<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>önlenmesi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/onlenmesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/onlenmesi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jan 2026 11:22:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>önlenmesi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/onlenmesi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kuşların Göç Yolculuğunda “Elektrik Çarpması Tehdidinin Önlenmesi” için Uluslararası Çalışma Başlatıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuslarin-goc-yolculugunda-elektrik-carpmasi-tehdidinin-onlenmesi-icin-uluslararasi-calisma-baslatildi-2-609283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 11:22:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[kuşların]]></category>
		<category><![CDATA[önlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[tehdidinin]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğunda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, biyoçeşitlilik açısından dünya üzerinde özel olarak tanımlanan 36 sıcak noktadan üçünü (Kafkasya, Akdeniz ve İran-Turan) sınırları içerisinde barındıran dünyadaki nadir ülkelerden biri. Bu zengin biyoçeşitlilikle Türkiye, özellikle Avrupa ve Afrika kıtaları arasında süzülerek göç eden kuşlar için kritik bir ekolojik köprü görevi üstleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuslarin-goc-yolculugunda-elektrik-carpmasi-tehdidinin-onlenmesi-icin-uluslararasi-calisma-baslatildi-2-609283">Kuşların Göç Yolculuğunda “Elektrik Çarpması Tehdidinin Önlenmesi” için Uluslararası Çalışma Başlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ancak her yıl yüz binlerce kuşun gerçekleştirdiği bu zorlu yolculuk, izole edilmemiş elektrik hatları nedeniyle ölümcül bir riskle karşı karşıya.</p>
<p>Doğa Derneği, Bulgaristan Kuşları Koruma Derneği (BSPB), Kuzey Makedonya Ekoloji Derneği (MES), Bulgaristan Elektrik Dağıtım Şirketi (EP Yug) ve Makedonya Elektrik Dağıtım Şirketi (EVN Macedonia) ortaklığıyla hazırlanan ve Avrupa Birliği LIFE Programı tarafından desteklenen &#8220;Güvenli Göç Yolları&#8221; projesi, Küresel ölçekte nesli tehlike altında olan şah kartal ve küçük akbaba gibi türleri korumak amacıyla göç yolları üzerindeki elektrik hatlarını güvenli hale getiriyor. Çalışma  kapsamında Türkiye’de 5.000 elektrik direği izole edilecek.</p>
<p><strong>2030 Hedefi: 17.000’den Fazla Güvenli Direk</strong></p>
<p>2030 yılına kadar tamamlanması planlanan çalışma kapsamında;</p>
<p> -Çarpılma vakalarının en yoğun olduğu bölgeler bilimsel yöntemlerle belirlenecek ve Türkiye için kapsamlı bir &#8220;Göç Yolları Risk Envanteri&#8221; oluşturulacak.</p>
<p>-Çalışma sınırları içerisinde, 5.000’i Türkiye’de olmak üzere toplam 17.000’den fazla tehlikeli elektrik direği izole edilecek.</p>
<p>-Kuşların elektrik hatlarını fark etmesini sağlayan 2.500 adet yansıtıcı kurulacak.</p>
<p>-Elektrik dağıtım şirketleri arasında aktif bir bilgi paylaşım ağı kurularak, teknolojik ve bilimsel çözümlerin sürekliliği sağlanacak.</p>
<p>Çalışma, özellikle nesli tehlike altındaki şah kartal ve küçük akbaba türlerinin popülasyonlarının iyileştirilmesini hedeflemekle birlikte, bu bölgeleri kullanan tüm göçmen ve yerli kuş türleri için güvenli bir yaşam alanı oluşturacak.</p>
<p>Türkiye’de ilk kez bu kadar büyük bir izolasyon çalışması gerçekleşecek.</p>
<p>Çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Leylek, pelikan, şahin, kartal ve akbaba gibi süzülerek göç eden binlerce kuş, kışlama ve üreme alanları arasındaki düzenli göç hareketlerinde Türkiye’den geçmek zorunda kalıyor. Türkiye, kuş göçü açısından son derece kritik bir konumda yer alıyor. Bu uzun ve zorlu yolculuk sırasında kuşlar dinlenmek için mola vermek zorunda kalıyor ve sıklıkla elektrik direklerini tercih ediyor.</p>
<p>Ancak izole edilmemiş elektrik direkleri, kuşlar için ölümcül bir tehdit oluşturuyor. Dinlenmek amacıyla bu direklere konan kuşlar, elektrik akımına kapılarak hayatlarını kaybedebiliyor. Oysa bu tehdidi önlemek oldukça basit: Direklerin doğru şekilde izole edilmesi.</p>
<p>2017 yılından bu yana yürüttüğümüz çalışmalar, doğru izolasyon uygulamalarının kuş ölümlerini tamamen durdurabildiğini somut verilerle ortaya koydu. Şimdi bu tecrübeyi uluslararası bir boyuta taşıyoruz. 2030 yılına kadar yalnızca Türkiye’de, Trakya’dan Hatay’a uzanan hat boyunca 5.000 elektrik direğini güvenli hale getirerek kuşlara güvenli bir göç koridoru sağlamayı hedefliyoruz.” </p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuslarin-goc-yolculugunda-elektrik-carpmasi-tehdidinin-onlenmesi-icin-uluslararasi-calisma-baslatildi-2-609283">Kuşların Göç Yolculuğunda “Elektrik Çarpması Tehdidinin Önlenmesi” için Uluslararası Çalışma Başlatıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuşların Göç Yolculuğunda &#8220;Elektrik Çarpması Tehdidinin Önlenmesi&#8221; için Uluslararası Çalışma Başlatıldı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuslarin-goc-yolculugunda-elektrik-carpmasi-tehdidinin-onlenmesi-icin-uluslararasi-calisma-baslatildi-609277</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 09:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[Direk]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[İzole]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[kuşlar]]></category>
		<category><![CDATA[kuşların]]></category>
		<category><![CDATA[önlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[tehdidinin]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğunda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609277</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, biyoçeşitlilik açısından dünya üzerinde özel olarak tanımlanan 36 sıcak noktadan üçünü (Kafkasya, Akdeniz ve İran-Turan) sınırları içerisinde barındıran dünyadaki nadir ülkelerden biri.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuslarin-goc-yolculugunda-elektrik-carpmasi-tehdidinin-onlenmesi-icin-uluslararasi-calisma-baslatildi-609277">Kuşların Göç Yolculuğunda &#8220;Elektrik Çarpması Tehdidinin Önlenmesi&#8221; için Uluslararası Çalışma Başlatıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, biyoçeşitlilik açısından dünya üzerinde özel olarak tanımlanan 36 sıcak noktadan üçünü (Kafkasya, Akdeniz ve İran-Turan) sınırları içerisinde barındıran dünyadaki nadir ülkelerden biri. Bu zengin biyoçeşitlilikle Türkiye, özellikle Avrupa ve Afrika kıtaları arasında süzülerek göç eden kuşlar için kritik bir ekolojik köprü görevi üstleniyor. Ancak her yıl yüz binlerce kuşun gerçekleştirdiği bu zorlu yolculuk, izole edilmemiş elektrik hatları nedeniyle ölümcül bir riskle karşı karşıya.</p>
<p>Doğa Derneği, Bulgaristan Kuşları Koruma Derneği (BSPB), Kuzey Makedonya Ekoloji Derneği (MES), Bulgaristan Elektrik Dağıtım Şirketi (EP Yug) ve Makedonya Elektrik Dağıtım Şirketi (EVN Macedonia) ortaklığıyla hazırlanan ve Avrupa Birliği LIFE Programı tarafından desteklenen &#8220;Güvenli Göç Yolları&#8221; projesi, Küresel ölçekte nesli tehlike altında olan şah kartal ve küçük akbaba gibi türleri korumak amacıyla göç yolları üzerindeki elektrik hatlarını güvenli hale getiriyor. Çalışma  kapsamında Türkiye’de 5.000 elektrik direği izole edilecek.</p>
<p><b>2030 Hedefi: 17.000’den Fazla Güvenli Direk</b></p>
<p>2030 yılına kadar tamamlanması planlanan çalışma kapsamında;</p>
<p>-Çarpılma vakalarının en yoğun olduğu bölgeler bilimsel yöntemlerle belirlenecek ve Türkiye için kapsamlı bir &#8220;Göç Yolları Risk Envanteri&#8221; oluşturulacak.</p>
<p>-Çalışma sınırları içerisinde, 5.000’i Türkiye’de olmak üzere toplam 17.000’den fazla tehlikeli elektrik direği izole edilecek.</p>
<p>-Kuşların elektrik hatlarını fark etmesini sağlayan 2.500 adet yansıtıcı kurulacak.</p>
<p>-Elektrik dağıtım şirketleri arasında aktif bir bilgi paylaşım ağı kurularak, teknolojik ve bilimsel çözümlerin sürekliliği sağlanacak.</p>
<p>Çalışma, özellikle nesli tehlike altındaki şah kartal ve küçük akbaba türlerinin popülasyonlarının iyileştirilmesini hedeflemekle birlikte, bu bölgeleri kullanan tüm göçmen ve yerli kuş türleri için güvenli bir yaşam alanı oluşturacak.</p>
<p>Türkiye’de ilk kez bu kadar büyük bir izolasyon çalışması gerçekleşecek.</p>
<p>Çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Leylek, pelikan, şahin, kartal ve akbaba gibi süzülerek göç eden binlerce kuş, kışlama ve üreme alanları arasındaki düzenli göç hareketlerinde Türkiye’den geçmek zorunda kalıyor. Türkiye, kuş göçü açısından son derece kritik bir konumda yer alıyor. Bu uzun ve zorlu yolculuk sırasında kuşlar dinlenmek için mola vermek zorunda kalıyor ve sıklıkla elektrik direklerini tercih ediyor.</p>
<p>Ancak izole edilmemiş elektrik direkleri, kuşlar için ölümcül bir tehdit oluşturuyor. Dinlenmek amacıyla bu direklere konan kuşlar, elektrik akımına kapılarak hayatlarını kaybedebiliyor. Oysa bu tehdidi önlemek oldukça basit: Direklerin doğru şekilde izole edilmesi.</p>
<p>2017 yılından bu yana yürüttüğümüz çalışmalar, doğru izolasyon uygulamalarının kuş ölümlerini tamamen durdurabildiğini somut verilerle ortaya koydu. Şimdi bu tecrübeyi uluslararası bir boyuta taşıyoruz. 2030 yılına kadar yalnızca Türkiye’de, Trakya’dan Hatay’a uzanan hat boyunca 5.000 elektrik direğini güvenli hale getirerek kuşlara güvenli bir göç koridoru sağlamayı hedefliyoruz.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuslarin-goc-yolculugunda-elektrik-carpmasi-tehdidinin-onlenmesi-icin-uluslararasi-calisma-baslatildi-609277">Kuşların Göç Yolculuğunda &#8220;Elektrik Çarpması Tehdidinin Önlenmesi&#8221; için Uluslararası Çalışma Başlatıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mevsimsel depresyonun önlenmesi için bu tavsiyelere dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mevsimsel-depresyonun-onlenmesi-icin-bu-tavsiyelere-dikkat-599175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 09:21:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonun]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimsel]]></category>
		<category><![CDATA[Mevsimsel Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[önlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiyelere]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599175</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında “kış depresyonu” olarak da bilinen mevsimsel depresyonun önlenmesinde gün ışığından olabildiğince yararlanılması büyük önem taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevsimsel-depresyonun-onlenmesi-icin-bu-tavsiyelere-dikkat-599175">Mevsimsel depresyonun önlenmesi için bu tavsiyelere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında “kış depresyonu” olarak da bilinen mevsimsel depresyonun önlenmesinde gün ışığından olabildiğince yararlanılması büyük önem taşıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Belli, “Mevsimsel depresyonun oluşumunda en güçlü teori, gün ışığı miktarındaki azalmanın beyin kimyasını etkilemesidir. Güneş ışığının azalması, beyinde duygu durumu, uyku ve iştahı düzenleyen serotonin ve melatonin gibi hormonların dengesini bozar” dedi. Mevsimsel depresyonun önlenmesi için alınması gereken tedbirlere dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Belli, “Güneş ışığından mümkün mertebe faydalanmak gerekir. Ev ve iş yerleri aydınlık tutulmalıdır. Açık havada yürüyüş ve fiziksel aktiviteler ihmal edilmemelidir. Dengeli beslenme oldukça önemlidir. Niteliksiz karbonhidratlardan uzak durulmalı ve omega-3 açısından zengin besinler alınmalıdır. Sosyal bağlar canlı tutulmalı ve sosyal aktiviteler düzenlenmelidir. Her gün aynı saatte yatılıp kalkılmalıdır. Uyku saatlerinin doğal ritminden sapmasına izin verilmemelidir” dedi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Belli, halk arasında kış depresyonu olarak da bilinen mevsimsel depresyona ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Gün ışığının azalması, beyin kimyasını etkiliyor<br />Mevsimsel depresyonun, “klinik olarak mevsimsel döngülerle ilişkili depresyon” olarak adlandırılabildiğini kaydeden Prof. Dr. Hasan Belli, “Mevsimsel depresyonun temel özelliği, depresyon belirtilerinin yılın belirli mevsimlerinde, genellikle sonbahar ve kış aylarında başlaması, diğer mevsimlerde ise semptomların ya tamamen geçmesi ya da bozukluk şiddetine erişmeyecek düzeye gerilemesidir. Bu doğal gidiş, sürecin güneş ışığı ile doğrudan ilişkili olduğuna en büyük delalettir. Bu durum, sadece ‘kendini kötü hissetme’ ile tanımlanmaz, günlük işlevselliği bozacak düzeyde bir klinik tablo ile seyreder” dedi. <br />Kış depresyonu, mevsimsel depresyonun alt türü<br />Mevsimsel depresyon ile kış depresyonunun tamamen aynı olmadığını belirten Prof. Dr. Hasan Belli, “Mevsimsel depresyon, halk arasında daha çok ‘kış depresyonu’ veya ‘kış hüznü’ olarak bilinir çünkü vakaların büyük çoğunluğu sonbahar-kış aylarında görülür. Ancak mevsimsel depresyonun nadir de olsa ‘yaz tipi’ de bulunmaktadır. Yaz tipinde belirtiler genellikle ilkbahar-yaz aylarında başlar ve uykusuzluk, iştahsızlık, huzursuzluk ve kaygı daha ön planda olabilir. Kış tipi ise daha yaygındır ve aşırı uyku isteği, karbonhidrat düzeyi yüksek gıdalar kaşı aşırı yönelme, iştah artışı ve kilo alma gibi ‘tipik olmayan depresyon’ belirtileriyle karakterizedir. Dolayısıyla ‘mevsimsel depresyon’ daha kapsayıcı bir terimken, ‘kış depresyonu’ onun en sık görülen alt türü olarak değerlendirilebilir” diye konuştu.<br />Kış hüznü, normal ve geçici bir durumdur<br />Kış aylarında depresif duyguların ortaya çıkmasının normal olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Belli, “Kış aylarında havanın erken kararması, soğuk, kapalı hava ve sosyal aktivitelerin azalması nedeniyle bir miktar hüzün, enerji düşüklüğü ve içe kapanma eğilimi birçok insan için normal ve geçici bir durumdur. Buna bazen ‘kış hüznü’ denir. Ancak bu duygular, kişinin günlük sorumluluklarını yerine getirmesine engel olmuyorsa ve haftalar boyunca süren derin bir çökkünlük haline dönüşmüyorsa, patolojik bir depresyondan farklıdır. Güneşin bol olduğu zamanlarda insanların çoğunluğu, kendilerini daha neşeli ve huzurlu hissederler. Kış aylarında görülen depresyonun çeşitli nedenleri vardır. Bunun nedenleri; en başta ışık eksikliği dile getirilebilir. Güneş ışığındaki azalma, serotonin üretimini düşürür ve melatonin üretimini artırır. Melatonin uykunun düzenlenmesinde önemli roller oynar. Bu dengesizlik, enerji kaybı, uyku düzensizliği ve çökkün duygu duruma yol açar. Ayrıca soğuk hava nedeniyle sosyalleşme çabaları, fiziksel aktivite ve dışarı çıkma eğilimi azalır. Bu durumlar psikobiyolojik etkileri ile depresyona girmeye zemin hazırlayabilir. Kasvetli duygulanım ve karanlık hava, olumsuz düşünce kalıplarını ve karamsarlığı tetikleyebilir. Mevsimsel özellikli depresyonların güneş ışığının yıl boyunca az olduğu ülkelerde daha yaygın olması bu etmene bağlanabilir” şeklinde konuştu.<br />Çökkün duygu durum tablosuna dikkat!<br />Mevsimsel depresyonun belirtilerinin klasik depresyon belirtileriyle büyük oranda örtüştüğünü ancak bazılarının mevsime özgü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hasan Belli, “Sıklıkla çökkün duygu durum tabloya hakimdir. Bu durum sürekli üzüntü, umutsuzluk hisleri ve düşünceleri ve değersizlik deneyimleri ile tanımlanabilir. Ayrıca daha önce keyif alınan uğraşlara karşı ilgisizlik görülür.  Bu ilgisizlik çeşitli hobileri, sosyal faaliyetleri kapsayabilir. Aşırı yorgunluk, enerji kaybı, fazla uyumaya meyilli olma, aşırı karbonhidratlı gıda tüketme, kilo alımı, dikkati toparlayamama, sosyal çekilme, kollarda ve bacaklarda ağırlık hissi, huzursuzluk ya da zihinsel yavaşlama diğer önemli bulgulardır” dedi.<br />Mevsimsel depresyon 4-5 ay sürebilir<br />Mevsimsel depresyonun sonbaharda başlayarak ilkbahara kadar sürebildiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Belli, “Mevsimsel depresyon, genelde bir döngüseldir ve tanımlanan zaman aralıklarında, mevsimsel değişikliklerle ilişkilidir. Belirtiler genellikle sonbahar aylarında başlar, kış boyunca en şiddetli halini alır ve ilkbahar aylarında güneş ışığının artmasıyla birlikte hafifleyerek ya da tamamen ortadan kalkarak düzelir. Bu, ortalama 4-5 aylık bir süreyi kapsar. Ancak bu süre kişiden kişiye, yaşanılan coğrafyanın enlemine ve o yılın hava koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Bazı vakalarda, depresyon hali iyi tedavi edilmezse her döngüde semptomlar tekrarlayabilir” uyarısında bulundu. <br />Ne zaman uzmana başvurmak gerekir?<br />&#8220;Kış hüznü&#8221; ile klinik düzeydeki &#8220;mevsimsel depresyon&#8221; arasındaki en kritik ayrımın, işlevselliğin bozulması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hasan Belli, “Bazı durumlarda mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır. Bu durumlar şöyle sıralanabilir: Belirtiler her gün, günün büyük bölümünde hissediliyorsa, işe ya da okula gitmek, ev işlerini yapmak, sosyal ilişkileri sürdürmek büyük ölçüde zorlaştıysa veya imkânsız hale geldiyse mutlaka uzmana danışılmalıdır. Uyku ve iştah düzensizlikleri yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiliyorsa, umutsuzluk, çaresizlik düşünceleri yoğunsa, ölüm veya intihar düşünceleri varsa vakit kaybedilmeden bir uzman hekime başvurulmalıdır. İntihar düşüncelerinin olması vakanın oldukça şiddetli olduğunu ve aciliyet arz ettiğini gösterir. Kısacası ‘Biraz keyifsizim’ değil de ‘Artık hiçbir şey yapamıyorum, hayat çekilmez geliyor’ noktasına gelindiğinde profesyonel destek alınması hayati önem taşır” uyarısında bulundu.<br />Tedavi edilmezse kronikleşebilir<br />Mevsimsel depresyona zamanında müdahalenin önemini vurgulayan Prof. Dr. Hasan Belli, “Mevsimsel depresyon tedavi edilmezse, sadece birkaç aylık bir sorun olmaktan çıkıp kronikleşebilir ve kişinin hayatında ciddi yeti yitimlerine sebep olabilir. Öncelikle iş, okul performansında düşme ve sosyal ilişkilerde geri çekilmeye sebep olabilir. Diğer depresyon tiplerinde olduğu gibi alkol ve diğer kötüye kullanılan maddelere yönelimi artırabilir. Mevsimsel depresyon sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve yoğun stres nedeniyle başka tıbbi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Depresyonun şiddetli biçimlerinde intihar riski, azımsanmayacak düzeyde yüksektir” uyarısında bulundu.<br />Ev ve iş yerleri aydınlık tutulmalı<br />Mevsimsel depresyonun önlenmesi için alınması gereken tedbirlere dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Belli, “Öncelikle biyolojik nedenselliği zayıflatmak için güneş ışığından mümkün mertebe faydalanmak gerekir. Gündüz saatlerinde bu imkân daha olanaklı hale gelir. Ev ve iş yerleri aydınlık tutulmalıdır. Eğer imkân varsa açık havada yürüyüş ve fiziksel aktiviteler ihmal edilmemelidir. Egzersizin kendisi tüm depresyon biçimlerinde fayda sağlayabilir. Bununla birlikte dengeli beslenme oldukça önemlidir. Niteliksiz karbonhidratlardan uzak durulmalı ve omega-3 açısından zengin besinler alınmalıdır. Ayrıca sosyal bağlar canlı tutulmalı ve sosyal aktiviteler düzenlenmelidir” dedi.<br />Uyku düzenine dikkat!<br />Mevsimsel depresyonun önlenmesinde bir diğer önemli hususun da uyku düzeni olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Belli, “Her gün aynı saatte yatılıp kalkılmalıdır. Uyku saatlerinin doğal ritminden sapmasına izin verilmemelidir. Stres yönetimine de dikkat etmek gerekir. Stresli uğraşlardan uzak durmaya çalışmak koruyucu olabilir. Eğer birey geçmiş yıllarda da benzeri sorunlar yaşamışsa ve bu sorunlar şiddetli arazlara sebep olmuşsa depresyonun hemen başlangıcında profesyonel yardım arayışı son derece önemlidir” uyarısında bulundu.<br />Mevsimsel depresyon ihmal edilmemeli<br />Mevsimsel depresyonun ihmal edilmemesi gereken bir bozukluk olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hasan Belli, “Bu doğal bir ‘tembellik’ veya ‘mizaç ve karakter’ özelliği değil, biyolojik temelli bir gerçekliktir. Farkındalık ve erken müdahale son derece önemlidir. Birey kendinde ya da bir yakınında belirtiler fark ettiğinde erken müdahale olanaklarını araştırmalıdır” dedi. <br />Mevsimsel depresyon tedavi edilebilir<br />Mevsimsel depresyonun oldukça etkili bir şekilde tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Hasan Belli, tedavi yaklaşımlarını şöyle sıraladı:<br />Fototerapi (Işık Tedavisi): En spesifik ve etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Özel bir cihazdan sabahları 30 dakika kadar parlak beyaz ışığa maruz kalmak, güneş ışığının eksikliğini telafi ederek beyin kimyasını düzenler. Etkisi genellikle birkaç gün ila iki hafta içinde görülmeye başlar.<br />Psikoterapi: Çeşitli psikoterapi biçimleri tedavide kullanılmaktadır. Psikoterapiler olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeye, davranışları aktiviteyle yeniden düzenlemeye ve mevsimsel değişikliklere uyum sağlayacak beceriler geliştirmeye odaklanır. Bunlara ilaveten bazı terapi ekolleri olumsuz duygulanımlara odaklanarak bunlarla baş edebilme kapasitesini artırırlar. <br />İlaç Tedavisi: Şiddetli vakalarda, çeşitli antidepresan ilaçlar doktor kontrolünde kullanılabilir. Daha önce de benzeri karakterde depresyon döngüleri deneyimlemiş kişilerde, belirtiler başlamadan önce koruyucu amaçlı olarak antidepresan tedavi başlanıp, mevsim geçince kademeli olarak kesilebilir.<br />D Vitamini Takviyesi: Kışın güneş ışınlarının az olması nedeniyle düşen D vitamini seviyeleri depresyonu şiddetlendirebilir. Doktor önerisiyle takviye alınabilir. </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mevsimsel-depresyonun-onlenmesi-icin-bu-tavsiyelere-dikkat-599175">Mevsimsel depresyonun önlenmesi için bu tavsiyelere dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Doktorları: Deprem Sonrası Oluşan Bulaşıcı Hastalık Ve Salgınların Önlenmesi İçin Sağlık Tedbirleri Arttırılmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-doktorlari-deprem-sonrasi-olusan-bulasici-hastalik-ve-salginlarin-onlenmesi-icin-saglik-tedbirleri-arttirilmali-352327</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2023 09:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[doktorları]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[oluşan]]></category>
		<category><![CDATA[önlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[salgınların]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tedbirleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=352327</guid>

					<description><![CDATA[<p>10 ili etkileyen depremlerin ardından, Dünya Doktorları deprem sonrası oluşan bulaşıcı hastalık ve salgınların önlenmesi için sağlık tedbirlerinin arttırılmasına yönelik çağrıda bulundu. Dünya Doktorları Derneği Başkanı Hakan Bilgin, “Kalabalık yaşam koşulları uyuz, kızamık, tetanos ve ishal gibi yüksek bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini arttırıyor” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-doktorlari-deprem-sonrasi-olusan-bulasici-hastalik-ve-salginlarin-onlenmesi-icin-saglik-tedbirleri-arttirilmali-352327">Dünya Doktorları: Deprem Sonrası Oluşan Bulaşıcı Hastalık Ve Salgınların Önlenmesi İçin Sağlık Tedbirleri Arttırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>10 ili etkileyen depremlerin ardından, Dünya Doktorları deprem sonrası oluşan bulaşıcı hastalık ve salgınların önlenmesi için sağlık tedbirlerinin arttırılmasına yönelik çağrıda bulundu. Dünya Doktorları Derneği Başkanı Hakan Bilgin, “Kalabalık yaşam koşulları uyuz, kızamık, tetanos ve ishal gibi yüksek bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini arttırıyor” dedi.</strong></p>
<p>Türkiye’yi derinden sarsan 7.7 ve 7.6 şiddetindeki depremlerle yaşamını yitirenlerin sayısı 44 bin 218’e yükseldi. Depremden etkilenen bölgelerde ikincil tehlike ise bulaşıcı hastalık ve salgınlar. Hakan Bilgin, başlatılan sağlık ve hijyen önlemlerinin yetersiz kaldığını belirterek “Uzmanlar, bulaşıcı hastalıkların artmakta olduğunu ve ciddi önlemler alınmazsa salgınlara neden olabileceğini söylüyor” dedi.</p>
<p><strong>Kuduz Ve Uyuz Vakaların Görülmesi Salgın Endişesine Yol Açıyor</strong></p>
<p>Depremden etkilenen toplam kişi sayısının önemli miktarda artması bekleniyor. Hakan Bilgin, yaptığı açıklamada deprem bölgesinde kuduz ve uyuz vakaların görülmesi salgın endişesine yol açtığını söyleyerek “Özellikle tuvalet, banyo, temiz su ihtiyacı ve çadırlarda kalabalık yaşam koşulları uyuz, kızamık, tetanoz ve ishal gibi gibi yüksek bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini arttırıyor. Enkazın neden olduğu asbest ve toz, bölgedeki herkes tarafından solunmakta ve solunum yolu hastalıkları açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bununla birlikte uzmanlar, depremden etkilenen bölgelerde kuduz salgını endişesine dikkat çekiyor. Bu türden bulaşıcı hastalıklar, depremi takip eden ilk 4 günden 4 haftaya kadar sürebilen bir süreçte ortaya çıkabiliyor ve etkili önlemler hemen alınmazsa çok hızlı bir şekilde salgınlara dönüşebiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Temiz Suya Erişim Sorununun Bir An Önce Çözülmesi Gerekir</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı, depremden etkilenen bölgelerde salgın hastalık riskine karşı gezici eczanelerin faaliyete geçtiğini ve tetanoz ve kuduz dahil olmak üzere kritik aşıların gönderildiğini açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü ise 14 Şubat&#8217;ta yaptığı açıklamada, yerel ekiplere destek için 22 acil sağlık ekibi göndererek Sağlık Bakanlığı&#8217;nın yanında yer aldığını ilan etti. Hakan Bilgin, “Dünya Doktorları olarak, alınan önlemleri memnuniyetle karşılıyoruz ve depremlerden etkilenen bölgenin toplam alanı ve salgınların yayılma hızı göz önüne alındığında, kamu otoritelerini ve uluslararası toplumu bu önlemleri &#8211; özellikle aşılar ve gerekli ilaç temini konusunda &#8211; yoğunlaştırmaya çağırıyoruz” dedi. Sıhhi dezenfeksiyon önlemlerinin azami dikkatle alınması, bölgeye daha fazla tuvalet ve duş temin edilmesi ve temiz suya erişim sorununun bir an önce çözülmesi gerektiğine dikkat çeken Bilgin, “Bölgedeki tüm çadırlara koruyucu maske ve uyuz gibi hastalıkların tedavisi için ilaç dağıtımı yapılması elzemdir. Dünya Doktorları ayrıca, uluslararası toplumu ve STK&#8217;ları bu önlemlerin kapasitesini finansal destek ve medikal/sağlık ürünleri sağlayarak artırmaya çağırıyor” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-doktorlari-deprem-sonrasi-olusan-bulasici-hastalik-ve-salginlarin-onlenmesi-icin-saglik-tedbirleri-arttirilmali-352327">Dünya Doktorları: Deprem Sonrası Oluşan Bulaşıcı Hastalık Ve Salgınların Önlenmesi İçin Sağlık Tedbirleri Arttırılmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
