<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>oluştu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/olustu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olustu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:16:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>oluştu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/olustu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2025</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-632960</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:16:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[karayolu]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[Kusur]]></category>
		<category><![CDATA[Meydana Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Ölü Sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[oluştu]]></category>
		<category><![CDATA[statistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[taşıt]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralı Sayısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632960</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-632960">Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi</strong><br /> </p>
<p>Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıdır. Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının %86,5&#8217;i yerleşim yeri içinde %13,5&#8217;i ise yerleşim yeri dışında gerçekleşti.</p>
<p><strong>Trafik kazalarında 2025 yılında 6 bin 35 kişi hayatını kaybederken 403 bin 937 kişi yaralandı</strong><br /> </p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 2 bin 541 kişi kaza yerinde, 3 bin 494 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. Karayolu trafik kazalarında 2025 yılında günde ortalama 789,9 ölümlü yaralanmalı kaza, 16,5 ölüm ve 1106,7 yaralanma meydana geldi.</p>
<p><strong>Karayolu trafik kaza istatistikleri, 2016-2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-0-riCplOm1.png"/></p>
<p><strong>Bir önceki yıla göre trafik kazalarındaki toplam ölü sayısı %5,0 azaldı, yaralı sayısı ise %4,9 arttı</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında 2024 yılına göre trafikteki motorlu kara taşıtı sayısı %7,4, toplam kaza sayısı %7,3, ölümlü yaralanmalı kaza sayısı %8,0, maddi hasarlı kaza sayısı %7,1 ve yaralı sayısı %4,9 arttı. Toplam ölü sayısı ise %5,0 azaldı.</p>
<p><strong>Karayolu trafik kazalarında ölü ve yaralı sayısı, 2016-2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-1-rPvIFWav.png"/></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 2025 yılında 100 bin taşıt başına 18,0 karayolu trafik kazası ölümü meydana geldi</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 2024 yılında 31,3 milyon iken 2025 yılında 33,6 milyona yükseldi. Karayolu trafik kazalarında ölen kişi sayısı ise 2024 yılında 6 bin 351 iken 2025 yılında 6 bin 35 oldu. Böylece 100 bin motorlu kara taşıtı başına düşen trafik kazası ölü sayısı 2024 yılında 20,3 iken 2025 yılında 18,0&#8217;a geriledi. <br /> <br />Türkiye&#8217;de kayıtlı motorlu kara taşıtları tarafından kat edilen toplam kilometre, verinin mevcut olduğu en son yıl olan 2024 yılı için 382 milyar taşıt-kilometre olarak hesaplandı(1). Buna göre, 2024 yılında motorlu kara taşıtları tarafından katedilen bir milyar kilometre başına trafik kazalarında 15,7 ölüm ve 1055,2 yaralanma olduğu hesaplandı.  </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 100 bin motorlu kara taşıtı başına düşen trafik kazası ölü sayısı, 2016-2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-2-dnVbbbOp.png"/></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de 2025 yılında en fazla trafik kazası ölümü Ankara&#8217;da meydana geldi</strong></p>
<p>İl düzeyinde en fazla ölü sayısı 290 ölüm ile Ankara&#8217;da en fazla yaralı sayısı 47 bin 717 yaralı ile İstanbul&#8217;da görülürken;  en az ölü sayısı 5 ölü ile Ardahan&#8217;da en az yaralı sayısı ise 294 yaralı ile yine Ardahan&#8217;da gerçekleşti. </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de karayolu trafik kazası ölü sayısında ilk 10 il, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-3-jcRBwfwh.png"/></p>
<p><strong>Ölümlerin %57,2&#8217;si yerleşim yeri içinde meydana gelen kazalar sonucunda oluştu</strong></p>
<p>Yerleşim yeri durumuna göre trafik kazaları incelendiğinde, toplam 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın 249 bin 273&#8217;ü yerleşim yeri içinde 39 bin 48&#8217;i ise yerleşim yeri dışında meydana geldi. Trafik kazası ölümlerinin %57,2&#8217;si, yaralanmaların %82,0&#8217;ı yerleşim yeri içinde gerçekleşen kazalar sonucunda, ölümlerin %42,8&#8217;i yaralanmaların ise %18,0&#8217;ı yerleşim yeri dışında gerçekleşen kazalar sonucunda oluştu.  </p>
<p><strong>Trafik kazalarında ölenlerin %50,7&#8217;sini sürücüler oluşturdu</strong></p>
<p>Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında gerçekleşen trafik kazalarında ölen kişilerin %50,7&#8217;si sürücü, %29,3&#8217;ü yolcu, %20,0&#8217;ı ise yayadır. Yaralanan kişilerin ise %55,6&#8217;sı sürücü, %33,9&#8217;u yolcu, %10,5&#8217;i ise yayadır. Karayolu trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde ise ölenlerin %77,8&#8217;inin erkek, %22,2&#8217;sinin kadın, yaralananların ise %70,0&#8217;ının erkek, %30,0&#8217;ının kadın olduğu görüldü.</p>
<p><strong>Trafik kazalarında bin 334 motosiklet sürücüsü öldü</strong></p>
<p>Taşıt cinslerine göre ölen sürücü ve yolcu sayılarına bakıldığında, 2025 yılında bin 334 motosiklet sürücüsü ve  191 motosiklet yolcusu öldü. Otomobillerde ise bin 2 otomobil sürücüsü ve bin 63 otomobil yolcusu öldü.</p>
<p><strong>Seçilmiş taşıt cinslerine göre trafik kazalarında ölen sürücü ve yolcu sayıları, 2025</strong><br /><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-4-yMwx2kOm.png"/></p>
<p><strong>İncinebilir yol kullanıcıları toplam ölümlerin %44,4&#8217;ünü oluşturdu</strong></p>
<p>İncinebilir yol kullanıcıları(2) olarak nitelendirilen yayalar, motosiklet, bisiklet ve elektrikli skuter (e-skuter) sürücüleri için 2025 yılındaki ölü sayısı 2 bin 680, yaralı sayısı ise 183 bin 840 olarak gerçekleşti. 2025 yılındaki trafik kazalarında gerçekleşen toplam ölümlerin %44,4&#8217;ü, toplam yaralananların ise %45,5&#8217;i incinebilir yol kullanıcılarından oluştu.</p>
<p>Yayalar bin 205 ölü sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 2 bin 680 ölümün %45,0&#8217;ını oluşturdu. Motosiklet sürücüleri bin 334 ölü sayısı ile kazalardaki toplam ölümlerin %22,1&#8217;ini, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki ölü sayısının ise %49,8&#8217;ini oluşturdu.</p>
<p>Yayalar 42 bin 540 yaralı sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 183 bin 840 yaralının %23,1&#8217;ini oluşturdu. Motosiklet sürücüleri ise 130 bin 578 yaralı ile kazalardaki toplam yaralı sayısının %32,3&#8217;ünü, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki yaralı sayısının ise %71,0&#8217;ını oluşturdu.</p>
<p><strong>65 yaş ve üzeri kişiler ölümlerin %21,8&#8217;ini yaralanmaların ise %8,2&#8217;sini oluşturdu</strong></p>
<p>Ölümler yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam ölümlerin %9,9&#8217;unu, 18-24 yaş grubu %16,2&#8217;sini, 25-64 yaş grubu % 52,0&#8217;ını, 65 yaş ve üzeri kişiler ise %21,8&#8217;ini oluşturdu.</p>
<p>Yaralanmalar yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam yaralı sayısının %18,8&#8217;ini, 18-24 yaş grubu %17,5&#8217;ini,ni,  25-64 yaş grubu %55,5&#8217;ini, 65 yaş ve üzeri kişiler ise %8,2&#8217;sini oluşturdu.</p>
<p><strong>Ölümlü yaralanmalı trafik kazasına 484 bin 683 taşıt karıştı   <br />                                               </strong><br />Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına karışan toplam 484 bin 683 taşıtın %45,2&#8217;si otomobil, %31,3&#8217;ü motosiklet, %12,5&#8217;i kamyonet, %1,9&#8217;u minibüs, %1,9&#8217;u bisiklet, %1,8&#8217;i çekici, %1,5&#8217;i otobüs, %1,5&#8217;i kamyon, %0,6&#8217;sı elektrikli skuter, %0,6&#8217;sı traktör ve %0,4&#8217;ü ise özel amaçlı, iş makinesi, ambulans, tramvay, tren, at arabası taşıtlarından oluştu. Taşıt türü bilinmeyenlerin oranı ise %0,9&#8217;dur.</p>
<p><strong>Ölümlerin %50,1&#8217;i tek araçlı kazalarda oluştu</strong></p>
<p>Kazaya karışan taşıt sayısına göre kazaların sonuçları değerlendirildiğinde, ölümlerin %50,1&#8217;i tek araçlı, %43,0&#8217;ı iki araçlı ve %6,9&#8217;u çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Yaralanmaların ise %55,0&#8217;ı iki araçlı, %37,4&#8217;ü tek araçlı ve %7,6&#8217;sı çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Ölümlü yaralanmalı kazaların %54,3&#8217;ü iki araçlı, %39,6&#8217;sı tek araçlı ve %6,1&#8217;i çok araçlı kazalardan oluştu.</p>
<p><strong>Kazaya neden olan kusurlar içinde sürücü kusurları %90,6 ile ilk sırada yer aldı</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 345 bin 489 kusura bakıldığında kusurların %90,6&#8217;sının sürücü, %7,7&#8217;sinin yaya, %0,8&#8217;inin taşıt, %0,6&#8217;sının yolcu ve %0,3&#8217;ünün yol kaynaklı olduğu görüldü.</p>
<p>Kusurlar alt başlıklara göre incelendiğinde &#8220;Araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak&#8221; kusuru toplam 345 bin 489 kusurun 114 bin 636 adedini oluşturdu ve en sık görülen kusur oldu. &#8220;Kavşak, geçit ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak&#8221; 52 bin 974 kusur ile 2025 yılında en sık görülen ikinci kusur olurken, &#8220;Arkadan çarpmak&#8221; 29 bin 735 kusur ile 2025 yılında en sık görülen üçüncü kusur oldu.</p>
<p><strong>Ölümlü yaralanmalı kazaların %65,0&#8217;ı gündüz meydana geldi</strong></p>
<p>Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın %65,0&#8217;ı gündüz, %33,1&#8217;i gece ve %1,9&#8217;u alacakaranlıkta oldu.</p>
<p><strong>Ölümlü yaralanmalı kazalar en fazla Ağustos ayında ve Cuma günleri oldu</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de 2025 yılında Ağustos ayı %10,4 pay ile en fazla ölümlü yaralanmalı kazanın meydana geldiği ay olurken, Şubat ayı %5,7 pay ile en az kazanın meydana geldiği ay oldu. Haftanın günlerine göre bakıldığında ise ölümlü yaralanmalı kazalar %15,1 pay ile en fazla Cuma günleri ve %13,6 pay ile en az Pazar günleri gerçekleşti.  </p>
<p><strong>Ölümler en fazla yayaya çarpma şeklinde oluşan kazalar sonucunda meydana geldi</strong></p>
<p>Ölümler kazanın oluş şekline göre incelendiğinde, en fazla ölümün birinci sırada bin 190 ölüm ile yayaya çarpma, bin 171 ölüm ile yoldan çıkma, bin 124 ölüm ile yandan çarpma şeklindeki kazalar sonucunda meydana geldiği görüldü.</p>
<p><strong>Kazanın oluş şekline göre trafik kazasında ölenlerin dağılımı, 2025</strong><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/05/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-5-U2ZOqqLi.png"/></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karayolu-trafik-kaza-istatistikleri-2025-632960">Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2025</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Şehrin kalbinde bir kültür alanı oluştu&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-sehrin-kalbinde-bir-kultur-alani-olustu-602755</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2026 20:06:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[kalbinde]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphanesi]]></category>
		<category><![CDATA[oluştu]]></category>
		<category><![CDATA[salon]]></category>
		<category><![CDATA[şehrin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602755</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmit Millet Bahçesi içinde yer alan Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi tanıtıldı. Tanıtım törenine katılan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala böylesine güzel bir kütüphaneye Alev Alatlı ismini verdiği için Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-sehrin-kalbinde-bir-kultur-alani-olustu-602755">Büyükakın: &#8220;Şehrin kalbinde bir kültür alanı oluştu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmit Millet Bahçesi içinde yer alan Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi tanıtıldı. Tanıtım törenine katılan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala böylesine güzel bir kütüphaneye Alev Alatlı ismini verdiği için Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. Başkan Büyükakın da şehrin en değerli noktasında çok özel bir kültür alanı oluşturduklarını vurguladı.</p>
<p><b>KIZINDAN, BÜYÜKAKIN’A TEŞEKKÜR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kenti yeni nesil kütüphanelerle tanıştırmaya devam ediyor. İzmit Millet Bahçesi içerisinde, kentin yeni kültür-sanat merkezi olmaya aday Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi de düzenlenen törenle tanıtıldı. Her detay özel olarak düşünülen kütüphanenin tanıtım programına; AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Veysel Tipioğlu, Sami Çakır, Cemil Yaman, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Cantürk, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, Alev Alatlı&#8217;nın kızı Funda Firuz Aktan, STK temsilcileri, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı. Alev Alatlı&#8217;nın kızı Funda Firuz Aktan, kütüphaneye annesinin isminin verilmesinin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, Başkan Büyükakın’a teşekkür etti.</p>
<p><b>ŞEHRİN EN DEĞERLİ ALANI</b></p>
<p>Alev Alatlı Kütüphanesi’ni çok güzel bir mekanda hayata geçirdiklerini belirten Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Burada çok büyük bir millet bahçesi var. Şehrin kalbinde bir kültür alanı. Ve en değerli alan, en kıymetli olanlara yani sevgili öğrencilere tahsis edildi. Onların, ‘Başkanım bize kütüphane yapın ama orası yaşam alanı olsun’ talepleri vardı. Biz de kullanıcıya tasarımlar yapmalıyız hareketiyle onlara özel tasarımlar üretmeye başladık” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>24 SAAT YAŞAYAN BİR MERKEZ</b></p>
<p>Kocaeli’de kütüphanelerin en özel yerlere yapıldığına da dikkat çeken Başkan Büyükakın, “Darıca’da deniz manzaralı bir kütüphanemiz var. Burada da 200 metre yürüdüğünüzde denizle buluşabiliyorsunuz. Burası tam bir yaşam alanı. İçinde bulunduğumuz yer, sergi alanı. Şehrimizde gerçek sergi alanlarımız yoktu. Ama burası şehre yakışan, çok güzel bir sergi alanı olacak. Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi, 2 bin metrekarelik yapılar olarak tasarlandı. Yakında kente kazandırılacak butik akvaryumla birlikte burası, 24 saat yaşayan bir merkez olacak” dedi.</p>
<p><b>BURASI 5 BİN YILLIK AKLIN YANSIMASI</b></p>
<p>Başkan Büyükakın, İzmit Millet Bahçesi’nin şehrin yeni yaşam alanlarından biri olacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Aslında kentsel tasarımın dantel motiflerinin parçaları gibi serpiştirildi. Eskiden Kocaeli Fuarı olarak biliniyordu ama zaman içinde o fuardan eğlence mekanlarına, düğün salonlarına kadar gelen bir süreç yaşadı. Lunaparktan ibaret kaldı ama şimdi bambaşka bir fonksiyona büründü. Burası şimdi, yeni yüzyıla hazırlanan, yeniden inşa edilen ve arkasında 5 bin yıllık tarihin izlerini taşıyan aklın tasarımına yansıyan bir yapı. Ve kütüphanenin adı da Alev Alatlı olsun istedik.”</p>
<p><b>ALATLI GERÇEK BİR ENTELEKTÜELDİ</b></p>
<p>Alev Alatlı ile tanışma sürecini de anlatan Başkan Büyükakın, “Kendisi ile 2000 yılında tanıştım. Okuduğum ilk romanı Kabus isimli romanıydı. Sonra hepsini okudum. Doğuya batıya teslim olmayan, hem aklını hem de vicdanını muhteşem bir terazide buluşturan, çok münevver olduğunu fark ettim. Gençlere Alatlı kitaplarını öneririm. İlk önerdiğim kitaplardan biri olmuştur Alev Alatlı kitapları. Kendisi, çağını ihya eden bir münevver. Bu, zaman geçtikçe anlaşılacak. O gerçek manada entelektüeldi” dedi.</p>
<p><b>MAHALLE BASKISINA BOYUN EĞMEDİ</b></p>
<p>Başkan Büyükakın, “Türkiye’nin dünyayı böylesine iyi okuyan entelektüellere ihtiyacı var. Benim tarafım yok, benim derdim var sözü vardı. O ne sağa ne sola ait oldu. O, herkesin bir akımın peşine takıldığı dönemde, aslında iktidarın yaptığının çok eleştirildiği bir dönemde mahalle baskısına da teslim olmadan düşüncelerini aktardı. Başkasının aklıyla düşünmek ilericilik değildir demek istedi. Roman onun için laboratuvardı. Derdi düşünmeyi öğretmekti. Aslında Alev Alatlı iyi anlaşıldığında Türkiye’nin ihtiyacı olan zihinse yenilenme, yeni Türkiye’nin hangi entelektüel temellerin üzerine kurulması gerektiğini de anlamış olacağız” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>
<p><b>HÜLAGÜ: BİLGİ TOPLUMU OLMAK ZORUNDAYIZ</b></p>
<p>Başkan Büyükakın’ın ardından söz alan Milletvekili Prof. Dr. Sadettin Hülagü, “Kocaeli sanayi kenti olarak öne çıkar ama burası aynı zamanda bir kültür kentidir. Ecdadımız, Beyazıt Kütüphanesi’ne giderdi. Camilerin yanında kurulan kütüphaneler, toplumun sessiz kaleleriydi” dedi. Bilgi çağında, bilgi toplumu olmanın önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Hülagü, “Dünyayı anlamak için bilgi toplumu olmak zorundayız. Alev Alatlı da gönül dünyamızın temeline dokunan özelliğiyle bu kütüphanemizde yaşayacak” diyerek gençlere tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><b>AKTAŞ: ÜLKESİ İÇİN FEDAKARCA ÇALIŞTI</b></p>
<p>Vali İlhami Aktaş ise Alatlı’nın bu ülkeye çok fazla kazanç sağladığını ifade ederek, “Konu Alev Alatlı olunca her türlü söz biter. Alev Alatlı hocamız ile, önceki görev yerimde Kapadokya Yüksek Okulu’nun üniversiteye çevrilmesi noktasında uğraş verdik. Kendisi entelektüel olarak yazdığı tüm kitapları hayatında da yaşayan bir kişidir. Devlet yönetimi gibi konularda ne kadar fedakarca çalıştığını biliyoruz. Hiçbir maddi beklentisi olmadan ihtiyacı olan yerlerde eğitim kurumları oluşturdu. Buradaki kütüphanenin ve sanat galerisinin de ilimize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>EFKAN ALA: ALEV ALATLI ZATEN BİR KÜTÜPHANEYDİ</b></p>
<p>AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala hem kütüphane açtığı hem de AIev Alatlı ismini verdiği için Başkan Büyükakın’a teşekkür ederek konuşmasına başladı. Alev Alatlı’nın dünyayı deşifre ettiğini ve dünyanın nasıl bir kuşatılmışlık içinde olduğunu insanlara net bir şekilde anlattığını vurgulayan Efkan Ala şunları söyledi: “Gerçek ile gösterilmek istenen şeylerin arasındaki farkı Alev Alatlı ortaya koydu. Herkesin uygarlık diye övgüler dizdiği dünyada insanların ne kadar manipüle edildiğini bize sundu.</p>
<p><b>FİLİSTİN DAVASINI TÜM DÜNYAYA ANLATTI</b></p>
<p>Bugün Gazze’de zulüm var. Dünya naklen seyrediyor. Oysa Alev Alatlı o kadar içten takip etti ki Gazze’yi, Filistin davasını&#8230; Filistinli annelerin dramını ondan öğrendik. Türkiye’deki aydın despotizmine karşı bizi uyandırdı. Bu ülkede kendisini aydın olarak tanıtanların nasıl bir çöküş yaşadığını Alev Hoca deşifre etti. Türkiye’nin içini inanılmaz ifadelerle anlattı. Malumatla bilgi arasındaki derin farkı anlattı. Şimdi kütüphaneye gidip geleceksiniz ama Alev Alatlı’nın şu tespiti yanınızda olsun: Mış gibi yapmayın. Sahici olun. Çalışıyormuş gibi yönetiyormuş gibi konuşuyormuş gibi yapmayın. Sahici olun. Göreceğiz ki o zaman dünya güzelleşecek. Alev Alatlı’yı anlatmaya çalışmayın. Onu anlamak gerekir.” Konuşmaların ardından Funda Firuz Aktan, Alev Alatlı’nın eserlerinden oluşan külliyatı Efkan Ala’ya ve Başkan Büyükakın&#8217;a takdim etti. Program, kütüphanenin gezilmesi ile son buldu.</p>
<p><b>KENTİN YENİ KÜLTÜR-SANAT MERKEZİ</b></p>
<p>Alev Alatlı Kütüphanesi 2.200 metrekare kapalı alanı ve 500 kişilik çalışma kapasitesi ile her yaştan kullanıcıya hitap ediyor. İçerisinde yer alan 23.052 basılı eser, 29.000 e-kitap, 106 tez ve 22 bilgisayarlı dijital araştırma salonu ile şehrin en donanımlı kütüphanelerinden biri olarak ön plana çıkıyor. Kütüphane bünyesinde; sessiz çalışma salonu, sesli çalışma salonu, 2 adet çocuk kütüphanesi, 22 bilgisayarlı dijital çalışma salonu, atölye alanı ve çok amaçlı salon yer alıyor. Alev Alatlı Kütüphanesi, pazartesi hariç haftanın 6 günü, 09.00–22.00 saatleri arasında hizmet verecek. Kütüphanenin yanında yer alan 2 bin 200 metre karelik Sanat Galerisi ise 360 derece sahnesi, sergi alanları ve çok amaçlı salonlarıyla hizmet vermeye hazır. 135 metrekarelik fuaye ve suaye alanına sahip Sanat Galerisi, kültür-sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-sehrin-kalbinde-bir-kultur-alani-olustu-602755">Büyükakın: &#8220;Şehrin kalbinde bir kültür alanı oluştu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En Büyük 500 Sanayici Şirketin 131 Tanesi Egeli Firmalardan Oluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-buyuk-500-sanayici-sirketin-131-tanesi-egeli-firmalardan-olustu-409124</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 12:55:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[firmalardan]]></category>
		<category><![CDATA[oluştu]]></category>
		<category><![CDATA[sanayici]]></category>
		<category><![CDATA[şirketin]]></category>
		<category><![CDATA[tanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409124</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı üretimden satışlara göre Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırmasında kanuni merkezi Ege Bölgesi olan 81 firma yer bulurken, üretim tesisleri Ege Bölgesi’nde bulunan ancak kanuni merkezleri farklı bölgelerde olan 50 firma listeye girdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-buyuk-500-sanayici-sirketin-131-tanesi-egeli-firmalardan-olustu-409124">En Büyük 500 Sanayici Şirketin 131 Tanesi Egeli Firmalardan Oluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı üretimden satışlara göre Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırmasında kanuni merkezi Ege Bölgesi olan 81 firma yer bulurken, üretim tesisleri Ege Bölgesi’nde bulunan ancak kanuni merkezleri farklı bölgelerde olan 50 firma listeye girdi. Böylelikle Ege Bölgesi’nden listeye giren firma sayısı 131’e ulaştı.</p>
<p>İSO ilk 500 listesinde İzmir’den 38 firma yer alırken, Manisa 14, Denizli 10 firmayla sıralandılar. Balıkesir’in 7 firması Türkiye’nin sanayi devleri arasında yerini alırken, Aydın 5 firmayla temsil edildi. Kütahya 3, Uşak ve Muğla 2’şer firmayla listede yer buldu. </p>
<p>İzmir Aliağa’da rafinerisi bulunan TÜPRAŞ-Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu olurken, ikinci sıraya başka bir İzmirli rafineri Star Rafineri A.Ş. adını yazdırdı. Socar Grubu şirketlerinden İSO 500 listesinin gediklilerinden Petkim Petrokimya Holding A.Ş. 25. sıranın sahibi oldu. </p>
<p>İSO 500 Listesine 19. Sıradan giren Vestel Beyaz Eşya San. ve Tic. A.Ş. Ege Bölgesi sıralamasında üçüncü, Manisalı firmalar arasında birinci firma konumunu sürdürdü. Vestel Elektronik San. ve Tic. A.Ş. ise; 38. oldu. </p>
<p>Denizli’nin ihracat şampiyonu Er-Bakır Elektrolitik Bakır Mamulleri A.Ş., Denizli firmaları arasında birinciliğini sürdürürken, Türkiye genelinde listede 34. sıranın sahibi oldu. </p>
<p>Aydın firmaları arasında en üst sırada Zorlu Doğal Elektrik Üretimi A.Ş. yer alırken, firmanın Türkiye geneli sıralaması 296. Sıradan 208. Sıraya yükseldi. </p>
<p>İSO ilk 500 listesinin 88. Sırasındaki Banvit Bandırma Vitaminli Yem Sanayi A.Ş. Balıkesir firmaları arasında en başarılı firma olurken, Muğla’nın güçlü firmaları Gümüşdoğa Su Ürünleri Üretim İhracat ve İthalat A.Ş. 94., Kılıç Deniz Ürünleri Üretimi İhr. İth. ve Tic. A.Ş. 129. Sırada yer alarak Muğla’nın gururu oldular. 169. Sıradaki Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Tic. San. A.Ş. ve 455. Sıranın sahibi Özerdem Mensucat San. ve Tic. A.Ş. Uşak’ı temsil eden başarılı sanayi kuruluşları oldu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Ege Bölgesi’nden 16 yeni firma girdi</strong></p>
<p>Sanayinin şampiyonlar liginde yer alan 131 Egeli firmanın 115 tanesi listedeki yerlerini korurken, 16 firma bu yıl İSO ilk 500 listesinde yer alma mutluluğu yaşadı. </p>
<p>Kütahya merkezli Kümaş Manyezit Sanayi A.Ş. 257. sıradan listeye giriş yaparken, Aydın merkezli Qua Granite Hayal Yapı ve Ürünleri San. Tic. A.Ş. 264. basamaktan İSO ilk 500 listesiyle tanıştı. Aydın’dan Batı Kipaş Kağıt Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de İSO ilk 500 listesinde 271. sıradan başarılı bir giriş yaptı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Abalıoğlu 4, Yaşar Holding 3 firmayla listeye girdi</strong></p>
<p>Abalıoğlu Grubu, 2021 yılında; Abalıoğlu Yağ San. ve Tic. A.Ş., Abalıoğlu Lezita Gıda Sanayi A.Ş., Abalıoğlu Yem Sanayi A.Ş. firmalarıyla listede temsil edilirken, 2022 yılında Abalıoğlu Balık ve Gıda Ürünleri A.Ş. İSO ilk 500 listesiyle tanıştı ve Abalıoğlu Grubu’nun firma sayısı 4’e yükseldi. Yaşar Holding’in Pınar Süt Mamülleri Sanayii A.Ş., Pınar Entegre Et ve Un Sanayii A.Ş. ve DYO Boya Fabrikaları San. ve Tic. A.Ş. firmaları İSO ilk 500 listesinde yer aldılar. </p>
<p>Ege Bölgesi’nin tarih boyunca üretimin ve ihracatın merkezi olduğuna dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İSO ilk 500 listesinde güçlü bir şekilde temsillerini sürdürmenin mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını dile getirdi. </p>
<p>Ege Bölgesi’nin 2022 yılında 32 milyar dolar ihracat yaptığını paylaşan Eskinazi, “Orta Vadeli Programda 302,2 milyar dolar ihracat hedefleniyor. Ege Bölgesi olarak OVP’deki ihracat hedefine 40 milyar dolarlık katkı sağlamak istiyoruz. Bu hedefe ulaşmak için inovasyon, ARGE, mesleki eğitim, pazarlama, tasarım ve sürdürülebilir odaklandığımız konuların başında geliyor” şeklinde konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-buyuk-500-sanayici-sirketin-131-tanesi-egeli-firmalardan-olustu-409124">En Büyük 500 Sanayici Şirketin 131 Tanesi Egeli Firmalardan Oluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Üçok; &#8220;Dünyada geçen yıl kurulan elektrik santrallerinin yaklaşık %90&#8217;ı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-ucok-dunyada-gecen-yil-kurulan-elektrik-santrallerinin-yaklasik-90i-yenilenebilir-enerji-santrallerinden-olustu-372372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 11:44:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[geçen]]></category>
		<category><![CDATA[kurulan]]></category>
		<category><![CDATA[oluştu]]></category>
		<category><![CDATA[santrallerinden]]></category>
		<category><![CDATA[santrallerinin]]></category>
		<category><![CDATA[üçok]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), düzenlediği “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilenebilir Enerji Fırsatları” başlıklı webinar ile yenilenebilir enerji alanındaki fırsatları ele aldı. Webinarda; katılımcılar, geniş ölçekte sürdürülebilirlik perspektifinden, yenilenebilir enerjide büyüme, gelişim ve fırsat alanlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ucok-dunyada-gecen-yil-kurulan-elektrik-santrallerinin-yaklasik-90i-yenilenebilir-enerji-santrallerinden-olustu-372372">Dr. Üçok; &#8220;Dünyada geçen yıl kurulan elektrik santrallerinin yaklaşık %90&#8217;ı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), düzenlediği “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilenebilir Enerji Fırsatları” başlıklı webinar ile yenilenebilir enerji alanındaki fırsatları ele aldı. Webinarda; katılımcılar, geniş ölçekte sürdürülebilirlik perspektifinden, yenilenebilir enerjide büyüme, gelişim ve fırsat alanlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</strong></p>
<p><strong>IICEC Koordinatörü Dr. Mehmet Doğan Üçok, küresel ısınmada belirlenen ortalama ısının 1,5 dereceyi geçmesinin dünyadaki tüm dengeleri değiştireceğini belirterek, “Şu anda yenilenebilir enerjiye dönük önemli adımlar atılıyor. Uluslararası Enerji Ajansının rakamlarına göre, geçen sene dünyada kurulan elektrik santrallerinin %60’a yakını güneş, yüzde 30’a yakını ise, rüzgâr enerji santrallerinden oluştu. Yani neredeyse tamamı yenilenebilir enerji. Bu adımlara rağmen yine de 2030 yılında dünyadaki emisyonların yarı yarıya azaltılması oldukça zor görünüyor” dedi.</strong></p>
<p> Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi- IICEC tarafından düzenlenen “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilenebilir Enerji Fırsatları” başlıklı webinar, 3 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirildi. Webinar kapsamında düzenlenen ve enerji sektörünün önde gelen aktörlerinin konuşmacı olarak yer aldığı panelde; geniş ölçekte sürdürülebilirlik perspektifinden, yenilenebilir enerjide büyüme, gelişim ve fırsat alanları ile Türkiye’nin bu alanda bulunduğu yere ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.</p>
<p><strong>“Ortalama ısı artışı 1,5 dereceyi geçerse dünyadaki bütün dengeler değişecek”</strong></p>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan IICEC Koordinatörü<strong> Dr. Mehmet Doğan Üçok</strong>, küresel ısınmada gelinen noktaya dikkat çekerek, “Ortalama ısı artışı 1,5 derece ötesine geçerse dünyadaki bütün dengeler değişecek. IPCC’nin raporları, insan etkisiyle gerçekleşen iklimsel ısınmanın 1850-2000 yılları arasında eşi görülmemiş bir seviyeye ulaştığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte iklim değişikliğinin ekstrem iklim olaylarını da beraberinde getirdiği bilimsel bir gerçek. Bu bağlamda küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, iklim güvenliği açısından son derece kritik bir eşik. Bu hedefe yönelik olarak Uluslararası Enerji Ajansı, 2050 net sıfır raporunda; global enerji sisteminin 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmasına yönelik kapsamlı bir yol haritası ortaya koydu. Emisyonları net sıfıra çekmek için; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, elektrifikasyon, hidrojen ve hidrojen bazlı yakıtlar, biyoenerji ve karbon yakalama, depolama temel başlıklar olarak ortaya konuldu. Stanford Üniversitesinin yapay zekaya dayalı modellemesine göre ise dünya 1,5 dereceyi 2030’lu yıllarda görüyor olacak. </p>
<p>İklim krizi noktasında tüm bu yaşananlara karşın dünyada iyi gelişmeler de olmaya devam ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın rakamlarına göre, geçen yıl dünyada kurulan elektrik santrallerinin %60’a yakını güneş, %30’a yakını da rüzgâr enerji santrallerinden oluştu. Neredeyse tamamı yenilenebilir enerji. Yine mevcut rakamlara rağmen 2030’da dünyadaki emisyonların yarı yarıya azalması zor görünüyor” diye konuştu.</p>
<p>Açılış konuşmasının ardından Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) Başkanı <strong>Elif Düşmez Tek</strong>’in moderatörlüğünde düzenlenen panelde; Enerjisa Üretim CEO&#8217;su <strong>İhsan Erbil Bayçöl</strong>, ING Grubu Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Global Lideri <strong>Diederick Van Den Berg</strong>, Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>İbrahim Erden</strong>, Jeotermal Enerji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ali Kındap</strong> ve TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı <strong>Dr. Nurşen Numanoğlu</strong>; yenilenebilir enerji ve Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p><strong>“Enerji sektörü, son yıllarda büyük bir değişim, dönüşüm ve kriz ortamından geçiyor”</strong></p>
<p><strong><u>Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) Başkanı Elif Düşmez Tek:</u></strong></p>
<p>“Enerji sektörü olarak, son yıllarda büyük bir değişim, dönüşüm ve kriz ortamından geçiyoruz. Bu değişim dönüşümün ilk tetikleyicisi iklim değişikliği oldu. İklim değişikliğinin tetiklediği enerji dönüşümünü konuşurken, COVID pandemisiyle karşı karşıya kaldık. Bununla birlikte arz talep dengesizlikleri ve sonra da tedarik zincirinin sorunlarıyla ortaya çıkan büyük bir belirsizlik dönemi yaşadık. Sonrasında ise bu sefer de Rusya- Ukrayna savaşının getirdiği ve en çok da Avrupa&#8217;nın etkilendiği büyük bir arz güvenliği krizi ortaya çıktı. Bu süreçte yeni dengelerin kurulmasına şahitlik ediyoruz, bildiklerimiz var, daha bilemediklerimiz var ve bunları da tahmin etmeye çalışıyoruz. </p>
<p>Bu yaşananlara da Türkiye perspektifinden bakarsak, bir taraftan risk unsurları var ama bir taraftan da yeni fırsat alanları belirdiğini gözlemliyoruz. Ortaya çıkan risklerin yönetilmesinde hem de fırsatların daha iyi anlaşılmasında ve bu fırsatların yakalanmasında analitik bazı öngörüler geliştirmek son derece kıymetli. IICEC&#8217;in hazırlamış olduğu Türkiye Enerji Öngörüleri, yakın zamanda Türkiye’nin yenilenebilir enerji görünümü çalışması alanındaki öncü çalışmalardan birisi oldu. Bu çalışma; Türkiye&#8217;nin yenilenebilir enerjide ve ilgili teknolojilerde enerji güvenliği, temiz enerji dönüşümü, rekabetçi ve teknoloji odaklı sanayi gelişimi için çok boyutlu fırsatlar sunan; yüksek büyüme potansiyelinin de değerlendirilmesi için insan kaynağı gelişimi de dahil olmak üzere paydaşlara 7 somut öneri sunuyor.”</p>
<p><strong>“Enerji sektöründe yetişmiş insan gücüne ve daha fazla kadın çalışana ihtiyaç var”</strong></p>
<p><strong><u>Enerjisa Üretim CEO&#8217;su İhsan Erbil Bayçöl:</u></strong></p>
<p>“Türkiye&#8217;nin 2030’da rüzgâr ve güneş hedefinin ne olduğunu geçen yıl tam olarak bilmiyorduk. Hem ulusal enerji planı hem de IICEC çalışması, en azından bazı şeyleri somutlaştırmış oldu. Ancak hedefiniz ne olursa olsun, bunu yerine getirecek olan insandır. Dolayısıyla Türkiye&#8217;nin ve dünyanın 2030, 2040, 2050’ye dair yenilenebilir ya da sıfır karbonla ilgili hedeflerde en temel ihtiyaç insandır. Şu anda gerek Türkiye’de gerekse de başka coğrafyalarda bunun eksikliğini, sıkıntısını görebiliyoruz. Yetişmiş insan gücüne, ihtiyacımız var. </p>
<p>Bunun yanında yine sektörün en büyük sıkıntılarından bir tanesi de kadın çalışan sayısıdır. Enerjisa üretim olarak, 1.000 megavatlık bir yatırımın altına girmiş vaziyetteyiz. Önümüzdeki 3 sene içerisinde bunları hayata geçirmek istiyoruz. O yolculuktaki tek hayalimiz, 1.000 megavat santrali daha işletmeye kazandırmak değil, bu santraller işletmeye geçtiğinde en azından birkaç santralimizin santral müdürünün kadın olması, mühendislerinin kadın olması, teknisyenlerin kadın olması ve bir santrale girdiğinizde tüm kadroyu kadın olarak görebiliyor olmaktır.”</p>
<p><strong>“Dünya olarak, enerji geçişinin daha başında olduğumuzu kabul etmemiz gerekiyor”</strong></p>
<p><strong><u>ING Grubu Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Global Lideri Diederick Van Den Berg:</u></strong></p>
<p>“Uluslararası bir banka olarak, 40’tan fazla ülkede varız ve bu network kanalıyla birçok tarafla, konuşuyoruz. Pazarlar ve gelişmeler konusunda bize çok istihbarat geliyor, özellikle yenilenebilir enerji bağlamında. İlk kez olarak diyebilirim ki, bazı endüstri liderlerinin güçlü ekonomik rüzgârlardan ve bazı faaliyetlerin yavaşlamaya başladığından bahsettiklerini görüyorum. Global olarak da büyük veri sağlayıcıları tarafından bazı veriler paylaşılıyor. Net bir şekilde yavaşlama olduğu görülüyor, özellikle de Çin ve Hindistan bu bağlamda ön plana çıkıyor. </p>
<p>Temiz enerji için yatırımlar belki geçmişe kıyasla biraz daha az avantajlı olsa da mesela büyük rüzgâr türbini üreticileri özellikle bir iki yıldır kayba uğruyorlar. Belirsizlikler; yatırımlarda yavaşlamalara, ertelemeler hatta yatırım kararlarının tamamen iptal olmasına sebep olabiliyor. Özellikle birçok ülkede projelerle ilgili bekleme ve izinlerin çıkma süreleri gitgide uzuyor. Yenilenebilir enerji konusunda bazı kesintilerin de olduğunu görüyoruz. Tabii ki pazardan pazara bu değişiklik arz ediyor. Ama tüm bunlar da yenilenebilir enerji konusunda önümüze güzel bir tablo çıkartmıyor. Ben, temiz enerji konusunda iyimserim ve destekçisiyiz. Bu çok gerçeklik payı yüksek olan ve finans çevrelerinden de aslında bu süreci hızlandırmak konusunda talepler söz konusu. Şu anda hükümetler tarafından belirlenmiş iddialı hedeflerin gerçekleştirilmesi, tahminimizden biraz daha uzun sürebilir. Dünya olarak, bu temiz enerji geçişinin daha başında olduğumuzu da kabul etmemiz gerekiyor. Bu piyasada; yatırımcılar, bankalar, insanlar sonuçta 10-20 megavatlık projeler yapma konusunda arzuya sahip değiller. Çok uzun sürüyor, maliyeti yüksek, o yüzden de daha ziyade portföylerin geliştirilmesine odaklanıyorlar.”</p>
<p><strong>“Türkiye olarak rüzgâr türbininde %50’nin üzerinde yerliliği sağlayabilen bir ülkeyiz”</strong></p>
<p><strong><u>Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden:</u></strong></p>
<p>“Türkiye&#8217;de rüzgârda gelinen yerlileşme, son 15 senede olmuş. Bu sadece rüzgârda değil, hidroelektrikte de oldu, jeotermalde de kısmen oldu. Bu ülkenin 100 yıllık geçmişinin belki son 60-70 senesi özellikle ciddi sanayileşme hamleleriyle geçti. Son 15 senedir de bunun yenilenebilir enerjiye yansımalarını gördük. Burada rüzgâr türbininde %50’nin üzerinde yerliliği sağlayabilen, YEKA türbininde %65’leri hedefleyen bir durumdayız. Bu bir kazanç ise, bu kazancın da geleceğe tahvili önemlidir. Bundan sonra bu globalleşmeden globalleşmeye daha çok giden dünyada hem Avrupa&#8217;nın hem Amerika&#8217;nın sadece doğalgaz tedarikçi partneri geçiş güzergahıyız söyleminin ötesinde, gerçekten tedarikçi partneri olma şansımız var. </p>
<p>Uzakdoğu’da merkezileşmiş tedarik zinciri Avrupa Birliğinin çevresine yayılacak. Biz de burada en ciddi sanayi altyapısına sahip ülkelerden bir tanesiyiz. Sanayileşmiş altyapımızı hem kendi ihtiyaçlarımız için hem de Avrupa&#8217;nın ve Avrupa müttefiki ülkelerinin hizmetine sunup, kazanç elde etmeliyiz. Burada bugün rüzgâr sanayi yılda 1,5 milyar dolar ihracat yapıyor. Bu önemli bir kazanım. 50’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Dolayısıyla biz bu dönüşümün içerisinde potansiyelimizi de harekete geçirmek zorundayız. Önümüzde en az 20 bin megavat rüzgârda, 10 bin megavat güneşte verilecek kapasitelerin, 2030’a kadar hem yeşil dönüşüm ihtiyacını karşılamak hem de Avrupa&#8217;da rekabette bizi öne geçirecek fırsat yaratacağını öngörüyorum.”</p>
<p><strong>“Türkiye&#8217;nin jeotermaldeki potansiyeli beklentimizin çok daha üzerinde”</strong></p>
<p><strong><u>Jeotermal Enerji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap:</u></strong></p>
<p>“Ülkemizin potansiyeli ve gücüne inanmış bir girişimci grubuyuz. Dünyanın enerjideki dönüşüm hedeflerini, Türkiye&#8217;nin dönüşüm hedeflerini düşündüğümüz zaman, elimizdeki bu potansiyeller hem rüzgâr hem güneş hem de jeotermal olsun hakikaten çok kıymetli. Jeotermal diğerlerine göre, potansiyelini tam olarak anlatamamış kaynaklardan bir tanesidir. Rüzgâr ve güneşi konuşmaya başlamadan önce jeotermal hayatımızdaydı. Cumhuriyet döneminde bu kaynakların hem ısıtma hem sağlık hem de kaplıca amaçlı yoğun şekilde kullanıldığını görüyoruz. </p>
<p>YEKDEM dönemindeki çalışma ve yatırımlarla gördük ki, bu potansiyelin çok daha üzerindeyiz. Şu an için 1.700 megavatlık bir kurulu güce ulaşmışız. Bu kurulu güçle Avrupa&#8217;da 1’inci, dünyada 4’üncü seviyeye ulaşmış durumdayız. Jeotermal sadece elektrik alanında kurulu gücüyle ön planda değil, yapılan bazı yatırımlarla da 5.020 megavatlık doğrudan kullanımı da söz konusu. Bu doğrudan kullanımın çoğunu şu an şehir ısıtma, sera ısıtma, turizm ve termal amaçlı kullanıyoruz. Bir termik santral gibi çalışabilme özelliğine sahibiz. Mevsimselliklerden zarar görmüyor, gece gündüz farkından hiçbir şekilde etkilenmiyoruz. Yaklaşık %85 bir kapasite ile çalışma imkânımız var. Türkiye&#8217;nin jeotermaldeki potansiyeli beklentimizin çok daha üzerinde. Sadece doğal jeotermal kaynaklar özünde bakarsak, ülkemiz son keşifler ve MTA tarafındaki kayıtlara göre, 62 bin megavatlık termal bir enerjimiz söz konusu. Bu keşfedilmiş bir enerji. Biz, bunun 1.700 megavatını şu an elektrik santrali noktasında faydalanıyoruz, 5.020 megavatını doğrudan faydalanıyoruz. Yani önümüzde kullanabileceğimiz çok daha büyük bir potansiyel var.”</p>
<p><strong>“Türkiye yeni teknoloji düzeninin önemli bir aktörü ya da parçası olmalı”</strong></p>
<p><strong><u>TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Nurşen Numanoğlu:</u></strong></p>
<p>“Günümüzde elektrifikasyon giderek artıyor. Elektrikli araçlarla ilgili çok ciddi bir hedef var. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği aslında en fazla fona ulaşabilecek tek alan. Finans kurumlarının da kendi sürdürülebilir portföylerini oluşturmaları lazım. Bütün bunların bizi daha fazla yatırım için cesaretlendirebilecek bir yere götüreceğini düşünüyorum. Küreseldeki dinamik yapı çok, içerideki bütün politikaları da etkiliyor. Özellikle AB, çok büyük bir ticaret hacmine sahip ve çok büyük bir alanda etkisi var. Son dönemde Avrupa Yeşil Mutabakatı ile oradaki kuralları tedarik zincirindeki bütün ülkelere yansıtma, onlardan da aynı şeyi bekleme gibi bir düzenleme silsilesiyle götürüyor işi. Serbest ticaret anlaşmalarına konu oluyor ya da sınırdan karbon düzenleme mekanizması veya uygulamaya koyacağı bazı düzenlemelerle zaten o yolculuğu yapmak durumunda da kalıyorsunuz. Burada karbon ayak izinin izlenmesine yönelik bir yansıma var. Bu karbon ayak izinin izlenmesi, sadece o işletmenin kendi yapısı içerisinde olan bir şey değil, değer zincirinin tamamına yansıyor. Siz Avrupa&#8217;daki bir tedarikçi olmasanız bile Avrupa&#8217;daki bir şirketin Türkiye&#8217;deki bir tedarikçisi olmanız, sizin karbon ayak izinizle ilgili bilgilerin de o firma tarafından AB kurumlarına gösterilmesi gerekiyor. Bunu aslında AB’deki rekabet gücümüzün korunması ve daha da artırılması için bunu fırsat olarak görüyoruz. Hem yeşil dönüşümün ülkede oluşması hem de rekabet avantajı yaratacak şekilde hızlı geçişi yapabilmek için önemli olduğunu düşünüyoruz. </p>
<p>Bir diğer önemli unsur da AB’nin önemli araçlarından bir tanesi global Gateway. Bu, AB sınırları dışında AB için önemli olan stratejik projeleri gerçekleştirmek üzere oluşturulan bir fon mekanizması. Global Gateway’in alanlarından bir tanesini de stratejik temiz enerji dönüşüm teknolojileri olarak belirlendi. Türkiye açısından bu iş birliklerinin, teknoloji geliştirmenin, tedarik zincirlerinde birlikte hareket etmenin konuşulduğu bir dönemdeyiz. Dolayısıyla Türkiye&#8217;nin bu yeni teknoloji düzeninin önemli bir aktörü ya da onun parçası olması yönünde çaba sarf etmesi gerekiyor. “</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ucok-dunyada-gecen-yil-kurulan-elektrik-santrallerinin-yaklasik-90i-yenilenebilir-enerji-santrallerinden-olustu-372372">Dr. Üçok; &#8220;Dünyada geçen yıl kurulan elektrik santrallerinin yaklaşık %90&#8217;ı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
