talebin de yüksek olduğunu ifade eden Maya, diğer yandan düşük doluluk oranlarının doğrudan talep olmadığının bir göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Yeni gelişme sahaları açılan veya yeni kurulan organize sanayi bölgelerinde doluluk oranlarının düşük olduğunun görülebildiğine değinen Maya, “Çalışmaya konu OSB’lerin 8’i haricinde tamamında doluluk oranı yüzde 90’ın üzerinde yer alıyor. Doluluk oranının yüksek olması, gelecek dönemlerde alternatif bir bölge oluşturulmaması durumunda kira değerlerinin yukarı yönlü artışını destekleyebilecek. </p>
<p>Diğer yandan, İzmir örneğinde doluluk oranlarının düşük olmasına karşın gözlemlenen güçlü kira artışı, bölgeye talebin artış gösterdiğinin en belirgin göstergelerinden biri. Tekirdağ’da son yıllarda OSB sayısı hızla artarak 14’e ulaşmakla birlikte, doluluk oranlarının diğer bölgelere kıyasla kısmen düşük olduğu dikkat çekiyor. Bölgedeki diğer illerdeki yüksek doluluk oranları ile birlikte daha düşük kira bedellerine sahip olması, bölgeyi olumlu etkileyebilir. Bu sayede kapasitenin doğru bir şekilde yönetimi de önem kazanıyor” açıklamasını yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/organize-sanayi-bolgeleri-yillik-ortalama-kira-artis-orani-yuzde-111e-ulasti-367868">Organize Sanayi Bölgeleri Yıllık Ortalama Kira Artış Oranı Yüzde 111&#8217;e Ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜİK: Mevsimlik tarım işçilerinin ortalama günlük ücretleri 2022 yılında %87,1 arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuik-mevsimlik-tarim-iscilerinin-ortalama-gunluk-ucretleri-2022-yilinda-871-artti-351856</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 10:03:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[işçilerinin]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik]]></category>
		<category><![CDATA[ortalama]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tüik]]></category>
		<category><![CDATA[ücretleri]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=351856</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarımsal işletmelerde 2022 yılında mevsimlik tarım işçilerinin günlük ücretleri bir önceki yıla göre %87,1 artarak 238 TL, sürekli tarım işçilerinin aylık ücretleri ise %89,4 artarak 6 547 TL oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuik-mevsimlik-tarim-iscilerinin-ortalama-gunluk-ucretleri-2022-yilinda-871-artti-351856">TÜİK: Mevsimlik tarım işçilerinin ortalama günlük ücretleri 2022 yılında %87,1 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarımsal işletmelerde 2022 yılında mevsimlik tarım işçilerinin günlük ücretleri bir önceki yıla göre %87,1 artarak 238 TL, sürekli tarım işçilerinin aylık ücretleri ise %89,4 artarak 6 547 TL oldu.</p>
<p>Mevsimlik erkek işçi ücretleri %82,8 artış göstererek 253 TL olurken, kadın işçilerin günlük ücretleri ise %91,6 artış göstererek 225 TL oldu.</p>
<p>Sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücret, erkek işçiler için %88,9 oranında artarak 6 729 TL olurken, kadın işçiler için %88,4 artarak 5 393 TL oldu.</p>
<p><strong>Mevsimlik kadın işçilerde en yüksek günlük ücret Ordu ilinde ödendi</strong></p>
<p>2022 yılında tarımsal işletmelerde mevsimlik tarım işçilerine yapılan en yüksek günlük ücret ödemesi erkek işçiler için 362 TL ile Ardahan ilinde, kadın işçiler için 305 TL ile Ordu ilinde gerçekleşti.  En düşük ücret ödemesi ise erkek işçiler için 191 TL ile Hatay ve Ankara illerinde, kadın işçiler için ise 139 TL ile Hatay ilinde gerçekleşti.</p>
<p><strong>Sürekli erkek işçilerde en yüksek aylık ücret Çanakkale ilinde gerçekleşti</strong><br /> </p>
<p>Tarımsal işletmelerde sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücretlere bakıldığında, erkek işçilere 7 750 TL ile Çanakkale&#8217;nin, kadın işçilere 5 550 TL ile İzmir&#8217;in en yüksek ödemenin yapıldığı iller olduğu görüldü. En düşük ücretler ise, erkek işçiler için 5 000 TL ile Osmaniye ilinde, kadın işçiler için 5 347 TL ile Antalya ilinde gerçekleşti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuik-mevsimlik-tarim-iscilerinin-ortalama-gunluk-ucretleri-2022-yilinda-871-artti-351856">TÜİK: Mevsimlik tarım işçilerinin ortalama günlük ücretleri 2022 yılında %87,1 arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
