<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>önlenir | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/onlenir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/onlenir</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Sep 2025 11:14:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>önlenir | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/onlenir</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Klima Çarpması Nasıl Önlenir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/klima-carpmasi-nasil-onlenir-386378</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jun 2023 08:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[klima]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[önlenir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386378</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücut sıcaklığımızın artması sonucunda serinlemek için klima açtığımızda vücudumuz bir anda soğuk havaya maruz kalıyor. Ortamda klima sebebiyle oluşan bu ani sıcaklık değişimi klima çarpması adı verilen birtakım sağlık problemlerine neden olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/klima-carpmasi-nasil-onlenir-386378">Klima Çarpması Nasıl Önlenir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Havanın ısınmasıyla birlikte artan klima kullanımı, bir yandan ciddi bir konfor sağlarken diğer yandan sağlığımızı olumsuz etkileyebiliyor. Halk arasında klima çarpması olarak bilinen sağlık sorunu, özellikle yaz aylarında yaygın şekilde görülebiliyor. Toshiba Ürün Yöneticisi Caner Doğan, vücut sıcaklığında gelişen ani değişim sonucu meydana gelen klima çarpmasından kaçınmak için yapılması gerekenleri anlattı. </strong></p>
<p>Vücut sıcaklığımızın artması sonucunda serinlemek için klima açtığımızda vücudumuz bir anda soğuk havaya maruz kalıyor. Ortamda klima sebebiyle oluşan bu ani sıcaklık değişimi klima çarpması adı verilen birtakım sağlık problemlerine neden olabiliyor. Uzun süre klima rüzgarına maruz kalmanın ve bu süre boyunca çok az hareket etmenin klima çarpmasına sebep olduğunu söyleyen <strong>Toshiba Ürün Yöneticisi Caner Doğan,</strong> klima çarpmasını önlemek için neler yapılabileceği konusunda önemli tavsiyeler verdi.  </p>
<p><strong>Klimanın yaz ayarında kullanılması kritik </strong></p>
<p>Klima çarpması belirtisinin genellikle soğuk algınlığı belirtileri ile benzerlik gösterdiğini belirten Doğan şunları söyledi: “Klima çarpmasını engellemek için kapalı bir alana girildiği zaman öncelikle vücut ısısının düşmesi beklenmeli ve sonrasında klima açılmalı. Bunun yanında klimanın yaz aylarında 23°C ile 26 °C arasında olan ideal sıcaklık derecesinde kullanılmasına dikkat edilmeli. Bu sıcaklık derecesi dış havanın sıcaklığı dikkate alınarak  optimize edilmelidir. Klima kanatlarının dik durumda olması yani cihazın üflediği havanın doğrudan vücuda gelmesi de klima çarpmasına sebep olabilir. Bu yüzden klima kanatları zemine ya da tavana bakacak şekilde ayarlanmalı. Klima çarpması sadece yaşam alanlarımızda kullandığımız cihazlardan değil toplu taşımalardaki, alışveriş merkezlerindeki ya da kafe, restoranlardaki cihazlardan etkilenme sonucunda da olabilir. Bu yüzden bu gibi yerlere giderken yanımızda bir hırka ya da şal bulundurmak faydalı olacaktır.”</p>
<p><strong>Klima hava yönlendiriciler çarpmayı önleyebilir </strong></p>
<p>Farklı ısılara sahip odalar arasındaki ani geçişlerde dikkatli olmak, terli vaziyette klima karşısına geçmemek gibi doğal yöntemlerin yanı sıra korunmak için çeşitli aparatlardan da yardım alınabileceğini belirten Doğan; “Klima çarpması önleyici ürünü olarak bilinen aparatlar kontrollü serinleme konusunda önemli bir yardımcıdır ve ideal iklimlendirmeyi kolaylaştırır. Bu sayede hem sıcak yaz günlerinde bunaltıcı güneşin etkilerinden korunabilir hem de rahatsızlıkların önüne geçilebilir. Örneğin, klima çarpmasını önlemek için aparat alındığı zaman cihazdaki havanın kolayca yönlendirilebildiğini görmek mümkün. Klima hava yönlendirici sayesinde özellikle klimanın altında ya da karşısında oturanlar aşırı klima hava akımından rahatsız olmaz. Klimadan çıkan havayı tavana ya da istenen bir başka yöne odaklayan bu aparatlar, klima çarpmasının teknik olarak önünü kesebilmeyi sağlıyor. Evlerden ofislere kadar pek çok yaşam alanında tercih edilebilecek bu aparatlar, klima çeşitlerine göre de geniş bir yelpazede seyrediyor. Mevcut klima tipine uygun bir aparat, hava yönlendirici alınarak ayrıcalıklı bir serinleme sağlanabilir. Basit bir kuruluma sahip olan ve klimanın hava akışını arzu edilen şekilde yönlendirebilen bu cihazlar, klimanın hemen önüne monte edilebiliyor ve rüzgâr yönünü değiştirebiliyor” dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/klima-carpmasi-nasil-onlenir-386378">Klima Çarpması Nasıl Önlenir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan Ayında Ağız Kokusu Nasıl Önlenir?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazan-ayinda-agiz-kokusu-nasil-onlenir-362675</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 09:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında değişen beslenme rutini, uzun süreli açlık, ağız ve diş sağlığını korumak için hem ağız hijyeni alışkanlıklarında hem de beslenme biçiminde bazı değişikliklerin yapılmasını zorunlu kılar. İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız ve Çene Radyolojisi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Fatma Yüce bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-ayinda-agiz-kokusu-nasil-onlenir-362675">Ramazan Ayında Ağız Kokusu Nasıl Önlenir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında değişen beslenme rutini, uzun süreli açlık, ağız ve diş sağlığını korumak için hem ağız hijyeni alışkanlıklarında hem de beslenme biçiminde bazı değişikliklerin yapılmasını zorunlu kılar. İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız ve Çene Radyolojisi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Fatma Yüce bilgilendirmelerde bulundu.<br /> </p>
<p>Ağız ve diş sağlığını korumak her zaman dikkat edilmesi, önem verilmesi gereken bir konudur. Günlük yaşantımızda ağız ve diş sağlığını korumak için sabah ve akşam olmak üzere en az iki kere diş fırçalamak; diş ipi, ara yüz fırçası ve ağız gargaraları gibi ek materyaller kullanmak yeterli olmaktadır. Fakat Ramazan ayında değişen beslenme rutini ile birlikte daha dikkatli olmalıyız.</p>
<p>Özellikle Ramazan ayında kişilerin en rahatsız olduğu durumların başında ağız kokusunun (halitozis) artması gelmektedir. Yapılan araştırmalarda ağız kokusunu oluşturan en büyük etmen dil üzerinde biriken bakterilerdir. Oruç tutanlarda ağız kokusunun görülmesinin diğer sebepleri ağız kuruluğu, iyi temizlenmeyen diş yüzeyleri, uyumsuz restorasyonlar ve bunların aralarında biriken yemek artıklarının oluşturduğu plaktır.</p>
<p><strong>“Sahur ve iftar sonrası dişler titizlikle temizlenmeli”</strong></p>
<p>Sahur ve iftar sonrası titizlikle yapılan diş fırçalama ve diş ipi kullanımı, dil üzerinin dil kazıyıcılar ile temizlenmesi hem diş çürükleri ve diş eti iltihaplarını hem de ağız kokusunu önleyecektir. Yine ağız kokusunu engellemek için ağız gargaraları kullanılması önerilmektedir. Ramazan ayında gün içinde ise macun kullanılmadan kuru fırçalama yapılması oluşan dental plağı ortadan kaldırılmasına yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>Peki ramazanda başka nelere dikkat edilmeli?</strong></p>
<ul>
<li>Öncelikle oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmeli,</li>
<li>Hem ağız kuruluğunu hem de vücut dehidratasyonunu önlemek için iftar ve sahur arası bol bol su içilmeli,</li>
<li>Hızlı yemek yememek ve lokmaları yavaş ve iyi çiğnemek sindirime yardımcı olduğu kadar ağız ve diş sağlığı açısında da oldukça önemli,</li>
<li>Dişlerinize ve diş etlerinize zarar vermemesi için çok sıcak veya soğuk yemek-içecek tüketmemelisiniz,</li>
<li>Ramazan ayında peynir ve süt ürünleri tüketmeye özen gösterebilirsiniz. Bu şekilde en doğal yoldan dişlerinizin çürümesinin önüne geçmiş olursunuz,</li>
<li>Sarımsak ve soğan gibi gıdalardan uzak durulmalı,</li>
<li>Süt ve balık sindirim sırasında kötü koku açığa çıkaran proteinler içerdiğinden tüketiminden hemen sonra dişler fırçalanmalı.</li>
</ul>
<p>Bilinenin aksine oruçlu bireylerde su yutulmayacak şekilde birçok dental işlem (diş taşı temizliği, basit dolgular, ölçü alımı vs.) uygulanabilmektedir. Ancak yine de en güzeli ramazan öncesinde diş hekimi kontrolüne gitmek olacaktır. Acil bir durum varlığında ise sağlığınız her zaman önemlidir. Gerekli işlemler mutlaka yapılmalı ve hekimin yönlendirmelerine uyulmalıdır.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazan-ayinda-agiz-kokusu-nasil-onlenir-362675">Ramazan Ayında Ağız Kokusu Nasıl Önlenir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yabancı düşmanlığı nasıl önlenir?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yabanci-dusmanligi-nasil-onlenir-345119</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 09:37:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[düşmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[önlenir]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345119</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göçmenler, kaynakları tüketen kişiler olarak etiketlenmemeli!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yabanci-dusmanligi-nasil-onlenir-345119">Yabancı düşmanlığı nasıl önlenir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Göçmenler, kaynakları tüketen kişiler olarak etiketlenmemeli!</strong></p>
<p><strong>Dünya genelinde göçmenlere yönelik düşmanlığın önlenmesinde toplumsal uyuma işaret eden uzmanlar, bu yönde politikalar oluşturulmasının önemine dikkat çekiyor. Konunun göçmenlerin topluma entegrasyonunun ötesinde, göçmenler ve yerel halkın birbirlerine uyum sağlaması olması gerektiğini vurgulayan siyaset bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Sürecin tek taraflı işletilmesi bir yandan toplumda göçmen karşıtı hareketleri güçlendirip göçmenlerin asimile edilmesi düşüncesini öne çıkartabilirken, diğer yandan ise göçmenlerin örgütlenmesine ve radikalleşmesine sebep olabilmektedir. Şehirlerde göçmenlerin mevcut sınırlı kaynakları tüketen kişiler olarak etiketlenmesinin de engellenmesi için karşılıklı entegrasyona dayanan politikalar oluşturulmalıdır.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan ve Araştırma Görevlisi Doğan Demirkıran, dünya genelinde artan yabancı düşmanlığı ve uluslararası göçmen politikalarına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Fransa’nın yüzde 11’ini göçmenler oluşturuyor</strong></p>
<p>Fransa’da son olarak yaşanan olayları değerlendiren Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Fransa, bir yandan tarihindeki siyasal ve ekonomik ilişkilerinden kaynaklı olarak Afrika’dan gelenlere, diğer yandan ise hayatını daha iyi ve gelişmiş şartlar altında devam ettirmek için göç edenlere ev sahipliği yapmaktadır. OECD verilerine göre, Fransa nüfusunun yüzde 11,6’sını başka bir ülkede doğanlar yani göçmenler oluşturmaktadır.” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Katar’da gerçekleştirilen 2022 Dünya Kupası’nda Fransa milli takımını oluşturan futbolcuların doğdukları yerler tartışılırken; 24 Aralık’ta Paris’te göçmenlere yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırının başta Fransa olmak üzere Avrupa’da göçmen karşıtı hareketlerin tekrar dünya gündemine gelmesine sebep olduğunu söyledi. Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bir Fransız’ın ülkedeki Kürt göçmenlerin kurduğu Ahmet Kaya Kültür Merkezi önünde silahlı saldırı düzenlemesi ve 3 kişiyi öldürmesi; göç, göçmenler ve göçmen karşıtı hareketlerin tekrar düşünülmesi ve politika üretilmesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.” dedi.</p>
<p><strong>“Göç yolculukları farklı amaçlarla yapılıyor”</strong></p>
<p>İnsanların gönüllü veya zorunlu olarak kendi ülkelerinde kalmak istemeyip farklı bir yerde yeni bir hayat kurmak amacıyla göç yolculuğuna çıktığını kaydeden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu yolculuğun hedef noktası, sıklıkla siyasi, ekonomik ve kültürel olarak gelişmiş şehirler olmaktadır. Nitekim bu ülke ve şehirlere farklı ülkelerden gerçekleşen göçler, şehrin ve ülkenin farklı kültürden gelenler ile orada yaşayan yerel halkın bir arada yaşadığı alanlara dönüşmesine sebep olmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Yabancı düşmanlığı zaman zaman ortaya çıkıyor</strong></p>
<p>Göçlerin yoğun şekilde yaşandığı ülkelerde yabancı düşmanlığının zaman zaman ortaya çıktığını kaydeden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Ülkelerdeki sınırlı kaynakların göçmenlerle paylaşılmak istenmemesi; din, dil, ırk ve kültür farklılıklarının sürekli ön plana çıkartılması ve popülist siyasetçilerin konuyu çıkarları için öne çıkartması, toplumda yabancı düşmanlığını tetiklemektedir.” dedi.</p>
<p><strong>“Yönetimlerin politika oluşturması gerekiyor”</strong></p>
<p>Yabancı düşmanlığının önlenmesine ilişkin yapılması gereken çalışmalara da değinen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Yerel halk ve göçmenlerin şehirlerdeki karşılaşmalarının yabancı düşmanlığını artırmaması, Paris’teki gibi saldırıya dönüşmemesi ve farklı grupların bir arada yaşayabilmesi için yönetimlerin politikalar oluşturması gerekmektedir. Göç literatüründeki bir arada yaşama kuramlarına bakıldığında entegrasyon; gruplar arasındaki iletişim ve etkileşimi arttırmayı ve bu sayede grupların ortak değerler oluşturarak radikalleşmeyi engellemeyi amaçlaması sebebiyle öne çıkmaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Göçmenler, kaynakları tüketen kişiler olarak etiketlenmemeli</strong></p>
<p>Göçmenlere yönelik düşmanlığın önlenmesinde toplumsal uyumun önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Konu göçmenlerin topluma entegrasyonunun ötesinde, göçmenler ve yerel halkın birbirlerine uyum sağlaması olmasıdır. Nitekim sürecin tek taraflı işletilmesi bir yandan toplumda göçmen karşıtı hareketleri güçlendirip göçmenlerin asimile edilmesi düşüncesini öne çıkartabilirken, diğer yandan ise göçmenlerin örgütlenmesine ve radikalleşmesine sebep olabilmektedir. Şehirlerde göçmenlerin mevcut sınırlı kaynakları tüketen kişiler olarak etiketlenmesinin de engellenmesi için karşılıklı entegrasyona dayanan politikalar oluşturulmalıdır.” dedi.</p>
<p><strong>“Politikaların temel hedefi, algı ve tutumları pozitif yöne evirmek olmalıdır”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Araştırma Görevlisi Doğan Demirkıran ise politikaların temel hedefinin yerel halk ve göçmenlerin birbirlerine karşı algı ve tutumlarının pozitif yöne evrilmesini ve ihtiyaçlarının karşılanarak bir arada huzurla yaşamasını sağlamak olması gerektiğini söyledi. Demirkıran, “Politikaların başarıya ulaşması ise politika yapım ve uygulama sürecine dahil edilecek aktörlerin çeşitliliğine bağlıdır. Yalnızca devlet tarafından üretilen ve yürütülen göçmen politikalarının, yerel ihtiyaçlara karşılık vermediği ve hedeflerinin muğlak kaldığı ortadadır.” dedi.</p>
<p><strong>“Politikaların uygulanmasında yerel aktörler görev almalı”</strong></p>
<p>Bu nedenle politika yapım sürecine devletin yanı sıra sivil toplum kuruluşları olmak üzere her kesimin katılması gerektiğini kaydeden Demirkıran, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yüzden politika yapım sürecinde devletin farklı bakanlık ve kurumlarının, üniversitelerin, özel şirketlerin, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve göçmen derneklerinin yer alması hem yerel halk hem de göçmenler yararına bütüncül ve ihtiyaçlara cevap politikalar üretilmesine katkı sağlayacaktır. Özellikle politikaların uygulanışında yerel aktörlerin aktif görev alması, yaygın etkiyi arttıracaktır. İletişim ve ulaşım teknolojilerinin muazzam şekilde geliştiği günümüzde, göç bir insan hakkı olarak görülmektedir. Bu doğrultuda, topluluklar arasındaki öfke ve nefretin oluşmasını engellemek için insani ve etik yaklaşımlar belirlemek ve uygulamak, başta devletler olmak üzere tüm kurumların ve insanların görevidir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yabanci-dusmanligi-nasil-onlenir-345119">Yabancı düşmanlığı nasıl önlenir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
