<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>önerisi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/onerisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/onerisi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Feb 2026 18:28:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>önerisi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/onerisi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hastane Tehlikeli Sınıf Düşürme Önerisi Kabul Edilmedi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hastane-tehlikeli-sinif-dusurme-onerisi-kabul-edilmedi-614948</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 18:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düşürme]]></category>
		<category><![CDATA[edilmedi]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[kabul]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı'nın "hastanelerin tehlike sınıfını düşürme" önerisi 5'e karşı 6 oyla reddedildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastane-tehlikeli-sinif-dusurme-onerisi-kabul-edilmedi-614948">Hastane Tehlikeli Sınıf Düşürme Önerisi Kabul Edilmedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kamu ve özel hastanelerinin ‘Tehlikeli Sınıfını Düşürme’ önerisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yapılan toplantıda 5’e karşı 6 oyla reddedildi.</p>
<p><b>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında gündeme alındı</b></p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın kamu hastaneleri için talep ettiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün ise özel hastaneleri de içine kattığı “tehlike sınıfını düşürme” önerisi, Tehlike Sınıfları Komisyonu’nun toplantısında gündeme alındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün başkanlığında toplanan komisyona Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) temsilcileri katıldı. Memur Sendikaları Konfederasyonu temsilcisi ise komisyonda olmasına karşın toplantıya katılmadı. Toplantıda TTB adına Dr. Figen Şahpaz, Dr. Canan Demir ve Dr. Ferruh Niyazi Ayoğlu yer aldı.</p>
<p><b>Çok Tehlikeli Sınıfında Yer Almalı</b></p>
<p>Komisyonun 13 Ocak 2026 tarihli toplantısında usul yönünden itiraz ederek gündemin ertelenmesini sağlayan TTB ve TMMOB temsilcileri, bu defa ise içerik yönünden eleştirilerini sundu ve Sağlık Bakanlığı temsilcilerinin önerisine karşı görüşlerini ayrıntılı biçimde dile getirdi. Emek-meslek örgütlerinin, uzmanlık derneklerinin, bilim insanlarının katılımıyla oluşturulan çalışma grubunun hazırladığı değerlendirmeleri aktaran TTB ve TMMOB temsilcileri, gerek uluslararası literatür gerekse de ulusal mevzuat uyarınca hastanelerin neden “çok tehlikeli” sınıfında yer alması gerektiğini paylaştı. Sunumların ardından yapılan oylamada Sağlık Bakanlığı’nın “hastanelerin tehlike sınıfını düşürme” önerisi 5’e karşı 6 oyla reddedildi. Bir önceki toplantıda bakanlığın lehine verilen iki oyun aleyhe dönmesinde TTB ve TMMOB temsilcilerinin sunumları etkili oldu. Konuyla ilgili hazırlığı devam eden rapor, ilerleyen günlerde kamuoyu ile de paylaşılacak. TTB olarak, sürece katkı veren tüm kurum ve kişilere teşekkür ediyoruz. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hastane-tehlikeli-sinif-dusurme-onerisi-kabul-edilmedi-614948">Hastane Tehlikeli Sınıf Düşürme Önerisi Kabul Edilmedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Finansal Uyuşmazlıklara &#8220;Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi&#8221; Önerisi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/finansal-uyusmazliklara-helallesme-uzlastirma-endeksi-onerisi-601265</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 08:21:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[arabuluculuk]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[helalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[reel]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşmazlıklara]]></category>
		<category><![CDATA[uzlaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[verimli]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından merhum Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan anısına “İsraftan Verimliliğe” temasıyla düzenlenen sempozyumda gerçekleştirilen sunumda, finansal uyuşmazlıkların yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ölçekte ciddi bir kaynak israfına yol açtığı vurgulandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finansal-uyusmazliklara-helallesme-uzlastirma-endeksi-onerisi-601265">Finansal Uyuşmazlıklara &#8220;Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi&#8221; Önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi tarafından merhum Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan anısına “İsraftan Verimliliğe” temasıyla düzenlenen sempozyumda gerçekleştirilen sunumda, finansal uyuşmazlıkların yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ölçekte ciddi bir kaynak israfına yol açtığı vurgulandı.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA), İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve İskenderun Teknik Üniversitesi gibi önemli paydaşların desteklediği ve NP Sağlık Yerleşkesi (Ümraniye) İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, “Finansal Anlaşmazlıkların Çözümünde Uzlaştırma Endeksi: İsraftan Verimliliğe Yenilikçi Bir Yaklaşım” başlıklı sunum gerçekleştirildi.</p>
<p>İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, Prof. Dr. Nazif Çalış ve Ekonomi ve Finans ABD Öğr. Gör. Durmuş Baysal’ın yürüttüğü “Finansal Anlaşmazlıkların Çözümünde Uzlaştırma Endeksi” çalışması kapsamında şu ifadelere yer verildi:</p>
<p><strong>İsraf sadece harcama değil, disiplinden uzaklaşmaktır…</strong></p>
<p>İsraf kavramının yalnızca gereğinden fazla harcama olarak değil; meşru, makul ve ölçülü davranış sınırlarının dışına çıkılması ve disiplinli kaynak kullanımından uzaklaşılması olarak ele alınması gerektiği ifade edildi. Bu bağlamda, modern toplumlarda fizikî ve beşerî kaynakların verimsiz kullanımının toplumsal refahı azaltan önemli maliyetler doğurduğu dile getirildi.</p>
<p>Borçlu ve alacaklı arasındaki uyuşmazlıkların, dava süreçleri, icra masrafları ve bilirkişi giderleri gibi doğrudan maliyetlerin yanı sıra; itibar kaybı, ticari faaliyetlerde aksama ve sosyal gerilimler gibi dolaylı maliyetler de ürettiği belirtilerek, bu tür uyuşmazlıkların hızlı ve adil biçimde çözümlenmesinin kamu kaynaklarının daha verimli alanlara yönlendirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.</p>
<p>Sunumda ayrıca, Anadolu’nun kadim helalleşme kültürünün finansal bir göstergeye dönüştürülmesi önerisi detaylandırılarak, oluşturulacak Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi’nin tarafların parasal değerlerin zaman içindeki reel değişimini daha hakkaniyetli biçimde değerlendirebilmesine imkân tanıyacağı belirtildi.</p>
<p><strong>Endeksin sadece enflasyona değil, çok yönlü bir portföye dayanması gerekiyor…</strong></p>
<p>Endeksin yalnızca enflasyon göstergesine değil; altın fiyatları, reel efektif döviz kuru, deflatör, TÜFE, asgari ücret, konut fiyat endeksi ve Brent Petrol fiyatı gibi çok boyutlu göstergelerden oluşan bir portföye dayanması gerektiği ifade edildi. Bu yaklaşımın, gecikme bedellerinin yetersiz kaldığı durumlarda daha adil ve hakkaniyete dayalı bir alternatif sunduğu vurgulandı.</p>
<p><strong>Anadolu’nun kadim &#8220;helalleşme&#8221; kültüründen uzlaştırmaya…</strong></p>
<p>Anadolu’nun kadim “helalleşme” kültürünün bir finansal göstergeye dönüştürülmesi önerisi kapsamında, literatüre kazandırılması hedeflenen “Reconciliation Index (Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi)” kavramı detaylandırıldı. Bu çerçevede, kadim kültür ve medeniyetimizde helalleşme kültürü olarak ifade edilen uzlaşı temelli yaklaşımın, günümüz literatüründe Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi biçiminde kavramsallaştırılabileceği vurgulandı. Böyle bir endeksin oluşturulmasının, tarafların uyuşmazlığa konu parasal değerlerin zaman içindeki reel değişimini daha adil ve hakkaniyetli biçimde değerlendirebilmesine imkân tanıyacağı ifade edildi.</p>
<p><strong>AYM kararı ve endeks…</strong></p>
<p>Sunumda hukuki gelişmelere de atıfta bulunularak, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 8 Temmuz 2025 tarihli kararına dikkat çekildi ve önerilen endeks yaklaşımının mevcut yasal ihtiyaçla örtüştüğü ifade edildi. Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesi’nin yüksek enflasyonun alacakların reel değerini aşındırdığını tespit ettiği ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin alacakların reel değerini koruyacak bir yasal düzenlemeyi altı ay içinde hayata geçirmesine hükmettiği hatırlatıldı. Uzlaştırma Endeksi yaklaşımının hem ekonomik gerçekliği yansıtan hem de toplumsal adalet algısını güçlendiren yenilikçi bir çözüm alternatifi olarak bu arayışlara önemli katkı sunabileceği vurgulandı.</p>
<p><strong>Arabuluculuk ile Entegre Model</strong></p>
<p>Önerilen modelin mevcut arabuluculuk sistemiyle entegre edilmesinin verimliliği artıracağı ifade edilerek, arabuluculuk sürecinin helalleşme kültürünün kurumsallaşmış bir biçimi olduğu vurgulandı. Bu çerçevede geliştirilecek Uzlaştırma Endeksi’nin, arabuluculuk sürecine teknik ve nesnel bir altyapı sunacağı belirtildi. Söz konusu şeffaf mekanizmanın, adalet algısını güçlendireceği; şiddet, aile içi huzursuzluklar ve toplumsal güven kaybı gibi sosyal risklerin azaltılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.</p>
<p><strong>Uzlaştırma (Helalleşme) Endeksi, arabuluculuk sürecine teknik ve nesnel bir altyapı sunacak</strong></p>
<p>Kadim kültür ve medeniyetimizde “helalleşme kültürü” olarak ifade edilen uzlaşı temelli yaklaşımın, günümüz literatüründe hem Helalleşme (Uzlaştırma Endeksi) hem de modern arabuluculuk pratikleriyle ortak bir zeminde buluştuğu vurgulanarak değerlendirmeler şu ifadelerle tamamlandı:</p>
<p>“Arabuluculuk, tarafların karşılıklı rıza ve iyi niyet çerçevesinde çözüme ulaşmasını hedefleyen bir süreç olarak, helalleşme kültürünün kurumsallaşmış ve hukuki çerçeveye oturtulmuş biçimi niteliğinde değerlendirilebilir. Bu bağlamda geliştirilecek bir Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi, arabuluculuk sürecine teknik ve nesnel bir altyapı sunarak, uyuşmazlığa konu parasal değerlerin zaman içindeki reel değişiminin daha şeffaf ve adil biçimde değerlendirilmesine imkân sağlayabilir. Böylece hem geleneksel helalleşme anlayışı hem de modern arabuluculuk uygulamaları, ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede bütünleştirilmiş olacaktır. Nitekim arabuluculuk kurumu, finansal uyuşmazlıkların çözümünde hem ekonomik hem de toplumsal açıdan israfı azaltan, verimliliği ise artıran önemli bir mekanizma olarak öne çıkmaktadır. Uzlaştırma Endeksi yaklaşımı hem ekonomik hem de toplumsal düzeyde uzlaşı kültürünün güçlendirilmesine hizmet ederken, verimlilik ilkesi ile geleneksel uzlaşı anlayışı arasında doğrudan bir köprü kurmaktadır. Son olarak, Uzlaştırma (Helalleşme) Endeksi’nin mevcut arabuluculuk sistemiyle entegre edilmesinin; adalet algısını güçlendireceği, toplumsal güveni artıracağı ve finansal uyuşmazlıklardan kaynaklanan ekonomik ve sosyal israfı azaltacağı değerlendirildi.</p>
<p>Söz konusu yaklaşımın pratiğe aktarılmış hâli ise <em>https://www.helallesmeendeksi.com </em>adresi üzerinden erişime açılarak, ilgililerin konuya ilişkin uygulamalı bilgi edinmesine imkân sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/finansal-uyusmazliklara-helallesme-uzlastirma-endeksi-onerisi-601265">Finansal Uyuşmazlıklara &#8220;Helalleşme (Uzlaştırma) Endeksi&#8221; Önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalçınkaya&#8217;dan akran zorbalığına drama önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalcinkayadan-akran-zorbaligina-drama-onerisi-582992</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 07:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akran]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[drama]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[yalçınkaya]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalığına]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk olan Yazar Cansu Başak Yalçınkaya, çağın hastalığı olan akran zorbalığının drama ile aşılacağına dikkat çekti. Yalçınkaya, ebeveynlerin de drama eğitimi alması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalcinkayadan-akran-zorbaligina-drama-onerisi-582992">Yalçınkaya&#8217;dan akran zorbalığına drama önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na konuk olan Yazar Cansu Başak Yalçınkaya, çağın hastalığı olan akran zorbalığının drama ile aşılacağına dikkat çekti. Yalçınkaya, ebeveynlerin de drama eğitimi alması gerektiğini ifade etti.</p>
<p><b>“ÇOCUKLARIN YÜZDE 30’U MARUZ KALIYOR”</b></p>
<p>Dramanın zorbalık üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çeken Yazar Cansu Başak Yalçınkaya, “Zorbalık; fiziksel ve sözel saldırıdır. Zorbalık sessiz bir krizdir. Dünyada çocukların yüzde 30’u zorbalığa maruz kalıyor. Geleneksel çözüm yöntemleri ne yazık ki işe yaramıyor. Burada drama devreye giriyor. Antik Yunan’da insanların sahnede katarsis deneyimi ile psikolojik sıkıntılarını yendikleri aktarılmıştır” dedi.</p>
<p><b>“TÜRKİYE 11. SIRADA”</b></p>
<p>Ebeveynlerin akran zorbalığındaki rolünün çok önemli olduğunu da ifade eden Yalçınkaya, “Anne babalar da drama ile eğitilmesi gerekiyor.</p>
<p>COVİD sonrası yapılan bir araştırmada 797 kişinin drama ile iyileştiği görülüyor. Zorbalık yapan çocuğa sorumluluk ve destek veriliyor. Bu çocuk daha fazla empati geliştiriyor. Dünyada en fazla zorbalığın yapıldığı ülke, yüzde 70 ile Güney Afrika. Türkiye 11. sırada” diye konuştu.</p>
<p><b>“DRAMA ANLAYIŞ VE DÖNÜŞÜM KAZANDIRIR”</b></p>
<p>Son 3 yıldır verdiği eğitimlerle çocuklardaki değişimleri gözlemlediğini belirten Yalçınkaya, “Drama insan ilişkilerini güçlendirir. Korkuyu cesarete, öfkeyi anlayışa dönüştürür. Duyguları kontrol etme yeteneğini geliştirir. Drama bize anlayış ve dönüşüm kazandırır. Drama temelli zorbalık önleme programı İsviçre’de yüzde 87 oranında başarı yakaladı. Drama ile hep birlikte daha güvenli ve dayanışmacı gelecek mümkün” dedi. Yalçınkaya söyleşi sonunda “Alaycı Memo” kitabını okuyucuları için imzaladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalcinkayadan-akran-zorbaligina-drama-onerisi-582992">Yalçınkaya&#8217;dan akran zorbalığına drama önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Sıcaklarında Patili Dostlara Destek: Karışık Besleme Önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-sicaklarinda-patili-dostlara-destek-karisik-besleme-onerisi-554796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 09:07:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besleme]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[dostlara]]></category>
		<category><![CDATA[karışık]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[patili]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklarında]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin artan sıcaklık, nem ve güneş ışınları kedi ve köpekler için çeşitli sağlık risklerini beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-sicaklarinda-patili-dostlara-destek-karisik-besleme-onerisi-554796">Yaz Sıcaklarında Patili Dostlara Destek: Karışık Besleme Önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaş ve kuru mamaların bir arada kullanıldığı bu yöntem, yaz aylarında evcil hayvanların sıvı ihtiyacını karşılayarak sağlıklarını destekliyor.</p>
<p>Royal Canin Avrasya Bilimsel İletişim Yöneticisi Veteriner Hekim Murat Altunyuva, &ldquo;Karışık besleme, kuru mamanın besleyiciliği ile yaş mamanın nem içeriğini birleştiriyor. Yaş mamalar aromatik yapısıyla iştahı artırırken, kuru mamalar çiğneme ihtiyacını karşılıyor. Bu yöntem, yazın sıvı alımını destekleyerek üriner sistem hastalıklarını önlemeye yardımcı oluyor&rdquo; dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/yaz-sicaklarinda-patili-dostlara-destek-karisik-besleme-onerisi-0-c6LVWrDg.jpeg"></p>
<p>Altunyuva, beslenme planının veteriner hekimle belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, yaz aylarında evcil hayvan bakımına yönelik önerilerini şöyle sıraladı:</p>
<p><strong>Gezdirme Saatleri: </strong>Köpek yürüyüşleri sabah erken veya akşam geç saatlerde yapılmalı, öğle sıcağında pati yanıkları ve sıcak çarpması riskine dikkat edilmeli.</p>
<p><strong>Su Tüketimi: </strong>Taze su her zaman ulaşılabilir olmalı, serin ve gölgeli bir alanda tutulmalı, gerekirse buz eklenerek cazip hale getirilmeli.</p>
<p><strong>Öğün Düzeni: </strong>İştah kaybına karşı öğünler serin saatlerde verilmeli, porsiyonlar veterinerle gözden geçirilmeli.</p>
<p><strong>Tüy Bakımı: </strong>Düzenli tarama ile keçeleşme önlenmeli, deri hava almalı.</p>
<p><strong>Serin Alanlar: </strong>Gölgeli, havadar dinlenme alanları, serin pet yatakları veya buz jelli minderler kullanılmalı.</p>
<p><strong>Araçta Yalnız Bırakmama: </strong>Araç içindeki sıcaklık hızla tehlikeli seviyelere ulaşabilir, hayvanlar asla yalnız bırakılmamalı.</p>
<p><strong>Parazit Kontrolü: </strong>Kene, pire ve sivrisinek kaynaklı hastalıklara karşı veterinerin önerdiği ilaçlama ve kontroller aksatılmamalı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-sicaklarinda-patili-dostlara-destek-karisik-besleme-onerisi-554796">Yaz Sıcaklarında Patili Dostlara Destek: Karışık Besleme Önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan &#8220;turizm konseyi&#8221; önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-turizm-konseyi-onerisi-546863</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2025 08:01:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[tugaydan]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546863</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentin turizmini ileriye taşımak için turizm sektörünün temsilcileriyle bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-turizm-konseyi-onerisi-546863">Başkan Tugay&#8217;dan &#8220;turizm konseyi&#8221; önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentin turizmini ileriye taşımak için turizm sektörünün temsilcileriyle bir araya geldi. Turizmi geliştirmek için yapılması gerekenlerin konuşulduğu toplantıların sürekli hale getirilmesinin önemine değinen Başkan Dr. Cemil Tugay, “Bu iyi niyetli birlikteliğin bundan sonra turizm konseyi gibi bir yapıyla yoluna devam etmesi, periyodik olarak toplanmasını teklif ediyorum. İzmir’in turizm konseyini oluşturalım” dedi.   </p>
<p>İzmir&#8217;in turizm dinamikleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ev sahipliğinde bir araya geldi. Tarihi Havagazı Fabrikası&#8217;ndaki Turizm Koordinasyon Kurulu Toplantısı&#8217;nda İzmir&#8217;in turizm potansiyeli, sorunlar, yapılması gerekenler gündeme geldi. Sektör, sorunları, yapılması gerekenleri ve istekleri anlattı.  </p>
<p><strong>Tugay: Tıkanmışlık hali var</strong><br />Kentin tüm değerleriyle büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu anlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “İçinde bulunduğumuz dönem, hem ulusal hem de uluslararası açıdan ekonominin sıkıştığı, yatırımların biraz daha zor yapıldığı bir dönem. Bu nedenle istihdam da, üretim de olumsuz etkilenmiş durumda. Bunlardan İzmir de olduğu gibi etkileniyor. İzmir’in kalkınması açısından turizm önemli. Ancak bütün pozitif iyi niyetli adımlara rağmen diğer taraftan bir tıkanmışlık hali var. Sanki bir türlü çözemediğimiz sorunlar ve aşamadığımız konular var. En baştan şunu söyleyeyim; bu konu sadece tek toplantıda konuşulup halledilecek bir konu değil, süreklilik sağlanması lazım. Bu birlikteliği sürdürmemiz lazım.  Hepimiz bu şehri seven, gelecekle ilgili de varlığını İzmir’de sürdürmeyi düşünen insanlarız. Bu masanın etrafında yabancı kimse yok. Bu iyi niyetli birlikteliğin bundan sonra, turizm konseyi gibi bir yapıyla yoluna devam etmesini, periyodik olarak toplanmasını ve sorunları konuşmaya devam etmesini teklif ediyorum. İzmir’in turizm konseyini oluşturalım. Konsey yapısıyla ayda bir kez toplanalım diye öneriyorum” dedi.   </p>
<p><strong>“2 alternatif yol üzerine çalışıyoruz”</strong><br />Tanıtımın çok önemli olduğuna değinen Başkan Dr. Cemil Tugay, bu çalışmanın profesyonelce yapılması gerektiğini söyledi. Adnan Menderes Havalimanı’na ulaşım hakkında konuşan Tugay, “Havaalanı ile şehir merkezi arasında ulaşımı kolaylaştıracak 2 alternatif yol için proje çalışması yapıyoruz. Bir tanesi Gaziemir’deki Fuar İzmir arkasından, bir tane de Buca tarafından. Benim en önem verdiğim konulardan birisi. ESBAŞ’ın önünde trafiğin ne kadar sıkıştığını ben de görüyorum. Ulaştırma Bakanlığı&#8217;yla da görüştük. Mümkün olan en kısa sürede bu yolu yapacağız. Biraz daha sabır gerekiyor” dedi. </p>
<p><strong>“Turizmin il bazlı üst ölçekli planlanmasına ihtiyaç var”</strong><br />Başkan Dr. Cemil Tugay,  turizmin il bazlı üst ölçekli planlanmasına ihtiyaç olduğunu da söyledi. Tugay, “Kim gelirse gelsin havaalanından, limandan şehir merkezini görerek gidiyor. O yüzden İzmir&#8217;le ilgili genel kanaat şehir merkezi üzerinden oluşuyor. Temiz olmayan, yolları bozuk olan, toz toprak içinde olan, bakımsız görünen, aydınlatması yetersiz olan bir şehri; sadece Selçuk’la, Efes’le, Çeşme ile, Foça&#8217;yla sevemez insanlar. İzmir’in merkezinin herkesin beğeneceği hale gelmesi lazım. Biz bunun farkındayız. Şüpheniz olmasın” dedi. </p>
<p><strong>“Planlamadan olmaz”</strong><br />Planlamanın önemine vurgu yapan Tugay, “İşin başarılı olmasını isteyenler planla çalışır, planlamadan olmaz bu iş. Bir plan yapalım ve o planı takip edelim, uyalım. Bundan 5-10 yıl önce Urla böyle konuşulmuyordu, Çeşme’de farklı planlar vardı. Artık Efes eski Efes değil, daha popüler hale geldi. Kemeraltı’nın da, Kültürpark’ın da, Kadifekale ve Agora’nın da, eski liman bölgesinin de daha cazip hale gelmesi için çok özel bir çalışma yaptırıyorum arkadaşlarıma. O yüzden bu konu, burada bırakılacak bir iş değil. Sürekliliği olması lazım, periyodu, ritmi, ahengi olması lazım. Bu nedenle sizlerin desteğini tekrar talep ediyorum. İzmir dünyanın en güzel yerlerinden birisi, biz çok seviyoruz. Hakkını vermemiz lazım” diye konuştu.  </p>
<p><strong>“Kısa, orta ve uzun dönem hedeflerimiz olması lazım”</strong><br />City of İzmir çalışmasını hatırlatan CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, “Altlık olarak kabul edip bunun üzerine gitmek faydalı olabilir” dedi. Seda Kaya Ösen, “Plan program yapmak da çok önemli. Kısa, orta ve uzun dönem hedeflerimiz olması lazım. Kısa dönemde yapabileceğimiz, hazırda olgunlaşmış bazı çalışmalar ile de turizmde artış sağlayabiliriz diye düşünüyorum” diye konuştu. Daha önce yapılmış ancak hayata geçmemiş projelerden de bahseden Seda Kaya Ösen, projelerin güncelleme yapılarak kısa vadede hayata geçebileceğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>“Her zaman desteğe hazırız”</strong><br />İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Sadık Doğruer, “İzmir turizmine elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Bu toplantının periyodik olarak belli bir takvimde olması, bir komite ya da konsey oluşturulması için katkı sağlamaya hazırız” dedi. <br />  <br /><strong>“Çok temiz bir kent merkezi olmalı”</strong><br />Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Çok temiz bir kent merkezi olmalı, gecekondulardan ve kaldırım işgallerinden arındırılmış. Bu konuda da çok yoğun bir çalışma var. Turizm toplantılarına esnaf odalarının da katılması gerektiğine inanıyorum. Roma Agorası gibi bir yerimiz var. Agora’dan Kemeraltı’na giriyorsunuz. Ama İkiçeşmelik’te masa, sandalye, çamaşır makinesi satanların arasından… Esnaf birliğinin de desteğini alarak İkiçeşmelik&#8217;in temizlenmesinin bu kentin turizmine yapılacak en büyük katkılardan biri olduğunu düşünüyorum” dedi.  </p>
<p><strong>Yaz turizminde artan nüfusa dikkat çekti</strong><br />Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, “Yaz kış nüfusu arasında uçurum fark olan belediyeler en basit hizmetleri, temizlik, çevre, çöp bile veremez durumda. O nedenle bir yasal düzenlemeyle ortalama nüfus belirlenip ona bağlı İller Bankasından hak edişin düzenlenmesi gerekir” dedi. </p>
<p><strong>“Kol kola gelmemiz son derece önemli”</strong><br />İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özkardeş, “Turizm İzmir son derece önemli. İzmir’de turizm olmadan hiçbir şey olmaz. Kol kola gelmemiz son derece önemli” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Kimler katıldı?</strong><br />Sektörün birçok paydaşının yer aldığı toplantıda CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Sadık Doğruer, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İZFAŞ Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marim, İzmir Vakfı Genel Müdürü Deniz Karaca, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özkardeş ve İzmir Ticaret Odası temsilcileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Yener Ceylan, Turizm Şube Müdürü Melih Kayacık, Fuarcılık ve Turizm Komisyonu Başkanı Seyhan Müşerref Kuralı, ilçe belediyelerin başkan vekilleri, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, turizm derneklerinin başkanları ile temsilcileri, birlik temsilcileri, sektör profesyonelleri, havayolu şirketlerinin ve otellerin temsilcileri de hazır bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-turizm-konseyi-onerisi-546863">Başkan Tugay&#8217;dan &#8220;turizm konseyi&#8221; önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hafta sonu önerisi: İstanbul&#8217;a yakın plajlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hafta-sonu-onerisi-istanbula-yakin-plajlar-546418</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 09:36:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[hafta]]></category>
		<category><![CDATA[istanbula]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[plajlar]]></category>
		<category><![CDATA[sonu]]></category>
		<category><![CDATA[yakın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546418</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’da yaşarken deniz tatili yapabileceğinizi hiç düşündünüz mü? Hafta sonlarını değerlendirmek isteyenler için, şehre yalnızca birkaç saat uzaklıkta denize girip güneşlenebileceğiniz birbirinden güzel plajlar bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hafta-sonu-onerisi-istanbula-yakin-plajlar-546418">Hafta sonu önerisi: İstanbul&#8217;a yakın plajlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da yaşarken deniz tatili yapabileceğinizi hiç düşündünüz mü? Hafta sonlarını değerlendirmek isteyenler için, şehre yalnızca birkaç saat uzaklıkta denize girip güneşlenebileceğiniz birbirinden güzel plajlar bulunuyor. Türkiye’nin lider seyahat sitesi ENUYGUN.com, İstanbul’a yakın, kısa bir yolculukla deniz, kum, güneş üçlüsüne ulaşabileceğiniz plajları derledi. </p>
<p><strong>Marmara’nın Sakin Cenneti: Tekirdağ Dallas Plajı</strong></p>
<p>Marmara Bölgesi’nin Trakya tarafında bulunan, kısa bir yolculukla ulaşabileceğiniz birbirinden güzel plajlar mevcut. Bu plajlardan biri de Tekirdağ’daki Dallas Plajı. Tekirdağ-İstanbul yolu üzerinde, Marmara Ereğlisi’nde yer alan plaj, yumuşacık kumsalıyla dikkat çekiyor. Plajda, şemsiye, şezlong, duş kabini, soyunma kabini, WC, büfe ve ücretli otopark gibi imkân ve hizmetler mevcut. Ayrıca plaj çevresinde kamp alanları gibi konaklayabileceğiniz alanlar da bulunuyor. İstanbul’dan Dallas Plajı’na ortalama 1,5 – 2 saatte ulaşılabiliyor. Aracınız yoksa ENUYGUN.com’un araç kiralama seçeneğini değerlendirerek bu güzel plaja ulaşabilirsiniz. </p>
<p><strong>Karadeniz’in Saklı Koyları: Kıyıköy Halk Plajı</strong></p>
<p>Kırklareli’nin Vize ilçesinde yer alan Kıyıköy Halk Plajı da yakın konumda yer alması ile ilgi görüyor. İstanbul’a ortalama 160 km mesafede yer alan Kıyıköy Halk Plajı’na 2,5-3 saatte ulaşılabiliyor. Sakin ve temiz bir plaj olan Kıyıköy’de şezlong, şemsiye, duş kabini, WC, soyunma kabini, büfe ve cankurtaran gibi hizmet ve imkanlar mevcut. Keyifli bir hafta sonu geçirmek isterseniz bu sakin plaja doğru yola çıkabilirsiniz.</p>
<p><strong>Longozların Gölgesinde: İğneada Plajı</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin en büyük longoz ormanlarından birine sahip olan İğneada, güzellikleriyle mutlaka görülmesi gereken bir durak. Yemyeşil longoz ormanlarını masmavi denizle buluşturan İğneada Plajı da hem deniz hem de doğa eşliğinde harika bir atmosfere ev sahipliği yapıyor. İğneada Plajı, doğal güzellikleri, yumuşak kumsalı, temiz denizi ve sakin atmosferi ile huzur dolu bir tatil imkânı sunuyor. İstanbul’a yaklaşık 238 km mesafede yer alan İğneada, Kırklareli Demirköy mevkiinde konumlanıyor.</p>
<p><strong>Saros Körfezi’nin Parlayan Yıldızı: Erikli Plajı</strong></p>
<p>Erikli Plajı, Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı olan Erikli Köyü’nde yer alıyor. Mavi bayraklı bir plaj olan Erikli Plajı, tertemiz denizi ve kumsalı ile dikkat çekiyor. İstanbul’a 260 kilometre mesafede, Saroz Körfezi’nde yer alan plajın çevresinde kamp alanları, kafeler, restoranlar ve konaklama tesisleri mevcut. Plajda, şezlong, cankurtaran, duş, soyunma kabini ve WC gibi imkanlar mevcut. Ayrıca Erikli Plajı’nda hemen her yaz eğlence dolu festivaller düzenleniyor. Özellikle gençler, Erikli’de gerçekleştirilen bu festivallere yoğun ilgi gösteriyor.</p>
<p><strong>İstanbul’a En Yakın Huzur: Kerpe Plajı</strong></p>
<p>Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde yer alan Kerpe Plajı’na İstanbul’dan 2-2,5 saatte ulaşılabiliyor. İstanbulluların kısa bir yaz tatili için sıklıkla tercih ettiği Kerpe’de oteller, kamp alanları, günlük çadır kiralama ve karavan kiralama gibi imkanlar da bulunuyor. Tatilciler, genellikle Kerpe Plajı’nda denizin ve doğanın tadını çıkarıyor. Mavi bayraklı bir plaj olan ve oldukça temiz bir denize sahip olan Kerpe Halk Plajı’nda, şemsiye, şezlong, duş ve soyunma kabini, WC, büfe, otopark ve cankurtaran gibi hizmet ve imkanlar mevcut.</p>
<p><strong>Marmara’nın Sessiz Kıyıları: Yalova Plajları</strong></p>
<p>ENUYGUN.com’un önerileri arasında Çınarcık da bulunuyor. İstanbul ile arasında yaklaşık 115 km mesafe bulunan Çınarcık’ta hem ücretli hem de ücretsiz plajlar mevcut. Çınarcık Plajı, Yalova Belediyesi tarafından işletilen ücretsiz bir plaj. Plajda şezlong, şemsiye ve WC gibi imkanlar mevcut. Ayrıca plaj yakınlarında market, büfe ve kafe-restoran gibi işletmeler bulunuyor. Bir diğer plaj Fıstıklı da Yalova’nın Armutlu ilçesinde bulunuyor. Tertemiz denizi ile ünlü olan Fıstıklı Plajı’nın sahil şeridi ince kumlu bir yapıya sahip. Fıstıklı Plajı ile İstanbul arasında yaklaşık 163 km mesafe bulunuyor ve araçla 2,5 saatte ulaşılabiliyor.</p>
<p><strong>Hem Deniz Hem Tarih: Mudanya Plajları</strong></p>
<p>Tarihi dokusu kadar huzur dolu plajlarıyla dikkat çeken Mudanya’da yaz aylarında sıcak havadan kaçmak ve Marmara&#8217;nın serin sularında yüzmek isteyenler için pek çok alternatif bulunuyor. Mudanya’nın Kumyaka Plajı, berrak suyu, taşlık kıyısı ve sakin atmosferiyle kafa dinlemek isteyenler ve dalış meraklıları için ideal. Mudanya&#8217;nın en çok tercih edilen plajlarından Eşkel Plajı da altın sarısı kumları, sığ denizi ve kamp alanları ile özellikle aileler ve doğa severler tarafından ilgi görüyor. Denizle doğanın iç içe geçtiği sakin bir diğer adres<strong> </strong>de Mesudiye Plajı<strong>.</strong> Yeşil ile mavinin buluştuğu özellikle sabah saatlerinde oldukça durgun ve temiz olan Mesudiye’de kalabalıktan uzak bir gün geçirmek mümkün. Bunların dışında Güzelyalı<em> </em>ve Burgaz sahilleri de şehir merkezine yakınlığı nedeniyle günübirlik yüzme keyfi yaşamak isteyenler için uygun. Bu sahillerde duş, soyunma kabini ve kafe gibi temel ihtiyaçlara yönelik tesisler de mevcut. İstanbul’dan Mudanya’ya  araçla 2,5-3 saatte<strong> </strong>ulaşmak mümkün. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hafta-sonu-onerisi-istanbula-yakin-plajlar-546418">Hafta sonu önerisi: İstanbul&#8217;a yakın plajlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den sağlıklı bayram sofrası önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-saglikli-bayram-sofrasi-onerisi-542732</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 12:28:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[sofrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542732</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Anne Şehir Merkezi Günebakan Diyetisyeni Melek Akbulut, bayram sofralarında dikkat edilmesi gereken püf noktaları anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-saglikli-bayram-sofrasi-onerisi-542732">Büyükşehir&#8217;den sağlıklı bayram sofrası önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Anne Şehir Merkezi Günebakan Diyetisyeni Melek Akbulut, bayram sofralarında dikkat edilmesi gereken püf noktaları anlattı.</p>
<p><b>“TUZ VE BAHARATI SINIRLAYIN”</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Anne Şehir Merkezi Günebakan Diyetisyeni Melek Akbulut, Kurban Bayramı’nda sağlıklı ve dengeli beslenmenin püf noktalarını anlattı. Akbulut, sindirimi rahatlatmak ve hazmı kolaylaştırmak adına öğünlerden önce sirkeli su içilmesini tavsiye ederken, et ürünlerinin yanında mutlaka C vitamini içeren sebzelerin tüketilmesi gerektiğini belirtti. Tuz ve baharat kullanımına dikkat çeken Akbulut, özellikle sofrada ekstra tuz kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, “Yemek pişerken eklenen tuz yeterlidir, fazlası şişkinlik ve ödem yapabilir” dedi.</p>
<p><b>“TATLI TERCİHİNİ HAFİF OLANDAN YANA YAPIN”</b></p>
<p>Besinlerin iyi çiğnenmesinin önemine değinen Akbulut, yiyeceklerin boza kıvamına gelene kadar çiğnenmesinin hem tokluk hissini uzattığını hem de kan şekeri dengesini koruduğunu ifade etti. Tatlı tüketiminde ise sütlü ve meyveli tatlıların tercih edilmesini önerdi.</p>
<p><b>“DENGELİ BESLENEREK SAĞLIKLI BİR BAYRAM MÜMKÜN”</b></p>
<p>Diyetisyen Melek Akbulut, “Bu küçük ama etkili adımlarla bayramda da sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeni kurabilirsiniz” diyerek, bayramın hem lezzetli hem de bedene zarar vermeyen şekilde geçirilebileceğini hatırlattı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-saglikli-bayram-sofrasi-onerisi-542732">Büyükşehir&#8217;den sağlıklı bayram sofrası önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay&#8217;dan kentsel dönüşüm için 6 maddelik çözüm önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-kentsel-donusum-icin-6-maddelik-cozum-onerisi-535665</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 May 2025 15:03:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[maddelik]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[tugaydan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=535665</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası ve Yeni Asır Gazetesi tarafından düzenlenen İzmir 2. Kentsel Dönüşüm Zirvesi'ne katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-kentsel-donusum-icin-6-maddelik-cozum-onerisi-535665">Başkan Tugay&#8217;dan kentsel dönüşüm için 6 maddelik çözüm önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Ticaret Odası ve Yeni Asır Gazetesi tarafından düzenlenen İzmir 2. Kentsel Dönüşüm Zirvesi&#8217;ne katıldı. Dönüşüm süreçleri, yasalar durum ve sorunları üzerine konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, kentsel dönüşümün hızlı ve sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için 6 çözüm önerisi sundu. Çözüm için karşılıklı iş birliklerine hazır olduklarını ifade eden Başkan Dr. Cemil Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizdeki binaların yüzde 33&#8217;ünün dönüşmesi gerektiği bilinciyle önümüzdeki dönemde belirttiğim 6 sorunla ilgili atılacak adımların bir parçası olmaya hazırız” dedi.</p>
<p>İzmir Ticaret Odası ve Yeni Asır Gazetesi,  İzmir 2. Kentsel Dönüşüm Zirvesi düzenledi. İzmir Ticaret Odası Kongre Salonu&#8217;nda yapılan zirveye İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ercan Demir, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları, siyasi parti ve sektör temsilcileri katıldı.</p>
<p><strong>Tugay, Türkiye&#8217;nin dönüşüm süreçlerini anlattı</strong></p>
<p>Kentin altyapı, ulaşım planlaması ve kentsel dönüşüm konusunda eksikleri olduğunu ifade ederek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye&#8217;nin son 60-65 yıl içinde üç kez dönüşüm süreci geçirdiğini belirtti. 1950-1980 arasını Hızlı Kentleşme, 1980-2000 arasını Büyük Dönüşüm, 2000 yılından günümüze kadar olan süreci ise Afet Riskli Dönüşüm süreci olarak nitelendiren Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin dönüşüm çalışmalarını anlattı. Kentsel dönüşüm uygulamalarının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73. maddesi kapsamında yürütüldüğünü belirten Tugay, aynı alanda iki ayrı kanun olmasının süreci yavaşlattığını kaydetti. Tugay, “Analizler sonucunda İzmir’in tamamında bulunan 2 milyon 639 bin 406 konutun yüzde 33&#8217;ünün yenileme önceliği bulunduğu ortaya çıkmaktadır. Yaklaşık 880 bin konut” dedi.  </p>
<p><strong>“Kentsel dönüşümde çalışmalar sürüyor”</strong></p>
<p>Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin “Afet riski altında bulunan alanlarda dönüşüm çalışmaları”, “Belediye tarafından yapılan imar plan revizyonları ile dönüşümün vatandaş tarafından gerçekleştirilebileceği alanlar” ve “Kent bütününde planlı alan olmasına rağmen kaçak yapılaşmanın olduğu alanlardaki dönüşüm çalışmaları” olmak üzere kentsel dönüşümde 3 ana başlıkta çalıştığını söyledi.</p>
<p>Karabağlar Uzundere, Karşıyaka Örnekköy, Gaziemir Aktepe-Emrez, Konak Ege Mahallesi, Konak Ballıkuyu ve Çiğli Güzeltepe&#8217;de kentsel dönüşüm çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Tugay, “Hak sahiplerinden 405 bin metrekarelik tapu devri alınmış durumda. Bin 150 bağımsız birimin anahtar teslimi yapıldı. 5 bin 798 bağımsız birimin yapım çalışması devam ediyor. Toplamda 7 bin 948 bağımsız birim için çalışmış oluyoruz” dedi.  </p>
<p><strong>Başkan Tugay&#8217;dan kentsel dönüşüm için 6 öneri</strong></p>
<p>Başkan Tugay, kentsel dönüşüm sürecinin daha hızlı ve sağlıklı ilerlemesi için de 6 çözüm önerisinde bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>“Kanunlar birleştirilmeli”</strong></li>
</ul>
<p>Ülkemizdeki kentsel dönüşümün temel uygulamaları çoğunlukla 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve 6306 Sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” esaslarına göre gerçekleştirildiğini, bunun çeşitli sorunlar yarattığını ifade eden Başkan Dr. Cemil Tugay, “Mevcut Kentsel Dönüşüm Yasaları (6306 Sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun&#8217;un 73. maddesi) birleştirilerek tek bir Kentsel Dönüşüm Kanunu olarak düzenlenmeli ve 5393 sayılı Kanun&#8217;un 73. maddesinde Büyükşehir Belediyeleri&#8217;ne verilen yetkiler korunmalıdır” dedi.</p>
<ul>
<li><strong>“Kentsel dönüşüm yasalarıyla diğer yasalar uyumlu hale getirilmeli”</strong></li>
</ul>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentsel dönüşüm mevzuatı ile ilgili diğer kanunlar arasında koordinasyon oluşturulamadığını, mevzuatta eksiklikler bulunduğunu belirterek çözüm önerisini şöyle dile getirdi:</p>
<p>“Özellikle İmar Kanunu, Kamulaştırma Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu, Medeni Kanun, Türk Borçlar Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Tebligat Kanunu, Kamu İhale Kanunu, Tapu Kanunu, Kadastro Kanunu, Harçlar Kanunu, Arsa ve Arazi Düzenleme Yönetmeliği gibi yasal düzenlemelerde kentsel dönüşüm mevzuatı ile koordinasyonunu sağlamak amacıyla değişiklikler yapılmasını önemli ve zorunlu görüyoruz.”</p>
<ul>
<li><strong>“İhtisas mahkemesi kurulmalı”</strong></li>
</ul>
<p>Kentsel dönüşüm uygulamalarında ortaya çıkan uyuşmazlıkların uzun yargı süreçlerinin sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “Kentsel dönüşüm uygulamalarına ve imar, planlama konularına ilişkin idari ve adli uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak üzere &#8216;ihtisas mahkemesi&#8217; kurulmalı ve hızlandırılmış yargılama olan &#8216;ivedi yargılama usulü&#8217; kullanılmalıdır” şeklinde öneride bulundu.</p>
<ul>
<li><strong>“Kredi desteği sağlanmalı”</strong></li>
</ul>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay kentsel dönüşümün önündeki sorunlardan birinin de ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve artan inşaat maliyetleri olduğuna dikkat çekti. Başkan Tugay çözüm önerisi olarak şunları dile getirdi:</p>
<p>“Belediyemizce mevcut yapı stokunun tespitine yönelik yürütülen yapı envanteri çalışmaları kapsamda risk grubunda olduğu tespit edilen yapıların dönüşümünün hızlandırılması için vatandaşların uygun ödeme koşullu krediye ulaşımının sağlanarak hızlandırılması gerekmektedir. Bu kapsamda, yapılan çalışmalar ile tespit edilen öncelikli yapılar başta olmak üzere, tüm yapılar için ilgili mevzuat gereğince güçlendirilmesi veya yenilenmesi kararlaştırılan yapı sahibi vatandaşlarımıza, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Dünya Bankası arasında imzalanan protokol kapsamında kentsel dönüşüm kredi desteğinin sağlanması veya başka kredi imkanlarının geliştirilmesi sorunu çözecek en önemli adım olacaktır.”</p>
<ul>
<li><strong>“Tapulardaki şerh sorunu çözülmeli”</strong></li>
</ul>
<p>Hak sahiplerinin tapularında kısıtlayıcı şerh olarak yer alan ve ülkemizde “hazine fazlalığı” olarak bilinen sorunun belediye ve hak sahiplerine mağduriyetler yarattığını dile getiren Başkan Tugay, “Gaziemir&#8217;de Aktepe Emrez Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanında mülkiyetle ilgili yer alan sorunların başında ‘Hazine Fazlalığı’ şerhi yer almaktadır. Bu şerhin bulunduğu parsellerdeki Hazine adına tanımlanan hakların uygulayıcı kamu idaresi adına harca esas değer üzerinden yani emlak vergi beyan değeri üzerinden devri sağlanmalıdır” şeklinde öneri getirdi.</p>
<ul>
<li><strong>“Rezerv alanların belediyeye devri”</strong></li>
</ul>
<p>Başkan Dr. Cemil Tugay, imar planlarında belirlenmiş olan yapılaşmanın; kent estetiği, silueti ve tarihi dokunun korunması, zemin özelliği gibi nedenlerle uygulanamayacağı kentsel dönüşüm alanlarında imar hakkı transferi yapılabilecek rezerv alanlara ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Dönüşüm alanındaki yapılaşma hakkının kısmen taşınmasını temin edecek rezerv alanların dönüşüm projesi kapsamında Hazine mülkiyetinde yer alan taşınmazlar rezerv alan olarak belediyelere devir edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“İrade ortaya koymak istiyoruz”</strong></p>
<p>Başkan Tugay sözlerini iş birliği mesajıyla noktaladı. Tugay, “Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizdeki binaların yüzde 33&#8217;ünün dönüşümünün gerektiği bilinciyle önümüzdeki dönemde, belirttiğim 6 sorunla ilgili özellikle mevzuatla ve bakanlık, yerel yönetim ilişkisinde daha yapıcı tavırla atılacak adımların bir parçası olmaya hazırız. Şehrimizin önümüzdeki yıllarda hızlı bir şekilde dönüşümü için yetkin ve donanımlı Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin yetkilisi arkadaşlarımızla birlikte irade ortaya koymak istiyoruz. Bunun için görüşmelerimiz devam edecek” dedi.</p>
<p><strong>Bulut: Bakanlık olarak her zaman yanınızdayız</strong></p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Başkan Dr. Cemil Tugay&#8217;ın yaptığı konuşmayla ilgili “Konuşmanızın bizimle ilgili bölümlerini not ettim. Onlar üzerine çalışacağım” ifadelerini kullandı. Bulut, “Yapıları yenileyebilirsek, yeni çağın gerektirdiği donatıları yeni planlarla o şehre kazandırabilirsek, o şehirler gençleşerek yeni nesillere hizmet etmeye devam eder. Aksi takdirde insan gibi değerini kaybederek ölüme terk edilmiş olur” dedi. Tugay&#8217;ın 6 önerisi hakkında konuşan Bulut, “Tavsiyelerinizle birlikte 6306 sayılı kanunla sahada gerçekleştirmek isteyeceğiniz projelerle ilgili bakanlık olarak her zaman yanınızda olduğumuzu ifade etmek isteriz. Bunun seni beni yok, yereli, merkezi ve vatandaş ayağı var. Bakanlığımız yerelden bize gelecek, her türlü dönüşümü sağlayabilecek projeler için iş birliği yapmaya büyük bir istek duyuyor” dedi.</p>
<p><strong>Özgener: Ortak akılla yönetilmesi gerektiğine inanıyoruz</strong></p>
<p>İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Biz, İzmir’in geleceğini şekillendirecek kentsel dönüşüm sürecinin merkezi ve yerel yönetimler, planlamacılar, meslek odaları, akademisyenler, özel sektör ve elbette vatandaşlarımızın ortak aklıyla yönetilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede, kentteki konut ve sanayi alanlarının iç içe geçerek yaşam kalitesini tehdit etmemesi adına yürüttüğümüz mekânsal ayrıştırma çalışmalarının da önem taşıdığını düşünüyoruz. Bugün görüşülen ve önerilen konuların hayata geçirilmesi noktasında İzmir Ticaret Odası olarak üzerimize düşeni yapmaya her zaman hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum” dedi.</p>
<p><strong>Demir: O hayal bu salonda başlıyor</strong></p>
<p>Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ercan Demir, “Artık bekleyecek zamanımız yok. Kentsel dönüşüm sadece yeni yapılar demek değil; daha yeşil, güvenli, yaşanabilir İzmir demek. Sokaklarında çocuklarımızın güvenle oynadığı, sevdiklerimizle huzurla yaşadığımız bir şehir hayal edelim. O hayal bu salonda başlıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugaydan-kentsel-donusum-icin-6-maddelik-cozum-onerisi-535665">Başkan Tugay&#8217;dan kentsel dönüşüm için 6 maddelik çözüm önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu proje ile &#8216;özel eğitim yönetimi&#8217; alanında Türkiye için yetiştirim model önerisi geliştirilecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-ozel-egitim-yonetimi-alaninda-turkiye-icin-yetistirim-model-onerisi-gelistirilecek-456473</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 May 2024 07:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirilecek]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yetiştirim]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=456473</guid>

					<description><![CDATA[<p>Egeli eğitim bilimci Dr. Öğr. Üyesi Iliman Püsküllüoğlu’ndan özel eğitim yönetimine yönelik önemli proje</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-ozel-egitim-yonetimi-alaninda-turkiye-icin-yetistirim-model-onerisi-gelistirilecek-456473">Bu proje ile &#8216;özel eğitim yönetimi&#8217; alanında Türkiye için yetiştirim model önerisi geliştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Hayat Boyu Öğrenme ve Yetişkin Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi  Elif Iliman Püsküllüoğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı “ Özel Eğitim Yönetimi Faaliyetlerinin İncelenmesi, Özel Eğitim Yöneticilerinin Yeterliliklerinin Belirlenmesi ve Türkiye İçin Yetiştirim Model Önerisi Geliştirilmesi” başlıklı proje TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı 2023 Yılı 2. Dönem başvuruları kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.  </span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Ferda Beytekin ve proje yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Elif Iliman Püsküllüoğlu’nu makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesi akademisyenleri tarafından hazırlanan projelerin TÜBİTAK nezdinde kabul görmesinin sevindirici olduğunu söyledi. Rektör Prof. Dr. Budak, “Ege Üniversitesi olarak TÜBİTAK’taki liderliğimizi sürdürüyoruz. Akademisyenlerimizin özverili çalışmaları ile son dönemde TÜBİTAK’a en çok proje başvurusu yapan ve en çok projesi kabul gören üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz. Araştıran, proje üreten akademisyenlerimizi her zaman destekledik, desteklemeye devam ediyoruz. Projesinde eğitim bilimleri konularını çok disiplinli bir bakış açısıyla ele alan Hocamızı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum”  dedi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span> “Arizona State University’nin özel eğitim yönetimi faaliyetleri incelenecek” </span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğretim Üyesi Elif Iliman Püsküllüoğlu ise Ege Üniversitesi’nin bilimsel araştırmalara öncülük etme ve uluslararası alanlardaki paydaşları ile güçlü bir işbirliği ve iletişim ağı kurma vizyonları doğrultusunda, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ın destekleriyle bilimsel araştırma projeleri yürütülmeye devam ettiklerini söyledi. Projesinin, TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı 2023 Yılı 2. Dönem başvuruları kapsamında kabul edildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Elif Iliman Püsküllüoğlu, araştırmada, eğitim bilimleri konularını disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele aldığını vurguladı.  Proje kapsamında, Times Higher Education 2024 Sıralaması’nda 182. sırada yer alan Amerika Birleşik Devletleri Arizona State University’de misafir araştırmacı olarak bir yıl bulunacağını söyleyen Dr. Iliman Püsküllüoğlu, Arizona University Mary Lou Fulton College’da gerçekleştireceği post-doc araştırmasında özel eğitim yönetimi faaliyetlerini inceleyip, yönetici yeterliklerini belirleyerek Türkiye için bir yetiştirim model önerisi geliştireceklerini vurguladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-proje-ile-ozel-egitim-yonetimi-alaninda-turkiye-icin-yetistirim-model-onerisi-gelistirilecek-456473">Bu proje ile &#8216;özel eğitim yönetimi&#8217; alanında Türkiye için yetiştirim model önerisi geliştirilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser Hastalarına Özel 8 Beslenme Önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-ozel-8-beslenme-onerisi-453633</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Apr 2024 11:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=453633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda tedavi yöntemlerinde çok önemli ilerlemeler yaşansa da kişinin günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kanser, özellikle beslenme konusundaki etkileri nedeniyle hastaların ve ailelerinin daha fazla endişelenmesine neden olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-ozel-8-beslenme-onerisi-453633">Kanser Hastalarına Özel 8 Beslenme Önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda tedavi yöntemlerinde çok önemli ilerlemeler yaşansa da kişinin günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kanser, özellikle beslenme konusundaki etkileri nedeniyle hastaların ve ailelerinin daha fazla endişelenmesine neden olabiliyor.</p>
<p>Yemek yemede zorlanma, iştah kaybı, mide bulantısı, tat değişiklikleri ve sindirim sorunları gibi olumsuzluklar hem hastayı hem de ailesini üzüntü ve kaygıya sevk edebiliyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Akkülah</strong> “Hem beslenme sürecini rahat yürütebilmek hem de bağışıklık sistemini güçlendirmek, vücudu toksinlerden arındırmak ve sağlıklı hücrelerin korunmasını desteklemek için kişilerin diyetlerinde bazı önemli noktalara dikkat etmeleri gerekir. Doğru beslenme, tedavi sürecindeki iyileşme şansını artırmak ve genel sağlığı desteklemek amacıyla büyük önem taşımaktadır. Her bireyin beslenme ihtiyaçları farklı olduğu için tedavi sürecindeki gereksinimleri de değişebilir. Bu nedenle gerekirse doktorunuz veya beslenme uzmanı ile iletişime geçmenizde fayda var” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Akkülah, vücudu besleyici gıdalarla desteklemek, tedaviye bağlı yan etkilerle mücadele etmek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için kanser hastalarına beslenmede dikkat edilmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </p>
<ul>
<li><strong>Küçük ve sık öğünler yapın</strong></li>
</ul>
<p>Tedaviye bağlı mide bulantısı, iştahsızlık veya sindirim sorunları yaşıyorsanız bu sorunlardan etkilenmemek ve yeteri kadar enerji alabilmek için büyük öğünler yerine küçük ve sık öğünler yapın. Küçük hacimde yüksek enerji içeren kuruyemiş ve kuru meyveleri atıştırmalık olarak tüketebilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Mutlaka yeterli sıvı tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Kanser tedavisi sürecinde su tüketimi son derece önemlidir. Su, vücuttaki hidrasyonu sağlar ve toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Ayrıca tedavi sürecinde alınan ilaçların vücuttan atılması için de bol su tüketimi çok önemlidir. Tedavi sürecinde bol suyun yanı sıra, taze sıkılmış meyve suları ve sevdiğiniz çorbaları içerek de sıvı alımını destekleyebilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Mutlaka sebze ve meyve tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Turunçgiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı meyveler gibi antioksidanlar bakımından zengin gıdalar, hücre hasarının azalmasına ve sağlıklı hücrelerin korunmasına yardımcı olmaktadır. Renkli meyve ve sebzeler aynı zamanda vitamin, mineral ve lif içeriği bakımından da zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve antioksidan alımını artırmak için her gün mevsim meyveleri ve sebzelerini mutlaka tüketin. <strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Bu gıdalardan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Akkülah “Tedavi sürecinde yan etkileri en aza indirerek daha rahat beslenebilmek için; özellikle şekerli gıdalar, işlenmiş etler, tuzlu, yağlı ve kızartılmış yiyecekler ile alkol ve kafein içeren içeceklerden kaçınmak gerekir. Alınan ilaçlardan dolayı ağızda hassasiyet oluşabileceği için asit seviyesi yüksek olan limon, domates, baharat ve acı içeren gıdalardan da uzak durulmalıdır. Ayrıca greyfurt, nar ve kivi kemoterapi ilaçlarının etkisini değiştirebileceğinden tüketiminden kaçınılmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Yüksek kaliteli protein alın</strong></li>
</ul>
<p>Proteinler vücudun dokularını yeniden inşa etmesine ve güçlendirmesine yardımcı olur. Kas yıkımını önlemek ve doku onarımını desteklemek için her öğün mutlaka protein tüketimi sağlanmalıdır. Yumurta, tavuk, balık, kırmızı et, baklagiller, süt ve süt ürünleri gibi yüksek kaliteli protein kaynaklarına beslenmenizde mutlaka yer verin. </p>
<ul>
<li><strong>Basit karbonhidrattan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Kanser tedavisi sürecinde artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için karbonhidrat tüketimi önemlidir. Kompleks karbonhidratlar daha yavaş sindirilir ve kan şekerini dengede tutar. Beyaz ekmek, beyaz pirinç gibi basit karbonhidratlar yerine kepekli tahıllar, esmer pirinç, tam buğday makarna gibi sağlıklı karbonhidrat kaynakları tercih edin. </p>
<ul>
<li><strong>Yan etkilere karşı bu önerilere özen gösterin</strong></li>
</ul>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Aybala Akkülah “Tedaviye bağlı olarak iştah kaybı, tat değişiklikleri veya mide bulantısı gibi yan etkilerle mücadele etmek için; besleyici, yumuşak ve kolayca çiğnenen yiyecekleri ve yüksek enerjili gıdaları tercih edebilirsiniz. Örneğin; yoğun kalorili smoothieler veya protein içeren atıştırmalar tüketebilirsiniz. Ancak uygulanan tedaviler nedeniyle kilo almaya başladıysanız sağlıklı beslenme programına başlamak ve egzersiz düzeninizi oluşturmak için hekiminize ve diyetisyeninize başvurmanız gerekir. </p>
<ul>
<li><strong>Dengeli beslenin</strong></li>
</ul>
<p>Vücudun iyileşme sürecinde gerekli besin maddelerinin mutlaka tüketilmesi gerekir. Bu nedenle dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak önemlidir. Her öğünde protein, sağlıklı yağlar, kompleks karbonhidratlar, lif, vitamin ve mineral içeren çeşitli gıdalar tüketilmelidir.  </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kanser-hastalarina-ozel-8-beslenme-onerisi-453633">Kanser Hastalarına Özel 8 Beslenme Önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 09:40:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılması]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[uyardı]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440809</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumun ruh sağlığına olan farkındalık artarken, antidepresan kullanımında da gözle görülür bir artış yaşanıyor. Kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809">Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Toplumun ruh sağlığına olan farkındalık artarken, antidepresan kullanımında da gözle görülür bir artış yaşanıyor. Kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), antidepresan kullanımının artması konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>“Toplumumuzun ruh sağlığına daha fazla dikkat edip bu konuda yardım alıyor”</strong></p>
<p>“Antidepresan kullanımının günden güne arttığını” vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Akla ilk olarak ‘Ruhsal bozukluklarda artış mı var?’ diye bir soru gelebilir. Bu durum ruhsal bozuklukların arttığı anlamına gelmemektedir. Aslında toplumun ruh sağlığına bakışı ile ilgilidir. Artık toplumumuzun ruh sağlığına daha fazla dikkat edip bu konuda yardım alıyor olması ile ilgilidir.” dedi.</p>
<p><strong>“Sadece depresyonda değil anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlarda da kullanılıyor”</strong></p>
<p>Her geçen gün ruh sağlığı ile ilgili personellerin artıyor olmasının da bunda etkili olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Bir diğer akla gelen şey ise depresyondur. Antidepresanlar depresyonun tedavisinde kullanılıyor. Fakat sadece depresyonda değil anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu ya da obsesif kompulsif bozukluklarda da kullanılabiliyor. Ayrıca ruhsal bozukluklarda değil nörolojik hastalıklarda da kullanılıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Stres kaynaklı mı?</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), ruhsal bozuklukların hemen hepsinde stresin önemli bir faktör olduğunu belirterek, “Stresin süresi arttıkça kişi kendisini tükenmiş hissedebiliyor. Bu tükenmişlik hissi de depresyona ya da diğer ruhsal bozukluklara sebebiyet verebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Hangi durumlarda ilaç kullanılmalı?</strong></p>
<p>Artık işlev kaybına yol açabilecek kadar derin bir ruhsal bozuklukta ilaç kullanılması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Bozukluk; kişinin işlevselliğini engellediğinde, ikili ilişkilerde sorun yarattığında, sosyal ve akademik alanda işlevselliği bozulduğunda ilaç tedavisi yapılır.” dedi.</p>
<p><strong>Arkadaş önerisiyle antidepresan kullanımı</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), kişinin kendi kendine antidepresan kullanmaması gerektiğini ifade ederek, “Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması tehlikelidir. Burada tehlikeli olan ilaç değil yanlış kullanımdır. Yanlış kullanıldığında oldukça üzücü sonuçlar ortaya çıkabiliyor. İlaçlar kişiye özgüdür. Kişinin ne zaman, ne kadar, hangi aralıklarla, ne düzeyde kullanacağı oldukça önemlidir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Antidepresan kullanımının sebebi nedir?</strong></p>
<p>Antidepresan kullanımının genelde ruhsal bozukluk kaynaklı olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Mourat Gıousouf Chouseın (Murat Yusuf Hüseyin), “Fakat bunun stres verici faktörleri söz konusudur. Örneğin; ekonomik kaygılar, ikili ilişkilerdeki zorluk, kaygı, korku, belirsizlik, toplumsal olayların kişinin üzerinde bıraktığı etkiler olabilir. Toplumsal olaya örnek verecek olursak depremin hem deprem bölgesinde yaşayan insanları hem de depremi medyadan takip eden insanları etkilediğini örnek verebiliriz. Kişilerin bu durumdan etkilenmesi de strese yol açmakta ve ruhsal bozukluğa sebep olabilmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmani-uyardi-arkadas-ya-da-cevre-onerisi-ile-antidepresan-kullanilmasi-cok-tehlikeli-440809">Uzmanı uyardı! Arkadaş ya da çevre önerisi ile antidepresan kullanılması çok tehlikeli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AVM&#8217;lerde boşluğa her kat hizasından ağ çekme önerisi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/avmlerde-bosluga-her-kat-hizasindan-ag-cekme-onerisi-435201</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:36:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[avmlerde]]></category>
		<category><![CDATA[boşluğa]]></category>
		<category><![CDATA[çekme]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[hizasından]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alışveriş merkezleri gibi yüksek boşluklara sahip alanlarda alınacak önlemler ve güvenlik tedbirlerine işaret eden uzmanlar, aynı yerlerdeki intiharların gazete haberlerinde yer almasının fikir verdiğine dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avmlerde-bosluga-her-kat-hizasindan-ag-cekme-onerisi-435201">AVM&#8217;lerde boşluğa her kat hizasından ağ çekme önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alışveriş merkezleri gibi yüksek boşluklara sahip alanlarda alınacak önlemler ve güvenlik tedbirlerine işaret eden uzmanlar, aynı yerlerdeki intiharların gazete haberlerinde yer almasının fikir verdiğine dikkat çekiyor. Atrium tipi AVM’ler gibi kolaylıkla girilebilen, çok yüksek boşlukları olan, kolayca aşılabilen korkulukları olan yerler için önlem alınması gerektiğini vurgulayan İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan,</strong> <strong>Atrium tipi açık alanları olan AVM’lerde “Boşluğa her kat hizasından ağlar çekmek gerektiği” önerisinde bulundu.</strong></p>
<p><strong> </strong>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, alışveriş merkezlerinde son dönemde artan intihar vakaları nedeniyle alınması gereken önlemleri anlattı.</p>
<p><strong>AVM’lerdeki intihar vakaları dünyada da artıyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, tüm dünyada AVM’lerde intihar vakalarının endişe verici şekilde yükseldiğini dile getirerek, “Vakaların hepsinde kurbanın atladığı alışveriş merkezi alanı, ölçeklenmesi kolay, alçak korkuluklara sahip, çok katlı, bazen 6 kat yüksekliğinde bir atriyumdu.” dedi.</p>
<p>İntiharların ‘Planlı mı, yoksa plansız bir anda doğal gelişen bir olay sonucu mu oldu?’ ve ‘Kişi daha önce depresif bir halde mi, değil mi?’ sorularının yanıtının çok önemli olduğunu da ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, şunları söyledi:</p>
<p>“Planlı intihar kesin sonuç ister. Araç; bir silah, bir zehir, bir tıbbi ilaç olabilir, temini zor, para gerektirebilir. Nehir ve boğaz üzerinden suya ve denize atlamalar alınan önlemler ile çok azaldı. Ya aşılması gereken korkuluklar yükseltildi ya da kameralar kondu. ‘Köprüde duramazsın’ gibi ek yasaklar kondu, geçişi engelleyecek barikatlar kondu. Yüksek katlı inşaat intiharlarını önlemek için de şantiye alanına girişi yasaklayan önlemler konuldu.</p>
<p><strong>Gazete haberleri fikir veriyor!</strong></p>
<p>AVM’lerdeki intiharlar daha önceden pek planlanmış gibi durmasa da yıllar içinde aynı yerdeki intiharların gazete haberlerinde yer alması yine de yer konusunda fikir vermedi diyemeyiz. Fakat Atrium tipi AVM’ler gibi kolaylıkla girilebilen, çok yüksek boşlukları olan, kolayca aşılabilen korkulukları olan yerler için önlem alınması gerekiyor.”</p>
<p><strong>AVM’lerde alınması gereken önlemler neler olmalı?</strong></p>
<p>İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Atrium tipi açık alanları olan AVM’lerde “Boşluğa her kat hizasından ağlar çekmek gerektiği” önerisinde bulunarak, “Kat kenar boşluğu, genelde görüntüyü bozmamak için camdan yapılan korkulukların aşılmaması için yüksekliğini artırmak da İSG olarak uygulanabilir önlemler olarak gözüküyor.”</p>
<p>Ağ ve korkuluk yükseltmesi yapılana kadar ek önlemler alınmasının gerekliliğine işaret eden İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Dünyada alınan önlemlere bakılınca; daha fazla güvenlik görevlisi, AVM’lerdeki intiharlar daha çok gençlerde olduğu için genç ziyaretçilere yönelik daha sıkı kısıtlamalar, banklar, kanepeler, su çeşmeleri ve insanların alışveriş dışında bir şeyler yaparak bir araya gelebileceği diğer alanlar kaldırıldı.” dedi.</p>
<p><strong>AVM personeli, AVM intiharları konusunda bilgilendirilmeli… </strong></p>
<p>İSG Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Biz İSG olarak; ağ, korkuluk ve bu önlemlere ek olarak, intihar için gelen kişiyi önceden tahmin etmek ve izlemek, acil müdahale yapabilmek maddesini de eklemeyi teklif ediyoruz. Yalnız gelen (ailece de gelebilir tabii ki ama az ihtimal), kılık kıyafeti, hareketleri şüphe uyandıran, kimlik göstermede zorluk çıkaran, çanta, cüzdan gibi şeyleri yanında taşımayana dikkat edilmeli. AVM güvenlik personeline AVM intiharları konusunda bilgi verilmeli, farkındalık yaratılmalı. Onlar tarafından bildirim yapılan kişiler içeride de kameralar ile izlenmelidir. Korkuluklara yakınlığı, aşağıya bakmalar acil eylem yapmayı gerektirebilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/avmlerde-bosluga-her-kat-hizasindan-ag-cekme-onerisi-435201">AVM&#8217;lerde boşluğa her kat hizasından ağ çekme önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkese 6 ayda bir rutin diş kontrolü önerisi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/herkese-6-ayda-bir-rutin-dis-kontrolu-onerisi-435121</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayda]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[herkese]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[rutin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435121</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş hekimliğinde ağız içi muayene ile sağlık sorunlarının erken teşhisi ve doğru tedavi planlaması sağlanıyor. Ağız ve diş ile ilgili problemlerin her zaman belirti vermeyebildiğini dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Bu nedenle 6 aylık periyotlarla rutin diş hekimi kontrolleri ve muayeneleri herkese önerilmektedir.” dedi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/herkese-6-ayda-bir-rutin-dis-kontrolu-onerisi-435121">Herkese 6 ayda bir rutin diş kontrolü önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diş hekimliğinde ilk muayene, tanı ve tedavi planlamasının önemi…</strong></p>
<p><strong>Diş hekimliğinde ağız içi muayene ile sağlık sorunlarının erken teşhisi ve doğru tedavi planlaması sağlanıyor. Ağız ve diş ile ilgili problemlerin her zaman belirti vermeyebildiğini dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Bu nedenle 6 aylık periyotlarla rutin diş hekimi kontrolleri ve muayeneleri herkese önerilmektedir.” dedi. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisinden Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, ağız, diş ve çene radyolojisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Hastanın iyi bir sağlık hizmeti alması</strong></p>
<p>Ağız, diş ve çene radyolojisinin hastaların ilk başvuruları sonrası gerekli radyolojik ve laboratuvar tetkikleriyle beraber tanı, teşhis ve tedavi planlamalarının yapıldığı ve ilgili bölümlere yönlendirildiği bir diş hekimliği dalı olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Bu bölüm hastaların ilk muayenelerinin yapıldığı yerdir. Ağız içi muayene bulguları, ciddi hastalıkların belirtisi olabiliyor. Baş boyun bölgesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, doğru tedavi yönteminin planlamasının yapılması, hastanın iyi bir sağlık hizmeti alması açısından önemli bir adım.” dedi.</p>
<p><strong>Tıbbi öykünün detaylı öğrenilmesi</strong></p>
<p>Burada muayene sırasında hastanın mevcut hastalıkları ve geçmiş hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve tıbbi öyküsünün detaylı bir şekilde öğrenildiğini ve diş hekimliği açısından risk oluşturabilecek sağlık problemleri sorgulandığını da anlatan Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Eğer herhangi bir sağlık problemi varsa hasta, ilgili tıbbi birime yönlendirilip doktoru ile konsültasyon yapılır.” dedi.</p>
<p><strong>Hastayı radyasyondan koruma</strong></p>
<p>Radyolojik tetkikler öncesi hastayı radyasyondan korumak adına gerekli tedbirlerin alındığını da dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, “Kurşun önlük ve tiroit koruyucu yakalık gibi tedbirlerle hastalar radyasyondan en iyi şekilde korunur. Radyolojik tetkiklerle beraber implant planlamaları, çürüklerin tespiti, periodontal hastalıklara bağlı kemik kayıplarının tespiti, ortodontik tedavi öncesi çene içlerinin belirlenmesi, bir ağrıya neden olan lezyonun hangi dişten kaynaklandığı gibi birçok alanda hastaya özel tanı konulması yapılır.” dedi.</p>
<p><strong>Ağız ve diş ile ilgili problemler her zaman belirti vermeyebiliyor</strong></p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Baki Meşe, ağız ve diş ile ilgili problemlerin her zaman belirti vermeyebildiğini de dile getirerek, “Bu nedenle 6 aylık periyotlarla rutin diş hekimi kontrolleri ve muayeneleri herkese önerilmektedir.” sözlerine ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/herkese-6-ayda-bir-rutin-dis-kontrolu-onerisi-435121">Herkese 6 ayda bir rutin diş kontrolü önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme mastektomisi sonrası psikoterapi önerisi… Kanserli memenin alınması kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-mastektomisi-sonrasi-psikoterapi-onerisi-kanserli-memenin-alinmasi-kadinlarda-ruhsal-dengeyi-derinden-sarsabiliyor-429972</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Dec 2023 09:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alınması]]></category>
		<category><![CDATA[dengeyi]]></category>
		<category><![CDATA[derinden]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda]]></category>
		<category><![CDATA[kanserli]]></category>
		<category><![CDATA[mastektomisi]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[memenin]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal]]></category>
		<category><![CDATA[sarsabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanser başlı başına varoluşsal kaygıları gündeme getiren bir hastalık iken meme kanseri söz konusu olduğunda fiziksel görünümdeki değişimler kadın ruh sağlığını derinden etkiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-mastektomisi-sonrasi-psikoterapi-onerisi-kanserli-memenin-alinmasi-kadinlarda-ruhsal-dengeyi-derinden-sarsabiliyor-429972">Meme mastektomisi sonrası psikoterapi önerisi… Kanserli memenin alınması kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanser başlı başına varoluşsal kaygıları gündeme getiren bir hastalık iken meme kanseri söz konusu olduğunda fiziksel görünümdeki değişimler kadın ruh sağlığını derinden etkiliyor. Kanserli memenin alınması anlamına gelen mastektominin yalnızca bir uzuv kaybı değil, kadınlığı temsil eden bir organın yitimi anlamına geldiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Yaşamda varlığını sürdürmeye dair kaygıların yönetildiği, depresif yakınmaların ele alındığı, iç motivasyonun yüksek tutulmaya çalışıldığı ve sosyal desteğin yapılandırıldığı bir psikoterapi süreci planlanabilir.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, meme mastektomisinin kadınların ruhunda yarattığı etkiye ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Yalnızca bir uzuv kaybı değil</strong></p>
<p>Kanserin başlı başına varoluşsal kaygıları gündeme getiren bir hastalık iken meme kanseri söz konusu olduğunda fiziksel görünümdeki değişimlerin kadın ruhsallığını etkilediğini söyleyen Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Meme kanserinin tedavisindeki müdahalelerden biri olan mastektomi, en anlaşılabilir haliyle kanserli memenin alınması anlamına gelir. Bu cerrahi uygulama yalnızca bir uzuv kaybı değil, kadınlığı temsil eden bir organın yitimi ile kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Beden imajına dair algısını olumsuz etkiliyor</strong></p>
<p>Hastalığın kendisi her ne kadar yaşamı tehdit etse ve yaşamın devamlılığı için mastektominin gerekli görüldüğü durumlar olsa da bu yöntemin de zorlayıcı yanlarının olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Mastektomi ile birlikte bireyin cinsel hayatı, beden imajına dair algısı, işlevselliği, özgüveni ve yakın ilişkileri üzerinde olumsuz etkilere neden olması mümkün.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kadınların duygusal açıdan sürece hazır olmasını beklemek gerçekçi değildir</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, fizyolojik açıdan birtakım değişiklikler yaşayan bireyin ruhsal açıdan da aynı kalmamasının beklenen bir durum olduğunu da söyleyerek, “Ancak birey süreç hakkında ne kadar bilgi sahibi olsa da duygusal açıdan sürece hazır olmasını beklemek gerçekçi değildir. Tedavi süreci, bir yandan hayatta kalmaya yönelik arzuların daha belirgin olduğu, diğer yandan hayatın sonlanabileceğine dair korkuların yaşandığı dalgalı seyredebilen bir dönemdir.” dedi.</p>
<p><strong>Psikolojik iyi oluşun da sağlanması bu tedavide kritik öneme sahip</strong></p>
<p>Bu süreçte en iyi gelebilecek destek bireyin yakınlarıyla sağlanabildiğini de ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, şunları anlattı:</p>
<p>“Hem bireyin hem de yakınlarının psikolojik destek almaları bu sürecin iyi yönetilmesi açısından sıklıkla önerilir. Fizyolojik iyi oluşu hedeflerken, psikolojik iyi oluşun da sağlanması bu tedavide kritik öneme sahiptir. Yaşamda varlığını sürdürmeye dair kaygıların yönetildiği, depresif yakınmaların ele alındığı, iç motivasyonun yüksek tutulmaya çalışıldığı ve sosyal desteğin yapılandırıldığı bir psikoterapi süreci planlanabilir. Psikolojik dayanıklılığın desteklenmesiyle birlikte bireyin işlevselliğinin de korunması oldukça önemlidir. Tıbbi tedaviyi aksatmadan, özellikle bireye iyi gelen günlük rutinlerinin devam ettirilmesi uygun olacaktır.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-mastektomisi-sonrasi-psikoterapi-onerisi-kanserli-memenin-alinmasi-kadinlarda-ruhsal-dengeyi-derinden-sarsabiliyor-429972">Meme mastektomisi sonrası psikoterapi önerisi… Kanserli memenin alınması kadınlarda ruhsal dengeyi derinden sarsabiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hipertansiyona karşı 7 yaşam tarzı önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hipertansiyona-karsi-7-yasam-tarzi-onerisi-390892</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jul 2023 08:54:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyona]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=390892</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kan basıncı yüksekliği anlamına gelen hipertansiyon; kalp yetmezliği, kalp krizi, atriyal fibrilasyon gibi bazı ritim bozuklukları, kronik böbrek hastalığı gibi çeşitli rahatsızlıklar için önlenebilir risk faktörlerinin başında geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipertansiyona-karsi-7-yasam-tarzi-onerisi-390892">Hipertansiyona karşı 7 yaşam tarzı önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kan basıncı yüksekliği anlamına gelen hipertansiyon; kalp yetmezliği, kalp krizi, atriyal fibrilasyon gibi bazı ritim bozuklukları, kronik böbrek hastalığı gibi çeşitli rahatsızlıklar için önlenebilir risk faktörlerinin başında geliyor. Kişide yüksek kan basıncı gelişimine zemin hazırlayabilecek birçok risk faktörünün bulunduğunu hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ersin Özen, “İlerleyen yaş ve ailede hipertansiyon hastası bulunması hipertansiyon gelişimi için riskli kabul edilen faktörler arasında yer alıyor. Bu durumlar dışında aşırı kilolu, fiziksel aktivite yapmayan ya da tütün kullanan kişiler de hipertansiyon gelişimi açısından riskli kabul edilen grup içerisinde değerlendirilir” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Kişide kan basıncının yükselmesine neden olabilecek durumların birincil ve ikincil nedenler olmak üzere 2 grupta incelendiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ersin Özen “Birincil hipertansiyon kişideki yüksek kan basıncının oluşmasına neden olabilecek durumun tespit edilememesi halinde kullanılan bir terimdir. Birincil hipertansiyon klinik olarak zaman içerisinde yavaş yavaş gelişme eğilimindedir. İkincil hipertansiyon ise kişideki yüksek kan basıncının belirli bir sağlık durumunun bir sonucu olarak ortaya çıkması anlamına geliyor. Birincil hipertansiyondan farklı olarak, bir neden sonucunda sekonder olarak gelişen yüksek kan basıncı ani olarak yükselir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Çeşitli rahatsızlıklar ve bazı ilaç veya maddelerin kullanımı sonrasında ikincil hipertansiyonun ortaya çıkabildiğini vurgulayan Dr. Ersin Özen, “Obstrüktif uyku apnesi, böbrek rahatsızlıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, tiroit rahatsızlıkları, bebeğin anne karnında olduğu dönemde meydana gelen damar gelişimi ile ilgili anormallikler, doğum kontrol ilaçları, soğuk algınlığının tedavisinde kullanılan ilaçlar ve bazı ağrı kesicilerin kullanımı hipertansiyona sebep olabilir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hipertansiyon belirtileri</strong></p>
<p>Hipertansiyonun genellikle gelişme aşamasındayken sinsi ilerleyen ve kişilerde herhangi bir belirtiye neden olmadan varlığını sürdürebilen bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren Dr. Ersin Özen, “Yüksek kan basıncına dair belirtilerin belirgin hale gelmesi bazı kişilerde hipertansiyon gelişiminden yıllar sonra ortaya çıkar. Kişide ciddi bir hipertansiyon varlığına işaret edebilecek birçok belirti ve bulgu var. Bunlar baş ağrısı, nefes darlığı, burun kanaması, kızarma, sersemlik, göğüs ağrısı, görme ile ilgili problemler, idrarda kan varlığı” dedi.</p>
<p><strong>Hipertansiyonun uzun dönem tedavisinde yaşam tarzı değişikliği şart</strong></p>
<p>Rutin fizik muayene esnasında hekim tarafından gerçekleştirilen kan basıncı ölçümlerinin normalden daha yüksek olarak tespit edilmesi ve bu durumun ilerleyen günlerde yapılan ölçümlerde de tespit edilmesi halinde kişide hipertansiyon varlığının ortaya konabildiğini söyleyen Dr. Ersin Özen sonrasında gerekli tedavilerin uygulanmaya başladığını dile getirdi. Dr. Ersin Özen, hipertansiyonun uzun dönem yönetimi ve tedavisinde en önemli aşamalardan 7 yaşam tarzı değişikliğini şöyle paylaştı:</p>
<p>•    Sağlıklı ve dengeli beslenme</p>
<p>•    Düzenli fiziksel aktivite</p>
<p>•    Vücut ağırlığının sağlıklı kabul edilen sınırlara çekilmesi</p>
<p>•    Aktif ya da pasif olarak tütün dumanına maruz kalınmasının sonlandırılması</p>
<p>•    Başarılı stres yönetimi</p>
<p>•    Beslenmeyle birlikte alınan tuz miktarının kısıtlanması</p>
<p>•    Kafein içeriğine sahip ürünlerin tüketiminin sınırlandırılması</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipertansiyona-karsi-7-yasam-tarzi-onerisi-390892">Hipertansiyona karşı 7 yaşam tarzı önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan kira artışlarına çözüm önerisi; kontratlar E-Devlet üzerinden yapılsın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-kira-artislarina-cozum-onerisi-kontratlar-e-devlet-uzerinden-yapilsin-384265</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 12:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artışlarına]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[edevlet]]></category>
		<category><![CDATA[kira]]></category>
		<category><![CDATA[kontratlar]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinden]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan]]></category>
		<category><![CDATA[yapılsın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konut kiralarında yaşanan artış ülke gündeminden düşmüyor. Uzmanlar çeşitli öneriler yaparken yeni Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un önündeki en acil kanun taslaklarından birisi de Kira Kanunu düzenlemesi olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-kira-artislarina-cozum-onerisi-kontratlar-e-devlet-uzerinden-yapilsin-384265">Uzmanlardan kira artışlarına çözüm önerisi; kontratlar E-Devlet üzerinden yapılsın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konut kiralarında yaşanan artış ülke gündeminden düşmüyor. Uzmanlar çeşitli öneriler yaparken yeni Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un önündeki en acil kanun taslaklarından birisi de Kira Kanunu düzenlemesi olacak. Kulislere yansıyan bilgilere göre konut kira artış oranını yüzde 25 ile sınırlayan düzenlemenin süresi bir yıl daha uzatılacak. Kiracılar düzenlemenin 1 Temmuz’dan önce yasalaşmasını beklerken, kiraları piyasasının çok altında kalan ev sahipleri sınırlamaya isyan ediyor. Ev sahipleri de haklarını koruyan adil bir düzenleme istiyorlar. İşyeri sahipleri ise konutlar gibi işyerlerinin kira parasına da artış sınırı getirilmesini talep ediyor. Taslak düzenlemedeki en çarpıcı nokta ise, fahiş kiranın suç haline getirilmesi. Düzenlemenin caydırıcı olması adına evini piyasa rayicinin üzerinde fahiş fiyata kiraya veren ev sahipleri artık sanık olarak hâkim karşısına çıkacaklar. Ev sahipleri tutuklu şekilde 1-3 yıl hapisle yargılanıp cezalandırılabilecekler. Konuyu değerlendiren Tügem Yönetim Kurulu Üyesi, İnşaat Yüksek Mühendisi Dr. Mustafa Koçak, Konut kiralarının düşürülmesi için yapılması gereken çalışmaları anlattı. Öncelikle ekonomide atılacak adımlarla enflasyonun düşürülmesi gerektiğini söyleyen Koçak, “Bunun dışında kira değer haritasının çıkarılması ve kira fiyatlarının kontrol altında tutulması gerekmektedir. Mevcut kiraların e-devlet üzerinden yapılması değer haritası ve kontrol açısından faydalı olacaktır. Yine bununla birlikte kiralık daire arzının artırılması gerekiyor. Türkiye artan bir nüfusa sahip bu yüzden sürekli yeni konut arzı ihtiyacı doğmaktadır. Özellikle kentsel dönüşüm uygulamaları ile birlikte de malikler binası yenilene kadar geçici olarak kiralık daireye geçmek durumundalar, bu da yine kiralık konut ihtiyacını artıran unsurlardan diğeri” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>“KİRADA YÜZDE 25 SINIRI EVLERİN BOŞ KALMASINA NEDEN OLUYOR”</p>
<p>Boş bırakılan dairelerin kiralık konut arzını düşürdüğünü bunun da fiyatların yükselmesine yol açtığına dikkat çeken Mustafa Koçak, “Burada sorulması gereken soru daireler neden boş bırakılıyor?</p>
<p>Konutlarda 1 yıldır uygulanan %25 sınırı mülk sahiplerinin evlerini boş tutmasına sebep olmaktadır. Çünkü mülklerini kiraya verdiklerinde 1 yıl sonra kiralarının çok düşük kalacağını, bununla birlikte evi satmak istediklerinde satamayacaklarını düşündükleri için evleri boş tutmaktadırlar. Yine bununla birlikte her ne kadar kira kontratlarında süre 1 yıl da yazsa, borçlar kanununa göre mülk sahipleri kiracıları ancak dava yolu ile tahliye edebilmektedir. Bunun da bazı şartları vardır. Tahliye sürecinin de uzun olması mülk sahiplerinin yine evlerini kiraya verme konusunda tedirgin etmektedir” dedi.</p>
<p>“TALEP DÜŞSEDE FİYATLAR GERİ GELMİYOR”</p>
<p>Yabancıya konut satışı ve kiralamasında son 6 ayda ciddi bir düşüş olduğunu söyleyen, Koçak, “Yabancı müşteri talebi artık eskisi gibi değil. Ancak bugün fiyatların bu kadar yüksek olması geçen 5 yılda yapılan hatalardan kaynaklanmaktadır. Son 5-10 yıl içinde, yabancıya daha yüksek bir fiyattan mülk satma veya daha yüksek fiyattan mülk kiralama söz konusu olduğundan bu fiyatlar emsal teşkil etmiş ve ister istemez konut pazarını da yukarı yönlü etkilemiştir. Enflasyonla birlikte de yükselen fiyat, talebin düşmesiyle birlikte dahi geri gelmiyor ve yükselmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>“KONUT ARZINI PLANLAMA İLE ARTIRMAK GEREKİYOR”</p>
<p>Konut arzı için özellikle büyük şehirlerde doğru bir şehir planlaması ve nüfus planlaması ile birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Mustafa Koçak, “Bu planlamalar yapılmadan yapılacak inşaatlar ilerleyen dönemlerde trafik, kalabalık, işsizlik, sosyal donatılardaki yetersizlikler gibi sorunları ortaya çıkarıyor. Kiralık konut arzının artırılabilmesi için, kiralamaya yönelik konutların üretilmesi ve konutların da kiralarının kontrol altında tutulması faydalı olacaktır. Bu tür konutların sayılarının artması ile birlikte de uygun fiyatlı kiralık konut arzı artacak ve diğer mülklerin de fiyatlarının yükselmesini engelleyecektir” diye konuştu.</p>
<p>“KONUT FİYATLARINDA DÜŞÜŞ BEKLEMİYORUM”</p>
<p>Önümüzdeki dönemde konut fiyatlarında düşüş olmayacağını söyleyen Koçak, “Taleplerdeki bu düşüş normal şartlarda fiyatın düşmesini gerektirir. Ancak yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki artış gibi etkenler, konut fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor. Konut fiyatları önümüzdeki dönemde de yükselmeye devam edecek, ancak yükselme hızında bir düşüş olacak. Konut fiyatlarına etki eden birden çok unsur bulunmaktadır. Sadece bir tanesini uygulamak fiyatlara bir süre olumlu anlamda etki etse de yine eski halini alacak ve fiyatlar artmaya devam edecektir. Bu yüzden fiyata etki eden tüm unsurları ortadan kaldırmak veya iyileştirmek gerekmektedir” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-kira-artislarina-cozum-onerisi-kontratlar-e-devlet-uzerinden-yapilsin-384265">Uzmanlardan kira artışlarına çözüm önerisi; kontratlar E-Devlet üzerinden yapılsın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem bölgesinden iş gücünün göç etmemesi için çift maaş önerisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinden-is-gucunun-goc-etmemesi-icin-cift-maas-onerisi-353584</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Mar 2023 11:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinden]]></category>
		<category><![CDATA[çift]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[etmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[gücünün]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[maaş]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=353584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk iş dünyası 2023 yılı iş programlarının tamamında eksenine Kahramanmaraş depremlerinin yaralarını sarmayı koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinden-is-gucunun-goc-etmemesi-icin-cift-maas-onerisi-353584">Deprem bölgesinden iş gücünün göç etmemesi için çift maaş önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk iş dünyası 2023 yılı iş programlarının tamamında eksenine Kahramanmaraş depremlerinin yaralarını sarmayı koydu.</p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nin Ekonomi Gazetesi iş birliğinde, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlediği Ege İhracat Buluşmaları-Manisa Toplantısının tek gündem maddesi deprem oldu. </p>
<p>Deprem bölgesinden nitelikli iş gücünün göçünün, bölgede üretkenliği düşüreceği, bunun için geçici barınma ihtiyacının hızlı bir şekilde karşılanması ve çalışanlara birisi işverenler, birisi de devlet tarafından çift maaş ödenmesine olanak sağlayan bir teşvik sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğinin altı çizildi. </p>
<p>Toplantıda konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, deprem bölgesindeki illerde ortaya çıkacak üretim ve ihracat açığını kapatmak için deprem bölgesi dışındaki illere iki kat sorumluluk düştüğüne işaret etti.</p>
<p>“7,7’lik depreme uykuda yakalanan 15 milyon insanımızın bazıları bir daha hiç uyanamazken, hayatta kalanlarda gözlerini büyük bir kaosa ve bilinmezliğe açtı” tespitinde bulunan Eskinazi, “6 Şubat sabahından itibaren tüm mesaimizi depremin yaralarını sarmaya vakfettik. İlk andan itibaren bugüne kadar depremi konuşmadığımız, deprem için çalışmadığımız 1 dakika bile yok. Tüm olanaklarımızı deprem bölgesine yönlendiriyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kalıcı konutlar için bilim insanlarına kulak verelim</strong></p>
<p>Deprem bölgesinde kalıcı konutların inşasında bilim insanlarının görüşleri doğrultusunda adımlar atılması çağrısında bulunan Eskinazi, sözlerini şöyle sürdürdü; “Depremin yaralarını sarmak için 24 saat çalışırken, bir yandan da ihracat yapmaya devam etmek zorundayız. Zira, depremin vurduğu 11 ilimizin ortaya çıkacak üretim ve ihracat açıklarını da diğer iller kapatmak zorundayız. Ege İhracatçı Birlikleri olarak şubat ayında ihracatımızı yüzde 5 artırmayı başardık. 1 milyar 511 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Manisa; Sanayi ve tarımsal üretimin ve ihracatının güçlü olduğu bir ilimiz. 2023 yılının ilk iki ayında 749 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2023 yılında Manisa’nın ihracatta 6 milyar doları geçmesini bekliyoruz.”</p>
<p>Manisa’nın ulaşım kolaylığı, başarılı organize sanayi bölgeleri, enerji sorunu yaşamaması, İzmir Limanı’na demiryolu ile uygun maliyetli yük taşımacılığı, gıda sanayine uygun zengin ürün deseni ve verimli toprakları, yetişmiş insan gücü, İzmir gibi büyük bir metropole yakınlığı gibi pek çok avantaja sahip olduğuna temas eden Eskinazi, “Manisa, yabancı yatırımcı açısından da cazip bir noktada. İzmirli sanayiciler ve ihracatçılar olarak Manisa’yı yatırımlarımız için genişleme bölgesi olarak görüyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p><strong>Yılmaz; “6 şubat depremleri bir milat olmalı”</strong></p>
<p>Kahramanmaraş depremlerinin, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu bir kez daha hatırlattığını dile getiren Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, “Çare için çaba göstermek zorundayız. Böyle devam edemez. Hiçbir şey eskisi gibi olmamalı. 6 şubat depremi bir milat olmalı. “6 şubat öncesi ve sonrası diye”. Hep birlikte el ele, top yekün bir seferberlik ile. Her alanda bunu başlatmamızın vakti geldi. Şehirlerimizi, binalarımızı, caddelerimzi, köprülerimizi, okullarımızı, camilerimizi ve yuvalarımızı kısaca her yeri bizi öldürmeyecek biçimde, yeniden tasarlamamız gerekiyor. Yeni bir inşa sürecine girmeliyiz. Ben sahip olduğumuz fiziki ve beşeri kaynaklarımız ile bunu başaracak güce sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bunu başarabiliriz. Ancak endişem şudur ki! Bütün bunları baştan inşa ederken, yani köprüleri, binaları, evleri yaparken, Depremle koybolduğunu fark ettiğimiz “iş ahlakını” bulabilir miyiz?” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Fabrika ayarlarımıza” dönmemiz gerekiyor tespitinde bulunan Başkan Yılmaz şöyle devam etti; “İşimizi layıkıyla yerine getirmemiz gerekiyor. Ahlak, ahlak… Kaybedersek zor buluruz. Bu “yeniden inşa sürecinde” önce yitirdiklerimizi bularak işe başlamamız geriyor. Şehirleri ve binaları sonra yapabiliriz… Önce atalarımızdan aldığımız mirasa daha fazla zarar vermeden, çocuklarımıza aktarmamız gerekiyor. Yoksa caddeleri, köprüleri okulları yaparız. Bunu yapmak çok zor değil. Yüzlerce yıl önce atalarımızın yaptıklarına bakmamız yeter. Yıkılmadıklarını görürüz. Aslında o yıkılmayan yapı değil, köprü değil, sahip oldukları iş ahlakıdır. Elbette bunun sadece insanların inisiyatifine bırakılacak bir konu olmadığını kabul ediyorum. Yetki ve sorumluluk anlamında yapılacak hukuki düzenlemeler, mutlaka yaptırımlarla birlikte yürümeli.”</p>
<p><strong>Yeşil ekonomiye üretim yapacak konuma gelmeliyiz</strong></p>
<p>Depremin tahribatını ortadan kaldırmaya mesai harcarken, dünyadaki gelişmelere de ayak uydurmamız gerektiğine vurgu yapan Manisa TSO Başkanı Mehmet Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde ülke olarak, birkaç konuda daha çok çalışmamız gerektiğine inanıyorum. Bunların başında “yeşil ekonomi” geliyor. Yeşil ekonomi hayali, uzakta olan, olursa olur, olmazsa olmaz bir konu değil. Kapımızda ve biz ne kadar hazırız? Açıkçası endişelerim var. Eğer sürdürülebilir, yenilenebilir ve tabiata uyumlu olarak üretim yapabilirsek ayakta kalacağız. Yapamazsak başta AB pazarı olmak üzere pazar kaybına uğrayacağız. Bu öyle uzak bir tarihte değil, yakında olacak. Rakiplerimiz AB mutabakatına karşı kendi yeşil dönüşüm planlarını uygulamaya başladı bile. Malum, AB yeşil mutabakatı yeşil ekonomiyi zorunlu kılıyor. Su ayak izi, karbon ayak izi, enerji verimliliği gibi zorunlulukları her an önümüze çıkarıyor.  Mutabakatı uygulamak kolay değil, ancak başka şansımz da yok. Klasik bir görüştür. “Her kriz bir fırsat olabilir” diye. Yeşil dönüşüm yolunda yapılacak her çalışma ekonomimizi rekabetçi kılar. Yeşil mutabakat, ekonomimize çağ atlatma imkanı verebilir. Türkiye bu dönüşümü yapacak güçtedir. Ancak bu konuda daha hızlı hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum” diyerek sözlerini bitirdi.</p>
<p><strong>Timurhan: “İhracatın yüzde 90’ını yapan illerde 34 noktada varız”</strong></p>
<p>Türk ihracatçılarını uluslarası rekabette desteklemek, bu ülkemizden daha fazla mal ve hizmet ihracatı yapılmasına katkıda bulunmak için çalıştıklarını dile getiren Türk Eximbank Ege Bölge Müdürü Gülom Timurhan, ihracatçılara doğrudan temas etmek, ihtiyaçlarını yerinde ve daha hızlı karşılayabilmek amacıyla toplam 23 şube 11 irtibat ofisi olmak üzere 34 farklı noktada, Türkiye’nin ihracatının yüzde 90’dan fazlasını yapan illerde hizmet sağladıklarını anlattı.</p>
<p>“2022 yıl sonu itibariyle ihracatçılarımıza 19,6 milyar dolar kredi desteği sağladık” diyen Timurhan, “Kısa vadeli ihracata hazırlık kredilerinin yanı sıra orta ve uzun vadeli ihracata yönelik işletme finansmanını ve yatırım kredileri ile ihracatçılarımızın finansman kredilerine çözüm üretiyoruz. Aynı zamanda ülkemizin en büyük alacak sigortası kuruluşuyuz. 2022 yıl sonu itibariyle sigortalanan ihracat alacakları tutarı 25,4 milyar dolar. Eximbank olarak Türki ihracatçısının vadeli mal ve hizmet satışından doğan ihracat alacaklarının tahsilat riskini alacak sigortası ile güvence altına alıyoruz. Bankamızın 2022’de ihracatçılarımıza nakdi kredili alacak sigortası ürünü ile sağladığı toplam destek 45 milyar dolara ulaştı. Aktif yaralanan ihracatçıların sayısı 16 bine yaklaştı. Kobilerin payının artırılması doğrultusunda bankamız hizmetlerinden faydalanan ihracatçılar içerisinde KOBİ’lerin payı 2022’de yüzde 81’e yükseldi. Amacımız Türk Eximbank imkanlarını çok daha fazla ihracatçıya ulaştırmak” dedi.</p>
<p><strong>Manisa’nın ihracat şampiyonları ödüllerini aldı</strong></p>
<p>Ege İhracat Buluşmaları – Manisa Toplantısı, EİB üyeleri arasında Manisa’dan en fazla ihracat yapan 5 firmanın ödüllendirildiği “Manisa İhracatının Yıldızları Ödül Töreni”ne de ev sahipliği yaptı.</p>
<p>EİB üyeleri arasında 2022 yılında Manisa’nın ihracat şampiyonu Mıtsubıshı Electrıc Turkey Klima Sistemleri Üretim Anonim Şirketi olurken, ikincilik ödülü SCHNEIDER Elektrik San. ve Tic. A.Ş.’ye gitti.</p>
<p>Imperıal Tobacco Sigara ve Tütüncülük San. ve Tic. A. Ş., Manisa’dan en çok ihracat yapan üçüncü firma ödülünü alırken, Manisa’nın dünyaca ünlü çekirdeksiz kuru üzümünü ihraç eden Özgür Tarım Ürünleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. Manisa’nın ihracat şampiyonları arasında dördüncü sırada kendine yer buldu.</p>
<p>Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşletmeleri San. Tic. A.Ş.’de Manisa’dan en çok ihracat yapan beşinci firma ödülünü aldı.</p>
<p>Moderatörlüğünü Ekonomi Gazetesi İstihbarat Şefi Aysel Yücel’in yaptığı panelde, Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Yayın kurulu Başkanı Şeref Oğuz, deprem bölgesindeki gözlemlerini aktarırken, sanayicilerin taleplerini dile getirdiler.</p>
<p>Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Pazarcık depreminde Malatya’da kent merkezinin ciddi anlamda yıkıldığını, Elbistan depreminde de ticaret merkezinin yerle bir olduğunu, Antakya’da 1 Mart itibariyle GSM operatörlerinden sadece 10 bin sinyal alındığını, bunun 2 bini yardım için gelen görevliler ve gazeteciler olduğunu aktardı.</p>
<p>“Kahramanmaraş’ta OSB’de fabrika binaları sağlam ancak sarsıntıyla bozulan makinelerin toparlanması zaman alacak” diyen Munyar, “2 OSB ciddi zarar almış. İki küçük sanayi sitesi yok olmuş durumda. 2 bin atölye yok oldu. 1999 depreminden ders alınmadı. Felaket anlarında birbirimize ulaşarak destek, organize olmamız ve bunların hazırlığını yapmamız gerekiyor. 100 bin kişinin hayatını kaybetmiş olabileceği söyleniyor. Birtakım büyük bedeller ödendi. Bölgeye ciddi teşvikler verilmeli. Bir takım cazibelerle yapılabilir. Kentlerden çıkan insanların tekrar dönmesini sağlamamız gerekiyor. Bunun için çift maaş önerisi var. Birini işverenin, birini devletin vermesi isteniyor. Şunu unutmayalım hiçbir kentin tüm ilçeleri tamamen yıkılmış değil. İlçe bazlı teşvik yapılması lazım ki gerçekten ihtiyacı olan yerlere gitsin. Fabrikaların ayağa kaldırılması için.” diye paylaştı.</p>
<p>“Sebepleri gidermeye harcamadığımız parayı sonuçların telafisi için harcayacağız” tespitinde bulunan Ekonomi Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Dr. Şeref Oğuz, “Bu tarz olaylardan çıkarılan dersleri bir yere yazıyoruz. Ancak bir müddet gündemde tuttuktan sonra unutuyoruz. Halbuki depremin öncesi, sırası ve sonrasına hazır olmalıyız. Unutup gideceğiz belki.. Yıkılan bir bina ile yıkılmayanın farkını gördük. Deprem değil cehalet öldürür, ahlaksızlık öldürür. Müteahhitler, suçluyoruz ama asıl önemlisi işleyen bir denetime ihtiyacımız var. Krizden sonra ekonomist darbeden sonra demokrat depremden sonra da jeolog oluyoruz. En büyük denetim şirketi depremin bizzat kendisi. Deprem içerisinde yaşıyoruz. Ders biz öğrenene kadar devam edecektir” dedi.</p>
<p><strong>Hakan Güldağ: “İskenderun’un içi çökmüş”</strong></p>
<p>Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Türk demir çeliğinin yüzde 32’sini üreten İskenderun’da hasarın büyük olduğunu, ancak üretimlerin ufak ufak başladığını aktardı.</p>
<p>“Adana ve Gaziantep’te organize sanayi bölgelerinde bir şey yok ama iş gücü kaybı var” diyen Güldağ sözlerini şöyle sürdürdü; “Adana’da yeniden deprem olacağı konusu gündemde o yüzden korku var. Hatay Antakya için 8 bin sinyal ancak Kahramanmaraş’ta da 100 bin altına indi. İş gücünde ciddi problemler var. Çalışanlar gelmek istiyorlar ama ailelerini de bırakamıyorlar. İş gücü; üzerinde durulması gereken bir konu. İş dünyasının en önemli taleplerinden bir tanesi. Şehirler tekrar ayağa kaldırılacaksa iş gücünün kaybedilmemesi lazım. Bölgenin en önemli talebi bu. Tersine geçici göçü teşvik etmek gerekiyor. Eğitimle ilgili de ciddi bir talep var. Özel okulların teşvikle, bedava eğitim vermesinin sağlanması gibi. Kalıcı konut, taleplerde son sırada bile değil, hiç konuşulmuyor. Birşeylerin temelinin atılması lazımsa geçici barınma ve eğitim merkezlerine talep var. Sigorta meselesi de önemli bir talep… Mesela sağlam görünen bir fabrika binasının içerisine bakılmıyor, halbuki makinelerçalışır durumda değil. Kısa çalışma ödeneğinden de yararlandırılmıyor durum böyle olunca. İşin içerisine girince detaylar kendisini göstermeye başlıyor… Mutlaka bir geri dönüşüm tesisinin de bölgede yapılması gerekiyor. Geri dönüşüm atık yönetimi de devreye alınması gerekiyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinden-is-gucunun-goc-etmemesi-icin-cift-maas-onerisi-353584">Deprem bölgesinden iş gücünün göç etmemesi için çift maaş önerisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karneye 5 Doğru Yaklaşım Önerisi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karneye-5-dogru-yaklasim-onerisi-345023</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 07:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[karneye]]></category>
		<category><![CDATA[önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345023</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milyonlarca öğrenci son ders zilinin çalmasıyla yarıyıl tatiline girerken, anne babalar olarak karneye vereceğiniz tepkiyle şimdi sizin sınavınızın başladığını biliyor muydunuz?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karneye-5-dogru-yaklasim-onerisi-345023">Karneye 5 Doğru Yaklaşım Önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca öğrenci son ders zilinin çalmasıyla yarıyıl tatiline girerken, anne babalar olarak karneye vereceğiniz tepkiyle şimdi sizin sınavınızın başladığını biliyor muydunuz? <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç</strong> “Çocuğunuzun karnesi beklentinizin altında da kalsa, üstünde de gelse tepkilerinizin kontrollü olması son derece önemli. Zira çocuklar sevgiyi başarı bazlı değişen bir olgu olarak kodlayabiliyorlar. Bu nedenle onlara bu alt mesajı vermemek ve geliştirici, destekleyici bir ebeveyn olabilmek adına dikkat edilmesi gereken çok önemli kurallar var” diyor. Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç, ebeveynlere başarılı ya da zayıf karne karşısında kaçınmaları gereken davranış modellerini ve doğru yaklaşım örneklerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Kıyaslamak, dinlemeden yargılamak, ceza vermek, ‘tembelsin, başarısızsın’ gibi etiketler yapıştırmak, ses tonunu yükseltmek ya da umursamaz davranmak! Herhangi bir başarısızlığınızda sizin için çok önemli birinin bu tür tepkileri verdiğini düşünün, ne hissedersiniz? İlk söyleyeceğiniz; kızgınlık ya da kırgınlık olacaktır öyle değil mi? <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç</strong> işte bu hisleri çocukların çok daha yoğun hissettiklerini ve daha kötüsü, sadece bir duygu olarak yaşamayıp bu duyguyu genellediklerini belirterek “Ailesinden karnesine bu tür yaklaşımlarla karşılaşan çocuk ister istemiz kendisini reddedilmiş, dışlanmış ya da sevilmeyen bir birey olarak hissedecektir. Bu duyguları ailesine karşı hissetmesi başarı ihtimalini değil başarısızlık ihtimalini artıracaktır. Bu da aileden uzaklaşmayı tetikleyecektir” diyor. Peki ailelerin zayıf karneye doğru yaklaşımı nasıl olmalı? Uzman Psikolog Dilara Yamanlar önerilerini şu şekilde sıralıyor; </p>
<p><strong>Yargılamadan düşük notların nedenini bulun!</strong></p>
<p>Çocukla iletişim kurarak, öncelikle iyisiyle kötüsüyle bir dönemi bitirmiş olmasını kutlamak, hemen ardından da karnesindeki zayıf notları yargılamadan bunların nedenini bulmaya çalışmak gerekiyor. Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç çocuğa “İyisiyle, kötüsüyle koca bir dönemi bitirdin, zorlandığın noktalar da olmuştur, keyif aldığın noktalar da. Bir dönemi daha bir sürü tecrübeyle bitirdiğin için seni tebrik ediyorum. Hadi biraz bu dönemi değerlendirelim, karnendeki notların beraber üstünden geçelim. Burada diğer notlarına göre biraz daha düşük olan birkaç ders görüyorum, sence neden böyle olmuş olabilir? Sence bunu nasıl geliştirebilirsin? Biz ebeveynlerin olarak sana nasıl destek verebiliriz?’” şeklinde yaklaşmak gerektiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Çabasını takdir edin, pozitif noktalarını dile getirin! </strong></p>
<p>Çocuğa doğru yaklaşımda ikinci adımda; kucaklayıcı olmak, çabasını takdir etmek, pozitif noktalarını dile getirmek, aynı zamanda geliştirebileceği yönlerini göstermek çok önemli. Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç “‘Sen benim için çok değerlisin, sonuç ne olursa olsun benim sana karşı olan sevgim hiç değişmeyecek. Odaklandığında, çabaladığında çok güzel şeyler yaptığını görüyorum, yeterince çabaladığında elinden geleni yaptığında çok daha iyi sonuçların olacağına da inanıyorum. Gel bir sarılalım, önümüzdeki dönem yepyeni bir dönem, onunla ilgili neleri daha farklı yaparsak sonuç daha farklı olur biraz onun hakkında konuşalım” şeklindeki yaklaşımın daha yapıcı ve kucaklayıcı olacağını söylüyor. </p>
<p><strong>Önerisini sorun ve anladığınızı gösterin!</strong></p>
<p>Çocuğa tatile başlayacağını ama bu düşük gelen derslerle ilgili küçük adımlarla çalışmaya başlaması gerektiği anlatılıp, önerisi alınmalı. Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç “Bir dönem boyunca yoruldun, tatile de ihtiyacın var, hadi gel tatilin planını birlikte yapalım, neler yapmayı düşünüyorsun? Düşük derslerle ilgili konu tekrarlarına da vakit ayırsak güzel bir başlangıç yapmış oluruz, tatilin hangi aşamasına konu tekrarını koymayı tercih edersin?’ şeklinde ana çerçeve belirlenip seçim hakkı çocuklara bırakıldığında anne babanın işi kolaylaşıyor ve çocuklar da daha fazla motive oluyor” diyor. </p>
<p><strong>Kendinizi sorgulayın!</strong></p>
<p>Son adım olarak kendinizi sorgulamanız gerektiğini vurgulayan Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç, anne babaların ‘biz nerede eksik yapmış olabiliriz, takip konusunda, teşvik etme konusunda, başarının devamlılığı konusunda neler yapabiliriz’ diye düşünerek, çocuğun öğretmenleriyle görüşüp, gelişim için onların da önerilerini dinlemeleri gerektiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Başarılı karne karşısında tepkilerinizi abartmayın!</strong></p>
<p>Peki başarılı hatta fazlasıyla iyi bir karne karşısında tepkiler nasıl olmalı? Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç, çocuğa abartılı hediyelerden ve ‘zekisin’ gibi etiketlerden, övgülerden uzak durulması gerektiğini belirterek “Bu durum hediye için çalışmaya ya da ‘Zaten çok zekiyim’ mesajıyla çabasının azalmasına sebebiyet verebilir. Yapmanız gereken; takdir etmek, çabasını gördüğünüzü ve gurur duyduğunuzu söylemek, başarıya ulaşmasında etkili olan faktörlerin üzerinden geçmek, bu başarının ona nasıl hissettirdğini konuşmak ve sarılarak ya da beraber yemeğe giderek başarısını kutlamaktır. Bu tutum çocuğunuzun başarısının devamlılığını sağlamak için ideal olacaktır” diyor. Karnenin zeka göstergesi ya da hayat başarısı göstergesi olmadığının unutulmaması gerektiğinin altını çizen Uzman Psikolog Dilara Yamanlar Büyükkoç “Karnenin sadece bir dönemin ya da bir yılın özeti olduğu hatırlanmalı ve çocuğa da hatırlatılmalıdır. Böylelikle yeni döneme yepyeni bir başlangıç yapma ihtimalini de artırmış oluruz” diyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karneye-5-dogru-yaklasim-onerisi-345023">Karneye 5 Doğru Yaklaşım Önerisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
