<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>öneriler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/oneriler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/oneriler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 10:22:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>öneriler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/oneriler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ramazan&#8217;da ağız ve diş sağlığının korunması için öneriler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-agiz-ve-dis-sagliginin-korunmasi-icin-oneriler-615917</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 10:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma Görevlisi]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>
		<category><![CDATA[korunması]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615917</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’da değişen günlük yaşam alışkanlıklarının ağız ve diş sağlığını etkileyebildiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi, Atlas Üniversitesi Diş Hastanesi Başhekim Yardımcısı Ayşenur Arpacı, düzenli ağız bakımına bu dönemde her zamankinden daha çok dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-agiz-ve-dis-sagliginin-korunmasi-icin-oneriler-615917">Ramazan&#8217;da ağız ve diş sağlığının korunması için öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Ramazan’da değişen günlük yaşam alışkanlıklarının ağız ve diş sağlığını etkileyebildiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi, Atlas Üniversitesi Diş Hastanesi Başhekim Yardımcısı Ayşenur Arpacı, düzenli ağız bakımına bu dönemde her zamankinden daha çok dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Araştırma Görevlisi, Atlas Üniversitesi Diş Hastanesi Başhekim Yardımcısı Ayşenur Arpacı, Ramazan’da değişen yemek alışkanlıkları nedeniyle ağız ve diş sağlığını tehdit eden bazı durumların ortaya çıkabileceğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ramazan’da ağız bakımının önemi artıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluğun, tükürük akışının azalmasına yol açtığını belirten Araştırma Görevlisi Ayşenur Arpacı, “Tükürük; ağız içini temizleyen, asitleri tamponlayan ve çürüğe karşı koruyucu ağız içi sıvısıdır. Bu nedenle Ramazan’da ağız kuruluğu, diş eti hastalıkları ve ağız kokusu riskini arttırır. Düzenli ağız bakımı bu dönemde her zamankinden daha önemlidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu dönemde ağız ve diş sağlığını tehdit eden durumlar olduğunu kaydeden Ayşenur Arpacı, uzun süre susuz kalmaya bağlı ağız kuruluğu ve ağız kuruluğuna bağlı olarak plak ve çürük yatkınlığının artmasının bu dönemde ortaya çıkabildiğini söyledi. Arpacı, “İftar ve sahurda şekerli, asitli ve yapışkan gıdaların daha sık tüketilmesi, diş fırçalama sıklığının düzensizleşmesi, sigara tüketiminin iftardan sonra artması ve sahur sonrası diş fırçalama alışkanlığının olmaması gibi etkenler ağız ve diş sağlığını tehdit eden etkenler arasında sayılabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İftardan hemen sonra diş fırçalanmalı mıdır?</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İftar sırasında sık tüketilen kola, gazoz, meyve suları gibi asitli içecekler ile asidik gıdaların, ağız içi pH’ını düşürdüğünü söyleyen Ayşenur Arpacı, “Bu durumda diş minesinde demineralizasyon başlar ve mine yüzeyi kısa süreli olarak yumuşar. İftardan hemen sonra ağız su ile çalkalanmalı veya şekersiz sakız çiğnenmelidir. 20–30 dakika sonra florlu diş macunu ile dişler fırçalanmalıdır. <span>Fırçalama yaparken </span>sert fırçadan ve aşırı basınçtan kaçınılmalıdır” önerisinde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Su tüketimi artırılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ramazan’da ağız ve diş sağlığını korumak için dikkat edilmesi gerekenlere değinen Araştırma Görevlisi Ayşenur Arpacı, “İftar ve sahurdan sonra dişler günde iki  kez fırçalanmalıdır. Diş ipi veya ara yüz fırçası mutlaka kullanılmalıdır. İftar ve sahurda aşırı şekerli ve yapışkan gıdalar sınırlandırılmalıdır. Asitli içecekler azaltılmalı, su tüketimi artırılmalıdır. Şekersiz sakız (özellikle ksilitollü) tükürük akışını artırmak için tercih edilebilir. Sigara kullanımından kaçınılmalıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ağız kokusunu gidermek için dil yüzeyi düzenli temizlenmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Araştırma Görevlisi Ayşenur Arpacı, saatler boyu aç kalmanın sonucu olarak ortaya çıkan ağız kokusunu gidermek için yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Dil yüzeyi düzenli olarak dil temizleyici veya diş fırçası ile temizlenmelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Sahurdan sonra mutlaka dişler fırçalanmalı ve diş ipi, arayüz fırçası kullanılmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          İftar–sahur arasında yeterli su içilmelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Soğan, sarımsak gibi koku yapan tüm gıdalar sahurda sınırlanmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Şekersiz sakız veya ağız çalkalama suları destekleyici olarak kullanılabilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>•          Devam eden ağız kokusu varsa, diş eti hastalığı veya çürük açısından diş hekimi muayenesi gereklidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-agiz-ve-dis-sagliginin-korunmasi-icin-oneriler-615917">Ramazan&#8217;da ağız ve diş sağlığının korunması için öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-2-614512</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 15:48:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Tutma]]></category>
		<category><![CDATA[steyen]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-2-614512">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ancak Ramazan ayında oruç ibadeti yerine getirilirken dikkat edilmesi gerekenler olabiliyor. Çünkü Ramazan ayında acil servis başvuruları, iftar sonrası ilk birkaç saatte artıyor. Tüm gün aç kaldıktan sonra iftarda yenilen ağır yiyecekler kalbi yorabiliyor. Özellikle kalp krizi öyküsü olanlar, stent takılmış bireyler ve kalp yetmezliği hastaları, oruç tutmadan önce doktorlarına danışmalı ve kişisel sağlık durumlarını değerlendirmelidirler. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Kalp Hastaları İçin Oruç Tutma Kararı Hastayı Takip Eden Doktoruyla Değerlendirilmeli! </strong></p>
<p>Sağlıklı bireylerde yapılan çalışmalar, orucun yararlı etkilerine işaret etmektedir.  Sağlıklı bireylerde Ramazan süresince ve sonraki birkaç haftalık dönemde HDL yani iyi kolesterol düzeylerinin Ramazan öncesine göre arttığı, LDL yani kötü kolesterol düzeylerinin ise azaldığı görülmüştür. Doğru şekilde tutulan bir oruçta günlük kalori alınımının kısıtlanması ile insülin duyarlılığı artmakta, strese dayanma kolaylaşmaktadır. Hatta ayda en az bir gün oruç tutanlarda bile damar sertliğinin daha az olduğu bildirilmiştir.<br />  Kalp hastaları için oruç tutma kararı, bireysel sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Uzmanlar, hastaları düşük, orta ve yüksek riskli gruplar olarak değerlendirmektedir:</p>
<p>Düşük-Orta Riskli Grup: Stabil kalp hastalığı olan, tansiyonu kontrol altında olan ve doktoru tarafından onay verilen hastalar oruç tutabilir.</p>
<p>Yüksek Riskli Grup: Son 6 hafta içinde kalp krizi geçirenler, ciddi kalp yetmezliği olanlar, kontrolsüz ritim bozukluğu yaşayanlar ve ileri evre damar tıkanıklığı bulunanlar hastalar oruç tutmamalıdır.</p>
<p>Çok Yüksek Riskli Grup: İleri evre kalp yetmezliği, ciddi pulmoner hipertansiyonu (akciğer tansiyonu) olan hastaların oruç tutmaları kesinlikle önerilmez.</p>
<p>Ramazan’da uzun süreli açlık ve susuzluk, vücuttaki sıvı dengesini bozarak kalp hastaları için çeşitli riskler doğurabilmektedir.</p>
<p>Tansiyon Dengesizlikleri: Uzun süre susuz kalmak, kan basıncında ani düşüşlere veya yükselmelere neden olabilir.Ritim Bozuklukları: Elektrolit dengesizlikleri, kalp ritminde düzensizliklere yol açabilir.Sıvı Kaybı: Dehidrasyon, özellikle kalp yetmezliği hastaları için ciddi bir risktir.Kan Şekeri Dalgalanmaları: Diyabet ile birlikte kalp hastalığı bulunan kişilerde kan şekeri seviyelerinde ani değişiklikler meydana gelebilir.</p>
<p>Son 6 ay içerisinde kalp krizi geçiren hastalar, kalp hastalığı nedeniyle göğüs ağrısı olan hastalar, son 6 ay içerisinde kalp damarlarına balon yapılan, stent takılan veya bypass ameliyatı olmuş hastalar da oruç tutmaktan kaçınmalıdır.<br /> Kontrol altına alınamayan veya hayatı tehdit edici aritmi riski olan hastalarda da oruç riskli olabilir. Dirençli hipertansiyonu olan yani ilaç tedavisine rağmen kan basıncı yüksek olan hastalar da tansiyonları normale inmeden oruç tutmamalıdır. </p>
<p>Tek başına hipertansiyonu olan ve ilaçla kan basıncı normal düzeylerde seyreden hastalar ise ilaçlarını her gün düzenli almak koşulu ile oruç tutabilirler. Bu sayılan durumların dışındaki tüm kalp damar hastaları oruç tutup tutamayacaklarını mutlaka hekimlerine danışmalıdır.</p>
<p><strong>Oruç Tutan Kalp Hastaları Dikkat Etmeli!</strong></p>
<p>Kalp hastalarının doktoruyla görüşüp uygun görüldüğü takdirde oruç tutarken dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Öncelikle ilaçların düzenlenmesi gerekmektedir. Hasta, doktoruyla görüşerek ilaçlarını iftar ve sahur saatine uygun şekilde ayarlamalıdır. İftar veya sahurda aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmalı, sağlıklı proteinler ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir. İftar ve sahur arasında yeterli su içerek vücudun sıvı dengesi korunmalıdır. Gün içinde aşırı hareketten kaçınarak kalbin yorulmaması gerekmektedir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler hissedilirse, hemen doktora danışılmalıdır. </p>
<p>Kalp hastalarının Ramazan ayında sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmeleri için doktor kontrollerini aksatılmamalı, ilaç düzenlemeleri yapılmalı ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-2-614512">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 07:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Tutma]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[steyen]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar. Ancak Ramazan ayında oruç ibadeti yerine getirilirken dikkat edilmesi gerekenler olabiliyor. Çünkü Ramazan ayında acil servis başvuruları, iftar sonrası ilk birkaç saatte artıyor. Tüm gün aç kaldıktan sonra iftarda yenilen ağır yiyecekler kalbi yorabiliyor. Özellikle kalp krizi öyküsü olanlar, stent takılmış bireyler ve kalp yetmezliği hastaları, oruç tutmadan önce doktorlarına danışmalı ve kişisel sağlık durumlarını değerlendirmelidirler. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Kalp Hastaları İçin Oruç Tutma Kararı Hastayı Takip Eden Doktoruyla Değerlendirilmeli! </strong></p>
<p>Sağlıklı bireylerde yapılan çalışmalar, orucun yararlı etkilerine işaret etmektedir.  Sağlıklı bireylerde Ramazan süresince ve sonraki birkaç haftalık dönemde HDL yani iyi kolesterol düzeylerinin Ramazan öncesine göre arttığı, LDL yani kötü kolesterol düzeylerinin ise azaldığı görülmüştür. Doğru şekilde tutulan bir oruçta günlük kalori alınımının kısıtlanması ile insülin duyarlılığı artmakta, strese dayanma kolaylaşmaktadır. Hatta ayda en az bir gün oruç tutanlarda bile damar sertliğinin daha az olduğu bildirilmiştir.<br /> Kalp hastaları için oruç tutma kararı, bireysel sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Uzmanlar, hastaları düşük, orta ve yüksek riskli gruplar olarak değerlendirmektedir:</p>
<p><em>Düşük-Orta Riskli Grup:</em> Stabil kalp hastalığı olan, tansiyonu kontrol altında olan ve doktoru tarafından onay verilen hastalar oruç tutabilir.</p>
<p><em>Yüksek Riskli Grup:</em> Son 6 hafta içinde kalp krizi geçirenler, ciddi kalp yetmezliği olanlar, kontrolsüz ritim bozukluğu yaşayanlar ve ileri evre damar tıkanıklığı bulunanlar hastalar oruç tutmamalıdır.</p>
<p><em>Çok Yüksek Riskli Grup:</em> İleri evre kalp yetmezliği, ciddi pulmoner hipertansiyonu (akciğer tansiyonu) olan hastaların oruç tutmaları kesinlikle önerilmez.</p>
<p>Ramazan’da uzun süreli açlık ve susuzluk, vücuttaki sıvı dengesini bozarak kalp hastaları için çeşitli riskler doğurabilmektedir.</p>
<ol>
<li>Tansiyon Dengesizlikleri: Uzun süre susuz kalmak, kan basıncında ani düşüşlere veya yükselmelere neden olabilir.</li>
<li>Ritim Bozuklukları: Elektrolit dengesizlikleri, kalp ritminde düzensizliklere yol açabilir.</li>
<li>Sıvı Kaybı: Dehidrasyon, özellikle kalp yetmezliği hastaları için ciddi bir risktir.</li>
<li>Kan Şekeri Dalgalanmaları: Diyabet ile birlikte kalp hastalığı bulunan kişilerde kan şekeri seviyelerinde ani değişiklikler meydana gelebilir.</li>
</ol>
<p>Son 6 ay içerisinde kalp krizi geçiren hastalar, kalp hastalığı nedeniyle göğüs ağrısı olan hastalar, son 6 ay içerisinde kalp damarlarına balon yapılan, stent takılan veya bypass ameliyatı olmuş hastalar da oruç tutmaktan kaçınmalıdır.<br />Kontrol altına alınamayan veya hayatı tehdit edici aritmi riski olan hastalarda da oruç riskli olabilir. Dirençli hipertansiyonu olan yani ilaç tedavisine rağmen kan basıncı yüksek olan hastalar da tansiyonları normale inmeden oruç tutmamalıdır. </p>
<p>Tek başına hipertansiyonu olan ve ilaçla kan basıncı normal düzeylerde seyreden hastalar ise ilaçlarını her gün düzenli almak koşulu ile oruç tutabilirler. Bu sayılan durumların dışındaki tüm kalp damar hastaları oruç tutup tutamayacaklarını mutlaka hekimlerine danışmalıdır.</p>
<p><strong>Oruç Tutan Kalp Hastaları Dikkat Etmeli!</strong></p>
<p>Kalp hastalarının doktoruyla görüşüp uygun görüldüğü takdirde oruç tutarken dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Öncelikle ilaçların düzenlenmesi gerekmektedir. Hasta, doktoruyla görüşerek ilaçlarını iftar ve sahur saatine uygun şekilde ayarlamalıdır. İftar veya sahurda aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmalı, sağlıklı proteinler ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir. İftar ve sahur arasında yeterli su içerek vücudun sıvı dengesi korunmalıdır. Gün içinde aşırı hareketten kaçınarak kalbin yorulmaması gerekmektedir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler hissedilirse, hemen doktora danışılmalıdır. </p>
<p>Kalp hastalarının Ramazan ayında sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmeleri için doktor kontrollerini aksatılmamalı, ilaç düzenlemeleri yapılmalı ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mimar adaylarından Alaybey&#8217;e &#8220;Kentsel Akupunktur&#8221; dokunuşu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mimar-adaylarindan-alaybeye-kentsel-akupunktur-dokunusu-605696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 11:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adaylarından]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[alaybey]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[dokunuşu]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[mimar]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[projeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi ile İzmir Ekonomi Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında, üniversitenin Mimarlık Bölümü öğrencileri Alaybey Mahallesi için kapsamlı bir fikir çalışması yürüttü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mimar-adaylarindan-alaybeye-kentsel-akupunktur-dokunusu-605696">Mimar adaylarından Alaybey&#8217;e &#8220;Kentsel Akupunktur&#8221; dokunuşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşıyaka Belediyesi ile İzmir Ekonomi Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında, üniversitenin Mimarlık Bölümü öğrencileri Alaybey Mahallesi için kapsamlı bir fikir çalışması yürüttü. Güz dönemi boyunca sahada çalışmalar yapan öğrenciler, Alaybey Mahallesi’ni İyileştirme temasıyla geliştirdikleri projeleri sergiye dönüştürdü. Sergiyi ziyaret eden Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Akademiyle kurduğumuz bu değerli iş birliğini her alanda sürdürerek, ortak akıl ve bilimsel veriler ışığında Karşıyaka için birlikte üretmeye devam edeceğiz” dedi.</b></p>
<p>Kentlerin sürdürülebilir, yaşanabilir ve kimliğini koruyan bir yaklaşımla gelişmesine katkı sunmak amacıyla, Karşıyaka Belediyesi ile İzmir Ekonomi Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında Alaybey Mahallesi için kapsamlı bir fikir çalışması yürütüldü. Üniversitenin Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, bir akademik dönem boyunca mahallede saha çalışmaları gerçekleştirerek iyileştirme ve canlandırma önerileri geliştirdi. Eylül ayından itibaren sürdürülen çalışmalar kapsamında öğrenciler; yaya ve araç trafiği, nüfus ve demografik yapı, mekânsal kullanım biçimleri ile mahalle sakinlerinin görüşlerini yerinde analiz etti. Tarih, kültür ve kent yaşamını odağına alan çalışmalarla, Alaybey’de olası bir kentsel dönüşüm sürecinin nasıl ele alınabileceğine ilişkin öneriler oluşturuldu. Bu doğrultuda hazırlanan projeler maketler, videolar ve sunumlarla desteklendi.</p>
<p><b>3 DÜĞÜM NOKTASI ELE ALINDI</b></p>
<p>“Kentsel Akupunktur-Alaybey Bölgesi için İyileştirme Önerileri” başlığıyla hazırlanan sergi, Havra binası olarak da bilinen Ahavat Şalom Sinagogu’nda ziyarete açıldı. Sergide; Tahir Bor Parkı’nın yeniden tasarlanmasına yönelik öneriler, parkın güneyinde yer alan Kültür Merkezi ve eski sinagog çevresi ile küçük meydan alanını kapsayan üç düğüm noktasına ilişkin projeler yer aldı. Bu noktalar arasındaki bağlantı yolları ise bölgeyi canlandırmayı hedefleyen peyzaj ve mekânsal düzenleme önerileriyle ele alındı. Sergiyi ziyaret eden Yıldız Ünsal, öğrencilerin projelerini inceleyerek çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Ünsal, İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim görevlisi Hugh David Clarke ile de projeler üzerine görüş alışverişinde bulundu. Öğrenciler tarafından geliştirilen fikirlerin, Karşıyaka Belediyesi tarafından yürütülen Kültür Rotası Projesi’ne de ilham vermesi hedefleniyor.</p>
<p><b>“GENÇ FİKİRLER ÇALIŞMALARIMIZA İLHAM OLACAK”</b></p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Alaybey Mahallesi için üniversite-yerel yönetim iş birliğiyle yürütülen bu çalışmayı çok kıymetli buluyorum. Genç mimar adayları tarafından hazırlanan bu projeler, kentsel dönüşümün yaşamla, kültürle ve insanla birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Öğrencilerimizin ürettiği fikirler bize ilham olmakla birlikte Kültür Rotası çalışmalarına da önemli katkılar sunacak. Akademiyle kurduğumuz bu güçlü iş birliğini her alanda sürdüreceğiz. Karşıyaka’nın geleceğini, ortak akıl ve bilimsel veriler ışığında birlikte inşa etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mimar-adaylarindan-alaybeye-kentsel-akupunktur-dokunusu-605696">Mimar adaylarından Alaybey&#8217;e &#8220;Kentsel Akupunktur&#8221; dokunuşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den ekranla büyüyen çocuklar için altın öneriler; &#8220;Ekranı yasaklamayalım, dengeli kullanalım&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-ekranla-buyuyen-cocuklar-icin-altin-oneriler-ekrani-yasaklamayalim-dengeli-kullanalim-601098</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 17:04:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyen]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran Bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[ekranla]]></category>
		<category><![CDATA[karataş]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Lokomotif Çocuk Köyü’nde psikolog olarak görev yapan Büşra Karataş, çocuklarda ekran kullanımının giderek arttığına dikkat çekerek ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-ekranla-buyuyen-cocuklar-icin-altin-oneriler-ekrani-yasaklamayalim-dengeli-kullanalim-601098">Büyükşehir&#8217;den ekranla büyüyen çocuklar için altın öneriler; &#8220;Ekranı yasaklamayalım, dengeli kullanalım&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Lokomotif Çocuk Köyü’nde psikolog olarak görev yapan Büşra Karataş, çocuklarda ekran kullanımının giderek arttığına dikkat çekerek ailelere önemli uyarılarda bulundu. Karataş, ekranı tamamen yasaklamanın kalıcı bir çözüm olmadığını, asıl amacın çocuklara rutin kazandırmak ve teknolojiyle sağlıklı bir denge kurmayı öğretmek olduğunu dile getirdi.</p>
<p><b>“EKRAN BAĞIMLILIĞI AŞIRIYA KAÇMAMALI”</b><br />Lokomotif Çocuk Köyü’nün psikologlarından Büşra Karataş, ailelerin ekran bağımlılığı konusunda merak ettiklerini ve çocuklarıyla bu süreci nasıl faydalı yönetebileceklerini aktardı. Karataş, ekran bağımlılığının tablet, telefon ve televizyon gibi teknolojik cihazların çocuklar tarafından kontrolsüz ve aşırı kullanımıyla ortaya çıktığını ifade etti. Bunun beraberinde ekran bağımlılığı olan çocuklarda kontrol kaybı, ani öfke patlamaları, dikkat ve odaklanma sorunları, uyku bozuklukları ve dil gelişiminde gecikmeler görüldüğünü belirten Karataş, bu durumun hem fiziksel hem de ruhsal gelişimi olumsuz etkilediğini vurguladı.</p>
<p><b>“BELLİ BİR KURALIMIZ OLSUN”</b><br />Ailelere tavsiyelerde bulunan Karataş, ekranı tamamen yasaklamanın kalıcı bir çözüm olmadığını, asıl amacın çocuklara rutin kazandırmak ve teknolojiyle sağlıklı bir denge kurmayı öğretmek olduğunu dile getirdi. Bu bağlamda yapılması gerekenleri anlatan Karataş, “Cihazlarınızı evlerinizin görünür alanlarında tutun. Örneğin evin salonunda masanın üzerinde. Akşam saat 9’da belirli bir kuralımız olsun ve herkes yatmadan önce teknolojik cihazları masanın üzerine bıraksın” diyerek, bu gibi rutinlerle çocuklardaki ekran bağımlılığının yönetilebileceğinden bahsetti.<br />Psikolog Karataş, çocukların spor, sanat ve kültürel faaliyetlere yönlendirilmesinin ekran süresini doğal şekilde azalttığını da aktardı.</p>
<p><b>AİLELERİN ROLÜ BÜYÜK</b><br />Anne ve babaların çocuklar için en güçlü rol model olduğuna dikkat çeken Karataş, ebeveynlerin kendi ekran sürelerinin çocukların ekran alışkanlıklarını doğrudan etkilediğini söyledi. Yemek sırasında, uyku öncesinde ve belirli saatlerin dışında ekran kullanılmamasının çocuklarda sınır bilinci oluşturduğunu vurgulayan psikolog Karataş, birçok konuda olduğu gibi ekran bağımlılığında da anne ve babalara önemli roller düştüğünü söyledi.<br /><b>“EKRANI FAYDALI HALE GETİRİN”</b><br />Karataş, dijital medyanın çocuklar tarafından doğru kullanımı konusunda endişe duyan ailelere de önerilerde bulundu. Sürekli telefon, tablet ya da teknolojik cihazlarla vakit geçiren bir ebeveynin çocuğundan kitap okumasını bekleyemeyeceğini ifade eden Karataş, çocuklara teknolojiyi doğru amaçlarla kullanma alışkanlığı kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Örneğin online bir alışveriş yaparken çocuğunuzu sürece dahil edebilirsiniz. Bu hem dijital dünyanın faydalı amaçlarla da kullanılabileceğini öğretir hem de birlikte kaliteli zaman geçirmenizi sağlar” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-ekranla-buyuyen-cocuklar-icin-altin-oneriler-ekrani-yasaklamayalim-dengeli-kullanalim-601098">Büyükşehir&#8217;den ekranla büyüyen çocuklar için altın öneriler; &#8220;Ekranı yasaklamayalım, dengeli kullanalım&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konya Büyükşehir Tarafından Düzenlenen &#8220;Şehir ve Aile Şûrası&#8221; Tamamlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-tarafindan-duzenlenen-sehir-ve-aile-surasi-tamamlandi-595592</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 12:06:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Ve]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlenen]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[şura]]></category>
		<category><![CDATA[şûrası]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595592</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen, açılışı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımı ile yapılan "Şehir ve Aile Şûrası" tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-tarafindan-duzenlenen-sehir-ve-aile-surasi-tamamlandi-595592">Konya Büyükşehir Tarafından Düzenlenen &#8220;Şehir ve Aile Şûrası&#8221; Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen, açılışı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımı ile yapılan &#8220;Şehir ve Aile Şûrası&#8221; tamamlandı. Şûranın kapanış programında komisyon başkanları oturumlarda ortaya konulan çalışmaları anlattı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Mehtap Bingül, Konya Büyükşehir Belediyesi’ne organizasyondaki çalışmaları dolayısıyla teşekkür ederek, ”Çok güzel bir ortak akılla çok güzel sonuçlar ortaya çıktı” dedi. Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ederek, “Şûramızdan çıkan somut önerileri titizlikle değerlendirecek, yol haritasını hep birlikte hayata geçireceğiz” dedi.</strong></p>
<p> </p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen, açılışı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirilen &#8220;Şehir ve Aile Şûrası&#8221; kapanış programıyla sona erdi.</p>
<p>Selçuklu Kongre Merkezi’nde iki gün boyunca düzenlenen &#8220;Şehir ve Aile Şûrası&#8221; Türkiye’nin dört bir yanından farklı sektör ve kurumlardan katılan komisyon üyeleriyle yedi farklı komisyonda gerçekleşti.</p>
<p><strong>KOMİSYON BAŞKANLARI ÇALIŞMALARI ANLATTI </strong></p>
<p>Komisyon başkanları, kapanış oturumunda ortaya konulan çalışmaları anlattı.</p>
<p>“Sosyal Destek Mekanizmaları ve Aile Refahı&#8221; Komisyonu Başkanı Prof. Dr. İslam Can, yaptığı konuşmada katılımcılara ailenin gelişmesini sağlayabilecek, aile kurumunun güçlenmesini sağlayacak sorular ve öneriler yönelttiklerini aktardı.</p>
<p>&#8220;Kültürel Kimlik, Değer Aktarımı ve Aile&#8221; Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Bülent Dilmaç, uzun süren bir çalışma sonunda ortaya çıkan sürecin amacına ulaşmasını temenni etti. Dilmaç, programda emeği geçen herkese teşekkür etti.</p>
<p>“Ruh Sağlığı, Psikososyal Destek ve Aile İletişimi&#8221; Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Akça, çalışmada emeği geçenlere teşekkür ederek, alınan kararlar ve çıktılar doğrultusunda politikaların en faydalı şekilde uygulanmasını temenni etti.</p>
<p>&#8220;Kırılgan Grupların Ailedeki ve Şehirdeki Yeri&#8221; Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Erdal Hamarta, “yaşlı ve engelli dostu hizmetler ve bakım ekosistemi” başta olmak üzere ele aldıkları konu başlıklarında konuştu.</p>
<p>&#8220;Aile Dostu Şehir&#8221; Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Faruk Karaaslan, özellikle yerel yönetimlerin aile dostu şehir planlamaları için neler yapabileceğine dair bir çalıştay düzenlediklerini ve 5 alt başlıkta bu çalıştay sonuçlarını toparladıklarını kaydetti.</p>
<p>&#8220;Aile içi Risklerin Önlenmesi ve Koruyucu Yerel Politikalar&#8221; Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Serap Daşbaş, bütün oturumlar boyunca daha çok aile içi şiddet ve ailedeki risk konularına değindiklerini söyledi. Daşbaş, şiddetin önlenmesine ve şiddetle mücadeleye dair bir takım öneriler geliştirdiklerini aktardı.</p>
<p>&#8220;Dijitalleşme ve Aile Dinamikleri&#8221; Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Gölcü, oturumlarda Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen farklı katılımcılarla beraber bir tartışma yürüttüklerini ifade etti.</p>
<p><strong>“ŞÛRADA İŞ BİRLİĞİNİN EN GÜZEL ÖRNEĞİNİ GÖSTERDİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM”</strong></p>
<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Mehtap Bingül de Konya Büyükşehir Belediyesi’ne organizasyondaki çalışmaları dolayısıyla teşekkür ederek, ”7 Komisyon 7 farklı konu. Aile refahından kültür kimliğine, ruh sağlığından bağımlılığa, kırılganlığa kadar ülkemizin her köşesinde konu olan ve değinilen çok değerli konular görüşüldü, konuşuldu. Çok güzel bir ortak akılla çok güzel sonuçlar ortaya çıktı. Aileyi güçlendirmek, merkezden yerele, yerelden tekrar tüm ülkeye yayılması ortak bir iş birliği gerektiriyor. Bu şûrada bu iş birliğinin en güzel örneğini gösterdiğimizi düşünüyorum” dedi.</p>
<p><strong>“ŞÛRAMIZDAN ÇIKAN SOMUT ÖNERİLER TİTİZLİKLE DEĞERLENDİRİLECEK”</strong></p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, şûra boyunca aile kurumunun karşı karşıya kaldığı güncel meseleleri derinlikli biçimde ele alarak değişen dünyada ailenin nasıl güçlendirileceğini istişare ettiklerini söyledi.</p>
<p>Çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür eden Uzbaş, “Ortaya çıkan görüşler, öneriler ve ortak akıl inşallah hem Konya’mızın hem de ülkemizin aile odaklı politikalarına güçlü bir rehber olacaktır. Şûramızdan çıkan somut önerileri titizlikle değerlendirecek, yol haritasını hep birlikte hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/konya-buyuksehir-tarafindan-duzenlenen-sehir-ve-aile-surasi-tamamlandi-595592">Konya Büyükşehir Tarafından Düzenlenen &#8220;Şehir ve Aile Şûrası&#8221; Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Erken Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserine]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlardan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde her yıl yaklaşık iki milyonu aşkın kişi meme kanseri ile tanışıyor. Günümüzde halen 10 milyona yakın kadın ya tedavi görmekte ya de tedavisi tamamlanmış olarak hayatına devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266">Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya genelinde her yıl yaklaşık iki milyonu aşkın kişi meme kanseri ile tanışıyor. Günümüzde halen 10 milyona yakın kadın ya tedavi görmekte ya de tedavisi tamamlanmış olarak hayatına devam ediyor. Bilim dünyasının üzerinde en fazla araştırma yaptığı kanser türlerinin başında gelen meme kanserinde son yıllarda tanı ve tedavi yöntemlerindeki hızlı gelişmeler hem yaşam süresi hem de yaşam konforu açısından çok önemli iyileşmeler sağlarken, erken tanı hayat kurtarıyor! Erken tanıya yönelik her yıl Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinliklerden biri de Acıbadem Ataşehir Hastanesi’nde gerçekleştirildi. </em></p>
<p><em><strong>Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’</strong>nin desteğiyle gerçekleştirilen ve <strong>ünlü oyuncu Hazal Filiz Küçükköse’nin de katıldığı ‘Meme kanserinde her raunda hazırız” etkinliğine;  Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman </strong>ve alanında önde gelen pek çok uzman katıldı.<strong> </strong>Uzmanlar<strong> </strong>meme kanserinden korunmak için yapılması gerekenleri ve tedavi sürecinde öne çıkan gelişmeleri anlattılar, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar.</em></p>
<p>Meme kanserinde erken tanı tüm kanser türlerinde olduğu gibi hayat kurtarıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, erken tanı sayesinde tedavide başarı oranının yüzde 95’e çıktığını ortaya koyuyor. Hatta tam başarı sağlamak da mümkün olabiliyor. Bu nedenle meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak ve toplumda doğru bilinen yanlışları hafızalardan silmek hastalığa karşı önlem almada ve mücadelede büyük önem taşıyor. Ünlü oyuncu Hazal Filiz Küçükköse de, toplumsal farkındalığa katkı sağlamak amacıyla etkinliğe katıldı ve meme kanseri alanında uzman hekimleri dinledikten sonra kendisinin de çok değerli bilgiler edindiğini, hatta ‘mamografinin ve biyopsinin zararlı olduğu’ şeklindeki bilgilerinin de hurafeden ibaret olduğunun farkına vardığını vurguladı. </p>
<p><strong>Hazal Filiz Küçükköse: “Teyzem hamileyken meme kanseri tanısı aldı”</strong></p>
<p>Sözlerine, yıllar önce 39 yaşında meme kanserine yakalanan ve üç yıl içerisinde hayatını kaybeden teyzesini anarak başlayan Hazal Filiz Küçükköse şöyle konuştu: “Teyzem hamileydi ve meme kanseri tanısı aldı. 90’lı yıllardı ve ben küçük bir çocuktum. Teyzemin yaşadıklarını görüyordum. Sanırım ileri evrede anlaşılmıştı ve teyzemin kanseri hızla ilerledi ve 3 yıl içinde onu kaybettik. Ailemiz için çok acı bir süreçti. O yıllarda teyzemin yaşadıklarını gördüğümde, meme kanserinin ne kadar zor bir hastalık olduğunu anlamıştım. Geç tanı almıştı ve hastalığı hızla ilerlemişti. Günümüzde ise erken tanı alma şansı son derece arttı ve erken tanının hayat kurtardığını biliyoruz. Ailemde meme kanseri öyküsü olması nedeniyle ben de yıllık kontrollerimi yaptırıyorum. Meme kanseri ile ilgili hurafelerden de kendimizi kurtarmamız ve doğru bilgiler öğrenmemiz şart. Ben bugün değerli hocalarımı dinledikten sonra “mamografinin radyasyon nedeniyle zararlı olduğu”, “biyopsinin de kanserli hücrenin patlayıp yayılmasına neden olduğu” şeklindeki bilgilerin hurafe olduğunu öğrendim!”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Metin Çakmakçı: “Erken evrede tedavi başarısı çok yüksek”</strong></p>
<p><strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı</strong>, erken tanının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Meme kanseri tüm dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri. Dünyada 2.3 milyon, ülkemizde ise 25 bini aşkın kadın meme kanseri ile tanışıyor. Bu sayı giderek artıyor. Meme kanserinin günümüzde genç yaşlarda da sık görüldüğüne şahit oluyoruz. Bu nedenle toplumsal bilinçlenme son derece önem taşıyor. Meme kanserinin kolay tarafları var çünkü tanısı kolay. Yeter ki düzgün kontroller yapılsın, çünkü daha bir belirti vermeden tanı koyabiliyoruz. Ancak erken tanıda elle kontrolün muayene yerine geçmediği mutlaka bilinmelidir. Çünkü elle kontrolde kadının eline herhangi bir kitle vb gelmediğinde ‘benim bir şeyim yok’ diyerek zaman kaybedebiliyor.  Bu nedenle her kadının 40 yaş sonrasında her yıl düzenli muayene, ultrason, sonografi ve mamografi yaptırmaları, erken tanı şansını artırır. Erken evrede yakalanınca tedavisi çok kolay ve çok başarılı yapılabilen bir kanser. Erken evrede yakalandığında 5 yıllık yaşam yüzde 95’in üzerinde ki çok az kanserde bu oran söz konusudur.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Özge Gümüşay: “Meme yapınızı tanıyın ama tarama için mutlaka mamografi yaptırın”</strong></p>
<p><strong>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay </strong>da konuşmasında, erken tanının tedavi seçeneklerini değiştirdiğini vurgulayarak, kadınların meme yapılarını tanımaları ve memelerinde meydana gelen olası değişiklikleri fark etmelerinin son derece önemli olduğunu ancak kendi kendine muayenenin yeterli olmadığını vurgulayarak “Meme yapınızı tanıyın ve kontrolde farklılık var mı diye bakın ama bu meme kanseri taraması için yeterli değildir. Meme kanseri taraması için 40 yaşından sonra yılda bir mamografi yaptırmak gerekir. Tümör henüz çok küçükken veya öncül hücreyken mamografide yakalamak çok kıymetli. Hastalığın tipine ve biyolojisine göre tedaviler değişmekle birlikte bütün hastalarımızı ne kadar erken evrede yakalarsak hem başarı oranımız artıyor, hem tedavimizin yoğunluğu azalıyor ve hasta için çok daha kolay bir süreç haline geliyor” dedi. Erken tanının tedavi seçeneklerini değiştiren çok önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gümüşay, günümüzde ileri tanı meme kanserlerinde de tedavi yöntemlerinin geliştiğini belirterek şöyle konuştu: “Özellikle erken evrede geldiğinde hastalarımız bazen kemoterapi bile vermeden, sadece endokrin tedavi ve cerrahi tedavi ile tam kür sağlayabiliyoruz. Bununla birlikte ileri evre tedavide de,  metastatik evre olsa da hastalarıma söylediğim cümle; tedavi edilebilir bir hastalığınız var. Ne demek bu? Aslında meme kanserinde o kadar çok gelişme var ki, yeni ilaçlar, akıllı ilaçlar, immünoterapiler birçok tedavi seçeneği ile çok çok iyi sonuçlar elde edebiliyoruz. Hastalarımız metastatik meme kanseri tanısı aldığında da mutlaka onkoloji uzmanı ile bu tedavi sürecini yönetmeli.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Bülent Saçak “Erken tanı hayat kurtarır, meme onarımı da hayata bağlar”</strong></p>
<p>Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak “erken tanı hayat kurtarır, meme onarımı da hayata bağlar, bizim mottomuz da bu” diyerek başladığı sözlerine şöyle devam etti: “Meme kanseri çok yaygın üstelik çok tedavi edilebilir bir hastalık ama hastalık sadece biyolojik değil, organ sadece biyolojik bir organ değil. Psikososyal olarak da görevi olan bir organ. Dolayısıyla kadının hastalığı tam olarak gerçekten atlatabilmesi için, gerçekten tam olarak iyileştim diyebilmesi için vücut bütünlüğünün de korunması gerekiyor. Çünkü memenin bir kimlik organı, bir kadınlık organı olduğunu biliyoruz. Bu anlamda tedavinin tam olarak tamamlanması, kadının memesinin alındıktan sonra memenin yeniden oluşturulmasıyla, simetrik ve doğala yakın bir meme görünümü elde edilmesiyle sağlanabiliyor. Bu anlamda plastik cerrahlara da büyük görev düşüyor. Biz de çeşitli farklı plastik cerrahi teknikler uygulayarak, hastanın kayıplarını gidererek, hastanın hastalığı gerçek anlamda atlatabilmesine, önüne bakabilmesine, hayatına devam edebilmesini sağlamaya dikkat ediyoruz. Son yıllarda gerek kadın vücudunu biyolojiyi anlamamız, gerek onkolojide artan bilgiler, gerek implant teknolojisinde artan bilgiler ve yenilikler sayesinde bugün hem insanın kendi vücudundan hem de silikonlarla hastanın kozmetiğini bozmayan, hayata kaldığı yerden devam etmesini sağlayan uygulamalar yapabiliyoruz.”</p>
<p><strong>Nur Ecem Baydı Ozman: “Batı tipi beslenmeyi Akdeniz tipi diyetle değiştirmek gerekiyor”</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman sadece meme kanserinde değil, tüm kanser türlerinde insanların sihirli şeyler duymak istediklerini, ancak ‘şunu yiyelim işe yarasın’ türünden sihirli bir besin olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Kansere karşı korunmada olduğu gibi, kanser tedavisi sırasında da iyi beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi gerekiyor. Özellikle batı tipi beslenme dediğimiz işlenmiş besinler, kızartmalar ve şekerin yoğun olduğu beslenme türünün Akdeniz tipi diyetle değiştirilmesi gerekiyor. Akdeniz tipi beslenmede; balık, tam tahıllar, sebze, meyve, zeytinyağı ve lifler var. Bunların meme kanseri dahil tüm kanserlerde koruyucu olduğunu bilimsel olarak biliyoruz. Bunların egzersizle kombinlenmesi, ideal vücut ağırlığında olunması, yağ oranının çok yüksek olmaması gerekiyor. Sürdürülebilir şeyleri hayatımıza dahil etmemiz gerekiyor.” Ozman, kanserden korunmak için uzak durulması gerekenleri ise şöyle anlattı: “Özellikle işlenmiş etlerden ve kırmızı etlerden uzak durulması gerekiyor. İşlenmiş etlere toleransımız oldukça az. Neredeyse hiç tüketilmemesi gerekir. Kırmızı etin de haftada 350-500 gram arasında tüketilmesi öneriliyor. Daha fazlasının kanserler üzerinde tetikleyici olabileceği söyleniyor. Onun dışında birşeyleri takviye formunda almak, özellikle tedavi esnasında çok riskli olabilir. Yani bir ürün çok iyi olabilir ama onu yoğun bir formda takviye olarak almak, tam tersi etki yaratabilir. Bu anlamda takviye kullanılacaksa da mutlaka hekime danışılarak, o anda kullanılan ilaçla bir etkileşim var mı bundan emin olarak ilerlemek gerekebiliyor.” </p>
<p><strong>Sosyal medyadan öğrendikleriniz sağlığınızı riske atabilir!</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kanserden korunmada beslenmenin önemli bir faktör olduğunu, mutlaka Akdeniz tipi beslenme alışkanlıklarının kazanılması gerektiğini belirterek, toplumda çok sık yapılan ve insan sağlığını tehlikeye atan hatalara da dikkat çekti. Ozman şöyle konuştu: “Günümüzde özellikle sosyal medya hayatımızın çok fazla içerisinde ve ne yazık ki çok yanlış bilgiler var; bunları hepimiz duymak istiyoruz insan olarak, bana ‘hap bilgi gelsin ve işime yarasın’. Ama henüz bilimde literatürde böyle bilgiler yok. Üstelik bu tür bilgiler fayda yerine son derece zararlı olabiliyor, tedavinin aksamasına hatta tam tersi sonuç alınmasına yol açabiliyor. Örneğin; bir şeyleri takviye olarak almak tedavi esnasında çok riskli olabilir. Yani bir ürün çok iyi olabilir ama yoğun bir formda takviye almak tam tersi etki yaratabilir. Bu anlamda bir takviye kullanılacaksa da mutlaka hekime danışılarak, o anda kullanılan ilaçla bir etkileşim var mı bundan emin olarak ilerlemek gerekiyor. Yine antioksidanları  çok faydalı diye biliriz ve evet faydalıdır da. Ama fazla alındığında tam tersi etki yaratabiliyor!”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlardan-meme-kanserine-karsi-etkili-oneriler-586266">Uzmanlardan Meme Kanserine Karşı Etkili Öneriler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Krizine Karşı Bakırköy&#8217;de Buluştular</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-karsi-bakirkoyde-bulustular-579519</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 09:38:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[buluştular]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştay]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[emisyon]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579519</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, “Sera Gazı Azaltım ve Uyum Çalıştayı” düzenledi. İki oturumdan oluşan çalıştayda, Bakırköy’de emisyon azaltımına yönelik öncelikli alanlar ve çözüm önerileri ile iklim değişikliğine uyum kapsamındaki riskler, kırılganlıklar ve çözüm önerileri tartışıldı. Çalıştaya katılan Başkan Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Doğaya karşı değil, doğayla uyum içinde yaşamayı öğrenmek zorundayız” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-karsi-bakirkoyde-bulustular-579519">İklim Krizine Karşı Bakırköy&#8217;de Buluştular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, “Sera Gazı Azaltım ve Uyum Çalıştayı” düzenledi. İki oturumdan oluşan çalıştayda, Bakırköy’de emisyon azaltımına yönelik öncelikli alanlar ve çözüm önerileri ile iklim değişikliğine uyum kapsamındaki riskler, kırılganlıklar ve çözüm önerileri tartışıldı. Çalıştaya katılan Başkan Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Doğaya karşı değil, doğayla uyum içinde yaşamayı öğrenmek zorundayız” dedi.</p>
<p>Bakırköy Belediyesi, sürdürülebilir bir çevre için önemli bir adım daha attı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İSTAÇ A.Ş. işbirliğiyle Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı kapsamında “Sera Gazı Azaltım ve Uyum Çalıştayı” düzenledi. Belediyenin toplantı salonunda düzenlenen çalıştaya; Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’nun yanı sıra İSTAÇ A.Ş. Genel Müdürü Fatih Uğur, akademisyenler, meclis üyeleri, muhtarlar ve STK temsilcileri katıldı. Beş ayrı masada yürütülen iki oturumda; Bakırköy’de emisyon azaltımına yönelik öncelikli alanlar ve çözüm önerileri ile iklim değişikliğine uyum kapsamındaki riskler, kırılganlıklar ve çözüm önerileri tartışıldı. Çalıştaydan elde edilen çıktıların ilerleyen süreçte belediyenin ilçe genelindeki sürdürülebilir çevre çalışmalarına yol haritası olması hedefleniyor.</p>
<p><b>“İklim değişikliği kalkınma meselesi”</b></p>
<p>Çalıştayda konuşan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “İçinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük sınavlarından biri iklim krizidir. Küresel ölçekte yaşanan sıcaklık artışları, seller, kuraklıklar ve yangınlar bize çok net bir gerçeği hatırlatıyor: Doğaya karşı değil, doğayla uyum içinde yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bu süreçte yerel yönetimlere, kamu kurumlarına, akademiye, özel sektöre ve en önemlisi bireylere çok büyük sorumluluklar düşüyor. Bizler, iklim değişikliğini yalnızca bir çevre sorunu olarak değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla bir kalkınma meselesi olarak ele alıyoruz. Bu nedenle Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı ile hem sera gazı emisyonlarını azaltmayı hem de iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Çalıştayımız önemli bir dönüm noktasıdır&#8221;</b></p>
<p>İlçedeki emisyon verilerini ve yapılan çalışmaları detaylandıran Başkan Ovalıoğlu, “Çalışmalarımızı 3 temel başlıkta değerlendiriyoruz. “Enerji”, “Atık” ve “Ulaşım.” Bakırköy özelinde değerlendirdiğimizde, uzmanlarımız da çalıştay boyunca bilimsel verileriyle ortaya koyacaktır; Konut, ticari binalar, kamu binaları ve sokak aydınlatmalarının etkilediği sabit enerji tüketimi, %65,23 oranında emisyon payı ile toplam emisyonlar içerisinde en büyük paya sahiptir. Araçların oluşturduğu ulaşım sektörü, toplam emisyonların %31,47’sini oluşturmaktadır. Atık yönetimi kaynaklı emisyonlar, toplam sera gazı salınımlarının %3,31’ini oluşturmaktadır. Bugünkü çalıştayımız, azaltım ve uyum noktasında hedeflere ulaşma yolunda önemli bir dönüm noktasıdır. Burada ortaya konacak görüşler, öneriler ve iş birlikleri sayesinde kentimizin geleceğini daha dirençli, daha sürdürülebilir ve daha yaşanabilir kılacağız” diye konuştu.</p>
<p><b>“Bakırköy’ün daha sürdürülebilir bir kent olması yönünde önemli adımlar atacağız”</b></p>
<p>Bakırköy’de yapılan çalıştayın önemine dikkati çeken İSTAÇ A.Ş. Genel Müdürü Fatih Uğur, “İSTAÇ olarak, faaliyetlerimizden ve iklim değişikliğine karşı mücadelede edindiğimiz bilgi ve tecrübeyi sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu kapsamda, ilçe belediyeleri ile iklim değişikliğine karşı mücadelede ortak çalışmalar yapıyoruz. Bakırköy Belediyemizle birlikte gerçekleştirdiğimiz çalışmalar bu iş birliğinin güçlü bir göstergesi oldu. İnanıyorum ki bu çalıştaydan çıkacak olan fikirlerle Bakırköy’ün daha dirençli, daha sürdürülebilir, gelecek nesiller için daha yaşanılabilir bir kent olması yönünde önemli adımlar atacağız” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-karsi-bakirkoyde-bulustular-579519">İklim Krizine Karşı Bakırköy&#8217;de Buluştular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne Şehir&#8217;den bel sağlığı için öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-sehirden-bel-sagligi-icin-oneriler-574331</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 20:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[gür]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=574331</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kadınların fiziksel sağlığını korumaya ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-sehirden-bel-sagligi-icin-oneriler-574331">Anne Şehir&#8217;den bel sağlığı için öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kadınların fiziksel sağlığını korumaya ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan Anne Şehir Merkezi fizyoterapistlerinden Hatice Kübra Gür, düzenlenen seminerde üyelere bel sağlığı ile ilgili önemli bilgiler aktardı.</p>
<p><b>“AĞRININ KAYNAĞINI TANIMAK İYİLEŞMENİN İLK ADIMIDIR”</b></p>
<p>Bel problemleri ve tedavi yöntemlerinin ele alındığı seminerde Gür, bel fıtığı, bel kayması, kanal daralması, romatizma, kireçlenme gibi yaygın sorunlara dikkat çekti. Katılımcılarla pratik öneriler de paylaşan Gür, “Ağrının her zaman ciddi bir doku hasarını göstermediğini unutmamalıyız. Önemli olan doğru tanı ve bilinçli hareket etmektir” dedi.</p>
<p><b>DOĞRU NEFES, DOĞRU DURUŞ</b></p>
<p>Bel sağlığını korumak için yapılması gerekenleri anlatan Gür, manuel terapi, postür eğitimi, egzersiz ve diyafram nefesi gibi yöntemlerin önemine dikkat çekti. Uyku pozisyonlarından oturma alışkanlıklarına kadar günlük yaşamda farkında olmadan yapılan hataların bel sağlığını olumsuz etkilediğini vurgulayan Gür, “Sihirli bir dokunuş ya da mucize beklemeyin, iyileşme süreci çabayla gelir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>BİLİNÇLİ HAREKET, GÜÇLÜ BEDEN</b></p>
<p>Kadınlara yönelik yürütülen seminerlerle, farkındalık ve sağlık okuryazarlığının artırılması hedefleniyor. Anne Şehir Merkezleri’nde düzenlenen bu tür etkinliklerle kadınlar hem bilgi edinme hem de yaşam kalitelerini artırma fırsatı buluyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-sehirden-bel-sagligi-icin-oneriler-574331">Anne Şehir&#8217;den bel sağlığı için öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den diz sağlığını korumak için öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-diz-sagligini-korumak-icin-oneriler-564662</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 08:01:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[korumak]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=564662</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi, kadınların diz sağlığını koruması amacıyla Anne Şehir Merkezi Akasya’da bilgilendirme semineri düzenledi. Seminerde katılımcılara diz sağlığı ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-diz-sagligini-korumak-icin-oneriler-564662">Büyükşehir&#8217;den diz sağlığını korumak için öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi, kadınların diz sağlığını koruması amacıyla Anne Şehir Merkezi Akasya’da bilgilendirme semineri düzenledi. Seminerde katılımcılara diz sağlığı ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verildi.</p>
<p><b>DİZ PROBLEMLERİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kadınların sağlık bilincini artırmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Anne Şehir Merkezleri fizyoterapistlerinden Hatice Kübra Gür, düzenlenen seminerde üyelere diz sağlığı ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.</p>
<p><b>“DİZ AĞRISINI HAFİFE ALMAYIN”</b></p>
<p>Diz ekleminin yapısını, menisküs, bağ yaralanmaları, bursit, kireçlenme, romatoid artrit gibi yaygın diz problemlerini anlatan Gür, “Diz ağrısının kaynağı doğru tespit edilmeden yapılan uygulamalar bazen sorunu büyütebilir. Bu yüzden bu ağrıyı hafife almayın. Doğru teşhis, doğru tedavi planının temelidir. Diz sağlığı için uygun zeminlerde yürümenin, doğru egzersizlerin ve ayak basış problemlerinin düzeltilmesi önemlidir. Diz eklemini zorlayacak tekrarlayıcı aktivitelerden kaçınmak, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü sağlamak, doğru egzersizleri tercih etmek, ayak basış problemlerini gidermek ve doğru ayakkabı seçmek diz sağlığını korumada en önemli adımlardır” dedi. Seminerin sonunda katılımcıların soruları yanıtlanarak, merak edilen konulara açıklık getirildi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-diz-sagligini-korumak-icin-oneriler-564662">Büyükşehir&#8217;den diz sağlığını korumak için öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Tatilinde Çocuğunuzun Ruhunu da Dinlendirmek İçin Önemli Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-tatilinde-cocugunuzun-ruhunu-da-dinlendirmek-icin-onemli-oneriler-546397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 09:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuzun]]></category>
		<category><![CDATA[dinlendirmek]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[ruhunu]]></category>
		<category><![CDATA[tatilinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz tatilleri, çocukların zorlu bir okul yılının ardından dinlenip yeniden enerji topladıkları önemli bir zaman dilimidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-tatilinde-cocugunuzun-ruhunu-da-dinlendirmek-icin-onemli-oneriler-546397">Yaz Tatilinde Çocuğunuzun Ruhunu da Dinlendirmek İçin Önemli Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz tatilleri, çocukların zorlu bir okul yılının ardından dinlenip yeniden enerji topladıkları önemli bir zaman dilimidir. Bu süreç çocuklar için de durmak, yavaşlamak, düşünmek, hissetmek ve yeniden başlamak için önemli bir aralıktır. Bu nedenle “verimli” bir yaz tatili; çocuğun iç dünyasına iyi gelen, gelişimini destekleyen ve ihtiyaçlarını gözeten bir dönem olmalıdır. Memorial Şişli Hastanesi<strong> </strong>Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı (Çocuk Psikiyatrisi) Bölümü’nden Uz. Dr. Berna Aygün, yaz tatilinde çocuğun sadece bedenini değil, ruhunu da dinlendiren aktiviteler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocukların ruhsal gelişimini destekleyin</strong></p>
<p>Okul döneminde çocukların zihinsel yükleri yoğundur. Ancak ruhsal gelişim sadece akademik başarıyla değil, duygusal deneyimlerle de ilerler. Yaz tatili, çocuğun kendisiyle ilgili farkındalık kazanabileceği, düşünebileceği, dinleyebileceği bir dönem olabilir. Bu da çocuğun daha dayanıklı, özgüvenli ve esnek bir ruhsal yapı geliştirmesine olanak sağlayabilir.</p>
<p><strong>Tatili çocuğun kendi sesini duyabileceği bir alana dönüştürün</strong></p>
<p>Bazı çocuklar içe dönük, bazıları dışa dönük, bazıları hareketli bazıları daha sakin olabilir. Her çocuğun tatilden beklentisi ve ihtiyacı farklıdır. Önemli olan, çocuğu bir “tatil kalıbına” sokmak değil; onun doğasını, ritmini, mizacını göz önünde bulundurarak bir alan açmaktır.</p>
<p><strong>Sıkılmasına izin verin, boş zamanlar çocuğun yaratıcılığının doğduğu yer olabilir</strong></p>
<p>Günümüzde birçok bakım veren, çocuklarının sıkılmasından kaygı duymaktadır. Oysa can sıkıntısı, çocuğun ruhsal gelişimi için gerekli bir durak olup, kendiyle baş başa kalabildiği, hayal gücünü devreye sokabildiği bir alandır. Sürekli etkinliklerle doldurulmuş bir tatil, çocuğun iç dünyasını genişletmeye yer bırakmaz. Belirli sürelerle sıkılmak, çocuğun kendi oyununu kurmasının ve yaratıcı yollarla düşünmesinin önünü açar. Kendi düşüncelerine dalmasına alan açmak, çocuğun bağımsızlığını ve yaratıcılığını destekleyebilir.</p>
<p><strong>Serbest oyun çocuğun gerçek öğrenmenin alanıdır</strong></p>
<p>Yapılandırılmamış, özgürce oynanan oyunlar; çocuğun duygularını, hayal gücünü ve yaşadıklarını işleyebileceği en sağlıklı yollardan biridir. Çamurla oynamak, taş biriktirmek, sokakta arkadaşlarıyla bisiklete binmek ya da evde kendi oyuncaklarıyla dünyalar kurmak çocuğun psikolojik gelişimi için oldukça değerlidir. Çünkü çocuk, oyunla hem dünyayı hem de kendini anlamaya çalışır. Çocuk, oyun oynarken aslında duygularını işler. Bir çamurdan kale yaparken yıl boyu içinde biriktirdiği öfkeyi boşaltabilir, taş dizerek kendi iç düzenini kurabilir. Oyuncak bebekleriyle bir gün kendi yaşadıklarını tekrar ederken, bazen sizi kaygılandıran bir konuyu dışa vurabilir. Oyun, çocuğun dili; dikkatli bir yetişkin için bir pencere gibidir.</p>
<p><strong>Sınırlı telefon tablet imkanı sağladığınız çocuğunuzla bol temaslı ilişki kurun</strong></p>
<p>Ekran süresi konusunda elbette günümüz koşullarında esneklik payı bırakılmalıdır. Ancak bir çocuğun ruhsal olarak beslendiği esas yer, gerçek ilişkiler kurabildiği alanlardır. Göz teması, birlikte gülmek, sohbet etmek, yemek pişirmek, yürüyüş yapmak gibi basit etkileşimler, çocuğun kendini değerli ve ait hissetmesini sağlar.</p>
<p><strong>Ailece birlikte geçirilen zaman çocuğun aidiyet hissiyatını artırır</strong></p>
<p>Yaz tatili, çocuk için sadece eğlenme değil; aynı zamanda “yeterince iyi eşlik” ile bakım verenleriyle olan bağını yeniden kurma, hikayeler dinleme, kökleriyle temas etme zamanıdır. Üst nesillerle birlikte geçirilen gün, bakım verenlerin kendi çocukluğunu anlattığı bir akşam, birlikte bakılan eski fotoğraflar… Tüm bunlar çocuğun aidiyet hissini pekiştirir.</p>
<p><strong>Doğa ile temas çocuğun ruhsal besindir</strong></p>
<p>Ağaçlara tırmanmak, toprağa basmak, çiçek toplamak, denizde yüzmek, çimenlere uzanmak… Tüm bunlar çocuğun hem duyusal hem de ruhsal regülasyonunu sağlar. Mümkünse bu yaz, çocukları doğayla buluşturun. Şehirde yaşıyorsanız bile park yürüyüşleri, birlikte gökyüzünü izlemek, suyla oynamak gibi küçük fırsatlarla doğa duygusunu yaşatabilirsiniz.</p>
<p><strong>Yaz kurslarını çocuğunuzla birlikte planlayın</strong></p>
<p>Elbette yaz tatilinde kısa süreli kurslar veya sosyal aktiviteler planlanabilir. Ama temel ilke sadece “boş kalmasın” diye haftanın altı günü yaz okuluna göndermek değil de, çocuğun gerçekten istediği bir şeye gönüllü olarak katılması olmalıdır. Ruhsal gelişim, serbest deneyimlerde olur.</p>
<p><strong>Oyunlaştırılmış etkinliklerle ders tekrarları yaptırabilirsiniz </strong></p>
<p>Yıl boyunca zorlanan çocuklar için bir süre dinlenmek iyi olabilir. Ancak sonlara doğru kısa süreli tekrarlar, oyunlaştırılmış etkinlikleri de dahil ederek yapılandırılabilir. Okulları tarafından verilen ev ödevleri düzenli ama esnek bir günlük yaşam aktivitesi ile birlikte yapmasını sağlayın. Yaz tatili çocuk için yalnızca bir zaman aralığı değil; öznelleşebileceği, dinlenebileceği ve büyüyebileceği bir alandır. Bu süreci çocuğun üstün yararını gözeterek tasarlayabilmek için ona hem yeterince alan hem yeterince sınır hem de yeterince eşlik sunmak gerekir. Bir çocuk yaz tatilinde duyduğu sevgiyi, oynadığı oyunu, hissettiği özgürlüğü yetişkin olduğunda bir iç kaynak olarak hatırlar. Bu yüzden yaz tatilini planlarken sadece ne yapacağını değil, nasıl hissedeceği düşünülmelidir.</p>
<p><strong>Yaratıcılığı teşvik eden basit etkinlikler planlayın </strong></p>
<p>Çocuğunuzun yaşına göre bu etkinlikler uygulanabilir;</p>
<p> <strong>Hayal günlüğü:</strong> Çocuğunuza her gün ne düşündüğünü, neler hayal ettiğini yazdığı ya da çizdiği bir defter hediye edin.</p>
<p> <strong>Ev içi tiyatro:</strong> Çocuğunuz kendi yazdığı bir hikâyeyi oynarken tüm aile bireyleri ile birlikte izleyin.  </p>
<p> <strong>Doğadan sanat:</strong> Taş, dal, yaprak gibi doğal malzemelerle yapılan küçük oyun araçları veya heykeller yapmaları çocukların hem özgüvenini he de yaratıcılığını artırır.</p>
<p> <strong>Kitap yazmak:</strong> Çocuğunuzun kendi kitabını yazmasını teşvik edin.</p>
<p> <strong>Mekansız oyunlar:</strong> Çocuğunuzla birlikte şehir turları yapın ama her durakta onlarla farklı farklı oyunlar oynayın.  </p>
<p> <strong>Hikaye tamamlama oyunları:</strong> Çocuğunuzla birlikte hikaye tamamlama oyunları oynayın. Bu oyunda bir kişi başlar, diğerleri sırayla devam ederler. Bu oyun çocuğunuzun duygusal gelişimi için faydalı olacaktır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-tatilinde-cocugunuzun-ruhunu-da-dinlendirmek-icin-onemli-oneriler-546397">Yaz Tatilinde Çocuğunuzun Ruhunu da Dinlendirmek İçin Önemli Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Continental&#8217;den Güvenli Sürüş İçin Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/continentalden-guvenli-surus-icin-oneriler-455884</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2024 11:38:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[continentalden]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sürüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455884</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de her gün gerçekleşen kazalarda birçok kişi yaralanıyor ya da hayatını kaybediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/continentalden-guvenli-surus-icin-oneriler-455884">Continental&#8217;den Güvenli Sürüş İçin Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kazaları önlemenin yolu, kurallara uymaktan geçiyor. Araç bakımı ve doğru lastik seçiminin de emniyetli sürüş için önemine dikkat çeken Continental, Trafik ve İlk Yardım Haftası vesilesiyle tüm sürücülere önerilerde bulunuyor.</strong></p>
<p>Her yıl Mayıs ayının ilk haftası trafik kurallarına dikkat çekmek ve ilk yardımın önemini vurgulamak amacıyla Trafik ve İlk Yardım Haftası olarak kutlanıyor. Premium lastik üreticisi ve teknoloji şirketi Continental, trafik kazalarını önlemek için güvenli sürüş tekniklerine dikkat çekiyor. Ramazan Bayramı&#8217;nı da kapsayan 9 günlük tatilde 6 bin 350 kaza meydana geldiğini, bu kazalarda 75 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 810 kişinin ise yaralandığını hatırlatan Continental, trafik kurallarına ve güvenli sürüş tekniklerine uyarak bu kazaların en azından bir kısmının önlenebileceğinin altını çiziyor. Araç bakımı ve doğru lastik seçiminin de emniyetli bir sürüşün en önemli unsurlarından olduğunu belirten Continental, güvenli sürüşün ipuçlarını paylaşıyor.</p>
<p><strong>Dönemsel kontrolleri ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Aracınızın bakımını ihmal etmeyin, dönemsel olarak kontrol ettirin. Aracınızın yağ seviyesini ve filtresini, fren sisteminin yani fren balatalarının, disklerinin ve fren hidroliğinin kontrolünü ihmal etmeyin. Akü bağlantılarına bakın, akünüz zayıflamışsa değiştirin. Farları, stop ve sinyal lambalarının düzgün çalıştığından emin olun. Acil bir durum için ilkyardım çantası, yangın söndürücü, yedek lastik, takviye suyu ve yağ gibi ekipmanlarınızı da hazır bulundurun.</p>
<p><strong>Mevsime uygun lastik kullanın</strong></p>
<p>Yaz ayında yaz, kış ayında kış lastiği kullanın. Lastiklerinizin hava basıncı, balans ayarı ve sırt kontrolleri düzenli olarak yaptırın. Lastiklerin basıncının düşük olması omuz kısımlarında ısınmaya ve fazla yakıt sarfiyatına; basıncın çok fazla olması ise lastiklerin aşınmasına neden oluyor. Doğru hava basıncı yol tutuş kalitesini de artırıyor. </p>
<p><strong>Kurallara uymayı ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Trafik kurallarına mutlaka uyun ve gideceğiniz mesafe ne kadar kısa olursa olsun emniyet kemerinizi mutlaka takın. Hız limitlerine uyun, takip mesafesini koruyun. Sinyal kullanmayı unutmayın. Sollama yasaklarına dikkat edin ve hatalı sollama yapmayın. Araç kullanırken dikkatinizi yola verin ve radyo, telefon ya da benzeri şeylerle ilgilenmeyin.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/continentalden-guvenli-surus-icin-oneriler-455884">Continental&#8217;den Güvenli Sürüş İçin Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Continental&#8217;den Bayramda Emniyetli Bir Yolculuk İçin Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/continentalden-bayramda-emniyetli-bir-yolculuk-icin-oneriler-448937</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 11:08:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[continentalden]]></category>
		<category><![CDATA[emniyetli]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan Bayramı’nda 9 günlük uzun bir tatil bizi bekliyor. Uzakta yaşayan sevdiklerimizi ziyaret etmek ya da dinlenmek için fırsat bulacağımız bayrama sayılı günler kala Continental, karayolu ile yolculuk yapacak sürücüler için güvenli ve keyifli bir yolculuğun ipuçlarını paylaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/continentalden-bayramda-emniyetli-bir-yolculuk-icin-oneriler-448937">Continental&#8217;den Bayramda Emniyetli Bir Yolculuk İçin Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span>Ramazan Bayramı’nda 9 günlük uzun bir tatil bizi bekliyor. Uzakta yaşayan sevdiklerimizi ziyaret etmek ya da dinlenmek için fırsat bulacağımız bayrama sayılı günler kala Continental, karayolu ile yolculuk yapacak sürücüler için güvenli ve keyifli bir yolculuğun ipuçlarını paylaşıyor. </span></b></p>
<p><span>Ramazan Bayramı’na sayılı günler kaldı, tatil için şimdiden hazırlıklara başlandı. Premium lastik üreticisi ve teknoloji şirketi Continental, tatil hazırlığının sadece valizle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Karayolu kullanarak uzun seyahatlere çıkacaklara emniyetli sürüş için önemli ipuçları veriyor. Emniyetli bir yolculuğun ilk adımının araç bakımı ve doğru lastik seçiminden geçtiğini hatırlatan Continental, yola çıkmadan önce yapılması gerekenleri paylaşıyor.</span></p>
<p><strong><span>Aracınızı mutlaka kontrol ettirin</span></strong></p>
<p><span>Sadece seyahat edeceğiniz zaman değil aracınızı dönemsel olarak kontrol ettirmelisiniz. Uzun süredir bakım yaptırmadıysanız yola çıkmadan önce mutlaka aracınızın yağ seviyesini ve filtresini kontrol edin ve gerekiyorsa değiştirin. Fren sisteminin yani fren balatalarının, disklerinin ve fren hidroliğinin kontrolünü de ihmal etmeyin. Akü bağlantılarına bakın, akünüz zayıflamışsa değiştirin. Farları, stop ve sinyal lambalarının düzgün çalıştığından emin olun. Acil bir durum için ilkyardım çantası, yangın söndürücü, yedek lastik, takviye suyu ve yağ gibi ekipmanlarınızı da hazır bulundurun.</span></p>
<p><strong><span>Lastikleri de unutmayın!</span></strong></p>
<p><span>1 Nisan itibarıyla kış lastiği zorunluluğu bitti. Hava şartlarını göz önüne alarak lastik değişiminizi yapın. Lastiklerinizin hava basıncı, balans ayarı ve sırt kontrolleri mutlaka bu konuda uzman bir yerde yaptırın. Bunun sadece emniyet için değil aynı zamanda yakıt maliyetini azaltması açısından da önemli olduğunu unutmayın. Çünkü basıncın yetersiz olduğu lastiklerin omuz kısımlarında ısınma görülürken, yakıt sarfiyatı da artıyor. Basıncın çok fazla olması ise lastiklerin aşınmasına neden oluyor. Doğru hava basıncı yol tutuş kalitesini de artırıyor. </span></p>
<p><strong><span>Uykunuzu almadan yola çıkmayın</span></strong></p>
<p><span>Tatile çıkacağımız zaman çoğumuz işlerimizi bitirmek için uykusuz kalabiliyoruz. Ancak özellikle araç kullanacaksak bu çok büyük bir hata! Çünkü uykusuz bir şekilde yolculuğa çıkmak sadece bizim için değil bizimle aynı güzergahta seyahat eden tüm araçlar, yolcular ve sürücüler için de hayati önem taşıyor. Bunun yanı sıra yolda sizi sıkmayacak, terletmeyecek, rahat kıyafetleri tercih edin. Seyahat öncesi uykunuzun gelmesine neden olacak ağır yiyecek ve içecekler tüketmeyin.</span></p>
<p><strong><span>Kurallara mutlaka uyun</span></strong></p>
<p><span>Bütün önlemleri alıp yola çıktınız! Ancak iş bununla bitmiyor, yapmanız gereken başka şeyler de var. Örneğin; emniyet kemeri takmak, hız sınıra uymak… Uzun bir yolculukta, uzun süre otobanda monoton bir biçimde araç kullanmanın yaratabileceği dalgınlıkla hız sınırları aşılabiliyor. Böyle durumlara karşı dikkatli olun ve trafik kurallarına mutlaka uyun. Uzun saatler yola bakmak otoyol hipnozuna yol açabiliyor. Dikkatinizin dağıldığını, göz kapaklarınızın ağırlaştığını hissettiğiniz anda mutlaka aracınızı güvenli bir alanda durdurup dinlenin ya da şoför değiştirin. Ara ara camı açarak temiz hava alın. </span></p>
<p><span> </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/continentalden-bayramda-emniyetli-bir-yolculuk-icin-oneriler-448937">Continental&#8217;den Bayramda Emniyetli Bir Yolculuk İçin Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sık yapılan 5 yedekleme hatası! Western Digital&#8217;dan, bu hatalardan kaçınmak için öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sik-yapilan-5-yedekleme-hatasi-western-digitaldan-bu-hatalardan-kacinmak-icin-oneriler-446868</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Mar 2024 21:04:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[digitaldan]]></category>
		<category><![CDATA[hatalardan]]></category>
		<category><![CDATA[hatası]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kaçınmak]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[western]]></category>
		<category><![CDATA[yapılan]]></category>
		<category><![CDATA[yedekleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446868</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değerli verilerinizin beklenmedik felaketlerden veya siber tehditlerden korunuyor olduğuna emin misiniz? Şöyle düşünün: Her 10 bilgisayardan 1’i virüs kurbanı oluyor ve her gün her dakika, şaşırtıcı bir şekilde, 113 telefon çalınıyor. Veri kaybının ...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sik-yapilan-5-yedekleme-hatasi-western-digitaldan-bu-hatalardan-kacinmak-icin-oneriler-446868">Sık yapılan 5 yedekleme hatası! Western Digital&#8217;dan, bu hatalardan kaçınmak için öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli verilerinizin beklenmedik felaketlerden veya siber tehditlerden korunuyor olduğuna emin misiniz? Şöyle düşünün: Her 10 bilgisayardan 1’i virüs kurbanı oluyor ve her gün her dakika, şaşırtıcı bir şekilde, 113 telefon çalınıyor. Veri kaybının ani ve beklenmedik bir anda gerçekleştiği ve potansiyel olarak geri dönüşü olmayan bir kabusa dönüşebileceği kesin olduğu için güvenli yedeklemenin gerekliliğini tartışmaya dahi gerek yok. Dünya Yedekleme Günü olarak kutlanan 31 Mart, bu temel görevin önemli bir hatırlatıcısı. Şimdi, insanların yaptığı yaygın yedekleme hatalarına ve bu hatalardan nasıl kaçınılacağına biraz daha derinlemesine bakalım: </p>
<p> </p>
<ol>
<li><strong>Düzenli yedeklemeyi pas geçmek:</strong> Kullanıcıların yaptığı en yaygın hata, verileri düzenli olarak yedeklemeyi unutmak. İster kişisel dosyalar ister önemli iş belgeleri olsun, sürekli bir yedekleme rutini oluşturmamak, sizi veri kaybına karşı savunmasız bırakır. Beklenmedik sistem çökmeleri veya kötü amaçlı yazılım saldırıları her an gerçekleşebilir ve bunun sonucunda değerli verilerinize erişemeyebilir veya onları kalıcı olarak kaybedebilirsiniz. Ancak otomatik yedeklemeleri kurarak böyle bir durumdan kaçınabilirsiniz. </li>
</ol>
<p> </p>
<ol>
<li><strong>Tek bir yedekleme cihazına güvenmek:</strong> Bu tek bir cihaz hasar görebilir veya çalınabilir, bu da yaptığınız yedeklemeyi riske atar. Dolayısıyla sadece tek bir depolama ortamına tamamen bağlı kalmak demek, verilerinizin güvenliğiyle riskli bir oyun oynamak anlamına geliyor. </li>
</ol>
<p>Bunun yerine, harici HDD’ler, NAS ve bulut depolama kombinasyonuyla yedekleme depolama çözümlerinizi çeşitlendirebilirsiniz. Western Digital®’ın My Passport<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />’u gibi WD’nin taşınabilir HDD’leri, basit, uygun maliyetli yedeklemeler için 5 TB’a* kadar kapasite sunuyor. Akıllı telefonlar için ise SanDisk Ultra® Dual Drive Go USB Type-C<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> ve SanDisk® iXpand® Flash Drive Luxe gibi 2’si 1 arada flash sürücüler kullanışlı seçenekler olarak karşımıza çıkıyor. USB Type-C<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> cihazlarıyla uyumlu bu sürücüler, fotoğraflar, videolar ve çok daha fazlası için otomatik yedeklemeyi mümkün kılıyor. Cihazlar arasında zahmetsiz veri aktarımı için tak-çalıştır şeklinde işlev gören bu sürücüleri kullanabilirsiniz. Büyük miktarda veri depolayacak bir cihaza ihtiyacınız varsa, WD®’nin My Book<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> masaüstü sürücüsü, 22 TB’a* varan depolama kapasitesiyle tam size göre. </p>
<ol>
<li><strong>Sürüm kontrolünü unutmak:</strong> Yedeklemeler sırasında sürüm kontrolünün gözden kaçırılması yapılan büyük hatalardan bir diğeri. Dosyaların birden fazla sürümünü saklamamak, bozuk veya yanlış verilerin önceki sürümlere göre kaydedilme ihtimalini de artırır. Uygun bir sürüm oluşturma sistemi olmadan hataları düzeltmek veya eski sürümleri almak, sizi, çözülmesi zor bir sorunla baş başa bırakacaktır. Sürüm kontrolünü unutmamak için dosyalarınızda zaman içinde meydana gelen değişiklikleri takip eden bir sistem kurun. Bu, gerektiğinde her zaman önceki sürümlere dönebilmenizi sağlayarak kazara veri kaybına veya bozulmasına karşı korunmanıza yardımcı olur. Bu sistemin devamlılığını düzenli şekilde sağlamak, hep organize kalmanıza ve beklenmedik sorunlara karşı hazırlıklı olmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca, yedeklediğiniz sürümün doğru versiyon olduğundan emin olmak için bunun teyidini gerçekleştirmek de çok önemli. Bu basit adım, önemli verilerin üzerine yanlışlıkla bozuk veya yanlış sürümler yazılmasının önüne geçer. Çifte kontrol, en güncel ve doğru bilgileri korumanızı sağlayarak yedekleme sırasında hata riskini en aza indirir. </li>
<li><strong>Uzak yedekleme çözümlerini göz ardı etmek:</strong> Birçok kişi, yerel yedeklemelerin kusursuz olduğunu varsayarak uzak yedekleme çözümlerini gözden kaçırıyor. Ancak yalnızca yerel yedeklemelere güvenmek, yangın veya hırsızlık gibi lokasyona özgü felaketlere karşı sizi savunmasız hale getirir. Uzak yedekleme seçeneklerini kullanmak, verilerinizin kopyalarını farklı yerlerde tutmak anlamına gelir; böylece belli bir alanda bir felaket yaşanırsa verileriniz yine de güvende kalır. </li>
</ol>
<p>Alternatif olarak bulut depolamayı da kullanabilirsiniz. Bulut yedekleme cihazları, internet üzerinden erişilebilen uzaktan veri depolama için epey popüler seçeneklerden. Çeşitli çevrimiçi bulut hizmetleri, güvenli veri depolama için dosya senkronizasyonu, paylaşım ve şifreleme gibi özellikler sunuyor. </p>
<ol>
<li><strong>Şifrelemenin hafife alınması:</strong> Yedekleme yaparken şifrelemeye öncelik vermemek maliyetli bir hata olabilir. Şifrelenmemiş yedeklerin saklanması, hassas verilerinizi yetkisiz erişime veya ihlallere karşı savunmasız hale getirir. Güçlü şifrelemenin uygulanması, yedekleriniz yanlış ellere geçse bile verilerin korunmaya devam edeceği anlamına gelir. Ancak, yedeklenen bilgileri daha sonra almanızı zorlaştırabileceğinden, kullanıma hazır şifreleme çözümlerini tercih etmemek gerektiğini de unutmamak önemli. WD My Passport<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> HDD ve My Book<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />, içeriğin güvende kalmasına yardımcı olan parola korumalı yerleşik 256 bit AES donanım şifrelemesiyle donatılmıştır. Ek olarak, gerektiğinde, verilerinize sorunsuz bir şekilde şifre çözme ve erişim sağlamak için uygun anahtar yönetimi uygulamalarını sürdürmek de son derece önemli. </li>
</ol>
<p>Dünya Yedekleme Günü’nde Western Digital, kullanıcılara, verilerini güvenli bir şekilde yedekleme ve aynı zamanda cihazın çökmesi, çalınması veya hasar görmesi gibi cihaz kazalarına karşı bir acil durum planı hazırlayarak beklenmeyen durumlara hazırlıklı olmalarını tavsiye ediyor. Çünkü aktif bir veri yedekleme stratejiniz varsa, veri kaybetme konusunda da endişelenmenize gerek kalmaz. </p>
<p>Önemli verilerinizin sonsuza kadar kaybolmasını önlemek için genel bir kural olan “3-2-1 Kuralı”nı uygulayabilirsiniz: </p>
<p><strong>3 </strong></p>
<p>Verilerinizin ÜÇ farklı kopyasını oluşturun: Biri birincil yedek, diğer ikisi kopya. </p>
<p><strong>2</strong></p>
<p>Yedeklemelerinizin kopyalarını İKİ farklı ortama veya cihaz türüne kaydedin.</p>
<p><strong>1 </strong></p>
<p>Talihsiz bir olay yaşanmasına karşı, yedeklediğiniz kopyalardan BİRİNİ farklı bir lokasyonda tutun.</p>
<p>Yedekleme dosyalarını nerede ve nasıl saklayacağınızı belirleyin ve hızlı yardım için destek iletişim kişilerini belirleyin. Bu proaktif önlemler hızlı veri kurtarmayı sağlar ve değerli anılarınızı uzun süre korur. </p>
<p>* 1 GB = 1.000.000.000 bayt. 1 TB = 1.000.000.000.000 bayt. Gerçek kullanıcı depolama alanı daha az olabilir. </p>
<p>Western Digital, Western Digital tasarımı, Western Digital logosu, SanDisk, WD, iXpand, My Book, My Passport ve SanDisk Ultra, Western Digital Corporation’ın  veya bağlı kuruluşlarının ABD ve/veya diğer ülkelerdeki tescilli ticari markaları veya ticari markalarıdır. USB Type-C, USB Equipments Forum’un tescilli ticari markasıdır. Diğer tüm markalar ilgili sahiplerinin mülkiyetindedir. </p>
<p>Ürün özellikleri önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir. Gösterilen resimler gerçek ürünlerden farklı olabilir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sik-yapilan-5-yedekleme-hatasi-western-digitaldan-bu-hatalardan-kacinmak-icin-oneriler-446868">Sık yapılan 5 yedekleme hatası! Western Digital&#8217;dan, bu hatalardan kaçınmak için öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu öneriler boğaz ağrısını hafifletiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-oneriler-bogaz-agrisini-hafifletiyor-438471</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2024 08:40:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısını]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[hafifletiyor]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=438471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış mevsiminde oldukça sık görülen bir sorun olan ‘boğaz ağrısı’ yaşam kalitemizi olumsuz etkileyecek boyutlara ulaşabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-oneriler-bogaz-agrisini-hafifletiyor-438471">Bu öneriler boğaz ağrısını hafifletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsiminde oldukça sık görülen bir sorun olan ‘boğaz ağrısı’ yaşam kalitemizi olumsuz etkileyecek boyutlara ulaşabiliyor. Yutkunmayla şiddeti artan, kaşıntı, tahriş ve yanma hissinin eşlik ettiği boğaz ağrısında besinleri çiğnemek, hatta su içmek bile ızdıraba dönüşebiliyor. Boğaz ağrısı, sigara kullanımından alerji oluşturan etkenlere, anjinden tümöre kadar pek çok faktörden kaynaklanabiliyor. Kış aylarında en sık virüslerin yol açtıkları nezle, grip ile Covid-19 gibi enfeksiyonlar nedeniyle görülüyor.  <strong>Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi</strong> <strong>Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayça Özbal Koç,  </strong>boğaz ağrısının süresi uzadığında ve ek yakınmalar başladığında mutlaka bir hekime başvurmak gerektiğine dikkat çekerek, “Kış aylarında nedeni genellikle virüs kaynaklı enfeksiyonlar olsa da boğaz ağrısına pek çok hastalık yol açabiliyor. Dolayısıyla,  hekime danışılmadan boğaz ağrısını gidermeye çalışmak o hastalığı şiddetlendiriyor ve bunun sonucunda tedaviyi güçleştiriyor. Uzayan boğaz ağrısında altta yatan etkenin tespit edilmesi için detaylı muayene ve gerekli durumlarda tetkikler yapılıyor. Tanı konulduktan sonra  hedefe yönelik ve hastaya uygun tedaviye başlanıyor” diyor.<strong> Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayça Özbal Koç,</strong>  üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanan boğaz ağrısına karşı dikkat etmeniz gereken kuralları anlattı; önemli önerilerde bulundu! </p>
<p><strong>Gün içine yayarak bol ılık su için! </strong>Vücutta sıvı eksildiğinde azalan tükürük boğaz bölgesinde kurumaya, bunun sonucunda ağrının şiddetlenmesine yol açıyor. Bu nedenle boğazınız ağrıdığında gün içine yayarak bol su tüketmeye özen gösterin. Doç. Dr. Ayça Özbal Koç, herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle kısıtlamanız yoksa, günlük 2 litre (8 su bardağı)  su tüketmeniz gerektiğine işaret ederek, “Suyu, vücudunuzu yormadan ve mide bulantısına neden olmadan, gün içine yayarak oda ısısında içmeniz, boğazın nemlenmesi sayesinde yakınmalarınızın azalması açısından çok önemlidir” diyor. <strong>Tuz ve karbonatlı gargara yapın </strong>Düzenli olarak gargara yapmanız da boğaz ağrısını hafifleten etkili yollardan biridir. Doktorunuzun önerdiği ilaç formundaki gargaraların yanı sıra evde yapacağınız gargara da boğaz ağrısının hafiflemesini sağlıyor. Doç. Dr. Ayça Özbal Koç, tuz ve karbonat içeren gargaranın boğazı nemlendiren, temizleyen  ve enfeksiyon ajanlarını yok eden etkiye sahip olduğunu belirterek, “Bir su bardağı oda ısısındaki suyun içine bir çay kaşığı tuz ve yarım çay kaşığı karbonat ekleyin. Günlük hazırlayacağınız gargarayla, sabah ve akşam saatlerinde,hem ağzınızı hem de boğazınızı temizleyebilirsiniz. Ancak gargara yaptıktan sonra, içeriği zararlı olmasa da, büyük bir kısmını yutmamaya özen gösterin” <strong>Sigarayı mutlaka bırakın! </strong>İçerdiği dört binden fazla zararlı kimyasal maddeyle sağlığımız için büyük bir tehdit oluşturan sigara aynı zamanda boğaz ağrısına da yol açabiliyor ve var olan ağrıyı daha da kötüleştirebiliyor. Dolayısıyla sigara kullanıyorsanız sağlıklı bir yaşam için mutlaka bırakın, dumanına da maruz kalmaktan kaçının. </p>
<p><strong>Bal, zencefil ve limondan faydalanın </strong>Boğaz ağrısını hafifletmek için fazlaya kaçmadan bal, zencefil, limon ve çeşitli bitki çaylarından da yararlanabilirsiniz. Bu besinler ile çaylar, antibakteriyel fonksiyonları ve boğazı yumuşatma özellikleriyle tedavi edici etkilerinin yanı sıra yakınmaların da hafiflemesini sağlıyorlar.  </p>
<p><strong>Odanızı nemlendirin</strong>Odanın nemlendirilmesi; burun ve boğaz mukozasının kurumaması, burunda kabuk oluşmaması, enfeksiyona girişi hazırlayacak olan kuru dokunun oluşmaması açısından önem taşıyor. Buhar makinelerinden faydalanabilir veya kaloriferlerin üzerine içi su dolu kaplar ya da ıslak havlular yerleştirerek bulunduğunuz ortamı nemli hale getirebilirsiniz. <strong> </strong><strong>Boğazımız neden ağrıyor?  </strong></p>
<ul>
<li>Virüslerin yol açtıkları nezle, grip, Covid-19 ile bazı döküntülü hastalıklar </li>
<li>Bakteriyel enfeksiyonlar. (Özellikle halk arasında anjin olarak da bilinen streptokok) </li>
<li>Alerjiler, ortamın kuru olması, hava kirliliği </li>
<li>Sigara veya tütün ürünlerinin kullanılması ya da içildiği ortamda bulunmak</li>
<li>Mide asidini artıran besinler </li>
<li>Ses hijyenine dikkat edilmeden bağırarak veya yüksek sesle uzun süre konuşmak</li>
<li>Çeşitli tümörler boğaz ağrısına neden olabiliyor.  </li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-oneriler-bogaz-agrisini-hafifletiyor-438471">Bu öneriler boğaz ağrısını hafifletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kışın Cilt Kuruluğunu Önlemek İçin Önemli Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kisin-cilt-kurulugunu-onlemek-icin-onemli-oneriler-424156</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 08:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kışın]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluğunu]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[önlemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424156</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış aylarının gelmesiyle birlikte rüzgarlı ve soğuk havalarda ciltte kurumaya bağlı tahriş ve pullanma gibi sorunlar görülebiliyor. Bu da kış aylarında cilt bakımı rutininin değiştirilmesiyle ilgili soru işaretlerini akıllara getiriyor. Cildi nemlendirmenin önemli olduğu soğuk günlerde, cilt tipine uygun nemlendiricilerin kullanılması öneriliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-cilt-kurulugunu-onlemek-icin-onemli-oneriler-424156">Kışın Cilt Kuruluğunu Önlemek İçin Önemli Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KIŞIN CİLT KURULUĞUNU ÖNLEMEK İÇİN ÖNEMLİ ÖNERİLER </strong></p>
<p>Kış aylarının gelmesiyle birlikte rüzgarlı ve soğuk havalarda ciltte kurumaya bağlı tahriş ve pullanma gibi sorunlar görülebiliyor. Bu da kış aylarında cilt bakımı rutininin değiştirilmesiyle ilgili soru işaretlerini akıllara getiriyor. Cildi nemlendirmenin önemli olduğu soğuk günlerde, cilt tipine uygun nemlendiricilerin kullanılması öneriliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Asude Kara Polat, kış aylarında cilt bakımı ile ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong>Cildi uygun şekilde nemlendirmek önemli</strong></p>
<p>Cilt bakım rutininde temizleme, nemlendirme ve güneşten korunma temel basamaklardır. İlk basamak olan temizlemede önemli olan banyo yaparken sıcak su kullanılmamasıdır. Çok sıcak su cildin doğal yağ tabakasını bozar ve cildi daha kuru hale getirir. Bunun yerine ılık su tercih edilmelidir. Banyoda sabun kullanılmamalı, duş jelleri veya sabun içermeyen temizleyiciler kullanılmalıdır.  Kuru cilt yapısına sahip kişiler bebek ürünleri de tercih edebilir. Yine bu kişiler kese yapmaktan ve uzun süre banyoda kalmaktan kaçınmalıdırlar. Kuru ciltlerde tonikler cildi tahriş edebilir ve kızarıklığa yol açabilir.</p>
<p>Cildin nemlendirilmesi çok önemlidir. Bu noktada cilt tipine uygun olacak şekilde nemlendiricilerin kullanılması gerekir. Her banyo sonrası tüm vücut krem, losyonlar ile nemlendirilmelidir. Yine yağ bazlı yoğun nemlendiriciler kışın daha çok tercih edilebilir. Kışın dudaklarda da kuruluk, çatlama, kabuklanma gözlenebilir. O yüzden dudakların da nemlendirilmesi önemlidir.  Buna göre piyasada çok sayıda yoğun nemlendirici özelliği olan lip stickler bulunmaktadır ve bunların gün içinde tekrarı önemlidir.</p>
<p>Ortam havasız ve kuru ise ortam nemini sağlamak için nemlendirici cihazlar kullanılabilir. Bu sayede cildin daha fazla kuruması engellenir. Özellikle kuru ve hassas bir cilde sahip kişiler kış aylarında temizleyici olarak süt, losyon tercih edebilir ve yağlı nemlendirici yüz kremleri cilt bakımınızın vazgeçilmezi olabilir. Karma, yağlı bir cilde sahip kişiler de yoğun nemlendirici ajanlara sahip ürünler kullanabilir. Cilt tipinin ne olduğuna bakılmaksızın günde minimum iki kez cildinizi nemlendirmek gerekir</p>
<p><strong>Rüzgar ve soğuk hava ellerinizi kurutabilir</strong></p>
<p>Eller kışın rüzgardan ve soğuktan fazlası ile etkilenir. Dışarı çıkarken eldiven giyilmesi koruyucu olur. Sabah mutlaka nemlendirici krem kullanılması ve her el yıkama sonrası yeniden ellerin nemlendirilmesi kışın önemlidir. Ev temizlik ürünleri ile temas etmemek için pudrasız eldiven kullanılması gerekir.</p>
<p>En doğru bakım malzemesi kişinin cilt tipine uygun olan, cildin sağlığını korumak ve sağlamak için gereken malzemedir. Bu noktada önemli olan ise herkes için ortak olan cilde uygun temizleyici, nemlendirici ve güneş koruyucu krem, losyon, sticklerdir. Elbette bu noktada düzenli ve sürekli kullanım söz konusu olmalıdır.</p>
<p><strong>Hindistan cevizi yağı ile kuruyan saçlarınızı güçlendirebilirsiniz</strong></p>
<p>Saç ve tırnak için de kışın nemlendirme önemlidir. Saç bakım yağları,  nem maskeleri, tırnaklar için koruyucu balmlar kullanılabilir. Kuruyan saç ve cilt için çeşitli doğal yağlar önerilmektedir. Kuruyan ve yıpranmış saçlar için Hindistan cevizi yağı ve jojoba yağı, argan yağı gibi organik yağlar kullanılabilir. Saçı beslemekte ve onarmaktadır.  Yapılan bir çalışmada tatlı badem, çuha çiçeği ve jojoba yağlarının cilt bakımı uygulamalarındaki etkinliği ve faydaları incelenmiş ve cilt bakımı preparatlarında cildin en üst tabakası olan stratum korneumun bütünlüğünü, iyileşmesini ve lipit oranını güçlendirmek için etkili bileşenler olarak gösterilmiştir.</p>
<p><strong>Güneş kremi sadece yazın değil kışın da kullanılmalı</strong></p>
<p>Cilt sağlığını korumak için güneş koruyucular kremlerin, losyonların veya sticklerin kışın da kullanılması gerekmektedir. Ultraviyole ışınlarının etkisi hava güneşli olmasa dahi devam etmektedir. Özellikle karlı havalarda yansıma olacağı için cilt üzerinde ultraviyole ışınlarının etkisi artmaktadır. Bu nedenle güneşten koruma faktörü yani SPF (sun protection factor) en az 30 olacak şekilde güneş koruyucu kremlerin uygulanması gerekmektedir. Gün içinde bu kremlerin 2 veya 3 saatte bir yenilenmesi önemlidir.</p>
<p>Cilt bakımı için yapılacak dermokozemtik işlemler mevsimsel olarak farklılık gösterebilmektedir. Kış aylarında birçok kozmetik işlem yapılabilmektedir. Yaz döneminde lekelenme nedeniyle uygulanamayan kimyasal peeling tedavileri, dermabrazyon, fraksiyonel karbondioksit lazer tedavileri gibi uygulamalar kış dönemi yapılabilmektedir. Kış ayları lekelerin, derin akne izlerinin tedavisi için en uygun dönemlerdendir.</p>
<p>Sadece kış mevsiminde değil cilt sağlığımız için bol su içmek, yeterli sebze, meyve ve baklagil tüketerek sağlıklı beslenmek ve sigara kullanmamak önemlidir. Sigara cilt yaşlanmasını tetikleyen faktörlerden birisidir. Yine kışın yeterli güneş ışığı alamama dolayısı ile ciltte sentezlenen D vitamini yeterli olamayabileceği için D vitamini takviyesi doktor tavsiyesi ile kullanılabilir.  Yine yeterli balık tüketmeyen kişiler için Omega 3 takviyeleri kullanmak cilt sağlığı için önemlidir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kisin-cilt-kurulugunu-onlemek-icin-onemli-oneriler-424156">Kışın Cilt Kuruluğunu Önlemek İçin Önemli Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların cinsel istismardan korunması için ailelere hayati öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-cinsel-istismardan-korunmasi-icin-ailelere-hayati-oneriler-422969</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Nov 2023 07:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ailelere]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[istismardan]]></category>
		<category><![CDATA[korunması]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü’nde önerilerde bulunan Gaziemir Belediyesi’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Hatice Saraç, doğru iletişimin altını çizerek; “Unutmayalım ki cinsel eğitim ailede başlayıp okulda devam eder” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-cinsel-istismardan-korunmasi-icin-ailelere-hayati-oneriler-422969">Çocukların cinsel istismardan korunması için ailelere hayati öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların cinsel istismardan korunması için ailelere hayati öneriler</p>
<p>Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü’nde önerilerde bulunan Gaziemir</p>
<p>Belediyesi’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Hatice Saraç, doğru iletişimin altını çizerek;</p>
<p>“Unutmayalım ki cinsel eğitim ailede başlayıp okulda devam eder” dedi.</p>
<p>Gaziemir Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nde görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı</p>
<p>Hatice Saraç, Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü’nde, çocuklarını cinsel</p>
<p>istismardan korunması konusunda anne ve babalara önerilerde bulundu.</p>
<p>Ailelerin çocuklarıyla kuracağı olumlu iletişimin cinsel istismarı engellemede ilk anahtar olduğunu</p>
<p>belirten, “Unutmayalım ki cinsel eğitim ailede başlayıp okulda devam eder” diyen Hatice Saraç,</p>
<p>“Çocuklara 3 yaşından itibaren mahremiyet algısını öğretmeye başlamalıyız.4 yaşından itibaren ise</p>
<p>çocuklarda ‘dokunulması yasak yerlerim’ refleksini geliştirmeliyiz. 7 yaşından sonra ise çocuğun</p>
<p>özel bölgelerinin başkalarınca görülmesine izin vermemeliyiz” diye konuştu.</p>
<p>Ailelerin doğru iletişimle çocuklara cinsel eğitim vermesinin önemine dikkat çeken Hatice Saraç,</p>
<p>“İlk olarak çocuklarımıza dudak, bacak arası, popo ve göğüs bölgelerinin vücudumuzun dört özel</p>
<p>bölgesi olduğunu anlatmalıyız. Özel bölgeler hakkında bilgi verirken vajina/vulva- penis demekten</p>
<p>çekinmemeliyiz. Başka isimlerle lakap takarak adlandırmamalıyız” önerisinde bulundu.</p>
<p>Her çocuğun bir birey olduğu ve hakları olduğunu ifade eden Hatice Saraç, tavsiyelerini şöyle</p>
<p>sıraladı:</p>
<p>“Çocukların giysilerini, iç çamaşırlarını ya da bezini başkalarının yanında değiştirmemeliyiz.</p>
<p>Çocuklara el şakası, vurarak sevme, gıdıklama, sıkıştırma gibi hoşlanmadıkları davranışları</p>
<p>yapmamalıyız. Öz bakım sorumluluğunu üstlenebilecek yaşa geldiği halde tuvalet sonrası temizliğini</p>
<p>yapmak, banyo yaptırmak gibi konularda çocuğun özel alanına dâhil olmamalıyız. Çocukların</p>
<p>‘Hayır’ deme hakkı vardır. Bedenleri hakkında bir şeyi istemediklerinde hayır demesine saygı</p>
<p>duymalıyız. Çocuklara zorla yemek yedirmemeli, istemediği kıyafetleri giydirmemeliyiz. ‘Gel bana</p>
<p>sarıl’ yerine ‘sana sarılabilir miyim?’, ‘Elimi tut’ yerine ‘Elini tutabilir miyim?’, ‘Yaralanan yerine</p>
<p>bakabilir miyim?’ gibi soruları günlük hayatın bir rutini haline getirmeliyiz. Yani bedenine yönelik</p>
<p>her davranışta çocuğun onayını almalıyız. Çocuklara ‘Öpersen sana çikolata alırım,’ ‘Sarılırsan sana</p>
<p>oyuncak veririm’ gibi vaatlerde bulunmamalıyız. Çocuğu eleştirmeden, kızmadan duygularını kabul</p>
<p>ederek dinlemeliyiz. Yardım istediklerinde çocukların taleplerini geçiştirmemeli ve geri</p>
<p>çevirmemeliyiz.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-cinsel-istismardan-korunmasi-icin-ailelere-hayati-oneriler-422969">Çocukların cinsel istismardan korunması için ailelere hayati öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopozu En Sağlıklı Şekilde Yaşamak için Altın Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler-415242</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Oct 2023 21:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[menopozu]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415242</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz dönemi bir kadının hayatının üçte birini kapsayan önemli bir süreçtir. Aynı zamanda kadınlarda hayatın olağan akışının doğal bir parçasıdır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler-415242">Menopozu En Sağlıklı Şekilde Yaşamak için Altın Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz dönemi bir kadının hayatının üçte birini kapsayan önemli bir süreçtir. Aynı zamanda kadınlarda hayatın olağan akışının doğal bir parçasıdır. Menopoza girme yaşı genetik olsa da beslenme tarzı, stres, kullanılan ilaçlar, çevresel faktörler ve iklim şartları bile bu süreci hızlandırabiliyor. Dünya genelinde menopoza girme yaşı 48-52 iken Türk kadınlarında ortalama yaş 46-48’e düşüyor. Kadın hayatının doğal bir süreci olan menopoz dönemini sağlıklı ve mutlu bir şekilde geçirmek alınacak önlemlerle mümkün olabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi ve Wellness Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Emine Zeynep Yılmaz Tekmen “18 Ekim Dünya Menopoz Günü” kapsamında menopoz hakkında bilgi verdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Soğuk iklimler ve ağır koşullarda yaşayan kadınlar menopoza daha erken girebiliyor</strong></p>
<p>Menopoz sözcüğü Yunanca “mens (ay”) ve “pause (durmak)” sözcüklerinden türemiştir. Hormonal değişikliklerle birlikte kadının hayatında yepyeni bir dönem başlamaktadır. Menopoz dönemi kadınlar için tıpkı bebeklik, ergenlik gibi hayatın doğal bir evresidir ve bir hastalık olarak görülmemelidir. Menopoza hangi yaşta girileceğinin temel belirleyicisi genetik olmakla birlikte; ırk, beslenme düzeni, sigara ve alkol tüketimi, doğum kontrol hapı kullanımı,  doğurganlık durumu, uzun emzirme dönemi, adetlerin düzensiz oluşu, travmalar, deprem gibi doğal afetler, göç yaşanması menopoz dönemini hızlandırabilir. Bunun yanı sıra, kırsal bölgede, soğuk iklimlerde ve ağır koşullarda yaşayan kadınlarda menopoz yaşı daha erkendir. Genel sağlık durumu, radyoterapi, kemoterapi ve cerrahi durumlar menopozu tetikleyebilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Menopoz dönemini sağlıklı ve mutlu geçirmek mümkün</strong></p>
<p>Hormonlardaki azalmalar sadece adet ve doğurganlıkla ilgili değil, tüm vücudu etkileyen bir süreçtir. Menopozal dönemde yoğun ateş basmalarının yanı sıra, yorgunluk, halsizlik, beyin sisi, ateş basmaları, terleme, uyku bozuklukları, duygu durumu değişiklikleri, cinsellik, kalp damar sağlığı ve endokrinolojik bazı problemler meydana gelir. Bu dönemi en sağlıklı ve mutlu şekilde sürdürmek için alınabilecek bazı önlemler, kadının hayatında çok büyük değişiklikler yaratır. </p>
<ul>
<li>Beslenme değişiklikleri, </li>
<li>Egzersiz, </li>
<li>Stresten kurtulma/gevşeme,</li>
<li>Çevresel toksinlerden uzak durma ile birlikte hastalara verilecek bazı destek tedaviler, </li>
<li>Uygun hastalarda kullanılan biyoeşdeğer hormon tedavisi bu dönemin sorunsuz atlatılmasına yardımcı olabilir. </li>
</ul>
<p>Bu önlemler ayrıca kemik kırıkları, bilişsel fonksiyonlarda bozukluk, Alzheimer, kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlayabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Lazer tedavileri meponoz döneminde fayda sağlıyor</strong></p>
<p>Menopoz döneminde vajinal kuruluk, yanma, sık idrar yolu enfeksiyonları, idrar kaçırma ve cinsel istekte azalma belirtileri sıktır. Bu sorunlar için kullanılan vajinal lazer, vajina duvarında kontrollü ısı hasarı yaratarak, alttan gelen taze hücreleri uyarır ve vajinanın yenilenmesini sağlar. Lazer ile cilt altında bulunan bağ dokusu uyarılmakta, kolajen ve elastin üretimi artmaktadır. Tamamen ağrısızdır, anestezi veya hastaneye yatış gerektirmez. PRP (plateletten zengin plazma) hastanın kendi kanından elde edilerek vajinaya enjekte edilir ve dokuları yenilenmeye yardımcı olur. Ayrıca kullanılan bazı vajinal kremler ile tedavi güçlendirilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Düzenli muayeneler menopoz döneminde de devam etmeli</strong></p>
<p>Menopoz dönemi şikayetlerinin doktorla paylaşılması ve semptomlardan bahsedilmesi gerekmektedir. Ayrıca düzenli olarak jinekolojik muayene ve ultrason, smear test, mamografi, meme ultrasonu, tam kan sayımı, tiroid ve karaciğer fonksiyon testlerini içeren sağlık kontrolleri mutlaka yaptırılmalıdır. Aşırı ve sık adet görme, ilişki sonrası lekelenme veya kanaması devam etme durumunda veya kesilmeyen uzun süreli adet görülmesi durumlarında mutlaka jinekolog muayenesi gereklidir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler-415242">Menopozu En Sağlıklı Şekilde Yaşamak için Altın Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz Göbeğinden Kurtulmak için Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menopoz-gobeginden-kurtulmak-icin-oneriler-408269</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 12:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[göbeğinden]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kurtulmak]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=408269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz döneminde kilo alımının geçiş sürecinin oldukça tipik ve beklenen bir parçası olduğunu söyleyen Uzm. Dyt, Uzm. Klinik Psikolog Merve Öz, özellikle göbek bölgesinde yağlanmanın artmasının yanında herkesin karın bölgesinden de kilo almadığının da hatırlanması gerektiğini anlattı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-gobeginden-kurtulmak-icin-oneriler-408269">Menopoz Göbeğinden Kurtulmak için Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz döneminde kilo alımının geçiş sürecinin oldukça tipik ve beklenen bir parçası olduğunu söyleyen Uzm. Dyt, Uzm. Klinik Psikolog Merve Öz, özellikle göbek bölgesinde yağlanmanın artmasının yanında herkesin karın bölgesinden de kilo almadığının da hatırlanması gerektiğini anlattı. </p>
<p><strong>MENOPOZ GÖBEĞİNDEN KURTULMAK MÜMKÜN MÜ?</strong></p>
<p>Bu sonucun ortaya çıkmasında; değişen hormon seviyeleri, fiziksel aktivite değişiklikleri, tıbbi durumlar, ilaç kullanımı, iştah değişikleri veya diyet gereksinimlerinizdeki değişikliklerin etkili olduğunu anlatan Dyt. Öz, menopoz sırasında ve sonrasında göbek bölgesine kilo alımının abdominal obezite ile ilişkili olduğundan sağlık açısından da çeşitli riskleri bulunacağına işaret etti. </p>
<p>Menopoz göbeği ile başa çıkmak için egzersiz yapmanın, kişiye özel beslenme ihtiyaçlarını karşılayan sağlıklı beslenme programına uymanın ve stresi yönetmenin önemli olduğunu anlatan Dyt. Öz, bu konuda alınabilecek önlemler ve yapılacaklarla ilgili önemli bilgiler verdi: </p>
<p><strong>“ARTAN YAŞLA BİRLİKTE KİLO ALMAK KOLAYLAŞIYOR”</strong></p>
<p>Artan yaş ile birlikte kalori ihtiyacının da azaldığını hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Uzm. Dyt., Uzm. Klinik Psikolog Merve Öz, bu nedenle besin alımında herhangi bir değişiklik olmasa bile yaş ile birlikte kilo almanın daha kolaylaşabildiğini belirterek “Kilo alımını engellemek için diyet yapmak kalori açığı ortaya çıkartırken diyetin yanında yapılan fiziksel aktivite, harcanan kaloriyi artırarak daha fazla kilo vermeyi sağlayacaktır. Ortaya çıkan kalori açığı sayesinde karın dâhil olmak üzere tüm vücutta kilo kaybı sağlanacaktır” diye konuştu. </p>
<p><strong>“SAĞLIKLI VE DÜZENLİ BESLENİN”</strong></p>
<p>Dyt. Öz, hem menopoz sürecinde hem de sonrasında beslenme açısından özellikle dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı: </p>
<p><strong>Yüksek kalorili besinlerden uzak durun: </strong>Sağlıklı beslenmek için öncelikle yağ oranı ve şeker oranı yüksek kalorili yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır. Çok tuzlu ve işlenmiş gıdalar da tüketilmemelidir. </p>
<p><strong>Su tüketiminizi artırın:</strong> Su hem genel sağlımızı korumak hem de kilo kontrolünü sağlamak için vazgeçilmezlerin başında yer alır. Bu dönemde de yeterli su tüketildiğinden emin olunmalıdır. Şöyle ki; kilo başına 30 ml olacak şekilde su tüketilmelidir. Yani, 60 kg bir kişi 60 x 30 ml olacak şekilde günde 1800 ml su içmeye özen göstermelidir. Kahve ve çay ödem yapacağından miktarı sınırlandırılmalıdır.</p>
<p><strong>Kaliteli karbonhidratlara yönelin:</strong> Makarna, pilav, patates, pizza, hamburger gibi yoğun karbonhidratlı yiyecekler öğünlerden çıkarılmalıdır. Bunun yerine karbonhidrat ihtiyacı, siyez ekmeği, karabuğday ekmeği, ekşi mayalı ekmek, tam buğday ekmeği gibi kaliteli karbonhidratlardan sağlanmalıdır. </p>
<p><strong>Lif oranı yüksek besinleri tercih edin:</strong> Hem tok tutması hem de lif oranının yüksek olması nedeniyle öğünlere kuru baklagiller eklenmelidir. Bununla birlikte, 2 porsiyonu meyve, 3 porsiyonu sebze olmak üzere günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir. Ayrıca haftada en az 2 kez balık tüketmek de hem sağlıklı beslenmek hem de kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olacaktır. Bağırsak sağlığı için kefir tüketmek de yararlı olacaktır.</p>
<p><strong>Zeytinyağını da abartmayın:</strong> Özellikle sebze yemekleri ve salatalar için tercih edilecek yağ, zeytinyağı olmalıdır. Ancak sağlıklı olduğu düşüncesiyle de zeytinyağı abartılmamalıdır. Salatalar için kişi başı 1 tatlı kaşığı yağ yeterli olacaktır. </p>
<p><strong>Yeşil çay tüketimini günde 3 fincanla sınırlayın:</strong> Sağlık açısından içilmesinde herhangi bir engel yoksa yeşil çay, yağ yakımını hızlandıracaktır. Fakat akşam saatleri içeceğiniz yeşil çay uykunuzu kaçırabilir. Bu nedenle 3 fincanın üzerinde yeşil çay tüketmemeye özen gösterin ve çayı gündüz saatleri tüketmeye çalışın. </p>
<p><strong>EGZERSİZLE HARCADIĞINIZ KALORİYİ ARTIRIN</strong></p>
<p>Fiziksel aktivitedeki artışının sağlıklı beslenme programı ile desteklendiğinde kalori açığı ortaya çıkacağından karın dâhil olmak üzere tüm vücutta kilo kaybının sağlanacağını söyleyen Dyt. Öz, şu bilgileri verdi: “Egzersiz, her yaşta sağlığı desteklemektedir. Menopoz sırasında, göbek yağını kaybetmede egzersiz yardımcı olacaktır. Pilates gibi karın kaslarını güçlendiren egzersizler yapmak karnı sıkılaştırmak ve görünümünü iyileştirmek için tercih edilebilir. Harcadığınız kaloriyi artırmak için yürüyüş, bisiklete binmek, dans etmek, tenis, kick boks ve benzeri fiziksel aktiviteleri de yapabilirsiniz. Belirlediğiniz hedeflere ulaşıp ulaşmadığınızı kontrol etmek için ve motive olmak için adım sayar ya da akıllı saat kullanabilirsiniz.”</p>
<p><strong>STRES KORTİZOL HORMONU SALINIMINI ARTIRIR</strong></p>
<p>Stres hormonu olan kortizolün karın bölgesinde yağ birikme riskini artırdığına işaret eden Dyt. Merve Öz, stresin yeme alışkanlıklarında da önemli rol oynadığına dikkat çekti. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Uzm. Dyt ve Uzm. Klinik Psikolog Merve Öz, “Örneğin stresli durumlarda yeme hızı artar ayrıca stres, duygusal açlığı da tetikler. Duygusal açlık olumlu duyguyu ortaya çıkarmak ya da olumsuz duyguyu bastırmak için ihtiyaç dışı yemek yeme olarak açıklanabilir” diye konuşarak stresi yönetmek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: </p>
<p>“İyi bir uyku stres yönetiminizi kolaylaştıracak en önemli unsurların başında gelir. Bunun yanında, rahatlatıcı müzik dinlemek, nefes egzersizleri yapmak ve stresiniz çok arttığında bulunduğunuz yerden uzaklaşmak iyi gelecektir. Egzersiz kilo kontrolüne yardımcı olduğu gibi ruhunuzu besleyerek stresinizi azaltmaya yardımcı olacaktır. Yüzebilir, yürüyebilir ya da yoga veya meditasyon yapabilirsiniz. Ayrıca stresi azaltmak için; sağlıklı beslenin, sigarayı bırakın, alkol ve bağımlılık yapıcı maddelerden uzak durun, kafein alımınızı azaltın. Mükemmeliyetçilik tek başına stres kaynağı olabiliyor. Bu nedenle öncelikle kendinize gerçekçi hedefler belirleyin ve istemediğiniz şeylere “hayır” demeyi öğrenin. Zamanınızı planlayın ve her gün kendinize zaman ayırın. Evcil hayvan bakımı sağlamak da stresi azaltmaya fayda sağlayacağından mümkünse bir evcil hayvan da sahiplenebilirsiniz. Stresinizi yönetemediğinizi düşünüyorsanız ruh sağlığı uzmanlarından destek alabilirsiniz. Bir profesyonelle çalışmak; hayatınızda sizi strese soktuğunun farkında bile olmadığınız şeyleri belirlemenize, bunlarla başa çıkmanın sağlıklı ve etkili yollarını bulmanıza yardımcı olabilir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menopoz-gobeginden-kurtulmak-icin-oneriler-408269">Menopoz Göbeğinden Kurtulmak için Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Setur&#8217;dan &#8220;Eylül&#8217;de Tatile Devam&#8221; Diyenlere Yeni Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seturdan-eylulde-tatile-devam-diyenlere-yeni-oneriler-407257</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 14:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[diyenlere]]></category>
		<category><![CDATA[eylülde]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[seturdan]]></category>
		<category><![CDATA[tatile]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407257</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koç Topluluğu şirketlerinden Setur; hafta sonlarında yurt içi ve yurt dışına yönelik kısa turlar ve hafta sonunu değerlendirebileceğiniz oteller ile sonbaharın keyfine keyif katıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seturdan-eylulde-tatile-devam-diyenlere-yeni-oneriler-407257">Setur&#8217;dan &#8220;Eylül&#8217;de Tatile Devam&#8221; Diyenlere Yeni Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koç Topluluğu şirketlerinden Setur; hafta sonlarında yurt içi ve yurt dışına yönelik kısa turlar ve hafta sonunu değerlendirebileceğiniz oteller ile sonbaharın keyfine keyif katıyor. Geçtiğimiz seneye oranla artan talebi farklı bölge önerileri ile karşılayan Setur’un yurt içi konaklamalarında fiyatlar gecelik 750 TL’den başlıyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Müşteri memnuniyetinde üst üste 3. kez turizm sektörü birincisi* olan Setur, yaz mevsiminin sona ermesine ve okulların açılmasına rağmen “tatil bitmedi” diyenlere hafta sonlarını değerlendirmek için yurt içinde ve yurt dışında keyifli zaman geçirebilecekleri kısa tatil önerileri sunuyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yurt içi tatil rotası Abant, Sapanca, Bolu ve Ağva </strong></p>
<p>Setur, hafta sonunuzu unutulmaz kılmak için sonbaharın tüm renklerini taşıyan muhteşem doğasıyla çok tercih edilen bir rota olan Abant’ta misafirlerini Büyük Abant ve Abant Palace otellerinde ağırlıyor. Oksijen deposu bir diğer rota olan Sapanca’da ise kışa girmeden kendilerini spada ve doğanın huzur veren atmosferinde şımartmak isteyenler NG Sapanca Wellness &#038; Convention ile Elite World Grand Sapanca Hotel’i tercih ediyor. Sakin ve doğayla baş başa bir ortamda minimal bir yaşamı deneyimlemek isteyenlere ise Hope Sapanca Tiny House öneriliyor. </p>
<p>Bolu’da Gazelle Resort &#038; Spa ile Bolu Koru Hotels Spa &#038; Convention misafirlerine yeşilin büyüsüyle huzurlu ve dingin seçenekleri oluşturuyor. Deniz, nehir ve doğa keyfini bir arada sunan Karadeniz kıyısındaki Ağva’da ise Ağva Dachas Cove House misafirlerini bekliyor. Setur’un, hafta sonunu değerlendirmek isteyenler için önerdiği lokasyonlar gecelik 750 TL’den başlayan fiyatlarıyla giderek artan bir talep görüyor.</p>
<p>Yurt içinde kısa süreli tatilinizi unutulmaz kılacak bir başka seçenek ise termal oteller. Bedeni ve ruhu dinlendiren ve arındıran sauna, termal havuz, spa gibi hizmetler sunan Türkiye’nin termal bölgelerinde pek çok otel de Setur’un önerileri arasında yer alıyor. Termal oteller her anı keyifli ve dolu dolu bir tatil olanağı sağlıyor.</p>
<p><strong>Yurt dışı tatili arayanlara yakın mesafede farklı rotalar</strong></p>
<p>Setur’un önümüzdeki dönemde hafta sonlarını yurt dışında kısa turlarla değerlendirmek isteyenler için sunduğu 3 günlük tur seçenekleri de mevcut. Deniz, kum ve güneşe doyamayanlar, kumsalları, masmavi denizi ve ünlü dalış noktalarıyla öne çıkan ve 548 dolardan başlayan vizesiz Sharm El Sheikh turlarını veya 399 dolardan başlayan su sporları, gece hayatı ve upuzun plajları ile Kızıldeniz’in incisi Hurgada turlarını tercih edebilir. Kendine has mimari dokusu ve doğası ile Belgrad turları, hafta sonunu kültürle iç içe geçirmek isteyenlere 379 dolardan başlayan seçeneklerle sunuluyor. Adriyatik Denizi kıyısında yer alan en eski yerleşim yeri olma unvanına sahip Karadağ’ın Budva kentine yapılacak 3 günlük keyifli bir seyahat ise 499 eurodan başlıyor.</p>
<p>Setur’un hafta sonları için önerdiği Eylül rotalarından bir diğeri ise KKTC. Deniz ve güneşe doyamayanlar ya da spa olanağından yararlanmak isteyenler için bu rotada gecelik 1.200 TL’den başlayan fiyatlarla pek çok seçenek bulunuyor. Grand Saphire Otel, Acapulco Resort &#038; Convention &#038; Spa, Chamada Prestige Hotel, Merit Crystal Cove Hotel, Lord&#8217;s Palace Hotel &#038; Spa, Salamis Bay Conti Resort &#038; Hotel, Concorde Luxury Resort Convention sunulan seçeneklerden sadece bazıları. Ayrıca seçili Kıbrıs otellerinde 15.000 TL ve üzeri rezervasyonlarda 600 TL, 20.000 TL ve üzeri rezervasyonlarda ise 750 TL değerinde indirim Setur’da tatilseverleri bekliyor.</p>
<p>  </p>
<p><em>*Müşteri memnuniyetinde sektör birinciliği, bağımsız araştırma şirketi SIA Insight’ın Eylül-Ekim 2022 döneminde 1.507 katılımcı ile, kantitatif araştırma yöntemleri kullanılarak 9 turizm acentesi üzerinden değerlendirilen müşteri memnuniyet araştırmasının toplam memnuniyet endeksi sonucuna göredir. Bu sonuca göre Setur, 2020 yılından bu yana üç yıldır müşteri memnuniyetinde kesintisiz lider konumda yer almaktadır. </em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>SETUR HAKKINDA</strong></p>
<p>1965 yılında Koç Topluluğu bünyesinde kurulan Setur, turizm alanında yurt içi ve yurt dışına dönük tur operatörlüğü ile otel satışı, IATA uçak bileti satışı, vize hizmetleri, kongre ve seminer organizasyonları ve yurt dışı eğitim başlıklarında hizmetler sunuyor.</p>
<p>Duty Free işletmeciliğinde Türkiye’nin en köklü ve en yaygın markası olan Setur Duty Free, tüm yurda yayılan havalimanları, kara sınır kapıları ve deniz limanlarında yaklaşık 22 bin metrekarelik alanda, 21 bölge 56 mağazasıyla gümrüksüz satış mağazaları işletmeciliği yapmaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seturdan-eylulde-tatile-devam-diyenlere-yeni-oneriler-407257">Setur&#8217;dan &#8220;Eylül&#8217;de Tatile Devam&#8221; Diyenlere Yeni Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikolog Deniz Bağdaş&#8217;tan Velilere Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/psikolog-deniz-bagdastan-velilere-oneriler-405104</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 09:24:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağdaştan]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[velilere]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405104</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nde görev yapan Psikolog Deniz Bağdaş, 2023-2024 eğitim öğretim yılında çocuğu ilkokul birinci sınıfa başlayan anne- babalara önerilerde bulundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolog-deniz-bagdastan-velilere-oneriler-405104">Psikolog Deniz Bağdaş&#8217;tan Velilere Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nde görev yapan Psikolog Deniz Bağdaş, 2023-2024 eğitim öğretim yılında çocuğu ilkokul birinci sınıfa başlayan anne- babalara önerilerde bulundu. Çocukların hayatlarının bu yeni aşamasında yaşayacağı zorluklara dikkat çeken Psikolog Bağdaş, zorlukları aşmanın yollarına değindi.</p>
<p>“Değerli veliler siz artık ilkokul velisisiniz. Hepimizin bildiği gibi, eğitimin amacı, öğrencilerin akademik becerilerinin yanı sıra kişisel ve sosyal çevreye uyumları için gerekli becerileri geliştirmektir. Okul yılları, çocuğumuzla bizim için beklenmedik ve aynı zamanda alışılmadık deneyimlerle dolu bir süreçtir. Bu dönem yeni ve güzel olduğu kadar bazı güçlükleri de içinde barındıran bir dönemdir” diyen Psikolog Deniz Bağdaş, “Çocuğun bedensel, duygusal, zihinsel ve sosyal anlamda okula hazırlıklı olması demek olan okul olgunluğu, çocuktan çocuğa değişebilen bir kavramdır. Her çocuk kendine özgüdür. İlkokul, çocuk için yepyeni bir sosyal çevredir. Okulda uyulması gereken kurallar, yeni arkadaşlar ve öğretmenlerle karşılaşmak, başarılması beklenen öğrenim görevleri çocuğun bu yeni çevreye uyum sağlamasında güçlüklere neden olabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Çocuklarınızı dinleyerek yardımcı olabilirsiniz”</b><br />Okula uyumda zorlanan çocuklarda karın ağrıları, iştah ya da davranış değişiklikleri görülebileceğine, çocukların “alışamadım” ya da “zorlanıyorum” demek yerine “karnım ağrıyor”, “başım ağrıyor”, “midem bulanıyor” gibi cümlelerle yakınmalarını dile getirebileceklerine vurgu yapan Bağdaş, ailelere şu önerilerde bulundu:</p>
<p>“Çocuğunuz başlangıçta girdiği bu büyük ve yeni çevrede kendini yalnız hissediyor ve okul ortamı ile ilgili kaygılar taşıyor olabilir. Örneğin kaybolmaktan korkabilir, hasta olduğunda nereye başvuracağını ya da servisi kaçırırsa ne yapacağını bilemeyebilir. Sizden ayrılmak da onu kaygılandırmış olabilir. Bu günlerde çocuğunuza zaman ayırarak, okulda yaşadığı onu mutlu eden veya heyecanlandıran olayları dinleyerek ve paylaşarak yardım edebilirsiniz. Tabii ki onu üzen ve kaygılandıran olayları size anlatması için de onu yüreklendirmeniz ilişkinizi güçlendirir. Bunun yanı sıra olumlu yaşantıları vurgularsak, onun eğitim yaşamında daha mutlu ve uyumlu bir öğrenci olmasına yardımcı olacağını unutmayalım. Eğitim yaşamıyla ilgili temel alışkanlıkları kazandığı bu dönemde anne baba olarak sizlerin sıcak ve sırdaş yaklaşımınız, her yeni ve güç durumla birlikte başa çıkmanıza zemin hazırlayacaktır.”</p>
<p>Çocuğu birinci sınıfa başlayan anne-babaların da kaygı yaşayabileceğine değinen Psikolog Bağdaş, “Çocuğunuzun yaşadığı ayrılık kaygısını yaşayan siz de olabilirsiniz. Onun güvende olduğunu kabul edip, bu güven duygusunu çocuğunuza da aktarmak çocuğunuzu ve sizi rahatlatacaktır. Anne baba olarak sizler, çocuğunuzun yaşamında en önemli ve etkili yetişkinlersiniz. Çocuğunuzun öğretmenleri de onun yaşamında önemli yetişkinlerdendir. Sizin öğretmenleriyle olumlu ve uyumlu bir iletişim kurduğunuzu görmek, onun hem okula ilişkin tutumunu hem de başarı düzeyini olumlu etkileyecektir. Gelin hep birlikte çocuklarımızın gelişimine destek olalım” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/psikolog-deniz-bagdastan-velilere-oneriler-405104">Psikolog Deniz Bağdaş&#8217;tan Velilere Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Setur&#8217;dan 30 Ağustos Zafer Bayramı&#8217;na özel öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seturdan-30-agustos-zafer-bayramina-ozel-oneriler-397598</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2023 10:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[bayramına]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[seturdan]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397598</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müşteri memnuniyetinde üst üste 3. kez turizm sektörü birincisi* olan Setur, tatil planlarını 30 Ağustos Zafer Bayramı ile birleştirmek isteyen tatil severlere özel tatil önerilerini paylaştı. Akdeniz ve Ege Bölgesi, konaklama seçenekleriyle cazibesini korurken, yazın ve 30 Ağustos’un coşkusunu doyasıya yaşatacak Kemer Bölgesi otelleri, sanatçılara ev sahipliği yaparak ön plana çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seturdan-30-agustos-zafer-bayramina-ozel-oneriler-397598">Setur&#8217;dan 30 Ağustos Zafer Bayramı&#8217;na özel öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Müşteri memnuniyetinde üst üste 3. kez turizm sektörü birincisi* olan Setur, tatil planlarını 30 Ağustos Zafer Bayramı ile birleştirmek isteyen tatil severlere özel tatil önerilerini paylaştı. Akdeniz ve Ege Bölgesi, konaklama seçenekleriyle cazibesini korurken, yazın ve 30 Ağustos’un coşkusunu doyasıya yaşatacak Kemer Bölgesi otelleri, sanatçılara ev sahipliği yaparak ön plana çıkıyor. Yurt dışı önerilerde ise son dönemin gözde vizesiz rotalarından Sharm El Sheikh ve Budva dikkat çekiyor.</p>
<p>Koç Topluluğu şirketlerinden Setur, tatilini 30 Ağustos Zafer Bayramı haftasına planlayanlara özel önerilerini paylaştı. Tatilini bu dönemde geçirmek isteyenler için Akdeniz ve Ege kıyıları ön plana çıkıyor. Akdeniz’de Alanya, Belek, Kemer, Side, Ege Bölgesi’nde ise Bodrum ve Çeşme cazip fırsatlarla tatil severleri bekliyor. </p>
<p>Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde tüm otellerde yaz fırsatlarının ve özel kampanyaların devam ettiği bu dönemde, özellikle Kemer bölgesi dikkat çekiyor. 30 Ağustos Zafer Bayramı ve yaz tatilini eğlence ile iç içe geçirmek isteyen tatil severler için Kemer bölgesinde, çok beğenilen onlarca sanatçının sahne alacağı oteller ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Sueno Hotels Deluxe Belek ve Sueno Hotels Beach Side Ebru Güneş, Sibel Can ve Altay’ın 30 Ağustos haftasında gerçekleşecek programları ile dikkat çekiyor. Mirage Park Resort, 30 Ağustos günü Murat Boz’u ağırlamaya hazırlanıyor. Kirman Hotels’in yaz boyu süren festival konsepti ile hazırladığı program kapsamında Ağustos sonu ve Eylül aylarında Acro Project ve Suat Ateşdağlı sahne alıyor. Kemer bölgesi yanı sıra Setur’un önerdiği tüm sanatçı programlı otellere https://www.setur.com.tr/sanatcili-oteller linkinden ulaşılabiliyor. </p>
<p>Akdeniz ve Ege Bölgesinde gecelik konaklama fiyatları ise 1.000 TL’den başlıyor.  Setur, yurt içi rezervasyonlarda geçerli %50’ye varan son dakika yaz fırsatlarına ek 2.600 TL’ye varan worldpuan fırsatlarıyla tatil severlere kolaylıklar sağlıyor.</p>
<p>Vizesiz turlar ile yurt dışı önerileri dikkat çekiyor</p>
<p>Tatilini yurt dışında, vizesiz seyahat imkanı ile geçirmek isteyenler için Setur’un sunduğu öneriler içerisinde ise deniz, kum ve güneşi birleştiren Sharm El Sheikh, Kızıldeniz’in incisi Hurgada, Adriyatik Denizi’nin en gözde tatil beldelerinden Budva bulunuyor. Ayrıca tatilini kültürle iç içe geçirmek isteyenler için Balkanlar ve Tayland öneriler arasında yer alıyor. Vizesiz seçeneklerin yanı sıra İspanya&#038;Endülüs, İtalya, Paris ve Orta Avrupa rotaları da her zamanki gibi popülerliğini koruyor. Setur’un yurt dışı tatil önerilerinde fiyatlar 499 Euro’dan başlıyor. Ayrıca 30 Ağustos’a kadar Setur acentelerinde aynı gün içerisinde gerçekleştirilecek seçili destinasyonlarda 2 yurt dışı tur rezervasyonu yaptırana ikinci turda ek %20 indirim fırsatı tatil severleri bekliyor.</p>
<p>Setur önerileri, kampanyaları ve fırsatları ile ilgili detaylı bilgi www.setur.com.tr ve Setur mobil uygulamasında.</p>
<p>*Müşteri memnuniyetinde sektör birinciliği, bağımsız araştırma şirketi SIA Insight’ın Eylül-Ekim 2022 döneminde 1.507 katılımcı ile, kantitatif araştırma yöntemleri kullanılarak 9 turizm acentesi üzerinden değerlendirilen müşteri memnuniyet araştırmasının toplam memnuniyet endeksi sonucuna göredir. Bu sonuca göre Setur, 2020 yılından bu yana üç yıldır müşteri memnuniyetinde kesintisiz lider konumda yer almaktadır. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seturdan-30-agustos-zafer-bayramina-ozel-oneriler-397598">Setur&#8217;dan 30 Ağustos Zafer Bayramı&#8217;na özel öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tercihlerini &#8216;son dakikaya&#8217; bırakan üniversite adaylarına öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tercihlerini-son-dakikaya-birakan-universite-adaylarina-oneriler-393401</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 08:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bırakan]]></category>
		<category><![CDATA[dakikaya]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tercihlerini]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393401</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversite tercih süreci 8 Ağustos’ta sona eriyor. Adaylar, 24 tercih haklarını kullanarak istedikleri üniversiteleri sıralayacaklar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tercihlerini-son-dakikaya-birakan-universite-adaylarina-oneriler-393401">Tercihlerini &#8216;son dakikaya&#8217; bırakan üniversite adaylarına öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üniversite tercih süreci 8 Ağustos’ta sona eriyor. Adaylar, 24 tercih haklarını kullanarak istedikleri üniversiteleri sıralayacaklar. İstinye Üniversitesi (İSÜ) Kurum Psikoloğu Saime Serpil Özgül, tercihini<br /> son günlere bırakan adaylara önerilerde bulundu. “Değerler hayattaki pusulamızdır” diyen Özgül, adaylara ihtiyaçlarına bakarak, hayattan nasıl keyif alacaklarını gözlemleyerek tercih yapmalarını öneriyor.</strong></p>
<p>Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) 17-18 Haziran’da tamamlanmasının ardından, sınav sonuçları 20 Temmuz’da açıklandı. Üniversite adayları için en heyecanlı dönemlerden biri olan tercih süreci ise devam ediyor. YKS tercihlerinde adayların 24 hakkı bulunuyor. Üniversite adayları 8 Ağustos’a kadar tercih listelerini oluşturacaklar. İstinye Üniversitesi (İSÜ) Kurum Psikoloğu Saime Serpil Özgül, tercihini son günlere bırakan adaylara önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>“Tercihler konusunda kararsızlığın birçok nedeni olabilir”</strong></p>
<p>Tercih sürecinde adayların üniversite tercihleri sırasında kararsız kalmalarının temel nedenleriyle ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi (İSÜ) Kurum Psikoloğu Saime Serpil Özgül, şunları söyledi:</p>
<p>“Öğrencilerin üniversite tercihleri konusunda kararsız kalmalarının nedenleri arasında birden farklı konu söz konusu olabilir. Üniversite bölümü konusunda kararsızlık duymaları, şehir dışına ya da şehir içerisinde burslu olarak okulda okumaya dair kararsızlıkları ve sadece bir üniversiteye girmiş olma istekleri bunlardan bazılarıdır.”</p>
<p>İstedikleri puanı alamayan öğrencilerin suçluluk duygusu hissedebileceğine dikkat çeken Özgül, “Eğer ki sadece bir üniversiteye girme isteğiyle tercih yapılırsa, olumsuz duygular ilerleyen süreçte eşlik edebilir ve öğrenciler bölümlerinden mutlu olmayabilirler. Bu sebeple, gerçekten istedikleri meslekleri düşünerek tercih yapmaları ya da bir sene daha hazırlanmalarını öneririm. Aldıkları puandan memnun olmayan öğrencilerin zihninde ‘keşke daha çok çalışsaydım,’ gibi düşünceler belirebilir. Buna eşlik eden suçluluk duyguları olabilir. Burada zamanı değiştiremeyeceğimiz için, onun yerine duygusal sorumluluk alıp, ona göre karar vermelerini öneriyorum.” dedi. </p>
<p><strong>“Adaylar kendilerini nerede görmek istediklerine net karar vermeliler”</strong></p>
<p>Adayların kendilerini nerede görmek istediklerine dair net karar verdiklerinde daha sağlıklı bir tercih süreci geçirdiklerini belirten Özgül, şöyle konuştu:</p>
<p>“Kararsız kalan öğrencilerin kendilerine yönelik beklentileriyle ilgili bir aralıkta olduklarını düşünüyorum. Çünkü ne istedikleri ile ilgili netliğe sahip olunmadığında yapılan tercihler hatalı tercihler olabiliyor. Bu noktada yapılacak olan şey, öğrencinin ne istediğine net bir şekilde karar veriyor olması. Bu tereddütler beş yıl sonrasında kendisini nerede görmek istediğini kendine sorarak aşılabilecek durumlardır. Hayattan beklentilerinin ne olduğuna karar verip, kendilerini nerede görmek istediklerine net karar verirlerse süreç daha sağlıkla ilerleyebilir.” </p>
<p><strong>“Değerler hayattaki pusulamızdır”</strong></p>
<p>Adayların, kendi değerlerine göre karar verdiklerinde, seçtikleri alandan daha büyük keyif alabileceklerini belirten İSÜ Kurum Psikoloğu Özgül, “Kendi ilgilerini fark etmelerine yardımcı olabilmek için değerleriyle çalışmayı tercih ediyorum. Değerler hayattaki pusulamızdır, yönümüzü kaybetsek bile yolculukta bize yardımcı olurlar. Ama hedefler varıldıktan sonra biter ve tek yönlü bir yerdir. İkisi arasındaki fark çok önemli, çünkü bir değeri doğrultusunda öğrenci tercih yaptığında hayattaki idealleriyle ilerler. Örneğin; insanlara yardım etmeyi seven bir öğrenci için yardımseverlik anlamlı bir değerdir. Buna bağlı olarak meslekî açıdan hemşirelik ya da psikoloji seçebilir. Bu tercih değerleri doğrultusunda olduğu için iki bölüm de ona keyif verecektir” dedi.</p>
<p><strong>“Meslek, bazen hayatımızın tüm alanını kaplayabiliyor”</strong></p>
<p>Adayların hayattan nasıl keyif alacaklarını gözlemleyerek tercih yapmalarını öneren Özgül, şöyle konuştu:</p>
<p>“Amaçlarının kendileriyle ilgili yolculukta kendilerini daha iyi tanımak olduğunu unutmadan, kendi ihtiyaçlarına bakarak, hayattan nasıl keyif alacaklarını gözlemleyerek tercih yapmalarını öneriyorum. Çünkü meslek bazen hayatımızın tüm alanını kaplayıp kendi ihtiyaçlarınızı bile unutmanıza neden olabiliyor. Ancak bir mesleği severek yaptığınızda, bu, hayatınızdaki devamlılıktan başka bir şey olmuyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tercihlerini-son-dakikaya-birakan-universite-adaylarina-oneriler-393401">Tercihlerini &#8216;son dakikaya&#8217; bırakan üniversite adaylarına öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>çocukların sağlıklı bir tatil geçirmesi için öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-saglikli-bir-tatil-gecirmesi-icin-oneriler-385619</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 10:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385619</guid>

					<description><![CDATA[<p>Heyecanla beklenen yaz tatili, yetişkinler gibi çocukları da bu mevsime özgü hastalıklarla karşı karşıya bırakabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-saglikli-bir-tatil-gecirmesi-icin-oneriler-385619">çocukların sağlıklı bir tatil geçirmesi için öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Heyecanla beklenen yaz tatili, yetişkinler gibi çocukları da bu mevsime özgü hastalıklarla karşı karşıya bırakabiliyor. Güneşli geçen günlerde bol miktarda tüketilen dondurma, açık büfeli akşam yemekleri ve uzun süre susuz kalınması çocuklarda bazı önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Yazın gelişebilecek sağlık sorunlarının farkında olunması ve gerekli önlemlerin alınmasıyla, çocukların daha sorunsuz bir yaz tatili geçirmesi sağlanabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Ahmet Yıldırım, yaz aylarında çocukları bekleyen tehlikeleri anlattı ve anne- babalara önemli önerilerde bulundu. </p>
<p><strong> Güneş yanıkları eğlencelerine gölge düşürmesin </strong></p>
<p>Güneş çarpmalarından korunmak için güneş ışınlarının dik geldiği 10.00- 15.00 saatleri arasında açık havaya mümkün olduğunca çıkılmaması, bol sıvı tüketilmesi ve en az 30 koruma faktörlü koruyucu güneş kremi kullanılması büyük önem taşır. Sarışın, renkli gözlü ve beyaz tenli çocuklar güneş ışınlarından çok daha fazla etkilendikleri için ailelerin daha dikkatli olması gerekir. Güneş yanığı eğer sadece deride kızarıklık ve ağrı hissi ile kendisini gösteriyorsa bu birinci derece bir yanıktır. 24-48 saat kadar ağrı, deride gerilme, yanma hissi devam eder. Tedavide deriyi nemli tutacak kremler ve ağrıyı kesecek şuruplar kullanılabilir. Deride kabarma ve içi su dolu kesecikler varsa artık ikinci derece yanık söz konusu olur. Bu durumda bir doktora başvurulması ve özel yanık pansumanlarının yapılması gerekir.</p>
<p><strong>İsiliksiz bir yaz tatili için bol su tüketmelerini sağlayın</strong></p>
<p>Çevre ısısı arttıkça, deriden ter salgılanması da fazlalaşır ve su kaybı sonucu susama hissi doğar. Su alımı ile vücudun normal sıcaklığı koruma altında tutulmaya çalışılır. Bu dengeyi bozan aşırı sıcaklık hallerinde, ter bezleri kanalları tıkanır ve halk arasında ‘isilik’ denen boyun, omuzlarda daha sık olmak üzere vücudun daha fazla terleyen bölgelerinde küçük kırmızı ve kaşıntılı cilt lezyonları belirir. Tedavisinde her gün ılık suyla banyo yapılması önerilir. Ayrıca, cildin nefes almasını önleyecek yağlı kremleri vücuda sürmekten kaçınmak gerekir.</p>
<p><strong>Açıkta satılan yiyeceklerden uzak durun</strong></p>
<p>İçme suları ve tüketilen bazı besinler gerekli hijyenik koşullar sağlanmadığında mide ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olabilir. Bu yüzden içme suyunun ve yiyeceklerin yıkandığı suların temiz kaynaklardan elde edilmiş olmasına özen gösterilmelidir. Bunun yanında özellikle yaz aylarında dışarıda bekletilen yiyeceklerin satın alınmaması ve ambalajlı ürünlerin tercih edilmesi de çok önemlidir. Açıkta satılan dondurma özellikle çocuklar için büyük tehlike içerir. Tam pansiyon otellerde açık büfelerde sunulan yiyecekler de dikkatli tüketilmelidir. Özellikle sütlü, kremalı, mayonezli ve etli yiyecekler uzun süre açıkta bırakıldığında sıcağın etkisiyle çoğalan bakterilerin neden olduğu gıda zehirlenmelerine neden olabilir. </p>
<p><strong>İshal ve kusma besin zehirlenmesi belirtisi olabilir </strong></p>
<p>Besin zehirlenmesi kendini; kusma, karın ağrısı ve ardından ishalle gösterir. Bu şikayetlerle başvuran ikiden fazla kişinin ya da çocuğun olması halinde gıda zehirlenmesi düşünülerek yenilen yiyeceklerin sorgulanması ve aynı yiyecekten yiyen kişilerin şikayetlerinin ortaya çıkması beklenmeden gözlem altına alınması gerekir. Tedavisi kusma ve ishal ile kaybedilen su, tuz, karbonat, potasyum gibi maddelerin damardan serum şeklinde yerine konulması şeklindedir. Kusma ve ishal vücudun savunma mekanizmalarıdır. Bu sayede gıda zehirlenmesine neden olan toksinler ve bakteriler vücuda daha fazla zarar vermeden dışarı atılmak istenir. Bu yüzden ishal ve kusma giderici ilaçların kullanılmasından kaçınmak gerekir.</p>
<p><strong>Çocuğunuzun güneş gözlüğü takmasını sağlayın</strong></p>
<p>Göz tahrişi, bir hastalık olmasa da, kaçınılması gereken son derece önemli bir risktir ve genellikle göz ardı edilir. Çocuğun göz merceği bir yetişkininkinden daha şeffaf olduğundan, genç gözler güneşten gelen zararlı UVA ve UVB ışınlarına karşı özellikle savunmasızdır. Çocuğun her zaman güneşe maruz kaldığında güneş gözlüğü takmasını sağlamak önemlidir. Geniş kenarlı bir şapka, çocuğun gözlerine ekstra koruma sağlayacaktır. Kumdan ve sudan yansıyan UV ışınlarının plajdayken daha da tehlikeli olacağından özellikle bu ortamlarda güneş gözlüğü kullanılması önemlidir.</p>
<p><strong>Çocuğunuzun egzaması kötüleşmeden önlemini alın</strong></p>
<p>Egzama, vücutta tahriş edici bir kızarıklığa neden olan yaygın, tekrarlayan bir deri hastalığıdır. Egzama genellikle alerjilerden kaynaklanır. Klor, güneşe maruz kalmak, terleme gibi yaz aylarında sıkça meydana gelen durumlar egzamayı kötüleştirebilir. Çocukta egzama varsa, ter oluşumunu azaltmak için sıcaktayken cildinin silinmesi, her gün hipoalerjenik güneş kremi ve iyi bir nemlendirici kullanılması önemlidir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-saglikli-bir-tatil-gecirmesi-icin-oneriler-385619">çocukların sağlıklı bir tatil geçirmesi için öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LGS Sınavına Sayılı Günler Kala Ailelere ve Öğrencilere Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lgs-sinavina-sayili-gunler-kala-ailelere-ve-ogrencilere-oneriler-377943</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 May 2023 08:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ailelere]]></category>
		<category><![CDATA[günler]]></category>
		<category><![CDATA[kala]]></category>
		<category><![CDATA[lgs]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[sınavına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=377943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle bu dönemde çocuğun akademik performansına katı ve baskıcı bir şekilde aşırı odaklanan, duygularını düzenlemede güçlük yaşayan, yüksek stres tepkisi gösteren ve çocuğun duygusal sürecini görmezden gelen aile tutumları, çocuğun sınav süreci üzerinde olumsuz etkiler oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lgs-sinavina-sayili-gunler-kala-ailelere-ve-ogrencilere-oneriler-377943">LGS Sınavına Sayılı Günler Kala Ailelere ve Öğrencilere Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle bu dönemde çocuğun akademik performansına katı ve baskıcı bir şekilde aşırı odaklanan, duygularını düzenlemede güçlük yaşayan, yüksek stres tepkisi gösteren ve çocuğun duygusal sürecini görmezden gelen aile tutumları, çocuğun sınav süreci üzerinde olumsuz etkiler oluşturuyor.</p>
<p>Yıl boyunca yorulan çocuğunuz kendi potansiyeli içerisinde bugüne geldi. Sınava birkaç hafta kala çocuğunuzun akademik performansında büyük değişiklikler beklemek gerçekçi olamayacak, tam tersi çocuk üzerinde yıkıcı bir etki oluşturacaktır. Bu süreçte çocuktan ziyade ebeveynlerin performanslarının çocuğun hem akademik performansında hem de psikolojik iyi oluşunda belirleyici bir etki oluşturacağını söyleyebilirim.</p>
<p><em><strong>Ebeveynler ve öğrenciler için sınav sürecinde hem akademik performansı hem de psikolojik iyi oluşu destekleyecek önemli noktaları şu şekilde sıralayabilirim;</strong></em></p>
<p><strong>Ebeveynler için;</strong></p>
<ul>
<li>Yargılayıcı dilden uzak destekleyici ve motive edici bir rol üstlenin: Çocuğunuzun sayısal değerlerini değil gösterdiği çabasını taktir edin. Ona inandığınızı ve güvendiğinizi sözel ve davranışsal yolla gösterin. Olumlu ve gerçekçi yaklaşımlarla onu cesaretlendirin. Olumlu yönlerine vurgu yapın.</li>
<li>Baskıdan uzak gerçekçi beklentiler oluşturun: Tüm bu süreçte çocuğunuzla kurduğunuz iletişimin onda yüksek beklenti oluşturmamasına dikkat edin. Aksi taktirde olumlu etki yaratmak amacıyla yaptığınız konuşmalar çocuğunuzda baskı hissettirerek kaygı seviyesinde artışa neden olacaktır. Örneğin ‘’Senin zaten yapabileceğinden çok eminiz.’’ şeklinde yapacağınız bir konuşma çocukta ‘’Başaramazsam ailem hayal kırıklığına uğrayacak.’’ şeklinde bir düşünce oluşmasına neden olabilir. Bu düşünce de çocukta kaygı seviyesini arttırabilir. </li>
<li>Sınavın sadece bir parça olduğunu ona hatırlatın: Sınavın hayatlarının tek belirleyicisi olmadığını ve sadece küçük bir parça olduğunu ifade edin. Bu değerlendirme onun kimlik değerlendirmesi olmadığını sadece o sınavın bir değerlendirmesi olduğunu ona hissettirin. </li>
<li>Duygular bulaşıcıdır. Çift yönlü stresi azaltmaya yardımcı olun: Ebeveyn stresli ve stresi yönetmede zorluk yaşıyorsa çocuk için bu süreci yönetmek daha zor olacaktır. O yüzden önce ebeveyn olarak kendi stres seviyenizi azaltmaya yönelik becerileri uygulama konusunda harekete geçin. Zorlandığınız durumlarda uzmandan destek alın. Bununla birlikte çocuğunuza nefes egzersizi, gevşeme egzersizi ve meditasyon gibi stresle başa çıkma tekniklerini öğrenmeleri konusunda yardımcı olabilirsiniz. </li>
<li>Sınav haftası boyunca keyifli etkilinler yapması konusunda çocuğunuza alan açın: Sınava sayılı günler kala bedensel ve zihinsel yorgunluğu azaltmada tekniklerin yanı sıra keyif alanlarına yer açmak çocuğu ruhsal anlamda rahatlayacak ve stres seviyesinin azalmasına yardımcı olacaktır.</li>
<li>Düzenli ve dengeli rutinler oluşturun: Çocuğunuzu sağlıklı beslenme, egzersiz yapma ve düzenli uyku konusunda destekleyin. </li>
<li>Yakınlarınızın tebrik ve başarı içerikli konuşmaların kabulünü çocuğunuza bırakın: sınav öncesi ve sınav sonrası çocuğunuza yapılan tebrik aramaları ya da ziyaretleri kabul edip etmeyeceğini çocuğunuza bırakın. İyi niyetle yapılan konuşmalar çocuğunuzda baskı hissettirebilir. Bu süreçte çocuğunuzun isteğine bağlı olarak tebrikleri siz üstlenebilir ve kendisine ileteceğinizi belirtebilirsiniz.</li>
<li>Sonuç odaklı dil yerine duygu odaklı dili kullanmaya özen gösterin: Özellikle sınav haftasına girilen dönemde alınan puanlardan ziyade sınav öncesi ve sonrası çocuğunuzun hislerine odaklanın ve duygusal ihtiyaçlarını gözlemleyin. Örneğin, çocuğunuza ‘Nasılsın?’ ya da ‘Kendini nasıl hissediyorsun?’ şeklinde sorular sorarak onun duygularını ifade etmesine yardımcı olun. </li>
<li>Çocuğunuzun duygu ifadelerini dinleyin: sınav süreci hakkında iletişimde olun. Duygularını ifade etmesine izin verin. Sorularını cevaplayın ve onları rahatlatmaya çalışın. Gerekli gördüğünüz durumlarda bir uzmandan destek alması için çocuğunuzu destekleyin. </li>
</ul>
<p>Her çocuğun bu süreçte ihtiyaçları farklı olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun bireysel gereksinimlerini dikkate alarak yaklaşmanız oldukça önemli olduğunu söyleyebilirim. Genel olarak bu süreçte olumlu, destekleyici ve anlayışlı bir tutum sergilemek çocuğunuzun sınav sürecinde psikolojik iyi oluşunu korumasına yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>Öğrenciler için; </strong></p>
<ul>
<li>Sınav süreci stresli bir süreç olabilir. Bu süreçte heyecan ve kaygı gibi duyguları hissetmeniz oldukça doğaldır. Bu duyguları belli bir düzeyde hissetmenizin doğal olduğunu kendinize hatırlatın.</li>
<li>Sınav yaklaştıkça sizin işlevinizi bozan olumsuz düşüncelerde örneğin ‘kazanamazsam ailem hayal kırıklığına uğrayacak’ gibi düşünce ve duygularınızı yakınlarınızla paylaşın. Duyguları bastırmak yerine paylaşmak rahatlamanıza yardımcı olacaktır.</li>
<li>Zihni rahatlatacak tekniklerden faydalanın. Zihinsel olarak rahatlamak sınav öncesinde oldukça önemli. Meditasyon, nefes egzersizi ve gevşeme teknikleri stres seviyenizin azalmasına yardımcı olacak ve odaklanmanızı arttıracaktır.</li>
<li>Düzenli uyku ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Çalışmalar uyku ve beslenme eksikliğinin stres üzerinde arttırıcı bir etki oluşturduğunu göstermektedir. Dolayısıyla uyku ve beslenme düzeni zihinsel ve fiziksel sağlınızı destekleyecektir.</li>
<li>Fiziksel olarak aktif olun. Sadece ders çalışmak yerine egzersiz yapmak, yürüyüşe çıkmak ya da sizi yormayacak şekilde arkadaşlarınızla hoşunuza giden aktiviteler yapmak psikolojik sağlığınızı destekleyecektir. </li>
<li>Sonuca değil sürece odaklanın. Sonucun ne olacağını bilemezsin. Kontrol edebileceğiniz ve bilebileceğiniz an içinde bulunduğunuz anı nasıl geçirdiğinizdir.</li>
<li>Unutmayın ki gireceğiniz sınav sizin nasıl biri olduğunuzun sonucu değil, yalnızca girdiğiniz o sınavın bir değerlendirmesidir. Başa çıkamadığınızı düşündüğünüz durumlarda destek almak istediğinizi ailenize bildirmekten çekinmeyin. </li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lgs-sinavina-sayili-gunler-kala-ailelere-ve-ogrencilere-oneriler-377943">LGS Sınavına Sayılı Günler Kala Ailelere ve Öğrencilere Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurt içi ve yurt dışı rotalar ile Setur&#8217;dan 19 Mayıs&#8217;a özel öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yurt-ici-ve-yurt-disi-rotalar-ile-seturdan-19-mayisa-ozel-oneriler-371850</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 11:30:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dışı]]></category>
		<category><![CDATA[içi]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[mayısa]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[rotalar]]></category>
		<category><![CDATA[seturdan]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371850</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koç Topluluğu şirketlerinden Setur; bu sene hafta sonu ile birleşerek 3 günlük bir tatil olanağı yaratan 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’na özel, geniş yelpazede öneriler sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yurt-ici-ve-yurt-disi-rotalar-ile-seturdan-19-mayisa-ozel-oneriler-371850">Yurt içi ve yurt dışı rotalar ile Setur&#8217;dan 19 Mayıs&#8217;a özel öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koç Topluluğu şirketlerinden Setur; bu sene hafta sonu ile birleşerek 3 günlük bir tatil olanağı yaratan 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’na özel, geniş yelpazede öneriler sunuyor. Setur, Mardin ve Van Doğubeyazıt turları ile tatili, kültür ve tarih ile iç içe geçirmek isteyenlere cazip fırsatlar sunarken, yurt dışına yönelik önerilerle de tatil rotalarının belirlenmesine yardımcı oluyor. </strong></p>
<p>Müşteri memnuniyetinde üst üste 3. kez turizm sektörü birincisi* olan Setur, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın hafta sonu ile birleşmesi ile tatil severlere, farklı beklentilere yönelik geniş ürün yelpazesiyle tatil seçenekleri sunuyor.</p>
<p><strong>Benzersiz deneyim sunan kültür turları</strong></p>
<p>Setur’un bu özel döneme yönelik önerileri içerisinde Butik Mardin Turu ve Butik Van Doğubayazıt Turu, kültür ve tarihi tatil ile birleştirmek isteyenlere benzersiz bir deneyim sunuyor. </p>
<p>Yüzyıllar içerisinde farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan, Artuklu’dan günümüze kalan yapıların benzersiz bir mimari doku oluşturduğu Mardin’i kapsayan Butik Mardin Turu’nda gezilecek yerler arasında Süryanilerin en önemli dini merkezlerinden Deyrulzafaran Manastırı, Mardin’in en büyük yapılarından Kasımiye Medresesi, kente mistik bir hava katan gizemli Abbaralar ve kadim şehir Diyarbakır da bulunuyor. </p>
<p>Butik Van Doğubayazıt Turu ise Doğubayazıt’ın yanı sıra Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden İshakpaşa Sarayı, efsaneler dağı Ağrı Dağı başta olmak üzere Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Tatvan, Akdamar Adası, Van, Muradiye Şelalesi’ni kapsayarak dolu dolu bir program sunuyor. </p>
<p>Butik Mardin Turu’nun paket fiyatı, kişi sayısı ve seçilecek odaya göre 7.140 TL- 8.750 TL arasında değişiyor. Butik Van Doğubayazıt Turu paket fiyatı ise yine kişi sayısı ve seçilecek odaya göre farklılaşıyor ve 8.475 TL-9.575 TL arasında değişiyor.</p>
<p>Mayıs ayında yaza merhaba demek isteyenlerin sıcak destinasyonlarda en çok tercih ettikleri yerler ise Akdeniz Bölgesinde; Antalya, Alanya, Belek, Side, Kemer Ege’de ise Assos, Ayvalık, Bodrum, Fethiye ve Kıbrıs oluyor. Doğa ile içi içe tatil fırsatı sunan Sapanca ve Abant da tatili daha fazla dinlenerek geçirmek isteyenler arasında popülerliğini koruyor. Konaklama ücretleri ise 500 TL’den başlıyor ve 15.000 TL’ye kadar çıkabiliyor. </p>
<p>Tatil severlerin bu döneme yönelik yurt dışı tercihlerinde ise Lizbon ve Sharm El-Sheikh ön plana çıkıyor. Yurt dışı turlarda ise Avrupa’da Benelüks, İtalya, İspanya ve Endülüs, Balkanlar, Kuzey Amerika ve Tayland turları en popüler rotalar arasında bulunuyor. Geçtiğimiz seneye göre yurt dışı taleplerde yüzde 100’e varan artış görülürken, fiyatlar 499 EUR- 3.699 Euro arasında değişiyor. Setur’un yüzde 10’a varan son dakika indirimleri ise devam ediyor.</p>
<p><em>*“Müşteri memnuniyetinde sektör birinciliği, bağımsız araştırma şirketi SIA Insight’ın Eylül-Ekim 2022 döneminde 1.507 katılımcı ile, kantitatif araştırma yöntemleri kullanılarak 9 turizm acentesi üzerinden değerlendirilen müşteri memnuniyet araştırmasının toplam memnuniyet endeksi sonucuna göredir. Bu sonuca göre Setur, 2020 yılından bu yana üç yıldır müşteri memnuniyetinde kesintisiz lider konumda yer almaktadır. </em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yurt-ici-ve-yurt-disi-rotalar-ile-seturdan-19-mayisa-ozel-oneriler-371850">Yurt içi ve yurt dışı rotalar ile Setur&#8217;dan 19 Mayıs&#8217;a özel öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatil için en akıllı öneriler Setur&#8217;dan!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tatil-icin-en-akilli-oneriler-seturdan-369674</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 13:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[seturdan]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369674</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koç Topluluğu şirketlerinden Setur, seyahat sektöründe global oyuncu olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürürken, teknolojik yeni uygulamaları ile de tatil severlere benzersiz bir deneyim yaşatmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-icin-en-akilli-oneriler-seturdan-369674">Tatil için en akıllı öneriler Setur&#8217;dan!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koç Topluluğu şirketlerinden Setur,  seyahat sektöründe global oyuncu olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürürken, teknolojik yeni uygulamaları ile de tatil severlere benzersiz bir deneyim yaşatmaya devam ediyor. Setur son olarak, kullanıcılarına en uygun otel ve tur seçeneklerini sunan Akıllı Öneri Sistemini geliştirdi.</strong></p>
<p>Müşteri memnuniyetinde üst üste 3. kez turizm sektörü birincisi* olan Setur, seyahat teknolojileri üreten bir teknoloji markası olma hedefi ve seyahat sektöründe global oyuncu olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürüyor. Kurumsal ve bireysel seyahat yönetimi alanındaki operasyon gücünü, bilgi birikimini, tecrübesini, en güncel ve öncü teknolojilerle birleştiren Setur, son olarak kullanıcılarına en uygun otel ve tur seçeneklerini sunan Akıllı Öneri Sistemi’ni geliştirdi. Tamamı Setur yazılım ekibi tarafından geliştirilen Akıllı Öneri Sistemi ile yurt içi, yurt dışı otel ve tüm turlar için birbirinden farklı çalışan 2 yapay zeka algoritmasını devreye aldı. Öneriler bölge, konaklama tipi, fiyat aralığı gibi özelliklere dayalı yapılan analizler ve müşteri davranışlarına göre hazırlanıyor. Sistem, bu iki algoritmayı akıllı bir şekilde birleştirerek son kullanıcıya en uygun öneriyi sunuyor. </p>
<p>Akıllı Öneri Sistemi; hibrit algoritma yapısı ve bölgesel bazda özelleşmesiyle birçok uygulamadan farklılaşarak kullanıcı dostu özelliği ile öne çıkıyor. Bu sayede, sayfasına bakılan otelin sadece yakınında bulunan otelleri değil, bu otele benzeyen başka konumlardaki otellerde tespit ediliyor.  Farklı bölgelerdeki turları da birbirine benzeterek kullanıcıya öneri olarak sunabiliyor. Akıllı Öneri Sistemi, kullanıcının otel ve tur arama süreci ve deneyimini farklılaştırıyor.</p>
<p><strong>“Kendimizi turizm şirtketi olmanın ötesinde bir teknoloji firması olarak görüyoruz”</strong></p>
<p>Setur Bilgi Teknolojileri &#038; Ar-ge Direktörü  Alphan Kimyonok<strong> </strong>konuya ilişkin yaptığı açıklamada<strong>;</strong> “Setur olarak hedefimiz yüksek teknoloji içeren çözümlerimiz ile alanımızda daha da ileri gitmek. Bu noktada kendimizi turizm şirketi olmanın ötesinde bir teknoloji firması olarak da görüyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın hayatını kolaylaştıracak projeler geliştirmeye çalışıyoruz. Bu doğrultuda son olarak Akıllı Öneri uygulamamızı hayata geçirdik. Genelde öneri sistemleri sadece benzer ürün özellikleri veya  benzer fiyat skalasına bakarak tek bir bakış açısıyla çalışır. Bu anlamda Setur öneri sistemimiz, iki algoritmanın birleştirilmesiyle fark yaratıyor. Yüksek performanslı çalışma ile sonuçları, sayfa açılışını yavaşlatmadan, çok hızlı verebiliyor. Öneride bölge bilgisi önemli bir yere sahip, sadece mahalle isimleri değil koordinatları da belli noktalarda kullanarak algoritmanın öneri isabet yüzdesini artırıyor. Müşterilerimize değer katacak bu yeni uygulamamız ile dijital turizmde öncü olmayı hedefliyoruz. setur üzerinde yayına alınan Akıllı Öneri sistemimizin yakında Setur mobil uygulamasında ve acentelerde de hayata geçmesini planlıyoruz.” dedi.</p>
<p><em>*“Müşteri memnuniyetinde sektör birinciliği, bağımsız araştırma şirketi SIA Insight’ın Eylül-Ekim 2022 döneminde 1.507 katılımcı ile, kantitatif araştırma yöntemleri kullanılarak 9 turizm acentesi üzerinden değerlendirilen müşteri memnuniyet araştırmasının toplam memnuniyet endeksi sonucuna göredir. Bu sonuca göre Setur, 2020 yılından bu yana üç yıldır müşteri memnuniyetinde kesintisiz lider konumda yer almaktadır. </em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-icin-en-akilli-oneriler-seturdan-369674">Tatil için en akıllı öneriler Setur&#8217;dan!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;da kilo almamak için altın öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ramazanda-kilo-almamak-icin-altin-oneriler-365196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 12:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[almamak]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili uyarılarda bulunan Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Uzman Diyetisyen Hatice Sultan Kirişçi, “Ramazan’da kilo sorunu yaşamamak için öncelikle sahur yapmadan asla oruç tutmayın.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-kilo-almamak-icin-altin-oneriler-365196">Ramazan&#8217;da kilo almamak için altın öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan ayında dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili uyarılarda bulunan Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Uzman Diyetisyen Hatice Sultan Kirişçi, “Ramazan’da kilo sorunu yaşamamak için öncelikle sahur yapmadan asla oruç tutmayın. Sahur ve iftarda şeker içeriği düşük gıdalar tüketin. Mideyi yoran hamurlu yiyecekler, aşırı yağlı börekler ve yağda kızartılmış yiyeceklerden kaçının” dedi.</strong></p>
<p>Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Uzman Diyetisyen Hatice Sultan Kirişçi, Ramazan ayını sağlıklı geçirebilmemiz için bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>DÜŞEN KAN ŞEKERİNİN ETKİSİYLE YEME İSTEĞİ ARTABİLİR</strong></p>
<p>Kan şekeri düşüklüğünün besin tüketimini artırdığını dile getiren Uzm. Dyt. Kirişçi, “Ramazan ayında yapılan araştırmalara göre uzun süren açlık sonrasında düşen kan şekerimizle birlikte, günlük almamız gereken enerjiyi vücudumuz için sağlayamadığımızdan vücut kendini korumaya alıyor ve yavaşlatıyor. Yani metabolizmamız normal zamana göre Ramazan ayında çok daha yavaş çalışıyor. Düşen kan şekerimizin etkisiyle iftar sırasında her şeyi yemek istiyoruz. Beyaz unlu gıdalardan özellikle Ramazan ayının baş tacı sıcacık ramazan pidemizin porsiyon kontrolünü ayarlayamıyoruz. Ve ertesi günü acıkmamak için doysak bile börekler, çörekler, çerezler tüketmeye devam ediyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>TATLI KRİZLERİ YAŞANABİLİR</strong></p>
<p>İftarda sonra tatlı tüketme isteğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Kirişçi, “İftardan sonra genellikle çoğumuz ‘yemeğin üstüne tatlı da ne güzel gider’ deriz. İftarınızı yaptıktan sonra üstüne tatlı yeme hissinin gelmesi çok normaldir. Çünkü akşama kadar dibe çökmüş kan şekerimizi şeker içeriği yüksek besinler tüketerek birden yükseltiyoruz. Bu tür ani düşüş ve yükseliş kan şekerimizin dalgalanmasına neden oluyoruz. Bunun sonunca tatlı krizi yaşıyoruz. Bu nedenle tatlı krizlerini minimumda yaşamak istiyorsanız, glisemik inseksi düşük besinler tercih edin” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>KİLODAN KORUYAN PÜF NOKTALAR</strong></p>
<p>Uzm. Dyt. Kirişçi, Ramazan’da kilo almamak için dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>“Öncelikle sahur yapmadan asla oruç tutmayın.</li>
<li>Sahur ve iftarda da kilo kontrolünü sağlamak için şeker içeriği düşük gıdalar tüketin.</li>
<li>Tok tutması için protein ve lif yönünden zengin besinler tüketmeye çalışın. (süt, kefir, tam buğday ekmeği, yumurta, koyu yeşil yapraklı sebzeler).</li>
<li>Ramazanda bağırsak hareketleri yavaşladığından dolayı kabızlık durumu söz konusu olur. Bağırsak hareketlerinin düzenli çalışması için; 2.5-3 litre su tüketilmeli, lif oranı yüksek çiğ sebze, meyve Şekersiz kurutulmuş meyve, kompostolar tüketimi artırılmalıdır.</li>
<li>Hamurlu yiyecekler, aşırı yağlı börekler ve yağda kızartılmış yiyecekler mideyi yoracağı için kaçınılmalı.</li>
<li>Aşırı baharatlı gıdalar gün içinde daha fazla susatacağı için kaçınılmalı.”</li>
</ul>
<p><strong>TOKLUK HİSSİ SAĞLAMAK İÇİN PROTEİNE ÖZEN GÖSTERİN</strong></p>
<p>Uzm. Dyt. Kirişçi, iftarda dikkat edilmesi gereken unsurları şu şekilde sıraladı:</p>
<ul>
<li>“Bağırsak hareketlerinin düzelmesi için ilk önce çorba içilmeli.</li>
<li>1 kepçe çorba içtikten sonra ana yemeğe geçmeden mutlaka 15 dakika ara verin. Çünkü beyne tokluk sinyali 15 dakika sonra geliyor. Bu sayede daha az besin tükettiğinizi göreceksiniz. </li>
<li>Ana yemeğinizde protein olmasına dikkat edin. Çünkü protein tokluk hissi sağladığı için Ramazan döneminde bizim kurtarıcımızdır. Et, tavuk, balık, hindi ya da etli sebze yemeği, yoğurt, ayran tüketebilirsiniz. Haftada 1-2 kez de kurubaklagil tüketmeyi ihmal etmeyin.”</li>
</ul>
<p><strong>YÜRÜYÜŞ İHMAL EDİLMEMELİ</strong></p>
<p>Ramazan ayında fiziksel aktiviteyi ihmal etmemiz gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Kirişçi, “İftardan 1,5 saat sonra 1 saat yürüyüş yapılmalı. Sahurdan sonra hemen yatılmamalı. Evde 5-6 dakikalık yürüyüş ya da kısa egzersiz hareketleri uygulanmalı” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ramazanda-kilo-almamak-icin-altin-oneriler-365196">Ramazan&#8217;da kilo almamak için altın öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Değişikliğine Dirençli Kentler için Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikligine-direncli-kentler-icin-oneriler-362315</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 08:12:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliğine]]></category>
		<category><![CDATA[dirençli]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[kentler]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Temelli Çözümler ile Kentler İklim Değişikliğine Dirençli Hale Getirilebilir</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikligine-direncli-kentler-icin-oneriler-362315">İklim Değişikliğine Dirençli Kentler için Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğa Temelli Çözümler ile Kentler İklim Değişikliğine Dirençli Hale Getirilebilir</strong></p>
<p>İklim değişikliği her geçen yıl etkisini daha fazla hissettiriyor. Gün geçmiyor ki sıra dışı bir hava olayı yaşamayalım. Uzmanlar, son üç yıldır yaşanan La Nina’nın (Soğuk evre) sona erdiğini, bu yıl sıcak evre olarak tanımlanan El Nino etkisinin görüleceğini belirtiyor. Kentlerin küresel ısınmada önemli rol oynadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Bengi Korgavuş, “Kentlerin peyzajı, tasarım ve planlanması iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir yer tutmaktadır” dedi.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı ve aynı zamanda Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bengi Korgavuş, küresel ısınmanın boyutları ve kentlerin küresel ısınma üzerine etkisine ilişkin bilgi verdi. </p>
<p>2022 yılının önceki yıllara göre daha sıcak ve kurak geçtiğini ifade eden Korgavuş, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre kuraklık riskinin giderek arttığını vurguladı. </p>
<p><strong>1030 Sıra Dışı Hava Olayı Yaşandı</strong></p>
<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 2022 yılında, 1030 sıra dışı hava olayı yaşandığını anımsatan Korgavuş, şunları kaydetti:</p>
<p>“Neredeyse tüm kara alanlarında artık daha sıcak günler ve sıcak hava dalgaları görülmektedir ve görülmeye de devam edecektir.  NASA’ya göre 2022’de üst üste üçüncü serinletici etkiye sahip La Nina (soğuk evre) yılı yaşanmış olmasına rağmen dünya genelinde bugüne kadar ölçülen en sıcak beşinci yıl olarak rekor kırdı. La Nina’nın serinletici etkisinin küresel sıcakları düşürdüğü, La Nina olmasaydı küresel ortalama sıcakların çok daha yüksek olacağı tahmin edilmektedir.  İngiltere Meteoroloji Ofisi’ne (UK Met Office) göre, üst üste üç yıl yaşanan serinletici etkiye sahip La Nina 2023 yılında sona erdi ve bu yıl sıcak evre olarak tanımlanan El Nino etkisinin görülmesi beklenmektedir. Bu sebeple İngiltere Meteoroloji Ofisi, 2023’ün kayıtlardaki en sıcak yıllardan biri olacağını ön görmektedir.”</p>
<p><strong>Her Yıl 13 Milyon İnsan Bu Nedenle Hayatını Kaybediyor</strong></p>
<p>İklim değişikliğinin çevresel, toplumsal ve insan sağlığı üzerinde hem doğrudan hem dolaylı birçok etkisinin gözlendiğine işaret eden Bengi Korgavuş, “Birleşmiş Milletler verilerine göre çevresel faktörler, her yıl yaklaşık 13 milyon insanın hayatını almaktadır. İklim değişikliği insanları yoksullaştıran etkenleri arttırarak toplumları fakirleştirmektedir. Yine Birleşmiş Milletler verilerine göre son on yılda, hava durumuyla ilgili olaylar her yıl ortalama 23,1 milyon insanı yerinden etmiş ve çok daha fazlasını yoksulluğa karşı savunmasız bırakmıştır. Mültecilerin çoğu, en savunmasız ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaya en az hazır olan ülkelerden gelmektedir” diye konuştu. </p>
<p><strong>Çözüm Önerileri </strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Bengi Korgavuş, günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlasının kentlerde yaşadığını anımsatarak “Kentler, toplam dünya yüzeyinin sadece yüzde 3’ünü kaplamalarına karşın enerji tüketiminin yüzde 60 – 80’inden ve karbon emisyonlarının yüzde 80’inden sorumludur. Milyonlarca nüfusun yaşadığı kentler hem iklim değişikliğinin baş aktörleridir hem de iklim değişikliğine bağlı felaketlerden ekolojik, ekonomik ve toplumsal olarak en çok zarar gören alanlardır. Bu sebeple kentleri iklim değişikliğine karşı dirençli hale getirmemiz gerekmektedir” diye konuştu. </p>
<p>Korgavuş iklim değişikliğine dirençli kentler için şu önerilerde bulundu:</p>
<p>“Küresel ısınmanın 1,5 dereceyle sınırlanması için toprak, enerji, sanayi, bina, ulaşım ve şehirlerde hızlı ve geniş kapsamlı dönüşümler yapılması gerekmektedir. Kentlerdeki yeşil alanların artırılması ile kentlerdeki karbondioksit miktarı ve ısı adası etkisinin azaltılmasına, havanın temizlenmesine, kentin su yönteminin geliştirilmesine, sel, taşkın ve erozyon riskinin azalmasına katkı sağlanabilir. Kentlerde geçirimli malzemelerin kullanımı, yeşil altyapı sistemleri ve yağmur bahçelerinin oluşturulması ile yağmur suyu yönetimi yapılarak iklim değişikliği nedeniyle su kıtlığı çeken kentlerde su ihtiyacı karşılanabilir. Ulaşımda yaya ve bisiklet kullanımına öncelik verilen yaya odaklı tasarım ve toplu taşıma sistemlerinin arttırılması ile kentlerde fosil yakıt kullanımı ve ulaşım kaynaklı karbon emisyonları azaltılabilir. Ayrıca kentlerde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması, geri dönüşümün arttırılması, doğa temelli çözümler ve afet yönetim planları ile kentleri iklim değişikliğine karşı dirençli hale getirmek mümkündür. ”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-degisikligine-direncli-kentler-icin-oneriler-362315">İklim Değişikliğine Dirençli Kentler için Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kredi notunu yükseltmek isteyenlere altın değerinde öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kredi-notunu-yukseltmek-isteyenlere-altin-degerinde-oneriler-361556</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 11:26:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[değerinde]]></category>
		<category><![CDATA[isteyenlere]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[notunu]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[yükseltmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361556</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kredi çekmek istendiğinde bankalar, kişilerin ya da şirketlerin kredi notuna dikkat ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kredi-notunu-yukseltmek-isteyenlere-altin-degerinde-oneriler-361556">Kredi notunu yükseltmek isteyenlere altın değerinde öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kredi çekmek istendiğinde bankalar, kişilerin ya da şirketlerin kredi notuna dikkat ediyor.  </strong></p>
<p><strong>Kredi puanı olarak da bilinen kredi notu, kişilerin finansal kurum ve kuruluşlarla ilişkisi ile finansal güvenilirlikleri değerlendirilerek belirleniyor. Peki, kredi notunu yüksek tutmak için neler yapılabilir? Hangi durumlarda kredi notu düşer? Karşılaştırma sitesi encazip’un kurucusu ve tasarruf uzmanı Çağada Kırım, kredi notunuzu yüksek tutacak önerilerde bulundu.</strong></p>
<p>Bir ev ya da araba almak istendiğimizde ya da acil bir ihtiyaç olduğunda kredilere başvurabiliyoruz. Ancak ne kadar miktarda ne kadar faizle kredi alınabileceği kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Bunun nedeni de kredi notu. Kredi puanı olarak da bilinen kredi notu, kişilerin finansal kurum ve kuruluşlarla ilişkisi ile finansal güvenilirlikleri değerlendirilerek belirleniyor. 2014 yılında Kredi Kayıt Bürosu (KBB) tarafından oluşturulan platform Findeks’ten kredi notunuzu öğrenebiliyorsunuz. Ayrıca kredi notunu tüm finansal kuruluşlar da görebiliyor. </p>
<p><strong>Borçlarını düzenli ödeyenlerin kredi notu yükseliyor</strong></p>
<p>Kredi notu hesaplamasında dört ana faktör bulunuyor ve kredi notu buna göre belirleniyor. Yüzde 45’inde “geri ödeme alışkanlığı” etkili oluyor. Orandan da anlaşılacağı üzere en önemli etken ödeme alışkanlığı. Ödemelerin gününde ve düzenli yapılması kredi notunu yükseltiyor. Borçların geri ödenmesinin gecikmesi ya da temerrüde düşmesi kredi notunu düşürüyor. Yüzde 32’sinde “mevcut finansal hesap ve borç durumları”na bakılıyor. Daha önce kullanılan kredilerin nasıl kapandığı ve devam eden kredileriniz veya teminatlarınız göz önünde bulundurularak limitler çerçevesinde hesaplama yapılıyor. Yüzde 18’ini “kredi kullanma yoğunluğu” oluşturuyor. Daha sık kredi kullananların kredi notu yükselirken az kullananların ise düşüyor. Yüzde 5’ini de “yeni alınan krediler” oluşturuyor. Eğer kredi notunuzu hesaplattığınız tarihte, yakın bir zamanda kredi aldıysanız kredi notunuzun düşmesine neden olabiliyor. </p>
<p><strong>İdeal kredi puanı 1500 ve üzeri</strong></p>
<p>Dokuz büyük bankanın ortak olduğu Kredi Kayıt Bürosu (KKB) iştiraki olan Findeks tarafından saptanan kredi notu 1 ile 1900 arasında hesaplanıyor. 1 en düşük puan iken 1900 en yüksek puan olarak belirleniyor. Findeks’e göre, kredi notunuz 1 ile 699 arasındaysa ‘çok riskli’, 700 ile 1099 arasındaysa ‘orta riskli’, 1100 ile 1499 arasındaysa ‘az riskli’, 1500 ile 1699 arasındaysa ‘iyi’, 1700 ile 1900 arasındaysa ‘çok iyi’ kategorisinde yer alıyor. Bankalardan herhangi bir borçlanma türünü kullanmak için en az 1100 kredi puanı olması gerekiyor. İdeal kredi notu ise 1500 puan ve üzeri. Eğer kara listede değilseniz borç ödemelerinizi düzenli yaparak kredi notunuzu 1-6 aylık bir sürede yükseltebilirsiniz.</p>
<p><strong>“Ufak tutarlarda ve kısa vadelerle ihtiyaç kredisi kullanın”</strong></p>
<p>Karşılaştırma sitesi encazip’un kurucusu ve tasarruf uzmanı Çağada Kırım, kredi notunu yükseltmek isteyenlere şu önerilerde bulundu:</p>
<p>“Kredi notunun yükselmesinde en büyük etken borçların ödenmesi. Bu nedenle kredi notunu yüksek tutmak isteyenlerin borçlarını düzenli bir şekilde, son ödeme tarihlerine dikkat ederek ödemelerinde fayda var. Bir borcunuz varsa bunu temerrüde/takibe düşmeden kapamaya özen gösterin. Düzenli olarak yapılan ödemelerle kapanan borçlar kredi notunu artırır. Birilerine kefil olurken de dikkat edilmeli. Güvenilir ve borçlarının geri ödemesini zamanında ve düzenli olarak yapacak kişilere kefil olunması kredi notunu yükseltir. Hepsini kullanmasak da birçok farklı banka hesabımız olabiliyor. Kullanılmayan banka hesaplarını kapatmakta da fayda var. Çünkü kullanılmayan banka hesaplarını kapatmak kredi notunu olumlu yönde etkiler. Kredi kartlarınızın limitlerinin gelirinizle orantılı olmasına dikkat edin. Orantılı şekilde kredi kartı kullanmak kredi notuna artı olarak yansır. Fatura borçlarının düzenli olarak ödenmesi ya da otomatik ödeme talimatı verilmesi, kredi notuna olumlu etki eder. Kredi kartı ekstrelerindeki asgari ödeme tutarı yerine ekstre tutarının tamamını ödemek de kredi notunu yükselten noktalardan. Kredi notunu yükselten etkenlerden biri de sık kredi kullanmak. Kredi notunuzu yükseltmek için bazı dönemlerde ufak tutarlarda ve kısa vadelerle ihtiyaç kredisi kullanıp geri ödemesini düzgün bir şekilde yapabilirsiniz. Bu durum da kredi notunuza olumlu olarak yansır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kredi-notunu-yukseltmek-isteyenlere-altin-degerinde-oneriler-361556">Kredi notunu yükseltmek isteyenlere altın değerinde öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
