<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>öngörülebilir | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ongorulebilir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ongorulebilir</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 11:22:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>öngörülebilir | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ongorulebilir</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sermaye Sadece Getiri Değil, Öngörülebilir Bir Ortam Arıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sermaye-sadece-getiri-degil-ongorulebilir-bir-ortam-ariyor-626681</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:22:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arıyor]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklı]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[getiri]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[öngörülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sermaye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=626681</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) ilk panelinde konuşan Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert, Sıcak çatışma ortamına çok yakın bir noktada bulunuyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-sadece-getiri-degil-ongorulebilir-bir-ortam-ariyor-626681">Sermaye Sadece Getiri Değil, Öngörülebilir Bir Ortam Arıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) ilk panelinde konuşan Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert, Sıcak çatışma ortamına çok yakın bir noktada bulunuyoruz. Savaş sadece risk primini etkileyen bir katman değil, lojistik ve hammadde tedariği gibi konuları da etkiliyor. Sermaye en yüksek getiriyi arayacak ancak daha öngörülebilir bir ortam arıyor.” dedi.</strong></p>
<p>2012 yılından bu yana <strong>Capital, Ekonomist </strong>ve<strong> Start Up </strong>dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.</p>
<p>Bu yıl <strong>“Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası”</strong> temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu <strong>Tera Finans Grubu</strong> üstleniyor. </p>
<p>Zirvenin ilk panelinde küresel ekonomideki gelişmeler ele alındı. <strong>TEPAV Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Dr. Burcu Aydın </strong>moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin sponsorluğunu, <strong>Garanti BBVA</strong> üstlendi. </p>
<p>Dr. Burcu Aydın, <strong>“Global Ekonomide Yeni Dengeler ve Türkiye”</strong> başlıklı panelin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’de merkez bankasının son üç yıldır parasal sıkılaşma süreci içinde olduğunu belirtti. Savaş öncesi dönemde yüzde 30’un üzerinde seyreden enflasyonun, bu yılki hedeflerle birlikte hem hane halkı hem de reel sektör üzerinde belirleyici bir baskı unsuru haline geldiğini ifade etti.</p>
<p>Farklı eleştirilerin gündemde olduğu bu süreçte küresel ölçekte yeni bir şokla karşı karşıya kalındığını vurgulayan Aydın, bu gelişmeler doğrultusunda merkez bankasının faiz artışları ve rezerv satışlarıyla şekillenen bir politika setine yöneldiğini belirtti. </p>
<p><strong>Prof. Dr. Ahmet Kasım Han: “Üç ülkede birden rejim değişimi gerekiyor”</strong></p>
<p><strong>TED Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kasım Han</strong> da 2000’li ve 2010’lu yıllarda ülkeler arasındaki farkların azalacağı yönündeki beklentilerin aksine, günümüzde küresel ölçekte belirgin bir ayrışma ve dönüşüm yaşandığını ifade etti.</p>
<p>İran savaşında kalıcı bir barışın zor göründüğünü dile getiren Han, “Ama kalıcı barış nasıl olur derseniz, size çok net olarak söyleyeyim. Üç ülkede birden rejim değişimi gerekiyor. ABD&#8217;de, İsrail&#8217;de ve İran&#8217;da. Bu üç ülkenin üçünde de rejim değişmeden bu bölgede kalıcı bir barış tesis edilmesi pek bir imkan dahilinde değil.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Küresel savaş riski ve artan jeopolitik belirsizliklerin kısa vadede ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Han, buna karşın uzun vadede Türk varlıkları ve Türkiye ekonomisinin mevcut jeopolitik kırılma sürecinden önemli fırsatlar ve kazanımlar üretebileceğini dile getirdi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Ali Hakan Kara: “Merkez bankası tek başına dünyayı kurtaramaz”</strong></p>
<p><strong>Bilkent Üniversitesi, İktisat Bölümü Merkez Bankacılığı &#038; Finansal Piyasalar Profesörü Prof. Dr. Ali Hakan Kara</strong> ise küresel kriz ve savaş ortamında merkez bankalarının mevcut yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Merkez bankalarının enflasyon hedeflerinde eskisi kadar katı olmadığını vurgulayan Kara, “Merkez bankası tek başına dünyayı kurtaramaz. Maliye politikası ve diğer politika alanları da en az para politikası kadar belirleyici.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ekonominde her yıl mart ayında farklı bir şokla karşılaşıldığını ancak Türkiye’nin bu şoklara karşı dayanıklı kalmayı başarabildiğini belirten Kara, şunları kaydetti:</p>
<p>“Enflasyon konusunda çok iyimser değilim ancak dayanıklılık ve şokları absorbe etme kapasitesi açısından daha olumlu bir noktadayım. Maliye politikası genel olarak iyi gidiyor ancak dış kaynaklı şoklar nedeniyle bazı zorluklar söz konusu. Küresel kriz döneminde Türkiye’nin kredi notu düşüktü. Türkiye’nin göründüğünden daha dayanıklı olduğunu anlatıyorduk ancak yeterince karşılık bulmuyordu. Ardından gelen küresel kriz, bu dayanıklılığı somut şekilde ortaya koydu ve not artışlarını beraberinde getirdi. Mevcut savaş ortamında da benzer bir sürecin yaşanması mümkün. Belirsizliklerin azalmasıyla birlikte Türkiye’nin yeniden not artışı sürecine girebileceğini öngörüyorum.”</p>
<p><strong>Belirsizlikler azalırsa, sermaye akışı da artar</strong></p>
<p>Gelinen noktada güvenlik kaygılarının ve jeopolitik risklerin öne çıktığını ifade eden <strong>Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert,</strong> “Küreselleşmenin sonu değil ancak kimlerle entegre olduğunuz öne çıkıyor. ABD-Çin rekabeti, teknolojideki ayrışmalar, ticaret savaşları öne çıkıyor. Ülkeler ticari partnerlerini belirlerken jeopolitik partnerleriyle hareket ediyor. Sıcak çatışma ortamına çok yakın bir noktada bulunuyoruz. Savaş sadece risk primini etkileyen bir katman değil, lojistik ve hammadde tedariği gibi konuları da etkiliyor. Sermaye en yüksek getiriyi arayacak ancak daha öngörülebilir bir ortam arıyor.” dedi. </p>
<p>Türkiye’nin tek başına kırılganlıklar değil, avantajlar da sunan bir ekonomi olduğunu anlatan Seda Güler Mert, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Sanayide üretim kapasitesinin olması, nitelikli insan kaynağının olması, özel sektörün dayanıklılığı, hizmet gelirlerinin önemli bir pay edinmesi, kamu borçluluğunun düşük olduğu bir dönemdeyiz. Bunlar bize fırsatlar sunuyor. Ama sermaye neden kısa vadeli ve fırsatçı dediğimizde de yüksek enflasyon gibi kırılganlıklar öne çıkıyor. Hem maliyet hem de güven şoku ile karşı karşıyayız. Enflasyon kalıcı olarak yüzde 20’nin altına inecek mi, bu tür soru işaretleri var. Sağlam bir zeminimiz, temelimiz var desek de daha proaktif olmamız gerekiyor. İklim değişikliği ile beraber gıda arz güvenliğini de konuşmamız gerekiyor. Türkiye bu şoktan daha sağlam çıkacak. Ancak belirsizlikleri daha da azaltırsak sermaye akışının artacağını düşünüyorum.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Uzun vadede dünya ticaretinin daralması herkesin aleyhine </strong></p>
<p>Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Prof. Dr. Kamil Yılmaz, şöyle konuştu:</p>
<p>“Son 60 yılda küreselleşmenin başlamasıyla birlikte sürekli artan bir ticaret var; ancak sorunların da arttığını görüyoruz. Bu süreçte ciddi kırılmalar yaşandığına tanık oluyoruz. Dünyanın en büyük ithalatçısı, ithalat yaptığı ülkelere tarifeler koyuyor. Çin’in de üretici olarak karşı hamlelerini görüyoruz. İki gücün çarpışmasına tanıklık ediyoruz. Üçüncü ülkeler ise daha itidalli davrandı, köprüler kurmaya çalıştı; üçüncü bir yolun mümkün olup olmadığına baktılar. Uzun vadede dünya ticaretinin daralması herkesin aleyhine. ABD ile Çin’in ayrışması dünya ekonomisini yaklaşık yüzde 4 daraltıyor. Tamamen enseyi karartmamıza gerek yok. AB’nin Hindistan ile yaptığı anlaşma, Pasifik ülkelerinin yaptığı anlaşmalar önemli. İran savaşının etkilerinden ziyade uzun vadeye bakıyorum. Türkiye’nin coğrafi konumu, Avrupa’ya Gümrük Birliği ile entegrasyonu önemli. Bu yeni oluşan dünya düzeninin bize ne kadar fayda sağlayacağına, bizi ne kadar ileri taşıyacağına bakmak lazım. Biz yine Gümrük Birliği konusunda adımlar atmak zorundayız.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sermaye-sadece-getiri-degil-ongorulebilir-bir-ortam-ariyor-626681">Sermaye Sadece Getiri Değil, Öngörülebilir Bir Ortam Arıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rüzgâr Enerjisinde Planlı, Öngörülebilir ve Uzun Vadeli Büyüme Yol Haritası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ruzgar-enerjisinde-planli-ongorulebilir-ve-uzun-vadeli-buyume-yol-haritasi-604308</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 15:42:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[enerjisinde]]></category>
		<category><![CDATA[öngörülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[planlı]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[vadeli]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604308</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’da düzenlenen Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) basın toplantısında, rüzgâr enerjisinde depolamalı projelerle birlikte oluşan 32.000 MW seviyesindeki kapasite portföyü, sektörde yatırımcı güvenini ve öngörülebilirliği önceleyen uzun vadeli büyüme yaklaşımı çerçevesinde ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruzgar-enerjisinde-planli-ongorulebilir-ve-uzun-vadeli-buyume-yol-haritasi-604308">Rüzgâr Enerjisinde Planlı, Öngörülebilir ve Uzun Vadeli Büyüme Yol Haritası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplantıda, rüzgâr enerjisinin Türkiye’nin enerji arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve sanayi yatırımlarının sürdürülebilirliği açısından taşıdığı stratejik rol öne çıktı. TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden, rüzgâr enerjisinin Türkiye’de ani sıçramalarla değil, net hedefler ve takvimlerle tanımlanmış, öngörülebilir bir planlama modeli doğrultusunda büyümesi gerektiğini ifade ederken; TÜREB Kamu İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı da sektörün üretim, yatırım ve sanayi boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</strong></p>
<p>TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden başkanlığında gerçekleştirilen basın toplantısında; TÜREB Başkan Yardımcıları Ebru Arıcı, Ufuk Yaman, Samet Güldoğan ve Erinç Kısa ile TÜREB Saymanı Çağrı Güven değerlendirmelerde bulundu. Yapılan değerlendirmelerde, sektörün kısa vadeli hedefler yerine öngörülebilir, programlı ve sürdürülebilir bir gelişim modeli doğrultusunda ilerlediği vurgulandı. </p>
<p><strong>RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNDE BÜYÜMENİN STRATEJİK ÇERÇEVESİ</strong></p>
<p>Basın toplantısında yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü içerisinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının her geçen yıl artmaya devam ettiği ifade edildi. Hidroelektrik kaynaklarda teknik potansiyelin büyük ölçüde kullanıldığına dikkat çekilirken, önümüzdeki dönemde büyümenin ana taşıyıcılarının rüzgâr ve güneş enerjisi olacağı aktarıldı. Bu kapsamda, rüzgâr ve güneş yatırımlarının kısa vadeli kurulum hedeflerinden ziyade, uygulama ve sonuç odaklı bir yaklaşımla, çok yıllı bir planlama perspektifi doğrultusunda ele alındığı belirtildi. Yapılan değerlendirmelerde, özellikle 2026 ve sonrasının rüzgâr enerjisinde sahaya yansıyan yatırımların hız kazandığı bir dönem olarak konumlandığı; enerji arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve sanayi altyapısının güçlendirilmesi hedefleriyle birlikte bütüncül şekilde ele alındığı vurgulandı.</p>
<p><strong>YEKA İHALELERİYLE OLUŞAN ÖNGÖRÜLEBİLİR YATIRIM TAKVİMİ</strong></p>
<p>Rüzgâr enerjisinde planlı büyümeyi destekleyen temel mekanizmalar arasında yer alan YEKA ihalelerine de toplantıda değinildi. Paylaşılan bilgilere göre, son üç yılda her yıl yaklaşık 1.100–1.200 MW büyüklüğünde YEKA ihaleleri gerçekleştirildi. Bu sürekliliğin, yatırımcılar açısından güçlü bir öngörülebilirlik sağladığı belirtilirken; söz konusu takvimin hem yerli hem de yabancı yatırımcıların uzun vadeli planlama yapabilmesine imkân tanıdığı ifade edildi. Düzenli şekilde sürdürülen YEKA ihalelerinin, sanayi tarafında kapasite yatırımlarının planlanmasına, finansman tarafında ise kredi ve kaynak yapılandırmasının daha sağlıklı biçimde yürütülmesine katkı sunduğu; bu yapının önümüzdeki dönemde uygulama odaklı yatırımların artmasına zemin hazırladığı aktarıldı.</p>
<p><strong>RÜZGÂR ENERJİSİNDE PLANLI VE ÖNGÖRÜLEBİLİR BÜYÜME</strong></p>
<p><strong>TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı</strong> <strong>Dr. İbrahim Erden</strong>, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler ve küresel tedarik zinciri kırılmaları, yenilenebilir enerjiyi yalnızca iklim hedefleri açısından değil, enerji arz güvenliği ve enerji bağımsızlığı açısından da stratejik bir başlık haline getirdi. Türkiye, rüzgâr ve güneşte potansiyeli yüksek, yatırım imkânı güçlü bir ülke konumunda. Yatırımcı açısından en kritik konu öngörülebilirlik; devletimizin her yıl düzenli şekilde kapasite tahsisleri ve YEKA ihalelerini sürdürmesi bu alandaki kararlılığı net biçimde gösteriyor. Depolamalı tarafta yaklaşık 33.000 MW’lık kapasite tahsisi yapılmış durumda; bunun 18.500 MW’ı depolamalı rüzgâr projelerinden oluşuyor. Bu projeler hızla geliştirme aşamasında ve ilk tesislerin bu yıldan itibaren peyderpey devreye girmesini bekliyoruz. 2025, izin süreçleri ve yatırımlar için bir hazırlık yılıydı; 2026’yı ise rüzgâr santrallerini devreye alma, ilk depolamalı tesisleri hayata geçirme ve sanayide somut sonuçlar görme yılı olarak öngörüyoruz. Bunun yanında YEKA projeleri zaten 2024-2025 devreye giriyordu peyderpey, ihaleyi kazanan şirketler tarafından hayata geçiriliyordu. Bu yıl onların da devam edeceğini göreceksiniz. Türkiye’de rüzgârda elektriksel kurulu güç 14.700 MW’a, mekanik kurulu güç ise 15.000 MW’ın üzerine çıktı; son bir yılda yaklaşık 2.000 MW’lık kurulum tamamlandı ve bu son 15 yılın en güçlü performanslarından biri. ‘Süper izin’ düzenlemeleriyle amaç mevzuatı ortadan kaldırmak değil, mükerrer adımları sadeleştirerek izin süreçlerini eşgüdümlü ve yönetilebilir hale getirmek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji tesislerinde imar düzenlemesi yapma ve ruhsatlandırmaya dönük çok değerli bir yetki aldı. Bu da inşallah bu sene hayata geçecek. Bu da, eldeki büyük rüzgar portföyünü, yenilenebilir portföyünü, bundan sonraki yıllarda da her yıl daha da artacak şekilde, yıllık kullanımları daha da artacak şekilde, destekleyecek. Bu da yatırım ortamında önemli bir öngörülebilirlik ve hızlanma sağlayacak diye düşünüyoruz. 2026’nın ilk yarısında en az iki yeni kanat fabrikasının faaliyete geçmesini bekliyoruz. Sanayimiz de türbinleri, aksamları yerli yapmak üzere yatırımlara girişiyor. Şu an ülkemizde, 2, hatta 3 olacak, kanat fabrikasının hayata geçmesine dönük çalışmalar var. Bu yılın ilk ve ikinci çeyreğinde, bu fabrikaların en azından 2’sinin hayata geçtiğini beraberce duyuracağız. YEKA projelerinde %55’in üzerinde yerlilik oranına ulaştık; bu Türkiye’yi Avrupa’nın en güçlü rüzgâr sanayi ülkeleri arasına taşıyor. Globalde ticari çekişmeleri, ekonomik savaşları, Çin ile Amerika ve Avrupa Birliği arasında yaşanan çekişmeleri ve dünyada rüzgar imalatında Çin’in gücünü dikkate aldığınızda, Türkiye’nin Avrupa ve Batı dünyası için önemli bir türbin ve aksam tedarikçisi olması, hem bugün yadsınamaz bir gerçek hem de bundan sonra bunun kuvvetlenmesi çok daha mümkün.”</p>
<p>Deniz üstü rüzgarda devam eden çalışmalara da değinen <strong>Erden</strong>, “Dünya Bankası’yla önemli işbirlikleri yapıyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız bu yılın sonuna doğru en kötü ihtimalle, umuyorum bir sonraki seneye kalmaz, ilk deniz üstü rüzgar santrali ihalesinin yarışmasını gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda Karadeniz’de, Marmara Denizi’nde, Ege Denizi’nde çeşitli teknik çalışmalar yapıldı. Bakanlığımız da uluslararası görüşmelere bu çerçevede devam ediyor” dedi.</p>
<p><strong>Erden,</strong> 2026 yılında 1.000–1.500 MW aralığında yeni rüzgar YEKA ihalelerinin yapılmasını beklediklerini ve önümüzdeki 4-6 yıl boyunca yıllık kurulumların 2.000 MW’ın altına düşmeyeceğini belirterek, söz konusu ivmenin 2030’a kadar korunacağını öngördüklerini, her 2.000 MW’lık yeni rüzgar türbini kurulumunun Türkiye’ye 2–2,5 milyar dolarlık yeni yatırım anlamına geldiğini kaydetti.</p>
<p><strong>RÜZGÂR ENERJİSİNDE İZİN SÜREÇLERİNDE SADELEŞME VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK</strong></p>
<p>‘Süper İzin’ düzenlemesinin mevzuatı ortadan kaldırmadığını, mükerrer süreçleri sadeleştirerek izin mekanizmalarını eşgüdümlü, öngörülebilir ve yönetilebilir hale getirmeyi amaçladığını vurgulayan <strong>TÜREB Kamu İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı,</strong> “Rüzgâr enerjisinde izin süreçlerini hızlandırmak amacıyla kamuoyunda ‘süper izin’ olarak anılan düzenleme, herhangi bir mevzuatı ortadan kaldırmıyor; mükerrer adımları sadeleştirerek süreçleri eşgüdümlü ve yönetilebilir hale getiriyor. Bugün Türkiye’de 292 işletmede rüzgâr santralimiz bulunuyor, buna ek olarak 408 proje hâlen izin süreçlerinde ilerliyor. Bu projeler Çevre, Enerji ve ilgili diğer kamu kurumları nezdinde çok sayıda aşamadan geçiyor; dolayısıyla yapılacak her sadeleştirici düzenleme hem kamu tarafındaki yükü azaltıyor hem de yatırımcı açısından öngörülebilirliği artırıyor. Halihazırda izinlerini tamamlamış yaklaşık 1.000 MW’lık santral portföyü bulunurken, kapasite artışları, ön lisans süreçleri ve yeni YEKA ihaleleriyle birlikte 25.000 MW’ı aşan bir proje stoğu da arkadan geliyor. ÇED süreçlerine ilişkin önemli düzenlemeler zaten daha önce hayata geçirilmişti; EPDK bu alanda ilk adım atan kurum oldu. Orman izinleriyle ilgili talimat yayımlandı, ikincil mevzuat hazırlıkları sürüyor. En kritik başlıklardan biri olan imar planı ve yapı ruhsatı yetkisinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na devredilmesine ilişkin düzenlemenin ise en geç mart ayı sonuna kadar devreye girmesini bekliyoruz. Bu adımlar, sahadaki yatırımların hızlanmasına doğrudan katkı sağlayacak.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>FİNANSMAN: “DESTEK GÜÇLÜ, SEÇİCİLİK VE ÖZ KAYNAK İHTİYACI ARTIYOR”</strong></p>
<p>Konuşmasında, rüzgâr yatırımlarının bugüne kadarki büyümesinde yerli ve yabancı bankaların kritik rol oynadığını belirten, <strong>TÜREB Sayman, Finansal Kurum Paydaşlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Çağrı Güven, </strong>“Rüzgâr yatırımlarının bugüne kadarki büyümesinde yerli ve yabancı finans kuruluşlarının desteği belirleyici oldu; 15.000 MW’lık kurulu güce ulaşılmasında bankaların proje finansmanı tecrübesi kritik rol oynadı ve pek çok projede %80’e varan kredi, %20 öz kaynak yapılarıyla finansman sağlandı. Ancak 2035 hedeflerine ilerlerken depolamalı projelerin daha yüksek yatırım bütçeleri gerektirmesi, gelir modellerine ilişkin belirsizlikler ve fiyat öngörülerinin zorlaşması finansman tarafında seçiciliği artırıyor. Bazı projelerde yatırımcıdan daha yüksek öz kaynak katkısı talep edilebiliyor. Bu noktada YEKA ve destek mekanizmaları öngörülebilirlik sağlıyor; hedeflere ulaşmak için finans kuruluşlarının güçlü ilgisinin sürmesi büyük önem taşıyor.” dedi.</p>
<p><strong>YEKA VE YERLİ AKSAM: “SANAYİNİN TAŞIYICI MEKANİZMALARI”</strong></p>
<p>Sanayi başlığında değerlendirmelerde bulunan<strong> TÜREB Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Samet Güldoğan, </strong>“YEKA ve yerli aksam destekleri, Türkiye rüzgâr sanayisinin büyümesinde iki temel mekanizma olarak öne çıkıyor. YEKA projelerinde kule, kanat ve jeneratör gibi ana aksamlar için getirilen yerlilik şartları, sanayiye talep sürekliliği sağlıyor ve yerli üretimi güçlendiriyor. Depolamalı projelerde yerli aksam kullanan yatırımcılar ek desteklerden faydalanıyor; mekanizmada yapılan güncellemeler olumlu olmakla birlikte kapsayıcılığın artırılması sanayinin ivmesini daha da yükseltecektir. Sanayi Bakanlığı’nın yatırım teşvikleri ile Ticaret Bakanlığı’nın koruyucu tedbirleri, yerli rüzgâr sanayisinin gelişimine önemli katkı sunuyor.” dedi.</p>
<p><strong>OFFSHORE RÜZGÂR: “HEDEF 5 GW, İLK PROJELER 2030’A KADAR”</strong></p>
<p>Deniz üstü rüzgâr başlığında konuşan<strong> TÜREB Deniz Üstü Rüzgar Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman, </strong>“Türkiye’nin 2035 perspektifinde 5 GW deniz üstü rüzgâr hedefi bulunuyor ve bu hedef doğrultusunda teknik çalışmalar sürüyor. Dünya Bankası finansmanıyla Marmara Denizi’nde yürütülen ölçüm kampanyasında ilk ölçümler 2025 Mart’ında başladı; 2026 ilkbaharında tamamlanmasıyla birlikte finansmana uygun fizibilite altyapısı güçlenecek. Ancak 5 GW hedef için Marmara’daki kapasite tek başına yeterli değil; bu nedenle yatırımcı belirsizliklerini azaltacak, ölçüm almadan da kapasite tahsisine imkân tanıyan inovatif modeller üzerinde çalışılıyor. Amaç, deniz üstü rüzgârda ilk projelerin planlandığı şekilde 2030’a kadar hayata geçirilmesi.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ruzgar-enerjisinde-planli-ongorulebilir-ve-uzun-vadeli-buyume-yol-haritasi-604308">Rüzgâr Enerjisinde Planlı, Öngörülebilir ve Uzun Vadeli Büyüme Yol Haritası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öngörülebilir gelecekte öğretmenlerin yerini teknoloji almayacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ongorulebilir-gelecekte-ogretmenlerin-yerini-teknoloji-almayacak-2-422177</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2023 07:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[gelecekte]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[öngörülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422177</guid>

					<description><![CDATA[<p>British Council, Öğretmenler Günü'nde dünya çapındaki eğitimcileri güçlendirmeye devam ediyor. 2023 'İngilizcenin Geleceği: Küresel Perspektifler' raporu, öğretmenlerin yeri doldurulamaz rolünü vurguluyor ve değişen sınıflar ve teknolojik zorluklar için sürekli öğretmen gelişimi ve kapsayıcı eğitimin önemini bir kez daha öne çıkartıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ongorulebilir-gelecekte-ogretmenlerin-yerini-teknoloji-almayacak-2-422177">Öngörülebilir gelecekte öğretmenlerin yerini teknoloji almayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Öngörülebilir gelecekte öğretmenlerin yerini teknoloji almayacak</strong></p>
<p><strong>British Council, Öğretmenler Günü&#8217;nde dünya çapındaki eğitimcileri güçlendirmeye devam ediyor. 2023 &#8216;İngilizcenin Geleceği: Küresel Perspektifler&#8217; raporu, öğretmenlerin yeri doldurulamaz rolünü vurguluyor ve değişen sınıflar ve teknolojik zorluklar için sürekli öğretmen gelişimi ve kapsayıcı eğitimin önemini bir kez daha öne çıkartıyor. Bu özel gün kapsamında British Council, eğitimcilerin güçlenmesi ve gelişmesi için ücretsiz çevrimiçi kurslar, kaynaklar, mini etkinlikler ve podcast&#8217;ler sunuyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>British Council Öğretmenler Günü&#8217;nde, öğretmenlerin dünya standartlarında eğitim verebilmeleri için gerekli temel becerileri ve mesleki gelişimi sağlayarak onları destekliyor. </p>
<p>British Council&#8217;ın 2023’te yayınlanan &#8216;İngilizcenin Geleceği: Küresel Perspektifler&#8217; (Future of English: Global Perspectives) raporu, öğretmenlerin hızla değişen sınıf yapısıyla &#8211; özellikle teknolojik gelişmelerin hızı, öğretimin yerel ve küresel bağlamdan kopmaması ve küreselleşmiş ve çok dilli bir dünyanın baskısı &#8211; başa çıkmalarına yardımcı olmak için yüksek nitelikte sürekli öğretmen gelişimine duyulan ihtiyacı vurguluyor. Öğretmen çeşitliliğinin ve teknoloji entegrasyonunun öneminin altını çizen rapor, İngilizce eğitimi için kapsayıcı bir gelecek sunarak öğretmenlerin güncel kalmasını sağlamak için nitelikli eğitime odaklanılması çağrısında bulunuyor. Raporda, öngörülebilir gelecekte teknolojinin öğretmen ihtiyacının yerini almasının mümkün olmadığı ancak öğretmen eğitimi ve sürekli mesleki gelişimin teknoloji eğitimini de içermesi gerektiği belirtiliyor.</p>
<p>Buna yanıt olarak British Council, erişilebilir ve etkili öğrenme kaynakları sağlayarak dünya çapında eğitimcileri destekleme ve geliştirme çabalarını daha da hızlandırıyor. British Council, Öğretmenler Günü kapsamında, öğretmenler için mesleki yolculuklarında güçlendirmeyi amaçlayan çeşitli ücretsiz çevrimiçi kurslar, kaynaklar, mini etkinlikler ve podcast&#8217;leri bir araya getiriyor.</p>
<p><strong>Mesleki gelişim, kişisel gelişme ve iş birliğinin önemi</strong></p>
<p>British Council&#8217;ın TeachingEnglish platformu, öğretmenler için ücretsiz, erişilebilir ve güncel sürekli mesleki gelişim seçenekleri sunuyor. Bu doğrultuda:</p>
<p>&#8211; Dünyanın dört bir yanından İngilizce öğretimi uzmanları ile yaratıcı düşünme, özgüven oluşturma ve sosyal becerileri güçlendirmenin farklı yönlerine odaklanan dört web semineri içeren &#8216;İngilizce Öğretiminde Yaratıcılık ve 21. Yüzyıl Becerileri&#8217; gibi mini etkinlikler </p>
<p>&#8211; Öğretmenlerin, eşitlik ve çeşitlilik dahilinde kapsayıcı öğrenme alanları sunmalarını sağlayan ‘Kapsayıcı Sınıflar’, yaratıcı ve sürdürülebilir materyallerin nasıl kaliteli öğretim kaynakları olabileceğine dikkat çeken ‘Yaratıcı Kaynaklar’ gibi moderatörlü çevrimiçi kurslar</p>
<p>&#8211; TeachingEnglish’in &#8216;Tecrübeli Eğitimcilerden En İyi İpuçları&#8217;, &#8216;İşbirliği Yoluyla Meslektaşları Güçlendirmek&#8217; ve &#8216;Akran Liderliğinde Öğrenmeyi Teşvik Etmek&#8217; gibi bölümlerle akran öğrenimi ve bilgi paylaşımına odaklanan podcast serisi</p>
<p>&#8211; İngilizce öğretmenleri için sosyal meseleleri ve iklim eylemini öne çıkaran kaynaklar </p>
<p>&#8211; Facebook ve Instagram&#8217;da dünyanın dört bir yanından öğretmenlerin paylaşımlarda bulunduğu, tartıştığı ve meslektaşlarından bir şeyler öğrendiği çevrimiçi topluluklara erişim imkanı sunuyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>British Council İngilizce Programları Direktörü Michael Connolly, </strong><em>&#8220;Bu girişimler aracılığıyla British Council, öğretmenleri gelecek neslin küresel vatandaşı olabilmek için gereken araç, bilgi ve becerilerle güçlendirmeyi hedefliyor. British Council, mesleki gelişim fırsatlarını destekleyerek ve iş birliğini teşvik ederek, eğitimin genel kalitesini artırmayı ve herkes için daha parlak bir geleceğe katkıda bulunmayı amaçlıyor</em>.&#8221;</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ongorulebilir-gelecekte-ogretmenlerin-yerini-teknoloji-almayacak-2-422177">Öngörülebilir gelecekte öğretmenlerin yerini teknoloji almayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öngörülebilir Gelecekte Öğretmenlerin Yerini Teknoloji Almayacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ongorulebilir-gelecekte-ogretmenlerin-yerini-teknoloji-almayacak-410279</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2023 08:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gelecekte]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[öngörülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=410279</guid>

					<description><![CDATA[<p>British Council Dünya Öğretmenler Günü'nde, öğretmenlerin dünya standartlarında eğitim verebilmeleri için gerekli temel becerileri ve mesleki gelişimi sağlayarak onları destekliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ongorulebilir-gelecekte-ogretmenlerin-yerini-teknoloji-almayacak-410279">Öngörülebilir Gelecekte Öğretmenlerin Yerini Teknoloji Almayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>British Council, Dünya Öğretmenler Günü&#8217;nde dünya çapındaki eğitimcileri güçlendirmeye devam ediyor. 2023 &#8216;İngilizcenin Geleceği: Küresel Perspektifler&#8217; raporu, öğretmenlerin yeri doldurulamaz rolünü vurguluyor ve değişen sınıflar ve teknolojik zorluklar için sürekli öğretmen gelişimi ve kapsayıcı eğitimin önemini bir kez daha öne çıkartıyor. Bu özel gün kapsamında British Council, eğitimcilerin güçlenmesi ve gelişmesi için ücretsiz çevrimiçi kurslar, konferanslar ve podcast&#8217;ler sunuyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>British Council Dünya Öğretmenler Günü&#8217;nde, öğretmenlerin dünya standartlarında eğitim verebilmeleri için gerekli temel becerileri ve mesleki gelişimi sağlayarak onları destekliyor. </p>
<p>Birleşik Krallık&#8217;ın kültürel ilişkiler ve eğitim fırsatlarından sorumlu kuruluşu olan British Council, dünya çapında İngilizce öğretme konusunda yaklaşık 90 yıllık deneyimiyle öğretmen desteği alanında bir dünya lideridir. British Council&#8217;ın 2023’te yayınlanan &#8216;İngilizcenin Geleceği: Küresel Perspektifler&#8217; (Future of English: Global Perspectives) raporu, öğretmenlerin hızla değişen sınıf yapısıyla- özellikle teknolojik gelişmelerin hızı, öğretimin yerel ve küresel bağlamdan kopmaması ve küreselleşmiş ve çok dilli bir dünyanın baskısı &#8211; başa çıkmalarına yardımcı olmak için yüksek nitelikte sürekli öğretmen gelişimine duyulan ihtiyacı vurguluyor. Öğretmen çeşitliliğinin ve teknoloji entegrasyonunun öneminin altını çizen rapor, İngilizce eğitimi için kapsayıcı bir gelecek sunarak öğretmenlerin güncel kalmasını sağlamak için nitelikli eğitime odaklanılması çağrısında bulunuyor. Raporda, öngörülebilir gelecekte teknolojinin öğretmen ihtiyacının yerini almasının mümkün olmadığı ancak öğretmen eğitimi ve sürekli mesleki gelişimin teknoloji eğitimini de içermesi gerektiği belirtiliyor</p>
<p>Buna yanıt olarak British Council, erişilebilir ve etkili öğrenme kaynakları sağlayarak dünya çapında eğitimcileri destekleme ve geliştirme çabalarını daha da hızlandırıyor. British Council, Dünya Öğretmenler Günü kapsamında, öğretmenleri mesleki yolculuklarında güçlendirmeyi amaçlayan çeşitli ücretsiz çevrimiçi kurslar, konferanslar ve podcast&#8217;leri bir araya getiriyor.</p>
<p><strong>Eğitimciler için 22 saatlik küresel çevrimiçi mesleki gelişim fırsatı</strong></p>
<p>British Council, 2016 yılından bu yana Dünya Öğretmenler Günü nedeniyle dünya çapında ses getiren ve eğitimcilerin ilgisini çeken sanal konferanslara ev sahipliği yapıyor. Bu yılın Dünya Öğretmenler Günü konferansı, 5 Ekim Perşembe günü Birleşik Krallık saatiyle 09.00&#8217;da başlayacak ve 7 Ekim Cumartesi günü Birleşik Krallık saatiyle 16.00&#8217;da sona erecek ve İngilizce öğretimi konusunda uluslararası konuşmacıların katılacağı 20 oturuma yer verecek. Konferansa katılmak isteyen öğretmenlerin teachingenglish.org.uk/world-teachers-day-2023 adresinden kayıt yaptırmaları mümkün.</p>
<p><strong>Mesleki gelişim, kişisel gelişme ve iş birliğinin önemi</strong></p>
<p>British Council&#8217;ın TeachingEnglish platformu, öğretmenler için ücretsiz, erişilebilir ve güncel sürekli mesleki gelişim seçenekleri sunuyor. Bu doğrultuda:</p>
<p>&#8211; Öğretmenler için mevcut olan bir dizi gelişimsel aktiviteyi keşfetmeyi amaçlayan &#8216;Mesleki gelişime odaklanma&#8217; kursu gibi moderatörlü çevrimiçi kurslar. </p>
<p>&#8211; Dünyanın dört bir yanından İngilizce öğretimi uzmanları ile yaratıcı düşünme, özgüven oluşturma ve sosyal becerileri güçlendirmenin farklı yönlerine odaklanan dört web semineri içeren &#8216;İngilizce Öğretiminde Yaratıcılık ve 21. Yüzyıl Becerileri&#8217; gibi mini etkinlikler. </p>
<p>&#8211; TeachingEnglish podcast serisi, &#8216;Tecrübeli Eğitimcilerden En İyi İpuçları&#8217;, &#8216;İşbirliği Yoluyla Meslektaşları Güçlendirmek&#8217; ve &#8216;Akran Liderliğinde Öğrenmeyi Teşvik Etmek&#8217; gibi bölümlerle akran öğrenimi ve bilgi paylaşımına odaklanıyor. </p>
<p>&#8211; İngilizce öğretmenleri için sosyal meseleleri ve iklim eylemini öne çıkaran kaynaklar </p>
<p>&#8211; Facebook ve Instagram&#8217;da dünyanın dört bir yanından öğretmenlerin paylaşımlarda bulunduğu, tartıştığı ve meslektaşlarından bir şeyler öğrendiği çevrimiçi topluluklar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>British Council İngilizce Programları Direktörü Michael Connolly, </strong><em>&#8220;Bu girişimler aracılığıyla British Council, öğretmenleri gelecek neslin küresel vatandaşı olabilmek için gereken araç, bilgi ve becerilerle güçlendirmeyi hedefliyor. British Council, mesleki gelişim fırsatlarını destekleyerek ve iş birliğini teşvik ederek, eğitimin genel kalitesini artırmayı ve herkes için daha parlak bir geleceğe katkıda bulunmayı amaçlıyor</em>.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ongorulebilir-gelecekte-ogretmenlerin-yerini-teknoloji-almayacak-410279">Öngörülebilir Gelecekte Öğretmenlerin Yerini Teknoloji Almayacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
